Bankalar, mutad olan faiz, hizmet bedeli, komisyon ve masrafları için dekont yerine aynı bilgileri taşımak şartı ile hesap bildirim cetvelleri düzenlenebilecekleri; sevk irsaliyesi; imalat defteri; İşini Terk Eden Mükelleflerin Belge İbraz Ödevi; Defter Tasdiki
Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği
Seri
No: 246
08.01.1996
tarih ve 22577 sayılı R.G.
Kapsam
Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi
mükellefleri tarafindan düzenlenmesi zorunlu belgeler ile tutulmakta olan
defterlere ilişkin olarak uygulamada ortaya çıkan bazı sorunların çözümlenmesi
ve duraksamaya düşülen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, aşağıdaki
düzenleme ve açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
A - BANKALAR TARAFINDAN DÜZENLENECEK BELGELERE İLİŞKİN
AÇIKLAMALAR:
Resmi Gazetenin 7.9.1995 tarih ve 22397 sayılı nüshasında
yayımlanan 243
sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, bankalar tarafından
düzenlenen dekontlar Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu belgeler
kapsamına alınmış ve bu belgelerde bulunması gereken asgari bilgiler ile
bunların düzenlenmesine ilişkin esaslar belirlenmiştir.
Bu konu ile ilgili olarak Bakanlığımıza yapılan müracaatların değerlendirilmesi sonucunda,
uygulamanın aşağıda açıklanan şekilde yürütülmesi uygun görülmüştür.
1 - Bankalar yaptıkları hizmetler dolayısıyla, lehlerine tahakkuk
eden meblağları 243 sıra numaralı tebliğde açıklanan esaslara göre düzenlenecek
dekontlarla belgelendireceklerdir. Ancak, bankacılık teamüllerine göre bir, üç,
altı ay veya bir yıl gibi belirli hesap devreleri itibariyle, devre sonlarında
düzenlenen hesap bildirim cetvelleri (ekstreler) ile bildirilmesi mutad olan faiz,
hizmet bedeli, komisyon ve masrafları için dekont yerine aynı bilgileri taşımak
şartı ile hesap bildirim cetvelleri düzenlenebilecektir.
2 - Bankalar yaptıkları muamelelere ilişkin olarak lehlerine
doğacak meblağlar için düzenleyecekleri belgelere, 243 sıra numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde açıklanan esaslara göre ayrı bir müteselsil sıra
numarası vereceklerdir. Ancak, banka lehine bir meblağın doğmasını gerektiren
işlemlerin diğer işlemlerden ayrılmasında karşılaşılabilecek güçlükler dikkate
alınarak, bankaların düzenleyecekleri tüm belgelere, ayırım yapılmaksızın tek
seriden müteselsil sıra numarası vermeleri de mümkündür.
Buna karşılık bankalar, düzenleyecekleri belgelere aynı birim kodu
altında, mükerrer sıra numarası verilmemesi için gereken tedbirleri almak
zorundadırlar.
3 - Sıra numarası verildikten sonra işlemden vazgeçilmesi veya
düzenlenen belgede hatalı bilgilere yer verildiğinin anlaşılması halinde
aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.
a) Belgenin hatalı düzenlendiği, işlemin muhasebe kayıtlarına
alınmasından önce tespit edildiği takdirde belge iptal edilecek, ancak iptal
edilen belge muhafaza edilerek talep halinde yetkili mercilere ibraz
edilecektir.
b) Belge muhteviyatının muhasebe kayıtlarına alınmasından sonra
düzeltmenin icap ettiği hallerde ise belge iptal edilmeyip bu kaydı düzeltici
mahiyette yeni bir belgeye istinaden düzeltme kayıtları yapılacaktır.
4 - 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "A
BANKALAR TARAFINDAN DÜZENLENECEK BELGELER" başlıklı bölümünün 4 numaralı
bendinde belirtilen bildirimde; belge düzenleyen birimler itibariyle, birim kod
numarası ve altı aylık dönem itibarıyla düzenlenen ilk ve son belgeye verilen
sıra numaralar kaydedilecek olup düzenlenen belgelerin tek tek listeye dahil
edilmesi söz konusu olmayacaktır.
5 - 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile
dekontların düzenlenmesiyle ilgili olarak belirlenen esasların uygulamasına
ilişkin 1.1.1996 tarihi, bu genel tebliğ ile 1.4.1996 olarak değiştirilmiştir.
B - SİGORTA VE REASÜRANS BROKERLERİNE YAPILAN ÖDEME-LERİN
BELGELENDİRİLMESİ:
Sigorta ve reasürans brokerleri tarafından Bakanlığımıza yapılan
başvurulardan, brokerlerin sigorta ve reasürans şirketlerine yaptıkları
aracılık hizmetleri karşılığında sigorta şirketlerinden aldıkları sigorta
komisyon bedelleri için düzenlenecek belge konusunda bazı tereddütler olduğu
anlaşılmış ve bu tereddütleri gidermek amacıyla aşağıdaki açıklamanın
yapılmasına gerek görülmüştür.
7397 sayılı Sigorta Murakebe Kanununun 37 nci maddesinde, sigorta
sözleşmelerinde sigortalıyı temsil ederek ve sigorta şirketinin seçiminde
tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikelerin sigorta edilmesi için
sigorta sözleşmesi yapmak isteyenlerle sigorta şirketlerini bir araya getiren,
sigorta sözleşmesinin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yapan ve
gerektiğinde bu anlaşmaların uygulanmasında, özellikle tazminatın ödenmesinde
yardımcı olan gerçek ve tüzel kişiler sigorta brokeri, bu işleri sigorta
şirketleri ile reasürans şirketleri arasında yapanlar da reasürans brokeri
olarak tanımlanmıştır.
Sigorta ve reasürans brokerleri tarafından sigorta şirketlerine
sağlanan hizmetler nedeniyle sigorta şirketlerince ödenen komisyon bedelleri
için de sigorta şirketleri tafafından, 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğinde açıklanan usul ve esaslar dahilinde "Sigorta Komisyon
Gider Belgesi"
düzenlenecektir.
Brokerler, bu bedeller için ayrıca fatura düzenlemeyecekler ve bu
bedelleri sigorta şirketleri tarafından kendilerine verilecek sigorta komisyon
gider belgesine istinaden hasılat kaydedeceklerdir.
C - SEVK İRSALİYESİ:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 230 uncu maddesinin 5 numaralı
bendine göre, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı
veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından
taşınması veya taşıtdırılması halinde alıcının sevk irsaliyesi düzenlemesi
zorunludur.
Ayrıca Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bazı mükelleflerin,
başka illerde bulunan satıcılardan sipariş etttikleri malları, telefon, faks
gibi haberleşme araçları yoluyla bağlantı kurdukları taşımacılara
taşıttırdıkları, bu gibi durumlarda alıcı tarafından düzenlenecek sevk
irsaliyesinin araçta bulundurulması açısından fiili imkansızlıkla karşı karşıya
bulunmaları nedeniyle cezaya muhatap oldukları anlaşılmaktadır.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlıgımıza verdiği yetkiye
dayanılarak sevk irsaliyesi ile ilgili olarak aşagıdaki düzenlemeler
yapılmıştır.
1 - Yukarıda açıklandığı gibi, Vergi Usul Kanununun 230 uncu
maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı
tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde sevk irsaliyesinin satıcı
tarafından düzenlenmesi zorunludur.
Malın alıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde ise
sevk irsaliyesi düzenleme zorunluluğu alıcıya aittir. Ancak, alıcı ve satıcının
bu konuda mutabık kalmaları halinde, sevk irsaliyesi satıcı tarafından da
düzenlenebilecektir. Buna göre, satıcının sevk irsaliyesi düzenlemesi halinde
alıcı tarafından ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmeyecektir..
2 - Taşımanın alıcı tarafından yaptırıldığı hallerde, denetimler
sırasında sevk irsaliyesine ilişkin olarak özel usulsüzlük cezası kesilmesini
gerektiren fiillerin tespiti halinde, ceza uygulaması aşağıdaki şekilde
yürüttülecektir.
Yukarıda belirtilen hallerde sevk irsaliyesi düzenleme mecburiyeti
alıcıya ait bulunduğundan, sevk irsaliyesinin düzenlenmediğinin tespiti
halinde, ceza alıcı adına kesilecektir.
Ancak taşıma alıcı tarafından yaptırılmakla birlikte varılan
mutabakat gereği sevk irsaliyesinin satıcı tarafından düzenlenmesi durumunda,
sevk irsaliyesinde tarih, müşterinin adı veya ticaret ünvan, adresi, vergi
dairesi, vergi numarası, malın cinsi ve miktarına ilişkin bilgilerden herhangi
birinin yer almadığının veya yanlış yazıldığının tespit edilmesi halinde, bu
belgeye ilişkin ceza belgeyi
düzenleyen satıcı adına kesilecektir.
Şu kadar ki, denetim sırasında fiilen araçta bulunan malların cins
ve miktarları ile sevk irsaliyesinde yer alan malların cins ve miktarları
arasında tutarsızlık tespit edildiği takdirde ise öncelikle tutarsızlığın
sebebi araştırılacaktır.
Bu araştırma sonucuna göre;
- Düzenlenen sevk irsaliyesine, sevk edilen malların cins ve
miktarlarına ilişkin bilgiler, satıcı tarafından eksik veya yanlış yazılmış ise
ceza, belgeyi düzenleyen satıcı adına kesilecektir.
- Satıcı tarafından sevk irsaliyesi doğru olarak düzenlendiği
halde araca sonradan alıcı, taşıyıcı veya diğer şahıslar tarafından başka
mallar yüklenmiş olmasından dolayı tutarsızlığın ortaya çıktığı durumlarda ise
aracı sonradan yüklenen malları taşıtan adına ceza kesilecektir.
- Denetimler sırasında malların sevk irsaliyesinde belirtilenden
farklı bir güzergahta seyrettiği tespit edilir ise ceza malları taşıtan adına
kesilecektir.
D - İMALAT DEFTERİ:
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanununun 203 üncü maddesinin dördüncü
fıkrasında, "İmalat defterine kaydolunan malumatı ihtiva edecek şekilde
sınai muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade almak şartıyle ayrıca
imalat defteri tutmazlar" hükmü yer almaktadır.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza
verdiği yetkiye dayanılarak, muhasebe işlemlerini sözü edilen Muhasebe Sistemi
Uygulama Genel Tebliğlerinde yer alan 7/A seçeneğine göre izleyen mükelleflerin
imalat defteri tutma mecburiyetleri, 1.1.1996 tarihinden itibaren kaldırılmış
olup, bu hususta izin almak üzere Bakanlığımıza başvurulmasına gerek
bulunmamaktadır.
E - İŞİNİ TERK EDEN MÜKELLEFLERİN BELGE İBRAZ ÖDEVİ:
Bilindiği üzere, Vergi Usul Kanununun 160 ıncı maddesinde yer alan
hükme göre, işini bırakan mükellefler, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye
mecbur olup, aynı Kanunun 168 inci maddesine göre de bu bildirimin olayın vukuu
tarihinden itibaren bir ay içinde yapılması zorunludur.
Bakanlığımıza yansıyan olaylardan, işlerini terk ettiğini vergi
dairesine bildiren mükelleflerce kullanılmamış olarak ellerinde kalan belgeler
ile ilgili işlemler hakkında tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, bu belgelerle
ilgili olarak mükellefler ve vergi daireleri tarafından yapılması gereken
işlemler aşağıda açıklanmıştır.
1 - İşi bırakan mükellefler, Vergi Usul Kanunu uyarınca notere
tasdik ettirmiş veya "Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri
Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmelik"
hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara bastırmış oldukları belgelerden,
kullanılmamış olanlar ile en son kullandıkları ciltleri, işi bırakma
bildiriminde bulunacakları süre içinde bağlı bulundukları vergi dairelerine ibraz
ederek kullanılmamış belgelerin iptal edilmesini sağlayacaklardır.
2 - Belgelerin vergi dairesine ibrazı üzerine, son kullanılan
ciltlere ilişkin olarak, belgenin nev'i, seri ve sıra numarası, en son belgenin
düzenlendiği tarih ile kullanılmamış bulunan ciltlerin ilk ve son seri ve sıra
numaraları bir tutanakla tespit edilecek ve düzenlenen tutanak vergi dairesi
yetkilileri ile mükellef veya vekili tarafından imzalanacaktır.
3 - Bu suretle tespit edilen seri ve sıra numaraları, anlaşmalı
matbaa işletmecileri ile noterler tarafından gönderilen bilgi formlarında yer
alan seri ve sıra numaraları ile karşılaştırılarak kullanılmayan belgelerden
ibraz edilmeyenlerin bulunup bulunmadığı tespit edilecektir.
4 - Mükellellerce vergi dairelerine ibraz edilen kullanılmamış
belgeler, yatay yada dikey kesilmek suretiyle kullanılmayacak şekilde iptal
edilecektir. İptale ilişkin olarak düzenlenen tutanağın bir nüshası muhafaza
edilmek üzere mükellefe verilecek, diğer nüshası ise mükellefin tarh dosyasında
saklanacaktır.
F - DEFTER TASDİKİ :
Bilanço esasına göre defter tutacak birinci sınıf tacirlerin
belirlenmesine ilişkin hadler, 4.1.1996 tarih ve 22513 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 5.12.1995 tarih ve 95/7588 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bir kat
artırılmıştır.
Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı mükelleflerin kanuni
defterlerini tasdik ettirme süresi bitimi olan 31.12.1995 tarihinden sonra
yayımlanmış olduğundan, defter tasdik ettirme süresi bütün mükellefler için
15.1.1996 pazartesi günü mesai saati sonuna kadar uzatılmıştır.
Buna göre, 15.1.1996 tarihi mesai saati bitimine kadar
defterlerini tasdik ettiren mükellefler adına, Vergi Usul Kanununun 352 nci
maddesine göre usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.
Yukarıda sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararının yayımından önce
bilanço esasına göre defter tasdik ettirmiş olup, söz konusu kararda yer alan
hadler ve Vergi Usul Kanununun 179 uncu maddesi hükümlerine göre II. sınıf
tacir sayılanlar, diledikleri takdirde bu tarihe kadar işletme defteri ve
tasdiki zorunlu diger defterlerini tastik ettirebileceklerdir. Ancak bu
mükellefler durumu yazılı olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildireceklerdir.
Tebliğ olunur.