Alacakların yeniden yapılandırılmasında gümrük idarelerinde yaşanmakta olan tereddütler
T.C.
BAŞBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü
Sayı :
B.02.1.GÜM.0.
Konu :
18.05.2011
/ 6858 yazıda ilgi tutulmuştur.
25.04.2011 / 05783
GÜMRÜK VE MUHAFAZA
AŞMÜDÜRLÜĞÜNE
13/02/2011
tarihli, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 08/03/2011
tarihli ve 27868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1
Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği (Alacakların Yeniden Yapılandırılması)'nin
uygulanması ile ilgili olarak gümrük idarelerinde birtakım tereddütlerin
bulunduğu anlaşılmıştır.
Söz
konusu tereddütler ve tereddütlere ilişkin açıklamalara aşağıda yer
verilmiştir:
1- Serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı
eşyalarla ilgili olarak çıkarılan ek tahakkuklara karşı idari yargı nezdinde
yapılan itirazlara ilişkin olarak mahkemesince 25/2/2011 tarihinden önce
alınmış ancak bu tarihten önce her iki tarafa da tebliğ edilmemiş kararlar
bulunması halinde, bu durum, mahkeme süreci devam eden ve sonuçlanmamış dava
olarak değerlendirilerek 6111
sayılı Kanun ve Tebliğin ilgili maddeleri kapsamında işlem yapılır.
2- a) Vergi aslı, ödeme hariç başka bir sebeple ortadan kalkmış
olan para cezaları ,
b) 6111
sayılı Kanunun 17
nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tutarı 50 lirayı aşmayan asli
alacaklara bağlı para cezalarının tahsilinden vazgeçilip vazgeçilmeyeceği
hususu ile ilgili olarak;
6111
sayılı Kanunda vergi aslı iptal edilen para cezalarına ilişkin açık bir
düzenleme yer almamakla birlikte Kanuna istinaden Maliye Bakanlığınca
12.03.2011 tarihli, 27877 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun Genel
Tebliğinin (Seri No:1)" "Kesinleşmiş Alacaklara İlişkin
Hükümler" başlıklı ikinci bölümünün Sadece Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası
ve Buna İlişkin Gecikme Zammından İbaret Borçlar" alt başlığında yer alan
;
"6111
sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihi itibarıyla ödenmemiş borcun sadece
vergi aslına bağlı kesilen cezalardan (vergi ziyaı cezaları, kaçakçılık, ağır
kusur ve kusur cezaları) ve bunlara ilişkin gecikme zamlarından ibaret olması
halinde, bu cezaların ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının tamamının
tahsilinden vazgeçilecektir." hükmüne paralel olarak Müsteşarlığımız
tahsil dairelerince takip edilmekte olan, ödeme, zaman aşımı, mahkeme kararı
ile ortadan kalkmış veya 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca terkin edilmiş olan vergi asıllarına bağlı para cezalarının da
tahsilinden vazgeçilmesi gerekmektedir.
3- İthalatçı firma adına gümrük müşaviri tarafından,
6111 sayılı Kanundan yararlanmak üzere verilen başvuru ve davadan feragat
dilekçelerinin, ithalatçı firmanın söz konusu gümrük müşavirliği şirketine veya
gümrük müşavirine verdiği vekalette, şirket adına 6111 sayılı Kanundan
faydalanma talebinde bulunma ya da şirket adına açılan davalarda, davadan
feragat etme dilekçesi verme yetkisi verilmemiş olması durumunda kabul edilip
edilmeyeceği hususu ile ilgili olarak;
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1/d
maddesinde yer alan "... yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat
olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir
avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine karar verilir."
hükmü ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesi hükmü uyarınca,
vekilin avukat olması ve vekaletnamesinde davadan feragat edebilmesi için özel
yetki verilmesi gerektiğinden, gümrük müşavirlerinin firma adına davadan
feragat dilekçesi vermesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu
nedenle, yükümlülerin bu tür talepleri doğrudan doğruya kendilerinin veya
vekaletnamesinde "davadan feragat etme" konusunda özel yetki verilen
avukatları aracılığı ile yapmaları gerekmektedir.
4- 4458 sayılı Kanunun 235
ve 238 inci maddeleri kapsamında kesilen idari para cezalarının asla bağlı
ceza olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hususu ile ilgili olarak;
Cezanın
vergiye bağlı olarak hesaplanmış olması halinde, bu ceza, vergi aslına bağlı
para cezasıdır. Bu kapsamda;
- 4458
sayılı Gümrük Kanununun 234, 235, 236 ve 238 inci maddeleri, 3065 sayılı KDV
Kanununun 51 inci maddesi, 4670 sayılı ÖTV Kanununun 16
ncı maddesi ile 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 4
üncü maddesi kapsamında verilen para cezalarının vergi aslına bağlı,
- Gümrük
Kanununun 237, 239 ve 241 inci maddeleri kapsamındaki cezaların vergi aslına
bağlı olmayan,
para
cezaları olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
5- Muayene ve tespit sonucu beyana göre vergi farklılığı
bulunan ve buna dayalı olarak vergi ve ceza tebligatı yapılan ancak
yükümlüsünce serbest dolaşıma sokulmayıp tasfiyeye bırakılan eşyada takibe konu
asla bağlı idari para cezasının tahsilinden mezkur Kanun kapsamında vazgeçilip
vazgeçilmeyeceği hususu ile ilgili olarak;
Para
cezaları, vergi aslına bağlı para cezaları olduğundan 6111 sayılı Kanunun
ilgili maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
6- 4458 sayılı Kanunun mülga 241 inci maddesi
çerçevesinde verilen ve henüz tahsil edilemeyen 65 TL.'yi aşan idari para
cezalarının tahsilinden mezkur Kanun kapsamında vazgeçilip vazgeçilmeyeceği
hususu ile ilgili olarak;
6111
sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 65 liraya kadar olan idari
para cezalarının terkin edileceği hüküm altına alınmış olup, mülga 241 inci
maddeye göre verilmiş ve kesinleşmiş olan para cezalarının, Tebliğin
"Kesinleşmiş para cezaları" başlıklı 5 inci maddesi uyarınca %
50'sinin tahsil edilmesi gerekmektedir.
7- Mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında doğan
gümrük borçlarının, 6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesi 1/ç bendi hükmü
çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeği hususu ile ilgili olarak;
6111
sayılı Kanunun 1 inci maddesi 1/ç bendi hükmü doğrultusunda mülga 1615 sayılı
Gümrük Kanunu kapsamında doğmuş borçları olan yükümlüler de, mezkur Kanunun
getirdiği kolaylıklardan yararlanabileceklerdir.
8- 6111 sayılı Kanunun 17/3 maddesi ile vadesi
31/12/2010 olan alacakların terkin edilebileceğinin hüküm altına alınmış
olmasının, aynı tarihte aynı işlemleri ve kabahatleri nedeniyle yükümlülükleri
doğan, ancak takibat safhasında farklılık arz eden kişiler açısından eşitsizlik
yaratması sebebiyle, mezkur maddede geçen vade tarihi yerine gümrük
yükümlülüğünün doğduğu tarihin esas alınıp alınamayacağı hususu ile ilgili
olarak,
6111
sayılı Kanunun 17/3 maddesi ile terkin edilecek amme alacakları için 31/12/2010
tarihinin gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarih olarak değil, özellikle, vade
tarihi olarak esas alınması hususu hükme bağlandığından, bu hüküm kapsamında
terkin edilecek alacakların 31/12/2010 tarihinden önce vadesinin gelmiş olması
gerekmektedir.
9- (03.05.2011/6172 yazı ile değişik)[1] 31/12/2010
tarihinden önce gümrük yükümlülüğü doğan ancak, bu tarihten sonra takibatına
başlanarak tahakkuk ve tebliğ edilen alacakların da 6111 sayılı Kanun
çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu ile ilgili olarak;
31/12/2010
tarihinden (bu tarih dâhil) önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer
kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve 6111 sayılı Kanunun yayım
tarihi olan 25/2/2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) yükümlüsüne tebliğ edilen
alacaklar söz konusu Kanun kapsamına girmektedir.
10- 6111 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, 4458
sayılı Gümrük Kanununun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan
başvurular bulunması ve belirtilen maddedeki para cezalarının 25/02/2011 tarihi
itibarı ile gümrük idaresince henüz tahsil edilmemiş olması durumunda,
ilgilinin 6111 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yeniden
başvuruda bulunması halinde aynı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan hükümler
uygulanır.
11- Herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi
açısından, yükümlülerin 6111 sayılı Kanun kapsamındaki tüm başvurularının
mutlaka Kanunda belirtilen son müracaat tarihinden önce kayda alınması, kabul
veya red işlemlerinin yazılı olarak bilahare yapılması gerekmektedir.
Bilgi ve
gereğini rica ederim.
Ziya ALTUNYALDIZ
Müsteşar
Dağıtım: Tüm Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlükleri
[1] Mülga; 9-
31/12/2010 tarihinden önce gümrük yükümlülüğü doğan, ancak bu tarihten sonra
takibatına başlanarak tahakkuk ve tebliğ edilen alacakların da 6111 sayılı
Kanun çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu ile ilgili
olarak;
6111 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 1/(ç)
bendinde yer alan " (1)...(ç) 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar
kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Gümrük Müsteşarlığına bağlı tahsil
dairelerince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri,
idari para cezaları, faizler, zamlar ve gecikme zammı alacakları hakkında uygulanır."
hükmü gereğince, 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce Gümrük Kanunu ve
ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve bu tarihten önce
(bu tarih dahil) takibatına başlanmış alacaklar 6111 sayılı Kanun kapsamına
girmekte olup, bu tarihten sonra ve Kanunun yayım tarihi olan 25/2/2011
tarihinden önce yükümlüsüne tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezaları söz
konusu Kanun kapsamına girmemektedir.