Transit ve antrepo rejimlerinin ihlalinden kaynaklanan alacakların uzlaşmaya konu edilmesi
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :85593407-155.07.10
Konu :Uzlaşma
30.07.2018 / 36233267 yazıda
ilgi tutulmuştur
11.11.2013 /
19446
GÜMRÜK VE
TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE
27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak 31.08.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nin "İlgili
mevzuat uyarınca alacak tutarının kesin tahsilinin öngörülmediği ve teminata
bağlandığı durumlar uzlaşmaya konu edilmez." şeklindeki
6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 20.08.2013 tarih ve 28741 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 2 nci maddesi ile "İlgili mevzuat uyarınca alacağın
tahsilat aşamasına geldiği durumlarda söz konusu alacak uzlaşmaya konu
edilemez." şeklinde
değiştirilmiştir.
Bahse konu değişikliğin
transit ve antrepo rejimlerinde uygulanmasına ilişkin olarak yapılan
değerlendirmede, transit ve antrepo rejimlerinin ihlalinden kaynaklanan
alacakların uzlaşmaya konu edilmesi halinde cezalarla birlikte vergi aslının da
uzlaşmaya konu edilebileceği sonucu ortaya çıkmıştır.
Öte yandan, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nin
"uzlaşmaya konu olamayacak alacaklar" başlıklı 6 ncı maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca alacağın 21/3/2007 tarihli ve 5607
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan kaçakçılık
suçlarına ilişkin olması halinde söz konusu alacak uzlaşmaya konu
edilemeyecektir.
Bilgi ve buna göre gereğini rica ederim.
Cenap AŞCI
Bakan a.
Genel Müdür V.
DAĞITIM:
Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlükleri
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
MERKEZ TEŞKİLATI İÇ HABERLEŞME
Kimden : Hukuk
Müşavirliğinden
Kime :Gümrükler Genel
Müdürlüğüne
Konu : Transit ve antrepo
rejimlerinde alacağın kesinleşmesi
İmza
Cemile B. İRDEM
I. Hukuk Müşaviri V.
Tarih : ..09/2013
Sayı :11985113-45.02-1698
İlgi : 06/08/2013 tarihli ve
14649 sayılı yazı.
İlgi yazınız ile; mevzuatımızda transit rejiminin,
ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest
dolaşıma girmemiş veya ihracatla ilgili gümrük işleri tamamlanmış eşyanın,
gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine
taşınmasına uygulanan ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 84 ila 92 nci
maddelerinde düzenlenen gümrük rejimi olduğu, söz konusu Kanun'un 85 inci
maddesinin birinci fıkrasına göre de transit eşyası için tahakkuk edebilecek
gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesinin zorunlu
olduğu, "Transit rejimi ile ilgili işlemler" hakkındaki 2012/4 sayılı
Genelge'nin "Transit beyannamesi muhteviyatı serbest dolaşımda olmayan
eşyada eksiklik veya fazlalık çıkması durumunda yapılacak işlemler"
başlıklı10 uncu maddesi uyarınca işlem tesis edildiği, Kanun'un 93 ila 107 nci
maddeleri arasında düzenlenen antrepo rejiminin de, transit rejimi gibi,
teminat esasına dayalı olarak işlemekte olup Gümrük Yönetmeliği'nin 526 ncı
maddesinde de gümrük idarelerinin, gümrük antreposu işleticileri ve
kullanıcılarından mezkur Kanun'un 96 ve 97 nci maddelerinde belirtilen
sorumlulukları çerçevesinde, tahakkuk edebilecek gümrük vergilerini
karşılayacak miktarda teminat isteyeceklerinin düzenlendiği,
Diğer taraftan, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nin
"uzlaşmaya konu olamayacak alacaklar" başlıklı 6 ncı maddesinin
üçüncü fıkrasının "İlgili mevzuat uyarınca alacak tutarının kesin
tahsilinin öngörülmediği ve teminata bağlandığı durumlar uzlaşmaya konu
edilmez." şeklinde olduğu, 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının da
"Şartlı muafiyet rejimlerine ilişkin hükümlerin ihlali sonucunda doğan
alacağın yükümlüye tebliğinden itibaren 15 gün içinde, alacağa konu para
cezaları uzlaşmaya konu edilebilir." şeklinde olduğu,
Söz konusu mevzuat çerçevesinde, halen, mükellefler
tarafından transit veya antrepo rejiminden kaynaklı alacaklar için yapılan
uzlaşma başvurularının sadece para cezası alacakları için kabul edilmekte
olduğu ve vergi aslının uzlaşma kapsamı dışında tutulduğu,
Ancak, mezkur Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasının "İlgili mevzuat uyarınca alacağın tahsilat aşamasına geldiği
durumlarda söz konusu alacak uzlaşmaya konu edilemez." şeklinde
değiştirilmesinin planlandığı, bahse konu değişikliğin yürürlüğe girmesini
müteakip teminatlı işlemlerle ilgili kısıtlamanın ortadan kalkacağı ve bir
alacağın uzlaşmaya konu edilip edilemeyeceğinin "alacağın kesinleşip
kesinleşmediğine" bağlı hale geleceği,
Tüm bu bilgiler ışığında, Genel Müdürlüğünüzce,
transit ve antrepo rejimlerinin ihlalinden kaynaklanan alacakların uzlaşmaya
konu edilmesi halinde cezalarla birlikte vergi aslının da kesinleşmemiş alacak
olarak uzlaşmaya konu edilebileceği mütalaa edilmekle birlikte,
Teminatlı işlemlerde ortaya çıkabilecek bir ihlal
halinde, ödenmesi gereken vergi tutarı kadar bir teminatın ilgili beyannamenin
tescili sırasında alındığı düşünüldüğünde; teminata bağlı olarak işleyen
transit ve antrepo rejimlerinin ihlalinden kaynaklı vergi aslı alacaklarının
kesinleşmiş alacaklar olarak addedilip addedilemeyeceği hususunda
Müşavirliğimiz görüşlerinin bildirilmesi istenilmektedir.
İlgi yazınızda, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nin
"uzlaşmaya konu olamayacak alacaklar" başlıklı 6 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasının, "İlgili mevzuat uyarınca alacağın tahsilat aşamasına geldiği
durumlarda söz konusu alacak uzlaşmaya konu edilemez." şeklinde
değiştirilmesinin planlandığı belirtilmekle birlikte, 20/08/2013 tarihli ve
28741 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2 nci maddesi ile, söz konusu 6 ncı
maddenin üçüncü fıkrası, belirtildiği şekilde değiştirilmiş olup söz konusu
madde yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Buna göre "alacak tutarının teminata bağlandığı
durumlar", uzlaşmaya konu olamayacak alacaklar kapsamından çıkarılmakla
birlikte teminata bağlanan söz konusu alacağın, transit ve antrepo rejimlerinin
ihlali durumunda kesinleşerek tahsilat aşamasına gelen alacaklar olarak kabul
edilip edilmeyeceği, dolayısıyla uzlaşmaya konu olup olamayacağı hususunun
aydınlatılabilmesi için öncelikle transit ve antrepo rejimlerinde alınan
teminatın niteliğini incelemek gerekmektedir.
Bu bağlamda 4458 sayılı Kanun'un Teminat konusundaki
hükümleri incelendiğinde, 202 nci maddenin birinci fıkrasında;
"Gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük idarelerinin gümrük
vergilerinin ve diğer amme alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere bir teminat
verilmesini gerekli görmeleri halinde, bu teminat söz konusu vergiler tutarının
% 20 fazlasıyla yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verilir."
hükmünün,
204 üncü maddede;
"202 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen
teminat tutarı, teminata konu gümrük vergileri tutarının kesin olarak tespiti
halinde bu miktar, diğer hallerde ise tahakkuk edilen veya edilebilecek gümrük
vergilerinin en yüksek tutarı esas alınarak belirlenir.
Zaman içinde değişkenlik gösteren gümrük vergileri
için verilen toplu teminat tutarları, söz konusu gümrük vergilerini her zaman
karşılayabilecek biçimde belirlenir."
hükmünün yer aldığı görülmekte olup Kanun'un 206 ncı
maddesinde; teminatın alınmasını gerektiren gümrük yükümlülüğü sona erdiğinde
teminatın çözüleceği, Gümrük yükümlülüğü kısmen sona erdiğinde ise, ilgilinin
talebi üzerine kısmen çözülmeye uygun olan teminatın kısmen çözüleceği
belirlenmiştir.
Yine Kanun'un 207 inci maddesinde;
"…Bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan
eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğü doğması halinde, şartlı muafiyete ilişkin
beyannamenin tescili… tarihinden başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre tespit edilen gecikme
zammı tahsil edilir."
hükmü yer almaktadır.
Anılan maddelerden de anlaşılacağı üzere alınması
öngörülen teminat tutarları, doğması muhtemel gümrük vergisi ve alacakları için
kamu alacağının tahsilinin riske atılmaması esasına dayanmaktadır.
Diğer yandan şartlı muafiyet rejimlerinden olan
Transit rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 84 ve devamı maddelerinde ithalat
vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma
girmemiş, ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük
gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine
taşınmasına uygulanacak rejim olarak belirlenmiş ve transit rejimine tabi
tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde; yabancı bir ülkeden yabancı bir
ülkeye, yabancı bir ülkeden Türkiye'ye, Türkiye'den yabancı bir ülkeye, bir iç
gümrük idaresinden diğer bir iç gümrük idaresine taşınmasına izin verileceği
düzenlenmiştir.
Yine 84 üncü maddede; Transit rejimine tabi tutulan
eşya ve gerekli belgeler, rejimi düzenleyen hükümlere uygun olarak varış gümrük
idaresine sunulduğunda, transit rejiminin sona ereceği, hareket gümrük
idaresindeki bilgi ve belgeler ile varış gümrük idaresindeki bilgi ve
belgelerin karşılaştırılması sonucunda, transit rejiminin usulüne uygun olarak
sonlandırıldığının belirlenmesi halinde rejimin ibra edileceği düzenlenmiştir.
Transit rejiminde alınacak teminat ile ilgili olarak
ise 85 inci maddenin birinci fıkrasında;
"Transit eşyası için tahakkuk edebilecek gümrük
vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesi zorunludur."
hükmü yer almakta olup 87 nci maddenin birinci
fıkrasında; Transit rejiminin işleyişine ilişkin usul ve esaslar ile
istisnaların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Gümrük Yönetmeliği'nin Transit rejimine ilişkin
düzenlemeleri incelendiğinde ise, 239 uncu maddede;
"(1) Hareket idaresi, kendisindeki bilgilerle varış
idaresinden gelen bilgileri karşılaştırarak, rejimin usulüne uygun olarak
sonlandırıldığını tespit etmesi durumunda rejimi ibra eder.
(2) Hareket idaresinin şüphe ve kaçakçılık kuşkusu
nedeniyle transit refakat belgelerinin ve "Kontrol Sonuçları" mesajında yer
alan bilgilerin sonradan kontrolünü talep etmesi durumunda, birinci fıkradaki
koşulların, talep edilen bilgilerin gerçekliği ve doğruluğu teyit edilene
kadar, yerine getirilmediği kabul edilir."
düzenlemesinin,
240 ıncı maddesinde;
"(1) Hareket idaresi, rejimi ibra etmesi halinde
teminatı serbest bırakır. Ancak, kapsamlı teminat kullanılması durumunda varış
bilgisi mesajı alındığında ilgili transit işlemine ilişkin teminat tutarı
serbest bırakılır."
düzenlemesinin yer aldığı,
Tahsilat usulüne ilişkin 242 nci maddede;
"(1) İlgili gümrük idaresince araştırma usulü
başlatılmaksızın veya araştırma usulünün herhangi bir aşamasında transit
işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesi
durumunda tahsilat işlemi başlatılır."
denilerek rejime aykırılığın tespit edilmesi durumunda
tahsilat işlemlerine başlanacağının düzenlendiği görülmektedir.
Ayrıca 2012/4 sayılı Genelge'nin "10-Transit
beyannamesi muhteviyatı serbest dolaşımda olmayan eşyada eksiklik veya fazlalık
çıkması durumunda yapılacak işlemler" başlıklı bölümünde Transit beyannamesi
kapsamı eşyada eksiklik/fazlalık tespit edilmesi durumunda Yönetmeliğin 247 nci
maddesine göre işlem yapılacağı, hareket Gümrük idaresince eksikliğe isabet
eden gümrük ve sair vergilerin ise gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihteki
vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına göre belirlenerek 6183 sayılı
Kanun hükümleri çerçevesinde işlem başlatılacağı düzenlenmiştir.
Anlaşıldığı üzere transit rejimine tabi eşyalar
üzerinden Gümrük vergisi alınmamakta ancak kural olarak, en az Gümrük vergisi
tutarında teminat yatırılması gerekmektedir.
Dolayısıyla gerek Kanun'un 84 ve devamı maddeleri
gerekse Yönetmelik maddeleri uyarınca, Transit rejimi kapsamındaki işlemlerde
gümrük vergisi alacağının doğmasının, rejim şartlarının ihlaline bağlı olduğu,
rejim kapsamında teminat alınmasının Gümrük vergisi alacağının doğmuş
olmasından değil doğması ihtimalinden kaynaklandığı, rejim ihlali
gerçekleşmediği müddetçe alacağın da doğmadığının kabulü gerektiği
düşünülmektedir.
Öte yandan, şartlı muafiyet rejimlerinden bir diğeri
olarak kabul edilen Antrepo rejimi ile ilgili mevzuat hükümlerine bakıldığında,
Kanun'un 93 üncü maddesinde; İthalat vergilerine ve ticaret politikası
önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşya ile Gümrük
antreposuna alınması halinde ihracata ilişkin önlemlerden yararlanabilecek serbest
dolaşımda bulunan eşyanın, bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri
belirleyen rejim olarak tanımlandıktan sonra 98 inci maddede;
"81 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü saklı kalmak
kaydıyla, gümrük idareleri, antrepo işleticisinden 96 ncı maddede belirtilen
sorumluluklarla ilgili olarak yönetmelikle belirlenen esaslar çerçevesinde bir
teminat ister.
Ancak, fuar ve sergilere konulan veya ithalat
vergilerinden muaf olan yahut ihraç edilmek üzere antrepolara konulan eşya için
teminat aranmaz.
Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerine
başlanmadan ve bu işlemler bitirilip gümrük idaresinin izni alınmadan,
antrepolardan kısmen veya tamamen eşya çıkartılamaz."
hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Konuya ilişkin olarak Gümrük Yönetmeliği'nin "Teminat
ve taahhütname" başlıklı 526 ncı maddesinde;
"(1) Gümrük idareleri, gümrük antreposu işleticileri
ve kullanıcılarından Kanunun 96 ve 97 nci maddelerinde belirtilen
sorumlulukları çerçevesinde, tahakkuk edebilecek gümrük vergilerini
karşılayacak miktarda teminat ister.
(2) Teminat antrepoya alınan her parti mal için ayrı
alınabileceği gibi, toplu ve götürü teminat şeklinde de olabilir. Toplu teminat
alınması halinde, teminat tutarının sürekli izlenmesi ve konulan eşyanın KDV ve
fon dahil vergilerinin global teminat miktarını aşması halinde, aşan kısım için
ayrıca teminat alınması gerekir.
(3) Götürü teminat alınması halinde antrepoya alınan
eşyadan alınması gereken teminat tutarını aşan kısım için ayrıca teminat
aranmaz.
(4) Türk lirası veya yabancı para, hazine tahvil ve
bonosu ya da Müsteşarlıkça tespit edilecek bankalardan alınmış teminat
mektupları dışında teminat kabul edilmez.
(5) Ancak, fuar ve sergilere konulan veya ithalat
vergilerinden muaf olan yahut ihraç edilmek üzere antrepolara konulan eşya için
teminat aranmaz.
(6) Ayrıca, antrepo işleticileri veya duruma göre
antrepo kullanıcılarından gümrük yükümlülüklerini yerine getireceklerine dair
içeriği Müsteşarlıkça belirlenecek bir taahhütname alınır."
şeklinde düzenlemeye yer verildiği, böylece, Antrepo
rejiminde de Transit rejiminde olduğu gibi henüz tahakkuk etmemiş olmakla
birlikte tahakkuk edebilecek Gümrük vergilerini karşılamak üzere teminat
alınmasının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla gerek Transit rejimi gerekse Antrepo
rejimi uygulamasında, rejim ihlali doğmadıkça Gümrük vergileri alacağının da
doğmadığı değerlendirilmekle bu aşamada, konunun uzlaşma müessesesi ile ilgili
mevzuat yönünden incelenmesi gereği doğmaktadır:
4458 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin birinci ve
ikinci fıkralarında;
"1. Beyan ile
gümrük idaresince yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin
tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları ile bu Kanunda ve ilgili diğer
kanunlarda öngörülen cezalar hakkında; yükümlü veya ceza muhatabı tarafından, söz
konusu eksiklik veya aykırılıkların kanun hükümlerine yeterince nüfuz
edememekten veya kanun hükümlerini yanlış yorumlamaktan kaynaklandığının veya
yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının
olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu maddede yer alan hükümler
çerçevesinde yükümlüler veya cezanın muhatabı ile uzlaşabilir. Uzlaşma talebi,
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, henüz itiraz başvurusu yapılmamış
gümrük vergileri ve cezalar için yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması
halinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki olmaması veya
temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar, ancak sürenin
bitimine üç günden az kalmış olması halinde süre üç gün uzar. Uzlaşmanın vaki
olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
2. (Değişik: 28/3/2013-6455/18 md.) Gümrük vergileri
ve cezalarına ilişkin fiilin, 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan
kaçakçılık suçları ile ilişkili olması halinde bu madde hükmü uygulanmaz."
denilmek suretiyle uzlaşmanın genel esasları
belirlenmiştir.
Görüldüğü gibi uzlaşma, ödenmesi gereken vergi ve
cezaların miktarı konusunda mükellef ile idare arasında ortaya çıkan
ihtilafların giderilmesi olup 244 üncü madde uyarınca, Gümrük vergisi
alacağının ilgiliye tebliğinden itibaren uzlaşma talep süresi başlamaktadır.
Transit ve antrepo rejimlerinde teminat, henüz alacak
doğmadan alınmakla birlikte rejim şartları ihlal edildiğinde alacak doğmakta ve
bu aşamadan itibaren ilgiliye bildirim yapılması gerekmektedir.
Bu çerçevede, gerek Kanun'un ilgili hükmünde gerekse
Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği'nde işbu yazı tarihi itibariyle alacak tutarının
teminat konusu yapıldığı hallerde vergi aslının uzlaşmaya konu edilemeyeceği
yönünde bir düzenleme bulunmamakta olup burada uzlaşma konusu yapılan alacağın
"teminat miktarı" değil, rejim ihlali sonucunda doğan "gümrük vergileri
alacağı" olduğuna dikkat etmek gerekmektedir.
Sonuç olarak; Transit ve Antrepo rejimlerinin
ihlalinden kaynaklanan alacakların uzlaşmaya konu edilmesi halinde cezalarla
birlikte vergi aslının da uzlaşmaya konu edilebileceği düşünülmektedir.
640 sayılı K.H.K.'nin 18 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen Hukuk Müşavirliği görüşü olarak
bilgilerinize arz ederim.