Kabahatler Kanunu
KABAHATLER KANUNU
Kanun No. 5326 Kabul
Tarihi : 30.3.2005
31.03.2005
tarihli, 25772 sayılı mükerrer R.G.
Genelgeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
Danıştay Kararları 1
Tahsilat Genel Tebliği Seri No 442
Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B
Sıra No:18)
Genel Gerekçe ile Madde Gerekçeleri
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
ü İdari Para Cezası (Tahsilat) MADDE 17
ü Soruşturma Zamanaşımı MADDE 20
ü Yerine getirme zamanaşımı MADDE 21
ü Kararların tebliği MADDE 26
ü İtiraz yolu MADDE 29
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Amaç
ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik İlkesi ve Kanunun Uygulama Alanı
Amaç ve kapsam
MADDE 1.- (1) Bu Kanunda; toplum
düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak
amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel
ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında
uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla
karar alma süreci,
d) İdarî yaptırıma ilişkin
kararlara karşı kanun yolu,
e) İdarî yaptırım
kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli
kabahatler tanımlanmıştır.
Tanım
MADDE 2.- (1) Kabahat deyiminden;
kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.
Genel kanun niteliği
Genelgeler 1 2
MADDE 3 - (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile değişik) (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna
ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya
mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.
Kanunîlik ilkesi
MADDE 4.- (1) Hangi fiillerin kabahat
oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları
bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici
işlemleriyle de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan
yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.
Zaman bakımından uygulama
Genelgeler 1 2 Tasarruflu Yazılar 1 2
MADDE 5.- (1) 26.9.2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri
kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen
idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal
uygulama kuralı geçerlidir.
(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali
davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu
bakımdan dikkate alınmaz.
Yer bakımından uygulama
MADDE 6.- (1) 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun yer bakımından uygulamaya ilişkin 8
inci maddesi hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak,
kanunlarda aksine hüküm bulunan haller saklıdır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kabahatten Dolayı
Sorumluluğun Esasları
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1
Kabahatin ihmali davranışla işlenmesi
MADDE 7.- (1) Kabahat, icraî veya
ihmali davranışla işlenebilir. İhmali davranışla işlenmiş kabahatin varlığı
için kişi açısından belli bir icraî davranışta bulunma hususunda hukukî
yükümlülüğün varlığı gereklidir.
Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 8.- (1) Organ veya temsilcilik
görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş
bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım
uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu
sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen
gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir
işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten
dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanunun, organ veya
temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra
hükümleri, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan
işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanır.
Kast veya taksir
MADDE 9.- (1) Kabahatler, kanunda
açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir.
Hata
MADDE 10.- (1) Türk Ceza Kanununun hata
hallerine ilişkin hükümleri, ancak kasten işlenen kabahatler bakımından
uygulanır.
Sorumluluk
MADDE 11.- (1) Fiili işlediği sırada
onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.
(2) Akıl hastalığı nedeniyle,
işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi
hakkında idarî para cezası uygulanmaz.
Hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenler
MADDE 12.- (1) Bu Kanunda aksine hüküm
bulunmayan hallerde, Türk Ceza Kanununun hukuka uygunluk nedenleri ile
kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından
da uygulanır.
Teşebbüs
MADDE 13.- (1) Kabahate teşebbüs
cezalandırılmaz. Ancak, teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili
kanunda hüküm bulunan haller saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça
teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da
uygulanır.
İştirak
Genelgeler 1 Danıştay Kararları 1
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6
MADDE 14.- (1) Kabahatin işlenişine
birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında,
fail olarak idarî para cezası verilir.
(2) Özel faillik niteliğinin
arandığı durumlarda, kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi
hakkında da fail olarak idarî para cezası verilir.
(3) Kabahate iştirak için
kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin
işlenişine iştirak eden kişi hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz
önünde bulundurulmaksızın idarî para cezası verilir.
(4) Kanunda özel faillik
niteliğini taşıyan kişi açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak
tanımlanan fiilin, bu niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler tarafından
ortaklaşa işlenmesi halinde suça iştirake ilişkin hükümler uygulanır.
İçtima
Genelgeler 1 2
Tasarruflu Yazılar 1 2 3
MADDE 15.- (1) Bir fiil ile birden
fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece
idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu
kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî
yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar
verilir.
(2) Aynı kabahatin birden
fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para
cezası verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî
yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem
de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir.
Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla
yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdarî Yaptırımlar
Tahsilat Genel Tebliği Seri
No 442
Tahsilat
İşlemleri Gümrük Genel Tebliği Seri
No 2
Yaptırım türleri
MADDE 16.- (1) Kabahatler
karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî
tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler,
mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer
tedbirlerdir.
İdarî para cezası
Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B
Sıra No:18)
Genelgeler 1 2 3
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 7
MADDE 17.- (1) İdarî para cezası, maktu
veya nispi olabilir.
(2) İdarî para cezası,
kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda,
idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği
ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para
cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın
dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen
idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları
ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine
gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para
cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel
Bütçeye gelir kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik
durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin
ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar
verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para
cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir. (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile
değişik)
(4) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî
para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine
gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen
idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde,
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri
tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve
Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili
kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil
olunur. (19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile değişik)
(5) İdarî para cezası tamamen
tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve
kuruluşuna bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla idarî
para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun
tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. Kanunlarında ödeme süresi
düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde
ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan % 25
oranında indirim yapılır[1]. Ödeme yapılması, kişinin bu
karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez(Cümle, 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417
s.k. ile eklenmiştir).
(7) İdarî para cezaları her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298
inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında
artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk
Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para
cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
MADDE 18.- (1) Kabahatin konusunu
oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin karar, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale
getirilmesi,
b) Niteliğinin
değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette
kullanılması,
Koşullarından birinin yerine
getirilmesine bağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre
zarfında koşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu
tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da
bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti,
kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde
Devlete geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası
veya başka bir idarî yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine de karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya
geçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerine getirilir.
Saklı tutulan hükümler
MADDE 19.- (1) Diğer kanunlarda kabahat
karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın
yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri
alınması,
d)
Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin
hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya
kadar saklıdır.
Soruşturma zamanaşımı
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri
No 2
Genelgeler 1 2 3 Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 20.- (1) Soruşturma zamanaşımının
dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar
verilemez.
(2) (19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile değişik) Soruşturma
zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde üç,
yıldır. Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere[2] 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839
sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle
Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında
Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun,
4925
sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001
sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda
belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden
takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ
edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer[3].
(3) Nispî idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi,
kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle
işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin
aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri
uygulanır.
Yerine getirme zamanaşımı
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 21.- (1) Yerine getirme
zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına veya mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı
süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az
idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kararın
kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
itibaren işlemeye başlar. (01.08.2010 tarihli, 27659 sayılı R.G. 6009 s.k.ile değişik)[4]
(5) Kanun hükmü gereği olarak
idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi
halinde zamanaşımı işlemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karar Verme Yetkisi ve Kanun
Yolları
Genelgeler 1
İdarî yaptırım kararı verme yetkisi
MADDE 22.- (1) Kabahat dolayısıyla
idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul,
makam veya kamu görevlileri yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm
bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda
yetkilidir.
(3) İdarî kurul, makam veya
kamu görevlileri, ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren
yerlerde işlenen kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye
yetkilidir.
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler
açısından da geçerlidir.
Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi
MADDE
23.- (1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan
hallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla
başlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde
Cumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi,
kendisi de idarî yaptırım kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin
kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî
yaptırım kararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu
tarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir.
Mahkemenin karar verme yetkisi
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 24.- (1) Kovuşturma konusu
fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idarî
yaptırım kararı verilir.
İdarî yaptırım kararı
Tahsilat Genel Tebliği Seri
No 442 Genelgeler 1
MADDE 25.- (1) İdarî yaptırım kararına
ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idarî yaptırım
kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdarî yaptırım kararı
verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini
ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı
veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır.
Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek
açıklanır.
Kararların tebliği
Elektronik Tebligat Sistemi
Genel Tebliği (Sıra
No 1) Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 26.- (1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir.
Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi
açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdarî yaptırım kararının
ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça
belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine
ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması
istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir.
Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir.
(3) Tüzel kişi hakkında
verilen idarî yaptırım kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.
(4) İdari yaptırım kararları,
Maliye Bakanlığı ile idari yaptırım kararı verenler arasında yapılacak
protokoller çerçevesinde, kararı verenler adına 213
sayılı Kanunun 107/A
maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Maliye
Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebilir. Elektronik ortamda
yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci
günün sonunda yapılmış sayılır. Bu şekilde yapılan tebligatlar, birinci fıkra
kapsamındaki tebliğ yerine geçer. (27.05.2017
tarihli ve 30078 sayılı R.G. 7020 s.k.ile eklenmiştir)
Başvuru yolu
Uyuşmazlık Mahkemesi E 2016/66 Yargıtay Kararları 1
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 27.- (1) İdarî para cezası ve
mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın
tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza
mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde
idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2) Mücbir sebebin varlığı
dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı
tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir.
Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi
durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî
temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile
yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde,
idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen
deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde
yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından
verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile
değişik)
(6) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat
oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya
yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı
başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
(7) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat
oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç
oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği
takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (19.12.2006 tarih
ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
(8) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem
kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren
kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka
aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde
görülür. (19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
Başvurunun incelenmesi
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE 28.- (1) Başvuru üzerine
mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının
anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde
yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde
incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı
bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde
sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü
halinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ
eder.
(3) İlgili kamu kurum ve
kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün
içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem
dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye
verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan
isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan
kişi sayısından bir fazla nüsha olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda
bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine
veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme
için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman
olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır
bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine
engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun
tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile
ilgili olarak da uygulanır.
(6) Dinlemede sırasıyla;
hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun
temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller
ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri
dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım
kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı,
aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı
tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların
huzurunda açıklar.
(8) Mahkeme, son karar olarak
idarî yaptırım kararının;
a) Hukuka uygun olması
nedeniyle, "başvurunun reddine",
b) Hukuka aykırı olması
nedeniyle, "idarî yaptırım kararının kaldırılmasına",
Karar verir.
(9) İdarî para cezasının alt ve üst sınırının kanunda
gösterildiği kabahatler dolayısıyla verilmiş idarî para cezasına karşı
başvuruda bulunulması halinde, mahkeme idarî para cezasının miktarında
değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebilir. (19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir)
(10) Onbeşbin[5] Türk Lirası dahil idarî para
cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.
İtiraz yolu
Tasarruflu Yazılar 1 2
MADDE 29.- (1) Mahkemenin verdiği son
karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa
göre[6] itiraz edilebilir. Bu
itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç iki hafta[7] içinde yapılır.
(2) İtirazla ilgili karar,
dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.
(3) Mahkeme, her bir itirazla
ilgili olarak "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine"
karar verir.
(4) Mahkemenin verdiği karar
taraflara tebliğ edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme halinde ayrıca
taraflara tebligat yapılmaz.
(5) İdarî yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi
tarafından verilmesi halinde bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre
itiraz edilebilir. (14.04.2011 tarih
ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile değişik)
Vazgeçme ve kabul
MADDE 30.- (1) Kanun yoluna başvuran kişi,
bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde
bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.
(2) İlgili kamu kurum ve
kuruluşu da mahkeme tarafından karar verilinceye kadar kanun yolu başvurusunu
kabul ederek idarî yaptırım kararını geri alabilir.
Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi
MADDE 31.- (1) İdarî yaptırım kararına
karşı başvuru yolu[8]
harca tâbi
değildir.
(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün
masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça
ödenir.
İKİNCİ KISIM
Çeşitli Kabahatler
Emre aykırı davranış
Tasarruflu yazılar 1
MADDE 32.- (1) Yetkili makamlar
tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel
sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket
eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren
makam tarafından karar verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili
kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765
sayılı Türk Ceza Kanununun 526
ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış
sayılır.
Dilencilik
MADDE 33.- (1) Dilencilik yapan kişiye,
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, dilencilikten elde edilen
gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla
idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri,
mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.
Kumar
MADDE 34.- (1) Kumar oynayan kişiye, bin[9] Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla
idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya
geçirilmesine mülkî amir karar verir.
Sarhoşluk
MADDE 35.- (1) Sarhoş olarak
başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan kişiye,
kolluk görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kişi,
ayrıca sarhoşluğun etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur.
Gürültü
MADDE 36.- (1) Başkalarının huzur ve
sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticarî
işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya
tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla
idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
Rahatsız etme
MADDE 37.- (1) Mal veya hizmet satmak
için başkalarını rahatsız eden kişi, elli Türk Lirası idarî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu kabahat dolayısıyla
idarî para cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.
İşgal
MADDE 38.- (1) Yetkili makamların açık
ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği
kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye
zabıta görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Yetkili makamların açık
ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği
kaldırımlar üzerine inşaat malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta görevlileri
tarafından yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.
(3) Özel kanunlardaki
hükümler saklıdır.
Tütün mamullerinin tüketilmesi
4207 s.k.nun 5.Md.nde
atıf yapılmıştır.
Genelgeler 1
MADDE 39.- (1) Kamu hizmet binalarının
kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen kişiye, ilgili idarî birim amirinin
yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu fıkra hükmü, tütün mamulü tüketilmesine tahsis edilen alanlarda
uygulanmaz.
(2) Toplu taşıma araçlarında
tütün mamulü tüketen kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Kabahatin özel hukuk kişileri tarafından işletilen toplu taşıma araçlarında
işlenmesi halinde bu ceza ilk başvurulan kolluk birim yetkilileri tarafından
verilir. Kamuya ait toplu taşıma araçlarında işlenmesi halinde idarî para
cezası verme yetkisi bakımından birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Özel hukuk kişilerine ait olan ve herkesin
girebileceği binaların kapalı alanlarında, tütün mamullerinin
tüketilemeyeceğini belirtir açık bir işarete yer verilmesine rağmen, bu yasağa
aykırı hareket eden kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
ceza, şikâyet üzerine en yakın kolluk birimi yetkililerince verilir.
Kimliği bildirmeme
MADDE 40.- (1) Görevle bağlantılı
olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi
vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Açıklamada bulunmaktan
kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliği
belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir.
Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve
gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü
bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.
(3) Kişinin kimliğinin
belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline
derhal son verilir.
Çevreyi kirletme
MADDE 41.- (1) Evsel atık ve
artıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan
kişiye, yirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve
artıkların atılması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Fiilin yemek pişirme ve
servis yerlerinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye,
beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Hayvan kesimine tahsis
edilen yerler dışında hayvan kesen veya kesilen hayvan atıklarını sokağa veya
kamuya ait sair bir alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
(4) İnşaat atık ve
artıklarını bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan
kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
İnşaat faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi
hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı beşbin Türk Lirasıdır. Bu
atık ve artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil
edilir.
(5) Kullanılamaz hale gelen
veya ihtiyaç fazlası ev eşyasını bunların toplanmasına ilişkin olarak
belirlenen günün dışında sokağa veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu eşyanın toplanması hususunda
belediye tarafından belirli aralıklarla yılda üç günden az olmamak üzere
belirlenen günler önceden uygun araçlarla ilân olunur.
(6) Kullanılamaz hale gelen
motorlu kara veya deniz nakil araçlarını ya da bunların mütemmim cüzlerini
sokağa veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Bunların kaldırılmasına ilişkin masraf da kişiden
ayrıca tahsil edilir.
(7) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına belediye sınırları
içerisinde belediye zabıta görevlileri, belediye sınırları dışında kolluk
görevlileri karar verir. (24.12.2019 tarih
ve 30988 sayılı R.G. 7196 s.k. ile değişik)[10]
(8) Bu kabahatler dolayısıyla
meydana gelen kirliliğin kişi tarafından derhal giderilmesi halinde idarî para
cezasına karar verilmeyebilir.
(9) (24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı R.G. 7196 s.k. ile
kaldırılmıştır)[11]
(10) Özel kanunlardaki
hükümler saklıdır.
Afiş asma
MADDE 42.- (1) Meydanlara veya parklara,
cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası
olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân asan
kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2) Birinci fıkra hükmü,
yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve
ilânlar açısından uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi
açık bir şekilde gösterilir. Bu afiş ve ilânlar izin verilen gerçek veya tüzel
kişi tarafından bu sürenin dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma
yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idarî
para cezası verilir.
(3) Bu afiş ve ilânların
kaldırılmasına ilişkin masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir.
(4) Bu kabahatler dolayısıyla
idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
(5) Özel kanunlardaki
hükümler saklıdır.
Asılsız çağrı ve
asılsız ihbar (16.05.2025 / 32902 R.G. 7547 s.k ile değişik)[12]
MADDE 42/A- (1) 112 Acil Çağrı Merkezini meşgul
etmek amacıyla arayarak görevlilerle konuşan veya ısrarla çağrı bırakan kişiye,
il valileri tarafından binbeşyüz Türk Lirası idari para cezası
verilir.
(2) 112 Acil
Çağrı Merkezine yapılan ihbarın asılsız olduğunun olay yerine giden ekiplerce
tutanakla tespit edilmesi halinde kişiye, il valileri
tarafından onbeşbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
(3) Bu maddede
yazılı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı
olarak uygulanır.
Silah taşıma
MADDE 43.- (1) Yetkili makamlardan
ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan silahları park, meydan, cadde veya
sokaklarda görünür bir şekilde taşıyan kişiye, kolluk tarafından elli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Tüzel kişilerin sorumluluğu
(09.07.2009
tarihli ve 27283 sayılı R.G. 5918 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 43/A - (1) Daha ağır idarî para
cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde, bir tüzel kişinin[13] organ veya temsilcisi ya
da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
görev üstlenen bir kişi tarafından;
a)
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;
1) 157
nci ve 158 inci maddelerinde tanımlanan dolandırıcılık suçunun,
2)
188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçunun, (31.12.2020 / 31351
(5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile
eklenmiştir)
3)[14] 235 inci maddesinde
tanımlanan ihaleye fesat karıştırma suçunun,
4)[15] 236 ncı maddesinde
tanımlanan edimin ifasına fesat karıştırma suçunun,
5)[16] 252
nci maddesinde tanımlanan rüşvet suçunun,
6)[17] 282 nci maddesinde
tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun,
b)
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı maddesinde
tanımlanan zimmet suçunun,
c) 21/3/2007
tarihli ve 5607
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan kaçakçılık suçlarının,
ç)
4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun Ek
5 inci maddesinde tanımlanan suçun,
d) 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin
Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan
terörizmin finansmanı suçunun, (31.12.2020 / 31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile
değişik)[18]
tüzel
kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bu tüzel kişiye onbin Türk
Lirasından elli milyon[19] Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir. Ancak idari para cezası, işleme veya eyleme konu menfaatin
iki katından az olamaz.[20]
(2)
Bu madde hükümlerine göre idari para cezasına karar vermeye, birinci fıkrada
sayılan suçlardan dolayı yargılama yapmakla görevli mahkeme yetkilidir.
(3)
Birinci fıkrada sayılan suçların bir tüzel kişinin yararına işlenmesi
durumunda, tüzel kişi hakkında idari para cezasına karar verilebilmesi için
fiili gerçekleştiren kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın
tamamlanması beklenmez. Soruşturma veya kovuşturma sonucunda suçun tüzel
kişinin yararına işlenmediğinin anlaşılması hâlinde idari para cezası
kaldırılır, tahsil edilmiş ise iade edilir. (31.12.2020 / 31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile
eklenmiştir)
Tüzel
kişilerin bildirim yükümlülüğü (05.07.2012 tarihli, 28344 sayılı R.G. 6352 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE
43/B - (1) 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan;
bankalara, finansal kuruluşlara veya paranın sayım ve incelemesini yaparak
bankalara destek hizmeti veren kuruluşlar ile mevzuat çerçevesinde dövize
ilişkin işlemler yapmasına izin verilen şirketlere, her ne amaçla olursa olsun
ibraz edilen paranın sahte olduğunun anlaşılması halinde, 5237 sayılı Kanunun
278 inci maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediği
takdirde, bu maddede sayılan tüzel kişilere Cumhuriyet savcısı tarafından bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Amaç dışı bıçak taşıma (18.08.2026 / 33344 R.G. 7593 s.k. ile
eklenmiştir)
MADDE 43/C-
(1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136
sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında
kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler,
Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına
Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre
ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, (Yürürlük: 01.12.2026)
b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve
çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması,
yasaktır.
(2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye
beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından
vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu
kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara
bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu
oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî
para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine
mülkî amir tarafından karar verilir.
(5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005
tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca
koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla
mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli
satışlar için de uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için
gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce
kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.
GEÇİCİ MADDE 1.- (1) Bu Kanunda ve 1 Haziran
2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren diğer kanunlardaki idarî para cezaları
ile ilgili olarak[21]
geçen
"Türk Lirası" ibaresi karşılığında, uygulamada, 28.1.2004 tarihli ve 5083
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun
hükümlerine göre ülkede tedavülde bulunan para "Yeni Türk Lirası"
olarak adlandırıldığı sürece bu ibare kullanılır.
GEÇİCİ MADDE 2.- (1) Bu Kanun hükümleri,
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla idare mahkemelerinde dava açılarak iptali
istenen idarî yaptırım kararları hakkında uygulanmaz.
Tasarruflu Yazılar 1
----------------------------------------------------
GEÇİCİ MADDE 3.- (1) Daha önce verilmiş olan
idarî para cezasına ilişkin kararlara karşı henüz iptal davası açılmamış
olmakla birlikte dava açma süresinin geçmemiş olması halinde, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine
göre sulh ceza mahkemesine başvuruda bulunulabilir.
EK MADDE 1. - (1) 4.1.1961
tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi mahkemelerinin görevine ilişkin
hükümler saklıdır. (18.05.2005 tarihli, 25819 sayılı R.G.- 5348 s.k. ile eklenmiştir)
Tasarruflu Yazılar 1
----------------------------------------------------
Yürürlük
MADDE 44.- (1) Bu Kanun 1 Haziran
2005 tarihinde yürürlüğe girer. (31.03.2005
tarihli, 25772 Mükerrer Sayılı R.G. - 5328 s.k. ile
değişik)
Yürütme
MADDE 45.- (1) Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
30
Mart 2005
19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı R.G.ile yayımlanan 5560
sayılı kanunun GEÇİCİ MADDESİ
GEÇİCİ MADDE
1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan
dosyalarda, uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.
09.11.2022 /
32008 R.G. yayımlanan 7420 s.k. Geçici 4. Maddesi
GEÇİCİ MADDE 4- (1)
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli
ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının
ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez,
tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez,
tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.
12.03.2024 / 32487 R.G. yayımlanan 7499 s.k. Geçici 1. Maddesi
GEÇİCİ MADDE 1-
(1) Bu Kanunla;
…
c) 5326 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan
itiraz yoluna başvuru süresine,
…
ilişkin yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve
sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen
kararlar hakkında bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümlerin
uygulanmasına devam olunur.
[1] "İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce
ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara
karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez." ibaresi "Kanunlarında ödeme
süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay
içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde,
cezadan % 25 oranında indirim yapılır." olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[2] (14.04.2011
tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile eklenmiştir)
[3] Son cümle
25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Mükerrer R.G. 6111 s.k. ile eklenmiştir
[4] Mülga; (4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesi
tarihinden itibaren işlemeye başlar.
[5]Mülga 2: "Üçbin" ibaresi "Onbeşbin" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı
R.G. 7499 s.k. ile değiştirilmiştir. (Yürürlük:
01.06.2024)
Mülga 1: (14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile
değişik)
[6] (14.04.2011
tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile değişik)
[7] "yedi gün"
ibaresi "iki hafta" olarak 12.03.2024 / 32487 sayılı R.G. 7499 s.k. ile
değiştirilmiştir. (Yürürlük: 01.06.2024)
[8] (14.04.2011
tarih ve 27905 sayılı R.G. 6217 s.k. ile değişik)
[9] "yüz" ibaresi "bin" şeklinde
(24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı R.G. 7196 s.k.
ile değişik)
[10] MÜLGA: Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına
belediye zabıta görevlileri karar verir.
[11] Mülga: Bu madde hükümleri, belediye sınırları içinde
uygulanır.
[12] Mülga Madde;
Asılsız ihbar (09.07.2018 tarih ve 30473
Sayılı 3. Mükerrer R.G. KHK/703 ile eklenmiştir)
MADDE 42/A- 112 Acil
Çağrı Merkezini asılsız ihbarda bulunmak suretiyle meşgul ettikleri tespit
edilen kişilere bu Kanuna göre il valileri tarafından ikiyüzelli Türk Lirası
idari para cezası verilir. Tekerrür halinde bu ceza iki katı olarak uygulanır.
[13] "bir özel hukuk tüzel kişisinin" ibaresi "bir tüzel
kişinin" olarak 05.04.2023 /
32154 sayılı R.G. 7445 s.k. ile değiştirilmiştir.
[14] (2) olan alt bent numarası (3)
olarak 31.12.2020 / 31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile teselsül
ettirilmiştir.
[15] "(3)" olan alt bent numarası "(4)" olarak 31.12.2020 /
31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile teselsül ettirilmiştir.
[16] "(4)" olan alt bent numarası "(5)" olarak 31.12.2020 /
31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile teselsül ettirilmiştir.
[17] "(5)" olan alt bent numarası "(6)" olarak 31.12.2020 /
31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile teselsül ettirilmiştir.
[18] Mülga:
d)
12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesinde tanımlanan terörün
finansmanı suçunun,
[19] "ikimilyon" ibaresi "elli milyon" olarak
31.12.2020 / 31351 (5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k.
ile değiştirilmiştir.
[20] "Ancak idari para cezası,
işleme veya eyleme konu menfaatin iki katından az olamaz." ibaresi 31.12.2020 / 31351
(5.Mükerrer) sayılı R.G. 7262 s.k. ile eklenmiştir.
[21] İtalik ibare 19.12.2006
tarih ve 26381 sayılı R.G. - 5560 s.k. ile eklenmiştir