Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
5846 Sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
Kabul Tarihi: 05.12.1951
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 13.12.1951/7981
..Dolum,
Çoğaltım ve Satışını Yapan veya Yayan İşletmeleri ..İlişkin
Yönetmelik
Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik
İthalatta
Yapılacak Kesintiye ilişkin 2187
s.CK
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1 2 3
v Mevzuat ve İçtihatlar Madde 31
v Fikir Ve Sanat Eserlerinin İşaretlenmesi Madde 44
v Sözleşme ve Tasarruf Madde 48
v İhtiyati Tedbirler Ve Gümrüklerde Geçici
Olarak El Koyma Madde 77
Birinci
Bölüm
Fikir
ve Sanat Eserleri
AMAÇ
MADDE l - (Başlık ile
birlikte Değişik madde: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.l) Bu Kanunun amacı, fikir ve
sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya
yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram
yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve
radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını
belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen
esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.
KAPSAM
MADDE l/A - (Ek: 21.02.2001
- 4630 s. Y. m.2) Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile
bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk
tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren
yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve
mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını
ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu
kapsamaktadır.
TANIMLAR
MADDE l/B - (Ek madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.2) Bu Kanunda geçen tanımlardan;
a) Eser: Sahibinin
hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema
eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,
b) Eser sahibi: Eseri
meydana getiren "..."[1]
kişiyi,
c) İşlenme eser: Diğer bir
eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil
olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsullerini,
d) Derleme eser: Özgün eser
üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla, ansiklopediler ve antolojiler gibi
muhtevası seçme ve düzenlemelerden oluşan ve bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan
eseri,
e) Tespit: Seslerin veya ses
temsillerinin veya ses ve görüntülerin anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya
iletilebilecek şekilde bir araca kaydedilmesi işlemini,
f) Fonogram: Sinema eseri
gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri hariç olmak üzere, bir
icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses temsillerinin tespit
edildiği ses taşıyıcısı fiziki ortamı,
g) Bilgisayar programı: Bir
bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir
şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum
ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını,
h) Arayüz: Bilgisayarın
donanım ve yazılım unsurları arasında karşılıklı etkilenme ve bağlantıyı
oluşturan program bölümlerini,
ı) Araişlerlik: Bilgisayar program bölümlerinin
fonksiyonel olarak birlikte çalışması ve karşılıklı etkilenmesi ve alışverişi
yapılan bilginin karşılıklı kullanım yeteneğini,
j) Bağlantılı haklar: Eser
sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri
ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları
hakları,
k) Komşu haklar: Eser
sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin
izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen,
çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya
sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon
kuruluşlarının sahip oldukları hakları,
1) Bakanlık: Kültür ve
Turizm Bakanlığını, (Ek bent: 03.03.2004-5101 s. Y. m. 9)
ifade eder .
MADDE 2 - İlim ve edebiyat eserleri
şunlardır:
1. (Değişik bent:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.l) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan
eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki
aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
2. (Değişik bent:
1.11.1983 - 2936 s. Y. m.l) Her
nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz
sahne eserleri .
3. (Değişik bent:
07. 06. 1995 - 4110 s. Y. m.l) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf
eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler,
coğrafya ve topografyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve
şehircilik tasarım ve projeleri, mimarî maketler, endüstri, çevre ve sahne
tasarım ve projeleri, Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine
almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir öğesine temel oluşturan
düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar.
II. MUSİKİ ESERLERİ :
MADDE 3 - Musikî eserleri, her nevi
sözlü ve sözsüz bestelerdir.
III. GÜZEL SANAT ESERLERİ :
MADDE 4 - (Değişik Madde:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m. 2) Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan;
l . Yağlı ve suluboya
tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve
tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya
diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafi,
2. Heykeller, kabartmalar ve
oymalar,
3. Mimarlık eserleri,
4. El işleri ve küçük sanat
eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları,
5. Fotoğrafik eserler ve
slaytlar,
6. Grafik eserler,
7. Karikatür eserleri,
8. Her türlü tiplemelerdir.
Krokiler, resimler,
maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak
kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.
IV. SİNEMA ESERLERİ :
MADDE 5 - (Değişik Madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.3) Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette
olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit
edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri
araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli
görüntüler dizisidir.
İŞLENMELER VE DERLEMELER
MADDE 6[2]
- Diğer bir
eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil
olmayan ve aşağıda başlıcaları yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:
1. Tercümeler;
2. Roman, hikâye, şiir ve
tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına
çevrilmesi;
3. Musiki, güzel sanatlar,
ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo
ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması;
4. Musikî aranjman ve
tertipleri;
5. Güzel sanat eserlerinin
bir şekilden diğer şekillere sokulması;
6. Bir eser sahibinin bütün
veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması;
7. Belli bir maksada göre ve
hususî bir plân dahilinde seçme ve toplama eserler tertibi;
8. Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi
araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmî
bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler
bundan müstesnadır.);
9. Başkasına ait bir eserin
izah veya şerhi yahut kısaltılması.
10. (Ek bent:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.3) Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir
değişim yapılması;
11. (Ek bent:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.3) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde
verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç
ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan
koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için
genişletilemez). İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek
şartıyla oluşturulan ve İşleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna
göre eser sayılır.
Ç) ALENİLEŞMİŞ VE
YAYIMLANMIŞ ESERLER :
MADDE 7 - Hak sahibinin rızasıyla
umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma
ile elde edilen nüshaları hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılma ve dağıtılma
yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser
yayımlanmış sayılır.
5680 sayılı Basın Kanununun
3'üncü maddesinin 2'nci fıkrası hükmü mahfuzdur.
İkinci
Bölüm - Eser Sahibi
A)
Tarif
I - Genel Olarak
MADDE 8 - (Değişik madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.5) Bir eserin sahibi onu meydana getirendir.
Bir işlenmenin ve derlemenin
sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.
Sinema eserlerinde;
yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin
birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde,
animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.
II. ESER SAHİPLERİNİN BİRDEN
FAZLA OLUŞU :
MADDE 9 - Birden fazla kimselerin
birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her
biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte
vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması
için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep
olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm malî
hakların kullanılmasında da uygulanır.
III. ESER SAHİPLERİ ARASINDA
BİRLİK :
MADDE 10 - Birden fazla kimsenin
iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin
sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.
Birliğe adi şirket
hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir
muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece
verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği
takdirde tek başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda
getirilmesinden yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar,
iştirake esas teşkil etmez.
(Ek fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.6) Birden fazla kimsenin iştiraki ile. vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir
bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana
getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde
birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya
tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır.
B) ESER SAHİPLİĞİ HAKKINDA
KARİNELER :
I - SAHİBİNİN ADI BELİRTİLEN
ESERLERDE :
MADDE 11 - Yayımlanmış eser
nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını
veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya
kadar o eserin sahibi sayılır.
(Değişik fıkra:
07.06.1995-4110 s. Y. m.5) Umumi
yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde,
mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer
ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.
II - SAHİBİNİN ADI
BELİRTİLMEYEN ESERLERDE :
MADDE 12 - Yayımlanmış olan bir
eserin sahibi 11'nci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli
değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salâhiyetleri kendi namına
kullanabilir.
Bu salahiyetler, 11'nci
maddenin 2'nci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde
konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir.
Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle
asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, âdi
vekâlet hükümleri uygulanır.
Üçüncü Bölüm - Fikri Haklar
A)
ESER SAHİBİNİN HAKLARI :
I - GENEL OLARAK :
MADDE 13 - Fikir ve sanat eserleri
üzerinde sahiplerinin malî ve manevî menfaatleri bu kanun dairesinde himaye
görür.
Eser sahibine tanınan hak ve salâhiyetler eserin
bütününe ve parçalarına şâmildir.
(Ek fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.7; Değişik fıkra: 03.03.2004-5101 s. Y. m.10) Filmlerin ilk tespitini
gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren
fonogram yapımcıları, hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, sahip oldukları
hakların ihlal edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı
sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi
maksadıyla, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini
yaptırırlar. Aynı maksatla, eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun
kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili yapılabilir, mali haklara
ilişkin yararlanma yetkileri de kayıt altına alınabilir. Beyana müstenit
yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz. Ancak, kayıt ve tescil
işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya
bilmesi icap ettiği veya kendisine ait olmayan mali ve manevi haklara ilişkin
yanlış beyanda bulunanlar, bu Kanunda öngörülen hukuki ve cezai müeyyidelere
tabidirler. Bu Kanun kapsamında yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin
ücretler Bakanlık tarafından belirlenir. Kayıt ve tescilin usul ve esasları,
ücretlerinin belirlenmesi ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.
II - MANEVİ HAKLAR :
1.UMUMA ARZ SALAHİYETİ :
MADDE 14 - Bir eserin umuma arzedilip
edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran eser sahibi tayin eder.
Bütünü veya esaslı bir kısmı
âlenileşmemiş olan, yahut ana hatları herhangi bir suretle henüz umuma
tanıtılmayan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malûmat
verebilir.
(Değişik fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.8) Eserin umuma arz edilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve
itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş
olsa bile eserin gerek aslının gere işlenmiş şeklinin umuma tanıtılması veya
yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür.
Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.
2. ADIN BELİRTİLMESİ
SALAHİYETİ :
MADDE 15 - Eseri, sahibinin adı veya
müstear ad ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar
vermek salâhiyeti münhasıran eser sahibine aittir.
Bir güzel sanat eserinden
çoğaltma ile elde edilen kopyalarla bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış
nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alâmetinin, kararlaştırılan veya
âdet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopya veya
işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.
Bir eserin kimin tarafından
vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut herhangi bir kimse eserin sahibi
olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının tesbitini mahkemeden isteyebilir.
(Ek fıkra:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.6) Eser niteliğindeki mimarî yapılarda, yazılı istem
üzerine eserin görülen bir yerine, eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile
silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.
3. ESERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINI
MENETMEK :
MADDE 16 - Eser sahibinin izni
olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar ekleme ve başka
değiştirmeler yapılamaz.
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri
işleyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka bir
suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri
görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususî bir izni olmaksızın da yapabilir.
(Değişik fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.9) Eser sahibi, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile
şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her
türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme
yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.
4. ESER SAHİBİNİN ZİLYET VE
MALİKE KARŞI HAKLARI :
MADDE 17 - (Değişik
fıkra: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.10) Eser sahibi, gerekli durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden, koruma
şartlarını yerine getirmek kaydıyla, 4 üncü maddenin l inci ve 2 nci
bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2 nci maddenin l inci bendinde
ve 3 üncü maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış
eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına
sahiptir. Eser sahibinin bu hakkı, bu eserlerin ticaretini yapanlar tarafından
eseri satın alan veya elde eden kişilere müzayede ve satış katalogu veya ilgili
belgeler ile açıklanır.
(Değişik fıkra:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.7) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre
eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser
sahibinin haklarına zarar veremez.
(Ek fıkra:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.7) Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm
dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını
yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir.
III. HAKLARIN KULLANILMASI
a) GENEL OLARAK
MADDE 18[3]
- (Değişik madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.11) Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden
aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana
getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce
kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.
Bir eserin yapımcısı veya
yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları
kullanabilir.
MADDE 19 - Eser sahibi 14 ve
15'inci maddelerin birinci fıkralarıyla kendisine tanınan salâhiyetlerin
kullanılış tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu herhangi bir kimseye
bırakmamışsa bu salâhiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz
memuruna; bu tâyin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocuklarına ve
mansup mirasçılarına, ana-babasına, kardeşlerine aittir.
(Değişik fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.12) Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıdaki fıkrada sayılan kimseler eser
sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser
sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl kendi namlarına kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve
ikinci fıkralara göre salahiyetli olanlar, salâhiyetlerini kullanmazlarsa; eser
sahibinden veya halefinden malî bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati
bulunduğunu ispat şartıyla, eser sahibine 14, 15 ve 16'ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden
fazla olup müdahale hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel
arzusuna en uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilâfı halleder.
(Değişik fıkra:
01.11.1983 - 2936 s. Y. m.2) 18'inci madde ile yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden
hiçbiri bulunmaz veya bulunup da salâhiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci
fıkrada belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli
görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16'ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına kullanabilir.
IV - MALİ HAKLAR :
1. GENEL OLARAK :
MADDE 20 - (Değişik madde:
01.11.1983 - 2936 s. Y. m.3) Henüz âlenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun
faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser
sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunla malî hak olarak
gösterilenlerden ibarettir. Malî haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan
birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.
İkinci fıkra -
(03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
Üçüncü fıkra -
(03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
Bir işlenmenin sahibi,
kendisine bu sıfatla tanınan malî hakları, işleme hususunun serbest olduğu
haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir.
2. ÇEŞİTLERİ :
a) İŞLEME HAKKI:
MADDE 21 - Bir eserden, onu işlemek
suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
b) ÇOĞALTMA HAKKI :
MADDE 22 - (Değişik Madde:
07.06.1995 - 4110 s- Y. m.8; Değişik birinci fıkra: 21.02.2001 - 4630 s - Y.
m.13) Bir
eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya
kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı
münhasıran eser sahibine aittir.
Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması
ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da
ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve
müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin
uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar
hakkında da geçerlidir.
Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını
gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması,
iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.
c)
YAYMA HAKKI
MADDE 23 - (Değişik madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.14) Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç
vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser
sahibine aittir.
Eser sahibinin izniyle yurt
dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma
yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt dışında
çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya eser
sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez.
Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla, belirli
nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek
ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların
yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez.
Bir eserin veya çoğaltılmış
nüshalarının kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde yayımı, eser sahibinin
çoğaltma hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın kopyalanmasına yol
açamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
ç) TEMSİL HAKKI :
MADDE 24[4]
- Bir
eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan
aletlerle umumî mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil
suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden
başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.
(Ek: 01.11.1983
- 2936 s. Y. m.4) Temsil
hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki
belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni
olmadan, diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz. Ancak, 33'üncü
ve 43'üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.
d) İşaret, ses ve/veya
görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı
MADDE 25 - (Başlık ile
birlikte Değişik madde: 21.02.2001- 4630 s. Y. m.15) Bir eserin aslını veya
çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz
yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere
işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve
yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın
kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı
münhasıran eser sahibine aittir.
Eser sahibi, eserinin aslı
ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer
biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri
yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek
veya yasaklamak hakkına da sahiptir.
Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla
eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez.
3. SÜRELER :
a) GENEL OLARAK :
MADDE 26 - Eser sahibine tanınan malî
haklar zamanla mukayyettir. 4 6 ve 47'nci maddelerdeki haller dışında koruma
süresinin bitiminden sonra herkes, eser sahibine tanınan malî haklardan
faydalanabilir.
Bir eserin aslı veya
işlenmeleri için tanınan koruma süreleri birbirine tâbi değildir.
Bu hüküm 9'uncu maddenin birinci
fıkrasındaki eserler hakkında da uygulanır. Koruma süresi, eserin
alenileşmesinden önce cereyana başlamaz.
Forma veya fasikül halinde
yayımlanan eserlerde son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih, eserin
aleniyet tarihi sayılır. Fasıla ile yayımlanan müteaddit ciltlerden müteşekkil
eserlerin her bir cildi ile bülten, risale, mevkute ve yıllıklar gibi eserlerde
aleniyet tarihi bunlardan her birinin yayımlanma tarihidir.
Aleniyet tarihinden başlayan süreler eserin ilk defa
alenileştiği veya dördüncü fıkraya göre alenileşmiş sayıldığı yıldan sonra
senenin ilk gününden
itibaren hesap olunur.
Eser sahibinin ölümünden
itibaren başlayan sürelerin hesabında, eser sahibinin öldüğü seneyi takip eden
yılın ilk günü başlangıç tarihi sayılır. 10'uncu maddenin birinci fıkrasında
zikredilen hallerde süre, eser sahiplerinden son sağ kalanın ölüm tarihinden
sonra başlar.
b) SÜRELERİN DEVAMI :
MADDE 27 - (Değişik Madde:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.10) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve Ölümünden itibaren 70
yıl devam eder. (Ek Cümle: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.16) Bu süre, eser sahibinin
birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden
itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur.
Sahibinin ölümünden sonra
alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.
12 nci
maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet
tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce
adını açıklamış bulunsun.
İlk eser sahibi tüzelkişi
ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.
MADDE 28 - (21.02.2001- 4630 s. Y. m.36) ile yürürlükten
kaldırılmıştır
MADDE 29 - (21.02.2001- 4630 s. Y. m.36) ile yürürlükten kaldırılmıştır
B) TAHDİTLER :
I. AMME İNTİZAMI MÜLAHAZASIYLA
:
MADDE 30 - Eser sahibine tanınan
haklar, eserin ispatı maksadıyla mahkeme ve diğer resmî makamlar huzurunda ve
alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu teşkil etmek üzere
kullanılmasına mâni değildir. Fotoğraflar, umumî emniyet mülâhazasıyla veya
adlî maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın, resmi makamlar veya bunların
emriyle başkaları tarafından her şekilde çoğaltılabilir ve yayılabilir.
Eserin herhangi bir suretle
ticaret mevkiine konmasını, temsilini veya diğer şekillerde kullanılmasını
meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri
mahfuzdur.
II.
GENEL MENFAAT MÜLÂHAZASIYLA :
1. MEVZUAT VE İÇTİHATLAR
MADDE 31 - Resmen yayımlanan veya ilân
olunan kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi[5], yönetmelik, tebliğ,
genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması, işlenmesi veya herhangi
bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.
2 . NUTUKLAR :
MADDE 32 - Büyük Millet Meclisinde
ve diğer resmi meclis ve kongrelerde, mahkemelerde, umumî toplantılarda
söylenen söz ve nutukların, haber veya malûmat verme maksadıyla çoğaltılması,
umumî mahallerde okunması veya radyo vasıtasıyla ve başka suretle yayımı
serbesttir.
Hâdisenin mahiyeti ve
vaziyetin icabı gerektirmediği hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı
zikredilmeyebilir.
Bu söz ve nutukları birinci
fıkrada zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya diğer bir suretle
yaymak eser sahibine aittir.
3. Temsil serbestisi
MADDE 33 - (Değişik madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.17) Yayımlanmış bir eserin, tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüzyüze
eğitim ve öğretim maksadıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin
temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla
serbesttir.
4. EĞİTİM VE ÖĞRETİM İÇİN
SEÇME VE TOPLAMA ESERLER :
MADDE 34 - (Değişik 1. fıkra: 07.06.1995 - 4110 s.
Y. m.13) Yayımlanmış
musikî, ilim ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden,
maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde iktibaslar yapılmak suretiyle,
hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme
ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci maddenin üçüncü
bendinde ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının birinci ve beşinci bentlerinde
gösterilen neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin münderecatını
aydınlatmak üzere iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik, hak sahibinin meşru
menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar verir veya eserden normal
yararlanma ile çelişir şekilde kullanılamaz.
Münhasıran okullara mahsus
olarak hazırlanan ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından onanan (okul-radyo)
yayımları için de birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.18) Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat eserlerinden ve alenileşmiş güzel
sanat eserlerinden, iktibaslar yapılmak suretiyle eğitim ve öğretim gayesi
dışında seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi ancak eser sahibinin
izniyle mümkündür.
Bütün bu hallerde eser ve
eser sahibinin adı mûtad şekilde zikredilmek icap eder.
5. İKTİBAS SERBESTİSİ :
MADDE 35 - Bir eserden aşağıdaki
hallerde iktibas yapılması caizdir:
1. Alenileşmiş bir eserin
bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması;
2. Yayımlanmış bir bestenin
en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musikî
eserine alınması;
3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve
yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve
münderecatını aydınlatmak maksadıyla bir ilim eserine konulması;
4. Alenîleşmiş güzel sanat eserlerinin ilmî
konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer
vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması lâzımdır.
İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından
başka bu kısmının alındığı yer belirtilir.
6. GAZETE MÜNDERECATI :
MADDE 36 - Basın Kanununun 15'inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo
tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe
iktibas olabilir.
Gazete veya dergilerde çıkan
içtimaî, siyasî veya iktisadî günlük meselelere müteallik makale ve fıkraların
iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer
gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasıyla veya diğer bir
suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen
makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo
vasıtasıyla veya diğer bir suretle yayılması caizdir.
Bütün bu hallerde, iktibas
edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan
alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı,
müstear adı veya alâmeti zikredilmek icabeder.
7. Haber
MADDE 37 - (Değişik madde:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.19) Haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla,
günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların
işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu
şekilde alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo
ve televizyon gibi araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak
sahibinin hukuki menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal
yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz.
III. HUSUSİ MENFAAT
MÜLAHAZASIYLA :
I. ŞAHSEN KULLANMA :
MADDE 38[6] - (Değişik Madde:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.14) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen
kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin
meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal
yararlanmaya aykırı olamaz.
İkinci fıkra -
(21.02.2001- 4630 s. Y. m.36) ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Sözleşmede belirleyici
hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının
düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının
onu hukukî yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi
serbesttir.
Bilgisayar programını yasal
yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları
düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının kullanımı için
gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma hakkına sahip kişinin bir
adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile önlenemez.
Bilgisayar programının
kullanım hakkına sahip kişinin yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının
yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması
fiillerini ifa ettiği sırada, bilgisayar programının herhangi bir öğesi altında
yatan düşünce ve ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi,
tetkik etmesi ve sınaması serbesttir.
Bağımsız yaratılmış bir
bilgisayar programı ile diğer programların ara işlerliğini gerçekleştirmek
üzere gerekli bilgileri elde etmek için, bilgisayar programının çoğaltılması ve
işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de zorunlu
olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların karşılanması halinde
serbesttir:
1. Bu fiillerin, ruhsat
sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi diğer
bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapmaya yetkili kişi tarafından ifa
edilmesi,
2. Araişlerliği
gerçekleştirmek için gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin
kullanımlarına sunulmaması,
3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek için
gereken program parçaları ile sınırlı olması.
Yukarıdaki fıkra hükümleri,
onun uygulanması ile elde edilen bilgilerin;
l. Bağımsız yaratılmış
bilgisayar programının araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar
için kullanılmasına,
2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar
programının araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına
verilmesine,
3. İfade ediliş bakımından
esastan benzer bir bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya
pazarlanması veya fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için
kullanılmasına,
izin vermez.
Altıncı ve Yedinci fıkra
hükümleri, programdan normal yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru
yararlarına makul olmayan müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek
tarzda yorumlanamaz.
2.BESTEKARLARA TANINAN HAKLAR
MADDE 39 - (21.02.2001-
4630 s. Y. m.36) ile yürürlükten kaldırılmıştır.
3. KOPYA VE TEŞHİR :
MADDE 40 - Umumî yollar, caddeler ve
meydanlara, temelli kalmak üzere konulan güzel sanat eserlerini; resim, grafik,
fotoğraf ve saire ile çoğaltma, yayma, umumî mahallerde projeksiyonla gösterme,
radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama caizdir. Bu salâhiyet mimarlık
eserlerinde yalnız dış şekle münhasırdır.
Üzerlerine, sahibi
tarafından sarahaten menedici bir kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat eserleri
malikleri veya bunların muvafakatiyle başkaları tarafından umumî mahallerde
teşhir edilebilir.
Açık artırma ile satılacak
eserler umuma teşhir olunabilir. Umumî mahallerde teşhir edilen veya açık
artırmaya konulan bir eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler
tarafından bu maksatlarla çıkarılacak katalog, kılavuz veya bunlara benzer
matbualar vasıtasıyla çoğaltma ve yayma caizdir.
Bu hallerde, aksine
yerleşmiş âdet yoksa, eser sahibinin adının zikrinden vazgeçilebilir.
4.
UMUMA AÇIK MAHALLERDE ESER, İCRA, FONOGRAM, YAPIM VE YAYINLARIN
KULLANILMASI VE/VEYA
İLETİLMESİNE İLİŞKİN ESASLAR
MADDE 41 - (Değişik madde
başlığı ve madde: 03.03.2004-5101 s. Y. m.11) Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller;
eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin 52
nci maddeye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları
meslek birliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı mali hak ödemelerini bu
madde hükümlerine göre yaparlar.
Eser, icra, fonogram, yapım
ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; mahallin bulunduğu
bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikri mülkiyete konu eser,
icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz
bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar
dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır.
Faaliyet gösterdikleri
sektörlerde; eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri,
yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların
kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri
tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller arasındaki
sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek müzakereler
sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.
Tarifelere ilişkin
sözleşmelerde takvim yılı esas alınır ve bu tarifeler takvim yılı başından
itibaren geçerli olur.
Bu madde hükümlerinin
uygulanmasını teminen:
1. Meslek birlikleri temsil
ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri,
Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç ayda bir güncellenir
ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı üzerinden ilgili taraflara
açılır.
2. Eser sahipleri alanında
kurulmuş meslek birlikleri veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş
meslek birlikleri veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren meslek birlikleri,
biraraya gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak tarifeler
belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokole taraf meslek birlikleri açısından
bağlayıcıdır.
Meslek birlikleri, tarifeler
veya ortak tarifeleri her takvim yılının dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil
eden ve kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Bakanlığa
bildirirler ve kamuoyuna duyururlar. Umuma açık mahaller, müzakere ve sözleşme
yapılmasına ilişkin verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri ile üye
oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak tarifeleri
müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler. Ancak, tarifelerin götürü usulde
tespit edilmesi halinde umuma açık mahaller sadece meslek kuruluşları aracılığı
ile müzakere edebilir ve sözleşme yapabilirler.
Onuncu ayda umuma açık
mahaller veya meslek kuruluşları ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya
ortak tarifeler üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması
halinde, en geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek
kuruluşları tarafından bu tarifelerin Bakanlıkça oluşturulacak uzlaştırma komisyonunda
müzakere edilmesi talep edilebilir.
Uzlaştırma komisyonu,
taraflardan birinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde, tarifeleri
müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafından talep tarihinden itibaren onbeş gün
içinde oluşturulur. Komisyon Bakanlıktan bir, Rekabet Kurumundan iki temsilci
ve ilgili meslek birlikleri ile kullanıcıları temsil eden meslek kuruluşlarının
birer temsilcisinden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda komisyon
başkanıdır. Aynı usulle, komisyon üye sayısı kadar yedek üye seçilir.
Komisyonun sekreterya hizmetleri Bakanlık ilgili birimi tarafından yürütülür.
Komisyon, oluşturulduğu
tarihten itibaren onbeş gün içinde, raporunu hazırlayarak, Bakanlığa ve
taraflara bildirir. Umuma açık mahaller ve meslek birlikleri, Komisyon raporunun
açıklandığı tarihten itibaren onbeş gün içinde, meslek birliklerinin açıklamış
oldukları tarifeleri veya müzakereler neticesinde mutabakata vardıkları
tarifeleri sözleşmeye bağlayabilirler.
Meslek birliklerince
belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin yapılmaması
halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler. Yargılama sürecinde, bir önceki
yıl sözleşme yapmış olan mahaller, ilgili meslek birlikleri aksini
bildirmedikçe, dava konusu tarifenin 1/4'ünü dava sonuçlanıncaya kadar her üç
ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka hesabına yatırmak suretiyle
eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilir ve/veya iletebilirler.
Bir önceki yıl sözleşme yapmamış umuma açık mahaller ile ilk defa sözleşme
yapacak umuma açık mahallerin bu fıkrada Öngörüldüğü şekilde eser, icra,
fonogram, yapım ve yayınları kullanabilmeleri ve/veya iletebilmeleri ise ilgili
meslek birliklerinin iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar bu şekilde
ödenen miktar, mahkeme kararıyla tespit edilen tarife bedelinden mahsup edilir.
Tarifelerin tespit
edilmesinde ve uzlaşmazlıkların hallinde, bu Kanunun 42/A maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan, tarife tespitine ilişkin esaslar dikkate alınır.
Mahallerde kullanılan
ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak
sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların kullanımına ve/veya iletimine
ilişkin ödemelerin yapılmasını yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile
talep edebilirler. Sinema eserleri bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu
değildir.
Sınıflandırma, uzlaştırma
komisyonuna başvuru halinde Bakanlıkça alınacak ücretler ve uzlaştırma
komisyonunun çalışması ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve
esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
IV-
HÜKÜMETE TANINAN YETKİLER :
1. MESLEK BİRLİKLERİNİN
KURULMASI :
MADDE 42 - Eser sahipleri ve eser
sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare:
03.03.2004-5101 s. Y, m.12) üyelerinin
ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve
takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak
üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik[7] ve
tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek
birliği kurabilirler. Eser sahipleri veya icracı sanatçılar bakımından zorunlu
organlarının asıl üye sayısının dört katı kadar; yapımcılar veya
radyo-televizyon kuruluşları bakımından bu organların asıl üye sayısının iki
katı kadar üye olma niteliklerini taşıyan gerçek veya tüzel kişiler meslek
birliği olarak faaliyet gösterebilmek için izin almak üzere Bakanlığa başvurmak
zorundadırlar. Meslek birlikleri bu izni aldıktan sonra kuruldukları alanda
faaliyet gösterirler. (Değişik birinci fıkra: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.21)
Aynı alanda, başka bir
meslek birliğinin kurulabilmesi için, yukarıda zikredilen kurucu üye
sayılarından az olmamak kaydıyla o alanda kurulmuş en fazla üyesi olan meslek
birliğinin üye tam sayısının 1/3'ü kadar üye olma niteliklerini taşıyan gerçek
veya tüzel kişiler faaliyet izni almak üzere Bakanlığa başvururlar. Bakanlığın
bu başvuruyu uygun bularak izin vermesi halinde faaliyet gösterirler. Her
birlik ihtiyaçlar doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir. Aynı alanda
kurulmuş en az iki meslek birliği, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik[8] ve tip statülerin
belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde federasyon kurabilir. Aynı alanda
birden fazla federasyon kurulamaz. (Değişik fıkra: 21.02.2001 - 4630 s.
Y. m.21)
Meslek
birlikleri ve federasyon özel hukuka tabi tüzelkişilerdir. Üyeleri sermaye
koymak, kar ve zarara, hukuki mesuliyete iştirak etmekle yükümlü tutulamazlar.
Meslek birliklerinin ve federasyonun tip statülerinde genel
kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu, teknik - bilim kurulu ve haysiyet
kurulu mecburi organ olarak düzenlenir. Bu birliklerin ve federasyonun
kurulması, kontrolü; denetlenmesi ile ilk genel kurullarını toplayabilmeleri
için gerekli en az üye sayısı, diğer ihtiyari organları, kurullarının teşekkül
tarzı, üye sayısı ve görevleri üyeliğe girme, çıkma ve çıkarılma şartları,
şubelerini kurabilecekleri bölgelerin tespiti, yurt içi ve yurt dışındaki kamu
kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri ile olan ilişkileri,
bu ilişkilerdeki hak ve yetkileri, üyeleriyle olan mali ilişkileri, elde edilen
telif ücreti ve tazminatların dağıtımı ve diğer usul ve esaslara ilişkin
hususlar; Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
4/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun 21 inci
maddesinin ikinci fıkrası, 30, 37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65, 66, 67, 68, 69,
70 ve 90 ıncı maddeleri, bu maddeye göre kurulacak meslek birlikleri ve
federasyon için de ceza hükümleriyle birlikte uygulanır.
Eser sahipleri ile
bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunla tanınmış hakları, ülke içinde bu maddeye
göre kurulan meslek birlikleri dışında; başka birlik, dernek ve benzeri
kuruluşlar tarafından takip edilemez. Bu maddede geçen üyelik, kurucu üye
sayısı ve üye tam sayısı gibi hususlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce kurulmuş olan meslek birlikleri için de aranır. Bütün meslek birlikleri
Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içerisinde bu maddede getirilen
esaslara uygun hale gelmek mecburiyetindedirler. Bu süre içinde bu şartı yerine
getirmeyen meslek birlikleri altı ay sonunda kendiliğinden dağılmış sayılır. (Değişik
fıkra: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.21)
2. Meslek Birliklerinin Yükümlülükleri Ve Tarife
Tespitine İlişkin Esaslar
MADDE 42/A - (Ek:
03.03.2004-5101 s. Y. m.13) Bu Kanunun 42 nci maddesinde öngörülen amaçlarla
hakların idaresini sağlamak üzere kurulan meslek birlikleri;
1. Temsil ettikleri eser,
icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin tüm bilgileri Bakanlığa
bildirmek ve ilgili kişilere açık bu bildirimi her üç ayda bir güncellemekle,
2. Üyesi olan hak sahiplerinin faaliyetlerinden
kaynaklanan haklarının idaresini hakkaniyete uygun koşullarda sağlamakla,
3. Üyelerinin haklarının
idaresine ilişkin faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri, dağıtım planlarına
uygun olarak hak sahiplerine dağıtmakla,
4. Yazılı talepte bulunan ilgili
kişilere, temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile ilgili
bilgileri vermekle,
5. Sözleşme yapılırken idare
ettikleri haklara ilişkin olarak hakkaniyete uygun davranmakla, kendi maddi
ve/veya manevi menfaatleri bakımından gerekli gördükleri indirim veya ödeme
kolaylıklarını sağlamakla,
6. Sözleşme yapılabilmesi
için idaresini sağladıkları haklara ilişkin ücret tarifelerini süresinde
belirlemek ve belirlenen tarifeleri ve bu tarifelerdeki her türlü değişikliği
süresinde duyurmakla,
7. Hesaplarını yeminli mali
müşavirlere onaylatmakla, yükümlüdürler.
Yukarıdaki fıkranın
radyo-televizyon kuruluşlarının yayınları bakımından uygulanmasında Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu kayıtları esas alınır.
Tarifelerin tespit
edilmesinde; tarifelerin uluslararası uygulamaların ülkenin ekonomik ve
toplumsal koşullarına uyarlanabilirliği gözönünde bulundurularak makul seviyede
belirlenmesi ile teknolojik alandaki değişimlerin yanı sıra eser, icra,
fonogram, yapım ve yayınların yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin yapısını
tahrip edici, üretimi ve kullanımı engelleyici ve genel kabul görmüş
uygulamalara zarar verici bir etki yaratılmaması, rekabeti bozucu şartlar
oluşturulmaması, yapılan sınıflandırma, ilgili sektörlerdeki ürün fiyatları ve
bu sektörlerin gayrisafi milli hasıladaki payı, eser, icra, fonogram, yapım ve
yayınların kullanım ve/veya iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü usulü
ödeme, ödeme planı ve benzeri hususlar esas alınır.
Aynı alanda ve/veya sektörde
faaliyet gösteren birlikler, tarife tespitinde, sözleşme yapılmasında ve bu
Kanunun uygulanması ile ilgili diğer iş ve işlemlerde birlikte hareket
edebilirler.
Ortak tarife yapılmış olması
halinde, aynı alanda faaliyet gösteren meslek birlikleri, tarifelere esas olmak
üzere her takvim yılının başında, alandaki temsil kabiliyetleri ile temsil ettikleri
eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlara ilişkin kullanım oranlarını tespit
ederek Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu oranların tespitinde anlaşma sağlanamaması
ve/veya bu oranların Bakanlığa bildirilmemesi halinde, Bakanlıkça oluşturulacak
bir komisyon bu tespiti yapar. Bu tespit yapılıncaya kadar, sözleşme yapmış
kullanıcılar, ödemeleri gereken meblağı, Bakanlığın talebi üzerine mahkemece
belirlenmiş tevdi mahalline yatırırlar. Burada toplanan meblağ, komisyon
çalışma giderleri mahsup edildikten sonra, ilgili meslek birlikleri arasında,
komisyonca tespit edilen orana ya da herhangi bir aşamada, birliklerin
aralarında anlaşmaları halinde, mutabakata vardıkları kullanım oranına göre
paylaştırılır. Komisyon Bakanlık, Rekabet Kurumu ve ilgili meslek birliklerini
temsilen birer kişiden oluşur. Bakanlık temsilcisi aynı zamanda komisyon
başkanıdır. Komisyon kararlarına yargı yolu açık olup, görevli mahkeme ilgili
ihtisas mahkemesidir.
Bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılması
gereken bildirimlere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği belirlenen
meslek birliklerinin dağıtıma ilişkin hesabına Bakanlıkça, mahkemeden
yükümlülüklerini yerine getirinceye kadar tedbir konulması istenebilir.
Meslek birliğine üye eser
veya bağlantılı hak sahiplerinin alenileşmiş veya yayımlanmış tüm eser, icra,
fonogram, yapım ve yayınlarına ilişkin haklarının takibi meslek birliğine
verilecek yetki belgesine göre yapılır. Yetki belgesine ilişkin usul ve esaslar
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
3. Meslek Birliklerinin
Denetimi
MADDE 42/B - (Ek:
03.03.2004-5101 s. Y. m.13) Meslek
birlikleri, idari ve mali açıdan Bakanlığın denetimine tabidir. Bakanlık,
meslek birliklerinin bu Kanunla belirlenmiş görev ve yükümlülükleri yerine
getirip getirmediklerini her zaman kendisi denetleyebileceği gibi bu denetimin
bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılmasını meslek birliklerinden de
isteyebilir. Bu kuruluşlarca yapılan denetimlere ilişkin raporların bir örneği
Bakanlığa gönderilir.
Denetimler sırasında,
denetim yapmakla görevlendirilenler tarafından istenecek her türlü defter,
belge ve bilgilerin ibraz edilmesi veya verilmesi, kasa veya veznenin kontrol
ettirilmesi, yönetim yerleri, şubeler ve eklentilerine girme gibi taleplerin
yerine getirilmesi zorunludur.
Meslek birlikleri
tarafından;
1. Bu Kanunun 42 ve 42/A
maddeleri ile bu maddede belirlenen görev ve yükümlülüklerin yerine
getirilmediği,
2. Sözleşmelere uygun tahsilat
veya dağıtımın yapılmadığı ya da yanlış ve haksız dağıtım yapıldığı,
3. Tarifelerin bu Kanunun
42/A maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen esaslara göre düzenlenmediği,
Tespit edildiği takdirde, bu
birlikler Bakanlıkça yazılı olarak bir defa uyarılır, uyarının tebliği
tarihinden itibaren otuz gün içinde kusurun giderilmemesi halinde, meslek birliği
ikinci kez uyarılır.
Yukarıdaki fıkrada bahsi
geçen kusurların ikinci uyarıyı takip eden otuz gün içinde de giderilmemesi
veya yapılan denetimlerde, birlik kayıtlarında ve diğer iş ve işlemlerinde
mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde, Bakanlık en geç üç ay içinde
olağanüstü genel kurul yapmak üzere üyeleri davet eder. Olağanüstü genel kurul
yapılıncaya kadar, birliğin iş ve işlemlerinde suiistimali görülenler tedbiren
işten el çektirilir, Bakanlıkça yerine atama yapılır veya sırası gelen yedek üye
göreve çağrılır.
Bu Kanunun 42 ve 42/A
maddeleri ile bu madde hükümleri, 42 nci madde çerçevesinde kurulacak
federasyonlar için de uygulanır.
4. Eser, İcra, Fonogram Ve Yapımların
Yayınlanmasına Ve/Veya İletilmesine İlişkin Esaslar(Değişik madde başlığı ve madde: 03.03.2004-5101 s. Y. m.14)
MADDE 43 - Radyo-televizyon
kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile mevcut veya ileride
bulunacak teknik imkanlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim yapacak kuruluşlar,
yayınlarında yararlanacakları opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş
eserlerle ilgili olarak hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadırlar.
Bu kuruluşlar sahneye konmuş
eserler dışında kalan eser, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek
birlikleri ile 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak izin almak, söz konusu
yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri bu birliklere yapmak ve
kullandıkları eser, icra, fonogram ve yapımlara ilişkin listeleri bu birliklere
bildirmek zorundadırlar.
3984 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun çerçevesinde faaliyet
gösteren radyo-televizyon kuruluşları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
tarafından, anılan Kanun dışında kalan ve yayın ve/veya iletim yapan diğer
kuruluşlar ise Bakanlık tarafından sınıflandırılır.
Faaliyet gösterdikleri
sektörlerde eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri,
yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram ve yapımların yayın
ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek
birlikleri ile kuruluşlar arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya
taraflarca yapılan müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.
Meslek birliklerinin temsil
ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bildirim
zorunluluğu, tarifelerin belirlenmesi, duyurulması, müzakere edilmesi, sözleşme
yapılması, uzlaşmazlıkların halli ve diğer hususlarda bu Kanunun 41
inci maddesinin dört ila onüçüncü fıkraları uygulanır. Ancak yayın ve/veya
iletim yapan kuruluşlar bakımından 41 inci maddenin altıncı fıkrasının son
cümlesinin uygulanması zorunlu değildir.
Ayrıca, 41 inci maddenin 10
uncu fıkrasının uygulanması bakımından, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu,
yayınlarında yer verdiği eser, icra, fonogram ve yapımları her üç ayda bir
meslek birliklerince belirlenen yıllık tarifenin 1/4'ünü yatırmak suretiyle
kullanabilir.
5. Fikir
Ve Sanat Eserlerinin İşaretlenmesi:
İlgili
Yönetmelik İthalatta
Yapılacak Kesintiye ilişkin 2187
s.CK
Tasarruflu yazılar 1
MADDE 44 - Fikri mülkiyet haklarının
korunması ve etkin bir şekilde takibinin sağlanması amacıyla, sadece süreli yayınlar basan yerler dışında(13.01.2007 tarih ve 26402 sayılı R.G. - 5571 s.k. ile ekleme
yapılmıştır), fikir ve sanat eserlerinin
tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu
materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir şekilde yayan
ve umuma arz eden yerler, Bakanlıkça ücret mukabili sertifikalandırılır.
Bakanlıkça belirlenen yerler, Bakanlıkça onaylanmış bir yazılım ile Bakanlıkça
belirlenecek kriterlere uygun bir donanımı bulundurmak, gerekli altyapıyı
oluşturmak ve gerçekleştirdikleri işlemleri her takvim yılı itibarıyla
Bakanlığa bildirmek zorundadır. Bu yerler ve mali hak sahipleri ayrıca,
Bakanlıkça gerekli görülecek işaret ve seri numaraları ile uluslararası
standartlara uygun kodları, taşıyıcı materyaller üzerinde bulundurmakla müştereken
yükümlüdürler. (Değişik: 07.06.1995-4110 s. Y. m,18;Değişik fıkra: 03.03.2004-5101
s. Y. m.15)
Her türlü boş video kaseti,
ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile, fikir ve
sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı
imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli
üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Cumhurbaşkanı[9] kararıyla belirlenecek
orandaki miktarı keserek, ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın en geç
yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba
yatırmakla yükümlüdürler. (Ek cümle: 14.07.2004 - 5217 s. Y. m.17) "Özel hesapta toplanan
bu tutarların dörtte biri Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına
aktarılır ve bütçeye gelir kaydedilir. (Değişik fıkra: 21.02.2001 - 4630 s.
Y. m.23
Bu hesapta kalan miktarlar
fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal
faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kullanılır. Bu hesapta kalan miktarın
dağıtımı ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığınca
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kültür
mirasının korunmasına yönelik faaliyetler için Bakanlık bütçesine gerekli
ödenek konulur. (Değişik fıkra: 14.07.2004 - 5217 s. Y. m.17)
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar ile alınacak ücretler Bakanlıkça çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir. (Değişik fıkra: 03.03.2004-5101 s. Y. m.15)
Madde Ek-10'da atıf vardır.
----------------------------------
6. Güzel Sanat Eserlerinin
Satış Bedellerinden Pay Verilmesi:
MADDE 45 - (Değişik fıkra:
03.03.2004-5101 s. Y. m.16) Mimari eserler hariç olmak üzere, bu Kanunun 4 üncü
maddesinde sayılan güzel sanat eserlerinin asılları ile eser sahibinin
kendisinin sınırlı sayıda meydana getirdiği veya eser sahibinin kontrolünde ve
izniyle meydana getirilmiş ve eser sahibi tarafından imzalanmış veya başka bir
şekilde işaretlenmiş olmaları nedeniyle özgün eser olduğu kabul edilen
kopyaları, 2 nci maddenin (1) numaralı bendinde ve 3 üncü maddede sayılıp da
yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından biri,
eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra, koruma
süresi içinde, bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir
mağazada veya başka şekillerde satış konusu olarak el değiştirdikçe, bu satış
bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması
halinde, her satışta, satışı gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişi, bedel
farkından münasip bir payı eser sahibine, o Ölmüşse miras hükümlerine göre
ikinci dereceye kadar (ve bu derece dahil) yasal mirasçılarına ve eşine, bunlar
da yoksa ilgili alan meslek birliğine Cumhurbaşkanı kararıyla[10] ile belirlenecek usul ve
esaslar çerçevesinde ödemekle yükümlüdür.
Kararda[11]:
1. Bedel farkının yüzde onunu
geçmemek şartıyla farkın nispetine göre tespit edilecek bir pay tarifesi;
2. Bedeli kararda[12]
tesbit edilecek miktarı aşmayan satışların pay vermek borcundan muaf
tutulacağı;
3. Eser nevileri itibariyle
meslekî birliğin hangi kolunun ilgili sayılabileceği;
gösterilir.
Satışın vukubulduğu müessese sahibi satıcı ile
birlikte müteselsilen mesuldür.
Cebri satış hallerinde pay
ancak diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra ödenir.
Pay verme borcunun
zamanaşımı, bu borcun doğumunu intaç eden satıştan itibaren beş yıldır.
7. Devletin Faydalanma
Salahiyeti :
MADDE 46 - (Değişik:
01.11.1983 - 2936 s. Y. m.10) Çoğaltma ve yayımı eser sahibi tarafından açıkça men edilmemiş olan ve
umumî kütüphane, müze ve benzeri müesseselerde saklı bulunan henüz
yayımlanmamış veya alenîleşmemiş eserler, malî haklarla ilgili koruma süresi
dolmuş olmak şartıyla, bulunduğu kamu kurum ve kuruluşuna ait olur. Bunlardan
kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel vesair amaçla yararlanmak isteyen kişi
ve kuruluşların izin alacakları merci ve bunlardan alınacak ücretlerle bu
ücretlerin hangi kültürel gayelerde sarfedileceği ve diğer hususlar, Cumhurbaşkanınca
çıkarılan yönetmelikle[13] belirlenir.
8. KAMUYA MALETME :
MADDE 47 - (11.09.2014 tarihli, 29116 (Mükerrer) sayılı R.G. 6552 s.k. ile değişik) Bu hususta karar verilebilmesi için eserin, Türkiye'de
veya Türkiye dışında Türk vatandaşları tarafından vücuda getirilmiş olması
gerekir.
Cumhurbaşkanı[14] kararında;
1. Eser ve sahibinin adı,
2. Hakları kullanacak makam veya müessese,
3. Hak sahiplerine, talep üzerine ödenecek bedelin
nasıl belirleneceği ve bu bedelin hangi kurum tarafından ödeneceği,
4. Eserden gelir elde edilmesi hâlinde bu gelirin
hangi gayelere tahsis edileceği,
yazılır.
Cumhurbaşkanı[15] kararında belirtilen eserin, topluma ulaşması sağlanacak
şekilde yayımlanması zorunludur.
Dördüncü Bölüm
Sözleşme
ve Tasarruflar
A) HAYATTA VAKİ TASARRUFLAR
:
I - ASLİ İKTİSAP :
MADDE 48 - Eser sahibi veya mirasçıları
kendilerine kanunen tanınan malî hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut
veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına
devredebilirler.
Malî hakları sadece kullanma salâhiyeti de diğer bir
kimseye bırakılabilir.(Ruhsat).
Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri
henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taalûk etmekte ise
bâtıldır.
II - DEVREN İKTİSAP :
MADDE 49 - Eser sahibi veya
mirasçılarından malî bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap
etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya
kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir.
İşleme hakkının devrinde,
devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı
suretle muvafakati şarttır.
III. SÖZLEŞMELER :
1. VÜCUDA GETİRİLECEK
ESERLER :
MADDE 50 - 48 ve 49'uncu maddelerde
sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser henüz vücuda getirilmeden
önce yapılmış olsa dahi muteberdir.
Eser sahibinin ileride
vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir nev'ine taallûk eden bu
kabil taahhütleri taraflardan her biri, ihbar tarihinden bir yıl sonra hüküm
ifade etmek üzere feshedebilir.
Eser tamamlanmadan önce,
eser sahibi Ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder, yahut kusuru olmaksızın
eserin tamamlanması imkânsız hale gelirse zikri geçen taahhütler kendiliğinden
münfesih olur. Diğer tarafı iflâs etmesi veya sözleşme uyarınca devraldığı malî
hakları kullanmaktan âciz duruma düşmesi yahut kusuru olmaksızın kullanmanın
imkânsız hale gelmesi hallerinde de aynı hüküm câridir.
2. İLERİDEKİ FAYDALANMA
İMKANLARI :
MADDE 51 - İleride çıkarılacak
mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel malî hakların devrine veya bunların
başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler bâtıldır.
İleride çıkarılacak mevzuatla malî hakların
şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak
salâhiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler
hakkında aynı hüküm câridir.
IV. ŞEKİL :
MADDE 52 - Malî haklara dair sözleşme
ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi
şarttır.
V. TEKEFFÜL :
1. HAKKIN MEVCUT OLMAMASI :
MADDE 53 - Malî bir hakkı başkasına
devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın
mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171' inci maddeleri hükmünce zâmindir.
Haksız fiillerden ve
sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.
2. SALAHİYETİN MEVCUT
OLMAMASI :
MADDE 54 - Malî bir hakkı yahut
kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet
sahibi olsa bile himaye görmez.
Salâhiyeti olmaksızın malî
bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse; salâhiyeti
bulunmadığına diğer tarafın vâkıf olduğunu veya vâkıf olması lâzımgeldiğini
ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle
mükelleftir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiyorsa daha geniş bir
tazminata hükmedebilir.
E Haksız fiillerden ve
sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.
VI. YORUM KAİDELERİ :
1. ŞÜMUL :
MADDE 55 - Aksi kararlaştırılmış
olmadıkça malî bir hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya
sair işlenmelerine şâmil değildir.
2. RUHSAT :
MADDE 56 - Ruhsat; malî hak
sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mâni değilse (basit ruhsat), yalnız
bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam ruhsat)tır.
Kanun veya sözleşmeden aksi
anlaşılmadıkça her ruhsat basit sayılır.
Basit ruhsatlar hakkında
hasılat kirasına, tam ruhsatlar hakkında intifa hakkına dair hükümler
uygulanır.
3. MÜLKİYETİN İNTİKALİ :
MADDE 57 - Asıl veya çoğaltılmış
nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça,
fikrî hakların devrini ihtiva etmez.
Bir güzel sanat eseri
üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve sair çoğaltma
âletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa, çoğaltma
hakkını da iktisap etmiş sayılır.
Son fıkra -
(21.02.2001- 4630 s. Y. m.36) ile yürürlükten kaldırılmıştır.
VII. CAYMA HAKKI :
MADDE 58 - Malî bir hak veya ruhsat
iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin
edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salâhiyetlerden
gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette
ihlâl edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir.
Cayma hakkını kullanmak
isteyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla
diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap
eden kimse için imkânsız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi
halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil
tayinine lüzum yoktur.
Verilen mehil neticesiz
geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasıyla yapılacak ihbar ile
cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden
itibaren 4 hafta geçtikten
sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.
İktisap edenin malî hakkı
kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet
gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat isteyebilir.
Cayma hakkından önceden
vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermayanını iki yıldan fazla bir süre
için meneden takyitler de hükümsüzdür.
VIII. HAKKIN ESER SAHİBİNE
AVDETİ :
MADDE 59 - Eser sahibi veya
mirasçıları malî bir hakkı muayyen bir gaye zımmında yahut muayyen bir süre
için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle ilgili
hak, sahibine avdet eder. Bu hükmün, başkasına devrine sözleşme ile müsaade
edilmemiş olan malî bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü yahut iflâsı halinde
câri değildir; meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın kullanılması, iktisap
edenin şahsına bağlı bulunsun.
Muayyen bir gaye zımmında
veya muayyen bir süre için verilen ruhsatlar birinci fıkrada sayılan hallerde
son bulur.
MADDE 60 - Eser sahibi yahut
mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan malî haklardan, önceden vâki
tasarruflarını ihlâl etmemek şartıyla, bir resmî senet tanzimi ve bu hususun
Resmî Gazete'de ilânı suretiyle vazgeçebilirler.
Vazgeçme, ilân tarihinden
başlayarak koruma süresinin bitmesi halindeki hukukî neticeleri doğurur.
C) HACİZ VE REHİN :
I. CAİZ OLMAYAN HALLER :
MADDE 61 - İcra ve İflâs Kanununun 24
ve 30'uncu maddelerinin hükümleri mahfuz kalmak şartıyla;
1. Eser sahibinin veya
mirasçılardan birinin mülkiyeti altında bulunan henüz alenîleşmemiş bir eserin
müsvedde veya asılları;
2. Sinema eserleri hariç
olmak üzere birinci bentte zikredilen eserler üzerindeki malî haklar;
3. Eser sahibinin, malî
haklara dair hukukî muamelelerden doğan paradan gayrı alacakları;
Kanunî veya akdî bir rehin
hakkının, cebrî icranın veya hapis hakkının konusu olamaz.
II. CAİZ OLAN HALLER :
MADDE 62 - Aşağıdaki hükümler
dairesinde:
1. Alenileşmiş bir eserin
müsveddesi veya aslı;
2. Yayımlanmış bir eserin
çoğaltılmış nüshaları;
3. Eser sahibinin korunmaya
lâyık olan manevî menfaatlerini ihlâl etmemek şartıyla alenileşmiş bir eser
üzerindeki malî hakları;
4. Eser sahibinin malî
haklara dair hukukî muamelelerden doğan para alacakları; Kanunî veya akdî bir
rehin hakkının, cebrî icranın yahut hapis hakkının
konusunu teşkil edebilir.
Birinci fıkrada sayılan
konulara dair rehin sözleşmesinin muteber olması için yazılı şekilde yapılması
lâzımdır. Sözleşmede rehin olarak verilenler ayrı ayrı gösterilmelidir.
Güzel sanat eserlerine ait
kalıplar ve sair çoğaltma vasıtaları, birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı
malî haklar üzerinde cebrî icra tatbiki için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed
olan kimselerden geçici olarak alınabilir.
Mimarlık eserleri hariç
olmak üzere güzel sanat eserlerinin asılları ve eser sahibine yahut
mirasçılarına ait musikî, ilim ve edebiyat eserlerinin müsveddeleri, birinci
fıkranın üçüncü bendinde yazılı malî haklar üzerinde cebrî icra tatbiki için
lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici olarak alınabilir.
C) MİRAS :
I. GENEL OLARAK :
MADDE 63 - Bu Kanunun tanıdığı malî
haklar miras yolu ile intikal eder. Malî haklar üzerinde ölüme bağlı
tasarruflar yapılması caizdir.
II. MÜŞTEREK ESER
SAHİPLERİNDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ :
MADDE 64 - Eseri birlikte vücuda getirenlerden
biri, eserin tamamlanmasından yahut alenîleşmesinden önce ölürse hissesi,
diğerleri arasında taksime uğrar. Bunlar, Ölenin mirasçılarına münasip bir
bedel ödemekle mükelleftirler. Miktar üzerinde uzlaşamazlarsa bunu mahkeme
tayin eder.
Eseri birlikte vücuda
getirenlerden biri eserin alenîleşmesinden sonra ölürse diğerleri, ölenin
mirasçılarıyla birliği devam ettirip ettirmemekte serbesttirler.
Devama karar vermeleri
halinde, sağ kalan eser sahipleri mirasçılardan birliğe karşı haklarının
kullanılması hususunda bir temsilci tayinini talep edebilirler.
Devama karar verilmediği takdirde birinci fıkra
hükümleri uygulanır.
III. MİRASÇILARIN BİRDEN
FAZLA OLUŞU :
MADDE 65 - Eser sahibinin
terekesinde bu Kanunun tanıdığı malî haklar mevcut olup da Medeni Kanunun
58'inci maddesi uyarınca bir temsilci tâyin edilmişse, temsilci, bu haklar
üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya mecburdur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
HUKUK
VE CEA DAVALARI
A) HUKUK DAVALARI :
I- TECAVÜZÜN REF'İ DAVASI :
1. GENEL OLARAK :
MADDE 66 - Manevî ve malî hakları
tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebilir.
Tecavüz, hizmetlerini ifa
ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından
yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.
Tecavüz edenin veya ikinci
fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir.
Mahkeme, eser sahibinin
manevî ve malî haklarını, tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa
ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin duçar olması muhtemel
zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu
göreceği tedbirlerin tatbikatına karar verir.
(Ek fıkra:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.19) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası
açabilir.
2. MANEVİ HAKLARA TECAVÜZ
HALİNDE :
MADDE 67 - Henüz alenîleşmemiş bir
eser, sahibinin rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı olarak umuma arzedildiği
takdirde tecavüzün ref'i davası, ancak umuma arz keyfiyetinin çoğaltılmış
nüshaların yayımlanması suretiyle vâki olması halinde açılabilir. Aynı hüküm,
esere, sahibinin arzusuna aykırı olarak adının konulduğu hallerde de câridir.
Eser üzerinde sahibinin adı
hiç konulmamış veya yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek
mahiyette olup da eser sahibi 15'inci maddede zikredilen tesbit davasından
başka tecavüzün ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek
tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye
mecburdur. Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede
ilânı talep edilebilir.
32, 33, 34, 35, 36, 39 ve
40'ıncı maddelerde sayılan hallerde yanlış veya kifayetsiz kaynak tasrih
edilmiş veyahut hiç kaynak gösterilmemişse ikinci fıkra hükmü uygulanır.
Eser haksız olarak değiştirilmiş
ise hak sahibi aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
1. Eser sahibi, eserin
değiştirilmiş şekilde çoğaltılmasının, yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının
menedilmesini ve tecavüz edenin, tedavülde bulunan çoğaltılmış nüshalardaki
değişiklikleri düzeltmesini veya bunların eski haline getirilmesini talep
edebilir. Değişiklik, eserin, gazete, dergi veya radyo yayımı sırasında
yapılmışsa eser sahibi, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, eseri
değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan bütün gazete, dergi ve radyo
idarelerinden değişikliğin ilân yolu ile düzeltilmesini talep edebilir;
2. (Değişik bent:
07.06.1995 - 4110 s. Y. m.20) Güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi
tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut
değiştirilmesini talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin
izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa
eser sahibi eseri eski hale getirebilir.
3.
MALİ HAKLARA TECAVÜZ HALİNDE :
MADDE 68 -(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Eseri, icrayı, fonogramı
veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen,
çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses
veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak
sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun
hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını
isteyebilir.
İzinsiz çoğaltılan
kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya
yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını
geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme
olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu
husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İzinsiz çoğaltılan
kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar
hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir.
İkinci ve üçüncü
fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser
sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır.
Hak sahiplerinden
biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza
Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı
dışında uygulanmaz.
Bedel talebinde
bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde
haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.
II - TECAVÜZÜN MEN'İ DAVASI
:
MADDE 69 - Mali veya manevî haklarında
tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava
edebilir. Vâki olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de
aynı hüküm câridir.
66 ncı maddenin ikinci,
üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır.
III. TAZMİNAT DAVASI :
MADDE 70 - (Değişik 1.
fıkra: 07.06.1995 - 4110 s. Y. m.22) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık
manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya
bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir.
Malî hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin
kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde tazminat talep
edebilir.
Birinci ve ikinci
fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen
kârın kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu halde 68'inci madde uyarınca
talep edilen bedel indirilir.
B) CEZA DAVALARI :
I - SUÇLAR :
1. MANEVİ HAKLARA TECAVÜZ :
1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
MADDE 71- Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve
sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri, icrayı,
fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen,
temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü
nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak
işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç
vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya
ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan
kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
2. Başkasına ait
esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak
suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para
cezasına hükmolunamaz.
3. Bir eserden kaynak
göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezasıyla cezalandırılır.
4. Hak sahibi
kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya
açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
5. Bir eserle ilgili
olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6. Bir eseri, icrayı,
fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan,
dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanunun ek 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler
ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik
sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Hukuka aykırı olarak üretilmiş,
işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı
veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden
önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı
takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten
de vazgeçilebilir.
2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma: (25.12.2021 /
31700 sayılı R.G. 7346 s.k. ile değişik)[16]
MADDE 72- Bu Kanunda yer alan hakların
korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının
kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya
da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik
önlemleri etkisiz kılmaya yönelik;
a) Ürün ve araçları imal
veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar,
b) Ürün ve araçların reklam,
pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar,
altı aydan iki yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
MADDE 73 - (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile yürürlükten kaldırılmıştır)
MADDE 74 - (08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
II- Soruşturma ve kovuşturma(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
MADDE 75- 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan
dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin
geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek
birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet
başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi
içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir.
Bu Kanunda yer alan
soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim
Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve
tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler
şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler.
Şikâyet üzerine
Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin
gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka
aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı
olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört
saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde
onaylanmayan karar hükümsüz kalır.
C) ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER :
I - Görev ve ispat
MADDE 76-(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik) Bu Kanunun
düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan
ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin
birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. (10.01.2017 tarih ve 29944 sayılı R.G. 6769 s.k. ile değişik)[17]
Bu Kanun kapsamında
açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında
kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan
eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda
öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan
eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir.
Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve
yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.
II - İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma
MADDE 77-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Esaslı bir zararın
veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi
bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle
muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya
tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın
açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya
yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını
emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale
yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu
ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra
ve İflas Kanununun 343
üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır.
Haklara tecavüz
oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya
ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57
nci maddesi hükümleri uygulanır.
Bu nüshalara gümrük
idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük Yönetmeliğinin
ilgili hükümlerine göre yürütülür.
III. HÜKMÜN İLANI :
MADDE 78 - 67'inci maddenin ikinci
fıkrasında yazılı halden maada, haklı olan taraf, muhik bir sebep veya menfaati
varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş olan kararın gazete
veya buna benzer vasıtalarla tamamen veya hulâsa olarak ilân edilmesini talep
etmek hakkını haizdir.
İlânın şekil ve muhtevası
kararda tesbit edilir.
İlân hakkı, hükmünün
kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa düşer.
IV - ZABIT, MÜSADERE VE İMHA
:
MADDE 79 - (08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Altıncı
Bölüm
Çeşitli
Hükümler
A) Eser sahibinin hakları
ile bağlantılı haklar ve tecavüzün önlenmesi
I - Eser sahibinin hakları
ile bağlantılı haklar
MADDE 80 - (Üst Başlık
ile birlikte Değişik madde: 21.02.2001 - 4630 s.Y. m. 32) Eser sahibinin hakları ile
bağlantılı haklar şunlardır:
1. Eser sahibinin haklarına
komşu haklar:
Eser sahibinin manevi ve
mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri
özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli
biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk
defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının
aşağıda belirtilen komşu hakları vardır.
A) İcracı sanatçılar aşağıda
belirtilen haklara sahiptir:
1) İcracı sanatçılar, mali
haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit
edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar
hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi
itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının
önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler.
2) Bir eseri, sahibinin
izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit
edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına,
kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan
araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya
yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir.
3) İcracı sanatçı, yurt
içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş
icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer
yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir.
4) İcracı sanatçı, tespit edilmiş
icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya
diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin
seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma
iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla,
icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez.
5) İcracı sanatçılar bu
haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler.
6) İcranın, bir orkestra,
koro veya tiyatro grubu tarafından gerçekleştirilmesi halinde, orkestra veya
koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda ise yalnız yönetmenin izni yeterlidir.
7) Bir müteşebbisin girişimi
ile ve bir sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen icralar için müteşebbisin de
izninin alınması gereklidir.
B) Bir icra ürünü olan veya sair
sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı
sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda
belirtilen haklara sahiptir.
1) Eser sahibinin ve icracı
sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak
çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi
hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına
aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan
araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran
hak sahibidir.
2) Fonogram yapımcısı, yurt
içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin
aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla
dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.
3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli
veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya
sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine
ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak
hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması
yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.
C) (Değişik alt
bent: 03.03.2004-5101 s. Y. m.23) Radyo-televizyon kuruluşları bu Kanunda öngörülen yükümlülüklerini
yerine getirirler. Radyo -televizyon kuruluşları, gerçekleştirdikleri yayınlar
üzerinde;
1) Yayınlarının tespit
edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli
iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya
yasaklama,
2) Özel kullanımlar hariç
olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya
dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama,
3) Yayınlarının umuma açık
mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama,
4) Tespit edilmiş
yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına
ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme,
5) Haberleşme uyduları üzerindeki
veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu
veya kablo operatörü veya diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve
şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama,
Hususlarında münhasıran hak sahibidirler.
2. Filmlerin ilk tespitini
gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali
hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara
sahiptir.
1) Eser sahibinin ve icracı
sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak
çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında
izin verme veya yasaklama hakları münhasıran film yapımcısına aittir.
Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla
umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verine hususunda münhasıran hak
sahibidir.
2) Film yapımcısı, yurt
içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış film
tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer
yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.
3) Film yapımcısı, film tespitlerinin
telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına
veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine
ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak
hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması
yapımcının yayma hakkını ihlal etmez.
Fonogramlara tespit edilmiş
icraların ve filmlerin, her ne suretle olursa olsun umuma iletilmesi halinde,
bunları kullananlar, eser sahiplerinin yanısıra, icracı sanatçılara ve
yapımcılara veya ilgili alan meslek birliklerine de bu kullanımlara ilişkin
uygun bir bedeli ödemekle yükümlüdürler.
Bir sinema eserinde, olağan
şekilde adı bulunan gerçek veya tüzel kişi aksine bir kanıt bulunmadıkça filmin
ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı olarak kabul edilir.
Sinema eserlerinin birlikte
sahipleri filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıya mali haklarını
devrettikten sonra, sözleşmelerinde aksine veya özel bir hüküm bulunmadığı
takdirde filmin dublajına veya alt yazı yazılmasına itiraz edemezler.
Müzik eseri sahibi,
filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı ile yaptığı sözleşmedeki hükümler
saklı olmak kaydıyla eserini yayımlama ve icra hakkını muhafaza eder.
Komşu hak sahipleri ile
filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların verdikleri izinlerin yazılı
olması zorunludur.
Aşağıda belirtilen hallerde
komşu hak sahibi ile film yapımcısının yazılı izni gerekli değildir:
1. Fikir ve sanat
eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma veya haber amacıyla
ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve
kamuya arzı.
2. Fikir ve sanat eserleri
ile radyo-televizyon programlarının yayınlanma ve kâr amacı güdülmeksizin
şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması.
3. Radyo-televizyon
kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi yayınları için yaptıkları kısa süreli
geçici tespitler.
4. Bu Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43 üncü, 46 ncı ve 47 nci
maddelerinde belirtilen haller.
Bu uygulama, hak sahibinin
meşru menfaatlerine haklı bir sebep dışında zarar veremez veya eserden normal
yararlanmaya aykırı olamaz.
Eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip
olanlar da eser sahipleri gibi Tecavüzün Ref'i, Tecavüzün Men'i ve Tazminat
Davası haklarından faydalanırlar.
(Değişik son fıkra: 03.03.2004-5101 s. Y. m.23) (Onuncu fıkra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G.
- 5728 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
II -
Haklara tecavüzün önlenmesi
MADDE 81-(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik) Musiki ve sinema
eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara bandrol
yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay kopyalanmaya müsait diğer eserlerin
çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak sahibinin talebi üzerine bandrol
yapıştırılması zorunludur. Bandroller, Bakanlıkça bastırılır ve satılır.
Bakanlıkça belirlenen satış fiyatı üzerinden meslek birlikleri aracılığı ile de
bandrol satışı yapılabilir.
Bandrol alınabilmesi
için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi olduğunu beyan eden bir
taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça tespit edilen diğer evrak ve
belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık, bu başvuru üzerine başka bir
işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde bandrol vermek mecburiyetindedir.
Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz.
Bandrol yapıştırılması
zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten
veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler, bu maddede belirtilen
taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve istendiğinde yetkili makamlara
ibraz etmekle yükümlüdür.
Bandrol yükümlülüğüne
aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan,
dağıtan veya ticarî amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bakanlık ile mülkî
idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan
yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Gerekli
görüldüğünde, mülkî idare amirleri re'sen veya Bakanlığın talebi ile bu
denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilir. İhtiyaç
hâlinde, bu komisyonlarda Bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri
temsilcileri de görev alabilirler.
Bu denetimler
sırasında bu Kanunda koruma altına alınan hakların ihlal edildiğinin tespiti
hâlinde 75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılır.
Bu Kanun kapsamında
korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da yol, meydan, pazar,
kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır. Bu yasağa aykırı
hareket edenler, Kabahatler Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasına göre
cezalandırılır.
Bu maddede belirtilen
hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından
çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
Sahte bandrol üreten,
satışa arz eden, satan, dağıtan, satın alan, kabul eden veya kullanan kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır.
Bir eserle ilgili
olarak usulüne uygun biçimde temin edilmiş bandrolleri başka bir eser üzerinde
tatbik eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî
para cezasıyla cezalandırılır.
Yetkisi olmadığı
hâlde, hileli davranışlarla bandrol temin eden kişi bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
Yetkisi olmayan
kişilere bandrol temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bandrol
yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci
fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi hâlinde,
fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak, verilecek
ceza üçte biri oranında artırılır. (17.07.2020 tarihli 31188 sayılı R.G.
Anayasa Mahkemesinin 2019/74 Esas, 2020/9
Karar sayılı 12.06.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiştir)
Bu Kanunda tanımlanan
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, ilgili
tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
ESER SAHİBİNİN HAKLARI İLE
BAĞLANTILI HAKLARIN KAPSAMI VE SÜRESİ
MADDE 82[18]
-(Değişik madde: 07.06.1995-4110 s. Yasa,m.28) Bu Kanun'un icracı sanatçılarla
ilgili hükümleri;
1. Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olan,
2. Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olmamakla birlikte; icraları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
gerçekleştirilen, bu Kanun hükümlerinin uygulandığı fonogramlara veya ilk film
tespitlerine dahil edilen ve bir fonograma veya bir filme tespit edilmemiş
ancak bu Kanun hükümlerinin uygulandığı radyo-televizyon yayınlarıyla
yayınlanan, İcracı sanatçılara uygulanır.
Bu Kanunun fonogramlar ve
ilk film tespitleri ile ilgili hükümleri;
1. Yapımcıları Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olan veya
2. Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde bulunan, fonogramlara ve filmlere uygulanır.
Bu Kanununun
radyo-televizyon yayınlarıyla ilgili hükümleri;
1. Merkezleri Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içinde olan veya
2. Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içindeki yansıtıcı ile yayınlanan, Radyo-televizyon programlarına
uygulanır.
Bu Kanunun bağlantılı
haklarla ilgili hükümleri, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu bir uluslararası
andlaşma hükümlerine göre korunan icracı sanatçılara, yapımcılara ve
radyo-televizyon kuruluşlarına da uygulanır,
(Değişik fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.34) İcracı sanatçıların hakları, icranın ilk tespitinin yapıldığı tarihten
başlayarak, yetmiş yıl devam eder. İcra tespit edilmemiş ise bu süre icranın
ilk aleniyet kazanmasıyla başlar.
(Değişik fıkra:
21.02.2001 - 4630 s. Y. m.34) Yapımcıların hakları, ilk tespitin yapıldığı tarihten başlayarak yetmiş
yıl devam eder.
Radyo-televizyon kuruluşlarının hakları, programın
ilk yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl devam eder.
B) HAKSIZ REKABET :
I - AD VE ALAMETLER :
MADDE 83 - Bir eserin ad ve alâmetleri
ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri iltibasa meydan verebilecek surette diğer
bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz.
l inci fıkra hükmü umumen
kullanılan ve ayırt edici bir vasfı bulunmayan, ad, alamet ve dış şekiller
hakkında uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanması
kanunun l inci, 2 nci ve 3 üncü bölümlerindeki şartların tahakkukuna bağlı
değildir.
Basın Kanununun 14 üncü maddesinin mevkute adları hakkındaki hükmü mahfuzdur.
Tecavüz eden tacir olmasa
bile, birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete
müteallik hükümler uygulanır.
II - İŞARET, RESİM VE SES :
MADDE 84 - Bir işareti, resmi veya
sesi, bunları nakle yarayan bir âlet üzerine tesbit eden veya ticarî
maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya
sesin 3'üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını
ve yayımlanmasını
menedebilir.
Tecavüz eden tacir olmasa bile
birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik
hükümler uygulanır.
Eser mahiyetinde olmayan her
nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri
hakkında da bu madde hükmü uygulanır.
C) MEKTUPLAR :
MADDE 85 - Eser mahiyetinde olmasa
bile, mektup, hatıra ve buna benzer yazılar yazanların ve bunlar ölmüş ise 19 uncu
maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin muvafakati olmadan yayınlanamaz.
Meğer ki, yazanın ölümünden itibaren on yıl geçmiş bulunsun.
Mektuplar birinci fıkradaki
şartlardan başka muhatap veya muhatap ölmüş ise 19'uncu maddenin birinci
fıkrasında yazılı kimselerin muvafakati olmadan yayımlanamaz; meğer ki, muhatabın
ölümünden itibaren 10 yıl geçmiş bulunsun.
Yukarıdaki hükümlere aykırı
hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ve Türk Ceza
Kanununun 132,
134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
Birinci ve ikinci
fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de 4721 sayılı Türk Medenî
Kanununun 24
üncü maddesi hükmü saklıdır. (08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
D) RESİM VE PORTRELER :
I - GENEL OLARAK :
MADDE 86 - Eser mahiyetinde olmasalar
bile, resim ve portreler tasvir edilenin, takvir edilen ölmüşse 19'uncu
maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin
ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arezedilemez.
Birinci fıkradaki
muvafakatin alınması:
1. Memleketin siyasî ve
içtimaî hayatında rol oynayan kimselerin resimleri;
2. Tasvir edilen kimselerin
iştirak ettiği geçit resmî veya resmî tören yahut genel toplantıları gösteren
resimler;
3. Günlük hâdiselere
müteallik resimlerde radyo ve film haberleri; için şart değildir.
Birinci fıkra hükmüne
aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları
varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
Birinci ve ikinci
fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24
üncü maddesi hükmü saklıdır. (08.02.2008 tarih
ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
II. İSTİSNALAR :
MADDE 87 - Aksi kararlaştırılmamış
ise, bir kimsenin sipariş üzerine yapılan resim veya portresinden, sipariş
veren veya tasvir edilen ve yahut bunların mirasçıları fotoğraf aldırtabilir.
Bu hüküm baskı usulü ile yapılan portre ve resimler
hakkında câri değildir. Şu kadar ki, bu suretle vücuda getirilen resim ve
portrelerin birinci fıkrada sayılanlar için tedariki mümkün olmaz veya nispeten
büyük güçlüğü mucip olursa bunların da fotoğrafları aldırılabilir.
E)
KANUNLAR İHTİLAFI :
MADDE 88 - (12.12.2007 tarih
ve 26728 sayılı R.G. 5718 sayılı kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.)[19]
EK MADDE l - (01.11.1983 -
2936 sayılı Kanunun 18'inci maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek teselsül
için numaralandırılmıştır.)
Bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikler[20] Resmî Gazete'de yayımlanır.
EK MADDE 2 - (Değişik
madde: 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.35) Bu Kanunla sağlanan koruma, bu madde ile getirilen değişikliğin
yürürlüğe girdiği sırada;
1. T.C. vatandaşı eser
sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri tarafından
üretilmiş Türkiye'de mevcut bütün eserlere, tespit edilmiş icralara ve
fonogramlara,
2. Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası sözleşmelere ve anlaşmalara taraf diğer ülkelerde üretilmiş ve bu
ülkelerde koruma süresi dolmadığı için kamuya mal olmamış yabancı eserlere,
tespit edilmiş icralara ve fonogramlara, uygulanır.
Birinci fıkranın uygulanması
sonucu koruma kapsamına alınan eserlerin, tespit edilmiş icraların ve
fonogramların yasal kopyalarının mülkiyetini elinde bulunduran kişiler, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı aylık sürenin sonuna kadar
yazılı bir izne gerek kalmaksızın bu kopyaları satabilir veya elden
çıkarabilir.
Bununla birlikte, eserler,
tespit edilmiş icralar ve fonogramlara ilişkin olmak üzere bu Kanun
çerçevesinde eser sahipleri ve diğer hak sahiplerine sağlanan hakların
kullanılması eser veya bağlantılı hak sahiplerinin iznine tabidir.
Bu Kanunun sinema eseri
sahipliği ile ilgili hükümleri, 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
12.06.1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır.
EK MADDE 3 - (Ek: 07.06.1995
- 4110 s. Y. m.30) Komşu
Haklara ilişkin uygulamalar hakkındaki esaslar, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren 6 ay içerisinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
F) GEÇİCİ HÜKÜMLER :
I - İNTİKAL HÜKÜMLERİ :
l. GENEL OLARAK :
EK MADDE 4 - (Ek: 21.02.2001
- 4630 s. Y. m.37) Eser
ve eser sahibi ile, eser üzerindeki haklardan herhangi birinin sahibi veya
eserin kullanımına ilişkin süreler ve şartlar ile ilgili olarak eser nüshaları
üzerinde bulunan veya eserin topluma sunulması sırasında görülen bilgiler ve bu
bilgileri temsil eden sayılar veya kodlar yetkisiz olarak ortadan kaldırılamaz
veya değiştirilemez. Bilgileri ve bu bilgileri temsil eden sayıları veya
kodları yetkisiz olarak değiştirilen veya ortadan kaldırılan eserlerin asılları
veya kopyaları dağıtılamaz, dağıtılmak üzere ithal edilemez, yayınlanamaz veya
topluma iletilemez.
Yukarıdaki fıkra hükümleri
fonogramlar ve fonogramlarda tespit edilmiş icralar bakımından da uygulanır.
(Değişik fıkra:
03.03.2004-5101 s. Y. m.25) Dijital
iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan
araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile
bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlali halinde, hak
sahiplerinin başvuruları üzerine ihlale konu eserler içerikten çıkarılır. Bunun
için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik
sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlalin durdurulmasını ister. İhlalin
devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün
içinde servis sağlayıcıdan ihlale devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen
hizmetin durdurulması istenir. İhlalin durdurulması halinde bilgi içerik
sağlayıcısına yeniden servis sağlanır. Servis sağlayıcılar, bilgi içerik
sağlayıcılarının isimlerini gösterir listeyi her ayın ilk iş günü Bakanlığa
bildirir. Servis sağlayıcılar ile bilgi içerik sağlayıcıları, Bakanlıkça
istendiği takdirde her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür. Bu maddede
belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Değişik fıkra: (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile yürürlükten kaldırılmıştır)
EK MADDE 5 - (Ek: 21.02.2001
- 4630 s. Y. m.33) Bu
Kanun kapsamında korunan çoğaltılmış fikir ve sanat eserleri kültür mirasının
korunması ve devam ettirilmesi amacıyla Kültür Bakanlığı tarafından derlenir.
Fikir ve sanat eserlerini
çoğaltan eser veya hak sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, çoğaltılan eser
nüshalarından çoğaltımından itibaren bir ay içinde en az beş nüshayı derlenmek
üzere vermeleri zorunludur.
Derlenecek eserler, bu eserleri verecekler ve sorumlulukları,
derleme işlemlerini yürütecek birimler, derlenecek nüshaların sayısı,
verileceği kuruluşlar, derlemeyle ilgili diğer işlemlere ilişkin usul ve
esaslar Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. (29.02.2012
tarihli ve 28219 sayılı R.G. 6279 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Dördüncü fıkra
- (03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
Beşinci fıkra -
(03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
Altıncı fıkra -
(03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
Yedinci fıkra -
(03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile yür. kld.
EK MADDE 6 - (Ek: 21.02.2001
- 4630 s. Y. m.39) Bu
Kanunda geçen "Kültür ve Turizm" ibareleri "Kültür" olarak
değiştirilmiştir.
EK
MADDE 7 - (Değişik: 14.07.2004 - 5217 s. Y. m.17) Bu Kanunun; a) 13 üncü maddesi
uyarınca alınacak kayıt ve tescil ücretleri,
b) 41 inci
maddesi uyarınca alınacak uzlaştırma komisyonu başvuru ücretleri,
c) 81 inci maddesi uyarınca
tahsil edilecek bandrol ücretleri,
Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü
hesabına yatırılır ve bütçeye gelir kaydedilir. Bandrol yaptırılması için
gerekli ödenek Bakanlık bütçesine konulur.
41 inci madde uyarınca kurulacak komisyonlarda görev
yapan komisyon üyelerine, yılda on toplantı gününden fazla olmamak üzere her toplantı
günü için (2000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu
bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti Bakanlık bütçesinden ödenir.
EK MADDE 8 - (Ek:
03.03.2004-5101 s. Y. rn.26) Bir veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya
sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapan
veri tabanı yapımcısı, ayrıca, veri tabanının içeriğinin önemli bir kısmının
veya tamamının;
a) Herhangi bir araç ile
herhangi bir şekilde sürekli veya geçici olarak başka bir ortama aktarılması,
b) Herhangi bir yolla
dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma iletilmesi,
Hususlarında bu Kanunda
sayılan istisnalar ile kamu güvenliği, idari ve yargı işlemlerinin gerektirdiği
istisnalar dışında izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir.
Veri tabanı yapımcısına
sağlanan koruma aleniyet tarihinden itibaren onbeş yıldır.
Veri tabanının içeriğinde
esaslı bir değişiklik meydana getiren ve yeni bir yatırım gerektiren, nitelik ve
nicelik açısından yapılan her türlü ekleme, çıkarma veya değişiklik sonucu bu
yeni yatırımdan doğan veri tabanı kendi koruma koşullarına hak kazanır.
Bu maddede tanınmış hakları
ihlal edenler hakkında bu Kanunun 72 nci maddesinin (3) numaralı bendi hükümleri
uygulanır.
EK MADDE 9 - (Ek: 03.03.2004-5101
s. Y. m.26)
Bakanlıkça,
fikri mülkiyet haklarının takibi ve korunmasını sağlamak amacıyla ve soruşturma
ve kovuşturmalarda kullanılmak üzere, bu Kanunda bahsi geçen meslek birlikleri,
umuma açık mahaller, radyo-televizyon kuruluşları ile fikir ve sanat
eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten
ve/veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir
şekilde yayan yerlerin dahil olduğu ortak bir veri tabanı oluşturulur.
Gerekli teknik altyapı ve donanım, erişim, kullanım,
yetkilendirme, veri tabanının oluşturulmasına ilişkin diğer tüm hususlar
Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
EK MADDE 10-(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik) Aşağıda belirtilen hâllerde idarî para cezası uygulanır:
1. 44 üncü madde
gereğince alınması zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet gösteren kişi
mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezasıyla cezalandırılır.[21] İlgili tüzel kişi
hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı ellibin Türk Lirasıdır.
2. Ek 5 inci madde
hükümlerine aykırı olarak derlenmesi gereken eserleri süresi içinde vermeyen
kişi Kültür ve Turizm Bakanlığının telif haklarının korunmasıyla ilgili biriminin
amiri tarafından bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezasıyla cezalandırılır.(29.02.2012 tarihli ve 28219
sayılı R.G. 6279 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
Bu madde hükümlerine
göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın yüzde ellisi Kültür
ve Turizm Bakanlığının hesabına aktarılır.
İlgili
Yönetmelik
--------------------------------------------------
EK MADDE 11 - Ders kitapları dahil,
alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler için
üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticari amaç güdülmeksizin bir engellinin
kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da engellilere
yönelik hizmet veren eğitim kurumu, vakıf veya dernek gibi kuruluşlar
tarafından ihtiyaç kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda
çoğaltılması veya ödünç verilmesi bu Kanunda öngörülen izinler alınmadan
gerçekleştirilebilir. Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz, ticarete konu
edilemez ve amacı dışında kullanılamaz ve kullandırılamaz. Ayrıca bu nüshalar
üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım
amacının belirtilmesi zorunludur. (Ek: 03.03.2004-5101 s. Y. m.26)
İkramiye (13.01.2007 tarih
ve 26402 sayılı R.G. - 5571 s.k. ile eklenmiştir)
EK MADDE 12
- Bu Kanunun 81 inci maddesine aykırı
olarak çoğaltılan nüsha ve yayınların yakalanması halinde, bu Kanun hükümleri
ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde suça konu olan materyalleri
yakalama işlemine fiilen katılan, önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olan
denetim komisyonu başkan ve üyelerinden kamu görevlisi olanlara ikramiye
ödenir.
Bir denetim faaliyeti çerçevesinde yapılan el koymalar
neticesinde denetim komisyonu başkan ve üyelerine verilebilecek ikramiyenin
toplam tutarı, ellibin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı
sonucu bulunacak tutarı geçemez. İkramiye tutarı ilgililere eşit olarak
paylaştırılır. Bir kişiye ödenecek ikramiyenin yıllık toplam tutarı kırkbin
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı
geçemez.
Ödenecek ikramiyenin yüzde ellisi, nüsha ve yayınlar
sahipsiz yakalanmışsa mahkemesince verilecek olan müsadere kararını, sahipli
yakalanmış ise kamu davası açılmasını, kalan yüzde ellisi ise müsadereye veya
mahkûmiyete ilişkin hükmün kesinleşmesini takip eden bir ay içinde Bakanlık
bütçesinin ilgili tertibinden ödenir.
Bu Kanunun 81 inci maddesinin yedinci fıkrası ile satış
yapılması yasaklanmış olan yerlerde satılan yasal nüshalara el konulması
halinde ikramiye ödenmez.
Bu maddeye göre ödenecek ikramiyelerden herhangi bir
vergi ve kesinti yapılmaz.
Denetim komisyonlarının oluşumu ve çalışma esasları
ile ödenecek ikramiyenin hesabında el konulan materyalin niteliği ve miktarı
dikkate alınarak belirlenecek göstergeler ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin
diğer usûl ve esaslar İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü
alınarak Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
F) GEÇİCİ HÜKÜMLER
1-İNTİKAL HÜKÜMLERİ
I.GENEL OLARAK
GEÇİCİ MADDE l - Aşağıdaki maddelerde aksi
tayin edilmemiş ise bu kanun hükümleri, yürürlükten önce ilk defa memleket
içinde umuma arz yahut sicile kayıt edilmiş eserlere de uygulanır. Eser veya
mahsulün 8 Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Hakkı Kanunu hükümlerine dahil olup
olmaması durumu değiştirmez.
Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce alenileşmiş eserlere müteallik koruma süreleri bu kanuna göre
hesap edilir.
Mevzuat ve sözleşmelerde
kullanılan hakkı telif, telif hakları, edebî mülkiyet, güzel sanatlar mülkiyeti
ve buna benzer tâbirlerden bu kanunun benzer hallerde tanıdığı hak ve
salâhiyetler anlaşılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce eser
üzerindeki haklar veya bunların kullanılışı tamamen veya kısmen başka birine
bırakılmışsa bu kanunla eser sahibine tanınan yeni ve daha geniş hak ve salâhiyetler
de devredilmiş sayılmaz. Aynı hüküm koruma süresinin eskisine nispetle daha
uzun olması haline veya eski kanunun korumadığı eser ve mahsullere de
uygulanır.
2. MÜKTESEP HAKLARIN
KORUNMASI :
GEÇİCİ MADDE 2 - Eski kanundaki süreler
daha uzunsa bu Kanunun yayımlanmasından önce yayımlanan eserler hakkında o
süreler cereyan eder.
Bu Kanunun yayımlanmasından
önce bir eserin haklı olarak yapılan bir tercüme veya işlenmesi yayımlanmış ise
tercüme eden veya işleyenin eski kanun hükümlerine göre iktisap ettiği hak ve
salâhiyetlere halel gelmez.
Eski kanun hükümlerine göre caiz
olup ta bu Kanunla menedilen bir tercümenin yayımlanmasına, bu Kanunun
yürürlüğe girmesi tarihinden evvel başlanılmış bulunursa, yayımlanma
tamamlanabilir. Şu kadar ki, bu yayımlanma müddeti bir seneyi geçemez. Aynı
hüküm umumî mahallerde temsil edilmek üzere bu nevi temsil müesseselerine
teslim edilen tercüme eserler hakkında da tatbik edilir.
Eski kanun hükümlerine göre
caiz olup da bu Kanunla menedilen bir çoğaltmaya bu Kanunun yayımlanması
tarihinde başlanılmış bulunursa çoğaltılma tamamlanabilir ve çoğaltılmış
nüshalar yayınlanabilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesi
zamanında mevcut olup da eski kanun hükümlerine göre çoğaltılması caiz olan
nüshaların yayımlanmasına devam edilebilir. Aynı hüküm, işaret, resim ve ses
nakline yarayan âletlerle güzel sanat eserlerinin çoğaltımasına yarayan kalıp
ve buna benzer vasıtalar hakkında da uygulanır.
Yukardaki fıkranın tanıdığı
salâhiyeti kullanmak isteyen kimse kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay
içinde bu nüsha ve âletleri salahiyetli makama bildirerek mühürletmeye
mecburdur. Gerekirse teferruat bir yönetmelikle tayin olunabilir.
GEÇİCİ MADDE 3 - (Ek:
01.11.1983 - 2936 s. Y. m.17) Meslek birliklerinin ve federasyonunun ilk genel kurul toplantılarını
yapmaları için tüzükte öngörülen üye sayısını tamamlayıp, seçimleri yapılıncaya
kadar mecburî organların başkan ve üyeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın
Önerisi üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 4 - (Ek: 01.11.1983
- 2936 s. Y. m.17) 5846
sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 43'üncü maddesine göre çıkarılmış olan
15.3.1980 tarih ve 8/423 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ve bu kararnameye
göre çıkarılacak ücret tarifesi, 15.3.1980 tarihinden geçerli olmak üzere 31.12.1985
tarihine kadar uygulanır.
Bakanlar Kurulu
Kararnamesine göre çıkarılacak ücret tarifesi gereğince, yetki belgesiyle
meslek birliğine devredilen eserler için ödemeler, hak sahiplerine dağıtılmak
üzere ilgili meslek birliğine; diğer hallerde doğrudan malî hak sahiplerine
yapılır. Bu ödemeler Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu'nca en geç 31.12.1985 tarihine
kadar yerine getirilir.
Meslek birliği, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu
tarafından verilen bordro üzerinden kendi hissesini mahsup ederek, bakiyesini
kendisine yapılan ödemeyi takip eden iki yıl içinde üyesi olan hak sahiplerine
öder.
İki yıl içinde üyelerce
talep olunmayan ücretler, 44'üncü maddeye göre Kültür ve Turizm Bakanlığı adına
bir millî bankada açılacak Özel hesaba yatırılır.
GEÇİCİ MADDE 5 - (Ek: 07.06.1995
- 4110 s. Y. m.31) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan meslek birlikleri,
tip statülerin yayımından itibaren bir yıl içinde Kültür Bakanlığının
gözetiminde, Kanunun ilgili hükümleri ve tip statü ilkeleri doğrultusunda yeni
meslek birliklerine dönüştürülürler ve bu süre içinde yapacakları genel kurul
toplantısı ile yeni organlarını oluştururlar.
Birinci fıkra hükümlerine
uymayan meslek birlikleri, birinci yılın sonunda kendiliğinden dağılmış
sayılır.
GEÇİCİ MADDE 6 - (Ek: 03.03.2004-5101
s. Y. m.27)
Bu Kanunun 41
ve 43 üncü maddelerinde tarifelerin belirlenmesi ve sözleşmelerin yapılmasına
ilişkin öngörülen usul, bu maddelerde yer alan süreler beklenmeksizin Kanunun
yayımı tarihinden itibaren cari yıl esas alınmak suretiyle uygulanır.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce meslek birlikleri
ile umuma açık mahaller ve yayın kuruluşları arasında imzalanmış bulunan yayın
sözleşmeleri, bütün hükümleri ile bu sözleşmelerde belirtilen sürelerin sonuna
kadar geçerlidir.
Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde bu Kanunun 41 ve 43 üncü
maddelerinde Öngörülen sınıflandırma yapılır. Bu sınıflandırmaya bağlı olarak
tarifelerin meslek birlikleri tarafından en geç bir ay içerisinde ilk defa ilan
edilmesinden veya duyurulmasından itibaren altı ay içinde izin almak ve
sözleşme yapmak üzere meslek birliklerine müracaat eden mahaller ve/veya yayın
kuruluşları üçer aylık dönemler için meslek birlikleri tarifesinin 1/4'ünü
ödeyerek eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanmaya ve/veya iletimini
yapmaya en fazla altı ay süreyle devam edebilirler. Bu fıkra hükümleri bu Kanunun
41 ve 43 üncü maddelerinde öngörülen usulün uygulanmasına
engel teşkil etmez.
GEÇİCİ
MADDE 7 - (Ek:
03.03.2004-5101 s. Y. m.27) Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce, illerde oluşturulmuş olan denetim
komisyonlarından, 81 inci madde hükümleri çerçevesinde
faaliyetlerini sürdürmesine gerek görülmeyenlerin her türlü araç, gereç ve
malzemeleri il kültür ve turizm müdürlüklerine devredilir.
GEÇİCİ MADDE 8 - (Ek:
03.03.2004-5101 s. Y. m.27) Bu
Kanunla değiştirilen maddelerde öngörülen yönetmelikler, bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlanılarak yürürlüğe konulur. Ek 9 uncu
maddede öngörülen veri tabanı bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl
içinde oluşturulur.
II. KALDIRILAN HÜKÜMLER :
MADDE 89-8 Mayıs 1326 tarihli Hakkı
Telif Kanuniyle diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri kaldırılmıştır.
G) SON HÜKÜMLER :
I- KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ
:
MADDE 90 - Bu Kanunun 42 ve 43'üncü
maddeleri hükümleri kanunun yayımı tarihinden itibaren, diğer hükümleri l Ocak
1952 tarihinde yürürlüğe girer.
II- KANUNUN YÜRÜTÜLMESİNE MEMUR MAKAM :
MADDE 91 - Bu Kanunun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
[1] (03.03.2004-5101 s. Y. m.28) ile, bentte yer alan
"gerçek" ibaresi, Yürürlükten kaldırılmıştır.
[2] 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.4 ile madde başlığı
değiştirilmiş, birinci fıkranın 11 inci bendine "Ortaya Çıkan"
ifadesinden sonra gelmek üzere "ve bir araç ile okunabilir veya diğer
biçimdeki"; ikinci fıkrasının başına da "İstifade edilen eserin
sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve" ibareleri
eklenmiştir.
[3] Madde ile birlikte üst başlık da değiştirilmiş ve
sonraki üst başlıklar buna göre teselsül ettirilmiştir.
[4] 21.02,2001- 4630 s. Y. m.36) ile birinci fıkrada geçen
"Bir eserden" ifadesinden sonra gelen "onun asıl veya
işlenmelerini" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
[5] "Tüzük" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[6] 21.02.2001- 4630 s. Y. m.36 ile, birinci fıkrada geçen
"yayımlanma veya" ifadesi yürürlükten kaldırılmıştır.
[7] "Kültür Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük"
ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471
2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[8] "Bakanlıkça hazırlanan tüzük" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[9] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[10] "Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir kararname" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700
ile değişik)
[11] "Kararnamede" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[12] "Kararnamede" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[13] "ilgili kuruluşların görüşü alındıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca
hazırlanacak tüzükle" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[14] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[15] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[16] Mülga: 2. Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik
hazırlık hareketleri(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile
değişik) MADDE 72- Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak
çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz
kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan
veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
[17] Mülga fıkra; Bu Kanunun düzenlediği
hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda
gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından
kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama
faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden
hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı
çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca belirlenir.
[18] 21.02.2001 - 4630 s. Y. m.34 ile madde başlığı ve
birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde geçen: "ses taşıyıcılarına"
ibaresi, "fonogramlara veya ilk film tespitlerine"; "bir ses
taşıyıcısına" ibaresi", bir fonograma veya bir filme"; ikinci
fıkrasının birinci cümlesinde geçen "ses taşıyıcıları" ibaresi,
"fonogramlar ve ilk film tespitleri"; (l) numaralı bendinin sonundaki
(,) işareti, "veya"; (2) numaralı bendinde geçen "ses
taşıyıcılarına" ibaresi, "fonogramlara ve filmlere"; üçüncü
fıkrasının (l) numaralı bendinin sonundaki (,) işareti, "veya";
dördüncü fıkrasında geçen "komşu haklarla" ibaresi, "bağlantılı
haklarla" olarak, şeklinde değiştirilmiştir.
[19] Mülga Madde 88; Bu Kanun hükümleri:
1. Eser sahibinin mensup vatandaşlığı gözetilmeksizin
Türkiye'de ilk defa umuma arzedilen ve Türkiye'de bulunup da henüz umuma
arzedilmemiş olan bütün eserlerle Türkiye'de bulunan bütün mektup ve resimlere;
2. Türk vatandaşlarının henüz umuma arzedilmemiş yahut
ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün eserlerine;
3. Türkiye Cumhuriyeti'nin bağlı bulunduğu
milletlerarası bir antlaşmada uygun hükümler bulunmak şartıyla yabancıların
henüz umuma arzedilmemiş veya ilk defa Türkiye dışında umuma arzedilmiş bütün
eserlerine; uygulanır.
Eser sahibinin bulunduğu devletin;
Türk eser sahiplerinin haklarını kâfi derecede koruması veya milletlerarası bir
andlaşmanın yabancı eser sahiplerine taallûk eden hususlarda istisna ve
tahditlere cevaz vermesi hallerinde Bakanlar Kurulunca bu maddenin birinci ve
üçüncü bentleri hükümlerinden istisnalar yapılması kararlaştırılabilir.
[20] "tüzük ve yönetmelikler 6 ay içinde hazırlanır ve" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700
ile değişik)
[21] Birinci cümle 12.12.2014
tarihli, 29203 sayılı R.G. Anayasa Mahkemesinin 03.07.2014 tarih ve 2014/125
Karar sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.