Terörle Mücadele Kanunu
3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNU
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih :
12/4/1991 Sayı : 20843 Mükerrer
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1 2
BİRİNCİ BÖLÜM
Tanım ve Terör Suçları
Terör tanımı[1]
Madde 1- (Değişik birinci fıkra: 15/7/2003-4928/20 md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma,
yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen
Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni
değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk
Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini
zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok
etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak
amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü
suç teşkil eden eylemlerdir.
(Mülga
ikinci ve üçüncü fıkralar: 29/6/2006-5532/17 md.)
Terör suçlusu
Madde 2 - Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin
mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına
suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi
terör suçlusudur.
Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu
sayılır(…).[2]
Terör suçları
Madde 3 - (Değişik:
29/6/2006-5532/2 md.)
26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci
maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör
suçlarıdır.
Terör amacı ile işlenen suçlar
Madde 4 - (Değişik: 29/6/2006-5532/3 md.)
Aşağıdaki suçlar 1 inci maddede belirtilen amaçlar
doğrultusunda suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde
işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:
a) Türk Ceza Kanununun 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 96,
106, 107, 108, 109, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 142, 148, 149, 151, 152,
170, 172, 173, 174, 185, 188, 199, 200, 202, 204, 210, 213, 214, 215, 223, 224,
243, 244, 265, 294, 300, 316, 317, 318 ve 319 uncu maddeleri ile 310 uncu
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136
sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan suçlar.
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831
sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında
tanımlanan kasten orman yakma suçları.
ç) 10/7/2003 tarihli ve 4926
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren
suçlar.
d) Anayasanın 120
nci maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü
halin ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar.
e) 21/7/1983 tarihli ve 2863
sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 inci maddesinde
tanımlanan suç.
Cezaların artırılması
Madde 5 - (Değişik: 29/6/2006-5532/4 md.)
3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler
hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para
cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak
cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın
yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Suçun, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması
dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının artırılması öngörülmüşse; sadece bu
madde hükmüne göre cezada artırım yapılır. Ancak, yapılacak artırım, cezanın
üçte ikisinden az olamaz.
Bu madde hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/4 md.)
Açıklama ve yayınlama
Madde 6 - İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını
sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini
veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini
açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[3]
Terör örgütlerinin; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri veya
açıklamalarını basanlar veya yayınlayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Değişik ikinci fıkra: 11/4/2013-6459/7 md.)
Bu Kanunun 14 üncü maddesine aykırı olarak muhbirlerin hüviyetlerini
açıklayanlar veya yayınlayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiillerin basın ve
yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine
iştirak etmemiş olan (…)[4] yayın sorumluları hakkında da bin günden beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Değişik dördüncü fıkra:
29/6/2006-5532/5 md.) (Mülga son cümle:
11/4/2013-6459/7 md.) (…)[5]
(Ek fıkra: 29/6/2006-5532/5 md.; Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Terör örgütleri
Madde 7 - (Değişik: 29/6/2006-5532/6 md.)
Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma,
yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen
amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler
ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre
cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak
cezalandırılır.
(Değişik ikinci fıkra: 11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren
yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik
edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının
suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden
beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Haber
verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları
suç oluşturmaz.[6] Aşağıdaki
fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (04.04.2015 tarih ve 29316 sayılı R.G. 6638 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)[7]
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında
gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek
şekilde;
1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması
ya da taşınması,
2. Slogan atılması,
3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin
üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı
ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya
kısmen kapatanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu
suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof
ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya
kullanmaları hâlinde verilecek cezanın alt sının dört yıldan az olamaz. (04.04.2015 tarih
ve 29316 sayılı R.G. 6638 s.k. ile eklenmiştir)
İkinci fıkrada belirtilen suçların; dernek, vakıf,
siyasî parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait
bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğrenci
yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın
iki katı hükmolunur.
(Ek fıkra: 11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına;
a) İkinci fıkrada tanımlanan suçu,
b) 6 ncı maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan suçu,
c) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan
kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma suçunu,
işleyenler hakkında, 5237
sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin üçüncü[8] fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı ayrıca ceza
verilmez.
Terörün finansmanı
Madde 8- (Yeniden düzenleme: 29/6/2006-5532/7 md.; Mülga:7/2/2013-6415/18
md.)
Nitelikli hal
Madde 8/A- (Ek: 29/6/2006-5532/7 md.)
Bu Kanun kapsamına giren suçların kamu görevinin
sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
Tüzel
kişilerin sorumluluğu
Madde 8/B- (Ek: 29/6/2006-5532/7 md.)
Bu Kanun kapsamına giren suçların bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesine
göre bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Yargılama Usulleri
Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi[9]
Madde 9 -(Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Görev
ve yargı çevresinin belirlenmesi, soruşturma ve kovuşturma usulü[10]
Madde
10 -(Değişik: 2/7/2012-6352/75 md.) (06.03.2014 tarihli, 29833 Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
Gözetim
süresi
Madde 11 - (Mülga: 18/11/1992 - 3842/31 md.)
Tutanak
düzenleyenlerin dinlenmeleri
Madde 12 - (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)
Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi, seçenek yaptırımlara çevirme
ve erteleme yasağı (1)
Madde 13- (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Muhbirlerin
hüviyetlerinin açıklanmaması
Madde 14 - Bu Kanun kapsamına giren suçlar ve suçluları ihbar
edenlerin hüviyetleri, rızaları olmadıkça veya ihbarın mahiyeti haklarında suç
teşkil etmedikçe açıklanamaz.
Avukat
tayini[11]
Madde 15 - (Değişik: 29/6/2006-5532/11 md.)
Terörle mücadelede görev alan Türk Silahlı Kuvvetleri
personeli, mülki idare amirleri, istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla
görevlendirilmiş diğer personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia
edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma kovuşturmalar sebebiyle
belirleyeceği en fazla üç avukatın veya bu görevlerinin ifasından dolayı
mağdur, şikâyetçi, katılan, davalı ya da davacı konumunda olan personelin seçeceği
bir avukatın ücreti ödenir ve bunlara avukatlık ücret tarifesine bağlı
olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili kuruluşların bütçelerine konulacak
ödenekten karşılanır. Ancak davacı konumunda olan personelin seçeceği bir
avukata ücret ödenmesi, ilgili Bakanın onayına tabidir. (14.07.2016 tarihli, 29770 sayılı R.G. 6722 s.k.ile değişik)[12]
Avukatların ücretlerinin ödenmesine ilişkin esas ve
usûller, Millî Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezaların
İnfazı
Cezaların
infazı ve tutukluların muhafazası
Madde 16 - (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)
Koşullu
salıverilme[13]
Madde 17- (Değişik: 29/6/2006-5532/12 md.)
Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar
hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması
bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275
sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci
maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak,
süreli hapis cezaları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte
üç olarak uygulanır(Son cümle 15.04.2020 / 31100
sayılı RG, 7242 s.k. ile eklenmiştir).
Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma
suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre
hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla
salıverilmeden yararlanamazlar.
Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar,
hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına giren bir suçu
işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına
dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına
mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar
hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.
Ceza ve
tutukevi inşaatı
Madde 18- (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli
Hükümler
Ödüllendirme
MADDE 19- (26.10.2018 tarih ve 30577 sayılı R.G. 7148 s.k. ile eklenmiştir)
İşlenişine iştirak etmemiş olmak
koşuluyla bu Kanun kapsamına giren suçun ortaya çıkarılmasına veya delillerin
ele geçirilmesine ya da suç faillerinin yakalanabilmesine yardımcı olanlara
veya yerlerini yahut kimliklerini bildirenlere para ödülü verilebilir.
Ödül miktarının belirlenmesi ve ödülün verilmesine
ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir.
Koruma
tedbirleri
Madde 20 - (Değişik: 29/6/2006-5532/14 md.)
Terörle mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden
adlî, istihbarî, idarî ve askerî görevliler, kolluk görevlileri, Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının
muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet
Güvenlik Mahkemelerinde görev yapmış hâkim ve savcılar, Ceza Muhakemesi
Kanununun 250 nci maddesiyle yetkili kılınmış ağır ceza mahkemelerinde görev
yapan hâkim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör
örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile suçların
aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri Devlet
tarafından alınır.
Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesi uyarınca
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilecek ağır ceza mahkemeleri
başkan ve üyeleri ile bu mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmakla
ve kovuşturmakla görevli Cumhuriyet savcılarının korunma ve güvenlik talepleri
ilgili makam ve mercilerce öncelikle ve ivedilikle yerine getirilir. Koruma
için ihtiyaç duyulan araç ve gereçler Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca temin
edilir.
Bu koruma tedbirleri; talep halinde estetik cerrahi
yoluyla fizyolojik görünümün değiştirilmesi dahil, nüfus kaydı, ehliyet,
evlenme cüzdanı, diploma ve benzeri belgelerin değiştirilmesi, askerlik
işleminin düzenlenmesi, menkul ve gayrimenkul mal varlıklarıyla ilgili hakları,
sosyal güvenlik ve diğer hakların korunması gibi hususlarda düzenleme yapılır. Korumaya
alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak surette zorunlu
bulunanlar Cumhurbaşkanlığınca[14] belirlenecek konutlardan yararlandırılır. (Son cümle 22.02.2014
tarihli, 28921 sayılı R.G. 6519 s.k. ile değişik)
Bu tedbirlerin uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile
ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli her türlü gizlilik kurallarına uymak
zorundadırlar.
Koruma tedbirleriyle ilgili esas ve usûller Cumhurbaşkanlığınca[15] çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.
Yukarıda sayılanlardan kamu görevlileri, görevlerinden
ayrılmış olsalar dahi terör suçluları tarafından kendilerine veya eş ve
çocuklarının canına vuku bulan bir taarruzu savmak için silah kullanmaya
yetkilidirler.
Zararların tazmini amacıyla tedbir konulması
MADDE 20/A- (EK: 15/8/2016-KHK/671/31 md.)
Türk Ceza Kanununun İkinci
Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan
suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel
kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini
amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza
hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait
taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini
veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak
için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan
alacaklarına tedbir konulmasına[16] karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu
kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların
kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten
itibaren iki yıl[17] içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden
verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde
şerh kendiliğinden terkin edilir.
Birinci fıkra kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek
veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini
amacıyla açılan davalarda; davalının adres kayıt sisteminde adresinin
bulunmaması veya bulunup da tebligata elverişli olmaması halinde, mahkemece,
dava dilekçesinin özeti tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde
dağıtımı yapılan gazetelerden biri vasıtasıyla ilan edilir. Yapılacak ilanda
davalının bir ay içinde yurtiçinde tebligata elverişli bir adres veya 11/2/1959
tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesi uyarınca kayıtlı
elektronik posta adresi bildirmemesi ya da davada kendisini avukatla temsil
ettirmemesi halinde, yargılamaya yokluğunda devam olunacağı, yargılama
aşamalarında başkaca tebligat yapılmayarak hüküm verileceği ve hükmün de aynı
usulle tebliğ edileceği ihtar edilir. Adresi yabancı ülkede bulunan davalıya
çıkarılacak tebligatta, bu fıkrada belirtilen ilanda yer alan hususlar ile
yabancı ülke adresine bir daha tebligat yapılmayacağı ihtarına yer verilir. (22.06.2017 tarihli, 30104 2.Mükerrer R.G. KHK/691(08.3.2018/30354 R.G. 7069 s.k.) ile eklenmiştir)
Birinci fıkra kapsamında açılan davaların kısmen veya
tamamen reddi halinde, davacı aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmolunur.
Ancak belirlenen ücret dava değerini geçemez. (22.06.2017 tarihli,
30104 2.Mükerrer R.G. KHK/691(08.3.2018/30354
R.G. 7069 s.k.) ile eklenmiştir)
Yardım
[18]
Malul olanlarla aylığa müstehak
dul ve yetimlere yardım
Madde 21 - (…)[19] kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında
görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini
yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya
öldürülenler hakkında 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Ayrıca;
a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve
yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan
emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri
halinde ise,dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre
kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken
hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak
derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru
aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış
gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak
yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca
Hazineden tahsil edilir. (Değişik: 28/2/1995 - 4082/6 md.)
b) Yurtiçinde veya yurtdışında kamu konutlarından
yararlanmakta iken malul olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve
yetimleri, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununda gösterilen
özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, herhangi bir kira bedeli
alınmaksızın on yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam edebilirler.
Kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel
tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgâh olarak
kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe
karşılanır; ancak kamu konutlarından kira ödemeksizin yararlanılan süre, kira
yardımından yararlanılan süreden düşülür[20]. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların
yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe
karşılanır. (Ek cümleler: 4/7/2012-6353/75 md.) Bütün hak sahipleri
adına bir konut için yapılacak aylık kira yardımının üst limiti ile ödeme usul
ve esasları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve
İçişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılan
yönetmelikle belirlenir. Bu Kanun hükümlerine göre aylık alan maluller ile
hayatını kaybedenlerin dul ve yetimlerine yapılan gayrimenkul hibeleri veraset
ve intikal vergisinden, devir işlemleri harçlarından ve döner sermaye ücretlerinden
ve bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kağıtlar için tahakkuk edecek damga
vergisinden müstesnadır. Bu gayrimenkullerin maliyet bedellerinin tamamı
bunları hibe edenler tarafından 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 89 uncu maddesi ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 10 uncu maddesi kapsamında dönem gelirinden veya kurum kazancından
indirilebilir.
c) (Mülga: 12/7/2013-6495/102 md.)
d) (Mülga: 12/7/2013-6495/102 md.)
e) Malûl olanlar ile
ölenlerin dul ve yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine
verilen tanıtım kartlarını ibraz etmeleri durumunda, kamu kurum ve
kuruluşlarına ait bütün hastanelerde muayene ve tedavi edilirler. Bunların her
türlü tedavi giderleri; ilgililerin herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda
çalışmaları halinde bu kurum veya kuruluşça, emekli, yaşlılık, malûllük veya
dul ve yetim aylığı almaları halinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik
kurumunca, herhangi bir kuruma tâbi olarak çalışmamaları, 1/7/1976 tarihli ve 2022
sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık alanlar hariç emekli, yaşlılık,
malûllük veya dul ve yetim aylığı almamaları durumunda Millî Savunma veya
İçişleri Bakanlığınca karşılanır. Malûl olanların eksilen vücut organları, yurt
içi veya yurt dışında en son teknik usûllere göre yapılması mümkün sunileriyle
tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır. (Ek: 28/2/1995 - 4082/6 md.; Değişik:
29/6/2006-5532/15 md.)
f) Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanlar, yetkili
sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında (…)(1) . (Ek: 28/2/1995 - 4082/6 md.)
g) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz
olanlar ile kimsesizler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı
takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve huzurevlerinde
parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere
barındırılır. baktırılır (…)[21]. (Ek: 28/2/1995 - 4082/6 md.)
h) Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken
yaralanarak veya engelli hâle gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330
sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)
bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan
yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu
fıkra
kapsamında
malul olması
sebebiyle aylık
almakta iken hayatını
kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki
haklardan yararlandırılır. (…)[22] (Değişik: 4/7/2012-6353/75
md.)[23] (18.08.2026
/ 33344 R.G. 7594 s.k)
ı) (29.10.2016 tarihli, 29872 sayılı R.G. KHK/676 (08.3.2018/30354 R.G. 7070 s.k.) ile yürürlükten
kaldırılmıştır)[24]
i) Yedek subay ve yedek astsubay[25] okulu öğrencileri, harp okulları ve astsubay meslek
yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi fakülte ve
yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli
Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı
adına öğrenim görenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma
Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve
hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde
veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü
hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü
veya Millî İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile
Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı
veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak
eğitimine tabi tutulanlardan; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya
eğitimleri nedeniyle bu Kanun kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak
hayatını kaybedenler ile yaralanan veya engelli hâle gelenlerden ilgili
mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit
olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu
fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları
ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d)
bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı
sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması
sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi,
ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun
hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki
haklardan yararlandırılır. (07.01.2017
tarihli ve 29940 sayılı R.G. 680 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7072
s.k.) ile değişik)
j) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf
edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri,
yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin
teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden
Sosyal Güvenlik Kurumuncailgili
mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)
bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan
yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki
haklardan yararlandırılır. (Ek: 4/7/2012-6353/75 md.)
Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri
kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya
etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar
sonucunda yaralanan, engelli hâle gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır. (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/75 md.)[26]
Birinci fıkranın (h), (i) ve (j)
bentleri kapsamındakilere bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde
hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha
yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar
sekizinci derecenin birinci kademesinde, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin
birinci kademesinde bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife
malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz ve bunlar için 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununun ek 77 nci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı derece başlangıç olarak esas alınarak artırılır ve derece yükselmelerinde yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılır ve dördüncü dereceye yükselenler için 2.100, üçüncü dereceye yükselenler için 2.200, ikinci
dereceye yükselenler için 3.000, birinci
dereceye yükselenler için ise 3.600 ek gösterge rakamı esas alınır. Bu fıkra kapsamındakilere bağlanacak aylığın toplam tutarı, 35.398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
tutardan; hak sahiplerinin aylık tutarı ise bulunacak tutarın hisseleri oranı esas alınarak tespit edilecek
tutarından az olamaz. Bu fıkra uyarınca ilgililere fazla
olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı Sosyal Güvenlik Kurumunca
Hazineden tahsil edilir. (18.08.2026
/ 33344 R.G. 7594
s.k. ile eklenmiştir)
Birinci fıkranın (h), (i) ve (j)
bentlerinde belirtilenlerden bu Kanun kapsamındaki olaylar sebebiyle
yaralananlar, tedavileri sonuçlanıncaya veya
maluliyetleri kesinleşinceye kadar geçen süre içinde 5510 sayılı Kanuna göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan, aynı sebeplerle tedavi gören malul kamu görevlilerine ilişkin hükümler çerçevesinde yararlandırılır. Erbaş ve erler için Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedaviler hariç, bu kapsamda yapılacak giderlerin tamamı; ilgililerin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Ancak, bu kişilerden 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası kapsamında yer almayanlar için, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılmış olan giderler, Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından; erbaş ve erler için ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, diğerleri için Maliye Bakanlığından tahsil olunur. (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/75 md.)
Kendilerine aylık bağlanan dul ve yetimler;ilgili
sosyal güvenlik kurumları mevzuatı gereği aylıklarının kesilmesi halinde, bu
madde ile verilen diğer haklardan da yararlanamazlar.
Terörden
zarar gören diğer kişilere yardım
Madde 22 - (Değişik: 13/11/1995 - 4131/2 md.)
Terör eylemlerinden dolayı yararlananların tedavileri
Devlet tarafından yapılır. Zarar gören, can ve mal kaybına uğrayan
vatandaşlara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan öncelikle
yardım yapılır. Bu fondan ilk ve orta öğrenim çağındaki şehit çocuklarının
öğrenim masrafları karşılanır. Yardımın kapsam ve ölçüsü, Fonun mahalli
yetkililerince belirlenecek miktarı aşmamak kaydıyla Fon Kurulunca tespit
edilir.
Ek Madde 1 - (Ek: 13/11/1995 -
4131/3 md.; Değişik: 12/7/2013-6495/86 md.)
10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV)
sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı
kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel
pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet
Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi
yapılanları atamak zorundadır. (26.04.2016 tarih ve 29695 sayılı R.G. 6704 s.k.ile değişik)[27]
Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda
belirtilmiştir:
a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci
maddesinin sekizinci fıkrası, 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı
Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp
veya vazife malulü sayılanlar, (27.03.2018 tarih
ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile değişik)
b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47
nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü
sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından
Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ve ceza infaz kurumu müdürü, infaz
ve koruma başmemuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı ceza infaz kurumu
personeli[28],
c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun
mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası
kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,
ç) 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan
Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık
bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale
gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme,
müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin
üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale
getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler. (27.03.2018 tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k.
ile değişik)
İstihdam hakkından;
a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin
eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak
üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam
iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak
üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir
diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı kullanmaması durumunda eş veya
çocuklardan toplam iki kişi, (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı
R.G. 7061 s.k.ile değişik)
b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri
veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya
kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş
ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden
birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya
çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri
veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden
birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu
yoksa anne, baba veya[29] kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
yararlanır.
Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya
pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili
mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.
Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,
oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı
olduğu ilgili valilerce tespit edilenler[30], birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını
sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve
kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam
hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların
uygulanmasında dikkate alınmaz. (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı
R.G. 7061 s.k.ile değişik)
Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu
olanların hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara; ortaöğretim ve yükseköğretim
mezunu olanların, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları
itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki
cetvellerde yer alması koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların
dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise memur unvanlı kadro
ve pozisyonlara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Üçüncü fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan
maluller ile 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması
Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre
tazminat hakkından yararlandırılanların kendilerinin istihdam hakkından
yararlanmaları ve ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olmaları halinde atama
teklifleri memur unvanlı kadro ve pozisyonlara yapılır(ikinci cümle, 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile eklenmiştir). İşçi
kadrolarına yapılacak atama teklifleri sürekli işçi unvanlı kadroya yapılır. (27.07.2016
tarih ve 29783 2. Mükerrer sayılı R.G. KHK/668 ile değişik)[31]
Yedinci fıkra;
(27.07.2016 tarih ve 29783 2. Mükerrer sayılı R.G. KHK/668
ile değişik)[32]
Bu madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar İçişleri
Bakanlığınca tespit edilerek, liste hâlinde (...)[33] Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına atama teklifleri, Devlet
Personel Başkanlığınca (…) kura usulü ile yapılır. Kamu kurum ve kuruluşları bu
madde kapsamındaki taleplerini her yılın ocak ve temmuz aylarının son gününe
kadar DPB e-uygulama üzerinden iletirler. Devlet Personel Başkanlığınca atama
teklifleri, bu talepler esas alınarak gerçekleştirilir. Söz konusu taleplerin
yeterli olmaması halinde Başkanlıkça resen atama teklifi yapılır.[34] Kura sonucu yapılacak atamalarda atama teklifinin
yapılması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir
işleme gerek kalmaksızın atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına
kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve mevzuatı uyarınca
düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen
kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme
gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır[35]. Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna
intikalinden itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili
kamu kurum ve kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre
ilgililere tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama
hâlinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü
maddeleri hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine
başlamayanlar ile başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu
madde kapsamında yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşları atama
ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden
on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.
Bu maddenin uygulanmasında takip edilecek usul ve esaslar ile diğer
hususlar; Cumhurbaşkanınca[36] yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
Ek Madde 2 -
(Ek : 29/8/1996 - 4178/3 md.; İptal: 6/1/1999 tarih ve E.: 1996/68,
K.: 1999/1 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 29/6/2006-5532/16 md.)
Terör örgütlerine karşı icra edilecek operasyonlarda
"teslim ol" emrine itaat edilmemesi veya silah kullanmaya teşebbüs
edilmesi halinde kolluk görevlileri, tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçü ve
orantıda, doğrudan ve duraksamadan hedefe karşı silah kullanmaya yetkilidirler.
EK MADDE 3- (23.01.2017 tarihli ve 29957
sayılı R.G. KHK/684 (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7074 s.k.) ile eklenmiştir) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve
(j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili
mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri
üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe
konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname
hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarak
aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu
bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamak
üzere aylık bağlanır.
(18.08.2026 / 33344 R.G. 7594 s.k. ile değişik) (Yürürlük:
Yayımını takip eden ödeme döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihi)
Dereceler Göstergeler
1 27.288
2 25.385
3 23.485
4 21.578
5 19.673
6 17.820
Ancak, herhangi bir sigortalılık statüsüne tabi
çalışmaları olanlara bağlanacak ilk aylığın tutarı, aylık bağlanmasına ilişkin
şartlar aranmaksızın bu aylığa hak kazanıldığı tarihteki unsurlar ve mevcut
hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli veya yaşlılık aylığının % 25
artırımlı tutarından az olamaz. Bunlardan aylık başlangıç tarihinden önce
ilgili mevzuatı uyarınca aylık bağlanmış olanlara, durumuna göre belirlenecek
gösterge rakamı karşılığı bulunacak aylık miktarından az olmamak üzere, aylık
başlangıç tarihinde ödenmekte olan veya aylıkları kesilmiş olanlar için
ödenebilecek emekli, yaşlılık veya malullük aylıkları % 25 oranında artırılır.
Bu madde uyarınca aylık bağlananlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uygulanır. Bu aylıklar, vefatları
halinde, anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın, 5510 sayılı Kanunun
34 üncü maddesi esas alınarak hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal
ettirilir. Bu şekilde aylığa hak kazanılmasından önce geçen her türlü
sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile
bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri;
aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi
olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmez ve sonradan geçen sigortalılık veya
çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı
bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir
çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu şekilde aylık
bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı olanlara, ikramiyeye esas hizmet süreleri için
ayrıca emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları
için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
Bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu
yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenlere,
karar tarihini takip eden aybaşından itibaren ilgisine göre bu Kanunun 21 inci
maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır ve bu madde hükümlerine göre
bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğü aylığının başladığı tarihten itibaren
kesilir. Bunlardan emekli ikramiyesine hak kazanacak olanların emekli
ikramiyesinin hesabında daha önce ikramiye ödenen süreler dikkate alınmaz. Bu
Kanunun 21 inci maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup,
kontrol muayenesi sonucunda maluliyetlerinin sona erdiğine karar verilenlerden
bu madde kapsamına girenlere, vazife malullüğü aylığına hak kazanıldığı
tarihteki mevcut hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık katsayısı ile varsa
almakta oldukları aylıklar esas alınarak birinci fıkra uyarınca hesaplanacak
tutarın; aylık artışları ile artırılması sonucu bulunacak tutar üzerinden
vazife malullüğünün kesildiği tarihten itibaren bu madde hükümleri uyarınca
aylık bağlanır. Ancak, bu kapsamda aylık bağlanması sebebiyle ikramiye ödenmez.
Bu madde kapsamında aylık bağlananlardan 6/2/2018
tarihli ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler
Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 14
üncü maddesi kapsamında bulunmayanlar; aylık bağlanmasına ilişkin hükümler
hariç olmak üzere 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara
Vatanî Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun
kapsamındakiler için ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanır. (18.08.2026 / 33344 R.G. 7594 s.k. ile
eklenmiştir)
Bu maddedeki hükümler saklı kalmak kaydıyla bağlanan
bu aylıklar hakkında vazife malullüğü aylığı hükümleri uygulanır ve Sosyal
Güvenlik Kurumunca bağlanan aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye
Bakanlığından tahsil edilir.
EK MADDE 4- (31.07.2018/30495 sayılı R.G. yayımlanan
7145 sayılı Kanunla eklenmiştir) 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım
Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile
Milli Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve
iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah
ruhsatları iptal edilir, bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile
Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 8 inci maddesine göre ilgili idarelerce işlem
tesis edilir. Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması
hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin
mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Geçici Hükümler
Geçici Madde
1 - 8/4/1991 tarihine kadar işlenen
suçlar sebebiyle;
a) Verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu durumda
olanlar 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne
göre çekmeleri gereken cezalarının on yılını,
b) Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanlar
çekmeleri gereken cezalarının sekiz yılını,
c) Diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahküm
edilmiş olanlar hükümlülük süresinin beşte birini,
Çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına
bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı
süreler de hesaba katılır.
Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı
Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.
Geçici Madde
2 - 8/4/1991 tarihine kadar işlenen
suçlar sebebiyle tutuklu olan sanıklardan;
a) Hazırlık tahkikatında, iddianameye esas olan suçun
vasfına,
b) Son tahkikatta, iddianamede beyan olunan suça veya
değişen suç vasfına,
Göre Kanunda belirtilen cezanın asgari haddi esas
alınmak suretiyle geçici 1 inci maddede belirtilen süreler kadar tutuklu
kaldıkları anlaşılanlar, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren otuz gün
içerisinde,
1. Hakkında kamu davası açılmamış tutuklu sanıklar
savcılıklarca,
2. Hakkında kamu davası açılmış tutuklu sanıklar
ilgili mahkemelerce,
3. Dosyaları Yargıtayda veya Askeri Yargıtayda
bulunanlar ilgili dairesince veya Başsavcılıklarınca,
Salıverilirler.
Haklarında kamu davası
açılacaklar ile daha önce kamu davası açılmış olan sanıkların yargılamaları
yapılır. (…)[37] Yapılan yargılama sonunda mahkümiyete
ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip
haklarında Kanunun Geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartla salıverilme
hükümleri uygulanır.
Geçici Madde
3 - Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra,
Geçici 1 inci madde hükümlerinden istifade edecek olanlar, cezaevinin
disiplinini bozucu hareketlerinden dolayı disiplin cezası aldıkları takdirde,
Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair
Tüzük hükümlerine göre disiplin cezaları kaldırılmadığı sürece, Geçici 1 inci
madde hükümlerinden istifade edemezler.
Geçici Madde
4 - 8/4/1991 tarihine kadar;
a) (İptal: Ana. Mah.nin 19/7/1991
tarih ve E: 1991/15, K: 1991/22 sayılı Kararı ile)
b) (İptal: Ana.Mah.nin 19/7/1991 tarih
ve E: 1991/15, K : 1991/22, 8/10/1991 tarih ve E: 1991/34, K: 1991/34 ve
31/3/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararları ile)
c) Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının "Devlet
İdaresi Aleyhinde İşlenen Cürümler" başlıklı üçüncü babında yer alan
hükümlere aykırı hareket edenler ile Bankalar Kanununa aykırı hareketle
bankalardan haksız ve usulsüz para alanlar, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve
Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler;
usulsüz,yolsuz ve gerçek dışı işlemlerle ihracat, ithalat ve yatırım teşvikleri
suretiyle vergi iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri adlarla kamu
kaynaklarından haksız menfaat temin edenler, yukarıda belirtildiği şekilde
haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıkları ve bunların
fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızın ödemedikleri takdirde,
d) Askeri Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58 ve 59 uncu
maddelerine giren suçları işleyenler,
Hakkında bu Kanunun Geçici 1 inci maddesi hükümleri
uygulanmaz. Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları
yerine getirilmez. Bu hükümlüler hakkında;
Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını; müebbet
ağır hapis cezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı
cezalara mahküm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü; çektikleri
takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın
şartla salıverilirler.
Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı
süreler de, hesaba katılır.
Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı
Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.
Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci
maddeye yapılan atıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler
hakkında da uygulanır.[38]
Geçici Madde
5 - 403 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 25 inci maddesinin (g) bendi gereğince Türk vatandaşlığı
kaybettirilenlerin bu Kanunun geçici maddeler hükümlerinden istifade
edebilmeleri için bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde
yurda girişlerinde herhangi bir şart aranmaz ve hudut kapılarından girişleri
engellenemez.
Geçici Madde
6 - Özel infaz kurumu binaları inşa
edilinceye kadar terör suçundan tutuklu veya hükümlü olanlar diğer infaz
kurumlarında muhafaza edilir.
Geçici Madde
7 - Bu Kanunun 17 nci maddesi hükmü,
bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu Kanun kapsamına giren suçları
işleyenler hakkında uygulanır.
Geçici Madde
8 - Bu Kanunun 21 inci maddesi,
1/1/1968 tarihinden itibaren bu madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde
yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanır.
Geçici Madde
9 - (İptal: Ana.Mah.'nin 31/3/1992 tarih ve E.: 1991/18, K.:
1992/20 sayılı Kararı ile.)[39]
Geçici Madde 10- (Ek: 15/7/2003 -
4928/21 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3713 sayılı Kanunun 8
inci maddesi kapsamına giren suçlardan dolayı;
1. - Yürütülen hazırlık soruşturmalarında Cumhuriyet
savcılıklarınca takipsizlik kararı verilir.
2.- a) Haklarında kamu davası açılmamış tutuklu
sanıklar Cumhuriyet savcılıklarınca,
b) Haklarında kamu davası açılmış tutuklu sanıklar
ilgili mahkemelerce,
Salıverilirler.
3.- a) Henüz Yargıtaya gönderilmemiş veya Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar hakkında hükmü veren mahkemece,
b) Yargıtayda bulunan dosyalar ilgili ceza dairesince,
c) Cezaları infaz edilmekte olan hükümlülerin
dosyaları hükmü veren mahkemece,
Acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 2 nci
maddesi dikkate alınmak suretiyle karara bağlanır.
Geçici Madde
11- (Ek: 4/7/2012-6353/77 md.)
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu maddeyi düzenleyen Kanun ile 21
inci maddeye eklenen haller sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce malul olanların kendileri, hayatını kaybedenlerin ise dul
ve yetimleri, müracaatları üzerine bu Kanunun durumlarına uygun hükümlerinden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren
yararlandırılırlar. Anılan maddenin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamına giren er ve erbaşlar yönünden aylıkların yeniden
belirlenmesinde müracaat şartı aranmaz.
21 inci madde kapsamına girenlerden, daha önce her ne şekilde olursa olsun
devam eden yargı süreçleri ve icrai takibatlardan feragat edenler, ilgili kuruma başvurmaları durumunda bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren 21 inci
madde ile sağlanan durumlarına uygun haklardan yararlandırılır. Davalardan feragat
edilmesi halinde mahkemelerce ilgili kurum lehine hükmedilecek vekalet ücretleri ilgili kurumca
tahsil edilmez.
Bu madde esas alınarak geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat
farkı ile ikramiye ve ikramiye farkı ödenmez ve geriye dönük hak talep edilemez.
Geçici Madde
12- (Ek: 4/7/2012-6353/78 md.)
Bu maddeyi düzenleyen
Kanunla değiştirilen ek 1 inci maddede
belirtilen haller sebebiyle bu maddenin yürürlük tarihinden önce malul olanların kendileri,
hayatını kaybedenlerin ise hak sahibi yakınları ek 1 inci maddedeki usul ve
esaslar çerçevesinde anılan maddeyle getirilen haklardan yararlanır.
Geçici Madde
13- (Ek: 12/7/2013-6495/87 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci
madde kapsamında istihdam hakkı bulunanlardan kırk beş yaşını doldurduğu için
istihdam hakkından yararlanamayacak olanlar, söz konusu maddede öngörülen
yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığına[40] müracaat etmeleri şartıyla bir defaya mahsus olmak
üzere mezkûr maddede belirtilen istihdam hakkı sınırlamaları çerçevesinde
yararlandırılır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ek 1 inci madde
kapsamına girenler ile bu maddenin birinci fıkrasında belirtilenlerden Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığınca[41] hak sahibi olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri
Devlet Personel Başkanlığınca 2015 yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır.
Hak sahiplerinin atama teklifleri; ek 1 inci madde kapsamına giren kurum ve
kuruluşların dolu kadro ve pozisyon sayısının, kurumların toplam dolu kadro ve
pozisyon sayısına oranı esas alınmak suretiyle hak sahiplerinin kamu kurum ve
kuruluşlarına dengeli dağılımı gözetilerek Devlet Personel Başkanlığınca kura
usulü ile gerçekleştirilir. Hak sahiplerinin atamasının yapılacağı kadro veya
pozisyonun belirlenmesinde ek 1 inci maddede öngörülen usul uygulanır. Bu madde
kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar, ek 1 inci maddede
öngörülen yönetmelikte düzenlenir. Kura sonucu yapılacak atamalarda atama
teklifleri ile birlikte atama teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına diğer
kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın
kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu kadro ve pozisyonlar
mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere eklenmiş sayılır. Bu
şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalması
hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
Bu madde uyarınca yapılan atamalar, ek 1 inci maddede
belirtilen hak sahiplerinin atanması için ayrılması gereken %2 oranındaki kadro
ve pozisyon sayılarının hesabında dikkate alınmaz.
Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce ek 1 inci maddeye göre yapılan başvurularda bu madde
hükümleri uygulanır. (19.02.2014 tarihli, 28918 sayılı R.G. 6518 s.k. ile değişik)
Bu madde ile ek 1 inci madde kapsamında 31/12/2015
tarihine kadar yapılacak atamalar, yılı merkezi yönetim bütçe kanunlarında yer
alan kısıtlamalara tabi tutulmaz.
GEÇİCİ MADDE 14-(06.03.2014 tarihli, 29833 Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile
eklenmiştir) Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ile
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi
uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.
Kaldırılan bu ağır ceza
mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki
suçların soruşturmasında görevlendirilen hâkim ve Cumhuriyet savcıları,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, beşinci fıkra uyarınca devirlerin
tamamlanmasından itibaren on gün içinde müktesepleri dikkate alınarak uygun
görülecek bir göreve atanırlar.
Bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen
Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturma dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına devredilir.
6352 sayılı Kanunun geçici 2
nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemelerinde ve bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi
uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde derdest bulunan dosyalar, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya
devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere devredilir. Bu mahkemelerce
verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde
bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur.
Üçüncü ve dördüncü fıkralar
uyarınca yapılacak devir işlemleri, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza
mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ile Cumhuriyet savcıları tarafından bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.
Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar, gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar
vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca,
bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerince verilip henüz gerekçesi
yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç on beş gün içinde yazılır. Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve
kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetler ile diğer evrak ve dokümanlar
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenecek mahkeme veya
mahkemelere devredilir ve müteakip işlem ve talepler bu mahkemelerce yerine
getirilir veya karara bağlanır.
Mevzuatta Ceza Muhakemesi
Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır
ceza mahkemeleri ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış atıflar ağır
ceza mahkemelerine; bu mahkemelerin üyelerine yapılmış atıflar Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Ankara Ağır Ceza Mahkemesine yapılmış
sayılır. Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci
fıkrası kapsamına giren suçlar ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu
maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren suçlara yapılan atıflar, Türk Ceza
Kanununda yer alan;
a) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya
suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçuna,
b) Haksız ekonomik çıkar
sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit
uygulanarak işlenen suçlara,
c) İkinci Kitap Dördüncü
Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlara (305, 318, 319,
323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),
yapılmış sayılır.
Bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi kapsamına giren suçlarla
ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmış olan
davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında
soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden bahisle
durma veya düşme kararı verilemez.
GEÇİCİ MADDE 15- Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce, ek 1 inci madde kapsamında göreve başlayan personelden, Devlet
Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim
durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki cetvellerde yer alanlar, bu unvanlara ilişkin kadro veya
pozisyonlara kamu kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanırlar.
İhraz etmiş bulundukları kadroların atandıkları kamu kurumlarında olmaması
halinde ilgililer asli memurluğa atandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere
diğer kanunlarda yer alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmaksızın
kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanabilir. (27.07.2016
tarih ve 29783 2. Mükerrer sayılı R.G. KHK/668 ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE
16- Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla 21 inci maddenin birinci fıkrasının mülga (ı) bendi kapsamında
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan burs almakta olanların bursları,
normal öğrenim sürelerinin sonuna kadar ilgili mevzuat hükümlerine göre
verilir. Söz konusu bende istinaden
yargı mercilerinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu aleyhine açılan
davalardan feragat edilmiş sayılır. Feragat
nedeniyle mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez,
verilmiş olan kararlar üzerine ayrıca herhangi bir işlem yapılmaz.[42] (29.10.2016
tarihli, 29872 sayılı R.G. KHK/676(08.3.2018/30354
R.G. 7070 s.k.) ile eklenmiştir)
GEÇİCİ MADDE
17- Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri
kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul
sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte bulunanlara, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hizmet süreleri, unsurlar ve memur aylık
katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak ek 3 üncü madde
hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddenin yürürlüğe girdiği takip
eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. (23.01.2017 tarihli ve 29957
sayılı R.G. KHK/684 (08.3.2018/30354 MÜKERRER R.G. 7074 S.K.) ile eklenmiştir)
GEÇİCİ
MADDE 18- Bu Kanunun ek 1
inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan
maluller ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre
tazminat hakkından yararlandırılanlardan bizzat istihdam hakkından yararlanarak
bu maddenin yayımı tarihinden önce hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara
atanan ve halen bu unvanda görev yapanların bu maddenin yayımını takip eden
ayın 14'ü itibarıyla kadro ve pozisyon unvanları başka bir işleme gerek
kalmaksızın memur olarak değiştirilmiş sayılır. (05.12.2017 tarih ve
30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile eklenmiştir)
GEÇİCİ
MADDE 19- (31.07.2018/30495 sayılı R.G. yayımlanan 7145 sayılı Kanunla eklenmiştir)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl[43]
süreyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde
işlenen suçlar bakımından:
a)
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için
zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren kırk sekiz saati, toplu olarak
işlenen suçlarda dört günü geçemez. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya
dosyanın kapsamlı olması nedeniyle gözaltı süresi, birinci cümlede belirtilen
sürelerle bağlı kalmak kaydıyla, en fazla iki defa uzatılabilir. Gözaltı
süresinin uzatılmasına ilişkin karar, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine
yakalanan kişi dinlenilmek suretiyle hâkim tarafından verilir. Yakalama emri
üzerine yakalanan kişi hakkında da bu bent hükümleri uygulanır.
b)
Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı
ortaya çıktığında bu işlem, Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcısının
yazılı emri üzerine kolluk tarafından yapılabilir.
c)
1. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara
bağlanabilir.
2.
Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesi ile
birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilir.
3.
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 108 inci maddesi
uyarınca yapılan tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya
üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle
resen yapılır. (12.01.2023 / 32071 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesinin 30.06.2022
tarihli, E:2018/137, K: 2022/86 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir)
GEÇİCİ MADDE 20- (18.08.2026 / 33344 R.G. 7594 s.k. ile
eklenmiştir. Yürürlük: 1/9/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihi) Bu Kanun kapsamında
yürütülen terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında;
a) Terör eylemleri sonucu ateşli silah mermi
çekirdeği, şarapnel veya benzeri mühimmatın vücutta penetran yaralanmaya neden
olduğu ya da ateşli silah, el yapımı patlayıcı (EYP), mayın, havan, roket, el
bombası, şarapnel veya benzeri patlayıcı mühimmatın etkisiyle veya bunların
oluşturduğu blast ve termal etki sonucu meydana gelen yaralanmaların,
b) Terör örgütü mensuplarının kesici, delici, ezici
veya benzeri yakın muharebe niteliğindeki saldırıları sonucu meydana gelen
yaralanmaların,
Adli Tıp Kurumunca kullanılan tıbbî değerlendirme
ölçütleri esas alınarak, olay tarihindeki yaralanmalarının hafif nitelikte
olmayan yaralanma niteliği taşıdığı ve olay ile yaralanma arasında illiyet bağı
bulunduğu en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporuyla
tespit edilenlerden; malul sayılmayan veya 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Mâlûllüklerinin Nevileriyle
Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılmayan Türk
Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının
erbaş ve erler dâhil askerî personeli, Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları,
Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik
korucularının kendilerine olay tarihindeki mensubu oldukları kuruma bu madde
kapsamında yaptıkları başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından 17.135 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile
çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanır. Bu madde kapsamında Sosyal
Güvenlik Kurumunca ödenen aylıklar, faturası karşılığında iki ay içerisinde
Hazineden tahsil edilir.
Birinci fıkra kapsamında yer alanların başvurusu
üzerine olay tarihinde mensubu olunan kurum tarafından, yaralanmanın bu madde
kapsamında olabileceğinin değerlendirilmesi halinde ilgili bilgi ve belgeler
ile birlikte kişi Sağlık Bakanlığınca belirlenen hastanelere sevk edilir.
İlgili hastanelerce, olay tarihindeki yaralanmanın bu madde kapsamında olup
olmadığına ilişkin, mevcut tıbbi kayıtlar ve diğer sağlık belgeleri esas
alınarak sağlık kurulu raporu düzenlenir ve ilgili kuruma gönderilir. Bu amaçla
düzenlenecek olan sağlık raporlarından ücret alınmaz. Bu madde kapsamında
olduğu tespit edilenlere ilişkin sağlık kurulu raporu ile diğer bilgi ve
belgeler aylık bağlanması amacıyla ilgili kurum tarafından Sosyal Güvenlik
Kurumuna gönderilir.
Bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu
yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenler ile ek
3 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında derece tespiti yapılanlar hakkında,
karar tarihini takip eden ay başından itibaren ilgisine göre 21 inci maddenin
birinci fıkrası ile ek 3 üncü madde hükümleri uygulanır ve bu madde hükümlerine
göre bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğü aylığının ya da ek 3 üncü madde
kapsamındaki aylığın başladığı tarihten itibaren kesilir.
Bu madde kapsamında aylık bağlananlar, aylık
bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için ilgili
mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanır.
Bu madde hükümleri, yalnızca bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar hakkında bir defaya mahsus
uygulanır. Bu tarihten sonra meydana gelen olaylar bakımından bu madde kapsamında
yeni başvuru yapılamaz.
Bu madde kapsamındaki başvurular, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgililer tarafından olay tarihinde
mensubu oldukları kurumlara yapılır.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
Madde 23 - a) 2 sayılı Hıyaneti Vataniye Kanunu,
b) 6187 sayılı Vicdan ve Toplanma Hürriyetlerinin
Korunması Hakkında Kanun,
c) 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri,
d) 2908 sayılı Dernekler Kanununun 5 inci maddesinin 7 ve 8 numaralı
bentleri ile 6 ncı maddesinin 2 numaralı bendi,
e) 2932 sayılı "Türkçeden Başka Dillerle Yapılacak Yayınlar Hakkında
Kanun",
Yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
Madde 24 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 25 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
12/4/1991 TARİHLİ VE 3713
SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
1) 27/10/1995 tarih ve 4126
sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde - 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesi uyarınca mahkum
edilenlerin dosyaları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde hükmü veren mahkemece ele alınarak, bu Kanunun 1 inci maddesiyle 3713
sayılı Kanunun 8 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle mahkumiyet sürelerinin
yeniden belirlenmesine ve 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü ve 6
ncı maddelerinden yararlanma durumları hakkında gerekli karar verilir.
7227-7231
3713 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ
GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe
giren maddeler giriş tarihi
________
___________________________________________________ __________
3871 - 20/3/1993
3842 - 1/12/1992
4082 - 8/3/1995
4126 - 30/10/1995
4131 2 nci maddesi 12/4/1991
tarihinde
Diğerleri 16/11/1995
4178 - 4/9/1996
4211 - 19/11/1996
4404 - 10/7/1999
4666 - 5/5/2001
4744 - 19/2/2002
4928 - 19/7/2003
4963 - 7/8/2003
[1] 2/7/2012
tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan "ve
örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
[2] 29/6/2006
tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, 1 inci maddenin başlığı
''Terör ve örgüt tanımı", 4 üncü maddenin başlığı "Terör amacı ile işlenilen
suçlar" iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
[3] 29/6/2006
tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada geçen geçen
"beşmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para" ibaresi "bir
yıldan üç yıla kadar hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[4] Bu fıkrada
yer alan "sahipleri ve" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 18/6/2009
tarihli ve E.:2006/121, K.:2009/90 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
[5] 11/4/2013
tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan "onbin"
ibaresi "beş bin" olarak değiştirilmiştir.
[6] Cümle (24.10.2019 tarihli, 30928 sayılı R.G. / 7188 s.k. ile
eklenmiştir)
[7] Mülga; a)
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde,
kimliklerin gizlenmesi amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması.
[8] "220 nci
maddesinin altıncı" ibaresi "314 üncü maddesinin üçüncü"
olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[9] 29/6/2006
tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 8 ve 9 uncu maddesiyle, 9 uncu maddenin başlığı
"Görevli mahkeme" iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
[10] 2/7/2012 tarihli
ve 6352 sayılı Kanunun 75 inci maddesi ile bu maddenin başlığı "Soruşturma ve
kovuşturma usulü" iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
[11] "Müdafi
tayini" Başlığı 14.07.2016 tarihli, 29770 sayılı R.G.
6722 s.k.ile değiştirilmiştir
[12] Mülga fıkra;
Terörle mücadelede görev alan istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla
görevlendirilmiş diğer personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia
edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafi olarak
belirlediği en fazla üç avukatın ücreti ödenir ve bunlara avukatlık ücret
tarifesine bağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili kuruluşların bütçelerine
konulacak ödenekten karşılanır.
[13] 29/6/2006
tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 10 ve 12 inci maddesiyle 13 üncü maddenin
başlığı "Erteleme ve paraya çevrilme", 17 nci maddenin başlığı "Şartla
salıverilme" iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Daha sonra
26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle 13 üncü maddenin
başlığı "Seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme yasağı" iken metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
[14] "Başbakanlıkça" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[15] "Başbakanlıkça" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[16] "şerh
düşülmesine" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve bu kişilerin yardımlaşma kurum
ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına" ibaresi 29.10.2016 tarihli, 29872 sayılı
R.G. KHK/676 ile eklenmiştir.
[17] "bir yıl"
ibaresi "iki yıl" şeklinde 22.06.2017 tarihli, 30104
2.Mükerrer R.G. KHK/691(08.3.2018/30354 R.G. 7069 s.k.) ile değiştirilmiştir.
[18] 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan "sakatlanan" ibaresi "engelli hâle gelen" şeklinde değiştirilmiştir
[19] Bu arada yer alan
"Memur ve" ibaresi, 29/6/2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
[20] Birinci ve ikinci cümleler 25.08.2017 tarih
ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile
değişik
[21] 5510 sayılı
Kanunun 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 64 üncü maddesiyle değişik 106
ncı maddesiyle; (f) bendinde yer alan "ve tedavi
ettirilirler" ile (g) bendinde yer alan "ve tedavileri yaptırılır"
ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
[22] "Bu fıkra
kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar
neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu
görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak
kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin
birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu
derecenin birinci kademesindeki "Memur" unvanlı kadrolarda bulunanların emekli
keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı
tutarından düşük olamaz ve bunlar için 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı unvan ve
derece başlangıç olarak esas alınır ve derece yükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın
yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılır." cümlesi 18.08.2026
/ 33344 R.G. 7594 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır. (Yürürlük: Yayımını takip eden ödeme döneminden
geçerli olmak üzere yayımı tarihi)
[23] 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu bentte yer alan
"sakatlanarak" ibaresi "engelli hâle gelerek" şeklinde
değiştirilmiştir.
[24] Mülga; ı)
Terörle mücadeleden dolayı köyleri boşaltılan üniversite çağındaki öğrencilere
ve ölenlerin çocuklarına yüksek öğrenimleri süresince Devletçe karşılıksız burs
verilir. (Ek: 13/11/1995 - 4131/1 md.; Değişik:
29/6/2006-5532/15 md.)
[25] "ve yedek
astsubay" ifadesi 26.06.2019 tarihli, 30813 sayılı R.G.
7179 s.k. ile eklenmiştir
[26] 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
"sakatlanan" ibaresi "engelli hâle gelen" şeklinde
değiştirilmiştir.
[27] Mülga; 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV)
sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı
kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel
pozisyonlarının ve sürekli işçi kadrolarının %2'sini aşağıdaki hükümlerde
belirtilen hak sahiplerinin istihdamı için ayırmak ve bu madde hükümleri
çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca[27] hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel
Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça atama teklifi yapılanları atamak
zorundadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, ilgili mali yılda 190
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 7 nci maddesi kapsamında yapabilecekleri
toplam atama sayılarının ne kadarını bu madde kapsamında yapılacak atamalar
için ayıracağı ve buna ilişkin diğer hususlar Başbakan onayı ile belirlenir.
[28] "mensup
personeli," ibaresi "mensup personeli ve ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve
koruma başmemuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı ceza infaz kurumu
personeli," olarak 05.04.2023 /
32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[29] "anne,
baba veya" ibaresi 26.04.2016 tarih ve 29695
sayılı R.G. 6704 s.k.ile eklenmiştir.
[30] "Bir
başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar." ibaresinden
sonra gelmek üzere "terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca
Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,
oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı
olduğu ilgili valilerce tespit edilenler," ibaresi (01.09.2016 tarih ve 29818 2. mükerrer R.G. KHK/674 ile eklenmiştir)
[31] Mülga altıncı
fıkra; Hak sahiplerinden ilköğretim,
ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadrolara; ortaöğretim ve
yükseköğretim mezunu olanların ise memur unvanlı kadrolara atama teklifleri
Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi
kadrolarına yapılacak atama tekliflerinde ise hak sahiplerinin bu fıkra
uyarınca öğrenim durumları itibarıyla atanabilecekleri kadro unvanları dikkate
alınarak Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen aynı veya eşdeğer unvanlı
pozisyon ve kadrolar esas alınır.
[32] Mülga; Bu
madde kapsamında göreve başlayan personel, Devlet Personel Başkanlığı
tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla
ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara, kamu kurum ve
kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanabilirler. (26.04.2016
tarih ve 29695 sayılı R.G. 6704 s.k.ile değişik)
Mülga
7.fıkra; Kamu kurum ve kuruluşları bu
madde kapsamında atama yapılması amacıyla ayırdıkları %2 oranındaki kadro ve
pozisyonların unvan ve sayısını her yılın şubat ve ağustos aylarının son gününe
kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. Bu madde kapsamında atama teklifi
yapılarak göreve başlayanlar, niteliklerini taşıdıkları veya eğitim durumları
itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadro ve pozisyonlara, görev
yaptıkları kamu kurum ve kuruluşlarınca atanabilir.
(Son cümle 19.02.2014 tarihli, 28918 sayılı R.G. 6518 s.k. ile eklenmiştir)
[33] 27.07.2016
tarih ve 29783 2. Mükerrer sayılı R.G. KHK/668 ile madde metninden
çıkarılmıştır
[34] 27.07.2016
tarih ve 29783 2. Mükerrer sayılı R.G. KHK/668 ile 3.cümle eklenmiştir
[35] (2.ve3.cümleler 26.04.2016 tarih ve 29695 sayılı R.G. 6704
s.k.ile değişik)
[36] "İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî
Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak
suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde
Devlet Personel Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken hazırlanan
ve Bakanlar Kurulunca" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700
ile değişik)
[37]
[38] Bu maddenin
ikinci fıkrasındaki "Duruşmalara gelmeyen sanıkların savcı veya hakim
huzurunda alınmış mevcut beyanları ile yetinilir." hükmü Ana. Mah.'nin
31/3/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup,
iptal hükmü, sözkonusu kararın yayımı tarihi olan 27 Ocak 1993 tarihinden
başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.
[39] Sözkonusu
Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/1/1993 tarihinden
başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.
[40] "İçişleri
Bakanlığına" ibaresi "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına" şeklinde (19.02.2014 tarihli, 28918 sayılı R.G. 6518 s.k. ile değişik)
[41] "İçişleri
Bakanlığınca" ibaresi "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca" şeklinde (19.02.2014 tarihli, 28918 sayılı R.G. 6518 s.k. ile değişik)
[42] 29 Kasım 2019
Tarihli ve 30963 Sayılı Resmi Gazete Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 Tarihli ve
E: 2018/73, K: 2019/65 Sayılı Kararı ile iptal edilmiştir
[43] "üç yıl"
ibaresi "dört yıl" olarak 28.07.2021
/ 31551 sayılı R.G. 7333 s.k. ile değiştirilmiştir.