Avukatlık Kanunu
AVUKATLIK KANUNU
Kanun Numarası: 1136
Resmî Gazete Tarihi:
07.04.1969 Resmî Gazete Sayısı: 13168
Danıştay Kararları 1
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler (04.11.2025 tarihinden geçerli)
BİRİNCİ KISIM
Avukatlık ve Avukat
Avukatlığın mahiyeti:
Madde 1 - Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe
temsil eder. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlığın amacı:
Madde 2 - Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki
mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve
hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları,
hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve
kişilerin yararlanmasına tahsis eder.
Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile
kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta
şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı
olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar
avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu
belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda
müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İKİNCİ KISIM
Avukatlık Mesleğine Kabul
Avukatlığa kabul şartları:
Madde 3 - Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket
hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre
noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak,
c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak,
d) (14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak,
f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir.
İstisnalar:
Madde 4 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adli, idari ve askeri yargı hâkimlik ve savcılıklarında, Anayasa Mahkemesi
raportörlüklerinde, Danıştay üyeliklerinde, üniversiteye bağlı fakültelerin
hukuk bilimi dersleri dalında profesörlük, doçentlik, yardımcı doçentlik
görevlerinde dört yıl, kamu kurum ve kuruluşlarının hukuk müşavirliği görevinde
on yıl süre ile hizmet etmiş olanlarda 3 üncü maddenin (c) ve (d) bentlerinde
yazılı koşullar aranmaz.
Türk vatandaşları ve Türk uyruğuna kabul olunanlardan yabancı hukuk
fakültelerinden mezun olup da, geldikleri yerde dört yıl süreyle mahkemelerin
her derecesinde hâkimlik, savcılık veya avukatlık yapmış ve avukatlığı meslek
edinmiş bulunanlar, 3 üncü maddenin (b) bendinde yazılı olduğu biçimde Türk
hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden usulüne uygun
olarak yapılan sınavlarda başarı göstermiş ve ayrıca Türkçe'yi iyi bilir
oldukları da bir sınavla anlaşılmış olmak kaydıyla, 3 üncü maddenin (c) ve (d)
bentlerinde yazılı koşulların dışında tutulurlar.
Birinci ve ikinci fıkrada gösterilenlerin baro levhasına yazılmasında, 17
nci maddenin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı belgelerden başka sicil
özetlerinin onanmış bir örneğinin de verilmesi gereklidir.
Avukatlığa kabulde engeller:
Madde 5 - Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine
kabul istemi reddolunur:
a) Türk Ceza Kanununun
53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir
suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına
fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık
suçlarından mahkûm olmak, (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hâkim, memur veya avukat olma
niteliğini kaybetmiş olmak, (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
c) (Anayasa Mahkemesi'nin 28/2/2013 tarihli ve E.:
2012/116, K.: 2013/32 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
d) Avukatlık mesleği ile birleşemiyen bir işle uğraşmak,
e) Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olmak,
f) İflas etmiş olup da itibarı iade edilmemiş bulunmak (Taksiratlı ve
hileli müflisler itibarları iade edilmiş olsa dahi kabul olunmazlar),
g) Hakkında aciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırmamış bulunmak,
h) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca
malul olmak.
Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile
hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış
olsa da avukatlığa kabul edilmezler. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren
bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki
kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul
isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara
bağlanır.
Baroya yazılma istemi:
Madde 6 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
(…) 4 üncü maddedeki koşulları taşıyanlar başvurdukları baro levhasına
yazılmalarını dilekçe ile isteyebilirler.
Karar:
Madde 7 - Baro yönetim kurulu, levhaya yazılma istemi hakkında başvurma dilekçesinin
varış tarihinden itibaren bir ay içinde gerekçeli olarak karar vermekle
ödevlidir.
Süresi içinde karar verilmediği takdirde, adayın avukatlığa kabul istemi
reddedilmiş sayılır. Bu halde aday bir aylık sürenin bitiminden itibaren onbeş
gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. İtiraz üzerine 8 inci
madde hükmü kıyas yolu ile uygulanır.
Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara itiraz:
Madde 8 - Baro Yönetim Kurulu, avukatlığa kabul istemini reddettiği veya kovuşturma
sonuna kadar beklenmesine karar verdiği takdirde bunun gerekçesini kararında
gösterir. Gerekçeli karar adaya tebliğ olunur.
Aday, bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, kararı
veren baro vasıtasiyle Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Baro
tarafından adaya, itiraz tarihini tesbit eden bir belge verilir. Bu belge
hiçbir vergi, harç ve resme tabi değildir.
Türkiye Barolar Birliği, itiraz üzerine dosya üzerinde gerekli incelemeleri
yaptıktan sonra, itirazı kabul veya reddeder. Türkiye Barolar Birliği itiraz
tarihinden itibaren bir ay içinde bir karar vermezse, itiraz reddedilmiş sayılır.
Baro yönetim kurullarının adayın levhaya yazılması hakkındaki kararları,
karar tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine
gönderilir. Türkiye Barolar Birliği kararın kendisine ulaştığı tarihten
itibaren bir ay içinde uygun bulma veya bulmama kararını ve itirazın kabul veya
reddi hakkındaki kararlarını onaylamak üzere karar tarihinden itibaren bir ay
içinde Adalet Bakanlığına gönderir. Bu kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye
Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baro yönetim kurulunun, avukatlığı kabul isteminin reddi vaya kovuşturma
sonuna kadar beklenmesi hakkındaki kararları, süresi içinde itiraz edilmediği
takdirde kesinleşir.
Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı,
Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun
bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar
Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro
idari yargı merciine başvurabilir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar.
Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin:
Madde 9 - Avukatlık meslekine kabul edilen adaya, ilgili baro tarafından bir
ruhsatname verilir.
Avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra (Avukat) unvanını kullanmak
hakkını kazanır. Durum Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Ruhsatnameler ve avukat kimlikleri Türkiye Barolar Birliği tarafından tek
tip olarak bastırılır ve düzenlenir. 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen
şekilde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca uygun bulma kararı
verildiğinde ruhsatnameler Birlik Başkanı ve ilgili Baro Başkanı tarafından
imzalanır. Avukat kimlikleri, tüm resmî ve özel kuruluşlar tarafından kabul
edilecek resmî kimlik hükmündedir. (20.01.2004
/ 25352 R.G. 5043 sk ile değişik)
Mesleke kabul edilen avukata ruhsatname verilirken, baro yönetim kurulu
önünde aşağıdaki şekilde andiçtirilir:
Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum
ve vicdanım üzerine andiçerim. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatın andiçtirildiği, andın metnini de kapsıyan bir tutanağa bağlanır ve
ilgilinin dosyasında saklanır. Tutanak baro yönetim kurulu üyeleri ile birlikte
andiçen avukat tarafından imzalanır.
Ret kararının bildirilmesi:
Madde 10 - Avukatlık meslekine kabul edilmek için baroya başvuran bir adayın bu
isteminin reddine veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair kararlar
kesinleşince, ilgili baro, adayın adını diğer barolara ve Türkiye Barolar
Birliğine bildirir. Bu halde, ret ve bekleme sebepleri ortadan kalkmadıkça,
hiçbir baro o kimseyi levhasına yazamaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yasak Haller
Avukatlıkla birleşemiyen işler:
Madde 11 - Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen
hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya
meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla
birleşemez.
Avukatlıkla birleşebilen işler:
Madde 12 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde hükmü dışındadır:
a) Milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği,
b) Hukuk alanında profesör ve doçentlik, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
c) Özel hukuk tüzelkişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile
bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık,
d) Hakemlik, arabuluculuk, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli
bir dairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet,
e) Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede başka iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla;
bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren İktisadi Devlet Teşekkülleri,
kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve
iştirakleri ve iktisadi Devlet Teşekkülleri ile Kamu İktisadi kuruluşları
dışında kalıp sermayesi Devlete ve diğer kamu tüzelkişilerine ait bulunan
kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği,
f) Anonim, limited, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu
başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık,
g) Hayri, ilmi ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve
denetçiliği,
h) Gazete ve dergi sahipliği veya bunların
yayım müdürlüğü,
Milletvekilleri hakkında, 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği
ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
(e) bendinde gösterilenlerin, Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve
belediyelerin yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy
tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket ve kuruluşların
aleyhinde; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı
bulundukları tüzel kişilerin ve yüksek öğretimde görevli profesör ve
doçentlerin yüksek öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri
takip etmeleri yasaktır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları
da kapsar.
Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il
veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi ve
denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve
avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve şirketlere ait işlerde avukatlık
yapabilirler.
Avukatın hâkim veya savcı ile hısımlık veya evlilik münasebeti:
Madde 13 - Bir hâkim veya Cumhuriyet Savcısının eşi, sebep veya nesep itibariyle usul
ve füruundan veya ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlarından olan
avukat, o hakim veya Cumhuriyet Savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık
edemez.
Bazı görevlerden ayrılanların avukatlık edememe yasağı:
Madde 14 - (Birinci Fıkra Anayasa Mahkemesi'nin 1/10/2009
tarihli ve E.: 2009/67, K.: 2009/119 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
Yukarıki fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi üyeleri ve Yüksek Mahkemeler
hâkimleri hakkında da uygulanır.
Devlet, belediye, il özel idare ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren iktisadi Devlet Teşekkülleri
ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve
iştiraklerinde çalışanlar, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl
geçmeden ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte bulunamazlar. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
(Dördüncü Fıkra 02.07.2018 / KHK-700 ile iptal
edilmiştir)
DÖRDÜNCÜ KISIM
Staj
Genel olarak:
Madde 15 -
Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca
ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu
beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen
süreler de dahildir.) ve staj yaptığı baroya kayıtlı bir avukat yanında
yapılır.
Stajın hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne surette yapılacağı
yönetmelikte gösterilir.
Aranacak şartlar:
Madde 16 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
3 üncü maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı koşulları taşıyan ve
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında başarılı olanlardan, stajyer olarak sürekli
staj yapmalarına engel işleri ve 5 inci maddede yazılı engelleri bulunmayanlar,
staj yapacakları baroya bir dilekçe ile başvururlar.
Avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı
olarak çalışılması avukatlık stajının yapılmasına engel değildir. Adli ve idari
yargı hâkim ve savcı adayları veya yardımcıları ile hâkim ve savcılar hariç
olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev
yapanlar da görev yeri saklı kalmak kaydıyla mahkemelerde yapılan staj
sürecinde aylıksız veya ücretsiz izinli olarak avukatlık stajı yapabilir. Bu
dönemde ilgilinin talebi üzerine yıllık izinler de kullandırılabilir. Avukat
yanında yapılacak staj sürecinde ise kamu kurum ve kuruluşu tarafından
ilgilinin ifa ettiği kamu görevini aksatmayacak şekilde çalışma saatleri ile
izin dönemleri ve süreleri düzenlenebilir. Ancak ifa edilen kamu görevinin
niteliğinden dolayı aynı anda staj yapma durumunda kamu görevinde aksama ortaya
çıkacağı hallerde avukat yanında yapılan staj sürecinde de ilgiliye aylıksız
veya ücretsiz izin verilebilir. Şu kadar ki, ilgili mevzuatında memur
kadrolarına geçiş hakkı tanınan sözleşmeli personel ancak memur kadrolarına
geçiş hakkını kazandıktan sonra bu fıkrada yer alan hükümlerden yararlanabilir.
Bu fıkrada belirtilen aylıksız veya ücretsiz izinler diğer mevzuatta yer alan
sınırlamalara tabi değildir. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya
pozisyonlarında görev yapanların staj sürecindeki izin dönemleri ve süreleri
ile çalışma saatlerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar
Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (27.11.2024 / 32735 R.G. 7532 sk ile değişik)
Dilekçeye eklenecek belgeler:
Madde 17 - 16 ncı madde gereğince verilecek dilekçeye, aşağıda gösterilen belgeler
eklenir.
1. Kanunun aradığı şartlara ilişkin belgelerin asılları ile onanmış ikişer
örneği,
2. Adayın 3 üncü maddenin (f) ve 5 inci maddenin (a) bendlerinde yazılı
halleri bulunmadığını gösteren bildiri kâğıdı,
3. Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakati,
4. Adayın ahlak durumu hakkında, staj yaptığı baroya kayıtlı iki avukat
tarafından düzenlenmiş tanıtma kağıdı.
Bu belgelerin birer örneği baro başkanı tarafından onaylanarak Türkiye
Barolar Birliğine gönderilir. Diğer örnek veya asılları barodaki dosyasında
saklanır. 22 nci maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarında yazılı hallerde, adayın
yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakatine ait belge aranmaz.
Staj isteminde bulunan tarafından verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya
çıktığı takdirde adaya Cumhuriyet savcısı tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir. (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
İstemin ilanı:
Madde 18 - Adayın istemi, yukarıdaki maddede yazılı hususlarla birlikte, istem
tarihinden itibaren on gün içinde baronun ve adalet dairesinin uygun bir
yerinde onbeş gün süre ile asılarak ilan olunur.
Her avukat veya stajyer yahut diğer ilgililer, bu süre içinde, adayın
stajyer listesine yazılmasına itirazda bulunabilirler. Şu kadar ki, itirazın
incelenebilmesi, açık delil veya vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.
Rapor:
Madde 19 - Baro başkanı, istemin ilanından önce, baroya bağlı avukatlardan birini
adayın gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadığını ve avukatlıkla birleşmiyen bir
işle uğraşıp uğraşmadığını araştırarak bir rapor düzenlemek üzere
görevlendirir.
Görevlendirilen avukat, raporu en geç onbeş gün içinde baroya vermekle
yükümlüdür.
Karar:
Madde 20 - Baro yönetim kurulu, itiraz süresinin bitmesinden itibaren bir ay içinde,
19 uncu maddede yazılı raporu da göz önünde tutarak, adayın stajyer listesine
yazılıp yazılmaması hakkında gerekçeli bir karar verir. Karar ilgiliye tebliğ
edilmekle beraber, bir örneği de incelenmek üzere dosyası ile birlikte o yer
Cumhuriyet Savcılığına verilir.
Bu karar aleyhine baro yönetim kurulu üyeleri karar tarihinden, o yer
Cumhuriyet savcısı kararın kendisine verildiği, ilgili ise kararın kendisine
tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilirler.
Birinci fıkrada yazılı süre içinde bir karar verilmemiş olması halinde
talep reddedilmiş sayılır. Bu takdirde, bir aylık sürenin bitiminden itibaren
onbeş gün içinde aday Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle
birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye
Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adalet Bakanlığının yukarıdaki fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı,
Türkiye Barolar Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının onaylamayıp
geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğinin verdiği kararlara karşı ise,
Adalet Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Stajın başlangıcı:
Madde 21 - Avukatlık stajı listeye yazılma ile başlar. İtiraz yazılmayı durdurur.
Yanında staj yapılacak avukat:
Madde 22 - Avukat yanında staja başlıyabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca baroya
bildirilenler, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları
avukat yanında staja başlarlar.
Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro yönetim
kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına
karar verebilir.
17 nci maddenin 3 üncü bendinde yazılı belgeyi almak imkânını bulamıyan
adayların hangi avukat yanında staj göreceğini baro başkanı tayin eder.
Avukat, ikinci ve üçüncü fıkralardaki hallerde stajiyeri kabul
zorunluluğundadır.
Stajın yapılması ve stajiyerin ödevleri:
Madde 23 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Staj kesintisiz olarak yapılır. Stajyerin haklı nedenlere dayanarak devam
etmediği günler, engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurduğu
takdirde, mahkeme stajı sırasında Adalet Komisyonu, avukat yanındaki staj
sırasında ise baro yönetim kurulu kararı ile tamamlattırılır. Stajın yapıldığı
yere göre adalet komisyonu başkanı ve baro başkanı, haklı bir engelin bulunması
halinde yanında staj yaptığı avukatın da görüşünü alarak stajyere otuz günü
aşmamak üzere izin verebilir.
Stajyer, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari
makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca
düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve
yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Stajyerler, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak
zorundadırlar.
Staj raporları:
Madde 24 -
Staj, Adalet Komisyonunun, baronun ve yanında çalışılan avukatın gözetimi
altında yapılır.
Stajiyer hakkında, yanında staj gördüğü hâkimler, Cumhuriyet savcıları
tarafından staj durumu, mesleki ilgisi ve ahlaki durumunu belirten bir belge
verilir.
Yanında staj görülen avukat tarafından, ilk üç ayın bitiminde ve staj
süresinin sonunda da kesin olarak, staj durumunu ve adayın mesleki ilgisi ile
ahlaki durumunu da kapsayan bir rapor verir.
Staj süresinin uzatılması:
Madde 25 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baro yönetim kurulu, stajyer hakkında verilen raporları değerlendirir,
gerektiğinde kurul üyelerinden birini görevlendirmek suretiyle yapılacak
inceleme sonuçlarını da göz önünde tutarak staj bitim belgesinin verilmesine
veya staj süresinin altı aya kadar uzatılmasına karar verebilir.
Yönetim kurulunun bu kararı kesindir.
Stajyerlerin yapabileceği işler
Madde 26 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı
muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri,
sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava
ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri
yürütebilirler.
Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden silinme ile
sona erer.
Stajiyerlere barolarca yapılacak yardım:
Madde 27 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Staj süresince stajyerlere Türkiye Barolar birliğince kredi verilir.
Ödenecek kredinin kaynağı; avukatların yetkili mercilere sunduğu
vekâletnamelere avukatın yapıştıracağı pul bedelleri ile geri ödemeden gelen
paralar ve bunların gelirleridir. Bu pullar, Türkiye Barolar Birliğince
bastırılır. Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı
Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekâletname örnekleri için
kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. Her yıl yenilenen
vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş oranında ilave yapılır. Bu suretle elde
edilecek kaynak avukat stajyerlerinin genel sağlık sigortası primlerinin
ödenmesinde kullanılır. Kaynağın yetersizliği durumunda staj kredi fonundan
aktarım yapılarak prim ödemesi yapılır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği
tarafından ödenir. Bu şekilde toplanan tüm pul bedelleri malî yönden
Sayıştay denetimine tâbidir.
Avukatlarca vekâletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu
noksan olan vekâletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on
günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekâletname işleme
konulamaz.
Kredi ödemelerinden arta kalan miktar, meslektaşlara destek ve meslekte
gelişmeyi sağlamakta kullanılır.
Bu kredinin ilke ve koşulları, kimlere verileceği, miktarı, geri ödeme
şekli, geri ödemeden gelen paralar ile kredi ödemelerinden sonra arta kalan
miktarın barolar ve Türkiye Barolar birliği arasında dağıtım ve sarf esasları
ve diğer hususlar Türkiye Barolar Birliği Yönetim kurulunca hazırlanacak ve
Adalet Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterilir.
Pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleri, kredi
ödemelerinden arta kalan miktarın dağıtımı ve sarfı, her yıl Adalet Bakanlığı
tarafından ek 4 üncü maddedeki esas ve usullere göre denetlenir.
Sosyal yardım ve dayanışma fonu
Madde 27/A - (20.01.2004 / 25352 R.G. 5043 sk ile eklenmiştir)
Türkiye Barolar Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım ve
dayanışma hizmetlerinde kullanılmak üzere kaynağı bu Kanunun 27 nci maddesinin
ikinci fıkrasında gösterilen gelirlerin yarısı olan "Sosyal Yardım ve
Dayanışma Fonu" kurulmuştur.
Bu fondan yapılacak harcamaların esas ve usulleri ile diğer hususlar
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet Bakanlığınca
onaylanacak yönetmelikte gösterilir.
Fon gelirleri ile harcamaları her yıl Adalet Bakanlığı tarafından ek 4 üncü
maddedeki esas ve usullere göre denetlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Avukatlık Sınavı
Madde 28 - (14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Sınava gireceklerin tespiti
Madde 29 - (14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Sınavın şekli ve konuları
Madde 30 - (14.12.2006
/ 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Sınav sonuçları
Madde 31 - (14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Madde 32 - 33 - (30.01.1979 - 2178 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
ALTINCI KISIM
Avukatın Hak ve Ödevleri
Genel olarak:
Madde 34 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir
şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının
gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar
Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.
Yalnız avukatların yapabileceği işler:
Madde 35 -
Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya
yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere
ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait
bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.
Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi
dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler.
Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir,
davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun
272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla
esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan
yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra
hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli
avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından
büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık
brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir. (08.02.2008 / 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri
saklıdır.
Uzlaşma sağlama
Madde 35/A - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan
önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle
istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla,
müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf
bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini,
tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak,
avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu
tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci
maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.
Sır saklama:
Madde 36 - Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse,
Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle
öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.
Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri,
iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi avukat
tanıklık etmekten çekinebilir (Cümle 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). Çekinme hakkının kullanılması hukuki ve
cezai sorumluluk doğurmaz.
Yukarıki hükümler, Türkiye Barolar Birliği ve
baroların memurları hakkında da uygulanır.
İşin reddedildiğinin bildirilmesi:
Madde 37 - Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden reddedebilir.
Reddin, iş sahibine gecikmeden bildirilmesi zorunludur.
İşi iki avukat tarafından reddolunan kimse, kendisine bir avukat tayinini
baro başkanından isteyebilir.
Tayin olunan avukat, baro başkanı tarafından belirlenen ücret karşılığında
işi takip etmek zorundadır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İşin reddi zorunluluğu:
Madde 38 - Avukat;
a) Kendisine yapılan teklifi yolsuz veya haksız görür yahut sonradan yolsuz
veya haksız olduğu kanısına varırsa,
b) Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş
olursa,
c) Evvelce hâkim, hakem, Cumhuriyet savcısı, bilirkişi veya memur olarak o
işte görev yapmış olursa, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
d) Kendisinin düzenlediği bir senet veya sözleşmenin hükümsüzlüğünü ileri
sürmek durumu ortaya çıkmışsa,
e) (Anayasa Mahkemesi'nin 2/6/1977 tarihli ve E.
1977/43, K. 1977/84 sayılı kararı ile iptal edilmiştir)
f) Görmesi istenilen iş, Türkiye Barolar Birliği tarafından tespit edilen
mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uygun değilse,
Teklifi reddetmek zorunluğundadır.
Bu zorunluluk, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları
avukatları da kapsar.
(Anayasa Mahkemesi'nin 21/1/1971 tarihli ve E. 1970/19,
K. 1971/9 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
(Anayasa Mahkemesi'nin 2/6/1977 tarihli ve E. 1977/43,
K. 1977/84 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
Avukatın dosya saklaması ve hapis hakkı:
Madde 39 - Avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekâletin sona ermesinden itibaren
üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. Şu kadar ki, evrakın geri alınması
müvekkile yazı ile bildirilmiş olduğu hallerde saklama yükümlülüğü, bildirme
tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer.
Avukat, ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe, elinde
bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir.
Tazminat isteklerinde zamanaşımı:
Madde 40 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen
tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl
ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Avukatın vekâletten çekilmesi:
Madde 41 - Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe
ait vekâlet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile
devam eder.
Şu kadar ki, adli müzaharet bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin
edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça, görevi
yerine getirmekten çekinemez. Kaçınılmaz sebebin veya haklı özürün takdiri
avukatı tayin eden makama aittir.
Bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesi:
Madde 42 - Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten
yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, avukatın
kayıtlı olduğu baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş
sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartiyle, işleri geçici olarak takip
etmek ve yürütmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendirir ve
dosyaları kendisine devir ve teslim eder (Cümle 10.05.2001 / 24398
R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli
göreceği yerlere bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da kıyasen uygulanır.
Yukarıki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler, dosyaların devir ve
teslimine kadar işlemez. Şu kadar ki, bu süre üç ayı geçemez.
(Üçüncü fıkra 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile iptal edilmiştir)
Kendisine görev verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu reddedebilir.
Ret sebeplerinin yerinde olup olmadığına baro yönetim kurulu karar verir.
Vekâlet görevi, temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın, bu
görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yürür. Yapılan işlerin ücretini,
kendisine vekâlet olunan avukat öder. Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro
yönetim kurulu tarafından belirtilir.
Büro edinme zorunluluğu:
Madde 43 - Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro
bölgesinde bir büro kurmak zorundadır. Büronun niteliklerini barolar belirtir.
23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre
anagayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat
maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık büroları faaliyet
gösterebilir. Bu konuda, yönetim planındaki aksine hükümler uygulanmaz.
Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı
büro edinemezler (Cümle 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik). Avukatlık ortaklığı yurt içinde şube
açamaz. Milletvekilleri, milletvekilliği süresince avukatlık yapamazlar.
Bürosunu veya konutunu değiştiren avukat yenilerinin adreslerini bir hafta
içinde baroya bildirmek zorundadır.
Avukatların büro kurma giderlerinin karşılanması için kredi ve finans
kuruluşları ile kredi veren kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun şartlarda
finansman desteği sağlanır. Desteğin sağlanmasına ilişkin usul ve esaslar,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının
görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından belirlenir. (05.04.2023 / 32154 R.G. 7445 sk ile eklenmiştir)
Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları
Madde 44 - (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlar, meslekî çalışmalarını aynı büroda birlikte veya avukatlık
ortaklığı şeklinde de yürütebilirler.
A) Aynı büroda birlikte çalışma
Birlikte çalışma, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı
birden çok avukatın meslekî çalışmalarını bir büroda yürütmeleridir. Bu
birlikteliğin tüzel kişiliği yoktur, yapılan iş ticarî sayılmaz.
Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının
yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur. Karşılıklı hak
ve yükümlülükler, gelir ve giderlerin paylaşılması, büro yönetimi,
birlikteliğin sona ermesi birlikte çalışanlarca belirlenir ve yazılı olarak
kayıtlı oldukları baroya bildirilir.
B) Avukatlık ortaklığı
Avukatlık ortaklığı, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı
birden çok avukatın bu Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları
tüzel kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek çalışması olup,
ticarî sayılmaz ve vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler
uygulanır. Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya
soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir. Yabancı
sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen
yabancı avukatlık ortaklıkları, bu Kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine
uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası
hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık
ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da yabancı avukatları da
kapsar. Bu nev'i avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olması
şartı aranmaz. Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasına bağlıdır.
Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun olarak düzenlenen avukatlık
ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından Baro
Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla tüzel kişilik kazanır. Yazılma
istemi, ancak Kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle
reddedilebilir. Bu durumda 8 inci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Ana
sözleşmenin bir örneği Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.
a) Ortakların hak ve borçları
1. Ortaklık payları ve oranları serbestçe belirlenir. Ortakların payı,
ancak ortaklara veya avukat olan üçüncü kişilere devredilebilir. Ortakların pay
devrinin sözleşme ile yasaklanması veya ortakların pay devrine onay
vermemeleri, mirasçının avukat olmaması ya da ortaklığı kabul etmemesi, ortağın
emeklilik veya sağlık nedenleri ile avukatlığı bırakması, baro levhasından
silinmesi, meslekten çıkması veya çıkarılması, ortaklıktaki payına haciz
konulması halinde ortaklık payı gerçek değeri üzerinden diğer ortaklar
tarafından payları oranında alınır. Bu işlemlerin üç ay içerisinde
sonuçlandırılmaması halinde, yönetmelikteki tasfiye hükümleri uygulanır.
2. Vekâletnameler ortaklık adına düzenlenir. Ortaklık iş veya davayı takip
edecek avukatlara yetki belgesi verir.
3. Avukatlık ortaklığı, amacın dışında hak ve mal edinemez, üçüncü
kişilerle ortaklık kuramaz, tüzel kişilerin paylarını alamaz. Ortaklar; birden
fazla avukatlık ortaklığının ortağı olamaz, ortaklığın bürosu dışında büro
edinemez ve bağımsız olarak dava ve iş takip edemezler.
4. Avukatlık ortaklığı; ortaklarının ve çalışan avukatların ortaklık ile
ilgili her türlü işlem, eylem ve borçlarından dolayı bunlarla birlikte
müştereken ve müteselsilen sınırsız sorumludur. Ortakların ve ortaklıkta
çalışan avukatların meslekî görevlerinden dolayı Avukatlık Kanunu ve meslek
kurallarına göre sorumlulukları saklıdır. Avukatlık ortaklıkları hakkında da bu
Kanundaki disiplin işlem ve cezaları uygulanır.
5. Defter ve kayıtların tutulmasından ortaklığın yönetim ve temsili ile
görevli ortak sorumludur. Avukatlık ortaklığı; iş ve dava defteri, pay defteri,
karar defteri, gelir-gider defteri ve demirbaş defteri tutmak zorundadır.
b) Uyuşmazlıkların çözümü
Avukatların birlikte çalışmalarından veya avukatlık ortaklığında;
ortakların kendi aralarında ve ortaklıkla ilgili her türlü uyuşmazlıklar ile
ortaklık pay devir ve intikalinde bedele ilişkin olarak üçüncü şahıslarla
aralarında çıkacak anlaşmazlıklar, bu Kanunun 167 nci maddesinde tanımlanan
hakem kurulu tarafından, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine göre çözümlenir.
c) Avukatlık ortaklığı tip ana sözleşmesinde bulunması gereken; ortakların
kimlik bilgileri, ortaklığın unvanı ve adresi, ortaklık payları, ortaklar
arasındaki ilişkiler, iş ve davalarla ilgili iş bölümü, yönetici ortakların
yetkileri, ortaklığın yönetimi ve temsili, ortaklar kurulu, kurulun görev ve
yetkileri, gelir ve giderin paylaşılması, denetim, ortaklıktan çıkma,
çıkarılma, pay devri, ortaklığın sona ermesi, fesih, infisah ve tasfiye gibi
hususların esas, şekil ve şartları Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca
hazırlanıp Adalet Bakanlığınca onaylanarak Resmî Gazete'de ilan edilen
yönetmelikte düzenlenir.
Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler:
Madde 45 - Avukatlar ve avukatlık ortaklıkları, bürolarında yalnız avukatlık mesleği
için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Hâkimliğe ve avukatlığa engel suçlardan biri ile hükümlü olanlar veya
avukatlıktan yasaklananlarla her ne şekilde olursa olsun işbirliği edilemez
veya bu gibiler büroda çalıştırılamaz.
Yukarıdaki hükümlere aykırı hareket eden avukat, ilk defasında işten,
tekrarında meslekten çıkarma; avukatlık ortaklığı ilk defasında işten çıkarma,
tekrarında ise avukatlık ortaklığı sicilinden silinme cezası ile
cezalandırılır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İşlerin stajiyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının incelenmesi ve
dosyadan örnek alma:
Madde 46 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında çalışan
sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri yollarla örnek
aldırabilir. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tâbi değildir.
Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.
Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname
ibraz etmeyen avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi
verilmez.
Çekişmeli hakları edinme yasağı:
Madde 47 - Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların
edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren
bir yıl sürer.
Birinci fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı
avukatları da kapsar.
Ancak, 164 üncü madde hükmü saklıdır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Avukata çıkar karşılığında iş getirme:
Madde 48 - Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da
herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı
kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu eylemi yapanlar memur iseler, verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı
olamaz.
Avukatların resmi kılık ve kıyafeti: (15.07.2020 / 31186 R.G.
7249 sk ile değişik)
Madde 49 -
Avukatlar, mahkemelere Türkiye Barolar Birliği tarafından şekli belirlenen
cübbeyle çıkmak zorundadır.
Avukatlara, staj dönemi de dâhil olmak üzere, baro ve Birliğin iş ve
işlemleri ile mesleğin icrası kapsamında kılık ve kıyafetle ilgili herhangi bir
zorunluluk getirilemez.
Baroya ve avukatlara ayrılacak yer:
Madde 50 - Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme
salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer
ayrılması zorunludur. Birden fazla baronun bulunduğu illerde baro için
ayrılacak yer Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilir ve Birlik, barolara
kayıtlı avukat sayısını esas alarak bu yeri barolara tahsis eder.
Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun
bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve
İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Danışma yapılması uygun olmıyan yerler:
Madde 51 - Avukatlar, baroda yazılı olan bürolarından başka yerlerde, mahkeme
salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde iş sahipleri ile hukuki
danışmada bulunmaktan ve iş kabul etmekten yasaklıdırlar.
Yukarıki fıkra hükmü, avukatın özel olarak çağrıldığı hallerde uygulanmaz.
Dosya tutmak:
Madde 52 - Avukat, üzerine aldığı her iş yahut yazılı mütalâasına başvurulan her husus
hakkında düzenli dosya tutmak zorundadır.
Avukat, kendisi tarafından yazılan veya taslağı yapılan her belgeyi
imzalamakla yükümlüdür.
Görüşmelere ait tutanak:
Madde 53 - Avukat, iş için yaptığı görüşmelerden gerekli saydıklarını bir tutanakla tespit
eder. Tutanağın altı, görüşmede bulunanlar tarafından imzalanır.
Sicil cüzdanları:
Madde 54 - Levhada yazılı olan her avukatın bağlı olduğu baroda, Türkiye Barolar
Birliğinden gönderilen örneğe göre düzenlenecek bir sicil cüzdanı bulunur. Bu
cüzdan gizlidir; ancak sahibi veya vekâlet vereceği başka bir avukat tarafından
her zaman görülebilir ve gerekli not alınabilir.
Bir barodan diğerine nakil halinde, cüzdan, nakledilen baro başkanlığına
gönderilir.
Reklam yasağı:
Madde 55 - Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve
harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat
unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da
uygulanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince
düzenlenecek yönetmelikle belirlenir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Örnek çıkarabilme ve tebligat yapabilme hakkı:
Madde 56 - Usulüne uygun olarak düzenlenen ve avukata verilmiş olan vekâletname 52 nci
maddede yazılı dosyada saklanır. Avukat, bu vekâletnamenin örneğini çıkarıp
aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabilir. Avukatın çıkardığı
vekâletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek
ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir.
Asıllarının verilmesi kanunda açıkça gösterilmiyen hallerde avukatlar,
takibettikleri işlerde, aslı kendilerinde bulunan her türlü kâğıt ve belgelerin
örneklerini kendileri onaylıyarak yargı mercileri ile diğer adalet dairelerine
verebilirler.
Aslı olmayan vekâletname veya diğer kâğıt ve belgelerin örneğini onaylayan
yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Avukatlar, vekâlet aldıkları işlerde, ilgili yargı mercii aracılığı ile ve
bu yargı merciinin tebligat konusunda bir kararı olmaksızın, diğer tarafa adli
kâğıt ve belge tebliğ edebilirler. Tebliğ edilen kâğıt ve belgelerin birer
nüshası, gerekli harc, vergi ve resim ödenmek şartiyle, ilgili yargı merciinin
dosyasına konur.
Avukatlar veya avukatlık ortaklığı başkasını tevkil etme yetkisini haiz
oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya
avukatlık ortaklığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebilir. Bu
yetki belgesi vekâletname hükmündedir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Vekâletnameler Türkiye için tek tip olup, vekâletnamenin biçim ve içeriği
Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanır. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Avukata karşı işlenen suçlar:
Madde 57 - Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar
hakkında, bu suçların hâkimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı:
Madde 58 - (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların
organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan
dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun
işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve
konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak
Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı
ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı
suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.[17]
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın
inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar
tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da
verilemez.
Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı
mahkeme:
Madde 59 - 58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza
İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması
gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en
yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son
soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere
ağır ceza mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri
uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine
avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya
kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan
tarafından derinleştirilir.
Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların
duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Bu durum ve
yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya
bildirilir[1]. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların
organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar
nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci
fıkrası uygulanmaz. (15.07.2020 / 31186 R.G. 7249 sk ile eklenmiştir)
İtiraz hakkı:
Madde 60 - 59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son
soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet
Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir.
Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere,
itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.
Suçüstü hali:
Madde 61 - (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü
halinde soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre
yapılır.
Görevi kötüye kullanma:
Madde 62 - (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar
Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş
bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.
Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması:
Madde 63 - Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar,
şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip
edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı
bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. Şu kadar ki, baro
levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını
sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve
yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını
kullanabilirler.
Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı
tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak
devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara
ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılırlar. (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına giren
bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma
sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir.
Baro yönetim kuruluna karşı özel görevler:
Madde 64 - Denetleme ve şikâyetle ilgili meselelerde avukat, bu kanunda gösterilen
meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı düşmedikçe, kayıtlı olduğu baro
başkanına veya yönetim kuruluna yahut bunlar tarafından görevlendirilen
üyelerden birine bilgi vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek
üzere çağırıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu kurul
üyelerinden birinin davetine uymak zorundadır.
Birinci fıkrada yazılı zorunluğa uymayan avukat hakkında, kayıtlı olduğu
baro yönetim kurulu, onbin liradan yüzbin liraya kadar para cezası verebilir.
Bu ceza her davet ve isteğe uymama halinde yeniden verilebilir. Ancak,
gönderilen yazıda, davet ve isteğe uymama halinde para cezası verileceğinin
belirtilmiş olması şarttır. (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Bu para cezasına karşı, tebliğinden itibaren onbeş gün içinde, kararı veren
baronun disiplin kuruluna itiraz olunabilir. Baro disiplin kurulunun kararı
kesindir.
Yukarıki fıkralar gereğince hükmedilen para cezaları, bu kanunun disiplin
cezalarına ilişkin hükümlerine göre tahsil edilir ve baroya irat yazılır.
Baro keseneği:
Madde 65 - Baro keseneğinin yıllık miktarı, genel kurulca belirlenir ve her yılın ocak
ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir. Şu kadar ki, mesleğin ilk beş
yılında baro keseneği alınmaz. Vadesinde ödenmeyen keseneğe T.C. Merkez Bankası
reeskont işlemlerinde uygulanan faiz oranında yıllık temerrüt faizi uygulanır.
Avukatlık Kanununun 72 ve 73 üncü madde hükümleri saklıdır.
YEDİNCİ KISIM
Baro Levhası ve Avukatlar Listesi
Levhaya yazılma yükümlülüğü:
Madde 66 - Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro
levhasına yazılmakla, yükümlüdür. Bir ilde birden fazla baronun bulunması
hâlinde avukat, bunlardan birinin levhasına yazılır.
Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle,
memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.
Avukatlığın sürekli olarak başka bölgede yapılması:
Madde 67 - Bir avukat, levhasında yazılı bulunduğu baro bölgesi dışında sürekli olarak
avukatlık eder veya disiplin cezası gerektiren bir eylemde bulunursa, bu
tespiti yapan baronun yönetim kurulu tarafından bu konuda düzenlenecek tutanak,
gereken işlem yapılmak üzere, avukatın levhasında yazılı olduğu baroya
gönderilir.
Başka baroya nakil:
Madde 68 - Bir barodan diğer baroya nakil hakkındaki istekler, levhasına yazılmak
istenen baro yönetim kuruluna yazı ile yapılır.
Nakil dilekçelerine hangi belgelerin ekleneceği ve nakilde ne gibi
usullerin uygulanacağı yönetmelikte gösterilir.
Nakille ilgili inceleme ve istemin kabulü:
Madde 69 - Nakil isteği ile başvurulan baronun yönetim kurulu, istekte bulunan avukat
hakkında gerekli gördüğü her türlü inceleme ve işlemleri yapar ve özellikle
avukatın disiplin kovuşturması altında olup olmadığını, ödenecek borcu bulunup
bulunmadığını levhasına yazılı olduğu barodan sorar. (…) avukatın baroya
borçlarını ödemesinden evvel hiçbir işlem yapılamaz.
Nakil isteminin kabulü halinde verilecek karar, nakledilen baro yönetim
kurulu tarafından Türkiye Barolar Birliğine ve avukatın ayrıldığı baroya derhal
bildirilir.
Nakil isteminin reddi:
Madde 70 - Nakil isteminin, levhasına yazılmak için başvurulan baroca reddi halinde,
nakil isteğinde bulunan avukat, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren onbeş
gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
Baro yönetim kurulu, nakil isteminin baroya varışı tarihinden itibaren bir
ay içinde bir karar vermezse istem reddedilmiş sayılır. Bu halde bir aylık
sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde ilgili, Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine vereceği kararlar kesin olup bu
kararlara karşı ilgili tarafından İdari Yargı Merciine başvurulabilir.
Türkiye Barolar Birliği itiraz dilekçesinin varışı tarihinden itibaren üç
ay içinde bir karar vermezse itiraz reddedilmiş sayılır.
Türkiye Barolar Birliği itirazın kabulü hakkındaki kararını, avukatın
naklettiği ve ayrıldığı barolara derhal bildirir.
Levhadan ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme
Madde 71 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Levhadan silme ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararını avukatın
veya avukatlık ortaklığının kayıtlı olduğu baronun yönetim kurulu verir.
Bu karardan önce avukatın yazılı cevabı istenmekle birlikte kendisinin
dinlenmesi veya dinlenmek üzere yapılan çağrıya süresi içinde uymamış olması
şarttır. Avukatlık ortaklığı hakkında da karar verilmesi için ortaklık
tarafından görevlendirilecek bir ortağın dinlenmesi veya yapılan çağrıya
uyulmamış olması gereklidir.
Levhadan ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararı gerekçeli olarak
verilir. Bu karara karşı avukat veya avukatlık ortaklığı tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Türkiye
Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye
Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci
fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
Levhadan ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararı kesinleşinceye
kadar ilgili avukat veya avukatlık ortaklığı avukatlık faaliyetini devam
ettirme hakkına sahiptir. Şu kadar ki; levhadan silme ve avukatlık ortaklığı
sicilinden silme kararı kesinleşinceye kadar avukatın veya avukatlık
ortaklığının görevini sürdürmesinde sakınca görülmesi halinde baro yönetim
kurulunun istemi ile baro disiplin kurulu avukatı veya avukatlık ortaklığını
geçici olarak işten yasaklayabilir.
Levhadan silinmeyi gerektiren haller:
Madde 72 - Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir:
a) Avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş
olması,
b) Ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerekli kılan
sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş bulunması,
c) Üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması veya büronun
kapatılmış yahut baro bölgesi dışına nakledilmiş bulunması, uyarıya rağmen
kayıtlı olduğu baro dışında sürekli olarak avukatlık yapan avukatın çalışmasını
sürdürdüğü baroya kaydını yaptırmaması, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
d) Baro ve Türkiye Barolar Birliği yıllık keseneklerinin veya staj
kredilerinin tebligata rağmen geri ödenmemesi, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
e) Avukatın, meslekten isteği ile ayrılmış olması,
f) Topluluk sigortası primlerinin topluluk sözleşmesinde gösterilen
zamanlarda ödenmemesi,
g) 10 uncu maddedeki engele rağmen levhaya yazılmış olması. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile eklenmiştir)
Şu kadar ki, staj sırasında mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan
işler müstesna olmak üzere, 11 inci maddede sayılan işlerden biri ile
uğraştığı, ruhsatnamenin verildiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra
anlaşılan avukat, staj süresi içinde elde ettiği ödemelerin veya gelirlerin
tutarının üç katını Baroya ödediği takdirde levhaya yeniden yazılır. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile eklenmiştir)
Baroya bildirilen büro terk edilmiş ve yenisi bildirilmemiş ise, 71 inci
maddeye göre avukatın dinlenmek üzere çağırılmasından vazgeçilebilir. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile eklenmiştir)
Levhaya yeniden yazılma hakkı:
Madde 73 - 72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin sona erdiğini
ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak hakkını kazanır. Şu kadar ki, baro
yönetim kurulu, gerekli gördüğü hallerde, sebeplerini de açıklamak suretiyle,
levhaya yeniden yazılma talebinde bulunanı, ilk yazılmaya esas olan şartların
hepsinin veya bir kısmının varlığını ispatla zorunlu tutabilir.
Ruhsatname verilmesi hükmü ayrık olmak üzere, bu kanunun 7, 8 ve 9 uncu
maddeleri levhaya yeniden yazılma istemlerinde de kıyas yolu ile uygulanır.
Levhaya yeniden yazılmasına evvelce dâhil olduğu baro tarafından karar
verilen avukattan yeniden giriş keseneği alınmaz.
Bir daha yazılmamak üzere levhadan silinme:
Madde 74 - Cezai veya disipline ilişkin bir karar sonunda meslekten çıkarılanlarla 5
inci maddenin (a) bendinde yazılı suçlardan kesin olarak hüküm giyenlerin
ruhsatnamesi baro yönetim kurulunca geri alınarak iptal ve adları bir daha yazılmamak
üzere levhadan silinir.
Bu işlerin uygulanması, kararın kesinleşmiş olmasına bağlıdır.
Baro yönetim kurullarının bu maddeye dayanarak verdiği karara karşı avukat,
kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar
Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği
kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça
karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen
bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla
aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır;
sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci
maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlar listesi:
Madde 75 - Baro yönetim kurulu üç yılda bir bölgesi içinde bulunan ve baro levhasında
yazılı olan bütün avukatların bir listesini son yılın 31 Aralık tarihine kadar
düzenler. Listeye her avukatın alfabe sırasıyla adı, soyadı, büro ve konut
adresi yazılır. Birlikte çalışan
avukatların büroları ve avukatlık ortaklıkları listede ayrıca belirtilir.
Levhadaki değişiklikler her yıl sonunda düzenlenecek ek listede gösterilir. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
Bu listenin düzenlenme şekli Türkiye Barolar Birliğince tespit edilir.
Listenin düzenlenmesinden sonra baro levhasına yazılanlara yeni listenin
düzenlenmesine kadar kullanılacak geçici bir belge verilir.
Listeden Anayasa Mahkemesine, Yüksek Mahkemelere, Adalet Bakanlığına,
Türkiye Barolar Birliğine, diğer barolara, baronun bölgesi içinde bulunan
mahkemelerle Cumhuriyet Savcılıklarına, en büyük idare amirine, diğer yargı
mercilerine, noterlere ve icra ve iflas dairelerine yeteri kadar gönderilir.
SEKİZİNCİ KISIM
Barolar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Baroların kuruluş ve nitelikleri:
Madde 76 - Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri
ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek
düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak
ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları
yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre
sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Barolar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Protokolde barolar, İl Cumhuriyet Başsavcısının yanında yer alır. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baronun kurulması, organlarının görevden
uzaklaştırılması ve görevlerine son verilmesi:
Madde 77 - Bölgesi içinde en az otuz avukat bulunan her il merkezinde bir baro
kurulur. Kurulmuş olan barolarda avukat sayısının otuzun altına düşmesi halinde
de ikinci fıkra hükmü uygulanır. Beşbinden fazla avukat bulunan illerde asgari ikibin
avukatla bir baro kurulabilir. Bu sayıların belirlenmesinde baro levhasına
kayıtlı avukatlar ile kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi
teşebbüslerinde görev yapan avukatlar esas alınır. Kuruluş müracaatında,
kuruluş talebini içeren dilekçe ile ikibin avukatın imzasının ve bu avukatların
belirlediği dört kişilik kurucular kurulunun isimlerinin yer aldığı liste
Türkiye Barolar Birliğine verilir. Birlik, kuruluş işlemlerini yerine getirmek
üzere kurucular kurulunu görevlendirir. Kurucular kurulu en geç altı ay içinde
organ seçimlerini yapmak üzere kuruluş genel kurulunu toplar ve yeni baronun
kuruluşunu tamamlayarak Birliğe bildirir. Yeni kurulan baro, seçimli ilk olağan
genel kurulunu yapıncaya kadar Birlikte temsil edilmez ve seçimli ilk olağan
genel kurulunu 82 nci madde hükmü uyarınca yapar. Avukat sayısının ikibinin altına
düşmesi hâlinde Birlik, asgari avukat sayısının altı ay içinde sağlanmasını
yazılı olarak ilgili baroya bildirir. Verilen süre içinde eksiklik
giderilemezse baronun tüzel kişiliğine Birlik tarafından son verilir ve son
verme kararı Birliğin resmi internet sitesinde ilan edilir. Tüzel kişiliği sona
eren baroya kayıtlı avukatlar ve stajyerler ilan tarihinden itibaren onbeş gün
içinde o ilde bir baro varsa o baroya, birden fazla baro varsa diledikleri
baroya kaydolur ve bunların devam eden iş ve işlemleri kaydoldukları baro
tarafından yürütülür. Tüzel kişiliği sona eren baronun tasfiye işlemleri son
yönetim kurulu tarafından Birliğin denetim ve gözetiminde yapılır ve kalan
malvarlığı Birliğe geçer. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baro kurulmayan yerlerin en yakın baroya bağlanmasına veya bunların
birleştirilerek bir baro kurulmasına ve merkezlerinin belirlenmesine Türkiye
Barolar Birliği karar verir. Türkiye Barolar Birliği yeni kurulacak baro
bölgesinde bürosu bulunan levhaya kayıtlı avukatların listesini düzenleyerek bunlardan
en kıdemli avukatı, yeni baroyu kurmakla görevlendirir. Görevli avukatın
seçeceği ve başkanlığını yapacağı dört kişilik kurucu kurul en geç altı ay
içinde yeni baronun kuruluşunu tamamlar ve Türkiye Barolar Birliğine bildirir.
Baro yönetim kurulunun yedekleri ile birlikte istifa etmesi halinde baroyu üç
ay içinde seçime götürmek kaydıyla aynı kurul oluşturulur. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Barolar, kuruluşlarını Türkiye Barolar Birliğine bildirmekle tüzel kişilik
kazanırlar. Aynı ilde yeni bir baronun kurulması hâlinde Türkiye Barolar
Birliği, tüzel kişilik kazanma tarihini esas almak ve birden başlamak suretiyle
baroları o ilin adıyla numaralandırır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Türkiye Barolar Birliği, kuruluşu Adalet Bakanlığına bildirir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Amaçları dışında faaliyet gösteren barolar ile Türkiye Barolar Birliği
sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin
seçilmesine, Adalet Bakanlığının veya bulundukları yer Cumhuriyet
Başsavcılığının istemi üzerine, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince basit usule
göre yargılama yapılarak karar verilir ve dava en geç üç ay içinde
sonuçlandırılır.
Görevlerine son verilen organların yerine en geç bir ay içerisinde yenileri
seçilir. Yeni seçilenler eskilerin süresini tamamlarlar.
Adalet Bakanlığının bu Kanun uyarınca baro organlarının işlemleri hakkında
onay mercii olarak verdiği kararları görevli baro organları aynen yerine
getirmekle yükümlüdürler. Bakanlık kararını idari yargı merciinin yürütmenin
durdurulmasına veya esasına ilişkin kararı veya kanuni bir sebep olmaksızın
yerine getirmeyen veya eski kararda direnme niteliğinde yeni bir karar veren
veya kanunun zorunlu kıldığı işlemleri Bakanlığın uyarısına rağmen yerine
getirmeyen baro organları hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
Görevlerine son verilen organ üyelerinin kanunda yazılı ceza sorumlulukları
saklıdır. Bu organların yukarıdaki fıkra gereğince görevlerine son verilmesine
neden olan tasarrufları hükümsüzdür.
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca
varsa, barolar ile Türkiye Barolar Birliği, vali tarafından faaliyetten men
edilebilir. Faaliyetten men kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin
onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde, bu
idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Göreve son verme ve görevden uzaklaştırma hükümleri Baro Genel Kurulu
hakkında uygulanmaz.
Görevlerin parasız oluşu ve bir kişide birleşemiyecek görevler:
Madde 78 - Baro başkanlığı, başkanlık divanı, yönetim, denetleme ve disiplin kurulları
üyelikleri ile baro menfaatlerini gözetme, temsil ve savunma hususunda
avukatlara verilen işler ücretsiz görülür.
Yolculuk ve ikamet giderleriyle diğer zaruri giderler baro kasasından
ödenir.
Baro başkanlığı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyelikleri ve denetçilik
bir kişide birleşemez.
Şu kadar ki, levhada yazılı avukat sayısı kırktan az olan barolarda
disiplin kurulu üyeliği ile denetçilik bir kişide birleşebilir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İKİNCİ BÖLÜM
Baroların Organları
Organlar:
Madde 79 - Baroların organları şunlardır:
1. Baro genel kurulu,
2. Baro yönetim kurulu,
3. Baro başkanlığı,
4. Baro başkanlık divanı,
5. Baro disiplin kurulu,
6. Baro denetleme kurulu,
I - Baro genel kurulu:
Kuruluşu:
Madde 80 - Baro genel kurulu, baronun en yüksek organı olup levhada yazılı bulunan
bütün avukatlardan kurulur.
Görevleri:
Madde 81 - Genel Kurulun görevleri şunlardır:
1. Yönetim, disiplin ve denetleme kurulları üyeleri ile baro başkanını ve
Türkiye Barolar Birliği delegelerini seçmek,
2. Levhaya, avukatlık ortaklığı siciline yazılacakların giriş keseneğini
avukatlar için en az ikibin en çok sekizbin, avukatlık ortaklıkları için en az
yirmibin en çok seksenbin; yıllık keseneğini de, avukatlar için en az bin en
çok dörtbin, avukatlık ortaklıkları için en az onbin en çok kırkbin gösterge
rakamının her yıl bütçe kanununda Devlet memurları için belirlenen maaş
katsayısının çarpımı ile elde edilecek miktar oranında tespit etmek ve bunların
ödeneceği tarihleri belirlemek. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
3. Yönetim kurulunun, baronun gelir ve giderleri ile mallarının yönetimi
hakkında vereceği hesapları incelemek ve yönetim kurulunun ibra edilip
edilmiyeceği hakkında karar vermek,
4. Baro bütçesini onaylamak,
5. Yönetim kurulunca hazırlanacak iç yönetmeliği inceliyerek onaylamak,
6. Mevcut mevzuatın baro yönetim kuruluna verdiği yetkinin dışında, muhtaç
avukatlarla bunların ölümlerinde geride bıraktıkları kimselere yapılacak
yardımın şekil ve miktarını tespit etmek,
7. Mesleke ait istekleri görüşüp karara bağlamak,
8. Avukat bürolarının niteliklerini belirtmek,
9. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Olağan toplantı:
Madde 82 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Genel kurul son rakamı çift olan yıllarda olmak kaydıyla iki yılda bir Ekim
ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine gündemindeki maddeleri
görüşmek üzere toplanır.
Olağanüstü toplantı:
Madde 83 - Türkiye Barolar Birliği, baro başkanı, yönetim veya denetleme kurulu
gerekli gördükleri hallerde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilirler.
Baro başkanı, levhada yazılı avukatların beşte birinin, görüşme konularını
belirten yazılı istemi ile, en geç onbeş gün içinde genel kurulu olağanüstü
toplantıya çağırmak zorundadır.
Toplantıya çağrı:
Madde 84 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Genel Kurulun olağan toplantısının yeri, saati ve gündemi ile ilk
toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantının günü,
saati ve toplantı yeri, baro çevresi adalet dairelerinde ve baronun uygun bir
yerinde en az otuz gün önceden başlamak üzere, genel kurulun toplanacağı tarihe
kadar duyurulur. Bu duyuru, tebligat hükmündedir.
Genel kurul başkanlık divanı:
Madde 85 - Gerek olağan, gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında ilk iş olarak
toplantıya bir başkan, bir başkanvekili ile iki üyeden kurulu bir başkanlık
divanı seçilir. Seçim ayrı ayrı ve genel kurulca aksine karar alınmadıkça işari
oyla yapılır ve kullanılan oyların en çoğunu alanlar seçilir.
Baro başkanı ve yönetim ve denetleme kurulu üyeleri başkanlık divanına
seçilemezler.
Toplantıya katılma yükümü:
Madde 86 - Baro levhasında yazılı avukat; gerek olağan, gerek olağanüstü genel kurul
toplantılarına katılmak ve oy kullanmakla yükümlüdür. Bu toplantılara haklı bir
neden olmaksızın gelmeyenlere veya oy kullanmayanlara ilçe seçim kurulu başkanı
tarafından, o baroya kayıtlı avukatların yıllık keseneğinin üçte biri
miktarında para cezası verilir. Bu para cezaları ilgili baro başkanlığınca
tahsil edilir ve baro bütçesine gelir kaydedilir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
64 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları, bu maddeye göre verilen para cezaları
hakkında da uygulanır.
Görüşme ve karar yeter sayısı:
Madde 87 - Genel kurul, levhada yazılı avukatların yarıdan bir fazlasının katılmasiyle toplanır.
Birinci fıkrada yazılı çoğunluk sağlanamazsa, toplantı zorunlu bir neden
olmadıkça bir hafta sonraya bırakılır. Şu kadar ki, bu erteleme onbeş günü
aşamaz. Bu toplantıda, üye sayısı altmışa kadar (altmış dâhil) olan barolarda
en az üçte bir, dörtyüze kadar olanlarda (dörtyüz dâhil) beşte bir ve
dörtyüzden fazla olanlarda onda bir üye katılmadıkça toplantı ve görüşme
yapılamaz. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Yukarıdaki hükümlere göre yetersayı bulunmak şartiyle, kararlar,
tekliflerden en çok oy alanın kabul edilmiş sayılması suretiyle verilir.
Oyların eşitliği halinde genel kurul başkanının bulunduğu taraf üstün sayılır.
(Dördüncü Fıkra 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Bir üye kendini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu esas
uygulanmaz.
Genel kurulun kararları, bir tutanakla tespit edilir. Tutanak, genel kurul
başkanlık divanı tarafından imzalanır ve Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.
Gündem dışı görüşme yasağı:
Madde 88 - Genel kurul toplantısında, görüşüleceği gündemde belirtilmemiş konular
hakkında karar verilemez. Yeni bir toplantı kararı bu hükmün dışındadır.
II - Baro yönetim kurulu:
Kuruluşu:
Madde 89 - Her baronun yönetim kurulu, baro başkanı ile en az dört üyeden kurulur.
Avukat sayısı elliden yüze kadar olan barolarda altı, yüzbirden
ikiyüzelliye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan barolarda 10 asıl üye
ve her baroda asıl üye sayısınca yedek üye bulunur.
Baro başkanı, yönetim kurulunun başkanıdır.
Seçilme yeterliği, engelleri ve seçimin şekli:
Madde 90 -
Yönetim Kurulu üyeleri levhada yazılı ve avukatlıkta en az beş yıl kıdemli
olan avukatlar arasından seçilir. Üye sayısı yüzden az olan barolarda beş
yıllık kıdem şartı aranmaz.
Haklarında avukatlığa engel bir suçtan dolayı son soruşturma açılmasına
karar verilmiş veya geçmiş beş yıl içinde disiplin kurulunca verilecek
kesinleşmiş bir kararla kınama, para veya işten çıkarılma cezalariyle tecziye
edilmiş olanlar Yönetim Kurulu Üyesi seçilemezler. 77 nci madde hükmüne
dayanılarak görevine son verilenler, yapılacak ilk genel kurulda baro
organlarına aday olamazlar.
(Üçüncü Fıkra 08.05.1984 - 3003 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Yönetim Kurulu üyeleri gizli oy ile seçilirler. Oy puslasına seçilecek asıl
üye tamsayısının yarısından en az bir fazla isim yazılması zorunludur. Bundan
noksan isim yazılmış oy pusulaları geçerli değildir. Oy pusulasına seçilecek
asıl üye sayısından fazla ad yazıldığı takdirde, sondan başlanarak fazla adlar
hesaba katılmaz.
Adaylar aldıkları oyların sayısına göre sıralanır ve en çok oy alandan
başlanmak üzere önce asıl, sonra yedek üye seçilmiş olanlar bu sıraya göre
tespit edilir. Adayların aldıkları oylarda eşitlik halinde meslek kıdemi fazla
olan, kıdemleri de eşitse, adayların yaşlısı sırada önalır. Yedek üyeler
aldıkları oy sayısına göre bulundukları sıra gözönünde tutularak Kurulda göreve
çağırılır.
Seçim yeterliğini kaybeden Yönetim Kurulu üyelerinin görevi kendiliğinden
sona erer.
Seçim dönemi:
Madde 91 - Yönetim Kurulunun görev süresi iki yıldır. Süresi dolan Yönetim Kuruluna
mensup üyeler yeniden seçilebilirler.
Seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 92 - Seçim dönemi bitmeden önce ayrılan yönetim kurulu üyesinin yeri, en çok oy
almış yedek üye ile doldurulur. (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Yönetim Kurulu üyelerinden biri hakkında 90 ıncı maddeye göre seçilmeye
engel bir suçtan dolayı kamu davası açılmış ise, dava sonuna kadar bu üye
Yönetim Kuruluna katılamaz; yeri yedek üye ile doldurulur.
Toplantılar:
Madde 93 - Yönetim Kurulu, Baro Başkanı tarafından, doğrudan doğruya veya üyelerden
birinin görüşme konusunu taşıyan yazılı
isteği üzerine toplantıya çağırılır.
Yönetim Kurulu salt çoğunlukla toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu
ile karar verir. Oylarda eşitlik halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün
tutulur. Baro Başkanı veya Yönetim Kurulu üyeleri, ilgili oldukları işlerin
görüşülmesine katılamazlar.
Yönetim Kurulu kararları hakkında düzenlenen tutanak başkan ve üyeler
tarafından imzalanır.
Toplantıya çağrı:
Madde 94 - Yönetim kurulu üyeleri, baro başkanının çağrısı üzerine toplanır. Ardı
ardına üç toplantıya özürsüz olarak katılmamış olan üyenin yönetim kurulu
kararı ile üyeliği düşürülür. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye
Barolar Birliğine itiraz olunabilir. İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz.
Yönetim kurulunun görevleri:
Madde 95 - Yönetim kurulu, kendisine kanunen verilen görevleri yerine getirmekle
yükümlü olup, baronun işlerini kovuşturur ve menfaatlerini korur.
Yönetim kurulunun başlıca görevleri
şunlardır:
1. Avukatlık onurunun ve meslek düzeninin korunmasını, meslekin adalet
amaçlarına uygun olarak bağlılık ve onurla yapılmasını sağlamak,
2. Stajiyer ve avukatların baroya kabul ve levhaya yazılma veya nakil
işleri hakkında karar vermek,
3. Baro levhasını düzenlemek, avukatların listesini ve avukatlık ortaklığı
sicilini tutmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
4. Meslekî ödevler hususunda baro mensuplarına yol göstermek ve onlara
bilgi vermek ve meslekî görevlerin yapılıp yapılmadığını denetlemek, mesleğe ve
meslek mensuplarına yönelik hak ihlâllerine karşı avukatlık mesleğini ve
meslektaşlarını savunmak, bu konularda her türlü yasal ve idarî girişimde
bulunmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
5. Levhaya yazılı avukatlar arasında, avukatlarla avukatlık ortaklıkları,
avukatlık ortaklığının ortakları arasında ve bunlarla iş sahipleri arasında
çıkan anlaşmazlıklarda istek üzerine aracılık etmek ve arabulmak, ücret
uyuşmazlıklarında sulha davet etmek, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
6. Baro mallarını idare ve muhtaç avukatlara yapılacak yardımı şeklini
tespit etmek,
7. Baro mallarının idaresi hakkında raporlar hazırlayarak genel kurula
hesap vermek ve bütçeyi hazırlayıp genel kurulun onayına sunmak, (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
8. Baro adına menkul ve gayrimenkul almak, satmak, ipotek etmek ve bu
mallar üzerinde her türlü ayni haklar tesis eylemek ve kaldırmak, bu hususlarda
baro başkanına özel yetki vermek,
9. Staj işlerini düzenlemek ve denetlemek,
10. Yönetim kurulu üyelerinin istifaları hakkında karar vermek,
11. Adli müzaharet bürosu kurup yönetmek,
12. Genel kurul gündemini hazırlamak,
13. Genel kurul kararlarını yerine getirmek,
14. Baronun ücretli memurlarının özlük işlerini düzenlemek ve yürütmek,
15. İç yönetime ait bütün işleri görmek, yönergeleri düzenlemek, (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
16. Adalet Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve disiplin kurulu
kararlarını yerine getirmek,
17. Bakanlıkların yahut mahkeme veya resmi kurumların istediği konularda
görüşünü bildirmek,
18. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
19. Baro bölgesindeki adliye merkezlerinde temsilcilikler kurmak, (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
20. 167 nci maddede belirtilen Hakem Kuruluna katılacak avukat hakemleri
seçmek, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
21. Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu
kavramlara işlerlik kazandırmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
22. Avukatlık ortaklığı anasözleşmesinin, tip anasözleşmeye uygunluğunu
incelemek ve avukatlık ortaklığı siciline tesciline karar vermek. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Yönetim kurulu, ikinci fıkranın 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı
görevleri bazı üyelerine devredebilir.
III - Baro başkanlığı;
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 96 - Baro başkanı iki yıllık bir görev süresi için seçilir. Yeniden seçilmek
caizdir.
Baro başkanı, levhada yazılı ve avukatlıkta en az on yıl kıdemli avukatlar
arasından gizli oyla seçilir. Üye sayısı yüzden az olan barolarda kıdem şartı aranmaz.
(10.05.2001
/ 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
90 ıncı maddenin ikinci ve altıncı fıkraları hükümleri, baro başkanının
seçimi hakkında da kıyasen uygulanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Seçim döneminin bitmesinden önce ayrılan baro başkanının yerine baro
yönetim kurulu tarafından, kendi üyeleri arasından, kalan süreyi tamamlamak
üzere baro başkanı seçilir. (15.07.2020 / 31186 R.G. 7249 sk ile değişik)
Görevleri:
Madde 97 - Baro başkanının görevleri şunlardır:
1. Baroyu temsil ve yönetim kuruluna başkanlık etmek,
2. Genel kurul, yönetim kurulu ve disiplin kurulu kararlarını yerine
getirmek ve günlük işlemleri yürütmek,
3. 95 inci madde gereğince verilen izin ve yetki dairesinde baro adına
iltizam ve iktisapta bulunmak, yüklenmelere girişmek, baroya yapılan bağışları
kabul etmek ve bütçeyi uygulamak,
4. Mahkeme ve resmi dairelerde baroyu temsil edecek ve savunacak avukatları
tayin etmek,
5. Avukat sicillerinin Türkiye Barolar Birliği tarafından gönderilen
örneğine uygun olarak düzenlenmesini ve korunmasını sağlamak,
6. Meslek onuru ve bağımsızlığı ile ilgili işlerde kanunlar ve meslek
kurallarının gereğini her türlü organlara karşı savunmak ve bu konuda doğrudan
doğruya veya dolayısiyle kendisini göreve zorlıyan hususları yapmak,
7. Baronun ve yönetim kurulunun çalışmaları hakkında her yıl Türkiye
Barolar Birliğine yazılı bir rapor vermek,
8. Başkanlık Divanı olmıyan barolarda, divanın diğer üyelerine ait
görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak,
9. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
IV - Baro başkanlık divanı:
Kuruluşu ve seçimi:
Madde 98 - Başkanlık divanı:
1. Baro Başkanı,
2. Baro Başkan Yardımcısı,
3. Baro Genel Sekreteri,
4. Baro Saymanından,
İbarettir.
Başkanlık divanı kurulması, 50 den fazla üyesi bulunan barolar için
zorunludur.
Divanın başkan dışındaki üyeleri, yönetim kurulu için yapılan her seçimden
sonraki ilk toplantıda bu kurul tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla
seçilir.
Başkanlık divan, üyelerinden biri süresi dolmadan önce ayrılırsa, kalan
görev süresi için en geç bir ay içinde yenisi seçilir.
Başkanlık divanının görevleri:
Madde 99 - Başkanlık Divanı, kanunla veya yönetim kurulu kararı ile kendisine verilen
görevleri yerine getirir.
Divan, baro mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır ve aynı
konuda yönetim kurulunun isteğine göre, bu kurula yazılı veya sözlü bilgi
verir.
Baro başkan yardımcısının görevleri:
Madde 100 - Baro Başkan yardımcısı, baro başkanının bulunmadığı zamanlarda veya baro
başkanlığı herhangi bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar
başkana ait yetkileri kullanır ve görevleri yerine getirir.
Baro başkan yardımcısının da yokluğunda başkana ait yetkilerin kullanılması
ve görevlerin yerine getirilmesi yönetim kurulunun meslekte en kıdemli üyesine
aittir.
Baro genel sekreterinin görevleri:
Madde 101 - Baro genel sekreteri, yönetim kurulu toplantılarına ait tutanakları
düzenler, baronun iç çalışmalariyle yazı işlerini yönetir, baro kalemine
gerekli direktifleri verir ve kalemin çalışmasını denetler.
Baro saymanının görevleri:
Madde 102 - Baro saymanı, baronun mallarını başkanlık divanı kararları gereğince
yönetmeye ve para alıp vermeye, keseneklerin toplanmasına, baroya gelir
yazılacak para cezalarının tahsiline ve bütçenin uygulanmasına dair her türlü
gözetimi yapmaya yetkilidir.
Baro saymanı, para alma ve vermede düzenlenen kâğıtları baro başkanı
yokluğunda baro başkan yardımcısı veya baro genel sekreteriyle birlikte
imzalar. (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
V - Baro disiplin kurulu:
Kuruluşu:
Madde 103 - Disiplin kurulu, avukat sayısı iki yüz elliye kadar olan barolarda 3, iki
yüz elliden fazla olan barolarda 5 üyeden kurulur. Her baroda disiplin kuruluna
üç de yedek üye seçilir.
Seçilme yeterliği ve engelleri:
Madde 104 - 90 ıncı madde hükümleri Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Seçim sonucu, Yönetim Kurulu tarafından düzenlenen bir tutanak ile Türkiye
Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim dönemi:
Madde 105 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Disiplin kurulu üyeleri iki yıl için seçilir. Süresi dolan üye yeniden seçilebilir.
Disiplin kurulu seçimden sonra ilk toplantısında üyeleri arasından bir
başkan ve bir kâtip seçer. 90, 92 ve 94 üncü maddeler hükümleri, disiplin
kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Toplantılar:
Madde 106 - Disiplin kurulu, üyelerinden en az üçü hazır bulunursa toplanır.
Kararlar, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile verilir. Oylarda eşitlik
halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Başkanın bulunmadığı zamanlarda, meslekte en kıdemli üye kurula başkanlık
eder.
Görevi:
Madde 107 - Disiplin kurulunun görevi, baro yönetim kurulunun disiplin kovuşturması
açılmasına dair kararı üzerine avukatlar hakkında disiplin kovuşturması yaparak
disiplinle ilgili kararları ve cezaları vermek ve kanunla verilen diğer
yetkileri kullanmaktır.
VI - Baro denetleme kurulu:
Kuruluş ve görevi:
Madde 108 - Baro genel kurulu, baronun mali işlerini
denetlemek üzere iki yıllık süre için kendi üyeleri arasından en çok üç asıl ve
üç yedek denetçi seçer. (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Seçim gizli oyla yapılır. 90 ve 92 nci maddeler hükümleri denetçiler
hakkında da kıyasen uygulanır.
DOKUZUNCU KISIM
Türkiye Barolar Birliği
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Birliğin kuruluş ve nitelikleri:
Madde 109 - Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılmasıyla oluşan bir
kuruluştur. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Birlik, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek
kuruluşudur.
Birliğin merkezi Ankara'dır.
Birliğin görevleri:
Madde 110 - Türkiye Barolar Birliğinin görevleri şunlardır:
1. Baroları ilgilendiren konularda her baronun görüşünü öğrenip, ortaklaşa
görüşmeler sonunda çoğunluğun düşünce ve görüşünü belirtmek,
2. Baroların çalışmalarını ortak amaca ulaşacak şekilde tasarlayıp meslekin
gelişmesini sağlamak,
3. Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlak, düzen ve
geleneklerini korumak,
4. Türkiye barolarını ve mensuplarını birbirine tanıtarak aralarındaki
meslek bağını kuvvetlendirmek,
5. Her il merkezinde baro kurulmasına ve vatandaşlarda kendilerine ait
davaları avukatlar eliyle açmanın ve savunmanın lüzum ve faydaları hakkındaki
inancı yerleştirmeye çalışmak,
6. Kanunların memleket ihtiyaçlarına uygun olarak gelişmesi ve yürütülmesi
yolunda dileklerde, yayınlarda bulunmak, gerekirse ön tasarılar hazırlamak,
7. Baroları ilgilendiren konularda görüşünü yetkili mercilere duyurmak,
8. Adalet Bakanlığının, yargı veya yasama yetkisini taşıyan mercilerin ve
baroların soracakları adli ve mesleki konular hakkında görüş ve düşüncelerini
rapor halinde bildirmek,
9. Avukatların meslekte gelişmelerini teşvik edecek ve sağlıyacak her türlü
tedbirleri almak,
10. Mahkeme içtihatlarının sistemli bir surette toplanması ve yayınlanması
için Adalet Bakanlığı ve yargı mercileri ile işbirliği yapmak,
11. Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği
görevlerin tam ve şerefli bir şekilde yerine getirilmesine çalışmak,
12. Baro mensuplarının ilmi ve mesleki seviyelerini yükseltmek için
kitaplık açmak, dergi çıkarmak, konferanslar düzenlemek, telif ve tercüme
eserler meydana getirilmesini teşvik etmek,
13. Meslekin daha cazip bir hale getirilmesi ve bu konuda yazılı amaçlara
erişilebilmesi için düşünülecek çare ve tedbirleri görüşmek üzere zaman zaman
toplantılar düzenlemek,
14. Memleket içinde kurulmuş hukukla ilgili kurul ve kurumlarla ilgilenmek
ve temaslarda bulunmak,
15. Yabancı memleket baroları, avukatlar birlikleri ve hukuk kurumları ile
temaslarda bulunmak ve uluslararası kongrelere katılmak,
16. Uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit ve tavsiye etmek,
17. Hukukun üstünlüğünü ve insan
haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
18. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
Yasaklar, mal edinme, protokoldeki yer, görevden uzaklaştırma ve göreve son
verme:
Madde 111 - Türkiye Barolar Birliği, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamaz.
Birlik, amacına uygun işlerde kullanılmak üzere taşınır ve taşınmaz mal
edinebilir.
Birlik, protokol kurallarına göre resmi törenlere katılır.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı, protokolde Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının yanında yer alır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
77 nci maddenin beş, altı, yedi sekiz ve dokuzuncu fıkra hükümleri Birlik
organları hakkında da uygulanır. Ancak, görevine son verilen organın Birlik
Yönetim Kurulu olması halinde yeni seçilenlerin görevine başladığı tarihe kadar
bu organın görevleri, kararı veren mahkemece son genel kurul delegeleri
arasından görevlendirilecek en az üç avukat tarafından geçici yönetim kurulu
sıfatıyla yürütülür.
Görevlerin ücretli oluşu:
Madde 112 - Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, başkan yardımcılığı, genel sekreterliği
ve saymanlığı görevleri ücretlidir. Birlik Yönetim Kurulunun başkanlık
divanında görev almamış olan üyeleri ile disiplin ve denetleme kurulları
üyelerine, katıldıkları toplantılar için huzur hakkı ödenir. Ücretlerle huzur
hakkının miktarları ve ödenme şekilleri birlik genel kurulunca belli edilir.
Bu kimselerden Ankara'dan başka illerden seçilenlere yolculuk, ikamet
giderleri ile diğer zaruri giderler birlik bütçesinden ödenir. Bunların miktarı
da genel kurulca belli edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Birliğin Organları
Organlar:
Madde 113 - Türkiye Barolar Birliğinin organları şunlardır:
1. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu,
2. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu,
3. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı,
4. Türkiye Barolar Birliği Başkanlık Divanı,
5. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu,
6. Türkiye Barolar Birliği Denetleme Kurulu.
I - Türkiye Barolar Birliği genel kurulu:
Kuruluşu:
Madde 114 - Türkiye Barolar Birliğinin en yüksek organı Genel Kuruldur.
Genel Kurul, baroların avukatlıkta en az on yıl kıdemi olan üyeleri
arasından gizli oyla seçecekleri üçer delege ile kurulur. Görevde bulunan baro
başkanları ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yapmış ve yapmakta olan
avukatlar, Birlik Genel Kurulunun doğal üyesidirler, oylamalara katılma, seçme
ve seçilme hakları vardır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baro genel kurullarınca ayrıca her beşbin üye için birer delege seçilir. (15.07.2020 /
31186 R.G. 7249 sk ile değişik)
Barolarca aynı sayıda yedek üyeler seçilir. Delegeler, her baronun olağan
genel kurul toplantısında iki yıl için seçilirler.
90 ıncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı engelleri bulunanlar delege
olamazlar.
Delegelerin yolculuk ve oturma giderlerini her baro kendi bütçesinden öder.
Genel Kurul toplantısının yeri, tarihi ve gündemi ile delegelerini gönderme
lüzumu, toplantılardan en az otuz gün önce, barolara yazı ile bildirilir. Asıl
üyenin mazereti olduğu takdirde, yedek üye Türkiye Barolar Birliği Genel
Kuruluna katılır ve oy kullanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Toplantılar:
Madde 115 - Birlik Genel Kurulu baro seçimlerinin yapıldığı yılın aralık ayında,
Ankara'da olağan toplantısını yapar. (15.07.2020 / 31186 R.G. 7249 sk ile değişik)
Birlik Yönetim Kurulu doğrudan veya en az yirmibeş baronun yönetim
kurullarının yazılı istemi üzerine, 117 nci maddede belirtilen görev alanıyla
sınırlı olmak kaydıyla, Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırır. Ancak
olağanüstü toplantıda seçim yapılamaz. (15.07.2020 / 31186 R.G.
7249 sk ile değişik)
Adalet Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri (…) hakkında görüş ve
düşüncelerini almak üzere Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağırılmasını
Birlik Yönetim Kurulundan istiyebilir.
Birlik Genel Kurulu başkanlık divanının seçimi hakkında 85 inci maddenin
birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Birlik organlarında görev alanlar,
başkanlık divanına seçilemezler.
Görüşme ve karar yeter sayısı:
Madde 116 - Birlik Genel Kurulu, üyelerinin en az dörttebiri katılmadıkça toplantı ve
görüşme yapamaz.
Birinci fıkrada yazılı yeter sayı olmadığı hallerde, toplantı bir ayı
geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu ikinci toplantıya da üyelerin en az
beşte biri katılmadığı takdirde, toplantı bu sayı elde edilinceye kadar bir ay
sonraki tarihlere bırakılır.
87 nci maddenin 3, 4 ve 5 inci fıkraları ve 88 inci madde hükmü Birlik
Genel Kurulu toplantıları ve görüşmeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevleri:
Madde 117 - Birlik Genel Kurulunun görevleri şunlardır:
1. Birlik Yönetim, disiplin ve denetim kurulları üyeleri ile Birlik
başkanını seçmek,
2. Kuruluş amacı içindeki işlere dair hazırlanan raporları ve gündemdeki
maddeleri görüşüp karara varmak,
3. Birlik Yönetim Kuruluna talimat vermek,
4. Birliğin hesaplarını incelemek, bütçesini onaylamak, Birlik Yönetim
Kurulunun çalışmalarından dolayı ibrası hakkında karar vermek, (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
5. Yerli ve yabancı kongrelere gidecek delegeleri seçmek, (Genel Kurul bu
yetkisini Birlik Yönetim Kuruluna verebilir.)
6. Gelecek Genel Kurul toplantı zaman ve yerini kararlaştırmak,
7. Adaleti ve mesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak,
uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit etmek, (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
8. Baroların birlik adına avukatlardan tahsil edeceği keseneğin miktarını
her avukat için yıllık baro keseneğinin yarısından fazla olmamak üzere tespit
etmek, (30.01.1986 / 19004 R.G.
3256 sk ile değişik)
9. Birlik başkanı, başkan yardımcıları, genel sekreteri ve saymanının
ücretleri ile yönetim, disiplin ve denetim kurulları üyelerine verilecek huzur
hakları miktarını ve ödenme şeklini belli etmek,
10. Bu Kanunun 49 ve 75 inci maddelerinde Birliğe verilen görevleri yerine
getirmek ve yetkileri kullanmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
11. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
II - Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu:
Kuruluşu:
Madde 118 - Birlik yönetim kurulu, birlik başkanı ile, birlik genel kurulu tarafından
kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilen on üyeden kurulur. Ayrıca on yedek
üye seçilir.
Birlik yönetim kuruluna birlik başkanı başkanlık eder.
Seçim dönemi:
Madde 119 - Birlik Yönetim Kurulunun görev süresi dört yıldır. Süresi dolan Birlik
Yönetim Kuruluna mensup üyeler yeniden seçilebilirler.
90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde hükmü Birlik
Yönetim Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar:
Madde 120 - Birlik Yönetim Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar. Başkan veya
Yönetim Kurulu üyelerinden birinin isteği ile kurul, acele hallerde her zaman
olağan üstü toplantıya çağırılabilir.
Her toplantı sonunda, gelecek toplantının günü kararlaştırılır. Toplantı
günü, üyelere çağrı mektubu ile bildirilir. Engeli olanlar, bunu en az yedi gün
önce yazı ile bildirirler.
Belgeye bağlanmış yerinde bir engele dayanmaksızın üst üste üç toplantıya
gelmiyen üye istifa etmiş sayılır.
Birlik Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve
toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Şu kadar ki, on veya
daha az üyenin katılmasiyle yapılan toplantılarda karar verilebilmesi için en
az beş üyenin bir oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, başkanın
bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevleri:
Madde 121 - Birlik yönetim kurulunun görevleri şunlardır:
1. Birlik genel kurulunu toplantıya çağırmak ve gündem hazırlamak,
2. Birliği ve mallarını yönetmek, (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
3. İki yıllık bütçeyi hazırlayıp genel kurula sunmak, (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
4. Birlik genel kurulunca alınan kararları uygulamak,
5. Birlik adına gayrimenkul almak, satmak, ipotek etmek ve bu mallar
üzerinde her türlü ayni haklar tesis eylemek ve kaldırmak, bu hususlarda ve
diğer iktisabi ve iltizami işlemlerde Birlik Başkanına yetki vermek, (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
6. Birliğin ücretli memurlarının özlük işlerini düzenlemek ve yürütmek,
7. Birlik yönetim kurulu kararlarının özetini gösteren defterleri tutmak,
8. Avukatların, aynı büroda birlikte çalışanların ve avukatlık
ortaklıklarının kayıtlarını, yönetmelikte gösterilen esas ve usullere göre
tutmak, avukatlık ortaklığı tip anasözleşmesini hazırlamak, avukatlık
ruhsatnamelerini, kimlik belgelerini ve avukatlık ortaklığı yetki belgelerini
düzenlemek ve bastırmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
9. Birliğin genel durumu ile işlemleri ve çalışmaları hakkında
Birlik Genel Kuruluna rapor vermek ve çalışma ve hesaplarından dolayı ibra
istemek, (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
10. Kanunlarla başka bir merci veya organa verilmiş olmamak şartiyle,
baroların kararlarına karşı yapılan itirazları incelemek ve karara bağlamak,
11. Bu Kanunun 31, 44, 54 ve 77 nci maddeleri ile 83 üncü maddesinde
Birliğe verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak, (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
12. Baro genel kurullarını olağanüstü toplantıya çağırmak,
13. Avukatların ve baroların hak ve menfaatlerinin korunması için ilgili
mercilere gerekli başvurmalarda bulunmak,
14. Avukatlık meslekinin gelişmesine, avukatların haklarının korunmasına ve
sosyal durumlarının geliştirilmesine yarıyacak incelemeleri yapmak, vardığı
sonuçları ve teklifleri birlik genel kuruluna sunmak.
15. Avukatlık mesleki ile ilgili olarak resmi yerlerden sorulacak hususlar
hakkında gerekli düşünce ve görüşleri bildirmek,
16. Avukatların meslekte ilerlemesi için kitaplıklar açmak, mesleki yayında
bulunmak, avukatların hazırlıyacağı eserlerin yayımına yardımcı olmak,
17. Barolar arasında çıkan anlaşmazlıkları çözümlemek,
18. Meslekî dayanışmanın sağlanması ve devamlılığı için her türlü
çalışmalarda bulunmak, mesleğe ve meslek mensuplarına yönelik hak ihlâllerine
karşı avukatlık mesleğini ve meslektaşlarını savunmak ve bu konularda her türlü
yasal ve idarî girişimde bulunmak, (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
19. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
20. (14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
III - Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı:
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 122 - Birlik başkanı, birlik genel kurulu tarafından, kendi üyeleri arasından
dört yıllık bir dönem için seçilir. Yeniden seçilmek caizdir.
90 ıncı maddenin 2, 3 ve 6 ncı fıkraları ile 96 ncı maddenin 4 üncü fıkrası
hükmü birlik başkanı hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevleri:
Madde 123 - Birlik başkanının görevleri şunlardır:
1. Birliği temsil ve birlik yönetim kuruluna başkanlık etmek,
2. Birlik genel kurulu, yönetim kurulu ve disiplin kurulu kararlarını
yerine getirmek.
3. 121 inci maddeye göre verilecek yetki dairesinde birlik adına iltizam ve
iktisapta bulunmak, yüklenmelere girişmek, birliğe yapılan bağışları kabul
etmek ve bütçeyi uygulamak,
4. Mahkeme ve resmi dairelerde birliği temsil edecek ve savunacak
avukatları tayin etmek,
5. Yabancı barolar birlikleri, barolar ve hukuk kurumları ile ilişkiler
kurmak ve yürütmek,
6. Meslek onuru ve bağımsızlığı ile ilgili işlerde kanunlar ve meslek
kurallarının gereğini her türlü organlara karşı savunmak ve bu konuda doğrudan
doğruya veya dolayısiyle kendisini göreve zorlıyan hususları yapmak,
7. Birliğin çalışmaları hakkında Birlik Genel Kuruluna yazılı bir rapor
vermek, (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
8. Kanunlarla verilen diğer yetkileri kullanmak.
IV - Türkiye Barolar Birliği başkanlık divanı:
Kuruluşu ve seçimi:
Madde 124 - Birlik başkanlık divanı;
1. Türkiye Barolar Birliği Başkanı,
2. Türkiye Barolar Birliği iki başkan yardımcısı,
3. Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri,
4. Türkiye Barolar Birliği Saymanından,
İbarettir.
Divanın başkan dışındaki üyeleri, birlik yönetim kurulu için yapılan her
seçimden sonraki ilk toplantıda, bu kurul tarafından kendi üyeleri arasından
gizli oyla seçilir.
Birlik başkanlık divanı üyelerinden biri süresi dolmadan önce ayrılırsa,
kalan görev süresi için, bir ay içinde yenisi seçilir.
Birlik başkanlık divanının görevleri:
Madde 125 - Birlik başkanlık divanı, kanunla veya birlik yönetim kurulu karariyle
kendisine verilen görevleri yerine getirir.
Divan, birlik mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır ve aynı
konuda, birlik yönetim kurulunun isteğine göre, bu kurula yazılı veya sözlü
bilgi verir.
Gerekli hallerde baro başkanlarını görüşlerini almak üzere toplantıya
çağırır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir)
Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcılarının görevleri:
Madde 126 - Birlik başkan yardımcıları, Birlik Başkanı tarafından verilecek görevleri
yapar ve yetkileri kullanırlar.
Birlik Başkanının bulunmadığı zamanlarda veya Birlik Başkanlığı herhangi
bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar Başkana ait yetkilerin
kullanılması ve görevlerin yerine getirilmesi meslekteki kıdem sırasına göre
Başkan Yardımcılarına aittir.
Birlik Başkan Yardımcılarının da yokluğunda Birlik Yönetim Kurulunun
meslekte en kıdemli üyesi Başkana ait yetkileri kullanır ve görevleri yerine
getirir.
Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterinin görevleri:
Madde 127 - Birlik Genel Sekreteri, Birlik yönetim Kurulu toplantılarına ait
tutanakları düzenler, Birliğin iç çalışmaları ile yazı işlerini yönetir, Birlik
kalemine gerekli direktifleri verir ve kalemin çalışmasını denetler.
Türkiye Barolar Birliği Saymanının görevleri:
Madde 128 - Birlik Saymanı Birliğin mallarını Birlik Başkanlık Divanının kararları
gereğince yönetmeye ve para alıp vermeye, bütçenin uygulanmasına dair her türlü
gözetimi yapmaya yetkilidir.
Birlik saymanı, para alma ve vermede düzenlenen kâğıtları Birlik Başkanı,
yokluğunda Birlik Başkan yardımcılarından biri veya Birlik Genel Sekreteri ile
birlikte imzalar. (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
V - Türkiye Barolar Birliği disiplin kurulu:
Kuruluşu:
Madde 129 - Birlik Disiplin Kurulu, Birlik Genel Kurulu tarafından kendi üyeleri
arasından gizli oyla seçilen yedi üyeden kurulur. Ayrıca yedi yedek üye
seçilir.
Kurul, seçimden sonraki ilk toplantısında kendi üyeleri arasından bir
başkan seçer.
Seçim dönemi:
Madde 130 - Birlik Disiplin Kurulu üyeleri dört yıl için seçilirler. Süresi dolan üye
yeniden üye seçilebilir.
90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde hükmü Birlik
Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar:
Madde 131 - Birlik Disiplin Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar. Birlik
Başkanının veya Birlik Disiplin Kurulu Başkanının yahut üyelerinden birinin
isteği ile Kurul acele hallerde her zaman olağanüstü toplantıya çağrılabilir.
120 nci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları Birlik Disiplin Kurulu hakkında da
kıyasen uygulanır.
Birlik Disiplin Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve en
az dört üyenin bir oyda birleşmesi ile karar verilir. Oylarda eşitlik halinde
Başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevi:
Madde 132 - Birlik Disiplin Kurulu bu kanunla verilen görevleri yapar ve yetkileri
kullanır.
VI - Türkiye Barolar Birliği denetleme kurulu:
Kuruluşu ve görevi:
Madde 133 -Birlik Genel Kurulu, Birliğin mali işlemlerini denetlemek üzere, dört yıl
için kendi üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek denetçi seçer. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile
değişik)
Denetçiler gizli oyla seçilir. 90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı
fıkraları ve 92 nci madde hükmü denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır.
Birlik Denetleme Kurulunun çalışma usulü ile görev ve yetkileri
yönetmelikte gösterilir.
ONUNCU KISIM
Disiplin İşlem ve Cezaları
Disiplin cezalarının uygulanacağı haller: (25.12.2025 / 33118
R.G. 7571 s.k ile değişik)[2]
MADDE 134- Avukatlara; avukatlık onur ve unvanına,
savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve
doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi
üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda
yazılı disiplin cezalarından biri verilir.
Disiplin cezaları: (25.12.2025 / 33118
R.G. 7571 s.k ile değişik)[3]
MADDE 135- Avukatlar hakkında uygulanacak
disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten
çıkarmadır.
1.
Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli
davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde
uyarma cezası verilir:
a)
Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak.
b)Bürosunu
mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak.
c)
Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak.
d)
Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra dairelerinde veya diğer mercilerdeki
görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak.
e)
Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan
davranışlarda bulunmak.
f)
Meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini
kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü
nitelikte ifadelerde bulunmak.
g)
İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı
olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak.
h)
Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya
çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık
sıfatının getirdiği imkânlardan yararlanmaya çalışmak.
i)
Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun
şekilde belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve
ilgiyi göstermemek.
j)
Avukatlık bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine
veya avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak ya da
avukatın bağımsızlığım gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve ücretini
mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek.
k) İşin
kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen
avukata bilgi vermemek.
l)
Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek.
m)
Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu baro yönetim kuruluna bildirmemek.
n)
Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul
etmemek.
o)
Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak.
p)
Avukatla temsil edilen karşı taraf ile avukatı bulunmaksızın görüşmek veya
avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde müvekkilini
bilgilendirmemek.
r)
Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek.
s)
Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde
bulunmak.
t) Büro
ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek.
u)
Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak.
v)
Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak
veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara
yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak.
y)
Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde
bulunmak.
2.
Kınama; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının
yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde kınama cezası verilir:
a)
Reklam yasağını ihlal etmek.
b)
Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki
görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak.
c)
Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum
ve davranışlarda bulunmak.
d)
Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek.
e)
Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan
işlerle uğraşmak.
f) İşin
reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek.
g)
Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek
ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek.
h)
Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak.
ı) Kamu
kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl
geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte
bulunmak.
j)
Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak.
k) Baro
levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak.
l)
Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya
işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek.
m)
Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet
vermek.
n)
Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücret
tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek
amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek.
o)
Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer
her türlü kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline
vermemek.
p)
Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin
aldığı ücreti iade etmemek.
r)
Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde dava açmamak veya icra takibi
başlatmamak ya da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı halde aldığı
masrafı iade etmemek.
s)
Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar
dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya
kurmaya çalışmak.
t)
Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak
başkalarına kullandırmak.
u) 5
inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan hakkında
düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilenler bakımından
kendisinin veya mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyeceği
disiplin kovuşturması sonucu tespit edilmiş olmak.
v)
Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde
bulunmak.
3. Para
cezası; yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek
bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu cezalar her
yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen
yeniden değerleme oranında takvim yılı başından, geçerli olmak üzere
artırılarak uygulanır. Aşağıdaki hâllerde para cezası verilir:
a)
Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine
veya başkasına menfaat sağlamak.
b) Şube
açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro
edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak.
c)
Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara
uymamak.
d)
Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet
savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak.
e) 48
inci maddede düzenlenen suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilmiş olmak.
f)
Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak.
g)
Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde
bulunmak.
4.
İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan
fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Aşağıdaki hâllerde
işten çıkarma cezası verilir:
a) 5
inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan dolayı
hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak.
b) 48
inci maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak.
c)
Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya
başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak.
d) 155
inci maddede belirtilen yasağa aykırı davranmak.
5.
Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro
levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza,
avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden
silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten çıkarma cezası verilir:
a) 5
inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56 ncı
maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak.
Cezaların uygulanma şekli: (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[4]
MADDE 136- Hakkında herhangi bir disiplin cezası
verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde
disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda
öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır. Ancak ilk defa
verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten
çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası
yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır.
Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten
itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse
meslekten çıkarılır.
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa
disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek
disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir
disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu
hüküm geçerlidir.
Savunma hakkı:
Madde 137 - Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata
açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu
savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.
Baroya yazılmadan önceki ve meslekten ayrıldıktan sonraki eylem ve
davranışlar:
Madde 138 - Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten
çıkarma cezasını gerektirmedikçe disiplin kovuşturmasına konu olamaz. Staj
dönemi bu hükmün dışındadır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatın, avukatlıktan ayrılması, avukatlığı sırasındaki eylem ve
davranışlarından dolayı disiplin kovuşturması yapılmasına engel değildir.
Kovuşturma yetkisi ve eksik üyelerin tamamlanması:
Madde 139 - Kovuşturmanın dayandığı şikâyet veya ihbarın vaki olduğu yahut Cumhuriyet
savcısının kovuşturma isteğinde bulunduğu veya kovuşturmaya esas teşkil eden
eylem veya davranışın re'sen haber alındığı tarihte avukat hangi baronun
levhasında yazılı ise, disiplin kovuşturmasına karar verme ve kovuşturmayı
yürütme yetkisi o baroya aittir.
Baro başkanı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyeleri, kendi haklarındaki
kovuşturmalarla ilgili görüşme ve kararlara katılamazlar.
İkinci fıkranın kapsamına giren bir durumun mevcut olması veya ret yahut
istinkâf sebepleriyle başkan ve üyelerin katılmamaları yüzünden baro yönetim ve
disiplin kurullarında toplantı yeter sayısı bulunamazsa, eksikler yedeklerle
tamamlanır. Yedeklerin de herhangi bir sebeple görüşme veya karara
katılmamaları yahut sayılarının yetişmemesi halinde, baro levhasında yazılı
olup yönetim ve disiplin kurullarına seçilme yeterliği bulunan avukatlar
arasından ad çekme yolu ile seçileceklerle eksikler tamamlanır.
Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri:
Madde 140 - Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve
kararlarının uygulanmasına engel olmaz.
Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde
bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava
açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna
kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu,
avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü
maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle
beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren
eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları
hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir
mahiyette olmasına bağlıdır.
Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu
teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak
zorundadırlar.
Disiplin kovuşturmasının açılması:
Madde 141 - Disiplin kovuşturması, yönetim kurulu tarafından verilen bir kararla
açılır.
Yönetim kurulu, ivedilikle ve her halde ihbar, şikâyet veya istek
tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir
karar vermeye mecburdur.
Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve şikâyeti veya Cumhuriyet savcısının
isteği üzerine yahut re'sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye
esas olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine
verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli
gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan
avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı
bir raporla yönetim kuruluna verir (Cümle 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). Yönetim kurulu, soruşturma maksadıyla
her türlü adlî ve idarî mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili
dosyaları veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.
Şikâyet, ihbar veya istem konusu eylem veya davranış hakkında kovuşturma
açılmasına yer olmadığına dair yönetim kurulu tarafından verilecek kararlar
ilgililere ve Cumhuriyet savcısına tebliğ olunur.
Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlara itiraz:
Madde 142 - Baro yönetim kurulunun, disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair
kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde şikâyetçi veya
Cumhuriyet savcısı tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz
olunabilir.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından dosya üzerinde yapılacak
inceleme sonunda şikâyet, ihbar veya istem konusu incelemeye değer mahiyette
görülürse, evvelki karar kaldırılarak, disiplin kovuşturmasının açılması için
dosya evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulunun bu kararları kesindir.
Baro Yönetim Kurulunun disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair
kararları süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir.
Birinci fıkra gereğince yapılan itiraz üzerine, Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulu tarafından verilen itirazın reddine dair kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle
birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye
Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
8 inci maddenin 6 ncı ve 7 nci fıkraları hükümleri bu halde de kıyasen
uygulanır.
Aynı eylemden dolayı yeniden inceleme:
Madde 143 - Disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın konusuna giren
eylemlerden dolayı yeniden inceleme yapılabilmesi, yeni delillerin bulunmasına
ve bu kararın kesinleştiği tarihten üç yıl geçmemiş olmasına bağlıdır.
Disiplin kurulunda duruşma:
Madde 144 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun
iletmesi üzerine, disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin
kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği
veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak
yapılır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Duruşma gizli olur.
Disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve herhalde kararın kendisine gelişi
tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır. Ceza
davasının sonucunun beklenmesini gerektiren haller saklıdır.
Gıyapta duruşma:
Madde 145 - Çağrıya uymıyan avukatın gıyabında duruşma yapılır. Şu kadar ki, duruşmaya
gelmediği takdirde duruşmanın gıyabında yapılacağının davetiyeye yazılması
şarttır.
Delillerin gösterilmesi ve incelenmesi:
Madde 146 - Disiplin kurulu, delillerin gösterilme ve incelenme şeklini, istek veya
feragatle yahut evvelce verilmiş kararlarla bağlı olmaksızın takdir ve tayin
eder.
Tanık ve bilirkişi dinlenmesi:
Madde 147 - Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağrılması veya üyelerden biri tarafından yahut
istinabe yoliyle dinlenmesi veya yazılı ifadesinin okunmasiyle yetinilmesi,
disiplin kurulunun takdirine bağlıdır.
Ancak, bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise,
bu tanık her halde dinlenir.
Duruşma tutanağı:
Madde 148 - Duruşma tutanağı, disiplin kurulu başkanının görevlendireceği bir üye veya
kâtip tarafından tutulur.
Duruşma dışında dinlenenlere ait tutanakların duruşmada okunması
zorunludur.
İstinabe talimatının yerine getirilmesi:
Madde 149 - İstinabe yoluyla verilen talimat, baro merkezinde disiplin kurulu veya bu
kurulun bir üyesi, diğer yerlerde o baronun disiplin kurulunca
görevlendirilecek bir avukat tarafından yerine getirilir.
Tanık ve bilirkişinin çağrılması:
Madde 150 - (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.
Usulüne göre çağırılıp da hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın gelmeyen
veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin
etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili
hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Baronun
bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu
kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.
Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkâfı:
Madde 151 - Disiplin kurulu üyeleri, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı
sebeplerle reddedilebilir ve istinkâf edebilirler.
Ret istemi, reddi istenen üyeden başkalarının katılmasiyle incelenir.
Ret ve istinkâf sebebiyle kurulun toplanamaması halinde 139 uncu maddeye
göre işlem yapılır.
Kararların tebliği:
Madde 152 - Disiplin kurulu kararlarının onanmış bir örneği ilgililerden başka, baronun
bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet savcısına da tebliğ olunur.
İşten yasaklanma:
Madde 153 - Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten
dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu karariyle, tedbir
mahiyetinde işten yasaklanabilir.
Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere
çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır (Cümle 10.05.2001
/ 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). Ancak, baroya bildirdiği büro adresine
tebligat yapılamayan avukatın ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir.
Disiplin kurulu, bu karara esas olacak delillerin hangi sınır dâhilinde
gösterilip inceleneceğini, istekle bağlı olmaksızın, serbestçe takdir eder.
Karar, hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ
olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak, karara karşı
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz kararın
uygulanmasını durdurmaz. Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir ay
içinde karara bağlanır. İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır.
İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı
tarafından derhal duyurulur.
İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller:
Madde 154 - Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya (...) (...) ve 42 nci
madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş
sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir
sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları
zorunludur.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana
gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten
yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin
Kurulunun doğrudan vereceği kararla işten yasaklanırlar.
İşten yasaklanmanın hükümleri:
Madde 155 - İşten yasaklanmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri
hiçbir şekilde kullanamazlar. Bu hüküm avukatın eşi ile reşit olmıyan
çocuklarına ait işlerde uygulanmaz.
(İkinci Fıkra 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile yürürlükten kaldırılmıştır)[5]
Mahkemeler, resmi daireler işten yasaklanan avukatları kabul etmemekle
görevlidirler.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması:
Madde 156 - İşten yasaklanma kararı, kovuşturmanın durdurulmuş veya avukatlığa engel
olmayan bir ceza verilmiş olması hallerinde kendiliğinden kalkar. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İşten yasaklanma kararı, bu kararın verilmesine esas olan hal ve şartların
bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa, disiplin kurulu tarafından
kaldırılır.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz:
Madde 157 - Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ
tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna
itiraz edebilirler.
Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak,
işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların
incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden
duruşma yapılmasına karar verebilir.
145 ve 146 ncı maddeler, birlik disiplin kurulu hakkında da uygulanır.
Birlik disiplin kurulunda duruşmaya raportör üyenin işi izah etmesiyle
başlanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu imzalayıp dosyaya koymuş bulunması
gereklidir.
Raportör üyenin izahından sonra ilgili avukat ve varsa vekilleri gerekli
izahlarda bulunurlar. Bunlardan itirazı yapmış olan taraf önce dinlenir. Son
söz, hakkında disiplin kovuşturması yapılanındır.
Birlik disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya
kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya
gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmiyen
hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir
veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir.
Birlik Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı
uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle
birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye
Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Şu kadar ki, uyarma,
kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup, Bakanlığın onayına tâbi
değildir. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
8 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen
uygulanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Delillerin serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup
Madde 158 - Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları,
gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre
serbestçe takdir ederler.
Bu kurullar disiplin cezalarının verilmesinde; avukatlık onurunu, düzen ve
gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve
gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkelerini
göz önünde tutarlar. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İşten yasaklanan avukata süreli olarak işten çıkarma cezası verilmesi
halinde, işten yasaklandığı süre cezadan mahsup edilir. (30.01.1986 / 19004 R.G. 3256 sk ile eklenmiştir)
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı:
Madde 159 - Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl
geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre
işlemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk
yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu
suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve
ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır. Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma
sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının
ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi
zamanaşımına uğrar[6]. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işlem"e
karşı dava açılması halinde zamanaşımı süresi kesilir. Mahkemenin idari işlemin
iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine
bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden
yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir. Mahkeme
kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren iki
yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir)
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi:
Madde 160 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile değişik)
Disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz.
Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar;
uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş
yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının
sicillerinden silinmesini isteyebilirler. Tekerrür uygulanarak verilen işten
çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[7]
İlgilinin yukarıki fıkrada yazılı süre içerisinde disiplin cezası almamış
olması halinde, disiplin cezasının silinmesine karar verilir ve sicil
dosyasındaki disiplin bölümü çıkartılarak yenisi düzenlenir.
Tanık ve bilirkişi gideri:
Madde 161 - Disiplin işlemleri dolayısiyle çağırılan her tanık ve bilirkişinin,
kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun bir tazminata hakkı vardır;
bunlardan çağrıya uymak için yolculuk etmek zorunda olanlara yolculuk ve ikamet
giderleri de verilir. Şikâyetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat,
dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişiye ait giderleri evvelden öderler.
Avukata veya üçüncü bir kişiye yükletilmiyen veya borçludan alınma imkânı
kalmayan giderler baroya yüklenir.
Şikâyet edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma ve
kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak 10 liradan 200 liraya kadar
avans alınabilir. Yapılan işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde,
tamamlanması her zaman istenebilir. Avans ve tamamlanması istenen miktar
ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmıyabilir.
Para cezası veya giderlerin tahsili:
Madde 162 - Para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra ve İflas
Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine
getirilir. Para cezaları baroya gelir yazılır.
İcra takibi genel hükümlere göre baro tarafından vekâlet verilecek avukat
eliyle yürütülür.
ONBİRİNCİ KISIM
Avukatlık Sözleşmesi
Avukatlık sözleşmesinin kapsamı
Madde 163 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli
bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan
anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı
sözleşmeler geçerlidir.
Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan
miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez.
Yokluk halleri hariç, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu
sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.
Avukatlık ücreti
Madde 164 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya
değeri ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut
paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal
ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz.
Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. Avukatlık
ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret
sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya
tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz
sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin
altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci
tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın
kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi
arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile
ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. (Son iki cümle 20.01.2004 / 25352 R.G. 5043 sk ile değişik)
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet
ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup
edilemez, haczedilemez.
Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk:
Madde 165 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne
suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz
bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil
borçlu sayılırlar.
Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması:
Madde 166 - Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları,
parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine
kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.
Avukat, sözleşme ile kararlaştırılan ve hâkim tarafından takdir olunan
ücretinden dolayı, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya
kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para
yahut alınacak mallar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkını
haizdir. Rüçhan hakkı, vekâletnamenin düzenlenme tarihine, vekâletname umumi
ise iş sahibi adına ücret konusu işten dolayı ilk yapılan resmi başvurma
tarihine göre sıra alır (Cümle 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). İş sahibinin iflası halinde avukatın
vekâlet ücreti alacağı da rüçhanlıdır. Ancak, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı
İcra ve İflâs Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü saklıdır.
Bir ilamın cebri icra yoluyla infazına girişildiğinde, icra dairesi, takip
talebinde bulunan tarafın ilamda adı yazılı olan avukatına, icra emri ile aynı
zamanda düzenliyeceği bir bildiriyi, gideri takip talebinde bulunandan alınmak
suretiyle, derhal tebliğ eder. Bu bildiri tebliğ edilmedikçe icranın sonraki
safhalarına geçilemez. Avukata yapılacak tebliğin giderleri hakkında 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 59. maddesi hükmü uygulanır.
Avukatın ölümü halinde, mirasçılarına intikal eden avukatlık ücreti
alacakları da, avukat alacakları gibi rüçhanlıdır. Şu kadar ki, üçüncü fıkrada
yazılı bildirim zorunluğu bu kimseler hakkında uygulanmaz.
Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözümü
Madde 167 - (Anayasa Mahkemesi'nin 3/3/2004 tarihli ve E.:2003/98,
K.:2004/31 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması:
Danıştay Kararları 1
Madde 168 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki
işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini
gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının
teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı
sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Şu kadar ki hazırlanan
tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile
tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti
tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten
itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı
takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen
uygulanır.
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava
sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.
Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı:
Madde 169 - Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık
ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
(İkinci Fıkra 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Madde 170 - (30.01.1986
/ 19004 R.G. 3256 sk ile iptal edilmiştir)
İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil:
Madde 171 - Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa
bile sonuna kadar takip eder. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise, yazılı
sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte
veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Vekâletnamede, bunun
düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde
vekâlete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat, bu
tarihten sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekâlet almaya lüzum
kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek
takip ettirebilir.
İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder.
Birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve
meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer
avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Şu kadar ki, bu hüküm,
12 nci maddede yazılı bir iş sebebiyle başka bir yerde çalışmak zorunluğunda
olduğu için işi tamamen başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz.
Avukat tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat bundan
dolayı ayrı bir ücret istiyemiyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da
müvekkilden herhangi bir ücret istiyemez. İş tamamen başka bir avukata
bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki
miktarı aşmamak şartiyle, harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden
istiyebilirler. Ancak, tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa,
harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata
ödemekle yükümlüdür.
İş sahibinin işi başka bir avukata vermesi:
Madde 172 - İş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı muvafakatı ile, başka
avukatları da işin kovuşturma ve savunmasına katabilir.
İş sahibi, ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ edilecek
bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep eder. Avukat bu süre içinde
cevap vermemişse muvafakat etmiş sayılır.
İlk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekâlet akdi kendiliğinden sona
erer. İş sahibi, muvafakat etmiyen avukata ücretin tamamını ödemekle
yükümlüdür.
İlk avukatın muvafakatı ile işin başka avukatlar tarafından da takibi
halinde iş sahibi, ilk avukatın ücretinden kısıntı yapamaz. Bu halde
avukatların müvekkile karşı sorumluluğu konusunda 171 inci maddenin üçüncü
fıkrası hükmü uygulanır.
Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi:
Madde 173 - Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kararlaştırılan avukatlık ücreti
yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı olup, mukabil dava,
bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra kovuşturmaları veya her
türlü hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir.
Avukata tevdi edilen işin yapılması veya yapıldıktan sonra sonucunun
alınması için gerekli bütün vergi, resim, harc ve giderler iş sahibinin
sorumluluğu altında olup, avukat tarafından ilk istekte avukata veya gerektiği
yere ödenir. Bu harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için, yeteri kadar
avansın iş sahibi tarafından verilmiş olması gerektir. Avukatın iş için
yapacağı yolculuk masrafları ve bulunduğu yerden ayrılma tazminatı, anlaşma
gereğince iş sahibi tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin olarak ödenmedikçe
avukat yolculuğa zorlanamaz. Bu hükmün aksine sözleşme yapılabilir.
Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi:
Madde 174 - Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat
hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.
Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur
veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.
Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe
başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her türlü sorumluluk iş
sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine
getirilmemesinden dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten
mahrum kalırsa sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.
İş sahibinin adresi:
Madde 175 - İş sahibinin verdiği vekâletnamede yazılı adrese avukat tarafından
yapılacak her tebliğ, kendisine yapılmış sayılır. Adres değişiklikleri en geç
üç gün içinde iş sahibi tarafından taahhütlü mektupla avukata bildirilir.
İş sahibinin adresine gönderilecek yazıların tebliğ edilememesinden veya
adres değişikliklerinin bildirilmemesinden doğan sorumluluk iş sahibine aittir.
ONİKİNCİ KISIM
Adli Müzaharet
Adlî yardımın kapsamı
Madde 176 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama
olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.
Adlî yardım bürosu
Madde 177 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adlî yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca
avukatlar arasından oluşturulan adlî yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro
yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her
yargı çevresinde de bir avukatı adlî yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir.
Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar.
Birden fazla baronun bulunduğu illerde her bir baro tarafından adli yardım
bürosu oluşturulur. Yargı mercilerinin talebi üzerine yapılacak
görevlendirmeler, Türkiye Barolar Birliği tarafından oluşturulan elektronik
bilişim sistemi üzerinden o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek
yapılır.
Adlî yardım istemi
Madde 178 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adlî yardım istemi, adlî yardım bürosuna veya temsilcilerine yapılır. İstek
sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.
Yardım isteminin reddi halinde, ilgilisi yazı veya sözle baro başkanına
başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir.
Adlî yardımın yapılışı
Madde 179 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adlî yardım isteminin kabulü halinde; büro gerekli işlemleri yapmak üzere
bir veya birkaç avukatı görevlendirir. Görevlendirilen avukat, görev yazısının
kendine ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına
girer.
Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi
veya vekâletname vermekten kaçınmasıyla sona erer.
Ayrıca görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan çekinmek isterse görevin
kendisine bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde o işin tarifede
belirlenen ücretini baroya ödemek zorundadır.
Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler.
18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer
kanunlardaki adlî yardıma ilişkin hükümler saklıdır.
Büronun gelir ve giderleri
Madde 180 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adli yardım bürosunun gelirleri şunlardır:
a) İki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam
miktarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3)
sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde üçü ile idarî nitelikteki para
cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde üçü,
b) Baroya düşecek paylar ile kamu ve özel kurum ve kuruluşlarından, il veya
belediye bütçelerinden baroya yapılan yardımlar,
c) Bu amaçla yapılan her türlü bağışlar,
d) Adlî yardım görevinden çekilen avukatların yatıracağı ücret,
e) Adlî yardımla görevlendirilen avukatın aldığı ücretin yüzde onu ile
davadan haklı çıkan adlî yardımdan yararlanan kişinin avukat ücretinden başka,
yararlandığı kısmın yüzde beşi.
Büronun giderleri şunlardır:
a) Adlî yardımla görevlendirilen avukatlara gerektiğinde ödenecek ücretler,
b) Büroda görevlendirileceklere ödenecek ücretler,
c) Büro giderleri ve diğer giderler.
Adlî yardım bürolarının gelir ve giderleri büro bütçesinin ayrı
bölümlerinde gösterilir. Bu bölümde kalan gelir fazlasının bir sonraki yıla
aynen aktarılması zorunludur.
Birinci fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak ödenek, Maliye Bakanlığınca
her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır. Bu
paralar, münhasıran adlî yardım için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan
paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Paraların barolar arasındaki dağıtımında
puanlama esas alınır. Her baroya öncelikle beş temel puan verilir. Verilen
temel puana, her elli üye avukat için bir puan, ayrıca il nüfusu esas alınarak
her beş bin nüfus için bir puan eklenir. Birden fazla baronun bulunduğu
illerde, her beş bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde otuzu o
ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise (…) o ilde
levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın
her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılır. Bu
paraların barolar arasındaki dağıtımı ve kullanılmasına ilişkin hususlar,
Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre
tespit edilen toplam tutarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı
(1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî
nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her
yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği adına açılan hesaba
aktarılır ve zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu
hesaptan ödenir. Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile
ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi
yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki dağıtımı, harcanması ve
bu hizmet için çalıştırılacak personele ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının
görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği
tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yıllık çalışma raporu ve yönetmelik
Madde 181 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Adlî yardım bürosu, çalışmalarını her yıl sonu düzenleyecekleri bir raporla
baro yönetim kuruluna bildirir. Raporun bir örneği baroca Türkiye Barolar
Birliğine gönderilir.
Adlî yardım bürosunun kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara
ödenecek ücretlerin belirlenmesi, büronun işleyişi, denetimi gibi konular
Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Çeşitli Hükümler
Yönetmelik:
Madde 182 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Bu Kanunda düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar ile Kanunun
uygulanabilmesi için yönetmelikte yer alması gereken diğer konuları kapsayan
yönetmelikler Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından hazırlanarak
Adalet Bakanlığına gönderilir. Yönetmelikler Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmediği veya
onaylandığı takdirde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer. (…),60
Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı yönetmelikleri bir daha görüşülmek üzere,
gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri
gönderilen bu yönetmelikler, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
girer, aksi halde onaylanmamış sayılır ve sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci
fıkraları hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
Ancak, yönetmelikle veya diğer bir düzenleyici işlemle avukatlık stajına
kabulde, staj döneminde ve avukatlık mesleğine kabulde sınav veya benzeri bir
rejim öngörülemez.
Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligat:
Madde 183 - Bu kanun gereğince Cumhuriyet savcılarına yapılacak tebligatta ilgili
dosyanın da birlikte gönderilmesi şarttır.
Avukatlık kıdemine sayılacak hizmetler:
Madde 184 - Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan hizmetlerden avukatlığa
geçenlerin bu hizmetlerde geçen süreleri avukatlık kıdemine sayılır.
Davavekilleri hakkında uygulanacak hüküm:
Madde 185 - Bu Kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu kısmı
ile 65 inci maddesi dışında kalan hükümleri davavekilleri hakkında da kıyasen
uygulanır.
(İkinci Fıkra 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Topluluk sigortasına girmeleri mutlak şekilde zorunlu olanlar:
Madde 186 - (16.06.2006 / 26200 R.G. 5510 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Topluluk sigortasına girme zorunluğu şarta bağlı olanlar:
Madde 187 - (16.06.2006 / 26200 R.G. 5510 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Topluluk sigortasına giremiyenler:
Madde 188 - (16.06.2006 / 26200 R.G. 5510 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Madde 189 - (16.06.2006 / 26200 R.G. 5510 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Prim borcunu ödememenin sonuçları:
Madde 190 - Topluluk Sigortası primlerini, topluluk sözleşmesinde gösterilen zamanda
ödemiyen avukatın adı baro yönetim kurulunun karariyle, birikmiş prim borcunu,
sözleşmedeki şartlar dairesinde ödeyinceye kadar, baro levhasından silinir ve
durum ilgili yerlere bildirilir.
Topluluk Sigortası primin ödememenin sonuçları, prim borçlusu avukatın
şahsına münhasır olup, bu sonuçların aynı Topluluk Sigortası sözleşmesine
katılmış olan diğer sigortalılara veya baroya sirayeti hakkında bir hüküm
sözleşmeye konulamaz (Cümle 10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile eklenmiştir). 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 140 ıncı maddesi hükmü barolar hakkında uygulanmaz.
Tip sözleşmenin hazırlanması ve topluluk sözleşmesine giriş:
Madde 191 - (16.06.2006 / 26200 R.G. 5510 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Yürürlükten kaldırılan hükümler:
Madde 192 - 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile ek ve tadilleri, geçici 7 nci madde
hükümleri saklı kalmak şartiyle, yürürlükten kaldırılmıştır.
Değiştirilen kanun hükümleri hakkında:
Madde 193 - (Bu madde 21/12/1953 tarih ve 6207 sayılı kanunun 1, 4 ve 5
inci maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili olup ilgili kanundaki yerlerine
işlenmiştir.)
1086 sayılı kanunun değiştirilen hükmü:
Madde 194 - (Bu madde 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Kanunun 61 inci
maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olup mezkûr kanundaki yerine işlenmiştir.)
Emekliliğe tabi görevden önceki avukatlığın kıdeme sayılması:
Madde 195 - (Yeniden düzenleme: 26/2/1970 - 1238/1 md.)
Bu kanun gereğince topluluk sigortasına girmiş olup sigortalılığı devam
eden bir avukat emekliliğe tabi bir göreve veya hizmete atandığı yahut
seçildiğinde, sigortalılığına esas alınan avukatlık süresinin dörtte üçü
kıdemine eklenerek intibakı yapılır ve görev veya hizmet aylığı ile emeklilik
keseneğine esas aylığı yükseltilir.
Madde 196 - (26.02.1970 - 1238
sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Madde 197- (26.02.1970 - 1238 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Madde 198 - (26.02.1970 - 1238 sk ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşessüslerinde görevli
avukatlar:
Ek Madde 1 -
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli
olarak avukatlık görevinde çalışanların baro levhasına yazılmaları isteklerine
bağlıdır. Ancak bunlar hakkında bu Kanunun avukatlık meslekine kabul ve
ruhsatname verilmesine ilişkin hükümleri aynen uygulanır. Bunlar, görevlerinin
gereği olan işleri yaparken baro levhasına kayıtlı avukatların yetkileriyle
haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Baroya kaydını
yaptırmayan avukat, çalıştığı yer barosuna veya o ilde birden fazla baronun
bulunması hâlinde bu barolardan birine bilgi verir.
Yukarıdaki fıkra uyarınca baro levhasına yazılmak istemediklerini bildiren
adayların, sadece avukatlık mesleğine kabullerine ve adlarına ruhsatname
düzenlenmesine karar verilerek kanunda öngörülen diğer işlemler, aynen yerine
getirilir.
Birinci fıkrada sözü edilen görevlerden ayrılma halinde, avukatlık
mesleğinin yapılabilmesi, baro levhasına yazılmakla mümkündür.
Bu Kanunun avukatlar hakkında öngördüğü disiplin işlem ve cezaları, bu
maddede sözü edilen avukatlar hakkında da avukatın sürekli görev yaptığı yer
barosunca uygulanır.
Yurt dışında temsil
Ek Madde 2 - (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Avukatlar, Türkiye Barolar Birliğini veya baroları temsil etmek üzere
uluslararası toplantı ve kongrelere Adalet Bakanlığına bilgi vermek suretiyle
katılabilirler.
Seçimlerin yapılması:
Ek Madde 3 - Barolar ile Türkiye Barolar Birliğinin bu Kanuna göre gizli oyla yapılacak
organ seçimlerine ilişkin işlemler, aşağıdaki esaslara göre yargı gözetimi
altında gerçekleştirilir.
Seçim yapılacak genel kurul toplantısından en az onbeş gün önce, baro
seçimleri için levhaya kayıtlı (…) avukatlar, Türkiye Barolar Birliği seçimleri
için de genel kurula barolarca seçilen asıl ve yedek delegeler ile doğal
delegeleri belirleyen liste, toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile
çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususları
belirten bir yazı ile birlikte üç nüsha olarak o yer ilçe seçim kurulu başkanı
olan hâkime verilir. Bir yerde birden fazla ilçe seçim kurulu bulunduğu
takdirde görevli hâkim, Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir. Toplantı tarihleri,
gündemde yer alan diğer konular göz önünde bulundurularak görüşmelerin bitimine
göre seçimlerin ilçe seçim kurulu başkanının gözetiminde yapılması sağlanır.
Üye sayısı dörtyüzü aşan barolarda görüşmeler cumartesi günü sonuçlandırılır ve
seçimlere pazar günü dokuzda başlanır ve oy verme işi saat onyedide sona erer. (10.05.2001 /
24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Hâkim, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip incelemek
suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacak avukatları
belirleyen liste ile yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer hususları onaylar.
Onaylanan liste ile toplantıya ilişkin diğer hususlar Adalet dairesi ve baro
ilan yerlerinde asılmak sureti ile üç gün süre ile ilan edilir.
İlan süresi içinde listeye yapılacak itirazlar hâkim tarafından incelenir
ve en geç iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır.
Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ilişkin diğer hususlar
onaylanarak ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.
Hâkim, kamu görevlileri veya aday olmayan avukatlar arasından bir başkan
ile iki üyeden oluşan bir seçim sandık kurulu atar. Aynı şekilde ayrıca üç
yedek üye de belirler. Seçim sandık kurulu başkanının yokluğunda kurula yaşlı
üye başkanlık eder.
Seçim sandık kurulu, seçimlerin kanunun öngördüğü esaslara göre yürütülmesi,
yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup, bu görevleri seçim ve tasnif
işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.
Dörtyüz kişiden fazla üyesi bulunan barolarda her dörtyüz kişi için bir oy
sandığı bulunur ve her seçim sandığı için ayrı bir kurul oluşturulur. Yüze
kadar olan üye fazlalığı sandık sayısında nazara alınmaz. Seçimlerde
kullanılacak araç ve gereçler ilçe seçim kurulundan sağlanır. Ve sandıkların
konacağı yerler hâkim tarafından belirlenir.
Seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip seçim
sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Birden fazla sandık
bulunması halinde tutanaklar, hâkim tarafından birleştirilir. Tutanakların
birer örneği seçim yerinde asılmak suretiyle geçici seçim sonuçları ilan edilir.
Kullanılan oylar ve diğer belgeler tutanağın bir örneği ile birlikte üç ay
süreyle saklanmak üzere ilçe seçim kurulu başkanlığına tevdi edilir.
Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden
itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar, hâkim tarafından
aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin geçmesi ve
itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hâkim yukarıdaki hükümlere göre
kesin sonuçları ilan eder ve ilgili baro ile Türkiye Barolar Birliğine
bildirir.
Oy verme işlemi, gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Listede adı
yazılı bulunmayan avukat oy kullanamaz. Oylar, oy verenin kimliğinin baro veya
resmi kuruluşça verilen belge ile ispat edilmesinden ve listedeki isminin karşısındaki
yerin imzalanmasından sonra kullanılır. Oylar, organlara göre birlikte veya
ayrı ayrı her şekilde düzenlenen oy pusulalarının, üzerinde ilçe seçim kurulu
mühürü bulunan ve oy verme sırasında sandık kurulu başkanı tarafından verilecek
zarfa konulması suretiyle kullanılır. Bunların dışındaki zarflara konulan oylar
geçersizdir. Asıl üyenin mazereti olduğu takdirde yedek üye Türkiye Barolar
Birliği Genel Kuruluna katılır ve oy kullanılır.
Hâkim, seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna
aykırı uygulama tespit etmesi halinde; bu tespite konu olan organla sınırlı
olmak üzere seçimlerin iptaline karar verir. Bu takdirde, süresi bir aydan az
ve iki aydan fazla olmamak üzere seçimin yenileneceği pazar gününü tespit
ederek ilgili baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirir. Belirlenen günde
yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer
hükümlere uygun olarak yürütülür. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
İlçe seçim kurulu başkanı hâkime ve seçim sandık kurulu başkanı ile
üyelerine, "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında
Kanun" da belirtilen esaslara göre ücret ödenir. Bu ücret ve diğer seçim
giderleri, Türkiye Barolar Birliği ve ilgili baroların bütçelerinden
karşılanır.
Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı görevleriyle
bağlantılı olarak işlenen suçlar kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi
cezalandırılır. (08.02.2008
/ 26781 R.G. 5728 sk ile değişik)
Seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla
hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara, eylemin ağırlığına
göre bu Kanunda yazılı disiplin cezaları verilir.
Denetim:
Ek Madde 4 - Adalet Bakanlığı, Barolar ve Türkiye Barolar Birliği organlarının
görevlerini kanun hükümlerine uygun olarak yapıp yapmadıklarını ve mali işlemlerini
yönetmelikte belirlenecek esaslara göre denetlemeye yetkilidir. Bu idari ve
mali denetim, adalet müfettişlerince yapılır.
Geçici hükümler:
Geçici Madde 1 - 7 Temmuz 1969 tarihinden sonra 506 sayılı
Sosyal sigortalar Kanununun 86 ncı maddesi gereğince barolarla Sosyal
Sigortalar Kurumu arasında yapılacak sözleşmelere esas teşkil eden ilk tip
sözleşme, bu kanunun geçici 10 uncu maddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliğinin
yapacağı ilk toplantıyı takip eden üç ay içinde Çalışma Bakanlığı, Türkiye
Barolar Birliği ve Sosyal Sigortalar Kurumu arasında yapılacak görüşmelerle
tespit edilir. Hazırlanan tip sözleşme, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu
tarafından, bir hafta içinde bütün barolara gönderilir. Topluluk sigortasına
girmeye mecbur olan avukatların bağlı bulundukları barolar, tip sözleşmeye göre
topluluk sigortası sözleşmesi yapmak üzere tip sözleşmenin baroya gelişi
tarihinden itibaren iki ay içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna başvururlar.
Sözleşmeler, baronun başvurma tarihinden itibaren en geç üç ay içinde yürürlüğe
konur.
A) Topluluk sigortasına tabi oldukları tarihde 30 yaşını geçmiş bulunan
avukatlardan, 55 yaşını doldurmakla beraber 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun 60 ıncı maddesinde yazılı şartları yerine getiremediklerinden
yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına hak kazanamıyan ve:
a) Sigortalılıklarının başladığı tarihten önceki on yıl içinde en az 2000
gün baro levhasında kayıtlı avukat olduklarını tevsik eden,
b) Sigortalılık süresince her yıl en az ortalama 200 gün sigorta primi ödemiş
olan,
c) En az beş yıl sigortalı bulunan avukatlara, sigortalılık süresi 15 yılı
doldurmuş olanlar gibi Sosyal Sigortalar Kanununun 61 inci maddesindeki
esaslara göre yaşlılık aylığı bağlanır.
(a) bendinde sözü geçen avukatlık süresi, avukatların sigortalıklarının
başladığı tarihten itibaren en geç iki yıl içinde ilgili barolardan alınarak
Sosyal Sigortalar Kurumuna verilecek belgelerle tespit edilir.
Barolar bu çalışma belgelerini düzenlemekten kaçınırlarsa, sigortalı
avukatların ilgili baro ve yönetim kurulu başkan ve üyelerinden zarar ve ziyan
istemek hakları saklıdır.
Avukatlık süresini gösteren belgelerin gerçeğe uymadığı bir hükümle tespit
edildiği takdirde gerek bunu düzenliyenler gerekse ilgili sigortalılar, Sosyal
Sigortalar Kurumunun bu yüzden uğrayacağı zararları yüzde elli fazlasiyle ve
kanuni faizi ile birlikte adı geçen Kuruma ödemekle yükümlüdür.
Bu gibiler hakkında ayrıca ceza kovuşturması da yapılır.
B) Topluluk sigortasına tabi oldukları tarihte 30 yaşını geçmiş bulunan
avukatlardan, 50 yaşını doldurup, erken yaşlanmış oldukları tespit edilen ve
Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinde yazılı şartları yerine
getiremediklerinden aylık bağlanmasına hak kazanamıyanlara (A) fıkrasındaki
şartlarla, sigortalılık süreleri 15 yılı doldurmuş olanlar gibi, Sosyal
Sigortalar Kanununun 61 inci maddesindeki esaslara göre yaşlılık aylığı
bağlanır.
Geçici Madde 2 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T. C.
Emekli Sandığındaki emekliliğe esas teşkil eden hizmetleri toplamı en az 15 yıl
olan avukatlardan;
A) Emekli keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten 7 Temmuz 1969
tarihinden önce her ne sebeple olursa olsun ayrılmış olanlar, kendilerine
emeklilik veya malûllük aylığı bağlanmamış olmak şartı ile, 7 Temmuz 1969
tarihine kadar Sosyal Sigortaya da tabi olmaksızın geçen fiili avukatlık
sürelerinin tamamını veya bu sürenin emekliliğe esas olan eski hizmetlerinin
süresi ile birlikte 25 yılı doldurmaya yetecek kısmını aşağıdaki hükümlere göre
borçlanabilirler.
Fiili avukatlık süresinin tamamını borçlananlar aşağıdaki (B) bendi
hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirebilirler.
Bunlardan T. C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirmek istemiyenlerle
fiili avukatlık süresinin bir kısmını borçlanmak suretiyle emekliliğe esas hizmet
sürelerini 25 yıla çıkarmış olanlara aşağıdaki hükümlere göre emekli aylığı
bağlanır.
B) Emekli keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte veya daha sonra her ne sebeple olursa olsun ayrılanlar, toplam
süre 30 yılı geçmemek üzere, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam
ettirebilirler.
(A) bendine göre borçlanabilmek için ilgilinin, listesine yazılı bulunduğu
baronun topluluk sigortasına katıldığı tarihten itibaren üç ay içinde bu baro
aracılığı ile T. C. Emekli Sandığına yazılı olarak başvurması zorunludur.
Borçlanılacak miktar, ilgilinin T. C. Emekli Sandığına evvelce kesenek ödediği
memuriyet veya hizmette son aldığı maaş yahut ödenek derecesindeki kıdeminden
itibaren o memuriyet veya hizmetin asgari terfi süresi nazara alınarak 2 veya 3
yılda bir terfi etmiş sayılmak suretiyle T. C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri
dairesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki fiili avukatlık süresi
için ödemesi gereken keseneklerin (Kurum hissesi dâhil) tamamıdır. Ancak,
kesenekler ve kurum hissesi ait oldukları geçmiş yıllarda yürürlükte bulunan
T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre hesaplanır.
Borçlanılan süre ile T. C. Emekli Sandığına tabi eski memuriyet veya hizmet
süreleri toplamı 30 yılı geçemez. Fiili avukatlık süresinin bu miktarı aşan
kısmı için borçlanmak mümkün değildir.
Borçlanılacak miktar, ilgilinin talebine göre, T. C. Emekli Sandığı
tarafından yapılacak tebligat üzerine en geç 1 ay içinde toptan veya on yıl
içinde on eşit taksitle ödenir. T. C. Emekli Sandığına tabi eski memuriyet veya
hizmetlerinden ayrılırken keseneklerini almış olanlar bunun tamamını kanuni
faizi ile birlikte, borçlanılan miktarın tamamının veya ilk taksidinin ödenmesi
süresi içinde sandığa iade ile yükümlüdürler. Kesenekleri süresi içinde iade
etmiyenlerin bu madde hükümlerinden faydalanmaları mümkün değildir.
Borçlanan kimseler emekliliğe esas olan eski memuriyet veya hizmet
sürelerine borçlandıkları sürenin eklenmesi suretiyle hesaplanacak süre
üzerinden ve borçlandıkları miktarın tamamını ödedikleri tarihten itibaren 5434
sayılı Kanuna göre emekli aylığına hak kazanırlar. Emekli aylığına hak
kazanabilmesi için toplam süresinin 25 yıl olması yeterlidir.
Taksitle ödemede, borcun tamamını ödiyemeden ölen veya T. C. Emekli Sandığına
göre malul olan avukatların kendilerine veya hak sahibi mirasçılarına ölüm veya
maluliyeti takibeden ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
malullük yahut dul ve yetim aylığı bağlanır. Şu kadar ki, ödenmemiş yıllık
taksitlerin her biri 12 eşit parçaya bölünerek o yılın malullük veya dul ve
yetim aylıklarından kesilir ve artan miktar hak sahiplerine ödenir.
Taksitle ödemede, bir taksidi zamanında ödemiyen ve T. C. Emekli Sandığınca
yapılan tebligat üzerine 1 ay içinde bu borcunu yerine getiremiyenlerin
borçlanma durumuna son verilir ve ödedikleri miktara tekabül eden sürenin eski
memuriyet veya hizmetlerine eklenmesi suretiyle hesaplanacak süre üzerinden T.
C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Yukarıdaki fıkralar gereğince kendilerine veya hak sahibi mirasçılarına
emekli, malullük veya dul ve yetim aylığı bağlananlara borçlanmadan önceki
fiili memuriyet veya hizmetlerin tutarı üzerinden T. C. Emekli Sandığı Kanunu
hükümlerine göre ikramiye ödenir.
(B) bendinden faydalanabilmek için ilgilinin, T. C. Emekli Sandığına
kesenek ödediği memuriyet veya hizmetten ayrılmasını takibeden bir ay içinde
Sandığa dilekçe ile başvurması ve kendisine emekli aylığı bağlanmamış veya
kesenekleri iade edilmemiş olması gereklidir. (A) bendinin ikinci fıkrası
delaletiyle (B) bendinden faydalananlar için bu süre borçlanma taleplerinin
kabul edildiğinin Sandıkça kendilerine tebliği tarihinden başlar.
(B) bendinden faydalanmak dileği ile yapılan başvurmanın T.C. Emekli
Sandığınca kabul edildiğinin ilgiliye tebliğini takibeden aybaşından itibaren
sandığa kesenek ödeme yükümlülüğü doğar. Kesenekler (Kurum hissesi dâhil) her
ayın ilk haftası içinde doğrudan doğruya veya T.C. Emekli Sandığının
belirteceği bir banka aracılığı ile sandığa ödenir.
Kesenek ve kurum hissesi, ilgilinin T. C. Emekli Sandığına kesenek ödediği
evvelki memuriyet veya hizmette son iktisap ettiği maaş veya ödeneğindeki
kıdeminden başlamak üzere o memuriyet veya hizmetin en az yükselme süresine
göre iki veya üç senede bir terfi ediyormuşçasına yürütülecek maaş dereceleri
üzerinden hesaplanır.
(B) bendi uyarınca T. C. Emekli Sandığı ile ilgileri devam edenlerin
emekliliğe esas sürelerinin 30 yılı doldurduğu, sandıkla ilgilerinin
kesilmesini yazılı olarak istedikleri, öldükleri yahut T.C. Emekli Sandığı
Kanununa göre malûl duruma girdikleri veya borçlanma hükümlerinde gösterildiği
şekilde sandık tarafından verilen bir aylık süre içinde ödememekte temerrüt
ettikleri takdirde bu durumların husule geldiği tarihi takibeden aybaşından itibaren
sandıkla ilgileri kesilir ve toplam süreleri üzerinden kendilerine yahut hak
sahibi mirasçılarına 5434 sayılı Kanun uyarınca emekli, malullük dul veya yetim
aylığı bağlanır. Bu kimselere ödenecek ikramiye hakkında borçlanma ile ilgili
hükümler kıyasen uygulanır.
Geçici 3, 4 ve 5 inci maddeler uyarınca borçlandıkları süre ile birlikte
emekliliğe esas hizmetleri tutarı 15 yıl veya daha fazla olanlar da bu maddenin
(B) bendi hükmünden faydalanabilirler.
Bu madde hükümlerinden faydalananların, (A) bendi uyarınca borçlandıkları
veya (B) bendi uyarınca T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini devam ettirdikleri
sürelerin tamamı, emekliliğe tabi görevden son defa ayrıldıkları maaş veya
ödenekteki kıdemlerine eklenmek suretiyle bu görev veya hizmetin en az yükselme
süresine göre iki veya üç yılda bir terfi etmiş veya ediyormuşçasına
intıbakları yapılır.
Bu maddenin 9 uncu fıkrasında T.C. Emekli Sandığına
başvurma için konulmuş bir aylık süreyi geçirmiş olanlar, 1 Ocak 1971 tarihine
kadar başvurmaları şartı ile bu madde hükümlerinden faydalanabilirler.
Geçici Madde 3 - 7 Temmuz 1969 tarihinde veya bu tarihle 1 Ocak 1971 tarihi arasında T.C.
Emekli Sandığında iştirakçi durumunda bulunanların, emeklilik keseneği
ödedikleri görev veya hizmetten önce T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olmadan
ve Sosyal Sigortalar kapsamına da girmeden geçirdikleri fiili avukatlık
sürelerinin daha önce başka kanunlarla borçlanılan süreler ile birlikte onbeş
yılı geçmiyecek kısmı, 5434 sayılı Kanuna 23 şubat 1965 gün ve 545 sayılı
Kanunun 5 inci maddesi ile eklenen maddedeki esaslara göre borçlanmaları şartı
ile emekliliğe esas hizmetlerine eklenir. Şu kadar ki, bu kimselerin adlarına
borç kaydedilecek miktar borçlandırılan sürenin geçtiği tarihlerde kesilen
kesenek ve karşılıklar oranına göre tespit olunur.
Bu madde hükmünden faydalanmak için, ilgilinin, 1 Nisan 1971 tarihine kadar
T.C. Emekli Sandığına yazılı olarak başvurması şarttır.
Geçici Madde 4 - 7 Temmuz 1969 tarihinde veya bu tarihle 1 Ocak 1971 tarihi arasında T.C
Emekli Sandığında iştirakçi durumunda bulunanlardan, emekli keseneği ödedikleri
görev veya hizmetten önce T.C. Emekli Sandığına tabi olmadan ve Sosyal
Sigortalar kapsamına da girmeden avukatlık yapan ve ondan önce de emekliliğe
tabi bir görev veya hizmette bulunanların T.C. Emekli Sandığı ile ilişkileri
bulunan devreler arasındaki fiili avukatlık sürelerinin daha önce başka
kanunlarla borçlanılan süreler ile birlikte onbeş yılı geçmiyecek kısmı geçici
3 üncü madde uyarınca borçlanmaları şartı ile aynı madde hükümlerine göre emekliliğe
esas hizmetlerine eklenir.
Geçici 3 üncü maddenin son fıkrası hükmü bu halde de uygulanır.
Geçici Madde 5 - Geçici 2,3 ve 4 üncü maddelerin kapsamına giren avukatların bu maddeler
gereğince borçlandıkları fiili avukatlık sürelerinden önce Sosyal Sigortalar
Kurumu kapsamına giren hizmetleri de mevcutsa, Sosyal Sigortalar kapsamına
giren hizmetler 5/1/1961 tarihli ve 228 sayılı Kanunun aylık bağlanmasına
ilişkin esasları dairesinde T.C. Emekli Sandığındaki hizmetler (Borçlanılan
süreler dâhil) ile birleştirilir.
Bu madde hükmünden faydalanmak istiyenlerin, T.C. Emekli Sandığına
başvurmalarının şekli ve süresi hakkında geçici 3 üncü madde hükmü kıyasen
uygulanır.
Geçici Madde 6 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Avukatlar Yardımlaşma Sandığında üye bulunan
avukatlar, levhasına yazılı oldukları baroya müracat ederek sandıktaki
kayıtların silinmesini istiyebilirler.
Yukarıdaki fıkra gereğince sandıktan kayıtları silinen avukatların
sandıktaki alacaklarının, üyelik süresi ve sandık mevcuduna göre kendilerine
ödenmesi şekli, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde
ilgili baro yönetim kurulu tarafından hazırlanıp baro genel kurulunca onaylanan
bir yönetmelikle tespit edilir.
Geçici Madde 7 - (30.01.1979 - 2178 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Geçici Madde 8 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Siyasal Bilgiler Okulu veya
fakültesinden mezun olup da eksik kalan derslerden hukuk fakültesinde sınav
vermiş olanlar, bu Kanunun uygulanmasında hukuk fakültesi mezunu sayılırlar.
Geçici Madde 9 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay'da hukuk mezunu başkâtip
olarak en az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar, 3 üncü maddenin (c)
bendindeki kayıttan vareste tutulurlar.
Geçici Madde 10 - Ankara Baro Başkanı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki
ay içinde Ankara'da toplanıp Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile Birlik Yönetim
Kurulu, Birlik Disiplin Kurulu ve Birlik Denetleme Kurulu üyelerini ve
yedeklerini seçecek olan ilk genel kurul için delegelerini seçip göndermelerini
ve toplantı yer, gün ve saatini, toplantı gününden en az bir ay önce barolara
bildirir. Belirtilen günde toplantıyı açarak yerini en yaşlı delegeye bırakır.
Geçici Madde 11 - 708 sayılı Kanunun ikinci ve 7 nci maddelerinde ve 2573 sayılı Kanunun 6
ncı maddesinde yazılı mülazemet süresini 3499 sayılı Avukatlık Kanununun
yürürlüğü tarihinde bitirmiş olanlar 3 üncü maddenin (a), (b) ve (c)
bentlerinde ve 5 inci maddede gösterilen şartlara sahip oldukları takdirde baro
levhasına yazılırlar.
Bu Kanunun uygulanmasında Medresetulkuzat ve Nüvap Mektebi mezunları hukuk
mezunu sayılır.
Geçici Madde 12 - Gerek 3499 sayılı Kanun ve gerekse bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
dava vekâleti ruhsatnamesi ile 708 sayılı Kanunun 5 inci maddesine dayanılarak
avukatlık ruhsatnamesi verilemez.
Ancak, hukuk fakültesi veya mektebinden mezun olmadıkları halde 3499 sayılı
Kanunun yürürlüğünden önce hâkimlik veya savcılık sınıflarında, 3499 sayılı
Kanunun yürürlüğünden önce veya sonraki görev sürelerinin toplamı dört yılı
doldurmuş olanlara 3 üncü maddenin (b) ve (c) bentlerindeki kayıtlardan vareste
tutulmak şartiyle avukatlık ruhsatnamesi verilir. Sicilleri itibariyle
görevlerinden çıkarılmış olanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Geçici Madde 13 - 3499 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dava, vekâleti ruhsatnamesine
sahip olanlar, beş avukat bulunmıyan yerlerde vekâlet icra edebilirler. Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 3499 sayılı Kanunun (Muvakkat IV üncü)
maddesi uyarınca beş avukat bulunmıyan yerlerde dava vekilliği yapmakta
olanların kazanılmış hakları saklıdır.
Dava vekillerinin, mesleklerini icra edebilmeleri için, o yerin bağlı
olduğu baroca tutulan bir listeye yazılmaları şarttır. Listeye yazılmak için
yapılan başvuru üzerine barolar, istemin kabul veya reddine dair kararlarını
bir ay içinde vermek zorundadır. Bu süre içinde karar verilmez yahut ret kararı
verilir ise ilgili şahıs; karar verilmemiş ise bir aylık sürenin sonunda, istem
reddedilmiş ise ret kararının tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye
Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin
itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren
iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri
burada da kıyasen uygulanır. (10.05.2001 / 24398 R.G. 4667 s.k ile değişik)
Listeye yazılma, bu Kanunun davavekillerine tanıdığı hak ve yetkilerden
faydalanmak ve yükümlere tabi olmak bakımından, baro levhasına yazılmanın
sonuçlarını doğurur.
Listenin barolarca nasıl düzenleneceği, listeye yazılmak için yapılacak
başvurma hakkındaki işlemler listenin mahkemelere, Cumhuriyet savcılıklarına,
icra ve iflas dairelerine ve diğer resmi mercilere bildirilme tarzı ve listeden
kaydın silinmesi şekli bu Kanunun 182 inci maddesinde yazılı yönetmelikte
gösterilir.
Geçici Madde 14 - 3499 sayılı Kanunla ek ve değişikliklerine göre kurulmuş olan barolar, bu
Kanun hükümlerine göre görevlerine devam ederler.
Geçici Madde 15 - 168 inci madde uyarınca hazırlanacak asgari ücret tarifesi, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılır ve yeni tarife
yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanır.
Geçici Madde 16 - Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu görevine başlayıncaya kadar, avukatlık
haysiyet divanındaki dosyalar, bu kurula devredilmek üzere Ankara Baro
Başkanlığınca teslim alınır.
Geçici Madde 17 - Yargı mercileri, Cumhuriyet savcılıkları, icra memurlukları nezdinde
başkâtiplik, zabıt kâtipliği, zabıt kâtibi muavinliği yahut icra memurluğu veya
yardımcılığı görevlerinden birini en az on yıl süre ile yapmış olan kimseler,
bu Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Avukatlık meslekine kabul için aranılan
tahsil, staj (…) dışındaki şartları haiz olurlar ve 5 inci maddede
yazılı engeller kendilerinde bulunmazsa, en az üç avukat veya davavekili
olmıyan bir yerde, o yerin bağlı olduğu baroca tutulan listeye yazılmak
şartiyle, munhasıran o yerin hukuk mahkemeleri ve icra ve iflas dairelerinde
dava ve iş takib edebilirler.
Bu kimseler, munhasıran vekâlet görevini yapabilecekleri yerde, listeye
yazılma tarihinden itibaren üç ay içinde bir büro açmak zorundadırlar. Bu
zorunluluğa uymıyanların adları listeden silinir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 61 inci maddesinin son fıkrası gereğince vekâlet
görevini yapanlar, geçmiş adalet hizmetine ait şarta bakılmaksızın, birinci
fıkrada, yazılı diğer şartlara sahip oldukları takdirde, o yerin bağlı
bulunduğu baroca tutulan listeye yazılmak suretiyle, munhasıran o yerdeki hukuk
mahkemeleri ve icra ve iflas dairelerinde vekâlet görevini yapmaya devam
ederler. Ancak, listeden herhangibir suretle adları silinenler, birinci fıkrada
yazılı şartların tamamına sahip olmadıkça bir daha listeye yazılamazlar. Bu
kimseler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde listeye
yazılmak için başvurmak ve yazılma tarihinden itibaren üç ay içinde bir büro
açmak zorundadırlar. Aksi halde listeye yazılmazlar; listeye yazılmışlarsa
adları listeden silinir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca vekâlet görevini yapmak hakkı o yer avukat
veya dava vekilleri sayısının üçü bulması halinde kendiliğinden sona erer. Sona
erme tarihinden itibaren üç ay içinde, ilgili şansın aynı baro bölgesi içinde
üç avukat veya dava vekili bulunmayan başka bir yere naklederek büro açması
halinde, listedeki kaydı, nakledilen yer işaret edilmek suretiyle devam eder.
İlgili üç aylık süre içinde başka bir baroya başvurduğu takdirde, dosyası
getirilmek suretiyle başvurduğu baronun listesine kaydı yapılıp ayrıldığı
baronun listesinden de adı silinerek vekâlet görevine devam eder. Üç aylık süre
içinde aynı baro bölgesindeki başka bir yere nakil yapılarak büro açılmaması
veya bu süre dolmadan başka bir baroya nakil için başvurulmaması halinde ilgilinin
adı listeden silinir.
Geçici 13 üncü maddenin listeye yazılma için yapılacak başvurma ile ilgili
ikinci fıkrası hükmü bu kimseler hakkında da kıyasen uygulanır.
Listeyle ilgili olup, geçici 13 üncü maddenin son fıkrasında gösterilen
hususlar ve bu maddeye göre vekâlet görevini ifa edeceklere verilecek yetki
belgesinin neleri ihtiva eyliyeceği 182 nci maddede yazılı yönetmelikte
gösterilir.
Bu Kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu,
onbirinci ve onikinci kısmı ile 49, 57, 58, 59, 60, 61, 62 ve 65 inci maddeleri
dışında kalan hükümleri bu maddenin kapsamına giren kimseler hakkında da
kıyasen uygulanır.
Baro giriş ve yıllık kesenekleri bu maddenin kapsamına giren kimselerden
alınmaz.
Bu maddenin üçüncü fıkrası 7 Temmuz 1977 tarihinde yürürlükten kalkar.
Geçici Madde 18 - Geçici 3 ve 4 üncü maddeler uyarınca borçlanılarak emekliliğe esas
hizmetlerine eklenen sürelerin üçte ikisi, ilgililerin halen bulundukları
görevin veya hizmetin en az yükselme süresine göre iki veya üç yılda bir
değerlendirilmek suretiyle intibakları yapılır ve böylece görev veya hizmet
aylıkları ile emeklilik keseneğine esas aylıkları yükseltilir.
Geçici Madde 19 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu Kanunun 1 nci maddesi ile
Avukatlık Kanununun 14 üncü maddesine eklenen fıkrada belirtilenlerin
sıkıyönetim askeri mahkemelerinde almış oldukları davalar Avukatlık Kanununun
hükümleri dairesinde üç ay içinde devredilir.
Geçici Madde 20 - 10.5.2001 tarihinden önce ilköğretim veya
orta öğretimde öğretmenlik görevi ile avukatlık mesleğini birlikte yapanlar ve
aynı durumda olup avukatlık stajını yapmakta olanlar hakkında 11 inci madde
hükmü uygulanmaz.
(İkinci Fıkra 14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Geçici Madde 21 - (Anayasa Mahkemesi'nin 7/2/2008 tarihli ve E.:
2005/128, K.: 2008/54 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
Geçici Madde 22 - (15.07.2020 / 31186 R.G. 7249 sk ile eklenmiştir)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş baro keseneği
borcunun tamamının, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde
ödenmesi halinde, işlemiş faiz borcu silinir. Baro keseneğinin ödenmemesine
bağlı olarak yürütülen levhadan ve sicilden silme işlemleri, altı ay süreyle
durdurulur.
Geçici Madde 23 - (15.07.2020
/ 31186 R.G. 7249 sk ile eklenmiştir)
Görev sürelerine bakılmaksızın tüm barolarda baro başkanlığı, yönetim,
disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri ile Türkiye Barolar Birliği delege
seçimleri 2020 yılı Ekim ayının ilk haftasında; Birlik Başkanlığı, yönetim,
disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri seçimleri ise 2020 yılı Aralık ayı
içinde yapılır.
Geçici Madde 24- (30.11.2021 / 31675 R.G. 7343 sk ile eklenmiştir)
59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun
yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla
avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların
organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar
nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce
verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır. Bu maddenin
uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, Ceza Muhakemesi
Kanununun 100 üncü maddesi uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği
hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir.
Geçici Madde 25- (27.11.2024 / 32735 R.G. 7532 sk ile eklenmiştir)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce avukatlık stajına başlamış
olanlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla 16 ncı maddenin ikinci
fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Ek Geçici Madde 1 -
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, değiştirilen 168 nci madde
hükümleri uyarınca hazırlanacak ilk tarifeler yürürlüğe girinceye kadar açılan
davalar veya başlayan hukuki yardımlarla ilgili olarak değer veya miktarın bir
milyar lirayı aşan bölümü için takdir edilecek nispi avukatlık ücretinin
hesabında, yürürlükte olan tarifelere bakılmaksızın, binde bir oranı uygulanır.
Madde 199 - (Bu madde 3/4/1930 tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanunu ile
13/3/1929 tarihli İdari Umumiyei Vilayat Kanununa birer ek madde eklenmesi ile
ilgili olup getirdiği hükümler ilgili kanunlardaki yerlerine işlenmiştir.)
Kanunun yürürlük tarihi:
Madde 200 - Bu Kanun yayımı tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girer.
Kanunu yürüten makam:
Madde 201 - Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
19/3/1969 TARİHLİ VE 1136 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
1) 22/1/1986 tarihli ve 3256 Sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun
11 inci maddesi hükmü uyarınca, avukatlık ve avukatlık stajıyla birleşmeyen
ilköğretimde öğretmenlik görevinde bulunulması sebebine dayanılarak;
A) Yapmış oldukları stajın geçerli sayılmamasından dolayı
aynı Kanunun 72 nci maddesinin (b) bendi uyarınca adları baro levhasından
silinmiş bulunanlarla staj bitim belgesi almış oldukları halde aynı sebeple baro levhasına
yazılma istemleri reddedilenler, levhaya yazılmalarına dair baro yönetim kurulu
kararları Adalet Bakanlığınca onaylanmayanlar veya baro levhasına yazılmamış
olanlar, başvurdukları takdirde başkaca engellerinin bulunmaması kaydıyla baro
levhasına yazılırlar ve avukatlık yapabilirler.
B) Adları staj listesinden silinmiş olanlar, başkaca engelleri bulunmadığı
takdirde bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde başvurmaları
halinde, yeniden Staj listesine yazılırlar ve silme kararından önce yaptıkları
staj geçerli sayılarak stajlarına devam ederler. Bunlardan adları staj listesin
den silinmesi gerekenler hakkında, başkaca engelleri yoksa silme işlemi
yapılmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiğı tarihten önce, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun
11 inci maddesi hükmü uyarınca, avukatlık ve avukatlık stajıyla birleşmeyen
diğer işlerde bulunulması sebebine dayanılarak, yapmış oldukları stajın geçerli
sayılmamasından dolayı aynı Kanunun 72 nci maddesinin (b) bendi uyarınca adları
baro levhasından silinmiş bulunanlarla staj bitim belgesi almış oldukları halde
aynı sebeple baro levhasında yazılma istemleri reddedilenler, levhaya
yazılmalarına dair baro yönetim kurulu kararları Adalet Bakanlığınca
onaylanmayanlar veya baro levhasına yazılmamış olanlar, başvurdukları takdirde
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış olmaları ve başkaca engellerinin
bulunmaması kaydıyla baro levhasına yazılırlar. Bu şekilde avukatlık stajı
yaptıktan sonra baro levhasına yazılmış bulunanların da avukatlıkla birleşmeyen
bir işle uğraşmamaları ve başkaca engelleri bulunmaması şartıyla kayıtları silinmez.
Adları staj listesinden silinenler, avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış
oldukları ve başkaca engelleri bulunmadığı takdirde bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren üç ay içerisinde başvurmaları halinde, yeniden staj
listesine yazılırlar ve silme kararından önce yaptıkları staj geçerli sayılarak
stajlarına devam ederler. Bunlardan adları staj listesinden silinmesi
gerekenler hakkında başkaca engelleri yoksa silme işlemi yapılmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce avukatlıkla bağdaşmayan bir işle
uğraştıkları sırada avukatlık stajını yapan veya yapmakta bulunanlar hakkında:
a) Cezai takibat yapılmaz.
b) Daha önce başlamış olan takibatlar durdurulur.
Hükmolunan cezalar ceza mahkümiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere
affedilmiştir.
Bu suretle cezaları bütün sonuçlarıyla affedilmiş olan avukat ve avukat
stajyerleri hakkında, bu mahkümiyetlerine dayanılarak Avukatlık Kanununun,
avukatlığa kabul edilmemeye ve ruhsatnameleri geri alınmak suretiyle iptal ve
adları bir daha yazılmamak üzere levhadan silinmeye dair hükümleri uygulanmaz.
Geçici Madde 2 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ilk baro genel kurul
toplantısı, Kanunun yayımını izleyen ikinci yılın ekim ayının ilk haftası
içinde yapılır.
Geçici Madde 3 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, baro disiplin kurulu üyesi olanlar
ile baro ve Birlik Denetleme Kurulu üyesi bulunanlar, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra, yönetim kurulu seçimlerinin yapılacağı ilk genel kurul
toplantısına kadar görevlerine devam ederler.
Geçici Madde 4 - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Siyasal Bilgiler Okulu veya
Fakültesinden mezun olup da eksik kalan derslerden Hukuk Fakültesinde sınav
vermiş olanlar, bu Kanunun uygulanmasında Hukuk Fakültesi mezunu sayılırlar.
2 - 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 - (Birinci
Fıkra 14.12.2006 / 26376 R.G. 5558 sk ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 1136 sayılı Avukatlık Kanununun
11 inci maddesi hükmü uyarınca, avukatlık ve avukatlık stajıyla birleşmeyen
diğer işlerde bulunulması sebebine dayanılarak, yapmış oldukları stajın geçerli
sayılmamasından dolayı aynı Kanunun 72 nci maddesinin (b) bendi uyarınca adları
baro levhasından silinmiş bulunanlarla staj bitim belgesi almış oldukları halde
aynı sebeple baro levhasına yazılma istemleri reddedilenler, levhaya
yazılmalarına dair baro yönetim kurulu kararları Adalet Bakanlığınca
onaylanmayanlar veya baro levhasına yazılmamış olanlar, başvurdukları takdirde
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış olmaları ve başkaca engellerin
bulunmaması kaydıyla baro levhasına yazılırlar. Bu şekilde avukatlık stajı
yaptıktan sonra baro levhasına yazılmış bulunanların da avukatlıkla birleşmeyen
bir işle uğraşmamaları ve başkaca engellerinin bulunmaması şartı ile kayıtları
silinmez. Adları staj listesinden silinenler, avukatlıkla birleşmeyen
işlerinden ayrılmış oldukları ve başkaca engelleri bulunmadığı takdirde bu
Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde başvurmaları halinde yeniden
staj listesine yazılırlar ve silme kararından önce yaptıkları staj geçerli
sayılarak stajlarına devam ederler. Bunlardan adları staj listesinden silinmesi
gerekenler hakkında başkaca engelleri yoksa silme işlemi yapılmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce avukatlıkla bağdaşmayan bir işle
uğraştıkları sırada avukatlık stajını yapan veya yapmakta bulunanlar hakkında;
a) Cezaî takibat yapılmaz,
b) Daha önce başlamış olan takibatlar durdurulur.
Hükmolunan cezalar ceza mahkûmiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere
affedilmiştir.
Bu suretle cezaları bütün sonuçlarıyla affedilmiş olan avukat ve avukat
stajyerleri hakkında, bu mahkûmiyetlerine dayanılarak Avukatlık Kanununun
avukatlığa kabul edilmemeye ve ruhsatnameleri geri alınmak suretiyle iptal ve
adları bir daha yazılmamak üzere levhadan silinmeye dair hükümleri uygulanmaz.
Geçici Madde 2 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kurulmuş olan barolar hakkında 77 nci
maddenin bu Kanunla değişik birinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Geçici Madde 3 - Bu Kanun gereğince düzenlenecek yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde çıkartılır.
[1] "Durum avukatın kayıtlı
olduğu baroya bildirilir" cümlesi "Bu durum ve yargılama aşamalarında verilen
nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir" olarak 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir
[2] Mülga; Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller:
Madde 134-
Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve
davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya
görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu
Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.
[3] Mülga; Disiplin cezaları:
Madde 135 -
Disiplin cezaları şunlardır:
1. Uyarma;
avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine
bildirilmesidir.
2. Kınama;
meslekinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir.
3. Onbin liradan
yüzellibin liraya kadar para cezası.
4. İşten çıkarma,
avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak
üzere meslekî faaliyetlerinin yasaklanmasıdır.
5. Meslekten
çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro
levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık
ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir.
[4] Mülga; Madde 136 - Bu kanunun avukatların hak ve
ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk
defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten
çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak
hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.
Beş yıllık bir
dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta
bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır.
Bir defa işten
çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara
aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.
[5] Mülga; Birinci fıkrada yazılı yasağa aykırı hareket
eden avukat hakkında 135 inci maddenin 4 ve 5 inci bentlerinde yazılı
cezalardan biri uygulanır.
[6] Cümle 25.12.2025 / 33118
R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir.
[7] Mülga; Meslekten
çıkarma ve işten çıkarma cezalarından başka bir disiplin cezası verilen
avukatlar, uyarma, kınama ve para cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl
geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının
sicillerinden silinmesini isteyebilirler.