Yolcuların zati ve hediyelik eşya getirmelerinde kaçakçılık kanunu kapsamında komisyonlarca verilecek kararlar ve bunlara itiraz
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.00.08.233.1999-V
Konu :Yolcu beraberi eşya
31.08.2005
/ 22137 yazıda ilgi tutulmuştur.
14.10.2005
/ 26465 yazıda ilgi tutulmuştur.
26.10.2005
/ 27495 yazıda ilgi tutulmuştur.
10.06.2005 /
14503
GÜMRÜK VE
MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE
Müsteşarlığımıza intikal eden olaylardan, 4926
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun "Yolcular tarafından işlenen suçlar"
başlıklı 13'üncü
maddesi ve 14.08.2003 tarihli, 25199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren Gümrük Komisyonlarının Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına
Dair Seri
No: 1 sayılı Gümrük Genel Tebliğinin uygulamasında tereddütler bulunduğu
anlaşılmıştır. Konu ile ilgili olarak Müsteşarlığımız Hukuk Müşavirliğinden
alınan 21.03.2005 tarihli, 504 ve 501 sayılı yazılarda;
19.07.2003 tarih ve 25173 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe giren Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13'üncü maddesinin
birinci fıkrasında "Yolcuların, gümrük mevzuatına göre zati ve hediyelik eşya
kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde veya eşyası arasında
çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi zati eşyasıymış gibi gösterdikleri
eşyanın vergisine ek olarak bir kat para cezası uygulanır ve eşya sahibine
teslim edilir." denildiği,
Bu hükmün uygulanmasında;
- Yolcunun beyanına aykırı olarak,
- Gümrük mevzuatının öngördüğü kapsamın dışında zati
ve hediyelik eşyanın söz konusu olması gerektiği, bu fıkra uyarınca beyanın
esas olduğu, beyana aykırılığın cezalandırıldığı,
Maddenin ikinci fıkrasında ise "Yolcuların yanlarında
veya kaplarında bulunan ve yukarıdaki fıkra dışında kalan mahiyet ve miktarda
olan eşya ile gümrükten kaçırılmak amacına yönelik olarak saklanmış veya
gizlenmiş halde bulunan eşyaya ilişkin vergiler tahsil olunmakla birlikte
eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar da para cezası alınarak eşya,
sahibine teslim edilir." denilmek suretiyle zati ve hediyelik eşya dışında
kalan eşyanın kastedildiği,
Bu hükümde beyandan söz edilmemesinin nedeninin,
hükmün ticari eşyayı düzenlemesi olduğu, ticari eşyanın sözlü beyan suretiyle
beyan edilemeyeceğinin açık olması nedeniyle bu nevi eşyanın Gümrük
Yönetmeliğinin 164
ve 178'inci maddeleri uyarınca yazılı beyan zorunluluğuna tabi bulunduğu,
ticari miktar ve nitelik taşıyan eşyanın kural olarak yolcu beraberinde
getirilmemesi gerektiğinden yasa koyucunun bu durumu daha ağır biçimde
cezalandırma yolunu seçtiği,
Maddenin üçüncü fıkrasının, ikinci fıkranın devamı
mahiyetinde olduğu, yolcuların beraberinde getirilen ticari mahiyet ve miktarda
olan eşya için ithali lisansa, şarta veya izne kısıntıya, standardizasyon
kontrolüne veyahut belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine
tabi olan eşya hakkında 4'üncü maddenin (d) bendi hükmünün uygulanacağının
hükme bağlandığı,
Bu itibarla 13'üncü maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarının uygulanmasında yolcunun eşyayı beyan edip etmediğine bakılmaksızın
işlem yapılmasının, kaçakçılıkla etkin mücadele edilmesi gereğinin bir sonucu
olarak ortaya çıktığı,
Diğer taraftan 4926 sayılı Kanunun ''Yolcular
tarafından işlenen suçlar" başlıklı 13'üncü maddesinde gümrüklü saha içinde
vuku bulan eylemleri kapsadığı yolunda bir hüküm mevcut bulunmadığından gümrük
kapısından girdiği halde, yurda gümrük işlemine tabi tutmaksızın eşya getiren
kişilerin de yolcu olması nedeniyle konunun gümrük komisyonlarının yetkisi
dahilinde olduğu belirtilmektedir.
Gene Hukuk Müşavirliğinin 31.05.2005 tarihli, 955
sayılı yazısında ise, Gümrük Komisyonlarının Kuruluş ve Çalışma Usul ve
Esaslarına Dair Seri No: 1 sayılı Tebliğin "Kararların tebliği" başlıklı
20 nci maddesinde "Gümrük Komisyonlarınca verilen kararların bir örneği
ilgililere tebliğ edilir, bir örneği Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne
gönderilir. Ceza kararı verilmiş ise, ödeme yeri ve süresi ile karara karşı
itiraz yeri ve süresi de belirtilir." hükmünün,
"Karalara itiraz" başlıklı 21 inci maddesinde "Gümrük
komisyonlarınca verilen kararlara karşı ilgililer ile Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlüğü tarafından 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine itiraz olunabilir."
hükmünün,
"Dosyanın görevli ve yetkili mercie gönderilmesi"
başlıklı 22 nci maddesinde "Gümrük ve Yolcu komisyonu tarafından verilen
görevsizlik veya yetkisizlik kararları uyarınca dosyanın görevli ve yetkili
mercie gönderilmesi idare tarafından yapılır" hükmünün yer aldığı,
Tebliğin 20 nci maddesinde herhangi bir ayrım
gözetilmeksizin tüm kararların ilgililere tebliğinin öngörüldüğü, Tebliğin 21
inci maddesi uyarınca da ilgililerin kararlara sulh ceza mahkemesinde itiraz
edebilmeleri için Komisyonun verdiği kararların tebliğ edilmesinin gerekli
olduğu, Tebliğin 22 nci maddesinin Gümrük ve Yolcu komisyonlarınca verilen
yetkisizlik ve görevsizlik kararlarının kimin tarafından görevli ve yetkili
mercie gönderileceğini düzenlemekte olduğu ve Tebliğin 20 ve 22 nci maddeleri
arasında bir çelişki bulunmadığı, bu nedenle bundan böyle Gümrük ve Yolcu
komisyonlarınca verilen tüm kararların (görevsizlik ve yetkisizlik kararları da
dahil) ilgililere tebliğ edilerek kesinleştirilmesini müteakip gerekli
işlemlerin yapılmasının uygun olacağı,
Diğer taraftan 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin
Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanunun "Mahkemenin Görevi" başlıklı 1 inci
maddesinde "Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile
görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve
hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev
yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.
Özel Kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu
olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu
merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli ve idari yargı
mercilerinden sayılır." hükmünün yer aldığı,
Gümrük ve Yolcu Komisyonları, Kanunun 1 inci
maddesinde sayılan yargı mercilerinden olmadığından mahkemeler ile Gümrük ve
Yolcu Komisyonları arasında çıkan görev uyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesine
götürülemeyeceği,
1684 sayılı Umumi Mahkemeler ve Karar Hakimleri ve
Müstantiklerle Umumi ve Hususi Kaza Salahiyetini Haiz Makamlar Arasındaki
İhtilafın Halli Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde yer alan "Umumi mahkemeler,
karar hakimleri ve müstantiklerle idare heyetleri ve sair kaza salahiyetini
haiz makamlar arasında vazife ve salahiyet sebebiyle hadis olacak ihtilafların
halli Temyiz Mahkemesi Ceza Heyeti Umumiyesine aittir." hükmü uyarınca Mahkemeler
ile Gümrük ve Yolcu komisyonları arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlıklarının
1684 sayılı Kanun uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesinin
gerektiği bildirilmektedir.
Bilgi edinilmesi ile Hukuk Müşavirliği görüşleri
doğrultusunda gereğini rica ederim.
Umman HAMİTOĞULLARI
Genel Müdür Yardımcısı
DAĞITIM:
Tüm Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlükleri