Hayali İhracat Yöntemleri ve bunların engellenmesine yönelik görüş ve öneriler
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET
BAKANLIĞI
Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :52707093-663.05
Konu :Hayali İhracat
Yöntemleri
15.06.2017
/ 25824713
DAĞITIM
YERLERİNE
Bakanlığımız
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 06.01.2017 tarihli, 21630764 sayılı yazısı
ekinde alınan ve Bakanlık Makamı'nın 04.11.2014/3673785 ve 30.04.2015/7567551
tarihli/sayılı Onaylarına istinaden Gümrük ve Ticaret Müfettişi Sezai KAYA
tarafından düzenlenen 05.01.2017 tarihli ve 316-B/01 sayılı İnceleme Raporunun
konusunu "Hayali İhracat Yöntemleri ve Bunların Engellenmesine Yönelik Görüş ve
Öneriler" oluşturmakta olup, mezkur Raporun "III.Yapılan İnceleme ve
Araştırma" başlıklı bölümünde yer alan tespitlere ilişikte yer
verilmektedir.
Bu
itibarla, bilgi edinilmesini ve bağlantı idarelerinizde ortaya çıkabilecek
benzer suistimallerin önüne geçilebilmesini teminen, ihracat işlemlerini
aksatmayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması hususunda gereğini rica
ederim.
Mustafa GÜMÜŞ
Bakan a.
Genel Müdür V.
Ek: Hayali
İhracat Yöntemleri Tablosu
Dağıtım: Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerine
05.01.2017 TARİHLİ, 316-B/01 SAYILI İNCELEME RAPORU
HAYALİ İHRACAT YÖNTEMLERİ:
Gerek G-2015/248 ve G-2015/390 sayılı işler kapsamında
yürütülen inceleme ve soruşturmalar gerekse de Ambarlı, Erenköy, Halkalı Gümrük
Müdürlükleri nezdinde yürütülen teftiş, inceleme ve soruşturmalar sonucunda
müşahede edilen hayali ihracat yöntemleri aşağıda başlıklar halinde
sıralanmıştır.
a) Kayıt Dışı Kargo-Bavul Ticareti Kapsamı Mallara
İhracat Beyannamesi Açılması:
Bu yöntemde kargo veya nakliye şirketlerine taşınmak
üzere teslim edilen kayıt dışı (faturasız) malların kayıt altına alınarak ihraç
edilmesi söz konusudur. Şöyle ki;
Kayıt dışında üretilmiş eşyaları alan yabancı
kişilerin ülkesine dönerken eşyayı yanında götürmediği, eşyaların, genellikle
yabancı kişiyi Türkiye'ye getiren veya mal alım sürecinde aracılık yapan
kişiler (genellikle sadece bu işle uğraşan rehberler vardır) ile anlaşmalı
nakliyecilere/kargoculara alıcının adresine teslim edilmek üzere bırakıldığı,
bu nakliye/kargo firmaları ile anlaşmalı olan firmalar tarafından da bu
eşyalara alt faturalar ayarlanmak suretiyle ihracat beyannamesi açıldığı, bazı
durumlarda alt faturaların kıymetinin yükseltilmesi suretiyle yüklenilen
KDV'nin de arttırıldığı anlaşılmıştır.
Lübnan'da mukim bir tüccarın Merter, Laleli, Pangaltı
gibi yerlerden faturasız aldığı malları ülkesinde adresine teslim edilmek üzere
X Kargoculuk firmasına bırakması, X kargoculuk firması ile anlaşmalı olan Y
Tekstil firmasının bu eşyalara ihracat beyannamesi açması, bu ihracattan doğan
KDV iadesini almak için de alt faturalar bularak söz konusu tekstil ürününü iç
piyasadan tedarik etmiş gibi göstermesi bu duruma örnek olarak verilebilecektir.
Bu yöntem kapsamında hem 1000 rejim kodundan normal
ihracatların hem de 3151 rejim kodundan dahilde işleme rejimi kapsamı
ihracatların olduğu müşahede edilmiştir.
b) İhracat Kıymetinin Yüksek Gösterilmesi:
Bu yöntemde ihracat beyannamesi kapsamı eşyaların
kıymetlerinin gerçekte olduğundan yüksek gösterilmesi suretiyle KDV iadesinin
daha fazla alınması söz konusudur. Örneğin, Müfettişliğimizce yürütülen bir
soruşturma kapsamında Türkiye'de yaklaşık 500.000 EURO beyan edilen bir dorse
içeriği tekstil ürününün Ukrayna'da yaklaşık 27.000 USD beyan edildiği tespit
edilmiştir.
Bu örnek durumda, Ukrayna'da vergilerin düşük ödenmesi
için böyle bir yöntemin izlenmiş olabileceği şeklinde bir iddiada
bulunulabilecek olsa da, bir dorse içeriği tekstil ürününün yaklaşık 500.000
EURO bedelle ihraç edilmesi de KDV iadesi yönüyle dikkat çekmektedir.
Zira, mal ve hizmet ihracında KDV uygulaması yönüyle
tam istisna uygulanmakta olup, ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen
vergilerin indirim konusu yapılması, indirim yoluyla telafi edilemeyen verginin
ise iadesinin talep edilmesi mümkündür.
Buna göre, ihraç kaydıyla teslim edilen ve ihracatçı
tarafından ihraç edilen mal nedeniyle iade edilebilecek toplam KDV tutarı
ihracat bedelinin % 18'ini aşamayacaktır. Diğer bir deyişle, ihraç kaydıyla
teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarı ile ihracatçıya yapılacak KDV
iadesinin toplamı ihracat bedeline genel vergi oranı (% 18) uygulanmak
suretiyle bulunacak tutardan fazla olmayacaktır.
İade tutarının hesaplanmasına yönelik açıklamaların
yer aldığı KDV Uygulama Genel Tebliğinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen iade
hakkı doğuran işlemlerden oluşan mükelleflerin iade kapsamına mal ve hizmet
alışları yanında, genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler için
ödenen vergilerin de dahil olduğu, ancak bir vergilendirme döneminde iade
edilecek verginin, o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait genel vergi
oranı (%18) ile çarpılması sonucu bulunacak miktardan fazla olamayacağı
belirtilmiştir. Esasen bu düzenleme, Katma Değer Vergisi Kanununda ihraç
kayıtlı teslimde bulunan imalatçılara iade tutarına ilişkin olarak getirilmiş
bir sınırlamadır. Uygulama Genel Tebliği ile daha önce yürürlükte olan 24 Seri
No.lu KDV Genel Tebliği düzenlemesine devam edilerek getirilen bu düzenleme ile
kanun lafzının ötesine geçildiği değerlendirilmektedir.
İade edilebilecek KDV tutarının toplam ihracat
bedelinin %18'ini aşamayacak olması ihracat bedellerinin yükseltilmesi, gerçek
bir alışı yansıtmayan kıymeti yüksek 3, 4, 5 veya daha fazla basamak alt
faturaların ayarlanması şeklinde sonuçlar doğurduğu, bu tür durumlarda, kıymeti
yüksek sahte alt faturaları düzenleyen firmaların KDV beyannamesini verdiği
ancak herhangi bir ödeme yapmadan ortadan kaybolduğu, ihracat beyannamesi sahibi
kişi nezdinde yapılacak olan takibatların da sonuçsuz kaldığı anlaşılmıştır.
c) Gümrük Sahasında Başkasına Ait Mallar İçin İhracat
Beyannamesi Açılması:
G-2015/248 sayılı iş kapsamında yürütülen
soruşturmada;
- Pvc profil cinsi eşyalar için gerçeğe aykırı bir
şekilde düzenlenen hayali ihracat beyannameleri için aynı günlerde gümrük
sahasında bulunan ve genellikle mavi hat sahibi büyük sanayici firmalara ait
aynı cins eşyalar yüklü araçların muayene memurlarına gösterildiği,
- Gerçekte olmadığı değerlendirilen bu eşyaların
yurtdışı edilmiş gibi gösterilmesi (ihracat beyannamesinin kapanması) için
zaten çıkış gümrüğüne sevk edilmek üzere anlaşmalı taşıyıcıya teslim edilmiş
olan ve yine genellikle mavi hat sahibi başka firmalara ait eşyaların
kullanıldığı,
Tespit edilmiştir.
Özellikle Halkalı, Ambarlı, Erenköy Gümrük Müdürlüğü
gibi idarelerde gümrük sahasının yoğunluğu ve yeterli kayıt düzeninin
oturmaması bu tip istismarları doğurabilmektedir. İhracat beyannamesinin gümrük
müşavirince ofisten tescil edildiği anda eşyanın hangi araca yükleneceğinin
henüz belli olmadığı durumlar olmaktadır. Hatta gümrük mevzuatımıza göre, henüz
kontrol edilmek üzere gümrüklü sahaya girmemiş bir eşya için dahi yükümlüler ve
temsilcileri tarafından bir ihracat beyannamesinin tescil edilmesi mümkündür.
Bu nedenle beyannamenin tescili anında sisteme araç plakası girilememektedir.
Bunun sonucunda da aynı aracın birden çok ihracat beyannamesinin muayenesi için
gösterildiği hallerde sistem tarafından uyarı verilmesi gibi bir durum söz
konusu olmamaktadır. Gösterilen aracın hangi araç olduğu, sadece muayene
memurunun kendi inisiyatifiyle (ki böyle bir zorunluluk yoktur) muayene kontrol
ekranına araç plakasını yazdığı durumlarda anlaşılabilmektedir. Bunun haricinde
sarı hat kriterine göre yapılan muayenelerde sadece belge kontrolü yapıldığı için
araç plakasının girilmesi/veya eşyanın fiziki muayenesinin yapılması gibi bir
durum zaten mümkün olmamaktadır. Sonuçta gümrük sahasında yaşanan yoğunluk,
mevzuatın henüz gümrüklü sahaya gelmemiş eşya için beyanname tesciline imkan
tanıması, ihracat işlemlerindeki uygulamada sisteme plaka yazılmaması
şeklindeki açık noktalar bir aracın/araç içeriği ihraç eşyasının birden çok
beyanname için farklı farklı memurlara gösterilmesi riskini ve ihtimalini
doğurabilmektedir.
Yürütülen soruşturmada başkasına ait mallara beyanname
açarak muayene memuruna gösteren kişilerin NCTS programının zayıf/suistimale
açık noktasından da yararlandığı anlaşılmıştır. Olay tarihinde söz konusu
programın zayıf/suistimale açık noktası transit refakat belgesi ile ihracat
beyannamesinin ağırlık, eşya, cinsi, gönderici, alıcı, yönüyle uyumlu olup
olmadığının kontrolünü yapmıyor olmasıdır. Başka bir ifadeyle, NCTS programında
düzenlenen transit refakat belgesine hangi veri girilirse girilsin, bağlı
olduğu önceki belge ile uyumsuzluğuna ilişkin uyarının olay tarihlerinde
gelmediği anlaşılmıştır. Örneğin, bir hayali ihracat beyannamesinde yaklaşık 20.000 kg "pvc profil"
olmasına karşılık bu beyannameyi kapatan transit refakat belgesinde yaklaşık 300 kg "havalı tüfek" olduğu
tespit edilmiştir.
d) Miktar Üzerinde Oynamalar Yapılması:
Özellikle preslenmek suretiyle çuvallara konulan
tekstil ürünlerinin miktarının (adet) gerçekte olduğundan yüksek gösterildiği
durumların varlığı müşahede edilmiştir.
Bu tür durumlarda; ihraç edilen ürünlerin miktarları
üzerinde oynama yapılarak daha fazla KDV iadesi alınabilmektedir. Miktar
oynaması, dahilde işleme rejimi kapsamında ihracatlarda yapıldığında, işlenmek
ve daha sonra ihraç edilmek üzere getirilen hammaddenin Türkiye'de bırakılması
sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öyle ki, Halkalı, Ambarlı, Erenköy Gümrük Müdürlüğü
gibi yoğun gümrüklerde, muayene memurlarının, bir dorse/koneyner içeriği koli
veya çuvallara preslenmiş tekstil ürününü tek tek saymasının mümkün olmadığı,
bunun yapılmaya çalışılması halinde muayene işleminin günlerce sürdüğü, bunun
da ihracatçılarda yakınmalara neden olduğu müşahede edilmiştir.
e) Kırmızı Hat Muayene Kriterine Düşen Eşya İçin Yeni
Bir İhracat Beyannamesi Düzenlenmesi:
İhraç edilecek eşya için düzenlenen beyanname, kırmızı
hat muayene kriterine düştüğünde o beyannamenin muayene memuruna götürülmediği,
söz konusu beyannamenin sistem üzerinde kapanmamış statüde bırakıldığı, bunun
yerine yeni bir ihracat beyannamesi düzenlenerek bu beyannamenin sarı/beyaz
hatta düşmesi halinde işlemlerinin devam ettirildiği, ve bu sayede miktar, cins
veya kıymet yönleriyle beyana aykırı eşyaların yurtdışı edildiği, sistem
üzerinde açık kalması nedeniyle çok sayıda beyannamenin soruşturmaya yansıdığı
müşahede edilmiştir.
f) İhracat Beyannamesindeki Eşyadan Farklı Bir Eşyanın
Yurtdışı Edilmesi:
İhracat beyannamesi kapsamı eşyadan farklı bir eşyanın
yurtdışı edilmesi durumları söz konusudur.
Gümrük sahasında başkasına ait mallar için beyanname
açılması başlığında değinildiği gibi ihracat beyannamesi ile bu beyannameyi
kapatan özet beyan (tır karnesi, transit refakat belgesi ve çıkış bildirimi)
arasında kontrol mekanizmasında zafiyetler bulunmakta, kullanılan programlar
ihracat beyannamesi ile özet beyanı karşılaştırmamakta, hatta, bir ihracat beyannamesi
kapsamı eşyanın bir kısmının tır karnesi bir kısmının transit refakat belgesi
ile taşındığı durumlarda Tır programı ile NCTS programı birbirini kontrol
etmemektedir. Özellikle, çıkış kapısındaki memurların kendilerine sunulan
transit refakat belgesi ve/veya tır karnesindeki kayıtlı eşya ile araçtaki
eşyaları karşılaştırıyor olması ancak bu belgelerin bağlı olduğu ihracat
beyannamesini göremiyor olmaları ihracat beyannamesinde kayıtlı eşyadan farklı
bir eşyanın yurtdışı edilmesi sonucunu getirmektedir.
Bu hayali ihracatta yönteminde, Türkiye'den NCTS
programına dahil olan ülkelere yapılan ihracatlarda, transit refakat belgesinin
Kapıkule veya İpsala gibi çıkış kapılarında sonlandırıldığı, Bulgaristan veya
Yunanistan'da yeni bir transit refakat belgesi açılarak ithalatçı ülkeye kadar
eşyaya bu belgenin eşlik ettiği durumlar söz konusudur. Bu sayede ihracat
beyannamesindeki eşyadan farklı bir eşya yurtdışı edilmekte ve ithalatçı ülkede
sorun yaşanmaması için eşyaya uygun transit refakat belgesi düzenlenmektedir.
Bunun sonucunda da, ithalatçı ülke Türkiye'deki ilk kayıtları görememektedir.
Mahsuben KDV İadesi Yönteminin İstismarı:
Bu bir hayali ihracat yöntemi olmamakla beraber gerek
işbu raporda bahsedilen yöntemler gerekse de başka yöntemler uygulanarak ihraç
edilmiş gibi gösterilen eşyanın KDV iadesini alabilmek için mahsup yönteminin
istismar edildiği müşahede edilmiştir.
KDV Uygulama Genel Tebliği'nin "1.1.4.1. Mahsuben
İade" kısmında mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan mahsuben iade taleplerinin,
miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan
yerine getirileceği belirtildiğinden, kıymeti yüksek sahte alt faturalar ile
yüklenilen KDV'si arttırılan hayali ihracatçıların özellikle AHL Kargo Gümrük
Müdürlüğü'nden gerçekleştirilen cep telefonu ithalatlarında mahsuben iade
yöntemini kullandığı müşahede edilmiştir.
Gerek yürütülen inceleme ve soruşturmalarda gerekse bu
kapsamda yapılan ihbarlarda "pvc profil" ihraç eden cep telefonu ithal eden
gerçek veya tüzel kişilerin olduğu, ithal edilen cep telefonlarının
mülkiyetinin aslında bu ithalatçılara ait olmadığı, mahsuben iade hakkı elde
eden hayali ihracatçıların üzerinden cep telefonu ithal edildiği, söz konusu
ithalatçıların cep telefonlarını bazen doğrudan Dubai'den aldığı bazen de
geçici depolama yerinde devir aldığı, aslında bu devir işleminin sadece usulen
yapıldığı, cep telefonlarının gerçek sahibinin başka kişiler olduğu
anlaşılmıştır.
Başka bir şekilde ifade edilecek olursa, hayali
ihracat vasıtası ile kanun hilafına elde edilen iade hakkı tutarları, ithalatta
hesaplanan vergilere mahsup edilerek, sistem istismar edilmektedir.