Mutasyon Saka Kuşlarının İthalatı Hakkında CITES belgesi takibi
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :20117910-170.05.01
Konu :Mutasyon Saka Kuşlarının İthalatı
Hakkında
20.01.2016 /
13186010
DAĞITIM
YERLERİNE
İlgi: a) 24.11.2014 tarihli ve
4145467 sayılı yazımız.
b) 12.01.2016 tarih ve 13058495 sayılı yazımız.
İlgide kayıtlı yazılarımızda özetle, CITES
Sözleşmesine tabi olmayan yaban hayvanı türlerinin ticaretinde, Orman ve Su
İşleri Bakanlığınca düzenlenen İhracata Uygunluk Belgesi ve İthalata Uygunluk
Belgesinin gümrük beyannamelerinin tescili aşamasında gümrük idarelerince
aranmasına ilişkin daha dikkatli olunması gerektiği bildirilmiş, Orman ve Su
İşleri Bakanlığından alınan 20.11.2014 tarihli, 237075 sayılı ve 31.12.2015
tarih, 270972 sayılı yazılardan bahisle toplum, çevre sağlığı ve doğal
populasyonlara zarar verme riski yüksek olan "Kırmızı Yanaklı Su
Kaplumbağası" ve "Sarı Yanaklı Su Kaplumbağası" türlerinin
ithalatında da gerekli gerekli özenin gösterilmesi hususu vurgulanmıştı.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan alınan ve bir örneği
ilişikte gönderilen 11.01.2016 tarih ve 7370 sayılı yazıda; doğaya
bırakıldığında ülkemiz yerli saka kuşlarının doğal genetik yapısı için risk oluşturma
ihtimali yüksek olan "Mutasyon Saka Kuşları"nın ülkemize girişinin
engellenmesi için denetimlerin sıklaştırılmasının gerekliliğinin altı
çizilmektedir.
Bilgi edinilmesi ve konuya ilişkin bağlantınız gümrük
idarelerine gerekli bilgilendirmenin yapılması hususunda gereğini rica ederim.
Münir UĞUZ
Genel Müdür a.
Genel Müdür Yrd.
EK: 1 adet
yazı örneği
DAĞITIM:
-Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlükleri
T.C.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
Sayı :97117761-724.01.02-
Konu :Mutasyon Saka Kuşlarının İthalatı Hk.
11.01.2016 /
007370
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞINA
(Gümrükler
Genel Müdürlüğü)
İlgi :TÜBİTAK Başkanlığı'nın 05.01.2016 tarihli ve 1541
sayılı yazısı.
Bazı firmalar tarafından "Carduelis carduelis"
mutasyon saka kuşlarının ithalatı
için, Bakanlığımız Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüklerine zaman
zaman başvurular yapılmaktadır. Bahse konu ithalatlarla ilgili bir sakınca olup
olmadığı konusunda Bilimsel Otorite olan TÜBİTAK Başkanlığı'na görüş sorulmuş
olup, TÜBİTAK Başkanlığı'nın ilgide kayıtlı yazısında; söz konusu ithalatların
uygun olmadığı belirtilmekte ve konuyla ilgili ayrıntılı görüş ve bilgiler
ekteki raporda yer almaktadır.
Bu bağlamda; "Carduelis carduelis" mutasyon saka kuşlarının, kaçma veya doğaya
bırakılma riskinin olması, kaçması muhtemel bireylerin Ülkemiz yerli saka
popülasyonlarıyla çiftleşme ihtimalinin bulunması, ana popülasyonun doğal
genetik yapısını bozabilmesi ve istilacı tür olabilme ihtimalinden dolayı, ithalatlarının
uygun bulunmadığı hususunda;
Bilgilerinize ve gereğini arz ederim.
Nurettin TAŞ
Bakan a.
Genel Müdür
EKLER:
TÜBİTAK Başkanlığı'nın görüşü
(5 sayfa)
DAĞITIM:
Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı (Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü)
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
(Gümrükler Genel Müdürlüğü)
TUBİTAK
Sayı :27798170-045.01-1541 05/01/2016
Konu :Mutasyon Saka Kuşlarının İthalatı Hk.
ORMAN VE SU
İŞLERİ BAKANLIĞINA
(I. Bölge
Müdürlüğü - İstanbul Şube Müdürlüğü)
İlgi :89097970-460.99-86217 sayılı yazınız.
İlgi yazı ile "Carduelis
carduelis" mutasyon saka kuşlarının ithalatında sakınca olup
olmayacağı hususunda Bilimsel Otorite olarak Kurumumuzdan görüş talep
edilmektedir.
Kurumumuz tarafından görevlendirilen uzman akademisyenlerden
alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan ortak rapor Ek'te sunulmaktadır.
Bilgilerinize saygılarımla arz ederim.
Prof. Dr. Erol ARCAKLIOĞLU
Başkan a.
Başkan Yardımcısı V.
EK:
Konunun uzmanları tarafından
oluşturulan ortak görüş
Orman ve Şu İşleri Bakanlığı'nın TÜBİTAK
Başkanlığına göndermiş olduğu 15.04.2015 / 86217 sayılı ve "Mutasyon saka
kuşlarının ithalatında sakınca olup olmadığı hakkında" konulu yazısı
doğrultusuna alanında uzman kişilerce hazırlanan raporlar kapsamında hazırlan
ortak rapor aşağıda sunulmuştur:
Konu :"Mutasyon
saka kuşlarının ithalatında sakınca olup olmadığı hakkında"
İlgili Tür Hakkında Özet Bilgi ve Konuyla ilgili Genel Değerlendirme
Saka kuşu (Carduelis
carduelis) Avrupa ve Asya kıtaları ile Afrika'nın kuzeyindeki geniş
bir alanda yayılış gösteren bir ispinoz türüdür (Şekil 1). Bu tür, otsu
bitkilerin zengin olduğu bodur ağaçlık alanlar, bozkırlar, orman açıklıkları,
fundalıklar, makilikler, stepler, dikenlik açık alanlar, akarsu vadileri,
bahçeler ve kırsal alanlarda yaşar. Şehir yaşamına da uyum sağlayanlar
mevcuttur. Dört defaya kadar yavru verebilirler. Fincan büyüklüğündeki
yuvalarını, ağaçların ulaşılması güç dallarının yapraklarının arasına ustalıkla
gizlerler. Çoğunlukla hepsinden yavru çıkan 3-7 adet arası (genel olarak 3-5)
yumurta yapar. Sadece dişi kuşun kuluçkaya yatmasıyla 14. günde yavrular
yumurtadan çıkar. Yavrular yumurtadan çıktıktan 15 gün sonra yuvadan uçar.
Yavruların ilk başta yüz alın ve ense tüyleri boz renklidir. Ancak ilk tülüz
(tüy değiştirme) döneminde normal rengini alır. Bulunduğu bölgeye bağlı olarak,
yerleşik tür, yaz veya kış ziyaretçisi ya da transit göçer durumunda
olabilmektedir (Heinzel ve ark. 1995). Politipik bir türdür, yani tanımlanmış
çok sayıda alt türü vardır. Bunlardan Carduelis
carduelis carduelis (nominat alttür) Batı ve Orta Avrupa'da üremekte ve
Akdeniz ve Karadeniz civarında kışı geçirmekte, C. c. britannica İngiltere ve Hollanda'da, C. c. balcanica Balkanlarda, C. c. niediecki Anadolu, Irak ve İran'ın bir bölümünden Mısır'a
kadar olan bölgede, C. c. colchicus Kırım'dan
Kafkasya'ya ve ülkemizin kuzeydoğusuna kadar olan bölgede bulunmakta, C. c. majör ise Sibirya'nın
güneybatısında üremekte ve kışın bölgemize kadar gelmektedir (Heinzel ve ark.
1995, Clements ve ark. 2015). Öte yandan saka kuşu, güzel görünümü ve ötüşünden
dolayı kafeslerde beslenmekte, evcil hayvan ticaretine konu olmaktadır. Hobi
amaçlı evcil hayvan beslemeyle ilgili popüler kaynaklara göre, Türkiye'de,
kafeslerde beslenen saka kuşlarının birçok "çeşidi" vardır; örneğin
"kömürcü", "kınalı" ve "Akdeniz sakası" yerli
kuşları, "geçim sakası" veya "Kasım sakası" ise sonbaharın
geç döneminde ülkemizden geçiş yapan ve meraklıları tarafından daha makbul
sayılan Sibirya alttürünü (C. c.
majör) ifade etmektedir. Ayrıca, kapalı ortamda seçici üretim yoluyla
elde edilmiş birçok "mutant" söz konusudur; bunlar da, belli başlı
"kostüm" (görünüş) ve "ötüm" (ötüş) özelliklerine göre,
"sarı", "renk", "inci", "albino",
"pastel", "isabel", "agate" gibi adlarla
anılmaktadır. Kapalı ortamlarda tutulabilen ve yaygın şekilde ticareti
yapılabilen bir tür olması dolayısıyla, sakanın ülkemizdeki doğal
populasyonları belli bir baskı ve tehdit altında kalmaktadır. Kuşlar kimi zaman
doğadan yakalanmakta ve pazarlanmakta, yasal olmayan bu etkinlikler için kimi
zaman web sayfaları da kullanılabilmektedir (örneğin, bkz.: URL 1, URL 2). Kuş
göç yolları üzerinde yer alan coğrafî konumu dolayısıyla Türkiye'de göçmen kuş
çeşitliliğinin zengin olması ve birçok saka kuşu alttürünün bulunabilmesi, bu
türe ilişkin çeşitliliğin de daha etkili bir şekilde korunmasını
gerektirmektedir. Birçok yaban hayvanı gibi saka kuşu da hâlen, 4915 sayılı
"Kara Avcılığı Kanunu" (Resmî Gazete tarih ve sayısı: 11.07.2003 /
25165), "Av ve Yaban Hayvanları ile Bunlardan Elde Edilen Ürünlerin
Bulundurulması, Üretimi ve Ticareti Hakkında Yönetmelik" (16.06.2005 /
25847), "Ev ve Süs Hayvanlarının Üretim, Satış, Barınma ve Eğitim Yerleri
Hakkında Yönetmelik" (08.10.2011 / 28078) gibi çeşitli mevzuatla koruma
altındadır. Ancak, özellikle denetim konusundaki güçlükler ve yetersizlikler
nedeniyle, söz konusu türün de etkili bir şekilde korunabildiğini söylemek ne
yazık ki pek mümkün olamamaktadır. Nitekim, burada söz konusu edilen
"mutant" saka kuşlarının da, ülkemizde zaten mevcut oldukları ve
evcil hayvan piyasasında alınıp satıldıkları (örneğin, bkz.: URL 3), yasal
ithalat başvurusunda bulunan firmanın da bu kuşları en azından bir süre için bünyesinde
bulundurduğu anlaşılmaktadır (bkz.: URL 4, URL
Kafeslerde beslenen hayvanların doğaya salınmaları ya
da kaçmaları durumunda yaban hayatı üzerine doğrudan ya da dolaylı olumsuz
etkiler ortaya çıkabilmektedir (Primack 2012). Kuşlar açısından bunun en tipik
örneği listede de belirtilen Psittacula
krameri, Yeşil papağandır. Bu tür ülkemizin doğal bir türü olmamasına
karşın 1960 lardan sonra İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde
görülen ve sayısı gittikçe artan istilacı bir türdür. Bu konu henüz ülkemizde
ciddi bir sorun olmamasına karşın Avrupa'da Almanya, İspanya gibi ülkelerde
türün popülasyonu son derece yoğun bir sayıya ulaşmış olması nedeniyle ciddi
ekonomik ve ekolojik sorunlara yol açmaktadır. Bu konuda Avrupa Birliğinin de
desteklediği bu türü Avrupa'da kontrol altına alınması ve ekonomik kaybın önüne
geçilmesi için çeşitli projeler yapılmaktadır.
Ülkemiz ve saka kuşu söz konusu olduğunda, bu
etkilerden en önemlisi, kafes kuşlarının yabani kuşlarla eşleşmesi ve doğada
yaşayan kuşların sahip oldukları genetik özelliklerin değişmesi olasılığıdır.
Kafes kuşları yabani populasyonlarla karıştığında ortaya çıkan melezleşme,
yaban kuşlarının karmaşık uyum mekanizmalarıyla geliştirilmiş olan doğal
özelliklerinin bozulma tehdidi altına girmesine yol açabilmektedir (Mayntz
2015). Bu olasılık, ülkemiz saka populasyonları üzerinde, etki, kapsam ve
boyutları itibariyle öngörülemez ve düzeltilemez sonuçlar doğurma potansiyeli
taşımaktadır.
Ülkemizin biyolojik çeşitliliğinin bir üyesidir ve
genetik çeşitliliğin de bileşenlerinden birisidir. Biyoçeşitlilik, bir
bölgedeki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu
bir bütündür. Başka bir deyişle biyoçeşitlilik, bir bölgedeki genlerin, bu
genleri taşıyan türlerin, bu türleri barındıran ekosistemlerin ve bunları
birbirine bağlayan olayların (süreçlerin) tamamını kapsar. Her ekosistemin
kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği vardır ve biyolojik çeşitlilik bir doğal
zenginliktir.
Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin,
hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilir. Bir ekosistemdeki
biyolojik çeşitliliğin fazla olması o ekosistemin diğer ekosistemlere göre
üstün olması anlamına gelmez. Biyolojik çeşitlilik sürdürülebilir kalkınmanın
sağlanmasına yardımcı olur ve üç farklı kavramdan oluşur. Bunlar genetik
çeşitlilik, tür çeşitliliği ve ekosistem çeşitliliğidir. Bu bağlamda, ülkemizde
mutant formu doğal popülasyon olarak bulunmayan ve dışarıdan ülkemize sokulması
(ithalatı) önerilen bu türün, mevcut biyolojik çeşitliliğin ve gen havuzunun
stabiletesi üzerinde olumsuz etkiler oluşturması muhtemeldir. Bu etkiler şu
şekilde özetlenebilir:
Genetik
Çeşitliliğe Zararları: "Mutant tür" ana (doğal) populasyonundan
koparılarak, bazı değişikliklere seçilim ya da belirli gen değişimleriyle
uğratılmış populasyonlar mutasyona uğramış türler olarak adlandırılabilir. Söz
konusu mutant saka türleri, ülkemize kafes kuşu olarak sokulmak ve ticareti
yapılmak istenmektedir. Ancak genetiği değiştirilmiş bu türlerin doğaya bir
toplu hale ve/veya birey olarak kaçma ya da bırakılma riskleri bulunmaktadır.
Bu durumda ülkemizdeki ana populasyonla genetik çakışmaya ve melezlenmeye
girerek mevcut doğal populasyonunun genetik havuzunda bozulmalara yol açabilir.
Bu durum, yerel saka türlerimizin gen havuzunda olumsuz değişikliklere de neden
olabilir. Ayrıca kafes kuşlarının ötüşü daha güzel ve kuvvetli olacağından,
doğal populasyonlarda da üreme şansları ve doğal populasyonda çiftleşme ve
üreme rekabetinde üstünlük sağlama şansları da daha fazla olabilecektir.
Tür
Çeşitliliğine Zararları: Belli bir
ekosistemin yerlisi olmayıp önceden tahmin edilemeyen şekil ve zamanlarda,
istem dışı olarak bir bölgeye dışarıdan gelen yeni türlere "istilacı (egzotik) türler" denilmektedir.
İstilacı türlerin yayılımı, gemilerin balast suları ile insan eliyle ve
ekosistemlerdeki değişiklikler sebebiyle türlerin yer değiştirmesi ve/veya
ticari amaçla sokulmaları ile gerçekleşmektedir. İnsanlığın giderek daha çok
hareket halinde olması çeşitli canlıların bir ekosistemden diğerine geçme
hızlarını radikal bir biçimde artırmıştır. Egzotik türler doğal alanları işgal
ettikçe (biyoistila), bu yayılma ile başa çıkamayan yerli türler, yok olma
tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Ait olmadıkları ekosisteme gelerek
yaşamayı, hatta koloniler kurmayı başaran istilacı türlerin verebilecekleri
zararlar ekolojik anlamda işgalci türlerin, doğal türlerin biyolojik
çeşitliliği ve ekolojik dağılımlarını etkileyip azalttığı durumlardır. Yapılan
çalışmalar her hafta, hatta bazen her gün, yayılımcı türlerin dünyada bir
bölgeyi işgal ettiğini göstermektedir.
Özetle, mutasyon
sakaların ülkemize girişi sonrası,
- KAÇMA
VE/VEYA BIRAKILMA RİSKİNİN OLMASI,
- KAÇMASI
MUHTEMEL BİREYLERİN ÜLKEMİZ YERLİ SAKA POPULASYONLARIYLA ÇİFTLEŞME OLASILIĞI OLMASI
VE ANA POPÜLASYONUN DOĞAL GENETİK YAPISINI BOZABİLMESİ,
- İSTİLACI
TÜR OLABİLME POTANSİYELLERİ VE BUNA BAĞLI EKOLOJİK NİŞ ÇAKIŞMALARINA NEDEN
OLABİLECEKLERİNDEN DOLAYI,
bunların
ülkemize taşınması, bulundurulması ve üretilmesinin uygun olmayacağı düşünülmektedir.
Referanslar
Clements, J. F., T. S. Schulenberg, M. J. IIiff, D.
Roberson, T. A. Fredericks, B. L. Sullivan & C. L. Wood (2015): The
eBird/Clements checklist of birds of the world: v2015. - [www.birds.cornell.edu/clementschecklist]
Heinzel, H., R. Fitter & J. Parslow (1995):
Türkiye ve Avrupa'nın Kuşları.- DHKD Yay., İstanbul. Mayntz, M. (2015): How Pet
Birds Hurt Wild Birds.- [birding.about.com/od/Threats/fl/How-Pet-Birds-
Hurt-Wild-Birds.htm]
Primack, R. B. (2012): Koruma Biyolojisi.- Çev. Ed.:
Dönmez, A. A., Dönmez, E. O., Hacettepe Üniv. Yay., Ankara.
URL 1: www.alalimsatalim.com/ikinciel/kinali_saka_kusu_dogadan_yakalandi/1614355.htm
URL 2: www.alalimsatalim.com/ikinciel/121_3_Kapili_Kapanca/1148859.htm
URL 3: www.mybestpetshop.com/kategori/mutasyon-saka
URL 4: www.facebook.com/permalink.php?stor_fbid=711082535679915&id=393782184076620
URL 5: www.facebook.com/permalink.php?stor_fbid=705717019549800&id=393782184076620