İcra ve İflas Kanunu
2004 Sayılı İCRA VE İFLÂS KANUNU
19/6/1932 tarihli, 2128 sayılı R.G.
Lisanslı
Yediemin Depoları Yönetmeliği
İcra ve İflas
Kanununun 88/A Maddesi Uyarınca Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi
Hakkında Yönetmelik
Olağanüstü Hal Kapsamında
Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CK 2023-120)
Geçici 20 nci Maddesinin
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ
Genelgeler 1 2 3
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5
ü İcra tebliğleri Madde 21
ü Zamanaşımı. Madde 39
ü Haciz Yoliyle Takip - I. Mal Beyanı Madde 74-77
ü Haciz Madde 78-87
ü
Taşınır
Rehninin Paraya Çevrilmesi . Madde 145
ü
İpoteğin
Paraya Çevrilmesi Madde 148
ü Adi ve rehinli alacakların
sırası Madde 206
ü
İhtiyati Haciz Madde
257
ü İptal Davası Madde 277
ü Taksiratlı ve Hileli İflâs Madde
310
ü Fevkâlade Hallerde Mühlet ve
Tatil Madde 317-330
ü Temyizi kabil kararlar, kötü niyetle temyiz
halinde yapılacak işlem Madde 363
ü Kanunu icraya memur olanlar Madde 370
BİRİNCİ BAP
Teşkilat ve
Muhtelif Hükümler
İcra daireleri: (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
MADDE 1 -
Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur.
Her
icra dairesinde Adalet Bakanlığı tarafından atanacak bir icra müdürü, yeteri
kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi
adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunur.
İş
yoğunluğunun veya personel sayısının fazla olduğu icra dairelerinde dairenin
düzenli, uyumlu ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla Adalet
Bakanlığı tarafından icra müdür ve müdür yardımcıları arasından, icra müdürünün
yetkilerini haiz bir icra başmüdürü görevlendirilebilir. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, yönetmelikle düzenlenir. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir)
İcra
müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak
yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre
atanırlar. İcra katipleri arasından Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılacak
yazılı sınav ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak sözlü sınav sonucuna göre
de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilir.
İcra
katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için
yapılacak merkezî sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığı veya
Bakanlığın[1]
bu
konuda yetki vereceği adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları
tarafından yapılacak uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre; unvan değişikliği
suretiyle atanacaklar ise uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre atanırlar.
Unvan değişikliği suretiyle icra katipliğine atanacaklar tahsis edilen kadronun
yüzde ellisini geçemez.
İcra
müdür ve icra müdür yardımcıları ile icra katiplerinin, yazılı sınav, sözlü
sınav, görevlendirme, nakil, unvan değişikliği, görevde yükselme ve diğer
hususları yönetmelikle düzenlenir.
İcra
dairelerinde, gerektiğinde, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar
çerçevesinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından zabıt
katibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilir.
İcra
müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı
yokluğu halinde görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet
komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi
tarafından yerine getirilir.
Adalet
Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine
bağlamaya yetkilidir.
İflâs daireleri
Madde 2.- Her
asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflâs dairesi bulunur.
Birinci madde iflasları daireleri hakkında da caridir.
İcra
iflâs dairelerinin birleştirilmesi
Madde 3.- İcra
ve iflâs işleri bir dairede birleştirilebilir.
İcra daireleri başkanlığı: (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir)
MADDE 3/a - İş yoğunluğunun veya icra
dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığı tarafından, yetki
çevresi de belirlenmek suretiyle bir veya birden fazla icra daireleri
başkanlığı kurulabilir.
Başkanlıkta bir başkan ile
yeteri kadar başkan yardımcısı bulunur. Başkan birinci sınıf olmuş, başkan
yardımcısı ise birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları
arasından muvafakatleri alınarak Bakanlıkça atanır. Ayrıca başkanlıkta, yeteri
kadar icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ve memur
Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir.
İcra daireleri başkanı ve
başkan yardımcıları hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan
hâllerde 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar
Kanununun Adalet Bakanlığı merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin
hükümleri uygulanır.
Başkanlık, icra
dairelerinin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar; mevzuatla
verilen görevleri yerine getirir.
Bu madde hükmü iflas
daireleri ile iflas dairelerinde çalışan görevliler hakkında da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca
yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
İcra mahkemesi
Madde 4.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/1 md.) İcra ve iflâs dairelerinin
muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi
hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından
yapılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca icra mahkemesinin birden
fazla dairesi kurulabilir. Bu durumda icra mahkemesi daireleri
numaralandırılır. İcra mahkemesinin birden fazla dairesi bulunan yerlerde iş
dağılımı ve buna ilişkin esaslar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca
belirlenir. Her icra mahkemesi hâkimi, kendisine adlî yargı adalet komisyonu
başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine
yönelik şikâyetleri ve itirazları inceler, icra daireleri başkanlığının, bu
başkanlığın kurulmadığı yerlerde[2] bu dairelerin gözetim ve
denetimlerini yapar, idarî işlerine bakar.
İcra yetkisini haiz sulh
mahkemelerinin muamelelerine karşı vuku bulacak şikayet ve itirazların icra
mahkemesi o mahkemenin hâkimidir.
Sorumluluk
Madde 5.- (Değişik: 6/6/1985
- 3222/1 md.)
İcra ve iflâs
dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare
aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan
görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
Zimmet
Madde 6.- (Değişik: 6/6/1985
- 3222/2 md.) İcra
dairesine tevdi veya bu dairece tahsil olunan veya muhafaza altına alınan
paraların, ilgili memur tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen
miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden ve tazmin yolunda bir hükme hacet kalmaksızın
Hazine tarafından derhal icra veznesine yatırılır. Devletin asıl sorumlulara
rücu hakkı saklıdır.
Zarar ve ziyan davasının
zamanaşımı
Madde 7.- Zarar ve ziyan davası, mutazarrır
olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı
mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki zarar ve ziyan
cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili daha uzun bir
müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari
olur.
Tutanaklar
Madde 8.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/4 md.) İcra
ve iflâs daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vakı talep ve beyanlar
hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların
altları ilgililer ve icra müdürü veya yardımcısı veya katibi tarafından
imzalanır.
İcra
ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
İlgililer bu tutanakları
görebilir ve bunların örneğini alabilir.
İcra ve iflâs dairelerinin
tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir.
Elektronik
işlemler: (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir.
Yürürlük 05.01.2013)
MADDE
8/a - İcra ve iflas
dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı
Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
Usulüne
göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet
hükmündedir. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü
haizdir. Güvenli elektronik imza, kanunlarda güvenli elektronik imza ile
yapılamayacağı açıkça belirtilmiş olan işlemler dışında, elle atılan imza
yerine kullanılabilir. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan belge ve
kararlarda, kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini
öngören hükümler uygulanmaz.
Zorunlu
nedenlerden dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili
kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sistemine aktarılır ve gerektiğinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi
vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak
ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları, gönderen icra ve iflas
dairesinde saklanır, ayrıca fiziki olarak gönderilmez. Ancak, belge veya
kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır.
Elektronik
ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hâllerde, icra müdürü veya
görevlendirdiği personel tarafından belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek,
imzalanır ve mühürlenir.
Elektronik
ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
Alacaklı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden
bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile
borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir[3]. Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden
değerleme oranında artırılır. Adalet Bakanlığı yeniden değerleme oranında
artırılan ücreti beş katına kadar artırmaya ve azaltmaya ayrıca gün ve dosya
esaslı olmak üzere belirli sayıdaki sorgulamayı ücretten istisna tutmaya
yetkilidir. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden bu ücret alınmayacağı
gibi alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yapacağı sorgudan
da ücret alınmaz. Bu kapsamda alınacak ücret Adalet Bakanlığının belirleyeceği
usule göre tahsil edilir ve takip gideri olarak borçluya yüklenemez.
(19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük 01.01.2019)
Elektronik
işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul
ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Paranın
ödenmesi ve değerli eşyanın muhafazası: (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013)
MADDE 9
- İcra ve iflas dairelerine yapılacak
her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda
icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya
üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç
tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar
banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.
İcra
ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdî ödeme, ilgilisinin
gösterdiği banka hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen
bankaya verilecek talimat gereği yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas
dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar
verilir.
İcra
ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında,
zorunlu hâllerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler.
İş görmekten memnuiyet
Madde 10.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/6 md.) İcra
ve iflâs işlerine bakan memur ve müstahdemler
1. Kendisinin,
2. Karı veya kocasının,
nişanlısının yahut kan ve sıhri usul ve füruunun veya üçüncü derece dahil olmak
üzere bu dereceye kadar olan kan ve sıhri civar hısımlarının,
3. Kanuni mümessili veya vekili
yahut müstahdemi bulunduğu bir şahsın,
Menfaati olan işleri
göremeyip derhal icra mahkemesine haber vermeye mecburdur. İcra mahkemesi
müracaatı yerinde görürse o işi diğer bir memura, bulunmıyan yerlerde
katiplerinden birine verir.
İcra
mahkemesi hâkiminin reddi (18.03.2005
tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince
Yürürlük 01.06.2005)
Madde
10/a.- İcra mahkemesi hâkimi reddedildiği takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunundaki hükümler uygulanır. Ret talebinde bulunan, dilekçesinde ret
sebeplerini delilleri ile birlikte bildirmek zorundadır.
Ret talebinin
reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurulması, hâkimin işe bakıp
karar vermesine engel değildir. Ret talebinin reddi hakkındaki kararın
kaldırılması hâlinde reddedilen hâkimin verdiği karar yerine getirilmez. Bu
durumda dosya, bölge adliye mahkemesince icra mahkemesinin başka bir dairesine,
o yerde icra mahkemesinin başka bir dairesi yoksa en yakın icra mahkemesine
gönderilir. 40 ıncı madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
Memnu işler
Madde 11.- Tetkik vazifesini gören
hâkimler ve icra ve iflâs memur ve müstahdemleri, dairelerince takip edilmekte
olan bir alacak veya satılmakta bulunan bir şey hakkında kiminle olursa olsun
kendileri veya başkaları hesaplarına bir akit yapamazlar. Yaparlarsa
hükümsüzdür.
İcra dairesine ödeme
Madde 12.- (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük 05.01.2013 )[4]
Gözetim ve denetim
Madde 13.- (Değişik: 6/6/1985
- 3222/3 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/2 md.) İcra ve iflâs daireleri, 4
üncü maddedeki esaslara göre icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı
yerlerde[5] icra mahkemesi hâkiminin
daimî gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve
adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları
bu daireleri yılda en az bir defa denetlerler.
İcra ve iflâs memur ve
yardımcılarının disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerinden dolayı,
haklarında Devlet Memurları Kanununun disiplin cezalarına ilişkin hükümleri
uygulanır.
Birinci teftiş
Madde 13/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/9 md.)
13 üncü
maddeye göre Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftişin, geçen bir
yıllık işlemlere şamil olmak üzere her sene Ocak ayı içinde yapılması ve
düzenlenecek raporların birer örneğinin icra ve iflâs dairesi ile Cumhuriyet
savcılığında saklanması gereklidir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Teftişlerin yapılması,
savcılıkların açık olması hallerinde bunun kimler tarafından yerine
getirileceği ve teftiş raporlarının nasıl düzenleneceği yönetmelikte
belirtilir.
Yönetmelik ve
yargıtay kararları (04.07.2018
tarih 30468 sayılı RG'de yayımlanan 698 sayılı KHK ile değişik)[6]
Madde 14.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/10 md.) Bu
Kanunun uygulama şekli [7]
icra ve iflâs daireleri ile icra mahkemelerinde tutulacak defterlerle
dosyaların ve diğer basılı kağıtların düzenlenme şekilleri Adalet
Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tayin ve tesbit olunur.
(Yürürlükten
kalktı: 6/6/1985 - 3222/47 md.)
(Ek: 17/7/2003 -
4949/3 md.) Yargıtay, icra ve iflâs işlerine
ait kararların tamamını düzenli olarak yayımlar. Buna ilişkin esaslar Yargıtay
tarafından yönetmelikle düzenlenir.
Harçlar
Madde 15.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.) İcra
ve iflâs harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç
ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın
tahsil olunur.
İcra
takiplerinde, müzahereti Adliye kararları takibe yetkili icra mahkemesi
tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve müteakip maddelerine
tevfikan ittihaz olunur.
Şikayet ve şartlar
Madde 16.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.) Kanunun
hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflâs
dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye
uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu
muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.
Bir hakkın yerine
getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman
şikayet olunabilir.
Şikayet üzerine yapılacak muameleler
Madde 17.- Şikayet icra mahkemesince,
kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı
veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Yargılama usulleri
Madde 18.- İcra
mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit
yargılama usulü uygulanır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Şu kadar ki, talep ve
cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek
suretiyle de olur.
(Değişik: 17/7/2003
- 4949/4 md.) Aksine
hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra
dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını
takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa
zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma
yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en
geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve
otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir.
MÜDDETLER
Başlaması ve bitmesi
Madde 19.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/12 md.) Gün
olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz.
Ay veya sene olarak tayin
olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği
ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün
yoksa ayın son gününde biter. Müddet, hafta olarak belirlenmiş ise başladığı
güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biter(12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük:
01.06.2024).
Bir müddetin sonuncu günü
resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takipeden günde biter.
Müddet, son günün tatil
saatinde bitmiş sayılır.
Müddetlerin değiştirilmemesi
Madde 20.- Bu Kanunun tayin eylediği
müddetleri değiştiren bütün mukaveleler hükümsüzdür. Ancak her hangi bir
müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir. Bu
vazgeçme üçüncü şahıslara tesir etmez.
İcra
tebliğleri
Madde 21.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/13 md.) İcra
dairelerince yapılacak tebliğler yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre
olur. Bu tebliğler makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi suretiyle de
yapılabilir.
İlâmda ve 38 inci maddeye
göre ilâm hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı olan adresi
değiştiren alacaklı veya borçlu; keyfiyeti birbirlerine noter vasıtasiyle
bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı
takdirde Tebligat Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.
Adres değişikliği, yukarıdaki
fıkra gereğince alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa tebliğ olunduğu
halde eski adrese tebligat yaptırarak Tebligat Kanununun 35 inci maddesinden
faydalanmış olan taraf bu suretle diğer tarafa verdiği bütün zararları yüzde 15
fazlasiyle ödemeye mecbur olduğu gibi hakkında 343 üncü maddedeki ceza da
uygulanır.
İcranın durdurulması
Madde 22.- Şikayet, icra mahkemesince
karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.
Kanundaki ıstılahlar
MADDE 23 - (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[8]
Bu Kanunun uygulanmasında;
1. "İpotek" tabiri ipotekleri, ipotekli borç
senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş
taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar üzerindeki
hususî imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,
2. "Taşınır rehni" tabiri, teslime bağlı rehinleri,
Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticarî işletme
rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,
3. Sadece "Rehin" tabiri, "ipotek" ve "taşınır
rehni" tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini,
ihtiva eder.
Açıkça öngörülen istisnalar dışında, bayrağına ve
bir sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu
Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır. Bu Kanun uyarınca gemi
siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret Kanununun 977 nci maddesi hükmüne
tâbidir.
İKİNCİ BAP
İlâmların İcrası
I. PARA VE TEMİNATTAN BAŞKA
BORÇLAR HAKKINDA İLÂMLARIN İCRASI
Taşınır
teslimi
Madde 24.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/14 md.) Bir
taşınırın teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü bir
icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.
İcra emrinde; alacaklı ve
borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim
yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu,
ilâmın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf (koyu ibare 18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile
eklenmiştir - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005) veya temyiz yahut iadei
muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir
karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.
Borçlu, bu emri hiç tutmaz
veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden
zorla alınıp alacaklıya verilir.
Yedinde bulunmazsa ilâmda
yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın
haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilâmda yazılı olmadığı veya
ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı
tarihteki rayice göre takdir olunur.
Hükmolunan taşınırın değeri,
borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra müdürü tarafından
seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir.
İlgililerin bu hususta icra
mahkemesine şikayet hakları vardır.
Yedinci fıkra; (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük
Tarihi: 1/7/2012)[9]
Çocuk teslimi
Madde
25.- (30.11.2021 / 31675
sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[10]
Çocukla şahsi münasebet
tesisine dair ilâmın icrası
Madde
25/a.- (30.11.2021 / 31675
sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[11]
Çocuk teslimine ve çocukla
kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasında uzman bulundurulması
Madde
25/b.- (30.11.2021 / 31675
sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[12]
Taşınmaz tahliye ve teslimi
1. Borçlunun elinde ise
MADDE 26 - (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[13]
Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam,
icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra
emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini
emreder.
Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri
tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.
Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep
olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.
Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan
eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi
halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan
da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin
olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir
ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu
mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı
ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin
kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun
adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen
bankalardan birine yatırılır.
2. Taşınmaz üçüncü şahıs
elinde ise
Madde 27.- Taşınmaz, üçüncü bir şahıs
tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte
müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu
hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası
açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler
mahfuzdur.
İkinci fıkra; (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük
Tarihi: 1/7/2012)[14]
Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil
dairesine tebliği: (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[15]
MADDE 28 - Taşınmaz
davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının
talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili
dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh
verir. Bu şerh, Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası
hükmüne tâbidir.
Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride
davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da tapu
sicili dairesine bildirir.
Taşınmaz hakkındaki hükümden
sonra yedin tebeddülü
MADDE 29 - (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[16]
Hükmün tapu sicili dairesine bildirilmesinden
sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey
kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.
Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı
borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu
bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için
kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri
bırakılır.
Bir işin yapılmasına veya
yapılmamasına dair olan ilâmlar[2]
Madde 30.- Bir işin yapılmasına mütedair
ilâm icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir
icra emri tebliği suretiyle borçluya ilâmda gösterilen müddet içinde ve eğer
müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin
ederek işi yapmağı emreder.
Borçlu muayyen müddetlerde
işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek
şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra
müdürü tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet
kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı
muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca
hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o
iş yaptırılır.
İlâm, bir işin yapılmamasına
mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilâmın hükmü borçluya aynı
müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilâm hükmüne muhalefetin 343 üncü
maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır.
(Ek: 17/7/2003 -
4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya
yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm
hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm
almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir.
İrtifak haklarına mütedair ilamlar: (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[17]
MADDE 31 - Bir
irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam
icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük
bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin
ilamların icrası: (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile eklenmiştir.
Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
MADDE 31/a - Bayrağına
ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla
ilgili aynî haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.
Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili
aynî haklara ilişkin davalarda davacının lehine hüküm verilirse, mahkeme, davacının
istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi ile birlikte özetini gemi sicili
müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline şerh edilir. Davada verilen karar
ileride davacının aleyhine kesinleşirse, mahkeme, bu hükmün özetini de gemi
sicili müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün yabancı bayraklı gemiler bakımından mahkeme, bu
fıkrada öngörülen bildirimleri, geminin
bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi siciline
şerh edilmesinden sonra geminin zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir
ilâm alınmasına gerek olmadan, üçüncü fıkraya göre işlem yapılır.
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bir geminin tahliye ve teslimine ilişkin ilâm, icra dairesine
verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde
o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa
temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren
mahkemenin ismi ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilâmın
tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf ya da temyiz yahut iadei
muhakeme yoluyla görülmekte olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında
bir karar getirilmedikçe cebrî icraya devam olunacağı yazılır.
Borçlu, gemiye zilyet olduğu hâlde bu emri yerine
getirmezse, ilâmın hükmü zorla tenfiz olunur. Borçlu geminin zilyedi değilse,
alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Alacaklı, geminin ilâmda yazılı değerinin
alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri ödemezse ayrıca icra emri tebliğine
gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden haciz yoluyla tahsil olunur.
Geminin değeri, ilâmda yazılı olmadığı ve taraflar bu değer üzerinde
anlaşamadıkları takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişi heyetine
tespit ettirilir. Bilirkişi heyeti geminin kıymet takdiri sırasındaki değerini
esas alır.
2. Alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı
borçlunun sahip olduğu hakları kullanabilir. Şu kadar ki, üçüncü kişi, davadan
sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil edilmiş bir sözleşmeye dayanarak
gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü uygulanır.
Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı bir sebep
olmaksızın tekrar giren borçlu veya üçüncü kişi, ayrıca hükme gerek kalmadan
zorla çıkarılır.
Gemide bulunup da ilâma dahil olmayan eşya,
çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi hazır değilse vekiline tevdi olunur.
Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı ileride borçluya ödetilmek
üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde
hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu
eşyanın bulunduğu mahalde ise beş, değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan
veya masrafı ödemekten kaçınırsa yahut gerek görülürse, icra müdürü, icra
mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı öder; fazlası kalırsa
borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri
belirlenen bankalardan birine yatırır.
Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya
intifa hakkının kurulmasına veya kaldırılmasına ilişkin ilâm, icra dairesine
verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri
gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla icra olunur.
Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya
yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra hükümlerine girmeyen ilâmların icrası
hakkında 30 uncu madde uygulanır.
II. PARA VE
TEMİNAT VERİLMESİ HAKKINDAKİ İLÂMLARIN İCRASI
İcra
emri ve muhtevası
Madde 32.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/16
md.) Para borcuna veya teminat
verilmesine dair olan ilâm icra dairesine verilince icra müdürü borçluya bir
icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka
hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde
ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse
icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut (koyu ibare 18.03.2005 tarihli,
25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük
01.06.2005) iadei
muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir
karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde
mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı,
mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile
cezalandırılacağı ihtar edilir.
Yabancı
devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde
uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar
hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
İcranın geri bırakılması
Madde 33.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/17 md.) İcra
emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine
başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği
itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re`sen
yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde
veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri
bırakılır.
İcra emrinin tebliğinden
sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri
bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan
istekler mutlaka noterlikçe re`sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere
veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.
İcra mahkemesi, geri
bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna
başvuru süresi
(koyu ibareler 18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005) içinde alacağı karşılıyacak
nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya
tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek
şartiyle istinaf
veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine temyiz
süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye
lüzum yoktur.
Borçlu olmadığı parayı ödemek
mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak
paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.
İlâmın zamanaşımına uğradığı
iddiası
Madde 33/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/18 md.)
İlamın
zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı
iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek
icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.
Alacaklı, icranın geri
bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra,
zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi
mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilâmın zamanaşımına
uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
İcranın devamına karar
verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.
III.
MÜŞTEREK HÜKÜMLER
İcranın nereden isteneceği
Madde 34.- İlâmların icrası her icra
dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin
yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.
Takibin başlaması
Madde 35.- Takip, ilâmın icra dairesine
tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve
pulsuz bir ilmühaber verilir.
İcranın
geri bırakılması için verilecek süre (18.03.2005
tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince
Yürürlük 01.06.2005)
Madde 36. - İlâma karşı istinaf veya
temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie
depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra
mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya
taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan
para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin
yapıldığı yer icra mahkemesinden[18] karar alınmak üzere icra
müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk
hâlinde uzatılabilir.
Borçlu, Devlet veya adlî
yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Ücreti ilgililer tarafından
verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü
veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[19]
Nafaka hükümlerinde böyle
bir süre verilemez.
Bölge adliye mahkemesince
başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar
verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine,
bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası
esası inceleyecek[20] mahkemece kesin olarak karar
verilir.
Bölge adliye mahkemesince
başvurunun kesin olarak[21] esastan reddine karar
verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine
başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal
ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. Bölge adliye
mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun
açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın
geri bırakılması kararının etkisi devam eder[22]. İlâm alacaklısının teminat
üzerinde rüçhan hakkı vardır.
Haciz veya iflâs istemek yetkisi
Madde 37.- İcra emrinde yazılı müddet
geçtiği halde borcunu ödemiyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi
eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar
verilir.
İlâm
mahiyetini haiz belgeler
Madde 38.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/20
md.) Mahkeme huzurunda yapılan
sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re`sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve (koyu ibare 18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik
- 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005) temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki
kefaletler, ilâmların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra
kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.
Zamanaşımı
Madde 39.- İlâma müstenit takip, son
muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.
Noter senedine müstenit
takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan
zamanaşımlarına tabidir.
İcranın
iadesi
Madde 40.- Bir ilâmın bölge adliye
mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu
yerde durdurur. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Bir ilâm hükmü icra
edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas
hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi
yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla
tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski
hâline iade olunur. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Ancak üçüncü şahısların hüsnü
niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.
Umumi hükümler
Madde 41.- Kanunun bu ikinci babında
yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilâma müstenit takiplerde de
cereyan eder.
ÜÇÜNCÜ
BAP
İlâmsız Takip
I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI
Para borcu ve teminat için
takip
Madde 42.- Bir paranın ödenmesine veya
bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve
haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflâs suretiyle cereyan eder.
Yabancı
devlet aleyhine ilamsız takip yoluna başvurulamaz. (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna
başvurulamaz. (25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK
(08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile eklenmiştir)
İflasa
tabi şahıslar hakkındaki takip
Madde 43.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/21 md.) İflas yolu ile takip, ancak
Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi
bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi
bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar
ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.
Bu yollardan birini seçen
alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin
diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
Ticareti terk edenler
Madde 44.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/22 md.) Ticareti terk eden bir tacir
15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün
aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal
beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret
sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde
de mutat ve münasip vasıtalarla ilân olunur. İlân masraflarını ödemiyen tacir
beyanda bulunmamış sayılır.
Bu ilân tarihinden itibaren
bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflâs yolu ile takip
yapılabilir.
Ticareti terk eden tacir, mal
beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları
üzerinde tasarruf edemez.
Üçüncü şahısların zilyedlik
ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır.
Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar
(bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi
niyet iddiasında bulunulamaz.
(Değişik: 17/7/2003 - 4949/11 md.) Mal beyanını alan merci,
keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir.
Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş
bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de
bildirilir.
Bozulmaya maruz veya
muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin
düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine,
mahkemece icra müdürü marifetiyle ve bu Kanun hükümleri dairesinde bu malların
satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine
karar verilebilir.
Rehin
ve ipotekle temin edilmiş alacaklar
Madde 45.- Rehinle temin edilmiş bir
alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin
paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe
yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yoliyle takip edebilir.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin
edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş
alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir
veya haciz yoluna başvurulabilir. (06.03.2007
tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir)
Poliçe ve emre muharrer
senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.
İpotekle temin edilmiş faiz
ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına
göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflâs yollarına müracaat
olunabilir.
(Ek: 27/5/1933 - 2228/1 md.;
Yürürlükten kalktı: 29/6/1956 - 6763/42 md.)
Haciz yoliyle takip
1. Umumiyetle
Madde 46.- Takip diğer bütün hallerde
haciz yoliyle yapılır. Borçlu tüccar sıfatını yeni iktisap etmişse bundan
evvel aleyhinde talep edilmiş hacizler iflasına hükmolunmadıkça eskisi gibi
icra olunur.
2. Hukuku amme borçları
Madde 47.- Para cezasiyle diğer hukuku
amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki,
Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu
Kanunun hükümleri cereyan eder.
Zabıt
ve müsadere edilen eşyanın paraya çevrilmesi
Madde 48.- Devletin cezai ve mali
kanunları mucibince zabıt ve müsaadere edilmiş olan şeylerin paraya çevrilmesi
o kanunların hükümlerine göre yapılır.
Rehin
karşılığı ödünç verenler
Madde 49.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/23 md.) Rehin karşılığı yapılan ödünç
verme işlerinde Medeni Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye
Emlak Kredi Bankasının özel kanunlarında paraya çevirmeye dair hükümleri
saklıdır.
II.
YETKİ
Yetki
ve itirazları
Madde 50.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Para veya teminat borcu için
takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri
kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı
icra dairesi de takibe salahiyetlidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki
itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi
tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında
yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci
maddesi hükmü tatbik olunur.
III.
TATİLLER VE TALİKLER
Tatiller
1. Bütün borçlular hakkında
Madde 51.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat
sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (gece vakti) ve
tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde
gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği
gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa
gece vakti dahi haciz yapılması caizdir.
Bir borçlu hakkında kanunda
gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet
verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz.
2. Borçlunun ailesinden
birinin ölümü halinde
Madde 52.- Karısı yahut kocası ve kan
ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki
takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.
3. Terekenin borçlarında
Madde 53.- Terekenin borçlarından
dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası
kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye
kadar takip geri kalır.
İcra takibi sırasında borçlu
öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış
yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta
olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam
eder.
Bu takibin mirasçıya karşı
devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollariyle
kabildir.
4. Tutukluluk ve hükümlülük
halinde
Madde 54.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/25 md.) Mümessili olmıyan bir tutuklu
veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça,
icra müdürü bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir
ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip
icra dairesine bildirmiyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan
hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
5. Askerlik halinde
Madde 54/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/26 md.) Askerlik hizmetinin devamı
müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (uzman veya uzatmalı çavuş ve
onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra müdürü, bir mümessil tayin etmesi için
kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu
müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe
devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan
hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
6. Borçlunun ağır hastalığı
halinde
Madde 55.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/27 md.) Takip borçlunun mümessil
tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra
memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır.
Mal kaçırılması ihtimali olan
hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir.
Talikın
müddetlerin cereyanına tesiri
Madde 56.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/28 md.) Takip talikleri esnasında
müddetlerin cerayanı durmaz. Müddetin nihayeti bir talik gününe rastlarsa
müddet talikin bitiminden sonra bir gün daha uzatılır.
IV.
İCRA TEBLİĞLERİ
İcra tebliğleri
Madde 57.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/29 md.) İcraya ait tebliğlerde
Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak borçlu, kendilerine kanunen mümessil
tayin olunması icabeden şahıslardan ise icra müdürü kısa bir zamanda mümessil
tayin edilmesini ait olduğu makamdan ister.
Tebliğ, Medeni Kanunun 159 ve
396 ncı maddelerine göre mezun olanların meslek veya sanatına mütaallik
muamelelerden doğmuş bir borca dair ise kendilerine yapılır.
V. TAKİP TALEBİ
Takip talebi ve muhtevası
Madde 58.- Takip
talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda
yapılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
Talepte şunlar gösterilir:
1.
Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı
veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve
yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği
yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer
yerleşim yeri sayılır.); (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
2.
(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)Borçlunun
ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve
yerleşim yeri;
Bir
terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların
adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik
numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;
3. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın
Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye
başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki
kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4. Senet, senet yoksa borcun
sebebi;
5. Takip yollarından hangisinin
seçildiği;
Alacak belgeye dayanmakta ise,
belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş,
borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii
mecburidir.
Alacaklıya takip talebinde
bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve
pulsuz bir makbuz verilir.
Takip
masrafları
Madde 59.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/4 md.) Takip masrafları borçluya
aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca
takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği
itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan
masraflarını alabilir.
VI.
ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ
1. Ödeme emri ve muhtevası
Madde 60.- İcra
müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse
ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa
yazılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
Emir
1.
Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci
maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları, (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
2.
Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı
olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise
teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını, (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013)
3. Takibin dayandığı senet
altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca
ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır
sayılacağı,
Senet altındaki imzayı
reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır
bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar
verileceği,
Borcun tamamına veya bir
kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu
da aynı süre içinde beyan etmesi,
İhtarını,
4. Senet veya borca itirazını
bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde 74 üncü maddeye
göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal
beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle
cezalandırılacağı ihtarını,
5. Borç ödenmez veya itiraz
olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını,
İhtiva eder.
Ödeme emri iki nüsha olarak
düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur.
Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar
arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.
Alacaklıya verilen nüsha
hiçbir resim ve harca tabi değildir.
2. Ödeme emrinin tebliği
Madde 61.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/32 md.) Ödeme emri borçluya takip
talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeye dayanıyorsa,
belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır.
Müşterek borçlular aynı
zamanda takip ediliyorlarsa hepsinin veya bir kısmının bir mümessil tarafından
temsil edilmeleri hali müstesna olmak üzere her birine ayrı ayrı ödeme emri
tebliğ edilmek lazımdır.
Bir borçlu hakkında aynı
günde birden ziyade takip talebi varsa icra dairesi bunların ödeme emirlerini
aynı zamanda tebliğe gönderir.
Kanunen eklenmesi gereken
müddetler saklıdır.
Borçlu hakkında bir icra
dairesinde ayrı ayrı günlerde birden ziyade takip talebinde bulunulmuş ise
bunlardan hiçbirinde kendisinden daha eski olan talepten önce ödeme emri
tebliğe gönderilemez.
İtiraz
1. Süresi ve şekli
Madde 62.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/33 md.) İtiraz
etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren
yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.
(Değişik
ikinci cümle: 17/7/2003 - 4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra
dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak
itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur
şahsen sorumludur.
(Değişik 17/7/2003
- 4949/13 md.)
Takibe itiraz
edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak
suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.
(Ek: 17/7/2003 -
4949/13 md.)
Borçlu veya
vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde
bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu
yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi
tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak
tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.
Borcun bir kısmına itiraz
eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi
takdirde itiraz edilmemiş sayılır.[4]
(Yürürlükten
kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)
Borçlu takibin müstenidi olan
senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan
etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş
sayılır.
Borçluya, itiraz eylediğine
dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
2. İtiraz sebepleri
Madde 63.- (Değişik: 17/7/2003
- 4949/14 md.) İtiraz
eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet
metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.
3. Alacaklıya verilecek nüsha
Madde 64.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.) İtiraz,
alacaklıya mahsus ödeme emri nüshasına kaydedilir. İtiraz vakı olmazsa bu
husus dahi işaret olunur.
Bu nüsha itirazdan sonra veya
itiraz müddetinin bitmesi üzerine alacaklıya verilir.
4. Gecikmiş itiraz
Madde 65.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/35 md.) Borçlu
kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise
paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.
Ancak borçlu, maniin kalktığı
günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz
ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak
duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.
İtiraz üzerine icra mahkemesi
ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin
tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar.
Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına
karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar
kendisine iade olunur.
Mazeretin kabulü halinde icra
takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da
istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.
Daha önce borçlunun mallarına
haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden
itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını
istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz
kalkar.
5. İtirazın hükmü
Madde 66.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/36 md.) Müddeti
içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının
talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.
Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği
miktar için devam olunur.
Borçlu itirazında imzayı
reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini
istiyebilir.
6. İtirazın hükümden
düşürülmesi[5]
a. İtirazın iptali5
Madde 67.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen
alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,
genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini
dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988
- 3494/1 md.)
Bu davada
borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve
kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın
durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan
meblağın yüzde yirmisinden[23]
aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya
mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna
bağlıdır.
(Yürürlükten
kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı
itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını
dava etmek hakkı saklıdır.
Bu
Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri
tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
b. İtirazın kesin olarak
kaldırılması
Madde 68.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/16 md.) Talebine itiraz edilen
alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını
içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri
dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse,
alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde
itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması
istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.
Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilâm getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hâkim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.(Ek: 6/6/1985 - 3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden[24] aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.c. İtirazın geçici olarak kaldırılmasıMadde 68/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır.Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hâkim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûmiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İcra hâkimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar.Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.(Ek: 6/6/1985 - 3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988 - 3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden[25] aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılmasıMadde 68/b.- (Ek: 9/11/1988 - 3494/4 md.) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003 - 4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve[9] krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır.
(Ek: 17/7/2003 -
4949/18 md.)
Krediyi kullanan
tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname
içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine
ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş
bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz
edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki
dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri
uygulanır.
İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri
Madde 69.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/40 md.)
İtirazın
muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş
bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz
konur.
İtirazın muvakkaten
kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde
borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde
borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun
dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine
nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat
veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur.
Borçlu yukarda yazılı müddet
içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve
varsa muvakkat haciz kesinleşir.
Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna
başvuran (koyu ibare 18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik
- 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005) borçlu, ayrıca 36 ncı madde hükümlerini yerine
getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988
- 3494/5 md.) Borçtan
kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden[26]
aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkûm edilir.
Karar
ve müddet
Madde 70.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/41 md.) İcra mahkemesi, itirazın
kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18 inci madde
hükmüne göre kararını verir.
İcra mahkemesinin karariyle
takibin talik veya iptali
Madde 71.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/42 md.) Borçlu, takibin kesinleşmesinden
sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının
kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir
belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra
mahkemesinden istiyebilir.
Borçlu, takibin
kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek
olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.
Menfi
tesbit ve istirdat davaları
Madde 72.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce
veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan
menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden
aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin
durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan
menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar
verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın
yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında,
mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya
verilmemesini istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988 -
3494/6 md.) Dava
alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair
hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç
almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının
uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde
yüzde yirmiden[27]
aşağı tayin edilemez.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme
bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre
ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli
olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın
da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı
anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden[28]
aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası
zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat
davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya
itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen
ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde,
umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını
istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat
davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde
açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı
istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
Hususi
hükümler
Madde 73.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/44 md.)
Rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipteki ödeme emirleri için 146, 147,
149/b, 150, 150/a; iflâs yoliyle adi takipteki ödeme emirleri için 155 ve 156
ve kambiyo senetleri hakkındaki hususi takip usullerindeki ödeme emirleri için
168 ilâ 170 ve 171 ve 172 nci maddelerdeki hususi hükümler uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BAP
Haciz
Yoliyle Takip
I.
MAL BEYANI
Beyanın muhteviyatı
Madde 74.- Mal beyanı, borçlunun gerek
kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında
borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç
ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran
borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine
bildirmesidir.
Beyan mecburiyeti müddeti,
başlangıcı
Madde 75.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/8 md.) İtirazının iptaline veya
kat`i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararın
kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği
üzere beyanda bulunmaya mecburdur.
İptal veya kaldırma kararı
borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.
Hapis
ile tazyik
Madde 76.- (Değişik: 24/5/1962 - 51/1 md.) Mal beyanında bulunmıyan
borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi
hâkimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu
hapis üç ayı geçemez.
Sonradan kazanılan veya
ziyadeleşen malların beyanı
Madde 77.- İcra dairesine vakı olan
beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut
beyandan imtina etmiş olan borçlu sonradan kazandığı malları ve kazancında ve
gelirinde vukua gelen tezayütleri yedi gün içinde mezkür daireye taahhütlü
mektupla veya şifahi olarak bildirmeğe mecburdur.
II. HACİZ
Haciz
1. Talep müddeti
Madde 78.- Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz
etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı,
haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde
bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu
sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak
veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında
bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu
takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda
haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak
paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum
veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu
sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet
Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (28.07.2020 /
31199 sayılı R.G. 7251 s.k. ile değişik)[29]
Haciz istemek hakkı, ödeme
emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava
halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla
borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin
ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. (Değişik: 6/6/1985 - 3222/9 md.)
Alacaklı isterse, haciz
talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme
tabi değildir.
Haciz talebi kanuni müddet
içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya
muameleden kaldırılır.
Yeniden haciz istemek,
alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine
mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine
yeniden harç alınır. Yenileme masraf ve harçları borçluya tahmil edilmez.
2. Hacze başlama müddeti
Madde 79.- İcra dairesi talepten
nihayet üç gün içinde haczi yapar.
(Değişik 6/6/1985 - 3222/10 md.) Haczolunacak mallar başka
yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen
yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin tabi
bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. (Ek cümle: 17/7/2003 - 4949/19 md.) Resmî
sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince, kaydına
işletilmek suretiyle doğrudan da yapılabilir.
Konutta haciz: (05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k.
ile eklenmiştir)
MADDE
79/a- İcra müdürü, haciz yapılması talep edilen yerin
konut olduğunu tespit ederse, bu yerde haciz yapılmasına karar verir ve bu
kararı derhal icra mahkemesinin onayına sunar.
Mahkeme,
dosyanın tevdi edildiği tarihten itibaren en geç üç gün içinde dosya üzerinden
yapacağı inceleme sonunda haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunun
anlaşılması halinde kararın onaylanmasına kesin olarak karar verir. Bu kararın
icra dairesine bildirilmesi üzerine haciz işlemleri yapılır. Haciz yapılması
talep edilen yerin konut olmadığının anlaşılması halinde ise mahkeme, konutta
haciz yapılmasına dair kararı kesin olarak kaldırır. Bu kararın icra dairesine
bildirilmesi üzerine icra müdürü, mevcut haciz talebi hakkında yeniden karar
verir.
Mahkemenin
onaylama kararı üzerine hacze gidilen yerin konut olmadığının anlaşılması
halinde hacze devam olunur. Ancak konut olmadığı kabul edilen bir yerle ilgili
verilen haciz kararı üzerine yapılan haciz işlemi sırasında, bu yerin konut
olduğu anlaşılır ve borçlu da haczin yapılmasına rıza göstermez ise haciz
işlemine son verilir ve müteakip işlemler hakkında birinci ve ikinci fıkra
hükümleri uygulanır.
İhtiyati
haciz hakkında, bu madde hükmü uygulanmaz.
Haciz yapan memurun
salahiyeti
Madde 80.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) İcra müdürü haczi kendi
yapabileceği gibi yardımcı veya katiplerinden birinede yaptırabilir.
Borçlu haciz sırasında malın
bulunduğu yerde bulunmaz ve hemen bulundurulması mümkün olmazsa haciz,
gıyabında yapılır.
Talep vukuunda borçlu kilitli
yerleri ve dolapları açmağa vesair eşyayı göstermeğe mecburdur. Bu yerler
icabında zorla açtırılır.
Haczi yapan memur, borçlunun
üzerinde para, kıymetli evrak, altın veya gümüş veya diğer kıymetli şeyleri
sakladığını anlar ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına
karşı kuvvet istimal edilebilir. (Değişik: 18/2/1965 - 538/45 md.)
Zabıta
memurlariyle muhtarların vazifeleri
Madde 81.- Zor kullanma hususunda bütün
zabıta memurları icra müdürünün yazılı müracaatı üzerine kendisine muavenet ve
emirlerini ifa etmekle mükelleftirler.
Köylerde haczi yapan memurun
emirlerini muhtarlar da ifaya mecburdurlar.
Haczi caiz olmıyan mallar ve
haklar
Madde 82.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus
kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
2.
Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun
mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
3.
Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi
kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine
ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası[30]
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin
ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil
vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için
lüzumlu olan alât ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük
nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
5. Borçlu ve ailesinin
idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya
ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlunun ve ailesinin iki
aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım
olan tohumluğu,
7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva
veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan
bağ, bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alât ve edevat,
Geçimi hayvan yetiştirmeye
münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan
miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
8. Borçlar Kanununun 510 uncu
maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla
iratlar,
9. Memleketin ordu ve zabıta
hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden
birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve
denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,
Askeri malüllerle, şehit
yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı Kanun hükmüne göre verilen
inhisar beyiye hisseleri,
10. Bir muavenet sandığı veya
cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,
11. Vücut veya sıhhat üzerine
ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine
toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,
12.
Borçlunun haline münasip evi, (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
13. Öğrenci
bursları. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Medeni Kanunun 807 nci
maddesi hükmü saklıdır. 2, (…)[31] 4, 5, 7 ve 12 numaralı
bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.
Birinci
fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin
fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını
karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
İcra
memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını
değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Kısmen
haczi caiz olan şeyler
Madde 83.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.) Maaşlar,
tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilâma müstenit
olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları
tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra
müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra
haczolunabilir.
(Değişik: 12/4/1968 - 1045/1
md.) Ancak
haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var
ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz
için kesintiye geçilemez.
Önceden yapılan anlaşmalar
Madde 83/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/47 md.)
82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden
yapılan anlaşmalar muteber değildir.
Yavrulu hayvanların haczi
Madde 83/b.- (Ek: 18/2/1965 -
538/47 md.)
Hayvan hacizlerinde, anaları tarafından beslenme ve bakılmaya muhtaç olan
yavrular analarından ayrı haczedilemiyecekleri gibi bunların anaları da
yavrularından ayrı haczedilemezler.
Taşınmaz rehni kapsamındaki
eklentinin haczi
Madde 83/c.- (Ek: 9/11/1988 -
3494/7 md.)
Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı
olarak haczedilemez.
Türk Kanunu Medenisinin 777
nci maddesi hükmü saklıdır.
Yetişmemiş mahsullerin haczi
Madde 84.- Yetişmemiş her nevi toprak
ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir.
Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden
alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz.
Alacağı taşınmaz rehinle
temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun yetişmemiş
mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin
rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip
talebinde bulunmuş olmalıdır.
Taşınır ve taşınmaz malların
haczi
Madde 85.- (Değişik: 3/7/1940
- 3890/1 md.)
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından
ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak
üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak
şekilde haciz yapılamaz[32].
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/8
md.) Borçlu,
yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar[10]
taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı
bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından
haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve
beyanının haciz tutanağına geçerilmesini talep etmek, haczi yapan memur da
borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları[11]
bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından
ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya
bırakılır.
Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya
çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş
sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce
gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle
mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra
dairesi müdahale etmez.
Hasılatı paraya çevirme
masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği
muhakkak olan şeyler haczolunmaz.
Haczi koyan memur borçlu ile
alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.
Taşınır mallarda haczin
neticeleri
Madde 86.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/48 md.) Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra müdürünün müsaadesi alınmaksızın
mahcuz taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin
cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan taşınır mal
üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak iyi niyetle
iktisabettiği haklar saklıdır.
İyi niyet kaidelerine aykırı
olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın iktisabettiği haklar,
alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette
batıldır.
Kıymet takdiri (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[33]
Madde 87.- Haczi yapan memur, sicile
kayıtlı mallar hariç olmak üzere haczettiği malın kıymetini takdir eder.
İcabında bilirkişiye müracaat edebilir.
Sicile kayıtlı malın kıymet
takdirinin bilirkişilik bölge kurulu listesinde kayıtlı ve bu konuda Adalet
Bakanlığınca izin verilen bilirkişilere, bunların bulunmaması hâlinde listede
kayıtlı diğer bilirkişilere yaptırılması zorunludur.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.
Mahcuz malları muhafaza
tedbirleri
1. Taşınırlar hakkında
MADDE
88 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair
cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi
muhafaza eder.
Diğer
taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınır.
Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten
borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilir. Üçüncü şahsın elinde
bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde üçüncü
şahsa yediemin olarak bırakılır. Haczedilmiş ancak muhafaza altına alınmamış
mallar satış talebi üzerine muhafaza altına alınır veya ihale alıcısına teslime
hazır hâle getirilir, aksi takdirde satış yapılamaz[34].
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından 106 ncı madde hükmü saklıdır(Cümle 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343
s.k. ile eklenmiştir).
Türkiye'nin
taraf olduğu uluslararası andlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı
devlet başkanı, parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini
taşıyan ulaşım araçları, bu kişiler Türkiye'de bulundukları sürece, muhafaza
altına alınamaz ve yediemine bırakılamaz.
İcra
dairesi üçüncü bir şahsa rehnedilmiş olan malları da muhafaza altına alabilir.
Ticari işletme rehni kapsamındaki taşınırlar ise icra dairesince satılmalarına
karar verilmesinden sonra muhafaza altına alınabilir. Bu mallar paraya
çevrilmediği takdirde geri verilir.
Haczedilen
mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere
ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya
tüzel kişiler, bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere
aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen
gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların
yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda
işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların
muhafaza işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda
bulunması gereken asgari niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için
muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine,
işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet
Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin
durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların
denetimine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı
tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası
aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle
belirlenir.
(Mülga 6. Fıkra)[35]
İcra
müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçlar,
en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Aracı teslim
alan icra müdürlüğü, aracın yakalanmasını isteyen icra müdürlüğüne bildirimde
bulunur.
Muhafazasına gerek kalmayan malların tasfiyesi: (05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k.
ile eklenmiştir)
İcra ve İflas
Kanununun 88/A Maddesi Uyarınca Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi
Hakkında Yönetmelik
MADDE
88/a- Muhafaza işleminin dayanağı olan haciz kalkmış
olup da yedieminde bulunan mallar, takibin yapıldığı yer icra dairesince bu
madde uyarınca resen tasfiye edilir.
Tasfiye
edilecek mallara ilişkin bilgiler, icra dairesince Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sisteminde duyurulur.
İcra
dairesi, borçluya tebligat çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde
tarifeye göre belirlenen yedieminlik ücretini ödemek suretiyle malı teslim
alabileceğini, aksi halde müteakip fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini
ihtar eder.
Borçlunun
malı teslim almaması halinde icra dairesi, rehin hakkı sahibine tebligat
çıkararak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde rehinden kaynaklanan
haklarını kullanabileceğini ve bu durumu icra dairesine bildirmesi gerektiğini,
aksi halde müteakip fıkralar uyarınca malın tasfiye edileceğini ihtar eder.
Sicile
kayıtlı mallar bakımından, malın borçlu tarafından teslim alınmaması veya
rehinden kaynaklı hakkın kullanılmaması halinde icra dairesi, malın daha önce
satışa çıkarılmamış olması kaydıyla, kanunun elektronik ortamda açık artırma
suretiyle satışa ilişkin hükümleri uyarınca resen satışını yapar.
Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, derhal
yediemine tebligat çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde varsa
malın son iki yıl içinde yapılan, yoksa icra dairesince takdir edilen
kıymetinin yüzde kırkı üzerinden, tarifeye göre belirlenen yedieminlik ücreti
mahsup edildikten sonra bakiye tutarı ödediği takdirde malın mülkiyetinin
kendisine devredilmesine karar verileceğini, aksi halde müteakip fıkralara göre
işlem yapılacağını ihtar eder. Bu fıkrada belirtilen şartların oluştuğunun ve
varsa bakiye tutarın yediemin tarafından ödendiğinin tespiti halinde icra
dairesi, malın mülkiyetinin yediemine devrine yönelik kararın verilmesi için
dosyayı icra mahkemesine gönderir.
Sicile
kayıtlı mallar bakımından yedieminin malın mülkiyetinin devrini kabul etmemesi
halinde icra dairesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketine tebligat
çıkararak, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, 30/6/2021 tarihli ve 7330
sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen hurda bedelini ödeyeceğini
bildirmesi ve bildirimde bulunduğu tarihten itibaren üç ay içinde hurda
bedelini ödemesi şartıyla malın mülkiyetinin Şirkete devredilmesine karar
verileceğini ihtar eder. Bu fıkrada belirtilen şartların oluştuğunun ve hurda
bedelinin ödendiğinin tespiti halinde icra dairesi, hurdaya ayırma işlemlerini
tamamlayarak malın mülkiyetinin Şirkete devrine yönelik kararın verilmesi için
dosyayı icra mahkemesine gönderir.
Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, malın
mülkiyetinin bedelsiz olarak Türkiye Kızılay Derneğine devrine yönelik kararın
verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.
İcra
mahkemesi, mülkiyetin devri için gönderilen dosyalarda, en geç on gün içinde
dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda talebin kabulüne veya reddine kesin
olarak karar verir. Kabul kararıyla, malın mülkiyeti ilgiliye geçer; tüm haciz
ve rehinler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir.
Tasfiye
konusu malın vergi, ceza, prim gibi borçları, borçluya ait olup mülkiyet
ilgiliye, tüm borç ve yüklerinden âri olarak geçer. Devir ve tescil işlemleri
her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
Devir
işlemlerine karşı yedieminlik alacağına dayanılarak hapis hakkı kullanılamaz.
Yedieminlik ücretinin varlığı, mülkiyetin devri ve buna ilişkin işlemlerin
yapılmasına engel teşkil etmez.
Tasfiye
konusu mal üzerinde 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz bulunması halinde icra
dairesi, borçluya tebligat çıkarmadan önce tahsil dairesine tebligat çıkararak
tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde muhafaza ve/veya satış işlemlerini
yapmak üzere malı teslim alması gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca
tasfiye edileceğini bildirir.
Tasfiye
konusu malın 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında serbest
dolaşımda olmaması halinde icra dairesi, borçluya tebligat çıkarmadan önce
gümrük idaresine tebligat çıkararak bir ay içinde gümrük işlemlerini yapmak
üzere malı teslim alması gerektiğini, aksi halde malın bu madde uyarınca
tasfiye edileceğini bildirir.
Tasfiye
masrafları, öncelikle dosyadaki avanstan, avansın bulunmaması halinde Adalet
Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Tasfiye
kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla avanstan karşılanan masraflar,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan masraflar ve vergi, resim, harç gibi
malın aynından kaynaklanan kamu alacakları ödenir. Kalan tutar, 9 uncu madde
uyarınca muhafaza edilir, bankalarda nemalandırılır ve talep halinde
nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.
Dosyaya
ödenen tutarın, Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılan masrafı karşılayamaması
halinde icra dairesi, bakiye masrafın, 6183 sayılı Kanun uyarınca borçludan
tahsili için tahsil dairesine bildirimde bulunur.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe
konulan yönetmelikle belirlenir.
2. Alacaklar ve üçüncü şahıs
elinde haczedilen mallar hakkında
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Madde 89.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/49 md.)
Hamiline ait
olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir
talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse
icra müdürü; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak
icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber
olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı
ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini,
aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını
bildirir (haciz ihbarnamesi). Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü
fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.
Üçüncü şahıs; borcu olmadığı
veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce
borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya
malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak
borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti,
haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra
dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
Üçüncü şahıs, haciz
ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse,
mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine
süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde
sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca,
üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde
ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı
takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan
malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde
itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde
sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı
icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre
içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu
ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi
alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu
yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin
yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim
ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası
sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı
maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna
borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye
mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu
şeyin yüzde yirmisinden[36]
aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak
menfi tespit davaları maktu harca tabidir. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/22 md.)
Üçüncü şahıs, haciz
ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği
cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1
inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm
edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel
hükümlere göre halleder.
Üçüncü şahıs, kusuru
olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz
etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik cümle:
17/7/2003 - 4949/22 md.) Her
hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak
ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Malın teslimi mümkün olmazsa,
alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını
haizdir.
Haciz
ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin
veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine
tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya
birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Üçüncü şahsın beyanı hiçbir
harç ve resme tabi değildir.
Bu madde hükmü, memuriyeti
hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.
Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve
bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak
suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim
sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine
geçer. (19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir)
3. Diğer haklar için
Madde 90.- İcra dairesi haczedilen
hakların muhafazasına ve alacaklardan günü gelenlerin tahsiline çalışır ve
lazım gelen masrafların peşin ödenmesini istiyebilir.
4. Taşınmazlar hakkında
Madde 91.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/50 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/10 md.) Taşınmazın haczi ile tasarruf
hakkı Medeni Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar. Sicile kaydedilmek
üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile
tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline[37]
bildirilir. Adresi değişen alacaklı masrafını vermek sureti ile yeni adresinin
tapuya bildirilmesini icra dairesinden istemeye mecburdur.
Hacze yeni alacaklılar
iştirak eder veya haciz kalkarsa bu hususlar da tapu siciline[38]
haber verilir.
Hacizli taşınmazın el
değiştirmesi hâlinde 148/a maddesi uygulanır. (Ek: 17/7/2003 -
4949/23 md.)
I- Taşınmaz haczinin şümulü,
II- Alacakları rehinle
sağlanmış alacaklıların mahfuz hakları,
III- İdare ve işletme.
Madde 92.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/51 md.) Bir
taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz
kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.
İcra dairesi, taşınmaz
kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden haber verir.
(Değişik: 17/7/2003
- 4949/24 md.)
Daire,
taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentinin korunması için gerekli tedbirleri
alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer taşınmazda kiracı varsa bu
kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder. Zarar görme
ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin
faaliyetine engel olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza
masrafları satış bedelinden öncelikle ödenir.
Ticaret Kanununun 892 nci
maddesi hükmü saklıdır. (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük
Tarihi: 1/7/2012)
Mahsullerin toplanması,
borçlunun hakkı
Madde 93.- İcra dairesi mahsullerin
toplanması için lazım gelen tedbirleri alır.
Borçlunun geçineceği yoksa
kendisinin ve ailesinin geçinmeleri için kafi miktar mahsulden veya satıldıkça
bedelinden münasip miktar kendisine bırakılır.
İştirak halinde tasarruf
edilen mallar
Madde 94.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/52 md.)
Bir intıfa hakkı
veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf
edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen
ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir
taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra müdürü haciz
şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat
yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003 - 4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar
için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı
icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket
pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine
işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra
dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu
durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda
batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir.
Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır.
Borçlunun reddetmediği miras
veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil
ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı
tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu
muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında
mahkemeye bildirir.
Borçlunun zilyed bulunduğu
bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını istemek hakkının
haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak
tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili
için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu
alacaklı lehine mahcuz sayılır.
İkinci fıkra hükmü, almaya
hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim maaşını istifa için icap
eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek
suretiyle tatbik olunur.
Alacaklının bu sebeple
yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece
borçludan tahsil olunur.
Mahcuz
malların muhafazası masrafları
Madde 95.- Alacaklı haczedilen malların
muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin
vermeğe mecburdur.
İstihkak iddiasına itiraz
A. Borçlunun zilyedliği
1. Hazırlık safhası
Madde 96.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/53 md.)
Borçlu, elinde
bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü
bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği
takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki
tarafa bildirir.
İcra dairesi aynı zamanda
istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı
ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul
etmiş sayılırlar.
Malın haczine muttali olan
borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak
iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını
kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı
tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş
ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9
uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla
kesbetmiş sayılırlar.
2.
Üçüncü şahsın istihkak iddiası
Madde 97.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/54 md.)
İstihkak
iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra müdürü
dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya
lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde
varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir.
İstihkak davasının sırf
satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi
sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.
Takibin talikıne karar
verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı
davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.
Teminatın cins ve miktarı mevcut
delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
Takibin devamına dair
verilen icra mahkemesi kararı kesindir. (18.03.2005
tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince
Yürürlük 01.06.2005)
Üçüncü şahıs, icra mahkemesi
kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde
istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde
üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Kiralanan tanımaz veya[39]
gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar
Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun
olmadıkça talik emri verilemez.
Dava esnasında 106 ncı
maddedeki müddetler cereyan etmez.
Yukardaki hükümler dairesinde
kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs,
haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse
bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra
mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı
ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hâkimi
takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele
karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.
İstihkak davası
neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hâkimi işbu bedelin
yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin
icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.
İstihkak davasına umumi
hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
Mahcuz eşya ile ilgili olarak
icra müdürüne dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri
alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır.
Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun
olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil
teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede
dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken
miktarın yüzde yirmisinden[40]
aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
Davanın reddi hakkındaki
karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra
dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k.
gereğince Yürürlük 01.06.2005)
İstihkak davası sabit olur ve
birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya
borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde
onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile
birlikte hükmolunur.
Koca aleyhine yapılmış bir
hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı
maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.
İstihkak davasına karşı haczi
yaptıran alacaklı bu Kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat
veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası
açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri
hâkim serbestce takdir eder.
İstihkak davaları süratle ve
diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.
İstihkak davalarında mülkiyet
karinesi
Madde 97/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/55 md.)
Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile
üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi
mal borçlu elinde addolunur. Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği
takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası
uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına
alınabilir[41]. Birlikte oturulan
yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara
aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale
icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia
eden kişiye düşer.
İstihkak davacısı malı ne
suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve
fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.
3. Çalınmış ve zayi olmuş
şeyler
Madde 98.- Çalınmış ve zayi edilmiş
şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902, 903 ve 904 üncü maddeleri hükmü
mahfuzdur.
İcra dairesi tarafından
pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci maddesinde mezkür
resmi artırma hükmündedir.
B. Üçüncü şahsın zilyetliği
MADDE
99 - Haczedilen şey,
borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia
eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde
bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra
mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu
süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası
kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya
kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda
yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu
fıkra hükmü uygulanır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Hacze iştirak derecelerinin
teşkili
Madde 100.- İlk haciz üzerine satılan
malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek
alacaklılar:
1. İlk haciz ilâmsız takibe
müstenitse takip talebinden ve ilâma istinat ediyorsa dava ikamesinden
mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,
2. Yukarki fıkrada yazılı
tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilâma,
3. Aynı tarihlerden mukaddem
tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede,
4. Aynı tarihlerden mukaddem
tarihli resmi dairelerin veya salahiyetli makamların salahiyetleri dahilinde
ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır.
Bu suretle iştirak halinde
icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün
alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.
Bunların haricindeki
alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak
edebilirler.
Önce
icrası lazım gelen merasime lüzum olmaksızın iştirak
Madde 101.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme,
velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen
takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı
vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu
hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya
zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir
dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit
çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı
önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı
derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet
altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı
suretle hacze iştirak edebilirler.
(Değişik: 18/2/1965 - 538/56
md.) İcra
dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz
etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde
bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava
açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak
davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.
Nafaka ilâmına istinat eden
alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı
derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.
Haciz tutanağı tanzimi
Madde 102.- Taşınır bir malı haciz için
mahallinde bir tutanak tutulur. Zabıt varakasında alacaklı ve borçlunun isim ve
şöhretleri, alacağın miktarı, haczin hangi gün ve saatte yapıldığı, haczedilen
mallar ve takdir edilen kıymetleri ve varsa üçüncü şahısların iddiaları
yazılır ve haczi icra eden memur tarafından imza edilir.
Haczi talep edilen mal
taşınmaz ise icra dairesi 91 inci madde mucibince haczi ait olduğu daireye
tebliğ eder ve mahallinde tutulacak tutanakta taşınmazın nevi ve mahiyeti ve
hududu ve lüzumlu vasıfları dercolunur.
Evvelce ihtiyaten haczedilen
şeylere icra haczi vazedildiği surette zabıt varakasına ihtiyati haciz
sahibinin dahi iştirak hakkı işaret olunur.
Haczi kabil mallar kafi
gelmezse veya hiç bulunmazsa bu hâl tutanağa kaydolunur.
Davet
Madde 103.- (Değişik:
9/11/1988 - 3494/12 md.) Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya
borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra
dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz
sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe
yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa
verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.
Hacze iştirak halinde davet
Madde 104.- Yeni alacaklıların iştiraki
ve bu yüzden ilave suretiyle yapılan yeni hacizler tutanağın altına işaret
olunur.
Hacze iştirak eden her yeni
alacaklı isterse tutanağın tam bir suretini alabilir.
Evvelce haciz vazedenlerle
borçlular dahi yeni iştirak ve ilaveler kendilerine bildirilmek üzere 103 üncü
madde mucibince davet olunurlar.
Borç ödemeden aciz vesikası
Madde 105.- Haczi kabil mal bulunmazsa
haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir.
İcraca takdir edilen kıymete
göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak
muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı
hakları verir.
III. PARAYA
ÇEVİRME
1. Satış talebi
Talep
için müddetler ve giderlerin yatırılması: (30.11.2021
/ 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile değişik)[42]
Madde 106.- Alacaklı veya borçlu,
hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını
isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir.
Bir yıllık süre içinde
satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki
satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada
belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar.
Satış talebiyle birlikte
kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.
Sicile kayıtlı motorlu kara
araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte
yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak
yatırılması zorunludur.
Kıymet takdiri ve satış
giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza
giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış
talebi vaki olmamış sayılır.
Yukarıdaki fıkralar
uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri
sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on
beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi
vaki olmamış sayılır.
Bu maddede belirtilen
giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir.
Talep hakkı
Madde 107.- Her alacaklı mensup olduğu
derece namına satış talebinde bulunabilir. 100 üncü maddenin son fıkrası
mucibince hacizleri evvelki dereceden artacak bedeller için muteber olan
alacaklılardan her biri dahi mensup olduğu derece namına satış isteyebilir.
Muvakkat haciz halinde
Madde 108.- Haczi muvakkat olan alacaklı
satış talebinde bulunamaz ve hakkında 106 ncı maddedeki müddetler cerayan
etmez.
(Ek: 6/6/1985 - 3222/12 md.) Muvakkaten veya ihtiyaten
haczedilen mallar ancak 113 üncü maddenin son fıkrasında yazılı hallerde
satılabilir.
Satışın tatili
Madde 109.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Satış bedeli, haklarında
haciz katileşmiş olan alacakların mecmu miktarına baliğ olursa satış tatil
edilir.
(Yürürlükten kalktı: 6/6/1985 -
3222/47 md.)
Haczin kalkması
MADDE
110 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya (…)[43]
talep geri alınıp da kanuni müddet
içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması
yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczedilen
resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda
haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından
haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci
fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik
olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.
Taksitle ödeme
Madde 111.- Borçlu alacaklının satış
talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci
taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.
Şu kadar ki borçlunun kafi
miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri
miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan
fazla olmaması şarttır.
(Ek: 9/11/1988 - 3494/13 md.;
Değişik: 17/7/2003 - 4949/26 md.) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde
yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e
maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam
süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı
yerden işlemeye başlar.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında
verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.
Borçlunun borcunu muntazam
taksitlerle ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da
hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle
icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir)
Borçluya satış yetkisi
verilmesi: (30.11.2021 /
31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 111/a - Borçlu, kıymet takdirinin
tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı
için kendisine yetki verilmesini talep edebilir. Kıymet takdiri yapılmadığı
durumlarda borçlu da kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir. İcra müdürü, kıymet
takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya
on beş günlük süre verir. Borçluya verilen sürenin başlangıcından üçüncü fıkra
uyarınca verilen icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı
bakımından satış isteme süresi işlemez.
Rızai satışta bedel,
malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla
güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların
toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu
aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamaz.
Borçluyla anlaşan alıcının
belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on beş günlük süre
içinde dosyaya ödemesi hâlinde icra müdürü, gerekli bilgi ve belgeleri temin
ettikten sonra yukarıda belirtilen şartların bulunduğunu tespit ederse satışın
onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için
dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme, en geç on gün içinde
yapacağı inceleme sonucunda dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin
olarak karar verir. Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm
hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı
verilmesi hâlinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilir.
Bu madde uyarınca yapılacak
satışlar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri
uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.
Elektronik
ortamda açık artırma suretiyle satış: (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 111/b - Haczolunan malın satışı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim
Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma
suretiyle yapılır.
Açık artırmada teklif verme
süresi yedi gündür.
Açık artırma, ilanda
belirtilen gün ve saat aralığında ve teklif verme yoluyla yapılır. Teklif
verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde bilişim sistemini işleten
kamu görevlileri hariç hiç kimse tarafından görülemez ve bilişim sisteminde
gösterilemez.
Teklifler arasındaki fark,
satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her hâlde bin Türk
lirasından[44] az olamaz.
Açık artırmada en yüksek
teklifi veren, artırma süresi içinde kendisinden yüksek bir teklif verilmedikçe
teklifini çekemez ve teminatını alamaz.
Açık artırma süresinin son
on dakikası içinde yeni bir teklifin verilmesi hâlinde açık artırma üç dakika
uzatılır. Uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmesi hâlinde açık artırma
süresi her yeni teklifin verilmesinden itibaren üç dakika uzatılır. Son uzama
süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene ihale
edilir. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemez. Bir saatlik süre Adalet
Bakanlığının kararıyla kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir ve bu
kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulur. (14.11.2024 / 32722 sayılı R.G. 7531 s.k.
ile değişik)[45]
Elektronik
satış portalında satış işlemlerinin güvenli bir şekilde
gerçekleştirilmesini engelleyen veya elektronik satış sistemi (…ile ihale
alıcılarının hak ve menfaatlerine…)[46] zarar veren internet
siteleri hakkında, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında
Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla
Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A maddesi hükümleri uygulanır.
Elektronik
satış portalının işleyişini ya da güvenliğini tehlikeye sokan veya
satış portalına erişimi engelleyen ya da zorlaştıran nitelikte
eylemlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin, satış portalına girişi (…Adalet Bakanlığınca…)[47] üç ay süreyle
engellenir. Engelleme işlemi, derhâl uygulanmaya başlanır ve
satış portalının ilgili kişilerin görebileceği bir bölümünde
duyurulur. Bu işleme karşı, duyuru tarihinden itibaren on beş gün
içinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri
uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim, başvuruyu ivedi olarak
karara bağlar. Başvurunun yapılmış olması ihalenin tamamlanmasını
engellemez.[48] (24.03.2025 / 32851 R.G. Anayasa Mahkemesinin
25/12/2024 Tarihli ve E: 2022/6, K: 2024/225 Sayılı Kararı ile 6216 sayılı kanun gereğince iptal
edilmiştir. Yürürlük 24.12.2025)
Teklif verme süresi içinde
bilişim sisteminin bakımı veya iyileştirilmesi için gerekli olan işlemler
yapılabilir. (…Bu işlemler, ihalenin geçerliliğini etkilemez. …)[49]
Bu maddenin uygulanmasına
ve mahcuzların elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışına ilişkin usul
ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
2. Taşınırların satışı
Müddetler
Madde 112.- Taşınır mallar satış
talebinden nihayet iki[50] ay içinde satılır.
Yetişmemiş mahsüller,
borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz.
Vaktinden evvel satış
Madde 113.- Alacaklı talep etmeden borçlunun
talebiyle de satış yapılabilir.
İcra müdürü kıymeti süratle
düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar
verebilir.
Artırma
hazırlık tedbirleri (30.11.2021
/ 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile değişik)[51]
7589 s.k. ile
yayımlanan Geçici 1 madde
Madde 114.- Satış açık artırma ile
yapılır.
Birinci ve ikinci
artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç tarihinden en az
on beş gün önce ilan edilir. Elektronik satış portalı ve Basın İlân Kurumu İlan
Portalında[52] yapılacak ilan, artırmanın
bitimine kadar erişime açık tutulur. İkinci artırmanın başlangıç tarihi,
birinci artırmanın bitimi tarihinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde
belirlenir. Tüm maliklerin miras yoluyla
edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının
bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine
karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece
malik olan mirasçılar arasında yapılır[53]. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu
artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır (Cümle 31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k.ile eklenmiştir).
Gazete ve internet haber
sitesi ilanları Basın-İlân Kurumu aracılığıyla aşağıda belirtilen usulde
yapılır. (18.10.2022 / 31987
sayılı R.G. 7418 s.k. ile değişik. Yürürlük 01.04.2023)[54]
(18.10.2022 / 31987 sayılı R.G. 7418 s.k.
ile eklenmiştir. Yürürlük 01.04.2023) Toplam muhammen bedeli beş yüz bin Türk lirasına
kadar olan satışlar için gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapılıp yapılmayacağına
icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilir.
Ancak;
1. Toplam muhammen bedeli
beş yüz bin Türk lirasının üzerinde ve iki milyon Türk lirasının altında
olanlar, satışın yapılacağı yerde yayınlanan resmî ilan yayınlama hakkını haiz
bir yerel gazete veya bir internet haber sitesinde ilan edilir. Satışın
yapılacağı yerde resmî ilan yayınlama hakkını haiz yerel gazete veya internet
haber sitesi yönetimi bulunmaması hâlinde ilan, icra dairesinin belirleyeceği
aynı il mülki sınırları içerisinde bulunan başka bir yayın yerinde resmî ilan
yayınlama hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesi
aracılığıyla duyurulur.
2. Toplam muhammen bedeli
iki milyon Türk lirası ve üzerinde olanlar ise bir internet haber sitesinde
veya yurt genelinde dağıtılıp satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük
fiilî satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz
bir gazetede yayınlatılır.
3. Gazete veya internet
haber sitesinde yayınlanacak ilanlar eş zamanlı olarak Basın İlân Kurumu İlan Portalında da duyurulur.
4. Bu madde kapsamında
Basın İlân Kurumu İlan Portalında yayınlanacak ilanlardan
ücret alınmaz.
5. Bu fıkrada yer alan
parasal limitler bir önceki yılın Aralık ayındaki yıllık Üretici Fiyat Endeksi
esas alınarak Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve her yıl 1 Şubat
gününden itibaren geçerli olmak üzere aynı güne kadar Resmî Gazete'de ilan
edilir. Parasal limitler olağanüstü hâllerde Adalet Bakanlığının teklifi
üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile güncellenebilir.
Gazete veya internet haber sitesi[55] ile yapılacak ilanlara
satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti,
önemli vasıfları, muhammen kıymeti ve bulunduğu yer, birinci ve ikinci
artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı ile artırmaya ilişkin bilgilerin yer
aldığı elektronik satış portalı yazılmakla iktifa olunur. İcra
dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar elektronik
satış portalında yer alan ilan metnini, masrafı kendilerine ait olmak
üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilir. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan
resmî muameleye tesir etmez.
İlan edilen metinler
arasında farklılık bulunması hâlinde elektronik satış portalında ilan
edilen metin esas alınır. Şu kadar ki, gazetede, internet haber sitesinde,
elektronik satış portalında veya Basın İlân Kurumu İlan Portalında ilanı
yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin sadece elektronik
satış portalında ilanen düzeltilir[56]. Bu düzeltme ilanı
ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Elektronik satış portalında yapılacak
ilanda aşağıdaki hususlar yer alır:
1. Satılacak şeyin cinsi,
mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve varsa görselleri
ile artırma şartnamesinde yer alan diğer bilgileri.
2. Artırmaya katılabilmek
için mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutardaki teminatın satışı
yapan icra dairesinin banka hesabına yatırılmasının zorunlu olduğu, teminatın
nakit olması durumunda en geç artırma süresinin bitiminden önceki gün
saat 23:30'a kadar yatırılması gerektiği.
3. Gösterilecek teminatın
teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacakların, en geç artırma
süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışa konu mahcuzun
kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu,
satışı yapan icra dairesine tevdi etmelerinin zorunlu olduğu.
4. Temsilci vasıtasıyla
artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü
mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu
olduğu.
5. Hisseli satışın mümkün
olduğu hâllerde açık artırma konusu malı belirli paylarla satın almak isteyen
müşterek alıcıların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai
bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmelerinin zorunlu olduğu.
6.
Satış
talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, en geç artırma süresinin
bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine
müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden
teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf
olduğu. (31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile
değişik)[57]
7. Şartlar yerine gelmişse
malın en yüksek teklif verene ihale edileceği.
8.
Elektronik
satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin
yüzde ellisi, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın
sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin
yüzde yüzü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla
güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların
toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak
paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği. (31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile
değişik)[58]
9.
İhale
alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması
hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup
edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak
sahiplerine ödeneceği; süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının
satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde onunun kendi
alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde
bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde
en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale
alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup
edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale
bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının
diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği; ayrıca en yüksek teklifi
verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği
bedelin yüzde beşi oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca
idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca
tahsili için tahsil dairesine bildirileceği. (31.07.2026
/ 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile
değişik)[59]
10. Asgari ihale bedelinin
teklif edilmemesi nedeniyle ihalenin yapılamadığı veya en yüksek teklif verenin
ihale bedelini yatırmaması sebebiyle ihalenin iptal edildiği hâllerde ikinci
artırmanın ilk açık artırmadaki şartlar çerçevesinde tekrar yapılacağı.
11. İhale alıcısının, satış
bedelinin tamamını ihalenin gerçekleştiğine ilişkin tutanağın elektronik
satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren en geç yedi gün
içinde icra dairesi hesabına ödemesi gerektiği.
12. Satışa katılanların
bütün ekleriyle birlikte şartnameyi görmüş ve içeriğini kabul etmiş
sayılacakları.
13. İhalenin kesinleşmesi
üzerine malın tescil ve teslim işlemlerinin yapılacağı.
İhalenin kesinleşmesi
üzerine taşınırın ihale alıcısına teslimi veya sicile kayıtlı malın ihale
alıcısı adına tescili, damga vergisi ve katma değer vergisinin yatırılmasından
sonra gerçekleştirilir.
İhalenin
yapılması: (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile değişik)[60]
MADDE
115 -
Birinci ve ikinci ihale,
icra müdürü tarafından, ilanda belirlenen gün ve saatte, haczedilen malın
muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartların yerine gelmesi
hâlinde mal, en yüksek teklif verene ihale edilir. Şu kadar ki, artırma
bedelinin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence
altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından
hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme
ve paylaştırma masraflarını da geçmesi şarttır.
Artırmanın sona erdiği gün
ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif verene ihale
edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer.
İhale alıcısının en yüksek
teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan
teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak
sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir.
İcra müdürü, elektronik
satış portalında artırma bittikten sonraki ilk iş gününde artırmanın
sonucuyla ilgili bir artırma sonuç tutanağı düzenler ve bu tutanaktaki
bilgileri aynı gün satış portalında ilan eder. Tutanakta; ihalenin
hangi gün ve saatte tamamlandığı, şartlar yerine gelmişse en yüksek teklifi
verene malın ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi gün içinde ihale
bedelinin icra dairesi hesabına yatırılması gerektiği ve şartlar yerine
gelmediği takdirde ihalenin hangi gerekçeyle yapılamadığı belirtilir.
Satış talebi teklif verme
başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin bitimine kadar borcun
tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur.
İcra müdürü, asgari ihale
bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini
yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği
hâllerde, ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla tespit eder.
Asgari ihale bedelinin teklif edilmediği veya en yüksek teklif verenin ihale
bedelini yatırmadığı hâllerde ikinci artırma, birinci artırmadaki şartlar çerçevesinde
daha önce ilan edilen tarihte başlar.
Artırmada, alıcı çıkmazsa
veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse alacaklı, önceki satış talebinden
kalan satış isteme süresi içinde satış günü verilmesini talep edebilir. Satış
isteme süresi satış talebiyle birlikte durur ve duran bu süre, ihalenin
yapılamadığına veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tarihinden itibaren
kaldığı yerden işlemeye başlar.
İcra müdürü, artırma
bittikten sonraki ilk iş gününde elektronik
satış portalından kaynaklanan teknik sebeplerle, artırmanın son on
dakikası içinde teklif verilemediğini satış portalı kayıtlarından tespit
ederse artırma süresinin bir gün uzatılmasına karar verir; kararda artırmanın
başlayacağı ve biteceği tarih ve saatleri gösterir ve tüm bu hususları satış portalında derhâl
duyurur. Bu durumda artırmanın başlangıç tarihi, artırma süresinin
uzatılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç günü geçemez. Bu süre içinde,
daha önce en yüksek teklif veren teklifiyle bağlı olacağı gibi yeni istekliler
de teminatı yatırmak suretiyle artırmaya katılabilir.
İkinci artırma
Madde 116.- (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük 05.01.2013 ) (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/29 md.) İkinci artırma, ilk
artırmayı izleyen beşinci gün yapılır. Beşinci günün resmî tatil gününe
rastlaması hâlinde ikinci artırma resmî tatili izleyen ilk iş günü yapılır. Bu
hâlde de 114 üncü madde hükmü uygulanır.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/14
md.) İkinci
artırmada mal en çok artıranın üstünde bırakılır. Şu kadar ki, artırma
bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde kırkını bulması ve satış
isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve
bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi
şarttır.
Böyle fazla bir bedelle alıcı
çıkmazsa satış talebi düşer.
Altın ve gümüş eşya
Madde 117.- Altın ve gümüş eşya maden
halindeki kıymetlerinden daha aşağı bir bedel ile satılamaz.
İhale
bedelinin ödenmesi ve malın teslimi: (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değişik)[61]
Madde 118.- İhale alıcısı, ihalenin
feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi
gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.
Satılan mal, ihale kesinleşmeden
teslim olunmaz ve resmî sicilde alıcı adına tescil edilmez.
Pazarlık suretiyle satış
Madde 119.- Aşağıdaki hallerde satış
pazarlık suretiyle yapılabilir:
1. Bütün alakadarlar isterse,
2. Borsa veya piyasada fiyatı
bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer
fiyat teklif edilirse,
3. Artırmada maden kıymetini
bulmamış olan altın ve gümüş eşyaya bu kıymet verilirse,
4. 113 üncü maddenin ikinci
fıkrasında gösterilen haller bulunursa,
5. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/31
md.) Mahcuz malın tahmin edilen değeri birmilyar lirayı geçmezse.
Ödeme yerine alacakların
devri
Madde 120.- Hacze iştirak eden bütün
alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan
alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya
hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar,
alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar.
Aynı suretle hacze iştirak
edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki
alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının
kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek
şartiyle üzerlerine alabilirler.
Bu suretle elde edilecek para
ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık
tutulur.
Paraya çevirmenin diğer
tarzı. İştirak halinde mülkiyet hisseleri
Madde 121.- Bir intifa hakkı veya taksim
edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir
mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların
satılması lazımgelirse icra müdürü satışın nasıl yapılacağını icra
mahkemesinden sorar.
İcra mahkemesi, yerleşim
yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten sonra açık
artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut
iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.
Aile mal ortaklığı
Madde 122.- Aile mal ortaklığında bir
hissenin satışı 121 inci maddeye göre yapılır. Kanunu Medeninin 331 inci
maddesi hükümleri mahfuzdur.
3. Taşınmazların satışı
Satış müddeti
Madde 123.- Taşınmazlar, satış
talebinden nihayet üç ay içinde icra dairesi tarafından açık artırma ile
satılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Artırma şartları
1. Şartname(Başlık 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343
s.k. ile değişik)[62]
Madde 124.- İcra dairesi taşınmazların
bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit
eder.
(…) (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile yürürlükten kaldırılmıştır)[63]
(…) (30.11.2021
/ 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[64]
(…) (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile yürürlükten kaldırılmıştır)[65]
2. Münderecatı
Madde 125.- Artırma şartnamesinde
taşınmazın, üzerindeki irtifak hakları, taşınmaz mükellefiyetleri, ipotekler,
ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte satıldığı ve borçlunun bu
taşınmaz ile temin edilmiş şahsi borçlarının da alıcıya intikal eyliyeceği
tasrih olunur.
İpotek ve ipotekli borç
senediyle temin edilmiş olupta bu suretle müşteriye devrolunan borçtan asıl
borçlunun kurtulması alacaklının müracaat hakkının mahfuz olduğunu ihaleden
itibaren bir sene içinde kendisine bildirmemiş olmasına bağlıdır. (K. M. 803)
Taşınmaz rehinle temin
edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihen
ödenir.
Artırma şartnamesinde hangi
masrafların müşteriye ait olacağı tasrih olunur.
Artırma
hazırlık tedbirleri: (30.11.2021
/ 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile değişik)[66]
MADDE
126 - 114 üncü madde hükmü, taşınmazın
açık artırma hazırlık tedbirleri hakkında da uygulanır.
Elektronik
satış portalında yapılacak satış ilanında; 114 üncü maddede
belirtilen hususlarla birlikte varsa ipotek sahibi alacaklılar ile diğer
ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan
iddialarını evrakı müsbiteleriyle on beş gün içinde icra dairesine
bildirmeleri gerektiği, aksi hâlde hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça,
satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları ve bu hususların irtifak hakkı
sahipleri için de geçerli olacağı belirtilir.
Ayrıca tebliğler
MADDE
127 - İlanın birer
sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan
ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur.
Adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki
adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres
tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik satış portalında[67]
yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer. (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Mükellefiyetlerin listesi
Madde 128.- İcra müdürü satışa
başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu sicilline mukayyet veya resmi
senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu
listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için
üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini
takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki
mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini
etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas
olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir[68]. Kıymet takdirine ilişkin
rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara
tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali
müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ
edilir. (Son cümle
yürürlükten kalktı: 17/7/2003 - 4949/103 md.)
İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun
38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan
alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş
alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı
Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş
kişi veya kurumlara yaptırır. (06.03.2007
tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir)
Satışa çıkarılan taşınmazda
eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini
ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki
vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının
talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki
vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate
alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de
edilebilir. (Ek: 17/7/2003
- 4949/33 md.)
Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da
bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan
mal ve haklar bir bütün olarak paraya çevrilir. (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir)
Kıymet takdirine ilişkin
şikâyet
Madde 128/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/34 md.) Kıymet takdirinin tebliğ
edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu
düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler.
Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme
veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir;
aksi hâlde başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının
takibinde, birinci fıkra uyarınca yaptırılmasına karar verilen bilirkişi
incelemesi, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi
uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırılır.(06.03.2007 tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir)
(Değişik birinci cümle: 12/2/2004 - 5092/2
md.) Kesinleşen kıymet takdirinin
yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar
durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden
kıymet takdiri istenebilir.
Kıymet takdirine ilişkin
şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde
inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı
verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili
icra mahkemesine gönderir[69].
Bu madde gereğince icra
mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.
İhale (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[70]
MADDE
129 - 115 inci madde hükmü,
taşınmazın ihale edilmesi hakkında da uygulanır.
İhale
bedelinin ödenmesi: (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[71]
Madde 130.- İhale alıcısı, ihalenin
feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi
gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.
Ödeme müddeti içinde taşınmazın
idaresi
Madde 131.- Satış bedelinin ödenmesi
için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait
olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur. Bu müddet içinde
icra dairesinin müsaadesi olmaksızın tapuca hiç bir tescil yapılamaz. İcra
dairesi satış bedelini temin için ayrıca teminat gösterilmesini isteyebilir.
Sonradan tesis edilen
taşınmaz mükellefiyetleri ve ipotekli ve mahcuz taşınmazların kiralanmasında
hüküm
Madde 132.- Alacak bir taşınmaz ile
temin edildikten sonra borçlu o taşınmaz üzerinde alacaklının rızası
olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mükellefiyeti tesis ederse bu
tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşınmazın o hak ile
birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.
Taşınmaz haktan âri olarak
satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o hakkın takdir
edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir.
İpotek yapılmış olan
taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyeti
tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.
Bu hüküm haczedilmiş olan
taşınmazlarda da caridir.
İhalenin feshi ve farkının
tahsili
Madde 133.- (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343
s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[72]
İhalenin
neticesi ve feshi
Madde 134.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/63 md.) İcra dairesi tarafından
taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş
olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare
edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. İhale alıcısının talebi
üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak
oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye
bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine
yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra
dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde
depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir(Son üç cümle 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G.
7343 s.k. ile eklenmiştir).
İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı
Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere
yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan
ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye
iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden
şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. Belirtilen
kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde
mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir[73]. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden
muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul
edilir. (30.11.2021 / 31675
sayılı R.G. 7343 s.k. ile değişik)[74]
(25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
Satış isteyen alacaklı,
borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında
kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi
harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak
zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem
hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve
harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir)
(30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile
sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi
talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık
olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır.
Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel
hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para
cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil
dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten
itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat
ilgilisine iade edilir. Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın
yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi
hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde
teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin
dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde
teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini
reddeder. (Son iki cümle 25.12.2025 / 33118
R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir)
(30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
eklenmiştir) İhalenin
feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde
duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak
ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da
karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı,
borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak
sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan
kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı,
borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak
sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar
verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna
kadar para cezasına mahkûm eder.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının
takibinde, beşinci fıkrada[75] yer
alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin
şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra
mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden
itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından
karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine
gönderir[76]. Bu kararlar kesindir.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar,
ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi
talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre
verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale
bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek
karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine
ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine,
ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.
İhale kesinleşmedikçe ve
ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle
getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim
edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra
müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[77]
Satış ilanı tebliğ edilmemiş
veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare
vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu
müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan
edildiği tarihten[78]
itibaren bir seneyi geçemez.
İhalenin feshini şikayet yolu
ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel
olduğunu ispata mecburdur.
Tescil için tapu idaresine
yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet
edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır.
(Yürürlükten kalktı: 17/7/2003 -
4949/103 md.)
Tescil için tapuya tebliğ ve
zorla çıkarma
Madde 135.- Taşınmaz alıcıya ihale
edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü
maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır.
(Değişik 6/6/1985 - 3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından
veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş
bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün
içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir.
Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur.
Taşınmazın ihale
alıcısı adına tescilinden sonra henüz tahliye yapılmadan taşınmazı ihale
alıcısından satın alan da bu fıkra gereğince tahliye isteme hakkına sahiptir(Son cümle30.11.2021 / 31675 sayılı R.G.
7343 s.k. ile eklenmiştir).
Taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin gemilere
uygulanması: (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)[79]
MADDE 136 - Taşınmaz
malların satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın gemi siciline
kayıtlı bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen "tapu sicili"
terimi gemi sicilini, "ipotek" terimi gemi ipoteklerini ve "irtifak hakkı"
terimi sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını ifade eder.
Aile yurtları
Madde 137.- Aile yurtlarına dair Kanunu
Medeni hükümleri mahfuzdur.
4. Paranın paylaştırılması
Paraların paylaştırılması
zamanı, masraflar ve vekalet ücreti
Madde 138.- Mahcuz mallar tamamiyle
satıldıkta bedelleri alakadarlara hisselerine göre paylaştırılır ve bir kısmı
satıldıkta icabına göre bedeli hisseleri nispetinde alakadarlara avans olarak
dağıtılır.
Haciz, paraya çevirme ve
paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış
tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil
olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır.
Vekil vasıtasiyle yapılan
takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış
sözleşmeye bakılmaksızın, icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine
göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına
dahildir. (Değişik:
18/2/1965 - 538/64 md.)
Muvakkat hacizler için
ayrılmış hisseler vaziyet anlaşılıncaya kadar sağlam bir bankaya, banka
bulunmıyan yerlerde mahkeme veya icra sandıklarına yatırılır.
İcra dairesinin tamamlama
hacizleri
Madde 139.- Satış tutarı bütün
alacakları ödemiye yetmezse icra müdürü kendiliğinden yeni hacizler yaparak
haczi tamamlar; ancak bu suretle haczolunan mallar üzerinde sonra gelen
derecelerin evvelce koydurdukları hacizler varsa bu hacizlerin doğurduğu
haklara halel gelmez. Yeniden haczedilen mallar ayrıca satış talebine hacet
kalmaksızın ve mümkün olduğu kadar çabuk satılır.
Sıra
cetveli
Tasarruflu
Yazılar 1
Madde 140.- Satış tutarı bütün
alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların
bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ncı madde
mucibince iflâs halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul
olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya
kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Cetvel suretlerinin tebliği
Madde 141.- Sıra cetvelinin birer sureti
icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.
Cetvele
itiraz
Genelgeler 1
Madde 142.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Cetvel suretinin tebliğinden
yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar
aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Dava basit muhakeme usuliyle
görülür.
İtiraz alacağın esas ve
miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine
arzolunur.
Teminat karşılığı ödeme
Madde 142/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/39 md.) Sıra cetvelinin düzenlenmesi
üzerine[80]
tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir
bankanın kesin ve süresiz[81] teminat mektubunu dosyaya
ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası
burada da uygulanır.
Teminat mektubunda,
alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın kısmen veya tamamen
icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye
ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi
taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek
miktar icra dairesince belirlenir.
Borç
ödemeden aciz vesikası
Madde 143.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/40 md.) Alacaklı alacağının tamamını
alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse,
icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya
ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi
değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca
tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu
icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde
tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan
yönetmelikle belirlenir.
Bu vesika ile 105 inci
maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya
277 nci maddede yazılı hakları verir.
Alacaklı aciz vesikasını
aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri
tebliğine lüzum yoktur.
Aciz vesikasında yazılı
alacak miktarı için faiz istenemez.
Kefiller, müşterek borçlular
ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden
dolayı borçluya rücü edemezler.
(Değişik: 17/7/2003 - 4949/40
md.) Bu
borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl
geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından
itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına
uğradığını ileri sürebilirler.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını
düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman
ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9
uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının
ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu
ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir.
Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu
olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri
alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge
verilir.
Senedin geri verilmesi ve
ilâmın icrası vesikası
Madde 144.- Alacağı tamamen ödenmiş olan
alacaklıya ait senet icra dairesince borçluya verilir.
Alacağının yalnız bir kısmı
ödenmiş olan alacaklı, senedini geri alabilir. Şu kadar ki, icra dairesi
senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin
mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.
İlamların icrasında borçlu
isterse kendisine ilâmın tamamen veya kısmen icra edilmiş olduğuna dair bedava
ve pulsuz bir vesika verilir.
Bir taşınmazı paraya çeviren
icra dairesi o taşınmaz üzerindeki irtifak haklarına, taşınmaz
mükellefiyetlerine ve taşınmaz rehin haklarına dair kayıtların tapu sicilinden
terkin ve nakillerini de yaptırır.
(Ek: 29/6/1956 -
6763/42 md.) Gemi
siciline kayıtlı olan bir gemiyi paraya çeviren icra dairesi onun üzerindeki
ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de
yaptırır. (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin
gemilere uygulanması: (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile eklenmiştir
Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
MADDE 144/a -
Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de
uygulanır. Şu kadar ki, 140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli,
bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler
hakkında Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine tâbidir.
Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya
çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların
terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı gemilerde, bu işlemin
yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna
bildirimde bulunur.
BEŞİNCİ BAP
I. TAŞINIR
REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi
Madde 145.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/65 md.) Alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde 58 inci
maddede yazılı hususlardan başka merhunun ne olduğunu ve merhun üçüncü şahıs
tarafından verilmiş veya merhunun mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise onun ve
merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan şahsın
ismini de bildirir.
Ödeme emri
Madde 146.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/66 md.) Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra
gelen rehin hakkı sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin
maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir:
1. Ödeme müddeti onbeş gündür.
2. Yedi gün içinde itiraz
olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse rehnin
satılacağı bildirilir.
Ödeme emrine itiraz
Madde 147.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/67 md.) Ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler
uygulanır. Ancak;
1. Rehin hakkına açıkça itiraz
edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma
konusu olamaz.
2. Sırf rehin hakkına itiraz
olunduğu takdirde, alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipten
vazgeçerek, takibin haciz yolu ile devamını istiyebilir. Bu takdirde, borçluya
mal beyanında bulunması için yedi gün mühlet verilir.
II. İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Takip talebi
Madde 148.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/68 md.) Taşınmaz ipotek alacaklısı,
yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin
akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın
miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.
Adres gösterme zorunluluğu
Madde 148/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/41 md.) İpotek sözleşmesinin tarafları
veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri,
tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek
zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce
reddolunur.
Adresin değiştirilmesi tapu
sicil müdürlüğüne bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur. Yeni adresin
bildirilmemesi hâlinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ
tarihi sayılır.
1. İcra emri
Madde 149.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/69 md.) İcra müdürü, ibraz edilen
akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve
alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs
tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca
bunlara birer icra emri gönderir.
Bu icra emrinde borcun otuz
gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden
icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın
satışını istiyebileceği bildirilir.
İcranın
geri bırakılması
Madde 149/a.- (Ek:
18/2/1965 - 538/70 md.) İcranın geri bırakılması hakkında 33 üncü maddenin
1, 2 ve 4 üncü fıkraları uygulanır.
İcra mahkemesinin geri
bırakılma isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran
borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat
yatırmadığı takdirde satış durmaz. Bölge adliye mahkemesince talebin reddi
hâlinde bu teminat, ayrıca hükme hacet kalmaksızın alacaklıya tazminat olarak
ödenir. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.-
5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının
takibinde, ikinci fıkrada yer alan oran yüzde otuz olarak uygulanır. İstinaf
talebinin reddi halinde, teminat olarak alınan tutarın yarısı tazminat olarak
alacaklıya ödenir. Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve
kesinleşen kıymete göre, merhunun alacağı karşılamayacağı anlaşılırsa kalan tutar
teminatın geriye kalan kısmından karşılanır, varsa teminatın kalan kısmı
teminatı yatırana iade edilir.(06.03.2007
tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir)
2. Ödeme emri
Madde 149/b.- (Ek: 18/2/1965 - 538/70 md.) 149 uncu maddede yazılı
haller dışındaki muaccel alacaklar için icra müdürü, borçluya ve varsa taşınmaz
sahibi üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere 60 ıncı maddeye göre
birer ödeme gönderir.
1. Ödeme müddeti otuz gündür.
2. Yedi gün içinde itiraz
olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse alacaklının
taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.
Ödeme emrine itiraz
Madde 150.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/71 md.) Borçlu veya üçüncü şahıs
ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak,
rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde
72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
İtirazın
incelenmesi usulü ve hükümleri
Madde 150/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/72 md.) Ödeme emrine itiraz hakkında
62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Ancak;
1. İpotek, bir cari hesap veya
işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı olarak verilmişse, icra
mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68 inci
maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haizdir.
2. İtirazın kaldırılması
kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde 149/a maddesinin ikinci
fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. (18.03.2005
tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince
Yürürlük 01.06.2005)
Kiracılara
haber verme
Madde 150/b.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.;
Değişik: 6/6/1985-3222/18 md.) Rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra müdürü, alacaklının talebi
üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder
ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder. (Ek cümle: 17/7/2003 - 4949/42 md.) Şu kadar ki, bu şekilde işlem
yapılması 132 ve 135 inci maddelerdeki hakları ortadan kaldırmaz. Kiracı ihtara rağmen kira
paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen
uygulanır.
Tapu idaresine haber verme
Madde 150/c.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.) İcra müdürü, ipoteğin paraya
çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye mecburdur.
Tapu memuru, keyfiyeti taşınmazın siciline şerh verir. Taşınmazı bu şerh
tarihinden sonra iktisap edenlere icra veya ödeme emri tebliğ olunmaz.
Satış hazırlıkları
Madde 150/d.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.;
Değişik: 9/11/1988 - 3494/23 md.) İcra dairesi, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına
başlar. Bu maksatla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu
getirtir, takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet takdirini yaptırır.
III.
MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Paraya çevirme müddeti
Madde 150/e.- Alacaklı,
taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay
içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde
isteyebilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.)
Satış yukarıdaki fıkrada
gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler
içinde yenilenmezse takip düşer.
78 inci maddenin 2 nci
fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır.
Muvakkat rehin açığı belgesi
Madde 150/f.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.) Alacaklının satış talebinden sonra takdir edilen ve kesinleşen kıymete
göre merhunun alacağı karşılamıyacağı anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine
kendisine açık kalan miktar için bir muvakkat rehin açığı belgesi verilir.
Alacaklı, bu belgeye
dayanarak borçlunun diğer mallarının haczini icra müdüründen talebedebilir ve
100 üncü maddedeki esaslar dahilinde diğer alacaklıların haczine iştirak
edebilir. Bu takdirde alacaklı, rehnin satışı neticesinde, alacağının tahsil
edilemiyen kısmını borçlunun diğer mahcuz mallarından rüçhansız olarak alır.
Paraya çevirme usulü
Madde 150/g.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.;
Değişik: 9/11/1988 - 3494/24 md.) Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93,
96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112`den 137 nci maddeye kadar olan
hükümler kıyas yolu ile uygulanır.
Alacağın veya rehnin ilâmla
tesbit edilmiş olması
Madde 150/h.- (Ek: 18/2/1965 - 538/72 md.) Alacağın veya rehin hakkının
yahut her ikisinin bir ilâmda veya ilâm mahiyetini haiz belgelerde tesbit
edilmiş olması halinde, ilâmların icrasına dair hükümler kıyasen uygulanır.
Borçlu cari hesap veya kısa,
orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi
kredileri teminen alınan ipotekler
Madde 150/ı.- (Ek: 9/11/1988 -
3494/25 md.; Değişik: 17/7/2003 - 4949/43 md.) Borçlu cari hesap veya kısa,
orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi
kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir
para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi
kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi
hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin
ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin
ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı
ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ
edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren
noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu
madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap
özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle
tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ
edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz
etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak
hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi
çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın
şikâyeti reddedilir. İcra mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu,
borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş
bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin,
tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ
edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde
öngörülen ödeme istemi yerine geçer.
Paylaştırma
Madde 151.- Rehin bedelinden masrafların
çıkarılmasında ve artanın alacaklılar arasında paylaştırılmasında 138 inci
madde hükmü tatbik olunur.
Satış tutarı alacaklıların
alacağını ödemeğe yetmezse icra müdürü 206 ncı maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarına göre alacaklıların her birine ait sıra ve payları tayin eder.
141, 142 ve 144 üncü
maddelerin hükümleri burada da caridir.
Rehin açığı belgesi
Madde 152.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/73 md.)
Rehin, satış
istiyenin alacağına derece itibariyle rüçhanı olan diğer rehinli alacakların
tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılamazsa veya
satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri
kalan alacağı için bir belge verilir.
Alacağın irat senedinden veya
bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmıyan alacaklı, bu suretle tahsil edemediği
alacağı için borçlunun sıfatına göre iflâs veya haciz yoluna gidebilir.
Alacaklı, satış yapılmamışsa
artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden
itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden icra
veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.
Rehin açığı belgesi, borç
ikrarını mutazammın senet mahiyetindedir.
İpotekli alacakta alacaklının
gaip bulunması veya borcu almaktan imtinaı
Madde 153.- İpotekle temin edilmiş ve
vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının
gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği
çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye
gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ
eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep
beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde
borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın
alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu
dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir.
Vadesi gelmeyen borcun ipotek
senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini
deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder.
(Ek: 29/6/1956 -
6763/42 md.) Türk
Ticaret Kanununun gemi ipoteği hakkındaki 930 ve 931 inci maddeleri
mahfuzdur. (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Yürürlük
Tarihi: 1/7/2012)
Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin
gemilere uygulanması: (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile eklenmiştir
Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
MADDE 153/a
- Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin
hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi
üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin hakkının paraya
çevrilmesinde de uygulanır.
İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi
ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır. Bu hükümlerde geçen "taşınmaz"
terimi Türkiye'de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan gemileri; "tapu sicili"
terimi gemi sicilini ve "ipotek" terimi gemi ipoteklerini anlatır. Gemi
ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin
sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir.
Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine
ilişkin müşterek hükümler, gemiler üzerindeki rehin haklarının paraya
çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:
1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen
süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler
için üç aydır.
2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun
1377 nci maddesi uygulanır.
3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına
bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci
maddesi hükümlerine göre düzenlenir.
4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret
Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır.
ALTINCI
BAP
İflas Yoliyle Takip
I. YETKİ
İflas takiplerinde yetkili
merci
Madde 154.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/74 md.) İflas yoliyle takipte yetkili
merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.
Merkezleri yurt dışında
bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye`deki şubenin, birden
ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra
dairesidir.
Borçlu ile alacaklı yetkili
icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi
iflâs takibi için yetkili sayılır. Şu kadar ki, iflâs davaları için yetki
sözleşmesi yapılamaz ve iflâs davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin
bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.
II.
İFLAS YOLİYLE ADİ TAKİP
Ödeme emri ve münderecatı
Madde 155.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Borçlu iflâs yoliyle takibe
tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç
ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflâs talebinde
bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa
tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde istida
ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave
olunur.
İflas talebi ve müddeti
Madde 156.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Ödeme emrindeki müddet
içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile ticaret
mahkemesinden iflâs kararı isteyebilir.
Bu dilekçeye borçlunun ödeme
emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lazımdır.
Borçlu ödeme emrine itiraz
etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun
iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden isteyebilir.
İflas istemek hakkı ödeme
emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.
Talebin geri alınması ve
yenilenmesi
Madde 157.- İflâs talebini geri alan
alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez.
Yargılama usulü
Madde 158.- (Değişik: 9/11/1988 - 3494/26 md.) Alacaklının iflâs takibi
kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir. İflas
talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya
müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri
sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
Mahkeme, icra dosyasını
celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflâs talebini
gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu
kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve
defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile
birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini
borçluya veya iflâs davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava
vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde
yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar
verilir.
Muhafaza tedbirleri
Madde 159.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/76 md.) İflas talebi halinde mahkeme,
ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini
emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine,
mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflâs
dairesince yerine getirilir.
Mahkeme, defter tutmadan
gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı
takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları
karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı
bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya
alacak bir ilâma bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail
kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.
Bu maddeye göre alınan
muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.
Masrafların
peşin verilmesi
Madde 160.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/77 md.) İflas isteyen alacaklı ilk
alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur.
Mahkeme, bu masraflar ile
iflâs kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini
ister. (Değişik: 9/11/1988 -
3494/27 md.)
Defter tutulması
1. Usulü
Madde 161.- İflâs talebinde bulunan
alacaklı isterse, mahkeme borçluya ait malların bir defterinin tutulmasına
karar verebilir. Bu defter iflâs dairesi tarafından tutulur.
Borçlunun mallarını
göstermemesi ve kilitli yerlerini açmaması gibi hallerde 80 ve 81 inci maddeler
hükmü tatbik olunur.
2. Neticeleri
Madde 162.- (Değişik: 6/6/1985 - 3222/19 md.) Borçlunun ve ailesinin
idareleri için iflâs memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzere borçlu,
defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle
vermeye mecburdur.
3. Devam müddeti
Madde 163.- Takipte bulunan bütün
alacaklılar razı olurlarsa yapılan defter iflâs memuru tarafından iptal olunur.
Defterin hükmü mahkemece
temdit edilmemişse yapıldığı tarihten dört ay sonra kendiliğinden ortadan
kalkar.
Kanun
yollarına başvurma (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde 164. - Ticaret mahkemesince
verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan
karşılanmak suretiyle mahkemece re'sen taraflara tebliğ olunur.
Bu kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta[82] içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta[83] içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır.
İflâs kararına karşı kanun
yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir. Yalnız
ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.
Bölge adliye mahkemesince
iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder.
Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye
veya kaldırmaya yetkilidir.
İflas tarihi
Madde 165.- İflâs hükümle açılır ve bu
hükümde açılma anı gösterilir.
İflasa karar verilmesinden
sonra iflâs davasından feragat geçersizdir. (Ek: 9/11/1988 - 3494/29 md.)
İflas
kararının tebliği ve ilanı
Genelgeler 1
Madde 166.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/79 md.) İflâs kararı, iflâs dairesine
bildirilir.
Daire, kararı kendiliğinden
ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine,
Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına,
taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere
bildirir. Daire, ayrıca kararı, bir internet haber sitesinde veya ilan talep[84] tarihinde,[22]
traji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan
gazetelerden[23] biri ile birlikte iflâs
edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili
Gazetesinde ilân eder. Tiraji ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt
düzeyinde dağıtımı yapılan22
gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede
ilân yapılmaz. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/30 md.)
İflasın kapandığı veya
kaldırıldığı da aynı suretle bildirilir ve ilân olunur.
III.
KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP
USULLERİ
Takibin
kabulü şartları
Madde 167.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/80 md.) Alacağı çek, poliçe veya emre
muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile,
bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan
ise iflâs yolu ile takipte bulunabilir.
Alacaklı, takip talebinde 58
inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflâs
yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo
senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.
A. Haciz yolu ile takip
Ödeme
emri
Madde 168.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/81 md.) İcra müdürü senedin kambiyo
senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile
birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:
1.
Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine
yazılması lazım gelen kayıtlar, (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013)
2.
Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra
dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013)
3. Takibin müstenidi olan senet
kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet
etmesi lüzumu,
4. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki
imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe
ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu
fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve
imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu
alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği ve icra
mahkemesinden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri
icraya devam olunacağı ihtarı.
5. (Değişik: 6/6/1985 - 3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun
itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı veya
yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe
ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği
takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
6. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü
maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci
maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği,
mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle
cezalandırılacağı ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki
fıkrası burada da tatbik olunur.
a. Borca itiraz
Madde 169.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/82 md.) Borçlu, 168 inci maddenin 5
numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine
bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İtirazın incelenmesi
Madde 169/a.- (Ek: 18/2/1965 -
538/83 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz
sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır.
Hâkim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin
resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul
eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese
de gereken kararı verir.
İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun
itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal
edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu
olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel
itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten
durdurulmasına karar verebilir. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/46 md.)
Borçlunun ibraz ettiği belge
altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra hâkimi, 68/a maddesindeki
usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna
kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve
alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı
duruşmaya gelmediği takdirde icra hâkimi alacağın itiraz edilen kısmı için
icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç
altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki
imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar
alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse
borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu
oranında para cezasına mahkûm eder. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/32 md.)
İcra hâkimi, borçlunun
zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre
varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini
resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın
kabulüne; aksi halde reddine karar verir.
İtirazın kabulü kararı ile
takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur.
Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında
verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.
Borçlunun itirazının icra
mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır
kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak
üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu,
diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden[85]
aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat
davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın
tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için,
daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. (Ek: 9/11/1988 - 3494/32 md.)
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/46 md.)
İtirazın reddi kararına
karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar
ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra
durur. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.-
5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
b. İmzaya itiraz
Madde 170.- (Değişik: 9/11/1988 - 3494/33 md.) Borçlu, 168 inci maddenin 4
numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı
yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz
satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İcra mahkemesi duruşmadan
önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği
belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya
tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici
olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.
İcra mahkemesi, 68/a
maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın
borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava
açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve
itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü
edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden[86]
aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu
oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit
veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili
dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde
daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar. (Değişik: 17/7/2003 - 4949/47 md.)
İcra
mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü
niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip
konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın
yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder(Değişik birinci cümle: 17/7/2003 - 4949/47 md.). Alacaklı genel mahkemede dava
açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı
kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.
Borçlunun
kambiyo hukuku bakımından şikayeti
Madde 170/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/85 md.) Borçlu, alacaklının bu fasıl
hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre
şikayet yolu ile ileri sürebilir.
İcra mahkemesi müddetinde
yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal
eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı
veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı
hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
(Ek: 9/11/1988 - 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun,
imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş
ise bu madde hükmü uygulanmaz.
Uygulanacak
diğer hükümler
Madde 170/b.- (Ek: 18/2/1985 - 538/85 md.;
Değişik: 17/7/2003 - 4949/48 md.) 61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ
72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus
haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.
B.
İflas yolu ile takip
Ödeme emri
Madde 171.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/86 md.) İcra müdürü, senedin kambiyo
senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile
birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.
Ödeme emrine şunlar yazılır:
1.
Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip
talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013)
2.
Borcun ve takip masraflarının beş gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra
dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013)
3. Kambiyo senedine ve borca
dair her türlü itiraz ve şikayetlerini sebepleriyle birlikte diğer tarafa
tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile beş gün içinde icra dairesine
bildirmesi ihtarı,
4. Beş gün içinde borç
ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının ticaret
mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki
fıkrası burada da tatbik olunur.
İtiraz
veya şikayet
Madde 172.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/87 md.) Ödeme emrine itiraz veya
şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün
içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa
tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye
mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur.
İflas davası
a. İtiraz veya şikayet
olunmaması
Madde 173.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/88 md.) Borçlu beş gün içinde borcu
ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden
ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar
verilmesini istiyebilir.
(Ek: 9/11/1988 - 3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde
166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir. İflas talebinin
ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya
itiraz ederek iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek
mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
Mahkeme, takip dosyasını
getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun
ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde
faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme
veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine
getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme
emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge
ibraz ederse iflâs yolu ile takip talebi ve iflâs davası düşer.
Borçlu, ticaret mahkemesine
65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme mazereti yerinde
görürse iflâs davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.
b. İtiraz veya şikayet
olunması
Madde 174.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/89 md.) Alacaklı, borçlunun itiraz
ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden
istiyebilir. Mahkeme 158 inci madde uyarınca iflâs davasını karara bağlar.
c. İstirdat davası
Madde 175.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/90 md.) İflâs takibine itiraz
etmemesi yüzünden borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kimse 72 nci madde uyarınca
geri almak hakkını haizdir.
d. Uygulanacak hükümler
Madde 176.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/91 md.) 156 ncı maddenin son fıkrası
ile 157 ilâ 166 ncı madde hükümleri burada da uygulanır.
C.
Müşterek hükümler
Alacaklı ve borçluya
verilecek belgeler
Madde 176/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/92 md.) İcra dairesi 60 ve 64 üncü
maddeler gereğince alacaklıya ödeme emrinin bir nüshasını verir.
Borçluya, itiraz eylediğine
dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
Birden
fazla borçlu bulunması
Madde 176/b.- (Ek: 18/2/1965 - 538/92 md.) Bir çek, poliçe veya emre
muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup da hepsi iflasa
tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte (haciz veya
iflas) bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin
mahiyetine göre 169, 169/a ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hükümleri
uygulanır.
Bir senetle takip edilen
borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da alacaklı iflasa tabi
olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse,
bu yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip
taleplerinden birine kambiyo senedinin icra müdürü tarafından tasdik edilmiş
bir sureti eklenir. İcra müdürü, senedin bu suretine, senedin aslının kendisinde
bulunduğunu yazar.
IV.
DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ
Evvelce takibe hacet
kalmaksızın iflas
A.
Alacaklının talebi
Madde 177.- Aşağıdaki hallerde alacaklı
evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.
1. Borçlunun malum yerleşim
yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını
ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz
yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2. Borçlu ödemelerini tatil
eylemiş bulunursa;
3. 308 inci[87] maddedeki hâl varsa;
4. İlâma müstenit alacak icra
emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye`de bir yerleşim yeri veya
mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.
(Ek: 9/11/1988 -
3494/36 md.)
Bu Kanunun 178
inci maddesinin ikinci fıkrası burada da uygulanır.
B. Borçlunun müracaatiyle
Madde 178.- (Değişik 18/2/1965
- 538/93 md) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/37 md.) İflasa tabi bir borçlu, aciz
halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir.
Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini
gösteren mal beyanını iflâs talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye
ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.
(Ek: 9/11/1988 -
3494/37 md.)
İflâs talebi l66
ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir. Alacaklılar iflâs
talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz
ederek, borçlunun iflâs talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını
ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini
isteyebilirler.
İflasa tabi bir borçlu
aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan
haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel
ve vadesi bir sene içinde hülül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa
borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
179- Sermaye şirketleri
ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen
ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş
kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları
veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe
hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377
nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.
Erteleme
yargılaması: (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile değişik)
MADDE 179/a- (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Erteleme
kararı ve sonuçları: (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile değişik)
MADDE 179/b- (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Kanun
yolları: (09.08.2016
tarihli, 29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 179/c- (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Reddolunan
miraslar
Madde 180.- Reddolunan mirasların
tasfiyesi sekizinci bap hükümlerine göre ait olduğu mahkemece yapılır.
Terekenin resmen tasfiyesine dair Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
Usul
Madde 181.- 159, 160, 164, 165 ve 166 ncı
maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur.
V. İFLASIN KALDIRILMASI
İflasın kaldırılması
Madde 182.- Borçlu bütün alacaklılarının
taleplerini geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa
olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse
mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının
kendisine iadesine karar verir.
İflâsın kaldırılmasına,
alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın
kapanmasına kadar karar verilir. İflâsın kaldırılması hakkında verilen hükme
karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta[88] içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta[89] içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
İflasın kaldırıldığı ilân
olunur.
Reddolunmuş
bir miras tasfiyesinin durdurulması
Madde 183.- Bir tereke 180 inci madde
mucibince tasfiye halinde bulunur ve tasfiyenin kapanmasından evvel
mirasçılardan biri gelerek mirası kabul eylediğini bildirirse borçların
ödenmesi için mirasçının teminat göstermesi mukabilinde mahkeme tasfiyeyi
durdurur.
YEDİNCİ BAP
İflasın Hukuki Neticeleri
I. BORÇLUNUN MALLARI HAKKINDA
İFLASIN NETİCELERİ
İflas
masası
Madde 184.- İflâs açıldığı zamanda
müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa
teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar
müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.
Müflis namına gelen mektuplar
iflâs idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi
posta idaresine bildirilir.
Rehinli
mallar ve üretime yönelik yerler
Madde 185.- Üzerinde rehin bulunan mallar
rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve
iflâs idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza
ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. (Ek cümle:
17/7/2003 - 4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflâstan sonra da masaya
karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Rehinin kıymeti rehinle temin
edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve mürtehin
rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır.
Rehinli alacak sahibi bu
işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet hakkına haizdir.
210 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca
masa hakkında faydalı olmayacağı anlaşıldığı için kapatılıp mühürlenen
yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar toplanması tarafından
da uygun bulunması hâlinde iflâs idaresince derhâl satışı yapılır.
(15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
Bu maddeye göre yapılacak satışlar, 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân edilir. (Ek: 9/11/1988 - 3494/38 md.)İhtiyaten veya icraen haczedilen şeylerMadde 186.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/94 md.) İhtiyaten haczedilmiş mallarla iflâs açıldığı zaman paraya çevrilmemiş mahcuz mallar masaya girer.İflasın açılmasından evvel paraya çevrilmiş bulunan mahcuz malların bedeli, 138 ilâ 144 üncü maddeler hükümlerine göre haciz koyduran alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflâs masasına intikal eder.İptal davasına tabi haklarMadde 187.- 201 inci madde ile 277 den 284 üncüye kadar olan maddeler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflâs idaresi lazımgelen davaları açar.
Bedelinin
tahsili için verilmiş emre veya hamiline muharrer senetler
Madde 188.- Sırf bedelini tahsil etmek
için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye karşılık olarak müflise
devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geriye
istiyebilir.
Başkasına
ait malın satış bedeli
Madde 189.- Müflis başkasına ait bir
malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal
için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın
kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin
kendisine verilmesini istiyebilir.
Satıcının
geri alma hakkı
Madde 190.- Satıldığı ve gönderildiği halde
iflasına hükmolunmazdan evvel müflisin eline geçmiyen mallar için masa
tarafından bedeli verilmiş olmadıkça satıcı istirdat iddiasında bulunabilir.
(Değişik:
29/06/1956 - 6763/42 md.) Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma senedi, konişmento, makbuz
senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi niyet sahibi üçüncü bir
şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri alınamazlar.
Müflisin
tasarrufa ehliyetsizliği ve poliçe ödenmesi hükümleri
Madde 191.- Borçlunun iflâs açıldıktan
sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı
hükümsüzdür.
İflas açılmadan evvel borçlu
tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya üzerine keşide olunmuş
bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa
iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu
hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz.
Müflise
ödeme
Madde 192.- İflasın açılmasından sonra
müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise ödemede bulunan kimse müflisin
alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nispetinde borcundan
kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan
borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur.
Takibin
durması ve düşmesi
Madde 193.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/95 md.) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu
aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri
durdurur.
İflas kararının kesinleşmesi ile
bu takipler düşer.
İflasın tasfiyesi müddetince
müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz.
(Ek: 9/11/1988 -
3494/39 md.)
Rehnin paraya
çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları
tarafından iflâs masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye
göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflâs masasına intikal
eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin
paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre
satılmasını isteyebilir.
Hukuk
davalarının tatili
Madde 194.- (Değişik birinci
fıkra: 9/11/1988 - 3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk
davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam
olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan
zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka
işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle
ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.
Dava durduğu müddetçe
zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.
II.
ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ
Müflisin borçlarının
muacceliyet kesbetmesi
Madde 195.- Borçlunun gayri taşınır
mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere
iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne
kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.
(Değişik: 9/11/1988
- 3494/41 md.)
Müflisin vadesi
gelmemiş faizsiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.
Faiz
Madde 196.- (Değişik: 9/11/1988
- 3494/42 md.)
İflasın açılması
ile birlikte, iflâs masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder.
Rehinle temin edilmemiş
alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
Ancak, bu maddeye göre
alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan
ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.
Şarta
muallak alacaklar
Madde 197.- Alacaklı talikı bir şarta
veya gayri muayyen bir vadeye muallak bulunan alacağını da kaydettirebilir.
Fakat hissesini şartın tahakkukunda veya vadenin hulülünde alır.
Kaydı hayatla irat
mukavelenamesinden doğan iddialarda Borçlar Kanununun 509 uncu maddesinin 3
üncü fıkrası hükmü caridir.
Mevzuu
para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi
Madde 198.- Mevzuu para olmıyan alacak
ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflâs idaresi
taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse
iflâs idaresi teminat gösterir.
Borçlar Kanununun 290 ıncı
maddesi hükümleri mahfuzdur.
Tamam
olmuş satışların ifası
Madde 199.- İflasın açılmasından evvel
borçluya bir mal satıp teslim eden satıcı fesih ve geri almak hakkını açıkça
muhafaza etmiş olsa bile, akti feshedemez ve sattığını geri alamaz.
Takas
Madde 200.- Alacaklı alacağını müflisin
kendinde olan alacağı ile takas edebilir.
Aşağıdaki hallerde takas
yapılamaz.
1. Müflisin borçlusu iflâs
açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa;
2. Müflisin alacaklısı iflâs
açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa;
3. Alacaklının alacağı hamile
muharer bir senede müstenit ise.
(Değişik: 29/6/1956
- 6763/42 md.)
Anonim, limited
ve kooperatif şirketlerin iflasları halinde esas mukavele gereğince verilmesi
lazımgelen hisse senedi bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımları veya
konması taahhüt edilen ve fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin
borçlariyle takas edilemez.
Takasa
itiraz
Madde 201.- Müflisin borçlusu iflasın
açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın
zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin
etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz
olunabilir.
Müflisin
kefil olduğu borçlar
Madde 202.- Müflisin kefil olduğu
borçlar vadeleri gelmese bile masaya zimmet olarak kaydolunur.
Masa ödediği para nispetinde
asıl ve müşterek borçluların alacaklıları yerine geçer (Borçlar Kanunu 496).
Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin iflası halinde 203 ve 204
üncü maddeler tatbik olunur.
Müşterek
borçluların bir zamanda iflası
Madde 203.- Bir borcu birlikte taahhüt
edenlerin iflâs muameleleri bir zamana tesadüf ederse alacaklı alacağının
tamamını müflislerin her birinin masasından istiyebilir.
Toplanan hisseler alacak
yekünundan fazla ise bu fazla müşterek borçlusuna karşı mükellef olduğu
hisseden ziyade ödemede bulunmuş olan masalara intikal eder.
Ödedikleri hisselerin mecmuu
alacak miktarını geçmedikçe masaların yekdiğerine rücu hakları yoktur.
Müflisle
birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi
Madde 204.- Alacaklı müflisle birlikte
borçlu olandan alacağının bir kısmını almış ise müşterek borçlunun müflise rücu
hakkı olsun olmasın borcun tamamı masaya kaydolunur.
İflas masasına kaydolunmak
hakkı alacaklının ve müşterek borçlunundur.
Alacaklı masaca yapılan
taksimde alacağının tamamına düşen hisseden alacağını tamamlıyacak kadarını
alır; geriye kalan paradan müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen
hisse verilir. Artan para da masaya kalır.
Kollektif
şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası
Madde 205.- Bir kollektif şirket ile
şeriklerden birisinin iflâs muameleleri bir zamana tesadüf ederse şirketin
alacaklıları bütün alacaklarını şerikin de masasına kaydettirirler; ancak
şirket masasından alamadıkları miktarı müflis şerikin masasından istiyebilirler.
Bu miktarın mütaaddit şerikler tarafından ödenmesi halinde 203 ve 204 üncü
maddeler tatbik olunur. Şirket iflâs etmeksizin şeriklerden birisi iflâs ederse
şirketin alacaklıları alacaklarının tamamıyle masaya kabul olunurlar. Müflis
şerikin masası 202 nci maddede yazılı olduğu gibi şirket alacaklıları yerine
geçer.
Adi ve rehinli alacakların sırası
Tasarruflu
Yazılar 1
Madde 206.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların
satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi
Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve
vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
Bir alacak birden ziyade
rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare
ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar
da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenacübe riayet
edilir.
Alacakları taşınmaz rehniyle
temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine
şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin
olunur. (Ek:
29/6/1956 - 6763/42 md.) (…)[90]
(Değişik: 17/7/2003 - 4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle
karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış
tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:
Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra
cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün
gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre
düzenlenir. (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile eklenmiştir
Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
Birinci
sıra
A. İşçilerin, iş ilişkisine
dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve
kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona
ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B. İşverenlerin, işçiler için
yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların
yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan
tesislere veya derneklere olan borçları,
C. İflâsın açılmasından önceki
son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan
doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra
Velâyet ve vesayet nedeniyle
malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş
olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflâs,
vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden
yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya
takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra
Özel kanunlarında imtiyazlı
olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü
sıra
İmtiyazlı olmayan diğer bütün
alacaklar.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki
müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1. İflâsın açılmasından önce
mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2. İflâsın ertelenmesi süresi.
3. Alacak hakkında açılmış olan
davanın devam ettiği süre.
4. Terekenin iflâs hükümlerine
göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.
Sıralar
arasındaki münasebet
Madde 207.- Her sıranın alacaklıları
aralarında müsavi hakka maliktirler.
Bir sıra evvelki alacaklılar
alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir şey alamazlar.
SEKİZİNCİ
BAP
İflasın Tasfiyesi
I. MASANIN TEŞKİLİ
Defter tanzimi
Madde 208.- İflasın açılması kendisine
tebliğ olunur olunmaz iflâs dairesi müflisin mallarının defterini tutmağa
başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır.
Başka bir kaza dahilinde
bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflâs dairesi vesatatiyle yapılır.
İflâs dairesi iflâs kararının
kendisine tebliğinden itibaren en geç iki[91] ay içinde tasfiyenin adi
veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır. (Ek: 9/11/1988 - 3494/43 md.)
Müflisin
vazifeleri
Madde 209.- Müflis defter tutulurken
bulunarak mallarını iflâs dairesine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa
mecburdur.
Müflisi hazır bulundurmak
mümkün olmazsa bu mecburiyet onunla bir arada yaşamış kimselerin reşit
olanlarına düşer.
İflas dairesi bu mecburiyet
kendilerine teveccüh eden kimselere kanunun hükmünü ihtar eder.
Teminat
tedbirleri
Madde 210.- İflâs dairesi; müflisin mağazalarını, eşya
depolarını, fabrikalarını, imalathanelerini ve üretime yönelik sair yerlerini,
perakende satış dükkânlarını ve buna mümasil yerlerini, masa hakkında faydalı
olacağı anlaşılırsa ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare
eder; aksi takdirde bu yerleri kapatıp mühürler. (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
Şu kadar ki masa hakkında
faydalı olacağı anlaşılırsa daire, bu yerleri ilk alacaklılar toplanmasına
kadar kontrolu altında idare edebilir. (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Daire, paraları, kıymetli
evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ve sair her hangi ehemmiyeti haiz
evrakı muhafaza altına alır.
Başka malları defter
tutuluncıya kadar mühürler. Daire lüzum görürse defter tutulduktan sonra tekrar
mühürler.
Daire müflisin kullandığı
yerler haricinde bulunan eşyayı da muhafaza altına alır.
Haczi
caiz olmıyan eşya hakkında
Madde 211.- Daire 82 nci maddede sayılan
malları deftere kaydetmekle beraber müflisin elinde bırakır.
Üçüncü
şahıslara ait mallar
Madde 212.- Üçüncü şahısların mülkü
olarak gösterilen yahut bunlar tarafından mülkiyeti iddia olunan mallar, bu
cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur.
Taşınmazlar
üzerinde üçüncü şahısların hakları
Madde 213.- Müflisin taşınmazları
üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü şahıslara ait haklar re`sen deftere işaret
olunur.
Kıymet
takdiri
Madde 214.- Deftere geçirilen her malın
kıymeti takdir olunur.
Defterin
müflis tarafından tanınması
Madde 215.- Daire doğruluğu ve
noksansızlığı hakkında beyanda bulunmak üzere tutulan defteri müflise
gösterir.
Müflisin cevabı deftere
yazılır ve kendisine imza ettirilir.
Müflisin
mükellefiyetleri
Madde 216.- Kendisine ayrıca müsaade
edilmiyen müflis tasfiyenin devamı müddetince iflâs idaresinin emri altında
bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflâs
idaresi müflise hususiyle emri altında tuttukça münasip miktarda muavenette
bulunabilir.
Tasfiyenin
tatili
Madde 217.- Masaya ait hiç bir mal
bulunmazsa iflâs dairesi tasfiyenin tatiline karar verir ve ilân eder. Bu
ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik muamelelerin
tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde
iflasın kapatılacağı yazılır.
II. ALACAKLILARI DAVET
Basit tasfiye
Madde 218.- İflas dairesince defteri
tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit
tasfiye usulü tatbik olunur.
Bu takdirde iflâs dairesi,
alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek
müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu
müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin
adi şekilde yapılmasını isteyebilir.
Basit tasfiyede iflâs dairesi
alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirir ve başka
merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek
bedellerini dağıtır.
Tasfiyenin kapandığı ilân
olunur.
Adi tasfiye ve iflasın
açılmasının ilanı
Madde 219.- (Değişik birinci
fıkra : 9/11/1988 - 3494/44 md.) Tasfiye adi şekilde yapılacak ise, iflâs dairesi
208 inci maddeye göre vereceği karar tarihinden itibaren en geç on gün
içerisinde keyfiyeti 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilân eder.
Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilân tarihi esas alınır.
İlanda:
1. Müflisin hüviyeti, yerleşim
yeri ve iflasın açıldığı tarih;
2. Alacaklılara ve istihkak
iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde
kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl
veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı
memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir);
3. Hilafına haraket cezai
mes`uliyeti müstelzim olmak üzere müflisin borçlularının aynı müddet içinde
kendilerini ve borçlarını bildirmeleri;
4. Müflisin mallarını her ne
sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar üzerindeki hakları
mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri
ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mes`uliyete uğrayacakları
ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları;
5. İlandan nihayet on gün
içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk içtimaa gelmeleri ve müflis ile
müşterek borçlu olanlar ve kefillerinin ve borcu tekeffül eden sair kimselerin
toplanmada bulunmağa hakları olduğu yazılır.
Reddedilen
miraslarda alacaklıları davet
Madde 220.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) Reddedilen bir mirasın tasfiyesi lazım geldikte miras hükümleri mucibince
evvelce alacaklılar davet edilmiş ise yukarıdaki maddeye göre kayıt müddeti on
güne indirilir. Evvelce alacaklarını kayıt ettirenler için yeniden müracaata
lüzum yoktur.
III. MASANIN İDARESİ
İlk alacaklılar toplanması
Madde 221.- (Değişik:
6/6/1985 - 3222/25 md.) (Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/45 md.) İlk alacaklılar toplantısına
iflâs müdürü veya yardımcılarından biri başkanlık eder. Müdür, alacaklı oldukları
tercihan ellerinde noter veya ipotek senedi gibi resmi senetle yahut 68/b ve
150/ı maddelerinde belirtilen belgelerle sabit olan kişilerden bir veya iki
alacaklı veya mümessilleriyle birlikte bir büro teşkil eder.
Kendileri veya mümessilleri
bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az dörtte birini temsil
etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar beş kişiden
az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.
Kararlar, alacak tutarı
ekseriyeti ile alınır.
Reylerin muteber olup
olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun işlemlerine karşı
ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine
şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ekseriyetinin
bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet ret olunur.
Toplantı veya karar nisabının
oluşmaması[25]
Madde 222.- (Değişik:
17/7/2003 - 4949/53 md.) Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa
durum tespit olunur. Bu hâlde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar
masayı idare eder ve tasfiyeye başlar.
İflas
idaresi ve iflâs dairesinin vazifeleri
Madde 223.- (Değişik:
6/6/1985 - 3222/26 md.) İflâs idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı
seçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi
aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göre ekseriyeti
teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle ekseriyeti
teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesine,
iflâs idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip
olanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği
iki aday arasından seçer.
Tasfiye, iflâs dairesince,
yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflâs idaresine havale olunur.
(Değişik: 17/7/2003 - 4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları,
idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle
yapacağı talep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün
önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla
alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde
iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına
tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya
ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar
alınamaması hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır.
İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli
adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı
ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak
kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar
hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine
tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İflas idaresine, Adalet
Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine göre
ücret ödenir.
İflas idaresi iflâs
dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflâs dairesi aşağıdaki görevleri
yerine getirir:
1. Alacaklılar toplantısının
kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve
idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan
kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra
mahkemesine müracaatla itiraz etmek.
2. İflası idare edenlerin
ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra
mahkemesinin tasdikine arz etmek.
İflâs idare memurları,
bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan iflâs idare memurları
listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflâs idare memurlarından birinin
yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise hukukçu
olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen
kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede
görevlendirilecek memurun bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme
yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir iflâs idare memuru, eş
zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamaz. İflâs idare memurlarının
nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf
tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet
Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir. (19.06.2021 /
31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir)
Toplanmada
verilen kararlar
Madde 224.- Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin
sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik
sair yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının, perakende satış dükkânlarının
faaliyetlerine devam edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar
hakkında müstacel kararlar verebilir. (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
Müflis bir konkordato teklif
ederse alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.
Kararlar
aleyhine müracaat
Madde 225.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından
yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflâs
dairesinin mütalaasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini
istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir.
İflas
idaresinin vazifesi
Madde 226.- Masanın kanuni mümessili
iflâs idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla
mükelleftir.
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/27 md.) İdare, ikimilyar[26]
liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan
alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabilir ve tahkim yapabilir.
İflas idaresinin vazife ve mes`uliyeti
Madde 227.- (Değişik: 6/6/1985
- 3222/28 md.)
8 inci maddenin
bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine
ait hükümleri iflâs idaresi hakkında da uygulanır. İflâs idaresi, iflâs masasına kabul edilen
alacaklılara, talepleri hâlinde iflâs tasfiyesinin seyri ile müteakip
işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. (Son
cümle, 15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir)
İkinci Fıkra (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile Mülga
- 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
İcra mahkemesi, iflâs idaresi
üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflâs idaresini teşkil
edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya
istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar
dairesinde yenisini seçer.
İflas idaresini teşkil edenler
kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye
mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil
edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar.
Üçüncü şahısların istihkak
iddiaları
Madde 228.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/96 md.) Üçüncü şahıslar tarafından
istihkak iddiasında bulunulan eşyanın kendilerine verilip verilmiyeceğini
iflâs idaresi kararlaştırır.
İflas idaresi; istihkak
iddiasını reddederse, üçüncü şahsa icra mahkemesinde istihkak davası açması
için yedi günlük bir mühlet tayin ve tebliğ eder. Bu mühleti geçiren üçüncü
şahıs, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
İstihkak davasına, genel
hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
İcra mahkemesi, icabında
istihkak davacısından masanın muhtemel zararına karşı teminat istiyebilir.
Masa alacaklarının tahsili,
müstacel satış
Madde 229.- İflas idaresi, masanın vadesi
gelmiş alacaklarını tahsil ve lüzumunda takip veya dava eder.
Kıymeti düşecek yahut
muhafazası masraflı olacak şeyler geciktirilmeksizin satılır. Borsa veya
piyasada fiyatı bulunan esham ve eşya derhal paraya çevrilebilir. Sair mallar
ancak ikinci alacaklılar toplanmasından sonra satılır.
Üzerinde rehin hakkı bulunan
mallar 185 inci madde hükmüne tabidir.
IV. ALACAKLARIN TAHKİKİ VE
SIRALARIN TAYİNİ
İddia
edilen alacakların tetkiki
Madde 230.- İdare, alacak ve istihkak
iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik
ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini
sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.
Tapu
siciline yazılı alacaklar
Madde 231.- Tapu siciline yazılı olan
alacaklar; kayıt için müracaat edilmemiş olsa bile işliyen faizle kabul
olunurlar.
Alacaklılar
sıra cetvelinin müddet ve şekli
MADDE
232- Alacakların kaydı
için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden
itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci
maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır
ve iflâs dairesine bırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce iflâs
idaresinin icra mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defaya mahsus
olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıra
cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin durumu icra mahkemesine intikal
ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmiş
hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu
üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs
idaresinde görev almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir.
(15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
Reddedilen
alacaklar
Madde 233.- (Değişik:
9/11/1988 - 3494/48 md.) Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar ret sebepleri ile birlikte
gösterilir. Ancak, iflâs idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak
bunu doğuran sebep veya ipotek limiti miktarı bakımından ret kararı vermeyip,
kabul etmediğini ikinci alacaklılar toplantısına bildirir. İpoteğin iptali
veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci
madde hükmü çerçevesinde devrolunur.
Alacaklılar
sıra cetveli, ilân ve ihbar
Madde 234.- (Değişik birinci
fıkra: 6/6/1985 - 3222/29 md.) İflâs idaresi sıra cetvelini iflâs dairesine verir
ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilân yoluyla
haberdar eder.
İddialarının tamamı veya bir
kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen alacaklılara
doğrudan doğruya haber verilir.
Sıra
cetveline itiraz ve neticeleri
Madde 235.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/97 md)
(Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz
edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen
yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü
fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde
ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması
gerektiği konusunda 302 nci
maddenin altıncı fıkrasına[92] kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız
olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır.
Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz
ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında
açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da
dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene
verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava
basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas
veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra
mahkemesine arz olunur.
Geç kalan müracaatlar
Madde 236.- Vaktinde deftere
kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur.
Geç kalmadan ileri gelen
masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe
cebrolunabilir.
Müracaattan evvel kararlaştırılmış
paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.
İflas idaresi alacağı kabul
ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilân ile alacaklılara
bildirir.
235 inci madde hükmü burada
da caridir.
V.
MASANIN TASFİYESİ
İkinci alacaklılar toplanması
Madde 237.- (Değişik birinci
fıkra: 9/11/1988 - 3494/50 md.) İflâs idaresi, alacakların tespit işini yaptıktan
sonra, 232 nci maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen
idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış
alacaklılardan 235 inci maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da
ikinci toplantıya ilanla davet eder.
İlan, en az yirmi gün evvel
yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir.
Konkordato teklifi hakkında
müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de bildirilmelidir.
Toplanmıya iflâs memuru veya
muavini reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları burada da
caridir.
İkinci
alacaklılar toplanmasının yetkisi
Madde 238.- İflâs idaresi tasfiyenin
cereyanı şekline ve alacaklarla borçların vaziyetine dair alacaklılar
toplanmasına mufassal bir rapor verir.
Alacaklılar toplanması iflâs
idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve masanın menfaati için
zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.
Toplantı ve karar nisabının
oluşmaması[27]
Madde 239.- (Değişik:
17/7/2003 - 4949/56 md.) Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa
durum tespit olunur. Bu halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam
eder.
Yeniden
alacaklılar toplanması
Madde 240.- (Değişik:
6/6/1985 - 3222/30 md.) Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflâs idaresi lüzumuna kani
olursa yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. Yeniden
alacaklılar toplantısının gündemindeki konular hakkında alacaklıların oyu,
kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla yazılacak davet
üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.
Nisap hakkında 221 inci madde
hükümleri uygulanır.
Malların
paraya çevrilmesi usulü
Madde 241.- Masaya ait mallar iflâs
idaresi marifetiyle açık artırma yahut alacaklılar karar verirlerse pazarlık
suretiyle satılır.
Üzerlerinde rehin hakkı
bulunan eşya ancak rehin sahibi alacaklıların da muvafakati halinde pazarlık
suretiyle satılabilir.
Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da
bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan
mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmeler bir bütün
olarak satılır. Satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye olan katkısı
gözetilir. Bu hâlde taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır. Bir bütün
olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan
yönetmelikte düzenlenir. (19.06.2021
/ 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile değişik)[93]
Artırmanın
ilanı
Madde 242.- Artırma ilanı ve hazırlık
tedbirleri 126 ncı madde hükmü uyarınca yapılır. (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile değişik)[94]
İpotek alacaklısına ilandan
bir nüsha verilir ve kendisine tahmin edilen bedel bildirilir.
Artırma
ve ihale
Madde 243.- İflâs idaresi tarafından
artırma ile satılacak taşınır ve taşınmaz malların ihalesi 115 ve 129 uncu
maddelerin 185 inci maddeye muhalif olmıyan hükümlerine göre yapılır.
Taşınır satışlarında 242 nci
madde[95]
hükmü tatbik olunur.
Artırma
suretiyle satışın şartları
Madde 244.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/98 md.) 111/b[96],117, 118, 124, 125, 130, 131,
(…)[97] 134 ve 135 inci maddeler
burada da uygulanır. İcra dairesine ait vazifeler iflâs idaresi tarafından
görülür.
Münazaalı
hakların talep eden alacaklılara temliki
Madde 245.- Alacaklıların masa tarafından
neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen
alacaklıya devrolunur. Hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra
devralanın alacağı verilir ve artanı masaya yatırılır.
Aile
yurtları
Madde 246.- Aile yurtları hakkındaki
Kanunu Medeni hükümleri mahfuzdur.
VI. PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI
Pay
cetveli ve son hesap
Madde 247.- Satılan malların bedeli
tahsil edilip alacaklıların sıra cetveli katileşince iflâs idaresi paraların
pay cetvelini ve son hesabını yapar.
İflas
masrafları ve masanın borçları
Madde 248.- İflasın açılmasından ve
tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız
rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır.
Pay
cetvelinin iflâs dairesine bırakılması
Madde 249.- Pay cetveli ve son hesap
iflâs dairesine bırakılır ve orada on gün kalır.
İflas idaresince bırakılma
keyfiyeti ve payının miktarı her alacaklıya bildirilir.
Dağıtma
Madde 250.- (Değişik:
17/7/2003 - 4949/57 md.) Dağıtıma yukarıdaki maddede yazılı bırakılma müddeti bittikten sonra
başlanır. Şikâyet vaki olmuşsa, dağıtım bu şikâyet üzerine verilecek kararın
dağıtıma etkili olabileceği oranda ertelenebilir. 144 üncü madde hükümleri
burada da uygulanır. Tâlikî bir şarta veya belirli olmayan bir vadeye bağlı
alacaklar için ayrılan paylar hakkında 9 uncu madde hükümleri uygulanır.
Borç
ödemeden aciz vesikası
Madde 251.- (Değişik: 18/2/1965
- 538/99 md.)
İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya
ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya
reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında
yazılı senet mahiyetinde olur.
(Değişik birinci cümle:
17/7/2003 - 4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz
vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal
iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni
takip üzerine kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği
yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit
yargılama usulüne göre karara bağlanır. (Ek cümle: 17/7/2003 - 4949/58 md.)
Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunma imkânını sağlamak niyetiyle
üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallar,
üçüncü kişi bu durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır.
Muvakkat
dağıtmalar
Madde 252.- İtiraz müddetinin bitmesinden
sonra muvakkat dağıtmalar yapılabilir.
İtiraz üzerine mahkemece
henüz intaç edilmemiş bulunan ihtilaflı alacaklar için pay ayrılıp 250 nci
madde hükmü dairesinde muhafaza edilir.
Kaydettirilmemiş
alacaklar
Madde 253.- Evvelce kaydedilmemesinden
dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara aciz vesikası verilen alacaklar
hakkındaki hükümler tatbik olunur.
VII. İFLASIN KAPANMASI
Nihai rapor ve kapanma kararı
Madde 254.- Paralar dağıtıldıktan sonra
idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor verir.
Mahkeme iflasın idaresinde
hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.
Mahkeme, tasfiyenin bittiğini
anladıktan sonra kapanma kararı verir.
İflâsın kapanması hakkında
verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta[98] içinde istinaf yoluna
başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta[99] içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile eklenmiştir - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
İflas dairesi kapanmayı ilân
eder.
İflas
kapandıktan sonra
Madde 255.- İflâs kapandıktan sonra
tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber alınırsa iflâs dairesi o mala
vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini
eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
Evvelce bankaya yatırılmış
olupta tasarrufu kabil bir hale gelen paralar hakkında da hüküm böyledir.
Şüpheli bir hak mevzuubahis
oldukta iflâs dairesi alacaklılara keyfiyeti ilân eder yahut mektupla bildirir
ve 245 inci madde mucibince muamele yapılır.
İflasın
tasfiyesi müddeti
Madde 256.- İflâs açıldıktan altı ay
içinde tasfiye edilmek lazımdır. Bu müddet içinde tasfiye muamelesi bitmediği
takdirde alacaklılar toplanıp basit tasfiye usulünün tatbikına karar
verebilir. Bu karar da ekseriyeti meblağiyenin husulü şarttır. Böyle bir karar
verilmemişse icra mahkemesi icabına göre müddeti uzatır.
DOKUZUNCU BAP
İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz şartları
Madde 257.- Rehinle temin edilmemiş ve
vadesi gelmiş bir para borcunun[29]
alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz
mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan
dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1. Borçlunun muayyen yerleşim
yeri yoksa;
2. Borçlu taahhütlerinden
kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa
hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden
hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz
konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
(Ek: 29/6/1956 - 6763/42
md.) Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu
hallerde, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz
koydurabilirler. Donatanın aynı zamanda şahsan mesul olduğu haller bundan
müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise
gemi alacaklıları ancak bu miktar için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler. (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük
Tarihi: 1/7/2012)
(Ek: 29/6/1956 - 6763/42
md.) Yük alacaklıları hakkında da yukarki fıkra hükmü kıyas yoluyla tatbik
olunur. (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı
R.G. ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
İhtiyati haciz kararı
Madde 258.- İhtiyati hacze 50 nci maddeye
göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında
haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe
mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip
dinlememekte serbesttir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak
verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı
aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar
kesindir. (28.07.2020 /
31199 sayılı R.G. 7251 s.k. ile değişik)[100]
İhtiyati
hacizde teminat
Madde 259.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun
ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe
mecburdur.
Ancak alacak bir ilâma
müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilâm mahiyetinde bir
vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.
Tazminat davası ihtiyati
haczi koyan mahkemede dahi görülür.
İhtiyati
haciz kararının muhtevası
Madde 260.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/100 md.) İhtiyati haciz kararında:
1. Alacaklının ve icabında
mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,
2. Haczin ne gibi belgelere
müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,
3. Haciz konulmasının sebebi,
4. Haczolunacak şeyler,
5. Alacaklının zararın tazminiyle
mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu,
Yazılır.
İhtiyati
haciz kararının icrası
Madde 261.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün
içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın
infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden
kalkar.
İhtiyati haciz kararları, 79
dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair
hükümlere göre icra edilir.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/61 md.)
İhtiyati
haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu
icra mahkemesine yapılır.
Zabıt
tutma ve haciz tutanağının tebliği
Madde 262.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/102 md.) Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haczolunan şeyler ve
kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.
İcra dairesi, ihtiyati haciz
tutanağının birer suretini üç gün içinde haciz sırasında hazır bulunmıyan
alacaklı ve borçluya ve icabında üçüncü şahsa tebliğ eder.
Borçlu
tarafından gösterilecek teminat
Madde 263.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/103 md.) Haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve
bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek veya icra müdürü tarafından
kabul edilecek esham ve tahvilat veya taşınır ve taşınmaz rehin veya muteber
bir banka kefaleti gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs elinde
haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak bu şahsa bırakılabilir. İstenilecek
teminat her halde borç ve masraf tutarını geçemez.
İhtiyati
haczi tamamlıyan merasim
Madde 264.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz
yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz
zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde
(haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.
İcra takibinde, borçlu ödeme
emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını
istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın
kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği
tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.
(Değişik: 17/7/2003 - 4949/62
md.) İhtiyatî
haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı
birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün
mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde
bulunmaya mecburdur.
Alacaklı bu müddetleri
geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi
kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp
da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz
hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.
Borçlu müddeti içinde ödeme
emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır
veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze
inkılabeder.
İhtiyati
haciz kararına itiraz ve temyiz
Madde 265.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/105
md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden
verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata
karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz
tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye
müracaatla itiraz edebilir.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü
kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde
ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere
hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine
istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine
iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse
kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse
evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
İtiraz üzerine verilen
karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu
öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî
haciz kararının icrasını durdurmaz. (18.03.2005
tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince
Yürürlük 01.06.2005)
İhtiyati
haczin kaldırılması
Madde 266.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/106 md.) Borçlu, para veya mahkemece
kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin
yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını
mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine
geçer.
İhtiyati
hacizde iflâs yolu ile takip
Madde 267.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/107 md.) Alacaklı, iflasa tabi borçlusu
aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince iflâs yolu ile takipte
bulunmuş veya iflâs yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını
ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.
Borçlu ödeme emrine itiraz
ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden
itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın
kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
Borçlu ödeme emrine itiraz
etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden
itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına
karar verilmesini istemeye mecburdur.
264 üncü maddenin 4 üncü
fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
İcrai hacizlere iştirak
Madde 268.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/108 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/64 md.) 261 inci maddeye göre
ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer
bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse,
ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü maddedeki şartlar dairesinde
kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce ihtiyatî veya icrai
haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze
iştirak edemez.
İhtiyati haciz masrafları
satış tutarından alınır.
İhtiyati haciz diğer rüçhan
hakkını vermez.
ONUNCU BAP
Kiralar
Hakkında Hususi Hükümler ve
Kiralanan
Taşınmazların Tahliyesi
Adi
kira ve hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti
Madde 269.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da
talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı
ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan
şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.
Bu tebliğ üzerine borçlu,
yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra
dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna
ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul
etmiş sayılır.
İtiraz takibi durdurur.
İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını
istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilâmsız icra yoliyle takip
yapamaz.
Borçlar Kanununun 260 ıncı
maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği
hallerde itiraz müddeti üç gündür.
İtiraz
etmemenin sonuçları
Madde 269/a.- (Ek: 18/2/1965
- 538/110 md.; Değişik: 17/7/2003 - 4949/65 md.) Borçlu itiraz etmez, ihtar
müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip
eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye
karar verilir.
İtiraz
ve kaldırılması usulü
Madde 269/b.- (Ek: 18/2/1965
- 538/110 md.)
Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan
imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re`sen tanzim veya imzası
tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itırazın
kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın
tahliyesini istiyebilir.
Borçlunun akde ve şartlarına
dair mukabil iddia ve def`ilerini aynı kuvvet ve mahiyette belgelerle tevsik
etmesi lazımdır.
Akdi reddeden borçlu bu
itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk ettikten sonra
ödeme, takas veya sair bir def`ide bulunamaz.
Takip yukarda yazılı
belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler dairesinde dava
açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci
maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/51
md.) Kira
sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava
açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan
beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkûm edilir.
Kira
akdi dışındaki itirazlar ve tahliye
Madde 269/c.- (Ek:18/2/1965 -
538/110 md.)
Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple
istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini
ve isteğini noterlikçe re`sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı
tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili
makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya
vesika ile ispat etmeğe mecburdur.
Senet veya makbuzun alacaklı
tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.
İcra mahkemesinin tahliyeye
mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için,
kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi
lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.
Kıyasen
uygulanacak maddeler
Madde 269/d.- (Ek: 18/2/1965 - 538/110 md.) 62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada
da uygulanır.
Hapis hakkı için defter yapılması
Madde 270.- Kiralıyan evvelce yapılması
lazımgelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten
muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir. (B.K. 267, 269, 281).
Teahhurunda tehlike varsa
zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir.
İcra dairesi üzerlerinde
hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri paraya çevirme
yoliyle takip talebinde bulunması için kiralıyana on beş günü geçmemek üzere
münasip bir mühlet verir.
Kaçırılan
eşyayı takip hakkı
Madde 271.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/111 md.) Gizlice veya cebirle
götürülmüş eşya, götürülmelerinden on gün içinde icra dairesinin emri ile ve
zabıta kuvvetiyle geri alınabilir. İyi niyet sahibi üçüncü şahısların hakları
saklıdır.
İhtilaf halinde mahkeme basit
yargılama usulü ile meseleyi halleder ve karara bağlar.
Mukavelename
ile kiralanan taşınmazların tahliyesi
1. Tahliye emri ve
münderecatı
Madde 272.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Mukavelename ile kiralanan
bir taşınmazların müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine
ibrazı ile tahliyesi istenebilir.
Bunun üzerine icra müdürü bir
tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve
teslimini emreder.
Tahliye emrinde:
Kiralayanın ve kiracının ve
varsa mümessillerinin isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve
kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde
daireye müracaatla beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye
etmezse zorla çıkarılacağı yazılır.
2. Tahliye ve teslim
Madde 273.- Müddeti içinde itiraz olunmaz
veya itiraz refolunursa kiralanan taşınmaz müddetin hitamında zorla tahliye
ve kiralıyana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin geçmesi
lazımdır.
Tahliye edilecek yerde
kiralıyana ait olmıyan eşya bulunursa 26 ncı maddenin hükmü kıyas yoliyle
tatbik olunur.
İtiraz
1. Müddet ve şekli
Madde 274.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden
itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir.
Bu suretle yapılan itiraz
tahliye takibini durdurur.
63, 64 ve 65 inci maddeler
hükmü tahliye takiplerinde de caridir.
2. İtirazın kaldırılması
Madde 275.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/112 md.) İtiraz vukuunda kiralıyan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Tahliye talebi noterlikçe
res`en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir
mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair
aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.
Aksi takdirde itirazın
kaldırılması talebi reddolunur.
İtirazın kaldırılması üzerine
tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra
kiracının veya kiralıyanın umumi hükümlere göre mahkemeye müracaat hakları
saklıdır.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/52
md.) Mahkemede
açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu
anlaşılan kiracı veya kiralayan yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para
cezasına mahkûm edilir.
Kiralanan taşınmazda üçüncü
şahıs bulunursa
Madde 276.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/113 md.) Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde
haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur.
Şu kadar ki, bu şahıs resmi
bir vesika gösterememekle beraber daireye ibraz olunan mukavele tarihinden
evvelki bir zamandan beri orayı işgal etmekte bulunduğunu beyan eder ve bu
beyanı icra müdürü tarafından mahallinde yapılacak tahkikatla teeyyüt ederse
memur, tahliyeyi tehirle üç gün içinde keyfiyeti icra mahkemesine bildirir.
İcra
mahkemesi, tarafları dinliyerek icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan
birinin yedi gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu müddet
içinde mahkemeye müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. 36
ncı madde hükümleri burada da uygulanır. Dava etmiyen taraf iddiasından vazgeçmiş
sayılır.
Borçlunun nesep ve sebepten
usul ve füruu, karı veya kocası, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları
ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer
şahıslar, bu madde hükmünün tatbikında üçüncü şahıs sayılmazlar.
ONBİRİNCİ BAP
İptal Davası
İptal davası ve davacılar
Madde 277.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların
butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:
1. Elinde muvakkat yahut kati
aciz vesikası bulunan her alacaklı,
2. İflâs idaresi yahut 245 inci
maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların
kendileri.
İvazsız
tasarrufların butlanı
Madde 278.- (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[101]
Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz
belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı
tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız
tasarruflar iptale tabidir.
Aşağıdaki
tasarruflar bağışlama sayılır:
a)
Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy,
üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona
ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle
evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar.
b)
Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek
değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği
sözleşmeler.
c)
Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya
üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis
ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.
Acizden dolayı butlan
Madde 279.- Aşağıdaki tasarruflar
borcunu ödemiyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle
hacizden yahut iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine
batıldır:
1. Borçlunun teminat göstermeği
evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından
mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler.
2. Para veya mutat ödeme
vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler.
3. Vadesi gelmemiş borç için
yapılan ödemeler.
4. (Ek: 9/11/1988 - 3494/54
md.) Kişisel
hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.
Bu tasarruflardan istifade
eden kimse borçlunun hâl ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası
dinlenmez.
Zarar verme kastından dolayı
iptal[32]
Madde 280.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/115 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına
yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm
işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının,
işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin
bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği
tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla
takipte bulunulmuş olmalıdır.
(Yürürlükten kalktı:
17/7/2003 - 4949/103 md.)
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/55
md.) Üçüncü
şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar
(bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise
borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun
hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat
edebilir.
Ticari işletmenin veya
işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya
satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden
şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu
hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal
davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel
keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde
görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün
olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip
vasıtalarla ilân olunduğunu ispatla çürütülebilir.
İptal davalarında yargılama
usulü
Madde 281.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/116 md.) Mahkeme, iptal davalarını basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar
ve bu davalara mütaallik ihtilafları hâl ve şartları gözönünde tutarak serbestçe
takdir ve halleder.
Hâkim, iptale tabi
tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati
haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin
olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete
taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemez.
Davalılardan herhangi biri
davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hâkim, duruma
göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette
taksim eder.
İptal davasında davalı
Madde 282.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/117 md.) İcra ve İflâs Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve
borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme
yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka,
kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal
davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.
İadenin şümulü
Madde 283.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/118 md.) Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden
mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın
konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal
olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.
İptal davası, üçüncü şahsın
elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu
değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla
olmamak üzere) mahkûm edilir.
İptal davası üzerine üçüncü
şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada
istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha önce hükme
bağlanmasına mani değildir.
İptal davasını kaybeden
üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflâs
masasından geri istiyebilir.
Batıl bir tasarruf
neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını
muhafaza eder.
Kendisine bağış yapılan iyi
niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktar geri vermeye
mecburdur.
Hak düşürücü müddet
Madde 284.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/119 md.) İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene
geçmekle düşer.
ONİKİNCİ BAP
Konkordato
ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin
Uzlaşma
Yoluyla Yeniden Yapılandırılması[33]
I. ADÎ KONKORDATO[34]
Konkordato
talebi
MADDE
285- (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik) Borçlarını, vadesi geldiği hâlde
ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir
borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek
veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
İflâs talebinde bulunabilecek her
alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin
başlatılmasını isteyebilir.
Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi
olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı
yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret
mahkemesidir.
Konkordato talebinde bulunan, Adalet
Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider
avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır.
Konkordato
talebine eklenecek belgeler: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
286- Borçlu, konkordato
talebine aşağıdaki belgeleri ekler.
a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya
vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda
vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını
satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara
ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi
temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren
konkordato ön projesi.
b) Borçlunun malvarlığının durumunu
gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret
Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem
işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları
üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış
tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat
bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve
maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm
alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve
alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
d) Konkordato ön projesinde yer alan
teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı
hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak
gösteren tablo.
e) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim
Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön
projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim
raporu ile dayanakları. (19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile değişik)
Bu madde uyarınca sunulan malî tabloların
tarihi, başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün önce olabilir. (19.12.2018 tarih ve 30630
sayılı R.G. 7155
s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya
komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek
zorundadır.
Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek
raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının
faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu
raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar
hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim
Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
hükümleri uygulanır. (19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet
Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (19.12.2018
tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir)
Geçici
mühlet: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
287- Konkordato talebi
üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut
olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin
ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının
muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması
alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede
belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve
eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan
belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.
Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici
mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine
karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte
konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi
amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve
alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir.
Üç komiser görevlendirilmesi durumunda
komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu
Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş
bağımsız denetçiler arasından seçilir[102]. 290 ıncı madde bu konuda
kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç
aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine
geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse
geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı
geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici
mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici
komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin
kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Geçici
mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
288- Geçici mühlet, kesin
mühletin sonuçlarını doğurur.
Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret
sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve
derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve
posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları
Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet
borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir.
İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde
dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl
bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede
mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.
Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici
mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci
fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.
Kesin
mühlet: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
289- Mahkeme, kesin
mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.
Kesin mühlet hakkında bir karar
verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı
duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve
mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur.
Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde
ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün
olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu
kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir
durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam
etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.
Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber
veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek,
herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla ayrıca bir
alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik
itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli
alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir.
Alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de görüşü alınır. Alacaklılar
kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar
alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya
katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak
miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun
zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ile alacaklılar kuruluna ilişkin diğer
hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte gösterilir.
Güçlük arz eden özel durumlarda kesin
mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine
mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra uyarınca uzatma
talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki hâlde de
uzatma talebi kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı
vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır.
Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin
uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine
ilişkin kararlar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere
bildirilir.
Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların
görevleri: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
290- Dosyayı teslim alan
komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri
tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder.
Komiserin görevleri şunlardır:
a) Konkordato projesinin tamamlanmasına
katkıda bulunmak.
b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.
c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak.
d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun
göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.
e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun
seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.
f) Talepte bulunan diğer alacaklılara
konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek.
g) Mahkeme tarafından verilen diğer
görevleri yerine getirmek.
8 inci, 10 uncu, 11 inci, 16 ncı, 21 inci
ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler hakkında da uygulanır.
Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri
ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara
bağlanır.
Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından
oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı
tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması
zorunludur. Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu,
komiser olarak görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri
liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Listede
görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme
yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak
beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin
sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri
uygulanır. (19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile değişik)
Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim
verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer
hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (19.12.2018
tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile değişik)
Alacaklılar kurulu, komiserin
faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun
öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin
faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini
gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve
komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.
Borçlunun
malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
291- Konkordato talebi
ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin
komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen,
kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu
karar, 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
Mahkeme, bu madde kapsamında kesin
mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep
eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise
gerekli görürse davet eder.
Kesin
mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
292- İflâsa tabi borçlu
bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi
hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak
konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için
iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı
anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır
veya komiserin talimatlarına uymazsa ya
da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa[103].
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir
sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise
birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden
sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin
mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden
önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu
duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.
Kanun
yolları: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
293- Kesin mühlet
talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara
karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi
sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin
reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu
kararın tebliğinden itibaren iki hafta[104] içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge
adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk
derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya,
komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin
yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.
Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin
konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği
hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır.
Kesin
mühletin alacaklılar bakımından sonuçları: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
294- Mühlet içinde borçlu
aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz
ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları
uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren
müddetler işlemez.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı
imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Tasdik edilen konkordato projesi aksine
hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin
edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.
Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci
maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi
esas alınır.
Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun
düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.
Konkordato mühletinin verilmesinden önce,
müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak
konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.
Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı
tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu
kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte
serbesttir.
Kesin
mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
295- Mühlet sırasında
rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla
takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu
takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı
gerçekleştirilemez.
Şu kadar ki, rehinli malın konkordato
projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti
düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki
usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin
bedeli kadar ödeme yapılır. (19.06.2021
/ 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir)
Kesin
mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
296- Sözleşmenin karşı
tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın,
borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin
devamı esastır. Bu[105] sözleşmelerde yer alıp da borçlunun
konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı
fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin
hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.
Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya
başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin
mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler
karşılıklı olarak ifa edilir(Son
cümle 19.06.2021 / 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir).
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun
amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli[106] sürekli borç ilişkilerini, komiserin
uygun görüşü ve mahkemenin izniyle[107] herhangi bir zamanda sona erecek şekilde
feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi
olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.
Kesin
mühletin borçlu bakımından sonuçları: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
297- Borçlu, komiserin
nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken
veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni
ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam
ettirmesine karar verebilir.
Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet
kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda
bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden
taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi
hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden
önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini[108] almak zorundadır. (19.06.2021 / 31516 sayılı R.G. 7327 s.k.
ile değişik)[109]
Borçlu bu hükme yahut komiserin
ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf
yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir.
Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan
kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
Defter
tutulması ve rehinli malların kıymetinin takdiri: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
298- Komiser,
görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların
kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o
yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir.
Komiser rehinli malların kıymetinin
takdirine ilişkin kararını alacaklıların incelemesine hazır bulundurur; kıymet
takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli
alacaklılara ve borçluya bildirilir.
İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını
önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli malların kıymetini yeniden takdir
etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından
istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı
borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.
Rehinli taşınmaz malların bu madde
kapsamındaki kıymet takdiri, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası
Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile yetkilendirilen
kişilere yaptırılabilir.
Alacaklıları
alacaklarını bildirmeye davet: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
299- Alacaklılar, komiser
tarafından 288 inci madde uyarınca yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren
onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer
sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlânda,
alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato
projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır.
Alacaklar
hakkında borçlunun beyana daveti: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
300- Komiser, borçluyu
iddia olunan alacaklar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser,
alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri
üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302 nci madde
gereğince vereceği raporda belirtir.
Alacaklılar
toplantısına davet: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
301- Konkordato
projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan
sonra komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları,
konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü
ilândan en az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların,
toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilir.
Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile
gönderilir.
Alacaklılar
toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
302- Komiser alacaklılar
toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir.
Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere
toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.
Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların
yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte
birini ve alacakların üçte ikisini,
aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş
ise kabul edilmiş sayılır.
Oylamada sadece konkordato projesinden
etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında
yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile
kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve
kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.
Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298
inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım
için hesaba katılırlar.
Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı
yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına
ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında
ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.
Konkordato projesinin müzakereleri
sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek
şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde
gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.
Komiser, iltihak süresinin bitmesinden
itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri,
konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup
olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.
Borçtan
birlikte sorumlu olanlara karşı haklar: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
303- Konkordatoya
muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün
haklarını muhafaza eder.
Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da
kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir
teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber
vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.
Alacaklı müracaat hakkına halel
gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine
katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir.
Konkordatonun
mahkemede incelenmesi: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
304- Komiserin gerekçeli
raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere
yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her
hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin
olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin,
itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek
kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada
kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli
görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar
mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz.
Konkordatonun
tasdiki şartları: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
305- 302 nci madde
uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul
edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine
bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın,
borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan
fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya
çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen
tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla
olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun
kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen
haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate
alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede
öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki
imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde
komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça
vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı
fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği
yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi
kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce,
borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz
bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin
yapılmasını isteyebilir.
Konkordatonun
tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
306- Konkordatonun
tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve
borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.
Kararda, tasdik edilen konkordatonun
yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye
tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım,
borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini
muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye
rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.
Tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde
uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir.
Rehinli
malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin
ertelenmesi: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
MADDE
307- Borçlunun talebi
üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı,
karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Rehinle temin edilen alacak konkordato
talebinden önce doğmuş olmalıdır.
b) Rehinle temin edilen alacağın
konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır.
c) Borçlu rehinli malın, işletmenin
faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik
varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.
Rehinli malın muhafazası ve paraya
çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemez.
Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında
finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek
üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir.
a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin
aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca üstlenmiş olmalıdır.
b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı
konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı
aşmamalıdır.
d) Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama
konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış
olmalıdır.
e) Borçlu finansal kiralama konusu malın
işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi durumunda ekonomik
varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.
Birinci ve üçüncü fıkrada belirtilen
alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin duruşmadan önce
sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına çağırılırlar.
Borçlu, rehinli veya finansal kiralama
konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, erteleme kendiliğinden
hükümsüz hâle gelir.
Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili
alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden
birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını
kaldırır.
a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler
vermek suretiyle elde etmişse.
b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış
ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse.
c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya
finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık
tehlikeye sokmayacaksa.
Konkordatonun
tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsı: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
MADDE
308- Konkordato tasdik
edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci
madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi
şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut
olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.
Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı
takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye
usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından
yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve
yetkiler komiserler tarafından kullanılır. (19.06.2021 / 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir)
Kanun
yolları: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/a- Konkordato
hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı,
kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından
itibaren iki hafta[110] içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge
adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta[111] içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre
yapılır.
Çekişmeli
alacaklar hakkında dava: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/b- Alacakları itiraza
uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay
içinde dava açabilirler.
Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato
projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine
kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar
verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme
yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.
Konkordatonun
hükümleri: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/c- Konkordato, tasdik
kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde
konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de
kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen
istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe
kadar devam eder.
Bağlayıcı hâle gelen konkordato,
konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan
bütün alacaklar için mecburidir.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı
imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan
miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları
hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Kredi kurumları tarafından verilen
krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle
akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir,
temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı
madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan
önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta
248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır.[112] Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin
izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı
edimler için de geçerlidir.
Konkordatonun
sonuçlanmayan takiplere etkisi: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/ç- Konkordatonun
taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış
takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür.
Birinci fıkra hükmü, 308/c maddesinin
üçüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar için konulan hacizler hakkında
uygulanmaz.
Konkordato
haricinde yapılan vaatler: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/d- Borçlu tarafından
alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan
vaatler hükümsüzdür.
Konkordatonun
kısmen feshi: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/e- Kendisine karşı
konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca
kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden
mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
Fesih talebi üzerine verilecek hükmün
tebliğinden itibaren iki hafta[113] içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta[114] içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Konkordatonun
tamamen feshi: (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/f- Her alacaklı, kötü
niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan
mahkemeden isteyebilir.
Konkordatonun tamamen feshi kararı
kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere
bildirilir.
308 inci madde hükmü bu hâlde de
uygulanır.
Konkordatoda
harç, vergi istisnaları ve teşvik belgeleri: (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/g- Tasdik edilen
konkordato projesi kapsamında;
a) Yapılacak işlemler, 492 sayılı Harçlar
Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, damga
vergisinden,
b) Alacaklılar tarafından her ne nam
altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider Vergileri
Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
c) Borçluya kullandırılacak krediler,
Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,
istisna edilmiştir.
Bu istisna hükümleri konkordato projesinde
belirtilen işlemler bakımından borçlu ile proje kapsamındaki alacaklılara özgü
olarak uygulanır. Üçüncü kişiler bu istisna hükümlerinden yararlanamaz.
Konkordato projesine göre borçları yeni
bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan teşvik belgelerinin süreleri ile
ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği tarihten
konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez.
II.
REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI[115]
Rehinli
alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri: (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir)
MADDE
308/h- Adi konkordatoda
borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş
borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.
Komiser, kesin mühlet içinde uygun
göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz
indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere
tebligat çıkartarak davet eder.
Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi
günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla
üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa, komiser, imzalanan
anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını 302
nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız
bir baslik altında işler.
Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı
itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile
anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar
arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak
suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine
tabi olur. Bu husus ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara borçlu
tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan komiser tarafından tutanağa
geçirilir ve komiserin 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli
rapora da işlenir.
Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya
varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli raporuna işlenir.
Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan
anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp ulaşılmadığı ve anlaşmaya varılamayan
rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu maddede
öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra anlaşmaları
ve ödeme planını, 305 inci ve 306 ncı maddeler uyarınca vereceği karara dahil
eder.
302 nci madde uyarınca yapılacak
alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato projesini kabul etmezse, bu madde
uyarınca anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların borçluyla akdetmiş
bulundukları anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için
hazırlanmış olan ödeme planı geçerli hâle gelmez.
Yapılan anlaşmaya uygun olarak kendisine
karşı ifada bulunulmayan her rehinli alacaklı tasdik kararını veren mahkemeye
başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilir. Ancak bu fesih
sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına düşüldüğü
takdirde, borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi tutulan rehinli
alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkar, borçlu ile anlaşmış olan rehinli
alacaklılar ise anlaşmayı sona erdirebilir.
Bu madde münhasıran adi konkordatoda
borçlunun, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılması
teklifinde bulunması hâlinde uygulanır. 285 ilâ 309/l maddeleri, açıkça
belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz.
III[116]. İFLÂSTAN SONRA KONKORDATO[44]
Şartları ve hükümleri
MADDE
309-(15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik) İflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu
konkordato talep ederse veya bu borçlunun alacaklılarından biri konkordato
işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle beraber ikinci
alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara
bu talebi bildirir.
302 ilâ 307 nci maddeler ile 308/a ilâ
308/g maddeleri burada da uygulanır. Komisere ait görevler iflâs idaresi
tarafından yapılır.
Konkordato talebinin alacaklılar
tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun
mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi
durur. Bu süre altı ayı geçemez.
Konkordato hakkında verilen karar iflâs
idaresine bildirilir.
Konkordatonun tasdiki kararının
kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın
kaldırılmasını ister.
İflâstan sonra konkordato iflâs tasfiyesi
içinde ancak bir defa istenebilir.
IV[117]. MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE
KONKORDATO[46]
Genel olarak
Madde 309/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki suretiyle
konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya
bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi
verilir.
Alacaklılar haklarını
konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla kullanırlar.
Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu konkordato talebi hakkında
karar veren alacaklılar tarafından seçilir. Konkordato tasfiye memuru asliye ticaret[118] mahkemesinin seçime ilişkin
kararı onaylamasından sonra göreve başlar. Konkordato komiseri de tasfiye
memuru olabilir.
Zorunlu içeriği
Madde 309/b.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki suretiyle
konkordato aşağıdaki hususları içerir:
1. Alacaklıların malların
tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından
feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne
olduğu.
2. Konkordato tasfiye memurları
ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve bunların yetkileri.
3. Kanun tarafından
belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye
devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.
4- Alacaklılara yönelik ilânların ve ilgili
yerlere bildirimlerin 288 inci madde uyarınca yapılacağı. (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
Konkordato kapsamı dışında
kalan mallar varsa bunlar açıkça belirtilir.
Tasdikin sonuçları
Madde 309/c.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malvarlığının terki suretiyle
konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, borçlu malları
üzerinde tasarruf edemez ve bu mallar hakkında tasarruf yetkisine sahip kişilerin
imza yetkisi sona erer.
Borçlu ticaret siciline
kayıtlı ise ticaret unvanına "konkordato tasfiyesi hâlinde" sözcükleri
eklenir. Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu
unvan altında takip edilir.
Konkordato tasfiye memurları
konkordato masasının muhafazası ve paraya çevrilmesi veya lüzumu hâlinde
malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.
Konkordato tasfiye memurları
mahkemelerde konkordato masasını temsil eder. 228 inci madde kıyas yoluyla
uygulanır.
Konkordato tasfiye
memurlarının hukukî durumu
Madde 309/ç.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye memurları
alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tâbidir. Konkordato tasfiye
memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı
öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz
edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna başvurulabilir.
8, 9, 10, 11, 21 ve 359 uncu
maddeler konkordato tasfiye memurlarının işlemlerinde de kıyas yoluyla
uygulanır.
Paylaştırmaya katılacak
alacaklıların belirlenmesi
Madde
309/d.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak
olan alacaklıları ve sıralarını belirlemek üzere konkordato tasfiye
memurları, alacaklılara yeni bir davet yapmaya gerek kalmaksızın, sadece ticarî
defterlere ve yapılan alacak kayıtlarına dayanarak bir sıra cetveli hazırlar
ve bu sıra cetvelini alacaklıların incelemesine hazır tutar.
230 ilâ 236 ncı maddeler
kıyas yoluyla uygulanır.
Paraya çevirme
Madde 309/e.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato masasını oluşturan
malvarlığı ayrı ayrı veya bir bütün hâlinde paraya çevrilir. Paraya çevirme,
eğer bir alacak söz konusu ise bu alacağın tahsili veya talep hakkının
satılması, diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yoluyla gerçekleştirilir.
Paraya çevirmenin usulü ve
zamanı konkordato tasfiye memurlarının teklifi üzerine alacaklılar kurulunca
kararlaştırılır.
Rehinli taşınmazlar
Madde 309/f.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Malların üçüncü kişiye
devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların konkordato tasfiye
memurları tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın
satış bedelinden alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların
muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde, söz konusu taşınmazlar ancak açık
artırma yoluyla paraya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz
yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra
cetveline göre belirlenir.
Taşınır rehinleri
Madde 309/g.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Alacağı taşınır rehniyle
temin edilmiş olan alacaklılar rehinli taşınırları konkordato tasfiye
memurlarına tevdi etmek zorunda değildirler. Konkordatoda başka bir süre
öngörülmedikçe, rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda,
rehnin paraya çevrilmesi yoluyla veya rehin sözleşmesinde yetki verilmişse
pazarlık yoluyla ya da borsada satmak suretiyle paraya çevirebilirler.
Ancak, rehnin paraya
çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye memurları
rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki
verebilir. Konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya, aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 289 uncu[119] maddesinde öngörülen cezayı da
hatırlatarak, bu süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmediği
takdirde rehinli malı kendilerine teslim etmesini, haklı bir sebep olmaksızın
teslim etmezse rüçhan hakkından mahrum kalacağını ihtar eder.
Tahsili güç ve ihtilaflı
hakların alacaklılara devri
Madde 309/ğ.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Alacaklılar kurulu, konkordato
tasfiye memurlarının teklifi üzerine ihtilaflı veya tahsili güç bir alacaktan,
özellikle bir iptal davasından, borçlunun organlarına veya çalışanlarına karşı
sorumluluk davasından vazgeçerse, alacaklıları yazıyla veya ilân yoluyla
haberdar eder ve 245 inci maddeye uygun olarak bu iddiaların takibi hakkını
devretmeyi teklif eder.
Paraların paylaştırılması
Madde 309/h.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye memurları,
geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli düzenler ve payının miktarını
her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay cetvelini on gün
süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline
karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.
Konkordato tasfiye memurları,
pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı iflâs dairesine tevdi
ederler.
Rehin açığı
Madde 309/ı.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Geçici pay cetvelinin tevdii
sırasında rehni paraya çevrilmiş bulunan rehinli alacaklılar, alacaklarının
açık kalan kısmı için geçici dağıtıma katılırlar. Açık kalan kısım konkordato
tasfiye memurları tarafından belirlenir ve bu karara karşı şikâyet yoluna
gidilebilir.
Geçici pay cetvelinin tevdii
sırasında rehin paraya çevrilmemişse, rehinli alacaklı komiser tarafından
açık kalacağı öngörülmüş olan miktar için dağıtıma katılır. Rehnin paraya
çevrilmesinden elde edilen bedelin öngörülen miktarın altında kaldığını
ispatlayan rehinli alacaklı, buna tekabül eden ödemelere hak kazanır.
Rehnin paraya çevrilmesinden
elde edilen bedel ile o zamana kadar yapılan geçici ödemeler toplamı alacak
tutarını aşarsa, rehinli alacaklı fazlayı iade etmek zorundadır.
Tevdi
Madde 309/i.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Konkordato tasfiye memurları
tarafından belirlenen sürede hak sahipleri tarafından tahsil edilmeyen paylar
9 uncu madde hükümlerine göre bankaya yatırılır.
Beş yıl içinde hak sahipleri
tarafından tahsil edilmeyen paylar iflâs dairesi tarafından dağıtılır; 255 inci
madde kıyas yoluyla uygulanır.
Faaliyet raporu
Madde 309/j.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Tasfiye sona erince konkordato
tasfiye memurları bir nihaî rapor düzenler. Bu nihaî rapor alacaklılar kurulunun
onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik makamı olan ticaret mahkemesine
gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar.
Tasfiyenin bir yıldan uzun
sürmesi hâlinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en geç Aralık ayı sonuna
kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş malların
durumunu belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip
alacaklılar kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat
ayı sonuna kadar alacaklıların incelemesine hazır bulundurulmak üzere alacaklılar
kurulu aracılığıyla tasdik makamına sunulur.
Hukukî işlemlerin iptali
Madde 309/k.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Borçlu tarafından konkordatonun
tasdikinden önce yapılmış hukukî işlemler 277 ilâ 284 üncü maddelere göre
iptale tâbidir.
Geçici konkordato mühletinin verildiği
tarih, iptal davası açma sürelerinin hesaplanmasında haczin veya iflâsın
açılmasının yerini tutar. (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik)
Konkordato masasına
yöneltilen taleplerin tasarrufun iptali yoluyla kısmen veya tamamen reddini
sağlamak mümkün ise konkordato tasfiye memurları, def`î yoluyla iptal
talebinde bulunmaya yetkili ve yükümlüdürler.
Uygulanacak ortak hükümler
Madde 309/l.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/84 md.) Niteliğine aykırı düşmedikçe
285 ilâ 308/g maddeleri,[120] malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda da uygulanır.
V[121]. SERMAYE ŞİRKETLERİ VE
KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma
MADDE 309/m.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Muaccel para borçlarını
ödeyemeyecek durumda olan veya mevcut ve alacakları borçlarını karşılamaya yetmeyen
ya da bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle
muhtemel olan bir sermaye şirketi veya kooperatif, önceden müzakere edilmiş ve
projeden etkilenen alacaklılar tarafından gerekli çoğunluk sağlanarak kabul
edilmiş olan yeniden yapılandırma projesi ile birlikte, muamele merkezinin
bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine, uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma
için başvurabilir.
309/m ilâ 309/ü maddelerinde
geçen "projeden etkilenen alacaklılar" terimi, yeniden yapılandırma projesi ile
alacakları, hakları veya menfaatleri yeniden yapılandırılacak alacaklıları
ifade eder.
"Gerekli çoğunluk" terimi,
projeden etkilenip oylamaya katılan alacaklıların sayı itibarıyla en az
yarısını aşan ve oy kullanan alacaklıların alacaklarının en az üçte ikisini
oluşturan ve projenin kabulü için gerekli olan çoğunluğu ifade eder. Projenin
birden fazla alacaklı sınıfı içermesi hâlinde, her alacaklı sınıfının kendi
içinde projeyi gerekli çoğunluk ile kabul etmiş olması gerekir.
Yeniden yapılandırma projesi
MADDE 309/n.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Asliye ticaret mahkemesine
sunulacak yeniden yapılandırma projesi, aşağıdaki hususları içerir :
1. Projeden etkilenen
alacaklıların tâbi olacağı koşullar ve benzer alacaklara sahip olan alacaklılar
arasında eşitliğin ne şekilde sağlanacağı.
2. Projenin, borçlunun taraf
olduğu sözleşmelere etkisi.
3. Projenin, borçlunun
malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi.
4. Borçların yeniden
yapılandırılması için gerekli görülüyorsa, borçlunun kredi gibi finansman
kaynaklarına başvurup başvurmayacağı.
5. Borçlunun işletmesinin kısmen
ya da tamamen devri, diğer bir şirket veya şirketlerle birleşmesi, sermaye
yapısının veya ana sözleşmesinin değiştirilmesi, borçlu işletmenin yönetiminde
yer alacak kişilerin belirlenmesi, borçların vadelerinin uzatılması, faiz
oranlarının değiştirilmesi, menkul kıymet ihracı gibi projenin uygulanabilirliğini
sağlayabilecek yöntemler.
6. Tasdik kararından sonra
projenin uygulanmasının kim tarafından ve nasıl denetleneceği.
7. Projeyi reddeden alacaklının
alacağının, bu alacaklı projede kendi sınıfı için öngörülen haktan daha azını
açıkça kabul etmediği sürece, nitelik itibarıyla benzerlik gösteren
alacaklarla eşit muameleye tâbi olacağı.
Hukukî nitelikleri büyük
ölçüde birbirine benzer olan alacakların aynı sınıfta yer almaları şartıyla,
proje, alacaklıları birden fazla sınıf içerisinde gruplandırabilir.
Başvuruya eklenecek belgeler
MADDE 309/o.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Başvuruya eklenecek belgeler
şunlardır:
1. Yeniden yapılandırma
projesi.
2. Borçlunun malî durumunu
gösterir belgeler, ayrıntılı bilanço, defterlerinin vaziyetini bildiren bir
cetvel, gelir tablosu ve borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve
belgeler.
3. Projenin, borçluyu yeniden
ödeme kabiliyetine kavuşturarak muaccel borçlarını ödeme plânına göre
ödeyebilecek ve nakit akışını gerçekleştirecek duruma getireceğini gösteren
belgeler.
4. Projeden etkilenen ve
etkilenmeyen alacaklılar ile bunların alacaklarının listesi.
5. Başvuru öncesi müzakere
sürecini tanımlayan ve projeden etkilenen alacaklıların proje hakkında karar vermelerine
olanak sağlayan yeterli bilgilendirmenin iadeli taahhütlü mektup ya da noter
ihbarnamesi gibi uygun araçlarla yerine getirildiğini gösteren delilleri de
içeren açıklamalar.
6. Projeden etkilenip de onay
veren alacaklıların, bu beyanlarını içeren, imzası ve tarihi noterlikçe onaylı
tutanaklar.
7. Projeye göre alacaklıların
eline geçecek miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline
geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren belge.
8. Sayı ve meblağ itibarıyla
çoğunluk koşulunun gerçekleştiğini gösteren cetvel.
9. Borçlunun ödeme kabiliyetine
kavuşabileceğini ve projede yer alan koşullara uymasının mümkün olduğunu
gösteren ve gerekli nitelikleri haiz bir bağımsız denetim kuruluşu tarafından
hazırlanmış bulunan finansal analiz raporları ile dayanakları.
Başvuru üzerine ve ara
dönemde mahkemece yapılacak işlem ve alınacak tedbirler
MADDE 309/ö.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Mahkeme, başvurudan itibaren
otuz gün içinde gerçekleşecek olan duruşmanın gününü belirler; başvuruyu, 288
inci maddede öngörülen usule göre ilânen duyurur ve projeden etkilenip adresi
bilinen tüm alacaklılara tebliğ eder. Yapılacak olan ilân ve tebligatta,
başvurunun kapsam ve sonuçları, başvuru dosyasının hangi tarihten itibaren
nerede görülebileceği ve itirazların da ileri sürülebileceği duruşmanın günü
ve saati gösterilir.
Mahkeme, ayrıca, borçlunun
veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru hakkında verilecek nihai
kararın verilmesine kadar geçecek olan dönem için borçlunun malvarlığını
korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü tedbirleri
derhal alır. Bu durumda mahkeme, tespit edilen duruşma gününü beklemeksizin
ayrıca bir duruşma günü tayin edebilir, alacaklılar ve borçlu tarafından
seçilmiş, atanmasından projenin tasdikine veya reddine ilişkin kararın verilmesine
kadar borçlunun faaliyetlerinin sevk ve idaresini bizzat üstlenecek ya da bu
faaliyetleri denetleyecek olan ve lazım gelen bilgi ve tecrübeye sahip ve
gerekli nitelikleri haiz bir veya birkaç ara dönem denetçisi tayin edebilir.
Alacaklılar ve borçlunun ara dönem denetçisi seçmedikleri ya da herhangi bir
denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları, ancak şartların ara dönem denetçisi
atanmasını gerekli kıldığı hallerde mahkeme, niteliği ve yetkileri yönetmelikle
belirlenecek olan bir veya birkaç ara dönem denetçisini re'sen atayabilir.
Mahkeme, projeden etkilenen
alacaklıların borçluya karşı başlattıkları takiplerin ve bu takiplerle ilgili
olan davaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna
göre yapılan takipleri ve davaları da kapsayacak şekilde durdurulmasına, yeni
icra takibi yapılmasının etkilenen alacaklılar için yasaklanmasına, ihtiyati
tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına ara dönem için karar
verebilir. Bu durumda, bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak
düşüren süreler işlemez.
Ara dönemde borçlu,
işletmenin devamı için zorunluysa veya malvarlığının kıymetinin korunması ya da
artırılması için gerekli görülmesi hâlinde, kredi gibi finansman araçlarına
başvurabilir. Bir finansman kaynağının kullanılabilmesi için teminat verilmesi
gerekiyorsa, bu teminat öncelikle borçlunun daha önce üzerinde rehin tesis
edilmemiş taşınır veya taşınmaz malları üzerinde sağlanır.
Finansman kaynağı terimi,
borçluya hammadde gibi işletmenin faaliyet gösterebilmesi için gerekli mal ve
hizmetleri sağlayanları da kapsar.
Başvurunun mahkemece
incelenmesi ve kanun yolları
MADDE 309/p.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Tasdik duruşmasında mahkeme,
ara dönem denetçisini, borçlu işletmenin yetkililerini ve duruşmada hazır
bulunan alacaklıları dinler. Mahkeme, borçlunun yeniden yapılandırmaya
iyiniyetle başvurduğunu, 309/m ilâ 309/o maddelerindeki şartların yerine
geldiğini ve projeyi reddetmiş olan her alacaklının projeyle eline geçecek
miktarın en az iflâs tasfiyesi sonunda eline geçecek miktara eşit olduğunu
tespit ettiği takdirde, en geç otuz gün içinde başvurunun tasdikine, aksi halde
reddine karar verir.
Mahkeme, tasdik kararı ile
birlikte, borçlu ile alacaklıların bu konudaki görüşlerini de dikkate alarak,
yetkileri sadece projenin yerine getirilmesine ilişkin esasları denetleyip
alacaklılara durumu düzenli olarak rapor etmekten ibaret olan bir veya birkaç
proje denetçisi tayin edebilir. Borçlu ve alacaklılar, denetçi seçmedikleri ya
da herhangi bir denetçi üzerinde anlaşmaya varamadıkları takdirde, mahkeme,
nitelikleri ve görev alanı yönetmelikle belirlenecek olan bir denetçiyi re'sen
atayabilir.
Tasdik veya ret kararına
karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar;
tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi
üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde
temyiz yoluna başvurabilir. (12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile değişik. Yürürlük: 01.06.2024)[122]
Tarafların itirazı ile istinaf[123] ve temyiz maktu harca
tâbidir.
Kararın sonuçları
MADDE 309/r.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Yeniden yapılandırma projesi,
tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin kararın verildiği andan
itibaren doğurmaya başlar. Projenin koşulları, projeden etkilenen alacaklılarla
yapılmış olan tüm sözleşme hükümlerinden önce gelir.
Kararın temyiz incelemesi
sonunda Yargıtayca bozulması üzerine, projenin tasdik kararının icrası
kendiliğinden durur. Bozma kararına kadar yapılan işlemler geçerliliğini
muhafaza eder.
Projeden etkilenip
etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu sözleşmelerde projenin
tadiline veya feshine yol açabilecek veyahut borçlunun yeniden yapılandırma
yoluna başvurmasının temerrüt hali oluşturacağına ya da akde aykırılık teşkil
edeceğine ilişkin hükümler bulunması hâlinde, bu hükümler borçlunun yeniden
yapılandırma yoluna başvurması durumunda uygulanmaz.
Başvurunun tasdiki talebinin
reddine ilişkin mahkeme kararının verilmesi hâlinde, mahkemece verilmiş
tedbirler kalkar, durmuş olan dava ve takiplere devam edilir.
Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırmanın feshi
MADDE 309/s.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında, 308/e maddesi ile 308/f maddesini[124] birinci fıkrası kıyasen
uygulanır. Yeniden yapılandırmanın tamamen feshine karar verilir ve bu karar
kesinleşirse, durum mahkemece 288 inci maddede öngörülen usule göre ilânen
duyurulur. İlândan itibaren on gün içinde, projeden etkilenen alacaklılar
tasdik kararını vermiş olan mahkemeden borçlunun derhal iflâsına karar
verilmesini isteyebilirler.
Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma projesinin tadili
MADDE 309/ş.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Projenin bir kısmının ihlâli
hâlinde, bu ihlâl sadece bazı alacaklıları etkiliyorsa, hakları ihlâl edilen bu
alacaklıların borçlu ile projenin tadili konusunda anlaşmaya varmaları
durumunda, tadil edilmiş proje mahkemenin tasdikine sunulur. Projenin devamı
için bu tadilatın yapılması zorunlu ise ve tadil edilmiş proje hakları ihlâl
edilmiş olan alacaklıları projeden etkilenen diğer alacaklılardan daha uygun
bir duruma getirmiyorsa, mahkeme tadil edilmiş projeyi tasdik eder. Yeniden
yapılandırma projesinin tasdikine ilişkin usul projenin tadili hakkında da
uygulanır.
Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma projesinin ihlâli ve muhtelif hükümler
MADDE 309/t.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Borçlunun projeden doğan
yükümlülüklerini tamamen veya kısmen zamanında yerine getirmemesi hâlinde durum
proje denetçisi, borçlu veya projeden etkilenen alacaklılar tarafından projeyi
tasdik etmiş olan mahkemeye bildirilir. Aynı hak, projenin tasdikinden önce
borçluya teminat mukabili veya teminatsız olarak kredi gibi finansman kaynağı
yaratıp bundan kaynaklanan alacağını kısmen veya tamamen elde edemeyen
alacaklı için de söz konusudur. Bu bildirim üzerine mahkeme, borçlunun
malvarlığının korunabilmesi için, borçlunun malvarlığı üzerindeki
tasarruflarını önleyici tedbirler de dahil olmak üzere, gerekli muhafaza
tedbirlerini alır ve bir duruşma günü tayin ederek 288 inci maddede öngörülen
usule göre ilânen duyurur. Mahkeme, projeden etkilenen veya etkilenmeyen
alacaklıların vakî itirazlarını inceledikten sonra, borçlunun yükümlülüklerini
kısmen veya tamamen yerine getirmediğini, projenin uygulanmayıp tadilinin de
söz konusu olmadığını veya finansman alacaklısının alacağını tamamen ya da
kısmen elde edemediğini tespit edince derhal borçlunun iflâsına hükmeder.
Sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına, bankalar ve sigorta
şirketleri borçlu sıfatı ile başvuramazlar.
Ara dönem denetçisi ve proje
denetçisi hakkında 334/a madde hükümleri uygulanır.
Harç, vergi istisnaları ve
teşvik belgeleri
MADDE 309/u.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Tasdik edilen proje kapsamındaki;
1. Yapılacak işlemler ve
düzenlenecek kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga
vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,
2. Alacaklılar tarafından her
ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider
Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
3. Borçluya kullandırılan ve
kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan,
4. Diğer benzeri işlemler,
kâğıtlar ve krediler vergi, resim, harç ve fon yükümlülüklerinden (4306 sayılı
Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç),
İstisna edilmiştir.
İstisna, alacaklıların tasdik
edilen proje kapsamında edindikleri varlıkları elden çıkardıkları hallerde de
uygulanır.
Tasdik edilen proje hükümleri
uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen
alacak olarak dikkate alınır.
Tasdik edilen proje hükümleri
uyarınca uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi hâlinde dahi, bu madde
uyarınca uygulanmış istisnalar geri alınmaz.
Uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlular
tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt
süreleri, projeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
Sermaye şirketleri ve
kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanması sırasında
aranacak noter onaylı belgelere ilişkin noter harcı maktu olarak alınır.
Yönetmelik
MADDE 309/ü.- (Ek: 12/2/2004 - 5092/8 md.) Bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren iki ay içinde Adalet Bakanlığınca sermaye şirketleri ve kooperatiflerin
uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasının uygulanmasına ilişkin yönetmelik
yürürlüğe konulur.
ONÜÇÜNCÜ BAP
Taksiratlı
ve Hileli İflas
I. TAKSİRATLI İFLAS
Taksiratlı iflâs halleri
Madde 310.- Aşağıdaki hallerden biri
kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre
cezalandırılır:
1. Ziyanları için makul
sebepler gösteremezse;
2. Evinin masrafları hadden
fazla ise;
3. Kumar yahut mücerret baht
oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para sarfetmişse;
4. Borcunun, mevcudu ile
alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden haberleri olmıyan
kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise;
5. (Değişik: 29/6/1956 -
6763/42 md.) Ticaret
Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ilâ 3 üncü bentlerinde
sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;
6. Mevcudu ile alacağından çok
fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;
7. (Değişik: 18/2/1965 -
538/128 md.) İflâs takibi sırasında mahkeme, iflâs idaresi veya iflâs
dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret olmaksızın gelmemiş
ise;
8. İşlerini terkederek kaçmış
ise;
9. Evvelki bir konkordato
şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolun-muş ise;
10. 178 inci maddenin son
fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku bulmuşsa.
II.
HİLELİ İFLAS
Hileli
iflâs halleri
Madde 311.- (Değişik:
18/2/1965 - 538/129 md.) İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve
hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis
sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:
1. Alacaklıların müşterek
rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya
tahrip ederse;
2. Alacaklıların zararına
olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;
3. Muvazaalı satışlar,
muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;
4. Evlenme mukavelesinde
hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu
mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;
5. Hakikata aykırı borç ikrar
etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını
zarara sokarsa;
6. Borcu mevcudu ile
alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari
mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem
de malolduğu veya satınalındığı kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak
suretiyle mevcudunu israf ederse;
7. Konkordato mukavelesi
haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;
8. Hakikate aykırı muhasebe ve
sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse.
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/38
md.) Bir
numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci
maddesi tatbik olunur.
Bir numaralı bentte yazılı
suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi
cezalandırılırlar.
Türk Ceza Kanununun iştirak
hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak maksadiyle ona ait
taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza
ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflâs
masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren
veya müflisin tediye kabiliyetini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear
adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında dahi aynı cezalar
uygulanır.
ONDÖRDÜNCÜ
BAP
İtibarın
Yerine Gelmesi
A. Hileli müflis
Madde 312.- Hileli müflis itibarının
yerine gelmesini Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun memnu hakların iadesine
dair faslındaki hükümlere göre elde edebilir. Ancak mezkür fasılda yazılı
şartların ifasından başka istidasına, masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların
alacakları tamamen itfa edildiğine dair makbuzlarını veya sair vesikalarını
raptetmesi lazımdır.
B. Taksiratlı müflis
Madde 313.- Taksiratlı müflis infazı
lazımgelen cezasını çektikten veya kanuni sebeplerle ceza düştükten sonra
iflâs kararını veren mahkemeye arzuhal ile müracaat ederek itibarının yerine
gelmesini talep edebilir. İstida masaya kabul edilmiş bütün alacaklıların
alacaklarını gösteren iflâs dairesinden alınmış bir defterle bu borçların
tamamen itfa edildiğine dair makbuzlar veya sair ispat edici evrak ile tevsik
edilir.
C. Adi müflis
Madde 314.- Adi müflis masaya kabul
edilmiş bütün alacaklıların alacaklarını itfa ettiğine dair makbuz veya
vesikaları göstererek iflasa karar veren mahkemeden itibarının yerine
gelmesini isteyebilir.
İlan
Madde 315.- Yukarki maddelere göre
talebin kabulü üzerine verilen hüküm, Resmi Gazete ile ilân olunur.
Ölümden sonra itibarın yerine
gelmesi
Madde 316.- Hileli veya taksiratlı yahut
adi müflisin itibarının yerine gelmesine ölümünden sonra mirasçılarından
birinin talebiyle de hükmolunabilir.
ONBEŞİNCİ BAP
Fevkalade
Hallerde Mühlet ve Tatil
I. FEVKALADE
MÜHLET
Bu babın tatbiki şartları
Madde 317.- Fevkalade hallerde husus ile
devamlı iktisadi buhranlarda Cumhurbaşkanı[125]
318 den 329 uncuya kadar olan maddeler hükümlerinin muayyen bir müddet için bu
hallerden müteessir olan mıntaka borçlularına tatbik edilmesine karar
verebilir.
Fevkalade mühletin kabulü,
borçlunun dilekçesi
Madde 318.- Cumhurbaşkanınca[126]
bu suretle tayin edilen mıntakalarda 317 nci maddede gösterilen haller
sebebiyle kusuru olmaksızın taahhütlerini ifa edemiyen borçlu mühletin
hitamında borçlarını tamamen tediye edebileceğini ahval ümit ettiriyorsa icra
mahkemesinden nihayet altı ayı geçmemek üzere fevkalade bir mühlet istiyebilir.
Borçlu dilekçesine mali
vaziyetini gösteren vesikaları, alacaklıların listesini raptetmeğe ve icra
mahkemesi tarafından talep olunan bütün malümatı vermeğe ve kendisinden
istenebilecek evrakın hepsini göstermeğe mecburdur. Borçlu iflâs yoliyle
takibe tabi ise istidasına fazla olarak bilanço ve defterlerini de rapteder.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/85 md.)
Dilekçenin
verilmesinden sonra icra mahkemesi, 326 ncı maddede öngörülen alacaklar hariç,
tedbir yoluyla derdest takipleri durdurabilir. İcra mahkemesi, takiplerin
durdurulması süresinin fevkalâde mühletten indirilip indirilmeyeceğini ve
indirilecekse ne ölçüde indirileceğini belirler.
İcra mahkemesince yapılacak
tetkikler
Madde 319.- İcra mahkemesi lüzum gördüğü
tahkikleri de yaptıktan sonra mühlet talebi ilk bakışta esassız gibi görünmezse
bir gün tayin ve o gün için ilân tarikiyle bütün alacaklıları davet ve icabında
ehli hibreye de müracaat eyler.
Alacaklılar tayin olunan
günden evvel dosyayı tetkik edebilirler; alacaklıların mühlet talebine karşı
tahriri itirazlarını dermeyan etmek yetkileri de vardır.
İcra mahkemesi kısa bir
müddette kararını verir; mühlet vermekle beraber borçluyu bir veya mütaaddit
taksitlerle ödemeğe de mecbur edebilir.
İstinaf
yoluna başvurma (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde 320. - Karar hakkında tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta[127] içinde borçlu ile alacaklılardan
her biri istinaf yoluna başvurabilir.
İcra mahkemesi tarafından
verilmiş olan fevkalâde mühletin hükmü, bölge adliye mahkemesinin kesin
kararına kadar geçerlidir.
Defter tanzimi, komiser
Madde 321.- İcra mahkemesi, mühlet
kararını vermezden evvel veya verirken defter tutulmasını emreder ve
alacaklıların haklarını korumak maksadiyle diğer bütün tedbirleri alır.
İcra mahkemesi mühlet
vermekle beraber borçlunun muamelelerine nezaret etmek üzere bir komiser tayin
edebilir.
Kararın tebliği
Madde 322.- Mühlet kararı katileşince
icra dairesine tebliğ ve hemen ilân olunur.
Neticeler, takipler ve
müddetler
Madde 323.- (Değişik:
17/7/2003 - 4949/86 md.) Mühlet içinde borçluya karşı takip yapılabilir ve bu takiplere hacze
veya depo emrine kadar devam edilebilir. Haczedilen ücretler mühlet sırasında
da tahsil edilir; mühlet sırasında veya mühletten önce başlatılmış bir takip
çerçevesinde aynî teminat kapsamına girdiği takdirde kiralar için de aynı
kural geçerlidir. Buna mukabil, rehnin paraya çevrilmesi talebi, haciz veya
depo emri mühletin verilmesinden önce vuku bulmuş olsa bile, satış yapılamaz
veya iflâsa karar verilemez.
106, 150/e, 156, 206, 278,
279 ve 280 inci maddelerde öngörülen süreler mühlet süresince uzatılır. Aynı
kural, aynî teminatlarda, taşınmaz rehni ile temin edilmiş alacakların faizleri
için de geçerlidir.
Borçlunun tasarruf hakları
A. Umumiyetle
Madde 324.- Borçlu işlerine devam
edebilir. Ancak mühletin devamınca alacaklıların kanuni menfaatlerine
dokunacak yahut alacaklılardan bir kısmını diğerlerinin zararına olarak tercih
suretiyle yapılacak muameleler memnudur.
B. Yetkili makam tarafından
alınan hususi tedbirler hakkında
Madde 325.- İcra mahkemesi fevkalade
mühleti verirken komiserin, yoksa bizzat icra mahkemesinin muvafakati
olmaksızın borçlunun taşınmazlarını temlik yahut bunlar üzerinde ayni haklar tesis,
rehinler ihdas, ivazsız tasarruflar icra etmiyeceğine ve fevkalade mühletten
evvel doğmuş borçlara karşı ödemeler yapamıyacağına ve kefalet edemiyeceğine
ve ederse hükümsüz olacağına karar verebilir.
Ancak 206 ncı maddede mezkür
ikinci ve üçüncü sıradaki borçların ödenmesi ve 319 uncu maddenin üçüncü
fıkrasında bahsolunan taksitlerin tediyesi için muvafakat almağa lüzum yoktur.
Fevkalade mühlet kararında
yukardaki kayıtlar bulunursa bunlar da ilana yazılır ve fevkalade mühlet tapu
siciline temlik hakkının tahdidi suretiyle geçirilir.
Fevkalade mühlete tabi
olmıyan alacaklar
Madde 326.- (Değişik birinci
fıkra: 17/7/2003 - 4949/87 md.) Mühlet, beşyüzmilyon liradan aşağı alacaklara ve 206
ncı maddenin birinci sırasındaki alacaklara uygulanmaz.
Bu alacaklar, borçlu iflâs
yoliyle takibe tabi bulunmuş olsa bile fevkalade mühlet esnasında ancak haciz
yoliyle yahut rehinin paraya çevrilmesi suretiyle takip olunabilir.
Uzatma
Madde 327.- 317 nci madde hükümlerine
göre tayin olunan müddet içinde borçlunun istidası üzerine icra mahkemesi
tarafından verilen fevkalade mühlet; bunu icap ettiren sebepler borçlunun
kusuru olmaksızın devam ediyorsa nihayet dört ay uzatılabilir.
Borçlu dilekçesine
alacaklıların mütemmim bir listesini ve eğer iflâs yoliyle takibe tabi ise
mütemmim bir bilanço raptetmeğe mecburdur.
İcra mahkemesi alacaklıların
itirazlarını yazı ile bildirmeleri için bir müddet tayin ederek uzatma
talebini ilanla tebliğ eder.
Bir komiser tayin edilmiş ise
o da rapor vermeğe davet olunur.
Müddet bittikten sonra icra
mahkemesi kararını verir ve bu karar aynı şartlara göre ilân olunur. Fevkalade
mühlette olduğu gibi bu karar hakkında da istinaf yoluna başvurulabilir.(koyu ibare 18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik
- 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Bölge adliye mahkemesi bu halde dosya üzerine
kararını verir. (koyu ibare 18.03.2005 tarihli, 25759
sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Refi
Madde 328.- İcra mahkemesi aşağıdaki hallerde
alacaklılardan birinin veya komiserin talebi üzerine mühletin kalkmasına karar
verebilir:
1. Borçlu tayin olunan
taksitleri vaktinde ödemezse;
2. Borçlu komiserin talimatı
hilafına hareket eder ve alacakların kanuni menfaatlerini ihlal yahut bazılarını
diğerlerinin zararına olarak iltizam eylerse;
3. Borçlunun icra mahkemesine
verdiği malümatın hakikata muhalif olduğunu yahut borçlunun bütün taahütlerini
ifaya muktedir bulunduğunu alacaklılardan biri ispat ederse.
Borçlu dinlenmeğe yahut
itirazlarını yazı ile bildirmeğe davet olunur. İcra mahkemesi icabı halinde
mütemmim malümat elde ettikten sonra dosya üzerine kararını verir. Müracaat
vukuunda bölge
adliye mahkemesi de (koyu ibare 18.03.2005 tarihli,
25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük
01.06.2005)
aynı veçhile hareket eder. Refi kararı mühlet kararının tabi olduğu şartlar
dairesinde ilân olunur.
Refi kararı ikinci ve üçüncü
numaralara göre verilmiş ise borçluya konkordato mühleti veya yeni bir
fevkalade mühlet verilemez.
Fevkalade mühlet izinde
konkordato ve yeniden mühlet verilmemesi
Madde 329.- Fevkalade mühletin devamı
esnasında konkordato talep etmek arzusunda bulunan borçlu vesikalarını ve
komiserin mütalaanamesiyle birlikte kondordato projesini mühletin bitmesinden
evvel vermeğe mecburdur.
Fevkalade müddetin
bitmesinden sonra başlıyan altı ay içinde konkordato mühleti verilemiyeceği
gibi yeniden fevkalade mühlet de verilemez.
İflâsın ertelenmesi ile
ilişki
Madde 329/a.- (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)
II. FEVKALADE HALLERDE TATİL
İcra takiplerinin
durdurulması halleri
Madde 330.- Salgın hastalık, umumi bir
musibet veya harb halinde Cmhurbaşkanınca[128]
karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen
bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.
ONALTINCI BAP
I. CEZAİ HÜKÜMLER
Alacaklısını zarara sokmak
kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası
Madde 331. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Haciz yolu ile takip
talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını
zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa
yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek
mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı
alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve
bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
İflas takibinden veya
doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki
fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu
hükümler uygulanır.
Konkordato mühleti veya
iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti
talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri
işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.
Taşınmaz rehni kapsamında
bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına
çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçlar alacaklının
şikâyeti üzerine takip olunur.
Aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetinin
fenalığını bilerek ağırlaştıran borçlunun cezası
Madde 332. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Haciz yolu ile takip
talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere
tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar
yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara
girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile
sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle
bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya
alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı
aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.
Konkordato mühleti talebinden
önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu
hükümler uygulanır.
Bu suç alacaklının şikâyeti
üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile
spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından
istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur.
İflas ve konkordato işlerinde
hususi menfaat temin edenlerin cezası
Madde 333. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Her kim iflas bürosu veya
idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin
reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat
temin veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Menfaat temin eden alacaklı
yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır.
Suçun iflas bürosu veya
idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.
Ticari işletmede yöneticinin
sorumluluğu
Madde 333/a. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Ticaret şirketlerinde
hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara
uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek
alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç
oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkradaki suç
taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikâyeti üzerine, fail hakkında
zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Konkordatoda veya sermaye
şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında
yetkili kimseleri hataya düşüren ya da konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden
yapılandırma koşullarına uymayan borçlunun cezası
Madde 334. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Konkordato mühleti elde
etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma
yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve
davranışlarıyla malî durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini
veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye
şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması
projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin
şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Konkordato komiserinin
sorumluluğu
Madde 334/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/92 md.) (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile
yürürlükten KALDIRILMIŞTIR)
Kiracının cezalandırılacağı
haller
Madde 335.- Üzerlerinde kiralayanın hapis
hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya
gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadiyle
işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre
cezalandırılır.
Müflisin
mallarını vermeyenler hakkındaki cezalar
Madde 336. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Müflisin mallarını ellerinde
bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar, iflasın açıldığına dair
ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret
olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını
bildirmezlerse, doksan güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kendisine teslim edilen
malları vermeyenler hakkındaki cezalar
Madde 336/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/93 md.) (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile
yürürlükten KALDIRILMIŞTIR)
Yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi: (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Madde 337. - Müddeti içinde beyanda
bulunmak üzere mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda
bulunmayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine, on gün disiplin hapsi ile
cezalandırılır. Alacaklının alacağını karşılayacak miktarda malın haczedilmesi
veya borcun ödenmesi hâlinde, bu ceza düşer.
162, 209 ve 216 ncı maddeler
hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere
üzerine, aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine
getirilmesi hâlinde, verilen ceza düşer.
Ticareti terk edenlerin
cezası
Madde 337/a. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
44 üncü maddeye göre mal
beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer
almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında
göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu,
bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkradaki fiillerin
işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.
Borçlunun iflası halinde,
birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.
Hakikata muhalif beyanda
bulunanların cezası
Madde 338. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Bu Kanuna göre istenen
beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hakkında aciz vesikası
alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili
alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde
müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra
tetkik merciinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını merci
kararının kesinleşmesinden itibaren en
geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra
dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında
bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra
borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda
olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında
tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin
süresi bir yılı geçemez.
Borçlunun nafaka borçluları
dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para
ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine
yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.
İkinci fıkradaki hükmün
tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar
talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.
Beyandan sonra mal ve
kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası
Madde 339. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Sonradan
kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye
mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra
dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu
takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul
bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile
cezalandırılır.
Bu cezalara alacaklının
şikâyeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan borcu tamamen
ödediği takdirde, bu ceza düşer.
Borçlunun ödeme şartını
ihlali halinde ceza
Madde 340. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
111 inci madde mucibince
veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme
şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti
üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine
başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine
yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar
keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan
dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.
Çocuk teslimi emrine
muhalefetin cezası
Madde
341. - (30.11.2021 /
31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[129]
İcra dairesince teslim edilen
taşınmaz veya gemiye tekrar girenlerin cezası
Madde 342. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
İcra dairesi marifetiyle
alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya
gemiye haklı bir sebep olmaksızın
tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290 ıncı maddesi mucibince
umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.
30 ve
31 inci maddeler hükmüne muhalefet edenlerin cezası
Madde 343. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Yalnız kendisi tarafından
yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak
hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine makbul mazerete
müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin
şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine
başlandıktan sonra ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Nafakaya ilişkin kararlara
uymayanların cezası[51]
Madde 344. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Nafakaya ilişkin kararların
gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya
kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın
gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın
kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri
sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu
davanın sonuna bırakılabilir.
Hükmi şahısların
muamelelerinde kimlerin ceza göreceği
Madde 345.- Bu Kanunda yazılı suçlar,
hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o
hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından,
idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış
olan hakkında hükmolunur.
...(Yürürlükten
kalktı: 29/6/1956 - 6763/42 md.)
Sermaye şirketlerinin
iflasını istemek mecburiyetinde olanların cezası
Madde 345/a. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
İdare ve temsil ile
görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye göre
şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını
istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Artırmadan çekilme
Madde 345/b. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Bu Kanuna göre yapılan
ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan yarar
karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Aracılara da aynı ceza
verilir.
Görev ve birleştirilme
yasağı: (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Madde 346. - Bu Kanun hükümlerine göre disiplin
veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
İcra mahkemesinin görevine
giren bu işler, diğer mahkemelerde görülen ceza davaları ile birleştirilemez.
Bu Bapta yer alan suçlarla
ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.
Şikayet
süresi
Genelgeler 1
Madde 347. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Bu Bapta yer alan fiillerden
dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde
fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Yetki
Madde 348. - (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Bu Bapta yer alan fiillerden
dolayı yetkili icra mahkemesi, icra takibinin yapıldığı yerdeki mahkemedir.
Muhakeme usulü
Madde 349.- Şikayet dilekçe ile veya
şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi
duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna
celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve
saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar.
İcabında icra mahkemesi,
tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.
Maznun başka yerde ikamet
ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.
Maznun, şikayeti alan veya
istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse
yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu
suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.
Şikayetçi muayyen zamanda
gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı düşer.
Gelmeyen şahitlere yapılacak
muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara karşı eski hale getirme talebi
hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yazılı hükümler tatbik olunur.
Duruşma
Madde 350.- İcra mahkemesi iki tarafı ve
delillerini dinler ve gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma
tutanağına geçirir.
Cumhuriyet savcısı hazır
bulundurulmaz.
Tahkikat
Madde 351.- Şikayetçi dilekçe veya
beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır.
Maznun müdafası için
tahkikatın tevsiini ancak bir kere istiyebilir.
Karar
Madde 352.- İcra mahkemesi iki tarafın
ifadelerini ve bütün delillerini ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra
nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet savcısına
bildirir.
(Ek: 17/7/2003 - 4949/99 md.) Takibi şikâyete bağlı suçlarda
dava ve cezanın 354 üncü maddede yazılı sebeplerle düşeceği kararda
belirtilir.
Ceza kararnamesi
Madde 352/a.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/100
md.) (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile
yürürlükten KALDIRILMIŞTIR)
Madde 352/b.- (01.06.2005
tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile yürürlükten KALDIRILMIŞTIR)[130]
İtiraz: (01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Madde 353. - İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine
ilişkin kararlara karşı, (…)[131] tebliğ
tarihinden itibaren iki hafta[132] içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı
incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin
bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire
için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde
asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi
hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine
gönderir. İtiraz
incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.
(14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile değişik)[133]
İcra mahkemesinin bu Bapta
yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve
5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır.
Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek
hâller (Başlık
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile değişik)
Madde 354.- Kanunun bu babında yazılı
suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun
itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.
İcra mahkemesinin bu Bap
hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar,
kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.(01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile
EKLENMİŞTİR)
Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak
miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en
yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda
öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.
(14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile eklenmiştir)
ONYEDİNCİ
BAP
Hususi
Hükümler
Maaş ve ücretlerin
kesilmesinde usul
Madde 355.- Devlet işlerinde veya hususi
müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden
kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları
haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta
içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince
haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.
Memurun maaş, ücret veya
memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette
vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti
de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları
derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube
veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.
Yukarıdaki maddeye riayet
etmeyenler hakkında hükümler
Madde 356.- Yukardaki madde hükümlerine
riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para
ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince
maaşlarından veya sair mallarından alınır.
Bunların borçluya kanun
hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.
Yukarki madde hükümlerine
riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra
dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir.
Cumhuriyet savcılığınca takip
Madde 357.- İcra dairesince kanuna göre
yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra
dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve
emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet
kalmaksızın Cumhuriyet savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır.
Üçüncü şahsa
bırakılan mallar
Madde 358.- Üçüncü şahıs icraca
haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki
vaziyetinde iade ile mükelleftir.
Bu suretle eline bırakılan
malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını
ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit
edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re`sen tanzim
ettirilir.
Bu kıymetleri tanzim ile
mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra
mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette
bulunabilirler.
İcra dairelerinin
muhabereleri
Madde 359.- İcra memurları yaptıkları
muameleden dolayı her daire ve makam ile doğrudan doğruya muhabere
edebilirler.
Haczedilen malların istinabe
suretiyle satışı
Madde 360.- Haczedilen mallar başka bir
yerde bulunduğu takdirde satış, istinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye
mütedair ihtilaflar istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra
mahkemesince hallolunur.
Fazla verilen paranın geri
alınması
Madde 361.- İcra dairelerince borçludan
fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa
para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme
hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Emanetler
hakkında zamanaşımı
Madde 362.- İcra veznesine tevdi yahut
dairece tahsil olunan para veya icra muamelesi sebebiyle hıfzedilmekte olan
eşya tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden itibaren on seneye kadar
alakadarları tarafından müracaat olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.
Özel okullar ile özel öğrenci yurt ve benzeri kurumların taşınır ve
taşınmaz mallarının haczi: (18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı R.G. 7141
s.k.ile eklenmiştir)
MADDE 362/a- 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim
Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar ile 24/3/1950 tarihli ve
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek
Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel öğrenci barınma hizmetleri veren yurt
ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz malları, 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler
hariç olmak üzere içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir.
KANUN YOLLARINA BAŞVURMA VE
SON MADDELER[134]
Genelgeler 1
İstinaf yoluna başvurma ve
incelenmesi (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde 363. - İcra mahkemesince 85 inci
maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti,
103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin
içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların
muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için
teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının
iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü
maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin
iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı,
iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı
maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına
karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını[135] geçmesi şartıyla istinaf
yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…)[136] tebliğ tarihinden itibaren iki
haftadır[137].
İcra mahkemesi kararları
aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu
anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.
Kesin bir karara karşı
kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü
uygulanır.
İstinaf yoluna başvuru
satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak
alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek
dosyaya konulur.
Temyiz yoluna başvurma ve
incelenmesi (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde
364. -
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz Türk lirasını[138] geçen nihaî kararlara karşı
temyiz yoluna başvurulabilir.
Birinci fıkrada belirtilen
kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna
başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu
hükümlerine göre yapılır[139]. Bu durumda da 363 üncü
maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.
Temyiz yoluna başvurma,
satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.
İstinaf dilekçesinin reddi (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k.
gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde
365. - İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya
istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme
nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete
ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince
istem icra mahkemesince reddedilir.
İstinaf yoluna başvuran kişi
ret kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi diğer tarafa tebliğ edildikten
sonra, karar sureti ve verilirse cevap dilekçesiyle birlikte yetkili bölge
adliye mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu hâlde satış dahil hiçbir icra
işlemi durmaz.
Bölge adliye mahkemesi,
birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri
çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar.
Bölge adliye mahkemesi ve
Yargıtay kararları (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
Madde 366. - İstinaf ve temyiz
incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve onbeş gün
içinde karara bağlanır.
İlgili ister ve ücretini
verir veya gönderirse karar özeti en seri vasıtalarla mahalline bildirilir.
Yargıtayın icra ve iflâs
işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme
kararı verilebilir. Direnme kararları, Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden
sayılır.
Yargıtayın bozma kararı veya
bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden esas hakkında
vereceği kararları üzerine icra ve iflâs işlerinde 40 ıncı madde hükmü kıyas
yoluyla uygulanır.
Borçlunun mevcudu hakkında
malümat vermek mecburiyeti
Madde 367.- İcra veya iflâs dairelerinin
borçlunun mevcuduna dair istiyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs
derhal vermeğe ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.
İlga edilen kanunlar
Madde 368.- Noter Kanununun 69 ve 71
inci maddeleri ve İcarı Akar Nizamnamesiyle buna müzeyyel kanunun mecur
tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen hususlardan gayrı hususi kanun ve
nizamların rehinin paraya çevrilmesine mütaallik hükümleri ile 1424 numaralı
İcra ve İflas Kanunu ve mezkür kanunun 342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan
kanun ve hükümler ve 1425 numaralı Kanun mülgadır.
EK MADDE 1.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/102 md.) Bu Kanunun
119, 226, 326, 363 ve 364 üncü[140] maddelerindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca
Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında
artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin[141] Türk lirasını[142] aşmayan
kısımları dikkate alınmaz.
363 ve 364 üncü maddelerdeki
parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın
açıldığı tarihteki miktar esas alınır. (25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[143]
İstinaf ve temyiz kanun
yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle
meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları
üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde
geçerli olan parasal sınırlar esas alınır. (14.11.2024 / 32722 sayılı R.G. 7531 s.k. ile eklenmiştir)
EK MADDE 2 -(19.02.2014 tarihli, 28918 sayılı
R.G. 6518 s.k. ile eklenmiştir) Türkiye Cumhuriyeti adına 16/11/2001 tarihinde Cape
Town'da imzalanan ve 10/3/2011 tarihli ve 6192 sayılı Kanunla onaylanması uygun
bulunan "Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme"
ve "Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşmeye
İlişkin Hava Aracı Donanımına Özgü Konulara Dair Protokol" çerçevesinde,
"Taşınır Donanım Üzerindeki Uluslararası Teminatlar Hakkında Sözleşme"nin 8
inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarını kullanan
güvence lehtarı ve 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
haklarını kullanan şartlı satıcı veya kiralayan, herhangi bir yargı kararı
aranmaksızın, hak sahibi olduğunu gösteren ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü
tarafından düzenlenecek tescil belgesiyle Ankara İcra Dairesine başvurarak,
tercih ettiği hakkın yerine getirilmesini talep edebilir.
Talep üzerine icra müdürü
tarafından başkaca herhangi bir araştırma yapılmaksızın, hak sahibi lehine
üzerinde güvence tesis edilen nesnenin zilyetliği veya kontrolünün devrine
ilişkin karar verilir ve karar borçluya tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden
itibaren üç iş günü içinde borçlu taraf, bu emri yerine getirmezse icra müdürü,
Sözleşme'nin anılan 8 inci ve 10 uncu maddeleri çerçevesinde gereğini yerine
getirmesi için almış olduğu kararı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne gönderir.
Bu madde gereğince İcra
Dairesince yapılan işlemler nedeniyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun hükümlerine
göre 10.000 Türk Lirası maktu harç dışında herhangi bir vergi, resim ve harç
alınmaz. Harç ve giderler, talep edene aittir.
İcra Dairesince, Sözleşme ve
Protokol çerçevesinde yapılacak iş ve işlemler ile takibe ilişkin esas ve
usuller Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
EK
MADDE 3- Bu Kanun
uyarınca görevlendirilecek bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları
tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik
Kanunu ve ilgili diğer kanun hükümleri uygulanır.
(24.11.2016 tarih ve 29898 sayılı R.G. 6754 s.k. ile eklenmiştir)
Geçici Madde
1.- (2004 sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup
teselsül için numaralandırılmıştır.)
1. Cezai
hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanununun ikinci maddesi hükümlerine
tabidir.
2. Bu Kanunun mer`i olmasından
evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya çevrilmesi hakkında yapılmış
taleplere, bu Kanunun hükümleri tatbik olunmaz.
3. İlâmların icrası hakkındaki
ikinci babın hükümleri bu Kanunun mer`iyetinden evvel icraya tevdi edilmiş olan
ilâmlara da şamildir.
4. 4 Eylül 1929 tarihinden
evvel taşınmazlara konulmuş olan ihtiyati veya icrai hacizler üzerine 4 Eylül
1932 tarihine kadar hiç bir muamele ve takip yapılmamışsa bu hacizler
kendiliğinden kalkar.
Takip ve muamelesi derdest olupta
henüz intaç olunmıyanlar mezkür tarihten sonra bu Kanun hükmüne tabi olur.
5. 4 Eylül 1929 tarihinden
evvel verilen iflâs kararlarına mütaallik tasfiyeler 4 Eylül 1932 tarihine
kadar intaç edilmemişse dosyaları iflâs dairelerine tevdi olunur. Dairelerce
bu Kanunun sekizinci babı hükümlerine tevfikan tasfiyeye devam olunur.
6. 13 Eylül 1331 ve 15 Nisan
1339 tarihli kanunlarla emvali milliye meyanına giren ebniyeden ari araziden
1341 senesi Muvazenei Umumiye Kanununun 6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan
alınagelmekte olan Hazine alacakları hakkındaki hükümler bakidir.
7. Bu Kanunun neşrinden evvel
icra veznesine tevdi yahut dairece tahsil edilmiş olan paranın ve icra muamelesi
sebebiyle hıfzedilmekte olan eşyanın tevdi veya tahsil yahut hıfız tarihinden
on sene geçmiş olsa bile bu Kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene
geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.
Geçici Madde 2.- (Ek: 9/11/1988 - 3494/62 md.) Bu Kanun ile
diğer kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan icra memuru unvanı "icra
müdürü", icra memur yardımcısı unvanı "icra müdür yardımcısı", iflâs memuru
unvanı "iflas müdürü" olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik sebebiyle
ilgililerin yeniden atanmaları gerekmez. Bunlar, yeni unvanları yan ödeme
kararnamelerinde yeralıncaya kadar eski unvanları üzerinden yan ödeme almaya
devam ederler.
Geçici Madde 3.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/105 md.) 2004 sayılı
İcra ve İflâs Kanununda yer alan "icra reisi", "icra hâkim yardımcısı" ve "icra
hâkimliği" ibareleri "icra tetkik mercii hâkimi"; "ikametgâh", "menkul",
"gayrimenkul" ve "teferruat" ibareleri sırasıyla "yerleşim yeri", "taşınır",
"taşınmaz" ve "eklenti" olarak değiştirilmiştir.
Geçici Madde
4.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/105 md.) Adalet Bakanlığı veya Adalet
Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve
garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca
çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur.
Geçici Madde 5.- (Ek:
17/7/2003 - 4949/105 md.) Bu Kanun ile değiştirilen 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun;
1. 4, 13, 26 ve 250 nci
maddeleri ile 88 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında değişiklik
yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay sonra,
2. 14 üncü maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay sonra,
3. 18 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
şikâyetler hakkında,
4. 24, 79, 85, 92 ve 94 üncü
maddeleri ile 88 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapan
hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak hacizlerde,
5. 25/b maddesi, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünün zorla icra edileceği çocuk
teslimlerinde ve çocukla şahsi münasebet tesislerinde,
6. 30 uncu maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilâm hükmünü
ortadan kaldıracak borçlu eylemlerinde,
7. 32 nci maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilecek icra
emirlerinde,
8. 44 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek mal
beyanlarında,
9. 58 ve 269/a maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
takiplerde,
10. 62, 67, 68/a ve 170 inci
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak itirazlarda,
11. 63 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak itirazın
kaldırılması duruşmalarında,
12. 68 inci maddesinin son fıkrasının
ilk cümlesinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak itirazın kaldırılması taleplerine,
13. (Değişik 12/2/2004 - 5092/10 md.) 68/b maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gönderilen hesap özetleri ve
ihtarnamelerde,
14. 89 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte eski
düzenlemeye göre ikinci ihbarnamenin henüz gönderilmemiş ya da gönderilmiş ama
menfi tespit davası açma süresinin dolmamış bulunduğu hacizlerde; beşinci
fıkrasında değişiklik yapan hükmü, eski düzenlemeye göre ikinci haciz
ihbarnamesi gönderilmiş ve menfi tespit davası açma süresi sona ermişse
açılacak davalarda,
15. 91 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra vuku bulacak el
değiştirmelerde,
16. 111 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılan
sözleşmelerde de,[55]
17. 114, 115, 116, 126 ve 129
uncu maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden
sonra yapılacak ve ilân metni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Basın-İlan Kurumuna
henüz gönderilmemiş bulunan satışlarda,
18. 118, 119, 130 ve 133 üncü maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
satışlarda,
19. 128 ve 128/a maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan kıymet
takdirlerinde,
20. 134 üncü maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan ihalenin feshi
taleplerinde,
21. 142/a maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen sıra
cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyet ve/veya
itiraza konu teşkil etmiş olan sıra cetvellerinde,
22. 143 üncü maddenin birinci
fıkrasında değişiklik yapan hükmü ve 143 üncü maddeye bu Kanunla eklenen
yedinci fıkra, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay sonra, 143 üncü
maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren,
23. 148/a maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra akdedilecek ipotek
sözleşmelerinin tapu siciline tescilinde,
24. 150/b ve 150/ı maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılacak
rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde,
25. 166 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilen iflâs
kararlarında,
26. 168 ve 170/b maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başlatılan
kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde,
27. 169/a maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest itiraz yargılamalarında,
28. 179 uncu maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak iflâsın
ertelenmesi taleplerinde,
29. 179/a ve 179/b maddeleri,
Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest iflâsın ertelenmesi taleplerinde,
30. 185 inci maddesinde değişiklik
yapan hükmü, Kanun yürürlüğe girdiği sırada devam eden iflâs tasfiyelerinde,
31. 206 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenecek sıra
cetvellerinde,
32. 222 nci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk
alacaklılar toplanmalarında,
33. 223 üncü maddesinde
değişiklik yapan hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak
iflâs idaresi toplantılarında,
34. 226 ncı maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak sulh ve
tahkimlerde,
35. 250 nci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen pay
cetvellerinde veya Kanun yürürlüğe girdiği sırada derdest bir şikâyete konu
teşkil etmiş olan pay cetvellerinde,
36. 251 inci maddenin ikinci
fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapan hükmü, yollama yaptığı 143 üncü
maddenin birinci fıkrası ve yedinci fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren altı ay sonra, yollama yaptığı 143 üncü maddenin altıncı
fıkrası bakımından Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren; 251 inci maddenin
ikinci fıkrasına eklenen dördüncü cümlesi ise Kanunun yürürlüğe girmesinden
itibaren,
37. 257, 258, 261, 264, 265 ve
268 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak ihtiyati haciz taleplerinde,
38. 280 inci maddesinde
değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve derdest
olan iptal davalarında da,[56]
39. 285, 286, 287, 288, 289,
290, 291, 292, 296, 297, 298, 300, 301, 302, 303 ve 309 uncu maddelerinde
değişiklik yapan hükümleri ile bu Kanunla getirilen 298/a ve 309/a ilâ 309/l
maddeleri hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak konkordato
taleplerinde,
40. 318, 323 ve 326 ncı
maddelerinde değişiklik yapan hükümleri ile 329/a maddesi hükmü, Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak fevkalâde mühlet taleplerinde,
Uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 7. -
Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce
verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu
Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin
hükümleri uygulanır. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı
R.G.- 5311 s.k. ile eklenmiştir - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
GEÇİCİ MADDE
8 - (06.03.2007
tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir) Bu Kanunun 128 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile
128/a maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girmesini izleyen üçüncü yılın
sonuna kadar 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci
fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu
Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde,
taşınmaz için kıymet takdiri veya bilirkişi incelemesi, Sermaye Piyasası Kanununun
22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca gayrimenkul değerleme
faaliyeti konusunda yetki verilmiş kişi veya kurumların yanı sıra diğer uzman
bilirkişiler marifetiyle de yapılabilir.
GEÇİCİ
MADDE 9 -
9 uncu maddenin ikinci fıkrası gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi
tarafından, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
banka hesap numarasının bildirilmesi gerekir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir.
Yürürlük 05.01.2013)
GEÇİCİ MADDE 10 -
Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip
işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.
(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir.
Yürürlük 05.01.2013)
GEÇİCİ MADDE 11 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir.
Yürürlük 05.01.2013) Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin
beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin
depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza
işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.
Mevcut
depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan
malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde
teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
İlgilisine
tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde,
88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
Ancak,
satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün
başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret
odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer
tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin
alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon,
ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.
Satılan
veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup
edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.
GEÇİCİ MADDE
12- (09.08.2016 tarihli,
29796 sayılı R.G. 6728 s.k. ile eklenmiştir) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen hükümler,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan iflasın ertelenmesi
talepleri hakkında uygulanır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş
iflasın ertelenmesi kararına dayanılarak yapılan uzatma talebi hakkında
verilecek karar da iflasın ertelenmesi talebi hakkında verilmiş karara ilişkin
kanun yoluna tabidir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan
dosyalarda kayyım olarak atanan kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren on gün içinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu
başkanlıklarına bildirilir. Üçten fazla dosyada görevi devam eden kayyımlara
yeni görev verilmez.
GEÇİCİ MADDE
13- (25.08.2017 tarih ve 30165
sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile eklenmiştir)
İdari yargının görev alanına giren
konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış ilamsız icra
takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddenin üçüncü fıkrası
uyarınca dosya üzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıya resen tebliğ
edilir, Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet
yoluna başvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde
idari yargı merciinde dava açılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşme
kararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin karar kesinleşmeden takibe devam
edilemez.
Birinci fıkra kapsamındaki ilamsız icra takipleri
hakkında açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davalarında talep
üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Tarafların yaptığı
takip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerinde bırakılır. Bu
kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takip
hakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır.
GEÇİCİ
MADDE 14- (15.03.2018
tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep
tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu, 26/9/2004
tarihli ve 5235
sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci
fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında iflâs ve konkordato konusunda uzman
asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki
hafta içinde belirler.
GEÇİCİ MADDE
15- (19.12.2018 tarih ve 30630
sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan konkordato talepleri hakkında talep
tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
290 ıncı maddenin beşinci fıkrası
uyarınca komiser listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü
dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak
beşten fazla dosyada komiser olarak görev alma yasağının takibi amacıyla,
görevlendirilen geçici komiser ve komiserler mahkemenin bağlı bulunduğu bölge
adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 16 - 2/12/2016 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
verilen nihai kararlar bakımından 364 üncü maddenin birinci fıkrasında düzenlenen
temyiz yoluna başvurma sınırı, kırk bin Türk lirası olarak uygulanır. (28.02.2019 / 30700 R.G.7165 s.k. ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE 17 - (19.06.2021 / 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir) 223 üncü
maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflâs idare memurları listesi oluşturuluncaya
kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın iflâs idare memuru
görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur
olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen iflâs idare
memurları, icra mahkemesinin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik
bölge kuruluna bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 18 - (30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k.
ile eklenmiştir) 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile
106 ncı madde uyarınca çıkarılması gereken tarife, bu maddeyi ihdas
eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
87, 88, 106, 110, 111/b,
114, 115, 118, 124, 126, 127, 129, 130, 133, 242 ve 244 üncü maddeler ile 134
üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkralarında bu maddeyi ihdas eden Kanunla
yapılan değişikliklerin uygulanmasına Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya
ilçelerde, 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren başlanır ve bu değişiklikler en geç bir yılın sonunda
ülke genelinde uygulanır. Değişikliklerin hangi il veya ilçede ne zaman
uygulanacağı Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde duyurulur. Bu
değişikliklerin uygulanmasında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
1. Uygulamaya geçilen il ve
ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas
eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır. Geçiş
tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler
ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
2. Uygulamaya geçilen il ve
ilçelerde, geçiş tarihinden sonra ilanı yapılacak açık artırmalar hakkında, bu
maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 88, 114, 115, 118, 124, 126, 127, 129
ve 130 uncu maddeler, 134 üncü maddenin dokuz ve onuncu fıkraları ile ihdas
edilen 111/b maddesi uygulanır. Geçiş tarihinden önce ilanı yapılmış açık
artırmalar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen
hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
3. Uygulamaya geçilen il ve
ilçelerde, taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesi, iflas
tasfiyesi ve ortaklığın giderilmesine ilişkin satışlar bakımından, geçiş
tarihinden sonra ilanı yapılacak açık artırmalar hakkında bu maddeyi ihdas eden
Kanunla değiştirilen ve ihdas edilen hükümler uygulanır. Geçiş tarihinden önce
ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler
ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
4. Geçiş tarihinden önce
yapılan ilan üzerine ihalesi gerçekleştirilemeyen ve yeniden satışı talep
edilen açık artırmalar hakkında da bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen
ve ihdas edilen hükümler uygulanır.
106 ncı madde
uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep
edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin
tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur.
Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış
sayılır.
134
üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri
ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında
uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete
ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır.
Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para
cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni
yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.
GEÇİCİ MADDE 19- (05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k.
ile eklenmiştir)
Bu
maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanuna eklenen 79/a maddesi, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce verilen konutta haciz yapılmasına ilişkin kararlar
hakkında uygulanmaz. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen
konutta haciz kararları hakkında, bu değişiklikten önceki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanunun 82 nci maddesinin
birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile ikinci fıkrasında yapılan
değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce haczedilmiş eşyalar
hakkında uygulanmaz. Bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce
haczedilen eşyalar hakkında, bu değişikliklerden önceki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 20- (05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k.
ile eklenmiştir) (04.06.2025 / 32920 R.G. Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih
ve E:2024/205, K:2025/88 sayılı Kararı 7/B maddesi ile iptal
edilmiştir. Yürürlük 04.03.2026)
Tasarruflu yazılar 1
İcra ve İflas Kanununun 88/A Maddesi Uyarınca
Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi Hakkında Yönetmelik
Geçici 20 nci Maddesinin
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ
Bu maddeyi ihdas eden
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, muhafaza işleminin dayanağı olan
haciz kalkmış olup da yedieminde bulunan mallar, takibin yapıldığı yer icra
dairesince bu madde uyarınca resen tasfiye edilir.[144] Adalet Bakanlığı, tasfiye edilecek malların sayısını
dikkate alarak takibin yapıldığı yer icra dairelerinden birini veya birkaçını
ya da takibin yapıldığı yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan icra
dairelerinden birini veya birkaçını tasfiye işlemlerini yürütmekle
görevlendirebilir.
Tasfiye edilecek mallara
ilişkin bilgiler, icra dairesince Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde
duyurulur. (04.06.2025 / 32920 R.G. Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025
tarih ve E:2024/205, K:2025/88 sayılı Kararı 7/A/2 Maddesi ile iptal
edilmiştir. Yürürlük 04.03.2026)
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on
gün içinde gümrük idaresi, 4458 sayılı Kanun kapsamında serbest dolaşımda
olmayan tasfiye konusu malı, gümrük işlemlerini yapmak üzere teslim almazsa,
müteakip fıkralar uyarınca mal tasfiye edilir.
Yukarıdaki
fıkra uyarınca mal tasfiye edilmez ve tahsil dairesi, üçüncü fıkradaki süreyi
takip eden on gün içinde, 6183 sayılı Kanun uyarınca üzerinde haciz bulunan
tasfiye konusu malı muhafaza ve/veya satış işlemlerini yapmak üzere teslim
almazsa, müteakip fıkralar uyarınca mal tasfiye edilir.
Yukarıdaki
fıkra uyarınca mal tasfiye edilmez ve borçlu, dördüncü fıkradaki süreyi takip
eden on gün içinde, tarifeye göre belirlenen yedieminlik ücretini ödemek
suretiyle malı teslim almazsa müteakip fıkralar uyarınca mal tasfiye edilir.
Yukarıdaki
fıkra uyarınca mal tasfiye edilmez ve rehin hakkı sahibi, beşinci fıkradaki
süreyi takip eden on gün içinde, rehinden kaynaklanan haklarını kullanarak bu
durumu icra dairesine bildirmezse müteakip fıkralar uyarınca mal tasfiye
edilir.
Sicile kayıtlı
mallar bakımından yukarıdaki fıkra uyarınca mal tasfiye edilmezse icra dairesi,
altıncı fıkradaki sürenin dolmasını müteakip gecikmeksizin malın, kanunun
elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışa ilişkin hükümleri uyarınca
resen satışını yapar. Satış ilanları, sadece elektronik satış portalında
yapılır. Malın son iki yıl içinde yapılan kıymet takdiri yoksa resen kıymet
takdiri yapılır. İkinci artırmada malın satılamaması halinde, artırma sonuç
tutanağının ilan edildiği tarih esas alınmak suretiyle müteakip fıkralar
uyarınca mal tasfiye edilir.
Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde yediemin, altıncı ve sicile
kayıtlı mallar bakımından yedinci fıkralarda belirtilen süreleri takip eden on
gün içinde malın mülkiyetini almayı kabul eder ve varsa malın son iki yıl
içinde yapılan, yoksa icra dairesince takdir edilen kıymetinin yüzde otuzu
üzerinden, tarifeye göre belirlenen yedieminlik ücreti mahsup edildikten sonra
bakiye tutarı öderse icra dairesi, malın mülkiyetinin yediemine devrine yönelik
kararın verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.
Sicile kayıtlı
mallar bakımından yedieminin malın mülkiyetinin devrini kabul etmemesi halinde
Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi, sekizinci fıkradaki süreyi takip
eden bir ay içinde malın 7330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
uyarınca belirlenen hurda bedelini ödeyeceğini bildirmesi ve bildirimde
bulunduğu tarihten itibaren üç ay içinde hurda bedelini ödemesi halinde icra
dairesi, hurdaya ayırma işlemlerini tamamlayarak malın mülkiyetinin Şirkete
devrine yönelik kararın verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.
Yukarıdaki
fıkralar uyarınca malın tasfiye edilememesi halinde icra dairesi, malın
mülkiyetinin bedelsiz olarak Türkiye Kızılay Derneğine devrine yönelik kararın
verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderir.
İcra mahkemesi,
mülkiyetin devri için gönderilen dosyalarda, en geç on gün içinde dosya
üzerinden yapacağı inceleme sonunda talebin kabulüne veya reddine kesin olarak
karar verir. Kabul kararıyla, malın mülkiyeti ilgiliye geçer; tüm haciz ve
rehinler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir.
Tasfiye konusu
malın vergi, ceza, prim gibi borçları, borçluya ait olup mülkiyet ilgiliye, tüm
borç ve yüklerinden âri olarak geçer. Devir ve tescil işlemleri her türlü
vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
Devir
işlemlerine karşı yedieminlik alacağına dayanılarak hapis hakkı kullanılamaz.
Yedieminlik ücretinin varlığı, mülkiyetin devri ve buna ilişkin işlemlerin yapılmasına
engel teşkil etmez.
Tasfiye
masrafları, öncelikle dosyadaki avanstan, avansın bulunmaması halinde Adalet
Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Tasfiye
kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla avanstan karşılanan masraflar,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan masraflar ve vergi, resim, harç gibi
malın aynından kaynaklanan kamu alacakları ödenir. Kalan tutar, 9 uncu madde
uyarınca muhafaza edilir, bankalarda nemalandırılır ve talep halinde
nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.
Dosyaya ödenen
tutarın, Adalet Bakanlığı bütçesinden yapılan masrafı karşılayamaması halinde
icra dairesi, bakiye masrafın, 6183 sayılı Kanun uyarınca borçludan tahsili
için tahsil dairesine bildirimde bulunur.
İcra daireleri,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yedieminlerde
bulunan malların tespiti için gerekli işlemleri yapar. Bu hâlde kolluktan
yardım istenebilir. Adalet Bakanlığı, bu fıkrada belirtilen tespit işlemlerinin
yapılması için gerekli tedbirleri alır ve düzenlemeleri yapar.
Adalet Bakanlığı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirler ve yürürlüğe koyar. Usul ve esasların yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bu maddenin uygulanmasına başlanır. Bu husus Adalet Bakanlığının resmi
internet sitesinde duyurulur.
Meriyet
zamanı
Madde 369.- Bu Kanunun meriyeti 4 Eylül
1932 tarihinden başlar.
Kanunu
icraya memur olanlar
Madde 370.- Bu kanunun hükümlerini
icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.
09.11.2022
/ 32008 R.G. yayımlanan 7420 s.k.
Geçici 2. Maddesi
GEÇİCİ
MADDE 2- (1) 15/8/2022 tarihi itibarıyla 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 6/12/2018 tarihli ve 7155
sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin
Başlatılması Usulü Hakkında Kanun uyarınca icra takibi başlatılmış bulunan,
borçlusu gerçek kişi olan ve her bir icra dosyası itibarıyla asıl alacak ve ferileri
dâhil icra takibi başlatıldığı tarihteki takip talebinde yer alan takip tutarı
2.000 Türk lirasını aşmayan alacaklar ile bu tutarın üzerinde takip başlamış
olmakla birlikte 15/8/2022 tarihi itibarıyla dosyada yapılmış tahsilatlar
nedeniyle bakiye takip tutarı 2.000 Türk lirası ve altına düşen alacaklardan,
alacaklıların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altıncı ayın
sonuna kadar alacak haklarından feragat ettiklerini belirtir dilekçeyle
vazgeçerek icra takiplerini sonlandırmaları koşuluyla takip konusu alacak,
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi kapsamında
alacak kabul edilir.
(2)
Bu madde kapsamında icra takibinden vazgeçilen alacaklar için 2/7/1964 tarihli
ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 23 üncü maddesi uyarınca icra takibinden
vazgeçme nedeniyle alınması gereken harç ile 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı
Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve
Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde
düzenlenen harç alınmaz. Evvelce alınan harçlar iade edilmez. Bu Kanun
hükümlerinden yararlanılmak üzere takibinden vazgeçilen icra dosyaları ile
ilgili olarak taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti
talebinde bulunamaz.
(3)
4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesine
göre Hazine payı ödemekle yükümlü işletmecilerin, bu madde hükmünden
yararlanarak alacaklarının takibinden vazgeçmeleri durumunda, takibinden
vazgeçtikleri tutar içinde Hazine payı hesaplanmasını gerektirir alacak
bulunması koşuluyla, 15/8/2022 tarihi itibarıyla ilgili icra dosyasındaki takip
tutarının yüzde 18'i, feragat tarihini takip eden aydan başlamak üzere
ödemeleri gereken Hazine paylarından mahsup edilmek suretiyle iade edilir.
(4)
5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu çerçevesinde
Bilgi Teknolojileri Kurumu tarafından yetkilendirilen, Hazine payı ödemekle
yükümlü olmayan ancak 16/6/2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu
kapsamında evrensel hizmet katkı payı ödeme yükümlülüğü bulunan işletmecilerin
bu madde hükmünden yararlanarak alacaklarının takibinden vazgeçmeleri
durumunda, takibinden vazgeçtikleri tutar içinde evrensel hizmet katkı payı
hesaplanmasını gerektirir alacak bulunması koşuluyla, 15/8/2022 tarihi
itibarıyla ilgili icra dosyasındaki takip tutarının yüzde l'i, feragat tarihini
takip eden ilk dönemden başlamak üzere ödemeleri gereken evrensel hizmet katkı paylarından
mahsup edilmek suretiyle iade edilir.
(5)
Bu madde hükmünden faydalanarak alacaklarından feragat edenler, feragat
ettikleri alacaklar ile ilgili olarak, bu maddede öngörülen hükümler dışında
ilgili idareden herhangi bir yasal yükümlülüğün iadesi, vekalet ücreti,
yargılama gideri ve benzeri başkaca bir hak ve alacak talebinde bulunamaz.
(6)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı ve Ulaştırma
ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca
belirlenir.
12.03.2024
/ 32487 R.G. yayımlanan 7499 s.k.
Geçici 1/a maddesi
GEÇİCİ
MADDE 1- (1) Bu Kanunla;
a) 2004 sayılı Kanunda itiraz yolu ile istinaf ve
temyiz kanun yollarına başvuru süreleri ve bu sürelerin tebliğ veya ilandan itibaren
başlamasına,
…
ilişkin
yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar
hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu Kanunla yapılan
değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
14.11.2024 / 32722 R.G.
yayımlanan 7531 s.k.
Geçici 1 maddesinin (1) ve (2) fıkraları
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunla 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 111/b maddesinde yapılan
değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı
yapılmış ve açık artırma süresi sona ermemiş olan açık artırmalar hakkında da
uygulanır.
(2) Bu Kanunla 2004 sayılı Kanunun ek 1
inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren uygulanır. Üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme ise
bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma
kararları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden
verilen kararlar hakkında uygulanır.
31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile
yayımlanan Geçici 1 madde
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2004
sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar
hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki
hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
[1] "Bakanlığının" ibaresi "Bakanlığı veya Bakanlığın"
olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[2] "icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde"
ibaresi 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
eklenmiştir.
[3] "veya sorgulanmasını talep edebilir" ibaresi 28.07.2020 / 31199 sayılı R.G. 7251 s.k. ile madde
metninden çıkarılmıştır.
[4] Mülga Madde 12: (Değişik:
18/2/1965 - 538/8 md.) İcra dairesi, takibedil-mekte olan bir
para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları
kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar borcundan kurtulur.
[5] "icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın
kurulmadığı yerlerde" ibaresi 30.11.2021 / 31675 sayılı
R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir.
[6] MÜLGA: Tüzük, Yönetmelik ve Yargıtay kararları
[7] 04.07.2018 tarih 30468 sayılı RG'de yayımlanan 698
sayılı KHK ile "tüzükle" ibaresi çıkarılmıştır
[8] Mülga; Madde 23.- (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Bu Kanunun tatbikında: (ipotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini,(Değişik: 17/7/2003 - 4949/5 md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri, Sadece (rehin) tabiri, (ipotek) ve (taşınır rehni) tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.
(Taşınmaz) tabiri, gemi siciline
kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer gemiler bu Kanun hükmünce taşınır
sayılır.
[9] Mülga; 26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi
siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da uygulanır.
[10] Mülga: Madde 25.- (Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) Çocuk teslimine dair olan ilâm icra dairesine verilince
icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya
yedi gün içinde çocu¬ğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk
nerede bulunursa bulunsun ilâm hükmü zorla icra olunur.
Çocuk teslim edildikten sonra diğer
taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet
kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.
[11] Mülga:
Madde 25/a.- (Ek: 18/2/1965 - 538/15 md.) Çocukla
şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilâm hükmünün yerine getirilmesi
talebi üzerine icra müdürü, küçüğün ilâm hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen
tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilâm
hükmünun zorla yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir
icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilâm hükmüne aykırı hareketin 341 inci
maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır.
Borçlu bu emri tutmazsa ilâm hükmü
zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci
maddeye göre cezalandırılır.
[12] Mülga: Madde 25/b.- (Ek: 17/7/2003 - 4949/7 md.)
Çocukların teslimine ve ço¬cukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların
icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk
gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yer¬lerde bir eğitimcinin
hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.
[13] Mülga; Madde 26.- (Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Bir
taşınmaz veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilâm icra dairesine
verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle
borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.
Borçlu taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri
tutmazsa, ilâmın hükmü zorla icra olunur.
Alacaklıya teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı
bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla
çıkarılır.
Bunların içinde bulunup da ilâmda
dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya
ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur.
Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkür eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek
üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde
hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu
eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan
veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra
mahkemesinin karariyle bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. (Değişik
son cümle: 17/7/2003 - 4949/8 md.) Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet
Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine
yatırılır.
[14] Mülga; (Ek: 29/6/1956 -
6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun elinde
bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı sahip
olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından davadan
sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle işgal
edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.
[15] Mülga; Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu ve gemi
sicil dairelerine tebliği
Madde 28.- (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği
takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile
beraber hulasasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildirir. İlgili daire bu
ciheti hükmolunan taşınmaz veya geminin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni
Kanunun 920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da
Ticaret Kanununun 879 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.
Taşınmaz davası üzerine verilen karar
ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme, derhal bu hükmün hulasasını da
tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.
[16] Mülga; Madde 29.- (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42
md.) Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin
icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan
alınıp alacaklıya teslim olunur.
Şu kadar ki, o yer veya gemide bulunan
üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal
etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu veya gemi sicili kaydı gösterirse
mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu
müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.
[17] Mülga; İrtifak haklariyle gemi üzerindeki intifa
haklarına mütedair ilâmlar
Madde 31.- (Değişik: 29/6/1956 -
6763/42 md.) Bir irtifak
hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa hakkının
kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilâm icra dairesine
verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir icra emri
gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilâmın hükmü zorla icra olunur.
[18] "bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan" ibaresi
"takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[19] Mülga: Ücreti ilgililer tarafından verilirse bölge
adliye mahkemesi veya Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra
dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
[20] "bozma sonrası esası inceleyecek" ibaresi 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
eklenmiştir.
[21] "kesin olarak" ibaresi
30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir.
[22] "Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine
ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna
başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi
devam eder." cümlesi 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G.
7343 s.k. ile eklenmiştir.
[23] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[24] "yüzde kırktan" ibaresi "yüzde
yirmiden" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[25] "yüzde kırktan" ibaresi "yüzde
yirmiden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G.
6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[26] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[27] "yüzde kırktan" ibaresi "yüzde
yirmiden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G.
6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[28] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değiştirilmiştir.
[29] MÜLGA:
(Değişik:
3/7/1940 - 3890/1 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş
ise itirazı refolunduktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz
konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim
sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını
sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın mahiyeti ve
detayı hakkında bilgi veremez; sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup
olmadığı konusunda bilgi verebilir. Borçlunun mal, hak veya alacağının
varlığının tespiti hâlinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de haciz
talep edilebilir. (Son 3 cümle, 19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155 s.k.
ile eklenmiştir)
[30] "bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan
eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri" ibaresi "bireylerine ait
kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası" olarak 05.04.2023 / 32154 sayılı
R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[31] "3," ibaresi 05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[32] "haczolunur." ibaresi "haczolunur; ancak bu miktarı
aşacak şekilde haciz yapılamaz." olarak 05.04.2023 /
32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[33] Mülga: Madde 87.- Haczi yapan memur, haczettiği malın
kıymetini takdir eder. İcabında ehli vukufa müracaat edebilir.
[34] "Mallar satış mahalline getirilmediği takdirde
muhafaza altına alınabilir veya yediemin değişikliği yapılabilir." cümlesi
"Haczedilmiş ancak muhafaza altına alınmamış mallar satış talebi üzerine
muhafaza altına alınır veya ihale alıcısına teslime hazır hâle getirilir, aksi
takdirde satış yapılamaz." olarak 30.11.2021 / 31675
sayılı R.G. 7343 s.k. ile değiştirilmiştir.
[35] Mülga: İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin
olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp
da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde
geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri
alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına
ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve
satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur.
Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama
usulüne göre çözülür.
[36] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değişik
[37] "tapuya ve mahcuz gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye"
ibaresi "tapu siciline" olarak; (14.02.2011 tarih ve
27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
[38] "yukarda adı geçen dairelere" ibaresi "tapu siciline"
olarak (14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı R.G. ile
değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
[39] "Kiralanan yer veya sicile kayıtlı gemilerdeki"
ibaresi "Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki" olarak (14.02.2011
tarih ve 27846 sayılı R.G. ile değişik Yürürlük Tarihi: 1/7/2012)
[40] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değişik
[41] "Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği
takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası
uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına
alınabilir." cümleleri 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G.
7343 s.k. ile eklenmiştir.
[42] Mülga: Talep için müddetler
Madde 106.- Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise
hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde
satılmasını isteyebilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile
değişik. Yürürlük 05.01.2013)
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı
taşınır hükmündedir.
[43] "icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli
gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya" ibaresi 30.11.2021
/ 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır.
[44] "binde birinden ve her hâlde yüz Türk lirasından"
ibaresi "binde beşinden ve her hâlde bin Türk lirasından" olarak 14.11.2024 / 32722 sayılı R.G. 7531 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[45] Mülga: Açık artırma süresinin son on dakikası içinde
yeni bir teklifin verilmesi hâlinde açık artırma bir defaya mahsus olmak üzere
on dakika uzatılır.
[46] 24.03.2025 /
32851 R.G. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2022/6, K: 2024/225
Sayılı Kararı iptal edilmiştir. Yürürlük 24.12.2025
[47] 24.03.2025 /
32851 R.G. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2022/6, K: 2024/225
Sayılı Kararı iptal edilmiştir. Yürürlük 24.12.2025
[48] 24.03.2025 /
32851 R.G. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2022/6, K: 2024/225
Sayılı Kararı iptal edilmiştir. Yürürlük 24.12.2025
[49] 24.03.2025 /
32851 R.G. Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2022/6, K: 2024/225
Sayılı Kararı iptal edilmiştir. Yürürlük 24.12.2025
[50] "bir ay" ibaresi "iki ay" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik.
Yürürlük 05.01.2013
[51] Mülga: Madde 114.- (Değişik
birinci fıkra: 17/7/2003 - 4949/27 md.) Satış açık artırma ile yapılır. Birinci
ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.
İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete
ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en
muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. (Ek cümle: 17/7/2003 -
4949/27 md.) İlânın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar
verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (50.000)
üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden[13] biriyle
yapılır.
(Ek: 18/2/1965 - 538/57 md.) Gazete ile yapılacak
ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi,
mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci
artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne
suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek
şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla
iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar
şartnamenin tamamını, mas¬rafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri
vasıtalarla ilân edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilân resmi muameleye
tesir etmez. Satış ilanı elektronik ortamda da yapılır. (son cümle 05.07.2012
tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla
başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce
başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci
ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci
gün başlar, en az on gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin
tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek
teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz;
teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi
nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Satışa çıkarılan taşınır üzerinde
hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya
iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz. (05.07.2012 tarihli,
28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
[52] "Elektronik satış portalında" ibaresi "Elektronik
satış portalı ve Basın İlân Kurumu İlan Portalında" olarak 18.10.2022 / 31987 sayılı R.G. 7418 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.04.2023)
[53] (31.07.2026 / 33326 sayılı
R.G. 7589 s.k. ile eklenmiştir)
[54] Mülga: İlanın şekli ve gazete ile
yapılıp yapılmayacağı icra dairesince alakadarların menfaatlerine en muvafık
geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. İlanın yurt düzeyinde yayımlanan
bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi hâlinde bu ilan satış talebi
tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı
yapılan gazetelerden biriyle yapılır.
[55] "veya internet haber sitesi" ibaresi 18.10.2022 / 31987 sayılı R.G. 7418 s.k. ile
eklenmiştir. (Yürürlük 01.04.2023)
[56] "Şu kadar ki, gazetede veya elektronik satış
portalında ilanı yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi değiştirilmeksizin
sadece elektronik satış portalında ilanen düzeltilir" cümlesi "Şu kadar ki,
gazetede, internet haber sitesinde, elektronik satış portalında veya Basın İlân
Kurumu İlan Portalında ilanı yapılan metindeki hatalar, ihale tarihi
değiştirilmeksizin sadece elektronik satış portalında ilanen düzeltilir" olarak 18.10.2022 / 31987 sayılı
R.G. 7418 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük
01.04.2023)
[57] Mülga: 6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak
isteyen alacaklı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde artırmaya
katılmak isteyen pay sahibinin, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş
günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmeleri hâlinde
alacağın veya ortaklık payının teminatı karşıladığı miktar kadar kendilerinden
teminat alınmayacağı.
[58] Mülga: 8. Elektronik satış portalında verilecek
tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence
altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından
hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme
ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği.
[59] Mülga: 9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de
süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade
edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere alacaklarına mahsuben
hak sahiplerine ödeneceği.
[60] Mülga: (05.07.2012 tarihli,
28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) MADDE 115 - Birinci ve ikinci ihale
icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik
ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Satışa çıkarılan mal üç
defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de
değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin
malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin
alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle
rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme
ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı
miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu
maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.
[61] Mülga: Satış bedelinin
ödenmemesi, ihale farklarının tahsili sureti
Madde 118.- (Değişik: 18/2/1965 - 538/58 md.) Satış
peşin para ile ya¬pılır. Ancak icra müdürü müşteriye yedi günü geçme¬mek üzere
bir mühlet verebilir. (Değişik üçüncü cümle: 17/7/2003 - 4949/30 md.) Satılan
mal ihale kesinleş¬meden teslim olunmaz. Daire dışında tahsil edilen paralar en
geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar
banka hesabına yatırılmak üzere, icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir.
(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/15 md.)
İhaleye katılıp daha sonra ihale be¬delini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine
sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale
bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden
müteselsilen sorumludurlar. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet
kalmaksızın dairece tahsil olunur. Bu fark, varsa öncelikle temi¬nat bedelinden
tahsil olunur.
[62] Mülga: 1. Şartnamenin açık bulundurulması
[63] Mülga: Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel
en az on gün müddetle icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur.
[64] Mülga: Şartnameye, artırmaya iştirak edeceklerin
taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya
milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif
vererek artırmaya katılacakların teminat göstermeleri gerektiği ve elektronik
ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar yazılır. (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
[65] Mülga: Satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan
alacaklının alacağı yukarki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya
iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.
[66] Mülga:
Artırma ilanı, artırma hazırlıkları ve
ilgililere ihtar: (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
MADDE 126 - Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve
ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilir.
İlan, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce
yapılır. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması
gerektiğinde, ihale tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Ancak bu
düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış
ise daha önce ilan edilen günden yedi iş günü sonrası için tespit edilecek
günde satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı
ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.
Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti,
önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci
ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin haczedilen
malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli
bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin
nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Ayrıca, ipotek sahibi
alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz
ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra
dairesine bildirmeleri gerektiği yazılır; aksi halde, hakları tapu siciliyle
sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir.
Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır.
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla
başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün
önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci
ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci
gün başlar, en az yirmi gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin
tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek
teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz;
teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi
nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.
Satışa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan
alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki
halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.
114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü
fıkraları taşınmazın satış ilanı hakkında da uygulanır.
[67] "elektronik ortamda" ibaresi "elektronik satış
portalında" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343
s.k. ile değiştirilmiştir.
[68] (Ek
cümle: 17/7/2003 - 4949/33 md.)
[69] "kararı verir" ibaresi "kararı verir ve masrafını
gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen yetkili icra mahkemesine
gönderir" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343
s.k. ile değiştirilmiştir.
[70] Mülga: MADDE 129 -
(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) Birinci ve ikinci
ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik
ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa
bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de
değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin
malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin
alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle
rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme
ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir.
Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı
miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır.
İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu
maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer.
[71] Mülga: Ödeme usulü
Madde 130.- (Değişik: 3/7/1940 -
3890/1 md.) Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra müdürü alıcıya on günü[17]
geçmemek üzere bir mühlet verebilir.
[72] Mülga: Madde 133.- (Değişik:
6/6/1985 - 3222/16 md.) Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya
verilen mühlet içinde parayı vermezse, ihale kararı icra müdürü tarafından
kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu
meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur. Kendisinden evvel en yüksek teklifte
bulunan kimsenin ileri sürdüğü pey, 129 uncu maddenin aradığı şartlara uygun bulunması
ve bu kimsenin adresinin de malum olması halinde bir muhtıra tebliğ edilerek
arzettiği bedelle taşınmaz kendisine teklif edilir ve üç gün zarfında almaya
razı olursa ona ihale olunur. Razı olmaz veya cevapsız bırakılırsa veya
bulunmazsa taşınmaz icra dairesince hemen artırmaya çıkarılır. Bu artırma
ilgililere tebliğ edilmeyip yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak
ilanla yetinilir. Bu artırmada, teklifin, 129 uncu maddedeki hükümlere uyması
şartıyla taşınmaz en çok artırana ihale olunur.
İhaleye katılıp daha sonra ihale
bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve
kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve
diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale
farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairece tahsil olunur.
Bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden tahsil olunur. (Değişik: 9/11/1988
- 3494/21 md.)
[73] Cümle 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571
s.k ile eklenmiştir.
[74] Mülga: 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan
alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş
alacaklarının takibinde, ikinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak
uygulanır. (06.03.2007 tarihli, 26454 sayılı R.G. - 5582 s.k. ile eklenmiştir)
[75] "ikinci fıkrada" ibaresi "beşinci fıkrada" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[76] "ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle
dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir" ibaresi 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
eklenmiştir.
[77] Mülga: İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara
ödenmez.
[78] "ihaleden" ibaresi "ihalenin yapıldığına ilişkin
kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[79] Mülga; Gemiler hakkında
Madde 136.- (Değişik: 29/6/1956
- 6763/42 md.) Taşınmaz malların satışına
ait olan hükümler, gemi siciline kayıtlı gemiler hakkında da tatbik olunur. Bu
hükümlerde geçen (tapu sicili) tabirleri, gemi sicilini ve (irtifak hakkı)
tabiri ise sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını anlatır.
[80] "Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet
veya itiraz yapılmışsa," ibaresi "Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine" olarak 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[81] "ve süresiz" ibaresi
30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir.
[82] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[83] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[84] "karar" ibaresi "bir internet haber sitesinde veya
ilan talep" olarak 18.10.2022 / 31987 sayılı R.G. 7418
s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.04.2023)
[85] "yüzde kırktan" ibaresi "yüzde
yirmisinden" olarak 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değişik
[86] "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde
yirmisinden" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değişik.
[87] "301 inci" ibaresi "308
inci" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı
R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[88] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[89] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[90] Alacakları gemi ipoteği ile temin edilmiş olan
alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk Ticaret Kanununun bu cihetlere
ait hususi hükümleri tatbik olunur. (14.02.2011 tarih
ve 27846 sayılı R.G. ile madde metninden çıkarılmıştır Yürürlük Tarihi:
1/7/2012)
[91] "üç" ibaresi "iki" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[92] "297 nci maddenin son
fıkrasına" ibaresi "302 nci maddenin altıncı fıkrasına" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[93] Mülga: Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir
bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal
ve haklar bir bütün olarak paraya çevrilir. (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı
R.G. 7101 s.k.ile eklenmiştir)
[94] Mülga: Satış ilanında artırmanın yapılacağı yer gün ve
saat yazılır. Satılan taşınmaz ise ilân en aşağı bir ay evvel yapılır. İlanda
satış şartlarının iflâs dairesinde ne günden itibaren görüleceği dahi
gösterilir.
[95] "116 ve 242 nci maddeler" ibaresi "242
nci madde" şeklinde 05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı
R.G. 6352 s.k. ile değişik. Yürürlük 05.01.2013
[96] "111/b," ibaresi 30.11.2021 /
31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile eklenmiştir.
[97] "133," ibaresi 30.11.2021 / 31675 sayılı R.G. 7343 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[98] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[99] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[100] MÜLGA: İhtiyatî haciz
talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye
mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. (18.03.2005 tarihli, 25759 sayılı R.G.- 5311
s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
[101] Mülga; Madde 278.- Mutat hediyeler müstesna olmak
üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut
iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut
masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar
geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar
batıldır.
Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut
iflastan evvelki iki seneyi geçemez.
Aşağıdaki tasarruflar bağışlama
gibidir.
1. Karı ve koca ile usul ve füru,
neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat
edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
2. Akdin yapıldığı sırada, kendi
verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul
ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü
bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği
akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri.
[102][102] (Bu cümle, 19.12.2018 tarih ve
30630 sayılı R.G. 7155 s.k. ile eklenmiştir)
[103] "uymazsa" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da
borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa"
ibaresi 19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı R.G. 7155
s.k. ile eklenmiştir.
[104] "on gün" ibaresi "iki hafta"
olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[105] "sözleşmelerin devamı esastır. Bu" ibaresi 19.06.2021 / 31516 sayılı
R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir.
[106] "aşırı külfetli" ibaresi 19.06.2021
/ 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile eklenmiştir.
[107] "onayıyla" ibaresi "izniyle" olarak
19.06.2021 / 31516 sayılı R.G. 7327 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[108] 06.06.2024 / 32568 R.G. Anayasa Mahkemesinin 04.04.2024 tarih ve E:2024/10, K:2024/97 sayılı Kararı
ile iptal edilmiştir.
[109] Mülga: Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet
kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin
devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız
tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu
işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun
görüşünü almak zorundadır.
[110] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[111] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[112] "Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil
olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi
konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; malvarlığının terki suretiyle
konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılır." cümlesi "Kredi
kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet
kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda
konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi
icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan
hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki
suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa
borcu sayılır." cümlesi ile 19.06.2021 / 31516 sayılı
R.G. 7327 s.k. ile değiştirilmiştir.
[113] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[114] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[115] (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile eklenmiş ve diğer bölümler
buna göre teselsül ettirilmiştir.
[116] 15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile teselsül
ettirilmiştir.
[117] 15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile teselsül
ettirilmiştir.
[118] "icra" ibaresi "asliye
ticaret" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[119] "336/a" ibaresi "26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289 uncu" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[120] "308 inci maddeler" ibaresi
"308/g maddeleri," şeklinde (15.03.2018 tarih ve
30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[121] 15.03.2018 tarih ve 30361
sayılı R.G. 7101 s.k.ile teselsül
ettirilmiştir.
[122] Mülga: Tasdik veya ret kararının tebliğinden itibaren
on gün içinde borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan
alacaklılar kararı temyiz edebilirler. Bu konudaki temyiz incelemesi ivedilikle
yapılır ve verilecek karara karşı, karar düzeltme yoluna başvurulamaz.
[123] "ile istinaf" ibaresi 12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile eklenmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024
[124] "307 nci madde ile 308 inci
maddenin" ibaresi "308/e maddesi ile 308/f maddesinin" şeklinde (15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101 s.k.ile değişik)
[125] 04.07.2018 tarih 30468 sayılı RG'de yayımlanan 698
sayılı KHK ile "İcra
Vekilleri Heyeti" ibaresi "Cumhurbaşkanı"
olarak değiştirilmiştir.
[126] 04.07.2018 tarih 30468 sayılı RG'de yayımlanan 698
sayılı KHK ile "İcra
Vekilleri Heyeti" ibaresi "Cumhurbaşkanı"
olarak değiştirilmiştir.
[127] "on gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[128] 04.07.2018 tarih 30468 sayılı RG'de yayımlanan 698
sayılı KHK ile "İcra
Vekilleri Heyeti" ibaresi "Cumhurbaşkanı"
olarak değiştirilmiştir.
[129] Mülga: Madde 341. -
(01.06.2005 tarihli, 25832 Mükerrer Sayılı R.G. - 5358 s.k. ile değişik)
Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya
ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen
kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik
hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın veya ara
kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.
[130] Mülga 352/b: (Ek: 6/6/1985 - 3222/44 md.) Bu Kanun
uyarınca hükmolunan cezalar tecil edilemez, hürriyeti bağlayıcı cezalar 647
sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı para
cezasına ve tedbirlere çevrilemez, failleri hakkında Türk Ceza Kanununun 119
uncu maddesi hükmü uygulanmaz.
[131] "tefhim veya" ibaresi 12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır. (Yürürlük: 01.06.2024)
[132] "yedi gün" ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[133] Mülga; İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre
verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza
mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
[134] (18.03.2005 tarihli, 25759
sayılı R.G.- 5311 s.k. ile değişik - 5328 s.k. gereğince Yürürlük 01.06.2005)
[135] "bin lirayı" ibaresi "yedi bin Türk lirasını" şeklinde
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763 s.k.ile değiştirilmiştir.
[136] "tefhim veya" ibaresi 12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır. (Yürürlük: 01.06.2024)
[137] "on gündür" ibaresi "iki haftadır" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı
R.G. 7499 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük:
01.06.2024)
[138] "kırk bin" ibaresi "elli sekiz bin sekiz yüz" şeklinde
28.02.2019 / 30700 R.G. 7165 s.k. ile değiştirilmiştir.
[139] "Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna
başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre
yapılır" cümlesi "Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden
itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma
ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük:
01.06.2024)
[140] "326 ve 363 üncü" ibaresi "326, 363 ve 364 üncü"
şeklinde 28.02.2019 / 30700 R.G.7165 s.k. ile değiştirilmiştir.
[141] "on" ibaresi "bin" olarak 14.11.2024 / 32722 sayılı R.G. 7531 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[142] "onmilyon lirayı" ibaresi "on Türk lirasını" şeklinde 28.02.2019 / 30700 R.G.7165 s.k. ile değiştirilmiştir.
[143] Mülga; 363
ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı
veya şikâyet başvurusunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır.
[144] (04.06.2025 / 32920 R.G.
Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih ve E:2024/205, K:2025/88 sayılı Kararı 7/A/1
maddesi ile iptal edilmiştir. Yürürlük 04.03.2026)