Gelir Vergisi Genel Tebliği 164; Zirai ürün alımlarında yapacakları, zirai ürün işleyen veya imalatçı olmamakla beraber zirai ürün alımında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının, ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan zirai ürün, zirai ürün ihraç eden ihracatçıların gelir vergisi tevkifatı ve kiralanan sınai işlemlerde zirai ürün işleyenlerle ilgili mütelselsil sorumluluk
164 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete No 20636 Resmi
Gazete Tarihi 15/09/1990
5.
Zirai Ürün İhraç Eden İhracatçıların Bu Ürünlerin Alımında Yapacakları Gelir
Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
Tasarruflu
Yazılar 1
Kapsam
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesi,
tevkif yoluyla ödenen vergilerde müteselsil sorumluluk esasını getirmiştir. Söz
konusu maddede, mal alım ve satımı dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi
dairelerine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülüklerini yerine
getirmemeleri halinde, bu kişilerle birlikte verginin ödenmemesinden, alım
satıma taraf olanların tümünün müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, 3418 sayılı Kanunla
anılan maddeye eklenen fıkra ile zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım
ve satımına aracılık eden kuruluşlar ve Ticaret Borsalarını, bu mahsullerin
satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu
tutma; söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının
hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirleme konusunda,
Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Bu hükümler çerçevesinde, zirai
ürünlerin alım bedelleri üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı konusunda
uyulacak esaslar yeniden belirlenerek, aşağıda açıklanmıştır.
1. Destekleme Alımı Yapan Kamu
Kurum ve Kuruluşlarının, Zirai Ürün Alımlarında Yapacakları Gelir Vergisi
Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk :
Destekleme alımı yapan kamu kurum
ve kuruluşları (Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri ve benzerleri dahil);
gerek çiftçilerden, gerekse çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan destekleme
kapsamına girsin veya girmesin, satın aldıkları tüm zirai ürünlerin alış
bedelleri üzerinden (işlenmiş olanlar dahil, örnek; elyaf pamuk, yıkanıp
temizlenmiş buğday, elekten geçirilip paketlenmiş mercimek, nohut, kuru
fasulye, kuru kayısı, paketlenmiş meyve ve sebze gibi....) gelir vergisi
tevkifatı yapacaklardır. Tevkif edilen bu vergilerin zamanında ilgili vergi
dairesine yatırılması ile bu kurum ve kuruluşların bu alımlardan doğan vergi
sorumlulukları sona erecektir.
2. Destekleme Alımı Yapmayan, Ancak
Zirai Ürün İşleyen veya İmalatçı Olmamakla Beraber Zirai Ürün Alımında Bulunan
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yapacakları Gelir Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil
Sorumluluk :
Destekleme alımı yapmayan ancak,
zirai ürün işleyerek imalat faaliyetinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile
imalatçı olmamakla beraber zirai ürün alım veya satımında bulunan kamu kurum ve
kuruluşları da zirai ürün alımlarında gelir vergisi tevkifatı yapmak
zorundadırlar.
Bu kuruluşların zirai ürünlerle
ilgili gelir vergisi tevkifatını yapmamaları halinde, ödenmeyen vergi ile buna
bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından kendileri sorumlu olacaklardır.
3. Tevkifat Yapmak Zorunda Olan
Kamu Kurum ve Kuruluşları Dışındaki Kurum, Kuruluş ve Kişilerce Zirai Ürün
Alımında Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinin (A) fıkrasında, vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar aşağıdaki
gibi sayılmıştır.
- Kamu idare ve müesseseleri,
- İktisadi kamu müesseseleri,
- Sair kurumlar,
- Ticaret şirketleri,
- Kooperatifler,
- İş ortaklıkları,
- Dernek ve vakıflar,
- Dernek ve vakıfların iktisadi
işletmeleri,
- Menkul kıymetler yatırım fonu
yönetenler,
- Gerçek gelirlerini beyan etmeye
mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı,
- Zirai kazançlarını bilanço veya
zirai işletme hesabı esasına göre tesbit eden çiftçiler.
Aynı fıkranın 13 numaralı bendinde
ise, çiftçilerden satın alınan zirai ürünlerin alış bedelleri üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, yukarıda sayılan
kurum, kuruluş ve kişiler; çiftçilerden satın aldıkları zirai ürünler için
yaptıkları ödemelerden (avans olarak ödenenler dahil) tevkifat yapmak
zorundadırlar. Ancak, bu tevkifatın yapılmaması halinde, ürünü çiftçiden satın
alanın sorumluluğu olmakla birlikte, bu ürünün daha sonraki safhalarda
alım-satımına taraf olanlar da tevkif yoluyla ödenmeyen vergi ile buna bağlı
ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Diğer bir anlatımla, zirai ürünlerin çiftçi dışındaki kişilerden satış alinması
halinde, ürünü satın alanlar, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatının
yapıldığına kanaat getirirlerse, gelir vergisi tevkifatını
yapmayabileceklerdir. Bu durumda, tevkif yoluyla ödenmesi gereken vergi ile
buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından müteselsilen sorumlu
olacaklardır. Ancak, mükellefler müteselsil sorumluluğun dışında kalmayı tercih
ettikleri takdirde, zirai ürünü kimden satın almış olursa olsunlar, gelir
vergisi tevkifatı yaparak ilgili vergi dairesine yatırmak zorundadırlar.
4. 5590 Sayılı Kanuna Göre Kurulmuş
Bulunan Ticaret Borsalarında Tescil Ettirilerek Satın Alınan Zirai Ürün
Bedellerinden Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş
olan Ticaret Borsalarında Borsada İşlem gören zirai ürünlerin tescil
ettirilerek çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan satın alınması halinde,
Borsada,tescil ettirilerek satın alınan zirai ürünler için, satın alanların
müteselsil sorumluluğu bulunmamaktadır. Borsada tescil ettirilerek,
çiftçilerden satın alınan zirai ürün bedelleri üzerinden tevkif edilerek vergi
dairelerine ödenmesi gereken vergiden, Borsalar, yöneticileri ve zirai ürünü
satın alanlar müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Öte yandan, bu Tebliğin 1, 2 ve 3
üncü bölümlerinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kişi, kurum ve
kuruluşların; çiftçi dışında kalan kişi, kurum ve kuruluşlardan, 5590 sayılı
Kanuna göre kurulmuş bulunan Ticaret Borsalarında tescil ettirerek satın
aldıkları zirai ürün bedelleri üzerinden, gelir vergisi tevkifatı yapmayacaklar
ve müteselsilen de sorumlu olmayacaklardır. Ancak; söz konusu zirai ürünlerle
ilgili olarak daha önce çiftçiden satın alınması esnasında gelir vergisi
tevkifatının yapılmamış olması halinde, tevkif yoluyla ödenmesi gereken vergi
ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından tescil işlemini yapan
borsalar, borsaların yöneticileri ve vergisi tevkif yoluyla ödenmeyen zirai
ürünü Borsaya getirenler de müteselsilen sorumlu olacaklardır.
ÖRNEK 1:
Gerçek usulde vergiye tabi ve
borsaya kayıtlı tacir (A), borsada (B) çiftçisinden 10 ton buğday satın
almıştır.
Tacir (A), (B) çiftçisinden borsada
tescil ettirerek satın aldığı zirai ürünler için gelir vergisi tevkifatını
yapmak ve tevkif ettiği vergiyi ilgili vergi dairesine beyan ederek ödemek
zorundadır. Bu verginin ödenmemesi halinde, ödenmeyen vergiden tacir (A) ile
birlikte, tescil işlemini yapan borsa ve yöneticileri de müteselsilen sorumlu
olacaktır.
ÖRNEK 2:
Borsaya kayıtlı tacir (C), yine
kendisi gibi borsaya, kayıtlı tacir (E)'den, borsaya tescil ettirerek 5 ton
kuru fasulye satın almıştır.
Bu alım-satım işlemi ile ilgili
olarak, borsada alıcı olan tacir (C), borsada tescil ettirerek satın aldığı bu
5 ton kuru fasulye için vergi, tevkifatı yapmayacak, tevkif yoluyla ödenmesi
gereken gelir vergisi ve buna bağlı ceza ile gecikme faizi ve gecikme zammından
müteselsilen sorumlu olmayacaktır.
Ancak, tacir (E), borsaya tescil
ettirerek satışını yaptığı zirai ürün bedelinden, tevkif yoluyla kesilmesi
gereken gelir vergisi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından
tescil işlemini yapan borsa ve borsa yöneticileri ile birlikte müteselsilen
sorumlu olacaktır.
Öte yandan, 5590 sayılı Kanuna göre
kurulmuş olan borsalar ve borsa yöneticileri alım, satımını tescil ettikleri
zirai ürünler üzerinden yapılması gereken vergi tevkifatını sağlamaya yönelik
her türlü tedbire almaya, yetkilidirler.
Borsalar, borsada işlem gören
ürünlerin alış ve satışlarını kişi bazında (cari hesaplarda) izlemek ve Maliye
ve Gümrük Bakanlığına bilgi vermek zorundadırlar.
5. Zirai
Ürün İhraç Eden İhracatçıların Bu Ürünlerin Alımında Yapacakları Gelir Vergisi
Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
Zirai ürün ihraç eden ihracatçılar;
gerek çiftçi, gerekse çiftçi dışındaki kişi, kurum ve. kuruluşlardan
(destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları ile zirai ürün alımında
bulunan kamu kurum ve kuruluşlardan satın alınanlar ile borsada tescil
ettirilerek satın alınanlar hariç) satın aldıkları zirai ürünler için işlenmiş
olanlar dahil olmak üzere gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadırlar.
Zirai ürün ihraç eden
ihracatçıların, aynı zamanda imalatçı olmaları halinde de (zirai ürünün
işlenmesi, örneğin; mercimeğin elekten geçirilip paketlenmesi gibi) yukarıdaki
açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır.
Zirai ürün ihracatçılarının, destekleme
alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları ile zirai ürün alımında bulunan kamu
kurum ve kuruluşlarından veya borsadan zirai ürün satın almaları halinde, bu
ürün bedellerinden vergi tevkifatı yapılmayacak ve bu alımlar nedeniyle de
ihracatçılar müteselsilen sorumlu olmayacaklardır.
ÖRNEK:
Gerçek usulde vergiye tabi
ihracatçı (A), ihraç etmek üzere, (B) çiftçisinden 10 ton buğday, borsaya
kayıtlı (C) tacirinden de borsada tescil ettirerek 20 ton kırmızı mercimek
satın almış ve (C) tacirinden satın aldığı mercimeği temizleterek
paketlemiştir.
İhracatçı (A), borsada tescil
edilmiş olsa dahi; çiftçiden satın aldığı bugday için gelir vergisi tevkifatı
yapacak ve tevkif ettigi bu vergiyi ilgili vergi dairesine beyan ederek
ödeyecektir. İhracatçı (A), borsaya kayıtlı (C) tacirinden borsada tescil
ettirerek satın aldığı kırmızı mercimek için, gelir vergisi tevkifatı
yapmayacağı gibi; tevkifatın yapılmaması dolayısıyla müteselsil sorumluluğu da
söz konusu olmayacaktır.
6. Köy Tüzel Kişiliği ile Türk
Medeni Kanununa Göre Kurulmuş Olan Vakıflarca (Vakıflara Ait İktisadi
İşletmeler Dahil) Satılan Zirai Ürün Bedelleri Üzerinden Yapılacak Gelir
Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk:
Köy tüzel kişiliği veya vakıflardan
veya benzeri kurum ve kuruluşlardan satın alınan zirai ürün bedelleri
üzerinden, bu Tebliğin daha önceki bölümlerinde yapılan açıklamalara göre,
gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.
Zirai ürünlerin, vakıflara veya
benzeri kurum ve kuruluşlara ait, iktisadi işletmelerden satın alınması
sırasında, yukarıdaki açıklamalara göre, satın alanlarca tevkif edilen ve vergi
dairesine ödenen vergiler, Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü maddesi
hükümlerine göre, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden
mahsup edilecektir. Mahsup edilecek miktarın kurumlar vergisi beyannamesi
üzerinden hesaplanan vergiden fazla olması halinde bu tutar, ödenmiş olmak
kaydıyla genel hükümler çerçevesinde, kurumun diğer vergi borçlarına da mahsup
edilebilecektir. Bu mahsuplara rağmen kalan bir tutarın bulunması halinde ise,
bu tutar genel hükümler çerçevesinde iade edilecektir.
Köy tüzel kişiliği ile vakfın ve
benzeri kurum ve kuruluşların veya bunlara bağlı iktisadi işletmelerin kurumlar
vergisine tabi olmayacağı durumlarda ise, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde
yapılan gelir vergisi tevkifatının ödenmiş olması şartıyla, 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri çerçevesinde düzeltilerek red ve
iadesinin yapılacağı tabiidir.
7. Kiralanan Sınai İşletmelerde
Zirai Ürün İşleyenlerle İlgili Müteselsil Sorumluluk:
Bir fabrikayı kiralamak suretiyle
zirai ürünü işleyen mükellefler, çiftçilerden satın aldıkları zirai ürünler
için gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadırlar. Bu kişiler, çiftçi dışındaki
kişilerden satın aldıkları zirai ürünler için yapılması gereken gelir vergisi
tevkifatından da yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde müteselsilen sorumlu
olacaklardır. Ayrıca, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatının yapılmamış
olması halinde, kiralanan sınai işletmenin sahip ve yöneticileri de ödenmemiş
vergi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından müteselsilen
sorumlu tutulacaklardır.
8. Müteselsil Sorumluluğun
Belirlenmesi:
Ziyaa uğratılan veya beyan edildiği
halde ödenmeyen bir gelir vergisi ile buna bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme
zammının müteselsil sorumludan istenebilmesi için, müteselsil sorumlu tutulacak
kişi veya kişilerin ve bu sorumluluğu gerektiren olayın bir vergi inceleme
raporuyla tespit edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla vergi dairesi bir vergi
inceleme raporu olmaksızın müteselsil sorumluluğa dayanarak herhangi bir işlem
yapmayacaktır.
Müteselsil sorumluluğa dayanarak
işlem yapılması istenen vergi inceleme raporlarında, mükellefin ve müteselsil
sorumlunun kim olduğu, niçin müteselsil sorumlu olduğu ve müteselsil
sorumluluğu gerektiren olay, ayrıntılarıyla belirtilecektir.
Ayrıca, söz konusu gelir vergisi
tevkifatı, çiftçilerden satın alınan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden
yapılacağından, ödenmemiş vergi dolayısıyla müteselsil sorumlu tutulacak kişinin,
çiftçilerden satın alınan zirai ürünün alış bedeli üzerinden yapılması gereken
gelir vergisi tevkifatı ile buna bağlı ceza gecikme faizi ve gecikme zammından
sorumlu olacağı açık bir şekilde ortaya konulacaktır.
Ancak, vergi incelemesi sırasında;
satın alınan zirai ürünlerin, çiftçilerden satın alınması safhasındaki alış,
bedelinin tespit edilememesi halinde, aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır:
a) Vergi incelemesine konu olan
ürünün satış fiyatı, resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunuyorsa
inceleme dönemine ilişkin olarak ilan edilen fiyatlar esas alınacaktır (VUK
Madde: 49).
b) Destekleme kapsamında olmayan
ürünler için de inceleme döneminde o ürünün borsada, halde veya pazardaki
alım-satım fiyatları esas alınarak tevkif edilmesi gereken vergi
hesaplanacaktır.
9. Çiftçilerin ve Nihai
Tüketicilerin Müteselsil Sorumluluk Karşısındaki Durumu:
Çiftçilerin, sattıkları zirai
ürünlerin alım bedelleri üzerinden tevkifat yapılmaması, çiftçilerin müteselsil
sorumlu tutulmalarını gerektirmez. Aynı şekilde nihai·tüketicilerin de
müteselsil sorumluluğu söz konusu değildir.
10. Gelir Vergisi Tevkifatının
Yapılmayacağı Durumlar ve Müteselsil Sorumluluktan Kurtulma:
Satın aldığı zirai ürünler
dolayısıyla tevkifat yapmak zorunda olan kamu kurum ve kuruluşlarından ve
borsalardan zirai ürün satın alanların, satın aldıkları bu ürünlerle ilgili
olarak ödenmesi gereken gelir vergisi dolayısıyla müteselsil sorumlulukları
yoktur. Dolayısıyla, söz konusu kurum, kuruluş ve kişilerden satın alınacak
zirai ürünlerin alım bedelleri üzerinden herhangi bir tevkifat yapılması söz
konusu değildir.
Öte yandan, borsada tescil
ettirilerek çiftçilerden satın alınan·zirai ürün bedelleri üzerinden yapılan
gelir vergisi tevkifatının beyan edilerek ödenmemesi halinde, bu vergi ile buna
bağlı ceza, gecikme faizi ve gecikme zammından çiftçiden ürünü satın alanla
birlikte borsa ve yöneticileri de sorumludur.
Borsada tescil edilmeyen veya kamu
kurum ve kuruluşları dışındaki kişilerden zirai ürün satın alanların,
müteselsil sorumluluğun dışında kalabilmeleri için, satın alınan zirai
ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatını yaparak ilgili vergi dairesine
yatırmaları zorunludur.
11. Müteselsil Sorumluluk
Çerçevesinde Tevkif Edilen Vergilerin Mahsubu :
Zirai ürün alımında, gelir vergisi
tevkifatının ilk safhada yapılması esastır. Diğer bir anlatımla tevkifatın,
ürünün çiftçiden alınması safhasında yapılması zorunludur. Ancak, zirai
ürünlerin çiftçi dışındaki kişilerden satın alınması halinde, ürünü satın
alanlar, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatının yapıldığına kanaat
getirmezlerse, müteselsil sorumluluktan kurtulmak için, tevkifat
yapabileceklerdir. Bu uygulamanın mükerrer vergilemeye yol açmaması için tevkif
edilen vergiler; aşağıda belirtilen esaslara göre mahsup edilebilecektir :
a) Çiftçilere Yapılan Ödemelerden
Tevkif Edilen Vergilerin Mahsubu :
Küçük çiftçi muaflığından
yararlanan çiftçiler tarafından satılan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden,
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 13 numaralı bendi uyarınca yapılan
gelir vergisi tevkifatının, çiftçiye veya tevkifatı yapanlara red ve iadesi
mümkün degildir. Küçük çiftçi muaflığından yararlananlar yıllık gelir vergisi
beyannamesi vermediklerinden bu vergi, bu çiftçilerin nihai vergisi olacaktır.
Diğer taraftan, küçük çiftçi
muaflığından yararlanamayan çiftçilerden satın alınan zirai ürün bedeli
üzerinden, aynı madde hükmüne göre yapılan gelir vergisi tevkifatı (ödenmiş
olması şartıyla), bu çiftçilerce, Gelir Vergisi Kanununun 121 inci maddesi
hükmüne göre yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden
mahsup edilebilecektir. Ancak, mahsubu yapılan miktarın hesaplanan gelir
vergisinden fazla olması halinde, mahsup fazlası asgari zirai vergi
sayılacağından, hiç bir şekilde mükelleflere red ve iade edilmeyecektir.
Zirai ürünlerin çiftçilerden satın
alınması sırasında, alış bedeli üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatı, bu
tevkifatı yapmak zorunda olanlar tarafından beyan edilecek ve vergi dairesine
yatırılacaktır. Tevkif edilen ve vergi dairesine yatırılması zorunlu olan bu
vergilerin, zirai ürünü satın alanların vergi borçlarına hiçbir şekilde mahsup
edilmesi mümkün degildir.
Öte yandan, zirai ürün satışı yapan
çiftçilerin, zirai kazancının yanısıra başkaca faaliyetleri nedeniyle kazanç ve
iratlarının da bulunması halinde, zirai ürün bedelleri üzerinden tevkif yoluyla
ödenen verginin, zirai kazanç dolayısıyla verilen yıllık gelir vergisi
beyannamesi üzerinden hesaplanan vergiden fazla olması halinde, mahsup fazlası
yukarida açıklandığı üzere asgari zirai vergi sayılacağından, diğer kazanç ve
iratlar dolayısıyla ödenecek vergiye mahsubu mümkün değildir.
b) Çiftçi Dışındaki Kişi ve
Kurumlarca Yapılan Zirai Ürün Satışlarında, Alıcıların Gelir Vergisi Tevkifatı
Yapması Halinde, Tevkif Edilen Vergilerin Mahsubu :
Zirai ürün alım-satım işi yapan
kişi ve kuruluşların, sattıkları zirai ürün bedelleri üzerinden tevkif edilen
vergiler, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup
edilebilecektir. Bu mahsup işleminin yapilabilmesi için, zirai ürün satışı
nedeniyle kendisine yapılan ödemeden alıcı tarafından tevkif edilen verginin
ödendiğini gösteren belgenin, kesinlikle beyannameye eklenmesi gerekir.
Öte yandan, çiftçiler dışında kalan
kişilerin, sattıkları zirai ürün (işlenmiş olanlar dahil) bedelleri üzerinden
tevkif edilen vergilerin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden fazla
olması halinde bu tutar, ödenmiş olmak kaydıyla genel hükümler çerçevesinde
mükelleflerin diğer vergi borçlarına mahsup edilebilecektir. Bu mahsuplara ragmen
kalan bir tutarın bulunması halinde bu tutar, mükelleflerin müracaatı üzerine
genel hükümler çerçevesinde kendilerine iade edilebilecektir.
Zirai ürün alım-satım işi yapan
kişi ve kuruluşların yukarıda yapılan açıklamalara göre kendilerine yapılan ödemelerden
tevkif edilen vergilerin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya
kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi ve mahsuplar sonunda kalan vergilerin
iade edilebilmesi için ayrıca, kendilerinin satın almış oldukları zirai ürün
bedelleri üzerinden tevkif ettikleri vergilerin de muhtasar beyanname ile beyan
edilerek, ödenmiş olması gerekmektedir.
12. Yıllık Beyannameye Eklenecek
Belge:
Mükellefler, kendilerine yapılan
ödemelerden tevkif edilen vergileri, tevkif edenin adı, soyadı, ünvanı, adresi,
bağlı olduğu vergi dairesi, hesap numarası (Mükellef sicil numarası) ve
kendilerine yapılan ödeme tutarı ile tevkif edilen vergilerin miktarını ve
ödendiği vergi dairelerini bir tablo halinde yıllık beyannamelerine eklemek
zorundadırlar.
Öte yandan mükelleflerin, satın
almış oldukları zirai ürünlerle ilgili olarak tevkif ettikleri vergileri
muhtasar beyanname ile eki tabloyu eksiksiz doldurarak vergi dairesine
yatıracakları tabidir.
13. "Emanet Usulü" Diye
Anılan Usulle Yapılan Zirai Ürün Teslimlerinde Vergi Tevkifatı:
Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun
463 üncü maddesinde, emanet (vedia) aktinin, bir menkul malın aynen geri
alınmak üzere muhafazasını sağlamak için bir kimseye teslimini düzenleyen bir
akit olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, "emanet"in
sözlük anlamı, bir eşyanın, korunmak ve daha sonra aynen geri alınmak üzere
birine ya da bir yere bırakılmasıdır.
Buna göre, bir malın emaneten
birine tesliminden söz edilebilmesi için, bu malın emaneten bırakıldığı yerde
muhafaza edilmesi ve daha sonra da bırakılan malın aynen geri alınması
gerekmektedir.
"Emanet Usulü" adı
verilen usulle zirai ürün teslimlerinde ise, zirai ürün alıcıya teslim
edilmekte, bu ürünün fiyatı ileriki tarihlerde belirlenmekte ve kesin
hesaplaşmada ilerideki bu tarih itibariyle yapılmaktadır. Bu şekilde teslim
edilen zirai ürünün, teslim eden tarafından geri alınması, alıcı tarafından da
iadesi, söz konusu olmamaktadır.
Bu açıklamalara göre, "emanet
usulü" adı verilen usulle zirai ürün teslimlerinde satış, teslim tarihi
itibariyle gerçekleşmektedir. Bu nedenle, bu tür satışların, "emanet
usulü" ile mal teslimi olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, "emanet
usulü" adı altında yapılan zirai ürün teslimlerinde de satış tam anlamıyla
gerçekleşmekte ve vergi tevkifatının da zirai ürünün teslimi tarihinde
yapılması gerekmektedir.
Bu şekilde yapılan zirai ürün
teslimlerinde, tevkifat matrahı, zirai ürünün teslim tarihindeki satış bedeli;
bu bedelin belli olmaması halinde ise emsal bedeli olacaktır. Emsal bedeli,
fiyatı resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan bir ürün ise bu
fiyatlar, destekleme kapsamında olmayan ve dolayısıyla fiyatı resmi
kuruluşlarca tespit edilmeyen bir ürün ise, o taktirde ürünün satın alındığı
anda (teslim alındığı anda) borsada, halde veya pazardaki alım satım
fiyatlarıdır.
Öte yandan, "emanet" adı
verilen usulle teslim edilen zirai ürünlerle ilgili kesin hesabın çıkarıldığı
sırada, daha önce tevkifata tabi tutulan miktarların üzerinde ilave bir
ödemenin yapılması halinde, ortaya çıkan bu fark üzerinden de vergi
tevkifatının yapılacağı tabidir. Bu ödemeyle ilgili olarak düzenlenecek
müstahsil makbuzunda, daha önce tevkifata tabi tutulan kısım, ilgili müstahsil
makbuzuna atıf yapılarak, toplam ödemeden düşülecek ve böylece, ödeme farkı
üzerinden vergi tevkifatı yapılacaktır.
14. Borsa Tescil Beyannamelerinin
Saklanması:
5590 sayılı Kanun uyarınca, borsada
tescil ettirerek ürün satın alanlar, satın aldıkları zirai ürünleri borsalarda
tescil ettirdiklerini, ticaret borsalarınca o ürünün alımı ile ilgili olarak
düzenlenen "Alım-Satım Beyannamesi" ile tevsik edeceklerdir. Bu
beyanname, o ürüne ait fatura veya müstahsil makbuzu ile birlikte Vergi Usul
Kanunu hükümlerine göre muhafaza edilecektir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve bu
Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan genel tebliğ ve yönetmeliklere
göre faturada bulunması gereken bilgilerin yanısıra, aynı Kanunun mükerrer 257
nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, borsada işlem gören
zirai ürün alım-satımı ile ilgili olarak düzenlenecek borsa tescil
beyannamesinin tarih ve numarasının da fatura ve müstahsil makbuzunda ayrıca
gösterilmesi mecburiyeti getirilmiştir.
15. Kaldırılan Tebliğler ve
Yürürlük:
Bu Tebliğ hükümleri 1 Ekim, 1990
tarihinde yürürlüğe girer. Konu ile ilgili olarak daha önce yayımlanan 153,
155, 162 ve 163 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinin bu Tebliğe aykırı
hükümleri, bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
Tebliğ
olunur.