Af kapsamındaki eşyanın 3864 S.Kanunla Tasfiye edilebilmesi
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK
MÜSTEŞARLIĞI
Gümrükler
Genel Müdürlüğü
SAYI B.02.1.GÜM.o.06.00.08.233.1 596
ANKARA
KONU: ...J...J2001
23.07.2001 / 19645
GÜMRÜKLER BAŞMÜDÜRLÜĞÜNE
1918 sayılı Yasaya
muhalefetten el konulan araç ve eşyalarla ilgili olarak Müsteşarlık Makamının
18.06.2001 tarihli 2001/149 sayılı Onay'ı ile Hukuk Müşavirliğinin görüşleri
sorulmuş, adı geçen Müşavirlikten alınan 03.07.2001 tarihli 1202 sayılı yazıda;
4616 sayılı Kanun, şartlı salıvermeye ve ceza ertelenmesine ilişkin bulunduğundan,
suç konusu eşya ve nakil vasıtalar hakkında bir düzenleme içermemektedir. 1918
sayılı Kanuna muhalefetten açılan davalarda, 4616 sayılı Kanun kapsamına giren
suç!arda, yalnızca cezaların ertelenmesine karar verilmekte, suç konusu eşya ve
nakil vasıtalar; hakkında ise; 4616 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmadığı
için çoğunlukla bir karar verilmemektedir.
Uygulamadaki boşluğun
ortadan kaldırılması için 1918 sayılı Kanunun 22'nci maddesi ve CMUK'nun
392'nci maddesinin veya 1918 sayılı Kanunun 21'nci maddesinin ya da 3864 sayılı
Kanunun uygulanması önerilmektedir.
1918 sayılı Kanunun 22'nci
maddesinin son fıkrasında;
"Ölüm, af veya zamanaşımı
sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamına imkan
kalmayan hallerde, Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idare dava konusu eşyanın
müsaderesini görevli mahkemeden talep eder denilmektedir.
4616 sayılı Kanun şartlı
salıverme ve cezaların ertelenmesine ilişkin olup bu af kanunu değildir. 1918
sayılı Kanunun 22'nci maddesinde ölüm, af
veya zamanaşımı ...... CMUK'un 392'nci maddesinde belirtilen usul ile
eşyanın müsaderesine veya iadesine karar
verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Şartlı salıverme ve erteleme
durumları belirtilmediği için 1918 sayılı Kanunun 22'nci ve CMUK'nun 392'nci
maddesinin uygulanması mümkün değildir.
1918 sayılı Kanunun 21'nci
maddesinde; eşya ve aracın tesliminin gümrük idarelerinden veya
yetkili ve görevli adli mercilerden istenebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle
iade taleplerinin erteleme kararı Verilmiş olan davalarda da, eğer 21 nci
maddedeki şartlar varsa kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ancak,
maddenin uygulanılmasının taleple sınırlı olacağı, iade talebinde bulunulmuş
olması ve 21'nci maddede belirtilen şartların sağlanması halinde
uygulanabileceği açıktır.
3864 sayılı Kaçakçılığın
Men ve Takibine Dair Kanuna Göre Kaçak Zannı ile Tutulan -Her Çeşit Eşya, Alet
ve Taşıma Vasıtalarının Tasfiye Hakkında Kanun; 1918 sayılı Kanunun 23'ncü maddesinin 2'nci
fıkrasının (3) numaralı bendine ve 48'nci maddesine göre teslim alınan her
çeşit kaçak eşya, alet ve taşıma vasıtalarının, sahip ve taşıyıcıları hakkında
kamu davası açılmış ve davanın açıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde ceza
yargılaması kesin hükme bağlanmamış olması halinde gümrük idarelerince
satılarak tasfiye edilmesine ilişkindir. 4616 sayılı Kanun kapsamındaki suçlara
ilişkin ceza davası dosyaları 5 yıl süre ile ertelendiği için kesin hükme
bağlanamamaktadır. Bu nedenle 4616 sayılı Kanun gereğince ertelenen
dosyalardaki suça konu kaçak eşya ile taşıma vasıtalarının 3864 sayılı Kanun
uyarınca tasfiyesi mümkündür.
1918 sayılı Kanunun 21'nci
maddesi ile 3864 sayılı Kanunun uygulanması sırasında, ileride doğabilecek
uyuşmazlıkların önlenmesi için dava dosyalarında gerekli incelemelerin yapılarak
suç konusu eşyanın veya taşıma vasıtalarının tüm nitelikleri ile tespit edilip
edilmediğine bakılması, tespitin yapılmadığının belirlenmesi halinde 4353
sayılı Kanun uyarınca Hazine Avukatından bu hususta tespit yaptırılmasının
istenmesi Hazine Avukatı bulunmayan yerlerde bu işlemin ilgili gümrük
idarelerince yapılması, tespit yapıldıkları halde 1918 sayılı Kanunun 21'ncı
maddesi veya 3864 sayılı Kanunun uygulanılması uygun olacaktır.
4616 sayılı Kanun gereğince
5 yıl ertelenen cezalarda, sanığı 5 yıl içinde suç işlememesi halinde dava
ortadan kalkacağı ve bu sonuç af hükümlerini doğuracağından, 5 yılın sonunda
1918 sayılı Kanunun 22/ son maddesinin uygulanması ve dava konusu eşyanın
müsaderesinin görevli mahkemeden talep edilmesi gerekmektedir. Görevli
mahkemenin CMUK 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usulle vereceği karara
göre, teminatın veya eşyanın satış bedelinin iadesine veya irad kaydedilmesine
karar verilecektir.
Denilmektedir.
Bilgi ve gereğini rica
ederim.