Vergi Usul Kanunu
VERGİ USUL KANUNUKanun Numarası : 213 Kabul Tarihi : 4/1/1961Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705 2025 Yılı için Yeniden Değerleme Oranı: VUK Genel Tebliği Sıra No 585Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri No 11 (Tebligat usul ve esasları)Tütün Mamulleri Ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği Sıra No 1Anayasa Mahkemesi 2018 / 9115 Kararı (Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesi)
Danıştay
Kararları 1 2 3 4 5
Genelgeler 1 2 3 4
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
§ Gümrük ve Tekel vergileri Madde 02§ Mükellefiyet ve Vergi Sorumluluğu Madde 08§ Vergi kesenlerin sorumluluğu: Madde 11 § Mühlet verme: Madde 17 § Sürelerin hesaplanması: Madde 18 § Takdir Komisyonu Kuruluş: Madde 72 § Tebliğ esasları ve muhataplar-Tebliğ Esasları Madde 93§ Posta ile tebliğ usulü - Kapalı Zarf Esası Madde 99§ İlan yoluyla tebliğ usulü - Tebliğin İlanla Yapılacağı Haller Madde 103§ Tebliğlere ait türlü hükümler - Memur Vasıtasıyla Tebliğ Madde 107§ Elektronik ortamda tebliğ Madde 107/A§ Tebliğ Yerine Geçen Muameleler Madde 109§ Özel ödeme zamanları: Madde 112 § Zamanaşımı süreleri: Madde 114 § İşe başlamayı bildirme Madde 153· Bildirmelerde Süre ve Şekil Süre: Madde 168· Defterlerin Tasdik Makamı Madde 223§ Faturanın şekli: Madde 230§ Fatura nizamı: Madde 231 § Fatura kullanma mecburiyeti: Madde 232 § Gider pusulası: Madde 234 § Müstahsil makbuzu: Madde 235 § Serbest Meslek Makbuzları Madde 236§ Emtia Madde 274§ Finansal kiralama işlemlerinde değerleme: Mükerrer Madde 290§ Enflasyon Düzeltmesi ve Yeniden Değerleme Oranı Mükerrer Madde 298§ Normal Amortisman Madde 315§ Kaçakçılığın tarifi: Kaçakçılık Suçunun Tarifi: Madde 344 § Kaçakçılıkta ceza: Madde 345 § Damga Vergisinde Ceza Hükümleri Madde 355§ Kaçakçılık Suçunda Hapis Cezası Madde 359 § Geçici Madde 25 VERGİ USUL KANUNUGİRİŞKanunun ŞümulüMadde 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır. Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir. Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır. Gümrük ve tekel vergileri:
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 2-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)[1] Gümrük
idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi değildir. Bu vergi
ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun
242 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat: Madde 3 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/1 md.) A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder. Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır. B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. BİRİNCİ KİTAPVergilendirmeBİRİNCİ KISIMGenel EsaslarBİRİNCİ BÖLÜMVergi Uygulanmasında YetkiVergi dairesi: Madde 4 - Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir. (Değişik: 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde; mükelleflerin iş yeri ve adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın elektronik ortamda kurulanlar dahil olmak üzere vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya, vergi dairelerini diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlemeye, şubelerin yetki, görev ve sorumluluklarını tespit etmeye, vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye, bağlı olunan vergi dairesi tarafından yapılan işlemlerin diğer vergi daireleri tarafından yapılabilmesine ve vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, vergi dairesince bu Kanun ile diğer kanunlar kapsamında yapılan işlemlerde elektronik imza, mühür veya onay kullandırmaya, vergi daireleri tarafından düzenlenen ve vergi dairesince imzalanması gereken belgelerin Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda imzalanmasına, mühürlenmesine veya onaylanmasına izin vermeye, elektronik imza, mühür veya onayın kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye[2] yetkilidir(Cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değişik)[3]. Vergi daireleri tarafından düzenlenen ve imzalanması gereken belgelerin, Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda imzalanması, mühürlenmesi veya onaylanması durumunda belgeler vergi dairesi tarafından imzalanmış, mühürlenmiş veya onaylanmış sayılır(Son cümle 15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile eklenmiştir). Vergi mahremiyeti:
Madde 5 - Aşağıda yazılı
kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin
şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine,
servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya
gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya
üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1. Vergi
muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. Vergi
mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar; (2686 sayılı
Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent)
3. Vergi
kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi
işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak,
yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.
Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir
Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar
Vergisi beyannamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları
üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve
unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerinin verildiği yıl
içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin
bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır. (2365 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin vergi tarhına
esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde
ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir.
Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir.[4] Ayrıca, kamu görevlilerince
yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve
belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler
verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla
kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal
sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede
yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla
ilgili usulleri belirmeleye yetkilidir. (4369 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
eklenen fıkra)
Gelir Vergisi
mükellefleri[5] (Kazancı basit
usulde tespit edilenler dahil)[6] ile sermaye
şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç
tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı almak
zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca
belli edilir. (2365 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra) (25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Mükerrer R.G. 6111 s.k. ile değişik)
Gelir İdaresi
Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla
çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri
öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından bu
maddede yazılı yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi, uymak zorundadır. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Kamu kurum ve kuruluşları
tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve
kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk
ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi
mahremiyetinin ihlali sayılmaz. Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu
maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını
sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Maliye Bakanlığı, bu fıkra
uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir. (27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2.
Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir)
Açıklanan bu bilgiler
ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez.(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
Yasaklar: Madde 6 - (Değişik: 23/6/1982-2686/2 md.) Beşinci maddede yazılı olanlar: 1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine; 2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına; 3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere; Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar. İdarenin yardımı: Madde 7 - Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar. İKİNCİ BÖLÜMVergi SorumluluğuVergi Usul Kanunu Genel Tebliği 247 Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği Seri No 4Tasarruflu Yazılar 1 2Mükellef ve vergi sorumlusu: Madde 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz. Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir. Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (Ek:24/6/1994-4008/1 md.; Değişik: 25/5/1995-4108/1 md.)Vergi ehliyeti: Madde 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir. Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz. Kanuni temsilcilerin ödevi: Danıştay İçtihatları K 2018/1 Danıştay Kararı E.2007-2274Madde 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. (Değişik: 3/12/1988-3505/2 md.)Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
Tasfiye
edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye
öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme
işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni
temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına
yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda
doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında
sorumlu olurlar. Şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının
sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır. (27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2.
Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir)
Beşinci fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel
kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde,
sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza
kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni
temsilcilerinden, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare
edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve varsa bunların
temsilcilerinden herhangi biri adına yapılır. (27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2.
Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir)
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
Madde 11 - Yaptıkları veya
yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak
kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten
sorumludurlar.
Bu sorumluluk,
bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını
kaldırmaz.
Mal alım ve
satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine
yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde
verginin ödenmesinden,[7] alım satıma taraf
olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle
ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak
suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar[8]
müteselsilen sorumludurlar. (3418 sayılı
Kanunun 30'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Ancak üçüncü
fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihaî
tüketiciler için söz konusu değildir. (3418
sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır. (3418 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Müteselsil
sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca belirlenir. (3418 sayılı
Kanunun 30'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Cumhurbaşkanı[9], ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmamasına,
ödeme yapan veya ödemeye aracılık edenlerin vergi kanunlarına göre vergi
kesintisi yapmak zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya
hizmet alım satımı olup olmamasına, elektronik ortamda gerçekleştirilip
gerçekleştirilmemesine, ödeme yapılanın bu tutarı vergi matrahının tespitinde
indirim konusu yapıp yapmamasına bakılmaksızın, vergiye tabi işlemlere taraf
veya aracı olanlara vergi kesintisi yaptırmaya, iş grupları, iş nevileri,
sektörler ve emtia grupları itibarıyla, vergiye tabi işlemle ilgili, vergi
kanunlarında belirtilen alt ve üst limitler arasında olmak şartıyla, farklı
kesinti oranları tespit etmeye yetkilidir. (07.09.2016 tarihli, 29824 sayılı R.G. 6745 s.k.
ile eklenmiştir)
Mirasçıların sorumluluğu: Madde 12 - Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar. Mücbir sebepler: Madde 13 - Mücbir sebepler: 1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; 2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler; 3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler; 4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması; gibi hallerdir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMSürelerKanuni ve idari süreler: Madde 14 - (Değişik: 23/6/1982-2686/3 md.) Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir. Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder. Mücbir sebeplerle gecikme:
Madde 15 - 13'üncü maddede
yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan
kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler
kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum
olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı,
mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal, organize sanayi
bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, endüstri bölgesi, serbest bölgeler gibi
bölgeler veya afete maruz kalanlar itibarıyla; mükellefiyet ve vergi türü,
vergilendirme ve defter tutma usulü, faaliyet konusu, iş yerleri, sektörler,
aktif toplamı, öz sermaye toplamı, satış hasılatı, çalıştırılan hizmet erbabı
sayısını birlikte veya ayrı ayrı dikkate alarak mücbir sebep hali ilân etmeye;
bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları; vergi türü ve
vergilendirme dönemi itibarıyla bu fıkra kapsamında belirlenen kriterler ile
faaliyete devam edilip edilmediğini birlikte veya ayrı ayrı dikkate alarak
belirlemeye yetkilidir. Mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde mücbir sebep, bu
durumun vukua geldiği tarihin rastladığı ayı izleyen üçüncü ayın son günü
itibarıyla bitmiş sayılır. Bakanlık; bu süreyi mücbir sebep halinin vukua
geldiği tarihin rastladığı ayı izleyen on sekizinci ayın sonunu geçmemek
kaydıyla uzatabilir, bu fıkra kapsamında yetkisini, vergi türleri ve iş yerleri
itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri
belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de
kullanabilir. (27.12.2024 /
32765 sayılı R.G. 7537 s.k. ile değişik)[10]
Ölüm halinde sürenin uzaması: Madde 16 - (Değişik: 23/6/1982-2686/4 md.) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir. Mühlet verme:
Madde 17 - Zor durumda bulunmaları
hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine
getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az
olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet
verilebilir. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile
değişik)
Bu mühletin verilebilmesi için: 1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır. 2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir. 3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
Maliye Bakanlığı mühlet
verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler,
iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla
yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Sürelerin hesaplanması: Genelgeler 1Madde 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır: 1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil saatinde biter; 2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter; 3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter; 4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter. DÖRDÜNCÜ BÖLÜMVergi Alacağının TayiniTasarruflu Yazılar 1
Vergiyi Doğuran Olay
Madde 19 - Vergi alacağı vergi
kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü
ile doğar.
Vergi alacağı mükellef
bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh
Madde 20 - Verginin tarhı, vergi
alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi
tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari
muameledir.
Tebliğ
Madde 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi
ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından
mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Tahakkuk
Madde 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve
tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil
Madde 23 - Verginin tahsili, kanuna
uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku Tahsile Bağlı
Vergiler
Madde 24 - Mahiyetleri itibariyle
tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
Tarh ve tahakkuk usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Beyannameye dayanan tarh
Tahakkuk Fişi Esası
Madde 25 - Vergi kanunlarına göre beyan
üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk
ettirilir.
Bu esasa göre, vergi
dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur ve
bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine
tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin
mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde
beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ olunabilir.
Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.
Tahakkuk Fişinin Muhteviyatı
Madde 26 - Tahakkuk fişi aşağıda
yazılı malumatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
4. Vergi beyannamesinin
tarihi;
5. Beyannamenin ilgili
bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı
(tüzelkişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11. (2686 sayılı
Kanunun 5'inci maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait
kısa bilgi.[11]
Tahakkuk Fişinin Kesinliği
Madde 27 - Vergi beyannamesini ilgili
vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması,
beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel
olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28'inci maddede
yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin
postayla veya elektronik ortamda gönderilmesi: (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Madde 28 - Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüsnasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
Beyannamenin elektronik
ortamda gönderilmesi halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve
mükellef veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek
veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin
mükellefe tebliği yerine geçer. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile
yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunur. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki (04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı R.G.-5615 s.k.ile
eklenmiştir)
MÜKERRER
MADDE 28 - Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son gününü,
kanunî süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye
yetkilidir.
İKİNCİ BÖLÜMİkmalen, Re'sen ve İdarece Tarh
İkmalen Vergi Tarhı
Madde 29 - (2365 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen madde) İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh
edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah
veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen
tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.
Re'sen Vergi Tarhı
Madde 30 - (2791 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle değişen fıkra) "Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter,
kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan
hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen
matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda
bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş
sayılır."
(2365 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen fıkra) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi
matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere
dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
1. (4008 sayılı Kanunun
2'nci maddesiyle değişen bent) Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse,[12]
2. Vergi beyannamesi kanuni
veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin
bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması
mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik
ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi
bir sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve
bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine
imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle
ihticaca salih bulunmazsa,
5. (4369 sayılı
Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır)[13],
6. (2365 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen bent) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek
durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7. (4783 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden
geçerli olmak üzere 09.01.2003)[14]
8. (4008 sayılı
Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent) Bu Kanunun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki
almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve
ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli malî
müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9. (4369 sayılı
Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)[15]
Yukarıdaki 2'nci bentde
yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az
olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve
kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef
istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve
vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak matrah
defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla olamaz.
(4008 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra) Vergi beyannamesini kanunî süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu
beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve
bu beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak,
vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden
sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.[16]
(485 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re'sen vergi tarhını gerektiren
bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise
re'sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen
takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa
vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.
Verginin İdarece Tarhı
Mükerrer Madde 30 - (205
sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen madde) Verginin idarece tarhı;
29'uncu ve 30'uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı
için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı
kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri
sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden
idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131'inci
madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan
vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen
adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap
numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve
cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve
tarihi tutanakla tesbit olunur.
(2686 sayılı Kanunun 6'ncı
maddesiyle değişen fıkra) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi
mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı
hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden
başlar.
Takdir Kararı
Madde 31 - Takdir komisyonunca belli
edilen matrah veya matrah kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları
komisyonunun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Takdir kararlarında
aşağıda yazılı malumat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı
(tüzelkişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu
vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu
vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve
takdir hakkında izahat.
Takdir Kararlarının Tevdii
Madde 32 - Takdir kararları komisyonca
imza karşılığıda vergi dairesine tevdi olunur.
Re'sen Tarhta Mahsup
Madde 33 - Re'sen takdir olunan matrah,
mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla değilse, re'sen vergi tarh
edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname Esası
Danıştay
Kararları 1
Madde 34 - İkmalen ve re'sen tarh
edilen vergiler "ihbarname" ile ilgililere tebliğ olunur. Nev'i ve
doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.
İhbarnamenin Muhteviyatı
Danıştay
Kararları 1
Madde 35 -İhbarname aşağıda yazılı
malumatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra
numarası;
2. İhbarnamenin tanzim
tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı, adı
(Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade
ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren sebepler;
11. (2686 sayılı Kanunun
7'nci maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12. (2686 sayılı Kanunun
7'nci maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı
üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri gerektiren inceleme
raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tahrire dayanan tarh
Tahrire Göre Vergi Tarhı
Madde 36 - Tahrire göre vergi tarhı,
verginin tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir İhbarnamesi
Madde 37 - Tahrir usulü ile tespit
edilen matrahlar, vergi dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile
mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin Muhteviyatı
Madde 38 - Tahrir ihbarnamesi aşağıda
yazılı malumatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra
numarası;
2. İhbarnamenin tanzim
tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı va adı
(Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina veya arazinin mevkii
(Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7. Bina veya arazinin nev'i,
büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir
numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi
irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre
bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif Cetveli
Madde 39 - Tahrire dayanan tarhda
yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif
cetvellerinde gösterilir.
Tekalif cetvellerinde
aşağıdaki malumat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve
adı (Tüzelkişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen
gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı mükellefe ait binaların
iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Götürü Matrahların Tesbiti
Madde 40 - (3946 sayılı
Kanunun 38/1-a maddesiyle kaldırılmıştır.)[17]
Götürü Matrahların Tesbiti
Madde 41 - (3846 sayılı
Kanunun 38/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)[18]
Ortalama Kar Hadlerinin
Tespiti
Madde 42 - (2365 sayılı
Kanunun 5'inci maddesiyle değişen madde) Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nev'ilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya
mazereti halinde tevkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir
müdürü ve vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il
merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan
esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar
teşekküllerince, odaların birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il
merkezindeki belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon
tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur.
Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere seçilir.
Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde,
üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali tarafından seçilir. şu kadar ki
merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tespitinde, il
merkezinden seçilmiş olan üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı
mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara katılır.
Ortalama kar hadlerinin
tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir
yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı
isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen
yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama Kar Hadlerinin
Kesinleşmesi ve İlânı
Madde 43 - (485 sayılı Kanunun
4'üncü maddesiyle değişen madde) 42'nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait cetveller,
düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş
olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonunca incelenerek hatalı
ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk göstermiyenler gerekçeli
olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel Komisyonlara geri gelen
cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi
görülmeyenler hakkında ise gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna
gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller
üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar hadlerinin kesin miktarını tayin
eder.
Kesinleşmiş ortalama kar
hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan
gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile, dairelerinin uygun bir yerine asmak
suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.
(2365 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen fıkra) Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Baş Yardımcısı veya
bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve
Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur.
89'uncu maddedeki nisap
hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hakkında da uygulanır.
Uygulama Süresi
Madde 44 - Götürü ücretler, götürü
ticaret ve serbest meslek kazançları ve ortalama kar hadleri üç yıl uygulanır.
şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye
Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak şartiyle kısaltabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
(2686 sayılı Kanunun 9'uncu
maddesiyle değişen başlık)
Zirai kazanç ölçüleri ile
emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti
Ölçüler ve Tarifleri
Madde 45 - Zirai kazanç ölçüleri,
yıllık istihsal değeri, götürü gider emsali, ortalama randıman miktarı,
ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından
terekküp eder.
1. Yıllık istihsal değeri:
Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine göre her ziraat biriminden
bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsül değerinin işletmede veya
işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak
değerlerin toplamıdır.
2. (2686 sayılı
Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları
dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai
mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal
işlerinin yapılması karşılığıda alınan ücretler için % 70'tir.
3. Ortalama randıman
miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği tahmin olunan
ortalama mahsul miktarıdır.
4. Ortalama işçilik tutarı:
Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden ortalama işçilik gideri
tutarıdır.
5. Ortalama maliyet bedeli:
Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için yapılması gereken ortalama
giderlerin toplamıdır.
6. Ortalama satış fiyatı:
Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış biriminin 46'ncı maddenin (d)
bendi esasları dairesinde tespit olunan satış fiyatıdır.
Zirai Kazanç Ölçülerinin
Tesbiti
Madde 46 - (205 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde) Zirai kazanç ölçüleri (45'inci maddenin 1 numaralı
bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına müteallik olanlar hariç),
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları
dairesinde zirai kazançlar il Komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
Zirai kazançlar il
komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde aşağıdaki esaslara
uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir
eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar gösteren bölgeler
ayrılır;
b) Çeşitli ziraat nevileri
ile çeşitli ziraat makine ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve şartlar bakımından
birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek
suretiyle nazarı itibara alınır;
c) Zirai işletmelerin
bölgeler itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri gözönünde
tutulur;
d) Ortalama satış fiatının
tespitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında yürürlükte bulunan
fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsuller için takdirin yapıldığı
yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiatı esas
tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;
e) Özellik gösteren ziraat
nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin
mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.
Zirai kazançlar il
komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı
içinde mezkur ölçüleri tesbit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai
kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez
komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan
bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar il
komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi hataları
düzeltirler; takdire taaluk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir
ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar
kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(2365 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen fıkra) Ancak, zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları
uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca
re'sen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.
(2455 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.)
Ziraat Birimleri
Madde 47 - Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ ve sebze
ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak ağaç kabul
edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan
sayısı;
dır.
Özellik gösteren ziraat
nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat çeşitlerinin
mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında
dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve İlan
Madde 48 - Zirai kazanç ölçüleri Cumhurbaşkanı
kararı[19] ile yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi
Gazete ile yayınlanır.
Her bölgeye ait ölçüler,
ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa zamanda köy ve
mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama Süresi
Madde 49 - (3239 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen madde) Ziraî kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur.
Ancak satış fiyatı resmî kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan
(destekleme alımları) ürünler için her yıl açıklanan en son fiyatlar esas
alınır. Diğer taraftan ölçülerin tespitine esas olan unsurlarda önemli
değişiklikler vukubulduğunun anlaşılması halinde, Ziraî Kazançlar Merkez
Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü ziraî faaliyet ve
mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.
Emlak Vergisine Ait Bedel ve
Değerlerin Tespiti, İlanı ve Kesinleşmesi
Mükerrer Madde 49 - (4751
sayılı Kanunun 1/A maddesiyle değişen madde Yürürlük; 9.4.2002) - a) Maliye ve Bayındırlık
ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi hükmü
ile aynı Kanunun 31 inci maddesi uyarınca hazırlanan yönetmelik[20] hükümlerine göre bina
metrekare normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce
müştereken tespit ve Resmî Gazete ile ilân eder.
Türkiye Ticaret, Sanayi,
Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmî
Gazete ile ilânını izleyen onbeş gün içinde Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının
arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda
bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun
33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil)
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak,
arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki
ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile
belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat
odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.
Büyükşehir belediyesi
bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun
başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından
görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali
müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek
birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez
komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve
inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir.
Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir
komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.
Takdir komisyonlarının bu
kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi
nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine
onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde
arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir
yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı
sonuna kadar ilân edilir.
Cumhurbaşkanı[21] bu fıkrada yer alan dört
yıllık süreyi sekiz yıla kadar artırmaya veya iki yıla kadar indirmeye
yetkilidir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre,
Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının onbeş gün
içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi
mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç
bir ay içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b) fıkralarındaki
bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait
asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri gerektiği ölçüde
kısaltmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tahrir usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Madde 50 - 51 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Tadilat
Madde 52 - Tadilat, iki genel tahrir
arasında, bu kanunda yazılı sebeplerden dolayı binaların gayrisafi iratlarında
ve arazinin kıymetlerinde vukua gelen devamlı ve tabi değişiklikler tesbit
edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin edilmesidir.
Madde 53 - 55 - (1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle kaldırılmıştır.)
İKİNCİ BÖLÜM
Genel Tahrir
Madde 56 - 62 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Tadilat Sebepleri
Madde 63 - Aşağıdaki hallerde
binaların gayrisafi iratları ve arazinin kıymetleri tadilat yoliyle tahmin ve
yeniden takdir olunur:
1. Herhangi bir sebep
yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi iratları ile arazi kıymetlerinin en az %
20 nisbetinde artması veya eksilmesi;
2. Bina veya arazinin genel
tahrirde unutularak mektum kalmış olması;
3. Yeni bina inşaa edilmesi
(Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit istihsal, asansör veya kalorifer
tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.);
(Bu hallerde yalnız ilave
inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayrisafi
iratları takdir olunarak binanın mevcut gayrisafi iradına ilave edilir. Sabit
istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayrisafi iratları 307'nci
maddedeki esasa göre takdir olunur.);
4. Bir binanın yanması,
yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya
binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya
tamamen kaldırılması;
5. Bir binanın kullanış
tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden
bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus
mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller
haline kalbedilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı
bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen
dairenin iradı yeniden takdir olunur.);
6. Arazinin hal ve heyetinde
değişiklik olması;
7. Daimi müstesnalıktan
faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina veya arazinin
müstesnalıktan çıkması;
8. Bir binanın mütemmimi
durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya bir arazi ve
arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
9. Bir bina veya arazinin
taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz
hükmündedir.);
10. Müteaddit arazi ve
arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere
ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin Hal ve Heyetinde
Değişiklik
Madde 64 - Aşağıdaki haller arazinin
hal ve heyetinde değişiklik olduğunu ifade eder:
1. Arazinin
fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2. Fidanlı, ağaçlı veya
kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi;
3. Tarım yapılan bir
arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma
elverişsiz hale gelmesi;
4. Tarım yapılmayan bir
arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
5. Arazinin üzerine veya
altına inşaat yapılması;
6. Arazinin parsellenmek
suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzii ve Ferdi Tadilat
Madde 65 - Binaların gayrisafi
iratlarında ve arazi ve arsaların kıymetlerinde 63'üncü maddenin 1'inci
bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya eksilme sebebiyle yapılacak
tadilat mevzii veya ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün
tamamında mevcut bina ve arazi için yapılacak tadilat mevziidir. Münferit
mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii Tadilat Kararı
Madde 66 - Mevzii tadilat yapılabilmesi
için:
1. İlgili bir veya birkaç
mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat isteğinde bulunması,
2. şehir ve kasabalardaki
tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki tadilat için köy ihtiyar
meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim edeceği
mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi.
3. Maliye Bakanlığınca
mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
Ferdi Tadilat İsteği
Madde 67 - Ferdi tadilat yapılabilmesi
için ilgili mükellefin binası veya arazisi için tadilat isteğinde bulunması
gerekli ve kafidir.
Vergi daireleri ferdi
tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer Tadilatın Yapılması
Madde 68 - 63'üncü maddenin 2-10'uncu
bentlerinde yazılı hallerde tadilat herhangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya
ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin yoklama ile
tesbit etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve Birleştirme
Madde 69 - Bir bina veya arazinin
taksim veya ifraz edilmesi (Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline
getirilmesi hariç) dolayısiyle yapılacak tadilatta binanın gayrisafi iradı ve
arazinin kıymeti yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayrisafi irat veya
kıymet müfrez parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz
ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.
63'üncü maddenin 10'uncu
bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleştirilen bina ve araziye yeniden
gayrisafi irat veya kıymet takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı
gayrisafi irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve
arazinin gayrisafi irat veya kıymeti olur.
Birleştirilen parçalardan
bir kısmının vergide kayıtlı gayrisafi irat veya kıymeti bulunmadığı hallerde
yalnız bu parça veya hisselere gayrisafi irat veya kıymet takdir olunarak
yukarıki fıkra gereğince işlem yapılır.
Yüzölçümü Fazla Veya Noksan
Tesbit Edilen Arazi
Madde 70 - Genel tahrir veya mevzii
tadilatta arazinin yüzölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan
meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümüne ilave,
fazla yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümünden tenzil edilir ve
arazinin kayıtlı kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas tutularak
noksan veya fazlaya ait kıymetler tesbit ve kayıtlı kıymete ilave veya mezkur
kıymetten tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller
dolayısiyle noksan veya fazla alındığı anlaşılan vergiler mükelleften tahsil
veya kendisine iade edilir.
Tadilat Neticelerinin Uygulanması
Madde 71 - Ferdi tadilat neticeleri
tadilat taleplerinin yapıldığı mevzii tadilat neticeleri de, itiraz
incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.
Ferdi tadilat talebin
yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli olacak matrahlara göre
düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat ve kıymetleri tarha
esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta
tadil neticeleri:
1. Genel tahrirlerde mektum
kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe girdiği mali yıldan;
Ve aşağıdaki hallerde:
2. Yeni inşaat için inşaatın
hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel kısmen kullanılmaya başlanılmışsa
her kısmın kullanılmasına başlandığı, binaya sonradan sabit istihsal, asansör
ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin konulmasının tamamlandığı;
3. 63'üncü maddenin 5'inci
bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar için bu değişikliğin
vuku bulduğu;
4. Muafiyeti sukut eden bina
ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
5. Yanan, yıkılan ve sair
sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda ve ifraz ve taksim edilen
veya birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku bulduğu;
6. Hal ve heyeti değişen
arazide değişikliğin rastladığı;
7. Binanın mütemmimi
durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması, bir arazi ve arsanın
bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;
Tarihi takip eden mali
yıldan başlıyarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIMTakdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları [22]BİRİNCİ BÖLÜMTakdir KomisyonuKuruluş: Madde 72 - (Değişik: 4/12/1985 - 3239/5 md.) Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur. Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini temsilen bir üye) (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904 s.k.ile değişik) ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur. Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu, valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı il müdürü ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Takdir komisyonlarının kurulacağı yerler ile bu madde
uyarınca kurulan komisyonların çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir. (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904
s.k.ile ikinci cümle değişik)
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 73 - (2365 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen
fıkra) Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca,
diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki
teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller,
Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde iki asıl
ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine
getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.
(2686 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen
fıkra) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya
meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri
işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler (3210 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen hüküm) (Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında
ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün
muhtarı) iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde
bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler
tarafından seçilir.
Komisyonlar kendilerine
tahsis edilen dairede, yoksa vergi dairesinde toplanırlar ve keyfiyet bir
tutanakla tesbit olunur.
Komisyonların Görevleri
Madde 74 - (3239 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen madde) a) 72'nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan
takdir komisyonunun görevleri şunlardır.
1. Yetkili makamlar
tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;
2. Vergi kanunlarında yazılı
fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de
takdir kararına bağlanır.)
Takdir komisyonu bu
görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız
hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye
mecburdur.
b) 72'nci maddenin ikinci fıkrasına
göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun (4751
sayılı Kanunun 6/A maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002) 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca arsalar için her mahalle ve
arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer
bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından farklı
olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle
asgarî ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
c) 72 nci maddenin üçüncü
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun (4751
sayılı Kanunun 6/A maddesiyle değişen ibare Yürürlük: 9.4.2002) 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca her il veya ilçe için
arazinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer
tespit etmekle görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre
yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan yönetmelik[23] hükümleri ile gerektiğinde
bilirkişiden yararlanılır.
Komisyonun Yetkileri
Madde 75 - (3239 sayılı
Kanunun 7'nci maddesiyle değişen fıkra) 72'nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan
takdir komisyonu 74 üncü maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı
inceleme yetkisine haizdir.
(2365 sayılı Kanunun 10'uncu
maddesiyle değişen fıkra) Komisyon, servetleri, sınai hakları ve telif haklarını, imtiyazları,
madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye
müracaat edebilir.
(3239 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle eklenen fıkra) 72 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre kurulan takdir
komisyonları 79 uncu maddede yazılı yetkileri haizdir.
Beyana Bağlılık
Madde 76 - Mükellefin evvelce beyan
ettiği bir matraha ait olan takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin
beyanından düşük olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Tahrir Komisyonu
Madde 77 - 78 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Yetki
Madde 79 - Tahrir komisyonları:
1. İradı veya kıymeti tahmin
edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
2. Mükelleflerden ve
kiracılardan gayrimenkulün genel durumu, kullanış tarzı, kira veya hasılat
miktarı ve tahmine yarıyacak sair lüzumlu malumatı isteyebilirler;
3. Lüzumlu gördükleri
malumatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve tarım odaları, belediyeler
ve noterler gibi resmi veya yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve
şahıslardan isteyebilirler;
4. Fabrika, değirmen ve
imalathanelerin iratların takdirinde içlerinde bulunan sabit istihsal
tesislerinin kıymetlerini tesbit için lüzum gördükleri takdirde bilirkişiye
müracaat edebilirler.
Çalışma saatleri dışında
veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal edenlerin muvafakati
olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komisyon başkan ve
üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmiye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tadilat Komisyonları
Görev ve Kuruluş
Madde 80 - Gerek binalarda, gerek
arazide tadilat üçer kişilik "Tadilat komisyonları" tarafından
yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en
büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdürü olmıyan gelir memurları arasından
seçeceği bir başkan ile iki üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde
birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 81 - Tadilat komisyonlarına
girecek üyeler:
1. Belediye sınırı içinde
bulunan yerler için, belediye meclislerince biri kendi üyeleri arasından veya
dışardan, diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir ve kasaba
halkı arasından;
2. Belediye teşkilatı
olmıyan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi üyeleri, diğeri köy halkı
arasından,
Seçilir.
Belediyeler ve belediye
teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri mahallin en büyük mülkiye memurunun
yapacağı tebliğden başlıyarak en geç bir ay içinde tadilat komisyonuna girecek
üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye
memuruna bildirmeye mecburdurlar.
Yetki
Madde 82 - Tahrir komisyonlarının haiz
olduğu yetkileri tadilat komisyonları da haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
(2365 sayılı Kanunun 11'inci
maddesiyle değişen başlık)
Zirai Kazançlar İl ve Merkez
Komisyonları ile Özel Komisyonlar
Zirai Kazançlar İl Komisyonu
Madde 83 - (2365 sayılı
Kanunun 11'inci maddesiyle değişen madde) Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında
defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki
ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin
konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü
veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 84 - (2686 sayılı
Kanunun 15'inci maddesiyle değişen madde) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş
üyelerinden ikisi il ziraat odasından, biri de bu ile bağlı ilçe ziraat odalarından
il ziraat odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı
tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve aynı sayıda yedek
üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde
seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan
yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce
seçilir.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 85 - (2686 sayılı
Kanunun 16'ncı maddesiyle değişen madde) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı
Müsteşarının Başkanlığında; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel
Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç
ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde
komisyona, başkanın, üyelerden veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık
eder.
Komisyonların Yetkileri
Madde 86 - Zirai kazançlar il ve
merkez komisyonları kamu idare ve müesseseleri ile Devlet ekonomi kurumlarından
ve görevlerinin gerektirdiği sair gerçek ve tüzel kişilerden her türlü
bilgileri istiyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme de
yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148'inci
maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere
göre istenilen bilgileri vermiyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri halde
gerekli incelemeleri yapmıyanlar hakkında (4444 sayılı Kanunun 13/C-1
maddesiyle değiştirilen ibare Yürürlük; 14.8.1999) mükerrer 355'inci madde(*)
hükmü uygulanır.
Komisyonların Yetkileri
Mükerrer Madde 86 - (2686 sayılı Kanunun 53'üncü maddesiyle
kaldırılmıştır.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Müşterek hükümler
Komisyonlara Seçilecek
Üyelerde Aranacak Vasıflar
MADDE 87-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Takdir, tadilat ve
zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında,
seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
1. İyi ahlak sahibi
olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış
bulunmak.
2. Medeni haklardan
ıskat edilmiş bulunmamak.
3. Türk Ceza Kanununun
53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir
suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk[24], zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından mahkûm olmamak.
4. Takdir ve özel
komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş olmak.
5. Tadilat ve zirai
kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya
kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve
yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.
Yemin
Madde 88 - Bu kısımda yazılı
komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda
idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı şekilde yemin
ederler:
"Komisyonda çalışacağım
süre zarfında tam manasiyle vicdan ve kanaatim icaplarına tabi kalacağıma;
hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve doğruluktan ayrılmıyacağıma, gerek
Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde herhangi
bir tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmıyacağıma namusum üzerine
yemin ederim".
Nisap
Madde 89 - (2365 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişen
madde) Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam
sayısının çoğunluğu ile toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği
halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.
Devam
Madde 90 - Komisyon toplantılarında
herhangi bir sebeple olursa olsun bulunamıyacağı anlaşılan üyenin yerine yedek
üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir
bir sebebe dayanmaksızın, üç müteakip toplantıya gelmiyenler istifa etmiş
sayılarak yedek üye asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebebe veya
mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek üye vekalet eder.
(2365 sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle fıkra
kaldırılmıştır.)
Görev Süresi
Madde 91 - Tahrir komisyonları başkan
ve üyelerinin görevleri genel tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai
kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç yıldır. Bunları
seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi bu
üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden
seçilmesi caizdir.
Ücretler
Madde 92 - (2686 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değişen
madde) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar
hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez
Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31'inci maddesinde zikredilen
yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu
komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine
Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları
ile Gelir Vergisi Kanununun 31'inci maddesinde zikredilen yönetmelik
hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve Üyelerine bu komisyonlardaki
çalışma dolayısıyla verilecek ücret Cumhurbaşkanı[25] kararıyla tayin olunur.
BEŞİNCİ
KISIM
Tebliğler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tebliğ esasları ve
muhataplar
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri No 11 Genelgeler 1
Tebliğ Esasları
Madde 93 - Tahakkuk fişinden gayri,
vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar
adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli
taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. şu kadar
ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması
caizdir.
Tebliğ Yapılacak Kimseler
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No 485
Madde 94 - Tebliğ mükelleflere,
bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere
yapılır.
Tüzelkişilere yapılacak
tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve
cemaatler gibi tüzelkişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya
temsilcilerine yapılır. Tüzelkişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa
tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir.
Tebliğ, kendisine tebligat
yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya
işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu
şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından
aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir). (2365 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle eklenen
fıkra)
Veli, Vasi ve Kayyımlara
Tebliğ
Madde 95 - Mükellef yerine geçen veli,
vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan
yalnız birine yapılabilir. şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya
kayyım bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı Tebliğ
Madde 96 - Kara, deniz, hava ve
jandarma eratına yapılacak tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri gibi en
yakın üst vasıtasiyle yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ olunacak kimseye
vermediği takdirde üst tazminle mahkum olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı
olması şarttır.
Yabancı Memlekette
Bulunanlara Tebliğ
Madde 97 - Yabancı memlekette
bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için
anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o yerdeki Türk siyasi
memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister. Kendisine
tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk siyasi memuru veya
konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan
kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu
Bakanlık vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya
konsolosluğuna gönderilir. Bu hâlde bildirimi Türkiye elçiliği veya konsolosluğu veya bunların
görevlendireceği bir memur yapar. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından
çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde
tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin
mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına
göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içinde Türkiye elçiliği veya konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde
tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap, Türkiye elçiliği
veya konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu
hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak
bekletilmeksizin merciine iade edilir(Son beş cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
eklenmiştir).
Yabancı memlekette resmi
görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasiyle
yapılır. Şu kadar ki, vergi dairelerinin yabancı memleketlerde bulunan
kimselere tebliğ olunacak evrakları, vergi dairesi başkanlıkları; vergi dairesi
başkanlığı bulunmayan yerlerde ise defterdarlıklar tarafından doğrudan Türkiye
elçilik veya konsolosluğuna gönderilir(Son cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir).
Yabancı memlekette bulunan
askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri
komutanlıklariyle Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasiyle yapılır.
Kamu İdare ve Müesseselerine
Tebliğ
Madde 98 - Kamu idare ve müesseselerine
yapılacak tebliğ bu idare ve müesseselerin en büyük amirlerine veya bunların
muavinlerine veya en büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Posta ile tebliğ usulü
Kapalı Zarf Esası
Madde 99 - Posta ile tebliğde tebliğ
edilecek vesika kapalı bir zarf içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri
Maliye Bakanlığınca tespit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen Adreslere Tebliğ
Madde 100 - Bilinen adrese gönderilen
mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş
sayılır.
Bilinen Adresler
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No 485
MADDE
101- (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)[26] Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada veya
adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası
bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen
işyeri adresleri,
3. 25/4/2006 tarihli ve 5490
sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde
bulunan yerleşim yeri adresi.
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı
bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama
en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır
ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.
İşyeri adresinde tebliğ yapılacak
olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış
addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde
bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği
olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden
herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde
yapılır.
İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan
adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.
Tebliğ Evrakının Teslimi
MADDE
102- (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)[27] Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına
verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih
ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya
herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı
bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.
Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ
evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya
yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek,
tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ,
pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci
fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe
çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda
(Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta
memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı
gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin
üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci
fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde,
tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o
adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı
üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre
sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı
sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden
alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta
memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı,
gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı
tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde
alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde
tebliğ yapılmış sayılır.
Maliye Bakanlığı, bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İlan Yoliyle Tebliğ Usulü
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No 485
Tebliğin İlanla Yapılacağı
Haller
MADDE
103- (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)[28] Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:
1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi
kapsamında bilinen adresi yoksa,
2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci
fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ
yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi
bulunmazsa,
3. Yabancı memleketlerde bulunanlara
tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,
4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ
yapılmasına imkân bulunmazsa.
İlanın şekli:
Madde 104.- (02.01.2004
tarihli, 25334 sayılı R.G. 5035 s.k. ile değişik)[29]
İlan aşağıdaki şekilde yapılır:1. İlan yazısı tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve (3) numaralı bende göre ilana çıkarılır. Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak üzere, birmilyar liradan az vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ayrıca (3) numaralı bende göre ilan yapılmaz ve ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak kabul edilir.2. İlan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.3. İlan ile yapılan tebliğin konusu birmilyar ila yüzmilyar lira arasındaki vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanır. Tutarın yüzmilyar lirayı aşması halinde ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ayrıca yapılır.4. İlan yolu ile yapılan tebliğin konusu her biri için ayrı ayrı olmak üzere 3.600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri açısından Gelir İdaresi Başkanlığının, diğerleri için ilgili idarenin resmi internet sitesinde de duyurulabilir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.06.2022)Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.Hazine ve Maliye Bakanlığı, birinci fıkranın (4) numaralı bendinde yer alan tutarı on katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, duyurunun kapsamı, şekli, zamanı ve süresi ile maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.06.2022)
İlanın Muhteviyatı
Madde 105 - İlanlarda, tebliğin ilgili
bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları (Tüzelkişilerde ünvanları)
yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1. İlan tarihinden
başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat
etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;
2. Kendilerine süre ile
kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın Neticeleri
Madde 106 - İlan üzerine bizzat veya
bilvekale müracaat edenlere yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ
yapılır.
Posta ile yapılan bu tebliğ
hakkında da 100'üncü madde hükmü cari olur.
İlan tarihinden başlıyarak
bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş
olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Tebliğlere ait türlü
hükümler
Memur Vasıtasiyle Tebliğ
Madde 107 - (2365 sayılı
Kanunun 20'nci maddesiyle değişen fıkra) Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da
yaptırtmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün uygulanmasında
da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
Elektronik ortamda tebliğ (01.07.2026 / 33297 sayılı R.G. 7587 s.k. ile değişik)[30]
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra
No 596 Tasarruflu Yazılar 1
Danıştay Kararları 1 2 GEÇİCİ MADDE 38
MADDE 107/A- Bu
Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselerden aşağıda sayılanlar Hazine
ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak
zorundadır. Bu kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı
kalınmaksızın, elektronik tebligat sistemi vasıtasıyla elektronik ortamda
tebliğ yapılabilir.
1. Kurumlar vergisi mükellefleri,
2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla
gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
3. Kollektif şirketler ile adi komandit
şirketler,
4. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel
Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile
tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler ve tüzel
kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.
Bu maddenin birinci fıkrası kapsamına girmeyenler,
talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dâhil olabilirler.
Engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malul ve
engellilerin elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu
bulunmamaktadır.
Zorunlu veya isteğe bağlı olarak elektronik tebligat
sistemine dâhil olanların elektronik tebligat sisteminden çıkışlarına ilişkin
usuller şunlardır:
1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret
sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının
silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine
karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden
çıkarılır.
3. Birinci fıkra kapsamında zorunlu olarak elektronik
tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi
izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve
elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller
bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
4. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine
dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak,
elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak
şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde
talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
Elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile
muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda
yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş
olanları kullanmaya ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Hatalı Tebliğler
Madde 108 - (2686 sayılı
Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen madde) Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil
hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile
ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi
mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların
görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz
kılar.
Tebliğ Yerine Geçen Muameleler
Madde 109 - Verginin tarh ve
tahakkukunda tebliğ yerine geçen muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.
(4369 sayılı
Kanunun 81/A-3 üncü maddesiyle değiştirilen ibare) Diğer ücret elde eden hizmet
erbabının vergileri, tarh zamanında bu mükelleflerin bağlı oldukları
vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak
suretiyle tarh ve tebliğ olunur.
Vergi karneye yazıldığı
tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet
etmiyenlerin vergileri (251'inci madde hükmüne giren mükellefler hariç) bu
kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ
olunur.
ALTINCI KISIM
Vergi alacağının kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ödeme
Verginin Ödeneceği Daire
Madde 110 - Vergi borcu, mükellefin bu
bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunu vergi
dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de
yatırabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yapıldığının
bildirilmesi şarttır.
Ödeme zamanı:
Madde 111 - Vergi,
kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin
son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15,
17 ve 342'ci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin uzaması halinde vade
uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin
posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin bitmesi
beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para
yatırmak bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten
başlıyarak 15 gün içinde gün belli etmiye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Maliye Bakanlığı; mücbir
sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup,
ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme
faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri
beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini,
vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir yıl süreyle uzatmaya
yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile
afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler
tespit etmek suretiyle de kullanılabilir. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile
yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Bu suretle belli
edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Özel ödeme zamanları: Genelgeler 1
Madde 112 - (3239 sayılı
Kanunun 8'inci maddesiyle değişen madde) 1. İkmalen, re'sen veya idarece tarh
olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde;
taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş
taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2. Memleketi
terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla beyan
üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.
Mükellefin,
vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk
edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri
kalkanların ikmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk
tarihinden başlıyarak bir ay içinde ödenir.
Bu fıkrada
yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mucibince
teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve
taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
3. Vergi
mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3
numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri
geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait
ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ayrıca ikmalen,
re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda:
a) Dava konusu
yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve
tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son
yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
b) Dava konusu
yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında
belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden
itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;
c) 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan
vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi
vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin
normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine
verildiği tarihe kadar; (07.12.2019 tarih
ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2020)
Geçen süreler
için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi
uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin
hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.
(…) (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)[31]
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve
cezalar mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da
kısmen veya tamamen ödenebilir.
4. Fazla veya yersiz olarak tahsil
edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde
düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden
düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı
dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz
ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir. (15.06.2012 tarih
ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile değişik)
5. Vergi kanunları uyarınca iadesi
gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması
gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade
edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme
fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde
6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120
nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe
ödenir. (15.06.2012
tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile eklenmiştir)
6. İhtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede yer alan esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanır. (4731 sayılı Kanunun 4/C maddesiyle eklenen fıkra)İKİNCİ BÖLÜMZamanaşımı ve TerkinZamanaşımının mahiyeti: Madde 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder. Zamanaşımı süreleri:
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Madde 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah
takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran
zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden
itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve
takdirde bir yıldan fazla olamaz.(01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile değişik.
Yürürlük 01.07.2010 tarihinden geçerli olmak üzere)
Şarta bağlı istisna veya
muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı
süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden
takvim yılı başından itibaren başlar. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile
yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. (Değişik: 4/12/1985 - 3239/9 md.)Verginin terkini:
Madde 115 - Yangın, yer sarsıntısı,
yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve
bunlara benzer afetler yüzünden:
1. Varlıklarının
en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin
en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın
tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak
tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;
Maliye
Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.
(4731 sayılı
Kanunun 4/D maddesiyle eklenen cümle)Maliye Bakanlığı terkin yetkisini
mahalline devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit eder..
Tahakkuktan Vazgeçme
Mükerrer Madde 115 - (3239 sayılı Kanunun 10 uncu mad-desiyle eklenen madde) İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı (4444 sayılı Kanunun 13/C-3 maddesiyle değiştirilen miktar Yürürlük; 14.8.1999)1.000.000 lirayı 1.000.000 lira dahil aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Vergi
Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat (02.01.2004 tarihli, 25334 sayılı R.G.
5035 s.k. ile değişik)
Danıştay Kararları 1Vergi hatası: Madde 116 - Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Hesap hataları: Madde 117 - Hesap hataları şunlardır: 1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır. 2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. 3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır. Vergilendirme hataları: Madde 118 - Vergilendirme hataları şunlardır: 1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır. 4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır. Hataların meydana çıkarılması: Madde 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir: 1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile; 2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile; 4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile; 5. Mükellefin müracaatı ile. Düzeltme yetkisi ve reddiyat: Madde 120 - Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
Nakden veya mahsuben tahsil
edilen ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve
kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde,
düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir. (02.01.2004 tarihli, 25334 sayılı R.G.
5035 s.k. ile EKLENMİŞTİR)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin
görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında
düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili
grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebilir. (04.04.2007
tarih ve 26483 sayılı R.G.-5615 s.k.ile eklenmiştir)
Gelir İdaresi Başkanlığı,
vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı veya
birlikte dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı
olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin
vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Re'sen düzeltme: Madde 121 - (Değişik: 23/6/1982-2686/21 md.) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re'sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur.
Düzeltme Talebi
Madde 122 - (2686 sayılı
Kanunun 22'nci maddesiyle değişen madde) Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların
düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü
olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme Talebinin
İncelenmesi
Madde 123 - (2686 sayılı
Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen madde) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme
talebini kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.
Düzeltme mercii talebi
yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği
takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Şikayet Yolu İle Müracaat
Danıştay Kararları 1
Madde 124 - (2686 sayılı
Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen madde) Vergi mahkemesinde dava açma süresi
geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile
Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel
idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye
başkanlığına müracaat edilir.
Düzeltmenin Şümulü
Madde 125 - (2686 sayılı
Kanunun 25'inci maddesiyle değişen madde) Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve
Danıştaydan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu
hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul
dairesinde düzeltilebilir. şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar
hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
Düzeltmede Zamanaşımı
Madde 126 - 114'üncü maddede yazılı
zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları
düzeltilemez. şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son
yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı;
b) (2686 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen bent) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu
yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
c) (3239 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle eklenen
bent) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ
edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir
yıldan aşağı olamaz.
YEDİNCİ KISIM
Yoklama ve inceleme
BİRİNCİ BÖLÜM
Yoklama
Maksat ve Yetki
Madde 127 - (3239 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen
madde) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve
mükellefiyetle ilgili maddî olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve
tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili olarak:
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük
hâsılatı tespit etmek,
b) 3100 Sayılı Kanunun
kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu
mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre
kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hâsılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt
yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını,
tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları
uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip
düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup
bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını
tespit etmek, kanunî defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının
bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi
halinde bunları almak,
d) Nakil vasıtalarını,
Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta
bulundurulması icapeden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi,
yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların
miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk
irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına
kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli
değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve
muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde
derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının belli
edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisini haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin
hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye,
yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya
Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli
memurların görevlerini ifa sırasında, güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin
esaslar Cumhurbaşkanınca[32] belirlenir.
Yoklamaya Yetkililer
Madde 128 - Yoklama:
1. Vergi dairesi müdürleri;
2. Yoklama memurları;
3. Yetkili makamlar
tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4. Vergi incelemesine
yetkili olanlar;
Tarafından yapılır.
Hüviyet İbrazı Mecburiyeti
Madde 129 - Yoklama yapanların elinde
yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu
vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama yapılan kimseye
gösterirler.
Toplu yoklamalarda
kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama Zamanı
Madde 130 - Yoklama her zaman
yapılabilir.
Yoklamanın ne zaman
yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
Yoklama Fişi
Madde 131 - Yoklama neticeleri tutanak
mahiyetinde olan "yoklama fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde
iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezdinde yoklama yapılana veya
yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse
keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar
meclisi üyelerinden birine imzalatılır. Şu kadar ki yoklama fişinin, bu Kanunun
132/A maddesi kapsamında, koordinat bazlı konum bilgisini ve yoklama yapılan
yere ilişkin fotoğrafları içerecek şekilde elektronik ortamda tanzim edildiği
durumlarda polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinin imzası
aranmaz[33].
Yoklama Neticelerinin
Bildirilmesi
Danıştay
Kararları 1
Madde 132 - Yoklama fişlerinin birinci
nüshası yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar
bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar
hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci
nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Elektronik
yoklama (07.04.2015 tarih
ve 29319 sayılı R.G. 6637 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 132/A - Yoklama neticeleri, yoklama yerinde bu Kanunun 131
inci maddesinde yer alan yoklama fişi ile aynı mahiyette olan, elektronik
ortamda tanzim olunan "yoklama fişi" ile de kayıt altına alınabilir. Bu fiş,
nezdinde yoklama yapılan veya yetkilisi tarafından elektronik imza araçlarıyla
imzalanır. Yoklama fişinin elektronik imza araçlarıyla imzalanmaması durumunda
yoklama fişini temsil eden ve yoklama fiş muhteviyatının değiştirilemeyeceğini
güvence altına alan benzersiz bir kodun üzerine yazıldığı bir form imzalanır.
Maliye Bakanlığı elektronik ortamda kayıt altına
alınan yoklama fişleri ile birinci fıkrada belirtilen formların şekil ve
muhteviyatını tespit etmeye, bunların şifre, elektronik imza veya diğer
güvenlik araçları konulmak suretiyle imzalanması usul ve esaslarını
belirlemeye, bunları internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi
iletişim araç ve ortamında ilgili kişilere göndermeye ve elektronik ortamda
yürütülecek yoklama faaliyetlerine ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Toplu Yoklama
Madde 133 - Vergi uygulamalarının
gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve
neticelerin toplu olarak bu cetvellerde gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin
kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli kullanılan
hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi mahiyetinde ayrı bir tutanakla tespit
olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi incelemeleri
Maksat
Madde 134 - (2365 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle değişen
fıkra) Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken
vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.
İncelemeye yetkili olanlar
tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi
kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi
gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebilir. Fiili envanterin
yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler
Hazinece mükellefe ödenir.
İncelemeye Yetkililer
MADDE 135 - (10.07.2011 tarihli 27990 sayılı R.G.
KHK/646 ile değişik) Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş
Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından
yapılır.
Gelir İdaresi
Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar
her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.
Hüviyet İbrazı
Madde 136 - Vergi incelemesi yapanlar,
yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı
resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu
vesikayı ilgililere gösterirler.
İncelemeye Tabi Olanlar
Madde 137 - Bu kanuna veya diğer
kanunlara göre defter ve hesap tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz
etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzelkişiler vergi incelemelerine
tabidirler.
İnceleme Zamanı
Madde 138 - Vergi incelemesinin ne zaman
yapılacağının evvelden haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış
hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her
zaman yapılabilir.
Evvelce inceleme yapılmış
veya matrahın re'sen takdir edilmiş olması yeniden inceleme yapılmasına ve
gerekirse tarhiyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin Yapılacağı Yer
Madde 139 - Vergi incelemeleri, esas
itibariyle dairede[34] yapılır.
(…) (26.10.2021 /
31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük 01.07.2022)[35]
İncelemeye[36] tabi olanın lüzumlu defter
ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.
İstenilen[37] defter veya vesikaları
belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş
sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını ibraz etmesi[38] için münasip bir mühlet
verilir.
İncelemenin dairede yapılması, incelemeye tabi olanın
iş yerinde tespit yapılmasına ve çalışmalarda bulunulmasına mani değildir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.07.2022)
Mükellef ve vergi sorumlusunun talep etmesi ve iş
yerinin müsait olması halinde inceleme iş yerinde de yapılabilir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.07.2022)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.07.2022)
İncelemede Uyulacak Esaslar
Madde 140 - Vergi incelemesi yapanlar,
yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar.
1. İncelemeye tabi olana,
vergi incelemesinin konusunu ve incelemeye başlanıldığı hususunu bir yazıyla
bildirirler. Ayrıca, yazının bir örneğini bağlı olduğu birime ve ilgili vergi
dairesine gönderirler. (26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değişik. Yürürlük 01.07.2022)[39]
2. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük 01.07.2022)[40]
3. İncelemenin iş yerinde
yapılması halinde nezdinde[41] inceleme yapılanın
muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamazlar veya
buna devam edemezler. (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet
tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler,
incelemelerin, yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye uğratmıyacak şekilde
yapılır);
4. İnceleme bitince, bunun
yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme yapılana verilir.
5. Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, Cumhurbaşkanı
kararı[42], yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı
vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi
kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları
birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile
bildirirler. (01.08.2010 tarihli,
27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2011)
6. İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam
inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde
en fazla allı ay, katma değer vergisi iade incelemelerinde ise en fazla üç ay
içinde incelemeleri bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin
bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine
yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir, tam ve sınırlı
incelemelerde altı ayı, katma değer vergisi iade incelemelerinde ise iki ayı
geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından incelemenin bitirilememe
nedenleri yazılı olarak nezdinde inceleme yapılana bildirilir. Vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birimler vergi incelemesinin öngörülen
süreler içinde bitirilmesi için gerekli tedbirleri alırlar. (06.04.2018
tarihli ve 30383 sayılı R.G. 7104 s.k. ile değişik)[43]
Vergi Müfettişleri
ile Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları,
işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, meslekte on
yılını tamamlamış en az üç Vergi Müfettişinden oluşturulacak rapor
değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin
kararname, Cumhurbaşkanı kararı[44], yönetmelik, genel
tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi
yapanla komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi
inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye Bakanlığınca
belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi inceleme raporları ise
doğrudan, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde bir Başkan Yardımcısının
başkanlığında dört grup başkanından oluşan beş kişilik merkezi rapor
değerlendirme komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin
kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu
yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak
değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme raporlarını işleme
konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler. (10.07.2011 tarihli 27990 sayılı R.G.
KHK/646 ile değişik)
135 inci madde ile vergi incelemesi
yapmaya yetkili kılınan diğer memurlar tarafından düzenlenen vergi inceleme
raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra birimlerinde oluşturulacak
rapor değerlendirme komisyonları tarafından değerlendirilir.
Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile
diğer rapor değerlendirme komisyonları yaptıkları değerlendirme sırasında,
verilmiş bir özelgenin 369 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğu
kanaatine varmaları halinde, söz konusu özelge, Merkezi Rapor Değerlendirme
Komisyonundan üç üye ile 413 üncü maddeye göre oluşturulan komisyondan iki
üyenin katılımıyla oluşturulacak beş kişilik bir komisyon tarafından
değerlendirilir. Bu komisyonca verilen kararlar, ilgili rapor değerlendirme
komisyonu ile incelemeye yetkili olanı bağlar.
Bu maddede yazılı komisyonların başkan ve
üyelerine her toplantı günü için (1000) gösterge rakamının memur aylık
katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir.
Bu şekilde ödenecek toplantı ücretinin bir aylık tutarı (5000) gösterge
rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşamaz.
Bu maddede belirlenen esaslar
çerçevesinde, vergi
incelemesine ilişkin işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesi, yazı, bildirim
ve tutanakların elektronik ortamda düzenlenmesi ile[45] vergi incelemelerinde uyulacak diğer usul
ve esaslar, komisyonların teşekkülü ile çalışma usul ve esasları ve Merkezi
Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından doğrudan değerlendirmeye tabi
tutulacak vergi inceleme raporlarının tutarları, Maliye Bakanlığınca çıkarılan
yönetmelikle belirlenir. (10.07.2011 tarihli 27990 sayılı R.G. KHK/646 ile
değişik)
İnceleme Tutanakları
Madde 141 - İnceleme esnasında lüzum
görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca
tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları
varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların birer
nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması
mecburidir.
İlgililer tutanakları
imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve
hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nezdinde inceleme
yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen
vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her
zaman bu tutanakları imzalıyarak defter ve vesikaları geri alabilirler. Ancak
bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143'üncü madde hükmü,
yukarki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da uygulanır.
144'üncü maddenin dördüncü
ve son fıkraları hükümleri yukarki şekilde defter ve vesikaları alınan
mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli Malî Müşavirlik
Ek Madde - (3239 sayılı
Kanunun 13'üncü maddesiyle eklenen madde) Yeminli Malî Müşavirlik mesleğinin konusu:
Gerçek ve tüzelkişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek,
işletmecilik, finans, malî mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini
düzenlemek, bu konularda müşavirlik yapmak, mükelleflerin malî tablolarını ve
beyannamelerini ilgili mali mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim
standartları açısından tasdik etmektir.
Yeminli Malî Müşavirlerce
gerçek ve tüzelkişilerin malî tabloları ve vergi beyannamelerinin mevzuat
hükümlerine uygunluğunun tasdik edilmiş olması halinde, bu belgeler kamu
idaresinin yetkili elemanlarınca tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde incelenmiş
belgeler olarak kabul edilir.
Ancak, bu Kanunla ve diğer
kanunlarla kamu idaresine tanınan, teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması
ve gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.
Yeminli Malî Müşavirler
yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar.
Yeminli Malî Müşavirlik
unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler, sorumluluk sınırları, yönetim
çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve diğer hususlar Bakanlar Kurulunca
çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
Yeminli Malî Müşavirler
Odalarının kuruluşuna ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Yeminli Malî Müşavirler
Kurulu biri başkan, biri başkanvekili olmak üzere 20 kişiden oluşur.
Yeminli Malî Müşavirler
Kurulunun kuruluş, görev, çalışma ve denetim esasları seçilme usulü ile diğer
konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Kurul üyeleri ve personeli
özlük hakları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu üyelerinin ve personelinin
tabi olduğu özlük hakları rejimine tabidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arama
Arama Yapılabilecek Haller
Madde 142 - İhbar veya yapılan
incelemeler dolayısiyle, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler
bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde
ve bunların üzerinde arama yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için:
1. Vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı
vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;
2. Sulh yargıcının istenilen
yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
şarttır.
İrtibatları sebebiyle
muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen
aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh
yargıçlarının selahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye
yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan
aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kimse muhbirin adının
bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini
bildirmeye mecburdur.
Aramada Bulunan Defter ve
Vesikalar
Madde 143 - Aramada bulunan ve
incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar müfredatlı olarak bir tutanakla
tesbit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya
içinde sayı itibariyle tespit olunması müfredatlı tespit demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman
müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan
ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef nezdinde emin bir
yere konur veya kablar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların
konulduğu yerlerin veya kabların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve
mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de vaz'ı şarttır. Bilahare, mükellefin
huzuriyle kablar ve yerler açılarak müfredatlı tutanaklar tanzim olunur.
Mühürleme ve mühürün fekki halleri de birer tutanakla tespit edilir ve
müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya adamına
verilir.
Bu işler:
a) Mükellefin, aramada hazır
bulunmakta veya mühür vaz'ından imtinaı hallerinde aramada hazır bulunanlar
marifetiyle;
b) Mükellefin, mühürün fekki
veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtinaı hallerinde de
aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef
nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde daireye nakledilmiş olan ve
incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama kararında açıkça
yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp
edilebilir.
Yukarıdaki hükümlere göre
alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından
doğacak zararı idare tazmine mecburdur.
İncelemede Usul
Madde 144 - Arama yapılan hallerde
inceleme çabukça ve her işten önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile
ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve diğer evrak makbuz karşılığında
sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun
huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan
suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların
muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini
kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve
vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu
husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilir.
şu kadar ki, defter ve
vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği
tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden
bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan başlar. (13'üncü maddenin 1-3'üncü
fıkralariyle 17'nci madde hükümleri saklıdır).
İncelemenin Bitmesi
Madde 145 - Arama neticesinde alınan
defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilerek
sahibine bir tutanakla geri verilir.
İncelemelerin haklı
sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmıyan hallerde sulh
yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların
incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve hesap durumları
tutanakla tespit olunur. Mükellef bu tutunakları imzadan çekindiği takdirde,
bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar
aramanın mevzuu ile ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar kendisine geri
verilmez.
İlgililer tutanaklara
diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her
zaman imzalıyarak defter ve vesikalarını geri alabilirler. Ancak, bu defter ve
vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.
Kayıtların Yeniden İşlenmesi
Madde 146 - Arama neticesinde bulunan
defter ve vesikaların muhafaza altına alınması sebebiyle 219'uncu madde
gereğince yapılamıyan kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra idare ile
mükellef arasında kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre
bir aydan az olamaz.
Mükellef dilerse
defterlerinin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeniden tasdik ettireceği
defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel Hükümlerin Uygulanması
Madde 147 - Bu bölümde açıkça yazılı
olmıyan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan
hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bilgi toplama
Bilgi Verme
Madde 148 - Kamu idare ve müesseseleri,
mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler,
Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların istiyecekleri
bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle
istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve
cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi
istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı
imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme mecburiyetine
tabi olamazlar.
Devamlı Bilgi Verme
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri
No 415
Madde 149 - Kamu idare ve müesseseleri
(Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler
vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve
vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla
ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar. (3239 sayılı
Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen madde)
Ölüm Vakalarını ve
İntikalleri Bildirme
Madde 150 - Aşağıda yazılı resmi
makamlarla gerçek ve tüzelkişiler, her ay muttali oldukları ölüm vak'aları ile
intikalleri ertesi ayın 15'inci günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile
bildirmeye mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra,
nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki
Türk konsolosları veya konsolosluk görevini yapanlar (Memur oldukları yerde
ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki ikametgahlarını
Maliye Bakanlığına bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları
(Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri bildirirler);
4. Banka, bankerler ve
şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzelkişiler (Mevduat, şirket
hissesi, emanet para ve eşya veya sair suretle alacak sahiplerinden birinin
ölümü halinde, ölenin soyadını, adını, alacağının nev'ini ve miktarını
bildirirler).
Bilgi Vermekten İmtina
Edememek
Madde 151 - Kendilerinden bilgi
istenilen gerçek ve tüzelkişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini
ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler. Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon
İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet saklıdır;
2. Hekimlerden, diş
hekimlerinden, disçilerden, ebelerden ve sağlık memurlarından hastaların
hastalıklarının nev'ine müteallik bilgiler istenemez.
3. Avukatlardan ve dava
vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri dolayısiyle muttali
oldukları ahval ve hususların bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak
müvekkil adlariyle vekalet ücretlerine ve giderlerine ayrıca avukatlık veya dava vekilliği sıfatı dışındaki
sıfatları dolayısıyla muttali oldukları ahval ve hususlara(11.06.2013 tarih ve 28674 sayılı R.G. 6487 s.k.ile
değişik) şamil
değildir.
4. Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun 88'inci maddesi gereğince gösterilmesi veya teslimi caiz olmıyan
evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. şu kadar ki, doğrudan doğruya
vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların
miktarlarına ve alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.
İstihbarat Arşivi
Madde 152 -150'nci maddedekiler hariç
olmak üzere bu bölümde yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat
arşivlerinde gizli olarak saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Uluslararası
anlaşmalar gereğince bilgi değişimi (11.06.2013
tarih ve 28674 sayılı R.G. 6487 s.k.ile değişik)
MADDE 152/A - Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı veya
vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş
uluslararası anlaşmalarda yer alan bilgi değişimi hükümleri çerçevesinde,
Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usullere göre bu Kanunun 1 inci maddesinde
belirlenen şümulle sınırlı olmaksızın bilgi toplayabilir.
İKİNCİ KİTAPMükellefin ÖdevleriBİRİNCİ KISIMBildirmelerBİRİNCİ BÖLÜMİşe Başlamaİşe başlamayı bildirme: Madde 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar: 1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı; 2. Serbest meslek erbabı; 3. Kurumlar Vergisi mükellefleri; 4. Kolektif ve adi şirket ortaklariyle komandit şirketlerin komandite ortakları.
Ticaret
sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun
27 nci maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının
bir suretini ilgili vergi dairesine yazılı
veya elektronik ortamda intikal ettirir. Bu mükelleflerin
işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim
yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında
işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri uygulanır.
Başvuru evraklarının elektronik ortamda
intikaline ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret
Bakanlığınca müştereken belirlenir. (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile değişik)[46]
Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin vergi karnesi almak için vergi dairesine müracaatları işe başlamayı bildirme yerine geçer.
Teminat uygulaması: (11.04.2013
tarihli, 28615 sayılı R.G. 6455 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 153/A
- Başkaca bir ticari, zirai ve
mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet
tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile
tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda
belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi
dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde
işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret
şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin,
şirket sermayesinin asgari % 10'una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya
da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları
teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin
veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit
edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına
mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve
mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı
bentlerinde sayılan nev'iden 75.000 Türk Lirasından az ve 10 milyon Türk
lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan
toplam tutarın % 10'u tutarında[47] teminat verilmiş olması şarttır.
Birinci fıkrada sayılanların ortağı oldukları adi
ortaklıkların, kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, şirket sermayesinin
asgari % 10'una sahip oldukları ticaret şirketlerinin veya idare ettikleri
tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin işe başlama bildiriminde bulunması halinde
de birinci fıkra hükmü uygulanır.
Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan
adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni
temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları
devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi
dairesinin ıttılaına girmesini müteakiben birinci fıkrada yer alan şartların
altmış gün içerisinde yerine getirilmesi veya aynı süre içerisinde sayılan
kişilerin statülerinin sonlandırılması koşullarından birinin sağlanması bu
mükelleflerden yazılı olarak istenir. Altmış günlük süre içinde, şartların
yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi
halinde, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla
tahakkuk etmiş tüm vergi borçları, mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu
olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir.
Ancak, altmış günlük süre içerisinde mezkûr kişilerin statülerinin sona
erdirilmesine yönelik yasal girişimleri başlatmış olan ve bu durumu muteber
vesikalar ile ispat ve tevsik eden mükellefler, bu yasal girişimler sonucunda
birinci fıkra kapsamındaki kişilerin statülerinin sona erdirilmesi şartıyla,
söz konusu borçların takip ve tahsilinde müşterek ve müteselsil sorumlu
tutulmaz. Mezkûr kişilerin statülerinin altmış günlük süreden sonra sona
erdirilmesi durumunda, alınmış teminat mükellefin talebi üzerine, maddenin
yedinci fıkrasındaki süre ve şartlar aranmaksızın, başkaca vergi borcu
bulunmaması kaydıyla mükellefe iade olunur. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değişik)[48]
4 Birinci
fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359 uncu maddede yer alan sahte belge
düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef
hakkında yapılan inceleme
neticesinde düzenlenen raporla
tespit edilenlerden bu
durumları kesinleşenlerin,
keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girmesini müteakiben yazıyla[49] 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev'iden 75.000 Türk
Lirasından az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan
sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10'u tutarında, altmış[50] gün içinde teminat göstermesi istenir. Fiil tüzel
kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminat
bunlardan istenir. Verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde,
istenilen teminat tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul
edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir.
Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca
gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edilir.
3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek
mensuplarından bu maddenin birinci fıkrasında sayılan haller dolayısıyla
mükellefiyeti terkin edilenlerin bu fiillerine iştirak ettiği inceleme
raporuyla tespit edilenler ve bu durumu kesinleşenler hakkında üç yıl süreyle
geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası uygulanır. Bu cezanın
uygulanmasında 3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik edilir. Sürenin
sonunda, meslek mensubunun tekrar faaliyete başlamak istemesi halinde
kendisinden bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev'iden 75.000 Türk
Lirasından az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan
sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10'u tutarında[51] yazıyla teminat istenir. (…)[52]
3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek
mensuplarından dördüncü fıkrada sayılan fiile iştirak ettiği inceleme raporu
ile tespit edilen ve bu durumu kesinleşenlerden beşinci fıkrada yer verilen
esaslar dahilinde teminat istenir. (…)[53]
7 Birinci,
ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan hallerde teminat alınmasını takip eden
takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde, sahte veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması hariç 359 uncu maddede sayılan
fiillerden herhangi birinin işlenmediğinin tespit edilmesi halinde; dördüncü
fıkrada sayılan hallerde ise teminat alınmasını takip eden takvim yılının
başından itibaren beş yıl içinde sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge kullanılması hariç 359 uncu maddede sayılan fiillerden herhangi birinin
işlendiğinin tespit edilmemesi halinde alınmış olan teminat başkaca vergi borcu
bulunmaması kaydıyla mükellefe iade edilir. Söz konusu fiillerin işlenmiş
olduğunun tespit edilmesi halinde; fiil birinci fıkra kapsamında ise mükellefiyet
160 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına göre terkin edilir, terkin tarihi itibarıyla
ödenmemiş vergi borçları ile işlenmiş olan fiillerden doğan vergi borcu alınan
teminattan mahsup edilir, artan tutar mükellefe iade edilir. Fiil dördüncü
fıkra kapsamında ise vergi borçları ile işlenen fiilden doğan vergi borçları
teminattan mahsup edilir, ayrıca mükelleften mezkûr fıkra hükmünce yeniden
teminat istenir. (…)[54]
Beşinci ve altıncı fıkralarda belirtilen hallerde,
teminat alınmasını takip eden takvim yılının başından itibaren beş yıl içinde
mezkûr fıkralarda yer alan fiillerin işlendiğinin veya bu fiillere iştirak
edildiğinin tespit edilmemiş olması halinde alınmış olan teminat başkaca vergi
borcu bulunmaması durumunda meslek mensubuna iade edilir. Söz konusu fiillerin
işlendiğinin veya bunlara iştirak edildiğinin tespit edilmesi halinde, fiil beşinci fıkra
kapsamında ise meslek mensubu hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanır. Bu
cezanın uygulanmasında 3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik edilir. Fiil
altıncı fıkra kapsamında ise mezkûr fıkra uyarınca işlem tesis edilir.
Bu madde uyarınca teminat alınan mükelleflerin,
teminatın alındığı tarihten sonra tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergi
borçlarının tutarı alınan teminat tutarının % 10'unu aşması halinde, teminat
paraya çevrilerek 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi uyarınca mükellefin
borçlarına mahsup edilir ve mükelleften teminat tutarının tamamlanması istenir.
(…)[55]
359 uncu maddede sayılan fiilleri işledikleri veya bu
fiillere iştirak ettikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen
raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenler ile birinci, ikinci ve
üçüncü fıkraların kapsamına girenler veya bu fiillere iştirak edenler, fiilin
işlendiği tarihten itibaren altı yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve
desteklerinden yararlanamazlar.
(11. Fıkra 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G.
7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[56]
Birinci fıkrada sayılanlar ile sahte veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması hariç 359 uncu maddede sayılan fiilleri
işleyenler Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre duyurulur. Bu
kapsamda yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmaz. Fiil tüzel
kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse, bunlar da
duyurulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri: Madde 154-Tüccarlar için aşağıdaki hallerden her hangi biri "İşe başlama" yı gösterir: 1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez); 2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekkülle kaydolunmak; 3. Kazançları götürü usulde tesbit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak. Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri: Madde 155 - Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden her hangi biri "işe başlama" yı gösterir: 1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak; 2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak; 3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak; 4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak. Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmıyacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.İş yeri: Madde 156 - Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir. İKİNCİ BÖLÜMDeğişikliklerVergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No 485Adres değişikliklerinin bildirilmesi : Madde 157 - 101 inci maddede yazılı bilinen iş (…)[57] yeri adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin adres değişikliğini vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer. İş değişikliklerinin bildirilmesi: Madde 158 - İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden: a) Yeni bir vergiye tabi olmayı; b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği; c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi; gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. İşletmede değişikliğin bildirilmesi : Madde 159 - Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMİşi Bırakmaİşi bırakmanın bildirilmesi: Madde 160 - 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(İkinci fıkra Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)
İşi bırakma bildiriminde
bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan
araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka
bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca
bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek
amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca
düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek
görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız
beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi
dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu
kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Mükellefiyet kaydının terkin
edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini
ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti
halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini
işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel
teşkil etmez. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile
eklenmiştir)
Bu madde kapsamında
mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların
bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme
kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla
duyurulur. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile
eklenmiştir)
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
Mükellefiyet
kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini: (07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k.
ile eklenmiştir)
MADDE
160/A- Mükellefiyet
süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı,
vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate
alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve
Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde
sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi
incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır.
Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin
mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve
ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet
kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari
teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek
olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın % 10'u
tutarında aynı maddede belirtilen türde teminat verilmesi ve tüm vergi
borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden
tesis edilir. Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği
tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin
yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilir ve
tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir.
Bu madde kapsamında mükellefiyeti terkin
edilenler ve 153/A maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde
bunlarla ilişkili olan kişilerin işe başlama bildiriminde bulunmaları hâlinde,
bu kişiler hakkında mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde
bulunanların ve mükellefiyet kaydı bu madde kapsamında terkin edilenlerin tüm
vergi borçlarının ödenmiş ve ikinci fıkrada belirtilen şekilde teminat verilmiş
olması şarttır. Bu madde uyarınca teminat alınarak mükellefiyeti yeniden tesis
edilenlerin düzenlemek zorunda oldukları fatura veya fatura yerine geçen
belgelerden Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenenlerin, elektronik belge
olarak düzenlenmesi zorunludur. Kâğıt olarak düzenlenmesi hâlinde bu belgeler
vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır ve kayıtların tevsikinde
kullanılamaz.
Mükellef hakkında yapılan inceleme
neticesinde, mükellefin başka bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı
hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği
tespit olunursa, alınan teminat inceleme neticesinde doğan borçlar dâhil vergi
borçlarına mahsup edilerek artan tutar iade olunur. Yapılan incelemede
mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunduğu hâlde sahte
belge düzenlediği tespit olunursa, mükellef hakkında 153/A maddesinin dördüncü
fıkrası hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilir. Şu kadar ki, daha önceden
alınmış olan teminat sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan
tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar mükellefe iade olunmaz.
Yapılan inceleme neticesinde mükellefin sahte belge düzenlemediği tespit
olunursa, alınan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur.
Bu madde kapsamında alınan teminatların
iadesinde, 153/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınan teminatların
iadesine ilişkin; bu teminatların vergi borçlarına mahsubu ve eksilen teminatların
tamamlatılmasında ise aynı maddenin dokuzuncu fıkrasına ilişkin hükümler
uygulanır.
Bu madde kapsamında elektronik belge
düzenleme yükümlülüğü getirilen mükelleflere ilişkin bilgiler Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre duyurulur. Bu kapsamda
yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmaz.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde
kapsamındaki işlemlere ilişkin süreleri, elektronik ortamda belge düzenleme
zorunluluğunun başlayacağı tarihi, bu madde kapsamındaki mükelleflerin tahsilat
ve ödemelerinin tevsiki ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
İşi bırakmanın tarifi: Madde 161 - Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. İşlerin her hangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz. Tasfiye ve İflas: Madde 162 - Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder. Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi: 1. Tasfiye veya iflas kararlarını; 2. Tasfiyenin veya iflasın kapandığını; vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar. Nakil: Madde 163 - (Değişik: 25/5/1995-4108/3 md.) İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır. Ölüm: Madde 164 - Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir. Mirasçılardan her hangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜMBina ve Arazi DeğişiklikleriTahrirde unutulan bina ve arazi: Madde 165 - Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış olan bina ve araziyi tahrir neticelerine göre verginin alınmaya başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yeni İnşaat: Madde 166 - Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa ettirdikleri binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri yeni inşaat hükmündedir. Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi: Madde 167 - Mükellefler, bina ve arazide vukubulan 63 üncü maddenin 4 - 10 uncu bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline geldiğini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. BEŞİNCİ BÖLÜMBildirmelerde Süre ve ŞekilSüre: Madde 168 - Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:
1. Gerçek
kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün
içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış
avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca,
şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimleri ise işe başlama
tarihinden itibaren on gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi
dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak
bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın
vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine
yapılır. (17.06.2003
tarihli, 25141 sayılı R.G. ile
yayımlanan 4884 sayılı kanun ile
değişik)
2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme; Yeni inşaatta inşatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlıyarak iki ay.
Yazılı Bildirme Esası
Madde 169 - Bildirmeler yazılı olur;
yalnız defter tutmaya mecbur olmıyan mükelleflerden okuma ve yazması olmıyanlar
bildirmeleri sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler tutanakla tesbit olunur.
Posta İle Gönderme
Madde 170 - Yazılı bildirmelerin posta
ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin postaya
verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi
beyannameleri hakkında da cari olur.
Kamu kurum ve kuruluşları
tarafından yapılan bildirim: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 170/A - Hazine ve Maliye Bakanlığı,
bu Kanuna göre mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve
kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi
durumunda, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul
etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru
ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya
birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
İKİNCİ KISIM
Defter Tutma
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel esaslar
Maksat
Madde 171 - Mükellefler bu kanuna göre
tutacakları defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları
sağlıyacak şekilde tutarlar:
1. Mükellefin vergi ile
ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tesbit etmek;
2. Vergi ile ilgili faaliyet
ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3. Vergi ile ilgili
muameleleri belli etmek;
4. Mükellefin vergi
karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
5. (2365 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen
bent) Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla
üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler
dahil) kontrol etmek ve incelemek.
Defter Tutacaklar
Madde 172 - Aşağıda yazılı gerçek ve
tüzel kişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar:
1. Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. (2365 sayılı Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen
bent) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
İktisadi kamu
müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma
bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler. (2365 sayılı
Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen fıkra)
İstisnalar
Madde 173 - Defter tutma mecburiyeti
aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanmaz:
1. Gelir vergisinden (4369 sayılı Kanunun 81/A-6 ncı maddesiyle değiştirilen ibare) muaf olan esnaf ve gerçek
usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler;
2. (4369 sayılı Kanunun 81/A-5 inci maddesiyle
değiştirilen ibare) Gelir Vergisi Kanununa göre
kazançları basit usulde tesbit edilenler.
3. Kurumlar vergisinden muaf
olan:
a) İktisadi kamu
müesseseleri;
b) (2365 sayılı Kanunun
25'inci maddesiyle değişen bent) Dernek ve vakıflara ait iktisadi
işletmeler
Yukardaki istisna
hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer
vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmiyen
mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü
yoktur.
Hesap Dönemi
Madde 174 - Defterler hesap dönemi
itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem
başında yeniden açılır.
Hesap dönemi normal olarak
takvim yılıdır.
şu kadar ki, takvim yılı
dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların
müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12'şer aylık özel hesap dönemleri belli
edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi
bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresi,
hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap
dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı
takvim yılının kazancı sayılır.
Muhasebe Usulünü Seçmekte
Serbestlik
Madde 175 - Mükellefler bu kısımda
yazılı maksat ve esaslara uymak şartiyle, defterlerini ve muhasebelerini
işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekte
serbesttirler. (3762 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen hüküm)
Ancak, Maliye Bakanlığı; muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali
tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları
mükellef, şirket ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari
defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
(4108 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle eklenen fıkra) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları
aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek
ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve bilgisayar programlarının
içermesi gereken asgarî hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
İKİNCİ BÖLÜM
Defter tutma bakımından
tüccarlar
Tüccar Sınıfları
Madde 176 - Tüccarlar, defter tutmak
bakımından iki sınıfa ayrılır:
I'inci sınıf tüccarlar,
bilanço esasına göre;
Birinci Sınıf Tüccarlar
Madde 177 - (2365 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen
madde) Aşağıda yazılı tüccarlar,
I'inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları
olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000(65.000.000.000)(*)
veya satışları tutarı 8.640.000.000(85.000.000.000)(*) lirayı aşanlar[58]
2. Birinci bentte yazılı
olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi
iş hasılatı 3.600.000.000(35.000.000.000)(*) lirayı aşanlar;[59]
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde
yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş
hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000(65.000.000.000)(*)
lirayı aşanlar;[60]
4. Her türlü ticaret
şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukardaki bentlerden hangisine giriyorsa
o bent hükmüne tabidir.);
5. Kurumlar Vergisine tabi
olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerininin icabı bilanço esasına göre
defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre
defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.);
6. İhtiyari olarak bilanço
esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
(3239 sayılı Kanunun 136'ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
İkinci Sınıf Tüccarlar
Madde 178 - Aşağıda yazılı tüccarlar
II'nci sınıfa dahildirler:
1. 177'inci maddede yazılı
olanların dışında kalanlar;
2. Kurumlar Vergisi
mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye
Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlıyan
tücarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II'nci sınıf
tüccarlar gibi hareket edebilirler.
Sınıf Değiştirme
Madde 179 - a) (I)'inciden (II)'nciye
geçiş: İş hacmi bakımından I'inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları
aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden
hesap döneminden başlıyarak, II'nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş
hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa,
veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş
hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir düşüklük
gösterirse.
Sınıf Değiştirme
Madde 180 - b) (II)'nciden (I)'inciye
geçiş: İş hacmi bakımından II'nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda
yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden
hesap döneminden başlıyarak I'inci sınıfa geçerler.
1. Bir hesap döneminin iş
hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette fazla olursa,
veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş
hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık
gösterirse.
İhtiyari Sınıf Değiştirme
Madde 181 - II'nci sınıf tüccarlar
diledikleri takdirde bilanço esasına göre defter tutabilirler.
Bu suretle I'inci sınıfa
dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin hükümleri cari olur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bilanço esasına göre defter
tutma
Bilanço Esasında Tutulacak
Defterler
Madde 182 - Bilanço esasında aşağıdaki
defterler tutulur:
1. Yevmiye defteri;
2. Defterikebir;
3. Envanter defteri
(Mevcudat ve muvazene defteri);
4. (4369 sayılı Kanunun
82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)[61]
Yevmiye Defteri
Madde 183 - Yevmiye defteri, kayda
geçirilmesi icabeden muamelelerin tarih sırasiyle ve madde halinde tertipli
olarak yazıldığı defterdir.
(3239 sayılı Kanunun 16'ncı
maddesiyle değişen fıkra) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur.
Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer
defterlerini müteharrik yapraklı olarak kullanabilirler.
(3239 sayılı Kanunun 16'ncı
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
Defterikebir
Madde 184 - Defterikebir, yevmiye
defterine geçirilmiş olan muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara
dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplıyan defterdir.
Envanter Defteri ve Bilanço
Günü
Madde 185 - Envanter defterine işe
başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan
envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe "Bilanço günü"
denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük Kasa Defteri
Mükerrer Madde 185 - (4369
sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)
Envanter Çıkarmak
Madde 186 - Envanter çıkarmak, bilanço
günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve
değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit etmektir.
şu kadar ki, ticari teamüle
göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmıyan malların değerleri
tahminen tesbit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve
borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.
Bina ve Arazinin Envantere
Alınması
Madde 187 - Ferdi teşebbüslerde,
mükellefin sahip olduğu bina ve arazi hakkında aşağıda yazılı esaslar cari
olur:
1. Fabrika, ambar, atelye,
dükkan, mağaza ve arazi -işletmede ister kısmen, ister tamamen kullanılsınlardeğerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.
2. Ticaret hanları gibi oda
oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların
yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
3. Envantere alınan
gayrimenkullerin kullanış tarzlarında sonradan vaki olacak değişiklikler, hesap
yılı içinde nazara alınmaz.
Bilançonun Tanziminde
Envanter Listeleri
Madde 188 - Envanter esas itibariyle
defter üzerine çıkarılır.
şu kadar ki, işlerinde geniş
ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler envanterlerini listeler
halinde tanzim edebilir.
Bu takdirde envanter
listelerinin:
1. Sayfa üzerinden
numaralanarak sıralanması;
2. Envanterin tanzim
tarihine göre tarihlenmesi;
3. Envanter çıkaran memur
ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafından imzalanması;
4.Aynen envanter defteri
gibi saklanması;
şarttır.
Yukarıdaki esaslara göre
envanter listeleri tanzim edenler envanter defterine listeler muhteviyatını
icmalen kaydederler.
Envanterde Amortisman
Kayıtları
Madde 189 - Üzerinden amortisman yapılan
kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri
ile gösterilir:
1. Envanter defterinin ayrı
bir yerinde;
2. Özel bir amortisman
defterinde;
3. Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları,
amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı
gösterilmek şartiyle birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi
kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam
ettirilmesi caizdir.
Amortisman defteri veya
listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündendir. Yukarıdaki esaslara göre
kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu
olarak geçirilebilir.
Büyük Mağazalarda Envanter
Madde 190 - Büyük mağazalar ve eczaneler
emtia mevcutlarının envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde
envanter çıkarılmıyan yıllarda hesaben mevcut iktisadi kıymetleri envanter
defterlerine kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat,
çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve perakende iş yapan ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai
işletmelerin, icabına göre, iki veya üç yılda bir envanter çıkarmalarına
müsaade edebilir. Bu takdirde yukarıki hüküm uygulanır.
Envantere Alınan Kıymetleri
Değerleme
Madde 191 - Envantere alınan iktisadi
kıymetler bu kanunun "değerleme"ye ait üçüncü kitabında yazılı
esaslara göre değerlenir.
Bilanço
Madde 192 - Bilanço, envanterde
gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle
tertiplenmiş hulasasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak
üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif tablosunda mevcutlar
ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif tablosunda borçlar gösterilir.
Aktif toplamı ile borçlar
arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil
eder.
Öz sermaye pasif tablosuna
kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tablolarının toplamları denkleşir.
İhtiyatlar ve kar ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzileri sayılırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşletme hesabı esasına göre
defter tutma
İşletme Hesabı Esasında
Tutulacak Defterler
Madde 193 - 2365 sayılı
Kanunun 29'uncu maddesiyle değişen madde) İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler
tutulur:
1. İşletme hesabı defteri
(İşletme hesabını ihtiva eden);
2. (4369 sayılı Kanunun
82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)
İşletme Hesabı
Madde 194 - İşletme hesabının sol
tarafını gider, sağ tarafını hasılat kısmı teşkil eder.
1. Gider kısmına: Satın
alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen veya borçlanılan
paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;
2. Hasılat kısmına: Satılan
mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak tahsil edilen paralarla
tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün
hasılat;
Kaydolunur.
Gayrimenkuller ve tesisat
gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal ettirilmez. şu
kadar ki, 189'uncu maddeye göre amortisman kaydı tutulmak şartiyle bu kıymetler
üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat
kayıtlarının en az aşağıdaki malümatı ihtiva etmesi şarttır.
1. Sıra numarası;
2. Kayıt tarihi;
3. Muamelenin nev'i;
4. Meblağ.
Günlük Perakende Satış ve
Hasılat Defteri
Mükerrer Madde 194 - (4369
sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)[62]
İşletme Hesabı Esasında
Envanter
Madde 195 - İşletme hesabı esasına göre
defter tutanlardan emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya
mecburdurlar.
Emtiaya, satmak maksadiyle
alınan veya imal edilen mallarla iptidai ve ham maddeler ve yardımcı malzeme
dahildir. Emtia envanteri, muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak şartiyle
yeniden işe başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, müteakiben de her
hesap dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden sayfalara
yazılır. İstiyenler ayrı bir envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu
deftere kaydedebilirler.
İşletme Hesabı Hulasası
Madde 196 - İşletme hesabı esasına göre
defter tutanlar her hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hulasası)
çıkarırlar. İşletme hesabı hulasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı
ayrı yazılır.
A) Gider tablosuna:
1. Çıkarılan envantere göre
hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri;
2. Hesap dönemi zarfında
satın alınan emtianın değeri ile yapılan bilumum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1. Hesap dönemi zarfında
satılan emtianın değeri ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paralar;
2. Çıkarılan envantere göre
hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri.
Kambiyo Senetleri Defteri
Mükerrer Madde 196 - (4369
sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)[63]
BEŞİNCİ BÖLÜM
İmalat Defteri
Madde 197 - I'inci sınıf tüccarlardan
devamlı olarak imalat ile uğraşanlar yukarda yazılı defterlerden gayrı bir
(İmalat defteri) tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda
yazılı emtianın giriş ve çıkış hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı
itibariyle ve tarih sırasiyle yazılır:
1. Satın alınan ve müşteri
tarafından imalat yapılmak üzere tevdi olunan her nevi iptidai ve ham maddeler,
başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);
2. Yukarda yazılı
maddelerden imalata sarf olunan veya aynen satılanlar;
3. İmal edilen mamul
maddeler;
4. Teslim edilen mamul
maddeler;
Teslimden maksat, Gider
Vergileri Kanununa göre bu mahiyette olan muamelelerdir. Yarı mamuller teslim
edildiği takdirde, bunlar tam mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali
maddeler de imalat defterine geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında
miktarlarının tespitine imkan ve lüzum olmıyanlar yalnız teslim sırasında
kayıtlarda gösterilir.
Kombine İmalat
Madde 198 - Ham maddeden tam mamul
vücuda getirilinceye kadar geçen müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia
mahiyetini arz eden maddeler elde edildiği (İplik-dokuma, yağ-sabun,
kereste-mobilya, un-makarna münasebetlerinde olduğu gibi) ve bu imal işleri
birbirine bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı takdirde, kombine imalat
yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre,
cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammun etmez.
Kombine İmalatta İmalat
Defteri
Madde 199 - Kombine imalat yapanlar her
müstakil imal işini imalat defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu
takdirde bir safhanın mamulü müteakip safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu
safhanın iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği
takdirde her müstakil imal safhası için ayrı bir imalat defteri kullanılması
caizdir.
Bitim İşleri Defteri
Madde 200 - Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlardan boyama, basma, yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle
yapılan bitim işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir "Bitim
işleri defteri" tutarlar.
Bu deftere müşterilerden
alınan ve işlendikten sonra geri verilen emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasıyla
yazılır.
Bitim İşleri Defteri
Madde 201- (3239 sayılı
Kanunun 136'ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)
Bitim İşleri Defteri
Madde 202 - (3239 sayılı
Kanunun 136'ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)
Sınai Müesseselerde Kayıt
Serbestliği
Madde 203 - Sınai müesseseler, bu
bölümde yazılı defterleri işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre
diledikleri şekilde tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter
kullanabilirler, bunları cins ve nev'i itibariyle ayrı sayfalarda
gösterebilirler.
Bitim işleri defteri
tutmıyarak buraya yazılması gereken malumatı, imalat defterine kaydedebilirler.
İstihsal Vergisi defteri tutmıyarak bunlara ait kayıtları defterikebirde
açacakları özel bir hesapta veya satışlarını kaydettikleri hesabın ayrı bir
sütununda gösterebilirler.
(3239 sayılı Kanunun 136'ncı
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
İmalat defterine kaydolunan
malumatı ihtiva edecek şekilde sınai muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından
müsaade almak şartiyle ayrıca imalat defteri tutmazlar.
(3239 sayılı Kanunun 136'ncı
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
ALTINCI BÖLÜMDiğer Müesseselerin Tutacakları Özel KayıtlarBanka, banker ve sigorta şirketlerinin gider vergisine ait kayıtları:
Madde 204 - Banka (vergi kanunları
uygulamasında özel belirleme yapılmadığı sürece, özel finans kurumları banka
olarak addolunur), banker ve sigorta şirketleri banka ve Sigorta
Muameleleri Vergisinin mevzuuna giren işlemleri müfredatlı veya bordrolar
üzerinden toplu olarak kendi muhasebe defterlerinde veyahut isterlerse ayrı bir
banka ve sigorta muameleleri vergisi defterinde, diğer işlemlerinden ayırmak
suretiyle gösterilir. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile değişik)
Bankalar ile mevduat faizi ödeyen bankerler yukarıda belirtilen defter kayıtlarında bu hususlara ilişkin bilgileri müfredatlı olarak göstermeye mecburdurlar. (Ek: 30/12/1980 - 2365/31 md.)Damga resmi kayıtlar: Madde 205 - Damga Resmi Kanununa göre yolcu bilet ücretleri, sigorta primleri ve ilan ücretleri gibi mevzular üzerinden resim istifa etmeye mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler bu ücret ve primlerle istifa ettikleri Damga Resimleri için tarih sırasiyle bir kayıt tutmaya mecburdurlar. Tüccarlar bu kayıtları muhasebe defterlerinde tuttukları hesaplarda gösterebilirler. Kayıtların muhasebe defterinde gösterilmemesi halinde ayrı bir "Damga Resmi defteri" tutulur. Devlet müesseselerinin resmi defter ve kayıtları Damga Resmi defteri yerine geçer.
Damga Resmi Kayıtları
Madde 206 - (3239 sayılı
Kanunun 136'ıncı maddesiyle kaldırılmıştır.)
Yabancı Nakliyat
Kurumlarının Hasılat Defteri
Madde 207 - Yabancı nakliyat kurumları
veya bunları Türkiye'de temsil eden şube veya acentaları bir "Hasılat
defteri" tutmaya ve bu deftere Türkiye'de elde ettikleri hasılatı tarih
sırasiyle ve müfredatlı olarak kaydetmeye mecburdurlar. Bu madde gereğince
hasılat defteri tutan yabancı nakliyat kurumları bu işleri için ayrıca muhasebe
defteri tutmaya mecbur değildirler.
Menkul ve Gayrimenkul
Sermaye İratlarına Ait Kayıtlar
Madde 208 - Bu kanuna göre defter
tutmaya mecbur olan gerçek kişiler Gelir Vergisine tabi menkul ve gayrimenkul
sermayelerle bunlardan elde edilen iratları ve bunlara müteallik giderleri
defterikebir veya işletme hesabının veya serbest meslek erbabı kazanç
defterinin ayrı bir sayfasına veya ayrı bir deftere veyahut bir cetvele ayrı
ayrı kaydetmeye mecburdurlar.
şu kadar ki, bu hesap
mükellefin diğer kazançlarını tesbit için tuttuğu hesaplara karıştırılmaz ve
onlar ile birleştirilmez.
Ambar Defteri
Madde 209 - Depo (Ardiyeler dahil) işletenlerle
nakliye ambarları ayrıca bir ambar defteri tutarlar. Bu deftere en az aşağıda
yazılı malumat kaydolunur:
1. Malın ambara giriş
tarihi;
2. Malın cinsi (Malın cinsi
belli değilse sadece balya, kasa, sandık gibi ambalaj nevinin kaydedilmesiyle
iktifa edilir);
3. Malın miktarı (Ticari
teamüle göre parça, sandık veya sıklet);
4. Malın kimin tarafından
tevdi edildiği;
5. Malın nereye ve kime
gönderildiği;
6. Alınan nakliye ücreti
tutarı.
Kendi işlerinin icabı olarak
yukarıdaki malumatı ihtiva edecek şekilde defter tutanlar ayrıca ambar defteri
tutmazlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
Serbest mesleklerde defter
tutma
Serbest Meslek Kazanç
Defteri
Madde 210 - Serbest meslek erbabı bir
(Kazanç defteri) tutarlar.
Bu defterin bir tarafına
giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur.
Defterin gider tarafına,
yapılan giderlerin nev'i ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin
alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır.
Hekimler diledikleri
takdirde, yukarıda yazılı malumatı protokol defterinde göstermek şartiyle ayrı
kazanç defteri tutmıyabilirler.
Amortisman Kayıtları
Madde 211 - Serbest meslek erbabı,
işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat
ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189'uncu maddede yazılı
şekilde tutulan "Amortisman kayıtlarında" gösterirler.
Özel Defterler
Madde 212 - Noterlerin ve noterlik
görevini ifa ile mükellef olanların ve borsa acentalarının resmi defteri
"kazanç defteri" yerine geçer.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zirai kazançlarda defter
tutma
Çiftçi İşletme Defteri
Madde 213 - (205 sayılı kanunun
13'üncü maddesiyle değişen madde) Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi
işletme defterinin sol tarafına Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde
gösterilen giderler, sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat
kaydolunur.
Gider ve hasılat
kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lazımdır:
1. Sıra numarası,
2. Kayıt tarihi,
3. Muamelenin nev'i,
4. Meblağ.
Amortisman Kayıtları
Madde 214 - Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi kıymetleri ve bunların amortismanlarını 189'uncu maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri gibi bu kayıtları çiftçi işletme defterinin ayrı bir yerine de geçirebilirler.DOKUZUNCU BÖLÜMKayıt NizamıGenelgeler 1
Türkçe tutma ve Türk Parası
kullanma zorunluluğu (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile değişik)
Madde 215. - 1. Bu Kanuna göre
tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe
kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu
kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer
defterlere de yapılabilir.
2. a) Kayıt ve belgelerde
Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla,
yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki
müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı
aranmaz.
b) İlgili dönem defter
tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt dışında kurulan şirketlerin
Türkiye'ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili
yabancı para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı,
kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere,
kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Cumhurbaşkanınca[64] izin verilebilir. Cumhurbaşkanı[65], bu had ve nispeti
sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar
artırmaya yetkilidir. Bu şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap
döneminden itibaren Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle
yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin
değerleri ile vergi matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir,
beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına
çevrilerek beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk
Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu mükellefler, diğer
para birimleriyle kayıt tuttukları sürece mükerrer 298 inci maddenin (A)
fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt
yapmaya başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden
yararlanamazlar.
Defterlerin mürekkeple yazılacağı: Madde 216 - Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple veya makina ile yazılır. Kopye kağıdı kullanılması ve ıstampa ve sair damga aletleriyle kopye konulması da caizdir. Bilümum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak kurşun kalemi ile yapılabilir. Yanlış kayıtların düzeltilmesi: Madde 217 - Yevmiye detferi madelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilümum defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir. Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır.
Boş Satır Bırakılamıyacağı,
Sayfaların Yok Edilemiyeceği
Madde 218 - Defterlerde kayıtlar
arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz
ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter
sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların
sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Kayıt Zamanı
Madde 219 - (2365
sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle değişen madde) Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. şöyle ki:
a) Muamelelerin işin hacmine
ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman
zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla
geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı
olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve
parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde,
muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu
kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine
cevaz vermez.
c) Günlük kasa, günlük
perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine
muameleler günü gününe kaydedilir.
ONUNCU BÖLÜM
Defterlerin tasdiki
Tasdike Tabi Defterler
Madde 220 - Aşağıda yazılı defterlerin
bu bölümdeki esaslara göre tasdik ettirilmesi mecburidir:
1. Yevmiye ve envanter
defterleri;
2. İşletme defteri;
3. Çiftçi işletme defteri;
4. İmalat ve İstihsal
Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi defteri dahil)
5 (488 sayılı Kanunun 31/7'nci
maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
6. Nakliyat Vergisi defteri;
7. Yabancı nakliyat
kurumlarının hasılat defteri;
8. Serbest meslek kazanç
defteri;
9. (4369 sayılı Kanunun
82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)
10. (4369 sayılı Kanunun
82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)
11. (4369 sayılı Kanunun
82/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)
Bu kanunla cevaz verilen
hallerde yukarıda yazılı olanların yerine kullanılacak olan defterler de
tasdike tabi tutulur.
Tasdik Zamanı
Madde 221 - Bu kanunda yazılı defterleri
kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye
mecburdurlar:
1. Ötedenberi işe devam
etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda;
2. Hesap dönemleri Maliye
Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden
önce gelen son ayda;
3. (3239 sayılı Kanunun
17'nci maddesiyle değişen bent) Yeniden işe başlayanlar, sınıf
değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler işe başlama, sınıf değiştirme
ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar,
muaflıktan çıkma tarihinden başlıyarak on gün içinde;
4. Tasdike tabi defterlerin
dolması dolayısiyle veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya
mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce.
Tasdiki Yenileme
Madde 222 - Defterlerini ertesi yılda da
kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit
edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.
Tasdik makamı:
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra
No 493
Madde 223 - Defterler, iş yerinin, iş yeri olmıyanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentaları için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur. Tasdik makamı, bu Kanuna göre tasdike getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlıkalmaksızın tasdik eder. (Ek: 4/12/1985 - 3239/18 md.)
Defterler anonim ve limited şirketler ile
kooperatiflerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret
sicili müdürlüğünce tasdik edilir. (10.03.2018 tarih ve 30356 sayılı R.G. 7099
s.k. ile değişik. Yürürlük 15.03.2018)[66]
Tasdik şerhi:
Madde 224 - Noterlerin yapacağı tasdik
şerhleri ile anonim ve limited şirketlerin kuruluşu aşamasında ticaret sicili
memurlarınca da yapılacak tasdik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılır ve
aşağıdaki malumatı ihtiva eder. . (17.06.2003 tarihli, 25141 sayılı R.G. ile yayımlanan 4884 sayılı kanun ile değişik)
1. Defter sahibinin; a) Gerçek kişilerde başta soyadı sonra öz adı (Müessesesin varsa maruf unvanı da ayrıca ilave olunur); b) Tüzel kişilerde unvanı; 2. İş adresi; 3. İş veya meslekin nev'i; 4. Defterin nev'i; 5. Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu; 6. Defterin kullanılacağı hesap dönemi; 7. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi; 8. Tasdik tarihi; 9. Tasdik numarası; 10.Tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Tasdik Şekli
Madde 225 - Defterler aşağıdaki şekilde
tasdik olunur:
a) Ciltli defterlerin tasdik
esnasında sayfalarının sıra numarasiyle teselsül ettiğine bakılarak, bu
sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlenir.
b) Müteharrik yapraklı
yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler
bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukardaki
esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni
yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arzolunur.
Bunların sayfa numaraları
tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik
makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu
kaydı usulüne göre tasdik eder.
Defter Tasdikine Ait
Bordrolar
Madde 226 - Tasdik makamları tasdik
ettikleri defterlere ait aşağıda yazılı malumatı tarih sırasiyle, üçer aylık
bordrolara derç ve bunları en geç bir ay içinde bulundukları yerin en büyük mal
memuruna tevdi ederler:
1. Tasdik numarası ve
tarihi;
2. Defter sahibinin soyadı,
adı (Veya unvanı);
3. İşi veya mesleki;
4. Defterin nev'i;
5. Defterin hangi yıl için
tasdik edildiği;
6. Defter sahibinin bağlı
olduğu vergi dairesi.
Tasdik makamları yukarıdaki
bilgileri münferit fişlerle de bildirebilirler.
Elektronik olarak tutulan
defterlerde tasdik: (26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 226/A - Türk Ticaret Kanununun 64
üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan yetki kapsamında Hazine ve Maliye
Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığınca müştereken belirlenen usul, esas ve
süreler dahilinde elektronik ortamda tutulan defterler için berat
alınması, elektronik ortamda tutulan diğer defterlerin ise Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından belirlenen usul, esas ve süreler dahilinde onaylanması bu Kanun
uygulamasında tasdik hükmündedir.
Berat ve onayın belirlenen
usul, esas ve süreler dahilinde alınmaması veya yapılmaması durumunda
defterler tasdik ettirilmemiş sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIMVesikalarBİRİNCİ BÖLÜMKayıtların TevsikiVUK Genel Tebliği: Seri No 243 Seri No 433
Tasarruflu
Yazılar 1
İspat edici kağıtlar: Madde 227 - Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi matrahlarının tesbiti ile ilgili giderlerini tesvike mecburdurlar. (Götürü usulde tesbit edilen giderler hariç.) (Ek: 19/2/1963 - 205/14 md.)Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, bu Kanuna[67] göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır. (Ek: 3/12/1988 - 3505/3 md.)Maliye ve Gümrük Bakanlığı, düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye ve bu belgelerden uygun gördüklerine, düzenlenme saatinin yazılması mecburiyetini getirmeyeyetkilidir. (Ek: 3/12/1988 - 3505/3 md.)Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları:Mükerrer Madde 227 - (24/6/1994-4008/6 md.) Maliye Bakanlığı: 1. Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya, 2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu itirazedilmesi şartına bağlamaya,
3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli
mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve
tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları
itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya, (01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009
s.k.ile eklenmiştir)
Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar. 2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunun zamanında ibrazı şarttır[68]. Ancak, Maliye Bakanlığı tasdik raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkilidir. Şu kadar ki, tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilir. Tasdik raporunun bu süre içinde de ibraz edilmemesi halinde mükellefler tasdike konu haktan yararlanamazlar(Son iki cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir).233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait müesseseler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. (Ek: 25/5/1995-4108/5 md.)Tevsiki zaruri olmıyan kayıtlar: Madde 228 - Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz: 1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mütat olmıyan müteferrik giderler; 2. Vesikasının teminine imkan olmıyan giderler; 3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tesbit edilen giderler. 1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır. İKİNCİ BÖLÜMFatura ve Fatura Yerine Geçen VesikalarGenelgeler 1 2
Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Faturanın tarifi: Madde 229 - Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.Faturanın şekli: Madde 230 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/34 md.) Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur: 1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası; 2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası; 3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası; 4. Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı; 5. (Değişik: 4/12/1985 - 3239/19 md.) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır. Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir. Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.)Fatura nizamı: Danıştay Kararları 1 Tasarruflu Yazılar 1Madde 231 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/35 md.) Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur: 1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir. 2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir. 4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.
5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin
yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve
Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın
yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya
birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim
edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye
yetkilidir[69]. Bu süreler[70] içerisinde
düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. (02.01.2004 tarihli, 25334 sayılı R.G.
5035 s.k. ile değişik)[71]
6. (Ek: 4/12/1985 - 3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır. Fatura kullanma mecburiyeti: VUKG Tebliği Seri No 421
Madde 232 - Birinci ve (4369 sayılı
Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare Yürürlük: 1.1.1999) ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçiler:
1. Birinci ve
ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest
meslek erbabına;
3. Kazançları (4369 sayılı
Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare Yürürlük: 1.1.1999) basit usulde
tespit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf
esnafa.
Sattıkları emtia
veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak
mecburiyetindedirler.
(2686 sayılı
Kanunun 28'inci maddesiyle değişen fıkra) (4444 sayılı Kanunun 13/C-4
maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 14.8.1999) Yukarıdakiler dışında
kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit
edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları
emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin
(4444 sayılı Kanunun 13/C-4 maddesiyle belirlenen miktarlar.
Yürürlük; 14.8.1999) 50.000.000(350.000.000) lirayı[72]
geçmesi veya bedeli 50.000.000(350.000.000) liradan az olsa dahi istemeleri
halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
(3239 sayılı Kanunun 136'ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)Perakende satış vesikaları:
Madde 233 - Birinci ve (4369 sayılı
Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare) ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle(*)defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları
satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri
ile tevsik olunur.
1. Perakende
satış fişleri;
2. Makineli
kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve
yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış
fişi; makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin
adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma
biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve
biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye
verilir. Makineli kasa kullanıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki
fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende
satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir.
(3239 sayılı Kanunun 136'ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) Gider pusulası:
Madde 234 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve
çiftçiler, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara
yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde
vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana
veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası düzenlerler. Vergiden muaf
esnaf için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura
hükmündedir. (26.10.2021 /
31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değişik. Yürürlük 01.11.2021)[73]
Gider pusulası,
işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve
işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla
soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder
ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi
olunur.
Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. (2365 sayılı Kanunun 37'nci maddesiyle eklenen fıkra)
Gider pusulası, malın
teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde
düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş
sayılır. (26.10.2021 / 31640
sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.11.2021)
İkinci fıkrada belirtilen
bilgileri ihtiva etmeleri kaydıyla;
a) Malın veya hizmetin
bedelinin, dördüncü fıkrada belirtilen süre dâhilinde
satıcıya; 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda
tanımlanan banka, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet
Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında
Kanun kapsamında yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları veya 9/5/2013 tarihli ve
6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa göre kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı
Anonim Şirketi aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca düzenlenen
belgeler,
b) 7/11/2013 tarihli
ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında satın alınan
malların gider pusulası düzenlemek zorunda olanlara iade edilmesinde, 6502
sayılı Kanun uyarınca iade edilecek tutarların, (a) bendinde yer alan kurumlar
aracılığıyla iadesinde bu kurumlarca düzenlenen belgeler,
c) Bu Kanuna göre belge
düzenleme zorunluluğu bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının, tabi oldukları
ilgili mevzuat dâhilinde, yaptıkları işler veya sattıkları mallar için
düzenledikleri belgeler,
gider pusulası yerine
geçer. (26.10.2021 / 31640
sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük
01.11.2021)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.11.2021)Müstahsil makbuzu:
Madde 235 - (4444 sayılı Kanunun 13/C-5 maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;
14.8.1999) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit
edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler (4369 sayılı
Kanunun 81/A-9 uncu maddesiyle değiştirilen ibare Yürürlük: 29.7.1998) gerçek usulde
vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini ödedikleri
sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı
çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar
veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz
bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.
Çiftçiden avans
üzerine yapılan mübayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
Müstahsil
makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.
Müstahsil
makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun
tarihi;
2. Malı satın
alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı unvanı ve adresi; (2365 sayılı
Kanunun 38'inci maddesiyle değişen bent)
3. Malı satan
çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan
malın cinsi, miktarı ve bedeli;
Bu Maddede
yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. (2365 sayılı Kanunun 38'inci maddesiyle eklenen fıkra)ÜÇÜNCÜ BÖLÜMSerbest Meslek Makbuzları
Tasarruflu Yazılar 1
Makbuz mecburiyeti: Madde 236 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/39 md.) Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. Makbuz muhteviyatı: Madde 237 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/40 md.) Serbest meslek makbuzlarına: 1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası; 2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi; 3. Alınan paranın miktarı; 4. Paranın alındığı tarih; Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır. Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜcretlere Ait Kayıt ve VesikalarÜcret bordrosu:
Madde 238 - İşverenler her
ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir
Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle (4369 sayılı
Kanunun 81/A-8 inci maddesiyle değiştirilen ibare) diğer ücret
üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro
tutulmaz.
Ücret
bordrolarına en az aşağıdaki malumat yazılır:
1. Hizmet
erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü (Ücretin ödenmesinde
ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür
konulması mecburi değildir.);
2. Varsa vergi
karnesinin tarih ve numarası;
3. Birim ücreti
(Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
4. Çalışma süresi
veya ücretin ilgili olduğu süre;
5. Ücret
üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.
Bordronun hangi
aya ait olduğu baş tarafında gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın
yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile
bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır.
İş verenler
ücret bordrolarını, yukarıki esaslara uymak şartiyle diledikleri şekilde tanzim
edebilirler.
Bordro yerine geçen vesikalar: Madde 239 - Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerin ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseselerin ücret ödemelerinde kullandıkları vesi-kalar ücret bordrosu yerine geçer. BEŞİNCİ BÖLÜMDiğer Evrak ve VesikalarTaşıma ve otel işletmelerine ait belgeler:
Madde 240 - (2365 sayılı
Kanunun 41'inci maddesiyle değişen madde) Taşıma işletmeleri ile otel,
motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri (4369 sayılı Kanunun 81/A-10 uncu
maddesiyle değiştirilen ibare) (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil)
aşağıda yazılı belgeleri düzenlemek zorundadırlar.
A) Taşıma
irsaliyeleri: Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzelkişiler
naklettikleri eşya için, 209'uncu maddede yazılı bilgilerle, sürücünün ad ve
soyadı ve aracın plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra numarası
dahilinde teselsül eden irsaliye kullanmak zorundadırlar. Bu irsaliyenin bir
nüshası eşyayı taşıttırana, bir nüshası eşyayı taşıyan aracın sürücüsüne veya
kaptanına verilir ve bir nüshası da taşımayı yapan nezdinde saklanır. Bu bent
hükmü nakliye komisyoncuları ile acenteleri de kapsar.
B) Yolcu
listeleri: şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında 233'üncü madde
gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan mükellefler, (T.C. Devlet
Demiryolları hariç) taşıtların her seferi için müteselsil seri ve sıra numaralı
ve oturma yerlerini planlı şekilde gösteren iki nüsha yolcu listesi düzenlerler
ve bu listenin bir nüshasını sefer sonuna kadar taşıtta ve diğer nüshasını
işyerinde bulundururlar. Yolcu taşıma biletlerinin komisyoncu veya acenteler
tarafından kesilmesi halinde yolcu listeleri 3 nüsha olarak düzenlenir ve bir
nüshası bu kimseler tarafından saklanır.
Yolcu
listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Yolcu
listesini düzenleyen işletmenin adı veya unvanı ile adresi,
2. Taşıtı
işleten mükellefin adı, soyadı varsa unvanı, adresi vergi dairesi ve hesap
numarası,
3. Taşıtın plaka
numarası, sefer tarihi ve hareket saati,
4. Bilet
numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam hasılat tutarı.
C) Günlük
müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri, odaları,
bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak müteselsil seri ve sıra numaralı
günlük müşteri listeleri düzenlerler ve işletmede bulundururlar.
Bu listelerde
aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Mükellefin
adı, soyadı, varsa ünvanı ve adresi,
2. Oda numaraları
yazılmak suretiyle müşterinin adı, soyadı ve oda ücreti,
3. Düzenleme tarihi.
Muhabere Evrakı
Mükerrer Madde 241 - (3762
sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen madde.) Mükelleflerin sattıkları
emtia veya yaptıkları işler nedeniyle ortaya çıkan alacak ve borçları için bono
veya poliçe düzenlemeleri halinde, bu poliçe veya bonoların Türk Ticaret Kanunu
uyarınca bulunması gereken bilgilerin yanısıra aşağıdaki hususları da ihtiva
etmesi zorunludur.
1. Müteselsil seri ve sıra
numarası.
2. Alacaklı ve borçlunun
adı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası.
Bono, poliçe, çek, senet,
tahvil, hisse senedi, finansman bonosu, kar ortaklığı belgesi ve benzeri
kıymetli evrakın vergi belge düzenini sağlamak açısından ihtiva edeceği
bilgileri belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Diğer Vesikalar
Madde 242 - Tüccarlar evvelki
maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın
ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname,
mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi
makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.
Damga resmi mükellefleri,
gazete ve sair neşriyatın pul yapıştırılan koleksiyon nüshalarını ve Türkiye'de
tanzim edilip doğrudan doğruya ecnebi memleketlere gönderilen evrak ile çekilen
telgrafların Türkiye'de kalan kopyalarını aynı surette muhafaza etmek
mecburiyetindedirler.
(205 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle eklenen
fıkra) Gelir Vergisi Kanununun
54'üncü maddesinin 21 numaralı bendine göre vergi matrahlarının tespitinde
gerçek giderleri nazara alınan mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek
vesikaları saklamaya mecburdurlar.
(205 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle eklenen
fıkra) (4444 sayılı Kanunun
13/C-6 maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 14.8.1999) Gelir Vergisi Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden
vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tespitinde nazara alınacak
giderlerini ispat edecek vesikaları muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
Elektronik ortamdaki
kayıtlar ve elektronik cihazla belge düzenleme
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri
No 415 Seri
No 431 Seri
No 433
Mükerrer Madde 242 - 1.(3762 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen
madde) Maliye ve Gümrük Bakanlığı;
mükelleflere, niteliklerini belirlediği elektronik cihazları kullandırmak
suretiyle belge düzenlettirmeye ve kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan
pulları belgelere ekletmeye yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen
belgeler ile özel cihazlardan çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler bu Kanun
hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş belge hükmündedir.
Elektronik cihazların
belirlenen niteliklere uygunluğu 6.12.1984 gün ve 3100 sayılı Kanunun 5 inci
maddesine göre kurulan komisyonun görüşü alınarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
onaylanır.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı,
elektronik cihazlarla veya kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları
ekletmek suretiyle belge düzenletme yetkisini; iş grupları, sektörler,
bölgeler, yerleşim birimleri, yıllık hasılat tutarları itibariyle veya sabit
bir işyerinde faaliyet gösterilip gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya topluca
kullanabilir.
Mükellefler, 3100 sayılı
Kanuna göre nitelikleri belirlenen ödeme kaydedici cihazlar ile birinci fıkrada
belirtilen cihazları piyasadan temin edebilecekleri gibi, Maliye ve Gümrük
Bakanlığından da temin edebilirler. Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu cihazları
temin etmeye, zimmet karşılığı vermeye bu konularla ilgili bütçe işlemlerini
yapmaya ve diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Bakanlıkça zimmet karşılığı
verilen cihazların bozulması, çalınması gibi nedenlerle kullanılamaz hale
gelmesi halinde cihaz bedelinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre mükelleften
tahsili yoluna gidilir.
2. (4731 sayılı Kanunun 4/E maddesiyle eklenen fıkra) Elektronik defter, şekil
hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde
yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.
Elektronik defter beratı,
elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı
tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosyayı ifade eder. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Elektronik muhasebe fişi,
şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen,
imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar
bütünüdür. (26.10.2021 /
31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
Elektronik belge, şekil
hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan
belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütünüdür.
Elektronik kayıt, elektronik
ortamda tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik
yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi ögesini ifade eder.
Bu Kanunda ve diğer vergi
kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümler
elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerlidir. Maliye Bakanlığı,
elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara
ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir.
Maliye
Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi,
iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması,
düzenlenmesi ve ibraz edilmesi[74] uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
elektronik ortamda tutulmasına, düzenlenmesine ve ibraz edilmesine[75] izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken
bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim
araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve
denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Cumhurbaşkanınca[76] çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel
hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi
aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım
usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir. Bu Kanunun vergi
mahremiyetine ilişkin hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici
ve çalışanları ile elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması,
imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet
verme konusunda yetkilendirilenlerin ortak, yönetici ve çalışanları[77] hakkında da
uygulanır. (06.06.2008 tarih ve 26898
mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile değişik)
DÖRDÜNCÜ KISIM
Ekim ve sayım beyanı
Ekim Sayım Beyanı
Madde 243 - (205 sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle değişen madde) (4444 sayılı Kanunun 13/C-7 maddesiyle
değişen ibare Yürürlük; 14.8.1999) Zirai
iºletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme
büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler zirai işletmelerinin (Gezici
hayvancılıkta kışlaklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına
müracaatla ekim sayım beyanında bulunurlar.
1. Çiftçinin soyadı ve adı;
2. Çiftçinin ikametgah
adresi;
3. Zirai işletmenin (Gezici
hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu yer;
4. Ekimde: Geçen yılın Ekim
ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına kadar ekilen arazinin
genişliği ve ekimin nev'i;
5. Hayvancılıkta: Beslenen
hayvanların cins ve miktarları;
6. Meyvacılıkta: İcabına
göre, meyve verebilecek hale gelmiş ağaç sayısı veya bunların dikili bulunduğu
arazinin genişliği;
Adi ortaklıklarda beyanın
ortaklardan biri, aile reisi beyanında aile reisi tarafından yapılması kafidir.
Bu takdirde diğer ortaklarla eş ve çocukların ad ve soyadları, ikametgah
adresleri ve hisseleri beyanda bulunan tarafından deftere yazdırılır.
Ekim ve sayım beyanı her
yılın Kasım ayında yapılır.
Maliye Bakanlığı iklim
şartları bakımından özellik gösteren illerde beyan süresini değiştirebilir.
Ekim ve sayım beyanları
sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı yapanlar tarafından imza veya
mühürle tasdik edilir.
Beyan varakaları iki nüsha
olarak tanzim ve bir nüshası beyan süresinin sonundan itibaren 15 gün içinde
ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim edilir.
Kayıt işlerini kendi
imkanları ile tekemmül ettiremiyecek durumda olan muhtarlıklara valiliklerce
gerekli yardımda bulunulur.
Ekim ve Sayım İlmühaberi
Madde 244 - İhtiyar heyetleri, ekim ve
sayım defterlerine kaydedilen bilgilere dayanarak, beyanda bulunan çiftçilere
tasdikli bir ekim ve sayım ilmühaberi verirler.
Muhtar ve ihtiyar heyetlerince
verilen ilmühaberler için ücret alınmaz. Ekim ve sayım beyanları ile
ilmühaberler hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Tahkik ve İhbar Ödevi
Madde 245 - (205 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değişen fıkra) Muhtar ve ihtiyar heyetleri
243'üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların doğruluğunu tahkik ederler.
Muhtar ve ihtiyar heyetleri,
hiç beyanda bulunmamış olanları beyanda bulunmağa, yanlış veya hakikate aykırı
beyanda bulunmuş olanları beyanlarını düzeltmeğe davet ederler. Buna rağmen beyanda
bulunmayanları veya beyanlarını düzeltmiyenleri verilen sürenin sonunda
başlıyarak 15 gün içinde, mütalaaları ile birlikte ve yazılı olarak vergi
dairesine bildirirler. Bu ihbar üzerine vergi dairesince yapılacak tahkikat
neticesine göre işlem yapılır.
Ücret ve Sorumluluk
Madde 246 -Muhtar ve ihtiyar heyetleri
üyelerine Maliye Bakanlığınca takdir ve tayin edilecek miktarda ücret verilir.
Görevlerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen muhtar ve ihtiyar heyetleri
ücrete müstehak olmazlar.
Görevini ihmal veya
suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza Kanununun görevi
kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
BEŞİNCİ KISIM
Vergi karnesi
Karne Mecburiyeti
Madde 247 - (2365 sayılı Kanunun 42'nci maddesiyle değişen
madde) Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya
mecburdurlar:
1. (4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle değişen
bent) Gelir Vergisi Kanununa göre
diğer ücret kapsamında vergilendirilenler;
2. Gelir Vergisi Kanununa
göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3. Gelir Vergisi Kanununun
35'inci maddesinin (B) bendi uyarınca karne almak zorunda olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların
birden fazlasına girse bile, bir mükellef tek vergi karnesi alır.
Karne Alınması
Madde 248 - Mükellef vergi karnelerinin
kendileri tarafından yazılması gereken kısımlarını doldurduktan sonra, vergi
bakımından durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret ettirmek üzere,
bunları bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak
değişikler de yukarıki esaslara göre karneye işaret ettirilir.
247'nci maddenin 1'inci
bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları karneyi vergi dairesine ibraz
etmeleri veya değişikliği karneye işaret ettirmeleri süresi, işe başladıkları
veya değişikliğin vukubulduğu tarihten başlıyarak bir aydır.
(2686 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen
fıkra) Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerin
uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi dairesine tescil ettirildiği
tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz.
Hüviyet Tasdiki
Madde 249 - (2686 sayılı
Kanunun 31'inci maddesiyle değişen madde) Gelir Vergisinde indirimlerden
faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile
durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vaki olan
değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına
tasdik ettirilir.
Buna imkan olmayan hallerde
mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari tahkikatla tespit olunur
ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.
Doğruluk Sorumluluğu
Madde 250 - Vergi karnelerine yazdıkları
bilgilerin doğruluğundan mükellefler; iş verenler tarafından bu karnelere ilave
olunan kayıtlardan da iş verenler sorumludur.
Karnesiz Hizmet Erbabı
Çalıştıranların Sorumluluğu
Madde 251 - (4369 sayılı
Kanunun 81/A-11 inci maddesiyle değiştirilen ibare) Kazançları basit usulde
tespit edilen ticaret erbabı ile götürü gider usulünü kabul eden gayrimenkul
sermaye iradı sahipleri, yanlarında çalışan hizmet erbabının, kanunun tayin
ettiği süre içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini
ödemelerini temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet edilmediği
takdirde:
a) Zamanında karne almamış
veya vergisini tarh ettirmemiş olan hizmet erbabının vergisi iş veren kimse
adına tarh edilir ve vergi cezası da aynı kimse adına kesilerek ondan tahsil
olunur. Bu fıkra hükmüne göre tarh edilen vergi ve kesilen ceza, iş verene
birer ihbarname ile tebliğ edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve
muhteviyatını Maliye Bakanlığı tayin eder.
Karnesiz tespit edilen şahsa
karnesi verilir ve vergisinin ödendiği karneye yazılır.
b) Karnesini zamanında almış
ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet erbabının zamanında ödenmemiş olan vergisi
ve gecikme zammı, yanında çalıştığı tespit edilen iş verenden tahsil olunur.
İş verenler yukarıki
hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Karnelerin Şekli, Resim ve
Harçlardan Muaf Olduğu
Madde 252 - Vergi karnesinin şekli ve
ihtiva edeceği bilgiler Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Gerek karneler, gerek
bunların ihtiva ettiği kayıtlar hiçbir resme ve harca tabi değildir. Tasdik
dolayısiyle muhtarların (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik
414'üncü madde hükmüyle belirlenen tutar, Yürürlük:29.7.19981) 100.000
Lirayı(1)(1.000.000) geçmemek şartiyle harç almaları caizdir.
ALTINCI KISIM
Muhafaza ve ibraz ödevleri
Defter ve Vesikaları
Muhafaza
Madde 253 - Bu kanuna göre defter tutmak
mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı
vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş
yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Defter Tutma Mecburiyetinde
Olmıyanların Muhafaza Ödevi
Madde 254 - Bu kanuna göre defter tutmak
mecburiyetinde olmıyanlar. 232, 234 ve 235'inci maddeler mucibince almaya
mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tarih
sırası ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlıyarak beş yıl
süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Karnelerin Muhafazası
Madde 255 - (2686 sayılı
Kanunun 32'nci maddesiyle değişen fıkra) Mükellefler bu kanuna göre aldıkları vergi
karnelerini, işin devam ettiği, Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerle ilgili
olarak bu indirimlerden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.
(2365 sayılı Kanunun 43'üncü maddesiyle 2'nci ve 3'üncü fıkralar
kaldırılmıştır.)
Defter ve Belgelerle Diğer
Kayıtların İbraz Mecburiyeti
Madde 256 - (4369 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen
madde) Geçen maddelerde yazılı
gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 nci madde ile getirilen zorunluluklara
tabi olanlar, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve
karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro
film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara
erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve
şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine
ibraz ve inceleme için arz etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk Maliye
Bakanlığınca belirlenecek usule uygun olarak, tasdike ve 3568 sayılı Kanunun 8/A maddesi uyarınca
düzenlenecek katma değer vergisi iadesine dayanak teşkil eden rapora[78] konu hesap ve işlemlerin doğrulanması için gerekli kayıt ve belgelerle
sınırlı olmak üzere, bu hesap ve işlemlere doğrudan ya da silsile yoluyla taraf
olanlara, defter ve belgelerinin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirler[79] tarafından yapılan talepler
için de geçerlidir.
Diğer ödevler: Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Seri No 431Madde 257 - (Değişik birinci fıkra: 30/12/1980-2365/44 md.) Vergi inceleme ve kontrolları ile gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti sırasında, mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar. 1. İncelemeye yetkili memura müessesenin durumuna göre, çalışma yeri göstermek ve resmi çalışma saatlerinde memurun müessesede çalışmasını sağlamak; 2. İnceleme ile ilgili her türlü izahatı vermek (Bu mecburiyet hem iş sahibine, hem de işletmede çalışan memurlara şamildir): 3. İncelemeye yetkili memurun, lüzumunda iş yerinin her tarafını gezip görmesini sağlamak;
4. Bu Kanunun 149 uncu
maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile
vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer
güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü
elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve
bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak
gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname,
bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya
ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya
bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı
uygulatmaya, (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile
değişik)
5. (Ek: 30/12/1980 - 2365/44 md.) İşletmede 134 ncü madde gereğince envanter yapılması halinde araç, gereç ve personeliyle bu işlemlerin intacına gerekli yardım ve kolaylığı göstermek.
Birinci fıkranın (4)
numaralı bendi uyarınca Maliye Bakanlığının beyanname ve bildirimlerin yetki
verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin
vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi sorumlusu ile
gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik
ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu
tarafından verilmiş addolunur. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile
yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
Yetki: Tütün Mamulleri Ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği Sıra No 1
Mükerrer
Madde 257 - (4369
sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değişen madde) Maliye Bakanlığı;
1. Mükellef ve meslek
grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre
tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya
düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva
etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli
karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya
dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik,
muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre
tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi
zorunluluğunu kaldırmaya,
2. Mükelleflere ve mükellef
olmayanlara[80], muameleleri ile ilgili
tahsilat ve ödemelerini (4962 sayılı Kanunun 17' nci maddesinin (A) fıkrasının (c)
bendiyle değişen ibare Yürürlük; 07.08.2003) banka, benzeri finans kurumları veya posta
idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve
bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye,
3. Tutulması ve düzenlenmesi
zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi
ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması veya ibraz
edilmesi[81] hususunda izin vermeye veya
zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının
Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda
saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını
belirlemeye,
4. Bu Kanunun
149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen
bilgiler ile beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer
belgelerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak
suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim
araç ve ortamında verilmesine, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak,
rapor ve diğer belgelerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı
kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye, standart belirlemeye veya
zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve
diğer belgeler ile bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluk veya
standartları beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer
belgeler veya bilgi ve işlem çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları
itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya ya da belirlemeye, kanuni süresinden sonra
kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine
düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler ile süresinden sonra verilen
bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere istinaden düzenlenen
ihbarnameleri, mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname,
bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi
verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye, bildirim,
yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere ilişkin yapılan işlemlerin
sonuçlarını internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim
araç ve ortamında ilgili kişilere göndermeye ve bunların uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye, (05.12.2017 tarih
ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile değişik)[82]
5. Vergi kanunlarının uygulanmasıyla
ilgili olarak levha kullandırma ve asma zorunluluğu getirmeye ve kaldırmaya,
6. Vergi güvenliğini
sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik,
manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler
vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel
etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, mükelleflere
bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve
işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığına bağlı vergi
dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu
getirmeye, bu zorunluluk kapsamına girecek amme alacaklarını tür ve tutar
itibarıyla tespit etmeye ve hangi hâllerde bu zorunluluğun aranılmayacağına,
bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve
işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi
hizmetlerinin, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununa tabi olmaksızın, süresi 5 yılı geçmemek üzere ve 4/1/2002 tarihli ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (5 inci maddesinin beşinci fıkrası hariç)
hükümleri çerçevesinde; yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişiler tarafından
yerine getirilmesine, bu hizmetlerde ve yetkilendirilecek gerçek veya tüzel
kişilerde bulunması gereken özellikleri, yetkilendirilecek gerçek veya tüzel
kişilerin faaliyetlerinin yönlendirilmesi, izlenmesi, denetlenmesi,
yetkilendirmenin sonlandırılması ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye, (19.02.2014
tarihli, 28918 sayılı R.G. 6518 s.k. ile değişik)
7. Elektronik ticarette ve internet dâhil
olmak üzere her türlü dijital ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam
gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde[83] vergi güvenliğini sağlamak amacıyla
elektronik ortamda iktisadi ve[84] ticari faaliyette bulunan gerçek ya da
tüzel kişi hizmet sağlayıcılara, elektronik ticaret hizmet sağlayıcılara[85], başkalarına ait iktisadi ve ticari
faaliyetlerin yapılmasına ortam[86] sağlayan gerçek ve tüzel kişi aracı
hizmet sağlayıcılara, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılara, erişim
sağlayıcılara, içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara ve sosyal ağ
sağlayıcılara iktisadi ve[87] ticari faaliyetlerine ilişkin bildirim
verme yükümlülüğü getirmeye, bildirimin içerik, format, standart, verilme
süresi ve yöntemini belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya, bildirim verme
yükümlülüğünü iş hacmi, sektör, mükellef grupları, alış-satış tutarı, alım,
satım, kiralama, ilan ve reklama[88] konu mal ve hizmet türleri itibarıyla
belirlemeye, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına
ilişkin bildirime konu bilgiler ile içerik sağlayıcılar tarafından üretilen ya
da sağlanan bilgilerin aracı hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret aracı
hizmet sağlayıcıları, erişim sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve/veya sosyal ağ
sağlayıcılar[89] tarafından alınması zorunluluğunu
getirmeye, bu bent kapsamındaki bilgi ve bildirimlerin elektronik ortamda
muhafaza ve ibraz edilmesi yükümlülüğü getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer
usul ve esasları belirlemeye, (05.12.2017 tarih
ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile eklenmiştir)
8. 4/12/2003 tarihli ve 5015
sayılı
Petrol Piyasası Kanunu ve 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisansa tabi
faaliyetlerde bulunanlar ile bu madde uyarınca bandrol, pul, barkod, hologram,
kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu
getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden; yeni işe başlayanlarda 10 milyon
Türk lirasına kadar, faaliyeti devam edenlerde 100 milyon Türk lirasını
geçmemek üzere bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının % 1'ine
kadar, ayrıca bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel
etiket ve işaretler verilmesinden önce bu ürünler nedeniyle hesaplanan özel
tüketim vergisi ve katma değer vergisi tutarının toplamına kadar, doğacak
vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla, 6183 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan menkul mallar hariç olmak üzere anılan
maddede sayılan türden teminat almaya, mükelleflerin; faaliyet alanı, hukuki
statüsü, mükellefiyet süresi, aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı,
hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya
kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim
hacmi ile ürün ve mükellef gruplarını ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak,
teminatın; türünü, tutarını, verilmesi gereken zamanı, iadesi ile
tamamlanmasına ilişkin hususları belirlemeye, teminat tutarını lisansa tabi
faaliyetlerde lisans türleri itibarıyla farklılaştırmaya, bentte yer alan oran
ve tutarları sıfıra kadar indirmeye ve beş katına[90] kadar artırmaya, hangi
hâllerde teminat aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye, (30.04.2021 / 31470 sayılı R.G. 7318 s.k. ile eklenmiştir) (01.07.2026 / 33297 sayılı R.G. 7587
s.k.)
9. Tüzel kişiler ve tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin gerçek faydalanıcı bilgisinin güncel, tam ve
doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için gerçek faydalanıcının kapsamını
belirlemeye, bu kapsama girenlerin bildirilmesi zorunluluğunu getirmeye,
bildirimin içerik, format, standart, verilme süresi ve yöntemini belirlemeye,
bunlarda değişiklik yapmaya, bildirim verme yükümlülüğünü sektör, mükellef
grupları ve mükellefiyet durumları itibarıyla belirlemeye, bu bent kapsamındaki
bilgi ve bildirimlerin elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesi
yükümlülüğü getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye,
(05.07.2022 / 31887 sayılı
R.G. 7417 s.k. ile eklenmiştir)
10. 6/6/2002 tarihli
ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda tanımlı bulunan motorlu araç
ticareti yapan mükelleflerden; doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak
amacıyla, 30 milyon Türk lirasına kadar, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan türden teminat
almaya, mükelleflerin; faaliyet alanı, hukuki statüsü, mükellefiyet süresi,
aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı, hakkında sahte veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz
rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim hacmi ile ürün ve
mükellef gruplarını ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak,
teminatın; türünü, tutarını, verilmesi gereken zamanı, iadesi ile
tamamlanmasına ilişkin hususları belirlemeye, bentte yer alan tutarı sıfıra
kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya, hangi hâllerde teminat
aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye, (26.11.2022 / 32025 sayılı R.G. 7421 s.k.
ile eklenmiştir)
yetkilidir.
Bu Kanuna göre düzenlenecek
belgelerle bunlara ek olarak düzenlenecek belgelerin, üçüncü şahıslara basım ve
dağıtım işlerinin yaptırılması ile ilgili şekil, şart, usul ve esaslar ve
bunlara uyulmaması halinde uygulanacak cezaî şartlar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak ve Resmî Gazete'de yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.
Maliye Bakanlığı, birinci
fıkrada yazılı belge tasdik işlemini; noterlere, kanunla kurulmuş meslekî
kuruluşlara veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticarî kazançları [91]basit usulde tespit edilen
gelir vergisi mükelleflerine özel bir defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (4008 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle eklenen fıkra)
Birinci
fıkranın (4) numaralı bendi uyarınca Maliye Bakanlığının beyanname ve
bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak
gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde,
(mükellef veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel
sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen beyanname ve
bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından verilmiş addolunur. (Ek fıkra: 16/7/2004-5228/8 md.)
Kanuni süresi geçtikten sonra
kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin elektronik
ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi
ve/veya ihbarnameler ile elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen
bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin süresinden sonra
verilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen ihbarnameler mükellef, vergi
sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname, bildirim, yazı, dilekçe,
tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel
kişiye elektronik ortamda iletilir[92]. Bu ileti tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamenin
muhatabına tebliği yerine geçer. (21.07.2005 tarihli, 25882 sayılı R.G. -
5398 s.k. ile eklenmiştir)
ÜÇÜNCÜ KİTAPDeğerlemeBİRİNCİ KISIMİktisadi Kıymet DeğerleriBİRİNCİ BÖLÜMDeğerleme Esasları
Değerlemenin Tarifi
Madde 258 - Değerleme, vergi
matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.
Değerleme Günü
Madde 259 - Değerlemede, iktisadi
kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları
kıymetler esas tutulur.
Değerlemede Esas
Madde 260 - Değerlemede, iktisadi
kıymetlerden her biri tek başına nazara alınır. Teamülen aynı cinsten sayılan
malları ve düşük kıymetli müteferrik eşyayı toplu olarak değerlemek caizdir.
Değerleme Ölçüleri
Madde 261 - Değerleme, iktisadi kıymetin
nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:
1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri:
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. (2365 sayılı Kanunun
46'ncı maddesiyle eklenen bent) Rayiç bedel;
8. (2365 sayılı Kanunun
46'ncı maddesiyle 7 numaralı bent 8 numaralı bent olmuştur). Emsal bedeli
ve ücreti.
9. Alış bedeli. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Maliyet Bedeli
Madde 262 - Maliyet bedeli, iktisadi
bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle
yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.
(26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir) Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir:
a) İktisadi kıymetin iktisap
edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri,
gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri,
b) İktisadi kıymetin iktisap
edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar,
noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,
c) İktisadi kıymetin
finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur
farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi
kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin
sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz
giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte
veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.),
ç) İktisadi kıymetin
stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta
giderleri,
d) Gayrimenkullerde mevcut
bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit
giderler.
Gayrimenkullerle doğrudan
ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi
sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
İktisadi kıymetin (emtia
hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim
vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri
vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte
veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Borsa Rayici
Madde 263 - Borsa rayici, gerek menkul
kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret ve kıymetli madenler[93] borsalarına kayıtlı olan
iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki
muamelelerin ortalama değerlerini ifade eder.
Normal temevvüçler dışında
fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülen hallerde, son muamele günü yerine
değerlemeye takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici esas olarak aldırmaya
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tasarruf Değeri
Madde 264 - Tasarruf değeri, bir
iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arzettiği gerçek değerdir.
Mukayyet Değer
Madde 265 - Mukayyet değer, bir iktisadi
kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.
İtibari Değer
Madde 266 - İtibari değer, her nevi
senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerlerdir.
Rayiç Bedel
Mükerrer Madde 266 - (2365
sayılı Kanunun 47'nci maddesiyle eklenen madde) Rayiç bedel, bir iktisadi
kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir.
Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti
Madde 267 - Emsal bedeli, gerçek bedeli
olmıyan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tesbit edilemiyen bir malın,
değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile,
aşağıdaki esaslara göre tayin olunur.
Birinci sıra: (Ortalama
fiyat esası) Aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı
ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal
bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak
olan "Ortalama satış fiyatı" ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için,
aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına
nazaran % 25'ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli
esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya
çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan
satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal
bedelini bizzat belli eder.
(2686 sayılı Kanunun 35'inci
maddesiyle değişen fıkra) Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli
edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca
takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri
araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak
suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde
dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini
durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef
tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller
ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla
mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re'sen biçtikleri değerler ile zirai
kazanç ölçülerini tesbit eden kararlarda[94] yer alan unsurlar emsal bedeli
yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta
ücretin gerçek miktarının bilinmemesi veya doğru olarak tayin edilememesi
hallerinde tesbit edilecek emsal ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
Vergi Değeri
Madde 268 - (4751 sayılı
Kanunun 1/B maddesiyle değişen madde Yürürlük: 9.4.2002 Geçerlilik: 1.1.2002) Vergi değeri, bina ve
arazinin Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre tespit edilen
değeridir.
Alış bedeli: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
MADDE 268/A - Alış bedeli, bir iktisadi
kıymetin satın alma bedelidir. İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi ile
ilgili diğer giderler alış bedeline dâhil değildir.
İKİNCİ BÖLÜM
İktisadi işletmelere dahil
kıymetleri değerleme
Gayrimenkuller
Madde 269 - İktisadi işletmelere dahil
bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.
Bu kanuna göre, aşağıdaki
yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim
cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer
taşıtlar;
4. Gayrimaddi haklar.
Gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderler: Madde 270 - (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[95]İnşa ve imal giderleri: Madde 271 - İnşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makina ve tesisatta bunların inşa ve imal giderleri, satın alma bedeli yerine geçer.
Gayrimenkullerde veya elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarında maliyet bedelinin artması: (21.07.2005
tarihli, 25882 sayılı R.G. - 5398 s.k. ile değişik)
Madde 272. - Normal
bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim
ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak
artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve
dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.
(Bir geminin iktisap
tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma
tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı
olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun
yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın
eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken
giderlerdendir.)
Gayrimenkuller kira ile
tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının işletme hakkı
verilmiş ise, kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan
bir ve ikinci fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca
değerlenir. Kiracının veya işletme
hakkına sahip tüzel kişinin faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait
giderler de bu hükümdedir.
Gayrimenkuller veya elektrik
üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet
artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet
bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.
Demirbaş eşya: Madde 273 - Alat, edevat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli ile değerlenir. (…)[96] İmal edilen alat, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal giderleri satınalma bedeli yerine geçer. Emtia
Madde 274 (30.12.2003
tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile değişik)[97]
Emtia, maliyet bedeliyle
değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış
bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet
bedeli yerine 267 nci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal
bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için
de uygulanabilir.
Kıymetli madenler: (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile eklenmiştir)
MADDE
274/A- Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli
madenler borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin
muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel olarak, bu
rayiç yerine maliyet bedeli esas alınır.
Bu
madde hükmü kıymetli maden ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar
hakkında da caridir. Kıymetli maden ile olan mevduat veya kredi sözleşmelerine
müstenit alacaklar ve borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle
birlikte dikkate alınır. Alacak ve borçların değerleme günü kıymetine ircasına
ilişkin olarak 280 inci, 281 inci ve 285 inci maddelerde yer alan hükümler bu
fıkra kapsamındaki alacak ve borçlar bakımından da geçerlidir.
İmal edilen emtia: Madde 275 - İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder: 1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli; 2. Mamule isabet eden işçilik; 3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse; 4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.) 5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli. Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıki unsurları ihtiva etmek şartiyle diledikleri usulde tayin edebilirler. (Üçüncü fıkra mülga: 30/12/1980 - 2365/51 md.) Zirai mahsuller: Madde 276 - Zirai mahsuller maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedeli, zirai mahsullerin hususiyetlerine göre 275 inci maddede yazılı unsurlara mütenazır olarak Maliye Bakanlığınca tesbit edilecek esaslar dairesinde hesaplanır. Hayvanlar: Madde 277 - (Değişik: 19/2/1963 - 205/18 md.) Zirai işletmelere dahil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmıyan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikında emsal bedeli, işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai kazanç komisyonlarınca tesbit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir. Kıymeti düşen mallar: Madde 278 - Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vakı olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mütat olmıyan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.
İmha edilmesi gereken mallar: (27.03.2018 tarih ve 30373
Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 278/A-
Bozulma, çürüme veya son kullanma tarihinin geçmesi gibi nedenlerle imha
edilmesi gereken emtia, bu mahiyetteki imha işlemleri süreklilik arz eden
mükelleflerin başvurularına istinaden, bu Kanunun 267 nci maddesinin ikinci
fıkrasının üçüncü bendindeki usulle mukayyet olmaksızın, Maliye Bakanlığı
tarafından belirlenen usul çerçevesinde ve tayin olunan imha oranı dikkate
alınmak suretiyle değerlenebilir.
Birinci fıkra hükmünden
yararlanmak için yapılan başvurular, Maliye Bakanlığınca mükellefin geçmiş
yıllardaki işlemleri, füli üretimi, satış ve imha süreçleri ile sektördeki
diğer mükelleflerin durumu, yetkili idare, oda ve kuruluşların görüşleri de
dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir. Bu değerlendirme neticesinde, Maliye
Bakanlığınca karşılıklı anlaşmak suretiyle, tayin olunan imha oranını aşmamak
kaydıyla imha edilen emtianın emsal bedeli sıfır olarak kabul edilir.
Mükellefler, imha işlemine
ilişkin her türlü kayıt, belge ve evrakı bu Kanunun ilgili hükümleri uyarınca
muhafaza ve gerektiğinde ibraz etmek zorundadır.
Maliye Bakanlığı, bu
maddeden yararlanmak için başvuruda bulunabilecek mükelleflerde aranacak
şartları, tayin olunan imha oranının geçerli olacağı süreyi, imha oranının
süresinden önce iptaline ilişkin kriterleri, bu madde kapsamına giren emtiayı,
sektörler, iş kolları ve işletme büyüklüklerini ayrı ayrı ya da birlikte
dikkate almak suretiyle belirlemeye ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usul ve esasları tespite yetkilidir.
Menkul kıymetler: Madde 279 - (Değişik: 26/6/1964 - 485/6 md.) Türk ve yabancı esham ve tahvilatı alış bedeli ile değerlenir. Yabancı paralar: Madde 280 - (Değişik birinci fıkra: 26/6/1964 - 485/7 md.) Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlğınca tesbit olunur.
Yurtdışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paralar:
(27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir)[98]
MADDE 280/A-
Yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapacak tam mükellef sermaye
şirketlerine, işe başladıkları hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna
kadar yurtdışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paraların, söz
konusu dönem zarfında yatırım teşvik belgesi kapsamında sarf olunan kısmı
nedeniyle oluşan kur farkları pasifte özel bir fon hesabına alınabilir. Bu
durumda olumlu kur farkları bu hesabın alacağına, olumsuz kur farkları ise bu
hesabın borcuna kaydedilir.
Sermaye olarak konulan bu
yabancı paraların, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna
kadar herhangi bir suretle sarf edilmeyen kısmı; bu hesap dönemlerine ait
vergilendirme dönemlerinin sonuna kadar mukayyet değeriyle, işe başlanılan
hesap dönemini takip eden hesap döneminin sonu itibarıyla bu Kanunun 280 inci
maddesine göre değerlenir.
Birinci fıkra uyarınca
oluşan fon hesabı, sermayeye ilave edilme dışında, herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin
yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye
tabi tutulur. Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan devir ve bölünme işlemleri
hariç, şirketin tasfiyesi halinde de bu hüküm uygulanır.
Mükelleflerin, bu madde
hükmünden yararlanabilmeleri için ticaret siciline tescil tarihini izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar yatırım teşvik belgesi almak için başvuruda bulunmuş
ve işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar bu
belgeyi almış olması gerekir. Söz konusu yabancı paralar; başvurunun süresi
içinde yapılmaması halinde müteakip ilk vergilendirme dönemi, yatırım teşvik
belgesinin alınamaması halinde ise işe başlanılan hesap dönemini takip eden
hesap dönemi sonu itibarıyla bu Kanunun 280 inci maddesine göre
değerlenir.
Maliye Bakanlığı bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Son fıkra.
MÜLGA (30.12.2003 tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır)[99]
Alacaklar:
Madde 281 - Alacaklar mukayyet
değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar
değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır. Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme günü kıymetine irca ederler. İlk tesis ve taazzuv giderleri ve peştemallıklar: Madde 282 - Kurumlarda aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri mukayyet değeri ile değerlenir. Bu değer, ilk tesis ve taazzuv için yapılan giderlerden fazla olamaz. Kurumun tesis olunması veya yeni bir şubenin açılması veyahut da işlerin devamlı bir surette genişletilmesi için yapılan ve karşılığında maddi bir kıymet iktisap olunmıyan giderler bu cümledendir. İlk tesis ve taazzuv giderlerinin aktifleştirilmesi ihtiyaridir. Gerçek veya tüzel kişilerde peştemallıklar da mukayyet değerleriyle değerlenir. Aktif geçici hesap kıymetleri: Madde 283 - Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerlenir. Zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan giderler (Hazırlık işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre aktifleştirilerek değerlenir. Kasa mevcudu: Madde 284 - Kasa mevcutları itibari kıymetleriyle değerlenir; yabancı paralar hakkında 280 inci madde hükmü uygulanır. Borçlar:
Madde 285 - Borçlar mukayyet
değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar
değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanır. Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler. Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak zorundadırlar. (Ek: 4/12/1985 - 3239/22 md.)Tahviller: Madde 286 - Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri çıkardıkları tahvilleri itibari değerleriyle değerlemeye mecburdurlar. Pasif geçici hesap kıymetleri: Madde 287 - Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlenir. Karşılıklar: Madde 288 - Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle kestirilemiyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli bazı zararları karşılamak maksadiyle hesaben ayrılan meblağlara karşılık denir. Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle değerlenir. Amortisman kayıtları hakkındaki özel hükümler mahfuzdur. Özel haller: Madde 289 - Bu bölümde yazılı olmıyan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmıyan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değeriyle, diğerleri, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri. o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir. Serbest meslek erbabının tesisleri: Madde 290 - Serbest meslek erbabının amortismana tabi tuttukları tesisat, mefruşat, demirbaş eşyalarını değerlemede de bu bölümün hükümleri uygulanır. Finansal kiralama işlemlerinde değerleme: (24.04.2003 tarihli. 25088 sayılı R.G. ile yayımlanan 4842 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Yürürlük Tarihi 01.07.2003)VUK Genel Tebliği 319MÜKERRER MADDE 290.- 1. Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan iktisadi kıymet ile sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların değerlemesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.Kiralayan tarafından sözleşmeden doğan alacak, kiralama süresi boyunca yapılacak kira ödemelerinin toplam tutarı, kiralama konusu iktisadi kıymet ise, bu iktisadi kıymetin net bilanço aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu bulunan tutar ile değerlenir. İktisadi kıymetin net bilanço aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu bulunan tutarın sıfır veya negatif olması halinde, iktisadi kıymet iz bedeliyle değerlenir ve aradaki fark iktisadi kıymetin elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar gibi işleme tabi tutulur.Kiralayan tarafından aktifleştirilen alacak tutarı ile kira ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark, gelecek dönemlere ait faiz geliri olarak pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.Kiralayanın finansal kiralamaya konu iktisadi kıymetin üretimini veya alım satımını yapması halinde, iktisadi kıymetin net bilanço aktif değeri olarak rayiç bedeli dikkate alınır. Rayiç bedel ile maliyet bedeli arasındaki fark, normal bir satış işleminden elde edilen kar veya zarar olarak işleme tabi tutulur.2. Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadi kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tabi tutulur.Kiralayan tarafından, finansal kiralamaya konu iktisadi kıymetin bu maddenin (1) numaralı fıkrasının üçüncü paragrafına göre belirlenen değeri üzerinden amortisman ayrılmaya devam olunur.Bu madde kapsamında değerlenen borç ve alacak tutarları reeskonta tabi tutulmaz.Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira ödemeleri, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılır. Ayrıştırma işlemi, her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır.Kiralayan tarafından gelecek dönemlere ait faiz gelirleri, kiralanan iktisadi kıymetin finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı tarihteki rayiç bedelinden, her bir dönem sonunda anapara geri ödemelerinin düşülmesi sonucu kalan tutar üzerinden sabit bir dönemsel faiz oranı yaratacak şekilde hesaplanması suretiyle tahakkuk ettirilir.3. Bu maddenin uygulamasında aşağıda yer alan tanımlar dikkate alınır. Finansal Kiralama: Kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devredilip devredilmediğine bakılmaksızın, bir iktisadi kıymetin mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile yararların kiracıya bırakılması sonucunu doğuran kiralamalardır.Kiralama işleminde; iktisadi kıymetin mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi, kiracıya kira süresi sonunda iktisadi kıymeti rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması, kiralama süresinin iktisadi kıymetin ekonomik ömrünün % 80'inden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının iktisadi kıymetin rayiç bedelinin % 90'ından daha büyük bir değeri oluşturması hallerinden herhangi birinin varlığı durumunda kiralama işlemi finansal kiralama kabul edilir.Doğal kaynakların araştırılması veya kullanılmasına yönelik kiralama sözleşmeleri ile sinema filmleri, video kayıtları, patentler, kopyalama hakları gibi kıymetlerle ilgili lisans sözleşmeleri bu madde kapsamında değerlendirilmez.Arazi, arsa ve binalarla ilgili kiralama sözleşmeleri, sadece, sözleşmede kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devri öngörülmüşse veya kiracıya kira süresi sonunda kiralama konusu gayrimenkulu düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınmışsa bu madde kapsamında değerlendirilir.Kira Ödemeleri: Sözleşmeye göre, kira süresi boyunca yapılması gereken kira ödemeleridir. Kira süresi sonunda, kiralama konusu iktisadi kıymetin kalan değerine ilişkin bir taahhüt olması halinde bu değer de kira ödemesi kabul edilir.Kira süresi sonunda kiracıya düşük bir bedelle iktisadi kıymeti satın alma hakkı tanındığı ve sözleşme tarihinde bu hakkın kullanılma olasılığının yüksek olduğu durumda kira ödemeleri kira süresi boyunca yapılan kira ödemeleri ile satın alma hakkının kullanılması durumunda ödenmesi gereken bedelin toplamıdır.Kira Ödemelerinin Bugünkü Değeri: Kira ödemelerinin, sözleşme tarihinde, kiralamada kullanılan faiz oranının dikkate alınması suretiyle hesaplanan bugünkü değerlerinin toplamıdır.Kiralamada kullanılan faiz oranı tespit edilemiyorsa, kiracının kiralamaya konu iktisadi kıymeti satın almak için aynı vade ile alması gereken borç için katlanacağı faiz oranı kullanılır.Kiralamada Kullanılan Faiz Oranı: Kira ödemeleri ile garanti edilmemiş kalan değer toplamının bugünkü değerini, kiralamaya konu iktisadi kıymetin rayiç bedeline eşitleyen iskonto oranıdır.4. Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulamasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Servetleri değerleme
Esaslar
Madde 291 - Bir vergiye matrah olan
servetin veya servet unsurlarının değerlenmesinde bu bölümde yazılı esaslar
cari olur.
Veraset ve İntikal Vergisi
Kanununun tatbikinde yabancı memleketlerde bulunan malların o memlekette cari
usul ve esaslara göre tayin ve tesbit olunacak değerleri aynen nazara alınır.
Ticari Sermaye
Madde 292 - Vergilendirilecek bir servete
dahil ticari sermayenin unsurlarından bulunan emtia, gemiler ve taşıtlar,
tesisat ve makinalar, demirbaş eşya ve diğer menkul mallar, emsal bedelleri ile
değerlenir.
Menkul Mallar ve Gemiler
Madde 293 - Ticari sermayeye dahil
olmıyan ev eşyası, mücevherat, sanat eserleri gibi menkul mallar ve gemiler
emsal bedelleri ile değerlenir.
Esham, Tahvilat ve Yabancı
Paralar
Madde 294 - (485 sayılı
Kanunun 8'inci maddesiyle değişen madde) Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve
tahvilat borsa rayici ile borsada kayıtlı olmıyan esham ve tahvilat, emsal
bedelleri ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu
anlaşılırsa bu rayiç yerine emsal bedeli esas olur.
Ticari sermayeye dahil olsun
olmasın yabancı paraların ve yabancı paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve
borç senetlerinin değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.
Alacak ve Borçlar
Madde 295 - Ticari sermayeye dahil olsun
veya olmasın senetli ve senetsiz bütün alacak ve borçlar ikinci bölümdeki
hükümlere göre değerlenir.
Haklar
Madde 296 -Tescile tabi bilumum
hakların değeri, tesisleri sırasında tapu siciline kaydedilen bedeldir.
Tapu sicilinde bedeli
gösterilmiyen haklarla birinci fıkranın dışında kalan bilumum haklar (Sınai ve
edebi mülkiyet hakları ile imtiyazlar dahil) emsal bedelleriyle değerlenir.
Veraset yoliyle veya sair
suretle ivasız ve bedelsiz bir tarzda intikal eden intifa hakları aşağıdaki
şekilde değerlenir:
1. İntifa hakkı sahibinin
yaşı intikal tarihinde yirmiyi doldurmamış olduğu takdirde gayrimenkulün emsal
bedelinin onda yedisi intifa hakkının ve onda üçü çıplak mülkiyet hakkının
değeri sayılır.
2. İntifa hakkı sahibinin
yaşı intikal tarihinde yirmiyi aşkın olduğu takdirde yukarıki bentte yazılı
nispet, her tam on yıllık bir devre için çıplak mülkiyet hakkı onda bir
artırılmak ve intifa hakkı onda bir indirilmek suretiyle değer tayin olunur.
3. İntifa hakkı sahibinin
yaşı intikal tarihinde yetmişi aşkın ise gayrimenkulün emsal bedelinin onda
biri intifa hakkının ve onda dokuzu çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
4. Sabit bir süre için tayin
edilmiş olan intifa hakkını değeri yaş kaydı nazara alınmaksızın sürenin tam on
yılı için gayrimenkul emsal bedelinin onda ikisi olarak hesaplanır.
5. Ömür boyunca aylık gelir
şeklinde vaki ivazsız intikallerde bu gelirin ödeneceği azami süreye göre baliğ
olacağı miktar bulunarak intifa hakkı sahibinin ödemenin başladığı tarihteki
yaşı elliyi aşmış ise elliden yukarı heryaş yılı için yirmide biri indirilmek
suretiyle değeri tayin olunur. Ancak ömür boyunca aylık gelir, muayyen bir
sermaye ödenerek tasfiye edilmiş ise bu sermaye aynen değer olarak kabul
edilir.
6. Hayat kaydiyle ödenen
rant şeklinde vaki ivazsız intikallerde intifa hakkı sahibinin yaşı ödemenin
başladığı tarihte kırkı aşmamış ise rantın bir yıllık tutarının yirmi katı
değeri sayılır. İntifa hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte kırkı
aşmış ise kırktan yukarı her tam on yıllık bir devre için yirmi katın dörtte
biri indirilmek suretiyle rantın değeri takdir olunur. İntifa hakkı sahibinin
yaşı, ödemenin başladığı tarihte yetmişi aşmış ise rantın değeri bir yıllık
tutarıdır.
Bina ve Arazi
Madde 297 - (1318 sayılı
Kanunun 92'nci maddesiyle değişen madde) Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum
binalarla arazi vergi değeri ile değerlenir.
(2365 sayılı Kanunun 52'inci
maddesiyle ikinci ve son fıkraları kaldırılmıştır.)
Yetki: Madde 298 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/36 md.) Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir.
Enflasyon
düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme(Başlık 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338
s.k. ile değişik. Yürürlük 01.01.2022)[100]: (30.12.2003
tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile değişik)
VUK Genel Tebliği Sıra No 521
Tasarruflu
yazılar 1
Mükerrer Madde 298. - A) Malî tablolarda yer alan
parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi
tutulur.
1. Kazançlarını bilanço
esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat
endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde % 100'den
ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî
tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi
uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erer.
Kapsama giren mükellefler,
geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla malî tabloları düzenlemek ve
enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar. Geçici vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen
oranların tespitinde, son üç hesap dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son ayı
dahil önceki otuzaltı ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son oniki ay
dikkate alınır. Bir hesap dönemi içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi
birinde düzeltme yapılması halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve
içinde bulunulan hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.
Cumhurbaşkanı[101]; bu maddede yer alan % 100
oranını % 35'e kadar indirmeye veya tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmeye,
% 10 oranını ise % 25'e kadar çıkarmaya veya tekrar kanunî seviyesine kadar
indirmeye yetkilidir.
2. Bu maddenin
uygulanmasında;
a) Parasal olmayan
kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,
b) Parasal kıymetler; Türk
Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kaldığı
halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetleri
(Yabancı paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),
c) Enflasyon düzeltmesi;
parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak
tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait
olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını,
d) Düzeltme katsayısı; malî
tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, düzeltmeye esas alınan
tarihi içeren aya ait fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
e) Ortalama düzeltme
katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bu endeks
ile bir önceki dönemin sonundaki fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesi
sonucu bulunan endekse bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
f)
Fiyat endeksi (ÜFE); Türkiye İstatistik Kurumunca Türkiye geneli için
hesaplanan Üretici Fiyatları Genel Endeksini, (08.04.2006
tarih ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile değişik-Yürürlük 01.01.2006
tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihi)
g) Reel olmayan finansman
maliyeti; her türlü borçlanmada, borç tutarlarına (yabancı para üzerinden
borçlanmalarda borcun alındığı tarihteki Türk Lirası karşılıklarına),
borcun kullanıldığı döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle
hesaplanan tutarı, (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile değişik)
h) Toplulaştırılmış
yöntemler;
aa) Basit ortalama yöntemi;
gelir tablosu kalemleri ile stokların düzeltmede esas alınacak tarihlere bağlı
kalınmaksızın dönem ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını,
ab) Hareketli ağırlıklı
ortalama yöntemi; dönem sonu stok ve dönem içinde satılan mal maliyetinin
enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının hareketli ağırlıklı ortalama
düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi
tutulmasını (Bir önceki döneme ait düzeltilmiş satılan mal maliyeti enflasyon
düzeltmesi yapılan dönemin sonuna taşıma katsayısı uygulanarak taşınır. Bu
hesaplamalarda amortisman ve reel finansman giderleri, endekslenmeden dikkate
alınır.),
i) Hareketli ağırlıklı
ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş dönem başı
stoğun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile
dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının
toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıyı,
j) Taşıma; malî tablolardaki
parasal ve parasal olmayan tutarların, taşıma katsayısı kullanılarak ilgili
dönemin sonundaki yeni değerlerinin hesaplanması işlemini,
k) Taşıma katsayısı; malî
tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bir önceki dönemin
sonundaki (yıl içinde işe başlayanlarda, işe başlanılan aya ilişkin) fiyat
endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
l) Enflasyon fark hesapları;
parasal olmayan kıymetlerin düzeltme işlemi sonrası değeri ile düzeltme öncesi
değeri arasındaki farklarının kaydedildiği hesapları,
m) Enflasyon düzeltme
hesabı; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farkların
kaydedildiği hesabı (Bu hesap enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak
çalışır. Parasal olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi
tutulması sonucu oluşan farklar bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif
kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar ise
borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının bakiyesi gelir tablosuna
aktarılmak suretiyle kapatılır.),
n) Net parasal pozisyon;
parasal varlıklarla parasal yükümlülükler arasındaki farkı,
İfade eder.
3. Düzeltme işleminde
aşağıdaki tarihler esas alınır:
a) Alış bedeli ile
değerlenen menkul kıymetlerle malî duran varlıklar için; satın alma tarihi.
b) İlk madde ve malzeme,
ticari mallar, yarı mamul ve mamul stokların maliyetine dahil edilen unsurlar,
yıllara sarî inşaat ve onarım işlerinde maliyeti oluşturan unsurlar, gelecek
aylara ve yıllara ait giderler, maddî duran varlıklar ve bu varlıkları
oluşturan unsurlar, maddî olmayan duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan
unsurlar, özel tükenmeye tâbi varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar,
yıllara sarî inşaat ve onarım hakedişleri, haklar ve şerefiyeler için;
defterlere kayıt tarihi (Bunlara mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan
avanslar, ödeme veya tahsil tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilir.).
c) Parasal olmayan alınan
depozito ve teminatlar ile avanslar, nakit olarak ödenmiş sermaye, hisse
senetleri ihraç primleri, hisse senedi iptal kârları için; tahsil tarihi.
d) Parasal olmayan verilen
depozito ve teminatlar ile avanslar için; ödeme tarihi.
e) Aynî sermaye olarak
konulan kıymetler için; mülkiyetin intikal ettiği tarih.
f) Kâr yedekleri, geçmiş yıl
kârları ve net dönem kârının sermayeye ilave edilmesi dolayısıyla artırılan
sermaye için; tescil tarihi.
g) Nakdî sermaye karşılığı
alınan hisse senetleri için; ödeme tarihi, aynî sermaye karşılığı alınan hisse
senetleri için; sermaye olarak konulan kıymetlerin mülkiyetinin intikal ettiği
tarih, temettü karşılığı alınan hisse senetleri için; iştirak edilen şirket
sermayesinin tescil tarihi.
h) Parasal olmayan
karşılıklar için; ilgili olduğu kıymetin düzeltmeye esas tarihi.
4. Düzeltme işleminde bu
Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen tutarlar esas alınır.
Ancak stokların, satılan malın ve maddî duran varlıkların maliyet bedeline ve
malî duran varlıkların alış bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman
maliyetleri düşüldükten sonra bulunan tutarlar düzeltmeye tâbi tutulur.
Toplulaştırılmış yöntemlerle düzeltmeye tâbi tutulan kıymetlerin alış veya
maliyet bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetlerinin
düşülmesi ihtiyarîdir.
Mükellefler; reel olmayan
finansman maliyetini, toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE
artış oranının dönem ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle
belirlenen oranı uygulayarak da tespit edebilirler. Ancak bu yöntemi seçen
mükellefler seçtikleri yöntemden bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü
hesap döneminin sonuna kadar dönemezler.
Belgelerde ayrıca gösterilen
vade farklarının reel olmayan kısımları ile üç aydan fazla vadeli olan ve vade
farkı düzenlenen belge üzerinde ayrıca gösterilmeyen işlemlerde alacak ve borç
senetlerinin reeskont işlemine tâbi tutulmasında esas alınan Merkez Bankasınca
uygulanan faiz oranı kullanılarak hesaplanan vade farkı tutarının reel olmayan
kısımları bu madde hükümlerine tâbi tutulur.
Son Fıkra (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
5. Mükellefler düzeltme
işleminde Maliye Bakanlığınca belirlenen toplulaştırılmış yöntemleri
uygulayabilirler. Ancak toplulaştırılmış yöntemlerden birini seçen mükellefler
seçtikleri yöntemden, bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap
döneminin sonuna kadar dönemezler.
Enflasyon düzeltmeleri,
ilgili kıymetlere ait fark hesaplarına ve enflasyon düzeltme hesabına
kaydedilir.
Yıllara sarî inşaat ve
onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin düzeltmeler, enflasyon
düzeltme hesabı yerine yıllara sarî inşaat enflasyon düzeltme hesabına
kaydedilir. Bu hesap işin bitiminde kâr/zarar hesabına intikal ettirilir.
Düzeltme sonucu bulunan
tutarlar, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına
bakılmaksızın, izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınır.
Pasif kalemlere ait
enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği
veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı
ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz
sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl
zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye
ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
Enflasyon düzeltmesine tâbi
tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon
düzeltme farkları maliyet addolunur.
Matrahın tespitinde, kanunen
kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve geçmiş yıl malî zararları enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulmuş tutarları ile dikkate alınır.
6. Amortismanlar ve itfa
payları, düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanır.
Kazançlarını işletme hesabı
esasına göre tespit eden mükellefler ile serbest meslek erbabı da amortismana
tâbi iktisadi kıymetlerini bu maddede belirtilen hükümlere göre düzeltilmiş
tutarları üzerinden amortismana tâbi tutabilirler.
7. Enflasyon düzeltmesi
uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden
oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere
enflasyon düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye
tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Ancak, matrahın
tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde
düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
Bu işlemlerden doğan pasif
kalemlere ait fark hesapları için (5) numaralı bendin beşinci paragraf hükmü
uygulanır.
8. Maliye Bakanlığı;
a) Mükellef veya meslek
grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla;
enflasyon düzeltmesinde toplulaştırılmış yöntemler kullanılmasına izin vermeye,
toplulaştırılmış yöntem uygulanabilecek kalemleri belirlemeye,
b) Mükellef veya meslek
grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla hangi
tür malî tabloların; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulup tutulmayacağını ve
geçici vergi dönemlerinde düzeltilip düzeltilmeyeceğini belirlemeye,
c) (3) numaralı bentte yer
almayan kıymetler için düzeltmeye esas alınacak tarihi belirlemeye,
d) Ortalama ticarî kredi
faiz oranının tespitine ilişkin usul ve esasları tespit etmeye,
e) Bölgeler, sektörler, iş grupları,
iş nevileri veya parasal olmayan kıymetler itibarıyla döviz, altın ve benzeri
değerleri esas alarak düzeltme yaptırmaya ve günlük olarak belirlenen endeks
veya değerleri kullandırmaya,
f) Parasal ve parasal
olmayan kıymetleri belirlemeye,
g) Net parasal pozisyon
kâr/zarar hesabı yaptırmaya,
h) Enflasyon düzeltmesine
ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
Yetkilidir.
9. Münhasıran sürekli olarak
işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler bu
fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın enflasyon
düzeltmesi yaparlar. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile eklenmiştir)
10. (30.10.2024 / 32707 sayılı R.G. 7529 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük:
1/1/2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2024
yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihi) Bu Kanun kapsamındaki muhasebe
standartları uyarınca yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen
tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucunda oluşan ve bu hesabın
alt hesabında izlenen düzeltme farkları, bilançonun pasifinde özel bir fon
hesabında gösterilir ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Özel fon hesabında bulunan bu tutarlar,
yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem
ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde
dönem kazancının tespitinde dikkate alınır.
Bu bent uyarınca özel fon hesabında
izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir
önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme
oranında artırılır. Bu hesaplarda izlenen tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi
uygulanmaz.
Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin
aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen
söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi
ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, bu bent uyarınca dönem kazancında
dikkate alınmayan tutarlar; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen
veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum
kazancının tespitinde dikkate alınır.
B) Yeniden değerleme oranı,
yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın
aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel
Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye
Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edilir.
C) Vergi kanunlarında yer alan
"toptan eşya fiyatları genel endeksi" ibaresi "üretici fiyatları
genel endeksi" ve "TEFE" ibaresi "ÜFE" olarak uygulanır. (08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile eklenmiştir-Yürürlük
01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihi)
Ç) (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2022) Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre
defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (kollektif, adî komandit
ve adî şirketler dâhil, (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında söz konusu
fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın enflasyon
düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para
birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç), (A) fıkrasında yer alan enflasyon
düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu
itibarıyla, bilançolarına dâhil bulunan amortismana tabi iktisadi
kıymetlerini (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine
veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış
olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları aşağıda belirtilen
şartlar doğrultusunda yeniden değerleyebilirler.
1. İktisadi kıymetlerin
maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği
hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara
isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmez.
2. Yeniden değerlemede,
iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, bu Kanunda yer alan
değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve değerlemenin yapılacağı hesap
dönemi sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate
alınır. Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden
değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış
varsayılarak belirlenir.
3. İktisadi kıymetlerin (2)
numaralı bende göre tespit edilen değerleri ve bunlara
ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan
yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası
değerleri bulunur.
Yapılacak değerlemede
yeniden değerleme oranı olarak (B) fıkrasında belirtilen oran dikkate alınır.
Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için, özel hesap
döneminin başladığı takvim yılına ait oran esas alınır.
Geçici vergi dönemleri
itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, bir
önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9 uncu aylarda bir önceki 3,
6 ve 9 aylık dönemlere göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle
belirlenir.
4. Yeniden değerleme
neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen değer artışı, yeniden
değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer
artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon
hesabında gösterilir. Değer artışı, iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme
sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki
farktır. Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde
yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili
suretiyle bulunan değeri ifade eder. İktisadi kıymetler
için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda söz
konusu değer, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.
5. İktisadi kıymetlerini bu
fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini,
yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri
üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler. Yeniden değerlemeye
tabi tutulanların her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap
şekilleri amortisman kayıtlarında ayrıntılı olarak gösterilir.
6. Pasifte özel bir fon
hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında
herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı,
bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir
veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklenen değer artışları,
ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu
işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
7. Yeniden değerlemeye tabi
tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması (satış, devir, işletmeden çekiş,
tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında
gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi
tutulur.
8. Her yılın yeniden
değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden
değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük
uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden
değerleme yapılamaz.
9. Hesap dönemi içinde
aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden
değerleme yapılmaz.
10. Yeniden değerlemeye tabi
tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından önce (A) fıkrasında
belirtilen enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde,
anılan fıkranın (7) numaralı bendi uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılır. Söz
konusu bent gereği öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde bu madde
kapsamındaki yeniden değerleme değer artış fonu öz sermayeden düşülür. Ayrıca
mezkûr değer artış fonunun sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları
sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.
11. (A) fıkrası uyarınca
enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, bu fıkra uyarınca
yeniden değerleme yapılmaz. Anılan fıkrada belirtilen enflasyon düzeltmesine
ilişkin şartların oluşmadığı ilk hesap döneminden itibaren, bu fıkra hükümleri
uyarınca yeniden değerleme uygulamasına devam olunabilir. Bu durumda iktisadi
kıymetlerin yeniden değerlemesine esas değerler olarak, enflasyon düzeltmesine
tabi tutulmuş son bilançoda yer alan değerler dikkate alınır. Bu değerin
tespitinde, iktisadi kıymetler için amortismanın herhangi bir yılda
yapılmamış olması durumunda, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılır.
12. Bu fıkra kapsamında
yeniden değerleme yapılan hesap döneminden sonra (A) fıkrası uyarınca enflasyon
düzeltmesi şartlarının yeniden oluşması durumunda, bu fıkra hükümlerine göre
yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan iktisadi kıymetler ile bunlara
ilişkin amortismanlar düzeltilmiş son değerleri dikkate alınarak
enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.
13. Yeniden değerlemenin herhangi
bir yılda yapılmaması durumunda, sonraki hesap dönemlerine ilişkin olarak bu
fıkra kapsamında yeniden değerleme yapılabilir.
14.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
İKİNCİ KISIMVergi DeğerleriBİRİNCİ BÖLÜMGayrisafi İratların TesbitiTahmin esası: Madde 299 - Binaların vergi değerine esas tutulan gayrısafi iratları tahrir ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin olunur. Gayrisafi irat: Madde 300 - Bir binanın yıllık gayrisafi iradı, o binanın bulunduğu mahalde cari olan normal kiralara nispetle sahibinin kiraya verdiği takdirde alabileceği kira bedelinden ibarettir. Gayrisafi iradın takdirinde; bina kiraya verilmiş ve kira bedeli yukardaki fıkra dairesinde emsalinin cari olan normal kiralarına uygun bulunmuş ise bu bedel esas tutulur. Aksi halde aşağıda yazılı esaslar gözetilmek suretiyle gayrisafi iradın takdiri yapılır. 1. Normal şartlar dahilinde ve genel surette binanın bulunduğu mahalde cari olan kiraların seviyesi; 2. Aynı neviden bulunan binaların getirdiği irat; 3. Binanın mevkii; 4. Binanın büyüklüğü, kat sayısı ve her kattaki oda ve daire adedi; 5. Dahili taksimatı itibariyle kullanış durumu ve mamurluk derecesi; 6. Asansör, kalorifer tesisatı bulunup bulunmadığı; 7. Kullanış tarzı. Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içerlerinde bulunan sabit istihsal tesisatı dahi nazara alınır.
Yıllık İrat
Madde 301 - Gayrisafi iratlar yıllık
tahmin olunur. şu kadar ki, mevsimlik olarak kiraya verilmesi veya ikame
edilmesi mutat olan binaların bu süreye ait iratları yıllık sayılır.
Yılın belli zamanlarında
işliyebilen değirmenler ile belli mevsimlerde çalışan fabrika ve
imalathanelerin ve mevsimlik işleyen otel, banyo, plaj gibi gayrimenkullerin
işletme süresine ait iratları da keza yıllık sayılır.
Rayiç
Madde 302 - Gayrisafi iratların
tahmininde, binanın bulunduğu birlikte genel tahrir veya mevzii tadilata
başlandığı, ferdi tadilatta, tadilatın yapıldığı yılda cari rayiçler esas
tutulur.
Giderler
Madde 303 - Gayrisafi iradın tahmininde,
vergi, resim ve harçlar için indirme yapılamaz.
Ancak komisyonlarca kira
mukavelelerinin incelenmesi sırasında su ve elektrik sarfiyatı, ısıtma
giderleri ve buna benzer giderlerin kiraya veren tarafından deruhde edildiği
görülürse, kira bedeli bu gibi giderler çıktıktan sonra nazara alınır.
Döşemesiz Tahmin
Madde 304 - Değirmen, fabrika ve
imalathane tesisatı hariç olmak üzere gayrisafi irat döşemesiz binaya göre
belli edilir.
Mütemmimat
Madde 305 - A) Belediye teşkilatı
bulunan yerlerde belediye sınırları içindeki binaların ve belediye teşkilatı
bulunmıyan yerlerde köyü teşkil eden binaların işgal eylediği saha dahilindeki
binaların mütemmimatından olan arazi;
B) Her nerede olursa olsun;
ticaret ve sanata tahsis edilmiş olan ve bunlarla birlikte aynı işte kullanılan
arazi;
İrat takdirinde binaya
tabidir.
Bina ile sınırlanmış olup
kullanış tarzı itibariyle de bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve sair
arazi binanın mütemmimatındandır.
İfraz ve Şüyu
Madde 306 - Aşağıda yazılı bina
kısımları için ayrı ayrı irat tahmin olunur:
1. Bir çatı altında bulunup
da kullanış tarzı ve kapıları ayrı olan bina kısımları;
2. Sahipleri arasında ifraz
ve taksim edilmiş olan binaların müfrez kısımları (İfraz olunmayıp da şayian
tasarruf olunan binaların iradı binanın genel heyeti itibariyle tahmin olunur).
İrat ve Kıymet Münasebeti
Madde 307 - Tahrir (Genel tahrir ve
tadilat) esnasında, bir binanın gayrisafi iradını tahmin için kafi vasıta ve
karine bulunmadığı takdirde, binanın satılması halinde elde edilecek kıymet
tahmin olunur ve bu kıymetin % 10'u safi irat olarak kabul edilir.
Safi iradı bu suretle tespit
edilen binalar yılın belli zamanlarında kiraya verilen veya çalıştırılan
binalardan olsa dahi safi irattan herhangi bir indirme yapılmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Arazi kıymetlerinin tespiti
Tahmin Esası
Madde 308 - Arazinin vergi değerine esas
tutulan kıymetleri, tahrir ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı
esaslara göre tahmin olunur.
Arazi Kıymeti
Madde 309 -Arazinin tahmin olunacak
kıymeti alelade alım-satım kıymetidir.
Arazi kıymetinin tahmininde
aşağıdaki esaslar nazara alınır:
1. Normal şartlar dahilinde
ve genel surette arazinin bulunduğu birlikte arazi satış kıymetlerinin
seviyesi;
2. Aynı nev'iden arazinin
satış kıymetleri;
3. Arazinin mevkii;
4. Tarımda kullanılan
arazinin yetiştirme kuvveti, sulaklık derecesi, tarımın nev'i;
5. Arazinin büyüklüğü ve
küçüklüğü;
6. Meskun yerlere, iskele ve
istasyonlara yakınlığı.
Kıymet Rayiçleri
Madde 310 - Arazi kıymetinin tahmininde
genel tahririn veya mevzii tadilatın başladığı, ferdi tadilat halinde tadilatın
yapıldığı yıl da cari satış kıymetleri esas tutulur.
Kıymet-Kira Münasebeti
Madde 311 - Tahrir (Genel tahrir
tadilat) esnasında arazinin alım, satım kıymetlerinin tayini mümkün olmazsa, o
yerin kiraya verilmesi halinde getireceği kira tahmin ve bunun 10 misli
arazinin kıymeti olarak kabul edilir.
Arazide Kira
Madde 312 - Bir arazinin getireceği
kiranın bilinmesi icabeden hallerde arazi kıymetinin onda biri emsal kirası
sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Amortismanlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Mevcutlarda amortisman
Amortisman Mevzuu
Madde 313 - (2791 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen fıkra) İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve
yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle
269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin,
alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki
esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi
amortisman mevzuunu teşkil eder.
(4369 sayılı Kanunun 8 inci
maddesiyle eklenen fıkra Yürürlük:29.7.1998) İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden
sonra bedelsiz olarak devlete veya devletçe tensip olunan bir teşekküle veya
belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi iktisadi kıymetlerden (sözleşme
süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel maliyet
bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulanlar, genel
hükümler uyarınca ayrıca amortismana tabi tutulamazlar.
(2365 sayılı Kanunun 54'üncü
maddesiyle eklenen fıkra) (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik
414'üncü madde hükmüyle belirlenen tutar, Yürürlük: 29.7.1998) Değeri 50.000.000.- lirayı
(350.000.000) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve
değeri 50.000.000.- lirayı(350.000.000) aşmayan alet, edevat, mefruşat
ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider
yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca
dikkate alınır.
Arazide Amortisman
Madde 314 - Boş arazi ve boş arsalar
amortismana tabi değildir. Ancak:
1. Tarım işletmelerinde
vücuda getirilen meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir
bahçeleri ve bağlar gibi tarım tesisleri;
2. İşletmede inşa edilmiş olan her nev'i yollar ve harklar; amortismana tabi tutulur. Normal amortisman:
Madde 315 - (30.12.2003 tarihli, 25332 sayılı R.G.
5024 s.k. ile değişik) [102]
Mükellefler amortismana tâbi
iktisadî kıymetlerini, 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak üzere[103], Maliye Bakanlığının tespit
ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların
tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.
Azalan bakiyeler usulüyle amortisman: Mükerrer Madde 315 - (Ek: 19/2/1963 - 205/19 md.) Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakıyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler. Bu usulün tatbikinde; 1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tesbit olunur.
Enflasyon düzeltmesi yapılan
dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî
kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların
toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir. (30.12.2003
tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile EKLENMİŞTİR)
2. Bu usulde uygulanacak
amortisman oranı normal amortisman oranının iki katıdır. (30.12.2003
tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile değişik) [104]
3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır. Bu sürenin son yılına devreden bakıye değer, o yıl tamamen yok edilir. Madenlerde amortisman: Madde 316 - İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı maddi değerini kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya maliyet bedelleri, ilgililerin, müracaatları üzerine bunların büyüklük ve mahiyetleri göz önünde tutulmak ve her maden veya taş ocağı için ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belli edilecek nispetler üzerinden yok edilir. Fevkalade amortisman: Madde 317 - Amortismana tabi olup: 1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden; 2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen; 3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan; Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili Bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen "Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri" uygulanır. Amortisman nispetlerinin itibar tarihi: Madde 318 - Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilan olunan amortisman nispetleri ilanların yapıldığı, ayrı ayrı tesbit edilen nispetlerin ilgililerin müracaatta bulunduğu hesap döneminden muteberdir. Ayrı ayrı tespit edilen nispetler, 320 nci maddenin üçüncü fıkrası uygulamasında müracaat tarihinden itibaren geçerlidir(Son cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir).Maliye Bakanlığı tespit ve ilan ettiği amortisman nispetlerini gerektiğinde değiştirmeye ve amortismanlarla ilgili diğer hususları tesbite yetkilidir. (Değişik: 21/1/1983 - 2791/9 md.)Amortisman uygulama sureti:
Madde 319- MÜLGA (30.12.2003 tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır) [105]
b) Süre bakımından: Madde 320 - Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür. Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir. (Ek: 24/6/1994-4008/12 md.; Değişik: 25/5/1995-4108/6 md.)
Dileyen
mükellefler, amortisman işlemine, işletme aktifine yeni kaydedilecek
iktisadi kıymetler (ikinci fıkra kapsamındakiler hariç) için bunların kullanıma
hazır olduğu tarihte başlayıp ve her bir hesap dönemi için kıymetin aktifte
kaldığı süre kadar gün esasına göre amortisman ayırabilir. Sürenin gün olarak
hesaplanması için Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen faydalı
ömür süreleri üçyüzaltmışbeş ile çarpılır. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Mükellefler, Hazine ve Maliye Bakanlığının iktisadi kıymetler için tespit ve ilan ettiği faydalı ömürlerden kısa olmamak üzere amortisman süresini, her yıl için aynı nispet olmak kaydıyla, belirlemekte serbesttir. Şu kadar ki, bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen sürenin iki katını ve elli yılı aşamaz. Mükellefler bu tercihlerini iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanırlar. Bu şekilde belirlenen amortisman süresi ve oranı izleyen dönemlerde değiştirilemez. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.
Bu maddenin birinci ya da üçüncü fıkrasına
göre amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra bu hesaplama
şeklinden vazgeçilemez. (26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)c) Amortisman usulünü seçme bakımından: Mükerrer Madde 320 - (Ek: 19/2/1963 - 205/20 md.) 1. İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden yalnız birisi uygulanabilir. 2. Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre amortisman ayrılmasına başlandıktan sonra bu usulden dönülemez. 3. Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti beyannamelerinde veya eki bilançolarda belirtmeye mecburdurlar. Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taallük ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu takdirde henüz yok edilmemiş olan değer kısmı, bakıye amortisman süresine bölünmek suretiyle eşit miktarlarla yok edilir. Amortisman hesapları: Madde 321 - Bu bölüm gereğince hesaplanan amortismanların, hesaplarda ayrıca gösterilmek şartiyle ilgili bulundukları değerlerden doğrudan doğruya indirilmesi veya pasifte ayrı bir karşılık hesabında toplanması caizdir.
Değersiz Alacaklar
Madde 322 - Kazai bir hükme veya kanaat
verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar değersiz
alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu
mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet
kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre
defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider
kaydedilmek suretiyle yok edilirler.
Şüpheli Alacaklar
Madde 323 - (2365 sayılı Kanunun 55'inci maddesiyle değişen
madde) Ticari ve zirai kazancın
elde edilmesi ve idame etterilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında
bulunan alacaklar;
(2455 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle
değişen bent)
2. Yapılan protestoya veya
yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş
bulunan ve 3.000 Türk lirasını aşmayan[106] alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli
alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık
ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi
alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu
karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
şüpheli alacakların sonradan
tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal
ettirilir.
İşletme hesabı esasında
defter tutan mükellefler, yukarıdaki fıkralar kapsamında tespit edilen şüpheli
alacaklarını defterlerinin gider kısmına ve bunlardan sonradan tahsil edilen
miktarları ise tahsil edildikleri dönemde defterlerinin gelir kısmına, hangi
alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde, kaydederler. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Vazgeçilen Alacaklar
Madde 324 - Konkordato veya sulh yoliyle
alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık
hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan
başlıyarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına
naklolunur.
Sermayenin İtfası
Madde 325 - İmtiyazlı işletmelerde,
tesisatın imtiyaz süresinden sonra, bedelsiz olarak devlete veya Devletçe
tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikal etmesi imtiyazname
gereğinden bulunduğu, imtiyaz mukavelenamesinde de sermayenin itfası için
yıllık belli bir nisbet veya miktar ayrılması gösterilmiş olduğu takdirde, bu
nispet veya miktar üzerinden sermaye itfa olunur.
Girişim
sermayesi fonu: (15.06.2012 tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
325/A- Sermaye Piyasası Kurulunun
düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan
girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim
sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem
kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu
fon, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin % 10'unu ve öz sermayenin % 20'sini
aşamaz.
Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan
tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce, fonun ayrıldığı
yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim
sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Bu fon; amacı dışında herhangi bir
suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara
dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki,
işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım
ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma
paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen
amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin
dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
İlk Tesis ve Taazzuv
Giderlerinin ve Peştemallıkların İtfası
Madde 326 - Kurumların
aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ile peştemallıklar mukayyet
değerleri üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur.
Özel
maliyet bedellerinin itfası: (21.07.2005 tarihli, 25882 sayılı R.G. -
5398 s.k. ile değişik)
Madde 327. - Gayrimenkullerin,
elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin iktisadî kıymetlerini
artıran ve 272 nci maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira veya işletme
hakkı süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi
dolmadan, kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme
hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa edilmemiş olan
giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir defada gider yazılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özel haller
Amortismana Tabi Malların
Satılması
Madde 328 - (2365 sayılı
Kanunun 56'ncı maddesiyle değişen fıkra) Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması
halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki
fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan
mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı
defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.
Amortisman ayrılmış
olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.
Devir ve trampa satış
hükmündedir.
(26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile değişik)[107]
Bilanço
esasına göre defter tutan mükelleflerce;
a) Satılan iktisadi
kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı,
işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce
karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan doğan kâr,
satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte
geçici bir hesapta tutulabilir. Bu süre içinde, satılan iktisadi kıymetlerin
yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı
gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kâr, satışın yapıldığı yılı takip eden
üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.
b) Pasifte geçici bir
hesapta tutulan kâr, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dâhil olmak üzere
(a) bendindeki esaslar dâhilinde iktisap edilen bir veya birden fazla kıymetin
bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlarına mahsup edilir.
Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan
değerlerin amortismanına devam olunur.
c) Pasifte geçici bir
hesapta tutulan kâr, satışı yapılan iktisadi kıymetin yerine iktisap edilen
yeni kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarından fazla ise bu
fazlalık, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar
hesabına eklenir.
ç) Satışın yapıldığı yılı
takip eden üçüncü takvim yılının sonundan önce işin terki, devri veya
işletmenin tasfiyesi hâlinde pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr o yılın kâr
ve zarar hesabına eklenir.
Maddenin uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile değişik)[108]
Amortismana Tabi Malların
Sigorta Tazminatı
Madde 329 - Yangın, deprem, sel, su
basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrıyan amortismana
tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden
(Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan
değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına
geçirilir.
(26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile değişik)[109]
Bilanço
esasına göre defter tutan mükelleflerce;
a) Alınan sigorta tazminatı
ile tamamen veya kısmen zarar gören amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı,
işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce
karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa tazminat fazlası, tazminatın
alındığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici
bir hesapta tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde zarar gören
iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin
iktisabı gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan tazminat fazlası, tazminatın
alındığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.
b) Pasifte geçici bir
hesapta tutulan tazminat fazlası, finansal kiralama yoluyla edinilenler de
dâhil olmak üzere (a) bendindeki esaslar dâhilinde iktisap edilen bir veya
birden fazla kıymetin bu Kanun hükümlerine göre
ayrılacak amortismanlarına mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan
sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam
olunur.
c) Pasifte geçici bir
hesapta tutulan tazminat fazlası, zarar gören iktisadi kıymetin yerine iktisap
edilen yeni kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarından fazla ise
bu fazlalık, tazminatın alındığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve
zarar hesabına eklenir.
ç) Tazminatın alındığı yılı
takip eden üçüncü takvim yılının sonundan önce işin terki, devri veya
işletmenin tasfiyesi hâlinde pasifte geçici bir hesapta tutulan tazminat
fazlası o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.
Maddenin uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile değişik)[110]
(…) (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile yürürlükten kaldırılmıştır)[111]
Emtia Sigorta Tazminatı
Madde 330 - Emtia ve zirai mahsul ve
hayvan kıymetlerinde vukua gelen zayiat dolayısiyle alınan sigorta tazminatları
bunların değerlerinden fazla olursa bu fazlalık kara alınır.
İşletme hesabı esasında
tutulan defterde bu tazminat hasılat kaydedilir.
DÖRDÜNCÜ KİTAP
Ceza hükümleri
BİRİNCİ KISIM
Genel esaslar
Cezalar
Madde 331 - Vergi kanunları hükümlerine
aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (4369 sayılı
Kanunun 81/A-13 üncü maddesiyle değiştirilen ibare) (vergi ziyaı cezası
ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalarla cezalandırılırlar.
Küçüklerin ve Kısıtlıların
Ceza Muhatabı Olmadığı Haller
Madde 332 - Velayet ve vesayet altında
bulunanlar veya işlerinin idaresi bir kayyıma tevdi edilmiş olanlar,
kendilerine izafeten veli, vasi veya kayyımın vergi kanunlarına aykırı
hareketlerinden dolayı cezaya muhatap tutulmazlar. Bu hallerde cezanın
muhatabı, veli, vasi veya kayyımdır.
Tüzel Kişilerin Sorumluluğu
Madde 333 - Tüzel kişilerin idare ve
tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları
tüzel kişiler adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni
temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında bu kanunun 10'uncu maddesi hükmü
vergi cezaları hakkında da uygulanır.
(4369 sayılı Kanunun 81/A-14
üncü maddesiyle değişen fıkra) Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin
işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar
bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.
Damga Vergisi ve Damga
Resminde Sorumluluk
Madde 334 -(2365 sayılı
Kanunun 60'ıncı maddesiyle değişen madde) Damga Vergisi ve Damga Resmi uygulamalarında
gerek nispi, gerek maktu vergi ve resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar
birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat hakları mahfuz kalmak üzere,
müteselsilen sorumlu tutulurlar.
Tek Fiil İle Çeşitli Suç
İşlenmesi
a) Muhtelif Vergi Ziyaına
Sebebiyet Verilmesi
Madde 335 -(4369 sayılı
Kanunun 81/A-16 ncı maddesiyle değiştirilen ibare) Vergi ziyaı cezasında cezayı
istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi ziyaa uğramış olursa her
vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.
Tek Fiil İle Çeşitli Suç
İşlenmesi
b) Muhtelif Cezayı İstilzam
Etmesi
Madde 336 - Cezayı istilzam eden tek bir
fiil ile (4369 sayılı Kanunun 81/A-17 nci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi
ziyaı ve usulsüzlük(*) birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan
sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen
bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı
takdirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan
vergiden dolayı kesilmesi gereken (4369 sayılı Kanunun 81/A-17 nci
maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı cezası ile mukayesesine
ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir.
Fiil Ayrılığı
Madde 337 - Ayrı ayrı yapılmış olan (4369
sayılı Kanunun 81/A-18 inci maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı veya
usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. şu kadar ki, 352'nci maddede
yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla
yapıldığı takdirde birden fazlasının herbiri için, birincisine ait cezanın
dörtte biri kesilir.
Aynı nev'i usulsüzlükten
maksat, fiillerin 352'inci maddede gösterilen derece ve fıkralar itibariyle
yekdiğerine mutabakatıdır.
İştirak
Madde 338 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır)[112]
Tekerrür (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile değişik)[113]
Madde 339 - Vergi ziyaına sebebiyet
vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere,
vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden
itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte
cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği
takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda,
vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası
yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar
ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması
durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.
Birinci fıkrada yer alan beş
ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme
tarihi dikkate alınır.
Suçlarda Birleşme
Madde 340 - (4369 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesiyle değişen madde) Bu Kanunda yazılı vergi ziyaı cezası ve
usulsüzlük cezaları ile 359 uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar;
içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.
Bu Kanunla vergi cezasıyla
cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359 uncu maddeye göre suç teşkil ettiği
takdirde vergi cezası kesilmesi söz konusu madde hükmüne göre takibat
yapılmasına engel olmaz.
Vergi Ziyaı
Anayasa Mahkemesi 2018 / 9115 Kararı (Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesi)Danıştay Kararları 1 2 Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Madde 341 - Vergi ziyaı, mükellefin veya
sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi
veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk
ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
şahsi, medeni haller veya
aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin
noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet
vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
Yukarıki fikralarda yazılı
hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut
haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.
Veraset ve İntikal
Vergisinde Ek Süre
Madde 342 - (3181 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle değişen madde) Veraset ve intikal vergisine ilişkin
mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin
sonundan başlayarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre içinde verilirse vergi
ziyaı olmamış sayılır.
Ayrıca mükellefe tebliğ
edilmek şartı ile yeniden 15 günlük mühlet verilir. Bu hususta da yukarıdaki
hüküm cari olur.
En Az Ceza Haddi
Madde 343 - (2365 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle değişen
madde) Damga
vergisi ve damga resmi dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, vergi ve resme
tabi her varaka, senet ve ilan için (4369 sayılı
Kanunun 19 uncu maddesiyle belirlenen miktarlar.) 500.000 liradan az olamaz. Diğer vergilerde her vergi için 1.000.000
liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.
İKİNCİ KISIMVergi CezalarıBİRİNCİ BÖLÜMKaçakçılıkKaçakçılığın tarifi:Anayasa Mahkemesi 2018 / 9115 Kararı (Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesi)Vergi ziyaı cezası
Madde 344 - 341 inci maddede
yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya
sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası
kesilir. (08.02.2008 tarih
ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet
verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat
olarak uygulanır.
Vergi
incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi
beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında
uygulanır.
(4. Fıkra 4444 sayılı Kanunun 14/B-1 maddesiyle kaldırılmıştır. Yürürlük; 14.8.1999)
Vergi
kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa
uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki
faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda,
birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde
elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra
yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı
artırım hükmü tatbik edilir. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir)
V.U.K.Genel Tebliği Seri No 358------------------------------------------Kaçakçılıkta ceza:
Madde 345 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Teşvik:
Madde 346 (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Yardım: Madde 347 (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.İKİNCİ BÖLÜMAğır Kusur ve KusurAğır kusurun tarifi:
Mükerrer
Madde 347 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.)
Kusurun Tarifi
Madde 348 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Ağır Kusurda Ceza
Madde 349 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Kusurda Ceza
Mükerrer Madde 349 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Tahrire Dayanan Vergiler İle
Kanuni Süresi Geçtikten Sonra Kendiliğinden Verilen Beyannameler İçin Kusur
Cezası
Madde 350 (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
İKİNCİ BÖLÜM
(4369 sayılı kanunun 81/A-15 maddesiyle değişen
bölüm)
Usulsüzlük
Usulsüzlüğün Tarifi
Madde 351 -Usulsüzlük, vergi kanunlarının
şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir.
Usulsüzlük Dereceleri ve
Cezaları
Madde 352 - (2365 sayılı Kanunun 76 ncı maddesiyle değişen
madde) Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve
bu kanuna bağlı 1 sayılı cetvele[114] göre cezalandırılır.
Usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse, bağlı 1 sayılı cetvelde[115] yazılı cezalar iki kat
olarak kesilir.
I inci derece usulsüzlükler
1. (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen
bent) Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde
verilmemiş olması;
2. Bu Kanuna göre tutulması
mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması;
3. Defter kayıtlarının ve
bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan
vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;
4. (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.)
5. Çiftçiler tarafından
245'inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete
müddetinde icabet edilmemesi;
6. Bu kanunun kayıt nizamına
ait hükümlerine (Madde 215 - 219 ile mükerrer madde 242)[116] uyulmamış olması (Her
incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen
usulsüzlükler tek fiil sayılır);
7. İşe başlamanın zamanında
bildirilmemesi;
8. Tasdiki mecburi olan
defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni
sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik
ettirilmemiş sayılır.);
9. (4369 sayılı Kanunun 81/A-27 nci maddesiyle
değiştirilen ibare) Diğer ücretler üzerinden
salınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş
olması;
10. (2995 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
kaldırılmıştır.)
11. (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle eklenen
bent) Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin
342'nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması.
II nci derece usulsüzlükler
1. (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen
bent) Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerinin
süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen
süre içinde verilmiş olması; (4751 sayılı
Kanunun 7 nci maddesine göre parantez içi hüküm kaldırılmıştır.
2. Ekim ve sayım
beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru
bir şekilde yapılmaması;
3. (2995 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
kaldırılmıştır.)
4. (3505 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen bent) Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması
(işe başlamayı bildirmek hariç);
5. Vergi karnesinin
süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;
6. Tasdiki mecburi olan
defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan
başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;
7. (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen
bent) Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve
vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili
olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması;
8. Hesap veya muamelelerin
doğruluk veya açıklığını bozmamak şartiyle bazı evrak ve vesikaların
bulunmaması veya ibraz edilmemesi.
Özel Usulsüzlükler ve
Cezaları
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No 494Danıştay Kararları 1 2Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1 2
a) Fatura ve benzeri evrak
verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması
Madde 353
- 1. (27.03.2018
tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile değişik) Elektronik belge olarak düzenlenmesi
gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider
pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi,
alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer
verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye
Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak
düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227, 231 ve 234 üncü[117] maddelerine göre hiç düzenlenmemiş
sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her
birine, her bir belge için bir takvim yılı içinde ilk tespitte 10.000 Türk
lirasından, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan
tutarlardan aşağı olmamak üzere[118] bu belgelere yazılması gereken meblağın
veya meblağ farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Tek tespitte aynı neviden birden fazla
belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı
ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza
uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının
belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Şu kadar ki, bu bentte
yer alan özel usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda
olanlar tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi
gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye bildirilmesi
durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu bent kapsamındaki
belgelerin düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından, idarenin
bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş
günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, belgeleri düzenlemek zorunda
olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak
uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan
belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu
bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent
kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin
düzenlendiğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından beş iş günü içerisinde
idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu
bentte yer alan cezalar altı kat olarak uygulanır(Son beş cümle 02.08.2024 / 32620 sayılı
R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir).
Bir takvim yılı içinde her
bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel
usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 10 milyon[119] Türk lirasını geçemez.
2. (27.03.2018
tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile değişik) Elektronik belge olarak düzenlenmesi
gerekenler de dâhil olmak üzere, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla
verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi,
yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme
zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının,
bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara
yer verildiğinin, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin veya elektronik belge
olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller
hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlendiğinin tespiti ya da bu belgelerin bu
Kanunun 227 nci maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde, her bir
belge için bir takvim yılında ilk tespitte 10.000 Türk lirası,
sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda[120] Türk lirası özel usulsüzlük cezası
kesilir. Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin
tespit edilmesi durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu
tespit, bu bent uyarınca kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı
cetvelde yer alan tespit sayısının belirlenmesinde bir adet tespit olarak
değerlendirilir. Bu bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belge
muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce
belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde idareye
bildirilmesi durumunda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte
yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler
yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri
düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki
kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun
kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin belge muhteviyatı işlemin
muhatapları tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda,
söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat
olarak uygulanır(Son dört
cümle 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir).
Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 1 milyon[121] Türk lirasını, bir takvim yılı içinde ise
10 milyon[122] Türk lirasını geçemez.
3.
232 nci
maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında
kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek
makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu
taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara her bir belge
için 5.000 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu bent uyarınca
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı için 50.000 Türk
lirasını geçemez. Şu kadar ki, bu bent kapsamındaki kişiler tarafından,
idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi takip
eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi
durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile değişik)[123]
4. (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hâsılat defteri ile
Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen
defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken
işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye
yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının
uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan
mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle belirlenen
miktar) 10.000.000 lira özel
usulsüzlük cezası kesilir.
5. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
6. (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) Bu Kanuna göre belirlenen
muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul
ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına
ilişkin kural ve standartlara uymayanlara (4369
sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle belirlenen miktar) 65.000 Türk lirası[124] özel usulsüzlük cezası
kesilir.
7. (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenen bent) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete
uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için (4369
sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle belirlenen miktar) 10.000.000 lira özel
usulsüzlük cezası kesilir
8. (4369 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle eklenen bent) Belge basımı ile ilgili bildirim görevini belirlenen sürede yerine
getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan matbaa işletmecilerine 1.400
Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir[125]. Bildirim görevinin
belirlenen sürede yerine getirilmemesi durumu ile bildirimin eksik veya hatalı
yapılması durumunda kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası, bildirimin
belirlenen sürenin sonundan başlayarak 30 gün içinde yapılması ya da eksik veya
hatalı yapılan bildirimin aynı süre içerisinde tamamlanması veya düzeltilmesi
durumunda 1/2 oranında uygulanır(Cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir). Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel
usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL'yi aşamaz. (Son cümle 01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı
R.G. 6009 s.k.ile eklenmiştir)
9. (4369 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle eklenen bent) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma
zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin
bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı,
manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine
getirmeyenler hakkında 75.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza
kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan
kişilere rücu edebilirler.
10. (4369 sayılı Kanunun
12 nci maddesiyle eklenen bent) Bu Kanunun 127 nci maddesinin
(d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına
rağmen durdurmayan aracın sahibi adına 15.000 Türk lirası[126] özel usulsüzlük cezası
kesilir.
11. Bu Kanunun mükerrer
227 nci maddesi uyarınca tasdik kapsamına alınan konularda yeminli
mali müşavir tasdik raporunun aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci
cümlesinde belirtilen sürede ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz
şartı getirilen mükellef adına 50.000 Türk lirasından az ve 500.000 Türk
lirasından fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına
bağlanan tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Bu maddede yazılı
usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın
gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde
hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(2365 sayılı Kanunun 78 nci maddesiyle
kaldırılmıştır.)
b) Veraset ve intikal vergisine; Madde 354 - (Mülga: 30/12/1980 - 2365/78 md.) İşyeri kapatma cezası:
Mükerrer Madde
354 -(31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)[127]
c) Damga vergisinde:
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Madde 355 - (Değişik: 30/12/2004-5281/15 md.) Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 40 Türk lirasından[128] az olamaz.
d) Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, 152/A,
153/A[129],
mükerrer 242[130],
256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi
hükmüne uymayanlar için ceza:[131]
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E 2017-618 K 2017-521
kararı
Mükerrer Madde 355 - (4369 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen madde) Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, mükerrer 242[132], 256 ve 257 nci
maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer
257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen
zorunluluklara[133] uymayan (Kamu idare ve
müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);
1. Birinci sınıf tüccarlar
ile serbest meslek erbabı hakkında 20.000[134] Türk Lirası, (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı
R.G. 5904 s.k.ile değişik. Yürürlük 01.08.2009)
2. İkinci sınıf tüccarlar,
defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 10.000[135] Türk Lirası, (03.07.2009 tarih
ve 27277 sayılı R.G. 5904 s.k.ile değişik. Yürürlük 01.08.2009)
3. Yukarıdaki bentlerde
yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 5.000[136] Türk Lirası,
Özel usulsüzlük cezası
kesilir. Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca
getirilen zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer
alanlara 6.900 Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 3.400 Türk
lirası, (3) numaralı bendinde yer alanlara 1.800 Türk lirası özel usulsüzlük
cezası kesilir[137]. Mükerrer 257 nci maddenin birinci
fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlar ile aynı
bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve reklama
ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunanlara,
bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım, satım, kiralama,
ilan ve reklama konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer yükümlülükler için
(1), (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilir, bu
şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir bildirim için 10 milyon Türk
lirasından fazla olamaz[138]. Mükerrer 257 nci maddenin birinci
fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentleri uyarınca 10 katından az ve 10
milyon[139] Türk lirasından fazla olmamak
üzere, bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının binde 3'ü
tutarında özel usulsüzlük cezası kesilir. 152/A maddesi veya
mükerrer[140] 257 nci maddenin birinci fıkrasının (9)
numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara (1) numaralı bentte yer
alan özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanır.[141].
Bu hükmün uygulanması için,
bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak
tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi,
eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin
olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda
haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin
ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul
ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle
duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.(03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904 s.k.ile son cümle
eklenmiştir. Yürürlük 01.08.2009)
Özel usulsüzlük cezası
kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek
bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu
mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük
cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
4 Tahsilat ve ödemelerini
banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle
tevsik etme zorunluluğuna uymayanların[142] her birine, her bir işlem
için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın %
10'u[143] nispetinde özel usulsüzlük
cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilenler[144] hakkında üçüncü fıkra hükmü
uygulanmaz. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile
eklenmiştir) Ancak, bu
fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı
20 milyon Türk lirasını[145] geçemez[146]. Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme
yapanların, durumu ödemeyi takip eden beş iş günü içerisinde kendiliğinden
idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu fıkra uyarınca özel
usulsüzlük cezası kesilmez(Cümle
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir).
Mal
teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans
kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
aracılığıyla başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda,
her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme
konu tutarın % 10'u nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile
adına ve/veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası
kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü
uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel
usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile eklenmiştir)
23/2/2006
tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin
verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod,
elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle
gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme
sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan
mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara
ayrı ayrı her bir işlem için bu maddeye göre tatbik olunan özel usulsüzlük
cezasının üç katı uygulanır. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı
içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını
geçemez. (02.08.2024 / 32620
sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir)
153/A
maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde
verilmemesi veya tamamlanmaması halinde mezkûr fıkralar kapsamında verilmesi
veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar, teminatı vermeyenler veya
tamamlamayanlar adına özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu ceza hakkında, Kanunun
376 ncı maddesi ile uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile eklenmiştir)
Elektronik ortamda beyanname
verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük
cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30
gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30
gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır. (21.07.2005
tarihli, 25882 sayılı R.G. - 5398 s.k. ile eklenmiştir) (01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009
s.k.ile değişik)
Elektronik
ortamda bildirim veya form verilmesi mecburiyetine uyulmaması hâlinde kesilmesi
gereken özel usulsüzlük cezası, bildirim veya formların belirlenen sürelerin
sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi halinde 1/10
oranında uygulanır[147]. Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen
bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla
verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün
içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün
içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında
uygulanır. (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904 s.k.ile eklenmiştir.
Yürürlük 01.08.2009) (01.08.2010
tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile değişik)
Elektronik ortamda beyanname ile
bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi
halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı
bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca
ayrıca ceza kesilmez. (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904
s.k.ile eklenmiştir. Yürürlük 01.08.2009)
Ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları
ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar,
elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı
sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması,
iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme
konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip ve
benzeri programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflerden; bu
Kanunun 149 uncu, mükerrer 242 nci ve mükerrer 257 nci maddeleri uyarınca vergi
güvenliğini sağlamak amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığınca nitelikleri
belirlenip onaylanan ve kullanma yükümlülüğü getirilen elektrikli, elektronik,
manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemler haricindeki cihaz ve sistemleri veya
kullanmaması gereken elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve
sistemleri mükelleflere kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve
Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre bu cihaz ve sistemlerle entegre
veya bağlantılı olarak çalışması gereken program, cihaz veya sistemleri gerekli
entegrasyonu veya bağlantıyı yapmadan kullandıran, teslim eden veya satanlara,
Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bu cihaz ve
sistemler tarafından aktarılması gereken belge, bilgi ve verilerin
aktarılmasını sağlayacak sistemleri kurmayan veya 359 uncu maddenin (ç) ve (d)
bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere bu sistemlerin gerçeğe uygun olmayan
şekilde belge, bilgi ve veri aktarmasına sebebiyet verenler ile elektronik
defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve
saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve yazılım gereksinimleri hususlarında
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslara aykırı
davrananlara her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere birinci fıkranın (1)
numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezasının on katı tutarında özel
usulsüzlük cezası kesilir. Ancak bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez. Bu
fıkraya göre ceza kesilmesini gerektiren fiillerin, aynı zamanda 6/12/1984 tarihli
ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları
Mecburiyeti Hakkında Kanun uyarınca usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası
kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı fiillerden dolayı 3100 sayılı Kanun
uyarınca ayrıca ceza kesilmez. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir)
Tek
bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini
gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile eklenmiştir)
Madde 356 - (31.12.2004 tarihli, 25687 3.Mükerrer Sayılı R.G ile yayımlanan 5281 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)Ceza Mahkemelerince Yargılanacak Suçlar ve Cezaları Madde 357 - (Mülga: 30/12/1980 - 2365/81 md.) Kaçakçılığa Teşebbüs Suçunun Tarifi Madde 358 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.).ÜÇÜNCÜ BÖLÜM(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)Suçlar ve Cezaları Anayasa Mahkemesi 2018 / 9115 Kararı (Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılanmama veya cezalandırmama ilkesi)
Genelgeler 1 V.U.K.Genel
Tebliği Seri No 358
Kaçakçılık Suçunda Hapis Cezası
MADDE 359-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) a) Vergi kanunlarına
göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve
kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu
işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı
gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde
tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına
kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve
belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz
aydan[148] beş[149] yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit
olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve
belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak
kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele
veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan
belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları
uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan
defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek
yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin
asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu
belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz[150] yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
c) Bu Kanun
hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin
basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek
kullananlar iki yıldan sekiz[151] yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği
halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını
değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın
hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya
yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için
kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel
veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge
veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt
altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya
bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için
kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler
tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına
elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini
önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet
verenler üç yıldan sekiz[152] yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (30.04.2021 / 31470 sayılı R.G. 7318 s.k.
ile eklenmiştir)
d) 3/1/2002 tarihli ve
4733
sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun
ile düzenlenen piyasalarda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetki verilip
verilmediğine bakılmaksızın, mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (6)
numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılmasına
zorunluluk getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerin etiketlenmesi veya
işaretlenmesi ve etiketlenen veya işaretlenen ürün bilgilerinin kurulan veri
merkezine aktarılmasını sağlayan sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale
ederek Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik ortamda iletilmesi gereken
belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyenler veya bunların gerçeğe uygun
olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (10.12.2022 / 32039 sayılı R.G. 7423 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük
01.01.2024)
371 inci maddedeki
pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında
bu madde hükmü uygulanmaz.
Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa
uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme
faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet
eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza
yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde
ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. (15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k.
ile eklenmiştir)
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen
cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. (15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k.
ile eklenmiştir)
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden
faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat
edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi
şarttır. (15.04.2022 /
31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile eklenmiş, 29.11.2023 / 32384 R.G. Anayasa Mahkemesinin 13.09.2023 tarih
ve E:2022/81, K:2023/153 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim
yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası
kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır. (15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k.
ile eklenmiştir)
Kaçakçılık suçlarını
işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede
yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
Cezadan indirim (08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
MADDE 360- 359 uncu maddede yazılı suçların
işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin
bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında
verilecek cezanın yarısı indirilir.
Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar: Madde 361 (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)Vergi mahremiyetinin ihlali:
MADDE 362-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Bu Kanunda yazılı
vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal
edenler, Türk Ceza Kanununun 239
uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.
Vergi Mahremiyetinin İhlali:
MADDE 363-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Bu Kanunun 6 ncı
maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması
ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan
bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 257
nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır. Bu hareketlerle
vergi ziyaına neden olunması halinde, kişiye ayrıca bu Kanunun 344 üncü
maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilir.
ÜÇÜNCÜ KISIMVergi Cezasının Kesilmesi, Ödenmesi ve KalkmasıBİRİNCİ BÖLÜMCeza Kesme
Cezayı Gerektiren Olayın
Tespiti
Madde 364 - Vergi cezalarını gerektiren
olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar
tarafından tespit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi sırasında rastlanan,
vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin
kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi
mecburidir.
Ceza Kesme Yetkisi
Madde 365 - Vergi cezaları olayların
ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi
tarafından kesilir.
Damga Resmine ve pul ile
alınan diğer vergilere müteallik olaylarda vergi cezasını kesecek vergi
dairelerini Maliye Bakanlığı belli eder.
Ceza İhbarnamesi
Madde 366 -Kesilen vergi cezaları
ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunur.
Ceza ihbarnamesinde
aşağıdaki bilgiler bulunur :
1. İhbarnamenin sıra
numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. İlgililerin soyadı, adı
ve unvanı;
4. Varsa mükellef numarası;
(Mükellef hesap numarası)
5. İlgilinin açık adresi;
6. Olayın izahı; (Kanunun
madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirmek suretiyle)
7. Olayın ilgili bulunduğu
vergilendirme veya hesap dönemi;
8. Varsa cezanın ilgili
bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası;
9. Varsa tekerrür ve içtima
durumu;
10. Vergi cezasının hesabı
ve miktarı;
11. (2686 sayılı Kanunun
39'uncu maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemesinde dava açma süresi.
Cezayı gerektiren olayın
tespitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye
bağlanır.
Bazı Kaçakçılık Suçlarının
Cezalandırılmasında Usul
MADDE 367- (08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu
maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi
Müfettiş Yardımcıları[153] tarafından ilgili rapor değerlendirme
komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan
diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla
vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.(01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile değişik.
Yürürlük 01.01.2011)
359 uncu maddede
yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet
başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını
talep eder.
Kamu davasının
açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik
olunur.
359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında[154] yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında
tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle
öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi
Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve
rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin
tamamlanması şartı aranmaz. (30.04.2021
/ 31470 sayılı R.G. 7318 s.k. ile eklenmiştir)
359 uncu maddede
yazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalarda
mütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiyle birlikte
gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımından kamu davası
açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartı aranmaz. (15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k.
ile eklenmiştir)
359 uncu maddede
yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük
cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
Ceza mahkemesi
kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi
cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı
gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Cezaların ödenmesi ve
kalkması
Vergi Cezalarının Ödenme
Zamanı
Madde 368 - (2686 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle değişen
madde) Vergi cezaları:
1. Cezaya karşı vergi
mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten;
2. Cezaya karşı dava
açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek
ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden;
Baºlayarak bir ay içinde
ödenir.
(4444 sayılı Kanunun 14/B-2 maddesiyle
kaldırılmıştır Yürürlük; 14.8.1999)
Yanılma ve görüş değişikliği: (01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009
s.k.ile değişik)
MADDE 369- Yetkili makamların mükellefin kendisine
yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına
ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme
faizi hesaplanmaz.
Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda
yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle
görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin
genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye
dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından
iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.
İzaha davet: (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile değişik)
MADDE
370- (07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k. ile
değişik Yürürlük 01.01.2020) a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden
önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden
emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler
hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler
izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler,
davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan
pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden
itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah
değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu
vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin
idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi
incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli
bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği
tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi
beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının
tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin,
ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183
sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı
oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden % 20 oranında kesilir.
Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel
teşkil etmez.
b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön
tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde
bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine
dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya
bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının % 5'ini
aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce,
haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren
otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi,
eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve
ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri
için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak
gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan
vergi üzerinden % 20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve
gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Bu fıkra kapsamında kendisine
ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu
Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu
fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun
uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde
uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı
değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve
kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan
izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Pişmanlık ve Islah
MADDE 371-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Beyana dayanan
vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle
bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini
ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda
yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
1. Mükellefin
keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir
makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber
verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın
resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
2. Haber verme
dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın
ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya
olayın ve ilgili olduğu vergi türünün[155] takdir komisyonuna
intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin
işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan
vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten
başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
4. Eksik veya yanlış
yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak
onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
5. Mükellefçe haber
verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve
kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette
uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden
başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
Bu madde hükümleri,
emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.
Hazine ve Maliye
Bakanlığı maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir. (26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
Ölüm
Madde 372 - Ölüm halinde vergi cezası
düşer.
Mücbir Sebepler
Madde 373 -Bu kanunda yazılı mücbir
sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat
olunursa vergi cezası kesilmez.
Mücbir Sebepler
Madde 374 - Aşağıda yazılı süreler
geçtikten sonra vergi cezası kesilmez.
1. (4369 sayılı Kanunun 81/A-22 nci maddesiyle
değiştirilen ibare) Vergi ziyaı cezasında cezanın
bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci
gününden; 353 ve mükerrer 355'inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük
cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden
başlayarak beş yıl (114'üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için
de geçerlidir.);
2. Usulsüzlükte,
usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlıyarak iki
yıl;
Ancak 336 ncı madde hükmüne
göre (4369 sayılı Kanunun 81/A-22 nci
maddesiyle değiştirilen ibare) vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi
halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi
içinde kesilir.
Bu süreler içinde ceza
ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanışımı kesilmiş olur.
Vergi Cezalarında Yapılan
Hatalar
Madde 375 - Vergi cezalarında yapılan
hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre
düzeltilir.
Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve
Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme
Madde 376 - (4369 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle değişen
madde)
Mükellef veya vergi sorumlusu;
1. İkmalen,
resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını
ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi
dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden
teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini
bildirirse kesilen cezanın yarısı,
2. (…)[156]
Mükellef veya vergi
sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre
içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi
aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
(205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen
bölüm.)
Uzlaşma
Uzlaşmanın Konusu, Kapsamı,
Komisyonlar ve Şekli
Ek Madde 1 - (4369 sayılı Kanunun 18 nci maddesiyle değişen madde
Yürürlük: 1.1.1999) (4444 sayılı Kanunun 7'inci maddesiyle değişen ibare.
Yürürlük; 14.8.1999) Mükellef tarafından,
ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilere[157] ilişkin vergi ziyaı cezaları ile 5.000 Türk
lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük[158] cezalarının (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına
sebebiyet verilmesi halinde (…)[159] kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında
kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye
göre kesilen ceza hariç[160]) vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz
edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu
Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun
dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin
ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda,
idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. (…)[161] Uzlaşmaya
konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde cezayı
gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınır ve 5.000
Türk lirasını aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için Kanunun 376
ncı maddesindeki indirim oranı % 50 artırımlı olarak uygulanır(Cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338
s.k. ile eklenmiştir). Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün
içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden
uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa
idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar
teklif edilen (…)[162] cezayı kabul ettiğini
yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef,
uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568
sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir. (27.02.2008
tarih ve 26800 sayılı R.G. 5736 s.k. ile değişik)
Sürekli, geçici ve merkezi
uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların
belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçlara
ilişkin cezaların[163] belirlenmesi, uzlaşma
komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri
ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca[164] hazırlanır.
Maliye Bakanlığı vergi incelemesine
dayanılarak kesilecek cezalarda[165] tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin
verebilir.
Uzlaşmanın Şümulü
Ek Madde 2 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.)
Uzlaşma Komisyonları
Ek Madde 3 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Uzlaşma Talebi
Ek Madde 4 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten
kaldırılmıştır.)
Uzlaşma Talebinin Tetkiki
Ek Madde 5 - (4369 sayılı
Kanunun 82/1-b maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)
Uzlaşma Komisyonu
Muamelelerinin Kesinliği
Ek Madde 6 - (205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde)
(4369 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle değiştirilen ibare) Uzlaşma komisyonlarının
tutacakları uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal
yerine getirilir.
(2686 sayılı Kanunun 46'ncı maddesiyle değişen
fıkra) Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde
uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir
mercie şikayette bulunamaz.
Uzlaşma ve Vergi
Mahkemelerinde Dava Açma
Ek Madde 7 - (2686 sayılı Kanunun 47'nci maddesiyle değişen
madde)
Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma
talep ettiği (…)[166] ceza için, ancak uzlaşma
vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.
Mükellef veya ceza muhatabı
aynı (…)[167] ceza için uzlaşma
talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce
vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara
bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
(Üçüncü Fıkra 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G.
7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[168]
Uzlaşmanın vaki olmaması
halinde mükellef veya ceza muhatabı; (…)[169] kesilen cezaya, uzlaşmanın
vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler
dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava
açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği
tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde,
yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın görülmesine,
keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.
Ödeme
Ek Madde 8 - (205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) Uzlaşma konusu yapılan (…)[170] cezalar;
1. Uzlaşma vaki olduğu
takdirde, uzlaşma tutanağı (…)[171] cezaların ödeme
zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında; ödeme
zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri
geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;
2. (2686 sayılı Kanunun 48'inci maddesiyle değişen
bent) Uzlaşma vaki olmadığı
takdirde, bu kanunun 368 inci madde hükmü[172] ile 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesinin dördüncü fıkrası[173] hükmü dairesinde;
Ödenir.
Uzlaşma ve Cezalarda İndirme
EK
MADDE 9- (07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k. ile
değişik) Bu bölüm
uyarınca üzerinde uzlaşılan cezalar hakkında başkaca bir indirim uygulanmaz[174].
Hakkında 376 ncı maddenin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümleri uygulanan (…)[175] cezalar için bu bölüm hükümleri
uygulanmaz. Mükellefin uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma
talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376 ncı maddenin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümlerinin uygulanmasını isteme hakkı
mahfuzdur.
Tüzük
Ek Madde 10 -(3946 sayılı Kanunun 38/1-c maddesiyle kaldırılan
madde.)
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma
Ek Madde 11 - (3239 sayılı Kanunun 33'üncü maddesiyle eklenen
madde) (4444 sayılı Kanunun 7'inci maddesiyle değişen fıkra. Yürürlük;
14.8.1999) Maliye
Bakanlığı, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilere[176] ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezaları
ile 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında[177] (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına
sebebiyet verilmesi halinde (…)[178] kesilecek ceza ile bu fiillere iştirak edenlere
kesilecek ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir. (27.02.2008 tarih ve 26800 sayılı R.G. 5736 s.k. ile değişik) Uzlaşmaya konu edilebilecek
usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde, cezayı gerektiren fiil
bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınır(Son cümle 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G.
7338 s.k. ile eklenmiştir).
Tarhiyattan önce uzlaşmaya
varılması halinde tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve
hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz. (3505 sayılı
Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm) (…)[179]
Tarhiyat öncesi uzlaşmanın
temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde
mükellefler veya ceza muhatabı olanlar (…)[180] cezanın kesilmesinden sonra
uzlaşma talep edemezler.
Tarhiyat öncesi uzlaşmaya
ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte belirtilir.
Ücretlilere Vergi İadesinde
Uzlaşma
Ek Madde 12 - (3239 sayılı Kanunun 33'üncü maddesiyle eklenen madde) 2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca kesilen cezalar uzlaşma mevzuuna dahildir.Fazla çalışma ücreti: (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değişik)Ek Madde 13 - Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro veya pozisyonlarında bulunan memur ve sözleşmeli personelden icra, tahsilat, yoklama ile yaygın ve yoğun vergi denetimi işlemlerini fiilen daire dışında yapmakla görevlendirilen ve bu görevleri nedeniyle normal mesai saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 300[181] gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla çalışma ücreti ödenir. Bu ödemeden Hazine ve Maliye Bakanlığı kadrolarında olup aynı işlemler için görevlendirilenlerden; Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatında geçici görevli bulunan memurlar ile gelir servisi bulunan malmüdürlüklerinde görevli memur ve sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanır. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Bu madde kapsamında ödeme yapılanlara, ödemenin yapıldığı günler için diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmez. Bu fıkraya göre her bir personel için ödenebilecek fazla çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve sözleşmeli personel sayısının % 40'ını[182] geçemez. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilidir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
(26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
Karşılıklı Anlaşma Usulü
Karşılıklı anlaşma usulüne başvuru: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
EK MADDE 14 -
Mükellefler, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş bir çifte vergilendirmeyi önleme
anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde
vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın
"Karşılıklı Anlaşma Usulü" hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına
başvurabilir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak
bu başvuru, anlaşmaya taraf diğer Akit Devlet yetkili makamları aracılığıyla da
yapılabilir.
Vergilendirmenin matrah veya vergi farkları itibarıyla
bölünebildiği durumlarda başvuru, sadece toplam farkın çifte vergilendirmeyi
önleme anlaşmaları kapsamındaki bölümüne isabet eden kısmı için yapılabilir.
Yapılan başvurunun değerlendirilebilmesi için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında öngörülen süre ve usulde yapılması şarttır. Anlaşmada başvuru için süre bulunmadığı veya iç mevzuat hükümlerine atıf yapıldığı durumda başvurunun, anlaşma hükümlerine aykırı olduğu iddia edilen bir vergilendirme işleminden mükellefin ilk haberdar olduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması esastır. Her hâlükârda başvuru süresi; ihbarnamenin tebliğ edildiği, ihtirazi kayıtla verilen beyannamede verginin tahakkuk ettiği, vergi kesintisi yapıldığı durumda ise kesintinin yapıldığı tarihten itibaren anlaşmada öngörülen sürenin bitiminde, böyle bir süre yoksa üç yıl tamamlanınca sona erer.
Karşılıklı anlaşma usulü ve dava açma: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
EK MADDE 15 - Karşılıklı
anlaşma usulüne göre başvuru; başvuru kapsamındaki tarh ve tebliğ edilen vergi
ve cezalar ile ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk
eden vergiye ilişkin dava açma süresini durdurur.
Yapılan başvuruya konu talebin reddi veya diğer Akit Devletin yetkili makamı ile anlaşmaya varılamaması durumunda bu durum bir yazı ile mükellefe tebliğ edilir. Mükellef, söz konusu yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Dava açma süresi, on beş günden az kalmış ise bu süre yazının tebliği tarihinden itibaren on beş gün olarak uzar.
Karşılıklı anlaşma usulü başvurusunun
neticelendirilmesi: (26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir)
EK MADDE 16 -
Başvurunun, Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı
arasında anlaşmaya varılarak sonuçlandırılması hâlinde durum mükellefe bir yazı
ile tebliğ edilir.
Yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde
mükellefin varılan anlaşmayı kabul edip etmediğini Gelir İdaresi Başkanlığına
bildirmesi şarttır. Mükellef bu süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde,
varılan anlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Anlaşma sonucunun kabul edilmemesi
veya kabul edilmemiş sayılması durumunda, otuz günlük sürenin bitiminden
itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve vergi mahkemesi nezdinde
dava açılabilir. Dava açma süresi, on beş günden az kalmış ise bu süre on beş
gün olarak uzar.
Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin
yetkili makamı arasında varılan anlaşmanın mükellef tarafından süresi içinde
kabul edilmesi durumunda karşılıklı anlaşma vaki olur ve varılan anlaşmaya göre
vergi ve cezalarda düzeltme yapılır. Anlaşma üzerine tahakkuk eden vergilere
6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi;
verginin kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu
döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, mükellefin karşılıklı anlaşma
sonucunu kabul ettiğini bildirdiği tarihe kadar geçen süre için uygulanır.
Karşılıklı anlaşmanın vaki olduğu durumda üzerinde anlaşılan hususlar ve anlaşma uyarınca düzeltilen vergi ve cezalar hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz, Kanunun 376 ncı maddesine göre ceza indiriminden faydalanılamaz ve uzlaşma hükümlerinden yararlanılamaz. Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltme işleminin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenir. Düzeltme işlemine konu verginin tamamı ile cezaların yarısının bu süre zarfında ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir.
Başvuru öncesi açılan davalar ve uzlaşma talebi: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
EK MADDE 17 -
Mükellef, Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümlerine göre yaptığı başvurudan önce;
a) Dava açmışsa dava, karşılıklı anlaşma usulü
başvurusu sonuca bağlanmadan vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir
sebeple incelenir ve karara bağlanırsa, karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin
sonuç dikkate alınır. Anlaşma sonucu idare tarafından yargı mercilerine
bildirilir. Karşılıklı anlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan
davanın görülmesine, vergi mahkemesinde devam olunur.
b) Uzlaşma talebinde bulunmuşsa uzlaşma, karşılıklı anlaşma usulü başvurusunun sonuca bağlanmasına kadar ertelenir. Şu kadar ki, mükellef anlaşmanın sonucunu beklemeksizin uzlaşma hakkını kullanmayı talep ettiği takdirde başvurusundan vazgeçmiş sayılır ve uzlaşmanın vaki olduğu durumda, diğer Akit Devlete yönelik düzeltme talebi hariç, tekrar karşılıklı anlaşma usulü başvurusunda bulunamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığı durumda ise mükellef, Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümlerine göre tekrar karşılıklı anlaşma usulü başvurusunda bulunabilir.
Diğer hususlar: (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
EK MADDE 18 - Gelir İdaresi Başkanlığına
yapılan karşılıklı anlaşma usulü başvurusu, başvuruya konu vergi ve cezalar
için, başvuru tarihi itibarıyla bu Kanunda yazılı zamanaşımı sürelerini
durdurur. Duran zamanaşımı, ek 16 ncı maddenin ikinci fıkrası
uyarınca mükellef tarafından anlaşma sonucunun kabul edilmemesi veya kabul
edilmemiş sayılması durumunda bu durumların ortaya çıktığı tarihi takip eden
günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Karşılıklı anlaşma sonucuna
göre Türkiye'de düzeltme yapılmasının gerekmesi durumunda, anlaşma sonucu,
Kanunun zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın uygulanır. Şu kadar ki, anlaşma
sonucunun uygulanması için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında bir süre
öngörülmüş ise bu süre ile ilgili hükümler saklıdır.
Mükellef, karşılıklı
anlaşmanın sonucunu kabul ettiği durumlar hariç olmak üzere, sürecin
herhangi bir aşamasında başvurusunu geri çekebilir, bu durumda duran zamanaşımı
kaldığı yerden işlemeye devam eder. Mükellefin, başvurusunu geri çektiği
durumda, Kanunun diğer hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklıdır.
Karşılıklı anlaşma usulüne
başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmaz.
Karşılıklı anlaşma usulü
hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
BEŞİNCİ KİTAPVergi Davaları Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar: Madde 377 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/50 md.) Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü,olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır. Vergi daireleri Maliye ve Gümrük Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştay'da temyiz davası açamazlar. (Değişik: 4/12/1985 - 3239/34 md.)Ancak; Maliye Bakanlığı tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini defterdarlıklara devredebilir. (Ek: 4/12/1985 - 3239/34 md.)Dava konusu: Madde 378 - (Değişik: 23/6/1982 - 2686/51 md.) Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır. Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur. Mükerrer Madde 378 - (Ek: 21/1/1983 - 2791/13 md.) Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşaviri veya muhasebecisini de dinler.
Kanun
yolundan vazgeçme: (07.12.2019 tarih
ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k. ile yeniden düzenlenmiştir Yürürlük 01.01.2020)
MADDE
379- Vergi/ceza
ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen
istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu
açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine
verilen kararlar hariç);
1. Kaldırılan vergi tutarının % 60'ı,
tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin
vergi ziyaı cezasının % 75'i,
2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu
yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen
vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının % 25'i ve tasdik edilen tutarının %
75'i,
mükellef için geçerli olan kanun yoluna
başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü
için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine
verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih
itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.
Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk
tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi
ve/veya vergi cezalarının % 80'inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu
sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından % 20 oranında
indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında
indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan
ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme
faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.
Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi
dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine
verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun
yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan
vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu
başvurular incelenmez.
Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve
vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre
yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil
tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.
Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz
yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri,
avukatlık ücretleri ve fer'ileri karşılıklı
olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Madde 380 - 412 - (6/1/1982 - 2577/63 md. gereğince bu kanuna göre kurulan vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten itibaren mülgadır.)
Mükelleflerin
izahat talebi: (01.08.2010
tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile değişik)
MADDE 413- Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından
veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması
bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile
izahat isteyebilir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden
istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm
mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler
de yayımlayabilir.
Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi
Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan
yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon
marifetiyle oluşturulur.
Söz konusu komisyonda oluşturulmuş
sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından
tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde,
komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla
Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir.
Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin
hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi
Başkanlığınca internet ortamında yayımlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Katılma
payı: (28.12.2023 /
32413 sayılı R.G. 7491 s.k. ile eklenmiştir)
MÜKERRER MADDE 413- Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde yer
alan ve bu Kanunun 5 inci maddesi kapsamında üçüncü kişilerle paylaşılabilecek
bilgilerin; anılan madde hükümleri çerçevesinde genel yönetim kapsamındaki kamu
idareleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişilerle paylaşılması
karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına 25 kuruştan az olmamak üzere katılma
payı alınır. Katılma payının tutarı, sorgulanan veya dönen verinin sayısı,
boyutu ve kapsamı, verinin sorgulama dışında toplu olarak paylaşılması
durumunda paylaşılan verinin sayısı, boyutu, kapsamı ve mükellef sayısı ayrı
ayrı veya birlikte dikkate alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca
belirlenebilir. Bakanlık, kanunları gereğince mükelleflerden alabilecekleri
bilgileri Başkanlık sistemlerinden alan kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ve üst kuruluşlarından, paylaşılan verinin türü ve paylaşılma
şeklini de dikkate alarak katılma payı almamaya veya daha düşük tutarlı almaya
yetkilidir. Katılma payları, yeni bir belirleme yapılmadığı sürece, her yıl bir
önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme
oranında artırılır. Ödenecek katılma payı tutarının belirlenmesine esas olan
sorgu, dönen kayıt veya toplu olarak paylaşılan veri miktarının belirlenmesinde
Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları esas alınır.
Katılma payları, takvim yılının üçer aylık
dönemleri itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından paylaşılan veriler
üzerinden hesaplanır ve üç aylık dönemi takip eden ayın sonuna kadar veri
paylaşılanlara bildirilir. Katılma payları bildirimin yapıldığı ayı izleyen
ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimine ödenir.
Süresinde ödeme yapmayanlarla ödeme
yapılıncaya kadar bilgi paylaşımı yapılmaz. Süresinde ödenmeyen katılma payları
gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre vergi
dairelerince takip ve tahsil edilir.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve
esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Son HükümlerÖzel kanunlardaki hükümlerin saklı olduğu: Madde 414 - Özel kanunlarda 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanunun mezkür hükümlere tekabül eden maddeleri uygulanır. Yetki:
Mükerrer Madde 414 - (Ek: 4/12/1985-3239/35 md.; Değişik: 22/7/1998-4369/19 md.)
Bu Kanunun; 104, mükerrer 115, 177, 352
(Kanuna bağlı cetvel), 353 ve 356 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve
miktarlar 1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına, 232 nci
maddesinde yer alan 1.000.000 lira, 15.000.000 liraya, 252 nci maddesinde yer
alan yüz kuruş, 100.000 liraya, 313 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan 500.000
lira, 50.000.000 liraya, 343 üncü maddesinde yer alan 100 ve 2.500 liralar
sırasıyla, 500.000 ve 1.000.000 liralara yükseltilmiştir.
Maliye Bakanlığı;
bu Kanunun 26,35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan tahakku fişi ile vergi ve
ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve
bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye yetkilidir.
Bu Kanunda yer alan
maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek
ceza miktarları,her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu
şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler
dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen had ve miktarları
yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar
artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye
yetkilidir. (Değişik: 22/7/1998-4369/19 md.)
Kaldırılan hükümler:
Madde 415 - 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu ile bu kanunun bazı
hükümlerini değiştiren 5815, 6094 ve 6935 sayılı kanunlar ile 5887 sayılı
Harçlar Kanununun 116 ncı maddesi, 120 inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkraları, 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 123 üncü maddesi, 6085
sayılı Karayolları Trafik Kanununun 9 uncu maddesinin (E) fıkrası, 6802 sayılı
Gider Vergileri Kanununun 64 üncü maddesi,
6936 sayılı Hususi Otomobil vergisi Kanununun 12 nci
maddesi, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 15 inci maddesi ve
diğer kanunların bu kanuna uymıyan hükümleri kaldırılmıştır.
Vergi idaresini geliştirme fonu: Mükerrer Madde 415 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/36 md; Mülga: 24/3/1988 - 3418/42 md.) Götürü matrahlar: Geçici Madde 1 - 5432 sayılı kanunun 40 ıncı maddesi mucibince tesbit edilip bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi tarhına esas tutulmakta olan götürü matrahlar 1961 yılı vergileri için de uygulanır. İlk tatbik yılında komisyonların teşkili ve ödevleri: Geçici Madde 2 - Zirai kazançlar merkez ve il komisyonları bu kanunun yayınlandığı tarihten başlıyarak en geç bir ay içinde, komisyon başkanlarının daveti üzerine kurulur. Zirai kazançlar merkez komisyonuna Ziraat Odaları Birliği tarafından seçilecek temsilci, işbu birliğin teşekkül edeceği tarihe kadar Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği tarafından seçilir. Merkez komisyonu, bu kanunun 46 ncı maddesinde mevzuubahis yönetmeliği ilk toplantı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde hazırlıyarak yürürlüğe koyar. Geçici Madde 3 - Kanunun ilk uygulama yılında, vergiye tabi çiftçilerin zirai kazançları, satış tutarlarına bakılmaksızın götürü gider usulüne göre tesbitolunur. Dileyenler, vergi dairesine, en geç, kanunun mer'iyete girdiği tarihten itibaren bir ay içinde ve yazılı olarak müracaatta bulunmak şartiyle, gerçek kazanç esasını ihtiyar edebilirler. Geçici Madde 4 - Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya sonraki yıllarda bilanço esasına göre Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefiyetine girecek olanlar açılış bilanço ve envanterini tanzim ederken işletmeye dahil iktisadi kıymetleri bu kanunun üçüncü kitabında yazılı hükümler dairesinde değerlendirirler. Maliyet bedeli ile değerlenmesi icap eden kıymetlerin bu bedeli bilinmiyorsa maliyet bedeli yerine mükelleflerin bizzat belli edecekleri alış emsal bedeli değerlemeye esas tutulur. Vergi incelemesi neticesinde alış emsal bedelinin fazla hesap edildiğinin anlaşılması halinde mükellef hakkında kusur veya usulsüzlük cezaları uygulanmaz.Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlenmesi: Geçici Madde 5 - (Değişik: 19/2/1963 - 205/24 md.) Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü usulden (Zirai kazançlarda götürü gider usulü dahil) gerçek usule geçecek olan mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir.Şu kadar ki,bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam olunur. Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez. Ceza hükümlerinin şümulü: Geçici Madde 6 - Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu fiillerin işlendiği tarihte 5432, 5815 ve 6094 sayılı kanunların yürürlükte bulunan vergi cezalarına ve hileli vergi suçlarına mütaalik hükümleriyle bu kanunun hükümlerinden hangisi mükellefin veya suçu işliyen kimsenin lehine ise o hüküm uygulanır. Yukarıki fıkra hükmü, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesilmiş olup da henüz kesinleşmemiş veya tahsil edilmemiş olan vergi cezalariyle ceza mahkemelerince hükmolunan cezalara da şamildir. Ceza indiriminden faydalanacak olanlar: Geçici Madde 7 - Mükellef veya vergi sorumluları bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde vergi dairesine müracaatle itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergi ve cezaları için bu kanunun 376 ncı maddesindeki şartları yerine getirdikleri takdirde mezkür madde hükümlerinden faydalandırılırlar. Kazanç sayılmıyacak farklar: Geçici Madde 8 - Bu kanunun 328 ve 329 uncu maddelerinin uygulanmasında 1945 yılının sonundan önce satınalınmış veya inşa ettirilmiş veyahut trampa yolu ile iktisabedilmiş olan gayrimenkuller ile bunların mütemmim cüzülerinin (Sabit tesisatta makinalar dahil) ve teferruatının ve gayrımenkul olarak tescil edilen hakların satışından ve bu mallar ve haklar için alınan sigorta tazminatından doğan farklar kazanç sayılmaz. Bu Kanunun belediye vergi ve resimlerine uygulanacağı tarih: Geçici Madde 9 - Belediyelere ait vergi, resim ve harclar hakkında bu kanunun vergi hatalarına ve bunların düzeltilmesine ve vergi ihtilaflarına mütaallik hükümleri yayımı tarihinden ve diğer hükümleri 1 Ocak 1963 tarihinden başlıyarak uygulanır. Müdevver mahsullerin değerlenmesi: Geçici Madde 10 - (Ek: 19/2/1963 - 205/25 md.) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda zirai kazançları dolayısiyle zirai işletme hesabı veya bilanço esasında yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü gider usulünden gerçek usullere geçecek çiftçiler, mükellefiyete girdikleri veya gerçek usullere geçtikleri yıla devredilen zirai mahsullerini maliyet bedeli ile, bu bedel belli değilse bizzat tayin edecekleri bedel ile değerlendirirler ve çiftçi işletme defterinin giderler tablosuna bir kalemde kaydederler; bilanço esasında ise açılış bilançosunda gösterirler. Mükellefçe tayin edilecek bu bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez. İlk defa götürü gider usulünde vergiye tabi olacak çiftçilerin evvelki yıllardan devreden mahsullerinin satış hasılatının vergilendirilmesinde, kazançlarını Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 1 numaralı bendine göre tesbit edecekler gerçek miktarları ile indirilebilecek giderlerinin, kazançlarını aynı maddenin 2 numaralı bendine göre tesbit edecekler ise bilümum giderlerinin hesabında evvelki yıllarda ödenmiş olan bu kabil masraflardan sadece satışın yapıldığı yıla devreden mahsullere isabet eden kısımları nazara alınır. Geçici Madde 11 - (Bu madde hükmü 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile Mükerrer 298 inci maddeye dönüştürülmüş ve yerine işlenmiştir.) Geçici Madde 12 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/38 md.) 4/1/1961 gün ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre, takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değerleri ile ilgili olarak dava açma ve açılan davalara cevap verme konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığına bağlı vergi dairelerine mevdu görev ve yetkiler devam eder; kesinleşen değerler bu vergi dairelerince, takdir komisyonu kararları ve varsa yargı mercii kararları ile birlikte ilgili belediyelere derhal bildirilir. Emlak Vergisi Kanununun uygulamasında, altıncı genel beyan döneminin başlayacağı yıla kadar kesinleşen bu değerler geçerli olur. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre kurulan takdir komisyonlarının asgari ölçüde arsa metrekare birim değer tespitine ilişkin görev ve yetkileri 1 Mart 1986 tarihine kadar, bu değerlerle ilgili olarak açılacak davalarla ilgili görev ve yetkileri söz konusu davalar sonuçlanıncaya kadar devam eder. Geçici Madde 13 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/38 md.) Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinde yer alan ve bu Kanunla artırılan hadler, önceki yılların hadlerine bağlı olmaksızın 1986 yılında tutulacak defterler için de uygulanır. Geçici Madde 14 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/38 md. İptal: Anayasa Mah.nin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.) Geçici Madde 15 - (Ek: 4/12/1985 - 3239/38 md. İptal: Anayasa Mah.nin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.) Geçici Madde 16 - (Ek: 24/3/1988 - 3418/33 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3239 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle ilave edilen mükerrer 415 inci maddeyle kurulan "Vergi İdaresini Geliştirme Fonu", bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle mevcut bütün aktif ve pasifiyle birlikte aynen Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü maddesi ile kurulan "Gelir İdaresini Geliştirme Fonu"na devredilmiştir. Vergi İdaresini Geliştirme Fonu'nun sözleşmelerde taraf olmaktan doğan hak ve borçları, Gelir İdaresini Geliştirme Fonu'na intikal eder. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Vergi İdaresini Geliştirme Fonu, başka bir işleme gerek kalmaksızın infisah eder. Vergi İdaresini Geliştirme Fonu ile Gelir İdaresini Geliştirme Fonu, devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Geçici Madde 17 - (Ek: 15/12/1990 - 3689/2 md.) 1/1/l991 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süre ile; bu Kanuna, 3418 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle eklenen ek 13 üncü maddenin 2 numaralı fıkrasında yer alan % 0 5 oranı % 1 olarak; 4 numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan % 30 oranı, vergi incelemesine yetkili Maliye ve Gümrük Bakanlığı merkez denetim elemanları ve münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkiatında çalışan personel için % 45, Bakanlığın diğer yurtiçi personeli için % 35 olarak uygulanır. Geçici Madde 18 - (Ek: 24/6/1994-4008/23 md.) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 25.- (30.12.2003
tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile eklenmiştir)
31.12.2003 tarihli bilançoda
yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre, bu maddede hüküm
bulunmayan hallerde ise Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değişik mükerrer 298
inci maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltilir:
a) Düzeltme işlemi, Türkiye
geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak
Maliye Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak yapılır.
Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce aktif ve
pasife giren kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.
b) Maddî duran varlıklar
maliyet bedeli, malî duran varlıklar ise alış bedeli üzerinden düzeltmeye tâbi
tutulur.
c) Maddî duran varlıklar,
malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet
veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman
maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin
reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde:
1) Son beş hesap dönemi
içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman
giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili
döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına
bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar,
maliyet ve alış bedelinden düşülür.
2) Söz konusu beş hesap
döneminden önce aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen
finansman giderleri maliyet veya alış bedellerinden düşülmez.
3) Reel olmayan finansman
maliyetinin tevsik edilebilir olması halinde de (1) numaralı alt bentte
belirtilen yöntem kullanılabilir. Amortisman süresi bitmemiş olan kıymetlere
ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman
maliyetinden amortisman ayrılmamış tutar, 2004 ve sonraki dönemlerde, beş yılda
ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınır. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
d) Birikmiş amortismanlar,
ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya
çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
e) Öz sermaye kalemlerinin
düzeltilmesinde, 1.1.2004 tarihinden önce ayrılan yeniden değerleme değer artış
fonu gibi fonlar öz sermayeden düşülür. Bu ve benzeri fonların sermayeye
ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz
ve enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmaz.
f) 2003 yılı hesap dönemine
ait beyannamede yer alan indirilemeyen geçmiş yıl malî zararları ile carî dönem
malî zararları matrahın tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
g) 31.12.2003 tarihli bilançonun
düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri
ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç toplamının
çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir.
Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl
zararı ise zarar olarak kabul edilmez.
Pasif kalemlere ait
enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği
veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı
ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye
kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl
zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye
ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile değişik)
h) Sermaye Piyasası Kurulu
ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon döneminde malî
tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre 31.12.2003 tarihli
bilançolarını düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını bu
madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilirler. Ancak bu şekilde düzeltme yapanlar,
bu Kanuna göre ayrılabilecek tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramaz. (Son cümle,
31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
ı) Yıllara sarî inşaat ve
onarma işlerine ait maliyet ve istihkak tutarları ile ilgili olarak 31.12.2003
tarihinde oluşan düzeltme farkları işin bitiminde kâr/zarar tutarının
tespitinde dikkate alınmaz.
j) 2004 yılı hesap
döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler bu maddede yer
alan esaslara göre düzeltme yaparlar.
k) Kendisine özel hesap
dönemi tayin edilen mükelleflerde; 31.12.2003 tarihli bilanço, 2004 yılı içinde
biten hesap dönemi sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı
içerisinde biten hesap dönemini, 1.1.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan
hesap döneminin başındaki tarihi ifade eder.
l) Bu madde uyarınca
düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon
düzeltme farkları maliyet bedeli addolunur. Şu kadar ki, amortismana tâbi
olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle satılması
halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden
zarar, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmaz. (31.07.2004
tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE 26. - (30.12.2003 tarihli, 25332 sayılı R.G. 5024 s.k. ile EKLENMİŞTİR)
Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında aktife
alındıkları yılda yürürlükte olan sürelere göre amortisman ayrılmasına devam
olunur.
GEÇİCİ MADDE 27 - (08.04.2006 tarih
ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile değişik-Yürürlük 01.01.2006 tarihinden
geçerli olmak üzere yayım tarihi) 1/1/2006
tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve
vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiiller için ziyaa uğratılan verginin
bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Bu ceza; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle
sebebiyet verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat, vergi
incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç
olmak üzere, kanunî süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için de
yüzde elli oranında uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 28- 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için
takdir komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir edilen matrah üzerinden
31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı açısından da
uygulanır. (01.08.2010
tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile eklenmiştir. Yürürlük 01.07.2010
tarihinden geçerli olmak üzere)
Fazla
veya yersiz tahsilatta faiz ödemesi: (15.06.2012 tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322
s.k.ile değişik)
GEÇİCİ
MADDE 29- Bu Kanunun 112 nci
maddesinin (4) numaralı fıkrası, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra
fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 30- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 17/4/1957 tarihli
ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz
mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde veya 26/6/2001 tarihli ve 4691
sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı
Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun
ve 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine
Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan mükelleflerce münhasıran Ar-Ge,
yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere, 2019 takvim yılı sonuna
kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım
teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için
uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca bu Kanunun 315
inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı
dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilir. Bu şekilde yapılacak hesaplamada
faydalı ömür süresinin küsuratlı çıkması halinde, çıkan rakam bir üst tam
sayıya tamamlanmak suretiyle ilgili kıymetlere uygulanacak amortisman oran ve
süreleri belirlenir. Bu şekilde belirlenen oran ve süreler izleyen yıllarda
değiştirilemez. İmalat sanayiinde kullanılmak üzere iktisap edilen ve madde
hükmünden yararlanılabilecek makina ve teçhizatı tespite Cumhurbaşkanı[183], uygulamaya ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (27.03.2018 tarih ve 30373
Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.05.2018)
Bu fıkranın
yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2024[184] tarihine
(bu tarihler dâhil) kadar, birinci fıkrada belirtilen kapsam ve şartlar
dâhilinde iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için aynı fıkra
uygulamasından yararlanılabilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE 31- (25.05.2018
tarih ve 30431 sayılı R.G. 7144 s.k. ile eklenmiştir) Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına
göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (finans ve bankacılık
sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik
şirketleri ve emeklilik yatırım fonları, münhasıran sürekli olarak işlenmiş
altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler ile bu Kanunun
215 inci maddesi uyarınca kendilerine kayıtlarını Türk para birimi dışında
başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç) bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlarını
(sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen
taşınmazlar hariç) 30/9/2018 tarihine kadar aşağıdaki şartlarla yeniden
değerleyebilirler.
a) Yeniden değerlemede, taşınmazların ve
bunlara ait amortismanların, bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre
tespit edilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yasal defter
kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismana tabi taşınmazlar
için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda yeniden
değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış
varsayılarak belirlenir.
b) Taşınmazların (a) bendine göre tespit
edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların yeniden değerleme oranı ile
çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur. Yapılacak
değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı olarak bu Kanunun mükerrer
298 inci maddesine göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulan;
i) En son bilançoda yer alan taşınmazlar
ve bunların amortismanları için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten bir
önceki aya ilişkin Yİ-ÜFE değerinin, söz konusu bilançonun ait olduğu tarihi
takip eden aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
ii) En son bilanço tarihinden sonra
iktisap edilen taşınmazlar ve bunların amortismanları için, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten bir önceki aya ilişkin Yİ-ÜFE değerinin, taşınmazın
iktisap edildiği ayı izleyen aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan
oran,
dikkate alınır. Bu bent uyarınca dikkate
alınacak Yİ-ÜFE ibaresi; Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği
1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) değerlerini,
1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE)
değerlerini ifade eder.
c) Yeniden değerleme neticesinde
taşınmazların değerinde meydana gelecek değer artışı, yeniden değerlemeye tabi
tutulan taşınmazların her birine isabet eden değer artışları ayrıntılı olarak
gösterilecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.
Değer artışı, taşınmazların yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi
net bilanço aktif değerleri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri,
taşınmazların bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı
amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder.
Taşınmazlarını bu madde kapsamında yeniden
değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, yapılan yeniden değerleme
sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler.
Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen
değer artışı tutarı üzerinden % 5 oranında hesaplanan vergi, yeniden değerleme
işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın 25 inci günü akşamına kadar bir
beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine
beyan edilir ve aynı süre içerisinde ödenir. Bu fıkra kapsamında ödenen vergi; gelir
ve kurumlar vergisinden mahsup edilmez, gelir ve kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak kabul edilmez. Beyanın zamanında yapılmaması ya da
tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi halinde bu madde hükümlerinden
faydalanılamaz.
Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen
değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde
başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı
dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar
vergisine tabi tutulur.
Yeniden değerlemeye tabi tutulan
taşınmazların elden çıkarılması halinde, pasifte özel bir fon hesabında
gösterilen değer artışları, kazancın tespitinde dikkate alınmaz.
Yeniden değerlemeye tabi tutulan
taşınmazların elden çıkarılmasından önce bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi
uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde,
bu madde gereğince oluşan değer artışı fonu özsermayeden düşülmek suretiyle
mezkûr madde uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılır.
Birinci fıkrada sayılan mükellefler bu
fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla aktiflerine kayıtlı bulunan
taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri
al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi
kıymetler hariç) 31/12/2021 tarihine kadar yukarıda yer alan kapsam, şart ve
hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebilirler. Şu kadar ki;
a) Birinci fıkranın (b) bendinin (i) ve
(ii) alt bentlerinde belirtilen durumlarda yeniden değerleme oranının
belirlenmesine ilişkin hesaplamada; maddenin yürürlüğe girdiği tarihten bir
önceki aya ilişkin Yİ-ÜFE değeri yerine, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten
bir önceki aya ilişkin Yİ-ÜFE değeri,
b) Bu madde kapsamında daha önce yeniden
değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar için bu fıkra uyarınca yapılacak
değerlemede ise, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten bir önceki aya ilişkin
Yİ-ÜFE değerinin, 2018 yılı Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile
bulunan oran,
dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında
yapılan yeniden değerleme sonrası pasifte özel bir fon hesabında gösterilen
değer artışı tutarı üzerinden % 2 oranında hesaplanan vergi, yeniden değerleme
işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar bir beyanname ile gelir
veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve ilk
taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme
süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte
ödenir. Önceki fıkralarda taşınmazlar için öngörülen hükümler bu fıkra
uygulamasında amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için de geçerlidir. (09.06.2021 / 31506 sayılı R.G. 7326 s.k.
ile eklenmiştir)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 32 - (26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2022)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla mükerrer 298 inci maddeye eklenen (Ç) fıkrası
kapsamında yeniden değerleme yapabilecek olan mükellefler, anılan fıkra
uyarınca ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap
döneminin sonu itibarıyla bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar
ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (bu niteliklerini
korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına
konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) aşağıdaki şartlarla yeniden
değerleyebilirler.
a) Yeniden değerlemede, taşınmazlar
ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait
amortismanların, bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen
ve bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası uyarınca ilk kez yeniden
değerleme yapılacak hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla
yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismanın
herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas
alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak
belirlenir.
b) Taşınmazlar ve amortismana tabi diğer
iktisadi kıymetlerin (a) bendine göre tespit edilen değerleri ve bunlara
ilişkin amortismanların yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle
yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.
Yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme
oranı olarak;
1. Bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A)
fıkrasına göre enflasyon düzeltmesine tabi tutulan;
i) En son bilançoda yer alan taşınmazlar
ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler ile bunların
amortismanları için, anılan maddenin (Ç) fıkrası kapsamında yapılacak yeniden
değerlemenin ilgili olduğu hesap döneminden önceki hesap döneminin son ayına
ilişkin Yİ-ÜFE değerinin, söz konusu bilançonun ait olduğu tarihi takip eden
aya ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
ii) En son bilanço tarihinden sonra iktisap edilen
taşınmazlar ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler ile bunların
amortismanları için, anılan maddenin (Ç) fıkrası kapsamında yapılacak yeniden
değerlemenin ilgili olduğu hesap döneminden önceki hesap döneminin son ayına
ilişkin Yİ-ÜFE değerinin, bunların iktisap edildiği ayı izleyen aya ilişkin
Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
2. Daha önce Kanunun geçici 31 inci maddesinin;
i) Birinci fıkrasında yer alan tarihe kadar yeniden
değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ve amortismanları için, mükerrer
298 inci maddenin (Ç) fıkrası kapsamında yapılacak yeniden değerlemenin ilgili
olduğu hesap döneminden önceki hesap döneminin son ayına ilişkin Yİ-ÜFE
değerinin, 2018 yılı Mayıs ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan
oran,
ii) Yedinci fıkrasında yer alan tarihe kadar yeniden
değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ve amortismana tabi diğer
iktisadi kıymetler ile bunların amortismanları için, mükerrer 298 inci maddenin
(Ç) fıkrası kapsamında yapılacak yeniden değerlemenin ilgili olduğu hesap
döneminden önceki hesap döneminin son ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerinin, 2021 yılı
Haziran ayına ilişkin Yİ-ÜFE değerine bölünmesi ile bulunan oran,
dikkate alınır. Bu bent uyarınca dikkate alınacak
Yİ-ÜFE ibaresi; Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
belirlediği 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi
(ÜFE) değerlerini, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi
(Yİ-ÜFE) değerlerini ifade eder.
c) Yeniden değerleme neticesinde taşınmazlar
ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin değerinde meydana
gelecek değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar ve
amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer
artışları ayrıntılı olarak gösterilecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir
fon hesabında gösterilir. Değer artışı, taşınmazlar
ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme
sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki
farktır. Net bilanço aktif değeri, taşınmazlar ve amortismana tabi
diğer iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte
yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder.
Taşınmaz ve amortismana tabi diğer iktisadi
kıymetlerini bu madde kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler
bunları, yapılan yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden
amortismana tabi tutmaya devam ederler.
Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı
tutarı üzerinden % 2 oranında hesaplanan vergi, yeniden değerleme işleminin
yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar bir beyanname ile gelir veya
kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilir ve ilk
taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme
süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte
ödenir. Bu fıkra kapsamında ödenen vergi; gelir ve kurumlar vergisinden
mahsup edilmez, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak
kabul edilmez. Beyanın zamanında yapılmaması ya da tahakkuk eden verginin
süresinde ödenmemesi halinde bu madde hükümlerinden faydalanılamaz.
Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı
tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba
nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı
ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi
tutulur.
Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmaz
ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması
halinde, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları, kazancın
tespitinde dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında yeniden değerleme sadece bir kez,
bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası uyarınca yapılacak yeniden
değerleme öncesinde olmak üzere yapılabilir. Bu madde kapsamında yeniden
değerleme yapmakla birlikte yeniden değerlemenin ilgili olduğu hesap döneminden
sonraki hesap dönemi için mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası kapsamında
yeniden değerleme yapmayan mükellefler, daha sonraki dönemlerde mezkûr fıkra
kapsamında yapacakları yeniden değerlemede tekrar bu madde kapsamında yeniden
değerleme yapamazlar.
Bu madde kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulan
taşınmazlar ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerin elden
çıkarılmasından önce bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası
uyarınca yeniden değerleme yapılmadan mezkûr maddenin (A) fıkrası gereğince
enflasyon düzeltmesi yapılmasına ilişkin şartların oluşması halinde, bu madde
gereğince oluşan değer artışı fonu özsermayeden düşülmek suretiyle
mezkûr madde uyarınca enflasyon düzeltmesi yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 33 - (29.01.2022 / 31734 sayılı R.G. 7352 s.k.
ile eklenmiştir) Geçici vergi dönemleri
de dahil olmak üzere 2021[185]
ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022
ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici
vergi dönemlerinde mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine
ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon
düzeltmesine tabi tutulmaz.
Mükerrer
298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından,
birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler
enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.
31/12/2023 tarihli
mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına
bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon
düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında
gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz,
geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez.
Bankalar,
21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve
Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki şirketler, ödeme ve
elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim
şirketleri, sermaye piyasası kurumları , sigorta ve reasürans şirketleri,
emeklilik şirketleri, tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler, 8/6/1984 tarihli
ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları[186]
tarafından geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2024 ve 2025 hesap
dönemlerinde yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı,
kazancın tespitinde dikkate alınmaz. Bu fıkra hükümleri; tasfiye halindeki
şirketler açısından kurumların tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul
kararının tescil edildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminden, iflas
halindeki şirketler açısından ise iflasın açıldığı tarihin içinde bulunduğu
hesap döneminden itibaren uygulanır. Bu tarihten önce geçici vergi dönemlerine
ilişkin yapılmış olan enflasyon düzeltmesine yönelik geriye dönük herhangi bir
düzeltme yapılmaz. Tasfiyeden vazgeçilmesi ya da iflasın kaldırılması
durumunda, tasfiyeden vazgeçilen tarihin veya iflasın kaldırılmasına ilişkin
mahkeme karar tarihinin içinde bulunduğu geçici vergi döneminden itibaren
enflasyon düzeltmesi uygulanır. Tasfiyeden vazgeçilmesi veya iflasın
kaldırılması hallerinde, bu fıkra uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan
tutarlar tasfiyeden vazgeçildiği veya iflasın kaldırıldığı dönem kazancının
tespitinde dikkate alınır[187].
Bu fıkra kapsamında belirlenen dönemleri geçici vergi dönemleri de dahil olmak
üzere bir hesap dönemi kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. (28.12.2023 / 32413 sayılı R.G. 7491 s.k.
ile eklenmiştir)
Bu
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri, mükerrer 298 inci
maddenin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında olan mükellefler
bakımından geçerli değildir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 34- (15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k.
ile eklenmiştir) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası
infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa
uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme
faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet
eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu
maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık
düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden
faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat
edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi
şarttır(23.03.2023 / 32141 R.G. Anayasa
Mahkemesinin 28.09.2022, E:2022/59, K:2022/11 Kararı ile iptal edilmiştir)
Birinci
fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve
kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde,
ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.
Bu
maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren
suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan
dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan
düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında
bozma kararı verilir.
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak
ilk derece mahkemelerine gönderilir.
359
uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan
zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle
yapılır.
GEÇİCİ MADDE 35-
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uzlaşma talep edildiği halde henüz
uzlaşma günü verilmemiş, uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi
yapılmamış ya da çeşitli nedenlerle uzlaşma günü ertelenmiş veya uzlaşma talep
süresi geçmemiş olan vergi ve cezalara ilişkin bu Kanunun 112 nci, 376 ncı, ek
1 inci, ek 7 nci, ek 8 inci, ek 9 uncu ve ek 11 inci maddelerinin bu maddeyi
ihdas eden Kanunla değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır. (02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k.
ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE 36- Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle bu Kanunun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali ilan edilen Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Hatay illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde, deprem tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydı bulunan ve 30/11/2024 tarihi itibarıyla mücbir sebep hali sona eren mükelleflerin mücbir sebep halini, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 15 inci madde hükmü çerçevesinde 1/12/2024 tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir. (27.12.2024 / 32765 sayılı R.G. 7537 s.k. ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE 37- (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir) 2025
hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap
dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve
2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) mükerrer 298 inci madde
kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına
bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz. Bu fıkra
kapsamında belirlenen dönemleri geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere üç
hesap dönemine kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması
açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen
dönemler (yetki kapsamında uzatılan dönemler dahil) enflasyon düzeltmesi
şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirilir.
Bu madde hükümleri, geçici 33 üncü maddenin dördüncü
fıkrası kapsamında olan mükellefler hakkında da uygulanır.
Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri,
mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında olan
mükellefler bakımından geçerli değildir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.GEÇİCİ MADDE 38- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanunun 107/A maddesi kapsamında elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, yeni bir başvuru yapmaksızın elektronik tebligat sistemini kullanmaya devam eder. (01.07.2026 / 33297 sayılı R.G. 7587 s.k. ile eklenmiştir)Ceza hükümlerinde uygulama: Ek Geçici Madde 1 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) Bu Kanun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu filllerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri uygulanır. Ceza kesmede zaman aşımı: Ek Geçici Madde 2 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait vergi cezaları hakkında ilgili dönemde yürürlükte bulunan ceza kesmede zamanaşımı hükümleri uygulanır. Ek Geçici Madde 3 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) Vergi kanunlarına göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetleri dolayısıyla ilgili vergi dairelerine mükellefiyet kayıtlarını yaptırmaları gerektiği halde, 31/3/1981 tarihine kadar bu mükellefiyetlerini tescil ettirmemiş bulunanlar hakkında, Vergi Usul Kanununda öngörülmüş olan diğer ceza hükümleri ile birlikte aynı Kanunun 360 ncı maddesi hükmü de uygulanır. Ek Geçici Madde 4 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinde yer alan defter tasdik süreleri, 1981 takvim yılında tutulacak defterler için bir ay uzatılmıştır. Ek Geçici Madde 5 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, 1981 yılında götürü matrahlara ilişkin olarak yapılacak takdirler için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 40 ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde yazılı olan süre 1981 yılı Mart ayı sonuna kadar uzatılmıştır. Ek Geçici Madde 6 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) 2343 sayılı Kanunla 1/3/1981 tarihinden itibaren 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamına alınan faturalarla ilgili yeni düzenlemelere geçilinceye kadar, gerçek veya tüzelkişiler, ellerinde bulundurdukları faturalarını kullanabilirler. Ancak bu faturaların değerli kağıt bedellerinin makbuz karşılığı tahsili suretiyle defterdarlıklarca tasdiki şarttır. Ek Geçici Madde 7 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117 nci maddesine ilişkin olarak 1981 yılında yapılacak tespitler için aynı maddenin son fıkrasında yazılı süreyi iki aya kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ek Geçici Madde 8 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.) 1980 vergilendirme dönemindeki iş hacmi itibariyle 1931 yılında tüccarların defter tutma bakımından girecekleri sınıfların tayininde, bu Kanunun 26 ncı maddesiyle değiştirilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesindeki hadler esas alınır. Ek Geçici Madde 9 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.) 1981 takvim yılı peşin ödeme derecelerine yapılan itirazlar hakkında bu Kanunun 53 üncü maddesi ile kaldırılan Mükerrer 86 ncı madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Şu kadar ki, Merkez Özel Komisyonu tarafından görüşülerek sonuçlandırılan itirazlardan Resmi Gazete'de ilan edilmemiş olanlar hakkında sözü edilen maddenin ilana ilişkin hükmü uygulanmaz. Ek Geçici Madde 10 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.) Bu Kanunun 36 ncı maddesi ile değişik Vergi Usul Kanununun 298 inci maddesi hükümlerinin yürürlüğe gireceği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yapılacak rayiç bedel takdirleri dolayısıyla anılan Kanunun 257 nci maddesinin bu Kanunun 33 üncü maddesi ile değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Ek Geçici Madde 11 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca her bir belge nevine ilişkin olarak kesilmiş bulunan özel usulsüzlük cezalarının, her bir tespit için 50.000,- lirayı ve bir takvim yılı içinde 500.000,-lirayı aşan miktarı tahsil edilmemişse terkin, tahsil edilmişse red ve iade edilir. Ek Geçici Madde 12 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.) Gelir Vergisi Kanununun 2454 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değişik mükerrer 117 nci maddesi hükümleri uyarınca, 1981 yılı için tahakkuk ettirilmiş bulunan peşin ödemelere ilişkin taksitlerini vadesinde ödemeyen mükellefler hakkında 15/4/1982 tarihine kadar 6183 sayılı Kanunun 2347 sayılı Kanunla değişik 51 inci maddesi hükmü uygulanmaz. 1981 yılı Gelir Vergisine mahsup edilip de ödenmemiş bulunan peşin ödeme miktarının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde ödenmesi halinde, bu alacaklara da 15/4/1982 tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanmaz. Tahsil edilmiş bulunan gecikme zamları ise red ve iade edilir. Ek Geçici Madde 13 - (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.) a) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa bu Kanunla eklenen mükerrer 49 uncu maddede yer alan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi 1983 Genel Beyan Dönemi ile ilgili olmak üzere 1982 takvim yılında gerektiği ölçüde kısaltmaya; b) 1983 yılında yapılacak olan Genel Beyan dolayısıyla vergi dairelerine verilecek Emlak Vergisi beyannamelerini iki ay önceden kabul etmeye; Maliye Bakanı yetkilidir. Yürürlük: Madde 416 - Bu kanun 1 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe girer. Yürütmeye memur olanlar: Madde 417 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (1) (Değişik: 30/12/1980 - 2365/98 md.) Birinci derece İkinci derece usulsüzlükler usulsüzlükler Mükellef Grupları için (Lira) için (Lira) ---------------------------------- ------------------ ------------------1. Sermaye şirketleri 600.000 (6.000.000) 350.000 (3.500.000)2. Sermaye şirketleri dışında kalan 1 inci sınıf tüccar ve serbest meslek erbabı 400.000 (4.000.000) 200.000 (2.000.000)3. II nci sınıf tüccarlar 200.000 (2.000.000) 100.000 (1.000.000)4. Yukardakiler dışında kalıp beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar 100.000 (1.000.000) 50.000 (500.000)5. Götürü usulde gelir vergisine tabi olanlar 50.000 (500.000) 25.000 (250.000)6. Gelir Vergisinden muaf esnaf 25.000 (250.000) 12.500 (125.000)İhtar: 1. (Değişik: 1/5/1981 - 2455/6 md.) Bu cetvelde mükellef grubu: Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka, Gider, İstihlak, İşletme ve Dış Seyahat Harcamaları vergilerine ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur. 2. Emlak Alım, Gayrimenkul Kıymet Artışı, Veraset ve İntikal Vergisi, Taşıt Alım ve Motorlu Taşıtlar Vergilerine ait usulsüzlükler ile Damga Vergisinin, beyanname verilmek suretiyle ödeneceği hallerde beyannamenin süresinde verilmemesine ilişkin usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır. 3. (Değişik: 30/5/1985 - 3210/4 md.) Emlak vergisine ait usulsüzlükler, bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır. 4. Kamu İdare ve müesseseleri ile dernek ve vakıfların yaptıkları usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç) bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır. 5. Yukardakiler dışında kalan diğer vergi, resim ve harçlara ait usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4 üncü sırasına göre cezalandırılır. 1 Sayılı Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel2 Sayılı Cetvel
[1] DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ HALİ; Madde 2 - Gümrük ve tekel
idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.
[2] "vergi dairesince bu Kanun ile diğer kanunlar
kapsamında yapılan işlemlerde elektronik imza, mühür veya onay kullandırmaya,
vergi daireleri tarafından düzenlenen ve vergi dairesince imzalanması gereken
belgelerin Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda imzalanmasına,
mühürlenmesine veya onaylanmasına izin vermeye, elektronik imza, mühür veya onayın
kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye" ibaresi
15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile eklenmiştir.
[3] Mülga: Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli
gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile il ve
ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi
işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi
dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle
mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.
[4] (4962 sayılı Kanunun 17' nci
maddesinin (A) fıkrasının (a) bendiyle değişen ibare Yürürlük; 07.08.2003)
[5] (4369 sayılı Kanunun 81/A-1
nci maddesiyle değiştirilen ibare)
[6] (İbarenin değiştirilmeden
önceki şekli) (Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)
[7] (4369 sayılı Kanunun 81/A-28
nci maddesiyle değiştirilen ibare)
[8] İbarenin değiştirilmeden önceki şekli) alım satıma
taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat
olduğu tespit olunanlar
[9] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[10] Mülga: Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller
nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir
sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek
olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri
itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri
belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.
(31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile yayımlanan 5228 s.k. ile değişik)
[11] (*) 11. (Değişmeden önceki şekli)
Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
[12] 1. (Değişmeden önceki şekli) Vergi beyannamesi
kanuni sürenin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa,
[13] 5. (Kaldırılmadan önceki şekli) (205 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle eklenen bent) Vergi matrahları 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun değişik 54'üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca tesbit edilen
mükellefler tarafından, vergi incelemeleri sırasında, giderleri tevsik
edilemezse,
[14] 7. (4783
Sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle kaldırılmadan önceki şekli) (4008
sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent) Maliye müfettişleri, hesap
uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında,
mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye
tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan
kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun (4369
sayılı Kanunun 81/A-2 nci maddesiyle değiştirilen ibare) mevcudiyetinin
tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş
kazanç olarak ilgili dönem(*) matrahının takdirinde dikkate alınır.
[15] 9. (Kaldırılmadan
önceki şekli) (4108 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent) Bu
Kanunun mükerrer 175'inci maddesi ile getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,
[16] (Değişmeden önceki şekli) (2791 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle değişen fıkra) "Vergi beyannamelerini ek süre
geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah
üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir matrah
hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı için re'sen vergi tarh olunur.
[17] Mülga Madde:
Götürü matrahların tesbiti:
Madde 40 - (205 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle
değişen madde) Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları
her ilçe merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki
belediyeler ile ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre
kurulmuş meslek teşekküleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve
takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden
mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tesbit
olunur:
1. Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları iş ve hizmet nev'i ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nev'i ve
grubu için beş derece üzerinden tesbit olunur.
2. Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk
mali yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe
merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan
götürü matrahların iş ve hizmet nev'i itibariyle taalluk ettiği meslek
teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.
3. Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler
için (Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu
takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere
yapılır.
4. (3689 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle bent
kaldırılmıştır.) (Kaldırılmadan önceki şekli) (2791 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen bent) Götürü ticarî kazançların Gelir Vergisi Kanununun
Mükerrer 123'üncü maddesi uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler
yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen herbir dereceye ait
götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına artış oranında ilave yapılır.
[18] Mülga; Madde 41 - (2686 sayılı Kanunun 8'inci
maddesiyle değişen madde) 40'ıncı madde gereğince kendilerine takdir
komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek
aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire,
kurum ve teşekküllerce onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir. Danıştay bu
müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle inceleyerek karara bağlar.
[19] "Bakanlar Kurulunun onayı" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[20] Tüzük" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[21] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[22] Madde başlığı,
30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kununun 8 inci maddesiyle değişik şeklidir.
[23] "Tüzük" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[24] (01.12.2010 tarih ve 27772
sayılı R.G. Anayasa Mahkemesi Esas No 2008/17 Karar ile 01.12.2011 itibariyle
Yürürlükten kaldırılmıştır.)
[25] "Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700
ile değişik)
[26] Mülga; Madde101 - Bu kanuna göre bilinen
adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen
adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tespit edilen adresler;
6. (2686
sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle değişen fıkra) Vergi mahkemesinde dava
açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit
edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir
varakalarında tespit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu
adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş
veya bu makamca tespit edilmiş olanı nazara alınır.
[27] Mülga; Madde 102 - Tebliğ olunacak evrakı
muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta
memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit
olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini
değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf
üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri
gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen
adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet
ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana
imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder
ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin
olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan
tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan
yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir
sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak
suretiyle tebliğ edilir.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak
önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıki fıkralarda yazılı işlemler
komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut
bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak
tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit
olunur.
[28] Mülga; Madde 103 - Aşağıda yazılı hallerde
tebliğ ilan yoliyle yapılır:
1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur
ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ
yapılmasına imkan bulunmazsa;
4. Yabancı memleketlerde bulunanlara
tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.
[29] Mülga; Madde 104 - İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır: 1. İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla yapılır. 2. İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir. 3. (Değişik: 30/12/1980-2365/19 md.) İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu yüz milyon (Bir milyar) lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan bir gazete ile yayınlanır.[29]Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
[30] Mülga: MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ
yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın,
tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ
yapılabilir.
Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik
adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
(07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı R.G. 6637 s.k. ile eklenmiştir)
Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda
yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş
olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu
getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik
tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (Anayasa
Mhk. K: 2026/11 sayılı Kararı)
[31] Mülga: Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan
vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma
tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.
[32] "Bakanlar Kurulunca" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[33] Cümle 24.07.2025
/ 32965 sayılı R.G. 7555 s.k. ile eklenmiştir.
[34] "incelemeye tabi olanın iş yerinde" ibaresi "dairede"
olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir.(Yürürlük 01.07.2022)
[35] Mülga: İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk
edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur
veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
[36] "Bu takdirde incelemeye" ibaresi "İncelemeye" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı
R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
(Yürürlük 01.07.2022)
[37] "İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen"
ibaresi "İstenilen" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı
R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük
01.07.2022)
[38] "daireye getirmesi" ibaresi "ibraz etmesi" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.07.2022)
[39] Mülga: 1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe
başlamadan evvel açık olarak izah ederler;
[40] Mülga: 2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir
tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler.
Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili
vergi dairesine gönderirler. (01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009
s.k.ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2011)
[41] "Nezdinde" ibaresi "İncelemenin iş yerinde yapılması
halinde nezdinde" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G.
7338 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük
01.07.2022)
[42] "Tüzük" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[43] Yürürlük; 1/1/2019 tarihinden sonraki vergilendirme
dönemlerine ilişkin yapılacak incelemelerde uygulanmak üzere 1/1/2019 tarihinde
[44] "Tüzük" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[45] "vergi incelemesine ilişkin işlemlerin elektronik
ortamda yürütülmesi, yazı, bildirim ve tutanakların elektronik ortamda düzenlenmesi
ile" ibaresi 26.10.2021 / 31640
sayılı R.G. 7338 s.k. ile
eklenmiştir. (Yürürlük 01.07.2022)
[46] Mülga; Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi
mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca tescil için
başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine
intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine
getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen ticaret
sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin
usulsüzlük cezası hükümleri uygulanır. (17.06.2003
tarihli, 25141 sayılı R.G. ile
yayımlanan 4884 sayılı kanun ile
eklenmiştir.)
[47] "ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam
tutarın % 10'undan az olmamak üzere" ibaresi "az ve 10 milyon Türk lirasından
fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %
10'u tutarında" olarak 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[48] Mülga: Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti
bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10
ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması
halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesi bu mükelleflerden
yazılı olarak istenir. Otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve
sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat
tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle
mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir. Tahakkuk ettirilen
teminat alacağı, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada
sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi
borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden
6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir.
[49] "girdiği tarihten itibaren bir ay içinde" ibaresi
"girmesini müteakiben yazıyla" olarak 02.08.2024 /
32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[50] "ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam
tutarın % 10'undan az olmamak üzere yazıyla otuz" ibaresi "az ve 10 milyon Türk
lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan
toplam tutarın % 10'u tutarında, altmış" olarak 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[51] "ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam
tutarın % 10'undan az olmamak üzere" ibaresi "az ve 10 milyon Türk lirasından
fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %
10'u tutarında" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G.
7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[52] Mülga: Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde
dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
[53] Mülga: Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde
dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
[54] Mülga: Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde
dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
[55] Mülga: Teminatın tamamlanmaması halinde dördüncü
fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
[56] Mülga: Bu madde hükümlerine göre istenecek teminat
tutarı; düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan tutarların toplamı, faaliyet
alanı, mükellefin hukuki statüsü, faaliyette bulunulan il veya bölge, vergi
borcu toplamı, fiilin tekrar edip etmediği gibi kıstaslar esas alınarak Maliye
Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre, vergi dairesi müdürünün yazılı
talebine istinaden defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı tarafından tayin
edilir.
[57] "veya ikamet" ibaresi madde
metninden 05.12.2017
tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile çıkarılmıştır.
[58] (1) (Değişmeden önceki şekli) 1. (205
sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen bent) (3946 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen miktarlar.) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya
işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 720.000.000 (7.200.000.000)
veya satışları tutarı 864.000.000 (8.640.000.000) lirayı aşanlar .
[59] (2) (Değişmeden
önceki şekli) 2. (205 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen bent) (3946
sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen miktar) Birinci bentte yazılı
olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi
iş hasılatı 360.000.000 (3.600.000.000) lirayı aşanlar;
[60] (3) (Değişmeden
önceki şekli) 3. (205 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen bent)
(3946 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen miktar) 1 ve 2 numaralı
bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş
hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 720.000.000 (7.200.000.000)
lirayı aşanlar;
[61] 4. (Kaldırılmadan önceki şekli) (2365 sayılı
Kanunun 27'nci maddesiyle eklenen bent) Günlük kasa defteri.
[62] Mükerrer Madde 194 - (Kaldırılmadan önceki şekli)
(2365 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle eklenen madde) İkinci sınıf
tüccarlar, günlük perakende satışları ile hizmet karşılığı ve sair suretle
alınan paraları kaydetmek üzere günlük perakende satış ve hasılat defteri
tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük perakende satışlar ile sair işletme
hasılatı günü gününe yazılır.
Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme hasılatı bu deftere,
perakende satış fişleri, makinalı kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu
taşıma biletleri ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.
[63] Mükerrer Madde 196 - (Kaldırılmadan önceki şekli)
(4008 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen madde) I inci ve II nci
sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı; bu faaliyetleriyle ilgili borçları ve
alacakları için düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerine
ilişkin bilgileri kaydetmek üzere kambiyo senetleri defteri tutmak
zorundadırlar. Birden çok işyeri veya şubenin bulunması halinde her işyeri veya
şube için ayrı ayrı kambiyo senetleri defteri tutulur.
Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı
veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri;
diğer tarafına işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği
bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri, düzenlenme veya ciro
tarihlerinden itibaren on gün içerisinde kaydedilir.
Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
[64] "Bakanlar Kurulunca" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[65] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[66] Mülga; Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş
aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter
tarafından tasdik edilir. . (17.06.2003 tarihli, 25141
sayılı R.G. ile yayımlanan 4884 sayılı kanun ile eklenmiştir.)
[67] "Bu Kanuna" ibaresi "Elektronik belge olarak
düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, bu Kanuna" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[68] "tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler
tasdike konu hakdan yararlanamazlar." ibaresi "tasdik raporunun zamanında
ibrazı şarttır." olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G.
7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[69] "Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev'i,
miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya
mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye
ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi
zorunluluğu getirmeye yetkilidir" cümlesi 30.04.2021 /
31470 sayılı R.G. 7318 s.k. ile eklenmiştir.
[70] "süre" ibaresi "süreler" olarak
30.04.2021 / 31470 sayılı R.G. 7318 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[71] Mülga; 5. (Değişik: 4/12/1985 - 3239/20 md.) Fatura,
malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde
düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş
sayılır.
[72] (Değişmeden önceki
miktarlar) (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle belirlenen miktarlar.
Yürürlük; 29.7.1998) 15.000.000 (98/12044 sayılı B.K.K. ile 30.000.000
Yürürlük; 1.1.1999) lirayı geçmesi veya bedeli 15.000.000 liradan
[73] Mülga:
Birinci
ve (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare) ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde
olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:
1. (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle
kaldırılmıştır.)
2. (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle
kaldırılmıştır.)
3. Vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan
satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza
ettirecekleri gider pusulası (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle
değiştirilen ibare) vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.
Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan
kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim
edilir.
[74] "tutulması ve düzenlenmesi" ibaresi "tutulması,
düzenlenmesi ve ibraz edilmesi" olarak 26.10.2021 /
31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[75] "tutulmasına ve düzenlenmesine" ibaresi "tutulmasına,
düzenlenmesine ve ibraz edilmesine" olarak 26.10.2021 /
31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[76] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[77] "ile elektronik defter, belge ve kayıtların
oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi
biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenlerin ortak, yönetici ve
çalışanları" ibaresi 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G.
7338 s.k. ile eklenmiştir.
[78] "tasdike" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 3568
sayılı Kanunun 8/A maddesi uyarınca düzenlenecek katma değer vergisi iadesine
dayanak teşkil eden rapora" ibaresi (06.04.2018 tarihli
ve 30383 sayılı R.G. 7104 s.k. ile eklenmiştir)
[79] "yeminli mali müşavirler" ibaresinden sonra gelmek
üzere "ve serbest muhasebeci mali müşavirler" ibaresi (06.04.2018
tarihli ve 30383 sayılı R.G. 7104 s.k. ile eklenmiştir)
[80] "ve mükellef olmayanlara" ibaresi 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
eklenmiştir.
[81] "veya ibraz edilmesi" ibaresi
26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir.
[82] Mülga; 4. Vergi beyannameleri ile bu Kanunun 149 uncu
maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan; istenilen bilgilerin
yazı yerine mikro fiş, mikro film, manyetik kayıt ortam ve araçları ve benzeri
vasıtalarla verilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, kanuni süresinden
sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine
düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna
veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya
tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları
belirlemeye, (son ibare 21.07.2005 tarihli, 25882
sayılı R.G. - 5398 s.k. ile eklenmiştir)
[83] "ve internet dâhil olmak üzere her türlü dijital
ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla
kullanıldığı hallerde" ibaresi 02.08.2024 / 32620
sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir.
[84] "iktisadi ve" ibaresi
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir.
[85] "ve/veya" ibaresi "elektronik ticaret hizmet sağlayıcılara"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[86] "elektronik ticaret ortamını" ibaresi "ortam" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[87] "elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılara, erişim
sağlayıcılara, içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara ve sosyal ağ
sağlayıcılara iktisadi ve" ibaresi 02.08.2024 / 32620
sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir.
[88] "alım satıma" ibaresi ", alım, satım, kiralama, ilan
ve reklama" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524
s.k. ile değiştirilmiştir.
[89] "bilgilerin aracı hizmet sağlayıcıları" ibaresi
"bilgiler ile içerik sağlayıcılar tarafından üretilen ya da sağlanan bilgilerin
aracı hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları,
erişim sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve/veya sosyal ağ sağlayıcılar" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[90] "iki katına" ibaresi "beş katına" olarak 01.07.2026 / 33297 sayılı R.G. 7587 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[91] (4369 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değiştirilen ibare)
[92] (Birinci
cümle, 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile değişik)
[93] "ve kıymetli madenler" ibaresi
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir.
[94] "kararnamelerde" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[95] Mülga: Madde 270 -
Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı
giderler girer:
1. Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve
montaj giderleri;
2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve
arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.
Noter, mahkeme, kıymet takdiri,
komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel tüketim Vergilerini
maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler
serbesttirler.(02.01.2004 tarihli, 25334 sayılı R.G. 5035 s.k. ile değişik)
[96] Mülga: Bunların maliyet bedeline giren giderler,
satınalma bedelinden gayrı komüsyon ve nakliye giderleri gibi özel giderlerdir.
[97] DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ HALİ; (Değişik: 24/6/1994 - 4008/8 md.) Satın alınan veya imal edilen emtia maliyet bedeliyle değerlenir. Mükellefler, satınaldıkları veya imal ettikleri emtianın maliyet bedelini, son giren ilk çıkar yöntemini uygulamak suretiyle de tespit edebilirler. Bu yöntemi seçenler, en az 5 yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler. Bu yöntemin uygulama usul ve esaslarını tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.
[98] yayımı tarihinden sonra
tescil edilen sermaye şirketlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe
girer
[99] MÜLGA FIKRA; Bu maddenin hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.
[100] Mülga: Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı
[101] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[102] DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ HALİ; (Değişik: 24/6/1994 - 4008/10 md.) Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini, % 20 nispetinden fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok ederler. Ancak, arazi ve binalar ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispetle amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.
[103] ", 320 nci maddenin dördüncü fıkrası saklı kalmak
üzere," ibaresi 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338
s.k. ile eklenmiştir.
[104] DEĞİŞMEDEN ÖNCEKİ HALİ; 2. (Değişik: 24/6/1994 - 4008/11 md.)Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 40'yi geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.
[105] MÜLGA MADDE; a) Nispet bakımından: Madde 319 - Mükellefler, usulüne göre tesbit edilen nispetleri aşmamak şartiyle, amortismanları diledikleri nispetler üzerinden hesaplıyabilirler; şu kadar ki, uygulamaya başladıkları amortisman nispetlerini mütaakıp faaliyet yıllarında değiştiremezler.
318 inci maddenin ikinci fıkrası
hükmüne göre amortisman nispetlerinin değiştirilmiş olması hali bundan
müstesnadır.
[106] "dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük"
ibaresi "ve 3.000 Türk lirasını aşmayan" olarak 26.10.2021
/ 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[107] Mülga: (2365 sayılı Kanunun 56'ncı maddesiyle değişen
fıkra) şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine
göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve
teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kar, yenileme
giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile
tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan
karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri
veya işletmenin tasfiyesi halinde bu karlar o yılın matrahına eklenir.
[108] Mülga: Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin
iktisabında kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre
ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa
edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
[109] Mülga: şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile ziyaa
uğrıyan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu
hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa
bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte
geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde
kullanılmamış olan tazminat farkları kara ilave olunur.
[110] Mülga: (2365 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle eklenen
fıkra) Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu
tazminat fazlası, o yılın matrahına eklenir.
[111] Mülga: (2365 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle eklenen
fıkra) Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan
tazminat fazlası, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak
amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş
olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
[112] Madde 338 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı
Kanunun 64'üncü maddesiyle değişen madde) Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek
şartıyla birden fazla kişi kaçakçılık yaptıkları veya kaçakçılığa teşebbüs
sayılan fiilleri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş
oldukları takdirde her biri hakkında, iştirak ettikleri suçlar için bu kanunda
yazılı cezalar uygulanır.
[113] Mülga: Madde 339 -(4369 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle değişen madde) Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten
dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip
eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl
içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli,
usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
[114] "bağlı cetvele" ibaresi "bağlı 1 sayılı cetvele"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[115] "bağlı cetvelde" ibaresi "bağlı 1 sayılı cetvelde"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[116] "(Madde 215 - 219)" ibaresi "(Madde 215 - 219 ile
mükerrer madde 242)" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı
R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[117] "227 nci ve 231 inci" ibaresi "227, 231 ve 234 üncü"
olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[118] "1.000 Türk lirasından aşağı olmamak üzere" ibaresi
"bir takvim yılı içinde ilk tespitte 10.000 Türk lirasından, sonraki
tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak
üzere" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[119] "500.000" ibaresi "10 milyon" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
"120.000" ibaresi "500.000" olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[120] "1.000 Türk lirası" ibaresi "bir takvim yılında ilk
tespitte 10.000 Türk lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde
yer alan tutarlarda" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı
R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
"240" ibaresi "1.000" olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[121]"50.000" ibaresi "1 milyon" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
"12.000" ibaresi "50.000" olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[122] ""500.000" ibaresi "10 milyon" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
"120.000" ibaresi "500.000" olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[123] Mülga: 3. (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle
değişen bent) 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde
sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu,
serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve
giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde,
bunlara bu maddenin 2 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar
özel usulsüzlük cezası kesilir. şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için,
belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelenmesine yetkili olanlar
tarafından yapılması şarttır. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, söz
konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya
yetkilidir(04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı R.G.-5615 s.k.ile eklenmiştir). Bu
hükmün uygulanmasında belge alınmadığına ilişkin tespit tutanağının belge
almayana verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer.
[124] "250.000.000 lira" ibaresi "65.000 Türk lirası" olarak
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[125] "Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen
veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 75.000.000 lira özel
usulsüzlük cezası kesilir." Cümlesi "Belge basımı ile ilgili bildirim görevini
belirlenen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan
matbaa işletmecilerine 1.400 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir."
olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[126] "75.000.000 lira" ibaresi "15.000 Türk lirası" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[127] Mülga Mükerrer Madde 354; (Ek:4/12/1985-3239/27 md.) Yetkililerce 353 üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı belgelerin bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığının veya bulundurulmadıgının tespiti halinde mükelleflerin işyerleri Maliye Bakanlığının kararı ile bir haftaya kadar kapatılabilir. Bakanlık bu yetkisini mahalline devredebilir. Kapatma yetkisine ve bu yetkinin mahalline devrine ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir. Ancak, işyeri kapatma cezasının uygulanabilmesi için yukarıdaki fıkrada belirtilen belgelerin kullanılmadığının veya bulundurulmadığının ikinci defa tespiti üzerine mükellefin bir yazı ile uyarılması ve tekerrürü halinde işyeri kapatma cezası uygulanacağının duyurulmuş olması şarttır. (Ek: 24/6/1994-4008/18 md.) Uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezası, kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı olarak istemeleri halinde para cezasına çevrilir. İşyeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmek suretiyle uygulanmasından sonra aynı takvim yılı içerisinde işlenen fiiller nedeniyle uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezaları para cezasına çevrilmez. (Ek: 24/6/1994-4008/18 md.) Para cezası, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen ve kapatma kararına ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücretin bir yıllık brüt tutarından az olmamak üzere, mükelleflerin bir önceki yıl gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan dönem kazancının yüzde beşi olarak hesaplanır ve bir yazı ile mükellefe bildirilir. Hesaplanan para cezası, mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen ödenmediği takdirde, işyeri kapatma cezası uygulanır. (Ek: 3/12/1988-3505/6 md.) Kapatılan işyerine asılan, kapatmaya ilişkin levhanın görünmesinin engellenmesi veya başka bir levhanın veya duyurunun işyerinin herhangi bir yerine asılması halinde, uygulanmakta olan kapatma cezası; bu cezanın süresi kadar artırılarak uygulanır. Mükellefler hakkında işyeri kapatma cezası uygulanmış olması, diğer cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez.
[128] "1 Yeni Türk Lirasından" ibaresi "40 Türk lirasından"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[129] "152/A, 153/A" ibaresi
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile eklenmiştir.
[130] "mükerrer 242," ibaresi
26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir.
[131] Başlık, (27.03.2018 tarih ve
30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile değişik)
[132] "mükerrer 242," ibaresi
26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile eklenmiştir.
[133] "mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen
zorunluluklara" ibaresi "mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun
98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara" şeklinde (09.08.2016 tarihli, 29796 sayılı
R.G. 6728 s.k. ile değişik)
[134] "1.000" ibaresi "20.000" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[135] "500" ibaresi "10.000" olarak 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[136] "250" ibaresi "5.000" olarak 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[137] "Bu Kanunun 107/A maddesi uyarınca getirilen
zorunluluklara uymayanlardan, bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alanlara
1.000 Türk lirası, (2) numaralı bendinde yer alanlara 500 Türk lirası, (3)
numaralı bendinde yer alanlara 250 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesilir"
cümlesi 27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer
R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir.
[138] "Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı
bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara, (1) ve (2) numaralı bentlerde
yer alan özel usulsüzlük cezasının 5 katı, (3) numaralı bentte yer alan özel
usulsüzlük cezasının 2 katı uygulanır" cümlesi "Mükerrer 257 nci maddenin
birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlar
ile aynı bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve
reklama ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde
bulunanlara, bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım,
satım, kiralama, ilan ve reklama konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer
yükümlülükler için (1), (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca özel usulsüzlük
cezası kesilir, bu şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir bildirim için
10 milyon Türk lirasından fazla olamaz" olarak 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[139] "1 milyon" ibaresi "10 milyon" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[140] "Mükerrer" ibaresi "152/A maddesi veya mükerrer"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[141] "Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (9)
numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara (1) numaralı bentte yer
alan özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanır." cümlesi 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
eklenmiştir.
[142] "uymayan mükelleflerden" ibaresi "uymayanların" olarak
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[143] "% 5'i" ibaresi "% 10'u" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[144] "kesilen mükellefler" ibaresi "kesilenler" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[145] "770.000 TL'yi" ibaresi "20 milyon Türk lirasını"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[146] (Cümle 01.08.2010 tarihli,
27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile eklenmiştir)
[147] (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile eklenmiştir)
[148] (03.07.2009 tarih ve 27277
sayılı R.G. 5904 s.k.ile değişik)
[149] "üç" ibaresi "beş" olarak 15.04.2022
/ 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile değiştirilmiştir.
[150] "beş" ibaresi "sekiz" olarak 15.04.2022 / 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[151] "beş" ibaresi "sekiz" olarak 15.04.2022
/ 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile değiştirilmiştir.
[152] "beş" ibaresi "sekiz" olarak 15.04.2022
/ 31810 sayılı R.G. 7394 s.k. ile değiştirilmiştir.
[153] (10.07.2011 tarihli 27990 sayılı R.G.
KHK/646 ile değişik)
[154] "(ç) fıkrasında" ibaresi "(ç) ve (d) fıkralarında"
olarak 10.12.2022 / 32039 sayılı R.G. 7423 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.01.2024)
[155] "her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya
olayın" ibaresi "haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir
vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün"
olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G. 7338 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[156] Mülga: 2. Uzlaşmanın vaki olması durumunda, üzerinde
uzlaşılan vergiyi veya vergi farkını ve vergi cezalarının % 75'ini, bu Kanunun ek 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ödeme süreleri içinde öderse
üzerinde uzlaşılan cezanın % 25'i, indirilir. (07.12.2019 tarih ve 30971 sayılı
R.G. 7194 s.k. ile değişik)
[157] "vergilerle bunlara" ibaresi "vergilere" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[158] "cezaları ile 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve
özel usulsüzlük" ibaresi 26.10.2021 / 31640 sayılı R.G.
7338 s.k. ile eklenmiştir.
[159] "tarh edilen vergi ve" ibaresi
02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[160] "kesilen ceza hariç" ibaresi
"kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön
tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen
ceza hariç" şeklinde (07.12.2019
tarih ve 30971 sayılı R.G. 7194 s.k. ile değişik Yürürlük 01.01.2020)
[161] Mülga: Uzlaşma konusu verginin matrah farkları
itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu
bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir.
[162] "vergi ve" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[163] "harçların" ibaresi "harçlara ilişkin cezaların"
olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[164] "İçişleri Bakanlığınca"
ibaresi "İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik
Bakanlığınca" şeklinde (10.12.2018
tarihli, 30621 sayılı R.G. 7153 s.k. ile değişik)
[165] "tarh edilecek vergilerde" ibaresi "kesilecek
cezalarda" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524
s.k. ile değiştirilmiştir.
[166] "vergi veya" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[167] "vergi veya" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[168] Mülga: Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef,
üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa
dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu
cezaya karşı dava açamaz.
[169] "tarhedilen vergiye veya" ibaresi 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[170] "vergi ve" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[171] "vergi ve" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[172] "112 ve 368 inci maddeleri hükümleri" ibaresi "368
inci madde hükmü" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G.
7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[173] "8 numaralı bendi" ibaresi "dördüncü fıkrası" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[174] "uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 ncı maddenin
birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü dışında indirim uygulanmaz" ibaresi
"uzlaşılan cezalar hakkında başkaca bir indirim uygulanmaz" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[175] "vergi ve" ibaresi 02.08.2024
/ 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[176] "vergiler ve bunlara" ibaresi "vergilere" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[177] "ile bunlara ilişkin
kesilecek vergi ziyaı cezalarında" ibaresi "ve bunlara ilişkin kesilecek vergi
ziyaı cezaları ile 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük
cezalarında" olarak 26.10.2021 / 31640 sayılı
R.G. 7338 s.k. ile değiştirilmiştir.
[178] "tarh edilecek vergi ve" ibaresi 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[179] Mülga: Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun
112'nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanır.
[180] "verginin tarhından ve" ibaresi 02.08.2024 / 32620 sayılı R.G. 7524 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[181] "160" ibaresi "300" olarak 24.07.2025 / 32965 sayılı R.G. 7555 s.k. ile değiştirilmiştir.
(Yürürlük 01.08.2025)
[182] "% 20'sini" ibaresi "% 40'ını" olarak 24.07.2025 / 32965 sayılı R.G. 7555 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.08.2025)
[183] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[184] "31/12/2023" ibaresi "31/12/2024" olarak 28.12.2023 / 32413 sayılı R.G. 7491 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[185] 16.01.2024 / 32431 R.G. Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarih ve E:2023/105, K:2023/208 sayılı Kararı
ile iptal edilmiştir.
[186] "ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik
şirketleri" ibaresi ", sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri,
tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu
İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi
devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları"
olarak 30.10.2024 / 32707 sayılı R.G. 7529 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.01.2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen
mükellefler için 2024 yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere
yayımı tarihi)
[187] (Dört cümle 30.10.2024 / 32707
sayılı R.G. 7529 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük: 01.01.2024 tarihinden,
özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2024 yılında başlayan hesap
döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihi)