Memur VHKİ şef ve tekniker gibi personelin muhafaza hizmetlerinde görevlendirilmesinde Tayın Bedeli ödenip ödenmeyeceği
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Strateji Geliştirme
Başkanlığı
Sayı :72957071-612.99
Konu :Tayin Bedeli Hakkında
08.03.2019
/ 42393920
ULUDAĞ
GÜMRÜK VE DIŞ TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi :26.02.2019 tarihli ve 75186139-841.02.17/00042017588
sayılı yazınız.
İlgide
kayıtlı yazınızda; Bölge Müdürlüğünüz bağlantısı Bandırma ve Ayvalık Gümrük Müdürlüğünden
alınan bazı personele ait dilekçeler ile "Müdürlükleri bünyesinde
bulunan gümrük muhafaza hizmetleri (GMH) servisinde muhtelif tarihlerde görev
yapmalarından dolayı, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi
Hakkında Kanun ile Sayıştay Başkanlığının 2014 tarihli 134 İlam Nolu Kararına
ve Başkanlığınızın ilgili Bölge Müdürlüklerine hitaplı Tayın Bedeli konulu
yazılarınıza istinaden taraflarına görev yaptıkları süreler itibariyle tayin
bedelinin ödenmesi" talep edildiğinden,
Bu
kapsamda Bölge Müdürlüğünüzce; Bağlantı Gümrük Müdürlükleri idari yapılanması
bünyesinde bulunan "Gümrük Muhafaza Hizmetleri (GMH) Servisi'nde"
hizmet sınıfı veya kadro unvanı (Memur, V.H.K.İ., Şef, Tekniker vb.)
aranmaksızın asıl veya vekaleten görevlendirilen tüm personellere tayın
bedelinin ödenip ödenmeyeceği,
Bölge
Müdürlüğü veya Bağlantı Gümrük Müdürlükleri bünyesinde bulunan "Gümrük Muhafaza
Hizmetleri (GMH) Şubesi/Servisi'nde" görevli olmadığı halde sadece Silah
taşıma yetkisine haiz olmasından ötürü ilgili personele (Bölge Müdür
Yardımcısı, Müdür Yardımcısı, Muhafaza Kadrosu vb.) tayın bedelinin ödenip
ödenmeyeceği,
Tayın
bedeli ödemelerinin uygun görülmesi halinde zaman aşımı vb. hususlar nedeniyle
ilgili personellere geriye dönük ödemelerin yapılıp yapılamayacağı,
hususlarında tereddüt hâsıl olduğundan Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
Bilindiği
üzere, hangi personele tayın bedeli ödeneceği, 2155 sayılı Bazı
Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun ile hüküm altına
alınmıştır. Bu Kanun'un 1'inci maddesi uyarınca, "... Gümrük Muhafaza merkez
ve iller kuruluşundaki muhafaza ve muamele sınıfı kadrolarına dâhil memurlara
ve muhafaza teşkilatında görevli gemi adamlarına ..." tayın bedeli
verilmektedir.
Bununla
birlikte, Bakanlığımız teşkilat yapısında meydana gelen değişiklikler ve mezkûr
maddede bulunan muhafaza ve muamele sınıfının belirlendiği 3944
sayılı Gümrük Muhafaza ve Muamele Sınıfı Memurları Teşkilatı Hakkında Kanun'un,
640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 40'ıncı maddesiyle yürürlükten
kaldırılması üzerine, hangi personele tayın bedeli ödeneceği konusunda
tereddütler ortaya çıkmıştır.
178
sayılı (mülga) Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname'nin Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün görevlerinin sayıldığı 10'uncu
maddesinde: "i) Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını
yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkacak her türlü meseleyi çözmek, tereddütleri
gidermek," hükmü bulunmaktadır.
Bu
hüküm uyarınca, tayın bedeli ödemesi konusunda yaşanan sorunları gidermek üzere,
muhtelif tarihlerde Maliye Bakanlığına görüş sorulmuştur.
Bu
kapsamda, anılan Bakanlıktan alınan;
1-
22.02.2005 tarihli ve 2313 sayılı
görüş yazısında; "Buna göre yeni kurulan gümrük ve muhafaza
başmüdürlüklerinin, kaldırılan gümrükler başmüdürlükleri ile gümrükler muhafaza
başmüdürlüklerinin yerine kurulmuş olması ve bu bağlamda muhafaza ve muamele hizmetlerine
ilişkin görevleri de yürütüyor olmaları nedeniyle gümrük ve muhafaza başmüdürleri
ile gümrük ve muhafaza başmüdür yardımcılarından sadece başmüdürlüklerdeki
muhafaza ve muamele hizmetlerini yürüten birimlerin bağlı olduğu gümrük ve
muhafaza başmüdür yardımcılarına 22.06.1978 tarihli ve 2155 sayılı Kanun'un 1'inci
maddesi gereğince tayın bedeli ödenebileceği mütalaa edilmektedir."
ifadeleri,
2-
09.07.2013 tarihli ve 6360 sayılı
görüş yazısında; "... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerinde Bölge Müdürü
ile muhafaza ve muamele hizmetlerini yürüten birimlerin bağlı olduğu Bölge
Müdür Yardımcısı unvanlı personelin, bölge müdürlükleri bünyesinde bulunan
Gümrük Muhafaza Hizmetleri Şubesi ile bölge müdürlüklerine bağlı Gümrük Muhafaza
Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personelinin, yine Bölge Müdürlüklerine bağlı
gümrük müdürlükleri bünyesindeki Gümrük Muhafaza Bölge Amirliği ve Gümrük Muhafaza
Kısım Amirliği birimlerinde çalışan personelin 2155 sayılı Kanun uyarınca
tayın bedelinden yararlandırılmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir."
ifadeleri,
3-
31.07.2013 tarihli ve 7093 sayılı yazısında;
"... bünyesinde Gümrük Muhafaza Bölge ve Kısım Amirlikleri bulunan Gümrük
Müdürlüklerinde, Gümrük Müdürü ile muhafaza ve muamele hizmetlerini yürüten
Gümrük Müdür Yardımcısı unvanlı personelin de tayın bedelinden
yararlandırılmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir." ifadeleri,
Bulunmaktadır.
6085 sayılı
Sayıştay Kanunu'nun 5'inci maddesi uyarınca, "Kamu idarelerinin mali faaliyet,
karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetlemek ve
sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi
ve raporlar sunmak." ve "Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin;
gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki
düzenlemelere uygun olup olmadığını denetlemek, sorumluların hesap ve
işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlamak"
görevleri bulunan Sayıştay Başkanlığının, Bakanlığımızın 2014 yılı hesabı ile
ilgili olarak, 6085 sayılı Kanun'un 49'uncu maddesi gereğince yapılan
yargılaması sonucunda;
1-
Sayıştay 4. Dairesinin 07.04.2016 tarihli ve 134 sayılı İlamı'nda; " … gerek teşkilat yapısında meydana gelen
değişiklikler gerekse 3944 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılması ile
muhafaza ve muamele sınıfı kadrolarına dahil memurların tanımında bir belirsizliğin
ortaya çıktığı anlaşılmış olmakla birlikte 640 sayılı KHK'nın Geçici 3. maddesinde
yer alan "Muamele Memuru kadrolarında bulunanlar, Memur kadrolarına başka bir
işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır" hükmü nedeniyle muhafaza memurlarının
yanı sıra sadece memur unvanına sahip personelin tayın bedeli alabileceği,
diğer taraftan veri hazırlama kontrol işletmeni, şef, uzman ve uzman
yardımcılarının unvanlarının memur olmaması nedeniyle tayın bedeli
alamayacakları yönündeki değerlendirmede isabet bulunmamaktadır. Gümrük
muhafaza ve muamele hizmetleri kapsamında fiilen muamele hizmetlerini yürüten
veri hazırlama kontrol işletmeni, şef, uzman ve uzman yardımcılarının tümünün
memur tanımı kapsamına girmesi nedeniyle muamele sınıfı memurları olarak değerlendirilmeleri
gerekmektedir. Ayrıca 2155 sayılı Bazı Kamu Personeli Tayın Bedeli Verilmesi
Hakkında Kanun'un 1'inci maddesinde düzenlenen tayın bedeli verilecek personel incelendiğinde;
"Gümrükler muhafaza ve muamele sınıfı kadrolarına dâhil memurlara …" hükmü ile
unvandan ziyade birkaç unvanı içine alan "sınıf" tabirinin özellikle seçildiği
ve bizzat gümrük muhafaza ve muamele iş ve işlemlerinde görevli personele tayın
bedelinin verileceği anlaşılmaktadır. Kanunun lafzına ve ruhuna uygun olan,
gümrük muhafaza hizmetleri sunan müdürlüklerde çalışan ve gümrük muhafaza ve
muamele iş ve işlemlerini fiilen yürüten görevli personele tayın bedeli ödemesi
yapılmasıdır. Bakanlığın uygulamasının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır. …"
hükümleri,
2-
Sayıştay 4. Dairesinin 03.03.2016 tarihli ve 134 sayılı İlamında: "640 sayılı KHK 39 uncu madde uyarınca, genel
kolluk kuvveti personeline tanınan silah taşıma, bulundurma ve kullanma yetkisine
sahip personel …'un gümrük muhafaza personeli olduğu açıktır. Diğer bir
deyişle, adı geçen personel 640 sayılı KHK'da silah taşıma yetkisine sahip
olduğu açıkça belirtilen bir görevi vekâleten yürüttüğü anlaşılmaktadır. Bu
bakımdan …'un, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86 ncı maddesi uyarınca,
asilin tüm yetki, sorumluluk, hak ve ödemelerine müstahak olacak şekilde, …
görevini vekâleten yürüttüğünden ve bu unvandaki personelin silah taşıma
yetkisi bulunduğundan, dolayısıyla adı geçen personel gümrük muhafaza
hizmetlerinde görevli olduğundan tayın bedeli ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır."
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda
yer alan mevzuat hükmü, Maliye Bakanlığının mezkûr görüş yazıları Sayıştay 4.
Dairesinin muhtelif ilamları ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; bir personele
tayın bedeli ödenebilmesi için;
1-
Gümrük muhafaza hizmetleri sunan
birimlerde, gümrük muhafaza ve muamele iş ve işlemlerini fiilen yürütmekle
görevli olması,
2-
640 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname'nin, "Silah taşıma" başlıklı 39'uncu maddesinde belirtilen kadro
unvanlarında asaleten veya asilin tüm yetki, sorumluluk, hak ve ödemelerine
müstahak olacak şekilde vekâleten bulunması,
Şartlarından
en az birini taşıması gerekmekte olup,
Ayrıca,
2155 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde yer alan muhafaza ve muamele sınıfı kadrolarına
dâhil memurlar ifadesinin, muhafaza memurları ile "Bölge Müdürü",
muhafaza ve muamele hizmetlerini yürüten birimlerin bağlı olduğu "Bölge
Müdür Yardımcısı", muhafaza ve muamele hizmeti sunan şube müdürlüğü,
müdürlük, bölge ve kısım amirliklerinde fiilen gümrük muhafaza ve muamele
işlerinde görev alan personele, hangi unvanda bulunduğuna bakılmaksızın tayın
bedeli ödenebileceği düşünülmektedir.
Fakat
11.12.1986 tarihli ve 19308 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanan Devlet Memurları
Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin,
2'nci maddesinde, "(2) 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli
Verilmesi Hakkında Kanuna göre tayın bedeli verilen personel bu yardımdan
faydalanamaz." düzenlemesi; 4'üncü maddesinde "(3) Yemek bedelinin
bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu
Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun'a göre tayın bedeli verilen
personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu Yönetmeliğe göre yiyecek
yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde, yemek bedelinin
tamamı kendilerinden alınır." düzenlemesi bulunmakta olup, bu düzenlemeler
uyarınca yiyecek yardımından faydalanan personele tayın bedeli ödenmemesi
gerekmektedir.
Diğer
taraftan, geriye dönük olarak yapılacak ödemelerde, 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Ödenemeyen giderler ve
bütçeleştirilmiş borçlar" başlıklı 34'üncü maddesinin, "(3) İlgili
olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından
geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri
verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri
lehine düşer." hükmü uyarınca, beş yıllık zaman aşımı süresinin dikkate
alınması gerekmektedir.
Bilgilerini
rica ederim.
Devlet Selim PASLI
Strateji Geliştirme
Başkanı
SH