ABD menşeli kraftlayner kağıt ithalatında dampinge karşı verginin ilk mahkeme kararı iptal edildiği ve temyize gidileceği hususu
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :20117910-114.01
Konu :2015/28 Sayılı Tebliğ
738
15.01.2019/40521492
yazıda
ilgi tutulmuştur ile Kararların İPTAL
EDİLDİĞİ yayımlanmıştır
25.07.2018
/ 36122174
DAĞITIM
YERLERİNE
İthalat
Genel Müdürlüğünden alınan 2015/28
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptaline ilişkin
18.07.2018 tarihli ve 73504 sayılı yazı ilişikte gönderilmektedir.
Bilgi
ve gereğini rica ederim.
Mustafa GÜMÜŞ
Bakan a.
Genel Müdür
Ek: yazı
Dağıtım: Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerine
T.C.
TİCARET BAKANLIĞI
İthalat Genel Müdürlüğü
Sayı :83096972-220.99 - E.73504 18.07.2018
Konu :ABD Menşeli Kraftlayner Kağıtlar
Damping Önlemi
TİCARET
BAKANLIĞINA
(Gümrükler
Genel Müdürlüğü)
İlgi :09.07.2018 tarihli 71088 sayılı yazımız
Malumları olduğu üzere, 14/07/2015 tarihli ve 29416
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2015/28 sayılı Tebliğ) vasıtasıyla halihazırda
4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.11 ve 4804.11.90.10.12 Gümrük
Tarife İstatistik Pozisyonları altında kayıtlı "beyazlatılmamış kraftlayner
kağıt" ürününün Amerika Birleşik Devletleri menşeli olanların dampinge karşı
kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
Bu kapsamda, 2015/28 sayılı Tebliğ'de yer alan önlem
seviyeleri 7/3/2017 tarihli ve 30000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017/1
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile
değiştirilmiştir.
Danıştay 7'nci Dairesi nezdinde, 2015/28 sayılı
Tebliğin iptali talebi ile açılan 2015/6922; 2015/6923 ve 2016/1 esas numaralı
iptal davalarında, 2015/28 sayılı Tebliğin hukuka uyarlılığının bulunmadığına
ilişkin mahkeme kararları Mülga Ekonomi Bakanlığına 5/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu kararlara karşı
temyiz başvurusunda bulunulması düşünülmekte olup, anılan kararlar İlgi (a)'da
kayıtlı yazımızla mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı kayıtlı elektronik posta
adresine iletilmiştir. Diğer taraftan kurumlar arası birleşmenin söz konusu
olduğu bu dönemde iletişimde teknik aksaklıkların söz konusu olabileceği
dikkate alınarak mezkur kararlar bu defa faks ve posta yoluyla Genel
Müdürlüklerine iletilmektedir.
Bilgilerini ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci
maddesi çerçevesinde anılan mahkeme kararlarının icaplarına göre gerekli
işlemlerin Genel Müdürlüklerince tesis edilmesi hususunda gereğini arz ederim.
Ahmet Erkan ÇETİNKAYIŞ
Bakan a.
Genel Müdür V.
EKLER:
1. ABD Kağıtlar E-2015-6692
Kararı
2. ABD Kağıtlar E-2015-6693
Kararı
3. ABD Kağıtlar E-2016-1
Kararı
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Danıştay Vergi Dava
Dai.Ku. E:2018-770,
K:2018-576 ile İPTAL EDİLMİŞTİR
Esas No: 2016/1
Karar No: 2017/6616
Davacı: Dentaş Ambalaj ve Kağıt Sanayi Anonim Şirketi
Vekili: Av. Süleyman Recep SEVER
Davalı: Ekonomi Bakanlığı ANKARA
Vekili: Av. Sevtap ANGUN
İstemin Özeti: 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve
4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekaresi
175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika
Birleşik Devletleri menşeli olanlarının ithalinde dampinge karşı verginin
yürürlüğe konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğin; dampinge karşı önlem getirilen ürünün hem
ithalatçısı hem de endüstriyel son kullanıcısı olan davacının söz konusu
malları ithal etmekte ve kendi fabrikalarında oluklu mukavva karton ve
kutuların imalatında hammadde veya ara mal olarak kullanmakta olduğu,
soruşturma konusu ürünün kalite ve dayanıklık bakımından aynı olmadığı, benzer
ürün olarak nitelendirilemeyeceği, yerli üretim dalında bulunan atıl
kapasitenin teorik olup, olumsuz ilerlediği iddia edilen göstergelerin
soruşturma konusu ürüne değil, firmanın bütün faaliyetlerine ilişkin olduğu,
yerli üretim tarafından üretilmeyen ürünlerin dampinge karşı önleme konu
edildiği, bu ürünlere karşı dampinge karşı önlem alınmasının mümkün olmadığı,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun teşekkülü ve çalışma
esaslarında sorunlar bulunduğu ve ilgili tarafların iddialarının dikkate
alınmadığı, zarar ve illiyet bağının olmadığı, oluklu mukavva sanayisinin
menfaatlerine karşılık tek bir kağıt üreticisinin menfaatinin gözetildiği, kamu
yararının mevcut olmadığı ileri sürülerek iptali, Tebliğin dayanağı 3577 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesindeki "İthalat
Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve
"İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin iptali için
Anayasa Mahkemesine müracaat edilmesi istenilerek, anılan Kanun hükümlerine
dayanılarak hazırlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğin 43'üncü maddesinde yer alan "İthalat Genel Müdürünün veya
görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel
Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin ve 44'üncü maddesinde yer
alan "Kurul, gerekli hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine toplanır.
Toplantı gündemi, Genel Müdürlük tarafından hazırlanır ve gündemde görüşülecek
maddelere ilişkin bilgiler Kurul üyelerine önceden gönderilir" ibaresi ile "Oyların
eşit olması halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış
kabul edilir" ve "Kurul Başkanı, görüşülecek konuların niteliğine göre ve
istişari mahiyette olmak üzere, Kurul toplantılarına üniversiteler ve ilgili
kurum ve kuruluşların temsilcilerini davet edebilir" ibarelerinin iptali
istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Usul yönünden yasal süresinde
açılmayan davanın süre aşımı yönünden, reddi, esas yönünden; karar konusunda
ithalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulun yetkili olduğu, ilgili daire
başkanlığının görevinin teknik değerlendirme ile sınırlı olduğu, Kurulun soruşturmacı
tayin etmediği, soruşturmayı yürüten meslek mensubunun oy kullanmadığı, tarafsızlık
ilkesinin ihlalinin söz konusu olmadığı, soruşturmanın konusunun oluklu mukavva
ya da başka ambalaj malzemesi olmadığı ileri sürülerek yasal dayanaktan yoksun
olan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi Vedat GÜNDÜZ'ün Düşüncesi:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak
yapılan soruşturma sonucunda, yerli üretimin soruşturma kapsamındaki ithalat
nedeniyle zarara uğradığının tespiti üzerine, dampinge karşı verginin yürürlüğe
konulmasına ilişkin 2015/28 sayılı Tebliğde hukuka aykırılık bulunmadığından,
İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin de üst hukuk
normlarına uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes ARAS'ın Düşüncesi:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/28 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 30.10.1999 tarih ve
23861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin Tebliğe ilişkin 43 üncü maddesinin" ......
ithalat Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının
başkanlığında; " ........ İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından
oluşur" tümcesi ile 44 üncü maddesinin ilk fıkrası ve üçüncü fıkrasının "Kurul
Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış kabul edilir." ikinci
tümcesi ve dördüncü fıkrasının "Kurul başkanı, görüşelecek konuların niteliğine
göre ve istişari mahiyette olmak üzere, Kurul Toplantılarına üniversiteler ve
ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerini davet edebilir." ilk tümcesinin
iptali ile 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Kanunun 6
ncı maddesinin 1 inci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu öne sürülerek Anayasa
Mahkemesine gönderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiası yerinde
görülmemiştir.
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi
görülmemiştir.
3577 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinde "Genel
Müdürlüğün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping veya sübvansiyon
incelemesi yapabileceği, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalattan maddi
zarar gördüğünü veya maddi zarar tehdidi altında bulunduğunu veya bu tür
ithalatın bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirdiğini iddia
eden üreticiler veya üretim dalı adına hareket eden gerçek veya tüzelkişi veya
kuruluşların Genel Müdürlüğe yazılı olarak başvuruda bulunabileceği, şikayet ve
incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit
edileceği, 5 inci maddesinde, Genel Müdürlüğün; şikayet üzerine veya
gerektiğinde re'sen, verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin
ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda
Kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve
önlemlerle ilgili olarak Kurula teklif sunmak, kurulun sekreterlik hizmetlerini
yürütmek ve Kurulca verilecek diğer görevleri yapmakla görevli olduğu, 6 ncı
maddesinde ise, ithalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, İthalat
Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında, Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin ve
Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin birer yetkili temsilcisi ile İthalat Genel
Müdürlüğünün ilgili daire başkanından teşekkül edeceği Kurulun gerekirse,
üniversitelerden ve diğer kurum ve kuruluşlardan bilgi alabileceği hükmü yer
almıştır.
İthalatla Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğin 43 üncü maddesinde İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulunun; İthalat Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür
yardımcısının başkanlığında; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin birer yetkili
temsilcisi ile İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından oluştuğu, 44
üncü maddesinde ise, Kurulun, gerekli hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine
toplanacağı, toplantı gündeminin, Genel Müdürlük tarafından hazırlanacağı ve
gündemde görüşülecek maddelere ilişkin bilgilerin Kurul üyelerine önceden
gönderileceği, kurulun salt çoğunlukla toplanacağı, ilk toplantıda çoğunluk
sağlanamadığı takdirde, sonraki işgünü yapılacak toplantıda çoğunluk
aranmayacağı, kurul kararları, toplantıya katılanların oy çokluğu ile
alınacağı, oyların eşit olması halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu
tarafın çoğunluğu sağlamış kabul edileceği, Kurul Başkanının, görüşülecek
konuların niteliğine göre ve istişari mahiyette olmak üzere, Kurul
toplantılarına üniversiteler ve ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerini
davet edebileceği düzenlemesi yer almıştır.
Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden,
İthalat Genel Müdürlüğünün damping ve/veya telafi edici önlem soruşturmalarına
ilişkin olarak soruşturma açılışı veya önlem konusunda iç mevzuatın öngördüğü
teknik incelemeleri yaparak ulaşılan tespitleri sadece bir teklif olarak
ithalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kuruluna sunduğu ve Kurulun Sekreterya
hizmetlerini yürüttüğü, teklifin değerlendirilmesi ise; İthalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurulunun yetkisinde olup, Kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak Kurul başkanının daveti üzerine Kurulun üniversitelerden ve diğer
kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi almasında, ilk toplantıda çoğunluk
sağlanamaması ve ikinci toplantıda da eşitlik halinde Kurul Başkanının oyunun
üstün sayılmasının kurulun işlevini yerine getirebilmesinin gereği olması
karşısında; Yönetmeliğin davaya konu edilen kısmında üst hukuk normlarına
aykırılık görülmemiştir.
Tebliğin iptali istemine gelince;
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi
Hakkında Kanunun 1'
inci maddesinde; bu Kanunun ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya
sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının
korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve
uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine
ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2' nci maddesinin (a) bendinde; "Damping:
Bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında
olmasını", (c) bendinde "İhraç fiyatı: İhraç amacıyla satılan mal için fiilen
ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,"(d) bendinde, Benzer Malın:"
Dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı,
böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir
malı," (e) bendinde, Normal Değer:" 1. İhracatçı veya menşe ülkede tüketime
konu olan benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan
veya ödenmesi gereken karşılaştırabilir fiyatı, 2- İhracatçı ülke veya menşe
ülkenin, iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın
satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına
elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında
temsil niteliğini haiz karşılaştırabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine
makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyatı", (g) bendinde,
Damping marjı: "Normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktarı. "(i) bendinde,
Zarar;" Bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim
dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesini, "ifade ettiği düzenlemesine yer
verilmiş, aynı Kanunun 3'
üncü maddesinde; önlem alınmasını gerektiren hallerin; dampinge veya
sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol
açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını
fiziki olarak geciktirmesi olduğuna değinilmiş, 4" üncü maddesinde ithalat Genel
Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi
yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça
çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği, 5' nci maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün
görevleri belirlenmiş 13'üncü maddesinde ise; soruşturma sonucunda, dampingli
veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu
belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve
Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar
veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı
vergi veya telafi edici vergi alınacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 30.10.1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5' inci maddesinde, normal
değerin hesaplanmasına ilişkin esaslara, 9' uncu maddesinde ihraç fiyatının
belirlenmesine, 17'nci maddesinde zararın tespitine, 19 uncu maddesinde şikayet
ve incelemeye, 20'nci maddesinde de soruşturma açılmasına ilişkin esaslara yer
verilmiştir.
Yukarıda yazılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Kanun ile Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, haksız rekabete karşı
bir üretim dalının korunması ve/veya ithal ülkesinin sanayisinin bozulmasının
önlenmesi amacıyla getirilen dampinge karşı verginin, yerli üretim dalında
somut ve tespit edilebilir zarara sebep olduğunun veya olacağının belirlenmesi
halinde, dampinge konu ithalattan, normal değer ile ithale konu malın ihraç
değeri arasındaki fark esas alınarak tahsil edileceği düzenlemesi yer almıştır.
Dava konusu olayda; OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve
ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru ile Amerika Birleşik
Devletleri (ABD) menşeli "metrekaresi 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış
kraftlayner kağıtlar"ın Türkiye'ye dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu
durumun yerli üretime zarar verdiği iddiasıyla, söz konusu ürünün ithalatına
karşı önlem alınmasının istenilmesi üzerine 22.7.2014 tarih ve 29068 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin
2014/26 sayılı Tebliğ ile damping soruşturması başlatılmış, anılan Tebliğ ile
başlatılan damping soruşturması Ekonomi Bakanlığı ve İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanmış ve davaya konu Tebliğ yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; soruşturma açılması üzerine
sözkonusu ürünün Bakanlıkça tespit edilen ithalatçılarına, soruşturma konusu
ülkelerde yerleşik bilinen üretici/ithalatçılarına ve soruşturmaya konu ülkenin
Ankara'daki Büyükelçiliğine bildirimde bulunulduğu, soru formunu tam ve
eksiksiz dolduran firmaların işbirliğinde bulunduğunun kabul edildiği, 1.7.2013
- 30.6.2014 tarihleri arasındaki dönemin soruşturma dönemi olarak kabul
edildiği, 1.7.2011-30.6.20141 tarihleri arasındaki dönemin zarar inceleme
dönemi olarak esas alındığı, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında satılan kraftlayner kağıtların
fiziki özellikleri ve temel kullanım alanı itibariyle benzer özelliklere sahip
oldukları, bu nedenle, söz konusu ürünlerin benzer ürün olarak kabul edildiği,
adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesi sağlamak için normal değer ile ihraç
fiyatının mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari
aşamada karşılaştırıldığı, damping marjlarının, normal değer ile ihraç
fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle
hesaplandığı, buna göre, International Paper Company (İP) firması için CIF
bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjı %9.43 iken Rock-Tenn CP, LLP
firması için aynı oranın %15,1 olarak belirlendiği, SD 1/7/2013-30/6/2014
dönemini kapsadığı, SD-1'ın aynı dönemin bir yıl öncesi, SD-2'nın ise aynı
dönemin iki yıl öncesi anlamına geldiği, SD-2 de 210,970 ton olan soruşturma
konusu ürünün toplam ithalatının SD-1 de 255,491 tona çıktığı ve SD'de 245.489
ton olarak gerçekleştiği, değer olarak ise SD-2 de 122,8 milyon ABD Doları olan
soruşturma konusu ürünün toplam ithalatı, SD-1 de 161,3 milyon ABD Dolarına ve
SD de ise 163,8 milyon ABD Dolarına yükseldiği, ABD'den yapılan ithalatın SD-2
de 144.080 ton ile toplam ithalatın %68'ini, SD-1 de 183.628 ton ile toplam
ithalatın %72 sini, SD'de ise 180.907 ton ile toplam ithalatın %74'ünü
oluşturduğu ve değer olarak da önemli ölçüde artış gösterdiği, üçüncü
ülkelerden yapılan ithalatın, SD-2'de 66.890 ton ile toplam ithalatın %32'sini,
SD-1 de 71.863 ton ile toplam ithalatın %28'ini, SD de ise 64.582 ton ile
toplam ithalatın %26'sını oluşturduğu, toplam yurtiçi tüketim endeksi SD-2'de
100 olarak alındığında, SD-1'de 125'e, SD'de ise 130 a yükseldiği, ABD menşeli
ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatı, SD-2'de 582 ABD Doları/Ton iken,
SD-1 de 628 ABD Doları/Ton'a, SD'de ise 668 ABD Doları/Ton'a yükseldiği, üçüncü
ülkelerden yapılan ithalatın ortalama birim fiyatları SD-2'de 583 ABD
Doları/Ton iken, SD-1'de 640 ABD Doları/Ton'a, SD'de ise 667 ABD Doları/Ton'a
yükseldiği, soruşturma döneminde İP firmasından gerçekleştirilen ithalatın
yerli üretim dalının (YÜD) satış fiyatlarını %8,2 oranında Rock-Tenn CP, LLP
firmasından yapılan ithalatın ise %15.9 oranında baskı altında tuttuğu, YÜD'ün
soruşturma konusu üründe SD-2 100 olarak esas alındığında; üretim miktar
endeksi, takip eden dönemlerde sırasıyla 365 ve 1.022, üretim kapasitesi SD-1'de
106, SD'de ise 125, kapasite kullanım oranı endeksi 343 ve 817, yurtiçi satış
miktar endeksinin ise 351 ve 1.092 olarak gerçekleştiği, SD-2 de 100 olan
ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin takip eden dönemlerde
sırasıyla 122 ve 126 olarak.yurtiçi pazar payı endeksinin, 293 ve 789, stok
miktar endeksinin 540 ve 260, ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet
endeksinin 102 ve 99, birim karlılık endeksinin -26 ve 3 olarak, SD-2'de 100
olan net karlılık (Net Kar/Net Satış) endeksinin takip eden dönemlerde
sırasıyla 12 ve 23 olarak gerçekleştiği, soruşturma konusu ürün üretimini zarar
inceleme dönemi boyunca artıran YÜD'ün kapasite kullanım oranı ve istihdamı
olumlu bir seyir izlerken stoklarında artış görüldüğü, YÜD'ün SD-2 ve SD-1 de
soruşturma konusu üründen kar elde edilmediği, SD'de cüz'i de olsa kar
edildiği, zarar inceleme döneminde ABD menşeli ithalat miktarının mutlak olarak
140 bin ton seviyelerinden 180 bin ton seviyelerine yükseldiği, yapılan ithalat
nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken, SD'de aynı oranın
%74'e yükseldiği, ABD menşeli ithalat fiyatlarının YÜD'ün iç piyasa satış
fiyatlarını belirli seviyelerde kırdığı ve baskı altında tuttuğu, tüm veriler
birlikte değerlendirildiğinde, YÜD'de soruşturma konusu ürün bağlamında zarar
inceleme döneminde maddi zararın mevcut olduğu, ABD menşeli ithalatın % 26 oranında
artarak toplam ithalat içindeki payının 68'den % 74'e yükseldiği, YÜD, SD-2
döneminde çok cüz'i olan üretimini artırmak amacıyla kağıt üretim hattını
kraftlayner kağıt üretimine yönlendirdiği, ancak ABD menşeli dampingli
ithalatın YÜD'ün iç piyasa satış fiyatları üzerinde oluşturmuş olduğu fiyat
kırılması ve fiyat baskısı gibi unsurlar nedeniyle YÜD'ün üretimi ve satışları
artmış olmasına rağmen üretim kapasitesinin önemli bir bölümünün atıl kaldığı,
bu tespitler ışığında, zarar inceleme döneminde mutlak ve nispi olarak miktar
ve değer bazında artış gösteren dampingli ithalatın seyri ile YÜD'deki zarar
durumunun eş zamanlı seyrettiği; bu nedenle, YÜD'de görülen zararın dampingli
ithalattan kaynaklandığı, üçüncü ülke menşeli ithalatın Türkiye pazar payında
%25 oranında düşmesi nedeniyle, YÜD'de tespit edilen zararın üçüncü ülkeler
kaynaklı olmadığı, YÜD'ün soruşturma konusu ürün verimlilik endeksinin ise baz
etkisi nedeniyle zarar, inceleme döneminde yaklaşık on katına çıktığı,
dolayısıyla YÜD'de meydana gelen zararın ihracat performans düşüklüğü ya da
verimlilik kaybından kaynaklanmadığı, gerek yerli üretici gerekse de ihracatçılar
nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturmalarında yapılan gözlemler
sonucu, soruşturmaya konu ülkede üretilen benzer ürün ile YÜD tarafından
üretilen benzer ürünün üretim teknolojisinde talebi etkileyecek düzeyde çok
önemli bir farklılık bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde, dampingli
ithalat dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD'de tespit edilen
maddi zarar üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olamayacağı belirlenmiş ve söz
konusu soruşturma sonucunda, dampingin yerli üretim dalında zarar ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilerek, ithalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurul Kararı ve Ekonomi Bakanlığının onayı ile Amerika
Birleşik Devletleri menşeli 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.00
gümrük tarife ve istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrakare ağırlığı
175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları"
cinsi eşyaların International Paper Company firmasından ithalinde % 9.43,
Rock-Tenn CP, LLP firmasından ithalinde % 15.06, diğer firmalardan ithalinde
ise % 19.96 oranında, dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu
anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilgili yerli üretici firma tarafından
makul olarak elde edilebilecek ve soruşturma başlatılmasına yetebilecek asgari
bilgileri içeren şikayet başvurusu üzerine açılan ve 3577 sayılı Kanuna ve
ilgili Yönetmeliğe uygun olarak yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda elde
edilen veriler ışığında yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca, yerli
üretim dalında meydana gelen zararla arasında illiyet bağı bulunan dampinge
konu ithalatın neden olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve bu çerçevede yerli
üretim dalının korunması amacıyla yürürlüğe konulan 2015/28 sayılı Tebliğde
hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine ilişkin Tebliğ ile 30.10.1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin
Yönetmeliğin davaya konu edilen kısmının iptali istemiyle açılan davanın reddi
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği
görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma
süresi" başlığını taşıyan 7'nci maddesinde; dava açma süresinin özel
kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştayda ve idare
mahkemelerinde altmış, Vergi Mahkemelerinde otuz gün olduğu; ilanı gereken
düzenleyici işlemlerde, bu sürenin, ilan tarihini izleyen günden itibaren
başlayacağı; ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici
işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri
hükmü yer almıştır.
Dava konusu olayda, 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/28 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin önlenmesine ilişkin Tebliğin iptali istemiyle 11.9.2015 tarihinde
açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 7'nci maddesinin yukarıda yer verilen hükmü
uyarınca süresinde olduğu anlaşıldığından, davalı İdarenin süre defi yerinde
görülmeyerek işin esası incelendi:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğin ve Tebliğin dayanağı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 43'üncü maddesinde yer alan "İthalat Genel
Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat
Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin ve 44'üncü maddesinde
yer alan "Kurul, gerekli hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine toplanır.
Toplantı gündemi, Genel Müdürlük tarafından hazırlanır ve gündemde görüşülecek
maddelere ilişkin bilgiler Kurul üyelerine önceden gönderilir" ibaresi ile "Oyların
eşit olması halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış
kabul edilir" ibaresinin ve "Kurul Başkanı, görüşülecek konuların niteliğine
göre ve istişari mahiyette olmak üzere, Kurul toplantılarına üniversiteler ve ilgili
kurum ve kuruluşların temsilcilerini davet edebilir" ibaresinin iptali
istemiyle açılmıştır.
Davacının, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesindeki "İthalat Genel Müdürünün veya
görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel
Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin, Anayasaya aykırı olduğu
yolundaki iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi:
Üst normlara uygun olarak çıkarılan Yönetmeliğin
iptali istenilen 43 ve 44'üncü maddelerinde yer alan ibarelerinde de hukuka
aykırılık görülmemiştir.
İptali istenilen ithalatta Haksız Rekabetin
önlenmesine ilişkin Tebliğ yönünden ise;
3577 sayılı ithalatta Haksız Rekabetin önlenmesi
Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam" başlıklı 1'inci maddesinde, bu Kanunun,
ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan
ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla
yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek
bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları
kapsayacağı hükme bağlanmış, "Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesinde, damping, bir
malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması;
ihraç fiyatı, ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi
gereken fiyat; benzer mal, dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı
özellikleri taşıyan bir mal, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer öze1likleri
taşıyan başka bir mal; normal değer, ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu
benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat yahut ihracatçı ülke veya menşe
ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın
satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli
bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil
niteliğini haiz karşılaştırabilir fiyat veya menşe ülkedeki maliyetine makul
bir kar marjının, eklenmesiyle tespit edilen fiyat; damping marjı, normal
değerin ihraç fiyatını aştığı miktar; zarar, bir üretim dalında maddi zararı,
maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak
gecikmesi şeklinde tanımlanmış; aynı Kanunun 3'üncü maddesinde, önlem
alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir
üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının
kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4'üncü maddesinde,
İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen damping
incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların
çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5'inci maddesinde, İthalat Genel
Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen verilen bilgi ve belgeler
veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma
açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması
halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla
görevli olduğu, 6'ncı maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği
tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli
olduğu belirtilmiş; 7'nci maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul
tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu
malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10'uncu maddesinde, re'sen
veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve
bu ithalattan kaynaklanan "zararın varağı konusunda yeterli delillerin
bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının
Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13'üncü maddesinde, soruşturma
sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu
belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve
Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan
kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı
hükümlerine yer verilmiştir.
3577 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak
çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5'inci
maddesinde, aralarında bir ortaklık ilişkisi veya telafi edici düzenleme
bulunan taraflar arasındaki satışlarda uygulanan fiyatların, fiyatların bu
ilişkiden etkilenmediği kanıtlanmadıkça, normal ticari işlem kabul
edilmeyebileceği ve normal değerin hesaplanmasında göz önüne alınmayabileceği,
normal değerin belirlenmesi için benzer malın ihracatçı ülkenin iç piyasasında
veya üçüncü bir ülkeye ihracatında birim imalat maliyetine genel, idari ve
satış giderlerinin eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük bir fiyatla
satıldığı hallerde; bu satışların, fiyatları nedeniyle normal ticari işlemler
içinde gerçekleşmiş olarak kabul edilmeyebileceği, 6'ncı maddesinde,
maliyetlerin normal olarak soruşturmaya konu olan ihracatçı veya üretici
tarafından tutulan kayıtlar esas alınarak hesaplanacağı, 7'nci maddesinde,
piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalatta normal değerin,
Türkiye'de benzer mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat veya
Türkiye'de benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri
ile makul bir karın eklenmesiyle oluşturulan değer göz önüne alınarak
hesaplanabileceği, 9'uncu maddesinde, ihracatçı ile ithalatçı ya da üçüncü bir
taraf arasında ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması nedeniyle
ihraç fiyatının güvenilir olmadığı durumlarda, ihraç fiyatının, bağımsız ilk
alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak oluşturulabileceği, bu durumda
ithalat ile yeniden satış arasında gerçekleşen tüm gider ve karların hesaba
katılacağı, 10'uncu maddesinde, ihraç fiyatı ile normal değer arasında adil bir
karşılaştırma yapılmasını teminen bu karşılaştırmanın, aynı ticari aşamada,
tercihen fabrika çıkış aşamasında yapılacağı, fiyat karşılaştırmasında; satış
şartları, vergilendirme, ticari aşamalar, miktarlar ve fiziksel özelliklerdeki
farklılıklar ile karşılaştırmayı etkileyen diğer farklılıkların göz önüne
alınacağı; 11'inci maddesinde, damping marjının, normal değer ve ihraç
fiyatının, ağırlıklı ortalama veya işlem bazında karşılaştırılması suretiyle
hesaplanacağı; 17'nci maddesinde, maddi zarar tespitinin somut delillere dayanması
ve dampingli ithalatın hacmi ve bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları
ile yerli üretim dalı üzerindeki etkilerinin nesnel incelemesini içermesi
gerektiği, bir ürünün birden fazla ülkeden ithalatının eş zamanlı olarak
soruşturmaya konu olması halinde, bu ithalatın etkilerinin toplu olarak
değerlendirilebileceği, böyle bir değerlendirmenin her bir ülkeden yapılan
ithalat için damping marjı ve ithalat miktarının ihmal edilebilir oranlardan
fazla olması ve ithal malların kendi aralarındaki ve ithal mallarla yerli
benzer mal arasındaki rekabet şartları bakımından, ithalatın etkisinin toplu
olarak değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirlenmesi halinde
yapılabileceği, dampingli ithalatın fiyatlarının Türkiye'deki benzer malın
fiyatının önemli ölçüde altında kalıp kalmadığı veya bu ithalatın önemli ölçüde
fiyatları düşürücü ya da fiyat artışlarını engelleyici etki yaratıp
yaratmadığının inceleneceği, dampingli ithalatın üretim dalı üzerindeki
etkisinin incelenmesi sırasında satışlar, kârlar, üretim, piyasa payı,
verimlilik, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki fiili ve potansiyel
azalma, büyüme veya yatırımları artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler
dahil olmak üzere, üretim dalının durumu ile ilgili tüm etkenleri ve
göstergeleri kapsayacağı ve dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar
verdiği hususunun bu faktörler çerçevesinde ortaya konması, dampingli ithalat
ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki nedensellik bağının
mevcut delillere dayandırılması ve dampinge konu olan ithalat dışındaki
nedenlerden kaynaklanan zararın bu ithalata affedilmemesi gerektiği, dampingli
ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya da yelpazesinin incelenmesi suretiyle
yapılacağı, 19'uncu maddesinde, dampinge konu ithalattan zarar gördüğünü iddia
eden üreticilerin İthalat Genel Müdürlüğüne yazılı olarak başvurabileceği,
şikayetin, damping, zarar ve dampinge konu ithalat ile iddia edilen zarar
arasındaki nedensel ilişkiyi gösteren delilleri içermesi gerektiği, başvuruda,
başvuru sahibinin makul olarak temin edebileceği, şikayette bulunanın kimliği
ve ürettiği benzer ürün miktarı ve değeri ile ilgili açıklamaları, dampinge
konu olduğu iddia edilen ürünün eksiksiz bir tanımını, menşe veya ihracatçı
ülkenin veya ülkelerin adları, bilinen ihracatçı, üretici ve ithalatçılarının
adları, menşe ülke iç piyasa fiyatları, ihraç fiyatlarının, iddia edilen
zararın dampinge konu ithalattan kaynaklandığına ilişkin delillere ilişkin.
bilgilerin yer alması gerektiği, 26'ncı maddesinde, ilgili taraflardan birinin işbirliğine
gelmemesi halinde söz konusu taraf açısından soruşturmanın sonucunun
işbirliğine gelinmesi haline nazaran daha az avantajlı olabileceği, 28'inci
maddesinde, damping marjının %2 oranında düşük olduğu ve birden fazla ülkenin
soruşturmaya konu olması halinde ithalat miktarının, tek tek %3'ün altında olan
ülkelerin toplam paylarının %7'yi geçmediği hallerin ihmal edilebilir oranlar olduğu,
31'inci maddesinde, bir damping veya sübvansiyon soruşturması açılması kararı ile
soruşturma sırasında alınan geçici önlem, kesin önlem, taahhüt durdurma ve
kapatma kararlarının Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle ilan edileceği,
ek madde 1'de ise piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata
yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki üreticilerin, soruşturma
konusu ürünün üretiminde ve satışında, maddede bentler halinde sayılan ölçütler
çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli deliller
ile ibraz etmesi halinde bu üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin
5'inci maddesinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir.
3577 sayılı Kanun ve İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümlerine göre,
ithalatın dampingli olduğunun kabulü için, hesaplanan normal değerin ihraç
fiyatından fazla olması gerektiği, normal değerin imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük olamayacağı,
bu hesaplamaların esas itibarıyla üretici tarafından tutulan kayıtlar esas
alınarak yapılacağı ancak ithalatın piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılması durumunda, üretici firmanın piyasa ekonomisi koşullarında üretim ve
satış yaptığını ispatlayamaması durumunda normal değer hesaplamasında firma
verileri yerine üçüncü ülkelerden elde edilen veriler yahut Türkiye'de benzer
mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat yahut birim imalat
maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kar eklenerek elde
edilen verilerin kullanılabileceği, ihraç fiyatı belirlenirken, ihracatçı ile
ithalatçı arasında ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması halinde,
bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak bellenebileceği, ihraç
fiyatı ile normal değer arasındaki karşılaştırmanın aynı ticari aşamada
tercihen fabrika çıkış aşamasında yapılacağı, dampingli olduğu iddia edilen
ithalatın Türkiye'deki benzer malın fiyatlarını düşürücü ya da fiyat
artışlarını engelleyici etkisinin bulunup bulunmadığının maddi zarar tespiti
sırasında incelenmesi gerektiği, bir ürünün aynı anda birden fazla ülkeden
ithal edilmesi ve aynı soruşturma kapsamında incelenmesi durumunda, bu
ithalatın iç piyasaya etkisinin, ülke bazında değerlendirilmesi yerine,
soruşturmaya konu tüm ülkelerden yapılan ithalatların toplu olarak
değerlendirilebileceği, zarar tespiti yapılırken, piyasa payı, yatırım
hasılatı, kapasite kullanımındaki fiili veya potansiyel azalma ile büyüme veya
yatırımları artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler de incelenerek
ithalatın yerli üretim dalına zarar verip vermediğinin ortaya konmasının zorunlu
olduğu, dampingli olduğu ileri sürülen ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya
da yelpazesinin incelenmesi suretiyle belirleneceği, soruşturmanın resen veya
şikayet üzerine başlatılabileceği, şikayet üzerine soruşturma açılabilmesi için
başvuru sahibinin makul olarak temin edebileceği bilgi ve belgelerin başvuruda
yer alması gerektiği, yeterli delillerle desteklenmeyen iddiaların şikayet
olarak değerlendirilemeyeceği, soruşturma sırasında işbirliğine gelmeyen
taraflar bakımından işbirliğine gelenlere göre daha fazla dampinge karşı vergi
konulabileceği açıktır.
Dosyanın ve dosyada yer alan şikayet başvurusu,
soruşturma raporu ve sair belgelerin incelenmesinden, soruşturmanın, Amerika
Birleşik Devletlerinden yapılan ithalatların dampingli olduğu ve iç piyasada
zarara neden olduğu iddiasıyla yapılan ve buna ilişkin bilgileri ihtiva eden
şikayet başvurusu üzerine başlatıldığı, 1.7.2013 ila 30.6.2014 tarihleri
arasının soruşturma dönemi, 1.7.2011 ila 30.6.2014 tarihleri arasının ise
soruşturmaya ilişkin veri toplama dönemi olarak belirlendiği, SD-1 döneminin
soruşturma döneminin bir yıl öncesi SD-2 döneminin ise aynı dönemin iki yıl
öncesi anlamına geldiği, soruşturma konusu ürünün yerli üreticisi ile bilinen
ithalatçı ve ihracatçılarına soru formlarının gönderildiği, soru formu
gönderilen 55 ithalatçı firmadan 25'inin soru formlarına cevap verdiği,
ihracatçı firmalardan davacı şirket ile, Rock-Tenn CP, LLC (Rock-Tenn)
firmalarının damping marjı hesabına esas teşkil eden temel bilgi ve belgeleri
eksiksiz olarak sunduklarından işbirliğinde bulunduklarının kabul edildiği,
soruşturma konusu ürünün direkt üreticisi olmamasına rağmen Türkiye'ye
ticaretini yapan Avortex Limited, Eagle Paper International, Inc, G.A. Paper
International Inc., International Forest Products LLC, Korab International AB
ve Perichem Trading Inc. firmalarının tacir soru formunu eksiksiz doldurarak
işbirliğine gelmiş olarak kabul edildiği, tacir firmalarının soru formlarına
vermiş olduğu cevaplardan soruşturma konusu ürünün üretici/ihracatçısı olduğu
anlaşılan KPAQ Industries LLC ve Kapstone Paper & Packaging Corporation
firmalarına da soruşturma açıldığına dair bildirimin gönderildiği, KPAQ
Industries LLC firmasının yanıt verdiği, cevaplarının eksik olduğu, eksikliğin
tamamlanması için ek süre verildiği, bu süre içinde de eksikliklerin
tamamlanmaması nedeniyle işbirliğine gelmemiş olarak değerlendirildiği,
Yönetmeliğin 23'üncü maddesi uyarınca ilgili taraf olarak kabul edilen üretici
veya ihracatçılardan oluşan meslek kuruluşlarından American Forest & Paper
Association (AF&PA), World Containerboard Organisation ve Oluklu Mukavva
Üreticileri Derneği'nin (OMÜD) soruşturma ile ilgili görüşlerini yazılı olarak
bildirdikleri, öte yandan Turkish American Business Association-American
Chamber of Commerce İn Turkey Derneğinin de görüşlerini yazılı olarak ilettiği,
şikayetçi OYKA firması, Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan International
Paper firması, Rock-Tenn firması nezdinde yerinde doğrulama soruşturmalarının
gerçekleştirildiği, ilgili firma temsilcilerinin katılımı ile dinleme
toplantılarının yapıldığı, soruşturma konusu eşya ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen soruşturma konusu eşyanın benzer ürün olarak kabul edildiği,
benzer mal satışlarının %5'ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde normal değerin normal ticari işlem çerçevesinde
kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer
esasında belirlendiği, Yönetmeliğin 5'inci maddesi uyarınca işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testinin uygulandığı, buna göre normal değerin;
benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama
birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda, birim maliyetin üzerindeki satış
miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'ini veya daha fazlasını
oluşturması halinde soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış
işlemlerinin (karlı ya da karsız) ağırlık ortalaması esasında, birim maliyetin
üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'inden daha
azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca
karlı iç piyasa satış işlemlerinin ve benzer ürünün tip bazında ağırlıklı
ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında
olması halinde soruşturma boyunca karlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında belirlendiği, benzer ürünün tip bazında karlı satış işlemi
olmaması halinde oluşturulmuş normal değer esasında belirlendiği, oluşturulmuş
normal değerin firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile satış,
genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6'ncı maddesi
uyarınca normal ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde edilen
ağırlıklı ortalama kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplandığı, ihraç
fiyatının Yönetmeliğin 9'uncu maddesi uyarınca belirlenerek, damping
marjlarının, normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının
karşılaştırılması yöntemiyle hesaplanması suretiyle International Paper
firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin %3,6'sı oranında, Rock-Tenn
firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin %11'i oranında
kırdığı ve International Paper firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün fiyatlarını
CIF bedelinin %8,2'si oranında, Rock-Tenn firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün
fiyatlarını CIF bedelinin %15,9'u oranında baskı altında tuttuğu, International
Paper, Rock-Tenn, Korab firmaları ve AF&PA nihai bildirime sunmuş oldukları
görüşlerinde yerli üretim dalı ile ihracatçıların üretim ve satışlarında farklı
ürün tiplerine ağırlık vermiş olabilecekleri ve dolayısıyla fiyat baskısı ve
fiyat kırılması hesaplarının ağırlıklı ortalama yöntemiyle değil tip bazında ya
da en çok satışa konu olan tip bazında yapılması gerektiği hususlarını dile
getirdikleri, söz konusu talepler doğrultusunda fiyat baskısı ve fiyat
kırılması hesaplarının firmaların iç piyasaya en çok sattığı tip olan metrekare
ağırlığı 135 gram
kraftlayner kağıtlar için yapıldığı, söz konusu ürün tiplerinde International
Paper firmasının YÜD'ün yurt içi satış fiyatlarını %3,25 düzeyinde kırdığı ve
%9,44 düzeyinde baskı altında tuttuğu, Rock-Tenn firmasının YÜD'ün yurt içi
satış fiyatlarını %8,72 düzeyinde kırdığı ve %15,22 düzeyinde baskı altında
tuttuğu, fiyat kırılmasının kullanıcı tercihleri açısından son derece önemli
bir seviyede olduğu, ithalat miktarının mutlak olarak 140 bin ton seviyelerinden
180 bin ton seviyelerine yükseldiği, soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalat
nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken, SD'de %74'e
yükseldiği, ABD menşeili ithalatın Türkiye toplam tüketiminden aldığı payın
zarar inceleme döneminde %3 azaldığı, YÜD'ün fiyatlarını' olması gereken
seviyelerde belirleyemediği, YÜD'de kraftlayner kağıt üretimi için önemli
seviyede atıl kapasitenin mevcut olduğu, SD-2 ve SD-1 dönemlerinde kraftlayner
kağıtlarda agresif olmayan ve düşük tonajlı üretim yapan YÜD, SD'de daha
agresif bir tutum izlediği, bunun doğal sonucu olarak üretim miktarını, yurt
içi satışlarını ve yurt içi pazar payını zarar inceleme dönemi boyunca
arttırdığı, kapasite kullanım oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken
stoklarda artış görüldüğü, ancak kraftlayner kağıt üretme yeteneğini haiz
teorik kapasitesinin önemli ölçüde atıl kaldığı, öte yandan SD-2 ve SD-1
dönemlerinde soruşturma konusu üründen kar elde edememişken, SD'de cüzi de olsa
kar elde edebildiği, firma geneli göstergelerine bakıldığında zarar inceleme
döneminde firma geneli yatırımlarının azaldığı, aktif toplamının küçüldüğü, öz
sermayesinin azaldığı ve net karlılığın önemli oranda düştüğü, dampingli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını kırması ve dampingli
ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim dalında görülen olumsuz gelişmelerin
eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle dampingli ithalat ile yerli üretim
dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılarak,
dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği ve nedensellik bağının
mevcut olduğu belirlendiğinden, tanımı belirtilen ürünün Amerika Birleşik
Devletleri'nden Türkiye'ye ithalatında üretici/ihracatçı firmaya göre değişen
oranlarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına karar verildiği
anlaşılmıştır.
Davaya konu Tebliğde, 3577 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam" başlıklı 1'inci maddesi
uyarınca ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge ve sübvansiyona konu olan
ithalatın sebep olduğu zarara karşı üretim dalının korunmasının amaçlandığı,
yasa koyucunun amacı doğrultusunda,.korunması gereken hakkın belirlenmesi
gerektiği, haksız rekabet hallerinde bozulan piyasa şartlarına müdahale
yapılarak olması gereken piyasa şartlarının sağlanmasının zorunlu olduğu, bunun
sağlanmasında ise dampinge ve sübvansiyona konu olan ithalatın yerli üretim dalına,
sektöre zarara sebebiyet vermesinin önlenmesi, ithalatın sektöre zarar
verebilmesi için dampingli ithalatın önemli ölçüde artması, yerli üretim dalı
fiyatları üzerinde önemli ölçüde etkisinin olması ve yerli üretim dalının
ekonomik göstergelerinde menfi seyir izlenmesi gerekmekte olup, bu zararın
tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalat hacmi ve bu ithalatın
iç piyasada benzer ürünlerin ithalatları ile yerli üretim dalı üzerindeki
etkilerinin incelenmesi, bu incelemede, satışlar, karlar, üretim, piyasa payı,
veriminin, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki fiili ve potansiyel
azalma, büyüme ve yatırımları arttırma yeteneği gibi tüm etkenler çerçevesinde
ortaya konulması, dampinge konu olan ithalat dışındaki nedenlerden kaynaklanan
zararın da olup almadığı hususunun araştırılarak ortaya konulması, bu inceleme
yapılmadan zararın tamamının ithalata affedilmemesi gerektiği, yine tedbir
alınabilmesi için oluşan zarar ile ithalatta haksız rekabet arasında
nedensellik bağının mevcut olması ve bu bağın da somut ve yeterli olarak
açıklanmasının gerekmesine karşın, belirlenen şartların sağlanmadığı sonucuna
varılan davaya konu Tebliğde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Tebliğin dayanağı Yönetmeliğin
ilgili maddelerinin iptali istemine ilişkin kısmına yönelik davanın reddine,
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14'üncü maddesinin 1'inci fıkrası
uyarınca yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 1.800.-
(Binsekizyüz) Türk lirası vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ekonomi
Bakanlığına verilmesine; 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğin ise iptaline, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
uyarınca, 1.800.-(Binsekizyüz) Türk Lirası vekalet ücretinin davalı Ekonomi
Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, aşağıda dökümü gösterilen
yargılama giderlerinin takdiren yarısı olan 196,30- (YüzdoksanaltıTürklirasıotuzkuruş)
Türk Liralık kısmının davacı üzerinde bırakılmasına; 196,30-
(YüzdoksanaltıTürklirasıotuzkuruş) Türk Liralık kısmının davalı Ekonomi
Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine; artan 64.-(AltmışdörtTürklirası)
Türk Lirası posta ücretinin, istemi halinde davacıya iadesine; kararın
tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 gününde oyçokluğu ile karar
verildi.
Yargılama
Giderleri:
Başvuru Harcı: 57,60 TL
Karar Harcı: 57,60 TL
Vekalet Harcı: 4,10 TL
YD Harcı: 57,60 TL
YD İtiraz Harcı: 79,70 TL
Posta Gideri: 136,00 TL
Toplam:
392,60 TL
X-KARŞI OY
Dava; Amerika Birleşik Devletleri menşeli "metrekare
ağırlığı 175 gramı geçmeyen Beyazlatılmamış birincil elyaf yüzey (kraftlayner)
kağıtları" cinsi eşya ile ilgili başlatılan damping soruşturması sonucunda,
14.7.2015 tarih, 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve 4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik
pozisyonlarında sınıflandırılan "birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları"
tanımlı olanların anılan ülkeden ithalinde dampinge karşı önlemlerin yürürlüğe
konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ ile Tebliğin dayanağı 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi
Hakkında Kanunun 6'ncı maddesindeki "İthalat Genel Müdürünün veya
görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel
Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin iptali için Anayasa
Mahkemesine müracaat edilmesi istenilerek, anılan Kanun hükümlerine dayanılarak
hazırlanan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 43'üncü
maddesinde yer alan "İthalat Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür
yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire
başkanından" ibarelerinin ve 44'üncü maddesinde yer alan "Kurul, gerekli hallede
Kurul Başkanının daveti üzerine toplanır. Toplantı gündemi, Genel Müdürlük
tarafından hazırlanır ve gündemde görüşülecek maddelere ilişkin bilgiler Kurul
üyelerine önceden gönderilir" ibaresi ile "Oyların eşit olması halinde, Kurul
Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış kabul edilir" ve "Kurul
Başkanı, görüşülecek konuların niteliğine göre ve istişari mahiyette olmak
üzere, Kurul toplantılarına üniversiteler ve ilgili kurum ve kuruluşların
temsilcilerini davet edebilir" ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davada iptali istenilen 2015/28 sayılı İthalatta
Haksız Rekabetin önlenmesine İlişkin Tebliğ, Dairemizin 28.12.2017 gün ve
E:2015/6922; K:2017/6614 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, anılan Tebliğin
iptali istemi hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
gerektiği oyu ile, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2015/6923
Karar No: 2017/6615
Davacı: International Paper Company
Vekili: Av. İlmutluhan SELÇUK
Davalı: Ekonomi Bakanlığı
Vekili: Av. İhsan Mert UYSAL
İstemin
Özeti: 14.7.2015 tarih ve 29416
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00,
4804.11.15.10.00 ve 4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında
sınıflandırılan "metrekaresi 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner
kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika Birleşik Devletleri menşeli' olanlarının
ithalinde dampinge karşı verginin yürürlüğe konulmasına dair 2015/28 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin 35'inci maddesinde yer
alan dampinge karşı kesin önlemlerden davacı hakkında olan %9,43 oranında
dampinge karşı vergi uygulanmasına ilişkin kısmının; yerli endüstriyi koruma
amacını aşar mahiyette önlem ihtiva etmesi nedeniyle kamu yararına ve
orantılılık ilkesine aykırı olduğu, damping marjının hatalı hesaplandığı,
savunma ve görüşlerinin alınmadığı, zarar şartının gerçekleştiği ve illiyet
bağının gösterilmediği, soruşturma dönemine yakın SD-1 dönemini değil, SD-2
döneminin emsal alındığı, kraftlayner üretiminin tüketimi karşılayamadığı,
ithalat yapmak zorunda olan başka yerli endüstrinin cezalandırıldığı,
endüstriyi koruma amacını aşar mahiyette önlem ihtiva ettiği, şikayet
başvurusunda bulunan OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin
aynı makinede çimento torbası üretiminin de bulunduğu, kabul anlamına gelmemek
kaydıyla, damping olsa dahi anılan şirketin kapasitesini aşmayacak miktarla
sınırlı tutulmasının gerektiği, %3.6 fiyat kırılması, %8.2 fiyat baskısı
oranlarının hesaplanmasına karşın, damping marjının %9.43 olarak belirlendiği,
bu hususun daha az vergi kuralına aykırılık teşkil ettiği, hesaplama yöntemi hakkında
görüş alınmadığı, bilgi paylaşılmadığı, Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan
üreticilerin maliyetlerinin düşük olması nedeniyle daha ucuza üretim
yapabildiği, soruşturma döneminde ithalin mutlak veya nispi olarak arttığının
gösterilmesinin gerektiği, pazar büyümesine rağmen ABD menşeli ithalatın
düştüğü, artışın olmadığı, fiyatların gizlendiği ve savunma hakkının ihlal
edildiği, fiyat kırılmasının önemli ölçüde değil, ihmal edilebilir oranda
olduğu, başvurucu şirketin atıl kapasitesinin bulunduğuna dair değerlendirmenin
sübjektif olduğu, anılan şirketin çimento torbası üretiminin artış gösterdiği,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararının raporla aynı tarihi
taşıdığı, aynı gün inceleme ve değerlendirme yapmanın eşyanın tabiatına aykırılık
taşıdığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: Tebliğin Haksız rekabeti
ortadan kaldırmaya yönelik olduğu, dampingli ithalatın yerli üretim dalında
zarara neden olduğu, illiyet bağının bulunduğu daha az vergi kuralının zorunluluk
taşımadığı, takdir hakkı bulunan İdarece damping marjına yönelik ayarlama
talebinin haklı görülmesinin, damping marjının hatalı hesaplandığı anlamına
gelmeyeceği, Dünya Ticaret Örgütü Anti-Damping Uygulamaları Komitesinin tavsiye
kararı uyarınca zarar inceleme döneminin en az üç yıllık dönem dahilinde
incelendiği, ithalatın nispi olarak olmasa da mutlak olarak arttığı, savunma
hakkının zedelenmediği, iç piyasa ile davacı şirketin Türkiye'ye satış
fiyatlarına dair kısımların gizli tutulduğu, %3,6 fiyat kırılmasının kullanıcı
tercihleri açısından önemli bir seviye olduğu, % 65 ila 75 atıl kapasite
bulunduğu, inceleme döneminin ilk iki yılında zararına, satış, soruşturma
döneminde karlılık seviyesinin % 0 ile 1 arası oldukça düşük seviyede
gerçekleştiği, ürün kapasite oranı düşüklüğü, karlılık, stok artışı, yatırımların
azalması, aktif büyüklüğün ve öz sermayenin azalması gibi somut delillere
dayanılan nesnel bir incelemenin yapıldığı, fiyatın piyasadaki rekabetin önemli
unsuru olduğu, soruşturma raporunun 18.6.2015 tarihinde Kurul üyelerine
dağıtıldığı, bunun da gizliliğin muhafaza edilmesi amacına dayandığı ileri
sürülerek yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi Vedat GÜNDÜZ'ün Düşüncesi:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak
yapılan soruşturma sonucunda, yerli üretimin soruşturma kapsamındaki ithalat
nedeniyle zarara uğradığının tespiti üzerine, dampinge karşı verginin yürürlüğe
konulmasına ilişkin 2015/28 sayılı Tebliğin dava konusu edilen kısmında hukuka
aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes ARAS'ın Düşüncesi:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/28 sayılı
ithalatta Haksiz Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin 4804.11.11.10.00,
4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonlarında
sınıflandırılan "metrekare ağırlığı 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış birinci
elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları "cinsi eşyanın Amerika Birleşik Devletleri
menşeli olanlarının, International Paper Company firmasından ithalinde %9.43
oranında dampinge karşı vergi uygulanmasına ilişkin kısmının iptali istemine
ilişkindir.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanunun 1'inci maddesinde; bu Kanunun ithalatta haksız rekabet
hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara
karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere,
gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun
görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı
2' nci
maddesinin (a) bendinde; "Damping: Bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer
malın normal değerinin altında olmasını", (c) bendinde "İhraç fiyatı: ihraç
amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı, "(d)
bendinde, Benzer Malın:" Dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı
özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer
özellikleri yaşıyan başka bir malı," (e) bendinde, Normal Değer:" 1. İhracatçı
veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler
sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyatı,
2- ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler
çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir
karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü
bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya
menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen
fiyatı", (g) bendinde, Damping marjı: "Normal değerin ihraç fiyatını aştığı
miktarı. "(i) bendinde, Zarar;" Bir üretim dalında maddi zararı maddi zarar tehdidini
veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesini, "ifade ettiği düzenlemesine
yer verilmiş, aynı Kanunun 3'üncü maddesinde; önlem alınmasını gerektiren hallerin;
dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında
rnaddi zarara, yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim
dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olduğuna değinilmiş, 4'üncü
maddesinde İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen
damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve
esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği, 5'nci
maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün görevleri belirlenmiş 13'üncü maddesinde
ise; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu
ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla,
Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya
sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya
miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı kurala
bağlanmıştır.
Öte yandan, 30.10.1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5' inci maddesinde, normal
değerin hesaplanmasına ilişkin esaslara, 9'uncu maddesinde ihraç fiyatının
belirlenmesine, 17'nci maddesinde zararın tespitine, 19 uncu maddesinde şikayet
ve incelemeye, 20'nci maddesinde de soruşturma açılmasına ilişkin esaslara yer
verilmiştir.
Yukarıda yazılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine
İlişkin Kanun ile Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, haksız rekabete karşı
bir üretim dalının korunması ve/veya ithal ülkesinin sanayisinin bozulmasının
önlenmesi amacıyla getirilen dampinge karşı verginin, yerli üretim dalında
somut ve tespit edilebilir zarara sebep olduğunun veya olacağının belirlenmesi
halinde, dampinge konu ithalattan, normal değer ile ithale konu malın ihraç
değeri arasındaki fark esas alınarak tahsil edileceği düzenlemesi yer almıştır.
Dava konusu olayda; OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru ile Amerika Birleşik
Devletleri (ABD) menşeli "metrekaresi 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış
kraftlayner kağıtlar"ın Türkiye'ye dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu
durumun yerli üretime zarar verdiği iddiasıyla, söz konusu ürünün ithalatına
karşı önlem alınmasının istenilmesi üzerine 22.7.2014 tarih ve 29068 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin
2014/26 sayılı Tebliğ ile damping soruşturması başlatılmış, anılan Tebliğ ile
başlatılan damping soruşturması Ekonomi Bakanlığı ve İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanmış ve davaya konu Tebliğ yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; soruşturma açılması üzerine
sözkonusu ürünün Bakanlıkça tespit edilen ithalatçılarına, soruşturma konusu
ülkelerde yerleşik bilinen üretici/ihracatçılarına ve soruşturmaya konu ülkenin
Ankara'daki Büyükelçiliğine bildirimde bulunulduğu, soru formunu tam ve
eksiksiz dolduran firmaların işbirliğinde bulunduğunun kabul edildiği, 1.7.2013
- 30.6.2014 tarihleri arasındaki dönemin soruşturma dönemi olarak kabul
edildiği, 1.7.2011-30.6.2014 tarihleri arasındaki dönemin zarar inceleme dönemi
olarak esas alındığı, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından
üretilen ve Türkiye piyasasında satılan kraftlayner kağıtların fiziki
özellikleri ve temel kullanım alanı itibariyle benzer özelliklere sahip
oldukları, bu nedenle, söz konusu ürünlerin benzer ürün olarak kabul edildiği,
adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesi sağlamak için normal değer ile ihraç
fiyatının mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari
aşamada karşılaştırıldığı, damping marjlarının, normal değer ile ihraç
fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle
hesaplandığı, buna göre, International Paper Company (İP) firması için CIF
bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping marjı %9.43 iken Rock-Tenn CP, LLP
firması için aynı oranın %15,1 olarak belirlendiği, SD 1/7/2013-30/6/2014
dönemini kapsadığı, SD-1'in aynı dönemin bir yıl öncesi, SD-2'nın ise aynı
dönemin iki yıl öncesi anlamına geldiği, SD-2 de 210.970 ton olan soruşturma
konusu ürünün toplam ithalatının SD-1 de 255,491 tona çıktığı ve SD'de 245.489
ton olarak gerçekleştiği, değer olarak ise SD-2 de122,8 milyon ABD Doları olan
soruşturma konusu ürünün toplam ithalatı, SD-1 de 161,3 milyon ABD Dolarına ve
SD de ise 163,8 milyon ABD Dolarına yükseldiği, ABD'den yapılan ithalatın SD-2
de 144,080 ton ile toplam ithalatın %68'ini, SD-1 de 183.628 ton ile toplam
ithalatın %72 sini, SD'de ise 180.907 ton ile toplam ithalatın %74'ünü
oluşturduğu ve değer olarak da önemli ölçüde artış gösterdiği, üçüncü
ülkelerden yapılan ithalatın, SD-2'de 66.890 ton ile toplam ithalatın %32'sini,
SD-1 de 71.863 ton ile toplam ithalatın %28'ini, SD de ise 64.582 ton ile
toplam ithalatın %26'sını oluşturduğu, toplam yurtiçi tüketim endeksi SD-2'de
100 olarak alındığında, SD-1'de 125'e, SD'de ise 130 a yükseldiği, ABD menşeli
ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatı, SD-2'de 582 ABD Doları/Ton iken, SD-l
de 628 ABD Doları/Ton'a, SD'de ise 668 ABD Doları/Ton'a yükseldiği, üçüncü
ülkelerden yapılan ithalatın ortalama birim fiyatları SD-2'de 583 ABD
Doları/Ton iken, SD-1'de 640 ABD Doları/Ton'a SD'de ise 667 ABD Doları/Ton'a
yükseldiği, soruşturma döneminde İP firmasından gerçekleştirilen ithalatın yerli
üretim dalının (YÜD) satış fiyatlarını %8,2 oranında Rock-Tenn CP, LLP
firmasından yapılan ithalatın ise %15.9 oranında baskı adlında tuttuğu, YÜD'ün
soruşturma konusu üründe SD-2 100 olarak esas alındığında; üretim miktar
endeksi, takip eden dönemlerde sırasıyla 365 ve 1.022, üretim kapasitesi SD-1'de
106, SD'de ise 125, kapasite kullanım oranı endeksi 343 ve 817, yurt içi satış
miktar endeksinin ise 351 ve 1.092 olarak gerçekleştiği, SD-2 de 100 olan ağırlıklı
ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin takip eden dönemlerde sırasıyla
122 ve 126 olarak, yurtiçi pazar payı endeksinin, 293 ve 789, stok miktar
endeksinin 540 ve 260, ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksinin 102
ve 99, birim karlılık endeksinin -26 ve 3 olarak, SD-2'de 100 olan net karlılık
(Net Kar/Net Satış) endeksinin takip eden dönemlerde sırasıyla 12 ve 23 olarak
gerçekleştiği, soruşturma konusu ürün üretimini zarar inceleme dönemi boyunca
artıran YÜD'ün kapasite kullanım oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken
stoklarında artış görüldüğü, YÜD'ün SD-2 ve SD-1 de soruşturma konusu üründen
kar elde edilmediği, SD'de cüz'i de olsa kar edildiği, zarar inceleme döneminde
ABD menşeli ithalat miktarının mutlak olarak 140 bin ton seviyelerinden 180 bin
ton seviyelerine yükseldiği, yapılan ithalat nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de
%68'ini temsil ederken, SD'de aynı oranın %74'e yükseldiği, ABD menşeli ithalat
fiyatlarının YÜD'ün iç piyasa satış fiyatlarını belirli seviyelerde kırdığı ve
baskı altında tuttuğu, tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, YÜD'de
soruşturma konusu ürün bağlamında zarar inceleme döneminde maddi zararın mevcut
olduğu, ABD menşeli ithalatın % 26 oranında artarak toplam ithalat içindeki
payının 68'den % 74'e yükseldiği, YÜD, SD-2 döneminde çok cüz'i olan üretimini
artırmak amacıyla kağıt üretim hattını kraftlayner kağıt üretimine
yönlendirdiği, ancak ABD menşeli dampingli ithalatın YÜD'ün iç piyasa satış
fiyatları üzerinde oluşturmuş olduğu fiyat kırılması ve fiyat baskısı gibi
unsurlar nedeniyle YÜD'ün üretimi ve satışları artmış olmasına rağmen üretim
kapasitesinin önemli bir bölümünün atıl kaldığı, bu tespitler ışığında, zarar
inceleme döneminde mutlak ve nispi olarak miktar ve değer bazında artış
gösteren dampingli ithalatın seyri ile YÜD'deki zarar durumunun eş zamanlı
seyrettiği; bu nedenle, YÜD'de görülen zararın dampingli ithalattan
kaynaklandığı, üçüncü ülke menşeli ithalatın Türkiye pazar payında %25 oranında
düşmesi nedeniyle, YÜD'de tespit edilen zararın üçüncü ülkeler kaynaklı
olmadığı, YÜD'ün soruşturma konusu ürün verimlilik endeksinin ise baz etkisi
nedeniyle zarar inceleme döneminde yaklaşık on katına çıktığı, dolayısıyla YÜD'de
meydana gelen zararın ihracat performans düşüklüğü ya da verimlilik kaybından
kaynaklanmadığı, gerek yerli üretici gerekse de ihracatçılar nezdinde
gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturmalarında yapılan gözlemler sonucu,
soruşturmaya konu ülkede üretilen benzer ürün ile YÜD tarafından üretilen
benzer ürünün üretim teknolojisinde talebi etkileyecek düzeyde çok önemli bir
farklılık bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde, dampingli ithalat dışında
diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD'de tespit edilen maddi zarar
üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olamayacağı belirlenmiş ve söz konusu
soruşturma sonucunda, dampingin yerli üretim dalında zarar ve her ikisi arasında
illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilerek, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurul Kararı ve Ekonomi Bakanlığının onayı ile Amerika Birleşik Devletleri menşeli
4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.00 gümrük tarife ve istatistik
pozisyonlarında sınıflandırılan "metrakare ağırlığı 175 gramı geçmeyen
beyazlatılmamış birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları" cinsi eşyanın
International Paper Company firmasından ithalinde % 9.43 oranında, dampinge
karşı verginin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilgili yerli üretici firma tarafından
makul olarak elde edilebilecek ve soruşturma başlatılmasına yetebilecek asgari
bilgileri içeren şikayet başvurusu özerine açılan ve 3577 sayılı Kanuna ve
ilgili Yönetmeliğe uygun olarak yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda elde
edilen veriler ışığında yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca,
yerli üretim dalında meydana gelen zararla arasında illiyet bağı bulunan
dampinge konu ithalatın neden olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve bu çerçevede
yerli üretim dalının korunması amacıyla yürürlüğe konulan 2015/28 sayılı
Tebliğin 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.00 gümrük tarife ve
istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekare ağırlığı 175 gramı geçmeyen
beyazlatılmamış birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları" cinsi eşyanın
Amerika Birleşik Devletleri menşeli olanlarının, International Paper Company
firmasından ithalinde % 9.43 oranında dampinge karşı vergi uygulanmasına
ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 2015/28 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin önlenmesine İlişkin Tebliğin davaya konu edilen kısmının iptali
istemiyle açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma için
belirlenen günde, davacı Şirketi temsilen Av. İlmutluhan SELÇUK'un, davalı
İdareyi temsilen Av. İhsan Mert UYSAL'ın geldiği görülerek Danıştay Savcısının
katılmasıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, 659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6'ncı maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca
Ekonomi Bakanlığında görevli uzman Koray DÜĞENCİOĞLU'nun izahatları
dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, Tetkik
Hakiminin açıklamaları da dinlenilerek işin gereği görüşüldü:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğin 35'inci maddesinde yer alan dampinge karşı kesin önlemlerden
davacı hakkında olan %9,43 oranında dampinge karşı vergi uygulanmasına ilişkin
kısmın iptali istemiyle açılmıştır.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam" başlıklı 1'inci maddesinde, bu Kanunun,
ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan
ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla
yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını
verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları
kapsayacağı hükme bağlanmış, "Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesinde, damping, bir
malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması;
ihraç fiyatı, ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi
gereken fiyat; benzer mal, dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı
özellikleri taşıyan bir mal, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer
özellikleri taşıyan başka bir mal; normal değer, ihracatçı veya menşe ülkede tüketime
konu benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat yahut ihracatçı ülke veya menşe
ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın
satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli
bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini
haiz karşılaştırılabilir fiyat veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının
eklenmesiyle tespit edilen fiyat; damping marjı, normal değerin ihraç fiyatını
aştığı miktar; zarar, bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini
veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi şeklinde
tanımlanmış; aynı Kanunun 3'üncü maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller,
dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi
oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi
olarak belirlenmiş; 4'üncü maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine
veya gerektiğinde resen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye
ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5'inci
maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde resen
verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön
incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif
sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili
kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6'ncı maddesinde, İthalatta Haksız
Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun
gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına
sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7'nci maddesinde yapılan soruşturma
sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı
kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10'uncu
maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge
konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda
yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul
ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13'üncü
maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın
zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca
belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı
ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi
alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
3577 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak
çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5'inci
maddesinde, aralarında bir ortaklık ilişkisi veya telafi edici düzenleme
bulunan taraflar arasındaki satışlarda uygulanan fiyatların, fiyatların bu
ilişkiden etkilenmediği kanıtlanmadıkça, normal ticari işlem kabul
edilmeyebileceği ve normal değerin hesaplanmasında göz önüne alınmayabileceği,
normal değerin belirlenmesi için benzer malın ihracatçı ülkenin iç piyasasında
veya üçüncü bir ülkeye ihracatında birim imalat maliyetine genel, idari ve
satış giderlerinin eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük bir fiyatla
satıldığı hallerde; bu satışların, fiyatları nedeniyle normal ticari işlemler
içinde gerçekleşmiş olarak kabul edilmeyebileceği, 6'ncı maddesinde,
maliyetlerin normal olarak soruşturmaya konu olan ihracatçı veya üretici
tarafından tutulan kayıtlar esas alınarak hesaplanacağı, 7'nci maddesinde,
piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalatta normal değerin,
Türkiye'de benzer mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat veya
Türkiye'de benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri
ile makul bir karın eklenmesiyle oluşturulan değer göz önüne alınarak hesaplanabileceği,
9'uncu maddesinde, ihracatçı ile ithalatçı ya da üçüncü bir taraf arasında
ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması nedeniyle ihraç fiyatının
güvenilir olmadığı durumlarda, ihraç fiyatının, bağımsız ilk alıcıya yeniden
satış fiyatı esas alınarak oluşturulabileceği, bu durumda ithalat ile yeniden
satış arasında gerçekleşen tüm gider ve karların hesaba katılacağı, 10'uncu
maddesinde, ihraç fiyatı ile normal değer arasında adil bir karşılaştırma
yapılmasını teminen bu karşılaştırmanın, aynı ticari aşamada, tercihen fabrika
çıkış aşamasında yapılacağı, fiyat karşılaştırmasında; satış şartları,
vergilendirme; ticari aşamalar, miktarlar ve fiziksel özelliklerdeki
farklılıklar ile karşılaştırmayı etkileyen diğer farklılıkların göz önüne alınacağı;
11'inci maddesinde, damping marjının, normal değer ve ihraç fiyatının, ağırlıklı
ortalama veya işlem bazında karşılaştırılması suretiyle hesaplanacağı; 17'nci
maddesinde, maddi zarar tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli
ithalatın hacmi ve bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli
üretim dalı üzerindeki etkilerinin nesnel incelemesini içermesi gerektiği, bir
ürünün birden fazla ülkeden ithalatının eş zamanlı olarak soruşturmaya konu
olması halinde, bu ithalatın etkilerinin toplu olarak değerlendirilebileceği,
böyle bir değerlendirmenin her bir ülkeden yapılan ithalat için damping marjı
ve ithalat miktarının ihmal edilebilir oranlardan fazla olması ve ithal
malların kendi aralarındaki ve ithal mallarla yerli benzer mal arasındaki
rekabet şartları bakımından, ithalatın etkisinin toplu olarak
değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirlenmesi halinde yapılabileceği,
dampingli ithalatın fiyatlarının Türkiye'deki benzer malin fiyatının önemli
ölçüde altında kalıp kalmadığı veya bu ithalatın önemli ölçüde fiyatları
düşürücü ya da fiyat artışlarını engelleyici etki yaratıp yaratmadığının
inceleneceği, dampingli ithalatın üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesi
sırasında satışlar, kârlar, üretim, piyasa payı, verimlilik, yatırım hasılatı
ve kapasite kullanımındaki fiili ve potansiyel azalma, büyüme veya yatırımları
artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler dahil olmak üzere, üretim dalının
durumu ile ilgili tüm etkenleri ve göstergeleri kapsayacağı ve dampingli
ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği hususunun bu faktörler çerçevesinde
ortaya konması, dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar
arasındaki nedensellik bağının mevcut delillere dayandırılması ve dampinge konu
olan ithalât dışındaki nedenlerden kaynaklanan zararın bu ithalata
atfedilmemesi gerektiği, dampingli ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya da
yelpazesinin incelenmesi suretiyle yapılacağı, 19'uncu maddesinde, dampinge
konu ithalattan zarar gördüğünü iddia eden üreticilerin İthalat Genel
Müdürlüğüne yazılı olarak başvurabileceği, şikayetin, damping, zarar ve
dampinge konu ithalat ile iddia edilen zarar arasındaki nedensel ilişkiyi
gösteren delilleri içermesi gerektiği, başvuruda, başvuru sahibinin makul
olarak temin edebileceği, şikayette bulunanın kimliği ve ürettiği benzer ürün
miktarı ve değeri ile ilgili açıklamaları, dampinge konu olduğu iddia edilen
ürünün eksiksiz bir tanımını, menşe veya ihracatçı ülkenin veya ülkelerin
adları, bilinen ihracatçı, üretici ve ithalatçılarının adları, menşe ülke iç
piyasa fiyatları, ihraç fiyatlarının, iddia edilen zararın dampinge konu
ithalattan kaynaklandığına ilişkin delillere ilişkin bilgilerin yer alması
gerektiği, 26'ncı maddesinde, ilgili taraflardan birinin işbirliğine gelmemesi
halinde söz konusu taraf açısından soruşturmanın sonucunun işbirliğine
gelinmesi haline nazaran daha az avantajlı olabileceği, 28'inci maddesinde,
damping marjının %2 oranında düşük olduğu ve birden fazla ülkenin soruşturmaya
konu olması halinde ithalat miktarının, tek tek %3'ün altında olan ülkelerin
toplam paylarının %7'yi geçmediği hallerin ihmal edilebilir oranlar olduğu, 31'inci
maddesinde, bir damping veya sübvansiyon soruşturması açılması kararı ile
soruşturma sırasında alınan geçici önlem, kesin önlem, taahhüt durdurma ve
kapatma kararlarının Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle ilan edileceği,
ek madde 1'de ise piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata
yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki üreticilerin, soruşturma
konusu ürünün üretiminde ve satışında, maddede bentler halinde sayılan ölçütler
çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli deliller
ile ibraz etmesi halinde bu üreticiler için normal değerin tespitinde
Yönetmeliğin 5'inci maddesinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir.
3577 sayılı Kanun ve ithalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine ilişkin Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümlerine göre,
ithalatın dampingli olduğunun kabulü için, hesaplanan normal değerin ihraç
fiyatından fazla olması gerektiği, normal değerin imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük olamayacağı,
bu hesaplamaların esas itibarıyla üretici tarafından tutulan kayıtlar esas
alınarak yapılacağı ancak ithalatın piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılması durumunda üretici firmanın piyasa ekonomisi koşullarında üretim ve
satış yaptığını ispatlayamaması durumunda normal değer hesaplamasında firma
verileri yerine üçüncü ülkelerden elde edilen verilerin yahut Türkiye'de benzer
mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat yahut birim imalat maliyetine
genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kar eklenerek elde edilen
verilerin kullanılabileceği, ihraç fiyatı belirlenirken, ihracatçı ile
ithalatçı arasında ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması halinde,
bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak belirlenebileceği,
ihraç fiyatı ile normal değer arasındaki karşılaştırmanın aynı ticari aşamada
tercihen fabrika çıkış aşamasında yapılacağı, dampingli olduğu iddia edilen
ithalatın Türkiye'deki benzer malın fiyatlarını düşürücü ya da fiyat
artışlarını engelleyici etkisinin bulunup bulunmadığının maddi zarar tespiti
sırasında incelenmesi gerektiği, bir ürünün aynı anda birden fazla ülkeden
ithal edilmesi ve aynı soruşturma kapsamında incelenmesi durumunda, bu
ithalatın iç piyasaya etkisinin, ülke bazında değerlendirilmesi yerine,
soruşturmaya konu tüm ülkelerden yapılan ithalatların toplu olarak
değerlendirilebileceği, zarar tespiti yapılırken, piyasa payı, yatırım hasılatı,
kapasite kullanımındaki fiili veya potansiyel azalma ile büyüme veya
yatırımları artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler de incelenerek
ithalatın yerli üretim dalına zarar verip vermediğinin ortaya konmasının
zorunlu olduğu, dampingli olduğu ileri sürülen ithalatın etkisinin en dar mal
grubu ya da yelpazesinin incelenmesi suretiyle belirleneceği, soruşturmanın
resen veya şikayet üzerine başlatılabileceği, şikayet üzerine soruşturma
açılabilmesi için başvuru sahibinin makul olarak temin edebileceği bilgi ve
belgelerin başvuruda yer alması gerektiği, yeterli delillerle desteklenmeyen
iddiaların şikayet olarak değerlendirilemeyeceği, soruşturma sırasında
işbirliğine gelmeyen taraflar bakımından işbirliğine gelenlere göre daha fazla
dampinge karşı vergi konulabileceği açıktır.
Dosyanın ve dosyada yer alan şikayet başvurusu,
soruşturma raporu ve sair belgelerin incelenmesinden, soruşturmanın, Amerika
Birleşik Devletlerinden yapılan ithalatların dampingli olduğu ve iç piyasada
zarara neden olduğu iddiasıyla yapılan ve buna ilişkin bilgileri ihtiva eden
şikayet başvurusu üzerine başlatıldığı, 1.7.2013 ila 30.6.2014 tarihleri
arasının soruşturma dönemi, 1.7.2011 ila 30.6.2014 tarihleri arasının ise
soruşturmaya ilişkin veri toplama dönemi olarak belirlendiği, SD-1 döneminin
soruşturma döneminin bir yıl öncesi, SD-2 döneminin ise aynı dönemin iki yıl
öncesi anlamına geldiği, soruşturma konusu ürünün yerli üreticisi ile bilinen
ithalatçı ve ihracatçılarına soru formlarının gönderildiği, soru formu gönderilen
55 ithalatçı firmadan 25'inin soru formlarına cevap verdiği, ihracatçı
firmalardan davacı şirket ile Rock-Tenn CP, LLC (Rock-Tenn) firmalarının
damping marjı hesabına esas teşkil eden temel bilgi ve belgeleri eksiksiz
olarak sunduklarından işbirliğinde bulunduklarının kabul edildiği, soruşturma
konusu ürünün direkt üreticisi olmamasına rağmen Türkiye'ye ticaretini yapan
Avortex Limited, Eagle Paper International, Inc, G.A. Paper International Inc.,
International Forest Products LLC, Korab International AB ve Perichem Trading
Inc. firmalarının tacir soru formunu eksiksiz doldurarak işbirliğine gelmiş
olarak kabul edildiği, tacir firmalarının soru formlarına vermiş olduğu
cevaplardan soruşturma konusu ürünün üretici/ihracatçısı olduğu anlaşılan KPAQ
Industries LLC ve Kapstone Paper & Packaging Corporation firmalarına da
soruşturma açıldığına dair bildirimin gönderildiği, KPAQ Industries LLC
firmasının yanıt verdiği, cevaplarının eksik olduğu, eksikliğin tamamlanması
için ek süre verildiği, bu süre içinde de eksikliklerin tamamlanmaması
nedeniyle işbirliğine gelmemiş olarak değerlendirildiği, Yönetmeliğin 23'üncü
maddesi uyarınca ilgili taraf olarak kabul edilen üretici veya ihracatçılardan
oluşan meslek kuruluşlarından American Forest & Paper Association
(AF&PA), World Containerboard Organisation ve Oluklu Mukavva Üreticileri
Derneği'nin (OMÜD) soruşturma ile ilgili görüşlerini yazılı olarak bildirdikleri,
öte yandan Turkish American Business Association-American Chamber of Commerceg In
Turkey Derneğinin de görüşlerini yazılı olarak ilettiği, şikayetçi OYKA
firması, Amerika Birleşik Dertlerinde bulunan International Paper firması,
Rock-Tenn firması nezdinde yerinde doğrulama soruşturmalarının gerçekleştirildiği,
ilgili firma temsilcilerinin katılımı ile dinleme toplantılarının yapıldığı
soruşturma konusu eşya ile yerli üretim dalı tarafından üretilen soruşturma
konusu eşyanın benzer ürün olarak kabul edildiği, benzer mal satışlarının %5'ini
veya daha fazlasını oluşturması halinde normal değerin normal ticari işlem
çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş
normal değer esasında belirlendiği, Yönetmeliğin 5'inci maddesi uyarınca
işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa
satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının
belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testinin
uygulandığı, buna göre normal değerin; benzer ürünün tip bazında ağırlıklı
ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu
durumlarda, birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam
satış miktarının %80'ini veya daha fazlasını oluşturması halinde soruşturma
dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (karlı ya da
karsız) ağırlık ortalaması esasında, birim maliyetin üzerindeki satış
miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'inden daha azını
oluşturması halinde işe soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca karlı iç
piyasa satış işlemlerinin ve benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net
satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde
soruşturma boyunca karlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması
esasında belirlendiği, benzer ürünün tip bazında karlı satış işlemi olmaması
halinde oluşturulmuş normal değer esasında belirlendiği, oluşturulmuş normal
değerin firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile satış, genel ve
idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6'ncı maddesi uyarınca
normal ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde edilen
ağırlıklı ortalama kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplandığı, ihraç
fiyatının Yönetmeliğin 9'uncu maddesi uyarınca belirlenerek, damping
marjlarının, normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması
yöntemiyle hesaplanması suretiyle, International Paper firmasından yapılan
ithalatın YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin %3,6'sı oranında, Rock-Tenn firmasından
yapılan ithalatın ise YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin %11'i oranında kırdığı ve
International Paper firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün fiyatlarını CIF
bedelinin %8,2'si oranında, Rock-Tenn firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün
fiyatlarını CIF bedelinin %15,9'u oranında baskı altında tuttuğu, International
Paper, Rock-Tenn, Korab firmaları ve AF&PA nihai bildirime sunmuş oldukları
görüşlerinde yerli üretim dalı ile ihracatçıların üretim ve satışlarında farklı
ürün tiplerine ağırlık vermiş olabilecekleri ve dolayısıyla fiyat baskısı ve
fiyat kırılması hesaplarının ağırlıklı ortalama yöntemiyle değil tip bazında ya
da en çok satışa konu olan tip bazında yapılması gerektiği hususlarını dile
getirdikleri, söz konusu talepler doğrultusunda fiyat baskısı ve fiyat
kırılması hesaplarının firmaların iç piyasaya en çok sattığı tip olan metrekare
ağırlığı 135 gram
kraftlayner kağıtlar için yapıldığı, söz konusu ürün tiplerinde International
Paper firmasının YÜD'ün yurt içi satış fiyatlarını %3,25 düzeyinde kırdığı ve
%9,44 düzeyinde baskı altında tuttuğu, Rock-Tenn firmasının YÜD'ün yurt içi
satış fiyatlarını %8,72 düzeyinde kırdığı ve %15,22 düzeyinde baskı altında
tuttuğu, fiyat kırılmasının kullanıcı tercihleri açısından son derece önemli
bir seviyede olduğu, ithalat miktarının mutlak olarak 140 bin ton
seviyelerinden 180 bin ton seviyelerine yükseldiği, soruşturma konusu ülkeden
yapılan ithalat nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken,
SD'de %74'e yükseldiği, ABD menşeili ithalatın Türkiye toplam tüketiminden
aldığı payın zarar inceleme döneminde %3 azaldığı, YÜD'ün fiyatlarını olması
gereken seviyelerde belirleyemediği, YÜD'de kraftlayner kağıt üretimi için önemli
seviyede atıl kapasitenin mevcut olduğu, SD-2 ve SD-1 dönemlerinde kraftlayner
kağıtlarda agresif olmayan ve düşük tonajlı üretim yapan YÜD, SD'de daha
agresif bir tutum izlediği, bunun doğal sonucu olarak üretim miktarını, yurt
içi satışlarını ve yurt içi pazar payını zarar inceleme dönemi boyunca
arttırdığı, kapasite kullanım oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken
stoklarda artış görüldüğü, ancak kraftlayner kağıt üretme yeteneğini haiz
teorik kapasitesinin önemli ölçüde atıl kaldığı, öte yandan SD-2 ve SD-1
dönemlerinde soruşturma konusu üründen kar elde edememişken, SD'de cüzi de olsa
kar elde edebildiği, firma geneli göstergelerine bakıldığında zarar inceleme
döneminde firma geneli yatırımlarının azaldığı, aktif toplamının küçüldüğü, öz
sermayesinin azaldığı ve net karlılığın önemli oranda düştüğü, dampingli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını kırması ve dampingli
ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim dalında görülen olumsuz gelişmelerin
eş zamanlı olarak, ortaya çıkması nedeniyle dampingli ithalat ile yerli üretim
dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılarak,
dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği ve nedensellik bağının
mevcut olduğu belirlendiğinden, tanımı belirtilen ürünün Amerika Birleşik
Devletlerinden Türkiye'ye ithalatında üretici/ihracatçı firmaya göre değişen
oranlarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Tebliğin davaya konu edilen kısmında, 3577 sayılı
ithalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam"
başlıklı 1'inci maddesi uyarınca ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge
ve sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı üretim dalının
korunmasının amaçlandığı, yasa koyucunun amacı doğrultusunda korunması gereken
hakkın belirlenmesi gerektiği, haksız rekabet hallerinde bozulan piyasa
şartlarına müdahale yapılarak olması gereken piyasa şartlarının sağlanmasının
zorunlu olduğu, bunun sağlanmasında ise dampinge ve sübvansiyona konu olan
ithalatın yerli üretim dalına, sektöre zarara sebebiyet vermesinin önlenmesi,
ithalatın sektöre zarar verebilmesi için dampingli ithalatın önemli ölçüde
artması, yerli üretim dalı fiyatları üzerinde önemli ölçüde etkisinin olması ve
yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde menfi seyir izlenmesi gerekmekte
olup, bu zararın tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalat
hacmi ve bu ithalatın iç piyasada benzer ürünlerin ithalatları ile yerli üretim
dalı üzerindeki etkilerinin incelenmesi, bu incelemede, satışlar, karlar,
üretim, piyasa payı, veriminin, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki
fiili ve potansiyel azalma, büyüme ve yatırımları arttırma yeteneği gibi tüm
etkenler çerçevesinde ortaya konulması, dampinge konu olan ithalat dışındaki
nedenlerden kaynaklanan zararın da olup olmadığı hususunun araştırılarak ortaya
konulması, bu inceleme yapılmadan zararın tamamının ithalata affedilmemesi
gerektiği, yine tedbir alınabilmesi için oluşan zarar ile ithalatta haksız
rekabet arasında nedensellik bağının mevcut olması ve bu bağın da somut ve
yeterli olarak açıklanmasının gerekmesine karşın, belirlenen şartların
sağlanmadığı sonucuna varılan davaya konu Tebliğde hukuka uyarlık
bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle 2015/28 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin önlenmesine ilişkin Tebliğin 35'inci maddesinde yer alan dampinge
karşı kesin önlemlerden davacı hakkında olan %9,43 oranında dampinge karşı
vergi uygulanmasına ilişkin kısmının iptaline, aşağıda dökümü gösterilen
yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000.-
(Üçbin) Türk Lirası vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya
verilmesine, artan 19,60-(OndokuzTürklirasıaltmışkuruş) Türk lirası posta
giderinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen
otuz (30) gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu
açık olmak üzere, 28.12.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Yargılama Giderleri:
Başvuru Harcı: 57,60 TL
Karar Harcı: 57,60 TL
Vekalet Harcı: 4,10TL
YD Harcı: 57,60 TL
YD İtiraz Harcı: 79,70 TL
Posta Gideri: 180,40 TL
Toplam: 437,00 TL.
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Danıştay Vergi Dava
Dai.Ku. E:2018-700,
K:2018-577 ile İPTAL
EDİLMLİŞTİR
Davacı: Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği
Vekilleri: Av. Levent BELLİ - Av. Murat KARKIN
Davalı: Ekonomi Bakanlığı ANKARA
Vekilleri: Av. İhsan Mert UYSAL - Av. Taner SÖNMEZ
İstemin Özeti: 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve 4804.11.90.10.00 gümrük
tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekaresi 175 gramı
geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika Birleşik
Devletleri menşeli olanlarının ithalinde dampinge "karşı verginin yürürlüğe
konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız.Rekabetin önlenmesine ilişkin
Tebliğin; oluklu mukavva sanayicilerini temsil etmek üzere kurulan demeğin
üyesi 31 şirketin sektördeki %75 kapasiteyi oluşturduğu, Tebliğin şikayetçi
OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini korumaya yönelik olduğu,
kendisinin Türkiye'de tek üretici olduğu, verginin amacının bireysel üreticiyi
değil, sektörü korumaya yönelik olması gerektiği, kamu yararına aykırı olan
düzenlemede sektöre olumsuz etkilerinin dikkate alınmadığı, anılan şirketin
ihtiyacı karşılamaktan uzak olup, kapasitesinin 100.000 ton, sektörün
ihtiyacının ise 400.000 ton olduğu, şirket, tam kapasite kağıt üretse dahi
ihtiyacı karşılayamadığı, getirilen ek yükümlülüğün yerli üreticiye değil,
Avrupalı üreticilere yönelttiği sözü edilen şirketin ürünleri ile Amerika
Birleşik Devletlerinde üretilenler arasında kalite farkı bulunduğu; zira,
şirketin FCS (Orman Yönetim Konseyi; Forest Stewardship Council) belgesine
sahip olmadığı, kullanıcının bu belgeyi zorunlu kıldığı, sektörde daralmanın ve
istihdamın olumsuz etkilenmesinin söz konusu olduğu, bu durumun plastiğe
yönelmeyi getirebileceği gibi, dışa bağımlılığı ve ithalatı da attırabileceği
ve çevre sorunlarına neden olabileceği, %70'inin geri dönüşümden, %30'unun
ithal edilen kağıtlardan elde edilen ve ambalajlamada kullanılan oluklu
mukavvanın çevresel etkileri yönünden avantajlı olması nedeniyle sektördeki
olumsuz etkilerin yaş sebze ve meyve ihracatını da etkileyebileceği, Tebliğ ile
getirilen vergi oranları farklılığının rekabetçi piyasa oluşmasına engel olduğu
ve eşitsizlik yarattığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Usul yönünden davanın süresinde açılıp açılmadığının
araştırılarak süresinde değilse reddi, esas yönünden; Tebliğin haksız rekabeti
ortadan kaldırmaya yönelik olduğu, dampingli ithalatın yerli üretim dalında
zarara neden olduğu, illiyet bağının bulunduğu, İthalatta Haksız Rekabeti
Değerlendirme Kurul Kararı üzerine soruşturma başlatıldığı, nihai bildirim ve
soruşturma raporunun hazırlandığı, CIF bedeli üzerinden belirli oranlarda kesin
önlemin yürürlüğe konulduğu, soruşturma konusunun oluklu mukavva veya başka bir
ambalaj malzemesinin olmadığı, OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim
Şirketinin yerli üretim dalı niteliğine haiz olup, ilgili iş kolunda faaliyet
gösteren tüm firmaları, bu iş kolunda istihdam edilen üretim faktörlerini
korumak zorunda bulunduğu iddiasının dayanaktan, yoksun olduğu, anılan şirketin
benzer ürün ürettiği, sektörün hammadde ihtiyacının %70'inin geri dönüşümden
sağlaması halinde verginin olumsuz etkilerinin ortaya konulamayacağı, çevreye
ve ihracata olan etkisinin varsayıma dayandığı, damping marjının bireysel
hesaplanmasının esas olduğu, kamu yararına uygun olan işleme karşı açılan ve
yasal dayanaktan yoksun olan davarın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi Vedat GÜNDÜZ'ün Düşüncesi:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak
yapılan soruşturma sonucunda, yerli üretimin soruşturma kapsamındaki ithalat
nedeniyle zarara uğradığının tespiti üzerine, dampinge karşı verginin yürürlüğe
konulmasına ilişkin 2015/28 sayılı Tebliğde hukuka aykırılık bulunmadığından
davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay
Savcısı Mukaddes ARAS'ın Düşüncesi:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/28 sayılı
İthalatta Haksiz Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istemine
ilişkindir.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiası yerinde
görülmemiştir.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanunun 1'inci maddesinde; bu Kanunun ithalatta haksız rekabet
hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara
karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak
önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul
oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı
belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2'
nci maddesinin (a) bendinde; "Damping: Bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının,
benzer malın normal değerinin altında olmasını", (c) bendinde "İhraç fiyatı: İhraç
amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,"(d)
bendinde, Benzer Malın:" Dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı
özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer
özellikleri taşıyan başka bir malı," (e) bendinde, Normal Değer:" 1. İhracatçı
veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler
sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırabilir fiyatı,
2- ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler
çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma
yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye
ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe
ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyatı",
(g) bendinde, Damping marjı: "Normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktarı."(i)
bendinde, Zarar;" Bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya
bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesini, "ifade ettiği
düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanunun 3'üncü maddesinde; önlem alınmasını
gerektiren hallerin; dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de
bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması
veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olduğuna
değinilmiş, 4'
üncü maddesinde,İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen
damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve
esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği, 5' nci maddesinde, İthalat Genel
Müdürlüğünün görevleri belirlenmiş 13'
üncü maddesinde ise; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu
ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu
zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak
kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan
kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi
edici vergi alınacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 30.10.1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5' inci maddesinde, normal
değerin hesaplanmasına ilişkin esaslara, 9'uncu maddesinde ihraç fiyatının
belirlenmesine 17'nci maddesinde zararın tespitine, 19 uncu maddesinde şikâyet
ve incelemeye, 20'inci maddesinde de soruşturma açılmasına ilişkin esaslara yer
verilmiştir.
Yukarıda yazılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine
İlişkin Kanun ile Yönetmeliğin ilgili hükümleri,ne göre haksız rekabete karşı
bir üretim dalının korunması ve/veya ithal ülkesinin sanayisinin bozulmasının
önlenmesi amacıyla getirilen dampinge karşı verginin, yerli üretim dalında
somut ve tespit edilebilir zarara sebep olduğunun veya olacağının belirlenmesi
halinde, dampinge konu ithalattan, normal değer ile ithale konu malın ihraç
değeri arasındaki fark esas alınarak tahsil edileceği düzenlemesi yer almıştır.
Dava konusu olayda; OYKA Kağıt Ambalaj Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru ile Amerika Birleşik
Devletleri (ABD) menşeli "metrekaresi 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış
kraftlayner kağıtlar" in Türkiye'ye dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu
durumun yerli üretime zarar verdiği iddiasıyla, söz konusu ürünün ithalatına
karşı önlem alınmasının istenilmesi üzerine 22.7.2014 tarih ve 29068 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine ilişkin
2014/26 sayılı Tebliğ ile damping soruşturması başlatılmış, anılan Tebliğ ile
başlatılan damping soruşturması Ekonomi Bakanlığı ve İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanmış ve davaya konu Tebliğ yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; soruşturma açılması üzerine
sözkonusu ürünün Bakanlıkça tespit edilen ithalatçılarına, soruşturma konusu
ülkelerde yerleşik bilinen üretici/ihracatçılarına ve soruşturmaya konu ülkenin
Ankara'daki Büyükelçiliğine bildirimde bulunulduğu, soru formunu tam ve
eksiksiz dolduran firmaların işbirliğinde bulunduğunun kabul edildiği,
1.7.2013-30.6.2014 tarihleri arasındaki dönemin soruşturma dönemi olarak kabul
edildiği, 1.7.2011-30.6.2014 tarihleri arasındaki dönemin zarar inceleme dönemi
olarak esas alındığı, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından
üretilen ve Türkiye piyasasında satılan kraftlayner kağıtların fiziki özellikleri
ve temel kullanım alanı itibariyle benzer özelliklere sahip oldukları, bu
nedenle, söz konusu ürünlerin benzer ürün olarak kabul edildiği, adil bir
karşılaştırmanın yapılabilmesi sağlamak için normal değer ile ihraç fiyatının
mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada
karşılaştırıldığı, damping marjlarının, normal değer ile ihraç fiyatlarının
ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle hesaplandığı, buna göre,
International Paper Company (İP) firması için CIF bedelin yüzdesi olarak
hesaplanan damping marjı %9.43 iken Rock-Tenn CP, LLP firması için aynı oranın
%15,1 olarak belirlendiği, SD 1/7/2013-30/6/2014 dönemini kapsadığı, SD-1'in
aynı dönemin bir yıl öncesi, SD-2'nın ise aynı dönemin iki yıl öncesi anlamına
geldiği, SD-2 de 210,970 ton olan soruşturma konusu ürünün toplam ithalatının
SD-1 de 255,491 tona çıktığı ve SD'de 245.489 ton olarak gerçekleştiği, değer
olarak ise SD-2 de 122,8 milyon ABD Doları olan soruşturma konusu ürünün toplam
ithalatı, SD-1 de 161,3 milyon ABD Dolarına ve SD de ise 163,8 milyon ABD
Dolarına yükseldiği, ABD'den yapılan ithalatın SD-2 de 144.080 ton ile toplam
ithalatın %68'ini, SD-1 de 183.628 ton ile toplam ithalatın %72 sini, SD'de ise
180.907 ton ile toplam ithalatın %74'ünü oluşturduğu ve değer olarak da önemli
ölçüde artış gösterdiği, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın, SD-2'de 66.890
ton ile toplam ithalatın %32'sini, SD-1 de 71.863 ton ile toplam ithalatın %28'ini,
SD de ise 64.582 ton ile toplam ithalatın %26'sını oluşturduğu, toplam yurtiçi
tüketim endeksi SD-2'de 100 olarak alındığında, SD-1'de 125'e, SD'de ise 130 a yükseldiği, ABD menşeli
ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatı, SD-2'de 582 ABD Doları/Ton iken,
SD-1 de 628 ABD Dolan/Ton'a, SD'de ise 668 ABD Doları/Ton'a yükseldiği, üçüncü
ülkelerden yapılan ithalatın ortalama birim fiyatları SD-2'de 583 ABD
Doları/Ton iken, SD-1'de 640 ABD Doları/Ton'a, SD'de ise 667 ABD Doları/Ton'a
yükseldiği, soruşturma döneminde İP firmasından gerçekleştirilen ithalatın
yerli üretim dalının (YÜD) satış fiyatlarını %8,2 oranında Rock-Tenn CP, LLP
firmasından yapılan ithalatın ise % 15.9 oranında baskı altında tuttuğu, konusu
sırasıyla endeksi 343 ve 817, yurtiçi satış miktar endeksinin ise 351 ve 1.092
olarak gerçekleştiği, SD-2 de 100 olan ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış
fiyatı endeksinin takip eden dönemlerde sırasıyla 122 ve 126 olarak, yurtiçi
pazar payı endeksinin, 293 ve 789, stok miktar endeksinin 540 ve 260, ağırlıklı
ortalama birim ticari maliyet endeksinin 102 ve 99, birim karlılık endeksinin
-26 ve 3 olarak, SD-2'de 100 olan net karlılık (Net Kar/Net Satış) endeksinin
takip eden dönemlerde sırasıyla 12 ve 23 olarak gerçekleştiği, soruşturma
konusu ürün üretimini zarar inceleme dönemi boyunca artıran YÜD'ün kapasite kullanım
oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken stoklarında artış görüldüğü, YÜD'ün
SD-2ve SD-1 de soruşturma konusu üründen kar elde edilmediği, SD'de cüz'i de
olsa kar edildiği, zarar inceleme döneminde ABD menşeli ithalat miktarının
mutlak olarak 140 bin ton seviyelerinden 180 bin ton seviyelerine yükseldiği,
yapılan ithalat nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken,
SD'de aynı oranın %74'e yükseldiği, ABD menşeli ithalat fiyatlarının YÜD'ün iç
piyasa satış fiyatlarını belirli seviyelerde kırdığı ve baskı altında tuttuğu,
tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, YÜD'de soruşturma konusu ürün
bağlamında zarar inceleme döneminde maddi zararın mevcut olduğu, ABD menşeli
ithalatın % 26 oranında artarak toplam ithalat içindeki payının 68'den % 74'e
yükseldiği, YÜD, SD-2 döneminde çok cüz'i olan üretimini artırmak amacıyla
kağıt üretim hattını kraftlayner kağıt üretimine yönlendirdiği, ancak ABD
menşeli dampingli ithalatın YÜD'ün iç piyasa satış fiyatları üzerinde
oluşturmuş olduğu fiyat kırılması ve fiyat baskısı gibi unsurlar nedeniyle YÜD'ün
üretimi ve satışları artmış olmasına rağmen üretim kapasitesinin önemli bir
bölümünün atıl kaldığı, bu tespitler ışığında, zarar inceleme döneminde mutlak
ve nispi olarak miktar ve değer bazında artış gösteren dampingli ithalatın
seyri ile YÜD'deki zarar durumunun eş zamanlı seyrettiği; bu nedenle, YÜD'de
görülen zararın dampingli ithalattan kaynaklandığı, üçüncü ülke menşeli
ithalatın Türkiye pazar payında %25 oranında düşmesi nedeniyle, YÜD'de tespit
edilen zararın üçüncü ülkeler kaynaklı olmadığı, YÜD'ün soruşturma konusu ürün
verimlilik endeksinin ise baz etkisi nedeniyle zarar inceleme döneminde
yaklaşık on katına çıktığı, dolayısıyla YÜD'de meydana gelen zararın ihracat
performans düşüklüğü ya da verimlilik kaybından kaynaklanmadığı, gerek yerli
üretici gerekse de ihracatçılar nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama
soruşturmalarında yapılan gözlemler sonucu, soruşturmaya konu ülkede üretilen
benzer ürün ile YÜD tarafından üretilen benzer ürünün üretim teknolojisinde
talebi etkileyecek düzeyde çok önemli bir farklılık bulunmadığı, yapılan
inceleme neticesinde, dampingli ithalat dışında diğer bilinen unsurlardan
herhangi birinin YÜD'de tespit edilen maddi zarar üzerinde önemli olumsuz
etkiye neden olamayacağı belirlenmiş ve söz konusu soruşturma sonucunda,
dampingin yerli üretim dalında zarar ve her ikisi arasında illiyet bağının
mevcut olduğu tespit edilerek, ithalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurul
Kararı ve Ekonomi Bakanlığının onayı ile Amerika Birleşik Devletleri menşeli
4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00, 4804.11.90.10.00 gümrük tarife ve
istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrakare ağırlığı 175 gramı
geçmeyen beyazlatılmamış birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları" cinsi
eşyaların International Paper Company firmasından ithalinde % 9.43, Rock-Tenn
CP, LLP firmasından ithalinde % 15.06, diğer firmalardan ithalinde ise % 19.96
oranında, dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ilgili yerli üretici firma tarafından
makul olarak elde edilebilecek ve soruşturma başlatılmasına yetebilecek asgari
bilgileri içeren şikayet başvurusu üzerine açılan ve 3577 sayılı Kanuna ve
ilgili Yönetmeliğe uygun olarak yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda elde
edilen veriler ışığında yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca,
yerli üretim dalında meydana gelen zararla arasında illiyet bağı bulunan
dampinge konu ithalatın neden olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve bu çerçevede
yerli üretim dalının korunması amacıyla yürürlüğe konulan 2015/28 sayılı
Tebliğde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 2015/28 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenişine İlişkin Tebliğin iptali istemiyle açılan davanın reddi
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince duruşma için
belirlenen günde, davacı Şirketi temsilen Av. Levent BELLİ'nin, davalı İdareyi
temsilen Av. İhsan Mert UYSAL'ın geldiği görülerek Danıştay Savcısının
katılmasıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, 659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6'ncı maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca
Ekonomi Bakanlığında görevli uzman Koray DÜĞENCİOĞLU'nun izahatları
dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, Tetkik Hakiminin
açıklamaları da dinlenilerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma
süresi" başlığını taşıyan 7'nci maddesinde; dava açma süresinin özel
kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştayda ve idare mahkemelerinde
altmış, Vergi Mahkemelerinde otuz gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici
işlemlerde, bu sürenin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı;
ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya
uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hükmü yer
almıştır.
Dava konusu olayda, 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/28 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istemiyle 14.9.2015 tarihinde
açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 7'nci maddesinin yukarıda yer verilen hükmü
uyarınca süresinde olduğu anlaşıldığından, davalı İdarenin süre def'i yerinde
görülmeyerek işin esası incelendi:
Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğin iptali istemiyle açılmıştır.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi
Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam" başlıklı 1'inci maddesinde, bu Kanunun, ithalatta
haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep
olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere,
alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul
oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme
bağlanmış, Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesinde, damping, bir malın Türkiye'ye
ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması; ihraç fiyatı,
ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken
fiyat; benzer mal, dampinge veya sübvansiyona konu mal ile aynı özellikleri
taşıyan bir mal, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri
taşıyan başka bir mal; normal değer, ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu
benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya
ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat yahut ihracatçı ülke veya menşe
ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın
satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına
elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında
temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyat veya menşe ülkedeki maliyetine
makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyat; damping marjı, normal
değerin ihraç fiyatını aştığı miktar; zarar, bir üretim dalında maddi zararı,
maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak
gecikmesi şeklinde tanımlanmış; aynı Kanunun 3'üncü maddesinde, önlem
alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir
üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının
kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4'üncü maddesinde,
İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen dampjng "incelemesi
yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle
tespit edileceği, 5'inci maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine
veya gerektiğinde resen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin
ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda
kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve
önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6'ncı maddesinde,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını
değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını
Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7'nci maddesinde
yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça
onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı
vergi alınacağı, 10'uncu maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan
inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan
zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma
açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik
ile tespit edileceği; 13'üncü maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın
varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın
önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen
damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya
miktarda dampinge karşı vergi alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.
3577 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak
çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5'inci
maddesinde, aralarında bir ortaklık ilişkisi veya telafi edici düzenleme
bulunan taraflar arasındaki satışlarda uygulanan fiyatların, fiyatların bu
ilişkiden etkilenmediği kanıtlanmadıkça, normal ticari işlem kabul
edilmeyebileceği ve normal değerin hesaplanmasında göz önüne alınmayabileceği,
normal değerin belirlenmesi için benzer malın ihracatçı ülkenin iç piyasasında
veya üçüncü bir ülkeye ihracatında birim imalat maliyetine genel, idari ve
satış giderlerinin eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük bir fiyatla
satıldığı hallerde; bu satışların, fiyatları nedeniyle normal ticari işlemler içinde
gerçekleşmiş olarak, kabul edilmeyebileceği, 6'ncı maddesinde, maliyetlerin
normal olarak soruşturmaya konu olan ihracatçı veya üretici tarafından tutulan
kayıtlar esas alınarak hesaplanacağı, 7'nci maddesinde, piyasa ekonomisi
uygulamayan ülkelerden yapılan ithalatta normal değerin, Türkiye'de benzer mal
için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat veya Türkiye'de benzer malın
birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir karın
eklenmesiyle oluşturulan değer göz önüne alınarak hesaplanabileceği, 9'uncu
maddesinde, ihracatçı ile ithalatçı ya da üçüncü bir taraf arasında ortaklık
veya telafi edici bir düzenleme bulunması nedeniyle ihraç fiyatının güvenilir
olmadığı durumlarda, ihraç fiyatının, bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı
esas alınarak oluşturulabileceği, bu durumda ithalat ile yeniden satış arasında
gerçekleşen tüm gider ve karların hesaba katılacağı, 10'uncu maddesinde, ihraç
fiyatı ile normal değer arasında adil bir karşılaştırma yapılmasını teminen bu
karşılaştırmanın, aynı ticari aşamada, tercihen fabrika çıkış aşamasında
yapılacağı, fiyat karşılaştırmasında; satış şartları, vergilendirme, ticari
aşamalar, miktarlar ve fiziksel özelliklerdeki farklılıklar ile karşılaştırmayı
etkileyen diğer farklılıkların göz önüne alınacağı; 11'inci maddesinde, damping
marjının, normal değer ve ihraç fiyatının, ağırlıklı ortalama veya işlem
bazında karşılaştırılması suretiyle hesaplanacağı; 17'nci maddesinde, maddi
zarar tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalatın hacmi ve bu
ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli üretim dalı üzerindeki
etkilerinin nesnel incelemesini içermesi gerektiği, bir ürünün birden fazla
ülkeden ithalatının eş zamanlı olarak soruşturmaya konu olması halinde, bu
ithalatın etkilerinin toplu olarak değerlendirilebileceği, böyle bir
değerlendirmenin her bir ülkeden yapılan ithalat için damping marjı ve ithalat
miktarının ihmal edilebilir oranlardan fazla olması ve ithal malların kendi
aralarındaki ve ithal mallarla yerli benzer mal arasındaki rekabet şartları
bakımından, ithalatın etkisinin toplu olarak değerlendirilmesinin uygun
olduğunun belirlenmesi halinde yapılabileceği, dampingli ithalatın fiyatlarının
Türkiye'deki benzer malın fiyatının önemli ölçüde altında kalıp kalmadığı veya
bu ithalatın önemli ölçüde fiyatları düşürücü ya da fiyat artışlarını
engelleyici etki yaratıp yaratmadığının inceleneceği, dampingli ithalatın
üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesi sırasında satışlar, kârlar,
üretim, piyasa payı, verimlilik, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki
fiili ve potansiyel azalma, büyüme veya yatırımları artırma yeteneği üzerindeki
olumsuz etkiler dahil olmak üzere, üretim dalının durumu ile ilgili tüm
etkenleri ve göstergeleri kapsayacağı ve dampingli ithalatın yerli üretim
dalına zarar verdiği hususunun bu faktörler çerçevesinde ortaya konması,
dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki
nedensellik bağının mevcut delillere dayandırılması ve dampinge konu olan
ithalat dışındaki nedenlerden kaynaklanan zararın bu ithalata affedilmemesi
gerektiği, dampingli ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya da yelpazesinin
incelenmesi suretiyle yapılacağı, 19'uncu maddesinde, dampinge konu ithalattan
zarar gördüğünü iddia eden üreticilerin İthalat Genel Müdürlüğüne yazılı olarak
başvurabileceği, şikayetin, damping, zarar ve dampinge konu ithalat ile iddia
edilen zarar arasındaki nedensel ilişkiyi gösteren delilleri içermesi
gerektiği, başvuruda, başvuru sahibinin makul olarak temin edebileceği, şikayette
bulunanın kimliği ve ürettiği benzer ürün miktarı ve değeri ile ilgili
açıklamaları, dampinge konu olduğu iddia edilen ürünün eksiksiz bir tanımını,
menşe veya ihracatçı ülkenin veya ülkelerin adları, bilinen ihracatçı, üretici
ve ithalatçılarının adları, menşe ülke iç piyasa fiyatları, ihraç fiyatlarının,
iddia edilen zararın dampinge konu ithalattan kaynaklandığına ilişkin delillere
ilişkin bilgilerin yer alması gerektiği, 26'ncı maddesinde, ilgili taraflardan
birinin işbirliğine gelmemesi halinde söz konusu taraf açısından soruşturmanın
sonucunun işbirliğine gelinmesi haline nazaran daha az avantajlı olabileceği,
28'inci maddesinde, damping marjının %2 oranında düşük olduğu ve birden fazla
ülkenin soruşturmaya konu olması halinde ithalat miktarının, tek tek %3'ün
altında olan ülkelerin toplam paylarının %7'yi geçmediği hallerin ihmal
edilebilir oranlar olduğu, 31'inci maddesinde, bir damping veya sübvansiyon
soruşturması açılması kararı ile soruşturma sırasında alınan geçici önlem,
kesin önlem, taahhüt durdurma ve kapatma kararlarının Resmi Gazetede
yayımlanacak bir tebliğle ilan edileceği, ek madde 1'de ise piyasa ekonomisi
uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında,
ilgili ülkedeki üreticilerin, soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında,
maddede bentler halinde sayılan ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi
koşullarının geçerli olduğunu yeterli deliller ile ibraz etmesi halinde bu
üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5'inci maddesinin
uygulanacağı kuralı getirilmiştir.
3577 sayılı Kanun ve İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine ilişkin Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümlerine göre,
ithalatın dampingli olduğunun kabulü için, hesaplanan normal değerin ihraç
fiyatından fazla olması gerektiği, normal değerin imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük olamayacağı,
bu hesaplamaların esas itibarıyla üretici tarafından tutulan kayıtlar esas
alınarak yapılacağı ancak ithalatın piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılması durumunda, üretici firmanın piyasa ekonomisi koşullarında üretim ve
satış yaptığını ispatlayamaması durumunda normal değer hesaplamasında firma
verileri yerine üçüncü ülkelerden elde edilen veriler yahut Türkiye'de benzer
mal için fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat yahut birim imalat
maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kar eklenerek elde
edilen verilerin kullanılabileceği, ihraç fiyatı belirlenirken, ihracatçı ile
ithalatçı arasında ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması halinde,
bağımsız ilk alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak belirlenebileceği ihraç
fiyatı ile normal değer arasındaki karşılaştırmanın aynı ticari aşamada
tercihen fabrika, çıkış aşamasında yapılacağı, dampingli olduğu iddia edilen
ithalatın Türkiye'deki benzer malın, fiyatlarını düşürücü ya da fiyat
artışlarını engelleyici etkisinin bulunup bulunmadığının maddi zarar tespiti
sırasında incelenmesi gerektiği, bir ürünün aynı anda birden fazla ülkeden
ithal edilmesi ve aynı soruşturma kapsamında incelenmesi durumunda, bu
ithalatın iç piyasaya etkisinin, ülke bazında değerlendirilmesi yerine,
soruşturmaya konu tüm ülkelerden yapılan ithalatların toplu olarak
değerlendirilebileceği, zarar tespiti yapılırken, piyasa payı, yatırım
hasılatı, kapasite kullanımındaki fiili veya potansiyel azalma ile büyüme veya
yatırımları artırma yeteneği üzerindeki olumsuz etkiler de incelenerek
ithalatın yerli üretim dalına zarar verip vermediğinin ortaya konmasının
zorunlu olduğu, dampingli olduğu ileri sürülen ithalatın etkisinin en dar mal
grubu ya da yelpazesinin incelenmesi suretiyle belirleneceği, soruşturmanın
resen veya şikayet üzerine başlatılabileceği, şikayet üzerine soruşturma
açılabilmesi için başvuru sahibinin makul olarak temin edebileceği bilgi ve
belgelerin başvuruda yer alması gerektiği, yeterli delillerle desteklenmeyen
iddiaların şikayet olarak değerlendirilemeyeceği, soruşturma sırasında
işbirliğine gelmeyen taraflar bakımından işbirliğine gelenlere göre daha fazla
dampinge karşı vergi konulabileceği açıktır.
Dosyanın ve dosyada yer alan şikayet başvurusu,
soruşturma raporu ve sair belgelerin incelenmesinden, soruşturmanın, Amerika
Birleşik Devletleri'nden yapılan ithalatların dampingli olduğu ve iç piyasada
zarara neden olduğu iddiasıyla yapılan ve buna ilişkin bilgileri ihtiva eden
şikayet başvurusu Üzerine başlatıldığı, 1.7.2013 ila 30.6.2014 tarihleri
arasının soruşturma dönemi, 1.7.2011 ila 30.6.2014 tarihleri arasının ise
soruşturmaya ilişkin veri toplama dönemi olarak belirlendiği, SD-1 döneminin
soruşturma döneminin bir yıl öncesi, SD-2 döneminin ise aynı dönemin iki yıl
öncesi anlamına geldiği, soruşturma konusu ürünün yerli üreticisi ile bilinen
ithalatçı ve ihracatçılarına soru formlarının gönderildiği, soru formu gönderilen
55 ithalatçı firmadan 25'inin soru formlarına cevap verdiği, ihracatçı
firmalardan davacı şirket ile Rock Tenn CP, LLC (Rock-Tenn) firmalarının
damping marjı hesabına esas teşkil eden temel bilgi ve belgeleri eksiksiz
olarak sunduklarından işbirliğinde bulunduklarının kabul edildiği, soruşturma
konusu ürünün direkt üreticisi olmamasına rağmen Türkiye'ye ticaretini yapan
Avortex Limited, Eagle Paper International, Inc, G.A. Paper International Inc.,
International Forest Products LLC, Korab International AB ve Perichem Trading
Inc. firmalarının tacir soru formunu eksiksiz doldurarak işbirliğine gelmiş
olarak kabul edildiği, tacir firmalarının soru formlarına vermiş olduğu
cevaplardan soruşturma konusu ürünün üretici/ihracatçısı olduğu anlaşılan KPAQ
Industries LLC ve Kapstone Paper & Packaging Corporation firmalarına da
soruşturma açıldığına dair bildirimin gönderildiği, KPAQ Industries LLC
firmasının yanıt verdiği, cevaplarının eksik olduğu, eksikliğin tamamlanması
için ek süre verildiği, bu süre içinde de eksikliklerin tamamlanmaması
nedeniyle işbirliğine gelmemiş olarak değerlendirildiği, Yönetmeliğin 23'üncü
maddesi uyarınca ilgili taraf olarak kabul edilen üretici veya ihracatçılardan
oluşan meslek kuruluşlarından American Forest & Paper Association (AF&PA),
World Containerboard Organisation ve Oluklu Mukavva Üreticileri Derneği'nin
(OMÜD) soruşturma ile ilgili görüşlerini yazılı olarak bildirdikleri, öte
yandan Turkish American Business Association-American Chamber of Commerce In
Turkey Derneğinin de görüşlerini yazılı olarak ilettiği, şikayetçi OYKA
firması, Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan International Paper firması,
Rock-Tenn firması nezdinde yerinde doğrulama soruşturmalarının
gerçekleştirildiği, ilgili firma temsilcilerinin katılımı ile dinleme
toplantılarının yapıldığı, soruşturma konusu eşya ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen soruşturma konusu eşyanın benzer ürün olarak kabul
edildiği, benzer mal satışlarının %5'ini veya daha fazlasını oluşturması
halinde normal değerin normal ticari işlem çerçevesinde kabul edilen iç piyasa
satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer esasında belirlendiği,
Yönetmeliğin 5'inci maddesi uyarınca işbirliğine gelen üretici/ihracatçı
firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde
kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal
ticari işlem testinin uygulandığı, buna göre normal değerin; benzer ürünün tip
bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim
maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda birim maliyetin üzerindeki satış
miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'ini veya daha fazlasını
oluşturması halinde soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış
işlemlerinin (karlı ya da karsız) ağırlık ortalaması esasında, birim maliyetin
üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'inden daha
azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca
karlı iç piyasa satış işlemlerinin ve benzer ürünün tip bazında ağırlıklı
ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında
olması halinde soruşturma boyunca karlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında belirlendiği, benzer ürünün tip bazında karlı satış işlemi
olmaması halinde oluşturulmuş normal değer esasında belirlendiği, oluşturulmuş
normal değerin firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile satış,
genel ve idari giderler ile finansman giderine, Yönetmeliğin 6'ncı maddesi
uyarınca normal ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün satışlarından elde
edilen ağırlıklı ortalama kar oranının eklenmesi suretiyle hesaplandığı, ihraç
fiyatının Yönetmeliğin 9'uncu maddesi uyarınca belirlenerek, damping
marjlarının, normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının
karşılaştırılması yöntemiyle hesaplanması suretiyle International Paper
firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin %3,6'sı oranında,
Rock-Tenn firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün fiyatını CİF bedelinin %11'i
oranında kırdığı ve International Paper firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün
fiyatlarını CIF bedelinin %8,2'si oranında, Rock-Tenn firmasından yapılan
ithalatın ise YÜD'ün fiyatlarını CIF bedelinin %15,9'u oranında baskı altında
tuttuğu, International Paper, Rock-Tenn, Korab firmaları ve AF&PA nihai
bildirime sunmuş oldukları görüşlerinde yerli üretim dalı ile ihracatçıların
üretim ve satışlarında farklı ürün tiplerine ağırlık vermiş olabilecekleri ve
dolayısıyla fiyat baskısı ve fiyat kırılması hesaplarının ağırlıklı ortalama
yöntemiyle değil tip bazında ya da en çok satışa konu olan tip bazında
yapılması gerektiği hususlarını dile getirdikleri, söz konusu talepler
doğrultusunda fiyat baskısı ve fiyat kırılması hesaplarının firmaların iç
piyasaya en çok sattığı tip olan metrekare ağırlığı 135 gram kraftlayner
kağıtlar için yapıldığı, söz konusu ürün tiplerinde International Paper
firmasının YÜD'ün yurt içi satış fiyatlarını %3,25 düzeyinde kırdığı ve %9,44
düzeyinde baskı altında tuttuğu, Rock-Tenn firmasının YÜD'ün yurt içi satış
fiyatlarını %8,72 düzeyinde kırdığı ve %15,22 düzeyinde baskı altında tuttuğu,
fiyat kırılmasının kullanıcı tercihleri açısından son derece önemli bir
seviyede olduğu, ithalat miktarının mutlak olarak 140 bin ton seviyelerinden
180 bin ton seviyelerine yükseldiği, soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalat
nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken, SD'de %74'e
yükseldiği, ABD menşeili ithalatın Türkiye toplam tüketiminden aldığı payın
zarar inceleme döneminde %3 azaldığı, YÜD'ün fiyatlarını olması gereken
seviyelerde belirleyemediği, YÜD'de kraftlayner kağıt üretimi için önemli
seviyede atıl kapasitenin mevcut olduğu, SD-2 ve SD-1 dönemlerinde kraftlayner
kağıtlarda agresif olmayan ve düşük tonajlı üretim yapan YÜD, SD'de daha
agresif bir tutum izlediği, bunun doğal sonucu olarak üretim miktarını, yurt
içi satışlarını ve yurt içi pazar payını zarar inceleme dönemi boyunca
arttırdığı, kapasite kullanım oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken
stoklarda artış görüldüğü, ancak kraftlayner kağıt üretme yeteneğini haiz
teorik kapasitesinin önemli ölçüde atıl kaldığı, öte yandan SD-2 ve SD-1
dönemlerinde soruşturma konusu üründen kar elde edememişken, SD'de cüzi de olsa
kar elde edebildiği, firma geneli göstergelerine bakıldığında zarar inceleme
döneminde firma geneli yatırımlarının azaldığı, aktif toplamının küçüldüğü, öz
sermayesinin azaldığı ve net karlılığın önemli oranda düştüğü, dampingli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını kırması ve dampingli
ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim dalında görülen olumsuz gelişmelerin
eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle dampingli ithalât ile yerli üretim
dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılarak,
dampjngli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği ve nedensellik bağının
mevcut olduğu belirlendiğinden, tanımı belirtilen ürünün Amerika Birleşik
Devletleri'nden Türkiye'ye ithalatında üretici/ihracatçı firmaya göre değişen
oranlarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına karar verildiği
anlaşılmıştır.
Davaya konu Tebliğde, 3577 sayılı İthalatta Haksız
Rekabetin önlenmesi Hakkında Kanunun, "amaç ve kapsam" başlıklı 1'inci maddesi
uyarınca ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge ve sübvansiyona konu olan
ithalatın sebep olduğu zarara karşı üretim dalının korunmasının amaçlandığı,
yasa koyucunun amacı doğrultusunda korunması gereken hakkın belirlenmesi
gerektiği, haksız rekabet hallerinde bozulan piyasa şartlarına müdahale
yapılarak olması gereken piyasa şartlarının sağlanmasının zorunlu olduğu, bunun
sağlanmasında ise dampinge ve sübvansiyona konu olan ithalatın yerli üretim
dalına, sektöre zarara sebebiyet vermesinin önlenmesi, ithalatın sektöre zarar
verebilmesi için dampingli ithalatın önemli ölçüde artması, yerli üretim dalı
fiyatları üzerinde önemli ölçüde etkisinin olması ve yerli üretim dalının
ekonomik göstergelerinde menfi seyir izlenmesi gerekmekte olup, bu zararın
tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalat hacmi ve bu ithalatın
iç piyasada benzer ürünlerin ithalatları ile yerli üretim dalı üzerindeki
etkilerinin incelenmesi, bu incelemede, satışlar, karlar, üretim, piyasa payı,
veriminin, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki fiili ve potansiyel
azalma, büyüme ve yatırımları arttırma yeteneği gibi tüm etkenler çerçevesinde
ortaya konulması, dampinge konu olan ithalat dışındaki nedenlerden kaynaklanan
zararın da olup olmadığı hususunun araştırılarak ortaya konulması, bu inceleme
yapılmadan zararın tamamının ithalata atfedilmemesi gerektiği, yine tedbir alınabilmesi
için oluşan zarar ile ithalatta haksız rekabet arasında nedensellik bağının
mevcut olması ve bu bağın da somut ve yeterli olarak açıklanmasının gerekmesine
karşın, belirlenen şartların sağlanmadığı sonucuna varılan davaya konu Tebliğde
hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle 2015/28 sayılı ithalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen
yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000.-
(Üçbin) Türk Lirası vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya
verilmesine, artan 85.- (Seksenbeş) Türk lirası posta giderinin istemi halinde
davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
28.12.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Yargılama Giderleri
Başvuru Harcı: 57,60 TL
Karar Harcı: 57,60 TL
Vekalet Harcı: 4,10 TL
YD Harcı: 57,60 TL
Posta Gideri: 165,00 TL
Toplam: 341,90 TL
X-KARŞI OY
Dava; Amerika Birleşik Devletleri menşeli "metrekare
ağırlığı 175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış birincil elyaf yüzey (kraftlayner)
kağıtları" cinsi eşya ile ilgili başlatılan damping soruşturması sonucunda,
14.7.2015 tarih, 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve 4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik
pozisyonlarında sınıflandırılan "birinci elyaf yüzey (kraftlayner) kağıtları"
tanımlı olanların "anılan ülkeden ithalinde dampinge karşı önlemlerin yürürlüğe
konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine ilişkin
Tebliğin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Tebliğin 2'nci maddesinde, OYKA Kağıt
Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. (OYKA) tarafından yapılan başvuru üzerine Amerika
Birleşik Devletleri (ABD) menşeli "metrekaresi 175 gramı geçmeyen
beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" için 22/7/2014 tarihli ve 29068 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine İlişkin
Tebliğ (Tebliğ No:2014/26) ile başlatılan ve Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık)
İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen damping
soruşturmasının tamamlandığı, 3'üncü maddesinde, soruşturma konusu ürünün
Türkiye'de yerleşik tek üreticisi olan başvuru sahibi OYKA firmasının
Yönetmeliğin 20'nci maddesi çerçevesinde yerli üretim dalını (YÜD) temsil
niteliğini haiz olduğunun tespit edildiği, 8'inci maddesinde, soruşturma konusu
ürün ile YÜD tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında satılan kraftlayner
kağıtların teknik ve fiziki özellikleri ve temel kullanım alanı itibariyle
benzer özelliklere sahip olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle, söz konusu
ürünlerin Yönetmeliğin 4'üncü maddesi çerçevesinde benzer ürün olarak kabul
edildiği, 10'uncu madde ve devamında, soruşturmaya konu olan ülke menşeli
ithalatın dampingli olduğuna ilişkin tespitlere yer verildiği, 18 ve devamı
maddelerinde, zarara ilişkin belirlemeler yapıldığı, 24 ve devamı maddelerinde,
dampingli ithalatın yerli üretici fiyatları üzerindeki etkisinin incelendiği,
28'inci maddesinde, Tebliğin ilgili maddelerindeki tüm veriler birlikte
değerlendirildiğinde, YÜD'de soruşturma konusu ürün bağlamında zarar inceleme
döneminde maddi zararın mevcut olduğunun tespit edildiği, International Paper,
Rock-Tenn, Korab ve International Forest Products firmaları ile AF&PA nihai
bildirime sunmuş oldukları görüşlerinde, YÜD'ün ekonomik göstergelerinin olumlu
seyrettiğini ve maddi zarar durumunun unsurlarının oluşmadığını ifade
ettikleri, ancak, yapılan değerlendirmede YÜD'ün ekonomik göstergelerinin baz
etkisinden dolayı olumlu bir seyir izlediği, YÜD'ün soruşturma konusu üründe
karlılık durumunun zarar inceleme döneminde olumlu gelişiyor gibi görünmesine
rağmen, karlılığın SD'de çok düşük bir düzeyde gerçekleştiği, soruşturma konusu
üründe verimli üretim için olması gereken karlılığı ve ölçeği yakalamayan YÜD'ün
büyüyen pazardan yeterli pay alamadığı ve soruşturma konusu ürün için kurulu
olan kapasitesinin önemli oranda atıl kaldığı ya da sabit maliyetlerin daha
yüksek olduğu ancak verimin düşük kaldığı diğer kağıt ürünlerinin üretiminde kullanıldığının
tespit edildiği, dolayısıyla, her ne kadar baz etkisinden dolayı YÜD'ün üretim,
satışlar ve karlılığında olumlu bir seyir görünüyor olsa da, ekonomik
göstergeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddi zarara ilişkin yeterli
delillerin mevcut olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Soruşturmaya konu olan ülke menşeli ithalatın
dampingli olduğu ve YÜD'de soruşturma konusu ürün bağlamında zarar inceleme
döneminde maddi zararın mevcut olduğu tespit edildikten sonra dampingli ithalat
ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığı uyuşmazlığın çözümü açısından
önem taşımaktadır.
Tebliğin 29'uncu maddesinde, zarar inceleme döneminde
ABD., menşeli ithalatın %26 oranında arttığı ve toplam ithalat içindeki payının
%68'den, %74'e yükseldiği, YÜD'nın, SD-2 döneminde çok cüz'i olan üretimini
arttırarak iç piyasaya nüfuz etmek istediği ve vermiş olduğu stratejik bir
kararla kağıt üretim hattını pazar büyüklüğü açısından yeterli gördüğü
kraftlayner kağıt üretimine yönlendirdiği, ancak, mutlak olarak artan ABD
menşeli dampingli ithalatın YÜD'ün iç piyasa satış fiyatları üzerinde
oluşturmuş olduğu fiyat kırılması ve fiyat baskısı gibi unsurlar nedeniyle YÜD'ün
üretimi ve satışlarının artmış olmasına rağmen, karlılığı ve pazar payının çok
düşük seviyelerde seyrettiği ve kurulu kapasitesinin önemli bir bölümünün atıl
kaldığı ya da verimsiz ürünlerin üretimine ayrıldığı, bu tespitler ışığında,
zarar inceleme döneminde mutlak olarak miktar ve değer bazında artış gösteren
ABD menşeli dampingli ithalatın seyri ile YÜD'deki zarar durumunun eş zamanlı
seyrettiği, bu nedenle, YÜD'de görülen zararın dampingli ithalattan
kaynaklandığı, 30 ve devamı maddelerinde, Yönetmeliğin 17'nci maddesi hükümleri
gereğince, YÜD'de maddi zarara yol açabileceği düşünülen diğer bilinen unsurlar
kapsamında, üçüncü ülke menşeli ithalatın hacmi ve fiyatları, YÜD'ün ihracat
performansı ve verimliliği, kullanıcı talebinde yaşanan gelişmeler ile
teknolojik farklılıklar konuları incelenmiş ve yapılan inceleme neticesinde,
dampingli ithalat dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD'de
tespit edilen maddi zarar üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olamayacağı
tespit edilmiştir.
Tebliğde yer alan tespit ve açıklamalar karşısında,
soruşturma konusu ürünün Türkiye'de yerleşik tek üreticisi olan OYKA Kağıt
Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. (OYKA) tarafından yapılan başvuru üzerine Amerika
Birleşik Devletleri (ABD) menşeli "metrekaresi 175 gramı geçmeyen
beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" için yapılan damping soruşturması sonucu
ortaya konulan veriler, soruşturmaya konu olan ülke menşeli ithalatın dampingli
ve yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün bağlamında zarar inceleme
döneminde maddi zararının mevcut olduğunu ve yerli üretim dalında görülen bu
zararın dampingli ithalattan kaynaklandığını gösterdiğinden, 2015/28 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istemiyle açılan
davanın reddi gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.
Songül