Rafinelerin Antrepo niteliği ve vergilerden muafiyet halleri
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRLIK MÜŞTEŞARLIGI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
SAYI :
B.O2.1.GUM.O.O6.OO.17521-5312
05.09.2001 23120
GUMRÜKLER BAŞMÜDURLÜĞUNE
İLGİ: a) 30.04.1998 tarih ve 13526 sayılı yazırnız.
b) 04.05.1998 tarih ve 13914 sayılı yazımız.
c) 05.05.1998 tarih ve 14076
sayılı yazımız.
İlgide kayıtlı Ankara,
Istanbul, Iskenderun, Izmir, Izmit ve Mersin Gümrükleri Başmüdürlüklerine
dağıtımlı yazılarda, Petrol Kanununun 112/5 inci maddesi
hükmü uyarınca rafineri çıkışında gümrük vergisine tabi olan petrol ürünlerinin
yürürlükte bulunan İthalat rejimi Kararı kapsamında muaf olarak ithal edilen
ham petrolden elde edilmesi, millileşmiş sayılan ham petrolden elde edilen
bahse konu ürünlerin yerli ürün mahiyetinde Olması nedeniyle, 03.05.1998 tarih
ve 23331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 98110959
sayılı kararın 01.05.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği de dikkate
alınarak rafineri çıkışında alınmakta olan gümrük vergisi uygulamasına son
verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Ancak, muhtelif petrol
şirketleri tarafından Müsteşarlığımıza ulaşan dilekçelerde ithalat Rejimi
Kararı uyarınca muafen ithal edilen ham petrolden elde edilen petrol
ürünlerinin kendilerine teslimi sırasında tahsil edilen Akaryakıt Tüketim Vergisi,
Katma Değer Vergisi ile Akaryakıt İstikrar Fonu'nun Önemli bir mali külfet
teşkil ettiği, bunun da rekabeti olumsuz etkilediğinden bahisle, yurtdışına
sefer yapan uçak ve gemilere verilecek akaryakıt ile bunun dışında
rafinerilerden transit statüde satın alınmak istenilen tüm ürünler için transit
rejimi hükümlerinin uygulanması, bu ürünlerden alınan vergiler ile fonun
alınmaması talep edilmektedir.
Konuya ilişkin olarak Devlet
Bakanlığı Makamı'ndan alman 20.05.1998 tarihli 1998/86 sayılı Onay ile
Müsteşarlık Makamından alınan 18.06.1998 tarihli, 1998/386 sayılı Onayın birer
örneği ilişikte gönderilmiştir.
Bilgi ve gereğini rica ederim,
Ek-1: 2 adet Onay fotk.
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :
B.02.1.GÜM.0.06..00.17.521-5312
DEVLET BAKANLIĞI MAKAMINA
Türkiye
Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) Genel Müdürlüğü'nden alınan 13.01.1998
tarihli 770 sayılı yazıda; TÜPRAŞ' bağlı
rafinerilerde işlenen ham petrolün yaklaşık %86'sını üçüncü ülke menşeli ham
petrolün oluşturduğu, ham petrolün
ithalatı Petrol Kanunu'nun 112/2 maddesi gereğince, gümrük ve diğer ithal vergi
ve resimlerden muaf olarak yapılmakta olduğu, üretilen ürünlerin aynı kanunun
112/5 inci maddesine göre yürürlükte bulunan Gümrük Kanunu ve tarife
cetvellerindeki hüküm ve şartlar dahilinde gümrük ve diğer ithal vergi ve
resimlerine tabi tutulduğu, ancak, 31.12.1995 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük
Birliği Anlaşmasından (Türkiye ile Avrupa Topluluğu Ortaklık Konseyi Kararları)
sonra anlaşma hükümleri ve 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun "Eşya Menşeinin tayin
ve tespiti" ile ilgili 67 nci maddesi gereğince rafinerilerde üretilen
ürünlerin yerli sayılması gerektiği, buna rağmen Ortak Gümrük Tarifesi (OGT)
oranında gümrük vergisi alınması uygulamasına devam edildiği; bu durumun, bir
yandan sınır kapılarından giren ve herhangi bir kayda tabi olmayan akaryakıtın
diğer yandan ithalatın yarattığı haksız rekabet nedeniyle rafinerilerin üretim
ve satışlarının olumsuz etkilendiği, halen yürürlükte olan rafineri satış
fiyatları ile uluslar arası piyasadaki fiyatlar karşılaştırıldığında gümrük
vergisi farkından dolayı ithalatın üretime göre benzinlerde 10$/ton ve
motorinde 5$/ton daha avantajlı olduğu, bu nedenle birçok dağıtım şirketinin bu
avantajı kullanarak ithalata yönelmesi sonucunda rafinerilerin benzin ve
motorin satışlarının büyük miktarda düştüğü ve stoklar nedeniyle üretimin
aksamaya başladığı; açıklanan nedenlerle, Anayasamızın 90 ıncı maddesine göre
"Kanun Hükmünde" olan uluslar arası anlaşmaların vaaz ettiği hükümlere uygun
olarak tatbikatın bir an önce başlatılması talep edilmektedir.
Bunun
üzerine, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'ne muhatap 30.03.1998
tarihli 10059 sayılı yazımızla;
6326
sayılı Petrol Kanununun 112/2 nci maddesinin, petrol hakkı sahibinin hakkı
yürürlükte bulunduğu müddetçe kendi petrol ameliyesi için lüzumlu olan ve yerli
kaynaklardan temini mümkün olmayan ham petrolün piyasa fiyatı üzerinden gümrük
ve diğer ithal vergi ve resimlerinden muaf olarak ithal edilebileceği,
112/5
inci maddesinin ise, 2 nci fıkra mucibince ithal olunan petrolden imal edilen petrol mahsullerinin doğrudan doğruya veya petrol ameliyesi
sayılmayan bir faaliyet yoluyla, Türkiye dahilinde kullanılmak veya satılmak
üzere devredilmesi durumunda devir tarihinde yürürlükte bulunan Gümrük Kanunu
ve tarife cetvelindeki hüküm ve şartlar dahilinde gümrük ve diğer ithal vergi
ve resimlerine tabi tutulacağı hükmüne
amir olduğu,
Petrol Kanunu 112/2 nci maddesinde ".. Muaf olarak
ithal edilebilir" denildiğinden maddenin tatbikinin ithalatçının ihtiyarına
bırakıldığı, mükellefin, bu maddeye istinaden muafiyet tatbikini isteyebileceği
gibi istememe hakkını da kullanabileceği, anılan kanun maddesinin tatbikinin
istenilmediği durumda ithali talep edilen ham petrolün yürürlükte bulunan
Gümrük Giriş Tarife Cetvelindeki vergi nispeti
uygulanarak millileştirilebileceği, bu çerçevede, millileşen ham
petrolden elde edilen ürünlere Petrol Kanununun 112/5 inci maddesinin tatbik
edilmesine gerek bulunmadığı,
Diğer
taraftan, hampetrolün Gümrük Giriş Tarife Cetvelindeki vergi nispetinin,
yürürlükte bulunan İthalat Rejim Kararı ile gerek AT ve EFTA ülkelerinden
gerekse diğer ülkelerden gelenler için muaf olarak belirlendiği,
Petrol
Kanununun 112/5 nci maddesinin uygulanmaması nedeniyle vazgeçilecek gümrük
vergisi tutarlarının telafisini mümkün kılacak yeni Akaryakıt Tüketim Vergisi
oranlarına ilişkin Kararnamenin yürürlüğe gireceği tarih itibariyle işlemlerin
yukarıda açıklanan şekilde uygulanmaya başlanılmasının uygun olacağı ifade
edilmiştir.
Söz
konusu yazımıza cevaben anılan Bakanlıktan alınan 29.04.1998 tarih 15555 sayılı
yazıda; Petrol Kanununun 112/5 inci maddesi hükmü gereğince rafineri çıkışında
gümrük vergisine tabi olan petrol ürünlerinin, mer'i İthalat Rejimi Kararı
kapsamında muaf olarak ithal edilen ham petrolden elde edilmesi, millileşmiş
sayılan ham petrolden elde edilen bahse konu ürünlerin yerli ürün mahiyetinde
olması nedeniyle gümrük vergisine tabi tutulmamasının Bakanlıklarınca da uygun
bulunduğu, ancak rafineri çıkışında petrol ürünlerinden alınmayacak olan gümrük
vergisi dolayısıyla ortaya çıkacak gelir kaybını karşılamak amacıyla Akaryakıt
Tüketim Vergisi oranlarını yükselten bir Bakanlar Kurulu Karar Taslağı
hazırlanarak 29.04.1998 tarihli ve 15547 sayılı yazılarıyla Başbakanlığa
intikal ettirildiği, 01.05.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe
girecek mezkur Kararın dikkate alınarak, anılan tarih itibariyle petrol
ürünlerinden rafineri çıkışında alınmakta olan gümrük vergisi uygulamasına son
verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Anılan
Bakanlığın söz konusu yazısı üzerine; Ankara, İstanbul, İskenderun,İzmir,İzmit
ve Mersin Gümrükleri Başmüdürlüklerine dağıtımlı 30.04.1998 tarihli 13526
sayılı yazımızla yeni uygulama hakkında gerekli talimat verilmiştir.
01.05.1998
tarihinden itibaren başlayan uygulama ile, daha önce Petrol Kanunu'nun 112/5
inci maddesine göre rafineri çıkışında gümrük vergisine tabi olan petrol
ürünleri, yürürlükteki İthalat Rejimi Kararı kapsamında ham petrolün
millileştirilmesine bağlı olarak yerli ürün sayılmakta ve gümrük vergisine tabi
tutulmamaktadır.
Ürünlerin
yerli sayılmasından dolayı Rafineri şirketlerince yapılacak direkt ihracat
haricinde dahili vergiler (A.T.V. , K.D.V. ,A.F.İ.F.) alınmadan Rafinerilerin
satış yapma imkanı ortadan kalkmış bulunmaktadır. Rafinerilerin ihrakiye satışlarını da dahili satış gibi yürürlükteki
vergi ve fonları tahsil ederek yapmak zorunda kalmaları doğrudan ithal edilecek
ürünlerle rekabet edememeleri ve üretim kaybına uğramaları sonucunu verecektir.
Uluslar
arası sefer yapan uçak ve gemilerin yakıt (ihrakiye) ikmalinde bir aksama
olmaması ve seferlerin olumsuz etkilenmemesi için, Rafinerilerden İhrakiye alan
dağıtım kuruluşu ve şirketlerin aldıkları yakıtın aynı zamanda vergi mükellefi
olmalarını sağlayacak düzenlemeye geçilmesi, dağıtım kuruluşu ve/veya
şirketlerin yurtdışına sefer yapan her türlü nakil aracı için alacakları
yakıtın A.T.V.,K.D.V. ve A.F.İ.F 'ten muaf teslim edilmesi ile birlikte vergi
mükellefiyetini ve bununla ilgili ........... ve taahhütlerini düzenleyen bir
kararın yürürlüğe girmesi zorunlu görülmektedir
Bu
düzenleme yürürlüğe girinceye kadar, uygulamanın eskiden olduğu biçimde
yürütülmesinin, yani Rafineri şirketlerinin uluslar arası sefer yapan uçak ve
gemilerin yakıt (ihrakiye) ikmaline yönelik olarak satacağı ürünlerin yabancı
ürün statüsünde kabul edilmesinin ve bunlar için talep halinde transit/ aktarma
rejimi hükümlerinin uygulanabilmesine imkan verilmesinin uygun olacağı mütalaa
edilmektedir.
Takdir
ve tensiplerine arz ederim.
Ramazan ULUDAĞ
Müsteşar
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI
GÜMRÜKLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı :
B.02.1.GÜM.0.06.00.17.521/5312 ANKARA
Konu :
ONAY NO : 1998 /386
MÜSTEŞARLIK MAKAMINA
İLGİ :
20.05.1998 günlü 1998/86 sayılı onay.
İlgide
kayıtlı onayda Devlet Bakanlığı Makamına da arz edildiği üzere, TÜPRAŞ'ın
talebi ve Maliye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Dış Ticaret
Müsteşarlığı ile varılan mutabakat sonucunda 01.05.1998 tarihinden itibaren
başlayan uygulama ile daha önce Petrol Kanunu'nun 112/5 inci maddesine göre
rafineri çıkışında gümrük vergisine tabi olan petrol ürünleri, yürürlükteki
İthalat Rejimi Kararı kapsamında hampetrolün millileştirilmesine bağlı olarak
yerli ürün sayılmakta ve gümrük vergisine tabi tutulmaktadır.
Bu
uygulamaya paralel olarak Gümrük Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle rafineri
tesisleri antrepo statüsünden çıkarılmıştır.
Uygulamanın
başlaması Avrupa Birliği ülkelerinden yapılan ürün ithalatının rafineriler
aleyhinde yarattığı haksız rekabetin önlenmesi bakımından çok önemli bir
gelişme sayılmasından dolayı, rafineri şirketlerince yapılacak doğrudan ihracat
haricinde dahili vergiler (Akaryakıt Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve
Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonu) alınmadan rafinerilerin satış yapma imkanı
ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Uluslar
arası sefer yapan uçak ve gemilerin yakıt (ihrakiye) ikmalinde bir aksama
olmaması ve seferlerin olumsuz etkilenmemesi için, rafinerilerden ihrakiye olan
dağıtım kuruluşu ve şirketlerin aldıkları yakıtın aynı zamanda vergi mükellefi
olmalarını sağlayacak düzenlemeye geçilmesi, dağıtım kuruluşu ve/veya
şirketlerin yurtdışına sefer yapan her türlü nakil aracı için alacakları
yakıtın ATV,KDV ve AFİF'tan muaf teslim
edilmesi ile birlikte vergi mükellefiyetini ve bununla ilgili beyan konudaki
görüşleriniz 12.06.1998 günlü 18818 ve
18819 sayılı yazılarımızla Maliye ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'na
aktarılmıştır.
Böyle
bir düzenleme yürürlüğe girinceye kadar, uygulamanın eskiden olduğu biçimde
yürütülmesi, yani rafineri şirketlerinin uluslar arası sefer yapan uçak ve
gemilerin yakıt (ihrakiye) ikmaline yönelik olarak satacağı ürünlerin yabancı
ürün statüsünde kabu edilmesinin ve bunlar için talep halinde transit/aktarma
rejimi hükümlerinin uygulanabilmesine imkan verlimesi Devlet Bakanlığı
Makamının ilgide kayıtlı Onayları ile uygun bulunmuştur.
İlgi de kayıtlı onayımız
ihrakiye ikmaline dair sorunu çözmüş olmakla birlikte, Müsteşarlığımıza yapılan
başvurular, uygulamanın daha önce transit/aktarma rejimine tabi kılınan tüm
ürünleri kapsayacak biçimde genişletilmesi ve rafineri tesislerinin yeniden
antrepo olarak kabul edilmesi yolundadır.
Sorun rafinerilerin sattığı
ürünün dahilde tabi olduğu vergilerin sorumluluğunu almak istememesinden,
bunlar transite yönelik olsa da ilgili vergileri tahsil etmeden satış
yapmamasından, yine bu kuruluşların ürün ithalinde problemler yaşamasından
kaynaklanmaktadır.
Sözkonusu vergiler dahili
vergiler olmakla birlikte Müsteşarlığımızın sorumluluk üstlenmesinin,
rafinerilerden transit statüde satın alınmak istenilen tüm ürünler için
transit/aktarma rejimi hükümlerinin uygulanmasının, bu bağlamda rafineri
tesislerinin yeniden antrepo statüsünde kabul edilmelerinin yerinde olacağı
mütalaa edilmektedir.
Takdir ve tensiplerine arz
ederim.
Fethi Şahin
HOROZ
Gümrükler
Genel Müdürü