Fikri ve sınai mülkiyet hakları ile ilgili on günlük sürenin işletilmesi ile eşyanın alıkonulması ve sorumluluk
T.C.
BAŞBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.00.21.1125/7
Konu :Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları
01.09.2008 /
21214
GÜMRÜK VE
MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE
Edirne Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü'nden alınan
02.04.2008 tarihli ve 22191 sayılı yazıda özetle; bağlantıları Tır Gümrük
Müdürlüğü'nün 31.03.2008 tarihli ve 22131 sayılı yazısından bahisle, Edirne
Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun anılan Müdürlüğü muhatap 11.01.2008
tarihli ve 2007/9068 sayılı yazısında; Başsavcılıklarınca yürütülmekte olan
2007/9068 Hazırlık numaralı Marka Hakkında Tecavüz soruşturması ile ilgili
olarak 29.10.2007 tarihinde Kapıkule Gümrük Sahası içerisinde Tır Gümrük
Müdürlüğünce 34 EJ 4583 / 34 EJ 4593 plakalı tır aracında yapılan arama sonucunda
bazı firmalara ait taklit markalı ürünlerin ele geçirildiğinin anlaşıldığı
belirtilerek 4458 sayılı Gümrük Kanununun
57, Markaların Korunması Hakkındaki KHK'nin 61/a-5
maddeleri gereğince, marka hakkı sahipleri, firma yetkilileri veya
temsilcilerine yasal tebligatta bulunarak, olaydan haberdar edilmelerinin
sağlanmasının, sözü edilen firmaların olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 2
yıl içerisinde şikayette bulunma hakları olduğundan, bu firmalara yasal
tebligat yapılıncaya kadar malların muhafaza altında tutulmasının, tebligat
yapıldığında konu ile ilgili olarak Başsavcılıklarının bilgilendirilmesinin
gerektiği ifade edildiği belirtilmiştir.
Bahse konu yazıda belirtilen hususlara ilişkin olarak
Adalet Bakanlığı'na muhatap 20.05.2008 tarihli ve 12750 sayılı yazımızla
konuyla ilgili Bakanlık görüşlerinin bildirilmesi talep edilmiş olup anılan
Bakanlıktan cevaben alınan ve bir örneği ilişikte yer alan 13.08.2008 tarihli
ve 43452 sayılı yazıda özetle;
Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması
mevzuatına göre, marka, coğrafi işaret, endüstriyel tasarım hakları ile Fikir
ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren haklarla ilgili olarak, hak sahibinin
veya temsilcisinin talebi üzerine veya söz konusu eşyanın sahte markalı ya da
telif hakkına tabi taklit mal tarifine uyduğuna ilişki açık deliller olması
halinde, re'sen gümrük idareleri tarafından durdurulduğunda, gümrük
idarelerince durdurma işleminin hak sahibine veya temsilcisine ve eşya sahibine
durdurma işlemini takip eden ilk iş günü içerisinde bildirileceği,
Hak sahibinin veya temsilciliklerinin, yapılan
bildirimden itibaren 10 gün içinde;
a) Esas hakkında
yetkili ve görevli hukuk mahkemesinde dava açılmaması veya tedbir niteliğinde
bir karar alınmaması ya da açılan davanın veya tedbir talebinin reddine karar
verilmesi hallerinde durdurma işleminin başkaca bir işleme gerek olmaksızın
kendiliğinden kalkacağı,
b) Esas hakkında
yetkili ve görevli hukuk mahkemesinde dava açmaması veya tedbir niteliğinde bir
karar alınmamasına rağmen aynı süre içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak
şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 5271 sayılı Ceza
Mahkemesi Kanunu'nun 127'nci
maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının emri üzerine elkoyma işlemi
yapıldığı takdirde bu işlemin kaldırılmasına kadar gümrük makamlarının söz
konusu gümrük işlemleri durdurulan eşyayı muhafaza edebileceği,
c) Cumhuriyet
başsavcılığına başvurarak şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturmada elkoyma
talebinin hakim tarafından reddedilmesi ya da 5271 sayılı Ceza Mahkemesi
Kanunu'nun 127'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hakim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulmaması, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırık sekiz saat içinde
açıklamaması veya elkoyma işlemini onaylamaması durumunda durdurma işleminin
kalkacağı,
Hak sahibi veya temsilcisine yapılan bildirimden
itibaren 10 gün içinde şikayet hakkının kullanılmadığı hallerde, şikayet
süresinin sonuna kadar bu hakkın kullanılabileceğinden bahisle söz konusu
eşyaların muhafaza edilmesi zorunluluğunun kurumlara yüklenmeyeceğinin mütalaa
edildiği belirtilmiştir.
Bilgilerini rica ederim.
Arif KÜMBÜL
Genel Müdür Yardımcısı
EK: 1 adet
yazı fot.
DAĞITIM:
Tüm Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlüklerine
T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Ceza İşleri Genel Müdürlüğü
Sayı :B.03.0.CİG.0.00.05-647.03-339-2008/870/43452
Konu :Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları
13.08.2008
BAŞBAKANLIĞA
(Gümrük
Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü)
İlgi:
20.05.2008 tarihli ve B.02.1.GÜM.0.06.00.21.1125/7-12750 sayılı yazı.
Kapıkule Gümrük Sahası içerisinde Tır Gümrük
Müdürlüğünce bazı araçlarda yapılan aramalar sonucunda, değişik firmalara ait
taklit markalı ürünlerin ele geçirilmesi sebebiyle yürütülen 2007/9068 no'lu
soruşturmayla ilgili olarak Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2008
tarihli ve 2007/ 9068 sayılı yazısında, aramada ele geçen malların 4458 sayılı
Gümrük Kanunun 57, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kararnamenin 61/A
maddesinin beşinci fıkraları uyarınca, marka sahipleri, firma yetkilileri veya
temsilcilerine yasal tebligatta bulunularak olaydan haberdar edilmesinin
sağlanması, sözü edilen firmaların olayın gerçekleştiği tarihten itibaren iki
yıl içerisinde şikayette bulunma hakları olduğundan bu firmalara yasal tebligat
yapılıncaya kadar malların muhafaza altında tutulması, tebligat yapıldığında
Başsavcılıklarına bilgi verilmesi istenildiği belirtilerek, Gümrük Kanunu'nun
57 ve Gümrük Yönetmeliğinin 109'uncu maddelerindeki "10 günlük" durdurma süresi
göz önünde tutularak anılan yazı hakkında Bakanlığımız görüşlerinin
bildirilmesi talebini içeren ilgi yazı Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün
29.05.2008 tarihli ve B.03.ABG.0.00.00.01-956 sayılı yazısı ekinde alınmakta
incelendi.
Bilindiği üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" kenar başlıklı 73'üncü maddesinin birinci
fıkrasında; "( I ) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç
hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma
ve kovuşturma yapılamaz."
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama
Şekli Hakkında Kanun'un geçici 1'inci maddesinde: " ( I ) Diğer kanunların,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı
hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31
Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır."
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Eşya veya
kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması" kenar başlıklı
123'üncü maddesinin birinci fıkrasında; " ( I ) ispat aracı olarak yararlı
görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı
değerleri, muhafaza altına alınır."
"Elkonulan eşyanın iadesi" kenar başlıklı 131'inci
maddesinin birinci fıkrasında: " ( I ) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere
ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek
kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen
veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme
tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir."
"Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının
görevi" kenar başlıklı 160'ıncı maddesinin birinci fıkrasında; "( I )
Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini
veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına kadar
vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."
"Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar
başlıklı 161'inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "( I ) Cumhuriyet
savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile
her türlü araştırmayı yapabilir, yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak
için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet
savcısı, adli görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi
dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet
savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister.
(2) Adli kolluk görevlileri, elkoydukları olayları,
yasaklanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet
savcısına derhal bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün
emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür."
"Adli kolluk ve görevi" kenar başlıklı 164'üncü
maddesinde; "( I ) Adli kolluk; 04.06.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet
Teşkilatı Kanununun 8, 9 ve 12 nci maddeleri 10.03.1983 tarihli ve 2803 sayılı
Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 02.07.1993
tarihli ve 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve 09.07.1982 tarihli ve 2692 sayılı
Sahil güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen soruşturma
işlemlerini yapan güvenlik görevlilerini ifade eder.
(2) Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir
ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır. Adli kolluk
görevlileri, Cumhuriyet savcısının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine
getirir."
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57'nci maddesinin
birinci ve dördüncü fıkralarında; "1. Fikri ve sınai mülkiyet haklarının
korunması mevzuatına göre, marka, coğrafi işaret, endüstriyel tasarım hakları
ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren haklarla ilgili olarak, hak
sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki eşyanın gümrük işlemleri; hak
sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine veya söz konusu eşyanın sahte
markalı ya da telif hakkında tabi taklit mal tarifine uyduğuna ilişkin açık
deliller olması halinde, re'sen gümrük idareleri tarafından durdurulur.
Durdurma kararı ithalatçıya veya hak sahibine veya temsilcisine bildirilir.
4. Gümrük idaresince alınan durdurma kararının hak
sahibine tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında yetkili mahkemede
dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa, eşya hakkında
beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimi hükümlerine göre işlem
yapılır."
556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki
Kararnamenin 61/A maddesinde: "Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında;
a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken
kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya
veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisi
olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı
sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına
veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya
her ikisine,
b) Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi
bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı
haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren,
rehneden, bu haklarla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir
marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka
hakkının hükümsüzlüğü veya marka korunmasından doğan hakkının sona ermesi
durumlarında; Kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı
eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan
bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde işaretler koyan
veya bu amaçla ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri
kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya
yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her
ikisine,
e) 61 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler
hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar
liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca
işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten
men edilmelerine,
Hükmolunur.
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan suçlar,
hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan
doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani
olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa
olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı surette cezalandırılır. Bir tüzel
kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel
kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak
edenler hakkında olayın mahiyetine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 64, 65,
66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı
kovuşturma şikayete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı
bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka,
61 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi
olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması
ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği
veya herhangi bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından
doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının ithal
ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına
veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını
uyandıracak şekilde işaretler koyma veya bu amaçla ilan ve reklamlarda bu
tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında 08.03.1950
tarihli ve 5590 sayılı Kanun veya 17.07.1964 tarihli ve 507 sayılı Kanuna tabi
kuruluşlar ve tüketici dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil
ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet, acele işlerden
sayılır. Marka hakkı başvurusu veya marka korumasından doğan haklara tecavüz
dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan
araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zapt edilmesi veya el konulması
veya yok edilmesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükmü ile
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır."
"Gümrüklerde el koyma" kenar başlıklı 79'uncu
maddesinde; "Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması nedeniyle cezayı
gerektiren taklit markalı mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin
talebi üzerine, gümrük idareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el
konulabilir.
El koyma ile ilgili uygulama bu konuda çıkarılacak
mevzuatta düzenlenir.
Gümrük İdarelerindeki tedbir, el koyma kararının tebliğinden
itibaren on gün içinde esas hakkında ihtisas mahkemesinde dava açılmaz veya
mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan
kalkar."
31.05.2002 tarihli ve 24771 sayılı (Mükerrer) Resmi
Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin "Kapsam" kenar başlıklı 106'ncı
maddesinde; "Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması mevzuatına göre,
marka, coğrafi işareti, endüstriyel tasarım ve patent ve faydalı model hakları
ile Fikir Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren haklarla ilgili olarak, hak
sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine veya bu hakların ihlal edildiğine
ilişkin açık deliller olması halinde gümrük idaresince resen aşağıdaki işlemler
uygulanır:
a) Söz konusu eşyanın Gümrük Kanununun 59 uncu
maddesine istinaden serbest dolaşıma girmesi, ihracatı veya yeniden ihracatı
ile ilgili gümrük işlemleri gümrük idarelerince durdurulur,
b) Gümrük Kanununun 36 ncı maddesi kapsamında gümrük
gözetimi altında iken denetlenen eşya, Kanunun 79 uncu maddesinin 1 inci
fıkrasının (a) bendi kapsamında bir rejim uygulanan eşya, yeniden ihraç edilen
eşya veya Kanunun 152 nci maddesine istinaden serbest bölgeye konulan eşyanın
yukarıda ifade edilen hakları ihlal etmesi halinde gümrük idarelerince söz
konusu eşya ile ilgili gerekli tedbirler alınır.
Ancak, hak sahibinin izni ile ticari markaya sahip
olmuş, patent veya faydalı model hakları, telif veya komşu hakları ve tasarım
hakları ile korunmuş ve hak sahibinin izni ile üretilmiş eşyanın hak sahibinin
rızası dışında bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
durumlardan birine tabi olması veya hak sahibinin onayladığından farklı
koşullarda üretilmesi veya başka koşullarda bir marka taşıması halinde söz
konusu eşya bu madde hükümleri kapsamı dışında tutulur.
Aynı şekilde yolcu beraberinde getirilen zati ve
hediyelik eşya ile posta kolileriyle gönderilen ticari mahiyette olmayan eşya
için bu madde hükümleri uygulanmaz.
"Gümrük idarelerince yapılacak işlemler" kenar
başlıklı 109'uncu maddesinde; "Hak sahibinin başvurusundan veya başvurusunun
kabul edilmesinden önce 106 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde yer alan gümrük işlemleri sırasındaki olağan denetlemelerde eşyanın
105 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (e) bentlerinde sayılan
eşya olduğunun tespiti halinde muhtemel hak ihlali, eğer biliniyorsa, hak
sahibine bildirilir. Gümrük idareleri hak sahibinin geçerli bir başvuruda
bulunmasını teminen 3 iş günü boyunca bu şekilde tespit edilen eşyanın
işlemlerini durdurmaya ve eşyaya el koymaya yetkilidirler.
Hak sahibi tarafından yapılan başvuruyu değerlendiren
gümrük idareleri, söz konusu başvuruyu kabul edebilir veya eldeki belge ve
bilgilerin yeterli görülmediği hallerde talebi reddedebilirler. Gümrük idaresi
başvurusu talebi ile ilgili kararını yazılı olarak hak sahibine bildirir.
Başvurunun kabul edilmesi şeklinde bir kararın çıkması
halinde gümrük idaresi söz konusu kararın ne kadar süre ile geçerli olduğunu da
açıkça belirtir. Sürelerle ilgili olarak 107 nci madde hükümleri geçerlidir.
Gümrük idaresi tarafından başvurunun kabul edilmediği
yönünde bir karar alınması halinde söz konusu karar gerekçeleri belirtilmek ve
itiraz yolu açık olmak suretiyle hak sahibine bildirilir.
Hak sahibinin başvurusu üzerine gümrük idaresi
tarafından alınan karara istinaden 106 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentlerinde sayılan gümrük işlemlerine tabi eşyanın söz konusu kararda yer
alan sahte veya kopya eşya tanımına uyması halinde gümrük idaresi eşyanın
gümrük işlemlerini durdurabilir veya eşyaya el koyabilir.
Bu durum eşya sahibine ve başvuru sahibine eşyanın
gümrük işlemlerinin durdurulmasını veya eşyaya el konulmasını takip eden ilk iş
günü içerisinde bildirilir. Gizli nitelikte ve mesleki sır kapsamında olan
bilgiler ile ticari ve endüstriyel tasarımlara ilişkin hakların ihlalini
oluşturan bilgiler hariç olmak üzere eşya sahibinin ve alıcının adı, soyadı,
firma adı ve adresi gibi bilgiler yetkili yargı merciine müracaatta kullanılmak
amacıyla talepte bulunan hak sahibine verilir. Gümrük idaresi, talep üzerine
106 ncı maddenin (a) ve (b) bentlerindeki işlemlerin herhangi birinde yer alan
kişilerin ve başvuru sahibinin gümrük işlemleri durdurulan veya el konulan
eşyayı kontrol etmesine veya söz konusu eşyadan numune almasına izini verir.
Gümrük idaresi eşyanın incelenmesi sırasında işlemleri
hızlandırmak amacıyla söz konusu eşyadan numune alabilir.
Gümrük idaresince alınan durdurma kararının hak
sahibine tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında yetkili mahkeme
nezdinde dava açılmaması veya dava açılmış olsa dahi mahkemeden tedbir
niteliğinde karar alınmaması veya yargı kararının eşyanın üzerine bir tedbir
konulmasına gerek bulunmadığı yönünde olması hallerinde eşya hakkında beyan
sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimi hükümlerine göre işlem yapılır."
"Durdurma kararından sonra yapılacak işlem" kenar
başlıklı 110'uncu maddesinde; "Durdurma kararının tebliğinden itibaren on gün
içinde konu ile ilgili dava açıldığına ilişkin bir belgenin hak sahibi veya
temsilcisi tarafından gümrük idaresine ibraz edilmemesi veya gümrük idaresine
yetkili yargı merciinden tebliğ edilen bir karar bulunmaması veya yargı
kararının eşyanın üzerine bir tedbir konulmasına gerek bulunmadığı yönünde
olması hallerinde eşyanın üzerindeki tedbir kaldırılır."
Hükümleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere; bir fikri ve sınai hakkı ihlal eden
eşyanın, gümrük idarelerince re'sen gümrük işlemlerinin durdurulması veya bu
eşyaya gümrüklerde el konulması hususları CMK'dan ayrı olarak 4458 sayılı Kanun
ve 556 sayılı KHK'da özel olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Gümrük Kanunu'nun
57'nci maddesinde düzenlemenin amacı, uluslar arası ticarete konu olan ve
tüketici sağlığı ve güvenliği için tehlikeli olabilen taklit ve korsan eşyanın,
piyasaya sunulmasının gümrüklerden geçişleri sırasında engellemek, bu suretle
hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde bu tür hakların ihlali ile mücadeleyi
kolaylaştırmaktır. Anılan Kanun'un 57 ve Gümrük Yönetmeliğinin 105 ila 111'inci
maddelerinde yer alan düzenlemeler, 3295/94/EC sayılı ve 22 Aralık 1994 tarihli
"Taklit Eşyanın Serbest Dolaşıma Sunulmasını, İhracatını, Yeniden İhracatını
Askıya Alma Rejimine Tabi Tutulmasını Önlemeye Yönelik Tedbirleri Belirleyen
Konsey Tüzüğü (1383/2003/EC sayılı ve 22 Temmuz 2003 tarihli Konsey Tüzüğü ile
yürürlükten kaldırılmışsa da sistemin temel prensipleri aynı kalmıştır.)" ve
Türkiye'nin 1995 yılından bu yana taraf olduğu "Ticaretle Bağlantılı Fikri
Mülkiyet Hakları Antlaşmasının (TRIPS) 51 ila 60'ıncı maddeleri esas alınarak
hazırlanmıştır. Anılan Kanun'un 57 ve Gümrük Yönetmeliğinin 105 ila 111'inci
maddeleri gereğince, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması mevzuatına
göre, marka, coğrafi işaret, endüstriyel tasarım hakları ile Fikir ve Sanat
Eserleri Kanunu kapsamına giren haklarla ilgili olarak eşyanın gümrük işlemleri
re'sen veya hak sahibinin başvurusu üzerine durdurulduğunda, gümrük makamları
bu durdurma işlemini takip eden ilk iş günü içerisinde eşya sahibine veya hak
sahibine bildirmek zorundadır. Bu bildirimden itibaren 10 gün içinde esas
hakkında yetkili mahkemede dava açılmaması veya mahkemeden tedbir niteliğinde
karar alınmaması halinde eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük
rejimi hükümlerine göre işlem yapılarak eşyanın gümrüklerden geçişi sağlanır.
Eğer, süresi içerisinde bir dava açılmışsa dava süresince veya ihtiyati tedbir
kararı alınmışsa tedbir süresince söz konusu eşya gümrüklerde muhafaza
edilebilecektir. Aynı şekilde, hak sahibinin veya temsilcisinin şikayeti
üzerine başlatılan suç soruşturması kapsamında elkoyma kararı alınmışsa bu
kararın kaldırılmasına kadar bu kaldırılmasına kadar elkonulan eşya gümrüklerde
muhafaza edilebilecektir. Hak sahibi, söz konusu eşya ve ihlal edilen hakkı ile
ilgili olarak kendisine tanınan iki yıllık şikayet süresi içerisinde şikayet
hakkını istediği zaman kullanabilecektir.
Hak sahibinin veya temsilcisinin yapılan bildirim
tarihinden itibaren 10 gün içerisinde esas hakkında yetkili mahkemede dava
açmaması veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar almaması ya da esas hakkında
yetkili ve görevli hukuk mahkemesinde dava açmaması veya tedbir niteliğinde bir
karar almamasına rağmen aynı süre içinde Cumhuriyet başsavcılığına başvurarak
şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma kapsamında. Cumhuriyet savcısının
elkoyma talebinin hakim tarafından reddedilmesi, hakim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işleminin yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulmaması onay talebi üzerine hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz
saat içinde açıklanmaması veya elkoyma işlemini onaylamaması hallerinde
durdurma işlemi kalkabilecektir. Dolayısıyla bu gibi hallerde hak sahibi veya
temsilcisinin şikayet süresinin sonuna kadar şikayet hakkını
kullanabileceğinden bahisle resmi kurumlara söz konusu eşyaları muhafaza etme
zorunluluğu yüklenmemesi gerekmektedir.
Öte yandan; 5237 sayılı TCK'nın 73 üncü maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan
suçlar hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikayette bulunmaması halinde
soruşturma ve kovuşturma işlemi yapılamayacağı belirtilmişse de söz konusu
suçlarla ilgili olarak 556 sayılı KHK'nin 61/A maddesinde şikayet süresi özel
olarak iki yıl şeklinde öngörüldüğünden bu süre içerisinde şikayette
bulunulmaması halinde soruşturma ve kovuşturma işlemi yapılamayacaktır. Ancak,
yukarıda temas edildiği gibi bir suç soruşturması bulunmamasına rağmen, 4458
sayılı Gümrük Kanunu ve 556 sayılı KHK hükümleri gereğince, bir fikir ve sınai
hakkı ihlal eden eşyanın, gümrük idarelerince re'sen gümrük işlemleri
durdurulabilecek veya bu eşyaya gümrüklerde el konulabilecektir.
Bu itibarla;
1-
Fikri ve sınai
mülkiyet haklarının korunması mevzuatına göre, marka, coğrafi işaret, endüstriyel
tasarım hakları ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren haklarla
ilgili olarak, hak sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki eşyanın
gümrük işlemleri; hak sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine veya söz
konusu eşyanın sahte markalı ya da telif hakkına tabi taklit mal tarifine
uyduğuna ilişkin açık deliller olması halinde, re'sen gümrük idareleri
tarafından durdurulduğunda, gümrük idarelerince durdurma işleminin hak sahibine
veya temsilcisine ve eşya sahibine durdurma işlemini takip eden ilk iş günü
içerisinde bildirileceği,
2-
Hak sahibinin
veya temsilcisinin, yapılan bildirimden itibaren 10 gün içinde;
a)
Esas hakkında
yetkili ve görevli hukuk mahkemesinde dava açmaması veya tedbir niteliğinde bir
karar almaması ya da açılan davanın veya tedbir talebinin reddine karar
verilmesi hallerinde durdurma işleminin başkaca bir işleme gerek olmaksızın
kendiliğinden kalkacağı,
b)
Esas hakkında
yetkili ve görevli hukuk mahkemesinde dava açmaması veya tedbir niteliğinde bir
karar alınmamasına rağmen aynı süre içinde Cumhuriyet başsavcılığına başvurarak
şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu'nun 127'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hakim
kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının
emri üzerine elkoyma işlemi yapıldığı takdirde bu işlemin kaldırılmasına kadar
gümrük makamlarının söz konusu gümrük işlemleri durdurulan eşyayı muhafaza
edebileceği,
c)
Cumhuriyet
başsavcılığına başvurarak şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturmada elkoyma
talebinin hakim tarafından reddedilmesi ya da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu'nun 127'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hakim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulmaması, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde
açıklamaması veya elkoyma işlemini onaylamaması durumunda durdurma işleminin
kalkacağı,
3-
Hak sahibi veya
temsilcisine yapılan bildirimden itibaren 10 gün içinde şikayet hakkının kullanılmadığı
hallerde, şikayet süresinin sonuna kadar bu hakkın kullanılabileceğinden
bahisle söz konusu eşyaların muhafaza edilmesi zorunluluğunun kurumlara
yüklenemeyeceği,
Mütalaa edilmekle birlikte, sorunun kanun ve yargı
yoluyla çözülmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Bilgilerine arz ederim.