Plaka tanıma sistemlerine (TPS) verilen hasarların sorumlulardan tahsil edilmesi
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Muhafaza
Genel Müdürlüğü
Sayı :27268749-310.06.04
Konu :Plaka Tanıma Sistemlerine Verilen
Hasarların Sorumlulardan Tazmin Edilmesi Hk.
23.09.2020 / 57590411
yazida ilgi tutulmuştur
12.01.2022 / 70927774
yazida ilgi tutulmuştur
16.08.2019
/ 46834732
DAĞITIM
YERLERİNE
İlgi :11.06.2019 tarihli ve 11985113-045.02[HYS247654]/00045020560
sayılı yazi.
Plaka
Tanıma Sistemine
verilen hasarların sorumlularından tazmin edilmesine dair Bakanlığımız Hukuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ilgide kayıtlı yazisı ekte
gönderilmektedir.
Plaka
Tanıma Sisteminde oluşan/oluşacak olan hasar durumlarında mezkur yazida
belirtildiği şekilde işlem yapılması ile kamu alacağının zarar verenden tahsil
edilerek zararın giderilmesi için yüklenici firma nezdinde ivedilikle girişimde
bulunulması, Plaka Tanıma Sistemi ünitelerinin daimi surette çalışır durumda
olmasının ve devamlılığının sağlanması hususunda,
Bilgi
ve gereğini önemle rica ederim.
Mehmet AKILLI
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
DAĞITIM LİSTESİ
İpekyolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Kaçkar Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Gürbulak Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Gap Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne
T.C.
TİCARET
BAKANLIĞI
Hukuk
Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Sayı :11985113-045.02[HYS247654]
Konu :Plaka Tanıma Sistemlerine Verilen
Hasarların Sorumlulardan Tazmin Edilmesi
11.06.2019 / 45020560
GÜMRÜKLER MUHAFAZA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi :10.05.2019 tarihli ve
27268749-349/44211415 sayılı yazinız.
İlgi yazinızda özetle; Bakanlık Makamının 26.12.2016 tarihli ve
840 sayılı Onayı kapsamında Bakanlığımız Plaka Tanıma Sistemi işi için
11.04.2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında ERB Teknoloji ve Bilişim
Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti'nin söz konusu projenin yükleniciliğini
üstlendiği ve 20 adet gümrük kapısında kurulum çalışmalarını tamamladığı, Habur
Gümrük Kapısında kurulu bulunan plaka tanıma sistemi ünitelerine (kamera,
sensör ve direk) gümrük işlemi gerçekleştiren araçların çarpması neticesinde zaman
zaman maddi hasarlar meydana geldiğinden, oluşan hasarların tazmini ve gerekli
tedbirlerin uygulanması ile hasar karşılığı doğan maddi zararın ilgililerden
tahsil edilmesi konusunda 21.06.2018 tarihli ve 35304787 sayılı yazinızla
İpekyolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne talimat verildiği,
Adı geçen Bölge Müdürlüğünden alınan 08.02.2019 tarihli ve 41519053
sayılı yazida; hasar durumlarında kaza sonucu doğan hasar bedelinin tahsilinin
gerektiği ancak, Müdürlüklerince ilk önce nakliyeci firmaya, sonrasında
nakliyeci firmanın talebi üzerine hasar veren aracı sigorta eden sigorta
şirketine tebligat çıkartılmak suretiyle takibat yapıldığı, sistem sorumlusu
firma tarafından gönderilen kaza servis raporunda belirtilen hasar bedelinin
ERB Teknoloji Bilişim Hizmetleri Sanayi Ltd. Şti firmasınca bildirilen hesaba
yatırılmasının istenildiği, ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapıldığına
ilişkin belgenin Müdürlüklerine intikal etmediğinin belirtildiği ve
Müdürlüklerince takibat işlemlerinin ne şekilde yapılacağı konusunda tereddüte
düşüldüğü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 1 inci
maddesi uyarınca bu tür zararların 6183 sayılı Kanuna göre tahsili cihetine
gidilmesinin zarara neden olan fiilin niteliği gereği mümkün görülmediği yolunda
açıklamalara yer verildiği,
Genel Müdürlüğünüzce, söz konusu hasarların tahsili ve takibatı
için ilgili kişi/nakliye firması/sigorta şirketi aleyhine adli yargı yoluna
(alacak davası) başvurulmasının uygun olacağının değerlendirildiği
belirtilerek, gümrük kapılarında yaşanan maddi hasarlı kazalarda oluşan zararın
ilgili Bölge Müdürlüğünce tazmin edilmesi ve tazmin işleminin hangi
kanun/mevzuata göre yapılacağı ve zararın tazmininde nasıl bir yol izleneceği
konusunda Genel Müdürlüğümüz mütalaasının bildirilmesi istenilmektedir.
5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71
inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt,
kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya
eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması
şeklinde tanımlanmış olup, kamu görevlisi olmayan üçüncü kişilerin neden olduğu
kamu zararlarının tahsili ise 5018 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan
Yönetmelik kapsamına girmemektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
5 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Kontrol, denetim, inceleme, kesin
hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri
ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dâhil edilir." denilmektedir.
Bu durumda üçüncü kişilerin verdiği zararlar da genel hükümlere göre tazmin
edilmesi ve kendilerine yapılan tebligata rağmen ödeme yapmayanlar hakkında
haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre adli yargıda dava
açılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, ilgi yazinızda da yer verildiği üzere, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde; ''Devlete,
vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik
ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli,
gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten,
haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri
tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları
hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur'' hükmüne yer verilmek suretiyle
haksız fiilden kaynaklanan kamu alacaklarının bu Kanun kapsamında olmadığı
ifade edilmiş olup, bu tür alacakların genel hükümler kapsamında tahsil
edilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 6098
sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili maddeleri kapsamında konu incelendiğinde;
anılan Kanunun 49
uncu maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar
veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilmektedir. Haksız fiiller, o
eylemi işleyeni meydana gelen zararı ödeme borcu altına sokar, böylece haksız
eylemi işleyen ile zararı gören arasında bir borç ilişkisi doğar. Bu çerçevede
haksız fiilin; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve nedensellik bağı olmak üzere
dört temel unsuru bulunmaktadır.
1- Hukuka Aykırı Fiil: Hukuk düzeninin, gerçek veya tüzel kişilerin mal varlığını veya
şahıs varlığını korumaya yönelmiş yazilı, yazilı olmayan kurallarına aykırı
eylemler/haksız fiillerdir.
2- Zarar: Tazminat
yükümlülüğünün doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiille bir zarara sebebiyet
verilmiş olması gerekmektedir.
3- Kusur: Haksız
bir fiil ile başkasına zarar veren kimse ancak kusurluysa bu zararı tazmin ile
yükümlüdür. Hukuka aykırı sonucu önlemek için gerekli iradeyi göstermeyen kişi
kusurludur. Kusur kast veya ihmal şeklinde gerçekleşebilir.
- Kast: Kişinin yaptığı fiili ve bunun zarar verici sonuçlarını
bilerek ve isteyerek hareket etmesidir.
- İhmal: Bir olay karşısında makul bir kişiden beklenilen
davranışın gösterilmemesi sebebiyle zarara sebep olmak, ihmal şeklinde
kusurdur.
4- İlliyet Bağı: Haksız fiilin tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı fiil
ile zarar arasında bir illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekir. Yani
somut olaya bakıldığında bu zarar bu hukuka aykırı fiilin neticesinde
oluşmuştur denilebilmelidir.
Bu bağlamda, zikredilen unsurların tamamının bulunması halinde
adli yargıda haksız fiil teşkil eden eylemi gerçekleştirenlere karşı tazminat
davası açılması söz konusu olabilecektir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri
de yine Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 72 nci maddesinin birinci
fıkrasında, "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü
öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten
başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza
kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden
doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmüne yer verilerek, haksız fiiller
için uygulanacak dava zamanaşımı süresi belirlenmiştir.
Ayrıca, mala zarar verme konusu 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünün 151-152
nci maddelerinde bağımsız bir suç olarak da düzenlenmiştir. TCK'nın 151 inci maddesinin ilk fıkrasında mala
zarar verme suçunun tanımı "başkasının taşınır veya taşınmaz malının kısmen
veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, bozulması veya kullanılamaz hale
getirilmesi" şeklinde yapılmış, 152 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Kamu kurum
ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına
ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,… işlenmesi halinde, fail
hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." denilmiş ve
aynı maddenin üçüncü fıkrasında "Mala zarar verme suçunun işlenmesi
sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında
kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar
hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır." yolunda
hükme yer verilmiştir.
Dolayısıyla, kamu malına zarar verilmesi şeklinde sonuçlanan
haksız fiil, TCK'na göre suç teşkil ettiğinden fail/failler hakkında TCK'nın
152 nci maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulması da söz konusu
olabilecektir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, maddi ve hukuki tespitler
ile yapılan açıklamalar çerçevesinde konu değerlendirildiğinde; gümrük
kapılarında yaşanan maddi hasarlı kazalardan dolayı oluşan zararların
karşılanması amacıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde
sayılan unsurların tamamının bulunması halinde adli yargıda haksız fiil teşkil
eden eylemi gerçekleştirenlere karşı tazminat davası açılabileceği, haksız fiil
konusu eylem ayrıca suç teşkil ettiğinden suçun işlendiği yer Cumhuriyet
Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulabileceği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerinize arz ederim.
Av. Suavi
ÖNAL
Genel
Müdür V.