Dahilde işleme veya Geçici Kabul izin Belgesi kapsamında yapılan teslimler, Süs bitkilerinin hiraç kaydıyla teslimlerinde tecil-terkin, ihraç kaydıyla teslimlerde iade uygulaması, altın, gümüş ve platin ile ilgili arama, işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerinde istisna uygulaması(Mülga)
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
(Seri No: 95)
Maliye Bakanlığından:03.07.2005 tarih ve
25864 sayılı R.G.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
2.
Dahilde İşleme Veya Geçici Kabul İzin Belgesi Kapsamında Yapılan Teslimler
3. Süs
Bitkilerinin İhraç Kaydıyla Teslimlerinde Tecil-Terkin
Uygulaması
4.
İhraç Kaydıyla Teslimlerde İade Uygulaması
6. Altın, Gümüş Ve Platin İle İlgili
Arama, İşletme, Zenginleştirme Ve Rafinaj Faaliyetlerinde İstisna
Uygulaması
Katma değer vergisi
uygulamalarına ilişkin olarak aşağıdaki açıklama ve düzenlemelerin yapılmasına
ihtiyaç duyulmuştur.
1. MAHSUBEN İADE TALEPLERİ
1.1. Özel Esaslara Tabi Olanların 18.06.2003
Tarihinden Önceki Mahsup Talepleri
84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
"II. ÖZEL ESASLAR" bölümünde, 87 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
ile değişiklik yapılarak özel esaslar kapsamına giren iade hakkı sahibi
mükelleflerin kendilerine ait vergi ve Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) prim
borçları için yapacakları mahsup taleplerinin genel esaslara göre yerine
getirilmesi imkanı sağlanmıştır. Ancak bu değişiklik 87 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin yayımından önceki mahsup taleplerinde geçerli
olmadığından, bu tarihten önceki mahsup talepleri özel esaslara göre yerine
getirilmektedir.
18.06.2003 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak
"kendi vergi borcuna mahsup" şeklinde ortaya çıkan iade taleplerinin de yerine
getirilemediği göz önüne alınarak bu dönemlere ait olup henüz
sonuçlandırılamayan kendi vergi borcuna mahsup talepleri hakkında aşağıdaki
açıklamalara göre işlem yapılması uygun görülmüştür.
Özel esaslara tabi olan mükelleflerin 18.06.2003
tarihinden önceki dönemlere ait olup henüz sonuçlandırılmayan "kendi vergi
borçlarına" mahsup talepleri, mahsup için gerekli
belgelerin ilgili vergi dairesine ibraz edildiği tarih itibariyle yerine
getirilecektir. Diğer taraftan, özel esaslara tabi olmaları nedeniyle
incelemeye sevk edilmiş olanların bu kapsamdaki mahsup talepleri de mahsup için
gerekli belgelerin ilgili vergi dairesine ibraz edildiği tarih itibariyle
yerine getirilecek ve mahsup için inceleme sonucu beklenmeyecektir. Yapılacak
bu mahsup işlemleri için gecikme zammı uygulanmayacaktır.
İnceleme sonunda haksız vergi iadesinin yapıldığının
anlaşılması halinde bu tutarların haksız katma değer vergisi iadelerine ilişkin
usul ve esaslar çerçevesinde mükelleften aranılacağı tabiidir.
Bu kapsamdaki mahsup talepleri için ihtilaf yaratılmış
olması halinde; Bakanlığımız aleyhine verilmiş kararlar için temyiz yoluna
gidilmeyecek, Bakanlığımız lehine sonuçlananlar için ise yargı kararlarına göre
işlem yapılacaktır.
1.2. Belge Eksikliği ya da Belgelerin Muhteviyatındaki
Eksiklikler Nedeniyle Yapılamayan Mahsup İşlemleri
Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, vergi borçları
için yapılan mahsup taleplerinin belgelerin tamamının ibraz edilmemesi ya da
ibraz edilen belgelerdeki muhteviyat eksikliği nedeniyle dilekçe tarihi
itibariyle yerine getirilmemesinin vergi daireleri ve mükellefler bakımından
sorunlara yol açtığı anlaşılmaktadır.
Bu husus göz önüne alınarak, bu Tebliğin yayımlandığı
tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış mahsup talepleri ile Tebliğin yayımından
sonra yapılacak mahsup taleplerinde aşağıdaki şekilde hareket edilmesi uygun
görülmüştür.
Vergi borçlarına mahsup taleplerinde vergi daireleri,
mahsup talep dilekçesi ve eklerini inceleyerek belge ya da belgelerdeki
muhteviyat eksikliklerini tespit edecek ve bu eksiklikleri mükellefe yazı ile
bildirecektir. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri
tamamlayan mükelleflerin mahsup talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarih itibariyle yerine getirilecek ve bunlara gecikme zammı
uygulanmayacaktır.
30 günlük ek süreden sonra eksikliklerini tamamlayan
mükelleflerin mahsup taleplerinin ise eksikliklerin tamamlandığı tarih itibariyle yerine getirileceği ve borcun
vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanacağı
tabiidir.
Belge ya da muhteviyat eksikliği
nedeniyle yerine getirilmeyen iade talepleriyle ilgili olarak yargıya intikal
etmiş ihtilaflarda, bu Tebliğin (1.1) bölümündeki açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
1.3. Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründeki Fason İşlerle
İlgili Tevkifattan Doğan KDV İade Alacaklarının Vergi ve SSK Prim Borçlarına
Mahsubu KDV G.T. SERİ NO: 117 ile Yürürlükten
Kaldırılmıştır
1.3.1. İnceleme
Raporu ve Teminat Aranılmaksızın Yerine Getirilecek Mahsup Talepleri
81
ve 93
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerine göre, tekstil ve
konfeksiyon sektöründe yapılan fason işler dolayısıyla vergi tevkifatı
uygulanan mükelleflere sadece kendilerine ait vergi ve SSK prim borçlarına
mahsup suretiyle iade yapılabilmekte, 2.000.-YTL' yi aşmayan mahsuben iade
talepleri inceleme raporu ve teminat aranılmaksızın yerine getirilmektedir.
Katma Değer Vergisi Kanununun 32 nci maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak,
henüz sonuçlandırılmamış mahsup taleplerine de uygulanmak üzere, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason işlerle
ilgili tevkifat uygulamasından doğan KDV alacakları ile ilgili olarak;
- mükelleflerin, işletmelerinde çalışanların
ücretlerine ait gelir vergisi stopaj ve SSK prim borçlarına yönelik mahsuben
iade taleplerinin miktara bakılmaksızın,
- kendilerine ait diğer vergi borçlarına yönelik
mahsuben iade taleplerinin ise 2.000.-YTL' yi aşmaması halinde,
teminat veya
inceleme raporu aranılmaksızın yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Mükelleflerin, işletmelerinde çalışanların ücretlerine
ait gelir vergisi stopaj ve SSK prim borçları dışında kalan ve 2.000.-YTL' yi
aşan "diğer kendi vergi borçlarına" yönelik mahsuben iade talepleri; beyannamenin
verilip, mahsup dilekçesi ve ilgili belgeler ile birlikte yeminli mali müşavir
tasdik raporu ibraz edilmesi veya aşan kısım kadar teminat gösterilmesi halinde
inceleme sonucu beklenilmeden yerine getirilecektir. Teminat, inceleme veya
yeminli mali müşavir tasdik raporu sonucuna göre çözülecek, yeminli mali
müşavir tasdik raporlarında mal ihracı için öngörülen limit geçerli olacaktır.
Teminat ve inceleme raporu aranılmaksızın yapılacak
iadeler konusunda bu Tebliğ ile belirlenen yeni sınırlar, incelemesine
başlanılmamış mahsuben iade talepleri bakımından da geçerli olup, bu Tebliğle
belirlenen yeni sınırın altındaki mahsuben iade işlemleri için verilen
teminatlar vergi dairesince çözülecektir.
İncelemesine başlanılmış olan mahsuben iade talepleri
için inceleme elemanının uygun mütalaası ile yukarıdaki şekilde işlem
yapılabilecektir. İnceleme elemanınca gerek duyulması halinde ise mahsup
talebi, bu bölümde öngörülen düzenlemelere bağlı kalınmaksızın inceleme
sonucuna göre yerine getirilecek, ancak
mükellefin kendi vergi borçlarına yönelik mahsup talebi raporda belirlenen
miktarla sınırlı olmak üzere dilekçe tarihi itibariyle hüküm ifade edecektir.
1.3.2. Önceki Dönemlere Ait Mahsup Talepleri
1.3.2.1.
Yeminli Mali Müşavir Raporu İbraz Edilmemesi Nedeniyle Yapılamayan Mahsup
Talepleri
Önceki
dönemlere ait olup yeminli mali müşavir tasdik raporlarının vergi dairesine
intikal etmediği gerekçesiyle yapılmayan "kendi
vergi borçlarına" mahsup talepleri, yeminli mali müşavir tasdik raporunun bu
Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 90 gün içerisinde ibraz edilmesi halinde
dilekçe tarihi itibariyle yerine getirilecektir. Mahsup işlemine esas
alınacak tutar, raporda öngörülen iade tutarı olacaktır. Yeminli mali müşavir
tasdik raporunun 90 günlük süreden sonra ibraz edilmesi halinde mahsup, raporun
ibraz edildiği tarih itibariyle geçerlik kazanacak ve borcun vadesinden mahsup
tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanacaktır. Bu Raporlarda
dilekçe ekinde verilmemiş belgelerin de yer alması gerektiği açıktır.
1.3.2.2.
İhtilaf Konusu Olan Mahsup Talepleri
Önceki
dönemlere ilişkin olup, raporların vergi dairesine intikal etmediği
gerekçesiyle yapılmayan "kendi vergi borçlarına" mahsup talepleri dolayısıyla
yargıya intikal etmiş ihtilaflarda, bu Tebliğin (1.1) bölümündeki
açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
2. DAHİLDE İŞLEME VEYA GEÇİCİ KABUL İZİN BELGESİ KAPSAMINDA
YAPILAN TESLİMLER
2.1. Bu
Tebliğin Yayımına Kadar İmalatçı Olmayanlar Tarafından Yapılan Teslimler
Katma Değer Vergisi Kanununun geçici
17 nci maddesinde "Dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç
edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2008 tarihine kadar
tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı
fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları
itibariyle işlem yaptırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu maddenin
uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle
öngörülen süreler esas alınır. İhracatın şartlara uygun olarak
gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir." hükmü yer
almaktadır.
Bu hükme dayanılarak 16.04.2001 tarih ve 2001/2325
sayılı Kararname ile herhangi bir sektör sınırlaması olmaksızın, bütün
sektörlerde dahilde işleme veya geçici kabul izin belgesi kapsamında ihraç
edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin söz konusu belgelere sahip
olan mükelleflere tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinde
düzenlenen tecil-terkin sistemine göre işlem yapılması Bakanlar Kurulunca uygun
bulunmuştur.
Bu düzenlemeye paralel olarak yayımlanan 83
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile daha önce yayımlanmış
bulunan 71
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 1 inci bölümü ve 75
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlükten kaldırılan genel tebliğlerde belge sahibi
imalatçı-ihracatçılara tecil-terkin uygulaması kapsamında mal teslim
edeceklerin "imalatçı" vasfına sahip olmaları gerektiği açıkça
belirtilmektedir. 83 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde aksine bir
hüküm yer almamakla birlikte, satıcılar bakımından "imalatçı" ifadesine hiç yer
verilmemiş olması bazı mükelleflerin bu kapsamda yapılacak teslimlerde imalatçı
olma şartının kaldırıldığı şeklinde yorumlanmış ve imalatçı olmayan bir kısım
mükellef tarafından tecil-terkin kapsamında teslimde bulunulmuştur. Ancak söz
konusu mükelleflerin ihracatın gerçekleşmesinden sonraki terkin ve iade işlemlerinin
vergi dairelerince yerine getirilmemiş olması İdare ile mükellef arasında bazı
sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Bu husus göz önüne alınarak, 83 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin Resmi Gazete'de yayımlandığı 29.06.2001 tarihi ile bu
Tebliğin yayım tarihi arasındaki süre içinde, imalatçı olmayanlar tarafından
dahilde işleme veya geçici kabul izin belgesi sahibi mükelleflere yapılan
teslimlerin, diğer şartların da mevcudiyeti halinde Katma Değer Vergisi
Kanununun geçici 17 nci maddesinde düzenlenen tecil-terkin uygulaması
kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
Mükellefin imalatçı olma şartına sahip olmaması
nedeniyle yerine getirilmeyen iade talepleriyle ilgili olarak yargıya intikal
etmiş ihtilaflarda, bu Tebliğin (1.1) bölümündeki açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
2.2. Bu Tebliğin Yayımından Sonra Yapılacak Olan
Teslimler
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak bu Tebliğin yayımı
tarihinden itibaren;
-Katma Değer Vergisi Kanununun 17/1
maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların aynı Kanunun geçici 17 nci maddesi
kapsamında yapacakları teslimlerde, imalatçı olma şartı aranmayacaktır.
-Diğer mükellefler tarafından yapılacak teslimlerde
ise tecil-terkin uygulanabilmesi için, eskiden olduğu gibi imalatçı olma şartı
aranacaktır.
3. SÜS BİTKİLERİNİN İHRAÇ
KAYDIYLA TESLİMLERİNDE TECİL-TERKİN UYGULAMASI
Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin 2 nci
fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, aynı Kanunun 11/1-c
maddesinde düzenlenen tecil-terkin uygulaması kapsamına aşağıda tanımları
verilen "süs bitkileri" nin de dahil edilmesi uygun görülmüştür. Buna göre Türk
Gümrük Tarife Cetvelinin (TGTC);
-06.01 pozisyonunda tanımlanan çiçek soğanları,
yumrular, yumrulu kökler, küçük soğanlar, sürgün başları ve rizomların
(dinlenme halinde sürgün vermiş veya çiçeklenmiş); hindiba bitkisi ve
köklerinin (12.12 pozisyonundaki bitkiler hariç),
-06.02 pozisyonunda tanımlanan köklü veya köksüz diğer
canlı bitkilerin (yalnız süs amaçlı olanlar),
-06.03 pozisyonunda tanımlanan buket yapmaya elverişli
veya süs amacına uygun cinsten taze kesme çiçekler ve çiçek soğanlarının,
üreticileri veya satıcıları tarafından yapılacak ihraç
kaydıyla teslimlerinde imalatçı olma şartı aranılmaksızın tecil-terkin
uygulaması kapsamında işlem yapılabilecektir.
4.
İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERDE İADE UYGULAMASI
4.1. Nakden veya Mahsuben İadenin Yapılacağı Tarih
Bakanlığımıza intikal eden tereddütlerin giderilmesi
amacıyla, ihraç kaydıyla teslimlerle ilgili iade uygulaması konusunda aşağıdaki
açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
İhraç kaydıyla teslimler, teslimin yapıldığı dönem
beyannamesinin 1 ve 10 numaralı tablolarına dahil edilecektir.
1 numaralı tabloda yapılan beyan ile bu teslimler
üzerinden vergi hesaplanması sağlanmakta, 10 numaralı tabloya yapılan beyan ile
ise;
-tecil edilebilir KDV (89 uncu satır),
-tecil edilecek KDV (38 inci satır),
-ihracatın gerçekleştiği dönemde iade edilecek tecil
edilemeyen KDV (90 ıncı satır),
tutarları belirlenmektedir.
İhracatın gerçekleştiği dönemde tecil edilen vergi
terkin edilmekte, tecil edilemeyen vergi için iade hakkı doğmaktadır.
İadenin yapılabilmesi için ihracatın gerçekleşmesi ve
84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (I/1.1.3.v) bölümünde
sayılan belgelerin vergi dairesine ibraz edilmesi yeterlidir. İade tutarının
beyannamenin 83 üncü satırına dahil edilmesi şeklindeki uygulamadan vazgeçilmiş
ve beyannameye ekli "Açıklamalar" tablosunda yer alan 15 numaralı dipnot iptal
edilmiştir. Buna göre mükellefler ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iadeleri
için ihracatın gerçekleştiği dönemde iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle
birlikte vergi dairesine başvuracaklar, yapılacak değerlendirmeden sonra iade
talepleri bu dönem beyannamesi dışında gerçekleştirilecektir. İade tutarları
herhangi bir dönem beyannamesinin 83 üncü satırına dahil edilmeyecektir.
ÖRNEK:
İmalatçı
(A) 25 Şubat 2005 tarihinde 100.000.-YTL tutarında ihraç kaydıyla teslim
yapmış, bu teslim 21 Mart 2005 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameye
dahil edilmiş, beyannamedeki diğer bilgilere göre,
-Tecil
Edilebilir KDV: 18.000.-YTL
-Tecil
Edilecek KDV : 6.000.-YTL,
-İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV: 12.000.-YTL,
olarak
hesaplanmıştır.
Söz
konusu malın 25.000.-YTL tutarındaki kısmı 14 Mart 2005 tarihinde ihraç edilmiş
ise bu tarihten sonra iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte vergi
dairesine başvurulmak suretiyle ihracatı gerçekleşen kısma isabet eden
3.000.-YTL'nin iadesi talep edilebilecektir.
İhraç
kaydıyla teslim edilen malın geri kalan 75.000.-YTL tutarındaki kısmının 4
Nisan 2005 tarihinde ihraç edilmesi halinde bu kısma isabet eden 9.000.-YTL'nin iadesi de yukarıda açıklandığı şekilde
yapılacaktır.
4.2. İmalatçı Aleyhine
Matrahta Meydana Gelen Değişikliğe Yönelik Uygulama
Katma
Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesinin 5 inci paragrafında 5228 sayılı
Kanunla yapılan değişiklik ile ihraç kaydıyla teslimlerde iade edilecek katma
değer vergisinin, imalatçının satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı
aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden
sonra kalan tutardan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu
hükme göre, ihraç kaydıyla teslim bedelinin kısmen ya da tamamen sonradan
ödenmesi ve ödeme sırasında döviz kurunda düşme olması halinde, prensip olarak,
iade edilecek azami KDV tutarının yeni döviz kuru üzerinden yeniden
hesaplanması, fazla alınmış bir iade varsa mükelleften talep edilmesi ancak, bu
tutarın indirim konusu yaptırılması gerekmektedir.
Öte yandan; imalatçıların aleyhlerine ortaya çıkan
kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturaya istinaden
ihracatçıya KDV ödemeleri, bu tutarın ihracatçı tarafından beyan edilmesi,
imalatçı tarafından da faturada gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması
gerekmektedir. Bu durumda, imalatçının fazladan almış olduğu iade tutarı
ihracatçı aracılığıyla Hazineye intikal etmekte ve imalatçı tarafından indirim
konusu yapılmış olmaktadır. Bu nedenle, kurdaki düşüşten kaynaklanan matrah
değişikliğine bağlı olarak imalatçının iade tutarında bir değişiklik
yapılmasına da gerek bulunmamaktadır.
5. 91 SERİ NO.LU KDV GENEL TEBLİĞİNE GÖRE KISMİ TEVKİFAT
UYGULAMASI KDV
G.T. SERİ NO: 117 ile Yürürlükten
Kaldırılmıştır
5.1. Tevkifat Yapacak Kuruluşların Kapsamı
91
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "Sorumlu Tayin Edilen ve
Tevkifat Yapacak Kuruluşlar" başlıklı (A/2) bölümüne "-Yarıdan
fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara ait olan (tek
başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler," ibaresinden önce gelmek
üzere aşağıdaki ifade eklenmiştir. Söz konusu değişiklik bu Tebliğin yayımını
izleyen ay başından itibaren geçerli olacaktır.
"-Hisse senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına
kote edilmiş şirketler (bunlar yalnızca
"yapım işleri", "temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri", "özel güvenlik
hizmetleri" ile "yemek servis hizmetleri"ne ait katma değer vergisini tevkifata
tabi tutacaklardır.),"
5.2. Tevkifat Oranlarında Değişiklik
91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
"Tevkifat Oranı" başlıklı (A/4) bölümü, bu Tebliğin Resmi
Gazete'de yayımını izleyen ay başından geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir:
"Hesaplanan katma değer vergisi tutarlarına
uygulanacak tevkifat oranı; yemek servisi, bahçe ve çevre bakım, özel güvenlik,
danışmanlık ve denetim hizmetlerinde 1/2, temizlik hizmetlerinde 2/3, diğer
hizmetlerde 1/3'dür."
5.3. İade Uygulaması
91
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca tevkifata tabi tutulan
hizmet ifaları nedeniyle ortaya çıkan katma değer vergisi alacağının nakden
veya mahsuben iadesi söz konusu Tebliğin (A/8-c) bölümü gereğince miktarına
bakılmaksızın sadece banka teminat mektubu veya inceleme raporu karşılığı
yerine getirilmekte, teminat mektupları ise vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülmektedir.
Konuyla
ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden hususların değerlendirilmesi sonunda,
91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümünde düzenlenen
tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının iadesine ilişkin usul ve
esaslar, aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
5.3.1.
Teminatsız ve İncelemesiz Mahsuben İade Sınırı
Bu
Tebliğin yayımını izleyen ay başından itibaren 91 Seri No.lu Katma Değer
Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümünde düzenlenen tevkifat uygulamasından doğan
KDV alacaklarının "kendi vergi borçlarına" mahsubunu isteyen mükelleflerin
1.000.-YTL'yi (1.000.-YTL dahil) aşmayan mahsup talepleri, ilgili belgelerin
tamamlanmış olması şartıyla, inceleme raporu ve teminat aranılmaksızın yerine
getirilecektir.
Bu
Tebliğin yayımından önce 1 000 YTL' nin altındaki "kendi vergi borcuna" mahsup
talepleri için alınan teminatların çözümüne ya da mahsuben iadenin yapılmasına
ilişkin incelemenin başlamamış olması, incelemeye başlanılmış ise inceleme
elemanının iade yapılmasına engel bir görüşünün bulunmaması halinde yukarıdaki
açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır.
5.3.2.
Yapım İşlerinde İade Uygulaması
Yapım
işlerine ait katma değer vergisi tevkifatından doğan "mahsuben" iade
taleplerinin bu Tebliğin Resmi Gazete'de yayımını izleyen ay başından geçerli
olmak üzere yeminli mali müşavir tasdik
raporu karşılığında da yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Buna
göre, 91
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde tevkifata tabi
tutulan işlemlerden yalnızca yapım işlerinden doğan mahsuben iade talepleri
banka teminat mektubu ve inceleme raporu yanında yeminli mali müşavir tasdik
raporu karşılığında da yerine getirilecektir. Yeminli mali müşavir tasdik
raporlarında mal ihracı için öngörülen limit geçerli olacaktır.
Yeminli
mali müşavir tasdik raporu ile mahsuben iade, 86
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B/3) numaralı bölümünde
belirtilen vergi ve SSK prim borçları için geçerlidir. Mükellefin kendi vergi
borçları için mahsup talep etmiş olması halinde bu Tebliğin (5.3.1) bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde teminat ve inceleme raporu yanında yeminli mali
müşavir tasdik raporu da aranılmayacağı tabiidir.
Öte
yandan, bu Tebliğin yayımından önce teminat karşılığında veya vergi incelemesi
sonucuna göre yerine getirilmesi gereken mahsuben iadeler için, teminatın
çözümüne ya da mahsuben iadenin yapılmasına ilişkin incelemenin başlamamış
olması halinde de yeminli mali müşavir tasdik raporu ibraz edilebilecektir.
İnceleme başladıktan sonra talepte bulunulması halinde ise bu talep inceleme
elemanının yeminli mali müşavir tasdik raporu karşılığında iade yapılmasına
engel bir görüşünün bulunmaması halinde yerine getirilecektir.
5.3.3.
Yürürlük
Hisse
senetleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kote edilmiş şirketler için
getirilen tevkifat uygulamasının bu Tebliğin yayımlandığı tarihten önce sözleşmeye
bağlanmış ve devam etmekte olan işlere şümulü yoktur.
6. ALTIN, GÜMÜŞ VE PLATİN İLE İLGİLİ ARAMA, İŞLETME,
ZENGİNLEŞTİRME VE RAFİNAJ FAALİYETLERİNDE İSTİSNA UYGULAMASI
Bu
faaliyetlerde istisna uygulamasının usul ve esaslarını düzenleyen 93
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde, henüz sonuçlandırılmamış
iade taleplerine de uygulanmak üzere, aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
a)
(1.2.2) bölümünde yer alan "1.2.2.1. Arama Faaliyetlerinin Başlangıç Aşamasında
İstisna Uygulaması" başlık ifadesi Tebliğ metninden çıkarılmıştır.
b)
Tebliğ metninden çıkarılan başlığın altında yer alan bölümün sonuna aşağıdaki 5
inci paragraf eklenmiştir.
"Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Tebliğ ekinde yer alan (Ek:1) belgesinin
verilmesinden sonra arama faaliyetine devam edenlerin aylık iade talebinde
bulunmaları mümkündür. Bu mükellefler (Ek:1)'de yer alan belgenin Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığınca onaylanmış bir örneğini bir kereye mahsus olmak
üzere vergi dairesine vereceklerdir. Belgenin ibrazından sonra arama faaliyetlerine ilişkin olarak ay içinde
yaptıkları ve (1.2.1) bölümüne göre istisna kapsamına giren harcamalar
dolayısıyla yüklendikleri vergileri o aya ait beyannamenin indirim ve iade
satırlarına dahil edeceklerdir. Bu şekilde ortaya çıkan iade alacağı yukarıdaki
açıklamalar çerçevesinde kendilerine iade edilecektir. "
c)
(1.2.2.2) bölümü, başlığı ile birlikte Tebliğ metninden
çıkarılmıştır.
d)
(1.2.3) bölümünün birinci paragrafındaki "(1.2.2.2.) bölümünde" ifadesi
"(1.2.2) bölümünün son paragrafında" şeklinde değiştirilmiş, bölümün sonuna
aşağıdaki 3 üncü paragraf eklenmiştir.
"Altın, gümüş veya platin işletme faaliyeti sırasında,
maden cevherinin kompleks halde olması nedeniyle altın, gümüş ve platin yanında
başka metallerin de üretilmesi, işletme faaliyetine ilişkin alımların
tamamının istisnadan yararlanmasına engel değildir."
7. Hurdadan
Elde Edilenler Dışındaki Bakır, Alüminyum ve Çinko Külçelerinde Tevkifat
Uygulaması (Başlık 01.05.2007 tarih ve 26509 sayılı
R.G. - Seri No
104 ile değişik. Yürürlük 04.05.2007) KDV
G.T. SERİ NO: 117 ile Yürürlükten
Kaldırılmıştır
Katma Değer Vergisi
Kanununun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak bu
Tebliğin yayımını izleyen ayın başından geçerli olmak üzere, hurda
metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko ve alüminyum külçelerinin tesliminde % 90 oranında tevkifat
uygulanarak alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun
görülmüştür. (01.05.2007 tarih ve 26509 sayılı R.G. -
Seri No 104 ile değişik)
Katma Değer Vergisi
Kanununun 17/1 maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlar (tarımsal amaçlı
kooperatifler hariç), sermayelerinin % 51 veya daha fazlası kamuya ait
işletmeler ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar ile bu ürünlerin ilk üretici
veya ithalatçılarının bu kapsamdaki
teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktır.
Tevkifat uygulaması ve bu
uygulamadan doğan iade alacaklarının nakden veya mahsuben iadesi; metal, cam,
plastik, kağıt hurda ve atıklarında tevkifat uygulamasını düzenleyen daha
önceki Genel Tebliğlerdeki açıklamalar çerçevesinde yürütülecektir.
Tebliğ olunur.