Antrepodan iç gümrüğe veya yurt dışına Transiti Yasak Eşyada Danıştay İDDK 2017-1062 Yürütmeyi Durdurma Kararı
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET
BAKANLIĞI
Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :40216608-641.04[GGM-006]
Konu :Antrepodan Transiti Yasak Eşya
Y.D. İtiraz Kabul Kararı 757
06.01.2022 / 70755347 yazıda ile
kararın onandığı bildirilmiştir
04.04.2018
/ 33330888
DAĞITIM
YERLERİNE
İlgi: a) 22.08.2016 tarihli, 18215575 sayılı
yazımız.
b) 25.07.2017 tarihli,
26775507 sayılı
yazımız.
İlgide
kayıtlı yazılarımızda; Bakanlık Makamının 18.08.2016 tarihli, 18150142 sayılı ve
25.07.2017 tarihli, 26701682 sayılı Olurları ile, antrepo rejimine tabi
tutulmuş bir kısım eşyanın antrepo rejimine tabi tutulmasını müteakip yeniden
bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi altında taşınmasına izin
verilmemesi hususunun uygun bulunduğu bildirilmişti.
Konuyla
ilgili olarak Bakanlığımız Hukuk Müşavirliği'nin 12.03.2018 tarihli ve 32713826
sayılı yazısı ekinde alınan ve bir örneği ilişikte gönderilen Alkollü İçki
Üreticileri ve İthalatçıları Derneği tarafından, Genel Müdürlüğümüzün 22.08.2016
tarihli, 18215575 sayılı 'Antrepodan Transiti Yasak Eşya' konulu işleminin,
"antrepo rejimine tabi tutulmuş alkollü
içkilerin antrepo rejimine tabi tutulmasını müteakip yeniden bir iç
gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi altında taşınmasına izin
verilmemesine" ilişkin kısmının
iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay 10.
Dairesince "yürütmenin durdurulması talebinin reddi" yolunda verilen 10.07.2017
tarihli ve E:2017/372 sayılı kararın kaldırılması talebiyle davacı tarafından
yapılan itiraz, Bakanlığımıza 12.03.2018 tarihinde tebliğ edilen Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulunun 07.12.2017 tarihli ve Y.D. İtiraz No:2017/1062 sayılı
kararıyla kabul edilerek, dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına
karar verilmiştir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Kararların sonuçları" başlıklı
28 inci maddesinin birinci fıkrası; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri,
idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin
kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde
bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden
başlayarak otuz günü geçemez." hükmünü amir olup mezkûr kararın
Bakanlığımıza tebliğ tarihi (12.03.2018) de göz önüne alınarak[1] işlem tesisi hususunda bilgi ve gereğini rica ederim.
Mustafa GÜMÜŞ
Bakan a.
Genel Müdür V.
EKLER:
Hukuk Müşavirliği yazısı ve eki Mahkeme Kararı örn.
DAĞITIM:
Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
YD İtiraz No: 2017/1062
İtiraz Eden
(Davacı): Alkollü İçki Üreticileri ve
İthalatçıları Derneği
Vekili: Av. Ülkü Sakalar
Karşı Taraf
(Davalı): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
- ANKARA
Vekili: Av. Duygu Gül Akman
İstemin
Özeti: Danıştay Onuncu Dairesince
verilen yürütmenin durdurulması isteminin Reddine ilişkin 10/07/2017 günlü,
E:2017/372 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını
istemektedir.
Danıştay
Tetkik Hakimi: Nermin Tombaloğlu
Düşüncesi: İtirazın kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca
dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün
22/08/2016 günlü, 131.99 sayılı "Antrepodan Transiti Yasak Eşya" konulu
işleminin, "antrepo rejimine tabi tutulmuş alkollü içkilerin antrepo rejimine
tabi tutulmasını müteakip yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit
rejimi altında taşınmasına izin verilmemesine" ilişkin kısmının iptali ve
yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince
verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 10/07/2017 günlü,
E:2017/372 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını
istemektedir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 55.
maddesinde, "Bakanlar Kurulu; kamu
ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının
korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin
korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın
gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya
kısıtlamalar koyabilir." hükmüne yerilmiştir.
4458 sayılı Kanunun, Transit Rejimine ilişkin genel
hükümleri düzenleyen 84. maddesinin 5. fıkrasında ise; Transit Rejiminin
uygulanmasında ekonomik etkili bir gümrük rejimine tabi eşyanın taşınmasına
ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek özel hükümlerin saklı olduğu,
Müsteşarlığın, transit eşyanın cinsine, niteliğine ve taşımanın özelliğine göre
veya Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri
çerçevesinde, bu Bölümdeki madde hükümlerine bağlı kalmaksızın transit rejimine
ilişkin düzenlemeler yapılması konusunda yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Bu Kanun hükümlerinin incelenmesinden anlaşıldığı
üzere, 4458 sayılı Kanunun 55. maddesinde, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir
işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar getirilmesi
konusunda özel bir düzenleme yapılmış ve eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem
veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisi
sadece Bakanlar Kuruluna tanınmış; 84. maddesinin 5. fıkrasında ise, madde
başlığında ifade edildiği gibi transit rejimine ilişkin genel hükümler
düzenlenmiş ve transit eşyanın cinsine, niteliğine ve taşımanın özelliğine göre
transit rejimine ilişkin düzenlemeler yapılması konusunda Müsteşarlığa yetki
verilmiştir. Bu çerçevede, Kanunun 84. maddesinin, anlamı yorum yoluyla
genişletilmek suretiyle, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma
tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisini Müsteşarlığa da
tanıyan bir düzenleme olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Her ne kadar dava konusu işlemde 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 84.maddesine atıfta bulunularak işlemin bu madde çerçevesinde
yapıldığı ifade edilse de, yurt dışından ithal edilen yabancı menşeili alkollü
içkilerin antrepo rejimine tabi tutularak bir antrepoya alınması ve burada
elleçleme işlemi yapılarak (etiketleme, bandrolleme, yeniden ambalajlama ve
tasnif etme vs. işlemler) transit rejimi kapsamında Türkiye Gümrük bölgesi
dışına yeniden ihraç edilmesi işlemi, Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan
tanım kapsamında "gümrükçe onaylanmış bir işlem" olup, gümrükçe onaylanmış bir
işlem veya kullanıma kısıtlama getirme yetkisi ise Gümrük Kanunu'nun 55.
maddesi uyarınca Bakanlar Kuruluna aittir.
Bu durumda; 4458 sayılı Kanun'un 55. maddesi hükmü uyarınca
Bakanlar Kurulunun tesis etmeye yetkili olduğu, ancak söz konusu hükme açıkça
aykırı olarak, davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca tesis edilen antrepo
rejimine tabi tutulmuş alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutulmasını
müteakip yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi altında taşınmasına
izin verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, açıkça hukuka aykırı olan işlemin
uygulanmasının devamı halinde, davacı Dernek üyesi şirketler yönünden telafisi
güç zararların doğacağı da kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle; davacının itirazının KABULÜ ile,
Danıştay Onuncu Dairesi'nin 10/07/2017 günlü, E:2017/372 sayılı kararının
kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen
koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin yürütmesinin
durdurulmasına, 07/12/2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen
koşulların bakılan uyuşmazlıkta gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması
isteminin reddine ilişkin Daire kararına yapılan itirazın reddi gerektiği
oyuyla, karara karşıyız.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU'NA
Gönderilmek üzere
DANIŞTAY 10. DAİRESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA
DOSYA NO: 2017/372
İTİRAZ EDEN
DAVACI): Alkollü İçki Üreticileri ve
İthalatçıları Derneği (ALKİDER)
VEKİLİ: Av. Ülkü Sakalar (İstanbul barosu 20301)
DAVALI: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
VEKİLİ: Av. Duygu Gül Akman
KONUSU: Danıştay 10. Dairesinin oy çokluğu ile verdiği
10.07.2017 tarih ve 2017/372 esas sayılı yürütmenin durdurulması talebinin
reddi kararına karşı itirazlarımızın sunulması ile açıkça hukuka, kanuna ve
aynı konuda verilmiş Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.03.2016 tarih
ve 2016/103 Sayılı YD itiraz kararına aykırı olup uygulanmakla telafisi çok güç
zararlara yol açan dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar
verilmesi talebimizdir.
İTİRAZLARIMIZ: Davalı Bakanlık tarafından dava konusu 22.08.2016
tarihli işlem ile aynı konuda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun
21.03.2016 tarih ve 2016/103 YD itiraz sayılı dosyasından verilen yürütmeyi
durdurma kararına karşılık yargı kararı yerine getirilmemiş ve ikinci kez "antrepo
rejimine tabi tutulan alkollü içkilerin yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına
transit rejimi altında taşınması yasaklanmıştır". Aynı konuda verilmiş Yargı kararına
rağmen İYUK 28.Maddesine aykırı olarak davalı Bakanlık tarafından ikinci kez
yasaklama kararı alınması üzerine tarafımızca açılan dava ile öncelikle hukuka
aykırı bu duruma son verilmesi ve telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi
için yürütmenin durdurulması talep edilmiş ancak Danıştay 10. Dairesinin işbu
itiraza konu 10.07.2017 tarihli kararı ile oy çokluğu ile yürütmenin
durdurulması talebimiz reddedilmiştir.
Ancak gerek dava dilekçemiz gerek, itiraza konu
kararda karşı oy kullanan Sayın Üye Emin Celalettin Özkan'ın görüşü gerekse ve
her şeyden önemlisi Sayın Danıştay İdari dava Daireleri Kurulunun aynı konuda
verilen 20.07.2016 tarih ve 2016/103 esaslı YD itiraz kararındaki gerekçelerle
açıkça kanuna ve hukuka aykırı dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına
karar verilmesini talep etmekteyiz.
1) Davalı Bakanlık tarafından evvelce, 02.12.2014
tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Yönetmeliğinin değişik 559/3.
Maddesine eklenen, "Antrepolara konulan eşyanın tabi tutulabileceği gümrükçe
onaylanmış işlem veya kullanıma sınırlama getirmeye Bakanlık yetkilidir"
hükmüne dayanarak, bakanlık internet sitesinde yayınlanan 05.12.2014 tarihli
duyuru ile "alkollü içkilerin antrepodan transit satışına yasaklama"
getirmişti. Sözkonusu Bakanlık kararı ve dayanağı Gümrük Yönetmeliğinin 559/3.
Bendinin iptali, ve yürütmesinin durdurulması talebi ile tarafımızca Danıştay
10. Dairesinin 2015/158 esasına kayden dava açılmış ve açılan davada Danıştay
İDDK tarafından 21.03.2016 tarih ve 2016/103 Esas sayılı YD itiraz nolu kararı
ile dava konusu Yönetmelik hükmünün ve dava konusu işlemin kanuna aykırı olduğu
gerekçesi ile yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Sözkonusu YD kabul kararı
dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemeye sunulmuştur.
Sözkonusu karar davalı Bakanlıkça tebliğ edilmiş ve
yine tarafımızca İYUK 28.Madde uyarınca yargı kararının yerine getirilmesi
talep edilmişti. Ancak davalı Bakanlık yargı kararını yerine getirmediği gibi
bu kez 22.08.2016 tarihli yeni bir işlem ile bu kez Gümrük kanunun 84.
Maddesinin 5. Fıkrasını gerekçe göstererek yeniden "alkollü içkilerin
antrepodan transit satışına yasaklama" getirmiştir.
Ancak davalı Bakanlıkça Gümrük Kanunun 55. Maddesine
aykırı olarak üstelik Danıştay İdari dava Daireleri Kurulu kararı ile yürütmesi
durdurulan Yönetmeliğin 559. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan hükmü, kanun
hükümlerini dolanmak suretiyle ve kanunun başka bir maddesini yorum yoluyla
genişleterek yeniden ihya etmeye çalışması kanımızca açıkça Kanunlara ve
Anayasaya aykırıdır.
Oysa. Danıştay 10. Dairesinin itirazımıza konu
yürütmeyi durdurma talebinin reddi kararına karsı oy kullanan Sayın Danıştay
üyesinin karşı oy gerekçesinde de açıkça zikrettiği üzere; "4458 sayılı Gümrük
Kanununun 55. Maddesinde, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanımına
tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisi açıkça Bakanlar
Kurulunca tanınmış olup, dayanağı olan 4458 sayılı Kanunun 55. Maddesine aykırı
olarak Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu bir konuda Bakanlığa yetki verilmesine
ilişkin Gümrük Yönetmeliğinin 559. Maddesinin 3. Fıkrasının iptali istemi, ile
açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21.03.2016 tarih ve
2016/103 sayılı YD itiraz, kararı ile dava konusu düzenlemenin yürütmesi de
durdurulmuş olduğundan, aynı konunun Gümrük Kanunun 84.Maddesinin 5.Fıkrası
dayanak alınmak suretiyle Bakan onayı ile gerçekleştirilmesinin hukuken kabul
edilebilir olmadığı" açıkça belirtilmiştir.
Nitekim 4458 sayılı Gümrük Kanunun "Gümrükçe
Onaylanmış işlem veya kullanım" başlıklı 55. Maddesinin 1. Fıkrasında, "Aksine
hüküm bulunmadıkça; niteliğine, miktarına, menşeine, yükleme veya varış
ülkesine bakılmaksızın, bir eşya, belirlenmiş şartlar altında her zaman gümrükçe
onaylanmış işlem veya kullanımlardan birine tabi tutulabilir" Hükmü yer almakta
olup, maddenin 2.Fıkrasında ise, "Bakanlar Kurulu; kamu ahlakı, kamu düzeni,
kamu güvenliği, insan hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının korunması,
sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin korunması,
fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın gümrükçe
onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya
kısıtlamalar koyabilir" hükmüne yer verilerek, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir
işlem veya kullanımına kısıtlama getirmeye sadece Bakanlar Kurulunun yetkili
olduğu açıkça belirtilmiştir.
2) Dolayısıyla, yurt dışından ithal edilen yabancı
menşeili alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutularak bir antrepoya
alınması ve burada elleçleme işlemi yapılarak (etiketleme, bandrolleme, yeniden
ambalajlama ve tasnif etme vs işlemler) transit rejimi kapsamında Türkiye
Gümrük bölgesi dışına yeniden ihraç edilmesi işlemi, Gümrük Kanunun 3.
Maddesinde yer alan tanım kapsamında "gümrükçe onaylanmış bir işlem" olup,
gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma kısıtlama getirme yetkisi, Gümrük
Kanununun 55. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunda bulunmaktadır.
Buna karşın davalı Bakanlık tarafından Gümrük Kanunun
55. Maddesinin yukarıda yer verilen hükmü yok sayılmış ve Gümrük kanunun 84.maddesinin
5.Fıkrasında yer alan transit rejimin uygulanmasında ekonomik etkili bir gümrük
rejimine tabi eşyanın taşınmasına ilişkin olarak Müsteşarlıkla belirlenecek
özel hükümlerin saklı olduğu, Müsteşarlığın transit eşyanın cinsine niteliğine
ve taşımanın özelliğine göre Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan
yükümlülükleri çerçevesinde transit rejimine ilişkin düzenlemeler yapmaya
yetkili olduğundan bahisle dava konusu işlemi tesis etme yetkisi olduğunu iddia
etmektedir.
Ancak kanımızca davalı Bakanlık kanun hükümlerini
amacına ve lafzına uygun değil kendi gerçekleştirmek istediği işlem veya eyleme
yönelik olarak yorumlamaktadır. Zira şayet Kanunun 84. Maddesi davalı Bakanlığa
alkollü içkilerin antrepodan transit satışını yasaklama yetkisi veriyor ise
neden 2014 yılında Gümrük Yönetmeliğinde değişiklik yaparak 559. Maddeye 3.
Fıkrayı ekleyerek bu yetkiyi almaya çalışmıştır?
Esasen Danıştay 10. Dairesinin itirazımıza konu
Yürütmeyi durdurma talebinin reddi kararının gerekçesinde de aynı yanılgıya
düşülmüş ve dava konusu işlemin gerekçesi ile hiçbir ilgisi olmayan Gümrük
kanunun 10. ve 84. Maddelerine atıf yapılarak dava konusu işlemi yapma
konusunda davalı idarenin yetkili olduğu görüşünü savunmuştur.
Ne var ki sayın Danıştay İdari dava Daireleri
Kurulunun 21.03.2016 tarih ve 2016/103 Esas YD itiraz nolu kararında hiçbir
tartışmaya yer verilmeyecek açıklıkla, "yurt dışından ithal edilen yalancı
menşeili alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutularak bir antrepoya
alınması ve burada elleçleme işlemi yapılarak (etiketleme, bandrolleme, yeniden
ambalajlama ve tasnif etme işleri vs) transit rejimi kapsamında Türkiye Gümrük
bölgesi dışına yeniden ihraç edilmesi işlemi, Gümrük kanunun 3. Maddesinde yer
alan tanım kapsamında gümrükçe onaylanmış işlem olup, gümrükçe onaylanmış bir
işlem veya kullanıma kısıtlama getirme yetkisi ise Gümrük kanunun 55. Maddesi
uyarınca Bakanlar Kuruluna aittir." Denilerek Kanunun açık hükümlerine aykırı olarak
ne Yönetmelik ile ne de kanunda yer alan bir başka hükmün yorum yolu ile
genişletilmek yolu ile gümrükçe onaylanmış bir işleme kısıtlama veya yasaklama
getirmeye sadece Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu bunun dışında Bakanlığın bu
konuda yetkisinin olmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda Kanunun açık hükmü karşısında davalı
Bakanlığın "gümrükçe onaylanmış işlemlere" kısıtlama getirme yetkisi
bulunmadığı gibi dava konusu ile aynı konuda düzenleme getiren Gümrük
Yönetmeliğinin 559. Maddesinin 3. Maddesinde yer alan hükmün, 4458 sayılı
Kanunun 55. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile Danıştay İdari dava Daireleri
Kurulunun 21.03.2016 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulduğu dikkate alındığında
hiçbir yönden yasal dayanağının bulmadığı açık olan dava konusu işlemin
öncelikle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.
SONUÇ VE
İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve
Sayın Yüksek Mahkemenizin resen tespit edeceği sair nedenlerle sayın Danıştay
10. Dairesinin 10.07.2017 tarih ve 2017/372 esas sayılı kararının kaldırılarak,
uygulanmakla etkisi tükenecek ve açıkça hukuka aykırı olan dava konusu işlemin
inceleme sonuna kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini saygıyla
vekaleten arz ve talep ederim. 10.10.2017
Av. Ülkü Sakalar
Davacı Alkollü İçki Üreticileri ve İthalatçıları Derneği
(ALKİDER) Vekili
Songül
[1] PcGK Not: 2577 Sayılı
Kanunun 28.maddesindeki sürenin dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir.