ihracat işlemlerinde fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması bakımından yapılacak gümrük işlemleri
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK
MÜSTEŞARLIĞI
Gümrükler
Genel Müdürlüğü
SAYI : B.02.1.GÜM.0.06.00.18.541/2080
ANKARA
KONU : İhracatta
Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Uygulaması
06.08.2008
/ 19422 yazıda ilgi tutulmuştur.
Konuyla ilgili (2009/19)
Sayılı Genelge Yayımlanmıştır.
13.02.2004-3643
GÜMRÜK VE
MUHAFAZA BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE
Müsteşarlığımıza intikal eden olaylardan, ihracatçı
firmaların kendi markaları yanında müşterilerinin talepleri doğrultusunda
alıcının etiketini ve markasını kullanarak ihracat yaptıkları, hatta büyük
alıcıların birden fazla üreticiye aynı markayla sipariş verebildikleri, bu
durumda farklı firmaların aynı markayla ihracat yapmak durumunda oldukları,
ayrıca üreticilerin kendi tescilli markalarından farklı markalara ait
etiketlerle ihracat yapabildikleri, böyle durumlarda gümrük idarelerinde
muayene memurlarının eşyanın üzerindeki markayı üreticinin kendi markası olarak
tanımaması veya markanın ihracatçı adına tescilli olmaması gibi gerekçelerle
ihracata izin verilmediği, bu nedenle mükelleflerin mağdur oldukları anlaşılmıştır.
Ülkemizin
içinde bulunduğu zor ekonomik koşullar karşısında gerek istihdamı gerekse döviz
girdilerini artırmak için sahte veya taklit markalı ürünler üretilerek
pazarlanmasının geçici bir çözüm olduğu ve ancak kısa vadede olumlu sonuçlar
doğurabileceği,bunun yerine belirli bir kalite ve standardı yakalamış tescilli
markaya sahip ürünlerin ihraç edilmesinin ihraç pazarlarındaki rekabet gücümüzü
artıracağı ve uzun vadede döviz girdisinin artırılmasını sağlayacağı
değerlendirilmektedir. Buradan hareketle, imalatçılarımızın ve ihracatlarımızın
sahte veya taklit eşya yerine tescilli markalarla yapacakları üretimlerin ve
ihracatların teşvik edilmesini sağlayacak dış ticaret politikalarının
izlenmesinin yanında ihracat gümrük işlemlerinin bu bağlamda yapılacak
kontrollerin belirlenmesi de önem arz etmektedir.
Bilindiği
üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 56/2.
maddesinde " Türk menşeli eşyada kullanılmak üzere ve bunların başka ülke
menşeli olduğunu gösterecek veya böyle bir izlenim uyandıracak nitelikte,
üzerleri yabancı dille yazılı veya basılı her türlü boş zarf, şerit, etiket,
damga ve benzeri eşya ile Türkiye'de düzenlenebilecek belgeleri başka ülkelerde
düzenlenmiş gibi gösterilebilecek nitelikte, üzerleri imzalı veya imzasız
olsun, Türkiye'de yerleşik olmayan yabancı firmalara ait proforma faturalar
hariç boş faturaların Türkiye'ye ithaline izin verilmez.
Türkiye'de
yerleşik firmalarla, lisans, royalti veya patent anlaşması imzalamış yabancı
firmaların bu tür eşyası bu hükmün dışındadır.",
Anılan Kanun'un 57.
maddesinin 1, 4, 5 ve 6. fıkraları ise,
"1- Fikri ve
sınai mülkiyet haklarının korunması mevzuatına göre, marka, coğrafi işaret,
endüstriyel tasarım hakları ile Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren
haklarla ilgili olarak, hak sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki
eşyanın sahte markalı yada telif hakkına tabi taklit mal tarifine uyduğuna
ilişkin açık deliller olması halinde, resen gümrük idareleri tarafından
durdurulur. Durdurma kararı ithalatçıya veya hak sahibine veya temsilcisine
bildirilir.
4- Gümrük
idaresince alınan durdurma kararının hak sahibine tebliğinden itibaren on gün
içinde esas hakkında yetkili mahkemede dava açılmaz veya mahkemeden tedbir
niteliğinde karar alınmazsa, eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu
gümrük rejimi hükümlerine göre işlem yapılır.
5- Gümrük
işlemleri durdurulan eşya, yetkili mahkemece alınan karar doğrultusunda,
tasfiye rejimi hükümlerine göre imha veya asli nitelikleri değiştirilerek satış
suretiyle tasfiye edilebilir.
6- Yolcu
beraberinde getirilen zati ve hediyelik eşya ile posta kolileri ile gönderilen
ticari mahiyette olmayan eşya için bu madde hükümleri uygulanmaz."
Hükmünü amirdir.
Gümrük Yönetmeliği'nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin
"Sorumluluk" başlıklı 108.
maddesi ise;
"Fikri ve sınai mülkiyet haklarının ihlal edildiği
gerekçesi ile gümrük idaresine yapılan başvurunun kabul edildiği tarihte
şikayet konusu eşya serbest dolaşıma girmiş ise, başvurunun gümrük idaresince
kabul edilmiş olması, söz konusu eşyanın gereğince muayene edilmeden ithaline
izin verildiği gerekçesi ile hak sahibine tazminat hakkı doğurmaz. Sahte
markalı veya taklit mallarla mücadele kapsamında, gümrük işlemleri gümrük
idaresince resen durdurulan eşya nedeniyle, ilgili kişilerin yapılan işlemler
sonucunda fayda veya zarara uğraması halinde, gümrük idaresi yetkilileri bu
kişilere karşı sorumlu tutulamazlar." hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan, Dahilde İşleme İzni
Hakkında Tebliğ'in (İhracat:
2001/7) 4/a. maddesinde elyaf, iplik, ham ve mamul mensucat (astar dahil)
gibi temel tekstil hammaddeleri ile tekstil ve deri kimyasal maddeleri dışında
kalan tela, etiket, düğme, fermuar, çıtçıt, rivet, askı, kuşgözü, şerit,
kordela, lastik vb. yardımcı maddelerin 10.000 $'a kadar yapılacak ithalatını
müteakip, ihraç ürünlerinin bünyesinde kullanılması işleminin, ticaret
politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve bu ithalattan doğan verginin
şartlı muafiyet sistemine göre teminat olarak alınması ve geri ödeme sistemine
istinaden tahsil edilmesi kaydıyla, Dahilde İşleme İzni kapsamında ilgili
gümrük idarelerince müsaade edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda
belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, ihracat gümrük işlemlerinde fikri ve
sınai mülkiyet haklarının korunması bakımından gümrük idarelerince yapılacak
işlemler aşağıda belirtilmiştir:
1)
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57/6. maddesi hükmü gereğince, İhracat: 96/10
sayılı Bedelsiz
İhracat Tebliği kapsamında yurt dışı edilen yolcu beraberi eşya için, fikri ve
sınai mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin herhangi bir kontrol
yapılmayacaktır.
2)
Ticari nitelikteki ihraç eşyasının ihracat gümrük işlemlerinde, yalnızca hak
sahibinin Gümrük Yönetmeliği'nin 19
no'lu ekinde yer alan "Fikri, Sınai Mülkiyet Haklarını İhlal Eden Eşyanın
Gümrük İşlemlerinin Durdurulmasına İlişkin Başvuru Formu" ile yapacağı yazılı
başvurusunun mevcudiyeti halinde gümrük idarelerince gereğine tevessül
edilecektir.
3)
Türkiye'de yerleşik firmalarla lisans, royalti veya patent anlaşması imzalamış
yabancı firmaların Türk menşeli eşyada kullanılmak üzere gönderecekleri
etiketlerin 2001/7 sayılı Tebliğ kapsamında ithaline ve daha sonra işlem görmüş
ürünlerin bünyesinde ihracına izin verilmesi, bu şekilde bir anlaşması olmayan
ve dolayısıyla "sahte etiket" vasfında olan etiketlerin ithaline izin
verilmemesi gerekmektedir.
4) Türkiye'de
yerleşik firmanın kendi adına tescilli markası dışında ve birden fazla marka
ile ihracat yapmasını engelleyen bir mevzuat hükmü bulunmadığından,
ihracatçıların birden fazla marka ile ihracat yapmasına izin verilecektir.
Türkiye'de tescil edilmiş
bir yabancı marka ile üretilmiş olan ticari nitelikteki ihraç eşyasının
üreticisi olan firma ile alıcısı olan firma arasındaki lisans sözleşmesinin
gümrük idaresince aranılabilmesi için, eşyanın ithalatçısı, ihracatçısı ve
hamiline ilişkin bilgilerin hak sahibi tarafından yazılı olarak gümrük
idaresine bildirilmesi gerekmektedir.
Bilgi ve
gereğini rica ederim.