Sahte markalı sadece ihracatı yasak veya izne tabi eşyada kaçakçılık fezlekesi hazırlanabileceği aksi halde sınai mülkiyet kanunu hükümlerinin uygulanacağı
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Muhafaza
Genel Müdürlüğü
Sayı :68326374-010.01
Konu :Sahte Markalı Ürünlerin İhracatına Yönelik Kanun Hükümleri
16.12.2019
/ 50417659
DAĞITIM
YERLERİNE
Genel
Müdürlüğümüze intikal eden muhtelif denetim raporlarında marka tescilinden
doğan hakların ihlaline konu eşyanın ihracına teşebbüs edilmesi durumunda 6769 sayılı
Sınai Mülkiyet Kanunu uygulanması gerekirken 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde fezleke
düzenlendiği bilgisi yer almaktadır.
Konu
hakkında Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yazışmalar yürütülmüştür. Mezkûr
Genel Müdürlükten alınan ve bir örneği ekte yer alan
yazıda; ihracat aşamasında yakalanan sahte markalı ürünlerin ihracının kanunla
yasaklanmış olması ve "İhracat 96/31" sayılı
Tebliğde yer alması durumunda, düzenlenecek fezlekede 5607 sayılı Kanunun 3
üncü maddesinin
sekizinci fıkrasının yer almasının gerektiği; ancak yakalanan sahte markalı
ürünlerin söz konusu Tebliğde yer almayan bir mal olması durumunda ise 5607
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının fezleke kapsamına dâhil
edilmemesinin ve sadece 6769 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin
birinci fıkrası hükmü kapsamında fezleke düzenlenmesinin uygun olacağı
belirtilmiştir.
Bilgi
ve gereğini rica ederim.
Nejat ÇOĞAL
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı
V.
Ek:
Yazı Örneği (3 sayfa)
Dağıtım:
Tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerine
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Hizmetleri
Genel Müdürlüğü
Sayı :27299683-045.02[HYS268834]
Konu :Sahte Markalı Ürünlerin İhracatına
Yönelik Kanun
Hükümleri
12.12.2019
/ 50344104
GÜMRÜKLER MUHAFAZA GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi :04.11.2019 tarihli ve
68326374-010.01/00049102079 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınızda
özetle; Ticaret Başmüfettişi Bülent ÖZKAN tarafından düzenlenen 12.07.2019
tarihli ve 240-A/05 sayılı Cevaplı Raporda; İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve
İstihbarat Müdürlüğünce, ihracat aşamasında sahte markalı ürünlerin yakalandığı,
konuya ilişkin olarak Müdürlük tarafından hazırlanan fezlekede, 6769 sayılı Sınai
Mülkiyet Kanunu'nun 7 inci maddesinin yanı sıra 5607 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına istinaden suç
duyurusunda bulunulduğu, yurt dışına sahte markalı ürün ihracı halinde 6769
sayılı Kanuna istinaden işlem yapılmasının daha doğru ve isabetli olacağı
belirtildiği, Genel Müdürlüğünüzce 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 inci
maddesinin ilk üç fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 30
uncu maddesinin birinci fıkrası hükümleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanunu'nun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrası hükümlerine yer verilerek
Başmüfettişin görüşüne iştirak edilmekle birlikte söz konusu mevzuat hükümleri
dikkate alınarak konu hakkındaki Genel Müdürlüğümüz görüşleri talep
edilmektedir.
İlgide kayıtlı yazınız ve eki
Cevaplı Rapor incelenmiş olup, Raporun 2 nci sayfasında yer alan ve Müfettiş
tarafından incelenen üçüncü olayda; beyannamesi gelinlik olarak açılmasına
karşın yurtdışına sahte markalı tekstil ürünleri ihracatı gerçekleştirildiği
ihbarı üzerine İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü
tarafından 07/11/2017 tarihli fezleke ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanununun 3 üncü maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarına istinaden suç
duyurusunda bulunulduğu, Müfettiş tarafından 5607 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında suç duyurusunda bulunulması hususunda
açıklama istenilmesi üzerine Müdürlük tarafından 30/07/2019 tarihli ve 46443470
sayılı yazının eki "Teftiş Edilen Memurların Cevapları"nın dört ve beşinci
sayfalarında; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda hareket
edildiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında ele geçirilen eşyaların
taklit marka olması ve marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle ihracının yasak
olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
sekizinci fıkrası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğu bildirilmiştir.
Müfettiş tarafından söz konusu
raporun "son düşünceler" bölümünde özetle; 5607 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinin sekizinci fıkrasında, ihracı kanun gereği yasak olan eşyanın ülkeden
çıkarılmasının bir müeyyideye bağlandığını, suçun oluşması için ihraç edilen eşyanın
kanun tarafından yasaklanmış olmasının ön şart olduğunu, söz konusu olayda
sahte marka ile ihraç edilmeye çalışılan eşyanın ihracının yasaklanması yönünde
bir düzenleme olmaması nedeniyle anılan Kanun kapsamında
değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Bununla birlikte söz konusu olayın,
marka hakkını koruma altına almak ve ihlali halinde uygulanması gereken
müeyyideleri göstermek için düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında
olduğu, Kanunun 7 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde marka olabilecek
işareti taşıyan malın ihraç edilmesinin yasaklanabileceği belirtilmiş olsa da doğrudan
ihracı yasaklayan bir düzenlemenin yapılmadığı, bu itibarla eşyanın (sahte
markalı tekstil) "ihracı kanun gereği yasak eşya" vasfını taşımadığı, konunun
başkasınına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal
ihraç etmeyi cezai müeyyide altına alan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 30
uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin
mütalaa edildiği ifade edilmiştir.
İlgide kayıtlı yazınızda ve eki
240-A/05 Cevaplı Raporda da belirtildiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet
Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunla sağlanan marka
koruması tescil yoluyla elde edilir." ve ikinci fıkrasında "Marka
tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin,
izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini
talep etme hakkı vardır." hükmü ile üçüncü fıkrasında "Aşağıda
belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci
fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir" ve ( c) bendinde "İşareti taşıyan
malın ithal ya da ihraç edilmesi." hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı
Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde " markayı veya
ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit
edildiğinin bilindiği veya bilinmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan
markanın ithalatı ve ihracatı da marka hakkına tecavüz eden fiiller arasında sayılmış,
30 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "Başkasına ait marka hakkına
iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan,
satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan,
bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." Hükmü düzenlenmiştir.
Neticede, 6769 sayılı Kanunda,
yasaklama kararı alınmış veya sahibinden izinsiz olarak markalı bir malı ihraç
edenlerin, hapis ve adli para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına
alınmıştır. Dolayısıyla Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat
Müdürlüklerince ihracat aşamasında yakalanan eşyanın sahte markalı mal olması
halinde 6769 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü dikkate
alınarak fezleke düzenlenmesi esastır.
Bununla Birlikte 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında; "İhracı
kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı
gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." düzenlemesine
yer verilmiş olup, söz konusu maddeye istinaden fezleke düzenlenip ceza davası
açılabilmesi için ülkeden dışarı çıkarılan/çıkarılmaya çalışılan eşyanın
ihracatının kanunla yasaklanmış olması gerekmektedir.
Bu çerçevede, Bakanlığımız
tarafından ihracatı yasak ve ön izne bağlı olan malların listesi, 19/09/1996
tarihli ve 22762 sayılı Resmi Gazetede "İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara
İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31)" ile yayınlanmıştır. Tebliğde yer alan malların ihracatının
listede yer alan, ilgili kanunlarla yasak ya da ön izne tabi tutulması
nedeniyle sahte markalı olsun olmasın söz konusu malların ihracında, 5607
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrası
hükmü kapsamında fezleke düzenlenmesi gerekecektir.
Yukarıda belirtilen maddi ve
hukuki tespitler ve açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda;
Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerince ihracat aşamasında
yakalanan sahte markalı ürünlerin ihracının kanunla yasaklanmış olması ve
"İhracat 96/31" sayılı Tebliğde yer alması durumunda, düzenlenecek fezlekede
5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının yer almasının, buna
karşılık yakalanan sahte markalı ürünlerin söz konusu Tebliğde yer almayan bir
mal olması durumunda ise 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının fezleke kapsamına dâhil edilmemesinin ve sadece 6769 sayılı Kanunun
30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamında fezleke düzenlenmesinin
uygun olacağı düşünülmektedir.
Bilgilerine arz ederim.
Av. Suavi ÖNAL
Genel Müdür V.