Antrepoya alınan bir kısım eşyanın tekrar transitine izin verilmemesi olurunun yürütülmesinin durdurulması
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :40216608-641.04[GGM-006]
Konu :Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu'nun 21/03/2016 Tarihli ve
Y.D.İtiraz No: 2016/103 Sayılı
Kararı-YD İtiraz Kabul (GY 559/3)
22.08.2016
/ 18215575 yazı
ile GK 84.Maddeye istinaden yeni uygulamaya geçilmiştir.
DİDDK E:2021/896
K:2021/2681 kararı ile GY
559/3. Maddesi iptal edildiğinden GGM'nin 01.03.2022 / 72430753 yazıları tarihi ile YÜRÜRLÜĞÜNÜN KALMADIĞI düşünülmektedir.
17.08.2016 /
18023600
DAĞITIM
YERLERİNE
İlgi: a) 04.12.2014
tarihli ve 40216608-131.99/00004382665 sayılı
yazımız.
b) 15.12.2014 tarihli ve 40216608-131.99/00004554831 sayılı
yazımız.
c) 23.12.2014 tarihli ve 40216608-131.99/00004734488 sayılı
yazımız.
ç) 25.06.2015 tarihli ve 40216608-131.99/00008856864 sayılı
yazımız.
d)
05.02.2016 tarihli ve
40216608-131.99/00013651714 sayılı
yazımız.
İlgide
kayıtlı yazılarımızda, Bakanlık Makamının 03/12/2014 tarihli, 4337388 sayılı;
12/12/2014 tarihli, 4524617 sayılı; 19/12/2014 tarihli, 4651603 sayılı;
24/06/2015 tarihli, 8775961 sayılı ve 29/01/2016 tarihli, 13483369 sayılı
Olurları ile, antrepo rejimine tabi tutulmuş bir kısım eşyanın antrepo rejimine
tabi tutulmasını müteakip yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi
altında taşınmasına izin verilmemesi hususunun uygun bulunduğu bildirilmişti.
Hukuk
Müşavirliği'nin 19.07.2016 tarihli ve 17397244 sayılı yazısı ekinde alınan ve
bir örneği ilişikte gönderilen Alkollü İçki Üreticileri ve İthalatçıları
Derneği tarafından, 05/12/2014 tarihinde Genel Müdürlüğümüz http://ggm.gtb.gov.tr internet sitesinden
duyurulan "antrepo rejimine konu edilmiş alkollü içkilerin gümrüksüz satış mağazaları
dışında satışı dışında antrepodan transit satışına izin verilmemesi" yolundaki
kararının ve bu kararın dayanağı olan 02/12/2014 tarihli ve 29193 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik ile "Gümrük Yönetmeliğinin
559
uncu maddesine eklenen 3 üncü fıkranın iptali ve yürütmenin durdurulması"
talebiyle Danıştay 10. Dairenin E:2015/158 sayılı dosyasında Bakanlığımız
aleyhine açılan dava ile ilgili olarak; Danıştay 10. Dairesince "yürütmenin
durdurulması talebinin reddi" yolunda verilen 20/10/2015 tarihli ve
E:2015/158 sayılı kararın kaldırılması talebiyle davacı tarafından yapılan
itiraz, Bakanlığımıza 18/07/2016 tarihinde tebliğ edilen Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun 21/03/2016 tarihli ve Y.D.İtiraz No: 2016/103
sayılı kararıyla kabul edilerek, dava konusu işlemlerin yürütmesinin
durdurulmasına karar verilmiştir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Kararların sonuçları" başlıklı 28
inci maddesinin birinci fıkrası; "Danıştay, bölge idare
mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına
ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye
veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye
tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmünü amir olup mezkûr
kararın Bakanlığımıza tebliğ tarihi
(18/07/2016) de göz önüne alınarak işlem tesisi hususunda bilgi ve gereğini
rica ederim.
Mustafa GÜMÜŞ
Bakan a.
Genel Müdür V.
Ek:
Hukuk Müşavirliği yazısı ve eki Mahkeme Kararı örn.
Dağıtım:
Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerine
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET
BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği
Sayı :11985113-641.04[HYS35975]
Konu :İtiraz Kabul Kararı
19.07.2016
/ 17397244
GÜMRÜKLER
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi :18.01.2016 tarihli ve 13187245 sayılı yazımız.
Alkollü
İçki Üreticileri ve İthalatçıları Derneği tarafından Bakanlığımız aleyhine
açılan davada, Danıştay 10. Dairesince "yürütmenin durdurulması talebinin
reddi" yolunda verilen 20/10/2015 tarihli ve E:2015/158 sayılı kararın
kaldırılması talebiyle davacı tarafından yapılan itiraz, 18/07/2016 tarihinde
tebliğ edilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/03/2016 tarihli ve Y.D.İtiraz
No: 2016/103 sayılı kararıyla kabul edilerek, dava konusu işlemin
yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
2577
sayılı Kanunun 27 nci ve 28 inci maddelerindeki süre ve hususlar da dikkate
alınarak, ilişik karar gereklerine göre işlem yapılmasını arz ederim.
Av. Osman YILMAZOĞLU
Hukuk Müşaviri
Ek: Karar ör.
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
YD İtiraz No:
2016/103
İtiraz Eden (Davacı) : Alkollü İçki Üreticileri ve İthalatçıları Derneği
Vekili____________________ : Av. Ülkü Sakalar
19
Mayıs Mah. İnönü Cad. Sümko Sitesi H-2 Blok - D
Kozyatağı
- Kadıköy / İSTANBUL
Karşı Taraf (Davalı)_______ : Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. Sultan Demirkap -Aynı yerde
İstemin Özeti______________: Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin
durdurulması isteminin reddine ilişkin 20/10/2015
günlü, E:2015/158 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını
istemektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : Sultan Aksoy Kuyumcu
Düşüncesi_________________: İtirazın kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği
görüşüldü:
05/12/2014
tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün,
"http://ggm.gtb.gov.tr" adlı internet sitesinden duyurulan,
"antrepo rejimine konu edilmiş alkollü içkilerin gümrüksüz satış
mağazalarında satışı dışında antrepodan transit satışına izin verilmemesi"
yolundaki kararının ve bu kararın dayanağı olan 02/12/2014 günlü, 29193 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelikle, Gümrük Yönetmeliğinin 559. maddesine eklenen 3. fıkranın iptali
ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince
verilen 20/10/2015 günlü, E:2015/158 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve
yürütmenin durdurulmasını istemektedir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 55. maddesinde, "Bakanlar Kurulu; kamu ahlakı,
kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının
korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin
korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın
gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya
kısıtlamalar koyabilir." hükmüne yer verilerek, eşyanın gümrükçe
onaylanmış bir işlem veya kullanımına kısıtlama getirmeye sadece Bakanlar
Kurulunun yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Yurt
dışından ithal edilen yabancı menşeili alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi
tutularak bir antrepoya alınması ve burada elleçleme işlemi yapılarak
(etiketleme, bandrolleme, yeniden ambalajlama ve tasnif etme vs. işlemler)
transit rejimi kapsamında Türkiye Gümrük bölgesi dışına yeniden ihraç edilmesi
işlemi, Gümrük Kanununun 3. maddesinde yer alan tanım kapsamında "gümrükçe
onaylanmış bir işlem" olup, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma
kısıtlama getirme yetkisi ise Gümrük Kanununun 55. maddesi uyarınca Bakanlar
Kuruluna aittir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'na dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin
"Yetki" başlıklı 559. maddesinin iptali istenilen 3. fıkrası ise
"Antrepolara konulan eşyanın tabi tutulabileceği gümrükçe onaylanmış işlem
veya kullanıma sınırlama getirmeye Bakanlık yetkilidir." hükmünü içermekte
olup, anılan düzenleme uyarınca, Gümrükler Genel Müdürlüğünce, "antrepo
rejimine konu edilmiş alkollü içkilerin transitine yalnızca gümrüksüz satış
mağazalarında satılmak üzere izin verilmesine" karar verilmiştir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun, 55.
Maddesinde, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi
tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisi açıkça Bakanlar Kuruluna
tanınmış olmasına rağmen, anılan Kanun hükmüne aykırı şekilde, gümrükçe
onaylanmış işlem veya kullanıma sınırlama getirmeye Bakanlığın yetkili olduğuna
ilişkin dava konusu Yönetmelik maddesi yürürlüğe konulmuştur.
Bu
durumda, dayanağı olan 4458 sayılı Kanun'un 55. maddesine açıkça aykırı olarak,
Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu bir konuda Bakanlığa yetki verilmesine
ilişkin dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Davanın,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün,
"http://ggm.gtb.gov.tr" adlı internet sitesinden duyurulan,
"antrepo rejimine konu edilmiş alkollü içkilerin transitine yalnızca gümrüksüz
satış mağazalarında satılmak üzere izin verilmesine" ilişkin karara
yönelik kısmına gelince;
Yukarıda
belirtilen gerekçelerle hukuka aykırılığı ortaya konulan Gümrük Yönetmeliğinin
559. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak tesis edilen Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü işleminde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, açıkça hukuka aykırı olan
işlemlerin uygulanmasının devamı halinde, davacı Dernek üyesi şirketler
yönünden telafisi güç zararların doğacağı da kuşkusuzdur.
Açıklanan
nedenlerle, davacının itirazının KABULÜNE, Danıştay Onuncu Dairesinin
20/10/2015 günlü, E:2015/158 sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği
anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, 21/03/2016
gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Namık Kemal Nüket İbrahim Nurben
Nalan
ERGANİ YOKLAMACIOĞLU BERBEROĞLU ÖMERBAŞ TERZİ
Üye Üye Üye Üye Üye
Erhan Ahmet Bilal Turgay Tuncay
Hasan
ÇİFTÇİ ARSLAN ÇALIŞKAN VARLI
ODABAŞI
Üye Üye
Yunus
Bilge
AYKIN APAYDIN
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU'NA
Gönderilmek
üzere
DANIŞTAY 10.
DAİRESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA
DOSYA NO: 2015/158
İTİRAZ EDEN (DAVACI) : Alkollü İçki Üreticileri ve İthalatçıları Derneği
(ALKİDER)
Abide-i Hürriyet cad.
No: 211 Bolkan Center B Blok Kat:l/A Şişli/İSTANBUL
VEKİLİ_______________ : Av. Ülkü Sakalar (İstanbul barosu 20301)
19 Mayıs mah. İnönü cad.
Sümko sitesi H-2 Blok Daire:1 Kozyatağı Kadıköy/İSTANBUL Tel: (0532) 495 05
38-0216 428 81 30
DAVALI_____________ : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Dumlupınar
Bulvarı, No: 151 Eskişehir yolu 9.km Çankaya/ANKARA
VEKİLİ_______________ : Av. Sultan Demirkap- aynı adreste-
KONUSU_____________ : Sayın Yüksek mahkemenin oy çokluğu ile verdiği
20.10.2015 tarih ve 2015/158 esas sayılı yürütmenin durdurulması talebinin
reddi kararma karşı itirazlarımızın sunulması ile açıkça hukuka aykırı olduğunu
düşündüğümüz ve uygulanmakla telafisi çok güç zararlara yol açan dava konusu
işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebimizdir.
İTİRAZLARIMIZ_________ :Davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından internet
sitesinde yayınladığı bir duyuru ile, "Antrepo
rejimine konu edilmiş tütün ve tütün ürünleri ile alkollü içkilerin transit
satışına gümrüksüz satış mağazaları dışında izin verilmemesi"
işlemi ile bu idari işleme dayanak olarak gösterilen ve 02.12.2014
tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik Gümrük
Yönetmeliğinin 559/3. Maddesinde ver alan "Antrepolara konulan eşyanın
tabi tutulabileceği gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma sınırlatna
getirmeye Bakanlık yetkilidir" Hükmünün iptali ve öncelikle
yürütmesinin durdurulması talebi ile açtığımız dava neticesi sayın Yüksek
Mahkemece oy çokluğu ile 20.10.2015 tarihinde yürütmemi durdurulması talebimiz
reddedilmiştir.
Ancak gerek dava ve cevap dilekçelerimiz
gerekse kararda yer alan Sayın Danıştay Tetkik Hakiminin düşüncesinde
belirttiği gerekçeler ve karşı oy yazısında Sayın Üye görüşünde belirtilen gerekçelerde
detaylı olarak izah edildiği üzere dava konusu işlemin hukuki dayanağı
bulunmamaktadır.
1)
Gerek dava dosyasında yer alan idare beyanlarında gerekse Sayın yüksek Mahkemenin
kararında yer alan karşı oy yazılarında açıklandığı üzere, davalı idare dava
konusu edilen "alkollü içkilerin antrepodan transit satışına yasak
getirilmesi" uygulamasına gerekçe olarak "yurt dışından
gelen yüksek vergilere tabi eşyanın transit edilmiş gibi gösterilerek vergi
kaybına neden olunması ve böylece kamu sağlığı ve kamu düzeninin
sağlanamamasını" göstermektedir.
Oysa
ki; gerek Gümrük Yönetmeliği gerekse tüm gümrük mevzuatı davalı idareye zaten
gümrüklerde her türlü denetimi yapma ve önlemi alma yetkisi verilmiş olup, her
şeyden önce davalı idarenin güvenliği sağlayamadığı veya bir takım firmaların
yasaya aykırı işlem yaptığı gerekçesi ile antrepodan transit satışı tümüyle
yasaklamasının hukuken kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı çok açıktır.
Nitekim
Danıştay 15. Dairesinin bir örneği ekte sunulan 13.03.2015 tarih ve 2014/9839
Esas sayılı Yürütmeyi durdurma kararında: Dava, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili Gümrük Genel
Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in iki maddesinin iptali ve yürütülmesinin
durdurulması istemiyle açılmıştır. Davalı idarece yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerinin hangi kriter bakımından yetersiz bulunduğunun açık bir şekilde
ortaya konulamadığı gibi 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ve anılan yönetmelikte
yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemeler varlığını devam
ettirirken, idare tarafından haklı bir gerekçe ortaya konulmaksızın dava konusu
düzenleme ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin faaliyetlerinin sona
erdirildiği görülmüştür. Öte yandan,
davalı idare tarafından yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin sorumlu
oldukları antrepolarla ilşili yapılan denetimler sonucunda pek çok hukuka
aykırılıkların tespit edildiği gerekçe gösterilerek dava konusu düzenlemeye
gidildiği belirtilmiş ise de Gümrük Yönetmeliği'nin "Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirlerine Uygulanacak Cezalar ve Yetki Belgesi İptali" başlıklı
578. maddesinin birinci fıkrasında "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince
yapılan tespit işlemlerine ilişkin olarak mevzuata aykırı durumların belirlenmesi
halinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri hakkında, gümrük müşavirleri
hakkında verilecek disiplin cezalarını düzenleyen Kanunun geçici 6 ncı maddesi
hükümlerinin uygulanacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği görüldüğünden,
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince yapılan hukuka aykırı işlemlerin dava konusu
düzenlemeyi gerektiren haklı bir gerekçe olamayacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu Tebliğ maddelerinin hukuka aykırı olduğu
açıktır. Buna göre, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu
Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin dava konusu
hükümlerinde hizmetin gereklerine, kamu yararına ve hukuka uyarlık
görülmemiştir. Ayrıca, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine gümrük mevzuatı
uyarınca verilen bir kısım tespit işlemlerini yapma yetkisi dava konusu
düzenlemeler ile sona erdirildiğinden anılan düzenlemelerin uygulanmasının
telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağı açıktır. Bu nedenle, yürütmenin
durdurulmasına karar vermek gerekmiştir."
Denilmiştir. (Ek-1 Danıştay 15. Dairesinin 13.03.2015 tarihli YD kabul kararı)
Dolayısıyla Danıştay 15. Dairesinin
yukarıda yer verilen kararında da belirtildiği üzere, herhangi bir yasadışı
faaliyeti tespit ve denetlemek ve idari ve yasal yaptırımları uygulamak
idarenin görevi içinde olup, yasadışı faaliyetlerin engellenemediği gerekçesi
ile bir ticari faaliyeti veya yasalar ile elde edilmiş hak ve yetkileri bir Yönetmelik
veya tebliğ ile ortadan kaldırmak hukuka aykırıdır.
Nitekim
davalı idarenin savunmasında, "gümrüklere gelen ve giden eşyayı kontrol
edemediklerini, bir kısım eşyanın transitmiş gibi gösterilerek kaçak yoldan
yurda sokulduğunu ve bunu önlemek için dava konusu işlemi tesis ettiklerini"
belirtmesi üzerine Sayın Yüksek Mahkeme 03.07.2015 tarihli ara kararında,
davalı idareye " idarece yapılan bu belirlemelerin somut olarak ortaya
konulup konulmadığı, anılan tespitlerin varlığı halinde Gümrük mevzuatı
uyarınca hangi yaptırımların uygulandığı sorulmuş ve gerekli açıklamaların
yapılması" istenmiştir.
Davalı idare ise savunmasında yasadışı işlemler
halinde uygulanabilecek tüm gümrük mevzuatı hükümlerini sıraladıktan ve aslında
yasadışı işlemler için yasal olarak uygulanabilecek çokça yaptırım olduğunu
ortaya koymasına rağmen, neden dava konusu satış yasağını uyguladığını
açıklayamamıştır.
Dolayısıyla
davalının denetim görevini yerine getirmek ve yurda kaçak ve yasadışı yollardan
alkollü içki girişini engellemek ve idari yaptırımları uygulamak yerine dava
konusu işlem ile ticareti tümüyle yasaklamayı tercih ettiği görülmektedir.
Ancak davalı idarenin sırf bu gerekçeler
ile idari tedbirler almak yerine antrepodan transit satış yasağım engellemesi
kanımızca hukuken kabul edilebilir değildir. Zira davalı idarenin gerekçe
olarak ileri sürdüğü olaylar, Gümrük idarelerince yeterince denetim yapılmadığı
sürece transit satış kapsamında değil ithalat mevzuatı kapsamında yurda
ithalatı gerçekleştirilen ve antrepolara anılan her türlü ürün için her zaman
meydana gelebilecek adli ve idari yönü olan yasadışı eylemlerdir.
İdarenin olası yasadışı eylemi engelleme
yöntemi yasal ticareti yasaklamak değil, yasadışı ticareti önleyecek adli ve
idari denetim ve gözetimi artırmak, sınırlarda ve antrepolarda olası ihlallerde
uygulanacak ağır yaptırımlar belirlemektir.
Bir
grup kaçakçının birkaç yasalısı eylemi gerekçe gösterilerek yasal prosedürlere
uygun olarak uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ülkemizde faaliyet gösteren
firmaların yine uluslararası sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti kanunları
doğrultusunda elde ettikleri ticaret yapma haklarının elinden alınması Kanunlara,
uluslararası sözleşmelere ve Anayasaya aykırıdır.
2) Diğer taraftan yine dava dilekçemizde
de belirttiğimiz üzere, dava konusu işlem ve dayanağı olan Gümrük Yönetmeliğinin
559/3. Maddesi Gümrük Kanunun 55. maddesine, 84 ile 92. maddeleri
arasında yer alan "transit rejimi" hükümlerine, 93. ve devamı
maddelerinde yer alan "gümrük antrepo rejimi" hükümlerine de aykırıdır.
Davalı
idare dava konusu işlemi, 02.12.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük
Yönetmeliğinin değişik 559/3. Maddesine eklenen, "Antrepolara konulan eşyanın tabi tutulabileceği gümrükçe
onaylanmış işlem veya kullanıma sınırlama getirmeye Bakanlık yetkilidir"
hükmüne dayandırmakta ve bu şekilde 4458 sayılı Gümrük Kanununda belirlenmiş
gümrükçe onaylanmış işlem kapsamında antrepodan transit satışı serbest olan
alkollü içkilerin antrepodan transit satışını yasaklamaktadır.
Oysa
4458 sayılı Gümrük Kanunun "Gümrükçe Onaylanmış işlem veya kullanım"
başlıklı 55. Maddesinin 1. Fıkrasında, " Aksine hüküm bulunmadıkça;
niteliğine, miktarına, menşeine, yükleme veya varış ülkesine bakılmaksızın, bir
eşya, belirlenmiş şartlar altında her zaman gümrükçe onaylanmış işlem veya
kullanımlardan birine tabi tutulabilir." Hükmü yer almakta olup, maddenin
2. Fıkrasında ise, "Bakanlar
Kurulu; kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki
sağlık ve hayatlarının korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan
ulusal hazinelerin korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması
gerekçeleri ile eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi
tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar kovabilir" hükmüne yer
verilerek, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanımına kısıtlama
getirmeye sadece Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla, yurt dışından ithal edilen
yabancı menşeili alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutularak bir
antrepoya alınması ve burada elleçleme işlemi yapılarak (etiketleme,
bandrolleme, yeniden ambalajlama ve tasnif etme vs işlemler) transit rejimi
kapsamında Türkiye Gümrük bölgesi dışına yeniden ihraç edilmesi işlemi, Gümrük
Kanunun 3. Maddesinde yer alan tanım kapsamında "gümrükçe onaylanmış bir
işlem" olup, gümrükçe onaylanmış bir işlem Veya kullanıma kısıtlama
getirme yetkisi, Gümrük Kanununun 55. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunda
bulunmaktadır.
Bu
durumda Kanunun açık hükmü karşısında davalı Bakanlığın "gümrükçe
onaylanmış işlemlere" kısıtlama getirme yetkisi bulunmadığından Gümrük Yönetmeliğinin
559. Maddesinin 3. Maddesinde ver alan hüküm 4458 sayılı Kanunun 55. Maddesine
aykırı olduğu gibi gümrüklerde denetimi sağlayamama gerekçesi ile antrepodan
transit satış yasağı getirilmesi de ayrıca hukuka aykırı olduğundan yasal
dayanağı bulunmayan dava konusu işlemin iptali ile öncelikle yürütmesinin
durdurulmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Yüksek Mahkemenizin resen tespit edeceği
sair nedenlerle sayın Danıştay 10. Dairesinin 20.10.2015 tarih ve 2015/158 esas
sayılı kararının kaldırılarak, uygulanmakla etkisi tükenecek ve açıkça hukuka
aykırı olan dava konusu 05.12.2014 tarihli duyuru ile uygulanan antrepo rejimine konu edilmiş alkollü
içkilerin gümrüksüz satış mağazalarında satışı dışında antrepodan transit
satışına izin verilmemesi" kararı ile anılan karar dayanak 02.12.2014
tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik Gümrük
Yönetmeliğinin 559/3. Maddesinde ver alan "Antrepolara konulan eşyanın
tabi tutulabileceği gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma sınırlama
getirmeye Bakanlık yetkilidir" hükmünün inceleme sonuna kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini saygıyla
vekaleten arz ve talep ederim.
27.01.2016
Av. Ülkü Sakalar
Davacı Alkollü İçki Üreticileri ve
İthalatçıları Derneği
(ALKİDER) Vekili
Ekler: 1) Danıştay 15.
Dairesinin 13.03.2015 tarih ve 2014/9839 Esas sayılı emsal kararı
T.C.
DANIŞTAY
15. DAİRE
E. 2014/9839
T. 13.3.2015
• TEBLİĞ HÜKÜMLERİNİN İPTALİ ( Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirliği İle İlgili Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğin Dava Konusu Hükümlerinde Hizmetin Gereklerine Kamu Yararına ve
Hukuka Uyarlık Görülmediği)
• YETKİLENDİRİLMİŞ GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ (
Kanunda ve Yönetmelikte Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliğine İlişkin
Düzenlemeler Varlığını Devam Ettirirken İdare Tarafından Haklı Bir Gerekçe
Ortaya Konulmaksızın Dava Konusu Düzenleme İle Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirlerinin Faaliyetlerinin Sona Erdirilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )
• GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİNE UYGULANACAK
CEZALAR ( Gümrük Yönetmeliğinde Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerine
Uygulanacak Cezalar ve Yetki Belgesi İptaline Dair Hükümle Yaptırım Öngörüldüğünden
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerince Yapılan Hukuka Aykırı İşlemlerin Dava
Konusu Düzenlemeyi Gerektiren Haklı Bir Gerekçe Olamayacağı)
• YÜRÜTMENİN DURDURULMASI (
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerine Gümrük Mevzuatı Uyarınca Verilen Bir
Kısım Tespit İşlemlerini Yapma Yetkisi Dava Konusu Düzenlemeler İle Sona
Erdirildiğinden Dava Konusu Düzenlemelerin Uygulanmasının Telafisi Güç ve
İmkansız Zararlara Yol Açacağı - Yürütmenin Durdurulmasına Karar Vermek
Gerektiği)
4458/m.10/1/c
ÖZET : Dava, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili Gümrük Genel
Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in iki maddesinin iptali ve
yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır. Davalı idarece yetkilendirilmiş
gümrük müşavirlerinin hangi kriter bakımından yetersiz bulunduğunun açık bir
şekilde ortaya konulamadığı gibi 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ve anılan
yönetmelikte yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemeler
varlığını devam ettirirken, idare tarafından haklı bir gerekçe ortaya konulmaksızın
dava konusu düzenleme ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
faaliyetlerinin sona erdirildiği görülmüştür. Öte yandan, davalı idare
tarafından yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin sorumlu oldukları
antrepolarla ilgili yapılan denetimler sonucunda pek çok hukuka aykırılıkların
tespit edildiği gerekçe gösterilerek dava konusu düzenlemeye gidildiği
belirtilmiş ise de Gümrük Yönetmeliği'nin "Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirlerine Uygulanacak Cezalar ve Yetki Belgesi İptali" başlıklı 578.
maddesinin birinci fıkrasında "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince
yapılan tespit işlemlerine ilişkin olarak mevzuata aykırı durumların
belirlenmesi halinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri hakkında, gümrük
müşavirleri hakkında verilecek disiplin cezalarını düzenleyen Kanunun geçici 6
ncı maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği
görüldüğünden, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince yapılan hukuka aykırı
işlemlerin dava konusu düzenlemeyi gerektiren haklı bir gerekçe olamayacağı
sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu Tebliğ maddelerinin
hukuka aykırı olduğu açıktır. Buna göre, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği
ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair
Tebliğin dava konusu hükümlerinde hizmetin gereklerine, kamu yararına ve hukuka
uyarlık görülmemiştir. Ayrıca, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine gümrük
mevzuatı uyarınca verilen bir kısım tespit işlemlerini yapma yetkisi dava
konusu düzenlemeler ile sona erdirildiğinden anılan düzenlemelerin
uygulanmasının telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağı açıktır. Bu
nedenle, yürütmenin durdurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstemin Özeti: 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük
Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ile Geçici
1. maddesinin; değişiklik ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirinin yaptığı
antrepoya eşya giriş ve çıkışı, dönemsel stok kaydı ve elleçleme gibi işlemlerin
ellerinden alındığı, düzenleme ile birçok yetkilendirilmiş gümrük müşavirinin
ve çalışanının işsiz kalacağını, gümrük müşavirlerinin yıllardır faaliyette
bulundukları gümrük müşavirliği faaliyetlerini bırakarak yetkilendirilmiş
gümrük müşavirliği mesleğine geçtikleri, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
hukuki durumunun kanun ve yönetmelikle düzenlendiği, bu düzenlemeler yürürlükte
bulunduğu halde nerdeyse faaliyetlerini sona erdirecek biçimde tebliğ ile
düzenleme getirilemeyeceği ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulmasına
karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin sorumlu oldukları antrepolarla
ilgili yapılan denetimler sonucunda bazı hukuka aykırılıkların tespit edildiği,
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin çalıştığı bazı antrepolarda tespit
edilen usulsüzlüklere ilişkin olarak gümrük müdürlüklerine yapılması gereken
bildirimleri yapmamaları, eşya giriş çıkış işlemlerine refakat etmemeleri ve
kamu adına yükümlü oldukları görevin ifasında gerekli dikkat ve özeni
göstermemeleri nedeniyle tebliğ ile değişikliğe gidildiği, değişiklik ile
yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği uygulaması ortadan kaldırılmadığı, bazı
tespit işlemlerinin memurlar eliyle yapılması şeklinde düzenlemeye gidildiği,
2008 yılında bazı gümrük işlemlerinin yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine
devredilmesinin nedeninin memur açığından kaynaklandığını, 2008 yılından
itibaren memur alımı gerçekleştirildiği ve artık personel sayısının yeterli
olduğu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10/c maddesi ile, kanun koyucunun bir kısım
tespit işlemlerindeki yetkisini devredebileceği düzenlenmiş olsa da bu yetkinin
nasıl kullanılacağı veya hangi hukuki normla bu düzenlemelerin gerçekleştirileceği
konusundaki takdir yetkisinin gümrük idaresine bırakıldığı, ortada
yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri açısından bir kazanılmış haktan söz
edilmesi mümkün olmadığı iddiaları ile açılan davanın ve yürütmenin
durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi Düşüncesi: 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nda ve 07.10.2009 tarih ve
27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük
Yönetmeliği'nde yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemeler
varlığını devam ettirirken, idare tarafından haklı bir gerekçe ortaya
konulmaksızın dava konusu düzenleme ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
faaliyetlerinin sona erdirilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Yasasının 27. maddesinde belirtilen koşulların bakılan
davada gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı talebinin kabulü ile
dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, davalı idarenin savunma ve Dairemizce
verilen ara kararı cevabı geldiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi
yeniden incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR :Dava, 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük
Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ile Geçici
1. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
02.12.2014
tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük
müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğ'in dava konusu 4. maddesinde "Aynı Tebliğin 11 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ila (9) numaralı alt bentleri, 13 üncü
maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının
(a), (b), (d) ve (e) bentleri, 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 20 nci
maddesinin iki ila altıncı fıkraları, 21 inci maddesinin dördüncü, on birinci
ve on ikinci fıkraları, 23 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları ile
geçici 2 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne ve yine dava
konusu edilen Tebliğ'in Geçici 1. maddesinde; "Bu Tebliğin yürürlüğe
girmesinden önce aynı Tebliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinin (6) ila (9) numaralı alt bentleri uyarınca düzenlenmiş sözleşmelere
ilişkin tespit işlemleri 31/12/2014 tarihine kadar sonlandırılır." hükmüne
yer verildiği görülmüştür.
Dava
konusu düzenleme ile genel ve özel antrepolara eşya giriş çıkış işlemleri,
gümrük yükümlülüğü sona erdikten sonra varsa ilgili kurumlarca yapılacak
kontrol sonuçlarına göre gümrük gözetiminin sonlandırılması işlemleri,
antrepoların altışar aylık dönemler itibariyle sayım işlemleri ile antrepo rejimine
tabi eşyanın elleçleme gibi faaliyetlerin yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerince yapılmasına son verildiği görülmektedir.
4458
sayılı Gümrük Kanunun 10. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendinde gümrük
idaresinin gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü
bütün önlemleri alabileceği bu çerçevede, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem
veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit
işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine
ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği bu yetkiye dayalı olarak davalı idare
tarafından 07.10.2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği ile "Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirliği" kurumu oluşturulmuş, anılan yönetmeliğin 574.
maddesinde yetkilendirilmiş gümrük müşaviri; Kanunun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasının ( c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai
kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru
olarak uygulanmasını sağlamak için Müsteşarlıkça belirlenen tespit işlemlerini
yapmak üzere yetkilendirilen ve 576 nci maddede belirtilen şartları taşıyan gümrük
müşaviri olarak tanımlanmış yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğinin
niteliklerine yer verilen 576. maddede yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olacak
kişinin dolaylı temsil suretiyle gümrük idarelerinde iş takip etmemesi ve bu
amaçla kurulmuş tüzel kişilere ortak olmamasının yanında tespit işlemlerinin
yapılacağı kişiler ve antrepo işleticileri ile ortaklık ve çalışan statüde
ilişkisi bulunmaması gerektiği sayılmıştır.
Yukarıdaki
mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yetkilendirilmiş gümrük
müşavirliği müessesesinin düzenlenmesinde, bürokratik işlemlerin azaltılması,
gümrük işlemlerinin daha hızlı sürede sonlandırılması ve böylelikle vatandaşa
daha kaliteli ve etkili kamu hizmeti sunulması ile birlikte teknik bilgi ve
uzmanlık gerektiren gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanmasını temine
ilişkin faaliyetlerin etkili biçimde sürdürülmesinin hedeflendiği görülmüştür.
Kanun
koyucunun yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin yürüttükleri hizmeti kamusal
hizmet niteliğinde gördüğü, idarenin daha önce devlet memurlarına yaptırdığı
birçok gümrük işlemini, bilgi, tecrübe ve güven esasına dayalı olarak
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine devrettiği, bu hizmeti yürüten
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, dolaylı temsil suretiyle faaliyet
gösteren gümrük müşavirleri ile tespit işlemini yaptığı yükümlülerden bağımsız
olarak faaliyet göstermesinin amaçlandığı anlaşılmıştır.
İdareler,
normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğinin
sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma
hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar
altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı
için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları
karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri
yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak, idareye tanınan
bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına
gelmeyeceği de izahtan varestedir. Zira, takdir yetkisi ile idareye ancak hukuk
kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu tarafından
idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine,
hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun
olarak kullanılması gerekmektedir.
Yetkilendirilmiş
gümrük müşavirliği ile ilgili müsteşarlığa yetki veren 4458 sayılı Gümrük
Kanunu 10. maddesinin gerekçesinde, müsteşarlığın bir kısım tespit işlemlerini,
belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesinde
yetkili olduğu, bununla gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanmasını temine
ilişkin faaliyetlerin etkili biçimde sürdürülmesinin hedeflendiği
belirtilmiştir.
Yetkilendirilmiş
gümrük müşavirleriyle ilgili olarak Gümrük Kanunu ve Yönetmeliğinde yer alan
mevcut düzenlemeler karşısında dava konusu tebliğ ile yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerinin yetkilerinin sınırlandırılmasına neden ihtiyaç duyulduğu
Dairemizin E:2014/9839 sayılı dosyasında verilen 13.03.2015 tarihli ara kararı
ile sorulmuş; ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve
belgelerde, 2008 yılında bazı gümrük işlemlerinin yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerine devredilmesinin nedeninin memur açığından kaynaklandığı, 2008
yılından itibaren memur alımı gerçekleştirildiği ve artık personel sayısının
yeterli olduğu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun K)/c maddesi ile kanun koyucunun
bir kısım tespit işlemlerindeki yetkisini devredebileceği düzenlenmiş olsa da
bu yetkinin nasıl kullanılacağı veya hangi hukuki normla bu düzenlemelerin
gerçekleştirileceği konusundaki takdir yetkisinin gümrük idaresine bırakıldığı,
anılan yetki çerçevesinde dava konusu düzenlemenin yapıldığı ileri sürülmüştür.
Ancak;
davalı idarece yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin hangi kriter bakımından
yetersiz bulunduğunun açık bir şekilde ortaya konulamadığı gibi 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nda ve anılan yönetmelikte yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine
ilişkin düzenlemeler varlığını devam ettirirken, idare tarafından haklı bir
gerekçe ortaya konulmaksızın dava konusu düzenleme ile yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerinin faaliyetlerinin sona erdirildiği görülmüştür.
Öte
yandan, davalı idare tarafından yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin sorumlu
oldukları antrepolarla ilgili yapılan denetimler sonucunda pek çok hukuka
aykırılıkların tespit edildiği gerekçe gösterilerek dava konusu düzenlemeye
gidildiği belirtilmiş ise de Gümrük Yönetmeliği'nin "Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirlerine Uygulanacak Cezalar ve Yetki Belgesi İptali" başlıklı
578. maddesinin birinci fıkrasında "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince
yapılan tespit işlemlerine ilişkin olarak mevzuata aykırı durumların
belirlenmesi halinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri hakkında, gümrük
müşavirleri hakkında verilecek disiplin cezalarını düzenleyen Kanunun geçici 6
ncı maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği görüldüğünden,
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince yapılan hukuka aykırı işlemlerin dava
konusu düzenlemeyi gerektiren haklı bir gerekçe olamayacağı sonucuna
varılmıştır.
Yukarıda
belirtilen gerekçelerle dava konusu 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri
No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesinin
hukuka aykırılığı saptandığından Anılan Tebliğin geçiş süreci öngören Geçici 1.
Maddesinin de hukuka aykırı olduğu açıktır.
Buna
göre, 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde
Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ile Geçici 1. maddesinde
yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca hizmetin gereklerine, kamu yararına ve
hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca,
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine gümrük mevzuatı uyarınca verilen bir
kısım tespit işlemlerini yapma yetkisi dava konusu düzenlemeler ile sona
erdirildiğinden anılan düzenlemelerin uygulanmasının telafisi güç ve imkansız
zararlara yol açacağı açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27.
maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmiş olduğundan 02.12.2014 tarih ve 29193
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile
ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair
Tebliğ'in 4. maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına, anılan Kanun uyarınca,
bu kararın tebliğinde, 13.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.