Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (KDV Genel Tebliği)
KATMA DEĞER
VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ
Maliye Bakanlığından: 26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı R.G.
Yürürlük Tarihi: 01.05.2014
24.09.2025' e kadarki değişikliklerin yer aldığı metin için tıklayın
I- MÜKELLEFİYET
A - 1.2 İthalat
A - 3. Teslim Sayılan Haller
C - 2.1.3.3.3. Hurda ve Atık Teslimi
2.1.3.3.4. Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt, Cam
Hurda ve Atıklarından Elde Edilen Hammadde Teslimi
II. İSTİSNALAR
A. İhracat İstisnası
1.1.3. İhraç Edilen
Malların Geri Gelmesi
1.2.
Türkiye'de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar (Bavul Ticareti)
2.
Hizmet İhracı
4.
Serbest Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetler
5. Yolcu
Beraberi Eşya (Türkiye'de İkamet Etmeyenlere KDV
Hesaplanarak Yapılan Satışlar)
6. Türkiye'de İkamet
Etmeyen Taşımacılar ile Fuar, Sergi, Panayır Katılımcılarına Yapılan Teslim ve
Hizmetlerde İstisna
8. İhraç
Kaydıyla Teslimlerde Tecil-Terkin Uygulaması
9. Dahilde İşleme ve
Geçici Kabul Rejimleri Kapsamında İhraç Edilecek Malların Üretiminde Kullanılan
Girdilerin Temininde Tecil-Terkin Uygulaması
B. Araçlar, Kiymetli Maden Ve
Petrol Aramaları İle Ulusal Güvenlik Harcamaları Ve Yatırımlarda İstisna
5. Yatırım Teşvik Belgesi
Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna
5.3.Finansal
Kiralama Yoluyla Makine-Teçhizat Alımlarında Uygulama
11.1. Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübre Teslimleri 319/5-2
11.3. Yem Teslimleri
17. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna 319/4
C - 1. Transit ve Türkiye ile
Yabancı Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna
2. İhraç Malı
Taşıyan Araçlara Motorin Teslimlerinde İstisna
D. İthalat İstisnası
2. Gümrük
Kanununa Göre Gümrük Vergisinden Muaf veya Müstesna Olan Eşya
E. İndirim Ve
İade Hakkı Tanınan Diğer İstisnalar
F - 4.7.2. Metal, Plastik, Kâğıt, Cam
Hurda ve Atıkların Teslimi
4.14. Gümrüklü
Alanlarda Yapılan Bazı Hizmetler
G - Geçici Maddelerde Yer Alan İstisnalar
lll. MATRAH, NİSPET VE İNDİRİM
A- 2. İthalatta Matrah
4.2.
Altın ve Gümüşten Mamul Eşya Teslimleri
5.3.
Kur Farkları
B- Oran
C- İndirim
IV - KDV İADESİNDE ORTAK HUSUSLAR
A 1.5. DİİB Sahibi
Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV
2. Mahsup Yoluyla İade
B. İndirimli Teminat Uygulaması Sistemi (İTUS)
C. Hizlandirilmiş İade Sistemi (HİS)
D. Diğer Hususlar
E. Özel Hususlar
V. VERGİNİN TARHI VE ÖDENMESİ
VI. USUL HÜKÜMLERİ VE ÇEŞİTLİ HUSUSLAR
Bu Tebliğin
konusunu, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV)
Kanunununilgili maddeleri ile 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun geçici
16 ncı ve4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 120 nci
maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde bu ve diğer
Kanunlarda yapılan düzenlemeler ile 3065 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin
açıklamalar oluşturmaktadır.
I- MÜKELLEFİYET
A. VERGİNİN KONUSU
1.Verginin Konusunu Teşkil
Eden İşlemler
KDV'nin konusuna giren
işlemler, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya
hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye'de ticari, sınai,
zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya
aynı maddede belirtildiği üzere, "diğer" faaliyetler kapsamında yapılmaları
gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye
tabidir.
Ayrıca maddenin
üçüncü fıkrasında;
- Bu faaliyetlerin kanunların veya
resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,
- Bunları yapanların
hukuki statü ve kişiliklerinin,
- Türk tabiyetinde bulunup
bulunmamalarının,
- İkametgâhı
veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup
olmamasının,
işlemlerin mahiyetini
değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre dar mükellef,
tam mükellef, özel, resmi ayrımı yapılmaksızın, işlemin Türkiye'de yapılması
şartıyla, söz konusu işlemleri kim yaparsa yapsın vergilendirilir. Ayrıca diğer
vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnalar bu Kanuna göre geçerli değildir.
Örneğin;
kurumlar vergisinden muaf tutulan herhangi bir kişi veya kuruluş, KDV'ye tabi
bir işlem yapmışsa, işlemin 3065 sayılı Kanuna göre istisna edilmemiş olması
şartıyla vergilendirilir.
3065 sayılı Kanunun
1 inci maddesine göre vergiye tabi tutulacak mal teslimleri ile hizmet
ifalarının kapsam, mahiyet ve özellikleri aşağıda açıklanmıştır.
1.1. Ticari, Sınaî, Zirai
Faaliyet ve Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim ve Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
(1/1) inci maddesine göre Türkiye'de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest
meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabidir.
Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise bu faaliyetlerin devamlılığı,
kapsam ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi
Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre;
- Gelir Vergisi Kanununa göre
ticari, sınaî,
zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetler vergiye tabidir. Ayrıca Gelir Vergisi Kanununa göre faaliyeti ticari
sayılan esnafın teslim ve hizmetleri de verginin konusuna girer.
-Bu faaliyetlerden devamlılık arz
edenler vergiye tabidir. Arızi faaliyetler çerçevesinde yapılan teslim ve
hizmetler ise vergiye tabi tutulmaz. Ancak 3065 sayılı Kanunun 1/3-h maddesi
hükmüne göre ihtiyari mükellefiyet şeklinde vergilendirilmelerini isteyen
mükelleflerin teslim ve hizmetleri vergiye tabidir.
1.2. İthalat
3065
sayılı
Kanunun (1/2)nci maddesi uyarınca, her türlü mal ve hizmet ithali vergiye
tabidir. 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin son fıkrası uyarınca ise
ithalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzel kişi
tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesi,
özellik taşıması vergilendirmeye tesir etmez.
1.3. Diğer
Faaliyetlerden Doğan Teslim ve Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
1/3 üncü maddesinde sayılan işlemler ((g) bendi hariç), ticari, sınai, zirai
faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmasalar bile verginin
konusuna girerler. Bunlar maddede yer alan bent numaraları itibarıyla aşağıdaki
gibidir:
a) 3065 sayılı Kanunun
(1/3-a) maddesine göre, PTT ile diğer posta ve haberleşme kuruluşları
tarafından yapılan; posta, telefon, telgraf, teleks ve buna benzer haberleşme
hizmetleri ile gazete, dergi, kitap, paket, koli taşıma ve dağıtım hizmetleri,
havale işlemleri ile bunlara benzer diğer işlemler vergiye tabi tutulur.
Aynı şekilde
TRT ile diğer kuruluşlar tarafından yapılan radyo ve televizyon hizmetleri de
vergiye tabidir.
Bu hüküm, ticari nitelikli
olmayan posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetlerle radyo ve
televizyon hizmetlerini kapsamaya yöneliktir. Ticari nitelikte yapılan söz
konusu hizmetler, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan hizmet olarak her
halükarda 3065 sayılı Kanunun (1/1)inci maddesine göre vergiye tabi tutulur.
b) Spor-Toto, Piyango (Milli
Piyango dâhil), at yarışları
ve bunlara benzer diğer müşterek bahis ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve
oynanması da bunları tertipleyen ve oynatanların hukuki durumlarına
bakılmaksızın vergiye tabidir.
3065 sayılı Kanunun 23
üncü maddesine göre bu türden işlemlerde matrah, oyuna ve piyangoya katılma
bedeli (Spor-Toto'da doldurulan kolon başına alınan ücret ve kupon bedeli);
mükellef ise 3065 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre oyunları tertip
edenlerdir.
Buna göre, Spor-Toto oyununda
mükellef Spor-Toto Teşkilat Başkanlığı, Milli Piyangoda Milli Piyango Genel Müdürlüğüdür.
Bu nedenle Spor-Toto ve Milli Piyango bayileri bu işleri nedeniyle mükellef
sayılmazlar.
c) Profesyonel sanatçıların yer
aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif
faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi ve gösterilmesi
KDV'ye tabidir.
Madde hükmünden anlaşılacağı
üzere amatör nitelikli faaliyetler vergi dışında tutulmuştur. Amatör ve
profesyonel ayırımının, sanatçı veya sporcunun bu faaliyetleri karşılığında
gelir elde edip etmemesine göre yapılması gerekir.
Profesyonel terimi, bir
kişinin mesleğini amatör gibi zevk için veya heves dolayısıyla değil de kazanç
sağlamak ve geçimini temin etmek amacıyla yapmasını; konser kavramı ise, genel
veya özel bir toplantıda herhangi bir müzik türünde ve herhangi bir çalgıyla
veya sesle veya her ikisi ile birlikte yapılan müzik icrasını ifade eder.
Eğer sporcu
ve sanatçı söz konusu faaliyetleri nedeniyle gelir elde ediyorsa
profesyoneldir. Bu faaliyetini belli bir menfaat karşılığında yapmaktadır.
Dolayısıyla amatör ve profesyonel ayırımı yapılırken sporcu ve sanatçıların
katıldıkları gösteri, konser, maç, yarış ve benzeri organizasyonlar nedeniyle
ferdi olarak veya bağlı bulunduğu kurum, kuruluş, organizasyon, kulüp veya
benzeri teşebbüsler aracılığı ile belli bir gelir elde edip etmediğine
bakılmalıdır.
Ayrıca ticari
bir organizasyon içinde yapılan faaliyetlerin tamamı gelir sağlayıcı nitelikte
olduğundan, bu tür faaliyetler herhangi bir ayırım yapılmaksızın 3065 sayılı
Kanunun (1/1) inci maddesindeki genel hükme göre vergilendirilir.
d) 3065 sayılı Kanunun
(1/3-d) maddesine göre, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan
satışlar vergiye tabidir. Müzayede yapılan yerin, münhasıran müzayede yapımına
tahsis edilmiş olup olmaması durumu değiştirmez. Bu tür satışlarda vergi kesin
satış bedeli üzerinden hesaplanır.
e) 3065 sayılı Kanunun
(1/3-e) maddesi uyarınca, boru hattı ile ham petrol, gaz ve bunların
ürünlerinin taşınması da vergi kapsamına alınmıştır. Bu tür taşıma işinde
mükellef, petrol boru hatlarını işletenler, matrah ise taşıma bedelidir.
f) 3065 sayılı Kanunun
(1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen
mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı
sahipleri veya kiracıları tarafından kiralanması işlemleri verginin konusuna
girer.
g) 3065 sayılı Kanunun
(1/3-g) maddesi uyarınca,genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel
bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların
teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü
mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya
işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya
tabi diğer müesseselerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve
hizmetleri vergiye tabi tutulur.
h) Rekabet eşitsizliğini
gidermek maksadıyla, isteğe bağlı mükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek
teslim ve hizmetler de 3065 sayılı Kanunun (1/3-h) maddesinde vergiye tabi
işlemler arasında sayılmıştır.
Bu bent, verginin konusuna
girmeyen bazı
işlemleri yapan kişilerin de diledikleri takdirde ihtiyari olarak mükellef
olabilmelerine imkân tanımak amacıyla düzenlenmiştir.
Bu şekilde mükellef olanlar,
belge düzenleme, saklama, ibraz, beyanname verme ve benzeri hususlarda, 3065
sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen diğer ödevleri
yerine getirir.
2. Teslim
3065 sayılı Kanunun
2 nci maddesine göre teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya
onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya onun adına hareket edenlere
devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği
yere veya kişilere tevdii de teslim hükmündedir.
Malın alıcıya
veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin
başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimidir.
Teslim fiilinin tamamlanması için malın
gönderildiği yere mutlaka varması veya bu gönderme veya tevdiinin alıcıya
ulaşması şart değildir. Alıcının bilgisi dışında dahi olsa, malın alıcı adına
hareket eden bir kişiye, mesela alıcının memuru veya vekiline veya gönderilmek
üzere nakliyeci veya sürücüye tevdii halinde de teslim gerçekleşmiş sayılır.
3065 sayılı Kanunun
(2/2)ncimaddesine göre, bir malın birden fazla kişi arasında zincirleme akit
yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin doğrudan son alıcıya devredilmesi
halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların her biri ayrı birer teslim
sayılır.
3065 sayılı Kanunun
(2/3) üncü maddesinegöre su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri
şekillerdeki dağıtımlar da mal teslimidir.
3065 sayılı Kanunun
(2/4) üncü maddesine göre kap ve ambalajlar ile döküntü ve tali maddelerin geri
verilmesinin mutat olduğu veya bunların yerine aynı cins ve mahiyette kap ve
ambalajlar ile döküntü ve tali maddelerin geri verilmesi hallerinde teslim,
bunlar dışında kalan şeyler itibarıyla yapılmış sayılır.
Örnek: Çiftçilerin şeker
fabrikalarına teslim ettikleri şeker pancarı karşılığındafabrika, pancar bedeli
dışında çiftçiye ayrıca bedelsiz küspe de veriyorsa, küspenin çiftçiye
verilmesi teslim sayılmaz. Ancak teslim alınan şeker pancarı karşılığı
verilmeyen (yani verilmesi mutat olmayan), diğer bir deyişle çiftçiye istihkakı
dışında bir bedel karşılığı satılan küspenin, çiftçiye verilmesi teslim sayılarak
vergilendirilir. Aynı şekilde küspe ve diğer tali maddelerin çiftçi
dışındakilere teslimi de vergiye tabi olacaktır.
3065 sayılı Kanunun
(2/5) inci maddesine göre trampa, iki ayrı teslim hükmündedir. Trampada bir
malın karşılığını diğer bir mal teşkil etmektedir. Teslimin tayininde bedelin
cinsi, hatta bir bedelin bulunup bulunmaması önemli değildir. Trampada malların
mülkiyeti karşılıklı olarak el değiştirdiğinden her iki taraf için de teslim
gerçekleşmiş sayılır. Bu durumda matrah trampa edilen malların her birinin
emsal bedeli olur. Ancak, arsa karşılığı
inşaat işlerine ilişkin matrahın tespitinde, 3065 sayılı Kanunun 27 nci
maddesinin 6 ncı fıkrası dikkate alınır. Kısmi trampada yani trampa edilen
mala karşılık bir malla birlikte başka şeyler de alınması halinde, bunlar da
vergiye tabi tutulur.
Malın tasarruf
hakkının mutlaka bir bedel karşılığı devredilmesi şart değildir. Bedelsiz
teslimler de (hibe gibi) vergiye tabidir. Bu gibi durumlarda matrah,3065 sayılı
Kanunun 27
nci maddesi uyarınca emsal bedeli olur.
3. Teslim Sayılan Haller
Teslim konusundaki
tereddütleri gidermek amacıyla 3065 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, bazı
özel hallerin de teslim sayılacağı hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Kanunun
(3/a)maddesine göre;
- Vergiye tabi malların her ne
suretle olursa olsun vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden
çekilmesi,
- Vergiye tabi malların işletme
personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesi,
teslim sayılarak
vergiye tabi tutulur.
Örnek:Akaryakıt ticareti
ile uğraşan bir şahsın,satmak amacıyla aldığıbu akaryakıtın bir kısmını özel
otomobilinde kullanması veya ticaretini yaptığı dayanıklı tüketim mallarından
bir kısmını kendi şahsi ihtiyacında kullanmak üzere işletmeden çekmesi veya
ücret, ikramiye, hediye, teberru gibi adlarla işletme personeline vermesi de
teslim sayılarak vergiye tabi tutulur.
Bu gibi hallerde işletmeden
çekilen değerlerin 3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesine göre emsal bedeli ile
değerlendirilmesi gerekir.
3065 sayılı Kanunun
(3/b)maddesinegöre, vergiye tabi malların, üretilip teslimi vergiden istisna
edilmiş olan mallar için her ne suretle olursa olsun kullanılması veya sarfı da
teslim sayılır.
3065 sayılı Kanunun
(3/c)maddesinde, mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda, zilyetliğin
devri de teslim sayılmıştır. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda
alıcıya teslim edilen taşınır malın mülkiyeti satıcının üzerinde bırakılır.
Malın zilyetliğinin devredildiği, ancak mülkiyet naklinin daha sonra
gerçekleştirildiği bu tür satışlarda vergileme için genel teslim tanımındaki
esaslara göre mülkiyetin devrini beklemek, verginin uzun süre alınmaması gibi
bir sonuç doğurur. Bu nedenle mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan satışlarda
zilyetliğin devri anında teslim, dolayısıyla vergiyi doğuran olay meydana
gelmiş sayılır.
4. Hizmet
Verginin konusunu teşkil eden
işlemlerden biri olan hizmet,3065 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde "teslim ve
teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir" şeklinde
tanımlanmıştır. Bu işlemler; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal
etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek,
kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebilir.
Maddede hizmet dolaylı bir
şekilde tanımlanmış, hizmet sayılan bazı işlemler belirtilmiş ve bunlara
benzeyen işlemlerin de hizmet sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle hizmet,
belli bir tanım ve bilinen bazı işlemlerle sınırlandırılmamıştır.İleride
değişik şekillerde ortaya çıkması muhtemel işlemler de genel tanım ve verilen
örneklere nitelik ve mahiyet itibarıyla hizmet olarak değerlendirilebilir.
3065 sayılı Kanunun
(4/2)maddesinegöre, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya hizmet
olması halinde, bunların her biri ayrı birer işlem sayılır ve hizmet veya
teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergiye tabi tutulur.
5. Hizmet Sayılan Haller
3065 sayılı Kanunun 5
inci maddesine göre, vergiye tabi bir hizmetten işletme sahibinin, işletme
personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması da hizmet
sayılarak vergiye tabi tutulur.
6. İşlemlerin
Türkiye'de Yapılması
3065 sayılı Kanunun
1 inci maddesine göre, Türkiye'de yapılan ve maddede sayılan mal teslimleri ve
hizmet ifaları vergiye tabidir. Madde metninden anlaşılacağı üzere bir işlemin
KDV'ye tabi olması için;
- İşlemlerin,
Türkiye'de yapılmış olması ve
- İşlemlerin,
3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki şartları taşıyanmal teslimleri ve
hizmet ifaları olması,
gerekir.
İthalat ise başka bir şart
aranmaksızın verginin konusuna girer.
3065 sayılı Kanunun
6 ve 7 nci maddelerinde, hangi işlemlerin Türkiye'de yapılmış sayılacağı hükme
bağlanmıştır. Buna göre;
- Mal teslimlerinde malların teslim
anında Türkiye'de bulunması,
- Hizmet ifalarında ise
hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması,
hallerinde işlemler Türkiye'de
yapılmış sayılır.
3065 sayılı Kanun,
işlemlerin Türkiye'de yapılmasını mal teslimleri, hizmet ifaları ve
uluslararası taşımacılık yönünden ayrı esaslara bağlamıştır.
6.1. Mal Teslimlerinin
Türkiye'de Yapılması
3065 sayılı Kanunun
(6/a) maddesi hükmü ile mal teslimlerinde malların teslim anında Türkiye'de bulunması,
işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için yeterlidir.
Mal teslimlerinde, mal teslim
eden şahsın uyruğuna bakılmaksızın, teslim Türkiye sınırları içinde yapılmışsa
vergiye tabidir. Türkiye dışında yapılan mal teslimleri ise verginin konusuna
girmez.Dolayısıyla bir Türk vatandaşının Türkiye dışındaki mal teslimleri
verginin konusuna girmez, yabancı uyruklu bir şahsın Türkiye içinde yaptığı mal
teslimleri ise vergiye tabi tutulur.
6.2. Hizmetin Türkiye'de Yapılması
Hizmet ifalarında işlemin
Türkiye'de yapılmış sayılması için, 3065 sayılı Kanunun (6/b) maddesine göre
hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir.
Hizmetin Türkiye'de yapılmış
sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan
herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir
diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede
faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi
olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de
faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.
6.3. Uluslararası Taşıma
İşleri
3065 sayılı Kanunun
7 nci maddesine göre, Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık
ile transit taşıma işlerinde, hizmetin (taşıma işinin) iç parkura isabet eden
kısmı Türkiye'de yapılmış sayılır.
Bu hüküm ile Kanunun 1 inci
maddesindeki Türkiye'de yapılan işlemlerin vergiye tabi olacağı hükmü
birlikte değerlendirildiğinde, uluslararası taşıma işlerinin sadece iç parkura
isabet eden kısmı vergilendirilir. Uluslararası taşıma işlerinin iç parkur
dışına isabet eden kısmı ise verginin konusuna girmez. İç parkur, Türkiye'nin
siyasi sınırları içindeki alandır.
B. VERGİNİN KONUSU
İLE İLGİLİ ÇEŞİTLİ HUSUSLAR
1. Kap ve Ambalaj Maddelerinin
Vergilendirilmesi
3065 sayılı Kanunun
(2/4) üncü maddesine göre, kap ve ambalajların geri verilmelerinin mutat olduğu
hallerde teslim, bunlar dışında kalan şeyler itibarıyla yapılmış sayılır.
Buna göre, geri verilmesi
mutat olan ambalaj maddelerinin içine konuldukları maddelerle birlikte
tesliminde vergi, asıl maddenin bedeli üzerinden hesaplanır. Bu durumda,
ambalaj maddesi verginin kapsamına girmediğinden vergiye tabi tutulmaz.
Diğer bir
anlatımla, kap ve ambalaj içine konulan maddelerin el değiştirmesinde, geri
verilmeleri mutat olmak şartıyla kap ve ambalajlar teslim edilmiş yani
mülkiyeti devredilmiş sayılmaz, kap ve ambalajlara ait tutarlar teslim bedeline
dahil edilmez. Ancak kap ve ambalajların boş olarak veya içlerine konulan madde
ile birlikte geri dönmeyecek şekildeki teslimleri vergiye tabidir. Geri dönmek
üzere teslim edildiği halde geri dönmeyeceği kesinlik kazanan kap ve ambalajlar
için de geri dönmeyeceğinin kesinlik kazandığı tarih itibarıyla KDV uygulanması
gerekir.
Ambalajlanarak satılması mutat
olan maddelerin tesliminde, faturada ambalaj için ayrıca bir bedel
gösterilmemesi, bir diğer ifade ile teslim bedelinin ambalaj maddesine ait
tutarı da içine alacak şekilde tek tutar olarak gösterilmesi gerekir. Bu durumda
ambalaj malzemesi, asıl maddenin tabi olduğu şartlara göre vergilendirilir.
Diğer bir anlatımla, asıl madde indirimli oranda vergiye tabi ise bu teslimin
tamamı için indirimli oran uygulanır.
Örnek:Sandıklarla
yapılan limon satışında, sandıkların geri alınmasının mutat olmadığı hallerde,
kesilen limon faturası sandık bedelini de kapsar. Böyle bir durumda, sandık
bedellerinin faturada ayrıca gösterilmesi söz konusu değildir.
Kap veya ambalajların geri
verilmesinin mutat olduğu hallerde, satıcı bu maddeleri aktifleştirerek
amortismana tabi tutar.
Örneğin; tüpgaz
satışlarında boş tüpün geri verilmesi mutat bir olaydır. Çünkü boş tüpü, satıcı
firma aktifleştirerek amortismana tabi tutmaktadır.
2. Kamu Kurum ve Kuruluşları,
Dernek ve Vakıflar ile Mesleki Kuruluşların Vergilendirilmesi
2.1. Genel Olarak
3065 sayılı Kanunun
(1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli
idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil
ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki
kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen,
kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir.
Gelir Vergisi Kanununun 70
inci maddesi kapsamına
giren mal ve hakların kiralanması işlemleri Kanunun (1/3-f) maddesine göre
KDV'ye tabidir. Ancak yukarıda sayılan kuruluşların, iktisadi işletmelerine
dahil olmayan gayrimenkullerinin kiraya verilmesi işlemleri Kanunun (17/4-d)
maddesine göre vergiden istisnadır.
Öte yandan yukarıda sayılan
kuruluşlara ait veya tabi olan veya bunlar tarafından kurulan ve işletilen
müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar, iktisadi işletme olarak mütalaa
edilir. Bunların ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyetleri vergiye tabi
tutulur. Bu çerçevede belediyelere bağlı otobüs, havagazı, su, elektrik,
mezbaha, soğuk hava deposu vb. işletmeler ile döner sermayeli kuruluşlar,
istisna kapsamına girmeyen faaliyetleri dolayısıyla vergiye tabi olurlar.
2.2. Genel Bütçeli İdareler
Genel bütçeli idarelerin
faaliyetleri esas olarak KDV'nin konusuna girmez. Ancak 3065 sayılı Kanunun
(1/3-g) maddesi hükmüne göre genel bütçeli idarelerin ticari, sınaî, zirai ve
mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri vergiye tabidir.
Ticari, sınaî, zirai
ve mesleki faaliyetlerine dair harcamaları genel bütçeden karşılanan idarelerin,
vergiye tabi faaliyetlerine ait KDV mükellefiyetlerinin aşağıdaki şekilde
yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
3065 sayılı Kanunun
(46/5) inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Bakanlığımıza
başvurarak izin alan genel bütçeli idarelerin vergiye tabi işlemleri sebebiyle
KDVmükellefiyetleri tesis edilmez, bu işlemleriyle ilgili KDV vezne
alındılarında ayrıca gösterilmek kaydıyla muhasebe birimlerince tahsil edilir.
Diğer taraftan
genel bütçeli idarelere bağlı iktisadi amaçlı kuruluşların, mesela döner
sermayeli işletmelerin, teslim ve hizmetleri ile ilgili mükellefiyetlerinin
genel esaslara göre yerine getirileceği ve bu uygulamadan faydalanamayacakları
tabiidir.
2.3. Kamu Kuruluşlarınca Personele
Sağlanan Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
(1/3-g) maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların ticari, sınaî, zirai ve
mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri KDV'ye tabidir. Ancak, askeri
kışlalardaki kantinler ile kamu kurumlarına ait misafirhane, kreş, yemekhane,
eğitim ve dinlenme tesislerinin işletilmesi veya yönetilmesi suretiyle
yürütülen faaliyetler kar amacı taşımamaları nedeniyle ticari faaliyet
kapsamına girmediğinden, münhasıran ilgili kurum ve kuruluş mensuplarına hitap
etmeleri şartıyla vergiye tabi tutulmaz.
Öte yandan bu kuruluşlara
yapılan mal teslimlerinin ve hizmet ifalarının, 3065 sayılı Kanunun genel
hükümleri çerçevesinde vergilendirileceği tabiidir.
3. Nakil Vasıtaların
Satışı
KDV mükelleflerince
işletmelerinde kullanılan otomobil, kamyon, minibüs, otobüs gibi nakil vasıtalarının teslimi vergiye tabidir. İşletmenin
mutat faaliyetinin, bu malların işletilmesi veya alım satımı olmaması bu
durumu değiştirmez. Ancak özel hizmetlerde kullanılan binek otomobilleri ile kazançları
basit usulde tespit edilenler veyavergiden muaf olanlar tarafından yapılan
nakil vasıta teslimleri, vergiye tabi tutulmaz.
4. Avukatlık Ücretleri
Mahkemelerce hükmolunan
avukatlık
ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV'nin konusuna girmez. Ancak bu
paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan
avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi
olur. Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu
düzenler ve makbuzda alınan tutar üzerinden KDV hesaplayıp ayrıca gösterirler.
Öte yandan, mahkemelerce veya icra
ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve
serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretlerinin davayı
kaybeden tarafından doğrudan ya da icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla
avukata ödendiği durumlarda serbest meslek makbuzunun davayı kaybeden adına
düzenlenmesi gerekmektedir. (31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Mahkeme kararında "KDV
hariç" şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekalet ücretinin
KDVdahilolduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle
hesaplananKDV, düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilir.
5. Personele Sağlanan
Menfaatler
KDV uygulamasında
personele bedelsiz sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi
tutulmaz:
a) Personele işyerinde veya
müştemilatındayemek verilmesi,
b) Personele yatacak yer veya
konut tahsisi,
c) Personelin toplu olarak
işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılantaşıma hizmetleri,
ç) Personeledemirbaş olarak
verilengiyim eşyası.
İşletmenin iktisadi faaliyetini
sürdürebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru
olan bu masraflar, maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sırasında
vergiye tabi tutulmaz, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler
ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilir.
6. Müzayede Mahallinde Yapılan
Satışlar
6.1. Genel Olarak
3065 sayılı Kanunun
(1/3-d) maddesine göre, cebri icra, izale-i şüyu, ipoteğin paraya çevrilmesi,
tasfiye gibi nedenlerle yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki
satışlar da dahil olmak üzere, müzayede mahallerinde yapılan her türlü satışlar
KDV'ye tabidir. Kanunun istisna ve vergi oranlarına ilişkin hükümleri bu
satışlar için de geçerlidir.
Bu satışlarda
vergiyi doğuran olay, satışın yapıldığı tarihte vuku bulmaktadır. Verginin
mükellefi 3065 sayılı Kanunun (8/ç)
maddesine göre, satışları
düzenleyen özel veya resmi kişi ve/veya kuruluşlar olup, 3065 sayılı Kanunun
(23/d) maddesi hükmüne göre, satılan malın kesin satış bedeli KDV'nin
matrahıdır. Ancak izale-i şüyu çerçevesinde yapılan satışlarda alıcının
hissedarlardan biri olması halinde hissesi, bu hisse için mülkiyet devri söz
konusu olmadığından matrahtan indirilir.
Bu satışlarda
giderler dolayısıyla ödenen vergiler, malların kesin satış bedeli üzerinden
hesaplanan vergiden indirilemez, ancak müzayedeyi düzenleyenin komisyonu
üzerinden hesaplanan KDV'den indirilebilir. Bir komisyon söz konusu değilse,
yüklenilen vergiler gider veya maliyet olarak dikkate alınır.
Bu satışlarla
ilgili beyan ve ödeme mükellefiyeti genel esaslara göre yerine getirilir. Başka
faaliyetleri dolayısıyla sürekli beyanname vermek zorunda olmayan resmi
kuruluşlar (icra daireleri hariç) tarafından bu şekilde tahsil edilen KDV,
yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairelerine en geç 7 (yedi) gün içinde
ödenir. Ancak tahsilât tutarının 50.000TL'yi aşması halinde, bu süre
beklenilmeksizin ertesi gün mesai bitimine kadar ödenmesi zorunludur.
Müzayede suretiyle yapılan
satışlarda esas olan organizasyonun düzenlenmesi olup, müzayedeye katılan
sayısının birden fazla kişi olmaması, işlemin mahiyetini değiştirmez.
6.2. İcra
Dairelerinde Yapılan Satışlar
3065 sayılı Kanunun
40 ıncı maddesi ile Kanunun (17/1) inci maddesinde sayılan kurum ve
kuruluşlara;
- Sadece vergiye tabi
işlemlerinin bulunduğu dönemler için beyanname verdirme,
- Beyanname yerine kaim olmak
üzere işleme esas belgeleri kabul etme,
- Bu mükelleflere ait verginin
beyan ve ödeme zamanı
ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirleme,
konusunda Bakanlığımıza
yetki verilmiştir.
Söz konusu yetki çerçevesinde,
3065 sayılı
Kanunun (1/3-d) maddesi uyarınca müzayede yoluyla satış yapan icra dairelerinin
bu satışlarıyla ilgili KDV'nin beyan ve ödenmesi ile ilgili işlemlerini
aşağıdaki şekilde yürütmeleri uygun görülmüştür.
6.2.1. Verginin Mükellefi
İcra yoluyla yapılan satışlarda
verginin mükellefi, 3065 sayılı Kanunun
(8/ç) maddesine göre, satışı
gerçekleştiren icra daireleridir.
6.2.2. Verginin Beyanı ve
Ödenmesi
İcra dairelerince müzayede
mahallinde yapılan satışlar nedeniyle hesaplanan KDV, ilgili mevzuatı uyarınca
en geç bedelin tahsil edildiği günü izleyen günün mesai saati bitimine kadar
vergi dairesine beyan edilip aynı süre içinde ödenir.
Satışa ait
KDV'nin bu süre içinde beyan edilerek ödenmemesi halinde, teslim
gerçekleştirilmez.
Bu işlem sırasında her bir
satışa ait bilgileri içeren ve bu Tebliğ ekinde örneği yer alan (EK:1)
5 No.lu KDV Beyannamesi kullanılır. Bu beyanname, satışı gerçekleştiren icra dairesi
yetkilisi tarafından imza, tarih ve mühür kullanılmak suretiyle onaylanır. Her
bir satışa ait KDV'nin tahakkukuna esas olmak üzere düzenlenen bu belgenin bir
örneği ile vergi dairesi makbuzu, mükellef tarafından 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklanır.
6.2.3. Aylık Bildirim
İcra dairelerince bir ay içinde
yapılan satışlarla ilgili olarak vergi dairesine beyan edilerek ödenen KDV'ye
ait bilgiler, ertesi ayın sonuna kadar, örneği bu Tebliğ ekinde yer alan (EK:2) bildirim ile vergi dairesine ayrıca bildirilir. Bu
bildirim, satışın olmadığı dönemlerde de vergi dairesine verilir. Bildirimin
vergi dairesine verilmemesi halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
(352/II-7)nci maddesine göre usulsüzlük cezası uygulanır.
Beyanname ve bildirim,
mükellefler tarafından
bu Tebliğin ekinde yer alan örneklere göre çoğaltılıp kullanılabilir.
6.3. İşlemin
Gerçekleşmemesi
Müzayede mahallinde yapılan
satışlarda, satışın herhangi bir sebeple gerçekleşmemesi halinde vergi tahakkuk
ettirilmez, tahakkuk ettirilen vergi terkin edilir. Buna göre, müzayede
suretiyle yapılan satışlarda herhangi bir nedenle malların alıcıya tesliminin
gerçekleşmemesi halinde vergiyi doğuran olay meydana gelmez.
Bu durumda teslimi
gerçekleşmeyen mallar için KDV'nin ödenmiş olması halinde, bu vergi tahakkuktan
terkin edilerek, alıcıya ödenmek üzere satışı yapan kurum veya kuruluşa iade
edilir.
7. Adi Ortaklıklarda
Vergileme
KDV uygulamasında adi ortaklıklar,
bağımsız işletme birimleri olarak ayrı vergi mükellefiyetine sahiptir. Buna
göre; adi ortaklıklarca defter tutma, belge düzenleme, muhafaza ve ibraz gibi
vergi ödevleri ile beyanname verme ve vergi ödeme gibi mükellefiyetlerinin
ortaklarından ayrı olarak yerine getirilmesi, ortaklığın KDV ile ilgili
hesaplarının, ortakların varsa şahsi işletmelerindeki işlemlerden ayrı
yapılması gerekir.
Adi ortaklıklarda, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan
hisse devri işlemleri KDV'ye tabi değildir. Ortaklığın
sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır.
Buna göre bir adi ortaklıkta,
ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü
şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya
ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak
sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde
vergi uygulanmaz.
Hisse devri işlemleri adi
ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuruyor veya ortaklık, ortakların kararı ile
feshediliyorsa, bu devir işlemlerine vergi uygulanması gerekir. Vergi
uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır.
Ortaklardan biri veya birkaçının
hisselerinin diğer ortak veya ortaklara devredilmesi suretiyle ortaklığın sona
ermesi halinde; devralan ortak veya ortakların kendi hisseleri ile satın
aldıkları hisseler dikkate alınmaksızın, ortaklıkça, devralan ortak veya
ortaklara teslim edilen toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Ortaklık
tarafından düzenlenecek olan faturada ayrıca gösterilecek olan bu vergi, ilgili
dönem işlemleri ile birlikte adi ortaklığın son beyannamesine dahil edilerek
beyan edilir.Devralan ortak veya ortaklar tarafından ise genel hükümler
çerçevesinde indirim konusu yapılabilir.
KDV yönünden işletme bazında
değerlendirilen adi ortaklıklarda, KDV beyannamesi ortaklık adına düzenlenir ve
ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle ilgili vergi dairesine
verilir. Ortakların verginin ödenmesi bakımından müteselsil sorumluluk
taşımaları nedeniyle, ortakların adı, soyadı, adresleri ve bağlı bulundukları
vergi dairelerini gösteren bir liste vergi dairesine verilir. Listede yer alan
bilgilerde değişiklik olması halinde bu değişikliler de vergi dairesine
bildirilir.
8. Arsa
Karşılığı İnşaat İşleri (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 18 ile değişik) (Yürürlük; 6/4/2018 tarihinden sonra yapılan
teslimlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde)
Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz
konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından konut veya işyerine
karşılık müteahhide arsa payı teslimi, ikincisi ise müteahhit tarafından arsa
payına karşılık arsa sahibine yapılan konut veya işyeri teslimidir. Karşılıklı
olarak gerçekleşen bu teslimlerin her birinin KDV karşısındaki durumu aşağıda açıklanmıştır.
8.1. Arsa
Sahibi Tarafından Müteahhide Arsa Payı Teslimi
Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa
sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi
halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa payı teslimi
KDV'ye tabidir.
Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini
gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsa payını konut veya
işyeri karşılığında müteahhide tesliminde vergi uygulanmaz.
8.2.
Müteahhit Tarafından Arsa Sahibine Konut veya İşyeri Teslimi
3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin 6 ncı
fıkrasında, arsa karşılığı inşaat işlerine ilişkin bedelin tespitinde,
müteahhit tarafından arsa sahibine bırakılan konut veya işyerinin, 213 sayılı
Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet
bedeli esasına göre belirlenen tutarının esas alınacağı hüküm altına
alınmıştır.
213 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasına
göre, maliyet bedeli esasında emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli
bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, mükellef bu maliyet bedeline, toptan
satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal
bedelini bizzat belli etmektedir.
Buna göre, müteahhit tarafından arsa sahibine arsa
payının karşılığı olarak yapılan konut veya işyeri teslimlerinde, konut veya
işyerinin 213 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
ikinci sıradaki maliyet bedeli esasına göre belirlenen tutarı üzerinden KDV
uygulanır. 3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına göre, katma
değer vergisi uygulaması bakımından emsal bedelin tayininde genel idare
giderleri ve genel giderlerden mamule düşen hissenin bedele katılması mecburi
olduğundan, genel idare giderleri ve genel giderlerden konut veya işyerine
düşen hissenin arsa karşılığı inşaat işlerine ilişkin bedele dahil edilmesi
gerekmektedir.
Ayrıca, arsa sahibine kalacak konut veya işyerlerine
ilişkin arsa payının müteahhide devri söz konusu olmadığından, arsa sahibine
bırakılacak konut veya işyerlerinin maliyet bedelinin tespitinde arsa payı
dikkate alınmayacaktır.
Örnek 1: (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile değişik. Yürürlük:
01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihi) KDV
mükellefiyeti bulunmayan Bay (A), müteahhit (B) A.Ş. ile 20/5/2020 tarihinde
Kastamonu'daki arsası için arsa payı (kat) karşılığı inşaat sözleşmesi
imzalamış ve bu sözleşmeye ilişkin yapı ruhsatı 27/5/2020 tarihinde alınmıştır.
Söz konusu sözleşmeye göre arsa sahibi Bay (A), inşa edilen 20 konuttan 8'ini
ve 5 işyerinden 2'sini 20/5/2022 tarihinde teslim almıştır.
(B) A.Ş., 213
sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki
maliyet bedeli esasına göre arsa sahibine vereceği 8 konut ve 2 işyeri için
perakende satış olması nedeniyle maliyet bedeline % 10 ilave etmek suretiyle
sırasıyla 4.400.000 TL ve 1.650.000 TL olmak üzere toplam 6.050.000 TL bedel
hesaplamıştır.
İnşa edilen
konutların 150 m2'nin altında olduğu varsayımıyla, (B) A.Ş. tarafından arsa
sahibine teslim edilen konutlara ilişkin (4.400.000x% 1) 44.000 TL KDV,
işyerlerine ilişkin (1.650.000x% 18) 297.000 TL KDV olmak üzere toplam 341.000
TL KDV hesaplanacaktır.
Bay (A)'nın
müteahhit (B) A.Ş.ye arsa tesliminde ise KDV hesaplanmayacaktır. Söz konusu arsanın
KDV mükellefiyeti bulunmayan Bay (A) yerine (C) Ltd. Şti.ye ait olması
durumunda, arsa payı karşılığı konut ve işyerlerinin arsa sahibine teslim
tarihi olan 20/5/2022 tarihinde, (B) A.Ş.nin bağımsız bölümler için 213 sayılı
Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci sırasındaki maliyet
bedeline % 5 ilave etmek suretiyle bulacağı bedel (4.200.000 + 1.575.000=
5.775.000 TL) üzerinden, (C) Ltd. Şti. tarafından arsa payı için % 8 oranında
KDV hesaplanması gerekecektir.
Örnek 2: (21.04.2022
/ 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile değişik. Yürürlük:
01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihi) (D) A.Ş. aktifinde kayıtlı arsa için, müteahhit (B)
A.Ş. ile 17/5/2022 tarihinde arsa payı (kat) karşılığı inşaat sözleşmesi
imzalamış ve bu sözleşmeye ilişkin yapı ruhsatı 24/5/2022 tarihinde alınmıştır.
Söz konusu sözleşmeye göre arsa sahibi (D) A.Ş. inşa edilecek 20 konuttan 8'ini
(4 adedinin net alanı 140 m2, 4 adedinin net alanı 160 m2 olmak üzere) ve 5
işyerinden 2'sini alacaktır.
(B) A.Ş., 213
sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki
maliyet bedeli esasına göre arsa sahibine vereceği 8 konut ve 2 işyeri için
toptan satış olması nedeniyle maliyet bedeline % 5 ilave etmek suretiyle
konutlar için sırasıyla 2.000.000 TL ve 2.400.000 TL, işyerleri için 1.000.000
TL olmak üzere toplam 5.400.000 TL bedel hesaplamıştır.
Bu durumda
(B) A.Ş. tarafından arsa sahibine teslim edilen konutlara ve işyerlerine
ilişkin;
- 4 adet 140
m2'lik konut için: (2.000.000x% 8)=160.000 TL,
- 4 adet 160
m2'lik konut için (her bir konutun 150 m2'lik kısmına isabet eden bedel
üzerinden % 8, 150 m2'yi geçen kısmına ise % 18 KDV):
(2.400.000x150/160x%
8)+(2.400.000x10/160x% 18)=180.000+27.000=207.000 TL,
- 2 adet
işyeri için: (1.000.000x% 18)=180.000 TL
olmak üzere
5.400.000 TL bedel için toplam (160.000+207.000+180.000)=547.000 TL KDV
hesaplanacaktır.
KDV mükellefi
arsa sahibi (D) A.Ş.nin aldığı konut ve işyerlerinin karşılığı olarak (B)
A.Ş.ye yapmış olduğu arsa payı tesliminde konut ve işyerlerinin 213 sayılı
Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet
bedeline % 5 ilave etmek suretiyle bulunan 5.400.000 TL üzerinden % 8 oranında
(5.400.000x% 8) 432.000 TL KDV hesaplanacaktır.
9. Yurt Dışına
Düzenlenen Turlar
Türkiye'de yerleşik seyahat
acentelerince organize edilerek yurt dışına düzenlenen turlara katılanlara,
yurt dışında verilen yeme-içme, konaklama, ulaştırma, rehberlik, gezi, sağlık
vb. hizmetler yurt dışında verildiğinden ve yolcular bu hizmetlerden yurt
dışında yararlandığından, bu hizmetler Türkiye'de ayrıca KDV'ye tabi tutulmaz.
Ancak, tur organizasyonuna katılanlara yurt içinde verilen hizmetlerKDV'ye
tabidir.
Bu nedenle tur faaliyetiyle
ilgili olarak yurt dışından
satın alınan hizmet bedellerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu çerçevesinde
belgelenmesi koşuluyla, bu hizmetlere ait masraf ve belgelerde gösterilen
tutarlara KDV uygulanmaz.
Seyahat acentesi tarafından
müşterilere kesilecek faturada hizmet karşılığını teşkil eden tüm bedel
gösterilir. Ancak, KDV yurt dışında verilen hizmet bedelleri düşüldükten sonra
kalan tutar üzerinden hesaplanır.
Diğer
taraftan, yurt dışına yapılan yolcu taşımacılığına ait bedelin ayrıca fatura
edilmesi veya kesilecek faturada taşımacılık karşılığını teşkil eden bedelin
ayrıca gösterilmiş olması halinde, bu bedel3065 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi
uyarınca KDV'denistisnadır.
Örnek:(A) seyahat
acentesinin Nisan/2013 döneminde düzenlediği tur faaliyetleri nedeniyle
elde ettiği bedellerin toplamı 50.000 TL'dir. Firmanın bu seyahat sırasında
müşterileri için yurt dışından satın aldığı konaklama, yeme-içme, rehberlik
gibi hizmetlere ait giderler 213 sayılı Vergi Usul Kanununa uygun belgelerle
tevsik edilmiştir. Bu tür giderler toplamı 15.000 TL, taşımacılığa ait bilet
bedelleri toplamı ise 20.000 TL'dir. Bu işlemde,
15.000 + 20.000 = 35.000 TL
KDV'ye tabi tutulmaz.
50.000 - 35.000 = 15.000 TL
üzerinden iseKDV hesaplanır.
Ancak bu şekilde işlem
yapılabilmesi için firmanın müşterilerine keseceği faturalarda; yurt dışında
yapılan masraf tutarını ve taşımacılık bedelini ayrı ayrı göstermesi, kalan
bedel üzerinden vergi hesaplaması gerekir.
10. Promosyon Ürünleri, Numune
ve Eşantiyonlar
10.1. Promosyon Ürünleri
Ticari hayatta, ticareti yapılan mallara
olan talebin artırılması amacıyla, bir takım pazarlama teknikleri
geliştirilmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bir bedel
alınmaksızın verilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak
ortaya çıkmaktadır. Bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket
edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak tanımlanan teslim
hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de KDV'ye
konu olmaktadır.
Ancak, firmaların iktisadi
faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya
satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya artırma amacıyla bir malın
yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon
ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmaz.Zira, firmanın genişleyen
faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artar.
Nitekim piyasadan satın alınan
veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi,
mükellefler açısından pazarlama gideri niteliğini taşıdığından,bu malların alış
bedelleri gider olarak kaydedilebilir.
Dolayısıyla,
firmanın yarattığı katma değer içerisinde vergilenen promosyon mallarının
müşterilere verilmesi sırasında KDV hesaplanmasına gerek bulunmayıp, bu ürünler
için yüklenilen KDV ise indirim konusu yapılabilir.
Bu durum, KDV sistemindeki
farklı
oran uygulaması nedeniyle bazı sorunlara neden olmakta ve düşük oranda vergiye
tabi bir malın yanında yüksek oranda vergiye tabi bir malın promosyon ürünü
olarak verildiği hallerde, promosyon olarak verilen malların ticaretini yapan
firmalar açısından haksız rekabet sorunu ortaya çıkmaktadır.
3065 sayılı Kanunun (29/4) üncü maddesi ile vergi indirimi
uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi
muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak
giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme konusunda Bakanlığımıza
yetki verilmiştir.
Bu yetki çerçevesinde,
promosyon ürünü olarak verilen malın (aynı işletmede imal veya inşa
edilenler dahil) tabi olduğu KDV oranının;
- Satışı yapılan
mala ait KDV oranına eşit veya daha düşük oranda olması halinde promosyon ürünü
için yüklenilen KDV'nin tamamının indirim konusu yapılması,
- Satışı yapılan malın tabi olduğu KDV oranından yüksek olması
halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen KDV'den, satışı yapılan malın tabi
olduğu orana isabet eden kısmın indirim konusu yapılması, kalan kısmın gelir
veya kurumlar vergisi açısından gider veya maliyet olarak dikkate alınması,
uygun görülmüştür.
Her iki durumda da promosyon
ürünü olarak satın
alınan, ithal edilen ya da aynı işletmede imal veya inşa edilen malların; ne
kadarının aynı dönemde ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin verileceği, ne kadarının
stoklarda kalacağı bilinemediğinden bu mallara ilişkin olarak yüklenilen vergi,
öncelikle "indirilecek KDV" hesabına alınır.
Birinci durumda, promosyon
mallarının
alımı, imal veya inşası ile her hangi bir bedel alınmaksızın müşterilere
verilmesi işleminin aynı dönemde veya farklı dönemlerde gerçekleşmesi, bu
mallarla ilgili olarak yüklenilip indirim konusu yapılacak KDV açısından bir
önem taşımaz.
Promosyon ürününün tabi olduğu KDV
oranının, satışı yapılan malın tabi olduğu orandan yüksek olduğu hallerde ise;
- Promosyon olarak verilen
malların
alımı, imal veya inşası ile ayrıca bir bedel tahsil edilmeksizin müşterilere
verilmesi işleminin aynı dönemde gerçekleşmesi halinde, bu mallarla
ilgiliolarak yüklenilen ve öncelikle "indirilecek KDV" hesabına
alınmış olan KDV'den, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısım
dışındaki tutar, "indirilecek KDV" hesabından çıkarılarak gider
hesaplarına intikal ettirilir.
-
Promosyon ürününün satın alındığı ya da işletmede imal veya inşa edildiği
dönemde değil de daha sonraki dönemlerde müşterilere verilmesi halinde ise bu
ürünlerle ilgili olarak malların satın alındığı, imal veya inşa edildiği dönem
beyannamesinde "indirilecek KDV" olarak beyan edilen tutardan, satışı
yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın düşülmesinden sonra kalan
tutar, ürünlerin ayrıca bir bedel alınmaksızın teslim edildiği dönem
beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilerek beyan edilir ve
aynı miktar gider veya maliyet hesaplarına alınır.
Promosyon ürünü için
yüklenilen vergiden indirim konusu yapılacak kısım;
Promosyon ürünü için yüklenilen vergitutarı
X
Satışı
yapılan malın tabi olduğu oran
Promosyon ürününün tabi olduğu oran
formülü ile hesaplanır, artan
kısım gider veya maliyet olarak dikkate alınır.
Öte
yandan, promosyon ürünü olarak verilen malların alışı
sırasında
yapılan diğer giderlere ilişkin yüklenilen KDV genel hükümler çerçevesinde
indirim konusu yapılır.
Örnek 1:(A)
gazetecilik firması, periyodik dönemler halinde veya her gün gazetenin yanında
ek olarak bir dergi vermektedir. Gazetenin satışını artırmak amacıyla ve ayrıca
bir bedel alınmaksızın verilen bu dergi, işletmede yaratılan katma değerin bir
unsuru niteliğinde olduğundan tesliminde ayrıca KDV hesaplanmaz. Gazete ve
derginin teslimi aynı oranda KDV'ye tabi olduğundan, dergi için yüklenilen
verginin tamamı indirim konusu yapılır.
Örnek 2:Bir
deterjan firması, imal ederek satışını yaptığı ürünlere olan talebi artırmak
amacıyla 4 kg deterjan alan müşterisine, ayrıca bir bedel almaksızın 1 kg daha
deterjan vermek suretiyle bir kampanya düzenlemiştir. Deterjanların toplam
bedeli 20 TL'dir. Bu işlemde satışı yapılan mal 4 kg değil 5 kg deterjandır.
Dolayısıyla, satışı yapılan malın teslim bedeli olan 20 TL üzerinden KDV
hesaplanması, yüklenilen KDV'nin tamamının indirim konusu yapılması gerekir.
Örnek 3:(A)
gazetecilik işletmesi, okurlarına 30 kupon karşılığında kitap vereceğini taahhüt
etmiş ve Eylül/2013 döneminde (B) firmasından 80.000
adet kitap satın almıştır. Bu alış işlemi sırasında 800.000TL mal bedeli
ve 64.000TLKDVödemiştir.
Gazete işletmesinin okurlarına
vereceği kitapların bedelleri gelir ve kurumlar vergisi açısından pazarlama
gideri olarak kabul edilir ve ayrıca bir bedel alınmaması koşuluyla, bu
ürünlerin tesliminde KDV hesaplanmaz.
Bu işlemde satışı yapılan mal
gazete olup teslimi (% 1), promosyon ürünü olarak verilen kitap ise (% 8)
oranında KDV'ye tabidir. Gazete işletmesi, promosyon mallarının alımı için
yüklendiği KDV'nin tamamını öncelikle "indirilecek KDV" hesabına
alır. Promosyon mallarının tümünün aynı dönemde müşterilere verilmesi halinde,
işletmenin kitaplar için yüklendiği KDV'den, sadece ana malın tabi olduğu orana
(% 1) isabet eden kısmı indirim hesaplarında kalır, artan kısım gider
hesaplarına alınır. Yukarıdaki formül çerçevesinde indirim konusu yapılacak
KDV;
64.000 TL x (1 : 8) = 8.000 TL
olarak hesaplanır.
(64.000 - 8.000 =) 56.000 TL
ise gider olarak dikkate alınabilir.
10.2. Eşantiyon veya Numune
Mallar Verilmesi
Firmaların belirli zamanlarda, özellikle dini bayramlarda ve yılbaşlarında kendi
tanıtımlarını yapmak amacıyla herhangi bir bedel almaksızın kalem, anahtarlık,
ajanda, takvim ve benzeri eşya dağıtmaları geleneksel hale gelmiştir. Ticari
hayatta eşantiyon olarak adlandırılan bu ürünler, her ne kadar işletmede
tüketilmemekte ise de ayni pazarlama gideri niteliğinde olduğundan, bu
ürünlerin müşterilere ayrıca bir bedel alınmaksızın teslimi KDV hesaplanmasını
gerektirmez.
Diğer
taraftan, firmalar halen satışını yaptıkları veya piyasaya yeni çıkardıkları
bir ürünün tanıtımını sağlamak amacıyla numune mallar üretmekte ve bu malları
da ayrıca bir bedel tahsil etmeksizin vermektedir. Ana malın bütün
özelliklerini taşımakla birlikte, satışa konu edilemeyecek bir miktarla sınırlı
olan ve üzerinde "Numunedir, parayla satılmaz, vb." ibareleri taşıyan bu mallar
da işletmede tüketilmemekle birlikte
ayni pazarlama gideri özelliğini taşıdığından, bu malların bedel alınmaksızın
teslimi de eşantiyonlarda olduğu gibi KDV hesaplanmasını gerektirmez.
Bu açıklamalar
çerçevesinde gerek numune, gerekse eşantiyon adı altında teslim edilen
malların;
- Ticari teamüllere uygun
nitelikte ve miktarda olması,
- Ayrıca bir
satışa konu olmayacak şekilde verilmesi,
hallerinde KDV hesaplanmaz.
Bu şartlara ilaveten, numune
malların, firmanın unvanı ve para ile satılmayacağını belirten bir şerhi
taşıması gerekir.
İşletmenin iktisadi faaliyetini
yaygınlaştırmaya ve tanıtmaya yönelik olarak verilen bu mallar için yüklenilen
vergiler, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılır.
Örnek 1:Şampuan
imalatı ile uğraşan (A) firması, satışını yaptığı şampuanları bir kere
kullanmaya mahsus miktarlarda poşetleyerek, tüketicilerin posta kutularına
koymak suretiyle dağıtmıştır.
Ayrı bir satışa
konu olmayacak şekilde tüketiciye yönelik ve reklâm mahiyetinde verilen, ayrıca
ambalajında numune olduğu belirtilen bu şampuanlar için KDV hesaplanmaz, bu
ürünlere ilişkin yüklenilen KDV ise indirim konusu yapılır.
Örnek 2:Bir
ilaç firması, piyasaya yeni çıkaracağı bir ilacın tanıtımını
sağlamak
amacıyla doktorlara, üzerinde "Numunedir. Satılamaz." ibaresi bulunan
ilaçları numune olarak vermektedir. İlaç firması bu ilaçlar için KDV
hesaplamaz, yüklendiğiKDV ise indirim konusu yapılır.
Esasen ticari hayatta yerini
bulan promosyonlar ile işletme açısından ayni pazarlama gideri niteliğinde olan
eşantiyon ve numunelerin; bedel tahsil edilmeksizin müşterilere verilmesi
işlemi KDV'ye tabi olmamakla birlikte, bu ürünleri bedelsiz olarak alan kişi ve
kuruluşların, söz konusu malları gerçek usulde KDV mükellefi olarak ticari bir
işleme konu etmeleri halinde, bu teslim işlemiKDV'ye tabi olup malın ait olduğu
oran üzerinden vergi hesaplanması gerekir.
11. Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun Kapsamındaki Satışlar
11.1. Satılan Malın
İade Edilmesi, Başka Bir Mal ile Değiştirilmesi, Ödenen Bedelin İade Edilmesi,
Değer Kaybının Bedelden İndirilmesi
3065 sayılı
Kanunun(8/2)nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında, ödenen KDV'nin iadesi
konusunda aşağıdaki şekilde işlem yapılır.
Tüketiciler tarafından
malların iade edilip bedellerinin geri verilmesinin istendiği durumlarda,
satıcı tarafından ödenen bedellerin KDV dahil tutarları tüketiciye iade edilir.
Satıcılar işlemlerinin düzeltilmesi için iade edilen mal nedeniyle gider
makbuzu düzenler ve tüketiciden iade edilen mala ait fatura ve benzeri belgeyi
bu makbuz ekinde geri alırlar. Gider makbuzunda iade edilen malın KDV'si satış
bedelinden ayrı gösterilir ve bu miktar indirim konusu yapılmak suretiyle işlem
düzeltilir.
İade edilen mala ait fatura veya
benzeri belgenin fiili imkânsızlıklar nedeniyle ibraz edilemediği durumlarda,
aynı şekilde üzerine alış belgesinin ibraz edilemediği açıkça belirtilmek
suretiyle gider makbuzu düzenlenmesi mümkündür.
İade edilen malın yerine aynı veya
başka bir malın verildiği durumlarda ise, satıcı tarafından yukarıda sözü
edilen işlemlerin yanı sıra bu defa verilen yeni mal için fatura ve benzeri
belge düzenleneceği tabiidir. Dolayısıyla iade edilen malların yerine verilen
yeni malların değerleri dikkate alınarak belge düzenleneceğinden, iade edilen
mallar ile yeni verilen mallar arasında değer farkının olup olmaması düzeltme
işlemini etkilemez.
11.2. Taksitli Satışlar
3065
sayılı
Kanunun (24/c) maddesinde,
vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim
gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü
menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, taksitli olarak yapılan
satışlarda vade farkı ve faiz dahil toplam tutar üzerinden hesaplanan KDV'nin
malın teslimi anında beyan edilip ödenmesi gerekir.
Ancak,
tüketicinin taksitlerini zamanından önce ödemek suretiyle faizde bir
indirime gidilmesi halinde, indirilen faiz ve bu faize ait KDV satıcı
tarafından alıcıya iade edilir ve yukarıda yer alan esaslar çerçevesinde işlem
yapılır.
11.3. Kapıdan
Satışlar
4077 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 8 inci maddesinde işyeri, fuar,
panayır gibi satış mekânları dışında yapılan satışlar kapıdan satış olarak
tanımlanmıştır. Bu tür satışlarda; tüketiciye, teslim aldığı tarihten itibaren
yedi gün içinde malı kabul etme veya hiçbir gerekçe göstermeden ve hiçbir
yükümlülük altına girmeden reddetme hakkı tanınmıştır.
3065 sayılı Kanunun
2nci maddesinde teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun
adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi şeklinde
tanımlanmıştır.Kanunun 10/a maddesinde ise, mal teslimi ve hizmet ifası
hallerinde vergiyi doğuran olayın, malın teslimi veya hizmetin ifası anında
meydana geleceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, kapıdan yapılan
satışlarda mallar üzerindeki tasarruf hakkı deneme ve muayene sonucu
devredileceğinden, bu kapsamdaki satışlara ait KDV'nin, deneme ve muayene
sonucu tesliminin yapıldığı vergilendirme döneminde beyan edilip ödenmesi
gerekir.
12. Profesyonel Futbol
Faaliyetleri
12.1. Spor Kulüpleri
Profesyonel futbol
faaliyetleri, 5253 sayılı
Dernekler Kanununa göre kurulan ve faaliyet gösteren dernek statüsündeki
kuruluşlar ya da kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri
eliyle gerçekleştirilmektedir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanunun, Türkiye Futbol Federasyonu Statüsüne ilişkin
(76/5) inci maddesine göre futbolla uğraşan bir kulüp, futbol şubesini ilgili
kanun ve yönetmelikler doğrultusunda kurulmuş bir anonim şirkete devredebilir.
Bunun sonucu olarak, profesyonel futbol faaliyetleri anonim şirket statüsündeki
kuruluşlarca da yapılabilir.
3065 sayılı Kanunun
(1/1)inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olduğu hükme
bağlanmıştır. Aynı Kanunun (1/3-g) maddesinde ise, genel bütçe kapsamındaki
kamu idareleri ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve
köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve
vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar
tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların
veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki
nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu belirtilmiştir.
Bu maddelerde hükme bağlandığı
üzere dernekler ile kamu idare ve müesseselerinin faaliyetleri doğrudan KDV'nin
konusuna alınmamış, bu kuruluşlara ait veya tabi olan müesseselerin yukarıda
belirtilen nitelikteki teslim ve hizmetlerinin vergiye tabi olduğu
belirlenmiştir. Bu belirleme gereği yukarıda belirtilen idman ve spor
müesseselerine sahip dernekler ile kamu idare ve müesseseleri, bu statüleri ile
verginin mükellefi olmayıp, yalnızca bu müesseselere ait veya tabi olan iktisadi
işletmeleri nedeni ile mükelleftirler.
Spor kulübü dernekleri, amatör
ve profesyonel spor faaliyetleri yanında çeşitli alanlarda faaliyet
gösteren müesseselere sahiptirler. Bir iktisadi işletme niteliğinde olan
profesyonel futbol şubeleri ile sosyal tesis, lokal, otopark, spor okulları ve
kursları, spor sahaları, sağlık merkezleri, plaj tesisleri ve benzeri iktisadi
işletmelerin teslim ve hizmetleri, yapılan açıklamalar çerçevesinde KDV'nin
konusuna girmektedir.
3065 sayılı Kanunun
(1/3-g) maddesine göre, profesyonel futbol şubelerinin KDV kapsamına giren
teslim ve hizmetleri aşağıda sayılmıştır:
- Maç hasılatları,
- Spor toto-loto ve iddaa isim
hakkı
gelirleri,
- Spor malzemesi ve hediyelik
eşya satışı,
- Yayın hakkı
gelirleri,
- Reklam gelirleri,
- Diğer
gelirler.
Faaliyetin zorunlu bir unsuru
olarak yapılan
futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen
bedeller,3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi kapsamında sayılamayacağından
verginin konusuna girmemektedir.Ancak, anonim şirket statüsünde sportif
faaliyetlerde bulunan kuruluşların bütün teslim ve hizmetlerinin 3065 sayılı
Kanunun (1/1) inci maddesi gereğince vergiye tabi olduğu ise açıktır.
Söz konusu faaliyetlerin
vergilendirilmesi ile ilgili olarak uygulamada tereddüde düşüldüğü anlaşılan
konular aşağıda açıklanmıştır.
Profesyonel sporcuların katıldığı
futbol faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen biletler, 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu hükümlerine uygun olmalı ve bilet bedeli KDV dahil olarak
belirlenmelidir.
3065 sayılı Kanunun
(10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura
veya benzeri belgelerin verilmesi hallerinde vergiyi doğuran olayın, bu
belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği hükme bağlanmıştır.
Kanunun (20/1) inci maddesinde
ise teslim ve hizmet işlerinde KDV'nin matrahının, bu işlemlerin karşılığını
teşkil eden bedel olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, profesyonel futbol
şubelerinin teberrulu, sezonluk bilet ve giriş kartlarının toplam satış bedeli
KDV dahil olarak belirlenmeli ve bunların satışının yapıldığı vergilendirme
döneminde beyan edilmelidir.
Profesyonel futbol şubelerinin
yukarıda sayılan spor malzemesi ve hediyelik eşya satışı, spor toto-loto,
iddaa, yayın hakkı, reklam ve benzeri gelirleri ile spor kulüplerinin spor okul
ve kurs, lokal, sosyal tesis, otopark, spor sahaları, sağlık, plaj tesisleri
işletmek gibi ticari faaliyetleri kapsamında yapacakları teslim ve hizmetlere
KDV uygulanır.
Aynı Kanunun
(17/2-b) maddesinde ise, kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak
yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları ile yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara
bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV'ye tabi
olmadığı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, söz konusu madde
kapsamına
giren profesyonel spor faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen serbest giriş
kartlarına KDV uygulanmaz, ancak bunun dışında kalan kartlara ise Kanunun
(27/1) inci maddesi gereğince emsal bedeli üzerinden KDV hesaplanır.
Diğer
taraftan, bu Tebliğin (I/C-2.1.2.4) bölümünde, reklâm alanların gerçek usulde
KDV mükellefiyetinin olmaması durumlarında, reklâmı verenlere sorumluluk
uygulaması öngörülmüştür.
12.2. Türkiye Futbol
Federasyonu
5/5/2009 tarih ve 5894 sayılı Kanunla
her türlü futbol faaliyetlerini milli ve milletlerarası kurallara göre
yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye'yi futbol konusunda yurt
içinde ve yurt dışında temsil etmek üzere, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel
kişiliğe sahip, özerk Türkiye Futbol Federasyonu kurulmuştur.
Türkiye Futbol Federasyonu,
profesyonel futbol faaliyetlerini düzenleme hizmeti karşılığında maç
hâsılatlarından, futbol müşterek ve sabit ihtimalli bahis oyunlarından, spor
toto-loto, iddaa gelirlerinden pay almakta, ayrıca mal varlığı değerlerinin
devir, temlik, satış ve kiralanması ve milli maç hâsılatları ile yayın ve
reklâm gelirleri elde etmektedir.
Söz konusu faaliyetler
iktisadi işletme kapsamına girdiğinden, bu faaliyetler için KDV hesaplanacak ve
futbol federasyonu tarafından beyan edilip ödenecektir. Federasyon aldığı
paylar için ilgili kuruluşlara (maç hâsılatları için kulüplere, spor toto-loto,
iddaa payı için Teşkilat Müdürlüklerine vb.) fatura ve benzeri belge
düzenleyecek, milli maç hâsılatlarını ise giriş biletleri ile belirleyecektir.
12.3. Spor Genel Müdürlüğü
Profesyonel futbol maçları genellikle
mülkiyeti Spor Genel Müdürlüğüne ait olan statlarda oynanmaktadır. Kanun gereği
kulüplere tahsis edilen veya kiraya verilen
statlar için Spor Genel Müdürlüğüne ödenen kira veya tahsis bedelleri
KDV'nin konusuna girmemektedir. Ancak statlardaki büfe ve benzeri yerlerin
kiraya verilmesi veya işletilmesi işleminin ticari organizasyon oluşturması
nedeniyle KDV'ye tabi olduğu açıktır.
12.4. Defter Tutma ve Belge
Düzenleme
Yukarıda sayılan
kuruluşlardan vergiye tabi mal teslimi ve hizmet ifalarında bulunanlar,KDV
mükellefiyetlerini tesis ettirmek ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre defter tutmak ve belge düzenlemek zorundadırlar.
12.5. İndirim
3065 sayılı Kanunun
(29/1)inci maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden
hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin
vergilerin indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, spor kulüplerinin
iktisadi işletmelerinin, Türkiye Futbol Federasyonu
ile Spor Genel Müdürlüğüne bağlı spor müdürlüklerinin vergiye tabi
işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, sadece vergiye tabi işlemler için
yüklenilen KDV'nin indirilmesi mümkündür. Dolayısıyla adı geçen kurum ve
kuruluşların vergiye tabi olmayan işlemleri nedeniyle ödenen KDV'nin indirim
konusu yapılması söz konusu olmayıp, bu vergilerin gider veya maliyet unsuru
olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Ancak, vergiye tabi olan veya
olmayan işlemlerin birlikte yapılması ve ayrıştırılmasının mümkün olmaması
durumunda, ortak harcamalara ilişkin KDV indirim konusu yapılabilecektir.
Bu açıklamalar
çerçevesinde spor kulüpleri, tamamen amatör spor faaliyetlerine ilişkin olarak
yaptıkları harcamalar için ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapamayacaklardır.
Ancak, şirket olarak faaliyet gösteren ve tüm faaliyetleri ticari nitelikte
sayılan spor kulüpleri böyle bir ayrım yapmaksızın, amatör spor faaliyetlerine
ait yüklendikleri KDV'yi de indirebileceklerdir.
Öte yandan, Türkiye Futbol
Federasyonu ile Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Spor Müdürlükleri ise
tahsil ettikleri KDV'den sadece vergiye tabi işlemleri nedeniyle yüklendikleri
vergileri indirim konusu yapabileceklerdir.
13. Kazançları Basit Usulde
Tespit Edilen Mükelleflerin KDV Karşısındaki Durumu
3065 sayılı Kanunun
(17/4-a) maddesi uyarınca, Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde
tespit edilen mükelleflerin teslim ve hizmetleri KDV'den istisna edilmiş olup
bu mükellefler tarafından KDV Beyannamesi verilmeyecektir.
Kazançları basit usulde tespit
edilen mükelleflerin bu Kanun kapsamındaki mal ve hizmet alımlarında ise
genel hükümler çerçevesinde KDVuygulanacağı tabiidir.
14. Şehirlerarası Yolcu
Taşımacılığı
Otobüslerle yapılan
şehirlerarası yolcu taşımacılığında, otobüs şirketleri, taşımacılık işini başka
otobüs sahiplerine yaptırsalar bile, kendi adlarına kestikleri bütün biletlerle
ilgili KDV'yi kendileri beyan edeceklerdir. Bilet bedelleri KDV dahil olarak
tespit edileceğinden, beyan edilecek vergi, iç yüzde yoluyla hesaplanır.
Öte yandan bağımsız
otobüs sahipleri,otobüs şirketine yaptıkları taşıma hizmetinin bedelini tahsil
ederken, tahsilât tutarı üzerinden KDV hesaplar ve düzenleyip şirkete
verdikleri faturalarda KDV'yi ayrıca gösterirler. Bu şekilde hesaplanan vergi,
otobüs şirketleri tarafından, yolculardan tahsil edilen KDV'den genel hükümler
çerçevesinde indirilir.
15. İlaç
Bedelleri
İlaç bedelleri,KDVdahiltutar
şeklinde ambalajlara yazılır, bu satışlarda ayrıca vergi hesaplanmaz, beyan
edilecek vergi iç yüzde yoluyla hesaplanır.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,
özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve kamu iktisadi
kuruluşları ile sosyal güvenlik kurumlarının tedavi yardımından yararlananların
ilaç giderleri, yararlananlarla mezkûr kamu kurum ve kuruluşları arasında
paylaşılmaktadır. Bu ilaçların bedellerine ait KDV de aynı oranlara göre
paylaşılır. Eczaneler, kamu kurum ve kuruluşları ile yararlanıcının paylarını
vergili bedel üzerinden ayrı ayrı hesaplayıp tahsil eder.
16. Kart,
Şifre, Kod ve Benzerlerinin Satışında KDV Uygulaması (18.01.2024 / 32433 sayılı R.G. Seri No:49
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.02.2024)
16.1. Genel Açıklama
Kart, şifre ve kodlar
(aktivasyon kodu, e-pin kodu, oyun kodu, dijital ürün kodu, cüzdan kodu, hediye
kartı/çeki ve benzeri mahiyette olanlar), sanal ortamda (yayın platformları,
oyun siteleri, uygulama mağazaları gibi) pazarlanan bilgisayar programı, oyun,
uygulama, müzik, yayın ve eğlence gibi ürün ve hizmetlerin temin edilmesinde
kullanılabildiği gibi, sanal veya fiziki mağazalarda güvenli alışveriş yapılmasında
da kullanılabilmekte olup, bu kart, şifre ve kodlar sanal ortamda veya fiziki
olarak satılabilmektedir.
Bahse konu kart, şifre ve kodlar, belirli
bir ürün veya hizmetin karşılığını oluşturabildiği gibi bunları çıkaranlar
nezdinde ürün veya hizmet satın alınabilmesine yönelik sanal bir satın alma
gücünü de temsil edebilmektedir.
16.2. Karşılığı Belirli Bir Ürün veya
Hizmet Olan Kart, Şifre ve Kodlarda KDV Uygulaması
Bazı kart, şifre ve kodlar belirli bir
ürün veya hizmeti temsil etmekte olup, henüz aktive edilmemiş olsalar bile,
bunlar ile bir başka ürün veya hizmetin temini mümkün olmamaktadır. Sanal
ortamda veya fiziki olarak mağazalarda satılan bu kart, şifre ve kodların yurt
dışından ithali veya Türkiye'de satışı KDV'ye tabidir.
Bu kart, şifre ve kodların;
- Türkiye'de mukim olanlar tarafından yurt
dışı mukimi firmalardan temin edilmesi halinde, bu işleme ilişkin KDV'nin
Türkiye'de mukim olanlar tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan edilip ödenmesi,
- Türkiye'de mukim olup KDV mükellefi
olmayan gerçek kişiler tarafından yurt dışı mukimi elektronik hizmet
sunucularından sağlanması halinde, bu işleme ilişkin KDV'nin yurt dışı mukimi
firma tarafından 3 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi,
- Türkiye'de satılması halinde hesaplanan
KDV'nin satıcı firmalar tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi,
gerekmektedir.
Konuyla ilgili örneklere aşağıda yer
verilmiştir.
Örnek 1: Türkiye'de KDV mükellefi olan mali müşavir (B),
profesyonel belge düzenleme programına erişim için yurt dışı mukimi (A) firması
tarafından çıkarılan e-pin kodu satın almıştır. Sadece bu programa erişime imkan veren kodun mali müşavir (B) tarafından yurt dışı
mukimi (A) firmasından satın alınması işlemi KDV'ye tabi olup, bu işleme
ilişkin KDV'nin mali müşavir (B) tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
Örnek 2: Elektronik ortamda yayın hizmeti sunan, Türkiye'de mukim
(K) Ltd. Şti., verdiği hizmete erişim için 6 ay
süreyle üyelik sağlayan kupon kodunu (C)'ye satmıştır. Karşılığı, yayın hizmetine
erişim hakkı olarak belirlenen söz konusu kodun satış işlemi KDV'ye tabi olup,
bu kod satışına ilişkin KDV'nin (K) Ltd. Şti. tarafından 1 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.
Örnek 3: Bay (N), müzik platformuna üyelik için Türkiye'de bir
teknoloji mağazasından 3 aylık abonelik hakkı sağlayan kart satın almıştır. Bu
kartın satışı KDV'ye tabi olup hesaplanan KDV'nin teknoloji mağazası tarafından
1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.
Örnek 4: Elektronik kod alım/satım faaliyetiyle iştigal eden,
Türkiye'de mukim (M) Anonim Şirketi, (Y) oyununa erişim hakkı sağlayan kod
satmaktadır. Bahse konu kodun, belirli bir oyuna erişim hakkı sağlanmasına
(aktive edilmesine) ilişkin olması nedeniyle, bu kod satışı KDV'ye tabi olup,
hesaplanan KDV'nin (M) A.Ş. tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan
edilmesi gerekmektedir.
Örnek 5: Türkiye'de mukim, KDV mükellefi olmayan Bay (Ç), yurt dışı
mukimi elektronik hizmet sunucusu (L) film/dizi platformuna üyelik için bu
platformdan 1 yıllık abonelik hakkı sağlayan kartı satın almıştır. Söz konusu
abonelik kartının satışına ilişkin KDV'nin, (L) film/dizi platformu tarafından
3 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
16.3. Karşılığı Belirli Bir Ürün veya
Hizmet Olmayan Kart, Şifre ve Kodlarda KDV Uygulaması
Bazı kart, şifre ve kodlar, ürün veya
hizmetleri sağlayanlar nezdinde daha sonra yapılacak teslim veya hizmetlerin
satın alınabilmesine yönelik sanal bir satın alma gücünü temsil etmektedir. Bu
kart, şifre ve kodlar kullanıldığında belirli bir ürün veya hizmet temin
edilmemekte, sanal veya fiziki ortamda satın alma hakkı oluşmaktadır.
16.3.1. Karşılığı Belirli Bir Ürün veya
Hizmet Olmayan Kart, Şifre ve Kodların Satışında KDV Uygulaması
Sanal veya fiziki ortamda, cüzdan kodu ve
benzeri adlarla satılan ancak belirli bir ürün veya hizmetin karşılığını temsil
etmeyen, kullanıldığında bunları çıkaran firma nezdinde bir satın alma hakkı
oluşturan, ödeme aracı mahiyetinde olan kart, şifre ve kodların satışı KDV'nin
konusuna girmemektedir. Bu çerçevede, bu kart, şifre ve kodların yurt dışından
temini veya Türkiye içerisinde satışı KDV'ye tabi olmayacaktır.
Konuyla ilgili örneklere aşağıda yer
verilmiştir.
Örnek 1: Bay (H), (A) alışveriş uygulamasının çıkardığı e-pin
kodunu (Z) mağazasından satın almıştır. Bay (H), bu kodu kullandığında (A)
alışveriş uygulaması bünyesinde cüzdan bakiyesine sahip olacak ve bu cüzdan
bakiyesi ile uygulama aracılığıyla ürün ve hizmet satın alabilecektir. (A)
alışveriş uygulamasında bir satın alma hakkını temsil eden bu e-pin kodunun (Z)
mağazası tarafından Bay (H)'ye satışı KDV'ye tabi olmayacaktır.
Örnek 2: Bay (Y), (B) Ltd. Şti.nin bir mağazasından 2.000 TL
değerinde hediye çeki satın almıştır. (B) Ltd. Şti.nin bütün mağazalarındaki
ürün ve hizmetlerin temin edilmesinde kullanılabilen bu çek, belirli bir ürün
veya hizmeti temsil etmediğinden, çekin satışında KDV hesaplanmayacaktır.
Örnek 3: Oyun kodları satışı yapan, Türkiye'de mukim (T) firması,
Singapur mukimi oyun geliştiricisi firmanın internet sitesinde yer alan oyun
veya oyunlarında cüzdan kodu olarak kullanılabilen e-pin kodlarını bu firmadan
satın almıştır. Türkiye mukimi Bay (A) da (T) firmasının internet sitesine
girerek bahse konu internet sitesinde kullanabileceği 500 TL tutarında cüzdan
kodu satın almıştır. Gerek Singapur mukimi firmanın gerekse de (T) firmasının
satmış olduğu bahse konu kodlar, oyun geliştiricisi firmanın internet sitesinde
kullanılabilecek bir satın alma gücünü temsil ettiğinden, bu kod satışlarında
KDV hesaplanmayacaktır. Öte yandan, satın alınan e-pin kodlarının belirli bir
oyuna giriş hakkı (erişim, üyelik, abonelik) sağlaması halinde bu kodların
satışında KDV hesaplanacağı tabiidir.
16.3.2. Karşılığı Belirli Bir Ürün veya
Hizmet Olmayan Kart, Şifre ve Kodlar Kullanılarak Ürün veya Hizmet Temininde
KDV Uygulaması
Sanal veya fiziki ortamda satılan, ancak
belirli bir ürün veya hizmetin karşılığını temsil etmeyen kart, şifre ve
kodların kullanılarak veya aktive edilerek bu kart, şifre ve kodlar
karşılığında ürün veya hizmet temin edilmesi genel hükümler çerçevesinde KDV'ye
tabidir.
Bu ürün ve hizmetlerin,
- Türkiye'de mukim olanlar tarafından yurt
dışı mukimi firmalardan temin edilmesi halinde, bu işleme ilişkin KDV'nin
Türkiye'de mukim olanlar tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan edilip ödenmesi,
- Türkiye'de mukim olup KDV mükellefi
olmayan gerçek kişiler tarafından yurt dışı mukimi elektronik hizmet
sunucularından sağlanması halinde, bu işleme ilişkin KDV'nin yurt dışı mukimi
firma tarafından 3 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi,
- Türkiye'deki firmalardan sağlanması
halinde hesaplanan KDV'nin satıcı firmalar tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan edilmesi,
gerekmektedir.
Konuyla ilgili örneklere aşağıda yer
verilmiştir.
Örnek 1: Türkiye'de mukim olup, KDV mükellefiyeti olmayan Bay (D),
yurt dışı mukimi elektronik hizmet sunucusu (V) firmasının 250 TL tutarındaki
bakiye kartını satın almıştır. Bu bakiye kartı, ödeme aracı mahiyetinde
olduğundan, bu satın alma işlemi KDV'nin konusuna girmemektedir. Ancak, Bay
(D)'nin bakiye kartını kullanarak anılan firmanın film/dizi platformundan film
izlemesi işlemi KDV'ye tabi olup, bu işleme ilişkin KDV'nin (V) firması
tarafından 3 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
Örnek 2: Türkiye'de mukim olup, KDV mükellefiyeti olmayan Bay (E),
Türkiye'de mukim (R) şirketinin mağazasında ve bu şirketin grup şirketlerine
ait bütün mağazalarda kullanılabilecek 700 TL tutarında hediye çekini bir sanal
platformdan satın almıştır. Bu hediye çeki satışı KDV'nin konusuna
girmemektedir. Bay (E), hediye çekinin 500 TL'lik kısmıyla (R) şirketinin
mağazasından gömlek satın almış olup bu gömlek satışına ilişkin hesaplanan
KDV'nin (R) şirketi tarafından 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi
gerekmektedir.
16.4. Kart, Şifre ve Kod Satışları ile
Diğer Satışlara Aracılık Hizmetlerinden Alınan Bedellerde KDV Uygulaması
Uygulamada, kart, şifre ve kodlar sanal
veya fiziki mağazalarda satılabilmektedir. Buna ilaveten, gerçek kişi oyuncular
tarafından sanal oyunlar bünyesinde geliştirilen ürünler (oyun karakteri, güç,
özellik, seviye gibi) de sanal ortamlarda satılabilmektedir.
Karşılığı belirli bir ürün ve hizmet olsun
veya olmasın, sanal veya fiziki mağazalarda kart, şifre ve kodlar ile diğer
ürünlerin satışı için Türkiye'de verilen aracılık hizmetleri KDV'ye tabi olup,
bu satışlara ilişkin olarak hizmet bedeli veya komisyon gibi adlar altında
alınan bedeller üzerinden hesaplanan KDV'nin aracılık hizmetini verenler
tarafından beyan edilmesi gerekmektedir.
C. MÜKELLEF VE VERGİ SORUMLUSU
1. Mükellef
KDV'nin mükellefi esas itibarıyla vergiye
tabi işlemleri yapanlardır. Ancak Kanunun 8 inci maddesinde özellik arz eden
bazı işlemler de dikkate alınarak verginin mükellefi ayrı ayrı sayılmıştır.
Buna göre mükellef sayılanlar Kanundaki sıralamasına göre aşağıda
açıklanmıştır:
a) Mal teslimi ve hizmet
ifalarında
mükellef, bu malları teslim edenler veya hizmeti yapanlardır.
b) Mal ve hizmet ithalatında ise mal
veya hizmeti ithal edenlerdir. İthalatın kamu sektörü veya özel sektör
tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesi,
özellik taşıması mükellefiyeti etkilemez.
c) Transit taşımalarla Türkiye
ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine
muhatap olanlar mükelleftir. Buradaki taşımadan ikametgâhı, işyeri, kanuni
merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan şahıslar tarafından yapılan
taşımanın anlaşılması gerekir. İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi veya iş
merkezi Türkiye'de olan şahıslar tarafından yapılan bu nevi taşımalarda ise
mükellef genel hükümlere göre taşıma işini yapanlardır.
Gümrük veya geçiş işlemine
muhatap olanlar, taşıyanın temsilcisi olabileceği gibi aracın şoförü de
olabilir.
ç) Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda mükellef,
bu satışları yapanlardır. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G.
KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir) (Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde)
d) PTT ve TRT Kurumlarınca yapılan
hizmetlerde mükellefler PTT A.Ş. veya TRT Genel Müdürlüğüdür.
e) Spor-Toto, Piyango (Milli
Piyango dâhil) ve benzeri her türlü şans ve talih oyunlarında, oyunları
tertipleyenler veya teşkilat müdürlükleri (Spor-Toto Teşkilat Başkanlığı ve
Milli Piyango Genel Müdürlüğü) mükelleftir.
Bu tür oyunların bayileri,
bu işleri dolayısıyla mükellef sayılmazlar. Ancak bu tür oyunların mükellefi
sayılan teşkilat müdürlükleri (Spor-Toto ve Milli Piyangoda Spor-Toto Teşkilat
Başkanlığı ve Milli Piyango Genel Müdürlüğü),KDV'yi bayi karlarını da ihtiva
edecek şekilde toplam bedel üzerinden hesaplarlar.
At yarışı ve diğer
müşterek bahis ve talih oyunlarında mükellef bunları tertipleyenler olup, bu
oyunların bayileri bu işleri nedeniyle mükellef sayılmazlar.
g) Profesyonel sanatçıların yer
aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı
faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalarda mükellef bunları tertipleyenler
veya gösterenlerdir.
h) Gelir Vergisi Kanununun 70
inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinde, bu mal
ve hakları kiraya verenler mükelleftir.
ı) Kanunun (1/3-h) maddesine göre,
isteğe bağlı mükellefiyette ise talepte bulunanlar mükelleftir.
1.1.Fazla veya Yersiz
Uygulanan Vergi
1.1.1.Fazla veya Yersiz Vergi
Uygulayanlar
3065 sayılı Kanunun
(8/2)nci maddesine göre, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV'yi
fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği
bu tür vesikalarda KDV gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu
husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı
gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu
gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye
Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade
edilir. Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili
beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı
tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır.
(05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile son cümle değişik)
(Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
Örneğin;Gelir
Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olanlar, mal ve hizmet satışları
dolayısıyla KDVhesaplamazlar. Kanun hükmüne rağmen satış bedellerinde vergi
gösterip müşteriden vergi tahsil edenler, bu vergiyi vergi dairesine yatırmak
zorundadırlar.
Aynı şekilde
kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren
mükellefler de fazla tahsil ettikleri vergiyi vergi dairesine ödemek
mecburiyetindedirler.
Örnek:100.000TL'lik bir
satış
için 8.000 TL vergi hesaplaması gerekirken, 18.000TL hesaplayıp müşteriden
tahsil edenler, fazla tahsil ettikleri bu vergiyi ilgili vergi dairesine beyan
edip ödemek zorundadırlar.
1.1.2. Fazla
veya Yersiz Hesaplanan ve Hazineye Ödenen Verginin İadesi (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile değişik) (Yürürlük:
6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
3065 sayılı Kanunun
(8/2)nci maddesi kapsamında fazla veya
yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin iadesi aşağıdaki esaslara
göre gerçekleştirilir.
Kural olarak, fazla veya
yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse
alıcı nezdinde işlemin KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esastır.
Fazla veya yersiz olarak
hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir.
Alıcının indirim hakkı bulunan mükellef olmaması durumunda, satıcının söz
konusu fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile
vergi dairesine başvurması gerekmektedir. Alıcının indirim hakkı bulunan bir
mükellef olması durumunda ise, satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya
ödediğini gösterir belgeye ek olarak, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarını
indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi
dairesinden alınacak bir yazıyla tevsiki de istenecektir.
5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununaekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve
kuruluşlar tarafından yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla fazla ve yersiz
uygulanan vergi, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından
düzenlenecekyazıya istinaden vergi dairesi tarafından yukarıdaki açıklamalar
doğrultusunda alıcıya iade edilir. Söz konusu yazının genel bütçeli idarelerde
söz konusu tutarın tahsil edildiği ve gelir hesaplarına aktarıldığı, diğer
idare, kurum ve kuruluşlarda ise beyan edilerek vergi dairesine ödendiğini
tevsik etmesi gerekir.
Satıcının,
fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge ve
indirim hakkı bulunan alıcıların düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi
yazısı ile birlikte, beyanlarını düzeltmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, fazla
veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edilir
ve sonraki dönemler de buna göre düzeltilir.
Fazla veya yersiz olarak
ödendiği
iddia edilen KDV'nin, satıcı tarafından iade olarak talep edilebilmesi için,
KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi ve beyana konu edildiği
dönem ile iade talep edilen dönem arasında asgari söz konusu KDV tutarı kadar
ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi
gerekmektedir.
- Beyan edilen dönemle iade
talep edilen dönem arasında,
fazla veya yersiz uygulanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV
çıkması ve Hazineye ödenmesi durumunda,
sadece bu tutar iadeye konu edilebilecektir.
- Beyan edilen dönemle iade
talep edilen dönem arasında
ödenecek KDV çıkmaması durumunda ise Hazineye
intikal eden herhangi bir vergi bulunmadığından, sadece düzeltme yapılacak
olup, iade söz konusu olmayacaktır.
İthalat sırasında fazla veya yersiz
uygulanan vergiler, 3065
sayılı Kanunun 48
inci maddesi hükmüne göre; indirim hakkına sahip olmayanlara Gümrük Kanununa
göre iade
olunacaktır.
İthalat sırasında fazla veya yersiz
uygulanan verginin indirim hakkına sahip mükelleflere iadesi, mükellefin
beyanlarının düzeltilmesi üzerine bağlı olduğu vergi dairesince
gerçekleştirilir. Bunun için, indirim hakkına sahip mükellef, gümrük idaresine
bir dilekçe ile başvurarak, gümrük idaresi fazla veya yersiz tahsil ettiği
vergi tutarını mükellefin vergi dairesine doğrudan göndereceği bir yazı ile
bildirir. Vergi dairesi bu yazı üzerine iade talebini sonuçlandırır.
İndirim hakkına sahip mükelleflerin ithalat
matrahında, ithalat işleminden sonra meydana gelen azalmalar (transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığının tespit edildiği durumlar
dâhil) nedeniyle fazla veya yersiz ödenen vergiler, bu mükellefler tarafından
indirim hesaplarına alındığından iade edilmez. İthalat sırasında fazla veya
yersiz ödenen bu vergiler ile ilgili olarak indirim hesaplarında herhangi bir
düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. (21.05.2016 tarih ve 29718
sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile eklenmiştir)
Bu uygulama yurtdışından temin edilen hizmetlere
(gayri maddi hak ödemeleri dâhil) ilişkin sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen
vergiler için de geçerlidir. (21.05.2016 tarih ve 29718 sayılı R.G. KDV
Seri No 6 ile eklenmiştir)
8/10/2012 tarihli ve 2012/3792
sayılı
Bakanlar Kurulu Kararının 1, 2 ve 3 üncü maddelerinde, 6/6/2002 tarihli ve 4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki
vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, imalatçılar tarafından
imalatta kullanılmaları halinde, vergi tutarlarının indirimli uygulanmasına
yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
Söz konusu Kararnamede
düzenlenen indirimli vergi uygulamalarından kaynaklanan vergi
farklılaştırmalarının alıcılara iade yöntemi ile uygulanması, ÖTV Kanununun 12
nci maddesinin dördüncü fıkrasında Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden
uygun görülmüş olup, bu düzenlemelerin uygulama usul ve esasları, Özel Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel
Tebliğinde
belirlenmiştir.
Bu uygulamada, satıcılar
tarafından teslime konu mallar için bağlı oldukları vergi dairelerine ödenmiş
olan ÖTV, KDV matrahına dâhil olduğundan, bu ÖTV'nin Özel Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel
Tebliğinde
yer alan usul ve esaslar çerçevesinde imalatçılara iade edilen kısmı üzerinden
hesaplanan KDV de fazla/yersiz hesaplanan KDV niteliğine dönüşmektedir. Bu şekilde fazla/yersiz hesaplanan KDV
niteliğine dönüşen vergi,bu bölümde yer alan açıklamalar doğrultusunda iade
edilir.
2. Vergi Sorumlusu
Tasarruflu
yazılar 1
2.1. KDV'de Tevkifat Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
(9/1) inci maddesine göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin,
kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer
hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla,
vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma
yetkisine sahiptir.
Vergi alacağını güvence
altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni
merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye
Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin
ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilecektir.
Maddede belirtilen işlemlere
taraf olanlar, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya
kurumlardır. Bunlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili
diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu olacaklardır.
KDV tevkifatı ihtiyari
bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan
işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan,
Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından
tevkifat yapılması mümkün değildir.
2.1.1.KDV Tevkifatının
Niteliği
KDV tevkifatı
uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim
veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından
kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir.
"Tam tevkifat" işlem bedeli
üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olan alıcılar tarafından
beyan edilip ödenmesi; "kısmi tevkifat" ise hesaplanan verginin Maliye
Bakanlığınca belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından,
diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip
ödenmesidir.
2.1.1.1. Beyan
Tevkifat, genel bütçeli
idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına
ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir.
Tevkifat kapsamındaki
işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu
olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV'nin beyan dönemi 3065 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesine göre tespit edilir.
Bu kapsamda, işleme ait fatura
veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan,
işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır. Kısmi tevkifat
uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan
edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilir.
Hizmet işlemlerinde, hizmetin
ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense
bileyukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılır. İşlem bedelinin ödenmemesi,
işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç
gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından
beyan edilmesine engel değildir.
Genel bütçeli idareler dışındaki
vergi sorumluları tevkif ettikleri vergiyi, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan ederler. Bunların başka faaliyetleri nedeniyle KDV
mükellefiyetlerinin bulunmaması ve dolayısıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi
vermemeleri bu uygulamaya engel değildir.
2 No.lu KDV Beyannamesi sadece
tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilir. Gerçek usulde KDV
mükellefleri (KDV1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar),
tevkifata tabi tutulan KDV'nin beyanında 1015B Beyanname kodlu KDV2
Beyannamesini, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlar (Genel bütçeli
idareler dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarıdahil) ise söz konusu verginin
beyanında 9015 Beyanname kodlu KDV2 Beyannamesini kullanırlar.
Genel bütçeli idareler, tevkif
ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermezler, tevkif edilen KDV
doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilir.
Ayrıca, 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare,
kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin,
genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif
edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan edilip ödenecektir.
Tevkifat, bu Tebliğ kapsamında
olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen
sorumlu tarafından yapılarak, yukarıdaki belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince
ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.
KDV mükellefiyeti bulunmayan BSMV
mükelleflerinin, 2 No.lu KDV Beyannamesini kurumlar vergisi yönünden bağlı
oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.
Ancak, bankaların tevkif
ettikleri vergiyi ödemeyi yapan şubeler itibarıyla, şubelerin bağlı
bulundukları vergi dairesine beyan edip ödemeleri de mümkündür.
Bu tercihi yapan bankaların, durumu
bir dilekçe ile önceden genel müdürlüğün bağlı olduğu vergi dairesine yazılı
şekilde bildirmeleri gerekmektedir. Bu bildirime ait yazının bir örneği, genel
müdürlük tarafından şubelere gönderilir, şubeler tarafından da kendi bağlı
oldukları vergi dairelerine ibraz edilmek suretiyle sorumlu sıfatıyla beyan,
şubeler tarafından yapılmaya başlanır.
2.1.1.2. İndirim
2 No.lu KDV Beyannamesinde
herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif
edilen KDV'nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.
(…) (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
(…) (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Tevkifata tabi tutulan KDV'nin
indirimi konusunda, Tebliğin (iii/C-1.1.) bölümündeki açıklamalar dikkate
alınır. (10.02.2024 / 32456
sayılı R.G. Seri No:50 Tebliğ ile eklenmiştir)
2.1.2. Tam Tevkifat Uygulaması
Bu bölüm kapsamındaki
işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamı, mal veya hizmetin
alıcıları tarafından tevkifata tabi tutulur.
Tam tevkifat uygulanacak
işlemler, bu bölümde belirtilenlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde
işleme muhatap olanlar tarafından tam tevkifat uygulaması kapsamında işlem
yapılmayacaktır.
2.1.2.1. İkametgâhı,
İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye'de Bulunmayanlar Tarafından
Yapılan İşlemler
3065 sayılı Kanunun
1 inci maddesine göre bir hizmetin KDV'nin konusuna girebilmesi için Türkiye'de
ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun (6/b) maddesinde ise Türkiye'de
yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye'de ifa edilmiş sayılacağı hükme
bağlanmıştır.
Buna göre, ikametgâhı, işyeri,
kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların Türkiye'de yaptığı
hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye'de faydalanılan
hizmetler KDV'ye tabi olacaktır.
Bu gibi hizmet ifalarında
mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı,
işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV'nin tamamı, hizmetten
faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip
ödenecektir.
Hizmetin vergiden müstesna
olması
ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde,
mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.
KDV'nin sorumlu sıfatıyla
beyan edilmesi için hizmetten Türkiye'de faydalanan muhatabın KDV mükellefi
olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler
nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmek ve
ödemek zorundadır.
Yurt dışından
temin edilen ve tevkifata tabi tutulması gereken hizmetlere ilişkin olarak
aşağıdaki örnekler verilebilir:
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri,
kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayan firmalar tarafından;
- Türkiye'de inşa edilecek bir
alış-veriş merkezi için yurt dışında çizilip Türkiye'ye gönderilen mimari proje
hizmeti,
- Türkiye'de faaliyette
bulunan enerji santralinin işletilmesine ilişkin olarak yurt dışından verilen
danışmanlık hizmeti,
- KDV mükellefiyeti olmayan
genel bütçeli bir idareye yurt dışından verilen bilgisayar yazılım
hizmeti,
- KDV mükellefiyeti olmayan
bir sivil toplum kuruluşuna konusuyla ilgili olarak dünyadaki hukuki gelişmeler
hakkında yurt dışından bilgi gönderilmesi hizmeti.
Bu bölüm kapsamında olan
hizmetlerin aynı zamanda kısmi tevkifat uygulaması kapsamında da olması
halinde, bu bölüme göre işlem tesis edilir.
İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi
ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan 3065 sayılı Kanunun 1
inci maddesi kapsamındaki mal teslimlerinde de bu bölüm kapsamında işlem tesis
edilir.
Teslimin vergiden müstesna
olması
halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla vergi beyan edilmez.
2.1.2.1.2.
Katma Değer Vergisi Mükellefi Olmayan Gerçek Kişilere Elektronik Ortamda
Sunulan Hizmetler (31.01.2018 tarih ve 30318 sayılı R.G. KDV
Seri No 17 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2018)
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları
ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41 inci
maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında
yapılan değişiklik ile Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş
merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek
kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin,
bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği, Maliye Bakanlığının
elektronik ortamda sunulan hizmetlerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni
merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından Türkiye'de KDV mükellefi olmayan
gerçek kişilere bir bedel karşılığında elektronik ortamda sunulan hizmetler
KDV'ye tabi olup, bu hizmetlere ilişkin KDV'nin beyanı ve ödemesi bu bölümde
yer alan usul ve esaslara tabidir.
Elektronik ortamda sunulan hizmetlerin bir işyeri
oluşturacak şekilde verilmesi durumunda (Türkiye'de bir işyerinin oluşup
oluşmadığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenir.), bu
hizmetlere ilişkin verginin genel esaslar çerçevesinde (1 No.lu KDV beyannamesi
ile) beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.
2.1.2.1.2.1.
Elektronik Hizmet Sunucularının KDV Mükellefiyeti
213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci
fıkrasının (4) numaralı bendinde; beyanname ve bildirimlerin, şifre, elektronik
imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle internet de dâhil olmak
üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine,
bunların aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul
ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluk veya standartları mükellef grupları ve
faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya ya da belirlemeye,
beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri elektronik
ortamda tebliğ etmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş
merkezi bulunmayıp, Türkiye'de KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere bir bedel
karşılığında elektronik ortamda hizmet sunanlar, bu hizmetlere ilişkin KDV'yi,
"Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti" tesis ettirmek suretiyle
beyan ederler.
Söz konusu hizmet sunucuları bu işlemlere ilişkin
KDV'yi, 3 No.lu KDV beyannamesi ile elektronik ortamda beyan ederler.
Bu kapsamdaki hizmet sunucularının, ilk kez
verecekleri 3 No.lu KDV beyannamesini vermeden önce, Gelir İdaresi Başkanlığının
www.digitalservice.gib.gov.tr adresinde yer alan formu doldurmaları gerekir.
Söz konusu formun elektronik ortamda doldurulup
onaylanması üzerine, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde,
hizmet sunucusu adına "Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti"
tesis ettirilir.
Bu kapsamdaki mükelleflerden ayrıca işe başlama
bildirimi aranmaz. Mükellefiyet tesisi üzerine internet vergi dairesinde işlem
yapılabilmesi için mükellefe kullanıcı kodu, parola ve şifre verilir.
Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti
tesis ettirenlerin, herhangi bir had ile sınırlı olmaksızın beyannamelerini 213
sayılı Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca meslek mensuplarına imzalatma
zorunluluğu kapsamında olmamaları uygun görülmüştür.
Elektronik hizmet sunucusunun açıkça belirtilmediği ve
bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye yansıtılmadığı, düzenlenen fatura ve
benzeri belgelerde hizmete ve elektronik hizmet sunucusuna ilişkin bilgilere
açıkça yer verilmediği hallerde, elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin
KDV, elektronik hizmet sunumuna aracılık edenler tarafından beyan edilip
ödenir.
Öte yandan, müşteriden bedel talep etme, söz konusu
hizmete ilişkin genel şartları belirleme yetkisi veya hizmeti ifa etme
yükümlülüğü bulunanlar, elektronik hizmet sunucusu olarak kabul edilir.
2.1.2.1.2.2.
Verginin Hesaplanması
Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti
kapsamında bulunanlar, Türkiye'de KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere
elektronik ortamda sundukları hizmetler için, bu hizmetlerin tabi olduğu oranda
KDV hesaplarlar.
Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti
bulunanların 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutma zorunluluğu
bulunmamaktadır.
Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti
kapsamında beyan edilen hizmetlere ilişkin olması şartıyla, Türkiye'de KDV
mükellefiyeti bulunanlardan temin edilen mal ve hizmetler nedeniyle düzenlenen
fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV'nin, bu kapsamda beyan edilen
işlemlere isabet eden kısmının 3065 sayılı Kanunun (29/1) inci maddesi
kapsamında indirim konusu yapılması mümkündür.
Bu fatura ve benzeri belgeler, 213 sayılı Kanunun
muhafaza ve ibraz hükümleri gereğince muhafaza edilir.
2.1.2.1.2.3.
Beyan ve Ödeme
Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti
kapsamında bulunanlar, Türkiye'de KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere
elektronik ortamda sundukları hizmetler nedeniyle hesapladıkları KDV'yi, takvim
yılının aylık vergilendirme dönemleri itibariyle, vergilendirme dönemini takip
eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar, internet vergi dairesi
aracılığıyla ve 3 No.lu KDV Beyannamesi ile Türk Lirası cinsinden beyan
ederler. Ancak elektronik hizmet sunucularına özel KDV mükellefiyetine ilişkin
hükmün yürürlüğe girdiği 1/1/2018 tarihinden itibaren, Türkiye'de ikametgâhı,
işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayıp, Türkiye'de KDV mükellefi
olmayan gerçek kişilere bir bedel karşılığında elektronik ortamda hizmet
sunanların, 2018 yılının Ocak, Şubat, Mart dönemlerinde yaptıkları işlemleri
2018 yılının Nisan ayının başından itibaren yirmidördüncü günü akşamına kadar
verecekleri 3 No.lu KDV beyannamesi ile beyan etmeleri uygun görülmüştür.
Bu kapsamda
bulunan mükelleflerin, beyanı gereken herhangi bir işlemin olmaması halinde,
ilgili döneme ilişkin beyanname vermelerine gerek yoktur.
Bedelin döviz olarak hesaplanması halinde döviz,
vergiyi doğuran olayın meydana geldiği günkü Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.
Merkez Bankasınca Resmî Gazete'de ilan edilmeyen dövizlerin Türk parasına
çevrilmesinde ise cari döviz kuru esas alınır.
Bu kapsamda beyan edilen KDV'nin, beyannamenin
verilmesi gereken ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenmesi gerekir.
Ödeme; vergi dairelerine ve tahsile yetkili bankalara
yapılabileceği gibi, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi
(www.gib.gov.tr) üzerinden tahsile yetkili bankaların banka kartı veya kredi
kartı ile de yapılabilir.
2.1.2.1.2.4.
Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi
3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesinde yer alan
elektronik ortamda sunulan hizmetlere yönelik beyan yükümlüğüne ilişkin
düzenlemelere uymayanlar hakkında, 213 sayılı Kanunun vergi cezalarına dair
hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
2.1.2.2. Serbest Meslek Faaliyeti
Çerçevesinde Yapılan
Teslim ve Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
(1/1) inci maddesine göre, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim
ve hizmetler vergiye tabidir. Sözü edilen faaliyetleri mutat ve sürekli olarak
yapanlar KDV mükellefi olacak, arızi serbest meslek faaliyetinde bulunanların
ise KDV mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.
Serbest meslek faaliyetlerini
mutat ve sürekli olarak yapanların, prensip olarak KDV mükellefiyeti
tesis ettirmeleri gerekmektedir. Ancak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18
inci maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı Kanunun 94
üncü maddesinde belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlara yapanların hesaplayacağı
KDV'nin, bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi
gerekir.
Serbest meslek erbabının bu
uygulamadan faydalanabilmesi için KDV mükellefiyetinin sadece Gelir Vergisi
Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve
işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve
kuruluşlara yapılması gerekmektedir.
Ayrıca,
sorumluluk uygulaması kapsamında işlem yapılabilmesi için Gelir Vergisi
Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemleri yapan kişilerin, bu şekilde
işlem yapılmasını önceden vergi sorumlusuna (Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü
maddesinde sayılanlara) bildirmesi gerekmektedir.
İşlemlerine ait verginin beyan ve
ödeme mükellefiyeti sorumlular tarafından yerine getirilen serbest meslek
mensupları (Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde sayılanlar) ayrıca KDV
beyannamesi vermez ve defter tutmazlar. İşlemin belgelendirilmesi ise Vergi
Usul Kanununun genel hükümlerine göre gerçekleştirilir.
Bu uygulamaya göre, Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar, aynı
Kanunun 18 inci maddesi kapsamına giren kişilere yaptıkları ödemeler ile ilgili
olarak gelir vergisi (GV) stopaj tutarı dâhil işlem bedeli üzerinden KDV
hesaplayıp sorumlu sıfatıyla beyan edip öderler. Hesaplanan KDV tutarı GV
stopaj matrahına dâhil edilmez.
Örnek:Dergilere karikatür
çizen bir serbest meslek mensubu, karikatür başına 200 TL net telif ücreti
almaktadır. Karikatüristin her ay 1 karikatür verdiği (A) dergi işletmesi bu
hizmetle ilgili GV ve KDV tevkifat tutarlarını aşağıdaki şekilde
hesaplayacaktır.
- KDV hariç, GV stopajı dahil
tutar: 200 / 0,83 = 240,96 TL
- GV Stopajı : 240,96 x
0,17 = 40,96 TL
- KDV : 240,96 x 0,18 = 43,37
TL
- GV stopajı ve KDV
dahil toplam bedel: 200 + 40,96 + 43,37 = 284,33 TL
Dergi işletmesi 40,96 TL
tutarındaki GV stopajını, muhtasar beyannamesine dahil edecek, 43,37 TL
tutarındaki KDV'yi ise 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edecektir. Bu tutarın
1 No.lu KDV beyannamesinde genel hükümler çerçevesinde indirim konusu
yapılabileceği açıktır.
Gelir Vergisi Kanununun 18
inci maddesi kapsamına
giren teslim veya hizmetleri aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi,
kurum ve kuruluşlar yanında bu maddede yer almayanlara da yapanlar, yukarıda
belirtilen uygulamadan faydalanamazlar.
Sorumluluk uygulamasını tercih
etmeyenler ile esasen bu kapsama girmesi mümkün olmayan mükelleflerin, Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar ile
bunlar dışındakilere yaptıkları işlemleri sebebiyle hesaplanan KDV, Tebliğin
(I/C-2.1.3) bölümü saklı kalmak kaydıyla, kendileri tarafından mükellef
sıfatıyla beyan edilip ödenir. Bu mükellefler genel hükümler çerçevesinde
defter tutar, belge düzenler ve KDV beyannamesi verirler. Bu durumda, Gelir
Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşların,
Tebliğin (I/C-2.1.3)bölümü saklı kalmak kaydıyla, bu işlemler sebebiyle vergi
sorumlulukları söz konusu olmaz.
Gelir Vergisi Kanununun 94
üncü maddesinde sayılan
kişi, kurum ve kuruluşlar bu bölüm kapsamındaki alımlarında, satıcılardan bir
yazı talep ederler. Bu yazıda işlemi yapanlar;
- Faaliyetlerinin arızi olması
nedeniyle KDV'ye tabi olmadığını veya
- Faaliyetlerinin KDV'ye tabi
olduğunu
ve hesaplanacak KDV'nin sorumlu sıfatıyla beyanını tercih ettiklerini veya
- Faaliyetlerinin KDV'ye tabi
olduğunu
ve hesaplanacak KDV'nin kendileri tarafından mükellef sıfatıyla beyan
edileceğini,
belirtirler. Bu yazı, Vergi
Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklanır ve
gerektiğinde yetkililere ibraz edilir.
Öte yandan, serbest meslek
mensuplarından
yapılan gelir vergisi kesintileri muhtasar beyanname ile beyan edilmekte,
bunlardan Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına girenler,
"Ödemeler" kulakçığında "021" kodu ile listelenmektedir. Listede "021" kodu ile
yer alan serbest meslek mensuplarından KDV tevkifatı yapılanlar ve
yapılmayanlar ilgili satırlara giriş yapılmak suretiyle beyan edilir.
2.1.2.3. Kiralama İşlemleri
3065 sayılı Kanunun
(1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen
mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV'nin konusuna girmektedir.
Buna göre, söz konusu mal ve
hakların
kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV'ye tabi olacaktır.
Bu kiralama işlemleri ile
ilgili KDV;
- Kiraya verenin başka
faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu
sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir),
- Kiracının KDV
mükellefi olması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil
değildir),
şartlarının birlikte var
olması halinde, kiracı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Ayrıca,
kiracının;
- Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları
basit usulde tespit edilenler (istisnadan vazgeçerek KDV mükellefi olmasalar
dahi),
- Banka ve sigorta şirketleri
gibi faaliyetleri KDV'den istisna olan işletmeler,
- Sadece KDV'ye tabi
işlemlerinin bulunduğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettirerek beyanname
vermeleri uygun görülenler,
- 5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar
olması hallerinde
de, kiralama hizmetine ait KDV söz konusu kiracılar tarafından bu bölüm
kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.
Tevkifata tabi tutulan KDV'nin
beyan ve ödenmesi konusunda, Tebliğin (I/C-2.1.1.1) bölümündeki
açıklamalar dikkate alınır.
KDV'ye tabi olan kiralama
işlerinde kiraya verenin başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefi olması
halinde, tam tevkifat uygulaması söz konusu olmaz; kiraya veren, kiralama
faaliyetlerine ait KDV'yi diğer faaliyetleri ile birlikte genel esaslara göre
beyan eder. Faaliyetleri sadece 2 No.lu KDV Beyannamesi vermelerini
gerektirenler, bu kapsamda mütalaa edilmez.
Yukarıda
belirtilenler hariç kiracının KDV mükellefi olmaması halinde de (faaliyetleri
sadece 2 No.lu KDV Beyannamesi vermelerini gerektirenler de bu kapsamda mütalaa
edilecektir) kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV, kiraya veren tarafından
mükellef sıfatıyla beyan edilir. Kiraya verenin başka nedenlerle KDV
mükellefiyeti olmaması bu uygulamaya engel değildir.
Kiralama işleminin KDV'den
müstesna olması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmez.
Örneğin;Gelir
Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve haklar arasında yer alan
gayrimenkullerin kiralanması işlemleri, bir iktisadi işletmeye dahil olmamaları
şartıyla, 3065 sayılı Kanunun (17/4-d) maddesine göre KDV'den müstesnadır.
Dolayısıyla, bir
iktisadi işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinde KDV
ve sorumluluk uygulaması söz konusu olmayacaktır.
5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların Tebliğin bu bölümü
kapsamındaki kiralama işlemlerinde, kiracının KDV mükellefi olup olmadığına
bakılmaksızın, tevkifat uygulanmayacaktır. Bu durumda, söz konusu idare, kurum
ve kuruluşlar kiraya verme işlemleri dışında KDV'ye tabi işlemleri
bulunmamaları kaydıyla, 1 No.lu KDV Beyannamesini sadece kiralama işleminin
gerçekleştiği dönemler için verirler. Genel bütçeli idarelerde KDV'nin beyanı
konusunda, Tebliğin (I/C-2.1.1.1) bölümündeki açıklamalar dikkate alınır.
2.1.2.4. Reklâm Verme İşlemleri
KDV mükellefi olan gerçek veya
tüzel kişiler (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil
değildir), KDV mükellefiyeti olmayan;
- Amatör spor kulüplerine,
oyuncularının
formalarında gösterilmek,
- Şahıslara veya kuruluşlara
ait bina, arsa, arazi gibi yerlerde duvarlara yazılmak, pano olarak
yerleştirilmek,
- Gerçek veya tüzel kişiler
tarafından yayımlanan dergi, kitap gibi yazılı eserlerde yayınlanmak,
suretiyle ve bunlara benzer
şekillerde reklâm vermektedirler.
Bu şekilde reklâm verme
işlemleri ile ilgili KDV, reklâm hizmeti verenlerin KDV mükellefi olmaması
halinde, reklâm hizmeti alanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Ayrıca, bu
bölüm kapsamındaki reklam hizmetini alanların;
- Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları
basit usulde tespit edilenler (istisnadan vazgeçerek KDV mükellefi olmasalar
dahi),
- Banka ve sigorta şirketleri
gibi faaliyetleri KDV'den istisna olan işletmeler,
- Sadece KDV'ye tabi
işlemlerinin bulunduğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettirerek beyanname
vermeleri uygun görülenler,
- 5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar
olması hallerinde
de reklam hizmetine ait KDV, hizmeti alanlar tarafından bu bölüm kapsamında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Tevkifata tabi tutulan KDV'nin
beyan ve ödenmesi konusunda, Tebliğin (I/C-2.1.1.1) bölümündeki
açıklamalar dikkate alınır.
5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların Tebliğin bu bölümü
kapsamında reklâm hizmeti vermeleri halinde, reklâm hizmeti alanın KDV
mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın tevkifat uygulanmayacaktır. Bu
işlemlerde KDV'nin beyanı, Tebliğin (I/C-2.1.2.3) bölümünde bu konuya ilişkin
açıklamalara göre yapılacaktır.
2.1.2.5. İsteğe Bağlı Tam Tevkifat
Uygulaması (21.04.2022 /
31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2022)
Mükellefler, yazılı bir sözleşme
düzenleyerek bir yıl süreyle anlaştıkları satıcı mükelleflerden, Tebliğin
(I/C-2.1.3.2.) ve (I/C-2.1.3.3.) bölümlerinde belirtilen işlemlere (Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.)
bölümü, (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü ile (I/C-2.1.3.3.7.) bölümündeki işlemler
hariç) ilişkin alımlarında tevkifat sorumluluklarının bulunup bulunmadığına
bakılmaksızın, hesaplanan KDV'nin tamamını sorumlu sıfatıyla beyan edip
öderler. Bir yıllık sürenin bitimini izleyen yıllarda uygulamaya devam
edilmesinin istenmesi halinde sözleşmenin aynı süreyle yenilenmesi gerekir. Bir
yıllık süre dolmadan söz konusu uygulamadan vazgeçilmesi mümkün değildir.
Alıcı mükellefler, söz konusu
sözleşmelerin bir örneği ile bu kapsamda işlem yapacak satıcı mükelleflerin
bilgilerini (adı soyadı/unvanı, vergi dairesi, vergi kimlik numarası, sözleşme
uygulama dönemi), işleme ilişkin KDV beyannamesinin verilmesinden önce liste
halinde bağlı oldukları vergi dairesine verirler. Sözleşmelerin feshedilmesi,
tadili vb. durumların da işleme ilişkin KDV beyannamesinin verilmesinden önce
bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi gerekir.
Alıcıların isteğe bağlı tam tevkifat
uygulaması kapsamında sözleşme düzenlemediği satıcılar ile olan işlemlerinde,
genel hükümlere göre işlem tesis edileceği tabiidir.
İsteğe bağlı tam tevkifat uygulaması
kapsamında alıcı tarafından tevkifata tabi tutulan KDV, 2 No.lu KDV
Beyannamesinin "Vergi Bildirimi" kulakçığının, "İsteğe Bağlı Tam Tevkifat
Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim" tablosunda beyan edilir. Tablonun "İşlem
Türü" alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle
doldurulur. "Matrah" alanına, işlemin KDV hariç bedeli, "Oran" alanına işlemin
tabi olduğu KDV oranı girilir. Alıcı tarafından tevkif edilen KDV tutarını
gösteren "Vergi" alanı, e-beyanname programı tarafından hesaplanır.
İsteğe bağlı tam tevkifat uygulaması
kapsamındaki işlemleri yapan satıcı mükellefler ilgili döneme ait 1 No.lu KDV
Beyannamesinin iki ayrı bölümüne kayıt yapar. Birinci kayıt, "Matrah"
kulakçığında "İsteğe Bağlı Tam Tevkifat Uygulanan İşlemler" tablosuna; ikinci
kayıt "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "İsteğe Bağlı
Tam Tevkifat Kapsamına Giren İşlemler" tablosuna yapılır.
İsteğe bağlı tam tevkifata tabi tutulan
KDV ile sınırlı olmak üzere satıcıya KDV iadesi yapılabilir. Bu uygulamadan
kaynaklanan KDV iade talepleri, her bir işlem için Tebliğin (I/C-2.1.5.)
bölümünde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir. İade
taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV'nin ödenmiş olması vergi dairesince
aranır.
Bu uygulama kapsamında işlemi
bulunanlar düzeltme işlemleri bakımından Tebliğin (I/C-2.1.4.), tevkifata tabi
tutulan verginin iadesi bakımından Tebliğin (I/C-2.1.5.), bildirim ve
müteselsil sorumluluk bakımından Tebliğin (I/C-2.1.6.) bölümlerindeki
açıklamalara tabidir.
2.1.3. Kısmi
Tevkifat Uygulaması
2.1.3.1. Kısmi
Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar
Tebliğin
(I/C-2.1.3.2) ve (I/C-2.1.3.3) bölümleri kapsamındaki işlemlerde, işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamı değil, bu işlemler için izleyen bölümlerde
belirlenen orandaki kısmı, alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecek;
tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla
beyan edilip (beyannamede ödenmesi gereken KDV çıkması halinde) ödenecektir.
Kısmi
tevkifat uygulanacak işlemler, söz konusu bölümlerde belirtilenlerle sınırlı
olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından kısmi
tevkifat yapılmayacaktır.
Kısmi
tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu
tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması
kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu
gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı
sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde
belirtilmektedir.
a) KDV mükellefleri (sadece
sorumlu sıfatıyla
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir)
b) Belirlenmiş alıcılar (KDV
mükellefi olsun olmasın):
- 5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve
bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler
ile köylere hizmet götürme birlikleri,
- Yukarıda sayılanlar
dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve
kuruluşları, (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01.07.2021)
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları,
- Kanunla kurulan veya tüzel
kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
- Bankalar,
-
Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01.07.2021)
-
Sendikalar ve üst kuruluşları, (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
-
Vakıf üniversiteleri, (16.02.2021
/ 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
-
Mobil elektronik haberleşme işletmecileri, (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile
eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
-
Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri
(Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
- Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen
kuruluşlar, (31.01.2018 tarih ve 30318 sayılı R.G. KDV Seri No 17 Tebliğ
ile eklenmiştir)
- Özelleştirme kapsamındaki
kuruluşlar,
- Organize sanayi bölgeleri
ile menkul kıymetler,
vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,
- Yarıdan fazla
hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek
başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,
- Payları Borsa
İstanbul (BİST)A.Ş.nde işlem gören şirketler,
- Kalkınma ve
yatırım ajansları.
Okul aile birlikleri ve Sağlık
Bakanlığına bağlı aile hekimliği kurumları,Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı
kapsamında değerlendirilmez.
Belirlenmiş alıcıların
birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde (şirketleşenler dahil
profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı uygulanmaz.
5018 sayılı Kanuna
ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması
kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir
kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel değildir.
Bu kapsamda tevkif edilen
vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile yetki alanı
içerisinde bulunulan vergi dairesine, Tebliğin (I/C-2.1.1.1)bölümündeki
açıklamalara göre beyan edilip kanuni süresi içerisinde ödenir.
KDV mükellefiyeti
bulunmayanların,
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında olmamak kaydıyla, kısmi tevkifat
uygulaması kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulaması söz konusu
olmayacaktır.
Örnek:KDV mükellefiyeti
bulunmayan apartman yönetimlerine verilen özel güvenlik hizmetlerinde ya da KDV
mükellefiyeti bulunmayan konut yapı kooperatiflerine verilen yapı
denetim hizmetlerinde, tevkifat uygulanmayacaktır.
(21.05.2016
tarih ve 29718 sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile
eklenmiştir) 213
sayılı Kanuna göre, mücbir sebebin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar
geçen sürede, mücbir sebepten yararlanan mükelleflerin vergi ödevleri ertelenmektedir.
Bu kapsamda beyanname verme yükümlülükleri ileri tarihe ertelenen mükelleflerin,
mücbir sebep halinde bulunduğu süre içerisinde kısmi tevkifat kapsamındaki alımlarında
tevkifat uygulanmaz. (…). Alıcı mükelleflerin mücbir sebep halinden
çıkmak istemeleri ve buna ilişkin İdareye yaptıkları başvuru neticesinde mücbir
sebep halinin sona erdirilmesi durumunda da mücbir sebep halinin ortadan
kalktığı tarihten itibaren genel hükümler çerçevesinde tevkifat
uygulanır. Öte yandan, işleme taraf olan satıcı mükellef ile alıcı mükellefin
her ikisinin de mücbir sebep kapsamında bulunması halinde, söz konusu alımlarda
genel hükümler çerçevesinde tevkifat uygulamasına
devam olunur(Son iki cümle 01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46 Tebliğ ile
eklenmiştir).
2.1.3.2. Kısmi
Tevkifat Uygulanacak Hizmetler
Bu bölümde yer verilen kısmi
tevkifat kapsamındaki işlemlerin tamamı "hizmet" mahiyetinde olup,
"teslim" mahiyetindeki işlemler bu bölüm kapsamına girmemektedir.
Bu nedenle, bu bölüm kapsamında
tevkifat uygulayacak alıcıların tevkifat kapsamına giren hizmetlerde
kullanılmak üzere piyasadan yapacakları mal alımlarında (Tebliğin (I/C-2.1.3.3)
bölümü kapsamındaki mallar hariç) tevkifat uygulanmayacaktır.
Ancak, bu bölüm kapsamına giren
hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları mallara ait tutarlar hizmet
bedelinden düşülmeyecek; tevkifat, kullanılan mallara ait tutarlar da dahil
olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarına göre
belirlenecektir.
Örnek:Bir banka şubesi
bahçe duvarının inşası işini, malzeme bankaya, işçilik müteahhide ait olmak
üzere 4.000 TL + 720 TL KDV karşılığında ihale etmiştir. Banka şubesi, kum,
demir, çimento, tuğla, briket vb. malzemeyi piyasadan 6.000 TL + 1.080 TL
KDV'ye temin etmiştir. Banka şubesi, malzemelerin alımı sırasında tevkifat
uygulamayacak, müteahhidin yapacağı 4.000 TLtutarındaki hizmete ilişkin 720 TL
KDV üzerinden ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1) bölümü gereğince tevkifat
uygulanacaktır.
Banka şubesinin, bahçe duvarı
yapım işini malzemeler de müteahhide ait olmak üzere 10.000 TL karşılığında
ihale etmesi halinde, müteahhidin faturasında malzeme ve işçilik tutarları
6.000 TL ve 4.000 TL olarak ayrı ayrı gösterilse bile, 10.000 TL tutarındaki
toplam bedel üzerinden hesaplanacak 1.800 TL KDV'ye, yapım işleri için geçerli
olan oranda tevkifat uygulanacaktır.
2.1.3.2.1. Yapım İşleri
ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje
Hizmetleri
2.1.3.2.1.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı (16.02.2021
/ 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile değişik) (Yürürlük 01.03.2021)
Tebliğin;
-
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri,
-
(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5
milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri
ile
bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje
hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
Projenin
genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş
bedelinin daha sonra 5 milyon TL'yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı
tarihten itibaren tevkifat uygulanır.
2.1.3.2.1.2. Kapsam
Bu bölüm kapsamına
aşağıdaki hizmetler girmektedir:
- Bina, karayolu, demiryolu,
otoyol, havalimanı,
rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı,
boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali,
rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve
benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri.
- Yukarıda sayılan
yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye,
ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi,
tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon,
çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve
benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte
inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de
bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.
- Yapım işleri
ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita
(kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı
hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız
olarak verildiği takdirde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında
değerlendirilir.
Yüklenicileri tarafından
tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere
devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine
ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır.
Örnek 1: (A) Bakanlığı
tarafından yapılan enerji nakil hattı işi ihalesini (B) İnşaat A.Ş.
kazanmıştır. (B) bu işe ait nakliye işlerini (C) firmasına devretmiştir. Bu
durumda, (B)'nin (A)'ya, (C)'nin (B)'ye düzenledikleri faturalarda tevkifat
uygulanacaktır.
Örnek 2: DSİ tarafından
yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl
yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin
edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması
işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu
nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından
verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında
olacaktır.
Tevkifat uygulaması
kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi
halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat
uygulaması bakımından önem arz etmemektedir.
Alıcının,
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar arasında yer almaması veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında
sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL'nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt
yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz. Ancak ilk
yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk
aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği
alt yüklenicilerden tevkifat yapılır.
Örnek 3: Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b)ayrımı kapsamına girmeyen (A) Ltd. Şti., yaptıracağı hizmet
binası inşaatını (B) A.Ş. ne ihale etmiştir. (B), hisse senetleri BİST'te işlem
gören bir şirkettir. (B), bu inşaatın su basmanı işini (C) firmasına
yaptırmaktadır.
Bu durumda, (B)'nin (A)'ya
düzenlediği
faturada tevkifat uygulanmayacak, (C)'nin (B)'ye düzenlediği faturada ise
tevkifat uygulanacaktır.
Alıcı ve ilk
yüklenicinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk
safhada tevkifat söz konusu değildir. Ancak ilk yüklenicinin bu yapım işini
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında yer almayan alt yüklenicilere
devretmesi halinde, kendisi tarafından tevkifat uygulanır.
Tevkifata tabi olan işlerin,
3065 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde vergiden müstesna olması halinde,
işlem bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacağı için herhangi bir tevkifat da
yapılmaz. Ancak, vergiden istisna olan işlerin alt yüklenicilere devredilmesi ve
alt yüklenicilerin yaptığı işlemin KDV'den müstesna olmaması halinde, alt
yüklenicilerin gerçekleştirdikleri işlemler üzerinden hesaplanan KDV, bu
Tebliğde belirlenen esaslar çerçevesinde tevkifata tabi tutulur.
Örnek 4:Hisse senetleri BİST'de işlem
gören (X) A.Ş. ne, işlettiği limanın genişletilmesi işi ile ilgili olarak 3065
sayılı Kanunun (13/e) maddesi kapsamında verilen inşaat taahhüt işlerinin, asıl
yüklenici tarafından alt yüklenicilere devredilmesi halinde, alt yükleniciler
ve daha alt yüklenicilerin ifa ettikleri inşaat taahhüt (yapım) işlerinde,
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında olmamaları kaydıyla, tevkifat uygulanır.
Mimarlık,
mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar
uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri işlerin ilk yüklenici
tarafından yapım işinin bir kısmı ile birlikte alt yüklenicilere devredilmesi
halinde, alt yüklenici tarafından düzenlenen faturalarda tevkifat uygulanır.
Yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak mimarlık, mühendislik, etüt, plan,
proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte
imar planı hazırlama ve benzeri işlerin alt yükleniciye devredilmesi halinde bu
bölüm kapsamında işlem tesis edilmez. Devredilen söz konusu işler için işi
devredenin durumuna göre Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında tevkifat
uygulanır.
Tebliğin bu
bölümünde belirtilen işlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması
halinde de alt yüklenicilere devredilen işler bakımından yukarıda yapılan
açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edilir.
Tebliğin bu
bölümü kapsamındaki işlerde, 30/4/2006 (bu tarih dahil) tarihinden önce ihalesi
tamamlanmış işlere ilişkin faturalarda gösterilen KDV tutarı tevkifata tabi
tutulmaz. ("ihale" ibaresi, yapım işlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanarak
yaptırılmasını ifade etmekle birlikte, herhangi bir ihale düzenlenmeden
taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca gerçekleştirilen yapım işlerini
de kapsamaktadır.)
Bu kapsamda tevkifata tabi
tutulmayacak yapım
işlerinin yüklenicileri, 30/4/2006 (bu tarih dahil) tarihinden önce alt
yüklenicilere devrettikleri kısımlara ait KDV üzerinden tevkifat yapmazlar.
Ancak, 30/4/2006 (bu tarih dahil) tarihinden önce sözleşmesi imzalanan yapım
işi yüklenicilerinin bu tarihten sonra alt yüklenicilere devrettikleri veya
devredecekleri kısımlara ait KDV üzerinden ise tevkifat yapmaları
gerekmektedir.
2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje,
Danışmanlık,
Denetim ve Benzeri Hizmetler
2.1.3.2.2.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje,
danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında
KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.2.2. Kapsam
Bu bölüm kapsamına;
- Piyasa etüt-araştırma,
- Ekspertiz,
- Plan-proje,
- Teknik, ekonomik, mali ve
hukuki alanda sunulan danışmanlık,
müşavirlik, denetim
ve benzeri hizmetler girmektedir.
Yapım
işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan,
proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte
imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir.
Herhangi bir teslim ya da
hizmet kapsamında
veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilmek ve bedeli ayrıca
belirlenmek kaydıyla eğitim hizmetleri danışmanlık hizmeti kapsamında
değerlendirilir.
Avukatların hukuki
ihtilaflarla ilgili olarak yargı mercileri nezdinde veya yargı kararlarının
sonuçları ile ilgili olarak vekâlet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri
hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulmaz. Avukatların verdikleri
danışmanlık hizmetleri ise tevkifata tabidir.
Avukatlarla yapılan sözleşmede
avukatlık ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa, bu iki unsur ayrı
ayrı ücretlendirilmediği takdirde, toplam sözleşme bedeli üzerinden tevkifat
uygulanır.
Uluslararası gözetim
şirketleri tarafından ifa edilen gözetim hizmetleri ile araç, makine, teçhizat
ve benzerlerinin kalite kontrol ve test edilmesine ilişkin hizmet alımları da
tevkifata tabidir.
Ancak, yazılı ve
görsel medya takip hizmetleri ile ilan, reklâm ve benzeri hizmetler danışmanlık
ve denetim hizmetleri kapsamında değerlendirilmez.
2.1.3.2.3. Makine, Teçhizat,
Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri
2.1.3.2.3.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen makine, teçhizat,
demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde alıcılar
tarafından (7/10)
oranında
KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.3.2. Kapsam
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara ait veya bunlara tahsis edilen ve
faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve
taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri tevkifat kapsamındadır.
Örnek 1:Hisse senetleri BİST'te işlem
gören (A) A.Ş. tarafından satın alınan kamyon şasisi üzerinde kasa, depo ve
benzeri ilaveler yaptırmak suretiyle tadilat uygulanması halinde, tadilat
bedelleri üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi olacaktır.
Örnek 2: (A) kamu kurumu
otomasyon sisteminin oluşturulması amacıyla (X) Yazılım ve Otomasyon Şirketi
ile anlaşmıştır.
Sözleşme kapsamında otomasyon
sistemlerine ilişkin yazılım temini, satış sonrası güncelleme, bakım vb.
hizmetler de verilmektedir.
Otomasyon sisteminin ve
bilgisayarların
kullanımında gerekli olan işletim sistemi yazılımlarına ilişkin olarak verilen
değişiklik, sorun giderme, yenileme, bakım, güncelleme ve benzeri hizmetlere
ilişkin bedel üzerinden hesaplanan KDV'nin 7/10'u (A) tarafından tevkifata tabi
tutulacaktır.
Isıtma-soğutma
sistemleri, havalandırma sistemi, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi,
asansör ve benzerlerine yönelik bakım ve onarım hizmetleri bu bölüm kapsamında
tevkifata tabi tutulur. Bunların ilk yapımı veya tamamen yenilenmesi ise
Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.) bölümü kapsamında tevkifata tabidir.
Makine, teçhizat, demirbaş ve
taşıtların bakım hizmetleri, bunların kendinden beklenen işlevleri sağlamak
için belli aralıklarla veya gerektiği zaman yapılan faaliyetlerdir. Bu hizmet
sırasında bakımı yapılan eşyanın belli aksam ve parçalarının değiştirilmesi de
hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır.
Makine, teçhizat, demirbaş ve
taşıtların onarımı ise bozulmuş, eskimiş araçların kullanılabilir hale
getirilmesinden ibarettir. Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de
onarılan şeye ait bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur.
Dolayısıyla,
makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait bakım ve onarım hizmetlerinin
yalnızca işçilik hizmetinden ibaret sayılması söz konusu olmayıp, bu
hizmetlerin gereği olarak yapılan malzeme, yedek parça ve sarf malzemesi
teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dahil bulunmaktadır.
Ancak, bu hizmetlerde kullanılacak
malzeme, yedek parça, sarf malzemesi gibi malların tadil, bakım ve onarımı
yaptıranlar tarafından piyasadan satın alınıp bu işleri yapanlara verilmesi
halinde, malların piyasadan satın alınması sırasında, Tebliğin (I/C-2.1.3.3)
bölümünde yapılan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, tevkifat uygulanmaz.
2.1.3.2.4. Yemek Servis ve
Organizasyon Hizmetleri
2.1.3.2.4.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen her türlü yemek servis
ve organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı
uygulanır.
2.1.3.2.4.2. Kapsam
Yemek servis hizmetleri; Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşların personel,
öğrenci, hasta, müşteri, misafir, yolcu sıfatı taşıyan kişilerin yemek
ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapacakları hizmet alımlarını kapsamaktadır.
Örnek: Milli Eğitim
Bakanlığı'nın (il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinin) taşımalı eğitim
kapsamında öğrencilere verilen öğle yemeği (kumanya) alımlarında, yemeği
hazırlayan ve/veya dağıtımını yapan yüklenicilere yapılacak ödemelerden KDV tevkifatı
yapılacaktır.
Bedelin kendi bütçe ödenekleri
dışında
bir kaynaktan karşılanması, mesela Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından
karşılanması halinde de yemek (kumanya) alımıyla ilgili olarak tevkifat
yapılacaktır.
Yemeğin, tevkifat
yapmakla sorumlu idare, kurum veya kuruluşlara ait bir yerde hazırlanması
(pişirilmesi) veya tüketilmeye hazır halde temin edilmesi tevkifat
uygulanmasına engel değildir.
Bazı
şirketlerin üreterek pazarladıkları ve oluşturulan sisteme dâhil işyerlerinde
yeme-içme hizmeti teminine imkan veren yemek çeklerinin
(karnelerinin-biletlerinin) bedeli üzerinden hesaplanan KDV, tevkifata tabi
tutulmaz. Ancak, yemek servis hizmetinin hizmeti alan idare, kurum veya
kuruluşun bünyesinde ve doğrudan yemek çekini satan firma tarafından verilmesi
halinde tevkifat uygulanır.
Yemek servis hizmetinin, bu
hizmetin verildiği
mahallere (lokanta, restoran ve benzeri yerlere) gidilmesi suretiyle alınması
ve hizmete ait faturanın Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare,
kurum ve kuruluşlar adına düzenlenmesi halinde de tevkifat kapsamında işlem
tesis edilir.
Ayrıca otel,
motel, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerinde, konaklama hizmetinden ayrı
olarak verilen veya birlikte verilmekle beraber ayrı bir fatura ile belgelendirilen
ya da aynı faturada ayrı olarak gösterilen durumlarda, yemek servis hizmeti ile
ilgili olarak tevkifat uygulaması kapsamında işlem yapılır.
Tevkifat yapmak zorunda olan
idare, kurum ve kuruluşların kendi personeli marifetiyle hazırladıkları
yemekler için piyasadan yiyecek maddeleri ve hazırlanan yemekle ilgili çeşitli
malzemeleri satın alması, bu bölüm kapsamında tevkifata tabi değildir.
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşların konser, fuar,
kutlama, parti, kokteyl, davet, kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri
hizmet alımları bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulur.
Söz konusu hizmetleri veren
mükelleflerin, organizasyonun yapıldığı yeri (salon, otel ve benzeri)
işletenlerden aldıkları hizmetler tevkifat uygulaması kapsamında değildir. Bu
durum, organizasyonu yapan firmaların, hizmet verdikleri idare, kurum ve
kuruluşlar adına düzenledikleri faturalarda yer alan toplam tutar üzerinden
tevkifat uygulanmasına engel değildir.
Örnek: (A) Organizasyon
A.Ş., (B) kamu kurumu ile kurumun 50. kuruluş yıldönümü kutlaması
organizasyonunu düzenlemek için anlaşmıştır. Kutlama, bir başka ilde
gerçekleştirilecek ve iki gün sürecektir. (A), bu kutlama için katılımcıların
konaklamaları dahil bir otelle anlaşmıştır.
Otel işletmesi tarafından
(A)'ya verilen konaklama, salon kiralaması ve benzeri hizmetler tevkifata tabi
olmayacaktır. (A)'nın, kutlama organizasyonu tertibi nedeniyle (B)'ye fatura
edeceği toplam tutar üzerinden hesaplanan KDV ise (5/10) oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
2.1.3.2.5. İşgücü Temin
Hizmetleri
2.1.3.2.5.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile
ilgili işlemlerde kullanılan işgücünün sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde
(işgücü temin hizmeti alımlarında), alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.5.2. Kapsam
Gerçek veya tüzel kişiler,
faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü,
kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak
temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda
faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin
etmektedirler.
Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin
edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü
altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına
girmektedir.
Bu şekilde ortaya çıkan
hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:
- Temin edilen elemanların, hizmeti
alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.
- Temin edilen elemanların, hizmeti
alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir.
Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde
çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu
kabul edilir.
Dolayısıyla
işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan
elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona
hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında
çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı,
taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya
sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit
edilir.
İşgücü temin hizmeti veren
mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları
kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde
tevkifat uygulanır.
Kısmi tevkifat kapsamındaki işlemleri belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkili olup, insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu
hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini ifa edenlere hekimler
vasıtasıyla verilen hizmetler için işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifat
uygulanmayacaktır.(15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara verilen özel güvenlik ve koruma
hizmetleri de işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabi tutulur.
Buna göre, güvenlik hizmetleri
sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından verilen;
- Sabotaj, yangın,
hırsızlık, soygun, yağma, yıkma tehditlerine karşı caydırıcı ön tedbirleri
alma,
- Tesis, alan, alış-veriş
merkezi, bina, nakil vasıtaları, konut, işyeri, etkinlik, gösteri, toplantı,
kutlama, tören, müsabaka, organizasyon ve benzerlerinin güvenliğini sağlama,
- Arama ve kurtarma, özel eğitimli
şoför,
- Güvenlik sistemi oluşturma
ve izleme, giriş çıkış kontrolü, güvenlik etütleri hazırlama, personel güvenlik
tahkikatları yapma, araştırma, koruma,
- Güvenlik ve korumaya yönelik
eğitim
ve danışmanlık,
- Değerli evrak,
nakit, koleksiyon, maden ve eşya gibi kıymetlerin bir yerden başka bir yere
transferi,
- İkaz-ihbar,
alarm izleme,
ve benzeri tüm hizmetler
işgücü temin hizmeti kapsamında tevkifata tabidir.
Yalnızca özel
güvenlik sistemlerinin kurulması, bu kapsamda tevkifata tabi değildir. Ancak bu
kurulumun Tebliğin (I/C-2.1.3.2.1.)bölümünde açıklanan yapım işlerinin
özelliklerini taşıması halinde, bu kapsamda tevkifat uygulanır.
PTT A.Ş.nin posta işlerinin yerine
getirilmesine yönelik olarak; gönderilerin toplanması, yüklenmesi, ayrımı,
sevki ve işlenmesi, gönderilerin adresten kabulü, ambalajlanması, ölçüm, tartım
ve kayıt işlemleri, dağıtılacak tüm kayıtlı/kayıtsız gönderilerin grup/cihet
ayrımı, dağıtım araçlarına yüklenmesi ve boşaltılması, gönderilerin dağıtım ve
teslimi, tahsilatlı gönderilerin ücretlerinin tahsili, tahsil edilen ücretlerin
İdareye teslimi, teslim edilen veya edilemeyen gönderilerin dağıtım alanında
veya işyerinde düşüm işlemleri ve benzeri şekillerdeki hizmet alımları bu bölüm
kapsamında tevkifata tabi tutulur. (01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46 Tebliğ ile eklenmiştir)
2.1.3.2.6. Yapı Denetim
Hizmetleri
2.1.3.2.6.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara verilen yapı denetim
hizmetlerinde, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.6.2. Kapsam
Tevkifatın
kapsamını, yapı denetim firmalarınca verilen yapı denetim hizmetleri
oluşturmaktadır. Su yapıları denetim hizmeti ve benzeri hizmetler de bu
kapsamda değerlendirilir.
Tevkifat yapmakla sorumlu
tutulanlara verilen yapı
denetim hizmetlerinde, bedelin kamu kurumları aracılığıyla ödenmesi halinde
tevkifat, hizmeti satın alan ve adına yapı denetim hizmeti faturası düzenlenen
tarafından uygulanır. Kamu kurumları tarafından bizzat satın alınmayan yapı
denetim hizmetlerine ilişkin bedellerin, bunlar adına açılan hesaplardan
ödenmesi nedeniyle sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapmaları söz konusu
değildir.
Arsa karşılığı inşaat
işlerinde, hizmet bedeli müteahhit tarafından ödenmekle birlikte yapı denetim
hizmetine ait fatura ilgili mevzuatı gereğince inşaat ruhsat sahibi (arsa
sahibi) adına düzenlendiğinden, inşaat ruhsat sahibinin mükellefiyet durumuna
göre hareket edilir. Ruhsat sahibinin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümleri
kapsamında olması halinde, tevkifat uygulamasına ilişkin işlem tesis edilir.
2.1.3.2.7. Fason Olarak Yaptırılan
Tekstil ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere
Aracılık Hizmetleri
2.1.3.2.7.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara yapılan fason tekstil ve
konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri ile Tebliğin
(I/C-2.1.3.2.7.3) bölümünde belirtilen aracılık hizmetlerinde, alıcılar
tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.7.2. Kapsam
Tevkifat kapsamına;
- Deriden mamul giyim
eşyalarına ilişkin fason işler de dahil olmak üzere fason tekstil ve
konfeksiyon işleri (perde, halı, mobilya kumaşı ve örtüsü, havlu, oto koltuk
kumaşı, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya
kumaşa verilen fason hizmetler dahil),
- Fason çanta, kemer, cüzdan
ve benzerleri ile ayakkabı
(terlik, çizme ve benzerleri dahil) dikim işleri (söz konusu malların dikimi
dışında tadil ve onarım şeklinde ortaya çıkan hizmetler hariç)
- Bu işlerle ilgili aracılık
hizmetleri
girmektedir.
Terziler tarafından,
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara verilen dikim, tadil,
onarım şeklindeki hizmetler de tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Fason imalatın şartı,
imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason
iş yaptıranlarca temin edilmesidir.
Bu çerçevede, tekstil ve
konfeksiyon sektöründeki boya, apre, baskı ve kasarlama işlerinde, boya ve
kimyevi maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip, bu işleri yapanlara
verilmesi halinde tevkifat uygulanacak; boya ve kimyevi maddelerin bu işleri
yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde tevkifat yapılmayacaktır.
Ütüleme, çözgü, haşıl, dikim,
kesim, kapitone, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün
işler tevkifat uygulamasına tabidir. Ancak, bu işler boya, baskı, apre ve
kasarlama işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak onlarla birlikte
yapılıyorsa, aynı faturada gösterilmeleri kaydıyla bu işler tevkifat uygulaması
bakımından boya, baskı, apre ve kasarlama hizmetleri gibi işlem görecektir.
Fason olarak yapılan yıkama
ve kurutma işlerinde de yardımcı malzemelerin işi yaptıranlar tarafından temin
edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacaktır. Presleme
işinin yıkama ve kurutma işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak
birlikte yapılması ve aynı faturada gösterilmesi halinde tevkifat
uygulanırken,presleme işinin yıkama ve kurutma işinden ayrı olarak yapılması
durumunda tevkifat uygulanmayacaktır.
Fason olarak yaptırılan
kapitone işlerinde astarın üzerine sadece elyaf veya elyafla birlikte tül veya
tela tatbik edilmektedir. Sadece elyaf tatbik edilen hallerde elyafın, elyaf
ile birlikte tül veya telanın tatbik edildiği hallerde elyaf ile tül veya elyaf
ile telanın fason iş yaptıranlar tarafından temin edilip fason iş yapanlara
astar ile birlikte verilmesi halinde tevkifat uygulanacak, astar hariç yukarıda
sayılanların fason iş yapanlarca temin edilip kullanılması halinde ise tevkifat
uygulanmayacaktır.
Fason işlerde mamul bir bütün
olarak imal ettirilebileceği gibi, üretim aşamaları itibarıyla kısmi olarak
fason iş yaptırılması da mümkündür.
Örnek 1: Bir konfeksiyon
firmasının
pazarlayacağı gömleklerin kumaşını, kesimini, dikimini ayrı ayrı firmalara
fason olarak yaptırması halinde her bir kısmi iş, tevkifat uygulaması kapsamına
girecektir.
Fason iş yapanların,
başkalarına fason iş yaptırmaları, her iki fason iş bakımından tevkifat
uygulamasına engel değildir.
Örnek 2: İmal edip
pazarladığı pantolonların bir kısmını fason olarak imal ettiren bir mükellef,
aynı zamanda ihracatçı firmalara fason olarak erkek takım elbisesi imal
ediyorsa, fason yaptırdığı pantolonlar için kendisi tevkifat uygulayacak,
ihracatçıya yaptığı fason takım elbiseler için ise ihracatçı tarafından
tevkifat uygulanacaktır.
Fason olarak yapılan
işlerde, fason işi yapanlar tarafından kullanılan iplik, fermuar, düğme, tela,
astar ve benzeri her türlü yardımcı madde ve malzemeler, fason hizmet bedeline
dahildir. Fason iş için kullanılan bu madde ve malzemelerin, ayrı fatura
edilmesi söz konusu değildir.
2.1.3.2.7.3. Fason İşlerle
İlgili Aracılık Hizmetleri
Fason işlerle ilgili aracılık
hizmetleri aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde tevkifata tabidir.
Bazı KDV
mükellefleri;
- Fason iş yaptıracak
olanlara, fason iş yapacak işletmeleri,
- Fason iş yapacak
işletmelere, fason iş yaptıracak olanları,
temin etmek suretiyle aracılık hizmeti
vermektedir. Bu hizmetlerde aracı firmanın fason işle ilgili bir sorumluluğu
bulunmamakta, sadece tarafları bir araya getirmektedir. Bu aracılık hizmetleri
bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir.
Fason yapılmak üzere
alınan işin tamamen başka firmalara fason olarak yaptırılması halinde de her
iki aşamada tevkifat uygulanacaktır.
2.1.3.2.8. Turistik Mağazalara
Verilen Müşteri Bulma / Götürme Hizmetleri
2.1.3.2.8.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a) ayrımı kapsamındakilere turizm acentesi, rehber ve benzerlerince
verilen müşteri bulma hizmetlerinde, alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.8.2. Kapsam
Turizm acentesi, rehber ve
benzerlerinin turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli
dükkânlara/mağazalara götürmeleri karşılığında bu işletmelerden aldıkları
komisyonlar genel oranda KDV'ye tabidir.
Bu kapsamdaki komisyon ve
benzeri ödemeleri yapan işletmeler tarafından komisyon tutarına ait KDV
üzerinden tevkifat uygulanır.
2.1.3.2.9. Spor Kulüplerinin
Yayın,
Reklâm ve İsim Hakkı Gelirlerine Konu İşlemleri
2.1.3.2.9.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Profesyonel spor kulüplerince
(şirketleşenler dahil) yapılan, bu Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.2.) bölümü
kapsamındaki işlemlerde, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlar
tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.9.2. Kapsam
Profesyonel spor kulüpleri
(şirketleşenler dahil);
- Sponsorluk yoluyla veya
reklâm almak (reklam alanları ve panolarının kiralanması dahil) suretiyle
reklâm gelirleri,
- Spor müsabakalarının veya
kulüple ilgili faaliyetlerin yayınlanması suretiyle yayın geliri,
- Toplumsal şans oyunları ve
diğer faaliyetlerde kulüp isminin kullanılmasına izin verilmesinden dolayı isim
hakkı,
geliri elde etmektedirler.
Spor kulüplerinin genel oranda
KDV'ye tabi olan bu gelirlerine konu işlemleri nedeniyle hesaplanan KDV'nin
(9/10)'u işlemin muhatapları (reklâm hizmeti alanlar, yayın faaliyetini
gerçekleştirenler, isim hakkını kullananlar vb.) tarafından tevkifata tabidir.
Örnek 1: (A) Hazır Giyim
A.Ş., şirketin reklamının futbolcuların formalarında yapılması amacıyla hem
Türkiye Süper Liginde mücadele eden (Z) spor kulübü hem de faaliyet gösterdiği
ilin mahalli liginde mücadele eden (Y) spor kulübü ile anlaşmıştır.
KDV mükellefi (Z) spor kulübünün
verdiği
reklâm hizmeti bu bölüm kapsamında kısmi tevkifata tabi olacaktır. (Y) spor
kulübünün reklâm hizmetine ilişkin KDV ise KDV mükellefiyetinin bulunmaması
kaydıyla Tebliğin (I/C-2.1.2.4) bölümü kapsamında tam tevkifata tabi
tutulacaktır.
Örnek 2: Türkiye Futbol
Federasyonu, Türkiye Süper Ligi 2012/2013 futbol sezonu müsabakalarının televizyondan
yayınlanmasına ilişkin yayın hakkını yapılanihale sonucunda (Y) Medya A.Ş. ye
vermiştir.
Futbol müsabakalarının yayın
hakkı karşılığında yayın hakkı bedelinin Futbol Federasyonu tarafından Türkiye
Süper Liginde mücadele eden (F) Spor Kulübüne aktarılmasına ilişkin olarak (F)
tarafından düzenlenecek faturada genel oran üzerinden KDV hesaplanacak ve
hesaplanan KDV tutarının (9/10)'u Federasyon tarafından tevkif edilerek (F)'ye
ödenmeyecek, ancak söz konusu vergi tutarı sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilerek ödenecektir.
Örnek 3: 2012/2013 futbol
sezonunda Spor-Toto Teşkilat Başkanlığınca futbol müsabakaları üzerine tertip
edilen "iddaa" oyununda/müşterek bahsinde, müsabakalarının söz konusu oyun
biletlerinde yer verilmesine ilişkin isim hakkı kullanımı nedeniyle Türkiye
Süper Liginde mücadele eden (Z) Spor Kulübüne Spor-Toto Teşkilat Başkanlığınca
Eylül/2012 dönemi ile ilgili olarak aktarılacak bedele ilişkin söz konusu işlem
genel oranda KDV'ye tabi olacaktır.
(Z) tarafından
Spor-Toto Teşkilat Başkanlığı adına düzenlenecek faturada hesaplanacak KDV'nin
(9/10)'u adı geçen Başkanlıkça tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 4: (A) Spor Ürünleri
A.Ş., 2013 takvim yılında üretimini yapacağı spor malzemelerinde kulüp isminin
kullanılması amacıyla 100.000TL karşılığında Türkiye Basketbol Liginde mücadele
eden (Y) Spor Kulübüyle anlaşmıştır.
(Y) aynı zamanda,
kendi ismi kullanılarak basketbol okulu açılmasına izin verilmesi hususunda (B)
Basketbol Okulu ile anlaşmıştır. (Y) bu anlaşmadan 20.000 TL gelir elde
edecektir.
Her iki isim hakkı
kullanımına izin verilmesine ilişkin sözleşmeler çerçevesinde isim hakkı
bedelleri, faturaları düzenlenerek peşin tahsil edilmiştir. (Y)'nin, (A) ve
(B)'ye verdiği isim kullanım haklarının devri genel esaslar çerçevesinde KDV'ye
ve tevkifata tabi olacaktır.
Bu çerçevede, (A)'ya
düzenlenen faturada yer alan KDV'nin [(100.000 x 0,18) x 0,90 =) 16.200 TL'lik
kısmı,
(B)'ye düzenlenen faturada yer alan KDV'nin ise [(20.000 x 0,18) x 0,90 =)
3.240 TL'lik kısmı, bunlar tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu
sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.
2.1.3.2.10. Temizlik, Çevre ve
Bahçe Bakım
Hizmetleri
2.1.3.2.10.1. Tevkifat Uygulayacak
Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.10.2.)
bölümünde belirtilen temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında,
alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.10.2. Kapsam
Temizlik hizmetleri sektörünün
yaygın
olarak sunduğu hizmetler;
- Bina temizliği,
- Sokak temizliği,
- Sağlık
kuruluşlarının hijyenik temizliği ve hastane atıklarının toplanması ve imhası,
- Çöp toplama ve toplanan
çöplerin imhası,
- Park ve bahçeler ile mezarlık
alanlarının temizliği,
- Haşere mücadelesi,
- Demiryolu ve kara nakil vasıtalarının
temizliği,
ve benzeri işlerden oluşmakta
olup, bu işler tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Bina temizliğine;
binaların müştemilat ve eklentileri dahil iç ve dış cephesinin temizliği ile
her türlü mefruşatının (halı, perde, koltuk, süs eşyası vb.) bina içinde veya
dışında yaptırılan temizliği dahildir.
Ayrıca havlu,
çarşaf, elbise, çamaşır gibi eşyaların temizlettirilmesi veya yıkattırılması da
temizlik hizmetleri kapsamında tevkifata tabidir.
Ancak, temizlik işlerinde
kullanılacak deterjan, süpürge gibi alet-edevat ve sarf malzemelerinin satın
alınması sırasında tevkifat uygulanmaz.
Sorumlu tayin edilenlerin
park, bahçe ve mezarlık
alanları ile bulvar, refüj, göbek, rekreasyon alanları ve havuzların bakımı,
bitkilendirilmesi, sulanması, haşere mücadelesi, sokak hayvanlarının
toplanması-ıslahı ve benzerlerine ilişkin hizmet alımları, çevre ve bahçe bakım
hizmetleri kapsamında tevkifata tabidir.
2.1.3.2.11. Taşımacılık Hizmetleri (16.02.2021
/ 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile değişik) (Yürürlük 01.03.2021)
2.1.3.2.11.1.
Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.)
bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı
hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.11.2.
Kapsam
Bu bölüm
kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah
dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak
yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük
taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi
mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.
Söz konusu
hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması,
ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp
alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt
olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.
Servis
hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında
anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle
sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden
yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden,
tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar
adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.
Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi
bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık
hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini
yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan
alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım
Hizmetleri
2.1.3.2.12.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen baskı ve basım
hizmetlerinde alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.12.2. Kapsam
Sorumlu tayin edilenlere
verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı kağıt,
katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit, antetli
kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve sertifika,
davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli veya süresiz
yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar dâhil) baskı
ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler tarafından
kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler bu bölüm
kapsamında tevkifata tabidir.
Üretimde kullanılacak kâğıt,
boya ve benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından
temin edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir.
Ayrıca, söz
konusu işlemler hizmet niteliğinde olduğundan, baskısı yapılmış ve piyasada
satışa sunulmuş hazır haldeki ürünlerin doğrudan alımında tevkifat
uygulanmayacaktır. Bu kapsamda, hizmetin veya faaliyetin gerektirdiği
kırtasiye, basılı kağıt, defter ve benzeri malların alımı bu bölüm kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
Örnek: Milli Eğitim
Bakanlığının 2011-2012 eğitim-öğretim yılında ilköğretim okullarında okutulacak
ve içeriğini kendisinin belirlediği ders kitaplarının baskı işi ihalesini (A)
Matbaacılık A.Ş. kazanmış ve bu işe ilişkin sözleşme imzalanmıştır.
Söz konusu iş, esas itibarıyla
baskı hizmeti alımıdır ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin (7/10)'u
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tevkifata tabi tutulacak ve (A)'ya
ödenmeyecektir.
Öte yandan, (Y) Yayın Evi
tarafından basımı yapılarak piyasada satışa sunulmuş olan bir kitabı, Milli Eğitim
Bakanlığının aynı eğitim-öğretim yılında yardımcı ders kitabı olarak kullanmayı
uygun bulması ve mal alım ihalesiyle doğrudan bu kitapları piyasadan veya yayın
evinden satın alması halinde bu işlem esas itibarıyla mal alımı olması
nedeniyle "teslim" niteliği taşıdığından tevkifat kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile
değişik) (Yürürlük 01.03.2021)
KDV
mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare,
kurum ve kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu
kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri (kamu iktisadi kuruluşları,
iktisadi devlet teşekkülleri), döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik
şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım
sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak
belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları
tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık
hizmetleri hariç (03.06.2021
/ 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01.07.2021)) söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.14. Kamu Özel İş Birliği Modeli
ile Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde
Tevkifat Uygulaması (14.02.2020 tarih ve 31039
sayılı R.G. Seri No 30 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.03.2020)
Kamu Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan
sağlık tesislerine ilişkin olarak 21/2/2013 tarihli ve
6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis
Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında, Sağlık
Bakanlığınca işletme döneminde birtakım hizmetler alınmaktadır.
3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin
verdiği yetkiye istinaden, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık
tesislerine yönelik işletme döneminde alınan hizmetlere uygulanacak tevkifat oranları ile tevkifat uygulamasından
doğan iade taleplerinde, bu hizmetlere aşağıdaki tabloda karşılık gelen işlem
türlerinin dikkate alınması uygun görülmüştür.
Diğer taraftan, sağlık tesislerine yönelik
sunulan hizmetleri bilfiil ifa etmeyen alt yükleniciler tarafından düzenlenecek
faturalarda (yapım işleri hariç) tevkifat uygulanmayacaktır.
Ancak, yüklenici firma tarafından alt yükleniciler aracılığıyla temin edilen ve
Sağlık Bakanlığına sunulan hizmetlere ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından
Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında (5/10) oranında [yapım işlerinde (4/10)
oranında] KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Söz konusu hizmetlerin, alt
yüklenicilerden temin edilmeksizin doğrudan yüklenici firma tarafından Sağlık
Bakanlığına sunulması halinde, aşağıdaki tabloda bu hizmetlere karşılık gelen
işlem türleri dikkate alınarak (işlem türü sütununda işlem türü
belirlenmeyenler için Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamında 5/10
oranında) tevkifat uygulanacaktır:
Tablo: Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Yaptırılan Sağlık
Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Alınacak Hizmetlerde Uygulanacak Tevkifat Oranları
Sözleşmede Öngörülen Hizmet
Hizmeti Bilfiil İfa Eden Alt
Yükleniciden Yapılacak Tevkifat
Hizmeti Bilfiil İfa Etmeyen Alt
Yüklenicilerden Yapılacak Tevkifat Oranı
Yükleniciden Yapılacak Tevkifat Oranı
İşlem Türü
Oran
Yer ve Bahçe Bakım Hizmetleri
Temizlik, Çevre
ve Bahçe Bakım Hizmetleri (Tebliğin 1/C-2.1.3.2.10. bölümü)
9/10
Tevkifat Yok
5/10
İlaçlama Hizmetleri
Çamaşır ve Çamaşırhane Hizmetleri
Temizlik Hizmetleri
Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon
Hizmetleri
Atık Yönetimi Hizmetleri
Hasta Yönlendirme ve
Refekat/Resepsiyon/Yardım Masası/Taşıma Hizmetleri
İşgücü Temin
Hizmetleri (1/C-2.1.3.2.5. bölümü)
9/10
Tevkifat Yok
5/10
Güvenlik Hizmetleri
Otopark Hizmetleri
Diğer Tıbbi Ekipman Destek Hizmeti
Makine,
Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri
(Tebliğin 1/C-2.1.3.2.3. bölümü)
Tevkifat Yok*
Tevkifat Yok
5/10
Mefruşat Hizmeti
Yemek Hizmeti
Yemek Servis ve
Organizasyon Hizmetleri (Tebliğin 1/C-2.1.3.2.4. bölümü)
Tevkifat Yok*
Tevkifat Yok
5/10
Olağanüstü Bakım ve Onarım Hizmeti
Yapım İşleri
(Tebliğin 1/C-2.1.3.2.1. bölümü)
4/10
4/10
4/10
Bina ve Arazi Hizmetleri
Laboratuvar Hizmeti
-
Tevkifat Yok
Tevkifat Yok
5/10
Rehabilitasyon Hizmeti
Ortak Hizmetler Yönetimi Hizmeti
Hastane Bilgi Yönetim Hizmeti
* Hizmetin, Tebliğin (1/C-2.1.3.1/b)
ayrımında sayılanlara ifa edilmesi durumunda "İşlem Türü" dikkate alınarak
tevkifat uygulanacaktır.
Örnek: Yüklenici (A) firması, işletmeye alınan sağlık tesisine
yönelik alt yüklenici (B) firmasından temin etmek suretiyle Sağlık Bakanlığına
güvenlik hizmeti vermektedir. Alt yüklenici (B) firması da bu hizmeti bir alt
yüklenici (C) firmasından sağlamaktadır.
Bu durumda, hizmeti
bilfiil ifa eden (C) firması tarafından aracı (B) firmasına sunulan güvenlik
hizmetinin, yukarıdaki tabloya göre "İşgücü Temin Hizmetleri" kapsamında
değerlendirilmesi gerektiğinden, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.5.) bölümünde yer alan
şartların sağlanıp sağlanmadığına bakılmaksızın, bu hizmete ilişkin aracı (B)
firması tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.
Aracı konumundaki (B) firması tarafından
yüklenici (A) firması adına düzenlenecek faturada tevkifat
uygulanmayacaktır. Yüklenici (A) firması tarafından Sağlık Bakanlığına
düzenlenecek faturada ise Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü uyarınca (5/10)
oranında tevkifat uygulanacaktır.
2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve
Tevkifat Oranı
Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların,
Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında
(3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.2.15.2. Kapsam
Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle
bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak,
hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam
verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri
yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır.
Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına
yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın
planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması
gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından
tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen
ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine
ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin,
reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda
alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi
tutulmasına engel teşkil etmez.
Profesyonel
spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin
(I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin
baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında
değerlendirilir.
2.1.3.3. Kısmi
Tevkifat Uygulanacak Teslimler
2.1.3.3.1. Külçe Metal
Teslimleri
2.1.3.3.1.1. Tevkifat Uygulayacak
Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.3.1.2.) bölümünde belirtilen külçe metallerin Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde, (7/10)[1] oranında KDV tevkifatı uygulanır.
Hurda metallerden elde
edilenler dışındaki
bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin ithalatçılar ve ilk
üreticiler (cevherden üretim yapanlar) tarafından yapılan teslimlerinde
tevkifat uygulanmaz, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat
uygulanır. Hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları ve üreticileri
tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır.
İthalatçılar tarafından yapılan
teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada "Teslim edilen
mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır."açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi
bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada
"Teslim edilen mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın
işlem yapar.
2.1.3.3.1.2. Kapsam
Tevkifat kapsamına, her
türlü hurda metallerden elde edilen külçeler ile hurda metallerden elde
edilenler dışındaki bakır, çinko, demir-çelik, alüminyum ve kurşun külçelerinin
teslimi girmektedir. Slab, billet (biyet), kütük ve ingot teslimleri de bu
uygulama bakımından külçe olarak değerlendirilir.
Yukarıda
belirtilen metallerin, alışlarında tevkifat uygulanıp uygulanmadığına ve
silisyum, magnezyum, mangan, nikel, titan gibi maddeler ihtiva edip
etmediklerine bakılmaksızın, külçe, slab, biyet, kütük ve ingot haline getirilmiş
şekilde satışında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.3.2. Bakır, Çinko,
Alüminyum ve Kurşun Ürünlerinin Teslimi
2.1.3.3.2.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Bakır ve
alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve
alaşımlarından mamul, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.2.2.) bölümünde belirtilen
ürünlerin,Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde, (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
Bunların, ilk
üreticileri (cevherden üretim yapanlar) ile ithalatçıları tarafından tesliminde
tevkifat uygulanmaz, sonraki safhaların teslimleri ise tevkifata tabidir.
İthalatçılar tarafından yapılan
teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada "Teslim edilen
mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır."açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi
bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenen faturada
"Teslim edilen mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın
işlem yapar.
2.1.3.3.2.2. Kapsam
Tevkifat kapsamına bakır ve
alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve
alaşımlarından mamul; anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka,
rulo, şerit, panel, sac, boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri,
çinko oksit ile kurşun ve alaşımlarından mamul, tuğla, mühür, yaprak, plaka,
folyo, pul, saçma, ızgara, toz, kurşun oksit, kurşun monoksit, kırmızı oksit ve
benzerleri girmektedir.
Profilin boyanmış veya
kaplanmış olması, bunların tesliminde tevkifat uygulanmasına engel değildir. Bu
durumda, profilin boyanması veya kaplanmasına ilişkin fason eloksal işçiliği
tevkifat kapsamında değildir.
Bakır, çinko,
alüminyum ve kurşun telin; plastik, cam, kâğıt, emaye, vernik ve benzeri
izolasyon malzemeleri ile kaplanması suretiyle elde edilen "izoleli
iletken" teslimleri tevkifata tabi tutulmaz.
Ayrıca, söz
konusu metal ve alaşımlarından imal edilen nihai ürünler ile bunların kesme,
sıyırma, kıvırma, kaynak, bükme, vida yeri delme-açma ve benzeri şekillerde
işlenmesi sonucu elde edilen yarı mamul ve mamul mahiyetindeki malların teslimleri
tevkifata tabi değildir.
Örnek: Bakır, çinko,
alüminyum ve kurşun ve bunların alaşımı metallerden elde edilen meşrubat
kutusu, otomobil parçası, havalandırma kanal borusu, pano, çerçeve, kapı, kapı
kolu, mahya, alüminyum folyo, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit,
çivi, kepenk taşı, flanş, maşon, dirsek, bek, kanca, menteşe, aksesuar ve
benzerlerinin teslimi tevkifata tabi olmayacaktır.
2.1.3.3.3. Hurda ve Atık Teslimi
Özelgeler 1 2
Tasarruflu Yazılar 1 2
2.1.3.3.3.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt,
cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi 3065 sayılı
Kanunun (17/4-g)
maddesi gereğince KDV'den müstesnadır. Ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak
aynı Kanunun (18/1) inci maddesine göre istisnadan vazgeçilmesi mümkündür.
İstisnadan vazgeçenlerin metal,
plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminde, Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümü kapsamındaki alıcılar tarafından (7/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.
2.1.3.3.3.2. Kapsam
Hurda kavramı; her türlü
metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda
halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun
olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam
karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.
Hurda kavramında işaret
edilen genel anlam çerçevesinde;
- Demir, bakır,
alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel,
kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metaller,
- Bu metallerin alaşım,
bileşim ve cürufları,
- İmalathane
ya da fabrikalarda imalat sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve
talaşlar ile standart dışı çıkan metal ürünler,
- İzabe
tesislerinden çıkan standart dışı metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde
bozukları,
ve benzerleri "hurda
metal" kabul edilir.
Ayrıca, hurda
veya atık niteliğindeki; her türlü kâğıt, karton, mukavva, kauçuk, plastik ile
bunların kırpıntıları, naylon, lastik kırıkları, cam şişe, kavanoz, otomobil ve
pencere camları, cam kırıkları, konfeksiyon kırpıntıları teslimleri de tevkifat
uygulaması kapsamındadır.
Tamir ve bakımdan sonra
aynı amaçla kullanılması mümkün olan kullanılmış metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt ve cam esaslı eşya teslimlerinde tevkifat uygulanmaz.
Örnek 1: "Hurda"
olarak tabir edilen bir jeneratör, bobinleri sarılıp tamir
ve bakımdan sonra yeniden jeneratör olarak kullanılacak hale getiriliyorsa,
kullanılmış jeneratörün tesliminde tevkifat uygulanmayacaktır.
Örnek 2: (A) Ltd. Şti.
tarafından, atık değerlendirme işiyle uğraşan Hurda A.Ş. ne yapılacak hurda
pil, hurda akü vb. teslimleri esas itibarıyla Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında
KDV'den istisna olacak, (A)'nın istisnadan vazgeçmiş olması halinde teslim
bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin (7/10)'u Hurda A.Ş.
tarafından tevkifata tabi tutulacaktır.
Hurda akü ve pilin belirli bir
işlemden geçirildikten sonra tekrar kullanılabilir duruma gelmesinin mümkün
olması halinde, bu teslimde istisna veya tevkifat uygulanmayacaktır.
Araç-gereç ve iş
makinelerinin,Kanunun (17/4-g) maddesi veya tevkifat uygulaması kapsamında
değerlendirilebilmesi için ekonomik ömrünü doldurmuş bir şekilde satılması ve
satış sonunda alıcının bunları, hurda olarak değerlendirmesi gerekmektedir.
Aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılacak durumda
olanların teslimi tevkifat kapsamında değerlendirilmez.
İlgili mevzuat çerçevesinde hurdaya
ayrılmak suretiyle trafikten çekilmeleri nedeniyle teslimleri 3065 sayılı
Kanunun (17/4-g) maddesi uyarınca vergiden müstesna olan motorlu kara
taşıtlarının tesliminde de aynı şekilde işlem tesis edilir.
Hurda gemilerden yapılan
sökümler sonrası teslimlerde de yukarıdaki açıklamaya göre hareket edilir.
Buna göre, gemi söküm
işlerinde hurda gemilerin sökülmesi sonunda elde edilen metal aksam (pervane,
motor, telsiz, radyo-teyp, uydu alıcısı vb.) aynı amaçla kullanılmak üzere
satılıyorsa alıcılar tarafından KDV tevkifatı yapılmaz.
Söz konusu aksamın
kullanılamaz durumda olması halinde ise bunların, sökenler tarafından
tesliminde ve sonraki safhalarda tevkifat uygulanır.
Aynı şekilde,
hurda gemilerden sökülen sac aksamın, sökenler tarafından tesliminde ve sonraki
safhalarda el değiştirmelerinde de tevkifat uygulanır.
2.1.3.3.4. Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt, Cam Hurda ve
Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarından Elde Edilen Hammadde Teslimi(06/07/2018
tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük:
01/06/2018)
2.1.3.3.4.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
KDV mükellefleri tarafından
Tebliğin (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b)bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
Söz konusu ürünlerin
teslimleri, 3065 sayılı
Kanunun (17/4-g) maddesi kapsamında olmayıp, genel oranda (% 18) KDV'ye tabi
bulunmaktadır.
Bunların,
ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat uygulanmaz, sonraki safhaların teslimleri
ise tevkifata tabidir. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlerde, satıcı
(ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada "Teslim edilen mal doğrudan ithalat
yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır." açıklamasına ve ithalata
ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir.
2.1.3.3.4.2. Kapsam 321/1-2
Tasarruflu Yazılar 1
Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt,
cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden
geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık
niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı
malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak,
toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır.
2.1.3.3.5. Pamuk, Tiftik, Yün
ve Yapağı
ile Ham Post ve Deri Teslimleri
2.1.3.3.5.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
KDV mükellefleri tarafından
Tebliğin (I/C-2.1.3.3.5.2.) bölümünde belirtilen malların, Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
2.1.3.3.5.2. Kapsam
Mal ve hizmetlere uygulanan
KDV oranlarını
belirleyen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (…)
1
ve 2 nci sıraları kapsamına giren ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması
kapsamındadır.
Buna göre;
- Kütlü ve elyaf pamuk, linter
pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı,
- Türk Gümrük Tarife
Cetvelinin 41.01 pozisyonundaki sığır ve atların, 41.02
pozisyonundaki koyun ve kuzuların (astragan veya karakul, persaniye, breitschwanz
ve benzerleri, Hint, Çin, Moğolistan ve Tibet kuzuları hariç), 41.03
pozisyonundaki keçi ve oğlakların (Yemen, Moğolistan ve Tibet keçi ve oğlakları
hariç) ham post ve derilerinin,
tesliminde tevkifat uygulanır.
2.1.3.3.6. Ağaç ve Orman
Ürünleri Teslimi
2.1.3.3.6.1. Tevkifat
Uygulayacak Alıcılar
ve Tevkifat Oranı
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.3.6.2)
bölümünde belirtilen ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında (5/10) oranında
KDV tevkifatı uygulanır.
Söz konusu malların ithalatçıları veya bu malları 5018
sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alanlar
tarafından yapılan teslimlerde tevkifat uygulanmaz. Bu teslimlere ilişkin
düzenlenen faturada "Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin
edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır." veya
"Teslim edilen mal 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum
ve kuruluşlardan temin edildiğinden/temin edilerek üretildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına ve söz konusu malların ithalatına ilişkin fatura
ve gümrük beyannamesi bilgilerine veya bu malların 5018
sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlardan alımına
ilişkin fatura bilgilerine yer verilir. (21.05.2016 tarih ve 29718
sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile değişik)
2.1.3.3.6.2. Kapsam
Ağaç işleme
endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç,
tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde
edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste,
mobilya ve kereste imalatı sonucu ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat
artıkları ile odun artığı talaş teslimleri tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Öte yandan, tomruk, odun,
kereste, kırpıntı,
atık vb. mahiyetinde olmayan; mobilya, kapı-pencere doğraması, döşeme
malzemesi, sunta, levha, mdf, rabıta, lambri, süpürgelik ve benzeri ürünlerin
tesliminde tevkifat uygulanmaz.
2.1.3.3.7. Diğer Teslimler (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
KDV mükellefleri tarafından Devlet
Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen
diğer bütün teslimlerde (su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji
kullanımları hariç), söz konusu kurum tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı
uygulanır.
2.1.3.3.8. Demir-Çelik Ürünlerinin
Teslimi (21.04.2022 /
31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.05.2022)
2.1.3.3.8.1.
Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı
Demir-çelik ve alaşımlarından mamul,
Tebliğin (I/C-2.1.3.3.8.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümlerinde sayılanlara tesliminde (5/10) oranında KDV
tevkifatı uygulanır.
Demir-çelik ve alaşımlarından mamul
ürünlerin, ithalatçılar tarafından yapılan teslimleri ile münhasıran cevherden
üretilenlerinin üreticiler tarafından ilk tesliminde tevkifat uygulanmaz, bu
safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat uygulanır. Bununla
birlikte, demir-çelik ve alaşımlarından mamul ürünlerin hurdadan, diğer
hammaddelerden veya hurda, cevher ve diğer hammaddeler birlikte kullanılarak
üretilmesi halinde bu ürünlerin ilk üreticilerinin teslimi dâhil her safhasındaki
teslimlerinde tevkifat uygulanır.
Ayrıca, demir-çelik ve
alaşımlarından mamul ürünlerin payları Borsa İstanbul A.Ş.'de işlem gören
şirketler tarafından tesliminde de tevkifat uygulanır. (25.10.2022 / 31994 sayılı R.G. 43 sayılı
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.11.2022)
İthalatçılar tarafından yapılan
teslimlere ilişkin düzenlenen faturada "Teslim edilen mal doğrudan ithalat
yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır." açıklamasına ve ithalata
ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilir. Cevherden üretim
yapanlar ise düzenlenen faturada "Teslim edilen mal firmamızca münhasıran
cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır." açıklamasına yer vermek
suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem yapar.
2.1.3.3.8.2. Kapsam
Tevkifat kapsamına; cevherden,
hurdadan veya diğer hammaddelerden üretilen demir-çelik ve alaşımlarından mamul
her türlü uzun (çubuk, inşaat demiri, profil, kangal demir, filmaşin, tel,
halat, hasır, boru, lama vb.) veya yassı (levha, sıcak haddelenmiş yassı ürünler,
soğuk haddelenmiş yassı ürünler ve kaplanmış yassı ürünler vb.) demir-çelik ve
alaşımı ürünler girmektedir. Demir-çelik ve alaşımlarından mamul eşya (kapı, kapı
kolu, köşebent, vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, flanş, maşon,
dirsek, kanca, menteşe, yay, bilya, rulman, zincir vb.) teslimlerinde tevkifat
uygulanmaz.
2.1.3.4. Tevkifat Uygulamasıyla İlgili
Ortak Hususlar
2.1.3.4.1.Tevkifat
Uygulamasında
Sınır
Tebliğin
(I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki
teslim ve hizmetlerinde hesaplanan KDV, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata
tabi tutulmayacaktır. Ancak, bu durum profesyonel spor kulüplerince
(şirketleşenler dahil) Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara yapılan
teslim ve hizmetlerde geçerli değildir.
Ayrıca, 3065
sayılı Kanunun (11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamındaki teslimlerde ve
bu Kanun uyarınca KDV'den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz
konusu olmaz.
Örnek: Gelir Vergisi
Kanununa göre gerçek usulde vergiye tabi olmayan bir çiftçi tarafından
yapılan yün ve yapağı teslimleri, 3065 sayılı Kanunun (17/4-b) maddesi uyarınca
KDV'den müstesna olduğundan, bu işleme ait bedel üzerinden KDV hesaplanmayacak
ve dolayısıyla tevkifat yapılmayacaktır.
Kısmi
tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli işlemin
yapıldığı yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine
göre belirlenen fatura düzenleme sınırını[2] aşmadığı
takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise
tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.
Tespit edilen tutarı aşan
işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara
ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın
aşılması halinde tevkifat yapılır.
Tevkifat zorunluluğundan
kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara
bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan
alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak
gerekli işlemler yapılır.
2.1.3.4.2. Belge Düzeni
Tevkifata tabi işlemler
dolayısıyla satıcılar tarafından düzenlenecek belgelerde; "İşlem Bedeli",
"Hesaplanan KDV", "Tevkifat Oranı", "Alıcı Tarafından Tevkif Edilecek KDV
Tutarı", "Tevkifat Dahil Toplam Tutar" ve "Tevkifattan Sonra Tahsil Edilmesi
Gereken Toplam Bedel (Tevkifat Hariç Toplam Tutar)" ayrıca gösterilir.
Bu fatura satıcı
açısından, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'ye tevkifat uygulandığını
tevsik eden belge mahiyetini de taşımaktadır.
Faturaya, borçlanılan miktar
olarak rakam ve yazı ile tevkifattan sonra kalan tutar yazılır.
Örnek: (21.05.2016
tarih ve 29718 sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile değişik) Konfeksiyon
toptancısı (A)'dan 100.000 TL'ye 1.000 parçalık fason iş siparişi alan imalatçı
(B), 2014/Ocak döneminde bu işle ilgili olarak fatura düzenlemiş, faturada
gösterilen (100.000 x 0,08 =) 8.000 TL KDV'nin (8.000 x 0,50 =) 4.000 TL'si
(B)'ye ödenmiş, (8.000 x 0,50=) 4.000 TL'lik kısmı ise (A) tarafından tevkifata
tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.
(B), bu
siparişin 200 adetlik kısmını zamanında teslim edemediğinden bedelde 20.000
TL'lik bir azalma meydana gelmiştir.
2014/Şubat
döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme
yapması gerekmektedir.
Buna göre
(B), (A)'ya 20.000 TL ile birlikte bu tutara ait (20.000 x 0,08 =) 1.600 TL
KDV'nin tevkifata tabi tutulmayan (1.600 x 0,50 =) 800 TL'sini (toplam 20.800
TL) iade edecek, 2014/Ocak döneminde beyan ettiği 800 TL'yi 2014/Şubat dönemine
ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.
(A) ise
2014/Ocak döneminde indirim konusu yaptığı 800 TL'yi, 2014/Şubat döneminde 1
No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.
(A)'nın bu
fason sipariş nedeniyle tevkifata tabi tutarak beyan ettiği verginin, 20.000
TL'ye isabet eden kısmı olan (1.600 x 0,50 =) 800 TL aynı zamanda indirim
konusu yapılmış olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır.
Tevkifata tabi tutulan
işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte
yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür.
Bu durumda, tevkifata tabi
işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı
fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da
tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının Tebliğin
(I/C-2.1.3.4.1.) bölümünde belirlenen alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır,
aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.
2.1.3.4.3. Beyannamenin
Düzenlenmesi
2.1.3.4.3.1. Alıcıların Beyanı
Tevkifata tabi tutulan KDV, alıcılar
tarafından (genel bütçeli idareler hariç), tevkifata tabi işlemin vuku bulduğu
tarihi içine alan vergilendirme dönemine ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan
edilir ve ödenir. 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve
kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel
bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel
olmadığından, bu durumda da genel bütçeli idareler tarafından tevkif edilen vergiler,
vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenir.
2 No.lu KDV beyannamesinin
"Genel Bilgiler" kulakçığında vergi sorumlusu mükellefe ait
sicil bilgilerinin doldurulmasına ilişkin satırlar yer almaktadır. Tevkifat
yapan mükellefler, "Vergi Sorumlusuna Ait Sicil Bilgilerini" kapsayan
satırlara kendi sicil bilgilerini yazarlar.
"Kesinti Yapılan
Satıcılar" kulakçığında ise her bir kesinti yapılan mükellef itibarıyla,
tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan (satıcı) mükellefle ilgili
kimlik bilgileri, tevkifata tabi işleme ait matrah ve tevkifat tutarına ilişkin
kayıt yapılır.
"Vergi Bildirimi" kulakçığının, "Tam
Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim" tablosunda, işlem bedeli üzerinden
hesaplanan KDV'nin tamamının alıcı tarafından tevkif edildiği işlemler beyan
edilir. Tablonun "İşlem Türü" alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden
seçim yapılmak suretiyle doldurulur. "Matrah" alanına, işlemin KDV hariç
bedeli, "Oran" alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı girilir. Alıcı tarafından
tevkif edilen KDV tutarını gösteren "Vergi" alanı, e-beyanname programı tarafından
hesaplanmaktadır.
Söz konusu kulakçığın "Kısmi
Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim" tablosunda ise Maliye Bakanlığınca
kısmi tevkifat uygulaması kapsamına alınması uygun görülen ve işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV tutarının tamamının değil, alıcı tarafından tevkif edilen
kısmının beyanı yapılır. "Matrah" alanına işlemin KDV hariç bedeli, "Oran"
alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, "Tevkifat Oranı" alanına beyanı yapılan
işlem için öngörülmüş alıcıların yapacağı tevkifat oranı yazılır. İşlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV'ye tevkifat oranının uygulanması suretiyle bulunan ve
alıcı tarafından tevkif edilen tutarı gösteren "Vergi" alanı, e-beyanname
programı tarafından hesaplanmaktadır.
3065 sayılı Kanunun
(9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla
beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan
edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi
ziyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu
sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu
yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.
Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan
edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması
halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu
tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve
Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan
gecikme faizi alıcıdan aranır. (10.10.2018 tarihli ve 30561 sayılı R.G.
Seri No 21 Tebliğ ile değişik)
Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla
birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması
nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar
alıcıdan aranır. (10.10.2018 tarihli ve 30561 sayılı R.G.
Seri No 21 Tebliğ ile değişik)
2.1.3.4.3.2. Satıcıların
Beyanı
Kısmi
tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan mükelleflerin beyanına ilişkin
olarak, ilgili dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin iki ayrı bölümüne kayıt
yapılır. Birinci kayıt, "Matrah" kulakçığında "Kısmi Tevkifat Uygulanan
İşlemler" tablosuna; ikinci kayıt "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığında "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosuna yapılır.
Öncelikle, "Kısmi
Tevkifat Uygulanan İşlemler" tablosunun "İşlem Türü" alanı, bu alana ilişkin
işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle doldurulur. "Matrah" alanına
kısmi tevkifat uygulanan işleme ait bedel (KDV hariç) tam olarak yazılır.
"Oran" alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, "Tevkifat Oranı" alanına ise
tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcı için öngörülen tevkifat
oranı (alıcının uygulayacağı tevkifat oranı) yazılır.
Örneğin; özel
güvenlik hizmeti verenler tevkifat oranı için (9/10), bakır külçe teslimi
yapanlar ise tevkifat oranı için (7/10) oranını
seçmelidir.
"Vergi" alanı, tevkifat
oranının tersi alınarak beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır. Buna
göre, "Vergi" alanında, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tevkifata
tabi tutulmayan kısmı yer alır.
Daha sonra, "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosunda "İşlem Türü" listesinden, yapılan işleme ait "Kod" seçilir.
"Teslim ve Hizmet Tutarı" alanına,
işleme ait bedelin (KDV hariç) tamamı yazılır. Bu alana yazılan tutar, beyanı
yapılan işlem ile ilgili olarak "Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler" tablosunun
"Matrah" alanına yazılan tutarla aynı olmalıdır.
"İadeye Konu
Olan KDV" alanına, alıcı tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla
beyan edilen tutar yazılır.
Tevkifat uygulaması nedeniyle
iade almak istemeyen mükellefler bu tabloya kayıt yapmazlar.
Beyannamenin usulüne uygun
olarak doldurulmasından
sonra "Sonuç Hesapları" kulakçığında yer alan "İade Edilmesi
Gereken KDV" satırındaki tutarın bu uygulamadan kaynaklanan kısmı, talep
edilmesi halinde Tebliğin (I/C-2.1.5.) bölümünde belirlenen usul ve esaslar
çerçevesinde, mükellefe iade edilir.
2.1.4. Düzeltme İşlemleri
Tevkifat kapsamına alınan
işlemlerde ortaya çıkan mal iadeleri ve matrah değişiklikleri ile ilgili olarak
aşağıdaki şekilde işlem yapılması gerekmektedir.
2.1.4.1. Mal İadeleri
Mal iadelerinde düzeltme,
işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı
üzerinden gerçekleştirilir.
Örnek: Pamuk
toptancısı (A), 14/4/2024 tarihinde tekstil firması (B)'ye 500.000 TL
karşılığında pamuk teslim etmiş, hesaplanan (500.000 x 0,10 =)50.000 TL KDV'nin
(50.000 x 0,10 =)5.000 TL'lik kısmı (A)'ya ödenmiş ve onun tarafından beyan
edilmiş, (50.000 x 0,90 =) 45.000 TL'lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata
tabi tutulmuş ve Nisan/2024 dönemi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan
edilip ödenmiştir.
İşleme
ilişkin fatura (B) tarafından 21/4/2024 tarihinde yasal kayıtlara alınmıştır.
(B), (A)'ya ödediği 5.000 TL ile sorumlu sıfatıyla beyan edip 23/5/2024
tarihinde ödediği 45.000 TL'yi Nisan/2024 dönemine ait 1 No.lu KDV
Beyannamesinde indirim konusu yapmıştır.
Söz konusu
pamuğun (1/5)'i 10/6/2024 tarihinde (A)'ya iade edilmiştir.
Bu durumda
(B), (A)'dan 101.000 TL geri alacak, mal iadesinin gerçekleştiği dönemde, 1.000
TL'yi 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.
(A) ise, aynı
dönemde 1.000 TL'yi 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.
Bu işlemler nedeniyle defter
kayıtlarında KDV'nin sadece tevkifata tabi tutulmayan 1.000 TL'lik kısmı için
düzeltme işlemi yapılacak, tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan
edilip ödenmiş ve indirim konusu yapılmış olan tutar için düzeltme işlemi
yapılmayacaktır. (10.02.2024
/ 32456 sayılı R.G. Seri No:50 Tebliğ ile değişik)
Tevkifat uygulaması kapsamında
bulunan hizmetlerde düzeltme, ifa edilen hizmetin iadesi söz konusu olmayacağından,
faturanın hizmetin ifasından önce düzenlendiği durumlarda hizmetten tamamen
vazgeçilmesi ya da hizmetin sözleşme şartlarına uygun olarak
gerçekleştirilmemesi nedeniyle işlemin matrahında bir değişiklik meydana
gelmesi halinde yapılabilecektir.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri dışında KDV mükellefi
olmayan alıcıların tevkifat uyguladığı işlemlerde düzeltme aşağıdaki şekilde
gerçekleştirilir. (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir)
Alıcı tarafından, işlem bedeli ve tevkif edilmeyen KDV
kısmını ayrıca göstermek suretiyle iade amaçlı bir belge (fatura, dekont vb.)
düzenlenir. Söz konusu belgede gösterilen tutarlar alıcı ve satıcı tarafından
ilgili iade işlemini gösterecek şekilde mevzuata uygun olarak kayıtlara alınır.
Düzeltmenin bu şekilde yapıldığının tevsik edilmesine istinaden, işleme ilişkin
tevkif edilen KDV, bu vergiyi vergi dairesine beyan ederek ödeyen alıcıya iade
edilir. (03.06.2021 / 31500
sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir)
Diğer taraftan, satıcının tevkifat uygulamasından
kaynaklanan iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran
işleme ilişkin olarak yukarıda belirtilen şekilde düzeltme yapılmasının
gerekmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir: (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile eklenmiştir)
-Düzeltme yapılması gereğinin ortaya çıktığı
vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltmeyi yapan
mükellefin ilgili beyannamede de düzeltme yaptıktan sonra vergi dairesine
yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi
halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
mükelleften geri alınır. (03.06.2021
/ 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir)
-Mükellefin,
bu şekilde düzeltme işlemini yapmaması halinde, tevkifat nedeniyle iade edilen
KDV, değişikliğin vuku bulduğu dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar
gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır. (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile eklenmiştir)
2.1.4.2. Matrahta
Değişiklik
Fiyat farkı, kur farkı
ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlemin bedelinde sonradan bir artış
ortaya çıkması halinde, bu artış ile ilgili olarak fatura düzenlenerek KDV
hesaplanır ve hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate
alınmaksızın) tevkifat uygulanır. Bu şekilde işlem yapılabilmesi için fiyat
farkı, kur farkı ve benzerinin ait olduğu asıl işleme ait KDV dahil bedelin
tevkifat alt sınırını geçmiş ve tevkifata tabi tutulmuş olması gerekmektedir.
Alıcı lehine,
ödemenin yapıldığı tarihte kur farkı oluşması halinde ise kur farkı tutarı
üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin
yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Böylece,
matrahta oluşan azalma tutarı, tevkifata tabi tutulmayan KDV tutarı ile
birlikte, satıcı tarafından alıcıya iade edilir. Ayrıca, söz konusu KDV tutarı
alıcı tarafından 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.
Malların kısmen iade
edilmesi, hizmetin bir kısmının tamamlanmaması, malların ve hizmetin sözleşmede
belirtilen evsafa uymaması ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlem bedelinde
sonradan bir azalma meydana gelmişse, azalma miktarı ile ilgili olarak mal
iadelerine ilişkin açıklamaların yer aldığı Tebliğin (I/C-2.1.4.1.) bölümü
çerçevesinde işlem yapılır.
Örnek: Satıcı (A)
Firması, (7/10) oranında tevkifata tabi bir işlem için alıcı (B) Firmasına,
2024/Nisan döneminde bu işle ilgili olarak 1.000.000 TL'lik fatura düzenlemiş,
faturada gösterilen (1.000.000 x 0,20 =) 200.000 TL KDV'nin (200.000 x 0,30=)
60.000 TL'si (A)'ya ödenmiş, (200.000 x 0,70=) 140.000 TL'lik kısmı ise (B)
tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmiştir.
Satıcı (A),
bu işin bir kısmını tamamlayamadığından bedelde 200.000 TL'lik bir azalma
meydana gelmiştir.
2024/Mayıs
döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme
yapması gerekmektedir.
Buna göre
satıcı (A), alıcı (B)'ye 200.000 TL ile birlikte bu tutara ait (200.000 x
0,20=) 40.000 TL KDV'nin tevkifata tabi tutulmayan (40.000 x 0,30=) 12.000
TL'sini (toplam 212.000 TL) iade edecek, 2024/Nisan döneminde beyan ettiği
12.000 TL'yi 2024/Mayıs dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu
yapacaktır.
Alıcı (B) ise
2024/Nisan döneminde indirim konusu yaptığı 12.000 TL'yi, 2024/Mayıs döneminde
1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.
Alıcı (B)'nin bu işlem nedeniyle
tevkifata tabi tutarak beyan edip ödediği verginin, 200.000 TL'ye isabet eden
kısmı olan (40.000 x 0,70=) 28.000 TL'si aynı zamanda indirim konusu yapılmış
olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır. (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile değişik)
2.1.4.3. Fazla veya Yersiz
Tevkif Edilen Vergilerin İadesi
Fazla veya yersiz tevkif
edilerek ödenen vergi bulunması halinde, gerek alıcı gerekse satıcının
beyanlarının düzeltilmesi suretiyle işlemin tevkifat uygulanmadan önceki hale
döndürülmesi gerekir.
Fazla veya yersiz tevkif
edilen vergi, öncelikle tevkifatı yapan alıcı tarafından satıcıya
iade edilir. Alıcının, fazla veya yersiz tevkif ettiği KDV tutarını satıcıya
ödediğini gösterir belge ve satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi
dairesi yazısı ile birlikte başvurması halinde, fazla veya yersiz tevkif edilen
vergi, bu vergiyi vergi dairesine beyan ederek ödeyen alıcıya iade edilir.
Tevkifata tabi olmadığı halde
tevkifat uygulanan ve satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği
durumlarda, satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısının
ibrazı aranmaz.
Tevkifata tabi olan ve
tevkifata tabi tutulan, ancak satıcı tarafından verginin tamamının
beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yapmasından sonra, varsa önceki
beyanı üzerine ödenen KDV'nin, söz konusu işlemle sınırlı kısmı satıcıya iade
edilir. Dolayısıyla bu durumda alıcıya iade söz konusu olmaz.
Yapılacak iadelerde
teminat, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ve Vergi İnceleme Raporu aranmaz.
Tevkifata tabi tutulan KDV'nin
alıcı
tarafından beyan edilmiş ancak ödenmemiş olması halinde, sorumlu sıfatıyla
beyan edilen bu vergi tahakkuktan terkin edilir.
Genel bütçe kapsamındaki kamu
idarelerinin muhasebe birimleri tarafından yapılan fazla veya yersiz
tevkifatlar, satıcının beyanlarını düzelttiğini gösterir vergi dairesi yazısını
ibraz etmesi üzerine ödemeyi yapan muhasebe birimlerince düzeltilir ve gereken
durumlarda iade edilir.
Diğer taraftan fazla veya yersiz tevkif edilen KDV'nin
alıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması halinde, alıcı ve satıcının yazılı
talebi üzerine, alıcıya fazla veya yersiz ödenen KDV'nin iade edilmemesi
kaydıyla, fazla veya yersiz tevkif edilen vergiye göre satıcının yapmış olduğu
beyana ve bu beyana istinaden kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iadeye
ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, fazla
veya yersiz KDV tevkif edildiğinin, satıcıya KDV iadesi yapılmadan önce
anlaşılması halinde, fazla veya yersiz tevkifata ilişkin satıcıya KDV iadesi
yapılmaz. Bu durumda işlemlerin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi
gerekir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ
ile eklenmiştir)
Örnek: (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35
Tebliğ ile değişik) (Yürürlük 01.03.2021) (A) Ltd.
Şti., (B) İnşaat A.Ş.nden almış olduğu inşaat taahhüt hizmeti nedeniyle
hesaplanan 400 TL KDV üzerinden tevkifata tabi olmadığı halde (4/10) oranında
tevkifat yapmış ve tevkif etmiş olduğu 160 TL KDV'yi 2 No.lu KDV Beyannamesi
ile beyan etmiş ve vergi dairesine ödemiştir. (B) İnşaat A.Ş. ise hesaplanan
KDV'nin tevkif edilmeyen 240 TL'lik kısmını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan
etmiş ve tevkif edilen 160 TL KDV'nin 50 TL'sini iade almıştır. Ancak bu
işlemle ilgili olarak tevkifat yapılmaması gerektiğinin sonradan anlaşılması
durumunda, (A) Ltd. Şti. ile (B) İnşaat A.Ş.nin talep etmeleri halinde, (B)
İnşaat A.Ş.nin KDV Beyannamesinde ve almış olduğu KDV iadesinde herhangi bir
düzeltme yapılmayacaktır. Ayrıca (A) Ltd. Şti.ne fazla ve yersiz tevkif ederek
ödediği KDV'ye ilişkin de herhangi bir KDV iadesi yapılmayacaktır.
2.1.5. Tevkifata Tabi İşlemlerde
KDV İadesi
Kısmi
tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinin aşağıda belirlenen usul
ve esaslar çerçevesinde yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
2.1.5.1. Genel Açıklamalar
Tevkifat uygulamasından doğan
KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat
uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması,
alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine
vermiş olması zorunludur.
İade taleplerinin yerine
getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk
ettirilen KDV'nin ödenmiş olması şarttır.
Genel bütçe kapsamındaki
idarelere yapılan işlemlerde ise hakedişin harcama yetkilisince onaylanmış
olması gerekir. Bunlara yapılan işlemlerde, ayrıca beyan ve ödeme aranmaz.
İade olarak talep edilen tutar,
işlemin bünyesine giren KDV değil, tevkif edilen KDV esas alınarak belirlenir.
İadesi istenilen KDV, hiçbir surette tevkifata tabi tutulan KDV'den fazla
olamaz.
Tevkifat uygulamasından
kaynaklanan iade taleplerinde, vergi dairelerince;
- 429 Seri No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde
belirtilen standart iade talep dilekçesi ve internet vergi dairesi aracılığı
ile gönderilen listelere ait internet vergi dairesi liste alındısı,
- Tevkifatlı işlemlerin
gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,
- Tevkifat uygulanan işleme
ilişkin satış faturalarının dökümünü gösteren liste,
aranacaktır.
İade talebinde bulunulabilmesi için
iade tutarının yer aldığı, ilgili dönem KDV beyannamesi ve eki "Kısmi Tevkifat
Uygulaması Kapsamındaki İşlemlere Ait Bildirim"in verilmiş olması zorunludur.
7 İade taleplerinde standart
iade talep dilekçesinin yanı sıra iade hakkı doğuran işlem itibarıyla yukarıda
belirtilen belgelerin ibrazı şarttır. (Tevkifata tabi işlemlere ait satış
faturası listesi ve indirilecek KDV listesi Gelir İdaresi Başkanlığınca
öngörülen şekil ve içeriğe uygun olarak internet vergi dairesi aracılığıyla
gönderilir. İnternet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listeler ayrıca
kâğıt ortamında vergi dairesine ibraz edilmez.)
İade talepleri, yukarıda belirtilen
belgeler tamamlanmadıkça hüküm ifade etmez.
Vergi inceleme raporu, YMM
Raporu ve/veya teminat ile yapılacak nakden iade talepleri, bunların eksiksiz
ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır.
Aynı şekilde,
teminat veya YMM Raporu ile yapılacak mahsuben iade talepleri, diğer belgelerle
birlikte bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır. VİR
sonucuna göre sonuçlandırılacak mahsuben iade taleplerinde ise mahsup talep
dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla iadeye hak kazanılır.
Mahsuben iade taleplerinde,
Tebliğin
(I/C-2.1.5.2.1.) bölümünde yapılan açıklamalar da göz önünde bulundurulur.
YMM Raporunun arandığı
hallerde, YMM raporlarına ilişkin limitlerde gümrük beyannameli mal ihracından
kaynaklanan iade talepleri için öngörülen tutarlar geçerlidir.
Tebliğin (IV/A2)
bölümündeki açıklamalar, tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinin yerine
getirilmesi bakımından da geçerlidir. Satıcının özel esaslara tabi olması
halinde, tevkifatlı işlemlerinden doğan iade talepleri Tebliğin (IV/A2)
bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilecektir. Alıcının bu işlemle ilgili
olarak tevkifat tutarını beyan etmesi ve ödemiş olması Tebliğin (IV/A2)
bölümündeki usul ve esasların uygulanmasına engel değildir.
Alıcının,
hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunanlardan tevkifat uygulayarak temin
ettiği mal ya da hizmeti iade hakkı doğuran bir işlemde kullanması ve bu işleme
ilişkin olarak iade talebinde bulunması halinde iade talebi, hakkında olumsuz
rapor veya tespit bulunanlardan alımlarda tevkifata tabi tutulan KDV'nin
sorumlu sıfatıyla vergi dairesine nakden veya mahsuben ödenmiş olması kaydıyla,
tevkifatlı işlemlere ilişkin olarak satıcıya ödenen/borçlanılan KDV hariç, belirlenmiş
diğer usul ve esaslara göre yerine getirilir. Bu şekilde işlem tesisi için
alıcının diğer alımları ile ilgili olarak Tebliğin (IV/A2) bölümündeki usul ve
esasların uygulamasını gerektirecek bir durumunun olmaması gerekmektedir.
(…) (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
2.1.5.2. İade
Uygulaması
2.1.5.2.1. Mahsuben
İade
Talepleri
Mükellefler,
tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade alacaklarının, Tebliğin (IV/A3-2.1.1.)
bölümünde belirtilen borçlara mahsubunu talep edebilirler. (16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014
itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile değişik)
(…) (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
(…) (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Tevkifat uygulamasından kaynaklanan
ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde,
vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla standart
iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla mahsup
işlemi yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit
edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade
tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği
tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.
İadeye ilişkin düzenlenecek vergi
inceleme raporu ise,
- Tevkifatın sorumlu
sıfatıyla beyan edilip edilmediği,
- İndirilecek
KDV listesindeki alışların karşıt incelemesinin yapılarak doğruyu gösterip
göstermediği,
hususlarının
tespitine yönelik olacaktır. Bu kapsamda, KDVİRA sisteminin ürettiği kontrol
raporunun olumlu olması, indirilecek KDV listesinin doğruluğuna dayanak
oluşturur.
İade taleplerinde vergi daireleri, gerekli
kontrolleri yaparak, (…) belgelerdeki
muhteviyat eksikliklerinin tespiti halinde, eksiklikleri mükellefe yazı ile
bildirir. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri
tamamlayan mükelleflerin vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat
istenmeyen mahsuben iade talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve bunlara gecikme zammı
uygulanmaz. 30 günlük ek süreden sonra eksiklikleri gideren mükelleflerin
mahsup talepleri ise eksikliklerin giderildiği tarih itibarıyla yerine
getirilir ve eksiklik yazısının mükellefe tebliğ edildiği tarih ile mükellefin
eksiklikleri giderdiği tarih arasında geçen süre için gecikme zammı uygulanır.
Bu talebe ilişkin vergi dairelerinde yapılan işlemler sırasında geçen süreler
için ise gecikme zammı uygulanmaz.
Tebliğin
(I/C-2.1.3.) bölümü kapsamında kısmi tevkifat uygulanan;
- Temizlik, bahçe ve çevre bakım
hizmetleri,
- Makine, teçhizat, demirbaş
ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,
- Her türlü yemek servisi ve
organizasyon hizmetleri,
- Etüt, plan-proje, danışmanlık,
denetim ve benzeri hizmetler,
- Fason olarak yaptırılan
tekstil ve konfeksiyon işleri ile fason ayakkabı ve çanta dikim işleri ve fason
işlerle ilgili aracılık hizmetleri,
- Yapı denetim
hizmeti,
- Taşımacılık hizmetleri,
- Her türlü baskı ve basım
hizmeti,
-Ticari
reklam hizmetleri, (16.02.2021
/ 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
- İşgücü temin
hizmeti,
- Turistik mağazalara
verilen müşteri bulma/götürme hizmeti,
ile ilgili KDV iade alacaklarının
mahsubunu isteyen mükelleflerin 5.000 TL'yi aşmayan mahsup talepleri vergi
inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranılmaksızın yerine getirilir.
50.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi
inceleme raporu ile yerine getirilir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
Şu kadar ki mükellefin iade
hakkı doğuran işlemi yaptığı yılda süresinde düzenlenmiş tam tasdik
sözleşmesinin bulunması halinde, mahsuben iade talepleri YMM raporu ile yerine
getirilebilir. (01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46
Tebliğ ile eklenmiştir)
Tebliğin
(I/C-2.1.3.) bölümü kapsamında tevkifat uygulanan;
- Yapım işleri
ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje
hizmetleri,
- Spor kulüplerinin yayın, isim
hakkı ve reklâm gelirlerine konu işlemleri,
- Tebliğin
(I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamındaki hizmetler,
ile ilgili 10.000TL'yi aşmayan
mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranılmaksızın yerine getirilir.
50.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. İadenin YMM raporu ile talep
edilmesi ve bu iadenin 50.000 TL'yi aşan kısmı için teminat verilmesi halinde
mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, YMM raporu sonucuna göre
çözülür. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ
ile değişik)
Tebliğin
(I/C-2.1.3.) bölümü kapsamında tevkifat uygulanan;
- Külçe metal teslimleri,
- Bakır, çinko,
alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi,
- Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt,
cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi,
- Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt
ve cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarından elde edilen hammadde
teslimi,
- Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham
post ve deri teslimi,
- Ağaç ve orman
ürünleri teslimi,
- Demir-çelik ürünlerinin teslimi, (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.05.2022)
-Tebliğin
(I/C-2.1.3.3.7.) bölümü kapsamındaki teslimler, (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
ile ilgili mahsuben iade
talepleri miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
2.1.5.2.2. Nakden İade
Talepleri
Mükellefin talebi halinde,
tevkifat uygulaması
kapsamına giren işlemlerden kaynaklanan iade alacaklarının aşağıda her bir
işlem türüne ilişkin olarak yapılan belirlemeler dahilinde nakden iadesi
mümkündür.
Tebliğin
(I/C-2.1.3.) bölümü kapsamında kısmi tevkifat uygulanan;
- Temizlik, bahçe ve çevre bakım
hizmetleri,
- Makine, teçhizat, demirbaş
ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,
- Her türlü yemek servisi ve
organizasyon hizmetleri,
- Etüt, plan-proje, danışmanlık,
denetim ve benzeri hizmetler,
- Fason olarak yaptırılan
tekstil ve konfeksiyon işleri ile fason ayakkabı ve çanta dikim işleri ve fason
işlerle ilgili aracılık hizmetleri,
- Yapı denetim
hizmeti,
- Taşımacılık hizmetleri,
- Her türlü baskı ve basım
hizmeti,
-Ticari
reklam hizmetleri,
(16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35 Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük
01.03.2021)
- İşgücü temin
hizmeti,
- Turistik mağazalara
verilen müşteri bulma/götürme hizmeti,
ile ilgili nakden iade talepleri
münhasıran
teminat ve/veya vergi inceleme raporu ile yerine getirilir.
İade talebinin tamamı kadar teminat
verilmesi halinde teminat, münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Şu kadar ki mükellefin iade hakkı
doğuran işlemi yaptığı yılda süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin
bulunması halinde, nakden iade talepleri YMM raporu ile yerine getirilebilir
veya iade talebinin tamamı kadar verilmiş teminat, YMM raporu ile çözülebilir. (01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46
Tebliğ ile eklenmiştir)
Tebliğin
(I/C-2.1.3.) bölümü kapsamında tevkifat uygulanan;
- Yapım işleri
ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje
hizmetleri,
- Spor kulüplerinin yayın, isim
hakkı ve reklâm gelirlerine konu işlemleri,
- Tebliğin
(I/C-2.1.3.2.13.) bölümü kapsamındaki hizmetler,
- Külçe metal teslimi,
- Bakır, çinko,
alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi,
- Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt,
cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi,
- Metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt
ve cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarından elde edilen hammadde
teslimi,
- Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham
post ve deri teslimi,
- Ağaç ve orman
ürünleri teslimi,
- Demir-çelik ürünlerinin teslimi, (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir) (yürürlük 01.05.2022)
-Tebliğin
(I/C-2.1.3.3.7.) bölümü kapsamındaki teslimler, (16.02.2021 / 31397 sayılı R.G. Seri No:35
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.03.2021)
ile ilgili 5.000TL'yi aşmayan
nakden iade talepleri teminat, vergi inceleme raporu ve YMM raporu aranılmadan
yerine getirilir.
50.000TL ve üzerindeki
nakdeniade talepleri ise vergi inceleme raporu sonucuna göre veya YMM raporu
ile yerine getirilir 50.000TL'yi aşan kısım için teminat verilmesi halinde
teminat, vergi inceleme raporu sonucuna göre veya YMM raporu ile çözülür.
2.1.5.3. İade
Uygulaması ile İlgili Diğer Hususlar
Tevkifat uygulamasından
kaynaklanan iade taleplerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak,Tebliğin bu
bölümünde açıklama bulunmayan durumlarda, mal ihracından kaynaklanan iade
talepleri için geçerli olan usul ve esaslara göre işlem yapılır.
Mükelleflerin tevkifat
uygulaması
kapsamındaki işler dolayısıyla alıcı tarafından tevkifata tabi tutulan KDV'yi,
ilgili dönemde iade konusu yapmama tercihinde bulunduktan sonra, izleyen
dönemlerde bu tercihlerinden vazgeçerek iade talep etmeleri mümkündür. Ancak,
tevkifatlı işlemin gerçekleştiği dönem için düzeltme beyannamesi verilecektir.
Aynı şekilde,
mükelleflerin tevkifat uygulanan tutarı beyannamede iade olarak gösterdikten sonra,
iade işlemi tamamlanıncaya kadar bu tercihlerinden vazgeçmeleri mümkündür. Bu
durumda da iade beyanının yapıldığı dönem için düzeltme beyannamesi
verilecektir.
Her iki durumun da bir dilekçe
ile bağlı
olunan vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.
Aynı işlem
dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı
doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir.
Mükellefin aynı dönemde
başka iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde bu işlemlere ait iade
talepleri, söz konusu işlem veya işlemlerle ilgili usul ve esaslar çerçevesinde
sonuçlandırılır.
Mükellefin aynı dönemde
diğeriade hakkı doğuran işlemlerinin de (indirimli orana tabi işlemler hariç)
bulunması ve iade edilmesi gereken KDV tutarının, tevkifat ve diğer iade hakkı
doğuran işlemlere ilişkin iade beyanı toplamından küçük olması halinde, iade
talepleri mükellefin işlem türü bazında tercihi doğrultusunda sonuçlandırılır.
İade hakkı sahiplerince, iade alacaklarının
mahsubundan sonra kalan kısmının nakden iadesinin istenmesi halinde, ilgili
bölümlerde nakden iade için yapılan açıklamalara göre işlem tesis edilir. Bu
şekilde yapılacak iadede, mahsup yoluyla iade edilen kısım, teminatsız
incelemesiz nakden iade için bir sınır belirlenmişse, belirlenen sınırın
hesabında dikkate alınmaz.
İade alacağının tamamının üçüncü
kişilere nakden ödenmesinin talep edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe
nakden iadeye ilişkin usul ve esaslar uygulanır. Bu durumda, alacağın üçüncü
kişilere ödenmesine ilişkin talep, alacağın açık bir şekilde kime temlik
edildiğini içeren, noter tarafından onaylanmış alacağın temliki sözleşmesi ile
yapılır. Mahsup sonrası alacağın, üçüncü kişilere nakden iadesinin talep
edilmesi halinde de alacağın temlikine ilişkin talebin yukarıda belirtilen
şekilde yapılması gerekmektedir.
İade alacağının, Tebliğin
(I/C-2.1.5.2.1.) bölümünde belirtilmeyen; mükellefin kendisinin vergi dairesine
olan borçlarına veya üçüncü kişilerin vergi dairesine olan borçlarına
mahsubunun talep edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe nakden iadeye
ilişkin usul ve esaslar uygulanır. Üçüncü kişilerin vergi dairelerine olan
borçlarına mahsubunun talep edilmesi halinde, önceki paragrafta yapılan
açıklamalara göre işlem tesis edilir.
İade alacakları, her bir
vergilendirme dönemi için ayrı ayrı talep edilir. Birden fazla döneme ilişkin
iade alacaklarının, kümülatif hesaplama yapılmak suretiyle birlikte (toplam
tutar olarak) iadesi talep edilemez.
İadenin YMM raporu verilmek
suretiyle talep edildiği durumlarda, aynı takvim yılı içinde bulunmak ve her
bir vergilendirme dönemine ait iade tutarı ayrı ayrı belirtilmek/hesaplanmak,
istenilen bilgilere her bir dönem itibarıyla ayrı ayrı yer verilmek koşuluyla
birden fazla vergilendirme dönemi için tek bir YMM raporu verilmesi mümkündür.
İade alacağının YMM raporu ile alınmak
istendiği hallerde, esas itibarıyla, YMM raporunun her bir iade hakkı doğuran
işlem türü itibarıyla ayrı ayrı düzenlenerek verilmesi gerekmektedir. Ancak, farklı
iade hakkı doğuran işlemlerden (tam istisna kapsamındaki işlemler, indirimli
orana tabi işlemler, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemler gibi) kaynaklanan
iade taleplerinin, aynı vergilendirme dönemine ilişkin olması kaydıyla, aynı
YMM raporuna istinaden sonuçlandırılması mümkündür.
Bu durumda YMM raporu, her bir
işlem türüne ait iade tutarı ayrı ayrı belirtilmek/hesaplanmak, istenilen
bilgilere ayrı ayrı yer verilmek ve benzeri hususlara dikkat edilmek suretiyle
hazırlanır.
2.1.6. Bildirim Zorunluluğu ve
Müteselsil Sorumluluk
2.1.6.1. Bildirim Zorunluluğu
Kısmi
tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde satıcılar, tevkifat uygulanan
satışları ile satış yaptıkları alıcılara ait bir listeyi, satışın yapıldığı
döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ekinde elektronik ortamda vermek
zorundadırlar.
Buna göre tevkifat uygulanan
her satış
faturası/serbest meslek makbuzu ve benzeri itibarıyla;
- Belgenin tarih ve numarası,
- Tevkifat uygulanan işlemin
cinsi, tutarı,
- İşlemin tabi
olduğu KDV oranı, toplam hesaplanan KDV tutarı, alıcı tarafından tevkif edilen
KDV tutarı,
- Alıcının
adı/soyadı-unvanı ve vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası,
ve benzeri bilgilerini içeren
liste satıcı
mükellefler tarafından ilgili döneme ait beyanname ekinde verilir.
Bu bildirim zorunluluğuna uymayan
veya eksik ya da yanıltıcı bildirimde bulunanlar hakkında 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu çerçevesinde işlem yapılır.
2.1.6.2. Müteselsil Sorumluluk
Tevkifata tabi alımları
dolayısıyla KDV tevkifatı uygulayanlar, tevkifat tutarını beyan edip ödemiş
olmaları şartıyla, tevkif edilen vergi ile sınırlı olmak üzere bu işlemlerle
ilgili olarak önceki safhalarda ortaya çıkan verginin Hazineye intikal etmemiş
olması nedeniyle müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmazlar.
Ç. VERGİYİ DOĞURAN
OLAY
1. Vergiyi Doğuran Olayın
Meydana Gelmesi
3065 sayılı Kanunun
10 uncu maddesinde vergiyi doğuran olayın hukuki şartları, vergiye tabi
işlemlerin özelliklerine göre ayrı ayrı tayin ve tespit edilmiştir.
Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde
vergiyi doğuran olay, mal teslimi veya hizmet ifasının yapıldığı anda meydana
gelir.
Vergi alacağının
zamanında kavranması ve güvence altına alınması amacıyla malın tesliminden veya
hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde ise
bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olay
fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana gelir.
Kısım kısım
mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan
hallerde her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması anında
vergiyi doğuran olay meydana gelmiş sayılır.
Komisyoncular vasıtasıyla
veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda vergiyi doğuran olay, malların
satıcı tarafından komisyoncuya veya konsinyasyon suretiyle mal satanlara
(konsinyatöre) verildiği anda değil, malların komisyoncu veya konsinyatör
tarafından alıcıya teslimi anında meydana gelir.
Malın alıcıya
veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde ise vergiyi doğuran olay
malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci veya sürücüye tevdii anında meydana
gelmiş sayılır.
Su, elektrik, gaz, ısıtma,
soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların ilgili
müesseselerce bedellerinin tahakkuk ettirilmesi ile vergiyi doğuran olay
meydana gelir.
Kanunun (2/3) üncü maddesi
uyarınca
su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeridağıtımlar mal teslimi
sayılmıştır. Ancak, bu tür malların teslimi önceden gerçekleştirildiği halde bu
aşamada vergilendirilmesi mümkün olmadığından Kanunun bu maddesine dayanılarak
vergilendirme, bunların bedellerinin hesaplandığı anda yapılır. Ayrıca vergiyi
doğuran olay bu malların bedellerinin tahakkuk ettirildiği, yani bedelin
hesaplanarak tahsil edilebilir hale geldiği anda meydana gelmiş sayılır. Bu mükelleflerin
mal bedellerini tahsil edip etmemeleri vergiyi doğuran olay açısından önemli
değildir. Sonradan tahakkuk tutarlarında meydana gelebilecek değişiklikler
Kanunun 35 inci maddesi hükmüne göre düzeltilir.
İthalatta vergiyi doğuran olay
Kanunun (10/ı) maddesine göre, gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başladığı,
gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescil
edildiği anda meydana gelir.
Arsa
karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa payı karşılığı
konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşir. Arsanın
bir iktisadi işletmeye dâhil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını
mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi durumunda, vergiyi doğuran
olayın vuku bulduğu tarihte, müteahhide yapılan bu arsa payı teslimi nedeniyle
düzenlenecek faturada, arsa payı karşılığı alınan bağımsız birimlerin 213
sayılı Kanunun 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki
maliyet bedeli esasına göre belirlenen tutarı üzerinden KDV hesaplanır(1.ve 2.cümleler, 05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 18 ile değişik) (Yürürlük;
6/4/2018 tarihinden sonra yapılan teslimlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde). Arsa sahibinin,
gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde arızi faaliyet olarak
arsasını bağımsız birimler karşılığında müteahhide tesliminde ise KDV
uygulanmaz.
Birden fazla vergilendirme
dönemine yayılarak
verilen hizmetlerde, hizmet bedelinin tamamının veya bir kısmının hizmet ifa
edilmeden önce tahsil edilmesi halinde, fatura ve benzeri belge düzenlenmemiş
olması koşuluyla KDV doğmaz. Öte yandan, bir vergilendirme döneminden fazla
devam eden hizmetlerde, takvim yılının aylık dönemlerinden oluşan vergilendirme
dönemleri itibarıylaKDV'nin hesaplanması ve verilecek hizmetlere ilişkin
faturanın aylık ödeme tutarı belirtilerek tanzim edilmesi gerekmektedir. Belli
bir vergilendirme döneminde beyan edilecek KDV matrahının ise toplam hizmet
bedelinin, hizmetin ifa edileceği aylık sürelere bölünmesi suretiyle tespiti
mümkün bulunmaktadır.
Toplam bedel hizmet tamamlandığında
alınsa dahi hizmetin gerçekleştiği vergilendirme dönemlerine isabet eden
tutarın ilgili olduğu dönemde beyan edilmesi gerekmekte olup, hizmet bedelinin
tamamının hizmet ifasının sonunda beyan edilmesi mümkün değildir.
Bir vergilendirme döneminden
fazla devam eden hizmetlerin taksitlere bağlanması halinde, kredi kartı ile
yapılan ödemelerde, POS makinesi tarafından ilk anda düzenlenen ve hizmet
bedelinin tamamını kapsayan taksit planını gösteren belge, ayrıca fatura veya
benzeri belge düzenlenmemiş olması şartıyla KDV hesaplanmasını gerektirmez.
Vergiyi doğuran olay, aylık taksit miktarının şirketin banka hesabına geçtiği
tarihte değil, bir vergilendirme döneminden fazla devam eden hizmetler için
takvim yılının aylık vergilendirme dönemleri itibarıyla doğmaktadır.
Hakedişli işlemlerde, verilen
hizmet sebebiyle elde edilen hakediş bedeli için hakedişin tahakkuk ettiğini
belgeleyen kabul tutanağının düzenlendiği bir diğer ifade ile hakediş raporunun
onaylandığı tarihte vergiyi doğuran olay gerçekleşir.
II. İSTİSNALAR
A. İHRACAT
İSTİSNASI
1. Mal İhracı
1.1. Gümrük Beyannameli Mal İhracı
1.1.1. İstisnanın
Kapsamı ve Beyanı (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/06/2018 Mülga)
Tasarruflu Yazılar 1
3065
sayılı Kanunun (11/1-a)
maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV'den
istisnadır. Aynı Kanunun 12
nci maddesi uyarınca bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için
aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
a)
Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya veya 4458
sayılı Gümrük Kanununun 95
inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz
satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da
yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük
antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.
3065
sayılı Kanunun (12/2) nci maddesine göre yurtdışındaki müşteri, ikametgâhı,
işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan
firmanın yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir.
Türkiye'de
ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunan firmaların yurtdışında iş
yapmak için açmış oldukları büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlar
Türkiye'de mukim firmaların yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet
gösteren şubeleri kapsamındadır. Dolayısıyla, KDV mükelleflerinin yurtdışında
iş yapmak için açmış oldukları şube, büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri
kuruluşlarında kullanmak veya satmak üzere yurtdışına çıkaracakları mallarla
ilgili teslimler de kesin ihracat olması koşuluyla ihracat teslimi
niteliğindedir.
Serbest
bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları çerçevesinde söz konusu bölgelerde
faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi alıcıları ifade eder.
İhracat
teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin yukarıda belirtilen yurtdışındaki
müşteri veya serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenmesi gerekir.
b)
Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye
veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da gümrüksüz satış mağazalarında
satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına veya yetkili gümrük
antreposuna konulmalıdır.
3065
sayılı Kanundaki istisna uygulamasında ihracat, esas itibarıyla, serbest
dolaşımda bulunan bir malın dış ticaret ve gümrük mevzuatları doğrultusunda,
ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi
dışına çıkarılmasıdır. Dış ticaret mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen
ancak, 3065 sayılı Kanunun 12
nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları taşımayan
işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Teslim
konusu malın ihraç edilmeden önce yurtdışındaki alıcı adına hareket eden
yurtiçindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından işlenmesi ya da herhangi bir
şekilde değerlendirilmesi halinde ihracat istisnasının uygulanabilmesi için
malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması şarttır. Bu durumda,
yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki ilgililere yapılan
teslimler vergiye tabi olacak, bunların yaptığı ihracat ise istisna kapsamına
girecektir.
3065
sayılı Kanunun 12
nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest
bölgeye vasıl olan teslimler ile gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere
bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimler ihracat istisnası
kapsamındadır. Gümrüksüz satış mağazaları ve depoları, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 95
inci maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki yetkiye istinaden 8/8/2017
tarihli ve 30148 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrüksüz Satış Mağazaları
Yönetmeliğinde tanımlanmıştır. Gümrüksüz satış mağazalarına veya depolarına
sadece ilgili gümrük mevzuatına göre buralarda satılması uygun bulunan mallar
istisna kapsamında teslim edilebileceğinden, gümrüksüz satış mağazalarına veya
bunların depolarına istisna kapsamında teslim edilecek malların ilgili gümrük
mevzuatına göre gümrüksüz satış mağazalarında satılabilecek mal cinslerinden
olup olmadığı mükelleflerce kontrol edilir.
Uluslararası
taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt,
kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar
çerçevesinde vergiden istisnadır:
a)
Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara
yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler
ihracat teslimi kapsamında KDV'den istisnadır.
b)
Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve uçaklar ise "yurtiçinde
bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren
şubesi" niteliği taşıdığından bu araçlara yapılan söz konusu teslimler
ihracat istisnası kapsamına girer.
c)
Yukarıda açıklanan ve istisna kapsamına giren teslimlere ilişkin işlem veya
ödemelerin acenteler tarafından yapılması istisnanın uygulanmasına engel
değildir.
ç)
Söz konusu teslimlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilebilmesi için
gümrük çıkış beyannamesi ile tevsik edilmesi gerektiği tabiidir.
Mal
ihracına ilişkin istisna, ihracatın gerçekleştiği tarih olan gümrük
beyannamesinin "kapanma tarihi"ni içine alan vergilendirme dönemine ait KDV
beyannamesi ile beyan edilir. İhracat işlemleri iç gümrüklerde yapılan ihracat
teslimlerinde, gümrük beyannamesinin sınır gümrüklerince kapatıldığı tarih,
ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir.
Serbest
bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin düzenlenmediği
hallerde, malın serbest bölgeye giriş işlemlerinin tamamlanarak serbest bölgeye
vasıl olduğu tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih,
malların serbest bölgeye girişinin yapıldığını gösteren, serbest bölge işlem
formunun ilgili idare tarafından onaylandığı tarihtir.
Gümrüksüz
satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına
yapılan teslimlerde, antrepo beyannamesi düzenlenecek olup, malın gümrüksüz
satış mağazasına veya deposuna konulduğunu (fiilen işleticiye teslim
edildiğini/işletici tarafından fiilen teslim alındığını) gösteren antrepo giriş
sayım tutanağını da ihtiva eden antrepo beyannamesinin ilgili gümrük idaresi
tarafından onaylandığı tarih itibarıyla istisna kapsamındaki işlemin
gerçekleştiği kabul edilir. İstisna kapsamında gümrüksüz satış mağazalarına
veya bunların depolarına yapılan teslimler ile ilgili faturaya, "3065 sayılı
Kanunun 11 ve 12 nci maddelerine göre gümrüksüz satış mağazalarına veya
bunların depolarına teslim" ibaresi şerh olarak düşülür.
İhracat
faturası malın yurtdışı edildiği dönemden önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna
ihracatın yapıldığı dönem KDV beyannamesi ile beyan edilir.
Mal
ihracına ilişkin beyan, ilgili dönem KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 301 kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.
Bu
satırın, "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa ihracat tesliminin bedeli girilir.
İhracat bedeli, gümrük beyannamesinin kapanma tarihinde Resmî Gazete'de
yayınlanmış bulunan (kapanma tarihinde Resmî Gazete'de kurlar ilan edilmemiş
ise kapanma tarihinden önceki ilk Resmî Gazete'de yayınlanmış bulunan) T.C.
Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL'ye çevrilir.
"Yüklenilen
KDV" sütununa ise istisna kapsamındaki teslimin bünyesine giren, bu Tebliğin (IV/A3)[3] bölümündeki açıklamalar dikkate alınarak belirlenen
KDV tutarı yazılır.
İstisna
kapsamındaki teslimin bünyesine giren verginin mahsuben veya nakden iadesinin
talep edilmemesi halinde "Yüklenilen KDV" alanına "0" yazılır.
1.1.2. İstisnanın
Tevsiki
Tasarruflu Yazılar 1
Gümrük beyannameli mal ihracatının
beyanında, gümrük beyannamesi ve satış faturaları, bir dilekçe ile ihracat
istisnasına ilişkin beyanname ekinde vergi dairesine verilir. Söz konusu
belgelerden elektronik ortamda alınanların ayrıca beyanname ekinde ve kâğıt
ortamında vergi dairesine verilmesine gerek olmayıp, dilekçe ekinde internet
vergi dairesi liste alındısının vergi dairesine verilmesi yeterlidir.
İhracata ilişkin gümrük beyannamesi
verilebileceği gibi, gümrük beyannamelerindeki bilgilerin yer aldığı listelerin
verilmesi de mümkündür. Verilecek listenin, gümrük beyannamesinin tarihi,
sayısı, ihraç edilen malın cinsi, miktarı ve tutarı, gümrük kapısının ismi,
varış ülkesi, varsa imalatçının adı-soyadı veya unvanı, varsa intaç ve çıkış
tarihi bilgilerini içermesi gerekir.
İhracata ilişkin yurtdışındaki alıcı
adına düzenlenen faturaların fotokopileri ya da faturaların dökümünü ihtiva
eden firma yetkililerince imzalı ve kaşeli bir liste ibraz edilir.
Posta ve hızlı kargo
taşımacılığı yolu ile yapılan ihracat teslimleri, kargo şirketi adına
düzenlenen, malı yurtdışına gönderilen mükellefin bilgisinin yer aldığı ve
gümrük müdürlüğü tarafından elektronik ortamda onaylanan elektronik ticaret
gümrük beyannamesi ile tevsik edilir.
Sınır
ticareti kapsamında yapılan ihracat, gümrük beyannamesi veya listesi ile tevsik
edilir. Bu durumda ayrıca, bir defaya mahsus olmak üzere sınır ticareti yetki
belgesi de ibraz edilmelidir.
NATO (Kuzey Atlantik Antlaşma
Örgütü - North AtlanticTreatyOrganization) ülkelerinde askeri teçhizat ve
malzemenin transit-ithalat-ihracat işlemleri için düzenlenen Form 302
belgesinin, bu belge ile yapılan ihracat teslimlerinde gümrük beyannamesi yerine
kullanılması mümkündür.
İhracat teslimlerine ilişkin olarak
düzenlenen fatura ile gümrük beyannamesi arasında uyumsuzluk olması halinde
vergi dairesince ilgili gümrük müdürlüğünden bilgi talep edilir ve sonucuna göre işlem tesis
edilir.
Gümrüksüz satış mağazalarında
satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde
istisna, gümrük idaresi tarafından onaylanmış antrepo beyannamesiyle tevsik
edilir. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ
ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
Gümrüksüz satış mağazasına veya
bunların depolarına konulan malın ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak
usulsüz satışının yapıldığının tespiti halinde (hak sahipleri dışındakilere
satış yapılması, hak sahibi olanlara belirlenen limitlerin üstünde satış
yapılması, malın yersiz veya haksız olarak her türlü kullanımı gibi haller),
malın gümrüksüz satış mağazasına konulması sırasında alınmayan vergi ile buna
bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcı gümrüksüz satış mağazası işleticisinden
aranır. Usulsüz satış yapıldığı hususu, ilgili gümrük idaresi tarafından mağaza
işleticisinin bağlı olduğu vergi dairesine bildirilir. (06/07/2018
tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük:
01/06/2018)
Gümrüksüz satış mağazalarına veya
depolarına ilgili mevzuata uygun olarak teslimde bulunan satıcının istisna ve
iadeye ilişkin işlemleri belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine
getirilir. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ
ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
Gümrüksüz satış mağazaları veya
bunların depolarına, belirlenen usul ve esaslara göre istisna kapsamında işlem
tesis edilmemesi gerektiği halde, istisna kapsamında mal teslim edilmesi
halinde, mağaza işleticisinin doğrudan sorumlu tutulduğu haller dışında,
zamanında alınmayan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar satıcı
mükelleften aranır. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
1.1.3. İhraç Edilen Malların Geri Gelmesi
3065 sayılı Kanunun
ithalat istisnasını düzenleyen (16/1-b)
maddesi uyarınca, ihracat istisnasından faydalanılarak ihraç edilen ancak;
Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri
gelen eşyanın ithalat istisnasından faydalanabilmesi için, bu eşya ile ilgili
olarak ihracat istisnası nedeniyle faydalanılan miktarın gümrük idaresine
ödenmesi veya bu miktar kadar teminat gösterilmesi gerekir. İhraç edildikten
sonra geri gelen eşya için ithalat istisnasından faydalanılmak istenmemesi
halinde, genel hükümler çerçevesinde KDV ödenerek eşyanın ithali mümkündür. Bu
durumda, ilk ihracat kesin ihracat olarak değerlendirilir.
İthalat istisnasının uygulanabilmesi
için ilgili gümrük idareleri ihracat istisnasından yararlanılan miktarı tespit
etmek amacıyla mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinden durumu bir yazı ile
sorar. Bu yazıda geri gelen eşyanın cinsi, miktarı, tutarı, ilgili bulunduğu
gümrük beyannamesinin tarih ve sayısı ile diğer gerekli bilgilere de yer
verilir.
KDV ödenmek suretiyle satın alınan
veya işletmede imal edilen malların geri gelmesi halinde,vergi dairelerince
ihracat istisnasından faydalanılan miktarın belirlenmesinde, Kanunun 11 inci
maddesi ile ihracatçıya getirilen imkânlar göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde
hareket edilir:
a) Vergi dairesince yapılacak
inceleme sonunda, mükellefin geri gelen mallarla ilgili olarak ihracat sırasında
iade talebinde bulunmadığı tespit edilirse, bu mallarla ilgili olarak ihracat
istisnasından yararlanılan bir miktarın bulunmadığı ilgili gümrük idaresine
bildirilir. Bu yazıyı alan gümrük idareleri geri gelen eşya ile ilgili olarak
ithalat istisnası kapsamında işlem yapar.
b) Geri gelen malların bünyesine
giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri indiremeyip nakden veya mahsuben
iade olarak talep ettiğinin belirlenmesi halinde, iade henüz yapılmamışsa ihracatçının
KDV iadesinden yararlanmadığı kabul edilir ve geri gelen mallar için gümrükte
KDV ödenmesi istenmez. Bu durumda, ihracatçının ilgili dönem beyannamesinde "iade"
olarak beyan edilen tutarın geri gelen mallara isabet eden kısmı, malların geri
geldiği vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin 103 no.lu satırına
yazılarak indirilir.
c) İhraç edilen
malın, bu mala ait yüklenilen KDV'nin nakden veya mahsuben iadesinden sonra
geri gelmesi halinde, geri gelen mallara isabet eden iade tutarının gümrükte
ödenmesinden sonra ithalat istisnası kapsamında işlem yapılır. Dolayısıyla,
geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri
indiremeyip nakden veya mahsuben iade olarak aldığının belirlenmesi halinde bu
iadeden; geri gelen mallara isabet eden kısım kadar ihracat istisnasından
faydalanıldığı belirtilir.
ç) Vergi dairelerince, geri
gelen eşyayla ilgili olarak ihracatçının ihracat istisnası nedeniyle
faydalandığı miktar tespit edildikten sonra ilgili gümrük idaresine durum bildirilir.
d) Geri gelen mallara ilişkin
olarak yüklenilen vergilerin indirim yolu ile giderilmiş veya iade talep
edilmeksizin sonraki dönemlere devredilmiş olması hallerinde, bu vergilere
ilişkin olarak bir işlem yapılmaz.
Geri gelen eşya dolayısıyla
ihracatçı tarafından ilgili gümrük idaresine ödenen KDV, ilgili dönem
beyannamesinde indirim konusu yapılabilir.
Gümrüksüz
satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına
konulan malların satıcılara geri gönderilmesi halinde mağaza işleticisi
tarafından KDV hesaplanmaz. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
Gümrüksüz
satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına
yapılan teslim dolayısıyla iade talep edilmemiş olması halinde, yalnızca
matrahta meydana gelen değişiklik doğrultusunda defter kayıtları ile beyanların
düzeltilmesi yeterlidir. Ancak, gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların
depolarına istisna kapsamında yapılan teslime ait iade talebi sonuçlandırıldıktan
sonra KDV iadesini ortaya çıkaran malların geri gelmesi durumunda aşağıdaki
şekilde hareket edilir: (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
-
Malların geri geldiği vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde
defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi
dairesine yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade
etmesi halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
mükelleften geri alınır. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
-
Mükellefin, malların geri geldiği dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde;
istisna kapsamındaki işlem nedeniyle iade edilen KDV, malların geri geldiği
dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi
ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır. (06/07/2018 tarihli, 30470
sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
1.1.4. İade
Mal ihracatından
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Satış
faturaları listesi
- Gümrük beyannamesi veya
listesi (Serbest bölgeye yapılan
ihracatta serbest bölge işlem formu, posta veya kargo yoluyla gerçekleştirilen
ihracatta elektronik ticaret gümrük beyannamesi, gümrüksüz satış mağazalarında
satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde,
malın gümrüksüz satış mağazasına veya deposuna konulduğuna dair ilgili gümrük
idaresinin onayını da içeren antrepo beyannamesi)
- İhracatın
beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
1.1.4.1. Genel Olarak
1.1.4.1.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin mal ihracından
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
1.1.4.1.2. Nakden İade
Mükelleflerin mal ihracından
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde, aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
1.1.4.2. İmalatçılar Tarafından
Yapılan Mal İhracında İhracat Bedeline Göre İade (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden itibaren yapılacak
işlemlere ilişkin iade taleplerine uygulanmak üzere yayımı tarihi)
1.1.4.2.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun 32 nci
maddesinde, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan
iadelerde, yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli
bir oranına kadar iade yaptırma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
Bu çerçevede, sektör ayrımı
yapılmaksızın imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçılar, ihracat
teslimlerine ilişkin olarak yüklendikleri KDV tutarına bakılmaksızın ihracat bedelinin
% 10'una kadar devreden KDV tutarı ile sınırlı olarak iade talep edebilirler.
Bu uygulama ihtiyari olup,
uygulamadan Tebliğin (II/A-8.3.) bölümünde tanımlanan imalatçılar
faydalanabilir.
Bu uygulama kapsamındaki mallara
ilişkin istisnanın kapsamı ve beyanı Tebliğin (II/A-1.1.1.), istisnanın tevsiki
Tebliğin (II/A-1.1.2.), ihraç edilen malların geri gelmesi Tebliğin
(II/A-1.1.3.) bölümlerinde yer alan açıklamalar doğrultusunda yürütülür.
Bununla birlikte, imalatçılar bu
uygulama kapsamındaki işlemlerini, ilgili dönem KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 338 kodlu "İmalatçıların Mal İhracatları
[KDVGUT-(II/A-1.1.4.2.)]" satırını kullanmak suretiyle beyan ederler. Bu
satırdaki "Yüklenilen KDV" sütununa, ihraç edilen mallara ilişkin yüklenilen
KDV hesabı yapılmaksızın, ihracat bedelinin % 10'unu aşmamak kaydıyla iadeye
konu olan KDV tutarı yazılır.
Öte yandan, ihraç edilen malların
geri gelmesi halinde ithalat istisnasından faydalanılabilmesi için, bu uygulama
kapsamında iade edilen tutarların gümrük idaresine ödenmesi veya bu tutar kadar
teminat gösterilmesi gerekir.
İmalatçılar bu bölüm kapsamında,
Tebliğin (II/A-8.3.) bölümünde belirtilen imalatçı belgelerinde yer alan üretim
kapasitesinde öngörülen ve imal edip ihraç ettikleri mallara ilişkin iade talep
edebilirler. İmalatçı belgesinde yer alan üretim kapasitesine göre imal
edilebilecek mallar ile bu kapsamda fason olarak imal ettirilen mallar için bu
uygulamadan yararlanılabilir. Dolayısıyla, imalatçı belgesindeki üretim konusu
malların tamamının fason olarak imal ettirilmesi, bu kapsamda iade
uygulanmasına engel değildir. İmalatçılar, piyasadan hazır olarak satın alıp
ihraç ettikleri mallar için bu uygulamadan yararlanamamakla birlikte, söz
konusu mallar için Tebliğin (II/A-1.1.4.1.) bölümü kapsamında yüklenilen
KDV'nin iadesini talep edebilirler.
Aynı dönemde imalatçıların 3065
sayılı Kanunun 11/1-c veya geçici 17 nci maddeleri kapsamında ihraç kaydıyla
teslimlerinin de bulunması, doğrudan ihraç ettikleri mallar bakımından bu
uygulamadan yararlanmalarına engel teşkil etmez.
İmalatçıların doğrudan ihraç
ettikleri malların bünyesinde yurtiçi veya yurtdışından KDV ödemeksizin temin
ettiği malların bulunması halinde, ihracat bedeline ilişkin iadenin hesabında,
ihracat bedelinden bu şekilde temin edilen malların bedeli düşülür. İade
edilecek KDV kalan tutar dikkate alınarak belirlenir.
Bu bölüm kapsamında iade talep eden
imalatçıların, aynı ihracat teslimi ile ilgili olarak iadesini alamadığı tutar
için ayrıca yüklenilen KDV tutarına göre iade talep etmeleri mümkün değildir.
Ancak imalatçılar, bu uygulama yerine imal ettikleri ürünlerin ihracatına
ilişkin olarak yüklenilen KDV'nin iadesini Tebliğin (II/A-1.1.4.1.) bölümü
kapsamında talep edebilirler. Ayrıca bir dönem bu uygulamadan yararlanan
mükellefler diğer dönemlerde yüklenilen KDV'nin iadesi uygulamasından
faydalanabilirler.
1.1.4.2.2. İade
İmalatçıların mal ihracatından
kaynaklanan bu kapsamda yapacakları iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İlgili meslek odasına üyelik
belgesinin onaylı örneği (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi
yeterlidir.)
- İmalatçı belgesi (Belgede
değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)
- Satış faturaları listesi
- Gümrük beyannamesi veya listesi
(Serbest bölgeye yapılan ihracatta serbest bölge işlem formu, posta veya kargo
yoluyla gerçekleştirilen ihracatta elektronik ticaret gümrük beyannamesi,
gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların
depolarına yapılan teslimlerde, malın gümrüksüz satış mağazasına veya deposuna
konulduğuna dair ilgili gümrük idaresinin onayını da içeren antrepo
beyannamesi)
- İhracatın beyan edildiği döneme
ait indirilecek KDV listesi
- İhracatın beyan edildiği dönemden
önceki son yirmi dört döneme ilişkin indirilecek KDV listesi (Aynı dönemleri
kapsayan indirilecek KDV listesinin bir defa verilmesi yeterlidir. Önceki
dönemlerin herhangi birisinde ödenecek KDV beyan edilmesi durumunda, ödenecek
KDV beyan edilen dönemden sonraki dönemlere ilişkin indirilecek KDV listesi
verilmesi yeterlidir.)
- İadesi Talep Edilen KDV Hesaplama
Tablosu
1.1.4.2.2.1. Mahsuben İade
İmalatçıların bu bölüm kapsamındaki
mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
1.1.4.2.2.2. Nakden İade
İmalatçıların bu bölüm kapsamındaki 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. Süresinde düzenlenmiş YMM Tam Tasdik
Sözleşmesi bulunan mükellefler için bu sınır 100.000 TL olarak uygulanır.
İade talebinin 50.000 TL'yi veya YMM
Tam Tasdik Sözleşmesi bulunan mükellefler için 100.000 TL'yi aşması halinde,
aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir
ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
1.2. Türkiye'de İkamet
Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar (Bavul Ticareti)
Türkiye'de
İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Satışlar Hakkında Tebliğ İhracat
2003-3
Genelgeler 1
Türkiye'de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile yapılan
satışlar, 3065 sayılı Kanunun (11/1-a)
maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
1.2.1. İstisna
Belgesi
Bağlı olduğu
vergi dairesinden "Türkiye'de İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile
Yapılacak Satışlara Ait KDV İhracat İstisnası İzin Belgesi" (İstisna
İzin Belgesi) alan mükellefler, bu tür satışlarını KDV hesaplamadan yapar.
İstisna izin belgesi almak
isteyenlerin;
- Gerçek usulde KDV mükellefi
olması,
- Haklarında
"olumsuz rapor" yazılmamış olması,
gerekir. Bu şartları taşıyan
mükelleflerin yapacakları başvuru vergi dairesince değerlendirilerek durumu
uygun görülenlere, Tebliğ ekinde yer alan (EK:3) istisna
izin belgesiverilir.
Haklarında yazılan
olumsuz rapor nedeniyle istisna izin belgesi iptal edilenler, KDV iade
taleplerinin yerine getirilmesi bakımından genel esaslara dönmeleri halinde
tekrar istisna izin belgesi alabilirler.
1.2.2. İstisnanın
Şartları
İstisna izin belgesine sahip
mükellefler, aşağıdaki şartların mevcudiyeti halinde KDV hesaplamadan işlem
yapar:
a) Teslim, Türkiye'de ikamet
etmeyen yabancı
uyruklu alıcılara veya yurtdışında ikamet eden ve buna dair ilgili ülke resmi
makamlarından alınmış ikamet tezkeresi veya bu mahiyette bir belgeye sahip olan
Türk uyruklu alıcılara yapılmalıdır.
b) Satılan
malların bedelleri toplamının 10.000 TL'nin üzerinde olması gerekir. Bu
toplama, aynı faturada gösterilen birden fazla mal çeşidine ait bedeller
dahildir.
c) 4760
sayılı
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan mallar için bu
kapsamda işlem yapılamaz.
Bu kapsamdaki satışlarda,
şekil ve muhtevası Gelir İdaresi Başkanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
tarafından belirlenen Tebliğ ekinde yer alan (EK:4)
"Özel Fatura" kullanılır.
Özel fatura beş nüsha olarak
düzenlenir. Birinci nüshası alıcıya verilir. İki, üç ve dördüncü nüshalar malın
gümrükten çıkışı sırasında onaylatılır. Beşinci nüsha ise satıcıda kalır.
Satın alınan malların, özel fatura tarihini izleyen aybaşından itibaren üç
ay içinde Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı'nın uygun görüşü alınarak Maliye Bakanlığı'nca belirlenen
gümrük kapılarından yurtdışına çıkarılması ve bu malların gümrük bölgesinden
çıktığını gösteren bu gümrük kapılarında onaylatılmış özel faturanın bir
nüshasının çıkış tarihinden itibaren en geç bir ay içinde satıcıya intikal
etmiş olması gerekir.
Özel faturanın gümrükte
satıcılar tarafından onaylatılması mümkün olduğu gibi, alıcılar tarafından veya
kargo ile yapılan ihracatta taşıyıcı firma tarafından onaylatılması da
mümkündür. Dolayısıyla Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan
satışlar nedeniyle ihraç edilen malların bizzat alıcı beraberinde Türkiye'den
çıkış zorunluluğu bulunmamaktadır.
Özel fatura onaylamaya yetkili gümrük müdürlüklerine
bağlı geçici depolama yerlerine konulan ve gümrük mevzuatı çerçevesinde tescil
işlemleri yapılan özel fatura kapsamı malların transit rejimi altında taşınarak
başka bir sınır gümrük kapısından fiilen yurt dışına çıkarılması ile birlikte özel
fatura onaylanmış sayılır. (08.11.2019 tarih ve 30942 sayılı R.G. Seri
No 28 Tebliğ ile eklenmiştir)
İstisna izin belgesine sahip
satıcıların, Türkiye'de ikamet etmeyenlere 3065 sayılı Kanunun (11/1-b) maddesi
kapsamında vergi tahsil ederek satış yapmaları da mümkündür.
1.2.3. İstisnanın
Beyanı
Bu kapsamda yapılan
satışlar, onaylı özel faturanın satıcı firmaya intikal ettiği tarihi kapsayan
vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi ile tam istisna kapsamında beyan
edilir. Söz konusu beyannameye onaylı özel faturanın bir nüshası veya firma
yetkililerince onaylı örneği ya da onaylı özel faturaların muhtevasını içerecek
şekilde hazırlanan liste eklenir.
Beyan, ilgili dönem
beyannamesinin "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 322 kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.
"Yüklenilen KDV" sütununa ise istisna kapsamındaki
teslimin bünyesine giren, bu Tebliğin (IV/A3) bölümündeki açıklamalar dikkate
alınarak belirlenen KDV tutarı yazılır. İade talep edilmemesi halinde
"Yüklenilen KDV" alanına "0" yazılır.
1.2.4. İade
Türkiye'de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile yapılan
satışlardan doğan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Onaylı özel
faturanın aslı veya firma yetkililerince onaylı örneği ya da onaylı özel
faturaların muhtevasını içerecek şekilde hazırlanan liste
- İhracatın
beyan edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
1.2.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin Türkiye'de
ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlardan kaynaklanan
mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
1.2.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin Türkiye'de
ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışlardan kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat,vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
2. Hizmet İhracı
3065 sayılı Kanunun (11/1-a)
maddesine göre yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetler vergiden istisna
edilmiştir.
2.1. İstisnanın
Kapsamı
3065 sayılı Kanunun
(11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı
Kanunun (12/2)nci maddesine göre;
- Hizmetin yurtdışındaki bir
müşteri için yapılması,
- Hizmetten yurtdışında
faydalanılması,
gerekir.
Hizmetin yurtdışındaki bir
müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve
benzeri belge ile tevsik edilir.
Hizmetten yurtdışında
faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan
hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması;
Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.
Yurtdışındaki
firmaların, Türkiye'ye gönderecekleri mal ve hizmetler Türkiye'de
tüketildiğinden, bu firmalara söz konusu mal ve hizmetler için Türkiye'de
verilen danışmanlık, aracılık, gözetim, müşteri bulma, piyasa araştırması vb. hizmetler,
hizmet ihracı istisnası kapsamında değerlendirilmez ve KDV'ye tabidir. Bu
durumda faydalanma kriterinin tespitinde, yapılan hizmetin ithal edilen mal ile
doğrudan ilişkili olması gerekir.
Yabancı firmaların
Türkiye'den ithal ettiği (Türkiye'nin ihraç ettiği) mallar dolayısıyla verilen
hizmetler, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilir.
Türkiye içinde taşıma hakkı
bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara verilen tadil, bakım, onarım
hizmetleri hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisnadır.
Türkiye'den serbest bölgelere
verilen hizmetler hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmez.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
bazı örnekler aşağıda yer almaktadır:
Örnek 1: Türkiye'de mükellef
(Z) Mühendislik Ltd. Şti., Ürdün'de bulunan bir firma ile yaptığı anlaşma
uyarınca bu firmaya Ürdün'de inşa edilecek bir tekstil fabrikası projesi
çizimini yapmış ve buna ait bedeli tahsil etmiştir.
Bu hizmet, hizmet ihracatı kapsamında
KDV'den istisna olup, (Z) firması, düzenleyeceği faturada KDV hesaplamaz.
Örnek 2: Türkiye'de
faaliyette bulunan (A) şirketi, Almanya'da yerleşik bir firma için, bu firmanın
Türkiye'den satın aldığı tekstil ürünlerinin temin edilmesinde aracılık etmiş
ve komisyon ücreti almıştır.
(A) şirketinin, bu
komisyonculuk hizmeti, hizmet ihracatı kapsamında KDV'den istisnadır.
Örnek 3: Türkiye'de yerleşik
olan ve seyahat acenteliği yapan (B) A.Ş., yurtdışında bulunan bir seyahat
acentesinin gönderdiği turist grubuna konaklama, tur düzenleme ve yeme-içme
hizmeti vermektedir. (B), söz konusu hizmeti karşılığında 25.000 TL almıştır.
Türkiye'deki seyahat acentesi aldığı bu paranın 10.000 TL'lik kısmını, turist
grubunun Türkiye'deki konaklama, yeme-içme gibi masraflarında kullanmıştır.
Yaptığı bu masraflardan sonra kendisine 15.000 TL kalmıştır.
Bu durumda, (B), yabancı seyahat
acentesine 15.000 TL'lik hizmette bulunmuş olup, bu hizmet KDV'den istisna
olacaktır.
Ancak, (B) A.Ş. nin turist
grubuna Türkiye'de verdiği yeme-içme, konaklama gibi hizmetlerden Türkiye'de
faydalanıldığından, bu hizmetler KDV'ye tabidir.
Bu mükellefin, yabancı seyahat
acentesine verdiği söz konusu hizmetlere ait düzenleyeceği faturada, vergiden
istisna tutulan hizmet bedeli ile vergiye tabi tutulacak hizmet bedeliniayrı
ayrı gösterebileceği gibi, bu hizmetler için ayrı ayrı fatura düzenlemesi de
mümkündür.
Örnek 4: Türkiye'de yerleşik
olan ve aracılık faaliyetinde bulunan (A) şirketi, Japonya'da yerleşik bir
firmanın mallarına Türkiye'de müşteri bulmaktadır.
Bu şirketin aracılık faaliyeti
kapsamında yaptığı hizmetten Türkiye'de faydalanılmakta olup bahse konu hizmet
ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmez. Faturanın yabancı firma adına
düzenlenmiş ve hizmet bedelinin Türkiye'ye getirilmiş olması bu durumu
etkilemez.
Örnek 5: Hollanda'da
yerleşik bir firma Türkiye'den maden cevheri ithal etmektedir. Türkiye'de
yerleşik (A) firması da söz konusu maden cevherinin sağlanması, kalite
kontrolü, malın ihraç limanına kadar taşınması ve gemilere yüklenmesi gibi
işleri yabancı firma adına yapmaktadır.
(A) firması, bu
hizmetleri ile ilgili olarak yaptığı harcamaları ve komisyon ücretini yabancı
firmaya fatura etmekte ve bedelini Türkiye' ye getirmektedir.
Yurtdışındaki
firmaların, Türkiye'den ithal edecekleri mallar ile ilgili olarak, Türkiye'den
aldıkları hizmetlerden yurtdışında faydalanılmaktadır. Bu nedenle, (A)
firmasının yaptığı bu hizmet, hizmet ihracatı istisnası kapsamında
değerlendirilir.
Örnek 6: Irak'ta yerleşik
bir firma, Irak'taki bir sulama projesini üstlenen (A) Türk firması hakkında,
(B) Türk danışmanlık firmasından yeterlik araştırması yapmasını istemiştir.
(B) danışmanlık
firması, bu hizmeti ile ilgili olarak yaptığı harcamaları ve komisyon ücretini
yabancı firmaya fatura etmiş ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye
getirmiştir.
(A) firmasının
hizmetinden yurtdışında faydalanılmakta olup (B) danışmanlık firmasının yaptığı
bu hizmet, hizmet ihracatı istisnası kapsamında değerlendirilir.
Örnek 7: Türkiye'de
mükellef (T) İnş.
Taah. Ltd. Şti., Özbekistan'da yerleşik (X) firması ile yaptığı anlaşma
uyarınca bu firmaya Özbekistan'da inşa edilecek bir fabrikanın inşasında
kullanılmak üzere gerek kendi mülkiyetinde bulunan gerekse kiralama yoluyla
temin ettiği iş makinelerini kiralamıştır.
Bu kiraya verme hizmeti,
Türkiye'de yapılan
ve faydalanılan bir hizmet niteliğinde olmadığından KDV'nin konusuna girmez.
KDV'nin konusuna girmeyen bu işlem istisna kapsamında değerlendirilmez.
Örnek 8: Türkiye'de mukim
(Z) firması
Almanya'da mukim (Y) firması ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında
yurtdışındaki kontörlü kredi kartı müşterilerine internet ortamında servis,
destek, danışmanlık hizmeti vermektedir. Söz konusu hizmetlere ilişkin fatura
Almanya'da mukim (Y) firması adına düzenlenmiş ve karşılığı döviz olarak
Türkiye'ye gelmiştir.
(Z) firmasının
hizmetinden yurtdışında faydalanıldığından, (Y) firmasına vermiş olduğu hizmet,
hizmet ihracatı istisnası kapsamında değerlendirilir.
Örnek 9:Türkiye'de mukim
(A) firması
ABD'de yerleşik (B) firmasından yine ABD'de yerleşik finansal kiralama şirketi
aracılığıyla 60 ay süreyle kiralamış olduğu uçakları Türkiye'ye getirmeden
Rusya'da yerleşik bir firmaya kiraya vermiştir.
Bu kiraya verme hizmeti,
Türkiye'de yapılan
ve faydalanılan bir hizmet niteliğinde olmadığından KDV'nin konusuna girmez.
KDV'nin konusuna girmeyen bu işlem istisna kapsamında değerlendirilmez.
Örnek 10: Türkiye'de mukim
(T) havayolu firması kendisine aituçaklarla yurtdışındaki havayolu
firmalarına kendi uçuş ekibinin denetimi ve yönetimi altında uçuş saatine
endeksli ücretlendirme yapılmak suretiyle yurtdışında uçuş hizmeti vermektedir.
(T) havayolu firmasının
yurtdışındaki havayolu firmalarına yurtdışında vermiş olduğu uçuş hizmeti
KDV'nin konusuna girmediğinden hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmez.
2.2. İstisnanın
Tevsiki ve Beyanı
Hizmet ihracına ilişkin
istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir.
Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini
gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde
beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın
beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini
tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu
değildir.
İhracat istisnası, hizmetin ifa
edildiği vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir.
Beyan, yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin tamamlandığı/ifa edildiği
dönem beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 302 kod numaralı
işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.
Bu satırın,
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa hizmetin bedeli girilir. "Yüklenilen KDV"
sütununa ise bu hizmetin bünyesine giren, Tebliğin (IV/A3) bölümündeki
açıklamalar dikkate alınarak hesaplanan KDV tutarı yazılır. İade talep
edilmemesi halinde, "Yüklenilen KDV" alanına "0" yazılır.
Bu şekilde beyan edilen
işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin
iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmez. Bununla birlikte,
faturasında Türk Lirası karşılığı gösterilen hizmet ihraçlarında, bedelin Türk
Lirası olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belgelere istinaden de iade
yapılabilir (Son cümle 05.02.2021
/ 31386 sayılı R.G. KDV Seri No 34 ile eklenmiştir).
Ancak, Türkiye içinde taşıma hakkı
bulunmayan yabancı bayraklı gemilerin tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde,
geminin tersaneye giriş çıkış yaptığının Liman Başkanlığı tarafından verilecek
belge ile tevsik edilmesi kaydıyla, istisna kapsamındaki hizmet nedeniyle
yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin % 50'si, hizmet
bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden belge aranmaksızın
iade edilir. İade edilecek KDV'nin kalan kısmı, işleme ilişkin bedelin yarısının
döviz olarak Türkiye'ye getirildiği oranda iade edilir. (05.12.2017 / 30261
sayılı R.G. KDV Seri No 15 ile eklenmiştir)
Örnek: (A) Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd. Şti. Türkiye içinde
taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı bir gemiye Mayıs/2017 döneminde vermiş
olduğu bakım ve onarım hizmetine ilişkin hizmet ihracı kapsamında bedeli
100.000 ABD Doları olan fatura düzenlemiş olup, yapmış olduğu bu hizmet
nedeniyle yüklenip indirim yoluyla telafi edemediği 30.000 TL KDV'nin iadesini
Mayıs/2017 dönemine ilişkin KDV beyannamesinde talep etmiştir. Mükellef bakım
ve onarımını yaptığı söz konusu geminin Tuzla Liman Başkanlığından giriş çıkış
yaptığını tevsik eden belgeyi sunmuş, ancak hizmet bedelinin Türkiye'ye
getirildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir. (05.12.2017 / 30261 sayılı R.G. KDV Seri No 15
ile eklenmiştir)
(A) Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd.
Şti.nin söz konusu KDV iade talebine ilişkin gerekli kontroller yapıldıktan
sonra herhangi bir olumsuzluk bulunmaması halinde, iade edilecek KDV'nin yarısı
olan 15.000 TL, hizmet bedelinin Türkiye'ye getirildiğine ilişkin belge
aranmaksızın iade edilir. (05.12.2017
/ 30261 sayılı R.G. KDV Seri No 15 ile eklenmiştir)
(A)
Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd. Şti. hizmet bedeline ilişkin 40.000 ABD
Dolarını Türkiye'ye getirdiğini tevsik eden belgeyi 2017 yılının Eylül ayında
ibraz etmiştir. Bu durumda, hizmet bedelinin yarısı olan 50.000 ABD Dolarının %
80'i (40.000/50.000) Türkiye'ye getirilmiş olduğundan, iadesi yapılmayan KDV
tutarı olan 15.000 TL'nin % 80'ine isabet eden 12.000 TL'nin iadesi yapılır. (05.12.2017 / 30261 sayılı R.G. KDV Seri No 15
ile eklenmiştir)
2.3. İade
Hizmet ihracından doğan
iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Hizmet faturası veya
listesi
- Ödeme belgesi (bedelin Türkiye'ye
getirildiğini
tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.)
- Hizmet ihracatının beyan
edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
2.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin hizmet ihracından
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri inceleme raporu,
YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi
aşması halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
2.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin hizmet ihracından
kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir
ve teminat, vergi inceleme raporu veya
YMM raporu sonucuna
göre çözülür.
3. Roaming Hizmetleri
3.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
(11/1-a) maddesine göre, uluslararası roaming (dolaşım) anlaşmaları kapsamında
yurtdışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri, ilgili
ülkeler itibarıyla karşılıklı olmak kaydıyla KDV'den istisnadır.
Söz konusu istisna roaming
anlaşması kapsamındaki bütün haberleşme ve iletişim hizmetleri bakımından
geçerlidir.
Örnek: (A) Roaming A.Ş.
kablosuz erişim sistemini dolaşıma açarak hem Türkiye'deki kullanıcıların
yurtdışında, hem de yabancı kullanıcıların Türkiye içerisinde internet
erişimini sağlamaktadır. Firma, İngiltere'de mukim (B)'ye Türkiye'ye geldiğinde
yurtdışındaki abonelik bilgileri ile internet erişiminden faydalanmasını
sağlamakta ve (B)'ye verilen erişim hizmetine ait bedeli İngiltere'deki
anlaşmalı (C) Roaming Şirketine fatura etmektedir.
(A) tarafından,
İngiltere'deki anlaşmalı roaming firmasına uluslararası roaming anlaşmaları
çerçevesinde Türkiye'de verilen söz konusu roaming hizmeti, karşılıklı olmak
kaydıyla, KDV'den istisna olacağından (C)'ye düzenlenecek faturada KDV
hesaplanmaz.
3.2. İstisnanın
Beyanı
İstisna, hizmete ilişkin faturanın
düzenlendiği dönem beyannamesi ile beyan edilir. Beyan, beyannamenin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 303 kod numaralı satırı kullanılarak
yapılır.
Bu işlem nedeniyle yüklenilen
ve indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin iadesinin istenmemesi halinde, "Yüklenilen KDV"
sütununa "0" yazılır.
3.3. İstisnanın
Tevsiki
Roaming istisnası,
yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Ayrıca,
ilgili ülke itibarıyla karşılıklılığın varlığına ilişkin olarak, yurtdışındaki
müşteri tarafından ilgili ülke resmi makamlarından alınan belgenin de ibrazı
gerekir. Bu belgenin alınamadığı
durumlarda, istisna kapsamında işlemi beyan eden mükellefin ilgili ülkede
kendisine verilen roaming hizmetine KDV uygulanmadığını tevsik eden fatura örneği
de bu belgenin yerine geçer. Ancak, bu şekilde tevsik edilmiş olsa dahi ilgili
ülkede karşılıklılık uygulanmadığının tespit edilmesi halinde, daha önce
hesaplanmayan KDV ve buna ilişkin ceza ve faizlerin mükelleften aranacağı
tabiidir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ
ile değişik)
Söz konusu belgeler, ilgili
dönem beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde vergi dairesine
verilerek işlem tevsik edilir.
3.4. İade
Roaming hizmeti ihracından
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Yabancı ülkede
roaming hizmetlerine ilişkin istisna uygulandığına ilişkin yazı
- Roaming hizmeti faturaları veya
listesi
- Roaming hizmetinin beyan
edildiği
döneme ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
3.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin roaming hizmeti
ihracından
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
3.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin roaming hizmeti
ihracından
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporu sonucuna
göre çözülür.
4. Serbest
Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetler
4.1. İstisnanın
Kapsamı
3065 sayılı Kanunun
(11/1-a) maddesine göre, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason
hizmetler KDV'den istisnadır. Aynı Kanunun (12/3)
üncü maddesi uyarınca, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere
yapılmış sayılabilmesi için;
- Fason hizmetin serbest
bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması,
- Fason hizmetten serbest
bölgelerde faydalanılması,
şartları birlikte
gerçekleşmelidir.
Ayrıca, söz
konusu şartlara ilaveten, ana madde ve malzemelerin serbest bölgeden
gönderilmesi ve fason hizmete konu malın yeniden serbest bölgeye gönderilmiş
olması gerekir.
Bu istisna uygulamasında fason
hizmet, bir malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti
karşılığı belirli işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek tasarruf
veya mülkiyet hakkı sahibine iade edilmesini ifade eder.
Buna göre, serbest bölgeden
gönderilen ana madde ve malzemelerin, yurtiçinde bulunan işletmelerde çeşitli
işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden serbest bölgeye gönderilmesi suretiyle
verilen fason hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir.
Fason hizmetler dışında,
Türkiye'den bu bölgelerde faaliyet gösterenlere yapılan hizmetler 3065 sayılı
Kanunun 1 inci maddesi çerçevesinde KDV'ye tabidir.
4.2. İstisnanın
Beyanı
Serbest bölgelere yapılan fason
hizmetlere yönelik istisna, fason hizmetin tamamlanmış ve serbest bölgedeki
müşteriye faturanın düzenlenmiş olması şartıyla, fason hizmete konu malın
gümrük bölgesinden çıkarak serbest bölgeye vasıl olduğu vergilendirme döneminde
(gümrük beyannamesi veya gümrük beyannamesi yerine geçen belgede malın serbest
bölgeye vasıl olduğunu gösteren tarihi içine alan dönemde) uygulanır ve bu
vergilendirme dönemine ait beyanname ile beyan edilir.
Fason hizmet faturasının malın
serbest bölgeye vasıl olduğu dönemden önceki dönemde düzenlenmiş olması
istisnanın fatura tarihini içine alan dönemde beyanını gerektirmez.
Beyan, ilgili dönem
beyannamesinin "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren
İşlemler" tablosunda 316 kod numaralı satır kullanılmak suretiyle yapılır. Bu
işlem nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin
iadesinin istenmemesi halinde, "Yüklenilen KDV" alanına "0" yazılır.
4.3. İstisnanın
Tevsiki
Serbest bölgelere yapılan fason
hizmetler, fason hizmete konu malın serbest bölgeden yurtiçine, yurtiçinden
serbest bölgeye gönderilmesine ilişkin gümrük beyannamesi veya gümrük
beyannamesi yerine geçen belge ve fason hizmete ilişkin olarak serbest
bölgedeki alıcı adına düzenlenen satış faturaları ile tevsik edilir. Bunlar
(iade talep edilsin edilmesin), istisnanın beyan edildiği beyannamenin verilme
süresine kadar bağlı olunan vergi dairesine bir dilekçe ekinde verilir.
Gümrük beyannamesi veya yerine
geçen belgenin onaylı
örneği ibraz edilebileceği gibi, bunların bilgilerini ihtiva eden bir liste de
verilebilir. Aynı şekilde tevsik için satış faturaları veya fotokopisi yerine
satış faturalarına ilişkin bilgileri ihtiva eden firma yetkililerince onaylı
bir listenin ibrazı da mümkündür.
Faturanın, gümrük
beyannamesinin kapanma tarihinden önce düzenlenmiş olması kaydıyla, beyannamenin
açılma tarihinden sonra düzenlenmiş olması istisna uygulamasına engel teşkil
etmez.
4.4. İade
Serbest bölgelere verilen
fason hizmet ihracından
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Fason hizmet faturaları veya
listesi
- Fason hizmete konu malın serbest
bölgeden yurtiçine, yurtiçinden serbest bölgeye gönderilmesine ilişkin gümrük
beyannamesi veya gümrük beyannamesi yerine geçen belge aslı veya örneği
- Fason hizmetin verildiği döneme
ait indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
4.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin serbest
bölgelere verdiği
fason hizmet ihracından kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki
belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
4.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin serbest
bölgelere verdiği
fason hizmet ihracından kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade
talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme
raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir
ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
5. Yolcu Beraberi
Eşya (Türkiye'de İkamet Etmeyenlere KDV Hesaplanarak Yapılan Satışlar)
Tasarruflu
Yazılar 1 2
3065 sayılı Kanunun (11/1-b)
maddesine göre, Türkiye'de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye
dışına götürdükleri mallar için ödedikleri KDV malın gümrükten çıkışı sırasında
iade edilir.
5.1. İstisnadan Yararlanacak
Alıcılar
İstisnadan, Türkiye'de ikamet
etmeyen ve satın aldığı malı yurtdışına götüren yabancı uyruklu veya
yurtdışında ikamet eden ve buna dair o ülke resmi makamlarından alınmış ikamet
tezkeresi veya bu mahiyette bir belgeye sahip olan Türk uyruklu alıcılar
faydalanabilir.
5.2. İstisna
Kapsamında Satış Yapabilecek Satıcılar
Türkiye'de ikamet etmeyen
yolculara tanınan
istisna kapsamındaki satışlar, vergi dairesinden "İzin Belgesi"
almış, gerçek usulde KDV mükellefleri tarafından yapılabilir.
İzin belgesi almak isteyen satıcılar
vergi dairesine bir dilekçe ile başvurur. Vergi dairelerince yapılacak yoklama
ve değerlendirme sonunda bu tür satışları yapabilecek organizasyona sahip
olduğu anlaşılan mükelleflere izin belgesi verilir. İzin belgesi işletmede
görünür bir yere asılır.
Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından iadeye aracılık konusunda yetkilendirilmiş firmalarla
sözleşme imzalayan gerçek usulde KDV mükellefleri de bu kapsamda satış
yapabilir.
Türkiye'de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile satış
yapmaya imkân sağlayan "İstisna İzin Belgesi" alan mükelleflerin bu kapsamda
işlem yapabilmeleri için ayrıca "İzin Belgesi" almalarına gerek yoktur.
5.3. İstisna Kapsamına
Giren Mallar ve Satış Yapılabilecek Asgari Tutar
4760 sayılı Özel
Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listede yer alan mallar hariç, yolcu
beraberinde götürülebilecek her türlü mal teslimi için uygulama kapsamında
işlem yapılabilir. Hizmet ifalarında ise bu kapsamda işlem yapılması mümkün
değildir.
Alıcının,
istisna kapsamında satış yapabilen satıcılardan aldığı malların faturada
gösterilen bedelleri toplamının KDV hariç 1.000 TL'nin üstünde olması halinde
istisna uygulanabilir. Bu toplama, aynı faturada yer alan birden fazla mal
çeşidi dâhildir.
5.4. Satıcının
Uyacağı Esaslar
İstisna,
verginin önce tahsil edilip, malın yurtdışına çıkarılmasından sonra iade
edilmesi şeklinde uygulanır. Buna göre, satış sırasında düzenlenen faturada
toplam mal bedeli üzerinden KDV hesaplanıp ayrıca gösterilir ve alıcıdan tahsil
edilir. Bu vergi, ilgili dönem beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde beyan
edilir, beyan edilen bu tutar nedeniyle beyannamede "Ödenmesi Gereken KDV"
çıkmış olması halinde ödenir.
Satıcı, istisna
kapsamındaki satışları dolayısıyla düzenleyeceği faturaya;
- Alıcının
pasaport türü ve numarası, Türk uyruklular için ayrıca yabancı ülkede ikamet
ettiklerini gösteren belgenin tarih ve numarasını,
- Alıcının banka
şubesi ve hesap numarasını,
- Satıcının bu
iadeler için hesap açtırmış olması halinde banka şubesi ve hesap numarasını,
yazar.
Fatura dört nüsha olarak
düzenlenir ve ilk üç nüshası alıcıya verilir.
Bu satışlarda,
faturada yer alan bilgileri taşımak kaydıyla yeni nesil ödeme kaydedici cihazlar
tarafından üretilen belge de kullanılabilir. Bu belge, 213 sayılı Kanunun
Mükerrer 257 nci maddesinin 1 numaralı bendi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye
dayanılarak, fatura düzenleme tutarının altında veya üstünde olsa dahi "fatura
yerine geçen belge" olarak kabul edilir.
İadenin
gümrükteki banka şubesinden yapılmasını isteyen satıcı, fatura ile beraber
alıcıya bir çek verir. Bu çekte faturanın tarih ve numarası ile birlikte
faturada gösterilen KDV tutarı TL olarak yer alır. Çek, gümrükteki banka şubesine
ibraz edildiğinde TL tutarının karşılığı döviz (Dolar, Euro vb.) cinsinden
alıcıya nakden ödenir. Alıcının
kabul etmesi halinde iadenin TL cinsinden de yapılabilmesi mümkündür. Söz konusu çekin üzerinde, Türkiye'de ikamet
etmeyen yolculara KDV iadesi dışındaki işlemlerde kullanılmayacağı ve ciro
edilmeyeceğine ilişkin şerh bulunur.
5.5. Alıcının Uyacağı Esaslar
Alıcının istisnadan faydalanabilmesi için satın aldığı malları fatura ve
benzeri belge tarihinden itibaren üç ay içinde yurtdışına çıkarması gerekir.
Çıkış sırasında mallar gümrük görevlisine gösterilir ve malların yurtdışına
çıkarıldığına ilişkin fatura ve benzeri belge örneği onaylatılır. Alıcı
onaylattığı üç belge örneğinden ikisini onayı yapan gümrük görevlisine bırakır.
5.6. Verginin Alıcıya İade
Edilmesi
5.6.1. İadenin Gümrükten Çıkarken Banka Şubesinden Alınması
Satıcının iade
için çek verdiği hallerde, çekte yazılı tutar, çeki düzenleyen bankanın
gümrükteki şubesinden alınabilir. Çeki düzenleyen bankanın gümrükte şubesinin
bulunmaması halinde çek tutarı, bankacılık ve kambiyo mevzuatı gereğince
gümrükteki herhangi bir banka şubesinden de tahsil edilebilir.
İadenin
gümrükteki banka şubesinden yapılmasını isteyen satıcı, fatura ile beraber
alıcıya, sözleşme yaptıkları bankalara ait bir çek vermelidir. Bu çekte
faturanın tarih ve numarası ile birlikte faturada gösterilen KDV tutarı TL
olarak yer alır.
Usulüne
uygun olarak düzenlenmiş çek, fatura ile birlikte gümrük memuruna
onaylatıldıktan sonra gümrükteki banka şubesine verilir. Onaylı çeki alan banka
görevlisi onaylı faturayı gördükten sonra çekte yazılı tutarı, alıcının
talebine göre döviz veya TL cinsinden nakden öder. Banka şubesi bir ay içinde
yaptığı ödemeleri, izleyen ayın 10 uncu gününe kadar satıcıya her çekin tarih
ve numarası, faturanın tarih ve numarası ile ödeme tutarını içeren bir dekont
ile bildirir.
5.6.2. İadenin Gümrük Çıkışından Sonra
Alınması
İadenin gümrük
çıkışında ödenmesinin mümkün olmaması veya alınmak istenmemesi halinde, alıcı
malın çıktığını gösteren onaylı faturayı çıkış tarihinden itibaren üç ay içinde
satıcıya gönderir. Satıcı iade tutarını, faturayı
aldıktan sonra en geç 10 gün içinde alıcının banka hesabına
veya adresine havale eder. Alıcı malın yurtdışına çıktığını göstermek üzere
satıcıya onaylı fatura nüshasını, çek düzenlenen hallerde ise fatura ile
beraber onaylı çeki gönderir.
İade tutarını 10 gün içinde
göndermeyen satıcının izin belgesi iptal edilerek daha sonra Türkiye'de ikamet
etmeyen yolculara tanınan istisna kapsamında satış yapmalarına izin verilmez.
5.6.3. Verginin Elden İadesi
Alıcının,
onaylı fatura nüshasını çıkış tarihinden itibaren üç ay içinde satıcıya elden
getirmesi halinde, iade tutarı satıcı tarafından nakden ödenir. Çek
düzenlendiği hallerde fatura ile birlikte onaylı çek de satıcıya verilir.
5.6.4. İadenin
Avans Olarak Ödenmesi
Satıcı,
istediği takdirde iade tutarını alıcıya satış sırasında avans olarak
ödeyebilir. Bu durumda, satış faturasına iade tutarının avans olarak ödendiğine
dair şerh düşülür.
Avans olarak ödenen tutarın iade
edilmiş sayılabilmesi için satın alınan malın fatura tarihinden itibaren üç ay
içinde yurtdışına çıkarılması ve onaylı faturanın çıkıştan sonra üç ay içinde
satıcıya gönderilmesi zorunludur.
Bu şartların mevcut olmaması
halinde avans olarak ödenen tutar, iade edilmiş sayılmaz ve indirim konusu
yapılamaz. Avans tutarı ancak, en erken onaylı faturanın temin edildiği dönemde
indirim ve iade konusu yapılabilir.
5.6.5. Yetki Belgesine Sahip
Aracılar
Tarafından İade
İadenin, Gelir İdaresi
Başkanlığından "Yetki Belgesi" almış aracı firmaların organizasyonu
altında yapılması da mümkündür. Bu durumda, aracı firmanın anlaştığı
satıcılardan satın alınan mallara ilişkin KDV, önceki bölümlerde belirtilen
sürelere bağlı olarak, aracı firmalar tarafından alıcıya iade edilir.
Bu kapsamda işlem yapmak
isteyen aracı firmalar Gelir İdaresi Başkanlığına bir dilekçe ile başvurur.
Yapılacak araştırma ve inceleme sonunda "Türkiye'de İkamet Etmeyen
Yolculara KDV İadesi Yetki Belgesi" verilmesi uygun görülenler,
anlaştıkları satıcılarla ilgili iade işlemlerini gerçekleştirir.
5.7. Aracı Firmalar ve Yetkilendirilmeleri
5.7.1. Yetki Belgesi İçin
Aranacak Şartlar
Türkiye'de ikamet etmeyen
yolcularaKDV iadesi yapmak isteyen aracı firmalara,Gelir İdaresi
Başkanlığına bir dilekçe ile başvurmaları halinde, yapılacak araştırma ve
inceleme sonucunda kendilerine "Yetki Belgesi" verilebilir.
Türkiye'de ikamet etmeyen
yolculara KDV iadesi yapmak üzere "Yetki Belgesi" verilecek aracı
firmaların, aşağıdaki şartlara sahip olmaları gerekir:
a) Bilanço esasına göre
defter tutulması.
b) Asgari özkaynak tutarının
1.000.000 TL olması.
c) Ücretli statüsünde en az
beşkişi istihdam edilmesi.
ç) Haklarında sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili
nedeniyle "olumsuz rapor" bulunmaması.
d) Sadece bu Tebliğin (II/A-5)
bölümü kapsamındaki işlemler ile ilgili aracılık faaliyetinde bulunulması.
5.7.2. Başvuru
Dilekçesine Eklenecek Belgeler
Yukarıdaki
şartları topluca taşıyan firmaların başvuru dilekçesine aşağıdaki belgeleri
eklemeleri gerekir:
a) Ticaret Sicil Gazetesinin
bir örneği
veya Ticaret Sicil Gazetesinin tarih ve sayısı.
b) (20.08.2021
/ 31574 sayılı R.G. Seri No:37 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
c) İşe devam
etmekte olanlar için son ayrıntılı bilânço ve gelir tablosunun firma kaşesi
tatbik edilerek ve firma yetkililerince imzalanarak onaylanmış birer örneği.
5.7.3. Yetki Belgesinin
Verilmesi
"Yetki Belgesi"
almak için başvuruda bulunacak firmalar hakkında vergi incelemesine yetkili
olanlara inceleme yaptırılır. Bu incelemede; firmanın mevcut faaliyeti, mali
yapısı, eleman durumu ve benzeri hususlar dikkate alınarak, Türkiye'de ikamet
etmeyen yolculara KDV iadesi yapabilecek durumda olup olmadığı araştırılır.
İnceleme raporunun Gelir İdaresi Başkanlığınca değerlendirilmesi sonucunda beş
yıl süreyle geçerli olmak üzere "Yetki Belgesi" verilebilir. "Yetki
Belgesi" almış olan mevcut aracı firmaların, yetki belgeleri 31/12/2015
tarihine kadar geçerlidir. Yetki belgesi beş yıllık sürenin sonunda Gelir
İdaresi Başkanlığınca şartların bulunup bulunmadığı bakımından
değerlendirilerek aynı süreyle uzatılabilir.
"Yetki Belgesi" alan
firmalar, iade işlemlerine aracılık edecekleri satıcılar ile birer sözleşme
yapar. Bu firmalar, sözleşme yaptıkları satıcıların isim/unvan, adres, vergi
dairesi ve vergi kimlik numarasına ilişkin bilgileri aylık olarak bir liste
halinde izleyen ayın ilk 10 günü içinde Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik
ortamda gönderir.
"Yetki Belgesi" alan
aracı
firmalar tarafından, bir ay içinde yapılan iadelere ait bilgiler (mükellef
bazında sadece adet ve toplam tutar olarak) izleyen ay içinde; dönem sonu
ayrıntılı bilânçoları ile gelir tabloları ise gelir ve kurumlar vergisi
beyanname verme süresinin bitimini izleyen ay içinde Gelir İdaresi Başkanlığına
elektronik ortamda gönderilir.
"Yetki Belgesi"
sahibi aracı
firmalar ile satıcılar, iade işleminin yapılmasından müteselsilen sorumludur.
İadenin herhangi bir nedenle yetki belgeli aracı firma tarafından yapılmaması
halinde, satıcılar iadeyi yapmakla yükümlüdür. Bu husus satıcılarla yapılacak
sözleşmelerde açıkça belirtilir.
İadenin aracı firmalarca, mücbir
sebepler dışındaki nedenlerle aksatılması ve
bunun tekrar etmesine rağmen makul sürede makul gerekçelerle giderilmemesi
halinde, "Yetki Belgesi" iptal edilir. Takip eden beş takvim
yılı sonuna kadar, hiçbir suretle tekrar "Yetki Belgesi" verilmez.
5.7.4. Belge Düzeni
Yetki belgeli aracı
firmaların, sözleşme yaptıkları satıcıların 3065 sayılı Kanunun (11/1-b)
maddesi kapsamındaki satışlarında, fatura-çek kullanılır. Bu belgede, 213
sayılı Kanuna ilişkin genel tebliğlerdeki açıklamalar ve "Vergi Usul Kanunu
Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı
Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde belgelerin basım işini yapan matbaa
işletmecisi, belgelerin ön yüzüne dip not şeklinde adı ve soyadını veya varsa
ticaret unvanını, adresini, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi numarası ile
Vergi Dairesi Başkanlığıyla/Defterdarlıkla anlaşmasının tarihini yazar.
Anlaşmalı matbaalarda
yaptırılacak işlemler için, yetki belgeli aracı firma tarafından bağlı olduğu
vergi dairesinden izin yazısı alınır.
Söz konusu izin yazısının
verilmesi sırasında daha önce yayımlanan 213 sayılı Kanuna ilişkin Genel
Tebliğler ile "Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından
Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmelik" esaslarına uyulur.
Bu uygulama kapsamındaki
satışlarda, alıcıya yapılacak iade işleminde çek kullanılması da mümkündür. Bu
durumda Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlarda fatura ve çek
prensip olarak ayrı ayrı düzenlenir. Ancak, söz konusu fatura ve çekin ayrı
ayrı düzenlenebilmesinin yanı sıra yetki belgeli aracı firmayla sözleşmesi
bulunan satıcılardan isteyenlerin fatura-çek ibareli belgeyi fatura olarak
kullanmaları da mümkündür.
Faturada/çekte;
- Yetki belgeli aracı firmanın
adı-soyadı veya ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve vergi numarası,
- Müşterinin adı-soyadı veya
ticaret unvanı, adresi,
- Sözleşmeli satıcının
adı-soyadı veya ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve vergi numarası,
- Düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası,
- Malın nevi,
miktarı, fiyatı ve tutarı,
bilgilerinin bulunması
zorunludur.
Bu bilgilere, matbaa baskılı olarak
yer verilmemiş olan fatura-çekler ise satıcının aynı bilgileri ihtiva eden
kaşesi tatbik edilmek suretiyle kullanılır.
Ayrıca, bu
belgede Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara KDV iadesi dışında
kullanılamayacağı ve ciro edilemeyeceğine dair bir ifadeye de yer verilir.
Bu belge aracı firma
tarafından bir asıl ve üç örnek olmak üzere yurtdışında da bastırılabilir.
Ancak seri ve sıra numarası ile Maliye Bakanlığının özel işareti (amblem),
yurtiçinde aracı firmanın faaliyette bulunduğu il sınırları içindeki anlaşmalı
matbaalardan biri tarafından basılır.
Fatura-çekin yalnızca
asıllarında Maliye Bakanlığının özel işaretinin (amblem) bulunması yeterlidir.
Diğer örneklerde bu işaretin bulunma zorunluluğu yoktur.
Fatura-çekler aracı firma
tarafından satıcıya zimmet karşılığı teslim edilir. Her satıcıya verilen fatura-çeklerin
seri ve sıra numaraları, teslim tarihini izleyen 15 gün içinde yetki belgeli
aracı firma tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda
gönderilir.
Yetki belgeli aracı firmanın
satıcı ile yaptığı sözleşmenin iptali veya satıcının işi terk etmesi halinde,
satıcıya ait bilgilerin matbaa baskılı ya da kaşe tatbiki suretiyle yer aldığı
fatura/çekler vergi dairesine teslim edilir. Bu durum vergi dairesi yetkilileri
ile satıcı tarafından bir tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın bir örneği de
satıcı tarafından tutanak tarihini izleyen 15 gün içinde yetki belgeli aracı
firmaya gönderilir.
Satıcıya ait
bilgilere matbaa baskısı ya da kaşe tatbik edilerek yer verilmemiş
fatura-çekler, yetki belgeli aracı firmaya iade edilir. Ancak bunların seri ve
sıra numaraları, satıcı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine bildirilir.
Vergi daireleri iptal edilen faturalara ilişkin bilgileri tutanak tarihinden
itibaren 15 gün içinde Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda intikal
ettirir.
Yetki belgeli aracı firma ile
sözleşme yapan satıcıların ayrıca vergi dairesinden izin belgesi alma zorunluluğu
yoktur. Yetki belgeli aracı firmayla sözleşme yapan bu satıcıların
işletmelerinin görünür bir yerine,
"İşletmemizde, ……….
ile yapılan …...….tarihli sözleşmeye dayanılarak, 3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesine göre Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlarda
KDV istisnası uygulanmaktadır. (tarih)"
ifadesinin yer aldığı bir
levha asmaları gerekir. Levhada sözleşme yapılan satıcı ve yetki belgeli aracı
firmanın imzası tatbik edilmiş onay kaşeleri ve istenirse logoları yer alır.
Sözleşmelerin iptal edilmesi,
yenilenmemesi veya satıcının işi terk etmesi halinde Tebliğin bu bölümündeki
açıklamalara göre işlem yapılır. Bu durumdaki satıcılar yukarıda belirtilen
levhayı da vergi dairesine teslim ederler. İşe devam eden satıcıların istisna
kapsamında işlem yapmak istemeleri halinde yeni bir izin belgesi veya yetki belgeli
aracı firmalardan biri ile sözleşme yapmaları gerekir.
Öte yandan, yetki belgeli aracı firmalarla
sözleşmesi bulunan veya ilk defa sözleşme imzalayacak olan satıcıların vergi
dairesinden aldıkları izin belgesi yerine yukarıda belirtildiği şekilde
düzenlenmiş levhayı işletmelerinde kullanmaları mümkündür. Bu durumda vergi
dairesinden alınan izin belgesinin vergi dairesine teslim edilmesi gerekir.
5.7.5. Alıcıya
İadenin Yapılması
Yetki belgeli aracı firma ile
sözleşme yapan satıcı, Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapacağı satışta
kullanacağı fatura-çeki dört nüsha olarak düzenleyip aslı ile iki örneğini
alıcıya verir.
Alıcı gümrük
çıkışında elindeki fatura-çek aslı ve örneklerini ilgili gümrük görevlisine
onaylatır, aslını muhafaza eder, diğer iki örneğini görevliye bırakır.
İade, alıcıda kalan onaylı
fatura-çek aslı ile yapılır. Aracı firma iade işleminden sonra fatura-çeki
satıcıya göndermez ve 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre
saklar. Ancak bir ay içinde yaptığı iadeler için bir icmal düzenler, izleyen
ayın ilk 15 günü içinde ilgili satıcıya gönderir. Bu icmalde; iadeye esas olan
fatura-çekin tarih ve numarası, iadeye esas olan KDV tutarı ve iade tarihi yer
alır, aracı firmanın kaşesi tatbik edilir ve firma yetkililerince imzalanarak
onaylanır.
Söz konusu icmaller, satıcı
tarafından 213 sayılı Kanunda öngörülen süreler içinde defterlerine kaydedilir.
KDV indirimi ise aracı kuruma yapılacak ödemeye karşılık olarak aracı kurum
tarafından düzenlenecek olan (avans şeklinde düzenlenen icmaller hariç) ödeme
belgelerine dayanılarak, ödeme belgesinin deftere kaydedildiği dönem
beyannamesinde yapılır.
Yetki belgeli aracı firma ile
sözleşme yapan satıcı bu icmalleri ve kendilerinde kalan fatura-çek nüshalarını
213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde saklar.
Yetki belgeli aracı firmaların
bu hizmet karşılığı elde ettikleri komisyonlar KDV'ye tabidir. KDV, iadeye esas
olan tutar ile alıcıya ödenen tutar arasındaki fark üzerinden iç yüzde yoluyla
hesaplanır.
Bu farkın,
fatura-çeklerde ayrıca gösterilmesi veya fatura-çeklerin bu farkın kolayca
hesaplanmasına imkân verecek şekilde düzenlenmesi zorunludur.
5.8. Satıcının
Yükümlülükleri
İstisna kapsamındaki satışlarla
ilgili verginin beyanı ve indirimi ile indirilemeyen vergilerin iade konusu
yapılmasına ilişkin beyan, Tebliğin (II/A-5.9) bölümündeki açıklamalara göre
yapılır.
Satıcı, bir
vergilendirme döneminde alıcılara iade ettikleri vergilerin ayrıntılarını
göstermek üzere, firmanın kaşesini ve yetkililerin imzasını taşıyan bir liste
hazırlar ve bir dilekçe ekinde beyanname verme süresi içinde bağlı olunan vergi
dairesine verir. Satıcı, satış faturasının kendisinde kalan nüshasını, alıcı
tarafından gönderilen veya elden getirilen onaylı çek ve fatura örneklerini,
çek defteri dip kuponlarını, banka dekontlarını, havale makbuzlarını, aracı
firma icmallerini ve buna benzer belgeleri 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz
hükümlerine göre saklar ve istenildiğinde ibraz eder.
5.9. İstisnanın
Beyanı
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesi kapsamında Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara satış yapan
mükelleflerce bu işlemler, teslimin yapıldığı dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin
"Matrah" kulakçığında "Diğer İşlemler" tablosunda 501 kod numaralı satır
aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın, "Matrah" sütununa aynı veya
farklı vergi oranlarına tabi teslim bedellerinin KDV hariç toplamı,
"Vergi" sütununa ise bu teslimler üzerinden hesaplanan KDV toplamı
yazılır.
Satış sırasında
tahsil edilmiş olan verginin alıcıya iade edildiği dönemde ise alıcıya iade
edilen vergi tutarı, 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İndirimler" kulakçığında
"İndirimler" tablosunda 104 kod numaralı satır aracılığıyla indirim konusu
yapılır.
Mükelleflerin bu işlemle
ilgili olarak iade almak istemeleri halinde "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosunun 408 kod numaralı satırına kayıt yapılır. Satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisna kapsamındaki teslimin KDV hariç bedeli girilir. "İadeye Konu
Olan KDV" sütununa ise 104 kod numaralı satıra kaydedilen tutar aynen
aktarılır.
Teslim ve KDV'nin alıcıya
iadesi, aynı dönemde gerçekleşirse, 501, 104 ve 408 kod numaralı satırlar aynı
dönemde doldurulur. KDV'nin alıcıya iadesi, teslimden sonraki bir dönemde
gerçekleşirse, 104 ve 408 kod numaralı satırlara kayıt KDV'nin iade edildiği
dönemde yapılır.
Bu teslimlerle ilgili olarak
iade almak istemeyen mükelleflerce "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosuna herhangi bir kayıt yapılmaz.
5.10. İstisnanın
Tevsiki
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesinde düzenlenen söz konusu istisna, Türkiye'de ikamet etmeyen
alıcı adına düzenlenen ve ilgili gümrük müdürlüğü tarafından onaylanan satış
faturasının fotokopisi veya listesi ile tevsik edilir.
İadenin yetki belgeli aracı firmalar
tarafından yapılması halinde istisna, bunların gönderdiği icmaller ile ödeme
belgelerinin onaylı örnekleri ile tevsik edilir.
5.11. İade
Yolcu beraberi eşya kapsamında
Türkiye'de ikamet etmeyenlere KDV hesaplayarak yapılan satışlardan kaynaklanan
iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Gümrükçe onaylı satış
faturası veya fatura/çek aslı ya da onaylı örneği (iadenin yetki belgeli aracı
firma tarafından yapılması halinde bu firmaların gönderdiği icmaller ile ödeme
belgelerinin onaylı örnekleri)
- İadenin
talep edildiği döneme ait indirilecek KDV listesi
(…) (16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı R.G.
01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
5.11.1. Mahsuben iade
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesinde düzenlenen Türkiye'de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak
yapılan satışlardan kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin
ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM
raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
5.11.2. Nakden İade
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesinde düzenlenen Türkiye'de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak
yapılan satışlardan kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri
vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade
talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu
veya YMM tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde
mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya
YMM tasdik raporu sonucuna göre çözülür.
6. Türkiye'de İkamet
Etmeyen Taşımacılar ile Fuar, Sergi, Panayır Katılımcılarına Yapılan Teslim ve
Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun (11/1-b)
maddesinde, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunmayanların
taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile
fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve
hizmetler nedeniyle ödedikleri KDV'nin, karşılıklı olmak kaydıyla iade
edileceği ve Maliye Bakanlığının iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olduğu hükme
bağlanmıştır.
6.1. İstisnanın
Kapsamı
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesindeki bu istisnadan yararlanacakların Türkiye'de ikametgâhı,
işyeri, kanuni ve iş merkezinin bulunmaması ve Türkiye'de KDV, gelir veya
kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektiren herhangi bir faaliyetinin olmaması
gerekir.
İstisna kapsamında satın alınacak
mal ve hizmet bedellerinin KDV dahil 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde
öngörülen ve ilgili dönemde uygulanmakta olan fatura düzenleme sınırını aşması
gerekir. Bu miktara, istisnadan yararlanmak şartıyla birden fazla mal veya
hizmet dahil edilebilir.
Taşımacılık faaliyetine
ilişkin olarak istisna uygulanacak mal teslimi ve hizmet ifaları; akaryakıt,
yedek parça, bakım ve tamir giderleri ile
otoyol geçiş ücretlerini kapsamalıdır. Fuar, panayır ve sergilere katılımda ise
mal teslimi ve hizmet ifasının münhasıran bu işlerle ilgili olması gerekir.
Örnek: Türkiye'de
düzenlenen fuara katılım sağlayan yabancı firmanın, fuarın yapıldığı
yerdeki stant kiralama, buradaki elektrik, su ve benzeri genel giderler, fuara
katılım nedeniyle Türkiye'deki konaklama giderlerine ilişkin olarak ödenen KDV
tutarları iade konusu yapılabilir.
6.2. İade
Taşımacılık faaliyetini yapan
yabancı kişi/firma ile fuar, panayır ve sergilere katılan yabancı
kişi/firmalar, ödedikleri KDV'nin iadesini talep edebilirler. Bunların, kendi
ülkelerinde bağlı bulunduğu vergi dairesinden (ülkesine göre ilgili idareden)
temin edilecek ve vergi mükellefiyetinin bulunduğunu gösteren bir belgeyi ibraz
etmeleri gerekir. Bu belge, ilgilinin ad ve soyadını/firma adını (unvanını),
kendi ülkesinde bağlı bulunduğu vergi dairesini, faaliyet konusu ve adresini
içerecek şekilde düzenlenir.
Söz konusu işlemler nedeniyle
ödenen KDV'nin karşılıklı olmak kaydıyla iadesi, taşımacılık ile ilgili olarak
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü
veya Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne; fuar, panayır ve sergiye
katılım ile ilgili olarak da bu faaliyetin yapıldığı yerdeki vergi dairesi
başkanlığı veya defterdarlığın belirleyeceği vergi dairesi tarafından yerine
getirilir.
Bu işlemler nedeniyle, takvim
yılının birer aylık dönemleri itibarıyla iade talep edilebilir. İade, nakden
veya banka havalesi ile yapılır.
Taşımacılık faaliyetlerine
ilişkin olarak satın alınan mal ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere
katılım dolayısıyla satın alınan mal ve hizmetlerin niteliği, miktarı ve
tutarına ilişkin bilgileri içeren ve 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
düzenlenmiş fatura veya serbest meslek makbuzunun olması gerekir.
6.2.1. İade
Talebinde Aranılacak Belgeler
İade talebi, ilgili vergi dairesine
verilecek bir dilekçe ile yapılır. Bu dilekçeye aşağıdaki belgeler eklenir:
-Tebliğin ekinde yer
alan (EK:5) iade talep formu,
-İadenin
herhangi bir aracı tarafından talep edilmesi halinde noter onaylı "vekaletname"
belgesi,
-Fuar, panayır ve
sergilere katılanların gerçek kişi olması, taşımacılığın sürücü tarafından kendi
adına yapılması halinde bunlara ait pasaportların noter onaylı fotokopisi,
-Kendi ülkelerinde vergi
mükellefiyetini gösteren "vergi mükellefiyeti" belgesi, (iadenin tekrarlanması durumunda
bu belgenin yeniden ibrazına gerek yoktur.)
-Yapılan
harcamalara ilişkin olarak 213 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenmiş fatura
veya serbest meslek makbuzunun asılları veya noter onaylı suretleri.
Taşımacılık faaliyetinde
bulunan yabancılar, bu belgelere ek olarak aşağıdaki belgeleri de eklemek
zorundadır:
-Taşımacılık faaliyetine
ilişkin olarak TIR karnesinin Türkiye'ye giriş çıkış tarihlerini gösteren dip
koçanının, transit beyannamesinin veya Transit Refakat Belgesinin onaylı
örneği,
-Taşımanın yapıldığı aracın
plakasının ve taşıma işini yapan kişi/firmanın isminin yer aldığı belgelerin
asılları veya noter onaylı suretleri.
6.2.2. İade
Uygulaması
1.000 TL'yi aşmayan nakden
iade talepleri, belgelerin ibraz edilmesi üzerine vergi inceleme raporu, YMM
raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
İade edilecek tutarın, 1.000 TL'yi
aşması durumunda, aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde vergi inceleme raporu beklenmeden iade
yapılır. Teminat, vergi inceleme raporuna dayanılarak çözülür. Vergi dairesince
ödeme belgesine, vergi inceleme raporunun bir örneği, teminat gösterilmişse
teminata ilişkin alındının bir örneği eklenir.
7. Yabancı Sinema
Yapımcılarına Tanınan İstisna
3065 sayılı Kanunun
(11/1-b) maddesinde, "14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin
Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun
kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik
eserlere ilişkin yabancı yapımcılar tarafından satın alınacak 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 232 nci maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan
haddin üzerindeki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen KDV yapımcılara iade
olunur." hükmüne yer verilmiştir.
7.1. İstisnanın
Kapsamı
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri,
kanuni ve iş merkezi bulunmayan yabancı yapımcılar, Türkiye'de KDV, gelir veya
kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektiren herhangi bir faaliyetleri olmaması
kaydıyla, 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi
ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan sinematografik eserlerin yapımına ilişkin
olarak verilen çekim izin süresi içinde satın alacakları veya ithal edecekleri
mal ve hizmetler için bu uygulamadan yararlanabilir.
İstisna, mal ve hizmet alımları ile
ithalat sırasında ödenen KDV'nin vergi dairesinden iade olarak talep edilmesi
suretiyle uygulanır.
İstisna kapsamında satın alınacak
mal ve hizmet bedellerinin KDV dahil 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinde
öngörülen ve ilgili dönemde uygulanmakta olan fatura düzenleme sınırını aşması
gerekir. Bu miktara, istisnadan yararlanmak şartıyla birden fazla mal veya
hizmet dahil edilebilir.
7.2. İade
Türkiye'deki faaliyetin
tamamlanmasından
sonra bu uygulama kapsamında talep edilecek KDV iadelerini yerine getirmeye
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Vergi
Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İzmir Vergi Dairesi
Başkanlığı Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü yetkili kılınmış olup, yabancı sinema
yapımcılarının iade taleplerini bu dairelerden herhangi birisine yapması
mümkündür.
İade talebi, yabancı yapımcıların
Kültür ve Turizm Bakanlığından aldıkları çekim izin süresinin dolması ve
sinematografik eserlerin çekiminin tamamlanması sonrasında, ilgili vergi
dairesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. İade talepleri üst limit
aranmaksızın münhasıran YMM raporu ile yerine getirilir.
Bu raporda; öncelikle yabancı sinema
yapımcıları tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığına Sinematografik Ortak
Yapımlar ve Türkiye'de Ticari Amaçlı Film Çekmek İsteyen Yerli ve Yabancı
Yapımcılar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yapılan başvuru kapsamında, bu
Bakanlığa verilen bütün bilgiler ile alınan bütün izinlere, işlemlerin
safhalarını da içerecek şekilde ayrıntılı olarak yer verilir.
Rapora KDV iadesine konu mal
ve hizmet alımları
ile ithalata ilişkin fatura ve benzeri belgeler ve gümrük makbuzlarının
dökümünü gösteren bir liste eklenir. Bu hizmetlerin tedarikçi firmalar
tarafından gerçekleştirilmesi durumunda, bu rapora söz konusu firmalar
tarafından bu kapsamda satın alınan mal ve hizmetler ile ithalata ilişkin
belgelerin listesi de eklenir. YMM'ler söz konusu listelerde yer alan, yabancı
sinema yapımcılarının KDV ödeyerek yaptıkları mal ve hizmet alımlarının söz
konusu yapıma ilişkin olduğunu ve belgelerin gerçek işlemleri yansıttığını
göstermeleri gerekir. Bu itibarla, haksız vergi iadesine sebebiyet verilmesi
durumunda YMM'ler, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan yabancı
yapımcı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur.
İade talebi, vergi dairesi
tarafından YMM raporunun eksiksiz olarak verildiği tarihi izleyen 30 gün içinde
yerine getirilir.
8. İhraç
Kaydıyla Teslimlerde Tecil-Terkin Uygulaması
8.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun (11/1-c)
maddesi gereğince; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine
teslim edilen mallara ait KDV, ihracatçılar tarafından ödenmez.
Bu kapsamda yapılan
teslimlerle ilgili olarak düzenlenen faturaya;
"3065 sayılı KDV
Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla teslim
edildiğinden, KDV tahsil edilmemiştir."
ifadesi yazılır.
Mükelleflerce tahsil edilmeyen
ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi
dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur.
Söz konusu malların, ihracatçıya
teslim tarihini takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi
halinde, tecil edilen vergi terkin olunur.
İhracatın yukarıdaki şartlara uygun
olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği
tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur.
Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların 213 sayılı Kanunda
belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen
vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine
göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir.
Tecil veya terkin edilen bu
vergiler hakkında
ihracatçılar bakımından 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uygulanmaz.
İhracatçılara mal teslim eden
imalatçılara iade edilecek KDV, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış
bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen
değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz.
İhracatçılara mal teslim eden
imalatçıların terkin ve iade işlemleri ihracatın gerçekleşmesinden sonra
yapılır. İade veya tecil olunacak vergi miktarı, mükellefin ihraç kaydıyla
teslimin yapıldığı dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek
suretiyle hesaplanır.
İhracatın mücbir sebepler veya
beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en
geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara
üç aya kadar ek süre verilebilir.
İhraç kaydıyla teslimlerde
tecil-terkin uygulaması ihtiyari bir uygulama olup, bu kapsamdaki malların
imalatçıları tarafından ihracatçılara KDV tahsil edilerek teslimi de mümkündür.
İhraç kaydıyla teslimlere ait
faturanın esas itibarıyla ihracatçı firmanın düzenlediği fatura tarihinden
önceki bir tarihte düzenlenmiş olması gerekir. İmalatçı tarafından düzenlenen
fatura tarihinin; ihracatçı firmanın düzenlediği fatura tarihi veya fiili ihraç
tarihinden sonraki bir tarih olması halinde, 213 sayılı Kanundaki fatura
düzenleme sürelerine uyulması kaydıyla tecil-terkin uygulamasından
yararlanılabilir.
Ancak, bu durumlar dışında ihraç
kaydıyla teslime ilişkin faturanın, fiili ihraç tarihinden sonraki tarihi
taşıması halinde işlemin ihraç kaydıyla teslime ilişkin şartlar açısından
yapılacak inceleme veya YMM raporu ile tespit edilmesi şartıyla terkin ve/veya
iade işlemleri sonuçlandırılır.
İhracat, gümrük beyannamesinin
kapanma tarihi itibarıyla gerçekleştiğinden, süresinde ihraç edilmek kaydıyla
bu tarih itibarıyla ihraç kaydıyla teslim nedeniyle tecil edilen vergi, terkin
edilebilir hale gelir. Ödenecek KDV çıkmaması nedeniyle tecil edilecek vergisi
bulunmayan mükellefler ise bu tarihten itibaren iade talep edebilirler.
Geçici ihracat veya hariçte
işleme rejimleri çerçevesinde malların yurtdışı edilmesi, kesin ihracata
dönmediği sürece, ihraç kaydıyla teslimler açısından ihracat olarak kabul
edilmez. Diğer bir deyişle kesin ihracı öngörülmeyen mallar için ihraç kaydıyla
teslim uygulaması mümkün değildir.
8.2. Tecil-Terkin Uygulanacak
Teslimler
İmalatçılar tarafından ihracatçılara
ihraç kaydıyla yapılan mal teslimlerinde, tecil-terkin uygulamasından
yararlanılabilir.
Türkiye'de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile yapılan
satışlarda,"İstisna İzin Belgesi" alan mükelleflere imalatçılar tarafından
yapılacak ihraç kaydıyla teslimlerde, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi
kapsamında işlem yapılabilir.
İstisna izin belgeli satıcılara
ihraç kaydıyla teslimde bulunanların tecil edilen vergilerinin terkin işlemleri
için, gümrükte tasdik edilen özel fatura nüshası ibraz edilir.
8.3. Tecil-Terkin Uygulamasından
Yararlanacak Satıcılar
Tecil-terkin uygulamasından
"imalatçı" vasfını haiz satıcılar yararlanabilir.
İmalatçının;
- Sanayi siciline kayıtlı ve
sanayi sicil belgesini haiz olması veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından
alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay
belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olması, (Bu belgeler
sonraki bölümlerde "imalatçı belgesi" olarak anılacaktır.)
- İlgili
meslek odasına kayıtlı bulunması,
- Üretimin yapıldığı
dönemde yürürlükte bulunan Sanayi Sicil Tebliğlerinde öngörülen sayıda işçi
çalıştırması ve gerekli araç parkına sahip olması veya kapasite raporundaki
üretim altyapısına sahip olması,
gerekmektedir.
Bu şartlara sahip olan
imalatçılarca, ihraç kaydıyla ihracatçılara mal teslim edilen dönemde ve bir
defa olmak üzere "imalatçı belgesi" ve ilgili meslek odasına üyelik belgesinin
birer örneği, ilgili dönem KDV beyannamesinin verilme süresine kadar bağlı
oldukları vergi dairesine bir dilekçe ekinde verilir.
İmalatçı niteliğindeki değişiklikler
ve imalatçı niteliğinin kaybedilmesi halleri ayrıca vergi dairesine bildirilir.
İmalatçılar, ihraç kaydıyla teslim
ettikleri malların bir kısmını piyasadan hazır olarak satın alabilirler. Bu
durumda, imalatçıların bizzat ürettikleri mallar için tecil-terkin uygulaması yapılır.
Piyasadan hazır olarak alıp sattıkları mallar için tecil-terkin işlemi
uygulanmaz.
Örnek: Bir Anonim Şirket,
ihraç kaydıyla satış bağlantısı kurduğu 10.000 adet gömlekten, 6.000 adedini
bizzat üretmiş, 4.000 adedini de hazır olarak piyasadan satın almıştır. Bu mükellefin ihraç kaydıyla ihracatçıya teslim
ettiği 10.000 adet gömleğin, bizzat imalatçısı olduğu 6.000 adedi için
tecil - terkin işlemi uygulanır, kalan 4.000 adet gömlek için bu uygulamadan
yararlanılamaz.
Bu durumda, ihracatçıya satış
yapan imalatçılar, bizzat ürettikleri mallar ile piyasadan hazır olarak satın
aldıkları malları, düzenleyecekleri faturada ayrı gösterebilecekleri gibi, bu
mallar için ayrı fatura da düzenleyebilirler.
İmalatçı belgesinde yer alan üretim
kapasitesine göre imal edilebilecek mallar ile bu kapsamda fason olarak imal
ettirilen mallar için tecil-terkin uygulamasından yararlanılabilir.Dolayısıyla,
imalatçı belgesindeki üretim konusu malların tamamının fason olarak imal
ettirilmesi, ihraç kaydıyla teslime engel değildir. Fason hizmet, bir malın
mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli
işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek, tasarruf veya mülkiyet hakkı
sahibine iade edilmesidir.
İmalatçı kapsamına girmeyen
mükellefler, tecil-terkin uygulamasından yararlanamaz. Ancak, diğer şartları
taşımakla beraber, sadece imalatçı belgesine sahip olmayan mükelleflerden,
ilgili Kuruma başvuran ve bu Kurumdan söz konusu belgenin verileceğine ilişkin
olumlu görüş alanlar da bu belgelerin verilmesi beklenilmeden tecil-terkin
uygulamasından yararlanırlar.
İlgili Kurumdan olumlu görüş alan mükelleflerin,
olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki dönemlerde (ilgili kuruma
başvuru tarihinden sonraki) diğer tüm şartları taşıdığının ilgili vergi dairesince
tespit edilmesi kaydıyla, olumlu görüş yazısının verildiği tarihten önceki söz
konusu teslimlerinde de tecil-terkin uygulamasından yararlandırılmaları mümkündür.
8.4. Uygulama Kapsamına Giren
Mallar
Tecil-terkin işlemleri
imalatçıların ihraç kaydıyla satışını yaptıkları mal teslimlerine uygulanır.
Satıcının ihraç kaydıyla satışını yaptığı malın, ihraç edilen nihai mamul
olması gerekir. Bu şartı taşımayan teslimlerde tecil-terkin işlemi uygulanmaz.
Örnek: (A) A.Ş. iplik
imalatçısı bir firmadan pamuk ipliği almaktadır. (A) Şirketi, almış olduğu
iplikleri kumaş haline getirip ihraç etmiştir.
(A) A.Ş. ye pamuk ipliği satan
iplik imalatçısı firma, tüm şartları
taşımasına rağmen, iplik teslimi ile ilgili olarak KDV Kanununun (11/1-c)
maddesinde düzenlenen tecil-terkin uygulamasından yararlanamaz. Zira
ihraç edilen nihai mamul, pamuk ipliği olmayıp, bu ipliklerden üretilen
kumaştır.
İhraç kaydıyla teslimi yapılan
malın, ihracat faturası ve gümrük beyannamesinde yer alan malla aynı olması
gerekir. Aynı olmasına rağmen fatura ve/veya gümrük beyannamesinde farklı
belirtilmesi halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen mal ile ihraç edilen malın
aynı olduğunun, bu konuya münhasır vergi inceleme raporu veya YMM raporu ile
tespiti istenir.
İhracatçı, ihraç kaydıyla aldığı
malı imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç etmelidir. İhraç kaydıyla teslim
edilen malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki mallar ile ihraç
malı için ambalaj maddesi veya malzemesi olarak kullanılan malların 3065 sayılı
Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu malların
tesliminde tecil-terkin uygulanabilmesi için, asıl malın 3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanarak satın alınması ve
yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen faturada ve gümrük beyannamesinde asıl
malla birlikte bu nitelikteki malların da yer alması gerekir.
Örnek 1: İhracatçı
(A)'nın yurtdışındaki müşterisinin siparişi üzerine, (B) fabrikasından ihraç
kaydıyla teslim aldığı şasi kamyona, (C) fabrikası tarafından da ihraç kaydıyla
teslim edilen kasa monte edilmiştir.
İhracatçı (A)'nın yurtdışındaki
müşterisi adına düzenlediği faturada şasi kamyon ile kasanın ayrı ayrı
gösterilmesi ve bu malların gümrük beyannamesinde belirtilen şekilde ve
imalatçıların ad ve unvanıyla yer alması halinde, söz konusu malların Kanunun
(11/1-c) maddesi kapsamında işlem görmesi mümkündür.
Örnek 2: (A) A.Ş. imalatçı
firmadan satın aldığı gömlekleri, kendisi ambalajlayarak ihraç etmektedir.
Ancak ambalaj maddelerini, bir başka imalatçı firmadan satın almaktadır.
Bu örnekte yer alan
gömleklerin teslimlerinde hesaplanan KDV için tecil-terkin uygulaması kapsamında
işlem yapılır. Ayrıca ambalaj maddelerini imal edip (A) A.Ş. ne satan firma da
bu işlem ile ilgili olarak tecil-terkin uygulamasından yararlanır. Çünkü
ambalaj maddesi, ihracatçı firmanın ihraç ettiği malın (gömleğin) eklenti ve
ayrılmaz parçası niteliğindedir.
Örnek 3: Asıl üretim
konusu porselen yemek takımı üretimi olan (A) Porselen İmalat A.Ş., üretimini
yaptığı porselen takımları iç ve dış piyasalara satmaktadır. Üretimini yaptığı
porselen takımların kırılmasını önlemek için, bunları (B) Ambalaj Ltd. Şti. den
temin ettiği özel paletlerle ambalajlayarak ihraç etmekte ve söz konusu ambalaj
bedellerini ihracat faturasında ayrıca göstererek yurtdışındaki müşteriye
yansıtmaktadır.
(A)'nın,
mamullerin ambalajlanmasında kullandığı özel paletleri, ihracata konu mamulün
ihraç kaydıyla satın alınmaması nedeniyle, (B)'den ihraç kaydıyla satın alması
mümkün değildir.
İhraç edilecek asıl malın istisna
kapsamında satın alınması halinde, ambalaj maddeleri ve malzemeleri de dahil
olmak üzere bu malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların
alımında, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilir.
Örnek: (A) Sektörel Dış Ticaret
Şirketi ihracatını yaptığı taze sebze ve meyveyi Gelir Vergisi Kanununa göre
gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden, ambalaj maddelerini ise KDV
mükelleflerinden satın almaktadır.
İhracata konu asıl mal olan sebze ve
meyvenin teslimi 3065 sayılı Kanunun (17/4-b) maddesine göre vergiden
müstesnadır ve bu teslimde tecil- terkin hükümlerinin uygulanması söz konusu
değildir. Ancak bu husus ihraç edeceği malların ambalajlanmasında kullanacağı
ambalaj maddelerinin Şirkete tesliminde tecil-terkin uygulanmasına engel
değildir.
8.5. Tecil Edilecek Verginin
Hesabı
ve Terkini
Tecil edilecek vergi miktarı,
mükellefin ihraç kaydıyla teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi tutarından
fazla olamaz. Ancak mükellefin ödenmesi gereken vergi tutarı, ihraç kaydıyla
teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi tutarından az ise bu tutar esas alınır.
İhraç kaydıyla teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarından tecil edilemeyen
bir kısım varsa, bu kısım imalatçı mükellefe iade edilir.
Örnek 1: Otomobil lastiği imalatçısı
(A), Temmuz/2012 döneminde bir kamu kuruluşuna 5.000 TL, ihracatçı bir firmaya
da ihraç kaydıyla 7.000 TL tutarında otomobil lastiği teslim etmiştir. (A) nın
bu döneme ait toplam KDV indirimi 1.700 TLdir.
(A) nın ilgili
dönem beyannamesi ile tecil işlemlerine ilişkin hesaplamalar aşağıdaki şekilde
yapılır:
Hesaplanan KDV [(5.000 +
7.000) x % 18] 2.160
Toplam Vergi İndirimi
-1.700
Fark (Ödenmesi Gereken
KDV) 460
Tecil Edilebilir KDV (7.000 x %
18) 1.260
Tecil Edilecek KDV 460
İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade
Edilecek KDV 800
Ödenmesi Gereken KDV 0
Örnek 2: İmalatçı
(A), Ekim/2012 ayında toptancılara 8.000 TL tutarında, ihracatçı firmaya ise
ihraç kaydıyla 2.000 TL tutarında gömlek teslim etmiştir. Ekim ayında
yüklendiği KDV toplamı 600 TLdir. İmalatçının önceki dönemlerden devreden
indirilebilir KDV'si yoktur.
(A) nın Ekim ayı
tecil işlemlerine ilişkin hesaplamaları aşağıdaki şekilde yapılır:
Hesaplanan KDV [(8.000 +
2.000.) x (% 8)]800
Toplam Vergi İndirimi - 600
Fark (Ödenmesi Gereken KDV)200
Tecil Edilebilir KDV (2.000 x %
8) 160
Tecil Edilecek KDV
160
Ödenmesi Gereken KDV 40
Bu mükellef Ekim/2012 ayına ait
olmak üzere vergi dairesine 40 TL KDV ödeyecektir. 160 TL KDV ise ihracatın
tamamlanmasından sonra terkin edilmek üzere tecil edilir.
Örnek 3: İmalatçı
(B), Şubat/2012 ayında müteahhit (C) ye 500 TL, ihracatçı firmaya ise ihraç
kaydıyla 2.000 TL tutarında mobilya teslim etmiştir. İmalatçının bir önceki
dönemden devreden KDV tutarı 150 TL, Şubat/2012 dönemindeki alış ve giderleri
nedeniyle yüklendiği KDV ise 450 TLdir.
İmalatçı mükellefin, Şubat/2012 ayı
beyannamesinin düzenlenmesi ve tecil işlemlerine ilişkin hesaplamalar aşağıdaki
şekilde yapılır:
Hesaplanan KDV [(500 + 2.000)
x (% 18)] 450
Toplam Vergi İndirimi
(450 + 150) - 600
Sonraki Döneme Devreden
KDV
150
Tecil Edilebilir KDV (2.000 x % 18) 360
Tecil Edilecek KDV 0
İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade
Edilecek KDV 360
İhraç kaydıyla mal teslimlerine ait
beyan edilen ve tecil edilen KDV, ihracata konu malın süresi içinde ihraç
edildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla terkin edilir.
Terkin işleminin yapılabilmesi
için, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğini gösteren gümrük
beyannamesi veya listesinin ihraç kaydıyla satış faturaları ile birlikte vergi
dairesine ibraz edilmesi gerekir.
Gümrük beyannamesi üzerinde
imalatçı
firma bilgilerine ilişkin kayıt bulunmaması halinde, imalatçılar ihraç kaydıyla
teslim ettikleri malların ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan bir yazı
alarak gümrük beyannamesi veya listesine eklerler. Bu yazıda;
- İhracata
ilişkin gümrük beyannamesinin tarihi ve sayısı,
- Belgeyi talep eden imalatçının;
adı-soyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası,
- İhraç
kayıtlı teslim edilen mala ilişkin fatura tarihi, numarası, malın cinsi,
miktarı, bedeli, KDV oranı ve hesaplanan KDV tutarı,
gösterilir.
İmalatçılara ihraç kaydıyla teslim
ettikleri malların ihraç edildiğine ilişkin yazı veren ihracatçılar, bir ay
içerisinde bu yazıyı verdikleri imalatçılara ait bir listeyi (Bu listede en az,
yazı verilen imalatçıların adı-soyadı, unvanı, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve
vergi kimlik numarası ile adres bilgilerine yer verilir.), izleyen ayın 15 inci
günü akşamına kadar kendilerinin bağlı bulunduğu vergi dairelerine verirler.
Vergi daireleri, imalatçı tarafından
verilen gümrük beyannamesi listesi ve ihracatçının yazısına istinaden terkin
işlemini yapar.
Türkiye'de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile yapılan
ihracatta, istisna izin belgeli satıcılara ihraç kaydıyla teslim edilen mallar
nedeniyle hesaplanan ve tecil edilen verginin terkini için, gümrük beyannamesi
yerine gümrükte tasdik edilen özel faturanın aslı veya noter, ilgili gümrük
idaresi ya da YMM tarafından onaylanmış örneği ibraz edilir.
Serbest bölgeye "Serbest Bölge
İşlem
Formu" ile yapılan ihracatta, ihraç kaydıyla teslim edilen mallar nedeniyle
hesaplanan ve tecil edilen verginin terkini için, gümrük beyannamesi yerine
"Serbest Bölge İşlem Formu"nun aslı veyaonaylı bir örneği ibraz edilebilir.
8.6. İhracat İçin
Ek Süre Verilmesi
İhraç kaydıyla teslim aldıkları
malları yasal süresi içinde mücbir sebepler veya beklenmedik durumlara bağlı
olarak ihraç edemeyen ihracatçıların ek süre talepleri ilgili vergi dairesi
başkanlıkları ve defterdarlıklar tarafından değerlendirilir.
Buna göre, 3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) maddesi uyarınca ihraç kaydıyla teslim edilen bir malın (teslim
tarihini takip eden aybaşından itibaren üçüncü ayın sonuna kadar) ihracatının
gerçekleşmemesi halinde, ek süre ihracatçılar tarafından en geç üç aylık
sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesi başkanlığı veya
defterdarlığa verilecek bir dilekçe ile istenir. Bu süreden sonra yapılan veya
ihracatçısı tarafından yapılmayan ek süre taleplerinin değerlendirilmesi ve
kabulü söz konusu değildir.
İhracatçı ek süre talebine ilişkin
dilekçede mücbir sebep veya beklenmedik durumu belirterek, bu dilekçeye
yalnızca ihraç kaydıyla teslime ait faturanın bir örneğini ekler. Vergi dairesi
başkanlığı veya defterdarlık tarafından mükelleflerden ek süre talebine dayanak
olay veya durumun tevsikine yönelik herhangi bir belge talep edilmez.
Vergi dairesi başkanlıkları
ile defterdarlıklar kendilerine yapılan ek süre taleplerini,öncelikletalebin
zamanındave ilgili ihracatçı mükellef tarafından yapılıp yapılmadığı bakımından
inceler.
Ek süre verilmesinde mücbir
sebebin varlığı
213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükmü esas alınarak belirlenir. İhracatın
kanuni süresinde gerçekleşmesine engel teşkil eden ve mücbir sebep kabul
edilmeyen haller ise beklenmedik durum sayılır.
Bu çerçevede; ihracatın
yapılacağı ülkedeki savaş hali/siyasal karışıklıklar, ekonomik belirsizlik ve
durgunluk, yurt dışındaki alıcının sipariş ertelemesi/iptal etmesi, teslim
programındaki değişiklikler, bedelin transferinde karşılaşılan aksaklık veya
gecikmeler, akreditif süresinin dolması, ihraç edilecek malın tüketim
mevsiminin geçmesi, uygun depolama koşullarına sahip olunmaması, ithalatçı ülke
ile yaşanan siyasi veya ekonomik sorunlar, ihraç malının taşınmasında
karşılaşılan sorunlar (gemilerin yükleme limanlarına gecikmeli yanaşması,
taşıma aracı veya konteyner bulunamaması), milli tatiller, iklim koşulları,
gümrüklerde yaşanan sorunlar (gümrüklerdeki araç yoğunluğu, gümrüklerde grev-iş
yavaşlatma), resmi makamlardan ihracat için izin alınamaması gibi haller
beklenmedik durumlar kapsamında değerlendirilir. Vergi dairesi başkanlıkları
veya defterdarlıklar mücbir sebep veya beklenmedik durum sayılıp sayılamayacağı
konusunda tereddüt ettikleri hususlar hakkında Gelir İdaresi Başkanlığından
görüş isteyebilir.
3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) maddesinde öngörülen ek süre üç ay ile sınırlıdır. Bu nedenle üç aydan
az ek süre isteyen ve bu talebi kabul edilen mükellefler hariç olmak üzere, üç
aylık ek süre içinde ihracatın gerçekleştirilememesi halinde ikinci bir ek
sürenin verilmesine Kanunen imkan yoktur. Üç aydan az ek süre isteyen
mükelleflerin ise sonradan üç aya kadar olan dönem için ilave süre istemeleri
mümkündür.
8.7. İhracatın
Gerçekleşmemesi Hali
İhracatçıların ihraç kaydıyla aldıkları
malları hiç ihraç edememeleri ya da süresinden sonra ihraç etmeleri durumunda, ihraç kaydıyla
yapılan teslim mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür.
Bu durumda, ihraç kaydıyla teslim
bedeli üzerinden hesaplanan ve tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten
itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla
birlikte imalatçıdan tahsil olunur.
Ancak, ihraç kaydıyla teslim
edilen malların 213 sayılı Kanunda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç
edilememesi halinde tecil edilen vergi, tecil edildiği tarihten itibaren 6183
sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi
ile birlikte tahsil olunur.
İhraç kaydıyla teslim edilen malın
ihracatının gerçekleşmemesi üzerine imalatçının ödediği vergi için ihracatçıya
rücu etmesi halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ilişkin hesaplanan
KDV, ihracatçı açısından ihracatın gerçekleşmesi gereken sürenin (ek süre
verilmişse bu süre) sonu itibarıyla indirilebilir hale gelmektedir. Bu
kapsamda, ihracatçının süresinde ihraç edemediği mallara yönelik olarak
imalatçıya ödediği KDV'yi en erken ihraç süresinin (ek süre verilmişse bu süre)
sona erdiği tarihi takip eden günün dahil olduğu dönem içinde ve nihai olarak o
dönemi kapsayan takvim yılını takip eden
takvim yılı
içerisinde indirim konusu yapması mümkündür.
Malların ihraç
edilmesi durumunda ise indirim hesaplarına alınan bu tutarlar, ihracattan
kaynaklanan KDV iade taleplerinde iade hesabına dâhil edilebilir.
Örnek: (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik) İmalatçı (A)
firması tarafından Eylül 2018 döneminde ihraç kaydıyla ihracatçı (B) firmasına
teslim edilen malların ihracatı, (B) firmasının yurtdışı bağlantılarında
yaşadığı sorun nedeniyle 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşmemiştir.
Yaşanan bu
gelişme üzerine imalatçı (A) firması 15/1/2019 tarihinde vergi dairesine Eylül
2018 döneminde hesaplayarak tecil ettiği KDV'yi gecikme zammıyla ödemiştir.
İmalatçı (A) vergi dairesine ödediği vergi için ihracatçı (B) firmasına rücu
etmiş, (B) firması da KDV ödemeden satın aldığı ancak süresinde ihraç edemediği
malların KDV'sini Ocak 2019 döneminde imalatçıya ödemiştir.
Bu durumda
(B) firması, imalatçıya ödediği KDV'yi Ocak 2019 dönemi veya 2020 takvim yılı
sonuna kadar indirim konusu yapabilir.
(B)
firmasının daha sonra yurtdışı bağlantılarını yeniden kurup KDV'sini ödediği bu
malları ihraç etmesi durumunda da ödenen KDV'nin indirim yoluyla telafi
edilememesi halinde iadesi mümkündür.
İhraç
kaydıyla teslimde bulunan imalatçının, imalatçı vasfını taşımadığının
anlaşılması durumunda, ihraç kaydıyla teslim edilen mallara ilişkin olarak
hesaplanan vergi ihracatçı tarafından ihraç kaydıyla teslimin yapıldığı takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili vesikaların kanuni
defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirilebilir.
Örnek: (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik) (B) firması
tarafından Eylül 2018 döneminde ihraç kaydıyla ihracatçı (Z) firmasına teslim
edilen malların ihracatı, (Z) firmasının yurtdışı bağlantılarında yaşadığı
sorun nedeniyle 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşmemiştir.
Yaşanan bu
gelişme üzerine (B) firması 15/1/2019 tarihinde vergi dairesine Eylül 2018
döneminde hesaplayarak tecil ettiği KDV'yi gecikme zammıyla ödemiştir. Ödeme
sırasında vergi dairesinin yaptığı sorgulamada (B) firmasının imalatçı vasfını
taşımadığı ortaya çıkmıştır.
Sonrasında
(B) firması vergi dairesine ödediği vergi için ihracatçı (Z) firmasına rücu
etmiş, (Z) firması da KDV ödemeden satın aldığı ancak süresinde ihraç edemediği
malların KDV'sini Ocak 2019 döneminde imalatçıya ödemiştir.
Bu durumda,
yurtiçi teslim niteliğindeki işlemle ilgili (Z) firmasının, (B) firmasına
ödediği KDV'yi en geç 2019 takvim yılı içerisinde indirim konusu yapması
gerekmektedir.
8.8. İmalatçı
Lehine Matrahta Meydana Gelen Değişiklik
İhracatçıların yurtdışına teslim
ettiği mal karşılığında aldıkları vergi iadesi, kur farkı ve kaynak kullanımı
destekleme primleri üzerinden KDV hesaplanması söz konusu değildir.
İhracatçılar tarafından, ihraç
kaydıyla mal aldıkları imalatçılara, malın satın alındığı dönemden ve
ihracattan sonra reklamasyon, vergi iadesi, kur farkı, kaynak kullanımı
destekleme primi, faiz vb. unsurların kısmen veya tamamen aktarılması 3065
sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre ihraç kaydıyla teslim bedeline dahildir.
İhraç kaydıyla teslimlerde, teslim
tarihinden sonra ortaya çıkan ve ihracatçılar tarafından imalatçılara yapılan
ödemelerde, imalatçı tarafından ihracatçı adına ödeme tutarı üzerinden bir
fatura düzenlenir ve bu faturada; ödemenin mahiyeti ayrı ayrı belirtilir, malın
tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanır, bu KDV tutarının tahsil edilmediğine
dair bir açıklama yazılır, ödemenin kaynağı olan ilk ihraç kaydıyla teslim
faturasına ve ihracata ilişkin gümrük beyannamesine tarih ve numara belirtilmek
suretiyle atıfta bulunulur.
İmalatçı, faturada gösterdiği
KDV'yi, fatura tarihini içine alan döneme ait KDV beyannamesinde hem hesaplanan
hem de indirilecek KDV olarak beyan eder. Hesaplanan KDV'nin beyanında,
"Tevkifat Uygulanmayan İşlemler" tablosunda malın tabi olduğu orana ilişkin
satır kullanılır. İndirim beyanında ise "İndirimler" tablosunun "Bu Döneme Ait
İndirilecek KDV" satırı kullanılır. İhracatçı ise ihraç kaydıyla teslimde
olduğu gibi, bu faturada belirtilen ancak imalatçıya ödenmeyen KDV'yi indirim
konusu yapamayacağından KDV beyannamesine dahil etmez.
8.9. İmalatçı
Aleyhine Matrahta Meydana Gelen Değişiklik
3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde, ihracatçılara
mal teslim eden imalatçılara iade edilecek katma değer vergisinin, ihraç edilen
mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden, imalatçı
aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden
sonra kalan tutardan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
İmalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farkları için
ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz. Bu kapsamda düzenlenen
faturaya; "3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre,
ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde imalatçı aleyhine matrahta meydana
gelen değişikliğe ilişkin olduğundan KDV hesaplanmamıştır." ifadesi
yazılır. Ayrıca söz konusu faturada, imalatçı tarafından düzenlenen faturanın
tarih ve sayısına yer verilir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
İmalatçılara ihraç kayıtlı teslim nedeniyle iade
edilecek KDV hesabında, imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarından
doğanlar da dahil olmak üzere, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe
ilişkin verginin (imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ihraç
kayıtlı teslim edilen malın tabi olduğu oran uygulanmak suretiyle bulunan tutar)
ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan vergiden düşüleceği tabiidir. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir) Ancak, iade talep dilekçesinin verildiği tarihten
sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade
hesabında herhangi bir düzeltme yapılmaz.
İhraç edilen mallar için
yurtdışındaki firmalar tarafından sunulan yurtdışında ifa edilen ve yurtdışında
yararlanılan mümessillik, pazarlama, reklâm vb. hizmetler verginin konusuna girmez.
Bu nedenle, KDV'nin konusuna
girmeyen hizmetler karşılığında ödenen bedellerin ihracatçı tarafından
imalatçılara aynen aktarılmasında da KDV hesaplanmaz.
8.10. Bedelsiz İhracatta
Tecil-Terkin Uygulaması
Bedelsiz olarak yurtdışına
gönderilen malların 3065 sayılı Kanunun (12/1) inci maddesindeki şartlar
çerçevesinde gümrük beyannamesi ve ilgili makamlardan (Ekonomi Bakanlığı,
Gümrük İdaresi, İhracatçı Birlikleri gibi) alınan izin yazısı ile tevsiki
şartıyla ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bu malların
imalatçıları tarafından ihracatçılara tesliminde 3065 sayılı Kanunun (11/1-c)
maddesi kapsamında tecil-terkin uygulanabilir.
8.11. İhraç
Kaydıyla Teslim Edilerek İhraç Edilen Malların Geri Gelmesi
3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kaydıyla teslim edilen ve ihracatı
gerçekleştirilen malların Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci maddelerinde
belirtildiği şekilde geri gelmesi halinde, ithalat istisnasından
faydalanılabilmesi için, ihracatçıya düzenlenen faturada hesaplandığı halde
tahsil edilmeyen KDV'nin ihracatçı tarafından ilgili gümrük idaresine ödenmesi
gerekir.
İhraç edilip geri gelen mallar ile
ilgili KDV, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi gereğince, ihracatçı
tarafından imalatçıya ödenmeyip, tecil ve terkin edilmişse ihracat
istisnasından faydalanılan miktar, imalatçı satış bedeline göre hesaplanıp
ihracatçı tarafından ödenmeyen tutar olur.
Bu durumda, 3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) maddesi uyarınca fatura üzerinde hesaplandığı halde ihracatçı
tarafından ödenmeyen KDV tutarının, ilgili gümrük idaresine ödendiğinin ihraç
kaydıyla mal teslim eden tarafından tevsiki şartıyla, gecikme zammı
aranmaksızın bahse konu madde kapsamında terkin veya iade işlemleri yerine
getirilir.
İhracatçı tarafından ilgili gümrük
idaresine ödenen KDV tutarları, ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu
yapılabilir.
Geri gelen malların
ihracatçılar tarafından imalatçılarına, tedarikçilerine ya da yurtiçindeki
üçüncü şahıslara teslimi, genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.
8.12. İhraç
Kaydıyla Teslimin Beyanı
İhraç kaydıyla teslimin beyanı için
teslimin yapıldığı dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinde şu kayıtlaryer alır.
"Matrah" kulakçığına
yapılan kayıt sonucu "Ödenecek KDV" çıkmaması halinde, ihraç kaydıyla teslim
bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamı "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde
İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV" satırında yer alır.
Tahsil edilmediği halde
beyan edilen bu verginin tecil-terkin ve/veya iade yoluyla telafi edilmesi ise
"İhraç Kaydıyla Teslimler" kulakçığının "İhraç Kaydıyla Teslimlere
İlişkin Bildirim" tablosuna yapılacak kayıtlar ile "İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV" tutarı ve/veya
"Sonuç Hesapları" kulakçığının "Tecil Edilecek KDV" satırında yer alacak
verilere dayanılarak sağlanır.
Genel orana tabi malların ihraç
kaydıyla teslimi,beyannamede "Matrah" kulakçığının "Tevkifat Uygulanmayan
İşlemler" tablosunda (% 18) oranını gösteren satır seçilerek beyan edilir.
Aynı
beyannamenin "İhraç Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim" tablosunun "İşlem
Türü" listesinden "701" kod numaralı satır seçilir ve satırın "Teslim Bedeli"
sütununa KDV hariç teslim bedeli girilip (% 18) oranı seçilir. İşleme ait KDV,
beyanname programı tarafından hesaplanır ve aynı tutar, "Yüklenilen KDV" sütununa
da aktarılır. Bu nedenle genel orana tabi malların ihraç kaydıyla teslimlerinde
söz konusu tablonun "Yüklenilen KDV" sütununa mükelleflerce giriş yapılmaz.
İndirimli orana tabi malların ihraç
kaydıyla teslimi ise beyannamede "Matrah" kulakçığının "Tevkifat Uygulanmayan
İşlemler" tablosunda (% 1) veya (% 8) oranını gösteren satır seçilerek beyan
edilir.
Aynı
beyannamenin "İhraç Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim" tablosuna, "İşlem
Türü" listesinden "701" kod numaralı satır seçilir ve satırın "Teslim Bedeli"
sütununa KDV hariç teslim bedeli girilip vergi oranı seçildikten sonra
"Hesaplanan KDV" sütunu, beyanname programı tarafından hesaplanır. "Yüklenilen
KDV" sütunu ise mükellef tarafından doldurulur. Bu sütuna mükellef tarafından
hesaplanacak olan ihraç kaydıyla teslimin bünyesine giren vergi tutarı yazılır.
Sekizinci paragraf; (21.05.2016
tarih ve 29718 sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
İhracatın gerçekleştiği dönemde
tecil edilen KDV terkin edilir, tecil edilemeyen KDV için ise mükellefin iade
hakkı doğar.
İhraç kaydıyla teslimlerde tecil
edilemeyen KDV, ihracatın gerçekleştiği dönemde iade konusu yapılabilir.
İhracatın kısmen gerçekleşmesi halinde, gerçekleşen kısma isabet eden tutarın
iadesi talep edilebilir.
İadenin yapılabilmesi için ihracatın
gerçekleşmesi ve Tebliğin (II/A-8.13) bölümünde bu uygulama ile ilgili olarak
belirtilen belgelerin vergi dairesine ibraz edilmesi yeterlidir.
İhracatın gerçekleştiği dönem
beyannamesinin herhangi bir satırına bu şekilde hesaplanacak iade tutarı
yazılmaz.
Ayrıca,
tecil-terkin uygulayarak satış yapabilme şartlarının sağlandığına ilişkin
belgeler de (sanayi sicil belgesi, üretici belgesi) bir defaya mahsus olmak
üzere vergi dairesine verilir.
Bu durumda, iade işlemi
aşağıdaki şekilde gerçekleştirilir:
- Mükellefler, ihraç kaydıyla teslim
ettikleri malların kısmen veya tamamen ihraç edilmesi halinde, standartiade
talep dilekçesi ve gerekli belgelerle vergi dairesine başvurarak ihracatı
gerçekleşen kısma isabet eden tutarın iadesini talep edebilir.
- Vergi dairesi beyanname
verilmesini beklemeden talebi değerlendirerek genel hükümler
çerçevesinde talebi sonuçlandırır. Red ve iade, ihraç kaydıyla teslimin
yapıldığı dönem beyannamesine (Beyannamenin "İhraç Kaydıyla Teslimler"
kulakçığında "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil
Edilemeyen KDV" satırına) dayandırılır.
- Mükellef bu iade tutarını daha
sonra hiçbir beyannamede herhangi bir satırda göstermez. İhraç kaydıyla
teslimin yapıldığı dönem beyannamesinin "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde
İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV" satırında bir tutar bulunması ve iade
başvurusunun gerekli belgelerle birlikte usulüne uygun olarak yapılması, iade
talebinin yerine getirilmesi için yeterlidir. İade, beyanname dışında
gerçekleştirileceğinden, ihracatın gerçekleştiği tarihten sonra ortaya çıkacak
bu iade talebine ait tutarın herhangi bir beyannameye dahil edilmesi, mükerrer
iadeye ve dolayısıyla cezalı tarhiyatlara yol açabilir.
Ancak, indirimli orana tabi
malların
ihraç kaydıyla tesliminde, teslim bedeli üzerinden hesaplanan vergi kısmen ya
da tamamen tecil edilemezse, genel orana tabi malların ihraç kaydıyla
teslimlerinde olduğu gibi, tecil edilemeyen tutar beyanname programı tarafından
"İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV Hesabı"
satırında gösterilir. Bu tutarın iadesi ihracat gerçekleştiğinde yukarıda
anlatıldığı şekilde vergi dairesinden talep edilir. Söz konusu işlemlere
ilişkin (Yüklenilen KDV-Hesaplanan KDV) farkı ise yine program tarafından
"Teslimin Yapıldığı Dönemde İade Edilecek Yüklenilen Vergi Farkı" satırında
gösterilir. Bu tutarın iadesine ilişkin talepler, 3065 sayılı Kanunun (29/2)
nci maddesi kapsamında değerlendirilir.
Bu tutar, ihraç kaydıyla
teslimin yapıldığı dönem KDV beyannamesinde "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosunda 405 kod numaralı işlem türü satırı kullanılarak yılı içinde mahsuben
iade konusu yapılabilir. Bu tutarın izleyen yıl içinde nakden veya mahsuben
iadesinin istenmesi halinde, iade talebinde bulunulan dönem KDV beyannamesinin "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosunda 439 kod numaralı işlem türü satırına kayıt yapılmalıdır. İade
Tebliğin (iii/B-3) bölümdeki açıklamalara göre gerçekleştirilir.
Yukarıda
belirtilen açıklamalar çerçevesinde beyan edilen ihraç kaydıyla teslimlerden
kaynaklanan iade tutarları (yüklenilen vergi farkına ilişkin tutar hariç), bu
Tebliğin (IV/A3)[4] bölümünde
belirtilen usul çerçevesinde mükelleflere iade edilir.
Mükellefler ihraç kaydıyla
teslimlerden doğan iadeleri için ihracatın gerçekleştiği dönemde standart iade
talep dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte vergi dairesine başvurur,
yapılacak değerlendirmeden sonra iade talepleri bu dönem beyannamesi dışında
gerçekleştirilir.
Örnek: İmalatçı (A)
25 Şubat 2013 tarihinde 100.000 TL tutarında ihraç kaydıyla teslim yapmış, bu
teslim 24 Mart 2013 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameye dahil edilmiş,
beyannamedeki diğer bilgilere göre,
-Tecil Edilebilir KDV: 18.000
TL
-Tecil Edilecek KDV : 6.000 TL
-İhracatın
Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen KDV: 12.000 TL
olarak hesaplanmıştır.
Söz konusu malın 25.000 TL
tutarındaki kısmı 14 Mart 2013 tarihinde ihraç edilmiş ise tecil edilen 1.500
TL terkin edilir, iade talep dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte vergi
dairesine başvurulmak suretiyle ihracatı gerçekleşen kısma isabet eden 3.000
TL'nin iadesi talep edilir.
İhraç kaydıyla teslim edilen malın
geri kalan 75.000 TL tutarındaki kısmının 4 Nisan 2013 tarihinde ihraç edilmesi
halinde bu kısma isabet eden tecil edilen 4500 TL'nin terkini ve 9.000 TL'nin
iadesi de yukarıda açıklandığı şekilde yapılır.
8.13. İade
İhraç kaydıyla teslimlerden
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır.
- Standart iade talep
dilekçesi
- İlgili
meslek odasına üyelik belgesinin onaylı örneği (Belgede değişiklik olmadığı
sürece bir defa verilmesi yeterlidir.)
- İmalatçı
belgesi (Belgede değişiklik olmadığı sürece bir defa verilmesi yeterlidir.).
- İhraç
kaydıyla teslim faturaları veya listesi
- Gümrük beyannamesi çıktısıveya
listesi (serbest bölge işlem formu veya özel fatura örneği)
-
Gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunmaması
halinde, ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı
firmadan alınan onaylı yazı (Bu yazıda; ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin
tarihi ve sayısının, belgeyi talep eden imalatçının adı, soyadı veya unvanı,
bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası, ihraç kayıtlı teslim
edilen mala ilişkin fatura veya benzeri belgenin tarihi, numarası, malın cinsi,
miktarı, bedeli, KDV oranı ve hesaplanan KDV tutarının gösterilmesi
gerekmektedir.)
- İhraç
kayıtlı teslimin yapıldığı döneme ait indirilecek KDV listesi
8.13.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin ihraç kaydıyla
teslimlerinden kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz
edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM
raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
8.13.2. Nakden İade
Mükelleflerin ihraç kaydıyla
teslimlerinden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi
inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade
talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu
veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
9. Dahilde İşleme ve
Geçici Kabul Rejimleri Kapsamında İhraç Edilecek Malların Üretiminde Kullanılan
Girdilerin Temininde Tecil-Terkin Uygulaması
9.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
geçici 17
nci maddesi ile dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek malların
üretiminde kullanılacak maddelerin tesliminde bölgeler, sektörler veya mal
grupları itibarıyla 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi hükmüne göre işlem
yaptırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.
Söz konusu yetkiye dayanılarak
yayımlanan 16/4/2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla
dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde
kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere
tesliminde sektörel ayrım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde
düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabileceği karara bağlanmıştır.
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesinin uygulanmasında ihracat süresi olarak 3065 sayılı
Kanunun (11/1-c) maddesindeki üç aylık süre yerine dahilde işleme izin
belgesinde öngörülen süreler esas alınır.
Dahilde işleme rejimi kapsamında
ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında
alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte
alıcıdan tahsil edilir.
Dahilde işleme izin belgesi
(DİİB) sahibi mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi
kapsamında temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların DİİB sahibi
alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimi
mümkündür. Ancak, bu kapsamda teslim edilen malların diğer DİİB'nin girdisi mahiyetinde
olması ve her bir DİİB'nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması
gerekir.
Öte
yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan
DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim
bedeli ile bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin
temin ettiği malların bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle
bulunacak tutarı aşamaz.
Ayrıca bu kapsamda yapılan işlemlerde, imal edilen mallar ihraç edilmeden
herhangi bir iade işlemi yapılamaz.
9.2. Uygulamadan Yararlanacak
Mükellefler
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi kapsamındaki teslimlerde, tecil-terkin kapsamında işlem
yapılabilmesi için alıcıların;
- KDV mükellefi olmaları (yalnızca
sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti bulunanlar hariç),
- 17/1/2005 tarihli ve
2005/8391 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile
bu Karara ilişkin Tebliğlere uygun "Dahilde İşleme İzin Belgesi" ne
(DİİB) sahip bulunmaları,
gerekmektedir.
Dahilde işleme rejimi
kapsamında belge almış alıcıların 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi
kapsamında KDV ödemeksizin mal alımı yapmaları için ayrıca "imalatçı" vasfını
haiz olmaları gerekmez.
9.3. Uygulama Kapsamında
Teslimde Bulunabilecek Satıcılar
DİİB sahibi
mükelleflere belge kapsamındaki hammadde ve yardımcı madde niteliğindeki
malların tecil-terkin sistemi çerçevesinde teslimi ihtiyaridir.
DİİB sahibi
mükelleflere, dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin
imalinde kullanılacak maddeleri teslim edecek satıcıların KDV mükellefi
olmaları yeterli olup, ayrıca imalatçı olmaları şartı aranmaz.
9.4. Uygulama Kapsamında Teslim
Edilebilecek Mallar
DİİB sahibi
mükellefler, bu belgede yer alan maddeleri, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci
maddesinde hükme bağlanan tecil-terkin sisteminden yararlanarak teslim alabilirler.
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi kapsamındaki teslimler nedeniyle düzenlenecek
faturalarda, her bir mal türüne ilişkin KDV hariç bedelin 2.500 TL'yi
(tekstil-konfeksiyon sektöründe pamuk, yün, iplik ve kumaş dışındaki mallarda
500 TL) aşması zorunludur. Belge kapsamında teslim edilen birden fazla mal
türünün aynı faturada gösterilmesi durumunda bu sınırlar her bir mal türü için
ayrı ayrı aranır.
Fonksiyonel olarak ve ticari
açıdan
bütünlük arz eden malların faturada ayrı ayrı gösterilmesi halinde yukarıda
belirtilen rakamsal tutarların hesaplanmasında bütünlük arz eden söz konusu
mallara ait toplam tutar dikkate alınır.
Örnek 1:Şişe bedeli ile
kapak bedelinin aynı faturada ayrı ayrı gösterilmesi durumunda şişe ve kapak
bedelinin KDV hariç toplam tutarı 2.500 TL'yi aşıyorsa tecil-terkin uygulaması
kapsamında işlem yapılır.
Aynı malın
tekstil-konfeksiyon sektörü ile birlikte diğer sektörlerde de kullanılıyor
olması halinde, söz konusu tutarlar ayrı ayrı dikkate alınır.
Örnek 2: Hem sağlık
sektöründe hem de tekstil-konfeksiyon sektöründe girdi olarak kullanılan poliol
ve izosiyanat gibi poliüretan türevlerinin, sağlık sektöründe faaliyet gösteren
DİİB sahibi firmalara tesliminde 2.500 TL, tekstil-konfeksiyon sektöründe
faaliyet gösteren DİİB sahibi firmalara tesliminde 500 TL alt limit geçerlidir.
Satın alınan
malların bozukluk, istenilen nitelikte olmama vb. nedenlerle satıcıya iade
edilmesi sonucu teslim bedelinin yukarıda belirtilen limitlerin altına düşmesi
halinde, söz konusu satış işlemine ilişkin olarak düzenlenen ilk faturanın
yukarıda belirtilen limitlerin üzerinde olması kaydıyla, belge sahiplerine
ihraç kaydıyla teslimlerle ilgili olarak tecil-terkin sistemi kapsamında işlem
yapılmaya devam edilir.
Dahilde işleme rejimi
kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal
içerisinde ihraç edilmesi esastır. Önceden satın alınan maddeler kullanılmak
suretiyle vücuda getirilen ve söz konusu rejim kapsamında ihraç edilen malların
bünyesine giren maddelerin (eş değer eşya) belge kapsamında olsa dahi sonradan
belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem
yapılması mümkündür. Ancak bu uygulama
kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB
kapatılmadan yerine getirilmez.
DİİB'de
belirtilen miktardan fazla maddenin bu Tebliğle belirlenen tecil-terkin
uygulaması kapsamında satın alınması mümkün değildir.
Ayrıca,
tecil-terkin uygulaması mal teslimleri bakımından geçerli olup, hizmet ifaları
bu kapsama girmez.
9.5. Tecil-Terkin Uygulaması
DİİB'de yer
alan malların alımlarında tecil-terkin sistemi kapsamında işlem yapılmasını
isteyen mükellefler, DİİB'i satıcılara ibraz ederek, hesaplanan KDV'nin
kendilerinden tahsil edilmemesini talep ederler.
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi kapsamında işlem yapan satıcılar, öncelikle talep edilen
malın, belgedeki cins ve miktara uygun olup olmadığını, daha önce ithal edilen
ve/veya satın alınan miktarları da göz önüne alarak belirler ve düzenleyeceği
faturada toplam bedel üzerinden KDV hesaplar, ancak alıcıdan tahsil etmez.
Satıcılar,
DİİB'e istinaden yaptıkları teslimlerde, söz konusu belgenin "İthal Edilen
Maddelerle İlgili Bilgiler" bölümünü bu kapsamdaki teslimlerine uygun
şekilde doldurarak imzalar ve kaşelerler.
Bu şekilde şerh düşülen
belgelerin bir fotokopisi, belge sahibi tarafından imza ve kaşe tatbik edilmek
suretiyle onaylanır ve satıcıya verilir.
Tecil-terkin uygulaması kapsamında
teslim edilen mallar için düzenlenen faturaya; "3065 sayılı KDV
Kanununun Geçici 17 nci maddesi hükmü gereğince KDV tahsil edilmemiştir."
ibaresi yazılır.
Kapsama giren ve girmeyen
teslimlerin birlikte yapılması
halinde, tecil-terkin uygulanabilecek ve uygulanamayacak olan mallar için ayrı
ayrı fatura düzenlenir.
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi kapsamında mal teslim eden satıcıların tecil edilecek
vergilerinin hesabı Tebliğin (II/A-8.5.) bölümünde yer alan açıklamalara göre
yapılır.
3065 sayılı Kanunun geçici
17 nci maddesi kapsamında tecil edilen KDV, dahilde işleme rejiminde öngörülen
süreler içinde ihraç edildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla terkin edilir.
Terkin işleminin yapılabilmesi
için öncelikle dahilde işleme rejimi kapsamında teslimin yapıldığı döneme ait
beyannamenin verilme süresi içinde, alıcılar tarafından onaylanarak verilen
DİİB'in örneği veya bu belgenin tarih ve sayısı ile satılan malın cins, miktar
ve tutarına ilişkin bilgilerle satıcı tarafından onaylanan bilgileri ihtiva
eden liste bağlı olunan vergi dairesine bir dilekçe ekinde verilir.
Bu belgelerle birlikte satış faturalarının
fotokopisi veya fatura bilgilerini içeren firma yetkililerince kaşeli ve imzalı
bir liste de dilekçelere eklenir.
3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi kapsamında satın alınan maddelerle imal edilen malların
süresi içinde ihraç edildiği yukarıda sayılan belgelere ek olarak yeminli mali
müşavirlerce düzenlenecek bir raporla tespit edilir. Bu rapor alıcı tarafından,
tecil-terkin kapsamındaki alışlarına ilişkin olarak düzenlenebileceği gibi,
satıcı tarafından bu kapsamdaki satışlarına ilişkin olarak da düzenlenebilir.
Söz konusu raporlarda, imalat
kayıtlarındaki
bilgiler esas alınarak üretim analizi ve randıman hesapları yapılır. Satıcı
nezdinde düzenlenecek raporlarda, alıcılardan alınan bilgilere dayanılarak
işlem yapılabilir.
Düzenlenecek raporlarda;
- DİİB'in tarih
ve sayısı,
- Belgenin geçerlik süresi,
- İhracata
ilişkin gümrük beyannamelerinin tarih ve sayısı,
- Fiili ihracat tarihleri,
- İhraç edilen
malların cinsi, miktarı ve tutarı,
- İhracatın
süresi içinde yapılıp yapılmadığı,
hususlarına ilişkin
bilgilere yer verilir ve rapora ilgili mevzuat uyarınca gümrük beyannamesinin
veya beyannamelerdeki bilgileri içeren liste ya da gümrük beyannamesi yerine
geçen belgenin örneği eklenir.
Alıcı nezdinde
düzenlenen raporda, ihraç edilen malların üretiminde kullanılan maddelerin
satıcılar itibarıyla ayrı ayrı olmak üzere cins, miktar ve tutarı da yer
almalıdır. Satıcı nezdinde düzenlenen rapor ise DİİB kapsamındaki tüm satışları
kapsayabileceği gibi sadece belirli alıcılara yapılan satışlara ilişkin de
düzenlenebilir. Bu durumda satıcı nezdinde DİİB kapsamındaki alışlarına yönelik
rapor düzenlenmeyen alıcılar nezdinde düzenlenen raporlar dikkate alınır.
Bu raporların ihracatın
yapıldığı her dönem için ayrı ayrı düzenlenmesine gerek yoktur. Her bir belge
bazında tecil-terkin uygulaması kapsamında yapılan tüm alışları kapsayacak
şekilde tek bir rapor da düzenlenebilir.
Satıcı veya
alıcılar nezdinde düzenlenmiş olan söz konusu raporun satıcı tarafından bağlı
olduğu vergi dairesine ibrazı suretiyle tecil edilen verginin terkini sağlanır.
9.6. İhracatın
Belgede Öngörülen Süre ve Şartlara Uygun Olarak Yapılmaması
DİİB sahibi
mükelleflere yapılan teslimlere ilişkin tecil edilen KDV'nin terkini için belge
sahibi tarafından üretilen malın ihracatçı tarafından belge süresi (uzatılan
süreler dahil) içinde ihracatı gerçekleştirilmiş olmalıdır.
Tecil-terkin uygulaması kapsamında
satın alınan maddelerden üretilen malların izin belgesinde öngörülen süre ve
şartlara uygun olarak ihraç edilememesi halinde, zamanında alınmayan vergi,
tecil tarihinden itibaren vergi ziyaı cezası da uygulanmak suretiyle gecikme
faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir.
Bu çerçevede; belge sahibi alıcının
tecil-terkin sistemine göre KDV ödemeden temin ettiği malları kanuni süresinde
ihraç edemeyeceğini belirterek bağlı olduğu vergi dairesine başvurması halinde,
tahsil edilmeyen KDV tutarı dikkate alınmak suretiyle bağlı bulunduğu vergi
dairesi tarafından alıcı adına gerekli tarhiyat yapılır.
Bu durumun satıcı
tarafından öğrenilmesi halinde ise satıcının yaptığı teslime ve belge sahibi
alıcıya ait bilgileri kendi vergi dairesine vermesi, vergi dairesinin de daha
önce tahsil edilmemiş KDV'nin 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesine göre
tahsil edilmesini teminen belge sahibi alıcının vergi dairesine bildirmesi
üzerine alıcının bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından alıcı adına gerekli
tarhiyat yapılır.
Belge sahibine tecil-terkin
uygulaması
kapsamında teslimi yapan satıcının, bu teslimlerine ilişkin terkin ve iade
işlemleri genel hükümler çerçevesinde yerine getirilir.
DİİB sahibi
mükelleflerin ihraç kaydıyla aldıkları malları ihraç edememeleri ya da
süresinden sonra ihraç etmeleri durumunda, belge kapsamında ihraç kaydıyla
yapılan söz konusu teslim, ihraç kaydıyla teslim olmaktan çıkar ve mahiyet
itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür.
Bu durumda, daha önce DİİB sahibi
mükellef tarafından indirim konusu yapılamayan KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim
edilen malların ihracatı için öngörülen sürenin dolduğu tarihi izleyen günü içeren
vergilendirme döneminde (ancak her hâlükârda bu vergilendirme dönemini
içerisine alan takvim yılını takip eden
takvim yılı
aşılmamak kaydıyla) indirim hesaplarına alınmak suretiyle indirim konusu
yapılabilir. Malların ihraç edilmesi durumunda ise indirim hesaplarına alınan
bu tutarlar ihracattan kaynaklanan KDV iade taleplerinde iade hesabına dâhil
edilebilir.
9.7. Satıcıların KDV
Beyanı
Bu kapsamda yapılan
teslimler için 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi uygulamasına ilişkin
yapılan açıklamalara göre işlem yapılır.
"İhraç
Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim" tablosunda yapılacak beyan, tablonun
"İşlem Türü" listesinden "702" kod numaralı satırı seçilmek suretiyle yapılır.
9.8. İade
DİİB sahibi
mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde
aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İhraç
kaydıyla teslim faturaları veya listesi
- Gümrük beyannamesi veya
listesi
- DİİB onaylı
örneği
- 3065 sayılı Kanunun
geçici 17 nci maddesi uygulamasında aranan, satıcı veya alıcılar nezdinde
düzenlenmiş olan özel amaçlı YMM raporu
- İhraç
kaydıyla teslimin yapıldığı döneme ait indirilecek KDV listesi
9.8.1. Mahsuben İade
DİİB sahibi
mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
9.8.2. Nakden İade
DİİB sahibi
mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi
aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan
kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat,
vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
B. ARAÇLAR, KIYMETLİ MADEN VE PETROL ARAMALARI İLE
ULUSAL GÜVENLİK HARCAMALARI VE YATIRIMLARDA İSTİSNA
Genelgeler 1
1.Deniz, Hava ve Demiryolu
Taşıma Araçlarının Tesliminde, Tadil, Bakım ve Onarımında, İmal ve İnşasına İlişkin
Alımlarda İstisna
3065 sayılı Kanunun
(13/a) maddesine göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve
demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve
demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu
araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların
tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz
taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu
araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler
KDV'den istisna olup, bu istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
1.1.Araç ve Tesislerin
Tesliminde İstisna
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların
kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçların
teslimi KDV'den istisnadır.
KDV mükellefiyeti olmayan kişi
ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri istisna
kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekilde işletilmesi olmayanlara,
Kanunun (13/a) maddesi kapsamında yapılan söz konusu araçların tesliminde
istisna uygulanmaz.
Örnek: Mimarlık
faaliyetinde bulunan bir mükellefe yapılacak gemi tesliminde istisna
uygulanamaz. Mükellefin gemiyi iktisaptan sonra kiraya vermesi de istisna
şartlarının tekemmülü için yeterli değildir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile değişik)
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen söz konusu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflerin bu amaç dışında kendi
özel kullanımları için alımlarında istisna uygulanmaz.
4 Araçları istisna
kapsamında teslim almak isteyen mükelleflerin vergi dairesine başvurmak
suretiyle Tebliğin ekinde (EK:6A) yer alan istisna belgesini
almaları ve bu belgenin bir örneğini satıcılara vermeleri gerekir. Satıcılar
tarafından bu belge 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun
olarak saklanır ve herhangi bir inceleme sırasında ibraz edilir.
Örnek: Deniz taşıma
araçlarının işletilmesi faaliyetinde bulunan mükellef (A), işletmesinde
kullanmak amacıyla mükellef (B)'den bir gemi satın almaya karar vermiştir. (A),
bağlı olduğu vergi dairesine başvurduğunda kendisine (EK:6A)'daki belge
verilir. Vergi dairesince verilen istisna belgesinin bir örneğinin satıcı
(B)'ye verilmesi üzerine (B), bu satış işleminde KDV uygulamaz.
Araçları kiralamak
veya çeşitli şekillerde işletmek amaçlı faaliyetlere yeni başlayacak
mükelleflere belge verilirken bu faaliyetlerin iştigal konuları arasında
gösterilip gösterilmediği ve yetkili mercilere yazılı olarak başvurulup
başvurulmadığı gibi hususlar göz önünde tutulur.
İstisna belgesi için başvuran
mükelleflerden, durumu, iştigal konusu, aracın mahiyeti göz önüne alınarak
yapılan değerlendirme sonucunda şartları taşıyanlara bağlı olduğu vergi dairesi
tarafından istisna belgesi verilir.
Bu belgelere dayanılarak
istisna kapsamında yapılan mal teslimi ile ilgili olarak düzenlenen fatura ve
benzeri vesikalarda KDV gösterilmez. Ayrıca fatura ve benzeri belgede istisna
belgesinin tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun (13/a)
maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilir.
(8. Fıkra 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
3065
sayılı Kanunun (13/a) maddesinde düzenlenen istisna uygulamasının amacı,
ülkenin deniz ve hava ticaret filosunun geliştirilmesinin teşviki ve dış
rekabetin tahammül edebilecek duruma getirilmesi olup, bu amaca yönelik olarak
istisna kapsamındaki araç ve tesisler aşağıda belirtilmiştir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Yük
ve/veya yolcu taşımaya elverişli deniz taşıma araçları kapsamına, tanker
gemileri, kuru dökme yük gemileri, konteyner gemileri, Ro-Ro gemileri, kruvaziyer
tipi yolcu gemileri, feribot, deniz otobüsü, balıkçı gemileri gibi araçlar ile
bunların ana motorları girmektedir. Ayrıca yüzer tesis ve araçlar da istisna
kapsamındadır. İnşa halinde gemi olarak tanımlanan tekne kabuğu teslimleri de
bu kapsamda KDV'den istisnadır. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Yük
taşıma amaçlı olmayan, gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi
faaliyetlerde kullanılan, ilgili mevzuata göre özel tekne ve özel yat
kapsamında ve gövde boyu 24 metreye kadar olan deniz araçları istisnadan
yararlanacak deniz taşıma araçları kapsamına girmemektedir. Bu araçların gövde
boyunun 24 metreyi aşması halinde bunların kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi faaliyetinde bulunanlar tarafından temininde istisnadan
yararlanılması mümkün olup, özel kullanıma yönelik olarak temininde ise
istisnadan yararlanılamayacağı tabiidir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Deniz
motosikletleri, paraşüt çekme tekneleri, sürat motorları, yelkenli tekneler,
şişme bot gibi araçların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Yüzer tesis niteliğinde olmayan balık çiftlikleri, su ürünleri üretme tesisleri
ve benzerleri de istisna kapsamında değerlendirilemez. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Ayrıca,
tarak gemisi, yangın söndürme gemisi, kılavuz botu, palamar botu, petrol
toplama gemisi gibi deniz hizmet araçları istisna kapsamına girmemektedir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Yük
ve/veya yolcu taşımaya elverişli hava taşıma araçları kapsamına, uçak, helikopter
ile bunların ana motorları girmektedir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Kokpit
haricinde yolcu taşıma kapasitesi bulunmayan hava araçları, eğitim, ilaçlama ve
yangın söndürme amaçlı kullanılan uçak ve helikopterler, motorlu paraşütler,
balonlar, planörler ile simülatör olarak adlandırılan cihazlar istisna
kapsamına girmemektedir. (31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Yük ve/veya yolcu
taşımaya elverişli demiryolu taşıma araçları kapsamına, tren, lokomotif, vagon
ile bunların ana motorları girmektedir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
İstisna kapsamındaki araçların bedelsiz,
icra yoluyla veya benzeri şekillerde satılması veya alınması istisna
uygulamasına engel değildir.
(Fıkra 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
3065 sayılı Kanunun
(16/1-a) maddesine göre yurtiçinde teslimleri KDV'den istisna olan malların
ithali de vergiden istisnadır.
Buna göre, araçların ithalinde
de yukarıdaki şartların gerçekleşmesi halinde istisna uygulanır. İstisnanın
uygulanabilmesi için ithal edilecek malların, istisna kapsamında yer aldığını
gösteren istisna belgesinin ilgili Gümrük İdaresine ibrazı yeterlidir.
Araçların parça
halinde (aynı gümrük beyannamesi kapsamında) ithali istisna uygulamasına engel
değildir. Araçların, imal veya inşa aşamasından sonra ana motor hariç aksam ve
parçalarının ithali (Kanunun (16/1-b) maddesi kapsamında olmaması halinde)
KDV'ye tabidir.
3065 sayılı Kanunun
(13/a) ve (16/1-a) maddelerinde yer alan istisna hükümleri uyarınca KDV
ödenmeksizin ithal edilen araçların ticari faaliyetlerde kullanılmadığının
tespiti halinde, istisna şartlarının kaybedilmesi nedeniyle alınması gereken
vergi Kanunun 48 ve 51 inci maddeleri gereğince ilgili Gümrük İdaresince 4458
sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre tahsil edilir.
3065 sayılı Kanunun
(13/a) maddesinde belirtilen araçların yürürlükteki ihracat hükümleri
çerçevesinde yurt dışı edilmesi halinde ihracat istisnası kapsamında işlem
yapılacağı tabiidir.
İstisna kapsamında satın alınan araç
ve yüzer tesislerin satıcılara iadesinde KDV hesaplanmaz.
1.2. Araç ve Tesislerin Tadil,
Onarım
ve Bakım Hizmetlerinde İstisna
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların
kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçlarla
ilgili olarak verilen tadil, onarım ve bakım hizmetleri KDV'den istisnadır.
KDV mükellefiyeti olmayan kişi
ve kuruluşlar ile KDV mükellefiyeti bulunmakla birlikte faaliyetleri, istisna
kapsamındaki araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olmayanlara, söz konusu araçların tadil, onarım ve bakım hizmetlerinde istisna
uygulanmaz.
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen söz konusu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflerin bu amaç dışında kendi
özel kullanımlarına tahsis edilen araçların tadili, onarım ve bakımı şeklinde
ortaya çıkan hizmetlerde istisna uygulanmaz.
Örnek:Mimarlık
faaliyetinde bulunan bir mükellefe ait yata verilen tadil, bakım ve onarım
hizmetlerinde istisna uygulanamaz.
Araçların
tadil, onarım ve bakımını istisna kapsamında yaptırmak isteyen mükellefler
tarafından tadil, onarım ve bakım yapılacak araçlar için hazırlanan proje
kapsamındaki hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir.
Birden fazla araç için tadil, onarım ve bakım yaptıracak mükelleflerin takvim
yılı aşılmamak kaydıyla kendilerince belirlenen bir dönemdeki istisna
kapsamındaki hizmet alımları için tek bir proje hazırlayarak elektronik ortamda
sisteme girmeleri de mümkündür. Mükellefler bu hizmetlere ilişkin listeyi
elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi dairesine istisna belgesi almak
için başvuruda bulunurlar. (16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı
R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği
Seri No 1 ile değişik)
Vergi dairesi tarafından
durumu, iştigal konusu, aracın mahiyeti göz önüne alınarak yapılan
değerlendirme sonucunda şartları taşıyan mükelleflere, elektronik olarak
sisteme girilen hizmetlerle sınırlı olmak üzere istisna belgesi verilir (EK:6B).
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin alıcı tarafından onaylanmış bir örneği mükellef tarafından hizmeti
sunanlara verilir. Bu belge hizmeti sunanlar tarafından 213 sayılı Kanunun
muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Söz konusu istisna belgesi,
tadil, onarım
ve bakım işine ilişkin proje kapsamındaki hizmetlere ilişkin liste esas
alınarak ve sadece bu kapsamdaki tadil, bakım, onarım işleriyle sınırlı olarak
uygulanmak üzere verilir. Dolayısıyla istisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak hizmetin niteliği, miktarı ve tutarı gibi belirleyici unsurlar
yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında hizmette bulunan mükellef,
istisna belgesinin ilgili hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal
veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini
alır. Hizmet gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun
olarak sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi ve elektronik sisteme yapılan alış ve
satış girişleri esas alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de
aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla hizmet alımına ilişkin harcamaların proje maliyetinin binde
5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu şekilde birden fazla
satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının proje maliyetinin
yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da hizmetin cinsi, miktarı, tutarı
gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde açıklayacak detayda
yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının listede yer alması
gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki işlemlerin ayrı
bir projeye bağlanmasının zor olduğu durumlarda ve/veya küçük çaplı bakım
onarımlarda servis formu, mühendis raporu proje olarak değerlendirilmek
suretiyle işlem yapılabilir. Hizmet listesinin sisteme girişi ve istisna
belgesi için başvuru fatura düzenleme süresi içinde kalmak kaydıyla bu form
veya rapor ile daha sonra da yapılabilir. İstisna belgesi bu başvuruya
istinaden düzenlenir.
13 İstisna kapsamında hizmet
alanlar, istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla belgeyi vergi dairesine
ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan
hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
Örnek: İşletmesinde
kullandığı geminin motorunda meydana gelen arızanın tamiri için istisna belgesi
alan yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellef (A), söz konusu arızayı
istisna belgesinin bir örneğini vererek (C) firmasına tamir ettirmiştir. Bu
tamir işlemi dolayısıyla, tamiratı yapan (C) KDV hesaplamayacaktır. Tamiratı
yapan firmanın bu tamir işlemi dolayısıyla satın alacağı her türlü malzeme
KDV'ye tabidir.
Öte yandan (A)'nın söz
konusu tamir işlemini bizzat kendisinin yapması halinde de bu amaçla satın
alacağı her türlü malzeme (yedek parça dahil) KDV'ye tabi olacaktır.
Bu belgelere dayanılarak
istisna kapsamında yapılan hizmet ifaları ile ilgili olarak düzenlenen fatura
ve benzeri vesikalarda KDV gösterilmez. Ayrıca fatura ve benzeri belgede
istisna belgesinin tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun
(13/a) maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer
verilir.
Tadil, onarım ve bakım
hizmetlerine ilişkin istisna tek aşamalı olduğundan, ana yüklenici firmaya
taşeron firma tarafından verilen hizmetler KDV'ye tabi olacak, ana yüklenici
tarafından araç sahibi adına düzenlenecek faturada ise KDV hesaplanmayacaktır.
Şahsi servet konusu olan ve
zati ihtiyaçlar için iktisap edilecek araçlara verilen tadil, bakım ve onarım
hizmetleri istisnadan faydalanamaz.
1.3. Faaliyetleri İstisna
Kapsamındaki Araç ve Tesislerin Kiralanması veya Çeşitli Şekillerde İşletilmesi
Olan Mükelleflere Bu Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Yapılan Teslim ve
Hizmetler
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların
kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu araçların
imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler KDV'den
istisnadır.
Söz konusu istisnanın uygulanma
şartları madde metninde aşağıdaki gibi belirtilmiştir:
-İstisna
kapsamındaki teslim ve hizmetler mükelleflere yapılmalıdır. Dolayısıyla
mükellef olmayanlara yapılan teslim ve hizmetlerin bu kapsamda istisna olması
mümkün değildir.
-İstisnadan
yararlanabilecek mükellefler, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve
demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesi olan mükellefler olmalıdır.
-İstisna
kapsamındaki teslim ve hizmetler, söz konusu araç ve tesislerin imal ve
inşasına yönelik olmalıdır.
-İstisna
kapsamında imal ve inşa edilebilecek araç ve tesislerin kapsamı bundan önceki
iki bölümde açıklandığı şekilde olmalıdır.
-İstisna
kapsamındaki araçların imal ve inşası, mükellefler tarafından bizzat
yapılabileceği gibi sipariş üzerine başkasına da yaptırılabilir. Söz konusu
araç ve tesislerin sipariş üzerine yaptırılması istisna uygulanmasına engel
değildir.
Araçlarda bulunmadığı takdirde
tescil işlemi yapılmayan (klima, jeneratör, telsiz, radar, sonar, soğutma sistemi,
uydu cihazı, can yeleği, can salı vb. dahil) aksam ve parçaların araçları
bizzat veya fiilen imal ve inşa edenlere teslimi, gemi inşaat mühendisince
onaylı malzeme metraj raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istisna
kapsamındadır. Araçların inşası tamamlanarak tescil işlemi yapıldıktan sonra,
ana motor dışında kalan aksam ve parçaların teslimi ise istisna kapsamında
değildir.
Ayrıca, aracın
imal ve inşası ile doğrudan ilgili olmamakla birlikte, verilen hizmetin gerekli
kıldığı ve aracın imaline ait projede gerekli tesisatın kurulmasına imkân
verecek şekilde yerleri belirlenen ve yapılan hizmetle ilgili olarak zorunluluk
teşkil eden dayanıklı tüketim malları (fırın, buzdolabı, televizyon vb.) gibi
ürünlerin tesliminde de istisna uygulanır.
Taşıma aracının imal ve inşası
ile ilgili olarak tedarikçi firmalardan alınan ve aracın maliyeti içinde olan
gümrük müşavirliği, yükleme-boşaltma, dâhili nakliye ve benzeri hizmetler de
istisna kapsamındadır.
İstisna kapsamındaki araç ve
tesislerin bizzat veya sipariş yoluyla imal ve inşasında istisna uygulaması
aşağıdaki şekilde yürütülür.
1.3.1. İstisna Kapsamındaki
Araç ve Tesisleri Bizzat İmal veya İnşa Edenler
Araç ve tesisleri bizzat imal
ve inşa etmek isteyen mükellefler tarafından imal ve inşa edilecek her bir araca
ilişkin olarak hazırlanan proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste
elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellefler mal ve hizmetlere ilişkin
listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi dairesine istisna
belgesi almak için başvuruda bulunurlar.
Dilekçede; imal/inşa etmek
istedikleri aracın cinsi, hangi amaçla imal/inşa edileceği (kiralamak, işletmek
veya işletmede kullanmak), araç işletmede kullanılacaksa istisna şartlarına
göre (kiralamak veya çeşitli şekillerde işletilmek üzere) kullanılacağı açıkça
ifade edilir.
Vergi dairesince, dilekçe
üzerine öncelikle, başvuranın KDV mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı ve
imal/inşa edilecek aracın 3065 sayılı Kanunun (13/a) maddesinde belirtilen
araçlardan olup olmadığı tespit edilir. İşletmede kullanılmak üzere imal/inşa
ediliyorsa "kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek" koşulunun sağlanıp
sağlanmadığı araştırılır.
Bu koşulları sağlayan, araç ve
tesisleri bizzat imal ve inşa etmek isteyen mükelleflere, imal ve inşa edilecek
her bir araç veya tesise ilişkin olarak imal/inşa projesi kapsamındaki mal ve
hizmetlere ilişkin liste ile sınırlı olarak vergi dairesi tarafından istisna
belgesi verilir. (EK:6C)
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği mükellef tarafından satıcılara verilir ve istisna
kapsamında işlem yapması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır.
Mal/hizmet teslimi gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye
uygun olarak sisteme girer.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje maliyetinin
binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu şekilde birden
fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının proje
maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin cinsi,
miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde
açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının
listede yer alması gerektiği tabiidir.
Bu belgeye dayanılarak imal
veya inşa işinde kullanılacak mal ve hizmetlerin alımlarında KDV ödenmeksizin
işlem yapılabilir. Diğer bir ifadeyle, imal veya inşa işini bizzat yapan
mükelleflerce söz konusu belgeye dayanılarak yapılacak, imal veya inşa ile
ilgili ana motor dahil her türlü aksam ve parça alımları ve ithalatı ile hizmet
alımlarına istisna uygulanır.
İstisna belgesine dayanılarak
yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin faturalarda KDV gösterilmez.
Ayrıca istisna belgesi tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun
(13/a) maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer
verilir.
1.3.2. İstisna
Kapsamındaki Araç ve Tesislerin Sipariş Üzerine İmal ve İnşa Edilmesi
1.3.2.1. İstisna
Kapsamındaki Araç ve Tesisleri Sipariş Vererek İmal veya İnşa Ettirenler
Araç ve tesisleri sipariş
vererek imal ve inşa ettirmek isteyen mükellefler tarafından imal ve inşa
edilecek her bir araca ilişkin olarak hazırlanan proje kapsamındaki mal ve
hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellefler mal ve
hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi
dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar.
Dilekçede; imal/inşa ettirmek
istedikleri aracın cinsi, hangi amaçla imal/inşa edileceği (kiralamak, işletmek
veya işletmede kullanılmak), araç işletmede kullanılacaksa istisna şartlarına
göre (kiralamak veya çeşitli şekillerde işletilmek üzere) kullanılacağı açıkça
ifade edilir.
Vergi dairesince, dilekçe
üzerine öncelikle, başvuranın KDV mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı ve
imal/inşa edilecek aracın 3065 sayılı Kanunun (13/a) maddesinde belirtilen
araçlardan olup olmadığı tespit edilir. İşletmede kullanılmak üzere imal/inşa
ediliyorsa "kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek" koşulunun sağlanıp
sağlanmadığı araştırılır.
Bu koşulları sağlayan, araç ve
tesisleri sipariş vererek imal ve inşa ettirmek isteyen mükelleflere, imal ve
inşa edilecek her bir araç veya tesise ilişkin olarak imal/inşa projesi
kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste ile sınırlı olarak vergi dairesi
tarafından istisna belgesi verilir. (EK:6D)
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği mükellef tarafından hizmeti sunanlara verilir ve istisna
kapsamında işlem yapması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır.
Mal/hizmet teslimi gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini
projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve
hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje
maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu
şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının
proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir
şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve
numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
Bu belgeye dayanılarak imal
veya inşa işinde kullanılacak mal ve hizmetlerin alımlarında KDV ödenmeksizin
işlem yapılabilir. Diğer bir ifadeyle, imal veya inşa işini sipariş vererek
yaptırmak isteyen mükelleflerce söz konusu belgeye dayanarak yapılacak, imal
veya inşa ile ilgili ana motor dahil her türlü aksam ve parça alımları ve
ithalatı ile hizmet alımlarına istisna uygulanır.
İstisna belgesine dayanarak yapılan
mal teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin faturalarda KDV gösterilmez. Ayrıca
istisna belgesi tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun (13/a)
maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilir.
1.3.2.2. İstisna Kapsamındaki
Araç ve Tesisleri Sipariş Üzerine Fiilen İmal ve İnşa Edenler
Söz konusu araç ve tesisleri,
aldıkları
sipariş üzerine fiilen imal ve inşa edenlerin bu işle ilgili mal ve hizmet
alımlarında istisna uygulanır.
Örnek: Bir tersane
işletmesi, taşımacılık işiyle uğraşan (A) firmasının siparişi üzerine bir gemi
inşa ediyorsa bu geminin imal ve inşası ile ilgili olarak tersane işletmesinin
mal ve hizmet alışlarında istisna uygulanacaktır. Ayrıca, tersane işletmesinin
imal ve inşa ile ilgili olarak (A) firması adına düzenlediği teslim veya hizmet
faturalarında da KDV hesaplanmayacaktır.
Araç ve tesisleri sipariş
alarak imal ve inşa işini fiilen yapmak isteyen mükellefler tarafından imal ve
inşa edilecek her bir araca ilişkin olarak hazırlanan proje kapsamındaki mal ve
hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellefler mal ve
hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi
dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar.
Bu mükelleflere, imal ve inşa
edilecek her bir araç veya tesise ilişkin olarak imal/inşa projesi kapsamındaki
mal ve hizmetlere ilişkin liste ile sınırlı olarak vergi dairesi tarafından
istisna belgesi verilir. (EK:6C)
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği mükellef tarafından satıcılara verilir ve istisna
kapsamında işlem yapması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır.
Mal teslimi/ hizmet ifası gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini
projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje
maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu
şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının
proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir
şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve
numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İmal ve inşa işini sipariş üzerine
fiilen yapanlara istisna belgesine dayanılarak yapılan mal teslimi ve hizmet
ifalarına ilişkin düzenlenen faturalarda KDV gösterilmez. Ayrıca istisna
belgesi tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun (13/a) maddesi
kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilir.
1.3.3. Faaliyetleri Deniz
Taşıma Araçları ile Yüzer Tesis ve Araçların İmal ve İnşası Olanlara Bu
Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Yapılan Teslim ve Hizmetlere Yönelik
İstisna
Bu istisnadan; faaliyetleri
deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlar
yararlanır. İstisnadan yararlanmak için imal ve inşa faaliyeti yapanların
ayrıca bu araçların kiralanması veya işletilmesi faaliyetinde bulunmaları şartı
aranmaz.
Ayrıca,
bunların KDV mükellefi olması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
(3. Fıkra 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
Söz
konusu istisna, imal ve inşa faaliyetinde bulunanların yük ve/veya yolcu
taşımaya elverişli deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve
inşası ile ilgili mal ve hizmet alımında uygulanır. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Yük taşıma amaçlı
olmayan, gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde
kullanılan, ilgili mevzuata göre özel tekne ve özel yat kapsamında ve gövde
boyu 24 metreye kadar olan deniz araçlarının imal ve inşası ile ilgili mal ve
hizmet alımlarında istisna uygulanmaz. Bu araçlardan gövde boyu 24 metreyi
aşanların imal ve inşasına ilişkin mal ve hizmet alımlarında ise istisna
uygulanması mümkün olup, bu araçların ticari veya özel kullanıma yönelik olup
olmadığı imalat aşamasında belli olmadığından istisna uygulamasına etkisi
bulunmamaktadır. İstisna kapsamında imal ve inşa edilen bu araçların
tesliminde, alıcının faaliyetinin bu araçların kiralanması ve çeşitli
şekillerde işletilmesi olması şartının sağlanması halinde istisna uygulanması
mümkündür.
Örnek:
Gemi inşa izin belgesinde gövde boyu 40 metre olan tekneyi inşa eden tersane
işletmesinin bu teknenin imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımları KDV'den
istisna tutulur.
İstisna
kapsamında inşa edilen teknenin, özel kullanıma konu edilmek üzere satılması
halinde bu teslime ilişkin istisna uygulanmaz ve KDV hesaplanır. Bu teslimin
vergiye tabi olması, imal ve inşa ile ilgili mal ve hizmet alımlarının da
vergiye tabi olmasını gerektirmez. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile değişik)
Deniz taşıma araçları ile
yüzer tesis ve araçları istisna kapsamında imal ve inşa etmek isteyenler
tarafından imal ve inşa edilecek her bir araç veya tesise ilişkin imal/inşa
projesi kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme
girilir. Mükellefler mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda
sisteme girdikten sonra vergi dairesine istisna belgesi almak için başvuruda
bulunurlar. Vergi dairesi tarafından proje kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlı
olarak istisna belgesi verilir.(EK: 6E ve 6F) Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği satıcıya verilir. Bu belge satıcı tarafından 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Bu belge KDV mükellefi
olanlara bağlı
oldukları vergi dairesi, KDV mükellefi olmayanlara ise işyerinin bulunduğu yer
Vergi Dairesi Başkanlığı (bulunmayan illerde Defterdarlık) tarafından verilir.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna belgesi
kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin ilgili mal
veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı
ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal/hizmet
teslimi gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun
olarak sisteme girer.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje maliyetinin
binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu şekilde birden
fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının proje
maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin cinsi,
miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde
açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının
listede yer alması gerektiği tabiidir.
Deniz taşıma araçları ile
yüzer tesis ve araçları imal ve inşa edenlere istisna belgesine dayanılarak
yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin düzenlenen faturalarda KDV gösterilmez.
Ayrıca istisna belgesi tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun
(13/a) maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilir.
3065 sayılı Kanunun
(16/1-a) maddesine göre yurtiçinde teslimleri istisna kapsamına giren malların
ithali de vergiden müstesnadır. Buna göre, söz konusu araçlarda olduğu gibi
araçların imal ve inşasında kullanılacak malların ithalinde de yukarıdaki
şartların gerçekleşmesi halinde istisna uygulanır.
İstisnanın uygulanabilmesi için
ithal edilecek malların, istisna kapsamında yer aldığını gösteren istisna
belgesinin ilgili Gümrük İdaresine ibrazı ve istisna kapsamında alınabilecek
mallara ilişkin listenin ilgili mala ilişkin bölümünün Gümrük İdaresince onayı
gereklidir.
Deniz taşıma araçları ile
yüzer tesis ve araçlarını imal ve inşa edenlerin imal ve inşa bittikten sonra
bunları satarken istisna uygulanıp uygulanmayacağı, önceki bölümdeki
açıklamalara göre belirlenir. İmal ve inşa edilen aracın vergi uygulanarak
teslim edilmesi, imal veya inşa ile ilgili mal ve hizmet alımlarında istisna
hükümlerine göre işlem yapılmasına engel değildir.
1.4. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan teslim ve hizmetler, KDV beyannamesinin "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 304 kod numaralı satır aracılığıyla
beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya
konu satışların KDV hariç bedeli, iade talep edilecek ise "Yüklenilen
KDV" sütununa bu satışlar dolayısıyla yüklenilen KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, satırın "Yüklenilen KDV" sütununa
"0" yazmalıdır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet
alanlar istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi
dairesine ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde
yer alan mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup
doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini
kapatır.
1.5. İade
1.5.1. Araç ve Tesislerin
Tesliminde
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların
kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükellefler, bu araçları
istisna kapsamında teslim eden mükelleflerin iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
-Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi durumunda mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporu sonucuna göre çözülür.
1.5.2. Araç ve Tesislerin
Tadil, Onarım
ve Bakım Hizmetlerinde
Faaliyetleri kısmen veya
tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların
kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere, bu araçlarla
ilgili olarak istisna kapsamında tadil, onarım ve bakım hizmeti verenlerin iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
-Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak
onaylananproje kapsamında istisna uygulanarak alınacakmal ve hizmet listesinin
örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM tasdik raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin
50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM
tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi durumunda mükellefin
iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporu sonucuna göre çözülür.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri, miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporuna
veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
1.5.3. Araç ve Tesislerin İmal ve
İnşasıyla İlgili Teslim ve Hizmetlerde
1.5.3.1. Faaliyetleri Araç ve Tesislerin Kiralanması veya
Çeşitli Şekillerde İşletilmesi olan Mükelleflere Bu Araçların İmal ve İnşasıyla
İlgili Yapılan Teslim ve Hizmetlerde
1.5.3.1.1. Araç ve Tesisleri
Bizzat İmal
veya İnşa Edenler
Araç ve tesislerin bizzat imal
ve inşasından kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart İade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
-Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak onaylanan
proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu,
YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi
aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre
yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporuna
veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat vergi inceleme raporu veya YMM
raporu sonucuna
göre çözülür.
1.5.3.1.2. Araç ve Tesisleri
Sipariş Üzerine İmal veya İnşa Edenler
1.5.3.1.2.1. Araç ve Tesisleri
Sipariş Vererek İmal ve İnşa Ettirenler
Bu kapsamdaki iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- Siparişle ilgili sözleşmenin
noter onaylı örneği (İlk iade talebi sırasında bir defa verilecektir. Sözleşme
kapsamında değişiklik olması halinde yeniden verileceği tabiidir.)
- İstisnaya
konu edilmiş harcamalara ilişkin alış belgelerinin listesi
-Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak onaylanan
proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM
raporu sonucuna
göre çözülür.
1.5.3.1.2.2. Araç ve Tesisleri
Sipariş Üzerine Fiilen İmal ve İnşa Edenler
Araç ve tesislerin sipariş
üzerine imal ve inşasından kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak onaylanan
proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri, miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
1.5.3.2. Faaliyetleri Deniz
Taşıma Araçları ile Yüzer Tesis ve Araçların İmal ve İnşası Olanlara Bu
Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Teslim ve Hizmetler
Faaliyetleri deniz taşıma
araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal
ve inşası ile ilgili yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak onaylanan proje
kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri, miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM
raporu sonucuna
göre çözülür.
1.6. Müteselsil Sorumluluk
Araçlara ilişkin istisna
kapsamında işlem yapılabilmesi için, istisna uygulanabileceğini gösteren
istisna belgesinin, teslim veya hizmeti yapacak olan satıcı mükellefe ibraz
edilmesi şarttır.
Mükelleflerin bu belge olmadan
istisna uygulamaları
halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve
faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya
hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumlu olur.
Kendisine, teslim veya
hizmetin istisna kapsamına
girdiğini belirten istisna belgesi ibraz edilen mükellefler, başka bir şart
aramadan istisna kapsamında işlem yapar. Daha sonra işlemin, istisna için bu
bölümde açıklanan şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal
edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve
zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan
aranır. Satıcının iade talebi ise yukarıda belirtilen usul ve esaslar
kapsamında yerine getirilir.
2. Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlere
İlişkin İstisna (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01.09.2024 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) MÜLGA HALİ
3065 sayılı Kanunun 7524 sayılı Kanunla
değiştirilen (13/b) maddesinde, gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi
faaliyetlerde kullanılan araçlar ile özel tekne ve yatlar hariç olmak üzere
deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan
hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca Kanunun 13 üncü
maddesine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı, istisna kapsamına girecek teslim ve
hizmetleri tanımlamaya, istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
2.1. İstisnanın Kapsamı
3065 sayılı Kanunun (13/b) maddesinin
gerekçesinde, ülkenin deniz ve hava ticaret filosunun geliştirilmesinin teşviki
ve dış rekabetin tahammül edebilecek duruma getirilmesinin amaçlandığı
belirtilmektedir.
Bu kapsamda 3065 sayılı Kanunun (13/b)
maddesindeki istisnanın uygulanması için hizmetin;
- Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde,
- Yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli deniz
taşıma araçları ile hava taşıma araçları için
yapılması gerekmektedir.
2.1.1. İstisna Kapsamında Yer Alan Alanlar
Söz konusu istisnanın uygulanabilmesi için
hizmetin, liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde verilmesi gerekir.
Liman olarak belirlenen yerler; sınırları
idare tarafından belirlenen, gemilerin bağlama ve beklemelerine elverişli
yeterli su derinliğine sahip, güvence içinde yük ve yolcu alıp verebilecekleri
veya yatabilecekleri, barınabilecekleri büyüklükte rıhtım, iskele, şamandıra demir
yerleri ve yaklaşma alanları ile kapalı ve açık depolama alanlarını, atık alım
tesislerini, idari ve hizmet amacıyla kullanılan bina ve yapıları veya bunların
bazı kısımları ve bu bölümlerin hepsine girişin kontrollü olduğu yerleri, diğer
tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları içine alan bölümleri içeren doğal ya
da yapay deniz yerlerini ifade etmektedir.
Hava meydanı (alanı) olarak belirlenen
yerler ise; sınırları idare tarafından belirlenen, karada ve su üzerinde,
içerisindeki bina, tesis ve donatımlar dahil hava taşıma araçlarının kalkması,
inmesi ve yer manevraları için hazırlanmış, söz konusu hava taşıma araçlarının
bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına, yük ve yolcu indirilip
bindirilmesine elverişli tesisleri bulunan yerleri ve ayrıca, hava seyrüsefere
ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesi amacına yönelik olarak hava meydanı uzantısı
olarak faaliyet göstermek üzere kurulmuş hava seyrüsefer istasyonları/hava
seyrüsefer tesislerini kapsamaktadır.
2.1.2. İstisna Kapsamında Yer Alan Araçlar
3065 sayılı Kanunun (13/b) maddesinde
düzenlenen istisnanın kapsamına;
-Yük taşımaya elverişli deniz taşıma
araçları,
-Yolcu taşımaya elverişli gövde boyu 24
metreyi aşan özel kullanıma yönelik olmayan deniz taşıma araçları,
-Yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli hava
taşıma araçları
girmektedir.
3065 sayılı Kanunun (13/b) maddesinde 7524
sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye göre gezi, eğlence, spor ve amatör
balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan araçlar, özel tekne ve özel yatlar
deniz taşıma aracı olarak kabul edilmediğinden bu araçlara limanlarda verilen
hizmetler istisna kapsamına girmemektedir.
18/1/2023 tarihli ve 32077 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak
Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinde; özel tekneler, ticari amaç olmaksızın münhasıran gezi,
eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan, ulusal
standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu 2,5 metre (dahil) ile 24 metre (dahil)
arasında olan ve bağlama kütüğüne veya gemi siciline kaydedilerek bağlama
kütüğü ruhsatnamesi veya gemi sicil tasdiknamesi düzenlenmiş olan tekneler
olarak tanımlanmıştır.
Bu çerçevede, yük taşıma amaçlı olmayan
gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan, özel
tekne ve özel yat kapsamında ve gövde boyu 24 metreye kadar olan deniz
araçları, deniz motosikletleri, paraşüt çekme tekneleri, sürat motorları gibi
araçlar için verilen hizmetler istisna kapsamında değildir.
Gövde boyu 24 metreyi aşan araçlar için,
faaliyetin bu araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olmasına bağlı olarak istisnadan yararlanılması mümkündür. Özel kullanıma
yönelik deniz araçları için herhangi bir nitelik aranmaksızın istisnadan yararlanılamayacağı
tabiidir.
2.1.3. İstisna Kapsamında Yer Alan Hizmetler
İstisna kapsamına, liman ve hava meydanları
olarak belirlenen yerlerde yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli deniz taşıma
araçları ve hava taşıma araçları ile bunların yük ve yolcularına verilen tahmil
ve tahliye, pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı hizmetleri de
dâhil olmak üzere, bu araçlar için seyrüsefere ilişkin verilen temizlik,
güvenlik gibi hizmetler ile yükün gemiden karaya, karadan gemiye, gemiden
gemiye veya benzeri yüzer vasıtalara aktarılması hizmeti, vinç hizmeti,
kilitleme ve bağlama, kilit ve bağ çözme hizmeti, nezaret hizmeti, ambar kapağı
açma/kapama hizmeti, gemi işgaliye, gemi fuzuli işgaliye hizmeti, gemi aktarma,
gemilerin atıklarının alınması, limana gelen konteynerlerin transit
gönderilmesi hizmeti girmektedir.
Ancak, bu araçlarla gelenlere verilen yeme,
içme, konaklama, emanet, araç kiralama, otopark, gayrimenkul (iş yeri) kiralama
gibi hizmetler ile konteyner içi bağlama/çözme hizmeti, ardiye, terminal
hizmetleri, konteyner dolum/boşaltma, konteyner tam tespit, konteyner
muayene/numune alma, konteyner tamir, konteyner temizleme (yıkama-kurutma),
konteyner nakliye hizmetleri, konteyner tartı hizmeti, konteyner içi aktarma
hizmeti, konteynere elektrik verilmesi ve uluslararası gemi ve liman tesisi
güvenlik hizmeti (ISPS) istisna kapsamında değildir.
İstisna sadece hizmetleri kapsamakta olup,
mal teslimleri bu istisna kapsamına girmemektedir.
İstisna kapsamındaki hizmetin nev'inin yanı
sıra hangi deniz taşıma araçları veya hava taşıma araçları için verildiğinin de
faturada gösterilmesi şarttır.
2.2. İstisna Uygulaması
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde, deniz ve hava taşıma araçları ile bunların yük ve yolcularına
Tebliğin (II/B-2.1.3.) bölümünde sayılan hizmetlerin verilmesi KDV'den
istisnadır.
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerler dışındaki alanlarda yapılan hizmetler yük ve/veya yolcu taşımaya
elverişli deniz taşıma araçları ve hava taşıma araçları ile bunların yük ve
yolcuları için yapılsa bile, bu hizmetlere istisna uygulanması mümkün değildir.
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen yerlerde yük ve/veya yolcu taşımaya
elverişli deniz taşıma araçları ve hava taşıma araçları dışındaki araçlara
verilen hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir.
Hizmetin liman ve hava meydanı işletmeleri
yanında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından deniz ve hava taşıma
araçlarına ifa edilmesi istisna uygulamasına engel değildir.
Bu hizmetlerin araç ve yük sahibi firmaların
acentelerine yapılması veya hizmetlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler
tarafından gerçekleştirilmesi istisna uygulamasını etkilemez.
Bu kapsamda, KDV'den istisna olarak temin
edilen hizmetlerin Türk acenteler tarafından araç ve yük sahiplerinin bağlı
olduğu yabancı acentelere yansıtılması da KDV'den istisnadır. Ancak, bu istisna
uygulamasına ilişkin acenteler tarafından iade talebinde bulunulması söz konusu
değildir.
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde verilen hizmetlere ilişkin söz konusu istisna tek aşamalıdır. Bu
nedenle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki
asıl yüklenici tarafından verilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir.
Bu mükelleflerin istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili mal ve hizmet alımları
ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Dolayısıyla, alt yükleniciler
(taşeronlar) tarafından verilen ve asıl yükleniciye (ilk safhaya) fatura edilen
hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez.
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde verilen hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) maddesi hem de
(17/4-ö) maddesi kapsamında istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak
Kanunun (13/b) maddesine göre işlem yapılır.
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde verilen ve 3065 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir istisna hükmü
kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabidir.
Hava meydanı işleticisi kuruluşlar
tarafından, "Yolcu Servis Ücreti" kapsamında yolculara verilen hizmetler, hava
taşıma araçları için seyrüsefere ilişkin Tebliğin (II/B-2.1.3.) bölümünde
sayılan hizmetler kapsamında KDV'den istisnadır. Bu istisna kapsamında havayolu
şirketlerinin bilet bedelleri içinde yer alan yolcu servis ücretleri, bilete
ilişkin KDV matrahına dâhil edilmez.
Ayrıca, "Yolcu Servis Ücreti" kapsamında
verilen hizmetlere ilişkin tutarların havayolu şirketlerince bilet bedellerine
eklenmek suretiyle yolculardan tahsil edilip hava meydanı işleticisi
kuruluşlara fatura karşılığında aktarılması, hizmet bedelinin tahsilini
sağlamaya yönelik bir uygulamadır. Bu aktarma işlemi KDV'nin konusuna
girmediğinden söz konusu faturalarda KDV hesaplanmaz.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinde düzenlenen istisnaların uygulanmasına imkân veren asgari tutar,
2004/8127 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Yolculara verilen
söz konusu hizmetler, yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli hava taşıma
araçlarının seyrüseferleri ile ilgili hizmetlerdir. Bu nedenle, sözü edilen
Kararname ile belirlenen asgari tutar, her bir araçta yolculuk eden yolcu
sayısına göre hesaplanarak yolcu servis ücretleri toplamı esas alınarak
uygulanır.
Her bir yük ve/veya yolcu taşımaya elverişli
hava taşıma aracında seyahat eden yolculara ait toplam yolcu servis
ücretlerinin asgari tutarın altında olması halinde istisna uygulanmaz, bu
toplam tutar üzerinden hesaplanan KDV, havayolu şirketlerince beyan edilir.
Toplam tutarın asgari tutar ve üstünde olması halinde ise istisna kapsamında
işlem yapılır.
Araç başına hesaplanan "Yolcu Servis Ücreti"
tutarlarının istisna kapsamı dışında olması ve yukarıda belirtildiği şekilde
havayolu şirketlerince KDV hesaplanıp beyan edilmesi ve KDV indirim
mekanizmasının işletilebilmesi bakımından, hava meydanı işleticileri tarafından
yolcu servis ücretlerinin tahsili amacıyla havayolu şirketlerine düzenlenen
faturalarda KDV hesaplanır ve işleticiler tarafından beyan edilir.
2.3. Beyan
Bu istisna kapsamındaki hizmetler, hizmetin
ifa edildiği döneme ait KDV beyannamesinde, "İstisnalar-Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 305 kod numaralı "Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava
Meydanlarında Verilen Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet
Tutarı" sütununa istisnaya konu hizmetlerin bedeli, "Yüklenilen
KDV" sütununa bu hizmetler dolayısıyla yüklenilen KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
2.4. İade
Liman ve hava meydanı olarak belirlenen
yerlerde yapılan hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen
KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
2.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve
50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu
ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması
halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
2.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin
bu işlemden kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi
inceleme raporuna veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi
halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme
raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
3. Petrol Arama
Faaliyetlerine İlişkin
İstisna
3065 sayılı Kanunun (13/c) maddesine göre, Türk Petrol
Kanunu hükümlerine göre petrol arama faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu
faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanun hükümlerine
göre boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisnadır.
Bu istisna
uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
3.1. Türk Petrol Kanunu
Hükümlerine Göre Petrol Arama Faaliyetlerini Yürütenlere Yapılan Teslim
ve Hizmetlere İlişkin İstisna
Genelgeler 1
3.1.1 Kapsam
İstisna, Türk Petrol Kanununun
muhtelif maddelerinde belirtilen
bir petrol hakkı sahibine, temsilcisine veya Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce
kabul edilmiş müteahhidine hak sahibi adına yapılan mal teslimleri ile hizmet
ifalarına uygulanır.
Bahsi geçen kişi ve
kuruluşlara yapılacak teslim ve hizmetlerin münhasıran petrol arama
faaliyetlerine ilişkin olması gerekmektedir.
Bu çerçevede, münhasıran petrol
arama faaliyetinde bulunmayıp, üretim, taşıma veya tasfiye yapan kuruluşlara,
idari faaliyetler ile bina tesislerinin ve teçhizatının inşası, kurulması ve
işletilmesine ait mal teslimi ve hizmet ifaları istisnadan yararlanamaz.
Münhasıran petrol
arama faaliyetinde bulunan kuruluşların idari faaliyetleri ile bina
tesislerinin ve teçhizatının inşası, kurulması ve işletilmesine ait mal ve
hizmet alımlarının petrol arama faaliyeti ile ilgisi açık olduğundan, bu mal ve
hizmet alımlarında sözü edilen istisna hükmü gereğince vergi uygulanmaz. Ancak
bu uygulama, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından (Petrol İşleri Genel
Müdürlüğünden), münhasıran petrol arama faaliyetinde bulunduklarına veya söz
konusu bina tesislerinin ve teçhizatın münhasıran petrol arama faaliyetlerine
tahsis edildiğine dair bir belge almış olan kuruluşlar için geçerlidir.
(…)(16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014
itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
İstisna kapsamında olan mal ve hizmetlerin
ithali de Kanunun (16/1-a) maddesi gereğince KDV'den müstesnadır.
Petrol hakkı sahibine,
temsilcisine veya Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce kabul edilmiş müteahhidine
mal teslimi ve hizmet ifasında bulunanların alımları genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabidir.
3.1.2. İstisnanın
Uygulanması
Petrol arama faaliyetinde
bulunan petrol hakkı
sahibi şirketlere ve bu şirketlerin müteahhitleri ile yapmış oldukları
sözleşmelere istinaden Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce tescil edilmiş
müteahhitlerine yurtdışı ve yurtiçi malzeme ve hizmet alımlarında istisna
uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır.
Petrol hakkı sahibine,
temsilcisine veya Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce kabul edilmiş müteahhidine,
istisna kapsamına giren mal ve hizmet alımında kullanılmak üzere Petrol İşleri
Genel Müdürlüğü tarafından "KDV İstisna Belgesi" (petrol şirketlerine EK:7A, müteahhitlerine EK:7B) verilir.
İstisna belgesi sahibi tarafından bu belgenin bir örneği satıcı firmalara verilir
ve istisna kapsamına giren mal ve hizmet alımlarında KDV uygulanmaması talep
edilir.
İstisna kapsamında münhasıran petrol
arama faaliyetlerinde kullanılmak üzere sarf malzemesi niteliğinde olan
malzemeler ile hizmet alımında bulunan ilgili kişi ve kuruluşlarca, bu mal ve
hizmetlere ilişkin fatura bilgilerini içeren bir liste hazırlanır ve faturanın
düzenlendiği ayı takip eden ayın 10 uncu gününe kadar Petrol İşleri Genel
Müdürlüğüne verilir. Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce bu liste yedi gün içinde
incelenerek onaylanır. Onaylanan bu liste Genel Müdürlükçe Gelir İdaresi
Başkanlığına elektronik ortamda gönderilir(Cümle 04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir).
Ayrıca, Petrol
İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan bu listenin bir örneği firma
yetkililerince satıcıya/satıcılara verilir.
Satıcılar
tarafından kendilerine verilen onaylı liste ve istisna belgesi, 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümleri gereğince muhafaza edilir ve talep edilmesi
halinde ibraz edilir.
Öte yandan, yurt içinden KDV
istisnası
kapsamında vasıta, akaryakıt ve demirbaş alımından önce, bu alımların petrol
arama faaliyeti için gerekliliği ve uygunluğunun Petrol İşleri Genel
Müdürlüğünce karara bağlanması gerektiğinden, söz konusu malzemeler için ön
izin alınması gerekmektedir.
KDV istisna belgesi ve onaylı listeye
istinaden mal teslim eden veya hizmet yapan firmalar, faturalarında ayrıca KDV
göstermez.
Bu istisna kapsamındaki
petrol arama faaliyetlerinde kullanılmak üzere yurtdışından malzeme ithalinde
istisna, istisna uygulamasından yararlanan mükellefin ithalat öncesinde Petrol
İşleri Genel Müdürlüğüne ithal faturasını ibraz ederek malzeme ithalat izni alınması
suretiyle uygulanır.
Bu durumda, münhasıran petrol
arama faaliyetinde kullanılmak üzere ithal edilecek malzemeler için verilen
ithal müsaadeleri (EK: 7C) Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce "ARAMA" ibaresi yer
almak suretiyle düzenlenir. Her bir ithalatta, ithal edilecek malzemelerin
cinsi, miktarı ve niteliğini içeren faturalar Genel Müdürlükçe onaylanır.
3.2 Boru Hattıyla
Taşımacılık Yapanlara Bu Hatların İnşa ve Modernizasyonuna İlişkin Yapılan
Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna
3.2.1. Kapsam
Söz konusu istisna, boru hattıyla
taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin olarak
yapılan teslim ve hizmetlere uygulanır.
Bu istisnadan, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı
tarafından verilen belge sahibi taşımacılar yararlanabilir.
Bahsi geçen kişi ve
kuruluşlara yapılacak teslim ve hizmetlerin, münhasıran bu hatların inşa ve
modernizasyonuna ilişkin olması gerekmektedir.
Bu nedenle, boru hatlarıyla transit
taşımacılık yapan belge sahiplerininidari faaliyetleri ile idari bina, tesis ve
teçhizatının inşası, kurulması ve işletilmesine ait mal ve hizmet alımlarına
istisna uygulanmaz. Mobilya, mefruşat ve benzeri demirbaşlar ile binek
otomobili, minibüs, otobüs ve benzeri araç alımları istisna kapsamında
değerlendirilmez. İstisna kapsamında değerlendirilmeyen bu alımlara ilişkin
yedek parça, yakıt, tadil, bakım ve onarım masrafları ile idari hizmet
birimlerinin tadil, bakım, onarım, ısıtma, aydınlatma giderleri, her türlü büro
malzemesi, kırtasiye, yiyecek, giyecek gibi alımlar ve temizlik hizmetlerinde
de istisna uygulanmaz.
Yapılan işin
bütünü içerisinde istisna kapsamında olmayan mal ve hizmetlerin bulunması
halinde bunlar ayrıca fatura edilir ve bu teslim veya hizmet bedelleri
üzerinden KDV hesaplanır.
İnşa ve modernizasyon işlerinde
doğrudan kullanılan mal ve hizmetlere ilişkin olarak, bu işlerde kullanılan
boru, yedek parça, sarf malzemesi ve benzeri mal alımları ile inşa ve
modernizasyona ilişkin yapım işleri, bu işlerde kullanılan malların taşınmasına
ilişkin nakliye hizmeti ve benzeri hizmetler istisna kapsamında
değerlendirilir.
İstisna kapsamında olan mal ve
hizmetlerin ithali de Kanunun (16/1-a) maddesi gereğince KDV'den müstesnadır.
Boru hatlarıyla transit
taşımacılık yapan belge sahiplerine mal teslimi ve hizmet ifasında bulunanların
alımları, genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.
3.2.2. İstisnanın
Uygulanması
Boru hatlarıyla transit
taşımacılık yapan belge sahiplerine bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetlerde istisna uygulaması, aşağıdaki şekilde
yapılır.
Transit taşımacılık yapan
belge sahipleri,boru hatlarının inşa ve modernizasyonunu Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından onaylanmış transit petrol boru hattı projesi bulunması
kaydıyla bu istisna kapsamında yaptırabilir.
Boru hatlarının inşa ve
modernizasyonunu istisna kapsamında yaptırmak isteyen belge sahipleri tarafındanhazırlanan
transit boruhattıprojesi kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin liste
elektronik ortamda sisteme girilir. Mal ve hizmetlere ilişkin liste elektronik
ortamda sisteme girildikten sonravergi dairesine istisna belgesi almak için
başvuruda bulunulur. Vergi dairesi tarafından proje kapsamındaki mal ve
hizmetlerle sınırlı olarak istisna belgesi verilir.
Vergi dairesi tarafından Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından alınan belge üzerine şartları taşıyanlara,
elektronik olarak sisteme girilen mal ve hizmetlerle sınırlı olmak üzere
istisna belgesi verilir (EK:7D/7E).
Bu belge KDV mükellefi
olanlara bağlı
oldukları vergi dairesi, KDV mükellefi olmayanlara ise işyerinin bulunduğu yer
Vergi Dairesi Başkanlığı (bulunmayan illerde Defterdarlık) tarafından verilir.
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin alıcı tarafından onaylanmış bir örneği mükellef tarafından mal ve
hizmeti sunanlara verilir. Bu belge mal ve hizmeti sunanlar tarafından 213
sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Söz konusu istisna belgesi,
boru hatlarının
inşa ve modernizasyonunu istisna kapsamında yaptırmak isteyen belge sahipleri
tarafındanhazırlanan transit boruhattıprojesi kapsamındaki mal ve hizmetlere
ilişkin liste esas alınarak verilir. Dolayısıyla istisna belgesinin ekinde,
istisnalı olarak alınacak mal ve hizmetin niteliği, miktarı ve tutarı gibi
belirleyici unsurlar yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında teslim
veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete
ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını
belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal/hizmet teslimi
gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun olarak
sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi ve elektronik sisteme yapılan alış ve
satış girişleri esas alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de
aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi,
güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje
maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu
şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının
proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir
şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve
numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların
ithalat yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük
idaresine ibraz edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen
mala ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu
bölüm de onaylanır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet
alanlar, istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla belgeyi vergi dairesine
ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan
mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
3.3.Beyan
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan teslim ve hizmetler, teslim ve hizmetin gerçekleştiği döneme ait
KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 306 kod numaralı "Petrol aramaları, petrol boru hatlarının inşa ve
modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler" satırı aracılığıyla beyan
edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve
hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve
hizmetlere ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen
KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
3.4. İade
Bu işlemlerden kaynaklanan
iade talebinde aşağıdaki belgeler aranır.
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları
listesi
-Petrol İşleri Genel
Müdürlüğünden alınan istisna belgesi ile onaylı listenin örneği/Vergi
dairesinden alınan istisna belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mal
ve hizmete ilişkin olarak onaylanan proje kapsamında istisna uygulanarak
alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
3.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
3.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
3.5. Müteselsil Sorumluluk
Petrol arama faaliyetlerine
ilişkin istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için, istisna belgesinin, teslim
veya hizmeti yapacak olan satıcı mükellefe ibraz edilmesi şarttır. Mükelleflerin
bu belge olmadan istisna uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle
ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler
ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
İşlemin, istisna için bu bölümde
açıklanan şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin
tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar,
kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranır.
4. Altın, Gümüş,
Platin ile İlgili Arama, İşletme ve Zenginleştirme Faaliyetlerine İlişkin
İstisna
Genelgeler 1
3065 sayılı Kanunun
(13/c) maddesine göre, altın, gümüş ve platin ile ilgili arama, işletme,
zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu faaliyetleri
yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler KDV'den müstesnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
4.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
(13/c) maddesinde düzenlenen istisna, altın, gümüş ve platin ile ilgili arama,
işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerinde bulunanlara, söz konusu
faaliyetlerine ilişkin olmak üzere yapılan teslim ve hizmetleri kapsamaktadır.
3213 sayılı Maden
Kanunu hükümlerine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından maden arama,
altın, gümüş veya platin madenleri için işletme ruhsatı alan firmalarla,
zenginleştirme işini yapan firmalar ve yaptıkları işlemler Hazine Müsteşarlığı
tarafından yayımlanmış olan Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri
Hakkında Tebliğ hükümlerine göre "rafinaj faaliyeti" sayılan firmalar, bahse
konu istisnaya tabi işlemleri nedeniyle istisnadan faydalanabilirler.
İstisna; maden arama, altın, gümüş
veya platin madenleri için işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerinin
yürütülmesinde kullanılmak üzere satın alınan mal ve hizmetleri kapsamaktadır.
Altın, gümüş
veya platin arama ve işletme faaliyeti sırasında, maden cevherinin kompleks
halde olması nedeniyle altın, gümüş veya platin yanında başka metallerin de
bulunması ve üretilmesi, arama ve işletme faaliyetine ilişkin alımların
tamamının istisnadan yararlanmasına engel değildir.
4.2. İstisnanın
Uygulanması
Altın, gümüş
veya platin arama, işletme ve zenginleştirme faaliyetleri için istisnadan
faydalanmak isteyen mükellefler tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığına müracaat edilerek (EK: 8A)'da yer alan belge alınır. Maden arama
ruhsatı sahibi mükellefler, söz konusu madenleri aradıklarına dair bilgiyi
belge talep dilekçesine yazar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı talebi
değerlendirirken maden sahasının özelliklerini de dikkate alarak söz konusu
belgeyi verir.
Altın, gümüş
veya platin arama, işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerini istisna
kapsamında yapmak isteyen mükellefler tarafındanhazırlanan proje kapsamındaki
mal ve hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir. Mal ve hizmetlere
ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girildikten sonravergi dairesine
istisna belgesi almak için başvuruda bulunulur. Vergi dairesi tarafından proje
kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlı olarak istisna belgesi verilir.
Vergi dairesi tarafından Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından alınan belge üzerine şartları taşıyanlara,
elektronik olarak sisteme girilen mal ve hizmetlerle sınırlı olmak üzere
istisna belgesi verilir (EK: 8B).
Rafinaj faaliyetinde bulunan
firmalara ise firmanın,
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanmış olan Kıymetli Maden Standartları ve
Rafinerileri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yaptıkları işlemler "rafinaj
faaliyeti" sayılan firma olduğu tespit edildikten sonra vergi dairesince söz
konusu istisna belgesi verilir.
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin alıcı tarafından onaylanmış bir örneği mükellef tarafından mal ve
hizmeti sunanlara verilir. Bu belge mal ve hizmeti sunanlar tarafından 213
sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Söz konusu istisna belgesi,
altın,
gümüş veya platin arama, işletme,
zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerini istisna kapsamında yaptırmak
isteyenler tarafındanhazırlanan proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin
liste esas alınarak verilir. Dolayısıyla istisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmetin niteliği, miktarı ve tutarı gibi belirleyici
unsurlar yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında teslim veya hizmette
bulunan mükellef, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü
fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek
suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal/hizmet teslimi gerçekleştikçe alıcı
ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi ve elektronik sisteme yapılan alış ve
satış girişleri esas alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de
aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna
belgesinin de revize edilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılan birden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje
maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu
şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının
proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde
açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının
listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların
ithalat yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük
idaresine ibraz edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen
mala ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu
bölüm de onaylanır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet
alanlar, istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla belgeyi vergi dairesine
ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan
mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
Rafinaj faaliyetinde bulunan
mükellefler tarafından
rafinajı yapılacak ürünün satın alınmasında da bu istisna hükmü uygulanır.
4.3. Beyan
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan teslim ve hizmetler, teslim ve hizmetin gerçekleştiği döneme ait
KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 307 kod numaralı "Maden arama, altın, gümüş veya platin madenleri
için işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerine ilişkin teslim ve
hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve
hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve
hizmetlere ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen
KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
4.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır.
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran
işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mal ve hizmete ilişkin olarak
onaylanan proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet
listesinin örneği
4.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir. (31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile değişik)
4.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM
raporu
sonucuna göre çözülür.
5.
Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Makine ve Teçhizat Teslimleri ile Yazılım ve
Gayri Maddi Hak Satış ve Kiralamalarında İstisna
Genelgeler 1
3065
sayılı Kanunun (13/d)
maddesinde, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki
makine ve teçhizat teslimleri ile yazılım ve gayri maddi hak satış ve
kiralamalarının KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmış olup, bu istisna
uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir. Yazılım ve gayri
maddi hak satış ve kiralamaları istisnasının uygulamasında, makine ve teçhizat
teslimlerindeki istisna uygulamasına ilişkin aşağıdaki bölümlerde belirlenmiş
usul ve esaslar geçerlidir. (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile
değişik)
5.1. Kapsam
1 Sıra No.lu
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde makine ve cihazlar, üretimde
kullanılan her türlü makine ve cihazlar ile bunların eklentileri ve bu amaçla
kullanılan taşıma gereçleri şeklinde tanımlanmıştır.
Söz konusu istisna uygulaması bakımından
da makine ve teçhizat, amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal
ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetleri ifade etmektedir.
Bir malın istisnadan
yararlanabilmesi için, öncelikle yatırım teşvik belgesi eki listede yer alması
ve makine-teçhizat niteliğinde olması, bu makine-teçhizatın kullanıldığı
faaliyetlerin tamamen veya kısmen indirim hakkı tanınan işlemlerden oluşması
gerekmektedir.
Teşvik belgesinde yer alsa dahi, KDV mükellefiyeti bulunmayanlar ile
makine-teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde kullanacak
mükelleflere yapılacak teslimlerde istisna uygulanmaz. Aynı şekilde, KDV
mükellefiyeti olmayan veya makine-teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan
işlemlerde kullanacak olanlar tarafından bu malların ithalinde, teşvik
belgesinde aksine bilgiler bulunsa bile KDV uygulanır. Makine ve teçhizatın,
indirim hakkı bulunan işlemlerde kullanıldığı, hâlihazırda yapılan faaliyetin
niteliği ve alınan makine- teçhizatın kullanılacağı işlemlerin KDV açısından
indirim hakkı tanınan işlemler olduğu, mükellef tarafından tevsik edilebilir.
Sarf malzemeleri ve yedek
parçalar ile hizmet üretiminde doğrudan ve zorunlu olarak
kullanılanlar dışındaki masa, sandalye, koltuk, dolap, mefruşat gibi
demirbaşlar makine ve teçhizat niteliğinde olmadığından istisna kapsamına
girmez.
Taşıt araçları da makine ve
teçhizat kapsamına girmez. Bu nedenle otomobil, panel, arazi taşıtı, minibüs, otobüs (Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile
bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce
şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olan minibüs
ve otobüsler hariç), kamyonet, kamyon, treyler ve çekici (Euro normlarına uygun yeşil motoru
haiz olan çekiciler hariç) gibi taşıt araçları istisnadan faydalanamaz.
Ancak; yüklü ağırlığı 45
tonu geçen offroadtruck tipi kamyonlar ile karayoluna çıkması mümkün olmayan
kaya tipi damperli kamyonlar, madencilikte kullanılan damperli kamyonlar,
mikserli kamyonlar (beton pompası, silobas vb. monteli olanlar dahil),
frigorifik kamyonlar, semi veya frigorifik treylerler, forkliftler, iş makineleri,
vinçler, tarım makineleri ve benzerlerinin teslimi ve ithali istisna
kapsamındadır.
Hastane yatırımlarına
ilişkin teşvik belgelerinde yer alan ambulanslar, hastane yatırımları
bakımından makine ve teçhizat niteliğinde olduklarından, bunların tesliminde de
istisna uygulanır.
Ayrıca,
yalnızca havaalanlarında yolcuları terminalden uçağa ve uçaktan terminale
taşımak için kullanılan ve trafiğe çıkmayan apron otobüsü teslimleri de
yukarıda belirtilen şartları taşımaları ve apron dışında taşımacılık işi
yapmamaları kaydıyla, bu istisna kapsamında değerlendirilir.
10.paragraf
(03.02.2017
tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Teşvik belgesi eki listelerde
yer alan ve teşvik belgesi sahibi mükellefe bir bütün halinde teslimine teknik
olarak imkân olmadığı için yatırım mahallinde kurulumu, montajı gerçekleştirilen
makine-teçhizat istisna kapsamındadır. Bu uygulamada, bizzat teslimi yapan
mükellef tarafından yatırım mahallindeki kurulum ve montaj işleri, teslimden
ayrı olarak fiyatlandırılmadığı sürece hizmet olarak değerlendirilip istisna
dışında tutulmaz, istisna kurulum ve montaj dâhil toplam bedele uygulanır.
Ancak, teşvik belgeli yatırım
mallarına teslimden ayrı olarak verilen tadil, bakım, onarım gibi hizmetler ile
başka mükelleflerden alınan (teslimi yapan mükellef tarafından alt
yüklenicilerden alınan ve bedeli yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe ayrıca
yansıtılanlar dahil) kurulum, montaj ve benzeri hizmetler istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Yatırım teşvik
belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, Ekonomi Bakanlığının izin
ve onayı ile yatırım teşvik belgesi sahibi bir başka mükellefe, bu mükellefin
sahip olduğu yatırım teşvik belgesi eki listede aynı makine ve teçhizatın yer
alması şartıyla istisna kapsamında devri mümkündür. Yatırım teşvik mevzuatı
çerçevesinde Ekonomi Bakanlığının onay ve iznine tabi olmayan devir ve
satışlarda, onay ve izin aranmaz.
Yatırım teşvik
belgesinin süresinin bitmesi nedeniyle Ekonomi Bakanlığına süre uzatma talebinde
bulunulması ve talebin olumlu karşılanmış olması halinde, süre bitim tarihi ile
ilave yatırım süresinin verildiği tarih arasında (ara dönemi kapsayacak şekilde
süre verilmiş olması kaydıyla) süre uzatımı yapılan yatırım teşvik belgesine
dayanılarak alınan makine ve teçhizatlar da istisna kapsamındadır.
Yatırım teşvik
belgesinin düzenlenmesinden önce, satın alınan makine ve teçhizatlar bakımından
istisna uygulamasından yararlanılması mümkün değildir. Yatırım teşvik
belgesinin düzenlenmesinden önce istisna kapsamında teslim edilen makine ve
teçhizata ilişkin KDV satıcıdan aranır.
Teşvik belgesi eki listede yer
alan set, ünite, sistem, takım ve benzerini oluşturan makine ve teçhizat
teslimlerinde de bu istisna kapsamında işlem tesis edilir. Set, ünite, sistem,
takım ve benzerini oluşturan muhtelif makine ve teçhizatın kısmi teslimleri de
istisna kapsamındadır.
5.2. İstisna
Uygulaması
Genelgeler 1
İstisna kapsamında mal satın almak
isteyen alıcılar, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak, KDV
mükellefiyetlerinin bulunduğuna ve makine-teçhizatı indirim hakkı tanınan
işlemlerde kullanacaklarına dair istisna belgesi (EK: 9A)
alarak, bu belgenin örneğini gümrük idarelerine veya yurtiçindeki satıcılara
ibraz ederler.
Bu istisnadan faydalanmak
üzere vergi dairelerine dilekçe ile başvuran yatırımcılara söz konusu belge
verilirken aşağıdaki hususlara dikkat edilir:
a) Yatırımcının
vergi dairesinde KDV mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilir.
b) Yatırımcının
iştigal konusu ve yatırım sonunda üretilecek mal ya da hizmetin mahiyeti göz
önünde tutularak, yatırım teşvik belgesi eki listelerde belirtilen makine ve
teçhizatın indirim hakkı tanınan işlemlerle ilgili olup olmadığı tespit edilir.
c) (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
(3. Paragraf 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
Belediyeler,
il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, devlet üniversiteleri, devlet hastaneleri ve
benzeri kurumlar, kamusal ve beledi hizmetler sunmaları nedeniyle ticari
faaliyetleri olmayacağından bunlara verilen yatırım teşvik belgelerine
istinaden bu kurum ve kuruluşlar adına 3065 sayılı Kanunun (13/d) maddesi
kapsamında KDV istisna belgesi verilmesi mümkün değildir. Öte yandan, adı geçen
kurum ve kuruluşlar tarafından yatırım teşvik belgesine konu işleme ilişkin bir
iktisadi işletme açılması ve bu işletmenin ayrı bir KDV mükellefiyetinin tesis
ettirilmesi, belge kapsamında alınan makine ve teçhizat ile yazılım ve gayri
maddi hakların iktisadi işletmenin bilanço veya aktifine kaydedilerek satın
almanın gerçekleştiği döneme ilişkin KDV beyannamesi verme süresi içinde vergi
dairesine bildirilmesi halinde iktisadi işletme adına istisna belgesi verilmesi
mümkündür. (31.10.2024 /
32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
İktisadi işletme
tarafından yatırım teşvik belgesi eki listede yer alan makine-teçhizat ve
araçların kiralanması veya işletilmesine yönelik olarak bünyesinde bulunduğu
ilgili kurum dahil müşterilerine düzenleyeceği faturalarda KDV hesaplanması ve
hesaplanan KDV'nin 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.
İktisadi işletmenin bünyesinde bulunduğu kuruma verdiği hizmet karşılığında
bedel belirlenmemişse 3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesi uyarınca belirlenecek
emsal bedel üzerinden KDV hesaplanacağı tabiidir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Yatırım teşvik
belgelerine ekli listelerde makine ve teçhizat tanımına giren iktisadi
kıymetler, belgeyi veren idareler tarafından yukarıdaki açıklamalar
çerçevesinde belirlenerek istisnadan yararlanacaklar açıkça ifade edilir.
İstisnadan yararlanmak isteyen
yatırımcılar tarafından, teşvik belgesi ve eki listenin aslı satıcıya veya
gümrük idaresine ibraz edilerek istisna uygulanması talep edilir.
Sabit kıymetin
belgede istisna kapsamına giren mallar arasında yer aldığı belirlendikten sonra
KDV uygulamaksızın işlem yapılır. Ayrıca satıcılar veya ilgili gümrük idaresi
tarafından listenin uygun bir yerine, satılan veya ithal edilen mal miktarını
belirten, "Listenin ..... sırasındaki ...... adet makine ve teçhizat
....... tarih ve ...... sayılı fatura /gümrük beyannamesi ile
satılmıştır/ithali yapılmıştır." şerh konularak imza ve kaşe (gümrük
idarelerinde mühür) tatbiki suretiyle onaylanır. Listede şerh verilecek yer
kalmaması durumunda satıcılar veya gümrük idarelerince listeye alonj ilave
edilerek, alonj üzerine şerh verilir.
Bu şekilde şerh düşülen liste
ile yatırım teşvik belgesinin birer fotokopisi belge sahipleri tarafından imza
ve kaşe tatbik edilmek suretiyle onaylanarak gümrük idarelerine veya satıcılara
verilir.
Yatırımcılar,
yatırım teşvik belgesi eki listelerde her bir makine ve teçhizat için
belirtilen miktardan fazla istisna kapsamında mal alamaz. Satıcılar, ibraz
edilen listelerdeki şerhlere bakarak, bu miktarın aşılmamasına dikkat
etmelidir.
Gümrük idareleri ve
yurtiçindeki satıcılar,
yukarıda belirtilenşartlar yerine gelmeden ve bu belge ibraz edilmeden istisna
kapsamında işlem yapamaz. Satıcılar tarafından, kendilerine ibraz edilen bu
belge 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklanır.
Yatırım teşvik
belgesi kapsamında vergiden istisna olarak alınan makine ve teçhizatın satıcıya
iadesinde asıl işleme bağlı olarak vergi hesaplanmaz.
5.3.Finansal
Kiralama Yoluyla Makine-Teçhizat Alımlarında Uygulama
6361
sayılı
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu, 2012/3305 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı eki Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile bu
Kararın uygulanmasına ilişkin 2012/1 No.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları
Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ
uyarınca, finansal kiralama şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilecek
yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına ayrı bir teşvik belgesi
verilmediğinden, vergi dairelerine dilekçe ile başvuran ve adına teşvik belgesi
düzenlenen yatırımcılara verilen belgede aşağıdaki hususa da yer verilir.
"Ayrıca,
finansal kiralama şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilecek yatırımlara
ilişkin finansal kiralama şirketlerinin teşvik belgesi sahibi firmalara
kiralanmak üzere teslim alacakları veya ithal edecekleri makine ve teçhizat
için teşvik belgesi sahibi firma adına düzenlenen bu belge ile 3065 sayılı KDV
Kanununun (13/d) maddesi kapsamında istisna uygulanır."
Bu belgeye istinaden, finansal
kiralama şirketi, yatırımcının teşvik belgesi dikkate alınarak bu yatırım
teşvik belgesi eki listede yer alan ve yatırımcıya kiralanacak olan makine ve
teçhizatı Kanunun(13/d) maddesindeki istisna kapsamında temin edebilir.
Finansal kiralama şirketinin bu kapsamda temin edeceği makine ve teçhizatı,
ilgili mevzuat uyarınca kiracının kullanımına bırakması ise "teslim"
hükmünde olmadığından genel esaslara göre KDV'ye tabidir.
Öte yandan finansal kiralama
şirketi ile yatırımcı (kiracı) arasında yapılan sözleşmede belirtilen sürenin
sonunda, makine ve teçhizatın yatırımcının (kiracının) mülkiyetine geçmemesi
veya yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde,
finansal kiralama şirketine yapılan teslim sırasında alınmayan vergi tutarları
3065 sayılı Kanunun (13/d) maddesi çerçevesinde yatırımcıdan (kiracıdan) vergi
ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
5.4. Bildirim Zorunluluğu
Teşvik belgesi kapsamında KDV
hesaplamadan mal tesliminde bulunan satıcılar tarafından her bir vergilendirme
dönemi içinde gerçekleştirilen bu kapsamdaki satışlar (EK: 9B)'de
yer alan bildirim formu, beyanname verme süresi içinde elektronik ortamda vergi
dairesine verilir.
Teşvik belgesi veren İdare
tarafından, aylık dönemler itibarıyla verdikleri teşvik belgesi kapsamındaki
yatırım mallarından makine ve teçhizat kapsamına girenlerin tutarları mükellef
bazında liste halinde Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir.
Ayrıca teşvik
belgesi veren İdare, teşvik belgesi veya eki listelerikaybedenleri; adı soyadı,
unvanı, adresi, vergi dairesi, vergi kimlik numarası ve teşvik belgesi tarih ve
sayısını da belirterek Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
5.5. Yatırımın
Usulüne Uygun Olarak Gerçekleşmemesi
3065 sayılı Kanunun
(13/d) maddesine göre, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde
gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Satıcıların KDV iade
talepleri ise yürürlükteki mevzuata göre sonuçlandırılır. Zamanında alınmayan
vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın
kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının
başından itibaren başlar.
Yatırımın
teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği Ekonomi
Bakanlığı tarafından tespit edilerek, gerekli işlemler yapılmak üzere belge
sahibinin bağlı olduğu vergi dairesine bildirilir.
3065 sayılı Kanunun
(13/d) maddesinde yer alan istisna kapsamında olmamasına rağmen, söz konusu
madde gerekçe gösterilerek ve KDV istisnası uygulanarak yapılan satışlarda
vergi ve cezaların satıcıdan aranacağı tabiidir.
5.6. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamına giren
işlemler, KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 308 kod numaralı "Teşvikli yatırım mallarının teslimi" satırı
aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu mal bedellerinin
KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu mallara ilişkin alış
ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep
etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0"
yazmalıdır.
İstisna kapsamında işlem yapanlar,
bu Tebliğin (II/B-5.4.) bölümünde
bahsedilen bildirimi yapmak suretiyle istisnayı tevsik etmelidir.
5.7. İade
Yatırım teşvik
belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimlerinden kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- İstisna bildirim formu
-Alıcının KDV
istisnasından yararlanma hakkı bulunduğunu gösterir istisna belgesinin onaylı
örneği
- Yatırım teşvik
belgesi ile eki global listenin onaylı örneği
5.7.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
5.7.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
6. Limanlara Bağlantı
Sağlayan Demiryolu Hatları ile Liman ve Hava Meydanlarının İnşası, Yenilenmesi
ve Genişletilmesine İlişkin İstisna
Genelgeler 1
3065 sayılı Kanunun
(13/e)maddesinde, limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile limanlar ve
hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen
kendisi yapan veya yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idarelere bu işlere ilişkin
olarak yapılan mal teslimleri ve inşaat taahhüt işlerininKDV'den istisna olduğu
hükmebağlanmıştır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
6.1. Kapsam
Bu istisnanın
uygulanmasında liman ve hava meydanının kapsamı ve sınırları, (II/B-2.1)
bölümündeki açıklamalara göre belirlenir.
Tek safhada uygulanacak olan
istisnadan, inşa, yenileme ve genişletme işlerini dışarıdan mal ve inşaat
taahhüt hizmeti alımı suretiyle kendi imkânları ile bizzat yapan ya da kısmen
veya tamamen yüklenicilere yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idareler
faydalanabilir.
Mükellef veya idare, işi
bizzat yapıyorsa bu işle ilgili mal ve inşaat taahhüt hizmeti alımlarında KDV
uygulanmaz.Malları teslim eden ve/veyainşaat taahhüt hizmetiniverenlerin
alışları ise KDV'ye tabidir.
Mükellef veya idare, işi
yüklenicilere yaptırıyorsa, yüklenicilerin düzenleyecekleri faturalarda KDV
hesaplanmaz. Ancak yüklenicilerin bu işle ilgili mal ve hizmet alımlarında
genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır.
Söz
konusu istisna limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile liman ve hava
meydanlarının
inşası, yenilenmesi veya genişletilmesi işine yönelik olup; inşa, yenileme veya
genişletme işini yapanın kiracı, işletme hakkı sahibi veya malik olup olmaması
istisna uygulanmasınıetkilemez. Dolayısıyla istisna uygulamasından, liman veya
hava meydanlarındaki alanları/yerleri, işletici kuruluşlardan kiralayanların da
yararlanabileceği tabiidir.
Bu istisnanın
uygulanabilmesi için alınan mal ve inşaat taahhüt hizmetleri, limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile
liman ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi
faaliyetlerine ilişkin olmalıdır.
Bu nedenle mobilya, mefruşat
ve benzeri demirbaşlardanliman ve hava meydanının bütünleyici parçası olarak
kabul edilmeyenler ile binek otomobili, minibüs,otobüs ve benzeri araç alımları
istisna kapsamında değerlendirilmez. İstisna kapsamında değerlendirilmeyecek
olan bu alımlara ilişkin yedek parça, yakıt, tadil, bakım ve onarım masrafları
ile ana hizmet birimlerinin tadil, bakım, onarım, ısıtma, aydınlatma giderleri,
her türlü büro malzemesi, kırtasiye, yiyecek, giyecek gibi alımlar ve temizlik
hizmetlerinde de istisna uygulanmaz.
Ancak, yukarıda sayılan
ve istisna kapsamında değerlendirilen işlemlerin ilişkin olduğu faaliyetlerin
icrası ile ilgili ekipman, makine, teçhizat, sarf malzemesi, yedek parça, iş
makinesi, enerji gibi mal alımları ile inşaat taahhüt işleri istisna kapsamında
değerlendirilir.
Yüklenicinin yaptığı işin
bütünü içinde istisna kapsamında olmayan mal ve hizmetlerin bulunması halinde
bunlar ayrıca fatura edilir ve bu teslim veya hizmet bedelleri üzerinden KDV
hesaplanır.
6.2. İstisna
Uygulaması
Limanlara
bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile liman ve hava meydanlarının inşası,
yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen kendisi yapan veya başkasına
yaptıran mükellef/genel bütçe kapsamındaki idare tarafından, bu iş için bir
proje hazırlanır ve ilgili birime veya makama onaylatılır. Söz konusu proje
kapsamında olup istisna kapsamında alınacak mal ve hizmetlere ilişkin liste
elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellef mal ve hizmetlere ilişkin listeyi
elektronik ortamda sisteme girdikten sonra bağlı olduğu/bulunduğu vergi
dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunur. Genel bütçe
kapsamındaki idare ise merkezinin veya liman veya hava meydanının bulunduğu yer
vergi dairesine başvurmak suretiyle istisna belgesini (EK: 10)
alır.
İstisnadan sadece KDV mükellefleri
ile genel bütçeli idareler yararlanabileceğinden vergi daireleri tarafından KDV
mükellefi veya genel bütçe kapsamında olmayan idare, kişi, kurum ve kuruluşlar
adına istisna belgesi düzenlenemez.
Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği mükellef tarafından hizmeti sunanlara verilir ve istisna
kapsamında işlem yapması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır.
Mal/hizmet teslimi gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini
projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi,
güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna
belgesinin revize ettirilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Tek satıcıdan
alınan proje maliyetinin binde 5'ine kadar olan birden fazla mal ve hizmete
ilişkin harcamalar listeye tek satır olarak girilebilir. Birden fazla binde
5'lik toplu satır yazılabilir. Bu şekilde toplu yazılacak satırlarda yer alan
tutarların toplamının proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu
durumda da mal ve hizmetin cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki
alışları anlaşılır bir şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin
fatura tarih ve numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların
ithalat yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük
idaresine ibraz edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen
mala ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu
bölüm de onaylanır.
6.3. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan teslim ve hizmetler, KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına
Giren İşlemler" tablosunda 309 kod numaralı satır aracılığıyla beyan
edilir.
Bu satırın "Teslim
ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin KDV hariç
tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin
alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0"
yazmalıdır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet
alan mükellef/idare, istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna
belgesini vergi dairesine ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi
istisna belgesinde yer alan mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından
doldurulup doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna
belgesini kapatır.
6.4. İade
Limanlara bağlantı
sağlayan demiryolu hatları ile limanlar ve hava meydanlarının inşası,
yenilenmesi ve genişletilmesi faaliyetlerinden kaynaklanan iade taleplerinde
aşağıdaki belgeler aranır.
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin örneği ile kendisi tarafından ilgili mal ve hizmete ilişkin olarak
onaylanan proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet
listesinin örneği
6.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporu sonucuna
göre çözülür.
6.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi inceleme
raporuna veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM
raporu sonucuna
göre çözülür.
6.5. Müteselsil Sorumluluk
Uygulaması
İstisnadan yararlanmak isteyen
mükellefler, vergi dairesinden alacakları belgeyi teslim veya hizmeti yapacak
olan satıcı/yüklenici mükellefe ibraz etmelidir. Bu belge olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya
hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da
müteselsilen sorumludur.
Kendisine, teslim veya
hizmetin istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge ibraz edilen satıcı/yüklenici mükelleflerce, başka bir
şart aramadan istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna
için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da
şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi
ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya
hizmet yapılan alıcıdan aranır. Satıcının iade talebi ise istisna kapsamında
işlem yapmış gibi değerlendirilir.
7. Ulusal Güvenlik
Amaçlı
Teslim ve Hizmetlere İlişkin İstisna
Genelgeler 1 2 3 4
3065 sayılı Kanunun
(13/f) maddesiyle, Milli Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı,
Savunma Sanayii Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (…)ve Gümrük
Muhafaza Genel Müdürlüğüne milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için uçak,
helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket,
füze ve benzeri araçlar, silah, mühimmat, silah malzeme, teçhizat ve sistemleri
ile bunların araştırma-geliştirme, yazılım, üretim, montaj, yedek parça,
bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler,
Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma
sanayii projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında
yapılan teslim ve hizmetler ve bu teslim ve hizmetleri gerçekleştirenlere bu
kapsamda yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri yukarıda sayılan kuruluşlarca
onaylanan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir.
Bu istisnanın
uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda tespit edilmiştir.
7.1. Kapsam
Bu istisna;
- Millî Savunma Bakanlığı,
- Adalet Bakanlığı, (05.12.2017 / 30261
sayılı R.G. KDV Seri No 15 ile eklenmiştir)
- İçişleri Bakanlığı, (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde)
- (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde)
- (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde)
- Savunma Sanayii Başkanlığı,
- Milli İstihbarat
Teşkilatı Başkanlığı,
- (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde)
- Gümrük Muhafaza Genel
Müdürlüğüne
(bu kurum ve kuruluşlar
sonraki bölümlerde "Ulusal Güvenlik Kuruluşları" olarak adlandırılacaktır.)
aşağıda belirtilen mal teslimleri ile hizmet ifalarında uygulanabilir.
Bu kuruluşlara istisna
kapsamında mal teslimi ya da hizmet ifasında bulunmayı taahhüt eden
mükelleflere (yüklenicilere) kapsam ve niteliği ulusal güvenlik kuruluşları
tarafından onaylanacak mal teslimleri ile hizmet ifalarında da istisna
uygulanır.
İstisna kapsamına, ulusal güvenlik
kuruluşlarına;
- Uçak, helikopter, gemi,
denizaltı,
tank, panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze ve benzeri araç ve silahlar
ile bunların oluşturduğu sistemlerin teslimi,
- Bu araç, silah ve sistemlere
ilişkin mühimmat, teçhizat, yedek parça ve eklentilerinin teslimi,
- Yukarıda
belirtilen araç, silah ve sistemlerin ar-ge, yazılım, üretim, montaj,
tadil-bakım-onarım ve modernizasyonuna ilişkin mal teslimi ve hizmet ifaları,
girmektedir.
Bu çerçevede söz konusu araç,
silah ve sistemlerin temini kapsamında alınan eğitim hizmetleri de
istisnadan yararlanır. Aynı şekilde, idari ve hizmet araçları dışında kalan
muharebe ve taktik harekâtla ilgili savunma gereksinmelerini karşılamak üzere,
özel olarak muharebe için imal edilen zırhlı veya zırhsız, silahlı veya
silahsız motorlu araçların teslimleri de istisna kapsamında mütalaa edilir.
Diğer taraftan, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli
savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka
tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri
ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin
araştırma-geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması
gereken tesislerin teslimi de bu istisna kapsamında değerlendirilir.
(15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı R.G. Seri No 27 Tebliğ ile eklenmiştir)
Ulusal Güvenlik Kuruluşlarına milli
savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin olmak kaydıyla sadece yukarıda belirtilen
kapsamdaki teslim ve hizmetlerde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer
harcamaları genel hükümler çerçevesinde vergiye tabi olacaktır. Buna göre,
ulusal güvenlikle ilgili kuruluşların yemek, giyecek, hizmet binası, her türlü
büro malzemesi, mefruşat, kırtasiye, bentte sayılanlar dışındaki araç alımları,
taşıma işleri, istisna kapsamına girmeyen iktisadi kıymetlerin imal, inşa,
tadil, bakım, onarım harcamaları ve benzeri alımlar istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Öte yandan, Milli Savunma
Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen savunma sanayii
projelerine ilişkin olarak bu kurumlara ilgili projeler kapsamında yapılan
teslim ve hizmetler ile bu projeler kapsamındaki teslim ve hizmetleri
gerçekleştirenlere yapılacak olan, miktarı ve nitelikleri bu kurumlarca
onaylanan teslim ve hizmetler 25/12/2021 tarihinden itibaren KDV'den istisna
edilmiştir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması Tebliğin (II/B-7.2.), istisnaya
ilişkin bildirim zorunluluğu Tebliğin (II/B-7.3.), istisna işlemin beyanı
Tebliğin (II/B-7.4.), bu kapsamdaki işlemlere ilişkin iade uygulaması Tebliğin
(II/B-7.5.) ve sorumluluk uygulaması ise Tebliğin (II/B-7.6.) bölümlerinde yer alan
açıklamalar çerçevesinde yürütülür. Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma
Sanayii Başkanlığınca yürütülen ve istisna hükmünün yürürlüğe girdiği
25/12/2021 tarihinden önce başlayan ve devam etmekte olan savunma sanayii
projelerine ilişkin, 25/12/2021 tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetler de
istisna kapsamındadır. (18.01.2022
/ 31723 sayılı R.G. 40 seri no'lu Tebliğ ile eklenmiştir)
Milli Savunma Bakanlığı veya
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından savunma sanayii projesi olarak
onaylanarak ihracına izin verilen uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank,
panzer, zırhlı personel taşıyıcı, roket, füze gibi araçların imalatını yapan
yüklenici firmalara bu imalata ilişkin yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları
da 3065 sayılı
Kanunun 13/f maddesi
kapsamında KDV'den istisna olacaktır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
7.2. İstisnanın
Uygulanması
7.2.1. Ulusal Güvenlik
Kuruluşlarına Doğrudan Yapılan Teslim ve Hizmetlerde
Ulusal güvenlik kuruluşlarına
istisna kapsamında doğrudan teslim ve hizmet ifasında bulunan yükleniciler
tarafından, düzenleyecekleri faturada bu Tebliğin (II/B-7.1.) bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde istisna uygulanarak işlem yapılır. Faturada istisna
kapsamına girmeyen işlemler de bulunuyorsa, istisna olan işlemler ayrıca
gösterilir.
İstisna kapsamında mal ve
hizmet temin etmek isteyen ulusal güvenlik kuruluşlarınca, söz konusu mal ve
hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda tereddüt bulunursa,
Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. Bu mal ve hizmetleri alan ulusal
güvenlik kuruluşları tarafından faturayı düzenleyen yükleniciye istisna
kapsamında yapılan işlemin belgelenmesi amacıyla (EK: 11A)'da
yer alan yetkili birim amirinin kaşe ve imzasının tatbik edileceği bir belge
verilir. Bu yazıda mükellefin kimlik bilgileri ile faturanın tarih ve
numarasına yer verilerek, fatura muhteviyatı mal ve hizmetlerin, 3065 sayılı
Kanunun (13/f) maddesi gereğince KDV'den müstesna olduğu belirtilir. Bu belge
213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak yüklenici
tarafından saklanır ve gerektiğinde yetkililere ibraz edilir.
İstisna kapsamına giren malların
ulusal güvenlik kuruluşu tarafından 3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesi
kapsamında istisna olarak ithal edilmek istenmesi halinde söz konusu belge,
ilgili gümrük idaresine hitaben düzenlenir.
7.2.2. Yüklenici Firmalara Yapılacak
Teslim ve Hizmetlerde
Yüklenicilere yapılan, kapsam
ve niteliği ilgili ulusal güvenlik kuruluşu tarafından onaylanan mal teslimleri
ile hizmet ifaları da istisna kapsamındadır. Yüklenicilere yapılan teslim ve
hizmetlerde istisna uygulaması, aşağıdaki şekilde yürütülür.
Yüklenici firmaların
(yurtdışında yerleşik olanlar dâhil), istisna kapsamındaki alımlarında ulusal
güvenlik kuruluşu ile imzalanan sözleşme esas alınır.
Yükleniciler tarafından ulusal
güvenlik kuruluşu ile imzaladıkları sözleşmeye dayanarak yapılacak teslim ve
hizmetlerin üretiminde kullanacakları mal ve hizmetleri cinsi ve ölçü birimi
(adet, ton, kg, m², vb.) itibarıyla bir listede toplanır ve ulusal güvenlik
kuruluşunun onayına sunulur.
Ulusal güvenlik kuruluşu bu
listeyi, nihai mal veya hizmetin üretimine yönelik olarak sarf edilecek mal ve
hizmetlerden oluşup oluşmadığı bakımından inceleyerek ve üzerinde gerek duyduğu
değişiklikleri yaparak örneği (EK: 11B)'de yer alan
biçimde onaylar. Ulusal güvenlik kuruluşunca nihai mal veya hizmetin ve söz
konusu listedeki mal ve hizmetlerin istisna kapsamında olup olmadığı konusunda
tereddüt bulunursa, Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınabilir. İstisna
kapsamında temin edilecek mal ve hizmetleri gösteren bu liste, projenin
yürütülmesinde ortaya çıkan gelişmeler/ihtiyaçlar (sözleşme değişikliği, yeni
mallara ihtiyaç duyulması vb. sebepler) çerçevesinde ve alıcı ulusal güvenlik
kuruluşunun öngördüğü zaman dilimleri içinde değiştirilebilir. Değişiklik
listeleri, önceki liste bilgilerini içerecek şekilde tanzim olunur.
Ulusal güvenlik kuruluşu
tarafından ayrıca onayladığı listedeki mal ve hizmetlerin KDV'den müstesna
olarak temin edilebilmesi için örneği (EK: 11C)'de yer
alan, yetkili birim amirinin kaşe ve imzasının tatbik
edileceği belge düzenlenerek yüklenicilere verilir. Bu belge 213 sayılı Kanunun
muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak yüklenici mükellef tarafından
saklanır ve gerektiğinde yetkililere ibraz edilir.
Yüklenici kuruluş, mal ve
hizmet alımları sırasında ulusal güvenlik kuruluşu tarafından kendisine verilen
istisna belgesi ile onaylı listenin (ilgili bölümü firma kaşesi tatbik edilen
ve yetkilileri tarafından imzalanan) bir örneğini satıcı mükellefe ibraz eder.
Satıcı, yüklenici firma adına düzenleyeceği faturaya söz konusu belgenin tarih
ve sayısını da yazmak suretiyle teslim ve hizmet bedeline KDV uygulamaz.
Yüklenici kuruluşun onaylı listede
yer alan malları ithal etmesi halinde ise istisna belgesi ile onaylı listenin
(ilgili bölümünün firma kaşesi tatbik edilmiş ve yetkilileri tarafından
imzalanmış) bir örneği gümrük idaresine verilerek söz konusu ithalatın KDV
uygulanmadan gerçekleşmesi sağlanır.
Öte yandan, yüklenici
kuruluşlar ithal ettikleri ve onaylı listede yer alan hizmetler için başkaca
bir işleme gerek olmaksızın sorumlu sıfatıyla KDV hesaplamaz.
Yüklenici firma tarafından teslim
edilecek malın aynen satın alınmak veya ithal edilmek suretiyle ulusal güvenlik
kuruluşuna tesliminde de bu bölüm kapsamında işlem tesis edilir.
Bu kapsamda işlem
yapılabilmesi için yükleniciye düzenlenen aynı faturada yer alan istisna
kapsamındaki teslim ve hizmetlerin KDV hariç tutarları toplamının 10.000 TL ve
daha fazla olması gerekir. Bu sınır ithalat işlemleri bakımından geçerli
değildir. Listede yer alsa dahi bu tutarın altındaki alımlar ile Tebliğin
(II/B-10.) bölümünde belirtilen alt sınırın altında kalan ithalat işlemlerinde
istisna uygulanmaz.
7.3. Bildirim Zorunluluğu
Yüklenicilerin, ulusal
güvenlik kuruluşunun onayladığı listeyi (EK: 11B) onay
tarihini içine alan vergilendirme dönemine ilişkin beyanname verme süresi
içinde ve her halükarda bu liste kapsamında alım yapmadan önce elektronik
ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına göndermeleri zorunludur.
Yüklenicilere istisna kapsamında mal
teslimi ve hizmet ifasında bulunan satıcılar, bu satışlara ait bilgileri ilgili
dönemde, elektronik ortamda verilen KDV beyannamesi (e-beyanname) ekinde yer
alan form (EK: 11D) ile Gelir İdaresi Başkanlığına
elektronik ortamda intikal ettireceklerdir. İstisna kapsamındaki işlemlerini bu
form ile Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmeyen mükelleflerin KDV iade talepleri
kabul edilmez.
7.4. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan teslim ve hizmetler, teslim ve hizmetin gerçekleştiği döneme ait
KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 310 kod numaralı "Ulusal güvenlik amaçlı teslim ve hizmetler" satırı
aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" alanına istisnaya konu teslim ve
hizmetlerin bedeli, "Yüklenilen KDV" alanına bu teslim ve hizmetlere
ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" alanına "0"
yazmalıdır.
Yüklenici firmalar, ulusal
güvenlik kuruluşları tarafından kendilerine verilen belgenin bir örneği (EK: 11A) ile satış faturalarının fotokopilerini veya fatura
muhteviyatı bilgileri içeren onaylı bir listeyi ilgili dönem beyanname verme
süresi içinde bir dilekçe ekinde bağlı oldukları vergi dairesine verirler.
Yüklenicilere istisna kapsamında mal
teslim eden mükellefler ise Tebliğin (II/B-7.3.) bölümünde belirtilen bildirimi
yaparak, istisna kapsamında yapılan işlemi tevsik edeceklerdir.
7.5. İade
Ulusal güvenlik kuruluşlarına
bu bölüm kapsamında doğrudan yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranmaktadır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Ulusal güvenlik kuruluşundan
alınan belgenin onaylı örneği (EK: 11A)
Ulusal güvenlik kuruluşlarına
teslimde bulunan yüklenici firmalara yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan
iade taleplerinde ise aşağıdaki belgeler aranmaktadır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Ulusal güvenlik kuruluşunca
yüklenici kuruluşa verilen istisna belgesi ve eki listenin onaylı örneği (EK: 11C, EK: 11B)
- Örneği Tebliğ
ekinde yer alan "3065 sayılı KDV Kanununun (13/f) Maddesi Kapsamında Yüklenici
Firmalara Yapılan Teslim ve Hizmetlere Ait Liste" (EK: 11D)
KDV Beyannamesi ekinde verilmiş olmalıdır
7.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
7.5.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
7.6. Müteselsil
Sorumluluk
Yüklenici firmaların, ulusal
güvenlik kuruluşu tarafından onaylanan miktardan daha fazla mal veya hizmeti
istisna kapsamında aldıkları ya da aldıkları mal veya hizmeti istisna kapsamı
dışındaki bir işlemde kullandıkları tespit edildiği takdirde, alışta ödenmeyen
KDV ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar yüklenicilerden aranır.
Ulusal güvenlik kuruluşlarının
verdiği istisna belgesi ve onayladığı listede yer alan mal ve hizmetlerin
istisna şartlarını taşımadığının tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile
buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan ulusal güvenlik kuruluşları sorumludur. (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile eklenmiştir)
8. Başbakanlık Merkez
Teşkilatına Yapılacak Araç Teslimlerinde İstisna
Genelgeler 1
3065
sayılı
Kanunun (13/g) maddesiyle; 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan malların, Başbakanlık merkez
teşkilatına teslimiKDV'den istisna edilmiştir.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
8.1. Kapsam
4760 sayılı Kanuna
ekli (II) sayılı listede yer alan araçların, Başbakanlık merkez teşkilatına
tesliminde KDV hesaplanmaz. Ancak, söz konusu araçların Başbakanlığa bağlı,
ilgili, ilişkili kurul, kurum veya kuruluşlara teslimi, genel esaslar
çerçevesinde vergilendirilir.
Diğer
taraftan, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan malların
Başbakanlık merkez teşkilatı tarafından ithali de KDV'den istisnadır.
8.2. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan işlemler, teslimin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde yer
alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 319 kod numaralı
"Başbakanlık Merkez Teşkilatına Yapılan Araç Teslimleri" satırı aracılığıyla
beyan edilir.
Bu satırın "Teslim
ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim bedeli, "Yüklenilen
KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazmalıdır.
8.3. İade
Mükelleflerin 4760 sayılı Kanuna
ekli (II) sayılı listede yer alan araçları, Başbakanlık merkez teşkilatına
tesliminden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranmaktadır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları
listesi
8.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
8.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM tasdik raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin
50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM
tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin
iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporu sonucuna göre çözülür.
9. Ürün Senetlerinin İhtisas/Ticaret
Borsaları Aracılığıyla İlk Teslimi
Genelgeler 1
9.1. Kapsam
3065
sayılı
Kanunun (13/ğ) maddesi ile 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk
Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, ihtisas/ticaret borsaları
aracılığıyla ilk teslimi KDV'den istisna edilmiştir.
Buna göre, lisanslı depoya
konulan ürünlerin ihtisas/ticaret borsalarında, kendilerini temsil eden ürün
senetleri aracılığıyla ilk teslimlerinde KDV hesaplanmaz.
Söz konusu düzenleme, tam
istisna mahiyetinde olduğundan,
KDV mükellefiyeti bulunan ürün sahipleri tarafından bu teslimle ilgili olarak
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarları mükelleflere
talepleri doğrultusunda iade edilebilir.
9.2. İade
Lisanslı depoya
koydukları ürünleritemsil eden ürün senetlerini ihtisas/ticaret borsalarında
devretmek suretiyle bu ürünlerin ilk teslimini yapan KDV mükelleflerinin,
istisna kapsamındaki bu işlemlerine yönelik iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- Ürünü temsil eden ürün
senedinin bir örneği
ile bu işlemin "ilk teslim" olduğunu tevsik etmek üzere ihtisas/ticaret
borsalarından alınacak yazı
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları
listesi
9.2.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın ve vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmaksızın yerine getirilir.
9.2.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat,vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
10. Türkiye
Kızılay Derneğine Yapılan Teslim ve Hizmetler ile Türkiye Kızılay Derneğinin
Teslim ve Hizmetlerinde İstisna (11.02.2016 tarihli ve 29621 sayılı R.G.
Seri No 5 KDV Tebliğ ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
10.1. Kapsam
3065
sayılı Kanunun 13 üncü maddesine, 15/4/2015 tarihinde yürürlüğe girmek üzere
6639 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunla (h) bendi eklenmiştir.
Bu hükme göre, 15/4/2015 tarihinden
itibaren;
- Türkiye Kızılay Derneğine tüzüğünde
belirtilen amaçlarına uygun olarak afet yönetimi ve yardımları, barınma,
beslenme, sosyal yardımlar, toplumu bilinçlendirme, ulusal ve uluslararası
insancıl hukuk ve uluslararası Kızılay-Kızılhaç Hareketi faaliyetleri, savaş
veya olağanüstü hâllerdeki görevleri ile kan, sağlık, göç ve mülteci
hizmetlerini (sığınmacı hizmetleri dâhil) yerine getirmesine yönelik görevler
kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,
- Türkiye Kızılay Derneğinin ulusal ve
uluslararası işbirlikleri, uluslararası mensubiyet ve üyelikleri, Birleşmiş
Milletlere bağlı kurum ve kuruluşlar ile uluslararası akreditasyonu olan yardım
kuruluşlarıyla yürüttüğü insani yardım faaliyetleri kapsamındaki teslim ve
hizmetleri
istisna kapsamına alınmıştır.
Türkiye Kızılay Derneğine yapılan teslim
ve hizmetler ile Türkiye Kızılay Derneğinin teslim ve hizmetlerine yönelik
istisna uygulaması Kanun maddesinde sayılan işlemlerle sınırlı olup, bunlar
dışındaki işlemlerde genel hükümlere göre KDV uygulanır.
Türkiye Kızılay Derneğinin, söz konusu
istisna hükmünde belirtilen faaliyetleri ile doğrudan ilgili olmayan mobilya,
mefruşat ve benzeri demirbaşlar ile binek otomobili, minibüs, otobüs ve benzeri
araç alımları, idari bina, tesis ve teçhizatının temini, inşası, kurulması ve
iletilmesine yönelik mal ve hizmet alımları istisna kapsamında
değerlendirilmez. İstisna kapsamında değerlendirilmeyen bu alımlara ilişkin
yedek parça, yakıt, tadil, bakım, onarım masrafları ile idari hizmet birimlerinin
tadil, bakım, onarım, ısıtma, elektrik, su, doğalgaz giderleri için de istisna
uygulanmaz. Öte yandan, her türlü büro malzemesi ve kırtasiye alımları, istisna
hükmünde belirtilen faaliyetler ile doğrudan ilgili olmayan yiyecek, giyecek,
temizlik malzemeleri alımları ile hizmet teminleri istisna kapsamında yer
almamaktadır.
Örnek 1: Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezinin, kan
hizmeti ile ilgili bina tesislerinin ve teçhizatının inşası, kurulması ve
işletilmesine ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamındadır. Kuzey
Marmara Bölge Kan Merkezinde alınan veya saklanan kan ile ilgili laboratuar
hizmeti, taşıma hizmeti, tıbbi atık toplama hizmeti gibi hizmet alımları da
KDV'den istisnadır.
Ancak, Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
taşınmaz, mobilya, demirbaş, araç ve benzeri alımları ile bunlara ilişkin
tadil, bakım, onarım hizmetleri ve yakıt alımları istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Örnek 2: Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğünün mobil
kan alım faaliyetlerinde kullanmak üzere satın alacağı mobil kan bağışı toplama
otobüsü alımı, bu otobüsün içinin kan alma ve saklamaya uygun hale
getirilmesine yönelik mal ve hizmet alımları KDV'den istisnadır.
Örnek 3: Kan bağış merkezinin, kan bankacılığı
hizmeti kapsamında kan bağışçısını bilgilendirme formu, kan bağışı ekiplerinde
kullanılmak üzere broşür, afiş vb. malzemelerin basımı hizmeti alımı istisna
kapsamındadır.
Örnek 4:
Bölge afet
yönetimi müdürlüğünün, afetlerde kullanılmak üzere mobil mutfak, afet
konteyneri alımı ile bunların taşınması, kurulması hizmeti alımı istisna
kapsamındadır.
10.2. İstisnanın Uygulanması
3065
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan
düzenleme tam istisna mahiyetindedir. Türkiye Kızılay Derneği, istisna
kapsamında temin edeceği mal ve hizmete ilişkin liste ile birlikte bağlı olduğu
vergi dairesine başvurur. Bu başvuru vergi dairesi tarafından değerlendirilerek
mal ve hizmet alımlarında istisna uygulanacağına ilişkin istisna belgesi (EK:22) Türkiye Kızılay Derneğine verilir ve mal ve hizmet
listesi onaylanır. Türkiye Kızılay Derneğinin şubelerinin istisna kapsamında
temin edeceği mal ve hizmetlere ilişkin başvuru, bu şubelerin muhtasar
beyanname yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine yapılması halinde, istisna
belgesi bu vergi dairelerince verilir. Vergi dairesinden alınan istisna belgesi
ve onaylı liste Türkiye Kızılay Derneği tarafından satıcılara ibraz edilerek
istisna uygulanması sağlanır. Satıcı firma bu istisna belgesi ve eki listeyi
213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklar.
İstisna kapsamındaki malların ithalat
yoluyla temin edilmesi halinde, istisna belgesi ve eki onaylı liste ilgili
gümrük idaresine ibraz edilmek suretiyle istisnanın uygulanması sağlanır.
Türkiye Kızılay Derneğinin istisna
kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde ise KDV hesaplanmaz.
İstisna uygulanan teslim ve hizmetler
nedeniyle yüklenilen KDV, satıcılar tarafından indirim konusu yapılabilir. İndirim
yoluyla telafi edilemeyen KDV iade edilir.
10.3.Müteselsil Sorumluluk
Türkiye Kızılay Derneğinin mal ve hizmet
alımlarında istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için, teslim ve/veya
hizmetin istisna kapsamında olduğuna ilişkin istisna belgesi ve mal ve hizmet
listesinin satıcıya ibraz edilmesi şarttır.
Satıcıların bu belge ve liste olmadan
istisna uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan
vergi, ceza, zam ve faizlerden satıcılar ile birlikte Türkiye Kızılay Derneği
de müteselsilen sorumludur.
İşlemin, istisna için açıklanan şartları
baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde,
ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, Türkiye Kızılay
Derneğinden aranır.
10.4. Beyan
Bu istisna kapsamında KDV hesaplanmayan
teslim ve hizmetler, teslim ve hizmetin gerçekleştiği döneme ait KDV
beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 324 kod numaralı satırında beyan edilir.
Beyan edilen satırın "Teslim ve
Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin KDV hariç
tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin
alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0"
yazmalıdır.
10.5. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi.
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi.
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen
KDV listesi.
- İadesi talep edilen KDV hesaplama
tablosu.
- Satış faturaları listesi.
- Vergi dairesinden alınacak istisna
belgesi ve eki listenin örneği.
10.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu istisnadan kaynaklanan
mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
10.5.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu istisnadan kaynaklanan ve
50.000 TL'yi aşmayan iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
11. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Tarafından Tescil Edilen Gübreler ve Gübre Üreticilerine Bu Ürünlerin
İçeriğinde Bulunan Hammaddelerin Teslimi ile Yem Teslimlerinde İstisna (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
Tasarruflu
Yazılar 1
3065
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı)
bendine göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen
gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin
teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon
numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile
2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında sınıflandırılan
biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya
(fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka
(manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç),
saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga,
hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan
yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel
ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş
olanları dâhil) teslimi KDV'den istisnadır.
Bu istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
11.1. Gıda,
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilen Gübre Teslimleri
Tasarruflu
Yazılar 1
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilen gübrelerin teslim ve ithali KDV'den istisnadır.
Gübrelerin teslim ve ithalinin bu madde kapsamında KDV'den istisna
tutulabilmesi için teslim veya ithale konu gübrenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından gübre olarak tescil edilmiş olması gerekir.
Bu istisna ile tarım sektöründe faaliyette
bulunan üreticilerin üzerindeki vergi yükünün ve üretim maliyetlerinin
düşürülmesi amaçlandığından, tarımsal amaç dışında kullanmak üzere satın alanlara
yapılan gübre teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmez.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilen gübrelerin üreticisi ya da ithalatçısı olmayıp
satışını yapanlar, sattıkları gübreye ilişkin tescil belgesinin bir örneğini
üreticilerden ya da ithalatçılardan temin ederler. İthalatçıların istisna
kapsamında ithalat yapabilmeleri için gübreye ilişkin tescil belgesini gümrük
idaresine ibraz etmeleri gerekir. 319/5-2
11.2. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Tarafından Tescil Edilen Gübrelerin İçeriğinde Bulunan Hammaddelerin Gübre
Üreticilerine Teslimi
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre
üreticilerine teslimi ile söz konusu hammaddelerin gübre üreticileri tarafından
ithali KDV'den istisna olup, bu istisnadan Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığınca gübre üretimi için verilen lisans belgesi sahibi gübre üreticileri
yararlanır. Lisans belgesi sahibi olmakla birlikte gübre üretimine ilişkin
tesisi bulunmayanlar veya üretim tesisi gayri faal olanlar bu istisnadan
faydalanamazlar.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilmiş olan gübrelerin üretiminde ana hammadde olarak
kullanılan doğalgazın gübre üreticilerine teslimi istisna kapsamındadır. Diğer
taraftan gübrenin içeriğinde yer almayıp, gübre üretiminde farklı amaçlarla
kullanılan doğalgazın (ısınma, enerji ve benzeri kullanımlar) istisna
kapsamında temini mümkün değildir.
Lisans belgesi sahibi üreticiler kapasite
raporlarında yer alan üretim kapasitelerini aşmamak kaydıyla üretmeyi
planladıkları gübre miktarları ile gübre üretiminde kullanacakları hammadde
ihtiyaçlarını altışar aylık dönemler (Ocak-Haziran, Temmuz-Aralık) halinde
belirleyerek Tebliğ ekinde yer alan (EK:23A) liste ile
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının onayına sunarlar. Söz konusu liste
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından değerlendirilerek onaylanır.
Üreticiler, onaylı hammadde listelerini
elektronik ortamda sisteme girerek, hammadde alımında veya ithalinde
kullanacakları istisna belgesini almak için bağlı oldukları vergi dairesine
başvururlar. Dilekçeye; üretici lisans belgesi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından onaylı Tebliğ eki (EK: 23A) liste eklenir.
Vergi dairesince, dilekçe üzerine
öncelikle, başvuranın KDV mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı, üretim için
gerekli lisans belgesi sahibi olup olmadığı, faal durumda olan bir üretim
tesisinin olup olmadığı ve elektronik ortamda sisteme girilen hammadde listesi
ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca onaylanmış listenin uyumlu olup olmadığı
kontrol edilir.
Koşulları sağlayan üreticilere, hammadde
alımı veya ithalinde istisna uygulanabileceğine ilişkin vergi dairesi
tarafından istisna belgesi (EK: 23B) verilir. Vergi
dairesinden alınan istisna belgesi ve eki liste, üreticiler tarafından
satıcılara ve gümrük idaresine ibraz edilerek istisna kapsamında işlem
yapılması talep edilir. Bu belgeye dayanılarak gübre üretiminde kullanılacak
hammaddelerin yurtiçinden alımı veya ithalinde KDV hesaplanmaz. 319/5-2
İstisna belgesi, ilgili olduğu altı aylık
üretim dönemi ile bu altı aydan önceki iki aylık tedarik süreci için
geçerlidir. Bu sürenin sona ermesi halinde, istisna belgesinin süresi de sona
erer. Bu süreler dışında istisna belgesi eki listede yer alan hammaddelerin
istisna kapsamında temini mümkün değildir.
Örnek: Gübre üreticisi (A), Temmuz-Aralık 2016 üretim
dönemi için hazırladığı hammadde listesini 20 Mart 2016 tarihinde Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığının onayına sunmuştur. Bakanlık listeyi inceleyerek ve
gerekli düzeltmeleri yaparak 25 Mart 2016 tarihinde onaylamıştır. Üretici (A),
5 Nisan 2016 tarihinde hammadde listesini sistem üzerinden girerek istisna
belgesi almak için vergi dairesine başvurmuştur. Vergi dairesince listenin
uygunluğu kontrol edilmiş ve gübre üreticisi (A)'ya 15 Nisan 2016 tarihinde
istisna belgesi verilmiştir. İstisna belgesi, Temmuz-Aralık üretim döneminden
önceki iki aylık tedarik sürecinin başlangıcı olan 1 Mayıs 2016 ile üretim
döneminin sonu olan 31 Aralık 2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere
verilecektir. Gübre üreticisi (A) bu istisna belgesine dayanarak istisna belgesinin
geçerli olduğu tarihler arasında, istisna belgesi eki listede yer alan
hammaddeleri KDV ödemeden temin edebilir.
İstisna belgesinin ekinde istisna
kapsamında alınabilecek hammaddeye ilişkin bilgiler yer alır. Söz konusu
istisna belgesi kapsamında teslimde bulunan satıcı, istisna belgesinin geçerli
olduğu süreyi kontrol eder ve istisna belgesi ekinin hammaddeye ilişkin
bölümünü fatura tarihi, numarası, tutarı ve hammadde miktarını belirtmek
suretiyle onaylar ve istisna belgesi ile eki listenin örneğini alır. Ayrıca
teslime ilişkin bu bilgiler üretici ve satıcı tarafından sisteme girilir. İstisna
belgesi ve eki liste satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz
hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesine dayanılarak yapılan hammadde
teslimine ilişkin faturalarda KDV gösterilmez. Ayrıca istisna belgesinin tarih
ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (ı) bendi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya
yer verilir.
Gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin
KDV ödenerek alınması halinde, ödenen bu KDV'nin istisna kapsamındaki gübre
teslimine ilişkin yüklenilen KDV olarak iadesinin talep edilmesi mümkündür.
Üreticiler, istisna kapsamında almış
oldukları hammaddeler ile üretmiş oldukları gübrelerin üretim, satış ve stok
bilgilerini altı aylık dönemi takip eden ayın sonuna kadar vergi dairesine bir
yazı ile bildirirler.
11.3. Yem
Teslimleri 319/5-1
Özelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1 2
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (ı) bendinde sayılan ve hayvan yemi olarak kullanılan
malların teslimi KDV'den istisnadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılsa bile
bu madde kapsamına girmeyen malların istisna kapsamında değerlendirilmesi
mümkün değildir. 319/5-1
Bu istisnanın uygulamasında fenni karma
yem, birden fazla malın endüstriyel işlemlere tabi tutulması sonucunda
hayvanların ağızdan beslenmesi için tam veya tamamlayıcı yem şeklinde
kullanılabilen yemleri ifade etmektedir.
Yem katkı maddelerinin karışımı ya da bir
veya birden fazla yem katkı maddesinin taşıyıcısı olarak kullanılan ve
hayvanlara doğrudan yedirilmesi amaçlanmayan premiksler ile tahılların buhar
ile yüksek basınç altında pişirilmesi ve ardından ezme makinasından geçirilerek
kurutulması prensibine dayanan bir ürün olan flakeler tek başına karma yem
kapsamında değerlendirilmediğinden, premiks ve flakelerin teslimi istisna
kapsamında değildir. (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.02.2026)
Soya fasulyesi, ayçiçeği tohumu, zeytin,
şeker pancarı, pamuk tohumu ve meyvelerin özütleme işleminden arta kalan ve
hayvan yemi olarak kullanılan posaları istisna kapsamında değerlendirilir.
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10
tarife pozisyon numarasında sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri
artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında
sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları istisna
kapsamında değildir.
11.4. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamındaki teslimlerin
beyanı, ilgili dönem KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda;
- Yem teslimleri için 325,
- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilmiş gübre teslimleri için 326,
- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre
üreticilerine teslimleri için ise 327
kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak
suretiyle yapılır.
11.5. İade
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin
içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimleri ile yem teslimlerinden doğan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- Satış faturaları listesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ait
indirilecek KDV listesi
- Yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama
tablosu
- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından verilen tescil belgesinin örneği (yalnızca gübre teslimlerine
ilişkin iade taleplerinde)
- Kapasite raporu (yalnızca gübre
üreticilerinin iade taleplerinde)
- Gübre üreticilerine verilen istisna
belgesi ve eki liste (EK:23B) (yalnızca gübre üreticilerine hammadde teslim
edenlerin iade taleplerinde)
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (ı) bendindeki istisna kapsamında temin ettiği yem ve
gübreyi, yine bu istisna kapsamında teslim eden mükelleflerin, yem ve gübre
alımında ödemediği KDV'yi iade olarak talep etmesi mümkün olmayıp, varsa genel
giderler ve ATİK'ler nedeniyle iade talep etmesi mümkündür. Bu durumda, genel
giderler ve ATİK'ler nedeniyle yüklenilen KDV için iade talebinde bulunabilecek
KDV tutarı, yem veya gübre satış bedeli ile bunların alış bedeli arasındaki
farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutarı aşamaz.
Aynı şekilde, istisna kapsamında temin
ettiği hammaddeyi kullanarak ürettiği gübreyi yine istisna kapsamında teslim
eden üreticilerin bu teslimlere ilişkin iade talebinde bulunabileceği KDV
tutarı, gübrenin satış bedeli ile bu gübrenin üretiminde kullanılmak üzere
istisna kapsamında satın alınan hammaddenin alış bedeli arasındaki farka genel
vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutarı aşamaz.
11.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin
içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimleri ile yem teslimlerinden kaynaklanan
mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
11.5.2. Nakden İade
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin
içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimleri ile yem teslimlerinden kaynaklanan
ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu
ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması
halinde aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
11.6.
Müteselsil Sorumluluk
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilmiş gübrelerin içeriğinde bulunan hammaddelerin gübre
üreticilerine tesliminde istisna belgesi ile eki listenin (EK:23B) satıcılara
ibraz edilmesi, satıcıların da istisna belgesi ekinde yer alan listeyi teslim
ettikleri hammadde miktarı ile fatura bilgilerini belirtmek suretiyle
doldurarak onaylamaları, istisna belgesi ve eki listenin örneğini almaları
şarttır.
Bu şartları sağlamadan istisna kapsamında işlem
yapan satıcılar, bu istisna sebebiyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve
faizlerden teslim yapılan mükellefler ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Kendisine, teslimin istisna kapsamına
girdiğini belirten istisna belgesi ile eki liste (EK:23B) ibraz edilen
mükellefler, başka bir şart aramadan istisna belgesi ekinde yer alan listeyi
doldurarak istisna kapsamında işlem yapar. Daha sonra işlemin, istisna için bu
bölümde açıklanan şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal
edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve
zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim yapılan alıcıdan aranır. Satıcının
iade talebi ise yukarıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine
getirilir.
İstisna kapsamında temin edilen veya
istisna kapsamında temin edilen hammaddeyle üretilen gübrelerin KDV
hesaplanarak teslimi halinde, hammadde veya gübrenin temininde ödenmeyen KDV,
satışı gerçekleştiren mükellef tarafından teslimin yapıldığı döneme ilişkin 2
No.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenir. Bu şekilde
beyan edilerek ödenen KDV için vergi ziyaı cezası hesaplanmaz. 2 No.lu KDV
beyannamesi ile beyan edilerek ödenen bu vergi, 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim
konusu yapılabilir.
12. Konut veya İş Yeri Teslimlerinde İstisna (05.05.2017
tarihli ve 30057 sayılı R.G.ile eklenmiştir. Yürürlük
01.04.2017 den itibaren geçerli olmak üzere.)
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasına 23/2/2017 tarihli ve 6824 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 1/4/2017
tarihinden itibaren uygulanmak üzere,
"i) Konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların
ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek
kaydıyla, Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2
numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni
alarak altı aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'de
yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi
Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de
kazanç elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimleri (Şu kadar
ki bentte öngörülen şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit
edilmesi halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve
gecikme faizinden mükellef ile birlikte alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna
kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin üç yıl içerisinde elden
çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce
elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.),"
bendi eklenmiştir.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
12.1. Kapsam
12.1.1.
İstisna Kapsamına Giren Taşınmazlar
3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde düzenlenen
istisnanın kapsamına konut veya iş yeri olarak inşa edilen binalar girmektedir.
Konut veya iş yerinin bu istisna kapsamında teslime
konu edilebilmesi için; konut veya iş yeri olarak inşa edilen binanın yapı
ruhsatının bulunması ve alıcıların kullanımına hazır vaziyette fiilen teslim
edilmesi şarttır. Kat irtifakı kurulabilen konut veya iş yerlerinde ayrıca kat
irtifakının kurulmuş olması gerekir. Yapı ruhsatında konut, dükkan, ofis, büro,
rezidans, apart daire, devre mülk ve benzeri olarak tanımlanan konut veya iş
yerleri istisna kapsamında değerlendirilir.
İstisna uygulamasında, kat mülkiyeti kurulan konut
veya iş yerlerinin tesliminde fiili teslimin tevsiki aranmaz.
12.1.2.
Konut veya İş Yerinin İlk Teslimi
3065 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde teslimin, bir mal
üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya
veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu, bir malın iki veya daha fazla
kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle el değiştirmeksizin
doğrudan son alıcıya devredilmesi halinde, son alıcıya kadar aradaki safhaların
her birinin ayrı birer teslim sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
İstisna,1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere,
konut veya iş yerini inşa eden mükellefin yapacağı ilk teslimde uygulanır.
Konut veya iş yerinin inşa edenlerden satın alınarak bir başkasına satılması
halinde yapılan konut veya iş yeri teslimi ilk teslim olarak değerlendirilmez.
Örnek 1: (A) Yapı A.Ş. inşa ettiği toplam 10 adet bağımsız
bölümden oluşan binayı toplu olarak (B) Emlak A.Ş.'ye satmıştır. (B) Emlak
A.Ş.'de satın aldığı bu konut ve iş yerlerinin bir kısmını Türkiye'de yerleşmiş
olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere satmıştır. Bu durumda (B) Emlak A.Ş.
tarafından yapılan bu teslimler ilk teslim olmadığından istisna kapsamında
değerlendirilmez.
3065 sayılı Kanunun (2/5) inci maddesine göre trampa,
iki ayrı teslim hükmündedir. Bu hükme göre, arsa karşılığı inşaat işinde iki
ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından konut
veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi; ikincisi ise müteahhit
tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine yapılan konut veya işyeri
teslimidir. Buna göre arsa payına karşılık olarak arsa sahibine verilen konut
veya işyerinin arsa sahibi tarafından teslimi ilk teslim kapsamında
değerlendirilmez. (3.ve 4. cümleler, 05.06.2018 tarihli ve
30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile değişik)
Örnek 2: (B) Konut A.Ş. kat karşılığı inşaat sözleşmesi
kapsamında (C) Emlak Ltd. Şti.'den aldığı arsa üzerinde inşa ettiği konutlardan
bir kısmını sözleşme gereği (C) Emlak Ltd. Şti.'ye devretmiştir. (C) Emlak Ltd.
Şti.'de bu konutları istisna kapsamında bulunan alıcıya satmıştır. Söz konusu
satış işlemi, istisnanın diğer şartları sağlanmış olsa dahi ilk teslim
kapsamında değerlendirilmeyeceğinden yapılan satış işleminde istisna
uygulanmaz.
12.1.3.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisna;
- Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha
fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına (resmi daire ve müesseselere
veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen
daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı
memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç),
- Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek
kişilere,
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş
yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlara
yapılan konut veya iş yeri teslimlerinde uygulanır.
Bu istisnadan yararlanma şartlarını taşıyan
alıcıların, istisna kapsamında birden fazla konut veya iş yeri alması mümkündür.
a) Türk
Vatandaşları
29/5/2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun (3/1-ç) maddesinde, Türk vatandaşının Türkiye Cumhuriyeti Devletine
vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan
daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bu istisnadan faydalanır.
Ancak, resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve
teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin
işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları bu istisnadan
faydalanamazlar.
Bu istisnadan faydalanacak Türk vatandaşının,
- İstisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih
itibariyle geçerli olan yurt dışında çalışma veya oturma iznine sahip olması,
- Çalışma veya oturma iznini, istisna kapsamında
teslimin yapılacağı tarihten en az altı ay önce almış olması,
- Çalışma veya oturma izninin alındığı tarih ile
istisna kapsamında teslimin yapılacağı tarih arasında en az altı ay yurt dışında
bulunması
şartlarını birlikte sağlaması gerekmektedir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde
bulunacak satıcı mükellefler; istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin
olarak alıcı Türk vatandaşının,
- Yukarıda yer verilen şartları sağlayan ikamet ettiği
ülke resmi makamlarından alınmış ikamet tezkeresi veya bu mahiyette bir belge
veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış çalışma izninin bulunduğunu,
- Çalışma veya oturma izninin alındığı tarihten
itibaren en az altı ay yurt dışında bulunduğunu,
- Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının 2 numaralı bendi kapsamında olmadığını
gösteren ilgili ülkede bulunan Türk elçilik veya konsoloslukları
tarafından verilen belgeyi konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan
almalıdır.
b) Yabancı
Uyruklu Gerçek Kişiler
5901 sayılı Kanunun (3/1-d) maddesinde, yabancının
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade ettiği
hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Kanunun "Türkiye'de yerleşme" başlıklı 4
üncü maddesine göre, ikametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı
içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar
Türkiye'de oturma süresini kesmez.) Türkiye'de yerleşmiş sayılır.
Aynı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, belli ve geçici
görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar,
memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer
kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler
ile tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle
Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olan yabancılar memlekette altı aydan fazla
kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar.
Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık
bağı bulunmayan ve 193 sayılı Kanuna göre Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı
uyruklu gerçek kişiler bu istisnadan faydalanabilir.
Öte yandan, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi
uyarınca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek
kişiler de bu istisnadan faydalanabilir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde
bulunacak satıcı mükellefler; alıcıların istisna kapsamında olduğunun tevsikine
ilişkin olarak,
- Uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş
pasaportun fotokopisini (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını
kaybeden kişilerde mavi kartın fotokopisini),
- Yabancı uyruklu gerçek kişinin Türkiye'de yerleşmiş
olmadığına dair konut veya iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesinden alınacak
belgeyi
konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan almalıdır.
c) Tüzel
Kişiler
Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmayan ve bir iş yeri
ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmeyen kurumlar bu
istisnadan faydalanabilir.
Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların
kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde
gösterilen merkezdir. İş merkezi ise iş bakımından işlemlerin bilfiil
toplandığı ve yönetildiği merkezdir.
İstisna kapsamında konut veya iş yeri tesliminde
bulunacak satıcı mükellefler; alıcıların istisna kapsamında olduğunun tevsikine
ilişkin olarak,
- Kuruluş ve faaliyetin devam ettiğine dair kurumun
kanuni merkezinin bulunduğu ülke resmi makamlarından alınmış belgeyi,
- Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmadığına ve bir iş
yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye'de kazanç elde etmediğine dair
konut veya iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesinden alınacak belgeyi
konut veya iş yeri tesliminden önce alıcıdan almalıdır.
12.2.
Bedelin Döviz Olarak Türkiye'ye Getirilmesi
12.2.1.
Bedelin Türkiye'ye Getirilme Zamanı
Konut veya iş yeri tesliminde KDV istisnasının
uygulanabilmesi için, bedelin en az % 50'sinin satışa ilişkin faturanın
düzenlendiği tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı
tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesi gerekir.
İstisnaya ilişkin KDV iadesi, bedelin tamamının
Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmesinden sonra yapılır.
Örnek: Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu Bay (A)
ile (B) Yapı A.Ş., inşası tamamlanan 500.000 Dolar bedelindeki konutu, bedelin %
50'si peşin, kalan tutarı 6 eşit taksitte ödenmek suretiyle satışı konusunda
anlaşmıştır. Peşinat, faturanın düzenlenmesinden önce döviz olarak Türkiye'ye
getirilmiş ve satıcıya ödenmiştir. Kalan tutar ise fatura düzenlendikten sonra
aylık taksitler halinde yurt dışından döviz olarak getirilecek ve satıcıya
ödenecektir.
Faturanın düzenlenmesinden önce bedelin yarısı alıcı
tarafından döviz olarak Türkiye'ye getirilip satıcıya ödendiğinden bu satış
işleminde KDV hesaplanmaz.
12.2.2.
Bedelin Türkiye'ye Getirildiğinin Tevsiki
Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya
transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır. Dövizin Türkiye'deki bankaya
transfer edilmesi durumunda, yapılan transfer işlemi banka dekontu ile tevsik
edilir. Ödemenin, yurt dışındaki bankalar tarafından verilen kredi kartları ile
yapılması mümkün olup, bu kredi kartları ile yapılan ödemelere ilişkin dövizin
Türkiye'ye getirildiğinin yurt içindeki ilgili banka tarafından verilecek bir
dekont veya yazı ile tevsik edilmesi gerekir.
Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler
tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz
transferleri;
- Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya
ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi,
bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya
- Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler
tarafından, transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya,
alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı,
adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi
kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye'ye getirilen
döviz olarak kabul edilir. (15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı R.G. Seri
No 27 Tebliğ ile eklenmiştir)
Yurt dışında bulunan dövizin Türkiye'ye alıcı
tarafından fiziki olarak getirilmesi de mümkün olup, bu durumda dövizin
Türkiye'ye getirilmiş olduğunun tevsikinde gümrük idaresinden alınan belgeler
kullanılır.
Diğer taraftan, dövizin Türkiye'ye fiziken getirilmesi
veya alıcının Türkiye'de bulunan hesabına yurt dışından transfer edilmesi
durumunda, söz konusu bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve bu
ödemenin banka dekontuyla tevsik edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından döviz
olarak getirilen bedelin satıcıya Türk Lirası olarak ödenmesi de mümkündür.
6824 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı
8/3/2017 tarihinden önce getirilen dövizler, bu istisna kapsamında Türkiye'ye
getirilen döviz olarak değerlendirilmez. Ancak, belirli konut veya iş yeri
almak amacıyla bu tarihten önce getirilen ve satıcıya ödenen dövizler, tevsik
edilmek şartıyla istisna kapsamında teslime konu edilen konut veya işyerlerine
ilişkin Türkiye'ye getirilen döviz olarak kabul edilir.
12.3. Konut veya İş Yerinin Üç Yıl İçerisinde Elden
Çıkarılması
Konut veya iş yeri tesliminde istisna uygulanabilmesi
için, tapuda işlem tesis edilmiş olması gerekir.
İstisna kapsamında satış yapanlar, konut veya iş yeri
satışının 3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesi kapsamında KDV'den istisna olarak
yapıldığını tapu müdürlüklerine bildirirler. Bu bildirim üzerine, tapu
müdürlükleri tarafından tapu kütüğünün beyanlar hanesine, bu konut veya
işyerlerinin üç yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil
edilmeyen verginin, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi
oranında hesaplanan gecikme faiziyle birlikte ödeneceği hususunda şerh konulur.
İstisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin
üç yıl içerisinde elden çıkarılması halinde zamanında tahsil edilmeyen vergi,
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil faizi oranında hesaplanan
gecikme faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından
taşınmazın bulunduğu yer vergi dairesine ödenir. Ödemenin yapıldığına ve devrin
yapılmasının mümkün olduğuna dair ilgili vergi dairesinden alınan yazı ibraz
edilmeden tapu müdürlükleri tarafından devir işlemi gerçekleştirilmez.
Üç yıllık süre dolduktan (üç yıllık süre olarak
izleyen yılın aynı ay ve aynı günü dikkate alınır) sonra yapılacak devir
işlemlerinde vergi ve tecil faizi aranmaz.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 3065 sayılı Kanunun
(13/i) maddesi kapsamında KDV'den istisna olarak yapıldığı beyan edilen
devirleri işlem bazında aylık dönemler itibariyle, en geç takip eden ayın 10
uncu gününe kadar elektronik ortamda ve liste halinde Gelir İdaresi
Başkanlığına bildirir.
12.4.
İstisnanın Usulüne Uygun Olarak Gerçekleşmemesi
3065 sayılı Kanunun (13/i) maddesinde öngörülen
şartları taşımadığı halde istisnanın uygulandığının tespit edilmesi halinde,
zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden
mükellef ile birlikte alıcı da müteselsilen sorumlu tutulur.
İstisna kapsamında teslime konu edilen konut veya iş
yerine ilişkin bedelin en az % 50'sinin satışa ilişkin faturanın düzenlendiği
tarihten önce, kalan kısmının da en geç bir yıl içerisinde alıcı tarafından
döviz olarak Türkiye'ye getirilerek satıcıya ödenmemesi halinde zamanında
tahsil edilmeyen vergi, satıcı ile birlikte alıcıdan vergi ziyaı cezası ve
gecikme faizi ile birlikte aranır.
12.5.
İstisnanın Beyanı
Bu kapsamda yapılan satışlar, konut veya iş yeri
tesliminin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda; 328 kod numaralı "Konut veya İş Yeri
Teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu konut veya işyerlerinin bedelinin KDV hariç tutarı,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu konut veya işyerlerine ilişkin alış ve giderlere
ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
Satıcılar, her bir vergilendirme dönemi içinde gerçekleştirilen
bu kapsamdaki satışlarını KDV beyannamesi ekinde yer alan form (EK:
24) ile bildirir.
12.6. İade
Konut veya iş yeri teslimlerinden doğan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Satıcıların teslimden önce temin etmeleri gereken
Tebliğin (II/B-12.1.3) bölümünde sayılan belgeler
- Dövizin tamamının Türkiye'ye getirildiğini tevsik
eden banka dekontları veya gümrük idaresinden alınan belgeler ile satıcıya
ödendiğini tevsik eden banka dekontları
- Satışa ilişkin tapu kayıt örneği
12.6.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
12.6.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi
aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan
kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat,
vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
13. Organize
Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin İstisna (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (j) bendine göre,
organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon,
arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri
ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin,
bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal
teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
KDV'den istisnadır.
13.1. İstisnanın
Kapsamı
13.1.1.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
Söz konusu istisnadan;
-12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi
Bölgeleri Kanununa göre kurulan organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından
oluşturulan iktisadi işletmeler,
-24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu
ile küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi ana sözleşmesi hükümlerine göre
kurulmuş küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri
faydalanır.
Küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin bu
istisnadan faydalanabilmesi için küçük sanayi sitesi inşa edilecek arsanın tapu
sicilinin küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi adına tescil edilmiş olması ve
bu arsanın küçük sanayi sitesi inşa edilmesine uygun olduğunun uygulama imar
planı veya yetkili idarelerce verilecek ruhsat veya onay ile tevsik edilmesi
gerekmektedir.
13.1.2.
İstisna Kapsamına Giren İşlemler
İstisna kapsamına;
- Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi
sitelerinin içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi, içme,
kullanma ve atık su arıtma tesisi, doğalgaz, elektrik ve haberleşme,
yenilenebilir ve diğer enerji tesislerine ilişkin altyapı işleri ile yolların
yapımına ilişkin organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan
iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim
ve hizmetler,
- Küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına
ilişkin küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerine yapılan teslim ve hizmetler
girmektedir.
İdari bina, sosyal tesisler, spor tesisleri ve benzeri
tesislerin yapım işlerine ilişkin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi
sitelerine yapılan teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmez.
Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından oluşturulan
iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin makina,
teçhizat, demirbaş, mobilya, mefruşat ve benzeri alımları istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından
oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin
su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve
diğer enerji tesisleri ile yolların ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin
yeniden inşasına yönelik mal ve hizmet alımları bu istisna kapsamına girmekle
birlikte, bunların tamir, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları
istisna kapsamında değerlendirilmez.
Örnek: Başkent Organize Sanayi Bölgesi, mevcut
kapasiteyi artırmak amacıyla arıtma tesisinin yıkılarak yeniden inşa edilmesine,
doğalgaz tesislerinin ise yıllık bakım ve onarımının yapılmasına karar
vermiştir. Söz konusu arıtma tesisinin yeniden inşasına yönelik olarak Başkent
Organize Sanayi Bölgesine yapılacak teslim ve hizmetler KDV'den istisna olup,
doğalgaz tesislerinin yıllık bakımı ile onarımına ilişkin teslim ve hizmetler
bu istisna kapsamına girmez.
13.2.
İstisnanın Uygulanması
Organize sanayi bölgeleri ile bunlar tarafından
oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri,
hazırlanan proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmetlere
ilişkin bir liste hazırlarlar. Söz konusu proje ve bu proje kapsamındaki mal ve
hizmetlere ilişkin liste elektronik ortamda sisteme girilir. Mükellef mal ve
hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra KDV
yönünden bağlı olduğu/bulunduğu vergi dairesine istisna belgesi almak için
başvuruda bulunur. Vergi dairesi (EK:26)'da yer alan
belgeyi düzenleyerek mükellefe verir. Vergi dairesinden alınan istisna
belgesinin bir örneği mal ve hizmetin alımı sırasında satıcılara verilir ve
istisna kapsamında işlem yapılması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından
213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı olarak alınacak
mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında
teslim veya hizmette bulunan satıcı, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete
ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını
belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal/hizmet teslimi
gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun olarak
sisteme girerler.
Satıcı mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas
alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de aranarak
sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi veya
ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin
liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna kapsamına giren
alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna belgesinin revize
ettirilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen süreyle sınırlı
olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda, istisna
belgesindeki süre de revize edilir.
Tek satıcıdan alınan proje maliyetinin binde 5'ine
kadar olan birden fazla mal ve hizmete ilişkin harcamalar listeye tek satır
olarak girilebilir. Birden fazla binde 5'lik toplu satır yazılabilir. Bu
şekilde toplu yazılacak satırlarda yer alan tutarların toplamının proje
maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin cinsi,
miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde
açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının
listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin
edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin bölüm
doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de onaylanır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar istisna
belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi dairesine ibraz
ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan mal ve
hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
Satıcılar, yaptıkları teslim ve hizmet ifalarına
ilişkin faturada, Tebliğin bu bölümündeki açıklamaları da göz önünde bulundurmak
suretiyle KDV hesaplamazlar.
Ayrıca, organize sanayi bölgeleri ile bunlar
tarafından oluşturulan iktisadi işletmeler ve küçük sanayi sitesi yapı
kooperatiflerine istisna kapsamında teslimde bulunan veya hizmet ifa eden
mükelleflerin mal ve hizmet alımları genel hükümlere göre KDV'ye tabidir.
İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği 1/4/2018 tarihinden
önce başlayan istisna kapsamındaki projelere ilişkin, 1/4/2018 tarihinden sonra
yapılan mal ve hizmet alımları istisna kapsamında olup, bu kapsamda istisnadan
faydalanılabilmesi için istisna belgesi alınması ve yukarıda yer verilen usul
ve esaslar çerçevesinde hareket edilmesi gerekir.
13.3.
İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,
teslim ve hizmetin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 330 kod numaralı
"Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasına İlişkin Teslim
ve Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve
Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin KDV hariç
tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin
alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0"
yazmalıdır.
13.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin örneği
ile kendisi tarafından ilgili mal ve hizmete ilişkin olarak proje kapsamında
istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
13.4.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
13.4.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
13.5.
Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin, istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mal teslimi ve hizmet
ifasında bulunan satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya
hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da
müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslim veya hizmetin istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart aramaksızın
istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili
düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra
ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan
alıcıdan aranır. Satıcının iade talebi ise yukarıda açıklanan şekilde
değerlendirilir.
14. Ar-Ge,
Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve
Teçhizat Teslimlerinde İstisna (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
7103 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici
39 uncu madde ve 29/3/2018 tarihli ve 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
ile Bazı Kanunlar ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunla, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine eklenen (m)
bendine göre, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji
geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme
ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve
tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının
Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik
ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde
kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri 1/5/2018
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda
belirlenmiştir.
14.1. Kapsam
14.1.1.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisnadan;
- 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme
bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde,
- 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım
merkezlerinde,
- 6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma
laboratuvarlarında
Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlar
yararlanır.
14.1.2.
İstisna Kapsamına Giren Teslimler
İstisna, bu Tebliğin (II/B-14.1.1.) ayrımında
sayılanların, münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanmak
üzere, yeni makina ve teçhizat alımlarında uygulanır.
Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetinde bulunanlara
istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatın, münhasıran Ar-Ge,
yenilik ve tasarım faaliyetinde kullanılması gerekir. Ar-Ge, yenilik ve tasarım
faaliyetlerinin kapsamı ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
İstisna "yeni" makina ve teçhizat teslimlerine
tanındığından, istisna kapsamında teslime konu edilecek makina ve teçhizatın
kullanılmamış olması gerekmektedir. Diğer taraftan, makina ve teçhizatın aksam,
parça, aksesuar ve teferruatları istisna kapsamında değerlendirilmez.
Makina ve teçhizatın nitelik ve kapsamı, yatırım
teşvik belgesi kapsamındaki makina ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulamasına
ilişkin düzenlemelerin yer aldığı bu Tebliğin (II/B-5.1.) bölümündeki
açıklamalara göre belirlenir.
14.2.
İstisnanın Uygulaması
İstisna kapsamında makina ve teçhizat satın almak
isteyen alıcılar, teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme
bölgesinde, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde ve araştırma laboratuvarlarında
faaliyette bulunduklarına ve satın alacakları makina ve teçhizatı Ar-Ge,
yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanacaklarına dair ilgili birimlerden
alacakları belge ile KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairesine istisna
belgesi almak için başvuruda bulunurlar. Başvuruda bulunanlar tarafından
istisna kapsamında alınacak makina ve teçhizat listesi elektronik ortamda
sisteme girilir.
İlgili vergi dairesi tarafından gerekli kontroller
yapıldıktan sonra şartları sağlayanlara elektronik olarak sisteme girilen
makina ve teçhizatla sınırlı olmak üzere istisna belgesi (EK:27)
verilir.
Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin alıcı
tarafından onaylanmış bir örneği alıcılar tarafından satıcılara verilir. Bu
belge satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine
uygun olarak saklanır.
Söz konusu istisna belgesi kapsamında makina ve
teçhizat satan mükellef, istisna belgesi ekinin ilgili bölümünü fatura tarihi,
numarası, mal miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini
alır. Teslim gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini elektronik
ortamda sisteme girerler.
İstisna kapsamındaki makine ve teçhizatın ithalat yoluyla
temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen makina ve teçhizata
ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de
onaylanır.
Satıcı mükellefin iade talebi istisna belgesi ve
elektronik sisteme yapılan alış ve satış girişleri esas alınmak suretiyle, iade
için gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
14.3. Makina
ve Teçhizatın Üç Yıl İçinde Belirlenen Faaliyetler Dışında Kullanımı veya Elden
Çıkarılması
İstisna kapsamında alınan makina ve teçhizatın, teslim
tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; Ar-Ge,
yenilik ve tasarım faaliyetleri dışında kullanılması, elden çıkarılması veya
kiralanması hallerinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan
vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın
kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının
başından itibaren başlar.
14.4.
İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV hesaplanmayan teslimler, KDV
beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 331 kod numaralı satır aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu teslimlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen
KDV" sütununa bu teslimlere ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
İstisna kapsamında mal alanlar, istisna belgesinin
bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi dairesine ibraz ederek
kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan makina ve
teçhizat listesinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
14.5. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin örneği
ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak istisna uygulanarak alınacak
makina ve teçhizat listesinin örneği
14.5.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
14.5.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
14.6.
Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mal tesliminde bulunan
satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna uygulanması halinde,
ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslimi yapan mükellefler ile
birlikte teslim yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslimin istisna kapsamına girdiğini
gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart aramaksızın istisna
kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili
düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra
ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim yapılan alıcıdan aranır.
Satıcının iade talebi ise yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilir.
15. Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel
İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin
İstisna(06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile
eklemiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
Genelgeler 1
7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13
üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (k) bendine göre, genel ve özel
bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere
bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada
öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu
ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi,
mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi ibadethaneler, Diyanet İşleri
Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi verilen tesisler, Gençlik ve Spor
Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası
dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler 1/6/2018
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV'den istisnadır.
15.1. İstisnanın Kapsamı
15.1.1. İstisna
Kapsamında Yer Alan Tesisler
İstisnanın kapsamına, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine,
il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanacak aşağıdaki tesislerin
inşasına ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları girmektedir:
- Okul,
- Sağlık tesisi,
- Yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu,
- Çocuk yuvası,
- Yetiştirme yurdu,
- Huzurevi,
- Bakım ve rehabilitasyon merkezi,
- Mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi
ibadethaneler,
- Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din
eğitimi verilen tesisler,
- Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri,
- Gençlik ve izcilik kampları.
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel
idareleri, belediyeler ve köyler dışındakilere bağışlanan tesisler ile genel ve
özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere
bağışlanmakla birlikte yukarıda sayılanlar arasında yer almayan tesislerin
inşasına ilişkin yapılan teslim ve hizmetler için bu istisnadan yararlanılamaz.
Düzenlemedeki "okul" ifadesinden, doğrudan eğitim-öğretim
hizmetlerinin verildiği temel birimlerin anlaşılması gerekmekte olup rehberlik
ve araştırma merkezi, mesleki eğitim merkezi, iş eğitim merkezi, mesleki ve
teknik eğitim merkezi ve akşam sanat okulları da bu kapsamda değerlendirilir.
Düzenlemedeki "sağlık tesisi" ifadesinden, Sağlık
Bakanlığınca sağlık tesisi kapsamında değerlendirilen kurum ve kuruluşların
anlaşılması gerekmektedir.
Düzenlemedeki "ibadethane" ve "yaygın din eğitimi
verilen tesis" ifadelerinden Diyanet İşleri Başkanlığınca ibadethane sayılan
yerler ile Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi olan ve din eğitimi
verilen tesislerin anlaşılması gerekmektedir.
Düzenlemedeki "çocuk yuvası" ve "yetiştirme yurdu"
ifadeleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hizmet dönüşümü kapsamında
bulunan çocuk evleri sitesi, çocuk destek merkezi ve çocuk evlerini de kapsar.
15.1.2. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
Söz konusu istisnadan; genel ve özel bütçeli kamu
idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere bu
idare ve kuruluşlarla protokol imzalamak suretiyle Tebliğin (II/B-15.1.1.) bölümünde sayılan tesisleri inşa
eden/ettiren gerçek ve tüzel kişiler (kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşu, kooperatif, dernek, vakıf ve benzerleri dahil), KDV mükellefi olup
olmadığına bakılmaksızın faydalanır.
15.1.3. İstisna
Kapsamına Giren İşlemler
İstisna kapsamına; genel ve özel bütçeli kamu
idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köylere bağışlanmak üzere Tebliğin
(II/B-15.1.1.) bölümünde sayılan tesislerin inşası
dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler girmektedir. Söz
konusu tesislerin tadil, bakım ve onarım işlemlerine yönelik teslim ve
hizmetler istisna kapsamına girmez.
İstisnadan faydalanılabilmesi için ilgili idare ve
kuruluşlarla bağış protokolü imzalanması şarttır. Mülkiyeti Türkiye Diyanet
Vakfında veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut
vakıflarda bulunmakla birlikte, anılan vakıflar[5] tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz
olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane
ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu
vakıflara[6] yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır. (Son
cümle, 15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı R.G. Seri No 27 Tebliğ ile eklenmiştir)
(16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
İstisna kapsamındaki tesisin inşaatı ile birlikte
bağışlanması öngörülen makine, teçhizat ve tefrişatın bağışta bulunacaklara
teslimi, söz konusu makine, teçhizat ve tefrişatın tesisin kullanım amacına
uygun olması, mutat olması ve bağış protokolünde açıkça belirtilmiş olması
kaydıyla istisna kapsamında değerlendirilir.
Söz konusu tesislerin belirli bir kısmının inşa
edilmesine yönelik bağışta bulunulmasına dair protokol düzenlenmesi halinde,
bağışta bulunan tarafından inşa edilmesi öngörülen kısımla ilgili yapılan
teslim ve hizmetler de istisna kapsamında değerlendirilir.
Örnek: Bay
(A), Milli Eğitim Bakanlığı ile Trabzon/Çaykara'da 20 derslikli ortaokul
binasının % 50'sinin bağışlanmak üzere inşa edilmesine ilişkin bağış protokolü
yapmıştır. Bay (A), söz konusu okul binasının % 50'lik kısmının inşasına
ilişkin (B) Taahhüt Ltd. Şti. ile sözleşme imzalamıştır. Buna göre (B) Taahhüt
Ltd. Şti.nin okul binasının inşasına ilişkin Bay (A)'ya vereceği inşaat taahhüt
işi KDV'den istisna olacaktır.
Bu tesislerin tamamının veya belirli bir kısmının
inşasına yönelik ilgili idare ve kuruluşlara nakdi olarak yapılan bağışlar,
ilgili idare ve kuruluş tarafından istisna kapsamındaki tesislerin inşasına
ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarında kullanılsa bile bu alımlar istisna
kapsamında değerlendirilmez.
15.2. İstisnanın Uygulanması
15.2.1. Genel Olarak
Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel
idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere inşa edilecek tesislere
ilişkin ilgili idare ile bağışta bulunacaklar arasında bağış protokolü
düzenlenir. Söz konusu protokolde, bağışlanmak üzere inşa edilecek tesisin
maliyeti, teknik özellikleri (açık ve kapalı alan, derslik sayısı, yatak sayısı
vb.), inşa edileceği alan gibi bilgilere yer verilir.
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel
idareleri, belediyeler ve köylere bağışta bulunacaklar, bağışlayacakları tesise
ilişkin uygulama projesini hazırlar ve inşaat ruhsatını alırlar. Bağışlanacak
tesisin ilgili idare ve kuruluşa ait bir taşınmaz üzerinde inşa edilmesi
halinde tesise ilişkin uygulama projesi ve inşaat ruhsatı ilgili idare ve
kuruluş tarafından alınır. Bağışta bulunacaklar uygulama projesi ve inşaat
ruhsatına uygun olarak hazırlayacakları istisna kapsamında alınacak mal ve
hizmet listesini ilgili idare ve kuruluşun onayına sunarlar. Üniversitelere
yapılacak bağışlarda, uygulama imar planı, parselasyon planı veya vaziyet planı
olmaması gibi nedenlerle inşaat ruhsatı alınamaması halinde, istisna kapsamında
alınacak mal ve hizmet listesinin onayında ruhsat yerine üniversitenin inşaatla
ilgili sorumlu biriminin uygun görüşü aranır(Son cümle, 10.10.2018 tarihli
ve 30561 sayılı R.G. Seri No 21 Tebliğ ile eklenmiştir).
Bağışta bulunacaklar, ilgili idare ve kuruluş
tarafından onaylanmış olan mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda
sisteme girdikten sonra ilgili idare veya kuruluşla imzalanmış bağış protokolü ve
inşaat ruhsatının bir örneğiyle birlikte, KDV mükellefiyeti bulunuyorsa bağlı
bulundukları vergi dairesi, KDV mükellefiyeti bulunmuyorsa bağış yapılan
tesisin bulunduğu yer Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa istisna belgesi
almak için başvuruda bulunurlar. Vergi Dairesi/Vergi Dairesi
Başkanlığı/Defterdarlık, talebin öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığını
değerlendirir ve (EK:29)'da yer alan belgeyi düzenleyerek
bağış yapacaklara verir ve bir örneğini protokol yapan kuruluşa gönderir.
Alınan istisna belgesinin bir örneği mal ve hizmetin alımı sırasında bağış
yapacaklar tarafından satıcılara verilir ve istisna kapsamında işlem yapılması
talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213
sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı olarak alınacak
mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında
teslim veya hizmette bulunan satıcı, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete
ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını
belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal teslimi ve hizmet ifası
gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini projeye uygun olarak
sisteme girerler.
Satıcı mükellefin iade talebi, bu istisna belgesi esas
alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de aranarak
sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi veya
ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin
liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna kapsamına
giren alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna belgesinin revize
ettirilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen süreyle sınırlı
olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda, istisna
belgesindeki süre de revize edilir.
Tek satıcıdan alınan proje maliyetinin binde 5'ine
kadar olan birden fazla mal ve hizmete ilişkin harcamalar listeye tek satır
olarak girilebilir. Birden fazla binde 5'lik toplu satır yazılabilir. Bu
şekilde toplu yazılacak satırlarda yer alan tutarların toplamının proje maliyetinin
yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin cinsi, miktarı,
tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde açıklayacak detayda
yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının listede yer alması
gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin
edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin bölüm
doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de onaylanır.
İlgili idare ve kuruluşlar, proje kapsamındaki
tesislerin projeye uygun olarak yapıldığını, inşaat ruhsatının alındığı
tarihten itibaren altışar aylık dönemler itibarıyla istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesine/Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa
bildirirler. Bu bildirimin yapılmaması durumunda istisna belgesini düzenleyen
Vergi Dairesi/Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık ilgili idare ve kuruluştan
bildirimi talep eder, bildirim gelene kadar istisna belgesi kapsamında işlem
yapılmaması için gerekli önlemleri alır.
Ayrıca, projenin tamamlanarak tesisin idareye teslim
edildiği ya da protokole göre inşa edilmesi öngörülen tesisin tamamlanmadığı,
protokole uygun olarak yapılmadığı, ilgili idare ve kuruluşlar tarafından bağışta
bulunmak üzere protokolü imzalayan ve istisnadan yararlananların vergi
dairesine veya istisna belgesini düzenleyen Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilir.
Bağışta bulunanlar tarafından belli bir kısmı inşa
edilen ancak protokolde öngörülen şekilde tamamlanamayan tesislere ilişkin
istisnadan yararlanılabilmesi için ilgili idare ve kuruluşlar tarafından kabulü
uygun görülen kısmının ayrıca istisna belgesini düzenleyen Vergi
Dairesine/Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilmesi gerekmektedir.
İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar, istisna
belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi dairesine ibraz
ederek kapattırmak zorundadır. Belgeyi veren Vergi Dairesi/Vergi Dairesi
Başkanlığı/Defterdarlık istisna belgesinde yer alan mal ve hizmet bölümlerinin
satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol
eder ve bağış yapılan ilgili idare ve kuruluşun yapacağı bildirime göre istisna
belgesini kapatır.
Satıcılar, yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifalarına
ilişkin faturada, Tebliğin bu bölümündeki açıklamaları da göz önünde
bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
Ayrıca, istisna kapsamında teslimde bulunan veya
hizmet ifa eden mükelleflerin mal ve hizmet alımları genel hükümlere göre
KDV'ye tabidir.
İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği 1/6/2018 tarihinden
önce başlayan istisna kapsamındaki projelere ilişkin, 1/6/2018 tarihinden sonra
yapılan mal ve hizmet alımları istisna kapsamında olup, bu kapsamda istisnadan
faydalanılabilmesi için istisna belgesi alınması ve yukarıda yer verilen usul
ve esaslar çerçevesinde hareket edilmesi gerekir.
15.2.2. KDV Ödenerek Yapılan Alımlarda Uygulama
İstisna kapsamındaki mal ve hizmetlerin KDV ödenerek
satın alınması da mümkün olup bu şekilde yapılan mal ve hizmet alımlarına
ilişkin ödenen KDV, bağış yapacaklara iade edilir. Ancak bu durumda Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümüne göre KDV ödemeksizin mal ve
hizmet almak suretiyle istisnadan yararlanılması mümkün değildir.
Öte yandan, bu kapsamda bağış yapacaklara KDV iadesi
yapılabilmesi için Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümünde
aranılan şartların bağış yapacaklar tarafından sağlanması ve istisna belgesi
eki listenin (proje kapsamında yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifalarına
ilişkin liste) temin edilmesi gerekmekte olup, söz konusu bölümde istisnanın
uygulanmasına dair yapılan açıklamalar bu bölüm için de geçerlidir. İstisna
belgesi eki liste, bağış yapacaklara bir yazı ekinde verilir ve bunlar için
istisna belgesi (EK: 29) düzenlenmez.
Bağış yapacaklar, istisna belgesi eki listenin ilgili
mal veya hizmete ilişkin bölümüne alış faturasının tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle projeye uygun olarak sisteme
girerler.
Bağış yapacakların KDV mükellefiyeti bulunması
halinde, bu işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler indirim konusu yapılır,
indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde ise iade konusu yapılabilir. Bağış
yapacakların KDV mükellefiyeti bulunmaması halinde ise proje kapsamındaki mal
ve hizmetler nedeniyle ödenen KDV, bağışlanan tesisin bulunduğu yer vergi
dairesince iade edilir.
Proje kapsamındaki tesislerin projeye uygun olarak
yapıldığına ilişkin Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümünde belirtilen bildirimlerin
ilgili idare ve kuruluşlar tarafından yapılmaması durumunda istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesi/Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık ilgili idare ve
kuruluştan bildirimi talep eder, bildirim gelene kadar istisna kapsamında iade
yapılmaz.
15.3. İstisnanın Beyanı
15.3.1. Bağış Yapacaklara İstisna Kapsamında Satış
Yapanların Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,
teslim ve hizmetin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 333 kod numaralı "Genel ve Özel Bütçeli
Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan
Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu
satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin
KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin
alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
15.3.2. KDV Ödeyerek Mal ve Hizmet Alan Bağışçıların
Beyanı
KDV ödeyerek proje kapsamında mal ve hizmet alan KDV
mükellefleri tarafından bu tutarlar, KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" kulakçığının "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosunun
444 kod numaralı "Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine,
Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin Ödenen KDV"
satırında beyan edilir.
KDV ödeyerek proje kapsamında mal ve hizmet alan ancak
KDV mükellefiyeti bulunmayanların iade talebi, aylık dönemler itibarıyla
bağışlanacak tesisin bulunduğu yer vergi dairesine standart iade talep
dilekçesiyle yapılır.
15.4. İade
15.4.1. Bağış Yapacaklara İstisna Kapsamında Satış
Yapanlara İade
Bağış yapacaklara istisna kapsamında satış yapanların
iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- İstisna belgesinin örneği ile proje kapsamında
istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
15.4.2. KDV Ödeyerek Mal ve Hizmet Alan Bağışçılara
İade
KDV ödeyerek mal ve hizmet alan bağışçıların iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi (KDV mükellefiyeti bulunmayanlardan aranmaz.)
- Proje kapsamında yapılan harcamaya ait olduğu ilgili
idare veya kuruluş tarafından onaylanan yüklenilen KDV listesi
- Proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal ve
hizmet listesinin örneği
15.4.3. Mahsuben İade
Bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri
yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın
vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
15.4.4. Nakden İade
Bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan
nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın
iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat
verilmesi halinde iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme
raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
15.5. Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen alıcıların istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini, mükellef olmayanların ise
sadece imzaladıkları istisna belgesinin bir suretini, mal teslimi ve hizmet
ifasında bulunan satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya
hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da
müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslim veya hizmetin istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart
aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır.
- İstisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen
şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin
tespiti,
- Bağış protokolüne göre idareye teslim edilmesi
gereken tesisin tamamlanmadığının ya da protokole uygun olarak yapılmadığının
ilgili idare ve kuruluş tarafından bildirilmesi (Protokolde öngörülen şekilde
tamamlanamayan ancak belli bir kısmı inşa edilen tesislere ilişkin ilgili idare
ve kuruluş tarafından kabulü uygun görülen kısımlar hariç)
durumlarında, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı
ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan
alıcıdan veya KDV ödeyerek mal ve hizmet alan ve kendisine iade yapılan
bağışçıdan aranır.
16. Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde İstisna(06/07/2018
tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük:
01/06/2018)
7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13
üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendine göre, Sağlık
Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye'de
yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve
kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetleri (Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek
kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetler istisnanın
kapsamına dahil değildir.) 1/6/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
KDV'den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
16.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun (13/l) maddesinde düzenlenen
istisnanın kapsamına Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek
kişilere, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler
tarafından, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen
koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetlerinde istisna uygulanabilmesi için bu hizmetleri veren gerçek veya
tüzel kişilerin ilgili mevzuat çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca izin verilen
sağlık kurum ve kuruluşu olmaları zorunludur.
Buna göre, hastaneler (kamu, özel, üniversite), tıp
merkezleri, polikliniklerin yanında Sağlık Bakanlığından izin almak suretiyle
faaliyette bulunan; aile ve toplum sağlığı merkezleri, muayenehaneler,
laboratuvarlar, müesseseler, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan özel sağlık
kuruluşları, ambulans hizmetleri sunan kuruluşlar, diyaliz merkezleri, fizik
tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, genetik hastalıklar tanı merkezleri,
hiperbarik oksijen tedavisi uygulanan özel sağlık kuruluşları, hemoglobinopati
tanı merkezleri, madde bağımlılığı tedavi merkezleri, üremeye yardımcı tedavi
merkezleri, terapötik aferez merkezleri, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama
merkezleri, kordon kanı bankaları ile kaplıcaların Türkiye'de yerleşmiş olmayan
yabancı uyruklu gerçek kişilere verdikleri koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetlerinde istisna uygulanır.
16.1.1. İstisna Kapsamına Giren Hizmetler
İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen
gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi
ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin münhasıran bu
sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekmektedir.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre
belirlenir.
Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu
maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler bu istisna
kapsamında değerlendirilmez.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve
hizmetler istisna kapsamına girmez.
16.1.2. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisnadan, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı
uyruklu gerçek kişiler yararlanabilir.
5901
sayılı Kanunun (3/1-d) maddesinde, yabancının Türkiye Cumhuriyeti Devleti
ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Kanunun "Türkiye'de yerleşme" başlıklı 4
üncü maddesine göre, ikametgahı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı
içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar
Türkiye'de oturma süresini kesmez.) Türkiye'de yerleşmiş sayılır.
193 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, belli ve
geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar,
memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer
kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler
ile tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle
Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olan yabancılar memlekette altı aydan fazla
kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar.
Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık
bağı bulunmayan ve 193 sayılı Kanuna göre Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı
uyruklu gerçek kişiler bu istisnadan faydalanabilir.
Öte yandan, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi
uyarınca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek
kişiler de bu istisnadan faydalanabilir.
İstisna kapsamında hizmet sunan sağlık kurum ve
kuruluşları, alıcının istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak
uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaport üzerinden Türkiye'ye son
giriş tarihinin altı aydan fazla olmadığını kontrol etmek ve pasaportun
fotokopisini (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerde
mavi kartın fotokopisini) hizmet sunulmadan önce alıcıdan almak zorundadırlar.
16.2. İstisnanın Uygulanması
İstisna uygulanabilmesi için, Türkiye'de yerleşmiş
olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilerin uyruğunda bulunduğu ülke tarafından
verilmiş pasaportu (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden
kişilerde mavi kartı) ibraz ederek, yabancı uyruklu olduklarını ve pasaport
üzerinden altı aydan daha az süreli Türkiye'de bulunduklarını tevsik etmeleri
gerekmektedir.
Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel
kişiler, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,
münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verdikleri koruyucu
hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturada hizmet
verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport veya
mavi kart numarası, verilen hizmetin niteliği, hizmetin sunulduğu yer ve hizmet
bedeli bilgilerine yer vererek KDV hesaplamazlar.
Yabancı ülke pasaportunun veya mavi kartın fotokopisi,
hizmeti sunanlar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine
uygun olarak saklanır.
Yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi
ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın, hizmet sunulan yabancı hasta
yerine, sigorta kuruluşları, yabancı sosyal güvenlik kurumları, yetkili
acenteler veya Sosyal Güvenlik Kurumuna (ikili sosyal güvenlik anlaşması
bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verilen hizmet bedelinin Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi durumunda)
düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda istisnanın uygulanabilmesi için
düzenlenen faturada hizmet verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda
olduğu, pasaport veya mavi kart numarası, Türkiye'ye en son giriş tarihi,
verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli bilgilerine yer verilmesi
zorunludur.
16.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan hizmetler, hizmetin
yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda, 334 kod numaralı "Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde İstisna"
satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa
istisnaya konu hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu
hizmetlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV"
sütununa "0" yazmalıdır.
16.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek
kişilerin uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaportun veya çıkma
izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerde mavi kartın
fotokopisi.
16.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
16.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
17. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde
İstisna (23.03.2019 tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir. Yürürlük 22/2/2019)
Genelgeler 1
7166 sayılı Kanunla değişik 3065
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendine
göre, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma
Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap
ve süreli yayınların teslimi 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
KDV'den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
17.1. Kapsam
319/4
İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el
olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.
1117
sayılı Kanun hükümlerine göre poşetlenerek satılan basılı kitap ve süreli
yayınların tesliminde istisna uygulanmaz.
Kanun maddesinde yer alan süreli yayın ifadesinden,
belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile basılı haber
ajansları yayınlarının anlaşılması gerekmektedir.
Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler,
almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek
kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası
kitapları, mevzuat seti kitapları, Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN)
bulunan boyama ve etkinlik kitapları da istisna kapsamındadır.
Kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat
setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela,
ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında
değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların
elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve
benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz.
İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların teslimine
ilişkin olup, bunların basımına ilişkin alınan mal ve hizmetler KDV'ye tabidir.
Program şeklindeki mevzuat bilgi bankası, soru
bankası, online test ve benzerleri ile CD veya flash bellek gibi veri taşıyıcılarla
satılan görüntülü eğitim setleri basılı kitap kapsamında
değerlendirilemeyeceğinden, bunların satışı istisna kapsamında
değerlendirilmez.
17.2.
İstisnanın Uygulanması
3065 sayılı Kanunun (13/n) maddesinde yer alan
düzenleme tam istisna mahiyetindedir. İstisna kapsamında teslim yapanların
düzenledikleri fatura ve benzeri belgelerde KDV gösterilmez ve "3065 sayılı KDV
Kanununun (13/n) maddesi hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır." ibaresine yer
verilir.
Söz konusu istisnanın uygulanmasında 3065 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen had
uygulanmayacağından, Tebliğin (II/B) bölümünün "İstisna Uygulamalarında Alt
Sınır" başlıklı ayrımında yer alan açıklamalar bu istisna uygulamasında dikkate
alınmaz.
Bu çerçevede teslim bedeline bakılmaksızın basılı
kitap ve süreli yayınların tesliminde ve ithalinde istisna uygulanır.
17.3.
İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan teslimler, teslimin
yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda, 335 kod numaralı "Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri"
satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa
istisnaya konu teslimin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu
teslimlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV"
sütununa "0" yazmalıdır.
17.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (n) bendindeki istisna kapsamında temin ettiği basılı kitap veya
süreli yayınları, yine bu istisna kapsamında teslim eden mükelleflerin, basılı
kitap veya süreli yayın alımında ödemediği KDV'yi iade olarak talep etmesi
mümkün olmayıp, varsa genel giderler ve ATİK'ler nedeniyle iade talep etmesi
mümkündür. Bu durumda, genel giderler ve ATİK'ler nedeniyle yüklenilen KDV için
iade talebinde bulunabilecek KDV tutarı, basılı kitap veya süreli yayınların
satış bedeli ile bunların alış bedeli arasındaki farka genel vergi oranı
uygulanmak suretiyle bulunan tutarı aşamaz.
17.4.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
17.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
18. Milli Savunma ve İç
Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiş ve diğer bölüm buna göre
teselsül ettirilmiştir)
7555 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle 3065 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesinin
birinci fıkrasına eklenen (o) bendine göre, 4760 sayılı ÖTV Kanununa ekli (II)
sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan "- Yük taşımasında
kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu
taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması
suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için
bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir
aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) % 50'sinin
altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya
alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi
taşıtları hariç)" satırındaki motorlu taşıtlar ile 87.04 ve 87.11 G.T.İ.P.
numaralarında yer alan taşıtların, münhasıran milli savunma ve iç güvenlik
ihtiyaçlarında kullanılmak üzere Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı,
Savunma Sanayii Başkanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına teslimi
KDV'den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
18.1. Kapsam
Bu istisna;
- Millî Savunma Bakanlığı,
- İçişleri Bakanlığı,
- Savunma Sanayii Başkanlığı,
- Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının,
motorlu taşıt alımlarında uygulanır.
Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı
listenin;
- 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan "Yük taşımasında
kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu
taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması
suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için
bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin (bir
aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük ağırlığı) % 50'sinin
altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri motordan güç alan veya
alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış arabaları, arazi
taşıtları hariç)" satırındaki motorlu taşıtların,
- 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,
- 87.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,
tesliminde KDV hesaplanmaz.
Ayrıca, söz konusu taşıtların yukarıda sayılan
kuruluşlar tarafından ithali de KDV'den istisnadır.
Yukarıda sayılan kuruluşlara, münhasıran milli savunma
ve iç güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin olmak kaydıyla sadece maddede belirlenen
taşıtların teslimlerinde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer taşıt
alımları ise bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.
18.2. İstisnanın Uygulanması
3065 sayılı Kanunun (13/o) maddesinde yer alan
düzenleme tam istisna mahiyetindedir. Maddede sayılan kuruluşlar, istisna
kapsamında temin edeceği taşıtlara ilişkin liste ile birlikte bulundukları yer
Defterdarlığına başvurur. Bu başvuru Defterdarlık tarafından değerlendirilerek
taşıt alımlarında istisna uygulanacağına ilişkin belge (EK:34) ilgili kuruluşa
verilir ve taşıt listesi onaylanır. Bu belge ve eki liste gümrük idarelerine
veya yurt içindeki satıcılara ibraz edilir. Söz konusu belge, satıcılar
tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak
saklanır.
İstisna kapsamında yapılan taşıt teslimi ile ilgili
olarak düzenlenen faturada KDV gösterilmez. Ayrıca, faturada istisna belgesinin
tarih ve numarasına atıf yapılarak "3065 sayılı KDV Kanununun (13/o) maddesi
hükmü gereğince KDV hesaplanmamıştır." ibaresine yer verilir.
18.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan taşıt teslimi, teslimin
yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda, 344 kod numaralı "Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında
Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa
istisnaya konu teslimin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslime
ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
18.4. İade
Yukarıda sayılan kuruluşlara bu bölüm kapsamında
yapılan taşıt teslimlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranmaktadır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- İstisna belgesinin örneği ile istisna kapsamında
alınacak taşıt listesinin örneği
18.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
18.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
18.5. Müteselsil Sorumluluk
Bu istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için,
istisna belgesinin teslimi yapacak olan satıcı mükellefe ibraz edilmesi
şarttır. Satıcının bu belge olmadan istisna uygulaması halinde, istisna
nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslimi yapan satıcı
mükellef ile birlikte kendisine teslim yapılan ilgili kuruluş da müteselsilen
sorumludur.
Kendisine
istisna belgesi ibraz edilen satıcı mükellefçe, başka bir şart aramaksızın
istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili
düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra
ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim yapılan kuruluştan aranır.
19. İstisna
Uygulamalarında Alt Sınır
3065
sayılı
Kanunun 13 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca, 213 sayılı Kanunun 232 nci
maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddi, istisna
uygulamasında asgari tutar olarak belirlemeye ve belirlenen bu tutarı iki
katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye Bakanlar Kurulu, istisna
kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisnaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Bakanlar Kurulunca bu yetki,
2004/8127 sayılı
Kararname ile kullanılarak, 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan
istisnaların uygulanmasında alt limit, KDV hariç 100 TL olarak tespit
edilmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, 13
üncü maddede sayılan istisnalar kapsamına giren işlemler dolayısıyla düzenlenen
fatura ve benzeri belgelerde gösterilen işlem bedelinin KDV hariç tutarının 100
TL'nin altında olması halinde bu işlemlerde istisna uygulanmaz ve genel esaslar
çerçevesinde KDV hesaplanır.
KDV hariç işlem bedelinin 100
TL ve daha fazla olması halinde bedelin tamamı için istisna kapsamında işlem yapılır.
Kısım kısım
mal teslimi veya hizmet yapılması mutat olan veya bu hususlarda anlaşılan
durumlarda faturanın başlangıçta toplam bedel üzerinden düzenlenmesi ve fatura
tutarının da KDV hariç 100 TL'yi geçmesi durumunda istisna uygulanabilir.
Aynı belgede istisna
kapsamına giren birden fazla işlemin yer alması ve bunların toplamının KDV
hariç 100 TL ve daha fazla olması halinde de istisna kapsamında işlem yapılır.
Aynı belgede
istisna kapsamına giren ve girmeyen işlemlerin birlikte yer alması halinde ise
her bir işlem, tür ve tutar itibarıyla faturada ayrı ayrı gösterilir, istisna
kapsamına giren işlemlere ait bedeller toplamının KDV hariç 100 TLve daha fazla
olması halinde, sadece istisna kapsamına girmeyen işlem bedellerinin toplamı
üzerinden KDV hesaplanır.
C. TAŞIMACILIK
İSTİSNASI
1. Transit ve Türkiye ile
Yabancı
Ülkeler Arasında Yapılan Taşımacılık İşlerinde İstisna
3065 sayılı Kanunun (14/1)
inci maddesi ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan
taşımacılık işlerinde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işleri
vergiden istisna edilmiştir.
Kanunun (14/2) maddesi uyarınca söz
konusu istisna, ikametgâhı, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan
mükelleflere, bir diğer ifade ile Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre
dar mükellefiyete tabi gerçek ve tüzel kişilere karşılıklı olmak şartıyla
uygulanır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
1.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
(14/1) inci maddesinde Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan
84/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı
ülkeler arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu
taşıma işlemleri KDV'den istisna edilmiştir.
İstisna kapsamına;
- Yabancı bir ülkede
başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren,
- Yabancı bir ülkede
başlayıp Türkiye'de sona eren,
- Türkiye'de başlayıp yabancı
bir ülkede sona eren,
taşıma işleri girmektedir.
İstisna kapsamına giren taşıma
faaliyetlerinin tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması
halinde, gerek taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen
organizatör firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi
gerçekleştiren firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden, her iki
faaliyet için de vergi hesaplanmaz. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma
faaliyetinin Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde, bu işler KDV'ye tabidir.
Örnek: İthalatçı
(A) firması, ithal edeceği malların Arjantin'den Konya'daki deposuna taşınması
için Türkiye'de mukim (B) firması ile anlaşmıştır.(B) firması malların Arjantin
- Mersin limanı deniz yolu ile taşımasını kendisi yapmakta, Mersin-Konya kara
taşımasını ise (C) firmasına yaptırmaktadır.
(B) firmasının, (A)
firmasına Arjantin-Konya taşımasının tamamı için düzenleyeceği faturada KDV
hesaplanmayacak, (C) firmasının Mersin-Konya taşıması için (B) firmasına
düzenleyeceği faturada ise KDV hesaplanacaktır. (B) firması bu taşıma nedeniyle
yüklendiği KDV'yi iade hesaplarına dahil edebilecektir.
Mükelleflerin istisnadan
yararlanabilmesi için taşımacılık faaliyetini yaptıkları dönemde uluslararası
taşımacılık faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince
kendileri adına düzenlenmiş geçerli bir yetki belgesine sahip olmaları
zorunludur. Taşımacılık faaliyetinde kullanılan taşıtların tek bir yetki
belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı olması gerektiğinden bu faaliyetin yetki
belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı özmal veya kiralık araçlarla yapılması
mümkündür. (18.01.2024 / 32433 sayılı R.G. Seri No:49
Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.02.2024)
Uluslararası
taşımacılık işinin Ro-Ro gemileri vasıtasıyla ve dorse (römork) kullanılarak
yurtiçi ve yurtdışında farklı çekicilerle gerçekleştirilmesi de mümkündür.
Serbest bölgeden yurtdışına veya
yurtdışından serbest bölgeye yapılan taşımalar 3065 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesi gereğince KDV'den istisnadır. Ancak, serbest bölgeden ülke içindeki
herhangi bir noktaya veya ülke içinden serbest bölgeye yapılan taşımacılık söz
konusu istisna kapsamına girmemektedir. Yurtiçindeki noktanın; diğer bir
serbest bölge, gümrüklü saha, gümrük antreposu, gümrüksüz satış mağazaları gibi
yerler olması taşıma işinin vergiye tabi olmasını engellemez.
KDV'den istisna edilen
uluslararası
taşıma işlerine ait bilet satışı yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin
olarak hesapladıkları komisyonlar da taşımacılık işi içinde mütalaa edilir ve
istisnadan yararlanır.
Bilet satış
komisyonunun, acente tarafından taşıma firmasına fatura düzenlemek suretiyle
taşıma firmasından tahsil edildiği durumlarda, komisyon faturasında "Uluslararası
taşımaya ait bilet satışına ilişkin komisyon olduğundan 3065 sayılı KDV
Kanununun 14 üncü maddesi gereğince KDV hesaplanmamıştır." açıklamasına yer
verilir ve faturadaki bedel üzerinden KDV hesaplanmaz. Komisyonun, acenteler
tarafından bilet veya fatura üzerinde ayrıca gösterilerek doğrudan yolcudan
tahsil edildiği durumda ise bilet, fiş veya fatura üzerinde ayrıca gösterilen
komisyon tutarı üzerinden KDV hesaplanmaz.
1.2. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamındaki
taşımacılık işleri, hizmetin tamamlandığı döneme (yurt dışına yapılan veya
transit taşımalarda en erken gümrük bölgesinden çıkıldığı döneme) ait KDV beyannamesinde
yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 311 kod numaralı
"Uluslararası taşımacılık" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu hizmet bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu hizmet dolayısıyla yüklenilen KDV tutarı
yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0"
yazmalıdır.
1.3. İade
Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler
arasında yapılan taşımacılık işlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Uluslararası taşımacılık
faaliyetinin yürütülmesi için ilgili mevzuat gereğince alınan yetki belgesi ve
eki taşıt belgesi(18.01.2024
/ 32433 sayılı R.G. Seri No:49 Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.02.2024)
- Taşımacılık işinin
mahiyetine göre aşağıda sayılan belgelerden biri;
a) Kara Taşımacılığında;
Transit Beyannamesi / TIR Karnesi / Form 302 Belgesi / Kara Manifestosu / Yük
Senedi (CMR) / Geçiş Belgesi (Dozvola) /Özet Beyan veya Özet Beyan Yerine Geçen
Belgeler / Özet Beyana Dayanak Oluşturan Tevsik Edici Belge / Transit Refakat
Belgesi veya bunların gerekli bilgileri ihtiva eden listesi (aslı veya noter,
gümrük idaresi ya da YMM onaylı örnekleri).
TIR karnesinin birinci sayfasının ve
Türkiye sınır kapılarından giriş veya çıkışlarda bu kapı Gümrüklerine bırakılan
nüshasının dip koçanının noterden tasdikli birer fotokopisinin ibrazı da
mümkündür. Ayrıca, uluslararası taşımacılık istisnasının belgelendirilmesinde;
85/9449sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile TIR karnelerini vermeye ve lüzumu
halinde bunları büyük şehirlerdeki ticaret odaları kanalı ile tevzi edebilmeye
yetkili kılınan Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliğinin TIR işlemlerini yapmakla görevlendirdiği ticaret ve/veya sanayi
odalarınca tasdik edilmiş olan TIR karnesi suretleri de kabul edilir.
İstisna kapsamına giren taşımalarda
TIR karnesi kullanılması halinde TIR karnesinin birinci sayfasının ve gümrük
kapılarında bırakılan nüshasının dipkoçanlarının tasdikli fotokopileri tevsik
işlemi için yeterli sayılır ve tüm dipkoçan fotokopileri tek sayfa olarak
istenmez.
b) Deniz ve Havayolu
Taşımacılığında; Deniz veya Hava Manifestosu / Deniz veya Hava Konşimentosu /
Transit Beyannamesi / Özet Beyan veya Özet Beyan Yerine Geçen Belgeler / Özet
Beyana Dayanak Oluşturan Tevsik Edici Belge / Transit Refakat Belgesi veya bunların
gerekli bilgileri ihtiva eden listesi (aslı veya noter, gümrük idaresi ya da
YMM onaylı örnekleri).
c) Demiryolu Taşımacılığında;
Transit Beyannamesi / Uluslararası Demiryolu TaşımacılığıAnlaşmasıkapsamında
demiryolu ile yapılan eşya taşımasında kullanılan belge(CIV Belgesi) / Topluluk
transit rejimininuygulanabildiğiyerlerde, burejimaltındakidemiryolu ile yapılan
taşıma işlemlerinde beyanname yerine kullanılan belge(CIM Belgesi) / Remiz
Bülteni / Özet Beyan veya Özet Beyan Yerine Geçen Belgeler / Özet Beyana
Dayanak Oluşturan Tevsik Edici Belge / Transit Refakat Belgesi veya bunların
gerekli bilgileri ihtiva eden listesi (aslı veya noter, gümrük idaresi ya da YMM
onaylı örnekleri).
ç) Yukarıda sayılan
taşımacılığın tevsikine ilişkin belgeler haricinde, Gümrük Yönetmeliği'nin61 ve
118 inci maddeleri kapsamındaki diğer belgelerin aslı veya noter, gümrük
idaresi ya da YMM onaylı örneklerinin ibrazı da mümkündür.
Yukarıda sayılan
belgeler, yapılan taşıma işinin uluslararası taşımacılık işi kapsamında olduğunu
ispat etmesi ve gümrük giriş çıkış tarihiyle ilişkilendirilmesi kaydıyla iade
taleplerinde tevsik edici belge olarak kabul edilebilir.
Bu belgeler gümrük idarelerince
onaylanmasa dahi istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin iade taleplerinde
tevsik edici belge olarak kabul edilebilir; ancak belgelerin içeriği konusunda
herhangi bir tereddüt yaşanması halinde ilgili gümrük idaresinden bilgi
istenilir.
d) Organizatörlerde, taşımayı
fiilen yapanlara ait fatura bilgilerini içeren liste ile bunlardan temin edilen
taşımacılığı tevsik eden yukarıdaki belgelere ilişkin bilgileri içeren liste
kabul edilir.
1.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
1.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM
raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade
talebi yerine getirilir ve teminat vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
2. İhraç Malı
Taşıyan Araçlara Motorin Teslimlerinde İstisna
Anayasa Mah.Kar. 2016/3675
3065 sayılı Kanunun
(14/3) maddesiyle; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, Bakanlar Kurulunca
belirlenen sınır kapılarında 4458 sayılı Gümrük Kanununun ihracat rejimi
kapsamında yurtdışına çıkarılacak eşyayı taşıyan kamyon, çekici ve soğutucu
ünitesine sahip yarı römorkların depolarına (araçların ve soğutucu ünitelerin
standart yakıt deposu miktarlarını aşmamak kaydıyla) yalnızca yurtdışına
çıkışlarında yapılacak motorin teslimleri KDV'den istisna edilmiş, istisnanın
uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığı
yetkili kılınmıştır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
2.1. Kapsam
İstisna, sadece Bakanlar Kurulunca belirlenen
sınır kapılarındaki gümrüklü sahalarda uygulanır.
İstisna kapsamına, yurtdışına
çıkarılacak eşyayı taşıyan kamyon, çekici ve soğutucu ünitesine sahip yarı
römorkların depolarına (araçların ve soğutucu ünitelerin standart yakıt deposu
miktarlarını aşmamak kaydıyla) Özel
Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde belirtilen
bayiler tarafından yine aynı Genel Tebliğ kapsamında yapılacak motorin
teslimleri girmektedir.
Özel
Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (II/C-5.2.Tanımlar)
başlıklı bölümünde,
söz konusu istisnadan yararlanacak araçların alabilecekleri akaryakıt
miktarlarını belirleyen standart yakıt deposunun, 4458 sayılı Gümrük Kanununun
167 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hüküm kapsamında
gümrük vergisi istisnası uygulanan standart depolarını ifade ettiği
belirtilmiştir.
İstisna; Bakanlar Kurulu
Kararlarıyla belirlenmiş olan sınır kapılarında, ihracat rejimi kapsamında
yurtdışına çıkarılacak olan eşyayı taşıyan kamyon, çekici ve soğutucu ünitesine
sahip yarı römorklara yapılacak motorin teslimi, gümrük vergisi istisnası
uygulanan standart yakıt deposu miktarı ile sınırlı olarak uygulandığından, bu
araçlara 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen standart yakıt deposu
miktarının üzerinde yapılacak olan akaryakıt teslimlerinde istisna uygulanması
mümkün değildir.
Yukarıda
belirtilen miktar ve uygulamalarla ilgili olarak 4458 sayılı Kanun ve 4760
sayılı Kanun uygulamaları hakkında yapılacak düzenlemeler, söz konusu KDV
istisnası uygulaması için de geçerlidir.
2.2. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamındaki teslimler,
KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 315 kod numaralı "İhraç konusu eşyayı taşıyan kamyon, çekici ve yarı
römorklara yapılan motorin teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu
satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim
bedeli, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslimler dolayısıyla yüklenilen
KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazmalıdır.
2.3. İade
İhraç malı taşıyan araçlara yapılan
motorin teslimlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- İstisna
kapsamında teslim edilen malların alış faturaları listesi
- Özel Tüketim Vergisi (I)
Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği ekindeki "İhraç Malı Taşıyan
Araçlara Vergiden İstisna Motorin Teslimine İlişkin Bildirim Formu" nun
bir örneği
2.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
2.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
Ç. DİPLOMATİK
İSTİSNALAR
3065 sayılı Kanunun
(15/1) inci maddesi ile karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin
Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerine, konsolosluklarına ve bunların
diplomatik haklara sahip mensuplarına yapılan teslim ve hizmetler ile
uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası
kuruluşlara ve bunların mensuplarına yapılan teslim ve hizmetler vergiden
istisna edilmiştir.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
1. Diplomatik Temsilcilik ve
Konsolosluklara Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna
1.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
(15/1-a) maddesine göre, karşılıklı olmak kaydıyla, yabancı devletlerin
Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerine, konsolosluklarına yapılan teslim ve
hizmetler vergiden istisnadır.
Bu hüküm uyarınca diplomatik
temsilcilikler ve konsolosluklara yönelik istisna uygulaması karşılıklılık
ilkesi çerçevesinde yürütülmekte, istisna uygulanacak ülkeler ile istisna
kapsamına giren mal ve hizmetler Maliye Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı
tarafından müştereken belirlenmektedir.
Temsilcilikler ve
konsolosluklara, Dışişleri
Bakanlığınca istisnadan faydalanacakları mal ve hizmetleri gösteren bir belge
verilir. Karşılıklılık ilkesi çerçevesinde asgari harcama limitleri Dışişleri
Bakanlığınca belirlenir ve bu miktar istisna belgesinde belirtilir.
Bu belge diplomatik
temsilcilik ve konsoloslukların resmi alımları için geçerlidir. Satıcılar
tarafından, kendilerine ibraz edilen istisna belgeleri incelenerek, satın
alınmak istenilen mal ve hizmetlerin istisna kapsamına girip girmediği tespit
edilir, kapsama giren mal ve hizmetlerin satışına ilişkin olarak düzenlenen
faturada KDV hesaplanmaz.
Diplomatik temsilcilik veya
konsolosluk adına
düzenlenecek faturada, temsilcilik adı ve adresi ile istisna belgesinin tarih
ve numarasına ve ayrıca temsilcilik adına alım yapanın bilgilerine (adı-soyadı,
adresi, kimlik kartı numarası) yer verilir.
Söz konusu belgede temsilcilik
adına
alım yapmaya yetkili olduğu belirtilenler dışındakilere istisna kapsamında
satış yapılmaz.
Yukarıdaki açıklamalar
takrir yönteminin uygulandığı teslimler için geçerli değildir.
3065 sayılı Kanunun
(16/1-a) maddesine göre yurtiçinde teslimleri KDV'den istisna olan malların
ithali de vergiden istisnadır.
Diplomatik temsilcilik ve konsoloslukların resmi kullanımı için iktisap
edeceği malların Dışişleri Bakanlığınca verilecek belgede açıkça belirtilmesi
şartıyla yurt içinden satın alınması veya doğrudan elçilik tarafından ithali
KDV'den istisnadır. İstisna belgesinin sadece ithal edilecek mal için verilmiş
olması halinde ise yurt içinden satın alınması sırasında istisna
uygulanmayacaktır.
1.2. İstisnanın
Beyanı
Diplomatik istisna kapsamındaki
işlemler, işlemin tamamlandığı döneme ait KDV beyannamesinde yer alan
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 312 kod numaralı
"Diplomatik organ ve misyonlara yapılan teslim ve hizmetler" satırı
aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu işlem bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemin bünyesine giren KDV tutarı
yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazmalıdır.
1.3. İade
Yabancı
devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerine, konsolosluklarına yapılan
teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Dışişleri
Bakanlığından alınan İstisna Belgesinin örneği
-Takrir yöntemi kapsamındaki
işlemlerde Dışişleri Bakanlığından alınan İstisna Belgesinin veya Takrir
Belgesinin aslı veya onaylı örneği.
1.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
1.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM tasdik raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin
50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM
tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin
iade talebi yerine getirilir ve teminat vergi inceleme raporu veya YMM tasdik
raporu sonucuna göre çözülür.
2. Uluslararası
Kuruluşlara Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna
2.1. Kapsam
3065 sayılı Kanunun
(15/1-b) maddesine göre, uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti
tanınan uluslararası kuruluşlara ve bunların mensuplarına yapılan teslim ve
hizmetler vergiden istisnadır.
İstisnadan, Türkiye Cumhuriyeti'nin
taraf olduğu anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası
kuruluşlar yararlanır. Kapsam esas itibarıyla, vergi bağışıklığı veya
ayrıcalığın tanındığı uluslararası anlaşmalardaki hükümlere göre belirlenir.
Bu kapsamdaki kuruluşlara
resmi ihtiyaçlarında kullanacakları mal ve hizmetlerin KDV'den istisna olarak
temin edilmesini sağlamak amacıyla Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle
Dışişleri Bakanlığınca istisnadan faydalanacakları mal ve hizmetleri gösteren
KDV/ÖİV Diplomatik İstisna Belgesi verilir.
Satıcılar
tarafından, kendilerine ibraz edilen istisna belgeleri incelenerek, satın
alınmak istenen mal ve hizmetlerin istisna kapsamına girip girmediği tespit
edilir, kapsama giren mal ve hizmetlerin satışına ilişkin olarak düzenlenen
faturada KDV hesaplanmaz.
Uluslararası kuruluşlar
adına düzenlenmesi gereken faturada, kuruluşun adı, adresi, istisna belgesinin
tarih ve numarası ve uluslararası kuruluş adına alım yapanın bilgilerine
(adı-soyadı, adresi, kimlik kartı numarası) yer verilir.
Söz konusu belgede uluslararası kuruluş
adına alım yapmaya yetkili olduğu belirtilenler dışındakilere istisna kapsamında
satış yapılmaz. Ayrıca, istisnadan yararlanmak isteyen kuruluşların
uluslararası bir temsilcisi niteliğinde olmayıp sadece söz konusu kuruluşların
bir üyesi niteliğinde olmaları durumunda da istisna uygulanmaz.
Takrir yöntemi uygulanan
teslimler için yukarıdaki
açıklamalar geçerli değildir.
2.2. Kuzey Atlantik Antlaşması
Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programları Gereğince Türkiye'de Yapılacak
İnşa ve Tesis İşlemlerine İlişkin İstisna Uygulaması
20/12/1985 tarihli ve 85/10191
sayılı
Bakanlar Kurulu Kararında, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı Müşterek
Enfrastrüktür Programları gereğince Türkiye'de yapılacak tesislerin etüt, proje
ve inşasına ilişkin olarak Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatına veya onun
namına yetkili makamlara yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'den istisna olduğu
hükme bağlanmıştır.
Uluslararası anlaşma
hükümleriyle kendilerine istisna veya muafiyet tanınan kuruluşların, ilgili
uluslararası anlaşmaya atıfta bulunarak satın alacakları mal ve hizmetlere KDV
uygulanmamasını bir yazı ile talep etmeleri ve bu yazıya istinaden mal teslim
eden veya hizmet yapan kuruluşların faturalarında KDV'yi ayrıca göstermemeleri
gerekmektedir.
Buna göre, Kuzey Atlantik
Teşkilatı Müşterek Enfrastrüktür Programı gereğince Türkiye'de yapılacak
tesislerin etüt, proje ve inşasına ilişkin olarak Kuzey Atlantik Teşkilatı veya
onun namına 26/7/1971 tarihli ve 7/2864 sayılı Kararnamede belirtilen yetkili
makamlara, satıcılar veya müteahhitler tarafından yapılan mal teslimi ve hizmet
ifalarında, bu makamlar tarafından
resmi ihtiyaçlarında kullanılacağı yazılı
olarak belirtilen mal ve hizmetler
için düzenlenecek fatura ve benzeri vesikalarda KDV gösterilmez.
2.3. Türkiye ile Amerika
Birleşik Devletleri Arasında Vergi Muafiyetleri Anlaşması Gereğince, Ortak Savunma
Amacıyla Yapılan Mal ve Hizmet Alımlarında İstisna Uygulaması
30/6/1954 tarihli ve 6426 sayılı Kanunla
onaylanan 23/6/1954 tarihli Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Arasında
Vergi Muafiyetleri Anlaşmasının 8 inci maddesi ile ekinin 16 ncı maddesinde;
Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümetlerinin, Anlaşmada
belirtilen ve Anlaşmanın amacına uygun düşen Türk vergi, resim ve harçları ile
daha sonra ihdas edilecek benzer mahiyetteki vergi, resim ve harçların, ortak
savunma harcamalarına yansıtılmaması için münasip bir muafiyet sağlanması
hususunda usul belirlemeleri öngörülmüş, bu hükümlere dayanılarak 22/4/1992
tarihli ve 92/2958 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıile anlaşma kapsamına KDV de
dahil edilmiştir.
Buna göre, ortak savunma amacıyla Amerika
Birleşik Devletlerine veya onun namına hareket eden yetkili makamlara satıcılar
veya müteahhitler tarafından yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarında, sözü
edilen anlaşma kapsamındaki ihtiyaçlarda kullanılacağı yetkili makamlar
tarafından yazılı olarak belirtilen mal ve hizmetler için düzenlenecek fatura
ve benzeri vesikalarda KDV gösterilmez.
ABD veya onun namına hareket
eden yetkili makamlarca ortak savunma amacıyla kullanılmak üzere satın alınacak
mal ve hizmetlerin satıcılarına verilmek üzere, Tebliğ ekinde örneği yer alan
belge (EK: 12) kullanılır.
Öte yandan, aynı
Anlaşma'nın 6 ncı maddesinde "İşbu Anlaşma hükümleri, fertler tarafından
yapılan masraflara tesir etmeyeceği gibi, işbu Anlaşma çerçevesine girmekle
beraber mübayaa ve ihaleye selahiyetli bir memur veya Amerika Birleşik
Devletleri tarafından veya onun namına mukavele akdine usulüne uygun olarak
yetkili kılınmış diğer bir şahıs tarafından akdedilmiş bir mukaveleye
dayanmayan küçük masraflara da tatbik olunmayacaktır." hükmü yer aldığından,
ABD'nin resmi kurumlarına söz konusu işleme ilişkin yapılacak mal teslimi ve
hizmet ifası ile ilgili olarak şahıslara yönelik harcamaların KDV den istisna
tutulması mümkün değildir.
2.4. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan işlemler, işlemin tamamlandığı döneme ait KDV beyannamesinde yer
alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 313 kod numaralı
"Uluslararası kuruluşlara yapılan teslim ve hizmetler" satırı aracılığıyla
beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu işlem bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait
belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazmalıdır.
2.5. İade
Uluslararası
kuruluşlara yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde
aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları
listesi
- Dışişleri
Bakanlığından alınan İstisna Belgesi veya uluslararası kuruluşların resmi talep
yazısı veya yetkili kuruluş İstisna Belgesi örneği
- Takrir yöntemi kapsamındaki
teslimlerde Dışişleri Bakanlığından alınan İstisna Belgesinin veya Takrir
Belgesinin aslı veya onaylı örneği.
2.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
2.5.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
3. Yabancı
Devletlerin Diplomatik Temsilcilik ve Konsolosluk Mensupları ile Uluslararası
Kuruluş Mensuplarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3.l. Kapsam
İstisna kapsamına;
- Karşılıklı olmak kaydıyla,
yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukların
vergi muafiyetine sahip diplomatik misyon şeflerine, diplomasi memurlarına,
konsolosluklarda görevli misyon şeflerine ve meslekten konsolosluk memurlarına,
- Karşılıklı olmak kaydıyla
servis pasaportu hamili olan ve Dışişleri Bakanlığınca II. sınıf kimlik kartı
verilen teknik ve idari personeline,
- Türkiye Cumhuriyeti'nin
taraf olduğu
uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası
kuruluşların söz konusu anlaşmada personeline yönelik istisna hükmü olması
kaydıyla bunların mensuplarına,
yapılan ve
bedeli KDV dahil en az 50 TL olan (veya karşılıklılık ilkesi çerçevesinde
tespit edilen daha yüksek alt limit) teslim ve hizmetler girmektedir. Elektrik,
su ve telekomünikasyon harcamalarında 50 TL şartı aranmaz.
Devletlerarası
konsolosluk ilişkilerini düzenleyen 24/4/1963 tarihli Viyana Sözleşmesi ile
konsolosluk kavramı meslekten konsolosluk ve fahri konsolosluk olarak ikiye
ayrılmış ve "Fahri Konsolosluk ve Memurları"na ilişkin iii. Bölümde, bu sıfatı
haiz kişi ya da kurumların yararlanabileceği diplomatik haklar muvazzaf
konsolosluk ve memurlarının yararlanabileceği haklardan ayrılarak
sınırlanmıştır. Bu nedenle, fahri konsoloslara yapılan teslim ve hizmetler
diplomatik istisna kapsamında değerlendirilmez.
Dışişleri
Bakanlığı, karşılıklılık ilkesini gözeterek, her ülke itibarıyla geçerli olacak
yıllık kişisel harcamaların üst sınırı ile Türkiye Cumhuriyeti misyon
mensuplarına kişisel mal ve hizmet alımlarında 50 TL'den yüksek alt limit
uygulayan ülke temsilcilik mensupları için alt sınırı tespit ederek bu miktarı
ilgili temsilciliğe bildirir.
Dışişleri
Bakanlığınca, bu tespit uluslararası kuruluşların vergi muafiyetine haiz
mensupları için de yapılır. Kapsam esas itibarıyla, vergi bağışıklığı veya
ayrıcalığın tanındığı uluslararası anlaşmalardaki hükümlere göre belirlenir.
Dışişleri
Bakanlığı tarafından bu bilgiler ülke/uluslararası kuruluş ve kişi bazında Gelir
İdaresi Başkanlığına da iletilir. Bu bilgilerde herhangi bir değişiklik olması
halinde bu değişiklikler, Dışişleri Bakanlığı tarafından, uygulamanın aksamasına
neden olmayacak bir sürede Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir.
Diplomatik statüyü haiz mensuplar
kapsamına
diplomatların eş ve çocukları da dahil olduğundan, bu kişilere yapılan teslim
ve hizmetlerde de istisnadan yararlanılabilir.
3.2. İstisna
Uygulaması
İstisna, verginin önce uygulanıp
sonra iade edilmesi şeklinde yürütülecek olup, Türkiye'deki diplomatik
misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların vergi muafiyetine
sahip mensupları, KDV'ye tabi her türlü mal ve hizmeti KDV ödeyerek satın alır.
Fatura düzenleme sınırının altında kalsa bile bu kapsamdaki satışlar için
fatura düzenlenmesi zorunludur.
Bu çerçevede, diplomatik
misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların vergi muafiyetine
sahip mensuplarına satış yapan KDV mükellefleri, düzenledikleri faturalarda
yabancı misyona tabi kişinin adı-soyadını, Dışişleri Bakanlığınca düzenlenen
yabancı misyon personel kimlik kartının numarasını veya yabancılara mahsus
kimlik numarasını yazmalıdır. Bu bilgilerin yer almadığı faturalara dayanılarak
iade talebinde bulunulamaz. Ancak elektrik, su ve telekomünikasyon
harcamalarına ait belgelerde yabancı misyon personel kimlik kartının numarası
veya yabancılara mahsus kimlik numarası aranılmaz.
Diplomatik misyonlar ve
konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların resmi alımlarında KDV istisna
uygulaması için Tebliğin (II/Ç-1) ve (II/Ç-2) bölümlerindeki düzenlemeler
geçerli olduğundan, söz konusu misyonların resmi mal ve hizmet alımlarında
istisnadan yararlanmaları amacıyla Dışişleri Bakanlığınca düzenlenen "KDV ve
Özel İletişim Vergisi Diplomatik İstisna Belgesi" ile işlem tesis edilir.
Ayrıca,
mensupların akaryakıt, doğalgaz, motorlu taşıt ve taşınmaz alımlarında takrir
yöntemi uygulanır.
3.3. İade
Diplomatik misyonlar ve
konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların mensuplarından bedeli KDV dahil
en az 50 TL (veya karşılıklılık ilkesi çerçevesinde tespit edilen daha yüksek
alt limit) olan mal ve hizmetlere ait alış sırasında ödedikleri KDV'nin
iadesini talep edenler; içinde bulundukları takvim yılının üçer aylık dönemleri
itibarıyla gerçekleşen harcamalarına ait fatura, serbest meslek makbuzu ve
benzeri belgeleri, Dışişleri Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığının internet
sitelerinde örneği yer alan bildirim formuna ekleyerek takip eden ayda mensup
oldukları temsilciliğin belirleyeceği süre içinde bu temsilciliğe verirler.
Elektrik, su ve telekomünikasyon harcamalarında bedel 50 TL'yi geçmese dahi bu harcamalara
ilişkin belgeler bu bildirim formuna eklenir.
Sağlık
harcamaları ve uçak bilet bedellerine ilişkin faturaların, iade hakkı sahibi
yabancı misyonlar, konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların vergi
muafiyetine sahip mensuplarının eşleri adına düzenlenmesi halinde de iade
taleplerinde kullanılması mümkündür. Dolayısıyla, misyon mensuplarının eşleri
adına düzenlenen faturalar, karşılıklılık sağlanan teslim ve hizmet alımları
itibarıyla, herhangi bir sınırlama olmaksızın, iade işlemlerine konu edilebilir.
Bu bölümdeki usul ve esaslara
uymadığı
tespit edilen mükellefler için 213 sayılı Kanun hükümlerine göre gerekli cezai
işlem yapılır.
İade hakkı sahibi yabancı misyon
mensuplarının, ödeme kaydedici cihaz fişi ibraz etmek suretiyle iade talebinde
bulunması mümkün değildir.
İlgililer tarafından harcamalara
ilişkin bildirim formları doldurulurken, birden fazla sayfadan oluşan
faturaların birinci sayfadaki numarası tam olarak yazılır, diğer sayfalara ait
numaraların son üç hanesinin arasına "-" işareti konularak
kaydedilebilir.
Diplomatik misyonlar ve
konsolosluklar ile uluslararası kuruluşlar, mensuplarından aldıkları bu
formları, aynı ayın sonuna kadar resmi bir yazı ekinde, bulundukları yer Vergi
Dairesi Başkanlığının (Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan illerde
Defterdarlığın) yetkilendirdiği vergi dairesine intikal ettirirler. Diplomatik
misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşlar, bildirim formlarının
vergi dairelerine zamanında verilebilmesine yönelik gerekli tedbirleri alırlar.
Formların, vergi
dairesine öngörülen süre geçtikten sonra verilmesi/gönderilmesi halinde,
değerlendirme ve iade işlemi bir sonraki üç aylık dönem itibarıyla yapılır.
İçinde bulunulan yılın üç aylık bir
döneminde mal ve hizmet alımlarına ait KDV'nin iadesi için form verilmediği
veya bazı harcamalar verilen formlara dahil edilmediği takdirde, bu harcamaların
cari yılı geçmemek kaydıyla izleyen dönemlerde verilecek formlara dahil
edilmesi mümkündür.
Misyon mensubunun yıl içinde
göreve başlaması halinde, yararlanacağı istisna tutarı göreve başladığı ay tam
olarak dikkate alınarak kıst olarak hesaplanır.
Örnek:(A) ülkesinin
Ankara'daki Büyükelçiliğinde 2012 yılının Eylül ayında göreve başlayan
ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde yıllık KDV dahil 24.000 Euro karşılığı TL
tutarında KDV istisnasından yararlanabilecek bir diplomatın istisnadan
faydalanacak harcama limiti (24.000 / 12 x 4) = 8.000 Euro karşılığı TL
olacaktır.
Görev sürelerini tamamlayarak
iade talep dönemleri içinde ülkemizden ayrılacak olanlar, iade formlarını,
ayrıldığı tarih itibarıyla bu bölümde belirtilen dönem ve sürelere bağlı
olmaksızın vergi dairesine verebilir, ancak vergi dairesi bu talepleri ait
olduğu döneme ilişkin diğer işlemlerle birlikte değerlendirip, sonuçlandırır.
Vergi dairesi, formu veren
misyon için Dışişleri
Bakanlığının karşılıklılık ilkesine göre belirlediği yıllık harcama sınırı
çerçevesinde gerçekleşen mal ve hizmet alımları sırasında ödenen KDV'ye ilişkin
fatura ve benzeri belgeleri, Tebliğin bu bölümü ve yukarıdaki hususlar
çerçevesinde değerlendirir. Vergi dairesi iade işlemlerini, formların intikal
ettiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırır ve iade tutarını
ilgili kişinin banka hesabına aktarır.
İade yapmaya yetkili vergi
daireleri, elektronik ortamda kendilerine gelen bilgi ve formlarla kağıt
ortamında alınan form ve diğer belgeleri karşılaştırmak suretiyle gerekli
kontrolleri yaparlar. İade yapmaya yetkili vergi dairelerince, hak sahiplerinden,
yabancı misyon personel kimlik kartı numarası veya yabancılara mahsus kimlik
numarası dışında ayrıca vergi kimlik numarası istenmez.
İadeye esas olmak üzere vergi
dairelerine ibraz edilecek elektrik, su, haberleşme, uçak bileti, eğitim vb.
harcamalara ait fatura asıllarını ülkelerine de vermek/göndermek zorunda olan
diplomatik misyon mensupları, söz konusu belgelerin aslı ile birlikte
fotokopilerini de ibraz edebilirler. Bu durumda ilgili vergi dairesince,
belgeler üzerinde gerekli kontrol yapıldıktan ve fotokopi nüshasının aslına
uygunluğu yazıldıktan sonra asıl belgeler ilgililere geri verilir.
Harcama belgelerini ülkelerine
gönderme zorunluluğu
bulunanların iade dönemi öncesi ülkelerine göndermek üzere belge asıllarının
elçilik yetkilileri tarafından "Aslı gibidir" şeklinde onaylanması ve
mal/hizmet satın alınan firma/şahısların "Aslı gibidir" şeklinde onayladıkları
belge örneklerinin ibraz edilmesi halinde de bu belgelerin KDV iadelerine dahil
edilmesi mümkündür.
Bildirime ekli fatura ve
benzeri belgelerin sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
olduğu vergi inceleme raporu ile tespit edilmişse, bu belgelerde gösterilen KDV
tutarlarıyla sınırlı olmak üzere iade talebi yerine getirilmez.
İadenin ilgili olduğu yıl ile bir
önceki yıl içinde haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenlediği konusunda vergi inceleme raporu bulunanlardan alım
yapılmışsa, bu satıcılardan alınan belgelerde gösterilen KDV tutarları ile
sınırlı olmak üzere, iade talepleri yerine getirilmez. Söz konusu belgelerin
gerçek olup olmadığı üç ay içinde vergi dairesince tespit edilir ve olumlu
sonuçlanması halinde iade yerine getirilir.
Yabancı misyonlar,
konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların mensupları tarafından iadesi talep
edilen KDV tutarı, herhangi bir nedenle kısmen veya tamamen iade edilmediği
takdirde, vergi dairesince bu durum ivedi olarak gerekçeli bir yazı ile talep
sahibine ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir.
D. İTHALAT
İSTİSNASI
Özelgeler 1 2
3065 sayılı Kanunun
(1/2)nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV'nin konusuna girdiği,
ithalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzelkişi tarafından
yapılmasının veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesinin, özellik
taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın vergiye tabi olacağı belirtilmiştir.Aynı
Kanunun 16 ncı maddesiyle, ithal yolu ile gelen mal ve hizmetlerden bir kısmı
KDV'den istisna edilmiştir.
1. Yurtiçi Teslimleri KDV'den İstisna Olan
Mal ve Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
(16/1-a) maddesi ile bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve
hizmetlerin ithalinin, ithalat istisnasından yararlanacağı hükmü getirilmiş ve
aynı mahiyetteki işlemlerin yurt içinde yapılması veya yurtdışından ithal
edilmesi hallerinde farklı vergi uygulamalarının önüne geçilmiştir.
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1: Külçe altın, döviz,
para, damga pulu ithal edilmesi halinde, bunların yurtiçi teslimleri Kanunun
(17/4-g) maddesine göre vergiden istisna olduğu için, ithalatı da KDV'den
istisnadır.
Örnek 2: Kanunun (17/4-s)
maddesine göre, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük
yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar
programlarının teslimi KDV'den istisna olduğundan, bunların ithali de KDV'den
istisnadır.
Örnek 3: Kanunun (17/1)inci
maddesinde sayılan
kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılacak her türlü mal teslimi ve hizmet
ifaları, Kanunun (17/2-b) maddesi kapsamında KDV'den istisna olduğundan, söz
konusu teslim veya hizmetlerin yurtdışından temin edilmesi durumunda da bu
teslim ve hizmetler Kanunun (16/1-a) maddesi kapsamında KDV'den istisna
tutulacaktır.
2. Gümrük Kanununa
Göre Gümrük Vergisinden Muaf veya Müstesna Olan Eşya
3065 sayılı Kanunun
ithalat istisnasını düzenleyen (16/1-b) maddesinde Gümrük Kanununun bazı
maddelerine atıfta bulunularak, bu maddeler kapsamına giren malların ithalinin
KDV'den müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. Gümrük Kanununun atıfta bulunulan
bu maddelerinde, gümrük vergisinden muaf veya müstesna olarak ithal edilecek ve
esas itibarıyla gayri ticari nitelik taşıyan bazı mallar sayılmaktadır.
Bu madde hükmüne göre aşağıda
sayılan malların ithalinde KDV uygulanmaz:
- Gümrük Kanununun [birinci
fıkrasının (3) numaralı bendi, (5) numaralı bendinin (a) alt bendi, (7)
numaralı bendi ile (12) numaralı bendinin (a) alt bendi hariç olmak üzere] 167 nci
maddesinde yazılı mallar
- Geçici ithalat yoluyla
getirilen mallar
- Hariçte işleme rejimi
kapsamındaki mallar
- Geri gelen eşya kapsamındaki
mallar
2.1. Gümrük Kanununun 167 nci
Maddesi KapsamındaYer
Alan Mallar
Gümrük Kanununun 167 nci
maddesinde genel olarak gümrük vergisinden istisna edilen eşyalar
açıklanmıştır. Ancak maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi, (5)
numaralı bendinin (a) alt bendi, (7) numaralı bendi ile (12) numaralı bendinin
(a) alt bendinde kayıtlı eşyaların ithali, 3065 sayılı Kanunagöre ithalat
istisnasının dışında bırakılmıştır.
Bu açıklamalardan
anlaşılacağı üzere, bir malın ithalinin KDV'den müstesna olabilmesi için,
dahildeki teslimlerinin vergiden müstesna olması veya Kanunun (16/1-b)
maddesinde sayılan Gümrük Kanununun ilgili maddeleri kapsamına girmesi şarttır.
Bu şartları taşımayan ancak çeşitli mevzuat hükümlerine göre, gümrük vergisine
tabi tutulmayan malların ithalinde ise KDV'nin uygulanacağı tabiidir.
Gerçek kişiler tarafından,
gümrük antreposu sayılan gümrüksüz satış mağazalarından KDV'den istisna olarak
satın alınan malların, Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin birinci fıkrasının 4
ve 6/a numaralı bentleri kapsamında ithali de 3065 sayılı Kanunun (16/1-b)
maddesi uyarınca KDV'ye tabi değildir.
2.2. Geçici İthalat
Yoluyla Getirilen Mallar
Geçici ithalat rejimi, Gümrük
Kanununun 128 inci maddesinde, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat
vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası
önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve
bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe
uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejim
olarak tanımlanmış olup, bu rejim ile ilgili açıklamalara, Gümrük Kanununun 128
ila134 üncü maddelerinde yer verilmiştir.
Geçici ithalat rejimi kapsamında gümrük
vergisinden muaf veya müstesna olan eşyaların ithalinde de 3065 sayılı Kanunun
(16/1-b) maddesi gereğince KDV aranmaz.
2.3. Hariçte İşleme
Rejimi Kapsamındaki Mallar
Hariçte işleme rejimi, Gümrük
Kanununun (135/1) inci maddesinde, 144 ila 148 inci maddelerde öngörülen
standart değişim sistemine ilişkin
hükümler ile 116 ncı madde hükmü saklı kalmak üzere, serbest dolaşımdaki
eşyanın hariçte işleme faaliyetlerine tabi tutulmak üzere Türkiye Gümrük
Bölgesinden geçici olarak ihracı ve bu faaliyetler sonucunda elde edilen
ürünlerin ithal vergilerinden tam veya kısmi muafiyet suretiyle yeniden serbest
dolaşıma girişine ilişkin hükümlerin uygulandığı rejim olarak tanımlanmış olup,
bu rejim ile ilgili açıklamalara Gümrük Kanununun 135 ila 149 uncu maddelerinde
yer verilmiştir.
Hariçte işleme rejimi
kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyaların ithalinde de
3065 sayılı Kanunun (16/1-b) maddesi gereğince KDV aranmaz.
Ancak, serbest bölgeye geçici
olarak ihraç edilen eşyanın işleme faaliyeti sonucunda elde edilen işlem görmüş
ürünün bünyesinde, herhangi bir üçüncü ülke menşeli girdi kullanılmaması ve
işleme faaliyetinin tamamen işçilik olması durumunda, işçilik faturasında
belirtilen kıymet üzerinden KDV tahsil edilir.
İthalatın gerçekleştirilmesi,
hariçte işleme rejimi çerçevesinde ithali taahhüt edilen işlem görmüş ürünün,
ithalat rejimi ile gümrük mevzuatına uygun şekilde gümrük hattından Türkiye
Gümrük Bölgesine girişini (serbest bölgeler hariç) ifade eder. Hariçte İşleme
Rejimi çerçevesinde gerçekleştirilecek ithalat, hariçte işleme izin
belgesi/izin sahibi firma dışında başka bir firma tarafından da
gerçekleştirilebilir ve bu durumda ithalatı gerçekleştirecek kişiye ait
bilgiler belgenin/iznin özel şartlar bölümüne kaydedilir. Bu kapsamda ithal
edilecek eşyanın tamamı üzerinden KDV tahsil edilir.
2.4. Geri Gelen
Eşya Kapsamındaki Mallar
Tasarruflu
yazılar 1
3065 sayılı Kanunun
ithalat istisnasını düzenleyen (16/1-b) maddesi uyarınca, ihracat istisnasından
faydalanılarak ihraç edilen ancak Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci
maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyada vergi uygulaması
Tebliğin(II/A-1.1.3.) başlıklı bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilir.
Gümrük Kanununun 168, 169 ve
170 inci maddelerinde de geri gelen eşya rejimi açıklanarak, bu hükümlere uygun
olarak geri gelen eşyaların vergiden istisna olacağı hükme bağlanmıştır. Ancak,
Kanunun 169 uncu maddesine göre bu muafiyet, geri gelen eşyanın ihracı
sırasındaki ayniyeti değişmeden yeniden ithali şartıyla uygulanmaktadır.
3065 sayılı Kanunun
(16/2)ncimaddesi, Gümrük Kanununa göre geri gelen eşya dışarıda bir ameliyeye
tabi tutulduğu veya asli kısmına bir ilave yapıldığı takdirde eşyanın kazandığı
değer farkının istisnaya dahil olmadığı hükmünü içermektedir. Bu çerçevede Gümrük
Kanununa göre geri gelen eşya dışarıda bir ameliyeye tabi tutulduğu veya asli
kısmına bir ilave yapıldığı takdirde eşyanın kazandığı değer KDV'ye tabi olur.
Buna göre, ithal edilen malın gümrük
vergisinden muaf olması halinde KDV matrahı, sigorta ve navlun bedelleri dahil
(CIF) değeri olduğundan, geri gelen eşyanın kazandığı değerin
vergilendirilmesinde, bu kazanılan değeringeri gelen eşyanın toplam değerine
oranında sigorta ve navlun bedelinden pay verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun
49 uncu maddesinde; Gümrük Vergisi ve diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi
teminata bağlanarak işlem gören mallara ait ithalatta KDV'nin de aynı usule
tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, başta Gümrük Vergisi Kanununun
118 inci maddesi olmak üzere mevzuat hükümleri gereğince, gümrük vergisi
teminata bağlanarak ithal edilen mallara ait KDV de teminata bağlanacaktır.
Ancak, bu şekilde ithal edilen malların KDV'den müstesna olması halinde, bu
malların ithalinde vergi hesaplanmayacağından teminat uygulaması da söz konusu
olmayacaktır.
3. Bazı Gümrük
Rejimlerinin Uygulandığı Mallar
3065 sayılı Kanunun
(16/1-c) maddesi, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile
serbest bölge ve geçici depolama hükümlerinin uygulandığı malları vergiden
istisna etmiştir. Bu madde hükmü, malın tabi olduğu rejime göre uygulanan bir
istisnayı düzenlemektedir.
Gümrük Kanununun 47 ila 50 nci
maddelerinde geçici depolama hükümleri, 84 ila 92 nci maddelerinde transit
rejimi, 93 ila 107 nci maddelerinde gümrük antrepo rejimi, 152 ila 162 nci
maddelerinde ise serbest bölge hükümlerine ilişkin açıklamalara yer
verilmiştir.
Yukarıda
belirtilen gümrük rejimleri kapsamındaki malların yurtdışından getirilerek bu
yerlere konulması ve bu yerlerde teslimi, mal serbest dolaşıma
girmedikçeKDV'den istisnadır.
Öte yandan, gümrük mevzuatı uyarınca
gümrük antreposu sayılan gümrüksüz satış mağazalarının gerçekleştirdikleri mal
teslimleri, 3065 sayılı Kanunun (16/1-c) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
E. İNDİRİM VE
İADE HAKKI TANINAN DİĞER İSTİSNALAR
Özelgeler 1 2 3
1. Engellilerin Kullanımına Mahsus
Araç ve Gereçlerin Tesliminde İstisna
3065
sayılı
Kanunun (17/4-s) maddesi
uyarınca, engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel
olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının teslimi
KDV'den müstesnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
1.1. Kapsam
Münhasıran
engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel
olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin; görme engellilerin
kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik engellilerin
kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel
bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilir. Binek otomobili ve
diğer nakil vasıtalarının ise sözü edilen "araç-gereç" kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir.
Engelliler dışında
engelli olmayanlar tarafından da kullanılması mümkün olan araç ve gereçlerin
teslimi, bu istisna kapsamında değildir.
İstisna, münhasıran engellilere
yapılan teslimlerle sınırlı olmayıp, kapsama giren araç ve gereçlerin her
safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.
İstisna kapsamına giren işlemler
dolayısıyla yüklenilen vergiler mükellefler tarafından indirim konusu yapılır,
indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde ise iade konusu yapılır. Bu
istisna uygulaması kapsamındaki işlemlerden kaynaklanan KDV iade talepleri,
Tebliğin (IV/A3) bölümünde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
sonuçlandırılır.
1.2. İstisnanın
Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan işlemler, teslimin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde yer
alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 317 kod numaralı
"Engellilerin eğitimleri, meslekleri ve günlük yaşamlarına ilişkin araç-gereç
ve bilgisayar programları" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait
belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazar.
1.3. İade
Engellilerin kullanımına mahsus
araç-gereç teslimlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
1.3.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
1.3.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi vergi inceleme
raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000
TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna
göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
2.
Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve
Özel İhtisas Kuruluşlarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna (21.05.2016
tarih ve 29718 sayılı R.G. KDV Seri No 6 ile değişik)
3065 sayılı Kanunun 27/3/2015 tarihli ve 6637 sayılı
Kanunla değişen geçici 26 ncı maddesinde,
"Ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf
olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası
kuruluşlar ile bu kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas
kuruluşlarının resmî kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları,
bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal
teslimi ve hizmet ifaları, bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili
mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası; ilgili kurum, temsilcilik, program,
fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye'deki faaliyetlerinin devamı veya
ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre
içinde katma değer vergisinden müstesnadır.
Birinci fıkrada yer alan istisnadan yararlanan
kuruluşların yönetici kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olmayan mensuplarına Türkiye'de görevde bulundukları süre içinde yapılacak mal
teslimi ve hizmet ifaları da katma değer vergisinden müstesnadır.
Bu maddede düzenlenen istisnalar dolayısıyla
yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden
indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler ise 32 nci madde
hükümleri uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine
nakden veya mahsuben iade edilir.
Bu istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
2.1. Kapsam
Ev sahibi hükümet anlaşmaları veya ülkemizin taraf
olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası
kuruluşlar ile bu kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas
kuruluşlarının;
a) Resmi kullanımları için bunlara yapılacak mal
teslimi ve hizmet ifaları,
b) Sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak
yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları,
c) Bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili
mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası,
ç) Yönetici kadrolarında görev yapan Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplarına Türkiye'de görevde bulundukları süre
içerisinde yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları,
bu kuruluşların Türkiye'deki faaliyetlerinin devamı
veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu
süre içerisinde istisna kapsamındadır.
2.2. İstisna
Uygulaması
2.2.1.
Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve
Özel İhtisas Kuruluşları Bakımından
Bu istisnanın uygulamasında, Dışişleri Bakanlığınca
istisnadan yararlanabilecek kuruluşlar adına düzenlenecek "İstisna
Belgesi/Kartı" kullanılır.
KDV istisnasından yararlanmak isteyen kuruluşlar,
resmi kullanımları için kendilerine yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları ile
bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifalarına ilişkin mal ve hizmet alımlarında
istisna belgesini/kartını satıcılara ibraz ederek KDV uygulanmamasını talep
ederler. Ayrıca KDV istisnasından yararlanan kuruluşlar, istisna kapsamında
alınan mal ve hizmetlerin gösterildiği bir listeyi onaylayarak satıcıya
verirler.
Satıcılar tarafından, kendilerine ibraz edilen istisna
belgesi/kartı incelenerek, mal ve hizmetlerin istisna kapsamına girip girmediği
tespit edilir, kapsama giren mal ve hizmetlerin satışına ilişkin olarak
düzenlenen faturada KDV hesaplanmaz.
İstisna belgesi/kartı örneği ile onaylı mal ve hizmet
listesi satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümleri
çerçevesinde saklanır.
3065 sayılı Kanunun geçici 26 ncı maddesi kapsamında
bulunan kuruluşlar ve bunların temsilcilikleri adına düzenlenmesi gereken
faturada, kuruluş ve temsilcilik adı ve adresi, istisna belgesinin tarih ve
numarası ile kuruluş ve temsilcilik adına alım yapana ilişkin bilgilere
(adı-soyadı, adresi, kimlik kartı numarası) yer verilir.
2.2.2.
Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve
Özel İhtisas Kuruluşlarının Yönetici Kadrolarında Görev Yapan Mensuplar
Bakımından
İstisna kapsamına, ev sahibi hükümet anlaşmaları veya
ülkemizin taraf olduğu diğer anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de faaliyet
gösteren ve istisna kapsamında olan uluslararası kuruluşlar ile bu kuruluşlara
bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının yönetici
kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplarına Türkiye'de
görevde bulundukları süre içinde yapılan ve bedeli KDV dâhil en az 50 TL olan
kişisel mal ve hizmetler girmektedir. Elektrik, su ve telekomünikasyon harcamalarında
50 TL şartı aranmaz.
Bu kapsamda istisnadan yararlanacak yönetici
kadrolarında görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan mensuplar,
Dışişleri Bakanlığı tarafından belirlenir.
Dışişleri Bakanlığı, istisna için geçerli olacak
yıllık kişisel harcamaların üst sınırını tespit eder ve ilgili uluslararası kuruluş ile bu kuruluşa bağlı program,
fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarına bildirir. Dışişleri Bakanlığı
tarafından bu bilgiler Gelir İdaresi Başkanlığına da iletilir. Bu bilgilerde
herhangi bir değişiklik olması halinde bu değişiklikler, Dışişleri Bakanlığı
tarafından, uygulamanın aksamasına neden olmayacak bir sürede Gelir İdaresi
Başkanlığına bildirilir.
İstisna, verginin önce uygulanıp sonra iade edilmesi
şeklinde yürütülecek olup, bu kapsamda istisnadan faydalanacak yönetici
kadrosundaki mensuplar, KDV'ye tabi her türlü mal ve hizmeti KDV ödeyerek satın
alır. Fatura düzenleme sınırının altında kalsa bile bu kapsamdaki satışlar için
fatura düzenlenmesi zorunludur.
Bu kapsamda istisnadan faydalanacak yönetici
kadrosundaki mensuplara satış yapan KDV mükellefleri, düzenledikleri
faturalarda istisnadan faydalanacak yönetici kadrosundaki kişinin adı-soyadını,
Dışişleri Bakanlığınca düzenlenen kırmızı bantlı kimlik kartında yer alan
yabancı kimlik numarasını yazmakla yükümlüdürler. Bu bilgilerin yer almadığı
faturalara dayanılarak iade talebinde bulunulamaz. Ancak elektrik, su ve
telekomünikasyon harcamalarına ait belgelerde bu koşul aranılmaz.
Ayrıca, mensupların akaryakıt, doğalgaz, motorlu taşıt
ve taşınmaz alımlarında takrir yöntemi uygulanır.
2.3. Beyan
İstisna kapsamındaki kuruluşlara KDV hesaplanmadan
yapılan teslim ve hizmetler satıcılar tarafından KDV beyannamesinde yer alan
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 321 kod numaralı
satırında beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu işlem bedeli, "Yüklenilen KDV" sütununa bu
işlemle ilgili alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı
yazılır.
İade talep etmek istemeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazar.
2.4. İade
2.4.1.
Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve
Özel İhtisas Kuruluşları Bakımından
İstisna kapsamındaki kuruluşlara KDV hesaplanmaksızın
yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranır:
a) Standart iade talep dilekçesi
b) İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi
c) İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV
listesi
ç) İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
d) Satış faturaları listesi
e) Dışişleri Bakanlığından alınan İstisna
Belgesi/Kartı örneği
f) İstisnadan yararlanan kuruluşlar tarafından
onaylanan mal ve hizmet listesi
2.4.1.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
2.4.1.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi
aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan
kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat
vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
2.4.2.
Uluslararası Kuruluşlar ile Bu Kuruluşlara Bağlı Program, Fon, Temsilcilik ve
Özel İhtisas Kuruluşlarının Yönetici Kadrolarında Görev Yapan Mensuplar
Bakımından
İstisna kapsamındaki uluslararası kuruluşlar ile bu
kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının
yönetici kadrolarında görev yapan mensuplarından, bedeli KDV dâhil en az 50 TL
olan mal ve hizmetlere ait alış sırasında ödedikleri KDV'nin iadesini talep
edenler; içinde bulundukları takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla
gerçekleşen harcamalarına ait fatura, serbest meslek makbuzu ve benzeri belgeleri,
Dışişleri Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitelerinde örneği
yer alan bildirim formuna ekleyerek takip eden ayda istisna kapsamındaki
kuruluşun belirleyeceği süre içinde bu kuruluşa verirler. Elektrik, su ve
telekomünikasyon harcamalarında bedel 50 TL'yi geçmese dahi bu harcamalara
ilişkin belgeler bu bildirim formuna eklenir.
İade hakkı sahibi mensupların, ödeme kaydedici cihaz
fişi ibraz etmek suretiyle iade talebinde bulunmaları mümkün değildir.
İlgililer tarafından harcamalara ilişkin bildirim
formları doldurulurken, birden fazla sayfadan oluşan faturaların birinci sayfadaki
numarası tam olarak yazılır, diğer sayfalara ait numaraların son üç hanesinin
arasına "-" işareti konularak kaydedilebilir.
İstisna kapsamındaki kuruluşlar, yöneticilerinden
aldıkları formları, içinde bulundukları takvim yılının üçer aylık dönemlerini
takip eden ayın sonuna kadar resmi bir yazı ekinde, bulundukları yer vergi
dairesi başkanlığının (vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde
defterdarlığın) yetkilendirdiği vergi dairesine intikal ettirirler. İstisna
kapsamındaki kuruluşlar, bildirim formlarının vergi dairelerine zamanında
verilebilmesine yönelik gerekli tedbirleri alırlar.
Formların, vergi dairesine öngörülen süre geçtikten
sonra verilmesi/gönderilmesi halinde, değerlendirme ve iade işlemi bir sonraki
üç aylık dönem itibarıyla yapılır.
İçinde bulunulan yılın üç aylık bir döneminde mal ve
hizmet alımlarına ait KDV'nin iadesi için form verilmediği veya bazı harcamalar
verilen formlara dâhil edilmediği takdirde, bu harcamaların cari yılı geçmemek
kaydıyla izleyen dönemlerde verilecek formlara dâhil edilmesi mümkündür.
İstisna hakkı sahibinin yıl içinde göreve başlaması
halinde, yararlanacağı istisna tutarı göreve başladığı ay tam olarak dikkate
alınarak kıst olarak hesaplanır.
Görev sürelerini tamamlayarak iade talep dönemleri
içinde ülkemizden ayrılacak olanlar, iade formlarını, ayrıldığı tarih
itibarıyla bu bölümde belirtilen dönem ve sürelere bağlı olmaksızın vergi
dairesine verebilir, ancak vergi dairesi bu talepleri ait olduğu döneme ilişkin
diğer işlemlerle birlikte değerlendirip, sonuçlandırır.
Vergi dairesi, Dışişleri Bakanlığının belirlediği
yıllık harcama sınırı çerçevesinde gerçekleşen mal ve hizmet alımları sırasında
ödenen KDV'ye ilişkin fatura ve benzeri belgeleri, Tebliğin bu bölümü ve
yukarıdaki hususlar çerçevesinde değerlendirir. Vergi dairesi iade işlemlerini,
formların intikal ettiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırır
ve iade tutarını ilgili kişinin banka hesabına aktarır.
İade yapmaya yetkili vergi daireleri, elektronik
ortamda kendilerine gelen bilgi ve formlarla kâğıt ortamında alınan form ve
diğer belgeleri karşılaştırmak suretiyle gerekli kontrolleri yapar. İade
yapmaya yetkili vergi dairelerince, hak sahiplerinden yabancı kimlik numarası
dışında ayrıca vergi kimlik numarası istenmez.
İadeye esas olmak üzere vergi dairelerine ibraz
edilecek elektrik, su, haberleşme, uçak bileti, eğitim vb. harcamalara ait
fatura asıllarını ülkelerine de vermek/göndermek zorunda olan istisna hakkı
sahipleri, söz konusu belgelerin aslı ile birlikte fotokopilerini de ibraz
edebilirler. Bu durumda ilgili vergi dairesince, belgeler üzerinde gerekli
kontrol yapıldıktan ve fotokopi nüshasının aslına uygunluğu yazıldıktan sonra
asıl belgeler ilgililere geri verilir.
Bildirime ekli fatura ve benzeri belgelerin sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğu vergi inceleme raporu
ile tespit edilmişse, bu belgelerde gösterilen KDV tutarlarıyla sınırlı olmak
üzere iade talebi yerine getirilmez.
İadenin ilgili olduğu yıl ile bir önceki yıl içinde
haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği
konusunda vergi inceleme raporu bulunanlardan alım yapılmışsa, bu satıcılardan
alınan belgelerde gösterilen KDV tutarları ile sınırlı olmak üzere, iade
talepleri yerine getirilmez. Söz konusu belgelerin gerçek olup olmadığı üç ay
içinde vergi dairesince tespit edilir ve olumlu sonuçlanması halinde iade
yerine getirilir.
İstisna hakkı sahibi tarafından iadesi talep edilen
KDV tutarı, herhangi bir nedenle kısmen veya tamamen iade edilmediği takdirde, vergi
dairesince bu durum ivedi olarak gerekçeli bir yazı ile talep sahibine ve Gelir
İdaresi Başkanlığına bildirilir.
3. 3996 Sayılı Kanuna Göre Yap-İşlet-Devret veya 3359
Sayılı Kanun ile 652 Sayılı Kararnameye Göre Kiralama Karşılığı Yaptırılan
Projelerde KDV İstisnası
3065
sayılı Kanunun geçici 29 uncu maddesi ile; "8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı
Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması
Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli
çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler ve 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı
Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesine
göre Yüksek Planlama Kurulu tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar
verilen sağlık tesislerine ilişkin projeler ve 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı
Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 23 üncü maddesine göre Bakanlık
tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen eğitim öğretim
tesislerine ilişkin projelerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
ihale veya görevlendirme ilanı yayımlanmış ancak teklif alınmamış olanlar ile
31/12/2028 tarihine kadar ihale veya görevlendirme ilanı yayımlanacak
olanların; ihale edilmesi ile görevlendirilen veya projeyi üstlenenlere yatırım
döneminde proje kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları" KDV'den
istisna edilmiştir.
Bu
istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
3.1. Kapsam
3.1.1.İstisnadan
Yararlanacak Projeler
İstisnadan;
- 3996 sayılı Kanuna
göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler,
- 3359 sayılı Kanunun
ek 7 nci maddesine göre Yüksek Planlama Kurulu tarafından kiralama karşılığı
yaptırılmasına karar verilen sağlık tesislerine ilişkin projeler,
- 652 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 23 üncü maddesine göre Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen eğitim öğretim tesislerine
ilişkin projeler,
yararlanır.
Bu projelerden 4/4/2012
tarihinden (652 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 uncu maddesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen eğitim öğretim
tesislerine ilişkin projelerde 15/6/2012 tarihinden) önce ihale veya
görevlendirme ilanı yayımlanmış ancak teklif alınmamış projeler ile 31/12/2028
tarihine kadar ihale veya görevlendirme ilanı yayımlanacak olanlar kapsama
dahildir.
3.1.2.İstisna
Kapsamına Giren İşlemler
Bu Tebliğin
(II/E-3.1.1.) ayrımında sayılan projelere ilişkin olarak;
- Bu projeler kapsamındaki
işlerin ihale edilmesi,
- Görevlendirilen veya projeyi
üstlenenlere/alanlara proje kapsamında inşaata yönelik olarak yatırım
döneminde yapılacak teslim ve hizmetler,
KDV'den istisna tutulur.
Yatırım dönemi,
söz konusu projelere ilişkin olarak ilgili idare ile yapılan sözleşmelere göre
belirlenir. Yatırım dönemi süresinde ortaya çıkacak değişiklikler(sürenin
uzatılması ya da kısaltılması şeklinde), ilgili idare tarafından doğrudan Gelir
İdaresi Başkanlığına bildirilir.
Ayrıca, 6428 sayılı Kanun kapsamında, Kamu
Özel İş Birliği Modeli ile yaptırılan sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına
kiralanması işleminin, 6428 sayılı Kanunun 12 nci maddesi
ile 3065 sayılı Kanunun geçici 29 uncu maddesi kapsamında KDV'den istisna
olduğu tabiidir. (14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı R.G. Seri
No 30 Tebliğ ile eklenmiştir)
3.1.3.İstisna
Kapsamına Giren Mal ve Hizmetler
İstisna, bu Tebliğin (II/E-3.1.1.)
ayrımında belirtilen projeleri üstlenen ana yüklenicilere, doğrudan bu
projelere yönelik olarak yapılacak teslim ve hizmetler ile ithalat işlemlerine
uygulanır.
Ancak doğrudan proje
ile ilgili olmayan mobilya, mefruşat ve benzeri demirbaşlardan projenin bütünleyici
parçası olarak kabul edilmeyenler ile binek otomobili, minibüs, otobüs ve
benzeri araç alımları istisna kapsamında değerlendirilmez. İstisna kapsamında
değerlendirilmeyen bu alımlara ilişkin yedek parça, yakıt, tadil, bakım ve
onarım masrafları ile idari hizmet birimlerinin tadil, bakım, onarım, ısıtma,
aydınlatma giderleri, her türlü büro malzemesi, kırtasiye, yiyecek, giyecek
gibi alımlar ve temizlik hizmetlerinde de istisna uygulanmaz.
3.2.İstisnanın
Uygulanması
Bu Tebliğin
(II/E-3.1.1.) ayrımında sayılan projelerden birisini üstlenen ana yüklenici
mükellefler, söz konusu projeler kapsamında (projeyle ilgili bilgilere de yer
vermek kaydıyla) kendilerine yapılacak teslim ve hizmetlere istisna uygulanması
talebiyle doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına bir yazı ile müracaat ederler.
Gelir İdaresi
Başkanlığı, istisna talebinde bulunan mükellefin,bu projenin ana yüklenicisi
konumunda bulunup bulunmadığına, projenin istisna kapsamına giren projelerden
olup olmadığına, yatırım döneminin sona erdiği tarih ve benzeri hususlara
yönelik olarak, projeyi ihale eden ilgili idareden bir yazı ile bilgi ister.
Projeyi ihale eden ilgili
idarenin olumlu yazısına
istinaden durum mükellefin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilir, ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı veya
Defterdarlık (EK:13)'te yer alan belgeyi düzenleyerek
mükellefe verir.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı
olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır.
Mal/hizmet teslimi gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini
projeye uygun olarak sisteme girer.
İstisna belgesinin bir örneği
mükellefler tarafından satıcılara verilir ve istisna kapsamında işlem yapması
talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve
ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Satıcı
mükellefin iade talebi bu istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize
edilmesi, güncellenmesi veya ek proje düzenlenmesi halinde, proje kapsamındaki mal
ve hizmetlere ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası
istisna kapsamına giren işlemlerin istisna kapsamında alınabilmesi için vergi
dairesine başvurularak istisna belgesinin de revize edilmesi talep edilir.
İstisna belgesi projede öngörülen
süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda,
istisna belgesindeki süre de revize edilir.
Aynı satıcıdan
yapılanbirden fazla mal ve hizmet alımına ilişkin harcamaların proje
maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek satır olarak girilebilir. Bu
şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu satır tutarlarının toplamının
proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir
şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve
numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların
ithalat yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine
ibraz edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin
bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de onaylanır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet
alanlar istisna belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini Vergi
Dairesi Başkanlığına veya Defterdarlığa ibraz ederek kapattırmak zorundadır.
Vergi Dairesi Başkanlığı veya Defterdarlık istisna belgesinde yer alan mal ve
hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve faturalarla
uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
Satıcılar,
yaptıkları teslim ve hizmet ifalarına ilişkin faturada, Tebliğin (II/E-3.1.1.)
ayrımındaki açıklamaları da göz önünde bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
İstisna tek safhada uygulanacak
olup, projeyi üstlenen mükellefe mal teslimi ve hizmet ifasında bulunan
mükelleflerin istisna kapsamında yaptıkları teslim ve hizmetlere yönelik
alımlarında KDV istisnası uygulanması söz konusu değildir.
Ayrıca, ana
yüklenici firmanın istisnadan yararlanma şartlarını kaybetmesi halinde, bu
durum projeyi ihale eden ilgili idare tarafından, istisnadan yararlanma
şartlarının kaybedildiği tarihe de yer verilmek suretiyle Gelir İdaresi
Başkanlığına bildirilir.
3.3.Beyan
Projeyi üstlenen firmalara mal
teslimi ve hizmet ifasında
bulunan mükelleflerce, istisna kapsamında yapmış oldukları teslim ve hizmetler
ait oldukları dönemler itibarıyla KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının "Tam İstisna Kapsamındaki
İşlemler" tablosunun 318 kod numaralı "3996 sayılı Kanuna göre
Yap-İşlet-Devret veya 3359 sayılı Kanuna göre Kiralama Karşılığı Yaptırılan
Projelere İlişkin Teslim ve Hizmetler" satırında beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait
belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazar.
3.4. İade
Bu bölümde yer alan istisna
kapsamındaki
teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme
ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
- Vergi Dairesi Başkanlığından
veya Defterdarlıktan alınan istisna belgesi kendisi tarafından ilgili mal ve
hizmete ilişkin olarak onaylanan proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak
mal ve hizmet listesinin örneği
3.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
3.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu
işlemlerdenkaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi
inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade
talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu
veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin
iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
3.5. Müteselsil
Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen
mükelleflerin istisna belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mal
teslimi ve hizmet ifasında bulunan satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı
olmadan istisna uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve
faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya
hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslim veya hizmetin
istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart
aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için
ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların
daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna
bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet
yapılan alıcıdan aranır. Satıcının iade talebi ise yukarıda açıklanan şekilde
değerlendirilir.
4. Büyük Yatırımlara İlişkin İstisna (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile değişik)
3065 sayılı Kanunun 6745 sayılı Kanunla
değişik geçici 30 uncu maddesinde, "31/12/2023
tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500
milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat
işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi
edilemeyen katma değer vergisi, izleyen yıl talep edilmesi halinde belge sahibi
mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde,
iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren
gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarında
zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun
meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılıbaşında başlar.
Bu madde kapsamında yer alan asgari sabit
yatırım tutarını sektörler itibarıyla veya topluca 50 milyon Türk lirasına
kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
4.1. Kapsam (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile değişik)
Söz konusu düzenleme ile 31/12/2023
tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500
milyon TL tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri
nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen
KDV'nin, bu kapsamda işlemleri bulunan mükelleflere izleyen yıl içerisinde
talep etmeleri halinde iade edilmesi öngörülmektedir.
Madde hükmü ile Bakanlar Kuruluna,
uygulamadan yararlanacak asgari sabit yatırım tutarını sektörler itibarıyla
veya topluca 50 milyon Türk lirasına kadar indirme veya iki katına kadar
artırma yetkisi verilmiştir.
4.2. İstisnanın
Uygulaması
İstisna, münhasıran söz konusu
yatırımlar kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa
işlerine ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan
mal alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna
inşaat işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını
kapsamaktadır.
Bu istisna, verginin önce
uygulanıp
sonra iade edilmesi şeklinde düzenlenmiş olup, istisna kapsamında
değerlendirilen mal ve hizmet alımlarında genel hükümler çerçevesinde KDV
uygulanır. Dolayısıyla yatırımı yapana teslim veya hizmet yapanların KDV
istisnası uygulamaları mümkün değildir.
Yatırımı yapan
belge sahibi mükellefler tarafından inşaat işlerine ilişkin bu şekilde yüklenilen
vergiler, ilgili dönemde indirim konusu yapılır. Söz konusu mükelleflerin bu
şekilde yüklenip indirim hesaplarına dahil ettikleri vergilerin öncelikle
indirim yoluyla telafi edilmesi gerekmektedir. İlgilitakvim yılı sonuna kadar
indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV ise izleyen yıl talep edilmesi kaydıyla
iade konusu yapılır.
4.3. İstisnanın
Beyanı
İade talep tutarı, en erken izleyen
yılın Ocak dönemine en geç izleyen yılın Kasım dönemine ait KDV beyannamesine
dahil edilerek talep edilebilir. İadesi talep edilecek tutar, talebin
yapılacağı döneme ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" kulakçığının "Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" tablosunun 440 kod numaralı " Yatırım Teşvik Belgesinde Asgari Belirlenen Tutarda Sabit
Yatırım Öngörülen Yatırımlar" satırında beyan edilir.
Yatırımın
ilgili mevzuat hükümlerine göre tamamlanamaması halinde, iade edilen vergiler
vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile
birlikte tahsil edilir.
4.4. İade
Bu bölümde yer alan
işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İade talep
edilen döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Yatırım teşvik
belgesi ve eki listenin onaylı örneği
- Yatırımın asgari sabit yatırım tutarını
sağladığını tevsik eden belgenin onaylı örneği (Yatırım tamamlanıncaya
kadar, değişiklik olmaması kaydıyla, bir defa verilir.)
- İade
uygulaması kapsamındaki harcamalara ait fatura ve benzeri belgelerin listesi
4.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
4.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu,
YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi
aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre
yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
5. İstanbul
Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP)
KapsamındaYapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna
6111 sayılı Kanunun
geçici 16 ncı maddesinde;
"(1) İstanbul
Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında,
İstanbul Valiliğine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon
birimine yapılacak teslim ve hizmetler, finansmanı yabancı devletler,
uluslararası kurum ve kuruluşlarca karşılanmak şartıyla 31/12/2035[7] tarihine
kadar KDV'den müstesnadır. (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ)
(2) İstisna
kapsamındaki teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen vergiler, vergiye tabi
işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirilir, indirim yoluyla giderilemeyen
vergiler 3065 sayılı KDV Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca mükellefe iade
edilir.
(3) Maliye Bakanlığı, istisna
kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iade
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin
usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
5.1. Kapsam
İstisna, finansmanlarının yabancı
devletler, uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla
İSMEP kapsamında 31/12/2035[8] tarihine
kadar İstanbul Valiliğine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje
Koordinasyon Birimine yapılan teslim ve hizmetlere uygulanır. (31.01.2026
/ 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ)
Yabancı
devletlerden, uluslararası kurum ve kuruluşlardan karşılıksız olarak sağlanan
destekler yanında bu kurum ve kuruluşlardan temin edilen krediler kullanılarak
yapılan mal ve hizmet alımları da istisna kapsamına girmektedir.
İstisna kapsamına İSMEP
çerçevesindeki mal ve hizmet alımları girmektedir. Bunun dışında İstanbul Proje
Koordinasyon Biriminin harcamaları genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.
Buna göre, İstanbul Proje Koordinasyon Biriminin yiyecek, giyecek, temizlik,
güvenlik, elektrik-su-telefon vb. giderler ile araç kiralama, hizmet binası,
her türlü büro malzemesi, mefruşat, kırtasiye ve benzeri alımları proje
çerçevesinde olmaması halinde istisna kapsamında değerlendirilmez.
5.2. İstisna
Uygulaması
İstanbul Proje Koordinasyon
Birimine, İSMEP kapsamında yapacağı alımlarla ilgili olarak yukarıdaki
açıklamalar dikkate alınarak istisnadan yararlanabileceğine ilişkin İstanbul
Vergi Dairesi Başkanlığınca bir istisna belgesi (EK:14) verilir. Alınan bu
belgenin aslı ya danoter veya YMM onaylı örneği İstanbul Proje Koordinasyon
Birimince gümrük idaresine veya yurtiçindeki satıcılara ibraz edilerek istisna uygulanması
talep edilir.
İstanbul Proje Koordinasyon
Biriminin İSMEP kapsamında, 25/2/2011 tarihinden önce ihalesi yapılan veya
sözleşmesi düzenlenen işlere ilişkin mal ve hizmet alımlarının 6111 sayılı
Kanunun geçici 16 ncı maddesinin yürürlüğünden önce yapılması halinde bu
alımlarda istisna uygulanmaz. Ancak, ihale veya sözleşme maddenin yürürlük
tarihinden önce yapılsa bile bu ihale veya sözleşmeye istinaden maddenin
yürürlük tarihinden sonra temin edilen mal ve hizmetlere istisna uygulanır.
5.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV
hesaplanmayan işlemler, teslimin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde yer
alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 320 kod numaralı
"İSMEP Kapsamında, İstanbul Valiliğine Bağlı Olarak Faaliyet
Gösteren İstanbul Proje Koordinasyon Birimine Yapılacak Teslim ve Hizmetler"
satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait
belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen
mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazar.
5.4. İade
Bu bölümde yer alan istisna
kapsamındaki
teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler
aranmaktadır:
- Standart iade talep
dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep
edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
-İstanbul
Vergi Dairesi Başkanlığınca İstanbul Proje Koordinasyon Birimine verilen,
istisnadan yararlanılabileceğine dair Belgenin onaylı örneği
5.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması
halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir.
5.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden
kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu,
YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi
aşması halinde aşan kısmın iadesi,vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre
yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.
6. Milletlerarası Andlaşma Hükümleri Çerçevesinde KDV'den İstisna
Edilmiş Olan Transit Petrol Boru Hattı Projelerinin İnşa ve Modernizasyonuna
İlişkin İstisna (27.06.2015 tarihli ve 29399 sayılı R.G. KDV
Genel Uygulama Tebliği Seri No 3 ile eklenmiştir)
6.1.
İstisnanın Kapsamı
6637 sayılı Kanun ile 3065 sayılı Kanuna eklenen
geçici 34 üncü maddede;
"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne
uygun olarak yürürlüğe giren ve 23/6/2000 tarihli ve 4586 sayılı Petrolün Boru
Hatları ile Transit Geçişine Dair Kanun kapsamında bulunan milletlerarası
andlaşma hükümleri çerçevesinde katma değer vergisinden istisna edilmiş olan
transit petrol boru hattı projelerinin inşa ve modernizasyonunu
gerçekleştirenlere 1/1/2014 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler
katma değer vergisinden müstesnadır.
Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları
nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan
vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, 32 nci madde
hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade
edilir.
Maliye Bakanlığı, istisna kapsamına girecek teslim ve
hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, söz konusu istisna hükmünün uygulanabilmesi
için;
-Bu madde hükmünün yürürlüğe girdiği 7/4/2015
tarihinden önce usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş bir milletlerarası
andlaşma olması,
-Bu andlaşmanın 23/6/2000 tarihli ve 4586 sayılı
Petrolün Boru Hatları ile Transit Geçişine Dair Kanun kapsamında bulunması,
-Milletlerarası andlaşmada inşa ve modernize edilecek
transit petrol boru hatlarının KDV'den istisna edildiğine dair hüküm bulunması
gerekmektedir.
Bu şartlar dahilindeki transit petrol boru hatlarının
inşa ve modernizasyonunu gerçekleştirenlere, inşa ve modernizasyona ilişkin
yapılan teslim ve hizmetler, 1/1/2014 tarihinden itibaren KDV'den istisnadır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, transit petrol
boru hattı projesinin bu istisna kapsamında olduğuna ilişkin bir belge verir.
Bu istisnadan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen belge
sahipleri yararlanabilir.
İstisna kapsamındaki projelerin inşa ve
modernizasyonunu gerçekleştirenlere yapılacak teslim ve hizmetlerin, münhasıran
bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin olması gerekir.
Bu nedenle, belge sahiplerinin idari faaliyetleri ile
idari bina, tesis ve teçhizatının inşası, kurulması ve işletilmesine ait mal ve
hizmet alımlarına istisna uygulanmaz. Mobilya, mefruşat ve benzeri demirbaşlar
ile binek otomobili, minibüs, otobüs ve benzeri araç alımları istisna
kapsamında değerlendirilmez. İstisna kapsamında değerlendirilmeyen bu alımlara
ilişkin yedek parça, yakıt, tadil, bakım ve onarım masrafları ile idari hizmet
birimlerinin tadil, bakım, onarım, ısıtma, aydınlatma giderleri, her türlü büro
malzemesi, kırtasiye, yiyecek, giyecek gibi alımlar ve temizlik hizmetlerinde
de istisna uygulanmaz.
Yapılan işin bütünü içerisinde istisna kapsamında
olmayan mal ve hizmetlerin bulunması halinde bunlar ayrıca fatura edilir ve bu
teslim veya hizmet bedelleri üzerinden KDV hesaplanır.
İnşa ve modernizasyon işlerinde doğrudan kullanılan
mal ve hizmetlere ilişkin olarak, bu işlerde kullanılan boru, yedek parça, sarf
malzemesi ve benzeri mal alımları ile inşa ve modernizasyonla ilgili yapım
işleri, bu işlerde kullanılan malların taşınmasına yönelik nakliye hizmeti ve
benzeri hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir.
3065 sayılı Kanunun geçici 34 üncü maddesinde
düzenlenen istisnanın uygulaması bu Tebliğin (II/B-3.2.2), beyanı (II/B-3.3),
iadesi (II/B-3.4) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yürütülür.
6.2.
Müteselsil Sorumluluk
Bu istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için,
istisna belgesinin, teslim veya hizmeti yapacak olan satıcı mükellefe ibraz
edilmesi şarttır. Mükelleflerin bu belge olmadan istisna uygulamaları halinde,
istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden
teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan
alıcı da müteselsilen sorumludur.
İşlemin, istisna için bu bölümde açıklanan şartları
baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde,
ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna
kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranır.
6.3.
1/1/2014 Tarihinden İstisna Belgesinin Alındığı Tarihe Kadar KDV Ödenerek
Yapılan Alımlar
3065 sayılı Kanunun geçici 34 üncü maddesi 7/4/2015
tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte istisna hükmü 1/1/2014 tarihinden
itibaren yapılan teslim ve hizmetleri de kapsamaktadır.
Bu istisna kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmet
ifaları nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden
hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, 3065
sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan
mükellefin talebi üzerine iade edilir.
Belge sahibi mükelleflerin 1/1/2014 tarihi ile istisna
belgesinin alındığı tarih arasında bu Tebliğin (II/E-6.1) bölümünde yapılan
açıklamalar çerçevesinde istisna kapsamında olan ancak, KDV ödemek suretiyle
temin edilen mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu Tebliğin (I/C-1.1) bölümünde
yapılan açıklamalar çerçevesinde gerekli düzeltme işlemleri yapılır. Bu
düzeltme işlemleri sonucu fazla veya yersiz olarak ödenmiş olan vergi
satıcılara iade edilir.
7. İmalat
Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşlerine İlişkin
1/5/2022 Tarihinden Önce Yapılan Mal ve Hizmet Alımları (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065
sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanun ile değişmeden önceki geçici 37
nci maddesinde,
"İmalat sanayiine
yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;
a) Asgari 50
milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat
işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019
yıllarının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen
katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,
b) 50 milyon
Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat
işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019
yılları sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi
izleyen yıl içerisinde,
talep
edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu
yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Bu vergiler ve cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın
kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı
başında başlar.
Cumhurbaşkanı,
birinci fıkrada yer alan süreleri, bitiminden itibaren, sürelerin bitimini
takip eden her bir takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte, beş yıla
kadar uzatmaya yetkilidir.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır. (23.03.2019 tarih ve 30723
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 25 ile değişik)
Diğer taraftan, 30/12/2019
tarihli ve 30994 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 29/12/2019 tarihli ve 1950
sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin, 2020 ve 2021 yıllarında;
31/12/2021 tarihli ve 31706 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/12/2021
tarihli ve 5047 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi için de
uygulanmasına karar verilmiştir. (14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı R.G. Seri
No 30 Tebliğ ile eklenmiştir)
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
7.1. Kapsam
(14.02.2020
tarih ve 31039 sayılı R.G. Seri No 30 Tebliğ ile değişik) İmalat sanayiine
yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;
- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili
yılın ilk altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi
mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla
telafi edilemeyen KDV'nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,
- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili
yılın ikinci altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi
mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla
telafi edilemeyen KDV'nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,
- 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili
yılda söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen
faturalarda yer alan ve aynı yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV'nin söz konusu yılı izleyen yıl içinde
talep edilmesi halinde iadesi öngörülmektedir.
Örnek 1: İmalat sanayiine yönelik yatırım
teşvik belgesi kapsamında asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım
öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2019 yılının ilk altı
aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) söz konusu
yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve
bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin izleyen bir yıl içinde
(1/7/2019-30/6/2020) talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu olacaktır.
Örnek 2: İmalat sanayiine yönelik yatırım
teşvik belgesi kapsamında asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım
öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2020 yılının ikinci altı
aylık döneminde (1/7/2020-31/12/2020) söz konusu
yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve
bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin izleyen bir yıl içinde
(1/1/2021-31/12/2021) talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu
olacaktır.
Örnek 3: İmalat sanayiine
yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2021
yılında söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen
faturalarda yer alan ve 2021 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV'nin izleyen yıl içinde (1/1/2022-31/12/2022)
talep edilmesi halinde iade edilmesi söz konusu olacaktır.
Bu uygulamadan yararlanacak mükelleflerin,
imalat sanayiine yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olması,
söz konusu inşaat işlerinin de bu teşvik belgesinde öngörülen yatırıma ilişkin
olması ve teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması
gerekmektedir.
7.2. İstisnanın Uygulaması
İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar
kapsamındaki inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine
ilişkindir. Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal
alımları da bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat
işlerine ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını
kapsamaktadır.
Bu istisna, verginin önce uygulanıp sonra
iade edilmesi şeklinde düzenlenmiş olup, istisna kapsamında değerlendirilen mal
ve hizmet alımlarında genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır. Dolayısıyla
yatırımı yapana mal teslimi veya hizmet ifası yapanların bu kapsamda KDV
istisnası uygulamaları mümkün değildir.
Yatırımı yapan belge sahibi mükellefler
tarafından inşaat işlerine ilişkin bu şekilde yüklenilen vergiler, ilgili
dönemde indirim konusu yapılır. Söz konusu mükelleflerin bu şekilde yüklenip
indirim hesaplarına dahil ettikleri vergilerin öncelikle indirim yoluyla telafi
edilmesi gerekmektedir. İlgili altı aylık veya yıllık dönemlerde yüklenilen ve
indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin iadesi mümkündür. İadesi talep
edilecek KDV tutarının altı aylık veya yıllık dönemlere ilişkin son dönem
beyannamesindeki sonraki döneme devreden KDV tutarını aşamayacağı tabiidir.
7.3. İstisnanın Beyanı
(14.02.2020
tarih ve 31039 sayılı R.G. Seri No 30 Tebliğ ile değişik) İade;
- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın ilk
altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV için en erken aynı yılın Temmuz, en geç ilgili yılı izleyen
Mayıs dönemine ait KDV beyannamesine,
- Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın
ikinci altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV için en erken ilgili yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım
dönemine ait KDV beyannamesine,
- 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılda
yüklenilen ve söz konusu yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen
KDV için en erken bu yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım dönemine ait KDV
beyannamesine
dahil edilerek talep edilebilir. İadesi talep
edilecek tutar, talebin yapılacağı döneme ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
tablosunun 442 kod numaralı "İmalat Sanayiine Yönelik
Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri" satırında beyan edilir.
Örnek 1: Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ilk
altı aylık döneminde (1/1/2019-30/6/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim
yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Temmuz/2019, en geç Mayıs/2020 dönemine
ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep
edilebilir.
Örnek 2: Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında
sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2020 yılının
ikinci altı aylık döneminde (1/7/2020-31/12/2020) yüklenilen ve bu süre içinde
indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Ocak/2021, en geç Kasım/2021
dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade
talep edilebilir.
Örnek 3: 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit
yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2021 yılında yüklenilen
ve 2021 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken
Ocak/2022, en geç Kasım/2022 dönemine ait KDV beyannamesine dahil
edilerek iade talep edilebilir.
Yatırımın ilgili mevzuat hükümlerine göre
tamamlanamaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak
iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
7.4. İade
Bu bölümde yer alan işlemlerden kaynaklanan
iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İade talep edilen döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen
KDV listesi
- Yatırım teşvik belgesi ve eki listenin
onaylı örneği
7.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan
mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
7.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan
nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın
iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat
verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi
inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
7/A. İmalat Sanayii ile
Turizme Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde)
3065 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanunla değişik geçici
37 nci maddesinde, "İmalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi
sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin mal teslimleri
ve hizmet ifaları 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden
müstesnadır.
Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması
halinde, zamanında alınmayan vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme
faizi ile birlikte yatırım teşvik belgesi sahibi alıcıdan tahsil edilir. Bu
vergiler ve cezalarda zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini
gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başından
başlar.
Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları
nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan
vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, bu Kanunun 32
nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi
üzerine iade edilir.
Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi üç yıla
kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu
hükmün yürürlük tarihi 1/5/2022 olarak düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 1/5/2025 tarihli
ve 32887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/4/2025 tarihli ve 9770 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu maddenin 31/12/2028 tarihine kadar
uygulanmasına karar verilmiştir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
7/A.1. Kapsam
Söz konusu düzenleme ile 31/12/2028 tarihine kadar
uygulanmak üzere imalat sanayii ile turizme yönelik yatırım teşvik belgesi
sahibi mükelleflere belge kapsamındaki inşaat işlerine ilişkin 1/5/2022
tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir. (04.09.2025 /
33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ)
Bu istisnadan yararlanacak mükelleflerin, imalat
sanayii ile turizme yönelik düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip
olması gerekmekte olup, bu belgenin Kanunun yürürlük tarihinden önce
düzenlenmiş olması istisna uygulanmasına engel değildir.
Öte yandan, inşaat işlerinin yatırım teşvik belgesinde
öngörülen yatırıma ilişkin olması, 31/12/2028 tarihini aşmamak kaydıyla yatırım
teşvik belgesinde öngörülen süre içinde yapılmış olması ve istisna uygulanacak
harcama tutarının inşaat işlerine yönelik yatırım teşvik belgesinde yer alan
yatırım tutarını aşmaması gerekmektedir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ)
İstisna, münhasıran söz konusu yatırımlar kapsamındaki
inşaat taahhüt işi, nakliye, hafriyat ve benzeri inşa işlerine ilişkindir.
Yatırımı yapanların söz konusu inşaat işlerinde kullanılan mal alımları da bu
kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla söz konusu istisna inşaat işlerine
ilişkin olmak koşuluyla hem hizmet hem de mal alımlarını kapsamaktadır.
Söz konusu yatırımlar kapsamındaki inşaat işlerine
ilişkin alınan makine, araç-gereç ve tefrişatın (yatırım teşvik belgesinde yer
alsa dahi) bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
7/A.2. İstisnanın Uygulaması
İstisnadan yararlanmak isteyen yatırım teşvik belgesi
sahibi mükellefler KDV yönünden bağlı oldukları vergi dairesine istisna belgesi
almak için başvuruda bulunurlar. Başvuruda bulunan mükellefler tarafından
inşaat işlerine ilişkin istisna kapsamında alınacak mal ve hizmet listesi,
hazırlanan projeye uygun olarak elektronik ortamda sisteme girilir. Vergi
dairesince gerekli kontroller yapıldıktan sonra şartları sağlayanlara
elektronik olarak sisteme girilen mal ve hizmetle sınırlı olmak üzere istisna
belgesi verilir (EK:30).
İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği 1/5/2022 tarihinden
önce veya bu tarihten itibaren başlayan inşaat işlerine ilişkin, 1/5/2022
tarihinden sonra yapılan mal ve hizmet alımları istisna kapsamında olup, inşaat
işlerine ilişkin bu tarihten önce alınan mal ve hizmetlerin istisna belgesine
dahil edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, 1/5/2022 tarihinden sonra
yapılan mal ve hizmet alımları için de 3065 sayılı Kanunun 7394 sayılı Kanun
ile değişmeden önceki geçici 37 nci maddesi hükmü uygulanmaz.
Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin alıcı
tarafından onaylanmış bir örneği satıcılara verilir. Bu belge satıcılar
tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak
saklanır.
Mal teslimi ve hizmet ifası gerçekleştikçe alıcı ve
satıcılar alım/satım bilgilerini sisteme girerler.
Satıcı mükellefin iade talebi, bu istisna belgesi ve
sisteme yapılan alış ve satış giriş bilgileri esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi veya
ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin
liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna kapsamına
giren alışlarda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna belgesinin de revize
edilmesi gerekir.
İstisna belgesi, 31/12/2028 tarihini geçmemek üzere
projede öngörülen süreyle sınırlı olarak verilir. Projedeki sürenin revize
edilmesi durumunda, istisna belgesindeki süre de revize edilir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ)
Aynı satıcıdan yapılan birden fazla mal ve hizmet
alımına ilişkin harcamaların proje maliyetinin binde 5'ine kadar olan kısmı tek
satır olarak girilebilir. Bu şekilde birden fazla satır yazılabilir. Ancak, bu
satır tutarlarının toplamının proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir.
Bu durumda da mal ve hizmetin cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu
kapsamdaki alışları anlaşılır bir şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu
alımlara ilişkin fatura tarih ve numarasının listede yer alması gerektiği
tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin
edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin bölüm
doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de onaylanır.
İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar istisna
belgesinin süresinin sona erdiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi
dairesine ibraz ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde
yer alan mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup
doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini
kapatır.
Satıcılar, yaptıkları teslim ve hizmet ifalarına
ilişkin faturada, Tebliğin (II/E-7/A.1.) ayrımındaki açıklamaları da göz önünde
bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
İstisna tek safhada uygulanacak olup, yatırım teşvik
belgesi sahibi mükellefe istisna kapsamında mal teslimi ve hizmet ifasında
bulunan satıcıların alımlarında istisna uygulanması söz konusu değildir.
7/A.3.Yatırım Teşvik Belgesine Konu Yatırımın
Tamamlanmaması
3065 sayılı Kanunun geçici 37 nci maddesine göre,
yatırım teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, zamanında
alınmayan vergi yatırım teşvik belgesi sahibi alıcıdan, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında
zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun
meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.
7/A.4. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,
teslim ve hizmetin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 339 kod numaralı
"İmalat Sanayii ile Turizme Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat
İşlerine İlişkin Teslim ve Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin KDV hariç tutarı,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin alım ve
giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek
istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
7/A.5. İade
Bu istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerden
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Yatırım teşvik belgesinin örneği
- Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin örneği
ile kendisi tarafından ilgili mal ve hizmete ilişkin olarak proje kapsamında
istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği.
7/A.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
7/A.5.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
7/A.6. Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mal teslimi ve hizmet
ifasında bulunan satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu belge olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden satıcı ile
birlikte teslim ve hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine
teslim veya hizmetin istisna kapsamına girdiğini gösteren belge verilen satıcı
mükelleflerce, başka bir şart aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır.
Daha sonra işlemin, istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları
baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde,
ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna
kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranır. Satıcının iade talebi
ise yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilir.
8. Eğitimde Fırsatları Artırma ve
Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi Kapsamında Milli Eğitim
Bakanlığına Yapılacak Mal Teslimi ve Hizmet İfalarında İstisna (31.12.2017 tarihli, 30287 sayılı
R.G. KDV GT Seri No 16 ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
3065 sayılı Kanunun geçici 38 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
- Bu maddenin yürürlüğe girdiği 5/12/2017
tarihinden itibaren düzenlenen sözleşmelere istinaden Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından FATİH Projesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarında
uygulanmak üzere, proje bileşenlerine ilişkin olarak; Milli Eğitim Bakanlığınca
yapılan ithalatlar ile bu Bakanlığa yapılan mal teslimleri ve hizmet ifalarının
katma değer vergisinden müstesna olduğu,
- Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve
hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden
hesaplanan vergiden indirileceği,
- İndirim yoluyla telafi edilemeyen
vergilerin 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında
işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edileceği,
- Maliye Bakanlığının istisna ve iadeye
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu
hükme bağlanmıştır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
8.1. Kapsam
Söz konusu istisnanın uygulanabilmesi
için;
- Sözleşmenin Milli Eğitim Bakanlığı ile
yükleniciler arasında 5/12/2017 tarihinden sonra düzenlenmiş olması,
- Sözleşme konusu mal ve hizmetlerin FATİH
projesi kapsamındaki bileşenlerden olması,
- Proje kapsamındaki mal teslimi ve hizmet
ifalarının Milli Eğitim Bakanlığına yapılmış olması veya bu kapsamdaki
ithalatın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmış olması
gerekmektedir.
8.2. İstisnanın Uygulaması
FATİH projesine ilişkin olarak Milli
Eğitim Bakanlığına istisna kapsamında yapılacak teslim ve hizmetler için Milli Eğitim
Bakanlığınca Tebliğ eki (EK:25) istisna belgesi
düzenlenerek satıcılara verilir. Satıcılar bu belgeye istinaden Milli Eğitim
Bakanlığına yapılacak FATİH projesi kapsamındaki mal teslimi ve hizmet
ifalarında KDV hesaplamaz. Bu kapsamdaki malların ithalinde istisna belgesi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gümrük müdürlüğüne hitaben düzenlenir.
Düzenlenecek istisna belgesine, istisna
kapsamındaki mal ve hizmetlerin nitelik, miktar ve tutarını gösteren bir liste
de eklenir.
Satıcı firma bu istisna belgesi ve eki
listeyi 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklar.
İstisna uygulanan teslim ve hizmetler
nedeniyle yüklenilen KDV, satıcılar tarafından indirim konusu yapılabilir.
İndirim yoluyla telafi edilemeyen KDV satıcılara talep edilmesi halinde iade
edilir.
8.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında satıcılar tarafından
KDV hesaplanmayan teslim ve hizmetler, teslim ve hizmetin gerçekleştiği döneme
ait KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 329 kod numaralı satırında beyan edilir.
Beyan edilen satırın "Teslim ve
Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve hizmetlerin tutarı,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin alım ve
giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek
istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
8.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi.
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi.
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen
KDV listesi.
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu.
- Satış faturaları listesi.
- İstisna belgesi ve eki listenin örneği.
8.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu istisnadan kaynaklanan
mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
8.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu istisnadan kaynaklanan ve
50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
9. İmalat Sanayiinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni
Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna (05.06.2018 tarihli ve 30442
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir)
7103 sayılı Kanunla, 1/5/2018 tarihinde yürürlüğe
girmek üzere, 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddesine göre,
Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek yeni makina ve teçhizatın, 17/4/1957
tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz
KDV mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere teslimi 31/12/2022 tarihine kadar KDV'den müstesnadır.
Diğer taraftan, 21/12/2022 tarihli ve 32050 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan 20/12/2022 tarihli ve 6583 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararıyla, söz konusu maddenin 31/12/2024 tarihine kadar uygulanmasına karar
verilmiştir. (30.12.2022 /
32059 sayılı 2.Mükerrer R.G. Seri No:44 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük
01.01.2023)
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
9.1. Kapsam
9.1.1.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisnadan, 6948 sayılı Kanuna göre sanayi sicil
belgesini haiz KDV mükellefleri yararlanır.
9.1.2.
İstisna Kapsamına Giren Teslimler
30/4/2018 tarihli ve 2018/11674 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı eki listede sanayi sicil belgesine haiz katma değer vergisi
mükelleflerinin münhasıran imalat sanayiindeki kullanımlarına yönelik istisna
kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizat belirlenmiştir. Söz konusu
Bakanlar Kurulu Kararı eki listede yer almayan makina ve teçhizat teslimlerine
istisna uygulanmaz.
İstisna, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen yeni
makina ve teçhizatın, 6948 sayılı Kanuna göre sanayi sicil belgesini haiz KDV
mükelleflerine, münhasıran imalat sanayiinde kullanmak üzere 31/12/2024 tarihine kadar tesliminde uygulanır.
İstisna "yeni" makina ve teçhizat teslimlerine
tanındığından, istisna kapsamında teslime konu edilecek makina ve teçhizatın
kullanılmamış olması gerekmektedir. Diğer taraftan, makina ve teçhizatın aksam,
parça, aksesuar ve teferruatları istisna kapsamında değerlendirilmez.
9.2. İstisnanın Uygulaması
İstisna kapsamında makina ve teçhizat satın almak
isteyen mükellefler, sanayi sicil belgelerini ibraz ederek alacakları makina ve
teçhizatı imalat sanayiinde kullanacaklarına dair beyanlarıyla birlikte KDV
yönünden bağlı oldukları vergi dairesine başvururlar. Bu başvuruyla birlikte
istisna kapsamında alınacak makina ve teçhizat listesi elektronik ortamda
sisteme girilir.
İlgili vergi dairesi tarafından gerekli kontroller
yapıldıktan sonra şartları sağlayanlara elektronik olarak sisteme girilen
makina ve teçhizatla sınırlı olmak üzere istisna belgesi (EK:28)
verilir.
Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin alıcı
tarafından onaylanmış bir örneği alıcılar tarafından satıcılara verilir. Bu
belge satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine
uygun olarak saklanır.
Söz konusu istisna belgesi kapsamında satış yapan
mükellef düzenlediği faturada makina ve teçhizatın cinsi ile birlikte GTİP
numarasını da belirtir. İstisna belgesi ekinin ilgili bölümünü fatura tarihi,
numarası, mal miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini
alır. Teslim gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım bilgilerini elektronik
ortamda sisteme girerler.
İstisna uygulanan teslimler nedeniyle yüklenilen KDV,
satıcılar tarafından indirim konusu yapılabilir. İndirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV satıcılara talep edilmesi halinde iade edilir.
İstisna kapsamındaki makine ve teçhizatın ithalat
yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz
edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen makina ve teçhizata
ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de
onaylanır. 321/6
Satıcı mükellefin iade talebi istisna belgesi ve
elektronik sisteme yapılan alış ve satış girişleri esas alınmak suretiyle, iade
için gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
9.3. Makina
ve Teçhizatın Üç Yıl İçinde Belirlenen Faaliyetler Dışında Kullanımı veya Elden
Çıkarılması
İstisna kapsamında alınan makina ve teçhizatın, teslim
tarihini takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde; imalat
sanayii dışında kullanılması, elden çıkarılması veya kiralanması hallerinde,
zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi
ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında
zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana
geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.
9.4.
İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında KDV hesaplanmayan teslimler, KDV
beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 332 kod numaralı satır aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu teslimlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen
KDV" sütununa bu teslimlere ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
İstisna kapsamında mal alan mükellefler, istisna
belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi dairesine ibraz
ederek kapattırmak zorundadır. Vergi dairesi istisna belgesinde yer alan makina
ve teçhizat listesinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol ederek istisna belgesini kapatır.
9.5. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Vergi dairesinden alınan istisna belgesinin örneği
ile kendisi tarafından ilgili mala ilişkin olarak istisna uygulanarak alınacak
makina ve teçhizat listesinin örneği
9.5.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
9.5.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan
kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat,
vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
9.6.
Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mal tesliminde bulunan
satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna uygulanması halinde,
ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslimi yapan mükellefler ile
birlikte teslim yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslimin istisna kapsamına girdiğini
gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart aramaksızın istisna
kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna için ilgili
düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra
ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan
alıcıdan aranır. Satıcının iade talebi ise yukarıda açıklanan şekilde
değerlendirilir.
10. 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali
Müsabakaları ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası Organizasyonu Kapsamında
Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri
No: 57 Tebliğ ile değişik. Mülga)
7566 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile 3065
sayılı Kanuna eklenen geçici 46
ncı maddede;
- 2026 Avrupa Futbol Federasyonları
Birliği (UEFA) Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali
müsabakaları ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna ilişkin
olmak üzere UEFA, katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden
iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlara, bu müsabakalar ve
organizasyon dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile
bunların bu müsabakalar ve organizasyon dolayısıyla yapacakları mal teslimleri
ve hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu,
- Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet
ifaları nedeniyle yüklenilen vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden
hesaplanan vergilerden indirileceği, indirim yoluyla telafi edilemeyen
vergilerin 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında
işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edileceği,
- Hazine ve Maliye Bakanlığının istisna ve
iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu,
hükme bağlanmıştır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar aşağıda belirlenmiştir.
10.1. İstisnanın Uygulanması
Söz konusu düzenleme tam istisna
mahiyetindedir. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, istisna kapsamında mal
ve hizmet almak isteyen UEFA, katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli
tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlara 3065
sayılı Kanunun geçici 46 ncı maddesi kapsamında olduklarına yönelik bir yazı
verilir. Bu yazı satıcılara ibraz edilerek istisna uygulanması sağlanır. Satıcı
firma bu yazıyı 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklar.
İstisna kapsamındaki malların ithalat
yoluyla temin edilmesi halinde, yazı ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek
suretiyle istisnanın uygulanması sağlanır.
UEFA, katılımcı takımlar, organizasyonda
görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de
bulunmayanların istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde ise KDV
hesaplanmaz.
İstisna uygulanan teslim ve hizmetler
nedeniyle yüklenilen KDV, satıcılar tarafından indirim konusu yapılabilir.
İndirim yoluyla telafi edilemeyen KDV iade edilir.
10.2. Müteselsil Sorumluluk
UEFA, katılımcı takımlar, organizasyonda
görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de
bulunmayanların mal ve hizmet alımlarında istisna kapsamında işlem
yapılabilmesi için Türkiye Futbol Federasyonundan alınan yazının satıcıya ibraz
edilmesi şarttır.
Satıcıların bu yazı olmadan istisna
uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza,
zam ve faizlerden alıcılar ile birlikte satıcılar da müteselsilen sorumludur.
İşlemin istisna için belirlenen şartları
baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde,
ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna
kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan aranır. İstisna belgesinin
istisna kapsamında olmayanlara verilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ile
buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan alıcı ile birlikte Türkiye Futbol
Federasyonu da sorumludur.
10.3. İstisnanın Beyanı
İstisna kapsamında yapılan teslim ve
hizmetler KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran
İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 336
kod numaralı "UEFA Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetler"
satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu işlem bedeli, "Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle
ilgili alım ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0" yazar.
10.4. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen
KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Türkiye Futbol Federasyonundan alınan
yazı örneği
10.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan
mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir.
10.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve
50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir
ve teminat vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
11. Elektrik Motorlu Taşıt
Araçlarının Geliştirilmesine Yönelik Verilen Mühendislik Hizmetlerinde İstisna (28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 15/04/2022 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde)
7394 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 3065 sayılı
Kanuna eklenen geçici 42 nci maddede,
"20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje
Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci maddesi kapsamında teşviklerden
yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı
salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için
münhasıran Türkiye'de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri
elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye'de imal eden mükelleflere bu
araçların geliştirilmesine yönelik verilen ve yatırım teşvik belgesi kapsamında
yer alan mühendislik hizmetleri 31/12/2023 tarihine kadar katma değer
vergisinden müstesnadır. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması
halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak
gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile
vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini
gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından
itibaren başlar.
Bu kapsamda yapılan hizmetler nedeniyle yüklenilen
vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir.
İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü
uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
11.1. Kapsam
İstisna kapsamına, 6745 sayılı Kanunun 80 inci maddesi
kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen teknolojilerin
geliştirilmesi için Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen elektrik motorlu
taşıt araçlarının geliştirilmesine yönelik olarak 31/12/2023 tarihine kadar
verilen mühendislik hizmetleri girmektedir.
Söz konusu istisnadan, münhasıran Türkiye'de
gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik
motorlu taşıt araçlarını Türkiye'de imal eden mükellefler yararlanır.
Bu çerçevede, elektrik motorlu taşıt araçlarının
geliştirilmesine yönelik verilen ve yatırım teşvik belgesi kapsamında yer alan
mühendislik hizmetleri belgedeki tutarla sınırlı olarak istisna kapsamındadır.
Belgede mühendislik hizmetine isabet eden tutarın açıkça yer almaması halinde
tutar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ayrıca teyit edilir.
Bu araçların geliştirilmesi ile ilgili diğer hizmetler
ile mal teslimlerinde ise bu bölüm kapsamında istisna uygulanmaz.
11.2. İstisnanın Uygulaması
Söz konusu düzenleme tam istisna mahiyetindedir.
İstisnadan yararlanmak isteyen yatırım teşvik belgesi sahibi mükellef, istisna
kapsamında temin edeceği mühendislik hizmetine ilişkin KDV yönünden bağlı
olduğu vergi dairesine başvurur. Bu başvuru vergi dairesi tarafından
değerlendirilerek mühendislik hizmeti alımlarında istisna uygulanacağına
ilişkin istisna belgesi (EK:31) yatırım teşvik belgesi sahibi mükellefe
verilir. Hizmetin münhasıran yurtdışından temin edilecek olması halinde de
istisna belgesinin alınması gerekir. Alıcılar tarafından istisna kapsamında
alınan mühendislik hizmetlerine ilişkin bilgilerin (hizmeti ifa edenin adı
soyadı/unvanı, vergi dairesi, vergi kimlik numarası, fatura tarihi ve numarası,
hizmet tutarı, yatırım teşvik belgesinin tarihi ve sayısı) hizmetin alındığı
vergilendirme dönemini takip eden ay sonuna kadar dilekçeyle ilgili vergi
dairesine bildirilmesi gerekir.
Vergi dairesinden alınan istisna belgesi yatırım teşvik
belgesi sahibi mükellef tarafından hizmet ifa edenlere ibraz edilerek istisna
uygulanması sağlanır. Bu belge hizmet ifa edenler tarafından 213 sayılı Kanunun
muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna uygulanan mühendislik hizmetleri nedeniyle
yüklenilen KDV, hizmet ifa edenler tarafından indirim konusu yapılabilir.
İndirim yoluyla telafi edilemeyen KDV iade edilir.
11.3. Yatırım Teşvik Belgesine Konu Yatırımın
Tamamlanmaması
3065 sayılı Kanunun geçici 42 nci maddesine göre,
yatırımın tamamlanmaması halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi
ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında
zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana
geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.
11.4. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan mühendislik hizmetleri,
hizmetin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren
İşlemler" tablosunda 340 kod numaralı "Elektrik Motorlu Taşıt Araçlarının
Geliştirilmesine Yönelik Verilen Mühendislik Hizmetleri" satırı aracılığıyla
beyan edilir.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı"
sütununa istisnaya konu hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen
KDV" sütununa bu hizmetlere ilişkin alım ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler,
"Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
Öte yandan, istisna kapsamındaki mühendislik
hizmetinin yurt dışından temin edilmesi halinde sorumlu sıfatıyla beyanda
bulunulmayacağı tabiidir.
11.5. İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Yatırım teşvik belgesinin örneği
- İstisna belgesinin örneği.
11.5.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade
talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
11.5.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000
TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde
aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
11.6. Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin istisna
belgesinin imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini mühendislik hizmeti
ifasında bulunanlara vermeleri gerekmektedir. Bu belge olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden hizmeti ifa
edenler ile birlikte alıcı mükellef de müteselsilen sorumludur.
Kendisine
mühendislik hizmetinin istisna kapsamına girdiğini gösteren belge verilen mükelleflerce,
başka bir şart aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra
işlemin, istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı
ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan
vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında
mühendislik hizmeti ifa edilen alıcıdan aranır. Mühendislik hizmetini ifa
edenlerin iade talebi ise yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilir.
12. Afetzedelere Bağışlanacak
Konutların İnşasına İlişkin İstisna
7456 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile 3065 sayılı
Kanuna eklenen geçici 44 üncü maddede,
"6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle
genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, Afet ve Acil
Durum Yönetimi Başkanlığı ile imzalanan protokol kapsamında afetzedelere
bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler, 31/12/2024 tarihine kadar katma
değer vergisinden müstesnadır.
Bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle
yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden
indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler bu Kanunun 32 nci maddesi
hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade
edilir.
Birinci fıkrada yer alan süreyi bir yıla kadar
uzatmaya Cumhurbaşkanı; istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri
tanımlamaya, istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve
Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
12.1. İstisnanın Kapsamı
12.1.1. İstisna Kapsamına Giren İşlemler
İstisna kapsamına; 6/2/2023 tarihinde meydana gelen
depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen
yerlerde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile imzalanan protokol
kapsamında afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarına yapılan teslim ve hizmetler girmektedir.
Konut niteliğinde olmayan yapıların (işyeri, fabrika,
alışveriş merkezi, cami, park, okul, hastane, sosyal tesis gibi) inşası ile
mevcut konutların tadil, bakım ve onarımına ilişkin mal ve hizmet alımları
istisna kapsamına girmez.
İstisnadan faydalanılabilmesi için kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının AFAD ile bağış protokolü imzalaması
şarttır.
İstisna, konutun inşasına yönelik mal ve hizmet
alımlarını kapsamakta olup, bir arada bulunan konutların yapımına ilişkin
altyapı işleri, site içi yollar, istinat duvarı, perde duvarı, çevre duvarı ve
benzerlerine ilişkin mal ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilir. Çocuk
parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, spor alanı ve benzerlerinin
yapımına ilişkin mal ve hizmet alımları istisna kapsamında değerlendirilmez.
Ayrıca konutların mütemmimi niteliğindeki mutfak
dolabı, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınamayacak olan banyo dolabı ve
vestiyer, panel radyatör, kombi, duşakabin, küvet ve benzerleri istisna
kapsamındadır. Mobilya, beyaz eşya, perde, avize, televizyon ve benzeri eşyalar
istisna kapsamında değerlendirilmez.
AFAD'a nakdi olarak yapılan bağışlar kullanılarak AFAD
tarafından yaptırılan konutlara ilişkin mal ve hizmet alımlarında bu madde
kapsamında istisna uygulanması mümkün değildir.
Öte yandan, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının bu istisna kapsamında inşa ettikleri konutların AFAD'a bedelsiz
teslimi 3065 sayılı Kanunun 17/2-b maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
İstisna, AFAD ile imzalanan protokol kapsamında
afetzedelere bağışlanacak konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarına 31/12/2024 tarihine kadar yapılan teslim ve
hizmetlere uygulanacak olup, inşa edilen konutların 31/12/2024 tarihinden sonra
bağışlanması istisna uygulamasını etkilemez.
12.1.2. İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
Söz konusu istisnadan, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları, KDV mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın faydalanır.
12.2. İstisnanın Uygulanması
6/2/2023
tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi
olarak kabul edilen yerlerde, afetzedelere bağışlanacak konutların inşasına
ilişkin olarak AFAD ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında
protokol düzenlenir. Söz konusu protokolde, bağışlanmak üzere inşa edilecek
konutların sayısı ve mahiyeti, teknik özellikleri, nerede inşa edileceği ve
benzeri bilgilere yer verilir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
bağışlayacakları konutlara ilişkin uygulama projesini hazırlar ve proje
kapsamında alınacak mal ve hizmet listesini AFAD'ın onayına sunarlar.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, AFAD
tarafından onaylanmış olan mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda
sisteme girdikten sonra AFAD'la imzalanmış protokolün bir örneğiyle birlikte,
KDV mükellefiyeti bulunuyorsa bağlı bulundukları vergi dairesine, KDV
mükellefiyeti bulunmuyorsa inşa edilecek konutların bulunduğu yer Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar.
Vergi Dairesi/Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık,
talebin öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığını değerlendirir ve (EK:32)'de yer alan belgeyi düzenleyerek kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarına verir ve bir örneğini AFAD'a gönderir.
Alınan istisna belgesinin bir örneği mal ve hizmetin
alımı sırasında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından
satıcılara verilir ve istisna kapsamında işlem yapılması talep edilir. Bu belge
satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun
olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı olarak alınacak
mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır.
Satıcılar, yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifalarına
ilişkin faturada, Tebliğin bu bölümündeki açıklamaları da göz önünde
bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
Söz konusu istisna belgesi kapsamında teslim veya
hizmette bulunan satıcı, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete ilişkin
bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek
suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. Mal teslimi ve hizmet ifası
gerçekleştikçe kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve satıcı
alım/satım bilgilerini projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı mükellefin iade talebi, bu istisna belgesi esas
alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de aranarak
sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi veya
ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere ilişkin
liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna kapsamına
giren alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna belgesinin revize
ettirilmesi gerekir.
İstisna belgesi, Kanunda belirtilen süreyi aşmamak
kaydıyla projede öngörülen süreyle sınırlı olarak verilir. Sürelerin revize
edilmesi durumunda, istisna belgesindeki süreler de revize edilir.
Tek satıcıdan alınan proje maliyetinin binde 5'ine
kadar olan birden fazla mal ve hizmete ilişkin harcamalar listeye tek satır
olarak girilebilir. Birden fazla binde 5'lik toplu satır yazılabilir.
Bu şekilde toplu yazılacak satırlarda yer alan
tutarların toplamının proje maliyetinin yüzde 10'unu aşmaması gerekir. Bu
durumda da mal ve hizmetin cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki
alışları anlaşılır bir şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin
fatura tarih ve numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin
edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin bölüm
doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de onaylanır.
Projenin tamamlanarak konutların teslim edildiği veya
protokole göre inşa edilmesi öngörülen konutların tamamlanmadığı ya da
protokole uygun olarak yapılmadığı, AFAD tarafından istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesine/Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilir.
İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar, istisna
belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini kapattırmak zorundadır.
Belgeyi veren Vergi Dairesi veya Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık istisna
belgesinde yer alan mal ve hizmet bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup
doldurulmadığını ve faturalarla uyumunu kontrol eder ve AFAD'ın yapacağı
bildirime göre istisna belgesini kapatır.
Ayrıca, istisna kapsamında teslimde bulunan veya
hizmet ifa eden mükelleflerin mal ve hizmet alımları genel hükümlere göre
KDV'ye tabidir.
12.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında mal teslim eden ve hizmet ifa
edenler, bu işlemlerini teslim ve hizmetin yapıldığı vergilendirme dönemine ait
KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 341 kod numaralı "Afetzedelere
Bağışlanacak Konutların İnşasına İlişkin İstisna" satırı aracılığıyla beyan
ederler.
Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa
istisnaya konu teslim ve hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV"
sütununa bu teslim ve hizmetlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen
KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
12.4. İade
Bu istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerden
kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- İstisna belgesinin örneği ile proje kapsamında
istisna uygulanarak alınan mal ve hizmet listesi
12.4.1. Mahsuben İade
Bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri
yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın
vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
12.4.2. Nakden İade
Bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan
nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın
iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat verilmesi halinde iade talebi yerine getirilir
ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
12.5. Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının, istisna belgesinin imza ve kaşe tatbik
edilmiş bir suretini mal teslimi ve hizmet ifasında bulunan satıcıya vermeleri
gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna uygulanması halinde, ziyaa uğratılan
vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim veya hizmeti yapan mükellefler ile
birlikte teslim veya hizmet yapılan alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslim veya hizmetin istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart
aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır.
Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının istisna için ilgili düzenlemelerde
belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal
edildiğinin tespiti, protokole göre teslim edilmesi gereken konutların
tamamlanmadığının ya da protokole uygun olarak yapılmadığının tespiti
durumlarında, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar,
kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarından aranır.
13.
Afet Bölgesi Olarak Kabul Edilen Yerlerde Genel Bütçeli Kamu İdarelerine
Bağışlanmak Üzere Konut, İş Yeri, Okul, Öğrenci Yurdu, Hastane, İbadethane,
Kültür ve Sanat Merkezi, Kütüphane Gibi Taşınmazların İnşasına İlişkin Yabancı
Devlet Kurum ve Kuruluşlarına Yapılan Teslim ve Hizmetler ile Genel Bütçeli
Kamu İdarelerine Bağışlanacak Konutların Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşlarına
Teslimine İlişkin İstisna (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
7524
sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 45 inci
maddede,
"6/2/2023
tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi
olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet
kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu
idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane,
ibadethane, kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına
ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren
yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile
yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında
genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve
kuruluşlarına teslimi 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden
müstesnadır.
Bu
kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye
tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi
edilemeyen vergiler bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında
işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir.
Hazine
ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir."
hükmü
yer almaktadır.
Bu
istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
13.1.
İstisnanın Kapsamı
13.1.1.
Genel Bütçeli Kamu İdarelerine Bağışlanmak Üzere Konut, İş Yeri, Okul, Öğrenci
Yurdu, Hastane, İbadethane, Kültür ve Sanat Merkezi, Kütüphane Gibi
Taşınmazların İnşasına İlişkin Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşlarına Yapılan
Teslim ve Hizmetler
İstisna,
konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat
merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına yönelik yabancı devlet kurum ve
kuruluşlarına yapılan mal teslimi ve hizmet ifalarını kapsamakta olup, söz
konusu taşınmazların yapımına ilişkin altyapı işleri, site içi yollar, istinat
duvarı, perde duvarı, çevre duvarı ve benzerlerine ilişkin mal ve hizmet
alımları da istisna kapsamında değerlendirilir.
Çocuk
parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, spor alanı ve benzerlerinin
yapımına ilişkin mal ve hizmet alımları ise istisna kapsamında
değerlendirilmez.
Ayrıca,
istisna kapsamına giren taşınmazların mütemmimi niteliğindeki mutfak dolabı,
sökülüp taşınamayacak olan banyo dolabı ve vestiyer, panel radyatör, kombi,
duşakabin, küvet ve benzerleri istisna kapsamındadır. Mobilya, beyaz eşya,
perde, avize, televizyon ve benzeri eşyalar ise istisna kapsamında değerlendirilmez.
3065
sayılı Kanunun geçici 45 inci maddesi 1/1/2024 tarihinden itibaren 31/12/2025
tarihine kadar yapılan teslim ve hizmetleri kapsamaktadır.
Yabancı
devlet kurum ve kuruluşlarının 1/1/2024 tarihi ile istisna belgesinin alındığı
tarih arasında bu Tebliğin (II/E-13.1.) bölümünde yapılan açıklamalar
çerçevesinde istisna kapsamında olan ancak KDV ödemek suretiyle temin ettikleri
mal ve hizmetlerle ilgili olarak bu Tebliğin (I/C-1.1.) bölümünde yapılan
açıklamalar çerçevesinde gerekli düzeltme işlemleri yapılır. Bu düzeltme
işlemleri sonucu fazla veya yersiz olarak ödenmiş olan vergi satıcılara iade
edilir.
13.1.2.
Genel Bütçeli Kamu İdarelerine Bağışlanacak Konutların Yabancı Devlet Kurum ve
Kuruluşlarına Teslimi
İstisna,
yabancı devlet kurum ve kuruluşları tarafından genel bütçeli kamu idarelerine
bağışlanacak konutların 31/12/2025 tarihine kadar yabancı devlet kurum ve
kuruluşlarına teslimini kapsamaktadır.
Konut
niteliğinde olmayan iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür
ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların yabancı devlet kurum ve
kuruluşlarına teslimi istisna kapsamında değildir.
13.2.
Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşları Tarafından Yapılan Bağışlar
Yabancı
devlet kurum ve kuruluşları tarafından inşa ettirilen konut, iş yeri, okul,
öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazlar
ile bu kurum ve kuruluşlar tarafından temin edilen konutların genel bütçeli
kamu idarelerine bedelsiz tesliminin 3065 sayılı Kanunun (17/2-b) maddesi kapsamında
KDV'den istisna olacağı tabiidir.
13.3.
İstisnanın Uygulanması
13.3.1.
Genel Olarak
Genel
bütçeli kamu idarelerine yabancı devlet kurum ve kuruluşları tarafından
bağışlanacak konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür
ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşası ile yabancı devlet kurum
ve kuruluşları tarafından genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere
temin edilen konutlara ilişkin olarak genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı
devlet kurum ve kuruluşları arasında protokol düzenlenir.
Genel
bütçeli kamu idareleri ibaresi, devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve 5018
sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerini kapsamaktadır.
Yabancı
devlet kurum ve kuruluşları, taşınmazların inşasına ilişkin alınacak mal ve
hizmet listesi (EK:33A) ile konutlara ilişkin bilgileri içeren listeyi (EK:33B)
genel bütçeli kamu idaresiyle imzalanmış protokolün bir örneğiyle birlikte,
taşınmazların/konutların bulunduğu yer Defterdarlığına istisna belgesi almak
için başvuruda bulunurlar.
Defterdarlık,
talebin öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığını değerlendirir ve (EK:33)'te
yer alan istisna belgesini ve eki listeyi onaylayarak yabancı devlet kurum ve
kuruluşuna verir.
Alınan
istisna belgesinin bir örneği mal ve hizmetin alımı sırasında yabancı devlet
kurum ve kuruluşları tarafından satıcılara verilir ve istisna kapsamında işlem
yapılması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213 sayılı Kanunun
muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Satıcılar,
yaptıkları teslim ve hizmet ifalarına ilişkin faturada, Tebliğin bu bölümündeki
açıklamaları da göz önünde bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
Söz
konusu istisna belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan satıcı, istisna
belgesinin ilgili teslim veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası,
mal veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini
alır.
İstisna
kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin edilmesi halinde söz konusu belge,
ilgili gümrük idaresine ibraz edilir. İstisna belgesindeki istisna kapsamında
ithal edilen mala ilişkin bölüm doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından
bu bölüm de onaylanır.
Ayrıca,
istisna kapsamında teslimde bulunan veya hizmet ifa eden mükelleflerin mal ve
hizmet alımları genel hükümlere göre KDV'ye tabidir.
İstisna
uygulanan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV, satıcılar tarafından
indirim konusu yapılabilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen KDV iade edilir.
Satıcı
mükellefin iade talebi, istisna belgesi esas alınmak suretiyle, iade için
gerekli diğer belgeler de aranarak sonuçlandırılır.
13.4.
İstisnanın Beyanı
Bu
istisna kapsamında yer alan taşınmazların inşasına ilişkin mal teslim eden ve
hizmet ifa edenler, bu işlemlerini teslim ve hizmetin yapıldığı vergilendirme
dönemine ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 342 kod
numaralı "Genel Bütçeli Kamu İdarelerine Bağışlanacak Taşınmazların İnşasına
İlişkin İstisna" satırı aracılığıyla beyan ederler.
Diğer
taraftan, bu istisna kapsamında yer alan konutları teslim edenler, bu
işlemlerini teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 343 kod numaralı "Genel Bütçeli Kamu
İdarelerine Bağışlanacak Konutların Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşlarına
Teslimine İlişkin İstisna" satırı aracılığıyla beyan ederler.
Bu
satırların "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslim ve
hizmetlerin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslim ve hizmetlere
ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır.
13.5.
İade
Bu
istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde
aşağıdaki belgeler aranır:
-
Standart iade talep dilekçesi
-
İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
-
İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
-
İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
-
Satış faturaları listesi
-
İstisna belgesi ve eki listenin örneği
13.5.1.
Mahsuben İade
Bu
işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz
edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM
raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
13.5.2.
Nakden İade
Bu
işlemlerden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan nakden iade talepleri vergi
inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade
talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu
veya YMM raporuna göre yerine getirilir.
Teminat
verilmesi halinde iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme
raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
13.6.
Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan
yararlanmak isteyen yabancı devlet kurum ve kuruluşlarının, istisna belgesinin
imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini teslim ve hizmet ifasında bulunan
satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu belge olmadan istisna uygulanması halinde
ziyaa uğratılan vergi, ceza, faiz ve zamlardan teslim veya hizmeti yapan
mükellefler sorumludur.
Kendisine
teslim veya hizmetin istisna kapsamına girdiğini gösteren belge verilen satıcı
mükelleflerce, başka bir şart aranmaksızın istisna kapsamında işlem yapılır.
Yabancı devlet kurum ve
kuruluşlarının istisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan
taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti, protokole göre
teslim edilmesi gereken istisna kapsamında yer alan taşınmazların
tamamlanmadığının ya da protokole uygun olarak yapılmadığı veya teslim
edilmediğinin tespiti durumlarında, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan alıcıdan
aranır.
F. SOSYAL VE ASKERİ AMAÇLI
İSTİSNALARLA DİĞER İSTİSNALAR
Kısmi
istisna, işlemlere ilişkin alış ve giderlere ait KDV'nin prensip olarak indirim
ve/veya iadeye konu edilemediği istisna düzenlemeleridir. Bu kapsamındaki
işlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, 3065 sayılı Kanunun (30/a) ve 58 inci
maddeleri uyarınca gelir ve kurumlar vergisi bakımından gider veya maliyet
unsuru olarak dikkate alınabilir.
3065
sayılı
Kanunda, Kanunun 32
nci maddesi kapsamında sayılmayan, ancak KDV'den istisna olmakla birlikte,
KDV indirimini de mümkün kılan bazı işlemler mevcuttur.
Buna göre, Kanunun (17/2-b),
(17/2-c), (17/2-d), (17/4-c), (17/4-ı), (17/4-ö), (17/4-r) (kısmi
olarak), (17/4-t), geçici 10 (kısmi olarak), geçici 12, geçici 23, geçici 24,
geçici 32 nci maddeleri uyarınca, vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle
ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den indirilebilir. Ancak, bu kapsamdaki işlemler
nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV mükelleflere iade
edilmez.
İşlemlerinin tamamı kısmi istisna
kapsamında olanların mükellefiyet tesis ettirmelerine ve beyanname vermelerine
gerek yoktur. İşlemlerinin tamamı kısmi istisna kapsamında olanlardan arızi
olarak vergiye tabi işlem yapanların, sadece bu işlemin gerçekleştiği dönem
için ve sadece bu işlemi kapsayan beyannameyi vermesi yeterlidir.
1. Kültür ve Eğitim Amacı
Taşıyan İstisnalar
3065 sayılı Kanunun
(17/1-a) maddesinde, Kanunun (17/1) maddesinde sayılan;
- Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu
İdareleri ve Özel Bütçeli İdareler,
- İl Özel
İdareleri,
- Belediyeler,
- Köyler,
- İl Özel
İdareleri, Belediyeler ve Köylerin Teşkil Ettikleri Birlikler,
- Üniversiteler,
- Döner Sermayeli Kuruluşlar,
- Kanunla Kurulan Kamu Kurum
ve Kuruluşları,
- Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek
Kuruluşları,
- Siyasi Partiler,
- Sendikalar,
- Kanunla Kurulan veya Tüzel
Kişiliği Haiz Emekli ve Yardım Sandıkları,
- Kamu Menfaatine Yararlı Dernekler,
- Tarımsal Amaçlı
Kooperatifler,
- Cumhurbaşkanınca[9] Vergi Muafiyeti
Tanınan
Vakıflar,
tarafından, ilim, fen ve güzel sanatları,
tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yapılan teslim ve hizmetler
vergiden istisna edilmiştir. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ) (Yürürlük: 01.01.2027)
3065 sayılı Kanunun
(17/1-b) maddesinde ise aynı kurum ve kuruluşların tiyatro, konser salonu,
kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesislerini işletmek
veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin
teslim ve hizmetleri vergiden istisna edilmiştir.
Örnek:(A) Üniversitesine
ait Döner Sermaye İşletme
Müdürlüğüne bağlı Basım Evi Müdürlüğünce ilim, fen ve güzel sanatları öğretmek,
yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla münhasıran üniversite bünyesindeki
fakülte ve yüksekokulda okuyan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere
yapılan kitap, dergi ve benzeri dokümanların basımı ve teslimi KDV'den
istisnadır.
2. Sosyal Amaç Taşıyan
İstisnalar
2.1. Belli Kurum ve
Kuruluşların Kanunda Sayılan İşleri Yapmak veya Yönetmek Suretiyle İfa
Ettikleri Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/1)inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların (17/2-a) maddesinde
sayılan;
- Hastane, nekahathane, klinik, dispanser,
prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar,
anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji,
seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar (Cumhurbaşkanınca vergi
muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından
işletilenler hariç)[10] ile (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ) (Yürürlük: 01.01.2027)
- Öğrenci veya
yetiştirme yurtları, yaşlı ve engellibakım ve huzurevleri, parasız fukara
aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri,
işletmek veya yönetmek
suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiden
istisna edilmiştir. Bu teslim ve hizmetlerin bedelli veya bedelsiz olması,
istisna uygulamasına engel teşkil etmez.
Ayrıca bu kurum
ve kuruluşlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak
birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır.
2/4/2026 tarihli ve 7577 sayılı Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/2-a)
maddesinde yapılan değişiklikle 1/1/2027 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanınca
vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarınca işletilen
hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası
ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar
ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi
kuruluşlarca sunulan teslim ve hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV'ye
tabi tutulur. Öte yandan, bu kuruluşların doğrudan Cumhurbaşkanınca vergi
muafiyeti tanınan vakıflarca işletilmesi halinde bu kuruluşların teslim ve
hizmetlerinde istisna uygulanmasına devam edilir. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir)
Diğer
yandan,Kanunun (17/1)nci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların, sadece
Kanunun (17/2-a) maddesinde sayılan kuruluşları işletmek veya yönetmek
suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri istisna
olup, bu kurum ve kuruluşların;
- Kanunun (17/2-a) maddesinde
sayılmayan
kuruluşları işletmek ve/veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri teslim ve
hizmetleri ile
- Kanunun (17/2-a) maddesinde
sayılan
kuruluşları işletmek veya yönetmekle birlikte kuruluş amaçlarına uygun olmayan
teslim ve hizmetlerinin,
KDV'den istisna tutulması mümkün
değildir.
2.2. Özel Okullar ve Üniversiteler
Tarafından
Bedelsiz Olarak Verilen Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ile Öğrenci Yurtları
Tarafından Bedelsiz Olarak Verilen Yurt Hizmetlerinde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-b) maddesinde;
-8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun
hükümlerine tâbi özel okullarca bedelsiz verilen eğitim ve öğretim
hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin (% 10)'unu,
-24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek
Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 30/4/1992
tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun hükümlerine göre kurulan öğrenci yurtları tarafından bedelsiz verilen
yurt hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin (% 10)'unu,
- Üniversite ve
yüksekokullarda ise (% 50)'sini,
geçmemek üzere verilen
bedelsiz eğitim
ve öğretim hizmetlerinin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Son üç paragraf (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
1/1/2019
tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen
KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
(15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
2.3. Kanunların
Gösterdiği Gerek Üzerine Yapılan Bedelsiz Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-b) maddesinde, kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak
yapılan teslimler ve ifa edilen hizmetler muhatabına bakılmaksızın istisna
kapsamına alınmıştır.
1/1/2019
tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen
KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
(15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek1:2219 sayılı Hususi
Hastaneler Kanununun ilgili hükümleri gereğince özel hastanelerde ücretsiz
olarak verilen sağlık hizmetleri KDV'den istisnadır.
Örnek 2: 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 178 inci maddesi uyarınca, adli müzaheret bürolarınca yoksul
ve aciz kişilerin işlerini takiple görevli kılınan ve bu işler için ücret almayan
avukatların bu hizmetleri KDV'den istisnadır.
2.4. BelliKurum ve Kuruluşlara
Yapılan Bedelsiz Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-b) maddesinde; Kanunun (17/1) inci maddesinde sayılan kurum ve
kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan teslim ve hizmetlerin, KDV'den istisna
olduğu hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu kurum ve
kuruluşlara yapılan her türlü bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları KDV'den
istisna olup, teslim ve hizmet bedeli ile ilgili herhangi bir alt ya da üst
sınır söz konusu olmaksızın istisna uygulanır.
1/1/2019
tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen
KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
(15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1: Bir sanatoryumun
bedeli karşılığında aldığı hizmet aracı KDV'ye tabidir. Ancak bu aracın vergi
mükellefi olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından sanatoryuma bedelsiz
olarak teslimiKDV'den istisnadır.
Örnek 2: Kamu yararına çalışan
derneklerden olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile onanan (G) Derneği tarafından
yaptırılacak olan yükseköğrenim öğrenci yurdu inşaatı için, (H) Yapı Denetim
Ltd. Şti. tarafından (G) Derneğine "bedelsiz" olarak verilen "yapı denetimi
hizmeti", KDV'den istisnadır.
2.5. Fakirlere Yardım Amacıyla
Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Darülacezeye,[11] Dernek ve
Vakıflara Bağışlanan Bazı Malların Tesliminde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-b) maddesinde, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde
bulunan Darülacezeye,[12] dernek ve
vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin tesliminin KDV'den
istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
Söz konusu KDV istisnası
uygulamasında aşağıdaki açıklamalara göre hareket edilir.
2.5.1. Bağışın Yapılacağı
Darülaceze,[13] Dernek veya
Vakıflar
Gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddesi bağışının Darülacezeye,[14] dernek veya
vakfa yapılmış olması gerekir. İhtiyacı bulunanlara doğrudan veya başka
organizasyonlar aracılığıyla yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak
maddesi yardımlarının yukarıda belirtilen madde kapsamında yapılmış bağış
olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
Bağışı kabul
edecek dernek veya vakfın tüzüğünde veya senedinde ihtiyacı bulunanlara gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddesi yardımı yapabilmesine ilişkin hükümlerin
bulunması gerekir. Bununla beraber, dernek veya vakfın başka alanlarda da
faaliyet gösteriyor olmasının, kamuya yararlı dernek veya vergiden muaf vakıf
olup olmamasının uygulama açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
2.5.2. Bağışa Konu
Olacak Mallar ve Bağışın Niteliği
Gıda
bankacılığı kapsamında yapılacak bağışların gıda, temizlik, giyecek ve yakacak
maddesi niteliğinde olması gerekir. Ayrıca yapılacak bağışlar şartlı (bedelsiz
olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere) yapılır.
Gıda,
temizlik, giyecek ve yakacak maddesi niteliğini taşımayan veya şartlı olarak
yapılmayan bağışlar, gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağış olarak
değerlendirilmez.
2.5.3. Bağışı
Yapanlarca Düzenlenecek Belge
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı
maddesine eklenen hüküm çerçevesinde indirim konusu yapılacak bağışlar, bağışa
konu mal bedeli Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde belirtilen fatura
düzenleme sınırının altında kalsa dahi mutlaka fatura ile belgelendirilir ve
ayrıca taşıma için sevk irsaliyesi düzenlenir.
Bağışlanan
mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içeren fatura, bağış yapılan Darülaceze,[15] dernek veya
vakıf adına düzenlenir. Mal bedeli olarak faturada, bağışa konu malın maliyet
bedeli (yüklenilen KDV hariç) yazılır. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
Faturada "İhtiyaç
sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır."
ibaresinin yer alması zorunludur.
Gelir Vergisi Kanununun 89
uncu maddesinde yapılan
düzenleme çerçevesinde, yıllık beyannamede yer alacak gelir vergisi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılacak işlemlerde bağışı yapan tarafından bir
belge düzenlenmesine gerek bulunmamakta olup, varsa bağış yapılan malın
edinimine ilişkin belgelerin saklanması zorunludur.
2.5.4. Darülaceze, Dernek ve
Vakıflarca[16]
Düzenlenecek Belge
Darülaceze, dernek ve vakıflar[17] kendi
mevzuatlarının öngördüğü belgeleri düzenleyip bağış yapanlara bir örneğini
verirler. (16.06.2026 /
33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
Ticari faaliyetle uğraşanlarca
düzenlenen faturalar, Darülaceze, dernek ve vakıf[18] tarafından
muhafaza edilir.
2.5.5. Kayıt Düzeni ve
Beyan
Ticari işletmeye dahil
malların bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesi çerçevesinde gider kaydedilir. Bu işlem, faturanın
bir yandan gelir bir yandan da gider kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilir.
KDV mükellefleri, bir
vergilendirme döneminde yaptıkları bağışların toplam tutarını ilgili dönem
beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının
"Kısmi İstisna Kapsamına Giren işlemler" tablosunda "229-Gıda Bankacılığı
Faaliyetinde Bulunan Darülacezeye, Dernek ve Vakıflara[19] Bağışlanan,
Gıda, Temizlik, Giyecek ve Yakacak Maddeleri" satırında beyan ederler. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ)
3.ve 4.paragraflar (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
1/1/2019
tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen
KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
(15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Örnek: Dernek kuruluş
tüzüğünde ihtiyacı bulunanlara gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi yardımı
yapabilmesine ilişkin hüküm bulunan (H) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine,
bedelsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere yukarıdaki usul ve esaslar
çerçevesinde gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi KDV'den
istisna olacaktır. Ayrıca söz konusu maddelerin ihtiyacı olanlara bedelsiz
olarak teslim edilmesi gerekmekte olup, bu teslimlere de KDV uygulanmayacaktır.
2.6. Yabancı
Devletlerin Türkiye'deki Diplomatik Temsilcilik ve Konsoloslukları ile Yabancı
Hayır ve Yardım Organizasyonlarına Yapılan Teslim ve Hizmetlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-c) maddesinde, yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilik ve
konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına Kanunun (17/1) inci
maddesinde yazılı kuruluşlara bedelsiz olarak yapacakları teslim ve hizmetlere
ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiş ve istisna
kapsamına girecek mal ve hizmetler ile bunların asgari tutarlarını ve bu bendin
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlığımız yetkili
kılınmıştır.
Bakanlığımıza
tanınan bu yetki uyarınca, yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik
temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarınca anılan
Kanunun (17/1) inci maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak
yapacakları teslim ve hizmetlerle ilgili istisna uygulamasının usul ve esasları
aşağıda belirlenmiştir:
a) 3065 sayılı Kanunun
(17/1)inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara bu kapsamda bedelsiz teslim
edilecek mal ve hizmetler için herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
b) Bu istisna kapsamında satın
alınacak mal ve hizmet bedellerinin asgari sınırı KDV hariç 5.000 TL olması
gerekir. Bu kapsama istisnadan yararlanmak şartıyla birden fazla mal veya
hizmet dahil edilebilir.
c) İstisnadan yararlanacak
yabancı hayır ve yardım kurumlarının kanuni merkezinin yurt dışında bulunması
ve Türkiye'de gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektiren herhangi bir
faaliyette bulunmaması gerekir.
ç) İstisnadan
yararlanacak yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları
ile yabancı hayır ve yardım kurumları, bu Kanunun (17/1)inci maddesinde sayılan
kurum ve kuruluşlara yapacakları teslimin niteliği, miktarı ve tutarına ilişkin
bilgiler ile Türkiye'deki adreslerini belirten bir dilekçe ile Bakanlığımıza
(Gelir İdaresi Başkanlığı) başvuruda bulunur.
Bu başvurunun
değerlendirilmesi sonucunda, yabancı hayır ve yardım kurumlarının bağışlayacağı
mal ve hizmetle ilgili alımlarında, KDV uygulamasına yönelik usul ve esasları
belirten yazının ilgili kuruluş tarafından onaylı bir örneği satıcılara
verilmek suretiyle, satıcılar tarafından düzenlenecek fatura ve benzeri belgede
KDV'nin tahsil edilmemesi sağlanır.
d) 1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında
yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen
KDV iade edilmez. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik)
Örnek: Yabancı bir
devletin Türkiye'de bulunan Konsolosluğu, Türkiye'de meydana gelen deprem
felaketi nedeniyle depremin yaşandığı İlin Belediyesine Türkiye'deki bir
firmadan temin edeceği deprem çadırı ve yardım malzemesini bedelsiz olarak
teslim edecektir. Türkiye'deki firmanın söz konusu deprem çadırları ve yardım
malzemelerini Konsolosluğa tesliminde yukarıdaki şartlar dahilinde istisna
uygulanır. Ancak Türkiye'deki firmaya bu teslimlerle ilgili olarak yapılacak
mal teslimi ve hizmet ifaları genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olup, bu kapsamda
yüklenilen vergiler firma tarafından indirim konusu yapılabilir.
2.7. Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu Kapsamındaki İşlemlerde İstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-d) maddesinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki
tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon
projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen
mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimlerin
KDV'den istisna olacağı hükme bağlanmış, istisna kapsamına girecek mal ve
hizmetler ile bunların asgari standartları ve bu bendin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Bu yetkiye dayanılarak söz
konusu istisna uygulamasının usul ve esasları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
2.7.1. İstisna
Kapsamına Giren Mal ve Hizmetler
İstisna kapsamına tescilli taşınmaz
kültür varlıklarının sadece rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine
ilişkin olarak, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık
hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak mal teslimleri
girmektedir.
11/06/2005 tarih ve 25842 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan "Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları, Proje Büroları
ile Eğitim Birimlerinin Kuruluş, İzin, Çalışma Usul ve Esaslarına Dair
Yönetmelik"te tanımlanan I. grup yapılar hariç olmak üzere, tescilli
taşınmazların fonksiyon ve konfor şartları gereği kullanıma yönelik donanımı ve
proje hizmetleri (klima, jakuzi, yangın hassas algılama, kapalı devre kamera
sistemi, tefriş elemanları vb.) istisna kapsamına dahil değildir. Yukarıda
belirtilen projelerin uygulanması için iktisap edilseler dahi, tabiat ve kültür
varlıklarının satın alınmasında da istisna uygulanmaz. Ancak iktisap edilen
tabiat ve kültür varlıklarına uygulanacak projeler kapsamındaki işlemlerde,
Tebliğ açıklamaları çerçevesinde istisna uygulanacağı tabiidir.
Tescilli taşınmaz kültür
varlıklarına ilişkin bu istisna uygulamasından yararlanabilmek için bu
varlıkların sahibi olmak şart değildir. Sponsorluk gibi sözleşmelerle kültür
varlıklarının rölöve, restorasyon veya restitüsyon projelerini gerçekleştirecek
olanlar da bu istisnadan yararlanabilir.
Örnek: Taşınmaz kültür
varlığı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiş olan bir çeşmenin,
yapılan bir sözleşme ile (J) Şirketi tarafından restore edilmesi işleminde, (J)
Şirketinin bu bölümde belirtilen mal ve hizmet alımlarında istisna
uygulanabilir.
2.7.2. İstisna
Kapsamına Giren İşlemlerde Alt Sınır
İstisna kapsamında satın alınacak
mal ve hizmet bedellerinin asgari tutarı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232
nci maddesinde öngörülen ve ilgili dönemde uygulanmakta olan fatura düzenleme
sınırıolarak tespit edilmiştir.
Aynı faturada
istisna kapsamına giren birden fazla mal veya hizmetin yer alması ve bunların
bedelleri toplamının fatura düzenleme sınırını aşması halinde vergi
hesaplanmaz. Aynı belgede istisna kapsamına giren ve girmeyen işlemlerin
birlikte yer alması halinde ise her bir işlem, tür ve tutar itibarıyla ayrı
ayrı gösterilir, istisna kapsamına giren işlemlere ait bedeller toplamının
fatura düzenleme sınırından fazla olması halinde, sadece istisna kapsamına
girmeyen işlem bedellerinin toplamı üzerinden vergi hesaplanır.
2.7.3. İstisna
Uygulaması
İlgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü veya Tapu Sicil Müdürlüğünden tescil kaydı alınan
taşınmaz kültür varlığına ait rölöve, restorasyon ve restitüsyon projeleri ile
proje kapsamındaki işlerde kullanılacak malzemeler liste halinde proje
müelliflerince hazırlanır. Hazırlanan proje ve analizler, belediye sınırları
içerisinde belediyeye, belediye sınırları dışında valiliğe onaylatılarak koruma
bölge kuruluna sunulur. Koruma Bölge Kurulunca tescilli taşınmaza ait projenin
uygun bulunması halinde onaylanacak malzeme listesi, proje ile birlikte ilgili
Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğüne incelenmek üzere verilir. Malzeme listesinin
projeye uygunluğu tespit edildikten sonra ilgili Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü
projeden yararlanacak olana bu Tebliğ ekinde yer alan örneğe (EK:15)
uygun olarak hazırlayacağı istisna belgesini verir.
Bu belgenin ekinde yer alan
listede, istisna kapsamında
işlem görecek mal ve malzemeler sıra numarası verilmek suretiyle cins ve miktar
(adet, kg, m3 vb.) olarak açıkça belirtilir. İstisnadan yararlanacak olanlar
istisna belgesi ve listeyi mal aldığı satıcılara ibraz ederek bu işlemlerde KDV
hesaplanmamasını talep eder. Satıcılar bu kapsamda teslim ettikleri malların
listedeki sıra numarasını, cinsini ve teslim ettikleri miktarı listenin arka
yüzüne yazarak imzalar ve kaşe basmak suretiyle onaylar. Bu şekilde yapılan
satışlarda KDV uygulanmaz. Kendilerine istisna belgesi ibraz edilen
satıcıların, talep edilen malın listedeki miktarı ile bu maldan daha önce ne
kadar satın alındığını listenin arka yüzündeki şerhlerden kontrol etmesi,
kendilerinden talep edilen malın listedeki miktarı aşması halinde aşan kısmı
için istisna kapsamında işlem yapmayıp KDV uygulaması gerekir. İstisna belgesi
ile arka tarafına satıcı tarafından şerh düşülmüş listenin alıcı tarafından
onaylanmış bir örneği satıcıya verilir. Satıcıların bu örnekleri, Vergi Usul
Kanununun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklamaları gerekir.
Son paragraf (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
1/1/2019
tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen
KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmez.
(15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
2.8. Kamu Kurumu Niteliğindeki
Meslek Kuruluşlarının, Kanunlarla Kendilerine Verilen Görev Gereği ve Kuruluş
Amaçlarına Uygun Ruhsat, İzin, Onay ve Benzeri Hizmetlerdeİstisna
3065 sayılı Kanunun
(17/2-e)maddesi uyarınca, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının,
kanunlarla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat,
izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak
basılı kâğıtların bu kuruluşlar tarafından teslimi (motorlu taşıtlar tescil
plaka teslimleri hariç) KDV'den müstesnadır.
Örnek: Eczacılar Odası
tarafından kanunla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun
"işyeri açma ruhsatı", "faaliyet izin belgesi" gibi basılı kağıtların teslimi
KDV'den istisnadır. Ancak söz konusu Odanın ticari nitelikte faaliyet ve
işlemlerinin bulunması halinde bu işlemler KDV'ye tabi tutulur.
Öte yandan, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, Kazançları basit usulde
tespit edilen mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri ile
hasılatlarını gösteren belgelerin kayıtlarının, mükelleflerin bağlı
bulundukları meslek odalarının oluşturdukları bürolarda tutulacağı hükme
bağlanmış; 215 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (3.3.) numaralı bölümünde
de mükellef kayıtlarının öncelikle mesleki yönden bağlı olunan odalar
bünyesinde kurulacak bürolarda tutulacağı açıklanmıştır.
Buna göre, Gelir Vergisi
Kanunu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Esnaf ve
Sanatkârlar Odasına, basit usule tabi mükelleflerin kayıtlarını tutma görevi
verildiğinden, 3065 sayılı Kanunun (17/2-e) maddesi uyarınca, kanunlarla
kendilerine verilen görev gereği sözü edilen odalar tarafından yapılan bu
hizmet karşılığında alınan bedeller KDV'den istisnadır.
3. Askeri Amaç Taşıyan
İstisnalar
3065 sayılı Kanunun
(17/3-a) maddesi ile askeri fabrika, tersane ve atölyeler, orduevi ve bağlı
şubeleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve benzer
nitelikteki diğer tesisler, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, askeri
kantinler ve askeri müzelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak yaptıkları teslim
ve hizmetler ile bu kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70
inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri vergiden
istisna edilmiştir. Bu istisnanın sınırı teslim ve hizmetin adı geçen fabrika,
tersane ve atölyelerin kuruluş amacına uygun olmasıdır.
Örnek: Bir askeri tamir
atölyesi, askeri araçların tamir veya tadilatı dolayısıyla vergi hesaplamaz
ancak tamir veya tadilatı üçüncü kişilere yaparsa bedelli olup olmadığına
bakmaksızın vergi hesaplar.
4. Diğer
İstisnalar
4.1. Vergiden Muaf Esnaf,
Çiftçi ve Serbest Meslek Erbabı
3065 sayılı Kanunun
(17/4-a)ve (17/4-b) maddeleriyle, Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf
esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler ile aynı Kanunun 66 ncı
maddesine göre vergiden muaf olan serbest meslek erbabı tarafından yapılan
teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir.
4.2 Kazançları Basit Usulde
Tespit Edilen Mükellefler
3065 sayılı Kanunun
(17/4-a) maddesinde Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit
edilen mükelleflerin teslim ve hizmetleriKDV'den istisna edilmiştir.
Ortaklarının tamamı
basit usule tabi olan adi ortaklıkların teslim ve hizmetleri de bu hüküm kapsamında
değerlendirilir. Ancak ortaklarından en az birisi Gelir Vergisi Kanununa göre
gerçek usulde vergilendirilen adi ortaklıkların teslim ve hizmetleri istisna
kapsamına girmez.
Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları
basit usulde tespit edilen mükelleflerin yaptıkları teslim ve hizmetlerde
işlem bedeli üzerinden KDV hesaplanmaz, bu işlemlerle ilgili olarak
düzenlenecek belgelerde KDV gösterilmez veya "KDV dâhildir" mealinde
bir şerhe yer verilmez.
Düzenledikleri belgelerde KDV
gösteren veya "KDV dâhildir" mealinde bir şerhe yer veren kazançları
basit usulde tespit edilen mükellefler, belgede ayrıca gösterilen veya iç yüzde
yoluyla hesaplanan vergi tutarını 3065 sayılı Kanunun (8/2)nci maddesi
gereğince beyan ederve öderler. Ancak verilen beyannamedealışlar dolayısıyla
yüklenilen vergiler indirilmez. Yüklenilen bu vergi tutarı, Gelir Vergisi
Kanunu hükümleri çerçevesinde gider veya maliyet olarak dikkate alınabilir.
Vergi daireleri, kendiliğinden
başvuran ya da bu şekilde işlem yaptıkları vergi idaresince tespit edilen basit
usule tabi gelir vergisi mükellefleri için geçici KDV mükellefiyeti tesis etmek
suretiyle gerekli işlemi yapar.
Teslim ve hizmetleri istisna
kapsamına
giren bu mükelleflerin mal ve hizmet alışları ile yapacakları ithalat, genel
hükümler çerçevesinde vergiye tabi bulunmaktadır. Bu şekilde yüklenilen
vergiler Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre gider veya maliyet olarak
dikkate alınır.
Öte yandan, gerçek usulde
vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinden, belirli şartları sağlayanlar
basit usule geçebilmektedir. Bu çerçevede gerçek usulden basit usule geçen
mükellefler, basit usule geçtikleri vergilendirme dönemi beyannamesinde yer
alan devreden KDV tutarını indirim konusu yapma imkânını kaybedeceklerinden, bu
tutarları gelir vergisi uygulaması bakımından gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alabilirler.
Bu mükellefler, basit usule
geçmeden önce satın
aldıkları malları basit usule geçtikleri tarihten sonra iade etmeleri halinde
aşağıdaki şekilde işlem yapılır.
-İade edilen
mal için bir fatura düzenlenir. Bu faturaya tutar olarak, iade edilecek malın
alış faturasındaki bedel ve KDV olarak gösterilen tutarların toplamı yazılacak
ve faturaya bu hususu belirten bir şerh konulacak, ayrıca alış faturasının
tarih ve numarasına atıfta bulunulacaktır.
- Basit usule tabi mükellef bu
fatura nedeniyle vergi dairesine KDV ödemeyecek, faturadaki tutarın tamamını
hasılat olarak hesaplarına alacaklardır.
- Satıcı ise bu
bedel üzerinden iç yüzde yoluyla hesaplayacağı vergiyi indirim konusu yapacaktır.
Kazançları basit usulde tespit
edilen mükelleflerin, Kanunun (18/1) inci maddesi gereğince
istisnadan vazgeçerek gerçek usulde KDV mükellefi olmaları halinde KDV
beyannamelerini üçer aylık dönemlerde verirler.
4.3. Gelir
Vergisi Kanununun 81 inci Maddesi Kapsamındaki İşlemler, Adi Ortaklıkların
Sermaye Şirketine Dönüşmesi ile Kurumlar Vergisi Kanununa Göre Yapılan Devir ve
Bölünme İşlemleri(06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/06/2018)
3065
sayılı Kanunun (17/4-c) maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 81 inci
maddesinde belirtilen işlemler ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine
dönüşmesi işlemleri ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılan devir ve
bölünme işlemleri vergiden istisna edilmiştir. (06/07/2018 tarihli, 30470
sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/06/2018)
Öte yandan, kurumlar vergisi
mükelleflerinin devir ve bölünmelerinde KDV hesaplanmaması için bu
devir ve bölünme işlemlerinin Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılması
şarttır. Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılmayan devir ve bölünme işlemlerinde
yeni şirkete düzenlenecek faturada devre konu bütün mal ve hakların bedeli
üzerinden, bedel bilinemiyor bulunamıyor ya da emsaline göre düşük tespit
edilmiş ise 3065 sayılı Kanunun 27 nci maddesi uyarınca Vergi Usul Kanununa
göre belirlenecek emsal bedeli veyahut emsal ücreti üzerinden genel hükümler
çerçevesinde KDV hesaplanır.
Bu kapsamda istisna edilen
işlemler bakımından 3065 sayılı Kanunun (30/a) maddesi hükmü uygulanmayacağı
için önceki işletme veya şirketlere ait devreden KDV tutarları yeni işletme
veya şirketler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde Vergi Usul
Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile bağlı olmaksızın yapılacak vergi
incelemesi sonucuna göre indirim konusu yapılır.
7524
sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile yapılan düzenlemeyle, anılan maddenin yürürlüğe
girdiği 2/8/2024 tarihi itibarıyla faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah
eden işletme ve şirketlerin devreden KDV tutarlarının, yeni işletme veya
şirketler tarafından indirime konu edilebilmesi vergi incelemesi şartına
bağlanmıştır. Devreden KDV tutarlarının indirim hesaplarına alınabilmesi için
devir, bölünme, nevi değişikliği sonucu oluşan yeni işletme ya da şirket
tarafından öncelikle bağlı bulunulan vergi dairesine konuya ilişkin vergi
incelemesi yapılması hususunda bir talep dilekçesi ile başvurulması gerekir.
Söz konusu talep ilgili vergi dairesince inceleme yapmaya yetkili ilgili
denetim birimine ivedilikle aktarılır. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
Vergi
incelemesi sonucu düzenlenen raporda uygun görülen indirim KDV tutarı, raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihi kapsayan dönem beyannamesinde
yeni işletme ya da şirket tarafından indirim konusu yapılabilir. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52
Tebliğ ile eklenmiştir)
Örnek: (A) Ltd. Şti. 20/8/2024
tarihinde (B) A.Ş.ye devrolmuştur. Devir tarihi itibarıyla (A) Ltd. Şti.nin
devreden KDV tutarı 10.000.000 TL'dir. (B) A.Ş. devreden KDV tutarını indirim
hesaplarına alabilmek için bağlı bulunduğu vergi dairesine 2/9/2024 tarihinde
inceleme yapılması talebi ile başvurmuştur.
Konuya ilişkin
vergi inceleme raporu vergi dairesi kayıtlarına 15/1/2025 tarihinde intikal
etmiş olup, raporun sonuç bölümünde 7.000.000 TL tutarında devreden KDV'nin (B)
A.Ş. tarafından indirim hesabına alınabilmesi uygun bulunmuştur. (B) A.Ş.
tarafından bu tutar 2025/01 dönemi KDV beyannamesinde indirim konusu
yapılabilir. (31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
4.4. İktisadi
İşletmeye Dâhil Olmayan Gayrimenkullerin Kiralanması
3065 sayılı Kanunun
(1/3-f) maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal
ve hakların kiralanması işlemleri vergiye tabi tutulmuştur. Buna mukabil
Kanunun (17/4-d) maddesi ile iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin
kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir.
Bu istisna uygulamasının
kapsamına yalnızca taşınmazlar girmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci
maddesinde sayılan diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabidir.
İktisadi bir işletmeye dâhil olup
olmama açısından şirketlerde herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şirket
sermayesini oluşturan bir gayrimenkul zaten bilânçoya alınmış olacaktır.
Kurumlar ile bilanço esasına tabi olan işletmelerde, bilançonun aktifinde
kayıtlı mal ve haklar iktisadi işletmeye dâhil sayılır. Bilânçonun aktifindeki
bir gayrimenkulün kiraya verilmesi karşılığında alınan kira bedeli KDV'ye
tabidir.
Diğer taraftan
Vergi Usul Kanununun 187 nci maddesi, ferdi teşebbüslerde bina ve arazinin
envantere alınması hakkında bir takım özel hükümler getirmiştir.
Ferdi teşebbüslerde bina ve
arazinin envantere alınması hakkında getirilen esaslardan birincisi; fabrika,
ambar, atölye, dükkân, mağaza ve arazinin işletmede ister kısmen, ister tamamen
kullanılsın değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınacağıdır. Yükümlünün
sahip olduğu gayrimenkulün bir bölümünü işletme ihtiyaçları için kullanması, bu
gayrimenkulün değerinin tamamı üzerinden envantere alınmasınaengel değildir.
Sahip olunan gayrimenkulün işletmede kullanılan kısmı için kira tahakkuk
ettirilemeyeceği gibi diğer kısımların üçüncü şahıslara kiralanması
karşılığında elde edilen gelir, ticari kazancın bir unsuru olacak ve ayrıca bu
kiralama işlemiKDV'ye tabi olacaktır.
Ferdi teşebbüslerde bina ve
arazinin envantere alınması hakkında getirilen ikinci esas; ticaret hanları
gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların
yarısından fazlasının işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edileceğidir.
Bu durumda işletme ihtiyacı dışında kalan kısımların üçüncü şahıslara kiraya
verilmesi karşılığında alınan kira bedeli ticari kazancın bir unsuru
sayıldığından, bu kiralama işlemiKDV'ye tabi olacaktır. Ancak yukarıda sözü
edilen ve oda oda veya kısım kısım kullanılabilen gayrimenkullerin yarısından
azının işletmede kullanılması halinde bu gayrimenkuller iktisadi işletmeye
dâhil sayılmadığından envantere ithal edilmez. Dolayısıyla elde edilen kira
bedeli de KDV'ye tabi değildir.
İktisadi işletmelere dâhil olmayan
gayrimenkullerin (arazi, bina ve bunlarla birlikte kiralanan mütemmim cüzü ve
teferruatı, voli mahalleri ve dalyanlar ile gayrimenkul olarak tapu sicilinde
tescil edilen hakların) kiralanması işlemleri KDV'ye tabi değildir; sadece
iktisadi işletmeye dâhil gayrimenkullerin kiralanması işlemi KDV'ye tabidir.
Yukarıda sayılan
gayrimenkuller dışında kalan ve Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde
sayılan diğer mal ve hakların (arama, işletme, imtiyaz hakları ve ruhsatları ve
diğer hakların) kiralanması işlemleri iktisadi işletmeye dâhil olup olmadığına
bakılmaksızın KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Öte yandan, aynı maddede
Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve
kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal
ve hakların kiralanması işlemleri KDV'den istisna edilmiştir.
Örnek: Sağlık
Bakanlığına bağlı bir hastane bünyesindeki otoparkın ya da kantin işletmesinin
kiraya verilmesi KDV'den istisnadır.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda kantin
olarak belirlenen alanların okul aile birlikleri tarafından kiraya verilmesi
işlemleri KDV'den istisna edilmiştir. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı
Okul-Aile Birliği Yönetmeliğine göre kantin olarak belirlenen alanların okul
aile birlikleri tarafından kiraya verilmesi işlemleri KDV'den istisnadır. (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir. Yürürlük 27/3/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
4.5. Banka ve Sigorta
Muameleleri Kapsamına
Giren İşlemler
4.5.1. Banka ve Bankerlik İşlemleri
Banka ve sigorta muameleleri
vergisinin konusunu, banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanununa
göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış
oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paralar
oluşturmakta; bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri
dolayısıyla kendi lehlerine almış oldukları paralar da aynı verginin kapsamına
girmektedir. Bu işlemler Kanunun (17/4-e) maddesi ile KDV'den istisna
edilmiştir.
Ayrıca,
Türkiye'de banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi tutulmamış olan yurt
dışı kredi işlemlerinin mahiyet itibarıyla banka ve sigorta muameleleri
vergisine tabi olan yurt içi bankacılık hizmetlerinden farksız olduğu açıktır.
Dolayısıyla, yurt dışı kredi işlemlerinde de Kanunun (17/4-e) maddesi hükmü
uyarınca KDV hesaplanmaz.
4.5.2. Sigorta Aracılık
İşlemleri
3065 sayılı Kanunun
(17/4-e) maddesi ile banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren
işlemler ile sigorta acente ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine ilişkin
işlemleri KDV'den istisna edilmiştir.
5684 sayılı
Sigortacılık Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2 nci maddesinde, sigorta
acenteleri ve brokerleri aracı olarak tanımlanmıştır.
Buna göre, sözleşme yapma ve
prim tahsil etme yetkisi bulunan veya bulunmayan sigorta acenteleri ile sigorta
brokerlerinin sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin
işlemleri karşılığı aldığı komisyon bedelleri üzerinden KDV hesaplanmaz.
Öte yandan, faaliyetleri
Kanunun (17/4-e) maddesi uyarınca KDV'den müstesna olan sigorta aracıları
(sigorta acentesi ve brokerler) tarafından işletmelerine ait taşınır ve
taşınmazların teslimi ve sigorta muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki
hizmetleri KDV'ye tabidir.
Bu nedenle, sözü edilen
sigorta aracılarının
istisna kapsamına girmeyen KDV'ye tabi arızi işlemlerinin bulunması halinde, bu
işlemler sadece işlemin gerçekleştiği dönem için bir defaya mahsus olarak
verilecek 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.
4.5.3. Reasürans İşlemleri
Mükerrer sigorta olarak da tanımlanan
reasürans işlemlerinde sigorta şirketi, müşteriden aldığı primin bir kısmını
reasürans şirketine devretmekte ve rizikoyu paylaşmaktadır. Bunun sonucu
olarak, sigortaya konu rizikonun gerçekleşmesi halinde, reasürans şirketi kendi
üstlendiği riziko ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketine ödemede
bulunmaktadır. Bu işlemler sigorta işleminin devamı mahiyetinde olduğundan3065
sayılı Kanunun (17/4-e) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
4.6. Darphane ve Damga Matbaası Tarafından
Yapılan İşlemler
3065 sayılı Kanunun
(17/4-f) maddesi ile Darphane ve Damga Matbaası tarafından yapılan teslim ve
hizmetler vergiden istisna edilmiştir.
4.7. Değerli
Madenler, Kıymetli Taşlar, Değerli Kâğıtlar, Para, Döviz, Menkul Kıymetler,
Damga Pulu ile
Hurda ve Atık Teslimleri
Özelgeler 1 2 3
4.7.1. Değerli Maden,
Değerli Kâğıt, Para, Döviz, Menkul Kıymet Teslimleri
3065 sayılı Kanunun
(17/4-g) maddesi ile külçe altın, külçe gümüş, döviz, para, değerli kâğıtlar,
hisse senedi, tahvil (elde
edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle
verilen finansman hizmetleri dâhil), varlık kiralama şirketleri
tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye'de kurulu borsalarda
işlem gören sermaye piyasası araçlarının teslimi KDV'den istisna edilmiştir.
Külçe altın, külçe
gümüş, döviz, para teslimleri KDV'den istisna olup, hisse senedi ve tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı
olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil) teslimleri
yanında, aynı mahiyette olan kâr ortaklığı belgesi, gelir ortaklığı belgesi
gibi faiz veya temettü getiren kıymetli evrak teslimleri de vergiden
müstesnadır.
Ancak, altın ve gümüş
sikkeler ile altından ve gümüşten mamul eşya teslimlerinde, Tebliğin
(iii/A-4.2.) bölümünde açıklandığı üzere, külçe miktarına isabet eden bedel
düşüldükten sonraki tutar üzerinden KDV hesaplanır.
Ayrıca, madde
ile 210 sayılı Değerli Kâğıtlar Kanununda düzenlenen değerli kâğıtlar istisna
kapsamına alınmıştır. Buna göre 210 sayılı Kanuna ekli tabloda yer alan değerli
kâğıtların teslimlerinde de KDV uygulanmaz.
6728 sayılı
Kanun ile 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesinde yer alan "tahvil" ibaresinden
sonra gelmek üzere "(elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil
satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil)" parantez içi hüküm
eklenmiştir. Bu çerçevede, elde edilen faiz geliri ile sınırlı olmak üzere
tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetinin istisna kapsamında
olduğu hususu açıklığa kavuşturulmuştur. (04.10.2016 tarih ve 29847
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Buna göre, tahvil ihracında tahvil teslimi
ile birlikte tahvili satın alanlar tarafından verilen finansman hizmetinin
karşılığı olan faiz/kupon ödemeleri de istisna kapsamındadır. (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Örnek: Türkiye'de mukim (A) Şirketi fon
ihtiyacını karşılamak üzere yurt dışında tahvil ihraç etmiş, ihraç edilen
tahvillerden 100.000 TL nominal bedelli tahvil yurt dışında mukim (B) Şirketi
tarafından satın alınmıştır. Tahvilin itfasında (A) Şirketi tarafından yurt
dışında mukim (B) Şirketine 100.000 TL nominal bedel ile bu bedel üzerinden
hesaplanan 10.000 TL tutarında faiz ödenmiştir. Bu faiz ödemesi 3065 sayılı
Kanunun (17/4-g) maddesine göre KDV'den istisna olduğundan, (A) Şirketi ödediği
faiz tutarı üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV beyan etmeyecektir. (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
4.7.2. Metal, Plastik, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile
Konfeksiyon Kırpıntılarının Teslimi(06/07/2018 tarihli, 30470
sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/06/2018)
Hurda veya atık metal,
plastik, kâğıt ve cam ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimlerinde KDV
uygulanmaz.
İmalathane ya da fabrikalarda,
imalat sırasında elde edilen metal kırpıntı, döküntü ve talaşların teslimi de
bu kapsamda vergiden müstesnadır.
Ancak hurda metalden elde
edilen külçelerin yurt içi teslimleri ve ithali istisna kapsamında
değerlendirilmez.
4.7.3. Kıymetli Taş
Teslimleri
KDV
Sirkürleri 2014-67
(16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile değişik)
6552
sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesinde
11/9/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişiklik yapılmıştır. Yapılan
değişiklikle kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir,
zebercet, inci) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre
Türkiye'de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve
borsa üyeleri arasında el değiştirmesi KDV'den istisna tutulmuştur.
Söz
konusu istisna, kıymetli taşların Borsa İstanbul Elmas ve Kıymetli Taşlar
Piyasasında işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa içinde veya
ilgili mevzuatına göre borsaya bildirilmek kaydıyla borsa üyeleri arasında
borsa dışında el değiştirmesini kapsamaktadır.
Bu
taşların, yukarıda belirtilenler dışındaki teslim, ithal ve el değiştirmeleri
11/9/2014 tarihinden itibaren KDV istisnası kapsamına girmediğinden genel
hükümlere göre KDV'ye tabidir.
4.8. Zirai Amaçlı Su
Teslimleri ile Arazi Islahına Ait Hizmetler
Zirai amaçlı su
teslimleri ile köy tüzel kişiliklerince köyde ikamet edenlere yapılan ticari
amaçlı olmayan perakende içme suyu teslimleri, kamu kuruluşları, tarımsal
kooperatifler ve çiftçi birliklerince yapılan arazi ıslahına ait hizmetler
KDV'den müstesnadır. Dolayısıyla söz konusu teslim ve hizmet bedelleri
üzerinden KDV hesaplanmaz.
Zirai amaçlı su
teslimlerinde, istisnanın uygulanması açısından suyu teslim edenin statüsünün
bir önemi yoktur.
Perakende içme suyu teslimlerinde
ise istisnanın
uygulanabilmesi için teslimin köy tüzel kişiliği tarafından ve köyde ikamet
edenlere yapılması şarttır. Köylere hizmet götürme birlikleri tarafından içme
suyu teslimlerinde istisna uygulanması söz konusu olmaz.
Arazi ıslahına ait
hizmetlerde ise istisnanın uygulanabilmesi için, hizmetin, kamu kuruluşları,
tarımsal kooperatifler ve çiftçi birlikleri tarafından yapılması gerekir.
4.9. Serbest
Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri(15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest
bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan
ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV'den müstesnadır.
Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest
bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan
ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri
dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine
yönelik olarak verilen hizmetler KDV'ye tabidir.
Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük
çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV'den istisnadır. Serbest bölgede
üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest
bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna
kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine
yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında
değerlendirilmeyeceğinden KDV'ye tabi olacaktır.
1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında
yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen
KDV iade edilmez. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Örnek 1: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) firmasına
serbest bölgeye gelinerek makine bakım-onarım hizmeti verilmesi 3065 sayılı
Kanunun (17/4-ı) maddesi kapsamında KDV'den istisna iken, (A) firmasının
serbest bölge dışından araç kiralaması KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Örnek 2: Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) A.Ş., serbest
bölgede üreteceği mallara ilişkin yurtiçinden satın aldığı hammaddeleri (B)
Nakliyat Ltd. Şti.'ne taşıttırmıştır. (A) A.Ş. bu hammaddeleri kullanarak
ürettiği malların bir kısmını ihraç etmiş, ihraç edilen malların limana kadar
taşınması işini de yine (B) Nakliyat Ltd. Şti.'ne yaptırmıştır. Ürettiği
malların kalan kısmını da yurtiçine satmış ve söz konusu malları (D) Nakliyat
A.Ş.'ne taşıttırmıştır. Bu durumda, (B) Nakliyat Ltd. Şti. tarafından yapılan
taşıma işleri KDV'den istisna olacak, (D) Nakliyat A.Ş. tarafından yapılan
taşıma işi ise ihraç amaçlı yük taşıma işi olmadığından KDV'ye tabi olacaktır.
4.10. Boru Hattı ile
Yapılan Akaryakıt Taşımaları
3065 sayılı Kanunun
(17/4-j) maddesine göre, boru hattı ile yapılan yabancı ham petrol, gaz ve
bunların ürünlerinin taşınması hizmetleri KDV'den müstesnadır.
İstisna serbest dolaşıma girmemiş
(millileşmemiş) ham petrol, gaz ve ürünlerin boru hattı ile taşınmasında
uygulanır. Serbest dolaşıma girmiş ürünlerin Türkiye içerisinde taşınması ise
genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulur.
4.11.Varlık Yönetim
Şirketlerinin Bazı Teslimleri ile Finansal Yeniden Yapılandırma Hükümleri
Kapsamında Bazı Borçların Teminatını Oluşturan Mal ve Hakların Teslimi
4743 sayılı Kanun
hükümlerine göre kurulan varlık yönetim şirketlerinin bankalar, özel finans
kurumları ve diğer mali kurumlardan devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu
alacakların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı
dahil) teslimi ile aynı Kanuna göre finansal yeniden yapılandırma çerçeve
anlaşmaları hükümleri kapsamında yeniden yapılandırılan borçların ödenmemesi
nedeniyle bu borçların teminatını oluşturan mal ve hakların (müzayede
mahallinde satışı dahil) teslimi KDV'den müstesnadır.
Örnek:(A)Varlık Yönetim
Şirketi tarafından bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumlardan
devralınan alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını oluşturan mal
ve hakların müzayede yoluyla satışı işleminde, bu mal ve hakların alacağa
mahsuben (A) tarafından satın alınması ve (A) tarafından alacağa mahsuben satın
alınan hak ve alacakların üçüncü şahıslara satışı KDV'den istisna tutulacaktır.
Varlık yönetim
şirketinin devraldığı alacakların tahsili amacıyla bu alacakların teminatını
oluşturan mal ve hakların bedelinin varlık yönetim şirketine ödenmesi şartıyla
borçlu tarafından satılması, genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir.
4.12.Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonuna Devredilen Mal ve Hakların Teslimi
Bankalar Kanunu uyarınca; mal ve
hakların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslimi ile bunların Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonutarafından (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi, bu
Fonun devraldığı alacakların tahsili amacıyla, bunların teminatını oluşturan
mal ve hakların (müzayede mahallinde satışı dahil) teslimi ve temettü hariç
ortaklık haklarıyla yönetim ve denetimleri devralınan şirketlerin aktiflerinin
Fon alacaklarının tahsili amacıyla (müzayede mahallerinde yapılan satışlar
dahil) teslimi KDV'den müstesnadır.
Bu istisna, işlem bedelinden
Fona intikal eden tutarla orantılı olarak uygulanır.
Örnek:TMSF'nin,(D)
Şirketinin yönetim kurulu üyesinden olan alacağının tahsili amacıyla, bu
alacağın teminatını oluşturan Şirket aktifindeki taşınmazların TMSF'ye veya
üçüncü kişilere teslimi, Kanunun (17/4-m) maddesi kapsamında gerçekleştirilmesi
kaydıyla işlem bedelinden Fona intikal eden tutarla sınırlı olmak üzere KDV'den
istisna tutulur.
Öte yandan, söz konusu
taşınmazların satış bedelinden TMSF'ye intikal eden kısım düşüldükten sonra
kalan bir tutar olması halinde, bu tutar üzerinden genel esaslara göre KDV
hesaplanması gerekir.
4.13. Basın, Yayın ve
Enformasyon Genel Müdürlüğüne Verilen Haber Hizmetleri
Basın, Yayın ve
Enformasyon Genel Müdürlüğüne verilen haber hizmetleri KDV'den müstesnadır.
İstisna uygulaması adı geçen Genel
Müdürlüğe verilen haber hizmetleri ile sınırlı olup, Genel Müdürlüğün diğer mal
ve hizmet alımlarında genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır.
4.14.Gümrüklü
Alanlarda Yapılan
Bazı Hizmetler
Tasarruflu
Yazılar 1
Gümrük
antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği
gümrüklü sahalarda; 3065
sayılı Kanunun (17/4-o) maddesine göre, vergisiz satış yapılan işyerlerinin
ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması,
(17/4-ö) maddesine göre ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit
rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetleri KDV'den müstesnadır. (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19
Seri No'lu Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/06/2018)
Ancak, istisna kapsamındaki
hizmetlerin ifasını gerçekleştirmek için (etiketleme, paketleme, istifleme,
taşıtlara yükleme vb.) üçüncü kişilerden alınan işçilik, iş makinesi kiralanması
ve vinç hizmetleri ile iş makineleri ve taşıtlar için alınan akaryakıt vb.
teslimleri, istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabidir.
Liman ve hava meydanlarında verilen
hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) maddesi hem de (17/4-ö) maddesi kapsamında istisna olması
halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun (13/b) maddesine göre işlem yapılır.
Liman ve hava meydanlarında
verilmekle beraber 3065 sayılı Kanundayer alan herhangi bir istisna hükmü
kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulur.
3065 sayılı Kanunun (17/4-o) maddesine göre, vergisiz
satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız
birimlerin kiralanmasına ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılamaz. (15.02.2019
tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanunun (17/4-ö) maddesine göre, ithalat
ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören
mallar için 1/1/2019 tarihinden itibaren verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetlerine ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen
KDV iade edilmez. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1:İthalat
işlemine konu bir malın gümrük antreposu içerisinde bir yerden bir yere
taşınması hizmetleri, 3065 sayılı Kanunun (17/4-ö)
maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
Örnek 2: Gümrüklü
sahada işletme belgesi bulunan antrepo işleticisinden yapılacak olan antrepo
kiralama işlemi 3065 sayılı Kanunun (17/4-o)
ve (17/4-ö) maddeleri maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, genel
hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
Örnek 3: Gümrük antrepolarında ithalat
ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören
mallar için verilen yükleme, boşaltma hizmetleri ile ithalat ve ihracat
işlemlerine konu olması ya da transit rejim kapsamında işlem görmesi kaydıyla
dökme bakliyat ürünlerinin söz konusu yerlerde kepçe ile istifi, kamyonlara
yüklenmesi, manipülasyonu hizmetleri KDV'den istisnadır.
4.15. Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve
Kiralamaları, İrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi
İşlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ)
Başkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Satışları ile Vakıflar
Genel Müdürlüğünün Yönettiği ve Temsil Ettiği Mazbut Vakıfların Mülkiyetinde
Bulunan Taşınmazların Satışları (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri
No: 57 Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.01.2026
tarihinden geçerli olmak üzere)[20]
Hazinece yapılan taşınmaz
teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin
verilmesi işlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ Başkanlığınca yapılan
arsa ve arazi teslimleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil
ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler KDV'den müstesnadır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile değişik)[21]
Hazine ibaresi, 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununaekli I sayılı cetvelde sayılan kamu
idarelerini kapsamakta olup, örneğin söz konusu cetvelde sayılmayan
Üniversiteler (…)"Hazine"
kavramı içerisinde yer almamaktadır. Dolayısıyla bunlar tarafından yapılacak
taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön
izin verilmesi işlemleri verginin konusuna girmesi halinde bu istisna
kapsamında değerlendirilmez.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile
TOKİ'ye tanınan istisna ise bu kurumların yapacağı arsa ve arazi teslimleri ile
sınırlıdır. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ tarafından arazi ve arsa
dışında yapılacak taşınmaz teslimleri (konut, bina, işyeri, sosyal tesis vb.)
ve hizmetlere genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile değişik)[22]
(4.
Paragraf 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük 01.01.2026 tarihinden geçerli olmak üzere)[23]
3065
sayılı Kanunun (17/4-p)
maddesine göre, belediyeler, il özel idareleri ve yatırım izleme ve
koordinasyon başkanlıklarının mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediyeler,
il özel idareleri ve yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının
bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV'den
istisnadır. (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.01.2026 tarihinden
geçerli olmak üzere)[24]
Diğer taraftan, bölge sakinlerinin mahalli
müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan belediyelerin bu
amaçları kapsamında yapmış oldukları işlemler KDV'nin konusuna girmemekle
birlikte, belediyelerin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikteki teslim ve
hizmetleri 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesi uyarınca KDV'ye tabidir. (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
Belediyeler, il
özel idareleri veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının bünyesinde
bir iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediyeler, il
özel idareleri veya yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının adına
değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına tesis edilmesi
gerekmektedir. Belediyeler, il özel idareleri veya yatırım izleme ve
koordinasyon başkanlıklarına ilişkin mükellefiyet tesisinde, söz konusu
iktisadi işletmelerin faaliyet konuları dikkate alınacak ve unvanında faaliyet
konusuna yer verilecektir. (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.01.2026
tarihinden geçerli olmak üzere)[25]
Buna göre,
belediyeler, il özel idareleri ve yatırım izleme ve koordinasyon
başkanlıklarının bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları,
3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki istisna kapsamında
değerlendirilmeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin taşınmaz
satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır. (31.01.2026
/ 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik. Yürürlük 01.01.2026
tarihinden geçerli olmak üzere)[26]
Vakıflar Genel Müdürlüğünün
yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde bulunan taşınmazların
satışı KDV'den istisnadır. Genel Müdürlüğün mülkiyetindeki taşınmazlar ile
Genel Müdürlük tarafından yönetilmeyen veya temsil edilmeyen vakıfların
mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı ise istisna kapsamında değildir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile değişik)
4.16. İki Tam Yıl
Süreyle Sahip Olunan İştirak Hisseleri ve Taşınmazların Satışı
15/7/2023 tarihli ve 32249
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunun 7 nci
maddesi ile 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesinde yapılan değişiklikle kurumların
aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV istisnası uygulaması kaldırılmıştır. (07.09.2023 / 32302 sayılı R.G. Seri No: 47
Tebliğ ile eklenmiştir)
Öte yandan, 3065 sayılı Kanuna 7456 sayılı Kanunla
eklenen geçici 43 üncü madde uyarınca, 15/7/2023 tarihinden önce kurumların
aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazların 15/7/2023 tarihinden itibaren kurumlar
tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde 3065 sayılı Kanunun
(17/4-r) maddesinde 7456 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi KDV istisnası
uygulamasına devam edilecektir. (07.09.2023 / 32302 sayılı R.G. Seri No: 47 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanunun
(17/4-r) maddesi ile geçici 43 üncü maddesi uyarınca, kurumların aktifinde (…)en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak
hisseleri ile 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde kayıtlı bulunan
taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler (…) KDV'den
müstesna olup, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu
amaçla aktiflerinde bulundurdukları söz konusu taşınmaz ve
iştirak hisselerinin teslimleri ise istisna kapsamı dışındadır.
3065 sayılı Kanunun (17/4-u) maddesi
kapsamında varlık kiralama şirketlerine ve (17/4-y) maddesi kapsamında finansal
kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına devredilen
iştirak hisseleri ile 15/7/2023 tarihinden önce kurumların aktifinde kayıtlı
bulunan taşınmazların, kaynak kuruluş ve kiracı tarafından üçüncü kişilere
satışına ilişkin en az iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, iştirak
hisseleri ile bu taşınmazların varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama
şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde
bulunduğu süreler de dikkate alınır. (04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Diğer taraftan
madde hükmüne göre, istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında
yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen
katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
3065 sayılı Kanunun
(17/4-r) maddesi uyarınca yapılan teslimlerle ilgili alış ve giderlere ait KDV'nin
indiriminde ise aşağıdaki şekilde hareket edilir:
- İşlemin
yapıldığı tarihe kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir
düzeltme yapılması gerekmez.
- Satış tarihine
kadar indirilemeyen kısım ise (…) "İlave
Edilecek KDV" olarak beyan edilir ve teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin
gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet olarak
dikkate alınır.
4.16.1. Taşınmaz Satışlarında
İstisna Uygulaması
Satışa konu
edilecek taşınmazlar (arsa, arazi, bina) ile iştirak hisselerinin satışında
istisna uygulanabilmesi için kurumların aktiflerinde (…) asgari 2 tam yıl (730 gün) kayıtlı bulunmuş
olması gerekmektedir.
İstisna
kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan (taşınmazların mutat olarak alım
satımının yapılması v En az
iki tam yıl aktifte bulundurma süresinin hesabında, bu taşınmazların 3065
sayılı Kanunun (17/4-u) maddesi ile (17/4-y) maddesinde yer alan istisna
kapsamında varlık kiralama şirketleri, finansal kiralama şirketleri, katılım
bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının aktifinde bulunduğu süreler de
dikkate alınır. (04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
kiraya verilmesi) kurumların, bu amaçla
aktiflerinde bulundurdukları taşınmazların tesliminde istisna hükmü uygulanmaz.
İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen
devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan devir ve teslimler
istisna kapsamı dışındadır.
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1: Gayrimenkul
kiralaması
faaliyeti ile iştigal eden (M) Ltd. Şti. aktifinde iki tam yıl süre ile bulunan
taşınmazı satışa çıkarmıştır.
Söz konusu satış işlemi
şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir taşınmaz olması
kaydıyla 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
Ancak taşınmazın şirket faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiş bir
taşınmaz olmayıp şirketin faaliyet konusu olan kiralamalarda kullanılan
taşınmazlardan olması halinde, taşınmazın satışı genel hükümler çerçevesinde
KDV'ye tabidir.
Örnek 2:Bilgisayar parçalarının
alım-satım faaliyeti ile iştigal eden (A) firması, İzmir'de 2006/Temmuz ayında
bir arsa satın almıştır.
Söz konusu arsa üzerinde
2007/Haziran ayında
ofis ve depodan oluşan tek binanın inşaatına başlamış, 2011/Kasım ayında yapı
kullanma izin belgesini almış, 14/12/2011 tarihinde tapuda cins tashihi
yapılmıştır.
Tapuda cins tashihi yapılan binanın
satış işleminin 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisna
tutulabilmesi için söz konusu binanın kurum adına tapuya tescil edilmiş olması
yanında, en az iki tam yıl şirket aktifine kayıtlı olması gerekmekte olup,
aktifte kayıtlı bulundurma süresinin başlangıç tarihi olarak da bütün bölümleri
ile birlikte inşaatın tamamlanıp bina olarak aktife alındığı tarihin (14/12/2011)
esas alınması gerekmektedir.
Örnek 3:(K) Şirketinin
15/10/2003 tarihinde satın almış olduğu 5.000 m2'lik arsanın (L)
Belediyesince kamulaştırılması işlemi sonucu söz konusu arsa yerine 13/4/2009
tarihinde verilen 3.000 m2'lik başka bir arsa şirket tarafından
satılacaktır.
Satışı
yapılacak 3.000 m2'lik arsanın satışında (17/4-r) maddesindeki
istisnadan yararlanılabilmesi için gereken "en az iki tam yıl süreyle aktifte
bulunma" şartının tespitinde, kamulaştırılan taşınmazın iktisap tarihi esas
alınacaktır.
Örnek 4:Tarım ürünleri
ticareti ile iştigal eden (Ş) işletmesi aktifinde kayıtlı olan (A) Bankasından
satın aldığı antreponun deposunu satışa çıkarmıştır.
Kanunun (17/4-r) maddesinde
yer alan istisna kurumlara yönelik olup şahsi
işletmelerin aktifinde kayıtlı taşınmazların satışında istisna uygulaması
mümkün değildir.
Örnek 5:(P) Kooperatifine
9/7/1998 tarihinde tahsis edilen ancak üst birlik ile Hazine arasındaki
ihtilaftan dolayı 4/5/2011 tarihinde Kooperatif adına tapuya tescil edilen
arsanın satışı yapılacaktır.
Satışı
yapılacak arsanın en az iki yıl aktifte kalma süresi hesaplanırken kooperatifin
üst birlik tarafından tahsisin yapıldığı tarih (9/7/1998) esas alınacak ve bu
satış işlemi 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV'den istisna olacaktır.
Örnek 6: İki tam
yıldan fazla süredir (Z) şirketinin aktifinde yer alan arsa, bina, taşıtlar,
makine ve teçhizatlardan ibaret üretim tesisinin komple tek bir bedelle satışı
gerçekleştirilecektir.
3065 sayılı Kanunun
(17/4-r) maddesindeki istisnaya konu olan taşınmazlar Türk Medeni Kanununda
"Taşınmaz" olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden
başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan
mallardır.
İki tam yıldan fazla bir süredir
şirketin aktifinde yer alan arsa, fabrika binası ve mütemmim cüzlerinin
birlikte tek bir bedelle satışı, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi uyarınca
KDV'den istisna olacaktır.
Ancak, eklenti olarak kabul
edilen demirbaş ve teçhizatın satılması halinde bunların bedeli üzerinden demirbaş
ve teçhizatın tabi olduğu oranda KDV hesaplanacaktır.
Örnek 7: 5910 sayılı Kanun
ile kurulan (A) Ticaret ve Sanayi Odasının mülkiyetinde bulunan, hizmet binası
olarak kullandığı taşınmazın 5. ve 6. katlarının kapalı zarf usulü ile satışı
yapılacaktır.
3065 sayılı Kanunun
(17/4-r)maddesinde bahsi geçen "kurum" ibaresi, 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde sayılan kurumlar vergisi mükelleflerini
ifade etmektedir. Bu itibarla, Odanın hizmet binası olarak kullandığı
taşınmazların müzayede yoluyla satışında, satışa konu taşınmazlar iki yıldan
fazla süredir Odanın mülkiyetinde bulunsa dahi 3065 sayılı Kanunun (17/4-r)
maddesi kapsamında istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Örnek 8: (Y) şirketince
09/10/2008 tarihinde alınıp ilgili dönemde şirket aktifine kaydedilen 2.000 m2'lik
arsa ile 11/11/2010 tarihinde alınıp ilgili dönemde şirket aktifine kaydedilen
450 m2'lik bitişik arsa tevhit edilmiş(tek tapuya dönüştürülmüş) ve
satışasunulmuştur.
Taşınmazlar üzerinde tevhit
yoluyla yapılan değişiklikler sonrasında yeni oluşan birimin tapuya tescil
edilmesi ve daha sonra elden çıkarılmasında 3065 sayılı Kanunun
(17/4-r)maddesinde düzenlenen istisnanın uygulanması bakımından tevhit
tarihinin esas alınması gerekmektedir. Ancak her iki taşınmazın da tevhit
öncesi iktisap tarihleri ispat edilebiliyorsa ve satış bedeli
ayrıştırılabiliyorsa, iktisap tarihlerinin ayrı ayrı dikkate alınması ve bu
suretle iki yıllık sürenin hesaplanması mümkündür.
Örnek 9: (Z) Kolektif
şirketinin aktifinde kayıtlı ve bir akaryakıt şirketince akaryakıt istasyonu
olarak kullanılan binaların, şirketin nev'i değiştirerek limited şirkete
dönüşmesi sonrasında satışı yapılacaktır.
Söz konusu satış işleminde
iki tam yıllık sürenin hesabında, bu binaların limited şirkete dönüşen kolektif
şirketin bilançosunun aktifine kaydedildiği tarihin başlangıç tarihi olarak
dikkate alınması gerekmektedir.
Örnek 10: Altından ve
gümüşten mamul mücevherat imalatı ve satışı faaliyetinde bulunan (M) şirketi
2005 yılının Ağustos ayında finansal kiralama yoluyla satın aldığı ve ödemeleri
halen devam eden aktifinde kayıtlı arsayı, 2010 yılı içerisinde kalan borç
bakiyesini leasing şirketine ödeyerek şirket adına tapuya tescil ettirmiştir.
2005 yılında
finansal kiralamaya konu edilen arsa, finansal kiralama süresi sonunda şirketin
mülkiyetine geçerek aktife kaydolacağından ve şirket adına tapuda tescil işlemi
2010 yılında yapıldığından, 2010 yılındaki tescil tarihinden itibaren en az iki
tam yılı geçmeden satılması halinde, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r)maddesindeki
istisna hükmünden yararlanılması mümkün değildir.
Örnek 11: (F) Bankasının
borçlularından (A) Ltd. Şti.'ye ait taşıtın, icra yoluyla satışı yapılacaktır.
Taşınmaz olarak
değerlendirilmeyen taşıtın satışının 3065 sayılı Kanunun (17/4-r)maddesi
kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Örnek 12: (A) Ltd. Şti. 100 m² büyüklüğündeki arsayı
(B) A.Ş.nden 20/7/2013 tarihinde satın alarak aktifine kaydetmiş, 1/1/2015
tarihinde bu taşınmazı 3065 sayılı Kanunun (17/4-y) maddesi kapsamında (D)
finansal kiralama şirketine devretmiş ve 31/12/2015 tarihinde geri almıştır.
(A) Ltd. Şti. bu taşınmazı 5/5/2016 tarihinde satmıştır. (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre
taşınmazın (A) Ltd. Şti.nin aktifinde iki tam yıl süreyle bulunup bulunmadığına
ilişkin yapılacak hesaplamada, taşınmazın (D) finansal kiralama şirketinin
aktifinde bulunduğu süre de dikkate alınacaktır. Bu çerçevede, taşınmazın (A)
Ltd. Şti. tarafından satın alındığı 20/7/2013 tarihi ile satıldığı 5/5/2016
tarihi arasında iki tam yıllık süre geçtiğinden bu satış KDV'den istisna
olacaktır. (04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Belediyeler ve il özel idarelerinin bünyesinde bulunan iktisadi
işletmelerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan ve bu iktisadi
işletmeler tarafından ticareti yapılmayan taşınmazların satışı, 3065 sayılı
Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
4.16.1.1. 15/7/2023
Tarihinden Önce Kurumların Aktifinde Yer Alan Taşınmazların Satışında İstisna
Uygulaması (07.09.2023 /
32302 sayılı R.G. Seri No: 47 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanuna
15/7/2023 tarihli ve 32249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
7456 sayılı Kanunla eklenen geçici 43 üncü maddede,
"Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için bu maddeyi ihdas
eden Kanunla, bu Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde
yapılan değişiklik öncesi hükümler uygulanır."
hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda, 15/7/2023
tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazların 15/7/2023
tarihinden itibaren kurumlar tarafından satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimlerde KDV istisnası uygulamasına devam edilecektir.
4.16.1.2. 15/7/2023
Tarihinden İtibaren Kurumların Aktifine Kaydedilen Taşınmazların Satışı (07.09.2023 / 32302 sayılı R.G. Seri No: 47
Tebliğ ile eklenmiştir)
15/7/2023 tarihli ve 32249 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 3065 sayılı
Kanunun (17/4-r) maddesinde yapılan değişiklikle kurumların aktifinde kayıtlı
bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerde KDV
istisnası uygulaması 15/7/2023 tarihi itibarıyla kaldırılmış olup, bu tarihten
itibaren kurumların aktifine kaydedilen taşınmazların satışı suretiyle
gerçekleşen devir ve teslimler genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
4.16.2. İştirak
Hisselerinin Satışında İstisna Uygulaması
İştirak hisselerinin (ortaklık payı)
satışında istisna uygulanabilmesi için satışa konu iştirak hisselerinin
kurumların aktiflerinde (…) asgari iki tam yıl (730 gün) kayıtlı
bulunmuş olması gerekir.
İstisna kapsamındaki kıymetlerin
ticaretini yapan kurumların (…) bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları iştirak hisselerinin tesliminde, istisna hükmü uygulanmaz.
İstisna, satış yoluyla
gerçekleştirilen devir ve teslimlerde uygulanır. Bağış, hibe şeklinde yapılan
devir ve teslimler istisna kapsamı dışındadır.
Belediyeler ve il özel idarelerinin
bünyesinde bulunan iktisadi işletmelerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle
bulunan ve bu iktisadi işletmeler tarafından ticareti yapılmayan iştirak hissesi
satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-r) maddesine göre KDV'den istisna
olacaktır. (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
4.16.3.
Bankalara, Finansal Kiralama ve Finansman Şirketlerine Borçlu Olanların ve
Kefillerinin Borçlarına Karşılık Yapılan Teslimlere İlişkin İstisna Uygulaması(31.01.2018
tarih ve 30318 sayılı R.G. KDV Seri No 17 Tebliğ ile değişik. Yürürlük
01.01.2018)
Bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine
borçlu olanlar ile kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak
hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal
kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve
iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir
ve teslimi KDV'den istisnadır. Bu istisnanın uygulanabilmesi için iştirak
hisseleri ile taşınmazların iki yıl aktifte bulundurulması gerekmez.
İstisna sadece bankalara, finansal kiralama ve
finansman şirketlerine olan borca karşılık, banka, finansal kiralama ve
finansman şirketlerine yapılacak devir ve teslimler ile bu taşınmaz ve iştirak
hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketleri tarafından devir ve
tesliminde uygulanır. Borca karşılık banka,
finansal kiralama ve finansman şirketleri dışında üçüncü kişilere
yapılan satışlar, istisna kapsamında değerlendirilmez.
Finansal kiralama ve finansman şirketlerinin 1/1/2018
tarihinden önce, borçlarına karşılık borçlu ve kefillerden aldıkları taşınmaz
ve iştirak hisselerinin 1/1/2018 tarihinden sonraki devir ve teslimleri de
istisna kapsamındadır.
İstisna uygulanabilmesi için, devir ve teslime konu
taşınmaz ve iştirak hisselerinin bankaya, finansal kiralama ve finansman
şirketlerine borçlu olanlara veya bu borca kefil olanlara ait olması gerekir.
İstisna, satış yoluyla gerçekleştirilen devir ve
teslimlere uygulanır. Bağış, hibe şeklindeki devir ve teslimler istisna kapsamı
dışındadır.
Öte yandan, söz konusu istisna uygulamasında, borçlu
olanlar, kefiller ile finansal kiralama ve finansman şirketlerinin, taşınmaz ve
iştirak hisselerini ticaretini yapmak amacıyla aktiflerinde bulundurup
bulundurmadıkları dikkate alınmaz.
Örnek: (F) Bankasının borçlusuna ait
gayrimenkulün borcuna karşılık İcra Müdürlüğü tarafından bankaya satışı, 3065
sayılı Kanunun (17/4-r) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
4.17. Konut Finansmanı Amacıyla
Teminat Gösterilen veya İpotek Konulan Konutların Teslimi (Mortgage-Tutsat)
3065 sayılı Kanunun
(17/4-ş) maddesi uyarınca,2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun (38/A) maddesinde
tanımlanan konut finansmanı amacıyla teminat gösterilen veya ipotek konulan
konutun, konut finansman kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ipotek
finansmanı kuruluşları ya da üçüncü kişilere teslimi (müzayede mahallinde
yapılan satışlar dahil) ile bu şekilde alınan konutun, konut finansman
kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya ipotek finansmanı kuruluşları
tarafından teslimi (müzayede mahallinde yapılan satışı dahil) KDV'den istisna
edilmiştir.
6362 sayılı Sermaye
Piyasası Kanunu ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu yürürlükten kaldırılmış
ve 2499 sayılı Kanuna yapılan atıfların, 6362 sayılı Kanunun ilgili maddelerine
yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla buradaki atfın da 6362
sayılı Kanuna yapılmış sayılması gerekir.
İstisna sadece konut finansmanı amacıyla
teminat gösterilen veya ipotek konulan konutun tesliminde uygulanır.
Bu kapsamdaki konutların,
finansman kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya ipotek finansmanı
kuruluşları tarafından teslimi de KDV'den istisnadır. Bu durumda bu
kuruluşların söz konusu konutu hem alışlarında hem de satışlarında KDV
istisnası uygulanır. Örneğin, konut finansmanına konu üzerinde ipotek tesis
edilmiş olan konutların, ipotek alacaklısı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi
yoluyla satışı (müzayede mahallinde yapılan satışlar dâhil) KDV'den istisnadır.
4.18. Lisanslı Depoculuk
Kapsamındaki İşlemler
4.18.1. Kapsam ve İşleyiş
5300 sayılı Tarım
Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu ile tarım ürünleri ticaretini kolaylaştırmak,
depolanması için yaygın bir sistem oluşturmak, ürün sahiplerinin mallarının
emniyetini sağlamak ve kalitesini korumak, ürünlerin sınıf ve derecelerinin
yetkili sınıflandırıcılar tarafından saptanmasını sağlamak, tarım ürünleri
lisanslı depo işleticilerinin kişiler arasında ayrım yapmaksızın tarım
ürünlerini kabul etmelerini temin etmek, ürünlerin mülkiyetini temsil eden ve
finansmanını, satışını ve teslimini sağlayan ürün senedi düzenlemek ve
standartları belirlenmiş tarım ürünlerinin ticaretini geliştirmek üzere, tarım
ürünleri lisanslı depoculuk sisteminin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin
usul ve esaslar belirlenmiştir.
5300 sayılı Kanun
kapsamında yapılan işlemlerde KDV uygulaması, aşağıda açıklandığı şekilde
yapılır.
5300 sayılı Kanun
kapsamındaki ürün senetlerinin, Ürün İhtisas Borsaları ile Gümrük ve Ticaret
Bakanlığından ürün senedi alım-satımı konusunda izin alan ticaret borsalarında
(Her iki borsa kısaca "ihtisas/ticaret borsaları" olarak anılacaktır.)
tesliminde KDV uygulamasına yönelik olup, bu açıklamalar anılan Kanunun 15 inci
maddesine dayanılarak yayımlanan Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliğikapsamında
basılı ürün senedi hükmünde olmak üzere sözkonusuYönetmelik hükümlerine uygun
olarak elektronik ortamda oluşturulan elektronik ürün senedi (ELÜS) teslimleri
için de geçerlidir.
3065 sayılı Kanunun
2 nci maddesinde, teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun
adına hareket edenlerce alıcıya veya onun adına hareket edenlere devredilmesi
olarak tanımlanmış; bir mal üzerindeki tasarruf hakkının iki veya daha fazla
kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle, malın bu arada el
değiştirmeden doğrudan sonuncu kişiye devredilmesi de teslim olarak
nitelendirilmiş ve bu durumda her bir safhanın ayrı ayrı vergilendirileceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hükme göre, ürün
sahiplerinin kendi ürünlerini lisanslı depolara koyması işlemi KDV'ye
tabi değildir.
Ayrıca, depoya
konulan ve ürün senedi çıkarılan bir ürünün, bu ürüne ait ürün senedi
ihtisas/ticaret borsalarında herhangi bir işlem görmeden (satılmadan) ürünü
depoya koyanlar tarafından çekilmesi halinde de tasarruf hakkı el
değiştirmediğinden KDV'nin konusuna giren bir işlem bulunmamaktadır. Ancak,
ürünü depoya koyan kişinin bu ürüne ait ürün senedini ihtisas/ticaret borsaları
aracılığıyla teslim ettikten sonra aynı ürün senedi ile ürünü çekmek istemesi
halinde bu işlem Kanunun (1/3-d) maddesine göre KDV'ye tabi tutulur.
Öte yandan, lisanslı
depoculukta kullanılan ve depoya konulan ürünü temsil eden ürün senetlerinin
her el değiştirme aşaması ayrı bir teslim olup, bu teslimler ticari, sınai,
zirai faaliyet ya da mesleki faaliyet kapsamında ifa edilmek şartıyla KDV'nin
konusuna girmekle birlikte söz konusu teslimler 3065 sayılı Kanunun (13/ğ) ve
(17/4-t) maddeleri ile KDV'den istisna edilmiştir. Dolayısıyla, ürün senedini elinde
bulunduran KDV mükellefleri (yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti
bulunanlar hariç) ürün senedi teslimlerinde alıcı adına fatura ve benzeri
vesikaları düzenlerler ancak söz konusu belgelerde KDV göstermezler.
Ürün senedinin KDV
mükellefiyeti bulunmayanlar tarafından KDV mükelleflerine tesliminde
ise KDV mükelleflerince gider pusulası düzenlenir.
Alım-satıma
taraf olanların KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde fatura ve benzeri
vesikaların düzenlenmesine gerek yoktur. Bu işlemlerin tarafların kendi
aralarında düzenleyeceği teslim tutanağı, taahhütname veya bir yazı ile tevsiki
mümkündür.
KDV mükellefiyeti
bulunmayanların,
ürün senetlerini ticari nitelik arz edecek şekilde teslimi durumunda,
işlemlerin yalnızca ürün senedi teslimlerinden oluşması halinde KDV'den istisna
tutulan bu işlemleri nedeniyle bunlar adına KDV mükellefiyeti tesis
ettirilmesine gerek yoktur.
4.18.2. Ürün Senetlerinin, İhtisas/Ticaret
Borsaları Aracılığıyla İlk Teslimi
3065 sayılı Kanunun
(13/ğ) maddesiile 5300 sayılı Kanuna göre düzenlenen ürün senetlerinin,
ihtisas/ticaret borsaları aracılığıyla ilk teslimi KDV'den istisna edilmiştir.
Söz konusu istisna tam istisna mahiyetinde olup, bu istisna uygulamasından
kaynaklanan ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV tutarları, mükelleflere
Tebliğin (II/B-9.) bölümündeki açıklamalara göre iade edilir.
4.18.3. Ürün Senetlerinin İlk
Tesliminden Sonraki Teslimleri
3065 sayılı Kanunun
(17/4-t) maddesinde ürün senetlerinin ilk teslimi ile ürünü depodan çekecek
olanlara teslimi arasındaki teslimler, kısmi istisna kapsamına alınmıştır.
Buna göre, ürün senedinin ilk
tesliminden sonraKDV mükellefleri tarafından tesliminde de (ürünü depodan
çekecek olanlara teslimi hariç) KDV hesaplanmaz.
Öte yandan, aynı maddeye
göre, bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Kanunun (30/a)
maddesi hükmü uygulanmaz. Buna göre, KDV mükellefiyeti olanlar kısmi istisna
kapsamına giren bu teslimleri dolayısıyla yüklendikleri vergileri indirim
konusu yapabilirler, ancak iade olarak talep edemezler.
4.18.4. Ürün Senetlerinin
Ürünü Depodan Çekecek Olanlara Teslimi ve Sorumluluk Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
(1/3-d) maddesi uyarınca 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu
kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan
çekecek olanlara teslimi, bu teslimin ticari, sınai, zirai faaliyet ya da
serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın KDV'ye
tabi bulunmakta olup, Kanunun (10/k) maddesine göre bu işlemde vergiyi doğuran
olay, ürün senetlerinin temsil ettiği ürünlerin depodan çekilmesi anında
meydana gelmektedir.Kanunun (23/d) maddesi uyarınca söz konusu işlemde KDV
matrahını, ürün senedinin en son işlem gördüğü borsa değeri oluşturmaktadır.
Bu hükümlere göre, ürün
senetlerini ürünü depodan çekecek olanlara teslim edenler, KDV mükellefi
olmasalar dahi bu teslim KDV'ye tabidir. Bu işlemde vergiyi doğuran olay ise
ürün senedinin temsil ettiği ürünün depodan çekilmesi anında meydana gelir.
Diğer taraftan,
Kanunun (9/3)üncü maddesinde, 5300 sayılı Kanuna göre düzenlenen ürün
senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimine
ait KDV'nin ödenmesinden lisanslı depo işleticilerinin sorumlu olduğu
belirtilmiştir.
Malındepodan
çekilmek istenmesi halinde, ürün senedi ile fatura ya da alıma ait diğer
belgelerle birlikte lisanslı depo işleticisine başvurulur. İşletici, senedin en
son işlem gördüğü borsada oluşandeğeri tespit eder. KDV tutarını bu değer
üzerinden hesaplar ve alıcıdan tahsil eder. Karşılığında bir örneği (EK: 16)'da yer alan "Lisanslı Depo İşleticileri İçin Katma
Değer Vergisi Tahsilat Belgesi"ni en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenleyip
asıl nüshayı alıcıya verir. Belgede gösterilen KDV tutarı, lisanslı depo
işleticisi tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilir. KDV mükellefi olan
alıcılar işleme ait KDV tutarını bu belgeye dayanarak indirim konusu
yapabilirler.
Lisanslı depo
işleticileri, bu işlemlere ait KDV'yi, aylık vergilendirme dönemi içerisindeki
ürün çekişlerinin tamamını kapsayacak şekilde 2 No.lu KDV beyannamesi ile bağlı
oldukları vergi dairesine beyan edip öderler.
Örnek:Buğday alım
satımı faaliyetinde bulunan mükellef (A), vergiden muaf çiftçiden müstahsil
makbuzu düzenlemek suretiyle satın aldığı 100 ton buğdayı, lisanslı depo
işleticisine tevdi etmiş (lisanslı depoya koymuş), söz konusu ürüne ilişkin
olarak lisanslı depo işleticisi tarafından düzenlenen ürün senedini yetkili
ticaret borsasına 10.04.2013 tarihinde kayıt ve tescil ettirmiştir.
Mükellef (A) söz konusu ürün
senedini, 14.05.2013 tarihinde 56.000 TL'ye mükellef (B)'ye satmıştır.
Mükellef (B) bu ürün senedini 30.05.2013 tarihinde özel bir bankada ücretli
olarak çalışan (D)'ye 60.500 TL'ye satmıştır. Söz konusu ürün senedi (D)
tarafından 15.06.2013 tarihinde 59.000 TL'ye fırıncılık faaliyetinde bulunan
mükellef (F)'ye satılmıştır.
(F), bu ürünü çekmek için 25.06.2013 tarihinde
ürün senedi ve gider pusulası ile birlikte lisanslı depo
işletmesine başvurmuş, ürün senedi lisanslı depo işleticisi tarafından bu tarihte
iptal edilerek senedin temsil ettiği 100 ton buğday aynı gün mükellef (F)
tarafından depodan çekilmiştir. Depodan çekilen ürünü temsil eden senedin
borsadaki son işlem değeri 59.000 TL'dir.
Bu durumda söz konusu işlemle
ilgili olarak aşağıdaki şekilde hareket edilecektir.
- Mükellef (A)'nın 100 ton
buğdayı lisanslı depo işleticisine tevdii, teslim mahiyetinde olmadığından bu
aşamada KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.
- Mükellef (A)'nın mükellef
(B)'ye ürün senedini ticaret borsasında kayıt ve tescil ettirdikten sonraki ilk
teslimi, Kanunun (13/ğ) maddesi uyarınca KDV'den müstesna olduğundan mükellef
(A) tarafından mükellef (B)'ye ürün senedinin satış bedeli olan 56.000 TL için
düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaz.
(A), KDV mükellefi olduğundan, tam
istisna kapsamına giren bu teslimi dolayısıyla yüklendiği ve indirim yoluyla
telafi edemediği KDV tutarlarının iadesini talep edebilir.
- KDV mükellefi (B)'nin ürün
senedini özel bir bankada ücretli olarak çalışan (D)'ye
60.000 TL'ye teslimi Kanunun (17/4-t) maddesi gereğince KDV'den istisna
olduğundan mükellef (B) söz konusu işleme ilişkin olarak düzenleyeceği faturada
KDV hesaplamayacaktır. Kanunun (17/4-t) maddesinde düzenlenen istisna, kısmi
istisna niteliğinde olmakla beraber mükellef (B) bu işlemle ilgili olarak
(genel giderler vb. harcamalar dolayısıyla) yüklendiği KDV tutarlarını indirim
konusu yapabilecek ancak iade talep edemeyecektir.
- Özel bir bankada ücretli
olarak çalışan
(D)'nin ürün senedini fırıncılık faaliyetinde bulunan ve ürünü depodan çekecek
olan mükellef (F)'ye tesliminde, (F) tarafından gider pusulası düzenlenecektir.
(D) tarafından yapılan söz konusu teslim ticari, sınai, zirai faaliyet
kapsamında olmasa dahi Kanunun (1/3-d) maddesi uyarınca KDV'ye tabi
bulunmaktadır. Söz konusu işlemde vergiyi doğuran olay ürünün lisanslı depodan
çekildiği anda meydana gelmektedir. Ürünün borsadaki son işlem değeri 59.000
TLolduğundan, KDV bu değer üzerinden hesaplanacaktır. Mükellef (F)'ye yapılan
bu teslimde 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin (A) bölümünün 8 inci
sırası uyarınca KDV oranı (% 1) olarak uygulanacaktır. Hesaplanacak KDV
lisanslı depo işleticisi tarafından sorumlu sıfatıyla verilecek beyannameye
dahil edilecektir. (F) ise lisanslı depo işleticisinden alacağı "Lisanslı Depo
İşleticileri İçin Katma Değer Vergisi Tahsilat Belgesi"ne istinaden indirim
hakkından yararlanacaktır.
4.19. Varlık Kiralama
Şirketleri Tarafından Yapılan Devir ve Kiralama İşlemleri
3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4
numaralı fıkrasının 6728 sayılı Kanun ile değişik (u) bendi uyarınca her türlü
varlık ve hakkın, kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı amacıyla ve
sözleşme süresi sonunda geri alınması şartıyla varlık kiralama şirketlerine
devri ile bu varlık ve hakların varlık kiralama şirketlerince kiralanması ve
devralınan kuruma devri KDV'den istisna edilmiştir. (04.10.2016 tarih ve 29847
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile değişik)
Diğer taraftan, istisna kapsamındaki
işlemlere ilişkin olarak varlık ve hakların kaynak kuruluşlarca kira
sertifikası ihracı amacıyla devrinde, kaynak kuruluşlarca istisnaya konu varlık
ve hakların iktisabında yüklenilen KDV'nin indiriminde; devrin yapıldığı döneme
kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir düzeltme yapılması
gerekmez. Ancak, kaynak kuruluşlarca bu varlık ve hakların iktisabında
yüklenilen ve devrin yapıldığı döneme kadar indirilemeyen kısım "İlave edilecek
KDV" olarak beyan edilir ve devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar
vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır. (04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile değişik)
4.20. Sigorta Tahkim Komisyonu
Tarafından
Verilen Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
(17/4-v) maddesine göre3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
uyarınca oluşturulan Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından münhasıran
uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin olarak verilen hizmetler, KDV'den müstesnadır.
Dolayısıyla, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından bu hizmetlere karşılık alınan
bedeller üzerinden KDV tahsil edilmez.
4.21. Finansal Kiralama Şirketleri,
Katılım Bankaları ile Kalkınma ve Yatırım Bankalarınca, 6361 sayılı Kanun
Kapsamında, Taşınır veya Taşınmazların Bizzat Kiracıdan Satın Alınması, Satan
Kişilere Kiralanması ve Kiralayana Satılması (Sat-Kirala-Geri Al) İşlemi (04.10.2016 tarih ve 29847
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile değişik)
3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4
numaralı fıkrasının 6728 sayılı Kanun ile değişik (y) bendi uyarınca,
21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman
Şirketleri Kanunu kapsamında, finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları
ile kalkınma ve yatırım bankalarınca bizzat kiracıdan satın alınıp geri
kiralanan her türlü taşınır ve taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu
kıymetin mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması
koşulu ile kiralamaya konu taşınır ve taşınmazların kiralayana satılması, satan
kişilere kiralanması ve devri işlemi KDV'den istisna edilmiştir.
Buna göre, finansal kiralama şirketleri,
katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 6361 sayılı Kanun
kapsamında, bir taşınır veya taşınmazı sahibinden satın alıp bizzat sahibine
geri kiralaması işlemine, söz konusu taşınır ve taşınmazın mülkiyetinin
sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile KDV istisnası
uygulanır.
İstisna, kiralamaya konu taşınır ve
taşınmazların satın alınması, satan kişilere kiralanması ve tekrar kiralayana
devri işlemlerinde uygulanacak olup, aynı sözleşme kapsamındaki işlemlerin
ayrıştırılarak farklı uygulamalara tabi tutulması mümkün değildir.
3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4
numaralı fıkrasının (y) bendinde 6728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle
taşınırlar da istisna kapsamına dahil edilmiş olup, finansal kiralama
şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının 6361 sayılı
Kanun kapsamında, taşınırların sahibinden satın alıp bizzat sahibine geri
kiralaması işlemlerinde istisna, söz konusu değişikliğin Resmî Gazete'de
yayımlandığı tarihten (9/8/2016) sonra yapılan sözleşmelerde uygulanacaktır.
Diğer taraftan, istisna kapsamındaki
işlemlere ilişkin olarak her türlü taşınır ve taşınmazların kiracıları
tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve
yatırım bankalarına devrinde, kiracılarca istisnaya konu taşınır ve
taşınmazların iktisabında yüklenilen KDV'nin indiriminde; devrin yapıldığı
döneme kadar indirim yoluyla telafi edilen kısım için herhangi bir düzeltme
yapılmaz. Ancak, kiracılarca bu taşınır ve taşınmazların iktisabında yüklenilen
ve devrin yapıldığı döneme kadar indirilemeyen kısım "İlave edilecek KDV"
olarak beyan edilir ve devrin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
4.22. Patentli veya Faydalı Model
Belgeli Buluşa İlişkin Gayri Maddi Hakların Kiralanması, Devri veya Satılması
İşlemleri
3065 sayılı Kanunun
(17/4-z) maddesine göre, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun(5/B) maddesi kapsamındaki araştırma ve geliştirme, yenilik ile yazılım
faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan patentli veya faydalı model belgeli
buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışı KDV'den
istisnadır.
Söz konusu patentli veya
faydalı
model belgeli buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya
satışının KDV'den istisna tutulabilmesi için bunların 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun (5/B) maddesi kapsamındaki araştırma ve geliştirme, yenilik
ile yazılım faaliyetleri neticesinde elde edilmiş olması gerekmektedir.
Bu kapsamda vergiden istisna
edilen işlemler bakımından Kanunun (30/a) maddesihükmü uygulanmayacağından, söz
konusu işlemler nedeniyle yüklenilen KDV tutarlarının, indirim hesaplarından
çıkarılmak suretiyle düzeltilmesi gerekmez.
4.23. Organize Sanayi Bölgeleri ve
Küçük Sanayi Sitelerine Tanınan İstisna (16.10.2014 tarihli ve 29147
sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile eklenmiştir)
3065
sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük
sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve
işyeri teslimleri KDV'den istisnadır.
Organize
sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis
heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler
oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama,
işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere
kurulmaktadır.
Sözü
edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna
kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile
arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa
ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır. (…)
3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesinde yer alan
istisna kapsamındaki arsa teslimine, söz konusu arsa için organize sanayi
bölgeleri tarafından yapılan ve parsel birim maliyeti içinde yer alan
harcamalar da dahil edilir. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G.
KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir) (Yürürlük: 1/4/2018 tarihinden geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde)
4.24. Varlık ve Hakların Türkiye Varlık
Fonu ve Alt Fonlara Devri ile Bu Varlık ve Hakların Türkiye Varlık Fonu
Yönetimi Anonim Şirketi Tarafından Yönetilmesi Suretiyle Yapılan Teslim ve
Hizmetler (04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
26/8/2016 tarihli ve 29813 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin
Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci
maddesi uyarınca, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı
sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış
kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için
Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere
Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştur.
3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4
numaralı fıkrasına 6741 sayılı Kanun ile (i) bendi eklenerek, varlık ve
hakların, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlara devri ile bu varlık ve hakların
Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi tarafından yönetilmesi suretiyle
yapılan teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir.
Öte yandan, aynı maddeye göre, bu kapsamda
vergiden istisna edilen işlemler bakımından Kanunun (30/a) maddesi hükmü
uygulanmaz. Buna göre, KDV mükellefiyeti olanlar bu istisna kapsamındaki
işlemleri dolayısıyla yüklendikleri KDV'yi indirim konusu yapabilirler, ancak
indirim yoluyla telafi edemedikleri KDV'nin iadesini talep edemezler.
4.25. Yurt
Dışından Alınan Roaming Hizmetlerinde İstisna(31.01.2018 tarih ve 30318
sayılı R.G. KDV Seri No 17 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2018)
3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı
fıkrasına 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere eklenen (ç) bendi ile
uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışından alınan roaming
hizmetleri ile bu hizmetlerin Türkiye'deki müşterilere yansıtılması KDV'den
istisna tutulmuştur.
Buna göre, 1/1/2018 tarihinden itibaren yurt dışında
mobil telefon kullanımlarına ilişkin olarak yurt dışındaki GSM operatörleri
tarafından Türkiye'de yerleşik GSM operatörüne verilen roaming hizmetleri
KDV'den istisna olup, bu hizmetler nedeniyle Türkiye'de yerleşik GSM operatörü
sorumlu sıfatıyla KDV beyanında bulunmayacaktır.
Ayrıca, bu hizmetlerin GSM operatörleri tarafından
müşterilerine yansıtılması da KDV'den istisna olduğundan, GSM operatörleri
tarafından müşterilerine düzenlenecek faturalarda yurt dışındaki kullanımlara
ilişkin yansıtılan roaming bedelleri KDV matrahına dahil edilmez.
4.26. Sosyal
İçerik Üreticiliği, İnternet ve Benzeri Elektronik Ortamlar Üzerinden Sunulan
Hizmetler ile Mobil Cihazlar İçin Uygulama Geliştiriciliği İstisnası (27.02.2025 / 32826 sayılı R.G ile değişik)
3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesinde, Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu
teslim ve hizmetler KDV'den istisna edilmiştir.
2.paragraf (27.02.2025
/ 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[27]
3.paragraf (27.02.2025
/ 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[28]
Söz konusu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren
sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler
paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler ile akıllı telefon veya tablet
gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren gerçek kişilerin bu
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere
uygulanmaktadır. (27.02.2025
/ 32826 sayılı R.G ile eklenmiştir)
Bununla birlikte, 1/1/2024 tarihinden itibaren
internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video
gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin bu
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile internet ve benzeri elektronik
ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme,
ürün tanıtımı gibi hizmetlerden kazanç sağlayan gerçek kişilerin bu
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara konu teslim ve hizmetlere de söz
konusu istisna uygulanacaktır. (27.02.2025 / 32826 sayılı R.G ile eklenmiştir)
Bu kapsamda, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B
maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler
üzerinden KDV hesaplanmaz. (27.02.2025
/ 32826 sayılı R.G ile eklenmiştir)
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi
kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetlerin istisna olmadığı ve
genel hükümlere göre vergilendirileceği tabiidir.
Ayrıca söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanununun
mükerrer 20/B maddesindeki şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha
sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı
ceza, faiz ve zamlar işlemleri yapanlardan aranır.
Öte yandan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B
maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki kazançların toplamının aynı Kanunun 103
üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı
aşmasının ve bu kazançların mezkur Kanun uyarınca yıllık beyanname ile beyan
edilecek olmasının, istisna uygulamasına bir etkisi bulunmamaktadır.
4.27. 4/11/1983 tarihli ve 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu
Kapsamında Taşınmazların Kamulaştırmayı Yapan Devlet ve Kamu Tüzel Kişilerine
Devrinde İstisna (16.06.2026
/ 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01.06.2026
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
3065
sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı
fıkrasına 7577 sayılı Kanunla eklenerek 1/6/2026 tarihinde
yürürlüğe giren (ğ) bendi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamu
yararının bulunduğu hallerde kamulaştırılan taşınmazların kamulaştırmayı yapan
Devlet ve kamu tüzel kişilerine devri KDV'den istisna edilmiştir.
Bu çerçevede, KDV mükelleflerine ait
taşınmazların 2942 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılması KDV'den istisna
tutulur, KDV mükelleflerince taşınmazın iktisabında yüklenilen ve indirime konu
edilen KDV, teslimin yapıldığı dönem KDV beyannamesinin "Daha Önce İndirim
Konusu Yapılan KDV'nin İlavesi" satırı aracılığıyla indirim hesaplarından
çıkarılır. İndirim hesaplarından çıkarılan KDV gelir veya kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınır.
G. GEÇİCİ
MADDELERDE YER ALAN İSTİSNALAR
1. Özelleştirme Kapsamına
Alınan İktisadi Kıymetlerin Teslim ve Kiralanması İşlemleri
3065 sayılı Kanunun
geçici 12 nci maddesinde, 4046 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (A) fıkrası ile
özelleştirme kapsamına alınan iktisadi kıymetlerin aynı Kanun hükümleri
çerçevesinde teslim ve kiralanması işlemlerinin KDV'den müstesna olduğu, bu
kapsamda istisna edilen işlemler bakımından 3065 sayılı Kanunun (30/a)
maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu hüküm çerçevesinde,
özelleştirme kapsamına alınan iktisadi kıymetlerin Özelleştirme İdaresine
teslim ve kiralanması ile bunların aynı İdare tarafından teslim ve kiralanması
işlemlerinde KDV uygulanmaz.
Diğer
taraftan, kiralama işlemlerinin KDV'den müstesna tutulabilmesi için kiraya
verilecek taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması ve kiralama
işlemlerinin 4046 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle
gerçekleştirilmesi gerekir. 4046 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyen ve
özel hukuk hükümlerine tabi iki şirket arasındaki sözleşmeye dayanılarak
yapılan devir işlemleri 3065 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesinde belirtilen
özelleştirme kapsamında değerlendirilmeyeceğinden bu devir işleminde KDV
istisnası uygulanmaz.
2. Teknoloji
Geliştirme Bölgesinde ve İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesinde Verilen Teslim ve
Hizmetler
3065 sayılı Kanunun
geçici 20/1 inci maddesi ile, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Kanununa göre teknoloji
geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette
bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna
bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi,
veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı
şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV'den müstesna olduğu ve Maliye
Bakanlığının program ve lisans türleri itibarıyla istisnadan yararlanılacak
bedele ilişkin olarak asgari sınır belirlemeye, istisna uygulanacak yazılım
programlarını tanımlamaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye
yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu hükme göre, teknoloji geliştirme bölgelerinde veya
ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan mükelleflerin 31/12/2028
tarihine kadar bu bölgede ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş
uygulamaları, sektörel, internet, oyun,
mobil
ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim ve hizmetleri
KDV'den istisnadır. Söz konusu bölgede üretilen yazılımın farklı kişilere
satılması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna uygulanmasına
engel değildir.
Üniversitelere bağlı
Teknokentler de Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak değerlendirilir. Kanunun
geçici 20/1 inci maddesi kapsamında üretilen söz konusu yazılımların fikri
mülkiyet hakkının, bu bölgede faaliyette bulunan mükellefte kalmak suretiyle
belirli zaman aralıklarıyla farklı kişilere satılması veya söz konusu
yazılımların sanal ortamda paylaşımının sağlanması halinde de KDV istisnası
uygulanır.
Ayrıca,
yazılımların pazarlanması işinin bayi kanalıyla yapılması halinde, Teknokent bünyesinde
geliştirilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel,
internet, oyun, mobil ve
askeri komuta kontrol uygulamalarına yönelik genel anlamda yazılım
programlarının bayiye tesliminde KDV istisnası uygulanır. Bayiler tarafından
satışında ise (bu satış işlemi istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden)
genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanır.
Ancak, teknoloji geliştirme bölgesinde veya
ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler
tarafından münhasıran bu bölgelerde üretilen yazılımlar için yapılacak her
türlü mal ve hizmet alımları, söz konusu yazılımın vergiden istisna olup
olmadığına bakılmaksızın KDV'ye tabidir.
Güncelleme dışında bir
yazılımla ilgili olarak verilen bakım, destek (otomasyon) hizmetleri, teknoloji geliştirme bölgesinde veya
ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi, (…) network
uygulamaları gibi yazılımlar, işlevlerini yerine getirmek için yazılım kullanan
ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler, web
sitesi aracılığıyla verilen reklam hizmetleri ve ar-ge çalışmaları kapsamında
yer alan teslim ve hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez.
1/1/2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında
yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilir, ancak indirim yoluyla giderilemeyen
KDV iade edilmez. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik)
Diğer
taraftan, teknoloji
geliştirme bölgesinde veya ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilen
yazılımın Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri kapsamında ihraç edilmesi halinde, bu
ihracata ilişkin yüklenilen KDV'nin, 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre
indirim ve iade konusu yapılması mümkündür.
Konuyla ilgili örneklere
aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1: Teknoloji Geliştirme
Bölgesinde faaliyette bulunan bir firmanın, bu bölgede ürettiği "hastane bilgi
yönetim sistemleri yazılımı programı" satışı ile bu yazılıma yönelik güncelleme
işi Kanunun geçici 20/1 inci maddesine göre KDV'den istisna olacaktır.
Örnek 2:(A) Ltd. Şti.'nin
Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki faaliyetleri neticesinde ürettiği bir ürünün
lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı KDV'den istisnadır.
Ancak, söz konusu ürünün seri üretime tabi tutulup pazarlanmasından elde edilen
kazancın istisnadan yararlanması mümkün değildir. Ayrıca, Teknokent binası
içinde telefon ve internet yardımı ile satış sonrasında müşterilere çağrı
destek hizmeti verilmesi durumunda bu hizmetler KDV istisnası kapsamında
değerlendirilmez.
Örnek 3: Teknoloji Geliştirme
Bölgesinde yönetici şirket olarak faaliyette bulunacak olan (D) Bilim ve
Teknoloji A.Ş. tarafından yapılacak teslim ve hizmetler genel hükümler
çerçevesinde KDV ye tabi olacak, ancak, bu Şirketin teknoloji geliştirme
bölgesinde faaliyette bulunması durumunda bu faaliyetleri neticesinde üreteceği
sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama
yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinde Kanunun geçici 20/1inci maddesi
uyarınca KDV istisnası uygulanacaktır.
3. Milli Eğitim Bakanlığına
Bilgisayar ve Donanımlarının Bedelsiz Teslimleri ile Bunlara İlişkin Yazılım
Teslimi ve Hizmetleri
3065 sayılı Kanunun
geçici 23 üncü maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve
donanımlarının bedelsiz teslimleri ile bunlara ilişkin yazılım teslimi ve
hizmetleri ile bu mal ve hizmetlerin bağışı yapacak olanlara teslim ve ifası, 31/12/2023 tarihine kadar KDV'den
istisna edilmiş, bu kapsamda yapılan teslim ve hizmet ifaları için yüklenilen
vergilerin vergiye tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirileceği,
indirimle giderilemeyen vergilerin iade edilmeyeceği ve Maliye Bakanlığının
istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına
alınmıştır.
Bu hüküm uyarınca söz
konusu istisna aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecektir.
3.1. İstisnanın
Kapsamı
Bu istisna;
- Bilgisayar ve donanımları ile
bunlara ilişkin yazılımların Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına
bedelsiz olarak teslimi ve/veya ifası ile
- Bu mal ve hizmetlerin bağışını yapacak
olanlara teslim ve/veya ifasında
geçerlidir.
Bu kapsamda, bilgisayar donanımları
(mouse, klavye, antivirüs programları, data kablosu-montaj kablosu gibi),
internet ve network ürünleri (modem, switch, kablolama), tarayıcı gibi ürünler
ile işletim sistemi ve güvenlik yazılımlarının Milli Eğitim Bakanlığına (okul
aile birliği dahil) bedelsiz teslimi ve/veya ifası ile bedelsiz teslimi yapacak
olanlara teslimi ve/veya ifasında Kanunun geçici 23 üncü maddesi kapsamında KDV
uygulanmaz.
Bilgisayar donanımı ve bunlara
ilişkin yazılım dışında kalan çevre birimlerinin (akıllı tahta, bilgisayara
bağlanarak kullanılma imkanı olsa dahi bilgisayar donanımı olarak kabul
edilmesi mümkün olmayan projeksiyon cihazı ve aparatı, bilgisayar çantası, ses
sistemi, yazıcı, notebook soğutucusu,
televizyon, barkod okuyucu, kesintisiz güç kaynağı, dijital video ve
fotoğraf makinesi gibi ürünler) teslimi Kanunun geçici 23 üncü maddesi
kapsamında değerlendirilmez ve bunların tesliminde genel hükümlere göre KDV
hesaplanır.
Bilgisayar ve donanımlarının
doğrudan Milli Eğitim Bakanlığına bedelsiz tesliminde, Kanunun (17/2-b) maddesi
hükmü uyarınca KDV istisnası uygulanır. Ancak, bu ürünlerin Milli Eğitim
Bakanlığına bedeli mukabilinde tesliminde Kanunun (17/2-b) ve geçici 23 üncü
maddesine göre KDV istisnası uygulanması söz konusu değildir.
3.2. İstisnanın
Uygulanması
3.2.1. İstisna
Belgesinin Düzenlenmesi
3065 sayılı Kanunun
geçici 23 üncü maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına
bedelsiz bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımları teslim
ve/veya ifa etmek isteyen kişi veya kuruluşlar, İl veya İlçe Milli Eğitim
Müdürlükleri nezdinde görevlendirilen koordinatörlüklere başvururlar.
İl veya ilçe koordinatörlükleri bu
başvuru üzerine bedelsiz olarak teslim ve/veya ifa edilmek istenen
bilgisayarlar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların teknik açıdan
uygun olup olmadığı hususunda gerekli değerlendirmeyi yapar ve uygun bulunması
halinde, bedelsiz teslimde bulunacak kişi veya kuruluş adına örneği Tebliğ
ekinde yer alan istisna belgesini (EK:17) düzenler.
Düzenlenecek istisna belgesine bedelsiz teslim ve/veya ifa edilecek bilgisayar
ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların nitelik ve adedini gösteren bir
listede eklenir.
3.2.2. KDV Mükelleflerince Yapılacak
Bedelsiz Teslim ve/veya İfalarda İstisna Uygulaması
İl veya İlçe Milli Eğitim
Müdürlükleri bünyesindeki koordinatörlükler tarafından adlarına bedelsiz
bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların teslim ve/veya
ifasında bulunmak amacıyla istisna belgesi düzenlenen KDV mükellefleri, söz
konusu mal ve hizmetleri KDV ödeyerek ya da KDV ödemeksizin temin edebilirler.
Milli Eğitim Bakanlığına bedelsiz teslim ve/veya ifa edecekleri bilgisayarlar
ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımları, KDV ödemeksizin temin etmek
isteyen mükellefler, adlarına düzenlenmiş olan istisna belgesi ve ekli listeyi
satıcılara ibraz ederek istisna kapsamında işlem yapılmasını talep ederler. Bu
şekilde talepte bulunulmaması durumunda ise Milli Eğitim Bakanlığına bedelsiz
bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların teslim ve/veya
ifasında bulunacaklara yapılacak satışlarda istisna kapsamında işlem yapılmaz.
Satıcılar
istisna kapsamında işlem yapılmasının talep edilmesi üzerine belge sahibi adına
düzenleyecekleri faturada KDV hesaplamazlar. Düzenlenen bu faturaya "..........
İl / İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği ..... tarih ve ........ sayılı
belge uyarınca KDV uygulanmamıştır." ibaresi not olarak düşülür; ayrıca
istisna belgesinin düzenleyen makamca onaylı bir örneği eki ile birlikte
gerektiğinde yetkili makamlara Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri
çerçevesinde ibraz edilmek üzere karşı taraftan alınır.
Yukarıda
belirtilen şekillerde temin edilen bilgisayar ve donanımları ile bunlara
ilişkin yazılımları Milli Eğitim Bakanlığına bedelsiz teslim ve/veya ifasında
bulunacak mükellefler de düzenleyecekleri faturalarda adlarına düzenlenen
istisna belgesine ait bilgilere yer vermek suretiyle KDV hesaplamazlar. Bu
şekilde bedelsiz teslim ve/veya ifada bulunan mükelleflerin sahip oldukları
istisna belgesini eki ile birlikte Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz
hükümleri çerçevesinde saklayacakları da tabiidir.
3.2.3. KDV Mükellefi
Olmayanlarca Yapılacak
Bedelsiz Teslim ve/veya İfalarda İstisna Uygulaması
İl veya İlçe Milli Eğitim
Müdürlükleri bünyesindeki koordinatörlükler tarafından adlarına bedelsiz
bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların teslim ve/veya ifası
hususunda istisna belgesi düzenlenen KDV mükellefi olmayan kişi veya
kuruluşlar, bedelsiz teslim ve/veya ifa edecekleri bilgisayar ve donanımları
ile bunlara ilişkin yazılımları piyasadan KDV ödemeksizin temin ederler.
Buna göre bedelsiz bilgisayar
ve donanımları
ile bunlara ilişkin yazılımları Milli Eğitim Bakanlığına bedelsiz teslim
ve/veya ifa edecek istisna belgesine sahip KDV mükellefi olmayan kişi veya
kuruluşlar, satıcılara istisna belgelerini ibraz ederek, kendilerine yapılacak
teslim ve/veya ifalarda KDV uygulanmamasını talep ederler.
Satıcılar, bu
talep üzerine istisna belgesinde nitelik ve adedi gösterilen bilgisayar ve
donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların teslim ve/veya ifalarına ilişkin
düzenleyecekleri faturada Tebliğin (II/G-3.2.2.) bölümünde belirtilen notu
düşmek suretiyle KDV hesaplamazlar. Ayrıca, istisna belgesinin düzenleyen
makamca onaylı bir örneği, eki ile birlikte gerektiğinde yetkili makamlara
Vergi Usul Kanununun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde ibraz edilmek
üzere karşı taraftan alınır.
3.2.4. Nakdi Bağışlarla
Alınacak Bilgisayarlarda İstisna Uygulaması
Milli Eğitim
Bakanlığına, bilgisayar ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımların alımı
şartı ile yapılan nakdi bağışların, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
kullanımında da İl veya İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri nezdinde görevlendirilen
koordinatörlüklerin bağış sahibi adına istisna belgesi düzenlemek suretiyle
Tebliğin (II/G-3.2.3.) bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem
yapmaları mümkündür.
3.3. İndirim
Kanunun geçici 23 üncü maddesinin
ikinci fıkrası
uyarınca, KDV ödeyerek satın aldıkları bilgisayar ve donanımlar ile bunlara
ilişkin yazılımları Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara bedelsiz teslim
eden mükellefler ile bedelsiz teslim ve/veya ifada bulunacak bu kişi veya
kuruluşlara istisna kapsamında satış yapan mükellefler, yüklendikleri vergileri
3065 sayılı Kanunun 29 ve 34 üncü maddelerindeki genel esaslar dahilinde
indirim konusu yaparlar. Ancak, KDV'den istisna edilen söz konusu teslim ve
hizmetler nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılan verginin iadesini
talep edemezler.
4.Konut Yapı
Kooperatiflerinin Üyelerine Konut Teslimleri ile Konut Yapı Kooperatiflerine
Yapılan İnşaat Taahhüt İşleri
4.1.Konut Yapı
Kooperatiflerinin Üyelerine Konut Teslimleri
3065 sayılı Kanunun
geçici 28 inci maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina
inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince üyelerine yapılan konut
teslimlerinin KDV'den müstesna olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu madde hükmüne göre,
3/7/2009 tarihinden önce bina
inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut
teslimleri KDV'den istisnadır.
3/7/2009 tarihinden sonra bina
inşaat ruhsatı alınmış olması halinde ise üyelere yapılan150 m²ye kadar konut
teslimlerinde (% 1), 150 m²nin üstündeki konut teslimlerinde ise (% 18) oranında KDV
hesaplanır. Ayrıca, üyeler dışında üçüncü şahıslara yapılan konut teslimleri
ile kooperatif üyelerine bile olsa işyeri teslimleri genel hükümler
çerçevesinde KDV'ye tabidir.
3065 sayılı Kanunun
20 nci maddesi uyarınca konut yapı kooperatiflerinin inşa ettikleri konutların
üyelerine tesliminin karşılığını teşkil eden bedel, vergiyi doğuran olayın
meydana geldiği tarihte üyeler tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar
toplamı olacaktır.Ancak, üyelerden toplanan aidatlara, kat karşılığında verilen
arsaya ilişkin bedelin dahil olmaması durumunda, matrahın tespitinde arsa
bedelinin her bir üyeye düşen kısmı ile her bir üye tarafından ödenen veya
borçlanılan tutarlar birlikte dikkate alınır.
Diğer
taraftan, konut yapı kooperatiflerinin mükellefiyet tesisi konusunda ise
aşağıdaki şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
Geçici 28 inci maddenin yayımlandığı
3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış olması halinde bu
ruhsatlara dayanılarak inşa edilecek konutların üyelere tesliminde (vergiye
tabi başka işlemleri bulunmamak kaydıyla) mükellefiyet tesis edilmesine ve
beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Bu kooperatiflerin 3/7/2009
tarihi itibarıyla
inşaat ruhsatı alınmamış başka arsalarının bulunması halinde, bu arsalarda inşa
edilecek konutlar için inşaat ruhsatı alınıncaya kadar adlarına mükellefiyet
tesis edilmesi gerekmez.
3/7/2009 tarihi itibarıyla arsası
olup bina inşaat ruhsatı almamış kooperatifler ile bu tarih itibarıyla hiç
arsası bulunmayan veya bu tarihten sonra kurulacak kooperatiflerin, bina inşaat
ruhsatı almadıkları müddetçe mükellefiyetleri tesis edilmez.
3/7/2009 tarihinden itibaren
bina inşaat ruhsatı alan konut yapı kooperatifleri adına, bina inşaat ruhsatının
alındığı tarihten itibaren KDV mükellefiyeti tesis edilir, vergiye tabi
işlemleri bulunmasa dahi sözü edilen konut yapı kooperatifleri tarafından
takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla KDV beyannamesi verilir.
4.2. Konut Yapı
Kooperatiflerine Yapılan İnşaat Taahhüt İşlerinde İstisna/İndirimli Oran
Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış
olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den istisna
edilmiştir. Bu madde çerçevesinde, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek
inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış
ise KDV'den istisna tutulur. Bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa
söz konusu işlere(% 1) oranında KDV uygulanır.
Konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli KDV
oranı (% 1) uygulanabilmesi için;
- Kooperatifin konut yapı
kooperatifi statüsünde olması,
- İşin konut
yapı kooperatifine yapılması,
- Yapılan işin
inşaat işi olması ve taahhüde dayanması,
gerekir.
Konut yapı
kooperatifleri üst birlikleri adına tescilli boş arsaların üye kooperatiflere
tahsisi durumunda, üst birlikler de kooperatif durumunda olduğundan, üye
kooperatiflere yapılan inşaat taahhüt işlerinde de istisna ya da indirimli
oranda KDV uygulanabilir. Yapı ruhsatlarının yapı sahibi bölümünde kooperatifin
yanı sıra üst birliğin adına da yer verilmesi istisna ya da indirimli oran
uygulanmasına engel teşkil etmez.
İstisna veya indirimli oran
uygulaması kapsamına girip girmediği konusunda Bakanlığımızca Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı'ndan alınan görüşler çerçevesinde inşaat taahhüt işi
olarak değerlendirilen işler girmektedir.
Konut yapı
kooperatiflerine yapılan ve inşaat işi niteliğinde olmayan veya taahhüde
dayanmayan hizmet ifaları ile mal teslimleri, istisna ya da indirimli oran
uygulamasından yararlanamaz. Dolayısıyla bu teslim ve hizmetlere genel hükümler
çerçevesinde KDV uygulanır.
Buna göre;
- Tek başına hafriyat işi,
- Muhasebecilik,
- Plan-proje çizimi,
- Anayoldaki refüjlerin ağaçlandırılması
ve buralarda toprak üstünün bitki ile kapatılması,
- Kooperatife ait arazinin
çevresini kafes ve dikenli tel ile kapatma işi,
- Parselasyon,
- Aplikasyon (araziye
uygulama),
ve benzeri hizmetlerde istisna
ya da indirimli oran uygulanamaz.
Kooperatiflerin arsa alımlarında da
genel hükümler geçerlidir. Buna göre özel mülk konusu bir arsanın (müzayede
mahallinde yapılan satışı dışında) doğrudan kooperatiflere teslimi KDV'nin konusuna
girmemektedir. Ancak konut yapı kooperatiflerinin ticari bir işletmeye dahil
olan veya özel mülk konusu olmakla beraber müzayede mahallinde satılan bir
arsayı satın alması işlemi (Kanunun (17/4-r)maddesindeki istisna uygulaması
hariç), KDV'ye tabidir.
Diğer
taraftan, konut yapı kooperatiflerinin emanet usulüyle inşaat işi yaptırmaları
halinde, taşeron ve müteahhitler tarafından konut yapı kooperatiflerine yapılan
malzeme hariç işçilik hizmetlerinde, yalnızca işçilik hizmetlerine istisna veya
indirimli oran uygulanır. Bunun dışında inşaatta kullanılmak üzere piyasadan
satın alınan mal ve hizmetler ise genel hükümler çerçevesinde vergiye tabi
tutulur.
4.3. Konut Yapı
Kooperatiflerinin Arsa (Kat) Karşılığı İnşaat İşlerinde KDV Uygulaması
Arsa kat karşılığı inşaat işleri; arsa sahibi
tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi ile
müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri
teslimi şeklinde iki ayrı teslimden oluşmaktadır. (05.06.2018 tarihli ve 30442
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile değişik)
Bu kapsamdaki işlemler teslim
mahiyetinde olduğundan kat karşılığı inşaat işlerinde konut yapı
kooperatiflerine ifa edilen bir inşaat taahhüt işinden söz edilemez.
Diğer
taraftan, üzerinde kat irtifakı kurulan konut yapı kooperatifine ait arsaların,
muhtelif müteahhit firmalara ya da diğer konut yapı kooperatiflerine inşaat
yapılmak üzere teslimi de inşaat taahhüt işi kapsamında mütalaa edilmez.
Müteahhit firmalar veya konut yapı kooperatifleri tarafından bir konut yapı
kooperatifine ait arsalar üzerinde yapılacak olan konutlar için kat karşılığı
anlaşma yapılması durumunda, yapı sahibi kooperatife konut tesliminde istisna ya
da inşaat taahhüt işi kapsamında indirimli oran uygulamasından söz
edilemeyeceği için genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanır.
4.4.İstisna
Kapsamındaki İşlemlerde İndirim
İnşaat ruhsatını 29/7/1998
tarihinden önce almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt
işlerine ait istisna, kısmi istisna niteliğinde olduğundan, istisna kapsamında
işlem yapan mükelleflerin bu işlerle ilgili olarak yüklendikleri vergileri
indirim konusu yapmaları Kanunun (30/a) maddesine göre mümkün değildir.
Yüklenilen ancak indirimi mümkün olmayan bu vergiler, Kanunun (30/d) maddesi
hükmü göz önünde tutulmak şartıyla gelir ve kurumlar vergisi yönünden gider
veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir.
5.Bireysel Emeklilik Tasarruf
ve Yatırım
Sistemine Taşınmaz ve İştirak Hissesi Devri
3065 sayılı Kanunun
geçici 31 inci maddesinde;
"28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel
Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun geçici 1 inci maddesinin
beşinci fıkrası uyarınca üyelerine veya çalışanlarına emekliliğe yönelik
taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu
veya sair ticaret şirketleri nezdinde 16/4/2012 tarihi itibarıyla mevcut
bulunan emeklilik taahhüt planları kapsamındaki yurt içi ya da yurt dışındaki
birikimler ve taahhütlere ilişkin tutarların (plan esaslarına göre aktarım
tarihine kadar mutat yapılan ödemeler nedeniyle oluşanlar dahil) kısmen veya
tamamen bireysel emeklilik sistemine aktarılması amacıyla taşınmaz ve iştirak
hisselerinin (müzayede mahallinde satışı dahil) devir ve teslimi 31/12/2017
tarihine kadar uygulanmak üzere KDV'den müstesnadır. Bu istisna, aktarılan
tutarla orantılı olarak uygulanır.
Maliye Bakanlığı, bu
maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
İstisnanın kapsamını, bireysel
emeklilik taahhüt planı esasları çerçevesinde aktarım tarihine kadar yapılan
düzenli ödemelerin bu sisteme aktarılmak üzere müzayede mahallinde yapılan
satış da dahil olmak üzere taşınmaz ve iştirak hisselerinin devir ve teslimleri
oluşturmaktadır. 31/12/2015 tarihine kadar uygulanacak söz konusu istisna
kapsamında işlem yapan mükelleflerin bu işlere ilişkin olarak yüklendikleri
vergiler Kanunun (30/a) maddesi uyarınca indirim konusu yapılamaz.
6. Şehir İçi Ulaşım
Sistemleri ve Bunlara İlişkin Tesislerin Devir ve Teslimleri
3065 sayılı Kanunun
geçici 32 inci maddesinde;
"Şehir içi raylı ulaşım
sistemleri, metro, tramvay, teleferik, telesiyej ve füniküler ile bunların
hatları, istasyonları, yolcu terminalleri ve durakları ve bu iş ve işlemlerle
ilgili tesisler ile eklenti veya bütünleyici parçalarının Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme Bakanlığı, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları arasında
yapılacak devir ve teslimleri 31/12/2028 tarihine kadar katma değer vergisinden
müstesnadır.
Bu kapsamda yapılan teslim
ve hizmet ifaları için yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler nedeniyle
hesaplanan vergiden indirilir. İndirimle giderilemeyen vergiler iade edilmez.
Maliye Bakanlığı, istisnaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
İstisna uygulaması, 31/12/2028
tarihine kadar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile belediyeler ve
bunların bağlı kuruluşları arasında yapılacak şehir içi raylı ulaşım
sistemleri, metro, tramvay, teleferik, telesiyej ve füniküler ile bunların
hatları, istasyonları, yolcu terminalleri ve durakları ve bu iş ve işlemlerle
ilgili tesisler ile eklenti veya bütünleyici parçalarının devir ve teslimlerini
kapsamakta olup, söz konusu istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin, bu
işlere ilişkin olarak yüklendikleri vergileri indirim konusu yapmaları
mümkündür.
7.
Taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumuna Devir ve Teslimi ile Bu Taşınmazların
Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Devir ve Teslimleri (16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile eklenmiştir)
3065
sayılı Kanunun geçici 33 üncü maddesinde;
"31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
geçici 41 inci maddesi kapsamında taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumuna devir
ve teslimi ile bu taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından (müzayede
mahallerinde yapılan satışlar dâhil) devir ve teslimi 31/12/2028 tarihine kadar
katma değer vergisinden müstesnadır.
Bu
kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından 30 uncu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmaz. Maliye Bakanlığı, istisnaya ilişkin usul
ve esasları belirlemeye yetkilidir."
hükmü
yer almaktadır.
Buna
göre,11/9/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 41 inci maddesi kapsamında
taşınmazların;
-
Sosyal Güvenlik Kurumuna devir ve teslimi,
-
Bu taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından (müzayede mahallerinde
yapılan satışlar dâhil) devir ve teslimi
31/12/2028
tarihine kadar KDV'den istisnadır.
Bu
kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından Kanunun (30/a) maddesi
hükmü uygulanmayacağından, söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen ve daha
önce indirim hesaplarına dahil edilmiş olan KDV tutarlarının, indirim
hesaplarından çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine gerek yoktur. Bu işlemler
nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen verginin iadesinin talep
edilmesi mümkün değildir.
8. Belediye ve İl Özel İdarelerinin
27/1/2017 Tarihinden Önce Yaptıkları Taşınmaz Satışları (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanuna 6770 sayılı Kanunla
eklenen geçici 36 ncı maddede;
"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce belediyeler ve il özel idareleri tarafından iktisadi işletme
oluşturmaksızın yapılan taşınmaz teslimlerinde katma değer vergisi aranmaz, bu
nedenle geçmişe dönük herhangi bir tarhiyat yapılmaz, daha önce yapılmış olan
tarhiyatlardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir,
tahakkuk eden tutarlar terkin edilir, tahsil edilen tutarlar red ve iade
edilmez.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
hükmü yer almaktadır.
Belediyeler ve il özel idarelerinin
taşınmaz satışları nedeniyle bünyelerinde iktisadi işletme oluşması halinde,
iktisadi işletmenin taşınmaz satışları genel hükümlere göre KDV'ye tabi olup,
bu iktisadi işletmelerin taşınmaz satışlarına 3065 sayılı Kanunun geçici 36 ncı
maddesi hükmünün uygulanması mümkün değildir.
Buna göre, belediye ve il özel
idarelerinin 27/1/2017 tarihinden önce yapmış oldukları ve iktisadi işletme
oluşturmamakla birlikte müzayede mahallinde yapılması nedeniyle KDV
hesaplanması gereken taşınmaz satışları üzerinden KDV hesaplanmamış ve beyan
edilmemiş olması durumunda, hesaplanmayan KDV, bu madde kapsamında belediye ve
il özel idarelerinden aranmayacaktır.
Diğer taraftan, belediye ve il özel
idarelerinin 27/1/2017 tarihinden önceki iktisadi işletme oluşturmayan taşınmaz
satışlarına ilişkin olarak vergi dairelerince geçmişe dönük herhangi bir KDV
tarhiyatı yapılmayacaktır. Ayrıca, 27/1/2017 tarihinden önce bu kapsamda vergi
dairelerince tarhiyat yapılmış olması ve bu tarhiyatlara karşı belediyeler veya
il özel idareleri tarafından dava açılmış olması halinde açılan davalardan
feragat edilmesi şartıyla tarhiyatlardan vazgeçilerek tahakkuk eden tutarlar
terkin edilecektir. Ancak, bu şekilde tahakkuk eden tutarların tahsil edilmesi
halinde tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyecektir.
9. Doğal Gaz Piyasası Kanununun Ek 1 inci Maddesi
Kapsamında Yapılan Devirler
(05.02.2021 / 31386 sayılı R.G. KDV Seri No
34 ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanuna 7257 sayılı Kanunla eklenen geçici
41 inci maddede;
"18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası
Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirler katma değer vergisinden
müstesnadır. Bu kapsamda yapılan işlemler için yüklenilen vergiler, vergiye
tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla
giderilemeyen vergiler iade edilmez. Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
Hükmü yer almaktadır.
İstisna uygulaması, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası
Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamındaki devirleri kapsamakta olup, söz konusu
istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak
yüklendikleri vergileri indirim konusu yapmaları mümkündür. Bununla birlikte,
söz konusu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen
verginin iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ğ. İSTİSNADAN vaZGEÇME VE İSTİSNALARIN
SINIRI
1. İstisnadan
Vazgeçme
3065 sayılı Kanunun
18 inci maddesine göre, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanlar, ilgili
vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için
vergiye tâbi tutulmalarını talep edebilirler. Bu talebin dilekçede belirtilen
ve dilekçe tarihinden sonra ifa edilen işlemlerin tamamını kapsaması şarttır.
Şu kadar ki, mükellefiyetin devam etmekte olan işlemlere şümulü yoktur.
Kamu menfaatine yararlı dernekler
ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş amaçlarına uygun
olarak işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri teslim ve hizmetlere
ilişkin istisnalar hariç olmak üzere, 17 nci maddenin (1) ve (2) numaralı
fıkralarıyla (3) numaralı fıkranın (a) ve (4) numaralı fıkranın (e) bentlerinde
yazılı istisnalar hakkında yukarıdaki (1) numaralı fıkra hükmü uygulanmaz.
İstisnadan vazgeçeceklerin talepleri
üzerine, vergi dairesince, vergi mükellefiyetleri talep tarihinden itibaren
tesis olunur. Bu şekilde mükellef olanlar üç yıl geçmedikçe mükellefiyetten
çıkamazlar. Mükellefler üç yıllık sürenin bitiminden önce mükellefiyetten çıkma
talebinde bulunmadıkları takdirde mükellefiyet yeniden üç yıl süre ile
uzatılmış sayılır.
1.1.Uygulama
Kanunun 18 inci maddesi
hükmüne göre istisnadan vazgeçmek isteyenler, vergi dairesine yapacakları yazılı
müracaatla vergiden istisna edilmiş işlemleri dolayısıyla vergiye tabi
tutulmalarını talep edebilirler. İstisnadan vazgeçme talebi işlem türleri
itibarıyla yapılır. Ancak, bu talebin, mükellefin vazgeçmek istediği istisna
kapsamında olan işlemlerin tamamını kapsaması şarttır.
İstisnadan vazgeçme talebinden önce
başlanmış işlerde bu hüküm uygulanmayacak, devam edilmekte olan bu işler
sonuçlanıncaya kadar istisna kapsamında işlem görecektir.
Bu durum, daha önce istisnadan
vazgeçmiş olan mükelleflerin devam etmekte olan işleri için de geçerli olup,
istisnadan vazgeçme tarihinden sonra KDV ye tabi olan işlemler sonuçlanmadıkça
bu işlemler için istisna uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Bu işlemler
sonuçlandıktan sonra, üç yıllık sürenin bitiminden önce başvurulması halinde,
tekrar istisna uygulanması mümkün bulunmakta olup, istisna kapsamına alınmak
için üç yıllık sürenin bitim tarihinden önce verilecek olan dilekçe, söz konusu
işlemler sonuçlandıktan sonra hüküm ifade edecektir. Dilekçenin zamanında
verilmesi halinde, işlemler sonuçlandıktan sonra ayrıca dilekçe verilmesine
gerek bulunmamaktadır.
3065 sayılı Kanun
uyarınca vergiden istisna tutulan işlemlerde, Kanunun 18 inci maddesi
kapsamında istisnadan vazgeçilmedikçe KDV hesaplanmaz. İstisnadan vazgeçen
mükelleflerin ise, alımlarının KDV ye tabi olup olmadığına bakılmaksızın,
teslimleri KDV ye tabi olacaktır.
İstisnadan vazgeçeceklerin
mükellefiyetleri talep tarihinden itibaren vergi dairesince tesis olunur. Bu
şekilde mükellef olanlar mükellefiyete giriş tarihinden itibaren üç yıl
geçmedikçe mükellefiyetten çıkamazlar. Mükellefler üç yıllık sürenin bitiminden
önce mükellefiyetten çıkmak için talepte bulunmadıkları takdirde, mükellefiyet
üç yıl daha uzayacak olup, bu süre dolmadan tekrar istisna kapsamında işlem
yapılması mümkün değildir. Mükellefiyetten çıkmak için yapılacak başvuru üçüncü
yılın son gününe kadar yapılabilir.
1.2. İstisnadan
Vazgeçmenin Mümkün Olmadığı Durumlar
Kanunun 18 inci maddesinin 2 nci
fıkrasına
göre, kamu menfaatine yararlı dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi
muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş amaçlarına uygun olarak işletmek veya
yönetmek suretiyle ifa ettikleri teslim ve hizmetlere ilişkin istisnalar hariç
olmak üzere, 17 nci maddenin birinci ve ikinci fıkralarıyla üçüncü fıkranın
(a) ve dördüncü fıkranın (e) bentlerinde yazılı istisnalardan vazgeçmek mümkün
değildir.
Buna göre, sözü
edilen 18 inci maddenin 2 nci fıkrasında sayılanlar hariç olmak üzere, vergiden
istisna edilmiş işlemleri yapanlar, diledikleri takdirde vergi dairesine
başvurarak bu işlemleri dolayısıyla vergiye tabi tutulmalarını isteyebilirler.
lll. MATRAH, NİSPET VE İNDİRİM
A - MATRAH
3065 sayılı
Kanundamatrah, teslim ve hizmet işlemlerine, ithalata, uluslararası yük ve
yolcu taşımalarına göre ayrı maddeler halinde düzenlenmiş, özel matrah
şekilleri ise ayrıca belirtilmiştir.
1. Teslim ve Hizmet
İşlemlerinde
Matrah
1.1. Genel Açıklama
3065 sayılı Kanunun
(20/1)inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin
karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmıştır.
Bedel deyimi ise Kanunun
(20/2) nci maddesinde tanımlanmıştır.
Buna göre bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut
bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa
olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan
ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade
etmektedir.
Her ne suretle olursa olsun
müşteriden alınan veya bunlarca borçlanılan para, bedel kavramına girdiği gibi,
müşteriden para yerine alınan mal, hizmet, menfaat ve benzeri değerler (hisse
senedi, tahviller ve ayni nitelikteki değerler gibi) de bedel kavramına
dahildir.
Bedelin mal ve diğer
suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler
olması halinde verginin matrahı, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemlerde
olduğu gibi işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücretidir. Aynı
şekilde, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük
olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de
matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücreti esas alınır.
Bedelin döviz ile hesaplanması halinde
ise döviz, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği günkü Resmi Gazetede yayımlanan
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına
çevrilir. Merkez Bankasınca Resmi Gazetede ilan edilmeyen dövizlerin Türk
parasına çevrilmesinde ise cari döviz kuru esas alınır.
1.2. Tarifeli İşler ile
Bedelin Biletle Tahsil Edildiği Hallerde Matrah
3065 sayılı Kanunun
(20/4)üncü maddesinde, belli bir
tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği
hallerde tarife ve bilet bedeli KDVdahil edilerek tespit olunur ve vergi
müşteriye ayrıca intikal ettirilmez hükmüne yer verilmiştir.
Bu hallerde, tarife veya bilet
bedeli üzerinden iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.
Hesaplanan KDV ise tarife veya bilet üzerinde ayrıca gösterilmez ancak tarife
veya bilet üzerinde bedele KDV'nindahil olduğu belirtilir. Böyle bir belirleme
olmaması halinde, belirtilen tutar üzerinden KDV ayrıca hesaplanır.
Perakende satış safhasına
kadar olan imalatçı veya toptancı safhalarındaki teslimlerde, vergi dahil
perakende satış fiyatları dikkate alınmaksızın teslim karşılığında tahakkuk
ettirilen gerçek bedeller üzerinden KDV hesaplanır. Bu malların perakende
satışını yapanlar, vergi dahil olarak önceden tespit edilen fiyatlar üzerinden
satış yaparak ayrıca KDV hesaplamazlar. Ancak vergili satış bedeline iç yüzde
oranı uygulamak suretiyle bedele dahilKDV'yi tespit ederek ayırırlar. Bu
şekilde hesaplanan KDV'den mal alımları sırasında ve sair suretle ödenen katma
değer vergilerinin indirilebileceği tabiidir.
Otobüslerle yapılan şehirlerarası
yolcu taşımacılığında, otobüs şirketleri, taşımacılık işini başka otobüs
sahiplerine yaptırsalar bile, kendi adlarına kestikleri bütün biletlerle ilgili
KDV'yi kendileri beyan ederler. Bilet bedelleri KDV dahil olarak tespit
edileceğinden, beyan edilecek vergi, iç yüzde yoluyla hesaplanacaktır. Öte
yandan bağımsız otobüs sahipleri şirkete yaptıkları taşıma hizmetinin bedeli
üzerinden KDV hesaplarlar ve düzenleyip şirkete verdikleri faturalarda ayrıca
gösterirler. Bu şekilde gösterilen vergi, otobüs şirketleri tarafından yolcu
biletleri üzerinden hesaplanan KDV'den genel hükümler çerçevesinde
indirilebilir.
2. İthalatta Matrah
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6
3065 sayılı Kanunun 21
inci maddesine göre, ithalatta KDV matrahına;
- İthal edilen
malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet
esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf veya müstesna olması
halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı
hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,
- İthalat
sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,
- Gümrük beyannamesinin tescil
tarihine kadar yapılan
diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden
hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler,
- 4760 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın
teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı, (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
dahil olacaktır.
4458 sayılı Gümrük
Kanununun 24
üncü maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli
olup, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta satış bedeli, 27 ve 28 inci
maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek
fiyattır. 24 üncü maddeye göre belirlenemeyen gümrük kıymeti ise sırayla 25 ve
26 ncı madde hükümlerine göre tespit edilir.
İthal edilen eşyanın gümrük
vergisine esas olan kıymeti yukarıda belirtildiği şekilde bulunur ve beyan
edilir. Madde metninde yer alan, "... gümrük vergisinin kıymet esasına
göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde..."
ibaresi ancak beyannamenin verilmediği veya verilemediği hallere münhasırdır.
Bu durumda, ithal edilen malın gümrük vergisine esas olan kıymeti yani verginin
matrahı, sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeridir. Bu değeri tespit
etmek için gerekli belgeler bulunmadığı takdirde, malın gümrük idaresince resen
tayin ve tespit olunan değeri, verginin matrahı olur.
İthalat KDV matrahı tespit
edilirken, yukarıda açıklandığı şekilde belirlenen gümrük kıymetine, ithalat
sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar dahil edilir. Bunlar,
gümrük vergisi ve belediye payı, rıhtım resmi, damga resmi ve benzeri ithalat
işlemi nedeniyle ortaya çıkan yükümlülüklerdir.
Ayrıca, gümrük
beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve munzam sigorta
ücreti, destekleme ve fiyat istikrar fonu ve konut fonuna katılma payları gibi
ödemeler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan ve yine gümrük beyannamesinin
tescil tarihine kadar oluşan fiyat farkı ve kur farkı gibi ödemeler KDV'nin
matrahına dahildir.
Bu kapsamda, örneğin, ithal
edilen eşyanın gümrük antreposuna konulduğu tarihten gümrük beyannamesinin
tescil tarihine kadar geçen süre için ödenen ardiye ücreti üzerinden KDV
Kanununun (17/4-o) maddesine göre KDV hesaplanmadığından vergilendirilmeyen bu
tutar, ithalatta KDV matrahına dahil edilir. Malın, ithalat işlemi
gerçekleştikten sonra da gümrük antreposunda kalmaya devam etmesi durumunda
gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar verilen hizmet için ayrı bir fatura
düzenlenebileceği gibi antrepodan çekiş sırasında işlem için tek bir fatura da
düzenlenebilir. Bu durumda gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar verilen
ardiye hizmet bedeline isabet eden tutar, fatura üzerinde ayrıca gösterilir ya
da "İşlem bedelinin … TL'si gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar verilen
hizmet bedeline aittir." şeklinde bir açıklama yapılır.
7555 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 3065 sayılı KDV
Kanununun 21 inci maddesinde yapılan düzenleme çerçevesinde, 4760 sayılı ÖTV
Kanununun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı
ithal edilen malın teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı,
ithalatta KDV matrahına dahil edilmiştir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
4760 sayılı ÖTV Kanununun 16 ncı maddesinin (4)
numaralı fıkrasında, (I) sayılı listedeki malların ithalinde, ödenecek ÖTV'ye karşılık olmak üzere türü, tutarı ve
çözümüne ilişkin usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmek
suretiyle teminat alınacağı hüküm altına alınmıştır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4)
numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen (I) sayılı listedeki
malın teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı ithalatta KDV matrahına dahil
edilecek olup, bu tutar dahil malın ithalat bedeli üzerinden KDV
hesaplanacaktır. İthalat sırasında ödenen ve gümrük makbuzu üzerinde gösterilen
KDV'nin, mükellefler tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Diğer taraftan, 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı
listedeki malların yukarıdaki şekilde ithal edildikten sonra ithalatçıları
tarafından yurt içinde tesliminde, ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli
üzerinden KDV hesaplanması gerektiği tabiidir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Örnek (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir): İthalatçı
(A) A.Ş.nin ithal edeceği 20.000.000 TL tutarındaki ÖTV Kanununa ekli (I)
sayılı listedeki mal için hesaplanıp teminata bağlanan ÖTV tutarı 5.000.000
TL'dir. İthalatçı (A) A.Ş. tarafından, malın ithal bedeli ile hesaplanıp
teminata bağlanan 5.000.000 TL ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli olan
25.000.000 TL üzerinden hesaplanan (25.000.000x% 20) 5.000.000 TL KDV ilgili
gümrük idaresine ödenmek suretiyle ithalat işlemi gerçekleştirilir ve ödenen
KDV tutarı ithalatçı tarafından indirim konusu yapılır.
İthalatçı
(A) A.Ş., ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan bu malı 5.000.000 TL
ÖTV tutarı hariç 22.000.000 TL karşılığında (B) A.Ş.ye satmıştır. Bu satış
işlemine ilişkin ithalatçı (A) A.Ş. tarafından düzenlenecek olan faturada, söz
konusu ÖTV tutarı dahil toplam teslim bedeli olan 27.000.000 TL üzerinden
(27.000.000x% 20) 5.400.000 TL tutarında KDV hesaplanarak beyan edilir.
3. Uluslararası Yük ve
Yolcu Taşımalarında Matrah
3065 sayılı Kanunun 22
nci maddesi hükmüne göre,ikametgahı, kanuni merkezi ve iş merkezi
Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yabancı ülkelerle Türkiye arasında yapılan
taşımacılık ile transit taşımacılıkta şahıs ve ton başına kilometre itibarıyla
yurt içi emsaller göz önüne alınmak suretiyle matrah tespitine Maliye Bakanlığı
yetkili kılınmıştır. Ancak uluslararası taşımacılık işi, 84/8889 sayılı
Kararname ile bütünüyle istisna kapsamına alındığından, böyle bir belirleme
yapılmamıştır.
4. Özel Matrah
Şekilleri
3065 sayılı Kanunun 23
üncü maddesinde, bazı teslim ve hizmetlerin matrahlarının tespiti açısından
özel düzenleme getirilmiştir.
Münhasıran vergisi
önceki safhalarda beyan edilerek ödenen özel matrah şekline tabi işlemlerle
uğraşan mükelleflerin, KDV mükellefiyetleri tesis edilmez. Ancak, bu kapsamda
işlem yapan ve başka işlemleri nedeniyle KDV mükellefi olanlar, özel matrah
şekline tabi işlemlerini de beyannamelerinin "Sonuç Hesapları" kulakçığındaki
"Özel Matrah Şekline Tabi İşlemlerde Matraha Dahil Olmayan Bedel" satırında
gösterirler.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun
(23/g) maddesi ile
Maliye Bakanlığı özel matrah şekilleri tespit etmeye yetkili kılınmıştır.
Bu düzenlemelere göre özel
matrah şekli tespit edilen işlemler aşağıda açıklanmıştır.
4.1. Şans Oyunları,
Profesyonel Gösteriler ve Açık Artırmalar
Spor-Toto oyununda ve Milli Piyango dahil her türlü
piyangoda, oyuna ve piyangoya katılma bedeli; at yarışları ve diğer
müşterek bahis ve talih oyunlarında bu yarış ve oyunlara katılma karşılığında
alınan bedel ile bunların icra edildiği mahallere giriş karşılığında alınan
bedel; profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile
profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve
yarışmalar tertiplenmesi ve gösterilmesinde bunların icra edildiği mahallere
giriş karşılığında alınan bedel ile bu mahallerde yapılan teslim ve hizmetlerin
bedeli; gümrük depolarında ve müzayede salonlarında yapılan satışlarda kesin
satış bedeli ile 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu
kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan
çekecek olanlara tesliminde, senedin en son işlem gördüğü borsada oluşan değeri
KDV'nin matrahıdır.
4.2. Altın
ve Gümüşten Mamul Eşya Teslimleri
Özelgeler 1 2
4.2.1. Altından Mamul
Eşya
3065 sayılı Kanunun (17/4-g)
maddesi gereğince külçe altın teslimleri dahilde ve ithalde KDV'den istisna
edilmiştir. Ancak, altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile
sikke altınların teslim ve ithali KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Söz konusu mamullerin teslim
ve ithalinde ise matrah, 3065 sayılı Kanunun (23/e)
maddesi gereğince, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan miktardır.
İthalat veya dahilden satın alma
yoluyla temin edilen külçe altından bizzat imal edilen veya fason olarak imal
ettirilen veya teslim edildiği şekilde satın alınan ziynet eşyası ile sikke
altınların tesliminde, satış bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer
alan külçe altının, Borsa İstanbul'da işlem yapılan son resmi işgününde külçe
altın için oluşan kapanış fiyatı esas alınmak ve satılan mamulün ayarı göz
önünde tutulmak suretiyle tespit edilen has bedeli düşüldükten sonra kalan
miktar,KDV'nin matrahı olacaktır. Borsada işlem gerçekleşmeyen günler için söz
konusu eşyalar ile sikke altınların bünyesinde yer alan külçe altına isabet
eden tutarın hesaplanmasında daborsada işlem yapılan en son resmi işgününde
oluşan kapanış fiyatının esas alınacağı tabiidir.
Diğer
taraftan, külçe altından (hurda altın dahil) altın mamulü veya altın ihtiva
eden eşya imalatı ile uğraşanların yaptıkları işler karşılığında aldıkları
ücretler üzerinden ayrıca KDV hesaplayacakları tabiidir.
4.2.2. Gümüşten Mamul Eşya
3065 sayılı Kanunun
(17/4-g)maddesine göre külçe gümüş
teslimleri KDV'den istisnadır. 3065 sayılı Kanunun (16/1-a) maddesi
hükmü gereğince, söz konusu istisna külçe gümüş ithalatında da uygulanır.
Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun
(23/g) maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, gümüşten mamul veya gümüş ihtiva
eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde özel matrah şekli uygulanması uygun
görülmüştür.
Buna göre, gümüşten mamul veya
gümüş ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde ve ithalatında KDV
matrahı, teslim bedelinden külçe gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan miktar
olarak belirlenmiştir.
İşlemin yapıldığı gündeki külçe
gümüş bedeli olarak, gümüş borsası faaliyete geçinceye kadar Etibank tarafından
belirlenen fiyat, borsanın faaliyete geçmesinden sonra ise "Borsa İstanbul
Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası"nda oluşan fiyat esas
alınacaktır.
Gümüşten mamul veya gümüş
ihtiva eden eşyalar ile sikke gümüş teslimlerinde ve ithalatında, satış
bedelinden teslim konusu mamulün bünyesinde yer alan külçe gümüşün, Borsa
İstanbul'da işlem yapılan son resmi işgününde külçe gümüş için oluşan kapanış
fiyatı esas alınmak ve kullanılan gümüşün ayarı göz önünde tutulmak suretiyle
tespit edilen külçe gümüş bedeli düşüldükten sonra kalan tutar KDV'nin matrahı
olacaktır.
4.3. Gazete, Dergi
ve Benzeri Periyodik Yayınlar
Gazete, dergi ve benzeri
periyodik yayınların
satışlarında perakende safhaya ait KDV, doğrudan perakendeci bayiye satış yapan
başbayiler tarafından, bu safhanın karını da ihtiva edecek şekilde hesaplanıp
ödenir. Bu durumda, sözü edilen yayınların perakende satış fiyatları vergili
olarak tespit edilip üzerlerine tek tutar halinde yazılır.
Perakendeci bayiye satış yapanlar
iç yüzde yoluyla vergiyi hesaplar ve beyan ederler.
Bu yayınların
perakende satışını yapan gazete bayileri, kendi satışlarında vergi uygulamaz,
KDV beyannamesi veriyorlarsa bu neviden satışlarını beyannameye dahil etmezler.
Perakendecilerin tüketiciye satışta vergili fiyat üzerinden yapacakları
indirimler vergi hesabında dikkate alınmaz.
Öte yandan bu yayınların,
perakendeciye doğrudan satış yapılan safhaya kadar olan (bu safha dahil)
teslimleri 3065 sayılı Kanunun genel hükümlerine göre vergilendirilir.
Perakendeci safhanın özel
matrah şekillerine göre vergilendirildiği hallerde, iadeler, 3065 sayılı
Kanunun 35 inci maddesindeki hükümlere göre işlem görür. Perakendecilerin
iadeleri, vergili alış bedeli üzerinden gerçekleştirilir, geri alınan bu
mallarla ilgili KDV, perakendecinin vergisini hesaplayıp beyan etmekle yükümlü
satıcı tarafından düzeltme konusu yapılır.
4.4. Tütün Mamulü
Teslimleri
Perakendeci bayiler tarafından
yapılan tütün mamullerinin satışlarına ait KDV, bayilere satış yapan
mükellefler tarafından bayilerin kârını da ihtiva edecek şekilde hesaplanıp
bayilere teslimin yapıldığı dönemde beyan edilir.
Bu maddeleri satın alan
bayilerce KDV açısından her hangi bir işlem yapılmaz, bayiler bu satışlarına
ilişkin olarak düzenledikleri fatura ve benzeri vesikalarda da KDV'yi
göstermezler.
4.5. Belediyeler
Tarafından
Yapılan Şehir İçi Yolcu Taşımacılığı
3065 sayılı Kanunun
(23/g) maddesi hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak, belediyeler tarafından
yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında kullanılan biletlerin ve kartların
bayiler tarafından satışında, özel matrah şekline göre vergileme yapılması
uygun görülmüştür.
Buna göre, belediyeler ve bağlı
işletmeleri tarafından yapılan şehiriçi yolcu taşımacılığında (metro dahil)
kullanılan bilet ve kartların, bu işletmeler dışındaki bayiler tarafından
yolculara satışına ilişkin KDV, bayinin satış bedeli üzerinden iç yüzde oranına
göre hesaplanarak belediyelere bağlı işletmelerce beyan edilir.
Bayiler, bu şekilde bilet veya
kart satışları için ayrıca vergi hesaplamazlar. Özel matrah şekline göre
vergilendirilen bilet ve kart satışları dışında KDV'ye tabi başka faaliyetleri
olmayan bayilerin KDV mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.
4.6. Ön Ödemeli Elektronik Haberleşme
Hizmetleri (31.12.2017 tarihli, 30287 sayılı
R.G. KDV GT Seri No 16 ile değişik)
3065 sayılı Kanunun (23/g) maddesinin
Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanarak, mobil elektronik haberleşme
işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar da
dahil olmak üzere, bütün ön ödemeli elektronik haberleşme hizmetlerinin özel
matrah şekline göre vergilendirilmesi uygun görülmüştür.
Buna göre, mobil elektronik haberleşme
işletmecileri tarafından ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan TL
satışları ile sabit telefon hizmeti sunmaya yetkili işletmeciler tarafından
yapılan arama kartı satışlarına ilişkin KDV'nin distribütör ve bayi karlarına
isabet eden KDV'yi de ihtiva edecek şekilde mobil elektronik haberleşme
işletmecileri ve sabit telefon işletmecileri tarafından ön ödemeli satışların
yapıldığı dönemde beyan edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda distribütörler ve bayiler,
belirtilen kapsamdaki ön ödemeli satışlar için ayrıca vergi hesaplamazlar.
Örnek: Mobil elektronik haberleşme işletmecisi (K) A.Ş., ön
ödemeli hatta yükleme yapılmak üzere, distribütörü (Z) A.Ş.ye, aboneye nihai
satış bedeli (vergiler dâhil) 125,50 TL olan yükleme tutarını KDV (% 18) ve
özel iletişim vergisi (% 7,5) hariç 95,00 TL'ye satmıştır. Bu durumda işleme
ilişkin KDV aşağıdaki gibi hesaplanır.
Aboneye Nihai Satış Bedeli (Vergiler
Dâhil)
: 125,50 TL
KDV Matrahı [Aboneye Nihai Satış Bedeli
(Vergiler Dâhil)/(100 + KDV Oranı + ÖİV
Oranı)*100] : 100,00 TL
Hesaplanan KDV (KDV Matrahı * KDV
Oranı/100) : 18,00 TL
4.7. Türkiye
Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Tarafından Araç Plakaları ile Basılı
Evrakın Teslimi
2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanunu'nun 131 inci maddesi gereğince, araç plakaları ile
sürücü kurslarında kullanılanlar dahil bir kısım evrakın basımı Türkiye
Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından yaptırılmaktadır. Federasyon,
basımını sağladığı araç plakaları ve belgeleri ihtiyaç sahiplerine bedeli
karşılığında satılmak üzere kendisine bağlı Odalara göndermektedir.
3065 sayılı Kanunun
(23/g) maddesinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 2918 sayılı Kanunun 131 inci
maddesinde belirtilen araç plakaları ile basılı evrakın tesliminde özel matrah
şekli uygulanması uygun görülmüştür
Buna göre, araç plakaları ve basılı
evrakın Federasyon tarafından kendisine bağlı Odalara tesliminde, bunların
ilgili mevzuatına göre belirlenen nihai satış fiyatı üzerinden hesaplanan KDV
Federasyon tarafından beyan edilir ve genel hükümler çerçevesinde vergi
dairesine ödenir. Plaka ve belgelerin ihtiyaç sahiplerine satışını yapan Odalar
ise bu satışlarla ilgili olarak ayrıca KDV hesaplamazlar.
Öte yandan, araç plakalarının ve
basılı evrakın Federasyon tarafından bağlı Odalara tesliminde kullanılan evrak
tevzi listesi ile söz konusu plaka ve basılı evrakın Federasyon tarafından
Odalara, Odalar tarafından da ihtiyaç sahiplerine satışı sırasında düzenlenen
gelir makbuzlarının, faturada/sevk irsaliyesinde bulunması gereken asgari
bilgileri ihtiva etmesi kaydıyla, "fatura ve benzeri belge" olarak
kabul edilmesi, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257 nci maddesinin birinci
fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür.
Buna göre; 3065 sayılı Kanunun
(29/1-a) ve 53 üncü maddeleri gereğince, gelir makbuzlarında yer alan toplam
bedel üzerinden iç yüzde yoluyla hesaplanan KDV, plaka ve basılı evrakı satın
alan indirim hakkına sahip KDV mükellefleri tarafından, genel hükümlere bağlı
kalmak şartıyla indirim konusu yapılabilir.
4.8. Kıymetli Taş Teslimleri (16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile eklenmiştir)
3065
sayılı Kanunun 6552 sayılı Kanunla değişik (17/4-g) maddesi ile kıymetli
taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci)
6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye'de
kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri
arasında el değiştirmesi KDV'den istisna tutulmuştur. Kıymetli taşların bu
durumlar dışındaki teslimlerinde ise genel hükümlere göre KDV uygulanır.
Buna
göre, kıymetli taşların KDV istisnası kapsamına giren ilgili mevzuatına göre
borsaya bildirilmek kaydıyla borsa üyeleri arasında borsa dışındaki
teslimlerinde Kanunun (23/g) maddesinin verdiği yetki çerçevesinde özel matrah
şekli uygulanması uygun görülmüştür.
İstisna
kapsamına alınan kıymetli taşları ihtiva eden veya bu taşlardan yapılmış eşya
teslimlerinde KDV matrahı, teslim bedelinden kıymetli taş bedeli düşüldükten
sonra kalan tutar olarak tespit edilecektir. Kıymetli taş bedeli olarak Borsa
İstanbul Elmas ve Kıymetli Taşlar Piyasasında oluşan fiyat esas alınır.
Düzenlenecek
faturada, eşyanın KDV hariç satış bedeli ile kıymetli taşın cins, adet, kırat ve
bedeli ayrıca yer alacaktır.
4.9. İkinci El Araç ve Taşınmaz Ticareti (06/07/2018 tarihli, 30470 sayılı R.G. 19 Seri No'lu Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/06/2018)
3065
sayılı
Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik
(23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı
veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce,
KDV mükellefi olmayanlardan (mükellef
olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar
dâhil) alınarak vasfında
esaslı değişiklik
yapılmaksızın
satılan ikinci el motorlu kara taşıtı
veya taşınmazların tesliminde matrah,
alış bedeli düşüldükten
sonra kalan tutardır.
KDV mükellefi olmayanlardan
veya istisna kapsamında KDV ödenmeksizin alınan
ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların
satışında düzenlenecek
faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki
fark üzerinden KDV hesaplanır.
KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu kara taşıtları
ile taşınmazların teslimlerinde ise özel
matrah uygulanmayacağı tabiidir.
Buna göre, ikinci el motorlu
kara taşıtı veya taşınmaz
teslimlerinde özel matrah uygulaması
yalnızca ikinci el motorlu kara taşıtı
veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler
tarafından uygulanacaktır.
İkinci
el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal
edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan
İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının
Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında
işletmesi adına yetki belgesi alan
tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır.
İkinci el motorlu kara taşıtı
ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz
yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara
Taşıtlarının
Ticareti Hakkında Yönetmeliğe
göre yetki belgesi alınması
için verilen süre ile sınırlı
olmak üzere yetki belgesi olmaksızın,
özel matrah uygulayabilirler.
Taşınmaz ticareti ile iştigal
edenler, 5/6/2018 tarihli ve 30442 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan
Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik
kapsamında yetki belgesi alan ticari işletmeler
ile esnaf ve sanatkârlardır. Taşınmaz
ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz
yetki belgesi almamış olanlar, Taşınmaz Ticareti Hakkında
Yönetmeliğe göre
yetki belgesi alınması için
verilen süre ile sınırlı
olmak üzere yetki belgesi olmaksızın,
özel matrah uygulayabilirler. 6362 sayılı
Kanun kapsamında faaliyette bulunan gayrimenkul yatırım
fonları ile gayrimenkul yatırım
ortaklıkları, yetki belgesi
aranmaksızın, taşınmaz
ticaretiyle iştigal eden mükelleflerden sayılırlar(Son
cümle 03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir).
Verilen süre içinde
yetki belgesini almamış olanlar ile yetki belgesi almaksızın
ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı
veya taşınmaz teslimlerinde özel matrah
uygulanmaz.
İkinci
el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için,
araç veya taşınmazın
basit tadil, bakım ve onarım işlemleri
dışında vasfında esaslı
değişiklik yapılmaması
gerekmektedir.
Örnek 1: İkinci
el araç alım satım
faaliyeti ile iştigal eden (A) Otomotiv Ltd. Şti.,
KDV mükellefi olmayan Bay (B)'den
32.000 TL'ye ticari araç satın
almıştır. (C) Servis A.Ş.den
hizmet almak suretiyle, satın alınan
aracın yıllık
bakımı yaptırılmış
ve otomobile çelik jant taktırılmıştır.
Bu hizmetin karşılığı olarak (C) Servis
A.Ş.ye 5.000 TL+900 TL KDV ödenmiştir.
Daha sonra söz konusu otomobil KDV hariç
40.000 TL'ye satılmıştır.
KDV mükellefi olmayan Bay (B)'den
satın alınan araca yıllık
bakım yaptırılması
ve çelik jant taktırılması,
otomobilin vasfında esaslı bir değişiklik
oluşturmadığından, söz
konusu aracın satışında özel
matrah uygulanacak ve alış bedeli olan 32.000 TL düşülmek
suretiyle 8.000 TL özel matrah üzerinden (8.000 x
0,18 =) 1.440 TL KDV hesaplanacaktır. Ayrıca
taşıtın yıllık
bakımı ile çelik
jant takılmasına ilişkin
(C) Servis A.Ş.ye ödenen 900 TL KDV, (A)
Otomotiv Ltd. Şti. tarafından indirim konusu
yapılabilecektir.
Söz konusu aracın,
KDV oranlarını belirleyen
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı eki (I) sayılı
listenin (B) bölümünün
9 uncu sırasında tanımlanan
binek otomobillerinden olması durumunda, özel
matrah üzerinden % 18 oranında KDV uygulanacağı
tabiidir(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile değişik. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere yayımı tarihi).
Örnek 2: İkinci
el araç alım satım
faaliyeti ile iştigal eden Bay (A), KDV mükellefi
olmayan Bay (B)'den 1978 model kullanılamaz
halde bulunan bir aracı 10.000 TL bedelle satın
almıştır. (C) Servis A.Ş.den
hizmet almak suretiyle, söz konusu aracın motoru dahil birçok
parçası değiştirilmek
suretiyle yenilenmiş ve (C) Servis A.Ş.ye 20.000 TL+3.600
TL KDV ödenmiştir. Yenilenen araç
Bay (A) tarafından KDV hariç 40.000 TL'ye
satılmıştır.
Söz konusu aracın motor dahil birçok
parçasının
değiştirilmek suretiyle
yenilenmesi, taşıtın vasfında
esaslı bir değişiklik
oluşturduğundan söz
konusu aracın tesliminde özel matrah
uygulanmayacak, toplam satış bedeli olan 40.000
TL matrah üzerinden KDV hesaplanacaktır.
Diğer taraftan, aracın yenilenmesine ilişkin
(C) Servis A.Ş.ye ödenen 3.600 TL KDV,
Bay (A) tarafından indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek 3: Taşınmaz
alım satımı
ile iştigal eden (A) Emlak Danışmanlık
A.Ş. KDV mükellefi olmayan gerçek
kişiden almış olduğu
işyerinin boyasını
ve su tesisatını yenileyerek satmıştır.
İşyerinin boyası ve su tesisatının
yenilenmesi, işyerinin vasfında esaslı
bir değişiklik oluşturmadığından
(A) Emlak Danışmanlık A.Ş.
tarafından yapılan işyeri
tesliminde özel matrah uygulanacaktır.
Örnek
4: (A)
Mobilya İmalat, Turizm A.Ş. 3 yıl önce yatırım amaçlı almış olduğu arsayı (B)
Konut Yapı Kooperatifine satmıştır. (A) Mobilya İmalat, Turizm A.Ş.nin faaliyet
konusu taşınmaz ticareti olmadığından arsa tesliminde özel matrah
uygulanmayacaktır.
5. Matraha Dâhil
Olan Unsurlar
3065 sayılı Kanunun
24 üncü maddesine göre; aşağıda yazılı unsurlar KDV matrahına dahildir:
a) Teslim alanın
gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma
giderleri.
b) Ambalaj giderleri, sigorta,
komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon
karşılığı gibi unsurlar.
c) Vade farkı, fiyat
farkı, kur farkı, faiz, prim
gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü
menfaat, hizmet ve değerler.
5.1. Boş Kaplara
Ait Depozitolar
3065 sayılı Kanunun
(24/b) maddesinde, "ambalaj giderleri" matraha dahil olan unsurlar arasında
sayılmaktadır. Ancak geri verilmesi mutat olan boş kaplara ilişkin depozitolar
teminat niteliği taşıdığından, boş kaplara ait depozitoların KDV matrahına
dahil edilmeyeceği açıktır.
Geri verilmesi mutat boş kap
niteliğinde olup da teslim hükümlerine uygun bir devir işleminin söz konusu
olduğu veyahut kapların geri dönmeyeceğinin kesinlik kazandığı hallerde ise
depozitolar, artık teminat niteliğini kaybedip satış bedeli içerisinde
değerlendirilmesi gereken bir unsur niteliğini kazanacağından KDV matrahına
dahil edilir.
5.2.Vade Farkları
3065 sayılı Kanunun
(24/c) maddesine göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca
gösterilen vade farkları matraha dahil edilir ve işlemin tabi olduğu KDV oranı
üzerinden vergilendirilir.
Öte yandan, vadeli işlemlerde
bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da
vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu
vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya
hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV
hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede
beyan edilmesi gerekmektedir.
5.3.Kur Farkları
Bedelin
döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin
kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi
halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna
göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline
isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV'ye ilişkin ortaya çıkan
kur farkları matraha dahil edilmez. (23.03.2019 tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 25 ile değişik)
Buna göre, teslim veya
hizmetin yapıldığı
tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı
için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına,
teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran
uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.
Bedelin tahsil edildiği tarihte
alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı
tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı
tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.
Yıl
sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca
yapılandeğerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmaz.
Örnek: (23.03.2019
tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir) (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.'ye mal tesliminde bulunmuş,
bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim
tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru
4,40 TL olmuştur.
Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar
üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark
üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır.
(A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.'ye düzenlenecek kur
farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır.
6. Matraha Dâhil
Olmayan Unsurlar
3065 sayılı
Kanunun 25
inci maddesine göre; aşağıda belirtilen unsurlar KDV'nin matrahına dâhil
değildir.
6.1. İskontolar
3065 sayılı Kanunun
(25/a) maddesiile teslim ve hizmet işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen fatura
ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki
iskontoların, KDV matrahına dâhil olmadığı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, faturanın
düzenlenmesini gerekli kılan mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak
yapılan iskonto, aynı faturada yer alması ve ticari teamüllere uygun miktarda
olması şartlarına bağlı olarak KDV matrahına dahil edilmez.
Bu durumda, iskontolarınKDV
matrahına dâhil edilmemesi için aşağıdaki şartların bulunması gerekmektedir:
a) Söz konusu iskontolar
fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmiş olmalıdır.
b)İskontolar
ticari teamüllere uygun miktarda olmalıdır.
Bu iki şartın bir arada
bulunmaması halinde iskontoların matrahtan indirilmesine imkân bulunmamaktadır.
Bu nedenle, satılan mal ya
da yapılan hizmet karşılığında düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda
gösterilmeyip sonradan ya da yılsonlarında iskonto yapıldığının bir dekontla
bildirilmesi veyahut ticari teamülleri aşan bir miktarda iskonto yapılması
hallerinde, yapılan ya da bildirilen iskontolar bu bent hükmünden yararlanamaz.
3065 sayılı Kanunun
35 inci maddesi ile KDV matrahında çeşitli sebeplerle değişiklik vuku bulduğu
hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin, bunlar için
borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı
bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku
bulduğu dönem içinde düzeltebilmelerine imkân sağlanmıştır.
Fatura ve benzeri belgelerde
ayrıca
gösterilmeyip, yıl sonlarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro
aşıldığında (satış primi, hâsılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla)
yapılan iskontolar esas itibarıyla, asıl işleme ilişkin KDV matrahının
değişmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla, KDV matrahında değişiklik vuku
bulduğu bu gibi durumlarda 3065 sayılı Kanunun 35 inci maddesine göre düzeltme
yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, fatura ve benzeri
vesikalarda gösterilmeyip belli bir dönem sonunda ya da belli bir ciro
aşıldığında yapılan iskontolar nedeniyle KDV matrahında değişiklik vuku bulduğu
hallerde düzeltme işlemi, alıcı tarafından satıcı adına bir fatura ve benzeri
belge düzenlenmek ve bu amaçla düzenlenecek belgede, KDV matrahında değişikliğe
neden olan iskonto tutarına ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlem
için geçerli olan KDV oranı uygulanmak suretiyle yapılacaktır.
6.2. Hesaplanan KDV
3065 sayılı Kanunun
(25/b) maddesihükmüne göre, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler
üzerinden hesaplayarak, düzenledikleri fatura ve benzeri vesikalar üzerinde
gösterdikleri KDV vergi matrahına dahil edilmez.
6.3. Özel İletişim
Vergisi
6802 sayılı Kanunun
39 uncu maddesinde, bu verginin KDV matrahına dahil edilmeyeceği hükme
bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca özel iletişim vergisi mükellefleri tarafından
düzenlenen faturalarda hesaplanan özel iletişim vergisi KDV matrahına dahil
edilmez.
Ancak, özel iletişim vergisi
mükellefi olmayanların kendilerine yapılan teslim ve hizmetler
nedeniylehesaplanan özel iletişim vergisini,KDV matrahından indirmeleri söz
konusu değildir.
7. Emsal Bedeli ve
Emsal Ücreti
3065 sayılı Kanunun
27 nci maddesine göre bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin
mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrah, işlemin
mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücretidir.
Emsal bedeli ve emsal ücreti
Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesi hükmüne göre tespit olunur.
Bedelin emsal bedeline veya
emsal ücretine göre açık
bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple
açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücreti esas
alınır.
KDV uygulaması bakımından
emsal bedelinin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamule
düşen hissenin bedele katılmasının mecburi olduğu Kanunun 27 nci maddesinin
dördüncü fıkrasında belirtilmiştir.
Vergi Usul Kanununun 275 inci
maddesinde ise genel idare giderlerinden imal edilen emtianın
maliyetine pay verilip verilmemesi hususu, mükelleflerin ihtiyarına
bırakılmıştır.
Ancak KDV uygulaması açısından
mükellefler, imal ettikleri emtiada emsal satış bedellerini, maliyet bedeli
esasına (Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinin ikinci sırasına) göre tayin
ettikleri takdirde, genel idare giderlerinden mamule düşen hisseyi emsal satış
bedeline dâhil edebilir.
Serbest meslek faaliyetleri
için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin
bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.
Örnek:Türkiye Barolar
Birliği
tarafından belli bir dava türüne ilişkin olarak tespit edilen vekâlet ücreti
5.000 TL ise bu hizmeti ifa eden bir avukatın serbest meslek makbuzunda
gösterilen KDV matrahı 5.000 TL denaz olamaz.
B. ORAN
1. Genel Açıklama
3065 sayılı Kanunun
28 inci maddesine göre, KDV oranı, vergiye tabi her bir işlem için (% 10) olup,
Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına kadar artırmaya, (% 1)'e kadar indirmeye,
bu oranlar dâhilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende
safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir.
Bakanlar Kuruluna verilen
yetkiye dayanılarak
mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararının 1 inci maddesiyle mal teslimleri ile hizmet ifalarına
uygulanacak KDV oranları, söz konusu Kararnameye;
- Ekli listelerde yer alanlar
hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için (% 18),
- Ekli (I) sayılı listede
yer alan teslim ve hizmetler için (% 1),
- Ekli (II) sayılı listede
yer alan teslim ve hizmetler için (% 8),
olarak tespit edilmiştir.
1.1. Perakende Teslimin Tanımı
Perakende teslim, teslimi yapılan ürünlerin aynen veya işlendikten
sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere
satılmasıdır. Ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde
kullanacak olanların gerçek usulde KDV mükellefi olmamaları halinde bunlara
yapılan teslimler de perakende teslim sayılır. (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile değişik)
1.2. Vade Farkı, Kur Farkı
ve Matrahta Değişikliğe Yol Açan İşlemlerde KDV Oranı
1.2.1. Vade Farkları
Teslim ve hizmet işlemlerine
ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilir ve işlemin
tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilir.
Öte yandan, vadeli işlemlerde
bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da
vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu
vade farklarına aitKDV vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı
tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden hesaplanır.
1.2.2. Kur Farkları
Teslim veya hizmetin yapıldığı tarih
ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için
satıcı tarafından faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin
yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV
hesaplanır.
Bedelin tahsil edildiği tarihte
alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından,
teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması
gerekmektedir.
1.2.3. Malların İade
Edilmesi, İşlemin Gerçekleşmemesi veya İşlemden Vazgeçilmesi
Matrahta değişikliğin
vuku bulduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde
düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için
geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
1.3. İndirimli
Orana Tabi Mallar ile Genel Orana Tabi Malların Birlikte Satılması Halinde
Fatura Düzeni
Özelgeler 1
İndirimli orana tabi olan
işlemlegenel orana tabi işlemlerin birlikte yapılması halinde, bu işlemlere
tekabül eden bedel, toplam bedelden ayırt edilerek her işlem grubuna o gruba
ait vergi oranı uygulanır. Böyle bir ayrımın yapılamaması halinde, KDV
hesaplanmasında işlem grubu içerisindeki en yüksek KDV oranı esas alınır.
2. İndirimli
Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar
2.1. Konut
Teslimleri ve İnşaat
Taahhüt İşleri
2.1.1. Uygulanacak KDV Oranı
2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile;
- Net alanı 150 m2'ye
kadar konut teslimleri,
- Konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri,
- Kanunla kurulmuş sosyal
güvenlik kuruluşları ve belediyelere yapılan sadece 150 m2'ye kadar
konutlara ilişkin inşaat taahhüt işleri,
için KDV oranı (% 1)
olarak tespit edilmiştir.
Bu durumda, Kanunun 1 inci
maddesi kapsamına
giren ve net alanı 150 m2'ye kadar olan konut teslimlerinde, KDV
oranı (% 1) olarak uygulanır. 150 m2'yi aşan konutların tesliminde
ise genel vergi oranı uygulanır.
Ancak, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararının 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre, (I) sayılı listenin (B)
bölümünün 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2'ye kadar konutlardan;
10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki
büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların
Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan
olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks
veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip
inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak üzere, yapı ruhsatının
alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun
29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri; (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
(i) Yapı ruhsatı 1/1/2013 ila 31/12/2016
tarihleri arasında alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları
ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2013 tarihinden itibaren
yapılacak konut inşaatı projelerinde;
a) Beşyüz Türk Lirası ile bin Türk Lirası
(bin Türk Lirası hariç) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,
b) Bin Türk Lirası ve üzerinde olan
konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
vergi oranı
uygulanır.
(ii) Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu
tarih dahil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları
ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren
yapılacak konut inşaatı projelerinde;
a) Bin Türk Lirası ile iki bin Türk Lirası
(iki bin Türk Lirası dahil) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,
b) İki bin Türk Lirasının üzerinde olan
konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
vergi oranı
uygulanır. (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile değişik)
3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve
hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b)
maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya
benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla
sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi
doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde,
faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin
düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada
gösterilen KDV'nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim
edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV
oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli
olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte
geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV'de, konutun fiilen teslim
edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme
yapılmayacaktır. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
(21.04.2022 /
31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) 28/3/2022
tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2007/13033 sayılı BKK eki (I)
sayılı listenin "B) DİĞER MAL VE HİZMETLER" bölümünün 11 inci sırasında yer
alan net alanı 150 m2'ye kadar konut teslimleri düzenlemesi ile söz konusu
Kararın 1 inci maddesinin altıncı fıkrası 1/4/2022 tarihinden itibaren
yürürlükten kaldırılmış, ancak 5359 sayılı Kararın 10 uncu maddesinde, 1/4/2022
tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış veya kamu kurum ve kuruluşları ile
bunların iştirakleri tarafından ihalesi yapılmış projeler kapsamında inşa
edilen konutlar için bu hükümlerin uygulanmasına devam olunacağına karar
verilmiştir.
(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) Buna
göre, 1/4/2022 tarihinden önce yapı ruhsatı alınmış
veya kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi
yapılmış projeler kapsamında inşa edilen konutların, bu tarihten sonraki
tesliminde;
- Net alanı 150 m2'ye kadar olan konutlar
için KDV oranı,
• Büyükşehir statüsünde olmayan yerlerde (%
1),
• Büyükşehirlerde, 2007/13033 sayılı BKK'nın 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kaldırılmadan
önceki 1 inci maddesinin altıncı fıkrasına ilişkin yukarıda yer alan
açıklamalar da dikkate alınarak (% 1), (% 8) veya (% 18)
olarak uygulanır.
- Net alanı 150 m2'yi aşan konutlarda ise
genel vergi oranı (% 18) uygulanır.
(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) Öte
yandan, 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 2007/13033 sayılı BKK eki
- (I) sayılı listenin "B) DİĞER MAL VE
HİZMETLER" bölümünün 11 inci sırasına eklenen hükümle "16/5/2012
tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında
Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile
riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde yapılan
konutların net alanının 150 m2'ye kadar olan kısmı" 1/4/2022 tarihinden
itibaren (% 1) oranında,
- (II) sayılı listeye eklenen 35 inci
sırası uyarınca da "konutların net alanının 150 m2'ye kadar olan kısmı," 1/4/2022 tarihinden itibaren (% 8) oranında
KDV'ye tabidir.
(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) Buna
göre, 1/4/2022 tarihinden sonra alınan yapı
ruhsatlarına göre yapılan konut teslimlerinde, konutun net alanının;
- 150 m2 veya daha az olması durumunda KDV
oranı (% 8),
- 150 m2'den fazla olması durumunda ise
satış bedelinin 150 m2'ye kadar olan kısmı için KDV oranı (% 8), 150 m2'nin
üzerindeki kısmı için KDV oranı (% 18)
olarak uygulanır.
(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) 6306
sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen
yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerlerde dönüşüm projeleri çerçevesinde 1/4/2022 tarihinden sonra alınan yapı ruhsatlarına göre
yapılan konutların tesliminde, konutun net alanının;
-150 m2 veya daha az olması durumunda KDV
oranı (% 1),
- 150 m2'den fazla olması durumunda ise
satış bedelinin 150 m2'ye kadar olan kısmı için KDV oranı (% 1), 150 m2'nin
üzerindeki kısmı için KDV oranı (% 18)
olarak uygulanır.
Konutların tesliminde uygulanacak KDV
oranlarına ilişkin örneklere aşağıda yer verilmiştir.
Örnek 1: (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) (S)
İnşaat Taahhüt A.Ş. 2021 yılında Yozgat'ta yapı ruhsatı aldığı inşaatta aynı
yıl tamamladığı ve stoklarında yer alan konutlardan net alanı 120 m2 konutu
600.000 TL bedelle, 160 m2 konutu ise 900.000 TL bedelle 10/5/2023
tarihinde satmıştır.
Bu durumda (S) İnşaat Taahhüt A.Ş.nin hesaplayacağı KDV;
- 120 m2 konut için: (600.000x% 1)=6.000
TL
- 160 m2 konut için: (900.000x% 18)=162.000
TL olacaktır.
Yapı ruhsatının 1/4/2022
tarihinden sonra alınmış olması halinde (S) İnşaat Taahhüt A.Ş.nin hesaplayacağı KDV;
- 120 m2 konut için: (600.000x% 8)=48.000
TL
- 160 m2 konut için:
(900.000x150/160x% 8)+(900.000x10/160x% 18)=67.500+10.125=77.625
TL
olacaktır.
Örnek 2: (21.04.2022
/ 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük: 01/04/2022
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihi) (T) inşaat şirketi 6306 sayılı Kanun
kapsamında İstanbul'da inşa ettiği konutlardan 7/3/2022
tarihinde yapı ruhsatı alınan net alanı 120 m2 olan konutu 1.500.000 TL bedelle;
11/4/2022 tarihinde yapı ruhsatı alınan net alanı 120 m2 olan konutu 1.400.000
TL ve net alanı 160 m2 olan konutu 2.000.000 TL bedelle 2/1/2024 tarihinde
satmıştır.
Bu durumda, her bir konut için;
- (1.500.000x% 1)=15.000 TL,
- (1.400.000x% 1)=14.000 TL,
- (2.000.000x150/160x% 1)+(2.000.000x10/160x%
18)=18.750+22.500=41.250 TL
KDV hesaplanacaktır.
2.1.2.Konut Yapı
Kooperatiflerine Verilen İnşaat Taahhüt İşlerinde İndirimli Oran Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
geçici 15 inci maddesinde, 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı
alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat
taahhüt işleri 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere KDV'den istisna
edilmiştir. Bina inşaat ruhsatını 29/7/1998 tarihinden sonra almış konut yapı
kooperatiflerine yapılacak inşaat taahhüt işleri ise 2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararına ekli (I) sayılı listenin (B) bölümünün 12 ncisırası
uyarınca (% 1) oranında KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Konut yapı kooperatiflerine
ifa edilen inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oranda KDV
uygulamasına ilişkin açıklamalara Tebliğin(II/G-4.)bölümündeyer verilmiştir.
2.1.3. Net Alan (21.04.2022
/ 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile değişik)
Bağımsız bölüm net alanı,
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının "Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliği"ne göre hesaplanır.
2.2. Finansal
Kiralama İşlemleri
2007/13033 sayılı
Kararnamenin 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, kararnameye ekli (I)
sayılı listenin (B) bölümünün 16 ve 17 nci sıralarında sayılan işlemler hariç
olmak üzere finansal kiralama işlemlerinde, işleme konu olan malın tabi olduğu
KDV oranı uygulanır.
(…) (07.09.2023 / 32302 sayılı R.G. Seri No: 47
Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Söz konusu Kararname eki (I)
sayılı listenin (B) bölümünün 15 inci sırasında belirtilen,
3065 sayılı Kanunun (13/a) maddesi uyarınca teslimleri KDV'den istisna olan
araçların, faaliyetleri kısmen veya tamamen bu araçların kiralanması veya
çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere kiralanması hizmeti (% 1)
oranında KDV'ye tabi olup, bu araçların finansal kiralamaya konu olması halinde
de (% 1) oranında KDV uygulanır.
2.3. Toptancı Hallerinde Faaliyet Gösterenler Tarafından
Yapılan Teslimler
(21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
2.4. Yiyecek ve İçecek Sunulan Yerlerde KDV Oran Uygulaması
2.4.1. Kapsam
2007/13033
sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (II) sayılı listenin (…) 24 üncü
sırasında yer alan; kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane,
kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya
diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler (hazır yemek şirketleri dâhil),
lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetlerde KDV
oranı (…) (%
10) olarak uygulanmaktadır. (…)
İndirimli oran uygulanan yerlerde
verilen hizmetler içinde alkollü içecek servisinin de bulunması halinde,
hizmetin alkollü içeceklere ilişkin kısmına (% 20) KDV oranı uygulanır. Alkollü
içecekler, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (iii) sayılı listenin (A)
cetvelinde yer alan içecekleri (kolalı gazozlar hariç) ifade etmektedir.
Yukarıda sayılan işletmeler toplam hizmet bedeli içinde alkollü içeceklere
ilişkin olan ve olmayan kısmı hesaplayarak faturada ayrıca gösterirler ve
alkollü içeceklere isabet eden kısım üzerinden (% 20), diğer kısım üzerinden (%
10) KDV hesaplayarak KDV tutarını ayrı ayrı ve toplam olarak faturada
gösterirler.
Gazino, açık hava
gazinosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu
ve benzeri yerlerde verilen hizmetler (% 20) oranında KDV'ye tabidir.
Yukarıda
belirtilen yerlerin tanımı ve tasnifinde, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı,
4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı, 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı, 12/4/2000
tarihli ve 4562 sayılı, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı, 22/2/2005 tarihli ve
5302 sayılı ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Kanunlara göre yürürlüğe
konulan "İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik" ve ilgili diğer mevzuat esas alınır.
Bu işletmeler prensip olarak hizmet işletmesi
mahiyetinde olduklarından buralarda imal edilen veya dışarıdan temin edilen
gıda maddelerinin buralarda veya dışarıda tüketilmek üzere müşterilere
satışında % 10 (alkollü içeceklerde % 20) oranında KDV hesaplanır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2024)
Örnek 1: (K)
Kahvecisi, kendi hazırladığı kahvelerin yanında (T) işletmesinden temin ettiği
keklerin de satışını yapmaktadır. Self-servis olarak hizmet veren işletmeye
gelen müşteri sipariş ettiği kahvenin yanında ıslak kek satın almış ve
işletmeye ait alanda oturmak yerine siparişlerinin paketlenmesini istemiştir.
Ayrıca 100 gr Türk kahvesi çektirmiştir. Kafeterya ruhsatına sahip olan (K)'nın
yaptığı bu satışların tamamında % 10 oranında KDV hesaplanacaktır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2024)
Örnek 2: (G)
Lokantasında yemek yiyen müşteri (D), lokantadan ayrılırken 1 kg baklava satın
almıştır. Lokanta, müşteriye vermiş olduğu yemek hizmeti ile baklava satışında %
10 oranında KDV hesaplayacaktır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51 Tebliğ ile eklenmiştir.
Yürürlük 01.05.2024)
Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden
sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm
satışlar da aynı mahiyettedir. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51 Tebliğ ile eklenmiştir.
Yürürlük 01.05.2024)
Örnek 3: (A)
Pastanesi, telefonla verilen sipariş üzerine imalathanesinde 8 kişilik doğum günü
pastası hazırlamıştır. Müşteri pastanın ev adresine gönderilmesi yerine iş
çıkışı pastaneye gelerek pastayı alacağını bildirmiştir. İş çıkışında sipariş
pastanın yanında 1 kg kuru pasta ve 2 şişe limonata satın almıştır. Pastane
işletme ruhsatına sahip (A)'nın sipariş suretiyle hazırladığı pasta ve
yanındaki gıda satışlarında % 10 oranında KDV hesaplanacaktır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2024)
Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik
işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma
yeri, tezgâh gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri
sunanların bu yerlerde yaptıkları gıda maddeleri satışları da 2007/13033 sayılı
BKK eki (II) sayılı listenin 24 üncü sırası kapsamındadır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2024)
Örnek
4: Sahilde faaliyet gösteren (B) Büfe
İşletmesi, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri açma ve çalışma
ruhsatı bulunmadığı halde büfesinin önüne yerleştirdiği masa ve taburelerde
oturan müşterileri ile sahilde bulunan şezlonglarda denize girenlere tost, çay
ve meşrubat satışı yapmaktadır. (B) Büfe İşletmesi, fiilen yiyecek ve içecek
hizmetleri sunduğundan büfede hazırladığı tost ve çayın yanında dışarıdan hazır
temin ettiği gıda maddelerinin satışında % 10 oranında KDV hesaplayacaktır. (27.04.2024 / 32529 sayılı R.G. Seri No 51
Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2024)
Yukarıda sayılan
hizmet birimlerinin konaklama tesislerinin bünyesinde bulunması halinde, Kültür
ve Turizm Bakanlığına veya ilgili belediyeye başvurularak, bu yerlerin
mahiyetini belirten bir yazı alınır. Bakanlık veya belediye, söz konusu hizmet
birimlerinin mahiyetini bu bölümün dördüncü paragrafında belirtilen mevzuat
çerçevesinde tespit eder. Konaklama tesislerinin bünyesindeki hizmet
birimlerinde sunulan hizmetlerde KDV oranı bu tespit esas alınarak uygulanır.
Öte yandan, turizm
işletmesi belgesine sahip konaklama tesislerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı
tarafından verilen söz konusu belgede, yiyecek ve içecek sunulan mekânların
açıkça belirtilmiş olması göz önüne alınarak, Bakanlıktan ayrıca bir yazı
alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna göre, bu kapsamdaki konaklama
tesislerince vergi dairesine turizm işletmesi belgesinin bir örneğinin ibraz
edilmesi yeterlidir.
Turizm işletmesi belgesine
sahip olmayan mükellefler ise kendilerine ruhsat veren yerel yönetim biriminden
alacakları yazıyı vergi dairesine ibraz ederler.
Konaklama tesislerinin veya
bünyelerindeki bu tür hizmet birimlerinin, işletmeye açılmadan önce bu yazının
temin edilerek vergi dairesine verilmesi zorunludur.
Söz konusu yazının, bu tür
hizmet birimlerinin işletmeye açılmadan önce, temin edilerek vergi dairesine
verilmemesi halinde, mahiyetlerine bakılmaksızın bu yerlerde verilecek
hizmetlere genel KDV oranı uygulanır.
2.4.2. Konaklama
Tesislerinin Bünyesindeki Hizmet Birimlerinde Yiyecek-İçecek
Hizmetleri
2007/13033 sayılı
Kararnamenin eki (II) sayılı listenin (…) 24üncü
sırasına göreotel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama
tesislerinin (…) bünyesindeki;
- Lokanta, restaurant,
restaurante,
- Alakart lokantası,
- Kahvaltı salonu,
- Açık yemek
alanı,
- Yemek terası,
- Kafeterya, snack bar,
vitamin bar,
- Pasta salonu,
- Lobi,
gibi mekanlarda verilen
hizmetlerde (% 10) oranında
KDV uygulanır. Bu yerlerde alkollü içecek servisinin de bulunması halinde
Tebliğin (iii/B-2.4.1.) bölümünün ikinci paragrafında yapılan açıklamalar
çerçevesinde işlem yapılacağı tabiidir.
Öte yandan, konaklama
tesislerinin bünyesinde yer alan ve yukarıda sayılanlar dışında kalan
mekânlarda verilen yiyecek içecek hizmetleri ise genel vergi oranına tabi
olacaktır.
2.4.3. Yemek Çeki, Kuponu ve Kartlarının Kullanıldığı Yemek Hizmetlerinde Organizatör
Firmaların Durumu
Organizatör firmaların yemek
çeki, yemek kuponu ve yemek kartı vermek suretiyle ifa ettikleri hizmetlerde
müşterilerden tahsil edilen tutar içinde yer alan yemek bedelleri, indirimli
orana tabi işlem bedelinin aktarımı mahiyetinde olduğundan(% 10) oranında
vergilendirilir.
Organizatör
firmaların yaptıkları organizasyon hizmetleri nedeniyle
müşterilerden veya
yemek hizmetini sunan işletmelerden sağladıkları menfaatler ise genel vergi
oranına tabidir.
Organizatör firmaların, yemek
hizmeti vermeyip bu hizmete aracılık etmeleri nedeniyle bu işlerle ilgili
olarak 3065 sayılı Kanunun 29/2 maddesi uyarınca iade talebinde bulunmaları
mümkün değildir.
Öte yandan, yukarıdaki
açıklamalar yemek çeki, yemek kuponu ve yemek kartlarının kullanıldığı yemek
hizmetleri için geçerlidir. Bu çek, kupon ve kartların yemek hizmeti dışında
ve/veya yemek hizmeti sunmayan işletmelerden temin edilecek mal ve hizmetlerde
kullanılması halinde işleme taraf olanlar için ilgili vergi Kanunları esas
alınarak gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.
2.5. Geceleme
Hizmetlerinde KDV Oran Uygulaması
2.5.1. Kapsam
2007/13033
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (…) 25 inci
sırasında yer alan; otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama
tesislerinde sunulan geceleme hizmetlerinde
KDV oranı (% 8) olarak uygulanır.
Geceleme hizmeti bu
işletmelerde oda veya yer tahsis etmek suretiyle verilen, tesiste günlük
yatma-barınma-kalma hizmetidir. Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinin
dışında ayrıca yemek, eğlence, spor, ütü, kuru temizleme gibi hizmetler de
verilebilmektedir. Konaklama tesisinde verilen bu hizmetlerden geceleme hizmeti
satın almaksızın yararlanılması halinde bu hizmetler ayrıca tabi oldukları
oranda vergilendirilir.
Bunun yanı sıra
geceleme hizmeti satın alanlara verilen bu hizmetlerin, konaklama tesisleri
tarafından ayrıca faturalandırılması ya da geceleme hizmetine ilişkin faturada
geceleme bedelinin dışında ayrıca gösterilmesi halinde de söz konusu hizmetler
ait oldukları oranda vergilendirilir.
Ancak, geceleme hizmeti dışında olup
mutat olarak geceleme hizmeti kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin bedellerin,
geceleme bedeline dahil edilerek geceleme-konaklama bedeli olarak tek bir bedel
alınması ve fatura edilmesi halinde geceleme hizmeti ile birlikte bu hizmetlere
de geceleme bedeli kapsamında (% 8) oranında KDV uygulanır.
2.5.2. Konaklama İşletmelerinde
Kullanılan Alkollü İçecekler Dolayısıyla Yüklenilen KDV
Yukarıda kapsamı
belirtilen geceleme hizmetleri kapsamında sunulan alkollü içeceklere ait yüklenilen
KDV tutarları, konaklama tesisleri tarafından hesaplanan KDV tutarlarından
indirilemez.
Örneğin;
konaklama tesisleri tarafından verilen ve her şey dahil sistem olarak bilinen
konaklama hizmet türünde, tek bir fatura düzenlenmekte ve bu bedel içerisinde
müşteri konaklama tesisinde verilen hizmetlerin tamamından ya da pek çoğundan
oda fiyatı kapsamında mutat olarak yararlanabilmektedir. Böyle bir durumda,
müşteriye verilen hizmete uygulanan KDV oranı (% 8) olacak, ancak bu hizmetlere
isabet eden alkollü içeceklere ilişkin yüklenilen KDV tutarları konaklama
tesisleri tarafından indirim konusu yapılamayacaktır. Alkollü içecekler, Özel
Tüketim Vergisi Kanununa ekli (iii) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan
içecekleri (kolalı gazozlar hariç) ifade etmektedir.
Konaklama tesislerinin alkollü
içeceklere isabet eden hizmet bedelini ayrıca fatura etmesi veya bu tutarı
faturada ayrıca göstermesi halinde ise hizmet bedelinin alkollü içeceklere
isabet eden kısmı üzerinden (% 18) KDV hesaplanır ve bu hizmete konu olan
alkollü içecekler dolayısıyla yüklenilen KDV tutarı indirim konusu yapılabilir.
Bu konuda aşağıdaki şekilde
hareket edilmesi gerekmektedir:
- Alkollü içecekler ve bunların iktisabı
dolayısıyla yüklenilen KDV ayrıca açılacak yardımcı hesaplarda izlenecektir.
- Ay içinde tüketilen alkollü
içeceklerden indirimli orana ve genel orana tabi hizmetlerde kullanılan
kısımlar ayrı ayrı belirlenecektir.
- İndirimli
oran uygulanan hizmetlerde kullanılan alkollü içeceklerin alımında yüklenilen
KDV, en eski tarihli alış faturalarından başlanarak hesaplanacak ve KDV
beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırında gösterilmek suretiyle
indirim hesaplarından çıkarılarak, gider veya maliyet hesaplarına
aktarılacaktır.
2.5.3. Seyahat Acentelerinin
Geceleme Hizmetleri İçin Verdikleri Aracılık Hizmetleri
Geceleme hizmetinin seyahat
acenteleri aracılığıyla
verilmesi halinde hizmeti veren konaklama tesisleri faturayı seyahat acentesine
düzenleyebilmektedir. Bu durumda seyahat acenteleri hizmeti alan kişi veya
kuruluşlara ayrıca bir hizmet faturası düzenlemektedir.
2007/13033 sayılı
Kararnamenin eki (II) sayılı listenin (…) 25 inci
sırasında parantez içi hüküm olarak, "1618 sayılı Kanun hükümlerine göre Kültür
ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi almış seyahat acenteleri tarafından
müşteriye aktarılan geceleme hizmet tutarı ve bu hizmete ilişkin aracılık
bedellerine de konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetlerinin ait olduğu
oran uygulanır." ibaresi yer almaktadır.
Buna göre, geceleme hizmet
bedelinin seyahat acentesi tarafından hizmeti fiilen alan kişiye
aktarılmasında, aktarılan geceleme hizmeti ve buna ilişkin komisyon toplamına (%
8) KDV oranı uygulanır.
Acentenin geceleme hizmetine
aracılık
karşılığında konaklama tesisine fatura düzenlemesi halinde bu faturada gösterilen
bedel üzerinden de (% 8) KDV hesaplanır.
Ancak, acentelerin müşteriye düzenlediği faturada yer
alan toplam tutarın, geceleme hizmeti ile buna ilişkin komisyon ücreti
dışındaki kısmı ise genel oranda KDV'ye tabidir.
Seyahat acenteleri, geceleme
hizmeti vermeyip bu hizmete aracılık etmektedirler. İndirimli oran
uyguladıkları tutarlar, konaklama işletmesince müşteriye sunulan ve kendileri
tarafından müşteriye aktarılan konaklama hizmet bedeli ile buna ilişkin
aracılık hizmet bedelidir. Bu nedenle seyahat acentelerinin bu işlemlerle ilgili
olarak 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında iade
talebinde bulunmaları mümkün değildir.
2.6. Fason Tekstil
ve Konfeksiyon İşleri
2007/13033 sayılı BKK eki
(II) sayılı Listenin (…) 10
uncu sırasında, "Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyonişleri"ne
uygulanacak KDV oranı(% 8) olarak belirlenmiştir.
Fason işin şartı, imal
edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş
yaptıranlarca temin edilmesidir.
Buna göre;
- Boyama, apre, baskı ve kasarlama
işlerinde boya ve kimyevi maddelerin,
- Yıkama
işlerinde kimyevi maddelerin,
bu işleri yaptıranlar
tarafından temin edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde indirimli oran
kapsamında işlem yapılır. Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi maddelerin fason
işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde, yukarıda belirtilen
işlere genel vergi oranı uygulanır.
Bunlar dışında
kalan; ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma,
ram, nakış ve benzeri bütün fason işlerde KDV oranı (% 8)olarak uygulanır. Bu
işlerin, boya ve kimyevi maddelerin işi yapan tarafından temin edilerek
kullanıldığı boya, apre, kasarlama, baskı ve yıkama işleri ile birlikte
yapılması halinde, (% 8) ve (% 18) oranına tabi işler için ayrı fatura
düzenlenmesi veya aynı faturada bu işlerin ayrıca gösterilmesi ve her bir işin
bedeli üzerinden tabi oldukları oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
Fason işlerde, dikiş ipliği,
fermuar, düğme gibi yardımcı madde ve malzemelerin fason işi yapanlar
tarafından temin edilip kullanılması indirimli oran uygulamasına engel
değildir.
Tekstil ve konfeksiyon
sektöründeki fason işlerde indirimli oran uygulaması sadece giyim eşyalarına
verilen fason işlerle sınırlı değildir. Perde, mobilya kumaşı, havlu, çuval ve
benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason
hizmetler de yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde (% 8)KDV oranına tabidir.
2.7. Kamu Özel İş Birliği Modeli ile
Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin İşletme Döneminde Sunulan Hizmetlerde KDV
Oranı Uygulaması (14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı R.G. Seri
No 30 Tebliğ ile eklenmiştir)
2007/13033
sayılı BKK eki (II)
sayılı listenin (…)
21 inci sırasında, ilgili
Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından
yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis,
tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının
ıslahına yönelik hizmetler dahil) ile bu hizmetleri ifa edenlere hekimlerce
veya hekimler vasıtasıyla verilen hizmetler ve ambulans hizmetlerinin % 8
oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştür.
Buna göre, 6428 sayılı Kanun kapsamında
yaptırılan sağlık tesislerine yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına
sunulan laboratuvar, rehabilitasyon
ve görüntüleme hizmetleri ile alt yükleniciler tarafından bu kapsamda sunulan
hizmetler % 8 oranında KDV'ye tabidir.
Diğer taraftan,
2007/13033 sayılı BKK eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün 24 üncü sırasında
yemek hizmeti sunan yerlerde verilen hizmetlerin % 8 oranında KDV'ye tabi
tutulması öngörülmüş olup, 6428 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan sağlık tesislerine
yönelik yüklenici tarafından Sağlık Bakanlığına sunulan yemek hizmetleri ile bu
hizmetlere ilişkin alt yükleniciler tarafından sunulan yemek hizmetleri % 8
oranında KDV'ye tabidir.
2.8. Yenilenmiş Cep Telefonu Teslimlerinde
KDV Oran Uygulaması (21.12.2021
/ 31696 sayılı R.G. 38 sayılı Tebliğ ile eklenmiştir)
2.8.1. Kapsam
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
eki (I) sayılı listeye (5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı sonrası (I) sayılı
listenin (B) bölümünün) 30/9/2021 tarihli ve 31614 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan 29/9/2021 tarihli ve 4517 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla eklenen 21
inci sıra uyarınca, "Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik"
kapsamında en az bir yıl öncesine ilişkin data, ses ya da kısa mesaj kullanım
trafiği bulunan kullanılmış cep telefonlarının yenilenmek ve
sertifikalandırılmak kaydıyla yenileme merkezleri ve yetkili satıcılar
tarafından yenilenmiş ürün garantisi verilerek teslimlerine uygulanacak KDV
oranı (% 1) olarak belirlenmiştir.
Ayrıca ilgili sırada bu mükelleflerin,
indirimli orana tabi işlemlerine ait iade hesabına, bu sıra kapsamında teslim
ettikleri mallar nedeniyle yüklendikleri vergilerin dâhil edilmeyeceği de
belirtilmiştir.
2.8.2. İndirimli Oran Uygulaması
Kullanılmış malların yenilenerek tekrar
satışa sunulması amacıyla 22/8/2020 tarihli ve 31221 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik kapsamında
yenilenmiş cep telefonlarının teslimlerinde indirimli oran uygulanabilmesi
için;
- Elektronik kimlik bilgisi bulunan
kullanılmış cep telefonlarının en az bir yıl öncesine ilişkin data, ses ya da
kısa mesaj kullanım trafiğinin bulunması ve bu durumun, yenileme merkezleri
veya onlar adına alım yapabilen yetkili alıcılar tarafından Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu kayıtlarından kontrol edilmesi,
- Kullanılmış cep telefonlarının, yenileme
merkezi tarafından tüketiciden doğrudan alınarak veya ilgili Yönetmelikte
tanımlanmış olan yetkili alıcılar aracılığıyla yenileme merkezi adına temin
edilerek yenilenmesi,
- Yenileme işleminin ilgili Yönetmelik
kapsamında yenileme merkezleri tarafından, Ticaret Bakanlığının veya Türk
Standardları Enstitüsünün belirlediği düzenleme veya standartlara uygun şekilde
yapılması,
- Yenileme merkezlerinin yenilediği
kullanılmış cep telefonlarının sertifikalandırma işleminin, Türk Standardları
Enstitüsü tarafından numaralandırılmış hologramlı sertifika formu kullanılarak
ve ticari unvan, iletişim bilgileri, yenileme yetki belgesi ve yenileme
işlemine ilişkin bilgileri içeren karekod ile güvenliğinin sağlanacak şekilde
yapılması ve bu sertifikanın yenilenmiş ürünle birlikte yazılı olarak veya
kalıcı veri saklayıcısıyla verilmesi,
-
Yenilenmiş cep telefonu teslimlerinde yenileme merkezleri ve yetkili satıcılar
tarafından yenilenmiş ürün garantisi verilmesi,
şartlarının birlikte gerçekleşmesi
gerekmektedir.
Kullanılmış cep telefonları, yenileme ve
sertifikalandırma işlemi sonrasında yalnızca ilgili Yönetmelikte tanımlanmış
olan yenileme merkezleri ve bu merkezlerin yetkilendirdiği yetkili satıcılar
tarafından indirimli oran uygulanarak teslim edilebilir. Bu aşamada nihai
tüketiciye teslimden önce yenileme merkezlerinin yetkili satıcılara veya
yetkili satıcılar arasında sertifikalı yenilenmiş cep telefonu teslimlerinde de
indirimli oran uygulanır. Ancak, ilgili Yönetmelik kapsamında yenilenmiş olsa
dahi yenileme merkezi veya yetkili satıcı niteliğini haiz bulunmayanlar
tarafından yapılan kullanılmış cep telefonu teslimleri ile bu niteliği haiz
bulunmakla birlikte mezkur Yönetmelik kapsamında yenilemeye tabi tutulmamış cep
telefonu teslimlerinde indirimli oran uygulanmaz.
Örnek: (Y) yenileme merkezi, yetkili alıcı (A) aracılığıyla KDV
mükellefi olmayan gerçek kişi (K)'den aldığı 2 adet kullanılmış cep telefonunu
yenileme ve sertifikalandırma işlemi sonrasında yetkili satıcısı (S)'ye satmıştır.
Yetkili satıcı (S) yenilenmiş telefonlardan birini gerçek kişi (G)'ye diğerini
ise aynı modelden stok fazlası olduğundan yetkili satıcı olan (D)'ye satmıştır.
Yetkili satıcı (D) ise TSE hologramlı ve (Y) yenileme merkezi ile birlikte
yenilenmiş ürün garantisinden müteselsil sorumlu olduğu telefonu (N) A.Ş.ye 12
ay garantili şekilde satmıştır.
(N) A.Ş., personeline tahsis ettiği
yenilenmiş cep telefonunu bir süre sonra yeni modelle değiştirmek için (T)
Yenileme Merkezine satmıştır.
Söz konusu teslimlerde KDV uygulaması
aşağıdaki şekilde olacaktır:
(Y) yenileme merkezi tarafından (K) adına
düzenlenecek gider pusulasında KDV hesaplanmayacak, yetkili alıcı (A)'nın (Y) yenileme merkezine verdiği aracılık hizmeti %
18 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
- (Y) yenileme merkezinin yetkili satıcı
(S)'ye,
- Yetkili satıcı (S)'nin, gerçek işi (G)
ve yetkili satıcı (D)'ye,
- Yetkili satıcı (D)'nin (N) A.Ş.ye
yenilenmiş cep telefonu tesliminde % 1
oranında KDV hesaplanacaktır.
(N) A.Ş.nin (T) yenileme merkezine kullanılmış
cep telefonu tesliminde ise (N) A.Ş.nin düzenleyeceği faturada % 18 oranında
KDV hesaplanacaktır.
2.8.3. Yenilenmiş Cep Telefonu Teslimleri
Dolayısıyla Yüklenilen KDV
3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi
uyarınca, Cumhurbaşkanı, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile
sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi
iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen KDV ile sınırlı olmak üzere
kaldırmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Söz konusu yetki çerçevesinde 4517 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararıyla 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listeye (5189
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı sonrası (I) sayılı listenin (B) bölümünün) eklenen
21 inci sırada, yenilenmiş ürün garantili cep telefonu teslimlerine ilişkin
olarak mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerine ait iade hesabına, bu
sıra kapsamında teslim ettikleri mallar nedeniyle yüklendikleri vergilerin dâhil
edilmemesine karar verilmiştir.
Buna göre, yenileme merkezleri ve yetkili
satıcılar, yenilenmiş cep telefonu teslimlerine ilişkin yüklendikleri KDV
tutarını indirim konusu yapabilirler ancak bu teslimler nedeniyle iade talep
edemezler.
Mükelleflerin indirimli orana tabi başka
işlemleri nedeniyle iade talep etmeleri halinde de bu durum dikkate alınır.
2.8.4. Bildirim Zorunluluğu
Yenilenmiş ürün garantili cep telefonu
tesliminde bulunan yenileme merkezleri ve yetkili satıcılar, söz konusu
ürünlere ilişkin olarak her bir vergilendirme döneminde gerçekleştirdikleri
indirimli orana tabi teslimlerine ait listeyi, ilgili döneme ait 1 No.lu KDV
Beyannamesi ekinde elektronik ortamda vermek zorundadır.
Buna göre indirimli oran uygulanan her
yenilenmiş cep telefonu satış faturası itibarıyla;
- Belgenin tarih ve numarası,
- Satışı yapılan cep telefonunun markası,
modeli, IMEI numarası,
- Satış tutarı ve hesaplanan KDV tutarı,
- Alıcının adı/soyadı-unvanı ve vergi
kimlik numarası veya TC kimlik numarası/pasaport numarası,
- Satışı yapılan cep telefonunun alımında
düzenlenen gider pusulası/faturanın tarih ve numarası, satıcının
adı/soyadı-unvanı ve vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası/pasaport
numarası ile işlem bedeli
ve benzeri bilgilerini içeren liste satıcı
mükellefler tarafından ilgili döneme ait beyanname ekinde verilir.
Bu bildirim zorunluluğuna uymayan veya
eksik ya da yanıltıcı bildirimde bulunanlar hakkında 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu çerçevesinde işlem yapılır.
3. İndirimli
Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca vergi
oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim
yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen
sınırı aşan kısmı, Tebliğin (iii/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen borçlara yılı
içinde vergilendirme dönemleri itibarıyla mahsuben, izleyen yıl içerisinde
talep edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade
edilebilir.
2.paragraf; (27.02.2025 / 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[29] Yürürlük; 01.03.2025 itibaren yapılan iade talepleri için
geçerli olmak üzere yayımı tarihidir.
3.paragraf; (27.02.2025 / 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[30] Yürürlük; 01.03.2025 itibaren yapılan iade talepleri için
geçerli olmak üzere yayımı tarihidir.
4.paragraf; (27.02.2025
/ 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[31]
Yürürlük; 01.03.2025 itibaren yapılan iade
talepleri için geçerli olmak üzere yayımı tarihidir.
Mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerden doğan
iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı
izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerin
(Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin yılın sonuna kadar verilen düzeltme
beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan KDV alanında beyan
etmeleri ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın
sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için
Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen
iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere
uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu
YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın
sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM
Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk
edilir. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri
No 23 ile eklenmiştir)
19/4/2006 tarihli ve 2006/10379 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile indirimli vergi oranına tabi teslim ve hizmetlerde
iade uygulaması ile ilgili sınır, 2006 yılında gerçekleşecek işlemler için
geçerli olmak üzere 10.000 TL olarak belirlenmiş, söz konusu Bakanlar Kurulu
Kararında yer alan hesaplamaya göre; indirimli orana tabi işlemler nedeniyle
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının iade konusu
yapılamayacak kısmıyla ilgili sınır; 2006 yılı için 10.000 TL, 2007 yılı için
10.800 TL, 2008 yılı için 11.600 TL, 2009 yılı için 13.000 TL, 2010 yılı için
13.300 TL, 2011 yılı için 14.300 TL, 2012 yılı için 15.800 TL, 2013 yılı için
17.000 TL, 2014 yılı için 17.700 TL, 2015 yılı için 19.500 TL, 2016 yılı için
20.600 TL olarak belirlenmiştir. (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G.
Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
İndirimli vergi oranına tabi teslim ve
hizmetlerde iade uygulaması ile ilgili bu sınır 31/01/2017 tarihli ve 2017/9759
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2017 yılı için 10.000 TL olarak
belirlenmiştir. 2016 yılında yapılan indirimli orana tabi işlemlerle ilgili
2017 yılında yapılacak yıllık iadelerde de bu tutar dikkate alınır. (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
2018 ve izleyen takvim yılları için bu
sınır, bir önceki yıldaki tutarın, Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu
şekilde yapılacak hesaplamada, 50 TL ve daha düşük tutarlar dikkate alınmaz, 50
TL'den fazla olan tutarlar ise 100 TL'nin en yakın katına yükseltilir. (03.02.2017 tarih
ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
Bu çerçevede, indirimli orana tabi
işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının
iade konusu yapılamayacak kısmıyla ilgili sınır, 2018 yılı için 11.400 TL, 2019
yılı için 14.100 TL, 2020 yılı için 17.300 TL, 2021 yılı için 18.900 TL, 2022
yılı için 25.700 TL, 2023 yılı için 57.300 TL, 2024 yılı için 90.800 TL, 2025
yılı için 130.700 TL, 2026 yılı için 164.000 TL[32] olarak belirlenmiştir. (31.12.2017 tarihli, 30287 sayılı
R.G. KDV GT Seri No 16 ile eklenmiştir) (31.12.2025 / 33124 sayılı 5. Mükerrer
R.G. Seri No: 56 Tebliğ)
İndirimli oran kapsamında yer
almakla birlikte verginin konusuna girmeyen veya KDV'den istisna edilen
işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler bu bölüm kapsamında değerlendirilmez.
Buna göre indirimli oran
kapsamındaki
işlemlerden;
- KDV'nin konusuna girmeyenler
KDV beyannamesine dâhil edilmez,
- Kısmi istisna
kapsamına girenler dolayısıyla yüklenilen vergilerin indirim ve iadesi söz
konusu olmadığından, yüklenilen bu vergiler işin mahiyetine göre gider veya
maliyet olarak dikkate alınır,
-Tam istisna kapsamına girenler
(ihraç kaydıyla teslimler hariç) dolayısıyla yüklenilen vergilerden indirim
yoluyla telafi edilemeyenler ise ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar
çerçevesinde iade edilir.
3.1. İade Tutarının
Hesaplanması
3.1.1. Yılı İçinde
Talep Edilen Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması
İndirimli orana tabi işlemleri
bulunan mükellefler, bu işlemleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla
telafi edemedikleri için yılı içinde mahsuben iadesini talep edecekleri KDV
tutarını aylar itibarıyla ve kümülatif olarak hesaplarlar. İade talebinin,
ilgili vergilendirme dönemleri itibarıyla indirimli orana tabi tüm işlemleri
kapsaması gerekmekte olup, işlemlerin ayrıştırılıp sadece bir kısmına yönelik
hesaplama yapılması ve bu şekilde iade talep edilmesi mümkün değildir.
Hesaplama aşağıdaki şekilde
yapılacaktır:
-Hesaplamaya her yılın Ocak
ayı itibarıyla başlanır. Ay içindeki iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren
vergiden, işlem dolayısıyla (% 1) veya (% 8) oranı uygulanarak hesaplanan KDV düşülür
ve ay içi itibarıyla "iadeye esas KDV" tutarına ulaşılır. Bu tutar Ocak ayı
devreden KDV tutarı ile karşılaştırılır. Karşılaştırmada devreden vergi tutarı
olarak, şayet aynı dönemde iade talep
edilmiş ise iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki devreden vergi tutarı
dikkate alınır. Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa o dönem
için dönem sonu iade hesabı "sıfır" kabul edilir. Sonraki döneme devreden vergi
mevcutsa ve iadeye esas KDV tutarını (yüklenilen KDV - hesaplanan KDV farkı)
aşıyorsa iadeye esas KDV tutarı, aşmıyorsa devreden vergi tutarı "İade
Edilebilir KDV" olarak kabul edilir. Bu tutar ilk ay sonu itibarıyla iade
edilebilir KDV tutarıdır.
-Ocak ayında
indirimli orana tabi işlem yoksa iade edilebilir KDV "sıfır" olarak dikkate
alınır.
-Şubat ayında indirimli orana
tabi işlemin bünyesine giren vergiden, işlem dolayısıyla hesaplanan vergi
düşülerek Ocak ayında yapıldığı gibi ay içi iadeye esas KDV tutarına ulaşılır.
Bu tutar, Ocak sonu iade edilebilir KDV tutarı ile toplanır ve toplam Şubat
sonu devreden vergisi ile karşılaştırılır. Karşılaştırmada devreden vergi
tutarı olarak, şayet aynı dönemde iade
talep edilmiş ise iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki devreden vergi
tutarı dikkate alınır. Karşılaştırma Ocak ayındaki gibi yapılarak, Şubat sonu
"İade Edilebilir KDV" tutarına ulaşılır. Bu tutar, iadeye hak kazanılan iki
aylık kümülatif KDV tutarıdır.
Şubat ayında indirimli orana
tabi işlem yoksa Şubat içi iadeye esas KDV de olmayacağından devreden vergi ile
karşılaştırma Ocak sonu iade edilebilir KDV esas alınarak yapılır.
Yıl
içerisinde yapılacak tüm iade taleplerinde, önceki dönemlerde iade talebinde
bulunulup bulunulmadığına bakılmaksızın, ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve
iadesi talep edilen tutarlar dikkate alınmadan iadenin talep edildiği her bir
döneme kadar yukarıda belirtildiği şekilde kümülatif bir hesaplama yapılması
gerekmektedir.
İlk iade talebinden sonraki
dönemlerde yapılacak iade taleplerinde, kümülatif iade edilebilir tutardan
ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve önceki dönemlerde mahsuben iadesi talep
edilen tutar düşüldükten sonra kalan tutar, iadesi talep edilen tutar
düşülmeden önceki devreden vergi tutarı ile karşılaştırılır, beyannamede
gösterilen devreden vergi tutarı, bulunan tutardan fazla ise bulunan tutarın
tamamı, altında ise söz konusu satırda yazan tutar iade olarak talep
edilebilir. Devreden vergi tutarı "0" (bir başka deyişle ilgili dönemde
mükellefin ödenecek vergisi çıkmış) ise iade talebinde bulunulamayacağı
tabiidir. Ödeme çıkan vergilendirme döneminden önceki iade tutarları ile ilgili
bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak hesaplamaya ödeme çıkan
vergilendirme döneminden itibaren yeniden başlanır.
Öte yandan, ilk defa iade
talebinde bulunulduğu
dönemden önceki dönemlerden herhangi birinde ödenecek verginin bulunması
durumunda ödenecek vergi çıkan bu dönemden önceki dönemlere ilişkin olarak
herhangi bir iade talebinde bulunulamaz.
İndirimli orana tabi işlemlerde iade
tutarı, indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen
vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın
sonraki döneme devreden KDV ile karşılaştırılması sonucu belirlenmektedir. Bu
hesaplama yapılırken, indirimli orana tabi işlemler üzerinden hesaplanan
verginin bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergiden yüksek olduğu dönemlerdeki
tutarlar arasındaki fark, cari dönem sonu iade edilebilir KDV tutarından
düşülür.
Diğer taraftan
indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile
söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, (% 1) oranına
tabi işlemler için işlem bedelinin (% 17)'sini, (% 8)'e tabi işlemler için ise
işlem bedelinin (% 10)'unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade
tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam
işlem bedeli dikkate alınır, ay içi
hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir
tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren
harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması
halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Konu ile ilgili örneklere
Tebliğin
(iii/B-3.6.) bölümünde yer verilmiştir.
3.1.2. İzleyen Yıl
İçerisinde Talep EdilenNakden/Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması
İzleyen yıl içerisinde nakden veya
mahsuben iadesi talep edilecek tutar, bir önceki takvim yılının bütün
vergilendirme dönemleri için Tebliğin (iii/B-3.1.1.) bölümündeki açıklamalara
göre hesaplanır.
Yılı içinde iade edilemeyen verginin
izleyen yıl içinde nakden veya Tebliğin (iii/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen
borçlara mahsuben iadesinde, yılı içinde iade edilen tutarlar dikkate alınmadan
aylar itibarıyla kümülatif hesaplama yapılır, bulunan tutardan yılı içinde
yapılan iadeler düşülür, kalan tutarın işlemin yapıldığı yıl için belirlenen
iade edilmeyecek alt sınırı aşan kısmının nakden veya mahsuben iadesi, izleyen
yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin KDV beyannameleri ile talep
edilebilir. (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile değişik)
İadesi talep edilebilir tutar,
izleyen yılın Ocak vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar
verilen beyannamelerde yer alan devreden vergi tutarları ile karşılaştırılır.
İadenin talep edildiği döneme ait karşılaştırmada devreden vergi tutarı olarak
iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki devreden vergi tutarı dikkate
alınır.
Buna göre;
-Devreden vergi tutarı, izleyen
yılın Ocak vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar bütün
dönemlerde iadesi talep edilen tutarı aşıyorsa, talep edilen tutarın tamamı
iade edilebilir.
-Devreden vergi tutarı,izleyen
yılın Ocak vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar
herhangi bir dönemde iadesi talep edilebilir tutarı aşmıyorsa, iadenin talep
edildiği döneme kadar verilen beyannamelerde yer alan en düşük devreden vergi
tutarı iade edilebilir tutar olarak dikkate alınır.
-İzleyen yılın
Ocak vergilendirme dönemindeniadenin talep edildiği döneme kadar aradaki
dönemlerden herhangi birisinde ödenecek vergi çıkması halinde, iade talep
edilemez.
Yıllık
iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan
yıldaki toplam işlem bedeli esas alınır, ay
içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir
tutarın aşılması bu durumu değiştirmez.
İndirimli orana tabi işlemlerden
kaynaklanan iade tutarlarının tamamının yılı içerisinde iadesinin alınması (bir
başka deyişle izleyen yıl içerisinde talep edilebilecek bir tutarın kalmaması)
durumunda bu bölüm kapsamında iade talebinde bulunulması söz konusu değildir. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
Konu ile ilgili örneğe Tebliğin
(iii/B-3.6.) bölümünde yer verilmiştir.
3.1.3.İade
Hesabına Dahil Edilebilecek Yüklenilen KDV
3.1.3.1.Genel Olarak
İndirimli orana tabi işlemlerden
doğan iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren
harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alınır, daha sonra ilgili
dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilir. Bu
şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir vergi tutarının altında
kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana
tabi iktisadi kıymetler (ATİK) dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına
pay verilebilir.
İndirimli orana tabi olmayan teslim
ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler
dolayısıyla yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmez.
Örnek 1:Ankastre ürünlerle
birlikte veya mobilyalı olarak satılan 150 m²'nin altındaki bir konut
tesliminden kaynaklanan iade talebinde; buzdolabı, fırın, davlumbaz, bulaşık
makinesi, mobilya, perde, avize, vestiyer,
televizyon ve benzeri eşyalar, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar
kurulup kullanılabilecek (eklenti) mahiyette olup, bunların teslimi konut
tesliminden bağımsız bir teslim olarak değerlendirilecektir.
Dolayısıyla söz
konusu eşyaların teslimi için bu eşyaların tabi olduğu KDV oranı uygulanacak ve
konut ile birlikte teslim edilen söz konusu eşyaların temininde yüklenilen KDV,
genel esaslara göre indirim konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil
edilemeyecektir.
Diğer
taraftan 150 m²'nin altındaki konutun inşasında kullanılan kombi, cam balkon,
duş teknesi, duşakabin, küvet, mutfak dolabı, evye, batarya, duş başlığı, panel
radyatör gibi eşyalara ilişkin yüklenilen KDV iade hesabına dahil
edilebilecektir. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Örnek 2: 150 m²'nin altındaki bir
konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel
yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik
malzemeleri ve benzeri) ve ATİK'lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak
yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında
değerlendirilecektir.
150 m²nin altındaki konut
teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar
nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı
için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına
dâhil edilmeyecektir.
Dolayısıyla bir
arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel
ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz,
pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara
ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV
iade hesabına dâhil edilemeyecektir.
Ancak arazinin yapısından
dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı,
perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri
işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.
3.1.3.2.Stoklarda Yer Alan
Mallar
Stoklarda yer alan mallarla
ilgili olarak yüklenilen vergilerin, gerçekleşen indirimli orana tabi işlemlere
ilişkin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir. Stoklarda yer alan mallar
nedeniyle yüklenilen vergiler, ancak söz konusu malların satış işleminin
gerçekleştirildiği vergilendirme dönemine ait iade hesabında dikkate
alınabilir.
3.1.3.3. Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetler
Amortismana tabi iktisadi kıymetler
nedeniyle yüklenilen vergilerden, söz konusu iktisadi kıymetlerin indirimli
orana tabi işlemlerde kullanılması kaydıyla, iade hesabına pay verilmesi
mümkündür.
Söz konusu iktisadi kıymetlerin
bizzat mükellef tarafından imal ve inşa edilmesi halinde, imal ve inşa
sırasında yüklenilen vergilerden, bu kıymetlerin aktife alındığı ve indirimli
orana tabi işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade
hesabına pay verilebilecektir.
3.1.3.4. Sonradan Düzenlenen
veya Temin Edilen Belgeler
İndirimli orana tabi işlemin
gerçekleştiği dönem içinde veya öncesinde bu işlemle ilgili olarak yapılan mal
ve hizmet alımlarına ait fatura ve benzeri belgelerin, belge düzenleme süresi
içerisinde olmakla birlikte, indirimli orana tabi işlem gerçekleştikten sonra
düzenlenmesi veya zamanında düzenlenen belgenin işlemin gerçekleştiği
vergilendirme döneminden sonra temin edilmesi halinde, bu belgelerde yer alan
KDV tutarları, işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemi iade hesabına
düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle dahil edilebilir.
Bu durumda iade, KDV İadesi YMM
Tasdik Raporu (YMM Raporu) ile talep edilmişse söz konusu YMM Raporunda
gerekçeleriyle birlikte açıklanır. İade YMM Raporu ile talep edilmemiş ise
mükelleften yazılı bir izahat istenir, izahatın yeterli görülmesi halinde bu
tutarlar da genel esaslar çerçevesinde iade edilir.
Ancak, 3065 sayılı Kanunun
(29/3) üncü maddesine göre indirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere
kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceğinden, sonradan temin edilen
belgelerde yer alan KDV tutarlarının iade hesabına dâhil edilmesinde de bu
hususa dikkat edilecektir. Bir başka deyişle vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu takvim yılını takip eden takvim
yılı
içerisinde kanuni defterlere kaydedilmeyen fatura ve benzeri belgelerde yer
alan KDV tutarlarının indirimi ve iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir.
3.1.3.5.
İndirimli Orana Tabi İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra Yapılan Alımlar ve
İskontolar(05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir)
İndirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra,
işlem ile ilgili olarak garanti, reklam, royalty, know-how, isim hakkı, ciro
primi gibi harcamalar üzerinden KDV ödenebilmektedir. Ayrıca indirimli orana
tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra, satıcı tarafından yapılan iskontolar
nedeniyle, alıcılar tarafından iskontoya dair düzenlenen faturada KDV
hesaplanması gerekmektedir.
Bu kapsamda, indirimli orana tabi işlemin
gerçekleşmesinden sonra, işlemle ilgili olarak yapılan garanti, reklam, royalty,
know-how, isim hakkı, ciro primi gibi harcamalar ve iskontolar nedeniyle
satıcılar tarafından yüklenilen KDV'nin, indirim hesaplarına dahil edildiği
vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınması uygun görülmüştür.
3.2.Yılı
İçerisindeki Mahsup Taleplerinin Yerine Getirilmesi
3.2.1. Genel Olarak
Mahsuben iade talebi, 429 Seri
No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen standart iade talep
dilekçesi kullanılmak suretiyle yapılır ve bu dilekçeye aşağıdaki belgeler
eklenir:
a) Takvim yılı başından
mahsup hakkının doğduğu döneme kadar yapılan alışlara ilişkin fatura ve benzeri
belgeler ile aynı dönemde yapılan indirimli orana tabi satışlara ilişkin fatura
ve benzeri belgelerin listesi.
b) Takvim yılı başından
mahsup hakkının doğduğu döneme kadar iade edilecek vergi tutarının
hesaplanmasına ilişkin olarak dönemler itibarıyla hazırlanacak tablo.
c) Cari yıl
içerisinde bir iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra yapılacak iade
taleplerinde, iade hakkı doğuran işlemin ait olduğu dönemden iadenin talep
edildiği döneme kadar aradaki dönemlere ilişkin olarak indirilecek KDV listesi,
indirimli orana tabi işlemlere ait satış faturaları veya bu faturaların
dökümünü gösteren liste ile yüklenilen KDV listesi ve tablosu.
Kollektif şirketler ile adi ortaklıklar
adına ortaya çıkan KDV iade alacaklarının ortakların borçlarına yönelik mahsup
taleplerinde mahsup talep dilekçesine, yukarıda sayılan belgelerin yanı sıra,
diğer ortakların mahsup yapılmasına izin verdiğini gösteren noter tarafından
onaylanmış bir belge de eklenir.
Vergilendirme dönemleri itibarıyla 50.000
TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri YMM
raporu,
vergi inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir, talep
belgelerin tamamlandığı tarih itibarıyla geçerlik kazanır. Söz konusu belgelerin
veya belgelerde yer alması gereken bilgilerin eksikliği durumunda Tebliğin
(IV/A3-2.1.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde hareket edilir.
50.000 TL ve üstündeki mahsup
talepleri, vergi inceleme raporu veya YMM Raporuna göre yerine getirilir. Talep
tutarının
50.000 TL'yi aşan kısmı kadar teminat gösterilmesi halinde ilgili belgelerin
tamamlanıp teminatın verildiği tarih itibarıyla mahsup talebi geçerlik kazanır
ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM Raporu ile çözülebilir. YMM
Raporlarında, iadenin talep edildiği yıl için belirlenen limitler geçerli olur.
Örneğin; 2013 yılında gerçekleşen işlemlerle ilgili olarak 2014 yılı içerisinde
yapılacak iade taleplerinde 2014 yılı için YMM Raporu ile azami alınabilecek
iade tutarına ilişkin limitler uygulanır.
İade talebi; mahsuben iadenin vergi
inceleme raporuna göre sonuçlandırılması durumunda iade talep dilekçesinin
verildiği tarih itibarıyla, YMM Raporu ile talep edilmesi halinde ise YMM
Raporunun ibraz edildiği tarih itibarıyla geçerlik kazanır.
Tebliğin (IV/D-3)
bölümünde sayılan kurum ve kuruluşların bu kapsamdaki mahsuben iade talepleri,
yukarıda yer alan belgelerin ibrazı üzerine miktarına bakılmaksızın vergi
inceleme raporu, YMM Raporu veya teminat aranmadan yerine getirilir.
Örnek:Mükellef (A)
vergilendirme dönemleri itibarıyla, kümülatif iade tutarını
aşağıdaki gibi hesaplamıştır.
Ocak 2011
5.600
Şubat 2011
6.900
Mart 2011
8.700
Nisan 2011
10.800
Mayıs
2011
13.200
Haziran 2011
15.800
Temmuz 2011
16.800
Ağustos
2011
18.200
Eylül 2011
24.800
Bu mükellefe ilgili yıl (2011)
için belirlenen alt sınırın aşıldığı Haziran döneminde (15.800-14.300=) 1.500
TL mahsuben iade edilebilecektir. Mahsup talebi Haziran dönemi beyannamesi ve
mahsup talep dilekçesinin verilmesinden sonra bu bölümün (a) ve (b) alt
ayrımındaki belgelerin tamamlandığı tarihte geçerlik kazanacaktır. Belgeler
Ocak-Haziran döneminin bütününü kapsayacak şekilde hazırlanacaktır. Haziran
döneminden önce 14.300 TL tutarındaki limitin aşılmamış olması nedeniyle mahsup
talebinde bulunulamayacağından belge ibraz etmeye de gerek bulunmamaktadır.
Haziran döneminden sonraki
dönemlerde yapılacak
iade taleplerinde de iade tutarının kümülatif olarak hesaplanmasına devam
edilecek, bu hesaplama sonucu bulunan tutardan ilgili yıl için belirlenen alt
sınır ve önceki dönemlerde mahsuben iadesi talep edilen tutarlar çıkarılacak ve
varsa kalan tutarın mahsuben iadesi talep edilecektir.
Bu mükellefe, vergilendirme
dönemleri itibarıyla
ilgili yılda geçerli olan 4.000 TL'yi aşmadığı için;
·
Haziran dönemi iade tutarı olan
(15.800-14.300=) 1.500 TL
·
Temmuz dönemi iade tutarı olan
[16.800-(14.300+1.500)] = 1.000 TL
·
Ağustos dönemi iade tutarı olan
[18.200-(14.300+1.500+1.000) ] = 1.400 TL
vergi inceleme raporu, YMM
Raporu veya teminat aranmaksızın iade edilecektir. Mahsuben iade
talebi, bu bölümde sayılan mahsuben iade için gerekli belgelerin tamamlandığı
tarihte geçerlik kazanacaktır.
Mükellef, Eylül dönemi iade
tutarını
[24.800-(14.300+1500+1000+1400)]=6.600 TL olarak hesaplamıştır. Mükellef
mahsuben iadenin teminat karşılığında yapılmasını isterse (6.600-4.000=) 2.600
TL için teminat göstermesi gerekmektedir. Mahsup talebi, Eylül beyannamesi ve
mahsup talep dilekçesinin verilmesinden sonra Eylül ayına ilişkin olarak bu
bölümde sayılan belgelerin tamamlanması şartıyla teminatın gösterildiği tarih
itibarıyla geçerlik kazanacaktır.
3.2.2. Mahsubu Talep
Edilebilecek Borçlar
Mükellefler,
indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacaklarının, Tebliğin (IV/A3-2.1.1.)
bölümünde belirtilen borçlara mahsubunu talep edebilirler. Ayrıca mükelleflerin
iade alacaklarının, (% 51) veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan
temin ettikleri elektrik ve doğalgaz
borçları ile organize sanayi
bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz,
internet hizmetleri, altyapı katılım
payları ve aidatlara ilişkin borçlarına mahsubu da
mümkündür. (16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı
R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği
Seri No 1 ile değişik) (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı
R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ
ile değişik)
Faaliyetleri
indirimli oranda KDV'ye tabi işlemlerden oluşan kollektif şirketler ile adi
ortaklıklar adına ortaya çıkan KDV iade alacakları, söz konusu şirket
ortaklarının yukarıda belirtilen borçlarına (elektrik ve doğalgaz borçları hariç)
da mahsup edilebilecektir(16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1
ile değişik). Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanununa göre
vergi dairesine iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis ettiren işletmelerin,
diğer kurumlar vergisi mükelleflerinde olduğu gibi ortaklarının vergi ve
sigorta prim borçlarına bu uygulama kapsamında mahsup yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
İndirimli orana tabi işlemlerden
doğan KDV iade alacaklarının mükelleflerin kendi elektrik ve doğalgaz
borçlarına mahsubu ise aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerine
getirilir.
Elektrik ve doğalgazı, (% 51)
veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin eden iade hakkı
sahipleri, bu kuruluşlara başvurarak fatura bedellerini KDV iade alacaklarına
mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirtecekler ve bağlı oldukları vergi
dairesine ibraz etmek üzere fatura bedellerinin yatırılacağı bir banka hesap
numarası talep edeceklerdir.
Satıcı
kuruluşlar, (% 51) veya daha fazla hisselerinin kamuya ait olduklarını da
belirtmek suretiyle fatura bedellerinin yatırılacağı banka hesap numarasını
gösteren yazıyı mükellefe vereceklerdir. Mükellefler, satıcılardan alacakları
yazı veya yazıları, bir defaya mahsus olmak üzere, bir dilekçe ekinde bağlı
oldukları vergi dairesine verecekler, dilekçede indirimli orana tabi
işlemlerinden doğan iade alacaklarını doğalgaz ve/veya elektrik borçlarına
mahsup suretiyle ödemek istediklerini belirteceklerdir. Dilekçe ve eki, vergi
dairesince doğalgaz/elektrik satıcısı işletmeden alınacak teyit sonrasında
geçerlik kazanacaktır. Dilekçede yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde,
mükellefler tarafından değişiklikler gecikmeden vergi dairesine
bildirilecektir.
Mahsup talebi, KDV
beyannamesinin verilmesinden sonra bir dilekçe ile yapılır.
Dilekçeye, bu Tebliğin (iii/B-3.2.1.) bölümünde belirtilen belgelerin yanı sıra
doğalgaz/elektrik faturasının iadeyi talep eden firma yetkililerince aslına
uygunluğu kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle onaylanmış fotokopisi eklenir.
Bu faturada yer alacak ceza, faiz ve benzeri unsurlar da mahsuba esas tutara
dâhildir.
Mahsup talebi için fatura örneğinin ibrazı
zorunludur. Satıcı kuruluş yetkililerince onaylanmış da olsa borcun miktarını
gösteren fatura dışındaki belge veya yazılara dayanılarak mahsup yapılamaz.
Mahsup dilekçesinde doğalgaz/elektrik dağıtıcısı kuruluşun banka hesap numarası
da belirtilir.
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade
alacaklarının mükelleflerin organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri
elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve
aidatlara ilişkin borçlarına mahsubu da yukarıda belirtilen usul ve esaslar
çerçevesinde yerine getirilir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
3.2.3. İndirimli
Orana Tabi Malların İhraç Amaçlı Teslimlerinde Mahsuben İade
İndirimli orana tabi malların
oldukları gibi ihraç edilmeleri şartıyla mükellefler tarafından;
-Dış Ticaret
Sermaye Şirketlerine,
-Sektörel Dış Ticaret
Şirketlerine,
-Yarıdan Fazla
Hissesine Sahip Oldukları Şirketlere,
-Kendi Hisselerinin Yarısından
Fazlasına Sahip Olan Şirketlere,
tesliminden doğan yılı
içindeki mahsup talepleri, miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM
Raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
İncelemesiz/teminatsız mahsuben iade
uygulaması aşağıdaki şekilde yürütülür:
a) 3065 sayılı
Kanunagöre tecil-terkin uygulanan ihraç kaydıyla teslimler bu düzenleme
dışındadır. Bu bölümdeki düzenleme, yukarıda belirtilen mükelleflere KDV
uygulanarak yapılan indirimli orana tabi teslimlerden doğan yılı içindeki
mahsup taleplerine ilişkindir.
b) Uygulamadan faydalanılabilmesi
için malların oldukları gibi ihraç edilmeleri zorunludur. Bir başka deyişle
satışı yapılan indirimli orana tabi malın, ihraç edilen nihai ürün olması
gerekmektedir.
c) İncelemesiz/teminatsız
mahsup uygulaması, indirimli orana tabi işlemlerden, yukarıda kapsamı
belirtilen teslimlere isabet eden kısım için geçerlidir.
İade hakkı önceki bölümlerde de
belirtildiği üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen alt sınırın aşıldığı dönemde
doğmakta, bu dönemde alt sınırı aşan kısmın mahsuben iadesi talep
edilebilmektedir.
Yılın
başından sınırın aşıldığı döneme kadar (bu dönem dahil) yapılan ve
incelemesiz/teminatsız iade kapsamına giren teslim bedelleri toplamı, aynı
dönemdeki indirimli orana tabi bütün işlem bedelleri toplamına oranlanır, bu
oran sınırı aşan iade tutarına uygulanarak incelemesiz/teminatsız mahsup
edilebilir tutar hesaplanır.
Alt sınırın
aşıldığı dönemden sonra ise sadece o dönemdeki işlemler için aynı oranlama yapılarak
incelemesiz/teminatsız mahsup tutarı hesaplanır.
d) İade
uygulaması bu Tebliğin (iii/B-3.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde
yürütülür. Ancak iade talep dilekçesine yukarıda belirtilen belgelerin yanı
sıra,
-İhracatı
gerçekleştiren mükelleften bu Tebliğin (II/A-8.13.) bölümüne göre alınan yazı,
-Yılın
başından cari döneme kadar aylar itibarıyla ve kümülatif sütunlara da yer
verilmek suretiyle, incelemesiz/teminatsız mahsup kapsamına giren teslim
bedelleri, bunlar dışındaki indirimli orana tabi diğer işlem bedelleri (birden
fazla işlem varsa toplamları alınarak tek tutar olarak ifade edilecektir) ve
her ikisinin toplamını gösteren bir tablo,
eklenir.
3.2.4.Mahsup İşlemi
Tebliğin
(iii/B-3.2.1.) ve (iii/B-3.2.3.)bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde
mahsuben iade taleplerinde aşağıdaki şekilde hareket edilir:
a) Ayrım
yapılmaksızın indirimli orana tabi bütün işlemlere ait iade tutarı önceki
bölümlerdeki açıklamalara uygun olarak belirlenir.
b) Tutarın 50.000
TL'yi aşmaması halinde mahsup talepleri, ilgili belgelerin tamamlanması
şartıyla incelemesiz ve teminatsız yerine getirilir.
c) İade
tutarının 50.000 TL'yi aşması ve teminat gösterilmesi halinde;
-İncelemesiz/teminatsız
mahsup talepleri, ihracatın gerçekleşmesi beklenilmeden Tebliğin (iii/B-3.2.1.)
bölümündeki belgelerin tamamlanıp teminatın gösterildiği tarihte geçerlik
kazanır, alınan teminat ihracatın gerçekleşip Tebliğin (iii/B-3.2.3.)
bölümündeki belgelerin ibrazı üzerine iade edilir.
-İncelemesiz/teminatsız
mahsuba konu işlemler dışındaki mahsuben iade talepleri Tebliğin (iii/B-3.2.1.)
bölümündeki belgelerin tamamlanıp teminat gösterildiği tarihte geçerlik
kazanır, teminat vergi inceleme raporu ya da YMM Raporunun ibrazı üzerine iade
edilir.
d) İade
tutarının 50.000 TL'yi aşması ve teminat gösterilmemesi halinde,
·
Tebliğin (iii/B-3.2.3.) bölümündeki işlemlerden
kaynaklanan kısımla ilgili mahsuben iade talebi, vergi inceleme raporu ve
teminat aranmaksızın ihracatın gerçekleşip ilgili belgelerin tamamlandığı tarih
itibarıyla,
·
Diğer kısma ilişkin mahsup talepleri ise; mahsuben
iadenin vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılması durumunda iade talep
dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla, YMM Raporu ile talep edilmesi halinde
ise YMM Raporunun ibraz edildiği tarih itibarıyla,
geçerlik kazanır.
3.2.5.
(27.02.2025 / 32826 sayılı R.G ile yürürlükten kaldırılmıştır)[33] Yürürlük; 01.03.2025 itibaren yapılan iade talepleri için
geçerli olmak üzere yayımı tarihidir.
3.3. Yılı İçinde İade
Edilemeyen Vergilerin İadesi
İndirimli orana tabi işlemlerden
doğan iade alacağının yılı içinde iade edilemeyen kısmı, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine
bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilebilir. İadenin mahsuben talep
edilmesi durumunda mahsuben iade bu bölümdeki açıklamalara göre yerine
getirilir.
İade talebi en erken izleyen yılın
Ocak dönemine ait olup Şubat ayı içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait
olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri ile yapılabilecektir. Üç
aylık vergilendirme dönemine tabi olan mükelleflerde iade talebi en erken
izleyen yılın ilk üç aylık, en geç üçüncü üç aylık vergilendirme dönemlerine
ait beyannamelerle yapılabilecektir.
İndirimli orana tabi işlemlere
ilişkin olup indirim yoluyla telafi edilemeyen yüklenilen vergi tutarları, yılı
içinde mahsup edilen vergiler dikkate alınmadan, Tebliğin (iii/B-3.1.2.)
bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlemlerin yapıldığı yılın tamamı için
yıllık olarak ve Aralık dönemi sonu itibarıyla hesaplanır.
Bu tutardan, yılı içinde
mahsup edilen vergiler düşüldükten sonra kalan kısmın işlemin gerçekleştiği yıl
için belirlenen alt sınırı (…) aşan kısmı
"İade Edilebilir KDV" olarak hesaplanır. Bu tutar, izleyen yılın Ocak
vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği vergilendirme dönemine kadar
aradaki dönemlere ait devreden vergi tutarları ile karşılaştırılmak suretiyle
"iade edilecek KDV tutarı" belirlenir.
Bu şekilde hesaplanan KDV
alacağının 50.000 TL'yi aşmaması halinde nakden ve/veya mahsuben iade talepleri
vergi inceleme raporu, teminat ve YMM Raporu aranılmadan yerine getirilir,
talep bu bölümün sonunda belirtilen belgelerin tamamlandığı tarih itibarıyla
geçerlik kazanır. Söz konusu belgelerin veya belgelerde yer alması gereken
bilgilerin eksikliği durumunda Tebliğin (IV/A3-2.1.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlem
yapılır.
İade talebinin 50.000 TL ve üstünde
olması halinde 50.000 TL'yi aşan kısmın nakden ve/veya mahsuben iadesi vergi
inceleme raporu, YMM Raporu veya teminat karşılığında yerine getirilir. İade
talebi;
-Vergi inceleme raporu
sonucuna göre talep edilmiş ise mahsuben iade taleplerinde vergi inceleme
raporu dışındaki diğer belgelerin tamamlanmış olması koşuluyla iade talep
dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla; nakden iade taleplerinde vergi
inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihte,
-Nakden/mahsuben iadenin YMM
Raporu ile talep edilmesi halinde, belgelerin tamamlanıp YMM
Raporunun eksiksiz olarak ibraz edildiği tarihte,
-Nakden/mahsuben iadenin
teminat karşılığı talep edilmesi halinde ise teminatın gösterilip belgelerin
tamamlandığı tarihte,
geçerlik kazanır.
7.fıkra; (15.02.2017 tarih ve 29980
sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Yılı içerisinde
mahsup edilemeyen KDV'nin iadesi için bu bölümdeki açıklamalara göre izleyen
yılda ayrıca bir iade talebinde bulunulması gerektiğinden yılı içinde mahsuben
iadeye yönelik olarak düzenlenen YMM Raporunun izleyen yıl talep edilecek
nakden/mahsuben iade için geçerliliği bulunmamaktadır. İzleyen yıl içerisinde
yapılacak nakden/mahsuben iade talebi için ayrıca bir YMM Raporu düzenlenmesi
gerekmektedir.
50.000 TL'yi aşan tutarlar
için teminat gösterilmesi halinde teminatın gösterilip belgelerin tamamlanmasından
sonra nakden ve/veya mahsuben iade talepleri yerine getirilir, teminat vergi
inceleme raporu veya YMM Raporu ile çözülür. YMM Raporlarında, iadenin talep
edildiği yıl için belirlenen limitler geçerli olur. Örneğin; 2012 yılında
gerçekleşen işlemlerle ilgili olarak 2013 yılı içerisinde yapılacak iade
taleplerinde 2013 yılı için YMM Raporu ile azami alınabilecek iade tutarına
ilişkin limitler geçerli olacaktır.
Tebliğin (IV/D-3)
bölümünde sayılan kurum ve kuruluşların bu kapsamdaki nakden/mahsuben iade
talepleri, yukarıda yer alan belgelerin ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın
vergi inceleme raporu, YMM Raporu veya teminat aranmadan yerine getirilir.
İade talebi, 429 Seri No.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen standart iade talep dilekçesi
kullanılmak suretiyle yapılır ve bu dilekçeye aşağıdaki belgeler eklenir:
- İndirimli
orana tabi işlemlerin yapıldığı yılda söz konusu işlemlere ait alış ve satış
faturaları ve benzeri belgelerin listesi
- Yıllık iade
tutarının hesaplanmasına ilişkin tablo
- Yılı içinde iade edilen tutarları aylık olarak gösteren tablo
(Bu tabloda yılı içinde iadesi gerçekleşen tutarların toplamı da tek satırda
gösterilecektir.) (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile
değişik)
- İadenin
talep edildiği izleyen yılın ilk döneminden iadenin talep edildiği döneme kadar
aylar itibarıyla devreden KDV tutarlarını gösteren tablo
Örnek:Mükellef (A) ya,
2010 takvim yılında
iade alacağının 13.300 TL'yi aşan kısmı olan 10.000 TL mahsuben iade
edilmiştir.
Mükellef 2010 yılının
tamamı için iade tutarını 13.300 TL'lik alt sınırı ve yılı içinde mahsuben iade
edilen kısmı dikkate almadan,Tebliğin (iii/B-3.1.2.)bölümüne göre 26.700 TL
olarak hesaplamıştır. Bu mükellefe 2011 yılında nakden veya mahsuben iade
edilebilecek azami tutar [26.700- (10.000+13.300 )]= 3.400 TL'dir.
Bu mükellef iade alacağını Mayıs
2011 dönemi beyannamesinde yaptığı beyan ile talep etmektedir.
Mükellefin 2011 yılının
Ocak-Mayıs arasındaki dönemlere ait beyannamelerindeki devreden vergi tutarları
aşağıdaki gibidir:
Ocak 2011
14.300
Şubat 2011
14.200
Mart 2011
13.600
Nisan 2011
2.900
Mayıs
2011
4.800
Bu mükellefe yapılacak iade
tutarı, devreden verginin en düşük olduğu Nisan 2011 dönemindeki 2.900 TL ile
sınırlıdır.
3.4.Diğer Hususlar
3.4.1. İndirimli
Orana Tabi İşlemleriyle Birlikte Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemleri Bulunan
Mükellefler
KDV beyannamesinde indirimli
orana tabi işlemlerin yanı sıra diğer işlemlerden doğan iade alacaklarının
bulunması da mümkündür. Toplam iade alacağından öncelikle mükellefin ithalde
alınanlar dışındaki kendi vergi borçlarına mahsubu yapılır. Bu mahsup
işleminden sonra indirimli orana tabi işlemlere ait bir KDV alacağının kalması
halinde kalan tutar, mükellefin isteğine bağlı olarak sigorta prim borçları ile
Tebliğin (iii/B-3.2.2.) bölümünde sayılan diğer borçlarına mahsup edilebilir.
İndirimli orana tabi işlemler dışındaki diğer iade hakkı doğuran işlemlerden
doğan KDV alacaklarının mal ve hizmet alımlarına ilişkin borçlara mahsubu
mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle mahsup dilekçesinde;
-İade alacağının,
indirimli orana tabi işlemler dâhil, iade hakkı doğuran işlem türleri
itibarıyla tutarları,
-Muaccel hale gelmiş kendi
vergi borçlarının toplam tutarı,
-Bu borç tutarının, iade
hakkı doğuran işlemlerden hangilerine ilişkin alacağa mahsup edileceği,
-Bu mahsuptan sonra, indirimli
orana tabi işlemlerden kalacak iade tutarı (A),
-Varsa indirimli orana tabi
işlemlere ait olup geçmiş dönemlerde mahsup edilemeyen iade alacağı (B),
-(A + B) toplamından mal ve
hizmet alımlarına ilişkin borçlara ve/veya sigorta prim borçlarına mahsubu
talep edilen tutar,
-İndirimli
orana tabi işlemlere ait iade alacağından bu dönemde mahsup edilemeyen ve
gelecek döneme aktarılan iade tutarı,
bir tablo halinde yer alır.
İndirimli orana tabi mal ve
hizmetlerin aynı zamanda tam istisna kapsamında teslim ve ifa edildiği
durumlarda yüklenilen vergilerden indirim yoluyla telafi edilemeyenlerin ilgili
işleme ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade edilmesi gerekmektedir.
Buna göre indirimli orana tabi
mal ve hizmetleri aynı
dönemde hem vergiye tabi hem de tam istisna kapsamında teslim veya ifa eden
mükelleflerin, bu işlemlerle ilgili yüklendikleri vergilerin, iadenin talep
edildiği vergilendirme dönemine ait devreden vergi tutarını aşması halinde
indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade tutarı, işlemlerin toplam
iade miktarı içindeki payı dikkate alınarak hesaplanır.
Örnek: Bir mükellefin
Eylül/2011 vergilendirme dönemindeki iade hakkı doğuran
işlemleri ihracat ve indirimli orana tabi teslimlerden oluşmaktadır. Mükellef,
ihracat teslimlerinin bünyesine giren vergiyi 120.000 TL, indirimli orana tabi
teslimlerin bünyesine giren vergiyi 80.000 TL olarak hesaplamıştır.
Buna göre ilgili dönemde iade
hakkı
doğuran işlemlerin bünyesine giren toplam vergi tutarı içinde indirimli orana
tabi işlemlerin payı [(80/200)x100=40] yüzde 40, ihracat istisnası kapsamındaki
işlemlerin payı ise [(120/200)x100=60] yüzde 60 olacaktır. Bu paylar dikkate
alınarak Eylül/2011 vergilendirme döneminde devreden100.000 TL KDV'nin
yüzde 40'ı olan 40.000 TL'si indirimli orana tabi işlemlere ilişkin yılı içinde
mahsuben iade esaslarına göre iade edilecektir.
Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran
uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan
KDV alacağı iade edilir. Buna göre, indirimli orana tabi olup tevkifat
uygulanan işlemlerden doğan KDV iade talepleri, bu Tebliğin (I/C-2.1.5.)
bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Diğer taraftan indirimli orana tabi işlemlerden
kaynaklanan iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablonun "Hesaplanan KDV"
sütununa, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin tamamı (tevkif edilen tutar
dahil) yazılır. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Örnek: (A) firması, dokumacı (B) firmasına
100.000 TL'lik tiftik teslim etmiştir. İndirimli orana tabi (% 8) bu teslimde
hesaplanan KDV (100.000x0,08=) 8.000 TL olup söz konusu teslim aynı zamanda
(9/10) oranında tevkifata tabidir. (A) firmasının hem tevkifata tabi hem de
indirimli orana tabi bu işleminde, tevkifata tabi tutulan (8.000x0,90=) 7.200
TL KDV'nin tevkifata ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iadesi talep edilecektir.
(A) firmasının indirimli orana tabi işlemler nedeniyle iade talep etmesi
durumunda ise, hesaplama tablosunun hesaplanan KDV sütununa, hesaplanan KDV'nin
kısmi tevkifat uygulanmadan önceki tutarı olan 8.000 TL yazılacaktır. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
3.4.2.İndirimli
Orana Tabi Malların İhraç Kaydıyla Teslimi
3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamında ihraç kaydıyla teslim edilen
malların ihracı üzerine ihraç kaydıyla teslim faturasında hesaplanan ancak
tahsil edilmeyen ve tecil de edilemeyen KDV mükellefe iade edilmektedir. Bu
işlem indirimli orana tabi bir teslim ise hesaplanan KDV tutarını aşan
yüklenimleri de Kanunun (29/2) nci maddesine göre mükellefe iade edilebilir. Bu
teslim nedeniyle tecil edilecek KDV çıkması halinde yüklenilen KDV indirim
yoluyla telafi edildiğinden mükellefe Kanunun (29/2) nci maddesine göre iade
yapılmaz.
İndirimli orana tabi malların ihraç
kaydıyla teslimleri ve beyanına ilişkin açıklamalara bu Tebliğin (II/A-8.12.)
bölümünde yer verilmiştir.
Örnek: Konfeksiyon
imalatçısı
(A), ürettiği 100 adet elbiseyi adedi 100 TL den ihracatçı (B)'ye ihraç kayıtlı
teslim etmiştir. Bu teslim için imalatçının düzenlediği faturada 10.000 TL
bedel üzerinden 800 TL KDV hesaplanarak beyan edilecek ancak ihracatçı
tarafından bu KDV tutarı ödenmeyecektir.
(A) nın önceki dönemden devreden
KDV tutarı 1.500 TL, bu dönemde indirilecek KDV tutarı 1.200 TL olup sadece bu
teslime (100 adet elbise) ilişkin yüklenim KDV tutarı ise 950 TL'dir.
Buna göre (A), (B) tarafından
elbiselerin ihraç edildiğinde ihraç kaydıyla teslim bedeli üzerinden
hesapladığı ve tecil edemediği 800 TL'nin iadesini ihraç kaydıyla teslimlerden
kaynaklanan KDV tutarları için belirlenen iade esaslarına göre 150 TL'sini de
indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade esaslarına göre talep
edecektir.
3.4.3. Fason Tekstil ve
Konfeksiyon İşlerinde
İade Uygulaması
Tekstil ve konfeksiyon
sektöründe indirimli orana tabi fason işlerden doğan KDV iade alacaklarının
yılı içerisinde mahsuben iadesini talep eden mükelleflerin 50.000 TL'yi aşmayan
mahsup talepleri vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat aranmaksızın, 50.000
TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri ise teminat ve/veya vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Bu kapsamda işlemleri bulunan
mükelleflerin izleyen yıl içerisinde nakden iade talebinde bulunmaları halinde
ise nakden iade talepleri münhasıran teminat ve/veya vergi inceleme raporu ile
yerine getirilir.
Mükelleflerin, KDV iade alacağının tamamı
için teminat göstermeleri halinde iade talebi, önceki bölümlerde belirtilen
belgelerin ibraz edilmiş olması şartıyla teminatın gösterildiği tarih
itibarıyla geçerlik kazanır, teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Vergi inceleme raporu sonucuna
göre yapılacak
iadelerde; mahsuben iade talepleri mahsup talep dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarih itibarıyla, nakden iade talepleri ise vergi inceleme raporunun
vergi dairesine intikal ettiği tarih itibarıyla geçerlik kazanır.
3.4.4.Süresinden Sonra İade
Talebinde Bulunulması
İade alacağının ait olduğu aylık
dönemde mahsuben iadesinin talep edilmesi ihtiyaridir. Bu sebeple indirimli
orana tabi işlemleri bulunan mükellefler hak kazandıkları iade miktarını cari
yılın sonraki dönemlerinde mahsuba konu edebilecekleri gibi, bir sonraki yılda
da Tebliğin (iii/B-3.2.) bölümündeki açıklamalara göre talep etmeleri şartıyla
nakden veya mahsuben geri alabilirler.
Ancak süresinde iade hakkını
kullanmayan mükelleflerin, daha sonra düzeltme beyannameleri ile iade talebinde
bulunmaları mümkün değildir.
İzleyen yılın Ocak-Kasım
dönemlerinde usulüne uygun olarak iade talebinde bulunan mükelleflerin de talep
edilen iade tutarını artırmak amacıyla, sonraki yıllarda bu dönemlere ilişkin
düzeltme beyannamesi vermek suretiyle iade talebinde bulunmaları söz konusu
değildir. Ancak izleyen yıl içerisinde talep edilen iade tutarının, aynı yıl
içerisinde düzeltme beyannamesi ile artırılması mümkün olup bu şekilde
artırılan kısmın iadesi münhasıran vergi inceleme raporuna göre yerine
getirilir.
3.4.5. İade İşlemi
Sonuçlandırıldıktan Sonra İndirimli Orana Tabi İşlemlerin Matrahında Meydana
Gelen Değişiklikler
3065 sayılı Kanunun
35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi
veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi
işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu
işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi
değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem
içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin
defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri
hükme bağlanmıştır.
İndirimli orana tabi teslim veya
hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi,
işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem
matrahının değişmesi durumunda bir düzeltme yapılması gerekmektedir.
Bu düzeltme defter kayıtları ve
beyanname üzerinde yapılır. Dolayısıyla vergiye tabi işlemi gerçekleştiren
mükellef, hesapladığı vergiyi, matrahta değişikliğin vuku bulduğu döneme ait
beyannamenin "İndirimler" kulakçığı altındaki "103" kodlu "Satıştan İade
Edilen, İşlemi Gerçekleşmeyen veya İşleminden Vazgeçilen Mal ve Hizmetler Nedeniyle
İndirilmesi Gereken KDV" satırına yazmak suretiyle tekrar indirim hesaplarına
alarak düzeltir.
Bu çerçevede, indirimli orana
tabi bir işleme ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya
çıkaran işlemden vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi
durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:
a) Matrahta değişikliğin
vuku bulduğu vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter
kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine
yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi
halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
mükelleften geri alınır.
b) Mükellefin, matrahta değişikliğin
vuku bulduğu dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; indirimli orana tabi
işlem nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden
düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası
ile birlikte mükelleften aranır.
Öte yandan matrahta değişikliğin
indirimli orana tabi malların iade edilmesinden kaynaklanması durumunda;
·
İade
edilen malların, iadenin gerçekleştiği vergilendirme döneminde yeniden satışa
konu edilmesi halinde satış daha düşük fiyattan gerçekleşmişse (iade tutarı
artacağından) mahsup işlemi yapılarak aradaki fark, iadeye konu edilebilir.
Satış daha yüksek fiyattan gerçekleşmişse (iade tutarı azalacağından) mahsup
işlemi yapılarak aradaki fark mükelleften tahsil edilir.
·
İade
edilen malların daha sonraki bir vergilendirme döneminde satışa konu edilmesi
halinde daha önce iade edilen tutar (a) veya (b) bölümündeki açıklamalara göre
mükelleften tahsil edilir. Mükellef yeni işlem nedeniyle genel esaslara göre
iade talebinde bulunur.
·
Malların indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği
yılı izleyen yıl içerisinde iade edilmesi durumunda, mükellefe iade edilen
tutar, işlemin gerçekleştiği yıl içerisinde mahsuben iade alınıp alınmadığı
hususu da göz önünde bulundurularak;
-İzleyen yıl içerisinde Tebliğin
(iii/B-3.3.) bölümüne göre iade talebinde bulunulmuş ancak henüz iade
gerçekleşmemişse iadesi talep edilen tutardan düşülmek suretiyle tahsil edilir.
-İzleyen yıl
içerisinde iade gerçekleşmiş ya da iade talebinde bulunulmamışsa (a) veya (b)
bölümlerindeki açıklamalara göre hareket edilir.
·
İade
edilen malların bir daha satışa konu olmayacak şekilde zayi olması halinde daha
önce iade edilen tutar, (a) veya (b) bölümüne göre mükelleften tahsil edilir.
Diğer taraftan
3065 sayılı Kanunun (30/c) maddesi uyarınca zayi olan mallar nedeniyle
yüklenilen vergilerin indirim konusu yapılması mümkün bulunmadığından daha önce
indirim hesaplarına alınan tutarlar indirim hesaplarından çıkarılır.
Örnek: Sağlık
Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan ilaçların ticaretini yapan mükellef (E),
Ocak/2011 vergilendirme döneminde KDV hariç 200.000 TL tutarında indirimli
orana tabi ilaç tesliminde bulunmuştur. Bu satış işlemine ilişkin olarak 16.000
TL KDV hesaplamıştır. Bu işlemle ilgili olarak mükellefin yüklendiği KDV tutarı
40.300 TL olup, işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yoluyla
telafi edilemeyen 24.300 TL, 2011 yılı için Bakanlar Kurulunca belirlenen alt
sınırı (14.300 TL) aştığından, mükellef 10.000 TL'nin iadesini talep etmiş,
iade talebi mükellefin kendisine ait vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle
gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu satışa konu
malların 100.000 TL'lik kısmı Nisan/2011 vergilendirme döneminde mükellefe iade
edilmiştir.
-Malların bir
kısmının iade edildiği Nisan 2011 vergilendirme döneminde, Ocak-Nisan 2011
arasındaki dönemlerde gerçekleşen diğer indirimli orana tabi işlemler de
dikkate alınarak mal iadeleri düşüldükten sonra iadeye hak kazanılan tutar
hesaplanacak ve Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırın aşılıp aşılmamasına göre
gerekli düzeltme yapılacaktır.
Buna göre Ocak-Nisan 2011 arasındaki
dönemlerde mükellefin indirimli orana tabi başka tesliminin olmaması durumunda,
100.000 TL + 8.000 TL KDV mal iadesi düşüldükten sonra indirimli orana tabi
teslim tutarı 200.000 TL +16.000 TL KDV tutarından 100.000 TL + 8.000 TL KDV
tutarına düşecektir. İndirimli orana tabi teslimle ilgili olarak yüklenilen
vergi de 40.300 TL'den 20.150 TL'ye düşecektir. İndirim yoluyla telafi
edilemeyen vergi ise (20.150 - 8.000=) 12.150 TL'ye düşecektir. Bu tutar da
Bakanlar Kurulunca 2011 yılı için belirlenen 14.300 TL'nin altında kaldığından,
Ocak 2011 döneminde iade alınan 10.000 TL'nin tamamının Nisan 2011 döneminde
düzeltilmesi ve gecikme faizi ve ceza uygulanmaksızın tahsili gerekecektir.
-Mükellef, Nisan 2011 vergilendirme
döneminde iade edilen mallarla ilgili olarak bu dönemde önceden alınan tutarın
iadesi için müracaat etmeyip, Haziran/2011 vergilendirme döneminde vergi
dairesine müracaat etmişse ya da bu durum Haziran/2011 vergilendirme döneminde
tespit edilmişse Ocak vergilendirme döneminde mahsuben iade edilen tutar, Nisan
ayından Haziran ayına kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezasıyla
birlikte mükelleften tahsil edilecektir.
-İade alınan
mallar, Nisan/2011 vergilendirme döneminde 80.000 TL + 6.400 TL KDV'ye
satılmışsa, iade tutarı yeniden hesaplanacak, satış fiyatının Ocak 2011
dönemindeki satış fiyatından düşük olması nedeniyle indirim yoluyla telafi
edilemeyen KDV, satış fiyatındaki azalma nispetinde azalacaktır. Buna göre
100.000 TL + 8.000 TL KDV tutarı 80.000 TL + 6.400 TL KDV'ye düşeceğinden,
iadeye hak kazanılan tutar (indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV) 1.600 TL
artacaktır. Yapılan yeni hesaplama neticesinde, Ocak 2011 döneminde iade alınan
10.000 TL'ye ek olarak, iadeye hak kazanılan 1.600 TL Nisan 2011 döneminde
iadeye konu edilebilecektir.
-İade alınan
malların Nisan 2011 vergilendirme döneminde 150.000 TL + 12.000 TL KDV'ye
satılması durumunda, indirim yoluyla
telafi edilebilecek vergi Ocak 2011'deki satış fiyatıyla Nisan 2011 dönemindeki
satış fiyatı arasında oluşan 50.000 TL olumlu fark nispetinde, (50.000 x % 8=)
4.000 TL artacaktır. Ocak- Nisan 2011 arasında mükellefin başka indirimli orana
tabi tesliminin olmadığını varsayarsak toplamda hesaplanan vergi tutarı
(250.000 x % 8=) 20.000 TL'ye yükselecek, indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV
tutarı ise (40.300 - 20.000=) 20.300 TL'ye düşecektir. Bu durumda iade
alınabilecek tutar Bakanlar Kurulunca belirlenen alt sınır dikkate alındıktan
sonra (20.300 - 14.300=) 6.000 TL'ye düşecektir. Dolayısıyla indirimli orana
tabi teslim nedeniyle iadeye hak kazanılan tutar, indirim yoluyla telafi edilen
tutar kadar azalacak ve (10.000 - 6.000=) 4.000 TL KDV tutarı Nisan 2011
döneminde gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın geri alınacaktır.
Nisan 2011 vergilendirme
döneminde iade alınan
ilaçların kullanım sürelerinin dolması nedeniyle tekrar satışa konu
edilemeyerek zayi olması durumunda, Ocak-Nisan 2011 döneminde indirimli orana
tabi başka bir teslim bulunmuyorsa iade hesaplaması tekrar yapılacak, indirimli
orana tabi teslim tutarı 100.000 TL + 8.000 TL KDV'ye, bu teslime ilişkin
yüklenilen vergi tutarı da 20.150 TL'ye düşecek, dolayısıyla indirim yoluyla
telafi edilemeyen vergi de (20.150 - 8.000=) 12.150 TL'ye düşecektir. Bu tutar
da Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırın altında kaldığından Ocak 2011
döneminde iade edilen 10.000 TL'nin tamamı, Nisan 2011 döneminde gecikme faizi
ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın geri alınacaktır. 12.150 TL tutarındaki
indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV ise kümülatif hesaplamada sonraki
dönemlerde dikkate alınacaktır.
Ayrıca kullanım
süreleri dolduğundan zayi olan söz konusu mallar nedeniyle yüklenilen vergiler
de 3065 sayılı Kanunun (30/c) maddesi uyarınca indirim hesaplarından çıkarılmak
suretiyle düzeltilecektir.
3.4.6.Özel Hesap Dönemi Tayin
Edilen Mükelleflerin İade Talepleri
Kazancın tespiti
yönünden kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan gelir ya da kurumlar
vergisi mükelleflerince, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle yüklenilen
ancak işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yoluyla
giderilemeyen ve yılı içinde de mahsubu yapılamayan vergilerin bu mükelleflere
nakden iadesi, takvim yılı esasına göre yerine getirilecektir.
3.4.7.Önceki Yıllara Ait
İade Edilmeyen Alt Sınır Tutarları
İndirimli orana tabi işlemlere ilişkin
olarak geçmiş yıllar için belirlenen alt sınırlar, doğrudan cari yıla ilişkin
iade hesabına dâhil edilmez, devreden KDV hesabında muhafaza edilir.
Dolayısıyla indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade hesabında alt sınır
olarak yalnızca cari yıl için belirlenen tutarın dikkate alınması
gerekmektedir.
3.4.8. Vergi
İnceleme Raporuna Göre Mahsuben İade(15.02.2017 tarih ve 29980
sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade
alacağının, vergi inceleme raporuna göre Tebliğin (iii/B-3.2.2.) bölümünde
belirtilen borçlara mahsubunun talep edilmesi halinde, mahsup işlemi vergi
inceleme raporu dışında kalan diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla
standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla
teminat aranmadan yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun
tespit edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen borcun vade
tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği
tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.
3.4.9. Yapı Kullanma İzin Belgesi Bulunan ve Mülkiyeti
Devredilen Konutların Tesliminde İade
(05.02.2021 / 31386 sayılı R.G. KDV Seri No
34 ile eklenmiştir)
İndirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle iade
talebinde bulunulabilmesi için konutların tamamlanarak alıcılara fiilen teslim
edildiğinin tevsiki gerekmektedir.
Gayrimenkul satışlarında mülkiyetin devri ise
gayrimenkulün tapuda alıcı adına tescil edilmesi suretiyle gerçekleşmektedir.
Diğer taraftan, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar
Kanununun 30 uncu maddesine göre, yapı inşaatının tamamen bittiği takdirde
tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu
kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye veya
valilikten yapı kullanma izni alınması mecburidir. Bu izin, yapı sahibinin
müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında
fen bakımından mahzur görülmediğinin tespitine ilişkindir.
Bu itibarla, yapı kullanma izin belgesi bulunan ve
tapuda mülkiyet devri gerçekleşen konutlara ilişkin KDV iade talepleri, konutun
fiilen kullanımına ilişkin başkaca bir belge aranmasına veya bu bağlamda bir
yoklama yapılmasına gerek bulunmaksızın değerlendirmeye alınır.
3.5. İade
Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
3.5.1. Yılı İçinde
İade Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
Yılı içindeki
(…) iade taleplerinde "İstisnalar
ve Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığındaki "Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" tablosundan 406 kodlu satır seçilecek, satırın
"Teslim ve Hizmet Bedeli" sütunu ile "İadeye Konu Olan KDV"
sütununa Tebliğin (iii/B-3.1.1.) bölümüne göre belirlenen iade tutarı yazılır.
3.5.2.Yıllık İade
Taleplerinin Beyannamede Gösterilmesi
Yılı içinde (…) iade edilemeyen vergiler için izleyen yılda
yapılacak iade taleplerinde, "İstisnalar ve Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler"
kulakçığındaki "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosundan 439
kodlu satır seçilecek ve bu satırın "Teslim ve Hizmet Bedeli" sütununa
önceki yıldaki toplam işlem bedeli, "İadeye Konu Olan KDV" sütununa
Tebliğin (iii/B-3.1.2.) bölümündeki açıklamalara göre belirlenen iade tutarı
yazılır.
3.5.3.Yılı
İçerisinde Mahsup Edilemeyen Tutarların Beyannamede Gösterilmesi
İadesi talep edilen tutarlar,
iadenin talep edildiği dönemde "devreden vergi" tutarından çıkarılır. İndirimli
orana tabi işlemin gerçekleştiği yıl içerisinde mahsuben iadesi talep edilen
tutarların da iadenin talep edildiği vergilendirme döneminde devreden vergi
tutarından çıkarılması gerekmektedir. Bu şekilde devreden vergi tutarından
çıkarılıp mahsuben iadesi talep edilen tutarlardan iadesi gerçekleşmeyen
tutarlar, en erken izleyen vergilendirme dönemine; en geç izleyen yılın Ocak
vergilendirme dönemine ait beyannamede, "İndirimler" kulakçığı altında bu
amaçla ihdas edilen 106 No.lu "İndirimli Orana Tabi İşlemlerle İlgili Mahsuben
İadesi Gerçekleşmeyen KDV" satırına
yazılmak suretiyle yeniden devreden KDV tutarlarına dahil edilir ve daha
sonraki iade taleplerinin hesaplanmasında dikkate alınır. Bu şekilde iadesi gerçekleşmeyen
tutarların devreden KDV hesabına dâhil edilmesi, söz konusu tutarlar itibarıyla
iade talebinden vazgeçildiğini gösterir.
Örnek: Müteahhitlik
faaliyetinde bulunan (M) firması, 2011 yılının Haziran ve Ağustos
vergilendirme dönemlerinde 150 m²'nin altında konut teslimlerinde bulunmuştur.
İndirimli orana tabi söz konusu teslimleri nedeniyle yüklendiği ancak indirim
yoluyla telafi edemediği tutarı, bu bölümdeki açıklamalara göre hesaplamış ve
2011 yılı için belirlenen alt sınır olan 14.300 TL'yi düştükten sonra kalan
190.000 TL'lik tutarın mahsuben iadesini Ağustos/2011 vergilendirme döneminde
talep etmiştir. Bu tutarın 152.000 TL lik kısmı, Eylül 2011 döneminde vergi
borçlarına mahsuben iade edilmiştir.
Dolayısıyla
mükellefin yılı içinde mahsuben iadesini talep ettiği 190.000 TL, iadenin talep
edildiği Ağustos/2011 vergilendirme döneminde devreden vergi tutarından
çıkarılmıştır. Bu durumda mahsuben iadesi talep edilip devreden vergi
tutarından çıkarılmakla beraber mahsuben iadesi gerçekleşmeyen 38.000 TL'lik
tutar, en erken Eylül/2011 dönemine, en geç 2012 yılının Ocak vergilendirme
dönemine ait beyannamenin "İndirimler" kulakçığı altındaki 106 No.lu "İndirimli
Orana Tabi İşlemlerle İlgili Mahsuben İadesi Gerçekleşmeyen KDV" satırına
yazılmak suretiyle izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin iade hesaplarında
dikkate alınmak üzere yeniden devreden KDV tutarlarına dâhil edilecektir.
3.6.Açıklamalı
Örnek
Tarım
aletlerinin ticaretini yapan mükellef (Z)'nin, 2012 yılında yapmış olduğu
indirimli orana tabi teslimleriyle ilgili bilgiler aşağıdadır:
1. Mükellefin Ocak/2012
vergilendirme döneminde devreden vergisi 50.000 TL dir.
2. Şubat/2012 vergilendirme
döneminde 2012 yılı için belirlenen alt sınır olan 15.800 TL'lik tutar aşılmış
ve mükellef, bu tutarı aşan 4.200 TL'nin iadesini talep etmiştir. Şubat/2012
vergilendirme döneminde iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki devreden
KDV tutarı 60.000 TL'dir. İadesi talep edilen 4.200 TL'nin tamamı mükellefin
kendisine ait vergi borçlarına mahsuben iade edilmiştir.
Mükellef yukarıda
belirtilen bilgiler çerçevesinde Şubat/2012 vergilendirme dönemi iade talebi
için aşağıdaki tabloyu hazırlayacaktır.
Tablo
1:
DÖNEM
İ N D İ R
İ M L İO R A N A T A B İ
İ Ş L E M
FARK
(4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU
İADEYE ESAS KDV TUTARI
İADEYE
ESAS KDV TUTARI
(Kümülatif)(5+6)
İADE
EDİLEBİ-LİR KDV TUTARI
DEVREDEN KDV
MAHSUBU
GERÇEK-LEŞEN KDV
BEDEL
HESAP-LANAN KDV
YÜKLENİ-LEN KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
0
50.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
4.200
60.000
4.200
Tablo ile ilgili açıklamalar
aşağıdadır:
a) Mükellefin Ocak ayındaki
indirimli orana tabi teslimlerine ilişkin KDV hariç bedel 50.000 TL, işlemin
bünyesine giren KDV 6.000 TL, bu teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV 4.000
TL, yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki fark 2.000 TL'dir. Bu tutar,
Ocak vergilendirme dönemi sonu itibarıyla "İadeye Esas KDV Tutarı"dır. Ancak
devreden vergi tutarı elverişli olmasına rağmen ilgili yıl için belirlenen alt
sınır aşılmadığından bu tutarın iade olarak talep edilmesi söz konusu olmayıp,
"İade Edilebilir KDV Tutarı" sütununa "0" yazılır.
b) Şubat ayında yüklenilen ve
hesaplanan KDV farkı 18.000 TL'dir. Bu tutarın "Ocak Sonu Kümülatif İade
Edilebilir KDV" tutarı ile toplanması sonucu bulunan 20.000 TL, Şubat
vergilendirme dönemi sonu itibarıyla "İadeye Esas KDV Tutarı"dır. Bu tutarın
2012 yılı için belirlenen alt sınırı aşan kısmı olan (20.000-15.800)= 4.200 TL Şubat
dönemi devreden KDV tutarı (iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki tutar)
ile karşılaştırılır. Şubat vergilendirme dönemi devreden KDV tutarı(60.000TL),
4.200 TL'nin üzerinde olduğundan, 4.200 TL'nin tamamı talebi doğrultusunda
mükellefe mahsuben iade edilmiştir. İadesi talep edilen bu tutar tablonun
mahsubu gerçekleşen KDV sütununa yazılır.
3. Mükellef, Mart ve
Nisan/2012 vergilendirme dönemlerinde indirimli orana tabi herhangi bir
teslimde bulunmamıştır.
Dolayısıyla bu dönemlerde iade talebinde bulunulması mümkün değildir.
4. Mükellefin Mayıs/2012
vergilendirme döneminde indirimli orana tabi 20.000 TL'lik teslimleri üzerinden
hesapladığı KDV 1.600 TL, bu işlemleri nedeniyle yüklendiği KDV 900 TL olup
aradaki 700 TL'lik negatif fark, Mayıs vergilendirme dönemi sonu iadeye esas
KDV tutarına (-) olarak yansıtılmış ve bu tutar 19.300 TL olarak
hesaplanmıştır.Bu tutar, ilgili yıl için belirlenen alt sınır (15.800 TL) ve
Şubat/2012 döneminde mahsuben iadesi gerçekleşen (4.200 TL) tutar toplamının
(20.000 TL) altında kaldığı için mükellefin iade talebinde bulunması söz konusu
değildir.
5. Mükellef, Haziran/2012
vergilendirme döneminde 100.000 TL indirimli orana tabi teslimde bulunmuş,
15.700 TL iade talep etmiştir.
Mükellef, Haziran/2012
vergilendirme dönemindeki iade talebine yönelik olarak aşağıdaki tabloyu
hazırlayacaktır:
Tablo
2:
DÖNEM
İ N D İ R
İ M L İ O R A N A
T A B İ İ Ş L E M
FARK
(4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADEYE ESAS KDV TUTARI
İADEYE
ESAS KDV TUTARI
(Kümülatif)(5+6)
İADE
EDİLEBİ-LİR KDV TUTARI
DEVREDEN KDV
MAHSUBU
GERÇEK-LEŞEN KDV
BEDEL
HESAP-LANAN KDV
YÜKLE-NİLEN KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
0
50.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
4.200
60.000
4.200
MART
0
0
0
0
20.000
20.000
0
55.800
0
NİSAN
0
0
0
0
20.000
20.000
0
75.000
0
MAYIS
20.000
1.600
900
-700
20.000
19.300
0
60.000
0
HAZİRAN
100.000
8.000
24.400
16.400
19.300
35.700
15.700
80.000
15.700
Tablo ile ilgili açıklamalar
aşağıdadır:
c) Mart ve Nisan vergilendirme
dönemlerinde mükellefin indirimli orana tabi işlemleri bulunmadığı için iade
talebinde bulunabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, her iki dönem itibarıyla
dönem sonu iadeye esas KDV tutarı olarak Şubat vergilendirme dönemi sonu iadeye
esas KDV tutarı olan 20.000 TL yazılmıştır.
ç) Mayıs
vergilendirme dönemindeki indirimli orana tabi teslimlere ilişkin KDV hariç
bedel 20.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV 900 TL, bu teslimler üzerinden
hesaplanan KDV 1.600 TL, yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki fark eksi
700 TL'dir. Bu tutar önceki dönem sonu itibarıyla iade edilebilir KDV
tutarından (20.000 TL) düşülmüş ve Mayıs vergilendirme dönemi sonu iadeye esas
tutar 19.300 TL olarak hesaplanmıştır. Mayıs vergilendirme döneminde devreden
KDV tutarı (60.000 TL) iade edilebilir KDV tutarının üstünde olmasına rağmen
iadeye esas kümülatif tutar (19.300 TL) ilgili yıl için belirlenen alt sınır
(15.800 TL) ve Şubat/2012 döneminde mahsuben iadesi gerçekleşen (4.200 TL)
tutar toplamını (20.000 TL) aşmadığı için mükellefin iade talebinde bulunması
mümkün değildir.
d) Mükellefin, Haziran
vergilendirme dönemindeki indirimli orana tabi teslimlerine ilişkin KDV hariç
bedel 100.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV 24.400 TL, teslim bedeli
üzerinden hesaplanan KDV 8.000 TL, yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki
fark 16.400 TL'dir. Bu dönemde, iadesi talep edilen tutar düşülmeden önceki
devreden KDV tutarı 80.000 TL'dir.
Bu döneme ilişkin olarak
hesaplanan 16.400 TL'lik tutar Mayıs vergilendirme dönemi sonu itibarıyla
iadeye esas KDV tutarı olan 19.300 TL ile toplanmış ve Haziran vergilendirme
dönemi sonu iadeye esas KDV tutarı 35.700 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar
kümülatif tutar olup bu tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır ve daha
önce mahsuben iadesi alınan tutar toplamı düşülerek
[35.700-(15.800+4.200)]=15.700 TL rakamına ulaşılmıştır. Bu tutar (15.700 TL),
iadenin talep edildiği dönem beyannamesine göre iade tutarı (15.700 TL)
düşülmeden önceki "devreden KDV tutarı" olan 80.000 TL'nin altında kaldığından
15.700 TL'lik tutarın mahsuben iadesi talep edilmiş ve bu tutarın tamamı
mükellefin kendisine ait vergi borçlarına mahsuben iade edilmiştir.
Ayrıca Haziran
döneminde iadesi talep edilen tutar, işlem bedelinin (% 10)'unu aşmakla
birlikte Ocak vergilendirme döneminden iadenin talep edildiği bu döneme kadar
azami iade tutarı aşılmadığından iadenin vergi inceleme raporuna göre yerine
getirilmesine gerek bulunmamaktadır.
6. Mükellefin Temmuz ve Ağustos
vergilendirme dönemlerinde indirimli orana tabi işlemleri bulunmakla beraber
diğer işlemleri üzerinden hesaplanan KDV nedeniyle "Ödenecek Vergisi"
çıkmıştır. Dolayısıyla Temmuz vergilendirme döneminden itibaren hesaplamaya
yeniden başlanılacaktır. Temmuz vergilendirme döneminde 150.000 TL'lik
indirimli orana tabi işlem yapılmış ve 12.000 TL KDV hesaplanmıştır. İşlemin
bünyesine giren vergi 18.000 TL olduğundan Temmuz dönemi yüklenim farkı 6.000
TL'dir.
Ancak bu dönem itibarıyla
devreden KDV tutarı "0" olduğu için mükellefin 6.000 TL'nin iadesini talep etmesi
söz konusu değildir. Ayrıca indirim yoluyla tamamı giderilen 6.000 TL'lik
tutarın kümülatif iade hesabında dikkate alınması da mümkün değildir.
7. Mükellef, Ağustos
vergilendirme döneminde 120.000 TL'lik indirimli orana tabi teslimde bulunmuş
olup işlem bedeli üzerinden 9.600 TL KDV hesaplamıştır. Mükellefin bu işlemle
ilgili olarak yüklendiği vergi ise 14.600 TL'dir. Dolayısıyla bu aya ait
yüklenim farkı 5.000 TL olarak hesaplanmıştır. Önceki dönemden herhangi bir
tutar aktarılmadığı için iadeye esas kümülatif tutar 5.000 TL'dir.
Ancak bu dönem itibarıyla
devreden KDV tutarı "0" olduğu için mükellefin 5.000 TL'nin iadesini talep
etmesi söz konusu değildir. Ayrıca indirim yoluyla tamamı giderilen 5.000
TL'lik tutarın kümülatif iade hesabında dikkate alınması da mümkün değildir.
Dolayısıyla
mükellef tarafından bu dönemlerdeki işlemlerine yönelik olarak iade talebinde
bulunulamayacaktır.
8. Eylül vergilendirme dönemi
sonu itibarıyla
kümülatif iadeye esas tutar 12.000 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar ilgili
yıl için belirlenen alt sınır olan 15.800 TL'nin altında kaldığından,
mükellefin bu dönemde iade talebinde bulunması söz konusu değildir.
9. Mükellefin, Ekim
vergilendirme döneminde KDV hariç 180.000 TL indirimli orana tabi işlemi
bulunmakta olup, Ekim vergilendirme dönemi sonu itibarıyla iadeye esas tutar
27.600 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutardan ilgili yıl için belirlenen alt
sınır düşüldükten sonra (27.600-15.800)=11.800 TL'lik iade edilebilir tutara
ulaşılmıştır. Mükellefin Ekim/2012 dönemine ait KDV beyannamesindeki devreden
KDV tutarı 27.600 TL'dir. Mükellefin bu dönem itibarıyla devreden vergi
tutarının altında kalan 11.800 TL'nin iadesini talep etme hakkı vardır. Ancak
mükellef bu dönemde iade talebinde bulunmamıştır.
10. Mükellefin Kasım vergilendirme
döneminde KDV hariç 200.000 TL'lik satışı vardır. Kasım vergilendirme dönemi
sonu itibarıyla iadeye esas kümülatif KDV tutarı 31.600 TL olarak
hesaplanmıştır. Bu tutardan, daha önceki dönemde iade talep edilmediği için
yalnızca ilgili yıl için belirlenen alt sınır düşüldükten sonra (31.600-15.800)=15.800
TL'lik iade edilebilir tutara ulaşılmıştır. Ancak mükellef bu dönemde de iade
talebinde bulunmamıştır.
11.Mükellefin, Aralık/2012
vergilendirme döneminde KDV hariç 50.000 TL indirimli orana tabi teslimi
bulunmakta olup, mükellef Aralık vergilendirme döneminde mahsuben iade
talebinde bulunmamış 2012 yılındaki işlemlerine yönelik olarak 2013 yılının
Şubat vergilendirme döneminde nakden iade talep etmiştir.
Mükellefin Ocak/2013
vergilendirme döneminde 60.000 TL, Şubat/2013 vergilendirme döneminde de 75.000
TL devreden vergisi bulunmaktadır.
Mükellef, Şubat/2013
vergilendirme döneminde yapacağı başvuruda aşağıdaki tabloyu hazırlayacaktır:
Tablo
3:
DÖNEM
İ
N D İ R İ M L İ O R A N A
T A B İ
İ Ş L E M
FARK
(4-3)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU
İADEYE ESAS KDV TUTARI
İADEYE
ESAS KDV TUTARI
(Kümülatif)(5+6)
İADE
EDİLEBİ-LİR KDV TUTARI
DEVREDEN KDV
MAHSUBU GERÇEK-LEŞEN KDV
BEDEL
HESAPLA-NAN KDV
YÜKLE-NİLEN
KDV
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
OCAK
50.000
4.000
6.000
2.000
0
2.000
0
50.000
0
ŞUBAT
200.000
16.000
34.000
18.000
2.000
20.000
4.200
60.000
4.200
MART
0
0
0
0
20.000
20.000
0
55.800
0
NİSAN
0
0
0
0
20.000
20.000
0
75.000
0
MAYIS
20.000
1.600
900
-700
20.000
19.300
0
60.000
0
HAZİRAN
100.000
8.000
24.400
16.400
19.300
35.700
15.700
80.000
15.700
TEMMUZ
150.000
12.000
18.000
6.000
0
6.000
0
0
0
AĞUSTOS
120.000
9.600
14.600
5.000
0
5.000
0
0
0
EYLÜL
150.000
12.000
24.000
12.000
0
12.000
0
12.000
0
EKİM
180.000
14.400
30.000
15.600
12.000
27.600
11.800
27.600
0
KASIM
200.000
16.000
20.000
4.000
27.600
31.600
15.800
31.600
0
ARALIK
50.000
4.000
13.400
9.400
31.600
41.000
25.200
41.000
0
YIL İÇERİSİNDE MAHSUBU
GERÇEKLEŞEN TOPLAM İADE TUTARI
19.900
Tablo ile ilgili açıklamalar
aşağıdadır:
e) Mükellefin Temmuz ve Ağustos
vergilendirme dönemlerinde indirimli orana tabi işlemleri bulunmakla birlikte
diğer işlemleri nedeniyle ödenecek vergisi çıktığından bu dönemlere ait dönem
sonu iade edilebilir KDV tutarı bulunmamaktadır.
f) Mükellef, Eylül vergilendirme
döneminde iadeye esas tutar ilgili yıl için belirlenen 15.800 TL'yi
aşmadığı için iade talep edememiştir.
g) Ekim vergilendirme
döneminde ise hak kazandığı
11.800 TL'lik tutarın iadesini talep etmemiştir.
ğ) Mükellef, Kasım vergilendirme
döneminde KDV hariç 200.000 TL'lik indirimli orana tabi teslimde bulunmuştur.
Bu işlemin bünyesine giren KDV 20.000 TL, teslimler üzerinden hesaplanan KDV
16.000 TL, yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki fark 4.000 TL'dir. Bu
tutar Ekim vergilendirme dönemi sonu itibarıyla kümülatif iadeye esas tutar
olan 27.600 TL ile toplanmış ve Kasım vergilendirme dönemi sonu itibarıyla
iadeye esas tutar 31.600 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutardan, daha
önceki dönemde iade talep edilmediği için yalnızca ilgili yıl için belirlenen
alt sınır düşüldükten sonra (31.600-15.800)=15.800 TL'lik iade edilebilir
tutara ulaşılmıştır.
Ancak, mükellef bu dönemde de
iade talebinde bulunmamıştır.
h) Aralık
vergilendirme dönemindeki indirimli orana tabi teslimlere ilişkin KDV hariç
bedel 50.000 TL, işlemin bünyesine giren KDV 13.400 TL, teslim bedelleri
üzerinden hesaplanan KDV 4.000 TL, yüklenilen ve hesaplanan tutarlar arasındaki
fark 9.400 TL'dir. Bu tutar, Kasım vergilendirme dönemi sonu itibarıyla
kümülatif iadeye esas KDV tutarı olan 31.600 TL ile toplanmış ve Aralık
vergilendirme dönemi sonu itibarıyla iadeye esas toplam tutar 41.000 TL olarak
hesaplanmıştır.
Bu tutardan ilgili yıl için belirlenen alt sınır
düşülmek suretiyle iade tutarı, [41.000-15.800]= 25.200 TL olarak hesaplanacaktır.
Temmuz ve Ağustos vergilendirme döneminde devreden KDV tutarı "0" olduğundan ve
bu dönemlerden sonra iadeye esas KDV hesaplamasına yeniden başlanıldığından,
mükellefe Şubat ve Haziran vergilendirme dönemlerinde mahsuben iade edilen
tutarlar Aralık vergilendirme dönemindeki kümülatif iadeye esas KDV tutarından
düşülmeyecektir. Bu tutar, Ocak/2013 ve Şubat/2013 vergilendirme dönemlerindeki
devreden KDV tutarlarından düşük olduğundan iadesi talep edilen tutarın tamamı,
talebi doğrultusunda mükellefe nakden iade edilecektir. (31.01.2018
tarih ve 30318 sayılı R.G. KDV Seri No 17 Tebliğ ile değişik)
C. İNDİRİM
1. Vergi İndirimi
3065 sayılı Kanunun
(29/1) inci maddesine göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler
üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine
yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve
benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi veya ithal ettikleri mal ve hizmetler
dolayısıyla ödedikleri KDV'yi veyahut vergi kesintisi yapmakla sorumlu
tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'yi
indirebilirler.
Mükellef, işi ile ilgili
olarak satın aldığı veya ithal ettiği mallar veyahut yaptırdığı hizmetler
dolayısıyla hesaplanan vergi ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödediği
vergiyi, teslim ettiği mallar veya yaptığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan
KDV'den indirir ve aradaki farkı vergi dairesine yatırır. Mükellefin indirim
konusu yaptığı vergi ise daha önceki safhada vergi dairesine intikal
ettirilmiştir.
Örnek: KDV'ye tabi mal
teslimi ve hizmet ifası ile iştigal eden (A) Anonim Şirketi'nin, bir
vergilendirme dönemi içindeki, mal ve hizmet alımlarının tutarı 10.000 TL, bu
alışları dolayısıyla düzenlenen faturalarda gösterilen KDV ise 1.800 TL'dir.
Söz konusu şirket tarafından aynı vergilendirme döneminde gerçekleştirilen
13.000 TL tutarındaki mal teslimi dolayısıyla düzenlenmiş bulunan faturalarda
2.340 TL tutarında KDV hesaplanmıştır. Bu durumda, 2.340 TL tutarındaki
hesaplanan KDV'den, alış faturalarında gösterilen 1.800 TL tutarındaki KDV
indirilecek, kalan (2.340 - 1.800) 540 TL tutarındaki vergi ise vergilendirme
dönemini takip eden ayın 24 üncü günü akşamına kadar beyan edilecek ve 26 ncı
günü akşamına ödenecektir.
Vergi indirimi, vergilendirme
dönemleri itibarıyla
olur. Mükellefler bir vergilendirme döneminde teslim ettiği mallar dolayısıyla
hesaplanan KDV toplamından, sadece o malların alışında hesaplanan vergiyi
değil, aynı vergilendirme döneminde satın aldığı diğer mallar dolayısıyla
düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi de indirebilirler.
Bunun doğal sonucu olarak bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamı,
mükelleflerin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından
fazla olabilir. Bu takdirde, aradaki fark bir sonraki vergilendirme dönemine
devredilerek, o döneme ait indirilecek vergi tutarına eklenir.
Örnek: (A) Anonim
Şirketi'nin bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV 1.000 TL, aynı vergilendirme dönemindeki mal ve hizmet alımları
dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV toplamı
1.500 TL ise, aradaki fark olan (1.500 - 1.000 =) 500 TL tutarındaki
indirilemeyen KDV, bir sonraki döneme devrolunacak ve iade konusu
yapılmayacaktır.
İktisap edilen amortismana tabi
iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergiler genel esaslar çerçevesinde
indirim konusu yapılır.
Öte yandan, işletmede
kullanılmak üzere imal ve inşa edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin
aktife alınması veya kullanılmaya başlanması halinde, vergi hesaplanıp beyan
edilmez. İşletmede kullanılmak üzere imal veya inşa edilen amortismana tabi
iktisadi kıymetlerle ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yüklenilen
vergiler, ait oldukları dönemde (harcamaların yapıldığı dönemlerde) genel esaslar
çerçevesinde indirim konusu yapılabilir.
7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 3065 sayılı
Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle 1/1/2019
tarihinden itibaren indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim
yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni
defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilecektir. Buna göre,
vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı içinde
defterlere kaydedilen belgelerde yer alan tutarların gelir veya kurumlar
vergisi açısından dönemsellik ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın
gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınması
mümkün olup bu belgelerde gösterilen KDV, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
takvim yılını takip eden takvim yılı içinde defterlere kaydedilmesi halinde
indirim konusu yapılabilir. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Bu hükme göre, 2018 takvim yılına ilişkin mal ve
hizmet alımlarına (vergiyi doğuran olayı 2018 yılında gerçekleşen) ait
belgelerin 2019 takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili defterlere kaydedilmesi
halinde, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları indirim konusu
yapılabilecektir. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Diğer taraftan, 7104 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle
3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan
değişiklikle, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen
alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin, alacağın zarar yazıldığı
vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabileceği; şu kadar ki Vergi Usul
Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu
fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının şart olduğu hükme
bağlanmıştır. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Mükellefler tarafından yapılan mal teslimleri ve
hizmet ifalarına ilişkin hesaplanan KDV'nin, söz konusu mal ve hizmet
bedellerinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın beyan edilerek ödenmesi
gerekmektedir. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Buna göre, 1/1/2019 tarihinden itibaren, 213 sayılı
Kanunun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin
hesaplanan ve beyan edilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. 213
sayılı Kanunun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV'nin bu
fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır. (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
Söz konusu KDV tutarı, alacağın zarar yazıldığı tarihi
kapsayan vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İndirimler"
kulakçığında "İndirimler" tablosunda 111 kod numaralı "Değersiz Hale Gelen
Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV" satırı aracılığıyla indirim konusu yapılır
ve değersiz hale gelen alacağa ilişkin borçlu mükellef bilgilerini içeren
beyanname eki form doldurulur. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
1.1. Sorumlu Sıfatıyla
Beyan Edilerek Ödenen KDV'nin İndirimi (10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri No:50 Tebliğ ile
eklenmiştir)
28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile 3065 sayılı Kanunun
(29/1) maddesinde değişiklik yapılarak vergi kesintisi yapmakla sorumlu
tutulanlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'nin indirim
konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, Ocak/2024 vergilendirme döneminden itibaren
vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından tevkif edilen ve 2 No.lu
KDV Beyannamesiyle beyan edilen KDV'nin, ödendiği vergilendirme dönemine
ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması gerekmektedir.
Ancak, 3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesinde
Bakanlığımıza verilen yetki çerçevesinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu
tutulanlar tarafından tevkif edilen ve tevkifatın yapıldığı döneme ait 1 No.lu
KDV Beyannamesinden önce verilen aynı döneme ait 2 No.lu KDV Beyannamesiyle
süresinde beyan edilerek süresinde ödenen KDV'nin, 2 No.lu KDV Beyannamesinin
ait olduğu dönemin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması uygun
bulunmuştur.
Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından
tevkif edilerek beyan edilen ancak kısmen ödenen KDV'nin ödendiği kısım
itibarıyla indirim konusu yapılması mümkündür.
Ayrıca kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV'nin satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, alıcı
tarafından takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait
fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak
verilmesi gereken 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır.
Örnek 1:
(D) A.Ş. 8/1/2024 tarihinde 100.000 TL karşılığında ağaç ve orman ürünleri
teslim almıştır. Şirket tarafından bu alımla ilgili olarak tevkif edilen 10.000
TL KDV'nin 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmesi ve tahakkuk eden
10.000 TL KDV'nin 23/2/2024 tarihine kadar ödenmesi halinde, bu tutar mükellef
tarafından Ocak/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu
yapılacaktır.
Örnek 2: (S) Ltd. Şti. (G) güvenlik şirketinden Temmuz/2024 ayı içerisinde özel
güvenlik hizmeti satın almıştır. Bu hizmet alımı ile ilgili vergi (S) Ltd. Şti.
tarafından sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde beyan edilmiş
ve tahakkuk eden 50.000 TL KDV 28/8/2024 tarihinde ödenmiştir. (S) Ltd. Şti.
tarafından süresinden sonra ödenen KDV, ödemenin yapıldığı tarihi kapsayan
dönem olan Ağustos/2024 dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu
yapılacaktır.
Örnek 3: (D) Yapı İnşaat A.Ş. 24/4/2024 tarihindeki inşaat demiri alımı
nedeniyle tevkif ettiği vergiye ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesini süresinden
sonra 20/6/2024 tarihinde vermiş ve tahakkuk eden 125.000 TL KDV'nin 25.000
TL'sini 21/6/2024 tarihinde, kalan 100.000 TL'lik kısmını 2/7/2024 tarihinde
ödemiştir. (D) Yapı İnşaat A.Ş. tarafından ödenen KDV'nin 25.000 TL'si Haziran/2024
dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde, 100.000 TL'si de Temmuz/2024
dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.
Ayrıca 2 No.lu KDV Beyannamesiyle beyan edilen ve
tahakkuk eden KDV'nin mükellefin iade alacağından mahsubu suretiyle ödenmesi
mümkündür. Bu durumda iade talebine ilişkin standart iade talep dilekçesi ve
iade için aranan belgelerin eksiksiz ve tam olarak verilmiş (mahsuben iade
talepleri YMM Raporu sonucuna göre yerine getirilen iadelerde YMM Raporu dahil)
ve hangi vergilendirme dönemine ilişkin tahakkuk eden 2 No.lu KDV
Beyannamesinden kaynaklanan borca mahsubunun talep edildiğinin belirtilmiş
olması gerekir. Söz konusu mahsup talebinin bu şekilde yapılmış olması halinde,
mahsuba konu edilen KDV tutarının 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu
yapılacağı dönem yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.
Örnek 4: Demir-çelik alım satımı ile iştigal eden (Ö) A.Ş. 5/4/2024 tarihinde
200.000 TL karşılığında demir-çelik ürünleri teslim almıştır. Şirket, bu alımla
ilgili olarak tevkif ettiği 20.000 TL KDV'yi 2 No.lu KDV Beyannamesiyle
süresinde beyan etmiş ve tahakkuk eden KDV'nin önceki dönemlerde gerçekleşen
ihracat teslimlerinden doğan KDV iade alacağından mahsubunu 23/5/2024 tarihinde
talep etmiştir. Mükellefin standart iade talep dilekçesi ve iade için aranan
belgeleri eksiksiz ve tam olarak vermiş olması halinde, mahsuba konu edilen
20.000 TL KDV mükellef tarafından Nisan/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV
Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.
Örnek 5: Demir-çelik alım satımı ile iştigal eden (G) A.Ş. 10/4/2024 tarihinde
1.000.000 TL karşılığında demir-çelik ürünü satmış olup alıcı tarafından
100.000 TL tevkifat uygulanmıştır. Mükellefin Nisan/2024 dönemine ilişkin
indirilecek KDV tutarı ise 500.000 TL olup mükellef bu döneme ilişkin 1 No.lu
KDV Beyannamesinde toplam 120.000 TL iade beyan etmiştir.
Aynı mükellef 5/5/2024 tarihinde 2.000.000 TL
karşılığında demir-çelik ürünleri satın almıştır. Mükellef, bu alımla ilgili
olarak tevkif ettiği 200.000 TL KDV'yi 2 No.lu KDV Beyannamesiyle süresinde
beyan etmiş ve tahakkuk eden 200.000 TL KDV'nin 50.000 TL'sini 23/6/2024
tarihinde nakden ödemiştir. Mükellef tarafından ödenen 50.000 TL Mayıs/2024
dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.
Ayrıca mükellef tarafından Nisan/2024 dönemine ilişkin
1 No.lu KDV Beyannamesinde yer alan iade beyanına yönelik standart iade talep
dilekçesi ve iade için aranan belgeler eksiksiz ve tam olarak 5/9/2024
tarihinde vergi dairesine verilmiş ve Mayıs/2024 dönemi 2 No.lu KDV
Beyannamesinde tahakkuk eden KDV borcuyla gecikme zammına mahsubu talep
edilmiştir. Mükellef tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen ve mahsuba konu
edilen 100.000 TL KDV, mükellefin Eylül/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV
Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Mükellef, geri kalan 50.000 TL KDV
borcunu ise 28/10/2024 tarihinde nakden ödemiştir. Mükellef tarafından nakden
ödenen 50.000 TL Ekim/2024 dönemine ilişkin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim
konusu yapılacaktır.
2.İndirilemeyecek
KDV
2.1. Genel Açıklama
KDV esas itibarıyla vergi
indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber,
uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30 uncu
maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler, mükellefin
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilmez.
a) Vergi indiriminden
yararlanabilmek için bu indirimle ilgili vergiye tabi bir işlemin yapılmış
olması şarttır. Bu nedenle, Kanunun (30/a) maddesinde, vergiye tabi olmayan
veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmetin ifası ile
ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri
içinde yer alan KDV'nin indirim konusu yapılmayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak aynı maddede bu hükmün, Kanunun 17 nci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı
fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen
işlemler için uygulanmayacağı belirtilmiştir. (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile son cümle eklenmiştir)
b) Kanunun (30/b) maddesine
göre, faaliyetleri; kısmen
veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği
yapılması veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların
bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda
ayrıca gösterilen KDV indirim konusu yapılabilir. Buna göre, binek
otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde işleten mükellefler bu amaçla kullanılan
binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim hakkından yararlanabilir.
Ancak mükelleflerin işletme
amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış vesikalarında
gösterilen KDV'nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi,
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider
veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulama binek otomobili
işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları
binek otomobilleri için de geçerlidir.
Örnek:Oto kiralama işi
yapan bir işletmenin kiralama işinde kullandığı binek otomobillerinin alış
vesikalarında gösterilen KDV, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu
yapılacak, aynı işletmenin kiraya vermeyip işletme ihtiyaçları için kullandığı
binek otomobillerinin vergisi ise indirilemeyecek, gider veya maliyet unsuru
olarak göz önüne alınabilecektir.
3065 sayılı Kanunun
(30/b) maddesi hükmüne göre, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek
otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu
amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV
hariç olmak üzere, KDV mükelleflerinin binek otomobili alımında yüklendikleri
KDV'nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, taksi işletmecisi,
sürücü kursu ve otomobil kiralama şirketi gibi işletmelerin faaliyetleri ile
ilgili satın aldıkları binek otomobilleri nedeniyle ödenen KDV indirim konusu
yapılabilecektir. Bu mükelleflerin binek otomobilinin alış belgesinde
gösterilen KDV, ait olduğu takvim yılını
takip eden takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili belgelerin kanuni
defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde, bu araçların fiilen faaliyette
kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığına bakılmaksızın indirilebilecektir.
Örneğin;
mükellef tarafından araç kiralama faaliyetinde kullanılmak üzere Ocak/2010
döneminde satın alınan binek otomobili nedeniyle ödenen KDV, bu dönemde aracın
kiralanıp kiralanmadığına bakılmaksızın indirilebilecektir.
Binek otomobili işletmeciliği
ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek
otomobillerinin alış belgelerinde gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması
mümkün bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Otomobil kiralama şirketinin
kiralama amacı dışında şirketin kendi ihtiyacı için aldığı otomobili (genel
müdüre tahsis edilen otomobil, bir pazarlama şirketinin satış elemanına tahsis
ettiği otomobil vb.) nedeniyle yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması
mümkün bulunmamaktadır.
- A Oto Servis ve Ticaret
A.Ş.'nin test sürüşü aracı olarak aktifine kaydettiği binek otomobiline ait yüklenilen
KDV'yi indirim konusu yapması mümkün değildir.
- Türk Gümrük Tarife
Cetvelinin 87.04 tarife pozisyonunda belirtilen taşıtların sonradan değişiklik
yapılarak binek otomobiline dönüştürülmesi durumunda, bu taşıtların iktisabında
yüklenilen KDV ile binek otomobiline dönüşüm nedeniyle oluşacak ÖTV farkı
üzerinden hesaplanacak KDV indirim konusu yapılamayacaktır. Taşıtın alımında
indirim konusu yapılan KDV ise, dönüşüm işleminin yapıldığı dönemde indirim
hesaplarından çıkarılarak "İlave Edilecek KDV" olarak beyan
edilecektir.
c) Kanunun (30/c) maddesi uyarınca, deprem
veya sel felaketi ya da Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan
ettiği yerlerdeki yangın nedeniyle zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan
malların alış vesikalarında gösterilen KDV mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir.
Ancak 213 sayılı Kanunun 315 inci maddesine göre
Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan
veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere
(ATİK) ilişkin yüklenilen KDV ile faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya
istisna kapsamında teslim edilen ATİK'lere ilişkin yüklenilen KDV'nin
kullanılan süreye isabet eden kısmının indirim konusu yapılması mümkündür. (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,)
Buna göre, ATİK'in Maliye Bakanlığınca belirlenen
faydalı ömrünü tamamladıktan sonra zayi olması veya istisna kapsamında teslim
edilmesi halinde bu kıymetin alımında yüklenilen ve indirim konusu yapılan
KDV'nin indirim hesaplarından çıkarılmasına ilişkin herhangi bir düzeltme
işlemi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. (05.06.2018 tarihli ve 30442
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,)
Ancak ATİK'in faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olması
veya istisna kapsamında teslim edilmesi durumunda, bu kıymetin alımında
yüklenilen KDV'nin, faydalı ömrünün işletmede kullanılan süresine isabet eden
kısmı için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır. ATİK'in zayi olduğu
veya istisna kapsamında teslim edildiği tarih itibarıyla faydalı ömrünün kalan
kısmına (faydalı ömrünün işletmede kullanılmayan süresine) isabet eden
yüklenilen KDV'nin ise indirim konusu yapılması mümkün değildir. Daha önce
indirim konusu yapılan KDV'nin ATİK'in zayi olduğu veya istisna kapsamında
teslim edildiği dönem beyannamesinde "Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV'nin
İlavesi" satırında beyan edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması
gerekir. ATİK'in işletmede kullanılan süresinin tespitinde ATİK'in işletmede
kullanıldığı her 12 ay ile 12 aydan kısa olan süreler bir yıl olarak kabul
edilecektir. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G.
KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir Yürürlük:
6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
Örnek: (A) Ltd. Şti. 1/4/2015 tarihinde 150.000
TL bedelle satın alarak aktifine kaydettiği faydalı ömrü 5 yıl olan minibüs
için 27.000 TL KDV ödemiştir.
Söz konusu
minibüs 5/6/2018 tarihinde yanarak zayi olmuştur. Bu durumda, minibüsün
alımında yüklenilen KDV tutarının işletmede kullanılan süreye (38 ay
kullanıldığından 4 yıl olarak dikkate alınmıştır) isabet eden kısmı olan 21.600
TL (27.000/5x4) için düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Minibüs,
faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olduğundan kalan 1 yıl için daha önce indirim
konusu yapılan 5.400 TL'nin (27.000-21.600) indirim hesaplarından çıkarılmak
suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir
ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV de
mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den
indirilemeyecektir.
Bu itibarla, faaliyetin
yürütülmesi için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan
veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan
ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV
tüketici durumunda bulunan işletme veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.
Bununla birlikte, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
41 inci maddesinin birinci fıkrasının 9 numaralı bendi ile 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendindeki gider ve
maliyet unsurlarından bir kısmının indiriminin kabul edilmeyeceğine yönelik
düzenleme 3065 sayılı
Kanunun 30/d maddesi hükmü ile paralellik arz etmemektedir. Doğrudan işletmenin
faaliyetiyle ilgili olan bu giderler için yüklenilen KDV'nin indirim konusu
yapılamaması, KDV'nin temel prensibi olan işle ilgili giderler için yüklenilen
vergilerin mükellef üzerinde kalmaması prensibi ile de çelişmektedir. (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanunun 29/5 inci maddesinin verdiği yetki
çerçevesinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının
9 numaralı bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin
birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında gider ve maliyet unsurlarından indirimi
kabul edilmeyen kısma ilişkin 3065 sayılı Kanunun 30/d maddesi hükmünün
uygulanmaması uygun görülmüştür. (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesinde;
"(5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun
41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme
aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma
değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında
bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek
ödenen katma değer vergisi hariç)"
parantez içi hüküm yer almaktadır. (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile değşik. Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13
üncü ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddelerinde mükelleflerin
ilişkili oldukları kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit
ettikleri bedel ve fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında
bulunmaları halinde kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. 04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11
inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim
olarak kabul edilmeyeceği; 3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesinde, kazancın tespitinde
indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin hesaplanan KDV'den
indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 04.10.2016 tarih ve 29847
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Bu hükümler çerçevesinde, transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının
tespitinde indirim konusu yapılması kabul edilmediğinden, bu giderler
dolayısıyla ödenen KDV'nin de indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. 04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Ancak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak
dağıtılan kazançlara ilişkin yurtdışından temin edilen hizmetler dolayısıyla
sorumlu sıfatıyla ödenmiş KDV'ler, ithalat işlemlerine ilişkin ödenmiş olan
KDV'ler ve yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan
mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen
KDV'lerin indirim hesaplarından çıkarılması mükerrer vergilendirmeye ve
dolayısıyla yersiz ödenen vergilerin iadesine sebebiyet vermekte olup, mükerrer
vergilendirmeyi engellemek amacıyla 3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesinde
düzenleme yapılmıştır. Söz konusu hüküm gereğince, transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin;
- Yurt dışından temin edilen hizmetler dolayısıyla
sorumlu sıfatıyla ödenmiş KDV'ler,
- İthalat işlemlerine ilişkin ödenmiş olan KDV'ler,
- Yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet
ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan
edilerek ödenen KDV'lerin
indirim hesaplarından çıkarılmasına gerek
bulunmamaktadır. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G.
KDV Tebliğ Seri No 18 ile değişik. Yürürlük:
6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi
Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre
işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin mal veya hizmet alımında bulunan
mükellef tarafından yüklenilen KDV tutarı, bu kapsamda mal teslimi veya hizmet
ifasında bulunan mükellefin ilgili vergilendirme döneminde beyan ederek ödediği
KDV tutarlarıyla sınırlı olmak üzere, indirim konusu yapılabilir. (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir. Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,)
Örnek 1: (A) Limited Şirketi, İngiltere'de mukim ilişkili şirket olan (B)
şirketinden araç ithal edip yurt içinde satmaktadır. Söz konusu araçlar 100.000
TL'ye ithal edilmiş olup, gümrükte araç başına 18.000 TL KDV ödenmiş ve ödenen
bu KDV indirim konusu yapılmıştır. Daha sonra (A) Limited Şirketi nezdinde
yapılan vergi incelemesinde transfer fiyatlandırması eleştirisinde bulunulmuş
ve araçların birim fiyatının 80.000 TL olması gerektiği belirtilmiştir. Bu
durumda, 3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesine göre transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtıldığı tespit edilen 20.000 TL'ye isabet eden ve
gümrükte ödenen 3.600 TL tutarındaki KDV'nin indirimlerden çıkarılmasına gerek
bulunmamaktadır. 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Örnek 2: (A) A.Ş. ilişkili şirket olan (B)
A.Ş.den 130.000 TL tutarında mal satın almış ve bu işlemde (B) A.Ş. tarafından
23.400 TL KDV hesaplanmıştır. Satışın yapıldığı döneme ilişkin olarak (B)
A.Ş.'nin KDV beyannamesine göre ödenmesi gereken KDV tutarı 4.000 TL'dir. Daha
sonra (A) A.Ş. nezdinde yapılan vergi incelemesi sonucunda (B) A.Ş.'den alınan
malların değerinin 100.000 TL olması gerektiği sonucuna ulaşılmış, 30.000
TL'nin ise transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında
olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca (B) A.Ş. tarafından ilgili dönemde tahakkuk
eden 4.000 TL KDV'nin 2.500 TL'sinin ödendiği anlaşılmıştır. Buna göre,
transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında
değerlendirilen 30.000 TL'ye isabet eden 5.400 TL KDV'nin (B) A.Ş. tarafından
ödenmiş olan 2.500 TL'sinin (A) A.Ş. tarafından indirim konusu yapılması mümkün
olup geriye kalan 2.900 TL KDV'nin (A) A.Ş. tarafından indirim konusu yapılması
mümkün değildir. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G.
KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir. Yürürlük:
6/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
d) Kanunun (30/e) maddesinde, Vergi Usul Kanununun 322
nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından
ödenmeyen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan
KDV'den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Değersiz hale gelen
alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen KDV, alacağın zarar yazıldığı
vergilendirme döneminde satıcı tarafından indirim konusu yapılabildiğinden
mükerrer vergi indirimine yol açmayacak şekilde değersiz hale gelen alacaklara
ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen ve daha önce indirim konusu yapılmış KDV, alacağın
zarar yazıldığı vergilendirme döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Matrah"
kulakçığında "Diğer İşlemler" tablosunda 505 kod numaralı "VUK 322 Kapsamına
Giren Borçlara Ait KDV" satırı aracılığıyla beyan edilir. (15.02.2019
tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
2.2. İmalat
Artıklarının Tesliminde KDV Uygulaması
İmalathane ya da fabrikalarda,
imalat sırasında elde edilen metal, plastik, lastik,
kauçuk, kâğıt ve cam kırpıntı, döküntü ile talaşların teslimi 3065
sayılı Kanunun (17/4-g) maddesine göre vergiden müstesnadır. Aynı Kanunun
(30/a) ve 32 nci maddelerine göre bu işlem kısmi istisna kapsamına girmektedir.
Yukarıda
belirtilen imalat artıkları, işletmelerin asıl üretim konusunu teşkil
etmemekte, asıl ürünlerin imalatı sırasında fire veya atık olarak ortaya
çıkmaktadır. Satışa konu olsalar dahi, işletmenin amacı bu fire ve atıkları
imal etmek olmadığından, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında bunlara ayrıca
bir maliyet izafe edilmemektedir.
Bu durumda, yukarıda sayılan
imalat artıkları için yüklenilen bir KDV de söz konusu olmayacaktır.
Bu nedenle sözü edilen imalat
artıkları
için, "Yüklenilen KDV" hesaplanmak suretiyle teslim edildikleri
dönemde KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırında beyan yapılmasına
gerek bulunmamaktadır.
2.3. Sigorta Aracılarında KDV
İndirimi
3065 sayılı Kanunun
(17/4-e) maddesi uyarınca, sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı
sigorta muamelelerine ilişkin hizmetler KDV'den istisnadır.
Bu istisna kapsamındaki
hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV, 3065 sayılı Kanunun (30/a) maddesine
göre indirim konusu yapılmaz, işin niteliğine göre gider veya maliyet olarak
dikkate alınır. İstisna kapsamına giren işlemlerle istisna kapsamına girmeyen
işlemlerin birlikte yapılıyor olması halinde, istisna kapsamına giren işlemler
nedeniyle yüklenilen KDV'nin aynı şekilde gider veya maliyet olarak dikkate
alınacağı tabiidir.
2.4. Kullanım Süresi
Geçen veya Kullanılamayacak Hale Gelen Mallara İlişkin Yüklenilen KDV'nin
İndirimi
Mükelleflerin faaliyetlerine
ilişkin olarak stoklarında mevcut olan ancak kullanım süresi geçen veya bir
başka nedenle kullanılamayacak durumda olan malların iktisabı dolayısıyla
yüklenilen KDV'nin,3065 sayılı Kanunun (30/c) maddesi hükmü uyarınca indirim
konusu yapılması mümkün değildir.
Söz konusu malların ilgili
mevzuat uyarınca teşkil edilen resmi komisyonlar veya Takdir Komisyonu
huzurunda imha edilmesi durumunda da bu mallara ilişkin yüklenilen KDV
indirilemez.
Bu çerçevede, zayi olan
mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan
KDV'nin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV
Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmek suretiyle indirim
hesaplarından çıkarılması gerekmektedir.
2.5. İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticaretiyle
İştigal Eden Mükelleflerin Binek Otomobil Alımlarında KDV İndirimi (28.03.2019 tarih ve 30728
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 26 ile eklenmiştir. Yürürlük: 22.03.2019)
22/3/2019 tarihli ve 30722 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan 21/3/2019 tarihli ve 845 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile,
ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce % 18 KDV
oranı uygulanarak satın alınan binek otomobillerinin tesliminde KDV oranının % 18
olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
Buna göre, söz konusu Kararın
yürürlüğe girdiği 22/3/2019 tarihinden itibaren ikinci el motorlu kara taşıtı
ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce;
- % 1 KDV oranı uygulanarak satın
alınan binek otomobillerinin tesliminde % 1,
- % 18 KDV oranı uygulanarak satın
alınan binek otomobillerinin tesliminde % 18
KDV oranı uygulanacaktır.
Öte yandan, 28/3/2022 tarihli ve
5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle
iştigal eden mükelleflerce özel matrah uygulanarak yapılan binek otomobili
teslimlerinde KDV oranının % 18 olarak uygulanmasına karar verilmiştir. İkinci
el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce başka bir yetkili
satıcıdan özel matrah uygulanarak satın alınan binek otomobiller, % 18 KDV
oranı uygulanarak satın alınan binek otomobil olarak
değerlendirilemeyeceğinden, bu araçların tesliminde satış bedelinin tamamı
üzerinden % 1 oranında KDV hesaplanır. (21.04.2022 / 31816 sayılı R.G. Seri No:41 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük:
01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihi)
3065 sayılı Kanunun (29/5) maddesine
göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi indirimi uygulamasında doğabilecek
aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde,
bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak gidermeye ve indirimle ilgili usul ve
esasları düzenlemeye yetkilidir.
Bu yetkiye dayanılarak, 13/2/2018
tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara
Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik
kapsamında ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler
tarafından alım-satıma konu edilen binek otomobillerinin alış belgelerinde
gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması 22/3/2019 tarihi itibarıyla uygun
görülmüştür.
Buna göre, İkinci El Motorlu Kara
Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında ikinci el motorlu kara
taşıtı ticareti ile iştigal eden mükellefler, 22/3/2019 tarihinden sonra
alım-satıma konu etmek üzere satın aldıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV'yi indirebilirler.
Diğer taraftan, ikinci el motorlu
kara taşıtı ticareti ile iştigal eden mükelleflerce 22/3/2019 tarihinden önce
alım-satıma konu etmek üzere satın alınan, ancak 22/3/2019 tarihi itibarıyla
henüz satılmamış olup, ticari mal stoklarında bulunan binek otomobillerinin
alış belgelerinde gösterilen ve daha önce indirim konusu yapılamayan KDV
tutarlarının, bu araçların teslim edildiği döneme ilişkin KDV beyannamesinde
indirim konusu yapılması uygun görülmüştür. Ancak, söz konusu binek
otomobillerin daha önce maliyetine dahil edilen KDV tutarlarına ilişkin
kayıtların düzeltilmesi gerektiği tabiidir.
İkinci el motorlu kara taşıtı
ticareti ile iştigal eden mükelleflerin alım-satım amacı dışında satın
aldıkları ve işletmede kullandıkları binek otomobillerinin alış belgelerinde
gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı tabiidir.
İkinci el motorlu kara taşıtı
ticareti ile iştigal edenler, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti
Hakkında Yönetmelik kapsamında işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile
esnaf ve sanatkârlardır. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal
etmekle birlikte henüz yetki belgesi almamış olanlar, anılan Yönetmeliğe göre
yetki belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi
olmaksızın, bu kapsamda işlem yapabilirler.
2.6. İthalatta Gözetim Uygulanması, Korunma Önlemleri ve İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında İlgili Mevzuat Kapsamında Ödenen KDV'nin
İndirimi (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile eklenmiştir)
24/11/2023
tarihli ve 32379 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/11/2023 tarihli ve 7846
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Kararda;
"(1) İthalatta
gözetim uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi
tutulan mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik
edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi
matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen
katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır.
(2) İthalatta
korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi
olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler, ithalatta
haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan
dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler ile bu tutarlar nedeniyle doğan
ve katma değer vergisi matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve
paylar dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim hakkı kaldırılmıştır."
hükmüne yer verilmiştir.
2.6.1. Genel
Açıklama
7846 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararına göre, ithalatta gözetim uygulaması, ithalatta korunma
önlemleri ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat kapsamında
ithal edilen malların KDV matrahında bu uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan
artış tutarları ile bu artış tutarlarına ilişkin her türlü vergi, resim, harç
ve paylar dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Ancak, söz
konusu uygulamalar kapsamında ithal edilen mallara ilişkin KDV matrahında bu
uygulamalar dışında kalan bedeller ile bu bedellere ilişkin her türlü vergi,
resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması
mümkündür.
Örnek: (A) A.Ş.
ithalatta gözetim uygulaması kapsamında CIF bedeli 4.000.000 TL, gözetim bedeli
ise 10.000.000 TL olan (Z) ürününü ithal etmektedir. İthal edilen ürüne ilişkin
% 10 oranında gümrük vergisi (GV), % 15 oranında ilave gümrük vergisi (İGV) ve %
20 oranında KDV ödenmiştir. Gözetim uygulaması nedeniyle oluşan ve tevsik
edilemeyen tutar ithalata ilişkin gümrük beyannamesinde yurt dışı gider olarak
beyan edilmiştir. Buna göre ithalatta gözetim uygulaması kapsamında
indirilemeyecek KDV ile indirilebilecek KDV tutarları aşağıdaki şekilde
hesaplanacaktır:
Gümrük Vergisi Matrahı
:
10.000.000 TL
Gümrük Vergisi (% 10)
:
1.000.000 TL
İlave Gümrük Vergisi (% 15)
:
1.500.000 TL
KDV Matrahı
:
12.500.000 TL
KDV (% 20)
:
2.500.000 TL
Yurt Dışı Gider (Tevsik
Edilemeyen Gider)
(10.000.000-4.000.000)
:
6.000.000 TL
Yurt Dışı Gidere İsabet
Eden GV
(6.000.000*% 10)
:
600.000 TL
Yurt Dışı Gidere İsabet
Eden İGV
(6.000.000*% 15)
:
900.000 TL
İndirilemeyecek KDV
Matrahı
(6.000.000+600.000+900.000)
:
7.500.000 TL
İndirilemeyecek KDV
(7.500.000*% 20)
:
1.500.000 TL
CIF Bedeli
:
4.000.000 TL
CIF Bedeli Üzerinden
Hesaplanan GV
(4.000.000*% 10)
:
400.000 TL
CIF Bedeli Üzerinden
Hesaplanan İGV
(4.000.000*% 15)
:
600.000 TL
İndirilecek KDV Matrahı
(4.000.000+400.000+600.000)
:
5.000.000 TL
İndirilecek KDV
(5.000.000*% 20)
:
1.000.000 TL
2.6.2. 7846
Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Kapsamında İndirimi Kabul Edilmeyen KDV'nin İndirim
Konusu Yapılıp Yapılmadığının Tespiti
7846
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında;
- İthalatta gözetim
uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca, gözetim uygulamasına tabi tutulan
mallara ilişkin gümrük beyannamelerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen
tutarlar,
- İthalatta
korunma önlemleri uygulanması hakkında ilgili mevzuat uyarınca korunma önlemi
olarak uygulanan gümrük vergisi ve/veya ek mali mükellefiyetler,
- İthalatta
haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuat kapsamında uygulanan
dampinge karşı vergi ve telafi edici vergiler,
ile bu tutarlar
nedeniyle doğan ve KDV matrahına dâhil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar
dolayısıyla ödenen KDV'nin indirimi mümkün değildir.
Bu kapsamda
ithalat yapan mükellefler;
- Takvim yılının
altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedeli 46 Sıra No.lu Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin 3
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen tutarı aşmayan
ithalatlara ilişkin KDV'nin, işlemin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde
mezkur Karar kapsamında doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını
altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi
dairesine bildirirler.
- Takvim yılının altışar aylık dönemleri
itibarıyla ithalat bedelinin belirlenen tutarı aşması halinde, söz konusu
uygulamalar nedeniyle ödenen KDV'nin, mezkur Karar kapsamında doğru bir şekilde
indirim konusu yapılıp yapılmadığı altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna
kadar ibraz edilecek Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilir. Şu kadar ki,
mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik
sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek raporda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen KDV'nin indirim
konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama bulunması halinde Özel Amaçlı YMM
Raporu ibrazına gerek bulunmamaktadır.
3. İstisna
Edilmiş İşlemlerde İndirim
3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, Kanunun 11, 13,
14, 15 inci maddeleri ile (17/4-s) maddesi uyarınca vergiden istisna edilmiş
bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin,
mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den
indirilebileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan
verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV'nin,
işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep
edilmesi şartıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre
bu işlemleri yapanlara iade olunacağı; Hazine ve Maliye Bakanlığının KDV
iadesini, hak sahiplerinin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma
bütçeli daireler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli
kuruluşlar ile sermayesinin (% 51)'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya
özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerden temin ettikleri mal ve hizmet
bedellerine ilişkin borçlarına mahsup suretiyle sınırlayabileceği hükme
bağlanmıştır. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik)
Buna
göre, iade talebinde bulunacak mükelleflerin istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği
dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde
istisnaya ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurmaları ve en geç bu süre içinde
standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili
bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat
dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM
KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun,
istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının
sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM
Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk
edilir. (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri
No 23 ile değişik)
4. Kısmi Vergi
İndirimi
3065 sayılı Kanunun
kısmi vergi indirimini düzenleyen 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Kanuna
göre indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir
arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin ancak
indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim konusu yapılacağı
hükme bağlanmış olup aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, kısmi vergi
indirimine ilişkin usul ve esasları tespite, Maliye Bakanlığının yetkili olduğu
belirtilmiştir.
Madde hükmünün Bakanlığımıza
verdiği yetki uyarınca, kısmi vergi indiriminin usul ve esasları aşağıdaki
şekilde tespit edilmiştir.
4.1. Bağış Amacıyla
Yapılan İnşaatlarda Durum
(15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
4.2. Diğer Hallerde
Kısmi Vergi İndirimi Uygulaması (Başlık 15.02.2019 tarih ve
30687 sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan
işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri vergileri,
herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir KDV hesabına
intikal ettirirler. Daha sonra aynı dönemde, toplam satışlar içinde indirim
hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunur, bu oran, o dönemdeki toplam satışlar
nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak, istisna kapsamına giren işlemler
dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı hesaplanır. Bu şekilde bulunan vergisiz
satışlara (kısmi istisna kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, KDV beyannamesinin, "İlave Edilecek KDV" satırına
yazılır.
İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan
işleri birlikte yapan mükellefler, müşterek genel giderler ile amortismana tabi
iktisadi kıymetler nedeniyle yüklendikleri vergilerden, indirim konusu
yapılacak olanlar ile indirim konusu yapılmayıp, gider hesaplarına aktarılacak
olanları, bu bölümde belirtilen esaslara göre ayırıma tabi tutacaklardır.
5. İndirimin
Belgelendirilmesi
3065 sayılı Kanunun
34 üncü maddesine göre, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve
hizmetlere ait KDV'nin indirilebilmesi için aşağıda sayılan iki şartın
gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
a) Vergi, alış faturası
veya benzeri vesikalar ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmeli,
b)Söz konusu vesikalar,vergiyi
doğuran
olayın vuku bulduğu takvim yılını takip
eden takvim yılı
aşılmamak şartıyla kanuni defterlere kaydedilmelidir.
Diğer
taraftan, KDV'nin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmesine gerek görülmeyen
işlemler ile vergisi önceki safhada beyan edilen özel matrah şekline tabi
işlemlere konu teslim ve hizmetlerde bu mal ve hizmetleri satın alanlar,
tarife, bilet veya fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen bedel üzerinden iç
yüzde oranı uygulanmak suretiyle KDV hesaplayacak ve bu tutarı yaptıkları
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indireceklerdir.
Öte yandan, yukarıda da
belirtildiği üzere verginin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri
vesikalarda ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Bu vesikalar arasında sayılan
perakende satış fişleri fatura verme zorunluluğu dışındaki işlemlerde
kullanıldıklarından ve fatura nizamına ilişkin şartları taşımadıklarından,
indirimin belgelendirilmesinde kullanılamazlar. Bu nedenle perakende satış
fişlerinde KDV'nin ayrıca gösterilmesi zorunlu olmayıp, vergili bedelin tek tutar
halinde ifade edilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak farklı vergi oranlarına tabi
malları birlikte satanlar, vergili fiyat içindeki KDV'nin hesaplanabilmesi
bakımından, perakende satış fişi üzerinde satılan malın tabi olduğu vergi
oranını ayrıca belirtirler.
204 sıra numaralı
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde;"Ancak, mükelleflerin ticari
faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla
satın aldıkları (Kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura
düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan diğer bir anlatımla
perakende satış fişi (veya yazar kasa fişi) düzenleme sınırları içinde kalan
mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin
gider belgesi olarak kabul edilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer
257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür.
İşletmenin tüketimi dışında satışa
konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura
düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması
gerekmektedir."
Ayrıca, 206
sıra numaralı Vergi Usul Genel Tebliğinin (G) bölümünde; "3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili hükümleri gereğince mükelleflerin, faaliyetleri
ile ilgili olarak yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarına ilişkin alış
vesikalarında ayrıca gösterilen katma değer vergisinin, belgelerin kanuni
defterlere kaydedilmiş olması şartıyla, vergiye tabi işlemler üzerinden
hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bu durumda, sözü edilen Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde
gider belgesi olarak kabul edilen perakende satış veya yazar kasa fişlerinde
ayrıca gösterilen katma değer vergisi, bu belgelerin kanuni defterlere de kaydedilmesi
şartıyla, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılacaktır."
açıklamalarına
yer verilmiştir.
KDV mükelleflerinin
işletmelerinde tüketimekonu olacak kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri,
gıda gibi genelgiderlerin ödeme kaydedicicihaz fişi ile tevsik edilmesi
mümkündür. Ancak, bunlar dışında kalan alış ve giderler ödemekaydedici cihaz
fişi ile tevsik edilemeyeceğinden, söz konusu belgelerde yer alan KDV de
indirim konusu yapılamaz.
5.1. Fatura ve Benzeri Belge
3065 sayılı Kanunda
geçen fatura ve benzeri vesika tabiri Vergi Usul Kanununda düzenlenen
vesikaları ifade etmektedir.
Söz konusu vesikalar, Vergi
Usul Kanununun 229, 233, 234, 235 ve 236 ncı maddelerinde fatura, perakende
satış vesikası, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu
olarak düzenlenmiştir.
Gerçek usulde vergi mükellefi
olmayanlardan mal satın
alanların veya iş yaptıranların, satın aldıkları mal veya yaptırdıkları işler
karşılığında düzenleyecekleri gider pusulası ve müstahsil makbuzunda KDV
hesaplanmaz ve gösterilmez. Dolayısıyla bu mükelleflerden mal ve hizmet satın
alanların indirim hakları bulunmamaktadır. Ancak, nihai tüketicilere satılan malların iade
edilmesi halinde bu Tebliğin (I/B-11) bölümünde açıklandığı üzere, gider
makbuzu düzenlenmesi ve bu makbuza dayanılarak indirim yapılması mümkün
bulunmaktadır.
Hakediş belgesi, Vergi Usul
Kanununda düzenlenen bir belge olmadığından, bu belgenin düzenlendiği işlerde
KDV'nin indirim konusu yapılabilmesi için fatura düzenlenmesi ve bu faturada
verginin gösterilmesi gerekmektedir.
KDV mükellefleri,
düzenleyecekleri bu vesikalarda KDV'yi hesaplayıp, satış bedelinden ayrı
olarak göstereceklerdir.
5.2. Liste ve Etiketlerde
Fiyatların
KDV Dâhil Olarak Gösterilmesi
3065 sayılı Kanunun
57 nci maddesinde, perakende satışı yapılan mallara ait etiketlerde, KDV'nin
satış fiyatına dahil olup olmadığının açıkça belirtileceği; vergi satış
fiyatından hariç ise bunun miktarının ayrıca gösterileceği; KDV'nin fatura ve
benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde bu hükmün
uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Kanunun
(20/4) maddesine göre de belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile
bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli KDVdahil
edilerek tespit olunacak ve vergi ayrıca gösterilmeyecektir. Keza yolcu
biletlerinde de KDV'nin ayrıca gösterilmesi gerekmemektedir.
Öte yandan,3065 sayılı Kanunun
(34/2) ve 57 nci maddelerine dayanılarak; perakende satış yapanlar ile hizmet
ifa eden mükelleflerin KDV'nin liste, etiket ve belgelerde gösterilmesi
konusunda aşağıdaki şekilde hareket etmeleri uygun görülmüştür.
Gerçek usulde vergilendirilen
KDV mükelleflerinden perakende mal satışı yapanlar ile hizmet ifa
edenlerin mal satışlarına ve hizmetlere ait etiket ve listelerdeki fiyatlar,
KDV dahil tek tutar olarak ifade edilir. Etiket ve listelere fiyatların hemen
altına gelecek şekilde "FİYATLARIMIZA KDV DÂHİLDİR." ibaresi yazılır. Bu ibare
elle yazılabileceği gibi, kaşe kullanmak suretiyle de basılabilir veya önceden
matbaada bastırılabilir.
Uygulama kapsamına, satışı
yapılan malları aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar dışındaki
kimselere satanlar, yani perakende satış yapanlar ile hizmet ifa eden KDV
mükellefleri dahil bulunmaktadır.
5.3. Verginin Fatura ve Benzeri
Belgelerde Gösterilme Usulü
Yukarıdaki
kapsama giren mükellefler işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen fatura ve
benzeri vesikalarda KDV'yi ayrıca göstermeyebilir. Bu durumda bedel, vergi
dâhil tek tutar olarak ifade edilir, ancak belgede "KDV DÂHİLDİR."
ibareli bir şerh bulunur.
Öte yandan, farklı vergi
oranına tabi işlemleri bulunan mükellefler tarafından düzenlenen belgelerde mal
ve hizmetler vergi oranları itibarıyla ayrı toplamlar olarak ifade edilir, her
toplamın yanına vergi oranı belirtilmek suretiyle "% ... KDV
DÂHİLDİR."şerhi konur.
Toptan satış yapan
veya imalat işi ile uğraşanmükellefler, bu satışlarına ilişkin olarak
düzenleyecekleri fatura ve benzeri belgelerde KDV'yi ayrıca göstermeye
mecburdurlar. Toptan satışları yanında perakende satışları da bulunan
mükellefler, toptan satışlarında vergiyi ayrıca gösterecek perakende
satışlarında ise yukarıda belirlenen esaslara göre işlem yaparlar.
5.4.Verginin Hesaplanması
Kanunun 28 inci maddesinin
verdiği
yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile bazı mal ve hizmetler için farklı
vergi oranları tespit edilmesi nedeniyle, düzenlenecek belgelerde mal ve
hizmetlerin tabi olduğu vergi oranı belirtilmek suretiyle; yani genel vergi
oranına tabi mallara ait toplamın yanına "% 18 KDV DAHİLDİR", (% 8)
indirimli orana tabi olanlara "% 8 KDV DAHİLDİR", (% 1) indirimli
orana tabi olanlara ise "% 1 KDV DAHİLDİR" şerhi verilecektir.
Yukarıda da
belirtildiği üzere, perakende mal satışı yapanlar ile hizmet ifa edenlerin mal
satışları ile hizmet ifalarına ait liste, etiket, fatura ve benzeri belgelerde
fiyatları, KDVdahil olarak tespit etmeleri ve bedeli vergi dahil tek tutar
olarak göstermeleri gerekmektedir.KDV bedele dahil olarak mal teslim eden veya
hizmet ifasında bulunan mükellefler, vergi dahil tespit edilen fiyatlar
üzerinden beyan edecekleri KDV'yi;
vergili bedel x vergi oranı / 100 +
vergi oranı
formülü ile, vergi hariç
fiyatlar üzerinden beyan edecekleri KDV'yi de
bedel x vergi oranı / 100
formülünü kullanarak
hesaplayacaklardır.
Örnek 1:Vergi dahil fiyatı 11.800 TL
olan ve (% 18) oranında KDV'ye tabi bulunan ve belgede ayrıca vergisi
gösterilmeyen bir mala ait bedel içindeki KDV,
11.800 x 18
= 1.800 TL olarak hesaplanacaktır.
100 + 18
Örnek
2:
Bedeli
100.000 TL olarak tespit edilen ve (% 8)oranında KDV'ye
tabi bulunan bir mala ait KDV,
100.000 x8
= 8.000 TL olarak hesaplanacaktır.
100
5.5. Verginin İndirimi
3065 sayılı Kanunun
34 üncü maddesine göre verginin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve
benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, uygulama
kapsamına giren mükelleflerden gider veya maliyet unsuru olarak göz önüne
alınabilecek mal ve hizmet satın alan mükellefler, satın alınan mal ve
hizmetlere ait KDV'yi indirim konusu yapabilmek için, düzenlenecek fatura ve
benzeri vesikalarda verginin mutlak surette ayrıca gösterilmesini
isteyeceklerdir.
Ancak Kanunun 23 üncü
maddesine göre özel matrah şekilleri tespit edilen işlemler ile aynı Kanunun
(20/4) üncü maddesine göre, tarife ve bilet bedelinin vergi dâhil edilerek
hesaplandığı hallerde, düzenlenecek vesikalarda verginin ayrıca gösterilmesi
şartı aranmaz. Mükellefler bu neviden mal ve hizmet alımları dolayısıyla
yüklendikleri vergileri, içyüzde yoluyla hesaplarlar ve indirim konusu
yapabilirler.
5.6. İndirimin
Zamanı
3065 sayılı Kanunun
(29/3) üncü maddesihükmüne göre indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu takvim yılını takip eden takvim
yılı
aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği
vergilendirme döneminde kullanılabilecektir.
Bilindiği üzere
Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 219 uncu maddesinin "a" bendinde;
"Muamelelerin, işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların
on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir" hükmü yer almaktadır. Aynı
Kanunun (352/1-6)ncı maddelerinde ise bu hükme aykırı hareket edilmesi halinde,
1 inci derece usulsüzlük cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, fatura ve benzeri
vesikalar 10 gün içinde defterlere kaydedilebilecek, indirim hakkı ise
vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde
kullanılabilecektir. Ancak bu indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu takvim yılını takip eden takvim
yılı içinde kullanılması gerekir.
Öte yandan Kanunun (11/1-c) ve
geçici 17'nci maddeleri uyarınca satıcı tarafından ihraç kayıtlı teslim
kapsamında teslimi gerçekleştirilen mallara ilişkin KDV, alıcı tarafından malın
teslimi anında indirilecek KDV hesaplarına intikal ettirilmemektedir. Alıcı
tarafından söz konusu alım nedeniyle yüklenilen KDV, süresi içinde ihracatın
gerçekleşmemesi durumunda indirilecek KDV olarak kayıtlara intikal
ettirilebilmektedir. Dolayısıyla bu durumda alıcının ihracat için verilen
sürenin son gününü izleyen gün itibarıyla indirim imkanı doğan vergiyi, bu günü
içine alan takvim yılını takip eden
takvim yılı
aşılmamak kaydıyla indirim konusu yapması mümkündür.
Örnek: 28 Ağustos 2018 tarihli alış
faturasının 10 günlük süreyi aşmayacak şekilde 5 Eylül 2018 tarihinde deftere
kayıt edilmesi halinde faturada gösterilen KDV 5 Eylül 2018 dönemi işlemlerine
dahil edilerek indirim konusu yapılabilecektir. (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik)
Mükelleflerin alış ve
giderlerine ilişkin vesikaların, kendi iradeleri dışındaki sebeplerle işletmeye
kayıt süresi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, mücbir sebep olarak kabul
edilmesi ve ispat edilmesi şartıyla vesikaların kayıt süresinden sonra kayda
alınması mümkündür.
Mükellefler bu suretle
belgeleri kanuni sürenin geçmesinden sonra defter kayıtlarına
almaları halinde de fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen KDV'yi bu
belgelerin kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde indirim
konusu yapabilir.
Örnek: Yukarıda
örnekte yer alan 28 Ağustos 2018 tarihli faturanın 16 Ekim 2018 tarihinde
deftere kayıt edilmesi halinde Ekim/2018, 4 Kasım 2018 tarihinde deftere kayıt
edilmesi halinde de Kasım/2018 vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılabilecektir.
Ancak her halükarda 2018 yılının içinde kesilen faturanın en geç o yılı izleyen
yıl defterine kayıt edilip indirim konusu yapılması gerekmekte olup, yukarıdaki
örnekte belirtilen faturada yer alan verginin Ocak/2020 veya müteakip
vergilendirme dönemlerinde indirimi söz konusu olamayacaktır. Ancak Vergi Usul
Kanununun kayıt nizamı hükümlerine uyulmaması halinde anılan Kanunda belirtilen
müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir. (15.02.2019 tarih ve 30687
sayılı R.G. KDV Genel Tebliğ Seri No 23 ile değişik)
Diğer taraftan, düzenlenen faturanın alıcı tarafından
dava konusu yapılması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu
yapılamayan KDV, davanın sonuçlandığı yıl içinde alıcı tarafından kanuni
defterlere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Sorumlu sıfatıyla KDV beyanının hiç yapılmadığının
veya eksik yapıldığının tespiti üzerine veya mükellefin kanuni süresinden sonra
sorumlu sıfatıyla verdiği beyanname üzerine bu vergilerin tarh edilmesi halinde,
tarh edilen KDV'nin vergi dairesine ödenmesi ve ödemenin gerçekleştiği takvim
yılı aşılmaması şartıyla, ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkündür. (15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
KDV'ye tabi işlemi yapan satıcı tarafından zamanında
düzenlenmeyip, alıcı tarafından en geç fatura düzenleme süresinin son gününü
takip eden vergilendirme dönemi içinde noterden ihtarname gönderilmesi üzerine
satıcı tarafından düzenlenen faturada gösterilen KDV, alıcı tarafından
faturanın düzenlendiği takvim yılı içinde kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla
indirim konusu yapılabilir. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesinde
"Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır. Şu kadar ki, takvim yılı
dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların
müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12'şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir."
hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, gelir veya kurumlar vergisi bakımından özel
hesap dönemine tabi olan KDV mükelleflerinin yüklendikleri KDV'yi özel hesap
dönemini takip eden özel hesap dönemini aşmamak kaydıyla belgelerin kanuni
defterlere kaydedildiği dönemde indirmeleri mümkündür. (31.01.2018
tarih ve 30318 sayılı R.G. KDV Seri No 17 Tebliğ ile eklenmiştir)
6. Matrah ve İndirim
Miktarlarının Değişmesi
Tasarruflu
Yazılar 1
6.1. Genel Açıklama
İade olunan malların fiilen
işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede
gösterilmesi şartıyla malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden
vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde,
vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu
işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin
mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu vergilendirme dönemi
içinde 3065 sayılı Kanunun 35 inci maddesi hükmü gereğince düzeltirler.
Ayrıca söz
konusu hüküm uyarınca, matrahta değişikliğin vuku bulduğu tarihte işlemin
tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim
veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas
alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
6.2. Sadece BSMV Kapsamındaki
İşlemleri Yapanların Satın Aldıkları Malları İadesinde ve Gerçekleşmeyen
Hizmetlerde KDV Uygulaması
3065 sayılı Kanunun
(17/4-e) maddesine göre KDV'den istisna olan Banka ve Sigorta Muameleleri
Vergisi (BSMV) kapsamındaki işlemleri yapanların satın aldıkları malları kısmen
ya da tamamen iade ettiklerinde ya da kendilerine karşı ifa edilen hizmetin
bedelinde çeşitli nedenlerle "azalma" şeklinde bir değişiklik vuku bulduğunda,
bu değişikliklere ilişkin KDV'nin, Kanunun 35 inci maddesi gereğince
düzeltilmesi konusunda aşağıdaki şekilde hareket edilmesi uygun görülmüştür.
Sadece BSMV kapsamındaki
işlemleri yapanların KDV mükelleflerinden fatura ve benzeri belge karşılığında
temin ettikleri malların kısmen veya tamamen iade edilmesi halinde iade amaçlı
bir belge (dekont vb.) düzenlenerek bu belgede;
- Malın alış
faturasının tarih ve numarası belirtilecek,
- İade edilen
kısma ilişkin tutar KDV dâhil olarak gösterilecek,
- Belgeye, "İşbu
belge………. Tebliğin (iii/C-6.2.) bölümüne göre iade edilen mallara ilişkin
olarak düzenlenmiştir. % … KDV dâhildir." açıklaması yazılacaktır.
Malın iadesine
ilişkin bu belgede toplam bedel içerisinde gösterilen KDV malı iade eden BSMV
mükellefi tarafından KDV beyannamesi ile beyan edilmez, gelir/kurumlar vergisi
bakımından belgede yer alan KDV dâhil toplam bedel hasılat olarak dikkate
alınır. Malın iade edildiği firma ise mal bedeli içindeki KDV tutarını iç yüzde
yoluyla hesaplar ve genel hükümler çerçevesinde "indirilecek KDV" olarak
dikkate alır.
Öte yandan, sadece BSMV kapsamındaki
işlemleri yapanların fatura ve benzeri belge karşılığında temin ettikleri
hizmetler ile ilgili olarak, işlemin kısmen ya da tamamen gerçekleşmemesi,
işlemden hizmet ifası başlamadan veya bir kısım hizmet ifa edildikten sonra
vazgeçilmesi gibi nedenlerle matrahta değişiklik meydana gelebilmektedir.
Değişiklik matrahın tamamen ortadan kalkması ya da matrahta azalma şeklinde
ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlarda da KDV düzeltmesi yukarıdaki açıklamalara
uygun olarak gerçekleştirilir.
IV. KDV İADESİNDE
ORTAK HUSUSLAR
A1.
GENEL AÇIKLAMA (31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir)
3065
sayılı Kanunun (29/1) maddesine göre, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi
işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler
ile ithal edilen mal ve hizmetlere ilişkin ödenen KDV'nin indirimi mümkündür.
Kanunun (29/2) maddesine göre, vergilendirme dönemleri itibarıyla yapılan bu
indirim sonucu hesaplanan KDV'nin, indirim KDV'den fazla olması halinde aradaki
fark Hazineye ödenmekte, indirim KDV'nin hesaplanan KDV'den fazla olması
halinde ise aradaki fark sonraki dönemde indirim konusu yapılmak üzere
devretmektedir.
Ancak,
3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre, Kanunun 11, 13, 14, 15 inci
maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi ve Kanunun
indirim ve iade hakkı tanınan geçici maddeleri ile 3065 sayılı Kanunun (29/2)
maddesi kapsamındaki indirimli orana tabi işlemler uyarınca, mükelleflerin
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'nin indirilecek KDV'den az
olması halinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin, Bakanlığımızca tespit
edilen usul ve esaslara göre iade edilmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, 3065
sayılı Kanunun (9/1) maddesindeki yetki uyarınca kısmi tevkifata tabi işlemlere
ilişkin tevkif edilen KDV'nin satıcılara iade edilmesi mümkündür. İade hakkı
doğuran bir işlem bulunmaması halinde yüklenilen ve sonraki döneme devreden
KDV'nin iadesi söz konusu değildir.
28/7/2024
tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesinde yapılan değişiklik ile iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan
iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesinin
esas olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna
göre, mükelleflerin KDV iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinin
vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi gerekmektedir.
Vergi
inceleme raporu ifadesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 135 inci maddesinde
sayılan vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporu ifade eder.
Öte
yandan, 3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde Bakanlığımızın; mükellefiyet
süresi, çalışan sayısı, aktif ve özsermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı,
vergisel ödevlerin zamanında yerine getirilip getirilmediği, sahte veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz
rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı gibi kriterleri esas alarak
mükelleflerin vergisel uyum seviyeleri ve bu uyum seviyelerine göre farklı iade
yöntemleri tespit etmeye, iade alacağının mahsup edileceği vergi borçları ile
iadeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme
bağlanmıştır.
3065
sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetki çerçevesinde
mükelleflerin KDV iade taleplerinin, Tebliğin ilgili bölümlerinde iade hakkı
doğuran işlem türleri itibarıyla iade için belirlenen usul ve esaslara göre
yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Tebliğin
ilgili bölümlerinde iade hakkı doğuran işlem türleri itibarıyla iade için
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde mükelleflerin KDV iade taleplerinin
teminat veya YMM raporu karşılığı yerine getirilmesi uygun görülen işlemlere
ilişkin yapılan kontrollerde tespit edilen eksiklik veya olumsuzlukların
verilen sürede mevzuata uygun şekilde giderilmesi gerekir. Eksiklik veya
olumsuzlukların verilen sürede giderilememesi halinde iade talebi 15 gün içinde
incelemeye sevk edilir ve düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre işlem
yapılır. Bu kapsamda incelemeye sevk edilen iade talepleri, iadesi talep edilen
tutarın % 150'si oranında banka teminat mektubu verilmesi halinde yerine
getirilir, teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
Teminat
karşılığı iadelerde, teminatın YMM raporu ile çözülebileceği hallerde, süresi
içinde YMM raporu ibraz edilmemesi veya ibraz edilmeyeceğinin belirtilmesi
halinde, teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
A2.
İADELERİ VERGİ İNCELEMESİNE TABİ OLANLAR (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
eklenmiştir)
1.
Kapsam ve Tanımlar
1.1.
Kapsam
3065
sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde, iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan
iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesinin
esas olduğu hüküm altına alındığından, hakkında bu bölümde sayılan olumsuz
rapor ve tespitler bulunan mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme raporu
sonucuna göre yerine getirilir.
Olumsuz
rapor ve tespitlerin niteliğine göre belirlenen teminatların verilmesi halinde
bu mükelleflerin iade talepleri yerine getirilir, ancak teminatlar vergi
inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
1.2.
Belge Kavramı
Bu
bölümde bahsi geçen belgeler, Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilen ve (YMM
raporu ve vergi inceleme raporu hariç) iadeye esas teşkil eden belgelerdir. Bu
belgeler, üzerinde KDV gösterilen fatura ve benzeri belgeler ile iade hakkı
doğuran işlemin niteliğine göre (gümrük beyannamesi, istisna belgesi, yatırım
teşvik belgesi, kıymetli maden arama ruhsatı gibi) iade için aranılan diğer
belgelerdir. Bunların haricindeki belgelerin, sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge olarak düzenlendiklerine ve kullanıldıklarına
yönelik belirlemeler nedeniyle mükelleflerin durumu olumsuz rapor ve tespit
kapsamında değerlendirilmez. Söz konusu belgelerin 213 sayılı Kanun uyarınca
düzenlenme, saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler kapsamında olması bu
şekilde işlem tesisine engel teşkil etmez.
Örneğin,
sipariş mektupları ve proforma faturaların nihai faturalar veya gümrük
beyannameleri ile uyumsuz olması halinde, nihai faturaların veya gümrük
beyannamelerinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği tespit edilmedikçe, sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiği veya
kullanıldığı gerekçesi bu bölüm kapsamında işlem yapılmasını gerektirmez. Aynı
şekilde, sigorta poliçesi, müstahsil makbuzu ve sevk irsaliyesinin gerçeğe
aykırı düzenlenmesi ve bunların kullanılması tek başına bu bölüm kapsamında
işlem yapılmasını gerektirmez.
KDV
indirimi imkânı tanınan durumlar dışında, 213 sayılı Kanun uyarınca
düzenlenmesi zorunlu olan ödeme kaydedici cihaz fişi ile gider pusulasının
gerçeğe aykırı düzenlenmesi ve bunların kullanılması da aynı kapsamdadır.
1.3.
İade Talepleri Vergi İnceleme Raporuna Göre Yerine Getirilecek Mükellefler
Haklarında,
düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna
ilişkin delil ve karineleri içeren rapor veya tespit bulunan veya bu
mükelleflerle ilişkili olan aşağıdaki mükelleflerin iade talepleri vergi
inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
-
213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren mükellefler,
-
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline
iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında
"olumsuz rapor" veya "olumsuz tespit" bulunan mükellefler,
-
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme konusunda
haklarında "olumsuz rapor" veya "olumsuz tespit" bulunan mükelleflerin raporun
ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni temsilcileri, bunların kurdukları veya
ortak oldukları mükellefler ile kanuni temsilcisi oldukları mükellefler,
-
Haklarında beyanname vermeme, defter ve belge ibraz etmeme ve adresinde
bulunamama konusunda tespit bulunan mükellefler,
-
Haklarında "olumsuz rapor" veya "olumsuz tespit" bulunan mükelleflerden
doğrudan mal ve/veya hizmet alan mükellefler.
5018
sayılı Kanun eki cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, il özel
idareleri, köyler, belediyeler ve bunların teşkil ettikleri birlikler, döner
sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla
kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sermayelerinin (% 51) veya daha fazlası
yukarıda sayılanlara ait mükellefler hakkında bu bölüm hükümleri uygulanmaz.
1.4.
Olumlu Rapor
Vergi
incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen raporlar (vergi inceleme
raporu, vergi tekniği raporu, basit rapor gibi), mükellefin incelenen döneme
ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan ettiği tüm işlemlerini kapsayacak şekilde
düzenlenmeleri ve olumlu olmaları kaydıyla bu kapsamda değerlendirilir.
KDV
iade uygulamaları bakımından bir raporun "olumlu rapor" sayılabilmesi
için, raporda iade hakkı doğuran işlemler dolayısıyla ibraz edilen yüklenilen
KDV ve indirilecek KDV listelerinde sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belgeden kaynaklı herhangi bir indirimin olmadığının tespiti gerekir.
İade
talebi olmamakla birlikte hakkında olumsuz rapor bulunan bir mükellefin,
olumsuz raporun ilgili olduğu vergilendirme dönemlerinden sonraki vergilendirme
dönemlerinden herhangi birine yönelik inceleme talep etmesi mümkündür. Bu
durumda yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporun olumlu rapor olabilmesi
için mükellefin indirilecek KDV tutarlarının içerisinde sahte belge veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye dayalı indirim olmadığının tespiti
gerekir.
İndirilecek
KDV tutarlarının içerisinde sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belgeye dayalı indirim olmamakla birlikte, sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiğine ilişkin tespit içeren raporun olumlu
rapor olarak değerlendirilmeyeceği tabiidir.
Sadece
vergi incelemesi yapılan dönemi takip eden döneme/dönemlere ait KDV
beyanlarının düzeltilmesi amacıyla düzenlenen raporlar ile yeminli mali
müşavirler tarafından düzenlenen raporlar "olumlu rapor" olarak
değerlendirilmez.
1.5.
Olumsuz Rapor
Olumsuz
rapor, Tebliğin (IV/A2-3) ve (IV/A2-4) bölümlerinde belirtilen hususları içeren
ve bu mükelleflerin iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre
yerine getirilmesini gerektiren rapordur.
Mükellefler
hakkında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri
ve/veya kullandıkları konusunda belirlemelerin yer aldığı vergi incelemesine
yetkili olanlarca düzenlenen tüm raporlar (vergi inceleme raporu, vergi tekniği
raporu, basit rapor gibi) "olumsuz rapor" sayılır.
Yeminli
mali müşavirler tarafından düzenlenen raporlar "olumsuz rapor" olarak
değerlendirilmez.
2.
Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet Tesis Ettirilmesi
2.1.
Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet Tesis Ettirenler
213
sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren;
a)
Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte
belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine
yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının
devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış
addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenler,
b)
Bu kapsamda yer alan serbest meslek erbabı, şahıs işletmelerinde işletme
sahibi, adi ortaklıklarda ortaklardan her biri,
c)
Bu kapsamda yer alan ticaret şirketlerinde şirketin yanı sıra, kanuni
temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri, şirket sermayesinin asgari (% 10)'una
sahip olan gerçek veya tüzel kişiler ya da bunların asgari (% 10) ortağı olduğu
veya yönetiminde bulundukları teşebbüsler (Ortaklık payı (% 10)'un altında olan
ortaklar Tebliğin (IV/A2-10) bölümüne göre değerlendirilir.),
ç)
Bu kapsamda yer alan tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenler
veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit
edilenler,
d)
Yukarıda yer alanların ortağı oldukları adi ortaklıklar, kanuni temsilcisi,
yönetim kurulu üyesi, şirket sermayesinin asgari (% 10)'una sahip oldukları
ticaret şirketleri veya idare ettikleri tüzel kişiliği olmayan teşekküller
(Ortaklık payı (% 10)'un altında olan ortaklar Tebliğin (IV/A2-10) bölümüne
göre değerlendirilir.)
tarafından
yapılan KDV iade talepleri, hakkında rapor düzenlenen mükellefin
mükellefiyetinin terkin edildiği tarih itibarıyla münhasıran vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Bir
mükellefin, bu kapsamda değerlendirilebilmesi için münhasıran sahte belge
düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesisinin tespitinde, temin edilebilmesi
halinde mükellefin düzenlemiş olduğu belgelerin (belirli bir dönem, yıl veya
daha uzun zaman dilimi esas alınarak) tutar olarak asgari yarısından fazlasının
sahte olduğunun, yani herhangi bir mal veya hizmet hareketine ilişkin
olmadığının tespiti gerekir. Bu tespitin mükellefin herhangi bir ticari işinin
olup olmadığı, faturaların düzenlendiği dönemdeki iş durumu, çevresindeki
ticari itibarı gibi hususlarla da desteklenmesi gerekir.
Mükellefin
düzenlemiş olduğu belgelerin temin edilememiş olması halinde, fatura dönemleri
itibarıyla ticari bir işinin olup olmadığı, mükellefiyetle ilgili ödevlerini
yerine getirip getirmediği, herhangi bir vergi ödeyip ödemediği gibi hususlar
dikkate alınarak münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis
ettirdiğinin tespit edilmesi halinde, bu bölüme göre işlem yapılması
gerekmektedir.
Bu
mükelleflerin iade talepleri;
-
Haklarında düzenlenen raporlara dayanılarak tesis edilen işlemlerin yargı
kararı ile iptali veya
-
213 sayılı Kanunun (153/A) maddesinde belirtilen durumları vergi inceleme
raporuna bağlanarak münhasıran vergi inceleme raporu ile iade alınmaya başlanan
dönemi takip eden takvim yılı başından itibaren bu süre içerisinde haklarında
başkaca bir olumsuz rapor düzenlenmemiş veya olumsuz tespit yapılmamış olmak
kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit tarihinden itibaren),
yedi yıl geçtikten sonra müracaatlarına gerek kalmaksızın
Tebliğde
belirlenmiş usul ve esaslara göre yerine getirilir.
Birinci
paragrafın (d) bendinde sayılanlar hakkında, daha sonraki dönemlere ilişkin
olumlu rapor düzenlenmesi halinde, raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettiği tarih itibarıyla, mükellefler ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre
iade talep edebilir.
213
sayılı Kanunun (153/A) maddesinin birinci fıkrasında sayılan haller dolayısıyla
mükellefiyeti terkin edilenlerin bu fiillerine iştirak ettiği vergi inceleme
raporuyla tespit edilen 3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek
mensupları da bu kapsamda değerlendirilir ve bu durum meslek mensubunun bağlı
bulunduğu vergi dairesince temsil ettikleri tüm mükelleflere bildirilir.
Sahte
belge düzenlemenin yanı sıra gerçek mal ve hizmet satışı bulunan mükellefler,
bu bölüm kapsamında değerlendirilmez. Bu mükellefler hakkında düzenledikleri
sahte faturalardan hareketle sahte belge düzenleme fiili nedeniyle Tebliğin
(IV/A2-3.2) bölümüne göre işlem tesis edilir.
2.2.
Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet Tesis Ettirenlere Mal Teslimi ve
Hizmet İfasında Bulunanlar
Sahte
belge ticareti amacıyla mükellefiyet tesis ettirilmiş olsa dahi bu
mükelleflerin demirbaş alımları (büro mobilyası, bilgisayar, telefon cihazı
vb.), genel yönetim giderleri (işyeri kirası, işyerinin tadili, boyanması,
kırtasiye ve temizlik malzemeleri, elektrik, doğalgaz, haberleşme vb.)
olabileceği gibi asıl faaliyetini gizlemek amacıyla gerçekte bir kısım mal veya
hizmet almış olmaları da mümkündür.
Bu
nedenle, sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirenlere mal
tesliminde veya hizmet ifasında bulunan mükelleflerin sahte belge veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyicisi olarak
değerlendirilebilmeleri için haklarında Tebliğin (IV/A2-3.2), (IV/A2-3.3),
(IV/A2-4.2) ve (IV/A2-4.3) bölümlerinde
belirtildiği şekilde bir rapor veya tespit bulunması gerekir. Bu durumda
bulunan mükellefler hakkında ise ilgili bölüme göre işlem yapılır.
3.
Sahte Belge Düzenleyen veya Kullananlar
3.1.
Sahte Belge Kavramı
Vergi
Usul Kanununun 359 uncu maddesine göre sahte belge, gerçek bir muamele veya
durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.
Bir
belgenin sahte olup olmadığı belgeden hareketle yapılacak tespitlere bağlıdır.
Buna göre;
-
İnceleme dönemi veya incelemeye konu dönemlere ilişkin yoklamalar yapılmak
suretiyle mükellefin gerçek bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı (ilgili dönem
mahalle muhtarı, site yöneticisi ve/veya çevredekilerin mükellefin eylem
tarihindeki durumuna ilişkin ifadeleri vb.),
-
Belgeye konu mal hareketinin gerçekte olup olmadığının fiili veya kaydi
envanter ya da randıman incelemesi, karşıt inceleme ve tespit, nakliye, ödeme/tahsilat
vb. kanıtlarla tespiti,
-
Ticari ilişkisinin olup olmadığı hususu ve ticari ilişkide bulunduğu firmalar,
-
Ortaklık yapısı ve ortaklara ilişkin analizler,
-
Muhasebecisine yönelik tespitler,
-
Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan, hakkında inceleme yapılanlara
ve ticari ilişkide bulundukları mükelleflere ilişkin bilgiler,
-
Sahte belge ticareti varsa komisyon geliri elde edilip edilmediği,
-
Mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilip getirilmediği
gibi
hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin sahte
olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında bu bölüm (IV/A2) kapsamında işlem
yapılmaz.
Başkaca
bir tespit bulunmamak kaydıyla, mükellefler hakkında sadece ihbar veya şikâyet
bulunması da yeterli değildir.
3.2.
Haklarında Sahte Belge Düzenleme Raporu Bulunanlar
Sahte
belge düzenlenmesine ilişkin olumsuz rapor, nezdinde inceleme yapılan hakkında
sahte belge düzenlediği yönünde belirlemelerin yer aldığı, Tebliğin (IV/A2-3.1)
bölümünde yer alan hususları içerecek şekilde vergi incelemesine yetkili
olanlar tarafından düzenlenen rapordur.
Söz
konusu rapor "sahte belge düzenleme olumsuz raporu", bu rapordan hareketle
sahte olduğu tespit edilerek rapora bağlanan belgeleri düzenleyen mükellef de
"sahte belge düzenleyen" olarak kabul edilir.
Hakkında
sahte belge düzenleme raporu bulunanların bu fiillerine iştirak ettiği vergi
inceleme raporuyla tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ve 3568 sayılı Kanun
kapsamında faaliyette bulunan meslek mensupları da bu bölüm kapsamında değerlendirilir.
3.3.
Haklarında Sahte Belge Düzenleme Tespiti Bulunanlar
Sahte
belge düzenleme tespiti, bir mükellefin sahte belge düzenlediğinin diğer kişi,
işletme veya kurumlar hakkında yapılmakta olan araştırma ve incelemeler
sırasında yahut yetkili makamların yazıyla veya elektronik ortamda bildirmesi
üzerine vergi dairesinin ıttılaına girmesidir. Bu kapsamda öncelikle mükellef
tarafından düzenlenen belgenin sahte olduğunun net olarak tespit edilmesi
gerekir.
Yapılan
inceleme sırasında sahte belge düzenlendiği hususunda bir tespit yapılmış
olması halinde, bu durumun inceleme elemanınca rapor düzenlenmeden önce
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak bildirilmesi mümkündür.
Bu durumda incelemede olan mükellef, bu bölüm kapsamında değerlendirilir.
Ancak,
vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen raporlarda, haklarında
herhangi bir olumsuzluğa yer verilmeksizin, hakkında rapor düzenlenen
mükellefle ticari ilişkileri ve söz konusu mükellefin ticari ilişkide bulunduğu
diğer mükellefler hakkındaki olumsuzluklar dolayısıyla sahte belge düzenleme
ihtimali ve/veya şüphesi gerekçesiyle incelenmesi öngörülen mükellefler bu
kapsamda değerlendirilmez.
Hazine
ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince yapılan değerlendirme ve analizler
sonucunda bireysel olarak veya organize bir şekilde sahte belge düzenleme
tespiti de sahte belge düzenleme olumsuz tespiti kapsamında değerlendirilir.
Hakkında
bu şekilde tespit yapılarak sahte belge düzenleme riski nedeniyle incelemeye
sevk edilen mükelleflerin bilinen işyeri adresinde, incelemeye sevk işleminin
vergi dairesinin ıttılaına girmesini takip eden günden itibaren beş işgünü
içinde en az iki kişiden oluşan bir grup tarafından yoklama yapılır.
Yoklamada,
mükellefin bilinen işyeri adresinde faal olup olmadığı; gerek cari dönemde
gerekse tespitin ilgili olduğu dönem itibarıyla ticari faaliyetinin bulunup
bulunmadığı; üretim ve/veya ticaret kapasitesi; depo, tesis, taşıt, makine,
teçhizat ve demirbaş varlığı; emtia mevcudu ve çalışan sayısına ilişkin bilgiler
mutlaka tespit edilir ve bu hususlara düzenlenen tutanakta yer verilir. Bu
tutanakta, nezdinde yoklama yapılan mükellefin açıklamaları hariç olmak üzere,
görüş ve kanaate yer verilmez. Bulunması halinde, mükellefin işyeri
çevresindeki esnaf, site yöneticisi, komşu, muhtar vb. kişilerin mükellefin
ticari faaliyeti ve itibarına yönelik ifadeleri, ilgiliye imzalatılarak ayrı
bir tutanakla kayıt altına alınır.
Tutanağın
düzenlendiği tarihi takip eden günden itibaren beş işgünü içinde mükellefin
bağlı olduğu vergi dairesindeki müdür ve bir müdür yardımcısının da katılacağı
üç kişilik bir komisyon tarafından; yoklama sonucunda düzenlenen tutanak,
mükellefin tarh zamanaşımı süresi içindeki dönemlere ilişkin beyannameleri ve
Ba-Bs bildirimleri, nezdinde daha önce yapılmış yoklamalara ilişkin tutanaklar,
tahakkuk, tahsilat ve vergi borcu bilgileri, alım-satım ilişkisi içinde olduğu
mükelleflere ilişkin bilgiler ve vergi dairesinde bulunan diğer bilgi ve
kayıtlar (vergi inceleme bilgileri, kira sözleşmesi, Yönetim Bilgi Sisteminde
elektronik ortamda bulunan kayıtlar vb.) dikkate alınarak mükellefin, tespitin
ilgili olduğu dönem itibarıyla bildirdiği ticari faaliyetinin bulunup
bulunmadığı, bulunması halinde işletme kapasitesi ile beyanlarının (satış
hasılatının, stoklarının, maliyetlerinin vb.) uyumlu olup olmadığı
değerlendirilir. Komisyon, gerek görmesi durumunda, mükelleften ilave bilgi,
belge ve açıklama isteyebilir.
Yapılan
değerlendirme neticesinde, komisyon üyelerinin kanaatiyle olumsuzluğun teyit
edilmesi halinde bu mükellefler hakkında olumsuz tespite göre işlem tesis
edilir.
3.4.
Haklarında Sahte Belge Kullanma Raporu Bulunanlar
Sahte
belgelerde yer alan KDV'nin indirim hesaplarına dâhil edilmek suretiyle
kullanıldığını tespit eden rapor, sahte belge kullanma olumsuz raporu olarak
değerlendirilir. Sahte belge kullanıldığına yönelik raporlarda aşağıda yer alan
hususların yanı sıra kullanıcının bu belgeyi kayıtlarına intikal ettirip
ettirmediği veya beyannamede indirilecek KDV olarak kullanıp kullanmadığının da
tespit edilmesi gerekir.
Vergi
incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen ve sahte belge
kullanılmasına ilişkin olan raporlarda;
-
İncelenen mükellefle söz konusu belgelerin düzenleyicisi mükellef/mükellefler
arasında gerçek bir teslim ve/veya hizmetin bulunup bulunmadığına, herhangi bir
ödemede bulunulup bulunulmadığına, ödemenin şekli (banka, çek, senet, kasa,
PTT, kredi kartı vb.) ve malın nakliyesi ile ilgili tespitlere veya sahte belge
ticareti amacıyla mükellefiyet kaydı söz konusuysa düzenleyicinin mükellefiyet
kaydının terkin edilip edilmediğine ilişkin hususlara yer verilmesi,
-
Mükellefin söz konusu belgelerdeki mal ve/veya hizmetleri gerçekten alıp
almadığının ilave çalışmalarla (kaydi envanter, randıman, karşıt inceleme ve
tespit gibi) desteklenmek suretiyle değerlendirilmesi,
-
Sahte belge oldukları tespit edilmiş olan belgelerin tutar ve mahiyet bazında
tetkik edilerek, bu belgelerde yer alan mal ve/veya hizmetlerin mükellefin söz
konusu dönemdeki iş ve işlemlerinin niteliğine, stok durumuna, sermaye ve ödeme
kapasitesine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi,
-
İnceleme dönemine ait beyanları tetkik edilmek suretiyle, mükellefin vergi
ödeme gayretlerinin değerlendirilmesi, sürekli olarak devreden KDV beyanı veya
iş hacimlerine uygun tutarlarda KDV ödenmemesi veyahut sektör ortalamasının
altında karlılık beyanı gibi hususların ortaya konulması
gerekir.
Tarhiyat
önerilmemiş olması bu raporların olumsuz rapor vasfını değiştirmez.
Bu
kapsamda işlem yapılabilmesi için, sahte olduğu tespit edilen belgeye dayalı
KDV indiriminin reddedilmesi gerekir. Sahte belge tespiti olmaksızın, başka
nedenlerle KDV indiriminin reddedilmesi amacıyla düzenlenen raporlar bu
kapsamda değerlendirilmez.
Sahte
olduğu tespit edilerek rapora bağlanan belgelerin kullanıcısı "sahte belge
kullanan", buna ilişkin rapor da "sahte belge kullanma olumsuz raporu" olarak
kabul edilir.
Yapılan
inceleme sonucunda mükelleflerin kendileri ya da mal veya hizmet satın
aldıkları mükelleflerle ilgili olarak;
-
Defter ve belgelerini ibraz etmedikleri,
-
KDV beyannamesini vermedikleri
gibi
nedenlerle KDV indirimlerinin reddinden kaynaklanan tarhiyatlarda, inceleme
raporlarında tarhiyatın bu tespitlere ilişkin kısmının sahte belge kullanma
fiilinden kaynaklandığının açıkça belirtilmemesi halinde, düzenlenen rapor
olumsuz rapor kapsamında değerlendirilmez.
Sahte
belge kullanımına dayalı KDV indirimlerinin vergi inceleme raporu ile veya
mükellefin düzeltme beyanları ile indirilecek KDV tutarlarından düşülmesi
durumunda bu mükelleflerin iade taleplerinde iade hakkı doğuran işlemler için
belirlenmiş usul ve esaslar uygulanmaya devam edilir.
3.5.
Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar
Sahte
belge kullanma tespiti, sahte belgelerde yer alan KDV'nin indirim konusu
yapıldığının tespit edilmesidir. Sahte belge kullanma tespitinin varlığından
söz edilebilmesi için, sahte olduğu tespit edilen belgede yer alan KDV
tutarının indirim konusu yapılmış olması gerekir.
Sahte
belge düzenleme raporundan hareketle alıcının sahte belge kullanımından
bahsedilebilmesi için, belgenin sahteliğinin yanı sıra, düzenlenen sahte
belgenin kullanıcı tarafından kayıtlara intikal ettirilip ettirilmediği ve
beyannamede indirilecek KDV olarak dikkate alınıp alınmadığının tespit edilmesi
gerekir. Kullanıcının Ba bildirimine söz konusu belgede yazılı tutarı dâhil
etmiş olması, sahte belgeyi kullandığına karine olup tespit için tek başına
yeterli değildir.
Yapılan
inceleme sırasında sahte belge kullanıldığı hususunda bir tespit yapılmış
olması halinde, bu durumun inceleme elemanınca rapor düzenlenmeden önce
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak bildirilmesi de bu
kapsamdadır.
Kullandığı
belgeye yönelik bir tespit veya rapor olmadığı sürece, sadece hakkında sahte
belge düzenleme rapor veya tespiti bulunan mükelleften mal veya hizmet alımına
dayanılarak alıcı mükellefin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Ticari,
zirai veya mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek
amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi incelemesine yetkili olanlarca
düzenlenen rapor ile tespit edilen ve mükellefiyet kaydının devamına gerek
görülmediği raporda belirtildiğinden işi bırakmış addolunarak mükellefiyet
kaydı vergi dairesince terkin edilenlerden alım yaptıkları yönünde kayıtları
bulunan ve belgelerde yer alan KDV tutarını indirilecek KDV olarak dikkate
aldığı tespit edilen mükellefler de sahte belge kullanma tespiti kapsamındadır.
Sahte
belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan dönemi kapsayan takvim
yılında süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan mükelleflerin,
sahte olduğu tespit edilen belgelerde yer alan alım tutarının, aynı dönemdeki
toplam alımlarının % 5'ini geçmemesi halinde, bu mükellefler hakkında sahte
belge kullanma tespiti gerekçesiyle işlem yapılmaz. Şu kadar ki, bu durumun 213
sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamındaki ön tespitler için
yapılacak izaha davet ve buna bağlı olarak yapılacak değerlendirmelere etkisi
yoktur.
Haklarında
sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan mükellefler kendi
durumlarından haberdar edilerek kendilerine 15 gün içinde olumsuzluğu
giderebilecekleri bildirilir.
Verilen
süre içerisinde işlemin gerçekliğini bu Tebliğin (IV/A2-5) bölümündeki
açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını
indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını düzelten mükelleflerin iade
taleplerinde iade hakkı doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslar
uygulanmaya devam edilir.
Kendilerine
tanınan 15 günlük süre içerisinde yukarıda belirtildiği şekilde olumsuzluğu
gidermeyen mükelleflerin tespitin yapıldığı tarih itibarıyla iade talepleri
vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
4.
Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleyen veya Kullananlar
4.1.
Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kavramı
Vergi
Usul Kanununun 359 uncu maddesine göre muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge,
gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu
mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir. Buna
göre;
-
Belgenin mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı olup olmadığı,
-
Belgede yer alan bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunun (ödeme bilgileri, mal
hareketleri ve alıcı bilgileri gibi) deliller ile tespiti,
-
Belgede yer alması zorunlu bilgilerde tahrifat yapılıp yapılmadığı,
-
Belgede bulunması zorunlu bilgilerin (vatandaşlık numarası, vergi kimlik
numarası ve adres gibi) gerçeği yansıtıp yansıtmadığı,
-
Gerçekte satılan mal veya verilen hizmet yerine başka bir mal satıldığı veya
hizmetin ifa edildiği
gibi
hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında bu bölüm
kapsamında işlem yapılmaz.
Başkaca
bir tespit bulunmamak kaydıyla, mükellefler hakkında sadece ihbar veya şikâyet
bulunması da yeterli değildir.
4.2.
Haklarında Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleme Raporu Bulunanlar
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesine ilişkin olumsuz rapor, nezdinde
inceleme yapılan hakkında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği
yönünde belirlemelerin yer aldığı, vergi incelemesine yetkili olanlar
tarafından düzenlenen rapordur.
Söz
konusu rapordan hareketle muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğu tespit
edilerek rapora bağlanan belgeleri düzenleyen mükellef "muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleyen", buna ilişkin rapor da "muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme olumsuz raporu" olarak kabul edilir.
Hakkında
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu bulunanların bu
fiillerine iştirak ettiği vergi inceleme raporuyla tespit edilen gerçek veya
tüzel kişiler ve 3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek
mensupları da bu bölüm kapsamında değerlendirilir.
4.3.
Haklarında Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleme Tespiti Bulunanlar
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespiti, bir mükellefin muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediğinin diğer kişi, işletme veya kurumlar
hakkında yapılmakta olan araştırma ve incelemeler sırasında yahut yetkili
makamların yazıyla veya elektronik ortamda bildirmesi üzerine vergi dairesinin
ıttılaına girmesidir. Bu kapsamda öncelikle mükellef tarafından düzenlenen
belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunun net olarak tespit edilmesi
gerekir.
Yapılan
inceleme sırasında yanıltıcı belge düzenlendiği hususunda bir tespit yapılmış
olması halinde, bu durumun inceleme elemanınca rapor düzenlenmeden önce
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak bildirilmesi mümkündür.
Bu durumda incelemede olan mükellef, bu bölüm kapsamında değerlendirilir.
Ancak,
vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen raporlarda, haklarında
herhangi bir olumsuzluğa yer verilmeksizin, hakkında rapor düzenlenen
mükellefle ticari ilişkileri ve söz konusu mükellefin ticari ilişkide bulunduğu
diğer mükellefler hakkındaki olumsuzluklar dolayısıyla yanıltıcı belge
düzenleme ihtimali ve/veya şüphesi gerekçesiyle incelenmesi öngörülen
mükellefler bu kapsamda değerlendirilmez.
Hazine
ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince yapılan değerlendirme ve analizler
sonucunda bireysel olarak veya organize bir şekilde muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme tespiti de muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenleme olumsuz tespiti kapsamında değerlendirilir.
4.4.
Haklarında Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanma Raporu Bulunanlar
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge niteliği tespit edilen belgelerde yer alan KDV
tutarlarının indirim konusu yapıldığını tespit eden, vergi incelemesine yetkili
olanlarca düzenlenmiş raporlar bu kapsamda muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu olarak değerlendirilir.
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına dayalı KDV indirimlerinin vergi inceleme
raporu ile veya mükellefin düzeltme beyanları ile indirilecek KDV tutarlarından
düşülmesi durumunda bu mükelleflerin iade taleplerinde iade hakkı doğuran
işlemler için belirlenmiş usul ve esaslar uygulanmaya devam edilir.
4.5.
Haklarında Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespiti, bir mükellefin muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullandığının diğer kişi, işletme veya kurumlar
hakkında yapılmakta olan araştırma ve incelemeler sırasında yahut yetkili
makamların (Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimleri dâhil) yazıyla
bildirmesi üzerine vergi dairesinin ıttılaına girmesidir. Bu kapsamda öncelikle
belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunun, sonrasında ise mükellefin
bu belgede yer alan KDV'yi indirim konusu yaptığının net olarak tespit edilmesi
gerekir.
Muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan dönemi
kapsayan takvim yılında süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan
mükelleflerin, yanıltıcı olduğu tespit edilen belgelerde yer alan alım tutarının,
aynı dönemdeki toplam alımlarının % 5'ini geçmemesi halinde, bu mükellefler
hakkında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespiti gerekçesiyle
işlem yapılmaz. Şu kadar ki, bu durumun 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin
(b) fıkrası kapsamındaki ön tespitler için yapılacak izaha davet ve buna bağlı
olarak yapılacak değerlendirmelere etkisi yoktur.
Haklarında
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit
bulunan mükellefler kendi durumlarından haberdar edilerek kendilerine 15 gün
içinde olumsuzluğu giderebilecekleri bildirilir.
Verilen
süre içerisinde belgenin işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak
yansıttığını Tebliğin (IV/A2-5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya
söz konusu belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle
beyanını düzelten mükelleflerin iade taleplerinde iade hakkı doğuran işlemler
için belirlenmiş usul ve esaslar uygulanmaya devam edilir.
Kendilerine
tanınan 15 günlük süre içerisinde yukarıda belirtildiği şekilde olumsuzluğu
gidermeyen mükelleflerin tespitin yapıldığı tarih itibarıyla iade talepleri
vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
5.
İşlemlerin Gerçekliğini İspat
213
sayılı Kanunun 3/B maddesine göre vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu
olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olup, vergiyi doğuran olay ve
bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille
ispatlanması mümkündür.
Öte
yandan, 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında, vergi
incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin
ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler
tarafından yapılmış olan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanmaya ilişkin ön tespitler bakımından mükelleflere ön tespite ilişkin
yazının tebliğ edilebileceği ve mükelleflerin beyanlarını düzeltebilecekleri
düzenlenmiştir. Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise
30/7/2020 tarihli ve 31201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 519 Sıra No.lu
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenmiştir. Buna göre, 213 sayılı
Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan uygulama kapsamında ön
tespit ve izah değerlendirme komisyonlarınca yapılması gereken işlemler 519
Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yerine
getirilir, mezkûr uygulama kapsamına girmeyen işlemler bakımından ise bu
Tebliğin bu bölümündeki açıklamalar uygulanır.
Düzenledikleri
veya kullandıkları belgelerin sahteliğine veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
olduğuna ilişkin inceleme veya idari araştırma aşamasında mükellefe, söz konusu
belgelerin gerçekliğine yönelik deliller ileri sürme imkânı verilir. Aynı
şekilde kendileri hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunmamakla
birlikte mal veya hizmet satın aldıkları mükellefler hakkında olumsuz rapor
veya olumsuz tespit bulunan mükelleflere de bu imkân sağlanır. Söz konusu karşı
deliller inceleme veya araştırmaya konu iş, işlem ve belgelerle ilgili olmalı
ve bir yazı ile idari makama ibraz edilmelidir. İdari araştırma aşamasında,
mükellef tarafından söz konusu işlemin gerçekliğine yönelik sunulan karşı
delillerin değerlendirilmesi, idari araştırmayı yürüten birimdeki (mükellefin
ilgili dönemde bağlı olduğu vergi dairesindeki) müdür ve bir müdür
yardımcısının da katılacağı üç kişilik bir komisyon tarafından yapılır. Karşı
deliller incelemeye başlanmış olması halinde inceleme elemanına, incelemeye
başlanmamışsa ilgili komisyona sunulur.
Dolayısıyla
idare tarafından sahte veya yanıltıcı olduğu yönünde bulgular bulunan bir
belgenin gerçek bir işleme dayandığı ve dayandığı işlemi mahiyet ve miktar
itibarıyla doğru olarak yansıttığı işlemin tarafları, ilgilileri (iade talep
edenler) veya mükellefler tarafından 213 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki
delil serbestisi kapsamında iddia ve ispat olunabilir.
İleri
sürülen karşı delillerin işlemin gerçekliğini göstermesi halinde olumsuz tespit
kapsamında işlem yapılmaz. İşlemin tarafları, ilgililer ve mükellefler
delillerini işlem ve belge ile ilgili olmak kaydıyla yazı ile ileri sürebilir.
Bu
şekilde ileri sürülen iddia ve deliller, inceleme elemanı veya komisyon
tarafından karşı delillerle çürütülmek suretiyle belgenin sahte veya yanıltıcı
olduğu ispatlanabilir. Bu durumda ileri sürülen delillerin ele alınıp raporda
veya dayanak bir yazı ile çürütüldüğü karşı delillerle açıklanarak mükellef
veya ilgili hakkında olumsuz tespit kapsamında işlem yapılır ve mükerrer
incelemeye meydan vermeksizin konuyla ilgili incelemeye sevk edilir.
213
sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası uygulaması kapsamında, sahte
veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespit
yazısına konu beyanlarını düzeltmeyen mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme
raporuna göre sonuçlandırılır. Ancak, mükellefin söz konusu belgelere isabet
eden KDV'yi indirim hesaplarından çıkararak düzelttiğini veya hiç indirim
hesaplarına almadığını vergi dairesine tevsik etmesi ya da Tebliğin
(IV/A2-7.2.) bölümünde yer alan şartlardan [dördüncü paragrafın (a) alt bendi
hariç] birini sağlaması halinde, vergi incelemesi neticesi beklenmeksizin, iade
taleplerinde iade hakkı doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslar
uygulanmaya devam edilir.
Sınırlandırıcı
olmamak kaydıyla belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu ispatta aşağıdaki
deliller kullanılabilir:
a)
İşlem bedelinin ödendiğinin belgelendirilmesi.
Ödeme,
iade talebinde bulunan mükellef tarafından ödemeyi tevsik eden belge aslı veya
noter onaylı örneği ile tevsik edilebilir.
Ödemenin
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre faaliyette
bulunan bankalar vasıtasıyla veya 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanununun 785 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında düzenlenen çekler ile
de tevsiki mümkündür.
Ayrıca
internet bankacılığı yoluyla yapılan ödemelerde, banka dekontu yerine ilgili
banka şubesi tarafından onaylı internet çıktıları ya da mükellefler tarafından
ödeme yapılan bankalardan alınan onaylı hesap ekstreleri ödemenin tevsikinde
kullanılabilir.
Ödeme,
kredi kartı (iade talebinde bulunan kişi veya kuruma ait), tapu devri, kamu
kurum ve kuruluşları aracılığıyla (ön ödeme avansı şeklinde kamu kurum ve
kuruluşlarının veznesine ödeme gibi) yapılmak suretiyle de tevsik edilebilir.
Ödemenin
PTT yoluyla yapıldığı durumlarda, ödeme sırasında düzenlenecek belge,
(satıcının veya adına hareket edenlerin adı-soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile
banka hesap numarası ve vergi kimlik numarası doğru olarak yazdırılmak
kaydıyla) ödemeyi tevsik eden delil olarak ileri sürülebilir.
b)
Taşıma, yükleme, boşaltma, depolama, ambalajlama ve benzeri işlemlerin
yapıldığına yönelik belgeler, sigorta belgesi, vergi, resim, harç, pay, fon
gibi ödemeler yapılmışsa bu ödemelere ait belgeler işlemin gerçekliğinin tevsikinde
delil olarak kullanılabilir.
Örnek:
Uluslararası taşımacılık hizmeti dolayısıyla KDV iade talebinde bulunan
bir mükellefin akaryakıt alımı yaptığı bir mükellef hakkında olumsuzluk
bulunması halinde, iade talep eden mükellef işlemin gerçekliğini yukarıda
belirtildiği şekilde ödeme belgesi ibraz ederek ispat edebilir.
Ancak,
akaryakıt alımı yapıldığı iddia edilen mükellefin, iadeci mükellefin bağlı
olduğu ilden farklı bir ilde bulunması ve/veya yapılan taşımacılık hizmetinin
güzergâhı üzerinde bulunmaması gibi şüphe uyandıran bir durumunun bulunması
halinde, vergi dairesince yapılan değerlendirme sonucunda ödeme belgesi işlemin
gerçekliğinin tevsiki hususunda yeterli bulunmayarak yalnızca ödeme belgesine
göre işlem tesis edilmeyecek ve mükelleften ilave açıklamalar istenebilecektir.
6.
Haklarında Olumsuz Rapor Bulunan Mükelleflerin İade Talepleri
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma
raporu bulunan mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre
yerine getirilir.
6.1.
Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleme
Raporu Bulunanların İade Talepleri
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda
olumsuz rapor bulunanların raporun vergi dairesine intikal ettiği tarih
itibarıyla henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki
iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
-
Sahte belge düzenleyenler için beş kat,
-
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyenler için ise dört kat
teminat
gösterilmesi halinde iade talepleri yerine getirilmekle birlikte olumsuz
raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil
olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme olumsuz raporu
nedeniyle iade talepleri vergi inceleme raporu sonucu yerine getirilen
mükellefler, aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde iade
hakkı doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslara göre iade talep
edebilirler.
a)
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline
ilişkin olarak düzenlenen raporlara dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı
kararları ile terkin edilmesi,
b)
Mükelleflerin sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
raporlarına dayanılarak yapılan tarhiyatları (kesilecek ceza ve hesaplanacak
gecikme faizi dâhil) ödemeleri veya tamamına teminat göstermeleri ve yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal
etmesi,
c)
Haklarında olumsuz rapor bulunan ve raporun ilgili olduğu dönemden sonraki
dönemlerde iade talebinde bulunmayan mükellefler için, düzenleme raporuna
dayanılarak yapılan tarhiyatları (kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizi
dâhil) ödemeleri veya tamamına teminat göstermeleri şartıyla, talepleri üzerine
daha sonra yapılan inceleme sonucunda düzenlenen olumlu raporun vergi dairesi
kayıtlarına intikal etmesi,
ç)
Vergi inceleme raporu ile iade alınmaya başlanan dönemi takip eden
vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge
düzenleme fiilinde beş yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
fiilinde dört yıl geçmesi.
Bu
mükelleflerin ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre iade talep edebilmeye
başladığı tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri
de aynı usul ve esaslara göre yerine getirilebilir.
6.2.
Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanma
Raporu Bulunanların İade Talepleri
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin
olumsuz rapor bulunan mükelleflerin, raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten
sonraki iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
-
Sahte belge kullanımında dört kat,
-
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımında ise üç kat
teminat
gösterilmesi halinde iade talepleri yerine getirilmekle birlikte olumsuz
raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil
olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu
bulunması nedeniyle iade talepleri vergi inceleme raporu sonucu yerine
getirilen mükellefler, aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi
halinde iade hakkı doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslara göre iade
talep edebilirler.
a)
Haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz rapor bulunan mükelleflerin
söz konusu belgeleri indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını
düzeltmeleri,
b)
Kullanma raporları üzerine yapılan tarhiyatın yargı kararıyla terkin edilmesi,
c)
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma raporlarında
tarhı öngörülen vergi ve buna ilişkin olarak hesaplanacak gecikme faizi ile
kesilmesi istenen cezanın ödenmesi veya bunların tamamı için teminat
gösterilmesi,
ç)
Vergi inceleme raporu ile iade alınmaya başlanan dönemi takip eden
vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge
kullanma fiilinde dört yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma
fiilinde üç yıl geçmesi.
Bu
mükelleflerin ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre iade talep edebilmeye
başladığı tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri
de aynı usul ve esaslara göre yerine getirilebilir.
7.
Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenleme
veya Kullanma Tespiti Bulunan Mükelleflerin İade Talepleri
7.1.
Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Düzenlediği
Konusunda Tespit Bulunanların İade Talepleri
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda
tespit bulunan mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre
yerine getirilir.
-
Sahte belge düzenleme tespitinde dört kat,
-
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespitinde ise üç kat
teminat
gösterilmesi halinde iade talepleri yerine getirilmekle birlikte olumsuz
raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil
olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespiti nedeniyle
iade talepleri vergi inceleme raporu sonucu yerine getirilen mükellefler, aşağıda
sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde iade hakkı doğuran işlem
için belirlenmiş usul ve esaslara göre iade talep edebilirler.
a)
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespitinin
ilgili olduğu döneme ilişkin yapılacak inceleme sonucunda düzenlenen raporun
olumlu olması,
b)
Haklarında düzenleme tespiti bulunan ve tespitin ilgili olduğu dönemden sonraki
dönemlerde iade talebinde bulunmayan mükellefler için, talepleri üzerine daha
sonra yapılan inceleme sonucunda düzenlenen olumlu raporun vergi dairesi
kayıtlarına intikal etmesi,
c)
Düzenleme tespitine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin yargı kararıyla iptal
edilmesi,
ç)
Vergi inceleme raporu ile iade alınmaya başlanan dönemi takip eden
vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit
tarihinden itibaren), sahte belge düzenleme tespitlerinde dört yıl, muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespitlerinde üç yıl geçmesi.
Bu
mükelleflerin ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre iade talep edebilmeye
başladığı tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri
de aynı usul ve esaslara göre yerine getirilebilir.
7.2.
Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullandığı
Konusunda Tespit Bulunanların İade Talepleri
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespiti
bulunan mükelleflerin iade talepleri, kendilerine yazılı olarak verilen 15 günlük
süre içerisinde belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu Tebliğin (IV/A2-5)
bölümündeki açıklamalar doğrultusunda ispat etmeleri kaydıyla iade hakkı
doğuran işlem için belirlenmiş usul ve esaslara göre yerine getirilir.
Belgenin
gerçekliğini ve doğruluğunu ispat etmemekle birlikte, söz konusu belgelerde yer
alan KDV tutarlarını indirim ve iade hesabından çıkaran veya bu kısma sahte
belge kullanma tespitlerinde üç kat, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanma tespitlerinde iki kat teminat gösteren mükelleflerin geri kalan iade
talepleri ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.
Teminat
gösterilmemesi veya bu alışlara isabet eden kısmın indirim ve iade talebinden
çıkarılmaması durumunda ise, iade talepleri vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılır.
Sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespiti nedeniyle
iade talepleri vergi inceleme raporu sonucu yerine getirilen mükellefler,
aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde iade hakkı doğuran
işlem için belirlenmiş usul ve esaslara göre iade talep edebilirler.
a)
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanıldığına yönelik olumsuz tespit bulunan mükelleflerin söz konusu
belgeleri indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri,
b)
Olumsuz tespitin ilişkin olduğu belgelere dayanılarak indirim ve iade konusu
yapılan KDV tutarlarının sahte belge için üç katı, muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge için iki katı teminat gösterilmesi,
c)
İlgili dönem veya daha sonraki bir dönemle ilgili inceleme sonucunda
düzenlenecek olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,
ç)
Tespitin veya tespite dayanılarak tesis edilen işlemlerin yargı kararıyla iptal
edilmesi,
d)
Vergi inceleme raporu ile iade alınmaya başlanan dönemi takip eden
vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit
tarihinden itibaren), sahte belge kullanma tespitlerinde üç yıl, muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespitlerinde iki yıl geçmesi.
Bu
mükelleflerin ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre iade talep edebilmeye
başladığı tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri
de aynı usul ve esaslara göre yerine getirilebilir.
8.
İadeye Esas Diğer Belgelerin Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Olması
Üzerinde
KDV gösterilen fatura ve benzeri belgeler dışında kalan ve her bir iade hakkı
doğuran işlem için işlemin niteliğine göre ayrıca belirlenmiş olan belgelerin
sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olması durumunda, ilgili
mükelleflerin iade talepleri de vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine
getirilir.
Söz
konusu belgelerin sahte olması durumunda "sahte belge düzenleme", muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı olması durumunda ise "muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme" fiillerine yönelik düzenlemeler kapsamında işlem yapılır.
9.
Diğer Tespitler
9.1.Adresinde
Bulunamama
Yapılan
yoklamada bilinen adreslerinde bulunamayan mükelleflerin mükellefiyet kaydının,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 160 ıncı maddesi uyarınca terkin edilmesi
halinde, mükellefler hakkında bu bölüm kapsamında işlem yapılır. Anılan madde
kapsamında mükellefiyet kaydının terkini işleminin yoklama tarihinden de önce
yapılmış olması halinde, mükellefler terkin tarihi itibarıyla bu bölüm
kapsamına alınır.
Vergiye
müteallik ödevleri yerine getirilmekle birlikte, sadece işi bırakma
bildiriminde bulunulmamış olması olumsuz tespit sayılmaz.
Adreslerinde
bulunmadıkları konusunda haklarında tespit bulunanların sonuçlandırılmamış
olanlar da dâhil bütün iade talepleri, tespitin yapılmasından itibaren
münhasıran iki kat teminat karşılığında veya vergi inceleme raporu sonucuna
göre yerine getirilir. Teminat vergi inceleme raporuna göre çözülür.
Mükellefiyetin
yeniden tesis edilmesi halinde henüz sonuçlanmayanlar da dâhil olmak üzere iade
talepleri, mükellefiyetin tesis edildiği tarih itibarıyla ilgili bölümlerdeki
usul ve esaslara göre yerine getirilir.
9.2.
Defter ve Belge İbraz Etmeme
Vergi
incelemesine yetkili olanlarca veya takdir komisyonlarınca ibrazı istenen,
varlığı noter kayıtları veya sair surette sabit olan defterlerin ve ilgili
dönem kayıtlarına esas belgelerin mücbir sebep sayılan haller dışındaki
nedenlerle KDV mükellefleri tarafından ibraz edilmemesi durumunda, mükellefin
iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Bu
tespitin varlığı için defter ve belge ibrazına ilişkin ek süre dâhil verilen
sürenin dolmuş olması gerekmektedir.
"Defter
ve belge" ifadesinden, 213 sayılı Kanun uyarınca tutulan veya düzenlenen,
saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve belgeler anlaşılmalıdır.
Örneğin,
ödeme kaydedici cihazı kullanım dışı kaldığı halde ödeme kaydedici cihaz mali
hafıza raporunu ve buna dair yetkili servisçe düzenlenmesi gereken tutanağı
ilgili vergi dairesine ibraz etmeyen mükelleflerin bu fiilleri "defter ve belge
ibraz etmeme olumsuz tespiti" kapsamında değerlendirilmez. Aynı şekilde ilgili
dönemdeki KDV'ye tabi mal ve hizmet alışlarına ilişkin fatura ve benzeri
belgelerin dökümünü gösteren "İndirilecek KDV Listesi"nin ibraz edilmemesi de
bu kapsamda bir olumsuz tespit olarak değerlendirilmez.
Defter
ve belge ibraz etmeme fiilinin varlığından söz edilebilmesi için defter ve
belgelerin ibrazına ilişkin yazının mükellefe tebliği gerekmekte olup, söz
konusu yazının 213 sayılı Kanunun 93 ila 109 uncu maddeleri arasında düzenlenen
"Tebliğ" hükümleri doğrultusunda tebliğinin sağlanmış olması gereklidir.
Faaliyetini
sona erdirenlerin kullanılmayan belgelerini iptal edilmek üzere ibraz etmemesi
de bu kapsamdadır.
Mücbir
sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle defter ve belgelerini ibraz
etmedikleri konusunda tespit bulunanların, tespitin ilgili olduğu döneme ait
iade talepleri defter ve belgeleri ibraz etmedikleri sürece yerine getirilmez.
Henüz sonuçlanmayanlar dâhil diğer dönemlere ait iade talepleri ise iki kat
teminat karşılığında veya münhasıran vergi inceleme sonucuna göre yerine
getirilir. Teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
Defter
ve belgelerini daha sonra idareye ibraz eden mükellefin henüz sonuçlanmayan
iade talepleri de dâhil olmak üzere iade talepleri ilgili bölümlerdeki usul ve
esaslara göre yerine getirilir.
Defter
ve belgelerini 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde yer alan mücbir sebep
hallerinden biri nedeniyle ibraz edemeyen mükelleflere bu kapsamda işlem
yapılmaz.
Haklarında,
tarh zamanaşımı öncesi dönemlere ilişkin olarak defter belge ibraz etmeme
tespiti bulunan mükelleflerin iade talepleri, tarh zamanaşımının dolduğu tarihten
itibaren ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
9.3.
Beyanname Vermeme
Birden
fazla döneme ilişkin 1 no.lu KDV beyannamesini (süresinden sonra verilenler
hariç) vermeyen mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme raporuna göre yerine
getirilir.
Beyanname
verilmeyen dönemlere ilişkin iade talebinde bulunulması mümkün değildir.
Bu
mükelleflerin, beyanname verdikleri dönemlere ilişkin iade talepleri münhasıran
vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Verilmeyen
beyannamelerin usulüne uygun olarak verilmesi durumunda, mükellefin henüz
sonuçlanmayan iade talepleri de dâhil olmak üzere iade talepleri ilgili
bölümlerdeki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
Haklarında,
tarh zamanaşımı öncesi dönemlere ilişkin olarak beyanname vermeme tespiti
bulunan mükelleflerin iade talepleri, tarh zamanaşımının dolduğu tarihten
itibaren ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
10.
Olumsuz Rapor veya Tespit Bulunanların Kanuni Temsilcileri, Ortakları, Ortak
Oldukları veya Bunların Kurdukları veya Ortağı Oldukları Mükellefler ile Kanuni
Temsilcisi Oldukları Mükellefler
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda
olumsuz rapor veya tespit bulunan mükelleflerle ilgili olarak Tebliğin sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu ve tespiti
bölümlerinde yer alan düzenlemeler;
-
Bu mükelleflerin raporun ait olduğu vergilendirme dönemindeki ortakları ve
kanuni temsilcileri,
-
Kendileri ve bunların kurdukları veya ortağı oldukları mükellefler,
-
Kendileri veya bunların kanuni temsilcisi oldukları mükellefler
hakkında
da uygulanır.
Kooperatifler
ve sermaye şirketlerinde bu hüküm bunların kanuni temsilcileri ile sadece sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesine neden olan
ortakları ve bunların kurdukları veya ortağı oldukları ya da kanuni temsilcisi
oldukları mükellefler hakkında uygulanır.
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda
rapor veya tespit bulunanların iade taleplerinin iade hakkı doğuran işlemler
için belirlenen usul ve esaslara göre yapılabilmesi halinde, bunların kanuni
temsilcilerinin, ortaklarının, ortağı oldukları mükelleflerin, kendileri ve
bunların kurduğu ve ortağı olduğu veya kanuni temsilcisi oldukları
mükelleflerin iade taleplerinde aynı usul ve esaslar geçerli olur.
Bu
şekilde iade talepleri vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılması gereken
mükellefler hakkında düzenlenen olumlu raporlar, vergi dairesi kayıtlarına
intikal ettikleri tarih itibarıyla, mükellefler ilgili bölümlerdeki usul ve
esaslara göre iade talep edebilir. Bu bölüm kapsamında iade talebi vergi
inceleme raporu sonucuna göre sonuçlandırılacak mükelleflerin, ilgili
bölümlerdeki usul ve esaslara göre iade talep edebilmeleri için vergi inceleme
raporu ile iade almaya başladıkları tarihten sonraki herhangi bir vergilendirme
döneminin incelenmesini talep etmeleri mümkündür.
Sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda hakkında
olumsuz rapor veya tespit bulunan mükelleflerin kanuni temsilcileri ile
ortaklarının, olumsuz rapor bulunan mükellef dışında kurdukları veya ortağı
oldukları şirketlerden ayrılmış olmaları halinde, ayrıldıkları mükelleflerin
iade talepleri (henüz sonuçlanmayanlar dâhil) vergi inceleme raporu ile iade
alınmasını gerektiren başka bir husus olmadıkça ortaklıktan veya kanuni
temsilcilikten ayrılma tarihinden itibaren ilgili bölümlerdeki usul ve esaslara
göre yerine getirilir. Ancak, kanuni temsilcilik sıfatının devam etmesi
halinde, ortaklıktan ayrılma tek başına bu şartı sağlamaz.
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği konusunda
olumsuz rapor veya tespit bulunan kooperatif veya sermaye şirketlerinin
kurdukları veya ortağı oldukları şirketlerdeki paylarının kontrolünün kamu
kurum veya kuruluşları ile icra dairelerinde olması nedeniyle devredilmesinin
imkânsız bulunması ve bu şirketlerle aralarında haksız KDV iadesi almaya
yönelik ticari bir ilişki bulunduğunun da tespit edilememesi halinde,
kurdukları veya ortağı oldukları bu mükelleflerin iade talepleri ilgili
bölümlerdeki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
Sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı konusunda
haklarında olumsuz rapor veya tespit bulunan veya düzenleme haricinde diğer
olumsuz tespitlerden biri bulunan mükelleflerin ortaklarının, kanuni
temsilcilerinin, kurdukları veya ortağı oldukları mükellefler ile bunların
kurdukları veya ortağı oldukları mükelleflerin iade talepleri, kendileri
hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunmaması koşuluyla ilgili bölümlerdeki
usul ve esaslara göre yerine getirilir.
11.
Doğrudan Mal veya
Hizmet Temin Ettikleri Mükellefler Hakkında Olumsuz Rapor veya Tespit
Bulunanlar (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik. Mülga)
KDV iade talebinde bulunan ve kendileri
hakkında bu Tebliğin (IV/A2) bölümü kapsamında herhangi bir olumsuzluk
bulunmayan mükelleflerin ibraz ettikleri yüklenilen KDV ve indirilecek KDV
listelerinde yer alan doğrudan mal veya hizmet temin ettiği mükellefler
hakkında, bu Tebliğin (IV/A2-2.1.), (IV/A2-3.2.), (IV/A2-3.3.), (IV/A2-4.2.),
(IV/A2-4.3.), (IV/A2-9.1.), (IV/A2-9.2.), (IV/A2-9.3.) bölümlerinde sayılan
olumsuzluklardan herhangi birinin bulunması halinde mükelleflere 15 gün içinde
olumsuzluğu giderebilecekleri bildirilir.
İade talep edilen vergilendirme dönemini
kapsayan takvim yılında süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan
mükelleflerin, iade talep edilen dönemdeki her bir iade hakkı doğuran işlem
itibarıyla iade talebinin % 5'ini geçmeyen tutarlar için bu bölüm kapsamında
işlem yapılmaz.
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti dışında olumsuzluk
bulunanlardan alım yapan mükelleflerin, olumsuzluğa ilişkin tarihten sonra
herhangi bir belgeyi içermeyen iade talepleri, başka bir olumsuzluk olmaması
kaydıyla bu bölüm kapsamında değerlendirilmez.
Kendilerine tanınan 15 günlük süre
içerisinde işlemin gerçekliğini ve doğruluğunu bu Tebliğin (IV/A2-5.)
bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu alışlara isabet eden
kısmı indirim KDV tutarlarından çıkaran mükelleflerin iade talepleri iade hakkı
doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.
Verilen süre içerisinde yukarıda
belirtildiği şekilde olumsuzlukların giderilmemesi halinde, talep edilen iade
tutarının olumsuzluk bulunmayan kısmının iadesi yukarıda belirtildiği şekilde
yapılır, olumsuzluk bulunan kısmın iadesi ise vergi incelemesine gönderilir.
Vergi incelemesine sevk edilen kısımla
ilgili olarak;
a) İadenin mahsuben talep edilmiş olması
halinde, vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması
şartıyla standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih
itibarıyla mahsup işlemi yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir
durumun tespit edilmesi halinde haksız iade edilen tutar, gecikme faizi ve vergi
ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.
b) Nakden iade taleplerinde ise,
- Sahte belge düzenleme raporu veya
tespiti bulunan mükelleflerden yaptıkları alışlara isabet eden kısma üç kat,
- Diğer olumsuzluklar bulunan
mükelleflerden yaptıkları alışlara isabet eden kısma iki kat,
teminat verilmesi halinde iade yerine
getirilir. Teminat vergi inceleme raporu ile çözülür.
12.
Geçiş Hükümleri
6736,
7143, 7326 ve 7440 sayılı Kanunlar kapsamında ilgili takvim yıllarında
faaliyette bulundukları dönemlere ilişkin olarak KDV artırımında bulunarak bu
bölümün yürürlüğe girdiği tarihten önce bu bölümü ihdas eden Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılan (IV/E-13, 14, 15,
16) bölümlerinde yer alan düzenlemelerden yararlanmış olan mükellefler
hakkında, artırım koşullarını ihlal etmemiş olmaları koşuluyla artırımda
bulundukları yıl/yıllar için sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu ile sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanma, defter ve belge ibraz etmeme ve beyanname vermeme
olumsuz tespitleri kapsamında işlem tesis edilmez.
Ancak,
bu mükellefler hakkında, artırımda bulunulan yıllar için sahte belge kullanma
olumsuz tespiti yapılması halinde, Tebliğin (IV/A2-5) bölümünde yer alan
hükümler saklı kalmak kaydıyla, sonraki döneme devreden KDV'ye ilişkin düzeltme
işlemi neticesinde artırımda bulunulmayan bir yılda tarhiyat yapılması
gerekiyorsa, mükellefe olumsuzluklar kapsamında işlem yapılmasa dahi düzeltme
işlemi yapılır.
Ayrıca,
bu mükelleflerin iade taleplerinde, haklarında olumsuzluk bulunan mükelleflerden
alımlarının bulunduğunun tespiti halinde, Tebliğin (IV/A2-11) bölümünde
belirtilen hükümler uygulanır.
Bu bölümün yürürlüğe
girdiği tarihten önce, ilgili diğer mevzuatta bu bölümü ihdas eden Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılan Tebliğin (IV/E) bölümüne yapılmış atıflar, bu bölümün
yürürlük tarihinden itibaren Tebliğin (IV/A2) bölümüne yapılmış sayılır.
A3. İADE
TUTARININ HESABI VE İADEYE DAYANAK İŞLEM VE BELGELER
Bu Tebliğ kapsamına
giren işlemler nedeniyle KDV iadesi talep edilebilecek tutar, iadeye ilişkin
işlem ve belgeler, mahsuben ve nakden iade, bu bölümde yer alan açıklamalar
dikkate alınarak iade hakkı doğuran her bir işlem bakımından Tebliğin ilgili
bölümlerindeki düzenlemelere göre hesaplanarak yerine getirilir. Ancak, iadeleri
vergi incelemesine tabi olan mükelleflerin iade talepleri Tebliğin (IV/A2)
bölümünde belirlenen esaslara göre sonuçlandırılır.
1. İadesi Talep
Edilebilecek KDV
Kanunda ve bu Tebliğ'de aksi
belirtilmediği sürece, iadesi gereken KDV'nin hesabında, iade hakkı doğuran işlemlerin
bünyesine giren ve indirilemeyen KDV tutarları dikkate alınır. İşlemin
bünyesine giren KDV'nin iadesinin öngörüldüğü iade taleplerinde, aşağıda
belirtilen hususlar çerçevesinde yüklenilen KDV hesabı yapılır.
1.1. Kapsam
İşlemin bünyesine giren KDV, teslim
işlemlerinde malın üretimi, iktisabı, muhafazası ve teslimi; hizmet
işlemlerinde ise ifa edilen hizmetin meydana getirilmesi ile doğrudan veya
dolaylı olarak ilgisi bulunan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV'den oluşur.
KDV'nin, iade hakkı doğuran
işlemlerin gerçekleştiği dönemde ortaya çıkmış olması şart değildir. İade hakkı
doğuran işlemin gerçekleştiği dönemden önce yukarıda belirtilen
alımlar-giderler nedeniyle ödenen/borçlanılan KDV de bu tutara dâhildir.
İade hakkı doğuran işlemler için
yüklenilen KDV, öncelikle indirim konusu yapılır. İndirimle giderilemeyen bir
miktarın kalması halinde, kalan tutar iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği
dönemde iade edilecek KDV olarak dikkate alınabilir. Tam istisna kapsamında
işlemleri bulunan mükelleflerin bu işlemler nedeniyle yüklendikleri KDV'nin,
yüklenildiği dönem ile iadenin talep edildiği dönem arasındaki KDV
beyannamelerinde yer alan devreden KDV ile karşılaştırılmaksızın iadenin talep
edildiği dönem beyannamesindeki toplam indirim KDV ile karşılaştırılarak iade
talebi sonuçlandırılır(31.10.2024
/ 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük:
KDV Genel Uygulama Tebliğinin
yürürlüğe girdiği tarihten geçerli olmak üzere yayımı tarihi).
Bir vergilendirme döneminde
iade konusu yapılabilir
KDV (azami iade edilebilir vergi), kural olarak o dönemdeki iade hakkı doğuran
işlemlere ait bedelin (% 18)'i (genel KDV oranı) olarak hesaplanan miktardan
fazla olamaz. Ancak, doğrudan yüklenimler nedeniyle bu tutardan fazla iade
talebinde bulunulması halinde, aşan kısmın iadesi münhasıran vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir.
3065
sayılı Kanunun (21/ç)
maddesi kapsamında 4760
sayılı Kanunun 16
ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen
malların teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı üzerinden ödenen KDV'nin
söz konusu malların ihracı nedeniyle KDV iade hesabına dâhil edilmesi
durumunda, doğrudan yüklenimler nedeniyle iade talebinde bulunulan tutarın
azami iade edilebilir vergi tutarını aşan KDV için vergi inceleme raporu
aranmadan genel esaslara göre iade talebi sonuçlandırılır. (16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir)
İadesi talep edilen yüklenilen KDV
tutarı iade talep edilen dönemde toplam indirilecek ve devreden KDV tutarları
içerisinden çıkarılır ve sonraki aya devreden KDV tutarının içerisinde yer
almaz. Mükellefin iadeye ilişkin düzeltme fişi düzenlenene kadar tercih
değişikliğiyle söz konusu KDV'yi indirim yoluyla telafi etme talebinde
bulunması mümkündür. Bu durumda iade talebi mükellefin yazılı dilekçesi üzerine
iptal edilir ve bu dönem beyannamesinde yüklenilen KDV tekrar indirilecek KDV
hesabına dahil edilir.
1.2. İşlemin
Bünyesine Giren Verginin Hesabına Dahil Edilebilecek Unsurlar
Yüklenilen KDV, iade hakkı doğuran
işlemle ilişkilendirilebilen alış ve giderler, genel imal ve genel idare
giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için yapılan
harcamalara ilişkin KDV'den oluşur. İade hakkı doğuran işlemle
ilişkilendirilebilen alış ve giderler ile genel imal ve genel idare giderlerinden
bu dönemde gerçekleştirilen işleme isabet eden pay, aşağıda yer alan
açıklamalar dikkate alınarak hesaplanır.
İade hakkı doğuran işlemle
ilgilitalep edilecek KDV tutarı;
a) İade hakkı
doğuran işlemin doğrudan girdisini oluşturan mal ve hizmetler,
b) İade hakkı
doğuran işlemin gerçekleştiği döneme ilişkin telefon, kırtasiye, posta, ulaşım,
konaklama, akaryakıt, elektrik, su, büro malzemeleri, muhasebe, reklâm,
temizlik malzemeleri, kira vb. genel imal ve genel idare giderlerinden iade
hakkı doğuran işleme isabet eden kısım,
c) İade hakkı
doğuran işlemde kullanılanATİK'in alımı,
nedeniyle yüklenilen KDV'den
oluşur.
İade tutarının hesaplanmasında, önce
işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV dikkate
alınır.Daha sonra ilgili dönem genel imal ve genel idare giderleri için
yüklenilen KDV'den pay verilir. Bu şekilde hesaplanan tutarın, azami iade
edilebilir KDV tutarını aşmamasıhalinde, bu tutar ile azami iade edilebilir KDV
tutarı arasındaki farka isabet eden tutar kadar ATİK'ler dolayısıyla yüklenilen
KDV'den iade hesabına pay verilebilir.
İade hakkı doğuran işlemle ilgisi
bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilmez.
1.3. Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetlerde İade Uygulaması
ATİK nedeniyle
yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilebilmesi için, ATİK'lerin iade hakkı
doğuran işlemlerde kullanılması gerekir. ATİK'lerinbizzat mükellef tarafından
imal ve inşa edilmesi halinde ise imal ve inşa sırasında yüklenilen KDV'den,
ATİK'lerinaktife alınıp iade hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya
başlandığı dönemden itibaren iade hesabına pay verilebilir.
ATİK
dolayısıyla yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verildiği durumda, bir
vergilendirme döneminde iade konusu yapılabilir KDV (azami iade edilebilir
vergi), kural olarak o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin (% 18)'i
(genel KDV oranı) olarak hesaplanan tutardan fazla olamaz.
3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamında ihraç kaydıyla mal alan
ihracatçının ödemediği KDV'yi iade olarak talep etmesi mümkün olmayıp, varsa
genel giderler ve ATİK'ler nedeniyle iade talep etmesi mümkündür. Bu durumda ihracatçının genel giderler ve ATİK
nedeniyle yüklendiği KDV için iade talebinde bulunabileceği KDV tutarı, ihracat
bedeli ile ihraç kaydıyla teslim bedeli arasındaki farka genel vergi oranı
uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. (16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1
ile değişik)
Aynı şekilde, mükelleflerin iadeye konu işlemleri ile
ilgili olarak KDV ödemeksizin temin ettiği mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV
iadesi talep etmeleri mümkün değildir. Bu durumda, iade hakkı doğuran işlem
bedeli ile KDV'siz yapılan alım bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak
suretiyle azami iade edilebilir KDV tutarı bulunacaktır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV tutarından, ATİK'in iade
hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren bu
işlemlere ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmı itibarıyla
pay verilmesi mümkündür. (04.09.2025
/ 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
İade talebine konu işlem bedelinin, ATİK'in aktife
alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen
dönem dahil ATİK'in kullanıldığı tüm işlemlerin toplam bedeline oranlanması ve
ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den iade talebine konu işleme ait orana isabet
eden tutarda pay verilmesi gerekir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
ATİK'in sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran
işlemlerde kullanılması halinde iade talep edilen dönem dahil iade hakkı
doğuran işlem bedelleri toplamının bu dönem dahil ATİK'in kullanıldığı toplam
işlem bedeline oranlanması suretiyle ATİK'ten iade hesabına pay verilebilecek
KDV tutarı belirlenir. Önceki dönemlerde bu ATİK'ten iade hesabına pay verilen
KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutar bu dönemdeki iade hesabına pay
verilecek KDV tutarı olacaktır. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Ayrıca, her dönem için yapılacak oranlama sonucunda
bulunan ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den iade hesabına verilebilecek azami pay
tutarı ile önceki dönemlerde ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den iade hesabına
verilen pay tutarları toplamı arasındaki fark kadar ilgili dönemde iade
hesabına pay verilebileceğinden, bu farkın menfi olması halinde bu dönemde
ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilemeyecektir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
İlgili dönemde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle
doğrudan yüklenimler ve genel giderlerden verilen pay sonrasında iade hesabına
o dönemde ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den verilebilecek azami pay tutarından
daha az tutarda pay verilmiş olması halinde, iade hesabına dahil edilemeyen bu
ATİK KDV pay tutarının sonraki dönemlerde oranlama yapılmadan doğrudan iade
hesabına dahil edilmesi mümkün değildir. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Öte yandan, iade hesabına ATİK'lerden verilecek pay
tutarı hesabının, ATİK'lerin aktife alınarak fiilen kullanılmaya başlandığı
tarihten itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile toplam işlemlerin bedeli
dikkate alınmak suretiyle her bir araç için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir.
Ancak, birden fazla ATİK kullanılarak üretim yapan işletmelerde, iade hakkı
doğuran işlemlerde kullanılan ve aynı vergilendirme döneminde aktife kaydedilen
ATİK'ler için ayrı ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmayıp bu ATİK'ler için
tek bir hesaplama yapılması mümkündür. (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
Diğer taraftan,
HİS sertifikası sahibi mükelleflerin aktiflerinde yer alan ATİK'ler için iade
hesabına ATİK'lerden verilecek pay tutarının hesabında, her bir ATİK için ayrı
ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmayıp bütün ATİK'ler için tek bir hesaplama
yapılması mümkündür. (31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.02.2026)
Açıklamalı Örnek (04.09.2025 / 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir):
Uluslararası taşımacılık faaliyetiyle iştigal eden (A) Taşımacılık A.Ş.
2023/Aralık döneminde 1 adet çekiciyi 6.000.000 TL bedelle 1.200.000 TL KDV
ödeyerek satın almış, 2024/Ocak döneminden itibaren yurt içi ve yurt dışı
taşımacılık faaliyetinde kullanmaya başlamıştır.
Mükellefin 2024/Ocak döneminde tamamı yurt içi
taşımacılık faaliyetinde kullanılan bu çekiciyle elde ettiği hasılat 2.000.000
TL olup ATİK nedeniyle yüklenilen KDV'nin 200.000 TL'lik kısmı indirim yoluyla
giderilmiştir. Bu dönemde ATİK nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla
giderilemeyen KDV tutarı 1.000.000 TL'dir. 2024/Ocak döneminden sonra yapılan
hesaplamalarda, devreden KDV'nin ATİK nedeniyle yüklenilen KDV tutarından fazla
olduğu varsayılmıştır.
Mükellefin bu çekiciyle gerçekleştirdiği uluslararası
taşımacılık faaliyeti (iade hakkı doğuran işlem) ile yurt içi taşımacılık
faaliyetine (iade hakkı doğurmayan işlem) ilişkin işlemleri aşağıdaki gibidir.
2024/Şubat
Dönemi;
-
İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
2.000.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli
(Kümülatif)
(C)
Yok
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem Bedeli
(D)
= (B) + (C)
2.000.000 TL
-
Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
4.000.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli
(Kümülatif)
(F)
2.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
Bedeli
(G) = (E) + (F)
6.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif)
(H)
= (D) + (G)
8.000.000 TL
-
Doğrudan Yüklenim ve Genel Yönetim Giderleri
250.000 TL
-
Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
400.000 TL
-
Bu Dönemde ATİK KDV'den Verilen Pay Tutarı
150.000 TL
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam
işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,25 (D/H = 2.000.000/8.000.000) olup çekiciye ilişkin yüklenilen
ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına verilebilecek
azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,25) 250.000 TL olacaktır.
Mükellefin doğrudan yüklenim ve genel yönetim
giderleri toplamının 250.000 TL olduğu ve bu dönemde azami iade edilebilir KDV
tutarının 400.000 TL olduğu dikkate alındığında, bu dönemde çekiciye ilişkin
yüklenilen KDV'den iade hesabına pay verilebilecek tutar 150.000 TL olacaktır.
2024/Mart
Dönemi;
-
İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
1.000.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli
(Kümülatif)
(C)
2.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
Bedeli
(D) = (B) + (C)
3.000.000 TL
-
Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
6.000.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem
Bedeli
(Kümülatif) (F)
6.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
Bedeli
(G) = (E) + (F)
12.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G)
15.000.000 TL
-
Önceki Dönem ATİK'ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
150.000 TL
-
Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
200.000 TL
-
Bu Dönemde ATİK KDV'den Verilen Pay Tutarı
50.000 TL
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam
işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,20 (D/H = 3.000.000/15.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,20) 200.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının
hesaplanmasında, bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının
dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Mart döneminde iade hesabına verilebilecek
pay tutarı (200.000 TL - 150.000 TL) 50.000 TL olacaktır.
2024/Nisan
Dönemi;
-
İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
5.000.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem
Bedeli
(Kümülatif) (C)
3.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
Bedeli
(D) = (B) + (C)
8.000.000 TL
-
Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
Yok
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem
Bedeli
(Kümülatif) (F)
12.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
Bedeli
(G) = (E) + (F)
12.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) =
(D)
+ (G)
20.000.000 TL
-
Önceki Dönem ATİK'ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
200.000 TL
-
Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
1.000.000 TL
-
Bu Dönemde ATİK KDV'den Verilen Pay Tutarı
200.000 TL
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam
işlem bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,40 (D/H = 8.000.000/20.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,40) 400.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının
hesaplanmasında bu dönem öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının
dikkate alınması gerektiğinden, 2024/Nisan döneminde iade hesabına
verilebilecek pay tutarı (400.000 TL - 200.000 TL) 200.000 TL olacaktır.
2024/Mayıs
Dönemi;
-
İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
2.500.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem
Bedeli
(Kümülatif) (C)
8.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
Bedeli
(D) = (B) + (C)
10.500.000 TL
-
Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
12.500.000 TL
-
Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli
(Kümülatif)
(F)
12.000.000 TL
-
Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
Bedeli
(G) = (E) + (F)
24.500.000 TL
-
Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) + (G)
35.000.000 TL
-
Önceki Dönem ATİK'ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
400.000 TL
-
Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
500.000 TL
-
Bu Dönemde ATİK KDV'den Verilen Pay Tutarı
0
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem
bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,30 (D/H = 10.500.000/35.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,30) 300.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı
(300.000 TL) mükellefin bu döneme kadar (2024/Şubat-Mart-Nisan) çekiciye
ilişkin yüklenilen KDV'den iade hesabına verilen toplam pay tutarının (400.000
TL) altında kaldığından, bu dönemde iade hesabına pay verilmeyecektir.
Mükellef tarafından ATİK'e ilişkin yüklenilen KDV'den
iade hesabına pay verilmesi durumunda, yukarıda belirtilen bilgiler
çerçevesinde aşağıdaki tablo hazırlanarak iade dosyasına eklenmesi gerekir.
DÖNEM
ATİK KDV TUTARI
(A)
BU DÖNEMDE İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEM
BEDELİ
(B)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE HAKKI DOĞURAN
İŞLEM BEDELİ (KÜMÜLATİF)
(C)
BU DÖNEM DAHİL İADE HAKKI DOĞURAN TOPLAM
İŞLEM BEDELİ
(D)=(B) + (C)
BU DÖNEMDE İADE HAKKI DOĞURMAYAN İŞLEM
BEDELİ
(E)
ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE HAKKI DOĞURMAYAN
İŞLEM BEDELİ (KÜMÜLATİF)
(F)
BU DÖNEM DAHİL İADE HAKKI DOĞURMAYAN
TOPLAM İŞLEM BEDELİ
(G) = (E) + (F)
BU DÖNEM DAHİL TOPLAM İŞLEM BEDELİ
(KÜMÜLATİF)
(H) = (D) + (G)
ORAN
(I) = (D) / (H)
ATİK KDV'DEN VERİLEBİLECEK AZAMİ PAY
TUTARI
(I) * (A)
BU DÖNEMDE ATİK KDV'DEN VERİLEN PAY
TUTARI
BU DÖNEM DAHİL ATİKLERDEN VERİLEN PAY
TUTARI (KÜMÜLATİF)
PAY VERİLDİKTEN SONRA KALAN ATİK KDV
TUTARI
2024/01 Aktife Alınan Dönem
1.000.000
-
-
-
2.000.000
-
2.000.000
2.000.000
-
-
-
-
-
2024/02
1.000.000
2.000.000
-
2.000.000
4.000.000
2.000.000
6.000.000
8.000.000
2.000.000 / 8.000.000 0,25
250.000
150.000
150.000
850.000
2024/03
1.000.000
1.000.000
2.000.000
3.000.000
6.000.000
6.000.000
12.000.000
15.000.000
3.000.000 / 15.000.000 0,20
200.000
50.000
200.000
800.000
2024/04
1.000.000
5.000.000
3.000.000
8.000.000
-
12.000.000
12.000.000
20.000.000
8.000.000 / 20.000.000 0,40
400.000
200.000
400.000
600.000
2024/05
1.000.000
2.500.000
8.000.000
10.500.00 0
12.500.000
12.000.000
24.500.000
35.000.000
10.500.000 / 35.000.000 0,30
300.000
0
400.000
600.000
NOT:
Tutarlar Türk Lirası olarak ifade edilmiştir.
Mükellefin Mayıs dönemi sonrasında iade hakkı doğuran
işlemlerinin bulunması halinde, söz konusu çekiciye ilişkin yüklenilen ve
indirim yoluyla giderilemeyen KDV'den iade hesabına verilebilecek pay tutarının
hesabında yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edileceği tabiidir."
1.4. YMM KDV İadesi
Tasdik Raporu Hazırlanması Hizmetine Ait KDV
KDV iadeleri dolayısıyla
düzenlenen YMM KDV İadesi Tasdik Raporları dolayısıyla yüklenilen KDV indirim
hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine veya daha sonraki
vergilendirme dönemlerine ilişkin iade hesabında dikkate alınabilir.
1.5. DİİB Sahibi
Mükellefin İhraç Kaydıyla Tesliminde İade Edilecek KDV
1.paragraf; (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
DİİB
kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri
kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç
kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç
kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki
farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz. Dış
ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerine yapılan ihraç
kaydıyla teslimlerde bu sınır uygulanmaz. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile değişik)
Eşdeğer eşya uygulaması
nedeniyle KDV ödeyerek satın aldığı girdileri kullanarak vücuda getirdiği ürünü
ihraç eden ve bunun karşılığında da DİİB kapsamında KDV ödemeyerek söz konusu
girdi veya eşdeğer eşyasını temin etme hakkı kazanan mükellefin KDV ödeyerek
satın aldığı girdilere ilişkin KDV'yi,başlangıçtaiade olarak talep etmesi
mümkün değildir. İade edilecek KDV'nin hesabı, eşdeğer eşya uygulaması
nedeniyle DİİB kapsamında KDV ödemeksizin girdi temininden sonra yapılır. Bu durumda iade edilecek KDV tutarı, ihracat bedeli
ile DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından temin edilen
girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle
bulunacak tutarı aşamaz(16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1
ile değişik).
Örnek: Mükellef (B,
100.000 TL tutarındaki
kumaşı DİİB kapsamında KDV ödemeksizin (A)'dan satın almış ve imal ettiği
gömlekleri 200.000 TL'ye (C)'ye ihraç kayıtlı teslim etmiş, (C) de söz konusu
gömlekleri süresi içinde 210.000 TL bedel mukabili ihraç etmiştir.
-Kumaş ve gömlek teslimleri (%
8) oranında KDV'ye tabidir.
- Mükellef (A)'nın
indirilecek KDV toplamı fazla olduğundan, 100.000 TL üzerinden hesapladığı
8.000 TL KDV'yi tecil edememiştir. Bu durumda Mükellef (A)'nın 3065 sayılı
Kanunun (11/1-c)ve geçici 17 maddeleri uyarınca iade alabileceği KDV tutarı
8.000 TL'dir. Mükellef (A)'nın söz konusu kumaşı üretmek için yüklendiği
KDV'nin 12.000 TL olması durumunda, 8.000 TL'sini ihraç kayıtlı teslim
nedeniyle, 4.000 TL'sini de indirimli orana tabi teslim nedeniyle, indirimli
orana tabi işlemlere ilişkin iade usul ve esasları çerçevesinde talep etmesi
gerekir.
- (B)'nin de DİİB
kapsamında satın aldığı kumaşlardan ürettiği gömlekleri 200.000 TL bedelle
ihraç kayıtlı tesliminde hesapladığı ancak tahsil etmediği 16.000 TL KDV'nin
tamamının indirilecek KDV tutarının yüksek olması nedeniyle tecil edilemediğini
varsayalım. Bu durumda (B)'nin 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi uyarınca
iade alabileceği KDV tutarı (16.000 TL - 8.000 TL=) 8.000 TL olacaktır. (B)'nin
de söz konusu gömlekleri üretmek için yüklendiği KDV tutarının 10.000 TL
olduğunu varsayarsak, 8.000 TL KDV'yi ihraç kayıtlı teslim nedeniyle, 2.000 TL
KDV'yi ise indirimli orana tabi teslim nedeniyle, indirimli orana tabi
işlemlere ilişkin iade usul ve esasları çerçevesinde talep edebilecektir.
-(C) ise 210.000 TL ile
200.000 TL arasındaki
fark olan 10.000 TL'nin (% 18)'ini aşmamak üzere, söz konusu ihracat nedeniyle
yüklendiği KDV'yi iade alabilecektir.
1.6. İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra İşleme
İlişkin Mal ve Hizmet Alımları ile İlgili Kur Farkları (25.10.2022 / 31994 sayılı R.G. 43 sayılı
Tebliğ ile değişik)
Tam
istisna kapsamındaki bir işlemin gerçekleşmesinden sonra, söz konusu işleme
ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait tam istisna kapsamındaki işlemi yapan
mükellef lehine veya aleyhine kur farkı ortaya çıkabilmektedir.
Mükellef
aleyhine ortaya çıkan kur farkı üzerinden ödenen KDV'lerin tam istisna
kapsamındaki işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen
KDV hesabına dahil edilerek iadesinin talep edilmesi mümkündür. Ancak, kur
farkına ilişkin faturanın iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi
halinde, işlemle ilgili mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen
ve yüklenilen KDV hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına
dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate
alınabilir.
Tam
istisna kapsamındaki işlemi yapan mükellefin mal ve hizmet alımlarına ilişkin
olarak lehine oluşan kur farkı nedeniyle KDV hesaplanması ve kur farkının
ortaya çıktığı dönem beyannamesinde beyan edilmesi gerekmektedir. Tam istisna
kapsamındaki işlemi yapan mükellefin lehine oluşan kur farkının iade işlemleri
sonuçlandırılmadan önce ortaya çıkması halinde bu tutarın iade hesabından
düşülmesi gerekmektedir. İadeye konu edilemeyen bu tutarın ise kur farkının
ortaya çıktığı dönem indirim hesaplarına alınması mümkündür. Söz konusu kur farkının
iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra ortaya çıkması halinde ise iade
hesabında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
1.7. İade
Talebinde Bulunulabilecek Asgari Tutar
27/1/2023 tarihli ve 6775 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararı ile 1/2/2023 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere
mükelleflerin iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin olarak iade talebinde
bulunabilecekleri asgari tutar 2.000 TL olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu
tutarın mükelleflerin iade talep ettiği tutardan düşülmesi söz konusu değildir.
Bu kapsamda, mükellefler iade hakkı
doğuran işlemlerden kaynaklanan iade talep tutarları 2.000 TL'nin altında olan
vergilendirme dönemleri de dahil olmak üzere ilgili
dönem beyannamelerinde iade beyan edecek ve bu tutarlar için iade talebinde
bulunacaktır. Ancak vergi dairelerince 2.000 TL'nin altındaki iade talepleri bu
vergilendirme döneminde değerlendirmeye alınmaksızın sonraki vergilendirme
dönemlerindeki iade talepleri ile birlikte değerlendirilecektir.
Mükelleflerin aynı vergilendirme döneminde
farklı iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade talepleri bulunması
halinde iade talebinde bulunulabilecek tutarın tespitinde bu dönemdeki iade
tutarları birlikte dikkate alınır. Toplam iade talep tutarının asgari iade
tutarı olan 2.000 TL'yi aşması halinde mükellefin bu dönemdeki iade talebi
değerlendirilir. Toplam iade talep tutarının asgari iade tutarının altında
kalması halinde mükellefin bu dönemdeki iade talebinin değerlendirilmesi mümkün
olmayıp, bu iade talep tutarının izleyen dönemlerdeki iade talep tutarları ile
birlikte dikkate alınarak iade talebinin değerlendirilmesi mümkündür. Bu
durumda izleyen vergilendirme dönemindeki iade talep tutarı dahil
toplam iade tutarının asgari iade tutarı olan 2.000 TL'yi aşması gerektiği
tabiidir.
Örnek 1: Mükellef (A)'nın 2023/Mayıs
vergilendirme döneminde kısmi tevkifat uygulaması
kapsamında işgücü temin hizmeti nedeniyle 1.200 TL, yatırım teşvik belgesi
kapsamındaki teslimleri nedeniyle 1.500 TL olmak üzere toplam KDV iade talep
tutarı (1.200+1.500)= 2.700 TL dir. Mükellef (A)'nın 2023/Mayıs vergilendirme dönemindeki 2.700 TL iade
talep tutarı asgari iade tutarı olan 2.000 TL'yi aştığından mükellefin ilgili
iade talepleri vergi dairesince değerlendirilerek iade edilebilir.
Örnek 2: Mükellef (A)'nın kısmi tevkifat uygulaması kapsamında işgücü temin hizmetinden
kaynaklı iade talep tutarları 2023/Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran vergilendirme
dönemleri için sırasıyla 700 TL, 1.000 TL, 200 TL ve 500 TL olup bu dönemlerde
iade hakkı doğuran başka işlemi bulunmamaktadır. 2023/Mart, Nisan ve Mayıs
vergilendirme dönemlerindeki iade talep tutarları 2.000 TL olan asgari tutarın
altında kaldığı için mükellefin bu dönemlerdeki iade talepleri vergi dairesince
değerlendirilmeyecektir. Mükellefin 2023/Haziran vergilendirme dönemindeki iade
talebi sonrasında toplam iade talep tutarı olan 2.400 TL vergi dairesince
değerlendirilerek iade edilebilir.
3065 sayılı Kanunun
11/1-b maddesine göre, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi
bulunmayanların taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal
ve hizmetler ile fuar, panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın
alacakları mal ve hizmetler nedeniyle ödedikleri KDV'nin karşılıklı olmak
kaydıyla iadesinde, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi
bulunmayan yabancı yapımcılara sinematografik eserlerin yapımına ilişkin olarak
verilen çekim izin süresi içinde satın alacakları veya ithal edecekleri mal ve
hizmetler için ödedikleri KDV'nin iadesinde,
3065 sayılı Kanunun 15 inci maddesine
göre, karşılıklı olmak şartıyla Türkiye'deki diplomatik misyonlar
ve konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların vergi muafiyetine sahip
mensuplarının ödedikleri KDV'nin iadesinde,
3065 sayılı Kanunun geçici 26 ncı maddesine göre, uluslararası kuruluşlar ile bu
kuruluşlara bağlı program, fon, temsilcilik ve özel ihtisas kuruluşlarının
yönetici kadrolarında görev yapan mensuplarının ödedikleri KDV'nin iadesinde,
istisnadan yararlananların KDV mükellefiyeti
bulunmadığından, bunlar tarafından asgari iade tutarına bakılmaksızın iade
talebinde bulunulabilir.
Diğer
taraftan, 15/3/2025 tarihli ve 32842 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
14/3/2025 tarihli ve 9582 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 1/4/2025 tarihinden
itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere mükelleflerin iade hakkı doğuran
işlemlerine ilişkin olarak iade talebinde bulunabilecekleri asgari tutar 10.000
TL olarak belirlenmiştir. (04.09.2025
/ 33007 sayılı R.G. Seri No:55 Tebliğ ile eklenmiştir)
2. Mahsup
Yoluyla İade
2.1. Genel
Açıklama
KDV iade alacağı
mükellefin kendisinin veya ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi,
kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece
komandite ortakların),
- Vergi dairelerince takip
edilen amme alacaklarına,
- İthalat
sırasında uygulanan vergilere,
- Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
prim borçlarına,
mahsuben iade edilebilir.
Mahsup talebi, iade hakkı doğuran
işleme ilişkin ilgili bölümlerde belirtilen belgelerin tamamlanıp, KDVİRA
sistemi tarafından üretilen "KDV İadesi Kontrol Raporu"nun geldiği tarihte
olumsuzluk tespit edilmeyen tutarlar itibarıyla yerine getirilir. Olumsuzluk
tespit edilen alımlara ilişkin KDV tutarlarının mahsuben iadesi ise
olumsuzlukların giderilmesi kaydıyla yapılabilir.
Mahsup talebinin yerine
getirilmesinde, iade hakkı
doğuran işlemin tevsikinde kullanılan (gümrük beyannamesi, serbest bölge işlem
formu, gümrükte onaylatılan özel fatura nüshası, onaylanmış antrepo beyannamesi
vb.) belgelerin doğrulanmış (onaylı veya teyidinin alınmış) olması gereklidir.
2.1.1. Mahsup
Edilebilecek Borçlar
Tasarruflu
Yazılar 1
Mükellefler, KDV iade
alacaklarını;
kendilerinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi
komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite
ortakların) aşağıda belirtilen borçlarına (…) mahsubunu talep edebilirler. Şu kadar ki, 3065 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesinin ikinci fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, KDV iade
alacağı ÖTV Kanunundan doğan borçlara (ÖTV'ye tabi olan malların indirimli oran
uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara
ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) mahsup edilemez. (Son cümle 05.02.2021 / 31386 sayılı R.G.
KDV Seri No 34 ile eklenmiştir)
a) Vergi Dairelerince Takip
Edilen Amme Alacaklarına
Mahsup
İade alacağının, vergi dairelerine
olan bütün borçlara (Devlete ait olup vergi dairelerince takip edilen tüm amme
alacaklarına) mahsubu suretiyle iadesi talep edilebilir.
Vergi dairelerine olan
borçlara mahsup talebi, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi
takip eden 10 gün içinde tamamlanır.
b) İthalde
Alınan Vergilere Mahsup
KDV iade alacağının
ithalde alınan vergilere mahsubu için, ilgili gümrük idaresinden mükellefin
vergi dairesine hitaben yazılan ve ithalde alınan vergiler ile varsa gecikme
faizi, zam ve ceza tutarları ile ödemenin yapılacağı gümrük muhasebe birimi ve
hesap numarasını belirten bir yazı alınır. Mahsup tutarını gösteren muhasebe
işlem fişi talep tarihinden itibaren 10 gün içinde ilgili gümrük muhasebe
biriminegönderilir.
Herhangi bir nedenle mahsup
yapılamaması
halinde, gümrük muhasebe birimincedüzenlenecek muhasebe işlem fişi ile mahsup
edilemeyen tutar ilgili vergi dairesine iade edilir.
c) SGK Prim Borçlarına Mahsup
KDV iade alacağının,
SGK'ya olan borçlara (sosyal sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari
para cezası borçları ile bunların ferilerine) mahsubu mümkündür.
Bu talep, mükellefin SGK'dan
alıp
mahsup dilekçesine ekleyeceği, mahsubu talep edilecek prim borçlarını ve varsa
gecikme zammı ve cezası tutarlarını gösteren belgeye göre değerlendirilir. Cari
dönem borçlarına ilişkin mahsup taleplerinde söz konusu belge aranmaz.
Söz konusu belgeye prim
alacaklısı
SGK şubesinin banka hesap numarası da yazılır. Mahsup edilecek prim borcu
tutarları mükellefin vergi dairesince ilgili şubenin banka hesap numarasına
gönderilir.
Bu şubelerdeki prim borcu,
vergi iadesi talep eden mükellefin kurumdan getirdiği belgelerin tesliminden
sonra, ödeme veya diğer nedenlerle vergi dairelerince gönderilen tutara göre
azalmışsa, prim borcu tutarından arta kalan kısım ilgili SGK şubesi tarafından
vergi dairesine iade edilir. Arta kalan tutarın prim borçlusuna iadesi veya
ileride doğacak prim borçlarına mahsup edilmek üzere SGK şubesinde bekletilmesi
mümkün değildir.
SGK prim borçlarının
tahsilinde de 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından, vergi dairesince bu
işlemlerin gerçekleştirildiği tarihte prim borcunun vadesinin geçmiş olması
halinde, borcun vade tarihi ile SGK'ya ödemenin yapıldığı tarihler arasında
gecikme zammı uygulanabileceği hususunun mükelleflerce göz önünde
bulundurulması gerekir.
KDV iade alacaklarının SGK
prim borçlarına mahsubunu isteyen mükelleflerin mahsup dilekçesi ve iade
talebinde aranan belgeleri verilmesi mümkün olan en erken tarihte, fakat en geç
KDV beyannamelerinin verildiği ayın son gününe kadar vergi dairelerine intikal
ettirmeleri gerekmektedir.
SGK prim borçlarına mahsup
işlemleri, Tebliğde belirtilen belgelerin yukarıda belirtilen süre içerisinde
ibrazından sonra, en geç 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak
lehine mahsup talep edilenler için belirlenecek prim borcu vade tarihinden önce
tamamlanır.
2.1.2. Mahsuben İade Talebi
Mahsuben iade için iade talep
dilekçesi ve iade için aranan belgelerin eksiksiz ve tam olarak verilmiş olması
gerekir. Vergi dairelerince yapılan işlemler sırasında meydana gelen gecikme
nedeniyle zamanında mahsubu yapılamayan, vergi dairesine olan borçlar için
gecikme zammı uygulanmaz.
KDV iade alacağının
kesinleştiği (iadeye hak kazanılan) tarih ve tutar itibarıyla, vadesi geçmiş
borçlara bu tarihten sonra gecikme zammı uygulanmaz.
KDV iadesi için mahsuben
iadeye ilişkin iade talep dilekçesi olmaksızın, gerekli belgelerin ibraz
edilmiş olması halinde, iade talebinde bulunulmamış sayılır. İlgili dönem KDV
beyannamesinde iade beyanında bulunulmuş olması da bu şekilde işlem tesisine
engel teşkil etmez.
Vergi dairesine olan borçlara
mahsup taleplerinde vergi daireleri, (…)belgelerdeki
muhteviyat eksikliklerini veya KDVİRA sisteminin tespit ettiği
olumsuzlukları mükellefe yazı ile bildirirler. Yazının tebliğ tarihinden
itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri/olumsuzlukları gideren mükelleflerin
mahsup talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih
itibarıyla yerine getirilir ve bunlara gecikme zammı uygulanmaz. 30 günlük ek
süreden sonra eksiklikleri gideren mükelleflerin mahsup talepleri ise
eksikliklerin giderildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve eksiklik
yazısının mükellefe tebliğ edildiği tarih ile mükellefin eksiklikleri giderdiği
tarih arasında geçen süre için gecikme zammı uygulanır. Bu talebe ilişkin vergi
dairelerinde yapılan işlemler sırasında geçen süreler için ise gecikme zammı
uygulanmaz.
30 günlük ek süreden sonra
eksiklikleri/olumsuzlukları gideren mükelleflerin mahsup talepleri ise
eksikliklerin/olumsuzlukların giderildiği tarihitibarıyla yerine getirilir ve
borcun vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı
uygulanır.
Mahsup dilekçesinin verilmesi
ancak elektronik ortamda gönderilmesi gereken belgelerin gönderilmemesi veya
belgelerin muhteviyatında
eksiklikler bulunması halinde de bu doğrultuda işlem tesis edilir.
2.2. Mahsup Sonrası Alacağın
Nakden İadesi
İade hakkı sahipleri, iade
alacaklarının yukarıda belirtilen şekillerde mahsubundan sonra kalan kısmının
nakden iadesini talep ederlerse Tebliğin nakden iade taleplerinin yerine
getirilmesine ilişkin bölümlerindeki açıklamalara göre işlem yapılır. Bu
şekilde yapılacak iadede, mahsup yoluyla iade edilen kısım, bu Tebliğin (IV/A3-3)
bölümündeki sınırın hesaplanmasında dikkate alınmaz.
İade alacağının üçüncü kişilere
nakden veya mahsuben ödenmesinin talep edilmesi halinde de nakden iadeye
ilişkin düzenlemeler uygulanır. Mahsup sonrası alacağın, üçüncü kişilere nakden
iadesinin talep edilmesi halinde, alacağın üçüncü kişilere ödenmesine ilişkin
talep, alacağın açık bir şekilde kime temlik edildiğini içeren, noter
tarafından onaylanmış/düzenlenmiş alacağın temliki sözleşmesine dayanarak
yapılır.
Mahsup sonrası alacağın,
borçlarına mahsup yapılabilecekler dışındakilerin borçlarına mahsubunun talep
edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe nakden iadeye ilişkin usul ve
esaslar uygulanır. Bu durumda da önceki paragrafta belirtilen alacağın temliki
sözleşmesi aranır.
3. Maliye Bakanlığınca
Belirlenen Sınırı Aşmayan Nakden İadeler
İade hakkı doğuran her bir işlem
bakımından Tebliğin ilgili bölümlerinde belirlenmiş sınırları aşmayan nakden
iade talepleri teminat ve/veya vergi inceleme raporu aranmaksızın yerine
getirilir. Talep, iade talep dilekçesi ve Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan
belgelerin tamamlanıp, KDVİRA sistemi tarafından "KDV İadesi Kontrol Raporu"nun
üretilmesinden ve teyidi gereken belgelerin teyidi (örneğin, mal ihracatında
gümrük beyannamesinin ve/veya onaylı fatura ya da özel faturaların teyidi) ile
aşağıda belirtilen şartların gerçekleşmesinden sonra yerine getirilir.
a) Liste sorgulamaları sırasında
Tebliğin (IV/A2) bölümü kapsamında olumsuzluk bulunan mükelleflerin iade
talepleri, söz konusu bölümde yapılan açıklamalara göre yerine getirilir.
b) İşlemin
tevsiki için ibraz edilen belgelerin teyidi gerçekleşen kısmına isabet eden
tutarların kısmen iadesi de mümkündür.
c) İade için
belirlenen limitlerin daha sonra değiştirilmesi halinde iade taleplerinin
değerlendirilmesinde aksi belirtilmedikçe iade hakkı doğuran işlemin
gerçekleştiği vergilendirme döneminde geçerli limitler esas alınır.
ç) İade için
belirlenen limit, bir vergilendirme dönemindeki iade hakkı doğuran işlemlere
ilişkin iade taleplerinin toplamına bir defa uygulanır.
4. YMM KDV
İadesi Tasdik Raporuna Dayalı İadeler
4.1.
Genel Olarak (Başlık 20.02.2019 / 30692 RG. Seri No:24 Tebliğ ile eklenmiştir.
Yürürlük 01.03.2019)
1/6/1989 tarihli ve3568 sayılı Serbest
Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanununun 12 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden
yayımlanan "Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik
Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"
uygulamasına ilişkin genel tebliğlerle, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile KDV
iadesi yapılmasının usul ve esasları belirlenmektedir.
Süresinde düzenlenmiş tam
tasdik sözleşmesinin mevcudiyeti halinde, bavul ticareti ve yolcu beraberi eşya
ihracatından doğan iadelerde sözü edilen Genel Tebliğlerle belirlenen limitlere
göre, diğerlerinde miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu ve teminat
aranmadan iade yapılır.
YMM raporu ile iade talebinde
bulunan mükelleflere, rapor ibraz edilmedikçe (...) iade yapılmaz.
Mükelleflerin rapor düzenleninceye kadar, izleyen bölümlerde açıklandığı
şekilde teminat göstermeleri halinde ise iade talebi incelemeye sevk
edilmeksizin yerine getirilir. Rapor ibraz edildiğinde teminatlar iade edilir.
YMM raporu ile iade talebinde
bulunan mükelleflerin, teminat karşılığı iadenin yapıldığı tarihten itibaren
altı ay içinde bu iade ile ilgili YMM raporunu ibraz etmemesi halinde, söz
konusu teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
Bu süre içinde rapor ibraz
edemeyecek olanların
mazeretleriyle birlikte başvurmaları halinde, gerekli değerlendirme yapılarak
mazeretleri haklı nedenlere dayananlara, 213 sayılı Kanunun 17 nci maddesi
uyarınca vergi dairesince altı ay ek süre verilebilir.
YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflerin
teminat karşılığı aldıkları iadeye ilişkin olarak;
- İadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde
bu iade ile ilgili olarak YMM raporu ibraz edilmemesi ve ek süre talebinde
bulunulmaması,
- Ek süre talebinin uygun bulunmaması,
- Altı aylık ek süre içinde de YMM raporunun ibraz
edilmemesi
durumlarında,
teminat karşılığı yapılan iade incelemeye sevk edilir ve teminat vergi inceleme
raporu sonucuna göre çözülür. (15.02.2017 tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV
Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
Mükelleflerin iade tutarını kısmen
mahsup, kısmen nakden almak istemeleri mümkündür. Bu durumda, iade için istenen
belgelerin ibraz edilmiş olması kaydıyla öncelikle muaccel hale gelen borçlara
mahsup yapılır.
Aynı döneme
ilişkin farklı işlemlerden kaynaklanan iade talepleri için tek YMM raporu
düzenlenebilir. Bir takvim yılını aşmamak ve her bir döneme ilişkin bilgi ve
hesaplamaların ayrı ayrı yer alması kaydıyla birden fazla dönemi kapsayan tek
YMM raporu verilmesi de mümkündür.
4.2.
KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna Dayalı İade Uygulaması (20.02.2019 / 30692
RG. Seri No:24 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.03.2019)
Aşağıdaki şartları sağlayan
mükelleflerin, Ocak/2019 ve sonrasındaki işlemlerinden kaynaklanan, Tebliğin
(IV/A3-3) bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibariyle YMM KDV
İadesi Tasdik Raporu ile talep edilebilen nakden iade talepleri; standart iade
talep dilekçesi, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile Tebliğin ilgili bölümlerinde
iade taleplerine ilişkin aranan belgelerin tamamının ibraz edilmesi kaydıyla
KDVİRA sistemi tarafından sorgulanır. Sorgulama sonucunda üretilen "KDV İadesi
Ön Kontrol Raporu"na göre iade talebinin olumsuzluk tespit edilmeyen kısmının %
50'si KDV İadesi Ön Kontrol Raporunun oluşturulmasından itibaren on iş günü
içinde mükellefe iade edilir.
a) En az 24 dönem (vergilendirme
dönemi 3 aylık olanlar için en az 8 dönem) KDV beyannamesi vermiş olması,
b) Daha önce en az üç vergilendirme
dönemine ilişkin iade talebinin sonuçlanmış olması,
c) Kendisi, ortakları, ortaklıkları
ve kanuni temsilcilerinin;
- Tebliğin (IV/A2) bölümündeki usul
ve esaslara tabi olmaması,
- Hazine ve Maliye Bakanlığının
ilgili birimlerince yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda bireysel
olarak veya organize bir şekilde sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle
incelemeye sevk edilmemiş olması,
- Hazine ve Maliye Bakanlığının
ilgili birimlerince iade taleplerinin riskli iade kapsamında incelemeye sevk
edilmemiş olması,
ç) Tebliğin (IV/A1) bölümünün sekizinci
paragrafı kapsamında iade taleplerinin incelemeye sevk edilmemiş olması.
KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna göre
iade yapılmasını müteakip, iade talebinin tamamına yönelik olarak KDVİRA
sistemi tarafından üretilen KDV İadesi Kontrol Raporuna ilişkin kontroller, YMM
KDV İadesi Tasdik Raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması
gereken diğer kontroller genel usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Mükellefin
kalan iade tutarı bu kontrol ve değerlendirmeler sonucuna göre yerine
getirilir.
HİS ve İTUS sahibi mükelleflerin bu
uygulamadan yararlanması mümkündür. Ancak bu uygulamadan faydalanmak için
başvuran mükelleflerin, KDV İadesi Ön Kontrol Raporuna göre iade
edilecek/edilen tutardan sonra kalan iade tutarına ilişkin olarak HİS, İTUS,
ATU ve teminat karşılığı iade uygulamalarından faydalanmaları mümkün değildir.
HİS, İTUS, ATU ve teminat karşılığı iade talep ettikten sonra bu iade
taleplerinden vazgeçilerek aynı iade talebi için bu uygulamadan faydalanılması
da mümkün değildir.
5. Teminat Karşılığı İade
5.1. Genel Açıklama
Mükelleflerin, Tebliğin (IV/A3-3)
bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü itibarıyla YMM raporu veya vergi
inceleme raporuna bağlanan iadelerde, henüz YMM raporu ibraz edilmeden veya
inceleme sonucu iade öngörülmüşse, inceleme yapılmadan aşağıda belirtildiği
şekilde teminat gösterilmesi halinde iade yapılır. Teminat, iadeye konu işlem
türüne göre vergi inceleme raporu veya YMM raporuna dayanılarak çözülür.
a) Adi ortaklık ve iş ortaklıkları
adına yapılacak iadelerde teminat mektubunun veya sigorta şirketi kefalet
senedinin ortaklardan biri adına düzenlenmesi yeterlidir.
b) Mükellef tarafından
teminat çözümünün YMM raporuyla yapılacağı belirtilmediğinden incelemeye sevk
edilmesi, sonradan YMM raporuyla teminatın çözümünü engellemez. Bu durumda
teminatın YMM raporuyla çözüldüğü inceleme elemanına bildirilir.
c) Bu kapsamdaki nakden iade
talepleri, nakit iade talebine ilişkin dilekçe ve teminatın yanı sıra ibrazı
gerekli diğer belgelerin tamamlanıp KDVİRA sistemi tarafından "KDV İadesi
Kontrol Raporu"nun üretilmesinden ve varsa yapılması gereken teyitlerin
(örneğin, mal ihracatında gümrük beyannameleri ve usulüne uygun olarak
gösterilmiş teminat mektupları veya sigorta şirketi kefalet senetleri ile varsa
onaylı özel faturaların teyidi) yapılmasından sonra 10 gün içinde yerine
getirilir.
5.2. Teminat
Türleri
Teminat olarak 6183 sayılı Kanunun
10 uncu maddesinde sayılan iktisadi kıymetlerden bir veya bir kaçı
gösterilebilir. Şu kadar ki; banka teminat mektuplarının paraya çevrilmeleri
konusunda hiç bir sınırlayıcı şart taşımayacak biçimde, Tebliğ ekinde yer alan
kesin ve süresiz teminat mektubu örneğine (EK:18) uygun
olarak ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan
bankalar tarafından düzenlenmiş olması gerekir.
Sigorta şirketleri tarafından
düzenlenen kefalet senetlerinin paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir
sınırlayıcı şart taşımayacak biçimde süresiz ve şartsız, Tahsilat Genel Tebliği
(Seri: A Sıra
No:1) ekindeki örneğe (EK-13)
uygun olarak ve Türkiye'de yerleşik sigorta şirketleri tarafından düzenlenmiş
olması gerekir. (25.10.2022
/ 31994 sayılı R.G. 43 sayılı Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.11.2022)
5.3. Teminat Miktarları
Talep edilen iade miktarının
Tebliğin (IV/A3-3) bölümünde belirlenen sınırı aşan kısmının tamamı için
teminat verilir.
5.4. Teminat
Mektuplarının ve Sigorta Şirketi Kefalet Senetlerinin İadesi
Teminat mektupları ve sigorta
şirketi kefalet senetleri,
iade hakkı doğuran işlem bazında kabul edilen vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre iade edilir.
İlgili vergi dairesince teminat
mektuplarının ve sigorta şirketi kefalet senetlerinin iadesi sırasında teminat
mektubunun ve sigorta şirketi kefalet senedinin, uygun bir yerine; "KDV
iadesi dolayısıyla alınan bu teminat mektubunun/sigorta şirketi kefalet senedinin
vergi dairemizde olan işlemi sona ermiştir" şerhi düşülerek, tarih
yazılmak ve mühür tatbik edilmek suretiyle imzalanır. Bu şerhi gören bankalar
ve sigorta şirketlerinin, vergi dairesinden ayrıca bir teyit almaksızın gerekli
işlemi yapmaları mümkün bulunmaktadır.
5.5. Teminat
Mektuplarının ve Sigorta Şirketi Kefalet Senetlerinin Teyidi
Banka teminat mektubu ve
sigorta şirketi kefalet senedi karşılığında yapılan iade taleplerinde, teminat
mektuplarının ve sigorta şirketi kefalet senetlerinin teyidi yapılmadan iade
talebi sonuçlandırılmaz.
Bu çerçevede, mükellefler
tarafından
KDV iade alacakları için verilen ve Tebliğde öngörülen niteliği haiz banka
teminat mektupları ve sigorta şirketi kefalet senetlerinin teyidi işlemi
öncelikle, bankalar ve sigorta şirketleri tarafından Maliye Bakanlığı veri
ambarına gönderilen, müşterilerine düzenlenen teminat mektuplarına ve sigorta
şirketi kefalet senetlerine ait bilgilerle elektronik ortamda yapılır.
Banka teminat mektubu ve sigorta
şirketi kefalet senedi bilgilerine elektronik ortamda ulaşılamaması halinde teminat
mektubunu ve sigorta şirketi kefalet senedini veren banka şubesi veya sigorta
şirketinden doğrudan teyit alınır.
5.6. Artırımlı Teminat Uygulaması(15.02.2017
tarih ve 29980 sayılı R.G. KDV Seri No 11 Tebliğ ile eklenmiştir)
İade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından Tebliğin
(IV/A2) bölümündeki usul ve esaslara tabi olanlar hariç olmak üzere,
mükelleflerin Tebliğin (IV/A3-3) bölümünde belirlenen sınırı aşan ve işlem türü
itibarıyla YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakden iadelerinde,
iade talep dilekçesi ile Tebliğin ilgili bölümlerinde iade taleplerine ilişkin
aranan belgelerin (YMM KDV İadesi Tasdik Raporu hariç) tamamlanması sonrasında,
nakden iadesi talep edilen tutarın % 120'si oranında (İTUS sertifikası sahibi
mükellefler için % 60'ı oranında) banka teminat mektubu veya sigorta şirketi
kefalet senedi verilmesi halinde, iade işlemi beş iş günü içinde
gerçekleştirilir. İadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten
itibaren altı ay içinde verilmemesi halinde, iade talebi sürenin sonunda
ivedilikle incelemeye sevk edilir.
İadeye ilişkin YMM raporunun ibraz edilmesi halinde,
KDVİRA, YMM raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken
diğer kontroller iki ay içerisinde tamamlanır. İade hakkı doğuran işlem bazında
yapılan bu kontroller sonucunda herhangi bir eksiklik/olumsuzluk tespit
edilmemesi halinde, YMM raporunun ibraz edildiği tarihten itibaren en geç iki
ay içinde teminat mektubu veya sigorta şirketi kefalet senedi mükellefe iade
edilir.
Ancak yapılan kontroller sonucunda eksiklik/olumsuzluk
tespit edilmesi halinde, bu eksikliğin/olumsuzluğun giderilmesi için mükellefe
30 günlük süre verilir. Süresinde eksiklikleri/olumsuzlukları gidermeyen
mükellefe 30 günlük ek süre verilir. Mükellefe verilen bu süreler, teminat
mektuplarının veya sigorta şirketi kefalet senetlerinin iade edilmesine ilişkin
iki aylık sürenin hesabında dikkate alınmaz. Bu süreler içinde
eksikliklerin/olumsuzlukların giderilmemesi halinde haksız iade edilen tutar,
gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır.
6. (31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
7. İade
Talebinde Aranan Belgeler
Bu Tebliğin (IV/A3)
bölümünde belirlenen esaslara tabi iade taleplerinde aşağıda belirtilen
belgeler ortak mahiyette olup, ayrıca aranacak belgeler her bir işlem türü
itibarıyla Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmiştir.
Söz konusu bölümlerde, aranan
belgelerin fotokopilerinin verilmesinin mümkün görüldüğü hallerde,
bu fotokopilerin aslı ile aynı olduğunun kaşe tatbiki ve imzalanması suretiyle
firma yetkililerince onaylanması gerekir.
Aşağıda yer verilen
belgelerden Gelir İdaresi Başkanlığınca uygun görülenler elektronik ortamda
alınır. Bu belgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca öngörülen içeriğe uygun olarak
gönderilir. (...)
Vergi dairelerinin muhasebe
birimleri tarafından
nakden veya mahsuben iade işlemlerinde düzenlenen muhasebe işlem fişine,
elektronik ortamda gönderilen listelerin tamamının eklenmesi yerine bu
listelerin elektronik ortamda bulunduğunu gösteren "İnternet Vergi Dairesi
Liste Alındısı"nın eklenmesi yeterlidir.
İnternet vergi dairesi üzerinden
gönderilen belgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca uygun görülen durumlar hariç,
kâğıt ortamında ayrıca vergi dairesine verilmez.
İade talebinde bulunulmaması
halinde, aşağıda belirtilen ortak belgelerden indirilecek KDV listesi,
yüklenilen KDV hesaplama tablosu ve yüklenilen KDV listesi aksi yönde bir
düzenleme bulunmaması kaydıyla vergi dairesine verilmez.3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamında yapılan ihraç kaydıyla teslimler
nedeniyle tecil edilen verginin terkininde de indirilecek KDV listesinin vergi
dairesine ibraz edilmeyeceği tabiidir.
7.1. İade Talep
Dilekçesi
İade talebi, iade türü itibarıyla
429 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan standart iade
talep dilekçeleri kullanılmak suretiyle yapılır.
Kollektif şirketler, adi
komandit şirketler ve adi ortaklıklarda iade alacaklarının ortakların vergi
borçlarına mahsubu ile ilgili dilekçeye, diğer ortakların mahsup yapılmasına
izin verdiğini gösteren noter tasdikli belgeler de eklenir. Ortaklık
sözleşmesinde iade alacağının ortaklardan hangisinin borcuna mahsup
edileceğinin açıkça belirtilmiş olması halinde ise ayrıca bir belge aranmaz.
İade taleplerinde dilekçenin yanı
sıra iade hakkı doğuran işlem itibarıyla aranan belgelerin de verilmesi
zorunludur. Bunlardan Gelir İdaresi Başkanlığınca uygun görülenler, öngörüldükleri
şekil ve içeriğe uygun olarak internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilir.
Elektronik ortamda gönderilen belgeler kâğıt ortamında ayrıca vergi dairesine
verilmeyeceği gibi, bu belgelerin YMM KDV İadesi Tasdik Raporlarına eklenme
zorunluluğu da bulunmamaktadır. Ancak, iade talebine ilişkin olarak ibrazı
gereken ve elektronik ortamda gönderilenler dışında kalan diğer belgeler (aslı
veya noter, YMM, ilgili kamu kurumu tarafından onaylı örnekleri) vergi
dairesine doğrudan intikal ettirilir.
İnceleme raporu ve YMM raporu
aranmadan gerçekleştirilecek iadeler, Tebliğin ilgili bölümlerinde öngörülen
belgelerin verilmesi üzerine yerine getirilir. Sözü edilen belgelerin
verilmemesi halinde, iade talebi yerine getirilmez. Bu durumda iade talebi,
belgelerin ikmal edilip, vergi dairesine verildiği (elektronik ortamda
gönderildiği) tarihte hüküm ifade eder.
İade taleplerinde verilmesi gereken
belgelerin, aksi yöndeki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, beyanname ekinde
veya beyanname ile birlikte ya da beyanname ile aynı gün içinde verilmesi zorunlu
değildir.
7.2. İade Hakkı
Doğuran İşlemin Beyan Edildiği Döneme Ait İndirilecek KDV Listesi
Aynı döneme
ilişkin olarak birden fazla iade hakkı doğuran işlem türünden (örneğin; Kanunun
11, 13 ve 29'uncu maddeleri kapsamındaki işlemlerden) kaynaklanan iade
talepleri bulunanlarda indirilecek KDV listesinin bir kez verilmesi yeterli
olup, her bir işlem için ayrı ayrı bu liste aranmaz.
(...) (16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV G.Uyg.Tebliği Seri No 1
ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Listeye, fatura düzenleme
limitinin altında
kalsa dahi her bir belge kaydedilir. Aynı mükelleften yapılan alımlar belge
bazında bu listelere ayrı ayrı girilir.
KDV iadelerinde aranılan ve
elektronik ortamda sistem üzerinden gönderilmesi gereken "İndirilecek KDV
Listesi"nin doldurulmasında aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilir.
a) Perakende satış fişi veya
yazar kasa fişlerinin gider belgesi kabul edildiği harcamalara ait KDV
tutarlarının indirimi mümkün olduğundan, söz konusu belgeler, indirilecek KDV
listelerine dâhil edilir, bu belgelerin gider belgesi olarak kabul edilmediği
harcamalara ait KDV ise indirim konusu yapılamayacağından listeye de alınmaz.
b) Bu listeye, fatura
düzenleme limitinin altında
kalsa dahi her bir belge ayrı ayrı kaydedilir.
Ancak, 213 sayılı Kanunun
219 uncu maddesinde hükme bağlandığı üzere; muamelelere ilişkin belgelerin,
muhasebe fişlerine kaydedilmesi ve defterlere kayıtların bu fişler üzerinden
yapılması halinde, belgelerin fişlere kaydedilmesi, defterlere kaydedilmesi
hükmündedir. Bu durumda, muhasebe fişlerinde yer alan belgelerin esas
defterlere en geç 45 gün içinde işlenmesi gerekmektedir.
c) Aynı
mükelleften yapılan alımlar bu listeye belge bazında ayrı ayrı girilir.
7.3. İade Hakkı
Doğuran İşleme Ait Yüklenilen KDV Listesi
Yüklenilen KDV listesi, esas
itibarıyla,
iadesi talep edilen KDV hesaplama tablosunda yer alan hesaplamalara konu olan
vergili mal ve hizmet alışlarına ilişkin KDV'nin dayanak belgeler itibarıyla
listelenmesinden ibarettir.
İşlemin bünyesine giren vergi
miktarına ilişkin listede, iade hakkı doğuran işlem nedeniyle iadesi talep
edilen tutarın hangi girdiler nedeniyle yüklenildiğine (örneğin, mamul mal
alımları, hammadde alımları, yardımcı malzeme alımları, hizmet alımları, genel
gider, ATİK gibi) ilişkin bilgilere, dayanak belgeler itibarıyla yer verilir.
KDV iadelerinde aranan ve
elektronik ortamda sistem üzerinden gönderilmesi gereken "Yüklenilen KDV
Listesi"nin doldurulmasında aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilir:
a) Perakende satış fişi veya
yazar kasa fişlerinin gider belgesi kabul edildiği harcamalara ait KDV
tutarlarının indirimi mümkün olduğundan, söz konusu belgeler, yüklenilen KDV
listesine dâhil edilebilir. Bu belgelerin gider belgesi olarak kabul edilmediği
harcamalara ait KDV ise indirim konusu yapılamayacağından listeye de alınmaz.
b) Bu listeye, fatura
düzenleme limitinin altında
kalsa dahi her bir belge ayrı ayrı kaydedilir.
c) Aynı
mükelleften yapılan alımlar bu listeye belge bazında ayrı ayrı girilir.
ç)İşlemin
bünyesine doğrudan giren KDV tutarları ile işlemle ilgili olmak kaydıyla genel
giderler ve ATİK nedeniyle yüklenilen vergilerden işleme isabet eden KDV tutarı
yüklenilen KDV listesinde ayrıca yer alır.
7.4. İadesi Talep
Edilen KDV Hesaplama Tablosu
İadesi talep edilen KDV hesaplama
tablosu, iade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesinden hareketle
iadesi talep edilen KDV tutarını gösteren özet tablodur. Tabloda, doğrudan
girdiler nedeniyle yüklenilen KDV, genel yönetim giderleri ve ATİK nedeniyle
yüklenilen KDV'den işleme verilen pay yer alacaktır. (EK: 19)
7.5. Satış
Faturaları Listesi
Satış
faturaları listesi, iade hakkı doğuran işlemlere ait satış faturası, serbest
meslek makbuzu ve benzeri belgelere ilişkin bilgileri ihtiva eden listedir.
8. İade
Talep Süresi (15.02.2019 tarih ve 30687 sayılı R.G. KDV
Genel Tebliğ Seri No 23 ile eklenmiştir)
2019 ve izleyen yılların vergilendirme dönemlerine
ilişkin işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki iade talep
sürelerine uyulur.
8.1.
İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin İade Talep Süresi
3065 sayılı Kanunun (29/2) nci maddesine göre,
Cumhurbaşkanı tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili
olup indirim yoluyla giderilemeyen ve tutarı Cumhurbaşkanınca tespit edilecek
sınırı aşan verginin iadesinin en geç izleyen yıl talep edilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede mükelleflerin, indirimli orana tabi
işlemlerden kaynaklanan iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin
gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin
beyannamelerin (yılın sonuna kadar verilen Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine
ilişkin verilen düzeltme beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan
KDV alanında beyan etmeleri ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı
izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade
talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep
edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu
sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde,
söz konusu YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı
izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre
içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye
sevk edilir.
İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş
dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade
talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi
mümkün değildir. Ancak, Tebliğin ilgili bölümlerinde aranan belgeler süresinde
ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması
halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkündür.
Örnek 1: (Y) Gıda A.Ş., 2019 yılında yaptığı indirimli orana
tabi teslimlerinden doğan KDV iadesini 2020/Temmuz beyannamesinin "Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosundan 439 kodlu satırı seçerek beyan
etmiştir. Mükellef 15/11/2020 tarihinde standart iade talep dilekçesi ve belgeleri
ibraz etmiş ancak bu iade talebine ilişkin yüklenilen KDV listesini
vermemiştir. Mükellef, yüklenilen KDV listesini 15/7/2021 tarihinde sisteme
girmiştir.
Buna göre, (Y) Gıda A.Ş. KDV iade talebini süresinde
beyan etmekle birlikte, yüklenilen KDV listesini süresinde (31/12/2020 tarihine
kadar) sisteme girmediğinden mükellefin iade talebi reddedilecektir.
Örnek 2: (M) İnşaat Ltd. Şti. 2019 yılında teslim ettiği
indirimli orana tabi konutlarla ilgili olarak vermiş olduğu 2020/Kasım
beyannamesine ilişkin 439 kodlu satırda 500 bin TL "İadeye Konu Olan KDV" beyan
etmiştir. (M) İnşaat Ltd. Şti., 27/12/2020 tarihinde standart iade talep
dilekçesi ve diğer belgeleri ibraz ederek artırımlı teminat vermek suretiyle
iade talebinde bulunmuştur.
Buna göre, (M) İnşaat Ltd. Şti., 2019 yılındaki
indirimli orana tabi işlemlerinden kaynaklanan KDV iadesini süresi içinde
usulüne uygun olarak talep ettiğinden, iade talebi vergi dairesi tarafından
değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır.
8.2. Tam
İstisna Kapsamındaki İşlemlere İlişkin İade Talep Süresi
3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre, iade
talebinin, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci
takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunludur.
Buna göre, Kanunun 32 nci maddesi ile geçici
maddelerde yer alan tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talebinde
bulunacak mükelleflerin, istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen
ikinci takvim yılının sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde istisnaya
ilişkin yüklenilen KDV sütununu doldurmaları ve en geç bu süre içinde standart
iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili
bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat
dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM
KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun,
istisnaya tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının
sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM
Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk
edilir.
İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş
dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade
talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi
mümkün değildir. Ancak, Tebliğin ilgili bölümlerinde aranan belgeler süresinde
ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması
halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkündür.
Örnek 1: (T) Makine A.Ş., 2019/Şubat döneminde YTB sahibi
firmaya sattığı makinelerle ilgili olarak KDV beyannamesinde "İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren
İşlemler" tablosunda 308 kodlu satırda istisnayı ve bu teslimle ilgili
yüklenimini beyan etmiştir.
İade talebi için bu beyan tek başına yeterli değildir.
Mükellefin iade talebinin geçerlik kazanması için en geç 31/12/2021 tarihine
kadar standart iade talep dilekçesi ve istisnaya ilişkin diğer belgelerin
ibrazı zorunludur.
Örnek 2: (Z) Ltd. Şti., 15 Ocak 2019 tarihinde gümrük çıkış
beyannamesi kapanan bir ihracat işlemini Ocak/2019 KDV beyannamesinin "Tam
İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 301 kodlu satırda beyan etmiş,
ancak yüklenilen KDV bölümünü boş bırakarak ihracata ilişkin yüklendiği KDV'yi
indirim yoluyla gidermeyi tercih etmiştir.
(Z) Ltd. Şti.'nin bu ihracat işlemine ilişkin iade
talep edebilmesi için en geç 31/12/2021 tarihine kadar Ocak/2019 KDV
beyannamesinde düzeltme yaparak yüklenilen KDV'yi beyan etmesi ve aynı süre
içerisinde standart iade talep dilekçesiyle Tebliğin (II/A-1.1.4.) bölümünde
sayılan belgeleri ibraz etmesi gerekmektedir.
8.3. Kısmi
Tevkifat Uygulanan İşlemlere İlişkin İade Talep Süresi
Mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi
kapsamındaki kısmi tevkifat uygulanan işlemlerine ilişkin iade taleplerini,
tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının
sonuna kadar ilgili dönem beyannamelerinde iadeye konu olan KDV alanında beyan
etmeleri ve en geç bu süre içinde standart iade talep dilekçesiyle birlikte
iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla
talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları
zorunludur. YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu
YMM Raporunun, tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci
takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre
içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye
sevk edilir.
İade talep süresinin dolmasından sonra, geçmiş
dönemler için düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle ve/veya standart iade
talep dilekçesi ve ilgili belgeler ibraz edilmek suretiyle iade talep edilmesi
mümkün değildir. Ancak, Tebliğin ilgili bölümlerinde aranan belgeler süresinde
ibraz edilmekle birlikte, bu belgelerin muhteviyatında eksiklikler bulunması
halinde, eksikliklerin bu süreden sonra tamamlanabilmesi mümkündür.
B. İNDİRİMLİ
TEMİNAT UYGULAMASI SİSTEMİ (İTUS)
1. İTUS
Sertifikası Kapsamına Giren Mükellefler
Aşağıdaki şartları taşıyan
mükelleflere bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığı (bulunmayan yerlerde
Defterdarlık) tarafından İTUS sertifikası (EK: 20) verilir.
1.1. Genel Şartlar
Başvuru tarihinden önceki son
üç takvim yılı içinde;
a) Vergi mükellefiyetinin
bulunması,
b) Mücbir sebep sayılan haller
dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
c) Gelir veya kurumlar
vergisi, geçici vergi, gelir vergisi stopajı, ÖTV ve KDV (tevkifat hariç)
uygulamalarından her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü
itibarıyla ikiden fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden
verilen beyannameler hariç),
ç) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle iade taleplerinin
yerine getirilmesi bakımından vergi incelemesine tabi olmaması veya vergi
incelemesine tabi tutulmuşsa gereken koşulları sağlayarak belirlenmiş diğer
usullere dönmüş olması,
d) Cari takvim yılı da dahil
olmak üzere son iki takvim yılına ilişkin tam tasdik sözleşmesi bulunması.
Başvuru tarihi itibarıyla;
a) KDV iade taleplerinde Tebliğin
(IV/A2) bölümündeki usul ve esaslara[34]
tabi olmayı
gerektiren bir durumunun bulunmaması,
b) Ödenmesi gereken vergi
borcunun bulunmaması
(vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz).
Sertifika başvurusundan
önceki, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme dönemi
itibarıyla haklarında yazılmış YMM ve/veya vergi inceleme raporlarının olumlu
olması.
Bu Tebliğin (IV/A2)
bölümünde belirtilen nitelikteki raporlar "olumlu rapor" olarak kabul
edilir. YMM'lerle süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan
mükellefler hakkında iade hakkı doğuran işlemlerin bulunduğu birbirini izleyen
son beş vergilendirme dönemine ait olumlu YMM raporu bulunması halinde de bu
bölüm bakımından bu şart gerçekleşmiş sayılır.
Birbirini izleyen beş
vergilendirme döneminden kasıt, iade hakkı doğuran işlemlerin yapıldığı
birbirini izleyen dönemlerdir. Bu dönemler arasında herhangi bir dönemde vergi
inceleme raporu veya YMM raporu düzenlenmesini gerektiren bir iade hakkı
doğuran işlem bulunmadığı takdirde, bu dönemler, birbirini izleyen beş
vergilendirme döneminin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
Birbirini izleyen son beş
vergilendirme dönemine ait olumlu raporlardan bir kısmının vergi inceleme
elemanları, bir kısmının ise YMM tarafından düzenlenmiş olması halinde de bu
şartın gerçekleşmiş sayılacağı tabiidir. Ancak beş olumlu rapor şartını kısmen
veya tamamen YMM'lerce düzenlenen raporlarla yerine getiren mükelleflerin
indirimli teminattan yararlanabilmeleri için, iade talebinde bulundukları dönem
için de tam tasdik sözleşmesi yapmış olmaları gerekmektedir. Tam tasdik
sözleşmesi kapsamında bulunmayan dönemlere ilişkin iade taleplerinde ise
Tebliğin ilgili bölümlerinde iadeye ilişkin yer alan açıklamalara göre işlem
yapılacaktır.
Son olumlu rapor vergi
dairesine intikal ettikten sonra (diğer şartlar da gerçekleşmişse)
raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemlere ilişkin iade
talepleri için indirimli teminat uygulamasına başlanır. Raporun ait olduğu
vergilendirme döneminden sonraki dönemler için verilen teminatların, indirimli
teminat tutarını aşan kısmı iade edilir.
Yukarıda
belirtilen genel şartları sağlayan Dış Ticaret Sermaye Şirketi ve Sektörel Dış
Ticaret Şirketi statüsündeki şirketlere başka bir şart aranmaksızın İTUS
sertifikası verilir.
4760 sayılı Kanuna
ekli (II) sayılı listede yer alan tarifelerdeki taşıtların ihracatını yapan,
otomotiv sektöründe faaliyet gösteren dış ticaret sermaye şirketi niteliğindeki
imalatçılarda, iade talebinin bulunduğu birbirini izleyen son beş vergilendirme
dönemine ilişkin olumlu rapor şartı aranmaz.
1.2. Özel Şartlar
Yukarıda (IV/B-1.1)
bölümünde belirlenen genel şartlar ile birlikte, kendileri için öngörülen özel
şartları taşıyan aşağıdaki mükellefler İTUS sertifikasına hak kazanırlar.
1.2.1. İhracat
İstisnası Kapsamındaki İade Talepleri Bakımından
1.2.1.1. İmalatçılar
ve İmalatçı-İhracatçılar:
Genel şartlara ek olarak;
a) İlgili
sicile kayıtlı olan,
b) Ödenmiş sermayelerinin veya
son bilançolarında kayıtlı ATİK'lerinin (gayrimenkuller hariç) amortisman
düşülmeden önceki toplam tutarı 100.000 TL'yi aşan,
c) Üretim kapasitesi ile bu kapasitenin
gerektirdiği
iktisadi kıymetlere sahip olduğu kapasite raporuyla teyit edilen,
ç) İmalat
işinde 20 veya daha fazla işçi çalıştıran (İşçi sayısının tespitinde bizzat
imalat işinde çalışan işçiler dikkate alınır. Bunlar dışında kalan yönetici, büro
personeli ve muhasebeci gibi personel dikkate alınmaz. Hesaplamada, ihracatın
gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylıkortalama esas alınır.),
imalatçı-ihracatçılar
ile ihraç kaydıyla teslimde bulunan imalatçılara, bağlı oldukları Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmaları halinde, başvuru
tarihini izleyen 15 gün içindeİTUS sertifikası verilir.
1.2.1.2. Diğer
İhracatçılar (Hizmet İhracatı Yapanlar Hariç):
Genel şartları taşıyan
mükelleflerden, son üç takvim yılı itibarıyla yıllık 4 milyon ABD Doları veya
son beş takvim yılı itibarıyla yıllık iki milyon ABD Doları ve üzerinde ihracat
yapanlara, bu şartları sağladıkları tarihi takip eden yılbaşından itibaren
geçerli olmak üzere İTUS sertifikası verilir.
1.2.2. Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler Bakımından
Bu Tebliğin
(IV/B-1.2.1.) bölümü kapsamında olmayan mükelleflerden;
a) Başvuru tarihinden önce
vergi dairesine verilmiş olan son yıllık kurumlar vergisi veya gelir vergisi
beyannamesinin ekinde yer alan bilânçoya göre en az;
- Aktif toplamı 100.000.000
TL,
- Maddi duran varlıkları
toplamı 25.000.000 TL,
- Öz sermaye tutarı 50.000.000
TL,
- Net satışları 125.000.000
TL,
b) Cari yıl dahil,
başvuru tarihinden önceki takvim yılında vergi dairesine verilmiş muhtasar
beyannamelere göre aylık ortalama çalıştırılan kişi sayısı 50 veya daha fazla,
(Hesaplamada işlemin gerçekleştiği dönemden önceki 12 aylıkortalama esas
alınır.)
olanlara, yukarıda
(IV/B-1.1.) bölümündeki genel şartları da taşımaları kaydıyla İTUS sertifikası
verilebilir. Bu şartları birlikte taşıyan mükelleflerin bağlı oldukları Vergi
Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir dilekçe ile başvurması halinde, başvuru
tarihini izleyen 15 gün içinde "İTUS Sertifikası" verilir.
Bu mükelleflerin KDV iade
talepleri, sertifika tarihini içine alan dönemden başlamak üzere, aşağıdaki
açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
2. İTUS
Sertifikası Uygulamasına Göre İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
İTUS sertifikasına sahip
mükelleflerin iade talepleri Tebliğin ilgili bölümlerinde yer alan açıklamalara
göre yerine getirilir.
İadenin teminat karşılığında talep
edilmesi halinde, iade miktarının Tebliğin (IV/A3-3) bölümünde belirlenen
sınırı aşan kısmının (% 8)'i (dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış
ticaret şirketleri için % 4'ü) için teminat verilir.
Teminat, Tebliğde aksi
belirtilmedikçe, iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ibraz
edilecek YMM raporu ile çözülür. Bu süre içerisinde YMM raporu ibraz edilmemesi
halinde veya mükellefin talep etmesi durumunda teminat VİR sonucuna göre
çözülür. İTUS sertifikasının iptalini gerektiren bir neden olmadığı sürece,
sonraki iade taleplerinde indirimli teminat uygulamasına devam edileceği ve YMM
raporunun da yine altı ay içinde ibraz edilmesinin isteneceği tabiidir.
3. İTUS
Sertifikasının İptal edilmesi
Kendilerine İTUS
sertifikası verilen mükelleflerle ilgili olarak, aşağıdaki hususlardan herhangi
birisinin gerçekleşmesi halinde İTUS sertifikası iptal edilir. Sertifikanın
iptal edildiği, gerekçesiyle birlikte mükellefe bildirilir. Mükellefin, bu
durumun bildirildiği tarihi içine alan ve sonraki dönemlere ait olan veya
önceki dönemlere ait olup bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerinde
indirimli teminat uygulanmaz.
a) Tebliğin
(IV/B-1.2.) ayrımında belirtilen koşullardan tutarlarla ilgili olanlar
dışındaki şartları kaybeden mükellefler ile anılan bölümde belirtilen
tutarlarda ve çalıştırılan işçi sayılarında % 25'i aşan bir azalma meydana
geldiği anlaşılan mükelleflerin sertifikaları iptal edilir.
Mükelleflerin Tebliğin (IV/B-1.2.)
ayrımındaki tutarlar karşısındaki durumu, yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği tarihi, ortalama işçi sayısına ilişkin şart
karşısındaki durumu ise her bir muhtasar beyannamenin verildiği tarihi izleyen
15 gün içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi
müdürlüğünce/malmüdürlüğünce tespit edilir.
b) Defter ve belgelerini 213
sayılı
Kanundaki süreler içinde ibraz etmeyen mükelleflerin sertifikaları sürenin
dolduğu günü takip eden gün iptal edilir.
c) Vergi borçlarını,
vadesinde ödemediği anlaşılan mükelleflere, vade tarihinden itibaren 15[35] gün içinde
6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde öngörülen ödeme emri veya alacağın
teminata bağlanmış olması halinde 56 ncı maddesinde öngörülen yazı tebliğ
edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 15[36] gün içinde
vergi borcunu ödemeyen mükelleflerin sertifikası iptal edilir. (31.01.2026
/ 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik)
Ancak, takip edilen vergi
borcunun (…) yargı kararı veya düzeltme işlemiyle tamamen
kaldırılması halinde; yargı kararının İdare'ye tebliğ edildiği veya düzeltme
işleminin yapıldığı tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlerdeki iadeler ile
bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerde "İTUS Uygulaması" kapsamında
işlem yapılır.
ç) Mükellef hakkında sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı
konusunda vergi dairesine "olumsuz rapor" intikal etmesi halinde, raporun vergi
dairesine intikal ettiği tarihten sonraki ve bu tarihe kadar henüz
sonuçlandırılmamış iade taleplerinde indirimli teminat hükümleri uygulanmaz ve
sertifika iptal edilir.
Olumsuz rapora dayanılarak
yapılan tarhiyatın (…) yargı
kararları ile terkin edilmesi halinde mükellefe tekrar sertifika verilir.
Yapılan tarhiyatın (…) yargı
kararları ile kısmen veya tamamen onaylanması halinde mükellefin Sertifika
alabilmesi için (IV/B-1) bölümünde belirtilen şartları tekrar sağlaması
gerekir.Yargı kararından önce, mükellefin gerekli şartları yerine getirerek belirlenmiş
diğer usul ve esaslara geçmesi halinde, belirlenmiş diğer usul ve esaslara tabi
olduğu tarihten sonraki 24 ay süresince Tebliğin (IV/A2) bölümündeki usul ve
esaslara tabi olmayı gerektirecek şartların ortaya çıkmaması ve Tebliğin
(IV/B-1) bölümünde belirtilen şartları taşıması kaydıyla, 24 aylık sürenin
sonunda mükellefe tekrar sertifika verilir. Sonradan (…) yargı
kararının gelmesi halinde yukarıda (c) numaralı ayrımın ikinci paragrafındaki
açıklamalara göre işlem yapılır.
C. HIZLANDIRILMIŞ
İADE SİSTEMİ (HİS)
1. HİS
Uygulaması Kapsamına Girecek Mükellefler
Aşağıdaki şartları taşıyan
mükelleflere talep etmeleri ve aşağıda belirtilen belgeleri ibraz etmeleri
halinde bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığı (bulunmayan yerlerde Defterdarlık)
tarafından "HİS sertifikası" (EK: 21) verilir.
a) Başvuru tarihinden önceki
son beş takvim yılı itibarıyla vergi mükellefiyetinin bulunması,
b) Başvuru tarihinden önce
vergi dairesine verilmiş son yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde yer
alan bilânçoya göre en az;
- Aktif toplamının 500.000.000
TL,
- Maddi duran varlıkları
toplamının 125.000.000 TL,
- Öz sermaye tutarının 250.000.000
TL,
- Net satışlarının 625.000.000
TL,
olması, (bu
koşullardan herhangi üç tanesinin sağlanmış olması yeterlidir.)
c) Başvurudan önceki takvim
yılında vergi dairesine vermiş olduğu muhtasar beyannamelere göre aylık
ortalama çalıştırılan kişi sayısının 250 veya daha fazla olması,
ç) Başvuru tarihinden önceki
son beş takvim yılı içinde;
- Mücbir sebep sayılan haller
dışındaki nedenlerle, defter ve belgelerin ibrazından imtina edilmemiş olması,
- Gelir veya kurumlar vergisi,
ÖTV ve KDV uygulamalarından
her birine ait beyanname verme ödevinin her bir vergi türü itibarıyla birden
fazla aksatılmamış olması (süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler
hariç),
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili nedeniyle iade taleplerinin
yerine getirilmesi bakımından vergi incelemesine tabi olmaması veya vergi
incelemesine tabi tutulmuşsa gereken koşulları sağlayarak belirlenmiş diğer
usullere dönmüş olması,
d) Başvuru tarihi itibarıyla;
- KDV iade taleplerinde Tebliğin
(IV/A2) bölümündeki usul ve esaslara tabi olmayı gerektiren bir durumunun
bulunmaması,
- Vergi borcunun bulunmaması
(vergilerin tecil edilmiş olması bu şartın ihlali sayılmaz),
gerekmektedir.
Bu şartları birlikte taşıyan
mükelleflerin bağlı oldukları Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bir
dilekçe ile başvurması halinde, başvuru tarihini izleyen 15 gün içinde "HİS
Sertifikası" verilir.
Bu mükelleflerin KDV iade
talepleri (henüz sonuçlandırılmamış olanlar dahil), aşağıdaki (IV/C-2)
bölümdeki açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
2. HİS
Uygulamasına Göre İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
HİS
sertifikası sahibi mükelleflerin iade talepleri tutarına bakılmaksızın,
teminat, VİR veya YMM raporu aranılmadan yerine getirilir.
İade talebi bir standart iade talep
dilekçesi ile yapılır. Talep, iade hakkı doğuran işlemin beyanına ilişkin
beyanname ve iade talep dilekçesinin verilmiş olması şartıyla, ilgili
belgelerin ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanacaktır. İlgili belgeler; her
bir iade hakkı doğuran işleme ait iade talebinin yerine getirilmesi için
Tebliğde aranılması öngörülen belgelerdir.
Bu mükelleflerin nakden iade
taleplerinde, ibraz edilen belgelere ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından
yapılan sorgulama neticesinde olumsuzluk tespit edilmeyen tutarlar raporun
tamamlanma sürecini izleyen beş iş günü içinde iade edilir. Olumsuzluk tespit
edilen alımlara ilişkin KDV tutarlarının iadesi ise olumsuzlukların giderilmesi
veya aranan şartların sağlanması kaydıyla yerine getirilir. Mahsuben iade
talepleri ise belgelerin tamamlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder.
Tamamı ibraz
edilen belgelerde şekil veya muhteviyat yönünden vergi dairesince eksiklik veya
yanlışlık tespit edilmesi halinde iade talepleri yerine getirilmekle birlikte,
bu hususlar belgelerin ibraz edildiği tarihi izleyen 15 gün içinde mükellefe
tebliğ edilir. Mükelleflerin tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde
eksiklikleri tamamlamamaları halinde, durum ilgili Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilir. Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık
tarafından gerekçeleri göz önünde tutularak eksikliklerin tamamlanması için
mükellefe üç aylık ek süre verilebilir. Bu süre sonunda da eksikliklerin
tamamlanmaması halinde belge eksikliğine rağmen iade edilen KDV'nin ilgili
bulunduğu vergilendirme dönemleri incelemeye sevk edilir. Belge eksikliğine
rağmen iade edilen KDV tutarı kadar nakdi teminat, banka teminat mektubu veya
sigorta şirketi kefalet senedi verilmemesi halinde HİS Sertifikası da iptal
edilir.
Hakkında "olumsuz rapor" olmaması
şartıyla, mükellefle ilgili "olumsuz tespit" ortaya çıkması veya "olumsuz rapor"
bulunanlardan mal ya da hizmet aldığının tespit edilmesi halinde; mükellefe
durum bildirilir. Mükellefin söz konusu mal ve hizmet alımlarını Tebliğin (IV/A2)
bölümü kapsamında izah edememesi durumunda KDV tutarlarının indirim ve iade
hesaplarından çıkarılması veya bu tutarlara dört kat teminat göstermesi
istenir. Teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür. Mükellef
tarafından söz konusu KDV tutarları indirim ve iade hesaplarından çıkarılmaz
veya bu tutarlara dört kat teminat gösterilmezse, sadece bu tutarlara ilişkin
iade talebi münhasıran vergi inceleme raporuna göre yerine getirilir.
3. HİS
Sertifikasının İptal Edilmesi
Kendilerine HİS
sertifikası verilen mükelleflerle ilgili olarak, aşağıdaki hususlardan herhangi
birisinin gerçekleşmesi halinde HİS sertifikası iptal edilir. Sertifikanın
iptal edildiği, gerekçesiyle birlikte mükellefe bildirilir. Mükellefin, bu
durumun bildirildiği tarihi içine alan ve sonraki dönemlere ait olan veya
önceki dönemlere ait olup bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerinde
Tebliğin (IV/C-2) bölümü hükümleri uygulanmaz.
a) Tebliğin
(IV/C/1-b) ayrımında belirtilen tutarlarla ilgili şartları kaybeden mükellefler
ile (IV/C/1-c) ayrımında belirtilen sayı şartında % 25'i aşan bir azalma
meydana geldiği anlaşılan mükelleflerin sertifikaları iptal edilir.
Mükellefin, Tebliğin (IV/C/1)
ayrımındaki tutarlar karşısındaki durumu, yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği tarihi, ortalama işçi sayısına ilişkin şart
karşısındaki durumu ise her takvim yılında verilen muhtasar beyannamelere
dayanılarak Aralık ayı muhtasar beyannamesinin verildiği tarihi izleyen 15 gün
içinde tespit edilir.
b) Defter ve belgelerini 213
sayılı
Kanundaki süreler içinde ibraz etmeyen mükelleflerin sertifikaları sürenin
dolduğu gün iptal edilir.
c) Vergi borçlarını, vadesinde
ödemediği anlaşılan mükelleflere, vade tarihinden itibaren 15[37] gün içinde
6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde öngörülen ödeme emri veya alacağın
teminata bağlanmış olması halinde 56 ncı maddesinde öngörülen yazı tebliğ
edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 15[38] gün içinde
vergi borcunu ödemeyen mükelleflerin sertifikası iptal edilir. (31.01.2026
/ 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile değişik
Ancak, takip edilen vergi
borcunun (…) yargı kararı veya düzeltme işlemiyle tamamen
kaldırılması halinde; yargı kararının İdare'ye tebliğ edildiği veya düzeltme
işleminin yapıldığı tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlerdeki iadeler ile
bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iadelerde "HİS Uygulaması" kapsamında
işlem yapılır.
ç) Mükellef hakkında sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiği veya kullandığı
konusunda vergi dairesine "olumsuz rapor" intikal etmesi halinde, raporun vergi
dairesine intikal ettiği tarihten sonraki ve bu tarihe kadar henüz
sonuçlandırılmamış iade taleplerinde Tebliğin (IV/C/2) bölümü hükümleri
uygulanmaz ve sertifika iptal edilir.
Olumsuz rapora dayanılarak
yapılan tarhiyatın (…) yargı
kararları ile terkin edilmesi halinde mükellefe tekrar Sertifika verilir.
Yapılan tarhiyatın (…) yargı
kararları ile kısmen veya tamamen onaylanması halinde mükellefin Sertifika
alabilmesi için Tebliğin (IV/C/1) bölümünde belirtilen şartları tekrar
sağlaması gerekir.
Yargı kararından
önce, mükellefin gerekli şartları yerine getirerek genel esaslara geçmesi
halinde, genel esaslara tabi olduğu tarihten sonraki 24 ay süresince Tebliğin
(IV/A2) bölümündeki usul ve esaslara tabi olmayı gerektirecek ve sertifikayı
iptal ettirecek şartların ortaya çıkmaması kaydıyla, mükellefe tekrar Sertifika
verilir. Sonradan (…) yargı
kararının gelmesi halinde yukarıda (c) numaralı ayrımın ikinci paragrafındaki
açıklamalara göre işlem yapılır.
d) HİS
sertifikası sahibi mükelleflerin iade taleplerinin bulunduğu her takvim
yılında, İdare tarafından belirlenen en az bir vergilendirme dönemi KDV
iadeleri yönünden incelenir ve bu inceleme ivedi olarak sonuçlandırılır.
Yapılan incelemede haksız/yersiz iade aldığı anlaşılan mükelleflerden;
haksız/yersiz aldığı vergilerin, ilgili dönemde yapılan vergi iadelerine oranı %
5'i geçen mükelleflerin sertifikaları iptal edilir. Bu mükelleflere, raporun
vergi dairesine intikal tarihinden itibaren beş yıl süreyle tekrar sertifika
verilmez.
D. DİĞER
HUSUSLAR
1. İade
Hakkının İndirim Yoluyla Kullanılması
İade hakkı doğuran işlemleri bulunan
mükelleflerin bu işlemler dolayısıyla yüklendikleri vergileri nakden veya
mahsuben iade olarak talep etmek yerine indirim yoluyla giderme tercihinde
bulunmaları mümkündür.
Tercihini bu yönde kullanan
mükellefler tarafından
iade hakkı doğuran işlem bedelleri KDV Beyannamesinin "Tam İstisna Kapsamına
Giren İşlemler" ve "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablolarında beyan
edilir; ancak tabloların "Yüklenilen KDV" veya "İadeye Konu Olan
KDV" sütunlarına "0" (sıfır) yazılır.
Bu şekilde beyanda bulunan
mükelleflerin, iade için istenenler hariç, iade hakkı doğuran işlemi tevsik
eden belgeleri beyanname ekinde ibraz etmeleri gerekir.
Ancak, mükelleflerin iade hakkı doğuran
işlemleri nedeniyle iadesini talep ettikleri tutarın bir kısmının iade alınıp
kalan kısmının indirim yoluyla giderilmesi tercihinde bulunmaları mümkün
değildir.
Bununla birlikte, aynı vergilendirme
döneminde birden fazla konuda veya işlem türünde iade hakkı bulunan
mükelleflerin bunların bazıları için iade hakkını kullanmaması mümkündür. (03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36
Tebliğ ile eklenmiştir)
KDV iade alacağını indirim
yoluyla giderme tercihinde bulunan mükelleflerin daha sonra bu tercihten
vazgeçerek nakden veya mahsuben iade talep etmeleri halinde aradaki dönemler
için düzeltme beyannamesi vermeleri gerekir. Tercih değişikliğinin yapıldığı
dönemde iade için istenilen belgeler de verilir.
3065 sayılı Kanunun
(11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamındaki ihraç kaydıyla teslimlerden
doğan KDV iade alacaklarının, indirim yoluyla telafi edilebilmesi mümkündür. Bu
tercihi yapan mükellefler, tecil edilemediği için iadesi gereken KDV
tutarlarını en erken ihracatın
gerçekleştiği dönem beyannamesinin "İndirimler" kulakçığının "İndirimler"
tablosunda 107 kod numaralı satır aracılığıyla indirim konusu yapabilirler ve
bu işlem için indirilecek KDV listesi vermezler.
2. Defter ve Belgelerin Zayi
Olması
(Yangın, Su Baskını, Çalınma Gibi) Durumunda İade
213 sayılı Kanunun
13 üncü maddesinde belirtilen mücbir sebep hali nedeniyle defter ve
belgelerinin zayi olduğunu Türk Ticaret Kanununun 82 nci maddesine uygun olarak
ispat eden mükelleflerin iade talepleri, iade talebi ile ilgili alış ve giderlere
ait KDV'nin satıcılar tarafından ilgili dönem beyanlarına dahil edildiğinin
ispatına bağlı olarak yerine getirilir.
İndirim konusu yapılan verginin
satıcılar tarafından beyan edilip ödendiğinin herhangi bir şekilde tevsik
edilememesi halinde vergi inceleme raporuna göre işlem yapılır.
Mücbir sebep hali bulunan satıcının
beyanname verme ve buna ilişkin vergiyi ödeme süresinin 213 sayılı Kanunun 111
inci maddesi uyarınca uzamış olması halinde bu süre içindeki iade talepleri de
genel esaslara göre yerine getirilir.
3065 sayılı Kanunun
29 ve 34 üncü maddeleri gereğince KDV'nin indirim konusu yapılabilmesi için;
a) Vergi, alış faturası
veya benzeri vesikalar ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmeli,
b)Söz konusu vesikalar,vergiyi
doğuran
olayın vuku bulduğu takvim yılını takip
eden takvim yılı
aşılmamak şartıyla kanuni defterlere kaydedilmelidir.
Buna göre, defter ve belgeleri
çeşitli nedenlerle zayi olan mükelleflerin, bu dönemlere ilişkin olarak
verdikleri KDV beyannamelerinde indirim konusu yaptıkları vergileri gerçekten
yüklenip yüklenmedikleri, defterlerine kaydedip kaydetmedikleri, dolayısıyla
indirime hak kazanıp kazanmadıklarının harici delillerle tespiti gerekmektedir.
Bu kapsamda indirim konusu yapılan verginin satıcılar tarafından beyannamesine
dahil edildiğinin tespiti delil olarak kabul edilir.
3. Kamuya Ait Kuruluşlara İade
Sermayelerinin (% 51) veya
daha fazlası
5018 sayılı Kanun eki cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlara, il özel
idarelerine, köylere, belediyelere ve bunların teşkil ettikleri birliklere,
döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile
kanunla kurulan emekli ve yardım sandıklarına ait mükelleflerin iade talepleri,
dilekçe ekinde iade için gerekli diğer belgelerin eksiksiz ibrazı üzerine
miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir. Gerek kamu kuruluşları gerekse kamu kuruluşlarına ait kuruluşlar
için Tebliğin (IV/A2) bölümü hükümleri uygulanmaz.
Bu mükelleflerin,
sermayelerinin (% 51) veya daha fazlasının yukarıda belirtilen kurum veya
kuruluşlara ait olduğunu, ortakları olan kamu kuruşlarından alacakları bir yazı
ile bir defaya mahsus olmak üzere tevsik etmeleri, sermaye ve ortaklık
yapılarında herhangi bir değişiklik olması halinde de, değişikliğin meydana
geldiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde durumlarını bağlı oldukları
vergi dairesine bildirmeleri gerekir.
4. İstisna
Kapsamında Yapılan Teslim ve/veya Hizmetin Matrahının Değişmesi ve Düzeltme
İşlemleri
3065 sayılı Kanunun
35 inci maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden
vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde,
vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı
vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan
vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu
dönem içinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin
defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi kaydıyla, düzeltebilecekleri
hükme bağlanmıştır.
İstisna kapsamındaki teslim veya
hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra malların iade edilmesi,
işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle işlem
matrahının değişmesi durumunda bir düzeltme yapılması gerekmektedir. Bu
düzeltme defter kayıtları ve beyanname üzerinde yapılır.
Diğer
taraftan, istisna kapsamında teslim edilen malların iadesinde de KDV
hesaplanmaz. Bu itibarla, istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmet
dolayısıyla iade talep edilmemiş olması halinde, yalnızca matrahta meydana
gelen değişiklik doğrultusunda defter kayıtları ile beyanların düzeltilmesi
yeterlidir.
Öte yandan, istisna kapsamında yapılan
bir işleme ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya
çıkaran işlemden vazgeçilmesi veya satılan malların bir kısmının geri gelmesi
durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir.
- Matrahta değişikliğin
vuku bulduğu vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter
kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine
yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi
halinde bu tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
mükelleften geri alınır.
- Mükellefin, matrahta değişikliğin
vuku bulduğu dönemde düzeltme işlemini yapmaması halinde; istisna kapsamındaki
işlem nedeniyle iade edilen KDV, matrahta değişikliğin vuku bulduğu dönemden
düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası
ile birlikte mükelleften aranır.
5. İstisna
Kapsamındaki İşlemin Gerçekleştiği Dönemden Sonra Ortaya Çıkan Ödemeler
İstisna kapsamındaki işlemin
gerçekleşmesinden sonra, satıcı lehine veya aleyhine bazı ödemeler (vade farkı,
kur farkı, reklâmasyon vb.) ortaya çıkabilmektedir. İstisna kapsamındaki
işlemlere ilişkin olarak ortaya çıkan bu gibi ödemelerin KDV'ye tabi olması söz
konusu değildir. Bu tutarlar KDV matrahını etkilediğinden, iade edilebilecek
azami vergi tutarının hesabında dikkate alınmalıdır.
İstisna kapsamındaki işlemi
gerçekleştiren lehine meydana gelen ödemeler, ortaya çıktıkları ilgili dönem
beyannamesinde asıl işlemin beyan usulü doğrultusunda beyan edilir.
6. İade
Taleplerinde, Sadece Listesi Gönderilen Belgelere İlişkin Saklama ve İbraz
Yükümlülüğü
İade taleplerinde, belgenin aslı
veya onaylı fotokopisinin ibrazı yerine muhteviyatı bilgileri içeren listelerin
verilmesinin yeterli görüldüğü hallerde, söz konusu belgeler mükellefler
tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümleri çerçevesinde
saklanır.
Gelir İdaresi
Başkanlığı ve iade yapmaya yetkili birimleri tarafından, liste içeriği
belgelerin aslı veya onaylı fotokopilerinin ibrazı istenebilir.
7. Yoklama ve Değerlendirme
İlk defa iade talebinde bulunan
mükellefler ile iade taleplerinde kayda değer bir artış olan mükelleflerin iade
talepleri, gerekli belgelerin elektronik ortamda gönderilmesi ve/veya vergi
dairesine verilmesinden sonra, vergi dairesince yapılacak yoklama ve
değerlendirme sonunda yerine getirilir. Yoklama ve değerlendirme işlemi vergi
dairelerince 30 günü geçmemek üzere en kısa süre içinde tamamlanır.Mükellefler
hakkında aşağıda belirtilen kapsamda yoklama yapılarak tutanak düzenlenir.
a) İmalatçı
niteliğindeki mükelleflerin iade işlemleri yapılmadan önce, ilgili vergi
dairesi müdür yardımcısı başkanlığında oluşturulacak yoklama grubu tarafından
en az aşağıdaki bilgileri içeren bir yoklama tutanağı düzenlenir ve bu tutanak,
mükellefin dosyasına konulur.
i) Mükellefin adı, soyadı
veya unvanı, faaliyet konusu ile varsa ortaklarının adı, soyadı ve adresleri
(ikametgah adresleri dahil) varsa bağlı oldukları vergi dairesi ve vergi kimlik
numaraları ile faaliyet konuları,
ii) Şirketin kayıtlı ve
ödenmiş sermaye tutarı, mevcut en son tarihli bilanço örneği,
iii) Ticaret sicil kaydı ve
numarası,
iv) Haberleşme araçlarının
(e-posta, telefon, faks gibi) adedi ve numaraları,
v) Mükellefin teslim ettiğini beyan
ettiği malları üretecek kapasiteye sahip olup olmadığı,
vi) İşyerinde
çalıştırdığı işçi sayısı ile üretim araçlarının istisna kapsamında teslimi
yapılan malın imalatı için yeterli bulunup bulunmadığı,
vii) Üretim araçlarının
(demirbaşlarının) kanuni defterlerde kayıtlı olup olmadığı,
viii) Bir önceki yıl üretim
miktarı,
ix) Son bir yıl içinde
kredi kullanıp kullanmadığı, kullanmışsa hangi banka şubelerinden ne miktar
kredi aldığı,
x) Sanayi sicil belgesi ve
kapasite raporu bilgileri.
b) İmalatçıların
ihraç kaydıyla ihracatçılara yaptıkları teslimler dolayısıyla vergi iadesi
haklarının doğması halinde, bu mükellefler hakkında da (a) numaralı ayrımda yer
alan işlemler yapılır.
c) İmalatçı
olmayan mükelleflerin iade işlemi yapılmadan önce, ilgili Vergi Dairesi Müdür
Yardımcısının Başkanlığında oluşturulacak yoklama grubu tarafından en az
aşağıdaki bilgileri içeren bir yoklama tutanağı düzenlenir ve bu tutanak mükellefin
dosyasına konulur.
i) Mükellefin adı, soyadı
veya unvanı ile varsa ortaklarının adı, soyadı ve adresleri (ikametgah
adresleri dahil) varsa bağlı oldukları vergi dairesi ve vergi kimlik
numaraları,
ii) Şirketin kayıtlı ve
ödenmiş sermaye tutarı, mevcut en son tarihli bilanço örneği,
iii) Ticaret sicil kaydı ve
numarası,
iv) Haberleşme araçlarının
(e-posta, telefon, faks gibi) adedi ve numaraları,
v) İşyerinin
durumu,
vi) Aynı adreste
birden fazla firmanın olması halinde, diğer firmaların da yukarıdaki bilgileri
içerecek şekilde tutanağa geçirilmesi,
vii) İstisna
kapsamındaki teslimlerde, malların sürekli olarak aynı firmalardan alınıp
alınmadığı ve bu firmaların adresleri,
viii) Son bir yıl içinde
kredi kullanıp kullanmadığı, kullanmışsa hangi banka şubelerinden ne miktar
kredi aldığı,
ix) İşyerinde
çalıştırılan işçi sayısı,
x) İhracatçılarda
bir yıl önceki ihracat miktarı.
Yapılan yoklama
sonucunda düzenlenen tutanaklardaki bilgilerin vergi dairesi müdürü tarafından
değerlendirilmesinden sonra, mükellefin işletme kapasitesi ile iş hacmi arasında
haklı nedenlerle izah edilemeyen bir uyumsuzluk tespit edilmesi halinde
mükellefler incelemeye sevk edilir ve iade taleplerinde Tebliğin (IV/A2-3.3.) bölümüne göre işlem yapılır.
Daha önce hakkında, KDV
iadesi ile ilgili olumlu vergi inceleme raporu bulunan ve bu raporlara göre
herhangi bir ceza uygulanmaksızın vergi iadesi yapılan mükellefler hakkında
yoklama yapılmaz. Aynı şekilde mükelleflerin YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan
takvim yılına ilişkin iade taleplerine bağlı olarak yoklama yapılmaz.
8. Kayıt Düzeni
3065 sayılı Kanunun
54 üncü maddesine göre, KDV mükellefleri, tutulması mecburî defter kayıtlarını
bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkân verecek şekilde düzenlemek
zorundadır.
Bu kayıtlarda en
az;
a) Vergi konusu işlemlerin
mahiyeti, vergisiz tutarları, hesaplanan vergi, indirilebilir vergi miktarları,
b) Vergiden istisna edilen
işlemlerin, indirim hakkı tanınan ve tanınmayanlara göre mahiyeti ve ayırımı
ile hesaplanan indirilebilir vergi miktarı,
c) İndirim
konusu yapılamayacak işlemlerin niteliği ve bu işlemlerle ilgili vergi
miktarları,
ç) Matrah ve indirim miktarlarındaki
değişmelerle, ödenen, terkin edilen ve iade olunan vergiler,
hususlarının açıkça
gösterilmesi şarttır.
Buna göre, KDV'den istisna
edilmiş işlemlerin mevcut olması halinde, tutulacak defter kayıtlarında bu
işlemler, indirim hakkı tanınan ve tanınmayanlara göre ayrı ayrı hesaplarda
izlenecek ve bu işlemlere ilişkin yüklenilen vergi miktarları kayıtlarda ayrı
ayrı gösterilecektir.
İndirim konusu yapılamayacak
işlemlerin niteliği ve bu işlemlere ilişkin indirilemeyecek KDV'nin defter
kayıtlarında gösterilmesi şarttır. Aynı şekilde iade olunan ve terkin edilen
KDV tutarları da kayıtlarda açıkça gösterilir.
ATİK'ler
nedeniyle yüklenilen ve indirim hesaplarına alınan vergilerden indirimle telafi
edilen ve edilemeyen, iade konusu yapılan vergi miktarlarının da kayıtlarda
açıkça yer alması gerekmektedir.
E. ÖZEL ESASLAR
(31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır)Mülga
Hali
V. VERGİNİN TARHI
VE ÖDENMESİ
A. VERGİLENDİRME
USULLERİ
1. Gerçek Usulde Vergilendirme (Başlık
23.03.2019 tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir.
Yürürlük 1/3/2019)
Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça KDV
mükellefleri gerçek usulde vergilendirilir.
Gerçek usulde vergilendirme;
mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV'den,
kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen
fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV ile ithal edilen mal ve hizmetler
dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapılmak suretiyle beyan edilmesi ve
ödenecek KDV çıkması halinde ödenmesidir.
Örnek 1:Dayanıklı tüketim
malları alım satımı yapan mükellef, Ocak 2013 vergilendirme döneminde sattığı
mallar için düzenlediği faturalarda 150.000 TL KDV hesaplamış, mal alış
faturaları üzerinden 90.000 TL KDV ödemiştir. Mükellef, 24 Şubat 2013 akşamına
kadar vereceği Ocak 2013 dönemi KDV beyannamesinde hesapladığı KDV'den ödediği
KDV'yi indirir ve (150.000-90.000=) 60.000 TL KDV'yi beyan ederek 26 Şubat 2013
akşamına kadar öder.
Örnek 2:Röntgen mütehassısı doktor
Temmuz 2013 vergilendirme döneminde düzenlediği serbest meslek makbuzlarında
10.000 TL KDV hesaplamıştır. Mükellef bu dönemde satın aldığı röntgen filmleri
ve diğer malzeme için (işle ilgili ilaç vs.) 5.000 TL KDV ödemiştir. Ayrıca,
mükellefin bir önceki vergilendirme döneminden devreden 500 TL KDV'si vardır.
Bu mükellef 24 Ağustos 2013 akşamına kadar vereceği KDV beyannamesinde,
hesapladığı 10.000 TL tutarındaki KDV'den, bu dönemdeki alış vesikaları
üzerinde gösterilen 5.000 TL KDV ile bir önceki dönemden devreden 500 TL KDV
toplamı olan (5.000 + 500=) 5.500 TL KDV'yi indirerek, kalan (10.000-5.500=)
4.500 TL KDV'yi beyan ederek 26 Ağustos 2013 tarihi akşamına kadar öder.
Örnek 3:İş
makineleri üretimi ile uğraşan bir firma; Ekim 2012 dönemi faaliyeti ile ilgili
olarak 10.000.000 TL tutarında mal ve hizmet almıştır. Bu alımı sırasında
1.800.000 TL KDV ödemiştir. Ayrıca, mükellef 1.000.000 TL tutarındaki su ve
elektrik sarfiyatı nedeniyle 180.000 TL, yine bu dönemle ilgili olarak yapılan
2.500.000 TL tutarındaki diğer giderlerle ilgili alış belgelerinde görülen
450.000 TL KDV ödemiştir.
Firma bu vergilendirme
döneminde teslim ettiği 5.000.000 TL tutarındaki iş makinesi ile
ilgili olarak, düzenlediği faturada 900.000 TL KDV hesaplanmıştır. Mükellefin
bir önceki dönemden, indirilmeyip devreden KDV'si yoktur.
Mükellefin, bu dönemle ilgili olarak 24 Kasım 2012
tarihine kadar vereceği KDV beyannamesi aşağıdaki gibi olacaktır:
Hesaplanan KDV
900.000
İndirilecek
KDV
2.430.000
- Mal ve hizmet alımları
sırasında ödenen KDV
1.800.000
- Su ve elektrik giderleri ile ilgili
ödenen KDV
180.000
- İşletme
giderleri ile ilgili ödenen KDV
+ 450.000
TOPLAM:
2.430.000
Ödenecek KDV
-
Devreden KDV
1.530.000 TL'dir.
Firma bu dönemde indiremediği 1.530.000
TL KDV'yi Kasım 2012 vergilendirme döneminde hesaplanan KDV'den indirir.
2.
Hasılat Esaslı Vergilendirme (23.03.2019 tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir. Yürürlük 1/3/2019)
2.1. Kapsam
7104 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 3065 sayılı
Kanunun yeniden düzenlenen 38 inci maddesinde;
"Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit
edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit
edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları
kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin
karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, bu Kanunun
28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere,
Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran
uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma
değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler.
Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirme
usulüne göre vergilendirilen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine
yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen katma
değer vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek
ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet,
yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini
gelir olarak dikkate alırlar.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen
mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamazlar. Cumhurbaşkanı Vergi Usul
Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar
vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği
yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya,
Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir."
hükmüne yer verilmiştir.
2.2. Uygulamadan
Yararlanacak Mükellefler
Hasılat esaslı vergilendirme usulünden yalnızca
Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına
alınan sektör ve meslek gruplarında yer alan mükellefler yararlanır. Bu
kapsamda vergilendirilmek isteyenler, bağlı oldukları vergi dairesine
başvurarak bu usule geçmeyi talep ederler. Vergi dairesi tarafından başvurular
incelenerek, mükellefin bilgileri kontrol edilir ve şartları sağlayan
mükelleflere, bu kapsamda vergilendirilmelerinin uygun görüldüğü yazı ile
bildirilir. Bu kapsamdaki mükellefler, söz konusu bildirimin tebliğ edildiği
tarihi içine alan vergilendirme dönemini takip eden dönemden itibaren
hesaplayacakları KDV'yi hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre aylık
vergilendirme dönemleri itibarıyla beyan ederler. Bu usule geçen mükellefler
hasılat esasına geçtikleri dönemden itibaren iki yıl boyunca bu usulden
çıkamazlar.
Örnek: Özel halk otobüsü işleticisi (C), 22/3/2019 tarihinde
hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilmek üzere vergi
dairesine başvurmuştur. Vergi dairesi, mükellefin şartları sağladığını tespit
etmiş ve hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilmesinin uygun
bulunduğuna dair yazıyı mükellefe 28/3/2019 tarihinde tebliğ etmiştir. Buna
göre, (C)'nin Nisan/2019 dönemi itibarıyla hasılat esaslı vergilendirme usulüne
göre vergilendirilmesi gerekmekte olup, Nisan/2021 dönemine kadar bu usulden
vazgeçmesi mümkün değildir.
Yeni işe başlayanlardan bu usulde vergilendirmeyi
talep edenlerin, işe başlama bildirimiyle birlikte başvuru yapmaları mümkündür.
Şartları sağlamadığı halde KDV beyannamesini bu usule
göre veren mükelleflerden, gerçek usulde vergilendirme kapsamında beyan
edilmesi gereken vergi; vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte aranır.
Bu durumda hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre ödenen vergi, gerçek
usulde vergilendirme kapsamında aranacak vergiden mahsup edilir.
2.3. Hasılat
Esaslı Vergilendirme Usulünün Uygulanması
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen
mükellefler, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeller üzerinden
mal ve hizmetlere uygulanan KDV oranlarını belirleyen 2007/13033 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı eki listelerde belirlenen oranlara göre KDV hesaplar,
fatura ve benzeri belgeler üzerinde bu KDV'yi gösterirler.
Bu usule tabi mükelleflerin ödeyecekleri vergi,
vergiye tabi işlemlerin bedeli ve buna ilişkin hesaplanan KDV tutarlarının
toplamına ilgili Cumhurbaşkanı Kararında belirlenen oran uygulanmak suretiyle
hesaplanır.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler,
bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme
dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan eder ve aynı
ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar öderler.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler
kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen
fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV ile 2 No.lu KDV beyannamesiyle
tevkif suretiyle ödedikleri KDV ve ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla
ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapamazlar. Bu kapsamdaki mükellefler,
indirilecek KDV tutarları ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan
ederek ödedikleri KDV tutarlarını, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet
olarak, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla alıcılar için hesapladıkları
ve düzenledikleri belgelerde gösterdikleri KDV'yi ise gelir olarak dikkate
alırlar.
Örnek: (A) Özel Halk Otobüsü İşletmesi Nisan/2019 döneminde
yapmış olduğu toplam 50.000 TL tutarındaki toplu taşıma hizmeti için 9.000 TL
KDV hesaplamıştır. Mükellef bu dönemde akaryakıt, tamir bakım, personel vb.
için 40.000 TL harcama yapmış ve 6.000 TL KDV ödemiştir. Bu durumda, mükellefin
gerçek usulde vergilendirilmesi halinde ödemesi gereken KDV tutarı 3.000 TL (9.000-6.000)
olarak hesaplanacaktır.
Bu mükellefin hasılat esaslı vergilendirme usulüne
geçmesi halinde ödemesi gereken KDV tutarı 6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararına göre hasılat tutarına % 1,5 oran uygulanması suretiyle
hesaplanacaktır. Buna göre mükellefin ödemesi gereken KDV tutarı 885 TL
[(50.000+9.000)x% 1,5] olacaktır.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçmesi nedeniyle
mükellefin bu dönem için kazancının tespitinde 10.000 TL (50.000-40.000)
yerine, 12.115 TL [(50.000+9.000)-(40.000+6.000+885)] dikkate alınacaktır.
Gerçek usulden hasılat esaslı vergilendirme usulüne
geçen mükellefler, hasılat esasına geçtikleri vergilendirme dönemi
beyannamesinde yer alan devreden KDV tutarını indirim konusu yapma imkânını
kaybedeceklerinden, bu tutarları gelir/kurumlar vergisi uygulaması bakımından
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alabilirler.
Bu kapsamda vergilendirilen mükellefler yapmış
oldukları indirimli orana tabi işlemler ile istisnaya tabi işlemlerini
hasılatlarına dahil ederler. Ayrıca bu mükelleflerin indirim hakkı bulunmadığından
iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin iade talebinde bulunulması da söz konusu
değildir.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olan
mükelleflerin mal teslimi ve hizmet ifalarında alıcılar tarafından KDV tevkifatı
yapılmayacaktır. Ancak bu mükelleflerin tam ve kısmi tevkifata tabi mal ve
hizmet alımlarında KDV tevkifatı uygulayacakları tabiidir.
Bu mükellefler, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
defter tutmak ve belge düzenlemek, bu defter ve belgeleri muhafaza ve ibraz
hükümleri çerçevesinde saklamak ve gerektiğinde yetkililere ibraz etmek
zorundadırlar.
Öte yandan, hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi
olan mükelleflerin düzenleyecekleri belgelerde hesaplanan KDV tutarları, KDV
mükellefi alıcılar tarafından genel esaslara göre indirim konusu yapılabilir.
2.4. Hasılat
Esaslı Vergilendirme Usulünden Vazgeçilmesi
3065 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin üçüncü
fıkrasında, hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükelleflerin, bu usule
geçtikleri dönemden itibaren iki yıl boyunca bu usulden çıkamayacakları hüküm
altına alınmıştır.
Buna göre, hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen
mükellefler, bu usule geçtikten sonra en az 24 ay süreyle bu usulü uygulamak
zorundadırlar. Bu süre geçtikten sonra gerçek usulde vergilendirmeyi isteyen
mükellefler bağlı oldukları vergi dairesine başvurur ve başvuru üzerine vergi
dairesi tarafından başvuru tarihini içine alan vergilendirme dönemini takip
eden dönemden itibaren gerçek usulde KDV mükellefiyeti tesis edilir.
Bu mükelleflerin hasılat esaslı vergilendirme usulüne
geçtikleri tarihte KDV beyannamesinde yer alan devreden KDV tutarları ile
hasılat esasına göre vergilendirildikleri dönemlere ilişkin yüklenilen KDV
tutarlarının gelir/kurumlar vergisi uygulamasında gider veya maliyet unsuru
olarak dikkate alınması gerektiğinden bu tutarların gerçek usule geçişte
indirilecek KDV olarak dikkate alınması mümkün değildir.
2.5. Uygulama Kapsamına Alınanlar
6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararında, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler
tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma
hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti
sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla
tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile
doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin % 51 veya daha fazlası belediyelere
ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dahil
en az onsekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine
ilişkin 3065 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yer alan hasılat esaslı
vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı % 1,5
olarak belirlenmiştir.
Öte yandan, 27/1/2023 tarihli ve 6775 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile 6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında
yapılan değişiklik ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu
faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama
sistemleri aracılığıyla elde eden dolmuş işletmelerinin (belediyeler ile
doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin % 51 veya daha fazlası belediyelere
ait şirketler hariç), münhasıran il sınırları içinde yapmış oldukları toplu
taşıma faaliyetlerine ilişkin 3065
sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme usulüne
göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı % 1,5 olarak belirlenmiş olup bu
düzenleme 1/2/2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. (01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46
Tebliğ ile eklenmiştir)
Hasılat esaslı vergilendirme usulünden sadece 5216
sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında belediyeler tarafından ruhsat
verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın
alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin
tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs
işletmeleri ile şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu
faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama
sistemleri aracılığıyla elde eden dolmuş işletmeleri (minibüs, midibüs ve benzeri
taşıtlarla belirlenmiş güzergahlarda şehir içi ve banliyö yolcu taşımacılığı
faaliyetinde bulunan mükellefler dahil) yararlanabilir. Ancak belediyeler
bünyesinde kurulmuş ve otobüsle toplu taşıma faaliyeti veya dolmuşla şehir içi
yolcu taşımacılığı faaliyeti ile iştigal eden iktisadi işletmeler ile doğrudan
veya dolaylı olarak sermayesinin % 51 veya daha fazlası belediyelere ait
şirketler hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanamazlar.
Bu uygulamadan yararlanılabilmesi için toplu taşıma
hizmetine ilişkin bedellerin tamamının elektronik ücret toplama sistemi
aracılığıyla tahsil edilmesi gerekmektedir. Hizmet bedelinin (ücretinin) bir
kısmının elektronik ücret toplama sistemiyle, bir kısmının nakit veya başka
yöntemlerle tahsil edilmesi halinde, hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanılması
mümkün değildir.
Ayrıca bu uygulamadan, yalnızca il sınırları içinde otobüs
ve/veya dolmuş ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler
yararlanabilir. Dolayısıyla bir il sınırları içinde başlayıp, başka bir il
sınırları içinde sona eren güzergâhlarda yolcu taşımacılığı faaliyetinde
bulunan mükelleflerin bu uygulamadan yararlanması mümkün değildir.
(…) (Paragraf 01.04.2023 / 32150 sayılı R.G.
Seri No:46 Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Diğer taraftan, mükelleflerin bu kapsamda
vergilendirilebilmeleri için münhasıran otobüsle toplu taşıma faaliyeti veya
dolmuşla şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunulması gerekmektedir. Kapsama
giren faaliyetlerin birlikte yapılması hasılat esaslı vergilendirme usulüne
göre vergilendirmeye engel teşkil etmez. Bu faaliyetlerin yanında başka
faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamazlar.
Örnek: (Z) Şehiriçi Servis ve Taşımacılık Ltd. Şti.
belediyeden aldığı ruhsat kapsamında 5 otobüsle özel halk otobüsü ile yolcu
taşımacılığı faaliyetinde bulunmaktadır. Bunun yanında 20 adet minibüsle de (Y)
Kolejine öğrenci taşıma servis hizmeti sunmaktadır. Buna göre, (Z) firması
münhasıran özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyetinde bulunmadığından hasılat
esaslı vergilendirme usulünden yararlanması mümkün değildir.
718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında belirlenen şartları
sağlayan ve işletme hesabı veya bilanço esasına göre defter tutan gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri yıllık iş hacimlerine bağlı olmaksızın bu
uygulamadan faydalanabilirler.
Bu kapsamda vergilendirilmek isteyen mükellefler,
bağlı oldukları vergi dairesine yapacakları başvuruda, 718 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararında yer verilen şartlara ilişkin tevsik edici bilgi ve belgeleri ibraz
ederler.
Bu kapsamda vergilendirilenler, özel halk otobüsü
işletmeciliği ve/veya dolmuş işletmeciliği ile ilgili elde ettikleri diğer
hasılatı da (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışları, reklam gelirleri
vb.) hasılat esaslı vergilendirme matrahına dahil ederler.
B. VERGİLENDİRME DÖNEMİ
VE BEYAN ESASI
1. Vergilendirme Dönemi
3065 sayılı Kanunun
39 uncu maddesine göre, KDV'de vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim
yılının üçer aylık dönemleridir. Ancak maddede Maliye Bakanlığına mükelleflerin
gayri safi hasılatlarına göre üçer aylık vergilendirme dönemi yerine birer
aylık vergilendirme dönemi tespit etme yetkisi verilmiştir.
Maliye Bakanlığına
verilen bu yetki çerçevesinde, gerçek usulde vergilendirilen KDV
mükelleflerinin birer aylık vergilendirme dönemine tabi olması uygun
görülmüştür.
Aylık
vergilendirme döneminin taşıdığı uygulama güçlükleri göz önüne alındığında,
aşağıdaki mükelleflerin vergilendirme dönemi takvim yılının üç aylık dönemleri
olarak belirlenmiştir.
Üçer aylık vergilendirme
dönemi kapsamına giren mükelleflerin bu durumu beyanname verme süresinden önce
ilgili vergi dairelerince bildirmeleri gerekir.
a) Gerçek usulde
vergilendirilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerden,
- Münhasıran
uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı,
- Münhasıran şehirlerarası
yük taşımacılığı,
- Münhasıran
uluslararası yük ve yolcu taşımacılığı ile şehirlerarası yük taşımacılığı işini
birlikte,
- Münhasıran
şehiriçi yük taşımacılığı,
yapan mükellefler için
vergilendirme dönemi takvim yılının üçer aylık dönemleridir.
Şehiriçi veya şehirlerarası
yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin vergilendirme dönemi ise takvim yılının
birer aylık dönemleridir.
Üçer aylık
vergilendirme dönemine tabi olan mükelleflerin, bu faaliyetlerinin yanı sıra
bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan diğer faaliyetlerinin de bulunması
halinde, bu mükelleflerin vergilendirme dönemi takvim yılının birer aylık
dönemleridir.
b) Konut yapı
kooperatiflerinin vergilendirme dönemi takvim yılının üçer aylık dönemleridir.
3065 sayılı Kanunun 40/3 üncü maddesi gereğince konut yapı kooperatifleri
faaliyetlerinin olmadığı dönemlerde de KDV beyannamesi verirler.
c) Gelir Vergisi Kanununa göre
kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin işlemleri 3065 sayılı Kanunun
(17/4-a) maddesine göre KDV'den istisnadır. Ancak, 3065 sayılı Kanunun (18/1)
inci maddesi kapsamında istisnadan vazgeçen basit usule tabi mükelleflerin
yaptığı işlemlerde KDV hesaplanması gerekir.
Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları
basit usulde tespit edilen ve 3065 sayılı Kanunun (17/4-a) maddesindeki
istisnadan vazgeçenlerin vergilendirme dönemi takvim yılının üçer aylık
dönemleridir.
Vergilendirme döneminin içinde
mükellefiyetin tesis ettirilmesi vergilendirme dönemini değiştirmez.
Vergilendirme dönemi içinde mükellefin işi bırakması, ölümü veya memleketi terk
etmesi halinde, bu olayın vukubulduğu tarihe kadar geçen süre vergilendirme
dönemidir.
Örnek: 13/01/2013
tarihinde işe başlayıp mükellefiyet tesis ettiren mükellefin vergilendirme dönemi
13 Ocak-31 Ocak arasındaki dönemdir. Bu dönem arasındaki işlemler için
24/02/2013 tarihine kadar KDV beyannamesi verilir. Mükellefin bu dönemde
vergiye tabi işleminin bulunmaması beyanname vermesini etkilemez.
3065 sayılı Kanunun
9 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için
vergilendirme dönemi takvim yılının birer aylık dönemleridir.
İthalat, transit ve Türkiye ile
yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde vergilendirme dönemi gümrük
bölgesine girildiği veya gümrük bölgesinden çıkıldığı andır.
3065 sayılı Kanunun
(39/3) üncü maddesine göre Maliye Bakanlığı, mükellefleri gruplar içinde
toplamaya ve gruplar için vergilendirme dönemlerinin başlangıç aylarını tespit
etmeye yetkilidir. Bu takdirde üçer aylık dönemlerin aynı takvim yılı içinde
olması şartı aranmaz.
2. Beyan Esası
2.1. Genel Açıklama
KDV, bu Kanunda aksine hüküm
bulunmadıkça
mükelleflerin yazılı beyanları üzerine tarholunur. Ayrıca Kanunun 9 uncu
maddesinde belirtilen hallerde beyan, vergi kesintisi yapmakla sorumlu
tutulanlar tarafından yapılır.
KDV mükellefi olmakla birlikte
bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemi bulunmayan kimselerde beyanname
vermek zorundadırlar. Ancak kendilerine, Kanunun 9 uncu maddesiyle; vergi
kesmek sorumluluğu yüklenen kimseler, vergiye tabi işlemlerinin bulunmadığı
vergilendirme dönemlerinde beyanname vermezler.
İthalatta alınan KDV gümrük
beyannamesindeki beyan üzerine tarholunur. Gümrük beyannamesinde, vergi
matrahının unsurları ile vergi oranı açıkça gösterilir.
Gümrük beyannamesi verilmeyen
haller ve ikametgâhı,
kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından Türkiye ile
yabancı ülkeler arasında yapılan yük ve yolcu taşımalarıyla transit taşımalarda
KDV, bu işleri yapan mükelleflerin verecekleri özel beyan üzerine tarholunur.
Türkiye ile yabancı ülkeler
arasında yapılan yük ve yolcu taşımalarıyla transit taşımaların tam mükellefler
tarafından yapılması halinde KDV genel esaslara göre tarholunur.
2.2. Şahıs Şirketlerince
Verilecek Beyannameler
Adi ortaklıklar,
kollektif şirketler ve adi komandit şirketler KDV yönünden işletme bazında
değerlendirilir. Buna göre, adi ortaklık ve sözü edilen şirketler işyerlerinin
bağlı bulunduğu vergi dairelerine KDV mükellefiyetlerini tesis ettirir. Bunlara
ait beyannameler ortaklık veya şirket adına düzenlenir ve adi ortaklıklarda
ortaklardan biri, diğer şirketlerde ise şirket yetkilileri tarafından
imzalanarak verilir.
Adi ortaklığın
işyerinin bulunmaması halinde, KDV mükellefiyeti ortaklardan herhangi birinin
bağlı bulunduğu vergi dairesine tesis ettirilir.
2.3. Sigorta Aracıları
Tarafından Verilecek Beyannameler
3065 sayılı Kanunun
(17/4-e) maddesine göre sigorta aracılarının (sigorta acentesi ve brokerler)
sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin hizmetler KDV'den
istisnadır.
Faaliyetleri tamamen bu
istisna kapsamındaki
işlemlerden oluşan, hiçbir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri
bulunmayan sigorta aracıları bu istisna kapsamındaki işlemleri nedeniyle KDV
beyannamesi vermez.
Öte yandan, sigorta aracıları
tarafından işletmelerine ait taşınır ve taşınmazların teslimi ve sigorta
muamelelerine ilişkin olanlar dışındaki hizmetleri KDV'ye tabidir. Bu nedenle,
sözü edilen sigorta aracılarının istisna kapsamına girmeyen KDV'ye tabi arızi
işlemlerinin bulunması halinde, bu işlemler sadece işlemin gerçekleştiği dönem
için bir defaya mahsus olarak verilecek 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan
edilir.
3. Beyanname Verme
Zamanı
KDV mükellefleri KDV
beyannamelerini vergilendirme dönemini takip eden ayın 24 üncü
günü akşamına kadar vermekle yükümlüdür. Vergi kesintisi yapmakla sorumlu
tutulanlar ise 2 No.lu KDV beyannamelerini, vergilendirme dönemini izleyen ayın
21 inci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdür(Cümle 10.02.2024 / 32456 sayılı R.G. Seri
No:50 Tebliğ ile eklenmiştir).
Örnek 1: Mart 2013
dönemindeKDV'ye tabi mal alım satımı yapan mükellef,
işlemlerini 24 Nisan 2013 akşamına kadar vereceği 1 No.lu KDV Beyannamesi ile
beyan eder.
Örnek 2: Maliye Bakanlığınca,
Kanunun 9 uncu maddesine göre verginin ödenmesi bakımından sorumlu tutulan
kimse 15 Şubat 2024 tarihinde tevkif ettiği KDV tutarını 21 Mart 2024 akşamına
kadar beyan eder.
Beyanname verme zamanına ilişkin
özellik arz eden durumlar;
a) İşi bırakan
mükellefler KDV beyannamesini işi bıraktıkları tarihi izleyen ayın 24 üncü günü
akşamına kadar verirler.
Örnek: 10 Temmuz 2013
tarihinde işi bırakan gerçek usulde vergilendirilen KDV mükellefi, KDV
beyannamesini en geç 24 Ağustos 2013 tarihine kadar verir.
b) KDV beyanının gümrük
giriş beyannamesi veya özel beyanname ile yapılması gerektiği hallerde bu
beyannameler vergi mükellefiyetinin başladığı anda yani gümrük bölgesine
girildiği veya gümrük bölgesinden çıkıldığı anda ilgili gümrük idaresine
verilir.
c) Mükellefin ölümü halinde,
KDV beyannamesinin verilme süresine üç ay eklenir.
Örnek: Üç aylık
vergilendirme dönemine tabi gerçek usulde vergilendirilen KDV mükellefi 15
Haziran 2013 tarihinde öldüğünde, ölüm tarihine kadar olan döneme ait yani 1
Nisan-15 Haziran 2013 dönemine ait KDV beyannamesi, 1 Temmuz ile 24 Ekim 2013
tarihleri arasında verilir. Beyanname verme süresinin son günü 24 Ekim 2013
tarihidir.
ç) Memleketi terk halinde, KDV
beyannamesi, memleketi terke takaddüm eden 15 gün içinde verilir.
Örnek: 18 Haziran 2012 günü
memleketi terk etmeye karar veren KDV mükellefi, Haziran 2012 vergilendirme
dönemine ait KDV beyannamesini memleketi terke takaddüm eden 15 gün olan 3
Haziran ile 18 Haziran 2012 tarihleri arasında verir.
4. Beyanname Çeşitleri
3065 sayılı Kanunun
42 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak,
- Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerce
verilmek üzere
1 no.lu,
- Vergi sorumluları tarafından verilmek üzere
-Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV
Mükelleflerince verilmek üzere, (31.01.2018 tarih ve 30318 sayılı R.G.
KDV Seri No 17 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2018)
- İcra daireleri, mahkeme satış memurlukları ve
gerçek usulde KDV mükellefiyeti olmayanlar tarafından müzayede mahallinde
yapılan satışlarda verilmek üzere
-Hasılat Esaslı
Vergilendirme Usulüne Tabi Mükelleflerce verilmek üzere, (23.03.2019
tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir)
2 no.lu,
3
no.lu
5 no.lu
4
no.lu
KDV beyannameleri
düzenlenmiştir.
C. TARH İŞLEMLERİ
1. Tarh Yeri
KDV, mükellefin işyerinin
bulunduğu yer vergi dairesince tarholunur.
Mükellefin, ayrı ayrı vergi
dairelerinin faaliyet bölgelerinde iş yerleri varsa, KDV, gelir veya kurumlar
vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarholunur.
Örnek 1: Bir Anonim Şirketin
merkezi İstanbul Beyoğlu Vergi Dairesinin faaliyet bölgesindedir. Şirketin
fabrikası Yalova'dadır. KDV mükellefiyetini doğuran işlemler Yalova'daki
fabrikada yapılmaktadır. Bu durumda da şirketin KDV'si Beyoğlu Vergi Dairesince
tarholunur.
Örnek 2: Bir Anonim Şirketin
merkezi İstanbul'dadır. Şirketin Tekirdağ ve Adapazarı'nda fabrikaları vardır.
Şirketin KDV mükellefiyetini doğuran işlemler her iki fabrikada da
yapılmaktadır.
Bu durumda Anonim Şirket KDV
beyannamesini İstanbul'da kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu vergi
dairesine verir ve bu vergi dairesi tarafından KDV tarholunur.
İthalde alınan KDV, ithal edilen
malın yurda girdiği yer gümrük idaresince tarholunur.
İkametgâhı, kanuni merkezi ve iş
merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından motorlu kara taşıtlarıyla Türkiye ve
yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılığa ait KDV,
taşıtların Türkiye'ye girdikleri yer; taşımacılık Türkiye'den başka bir ülkeye
yapılıyorsa, taşıtların Türkiye'den çıktıkları yer gümrük idaresince
tarholunur.
2. Tarhiyatın Muhatabı
KDV, verginin mükellefi gerçek
kişi ise gerçek kişi adına; verginin mükellefi tüzel kişi ise tüzel kişi adına
tarholunur.
Şu kadar ki;
a) Adi ortaklıklarda,
verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi
biri;
b) Türkiye'de yerleşmiş
olmayan gerçek kişiler ile kanuni merkez ile iş merkezlerinden her ikisi de
Türkiye içinde bulunmayan tüzel kişilerde, bu Kanuna göre vergi kesintisi
yapmakla sorumlu kişi;
- Vergi kesintisi yapmakla
sorumlu tutulan bir şahsın bulunmaması halinde, mükellefin Türkiye'deki daimi
temsilcisi;
- Türkiye'de birden fazla
daimi temsilcisinin mevcudiyeti halinde mükellefin tayin edeceği temsilci;
- Tarhiyat tarihine kadar
böyle bir tayin yapılmamışsa
temsilcilerden herhangi birisi;
- Daimi temsilci mevcut değilse,
işlemleri mükellef adına yapanlar;
tarhiyata muhatap tutulur.
3. Tarh Zamanı
KDV, beyannamenin verildiği günde
tarholunur. Beyanname posta ile gönderilmişse, beyannamenin vergiyi tarh edecek
daireye geldiği günden itibaren yedi gün içinde tarholunur.
D. VERGİNİN
ÖDENMESİ
Beyanname vermek
mecburiyetinde olan mükellefler KDV'yi, beyanname verdikleri ayın 26 ncı
günü akşamına kadar öder.
Örnek:Gerçek usulde KDV
mükellefi Mart 2013 vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesini 2013 Nisan ayının 1'inden
24'ü akşamına kadar verir ve 26 ncı günü akşamına kadar öder.
Vergi kesmekle sorumlu
tutulanların
KDV vergilendirme dönemi bir aydır. Bu kimseler bir ay içinde kestikleri
vergiyi bu ayı takip eden ayın 21 inci günü akşamına kadar beyan etmek ve 23
üncü günü akşamına kadar ödemek zorundadırlar.
İthalde alınan KDV, gümrük vergisi
ile birlikte ve aynı zamanda ödenir.
Gümrük vergisine tabi olmayan
ithalatta ve ikametgâhı,
kanuni merkezi ve iş merkezi yurt dışında bulunanlar tarafından motorlu kara
taşıtlarıyla Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile
transit taşımacılığa ait KDV, bu işlemlere ait özel beyannamelerin verilme
süresi içinde ödenir.
Bu durumda özel beyanname
verilme süresi gümrük hattından geçiş anıdır. Bu nedenle KDV gümrük
hattından geçiş anında beyanname verilmesi sırasında ödenir.
VI. USUL HÜKÜMLERİ VE ÇEŞİTLİ
HUSUSLAR
A.USUL HÜKÜMLERİ
1. Kayıt Düzeni
3065 sayılı Kanunun
54 üncü maddesi hükmüne göre, KDV mükellefleri, tutmak zorunda oldukları defter
kayıtlarını KDV'nin hesaplanmasına ve kontrolüne imkân verecek şekilde
düzenler.
Bu maksatla tutulacak defter
kayıtlarında
vergiye tabi işlemler, vergisiz tutarları ile gösterilir. Mükellefin vergiye
tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları vergi ve girdileri üzerindeki
indirilebilir vergi miktarı ayrı hesaplarda izlenir.
Vergiden istisna edilmiş
işlemlerin mevcut olması halinde, bu işlemler, indirim hakkı tanınan ve
tanınmayanlara göre ayrı ayrı hesaplarda izlenir ve indirilebilir vergi miktarı
kayıtlarda gösterilir.
İndirim konusu yapılamayacak
işlemlerin niteliği ve bu işlemlere ilişkin indirilemeyecek KDV'nin defter
kayıtlarında gösterilmesi şarttır.
Malların iade
edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi veya sair sebeplerle matrah ve indirim
miktarlarında vuku bulan değişiklikler ile ödenen, iade olunan ve terkin edilen
KDV kayıtlarda açıkça gösterilir.
Emtia üzerine iş yapanlar,
emtia envanterinde ve envanter defterinde, hesap dönemi sonunda mevcut emtiayı,
KDV'ye tabi olan ve olmayanlar itibarıyla ayrı ayrı gösterir.
B. ÇEŞİTLİ HUSUSLAR
1. Verginin Gider
Kaydedilemeyeceği
Mükelleflerin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının
tespitinde gider olarak kabul edilemez. Mükellefin mal ve hizmet alımları
nedeniyle hesaplanan bu işlemlere ilişkin olarak alış vesikalarında gösterilen
ve indirilebilecek KDV durumunda bulunan KDV de gider olarak kabul edilmez.
Diğer yandan
indirilemeyecek KDV'nin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde işin
mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacağı tabiidir.
2. Müteselsil Sorumluluk
2.1. Kapsam
213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 11
inci maddesinde,mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi
kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu
yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma
taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle
ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak
suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen
sorumludurlarhükmü yer almaktadır.
Buna göre, mal teslimlerinde
alım-satıma
taraf olanlar, hizmet ifalarında hizmetten yararlananlar, bu safhadaki işlem
bedeli üzerinden hesaplanan KDV ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal
etmeyen KDV'den aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde müteselsilen sorumludur.
2.1.1. İşleme
Doğrudan Taraf Olanlar
Mal veya hizmet alım-satımında
satıcının KDV'yi Hazine'ye intikal ettirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu
satıcı tarafından doğrudan mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen
mükellefler, işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olmak üzere,
Hazine'ye intikal etmeyen vergide Tebliğin (IV/A2-3.2.)
bölümünde belirtilen usul ve esaslara göre satıcı ile birlikte müteselsilen
sorumlu olurlar.
Ancak alıcılar, KDV
dahil toplam işlem bedelini;
- 5411 sayılı Bankalar
Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar vasıtasıyla ödemeleri ve
bankaya yapılacak ödeme sırasında düzenlenecek belgede satıcının (veya adına
hareket edenlerin) adı-soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile bankadaki hesap
numarasını ve vergi kimlik numarasını doğru olarak yazdırmaları,
- Ödemenin çekle yapılmış olması
halinde çekin Türk Ticaret Kanununun 785 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası
kapsamında düzenlenmiş olması,
- Ödemenin kredi kartı (iade
talebinde bulunan kişi veya kuruma ait), tapu devri, kamu kurum ve kuruluşları
aracılığıyla (ön ödeme avansı şeklinde kamu kurum ve kuruluşlarının veznesine
ödeme gibi) yapılması,
- Ödemenin PTT yoluyla yapılması
halinde, ödeme sırasında düzenlenecek belgenin ibrazı (satıcının veya adına
hareket edenlerin adı- soyadı (tüzel kişilerde unvanı) ile banka hesap numarası
ve vergi kimlik numarası doğru olarak yazdırılmak kaydıyla)
halinde müteselsil sorumluluk
uygulaması
ile muhatap tutulmazlar. Bu çerçevede herhangi bir hesaba bağlı olmaksızın,
örneğin kasadan ödeme yapılması şeklinde gönderilen havaleler sorumluluğu
kaldırmaz. Ayrıca dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret
şirketleri gibi ihracata aracılık eden mükelleflerin bu uygulamadan
yararlanabilmeleri için ihracatına aracılık ettikleri mükelleflerin de
ödemelerini yukarıda belirtilen şekilde tevsik etmeleri gerekir.
Ancak alıcı ile
satıcı arasında muvazaaya dayanan bir işlem yapıldığının veya menfaat sağlayan
doğrudan bir ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya
yönetimi içinde yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin bulunduğunun vergi
incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarla tespit edilmesi halinde
ödeme yukarıdaki şekilde tevsik edilmiş olsa bile müteselsil sorumluluk
kalkmaz.
Öte yandan 3065 sayılı Kanunun
17 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan (tarımsal amaçlı kooperatifler
hariç) kurum ve kuruluşlar ile sermayelerinin (% 51) veya daha fazlası söz
konusu kurum ve kuruluşlara ait iktisadi işletmelerin mal teslimi veya hizmet
ifalarında taraf olduğu alım-satım işlemlerinde müteselsil sorumluluk
uygulanmaz. Buna göre;
- Yukarıda sayılan
kuruluşların mal ya da hizmet satın aldıkları mükelleflerin bu alışlarla ilgili
vergiyi,
- Bu kuruluşlardan mal ya da
hizmet satın alanların ise sözü edilen kuruluşların bu satışlarıyla ilgili
vergiyi,
Hazine'ye intikal
ettirmemeleri nedeniyle müteselsil sorumluluk kapsamında işlem
yapılmaz.
2.1.2. İşleme
Doğrudan Taraf Olmayanlar
Bir mükellefin, mal veya
hizmet temin ettiği
safhalardan daha önceki safhalarda, bu mal veya hizmetle ilgili KDV'nin
Hazine'ye intikal ettirilmemiş olması nedeniyle müteselsil sorumluluk
uygulaması ile muhatap tutulabilmesi için, sözü edilen mükellef ile vergiyi
Hazine'ye intikal ettirmeyenler arasında; menfaat sağlayan doğrudan bir
ilişkinin veya hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde
yer alma şeklinde dolaylı bir ilişkinin mevcudiyetinin vergi incelemesine
yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarda açıkça belirtilmiş olması zorunludur.
2.2. Uygulama
Müteselsil sorumluluk
uygulaması
aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir.
a) Vergi, mükellef adına tarh ve
tahakkuk ettirilir ve öncelikle mükelleften aranır.
b) Müteselsil sorumluluk satın alınan
mal ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV, varsa gecikme faizi ve gecikme
zammı ile sınırlıdır. Cezalar sorumluluk kapsamı dışındadır.
c) Mükellef dışındaki
kişilerden (müteselsil sorumludan) yapılacak takibe ödeme emri tebliği
suretiyle başlanır.
ç) Bu esaslar dikkate alınarak
mükellef tarafından beyan edilen ancak, ödenmeyen vergi ile ilgili olarak;
- Mükellefe, bilinen
adreslerinde bulunamadığından
ödeme emri tebliğ edilememiş olması veya
- Kendisine ödeme emri tebliğ edilen
mükellefin mal beyanında bulunmamış, vergi dairesince de malı tespit olunamamış
veya beyan edilen veya vergi dairesince tespit olunan malların amme alacağını
karşılamayacağının anlaşılmış olması,
hallerinde vergi aslı, varsa
gecikme faizi ve gecikme zammı için mükellef dışındaki müteselsil sorumlu
nezdinde ödeme emri ile takibe başlanır.
d) Mükellef tarafından noksan
beyan edilen veya hiç beyan edilmeyen vergi için yapılacak tarhiyat üzerine
tahsil edilebilir hale gelen vergi ve gecikme faizi, yukarıda belirtilen
şartlara göre müteselsil sorumlu nezdinde ödeme emri ile takibe alınır.
C. YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN TEBLİĞLER
1 ila 123 seri numaralı Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğleri, bu Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren
yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan Tebliğlere yapılan atıflar, bu Tebliğin
ilgili bölümlerine yapılmış sayılır.
Ç. GEÇİCİ
HÜKÜMLER (22.06.2017 tarihli ve 30104 sayılı
R.G. KDV Tebliği Seri No 13 ile
eklenmiştir)
1. KDV İade
Alacağının 4760
sayılı ÖTV Kanunundan Doğan Borçlara Mahsuben İadesi
KDV iade alacağının 4760 sayılı ÖTV Kanunundan doğan
borçlara mahsuben iadesine ilişkin bu paragrafın yürürlüğe girdiği tarih
itibariyle henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri, münhasıran vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilir. Mahsup işlemi, vergi inceleme raporunun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih itibariyle yerine getirilir.
Talep edilen iade miktarının tamamı için (İTUS sertifikası sahibi mükellefler
de dahil) teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve
teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.
2. 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği İle
İlan Edilen Mücbir Sebep Döneminde KDV İade Uygulaması (08.05.2020 / 31121 sayılı R.G. 32 Seri No
Tebliğ ile eklenmiştir)
Bilindiği üzere, 24/3/2020 tarihli ve 31078 mükerrer
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile Çin Halk Cumhuriyetinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok
ülkeye yayılan Koronavirüs (COVID-19) salgınından ve bu kapsamda alınan
tedbirlerden doğrudan etkilenen ve mezkur Tebliğ ile belirlenen mükelleflerin
mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulunmuş ve mücbir sebep
kapsamında bulunan mükelleflerin ilgili dönemlere ilişkin KDV beyannamelerinin
verilme süresi ileri tarihe uzatılmıştır.
Diğer taraftan, mücbir sebep kapsamında olsun veya
olmasın, mükelleflerin KDV iade talebinde bulunabilmeleri için, söz konusu
vergiye ilişkin beyannamelerin verilmesi ve bu beyannamelerde iadesi talep
edilen KDV tutarının gösterilmesi gerekir.
Bu bakımdan, mücbir sebep döneminde de mükellefler
ancak KDV beyannamesi vermek ve gerekli belgeleri vergi dairesine ibraz etmek
suretiyle KDV iade talebinde bulunabilir.
Öte yandan, mücbir sebep döneminde KDV iade
taleplerinin yerine getirilmesinde, bu Tebliğin muhtelif bölümlerinde iade
türleri itibarıyla belirlenen usul ve esaslar korunmakla birlikte, 518 Sıra
No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde yer alan KDV
beyannamelerinin (uzayan) verilme tarihini takip eden aybaşına kadar yapılacak
iade taleplerine (ATU ve ön kontrol raporuna dayalı iadeler hariç) istinaden
KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilecek "KDV İadesi
Kontrol Raporu"nda yer alan sonuçlar bakımından aşağıda belirtilen usul ve esaslar
doğrultusunda işlem tesis edilmesi uygun görülmüştür.
a) Mahsuben iade talepleri;
1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller
sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından mahsuben
iade talebi genel esaslara göre yerine getirilir.
2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt
mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya
Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara
isabet eden kısmın mahsuben iadesi;
- HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade
taleplerinde, bu tutarın % 12,5'i oranında,
- İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade
taleplerinde, bu tutarın % 25'i oranında,
- HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin
YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranmayan iade taleplerinde % 50'si
oranında, YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat aranan iade
taleplerinde ise bu tutarın % 120'si oranında
teminat verilmesi halinde yerine getirilir.
3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller
sonucunda, yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara
isabet eden mahsup talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Örneğin; HİS ve İTUS sertifikası bulunmayan (A) Ltd.
Şti., Nisan/2020 dönemindeki ihracat teslimleri nedeniyle 26/5/2020 tarihinde
verdiği KDV beyannamesinde 250.000 TL tutarında iade beyan etmiştir. (A) Ltd.
Şti., standart iade talep dilekçesi ile 250.000 TL iade tutarının vergi
borçlarına mahsubunu talep etmiş ve iade taleplerinde aranan belgeleri
elektronik ortamda göndermiştir. KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama ve
vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda iadesi talep edilen tutarın
120.000 TL'lik kısmı için olumsuzluk tespit edilmemiş, 130.000 TL'lik kısmı
için olumsuzluk tespit edilmiştir. Bu 130.000 TL'nin 100.000 TL'lik kısmı
mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerin ilgili dönem KDV beyannamesini
vermemiş olmasından kaynaklı olup, 30.000 TL'lik kısmı ise mücbir sebep
kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan dönemlerde) yapılan alımlara ilişkindir.
Bu durumda, (A) Ltd. Şti.'nin Nisan/2020 dönemindeki
ihracat teslimlerine ilişkin mahsuben iade talebinin olumsuzluk tespit
edilmeyen 120.000 TL'lik kısmının genel hükümler çerçevesinde; olumsuzluk tespit
edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden yapılan alımlara
isabet eden 100.000 TL'lik kısmının ise 50.000 TL teminat verilmesi halinde
yerine getirilmesi mümkündür. Olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep
kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan dönemlerde) yapılan alımlara isabet eden 30.000 TL'lik
kısmı genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
(A) Ltd. Şti.'nin İTUS sertifikası sahibi olması
halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmı için 25.000 TL
teminat verilmesi halinde, 100.000 TL tutarındaki mahsuben iade talebi yerine
getirilir.
(A) Ltd. Şti.'nin HİS sertifikası sahibi olması
halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmı için 12.500 TL
teminat verilmesi halinde, 100.000 TL tutarındaki mahsuben iade talebi yerine
getirilir.
b) Nakden iade talepleri;
1- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller
sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar bakımından nakden iade
talebi genel esaslara göre yerine getirilir.
2- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım yapılan mükelleflerin (alt
mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV beyannamesi vermemesi ve/veya
Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı tespit edilen olumsuzluklara
isabet eden kısmın nakden iadesi;
- HİS sertifikası sahibi mükelleflerin iade
taleplerinde, bu tutarın % 30'u oranında,
- İTUS sertifikası sahibi mükelleflerin iade
taleplerinde, bu tutarın % 60'ı oranında,
- HİS ve İTUS sertifikası sahibi olmayan mükelleflerin
iade taleplerinde, bu tutarın % 120'si oranında
teminat verilmesi halinde yerine getirilir.
3- KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama
neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince yapılan kontroller
sonucunda, yukarıda belirtilen sebep dışındaki, tespit edilen olumsuzluklara
isabet eden nakden iade talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Örneğin; HİS ve İTUS sertifikası bulunmayan (B) A.Ş.,
Mayıs/2020 dönemindeki indirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle
26/6/2020 tarihinde verdiği KDV beyannamesinde 500.000 TL tutarında iade beyan
etmiştir. (B) A.Ş., standart iade talep dilekçesi ile bu tutarın nakden
iadesini talep etmiş ve iade taleplerinde aranan belgeleri elektronik ortamda
göndermiştir. KDVİRA sistemi tarafından yapılan sorgulama ve vergi dairesince
yapılan kontroller sonucunda iadesi talep edilen tutarın 350.000 TL'lik kısmı
için olumsuzluk tespit edilmemiş, 150.000 TL'lik kısmı için olumsuzluk tespit
edilmiştir. Bu 150.000 TL'nin 100.000 TL'lik kısmı mücbir sebep kapsamında
bulunan mükelleflerin ilgili dönem KDV beyannamesini vermemiş olmasından
kaynaklı olup, 50.000 TL'lik kısmı ise mücbir sebep kapsamında bulunmayan
mükelleflerden (veya mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden mücbir
sebep kapsamında olmayan dönemlerde)
yapılan alımlara ilişkindir.
Bu durumda, (B) A.Ş.'nin Mayıs/2020 dönemindeki
indirimli orana tabi konut teslimleri nedeniyle nakden iade talebinin
olumsuzluk tespit edilmeyen 350.000 TL'lik kısmının genel hükümler
çerçevesinde; olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmının ise 120.000
TL tutarında teminat verilmesi halinde yerine getirilmesi mümkündür. Olumsuzluk
tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya
mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan
dönemlerde) yapılan alımlara isabet eden
50.000 TL'lik kısmı genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
(B) A.Ş.'nin İTUS sertifikası sahibi olması halinde,
olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden
yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmı için 60.000 TL teminat
verilmesi halinde, 100.000 TL tutarındaki nakden iade talebi yerine getirilir.
(B) A.Ş.'nin HİS sertifikası sahibi olması halinde,
olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden
yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmı için 30.000 TL teminat verilmesi
halinde, 100.000 TL tutarında nakden iade talebi yerine getirilir.
Diğer taraftan, 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğinin 4 üncü maddesinde yer alan KDV beyannamelerinin (uzayan) verilme
tarihinin dolmasını müteakip bu bölümde yer alan düzenlemelerden yararlanılan
iade taleplerine ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından yeniden sorgulama
yapılarak rapor üretilir ve mükelleflerin mücbir sebep kapsamındaki dönemlere
ilişkin nakden ve mahsuben iade talepleri bu raporlar dikkate alınarak vergi
dairelerince genel hükümler çerçevesinde sonuçlandırılır.
3. Hazine ve Maliye
Bakanlığı Tarafından Kahramanmaraş'ta Meydana Gelen Depremden Etkilenen İller
İçin İlan Edilen Mücbir Sebep Döneminde KDV İade Uygulaması (25.02.2023 / 32115 sayılı R.G. Seri No:45
Tebliğ ile eklenmiştir)
6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş ilinde meydana gelen deprem felaketine ilişkin olarak, depremden
etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis,
Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Elazığ illeri ile Sivas ili Gürün ilçesinde
Bakanlığımız tarafından mücbir sebep hali ilan edilmesi uygun bulunmuştur.
Bu kapsamda, söz konusu
yerlerde deprem tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin, bu
mükellefiyetleri nedeniyle vergi kanunlarının uygulanması bakımından 6/2/2023
ila 31/7/2023 (bu tarih dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu
kabul edilmiştir.
Mücbir sebep hali süresince
verilmesi gereken vergi beyannameleri ve bildirimlerin verilme süreleri
uzatılmıştır.
Diğer taraftan, mücbir
sebep kapsamında olsun veya olmasın, mükelleflerin KDV iade talebinde
bulunabilmeleri için, söz konusu vergiye ilişkin beyannamelerin verilmesi ve bu
beyannamelerde iadesi talep edilen KDV tutarının gösterilmesi gerekir.
Bu bakımdan, mücbir sebep
kapsamında bulunan mükellefler KDV beyannamesi vermek ve gerekli belgeleri
vergi dairesine ibraz etmek suretiyle mücbir sebep döneminde de KDV iade
talebinde bulunabilir.
Öte yandan, mücbir sebep
döneminde KDV iade taleplerinin yerine getirilmesinde, bu Tebliğin muhtelif
bölümlerinde iade türleri itibarıyla belirlenen usul ve esaslar korunmakla
birlikte, mücbir sebep ilan edilen dönemde yer alan KDV beyannamelerinin
(uzayan) verilme tarihini takip eden aybaşına kadar yapılacak iade taleplerine
(ATU ve ön kontrol raporuna dayalı iadeler hariç) istinaden KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilecek "KDV İadesi Kontrol
Raporu"nda yer alan sonuçlar bakımından aşağıda belirtilen usul ve esaslar
doğrultusunda işlem tesis edilmesi uygun görülmüştür.
a) Mahsuben iade talepleri;
1- KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi
dairesince yapılan kontroller sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen
tutarlar bakımından mahsuben iade talebi genel hükümlere göre yerine getirilir.
2- KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım
yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV
beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı
tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın mahsuben iadesi;
- HİS sertifikası sahibi
mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın % 12,5'i oranında,
- İTUS sertifikası sahibi
mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın % 25'i oranında,
- HİS ve İTUS sertifikası
sahibi olmayan mükelleflerin YMM raporu, vergi inceleme raporu veya teminat
aranmayan iade taleplerinde % 50'si oranında, YMM raporu, vergi inceleme raporu
veya teminat aranan iade taleplerinde ise bu tutarın % 120'si oranında
teminat verilmesi halinde
yerine getirilir.
3- KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi
dairesince yapılan kontroller sonucunda, mücbir sebep dışındaki, tespit edilen
olumsuzluklara isabet eden mahsup talebi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Örneğin; HİS ve İTUS
sertifikası bulunmayan (A) Ltd. Şti., Şubat/2023 dönemindeki ihracat teslimleri
nedeniyle 28/3/2023 tarihinde verdiği KDV beyannamesinde 500.000 TL tutarında
iade beyan etmiştir. (A) Ltd. Şti., standart iade talep dilekçesi ile 500.000
TL iade tutarının vergi borçlarına mahsubunu talep etmiş ve iade taleplerinde
aranan belgeleri elektronik ortamda göndermiştir. KDVİRA sistemi tarafından
yapılan sorgulama ve vergi dairesince yapılan kontroller sonucunda iadesi talep
edilen tutarın 300.000 TL'lik kısmı için olumsuzluk tespit edilmemiş, 200.000
TL'lik kısmı için olumsuzluk tespit edilmiştir. Bu 200.000 TL'nin 150.000
TL'lik kısmı mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerin ilgili dönem KDV
beyannamesini vermemiş olmasından kaynaklı olup, 50.000 TL'lik kısmı ise mücbir
sebep kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya mücbir sebep kapsamında
bulunan mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan dönemlerde) yapılan
alımlara ilişkindir.
Bu durumda, (A) Ltd.
Şti.nin Şubat/2023 dönemindeki ihracat teslimlerine ilişkin mahsuben iade
talebinin olumsuzluk tespit edilmeyen 300.000 TL'lik kısmının genel hükümler
çerçevesinde; olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 150.000 TL'lik kısmının ise 75.000
TL teminat verilmesi halinde yerine getirilmesi mümkündür. Olumsuzluk tespit
edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya mücbir
sebep kapsamında bulunan mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan dönemlerde)
yapılan alımlara isabet eden 50.000 TL'lik kısmı genel hükümler çerçevesinde
değerlendirilir.
(A) Ltd. Şti.nin İTUS
sertifikası sahibi olması halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep
kapsamında bulunan mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 150.000 TL'lik
kısmı için 37.500 TL teminat verilmesi halinde, 150.000 TL tutarındaki mahsuben
iade talebi yerine getirilir.
(A) Ltd. Şti.nin HİS
sertifikası sahibi olması halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep
kapsamında bulunan mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 150.000 TL'lik
kısmı için 18.750 TL teminat verilmesi halinde, 150.000 TL tutarındaki mahsuben
iade talebi yerine getirilir.
b) Nakden iade talepleri;
1- KDVİRA sistemi tarafından
yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi dairesince
yapılan kontroller sonucunda olumsuzluk bulunmadığı tespit edilen tutarlar
bakımından nakden iade talebi genel hükümlere göre yerine getirilir.
2- KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda, alım
yapılan mükelleflerin (alt mükellefler dahil) mücbir sebep nedeniyle KDV
beyannamesi vermemesi ve/veya Ba-Bs bildiriminde bulunmamasından kaynaklandığı
tespit edilen olumsuzluklara isabet eden kısmın nakden iadesi;
- HİS sertifikası sahibi
mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın % 30'u oranında,
- İTUS sertifikası sahibi
mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın % 60'ı oranında,
- HİS ve İTUS sertifikası
sahibi olmayan mükelleflerin iade taleplerinde, bu tutarın % 120'si oranında
teminat verilmesi halinde
yerine getirilir.
3- KDVİRA sistemi
tarafından yapılan sorgulama neticesinde üretilen kontrol raporunda ve vergi
dairesince yapılan kontroller sonucunda, mücbir sebep dışındaki, tespit edilen
olumsuzluklara isabet eden nakden iade talebi genel hükümler çerçevesinde
değerlendirilir.
Örneğin; HİS ve İTUS
sertifikası bulunmayan (B) A.Ş., Mart/2023 dönemindeki yatırım teşvik belgesi
sahibi mükelleflere yaptığı makine teslimleri nedeniyle 28/4/2023 tarihinde
verdiği KDV beyannamesinde 800.000 TL tutarında iade beyan etmiştir. (B) A.Ş.,
standart iade talep dilekçesi ile bu tutarın nakden iadesini talep etmiş ve
iade taleplerinde aranan belgeleri elektronik ortamda göndermiştir. KDVİRA
sistemi tarafından yapılan sorgulama ve vergi dairesince yapılan kontroller
sonucunda iadesi talep edilen tutarın 500.000 TL'lik kısmı için olumsuzluk
tespit edilmemiş, 300.000 TL'lik kısmı için olumsuzluk tespit edilmiştir. Bu
300.000 TL'nin 100.000 TL'lik kısmı mücbir sebep kapsamında bulunan
mükelleflerin ilgili dönem KDV beyannamesini vermemiş olmasından kaynaklı olup,
200.000 TL'lik kısmı ise mücbir sebep kapsamında bulunmayan mükelleflerden
(veya mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden mücbir sebep kapsamında
olmayan dönemlerde) yapılan alımlara ilişkindir.
Bu durumda, (B) A.Ş.nin
Mart/2023 dönemindeki bu teslimleri nedeniyle nakden iade talebinin olumsuzluk
tespit edilmeyen 500.000 TL'lik kısmının genel hükümler çerçevesinde;
olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunan mükelleflerden
yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmının ise 120.000 TL tutarında
teminat verilmesi halinde yerine getirilmesi mümkündür. Olumsuzluk tespit
edilen kısmın mücbir sebep kapsamında bulunmayan mükelleflerden (veya mücbir
sebep kapsamında bulunan mükelleflerden mücbir sebep kapsamında olmayan
dönemlerde) yapılan alımlara isabet eden 200.000 TL'lik kısmı genel hükümler
çerçevesinde değerlendirilir.
(B) A.Ş.nin İTUS
sertifikası sahibi olması halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep
kapsamında bulunan mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik
kısmı için 60.000 TL teminat verilmesi halinde, 100.000 TL tutarındaki nakden
iade talebi yerine getirilir.
(B) A.Ş.nin HİS sertifikası
sahibi olması halinde, olumsuzluk tespit edilen kısmın mücbir sebep kapsamında
bulunan mükelleflerden yapılan alımlara isabet eden 100.000 TL'lik kısmı için
30.000 TL teminat verilmesi halinde, 100.000 TL tutarında nakden iade talebi
yerine getirilir.
Diğer taraftan, mücbir
sebep halinin sona ermesini müteakip bu bölümde yer alan düzenlemelerden
yararlanılan iade taleplerine ilişkin olarak KDVİRA sistemi tarafından yeniden
sorgulama yapılarak rapor üretilir ve mükelleflerin mücbir sebep kapsamındaki
dönemlere ilişkin nakden ve mahsuben iade talepleri bu raporlar dikkate
alınarak vergi dairelerince genel hükümler çerçevesinde sonuçlandırılır.
c) YMM raporlarının ibraz
süresi ile eksiklik yazılarına cevap süresi;
6/2/2023 ila 31/7/2023 (bu
tarih dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilen
mükelleflerin KDV iade taleplerine ilişkin olarak (ATU kapsamındaki iadeler
dahil) bu Tebliğde YMM raporlarının ibrazı için belirlenen sürenin mücbir sebep
hali ilan edilen döneme isabet eden kısmı için bu süreler işlemez. Mücbir sebep
halinin sona erdiği tarihten itibaren kalan süreler işlemeye devam eder.
Örneğin; Gökalp Vergi
Dairesi Müdürlüğü mükellefi (C) Ltd. Şti.ne ihracat teslimlerine ilişkin ATU
kapsamında 12/1/2023 tarihinde KDV iadesi yapılmıştır. Bu iade nedeniyle
12/7/2023 tarihine kadar YMM raporu ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak,
6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında mükellef mücbir sebep kapsamında
olduğundan ve YMM raporu ibraz süresi mücbir sebep dönemine isabet ettiğinden
mükellefin YMM raporu ibraz süresi, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihten
itibaren mücbir sebep dönemine isabet eden süre kadar uzayacaktır. Yani
mükellef bu iadeye ilişkin YMM raporunu 4/1/2024 tarihine kadar (bu tarih
dahil) ibraz edebilecektir.
Mücbir sebep kapsamında
bulunan mükelleflerin KDV iade taleplerine ilişkin olarak vergi dairelerince
eksikliklerin tamamlanması için gönderilen yazılarda verilen sürenin mücbir
sebep hali ilan edilen döneme isabet eden kısmı için bu süreler işlemez. Mücbir
sebep halinin sona erdiği tarihten itibaren kalan süreler işlemeye devam eder.
Örneğin; Aksu Vergi Dairesi
Müdürlüğü mükellefi (D) A.Ş.nin indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan
mahsuben iade talebine ilişkin tespit edilen eksiklikler nedeniyle vergi
dairesince gönderilen yazıda 30 gün süre verilmiş ve yazı mükellefe 31/1/2023
tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında
mücbir sebep kapsamında olduğundan ve eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin
cevap süresi mücbir sebep dönemine isabet ettiğinden bu süre 25/8/2023 tarihine
kadar (bu tarih dahil) uzayacaktır.
4. Proje Uygulaması Getirilen
İstisnalara İlişkin KDV Genel Uygulama Tebliğinin Yürürlüğünden Önce
Başlanılmış ve Halen Devam Eden İşler (07.09.2023 / 32302 sayılı R.G. Seri No: 47 Tebliğ ile
eklenmiştir)
Proje uygulaması getirilen
işlem türlerine ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin yürürlüğünden önce
istisna belgesi alınmış olması halinde proje uygulaması zorunluluğu olmaksızın
işlem tesisine imkan tanınmak suretiyle uygulamaya yön verilmiştir.
Yapılan değerlendirme
neticesinde;
- Sistemsel altyapının
tamamlanması,
- Tebliğin yürürlüğünden
önce istisna belgesi almak suretiyle proje uygulaması dışında işlem yapan
mükellef sayısının fazla olmaması,
- Proje uygulaması kapsamında
KDV'den istisnalı olarak işlem yapan mükellefler ile Tebliğin yürürlük
tarihinden önce istisnanın verginin önce uygulanıp sonra iade edilmesi şeklinde
yürütülen işlem türlerine ilişkin olarak KDV ödemek suretiyle faaliyette
bulunan mükellefler aleyhine eşitsizlik ve finansman yükü oluşması,
-Tebliğin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren proje uygulamasına geçiş için yeterli zaman geçmesi,
hususları dikkate
alındığında, uygulama birliğinin sağlanabilmesini teminen KDV Genel Uygulama
Tebliği ile proje uygulaması getirilen ancak, Tebliğin yürürlüğünden önce
istisna belgesi almak suretiyle veya verginin önce uygulanıp sonra iade
edilmesi şeklinde yürütülen proje uygulaması dışında işlem yapanların da
1/1/2024 tarihinden itibaren proje uygulaması kapsamında bu Tebliğe göre
istisna belgesi almaları uygun görülmüştür.
D. YÜRÜRLÜK
Bu Tebliğ, yayım
tarihini izleyen aybaşından itibaren yürürlüğe girer.
Tebliğ olunur.
Tebliğin
Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
26/4/2014
28983
Tebliğde
Değişikliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
1-
3/2/2017
29968
2-
15/2/2017
29980
3-
5/5/2017
30057
4-
22/6/2017
30104
5-
31/1/2018
30318
6-
5/6/2018
30442
7-
6/7/2018
30470
8-
23/3/2019
30723
9-
15/10/2019
30919
10-
27/12/2019
30991 (2.Mükerrer)
11-
14/2/2020
31039
12-
3/3/2020
31057
13-
29/12/2020
31349 (Mükerrer)
14-
5/2/2021
31386
15-
3/6/2021
31500
16-
20/8/2021
31574
17-
21/12/2021
31696
18-
18/1/2022
31723
19-
25/10/2022
31994
MÜLGA:
1.1.1. İstisnanın Kapsamı ve Beyanı
3065 sayılı
Kanunun (11/1-a) maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin
hizmetler KDV'den istisnadır. Aynı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca bir teslimin
ihracat teslimi sayılabilmesi için aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
a) Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da
yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük
antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.
3065 sayılı
Kanunun (12/2)nci maddesine göre yurtdışındaki müşteri, ikametgâhı, işyeri,
kanuni ve iş merkezi yurtdışında olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan firmanın
yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir.
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunan firmaların
yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları büro, temsilcilik, acentelik ve
benzeri kuruluşlar Türkiye'de mukim firmaların yurtdışında kendi adına müstakil
olarak faaliyet gösteren şubeleri kapsamındadır. Dolayısıyla, KDV
mükelleflerinin yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları şube, büro,
temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlarında kullanmak veya satmak üzere
yurtdışına çıkaracakları mallarla ilgili teslimler de kesin ihracat olması
koşuluyla ihracat teslimi niteliğindedir.
Serbest bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları çerçevesinde söz konusu
bölgelerde faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişi alıcıları ifade eder.
İhracat
teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin yukarıda belirtilen yurtdışındaki
müşteri veya serbest bölgedeki alıcı adına düzenlenmesi gerekir.
b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti
gümrük bölgesinden çıkarak bir dış
ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna
konulmalıdır.
3065 sayılı
Kanundaki istisna uygulamasında ihracat, esas itibarıyla, serbest dolaşımda
bulunan bir malın dış ticaret ve gümrük mevzuatları doğrultusunda, ihracat
işlemlerinin tamamlanmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi dışına
çıkarılmasıdır. Dış ticaret mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen ancak,
3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları
taşımayan işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün
değildir.
Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce yurtdışındaki alıcı adına hareket
eden yurtiçindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından
işlenmesi ya da herhangi bir şekilde
değerlendirilmesi halinde ihracat istisnasının uygulanabilmesi için
malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması şarttır. Bu durumda,
yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki ilgililere yapılan
teslimler vergiye tabi olacak, bunların yaptığı ihracat ise istisna kapsamına
girecektir.
3065 sayılı
Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve
serbest bölgeye vasıl olan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır.
Uluslararası
taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt,
kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar
çerçevesinde vergiden istisnadır:
a) Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan
yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve
diğer malzeme şeklindeki teslimler ihracat teslimi kapsamında KDV'den
istisnadır.
b) Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve uçaklar ise
"yurtiçinde bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına müstakilen
faaliyet gösteren şubesi" niteliği taşıdığından bu araçlara yapılan söz
konusu teslimler ihracat istisnası kapsamına girer.
c) Yukarıda
açıklanan ve istisna kapsamına giren teslimlere ilişkin işlem veya ödemelerin
acenteler tarafından yapılması istisnanın uygulanmasına engel değildir.
ç) Söz konusu teslimlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilebilmesi için gümrük çıkış
beyannamesi ile tevsik edilmesi gerektiği tabiidir.
Mal ihracına
ilişkin istisna, ihracatın gerçekleştiği tarih olan gümrük beyannamesinin "kapanma tarihi"ni içine alan vergilendirme dönemine
ait KDV beyannamesi ile beyan edilir. İhracat işlemleri iç gümrüklerde yapılan
ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin sınır gümrüklerince kapatıldığı
tarih, ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir.
Serbest bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin
düzenlenmediği hallerde, malın serbestbölgeye giriş işlemlerinin tamamlanarak
serbest bölgeye vasıl olduğu tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul
edilir. Bu tarih, malların serbest bölgeye girişinin yapıldığını gösteren,
serbest bölge işlem formunun ilgili idare tarafından onaylandığı tarihtir.
İhracat
faturası malın yurtdışı edildiği dönemden önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna
ihracatın yapıldığı dönem KDV beyannamesi ilebeyan edilir.
Mal ihracına
ilişkin beyan, ilgili dönem KDVbeyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler"
tablosunda 301 kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.
Bu satırın,
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa ihracat tesliminin bedeli girilir. İhracat
bedeli, gümrük beyannamesinin kapanma tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmış
bulunan (kapanma tarihinde Resmi Gazete'de kurlar ilan edilmemiş ise kapanma
tarihinden önceki ilk Resmi Gazete'de yayınlanmış bulunan) T.C. Merkez Bankası
döviz alış kuru üzerinden TL'ye çevrilir.
"Yüklenilen KDV" sütununa ise istisna kapsamındaki teslimin bünyesine giren, bu Tebliğin (IV/A)
bölümündeki açıklamalar dikkate alınarak belirlenen KDV tutarı yazılır.
İstisna
kapsamındaki teslimin bünyesine giren verginin mahsuben veya nakden iadesinin
talep edilmemesi halinde "Yüklenilen KDV" alanına "0"yazılır.
EKLER
DİZİNİ
EK 1: İCRA
DAİRELERİNCEYAPILAN SATIŞLARA AİT KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ
EK 2: İCRA
DAİRELERİNCE YAPILAN SATIŞLARA AİT BİLDİRİM
EK 3: TÜRKİYE'DE
İKAMET ETMEYENLERE ÖZEL FATURA İLE İHRACAT İSTİSNASI KAPSAMINDA
YAPILAN SATIŞLARA AİT İZİN BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 4: TÜRKİYE'DE
İKAMET ETMEYENLERE İHRACAT İSTİSNASI KAPSAMINDA YAPILAN SATIŞLARA AİT ÖZEL
FATURA
EK 5: YABANCI FUAR, SERGİ, PANAYIR
KATILIMCILARI İLE TAŞIMACILARIN İADE TALEP FORMU
EK 6: 3065 SAYILI
KANUNUN (13/A) MADDESİ UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK 6A:
ARAÇLARIN TESLİMİNE VEYA İTHALİNE
İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 6B: ARAÇLARIN TADİL, ONARIM
VE BAKIMINA İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 6C: ARAÇLARIN İMALİ VEYA İNŞASINDA KULLANILACAK
İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN
İMAL/İNŞA EDENE VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ (BİZZAT İMAL VE İNŞA EDENLER
İLE SİPARİŞ ÜZERİNE FİİLEN İMAL VE İNŞA EDENLER)
EK 6D:
ARAÇLARIN İMALİ
VEYA İNŞASINDA KULLANILACAK İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN MAL VE HİZMETLERİN
ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN İMAL/İNŞA ETTİREN FİRMAYA VERİLECEK İSTİSNA
BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 6E:FAALİYETLERİ DENİZ TAŞIMA ARAÇLARI İLE
YÜZER TESİS VE ARAÇLARIN İMAL VE İNŞASI OLANLARA İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN
MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN VERİLECEK BELGE ÖRNEĞİ (KDV
MÜKELLEFİ OLANLAR İÇİN)
EK 6F:FAALİYETLERİ DENİZ TAŞIMA ARAÇLARI İLE
YÜZER TESİS VE ARAÇLARIN İMAL VE İNŞASI OLANLARA İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN
MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN VERİLECEK BELGE ÖRNEĞİ (KDV
MÜKELLEFİ OLMAYANLAR İÇİN)
EK 7: 3065 SAYILI KANUNUN (13/C)
BENDİNDE
DÜZENLENEN PETROL ARAMA FAALİYETLERİ İSTİSNASI UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK 7A: PETROL ARAMA ŞIRKETININ YURT IÇI ALIMLARINA
ILIŞKIN ISTISNA BELGESI ÖRNEĞIEK 7B: PETROL ŞIRKETI MÜTEAHHITLERININ
YURT IÇI ALIMLARINA ILIŞKIN ISTISNA BELGESI ÖRNEĞI
EK 7C: İTHALAT İSTİSNASINA İLİŞKİN BELGE
ÖRNEĞİ
EK 7D: BORU HATTIYLA TAŞIMACILIK YAPANLARA BU
HATLARIN INŞA VE MODERNIZASYONUNA ILIŞKIN VERILECEK ISTISNA BELGESI ÖRNEĞI
EK 7E: BORU HATTIYLA TAŞIMACILIK YAPANLARA BU
HATLARIN INŞA VE MODERNIZASYONUNA ILIŞKIN VERILECEK ISTISNA BELGESI ÖRNEĞI (KDV
MÜKELLEFI OLMAYANLAR IÇIN)
EK 8: ALTIN, GÜMÜŞ VE PLATIN ILE
ILGILI ARAMA, IŞLETME, ZENGINLEŞTIRME RAFINAJ FAALIYETLERINDE ISTISNA
UYGULAMASINA ILIŞKIN EKLER
EK 8A: ALTIN, GÜMÜŞ VE PLATIN ILE ILGILI ARAMA,
IŞLETME, ZENGINLEŞTIRME RAFINAJ FAALIYETLERINE ILIŞKIN ENERJI VE TABII
KAYNAKLAR BAKANLIĞINCA VERILECEK YAZI ÖRNEĞI
EK 8B: ALTIN, GÜMÜŞ VE PLATIN ILE ILGILI ARAMA,
IŞLETME, ZENGINLEŞTIRME RAFINAJ FAALIYETLERINE ILIŞKIN VERILECEK ISTISNA
BELGESI ÖRNEĞI
EK 9: 3065 SAYILI KANUNUN (13/D)
BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLEREK 9A: YATIRIM TEŞVİK BELGESİ SAHİBİ
MÜKELLEFLERE VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 9B:YATIRIM TEŞVIK BELGESI KAPSAMINDAKI MAKINA
TEÇHIZAT ISTISNASI BILDIRIM FORMU
EK 10: 3065 SAYILI KANUNUN
(13/E) BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 11: 3065 SAYILI KANUNUN (13/F)
BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK 11A: ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞU TARAFINDAN ASIL
YÜKLENİCİYE VERİLEN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 11B: ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞLARINA KDV
KANUNUNUN (13/F) MADDESİ KAPSAMINDA YAPILACAK TESLİM VE HİZMETLERİN ÜRETİMİNDE
KULLANILACAK MAL VE HİZMETLERE AİT LİSTE ÖRNEĞİ
EK 11C: YÜKLENİCİLERİN TESLİM VE İFALARINA İLİŞKİN
İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 11D: YÜKLENİCİ FİRMALARA YAPILAN TESLİM VE
HİZMETLERE AİT LİSTE
EK 12: AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNE VEYA ONUN
NAMINA ORTAK SAVUNMA AMACIYLA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINDA KATMA DEĞER
VERGİSİ İSTİSNASI UYGULANMASI İÇİN TALEP BELGESİ
EK 13: 3996 SAYILI KANUNA GÖRE YAP-İŞLET-DEVRET
VEYA 3359 SAYILI KANUN İLE 652 SAYILI KARARNAMEYE GÖRE KİRALAMA KARŞILIĞI
YAPTIRILAN PROJELERDE KDV İSTİSNASI UYGULAMASINA İLİŞKİN BELGE ÖRNEĞİ
EK 14: 6111 SAYILI KANUNUN GECİÇİ 16 NCI
MADDE UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 15: 3065 SAYILI KANUNUN
(17/2-D) BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
EK 16: LİSANSLI DEPO
İŞLETİCİLERİ İÇİN KATMA DEĞER VERGİSİ TAHSİLÂT BELGESİ
EK 17: MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA BEDELSİZ TESLİM VE/VEYA İFA EDİLMEK ÜZERE YAPILACAK BİLGİSAYAR VE
DONANIMLARI İLE BUNLARA İLİŞKİN YAZILIM ALIMLARINA YÖNELİK KDV İSTİSNA BELGESİ
EK 18: KESİN VE SÜRESİZ TEMİNAT MEKTUBU ÖRNEĞİ
EK 19: İADESİ TALEP
EDİLEN KDV HESAPLAMA TABLOSU
EK 20: İTUS
SERTİFİKASI ÖRNEĞİ
EK 21: HİS
SERTİFİKASI ÖRNEĞİ
EKLER
EK1: İCRA
DAİRELERİNCEYAPILAN SATIŞLARA AİT KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi
Başkanlığı
Vergi
Türü
Kodu
M
K
Kabul Tarihi
Vergilendirme
Dönemi
Düzenlenme
Tarihi
Vadesi
/
/
/
-
/
/
/
/
/
Bu Bölüm Vergi Dairelerince
Doldurulacaktır.
İCRA DAİRELERİNCE YAPILAN SATIŞLARA AİT KATMA DEĞER VERGİSİ
BEYANNAMESİ
(Bu beyanname her bir satış
işlemi için düzenlenecektir.)
5
M
Ü
K
E
L
L
E
F
İ
N
1
Unvanı
2
Vergi
Dairesi
3
Vergi
Numarası
A
L
I
C
I
N
I
N
4
Adı,
Soyadı, (Unvanı)
5
Adresi
S
A
T
I
L
A
N
M
A
L
I
N
6
Cinsi
7
Bedeli
8
KDV
Oranı (% ....)
9
Hesaplanan
KDV
(
7
x
8
)
10
İhale
Tutanağının Tarih ve Sayısı
11
Bedelin
Tahsil Edildiği Tarih
12
ÖDENMESİ
GEREKEN KATMA DEĞER VERGİSİ
(9. Satırdaki tutar yazılacaktır.)
13
DAMGA
VERGİSİ
……/
20
EK 2:İCRA DAİRELERİNCE YAPILAN
SATIŞLARA AİT BİLDİRİM
İCRA
DAİRELERİNCE YAPILAN SATIŞLARA AİT VERİLEN KATMA DEĞER VERGİSİ
BEYANNAMELERİNE İLİŞKİN BİLDİRİM
…………………………………….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İcra
Dairesi
Vergi Kimlik Numarası
Dönemi (Aylık)
Sıra No
ALicININ
SATILAN MALIN
Satış İşlemine İlişkin
Adı Soyadı/ Ünvanı
Adresi
Varsa
VKN'si
Cinsi
Bedeli
Ödenen
KDV
Beyanname
Tarihi
Vergi Dairesi Alındısının
Tarihi
Sayısı
EK3:TÜRKİYE'DE
İKAMET ETMEYENLERE ÖZEL FATURA İLE İHRACAT İSTİSNASI KAPSAMINDA YAPILAN
SATIŞLARA AİT İZİN BELGESİ ÖRNEĞİ
TÜRKİYEDE İKAMET ETMEYENLERE ÖZEL FATURA
İLE İHRACAT İSTİSNASI
KAPSAMINDA
YAPILAN SATIŞLARA AİT
İZİN
BELGESİ
Tarih :
Sıra No :
İSTİSNA
İZİN BELGESİ VERİLEN SATicININ
ADI SOYADI (UNvaNI) :
ADRESİ :
VERGİ DAİRESİ :
VERGİ KİMLİK NUMARASI :
FAALİYET KONUSU :
Yukarıda
kimlik bilgileri yer alan satıcının, …………….. tarihli başvurusu üzerine yapılan
inceleme sonucu, 3065 Sayılı Kanunun uygulaması ile ilgili olarak Maliye
Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak.. / .. / 20..
tarihli ve …….. sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Tebliğindeki
şartları haiz olduğu belirlenmiş ve Türkiye'de ikamet etmeyenlere özel fatura
ile KDV ihracat istisnası kapsamında satış yapmak üzere bu istisna izin belgesi
verilmiştir.
…………………Vergi Dairesi Müdürü Adı
Soyadı Mühür İmza
NOT: (Yukarıdaki
belge 17,5 x 25 cm ebadında düzenlenecektir
EK 4: TÜRKİYE'DE
İKAMET ETMEYENLERE İHRACAT İSTİSNASI KAPSAMINDA YAPILAN SATIŞLARA AİT ÖZEL
FATURA
Not:Faturada yer alan satırların gerekli olması halinde
artırılabileceği tabiidir.
EK 5: YABANCI FUAR, SERGİ, PANAYIR
KATILIMCILARI İLE TAŞIMACILARIN İADE TALEP FORMU
1
Talep Sahibinin
Soyadı
Adı veya
Firma Adı/Unvanı :
2
Adresi :
3
Posta Kodu :
Kenti :
Ülkesi
:
4
Mesleği veya Uğraş
Alanı :
5
Vergi Dairesi ve :
Vergi Hesap Numarası :
6
Vergi İadesinin
Ait Olduğu Dönem :
7
İade
Edilecek KDV Miktarı (TL):
8
Ödeme Şekli
:
A - Nakden
:
B - Banka Hesabına :
Banka Kodu:
Hesap No :
Banka/Finans Kurumu Adı ve Yeri:
EK 6: 3065
SAYILI KANUNUN (13/a) MADDESİ UYGULAMASINA
İLİŞKİN EKLER
EK 6A: ARAÇLARIN TESLİMİNE VEYA
İTHALİNE İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
………………….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, kiralamak/işletmek üzere deniz/hava/demiryolu taşıma
aracı ithal etmek/ …………………………………… adresinde bulunan mükellef ………….………….……..'den satın almak istediğiniz
belirtilerek, gümrük idaresine/bu aracı satan firmaya ibraz edilmek üzere, söz
konusu aracın ithalinin/tesliminin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge
verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………….…………………. işinden
dolayı Dairemizin ……….....………vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi
bulunmaktadır.
Kiralamak/işletmek üzere deniz/hava/demiryolu taşıma aracının firmanızca
ithali, mükellef …………………………………….tarafından firmanıza teslimi 3065 sayılı KDV
Kanunun (13/a) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge bir takvim yılı için geçerli olmak kaydıyla firmanızca
ilgili gümrük idaresine/taşıma aracını satan firmaya (01/01/……) - (31/12/…….)
tarihleri arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 6B:
ARAÇLARIN TADİL, ONARIM VE BAKIMINA İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA
BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
………………………………
………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, firmanızca kiralanan/ve/veya işletilen ……………..
(isimli/plakalı/kayıtlı) deniz/hava/ demiryolu taşıma aracının tadil, bakım ve
onarımının ……………………… adresinde bulunan mükellef ……………………………'e yaptırılacağı
belirtilerek, bu hizmeti verecek firmaya ibraz edilmek üzere, söz konusu tadil,
bakım ve onarım hizmetlerinin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi
talep edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………. işinden dolayı
Dairemizin ………….…… vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Firmanız
tarafından kiralanan/ve/veya işletilen deniz/hava/demiryolu taşıma aracının
tadil, bakım ve onarımı 3065 sayılı KDV Kanunun (13/a) maddesi uyarınca KDV'den
müstesnadır.
Ancak, gerek firmanızın gerekse tadil, bakım ve onarımı yapan
firmaların bu işlemde kullanılacak yedek parça ve malzemeleri iç piyasadan
satın almaları veya ithal etmeleri, genel hükümlere göre KDV'ye tabi
bulunmaktadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen tadil, onarım ve bakım projesi
kapsamındaki hizmetlerle sınırlı olarak firmanızca deniz/hava/demiryolu taşıma
aracının tadil, bakım ve onarımını yapacak firmaya(…/…/……) - (…/…/…….)
tarihleri arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Araçların Onaylanmış Tadil, Onarım ve Bakım
Projesi Kapsamında Yapılacak Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Araçların Onaylanmış Tadil, Onarım ve Bakım
Projesi Kapsamında Yapılacak Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 6C: ARAÇLARIN İMALİ VEYA
İNŞASINDA KULLANILACAK İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA
VEYA İTHALİNE İLİŞKİN İMAL/İNŞA EDENE VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ (Bizzat
İmal ve İnşa Edenler ile Sipariş Üzerine Fiilen İmal ve İnşa Edenler)
T.C
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, kiralamak/işletmek/sipariş üzerine fiilen deniz/hava/demiryolu
taşıma aracı imal ettiğiniz belirtilerek, satıcı firmaya/gümrük idaresine ibraz
edilmek üzere bu aracın imal/inşasında kullanılacak mal ve hizmetlerin
alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep
edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………. işinden dolayı
Dairemizin ……….....…vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Kiralamak/işletmek/sipariş üzerine deniz/hava/demiryolu taşıma aracının
imali/inşasında kullanılacak mal ve hizmetlerin firmanıza teslimi/firmanızca
ithali 3065 sayılı KDVKanunun(13/a) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen imal/inşa projesindeki mal ve hizmetlerle
sınırlı olarak firmanızca deniz/hava/demiryolu taşıma aracının
imalinde/inşasında kullanılacak mal veya hizmeti satın alacağınız firmaya/ithal
edeceğiniz gümrük idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri arasında ibraz
edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 6D: ARAÇLARIN İMALİ VEYA İNŞASINDA KULLANILACAK
İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN
İMAL/İNŞA ETTİREN FİRMAYA VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C
………………….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, kiralamak/işletmek üzere deniz/hava/demiryolu taşıma
aracını imal/inşa ettirdiğiniz belirtilerek, imal/inşa eden firmaya ibraz
edilmek üzere bu aracın imal/inşasında kullanılacak mal ve hizmetlerin
alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep
edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………….…… işinden dolayı
Dairemizin ………....… vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Kiralamak/işletmek üzere deniz/hava/demiryolu taşıma aracını
imal/inşasını yapan firma tarafından firmanıza yapılan hizmetler 3065 sayılı
KDV Kanunun (13/a) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen imal/inşa projesindeki mal ve hizmetlerle
sınırlı olarak firmanızca deniz/hava/demiryolu taşıma aracının
imalinde/inşasında kullanılacak mal veya hizmeti satın alacağınız firmaya/ithal
edeceğiniz gümrük idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri arasında ibraz
edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Araçların
Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet
İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 6E:FAALİYETLERİ
DENİZ TAŞIMA ARAÇLARI İLE YÜZER TESİS VE ARAÇLARIN İMAL VE İNŞASI OLANLARA
İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALAN MAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN
VERİLECEK BELGE ÖRNEĞİ (KDV Mükellefi Olanlar İçin)
T.C.
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, faaliyetinizin deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların
imal ve inşası olduğu belirtilerek deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve
araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımının/ithalinin KDV'den
istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız deniz taşıma araçları ile
yüzer tesis ve araçların imal ve inşası işinden dolayı Dairemizin ………….………vergi
kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşasında
kullanılacak mal ve hizmetlerin firmanıza teslimi/firmanızca ithali 3065 sayılı
KDV Kanunun (13/a) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Ancak firmanızın
bu araçların tadil, bakım ve onarımı ile ilgili mal ve hizmet alımları genel
hükümlere göre KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen imal/inşa projesindeki mal ve hizmetlerle
sınırlı olmak kaydıyla firmanızca deniz taşıma araçları/yüzer tesis ve
araçların imal/inşa projesinde yer alan mal veya hizmeti satın alacağınız
firmaya/ithal edeceğiniz gümrük idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri
arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK:Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Araçların
Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet
İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 6F:FAALİYETLERİ
DENİZ TAŞIMA ARAÇLARI İLE YÜZER TESİS VE ARAÇLARIN İMAL VE İNŞASI OLANLARA
İMAL/İNŞA PROJESİNDE YER ALANMAL VE HİZMETLERİN ALIMINA VEYA İTHALİNE İLİŞKİN
VERİLECEK BELGE ÖRNEĞİ (KDV Mükellefi Olmayanlar İçin)
T.C.
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, faaliyetinizin deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve
araçların imal ve inşası olduğu belirtilerek deniz taşıma araçları ile yüzer
tesis ve araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımının/ithalinin
KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız deniz taşıma araçları ile
yüzer tesis ve araçların imal ve inşası işi ile ilgili olarak faaliyet
gösterdiği tespit edilmiştir.
Deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşasında
kullanılacak mal ve hizmetlerin firmanıza teslimi/firmanızca ithali 3065 sayılı
KDV Kanunun (13/a) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Ancak firmanızın
bu araçların tadil, bakım ve onarımı ile ilgili mal ve hizmet alımları genel
hükümlere göre KDV'ye tabi bulunmaktadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen imal/inşa projesindeki mal ve hizmetlerle
sınırlı olmak kaydıyla firmanızca deniz taşıma araçları/yüzer tesis ve
araçların imal/inşa projesinde yer alan mal veya hizmeti satın alacağınız
firmaya/ithal edeceğiniz gümrük idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri
arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar
Tarih İmza
EK: Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Araçların Onaylanmış İmal veya İnşa Projesi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi
Başkanı/Defterdar
Tarih İmza
EK 7: 3065 SAYILI
KANUNUN (13/c) BENDİNDE DÜZENLENEN PETROL ARAMA FAALİYETLERİ
İSTİSNASI UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK 7A: PETROL ARAMA ŞİRKETİNİN YURT İÇİ ALIMLARINA
İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü
Bu belge 3065 sayılı
KDV Kanunu ile ilgili olarak yayımlanan KDV Genel Tebliği esaslarına göre ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının olurları ile düzenlenmiştir.
Belge No. :
Belge Tarihi:.. / .. / 20..
İstisnadan
Yararlanacak Kuruluşun:
Unvanı :
Vergi Kimlik No.su :
Adresi :
İştigal
Ettiği İş Konusu:
Yukarıda
bilgileri belirtilmiş olan kuruluşun, yalnızca ve münhasıran Petrol Arama
Faaliyeti ile ilgili mal ve hizmet alımlarında, 3065 sayılı KDV Kanununun
(13/c) maddesi kapsamında KDV istisnasından yararlanması uygun görülmüştür.
Bu belge .. / .. / 20.. tarihine kadar ve her kullanılışında bir
fatura için geçerlidir.
Petrol İşleri Genel Müdürü
EK 7B:
PETROL ŞİRKETİ MÜTEAHHİTLERİNİN YURT İÇİ ALIMLARINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ
ÖRNEĞİ
T.C.
ENERJİ VE TABİİ
KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü
Bu belge 3065 sayılı
KDV Kanunu ile ilgili olarak yayımlanan KDV Genel Tebliği esaslarına göre ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının olurları ile düzenlenmiştir.
Belge No. :
Belge Tarihi:.. / .. / 20..
İstisnadan
Yararlanacak Kuruluşun:
Unvanı :
Vergi Kimlik No.su :
Adresi :
İştigal
Ettiği İş Konusu:
Yukarıda
bilgileri belirtilmiş olan kuruluş, …………………………… şirketinin petrol arama
faaliyetlerinin bir bölümü olan ………….. aramalarını yürütmekte olup, yalnızca ve
münhasıran Petrol Arama Faaliyeti ile ilgili mal ve hizmet alımlarında, 3065
sayılı KDV Kanununun (13/c) maddesi kapsamında KDV istisnasından yararlanması
uygun görülmüştür.
Bu belge .. / .. /20.. tarihine kadar ve her kullanılışında bir
fatura için geçerli olup, ……………………… şirketinin onayı ile kullanılır.
Petrol İşleri
Genel Müdürü
EK 7C:İTHALAT
İSTİSNASINA İLİŞKİN BELGE ÖRNEĞİ
T.C.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR
BAKANLIĞI
Petrol İşleri Genel
Müdürlüğü
Sayı
:
Konu :
………………. GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNE
6326 sayılı
Petrol Kanunu'na göre petrol hakkı sahibi ……………………………… şirketi .. / .. / 20..
tarihli dilekçesinde petrol ARAMA faaliyetinde kullanılmak üzere ……………
tutarında ……………………………………….getirtmiş olduğunu bildirmekte ve ithalde KDV
istisnasından istifade ettirilmesini talep etmektedir.
3065 sayılı
KDV Kanununun (13/c) ve (16/1-a) maddeleri hükümlerine istinaden KDV'den
müstesna olarak ithalini rica ederim.
Petrol İşleri Genel Müdürü
EK:
… Adet Fatura
EK 7D: BORU HATTIYLA TAŞIMACILIK
YAPANLARA BU HATLARIN İNŞA VE MODERNİZASYONUNA İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA
BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, boru hattıyla taşımacılık yaptığınız belirtilerek bu
hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin olarak satıcı firmaya/gümrük
idaresine ibraz edilmek üzere bu hatların inşa ve modernizasyonunda
kullanılacak mal ve hizmetlerin alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu
belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda açık
kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………. işinden dolayı
Dairemizin ……….....…vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Boru
hattıyla
taşımacılık yapan belge sahibi firmanıza bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetler ile bunların ithali 3065 sayılı KDV Kanunun
13/c maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu
belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye istinaden
istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu
belge, aşağıda yer verilen transit boruhattıprojesi kapsamındaki mal ve
hizmetlerle sınırlı olarak firmanızca boru hatlarının inşa ve modernizasyonuna
ilişkin mal veya hizmet satın alacağınız firmaya/ithal edeceğiniz gümrük
idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri arasında ibraz edilmek üzere
verilmiştir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Transit BoruHattıProjesi Kapsamında Yapılacak Mal
Teslimleri Ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Transit BoruHattıProjesi Kapsamında Yapılacak
Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 7E: BORU HATTIYLA TAŞIMACILIK
YAPANLARA BU HATLARIN İNŞA VE MODERNİZASYONUNA İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA
BELGESİ ÖRNEĞİ (KDV Mükellefi Olmayanlar İçin)
T.C.
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, boru hattıyla taşımacılık yaptığınız belirtilerek bu
hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin olarak satıcı firmaya/gümrük
idaresine ibraz edilmek üzere bu hatların inşa ve modernizasyonunda kullanılacak
mal ve hizmetlerin alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu belirten bir
belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda açık
kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanızın boru hattıyla taşımacılık yapan
belge sahibi firma olduğu tespit edilmiştir.
Boru
hattıyla
taşımacılık yapan belge sahibi firmanıza bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetler ile bunların ithali 3065 sayılı KDV Kanunun
13/c maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu
belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu
belge, aşağıda yer verilen transit boruhattıprojesi kapsamındaki mal ve
hizmetlerle sınırlı olarak firmanızca boru hatlarının inşa ve modernizasyonuna
ilişkin mal veya hizmet satın alacağınız firmaya/ithal edeceğiniz gümrük
idaresine (…/.……) - (…/…/…….) tarihleri arasında ibraz edilmek üzere
verilmiştir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar Tarih İmza
EK: Transit BoruHattıProjesi Kapsamında Yapılacak Mal
Teslimleri Ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Transit BoruHattıProjesi Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve
Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı/Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar Tarih İmza
EK 8:ALTIN, GÜMÜŞ ve PLATİN İLE İLGİLİ ARAMA,
İŞLETME, ZENGİNLEŞTİRME RAFİNAJ FAALİYETLERİNDE İSTİSNA UYGULAMASINA İLİŞKİN
EKLER
EK 8A:ALTIN, GÜMÜŞ ve PLATİN İLE İLGİLİ ARAMA, İŞLETME, ZENGİNLEŞTİRME RAFİNAJ
FAALİYETLERİNE İLİŞKİN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINCA VERİLECEK YAZI
ÖRNEĞİ
T.C.
ENERJİ ve TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
Maden
İşleri
Genel Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
………………………………
…………………………………………
………………………………………….
İlgi :
………………. Vergi Dairesi Müdürlüğünün
………………… Vergi Kimlik Numaralı mükellefi olarak ………… tarih ve …………. sayılı Maden
Arama/Altın, Gümüş veya Platin İşletme/ Zenginleştirme Ruhsatı[39] ile
.. / .. / 20.. tarihine kadar altın, gümüş veya platin
Arama//İşletme/Zenginleştirme[40]
faaliyeti/faaliyetlerinde bulunmanız uygun görülmüştür.
İş
bu yazı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak.. /
.. / 20.. tarihli ve …….. sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel
Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca düzenlenmiştir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
Bakan a.
EK 8B: ALTIN, GÜMÜŞ ve
PLATİN İLE İLGİLİ ARAMA, İŞLETME, ZENGİNLEŞTİRME RAFİNAJ FAALİYETLERİNE İLİŞKİN
VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C
………………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(………………Vergi Dairesi Müdürlüğü)
…………………………………
…………………………………………………………….
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
İlgide
kayıtlı dilekçenizde, altın/gümüş/platin ile ilgili arama/işletme/zenginleştirme/rafinaj
faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek bu faaliyetlerinize ilişkin olarak
satıcı firmaya/gümrük idaresine ibraz edilmek üzere bu faaliyetlerinizde
kullanılacak mal ve hizmetlerin alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu
belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda
açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen firmanız ……...…………. işinden dolayı
Dairemizin ……….....…vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Altın/gümüş/platin
ile ilgili arama/ işletme/zenginleştirme/rafinaj faaliyetinde bulunan firmanıza
bu faaliyetinize ilişkin yapılan teslim ve hizmetler ile bunların ithali 3065
sayılı KDV Kanunun 13/c maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde belirtilen hususların aksine
bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi
ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye
istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen altın, gümüş ve platin ile ilgili arama,
işletme, zenginleştirme rafinaj faaliyetlerine ilişkin proje kapsamındaki mal
ve hizmetlerle sınırlı olarak firmanızca bu faaliyetinize ilişkin mal veya
hizmet satın alacağınız firmaya/ithal edeceğiniz gümrük idaresine (…/.……) -
(…/…/…….) tarihleri arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Altın, Gümüş ve Platin ile İlgili Arama, İşletme,
Zenginleştirme Rafinaj Faaliyetlerine İlişkinMal Teslimleri ve Hizmet İfalarına
İlişkin Liste
Altın, Gümüş ve Platin ile İlgili
Arama, İşletme, Zenginleştirme Rafinaj Faaliyetlerine İlişkinOnaylanmış Proje
Kapsamında Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Tarih İmza
EK 9: 3065 SAYILI KANUNUN (13/d) BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER (03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G.
Seri No 10 Tebliğ ile değişik)
Genelgeler 1
EK
9A: YATIRIM TEŞVİK BELGESİ SAHİBİ MÜKELLEFLERE VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
………………… VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
……………………………. Vergi Dairesi Müdürlüğü
…………………………….
…………………………….
İlgi: ……………………. tarihli dilekçeniz.
Dairemizde ……………………. vergi kimlik numarası
ile KDV mükellefiyetiniz bulunmaktadır.
………….. tarih ve ……………….. sayılı Yatırım
Teşvik Belgesi eki listede KDV istisnasından faydalanılabileceği belirtilmiş
bulunan makine, teçhizat, yazılım ve gayri maddi hakların KDV mevzuatına göre
indirim hakkı tanınan işlemlerle ilgili olduğu tespit edilmiştir.
Bu makine ve teçhizatın ithali ve
tarafınıza teslimi ile yazılım ve gayri maddi hakların alımı ve/veya
kiralanmasında 3065 sayılı KDV Kanununun (13/d) maddesi kapsamında istisna
uygulanabilecektir.
İstisnanın uygulanmasında, Genel Tebliğdeki
usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin uygulanacağı
tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
EK 9B: YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDAKİ
İSTİSNA BİLDİRİM FORMU
YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDAKİ İSTİSNA
BİLDİRİM FORMU
Mükellefin
Adı Soyadı
(Unvanı):
Vergi Dairesi:
Vergi Kimlik
No:
Sıra
No
ALicININ
MAL VE
HİZMETİN
SATIŞ
FATURASININ
YATIRIM
TEŞVİK BELGESİNİN
Adı
Soyadı (Unvanı)
Vergi
Dairesi
Vergi
Kimlik
No
Cinsi
Miktarı
Tutarı
(TL)
Tarihi
Sayısı
Tarihi
Sayısı
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
…
İmza ve Kaşe
EK 10: 3065
SAYILI KANUNUN (13/e) BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
…........ VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
….......Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
………………………
……………………………..
İLGİ:
…………… tarihli dilekçeniz.
Yukarıda sicil
bilgileri belirtilen mükellef ....................'da bulunan liman/hava
meydanı inşası/yenilenmesi/genişletilmesi işini yapmakta/yaptırmakta olup; bu
işe ilişkin, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak
.. / .. / 20.. tarihli ve …….. sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel
Tebliğinde belirtilen ve proje kapsamında malları ve inşaat taahhüt hizmetini
..................tarihine kadar 3065 sayılı KDV Kanununun (13/e) maddesi
gereğince vergiden istisna olarak alabilmesi için bu belge düzenlenmiş ve
verilmiştir.
Bu
belgeye istinaden söz konusu proje kapsamında yapılacak mal teslimleri ve
inşaat taahhüt hizmetleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Vergi Dairesi Müdürü
EK:Limanlar ve Hava Meydanlarına Bağlantı
Sağlayan Demiryolu Hatları ile Liman ve Hava Meydanlarının İnşası, Yenilenmesi
ve Genişletilmesine ilişkin Projesi Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve
Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Limanlar ve Hava Meydanlarına Bağlantı
Sağlayan Demiryolu Hatları ile Liman ve Hava Meydanlarının İnşası, Yenilenmesi
ve Genişletilmesine ilişkin Projesi Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve
Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 11: 3065 SAYILI
KANUNUN (13/f) BENDİ UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK 11A: ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞU TARAFINDAN ASIL
YÜKLENİCİYE VERİLEN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
MİLLİ SAVUNMA
BAKANLIĞI
Savunma Sanayi Müsteşarlığı
Sayı:
Konu:
……………………….
……………………….
……………………….
………………
Şirketinizce
/ firmanızca / kuruluşunuzca .. / .. /20.. tarihli ve ……sayılı fatura ile
Bakanlığımıza / Komutanlığımıza / Müsteşarlığımıza / Genel Müdürlüğümüze teslim
edilen mallar/ifa edilen hizmetler 3065 sayılı KDV Kanununun 13 üncü maddesinin
(f) bendi kapsamında KDV'den müstesnadır.
İş
bu yazı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak .. /
.. / 20.. tarih ve ………… sayılı Resmi, Gazete'de yayımlanan KDV Genel Tebliğinde
yapılan açıklamalar uyarınca düzenlenmiştir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
İmza/Kaşe
EK 11B: ULUSAL GÜVENLİK
KURULUŞLARINA KDV KANUNUNUN (13/f) MADDESİ KAPSAMINDA YAPILACAK TESLİM VE
HİZMETLERİN ÜRETİMİNDE KULLANILACAK MAL VE HİZMETLERE AİT LİSTE ÖRNEĞİ
TARİH:
SAYI:
SÖZLEŞME YAPILAN ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞUNUN
YÜKLENİCİ
FİRMANIN
ADI / UNvaNI
VERGİ
KİMLİK NUMARASI
ADI / UNvaNI
VERGİ
KİMLİK NO
İŞİN
ADI
İSTİSNA
BELGESİNİN
TARİHİ
SAYISI
YAPILACAK TESLİM VE HİZMETLERİN ÜRETİMİNDE KULLANILACAK MAL
VE HİZMETLER
LİSTE
SIRA NO
CİNSİ
ÖLÇÜ BİRİMİ
MİKTARI
EK 11C:YÜKLENİCİLERİN
TESLİM VE İFALARINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
Savunma Sanayi Müsteşarlığı
Sayı
:
Konu:
……………………
……………………
……………………
…………..
İlgi :.. / .. /20.. tarihli dilekçeniz.
Bakanlığımız/Müsteşarlığımız/Komutanlığımız/Genel
Müdürlüğümüz tarafından şirketinize ihale edilen ve 20.. tarihinde
sözleşmesi imzalanan projeye ilişkin olarak şirketiniz tarafından hazırlanan
ekli listede sayılan teslim ve hizmetlerin, Bakanlığımıza/Müsteşarlığımıza/
Komutanlığımıza/Genel Müdürlüğümüze teslim edilecek mallar ile ifa edilecek
hizmetlerin üretimine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu
listedeki mal ve hizmetlerin firmanızca temini 3065 sayılı KDV Kanununun 13
üncü maddesinin (f) bendi kapsamında KDV'den müstesnadır.
Bu
belge, Maliye Bakanlığı
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak .. / .. / 20.. tarih ve ……..
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel Tebliğinde yapılan düzenlemelere
dayanılarak ve …/…/20.. tarihine kadar geçerli olmak üzere tanzim olunmuştur.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
İmza/Kaşe
EK 11D: YÜKLENİCİ
FİRMALARA YAPILAN TESLİM VE HİZMETLERE AİT LİSTE
SIRA NO
ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞU TARAFINDAN VERİLEN İSTİSNA
BELGESİNİN
ULUSAL GÜVENLİK KURULUŞU TARAFINDAN ONAYLANAN LİSTENİN
ALicI FİRMANIN
MALIN / HİZMETİN
FATURA
TARİHİ
SAYISI
TARİHİ
SAYISI
ADI/UNvaNI
VERGİ
KİMLİK NUMARASI
LİSTE
SIRA NO
CİNSİ
ÖLÇÜ BİRİMİ
MİKTARI
TARİHİ
NO
BEDELİ
EK 12:
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNE VEYA ONUN
NAMINA ORTAK SAVUNMA AMACIYLA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINDA KATMA DEĞER
VERGİSİ İSTİSNASI UYGULANMASI İÇİN TALEP BELGESİ
Tarih:
Sayı:
Harcamayı Yapan Kuruluş :
Adresi :
Harcamanın Niteliği :
Harcamanın Miktarı :
Harcamanın Toplam Tutarı :
Faturanın Tarih ve Numarası :
Yukarıda
tarih ve numarası belirtilen fatura muhteviyatının Türkiye ile Amerika Birleşik
Devletleri arasında imzalanan, 30/6/1954 tarih ve 6426 sayılı Kanunla onaylanan
Vergi Muafiyetleri Anlaşması çerçevesinde, ortak savunma amaçlı mal ve
hizmetler arasında yer aldığını ve alıcının Amerika Birleşik Devletleri namına
hareket eden yetkili makam veya müteahhit olduğunu onaylarım.
Bu satınalma,
21/5/1992 tarih ve 21234 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/4/1992 tarih ve
1992/2958 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından hazırlanarak.. / .. / 20.. tarihli ve …….. sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan KDV Genel Tebliğine göre, KDV'den müstesnadır.
A.B.D. Büyükelçiliği (veya
namına) onaylayan:
İsim,
unvan :
Kuruluş :
İmza,
tarih :
Mühür
EK 13: 3996 SAYILI KANUNA
GÖRE YAP-İŞLET-DEVRET
VEYA 3359 SAYILI KANUN İLE 652 SAYILI KARARNAMEYE GÖRE KİRALAMA KARŞILIĞI
YAPTIRILAN PROJELERDE KDV İSTİSNASI UYGULAMASINA İLİŞKİN BELGE ÖRNEĞİ
T.C.
….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI/….. vaLİLİĞİ
Sayı :
Konu : KDV İstisna
Belgesi
…………………………
İlgi : …….. tarihli ve ……..sayılı yazınız.
İlgide
kayıtlı yazınızda yer alan 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 29 uncu maddesinden
yararlanma talebiniz konusunda Gelir İdaresi Başkanlığından alınan .. / .. /
20.. tarihli ve ……sayılı yazıda, söz konusu istisnadan yararlanmanıza engel bir
durumun bulunmadığı bildirilmektedir.
Bu çerçevede, 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 29 uncu maddesinde
belirtilen projelere ilişkin olarak firmanıza yatırım dönemi olan .. / .. /
20.. tarihine kadar yapılacak teslim ve hizmetlerde bu yazının tarafınızdan
imza ve kaşe tatbik edilmiş bir örneğinin satıcıya verilmesi/ithalat
işlemlerinde ise ilgili gümrük idaresine ibraz edilmesi suretiyle KDV istisnası
uygulanması uygun bulunmuştur.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar
EK:3996 Sayılı Kanuna Göre Yap-İşlet-Devret veya
3359 Sayılı Kanun ile 652 Sayılı Kararnameye Göre Kiralama Karşılığı Yaptırılan
Projeler Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
3996 Sayılı Kanuna Göre Yap-İşlet-Devret
veya 3359 Sayılı Kanun ile 652 Sayılı Kararnameye Göre Kiralama Karşılığı
Yaptırılan Projeler Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına
İlişkin Liste
Projenin
Adı:
İşin
Niteliği:
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin
Adı
/Unvanı:
Vergi
Dairesi:
Vergi
Kimlik Numarası:
Faaliyetin
Niteliği:
Toplam
Proje Maliyeti:Toplam Proje Maliyetinin ‰ 5'i:
% 10'i:
Sıra
No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
..
..
..
..
Vergi Dairesi
Başkanı/Defterdar
Tarih İmza
EK 14: 6111 SAYILI KANUNUN
GECİÇİ
16 NCI MADDE UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL
VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı:
Konu: İstisna
Belgesi
İSTANBULİL
ÖZEL İDARESİ
İstanbul
Proje Koordinasyon Birimi
İstanbul
Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında
aşağıdaki projede belirtilen mal teslimleri ve hizmet ifaları 6111 sayılı
Kanunun Geçici 16'ncı maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
İş
bu yazı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
hazırlanarak.. / .. / 20.. tarihli ve …….. sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV
Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca düzenlenmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı / a.
EK 15: 3065 SAYILI KANUNUN
(17/2-d) BENDİ
UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
KÜLTÜR VE TURİZM
BAKANLIĞI
Kültür
Varlıkları
ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Rölöve
ve Anıtlar
Müdürlüğü
Sayı :
Konu:
.....................................
.....................................
.....................................
..................
İLGİ:
3065 sayılı
KDV Kanununun 17/2-d maddesi kapsamında rölöve, restorasyon veya restitüsyon
projesi gerçekleştirilecek tescilli taşınmaz kültür varlığı ile ilgili olarak
tarafınıza verilecek olan ve Kurulumuzun .. / .. / .... tarih ve .......sayılı
kararı ile onaylanan mimarlık hizmetleri ile bu projelerin uygulanması
kapsamında ekte dökümü yapılan teslimler KDV'den müstesnadır.
Bu belge, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
hazırlanarak …/…/… tarihli ve …… sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KDV Genel
Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca düzenlenmiş olup .. / ... / 20..
tarihine kadar geçerlidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
EK 16: LİSANSLI
DEPO İŞLETİCİLERİ İÇİN KATMA DEĞER VERGİSİ TAHSİLÂT BELGESİ
LİSANSLI
DEPO İŞLETİCİLERİ İÇİNKATMA DEĞER VERGİSİ TAHSİLÂT BELGESİ
İl
Kodu
Seri No :
Sıra
No :
Tarih :
Lisanslı
Depo İşleticisinin
Unvanı
:
Adresi
:
Vergi Dairesi
:
Vergi Kimlik
Numarası
:
Ürün Senedini Satanın
Adı-Soyadı
(veya Unvanı)
:
Adresi
:
Vergi Dairesi
:
Vergi Kimlik
Numarası
:
Ürünü Depodan
Çekenin
Adı-Soyadı
(veya Unvanı)
:
Adresi
:
Vergi Dairesi
:
Vergi Kimlik
Numarası
:
Ürün Senedinin
Tarihi
:
Numarası
:
Alım Bedeli
:
En Son Borsa İşlem
Tarihi
:
En Son Borsa İşlem
Değeri (KDV Matrahı)
:
KDV Tutarı*
:
Ürün Senedinin
Temsil Ettiği
Ürünün
Cinsi
:
Miktarı
:
* KDV Tutarı İşletmemiz Tarafından Yasal Süreleri
İçerisinde Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilip Ödenecektir. Belgeyi
Basan Matbaa İşletmecisinin: Adı-Soyadı Unvanı, Adresi, Vergi Dairesi, Vergi
Kimlik No, Basım Yılı, Anlaşma Tarihi
EK 17:
T.C.
MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞI
... İL/İLÇE
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
Milli Eğitim
Bakanlığına Bedelsiz Teslim ve/veya İfa Edilmek Üzere Yapılacak
Bilgisayar ve Donanımları ile
Bunlara İlişkin Yazılım Alımlarına Yönelik
KDV İstisna
Belgesi
İstisnadan
Yararlanacak Kişi/Kurumun
Adı
Soyadı (Unvanı) :
Vergi Dairesi :
Vergi Kimlik Numarası:
Faaliyet Konusu:
Adresi :
Yukarıda
kimlik ve faaliyet bilgileri gösterilen
............................................... tarafından "Eğitime % 100
Destek Projesi" kapsamında Müdürlüğümüze ekli listede sayılan bilgisayar
ve donanımları ile bunlara ilişkin yazılımları bedelsiz teslim/ifa etmek
talebinde bulunmuş ve bu talep Müdürlüğümüzce uygun görülmüştür.
İş
bu belge düzenlenme tarihinden itibaren üç ay süre ile geçerlidir.
İmza-Mühür
EK 18: KESİN VE SÜRESİZ TEMİNAT MEKTUBU ÖRNEĞİ
KESİN
VE SÜRESİZ
...20..
..................
VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ'NE
3065 sayılı
KDV Kanunu hükümleri gereğince KDV iadesinden yararlanacak olan;
............................................................. adresinde
yerleşik
........................................... firmasına ödenecek, ……. / 20.. dönemine ait
KDV iadesine teminat oluşturan, bu teminat mektubu ile ............. TL (.............
Türk Lirası) ödeme konusunda, Bankamız borçlu ile birlikte müteselsil kefil ve
müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla kefil ve sorumlu olduğunu, tarafınızdan
Bankamıza yazılı olarak bildirildiği takdirde, Bankamızca veya mükellefçe
hiçbir yasal yola gidilmeksizin protesto çekilmesine, hüküm alınmasına gerek
kalmaksızın, yukarıda belirtilen meblağı ilk yazılı isteminiz üzerine, hemen ve
geciktirilmeksizin, kayıtsız ve şartsız vergi dairenize veya vergi daireniz
emrine nakden ve tamamen, istem anından ödeme anına kadar geçecek günler için
gecikme zammı ile birlikte ödeyeceğimizi ve hakkımızda 6183 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanmasını Bankamızın imza yetkilisi ve sorumlusu sıfatıyla ve
banka nam ve hesabına yüklendiğimizi kabul, beyan ve taahhüt ederiz.
Tarih ve İki
Yetkilinin İmzası
…………… Bankası
A.Ş.
............. Şubesi
NOT: Banka adına imza koyan yetkililerin adı,
soyadı ve unvanları banka kaşesi altında okunaklı olarak yer alacaktır.
EK 19: İADESİ TALEP EDİLEN
KDV HESAPLAMA TABLOSU
DÖNEM
İADE HAKKI
DOĞURAN İŞLEM BEDELİ
İADESİ
TALEP EDİLEBİLİR AZAMİ VERGİ
İADE HAKKI
DOĞURAN İŞLEMİN BÜNYESİNE GİREN VERGİLER
YÜKLENİLEN
KDV TOPLAMI
İŞLEMİN
BÜNYESİNE DOĞRUDAN GİREN VERGİLER
GENEL İMAL
VE İDARE GİDERLERİNDEN İADE HESABINA VERİLEN PAY
ATİK'LER
NEDENİYLE YÜKLENİLEN VERGİDEN İADE HESABINA VERİLEN PAY
EK 20: İTUS
SERTİFİKASI ÖRNEĞİ
İNDİRİMLİ
TEMİNAT UYGULAMASI SİSTEMİ SERTİFİKASI
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
……VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
………ŞİRKETİ
.. / .. / 20.. tarihinde yapmış olduğunuz başvurunun
değerlendirilmesi sonucunda gerekli şartları taşıdığınız anlaşıldığından, KDV
iadelerinde işlemlerinizde indirimli teminat uygulaması sisteminden
yararlanmanızı sağlayacak bu sertifikanın tarafınıza verilmesi Başkanlığımızca
uygun bulunmuştur.
Vergi Dairesi Başkanı
EK 21: HİS
SERTİFİKASI ÖRNEĞİ
HIZLANDIRILMIŞ
KDV İADE SİSTEMİ SERTİFİKASI
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
……VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
………ŞİRKETİ
.. / .. / 20.. tarihinde yapmış olduğunuz başvurunun
değerlendirilmesi sonucunda gerekli şartları taşıdığınız anlaşıldığından, KDV
iadelerinde işlemlerinizin hızlandırılmasını sağlayacak bu sertifikanın
tarafınıza verilmesi Başkanlığımızca uygun bulunmuştur.
Vergi Dairesi Başkanı
EK:22
11.02.2016 tarihli ve 29621
sayılı R.G. Seri No 5 KDV Tebliğ ile eklenmiştir)
T.C.
.......................VERGİ
DAİRESİ BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(..................Vergi
Dairesi Müdürlüğü)
TÜRKİYE
KIZILAY DERNEĞİNE
İLGÎ :...............tarihli
dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde,
3065 sayılı KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendindeki
istisna kapsamında bulunan ve ekli listede yer alan mal ve hizmetlerin
temininin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Derneğiniz tüzüğünde
belirtilen amaçlarınıza uygun olarak afet yönetimi ve yardımları, barınma,
beslenme, sosyal yardımlar, toplumu bilinçlendirme, ulusal ve uluslararası
insancıl hukuk ve uluslararası Kızılay-Kızılhaç Hareketi faaliyetleri, savaş
veya olağanüstü hallerdeki görevleri ile kan, sağlık, göç ve mülteci
hizmetlerini (sığınmacı hizmetleri dâhil) yerine getirmesine yönelik görevler
kapsamında ekli listede yer alan mal ve hizmetlerin temini 3065 sayılı KDV
Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca KDV'den
müstesnadır.
Bu belge KDV Genel Uygulama
Tebliğinin (II/B) kısmının 9 uncu bölümü uyarınca Derneğinizce satıcı
firmalara/ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere verilmiştir.
İstisnanın uygulanmasında,
Tebliğdeki usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica
ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih
İmza
EK: Türkiye
Kızılay Derneğine KDV Kanununun 13 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (h) Bendi
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimi ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
İŞİN ADI
İSTİSNA KAPSAMINDAKİ MAL VE HİZMETLER
LİSTE SIRA NO
CİNSİ
ÖLÇÜ BİRİMİ
MİKTARI
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih
İmza
3065 SAYILI KANUNUN (13/ı) MADDESİ UYGULAMASINA İLİŞKİN EKLER
EK-23A:
GIDA, TARIM VE HAYvaNCILIK BAKANLIĞI TARAFINDAN TESCİL EDİLEN GÜBRELERİN
ÜRETİMİNDE KULLANILACAK HAMMADDE LİSTESİ ÖRNEĞİ 04.10.2016 tarih ve 29847
sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
T.C.
GIDA TARIM VE HAYvaNCILIK BAKANLIĞI
…………….. numaralı üretici lisans belgesi
sahibi ………………….., aşağıdaki listede yer alan hammaddeleri, Bakanlığımızca
tescil edilmiş olan ve tescil numaraları aşağıda yer alan gübrelerin üretiminde
kullanması uygun bulunmuştur. Bu liste ………… - ……………. dönemlerinde üretilecek
gübrelere ilişkin hammaddeleri kapsamaktadır.
Hammadde Listesinin Kapsadığı Dönem :
Lisans Belgesinin Numarası :
Mükellefin Adı/Unvanı :
Vergi Kimlik Numarası :
Vergi Dairesi :
Tarih İmza
Tescil No
Gübre Tipi
Ölçü Birimi
Miktarı
Hammadde 1
Ölçü Birimi
Miktarı
Hammadde
2
Ölçü Birimi
Miktarı
Hammadde 3
Ölçü Birimi
Miktarı
Hammadde
4
Ölçü Birimi
Miktarı
Toplam
Toplam
Toplam
Toplam
Toplam
EK 23B: GÜBRE ÜRETİCİLERİNİN GÜBRE İÇERİSİNDE
BULUNAN HAMMADDELERİ ALIMINDA KULLANILACAK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ 04.10.2016
tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
T.C.
………………. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
(…………………… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
………………………………….
………………………………………………..
İLGİ :
…/…./……… tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, ……………… no.lu
lisans sahibi gübre üreticisi olduğunuz belirtilerek, gümrük
idaresine/satıcılara ibraz etmek üzere. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından onaylanan listede yer alan hammaddelerin alımının/ithalinin KDV'den
istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Yukarıda açık kimliği/unvanı ve adresi
belirtilen firmanız ……………………. işinden dolayı Dairemizin ……………… vergi kimlik
numarasında kayıtlı mükellefi bulunmakladır.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
tarafından tescil edilen gübrelerin üretiminde kullanılacak ekli listede yer
alan hammaddelerin firmanıza teslimi/firmanızca ithali 3065 sayılı Kanunun
(13/ı) maddesi uyarınca KDV'den müstesnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan
dilekçenizde belirtilen hususların aksine bir durumun tespiti veya sonradan
ortaya çıkması halinde, ziyan uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, faiz ve
zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye istinaden istisna uygulayan
mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen ve gübre
içeriğinde yer alan hammaddelerle sınırlı olmak kaydıyla firmanızca gübre
üretiminde kullanmak üzere satın alacağınız firmaya/ithal edeceğiniz gümrük
idaresine (…/.…….) - (...…….) * tarihleri arasında ibraz edilmek üzere
verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: Gübre Üreticilerine Yapılan Hammadde
Teslimlerine İlişkin Liste
Gübre Üreticilerine Yapılan
Hammadde Teslimlerine İlişkin Liste
Hammadde Listesinin Kapsadığı Dönem :
Lisans Belgesinin Numarası :
Mükellefin Adı/Unvanı :
Vergi Dairesi :
Vergi Kimlik Numarası :
Sıra No
Hammaddenin
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü
Birimi
Miktarı
Adı/Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma Adı/Unvanı
Gümrük
İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
..
..
…
…
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
* İstisna belgesinin, geçerli olduğu altı aylık üretim dönemi ile
birlikte bu altı aydan önceki iki aylık tedarik sürecini kapsayacak şekilde
düzenlenmesi mümkündür."
(05.05.2017 tarihli ve 30057 sayılı R.G.ile eklenmiştir. Yürürlük 01.04.2017 den itibaren geçerli olmak üzere.) EK 24:
3065 SAYILI KANUNUN 13/İ MADDESİNDEKİ İSTİSNA
KAPSAMINDA YAPILAN TESLİMLERE
İLİŞKİN
BİLDİRİM FORMU
Sıra No
ALicININ
TAŞINMAZIN
SATIŞ
FATURASININ
Adı Soyadı
(Unvanı)
Vergi
Kimlik No (TC Kimlik No)
Uyruğu
Çalışma
veya Oturma İzninin Bulunduğu Ülke
Kanuna
Merkezi/İş Merkezinin Bulunduğu Ülke
İli
İlçesi
Niteliği
Adı
Parsel
Ulusal
Adres Veri Tabanı
Numarası
Zemin
Sistem No
Tarihi
Sayısı
Tutarı
EK-25
(31.12.2017
tarihli, 30287 sayılı R.G. KDV GT Seri No 16 ile eklenmiştir)
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/12/20171231-10-1.pdf
EK 26: 3065
SAYILI KANUNUN (13/j) BENDİ UYGULAMASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ (05.06.2018
tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir) (Yürürlük:
1/4/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
T.C.
………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
………..Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
………………………………………
……………………………………………….
İLGİ: / /……….
tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, 3065 sayılı
KDV Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki istisna
kapsamında bulunan ve ekli listede yer alan mal ve hizmetlerin temininin
KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine
eklenen (j) bendine göre, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi
sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin
inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi
işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları 1/4/2018 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere katma değer vergisinden istisnadır.
Bu belge KDV Genel Uygulama Tebliğinin (11/B)
kısmının 13 üncü bölümü uyarınca proje süresinin bitiş tarihi olan 20..
tarihîne kadar tarafınıza yapılacak teslim ve hizmetlere ilişkin satıcı
firmalara/ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere verilmiştir.
İstisnanın uygulanmasında, Tebliğdeki usul
ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir.
Bu belgeye istinaden söz konusu proje
kapsamında yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Vergi Dairesi Müdürü
EK: Organize
Sanayi Bölgeleri İle Küçük Sanayi Sitelerinin Su, Kanalizasyon, Arıtma,
Doğalgaz, Elektrik, Haberleşme,
yenilenebilir ve diğer enerji Tesisleri ile Yol
Yapımı ve Küçük Sanayi Sitelerindeki İşyerlerinin İnşasına ilişkin Proje
Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Organize Sanayi Bölgeleri İle Küçük Sanayi Sitelerinin Su,
Kanalizasyon, Arıtma, Doğalgaz, Elektrik, Haberleşme, yenilenebilir ve diğer enerji Tesisleri ile Yol Yapımı ve Küçük Sanayi Sitelerindeki
İşyerlerinin İnşasına İlişkin Proje Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve
Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin Adı:
İşin Niteliği:
Projenin Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Mükellefin Adı /Unvanı:
Vergi Dairesi:
Vergi Kimlik Numarası:
Faaliyetin Niteliği:
Toplam Proje Maliyeti:
Toplam Proje Maliyetinin % 5'i:
% 10'u:
Sıra No
Malın/Hizmetin
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
…
…
…
…
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 27: AR-GE, YENİLİK VE TASARIM FAALİYETLERİNDE
KULLANILMAK ÜZERE YAPILAN YENİ MAKİNE VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE İLİŞKİN
VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir) ( Yürürlük: 1/5/2018
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
T.C.
.... VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞ
………Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı :
Konu :KDV İstisna Belgesi
İLGİ :
……. tarihli ve …… sayılı
yazınız.
İlgide kayıtlı dilekçenizde ……………………… adresinde ar-ge, yenilik ve
tasarım faaliyeti ile iştigal ettiğinizi belirterek, satıcı firmaya/gümrük
idaresine ibraz edilmek üzere ar-ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde
kullanılacak yeni makina ve teçhizatın alımının/ithalinin KDV'den istisna
olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Münhasıran ar-ge, yenilik ve tasarım
faaliyetinde kullanılacak yeni makina ve teçhizatın firmanıza …/.../20.. tarihine kadar
teslimi/firmanızca ithali 3065 sayılı KDV Kanununun 13/m maddesi uyarınca
KDV'den istisnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde
belirtilen hususların aksine bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması
halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız
sorumlu olup, bu belgeye istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu
tutulmayacaktır.
İstisnanın uygulanmasında, Genel
Tebliğdeki usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
EK: Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetinde
Bulunanlara KDV Kanununun 13/m Maddesi Kapsamında Yapılacak Yeni Makina ve
Teçhizat Teslimlerine İlişkin Liste
Ar-Ge. Yenilik ve Tasarım
Faaliyetinde Bulunanlara KDV Kanununun 13/m Maddesi Kapsamında Yapılacak Yeni
Makina ve Teçhizat Teslimlerine İlişkin Liste
Ar-Ge,
Yenilik ve Tasarım Faaliyetinde Bulunanlara KDV Kanununun 13/m Maddesi
Kapsamında Teslim Edilecek Yeni Makina ve Teçhizat Listesi
Sıra No
Malın
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma
Adı/Unvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK
28: İMALAT SANAYİİNE YÖNELİK YENİ MAKİNE
VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE İLİŞKİN VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No
18 ile eklenmiştir) ( Yürürlük: 1/5/2018
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
T.C.
……………….. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
……………Vergi Dairesi Müdürlüğü
…………………………….
…………………………….
İLGİ
: tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, dairemiz
……………….. vergi kimlik numarası …..……… ile adresinde ………………………….. faaliyeti ile
iştigal ettiğinizi belirterek, satıcı firmaya/gümrük idaresine ibraz edilmek
üzere imalat sanayiinde kullanılacak yeni makina ve teçhizatın
alımının/ithalinin KDVden istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep
edilmektedir.
Yukarıda açık kimliği/unvanı ve adresi
belirtilen firmanız ………………. işinden dolayı Dairemizin …………….vergi kimlik
numarasında kayıtlı mükellefi bulunmaktadır.
Münhasıran imalat sanayiinde kullanılacak
yeni makina ve teçhizatın 20.. tarihine kadar tarihine kadar sanayi sicil
belgesine haiz firmanıza teslimi/firmanızca ithali 3065 sayılı KDV Kanununun
geçici 39 uncu maddesi uyarınca KDV'den istisnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan
dilekçenizde belirtilen hususların aksine bir durumun tespiti veya sonradan
ortaya çıkması halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, faiz ve
zamlardan firmanız sorumlu olup, bu belgeye istinaden istisna uygulayan
mükellefler sorumlu tutulmayacaktır.
İstisnanın uygulanmasında. Genel
Tebliğdeki usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
EK: Sanayi Sicil Belgesine Haiz KDV Mükelleflerine KDV Kanununun
Geçici 39 uncu Maddesi Kapsamında Yapılacak Yeni Makina Ve Teçhizat
Teslimlerine İlişkin Liste
Sanayi Sicil Belgesine Haiz KDV
Mükelleflerine KDV Kanununun Geçici 39 uncu Maddesi Kapsamında
Teslim Edilecek Yeni Makine Ve Teçhizat
Listesi
Sıra
No
Malın
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
GTİP Numarası
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı /Unvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı
Firma Adı/Unvanı
Gümrük
İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK 29: 3065
SAYILI KANUNUN (13/k) MADDESİ UYGULAMASINA İLİŞKİM İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
.......... VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
………….Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
………………………
………………………………..
İLGİ: .…/………… tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, 3065 sayılı KDV Kanununun
13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendindeki istisna kapsamında bulunan
ve ekli listede yer alan mal ve hizmetlerin temininin KDV'den istisna olduğunu
belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (k) bendine göre, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel
idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık
tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden
az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi,
bakım ve rehabilitasyon merkezi, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine
tabi ibadethaneler, Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi
verilen tesisler, Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile
gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan
teslim ve hizmetler KDV'den istisnadır.
Bu belge KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B) kısmının
55 inci bölümü uyarınca proje süresinin bitiş tarihi olan …/…./20... tarihine
kadar tarafınıza yapılacak teslim ve hizmetlere ilişkin (istisnanın KDV
ödeyerek mal ve hizmet alımı şeklinde uygulanmasını tercih edenler hariç)
satıcı firmalara/ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere verilmiştir.
İstisnanın uygulanmasında, Tebliğdeki usul ve esaslara
uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir.
Bu belgeye istinaden söz konusu proje kapsamında
yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Vergi
Dairesi Müdürü/Vergi Dairesi
Başkanı/Defterdar
EK: Genel ve Özel Bütçeli Kamu
İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanmak Üzere
Yapılan Tesislerin İnşasına İlişkin Proje Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri
ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin Adı:
İşin Niteliği:
Projenin Başlangıç ve Bitiş
Süresi:
Bağışı Yapanın Adı /Unvanı:
Vergi Dairesi:
Vergi Kimlik Numarası:
Faaliyetin Niteliği:
Toplam Proje Maliyeti:
Toplam Proje Maliyetinin % 5'i:
% 10'u
Sıra No
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı/Unvanı
Vergi
Kimlik No
Fatura
Satıcı
Firma Adı/Unvanı
Gümrük
İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
…
…
…
…
Vergi Dairesi Müdürü/Vergi Dairesi
Başkanı/Defterdar
Tarih İmza
(28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42 Tebliğ ile
eklenmiştir. Yürürlük:
01.05.2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
EK 30: İMALAT
SANAYİİ İLE TURİZME YÖNELİK YATIRIM TEŞVİK BELGESİ SAHİBİ MÜKELLEFLERE
VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
....................... VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
( Vergi
Dairesi Müdürlüğü)
Sayı:
Konu:
İLGİ:
...... tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, firmanızca imalat
sanayiine/turizme yönelik proje kapsamında yapılacak inşaat işlerine ilişkin
mal teslimi/hizmet ifasında bulunacak firmaya ibraz edilmek üzere, söz konusu
alımların KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep
edilmektedir.
Yukarıda açık kimliği/unvanı ve adresi belirtilen
firmanız …………………………………. işinden
dolayı …………………………………… Dairemizin …………….. vergi kimlik numarasında kayıtlı
mükellefi bulunmaktadır.
Firmanız tarafından imalat sanayiine/turizme yönelik
proje kapsamında yapılacak inşaat işleri 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 37
nci maddesi uyarınca KDV'den istisnadır.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde
belirtilen hususların aksine bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması
halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız
sorumlu olup, bu belgeye istinaden istisna uygulayan firmalar sorumlu
tutulmayacaktır.
Bu belge, aşağıda yer verilen imalat sanayiine/turizme
yönelik inşaat işlerine ilişkin projedeki mal ve hizmetlerle sınırlı olarak
firmanızca imalat sanayiine/turizme yönelik inşaat işlerinde kullanılacak mal
veya hizmeti satın alacağınız firmaya/ithal edeceğiniz gümrük idaresine (
…/…..) - (..………. ) tarihleri arasında ibraz edilmek üzere verilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
Tarih İmza
EK: İmalat Sanayii ile Turizme
Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Sahibi Mükelleflere Proje Kapsamında Yapılacak
Mal Teslimi ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
Projenin
Adı :
İşin
Niteliği :
Yatırım
Teşvik Belgesinin
Tarihi
ve Sayısı :
Yatırım
Teşvik Belgesinin
Başlangıç
ve Bitiş Süresi :
Projenin
Başlangıç ve Bitiş Süresi :
Mükellefin
Adı / Unvanı :
Vergi
Dairesi :
Vergi
Kimlik Numarası :
Faaliyetin
Niteliği :
Toplam
Proje Maliyeti :
Toplam
Proje Maliyetinin ‰5'i :
% 10'u :
Sıra
Malın/Hizmetin
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü
Birimi
Miktarı
Adı/Unvanı
Vergi
Kimlik
No
Fatura
Satıcı
Firma Adı/Unvanı
Gümrük
İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
Vergi
Dairesi Müdürü
Tarih imza
(28.05.2022 / 31849 sayılı R.G. Seri No 42 Tebliğ ile eklenmiştir. Yürürlük:
15/04/2022 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde)
EK 31: ELEKTRİK MOTORLU TAŞIT
ARAÇLARININ GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK VERİLEN MÜHENDİSLİK HİZMETLERİNE İLİŞKİN
MÜKELLEFLERE VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
........... VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
..........Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı :
Konu :KDV İstisna Belgesi
………………………………..
………………………………………….
İLGİ : ........ tarihli ve sayılı dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, Firmanız tarafından
mühendislik hizmeti veren firmaya ibraz edilmek üzere elektrik motorlu taşıt
araçlarının geliştirilmesine yönelik mühendislik hizmetlerinin
alımının/ithalinin KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep
edilmektedir.
Münhasıran Türkiye'de gerçekleştirilen Ar-Ge
faaliyetleri sonucunda geliştirilen elektrik motorlu taşıt araçlarının
geliştirilmesine yönelik verilen ve ....... tarih ve ....... sayılı yatırım
teşvik belgesi kapsamında yer alan mühendislik hizmetinin, belgedeki ..........
TL tutarıyla sınırlı olarak, (.. ./... /......) tarihine kadar tarafınıza
ifası/tarafınızca ithali 3065 sayılı KDV Kanununun geçici 42 nci maddesi
uyarınca KDV'den istisnadır. Firmanız tarafından istisna kapsamında alınan
mühendislik hizmetlerine ilişkin bilgilerin ilgili vergilendirme dönemini takip
eden ay sonuna kadar Dairemize bildirilmesi gerekmektedir.
Bu belgenin verilmesine esas olan dilekçenizde
belirtilen hususların aksine bir durumun tespiti veya sonradan ortaya çıkması
halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan firmanız
sorumlu olup, bu belgeye istinaden istisna uygulayan mükellefler sorumlu
tutulmayacaktır.
İstisnanın uygulanmasında, KDV Genel Uygulama
Tebliğindeki usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü
EK
32: AFETZEDELERE BAĞIŞLANACAK KONUTLARIN İNŞASINA İLİŞKİN İSTİSNA BELGESİ
ÖRNEĞİ
T.C.
………. VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI/DEFTERDARLIĞI
………..
Vergi Dairesi Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
İLGİ: ...../...../ tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, 3065 sayılı
Kanunun geçici 44 üncü maddesinde yer alan istisna kapsamında bulunan ve ekli
listede yer alan mal ve hizmetlerin temininin
KDV'den istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
3065 sayılı Kanunun geçici 44 üncü
maddesine göre, 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili
afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığı ile imzalanan protokol kapsamında afetzedelere bağışlanacak
konutların inşası dolayısıyla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına
yapılan teslim ve hizmetler, 31/12/2024 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır.
Vergi
Dairemiz tarafından kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olduğunuz tespit
edilmiştir.
Bu belge KDV
Genel Uygulama Tebliğinin (II/E) kısmının 12 nci bölümü uyarınca proje
süresinin bitiş tarihi olan ..20… tarihine kadar tarafınıza
yapılacak teslim ve hizmetlere ilişkin satıcı firmalara/ilgili gümrük idaresine
ibraz edilmek üzere verilmiştir.
İstisnanın
uygulanmasında, Tebliğdeki usul ve esaslara uyulmaması halinde
gerekli müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir.
Bu belgeye
istinaden söz konusu proje kapsamında yapılacak mal
teslimleri ve hizmet ifaları ekteki tabloda belirtilmiştir.
Bilgi
edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Müdürü/Vergi
Dairesi Başkanı/Defterdar
EK: Afetzedelere Bağışlanacak Konutların
İnşasına İlişkin Proje Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına
İlişkin Liste
Projenin Adı:
İşin Niteliği:
Projenin Başlangıç ve Bitiş Süresi:
Bağışı Yapan Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek
Kuruluşu Ünvanı:
Vergi Dairesi:
Vergi Kimlik Numarası:
Toplam Proje Maliyeti:
Toplam Proje Maliyetinin % 5'i:
% 10'u:
Sıra No
Malın/Hizmetin
Satıcı Firma
İmza/Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı/ Ünvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma Adı/Ünvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
…
…
…
…
…
Vergi Dairesi
Müdürü/Vergi Dairesi Başkanı/Defterdar
Tarih İmza"
EK 33: GENEL BÜTÇELİ KAMU İDARELERİNE BAĞIŞLANMAK ÜZERE
KONUT, İŞ YERİ, OKUL, ÖĞRENCİ YURDU, HASTANE, İBADETHANE, KÜLTÜR VE SANAT
MERKEZİ, KÜTÜPHANE GİBİ TAŞINMAZLARIN İNŞASINA İLİŞKİN YABANCI DEVLET KURUM VE
KURULUŞLARINA YAPILAN TESLİM VE HİZMETLER İLE GENEL BÜTÇELİ KAMU İDARELERİNE
BAĞIŞLANACAK KONUTLARIN YABANCI DEVLET KURUM VE KURULUŞLARINA TESLİMİNE İLİŞKİN
İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
DEFTERDARLIĞI
Sayı:
Konu:
İLGİ:... /.... /........ tarihli
dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, 3065 sayılı Kanunun
geçici 45 inci maddesinde yer alan istisna kapsamında bulunan taşınmazların
inşasına ilişkin mal ve hizmetlerin/konutların temininin KDV'den istisna
olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
3065 sayılı Kanunun geçici 45 inci maddesine göre,
6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet
bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile
imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak
konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat
merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşası dolayısıyla yabancı devlet kurum
ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile
bu yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve
kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu
idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına
teslimi 31/12/2025 tarihine kadar KDV'den müstesnadır.
Bu belge KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/E-13.)
bölümü uyarınca ..20... tarihine kadar tarafınıza yapılacak teslim
ve hizmetlere ilişkin satıcı firmalara/ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek
üzere verilmiştir.
İstisnanın uygulanmasında, Tebliğdeki usul ve esaslara
uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin uygulanacağı tabiidir.
Bu belgeye istinaden istisna kapsamında temin edilecek
mal ve hizmetler/konutlar ekteki listede belirtilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Defterdar
Tarih İmza
EK
33A: Genel Bütçeli
Kamu İdarelerine Bağışlanacak Konut, İş Yeri, Okul, Öğrenci Yurdu, Hastane,
İbadethane, Kültür ve Sanat Merkezi, Kütüphane Gibi Taşınmazların İnşasına İlişkin
Proje Kapsamında Yapılacak Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste
İşin
Niteliği:
Bağışı Yapan
Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşu:
Sıra No
Malın/Hizmetin
Satıcı
Firma
İmza/
Kaşe-Onay
Cinsi
Ölçü Birimi
Miktarı
Adı/Ünvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma Ad/Ünvanı
Gümrük İdaresi
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
…
…
…
…
Defterdar
Tarih İmza
EK 33B: Genel Bütçeli
Kamu İdarelerine Bağışlanmak Üzere Yabancı Devlet Kurum ve Kuruluşlarına Teslim
Edilen Konutların Bilgisini İçeren Liste
Sıra No
Konutun
Satıcı
Firma
İmza/
Kaşe-Onay
Sayısı
Adres Bilgisi (ada-parsel)
Adı /Ünvanı
Vergi Kimlik No
Fatura
Satıcı Firma Adı/Unvanı
Tarihi
No
Tutarı
Miktarı
1
2
3
4
5
6
7
…
…
…
…
Defterdar
Tarih İmza
"EK 34: MİLLİ SAVUNMA VE İÇ
GÜVENLİK İHTİYAÇLARINDA KULLANILMAK ÜZERE YAPILAN TAŞIT TESLİMİNE İLİŞKİN
VERİLECEK İSTİSNA BELGESİ ÖRNEĞİ
T.C.
………. DEFTERDARLIĞI
Sayı :
Konu :
…………………………………….
…………………………………….
İlgi : …./…./…. tarihli
dilekçeniz.
İlgide kayıtlı
dilekçenizde, millî savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılacağı ifade
edilen dilekçenizde G.T.İ.P. numarası, marka ve modeli belirtilen taşıtların
Kuruluşunuza tesliminde 3065 sayılı Kanunun (13/o) maddesi kapsamında KDV'den
istisna olduğunu belirten bir belge verilmesi talep edilmektedir.
Kuruluşunuz tarafından
bu belgeye istinaden temin edilecek ekli listede belirtilen taşıtların teslimi
3065 sayılı KDV Kanununun (13/o) maddesi uyarınca KDV'den istisnadır.
Bu belge, KDV Genel
Uygulama Tebliğinin (II/B-18.) bölümü uyarınca tarafınıza yapılacak teslimlere
ilişkin satıcı firmalara/ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere
verilmiştir.
Satıcı firma veya
gümrük idaresi tarafından diğer bilgilerle birlikte taşıtlara ilişkin Araç Şasi
Numarası / Motor Seri Numarası bilgileri de ekli listeye girilir ve onaylanır.
İstisnanın
uygulanmasında, ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslara uyulmaması halinde
gerekli müeyyidelerin uygulanacağı tabidir.
Bilgi edilmesini rica
ederim.
Defterdar
Ek: Liste
EK: Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında
Kullanılmak Üzere Yapılan Taşıt Teslimlerine İlişkin Liste
KDV Kanununun (13/o) Maddesi Kapsamında Teslim
Edilecek Taşıt Listesi
SIRA NO
Taşıtın
Satıcı Firmanın
Araç Şasi Numarası / Motor
Seri Numarası
İmza/Kaşe-Onay
GTİP Numarası
Markası
Modeli
Adı/Ticaret Ünvanı
Vergi Kimlik No
Fatura Bilgileri
Satıcı Firma
Gümrük İdaresi
Tarih
No
Tutarı
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
(II/B-2.) bölüm
(31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile değişmeden önceli hali)
Mülga: 2.
Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetlere İlişkin İstisna
3065 sayılı
Kanunun (13/b) maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava
meydanlarında yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu istisna
uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
2.1. Kapsam
Bu hükme göre
istisnanın uygulanması için hizmetin;
-Liman ve
hava meydanlarında,
-Deniz ve
hava taşıma araçları için,
yapılması
gerekmektedir. Dolayısıyla liman ve hava meydanlarında yapılmayan hizmetler
deniz ve hava taşıma araçları için yapılsa bile istisnaya tabi olmazken; liman
ve hava meydanlarında yapılmakla birlikte deniz ve hava taşıma araçları için
yapılmayan hizmetlere de istisna uygulanması mümkün değildir.
İstisna
kapsamına, liman ve hava meydanlarında yük ve yolcuya verilen tahmil, tahliye
ve benzeri hizmetler de dâhil olmak üzere, deniz ve hava taşıma araçları için
yapılan seyrüsefere ilişkin her türlü hizmet girmektedir.
Bu kapsamda
deniz ve hava taşıma aracına verilen temizlik, güvenlik gibi hizmetler istisna
kapsamında değerlendirilir. İstisna kapsamındaki hizmetin nev'inin yanı sıra,
hangi deniz veya hava taşıma aracı için verildiğinin faturada gösterilmesi
şarttır.
İstisna
kapsamındaki liman ve hava meydanlarının sınırları, alanları İdare tarafından
belirlenmiş ve liman veya hava meydanı olarak tanımlanmış yerler olması
gerekmektedir.
Bu kapsamda
liman, sınırları İdare tarafından belirlenen, gemilerin güvence içinde yük ve
yolcu alıp verebilecekleri veya yatabilecekleri, barınabilecekleri, rıhtım,
iskele, şamandıra demir yerleri ve yaklaşma alanları ile kapalı ve açık
depolama alanlarını, atık alım tesislerini, idari ve hizmet amacıyla kullanılan
bina ve yapıları veya bunların bazı kısımları ve bu bölümlerin hepsine girişin
kontrollü olduğu yerleri, diğer tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları
içine alan bölümleri içeren doğal ya da yapay deniz yerlerini ifade etmektedir.
Hava meydanı
(alanı) ise; karada ve su üzerinde, içerisindeki bina, tesis ve donatımlar
dahil hava araçlarının kalkması, inmesi ve yer manevraları için hazırlanmış,
hava araçlarının bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına, yük ve yolcu
indirilip bindirilmesine elverişli tesisleri bulunan yerleri ve ayrıca, hava
seyrüsefere ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesi amacına yönelik olarak hava
meydanı uzantısı olarak faaliyet göstermek üzere kurulmuş hava seyrüsefer istasyonları/hava
seyrüsefer tesislerini kapsamaktadır.
İstisna
sadece hizmetleri kapsamakta olup, mal teslimleri bu istisna kapsamına
girmemektedir.
2.2. İstisna
Uygulaması
Hizmetin
liman ve hava meydanları işletmeleri yanında diğer gerçek ve tüzel kişiler
tarafından ifa edilmesinin istisna uygulaması açısından önemi bulunmamaktadır.
Bu
hizmetlerin gemi ve yük sahibi firmaların acentelerine yapılması veya
hizmetlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından
gerçekleştirilmesi istisna uygulamasını etkilemez.
Bu kapsamda,
KDV'den istisna olarak temin edilen hizmetlerin Türk acenteler tarafından araç
ve yük sahiplerinin bağlı olduğu yabancı acentelere yansıtılması da KDV'den
istisnadır.
Liman ve hava
meydanlarında verilen hizmetlere ilişkin söz konusu istisna, tek aşamalıdır. Bu
nedenle araç ve yük sahibi firmalara veya acentelerine doğrudan ilk safhadaki
asıl yüklenici tarafından verilen ve fatura edilen hizmetler istisna kapsamında
değerlendirilir. Bu mükelleflerin istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili mal
ve hizmet alımları ise genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabidir. Dolayısıyla,
alt yükleniciler (taşeronlar) tarafından verilen ve asıl yükleniciye (ilk
safhaya) fatura edilen hizmetler istisna kapsamında değerlendirilmez.
KDV
uygulamasında bir işlemin hem tam istisna hem kısmi istisna kapsamına girmesi
halinde bu işlem için öncelikli olarak tam istisnaya ilişkin usul ve esaslar
uygulanmak suretiyle mükellefler indirim ve iade imkânından yararlandırılır.
Buna göre;
a) Deniz ve
hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen ve bu Tebliğin
(II/B-2.1.) bölümünde belirtilen nitelikteki hizmetler, 3065 sayılı Kanunun
(13/b) maddesi kapsamında KDV'den istisnadır.
b) 3065
sayılı Kanunun (13/b) maddesindeki istisna kapsamına girmeyen ve gümrük
antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrüklü sahalarda verilen ardiye,
depolama ve terminal hizmetleri ise Kanunun (17/4-o) maddesine göre KDV'den
istisnadır.
c) Liman ve
hava meydanlarında verilen hizmetin; 3065 sayılı Kanunun hem (13/b) hem de (17/4-o)
maddesi kapsamında istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun
(13/b) maddesine göre işlem yapılır.
ç) Liman ve
hava meydanlarında verilen ve 3065 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir istisna
hükmü kapsamına girmeyen hizmetler genel esaslara göre KDV'ye tabidir.
Hava
meydanlarında işletici kuruluşlar tarafından yolculara verilen hizmetlere
ilişkin olarak "Yolcu Servis Ücreti" adı altında talep edilen ve havayolu
şirketlerince bilet bedellerine eklenmek suretiyle yolculardan tahsil edilip
hava meydanı işleticilerine aktarılan tutarlara konu işlemlerin istisna
uygulaması karşısındaki durumu ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem tesis
edilir.
Hava meydanı
işleticisi kuruluşlar tarafından, yukarıda belirtilen "Yolcu Servis Ücreti"
kapsamında yolculara verilen hizmetler, hava taşıma araçları için seyrüsefere
ilişkin olarak verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler kapsamında KDV'den
müstesnadır. Bu istisna kapsamında havayolu şirketlerinin bilet bedelleri
içinde yer alan yolcu servis ücretleri, bilete ilişkin KDV matrahına dâhil
edilmez.
Ayrıca,
"Yolcu Servis Ücreti" kapsamında verilen hizmetlere ilişkin tutarların hava
yolu şirketlerince bilet bedellerine eklenmek suretiyle yolculardan tahsil
edilip hava meydanı işleticisi kuruluşlara fatura karşılığında aktarılması,
hizmet bedelinin tahsilini sağlamaya yönelik bir uygulamadır. Bu aktarma işlemi
KDV'nin konusuna girmediğinden söz konusu faturalarda KDV hesaplanmaz.
Öte yandan,
2004/8127 sayılı Kararnameyle 3065 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde düzenlenen
istisnaların uygulanmasına imkân veren asgari tutar, KDV hariç 100 TL olarak
belirlenmiştir. Yolculara verilen söz konusu hizmetler, hava taşıma araçlarının
seyrüseferleri ile ilgili hizmetlerdir. Bu nedenle, sözü edilen Kararname ile
belirlenen asgari tutar, her bir araçta yolculuk eden yolcu sayısına göre
hesaplanarak yolcu servis ücretleri toplamı esas alınarak uygulanır.
Her bir hava
taşıma aracında seyahat eden yolculara ait toplam yolcu servis ücretlerinin 100
TL'nin altında olması halinde istisna uygulanmaz, bu toplam tutar üzerinden
hesaplanan KDV, hava yolu şirketlerince beyan edilir. Toplam tutarın 100 TL ve
üstünde olması halinde ise istisna kapsamında işlem yapılır.
Araç başına
hesaplanan "Yolcu Servis Ücreti" tutarlarının istisna kapsamı dışında olması ve
yukarıda belirtildiği şekilde hava yolu şirketlerince KDV hesaplanıp beyan
edilmesi ve KDV indirim mekanizmasının işletilebilmesi bakımından, hava meydanı
işleticileri tarafından yolcu servis ücretlerinin tahsili amacıyla hava yolu
şirketlerine düzenlenen faturalarda KDV hesaplanır ve işleticiler tarafından
beyan edilir.
2.3.Beyan
Bu istisna
kapsamındaki hizmetler, hizmetin ifa edildiği döneme ait KDV beyannamesinde,
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının,
"Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 305 kod numaralı
"Deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında verilen
hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın
"Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu hizmetlerin bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu hizmetler dolayısıyla yüklenilen KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV"
sütununa "0" yazmalıdır.
2.4. İade
Liman ve hava
meydanlarında yapılan hizmetlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki
belgeler aranır.
- Standart
iade talep dilekçesi
- İstisnanın
beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı
doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi
talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış
faturaları listesi
2.4.1. Mahsuben
İade
Mükelleflerin
bu işlemden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi
inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade
talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu
veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin
iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu
sonucuna göre çözülür.
2.4.2. Nakden
İade
Mükelleflerin
bu işlemden kaynaklanan nakden iade talepleri miktarına bakılmaksızın vergi
inceleme raporuna veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi
halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme
raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
(IV/E) bölüm (31.10.2024 / 32708 sayılı
R.G. Seri No:52 Tebliğ ile değişmeden önceli hali)
Mülga: E. ÖZEL ESASLAR
1.Ortak Hükümler
1.1.Amaç
Tebliğin bu bölümünde yer alan düzenlemeler, iade
edilecek KDV tutarının gerçek olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle,
Hazine'ye intikal etmemiş ve/veya hayali olarak oluşturulmuş, gerçek bir
yüklenime dayanmayan tutarların KDV iadesi çatısı altında yolsuz olarak
iadesini önlemeyi amaçlamaktadır.
3065 sayılı Kanunun 9, 11, 29 ve 32'nci maddeleri
ile iadeye ilişkin hükümler içeren diğer maddelerinde, nihai aşamada vergiden
istisna edilen işlemler nedeniyle gerçek bir mal veya hizmet hareketine dayalı
ve dayandığı işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıtan
belgelere istinaden yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV'nin
iadesi öngörülmektedir.
Mükelleflerin gerçekte yüklendikleri ve indirim
yoluyla gideremedikleri KDV tutarlarının iadesini temin amacıyla, hiç
yüklenilmediği halde sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye
dayalı olarak indirim hesaplarına alınan ve indirim yoluyla giderilemediği için
de iadesi talep edilen KDV olarak gösterilen tutarların iadesinin önlenmesi
gerekmektedir. Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye dayalı
indirilecek KDV tutarlarının aynı zamanda KDV'nin katma değerden vergi alma
işlevini de bozduğu ve gerçekte vergilenmesi gereken katma değeri vergi dışı
bıraktığı da tabiidir.
3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci
fıkrasında Bakanlığımızın; mükellefiyet süresi, çalışan sayısı, aktif ve
özsermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, vergisel ödevlerin zamanında yerine
getirilip getirilmediği, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı
gibi kriterleri esas alarak mükelleflerin vergisel uyum seviyeleri ve bu uyum
seviyelerine göre farklı iade yöntemleri tespit etmeye, iade alacağının mahsup
edileceği vergi borçları ile iadeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. (05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı
R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile eklenmiştir. Yürürlük: 6/4/2018 tarihinden
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,)
Bu nedenle, Tebliğin bu bölümü 3065 sayılı Kanunun
9, 11, 29, 32, 36 ve iadeyi düzenleyen diğer maddelerinde yer alan yetkilere
istinaden, gerçekte iadesi gereken KDV'nin tespitine yönelik olarak
düzenlenmiştir.
1.2. Belge Kavramı
Bu bölümde bahsi geçen belgeler, Tebliğin ilgili
bölümlerinde belirtilen ve (YMM raporu ve vergi inceleme raporu hariç) iadeye
esas teşkil eden belgelerdir. Bu belgeler, üzerinde KDV gösterilen fatura ve
benzeri belgeler ile iade hakkı doğuran işlemin niteliğine göre (gümrük
beyannamesi, istisna belgesi, yatırım teşvik belgesi, kıymetli maden arama
ruhsatı gibi) iade için aranılan diğer belgelerdir. Bunların haricindeki
belgelerin, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olarak
düzenlendiklerine ve kullanıldıklarına yönelik belirlemeler nedeniyle
mükelleflere özel esaslar uygulanmaz. Söz konusu belgelerin 213 sayılı Kanun
uyarınca düzenlenme, saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler kapsamında
olması bu şekilde işlem tesisine engel teşkil etmez.
Örneğin, sipariş mektupları ve proforma faturaların
nihai faturalar veya gümrük beyannameleri ile uyumsuz olması halinde, nihai
faturaların veya gümrük beyannamelerinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği
tespit edilmedikçe, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenlendiği veya kullanıldığı gerekçesi ile özel esaslara göre işlem yapılmaz.
Aynı şekilde, sigorta poliçesi, müstahsil makbuzu ve sevk irsaliyesinin gerçeğe
aykırı düzenlendiği ve bunların kullanıldığı gerekçesi ile özel esaslar
uygulanmaz.
KDV indirimi imkânı tanınan durumlar dışında, 213
sayılı Kanun uyarınca düzenlenmesi zorunlu olan ödeme kaydedici cihaz fişi ile
gider pusulasının gerçeğe aykırı düzenlendiği ve bunların kullanıldığı
gerekçesi ile mükellefler özel esaslar kapsamına alınmaz.
1.3.Özel Esaslara Tabi Mükellefler
Haklarında, düzenledikleri veya kullandıkları
belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna ilişkin delil ve karineleri içeren
rapor veya tespit bulunan aşağıdaki mükellefler iade taleplerinin yerine
getirilmesi bakımından özel esaslara tabidir.
- 213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına
giren mükellefler,
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte
belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma
konusunda haklarında "olumsuz rapor" veya "olumsuz tespit" bulunan mükellefler,
-Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme konusunda haklarında "olumsuz rapor" bulunan mükelleflerin
raporun ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni temsilcileri, bunların
kurdukları veya ortak oldukları mükellefler ile kanuni temsilcisi oldukları
mükellefler,
-Haklarında beyanname vermeme, defter ve belge
ibraz etmeme ve adresinde bulunamama konusunda tespit bulunan mükellefler,
-Haklarında KDV yönünden ihtiyati tahakkuk veya
ihtiyati haciz uygulanan mükellefler.
Haklarında "olumsuz rapor" veya "olumsuz tespit"
bulunan mükelleflerin iade taleplerinin bulunmaması; bunlardan doğrudan mal
ve/veya hizmet alan mükellefler ile bu kapsamdaki mükelleflerden haklarında
"sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme olumsuz
raporu" veya "sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
olumsuz tespiti" bulunanların raporun ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni
temsilcileri, bunların kurdukları veya ortak oldukları mükellefler ile kanuni
temsilcisi oldukları mükelleflerin iade taleplerinde özel esaslar uygulanmasına
engel teşkil etmez.
Yukarıda sayılan "özel esaslara tabi mükellefler"
ile kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmasa dahi bunlardan mal
ve/veya hizmet satın alanların iade taleplerinde özel esaslar uygulanır.
Kendileri hakkında herhangi bir olumsuz rapor ya da
tespit bulunmayan mükelleflerin özel esaslara tabi mükelleflere mal tesliminde
veya hizmet ifasında bulunması durumunda, bu mükelleflerin sahte belge veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyicisi olarak özel esaslara
alınabilmesi için haklarında bu Tebliğin (IV/E/3.2), (IV/E/3.3), (IV/E/4.2) ve
(IV/E/4.3) bölümlerinde belirtildiği
şekilde bir rapor veya tespit bulunması gerekir.
Tebliğin "Özel Esaslar" bölümü kapsamına 3065
sayılı Kanunun 9, (11/1-b), (11/1-c), (29/2), 32 ve geçici 17 nci maddeleri
çerçevesinde yapılacak iade talepleri girmekte olup, "fazla ve yersiz ödenen
vergiler" ile "fazla ve yersiz tevkif edilen vergiler"in iadesine yönelik
talepler bu kapsamda değerlendirilmez.
1.4. Özel Esaslara Tabi Olmayan Mükellefler
Aşağıdaki mükellefler hakkında özel esaslar
uygulanmaz:
-5018 sayılı Kanun eki cetvellerde yer alan kamu
kurum ve kuruluşları, il özel idareleri, köyler, belediyeler ve bunların teşkil
ettikleri birlikler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve
kuruluşları ile kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları,
- Sermayelerinin (% 51) veya daha fazlası yukarıda
sayılanlara ait mükellefler.
1.5. Olumlu Rapor
Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından
düzenlenen raporlar (vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, basit rapor
gibi), mükellefin incelenen döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan ettiği
tüm işlemlerini kapsayacak şekilde düzenlenmeleri ve olumlu olmaları kaydıyla
bu kapsamda değerlendirilir.
KDV iade uygulamaları bakımından bir raporun
"olumlu rapor" sayılabilmesi için, iade hakkı doğuran işlem
dolayısıyla yüklenilen vergiler ve iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği
(beyan konusu edildiği) döneme ait "Bu Döneme Ait İndirilecek KDV" tutarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeden kaynaklı herhangi
bir indirimin olmaması gerekir.
İade talebi olmamakla birlikte olumsuz rapor
nedeniyle özel esaslara tabi tutulan bir mükellefin, olumsuz raporun ilgili
olduğu vergilendirme dönemlerinden sonraki vergilendirme dönemlerinden herhangi
birine yönelik inceleme talep etmesi mümkündür. Bu durumda yapılan inceleme
sonucunda düzenlenen raporun olumlu rapor olabilmesi için mükellefin
indirilecek KDV tutarlarının içerisinde sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belgeye dayalı indirim olmadığının tespiti gerekir.
İndirilecek KDV tutarlarının içerisinde sahte belge
veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeye dayalı indirim olmamakla
birlikte, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenlendiğine ilişkin tespit içeren raporun olumlu rapor olarak
değerlendirilmeyeceği tabiidir.
Sadece vergi incelemesi yapılan dönemi takip eden
döneme/dönemlere ait KDV beyanlarının düzeltilmesi amacıyla düzenlenen raporlar
ile yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen raporlar "olumlu rapor"
olarak değerlendirilmez.
1.6. Olumsuz Rapor
Olumsuz rapor, Tebliğin (IV/E/3) ve (IV/E/4)
bölümlerinde belirtilen hususları içeren ve iade taleplerinin genel esaslar
yerine özel esaslara göre yerine getirilmesine neden olan rapordur.
Mükellefler hakkında sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri ve/veya kullandıkları konusunda
belirlemelerin yer aldığı vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen tüm
raporlar (vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, basit rapor gibi)
"olumsuz rapor" sayılır.
Yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen
raporlar "olumsuz rapor" olarak değerlendirilmez.
1.7. Genel Esaslar
Genel esaslar, iade talebinin, iade hakkı doğuran
işlem için belirlenen usul ve esaslara göre yerine getirilmesidir. İade
talepleri özel esaslara göre yerine getirilen mükelleflerin gerekli şartları
sağladıktan sonra iade taleplerinin, yeniden iade hakkı doğuran işlem için
belirlenen usul ve esaslara tabi tutulması "genel esaslara dönüş" olarak ifade
edilir.
2. Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet
Tesis Ettirilmesi
2.1. Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet
Tesis Ettirenler
213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren;
-Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti
olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis
ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit
edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda
belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi
dairesince terkin edilenler,
-Bu kapsamda yer alan serbest meslek erbabı, şahıs
işletmelerinde işletme sahibi, adi ortaklıklarda ortaklardan her biri,
- Bu kapsamda yer alan ticaret şirketlerinde
şirketin yanı sıra, kanuni temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri, şirket
sermayesinin asgari (% 10)'una sahip olan gerçek veya tüzel kişiler ya da
bunların asgari (% 10) ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüsler,
-Bu kapsamda yer alan tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerde bunları idare edenler veya düzenlenen raporda fiillerin
işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenler,
-Yukarıda yer alanların ortağı oldukları adi
ortaklıklar, kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, şirket sermayesinin
asgari (% 10)'una sahip oldukları ticaret şirketleri veya idare ettikleri tüzel
kişiliği olmayan teşekküller,
mükellefiyetin terkin edildiği tarih itibarıyla
özel esaslar kapsamına alınırlar.
Bu kapsamda bir mükellefin özel esaslara
alınabilmesi için münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet
tesisinin tespitinde, temin edilebilmesi halinde mükellefin düzenlemiş olduğu
belgelerin (belirli bir dönem, yıl veya daha uzun zaman dilimi esas alınarak)
tutar olarak asgari yarısından fazlasının sahte olduğunun, yani herhangi bir
mal veya hizmet hareketine ilişkin olmadığının tespiti gerekir. Bu tespitin
mükellefin herhangi bir ticari işinin olup olmadığı, faturaların düzenlendiği
dönemdeki iş durumu, çevresindeki ticari itibarı gibi hususlarla da
desteklenmesi gerekir.
Mükellefin düzenlemiş olduğu belgelerin temin
edilememiş olması halinde, fatura dönemleri itibarıyla ticari bir işinin olup
olmadığı, mükellefiyetle ilgili ödevlerini yerine getirip getirmediği, herhangi
bir vergi ödeyip ödemediği gibi hususlar dikkate alınarak münhasıran sahte
belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin tespit edilmesi
halinde, bu bölüme göre özel esaslar kapsamında işlem yapılması gerekmektedir.
Bu şekilde özel esaslar kapsamına alınan
mükelleflerin iade talepleri münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre
yerine getirilir.
Bu mükellefler;
- Haklarında düzenlenen raporlara dayanılarak tesis
edilen işlemlerin yargı kararı ile iptali veya
- 213 sayılı Kanunun(153/A) maddesinde belirtilen
durumları vergi inceleme raporuna bağlanarak özel esaslar kapsamına alındıkları
dönemi takip eden takvim yılı başından itibaren bu süre içerisinde haklarında
başkaca bir olumsuz rapor düzenlenmemiş veya olumsuz tespit yapılmamış olmak
kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit tarihinden
itibaren), yedi yıl geçtikten sonra müracaatlarına gerek kalmaksızın genel
esaslara dönerler.
213 sayılı Kanunun(153/A) maddesinin birinci
fıkrasında sayılan haller dolayısıyla mükellefiyeti terkin edilenlerin bu
fiillerine iştirak ettiği vergi inceleme raporuyla tespit edilen 3568 sayılı
Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensupları özel esaslar kapsamına
alınırlar ve bu durum meslek mensubunun bağlı bulunduğu vergi dairesince temsil
ettikleri tüm mükelleflere bildirilir.
Sahte belge düzenlemenin yanı sıra gerçek mal ve
hizmet satışı bulunan mükellefler, bu bölüm kapsamında değerlendirilmez. Bu
mükellefler tespit edilen düzenledikleri sahte faturalardan hareketle sahte
belge düzenleme fiili nedeniyle özel esaslara alınırlar.
2.2. Sahte Belge Düzenlemek Amacıyla Mükellefiyet
Tesis Ettirenlere Mal Teslimi ve Hizmet İfasında Bulunanlar
Sahte belge ticareti amacıyla mükellefiyet tesis
ettirilmiş olsa dahi bu mükelleflerin demirbaş alımları (büro mobilyası,
bilgisayar, telefon cihazı vb.), genel yönetim giderleri (işyeri kirası,
işyerinin tadili, boyanması, kırtasiye ve temizlik malzemeleri, elektrik,
doğalgaz, haberleşme vb.) olabileceği gibi asıl faaliyetini gizlemek amacıyla
gerçekte bir kısım mal veya hizmet almış olmaları da mümkündür.
Bu nedenle, sahte belge düzenlemek amacıyla
mükellefiyet tesis ettirenlere mal tesliminde veya hizmet ifasında bulunan
mükelleflerin sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenleyicisi olarak özel esaslara alınabilmesi için haklarında Tebliğin
(IV/E/3.2), (IV/E/3.3), (IV/E/4.2) ve (IV/E/4.3), bölümlerinde belirtildiği şekilde bir rapor
veya tespit bulunması gerekir. Bu durumda bulunan mükellefler hakkında ise
ilgili bölüme göre işlem yapılır.
3.Sahte Belge Düzenleyen veya Kullananlar
3.1.Sahte Belge Kavramı
Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesine göre sahte
belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi
düzenlenen belgedir.
Bir belgenin sahte olup olmadığı belgeden hareketle
yapılacak tespitlere bağlıdır. Buna göre;
- İnceleme dönemi veya incelemeye konu dönemlere
ilişkin yoklamalar yapılmak suretiyle mükellefin gerçek bir faaliyetinin
bulunup bulunmadığı (ilgili dönem mahalle muhtarı, site yöneticisi ve/veya
çevredekilerin mükellefin eylem tarihindeki durumuna ilişkin ifadeleri vb.),
- Belgeye konu mal hareketinin gerçekte olup
olmadığının fiili veya kaydi envanter ya da randıman incelemesi, karşıt
inceleme ve tespit, nakliye, ödeme/tahsilat vb. kanıtlarla tespiti,
- Ticari ilişkisinin olup olmadığı hususu ve ticari
ilişkide bulunduğu firmalar,
- Ortaklık yapısı ve ortaklara ilişkin analizler,
- Muhasebecisine yönelik tespitler,
- Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan, hakkında
inceleme yapılanlara ve ticari ilişkide bulundukları mükelleflere ilişkin
bilgiler,
- Sahte belge ticareti varsa komisyon geliri elde
edilip edilmediği,
- Mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilip
getirilmediği,
gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit
edilmeksizin bir belgenin sahte olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında özel
esaslar uygulanmaz.
Başkaca bir tespit bulunmamak kaydıyla, haklarında
sadece ihbar veya şikâyet bulunan mükellefler özel esaslara tabi tutulmazlar.
3.2.Haklarında Sahte Belge Düzenleme Raporu
Bulunanlar
Sahte belge düzenlenmesine ilişkin olumsuz rapor,
nezdinde inceleme yapılan hakkında sahte belge düzenlediği yönünde
belirlemelerin yer aldığı, Tebliğin (IV/E/3.1) bölümünde yer alan hususları
içerecek şekilde vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen
rapordur.
Söz konusu rapor "sahte belge düzenleme olumsuz
raporu", bu rapordan hareketle sahte olduğu tespit edilerek rapora bağlanan
belgeleri düzenleyen mükellef de "sahte belge düzenleyen" olarak kabul edilir.
3.3.Haklarında Sahte Belge Düzenleme Tespiti
Bulunanlar
Sahte belge düzenleme tespiti, bir mükellefin sahte
belge düzenlediğinin diğer kişi, işletme veya kurumlar hakkında yapılmakta olan
araştırma ve incelemeler sırasında yahut yetkili makamların yazıyla veya
elektronik ortamda bildirmesi üzerine vergi dairesinin ıttılaına girmesidir. Bu
kapsamda öncelikle mükellef tarafından düzenlenen belgenin sahte olduğunun net
olarak tespit edilmesi gerekir.
Yapılan inceleme sırasında sahte belge düzenlendiği
hususunda bir tespit yapılmış olması halinde, bu durumun inceleme elemanınca
rapor düzenlenmeden önce mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak
bildirilmesi mümkündür. Bu durumda incelemede olan mükellef, bu bölüm
kapsamında değerlendirilir.
Ancak, vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından
düzenlenen raporlarda,haklarında herhangi bir olumsuzluğa yer verilmeksizin,
hakkında rapor düzenlenen mükellefle ticari ilişkileri ve söz konusu mükellefin
ticari ilişkide bulunduğu diğer mükellefler hakkındaki olumsuzluklar dolayısıyla
sahte belge düzenleme ihtimali ve/veya şüphesi gerekçesiyle incelenmesi
öngörülen mükellefler bu kapsamda değerlendirilmez.
Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince yapılan
değerlendirme ve analizler sonucunda bireysel olarak veya organize bir şekilde
sahte belge düzenleme tespiti de sahte belge düzenleme olumsuz tespiti
kapsamında değerlendirilir.
Bu şekilde hakkında sahte belge düzenleme tespiti
bulunan mükellefin bilinen adresinde en az iki kişiden oluşan bir grup
tarafından yoklama yapılması ve yapılan yoklamada adresinde bulunup
bulunmadığı, tespitin ilgili olduğu dönem itibarıyla bildirdiği ticari
faaliyetinin bulunup bulunmadığı, işletme kapasitesi ile beyanlarının uyumlu
olup olmadığı, işyeri çevresindeki esnaf, site yöneticisi, muhtar gibi
kişilerden alınan ifadelerle ticari faaliyeti ve itibarı değerlendirilmek
suretiyle, olumsuzluk 15 gün içerisinde tutanağa bağlanır. Olumsuzluk tespit
edilememesi veya bu yoklamanın 15 gün içerisinde yapılamaması durumunda
mükellef özel esaslar kapsamından çıkarılır. 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı
R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Hakkında bu şekilde tespit yapılarak sahte belge
düzenleme riski nedeniyle incelemeye sevk edilen mükelleflerin bilinen işyeri
adresinde, incelemeye sevk işleminin vergi dairesinin ıttılaına girmesini takip
eden günden itibaren beş işgünü içinde en az iki kişiden oluşan bir grup
tarafından yoklama yapılır. 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ
Seri No 7 ile eklenmiştir)
Yoklamada, mükellefin bilinen işyeri adresinde faal
olup olmadığı; gerek cari dönemde gerekse tespitin ilgili olduğu dönem
itibarıyla ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı; üretim ve/veya ticaret
kapasitesi; depo, tesis, taşıt, makine, teçhizat ve demirbaş varlığı; emtia
mevcudu ve çalışan sayısına ilişkin bilgiler mutlaka tespit edilir ve bu
hususlara düzenlenen tutanakta yer verilir. Bu tutanakta, nezdinde yoklama
yapılan mükellefin açıklamaları hariç olmak üzere, görüş ve kanaate yer
verilmez. Bulunması halinde, mükellefin işyeri çevresindeki esnaf, site
yöneticisi, komşu, muhtar vb. kişilerin mükellefin ticari faaliyeti ve
itibarına yönelik ifadeleri, ilgiliye imzalatılarak ayrı bir tutanakla kayıt
altına alınır. 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile
eklenmiştir)
Tutanağın düzenlendiği tarihi takip eden günden
itibaren beş işgünü içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesindeki müdür ve
bir müdür yardımcısının da katılacağı üç kişilik bir komisyon tarafından;
yoklama sonucunda düzenlenen tutanak, mükellefin tarh zamanaşımı süresi
içindeki dönemlere ilişkin beyannameleri ve Ba-Bs bildirimleri, nezdinde daha
önce yapılmış yoklamalara ilişkin tutanaklar, tahakkuk, tahsilat ve vergi borcu
bilgileri, alım-satım ilişkisi içinde olduğu mükelleflere ilişkin bilgiler ve
vergi dairesinde bulunan diğer bilgi ve kayıtlar (vergi inceleme bilgileri,
kira sözleşmesi, Yönetim Bilgi Sisteminde elektronik ortamda bulunan kayıtlar,
vb) dikkate alınarak mükellefin, tespitin ilgili olduğu dönem itibariyle
bildirdiği ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunması halinde işletme
kapasitesi ile beyanlarının (satış hasılatının, stoklarının, maliyetlerinin,
vb) uyumlu olup olmadığı değerlendirilir. Komisyon, gerek görmesi durumunda,
mükelleften ilave bilgi, belge ve açıklama isteyebilir. 04.10.2016 tarih ve
29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Yapılan değerlendirme neticesinde, komisyon
üyelerinin kanaatiyle olumsuzluğun teyit edilmesi halinde mükellef özel esaslar
kapsamına alınır. 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7
ile eklenmiştir)
3.4.Haklarında Sahte Belge Kullanma Raporu
Bulunanlar
Sahte belgelerde yer alan KDV'nin indirim
hesaplarına dâhil edilmek suretiyle kullanıldığını tespit eden rapor, sahte
belge kullanma olumsuz raporu olarak değerlendirilir. Sahte belge
kullanıldığına yönelik raporlarda aşağıda yer alan hususların yanı sıra
kullanıcının bu belgeyi kayıtlarına intikal ettirip ettirmediği veya
beyannamede indirilecek KDV olarak kullanıp kullanmadığının da tespit edilmesi
gerekir.
Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından
düzenlenen ve sahte belge kullanılmasına ilişkin olan raporlarda;
- İncelenen mükellefle söz konusu belgelerin
düzenleyicisi mükellef/mükellefler arasında gerçek bir teslim ve/veya hizmetin
bulunup bulunmadığına, herhangi bir ödemede bulunulup bulunulmadığına, ödemenin
şekli (banka, çek, senet, kasa, PTT, kredi kartı vb.) ve malın nakliyesi ile
ilgili tespitlere veya sahte belge ticareti amacıyla mükellefiyet kaydı söz
konusuysa düzenleyicinin mükellefiyet kaydının terkin edilip edilmediğine
ilişkin hususlara yer verilmesi,
- Mükellefin söz konusu belgelerdeki mal ve/veya
hizmetleri gerçekten alıp almadığının ilave çalışmalarla (kaydi envanter,
randıman, karşıt inceleme ve tespit gibi) desteklenmek suretiyle
değerlendirilmesi,
- Sahte belge oldukları tespit edilmiş olan
belgelerin tutar ve mahiyet bazında tetkik edilerek, bu belgelerde yer alan mal
ve/veya hizmetlerin mükellefin söz konusu dönemdeki iş ve işlemlerinin
niteliğine, stok durumuna, sermaye ve ödeme kapasitesine uygun olup olmadığının
değerlendirilmesi,
- İnceleme dönemine ait beyanları tetkik edilmek
suretiyle, mükellefin vergi ödeme gayretlerinin değerlendirilmesi, sürekli
olarak devreden KDV beyanı veya iş hacimlerine uygun tutarlarda KDV ödenmemesi
veyahut sektör ortalamasının altında karlılık beyanı gibi hususların ortaya
konulması,
gerekir.
Tarhiyat önerilmemiş olması bu raporların olumsuz
rapor vasfını değiştirmez.
Bu kapsamda işlem yapılabilmesi için, sahte olduğu
tespit edilen belgeye dayalı KDV indiriminin reddedilmesi gerekir. Sahte belge
tespiti olmaksızın, başka nedenlerle KDV indiriminin reddedilmesi amacıyla
düzenlenen raporlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Sahte olduğu tespit edilerek rapora bağlanan
belgelerin kullanıcısı "sahte belge kullanan", buna ilişkin rapor da "sahte
belge kullanma olumsuz raporu" olarak kabul edilir.
Yapılan inceleme sonucunda mükelleflerin kendileri
ya da mal veya hizmet satın aldıkları mükelleflerle ilgili olarak;
- Defter ve belgelerini ibraz etmedikleri,
- KDV beyannamesini vermedikleri,
gibi nedenlerle KDV indirimlerinin reddinden
kaynaklanan tarhiyatlarda, inceleme raporlarında tarhiyatın bu tespitlere
ilişkin kısmının sahte belge kullanma fiilinden kaynaklandığının açıkça
belirtilmemesi halinde, düzenlenen rapor olumsuz rapor kapsamında
değerlendirilmez.
Sahte belge kullanımına dayalı KDV indirimlerinin
vergi inceleme raporu ile veya mükellefin düzeltme beyanları ile indirilecek
KDV tutarlarından düşülmesi durumunda mükellef özel esaslara tabi tutulmaz.
3.5. Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti
Bulunanlar
Sahte belge kullanma tespiti, sahte belgelerde yer
alan KDV'nin indirim konusu yapıldığının tespit edilmesidir. Sahte belge
kullanma tespitinin varlığından söz edilebilmesi için, sahte olduğu tespit
edilen belgede yer alan KDV tutarının indirim konusu yapılmış olması gerekir.
Sahte belge düzenleme raporundan hareketle alıcının
sahte belge kullanımından bahsedilebilmesi için, belgenin sahteliğinin yanı
sıra, düzenlenen sahte belgenin kullanıcı tarafından kayıtlara intikal
ettirilip ettirilmediği ve beyannamede indirilecek KDV olarak dikkate alınıp
alınmadığının tespit edilmesi gerekir. Kullanıcının Ba bildirimine söz konusu
belgede yazılı tutarı dâhil etmiş olması, sahte belgeyi kullandığına karine
olup tespit için tek başına yeterli değildir.
Yapılan inceleme sırasında sahte belge kullanıldığı
hususunda bir tespit yapılmış olması halinde, bu durumun inceleme elemanınca
rapor düzenlenmeden önce mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak
bildirilmesi de bu kapsamdadır.
Kullandığı belgeye yönelik bir tespit veya rapor
olmadığı sürece, sadece hakkında sahte belge düzenleme rapor veya tespiti
bulunan mükelleften mal veya hizmet alımına dayanılarak alıcı mükellefin özel
esaslara tabi tutulması mümkün değildir.
Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti olmadığı halde
münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi
incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilen ve
mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediği raporda belirtildiğinden işi
bırakmış addolunarak mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilenlerden
alım yaptıkları yönünde kayıtları bulunan ve belgelerde yer alan KDV tutarını
indirilecek KDV olarak dikkate aldığı tespit edilen mükelleflerin de sahte
belge kullanma tespiti kapsamında özel esaslara tabi tutulması gerekir.
Sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit
bulunan dönemi kapsayan takvim yılında süresinde düzenlenmiş tam tasdik
sözleşmesi bulunan mükelleflerin, sahte olduğu tespit edilen belgelerde yer
alan alım tutarının, aynı dönemdeki toplam alımlarının % 5'ini geçmemesi
halinde, bu mükellefler sahte belge kullanma tespiti gerekçesiyle özel esaslar
kapsamına alınmazlar. Şu kadar ki, bu durumun 213 sayılı Kanunun 370 inci
maddesinin (b) fıkrası kapsamındaki ön tespitler için yapılacak izaha davet ve
buna bağlı olarak uygulanacak özel esaslar uygulamasına etkisi yoktur.
(01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46 Tebliğ ile eklenmiştir)
Haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik
olumsuz tespit bulunan mükellefler kendi durumlarından haberdar edilerek
kendilerine 15 gün içinde olumsuzluğu giderebilecekleri bildirilir.
Verilen süre içerisinde işlemin gerçekliğini bu
Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu
belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını
düzelten mükellefler özel esaslar kapsamına alınmazlar.
Kendilerine tanınan 15 günlük süre içerisinde
yukarıda belirtildiği şekilde olumsuzluğu gidermeyen mükellefler tespitin
yapıldığı tarih itibarıyla özel esaslar kapsamına alınırlar.
4.Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleyen
veya Kullananlar
4.1.Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kavramı
Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesine göre
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma
dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla
gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir. Buna göre;
- Belgenin mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe
aykırı olup olmadığı,
- Belgede yer alan bilgilerin gerçeğe aykırı
olduğunun (ödeme bilgileri, mal hareketleri ve alıcı bilgileri gibi) deliller
ile tespiti,
- Belgede yer alması zorunlu bilgilerde tahrifat
yapılıp yapılmadığı,
- Belgede bulunması zorunlu bilgilerin (vatandaşlık
numarası, vergi kimlik numarası ve adres gibi) gerçeği yansıtıp yansıtmadığı,
- Gerçekte satılan mal veya verilen hizmet yerine
başka bir mal satıldığı veya hizmetin ifa edildiği,
gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit
edilmeksizin bir belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu gerekçesiyle
mükellef hakkında özel esaslar uygulanmaz.
Başkaca bir tespit bulunmamak kaydıyla, haklarında
sadece ihbar veya şikâyet bulunan mükellefler özel esaslara tabi tutulmaz.
4.2. Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı
Belge Düzenleme Raporu Bulunanlar
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenlenmesine ilişkin olumsuz rapor, nezdinde inceleme yapılan hakkında
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği yönünde belirlemelerin yer
aldığı, vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen rapordur.
Söz konusu rapordan hareketle muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge olduğu tespit edilerek rapora bağlanan belgeleri
düzenleyen mükellef"muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen", buna
ilişkin rapor da "muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme olumsuz
raporu" olarak kabul edilir.
4.3. Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı
Belge Düzenleme Tespiti Bulunanlar
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
tespiti, bir mükellefin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediğinin
diğer kişi, işletme veya kurumlar hakkında yapılmakta olan araştırma ve
incelemeler sırasında yahut yetkili makamların yazıyla veya elektronik ortamda
bildirmesi üzerine vergi dairesinin ıttılaına girmesidir. Bu kapsamda öncelikle
mükellef tarafından düzenlenen belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
olduğunun net olarak tespit edilmesi gerekir.
Yapılan inceleme sırasında yanıltıcı belge
düzenlendiği hususunda bir tespit yapılmış olması halinde, bu durumun inceleme
elemanınca rapor düzenlenmeden önce mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine
yazılı olarak bildirilmesi mümkündür. Bu durumda incelemede olan mükellef, bu
bölüm kapsamında değerlendirilir.
Ancak, vergi incelemesine yetkili olanlar
tarafından düzenlenen raporlarda,haklarında herhangi bir olumsuzluğa yer
verilmeksizin, hakkında rapor düzenlenen mükellefle ticari ilişkileri ve söz
konusu mükellefin ticari ilişkide bulunduğu diğer mükellefler hakkındaki
olumsuzluklar dolayısıyla yanıltıcı belge düzenleme ihtimali ve/veya şüphesi
gerekçesiyle incelenmesi öngörülen mükellefler bu kapsamda değerlendirilmez.
Maliye Bakanlığının ilgili birimlerince yapılan
değerlendirme ve analizler sonucunda bireysel olarak veya organize bir şekilde
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedüzenleme tespiti de muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme olumsuz tespiti kapsamında
değerlendirilir.
Bu şekilde hakkında muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme tespiti bulunan mükellefin bilinen adresinde en az iki
kişiden oluşan bir grup tarafından yoklama yapılması ve yapılan yoklamada
adresinde bulunup bulunmadığı, tespitin ilgili olduğu dönem itibarıyla
bildirdiği ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı, işletme kapasitesi ile
beyanlarının uyumlu olup olmadığı, işyeri çevresindeki esnaf, site yöneticisi,
muhtar gibi kişilerden alınan ifadelerle ticari faaliyeti ve itibarı
değerlendirilmek suretiyle, olumsuzluk 15 gün içerisinde tutanağa bağlanır.
Olumsuzluk tespit edilememesi veya bu yoklamanın 15 gün içerisinde yapılamaması
durumunda mükellef özel esaslar kapsamından çıkarılır. 04.10.2016 tarih ve
29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile yürürlükten kaldırılmıştır)
4.4.Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı
Belge Kullanma Raporu Bulunanlar
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge niteliği
tespit edilen belgelerde yer alan KDV tutarlarının indirim konusu yapıldığını
tespit eden, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlar bu
kapsamda muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu olarak
değerlendirilir.
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına
dayalı KDV indirimlerinin vergi inceleme raporu ile veya mükellefin düzeltme
beyanları ile indirilecek KDV tutarlarından düşülmesi durumunda mükellef özel
esaslara tabi tutulmaz.
4.5.Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı
Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma
tespiti, bir mükellefin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığının
diğer kişi, işletme veya kurumlar hakkında yapılmakta olan araştırma ve incelemeler
sırasında yahut yetkili makamların (Maliye Bakanlığının ilgili birimleri dahil)
yazıyla bildirmesi üzerine vergi dairesinin ıttılaına girmesidir. Bu kapsamda
öncelikle belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğunun, sonrasında ise
mükellefin bu belgede yer alan KDV'yi indirim konusu yaptığının net olarak
tespit edilmesi gerekir.
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan dönemi kapsayan takvim yılında
süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan mükelleflerin, yanıltıcı
olduğu tespit edilen belgelerde yer alan alım tutarının, aynı dönemdeki toplam
alımlarının % 5'ini geçmemesi halinde, bu mükellefler muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanma tespiti gerekçesiyle özel esaslar kapsamına alınmazlar.
Şu kadar ki, bu durumun 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası
kapsamındaki ön tespitler için yapılacak izaha davet ve buna bağlı olarak
uygulanacak özel esaslar uygulamasına etkisi yoktur. (01.04.2023 / 32150 sayılı
R.G. Seri No:46 Tebliğ ile eklenmiştir)
Haklarında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan mükellefler kendi durumlarından
haberdar edilerek kendilerine 15 gün içinde olumsuzluğu giderebilecekleri
bildirilir.
Verilen süre içerisinde belgenin işlemi mahiyet ve
miktar itibarıyla doğru olarak yansıttığını Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki
açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını
indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını düzelten mükellefler özel esaslar
kapsamına alınmaz.
Kendilerine tanınan 15 günlük süre içerisinde
yukarıda belirtildiği şekilde olumsuzluğu gidermeyen mükellefler tespitin
yapıldığı tarih itibarıyla özel esaslar kapsamına alınır.
5. İşlemlerin Gerçekliğini İspat
213 sayılı Kanunun 3/B maddesine göre
vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti esas olup, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin
gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanması mümkündür.
Öte yandan, 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin
(b) fıkrasında, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk
edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair
yetkili merciler tarafından yapılmış olan sahte veya muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belge kullanmaya ilişkin ön tespitler bakımından mükelleflere ön
tespite ilişkin yazının tebliğ edilebileceği ve mükelleflerin beyanlarını
düzeltebilecekleri düzenlenmiştir. Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar ise 30/7/2020 tarihli ve 31201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 519
Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirlenmiştir. Buna göre, 213
sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrasında yer alan uygulama kapsamında
ön tespit ve izah değerlendirme komisyonlarınca yapılması gereken işlemler 519
Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki açıklamalara göre yerine
getirilir, mezkur uygulama kapsamına girmeyen işlemler bakımından ise bu
Tebliğin bu bölümündeki açıklamalar uygulanır. (05.02.2021 / 31386 sayılı R.G.
KDV Seri No 34 ile değişik)
Düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin
sahteliğine veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğuna ilişkin inceleme
veya idari araştırma aşamasında mükellefe, söz konusu belgelerin gerçekliğine
yönelik deliller ileri sürme imkânı verilir. Aynı şekilde kendileri hakkında
olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunmamakla birlikte mal veya hizmet satın
aldıkları mükellefler hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunan
mükelleflere de bu imkân sağlanır. Söz konusu karşı deliller inceleme veya
araştırmaya konu iş, işlem ve belgelerle ilgili olmalı ve bir yazı ile idari
makama ibraz edilmelidir. İdari araştırma aşamasında, mükellef tarafından söz
konusu işlemin gerçekliğine yönelik sunulan karşı delillerin değerlendirilmesi,
idari araştırmayı yürüten birimdeki (mükellefin ilgili dönemde bağlı olduğu
vergi dairesindeki) müdür ve bir müdür yardımcısının da katılacağı üç kişilik
bir komisyon tarafından yapılır. Karşı deliller incelemeye başlanmış olması
halinde inceleme elemanına, incelemeye başlanmamışsa ilgili komisyona sunulur.
(05.06.2018 tarihli ve 30442 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 18 ile son cümle
değişik)
Dolayısıyla idare tarafından sahte veya yanıltıcı
olduğu yönünde bulgular bulunan bir belgenin gerçek bir işleme dayandığı ve
dayandığı işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıttığı işlemin
tarafları, ilgilileri (iade talep edenler) veya mükellefler tarafından 213
sayılı Kanunun 3'üncü maddesindeki delil serbestisi kapsamında iddia ve ispat
olunabilir.
İleri sürülen karşı delillerin işlemin gerçekliğini
göstermesi halinde özel esaslar uygulanmaz. İşlemin tarafları, ilgililer ve
mükellefler delillerini işlem ve belge ile ilgili olmak kaydıyla yazı ile ileri
sürebilir(16.10.2014 tarihli ve 29147 sayılı R.G. 01.11.2014 itibariyle KDV
G.Uyg.Tebliği Seri No 1 ile değişik). İşlem ve belgeyle ilgili olmayan iddia ve
deliller dikkate alınmaz.
Bu şekilde ileri sürülen iddia ve deliller,
inceleme elemanı veya komisyon tarafından karşı delillerle çürütülmek suretiyle
belgenin sahte veya yanıltıcı olduğu ispatlanabilir. Bu durumda ileri sürülen
delillerin ele alınıp raporda veya dayanak bir yazı ile çürütüldüğü karşı
delillerle açıklanarak mükellef veya ilgili özel esaslara alınır ve mükerrer
incelemeye meydan vermeksizin konuyla ilgili incelemeye sevk edilir.
213 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası
uygulaması kapsamında, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge
kullanmaya ilişkin ön tespit yazısına konu beyanlarını düzeltmeyen mükellefler
özel esaslara alınır. Ancak, mükellefin söz konusu belgelere isabet eden KDV'yi
indirim hesaplarından çıkararak düzelttiğini veya hiç indirim hesaplarına
almadığını vergi dairesine tevsik etmesi ya da Tebliğin (IV/E-7.2.2) bölümünde
yer alan şartlardan [birinci paragrafın (a) ayrımı hariç] birini sağlaması
halinde, vergi incelemesi neticesi beklenmeksizin, genel esaslara dönüşü
yapılır. (05.02.2021 / 31386 sayılı R.G. KDV Seri No 34 ile değişik)
Sınırlandırıcı olmamak kaydıyla belgenin
gerçekliğini ve doğruluğunu ispatta aşağıdaki deliller kullanılabilir:
a) İşlem bedelinin ödendiğinin belgelendirilmesi.
Ödeme, iade talebinde bulunan mükellef tarafından
ödemeyi tevsik eden belge aslı veya noter onaylı örneği ile tevsik edilebilir.
Ödemenin 5411 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine
göre faaliyette bulunan bankalar vasıtasıyla veya 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanununun785 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında düzenlenen çekler
ile de tevsiki mümkündür.
Ayrıca internet bankacılığı yoluyla yapılan
ödemelerde, banka dekontu yerine ilgili banka şubesi tarafından onaylı internet
çıktıları ya da mükellefler tarafından ödeme yapılan bankalardan alınan onaylı
hesap ekstreleri ödemenin tevsikinde kullanılabilir.
Ödeme, kredi kartı (iade talebinde bulunan kişi
veya kuruma ait), tapu devri, kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla (ön ödeme
avansı şeklinde kamu kurum ve kuruluşlarının veznesine ödeme gibi) yapılmak
suretiyle de tevsik edilebilir.
Ödemenin PTT yoluyla yapıldığı durumlarda, ödeme sırasında
düzenlenecek belge, (satıcının veya adına hareket edenlerin adı-soyadı (tüzel
kişilerde unvanı) ile banka hesap numarası ve vergi kimlik numarası doğru
olarak yazdırılmak kaydıyla) ödemeyi tevsik eden delil olarak ileri
sürülebilir.
b) Taşıma, yükleme, boşaltma, depolama,
ambalajlama, ve benzeri işlemlerin yapıldığına yönelik belgeler, sigorta
belgesi, vergi, resim, harç, pay, fon gibi ödemeler yapılmışsa bu ödemelere ait
belgeler işlemin gerçekliğinin tevsikinde delil olarak kullanılabilir.
Örnek: 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı R.G. KDV
Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)Uluslararası taşımacılık hizmeti dolayısıyla
KDV iade talebinde bulunan bir mükellefin akaryakıt alımı yaptığı bir mükellef
hakkında olumsuzluk bulunması halinde, iade talep eden mükellef işlemin gerçekliğini
yukarıda belirtildiği şekilde ödeme belgesi ibraz ederek ispat edebilir.
Ancak, akaryakıt alımı yapıldığı iddia edilen
mükellefin, iadeci mükellefin bağlı olduğu ilden farklı bir ilde bulunması
ve/veya yapılan taşımacılık hizmetinin güzergâhı üzerinde bulunmaması gibi
şüphe uyandıran bir durumunun bulunması halinde, vergi dairesince yapılan
değerlendirme sonucunda ödeme belgesi işlemin gerçekliğinin tevsiki hususunda
yeterli bulunmayarak yalnızca ödeme belgesine göre işlem tesis edilmeyecek ve
mükelleften ilave açıklamalar istenebilecektir.
6. Haklarında Olumsuz Rapor Bulunan Mükelleflerin
İade Talepleri
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma raporu bulunan mükelleflerin iade talepleri
aşağıdaki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
6.1. Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı
İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleme Raporu Bulunanların İade Talepleri
6.1.1. İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlediği konusunda olumsuz rapor bulunanların raporun vergi
dairesine intikal ettiği tarih itibarıyla henüz sonuçlandırılmamış iade
talepleri dahil, bu tarihten sonraki iade talepleri,
- Sahte belge düzenleyenler için beş kat,
- Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
düzenleyenler için ise dört kat
teminat karşılığında yerine getirilir.
Teminat gösterilmemesi halinde iade talepleri,
münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir. Raporun
intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil olmak
üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
6.1.2. Genel Esaslara Dönüş
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme olumsuz raporuyla özel esaslara tabi tutulan mükellefler,
aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara
dönerler:
a) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme fiiline ilişkin olarak düzenlenen raporlara
dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile terkin edilmesi,
b) Mükelleflerin sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporlarına dayanılarak yapılan
tarhiyatları (kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizi dâhil) ödemeleri
veya tamamına teminat göstermeleri ve yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,
c) Haklarında olumsuz rapor bulunan ve raporun
ilgili olduğu dönemden sonraki dönemlerdeiade talebinde bulunmayan mükellefler
için, düzenleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatları (kesilecek ceza ve
hesaplanacak gecikme faizi dâhil) ödemeleri veya tamamına teminat göstermeleri
şartıyla, talepleri üzerine daha sonra yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,
ç) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip
eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge
düzenleme fiilinde beş yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
fiilinde dört yıl geçmesi.
Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği
tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel esaslara
göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara dönüşte, iade
taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır.
Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi
dairesince resen uygulanır.
6.2. Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı
İtibariyleYanıltıcı Belge Kullanma Raporu Bulunanlar
6.2.1. İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanımına ilişkin olumsuz rapor bulunan mükelleflerin, raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış
iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki iade talepleri;
- Sahte belge kullanımında dört kat,
- Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanımında ise üç kat,
teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi
halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil
olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu ile çözülür.
6.2.2. Genel Esaslara Dönüş
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporuyla özel esaslara tabi tutulan mükellefler,
aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara
dönerler:
a) Haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik
olumsuz rapor bulunan mükelleflerin söz konusu belgeleri indirim hesaplarından
çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri,
b) Kullanma raporları üzerine yapılan tarhiyatın
yargı kararıyla terkin edilmesi,
c) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanma raporlarında tarhı öngörülen vergi ve buna ilişkin
olarak hesaplanacak gecikme faizi ile kesilmesi istenen cezanın ödenmesi veya
bunların tamamı için teminat gösterilmesi,
ç) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip eden
vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge kullanma
fiilinde dört yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinde üç
yıl geçmesi.
Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği
tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel
esaslara göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara
dönüşte, iade taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır.
Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi
dairesince resen uygulanır.
7. Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı
İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleme veya Kullanma Tespiti Bulunan
Mükelleflerin İade Talepleri
7.1. Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı
İtibariyleYanıltıcı Belge Düzenlediği Konusunda Tespit Bulunanlar
7.1.1. İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlediği konusunda tespit bulunan mükelleflerin iade
talepleri;
-Sahte belge düzenleme tespitinde dört kat,
-Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
tespitinde ise üç kat,
teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi
halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil
olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu ile çözülür.
7.1.2. Genel Esaslara Dönüş
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme tespiti kapsamında özel esaslara tabi tutulan mükellefler,
aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara
dönerler:
a)Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belgedüzenleme tespitinin ilgili olduğu döneme ilişkin yapılacak inceleme
sonucunda düzenlenen raporun olumlu olması,
b) Haklarında düzenleme tespiti bulunan ve tespitin
ilgili olduğu dönemden sonraki dönemlerdeiade talebinde bulunmayan mükellefler
için, talepleri üzerine daha sonra yapılan inceleme sonucunda düzenlenen olumlu
raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal etmesi,
c) Düzenleme tespitine dayalı olarak tesis edilen
işlemlerin yargı kararıyla iptal edilmesi,
ç) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip
eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit
tarihinden itibaren), sahte belge düzenleme tespitlerinde dört yıl, muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme tespitlerinde üç yıl geçmesi.
Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği
tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel
esaslara göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara
dönüşte, iade taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır.
Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi
dairesince resen uygulanır.
7.2. Haklarında Sahte Belge veya Muhteviyatı
İtibariyleYanıltıcı Belge Kullandığı Konusunda Tespit Bulunanlar
7.2.1. İade Taleplerinin Yerine Getirilmesi
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanma tespiti bulunan mükelleflerin iade talepleri,
kendilerine yazılı olarak verilen 15 günlük süre içerisinde belgenin gerçekliğini
ve doğruluğunu Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat etmeleri
kaydıyla genel esaslara göre yerine getirilir.
Belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu ispat
etmemekle birlikte, söz konusu belgelerde yer alan KDV tutarlarını indirim ve
iade hesabından çıkaran veya bu kısma sahte belge kullanma tespitlerinde üç
kat, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespitlerinde iki kat
teminat gösteren mükelleflerin geri kalan iade talepleri genel esaslara göre
sonuçlandırılır.
Teminat gösterilmemesi veya bu alışlara isabet eden
kısmın indirim ve iade talebinden çıkarılmaması durumunda ise, iade talepleri
vergi inceleme raporuna göre yapılır.
7.2.2. Genel Esaslara Dönüş
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma tespiti kapsamında özel esaslara tabi tutulan mükellefler,
aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara
dönerler:
a) Haklarında sahte belge veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belgekullanıldığına yönelik olumsuz tespit bulunan mükelleflerin
kendilerine verilen 15 günlük süre içinde söz konusu belgeleri indirim
hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri veya kendilerine
yazılı olarak verilen 15 günlük süre içerisinde işlemin gerçekliğini Tebliğin
(IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre
ispat etmeleri,
b) Olumsuz tespitin ilişkin olduğu belgelere
dayanılarak indirim ve iade konusu yapılan KDV tutarlarının sahte belge için üç
katı, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge için iki katı teminat
gösterilmesi,
c) İlgili dönem veya daha sonraki bir dönemle
ilgili inceleme sonucunda düzenlenecek olumlu raporun vergi dairesi kayıtlarına
intikal etmesi,
ç) Tespitin veya tespite dayanılarak tesis edilen
işlemlerin yargı kararıyla iptal edilmesi,
d) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip
eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk
olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yapılan tespitlerde en son tespit
tarihinden itibaren), sahte belge kullanma tespitlerinde üç yıl, muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanma tespitlerinde iki yıl geçmesi.
Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği
tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel
esaslara göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara
dönüşte, iade taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır.
Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi
dairesince resen uygulanır.
8. İadeye Esas Diğer Belgelerin Sahte veya
Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olması
Üzerinde KDV gösterilen fatura ve benzeri belgeler
dışında kalan ve her bir iade hakkı doğuran işlem için işlemin niteliğine göre
ayrıca belirlenmiş olan belgelerin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
olması durumunda da, ilgili hakkında özel esaslar uygulanır.
Söz konusu belgelerin sahte olması durumunda "sahte
belge düzenleme", muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olması durumunda ise
"muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme" fiillerine yönelik
düzenlemeler kapsamında işlem yapılır.
9. Diğer Tespitler
9.1. Adresinde Bulunamama
Bilinen adresinde bulunmadığı yoklama ile tespit
edilen mükellefler, 30 gün içinde yapılan ikinci yoklamada da adresinde
bulunamamaları halinde ikinci yoklama tarihi itibarıyla özel esaslara
alınırlar. İkinci yoklamanın en az iki personel tarafından yapılarak tutanağa
bağlanması gerekir.
Yapılan yoklamada bilinen adreslerinde bulunamayan
mükelleflerin mükellefiyet kaydının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 160 ıncı
maddesi uyarınca terkin edilmesi halinde, ikinci yoklama yapılmaksızın
mükellefler özel esaslara alınır. Anılan madde kapsamında mükellefiyet kaydının
terkini işleminin birinci yoklama tarihinden de önce yapılmış olması halinde,
mükellefler terkin tarihi itibariyle özel esaslara alınır. 04.10.2016 tarih ve
29847 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Vergiye müteallik ödevleri yerine getirilmekle
birlikte, sadece işi bırakma bildiriminde bulunulmamış olması olumsuz tespit
sayılmaz.
Adreslerinde bulunmadıkları konusunda haklarında
tespit bulunanların sonuçlandırılmamış olanlar da dâhil bütün iade talepleri, tespitin
yapılmasından itibaren münhasıran iki kat teminat karşılığında veya vergi
inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir. Teminat vergi inceleme raporuna
göre çözülür.
Mükellef, adresinin tespiti veya kendi başvurusuna
istinaden yapılan yoklamada adresinde veya yeni bildirdiği adreste bulunması
durumunda, adreste bulunma tarihi itibarıyla genel esaslara alınır ve bu
tarihten itibaren, henüz sonuçlanmayan iade talepleri de dâhil olmak üzere iade
talepleri genel esaslara göre yerine getirilir.
9.2. Defter ve Belge İbraz Etmeme
Vergi incelemesine yetkili olanlarca veya takdir
komisyonlarınca ibrazı istenen, varlığı noter kayıtları veya sair surette sabit
olan defterlerin ve ilgili dönem kayıtlarına esas belgelerin mücbir sebep
sayılan haller dışındaki nedenlerle KDV mükellefleri tarafından ibraz
edilmemesi durumunda, mükellef özel esaslar kapsamına alınır.
Bu tespitin varlığı için defter ve belge ibrazına
ilişkin ek süre dâhil verilen sürenin dolmuş olması gerekmektedir.
Özel esas uygulaması bakımından "defter ve belge"
ifadesinden, 213 sayılı Kanun uyarınca tutulan veya düzenlenen, saklanma ve
ibraz mecburiyeti bulunan defter ve belgeler anlaşılmalıdır.
Örneğin, ödeme kaydedici cihazı kullanım dışı
kaldığı halde ödeme kaydedici cihaz mali hafıza raporunu ve buna dair yetkili
servisçe düzenlenmesi gereken tutanağı ilgili vergi dairesine ibraz etmeyen
mükelleflerin bu fiilleri "defter ve belge ibraz etmeme olumsuz tespiti"
kapsamında değerlendirilmez. Aynı şekilde ilgili dönemdeki KDV'ye tabi mal ve
hizmet alışlarına ilişkin fatura ve benzeri belgelerin dökümünü gösteren
"İndirilecek KDV Listesi"nin ibraz edilmemesi de bu kapsamda bir olumsuz tespit
olarak değerlendirilmez.
Defter ve belge ibraz etmeme fiilinin varlığından
söz edilebilmesi için defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının mükellefe
tebliği gerekmekte olup, söz konusu yazının 213 sayılı Kanunun 93 ila 109 uncu
maddeleri arasında düzenlenen "Tebliğ" hükümleri doğrultusunda tebliğinin
sağlanmış olması gereklidir.
Faaliyetini sona erdirenlerin kullanılmayan
belgelerini iptal edilmek üzere ibraz etmemesi de bu kapsamdadır.
Mücbir sebep sayılan haller dışındaki nedenlerle
defter ve belgelerini ibraz etmedikleri konusunda tespit bulunanların, tespitin
ilgili olduğu döneme ait iade talepleri defter ve belgeleri ibraz etmedikleri
sürece yerine getirilmez. Henüz sonuçlanmayanlar dâhil diğer dönemlere ait iade
talepleri ise iki kat teminat karşılığında veya münhasıran vergi inceleme
sonucuna göre yerine getirilir. Teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre
çözülür.
Defter ve belgelerini daha sonra idareye ibraz eden
mükellefin genel esaslara dönüşü sağlanır ve henüz sonuçlanmayan iade talepleri
de dâhil olmak üzere iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilir.
Defter ve belgelerini 213 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinde yer alan mücbir sebep hallerinden biri nedeniyle ibraz edemeyen
mükelleflere özel esaslar uygulanmaz.
Haklarında, tarh zamanaşımı öncesi dönemlere
ilişkin olarak defter belge ibraz etmeme tespiti bulunan mükelleflerin iade
talepleri, tarh zamanaşımının dolduğu tarihten itibaren genel esaslara göre
yerine getirilir.
9.3. Beyanname Vermeme
Birden fazla döneme ilişkin 1 no.lu KDV
beyannamesini (süresinden sonra verilenler hariç) vermeyen mükellefler özel
esaslara tabi tutulur.
Beyanname verilmeyen dönemlere ilişkin iade
talebinde bulunulması mümkün değildir.
Beyanname vermeme kapsamında özel esaslara tabi
tutulan mükelleflerin, beyanname verdikleri dönemlere ilişkin iade talepleri
münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
Verilmeyen beyannamelerin usulüne uygun olarak
verilmesi durumunda, mükellef genel esaslara döner ve henüz sonuçlanmayan iade
talepleri de dâhil olmak üzere iade talepleri genel esaslara göre yerine
getirilir.
Haklarında, tarh zamanaşımı öncesi dönemlere
ilişkin olarak beyanname vermeme tespiti bulunan mükelleflerin iade talepleri,
tarh zamanaşımının dolduğu tarihten itibaren genel esaslara göre yerine
getirilir.
9.4. İhtiyati Tahakkuk veya İhtiyati Haciz
Uygulanan Mükellefler
İade talebinde bulunan mükellefler hakkında KDV
yönünden ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz uygulanması halinde, ihtiyati
tahakkuk veya ihtiyati haczi istenen KDV tutarı kadar teminat gösterilmesi
şartıyla bu mükelleflerin diğer dönemlere ilişkin iade talepleri genel esaslara
göre yerine getirilir. Aksi halde iade talepleri, vergi incelemesi sonucuna
göre yerine getirilir.
Bu uygulama, bu mükelleflerin ortakları, kanuni
temsilcileri ve bunların kurduğu veya ortak olduğu mükellefler bakımından
geçerli değildir.
Bu bölüm kapsamında iade talepleri özel esaslara
göre yerine getirilen mükelleflerden alım yapanların ve sonraki safhalarda yer
alan mükelleflerin iade taleplerinde özel esaslar uygulanmaz.
Açılan dava sonucunda verilen yargı kararı üzerine
işlem tesis edileceği tabiidir.
İhtiyati tahakkuk veya ihtiyati hacze dayanak
teşkil eden işlemler, özel esaslar uygulanmasını gerektiren diğer
işlemlerdense, Tebliğin o işlemlere ilişkin düzenlemelerinin de dikkate
alınacağı tabiidir.
10. Özel Esaslara Tabi Mükelleflerin Kanuni Temsilcileri,
Ortakları, Ortak Oldukları veya Bunların Kurdukları veya Ortağı Oldukları
Mükellefler ile Kanuni Temsilcisi Oldukları Mükellefler
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlediği konusunda olumsuz rapor veya tespit bulunan
mükelleflerle ilgili olarak Tebliğin sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme raporu ve tespiti bölümlerinde yer alan düzenlemeler;
- Bu mükelleflerin raporun ait olduğu vergilendirme
dönemindeki ortakları ve kanuni temsilcileri,
- Kendileri ve bunların kurdukları veya ortağı
oldukları mükellefler,
- Kendileri veya bunların kanuni temsilcisi
oldukları mükellefler
hakkında da uygulanır.
Kooperatifler ve sermaye şirketlerinde bu hüküm
bunların kanuni temsilcileri ile sadece sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlenmesine neden olan ortakları ve bunların kurdukları veya
ortağı oldukları ya da kanuni temsilcisi oldukları mükellefler hakkında
uygulanır.
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlediği konusunda rapor veya tespit bulunanların genel
esaslara dönüşü, bunların kanuni temsilcilerinin, ortaklarının, ortağı
oldukları mükelleflerin, kendileri ve bunların kurduğu ve ortağı olduğu veya
kanuni temsilcisi oldukları mükelleflerin de genel esaslara dönüşünü sağlar.
Bu şekilde özel esaslara tabi tutulanlar hakkında
düzenlenen olumlu raporlar, vergi dairesi kayıtlarına intikal ettikleri tarih
itibarıyla genel esaslara dönüşü sağlar. Bu kapsamda özel esaslara tabi
mükelleflerin, olumlu raporla genel esaslara dönmek amacıyla özel esaslara tabi
tutulmaya başladıkları tarihten sonraki herhangi bir vergilendirme döneminin
incelenmesini talep etmeleri mümkündür.
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenlediği konusunda hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunan
mükelleflerin kanuni temsilcileri ile ortaklarının, olumsuz rapor bulunan
mükellef dışında kurdukları veya ortağı oldukları şirketlerden ayrılmış
olmaları halinde, ayrıldıkları mükelleflerin iade talepleri (henüz
sonuçlanmayanlar dâhil) özel esaslar uygulanmasını gerektiren başka bir husus
olmadıkça ortaklıktan veya kanuni temsilcilikten ayrılma tarihinden itibaren
genel esaslara göre yerine getirilir. Ancak, kanuni temsilcilik sıfatının devam
etmesi halinde, ortaklıktan ayrılma tek başına genel esaslara dönüşü sağlamaz.
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenlediği konusunda olumsuz rapor veya tespit bulunan
kooperatif veya sermaye şirketlerinin kurdukları veya ortağı oldukları
şirketlerdeki paylarının kontrolünün kamu kurum veya kuruluşları ile icra
dairelerinde olması nedeniyle devredilmesinin imkânsız bulunması ve bu
şirketlerle aralarında haksız KDV iadesi almaya yönelik ticari bir ilişki
bulunduğunun da tespit edilememesi halinde, kurdukları veya ortağı oldukları bu
mükelleflerin iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilir.
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullandığı konusunda haklarında olumsuz rapor veya tespit bulunan veya
düzenleme haricinde diğer olumsuz tespitlerden biri bulunan mükelleflerin
ortaklarının, kanuni temsilcilerinin, kurdukları veya ortağı oldukları
mükellefler ile bunların kurdukları veya ortağı oldukları mükelleflerin iade
talepleri, kendileri hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunmaması koşuluyla
genel esaslara göre yerine getirilir.
11. Doğrudan Mal veya Hizmet Temin Ettikleri
Mükellefler Hakkında Olumsuz Rapor veya Tespit Bulunanlar
Kendileri hakkında olumsuz rapor veya tespit
bulunmayan mükelleflerin iade taleplerinden,
-Sahte belge düzenleme raporu veya tespiti bulunan
mükelleflerden yaptıkları alışlara isabet eden kısma üç kat,
-Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme
raporu veya tespiti bulunan mükelleflerden yaptıkları alışlara isabet eden
kısma iki kat teminat göstermeleri kaydıyla, bu kısmın iadesi teminat
karşılığında, kalan kısmın iadesi genel esaslara göre yerine getirilir. Teminat
vergi inceleme raporu ile çözülür.
Kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk
bulunmadığı halde doğrudan mal veya hizmet temin ettiği mükellefler hakkında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya
tespiti bulunan mükelleflere 15 gün içinde olumsuzluğu giderebilecekleri
bildirilir.
Verilen süre içerisinde belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu
bu Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu
alışlara isabet eden kısmı iade hesaplarından çıkaran mükelleflerin iade
talepleri genel esaslara göre sonuçlandırılır.
Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenleme raporu veya tespiti bulunanlardan alımları bulunmakla birlikte,
iadesi talep edilen KDV tutarları içerisinde bunlardan alımlara yönelik belge
bulunmayanların iade talepleri, başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla genel
esaslara göre yerine getirilir.
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme tespiti dışında olumsuz tespit bulunanlardan alım
yapan mükelleflerin, tespite ilişkin tarihten sonra herhangi bir belgeyi
içermeyen iade talepleri, başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla genel esaslara
göre yerine getirilir. İade hesabında olumsuz tespitin bulunduğu döneme ilişkin
alış bulunması durumunda, bu alış belgelerinin gerçekliğinin ve doğruluğunun
ispatı veya iade hesabından çıkarılması veyahut iki kat teminat gösterilmesi
suretiyle, diğer kısmın iadesi genel esaslara göre yapılır. Teminat vergi
inceleme sonucuna göre çözülür.
Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti bulunanların kanuni temsilcileri
ve bunların kurduğu veya ortağı olduğu mükelleflerden mal veya hizmet alanların
iade talepleri, kendileri hakkında olumsuz rapor veya tespit olmadıkça genel
esaslara göre yerine getirilir.
İade taleplerinin genel esaslara göre yerine
getirilmesinde, iade talebinden tenzil edilen tutarların, indirime engel başka
bir husus bulunmaması kaydıyla, ilgili dönem indirim hesaplarından da
çıkarılması aranmaz.
Olumsuz rapor veya tespit kapsamında özel esaslara
tabi mükelleflerin genel esaslara dönüşü, bunlardan alım yapanların da genel
esaslara dönüşünü sağlar.
12. Geçiş Hükümleri
Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla özel
esaslar kapsamında bulunan mükelleflerden;
- Haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme raporu bulunanların durumu Tebliğin
(IV/E-6.1.2),
- Haklarında SMİYB düzenleme tespiti bulunanların
durumu Tebliğin (IV/E-7.1.2.),
- Haklarında SMİYB kullanma raporu bulunanların
durumu Tebliğin (IV/E-6.2.2.),
- Haklarında SMİYB kullanma tespiti bulunanların
durumu Tebliğin (IV/E-7.2.2.),
- Haklarında SMİYB düzenleme raporu olanların
ortakları veya bunların kurduğu ortak olduğu şirketlerin durumu Tebliğin
(IV/E-10.),
-Kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk
olmamakla birlikte doğrudan mal veya hizmet temin ettiği mükellefler hakkında
olumsuz rapor veya tespit bulunanların durumu Tebliğin (IV/E-11.),
bölümlerindeki genel esaslara dönüş hükümleri
çerçevesinde müracaatlarına gerek kalmaksızın, bağlı bulundukları vergi dairesi
tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme neticesinde genel esaslara dönüş
şartlarını taşıyan mükelleflerin genel esaslara dönüşü sağlanır.
Bu çerçevede, öncelikle mükelleflerin özel esaslar
kapsamına alınmalarını gerektiren fiilleri için Tebliğde belirlenmiş olan genel
esaslara dönüş için gerekli sürelerin geçip geçmediğine bakılır. Söz konusu
süreleri geçiren mükellefler, diğer genel esaslara dönüş şartları aranmaksızın
genel esaslara döndürülür.
Süre şartı ile genel esaslara dönemeyen mükellefler
için diğer genel esaslara dönüş şartlarının varlığına bakılır.
Haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge kullanma raporu veya kullanma tespiti bulunan mükellefler ile
kendileri hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunmamakla birlikte mal veya
hizmet satın aldıkları mükellefler hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit
bulunan mükelleflerden, Tebliğde belirlenen süre ve diğer genel esaslara dönüş
hükümlerine göre de özel esaslar kapsamından çıkamayanlara, durumları bağlı
bulundukları vergi dairesince bildirilerek özel esaslar kapsamına alınmalarına
neden olan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeleri, bildirimden
itibaren 30 gün içerisinde indirim hesaplarından çıkarmaları ve beyanlarını
düzeltmeleri veya belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu ispat etmeleri istenir.
Düzeltme işlemi, sahte veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı olduğu hususunda olumsuz rapor ya da olumsuz tespit bulunan belgenin
indirim konusu yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinde yapılır.
Ancak, düzeltme beyannamesinin verildiği dönemden en son vergilendirme dönemine
ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme neticesinde aradaki vergilendirme
dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması kaydıyla, her bir dönem için ayrı
ayrı düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür
durumlarda düzeltmenin yapıldığı vergilendirme dönemi ile en son vergilendirme
dönemine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesi yeterlidir. Bu düzeltme
neticesinde ödenecek bir vergi çıkması halinde ise bu vergi, vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Kendilerine verilen süre
içerisinde gerekli düzeltmeleri yapan ve ödenecek vergi çıkması durumunda bu
vergiyi, uygulanan müeyyideleriyle birlikte ödeyen mükellefler, düzeltmeleri ya
da ödemeyi yaptıkları tarih itibarıyla genel esaslara dönerler. Bu durum vergi
dairesince Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ilgili birimlerine bir yazı ile
bildirilir.
Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla;
- Adreslerinde bulunamama olumsuz tespiti nedeniyle
özel esaslar kapsamına giren mükellefler, geçerli bir adres bildirmeleri,
- Defter ve belgelerini ibraz etmediği için özel
esaslara giren mükellefler, defter ve belgelerini ilgili mevzuata uygun bir
şekilde ibraz etmeleri,
- Beyanname vermediği gerekçesiyle özel esaslar
kapsamında bulunan mükellefler, verilmeyen beyannamelerini vermeleri
kaydıyla genel esaslara dönerler.
İşletme kapasitesi ile iş hacmi arasında
nispetsizlik (tutarsızlık) bulunduğu gerekçesiyle özel esaslar kapsamında
bulunan mükelleflerin durumu ise Tebliğin (IV/E-7.1.2.) bölümündeki açıklamalar
çerçevesinde değerlendirilir.
Kendisi hakkında bir olumsuzluk olmamakla birlikte
doğrudan mal veya hizmet temin ettikleri safhadan önceki safhalardaki
mükellefler hakkında olumsuz rapor veya tespit olanların, müracaatlarına ve
ilave bir işleme gerek olmaksızın Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bağlı bulundukları vergi dairesi tarafından genel esaslara dönüşü sağlanır.
Haklarında ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz
uygulandığı için özel esaslar kapsamında bulunan mükelleflerin durumu Tebliğin
(IV/E-9.4.) bölümündeki açıklamalara göre değerlendirilir.
Aralık/2009 ve öncesi vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanma, beyanname vermeme, adresinde bulunamama, defter ve belge ibraz etmeme
olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden
2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin
tamamına ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun 7 ve 9 uncu maddeleri kapsamında
KDV artırımında bulunanlardan, artırım tutarlarının tamamını ödeyenler ya da 1
Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun
Genel Tebliğinin (X/6) numaralı bölümünde açıklandığı şekilde teminat
gösterenler (teminat gösterdikleri tarihten itibaren) genel esaslara dönerler.
Haklarında olumsuz rapor veya tespit bulunmamakla
birlikte alım yaptıkları mükellefler hakkında özel esaslar uygulandığı için
iade talepleri özel esaslara göre yerine getirilen mükellefler, alım yaptıkları
dönemleri içeren takvim yılı itibarıyla KDV artırımında bulunmuş olmaları
halinde genel esaslara dönebilirler. Bu kapsamda olanlarda da genel esaslara
dönüş tarihi olarak artırımda bulunulan tutarın tamamının ödendiği veya
yukarıda belirtilen şekilde teminat gösterildiği tarih dikkate alınır.
Haklarında sahte belge düzenleme raporu veya
tespiti, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti,
sahte belge kullanma raporu veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge
kullanma raporu bulunduğu için özel esaslar kapsamına alınanlardan KDV
artırımında bulunabileceklerin ise artırımda bulunmaları genel esaslara
dönüşlerini sağlamaz.
Haklarındaki olumsuz raporlarla ilgili olarak 4811
sayılı Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı bulunanların, Kanunun ilgili
hükümlerine göre hesaplanacak tutarların tamamını ödemiş olmaları veya
ödemeleri halinde sözü edilen bölümlerdeki "ödeme" şartı yerine
gelmiş sayılacak ve iade talepleri hakkında buna göre işlem yapılacaktır.
Bu durumdaki mükelleflerin söz konusu Kanundaki
hükümlere göre hesaplanan tutarları taksitler halinde ödemek istemeleri
halinde, "ödeme" şartının yerine gelmiş sayılabilmesi için;
- Hesaplanan tutarların tamamı ile bir taksite ait
tutarın (% 10)'u kadar banka teminat mektubu (herhangi bir kısıtlayıcı şart
taşımaması gerekmektedir), devlet tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat
göstermeleri,
- Taksitlerin aksatılması halinde diğer taksitlerin
muaccel hale geleceğini ve kalan borcun tamamının teminatların paraya
dönüştürülmesi yoluyla tahsil edileceğini kabul etmeleri ve bu hususa ilişkin
olarak noter vasıtasıyla düzenlenecek bir taahhütnameyi vergi dairesine
vermeleri,
gerekmektedir.
13. 3/8/2016 Tarihli ve 6736 Sayılı Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Kapsamında KDV Artırımında
Bulunanların Özel Esaslar Karşısındaki Durumu 04.10.2016 tarih ve 29847 sayılı
R.G. KDV Tebliğ Seri No 7 ile eklenmiştir)
Aralık/2015 ve öncesi vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak haklarında bu Tebliğ kapsamında;
- Sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu ile
- Sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge kullanma,
- Beyanname vermeme,
- Adresinde bulunamama,
- Defter ve belge ibraz etmeme
olumsuz tespitleri
bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan
mükelleflerden 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarında faaliyette
bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanunun 5 inci
maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete
başlanması halinde faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için; faaliyetin
terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk edildiği yıl ve önceki yıllar için
artırımda bulunulması gerekir.), artırım tutarlarının tamamını ödedikleri
tarihten itibaren özel esaslar kapsamından çıkarılır. Ayrıca, taksit
uygulamasından faydalanan mükelleflerin hesaplanan tutarların tamamı ile bir
taksite ait tutarın % 10'u kadar banka teminat mektubu (herhangi bir
kısıtlayıcı şart taşımaması gerekmektedir), devlet tahvili veya hazine bonosu
cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi
beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanır. Bu şekilde teminat gösteren
mükelleflerin mezkûr Kanunun verdiği haktan daha fazla taksiti aksatmaları
halinde, ödenmemiş taksitler muaccel hale gelir ve kalan borcun tamamı
teminatın paraya dönüştürülmesi yoluyla tahsil edilir.
2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarında
faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanunun
5 inci maddesi doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel esaslar kapsamından
çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için yukarıda belirtilen
olumsuzluklar kapsamında tekrar özel esaslara alınmazlar.
Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV
artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım
yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler
dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmazlar.
Yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler
dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları
ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamaz. Aynı şekilde yukarıda
belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar
uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara
tabi tutulmasını engellemez.
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV
artırımında bulunmasına bağlı olarak özel esaslar kapsamından çıkarılan veya
özel esaslar kapsamına alınmayan mükelleflerin iade taleplerinde, haklarında
olumsuzluk bulunan mükelleflerden alımlarının bulunduğunun tespiti halinde,
Tebliğin (IV/E-11) bölümünde belirtilen hükümlerin uygulanacağı tabiidir.
14. (06.9.2018 tarihli, 30527 sayılı R.G. KDV Seri
No 20 Tebliğ ile eklenmiştir) 11/5/2018 Tarihli ve 7143 Sayılı Vergi ve Diğer
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Kapsamında KDV Artırımında Bulunanların Özel Esaslar
Karşısındaki Durumu
Aralık/2017 ve öncesi vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak haklarında bu Tebliğ kapsamında;
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu ile
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma,
- Beyanname vermeme,
- Adresinde bulunamama,
- Defter ve belge ibraz etmeme,
olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel
esaslara tabi olan mükelleflerden 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 takvim
yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143
sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar (Bu yıllardan
herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete başlanan yıl ve sonraki
yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk edildiği yıl
ve önceki yıllar için artırımda bulunulması gerekir.), artırım tutarlarının
tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamından çıkarılır.
Ayrıca, taksit uygulamasından faydalanan mükelleflerin hesaplanan tutarların
tamamı ile bir taksite ait tutarın % 10'u kadar banka teminat mektubu (herhangi
bir kısıtlayıcı şart taşımaması gerekmektedir), devlet tahvili veya hazine
bonosu cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi
beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanır. Bu şekilde teminat gösteren
mükelleflerin mezkûr Kanunun verdiği haktan daha fazla taksiti aksatmaları
halinde, ödenmemiş taksitler muaccel hale gelir ve kalan borcun tamamı
teminatın paraya dönüştürülmesi yoluyla tahsil edilir.
6736 sayılı Kanun kapsamında 2013, 2014 ve 2015
yılları için (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde
faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için) artırımdan yararlanmış olanların
genel esaslara dönüşünde, yararlanma koşullarının ihlal edilmemiş olması
koşuluyla bu yıllar için yeniden artırımda bulunulması şartı aranmaz.
2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 takvim yıllarında
faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun
5 inci maddesi doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel esaslar kapsamından
çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için yukarıda belirtilen olumsuzluklar
kapsamında tekrar özel esaslara alınmazlar.
Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV
artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım
yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler
dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmazlar. Ancak, bu mükellefler hakkında,
artırımda bulunulan yıllar için sahte belge kullanma olumsuz tespiti yapılması
halinde, Tebliğin (IV/E-5) bölümünde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla,
sonraki döneme devreden KDV'ye ilişkin düzeltme işlemi neticesinde artırımda
bulunulmayan bir yılda tarhiyat yapılması gerekiyorsa mükellef özel esaslara
alınmasa dahi düzeltme işlemi yapılacaktır.
Yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler
dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları
ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamaz. Aynı şekilde yukarıda
belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar
uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara
tabi tutulmasını engellemez.
7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV
artırımında bulunmasına bağlı olarak özel esaslar kapsamından çıkarılan veya
özel esaslar kapsamına alınmayan mükelleflerin iade taleplerinde, haklarında
olumsuzluk bulunan mükelleflerden alımlarının bulunduğunun tespiti halinde,
Tebliğin (IV/E-11) bölümünde belirtilen hükümlerin uygulanacağı tabiidir.
7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dokuzuncu
fıkrası kapsamında yer alan mükelleflerden, 213 sayılı Kanunun 359 uncu
maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya
defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak
koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak
düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması
sonucu bu fiillerin varlığı tespit edilemeyenler de haklarında yürütülen
incelemelerin sonuçlanmasını müteakip mezkûr fıkrada belirlenen süre ve şekilde
KDV artırımında bulunmaları halinde bu Tebliğ hükümlerinden yukarıda yer alan
açıklamalar doğrultusunda yararlanırlar.
15. (20.08.2021 / 31574 sayılı R.G. Seri No:37
Tebliğ ile eklenmiştir) 3/6/2021 Tarihli ve 7326 Sayılı Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanun Kapsamında KDV Artırımında Bulunanların Özel Esaslar Karşısındaki Durumu
Aralık/2020 ve öncesi vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak haklarında bu Tebliğ kapsamında;
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu ile
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma,
- Beyanname vermeme,
- Adresinde bulunamama,
- Defter ve belge ibraz etmeme,
olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel
esaslara tabi olan mükelleflerden 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 takvim
yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7326
sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar (Bu
yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete başlanan yıl
ve sonraki yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk
edildiği yıl ve önceki yıllar için artırımda bulunulması gerekir.), artırım
tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamından
çıkarılır. Ayrıca, taksit uygulamasından faydalanan mükelleflerin hesaplanan
tutarların tamamı ile bir taksite ait tutarın % 10'u kadar banka teminat
mektubu (herhangi bir kısıtlayıcı şart taşımaması gerekmektedir), devlet
tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin
tamamının ödenmesi beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanır. Bu şekilde
teminat gösteren mükelleflerin mezkûr Kanunun verdiği haktan daha fazla taksiti
aksatmaları halinde, ödenmemiş taksitler muaccel hale gelir ve kalan borcun
tamamı teminatın paraya dönüştürülmesi yoluyla tahsil edilir.
7143 sayılı Kanun kapsamında 2016 ve 2017 yılları
için (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete
başlanan yıl ve sonraki yıl için) artırımdan yararlanmış olanların genel esaslara
dönüşünde, yararlanma koşullarının ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu yıllar
için yeniden artırımda bulunulması şartı aranmaz.
2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 takvim yıllarında
faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7326 sayılı Kanunun
5 inci maddesi doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel esaslar kapsamından
çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için yukarıda belirtilen
olumsuzluklar kapsamında tekrar özel esaslara alınmazlar.
Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV
artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım
yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler
dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmazlar. Ancak, bu mükellefler hakkında,
artırımda bulunulan yıllar için sahte belge kullanma olumsuz tespiti yapılması
halinde, Tebliğin (IV/E-5) bölümünde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla,
sonraki döneme devreden KDV'ye ilişkin düzeltme işlemi neticesinde artırımda
bulunulmayan bir yılda tarhiyat yapılması gerekiyorsa, mükellef özel esaslara
alınmasa dahi düzeltme işlemi yapılacaktır.
Yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler
dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları
ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamaz. Aynı şekilde yukarıda
belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar
uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara
tabi tutulmasını engellemez.
7326 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında KDV
artırımında bulunmasına bağlı olarak özel esaslar kapsamından çıkarılan veya
özel esaslar kapsamına alınmayan mükelleflerin iade taleplerinde, haklarında
olumsuzluk bulunan mükelleflerden alımlarının bulunduğunun tespiti halinde,
Tebliğin (IV/E-11) bölümünde belirtilen hükümlerin uygulanacağı tabiidir.
7326 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dokuzuncu
fıkrasının (b) bendi uyarınca, mezkûr maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla haklarında, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında
yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok
ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin
asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden
hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre ve
öngörülen şekilde KDV artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi
incelemesinin tamamlanmasına kadar bu artırımlara ilişkin olarak tahakkuk
işlemlerinin bekletilmesi gerekmektedir. Bu durumda olan ve 2016, 2017, 2018,
2019 ve 2020 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına
ilişkin KDV artırımında bulunmuş olan mükelleflerin genel esaslara dönüşleri,
vergi incelemesinin ilgili maddede belirtilen sürede sonuçlandırılamaması veya
yapılan vergi incelemesinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi ve
maddede öngörülen diğer şartların sağlanması durumunda, vergi artırımı
sonucunda hesaplanan vergilerin ödenmesi veya taksit imkanından
faydalanılacaksa yukarıda belirtildiği şekilde teminat gösterilmesi halinde yerine
getirilir.
16. 9/3/2023 Tarihli ve 7440 Sayılı Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Kapsamında KDV Artırımında Bulunanların Özel Esaslar Karşısındaki
Durumu (01.04.2023 / 32150 sayılı R.G. Seri No:46 Tebliğ ile eklenmiştir)
Aralık/2022 ve öncesi vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak haklarında bu Tebliğ kapsamında;
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma olumsuz raporu ile
- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanma,
- Beyanname vermeme,
- Adresinde bulunamama,
- Defter ve belge ibraz etmeme,
olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel
esaslara tabi olan mükelleflerden 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 takvim
yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7440
sayılı Kanunun 5 inci ve geçici 1 inci maddeleri kapsamında KDV artırımında
bulunanlar (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde
faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde
ise faaliyetin terk edildiği yıl ve önceki yıllar için artırımda bulunulması
gerekir.), artırım tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel
esaslar kapsamından çıkarılır. Ayrıca, taksit uygulamasından faydalanan
mükelleflerin hesaplanan tutarların tamamı ile bir taksite ait tutarın % 10'u
kadar banka teminat mektubu (herhangi bir kısıtlayıcı şart taşımaması
gerekmektedir), sigorta şirketi kefalet senedi (herhangi bir kısıtlayıcı şart
taşımaması gerekmektedir), devlet tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat
göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi beklenmeksizin genel
esaslara dönüşleri sağlanır. Bu şekilde teminat gösteren mükelleflerin mezkûr
Kanuna göre taksitleri ödememeleri halinde, ödenmemiş taksitler muaccel hale
gelir ve kalan borcun tamamı teminatın paraya dönüştürülmesi yoluyla tahsil
edilir.
7326 sayılı Kanun kapsamında 2018, 2019 ve 2020
yılları için (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde
faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıl için) artırımdan yararlanmış olanların
genel esaslara dönüşünde, yararlanma koşullarının ihlal edilmemiş olması
koşuluyla bu yıllar için yeniden artırımda bulunulması şartı aranmaz.
2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 takvim yıllarında
faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7440 sayılı Kanunun
5 inci ve geçici 1 inci maddeleri doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel
esaslar kapsamından çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için
yukarıda belirtilen olumsuzluklar kapsamında tekrar özel esaslara alınmazlar.
Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV
artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım
yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler
dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmazlar. Ancak, bu mükellefler hakkında,
artırımda bulunulan yıllar için sahte belge kullanma olumsuz tespiti yapılması
halinde, Tebliğin (IV/E-5) bölümünde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla,
sonraki döneme devreden KDV'ye ilişkin düzeltme işlemi neticesinde artırımda
bulunulmayan bir yılda tarhiyat yapılması gerekiyorsa, mükellef özel esaslara
alınmasa dahi düzeltme işlemi yapılacaktır.
Yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler
dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları
ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamaz. Aynı şekilde yukarıda
belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar
uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara
tabi tutulmasını engellemez.
7440 sayılı Kanunun 5 inci ve geçici 1 inci
maddeleri kapsamında KDV artırımında bulunmasına bağlı olarak özel esaslar
kapsamından çıkarılan veya özel esaslar kapsamına alınmayan mükelleflerin iade
taleplerinde, haklarında olumsuzluk bulunan mükelleflerden alımlarının
bulunduğunun tespiti halinde, Tebliğin (IV/E-11) bölümünde belirtilen
hükümlerin uygulanacağı tabiidir.
7440
sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi uyarınca,
mezkûr maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı
Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri
yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya
hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen
sahte olarak düzenleme fiillerinden ya da (ç) fıkrasında yer alan fiillerden
hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin mezkûr Kanunda belirtilen
süre ve öngörülen şekilde KDV artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu
vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar Kanunun kapsadığı dönemlerin tamamı
için yapılan artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemlerinin bekletilmesi
gerekmektedir. Bu durumda olan ve 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 takvim
yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin KDV artırımında
bulunmuş olan mükelleflerin genel esaslara dönüşleri, vergi incelemesinin
ilgili maddede belirtilen sürede sonuçlandırılamaması veya yapılan vergi
incelemesinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi ve maddede öngörülen
diğer şartların sağlanması durumunda, vergi artırımı sonucunda hesaplanan
vergilerin ödenmesi veya taksit imkanından faydalanılacaksa yukarıda
belirtildiği şekilde teminat gösterilmesi halinde yerine getirilir.
(II/E-10.)
bölümün 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ
ile değişmeden önceki hali
10. 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali
Müsabakası Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna (23.03.2019
tarih ve 30723 sayılı R.G. KDV Tebliğ Seri No 25 ile eklenmiştir. Yürürlük: 30/1/2019)
7162
sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanuna eklenen geçici 40 ıncı
maddede;
-
2023 Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Şampiyonlar Ligi Finali
müsabakasına ilişkin olmak üzere UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve
organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi
Türkiye'de bulunmayanlara, bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri
ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal
teslimleri ve hizmet ifalarının KDV'den istisna olduğu,
-
Bu kapsamda yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları nedeniyle yüklenilen
vergilerin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden
indirileceği, indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin 3065 sayılı Kanunun 32
nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi
üzerine iade edileceği,
-
Hazine ve Maliye Bakanlığının istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkili olduğu
hükme
bağlanmıştır.
Bu
istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
10.1. İstisnanın Uygulanması
Söz
konusu düzenleme tam istisna mahiyetindedir. Türkiye Futbol Federasyonu
tarafından, istisna kapsamında mal ve hizmet almak isteyen UEFA, katılımcı
futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve
iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlara 3065 sayılı Kanunun geçici 40 ıncı maddesi
kapsamında olduklarına yönelik bir yazı verilir. Bu yazı satıcılara ibraz
edilerek istisna uygulanması sağlanır. Satıcı firma bu yazıyı 213 sayılı
Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre saklar.
İstisna
kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin edilmesi halinde, yazı ilgili
gümrük idaresine ibraz edilmek suretiyle istisnanın uygulanması sağlanır.
UEFA,
katılımcı futbol kulüpleri, organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri,
kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların istisna kapsamındaki teslim ve
hizmetlerinde ise KDV hesaplanmaz.
İstisna
uygulanan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV, satıcılar tarafından
indirim konusu yapılabilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen KDV iade edilir.
10.2. Müteselsil Sorumluluk
UEFA,
katılımcı futbol kulüpleri, organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri,
kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanların mal ve hizmet alımlarında
istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için Türkiye Futbol Federasyonundan
alınan yazının satıcıya ibraz edilmesi şarttır.
Satıcıların
bu yazı olmadan istisna uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle
ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden alıcılar ile birlikte satıcılar
da müteselsilen sorumludur.
İşlemin
istisna için belirlenen şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra
ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan
alıcıdan aranır. İstisna belgesinin istisna kapsamında olmayanlara verilmesi
halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlardan alıcı ile
birlikte Türkiye Futbol Federasyonu da sorumludur.
10.3. İstisnanın Beyanı
İstisna
kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV beyannamesinde yer alan
"İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 336 kod numaralı "UEFA Müsabakaları Kapsamında
Yapılacak Teslim ve Hizmetler" satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu
satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu işlem bedeli,
"Yüklenilen KDV" sütununa bu işlemle ilgili alım ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır.
İade
talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa ilişkin alana "0"
yazar.
10.4. İade
Bu
istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
-
Standart iade talep dilekçesi
-
İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
-
İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
-
İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
-
Satış faturaları listesi
-
Türkiye Futbol Federasyonundan alınan yazı örneği.
10.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin
bu işlemden kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz
edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM
raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
10.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemden kaynaklanan ve 50.000 TL'yi aşmayan
nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirilir. İade talebinin 50.000 TL'yi aşması halinde aşan kısmın
iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat
verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat vergi
inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
(IV/A2-11.)
bölümün
31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ
ile değişmeden önceki hali
11. Doğrudan Mal veya Hizmet Temin Ettikleri Mükellefler
Hakkında Olumsuz Rapor veya Tespit Bulunanlar
Kendileri
hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunmayan mükellefler tarafından iade hakkı
doğuran işlemler dolayısıyla ibraz edilen yüklenilen KDV ve indirilecek KDV
listelerinde,
-
Sahte belge düzenleme raporu veya tespiti bulunan mükelleflerden yaptıkları
alışlara isabet eden kısma üç kat,
-
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti bulunan
mükelleflerden yaptıkları alışlara isabet eden kısma iki kat
teminat
göstermeleri kaydıyla, bu kısmın iadesi teminat karşılığında, kalan kısmın
iadesi, iade hakkı doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslara göre
yerine getirilir. Teminat vergi inceleme raporu ile çözülür.
Kendileri
hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı halde doğrudan mal veya hizmet
temin ettiği mükellefler hakkında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti bulunan mükelleflere 15 gün
içinde olumsuzluğu giderebilecekleri bildirilir.
Verilen
süre içerisinde belgenin gerçekliğini ve doğruluğunu bu Tebliğin (IV/A2-5)
bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu alışlara isabet eden
kısmı indirim KDV tutarlarından çıkaran mükelleflerin iade talepleri iade hakkı
doğuran işlemler için belirlenmiş usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.
Olumsuzlukların
giderilmemesi veya bu kısma ilişkin teminat verilmemesi halinde, talep edilen
iade tutarının olumsuzluk bulunmayan kısmının iadesi yukarıda belirtildiği
şekilde yapılır, olumsuzluk bulunan kısmın iadesi ise vergi inceleme raporuna
göre yerine getirilir.
Haklarında
sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya
tespiti dışında olumsuzluk bulunanlardan alım yapan mükelleflerin, olumsuzluğa
ilişkin tarihten sonra herhangi bir belgeyi içermeyen iade talepleri, başka bir
olumsuzluk olmaması kaydıyla bu bölüm kapsamında değerlendirilmez. İade hakkı
doğuran işlemler dolayısıyla ibraz edilen yüklenilen KDV ve indirilecek KDV
listelerinde olumsuzluğun bulunduğu döneme ilişkin alış bulunması durumunda, bu
alış belgelerinin gerçekliğinin ve doğruluğunun ispatı veya indirim KDV
tutarlarından çıkarılması veyahut iki kat teminat gösterilmesi suretiyle, diğer
kısmın iadesi ilgili bölümde belirlenmiş usul ve esaslara göre yapılır. Teminat
vergi inceleme sonucuna göre çözülür.
Olumsuzlukların
giderilmemesi veya bu kısma ilişkin teminat verilmemesi halinde, talep edilen
iade tutarının olumsuzluk bulunmayan kısmının iadesi yukarıda belirtildiği
şekilde yapılır, olumsuzluk bulunan kısmın iadesi ise vergi inceleme raporuna
göre yerine getirilir.
Olumsuz
rapor veya tespit kapsamında iade talepleri vergi inceleme raporuna göre
sonuçlandırılması gereken mükelleflerin bu durumlarının ortadan kalkması
halinde, bunlardan alım yapanların iade taleplerinde de aynı usul ve esaslar
geçerli olur.
[1] "(5/10)" ibareleri
"(7/10)" olarak 03.03.2020 tarih ve 31057 sayılı R.G. Seri No 31
Tebliğ ile değişik, Yürürlük 01.04.2020.
[2] "2.000 TL'yi" ibaresi "işlemin yapıldığı yıla ilişkin
olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine göre belirlenen fatura
düzenleme sınırını" olarak 10.02.2024 / 32456 sayılı
R.G. Seri No:50 Tebliğ ile değiştirilmiştir. (Yürürlük:
01.03.2024);
"1.000 TL'yi" ibaresi "2.000 TL'yi"
olarak 03.06.2021 / 31500 sayılı R.G. Seri No:36 Tebliğ
ile değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.07.2021)
[3] "(IV/A)" ibaresi "(IV/A3)" olarak 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[4] "(IV/A)" ibaresi "(IV/A3)" olarak 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G. Seri No:52 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[5] "Mülkiyeti Türkiye Diyanet
Vakfında bulunmakla birlikte, anılan Vakıf" ibaresi "Mülkiyeti Türkiye Diyanet
Vakfında veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut
vakıflarda bulunmakla birlikte, anılan vakıflar" olarak 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile değiştirilmiştir.
[6] "söz konusu Vakfa" ibaresi
"söz konusu vakıflara" olarak 16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[7] "31/12/2025" ibaresi "31/12/2035" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[8] "31/12/2025" ibaresi "31/12/2035" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[9] "Bakanlar Kurulunca"
ibaresi "Cumhurbaşkanınca" olarak 16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri
No:58 Tebliğ ile değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.01.2027)
[10] (Cumhurbaşkanınca vergi
muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından
işletilenler hariç) ibaresi 16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
eklenmiştir. (Yürürlük: 01.01.2027)
[11] "Darülacezeye" ibaresi 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir.
[12] "Darülacezeye" ibaresi 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir.
[13] "Darülaceze" ibaresi 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir.
[14] "Darülacezeye" ibaresi 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir.
[15] "Darülaceze" ibaresi 16.06.2026 / 33282
sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile eklenmiştir.
[16] "Dernek ve Vakıflarca"
ibaresi "Darülaceze, Dernek ve Vakıflarca" olarak
16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[17] "Dernek ve vakıflar"
ibaresi "Darülaceze, dernek ve vakıflar" olarak
16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[18] "dernek ve vakıf" ibaresi
"Darülaceze, dernek ve vakıf" olarak 16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[19] "Dernek ve Vakıflara"
ibaresi "Darülacezeye, Dernek ve Vakıflara" olarak
16.06.2026 / 33282 sayılı R.G. Seri No:58 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[20] Mülga Başlık; Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı
Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Kentsel Dönüşüm
Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi
Teslimleri, Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz Satışları ile Vakıflar
Genel Müdürlüğünün Yönettiği ve Temsil Ettiği Mazbut Vakıfların Mülkiyetinde
Bulunan Taşınmazların Satışları
[21] Mülga: Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve
kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi
işlemleri ile TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri KDV'den
müstesnadır.
[22] Mülga: TOKİ'ye tanınan istisna ise bu kurumun yapacağı
arsa ve arazi teslimleri ile sınırlıdır. TOKİ tarafından arazi ve arsa dışında
yapılacak taşınmaz teslimleri (konut, bina, işyeri, sosyal tesis vb.) ve
hizmetlere genel hükümler çerçevesinde KDV uygulanır.
[23] Mülga; 6770
sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine "belediyeler ve il özel
idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimler" ibaresi eklenmiştir.
[24] Mülga; 3065
sayılı Kanunun (17/4-p) maddesine göre, belediyeler ve il özel idarelerinin
mülkiyetindeki taşınmazların satışı (belediye ve il özel idarelerinin
bünyelerinde oluşan iktisadi işletmelerin taşınmaz satışları hariç) KDV'den
istisnadır.
[25] Mülga; Belediyelerin veya il özel idarelerinin bünyesinde bir
iktisadi işletme oluşması halinde KDV mükellefiyetinin, belediye veya il özel
idarelerinin adına değil, bunların bünyesinde oluşan iktisadi işletme adına
tesis edilmesi gerekmektedir. Belediye veya il özel idarelerine ilişkin
mükellefiyet tesisinde, söz konusu iktisadi işletmelerin faaliyet konuları
dikkate alınacak ve unvanında faaliyet konusuna yer verilecektir.
[26] Mülga; Buna
göre, belediye ve il özel idarelerinin bünyelerinde oluşan iktisadi
işletmelerin taşınmaz satışları, 3065 sayılı Kanunun (17/4-p) maddesindeki
istisna kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, söz konusu iktisadi işletmelerin
taşınmaz satışlarında genel hükümlere göre KDV uygulanacaktır.
[27] Mülga 2.paragraf; Söz konusu istisna, 1/1/2022
tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamında vergilendirilen kazançlara konu
teslim ve hizmetlere uygulanacaktır.
[28] Mülga 3.paragraf; Buna göre, 1/1/2022 tarihinden
itibaren, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü,
ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu
faaliyetlerinden elde ettikleri ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil
cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış
platformları üzerinden elde ettikleri Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B
maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler
üzerinden KDV hesaplanmaz.
[29] Mülga 2.paragraf; 3065
sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasında 6770 sayılı Kanunla
yapılan değişiklikle, Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim
ve hizmetlerle ilgili olup (…) indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek
sınırı aşan mahsuben iade edilmeyen verginin yılı içinde nakden iadesiyle
ilgili sektörler, mal ve hizmet grupları ve dönemleri belirlemeye Bakanlığımız
yetkili kılınmıştır. (03.02.2017 tarih ve
29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
[30] Mülga 3.paragraf; Bu yetki
çerçevesinde, indirimli orana tabi konut ile 2007/13033
sayılı Bakanlar Kurulu Kararının geçici 10 uncu maddesi ve Karar eki (II)
sayılı listenin 28, 29, 31 ve 34 üncü sırası[30]
kapsamındaki malların teslimlerinden doğan KDV iadelerinin, yılı içinde
vergilendirme dönemleri itibariyle talep edilmesi kaydıyla nakden yapılması
uygun görülmüştür. (03.02.2017 tarih ve
29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile eklenmiştir)
[31] Mülga 4.paragraf; Aynı yetki çerçevesinde, 2007/13033
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında yer
alan malların takvim yılının Ocak-Haziran dönemindeki teslimlerinden doğan KDV
iadelerinin, en erken ilgili yılın Haziran dönemi en geç ilgili yılın Kasım
dönemi itibarıyla talep edilmesi kaydıyla nakden yapılması uygun görülmüştür. (25.10.2022 / 31994 sayılı R.G.
43 sayılı Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.11.2022)
[32] "2025 yılı için 130.700 TL"
ibaresinden sonra gelmek üzere ", 2026 yılı için 164.000 TL" ibaresi 31.12.2025 / 33124 sayılı 5. Mükerrer R.G. Seri No: 56 Tebliğ
ile eklenmiştir.
[33] Mülga 3.2.5; Yılı İçinde Nakden İade İşlemi(03.02.2017 tarih ve 29968 sayılı R.G. Seri No 10 Tebliğ ile
eklenmiştir)
Tebliğin (iii/B-3.) bölümünde açıklanan indirimli orana tabi konut ile 2007/13033 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararının geçici 10 uncu maddesi ve Karar eki (II) sayılı
listenin 28, 29, 31 ve 34 üncü sırası[33]
kapsamındaki malların teslimlerinden doğan yılı içinde
nakden iade tutarının hesaplanmasında Tebliğin (iii/B-3.1.1.) bölümünde yer
alan açıklamalar, iade taleplerinin yerine getirilmesinde ise Tebliğin
(iii/B-3.2.1.) bölümünde yer alan açıklamalar geçerlidir. Ancak, 50.000 TL[33]
ve üstündeki nakden iade taleplerinin, teminat verilmeksizin vergi inceleme
raporuna göre sonuçlandırılmasının talep edilmesi halinde, iade vergi inceleme
raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihte yapılır.
2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında yer alan malların
teslimlerinden doğan yılı içinde nakden iade tutarı, Tebliğin (iii/B-3.1.1.)
bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlemlerin yapıldığı yılın Ocak-Haziran
dönemi için altı aylık olarak ve Haziran dönemi sonu itibarıyla hesaplanır.
Benzer şekilde, 50.000 TL[33]
ve üstündeki nakden iade taleplerinin, teminat verilmeksizin vergi inceleme
raporuna göre sonuçlandırılmasının talep edilmesi halinde, iade vergi inceleme
raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihte yapılır. (25.10.2022 / 31994 sayılı R.G. 43 sayılı
Tebliğ ile eklenmiştir) (Yürürlük 01.11.2022)
[34] "özel esaslara" ibaresi "Tebliğin (IV/A2) bölümündeki
usul ve esaslara" olarak 31.10.2024 / 32708 sayılı R.G.
Seri No:52 Tebliğ ile değiştirilmiştir.
[35] "7" ibaresi "15" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[36] "7" ibaresi "15" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[37] "yedi" ibaresi "15" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[38] "yedi" ibaresi "15" olarak 31.01.2026 / 331154 R.G. Seri No: 57 Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
[39] Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın arama/işletme ruhsatının tarih ve sayısı
yazılacaktır.
[40]Faaliyetin arama,
işletme, zenginleştirme işlemlerinden hangisi ya da hangilerinden oluştuğu
belirtilecektir.