İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İadesi, Mahsup İşlemi, Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi, Fason Tekstil ve Konfeksiyon İşlerinde İade Uygulaması, İndirimli Orana Tabi Malların İhraç Kaydıyla Teslimi(Mülga)
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ
NO: 119)
Maliye Bakanlığından: 23.06.2012
tarihli ve 28332 sayılı R.G.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
(KDV) Kanununun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bakanlığımıza
verilen yetkiye dayanılarak, bu Tebliğin yayımından sonraki iade taleplerine
uygulanmak üzere indirimli orana tabi işlemler kapsamında yapılacak iadelere
ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
1. İndirimli
Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması
KDV Kanununun 28
inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca vergi
oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim
yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen
sınırı aşan kısmı, bu Tebliğin (4.2.) bölümünde belirtilen borçlara yılı içinde
vergilendirme dönemleri itibariyle mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep
edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade edilebilecektir.
İndirimli oran kapsamında yer almakla birlikte
verginin konusuna girmeyen veya KDV den istisna edilen işlemler dolayısıyla
yüklenilen vergiler bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Buna göre indirimli oran kapsamındaki işlemlerden;
- KDV'nin konusuna girmeyenler KDV beyannamesine dâhil
edilmeyecek,
- Kısmi istisna kapsamına girenler dolayısıyla
yüklenilen vergilerin indirim ve iadesi söz konusu olmadığından, yüklenilen bu
vergiler işin mahiyetine göre gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider
olarak dikkate alınacak,
- Tam istisna kapsamına girenler (ihraç kaydıyla
teslimler hariç) dolayısıyla yüklenilen vergilerden indirim yoluyla telafi
edilemeyenler ise, ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade
edilecektir.
2. İade Tutarının
Hesaplanması
2.1. Yılı
İçinde Mahsuben Talep Edilecek İade Tutarlarının Hesaplanması
İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükellefler, bu
işlemleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla telafi edemedikleri için
yılı içinde mahsuben iadesini talep edecekleri KDV tutarını aylar itibariyle ve
kümülatif olarak hesaplayacaklardır. İade talebinin, ilgili vergilendirme
dönemleri itibariyle indirimli orana tabi tüm işlemleri kapsaması gerekmekte
olup, işlemlerin ayrıştırılıp sadece bir kısmına yönelik hesaplama yapılması ve
bu şekilde iade talep edilmesi mümkün değildir.
Hesaplama aşağıdaki şekilde yapılacaktır:
- Hesaplamaya her yılın Ocak ayı itibariyle
başlanacaktır. Ay içindeki iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren vergiden,
işlem dolayısıyla % 1 veya % 8 oranı uygulanarak hesaplanan KDV düşülecek ve ay
içi itibariyle "iadeye esas KDV" tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar
Ocak ayı devreden vergisi ile karşılaştırılacaktır. Beyannamede sonraki döneme
devreden vergi yer almıyorsa o dönem için dönem sonu iade hesabı
"sıfır" kabul edilecektir. Sonraki döneme devreden vergi mevcutsa ve
iadeye esas KDV tutarını (yüklenilen KDV - hesaplanan KDV farkı) aşıyorsa
iadeye esas KDV tutarı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı "İade Edilebilir
KDV" olarak kabul edilecektir. Bu tutar ilk ay sonu itibariyle iade
edilebilir KDV tutarıdır.
- Ocak ayında indirimli orana tabi işlem yoksa, iade
edilebilir KDV "sıfır" olarak dikkate alınacaktır.
- Şubat ayında indirimli orana tabi işlemin bünyesine
giren vergiden, işlem dolayısıyla hesaplanan vergi düşülerek Ocak ayında
yapıldığı gibi ay içi iadeye esas KDV tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar, Ocak
sonu iade edilebilir KDV tutarı ile toplanacak ve toplam Şubat sonu devreden
vergisi ile karşılaştırılacaktır. Karşılaştırma Ocak ayındaki gibi yapılarak,
Şubat sonu "İade Edilebilir KDV" tutarına ulaşılacaktır. Bu tutar,
iadeye hak kazanılan iki aylık kümülatif KDV tutarıdır.
Şubat ayında indirimli orana tabi işlem yoksa Şubat
içi iadeye esas KDV de olmayacağından devreden vergi ile karşılaştırma Ocak
sonu iade edilebilir KDV esas alınarak yapılacaktır.
Yıl içerisinde yapılacak tüm iade taleplerinde, önceki
dönemlerde iade talebinde bulunulup bulunulmadığına bakılmaksızın, ilgili yıl
için belirlenen alt sınır ve iadesi talep edilen tutarlar dikkate alınmadan
iadenin talep edildiği her bir döneme kadar yukarıda belirtildiği şekilde
kümülatif bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu hesaplama sonucu bulunan
tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde mahsuben
iadesi talep edilen tutarlar çıkarılacak ve varsa kalan tutarın mahsuben iadesi
talep edilecektir. Bu işlem sonucunda herhangi bir tutar kalmıyorsa bu dönemde
iade talebinde bulunulması söz konusu değildir. Dolayısıyla, ilk iade
talebinden sonraki dönemlerde yapılacak iade taleplerinde, kümülatif iade
edilebilir tutar, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde
mahsuben iadesi talep edilen tutar toplamını aşıncaya kadar herhangi bir iade
talebinde bulunulamayacaktır.
Öte yandan ilk defa iade talebinde bulunulduğu
dönemden önceki dönemlerden herhangi birinde ödenecek verginin bulunması
durumunda, ödenecek vergi çıkan bu dönemden önceki dönemlere ilişkin olarak
herhangi bir iade talebinde bulunulamayacaktır.
İndirimli orana tabi işlemlerde iade tutan, indirimli
orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu
işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın sonraki döneme devreden
KDV ile karşılaştırılması sonucu belirlenmektedir. Bu hesaplama yapılırken,
indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin bu işlemler
nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki tutarlar arasındaki
fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından düşülecektir.
Diğer taraftan indirimli orana tabi teslim veya hizmetle
ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan
vergi arasındaki farkın, % 1 oranına tabi işlemler için işlem bedelinin %
17'sini, % 8'e tabi işlemler için ise işlem bedelinin % 10'unu aşan kısmı, iade
hesabına dahil edilmeyecektir. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade
talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınacak,
ay içi hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu
değiştirmeyecektir. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin
olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade
talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine
getirilecektir.
Konu ile ilgili örneklere Tebliğ ekinde (EK-l/Tablo 1,
2 ve 3) yer verilmiştir.
2.2. İzleyen
Yıl İçerisinde Nakden/Mahsuben Talep Edilecek İade Tutarlarının Hesaplanması
İzleyen yıl içerisinde nakden veya mahsuben iadesi
talep edilecek tutar, bir önceki takvim yılının bütün vergilendirme dönemleri
için bu Tebliğin (2.1.) bölümündeki açıklamalara göre hesaplanacaktır.
Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen
yıl içinde nakden veya bu Tebliğin (4.2.) numaralı bölümünde belirtilen
borçlara mahsuben iadesinde, yılı içinde mahsuben iade edilen tutarlar dikkate
alınmadan aylar itibariyle kümülatif hesaplama yapılacak, bulunan tutardan yılı
içinde mahsuben iadeler düşülecek, kalan tutarın işlemin yapıldığı yıl için
belirlenen iade edilmeyecek alt sınırı aşan kısmının nakden veya mahsuben
iadesi, izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin KDV
beyannameleri ile talep edilebilecektir.
İadesi talep edilebilir tutar, izleyen yılın Ocak
vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar verilen
beyannamelerde yer alan devreden vergi tutarları ile karşılaştırılacaktır. Buna
göre;
-Devreden vergi tutarı, iadenin talep edildiği döneme
kadar bütün dönemlerde iadesi talep edilen tutarı aşıyorsa, talep edilen
tutarın tamamı iade edilebilecektir.
-Devreden vergi tutarı, iadenin talep edildiği döneme
kadar herhangi bir dönemde iadesi talep edilebilir tutan aşmıyorsa, iadenin
talep edildiği döneme kadar verilen beyannamelerde yer alan en düşük devreden
vergi tutan iade edilebilecek tutar olarak dikkate alınacaktır.
-İadenin talep edildiği döneme kadar aradaki
dönemlerden herhangi birisinde ödenecek vergi çıkması halinde iade talep
edilmesi söz konusu olmayacaktır.
Yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde,
iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınacak, ay içi
hesaplamalarda azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu
değiştirmeyecektir.
Konu ile ilgili örneğe Tebliğ ekinde (EK-1/Tablo 4)
yer verilmiştir.
3. İade
Hesabına Dahil Edilebilecek Yüklenilen KDV
3.1. Genel
Olarak
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının
hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle
yüklenilen vergiler dikkate alınacak, daha sonra ilgili dönem genel yönetim
giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilecektir. Bu şekilde hesaplanan
tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en
fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler
(ATİK) dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebilecektir.
İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile
indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla
yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir.
Örnek 1: Ankastre ürünlerle birlikte veya mobilyalı olarak
satılan 150 m2
nin altındaki bir konut tesliminden kaynaklanan iade talebinde; buzdolabı,
fırın, davlumbaz, bulaşık makinesi, mobilya, vestiyer, televizyon ve benzeri
eşyalar, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar kurulup
kullanılabilecek (eklenti) mahiyette olup, bunların teslimi konut tesliminden bağımsız
bir teslim olarak değerlendirilecektir.
Dolayısıyla söz konusu eşyaların teslimi için bu
eşyaların tabi olduğu KDV oranı uygulanacak ve konut ile birlikte teslim edilen
söz konusu eşyaların temininde yüklenilen KDV, genel esaslara göre indirim
konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil edilemeyecektir.
Örnek 2: 150
m2'nin altındaki bir konutun inşasına yönelik
olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri
(akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve
benzeri) ve ATİK'lerden işleme isabet eden paya İlişkin olarak yüklenilen KDV,
işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir.
150 m2 nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade
taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler
iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan
harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir.
Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak
kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere
düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi,
spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu
olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir.
Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu
olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre
duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen
vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.
3.2.
Stoklarda Yer Alan Mallar
Stoklarda yer alan mallarla ilgili olarak yüklenilen
vergilerin, gerçekleşen indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade hesabına
dahil edilmesi mümkün değildir. Stoklarda yer alan mallar nedeniyle yüklenilen
vergiler ancak, söz konusu malların satış işleminin gerçekleştirildiği
vergilendirme dönemine ait iade hesabında dikkate alınabilecektir.
3.3.
Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler
Amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle
yüklenilen vergilerden, söz konusu iktisadi kıymetlerin indirimli orana tabi
işlemlerde kullanılması kaydıyla, iade hesabına pay verilmesi mümkündür.
Söz konusu iktisadi kıymetlerin bizzat mükellef
tarafından imal ve inşa edilmesi halinde, imal ve inşa sırasında yüklenilen
vergilerden, bu kıymetlerin aktife alındığı ve indirimli orana tabi işlemlerde
fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade hesabına pay
verilebilecektir.
3.4.
Sonradan Düzenlenen veya Temin Edilen Belgeler
İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği dönem içinde
veya öncesinde bu işlemle ilgili olarak yapılan mal ve hizmet alımlarına ait
fatura ve benzeri belgelerin, belge düzenleme süresi içerisinde olmakla
birlikte, indirimli orana tabi işlem gerçekleştikten sonra düzenlenmesi veya
zamanında düzenlenen belgenin işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminden
sonra temin edilmesi halinde, bu belgelerde yer alan KDV tutarları, işlemin
gerçekleştiği vergilendirme dönemi iade hesabına düzeltme beyannamesi verilmek
suretiyle dahil edilebilecektir.
Bu durumda iade, KDV İadesi YMM Tasdik Raporu (YMM
Raporu) ile talep edilmişse söz konusu YMM Raporunda gerekçeleriyle birlikte
açıklanacaktır. İade YMM Raporu ile talep edilmemiş ise mükelleften yazılı bir
izahat istenecek, izahatın yeterli görülmesi halinde bu tutarlar da genel
esaslar çerçevesinde iade edilecektir.
Ancak, KDV Kanununun 29 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasına göre indirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği
vergilendirme döneminde kullanılabileceğinden, sonradan temin edilen belgelerde
yer alan KDV tutarlarının iade hesabına dâhil edilmesinde de bu hususa dikkat
edilecektir. Bir başka deyişle vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
içerisinde kanuni defterlere kaydedilmeyen fatura ve benzeri belgelerde yer
alan KDV tutarlarının indirimi ve iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.
4. Yılı
İçerisindeki Mahsup Taleplerinin Yerine Getirilmesi
4.1. Genel
Olarak
Mahsup talebi bir dilekçe ile yapılacaktır. Dilekçeye
aşağıdaki belgeler eklenecektir:
a) Takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme
kadar yapılan alışlara ilişkin fatura ve benzeri belgeler ile aynı dönemde
yapılan indirimli orana tabi satışlara ilişkin fatura ve benzeri belgelerin
listesi,
b) Takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme
kadar iade edilecek vergi tutarının hesaplanmasına ilişkin olarak dönemler
itibariyle hazırlanacak tablo,
c) Cari yıl içerisinde bir iade talebi
sonuçlandırıldıktan sonra yapılacak iade taleplerinde, iade hakkı doğuran
işlemin ait olduğu dönemden iadenin talep edildiği döneme kadar aradaki dönemlere
ilişkin olarak indirilecek KDV listesi, indirimli orana tabi işlemlere ait
satış faturaları veya bu faturaların dökümünü gösteren liste ile yüklenilen KDV
listesi ve tablosu.
Kollektif şirketler ile adi ortaklıklar adına ortaya
çıkan KDV iade alacaklarının ortakların borçlarına yönelik mahsup taleplerinde
mahsup talep dilekçesine, yukarıda sayılan belgelerin yanı sıra, diğer
ortakların mahsup yapılmasına izin verdiğini gösteren noter tarafından
onaylanmış bir belge de eklenecektir.
Vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000 TL'yi aşmayan
mahsup talepleri inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilecek,
talep belgelerin tamamlandığı tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır. Söz
konusu belgelerin veya belgelerde yer alması gereken bilgilerin eksikliği
durumunda 3/7/2005 tarihli ve 25864 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 95 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (1/1.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde
hareket edilecektir.
4.000 TL ve üstündeki mahsup talepleri vergi inceleme
veya YMM Raporuna göre yerine getirilecektir. Talep tutarının 4.000 TL yi aşan
kısmı kadar teminat gösterilmesi halinde ilgili belgelerin tamamlanıp teminatın
verildiği tarih itibariyle mahsup talebi geçerlik kazanacak ve teminat vergi
inceleme veya YMM Raporu ile çözülebilecektir. YMM Raporlarında, 23/11/2001
tarihli ve 24592 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 84 Seri No.lu KDV Genel
Tebliği uyarınca iadenin talep edildiği yıl için belirlenen limitler geçerli
olacaktır. Örneğin 2011 yılında gerçekleşen işlemlerle ilgili olarak 2012 yılı
içerisinde yapılacak iade taleplerinde 2012 yılı için YMM Raporu ile azami
alınabilecek iade tutarına ilişkin limitler uygulanacaktır.
İade talebi; mahsuben iadenin vergi inceleme raporuna
göre sonuçlandırılması durumunda iade talep dilekçesinin verildiği tarih
itibariyle, YMM Raporu ile talep edilmesi halinde ise YMM Raporunun ibraz
edildiği tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır.
84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1/1.4.) bölümünde
sayılan kurum ve kuruluşların bu kapsamdaki mahsuben iade talepleri, yukarıda
yer alan belgelerin ibrazı üzerine miktarına bakılmaksızın inceleme raporu, YMM
Raporu veya teminat aranmadan yerine getirilecektir.
İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan yılı
içinde mahsuben iade taleplerinde, 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde yer alan
ve bu Tebliğe aykırı olmayan açıklamalar geçerli olacaktır.
Örnek 3: Mükellef (A) vergilendirme dönemleri itibariyle,
kümülatif iade tutarını aşağıdaki gibi hesaplamıştır.
Ocak 2011
5.600
Şubat 2011
6.900
Mart 2011
8.700
Nisan 2011
10.800
Mayıs 2011
13.200
Haziran 2011
15.800
Temmuz 2011
16.800
Ağustos 2011
18.200
Eylül 2011
24.800
Bu mükellefe ilgili yıl (2011) için belirlenen alt
sınırın aşıldığı Haziran döneminde (15.800-14.300=) 1.500 TL mahsuben iade
edilebilecektir. Mahsup talebi Haziran dönemi beyannamesi ve mahsup talep
dilekçesinin verilmesinden sonra bu bölümün (a) ve (b) alt ayrımındaki
belgelerin tamamlandığı tarihte geçerlik kazanacaktır. Belgeler Ocak-Haziran
döneminin bütününü kapsayacak şekilde hazırlanacaktır. Haziran döneminden önce
14.300 TL tutarındaki limitin aşılmamış olması nedeniyle mahsup talebinde
bulunulamayacağından belge ibraz etmeye de gerek bulunmamaktadır.
Haziran döneminden sonraki dönemlerde yapılacak iade
taleplerinde de iade tutarının kümülatif olarak hesaplanmasına devam edilecek,
bu hesaplama sonucu bulunan tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sımr ve
önceki dönemlerde mahsuben iadesi talep edilen tutarlar çıkarılacak ve varsa
kalan tutarın mahsuben iadesi talep edilecektir.
Bu mükellefe, vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000
TL yi aşmadığı için;
- Haziran dönemi iade tutarı olan (15.800-14.300=)
1.500 TL
- Temmuz dönemi iade tutan olan
[16.800-(14.300+1.500)] = 1.000 TL
- Ağustos dönemi iade tutarı olan
[18.200-(14.300+1.500+1.000) ] = 1.400 TL inceleme raporu, YMM Raporu veya
teminat aranmaksızın iade edilecektir. Mahsuben iade talebi, bu bölümde sayılan
mahsuben iade için gerekli belgelerin tamamlandığı tarihte geçerlik
kazanacaktır.
Mükellef, Eylül dönemi iade tutarını
[24.800-(14.300+1500+1000+1400)]=6.600 TL olarak hesaplamıştır. Mükellef
mahsuben iadenin teminat karşılığında yapılmasını isterse (6.600-4.000=) 2.600
TL için teminat göstermesi gerekmektedir. Mahsup talebi, Eylül beyannamesi ve
mahsup talep dilekçesinin verilmesinden sonra Eylül ayına ilişkin olarak bu
bölümde sayılan belgelerin tamamlanması şartıyla teminatın gösterildiği tarih
itibariyle geçerlik kazanacaktır.
4.2. Mahsubu
Talep Edilebilecek Borçlar
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade
alacakları, mükellefin kendisine ait; ithalde alınanlar da dahil vergi
borçlarına, sosyal sigorta primi borçlarına ve % 51 veya daha fazla hissesi
kamuya ait kuruluşlardan temin ettikleri elektrik ve doğalgaz borçlarına mahsup
edilebilecektir.
Faaliyetleri indirimli oranda KDV'ye tabi işlemlerden
oluşan kollektif şirketler ile adi ortaklıklar adına ortaya çıkan KDV iade
alacakları, yukarıda belirtilen borçların yanı sıra yalnızca söz konusu şirket
ortaklarının vergi (ithalde alınanlar dâhil) ve sosyal sigorta prim borçlarına
da mahsup edilebilecektir. Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergi
dairesine iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis ettiren işletmelerin, diğer
kurumlar vergisi mükelleflerinde olduğu gibi ortaklarının vergi ve sigorta prim
borçlarına bu uygulama kapsamında mahsup yapılması mümkün bulunmamaktadır.
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade
alacaklarının mükelleflerin kendi elektrik ve doğalgaz borçlarına mahsubu ise
aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilecektir.
Elektrik ve doğalgazı, % 51 veya daha fazla hissesi
kamuya ait kuruluşlardan temin eden iade hakkı sahipleri, bu kuruluşlara
başvurarak fatura bedellerini KDV iade alacaklarına mahsup suretiyle ödemek
istediklerini belirtecekler ve bağlı oldukları vergi dairesine ibraz etmek
üzere fatura bedellerinin yatırılacağı bir banka hesap numarası talep
edeceklerdir.
Satıcı kuruluşlar, % 51 veya daha fazla hisselerinin
kamuya ait olduklarını da belirtmek suretiyle fatura bedellerinin yatırılacağı
banka hesap numarasını gösteren yazıyı mükellefe vereceklerdir. Mükellefler,
satıcılardan alacakları yazı veya yazıları, bir defaya mahsus olmak üzere, bir
dilekçe ekinde bağlı oldukları vergi dairesine verecekler, dilekçede indirimli
orana tabi işlemlerinden doğan iade alacaklarını doğalgaz ve/veya elektrik
borçlarına mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirteceklerdir. Dilekçe ve
eki, vergi dairesince doğalgaz/elektrik satıcısı işletmeden alınacak teyit sonrasında
geçerlik kazanacaktır. Dilekçede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde,
mükellefler tarafından değişiklikler gecikmeden vergi dairesine
bildirilecektir.
Mahsup talebi, KDV beyannamesinin verilmesinden sonra
bir dilekçe ile yapılacaktır. Dilekçeye, bu Tebliğin (4.1.) numaralı bölümünde
belirtilen belgelerin yanı sıra doğalgaz/elektrik faturasının iadeyi talep eden
firma yetkililerince aslına uygunluğu kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle
onaylanmış fotokopisi eklenecektir. Bu faturada yer alacak ceza, faiz ve
benzeri unsurlar da mahsuba esas tutara dâhil olacaktır.
Mahsup talebi için fatura örneğinin ibrazı zorunludur.
Satıcı kuruluş yetkililerince onaylanmış da olsa borcun miktarını gösteren
fatura dışındaki belge veya yazılara dayanılarak mahsup yapılmayacaktır. Mahsup
dilekçesinde doğalgaz/elektrik dağıtıcısı kuruluşun banka hesap numarası da
belirtilecektir.
4.3. İndirimli Orana Tabi Malların İhraç Amaçlı
Teslimlerinde Mahsuben İade
İndirimli orana tabi malların oldukları gibi ihraç
edilmeleri şartıyla mükellefler tarafından;
- Dış Ticaret Sermaye Şirketlerine,
- Sektörel Dış Ticaret Şirketlerine,
- Yarıdan Fazla Hissesine Sahip Oldukları Şirketlere,
- Kendi Hisselerinin Yarısından Fazlasına Sahip Olan
Şirketlere,
tesliminden doğan yılı içindeki mahsup talepleri,
miktara bakılmaksızın inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat aranılmadan yerine
getirilecektir.
İncelemesiz/teminatsız mahsuben iade uygulaması
aşağıdaki şekilde yürütülecektir:
a) KDV Kanununa göre tecil-terkin uygulanan ihraç kaydıyla
teslimler bu düzenleme dışındadır. Bu bölümdeki düzenleme, yukarıda belirtilen
mükelleflere KDV uygulanarak yapılan indirimli orana tabi teslimlerden doğan
yılı içindeki mahsup taleplerine ilişkindir.
b) Uygulamadan faydalanılabilmesi için malların oldukları
gibi ihraç edilmeleri zorunludur. Bir başka deyişle satışı yapılan indirimli
orana tabi malın, ihraç edilen nihai ürün olması gerekmektedir.
c) İncelemesiz/teminatsız mahsup uygulaması, indirimli
orana tabi işlemlerden, yukarıda kapsamı belirtilen teslimlere isabet eden
kısım için geçerlidir.
İade hakkı önceki bölümlerde de belirtildiği üzere
Bakanlar Kurulunca belirlenen alt sınırın aşıldığı dönemde doğmakta, bu dönemde
alt sınırı aşan kısmın mahsuben iadesi talep edilebilmektedir.
Yılın başından sınırın aşıldığı döneme kadar (bu dönem
dahil) yapılan ve incelemesiz/teminatsız iade kapsamına giren teslim bedelleri
toplamı, aynı dönemdeki indirimli orana tabi bütün işlem bedelleri toplamına
oranlanacak, bu oran sınırı aşan iade tutarına uygulanarak incelemesiz/teminatsız
mahsup edilebilecek tutar hesaplanacaktır.
Alt sınırın aşıldığı dönemden sonra ise sadece o
dönemdeki işlemler için aynı oranlama yapılarak incelemesiz/teminatsız mahsup
tutarı hesaplanacaktır.
İade uygulaması bu Tebliğin (4) numaralı bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde yürütülecektir. Ancak iade talep dilekçesine yukarıda
belirtilen belgelerin yanı sıra,
- İhracatı gerçekleştiren mükelleften, 11/7/2006
tarihli ve 26225 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 99 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (4)
numaralı bölümüne göre alınacak yazı,
- Yılın başından cari döneme kadar aylar itibariyle ve
kümülatif sütunlara da yer verilmek suretiyle, incelemesiz/teminatsız mahsup
kapsamına giren teslim bedelleri, bunlar dışındaki indirimli orana tabi diğer
işlem bedelleri (birden fazla işlem varsa toplamları alınarak tek tutar olarak
ifade edilecektir) ve her ikisinin toplamını gösteren bir tablo,
eklenecektir.
4.4. Mahsup
İşlemi
Bu Tebliğin (4.1.) ve (4.3.) numaralı bölümlerinde
yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsuben iade taleplerinde aşağıdaki şekilde
hareket edilecektir.
a) Ayrım yapılmaksızın indirimli orana tabi bütün
işlemlere ait iade tutarı önceki bölümlerdeki açıklamalara uygun olarak
belirlenecektir.
b) Tutarın 4.000 TL'yi aşmaması halinde mahsup
talepleri, ilgili belgelerin tamamlanması şartıyla incelemesiz ve teminatsız
yerine getirilecektir.
c) İade tutarının 4.000 TL'yi aşması ve teminat
gösterilmesi halinde;
- İncelemesiz/teminatsız mahsup talepleri, ihracatın
gerçekleşmesi beklenilmeden bu Tebliğin (4.1.) numaralı bölümündeki belgelerin
tamamlanıp teminatın gösterildiği tarihte geçerlik kazanacak, alınan teminat
ihracatın gerçekleşip bu Tebliğin (4.3.) numaralı bölümündeki belgelerin ibrazı
üzerine iade edilecektir.
- İncelemesiz/teminatsız mahsuba konu işlemler
dışındaki mahsuben iade talepleri bu Tebliğin (4.1.) numaralı bölümündeki
belgelerin tamamlanıp teminat gösterildiği tarihte geçerlik kazanacak, teminat
vergi inceleme raporu ya da YMM Raporunun ibrazı üzerine iade edilecektir.
d) İade tutarının 4.000 TL yi aşması ve teminat
gösterilmemesi halinde,
- Bu Tebliğin (4.3.) numaralı bölümündeki işlemlerden
kaynaklanan kısımla ilgili mahsuben iade talebi, inceleme raporu ve teminat
aranmaksızın ihracatın gerçekleşip ilgili belgelerin tamamlandığı tarih
itibariyle,
-Diğer kısma ilişkin mahsup talepleri ise; mahsuben
iadenin vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılması durumunda iade talep
dilekçesinin verildiği tarih itibariyle, YMM Raporu ile talep edilmesi halinde
ise YMM Raporunun ibraz edildiği tarih itibariyle,
geçerlik kazanacaktır.
5. Yılı İçinde Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının
yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmı, izleyen yıl içinde mükellefin
isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilebilecektir. İadenin
mahsuben talep edilmesi durumunda mahsuben iade bu bölümdeki açıklamalara göre
yerine getirilecektir.
İade talebi en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait
olup Şubat ayı içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı
içinde verilecek KDV beyannameleri ile yapılabilecektir. Üç aylık vergilendirme
dönemine tabi olan mükelleflerde iade talebi en erken izleyen yılın ilk üç
aylık, en geç üçüncü üç aylık vergilendirme dönemlerine ait beyannamelerle
yapılabilecektir.
İndirimli orana tabi işlemlere ilişkin olup indirim
yoluyla telafi edilemeyen yüklenilen vergi tutarları, yılı içinde mahsup edilen
vergiler dikkate alınmadan, bu Tebliğin (2.2.) bölümündeki açıklamalar
çerçevesinde işlemlerin yapıldığı yılın tamamı için yıllık olarak ve Aralık
dönemi sonu itibariyle hesaplanacaktır.
Bu tutardan yılı içinde mahsup edilen vergiler
düşüldükten sonra kalan kısmın işlemin gerçekleştiği yıl için belirlenen alt
sınırı (2006 yılı için 10.000 TL, 2007 yılı için 10.800 TL, 2008 yılı için
11.600 TL, 2009 yılı için 13.000 TL, 2010 yılı için 13.300 TL, 2011 yılı için
14.300 TL, 2012 yılı için 15.800 TL'yi) aşan kısmı "İade Edilebilir KDV"
olarak hesaplanacaktır. Bu tutar, izleyen yılın Ocak vergilendirme döneminden
iadenin talep edildiği vergilendirme dönemine kadar aradaki dönemlere ait
devreden vergi tutarları ile karşılaştırılmak suretiyle "iade edilecek KDV
tutarı" belirlenecektir.
Bu şekilde hesaplanan KDV alacağının 4.000 TL yi
aşmaması halinde nakden ve/veya mahsuben iade talepleri inceleme raporu,
teminat ve YMM Raporu aranılmadan yerine getirilecek, talep bu bölümün sonunda
belirtilen belgelerin tamamlandığı tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır. Söz
konusu belgelerin veya belgelerde yer alması gereken bilgilerin eksikliği
durumunda 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1/1.2.) bölümündeki açıklamalar
çerçevesinde hareket edilecektir.
İade
talebinin 4.000 TL ve üstünde olması halinde 4.000 TL'yi aşan kısmın nakden
ve/veya mahsuben iadesi vergi inceleme raporu, YMM Raporu veya teminat
karşılığında yerine getirilecektir. İade talebi;
-İade
için aranan diğer belgelerin tamamlanmış olması koşuluyla, iadenin vergi
inceleme raporuna göre sonuçlandırılacağı durumlarda, mahsuben iade talep
edilmiş ise raporun olumlu gelmesi kaydıyla (rapor kısmen olumlu gelmiş ise
olumlu gelen kısım itibarıyla) iade talep dilekçesinin verildiği, nakden iade
talep edilmiş ise vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettiği tarihte,
-Nakden/mahsuben
iadenin YMM Raporu ile talep edilmesi halinde, belgelerin tamamlanıp YMM
Raporunun ibraz edildiği tarihte,
-Nakden/mahsuben
iadenin teminat karşılığı talep edilmesi halinde ise teminatın gösterilip
belgelerin tamamlandığı tarihte
geçerlik kazanacaktır. (KDV
Genel Tebliği Seri No
120 ile değişik)[1]
Yılı içerisinde mahsup edilemeyen KDV'nin iadesi için
bu bölümdeki açıklamalara göre izleyen yılda ayrıca bir iade talebinde
bulunulması gerektiğinden yılı içinde mahsuben iadeye yönelik olarak düzenlenen
YMM Raporunun izleyen yıl talep edilecek nakden/mahsuben iade için geçerliliği
bulunmamaktadır. İzleyen yıl içerisinde yapılacak nakden/mahsuben iade talebi
için ayrıca bir YMM Raporu düzenlenmesi gerekmektedir.
4.000 TL'yi aşan tutarlar için teminat gösterilmesi
halinde teminatın gösterilip belgelerin tamamlanmasından sonra nakden ve/veya
mahsuben iade talepleri yerine getirilecek, teminat vergi inceleme raporu veya
YMM Raporu ile çözülecektir. YMM Raporlarında, 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği
uyarınca iadenin talep edildiği yıl için belirlenen limitler geçerli olacaktır.
Örneğin 2012 yılında gerçekleşen işlemlerle ilgili olarak 2013 yılı içerisinde
yapılacak iade taleplerinde 2013 yılı için YMM Raporu ile azami alınabilecek
iade tutarına ilişkin limitler geçerli olacaktır.
84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1/1.4.) bölümünde
sayılan kurum ve kuruluşların bu kapsamdaki nakden/mahsuben iade talepleri,
yukarıda yer alan belgelerin ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme
raporu, YMM Raporu veya teminat aranmadan yerine getirilecektir.
İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, bu dilekçeye;
- İndirimli orana tabi işlemlerin yapıldığı yılda söz
konusu işlemlere ait alış ve satış faturaları ve benzeri belgelerin listesi,
- Yıllık iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablo,
- Yılı içinde mahsup edilen tutarları aylık olarak
gösteren tablo (bu tabloda yılı içinde mahsubu gerçekleşen tutarların toplamı
da tek satırda gösterilecektir.), (KDV Genel
Tebliği Seri No 120 ile değişik)
- İadenin talep edildiği izleyen yılın ilk döneminden
iadenin talep edildiği döneme kadar aylar itibariyle devreden KDV tutarlarını
gösteren tablo,
eklenecektir.
Bu kapsamdaki nakden ve mahsuben iade taleplerinde 84
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde yer alan ve bu bölüme aykırı olmayan
açıklamalar geçerli olacaktır.
Örnek 4: Mükellef (A) ya, 2010 takvim yılında iade alacağının
13.300 TL'yi aşan kısmı olan 10.000 TL mahsuben iade edilmiştir.
Mükellef 2010 yılının tamamı için iade tutarını 13.300
TL'lik alt sının ve yılı içinde mahsuben iade edilen kısmı dikkate almadan, bu
Tebliğin (2.2.) bölümüne göre 26.700 TL olarak hesaplamıştır. Bu mükellefe 2011
yılında nakden veya mahsuben iade edilebilecek azami tutar [26.700-
(10.000+13.300 )]= 3.400 TL'dir.
Bu mükellef iade alacağını Mayıs 2011 dönemi
beyannamesinde yaptığı beyan ile talep etmektedir.
Mükellefin 2011 yılının Ocak-Mayıs arasındaki
dönemlere ait beyannamelerindeki devreden vergi tutarları aşağıdaki gibidir.
Ocak 2011
14.300
Şubat 2011
14.200
Mart 2011
13.600
Nisan 2011
2.900
Mayıs 2011
4.800
Bu mükellefe yapılacak iade tutarı, devreden verginin
en düşük olduğu Nisan 2011 dönemindeki 2.900 TL ile sınırlıdır.
6. Diğer
Hususlar
6.1.
İndirimli Orana Tabi İşlemleriyle Birlikte Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemleri
Bulunan Mükellefler
KDV beyannamesinde indirimli orana tabi işlemlerin
yanı sıra diğer işlemlerden doğan iade alacaklarının bulunması da mümkündür. Toplam
iade alacağından öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki kendi vergi
borçlarına mahsup yapılacaktır. Bu mahsup işleminden sonra indirimli orana tabi
işlemlere ait bir KDV alacağının kalması halinde kalan tutar, mükellefin
isteğine bağlı olarak sigorta prim borçları ile bu Tebliğin (4.2.) numaralı
bölümünde sayılan diğer borçlarına mahsup edilebilecektir. İndirimli orana tabi
işlemler dışındaki diğer iade hakkı doğuran işlemlerden doğan KDV alacaklarının
mal ve hizmet alımlarına ilişkin borçlara mahsubu mümkün bulunmamaktadır. Bu
nedenle mahsup dilekçesinde;
- İade alacağının, indirimli orana tabi işlemler
dâhil, iade hakkı doğuran işlem türleri itibariyle tutarları,
- Muaccel hale gelmiş kendi vergi borçlarının toplam
tutarı,
- Bu borç tutarının, iade hakkı doğuran işlemlerden
hangilerine ilişkin alacağa mahsup edileceği,
- Bu mahsuptan sonra, indirimli orana tabi işlemlerden
kalacak iade tutarı (A),
- Varsa indirimli orana tabi işlemlere ait olup geçmiş
dönemlerde mahsup edilemeyen iade alacağı (B),
- (A + B) toplamından mal ve hizmet alımlarına ilişkin
borçlara ve/veya sigorta prim borçlarına mahsubu talep edilen tutar,
- İndirimli orana tabi işlemlere ait iade alacağından
bu dönemde mahsup edilemeyen ve gelecek döneme aktarılan iade tutan,
bir tablo halinde yer alacaktır.
İndirimli orana tabi mal ve hizmetlerin aynı zamanda
tam istisna kapsamında teslim ve ifa edildiği durumlarda yüklenilen vergilerden
indirim yoluyla telafi edilemeyenlerin ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar
çerçevesinde iade edilmesi gerekmektedir.
Buna göre indirimli orana tabi mal ve hizmetleri aynı
dönemde hem vergiye tabi hem de tam istisna kapsamında teslim veya ifa eden
mükelleflerin, bu işlemlerle ilgili yüklendikleri vergilerin, iadenin talep
edildiği vergilendirme dönemine ait devreden vergi tutarını aşması halinde
indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade tutarı, işlemlerin toplam
iade miktarı içindeki payı dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Örnek 5: Bir mükellefin Eylül/2011 vergilendirme dönemindeki
iade hakkı doğuran işlemleri ihracat ve indirimli orana tabi teslimlerden
oluşmaktadır. Mükellef, ihracat teslimlerinin bünyesine giren vergiyi 120.000
TL, indirimli orana tabi teslimlerin bünyesine giren vergiyi 80.000 TL olarak
hesaplamıştır.
Buna göre ilgili dönemde iade hakkı doğuran işlemlerin
bünyesine giren toplam vergi tutarı içinde indirimli orana tabi işlemlerin payı
[(80/200)x 100=40] yüzde 40, ihracat istisnası kapsamındaki işlemlerin payı ise
[(120/200)xl00=60] yüzde 60 olacaktır. Bu paylar dikkate alınarak Eylül/2011
vergilendirme döneminde devreden 100.000 TL katma değer vergisinin yüzde 40 ı
olan 40.000 TL si indirimli orana tabi işlemlere ilişkin yılı içinde mahsuben
iade esaslarına göre iade edilecektir.
6.2.
İndirimli Orana Tabi Malların İhraç Kaydıyla Teslimi
KDV Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi ve geçici 17 nci maddesi kapsamında ihraç kaydıyla teslim edilen
malların ihracı üzerine ihraç kaydıyla teslim faturasında hesaplanan ancak
tahsil edilmeyen ve tecil de edilemeyen KDV mükellefe iade edilmektedir. Bu
işlem indirimli orana tabi bir teslim ise hesaplanan KDV tutarını aşan
yüklenimleri de Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre mükellefe iade
edilebilecektir. Bu teslim nedeniyle tecil edilecek KDV çıkması halinde
yüklenilen KDV indirim yoluyla telafi edildiğinden mükellefe Kanunun 29 uncu
maddesinin ikinci fıkrasına göre iade yapılmayacaktır.
Mükellef, 1 No.lu KDV beyannamesinin
"Matrah" kulakçığının "Tevkifat Uygulanmayan İşlemler"
tablosu ile "İhraç Kaydıyla Teslimler" kulakçığının "İhraç
Kaydıyla Teslimlere Ait Bildirim" tablosunda ihraç kaydıyla teslimi beyan
edecektir.
Bu kayıt sonucu, "Tecil Edilebilir KDV",
"İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV"
ve "İndirimli Orana Tabi Malların İhraç Kaydıyla Teslimlerinde İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Yüklenilen KDV Farkı" satırları
e-beyanname programı tarafından hesaplanacaktır.
İhraç kaydıyla teslim nedeniyle hesaplanan ve tecil
edilmeyen KDV'nin iadesi ihracatın gerçekleştiği dönemde beyanname dışında
talep edilecektir.
İndirimli orana tabi işlemlerin ihraç kaydıyla
tesliminde yüklenilen vergi farkının iadesi ise ihracatın gerçekleştiği dönem
beyannamesinde "İstisnalar ve Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
kulakçığının "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosunun 405 kodlu
satırına, ihraç kaydıyla teslimin yapıldığı dönem beyannamesinin ihraç kaydıyla
teslimler tablosundaki hesaplanan KDV, yüklenilen KDV farkı yazılmak suretiyle
talep edilecektir.
Örnek 6: K onfeksiyon imalatçısı (A) ürettiği 100 adet
elbiseyi adedi 100 TL den ihracatçı (B) ye ihraç kayıtlı teslim etmiştir. Bu
teslim için imalatçının düzenlediği faturada 10.000 TL bedel üzerinden 800 TL
KDV hesaplanarak beyan edilecek ancak ihracatçı tarafından bu KDV tutarı
ödenmeyecektir.
(A) nın önceki dönemden devreden KDV tutan 1.500 TL,
bu dönemde indirilecek KDV tutan 1.200 TL olup sadece bu teslime (100 adet
elbise) ilişkin yüklenim KDV tutan ise 950 TL'dir.
Buna göre (A), (B) tarafından elbiselerin ihraç
edildiği dönemde ihraç kaydıyla teslim bedeli üzerinden hesapladığı ve tecil
edemediği 800 TL'nin iadesini ihraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan KDV
tutarları için belirlenen iade esaslanna göre 150 TL'sini de indirimli orana
tabi işlemlerden kaynaklanan iade esaslarına göre talep edecektir.
6.3. Fason
Tekstil ve Konfeksiyon İşlerinde İade Uygulaması
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe indirimli orana tabi
fason işlerden doğan KDV iade alacaklarının yılı içerisinde mahsuben iadesini
talep eden mükelleflerin 2.000 TL'yi aşmayan mahsup talepleri vergi inceleme
raporu, YMM Raporu ve teminat aranmaksızın, 2.000 TL ve üzerindeki mahsuben
iade talepleri ise teminat ve/veya vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine
getirilecektir.
Bu kapsamda işlemleri bulunan mükelleflerin izleyen
yıl içerisinde nakden iade talebinde bulunmaları halinde ise nakden iade
talepleri münhasıran teminat ve/veya vergi inceleme raporu ile yerine
getirilecektir.
Mükelleflerin, KDV iade alacağının tamamı için 6183
sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan cinsten teminat göstermeleri halinde
iade talebi, önceki bölümlerde belirtilen belgelerin ibraz edilmiş olması
şartıyla teminatın gösterildiği tarih itibariyle geçerlik kazanacak, teminat
vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülecektir.
Vergi inceleme raporu sonucuna göre yapılacak
iadelerde; mahsuben iade talepleri mahsup talep dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarih itibariyle, nakden iade talepleri ise vergi inceleme raporunun
vergi dairesine intikal ettiği tarih itibariyle geçerlik kazanacaktır.
6.4.
Süresinden Sonra İade Talebinde Bulunulması
İade alacağının ait olduğu aylık dönemde mahsuben
iadesinin talep edilmesi ihtiyaridir. Bu sebeple indirimli orana tabi işlemleri
bulunan mükellefler hak kazandıkları iade miktannı cari yılın sonraki
dönemlerinde mahsuba konu edebilecekleri gibi, bir sonraki yılda da bu Tebliğin
(4) numaralı bölümündeki açıklamalara göre talep etmeleri şartıyla nakden veya
mahsuben geri alabileceklerdir.
Ancak süresinde iade hakkını kullanmayan mükelleflerin,
daha sonra düzeltme beyannameleri ile iade talebinde bulunmaları mümkün
değildir.
İzleyen yılın Ocak-Kasım dönemlerinde usulüne uygun
olarak iade talebinde bulunan mükelleflerin de talep edilen iade tutarını
artırmak amacıyla, sonraki yıllarda bu dönemlere ilişkin düzeltme beyannamesi
vermek suretiyle iade talebinde bulunmaları söz konusu değildir. Ancak izleyen
yıl içerisinde talep edilen iade tutarının, aynı yıl içerisinde düzeltme
beyannamesi ile artırılması mümkün olup bu şekilde artırılan kısmın iadesi
münhasıran vergi inceleme raporuna göre yerine getirilecektir.
6.5. İade
İşlemi Sonuçlandırıldıktan Sonra İndirimli Orana Tabi İşlemlerin Matrahında
Meydana Gelen Değişiklikler
KDV Kanununun 35
inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden
vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde,
vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı
vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan
vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu
dönem içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin
defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri
hükme bağlanmıştır.
İndirimli orana tabi teslim veya hizmetin
gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi, işlemin
gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem matrahının
değişmesi durumunda bir düzeltme yapılması gerekmektedir.
Bu düzeltme defter kayıtları ve beyanname üzerinde
yapılacaktır. Dolayısıyla vergiye tabi işlemi gerçekleştiren mükellef,
hesapladığı vergiyi, matrahta değişikliğin vuku bulduğu döneme ait e-beyannamenin
"İndirimler" kulakçığı altındaki "103" kodlu "Satıştan
İade Edilen, İşlemi Gerçekleşmeyen veya İşleminden Vazgeçilen Mal ve Hizmetler
Nedeniyle İndirilmesi Gereken KDV" satırına yazmak suretiyle tekrar
indirim hesaplarına alarak düzeltecektir.
Bu çerçevede, indirimli orana tabi bir işleme ait iade
talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran işlemden
vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi durumunda
aşağıdaki şekilde hareket edilecektir.
a) Matrahta değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme
döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde
gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat
edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, gecikme faizi
ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın mükelleften geri alınacaktır.
b) Mükellefin, matrahta değişikliğin vuku bulduğu
dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; indirimli orana tabi işlem
nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden
düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası
ile birlikte mükelleften aranacaktır.
Öte yandan matrahta değişikliğin indirimli orana tabi
malların iade edilmesinden kaynaklanması durumunda;
c) İade edilen malların, iadenin gerçekleştiği
vergilendirme döneminde yeniden satışa konu edilmesi halinde satış daha düşük
fiyattan gerçekleşmişse (iade tutarı artacağından) mahsup işlemi yapılarak
aradaki fark, iadeye konu edilebilecektir. Satış daha yüksek fiyattan gerçekleşmişse
(iade tutarı azalacağından) mahsup işlemi yapılarak aradaki fark mükelleften
tahsil edilecektir.
d) İade edilen malların daha sonraki bir vergilendirme
döneminde satışa konu edilmesi halinde daha önce iade edilen tutar (a) veya (b)
bölümündeki açıklamalara göre mükelleften tahsil edilecektir. Mükellef yeni
işlem nedeniyle genel esaslara göre iade talebinde bulunacaktır.
e) Malların indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği
yılı izleyen yıl içerisinde iade edilmesi durumunda, mükellefe iade edilen tutar,
işlemin gerçekleştiği yıl içerisinde mahsuben iade alınıp alınmadığı hususu da
göz önünde bulundurularak;
- İzleyen yıl içerisinde bu Tebliğin (5) numaralı
bölümüne göre iade talebinde bulunulmuş ancak henüz iade gerçekleşmemişse
iadesi talep edilen tutardan düşülmek suretiyle tahsil edilecek,
- İzleyen yıl içerisinde iade gerçekleşmiş ya da iade
talebinde bulunulmamışsa (a) veya (b) bölümlerindeki açıklamalara göre hareket
edilecektir.
f) İade edilen malların bir daha satışa konu olmayacak
şekilde zayi olması halinde daha önce iade edilen tutar, (a) veya (b) bölümüne
göre mükelleften tahsil edilecektir.
Diğer taraftan KDV Kanununun 30 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zayi olan mallar nedeniyle yüklenilen
vergilerin indirim konusu yapılması mümkün bulunmadığından daha önce indirim
hesaplarına alınan tutarlar indirim hesaplarından çıkarılacaktır.
Örnek 7: Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan
ilaçların ticaretini yapan mükellef (E), 0cak/2011 vergilendirme döneminde KDV
hariç 200.000 TL tutarında indirimli orana tabi ilaç tesliminde bulunmuştur. Bu
satış işlemine ilişkin olarak 16.000 TL KDV hesaplamıştır. Bu işlemle ilgili
olarak mükellefin yüklendiği KDV tutarı 40.300 TL olup, işlemin gerçekleştiği
vergilendirme döneminde indirim yoluyla telafi edilemeyen 24.300 TL, 2011 yılı
için Bakanlar Kurulunca belirlenen alt sınırı (14.300 TL) aştığından, mükellef
10.000 TL'nin iadesini talep etmiş, iade talebi mükellefin kendisine ait vergi
borçlarına mahsup edilmek suretiyle gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu satışa konu malların 100.000 TL'lik kısmı
Nisan/2011 vergilendirme döneminde mükellefe iade edilmiştir.
- Malların bir kısmının iade edildiği Nisan 2011
vergilendirme döneminde, Ocak- Nisan 2011 arasındaki dönemlerde gerçekleşen
diğer indirimli orana tabi işlemler de dikkate alınarak mal iadeleri
düşüldükten sonra iadeye hak kazanılan tutar hesaplanacak ve Bakanlar Kurulunca
belirlenen sınırın aşılıp aşılmamasına göre gerekli düzeltme yapılacaktır.
Buna göre Ocak-Nisan 2011 arasındaki dönemlerde
mükellefin indirimli orana tabi başka tesliminin olmaması durumunda, 100.000 TL
+ 8.000 TL KDV mal iadesi düşüldükten sonra indirimli orana tabi teslim tutarı
200.000 TL +16.000 TL KDV tutarından 100.000 TL + 8.000 TL KDV tutarına
düşecektir. İndirimli orana tabi teslimle ilgili olarak yüklenilen vergi de
40.300 TL'den 20.150 TL'ye düşecektir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergi
ise (20.150 - 8.000=) 12.150 TL'ye düşecektir. Bu tutar da Bakanlar Kurulunca
2011 yılı için belirlenen 14.300 TL'nin altında kaldığından, Ocak 2011
döneminde iade alınan 10.000 TL'nin tamamının Nisan 2011 döneminde düzeltilmesi
ve gecikme faizi ve ceza uygulanmaksızın tahsili gerekecektir.
- Mükellef, Nisan 2011 vergilendirme döneminde iade
edilen mallarla ilgili olarak bu dönemde önceden alman tutarın iadesi için
müracaat etmeyip, Haziran/2011 vergilendirme döneminde vergi dairesine müracaat
etmişse ya da bu durum Haziran/2011 vergilendirme döneminde tespit edilmişse
Ocak vergilendirme döneminde mahsuben iade edilen tutar, Nisan ayından Haziran
ayına kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezasıyla birlikte
mükelleften tahsil edilecektir.
- İade alman mallar, Nisan/2011 vergilendirme
döneminde 80.000 TL + 6.400 TL KDV'ye satılmışsa, iade tutarı yeniden
hesaplanacak, satış fiyatının Ocak 2011 dönemindeki satış fiyatından düşük
olması nedeniyle indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, satış fiyatındaki
azalma nispetinde azalacaktır. Buna göre 100.000 TL + 8.000 TL KDV tutarı
80.000 TL + 6.400 TL KDV'ye düşeceğinden, iadeye hak kazanılan tutar (indirim
yoluyla telafi edilemeyen KDV) 1.600 TL artacaktır. Yapılan yeni hesaplama
neticesinde, Ocak 2011 döneminde iade alman 10.000 TL'ye ek olarak, iadeye hak
kazanılan 1.600 TL Nisan 2011 döneminde iadeye konu edilebilecektir.
- İade alınan malların Nisan 2011 vergilendirme
döneminde 150.000 TL + 12.000 TL KDV'ye satılması durumunda, indirim yoluyla
telafi edilebilecek vergi Ocak 2011'deki satış fiyatıyla Nisan 2011 dönemindeki
satış fiyatı arasında oluşan 50.000 TL olumlu fark nispetinde, (50.000 x %8=)
4.000 TL artacaktır. Ocak- Nisan 2011 arasında mükellefin başka indirimli orana
tabi tesliminin olmadığını varsayarsak toplamda hesaplanan vergi tutarı
(250.000 x %8=) 20.000 TL'ye yükselecek, indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV
tutarı ise (40.300 - 20.000=) 20.300 TL'ye düşecektir. Bu durumda iade
alınabilecek tutar Bakanlar Kurulunca belirlenen alt sınır dikkate alındıktan
sonra (20.300 - 14.300=) 6.000 TL'ye düşecektir. Dolayısıyla indirimli orana
tabi teslim nedeniyle iadeye hak kazanılan tutar, indirim yoluyla telafi edilen
tutar kadar azalacak ve (10.000 - 6.000=) 4.000 TL KDV tutarı Nisan 2011
döneminde gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın geri alınacaktır.
Nisan 2011 vergilendirme döneminde iade alınan ilaçların
kullanım sürelerinin dolması nedeniyle tekrar satışa konu edilemeyerek zayi
olması durumunda, Ocak-Nisan 2011 döneminde indirimli orana tabi başka bir
teslim bulunmuyorsa iade hesaplaması tekrar yapılacak, indirimli orana tabi
teslim tutarı 100.000 TL + 8.000 TL KDV'ye, bu teslime ilişkin yüklenilen vergi
tutarı da 20.150 TL'ye düşecek, dolayısıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen
vergi de (20.150 - 8.000=) 12.150 TL'ye düşecektir. Bu tutar da Bakanlar
Kurulunca belirlenen sınırın altında kaldığından Ocak 2011 döneminde iade
edilen 10.000 TL'nin tamamı, Nisan 2011 döneminde gecikme faizi ve vergi ziyaı
cezası uygulanmaksızın geri alınacaktır. 12.150 TL tutarındaki indirim yoluyla
telafi edilemeyen KDV ise kümülatif hesaplamada sonraki dönemlerde dikkate
alınacaktır.
Ayrıca kullanım süreleri dolduğundan zayi olan söz
konusu mallar nedeniyle yüklenilen vergiler de KDV Kanununun 30 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca indirim hesaplarından çıkarılmak
suretiyle düzeltilecektir.
6.6. Özel Hesap
Dönemi Tayin Edilen Mükelleflerin İade Talepleri
Kazancın tespiti yönünden kendilerine özel hesap
dönemi tayin olunan gelir ya da kurumlar vergisi mükelleflerince indirimli
orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen ancak işlemin gerçekleştiği vergilendirme
döneminde indirim yoluyla giderilemeyen ve yılı içinde de mahsubu yapılamayan
vergilerin bu mükelleflere nakden iadesi, takvim yılı esasına göre yerine
getirilecektir.
6.7. Seyahat
Acentelerinin Durumu
Seyahat acenteleri, geceleme hizmeti vermeyip bu
hizmete aracılık etmektedirler. İndirimli oran uyguladıkları tutarlar,
konaklama işletmesince müşteriye sunulan ve kendileri tarafından müşteriye
aktarılan konaklama hizmet bedeli ile buna ilişkin aracılık hizmet bedelidir.
Bu nedenle seyahat acentelerinin bu işlemlerle ilgili olarak KDV Kanununun
Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında
iade talebinde bulunmaları mümkün değildir.
6.8. Önceki
Yıllara Ait İade Edilmeyen Alt Sınır Tutarları
İndirimli orana tabi işlemlere ilişkin olarak geçmiş
yıllar için belirlenen alt sınırlar, doğrudan cari yıla ilişkin iade hesabına
dâhil edilmeyecek, devreden KDV hesabında muhafaza edilecektir. Dolayısıyla
indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade hesabında alt sınır olarak yalnızca
cari yıl için belirlenen tutarın dikkate alınması gerekmektedir.
7. İade
Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
7.1. Yılı
İçinde İade Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
Yılı içindeki mahsuben iade taleplerinde
"İstisnalar ve Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığmdaki
"Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosundan 406 kodlu satır
seçilecek, satırın "Teslim ve Hizmet Bedeli" sütunu ile "İadeye
Konu Olan KDV'1 sütununa bu Tebliğin (2,1.) numaralı bölümüne göre
belirlenen iade tutarı yazılacaktır.
7.2. Yıllık
İade Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergiler için
izleyen yılda yapılacak iade taleplerinde, "İstisnalar ve Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" kulakçığmdaki "Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" tablosundan 439 kodlu satır seçilecek ve bu satırın "Teslim
ve Hizmet Bedeli" sütununa önceki yıldaki toplam işlem bedeli,
"İadeye Konu Olan KDV" sütununa bu Tebliğin (2.2.) numaralı
bölümündeki açıklamalara göre belirlenen iade tutarı yazılacaktır.
7.3. Yılı
İçerisinde Mahsup Edilemeyen Tutarların Beyannamede Gösterilmesi
İadesi talep edilen tutarlar, iadenin talep edildiği
dönemde "devreden vergi" tutarından çıkarılacaktır. İndirimli orana
tabi işlemin gerçekleştiği yıl içerisinde mahsuben iadesi talep edilen
tutarların da iadenin talep edildiği vergilendirme döneminde devreden vergi
tutarından çıkarılması gerekmektedir. Bu şekilde devreden vergi tutarından
çıkarılıp mahsuben iadesi talep edilen tutarlardan iadesi gerçekleşmeyen
tutarlar, en erken izleyen vergilendirme dönemine; en geç izleyen yılın Ocak
vergilendirme dönemine ait beyannamede, "İndirimler" kulakçığı
altında bu amaçla ihdas edilen 106 No.lu "İndirimli Orana Tabi İşlemlerle
İlgili Mahsuben İadesi Gerçekleşmeyen KDV" satırına yazılmak suretiyle
yeniden devreden KDV tutarlarına dahil edilecek ve daha sonraki iade
taleplerinin hesaplanmasında dikkate alınacaktır. Bu şekilde iadesi
gerçekleşmeyen tutarların devreden KDV hesabına dahil edilmesi, söz konusu
tutarlar itibariyle iade talebinden vazgeçildiğini gösterecektir.
Örnek 8: Müteahhitlik faaliyetinde bulunan (M) firması, 2011
yılının Haziran ve Ağustos vergilendirme dönemlerinde 150 m2 nin
altında konut teslimlerinde bulunmuştur. İndirimli orana tabi söz konusu
teslimleri nedeniyle yüklendiği ancak indirim yoluyla telafi edemediği tutarı,
bu Tebliğin ilgili bölümlerindeki açıklamalara göre hesaplamış ve 2011 yılı
için belirlenen alt sınır olan 14.300 TL'yi düştükten sonra kalan 190.000
TL'lik tutarın mahsuben iadesini Ağustos/2011 vergilendirme döneminde talep
etmiştir. Bu tutarın 152.000 TL lik kısmı, Eylül 2011 döneminde vergi
borçlarına mahsuben iade edilmiştir.
Dolayısıyla mükellefin yılı içinde mahsuben iadesini
talep ettiği 190.000 TL, iadenin talep edildiği Ağustos/2011 vergilendirme
döneminde devreden vergi tutarından çıkarılmıştır.
Bu durumda mahsuben iadesi talep edilip devreden vergi
tutarından çıkarılmakla beraber mahsuben iadesi gerçekleşmeyen 38.000 TL'lik
tutar, en erken Eylül/2011 dönemine, en geç 2012 yılının Ocak vergilendirme
dönemine ait beyannamenin "İndirimler" kulakçığı altındaki 106 No.lu
"İndirimli Orana Tabi İşlemlerle İlgili Mahsuben İadesi Gerçekleşmeyen
KDV" satırına yazılmak suretiyle izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin
iade hesaplarında dikkate alınmak üzere yeniden devreden KDV tutarlarına dahil edilecektir.
8.
Kaldırılan Tebliğler
1- 21/09/1997 tarihli ve 23117 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 64 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin
(II) numaralı bölümü,
2- 14/09/2000 tarihli ve 24170 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 74 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (1)
numaralı bölümü,
3- 23/09/2000 tarihli ve 24179 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 76
Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği,
4- 19/03/2002 tarihli ve 24700 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 85 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A)
bölümü,
5- 11/07/2006 tarihli ve 26225 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 99 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (1)
numaralı bölümü (1.7. ayrımı hariç),
6- 15/11/2006 tarihli
ve 26347 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 101 Seri No.lu Katma Değer Vergisi
Genel Tebliğinin (1)
numaralı bölümü,
7- 30/06/2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 105 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A/2)
bölümü,
8- 28/07/2007 tarihli ve 26596 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 106 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümü,
yürürlükten kaldırılmıştır.
Tebliğ olunur.
Ek1
ÖRNEK: Tarım
aletlerinin ticaretini yapan mükellef (Z) nin, 2011 yılında yapmış olduğu
indirimli orana tabi teslimleriyle ilgili bilgiler aşağıdadır.
1.
Mükellefin Aralık/2010 vergilendirme döneminden devreden vergisi 50.000 TL dir.
2. Şubat/2011
vergilendirme döneminde 2011 yılı için belirlenen alt sınır olan 14.300 TL'lik
tutar aşılmış ve mükellef, bu tutarı aşan 5.700 TL'nin iadesini talep etmiştir.
Bu tutarın tamamı mükellefin kendisine ait vergi borçlarına mahsuben iade
edilmiştir.
Mükellef
yukarıda belirtilen bilgiler çerçevesinde Şubat/2011 vergilendirme dönemi iade
talebi için aşağıdaki tabloyu hazırlayacaktır.
Tablo 1:
DÖNEM
tNDtRİMLİORANATABİ
İŞLEM
FARK (4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
TOPLAM (5+6)
DEVREDEN KDV
CARİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
MAHSUP EDİLECEK KDV
BEDEL
HESAPLANAN KDV
YÜKLENİLEN KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
50.000
2.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
84.000
20.000
5.700
Tablo ile ilgili açıklamalar aşağıdadır.
a) Mükellefin Ocak ayındaki indirimli orana tabi
teslimlerine ilişkin KDV hariç bedel 50.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV
6.000 TL, bu teslim üzerinden hesaplanan KDV 4.000 TL, yüklenilen ve hesaplanan
tutarlar arasındaki fark 2.000 TL'dir. Bu tutar Ocak dönemi devreden KDV
tutarından küçük olduğundan tamamı "Ocak Sonu Kümülatif İade Edilebilir
KDV" olarak hesaplanmıştır.
b) Şubat ayında yüklenilen ve hesaplanan KDV farkı
18.000 TL'dir. Bu tutarın "Ocak Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV"
tutarı ile toplanması ile bulunan 20.000 TL, Şubat sonu devreden KDV tutarı ile
karşılaştırılmış, devreden KDV tutarı yüksek olduğundan 20.000 TL' nin tamamı
"Şubat Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" olarak hesaplanmıştır.
20.000 TL kümülatif tutardır. Bu tutar, Ocak ve Şubat aylarını kapsayan 2 aylık
dönem için hesaplanan toplam iade edilebilir KDV tutan olup Bakanlar Kurulunca
2011 yılı için belirlenen 14.300 TL yi aştığından mükellefin mahsuben iade
hakkı doğmuştur. Bu dönemde mükellef 14.300 TL'yi aşan kısım olan 5.700 TL'nin
mahsuben iadesini talep edip bu tutarı devreden vergi tutarından çıkarmış ve
iadesini talep ettiği tutarın tamamı mükellefin vergi borçlarına mahsuben iade
edilmiştir.
3. Mükellef,
Mart ve Nisan/2011 vergilendirme dönemlerinde indirimli orana tabi herhangi bir
teslimde bulunmamıştır. Dolayısıyla bu dönemlerde iade talebinde bulunulması
mümkün değildir.
4.
Mükellefin Mayıs/2011 vergilendirme döneminde indirimli orana tabi 20.000
TL'lik teslimleri üzerinden hesapladığı KDV 1.600 TL, bu işlemleri nedeniyle
yüklendiği KDV 900 TL olup aradaki 700 TL'lik fark, "Nisan Sonu Kümülatif
İade Edilebilir KDV" tutarından düşülmüş, "Mayıs Sonu Kümülatif İade
Edilebilir KDV" tutarı, ilgili yıl için belirlenen alt sınır (14.300 TL)
ve Şubat/2011 döneminde mahsuben iadesi gerçekleşen (5.700 TL) tutar toplamını
aşmadığı için mükellef iade talebinde bulunmamıştır.
5. Mükellef,
Haziran/2011 vergilendirme döneminde 100.000 TL indirimli orana tabi teslimde
bulunmuş, 15.700 TL iade talep etmiştir.
Mükellef,
Haziran/2011 vergilendirme dönemindeki iade talebine yönelik olarak aşağıdaki
tabloyu hazırlayacaktır.
Tablo 2:
DÖNEM
İNDİRİMLİORANATABİ
İŞLEM
FARK (4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
TOPLAM (5+6)
DEVREDEN KDV
CARİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
MAHSUP EDİLECEK KDV
BEDEL
HESAPLANAN KDV
YÜKLENİLEN KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
50.000
2.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
84.000
20.000
5.700
MART
0
0
0
0
20.000
20.000
90.000
20.000
0
NİSAN
0
0
0
0
20.000
20.000
110:000
20.000
0
MAYIS
20.000
1.600
900
-700
20.000
19.300
112.300
19.300
0
HAZİRAN
100.000
8.000
24.400
16.400
19.300
35.700
125.000
35.700
15.700
Tablo ile ilgili açıklamalar aşağıdadır.
c) Mart ve Nisan vergilendirme dönemlerinde mükellefin
indirimli orana tabi işlemleri bulunmadığı için iade talebinde bulunabilmesi
mümkün değildir. Bu tutar, Mart ve Nisan dönemlerine ait devreden vergi
tutarının da altında kaldığından cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarı
olarak "Şubat Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV Tutan" esas alınarak
"Nisan Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutan 20.000 TL olarak
tespit edilmiştir.
ç) Mayıs vergilendirme dönemindeki indirimli orana
tabi teslimlere ilişkin KDV hariç bedel 20.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV
900 TL, bu teslimler üzerinden hesaplanan KDV 1.600 TL, yüklenilen ve
hesaplanan tutarlar arasındaki fark eksi 700 TL'dir. Bu tutar "Nisan Sonu
Kümülatif İade edilebilir KDV" tutarı olan 20.000 TL'den düşülmüş ve
"Mayıs Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutan 19.300 TL olarak
hesaplanmıştır. Bu dönemde, "Mayıs Sonu Kümülatif İade Edilebilir
KDV" tutarı, ilgili yıl için belirlenen alt sınır (14.300 TL) ve
Şubat/2011 döneminde mahsuben iadesi gerçekleşen (5.700 TL) tutar toplamını
aşmadığı için mükellefin iade talebinde bulunması söz konusu değildir.
d) Haziran vergilendirme dönemindeki indirimli orana
tabi teslimlerine ilişkin KDV hariç bedel 100.000 TL, işlemin bünyesine giren
KDV 24.400 TL, bu teslim üzerinden hesaplanan KDV 8.000 TL, yüklenilen ve
hesaplanan tutarlar arasındaki fark 16.400 TL'dir.
Bu tutar "Mayıs Sonu Kümülatif İade Edilebilir
KDV" tutarı olan 19.300 TL ile toplanmış ve "Haziran Sonu Kümülatif
İade Edilebilir KDV" tutarı 35.700 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar
kümülatif tutar olup bu tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve daha
önce mahsuben iadesi alman tutar toplamı düşülerek
[35.700-(14.300+5.700)]=l5.700 TL'nin mahsuben iadesi talep edilmiş ve bu
tutarın tamamı mükellefin kendisine ait vergi borçlarına mahsuben iade
edilmiştir.
Ayrıca Haziran döneminde iadesi talep edilen tutar,
işlem bedelinin %10'unu aşmakla birlikte Ocak vergilendirme döneminden iadenin
talep edildiği bu döneme kadar azami iade tutarı aşılmadığından iadenin vergi
inceleme raporuna göre yerine getirilmesine gerek bulunmamaktadır.
6.
Mükellefin Temmuz ve Ağustos vergilendirme dönemlerinde indirimli orana tabi
işlemleri bulunmakla beraber diğer işlemleri üzerinden hesaplanan KDV nedeniyle
"Ödenecek Vergisi" çıkmıştır. Dolayısıyla bu dönemlerde ilgili
dönemler itibariyle iade edilebilir KDV tutan yerine "devreden KDV"
tutarı olan "0" esas alınmıştır.
7. Eylül/2011
vergilendirme döneminde "Devreden KDV" tutarı, "Eylül Sonu
Kümülatif İade edilebilir KDV" tutarından düşük olduğundan cari dönem sonu
iade edilebilir KDV tutarı olarak yine devreden vergi tutarı alınmıştır. Bu
tutar, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde mahsuben
iadesi gerçekleşen toplam tutarın (35.700 TL) altında kaldığından mükellef
herhangi bir iade talebinde bulunmamıştır.
8. Mükellefin,
Ekim/2011 vergilendirme döneminde KDV hariç 180.000 TL; Kasım/2011
vergilendirme döneminde KDV hariç 200.000 TL; indirimli orana tabi işlemi
bulunmaktadır. Mükellef, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki
dönemlerde mahsuben iadesi gerçekleşen toplam tutarın (35.700 TL) aşıldığı
Kasım/2011 vergilendirme döneminde, bu toplam tutarı aşan (40.600-
35.700)=4.900 TL'nin mahsuben iadesini talep etmiş, bu tutarın 4.000 TL'Iik
kısmı mükellefin vergi borçlarına mahsuben iade edilmiştir.
Mükellef,
Kasım/2011 vergilendirme dönemindeki iade talebi için aşağıdaki tabloyu
hazırlayacaktır.
Tablo 3:
DÖNEM
İNDİRİMLİORANATABt
İŞLEM
FARK (4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
TOPLAM (5+6)
DEVREDEN KDV
CARİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
MAHSUP EDİLECEK KDV ,
BEDEL
HESAPLANAN KDV
YÜKLENİLEN KDV
(D
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
50.000
2.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
84.000
20.000
5.700
MART
0
0
0
0
20.000
20.000
90.000
20.000
0
NİSAN
0
0
0
0
20.000
20.000
110.000
20.000
0
MAYIS
20.000
1.600
900
-700
20.000
19.300
112.300
19.300
0
HAZİRAN
100.000
8.000
24.400
16.400
19.300
35.700
125.000
35.700
15.700
TEMMUZ
150.000
12.000
18.000
6.000
35.700
41.700
0
0
0
AĞUSTOS
120.000
9.600
14.600
5.000
0
5.000
0
0
0
EYLÜL
150.000
12.000
20.000
8.000
0
8.000
7.000
7.000
0
EKİM
180.000
14.400
30.000
15.600
7.000
22.600
55.000
22.600
0
KASIM
200.000
16.000
34.000
18.000
22.600
40.600
58.000
40.600
4.900
Tablo ile ilgili açıklamalar aşağıdadır.
e) Mükellefin Temmuz ve Ağustos vergilendirme
dönemlerinde indirimli orana tabi işlemleri bulunmakla birlikte diğer işlemleri
nedeniyle ödenecek vergisi çıktığından bu dönemlere ait cari dönem sonu iade
edilebilir KDV tutarı "0" olarak alınmıştır. Bir başka deyişle,
devreden vergi tutarı dikkate alınmıştır.
f) Eylül vergilendirme döneminde indirimli orana tabi
işlemler nedeniyle yüklenilen vergi tutarı 8.000 TL olarak hesaplanmakla
birlikte bu tutar ilgili döneme ait devreden vergi tutarı olan 7.000 TL'den
yüksek olduğundan, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarı yerine yine
devreden vergi tutarı dikkate alınmış olup, "Eylül Sonu Kümülatif İade
Edilebilir KDV" tutarı 7.000 TL olarak hesaplanmıştır.
g) Ekim vergilendirme döneminde indirimli orana tabi
teslimlere ilişkin KDV hariç bedel 180.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV
30.000 TL, teslimler üzerinden hesaplanan KDV 14.400 TL, yüklenilen ve
hesaplanan tutarlar arasındaki fark 15.600 TL'dir. Bu tutar, "Eylül Sonu
Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutarı olan 7.000 TL ile toplanmış ve
"Ekim Sonu Kümülatif İade edilebilir KDV" tutarı 22.600 TL olarak
hesaplanmıştır.
Ancak bu tutar, ilgili yıl için belirlenen alt sınır
(14.300 TL) ve önceki dönemlerde mahsuben iadesi gerçekleşen tutar (21.400 TL)
toplamını (35.700 TL) aşmadığından, mükellefin Eylül ve Ekim vergilendirme
dönemlerinde iade talebinde bulunması söz konusu değildir.
ğ) Mükellef, Kasım vergilendirme döneminde KDV hariç
200.000 TL'lik indirimli orana tabi teslimde bulunmuş olup, bu işlemin
bünyesine giren KDV 34.000 TL, teslimler üzerinden hesaplanan KDV 16.000 TL,
yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki fark 18.000 TL'dir. Bu tutar
"Ekim Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutarı olan 22.600 TL ile
toplanmış ve "Kasım Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutarı 40.600
TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar, 2011 yılı için belirlenen alt sınır ve
önceki dönemlerde mahsuben iadesi gerçekleşen KDV tutarları toplamından büyük
olup, aradaki farkın iadesinin talep edilmesi mümkündür. Mükellef de
[40.600-(14.300+5.700+15.700)]=4.900 TL'nin mahsuben iadesini talep etmiş, bu
tutarın 4.000 TL'lik kısmının mahsuben iadesi gerçekleşmiştir.
9.
Mükellefin, Aralık/2011 vergilendirme döneminde KDV hariç 50.000 TL indirimli
orana tabi teslimi bulunmaktadır.
10.
Mükellef, Aralık vergilendirme döneminde mahsuben iade talebinde bulunmamış, bu
dönemdeki indirimli orana tabi işlemlerinden kaynaklanan KDV nin iadesini,
Kasım/2011 vergilendirme döneminde mahsuben iadesi gerçekleşmeyen tutarla
birlikte izleyen 2012 yılının Şubat vergilendirme döneminde nakden talep
etmiştir. Mükellefin 0cak/2012 vergilendirme döneminde 55.000 TL, Şubat/2012
vergilendirme döneminde de 75.000 TL devreden vergisi bulunmaktadır.
Mükellef,
Şubat/2012 vergilendirme döneminde yapacağı başvuruda aşağıdaki tabloyu
hazırlayacaktır.
Tablo 4:
DÖNEM
İNDİRİMLİORANATABİ
İŞLEM
FARK (4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
TOPLAM (5+6)
DEVREDEN KDV
CARİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI
MAHSUP EDİLECEK KDV'
BEDEL
HESAPLANAN KDV
YÜKLENİLEN KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
50.000
2.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
84.000
20.000
5.700
MART
0
0
0
0
20.000
20.000
90.000
20.000
0
NİSAN
0
0
0
0
20.000
20.000
110.000
20.000
0
MAYIS
20.000
1.600
900
-700
20.000
19.300
112.300
19.300
0
HAZİRAN
100.000
8 uOu
24.400
16.400
19.300
35.700
125.000
35.700
15.700
TEMMUZ
150.000
12.000
18.000
6.000
35.700
41.700
0
0
0
AĞUSTOS
120.000
9.600
14.600
5.000
0
5.000
0
0
0
EYLÜL
150.000
12.000
20.000
8.000
0
8.000
7.000
7.000
0
EKİM
180.000
14.400
30.000
15.600
7.000
22,600
55.000
22.600
KASIM
200.000
16.000
34.000
18.000
22.600
40.600
58.000
40.600
4.090
ARALIK
50.000
4.000
13.400
9.400
40.600
50.000
80.000
50.000
0
YIL İÇERİSİNDE
MAHSUBU GERÇEKLEŞMEYEN İADE TUTARI(KDV
Genel Tebliği Seri No 120 ile değişik)
25.400
Tablo ile ilgili açıklamalar aşağıdadır.
h) Aralık vergilendirme dönemindeki indirimli orana
tabi teslimlere ilişkin KDV hariç bedel 50.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV
13.400 TL, teslimler üzerinden hesaplanan KDV 4.000 TL, yüklenilen ve
hesaplanan tutarlar arasındaki fark 9.400 TL'dir. Bu tutar, "Kasım Sonu
Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutarı olan 40.600 TL ile toplanmış ve
"Aralık Sonu Kümülatif İade Edilebilir KDV" tutan 50.000 TL olarak
hesaplanmıştır.
Bu tutar aynı zamanda 2011 yılına ait kümülatif iade
edilebilir KDV tutarı olup, bu tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve
yıl içerisinde mahsuben iadesi gerçekleşen tutarlar düşülmek suretiyle iade
tutarı, [50.000-(14.300+25.400)]=10.300 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar,
Ocak/2012 ve Şubat/2012 vergilendirme dönemlerindeki devreden KDV tutarlarından
düşük olduğundan iadesi talep edilen tutarın tamamı, talebi doğrultusunda
mükellefe nakden iade edilecektir. (KDV Genel
Tebliği Seri No 120 ile değişik)[2]
[1] Mülga; İade
talebinin 4.000 TL ve üstünde olması halinde 4.000 TL yi aşan kısmın nakden
ve/veya mahsuben iadesi vergi inceleme raporu veya YMM Raporu ile yerine
getirilecektir, iade talebi, iadenin vergi inceleme raporuna göre
sonuçlandırılması durumunda iade talep dilekçesinin verildiği tarih itibariyle,
YMM Raporu ile talep edilmesi halinde ise YMM Raporunun ibraz edildiği tarih
itibariyle geçerlik kazanacaktır.
[2] Mülga; Bu
tutar aynı zamanda 2011 yılma ait kümülatif iade edilebilir KDV tutan olup, bu
tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve yıl içerisinde mahsuben iadesi
gerçekleşen tutarlar düşülmek ve yılı içerisinde iadesi gerçekleşmeyen 900 TL
bu tutara ilave edilmek suretiyle iade tutarı,
[50.000-(14.300+5700+15.700+4.000)]+900=l 1.200 TL olarak hesaplanmıştır. Bu
tutar, 0cak/2012 ve Şubat/2012 vergilendirme dönemlerindeki devreden KDV
tutarlarından düşük olduğundan iadesi talep edilen tutarın tamamı, talebi
doğrultusunda mükellefe nakden iade edilecektir.