Ordino, etiketli konşimento, yük teslim talimat formu, yük teslim belgesi (delivery order) işlemlerinde düzenleme yapma yetkisinin Ticaret Bakanlığına ait olduğu
T.C.
ULASTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIGI
Denizcilik Genel Müdürlüğü
Sayı :25270526-155.99-E.52731 24.09.2020
Konu :Yük teslim talimat formu
DAĞITIM YERLERİNE
Malumları olduğu
üzere, 4458
sayılı Gümrük Kanun'undaki düzenlemelerle Gümrük İdaresi antrepoculuk
faaliyetinden çekilmiş, antrepoculuk sahasını ilgilendiren ve mal tesliminde
kullanılan "ordino" gümrük mevzuatından çıkarılmıştır. Bu uygulama
sonucunda denizyolu ile ithal edilen ve liman işletmelerinin geçici depo veya
antrepolarına teslim edilmiş olan malların taşıyana sorulmaksızın konşimentoda
alıcı olarak görülen kişilere yükün teslim edilmesi durumları ile karşı karşıya
kalınmış, gerçek alıcısına teslim edilmemesinden kaynaklanan sorunlar yaşanmış,
taraflar arasında mahkeme süreçleri yaşanmıştır.
Ayrıca, ağırlıklı
olarak Uzakdoğu'dan ithal edilen yükler için münferit ve yoğun hacimde ithalat
faaliyeti gerçekleştirmeyen KOBİ kategorisindeki firmalardan fahiş ücretler
talep edilmesi, farklı adlar altında (dökümantasyon, lokal masraflar, terminal,
organizasyon, parsiyel servis, iletişim vb.) yük alıcısına bazen navluna
yaklaşan masraflar çıkartılması sürdürülebilir ticaretin önündeki engellerden
biri olarak ortaya çıkmış, aksine büyük hacimli ithalat yapan birçok firmadan
ordino ücretinin alınmaması gibi hususlar ile de karşılaşılmıştır.
Bu sebeple sektörden
gelen talepler üzerine, deniz yoluyla ithal edilerek geçici depo ve antrepolara
teslim edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak hususları içeren Mülga
Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından 17/05/2011
tarihli ve düzenlenmiştir. Ardından fahiş fiyat uygulamaları 14765
sayılı Talimatı sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin engellenmesi amacıyla yük
teslim talimat formu için konşimento/yük teslim formu başına 150 TL tavan ücret
belirlenmesine ve tavan ücretin her takvim yılı başında bir önceki yılın
tüketici fiyat endeksi oranında artacak şekilde uygulanmasına yönelik 03/01/2018
tarihli ve 2018/1
sayılı Genelge düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen
hususlar ile birlikte konunun defalarca Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon
Kurulu (YOİKK) gündemine gelmesi ve Lojistik Performans Endeksi'ndeki sıralamamızı
olumsuz etkileyen bir faktör olarak belirtilmesi gibi durumlar da dikkate alınarak
yapılan düzenleme ile yük alıcısı, taşıyan, taşıtan, liman işletmecisi, taşıma
işleri komisyoncusu, gümrük müşavirleri, gemi acenteleri, ithalat ve
ihracatçılar dahil ilgili tüm sektör taraflarının hak ve menfaatleri
gözetilmeye çalışılmıştır. Ancak bahse konu düzenlemelere yönelik
Bakanlığımızın yetkisi olmadığını gerekçe göstermek suretiyle davalar açılmıştır.
Bu davalar sonucunda
2018/1 sayılı Genelgenin yürütmesi Danıştay'ın konuya ilişkin görev ve yetkinin
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğüne ait olduğu hususundaki kararı ile
19.12.2018 tarihinde durdurulmuştur (Fiyat belirleme genelgesi). Bakanlık
olarak; Yürütmeyi durdurma kararı kanuni süre içerisinde uygulanmış ve sektöre
duyurulmuştur. Bununla birlikte, yük teslimini düzenleyen 2011 tarihli
"Yük Teslim Talimat Formu"nun iptaline ilişkin idari yargı süreci
kapsamında Danıştay İdari Dava İdareleri Kurulu'nun 17.12.2018 tarihli kararı
ile Gümrük Yönetmeliği'nde taşıyanın sorumluluğunu gözeten ve pratikte yaşanan sorunları
çözecek bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle yetki alanı dışında düzenleme yapılmasında
hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. (K:2018/5551)
Danıştay 10. Daire
tarafından verilen E:2011/9380-K:2015/4632 sayılı davanın reddi kararı davacının
temyiz talebi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2016/2991E-2018/5551K
sayılı
kararıyla bozulmuş, bozma kararına karşı Bakanlığımız tarafından karar düzeltme
yoluna başvurulmuştur. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun
E:2019/2250E-K:2020/812 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar
verilmiştir. Karar uyarınca, bahse konu deniz yoluyla ithal edilerek geçici
depo ve antrepolara teslim edilen yüklerin alıcılarına tesliminde uyulacak
hususlar ile Yük Teslim Talimat Formu uygulamasının söz konusu Mahkeme kararına
istinaden yürürlükten kaldırıldığı Genel Müdürlüğümüzce ilgililere bildirilmiştir.
Diğer taraftan,
konuya ilişkin Anayasa Mahkemesinde açılan davalar sonucunda alınan 27 Haziran
2018 tarihli kararda ise; her ne kadar emtianın teslimi için gerekli olan
ordinoların artık uygulamada geçerliliği kaldırılmış olsa da bu belgelerin
hukuki geçerliliği bulunmayan belgelerden olmayıp ulusal ve uluslararası
ticaret ve taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli ve gerekli belgeler
olduğu hususunda bir uzlaşı bulunduğu tespit edilerek 'Yük Teslim Formlarının'
kullanımının hak ihlali olmadığına karar verilmiştir.
Malumları olduğu
üzere, taşıma hukukunda varış yerine ulaşan malın taşıyan tarafından gönderilene
teslimi iki taraflı bir hukuki işlemdir. Bunun için taşıyanın kendi rızasıyla
mal üzerindeki zilyetliğini sonlandırarak, alıcıyı zilyet kılması
gerekmektedir. Bu teslim işlemine taşıyanın katılmaması, en azından teslimin
onun onayı veya talimatıyla gerçekleşmemesi ulusal ve uluslararası hukuka
aykırı olacaktır. Bu nedenle, taşıyanın imzalayarak yükün teslimine rıza
gösterdiğini ifade ettiği "yük teslim talimat formu" veya "yük
teslim belgesi" yahut "etiketli konşimento" veya
"ordino" gibi isimlerle anılan bu belge, ulusal ve uluslararası taşımacılıkta
yükün teslimi için geçerli bir belgedir.
Bununla birlikte
yurtdışındaki uygulamalarda "delivery order" adı ile kullanılan
"Yük Teslim Talimat Formu"na emsal formlar için ortalama 40-50 USD
civarında bir ücrete alındığı bilinmektedir.
Öte yandan, Türk
Ticaret Kanunu'nun
870 nci maddesinde:
"Taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödenir. Taşıyıcı taşıma ücretinden
başka, eşya için yapılan, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri de
isteyebilir." hükmü amirdir. Bu doğrultuda, ithal edilerek ülkemize
getirilen ve taşıma araçlarından tahliye edilerek taşıyan veya onun acentesi ya
da temsilcisi tarafından ilgili varış yeri terminallerine veya geçici depolama
yerlerine teslim edilmiş olan uluslararası ticarete konu yükün alıcıya teslimi
için iki koşulun yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bunlardan ilki, gümrük
ithalat beyannamesi ile ispatlanmış olan yüke ilişkin gümrük vergi, resim ve
harçların ödenmiş olmasıdır. İkincisi ise, uluslararası ticarete konu malın
doğru alıcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan navlun ve ilgilisi diğer
masrafların taşıyana veya temsilcisine/acentesine ödenmiş olmasıyla
alacak-verecek ilişkisinin tamamlanmasıdır.
Bununla birlikte,
Gümrük Kanunu'nun 218
inci maddesine 7099 sayılı Kanunla eklenen "Türkiye ile diğer ülkeler
arasında deniz ve havayolu ile yapılan eşya ve yolcu taşımalarında yararlanılan
deniz ve havalimanlarını işleten kuruluşlar ile geçici depolama yeri
işleticileri, gümrüklü sahalarda 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname kapsamı dışında bulunan gümrük iş ve işlemleri ile ilgili
tahmil, tahliye, ardiye, saha içi taşıma ücretleri ve benzeri masrafların
belirlenen azami bedellerine uymakla yükümlüdür. Bakanlık tarafından azami
bedeller belirlenirken özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan
sözleşmelerde yer alan düzenlemeler dikkate alınır." hükmü amirdir.
Ayrıca; 07.10.2009
tarihli ve 27369 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Gümrük Yönetmeliği'nin
"Yetki" başlıklı 559 uncu maddesinde
ekonomik gereklilikler ve dış ticaret politikaları dikkate alınarak, geçici
depolama yerleri ve gümrük antreposu ile ilgili düzenleme yapmaya, bu
Yönetmelikte öngörülmeyen sorunların ortaya çıkması halinde bunları inceleyerek
sonuçlandırmaya Müsteşarlığın (Mülga Gümrük Müsteşarlığı) yetkili olduğu
düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda, yük
teslim süreçlerine ilişkin denizcilik uygulamalarının etkin ve verimli sürdürülebilirliğinin
sağlanabilmesi, deniz ticaretinin belirli bir güvenlik seviyesinde seyrinin ve
sektör temsilcilerinin ortak menfaatinin temini ile liman işletmelerinin yük
ilgilileri ile idare arasında kalmaması, sektörden gelen taleplere yerinde ve
doğru cevap verilebilmesi bakımından, izah edilen bu konuda bir belge ya da
elektronik uygulamanın tarafınızca yapılmasının uygun olacağı
değerlendirilmektedir.
Bilgilerinizi ve
gereğini arz/rica ederim.
Selim
DURSUN
Bakan a.
Bakan
Yardımcısı
Ek:
1 - Mülga DTGM yazısı (3 sayfa)
2 - Anayasa Mahkemesi Kararı (15 sayfa)
3 - Danıştay Kararı
Dağıtım:
Gereği:
Bilgi:
Ticaret Bakanlığına Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliğine
(Gümrükler Genel Müdürlüğü)