Türk Ceza Kanunu
5237 Sayılı TÜRK
CEZA KANUNU
Kabul Tarihi: 26.9.2004
Yayımlanması
12.10.2004
tarihli, 25611 sayılı R.G.
Yürürlük: 01.06.2005
Yürürlük ve Uygulama Şekli
Hakkında 5252 s.kanun
Anayasa
Mahkemesi Kararları 1 Yargıtay Kararları 1 Danıştay Kararları 1
Genelgeler 1 2 3 4 5 6 7
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
v BİRİNCİ KİTAP
v GENEL HÜKÜMLER (Madde 1-75)
v Ceza Kanununun amacı MADDE 1.
v Kanunun bağlayıcılığı MADDE 4.
v Zaman bakımından uygulama MADDE 7.
v Kanunun hükmü ve amirin emri MADDE 24.
v Suça teşebbüs MADDE
35.
v Suça İştirak MADDE
37.
v Eşya müsaderesi MADDE
54.
v Dava zamanaşımı MADDE
66.
v Ceza zamanaşımı MADDE
68.
v İKİNCİ KİTAP
v BİRİNCİ KISIM
v ÖZEL HÜKÜMLER (Uluslar arası
Suçlar) MADDE 76-80
v İKİNCİ KISIM
v ÖZEL HÜKÜMLER (Kişilere Karşı
Suçlar) MADDE 81-169
v Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi MADDE 121.
v Hakaret MADDE
125.
v Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret MADDE 129.
v Hileli iflâs MADDE
161.
v ÜÇÜNCÜ KISIM
v ÖZEL HÜKÜMLER (Topluma Karşı
Suçlar) MADDE 170-246
v Mühürde sahtecilik MADDE 202.
v Resmi belgede sahtecilik MADDE 204.
v Özel belgede sahtecilik MADDE 207.
v Resmi belge hükmünde belgeler MADDE 210.
v İhaleye fesat karıştırma MADDE 235.
v Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması MADDE 239
v Bilişim sistemine girme MADDE 243.
v DÖRDÜNCÜ KISIM
v ÖZEL HÜKÜMLER (Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler) MADDE 247-345
v Zimmet MADDE
247.
v İrtikap MADDE
250.
v Rüşvet MADDE
252.
v Görevi kötüye kullanma MADDE 257.
v Kamu görevinin terki veya yapılmaması MADDE 260.
v İftira MADDE
267.
v Yalan tanıklık MADDE
272.
v Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık MADDE 276.
v Yürürlük MADDE
344.
Türk
Ceza Kanunu
Kanun No. 5237 Kabul Tarihi : 26.9.2004
11.10.2004 tarihli, 25611 sayılı R.G.
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve
Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
MADDE 1. - (1) Ceza Kanununun amacı;
kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu
sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir.
Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları
ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik
ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç
saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik
tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici
işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza
içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren
hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde
eşitlik ilkesi
MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi
hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun
uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet,
siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal
köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve
hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
MADDE 4. - (1) Ceza
kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile madde
metninden çıkarılmıştır) ([1])
Özel kanunlarla ilişki
MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel hükümleri,
özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Tanımlar
MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının
uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden;
fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz
onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi
deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da
herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan
deyiminden; yüksek mahkemeler adlî ve idarî[2] mahkemeler üye ve hakimleri
ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden;
güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele
kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada
kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma
amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya
elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı,
yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer,
radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile
deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim
aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden;
kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren
nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen
kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi
deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya
alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu
deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına
diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Genelgeler 1 2 3 Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Zaman bakımından uygulama
MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza
verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren
kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve
hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri
hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri
farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) Hapis cezasının
ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz
rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır. (08.07.2005
tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(4) Geçici veya süreli
kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında
uygulanmasına devam edilir.
Yer bakımından uygulama
MADDE 8. - (1) Türkiye'de işlenen
suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de
işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de
işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava
sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun
üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş
araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a
sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit
platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de
işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm
verilmesi
MADDE 9. - (1) Türkiye'de işlediği
suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de
yeniden yargılanır.
Görev suçları
MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede Türkiye
namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen
kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü
verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen
suç
MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı, 13
üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir
yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm
verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir
yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya
yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın
Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen
suç
MADDE 12. - (1) Bir
yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı
sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin
zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına
göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel
hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması
halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile
suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise,
aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile
yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına
göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi
anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin
veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş
olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına
giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle
davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan
çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden
yargılama yapılır.
(5) Birinci
fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı
yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlı değildir. (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
Diğer suçlar
MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların,
vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk
kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci
Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten
kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde
197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti
(madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (09.07.2009 tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918
s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)[3]
i) Deniz, demiryolu veya
havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2,
3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) İkinci
Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı
Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
(3) Birinci fıkranın (a) ve
(b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya
beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de
yargılama yapılır.
Seçimlik cezalarda
soruşturma
MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci maddelerde
belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis
cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan
cezanın hesaplanması
MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma
koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş olursa
olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında,
tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de
verilecek cezadan mahsup edilir.
Hak yoksunlukları
MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde
açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk
düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu
gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki
sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.
Geri verme (05.05.2016 tarihli, 29703 sayılı R.G. 6706 s.k. ile
yürürlükten kaldırılmıştır)
MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede
işlenen veya işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza soruşturması
ya da[4] kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir
yabancı, talep üzerine, soruşturma ya da[5] kovuşturmanın yapılabilmesi
veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak, geri verme
talebine esas teşkil eden fiil;
a) Türk kanunlarına göre suç
değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasi
ya da askerî suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin
güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama
yetkisine giren bir suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa
uğramış ise,
Geri verme talebi kabul
edilmez.
(2) Uluslararası Ceza
Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden
devlete geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba
mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle soruşturulacağına
ya da[6] kovuşturulacağına veya
cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair
kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer
ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye'nin taraf
olduğu ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verir. Bu karara
karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme
talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verirse, bu kararın yerine getirilip
getirilmemesi Bakanlar Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen
kişi hakkında koruma tedbirlerine başvurulmasına, Türkiye'nin taraf olduğu
ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verilebilir.
(7) Geri verme talebinin
kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi halinde, ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu[7] hükümlerine göre tutuklama kararı verilebilir veya
diğer koruma tedbirlerine başvurulabilir.
(8) Geri verme halinde, kişi
ancak geri verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya
mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde
bulundurulması
MADDE 19. - (1) Türkiye'nin egemenlik
alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk
kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen
cezanın üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine
karşı veya zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya
da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki
fıkra hükmü uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun
Şahsiliği, Kast ve Taksir
Tasarruflu Yazılar 1
Ceza sorumluluğunun şahsiliği
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu
şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında
ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik
tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
Kast
MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın
varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve
istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni
tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi
halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer
suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Taksir
MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen
fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında
belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü
neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir
vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar
artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan
dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin
taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her
failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu
neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından,
artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol
açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda
bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış
suç
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 23. - (1) Bir fiilin,
kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi
halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından
en azından taksirle hareket etmesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran
veya Azaltan Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
MADDE 24. - (1) Kanunun hükmünü yerine
getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden
verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan
sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden
emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri
veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka
uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine
getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk
hali
MADDE 25. - (1) Gerek kendisine ve
gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı
muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile
orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza
verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek
başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle
korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya
başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve
kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı
faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve
ilgilinin rızası
MADDE 26. - (1) Hakkını kullanan kimseye
ceza verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak
surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası
çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
MADDE 27. - (1) Ceza sorumluluğunu
kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle
işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın
altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın
aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise
faile ceza verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve
tehdit
MADDE 28. - (1) Karşı koyamayacağı veya
kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit
sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet,
korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Haksız tahrik
MADDE 29. - (1) Haksız bir fiilin
meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen
kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört
yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis
cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne
kadarı indirilir.
Hata
MADDE 30. - (1) Fiilin icrası sırasında
suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket
etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya
daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya
düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu
kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda
kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(4) İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda
kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.(08.07.2005
tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
Yaş küçüklüğü
MADDE 31. - (1) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler
hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik
tedbirleri uygulanabilir.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup
da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve
sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler
hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onüç yıldan
onsekiz yıla[8]; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on yıldan
oniki yıla[9] kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların
yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yıldan[10] fazla olamaz.
(08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik) (18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k)
(3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondokuz yıldan yirmiyedi yıla[11]; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onbeş
yıldan onsekiz yıla[12] kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte
biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası onbeş yıldan
fazla[13] olamaz. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik) (18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k)
(4) (18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k. ile
eklenmiştir) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûm edilmiş olma,
hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde
bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış
yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri
uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra
hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.
Akıl hastalığı
MADDE 32. - (1) Akıl hastalığı
nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu
fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede
azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı
derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası
verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere
indirilebilir. Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine
hükmolunur[14] (25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k)[15].
Sağır ve dilsizlik
MADDE 33. - (1) Bu Kanunun, fiili
işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri,
onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını
doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında;
onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin
hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan
sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya
uyuşturucu madde etkisinde olma
MADDE 34. - (1) Geçici bir nedenle ya da
irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan
alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra
hükmü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
MADDE 35. - (1) Kişi, işlemeyi
kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da
elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde
fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla[16] kadar, müebbet hapis cezası
yerine on
yıldan onsekiz yıla[17] kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde
verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Gönüllü vazgeçme
MADDE 36. - (1) Fail, suçun icra
hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını
veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz;
fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait
ceza ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
MADDE 37. - (1) Suçun kanuni tanımında
yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu
olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir
başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur
yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,
üçte birden yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye
azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy
ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde,
azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça
azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için
üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli
olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç
ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan
yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir
oranında indirim yapılabilir.
Yardım etme
Yargıtay Kararları 1
MADDE 39. - (1) Suçun işlenmesine
yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını
gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer
hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı
geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde kişi
işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek
veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra
yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği
hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce
veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Bağlılık kuralı
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 40. - (1) Suça iştirak için
kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun
işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel
nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre
cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak
özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine
iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu
tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı
sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış
olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen
suçlarda gönüllü vazgeçme
MADDE 41. - (1) İştirak halinde işlenen
suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden
yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin
gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün
gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü
vazgeçme hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
MADDE 42. - (1) Biri diğerinin unsurunu
veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça
bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
MADDE 43. - (1) Bir suç işleme
kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden
fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte
birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya
daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra
hükmü uygulanır. (son cümle,
08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
(2) Aynı suçun birden fazla
kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü
uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten
yaralama, işkence, (...)[18] ve yağma suçlarında bu
madde hükümleri uygulanmaz.
Fikri içtima
MADDE 44. - (1) İşlediği bir fiil ile
birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır
cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
MADDE 45. - (1) Suç karşılığında
uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.
Hapis cezaları
MADDE 46. - (1) Hapis cezaları
şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası
MADDE 47. - (1) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve Cumhurbaşkanınca
çıkarılan yönetmelikte[19] belirtilen sıkı güvenlik
rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası
MADDE 48. - (1) Müebbet hapis cezası,
hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası
MADDE 49. - (1) Süreli hapis cezası,
kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya
daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına
seçenek yaptırımlar
MADDE 50. - (1) Kısa süreli hapis
cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde
duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun
uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle,
tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle,
bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı
da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli
etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler
kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri
alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın
yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı
bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis
cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis
cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli
hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya
altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli
hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan
dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların
varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına
çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl
mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten
sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine
getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz
hâkimliği[20] kısa süreli hapis cezasının
tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu
durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. (01.03.2008 tarihli 26803 sayılı
R.G.- 5739 s.k. ile değişik)
(7) Hükmedilen seçenek
tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince[21] tedbir değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı
iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası
ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını
doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.
Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir
suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra
yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği
konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi,
mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme
veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu
durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine
devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi[22] kararıyla hükümlü infaz
kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü
hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi
belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat
sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat
sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı
icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük
olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla,
gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi
içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi,
kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat
sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum
yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur;
hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme
hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine[23] verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün
kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin
herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden
geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim
süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin[24] uyarısına rağmen, uymamakta
ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda
çektirilmesine infaz
hâkimliğince[25] karar verilir.
(8) Denetim süresi
yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz
edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
MADDE 52. - (1) Adlî para cezası, beş
günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla
olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir
edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından
Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla
beşyüz Türk Lirası[26] olan bir gün karşılığı adlî
para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde
bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para
cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı
olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi
hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün
kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil
verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar
verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın
tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği
belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan
yoksun bırakılma
MADDE 53. - (1) Kişi, kasten işlemiş
olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[27]
a) Sürekli, süreli veya
geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve
gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime
tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme
ehliyetinden ve
diğer siyasi hakları kullanmaktan,[28]
c) Velayet hakkından;
vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika,
şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya
denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya
sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra
etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş
bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya
kadar bu hakları kullanamaz.[29]
(3) Mahkûm olduğu hapis
cezası ertelenen veya denetimli
serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da[30] koşullu salıverilen
hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri
açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli
serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen[31] hükümlü hakkında birinci
fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası
ertelenmiş veya[32]
fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci
fıkra hükmü uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan
hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar
dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra
işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve
yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden
birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî
para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından
bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar
verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî
para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya
sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az
ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının
yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir.
Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın
tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Genelgeler 1 Tasarruflu yazılar 1 2
MADDE 54. - (1) İyiniyetli üçüncü
kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya
suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine
hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu
güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda
müsadere edilir. Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (Son
cümle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763 s.k.ile eklenmiştir)
(2) Birinci fıkra kapsamına
giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya
müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri
kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın
müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu
nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine
hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması,
kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak
olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin
paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının
müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
MADDE 55. - (1) Suçun işlenmesi ile
elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan
maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu
ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne
göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade
edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya
veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği
hallerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3)
Bu madde kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan
iktisap eden kişinin 22/11/2001 tarihli ve 4721
sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden
yararlanamıyor olması gerekir. (09.07.2009
tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918 s.k.ile eklenmiştir)
Çocuklara özgü güvenlik
tedbirleri
MADDE 56. - (1) Çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda
gösterilir.
Akıl hastalarına özgü
güvenlik tedbirleri
MADDE 57. - (1) Fiili işlediği sırada
akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik
tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları,
yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik
tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık
kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan
kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi[33] kararıyla serbest
bırakılabilir. Ancak,
hakkında 32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen
akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve
müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan
fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz[34] (25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k).
(3) Sağlık kurulu raporunda,
akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından
kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun
süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip,
raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin
teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile
sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve
takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin
arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince[35] yeniden koruma ve tedavi
amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı
fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile yürürlükten kaldırılmıştır)[36]
(7) Suç işleyen alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak,
alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda
tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder.
Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor
üzerine infaz hâkimi[37] kararıyla serbest
bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel
tehlikeli suçlular
MADDE 58. - (1) Önceden işlenen suçtan
dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde,
tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri,
önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle
hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren
beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az
süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz
edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen
suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde,
sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî
para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla
taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür
hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık,
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada
sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen
hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür
hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde
hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca,
mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri
uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında,
hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm
olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda
gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi
suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da
uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Madde 59. - (1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, denetimli
serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine
karar verildikten[38] ve her halde cezasının
infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak
değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik)
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbirleri
MADDE 60. - (1) Bir kamu kurumunun
verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ
veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye
kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet
halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri,
yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar
hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya
çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri
kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun
ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak,
işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında
temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da
bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra
hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada
belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın
belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline
nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli
hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme
yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara
göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç,
haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını
gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri
uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi
gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz
gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî
para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar
infaz edilmez.
(7) Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı
bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
(8) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne
göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve
indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile
kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
(9) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak
öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz. (19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
(10) Kanunda
açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de
değiştirilebilir.
Takdiri indirim nedenleri
MADDE 62. - (1) Fail yararına cezayı
hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis
cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik)
(2) Takdiri indirim nedeni
olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya[39] cezanın failin geleceği
üzerindeki olası etkileri (…)[40] göz önünde
bulundurulabilir. Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî
tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz[41]. Takdiri indirim nedenleri
kararda gerekçeleriyle[42]
gösterilir.
Mahsup
MADDE 63. - (1) Hüküm kesinleşmeden
önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller
nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para
cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün beşyüz[43] Türk Lirası sayılmak üzere,
bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün
ölümü
MADDE 64. - (1) Sanığın ölümü halinde
kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla
müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak
bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis
ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak,
müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş
bulunan hüküm, infaz olunur.
Af
MADDE 65. - (1) Genel af halinde, kamu
davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis
cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda
çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya
hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
Danıştay Kararları 1 2 Genelgeler 1 2 Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 66. - (1) Kanunda başka türlü yazılmış
olan haller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı
olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi
yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak
üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu
sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı
süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır
cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı
sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda
zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren
hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile
ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
değişik)
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun
işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı
günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son
suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve
nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını
bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci
Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on
yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi
halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin
durması veya kesilmesi
MADDE 67. - (1) Soruşturma ve kovuşturma
yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken
bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına
veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda
karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava
zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan
birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan
biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak
iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı
hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı
kesilir.
(3) Dava zamanaşımı
kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını
kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme
nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde,
zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en
fazla yarısına kadar uzar.
(5) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren
hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile
ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
Ceza zamanaşımı
Danıştay Kararları 1 Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 68. - (1) Bu maddede yazılı
cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında
otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla
süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis
cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve
adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu
sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci
Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla
verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla
hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka
cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz
edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün
kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden
itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak
yoksunlukları
MADDE 69. - (1) Cezaya bağlı olan veya
hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar
devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
MADDE 70. - (1) Müsadereye ilişkin
hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
MADDE 71. - (1) Mahkûmiyet hükmünün
infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat
veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm
olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir
suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve
uygulanması
MADDE 72. - (1) Dava ve ceza zamanaşımı
süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay,
otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı
re'sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı suçlar (başlıktan
19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile "uzlaşma" ibaresi
çıkarılmıştır.)
MADDE 73. - (1) Soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde
şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini
geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim
olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması
şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle
olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez(14.11.2024 / 32722 sayılı R.G. 7531 s.k.
ile eklenmiştir).
(3) Şikayet hakkı olan
birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin
hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi
şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören
kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme
cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç
işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı
olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi,
suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır.)
Dava veya cezanın düşmesinin
etkisi
MADDE 74. - (1) Genel af, özel af ve
şikayetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının
geri alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi,
malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak
davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi
haklar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak,
genel af halinde yargılama giderleri de istenemez.
Önödeme
MADDE 75. - (1) Uzlaşma kapsamındaki
suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde
öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu
ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı
sınırının karşılığı olarak her gün için yüz[44] Türk Lirası üzerinden
bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte
adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine
göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile
birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde
ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın
birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı
tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme
hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.[45] Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile değişik)
(2) Özel kanun hükümleri
gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim
tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak
miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca
madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması
veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren
bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun
maddesinde yukarı sınırı altı[46] ayı aşmayan hapis cezası
veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi
gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu
davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine,
malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
(6) (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile eklenmiştir)
Bu madde hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde
125), (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[47]
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci maddenin
birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264
üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve
ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831
sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar
işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri
uygulanmaz.
c) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç, (24.10.2019
tarihli, 30928 sayılı R.G. / 7188 s.k. ile eklenmiştir)
d) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı
Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan
suç, (24.10.2019 tarihli, 30928 sayılı R.G. /
7188 s.k. ile eklenmiştir)
(7) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı
olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu
maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile eklenmiştir)
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı
Suçlar
Soykırım
MADDE 76. - (1) Bir planın icrası
suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen
yokedilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden
birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya
ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya
kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara
engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların bir
başka gruba zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında
işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur
sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel
kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
MADDE 77. - (1) Aşağıdaki fiillerin,
siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan
doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya
köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun
kılma.
e) Bilimsel deneylere tabi
kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma,
çocukların cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a)
bendindeki fiilin işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına; diğer bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise,
sekiz yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci
fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten
yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri
uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
Örgüt
MADDE 78. - (1) Yukarıdaki maddelerde
yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı
zamanaşımı işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan
Ticareti
Göçmen kaçakçılığı
Tasarruflu
yazılar 1
MADDE 79. - (1) Doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye
sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya
yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, beş[48] yıldan sekiz yıla kadar
hapis ve bin günden[49] onbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Suç, teşebbüs
aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (Son cümle 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı R.G. 6008 s.k.
ile eklenmiş)
(2) (25.07.2010 tarih ve 27652
sayılı R.G. 6008 s.k. ile eklenmiş) Suçun,
mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike
oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılarak işlenmesi,
hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte
ikisine kadar artırılır.
(3) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar
artırılır. (24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı R.G. 7196 s.k. ile değişik)[50]
(4) Bu suçun bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İnsan ticareti
MADDE 80. - (1) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak
veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak
maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak,
kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya
çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye
sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere
götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. (19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile değişik)
(2) Birinci fıkrada
belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde,
mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz yaşını
doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik
edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk
edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine
başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı
tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
MADDE 81. - (1) Bir insanı kasten
öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
MADDE 82. - (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya
eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını,
tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah
kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan
birine ya da eş, boşandığı eş[51] veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya
ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f)
Kadına karşı, (27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k.
ile değişik)[52]
g) Kişinin yerine getirdiği
kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek,
delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla, (koyu
ibare, 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
i) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali
davranışla işlenmesi
MADDE 83. - (1) Kişinin yükümlü olduğu
belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm
neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren
yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın
eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai
davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden
kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği
davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum
oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün
ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis
cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de
yapılmayabilir.
İntihara yönlendirme (Başlık 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
değişik)
MADDE 84. - (1) Başkasını intihara azmettiren,
teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının
intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi
durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara
alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (...)[53]
(4) İşlediği fiilin anlam ve
sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri
intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın
ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik)
(2) Fiil, birden fazla
insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya
birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik)
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı
Suçlar
Tasarruflu Yazılar 1
Kasten yaralama
MADDE 86. - (1) Kasten başkasının
vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir
yıl altı aydan[54] üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2)
Kasten yaralama fiilinin kişi
üzerindeki etkisinin basit bir
tıbbî müdahaleyle giderilebilecek
ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir
yıl altı aya[55] kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz
aydan[56] az olamaz(27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k.
ile eklenmiştir). (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile
EKLENMİŞTİR)
(3)[57]
Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı
eşe[58] veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği
kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip
bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) Canavarca hisle, (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile eklenmiştir)
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın,
verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat[59] artırılır. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik)
Neticesi sebebiyle
ağırlaşmış yaralama
MADDE 87. - (1) Kasten yaralama fiili,
mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan
bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci
fıkraya giren hallerde dört yıldan,[60] üçüncü[61] fıkraya giren hallerde altı
yıldan[62] az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili,
mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli
değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci
fıkraya giren hallerde altı yıldan,[63] üçüncü[64] fıkraya giren hallerde dokuz
yıldan[65] az olamaz.
(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya
çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık
veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.[66]
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana
gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla[67] kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört
yıldan[68] onsekiz[69]
yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.[70]
Kasten yaralamanın ihmali
davranışla işlenmesi[71]
MADDE 88. - (1)[72]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali
davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
MADDE 89. - (1) Taksirle başkasının
vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden
olan kişi, dört
aydan iki yıla[73] kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır. (25.12.2025 /
33118 R.G. 7571 s.k)
(2) Taksirle yaralama fiili,
mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik
kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan
bir duruma,
f) Gebe bir kadının
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci
fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili,
mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli
değişikliğine,
e) Gebe bir kadının
çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci
fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla
kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla[74] kadar hapis cezasına
hükmolunur. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
(5) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra
kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde
şikâyet aranmaz.(19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile değişik)
İnsan üzerinde deney
MADDE 90. - (1) İnsan üzerinde bilimsel
bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan
rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak
yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan
dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney
ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel
verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de
yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı
üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye
insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen
amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye
göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve
sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı
olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer
Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile değişik) Çocuklar üzerinde bilimsel
deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların
yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda
ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların
çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine
sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı
muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin
verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması,
Gerekir,
(4) Hasta olan insan
üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin
uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan
rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza
sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları
hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman
hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde,
kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
MADDE 91. - (1) Hukuken geçerli rızaya
dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak,
ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın
alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada
belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda
tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz
yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla
elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar
karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren
veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
MADDE 92. - (1) Organ veya dokularını
satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde
bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 93. - (1) Organ veya dokularını
satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine
haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan
sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında
verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı
indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan
onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama
veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları
gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı
beş yıldan az olamaz(Cümle
27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k. ile eklenmiştir).
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına
karşı,
b) Avukata veya diğer kamu
görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden
taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine
iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali
davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
(6) Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez. (30.04.2013
tarihli ve 28633 sayılı R.G. 6459 s.k. ile eklenmiştir)
Neticesi sebebiyle
ağırlaşmış işkence
MADDE 95. - (1) İşkence fiilleri,
mağdurun;
a) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli
zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan
bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri,
mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı
bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya
organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli
değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı
işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki
maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin
vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm
meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet
çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde
cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz(Cümle 27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406
s.k. ile eklenmiştir).
(2) Yukarıdaki fıkra
kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına
karşı,
b) Üstsoy veya altsoya,
babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe[75] karşı,
İşlenmesi halinde, kişi
hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya
Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
MADDE 97. - (1) Yaşı veya hastalığı
dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve
gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur
bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle
ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün
yerine getirilmemesi
MADDE 98. - (1) Yaşı, hastalığı veya
yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare
edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım
etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya
Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
MADDE 99. - (1) Rızası olmaksızın bir
kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk
bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla
olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren
kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı
fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden
olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır;
fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı
fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden
olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin
kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile,
gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili
olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller
yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre
verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu
bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve
kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak,
bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona
erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
MADDE 100. - (1) Gebelik süresi on
haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kısırlaştırma
MADDE 101. - (1) Bir erkek veya kadını
rızası olmaksızın kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse
tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile,
kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı
Suçlar
Cinsel saldırı
MADDE
102- (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut
dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde
kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2)
Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin
eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun
şikâyetine bağlıdır.
(3)
Suçun;
a)
Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b)
Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
c)
Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye
karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık
tarafından,
d)
Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
e)
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların
sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4)
Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır
neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(5)
Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
MADDE
103-
(28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi,
sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde
verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan
az olamaz.
Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve
kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.
Cinsel istismar deyiminden; (02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763
s.k.ile değişik)
a)
On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam
ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b)
Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir
nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim
sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması
hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile yeniden düzenlenmiştir)
(3) Suçun;
a)
Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b)
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların
sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c)
Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye
karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,
d)
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma,
bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
e)
Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle,
işlenmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4)
Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya
tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle
gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5)
Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır
neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(6)
Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
MADDE 104. - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını
bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki
yıldan beş[76] yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2)
(25.02.2006 tarihli R.G. ile yayımlanan 2005-89
sayılı anayasa mahkemesi kararı ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
Suçun
mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile yeniden düzenlenmiştir)
(3)
Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya
koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü
bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya
göre cezaya hükmolunur. (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
Cinsel taciz
MADDE 105. - (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi
hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına
veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi
hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (28.06.2014 tarihli, 29044
sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
(2)
(28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik) Suçun;
a)
Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b)
Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da
koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c)
Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d)
Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak
suretiyle,
e)
Teşhir suretiyle,
işlenmesi
hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil
nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış
ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
MADDE 106. - (1) Bir başkasını,
kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik
bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde
cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz[77]. Malvarlığı itibarıyla
büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle
tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan[78] altı aya kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel
işaretlerle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan
suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında iki yıldan yedi yıla[79] kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten
öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
MADDE 107. - (1) Hakkı olan veya yükümlü
olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna
aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla
bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların
açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci
fıkraya göre cezaya hükmolunur. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
Cebir
MADDE 108. - (1) Bir şeyi yapması veya
yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir
kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma
MADDE 109. - (1) Bir kimseyi hukuka
aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun
bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için
veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği
kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe
ya da boşandığı eşe[80] karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya
ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun
ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla
işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında
artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi
amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık
MADDE 110. - (1) Yukarıdaki maddede
tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce
mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde
serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 111. - (1) Tehdit, şantaj, cebir
veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına
haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (13.03.2014 tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile değişik)
MADDE 112 - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;
a) Devletçe kurulan veya
kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve
öğretim faaliyetlerine,
b) Kişinin eğitim ve öğretim
hakkını kullanmasına,
c) Öğrencilerin toplu olarak
oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada
kalınmasına,
engel olunması hâlinde, fail
hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi (13.03.2014 tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile değişik)
MADDE 113 - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;
a) Bir kamu faaliyetinin
yürütülmesine,
b) Kamu kurumlarında veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının
verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına,
engel olunması hâlinde, fail
hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun konusunun sağlık
hizmeti olması hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır. (27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k.
ile eklenmiştir)
Siyasi hakların
kullanılmasının engellenmesi
MADDE 114. - (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye
olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya
katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden
ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir
kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,
Zorlamak amacıyla, cebir
veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat
hürriyetinin kullanılmasını engelleme
MADDE 115. - (1) Cebir veya tehdit
kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan,
yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Dini
inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin
bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde, fail hakkında birinci
fıkraya göre cezaya hükmolunur. (13.03.2014 tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile değişik)
(3) Cebir veya tehdit
kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce
veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale
eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne göre ceza
verilir. (13.03.2014
tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile eklenmiştir)
Konut dokunulmazlığının
ihlali
MADDE 116. - (1) Bir kimsenin konutuna,
konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten
sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkra kapsamına
giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler
dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun
şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile
değişik)
(3) Evlilik birliğinde aile
bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak
kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar
hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca
yönelik olması gerekir. (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile
değişik)
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak
suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin
ihlali
MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit
kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini
ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini
ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya
sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran
veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve
konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya
yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir
yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit
kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce
kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da
bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal hakların
kullanılmasının engellenmesi
MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir
sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya
katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya
zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Ortak hüküm
MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin
engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi,
inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut
dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan
suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
Bölge İdare Mah Kararı E:20/647, K:22/1571
MADDE 120. - (1) Hukuka aykırı olarak
bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
Dilekçe hakkının
kullanılmasının engellenmesi
MADDE 121. - (1) Kişinin belli bir hakkı
kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden
olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Nefret ve ayırımcılık (13.03.2014
tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile değişik)
MADDE 122 - (1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz
edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya
verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz
edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe
alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir
ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kişilerin huzur ve sükununu
bozma
MADDE 123. - (1) Sırf huzur ve sükûnunu
bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya
da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde,
mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Israrlı
takip
MADDE 123/A- (27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k.
ile eklenmiştir) (1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da
haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri
kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir
huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin
güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Çocuğa ya da ayrılık
kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
b) Mağdurun okulunu, iş
yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden
olması,
c) Hakkında uzaklaştırma ya
da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail
tarafından işlenmesi,
hâlinde faile bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bu maddede
düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
Haberleşmenin engellenmesi
MADDE 124. - (1) Kişiler arasındaki
haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları
arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın
organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci
fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.
SEKİZİNCİ
BÖLÜM
Şerefe Karşı
Suçlar
Tasarruflu Yazılar 1
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref
ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat
eden (...)[81] veya sövmek suretiyle bir
kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin
cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi
gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap
alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal,
felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden,
yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun
davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu
dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın
alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda
biri oranında artırılır. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine
görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere
karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Mağdurun belirlenmesi
MADDE 126. - (1) Hakaret suçunun
işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş
olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda
duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret
açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı
MADDE 127. - (1) İsnat edilen ve suç
oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç
nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi
halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat
isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının
anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına
bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden
söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
MADDE 128. - (1) Yargı mercileri veya
idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar
kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz
değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat
ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla
bağlantılı olması gerekir.
Haksız fiil nedeniyle veya
karşılıklı hakaret
MADDE 129. - (1) Hakaret suçunun haksız
bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar
indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten
yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun
karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her
ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği
gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
MADDE 130. - (1) Bir kimsenin öldükten
sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan
iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin
alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya
tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici
fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma
koşulu
MADDE 131. - (1) Kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve
kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden
önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin
ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından
şikayette bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli
Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal
MADDE 132. - (1) Kişiler arasındaki
haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek
ceza bir kat artırılır.(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(2) Kişiler arasındaki
haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki
yıldan beş yıla kadar hapis(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan
haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka
aykırı olarak alenen
ifşa eden kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(4) Kişiler arasındaki
haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması halinde, ceza
yarı oranında artırılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Kişiler arasındaki
konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
MADDE 133. - (1) Kişiler arasındaki
aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir
aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan
bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3)
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde
edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu
verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Özel hayatın gizliliğini
ihlal
MADDE 134. - (1) Kişilerin özel
hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi
halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik).
(2)
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Kişisel verilerin
kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak
kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan[82] üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Kişisel verinin, kişilerin[83] siyasi, felsefi veya dini
görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel
yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır[84].
Verileri hukuka aykırı
olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka
aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan[85] dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. (24.10.2019 tarihli, 30928 sayılı R.G. / 7188 s.k. ile eklenmiştir)
Nitelikli haller
MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde
tanımlanan suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından
ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve
sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Verileri yok etmeme
MADDE 138. - (1) Kanunların belirlediği
sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü
olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar
hapis[86] cezası verilir.
(2) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine
göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde
verilecek ceza bir kat artırılır. (06.03.2014
tarihli, 29833 Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile eklenmiştir)
Şikayet
MADDE 139. - (1) Kişisel verilerin
kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri
yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması
şikayete bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 140. - (1) Yukarıdaki maddelerde
tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar
Olağanüstü
Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi (CK 2023-120)
Hırsızlık
MADDE 141. - (1) Zilyedinin rızası
olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar
sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Ekonomik bir değer
taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Nitelikli hırsızlık
MADDE 142. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun
kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu
yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği
bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya
eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
c) Halkın yararlanmasına
sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde
bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir
felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla
hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya
kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) Elektrik enerjisi
hakkında, (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
İşlenmesi hâlinde, üç
yıldan yedi[87] yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını
koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan
eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal
olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla
ya da diğer bir aletle veya kilitlenmesini engellemek[88] suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin
kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir
alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) (…)[89] Büyük veya küçük baş hayvan
hakkında,
h)
Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da
bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
İşlenmesi hâlinde, beş
yıldan on[90] yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz
hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına
ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis
cezasına(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) hükmolunur. Bu fiilin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza
yarı oranında artırılır(05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) ve onbin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.
(4) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut
dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu
suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
(5)
Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya
havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde,
yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır. (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
Suçun gece vakti işlenmesi
MADDE 143. - (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında[91] artırılır.
Daha az cezayı gerektiren
haller
MADDE 144. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile
malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağı tahsil amacıyla,
İşlenmesi halinde, şikayet
üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
Malın değerinin az olması
MADDE 145. - (1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun
işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de
vazgeçilebilir. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Kullanma hırsızlığı
MADDE 146. - (1) Hırsızlık suçunun,
malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi
halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak
malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.
Zorunluluk hâli
MADDE 147. - (1) Hırsızlık suçunun ağır
ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre,
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Yağma
Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan
Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CK 2023-120)
MADDE 148. - (1) Bir başkasını,
kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik
bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara
uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime
veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit
kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir
senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı
vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet
haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha
etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza
verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir
vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma
suçunda cebir sayılır.
Nitelikli yağma
MADDE 149. - (1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi
tarafından birlikte,
d)
Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
e) Beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan
suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar
sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren
hâl
MADDE 150. - (1) Kişinin bir hukuki
ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması
halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya
kadar indirilebilir. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Mala zarar verme
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 151. - (1) Başkasının taşınır veya
taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz
hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2)
(14.07.2021
/ 31541 sayılı R.G. 7332 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[92]
Mala zarar vermenin
nitelikli halleri
MADDE 152. - (1) Mala zarar verme
suçunun;
a) Kamu kurum ve
kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına
ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına,
kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya
tesis hakkında,
c) Devlet ormanı
statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan
veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının
sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt
hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya
konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya
hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu
veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile,
görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail
hakkında bir yıldan dört[93] yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme
suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya
patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ
düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz
bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
İşlenmesi halinde, verilecek
ceza bir[94] katına kadar artırılır.
(3)
Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu
veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde,
yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır. (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
İbadethanelere ve
mezarlıklara zarar verme
MADDE 153. - (1) İbadethanelere,
bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki
yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak
yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir
yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada
belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci
fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir
maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
Hakkı olmayan yere tecavüz
MADDE 154. - (1) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal
veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya
sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa
yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı
aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
(14.03.2009 tarih ve 27169 sayılı R.G. - 5841 s.k. ile değişik)[95]
(2) Köy tüzel kişiliğine ait
olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş
bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları
kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp
eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel
kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı
cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
MADDE 155. - (1) Başkasına ait olup da muhafaza etmek veya, belirli bir şekilde kullanmak üzere
zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının
yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu
devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(koyu ibare 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
(2) Suçun, meslek ve sanat,
ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun,
başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim
edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve
üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Suçun konusunun motorlu
kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza bir kat artırılır. (25.12.2025 /
33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir)
Bedelsiz senedi kullanma
MADDE 156. - (1) Bedelsiz kalmış bir
senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve
adlî para cezası verilir.
Dolandırıcılık
MADDE 157. - (1) Hileli davranışlarla
bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya
başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların
istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu
tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama
yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve
kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek
tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve
kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin,
banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın
araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket
yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri
sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi
kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye
kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi
kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak
maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak
maksadıyla,
l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,
sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve
kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile eklenmiştir)
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve
(l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli
para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (18.04.2013 tarihli, 28622 sayılı R.G. 6456 s.k. ile
değişik) (02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763
s.k.ile değişik)
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin
olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin
gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç
veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı
oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile eklenmiştir)
(4) Bu madde ile 157 nci
maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat
sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi
ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya
kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını
sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı
olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. (31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile eklenmiştir) 31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k. ile
yayımlanan Geçici 1 madde
Daha az cezayı gerektiren
hal
MADDE 159. - (1) Dolandırıcılığın, bir
hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet
üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu
ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
MADDE 160. - (1) Kaybedilmiş olması
nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen
eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar
etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hileli iflâs
MADDE 161. - (1) Malvarlığını eksiltmeye
yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya
sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının
teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin
azalmasına neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya
yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya
belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve
borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların
artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe
kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas
MADDE 162. - (1) Tacir olmanın gerekli
kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren
kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
MADDE 163. - (1) Otomatlar aracılığı ile
sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme
yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile
frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz
yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3)
Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal
gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini
engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Şirket veya kooperatifler
hakkında yanlış bilgi
MADDE 164. - (1) Bir şirket veya
kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya
denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya
yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde
ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli
bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya
bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Suç eşyasının satın alınması
veya kabul edilmesi
MADDE 165 - (1) Bir suçun
işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun
işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. (09.07.2009
tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918 s.k.ile değişik)[96]
Bilgi vermeme
MADDE 166. - (1) Bir hukuki ilişkiye
dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç
işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili
makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya
cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep
MADDE 167. - (1) Yağma ve nitelikli
yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı
verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun
veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber
yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi
halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında
ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan
kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala,
teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi
halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında
indirilir.
Etkin pişmanlık
Madde 168. -
(08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. -
5377 s.k. ile değişik)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye
kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan
sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin,
azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı
zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve
fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına
kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren
kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci
fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin
pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
(5)
Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık
göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı,
soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 169. - (1)
Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
MADDE 170. - (1) Kişilerin hayatı,
sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku,
kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak
kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
c) Silahla ateş eden veya
patlayıcı madde kullanan,
Kişi, bir yıldan beş yıla[97] kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle
işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır[98] (25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k).
(2) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir. Diğer fıkra buna göre teselsül
ettirilmiştir.)
(3) Yangın, bina çökmesi,
toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle
tehlikeye sokulması
MADDE 171. - (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak
kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin
başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Radyasyon yayma
MADDE 172. - (1) Bir başkasını,
sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak
surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin
belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı,
sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde
radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına
veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin
işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden
olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli
ölçüde zarar vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya
sebebiyet verme
MADDE 173. - (1) Atom enerjisini serbest
bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada
tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz
olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 174. - (1) Yetkili makamlardan
gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu,
zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal,
biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir
yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla,
gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden,
başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi de aynı ceza ile
cezalandırılır. (02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763
s.k.ile değişik)
(2) Bu fiillerin suç işlemek
için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza bir kat[99] artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda
patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında,
kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Akıl hastası üzerindeki
bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali
MADDE 175. - (1) Akıl hastası üzerindeki
bakım ve gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili
emniyet kurallarına uymama
MADDE 176. - (1) İnşaat veya yıkım
faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan
tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Hayvanın tehlike
yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
MADDE 177. - (1) Gözetimi altında
bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli
olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında
ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
MADDE 178. - (1) Herkesin gelip geçtiği
yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi
önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya
engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye
sokma
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 179. - (1) Kara, deniz, hava veya
demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü
işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden
kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları
üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek,
başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden
olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya
demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından
tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, dört aydan[100] iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu
madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve
idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[101]
Trafik güvenliğini taksirle
tehlikeye sokma
MADDE 180. - (1) Deniz, hava veya
demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir
tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi
MADDE 181. - (1) İlgili kanunlarla
belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık
veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları
izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların
toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların
ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin
doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık
veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere
hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve
dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle
kirletilmesi
MADDE 182. - (1) Çevreye zarar verecek
şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle
neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların,
toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından
tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle
verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
MADDE 183. - (1) İlgili kanunlarla
belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar
görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
MADDE 184. - (1) Yapı ruhsatiyesi
alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan
başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon
bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni
alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu
madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi
yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da
ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına
uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu
davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004
tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı
Suçlar
Zehirli madde katma
MADDE 185. - (1) İçilecek sulara veya
yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya
şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını
ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş
gıda veya ilaçların ticareti
MADDE 186. - (1) Kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek
veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne
dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
MADDE 187. - (1) Kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya
eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve
sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti
Kontrollü Teslimat Uygulaması Esas ve Usulleri Hakkında
Yönetmelik
Tasarruflu Yazılar 1 2 3
MADDE 188. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı
maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi,
yirmi
yıldan otuz yıla kadar[102] hapis ve ikibin günden[103] yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı
madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi
dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz
edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla
yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı
maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz
eden, başkalarına veren, nakleden, sevk eden[104], depolayan, satın alan,
kabul eden, bulunduran kişi, on
yıldan az olmamak üzere[105] hapis ve bin günden[106] yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak,
uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması
hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az
olamaz. (son cümle 28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile
eklenmiştir)
(4) (04.04.2015 tarih ve 29316 sayılı R.G. 6638 s.k.
ile değişik) a)
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin,
kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon
ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması[107],
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane,
kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu
bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya
benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın
mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5)
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek
ceza bir kat artırılır. (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya
satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu
veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak,
verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. (Son
cümle, 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı
etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan
ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal
eden, imal eden, satan, satın alan, nakleden, sevk eden[108], depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz[109] yıldan az olmamak üzere
hapis ve bin günden[110] yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan
suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant,
ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla
veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 189. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı
madde kullanılmasını kolaylaştırma
MADDE 190. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya
malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak
önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi
veren,
Kişi, beş
yıldan on[111] yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para[112] cezası ile cezalandırılır.
(2)[113] Uyuşturucu veya uyarıcı
madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş
yıldan on[114] yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para[115] cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,
laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren,
kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak (28.06.2014 tarihli, 29044
sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
MADDE
191- (1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya
bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2)
Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın,
beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet
savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme
süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya
yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar
konusunda uyarır. Erteleme
kararı kolluk birimlerine de bildirilir(Cümle 05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile eklenmiştir).
(3) Erteleme
süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik
tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine
veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla
iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi,
gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi
tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa
şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. (05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değişik)[116]
(4)
Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a)
Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun
davranmamakta ısrar etmesi,
b)
Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi
veya bulundurması,
c)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde,
hakkında kamu davası açılır.
(5)
Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı
bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6)
Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada
tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7)
Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere
aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilir.
(8)
Bu Kanunun;
a)
188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b)
190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma,
suçundan
dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına
girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9)
Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu
davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane,
kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu
bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya
benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın
mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza
yarı oranında artırılır. (04.04.2015 tarih ve 29316 sayılı R.G. 6638
s.k. ile eklenmiştir)
Etkin pişmanlık
MADDE 192. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya
uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya
uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne
zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya
uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber
alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç
ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza,
yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı
madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan
önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi
ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu
durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci
maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile değişik)
Zehirli madde imal ve ticareti
MADDE 193. - (1) İçeriğinde zehir bulunan
ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz
olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde
temini
Genelgeler 1
MADDE 194. - (1) Sağlık için tehlike
oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde
kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
MADDE 195. - (1) Bulaşıcı hastalıklardan
birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin
karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan
kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
MADDE 196. - (1) Ölü gömülmesine ayrılan
yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
MADDE 197. - (1) Memlekette veya yabancı
ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan,
nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek
kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden
kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
MADDE 198. - (1) Devlet tarafından ihraç
edilip de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar,
yetkili kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler,
tahviller ve evrak ile milli ziynet altınları, para hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
MADDE 199. - (1) Kıymetli damgayı sahte
olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi,
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş
kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden
kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir
aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar, damga
ve posta pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek
amacıyla kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları
yapmaya yarayan araçlar
MADDE 200. - (1) Paralarla kıymetli
damgaların üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten,
ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi,
bir yıldan dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 201. - (1) Sahte olarak para veya
kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden
kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen
para veya kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak
üretilen para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde,
hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli
damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye
sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi
makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu
malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
MADDE 202. - (1) Cumhurbaşkanlığı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan
mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve
kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan
onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 203. - (1) Kanun veya yetkili
makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen
korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı
hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik
MADDE 204. - (1) Bir resmi belgeyi sahte
olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği
düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak
belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun
hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde
olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok
etmek veya gizlemek
MADDE 205. - (1) Gerçek bir resmi belgeyi
bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin
düzenlenmesinde yalan beyan
MADDE 206. - (1) Bir resmi belgeyi
düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
Anayasa Mahkemesi Kararları 1
MADDE 207. - (1) Bir özel belgeyi sahte
olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi
bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok
etmek veya gizlemek
MADDE 208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi
bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye
kullanılması
MADDE 209. - (1) Belirli bir tarzda
doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya
tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi,
şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya
tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da
hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine
göre cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde
belgeler
MADDE 210. - (1) Özel belgede sahtecilik
suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden
belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge
düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği
mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen
belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin
zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren
hal
MADDE 211. - (1) Bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede
sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında
indirilir.
İçtima
MADDE 212. - (1) Sahte resmi veya özel
belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem
sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik
yaratmak amacıyla tehdit
MADDE 213. - (1) Halk arasında endişe,
korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık
ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla işlenmesi
halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar
artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik
MADDE 214. - (1) Suç işlemek için alenen
tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer
bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş
yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların
işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla
cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme
MADDE 215. - (1) İşlenmiş olan bir suçu veya
işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir
tehlikenin ortaya çıkması hâlinde (30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G.
6459 s.k. ile eklenmiştir), iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa
tahrik veya aşağılama
MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf,
ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini,
diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle
kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini,
sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak
alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin
benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya
elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik
MADDE 217. - (1) Halkı kanunlara
uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli
olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Halkı yanıltıcı bilgiyi
alenen yayma (18.10.2022
/ 31987 sayılı R.G. 7418 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 217/A- (1) Sırf halk arasında
endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu
düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya
elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
(2) Fail, suçu gerçek
kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde,
birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.
Ortak hüküm
MADDE 218. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve
yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır.
Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce
açıklamaları suç oluşturmaz. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Görev sırasında din
hizmetlerini kötüye kullanma
MADDE 219. - (1) İmam, hatip, vaiz,
rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet
idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse
bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya
bunlardan birine hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve
kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti
takbih ve tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya
memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik
edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve müebbeden
veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan
memnuiyetine hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından
istifade ederek kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde
bulunmaya, bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi
baladaki fıkrada yazılı ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini
sıfatından istifade ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir cürüm
işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda yazılı
olan ceza ile mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu
sıfatı esasen nazarıitibara almış ise cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt
kurma
MADDE 220. - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri
işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip
bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye
elverişli olması halinde beş
yıldan on yıla[117] kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması
gerekir. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
(2) Suç işlemek amacıyla
kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş yıla[118] kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
(3) Örgütün silahlı olması
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısı oranında[119] artırılır. (25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k)
(4) Örgütün faaliyeti
çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde,
örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir
katına kadar artırılır[120]. Örgüt yöneticileri,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail
olarak cezalandırılır. (25.12.2025 /
33118 R.G. 7571 s.k)
(6) Örgüte
üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan
altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre
verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı
örgütler hakkında uygulanır.
(12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile değiştirilmiş, 09.01.2025 / 32777 R.G. Anayasa Mahkemesinin
05.11.2024 tarih ve E:2024/81, K:2024/189 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
Yürürlük: 09.07.2025)[121]
(7)
Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve
isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya
övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde[122] propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 221. - (1) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı
doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle
örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün
faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin,
gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde,
hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti
çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt
üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının
yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla
örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen
veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak
teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili
bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra
vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte
üçe kadar indirim yapılır. (koyu ibare,
08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
(5) Etkin pişmanlıktan
yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine
hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri
birden fazla uygulanmaz. (19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
Şapka ve Türk harfleri
MADDE 222. (13.03.2014 tarihli, 28940 sayılı R.G. 6529 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır).
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit
Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya
alıkonulması (25.12.2025 /
33118 R.G. 7571 s.k ile değişik)[123]
MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla
kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz
veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Hukuka aykırı bir
davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on
yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi
halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilir.
(5) Kanunda öngörülen şekil,
şart ve usullere uygun olarak düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşleri
esnasında birinci ve ikinci fıkrada belirtilen fillerin işlenmesi halinde bu
fıkralardaki suç oluşmaz.
Kıt'a sahanlığında veya
münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgali
MADDE 224. - (1) Kıt'a sahanlığında veya
münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit
kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya
kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya
hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlaka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler
MADDE 225. - (1) Alenen cinsel ilişkide
bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Müstehcenlik
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuğa müstehcen
görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini
gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini
çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren,
görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine
vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların
satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya
veren,
e) Bu ürünleri, sair mal
veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya
dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını
yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı
veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık
eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı
veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları,
temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri[124] kullanan kişi, beş yıldan
on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak,
hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan
cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten,
ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının
kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü
fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya
yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya
okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı,
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri,
bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek
koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
Fuhuş
MADDE 227. - (1) Çocuğu fuhşa teşvik
eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya
da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine
yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik
eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin
eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak
kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek
amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan
veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne
kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (02.12.2016 tarih ve 29906
sayılı R.G. 6763 s.k.ile yeniden düzenlenmiştir)
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya
da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş
yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi,
eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek
amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı,
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir.(19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile
değişik)
Kumar oynanması için yer ve
imkan sağlama
MADDE 228. - (1) Kumar oynanması için yer
ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır. (02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763
s.k.ile değişik)
(2) Çocukların kumar
oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında
artırılır.
(3) Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle
işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694
s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile eklenmiştir)
(4) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (25.08.2017 tarih ve 30165
sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile
eklenmiştir)
(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Ceza Kanununun
uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe
bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik
MADDE 229. - (1) Çocukları, beden veya
ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte
araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece
dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli
evlenme, dinsel tören
MADDE 230. - (1) Evli olmasına rağmen,
başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla
birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini
saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının
kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(5) (10.06.2015 tarihli, 29382 sayılı R.G. ile yayımlanan Anayasa
Mahkemesinin 2015/51
Sayılı kararı ile iptal edilmiştir)
(6) (10.06.2015 tarihli, 29382 sayılı R.G. ile yayımlanan Anayasa
Mahkemesinin 2015/51 Sayılı kararı ile iptal edilmiştir)
Çocuğun soybağını değiştirme
MADDE 231. - (1) Bir çocuğun soybağını
değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne
aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına
neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
MADDE 232. - (1) Aynı konutta birlikte
yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan
veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat
öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından
doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan
yükümlülüğün ihlali
MADDE 233. - (1) Aile hukukundan doğan
bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet
üzerine, üç aydan iki yıla[125] kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (18.08.2026
/ 33344 R.G. 7593 s.k)
(2) Hamile olduğunu bildiği
eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu
bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, altı aydan
iki yıla[126] hapis cezası verilir. (18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k)
(3) Velayet hakları
kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi
özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır
şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, bir yıldan üç yıla[127] kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (18.08.2026
/ 33344 R.G. 7593 s.k)
(4) Birinci ve üçüncü
fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82)
ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu
işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır. (18.08.2026
/ 33344 R.G. 7593 s.k. ile
eklenmiştir)
Çocuğun kaçırılması ve
alıkonulması
MADDE 234. - (1) Velayet
yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan
hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi
altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması
veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir
katı oranında artırılır.
(3) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında
evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları
durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete
İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma
MADDE 235. - (1) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım
ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G.
6459 s.k. ile değişik)
(2) Aşağıdaki hallerde
ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale
sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını
sağlamak,
3. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından
bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları,
şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan
bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup
da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere
başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit
kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki
işlemlere katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya
katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için
aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.
(3) (30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G.
6459 s.k. ile değişik) İhaleye fesat
karıştırma suçunun;
a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi
hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama
veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya
kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla
menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar
hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya
eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya
kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması
halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat
karıştırma
MADDE 236. - (1) Kamu kurum veya
kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle
kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu
yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen
edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin
hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya
sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya
sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında
veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa
edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin
veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara,
miktar veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki
edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine
veya eksik verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat
karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle
ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
MADDE 237. - (1) İşçi ücretlerinin veya
besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir
şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara
başvuran kimseye bir yıldan üç yıla[128] kadar hapis ve adlî para
cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya
malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı[129] oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar
veya borsa tellalı ise ceza ayrıca yarısı[130] oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin
yokluğuna neden olma
MADDE 238. - (1) Taahhüt ettiği işi
yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir
felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya
önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Ticarî sır, bankacılık sırrı
veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
MADDE 239. - (1) Sıfat veya görevi,
meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya
müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya
ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka
aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa
edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri,
fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da
uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de
oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit
kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya
mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından
kaçınma
MADDE 240. - (1) Belli bir mal veya
hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden
olan kişi, bir yıldan üç yıla[131] kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Tefecilik
MADDE 241. - (1) Kazanç elde etmek
amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden[132] beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.(15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile eklenmiştir)
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 242. - (1) Bu bölümde yer alan
suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin
bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya[133] orada kalmaya devam eden
kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada
tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle
sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim
sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik
araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(07.04.2016 tarih ve 29677 sayılı R.G. 6698
s.k. ile eklenmiştir)
Sistemi engelleme, bozma,
verileri yok etme veya değiştirme
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin
işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki
verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri
yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka
veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi
üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının
yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki
yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının
kötüye kullanılması
Madde 245 - (08.07.2005
tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(1)
Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele
geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine
verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak
kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla
ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın
alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan
bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar
sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı
takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden
birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın
hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba
hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili
olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
Yasak cihaz
veya programlar (07.04.2016 tarih
ve 29677 sayılı R.G. 6698 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 245/A- (1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin
veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim
sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların
işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal
eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın
alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan
suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı
Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin
Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet
MADDE 247. - (1) Görevi nedeniyle
zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu
malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa
çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın
geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 248. - (1) Soruşturma başlamadan
önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan
önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan
zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte
biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren
hal
MADDE 249. - (1) Zimmet suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya
kadar indirilir.
İrtikap
MADDE 250. - (1)
Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden
kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu
görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin
gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini
mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin
etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(2) Görevinin sağladığı
güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla,
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına
bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada
tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4)
İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde
bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar
indirilebilir. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
Denetim görevinin ihmali
MADDE 251. - (1) Zimmet veya irtikap
suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen
suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal
ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi,
üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Rüşvet
MADDE
252 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan
veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka
kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2)
Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya
aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat
sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(3)
Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya
hükmolunur.
(4)
Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından
kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif
veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi
hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek
ceza yarı oranında indirilir.
(5)
Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının
sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi
sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak
cezalandırılır.
(6)
Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya
tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp
taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.
(7)
Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin;
yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması
halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(8)
Bu madde hükümleri;
a)
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
b)
Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
c)
Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,
d)
Kamu yararına çalışan dernekler,
e)
Kooperatifler,
f)
Halka açık anonim şirketler,
adına
hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına
bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması
amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat
edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık
edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi halinde de
uygulanır.
(9)
Bu madde hükümleri;
a)
Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine,
b)
Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde
görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere,
c)
Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine,
d)
Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için
kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,
e)
Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü çerçevesinde
görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere,
f)
Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstü
örgütlerin görevlilerine veya temsilcilerine,
görevlerinin
ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari
işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde edilmesi yahut
muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif
veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de
uygulanır.
(10)
Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı tarafından
işlenmekle birlikte;
a)
Türkiye'nin,
b)
Türkiye'deki bir kamu kurumunun,
c)
Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,
d)
Türk vatandaşının,
tarafı
olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin
yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif veya
vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara
aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin edilen
kişiler hakkında, Türkiye'de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve
kovuşturma yapılır.
Tüzel kişiler hakkında
güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 253. - (1) Rüşvet suçunun
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Etkin pişmanlık
MADDE 254. - (1)
Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu
şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında
rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla
anlaşan kamu görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu
yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(2)
Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum
resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili
makamları haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya
hükmolunmaz. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(3)
Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde,
hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(4) Bu madde hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere
uygulanmaz.(09.07.2009 tarihli ve 27283
sayılı R.G. 5918 s.k.ile eklenmiştir)
Nüfuz
ticareti (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
MADDE
255 - (1) Kamu
görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi
amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla,
kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu
görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat
sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2)
Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.
(3)
Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda menfaat talebinde bulunulması ve
fakat bunun kabul edilmemesi ya da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve
fakat bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre verilecek
ceza yarı oranında indirilir.
(4)
Nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi, müşterek fail olarak, birinci fıkrada
belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(5)
Nüfuz ticareti ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü
gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilileri, müşterek fail
olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(6)
İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu
hallerde kişiler ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılır.
(7)
Bu madde hükümleri, 252 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan kişiler
üzerinde nüfuz ticareti yapılması halinde de uygulanır. Bu kişiler hakkında,
Türkiye'de bulunmaları halinde, vatandaş veya yabancı olduklarına bakılmaksızın,
resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.
Zor kullanma yetkisine
ilişkin sınırın aşılması
MADDE 256. - (1) Zor kullanma yetkisine
sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin
gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Görevi kötüye kullanma
MADDE 257. - (1) Kanunda ayrıca suç
olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek
suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (19.12.2010 tarih ve 27790 sayılı R.G. 6086 sayılı Kanun ile
değişik)
(2) Kanunda ayrıca suç
olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya
gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya
da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (19.12.2010 tarih ve 27790 sayılı R.G. 6086 sayılı Kanun ile
değişik)
(3) İrtikap suçunu
oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu
nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır. (19.12.2010 tarih ve 27790 sayılı R.G. 6086 sayılı Kanun ile
değişik) (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır)
Göreve ilişkin sırrın
açıklanması
MADDE 258. - (1) Görevi nedeniyle
kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken
belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan
veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu
görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı
sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı
ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
MADDE 259. - (1) Yürüttüğü görevin
sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan
kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya
yapılmaması
MADDE 260. - (1) Hukuka aykırı olarak ve
toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici
de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her
biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi
sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin
mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde,
geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek
cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz
tasarruf
MADDE 261. - (1) İlgili kanunlarda
belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz
malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan
kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz
olarak üstlenilmesi
MADDE 262. - (1) Bir kamu görevini, kanun
ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine
bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis
cezası verilir.
Kanuna aykırı eğitim kurumu
Madde 263.- (30.04.2013 tarihli ve 28633
sayılı R.G. 6460 s.k.ile yürürlükten
kaldırılmıştır)[134]
Özel işaret ve kıyafetleri
usulsüz kullanma
MADDE 264. - (1) Bir rütbe veya kamu
görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve
başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları
takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı
kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden
ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak
hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için
direnme
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 265. - (1) Kamu görevlisine karşı
görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan
kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var
olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve
gereçleri suçta kullanma
MADDE 266. - (1) Görevi gereği olarak
elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan
kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen
göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
Tasarruflu Yazılar 1
İftira
MADDE 267. - (1) Yetkili makamlara ihbar
veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği
halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir
yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat
eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve
delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış
müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan
otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan
cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına[135] hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu
hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza
yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda mağdur
hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira
eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) İftira suçundan dolayı
dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla
işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde
basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya
kimlik bilgilerinin kullanılması
MADDE 268. - (1) İşlediği suç nedeniyle
kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına
ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin
hükümlere göre cezalandırılır. (koyu ibare
08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Etkin pişmanlık
MADDE 269. - (1) İftira edenin, mağdur
hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi
halinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü
indirilir.
(2) Mağdur hakkında
kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı
verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden
önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden
sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın
infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu
oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar
verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
yarısı,
b) İdari yaptırım
uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
üçte biri,
İndirilebilir.
(5) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı
etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle
yayınlanması gerekir. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
Suç üstlenme
MADDE 270. - (1) Yetkili makamlara,
gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye
iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi
cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü
indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 271. - (1) İşlenmediğini bildiği
bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun
delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran
kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
MADDE 272. - (1) Hukuka aykırı bir fiil
nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi
veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da
yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan
tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir
koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında
beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması
koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli
hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar
hapis cezasına[136] hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta
bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa;
yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya
cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
MADDE 273. - (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy,
altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden
olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı
olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak
tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada
indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü,
özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde
uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
MADDE 274. - (1) Aleyhine tanıklık
yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak
nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde,
cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık
yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak
nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık
yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı
indirilebilir.
Yalan yere yemin
MADDE 275. - (1) Hukuk davalarında yalan
yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Dava hakkında hüküm
verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya
konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek
cezanın yarısı indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik
veya tercümanlık
MADDE 276. - (1) Yargı mercileri veya
suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek
yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin
gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla[137] kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada
belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya
belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü
uygulanır.
Yargı
görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
MADDE
277 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(1) Görülmekte olan bir davada (…),
gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla,
davanın taraflarından birinin, (…)[138]
sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar
vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi
yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Teşebbüs
iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla
kadardır. (son cümle 28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile
eklenmiştir)
(2)
Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde,
fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.
Suçu bildirmeme
MADDE
278 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2)
İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması
halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3)
Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli[139] olan
ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
(4)
Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak,
suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin
hükümler saklıdır.
Kamu görevlisinin suçu
bildirmemesi
MADDE 279. - (1) Kamu adına soruşturma ve
kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak
öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta
gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk
görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının
suçu bildirmemesi
MADDE 280. - (1) Görevini yaptığı sırada
bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu
yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği
mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu
deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren
diğer kişiler anlaşılır.
Suç delillerini yok etme,
gizleme veya değiştirme
MADDE 281. - (1) Gerçeğin meydana
çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen,
değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak
kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç
nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi
hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü
indirilir.
Suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama
Genelgeler 1
MADDE 282. - (1) Alt sınırı altı ay veya
daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (09.07.2009
tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918 s.k.ile değişik)[140]
(2)
Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu
oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden,
bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (09.07.2009 tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918
s.k.ile eklenmiştir)
(3) Bu suçun, kamu görevlisi
tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası
sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek
için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle
kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini
sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini
kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
MADDE 283. - (1) Suç işleyen bir kişiye
araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan
sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy,
eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya
hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç
delillerini bildirmeme
MADDE 284. - (1) Hakkında tutuklama
kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde
yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça
ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde
yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu
görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy,
altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
MADDE
285 - (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) (1)
Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;
a)
Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu
sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya
da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,
b)
Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan
açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,
gerekir.
(2)
Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli
tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin
gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para
cezası ile cezalandırılır.
(3)
Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki
açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra
hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına
ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin
gerçekleşmesi aranmaz.
(4)
Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından görevinin
sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar
artırılır.
(5)
Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol
açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(6)
Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber
konusu yapılması suç oluşturmaz.
Ses veya görüntülerin kayda
alınması
MADDE 286. - (1) Soruşturma ve
kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda
alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene
MADDE 287. - (1) Yetkili hakim ve savcı
kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan
fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar
dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde[141] öngörülen hükümlere uygun
olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye
teşebbüs
MADDE
288 - (1)
Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı
bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda
bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı
olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli
günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik)
Muhafaza görevini kötüye
kullanma
Tasarruflu
yazılar 1 2
MADDE 289. - (1) Muhafaza edilmek üzere
kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı
oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada
tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren
veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek
cezaların beşte dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere
kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle
kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin
soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan
kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala
elkonulması ve bozulması
MADDE 290. - (1) Hükmen hak sahiplerine
teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere
başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması
halinde hırsızlık, cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde
dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın
yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Başkası yerine ceza infaz
kurumuna veya tutukevine girme
MADDE 291. - (1) Kendisini, bir
hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine
giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun
kaçması
MADDE 292. - (1) Tutukevinden, ceza
infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan
tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya
tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak
ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya
kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda,
ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı
hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası
adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile madde
metninden çıkarılmıştır)
Etkin pişmanlık
MADDE 293. - (1) (...)[142] Tutuklu veya hükümlünün,
kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde,
kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate
alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir.
Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.
Kaçmaya imkan sağlama
MADDE 294. - (1) Gözaltına alınanın veya
tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını
sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise,
beş yıldan sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla,
Kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya
tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi
sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak,
verilecek ceza üçte birden bir katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına
alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy,
altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri
oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya
kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda,
ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu
veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye
kullanması
MADDE 295. - (1) Gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin
gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli ile
görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin
verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya
kasten imkan sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların
ayaklanması
MADDE 296. - (1) Hükümlü veya
tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten
fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
İnfaz kurumuna veya
tutukevine yasak eşya sokmak
MADDE 297. - (1) İnfaz kurumuna veya
tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme
aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya
bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre
belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) (02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G. 6763
s.k.ile yeniden düzenlenmiştir)
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın
çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve
malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak
üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç,
mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart,
resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme
araçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve
görüntü almaya yarayan araçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan,
buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan
hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi
verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve
beslenmeyi engelleme
MADDE 298. - (1) Ceza infaz kurumları ve
tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini,
ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde
eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve
kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi
edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla görüşmelerini, mahkemelere
veya Cumhuriyet başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri ile
görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa
olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu
yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her
türlü görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların
beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya
ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin
engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi
nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden
biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme
suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik
Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret
MADDE 299. - (1) Cumhurbaşkanına hakaret
eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza
altıda biri oranında artırılır. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması,
Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Devletin egemenlik
alametlerini aşağılama
MADDE 300. - (1) Türk Bayrağını
yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen
beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında
uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen
aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama(08.05.2008
tarihli, 26870 sayılı R.G. 5759 s.k.ile değişik)
MADDE 301 - (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini,
Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin
yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen
aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç
oluşturmaz.
(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet
Bakanının iznine bağlıdır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin
Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
MADDE 302. - (1) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını
yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını
zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan
topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen
kimse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
değişik)
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
MADDE 303. - (1) Türkiye Cumhuriyeti
Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman
devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren
vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda
herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda
tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman
devlet toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde
kalan vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.
Devlete karşı savaşa tahrik
MADDE 304. - (1) Türkiye Cumhuriyeti
Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı
devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet
yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. (ikinci cümle,
08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile madde metninden
çıkarılmıştır)
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş
örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak
kabul edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için
yarar sağlama (Başlık 08.07.2005
tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
MADDE 305. - (1) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak
maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya
veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya
da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne
kadar adlî para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da
aynı cezaya hükmolunur. (08.07.2005 tarih
ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(2) Fiilin savaş sırasında işlenmiş olması hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile değişik)
(3) Suç savaş hali dışında
işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine
bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar
deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin
Anayasada belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine
asker toplama
MADDE 306. - (1) Türkiye Devletini savaş
tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir
devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye
beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil sonucu savaş
meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı
devletle siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk
vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak nitelikte ise
faile iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir
veya misilleme meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan
suçun kovuşturulması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri,
fiili savaş halinde ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal eden
yabancı devlet kuvvetlerine karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri
hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve
düşman askerî hareketleri yararına anlaşma
MADDE 307. - (1) Devletin silahlı
kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava
ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri,
bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden
veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz
hale gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde
bulunduran veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda
meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi
hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye
Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya
Türkiye Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla
anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri
işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada
tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya
Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci
fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza
verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda
yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak
olan devlet zararına olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri
uygulanır.
Düşman devlete maddi ve mali
yardım
MADDE 308. - (1) Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız,
doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da
uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman
devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun
ödemelere katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya
Türkiye'de oturan yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış
olsa bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa bulunsun
düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer
kimselerle Türkiye Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu
etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan
vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda
yazılı fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak
olan devlet yararına işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu
Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
Anayasayı ihlal
MADDE 309. - (1) Cebir ve şiddet
kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan
kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin
fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve
fiilî saldırı
MADDE 310. - (1) Cumhurbaşkanına
suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı
diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı
oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az
olamaz.
Yasama organına karşı suç
MADDE 311. - (1) Cebir ve şiddet
kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs
edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
MADDE 312. - (1) Cebir ve şiddet
kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini
yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti
Hükûmetine karşı silâhlı isyan
MADDE 313. - (1) Halkı, Türkiye
Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş
yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik
eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti
Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla
kadar hapis cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada
tanımlanan suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan
yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada
tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Silâhlı örgüt
MADDE 314. - (1) Bu kısmın dördüncü ve
beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran
veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan
örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Örgüte üye olmamakla
birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza
yarısına kadar indirilebilir. (12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile eklenmiş, 09.01.2025
/ 32777 R.G. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarih ve E:2024/81, K:2024/189
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Yürürlük: 09.07.2025)
(4)[143] Suç işlemek amacıyla örgüt
kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.
Silâh sağlama
MADDE 315. - (1) Yukarıdaki maddede
tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların
amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak
suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç için anlaşma
MADDE 316. - (1) Bu kısmın dördüncü ve
beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla
işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde
anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden
veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan
çekilenlere ceza verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Milli Savunmaya Karşı Suçlar
Askerî komutanlıkların gasbı
MADDE 317. - (1) Kanunen yetkili
olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker
kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya
bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman
veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları
veya Devlet tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen
yerlerin komutanı bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri
için verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
MADDE 318. - (1) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek
veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek
şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir. (30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G. 6459 s.k. ile
değişik)
(2) Fiil, basın ve yayın
yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe
teşvik
MADDE 319. - (1) Askerleri veya askerî
idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe
veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin
görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya
disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi
gördüğünü söyleyen kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, aleni olarak
işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
Yabancı hizmetine asker
yazma, yazılma
MADDE 320. - (1) Hükûmetin izni
olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde
çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları
silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Asker yazılanlar veya
silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza
üçte biri oranında artırılır.
(3) Birinci fıkradaki
hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında emirlere
uymama
MADDE 321. - (1) Savaş zamanında Devletin
yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette
bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında
yükümlülükler
MADDE 322. - (1) Savaş zamanında,
Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir
kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir
kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki
yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen
veya tamamen yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte
üçüne kadarı indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya
tamamen yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan
aracılar veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı
cezalar uygulanır.
(4) Savaş zamanında
yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı
kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir.
Savaşta yalan haber yayma
MADDE 323. - (1) Savaş sırasında kamunun
endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya
düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış
veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel
milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma
neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza
on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma
neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.
(4) Savaş zamanında düşman
karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde
yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri
üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada yazılı
fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma
sonucu işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin
ihmali
MADDE 324. - (1) Sulh zamanında
seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri
payeler kabulü
MADDE 325. - (1) Türkiye ile savaş
halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer
fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı
Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
MADDE 326. - (1) Devletin güvenliğine
veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya
tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici
de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle
alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı
fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası
verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin
bilgileri temin etme
MADDE 327. - (1) Devletin güvenliği veya
iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
MADDE 328. - (1) Devletin güvenliği veya
iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye
onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin yararına işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve
siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama
MADDE 329. - (1) Devletin güvenliği veya
iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, failin taksiri
sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan
iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken
bilgileri açıklama
MADDE 330. - (1) Devletin güvenliği veya
iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
Uluslararası casusluk
MADDE 331. - (1) Yabancı bir devletin
güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla
gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya
askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin
etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
Askerî yasak bölgelere girme
MADDE 332. - (1) Devletin askerî yararı
gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından
yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik
MADDE 333. - (1) Görevi dolayısıyla
öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif
veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına
kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve
üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş
halinde bulunan bir devletin yararına işlenir veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye
sokacak olursa, faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti
tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için
görevlendirilen kimse, bu görevi sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden
dolayı zarar meydana gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis
cezası verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan
suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar
etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
MADDE 334. - (1) Yetkili makamların
kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle
karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin
casusluk maksadıyla temini
MADDE 335. - (1) Yetkili makamların
kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş
halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle
karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri
açıklama
MADDE 336. - (1) Yetkili makamların
kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya
askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri
sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan
iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal
veya askerî casusluk maksadıyla açıklama
MADDE 337. - (1) Yetkili makamların
kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
Taksir sonucu casusluk
fiillerinin işlenmesi
MADDE 338. - (1) Bu bölümde tanımlanan
suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili
belgeleri elinde bulundurma
MADDE 339. - (1) Devletin güvenliği veya
iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya
yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli
kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul
edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir
şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında
işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan
İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç
MADDE 340. - (1) Yabancı devletlerden
birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri
oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı
devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet bayrağına
karşı hakaret
MADDE 341. - (1) Resmen çekilmiş olan
yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden
kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı
soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet
temsilcilerine karşı suç
MADDE 342. - (1) Türkiye Cumhuriyetinde
sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile
bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile
bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine
karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul
edilerek; suç işleyen kişiler hakkında, bu Kanunun ilgili hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise,
soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
MADDE 343. - (1) Bu bölümde yazılı
hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 344. - (1) Bu Kanunun;
a) "İmar kirliliğine neden
olma" başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,
b) "Çevrenin kasten
kirletilmesi" başlıklı 181 inci maddesinin birinci fıkrası
ile "Çevrenin taksirle kirletilmesi" başlıklı 182 nci maddesinin birinci
fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,
c) Diğer hükümleri 1
Haziran 2005 tarihinde, (31.03.2005 tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile
değişik)
Yürürlüğe girer.
GEÇİCİ MADDE
1 - (1) Bu maddeyi ihdas eden
Kanunla, bu Kanunun 235 inci maddesinde yapılan değişiklik
sebebiyle görülmekte olan davalarda görevsizlik kararı verilemez. (30.04.2013
tarihli ve 28633 sayılı R.G. 6459 s.k. ile eklenmiştir)
Yürütme
MADDE 345. - (1) Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
11 Ekim 2004
19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G.ile yayımlanan 5560 sayılı kanunun GEÇİCİ MADDESİ
GEÇİCİ MADDE
1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan
dosyalarda, uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.
31.07.2026 / 33326 sayılı R.G. 7589 s.k.
ile yayımlanan Geçici 1 madde
GEÇİCİ MADDE 1- (6) Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi
uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde
bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı
sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları
hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule
uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.
(7) Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi
uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve
haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu
maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen
dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece
yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin
suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin
ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu
süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca
infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun
yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra
kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.
[1] Mülga (2) nci
fıkra; Ancak sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için meşru
sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz.
[2] "ve adlî, idarî ve askerî" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[3] Mülga; h)
Rüşvet (madde 252).
[4] "ceza" ibaresinden sonra gelmek üzere
"soruşturması ya da" ibaresi (28.06.2014 tarihli, 29044
sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
[5] "talep üzerine," ibaresinden sonra
gelmek üzere "soruşturma ya da" ibaresi (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
[6] "nedeniyle" ibaresinden sonra gelmek
üzere "soruşturulacağına ya da" ibaresi (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir)
[7] "Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu"
ibaresi "Ceza Muhakemesi Kanunu" şeklinde (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[8] "oniki yıldan
onbeş yıla;" ibaresi "onüç yıldan onsekiz yıla;" olarak 18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[9] "dokuz yıldan
onbir yıla" ibaresi "on yıldan oniki yıla" olarak 18.08.2026
/ 33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[10] "yedi yıldan"
ibaresi "dokuz yıldan" olarak 18.08.2026 / 33344 R.G.
7593 s.k. ile değiştirilmiştir
[11] "onsekiz
yıldan yirmidört yıla;" ibaresi "ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;" olarak 18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[12] "oniki yıldan
onbeş yıla" ibaresi "onbeş yıldan onsekiz yıla" olarak 18.08.2026
/ 33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[13] "oniki yıldan
fazla" ibaresi "onbeş yıldan fazla" olarak 18.08.2026 /
33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[14] "Mahkûm
olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına
özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir" cümlesi "Kişi hakkında ayrıca
akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur" olarak 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değişik.
[15] Mülga; Mahkûm olunan ceza, süresi aynı
olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri
olarak da uygulanabilir.
[16] "onüç yıldan yirmi yıla" ibaresi "ondört yıldan yirmibir
yıla" olarak 04.06.2025
/ 32920 Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile değişik
[17] "dokuz yıldan onbeş yıla" ibaresi "on yıldan onsekiz yıla"
olarak 04.06.2025 / 32920
Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile değişik
[18] "cinsel
saldırı, çocukların cinsel istismarı" ibaresi 08.07.2005
tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile metinden çıkarılmıştır.
[19] "Tüzükte" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[20] "hükmü veren mahkeme" ibaresi "infaz hâkimliği" olarak (15.04.2020 / 31100
sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile) değiştirilmiştir.
[21] "hükmü veren mahkemece" ibaresi "infaz hâkimliğince" olarak
(15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun
ile) değiştirilmiştir.
[22] "hakim" ibaresi "infaz hâkimi" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
değiştirilmiştir.
[23] "hakime" ibaresi "infaz hâkimine" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
değiştirilmiştir.
[24] "hakimin" ibaresi "infaz hâkiminin" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
değiştirilmiştir.
[25] "infaz hâkimliğince" ibaresi (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile) eklenmiştir.
[26] "En az yirmi
ve en fazla yüz Türk Lirası" ibaresi "En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı
R.G. 7499 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[27] (24.11.2015 / 29542 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan "Kişi,
kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu
olarak;…" bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "…seçilme ehliyetinden…"
ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan "…hapis cezasına…" ibaresi ise (b)
bendinde yer alan "Seçme ve…" ibaresi yönünden iptal edilmiştir)
[28] (24.11.2015 / 29542 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan "…ve diğer
siyasi hakları kullanmaktan" ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci
fıkranın (b) bendinde yer alan "Seçme ve seçilme ehliyetinden…" ibaresi
yönünden iptal edilmiştir.)
[29] (24.11.2015 / 29542 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesinin E
2014/140, K 2015/85 sayılı Kararı ile 1.fıkranın b bendinde yer alan …Seçme ve
seçilme ehliyetinden… ibaresi yönünden iptal edilmiştir)
[30] "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz
edilen ya da" ibaresi (15.04.2020 / 31100 sayılı
RG, 7242 sayılı Kanun ile) eklenmiştir.
[31] "veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz
edilen ya da koşullu salıverilen" ibaresi (15.04.2020
/ 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile) eklenmiştir.
[32] (24.11.2015 / 29542 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu fıkrada yer alan "Kısa süreli hapis cezası
ertelenmiş veya…" ibaresi, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan "…seçilme
ehliyetinden…" ibaresi yönünden iptal edilmiştir.)
[33] "mahkeme veya hakim" ibaresi "infaz hâkimi" olarak 25.06.2021 / 31522 sayılı R.G. 7328 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[34] Cümle 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir.
[35] "infaz
hâkimliğince" ibaresi 25.06.2021 / 31522 sayılı R.G.
7328 s.k. ile eklenmiştir.
[36] Mülga; (6) İşlediği fiille ilgili
olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi
hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek
güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu
hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, infaz hâkimi
kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
[37] "mahkeme veya
hakim" ibaresi "infaz hâkimi" olarak 25.06.2021 / 31522
sayılı R.G. 7328 s.k. ile değiştirilmiştir.
[38] "koşullu
salıverilmeden yararlandıktan" ibaresi "denetimli serbestlik tedbiri
uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten"
olarak 25.06.2021 / 31522 sayılı R.G. 7328 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[39] "sürecindeki
davranışları," ibaresi "sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya"
olarak 27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[40] "gibi
hususlar" ibaresi 27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k. ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
[41] (Cümle 27.05.2022 / 31848 sayılı
R.G. 7406 s.k. ile eklenmiştir)
[42]
"gerekçeleriyle" ibaresi 27.05.2022 / 31848 sayılı R.G.
7406 s.k. ile eklenmiştir.
[43] "yüz" ibaresi
"beşyüz" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499
s.k. ile değiştirilmiştir.
[44] "otuz"
ibaresi "yüz" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G.
7499 s.k. ile değiştirilmiştir.
[45] "Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın
birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı
tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme
hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir" ifadesi (24.10.2019 tarihli,
30928 sayılı R.G. / 7188 s.k. ile eklenmiştir)
[46] "üç" ibaresi
"altı" şeklinde 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı R.G.
6763 s.k.ile değiştirilmiştir
[47] Mülga; Hakaret (125 inci maddenin
ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası),
[48] "üç yıldan"
ibaresi "beş yıldan" olarak 05.04.2023
/ 32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[49] "bin günden" ibaresi (24.12.2019
tarih ve 30988 sayılı R.G. 7196 s.k. ile eklenmiştir)
[50] MÜLGA: Bu
suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar
yarı oranında artırılır.
[51] "eş" ibaresi
"eş, boşandığı eş" olarak 14.07.2021 / 31541 sayılı
R.G. 7331 s.k. ile değiştirilmiştir.
[52] Mülga:
f)
Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
[53] Pc Gümrük
Külliyatı Not: 2 nci cümle "Bu fiilin basın ve yayın yolu ile işlenmesi
halinde, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile madde
metninden çıkarılmıştır.
[54] "bir yıldan" ibaresi "bir yıl altı aydan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[55] "dört aydan bir yıla" ibaresi "altı aydan bir yıl altı aya"
olarak 04.06.2025 /
32920 Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile değişik
[56] "altı aydan" ibaresi "dokuz aydan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[57] 5328 s.k. ile
2 nci fıkra eklenmiş olduğundan (2)'nci fıkra (3)'üncü fıkra olarak teselsül
edilmiştir.
[58] "eşe" ibaresi
"eşe, boşandığı eşe" olarak 14.07.2021 / 31541 sayılı
R.G. 7331 s.k. ile değiştirilmiştir.
[59] "(f) bendi bakımından ise bir kat" ibaresi (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
eklenmiştir.
[60] "üç yıldan," ibaresi "dört yıldan," olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[61] (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
değişik)
[62] "beş yıldan" ibaresi "altı yıldan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[63] "beş yıldan," ibaresi "altı yıldan," olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[64] (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
değişik)
[65] "sekiz yıldan" ibaresi "dokuz yıldan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile
değişik
[66] (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile
değişik)
[67] "sekiz yıldan oniki yıla" ibaresi "on yıldan ondört
yıla" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[68] "oniki yıldan" ibaresi "ondört yıldan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[69] "onaltı" ibaresi "onsekiz" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
değiştirilmiştir.
[70] (31.03.2005
tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328
s.k. ile değişik)
[71] (Madde başlığı 31.03.2005
tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328
s.k. ile değişik)
[72] 5328 s.k. ile
88 (1)'inci fıkra metinden çıkarılmış olup, (2)'nci fıkra (1)'inci fıkra olarak
teselsül edilmiştir.
[73] "üç aydan bir
yıla" ibaresi "dört aydan iki yıla" olarak 25.12.2025 /
33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
[74] "altı aydan
üç yıla" ibaresi "dokuz aydan beş yıla" olarak 25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
[75] "veya
boşandığı eşe" ibaresi 14.07.2021 / 31541 sayılı R.G.
7331 s.k. ile eklenmiştir.
[76] "altı aydan iki" ibaresi "iki yıldan
beş" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G.
6545 s.k. ile değişik)
[77] (Cümle 27.05.2022 / 31848 sayılı R.G. 7406 s.k. ile
eklenmiştir)
[78] "iki aydan" ibaresi 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile
eklenmiştir.
[79] "beş yıla" ibaresi "yedi yıla" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[80] "ya da
boşandığı eşe" ibaresi 14.07.2021 / 31541 sayılı R.G.
7331 s.k. ile eklenmiştir.
[81] Pc Gümrük
Külliyatı Not: "ya da yakıştırmalarda bulunmak" ibaresi 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile madde metninden
çıkarılmıştır.
[82] "altı aydan"
ibaresi "bir yıldan" şeklinde 06.03.2014 tarihli, 29833
Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile değiştirilmiştir.
[83] "Kişilerin"
ibaresi "Kişisel verinin, kişilerin" şeklinde (07.04.2016
tarih ve 29677 sayılı R.G. 6698 s.k. ile değişik)
[84] "bilgileri
kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır" ibaresi "olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır" şeklinde (07.04.2016 tarih ve
29677 sayılı R.G. 6698 s.k. ile değişik)
[85] "bir yıldan"
ibaresi "iki yıldan" şeklinde 06.03.2014 tarihli, 29833
Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile değiştirilmiştir.
[86] "altı aydan
bir yıla kadar hapis" ibaresi "bir yıldan iki yıla kadar hapis" şeklinde 06.03.2014 tarihli, 29833 Mükerrer Sayılı R.G. 6526 s.k.ile değiştirilmiştir.
[87] "iki yıldan beş" ibaresi "üç yıldan
yedi" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G.
6545 s.k. ile değişik)
[88] "kilit açmak" ibaresinden sonra gelmek
üzere "veya kilitlenmesini engellemek" ibaresi 28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile eklenmiştir
[89] "Barınak yerlerinde, sürüde veya açık
yerlerde bulunan" ibaresi madde metninden 28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile çıkarılmış
[90] "üç yıldan yedi" ibaresi "beş yıldan
on" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G.
6545 s.k. ile değişik)
[91] "üçte birine kadar" ibaresi "yarı
oranında" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı
R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[92] Mülga: (2)
Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale
getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanır.
[93] "altı" ibaresi "dört" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[94] "iki" ibaresi "bir" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[95] Mülga; (1)
Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya
eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını
değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa
yararlanmasına engel olan kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne
kadar adlî para cezası verilir.
[96] Mülga; MADDE
165. - (1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satın alan veya kabul
eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
[97] "altı aydan
üç yıla" ibaresi "bir yıldan beş yıla" olarak 25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
[98] Cümle 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir.
[99] "yarı
oranında" ibaresi "bir kat" şeklinde (02.12.2016 tarih
ve 29906 sayılı R.G. 6763 s.k.ile değişik)
[100] "üç aydan" ibaresi "dört aydan" olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı
R.G. 7550 s.k ile değişik
[101] "yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır." ibaresi
"altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." olarak 04.06.2025 / 32920 Mükerrer sayılı R.G. 7550 s.k ile
değişik
[102] "on yıldan az olmamak üzere" ibaresi
"yirmi yıldan otuz yıla kadar" şeklinde (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[103] "yirmi yıldan
otuz yıla kadar hapis ve" ibaresinden soma gelmek Üzere "ikibin günden" ibaresi
(25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G.
7078 s.k.) ile eklenmiştir)
[104] (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile
eklenmiştir)
[105] "beş yıldan onbeş yıla kadar" ibaresi
"on yıldan az olmamak üzere" şeklinde (28.06.2014
tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[106] "on yıldan az
olmamak üzere hapis ve" ibaresinden sonra gelmek, üzere "bin günden" ibaresi
(25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G.
7078 s.k.) ile eklenmiştir)
[107] "sentetik
kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması," ibaresi "bazmorfin, sentetik
kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve
türevleri veya amfetamin ve türevleri olması," olarak
05.04.2023 / 32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[108] (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile eklenmiştir)
[109] "dört" ibaresi "sekiz" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile değişik)
[110] "sekiz yıldan
az olmamak üzere hapis ve" ibaresinden sonra gelmek üzere "bin günden" ibaresi
(25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354 Mükerrer R.G.
7078 s.k.) ile eklenmiştir)
[111] "iki yıldan beş" ibareleri "beş yıldan
on" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G.
6545 s.k. ile değişik)
[112] "on yıla
kadar hapis" ibarelerinden sonra gelmek üzere "ve bin günden onbin güne kadar adlî
para" ibaresi (25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK (08.3.2018/30354
Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile eklenmiştir)
[113] PcGK Not: 08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. - 5377 s.k. ile (2) nci
fıkra (3), (3) üncü fıkra (2) olarak değiştirilmiştir.
[114] "iki yıldan beş" ibareleri "beş yıldan
on" şeklinde (28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G.
6545 s.k. ile değişik)
[115] "on yıla
kadar hapis" ibarelerinden sonra gelmek üzere "ve bin günden onbin güne kadar
adlî para" ibaresi (25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı R.G. 694 s.KHK
(08.3.2018/30354 Mükerrer R.G. 7078 s.k.) ile eklenmiştir)
[116] Mülga: (3)
Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli
serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer
aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli
serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik
süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
[117] "dört yıldan
sekiz yıla" ibaresi "beş yıldan on yıla" olarak 25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
"iki yıldan altı yıla" ibaresi "dört yıldan sekiz yıla" olarak (15.04.2020
/ 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile) değiştirilmiştir.
[118] "bir yıldan üç yıla" ibaresi "iki yıldan dört yıla" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı RG, 7242 sayılı Kanun ile)
değiştirilmiş, dört yıla" ibaresi "beş yıla" olarak 25.12.2025
/ 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
[119] "dörtte
birinden yarısına kadar" ibaresi "yarısı oranında" olarak 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile değiştirilmiştir.
[120] Cümle 25.12.2025 / 33118 R.G. 7571 s.k ile eklenmiştir.
[121] Mülga: (6)
Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte
üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı
verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. (05.07.2012 tarihli, 28344
sayılı R.G. 6352 s.k. ile değişik) Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler
hakkında uygulanır. (son cümle 30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G. 6459
s.k. ile eklenmiş, fıkra 08.12.2023 / 32393 R.G. Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023
tarih ve E:2023/132, K:2023/183 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Yürürlük:
08.04.2024)
[122] "veya
amacının" ibaresi "cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde"
şeklinde 30.04.2013 tarihli ve 28633 sayılı R.G. 6459
s.k. ile değiştirilmiştir.
[123] Mülga;
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223. - (1) Cebir
veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım
aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran
veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun
konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya
tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının
hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere
götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu
suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla
ayrıca cezaya hükmolunur.
(5)
Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
[124] "çocukları"
ibaresi "çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen
kişileri" şeklinde (07.04.2016 tarih ve 29677 sayılı
R.G. 6698 s.k. ile değişik)
[125] "bir yıla"
ibaresi "üç aydan iki yıla" olarak 18.08.2026 / 33344
R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[126] "üç aydan bir
yıla" ibaresi "altı aydan iki yıla" olarak 18.08.2026 /
33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[127] "üç aydan bir
yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" olarak 18.08.2026 /
33344 R.G. 7593 s.k. ile değiştirilmiştir.
[128] "üç aydan iki
yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" olarak 23.06.2022 /
31880 sayılı R.G. 7413 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.01.2023)
[129] "üçte biri"
ibaresi "yarısı" olarak 23.06.2022 / 31880 sayılı R.G.
7413 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük
01.01.2023)
[130] "sekizde bir"
ibaresi "yarısı" olarak 23.06.2022 / 31880 sayılı R.G.
7413 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük
01.01.2023)
[131] "altı aydan
iki yıla" ibaresi "bir yıldan üç yıla" olarak 23.06.2022 / 31880 sayılı R.G. 7413 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük 01.01.2023)
[132] "beş yıla kadar hapis ve" ibaresi "altı yıla kadar hapis ve
beşyüz günden" olarak (15.04.2020 / 31100 sayılı
RG, 7242 sayılı Kanun ile) değiştirilmiştir.
[133] "ve" ibaresi
"veya" şeklinde (07.04.2016 tarih ve 29677 sayılı R.G.
6698 s.k. ile değişik)
[134] Mülga; Madde
263. - (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G. -
5377 s.k. ile değişik)
(1)
Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, üç aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
[135] (10.12.2013 tarihli, 28847 sayılı R.G. Esas 2013/14, Karar
2013/56 ile 10.06.2013 tarihi itibariyle iptal edilmiştir)
[136] 29.10.2015 tarihinde yürürlüğe girmek üzere (29.04.2015 tarih 29341 sayılı R.G. Anayasa Mah.E 2014/116, K
2015/4 Kararı ile iptal edilmiştir)
[137] "bir yıldan üç yıla" ibaresi "üç yıldan yedi yıla" şeklinde
(24.11.2016 tarih ve
29898 sayılı R.G. 6754 s.k. ile değişik)
[138] "veya yapılmakta olan bir
soruşturmada," ve "şüpheli veya" ibareleri madde metninden 28.06.2014 tarihli, 29044 sayılı R.G. 6545 s.k. ile çıkarılmıştır.
[139] 03.05.2013 tarih ve 28636 sayılı R.G. 6462 s.k.ile
değişik
[140] Mülga; (1)
Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların
gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat
uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
[141] "Tüzüklerde" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[142] "Gözaltına
alınan," ibaresi (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G.
- 5377 s.k. ile madde metninden çıkarılmıştır)
[143] (3) olan fıkra numarası (4) olarak 12.03.2024
/ 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile teselsül ettirilmiştir.