Menşei yanıltması ile fikri ve sınai mülkiyet haklarının birbiriyle karıştırılmaması ve 2005-12 Genelge uygulamasında önemli hususlar
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK
MÜSTEŞARLIĞI
Gümrükler
Genel Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.00.49-1569-
866
Konu :Gümrük
Kanunun Hakkında
07.07.2005 / 17527
GÜMRÜK VE
MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE
İSTANBUL
İlgi :a)
17.6.2005 tarihli ve 2005/12
sayılı genelge
b) 6.7.2005 tarihli ve 17247 sayılı
yazımız.
c) 6.7.2005 tarihli ve 57812 sayılı yazınız.
İlgi (c)'de kayıtlı yazınızda bağlantınız Atatürk Hava
Limanı Gümrük Müdürlüğü'nden alınan 5.7.2005 tarihli yazıya atıfla muhtelif
beyannameler kapsamı eşyanın 17.06.2005 tarihinde yayımlanan 2005/12 sayılı
Genelge çerçevesinde Gümrük Kanununun 56/1
inci maddesine temas edip etmediği sorulmakta ve genelgenin uygulanmasında
karşılaşılan sorunlara değinilmektedir.
Bilindiği üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 56 ıncı
maddesinin 1 inci fıkrası "Gerek
üzerlerinde, gerek iç ve dış ambalajlarında üretildiği ülkeden başka bir ülke
ürünü olduğunu gösteren veya böyle bir izlenim uyandıran isim ya da simgeler
taşıyan eşyanın Türkiye'ye ithaline izin verilmez. Bu gibi eşyanın Türkiye'den
transit geçişine veya antrepo ve benzeri yerlere konulmasına ya da yeniden
ihracına Müsteşarlıkça izin verilebilir" hükmünü amirdir.
Bu madde çerçevesinde 2005/12 sayılı Genelgenin
yayımlanmasından önce Başmüdürlüğünüzce bağlantınız gümrük müdürlüklerinde
işlem gören ve anılan madde çerçevesinde değerlendirilen eşyaya yapılacak
işlemin belirlenmesini teminen Müsteşarlığımıza intikal ettirilmiştir.
Müsteşarlığımızda oluşan dosyaların ve intikal eden olayların incelenmesinden
Gümrük Kanununun 56 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının gümrük idarelerince
farklı şekillerde yorumlanarak farklı uygulamalarda bulunulduğu ve bunun da
mükellef şikayetlerine yol açtığı görülmüştür. Bu çerçevede yeknesak bir
uygulama sağlanmasını teminen anılan genelge yayımlanmış ve genelgenin
hazırlanmasında Başmüdürlüğünüzce Müsteşarlığımıza intikal ettirilen olaylar
dikkate alınmıştır. 2005/12 sayılı Genelge ile mevzuatta yeni bir düzenleme
yapılmamış sadece şimdiye kadar yapılan uygulamadan örnekler verilmek suretiyle
konunun açıklanması yoluna gidilmiştir. Bu itibarla genelgenin yayımlanmasını
müteakiben Başmüdürlüğünüz bağlantısı gümrük müdürlüklerinde yaşanan ve
Müsteşarlığımıza farklı şekillerde intikal eden kargaşaya bir anlam
verilememektedir. Zira kanunun 56/1 inci maddesi kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten beri uygulamada olan bir maddedir.
İlgi (c)'de kayıtlı yazınız konusu olayların
Müsteşarlığımıza daha önceden intikal ettirilen diğer olaylarla
karşılaştırılması sonucunda bunların kısmen veya tamamen aynı nitelikte olduğu
ve Başmüdürlüğünüz bağlantılarında genelgenin yayımlanmasından önce yapılan
ithalatlarda bu tür olayların bir kısmının Kanunun 56/1 inci maddesi kapsamında
değerlendirildiği bir kısmının ise değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede Başmüdürlüğünüz bağlantısı gümrük idarelerinde keyfi bir uygulamanın
yapılmış olduğu ve mevcut durumda da genelge hükümlerinin zaman zaman ithalat
gümrük işlemlerinin ikmal edilmesini engelleyici nitelikte kullanıldığı
görülmektedir.
Konu bu kapsamda değerlendirildiğinde belirtilen
olayların tamamı Başmüdürlüğünüz ile daha önce yapılmış olan yazışmalar
çerçevesinde çözümlenebilecek nitelikte görülmektedir.
Diğer taraftan anılan genelgenin 5 inci maddesine
ilişkin ilgi (b)' de kayıtlı yazımızda da açıklandığı üzere serbest dolaşıma
konu eşyalar için üzerlerinde menşe ülke belirtme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ancak üzerinde beyan edilen menşei ülkeden farklı olarak başka bir ülkede
üretildiği izlenimi uyandıran ifadelerin mevcut olması halinde eşyanın
durumunun Kanunun 56/1 inci maddesi kapsamına temas edip etmediği hususu
hassasiyetle değerlendirilerek farklı uygulamalar nedeniyle mükellef
mağduriyetlerine sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.
Yazınızda konu edilen 19/2/2002 tarihli ve 3931 sayılı
yazının incelenmesinden, yazının dönem itibariyle Hukuk Müşavirliğinin de
görüşleri çerçevesinde Müsteşarlığımızca elleçleme işlemi suretiyle etiketleme
yapılmasının uygun bulunmadığı münferit bir olay hakkında olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak; daha sonra Müsteşarlığımıza konu ile ilgili intikal
eden sorunların değerlendirilmesi ve Hukuk Müşavirliği ile de varılan mutabakat
sonucunda elleçleme işlemi suretiyle etiketleme/etiket sökme işlemine izin
verilmesi konusunda uygulama başlatılmıştır. Bu kapsamda Başmüdürlüğünüzle de
münferit olaylar bazında pek çok yazışma yapılmış olup bu aşamada 19/2/2002
tarihli ve 3931 sayılı yazının gündeme getirilme sebebi anlaşılamamıştır.
Diğer taraftan yazınızın incelenmesinden Gümrük
Kanununun gerek üzerlerinde gerek iç ve dış ambalajlarında üretildiği ülkeden
başka bir ülke ürünü olduğunu gösteren veya böyle bir izlenim uyandıran isim ya
da simgeler taşıyan eşya hakkındaki 56/1 inci maddesi ile fikri ve sınai
mülkiyet haklarının korunması mevzuatı hakkındaki 57
inci maddesi kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken hususların
tamamının 56/1 inci madde kapsamında değerlendirildiği, ayrıca sahte menşeli
eşya tabirinin de hatalı olarak kullanıldığı bir başka deyişle kavram kargaşası
yaşandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere kanunun 56 ve 57 inci maddeleri
farklı durumları kapsamakta ve bu maddeler kapsamında değerlendirilen eşyanın
tabi olduğu uygulama ve yaptırımlar da ayrı ayrı açıklanmaktadır. Bu itibarla
bağlantınız gümrük idarelerinde hatalı uygulamalara sebebiyet verilmemesi
konusunda Başmüdürlüğünüzce gereken dikkatin gösterilmesi gerekmektedir.
Yazınızda konu edilen diğer bir husus olan ve 2005/12
sayılı genelgenin 5 inci maddesinin uygulanmasına esas teşkil eden iç ve dış
ambalaj ifadelerinden kanunun 56/1 inci maddesi açısından esas alınması
gerekenin eşyanın tüketiciye sunulacağı ambalajının olduğu önceki yazışmaların
incelenmesinden de görülecektir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
Müsteşar a.