Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanun
6183 Sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ USULU
HAKKINDA KANUN
R.Gazete: Tarih:
28/7/1953 Sayı: 8469
Kabul Tarihi: 21/7/1953
Faiz Oranları ve Hesaplama Tabloları
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
v Takibata salahiyetli tahsil dairesi: Madde 5 v Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması: Madde 8v Teminat isteme: Madde 9 v Teminat ve Değerlenmesi Madde 10v Teminat Hükmünde Olan Eşya Madde 12v İhtiyati Haciz Madde 13v Amme Alacaklarında Rüçhan Hakkı Madde 21v Ödeme Zamanı ve önce Ödeme Madde 37v Tecil. Madde 48v Gecikme Zammı Nispet ve Hesabı Madde 51v Cebren tahsil ve takip esasları Madde 54v Ödeme Emri Madde 55
v Teminatlı alacaklarda takip: Madde 56
v Ödeme emrine itiraz: Madde 58
v Mal bildirimi: Madde 59
v Haciz: Madde 62
v Haczedilemeyecek Mallar: Madde 70
v Haczin neticeleri: Madde 73
v Haciz sırasında bulunacaklar ve haciz zaptı: Madde 78
v Gayrimenkul malların,
gemilerin haczi: Madde 88
v Tahsil Zamanaşımı: Madde 102
v Zamanaşımının kesilmesi: Madde 103
v Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin: Madde 106
AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ USULU HAKKINDA KANUN
Kanun No: 6183
Kanunun şümulu, terimler, vazifeler ve selahiyetler Kanunun
şümulu:
Tasarruflu
Yazılar 1 2
Madde 1- Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait
vergi, resim harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı,vergi
cezası, para cezası gibi asli gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve
aynı idarelerin akitten, fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve
amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların
takip masrafları hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Türk Ceza
Kanunu'nun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri
mahfuzdur.
Tahsili, Tahsili Emval Kanununa atfedilen alacaklar: Madde 2 - Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur. Kanundaki terimler: Tasarruflu Yazılar 1Madde 3 - Bu kanundaki amme alacağı terimi: 1 inci ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları, Amme borçlusu veya borçlu terimi: Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, Alacaklı amme idaresi terimi: Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri, Tahsil dairesi terimi: Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini memur veya memurlarını, Yalnızca mal olarak geçen terim: Menkul, gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve alacakları, Para cezaları terimi: Adli ve idari para cezalarını, (06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile değişik)Takibat giderleri terimi: Cebri icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan, haciz, nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Tahsil edilemeyen amme alacağı terimi: (06.06.2008
tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal
varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının
bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen
satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen
amme alacaklarını,
Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi: (06.06.2008
tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun
hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya
hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas
masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil
dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme
borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,
Salahiyetliler ve mesuliyetleri:
Madde 4 - Amme idarelerinin bu
kanunu tatbika salahiyetli memurlarının vazifelerini teşkilat ve vazife
kanunları veya bu konu ile ilgili diğer kanun veya mevzuat[1], mesuliyetlerini de;
mesuliyeti tesis eden kanunlar tayin eder.
Takibata salahiyetli tahsil dairesi: Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1 2 3Madde 5 - Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır. Yardım mecburiyeti: Madde 6 - Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar mecburdurlar. Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır. Borçlunun ölümü: Madde 7 - Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün dışındadır. Mirasın tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür. Defter tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz. Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması: Genelgeler 1 Tasarruflu yazılar 1
Madde 8- Hilafına bir hüküm
bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin
yapılmasında Vergi Usul Kanunu
hükümleri
tatbik olunur.
Teminat isteme:
Madde 9 - (4369 sayılı Kanunun 81/B-1 maddesi ile
değişen ibare Yürürlük: 1.1.1999) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi
uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde
sayılan[2] hallere
temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış
olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara
göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de
ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin
tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat
isteyebilir.
Teminat ve
Değerlenmesi
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
Genelgeler 1 2 Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4
Madde 10- Teminat
olarak şunlar kabul edilir.
1. Para
2. Bankalar tarafından
verilen süresiz ve şartsız teminat mektupları ile sigorta şirketleri tarafından
verilen süresiz ve şartsız kefalet senetleri, (05.07.2022 / 31887 sayılı R.G. 7417 s.k. ile değişik)[3]
3. Hazine Müsteşarlığınca
ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen
belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde
anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.), (21.09.2004 tarihli, 25590 sayılı R.G.- 5234 s.k. ile değişik. Yürürlük 01.01.2005)[4]
4. Hükümetçe belli
edilecek Milli Esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat, teminatın kabul
edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksanıyla
değerlendirilir".
5. İlgililer veya ilgililer
lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idarelerince
haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar, (251 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen bent)
Teminat
sonradan tamamen veya kısmen değerin kaybeder veya borç miktarı artarsa,
teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu
verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.
Şahsi
kefalet:
Madde 11 - 10'uncu
maddeye göre teminat sağlayamayanlar muteber bir şahsı müteselsil kefil ve
müşterek müteselsil borçlu gösterebilir.
Şahsi
kefalet tespit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele ile
tesis olunur.
Şahsi
kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi
muhtardır.
Amme alacağını ödeyen kefile
buna dair bir belge verilir.
Teminat
Hükmünde Olan Eşya
Madde 12- Bar, otel,
han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar, oyun ve dans yerleri, birahane,
meyhane, genelevler içerisinde bulunan eşya ve malzeme 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 270, 271'inci
maddeleri hükümleri mahfuz kalmak şartıyla bu müesseselerin işletilmesinden
doğan amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
Noterden
tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak kayıtlı eşya
ve malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve kiracıların
kendilerine ait eşyaları bu hükümden hariçtir.
Üçüncü şahısların Medeni Kanunun
688 ve Borçlar Kanununun
222'nci maddelerine müsteniden yapacakları istihkak iddiaları mahfuz kalmak
şartıyla, bu yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak iddiaları alacaklı amme
idaresinin bu teminat hakkını ihlal etmez.
İhtiyati
Haciz
Danıştay
Kararları 1 2 Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4
Madde 13- İhtiyati
haciz aşağıdaki hallerde herhangi birini mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle
mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahallin en büyük memurunun
kararıyla haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal tatbik
olunur.
1- 9. madde
gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise
2- Borçlunun
belli ikametgahı yoksa,
3- Borçlu
kaçmışsa veya kaçması mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimali
varsa,
4- Borçludan
teminat göstermesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil
göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmediyse,
5- Mal
bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal
bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6- Hüküm
sadır olmuş bulunsun bulanmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısıyla amme
davası açılmış ise,
7- İptali
istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden
çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere bu kanunun
27,
29, 30. maddelerinin tatbikini icabettiren haller varsa.
İhtiyati hacizde borçlu tarafından gösterilecek teminat: Madde 14 - İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir. İhtiyati hacze itiraz: Madde 15 - Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 15[5] gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu[6] nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz edebilirler. İtirazın şekli ve incelenmesi hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Bu ihtilaflar itiraz komisyonlarınca diğer işlere takdimen incelenir ve karara bağlanır. İtiraz komisyonlarının bu konuda verecekleri kararlar kesindir.
İhtiyati Haczin Kaldırılması
Madde 16- Borçlu 10.
maddenin 5. bendinde yazılı menkul
mallar hariç olmak üzere, mezkur maddeye göre teminat gösterdiği taktirde
ihtiyati haciz haczi koyan merci tarafından kaldırılır.
İhtiyati Tahakkuk
Tasarruflu Yazılar 1
Madde 17- Aşağıdaki hallerden birinin
bulunması takdirinde vergi dairesi
müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak
kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup
müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi
dairesi başkanı[7], mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının
derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebilir. (2347 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle
değişen fıkra)
Vergi
dairesi müdürü (5345 sayılı Kanun
uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi
dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)[8] bu emri derhal tatbik eder:
1- 13. maddenin
1, 2, 3 ve 5. bendlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden birisi mevcut
ise,
2- Mükellef
hakkında 110. madde gereğince takibata girilmişse,
3- Teşebbüsün
muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde
edilmişse.
İhtiyati tahakkukun neticeleri: Madde 18 - Hakkında 17 nci madde gereğince muamele yapılan mükellefin mezkür maddede yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı belli olanlar, itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal tahakkuk ettirilir. Geçmiş yıllara ve cereyan etmekte olan yılın geçen aylarına ait matrahı henüz belli olmıyan ve 17 nci maddede sayılan vergi, resim ve cezaları geçici olarak ve harici karinelere göre takdir yolu ile tesbit ettirilen matrahlar üzerinden hesaplanır. Bu suretle hesap olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları derhal tahakkuk ettirilir. Bu esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler ve bunların zam ve cezaları kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz. Ancak bunlar için derhal ihtiyati haciz tatbik olunur. 17 nci maddenin 3 üncü bendine giren hallerde ihtiyati haciz muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların malları hakkında tatbik olunur. Bu maddedeki geçici takdirler, takdir komisyonları tarafından, talep tarihinden itibaren azami bir hafta içinde yapılır. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi: Madde 19 - Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark hususi kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir. Bu düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta verilen beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta kesinleşmenin vukuu, Devlet Şürasına müracaat edilmiş olan hallerde Devlet ŞÜrasından nihai bir kararın çıkmış olması lazımdır. İhtiyati tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde tetkikı mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı takdirde, bu sebeple düzeltme geciktirilmez. İhtiyati tahakkuka itiraz:
Madde 20 - Haklarında ihtiyati
tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine
ve miktarına 15 inci madde gereğince itirazda bulunabilirler.
IV - Diğer Korunma HükümleriTahsilat Genel Tebliği Seri No 440 Genelgeler 1
Amme Alacaklarında Rüçhan Hakkı
Madde 21- Üçüncü
şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine
amme alacağı içinde haciz konulursa bu alacaklı da hacze iştirak eder ve
aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve
bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 268 inci maddesinin
birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.
(Son cümle 08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile eklenmiştir)
Rehinli
alacakların hakları mahfuzdur. Gümrük
resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme
alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan
sonra gelir(İkinci cümle, 15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı R.G. 7101
s.k.ile değişik).[9]
Borçlunun iflası, mirasın
reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları
imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin
üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil olmak üzere tüm
imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi tutulur.(08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile
değişik)[10]
Amme alacaklarını kesip ödemek mecburiyetinde olanlar: Madde 22 - Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini kanunlarında veya bu kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri takdirde, ödenmiyen alacak bu hakiki ve hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem
yapanların sorumlulukları:(06.06.2008 tarih
ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 7
MADDE
22/A- (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018) Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına
bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge
aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının
kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere
asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar,
ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk
getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını
ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu
idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde
(mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine
yapılacak ödemeler dâhil)[11],
2. 4/1/2002 tarihli ve 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini
haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim
kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak
sahiplerine yapacakları ödemelerde,
3. Kanun (...)[12] ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan
Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,
4. 2/7/1964 tarihli ve 492
sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından
kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan
alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan
harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma
harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde,
5. 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı
Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin
harcına mevzu işlemlerde.
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen
ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak
her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan
kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer
kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde
kesinti tutarı garameten taksim olunur.
Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu
madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi
aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin
Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ
tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
Tahsil edilen amme alacaklarından yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar:
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Madde 23 - Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur. Umumi bütçeden reddedilen paralar arasında hususi idarelerle belediyelere ait olan kısımları ret ve mahsup olunduğu senede bu idareler nam ve hesabına ayrılacak hisselerden Hazinece tevkif ve mahsup olunur. İptal davası açılması: Madde 24 - Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır. İptal talebinde muhatap: Madde 25 - İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir. Hükümsüz sayılmada zamanaşımı: Madde 26 - 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkür maddelere istinaden dava açılamaz.
İvasız
Tasarrufların Hükümsüzlüğü
Madde 27- Amme
alacağını ödememiş borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında
bulunmayanlara malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların
borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten
geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetini başlamasından sonra yaptığı
bağışlamalar ve ivasız tasarruflar hükümsüzdür.
Bağışlama sayılan tasarruflar: Madde 28 - Yirmi yedinci maddenin tatbikı bakımından aşağıdaki tasarruflar bağışlama hükmündedir: 1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar, (15.09.2023 / 32310 RG. Anayasa Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli, E:2022/134, K:2023/116 Kararı ile iptal edilmiştir. Yürürlük 22.06.2024)2. Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler, 3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler. Hükümsüz sayılan diğer tasarruflar: Madde 29 - Amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür: 1. Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler, 2. Borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler, 3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler. Amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle yapılan tasarruflar: Madde 30 - Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür. Üçüncü şahısların hakları ve mecburiyetleri: Madde 31 - 27,28,29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde mecburdurlar. Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir talepte bulunamazlar. Tasfiye halinde vazifeliler: Madde 32 - Hükmi şahısların, tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikıyla ilgili vecibeleri tasfiye memurlarına, hükmi şahsiyeti olmıyan ortaklıklarla yabancı kurumların Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin tasfiyesinde bunların vecibeleri tasfiyeyi yürütenlere geçer. Tasfiye halinde mesuliyet: Madde 33 - Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek mecburiyetindedirler. Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde her hangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar. Bu mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez. Bunların ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur. Ortaklığın feshini isteme: Madde 34 - Borçluya ait mal bulunmadığı veya amme alacağını karşılamaya yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu kanuna göre teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim olmıyan ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili için genel hükümler dairesinde ortaklığın feshi istenebilir. Sermayesi eshama münkasim komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin borçları için bu madde hükmü mezkür şirketler hakkında da tatbik olunur. Limited ortaklıkların amme borçları: Danıştay İçtihatları K 2018/1 Danıştay Kararı 2009/1911 Tasarruflu Yazılar 1 2
Madde 35- Limited
şirket ortakları, şirketten tamamen veya
kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme
alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu
Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (4369 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle
değişen madde Yürürlük: 29.7.1998) (06.06.2008
tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile değişik)
Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde,
payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının
ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.(06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766
s.k.ile eklenmiştir)
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği
zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme
alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu
tutulur. (06.06.2008 tarih ve 26898
mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu Tasarruflu Yazılar 1 2Mükerrer Madde 35 - (Ek:25/5/1995-4108/11 md.) Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
5.fıkra; (03.04.2015
tarihli, sayılı R.G.Anayasa Mahkemesi
Esas 2014/144, Karar 2015/29 ile iptal edilmiştir)[13]
6.fıkra; (03.04.2015
tarihli, sayılı R.G.Anayasa Mahkemesi
Esas 2014/144, Karar 2015/29 ile iptal edilmiştir)[14]
Birleşme, devir ve şekil değiştirme halleri: Madde 36 - (20.06.2001 tarih ve 4684/24 s.k.ile değişik) Bu kanunun tatbikı bakımından: a) İki veya daha ziyade hükmi şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmi şahıs, b) Devir halinde devir alan hükmi şahıs, c) Bölünme halinde bölünen hükmü şahsın varlıklarını devralan hükmi şahıslar,d) Şekli değiştirme halinde yeni hükmi şahıs, Birleşen, devir alınan veya eski şekildeki hükmi şahıs veya şahısların yerine geçer.
Yurt dışı çıkış tahdidi:
Madde 36/A -
(06.06.2008
tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir) (25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Mükerrer
R.G. 6111 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)[15]
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÖdeme
Tasarruflu Yazılar 1 2 Genelgeler 1 2 3 4
Danıştay
Kararları 1 2 3 4 5
7326
sayılı yapılandırma Kanunu
Ödeme zamanı ve önce ödeme: Madde 37 - Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.
Taksitlerin zamanında
ödenmemesi:
Madde 38 - (4369 sayılı Kanunun 82/2 maddesi ile
yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük: 1.1.1999)[16]
Ödeme Yeri
Madde 39- Hususi
Kanunlarında ödeme yeri gösterilmemiş amme alacakları borçlunun ikametgahının
bulunduğu yer tahsil dairesine ödenir.
Hususi
kanunlarında ödeme yeri gösterilmiş olsun olmasın borçlunun alacaklı tahsil
dairesi hesabı bildirmek şartıyla diğer[17] tahsil dairelerine de ödeme yapılabilir. Bu fıkra
gereğince yapılacak ödemeler tahsildarlara yapılamaz.
Ödeme şekli, makbuz: Madde 40 - Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılır.
Maliye Bakanlığı, ödemenin
özel ödeme şekilleri kullanılmak suretiyle yapılması zorunluluğunu getirmeye
yetkilidir. Bu yetki; tahsil daireleri, amme alacağının türü, ödeme zamanı ve
bulunduğu safhalar itibarıyla topluca veya ayrı ayrı kullanılabilir. (02.01.2004
tarihli, 25334 1.mükerrer sayılı R.G. 5035 s.k. ile eklemiştir)
Makbuz karşılığı yapılmıyan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemeler amme alacağına mahsup edilemez. Amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklini ilgili amme idareleri tayin eder. Borçlular makbuzlarını amme alacağının tahsil zamanaşımı müddeti sonuna kadar saklamaya ve selahiyetli memurlarca istendiğinde göstermeye mecburdurlar. Makbuzun borçluya posta ile gönderilmesi gerektiği hallerde posta masrafı alacaklı amme idaresine aittir. Hususi kanunlarındaki makbuz verilmesinden başka şekillerde yapılan tahsilata ait hükümler mahfuzdur. Hususi ödeme şekilleri: Madde 41 - Maliye Vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nevileri mezkür Vekaletçe tesbit edilecek amme alacakları, bu Vekaletçe isimleri belirtilecek bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle ödenebilir. Maliye Vekaleti bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdir, ödemenin: 1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle, 2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası hesabına münakale suretiyle, 3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle, 4. Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,
5. Banka kartı, kredi kartı
ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle, (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G.
ile yayımlanan 4962 s.k.ile eklenmiştir)
yapılmasını düzenlemeye selahiyetlidir.
Bankalarca tahsil edilen
veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak
ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması süresi, tahsil edildikleri
tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini
takip eden günden itibaren azami 20, postaneler vasıta kılınmak suretiyle
yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi dairelerine intikal ettirilme
süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azami 10 gündür. (Ek: 31/1/1984 -
2975/1 md.; değişik: 24/3/1988-3418/34 md.) (07.08.2003
tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)
Maliye
Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla
farklı süreler tayin etmeye yetkilidir. (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G.
ile yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)[18]
Bankalarca tahsil edilen
veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi
gereken paralar süresinde T.C. Merkez Bankasına aktarılmadığı, postaneler
vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde vergi dairelerine intikal ettirilmediği
takdirde, sözkonusu amme alacağı, tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme
zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil edilir. (Ek: 31/1/1984-2975/1 md.; degişik:
24/3/1988 - 3418/34 md.) (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G. ile
yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)
Tahsilatı
yapan veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı
ödeme yapması gereken banka şube müdürleri, tahsil edilen paraların belirlenen
sürelerde T.C. Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta çek merkezi
müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin belirlenen sürelerde ilgili
vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumludurlar. (ek: 31/1/1984 -
2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) (07.08.2003
tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)
Tahsilatı yapan veya ödemede
bulunması gereken ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen
sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının % 10'u nispetinde ayrıca ceza
tahsil olunur. (Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G. ile
yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)[19]
Anayasa Mah.Kararı 2004-37
Bankalar amme alacaklarının kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar ile
ödenmesi[20] sırasında amme borçlusundan
komisyon alabilirler. Maliye Bakanlığı, kredi
kartı, banka kartı ve benzeri kartlar kullanılmak[21] suretiyle yapılacak
ödemelerde komisyon ödenmemesi için amme alacağının vade tarihinden (bu tarih
dahil) azami 20 gün öncesine kadar belirlenecek bir sürede ödeme yapılması
şartını getirmeye, ödemelerin; komisyonsuz veya komisyon karşılığı yapılma
şekillerinden birini veya her ikisini birlikte kullandırmaya yetkilidir. (07.08.2003
tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile eklenmiştir)
Çekle veya münakale emri ile ödemeye ait hususi hükümler: Madde 42 - Çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir, ancak: 1. Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına, emre muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilir. Alacağın teşhisine yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı olmamak üzere çek üzerine dercedilecek malümatı tesbit etmeye Maliye Vekaleti salahiyetlidir.2. Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde amme alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur. (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile değişik)2 numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum münakale istiyene, keşideciye veya bunların temsilcilerine tebliğ edilerek kabul edilmiyen çek iade olunur. Çeklerde tanzim tarihi: Madde 43 - Çekler tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün evvelki tarihle tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul edilmez. (Değişik: 31/1/1984 - 2975/2 md.)Hususi ödeme şekillerinde ödeme tarihi:
Madde
44 - 41
inci maddeye göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine veya bankaya
verildiği, [22]paranın bankaya veya
postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan
ödemelerde işlemin kartla yapıldığı,
münakale emri üzerine paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği gün ödeme
yapılmış sayılır. (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995-4108/12 md.) [23]
42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur. Vergi cüzdanları: Madde 45 - (Değişik: 31/1/1984-2975/4 md.) Vergi, resim gibi belli bir amme alacağı ile devamlı surette mükellef tutulanlar adına tahakkuk ettirilen amme alacakları ile bunlardan yapılan tahsilatı göstermek üzere vergi cüzdanları düzenlenir. Vergi cüzdanlarının fiyatını, ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan almaya dair şekil ve esasları, hangi vergiler hakkında uygulanacağını, kimlere verileceğini ve uygulama zamanını tespitte Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Diğer amme idareleri, alacaklarının mahiyetine uygun olarak bu cüzdanların şeklinde ve kullanılış tarzında değişiklik yapabilirler. Vergi cüzdanı mükelleflere bedeli karşılığında verilir. Vergi cüzdanlarındaki her türlü bilgiler tahsil daireleri tarafından, tahsile dair kayıtlar ise tahsil daireleri, postaneler veya bankalar tarafından yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Tahsil daireleri, bankalar ve postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yapılan kayıtlar damga vergisinden muaftır. Ödemenin ispatı: Madde 46 - (Değişik birinci fıkra: 31/1/1984-2975/5 md.) Amme alacağının ödendigi, selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar ile tahsil daireleri, bankalar veya postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yazılarak, imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabilir. 42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur. Ödemenin mahsup edileceği alacaklar:
Madde 47 - (4369 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle değişik) Amme alacağına karşılık rızaen
yapılan ödemeler sırasıyla; ödeme süresi başlamış henüz vadesi geçmemiş, içinde
bulunulan takvim yılı sonunda zaman aşımına uğrayacak, aynı tarihte zaman
aşımına uğrayacak alacaklarda her birine orantılı olarak, vadesi önce gelen ve
teminatsız veya az teminatlı olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile
fer'ilerinin tamamını karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine
orantılı olarak yapılır.
Amme
alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden
dairenin, artarsa aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı
tahsil dairelerinin takip konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak
mahsup edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tecil,
Tehir, Gecikme Zammı
Faiz Oranları ve Hesaplama Tabloları
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2 Tahsilat Genel Tebliği Seri A Sıra No 1
Genelgeler 1 2 3 4 Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4
Tecil.
Madde 48- Amme
borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme
idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; (…)[24]
amme alacağı 72[25] ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir. (3209 s.k.ile değişik) (06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766
s.k.ile değişik. Yürürlük 01.07.2008) (04.06.2026 / 33270 sayılı R.G. 7582 s.k.)
Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil
daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı on milyon Türk lirasını[26] (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz.
Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu
teminat tutarı bir milyon Türk lirasını[27] aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı[28]; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri
itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.(01.07.2008 itibariyle 26898 m. sayılı R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
(09.07.2025 / 32951 RG 10040 s. Karar)(13.06.2026/33279 RG 11414 Karar)
Borcunun
tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular
söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar
verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği
tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur. (2975 sayılı Kanunun 6'ıncı maddesiyle eklenen
fıkra)
Tecil
selahiyetini kullanacak ve bu selahiyeti devredecek olanlar Devlete ait amme
alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye
reisleridir.
Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat
yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik
edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler
nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz
malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından
fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak
yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına
inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil
şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç
tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler
nispetinde kaldırılır. (06.06.2008 tarih
ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile değişik. Yürürlük 01.07.2008)
Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti
devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak
belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak
tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer
şartları tayin etmeye ayrıca 213
sayılı Kanuna göre Maliye Bakanlığınca[29]
ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep
halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir
sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya
yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye[30]
yetkilidir.
(06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile değişik.
Yürürlük 01.07.2008)
Tecil şartlarına riayet
edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması
veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel
olur. Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan
olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez. (4108 sayılı
kanunun 13'üncü maddesiyle eklenen hüküm)
Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili: (27.05.2017
tarihli ve 30078 sayılı R.G. 7020 s.k.ile eklenmiştir.[31])
Uygulamaya ilişkin BKK 2018-11284 TGT Seri A Sıra No 1
(I.Kısım IV.Bölüm
I/B)
MADDE 48/A- Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim,
harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının
vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya
çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı
ile istenmiş olmak ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı
geçmemiş alacaklar, Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat
alınarak tecil olunabilir.
Madde hükmünden yararlanacak borçlunun;
1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl süreyle;
ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar
vergisi mükellefi olması,
2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi
beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen bir
beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya
pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.),
3. Bu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi
itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi
olmasına rağmen ödenememiş olması,
şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48 inci maddeye
göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan borcun bulunması
madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.
Bu madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 48 inci
maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.
Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla
tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını (bu tutar dâhil)
aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme
alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin Türk
lirasını aşan kısmın % 25'idir.
Cumhurbaşkanı[32];
1. Teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını % 50'ye
kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye,
2. Borçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde
kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali
göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri
belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini
derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;
a) Tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya,
b) Farklı faiz oranları belirlemeye,
3. Tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik
Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE)
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,
4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme idarelerini,
alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu kriterlerini
belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı olanlar
dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),
yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı bendindeki
yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan yetkiler 48
inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili makamları
tarafından kullanılır.
Maliye Bakanı;
1. Tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak
belirlemeye,
2. Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı
ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek
şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde
düzenlemeye,
3. Tecilde diğer şartları belirlemeye,
yetkilidir.
Maliye Bakanı, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça
belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına
devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye
Bakanınca belirlenir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel
olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa geçerli
sayılabilir.
Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat
yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik
edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler
nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz
malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından
fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak
yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin
altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat
ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli
borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan
ödemeler nispetinde kaldırılır.
Tecil edilen amme alacağının ikimilyon Türk lirasını
(bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (5)
numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu Kanuna göre belirlenmiş değerinin % 50'sinden
aşağı olmamak üzere satış bedelinin % 50'sinin tahsil dairesine ödenmesi şartıyla
mahcuz malın satışına izin verilir. Bu takdirde, kalan tecilli borç tutarı için
zorunlu teminat tutarını karşılayacak mahcuz mal ve/veya teminat bulunması
şartıyla satılan mal üzerindeki haciz kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk
lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri ikimilyon Türk lirasına kadar olan
mahcuz mallar için uygulanır.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil talep
tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden, sekizinci fıkra
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.
Bu madde kapsamında tecil edilen amme alacakları
hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve tecil edilen
gecikme zammının (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış
olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre düzeltilir.
Muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin
şartları içeren hükümler çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu
maddeye de yapılmış sayılır.
İcranın
Kaza Mercilerince Tehiri
Madde 49- İdarece
tecil edilmiş bir amme alacağı hakkında kaza mercilerince icranın tehiri kararı
verilmişse; kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden az olduğu
takdirde tecil olunan alacak icranın tehiri müddetinin sonundan tecil müddeti
sonuna kadar olan müddet içinde ve kaza mercilerinin tehiri dolayısıyla zamanında
ödenmemiş borç miktarıyla birlikte yeniden taksite bağlanarak alınır.Kaza
mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden çok ise evvelce yapılan tecil
hükümsüzdür.
Takibatın
kaza mercilerince tehiri kanuni tecil müddetini aştığı takdirde tecil müddeti uzatılmaz. (06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766
s.k.ile değişik)
Ölüm
Halinde Takibin Geri Bırakılması:
Madde 50- Karısı
yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul veya furuundan birisi ölen borçlu
hakkındaki takip ölüm günü ile beraber üç gün için geri bırakılır.
Borçlunun
ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için
takip geri bırakılır. Üç günün bitiminde terekenin borçları için takibata devam
olunur.
Mirasçılar, mirası kabul
veya ret etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki
muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır.
Gecikme Zammı Nispet ve Hesabı
Madde 51.- (02.01.2004
tarihli, 25334 1.Mükerrer sayılı R.G. 5035 s.k. ile değişik)[33]
Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4[34] oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz.Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez.Cumhurbaşkanı[35], gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.
Faiz Oranları ve Hesaplama Tabloları
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
Tahsilat Genel Tebliği Seri A Sıra No 1 C Serı No 1
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5
-----------------------------------------------------------------------Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler: Madde 52 - (Değişik: 31/1/1984 - 2975/8 md.) Gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan müddettir. Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez. Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir. Köylerde gecikme zammı: Madde 53 - (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/5 md.) Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10 gecikme zammı uygulanır. Ödeme müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği köylerdeki borçlulara bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri takdirde tatbik olunur. İKİNCİ KISIMAmme Alacağının Cebren TahsiliBİRİNCİ BÖLÜM
Cebren tahsil ve takip esasları
Genelgeler 1 2 3 4
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5
Madde 54- Ödeme
müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur.
Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır.
1- Amme
borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi
yahut kefilin takibi,
2- Amme
borçlusunun borcuna yetecek miktardaki malların haczedilerek paraya çevrilmesi,
3- Gerekli
şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi,
Ödeme Emri
Danıştay Kararları[36] 1 2 3 4
Genelgeler 1 2 Tasarruflu
Yazılar 1 2 3
Madde 55- Amme
alacağını vadesinde ödemeyenlere 15[37] gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri"
ile tebliğ olunur.
Ödeme
emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği,
müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı taktirde borcun cebren
tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere
hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis
ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114. maddedeki
vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu
ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu
dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ olunur.
Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat
yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmiş olan borçluların isimleri
ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveli" alınarak borçlular
borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağrılırlar. Ödeme cetveli köy
ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir
mahalde 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunur. Cetvel tahsil ve takip
ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış
olur.
Borcunu
vadesinde ödemeyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu
malları 15[38] gün içinde
bildirmeleri istenir.
Teminatlı alacaklarda takip:
Genelelgeler 1 2 Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Anayasa Mah. 2013/3963 s.Karar Danıştay Kararları 1 2
Madde 56 - Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı
vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 15[39] gün içinde
ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren
tahsil devam olunacağı borçluya bildirilir. 15[40] gün içinde
borç ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek
amme alacağı tahsil edilir.
Kefil ve
yabancı şahıs veya kurumlar mümessillerini takip:
Madde 57 - Kefil ve
yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri bu kanun hükümlerine göre ve aynen
asıl borçluların tabi tutuldukları usullerle takip olunur.
Ödeme emrine itiraz:
Danıştay Kararları 1 2
Madde 58 - Kendisine
ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği
veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden 15[41] gün içinde
alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz[42] komisyonu nezdinde
itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin
iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir
kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi
lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
Üçüncü fıkra; (05.01.2010
tarihli ve 27484 sayılı R.G. - 5951 s.k.ile yürürlükten kaldırılmıştır)[43]
İtiraz
komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız
çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10
zamla tahsil edilir. (02.08.2022 / 31911 R.G. Anayasa
Mahkemesinin 2021/119 Esas, 2022/48 Kararı
ile iptal edilmiştir)
İtiraz
komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Borcun
tamamına bu madde gereğince vaki itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde,
borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15[44] gün içinde
mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir
kısmına karşı bu madde gereğince vaki itirazlar mal bildiriminde bulunma
müddetini uzatamaz.
Mal bildirimi:
Madde 59 - Mal
bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan
mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın, nevini, mahiyetini,
vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri
bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran
borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine
bildirmesidir.
Köylerde
mal bildirimi, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında
kalan amme borçları için köy muhtarlığına da yapılabilir.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/6 md.)
Sözle
bildirim halinde keyfiyet bir zabıtla tesbit edilir. Her iki halde bildirimin
yapıldığına dair amme borçlusuna pulsuz makbuz verilir.
Mal Bildiriminde Bulunmayanlar:
Genelgeler 1 Tasarruflu
Yazılar 1
Madde 60- Kendisine
ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15[45] günlük
müddet içinde borcunu ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde
mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek
üzere hapisle tazyik olunur.
Hapisle
tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 15[46] günlük
müddetin bitmesini müteakip tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik
mercii hakimi tarafından verilir.
Bu karar
Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
İcra tetkik
mercii hakimi tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü harç ve
resimden muaftır.
Mal edinme ve mal artmaları: Madde 61 - Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.
Haciz:
Genelgeler 1 2 3 4
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
Madde 62- Borçlunun,
mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya
üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve
haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Maliye Bakanlığı amme
alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal
varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme
alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir. Bu yetki alacaklı amme
idaresi itibarıyla da kullanılabilir. (31.07.2004 tarihli, 25539 sayılı R.G.ile
yayımlanan 5228 s.k.ile eklenmiştir)
Borçlu
tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz
veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Ancak haczolunan
gayrimenkul arttırmaya çıkarılmadan, borçlu borcun itfasına yetecek menkul mal
veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerine haciz baki
kalmak üzere menkul veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu
suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve hasılat ve
menfaatlerine tahsil dairesi müdahale etmez.
Tahsil dairesi
alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif
etmekle mükelleftir.
Diğer hakların paraya çevrilmesi: Madde 63 - Tahsil dairesi, borçlunun haklarını tasfiye bakımından onun haiz olduğu bütün salahiyetleri kullanarak bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi malların paraya çevrilebilir hale gelmesini genel hükümler dairesinde sağlar. Bu suretle paraya çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Haciz Varakası
Madde 64- Haciz muameleleri, tahsil
dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahallî en büyük memuru
veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına
dayanılarak yapılır. (4108
sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Bu
varakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Bakanlığı'nca belirlenir.
Köylerde haciz: Madde 65 - Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda men'kul mal haczi haciz varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır. Bu yerlerde gerek görülen hallerde Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler için muhtarın veya ihtiyar kurulu üyelerinden birinin huzuriyle tahsil dairesine menkul mal haczi yaptırmaya o mahallin en büyük mal memuru yetkilidir. (Değişik: 26/11/1980 - 2347/7 md.)Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: Madde 66 - Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir. Tahsil dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak iddiası dinlenmez. İstihkak iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından istihkak iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumu tahsil dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı takdirde istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır. Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları: Madde 67 - Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp da, o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs elinde ise keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz zaptına geçirilir. Malın borçluya ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi keyfiyeti alacaklı amme idaresine bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır. Borçlu ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır. İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler: Madde 68 - istihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi salahiyetlidir. İstihkak davaları diğer işlere takdimen görülür. Davacı takibin tehirini istediği takdirde kendisinde mevcut delillerin mahiyetine göre ve muhtemel zarara karşı kafi teminat alınmak suretiyle takibin tehirine mahkemece karar verilebilir. İstihkak davası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede dava reddolunursa, dava mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin % 10 u tutarında tazminat hükmolunur. Amme idareleri arasında hacze iştirak: Madde 69 - Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartiyle, haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebilir. Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.
Haczedilemeyecek Mallar:
Madde 70 - Aşağıda
gösterilen mallar haczedilemez:
1.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları,
bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin
malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz
olmadığı gösterilen mallar. (Değişik: 4/5/1994 - 3986/16
md.)
2.
Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve
ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
3.
Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
4.
Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve
çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi
değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları;
arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini
sağlıyan taşıt vasıtaları,
5.
Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir
süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık
yem ve yataklıkları,
6.
Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a)
Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b)
Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alat ve
edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c)
Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,
7.
Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli
aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve
ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
8.
Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan aylıklar,
9.
Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarar görenin
kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken
paralar,
10.
Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile, 1485
sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
11.
Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden
haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılabilir",
12.
Harcırah Kanununa göre yapılan ödemeler, (Değişik: 26/11/1980 - 2347/8 md.)
13.
2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan aylıklar. (Ek: 26/11/1980-2347/8 md.)
Kısmen haczedilebilen gelirler: Madde 71 - (Değişik: 26/11/1980-2347/9 md.) Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.
Yetişmemiş
mahsullerin haczi:
Madde 72 - Yetişmemiş
her nevi toprak ve ağaç mahsulleri, yetişmeleri zamanından geriye doğru iki ay
içinde haczolunabilir. Bu suretle haczedilmiş olan mahsullerin borçlu
tarafından başkasına devri, haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüz olup
takibatın devamına engel olmaz.
Bu hüküm
alacağı gayrimenkul rehni ile sağlanmış olan alacaklının, mütemmim cüz`ü olarak
gayrimenkulün yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakkı kaldırmaz. Şu
kadar ki, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden önce
takip isteğinde bulunmuş olmalıdır.
Haczin neticeleri:
Tasarruflu Yazılar 1
Madde 73 - Borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakatini almaksızın
hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi buna aykırı
hareketin cezayi mucip olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş
olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden hüsnüniyetle
elde ettiği haklar mahfuzdur.
Hüsnüniyet
kaidelerine aykırı olarak hacizli mal üzerinde üçüncü şahsın elde ettiği
hakların, alacaklının haczi ile o mala taallük eden hakların ihlal ettiği
nispette butlanına mahkemece hükmolunur.
Paraya çevirme: Madde 74 - Haczedilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir. Satıştan elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen Amme alacağı düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluya verilir. Satıştan elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla, takip giderlerini geçmiyeceği kesin olarak biliniyorsa, hacizli malın satışını tahsil dairesi tehir edebilir. Şu kadar ki, alacağı amme idaresi alacağından önce gelenlerin takip hakları mahfuzdur.
Bazı hallerde haczin kaldırılması (27.03.2018
tarih ve 30373 Sayılı 2. Mükerrer R.G. 7103 s.k. ile eklenmiştir. Yürürlük
01.04.2018)
MADDE 74/A- Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince haczedilen mal üzerindeki
hacizler aşağıdaki şartların sağlanması halinde kaldırılır.
1. Mahcuz malın bu Kanunun 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mallardan olması.
2. Mahcuz mala biçilen değer ile % 10
fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi (Şu kadar
ki, madde kapsamında ödenecek tutar, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kesbetmiş
borçların toplamından fazla olamaz.).
3. Mahcuz mala ilişkin takip
masraflarının ayrıca ödenmesi.
4. Hacze karşı dava açılmaması veya
açılmış davalardan vazgeçilmesi.
Haczedilen malın değer tespiti bu
Kanun hükümlerine göre yapılır. Ancak, menkul mallar için her halükarda tahsil
dairesince bilirkişiye değer biçtirilir.
Bu madde kapsamında haczin
kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay
müddetle Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, bu Kanunun 13 üncü
maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, haciz tatbik edilemez. Bu hüküm, haczi
kaldırılan malın üçüncü şahıslar tarafından amme borçlusu lehine teminat olarak
gösterilen mal olması halinde, üçüncü şahsın bu Kanun kapsamına giren borçları
için uygulanmaz.
Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunarak hacze karşı açtığı davalardan vazgeçen borçlunun, haczi
kaldırılan mal ile ilgili açtığı davalar mahkemelerce incelenmez; herhangi bir
sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Tahsil edilen paralar, söz konusu
malın aynından doğan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı fer'i
alacaklar ile vergi cezalarına, mahcuz mala haciz tatbik etmiş dairelerin
sırasıyla; takip konusu olan, muaccel hale gelmiş bulunan, ödeme zamanı gelmiş
henüz vadesi geçmemiş olan ve tecil edilmiş bulunan alacaklarına, haciz
sırasına göre mahsup edildikten sonra haciz tatbik etmemiş dairelerin bu fıkrada
belirtilen alacaklarına garameten taksim edilir.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Aciz Hali:
Tasarruflu
Yazılar 1
Madde 75- Yapılan
takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bululan mallarının satış
bedeli borcunu karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde sayılır.
Yapılan
takip safhalarıyla bakiye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek aciz hali
tespit olunur.
Aczin
Neticeleri:
Madde 76- Aciz
halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz aranmadan 48.madde hükmü tatbik olunabilir.
Alacaklı tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı
süresi içinde devamlı olarak takip eder.
Menkul
malların haczi:
Genelgeler 1 2
Madde 77 - Her türlü
menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları, alametleri, sayı ve miktarları ve
tahmin edilen değerleri haciz zaptında tesbit edilmek suretiyle haczolunur.
Resmi sicile kayıtlı olan menkul
malların haczi, sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu daireye
tebliğ edilmek suretiyle
de yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata
elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve
cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.(03.07.2009 tarih ve 27277
sayılı R.G. 5904 s.k.ile eklenmiştir)
Haciz sırasında bulunacaklar ve haciz zaptı:
Madde 78 - Haciz
sırasında borçlu veya zilyed veya bunların; vekilleri, işçi, müstahdem veya
aileleri efradından birisi kendilerini temsilen bulunur. Bunlar haciz yerinde
bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru veya muhtar veya ihtiyar kurulu
üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından iki kişi hazır
bulundurulur.
Tanzim
edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının tarih ve numarası,
haczin yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen malların neler olduğu, tahmin
edilen değerleri, haciz sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü şahısların
iddiaları vesair lüzumlu hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca imzalanarak
haciz işi tamamlanır. Haciz zaptı elektronik ortamda düzenlenebilir.
Elektronik ortamda düzenlenecek haciz zaptına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir(Cümle 28.12.2023 / 32413 sayılı R.G. 7491
s.k. ile eklenmiştir).
Gıyapta
yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliği olunur.
Güneş
battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil günlerinde
veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat haczi ile borçlunun mal kaçırdığının
anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır.
Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi: Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1 2
MADDE 79 -(08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı R.G. - 5479 s.k. ile
değişik)[47] Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede
dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve
fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki
menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi
gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği
suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi
ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme
borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu
menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın
bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve
beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu
tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak
tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği
bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile
tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki
alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir.
Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini
kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne
aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen
üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği
veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak
borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu
gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden
itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır.
Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde
sayılır ve hakkında bu Kanun
hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz
süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden
itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin
tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde
bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu
maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin
durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve
haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin
olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı
veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs
aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına
hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine
tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen
haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması
veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması
halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü
uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi
üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde,
alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini
genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra
ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin
birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın
ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi
mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler
gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.
Zor kullanma: Madde 80 - Haciz tatbikında istendiği takdirde, kilitli ve kapalı mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir. Gerekirse bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora başvurulabilir. Borçlunun üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasiyle teslim etmediği veya üzerinde sağladığı takdirde şahsına karşı da zor kullanılır. Hacizde değerleme: Madde 81 - Haczedilen mallara haczi yapan memur tarafından değer biçilir, borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince lüzum görüldüğü takdirde yeniden bilirkişiye değer biçtirilir. Haczedilen menkul malların korunması: Madde 82 - Haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticari senet, hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını ve değiştirilmelerini önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza olunur. Sair menkul mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır veya güvenilir bir şahsa veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti altında borçlunun veya zilyedin kendisinde bırakılır. Menkul malları koruyacak olanların mecburiyet ve mesuliyetleri: Madde 83 - Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamandaki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar. Menkul malların satışı: Madde 84 - Menkul mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılır. Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut beklediği takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan malların paraya çevrilmesine derhal başlanabilir. Satış şekli, artırma ve ilan: Madde 85 - Menkul mallar, elektronik ortamda veya[48] tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar ile muhafazası tehlikeli veya masraflı olan mallar[49] en uygun yerde pazarlıkla, borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir. (4369 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle değişen fıkra Yürürlük: 29.7.1998)[50]Artırmaya iştirak edeceklerden menkul mala biçilen değerin % 5'i nispetinde para teminat olarak alınır. Alacaklı amme idareleri, menkul malın türü veya değeri ile satış şeklini esas alarak teminat alınmayacak halleri belirlemeye, para yerine 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı teminatların[51] alınmasına karar vermeye yetkilidir. (22.04.2021 / 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile eklenmiştir)Gerekli hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nevi ve evsafı önceden ilan olunur. İlanın şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve borçlunun menfaatine en uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme idaresince tesbit olunur. Satılan mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin ihale gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet verebilir. Bir kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır. Müşterinin malı almaktan vazgeçmesi: (22.04.2021 / 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile değişik)[52]
Madde 86 - Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet
içinde bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok
artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden,
iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ile fark üzerinden hesaplanacak
tecil faizi oranında faiz veya ikinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihale
yapılamadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile birinci ihale
bedeli üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm
alınmasına hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu
Kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi
masraf alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur.
Birinci artırmada talip çıkmaması sebebiyle ihalenin
yapılamaması veya birinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı
almaktan vazgeçmesi ya da verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi
üzerine yapılan ikinci artırmada mal kendisine ihale olunan kimsenin malı
almaktan vazgeçmesi veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermemesi
halinde, bu kimseden ikinci ihale bedeli ve diğer zararlar ile ikinci ihale
bedeli üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faiz, ayrıca bir hüküm
alınmasına hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi bu
Kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi
masraf alınmak suretiyle mal kendisine terk olunur.
Mal bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği
müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam eder.
Satılamayan menkul mallar: Madde 87 - Haczedilen menkul mallara verilen bedel 81 inci maddede tesbit olunan değerini % 75 inden aşağı olursa veya hiç alıcı çıkmazsa, ilk artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun görülen zamanlarda bu mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada verilen bedel ne olursa olsun satış yapılır. Menkul mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse yukardaki 15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya geri verilebilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMGayrimenkul Malların Haczi ve Satışı
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Gayrimenkul malların, gemilerin haczi:
Madde 88 - Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine
işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu
daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince
ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ
edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik
ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı R.G. 5904 s.k.ile son iki
cümle eklenmiştir)
Gayrimenkul
haczi, bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca
bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi miktarda mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı
tahsil dairesi, haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi,
menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.
Haczin
rehinli alacaklılara bildirilmesi:
Madde 89 -
Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılara
tapu dairesince hacizden haber verilir.
Satış ve satış komisyonları: Genelgeler 1Madde 90 - Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca fiziki veya elektronik ortamda açık artırma ile satılır. Satış komisyonunun oluşumu alacaklı amme idarelerince belirlenir. Komisyonun çalışma usul ve esaslarını belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. (22.04.2021 / 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile değişik)[53]Gayrimenkullere değer biçme: Madde 91 - Satışa çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilir. Gayrimenkullerin satış şartnamesi: Madde 92 - Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkul için aşağıdaki kayıtları ihtiva eden bir şartname tanzim eder: 1. Gayrimenkul malikinin adı, soyadı ve adresi, 2. Gayrimenkulün bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası durumu ve hususi vasıfları, 3. Gayrimenkulün artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri. 4. % 7.5 nispetindeki teminat tutarı, 5. Gayrimenkul üzerindeki henüz vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli bilgilerle, satışın, gayrimenkul üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte yapılacağı. 6. Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği, 7. Ne gibi giderlerin alıcıya ait olacağı. Gayrimenkul satışında ilan: Madde 93 - Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilan eder. İlanların yer, müddet ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekaletince tayin olunur. İlanda, satışın yapılacağı yer, gün, saat ve satılacak gayrimenkulün durumu ile vasıfları gösterilir. İlanın birer örneği, borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur. Gayrimenkul mallarda artırma ve ihale: Madde 94 - Artırmaya iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş rayiç değerin % 7.5 u nispetinde 10 uncu maddenin 1 ila 4 üncü bentlerinde yazılı teminat alınır. Gayrimenkul artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale olunur. Şu kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin% 75 ini bulmak lazımdır. Şayet amme alacağına ruçhanı olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle ruçhanı olan alacakların tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da karşılaması şarttır. Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar alıcıya devredilmez, satış bedelinden ödenir. Haczedilen gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme alacağını karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım satılmaz. Gerekirse tapu dairesine satılacak kısım tefrik ettirilir. İhale kararının bir örneği borçluya veya vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur. Artırmanın uzatılması: Madde 95 - Artırmada yukardaki maddede yazılı miktar elde edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle artırma 7 gün daha uzatılır. 7 nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana ihale edilir. Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, ruçhanlı alacaklı bulunduğu takdirde ihale bedelinin ruçhanlı alacakla birlikte masrafları da aşması şarttır, aşmazsasatış yapılmaz. İhalenin yapılamaması: Madde 96 - Artırmalarda istekli çıkmadığı veya teklif edilen bedel 95 inci maddede yazılı olduğu üzere ruçhanlı alacakla, masrafları aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ edilinceye kadar gayrimenkul üzerindeki haciz devam eder. Bu müddette tahsil dairesine her hangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük bir ilan yapılarak gayrimenkul 95 inci madde hükümleri dairesinde en çok artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukardaki hükümler ve ihale için de 95 inci madde hükümleri tatbik olunur. Gayrimenkul satış bedelinin tahsili: Madde 97 - Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir. İhale bedelinin tamamını ödememek suretiyle ihalenin feshine sebep olan kimse teklif ettiği bedel ile bir sonraki ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve fark üzerinden hesaplanacak tecil faizi oranında faizden sorumludur. Bu tutar ayrıca hükme hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur.[54] (…)[55] Bu madde ile 86 ncı madde kapsamında mesuliyeti bulunan kişilerden alınan teminattan gerekli mahsup yapıldıktan sonra bakiye teminat tutarı irat kaydedilir. (22.04.2021 / 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile eklenmiştir)
Menkul ve gayrimenkul malların elektronik ortamda
satışı: (22.04.2021 /
31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile eklenmiştir)
MADDE 97/A -
Menkul ve gayrimenkul mallar bu Kanun hükümlerine göre elektronik ortamda açık
artırma ile satılabilir.
Açık artırma, ilanda belirtilen gün ve saat aralığında
teklif verme yoluyla yapılır. Elektronik ortamda satışı yapılacak menkul mallar
için her halükarda satış ilanı yapılır. Satışa ilişkin farklı mecralarda
yapılan ilan ile elektronik ortamda yapılan ilan metinleri arasında farklılık
bulunması halinde elektronik ortamda yapılan ilan esas alınır. Elektronik
ortamda satışa sunulan mala ilişkin artırma sonucu, izleyen ilk iş günü
elektronik ortamda ilan edilir. Elektronik ortamda satılamayan menkul mallar bu
Kanun hükümlerine göre pazarlık usulüyle fiziki veya elektronik ortamda
satılabilir.
Artırma tarihinden önce teklif almaya, tekliflerde asgari artırım bedelini, teklif verme sürelerini, alınacak teminat türünü, artırma sonucunu belirten ilanda yer alacak hususlar ile elektronik ortamda yapılacak satışa ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.Gayrimenkullerin teferruğu ve geri verilmesi: Madde 98 - İkinci artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve satış komisyonu karariyle amme idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin % 50 sidir. Teferruğ muamelesinin ikmalini mütaakıp, takip ve teferruğ masrafları düşüldükten sonra artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz. Borçlu satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde amme alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine geri verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir. Teferruğ kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75 i veya fazlasiyle hariçten talip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan vazgeçer. İhalenin neticesi fesih ve tescil: Madde 99 - Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoliyle istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7 günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik eder. İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra yapılır. (Koyu ibare; 31.12.2004 tarihli, 25687 3.Mükerrer Sayılı R.G ile yayımlanan 5281 s.k. ile değişik) DÖRDÜNCÜ BÖLÜMİflas Yoliyle Takip ve Konkordatoİflas yoliyle takip: Madde 100 - Amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflası istenebilir. İflas dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için, hakkında iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin tatbik edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye mecburdur. Konkordato: Madde 101 - Amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa dahi tasdik edilen konkordato amme alacakları için mecburi değildir. ÜÇÜNCÜ KISIMZamanaşımı, Terkin, Yasaklar ve Cezalar ve Son HükümlerBİRİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve Terkin
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
Genelgeler 1 2
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4
Tahsil
Zamanaşımı:
Madde 102- Amme
alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait
hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından
sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının kesilmesi:
Tasarruflu Yazılar 1 2
Madde 103- Aşağıdaki
hallerde zamanaşımı kesilir;
1- Ödeme,
2- Haciz
tatbiki,
3- Cebren
tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
4- Ödeme
emri tebliği,
5- Mal
bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6-
Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya
yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerince tatbiki veya bunlar tarafından
yapılması,
7-
İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8- Amme
alacağının teminata bağlanması,
9- Kaza
mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10- İki
amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından
borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
11- Amme alacağının özel
kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına
bağlanması. (02.01.2004 tarihli, 25334 1.Mükerrer sayılı R.G. 5035 s.k. ile eklenmiştir)
Kesilmenin
rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye
başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı
başlangıcı yeni vade gününün amme alacağının teminata bağlanması veya icranın
kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın
kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı:takvim yılını takip
eden takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının İşlememesi:
Tasarruflu Yazılar 1
Madde 104- Borçlunun
yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi
dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı
müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı,
işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya
durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
Tabii afetler sebebiyle terkin: Madde 105 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları Cumhurbaşkanı[56] karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur. Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır. Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur. Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105 inci maddesi hükümleri tatbik olunur.
Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin:
Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2
Genelgeler 1 Tasarruflu Yazılar 1
Madde 106- Yapılacak
takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan
fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun
kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil),
diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme
alacakları amme idarelerince terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil
zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Cumhurbaşkanı[57], bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar
artırmaya yetkilidir. (02.01.2004 tarihli, 25334 1.Mükerrer sayılı R.G. 5035 s.k. ile
değişik) (28.02.2009
tarihli, 27155 Mükerrer sayılı R.G. 5838 s.k.ile değişik)
Maliye ve
Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının
miktarını belirlemeye yetkilidir. (3505 sayılı Kanunun 25'inci maddesiyle eklenen fıkra)
Terkin selahiyetini haiz
olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara
bırakabilirler.
İKİNCİ BÖLÜMYasaklar ve CezalarSırrın ifşası: Madde 107 - Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri dolayısıyla amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır. (08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile yürürlükten kaldırılmıştır)
(4369 sayılı
Kanunun 82/2 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük: 29.7.1998)
(4369 sayılı
Kanunun 82/2 maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük: 29.7.1998)
(4369 sayılı
Kanunun 82/2 maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlük: 29.7.1998)
Bu Kanunun 41 inci maddesine
göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A maddesine göre
borcun olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum ve
kuruluşlara, ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin verilmesi
sırrın ifşaı sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda vazifeli bulunan kimseler
edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılırlar. (28.02.2009
tarihli, 27155 Mükerrer sayılı R.G. 5838 s.k.ile değişik). Bu bilgilerin verilmesine
ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir. (Bu fıkra.
07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile EKLENMİŞTİR)
Artırmalara katılamıyacak ve artırmalardan mal satınalamıyacak olanlar:
Genelgeler 1
Madde 108 - Bu kanunun tatbikında vazifeli bulunan kimseler, bu kanun gereğince paraya çevrilecek malların artırmasına ne kendi adlarına, ne de diğer kimseler ad ve hesabına iştirak edemiyecekleri ve bu artırmalardan mal satınalamıyacakları gibi, bu malları üçüncü şahıslar vasıtasiyle veya üçüncü şahıslara satınaldırıp onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi satınalamazlar. Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına da şamildir. Bu memnuiyet hilafına yapılan ihalelerin 99 uncu maddeye göre feshi istenebilir.
Bu madde hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.(08.02.2008
tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
Takdir muamelelerine ve kararlara iştirak edemiyecek olanlar: Madde 109 - Bu Kanunun tatbikatında satış komisyonu reis ve azasiyle,bilirkişiler ve yine bu kanunun tatbikı münasebetiyle kendilerine intikal edecek hadiselerin karara bağlanmasında itiraz komisyonları reis ve azası: 1. Kendilerine nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine, 2. Kan veya sıhri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sıhri hısımlıkta bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına, 3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere, ait işlerin takdir muamelelerine ve bu işler hakkında verilecek kararlara iştirak edemezler.
Amme alacağının tahsiline engel olanlar:
Madde 110- Amme
alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlu kısmen
veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadıyla
mallarından bir kısmını veya tamamını:
1-
Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surete,
2. Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine
geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek
gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan
mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.(08.02.2008 tarih
ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
Gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlar:
MADDE 111-(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik) Bu Kanuna göre istenen mal
bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine
uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mal edinme ve artmalarını bildirmiyenler:
MADDE 112-(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik) Usulü dairesinde mal
bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen mallarla, her türlü mallarında, kazanç
ve gelirlerinde olan artmaları 61 inci madde hükümleri gereğince zamanında
bildirmemek suretiyle amme alacağının tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış
olanlar bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları bildirmiyenler:
MADDE
113-(08.02.2008 tarih
ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k. ile değişik)
Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55 inci maddenin son
fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
İstenilecek
bilgileri vermeyenler:
Madde 114- Kendisine
ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan amme
borçluları bu bildirim ile birlikte veya bildirim tarihinden itibaren 15 gün
içinde
1-En son
kanuni ikametgah ve iş adresini,
2- Varsa
devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme idarelerini
ve bunların hesap ve kayıt numaraların bildirmek, nüfus kayıt suretin vermek
mecburiyetindedirler.
Bu vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine
getirmeyenler elli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı R.G. - 5728 s.k.
ile değişik)
Madde 115 - 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçlar, alacaklı amme idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından takip olunur. Bu suçlar bir hükmi şahsın idare ve muamelelerini görme sırasında işlenmiş ise ceza, hükmi şahsın ortaklarından, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından idare meclisi reis ve azasından, murakıp ve müfettişlerinden veya müstahdemlerinden muameleyi yapmış olanlar hakkında hükmolunur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMSon HükümlerKaldırılan kanun ve hükümler: Madde 116 - Aşağıda yazılı kanun ve hükümler yürürlükten kaldırılmıştır: 1. 5 Ağustas 1325 tarihli Tahsili Emval Kanunu, 2. 2 Şaban 1327 tarihli Tahsili Emval Kanununun 11 ve 17 nci maddelerine müzeyyel fıkarat hakkındaki 18 Kanunusani 1331 tarihli kanun, 3. 26/6/1332 tarihli Maadin Nizamnamesinin 57 nci maddesi, 4. 19 Teşrinisani 1336 tarihli ve 48 sayılı kanun, 5. 1 Teşrinievvel 1337 tarih ve 156 sayılı kanun ile 26/1/1939 tarih ve 3586 sayılı kanun 2 nci maddesi, 6. 20/5/1933 tarih ve 2184 sayılı kanun, 7. 23/12/1934 tarih ve 2656 sayılı kanun, 8. 4/7/1934 tarih ve 2560 sayılı kanunun 2 nci maddesi, 9. 4/7/1934 tarih ve 2566 sayılı kanunun 12 nci maddesi, 10. 23/12/1935 tarih ve 2871 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası, 11. 21/8/1940 tarih ve 3911 sayılı kanun ve bu kanunun 3 üncü maddesi ile ilga edilen suveri tahsiliyesi bir kanunu mahsus ile muayyen olmıyan tekalif ve rüsum hakkındaki 12 Kanunusani 1331 tarihli kanun, 12. 7/6/1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinin son fıkrasının (Mükellefin yapacağı vergi ödemeleri kabul olunmaz) hükmü ile 352 nci maddesi ve 377 nci maddesinin teminat olarak alınacak mallara ait hükümleri, 13. İcraat ve mukataatı vakfiyenin vergi ile birlikte tahsiline dair 27 Rebiulevvel 1331 tarihli kanunu muvakkat ile bu kanunu muaddil 16 Ramazan 1332 ve 26 Temmuz 1330 tarihli kanun, 14. Kanunların, vergi, resim ve harçların tahsil gecikme zammına ve tahsil zamanaşımına mütaallik hükümleri. Erken Ödemede İndirim BKK 2003-5699Ek Madde 1 - (Ek: 29/8/1996 - 4179/1 md.) Amme alacağının kanuni ödeme süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen indirim ve esaslar uygulanır: 1. Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin son gününe kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır. 2. Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme sayılır ve diğer amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar (1) numaralı bende göre işlem yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz. 3. İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir ve ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz. 4. Cumhurbaşkanı[58]; (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar indirmeye % 8'e kadar artırmaya, amme alacaklarının nev'i ve vadeleri itibariyle farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir. 5. Bu madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarını nev'ileri ve dönemleri itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden amme alacakları için uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
6. Bu Kanunun 41 inci
maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle komisyonsuz
yapılan ödemelerde, bu madde hükmüne göre indirim uygulamasına esas alınacak
ödeme tarihi, paranın alacaklı tahsil dairesi hesabına geçtiği gündür. (07.08.2003
tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962 s.k.ile eklenmiştir)
Tahsili Emval Kanununa göre başlamış takipler: Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel Tahsili Emval Kanununa göre başlamış takiplere ait mütaakıp muameleler bu kanunun hükümleri dairesinde cereyan eder. Bu Kanunun neşri tarihinde gecikme zammına tabi olmıyan amme alacakları: Geçici Madde 2 - Bu Kanunun 51 inci maddesindeki gecikme zamları, halen gecikme zammına tabi olmıyan muaccel amme alacaklarından bu kanunun neşri tarihinde ödenmemiş olanların, neşir tarihinden itibaren altı ay içinde ödenmiyenleri hakkında da tatbik olunur. Bu Kanuna göre takip edilecek vakıf mukataa ve müecceleleri: Geçici Madde 3 - Vakıflar İdaresince tahakkuk etirilip mükelleflerine şahsan veya bulunamadıkları takdirde ilanen, tebliğ olunup da tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmiyen vakıf mukataa ve müecceleleri hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur. Geçici Madde 4 - (Ek: 6/3/1962 - 40/1 md.) Gelir, Kurumlar, dahilde alınan istihsal, nakliyat ve banka ve sigorta muameleleri vergilerinden, 1/1/1962 tarihinde vadesi geçmiş borcun bulunanlardan 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri bu Kanunun yürlüğe girmesinden önce reddedilmiş olanlar ile haklarında aynı madde uygulanmış bulunanların (İktisadi Devlet Teşebbüsleri hariç) bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil dairesine yazı ile müracaat etmeleri şartı ile; son durumları yeniden incelenir. Bu inceleme sonunda, zor durumda bulundukları anlaşılanların, bakıye borçları (Bu Kanunun şümulüne giren borçlardan 1/1/1962 tarihi ile Kanun yürürlük tarihi arasında cebren veya rızaen tahsilat yapılmış ise taksitlendirilmek suretiyle tecil edilecek miktar borç bakıyesidir.) Maliye Bakanlığınca, 48 inci maddedeki iki yıl kaydı ile bağlı olmaksızın; 1962 bütçe yılı sonunu tecavüz etmiyecek şekilde; taksitlendirilmek suretiyle münasip müddetle bir defaya mahsus olmak üzere tecil olunabilir. Kanunun teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması ile ilgili hükümleri mahfuzdur. Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen mahalli teşkilata devredebilir. Tecil şartlarına riayet edilmemesi; tahsil dairesince yapılacak yazılı tebliğ üzerine 15 gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur. Geçici Madde 5 - (Ek: 23/10/1962 - 85/1 md.) Gelir, kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergilerinden 1/1/1962 tarihinde vadesi geçmiş bulunan sınai işletmeler borçlularından (İktisadi Devlet Teşebbüsleri hariç) 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı kanunun yürürlüğünden önce reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar ve geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren bir ay içinde Maliye vergi tahsil dairelerine yazı ile müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden incelenir. Yapılan incelemede borçlunun, mevcut sınai tesisi satılmaksızın veya sınai tesisin faaliyetinin devamına imkan bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye uğratacak tedbirlere baş vurulmaksızın borcunu ödeyemiyeceği anlaşıldığı takdirde bir defaya mahsus olmak üzere bakiye borçları (500) bin liraya kadar (500 000 lira dahil) olanların borçları Maliye Bakanlığınca, (500) bin liradan yukarı olanların borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir. Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır. Evvelce faaliyette bulunduğu halde bu kanunun yürürlüğü tarihinde mali imsızlıkları yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan sınai müesseselerin bu hükümden istifadeleri, tecil muamelesinin ikmalinden itibaren en geç (6) ay içinde tekrar faaliyete geçmelerine bağlıdır. Kanunun, teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması ile ilgili hükümleri mahfuzdur. Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen mahalli teşkilatına devredebilir. Tecil şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince yapılacak yazılı tebliğ üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur. Geçici Madde 6 - (Ek: 31/1/1984 - 2975/9 md.) Bu Kanunun değişik 51 ve 52 nci madde hükümleri, 1/3/1984 tarihinden önce vadesi geldiği halde ödenmemiş amme alacakları hakkında da 1/3/1984 tarihinden itibaren uygulanır. Geçici Madde 7 - (Ek:26/12/1993-3946/5 md.) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile değişik 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca asıl addolunan alacakların tahsiline devam edilir ve bu alacaklara asıl addolundukları tarihten ödendikleri tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı tatbik edilir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalarından vadesi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olanlara gecikme zammı tatbik edilmez.
GEÇİCİ
MADDE 8. - (21.09.2004 tarihli, 25590 sayılı R.G.- 5234 s.k. ile eklenmiştir.
Yürürlük 01.01.2005)
31/12/2028[59] tarihine kadar
uygulanmak üzere, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 8.6.1984
tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet
teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı
ortaklıkları ve iştirakleri, 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Kanuna tâbi
faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il
özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil
bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların, Devlete ait olan ve bu
Kanun kapsamına giren borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve
üzerinde herhangi bir takyidat bulunmayan taşınmazlarından merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince[60]
ihtiyaç duyulanlar ile 29/6/2001
tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve
Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun[61]
kapsamında değerlendirilecek olanlar, 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine
göre oluşturulacak komisyon tarafından takdir edilecek değeri üzerinden, borçlu
kurumun da uygun görüşü alınarak bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin
Maliye Bakanlığınca satın alınabilir.
Bu idarelerin satın alınan
taşınmazlarının tapu işlemlerine esas olan ve yukarıda belirtilen şekilde
tespit edilen değerine eşit tutarda Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına
giren borçları terkin edilir.
Bu madde hükmü, yukarıda
sayılan kuruluşlar dışında kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü
inceleme raporu ile tespit edilen ve vergi dairelerine bu Kanun kapsamına giren
borcu bulunan diğer mükelleflerin (tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait
olanlar dahil) taşınmazları için de uygulanabilir.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 9
-(08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı R.G. -
5479 s.k. ile EKLENMİŞTİR) Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 79 uncu maddesine
göre tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz
bildirisinin tebliğinden itibaren 79 uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava
açma süresi geçmemiş bulunan üçüncü
şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit davası açılabilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla, bu Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrine itiraz etmiş ve
kısmen veya tamamen itirazı reddolunan üçüncü şahıslardan; menfi tespit davası
açma hakkı bulunmayanlar ile takip konusu amme alacağının asıl amme borçlusu
tarafından ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı sona ermiş olanlardan, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanmış ve tahsil
edilmemiş olan haksız çıkma zammının tahsilinden vazgeçilir.
Yürürlük: Madde 117 - Bu Kanun 1 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe girer. Yürütmeye memur olanlar: Madde 118 - Bu Kanun hükümlerini İcra Vekilleri Heyeti yürütür. 21/7/1953 TARİH VE 6183 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER 1. 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun Geçici Maddesi: Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan vergiler ile bu tarih itibariyle ihtilaflı hale getirilmiş ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı 500.000 lirayı aşmayan vergilerin % 30 fazlasıyla ve ihtilaf yaratmamak, yaratılmış ihtilaftan vazgeçmek kaydıyla 31.l2.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, ödenen bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 30'unun 31.12.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
[1] "nizamname ve talimatnameler" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[2] Mülga: (2347 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle
değişen fıkra) Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesinde sayılan
kaçakçılık halleriyle mükerrer 347'inci maddesinin 1 numaralı bendinde
belirtilen
[3] Mülga:
Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat
mektupları, (21.09.2004 tarihli, 25590 sayılı R.G.- 5234 s.k. ile değişik.
Yürürlük 01.01.2005)
[4] Mülga; 3.Hazine tahvil ve bonoları,
[5] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[6] 2576
s.k.13.maddesi amir hükmü gereği "itiraz komisyonu" deyimi "Vergi Mahkemesi"
anlamına gelmektedir.
[7] (04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı R.G.-5615 s.k.ile değişik)
[8] (04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı R.G.-5615 s.k.ile
eklenmiştir)
[9] Mülga 2.cümle;
Ancak gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi
eşya ve gayrimenkulun aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul
değerlerinden tahsilinde rehinli alacaklarından evvel gelir.
[10] Mülga; Borçlunun iflası, mirasın reddi ve terekenin resmi
tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları hakkında İcra ve İflas
Kanununun 206. maddesindeki sıraya göre muamele yapılır.
[11] "her türlü
ödemelerde," ibaresi "her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra
dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil)" olarak 02.08.2024 / 32620 sayılı
R.G. 7524 s.k. ile değiştirilmiştir.
[12] Mülga:"kararname" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700
ile kaldırılmıştır)
[13] Mülga
5.fıkra; Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni
temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu
şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur. (06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766
s.k.ile eklenmiştir)
[14] Mülga
6.fıkra; Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul
Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan
kaldırmaz. (06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı
R.G. - 5766 s.k.ile eklenmiştir)
[15] Mülga; MADDE 36/A - Devlete ait olup 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu ile 4458 sayılı Gümrük
Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalarını ödeme
emrinin tebliğ tarihini takip eden yedi gün içerisinde ödemeyen ya da bu Kanun
hükümleri uyarınca hakkında bu alacaklar nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınan
amme borçlusunun yurt dışına çıkışı, alacaklı tahsil dairesinin talebi halinde
ilgili makamlarca engellenir.
Yurt dışı
çıkış tahdidi, yüzbin Yeni Türk Lirası ve üzerinde olan teminat altına
alınmamış amme alacağı için uygulanır. Bakanlar Kurulu, bu tutarı on katına
kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye ve yeniden kanuni tutarına getirmeye
yetkilidir.
Amme alacağına
karşılık teminat alınması, alacağın tecil edilmesi, borçlunun aciz halinin
tespit edilmesi, yargı mercilerince amme alacağının takibinin durdurulmasına
karar verilmesi veya takibin kanunen durdurulması gereken diğer hallerde yurt
dışı çıkış tahdidi, alacaklı tahsil dairesinin talebi üzerine ilgili makamlarca
kaldırılır.
Amme borçlusu
hakkında uygulanan yurt dışı çıkış tahdidi, hastalık, iş bağlantısı gibi
hallerde alacaklı tahsil dairesinin uygun görmesi ve bildirimi üzerine ilgili
makamlar tarafından kaldırılır. Bu fıkraya göre yurt dışı çıkış tahdidinin
kaldırılmış olması yeniden tatbikine mani değildir.
Amme
borçlusuyla birlikte amme alacağının ödenmesinden sorumlu olan ve bu Kanuna
göre amme borçlusu sayılan kişiler hakkında da bu maddede yer alan esaslara
göre yurt dışı çıkış tahdidi uygulanır.
Bu
maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
[16]
Mülga;Taksitle ödenmesi gereken amme alacağının taksitleri vadesinde ödenmezse
alacağın tamamı muaccel olur.
Haczedilen
malların paraya çevrilmesinden önce paraya çevirme tarihine kadar yapılan takip
giderleri, gecikme zamları ve varsa cezaları alacağın tamamını muaccel kılan taksitle
beraber rıza ile ödendiği takdirde diğer taksitler asıl ödeme sürelerinde
tahsil olunur.
[17] "bu yerin
belediye sınırları dışındaki" ibaresi 15.06.2012
tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile değişik
[18] Mülga; Maliye
ve Gümrük Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere bankalar itibariyle farklı süreler
tayin etmeye yetkilidir.
[19] Mülga;
Tahsilatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen
sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının % 10'u nispetinde ayrıca ceza
tahsil olunur.
[20] "kredi kartı ile ödenmesi" ibaresi "kredi kartı, banka
kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik)
[21] "kredi kartı kullanılmak" ibaresi "kredi kartı, banka kartı
ve benzeri kartlar kullanılmak" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik)
[22] (07.08.2003 tarihli, 25192 sayılı R.G. ile yayımlanan 4962
s.k.ile değişik)
[23] Mülga; (2975 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle
değişen fıkra) 41'inci maddeye göre yapılan ödemelerde çekin tahsil
dairesine, postaya veya bankaya verildiği, paranın bankaya ve postaneye
yatırıldığı, münakale emrinin bankaya veya postaya verildiği gün ödeme yapılmış
sayılır.
[24] 5766 sayılı
Kanun ile değiştirilen tümce; vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine
ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki
yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılı
[25] "36" ibaresi
"72" olarak.04.06.2026 / 33270 sayılı R.G. 7582 s.k. ile
değiştirilmiştir.
[26] 09.07.2025 /
32951 R.G. 10040 s. Karar ile 08.07.2025 tarihi itibariyle "ikiyüzellibin Türk
Lirası" olarak belirlenmiş, Bilahare "ellibin Yeni Türk Lirasını" ibaresi "bir
milyon Türk lirasını" olarak.04.06.2026 / 33270 sayılı
R.G. 7582 s.k. ile değiştirilmiş "bir milyon" tutarı "on milyon" olarak 13.06.2026/33279 RG 11414 Karar ile uygulanacaktır.
[27] 09.07.2025 /
32951 R.G. 10040 s. Karar ile 08.07.2025 tarihi itibariyle "ikiyüzellibin Türk
Lirası" olarak belirlenmiş, Bilahare "ellibin Yeni Türk Lirasını" ibaresi "bir
milyon Türk lirasını" olarak.04.06.2026 / 33270 sayılı
R.G. 7582 s.k. ile değiştirilmiştir.
[28] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[29] "doğal
afetler nedeniyle" ibaresi "Maliye Bakanlığınca" şeklinde 27.05.2017 tarihli ve 30078 sayılı R.G. 7020 s.k.ile değiştirilmiştir.
[30] "tayin etmeye" ibaresinden sonra
gelmek üzere "ayrıca 213 sayılı Kanuna göre doğal afetler nedeniyle ilan edilen
mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep halinin sona
erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle
ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya yürürlükteki
faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye" ibaresi 10.11.2012 tarihli, 28463 sayılı R.G. 6358 s.k.
eklenmiştir.
[31] Yürürlük: 1/1/2018
tarihinden itibaren vadesi gelen alacaklara uygulanmak üzere yayımı tarihinde
[32] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[33] Mülga; Madde 51- (3946
sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen madde) Amme alacağının ödeme
müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için
ayrı ayrı % 9 gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirleri tam ay olarak hesap
edilir.
Gecikme
zammı 500.000.- Liradan az
olamaz.
Gecikme zammı;
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde
uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde
olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. (Üçüncü fıkra; 15.01.2003 tarih ve 24994 sayılı R.G. ile
yayımlanan; 4786 kanun ile değişik)
Bakanlar
Kurulu, gecikme zammı nispetlerini aylar itibariyle topluca veya her ay için
ayrı ayrı, % 10 una kadar indirmeye, bir katına kadar artırmaya ve gecikme
zammı asgari miktarını 3 katına kadar artırmaya yetkilidir.
[34] PcGK Not:
Maddenin son fıkrası gereği oranın arttırılması/düşürülmesi Cumhurbaşkanı
yetkisinde olup, mer'i uygulamaya madde devamındaki linkten ulaşabilirsiniz.
[35] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[36] Pc Gümrük
Külliyatı Not: İş bu madde ile ilgili olarak birçok Danıştay kararı olmasına
karşın, bilgi bağımında 2 tanesine buradan link verilmiştir. Ana Ekrandan
Danıştay Kararları bölümünün incelenmesi tavsiye olunur.
[37] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[38] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[39] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[40] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[41] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[42] 2576
s.k.13.maddesi amir hükmü gereği "itiraz komisyonu" deyimi "Vergi Mahkemesi"
anlamına gelmektedir.
[43] Mülga
3.fıkra; İtirazda bulunan borçlu bu kanuna göre
teminat gösterdiği takdirde takip muamelesi itirazlı borç miktarı için ve
itiraz komisyonunca bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur.
[44] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[45] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[46] "7" ibareleri "15" şeklinde (05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı R.G. 7061 s.k.ile
değişik. Yürürlük 01.01.2018)
[47] Mülga; Madde 79 - Hamiline yazılı olmıyan veya cirosu kabil senede dayanmıyan alacaklar ile, maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen zabıt tanzimi suretiyle haczi kabil olmıyan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken hakiki, hükmi şahıslara, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirimleri, amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunduğu veya bulunabileceği banka ve katılım bankalarının şubelerine doğrudan veya o mahaldeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edilebileceği gibi; Maliye Bakanlığınca veya bu Kanunu uygulayan diğer kurumlarca belirlenecek limitin üzerinde borçlu bulunanlar için alacaklı tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, banka ve katılım bankalarının genel müdürlüklerine de doğrudan tebliğ edilebilir. Banka ve katılım bankalarının genel müdürlüklerine tebliğ edilen haciz bildirileri hakkında da bu madde hükmü uygulanır. (04.03.2006 tarihli, 26098 sayılı R.G. - 5458 s.k. ile eklenmiştir)Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yerinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanla bildirmeye mecburdur. Bildirmediği takdirde mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur. Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları mahfuzdur.
[48] "elektronik
ortamda veya" ibaresi 22.04.2021
/ 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile eklenmiştir.
[49] "ile
muhafazası tehlikeli veya masraflı olan mallar" ibaresi
22.04.2021 / 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile eklenmiştir.
[50] (Değişmeden önceki şekli) Menkul
mallar satış mutat olan belli bir yerde tahsil dairelerince açık artırma ve
peşin para ile satılır. Mutat satış mahalline naklin külfeti veya mahallinde
satışın daha muvafık olduğu ahvalde borçlunun da rızasıyla, tahsil satışı
mahallinde yapılabilir. Satılığa çıkarılan mal artırma sonunda, üç defa
bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale edilir.
[51] "teminat
mektubu" ibaresi "10 uncu maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde
yazılı teminatların" olarak 05.07.2022 / 31887 sayılı
R.G. 7417 s.k. ile değiştirilmiştir.
[52] Mülga: Madde
86 - Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını
vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok artırana ihale olunur.
Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden, iki ihale arasındaki fark ve
diğer zararlar ve % 5 faiz, veya ikinci ihalede talip çıkmaması sebebiyle ihale
yapılmadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer zararlar ve % 5 faiz, ayrıca
bir hüküm alınmasına hacet kalmaksızın bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir
ve o mal için idarece yapılan her nevi masraflar alınmak suretiyle mal
kendisine terkolunur. Mal bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği
müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam eder.
[53] Mülga: Madde
90 - Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca açık artırma ile satılır. Satış
komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal memurunun veya tevkil edeceği zatın
reisliği altında belediye meclisi tarafından kendi azası arasından seçilmiş bir
zat ile alacaklı amme idaresinin salahiyetli bir memurundan ve gayrimenkulün
bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan teşekkül eder.
[54] "Birinci defa
kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer zararlardan
mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet kalınmaksızın
teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur.
Faiz % 5 ten hesap olunur" ibaresi "İhale bedelinin tamamını ödememek suretiyle
ihalenin feshine sebep olan kimse teklif ettiği bedel ile bir sonraki ihale
bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve fark üzerinden hesaplanacak
tecil faizi oranında faizden sorumludur. Bu tutar ayrıca hükme hacet
kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince
tahsil olunur" olarak 22.04.2021
/ 31462 sayılı R.G. 7316 s.k. ile değiştirilmiştir.
[55] Mülga:
Aradaki farkın amme alacağını aşan miktarın bundan mesul olan şahıstan tahsil
edebilmek üzere malı satılan amme borçlusuna dairece bir vesika verilir.
[56] "İcra Vekilleri Heyeti" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[57] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[58] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[59] "31/12/2023" ibaresi "31/12/2028" olarak 28.12.2023 / 32413 sayılı R.G. 7491 s.k. ile
değiştirilmiştir.
(05.01.2010 tarihli ve 27484 sayılı R.G. - 5951 s.k.ile
değişik.Yürürlük 31.12.2009)
(15.06.2012 tarih ve 28324 sayılı R.G.
6322 s.k.ile değişik)
(06.06.2008 tarih ve 26898 mükerrer sayılı R.G. - 5766 s.k.ile
değişik. Yürürlük 31.12.2007)
[60] "genel
bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idarelerce" ibaresi 15.06.2012 tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile
değişik : (18.04.2013 tarihli, 28622 sayılı R.G. 6456
s.k. ile değişik)
[61] "29.1.2004
tarihli ve 5084 sayılı Kanun" ibaresi 15.06.2012
tarih ve 28324 sayılı R.G. 6322 s.k.ile değişik