Kaçakçılık Kanunun Ek-2-III Maddenin uygulanması (Standardizasyona (TSE), kontrole veya uygunluğa tabi olup farklı tarifede beyan edilen ve uygunluk alınamayan eşyada kaçakçılık takibatı yapılacağı)
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞİ
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.00.08.232-3483
Konu :
21.06.2002 / 14018 yazıda
ilgi tutulmuştur.
2009/4
Genelge ile 01.05.2009 tarihi itibariyle Yürürlükten Kaldırılmıştır.
16.11.2001
/ 28991
GÜMRÜKLER
BAŞ MÜDÜRLÜĞÜNE
1918
sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun EK-2/III'üncü
maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Müsteşarlığımıza intikal eden ve söz
konusu, maddenin uygulanmasında ortaya çıkan tereddütler Müsteşarlığımız Hukuk Müşavirliğine
intikal ettirilmiş, cevaben alınan 08.11.2001 tarihli 1717 sayılı yazıda aynen:
"...1918
sayılı Kanunun 4704 sayılı Kanunla değişik EK-2/III üncü maddesinde yer alan
hüküm kaçakçılığın özel bir halidir.
Bu maddede;
"ithali veya ihracı lisansa, şarta, izne,
kısıntıya, standardizasyon kontrolüne veya belli kuruluşların vereceği uygunluk
veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, her ne şekilde olursa olsun gerçeğe
aykırı her türlü beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak işlemini yaptırmak
suretiyle ithal veya ihraç edenler veya bunlara teşebbüs edenler, bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve çıkış eşyasında FOB kıymeti, giriş eşyasında ise
gümrüklenmiş değeri kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Hükmolunacak
ağır para cezası beş milyar liradan az olamaz. Ayrıca suç konusu eşya veya madde müsadere edilir. Bunların
müsadere edilememesi halinde tayin edilecek para cezasına; eşya veya maddenin
rayiç değeri miktarınca, rayiç değer tespit edilemezse beş milyar liradan az
olmayan bir meblağ ilave olunur." denilmektedir.
Söz
konusu maddeye göre "her ne şekilde olursa olsun gerçeğe aykırı her türlü
beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak işlemini yaptırmak suretiyle
ithal veya ihraç edenler" gümrük kaçakçılık suçu işlemiş kabul edilir.
Suçun
oluşması için gerçeğe aykırı beyanname veya belge ibraz etmek suretiyle
gümrüğün yanıltılması koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Aynı ifade 1918
sayılı Kanunun 20.
maddesinde de yer almaktadır.
Maddede
yer alan "gerçeğe aykırı her türlü beyanname" ifadesi ile gümrüğü yanıltarak
ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinin bilinmesi önemli ve yararlı olacaktır.
4458
sayılı Gümrük Kanununun 58 ve 59. maddelerinde
eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulmasında uygulanacak beyana ilişkin
esaslar düzenlenmiş olup bu maddelere göre beyanın yazılı, bilgisayar veri
işleme tekniği yoluyla, sözlü olarak, eşya sahibinin bu eşyayı bir gümrük
rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir tasarruf yolu ile
beyanın yapılabileceği düzenlenmiştir.
Kanunun
63.
maddesinin birinci fıkrasında Beyannameler tescilden sonra düzeltilemez hükmü
yer almış, buna göre beyannamenin tescilinden önce düzeltilebileceği kabul
edilmiştir. Diğer bir ifade ile Gümrük Kanunu yanlış beyanname verilebileceğini
ve bunda düzeltme yapılmasını kabul etmiştir. Tescil veya tescil onayı bu
düzeltmeden sonra yapılmaktadır.
Bu
itibarla gerçeğe aykırı beyanname verilmesinin gümrüğü yanıltma maksadı ile
yapıldığının anlaşılması suçun maddi unsuru olmaktadır.
Gümrüğün
yanıltılması sadece beyannamenin ve ekli belgelerin yetkili memur tarafından
incelenmesinden anlaşılmaması gerekir. Diğer bir ifade ile beyanname veya
belgelerin incelenmesi dışında her türlü inceleme, muayene ve araştırma sonucu
gerçeğe aykırılık ve yanıltma unsuru tespit edildiğinde suçun işlendiği kabul
edilecektir.
Bu
nedenle Gümrük idaresi gümrük mevzuatı açısından beyanname ve eki belgeleri
veya belgeleri incelediğinde eşyanın lisansa, şarta, izne, kısıntıya,
standardizasyon kontrolüne veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya
yeterlilik belgesine tabi olduğunu tespit ettiğinde bu yanlışlığın anlaşılması
ile artık gümrük idaresinin yanıltılmasından söz edilemeyeceği cihetle, ilgili
belgenin ibrazı ile madde kapsamı suçun oluşmadığı kabul edilecektir.
Maddenin amacı,
ithali veya ihracı lisansa, şarta, izne, kısıntıya, standardizasyon kontrolüne
veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan
eşyayı bu işlemleri yerine getirmiş veya belgeleri almış gibi gümrüğü
yanıltarak, eşyanın ithalini veya ihracını önlemek, yapılan bu eylemi
kaçakçılık olarak cezalandırmaktır.
Söz konusu maddede suça teşebbüs halinden
de bahsedilmektedir, Teşebbüs, gümrüğü yanıltmak maksadı ile gerçeğe aykırı
beyanname veya belge ibraz edildiğini, gümrük işlemlerinin yapılması sırasında
ve eşyanın ithal veya ihracının gerçekleştirilmesinden önce tespiti ile
oluşacaktır.
Maddeye 4704
sayılı Kanunla ilave edilen standardizasyon kontrolüne tabi eşyada kaçakçılık,
yukarıda izah edilen hususlara ve kıstaslara göre değerlendirilecektir. Bu
konuda yakınmaların bulunduğu ilgi (e) yazınızda belirtildiğinden söz konusu
maddenin yorumuna bağlı kalınarak ayrıntılı olarak konuya açıklık
getirilmektedir. Buna göre;
1.Eşya
standarda uygun ancak beyan sahibi tarafından standardizasyon kontrolüne tabi
olmadığı şeklinde beyan edilmişse,
Gümrük
idaresince beyannamede yapılan düzeltmeye göre eşyanın 2001/1 Tebliğ[1] kapsamında olduğunu tespit
etmesi üzerine beyan sahibine uygunluk belgesi getirmesi bildirildiğinde, beyan
sahibinin uygunluk belgesini ithalat veya ihracatın gerçekleştirilmesinden önce
getirmesi halinde EK-2/III kapsamında suçun maddi ve manevi unsuru
oluşmadığından olaya sadece 4458 sayılı Gümrük Kanunun idari para cezası hükümlerinin
uygulanacaktır.
2.
Eşya standarda uygun değil ancak beyan sahibi tarafından standarda uygunmuş
gibi belge ibraz edilerek gümrük yanıltılmışsa, suçun maddi ve manevi unsuru
oluştuğundan kaçakçılık mevzuatı uyarınca gereken işlemler yürütülecektir.
3. Eşya
standarda uygun değil ve beyan sahibi tarafından standardizasyon kontrolüne
tabi olmadığı şeklinde beyan edilmişse, bu durumda da kaçakçılık mevzuat,
uyarınca gereken işlemler yürütülecektir.
Denilmektedir.
Bilgi ve gereği
ile Hukuk Müşavirliği görüşleri doğrultusunda işlem tesis edilmesini rica
ederim.
[1] Sayfa: 1
Her yıl
yeniden yayımlanan Standardizasyon Tebliği