Çıkar Amaçlı Suç örgütleriyle Mücadele Kanunu : 01.06.2005 tarihi itibariyle (Mülga)
ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNU
Kanun No. 4422 Kabul Tarihi: 30.7.1999
R.G Sayısı: 23773 R.G Tarihi:01.08.1999
Kaçakçılık ve
Kaçakçılığa Konu Organize Suçlarla Mücadeleye İlişkin Görev ve Çalışma
Yönergesi
5320 Sayılı Kanun ile 01.06.2006 tarihi itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.
Çıkar
amaçlı suç örgütü
MADDE
1.- Doğrudan veya dolaylı biçimde bir
kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu
hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat
işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst
yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini veya
artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak,
seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya tehdit
uygulamak veya kişileri kendilerine tabi kılmaya zorlamak veya mensupları
arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak suretiyle
yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt
kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya
bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte
üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Örgüt silahlı ise, yukarıda yazılı hallerde
verilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. Henüz hiç bir silahlı eyleme
teşebbüs edilmemiş olsa bile, silahlar veya patlayıcı maddeler örgütün amaçları
doğrultusunda hazırlanmış veya elde bulundurulmuş ise, örgüt silahlı sayılır.
Suç faili, memur veya kamu hizmetiyle görevli
kimse ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarıdan bir katına kadar
artırılır.
Suçun işlenmesine ayrılan veya suçun
işlenmesinde kullanılan veya suçtan doğan değer veya ürünlerin veya bunlar
yerine geçen şeylerin ve müsaderesi gereken her türlü eşyanın gelirlerinin veya
suçtan doğan her türlü yararın Devlete intikaline hükmolunur.
Bu madde hükümleri, nasıl adlandırılırsa
adlandırılsın, amaçları yukarıda tanımlanan örgütle aynı olan ve yıldırma veya
korkutma veya sindirme gücünü kullanan açık veya gizli örgütlere de uygulanır.
Örgüt mensuplarınca veya örgüt adına örgüt
üyesi olmayanlar tarafından birinci fıkrada gösterilen amaçları gerçekleştirmek
üzere işlenen suçların ve 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun
296 . maddesinde öngörülen cürümün cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır.
Bu Kanunda öngörülen suçları işleyen veya
örgütlerin eylemlerini, amaçlarını, hedeflerini, bu kişi veya örgütlere haksız
çıkar sağlamak veya örgütün korkutma, sindirme, yıldırma gücünü artırmak amacıyla
yazılı, sesli veya görsel yayın araçlarıyla yayımlanan veya her ne suretle
olursa olsun propagandasını yapan hakkında iki yıldan dört yıla kadar ağır
hapis ve bir milyar liradan beş milyar liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur. Ayrıca yayın organının faaliyetlerinin bir günden üç güne kadar
durdurulmasına karar verilir.
İletişimin
dinlenmesi veya tespiti
MADDE 2.- Bu
Kanunda öngörülen suçları işleme veya bunlara iştirak yahut işlendikten sonra
faillere her ne suretle olursa olsun yardım veya aracılık veya yataklık etme
kuşkusu altında bulunan kimselerin kullandıkları telefon, faks ve bilgisayar
gibi kablolu, kablosuz veya diğer elektromanyetik sistemlerle veya tek yönlü
sistemlerle alınan veya iletilen sinyalleri, yazıları, resimleri, görüntü veya
sesleri ve diğer nitelikteki bilgileri dinlenebilir veya tespit edilebilir.
Tespit edilenler mühürlenerek yetkililerce zapta bağlanır.
İletişimin dinlenmesine veya tespitine ilişkin
kararlar, ancak kuvvetli belirtilerin varlığı halinde verilebilir.
Başka bir tedbir ile failin belirlenmesi, ele
geçirilmesi veya suç delillerinin elde edilmesi mümkün ise, iletişimin
dinlenmesine veya tespitine karar verilemez.
Resmi veya özel her türlü iletişim
kuruluşlarının tuttukları, iletişimin içeriği dışında kalan kayıtlar hakkında
da yukarıdaki hükümler uygulanır.
Dinleme veya tespite veya kayıtların
incelenmesine hakim karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
Cumhuriyet savcısı da bu hususlarda yetkilidir. Hakim kararı olmaksızın yapılan
bu gibi işlemlerin yirmi dört saat içinde hakim kararına bağlanması şarttır.
Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir
Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.
Dinleme ve tespit kararları en çok üç ay için
verilebilir, bu süre en çok iki defa üçer aydan fazla olmamak üzere
uzatılabilir.
İletişimin dinlenmesi ve tespiti sırasında bu
Kanunda öngörülen suçların işlendiğine ilişkin şüphe ortadan kalkarsa, tedbir
Cumhuriyet savcısının tarafından kaldırılır. Bu gibi hallerde tedbir uygulaması
sonucu elde edilen veriler, Cumhuriyet savcısının denetimi altında derhal ve
nihayet on gün içinde yok edilir ve durum bir tutanakla belirlenir.
Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği
kolluk mensubu, iletişim kurum ve kuruluşlarında görevli veya böyle bir
hizmetti vermeye yetkili olanlardan dinleme ve kayda alma işlemlerinin
yapılmasını ve bu amaçla cihazların kurulmasını istediğinde, bu istem derhal
yerine getirilir ve işlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat bir
tutanakla saptanır.
Gizli
izleme
MADDE 3.- Bu
Kanunda öngörülen suçları işlediklerinden kuşku duyulanların mesken, ikametgah,
işyeri veya kamuya açık yerlerdeki her türlü faaliyetleri, teknik araçlarla
gizli olarak gözetlenebilir, izlenebilir, ses ve görüntü kaydına alınabilir.
Kayıt
ve verilerin incelenmesi
MADDE 4.- Bu
Kanunda öngörülen suçların veya delillerinin ortaya çıkarılması için, suçların
işleniş biçimlerine benzer tutum ve davranışlarda bulunan kişilere ilişkin yer,
kuruluş, çevre ve kurumdaki, Devletin ulusal güvenliği bakımından gizli kalması
zorunlu olanlar hariç her türlü resmi ve özel kayıtlarla bilgisayar verileri
incelenebilir.
Gizli
görevli kullanılması
MADDE 5.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçların soruşturulmasında, diğer tedbirlerin yeterli
olmadığının anlaşılması halinde, kamu görevlileri gizli görevli olarak
kullanılabilir.
Gizli görevli gerektiğinde örgüt içine de
sızarak, gözetlemek, izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve
suçlarla ilgili diğer delil, iz, eser ve emareleri toplamakla yükümlüdür.
Gizli görevli, 1 . maddede yazılı suçları
işlediğinden şüphe edilen bir veya birden çok kişinin gözetlenmesi ile
görevlendirildiğinde, bu kişilerin evvelce suç işlemiş olması veya bu Kanunda
öngörülen suçları işlemesi tehlikesinin varlığını gösteren somut belirtilerin
bulunması veya suç işlemeyi meslek veya alışkanlık haline getirmiş olmaları
gereklidir.
Gizli görevli, görevlendirildiği örgütün
işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulamaz. Gizli görevli görevini yerine
getirirken suç işleyemez.
Gizli görevlinin kimliği saklı tutulur.
Bu maddenin uygulanması, gizli görevlinin
kendisinin ve aile bireylerinin güvenlikleri yönünden benzeri bir göreve
atanması için gerekli hususlar,
İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle belirlenir.
Hak ve
alacaklara ilişkin tedbirler
MADDE 6.-
13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; bu
Kanunun 1 . maddesinde yazılı suçları işlediğine dair kuvvetli şüpheler bulunan
kişilerin bu Kanun kapsamındaki fiillerinden elde ettikleri hususunda kuvvetli
şüphe bulunan her türlü menkul ve gayri menkullerine soruşturma sırasında el
konulmasına; bankalar ve banka dışı mali kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel
kişiler nezdindeki, kiralık kasa mevcutları da dahil olmak üzere hak ve alacakları
üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, bir tevdi
mahalline yatırılmasına, hak ve alacaklar ile mal, kıymetli evrak, nakit ve
sair değerlerin idaresi için diğer tedbirlerin alınmasına karar verilebilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen mal varlığının
yurt içinde ve yurt dışında araştırılması, incelenmesi, tespiti ve değerlerinin
takdiri, ilgili Cumhuriyet savcılığınca istendiğinde, Maliye Bakanlığı Mali
Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yerine getirilir.
Birinci fıkrada belirtilen mal varlığının
meşruluğu anlaşıldığında el koyma tedbirine karar verilmez veya verilmiş olan
karar kaldırılır.
Sanık mahkum edildiğinde söz konusu mal
varlığı Devlete intikal eder.
Tanığın
ve görevlilerin korunması
MADDE 7.- Tanığın
kimliğinin veya meskeninin veya ikametgahının veya işyerinin bilinmesi, kendisi
veya başkaları için ciddi bir tehlike ihtimalini ortaya çıkarırsa;
a) Tanık için her türlü tebligatın yapılacağı
ayrı bir adres tespit edilebilir ve tanığın kimliği soruşturmanın her
aşamasında gizli tutulabilir.
b) Tanığın verdiği bilgilerden hareketle diğer
delillerin tespitinin mümkün olması halinde, kimliği soruşturmanın hiç bir
aşamasında açıklanmaz.
Tanığın dinlenmek suretiyle kimliğinin
açıklanması gerektiğinde, tanık hakkında 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 20 . maddesindeki hükümlerin uygulanmasına karar
verilebilir.
Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler,
muhbirler ve bu Kanunun kapsamına giren suçlara ait istihbaratta veya soruşturulmasında
görev alan kolluk amir ve memurları hakkında da uygulanır, kimlik bilgileri ile
görevine ve özel hayatına ilişkin bilgiler hiçbir şekilde açıklanamaz.
Kimlik, görev ve özel hayata ilişkin bilgileri
açıklayanlara veya açıklanmasına yardımcı olanlara bir yıldan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
İşlemlerin uygulanması
MADDE 8.- 3, 4, 5,
6 ve 7 . maddelerde öngörülen tedbir ve işlemlere ait kararların alınmasında ve
uygulanmasında 2 . maddedeki usul ve esaslara uyulur.
Yurtdışına
çıkma yasağı
MADDE 9.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçlarda, şüpheli veya sanıkların yurt dışına
çıkmalarının geçici olarak yasaklanmasına, hazırlık soruşturmasında hakim, son
soruşturma safhasında ise mahkemece karar verilebilir. Ancak, gecikmesinde
sakınca varsa Cumhuriyet savcısı da şüphelilerin yurt dışına çıkmalarının
geçici olarak yasaklanmasına karar verebilir. Bu karar derhal ve nihayet yirmi
dört saat içinde hakimin onayına sunulur. Hakim kararını yirmi dört saat içinde
açıklar; aksi halde Cumhuriyet savcısının kararı kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
Gizliliğin
ihlali, yetkililerin sorumluluğu ve cezalandırılması
MADDE 10.- Bu Kanun
gereğince yürütülen işlemler ve hazırlık soruşturması sırasında alınan kararlar
gizlidir. Gizliliği ihlal edenler hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 2 . maddesinin yedinci fıkrasına
göre imha edilmesi gereken verileri imha etmeyenler veya bu verileri
açıklayanlar veya her ne suretle olursa olsun kullananlar hakkında da aynı
cezaya hükmolunur.
Bu Kanunun uygulanması ile ilgili yetkilerin
suiistimal edilerek başka kanun hükümleri ihlal edilirse, o kanunlarda yazılı
cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır ve bu Kanunun 12 . maddesi hükümleri
uygulanır.
Yargılama
usulü
MADDE 11.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama görevi yetkili Devlet
Güvenlik Mahkemesince yerine getirilir. O yerde Devlet Güvenlik Mahkemesinin
birden fazla dairesi varsa, bu görev 1 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesine
aittir.
Bu Kanunda geçen hakim, yetkili Devlet
Güvenlik Mahkemesi yedek üyesidir.
Cumhuriyet savcısı ise yetkili
Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığıdır.
Bu Kanunda öngörülen suçların yargılanmasında,
bu Kanun hükümleri ve 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Tedbire
dönüştürme ve erteleme yasağı
MADDE 12.- Bu
Kanunda öngörülen suçlardan dolayı verilen cezalara 13.7.1965 tarihli ve 647
sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 ve 6 . maddeleri uygulanmaz.
Tutukluların
muhafazası, cezaların infazı ve şartla salıverme
MADDE 13.- Bu Kanun
kapsamına giren suçlardan tutuklananlar ile mahkum olanlar hakkında Terörle
Mücadele Kanununun 16 ve 17 . maddesi hükümleri uygulanır.
Pişmanlık
MADDE 14.- Terörle
Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar hariç, bu Kanunun öngördüğü suçlarda;
a) Ferden örgütle ilgili bir suç işlememiş
olup da, örgüt tarafından herhangi bir suç işlenmeden önce,
b) Hazırlık soruşturmasına başlandıktan sonra,
ferden örgütle ilgili bir suç işlememiş olanlardan örgüt ve fiilleri ve
mensupları hakkında bilgi vererek,
Örgütten çekilenler hakkında kovuşturma
yapılmaz.
c) Suçların icrasından sonra soruşturmaya
başlanmadan önce yetkili mercilere başvurup bilgi vererek suçluların
yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları sekizde bire kadar,
Suçların icrasından sonra hazırlık
soruşturması sırasında yetkili mercilere başvurup bilgi vererek suçluların
yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları altıda bire kadar,
İndirilir.
d) Son tahkikat sırasında başvurup bilgi
vererek suçluların yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları dörtte
bire kadar indirilir.
e) Örgütün yöneticileri hariç olmak kaydıyla,
hüküm kesinleştikten sonra başvurup bilgi vererek suçluların yakalanması
hususunda yardımda bulunanların cezaları yarıya kadar indirilir.
Örgütlere
yardım
MADDE 15.- Türk
Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümleri bu Kanunun kapsamına giren suçlar
hakkında da uygulanır.
Araştırma
ve tedbire ilişkin hükümlerin uygulanacağı diğer haller
MADDE 16.- Bu
Kanunun 2 ila 10 uncu maddeleri, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren
suçlarla, 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu, 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanun ve Türk Ceza Kanununun 403, 404 ve 406 . maddelerinde
yer alan suçlar teşekkül halinde işlendiğinde de uygulanır.
Saklı
hükümler
MADDE 17.- Türk
Ceza Kanununda ve diğer özel kanunlarda tanımlanmış olan örgütlü suçlar
hakkındaki hükümler saklıdır.
Yürürlük
MADDE 18.- Bu Kanun
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 19.- Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.