Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN
YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN
Kanun No. 6736 Kabul Tarihi; 3/8/2016
19.08.2016
tarih ve 29806 sayılı R.G.
Son Başvuru Tarihi: 31.10.2016 (Madde 10/1-a)
Son Başvuru Tarihi: 30.11.2016 (Madde Geçici Madde
1)
Süre
uzatımı hakkında 2016/9385
s.BKK
Gümrük
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ
Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği Seri
No 3
Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği Seri
No 5
7143
Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Tebliğ
7256
Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Tebliğ
7326
Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Tebliğ
7326
sayılı Yapılandırma Kanunu
7440 sayılı Yapılandırma Kanunu
Genelgeler 1 Danıştay Kararları 1
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5 6
ü Ortak Hükümler Madde
10 (Başvurma/Ödeme Süresi, Taksitlendirme)
ü Diğer Hükümler Madde 11/3
(Terkin/ Alacaktan Vazgeçme)
Kapsam ve tanımlar
MADDE 1- (1) Bu Kanun hükümleri;
a) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;
1) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil)
önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken
beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları (2016 yılı Temmuz ayında ödenmesi gereken gelir vergisi ikinci
taksiti hariç),
2) 2016 yılına ilişkin olarak 30/6/2016
tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi
cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2016 yılı için tahakkuk eden
motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),
3) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi
cezaları,
b) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 11/2/1950 tarihli
ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun,
10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 13/10/1983 tarihli
ve 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli
İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,
23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması
Hakkında Kanun, 10/7/2003 tarihli ve 4925
sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanunu, mülga 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, 15/2/2011 tarihli ve 6112
sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve
25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları,
c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen
28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal
etmiş olan amme alacakları dâhil olmak üzere asli ve fer'i amme alacakları
(adli ve idari para cezaları ile mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326
sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı,
30/5/2013 tarihli ve 6491
sayılı Türk Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi, mülga 22/6/1956
tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga
10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma
Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına
Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat
farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213
sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile
madencilik fonu, mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve
26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye
istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları hariç),
ç) İşletmede mevcut olduğu hâlde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer
aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan
alacakların beyanı,
d) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce 27/10/1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü
doğan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından
21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip
edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri,
gecikme zammı alacakları,
e) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun
yayımlandığı tarihe veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin
sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden
kaynaklanan, 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi,
emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal
güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
2) 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara
ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
3) Yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya
malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında
sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili
mevzuatına göre ödenmesi gereken 2016 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin
sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
4) 30/6/2016 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik
işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme
cezası ve gecikme zammı alacakları,
5) 30/6/2016 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari
para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
6) İlgili kanunları gereğince takip edilen
2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem
vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,
7) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanlardan
kaynaklanan genel sağlık sigortası prim alacakları,
f) İl özel idarelerinin, idari para
cezaları ve 3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel idare payı hariç, 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan asli ve fer'i amme alacakları,
g) Belediyelerin;
1) İdari para cezaları ile 26/5/1981
tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin
(b) fıkrası gereğince belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç, 213 sayılı
Kanun kapsamına giren ve 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki
dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken
beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları, 2016 yılına ilişkin olarak 30/6/2016 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve
fer'i amme alacakları,
2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine
göre tahsili gereken ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret
alacakları ile bunlara bağlı fer'i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı
Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi
30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları
ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar
dâhil) alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983
tarihli ve 2872
sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
ğ) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon
idarelerinin, vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli
alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunda geçen;
a) Vergi tabiri, 213 sayılı Kanun
kapsamına giren vergi, resim ve harçları,
b) Gümrük vergileri tabiri, ilgili mevzuat
uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Gümrük ve Ticaret
Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip ve tahsil edilen gümrük
vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
c) Beyanname tabiri, vergi tarhına esas
olan beyanname ve bildirimleri,
ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabiri;
Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar
toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005
tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını,
1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık
değişim oranlarını (Bu madde hükümlerine göre ödenecek alacaklara bu Kanunun
yayımlandığı ay için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olarak, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için belirlenen Yİ-ÜFE aylık
değişim oranı esas alınır.),
ifade eder.
(3) Bu Kanun, bazı varlıkların millî
ekonomiye kazandırılmasına ve diğer bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin
hükümleri de kapsar.
Kesinleşmiş alacaklar
MADDE 2- (1) Maliye Bakanlığına, il özel
idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen
alacaklardan bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile
bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret
olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil
olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı
gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın
kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50'si
ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın
sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin
ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine, bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması
hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya
bağlı fer'ilerin tamamının,
ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli
amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz,
cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması
hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i
amme alacaklarının tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı
Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci
maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi hâlinde 5736
sayılı Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının
tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı
tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i
alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari
para cezalarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer
kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına
bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para
cezalarının %50'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla cezaların kalan %50'sinin,
c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı
olarak kesilmiş idari para cezalarının %30'u ve varsa gümrük vergileri aslının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70'i ile alacak asıllarına
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının
tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(3) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler
üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci ve ikinci
fıkralarının (a) bendi hükmü uygulanır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak 2016 yılında tahakkuk eden ve bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan geçici vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle bu madde hükmünden yararlanılır.
Bu takdirde, 2016 yılına ilişkin yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu
müteakip ödenecek taksitlerde, vergi aslının ödenmesi şartı aranmaz.
(5) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan
motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin
ihlal edilmemiş olması koşuluyla, bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna
kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13
üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği
hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için
mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması
koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm
kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade
tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarih kabul edilir. Bu kapsamda
yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde
de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.
(7) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine
göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti
alacaklarından vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı
fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin
birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu
belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu
alacaklara bağlı cezaların ve fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü
ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(8) Büyükşehir belediyelerinin, 2872
sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
bulunan katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü
zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine
göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri
çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında
büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/6/2016
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı
ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci
fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen
tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara
bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(10) Bu madde hükmünden yararlanmak
isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan
alacaklar
MADDE 3- (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma
süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi
tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük
vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si, faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları
ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük
yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz
mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü
uygulanır.
(2) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ilgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da
itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi
geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya
idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin
tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son
safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiş en
son kararın;
a) Terkine ilişkin karar olması hâlinde,
ilk tarhiyata/tahakkuka esas alınan vergilerin/gümrük vergilerinin _'si ile
bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %80'inin, faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para
cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin
karar olması hâlinde, tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı,
terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin _'si ile bu tutarlara ilişkin
faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen
vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %80'i, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu
cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en
son kararın bozma kararı olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama
kısmen bozma kararı olması hâlinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi,
bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para
cezalarına ilişkin dava açılmış olması hâlinde;
a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük
vergilerinin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olması veya 2 nci
maddeye ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla
tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi
cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu maddenin
birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %25'inin, ikinci
fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %10'unun, (b)
bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının
%50'sinin, terkin edilen cezanın %10'unun bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
c) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi
cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin verilen
en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %25'inin, kısmen onama
kısmen bozma kararı olması hâlinde, onanan kısım için ikinci fıkranın (b)
bendindeki esaslar çerçevesinde, ilgisine göre anılan bentteki oranların
yarısının, bozulan kısım için %25'inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
tahsilinden vazgeçilir.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bendi hükümleri,
tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen
vergi cezaları için de uygulanır.
d) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı
olarak kesilmiş olan idari para cezaları ile ilgili olarak bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %15'inin, ikinci fıkrasının;
(a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %5'inin, (b) bendinde
belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %30'unun, terkin
edilen cezanın %5'inin, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde
cezanın %15'inin, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan
kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen
cezanın %30'unun, terkin edilen cezanın %5'inin, bozulan kısmın %15'inin, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların
tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla, üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin
idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış
olması hâlinde, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda
cezanın %50'sinin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda
cezanın _'sinin, (b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen
cezanın tamamının, terkin edilen cezanın _'sinin, verilen en son kararın
bozma kararı olması hâlinde cezanın %50'sinin, kısmen onama kısmen bozma kararı
olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması
hâlinde tasdik edilen cezanın tamamının, terkin edilen cezanın _'sinin,
bozulan kısmın %50'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip,
ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma
süresi geçmemiş olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu
madde hükmünden üçüncü fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde
yararlanır.
(7) Bu maddeye göre ödenecek alacakların
tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen
ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine
tebliğ edilmiş olan karardır.
(8) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş,
uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış,
ancak dava açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.
(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
daireleri tarafından takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya
kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma
değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu
vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu
vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim
yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde
belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan
taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması
için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için
başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen
borçlulardan, ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka bir
işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı
tarihten önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun
tasdikine ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip
edilir.
İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan
işlemler
MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı hâlde,
tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine
bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla
devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin
%50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten
sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim
tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı
olmayan cezalarda cezanın %25'inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin
tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit
taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan
cezalarda cezanın %75'inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının
tahsilinden vazgeçilir. (Süre
uzatımı hakkında 2016/9385
s.BKK de atıf yapılmıştır)
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap
olanların, cezanın %25'ini birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri
hâlinde cezanın kalan %75'inin tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ
edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar
ki, asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden
vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş
olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya
da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu
kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri
yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
belirtilen şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu madde hükümlerinden
yararlanılabilmesi için madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa
ilişkin dava açılmaması şarttır.
(6) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma
talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış
olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş
alacaklar için de bu madde hükmü uygulanır.
(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde
hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi
uzlaşma ve vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma ve 5326
sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanamazlar.
(8) Bu madde uygulamasında incelemeye
başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.
(9) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre beyan edilen
matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile
hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi
cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına
göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen
vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi
ve vergi cezalarının tamamının,
b) 2016 yılı ve önceki vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya
bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde
bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına
katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının
tamamının,
c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer
kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği hâlde yükümlü tarafından beyan
edilmeyen aykırılıkların, ilgili gümrük idaresine bildirilmesi durumunda,
gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve
idari para cezalarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(10) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi
dairelerine başvurarak 2016 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh
ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak
herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce mükellefiyet
kaydını yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre
yaptıkları müracaat tarihi esas alınır.
Matrah ve vergi artırımı
MADDE 5- (1) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen
şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde,
kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar
vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha
sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil)
vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci
ayın sonuna kadar, 2011 takvim yılı için %35, 2012 takvim yılı için %30, 2013
takvim yılı için %25, 2014 takvim yılı için _, 2015 takvim yılı için %15
oranından az olmamak üzere artırırlar.
b) Gelir vergisi mükelleflerinin,
artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir
vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda
faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde,
vergilendirmeye esas alınacak matrah ile bu fıkranın (a) bendine göre
artırdıkları matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler
için 2011 takvim yılı için 9.500 Türk lirasından, 2012 takvim yılı için 9.890
Türk lirasından, 2013 takvim yılı için 10.490 Türk lirasından, 2014 takvim yılı
için 11.160 Türk lirasından, 2015 takvim yılı için 12.650 Türk lirasından;
bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için
2011 takvim yılı için 14.000 Türk lirasından, 2012 takvim yılı için 14.820 Türk
lirasından, 2013 takvim yılı için 15.740 Türk lirasından, 2014 takvim yılı için
16.740 Türk lirasından, 2015 takvim yılı için 18.970 Türk lirasından az olamaz.
Geliri, sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler
için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter
tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla
1/10'undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için
1/5'inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için
ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş
tutardan az olamaz. Bu bendin uygulamasında ilgili yıllar itibarıyla
gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları dikkate alınmaz.
Birden fazla gelir unsuru elde eden mükelleflerce, vergi incelemesi ve tarhiyata
muhatap olunmaması için, bu fıkrada belirtilen ilgili gelir unsuru itibarıyla
matrah artırımı yapılması şarttır.
c) Kurumlar vergisi mükelleflerinin,
artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları
beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda
faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde,
vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın (a) bendine göre
artırdıkları matrahlar, 2011 takvim yılı için 28.000 Türk lirasından, 2012
takvim yılı için 29.650 Türk lirasından, 2013 takvim yılı için 31.490 Türk
lirasından, 2014 takvim yılı için 33.470 Türk lirasından, 2015 takvim yılı için
37.940 Türk lirasından az olamaz.
ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan
matrahlar, _ oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi
alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak
istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi
türlerinden tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için
bu Kanunun 2 nci ve 3 üncü madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla
bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahları %15 oranında vergilendirilir. İstisna,
indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken
verginin bulunmaması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
d) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193
sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş
olan kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi
incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar
üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın
(a) bendinde belirtilen şekilde artırılması şarttır.
e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193
sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç
ve iratları muhtasar beyanname ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara
ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap
olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar, bu fıkranın (c) bendinde
belirtilen asgari matrahın %50'sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır.
Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden %15 oranında vergi
hesaplanır.
f) Bu fıkranın (d) ve (e) bentlerinde yer
alan hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu
yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata
muhatap olmamaları için ilgili yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi
matrahlarını da bu fıkranın (c) bendinde belirtilen tutarlardan az olmamak
üzere (a) bendinde belirtilen şekilde artırmaları şarttır.
g) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu fıkra hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları
artırmaları hâlinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler,
artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilmez.
ğ) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50'si,
2016 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
h) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek
yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl
zararları bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlardan indirilemez.
ı) Matrah artırımında bulunan
mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif
yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin
inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
i) İşe başlama ve işi bırakma gibi
nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar
için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri
tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
j) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında matrah
artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı
ile birlikte dikkate alınır.
(2) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen
şartlar dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırdıkları
takdirde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara
ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle
gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen
ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, her bir vergilendirme
dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar
beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık
toplamı üzerinden 2011 yılı için %6, 2012 yılı için %5, 2013 yılı için %4, 2014
yılı için %3 ve 2015 yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir
vergisini, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
artırırlar.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında vergi
artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak;
1) Verilmesi gereken muhtasar
beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde,
beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak
suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler
üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden bu
fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş olması
hâlinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak
üzere en az;
i. Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen
ortalama işçi sayısı kadar işçi,
ii. İlgili yılda aylık prim ve hizmet
belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
verilmiş olmak şartıyla izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık
prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
iii. Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili
yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas
alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan
yararlanılır.
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 13/6/2006
tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi uyarınca vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde
verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde
(ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir
yıla iblağ edilmeksizin) yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi
tutarların yıllık toplamı üzerinden;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı
olmak üzere 2011 yılı için %6, 2012 yılı için %5, 2013 yılı için %4, 2014 yılı
için %3 ve 2015 yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2011 ila 2015 yılları
için her bir yıl itibarıyla %1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (11) ve (13) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı
olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25'i oranında
hesaplanan vergiyi,
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar artırırlar.
ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında matrah
veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş
olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme
türünün beyannamede bulunmaması hâlinde;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili
yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için
belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50'si esas alınarak
belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan
vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili
yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan
gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı
esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı
üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,
3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre
defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı
esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı
üzerinden %3, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11)
numaralı bendinde yer alan ödemeler için %2, (13) numaralı bendinde yer alan
ödemeler için de %5 oranında hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden
yararlanılır.
d) Bu fıkra uyarınca artırımda bulunulması
durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş
olması şartı aranmaz.
e) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj)
vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi
bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay
kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen
esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
f) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj)
vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen
tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma esas
ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının
tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan
yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim
uygulanmaz.
(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen
şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırdıkları takdirde, kendileri
nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme
dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı
yapılmaz.
a) Katma değer vergisi mükellefleri, her
bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki
(ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık
toplamı üzerinden 2011 yılı için %3,5, 2012 yılı için %3, 2013 yılı için %2,5,
2014 yılı için %2 ve 2015 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere
belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan ederler. 25/10/1984
tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin
uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma esas tutarın
belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi
olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl
içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;
1) Verilmesi gereken katma değer vergisi
beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu
yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer
vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak
üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar
üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarı
hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya
iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir
veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan
matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak
suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve
adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi
yönünden matrah artırımında bulunmaları şarttır.
3) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin
tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer
nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin
uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir
veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan
matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak
suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu
alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de
mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne
göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği
şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı
olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah
artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.
c) Vergilendirme dönemi üç aylık olan
katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç
beyanname vermemiş olmaları hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2) numaralı alt
bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş
olmaları hâlinde ise aynı bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar
çerçevesinde belirlenir.
ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin,
artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için
artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak
istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde,
faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde artırımda bulunulur.
d) Mükelleflerin artırımda bulunmak
istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı
ile birlikte dikkate alınır.
e) Artırım talebinde bulunulan yılları
izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım
talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer
vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla
teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri
ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden
katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan
dönemler için tarhiyat önerilemez.
f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen katma
değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer
vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkralarına göre;
a) Hesaplanan veya artırılan gelir,
kurumlar ve katma değer vergilerinin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi
hâlinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat
fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam
olunur.
b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen
vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici
vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında
bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına
ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Daha önce nezdinde vergi incelemesi
yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda
bulunabilirler.
(6) İdarenin, artırımda bulunulmayan
yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(7) Bu maddeye göre matrah veya vergi
artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan
vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda
bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir
işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e)
bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu
işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri
ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya
takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi hâlinde,
inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına
intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve
takdir sonucu bulunan fark, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra
hükümleri ile birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir işlemlerinin
sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu
kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
(8) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla
mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ve
diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
(9) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin
(b) fıkrasındaki "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter
sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak
koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte
olarak düzenleyenler", bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra
hükümlerinden yararlanamazlar.
(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah
veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde
vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve
özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya
vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları
nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda
tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.
(12) Birinci fıkranın (ç) bendi kapsamında
yapılacak değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 5 Türk lirasına (bu
tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.
İşletme kayıtlarının düzeltilmesi (Süre uzatımı hakkında 2016/9385
s.BKK de atıf yapılmıştır)
MADDE 6- (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında
aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
(adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu
hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları
kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç
bedel ile bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir
envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine
kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
b) Bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri
emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel
karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması
veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve
vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve
ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına
satın alınan mal olarak kaydederler.
c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan
edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli
üzerinden %10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve
emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma
değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan
edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar
üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez.
Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine,
teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı
fıkrası hükmü uygulanmaz.
ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere
kaydedilen değerinden düşük olamaz.
d) Özel tüketim vergisi konusuna giren
malları bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz
edemeyen mükelleflerin bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli
üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini bu fıkranın (c) bendinde
belirtilen beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek
aynı süre içinde ödemeleri hâlinde bu mallar bakımından 6/6/2002 tarihli ve
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (3) numaralı
fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisi
için vergi cezası kesilmez.
e) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin
olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede
bulunmayan mallar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
(adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde
işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev'iden emtialara ilişkin cari yıl
kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura
düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle
kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl
kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek
odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken
katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen
taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak
üzere üç eşit taksitte ödenir.
b) Eczaneler, stoklarında kaydi olarak yer
aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçları, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlemek suretiyle
kayıtlarından çıkarabilirler. Bu suretle kayıtlardan çıkarılan ilaçların
maliyet bedeli üzerinden %4 oranında hesaplanan katma değer vergisi ayrı bir
beyanname ile beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenir. Ödenen bu
vergi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez, gelir ve kurumlar
vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.
c) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin
olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(3) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede
bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer
işlemler hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan
kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenledikleri
bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve
işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve
benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile
ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile
bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun yayımlandığı
tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle
kayıtlarını düzeltebilirler.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan
edilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi
içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler,
gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen
vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu
fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz. Bu
fıkra kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları
nedeniyle 2016 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde,
düzeltme işlemleri bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde yapılır
ve düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.
(4) Maliye Bakanlığı, bu maddenin
uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme
sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde
bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Bazı varlıkların millî ekonomiye
kazandırılması
BKK 2016-9608
ile Süreler Uzatılmıştır.
MADDE 7- (1) Yurt dışında bulunan para, altın,
döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki
hükümler çerçevesinde 31/12/2016 tarihine kadar Türkiye'ye getiren gerçek ve
tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.
(2) 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan
mükellefler, birinci fıkra kapsamında Türkiye'ye getirilen varlıklarını, dönem
kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri
gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir
kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
(3) Yurt dışında bulunan para, altın,
döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, yurt dışında bulunan
banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi
itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2016
tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından
düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye'ye
getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır. Bu maddenin
yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye
avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye'ye
getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter
kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.
(4) Gelir veya kurumlar vergisi
mükellefleri sahip oldukları, Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter
kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçları ile taşınmazlarını, 31/12/2016 tarihine kadar, dönem kazancının
tespitinde dikkate almaksızın kanuni defterlere kaydedebilirler. Bu takdirde,
söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir
kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
(5) Birinci fıkra kapsamında Türkiye'ye
getirilen veya dördüncü fıkra kapsamında kanuni defterlere kaydedilen
varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi
uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
(6) Birinci fıkra kapsamında Türkiye'ye
getirilen veya dördüncü fıkra kapsamında kanuni defterlere kaydedilen varlıklar
nedeniyle, madde hükmünden yararlananlar ve bunların kanuni temsilcileri
hakkında, başkaca bir neden ile gerekli olması hâli saklı kalmak üzere sırf bu
işlemin yapılmış olmasından dolayı ve bu işlemden hareket edilerek, hiçbir
şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı ile herhangi bir araştırma,
inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamaz, vergi cezası ve idari para
cezaları kesilemez.
(7) Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan
süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya; Maliye
Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye'ye getirilmesi, bildirim
ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve
beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin
uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu
alacakları
MADDE 8- (1) 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği hâlde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık
statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi
itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe
bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve
eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme
sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya
malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında
sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili
mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden, 2016 yılı
Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan sosyal güvenlik destek primi asılları ile bu
alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının
tahsilinden vazgeçilir.
(3) 30/6/2016 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce Kurumca resen tahakkuk ettirilerek
işverene tebliğ edildiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik
işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara
gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(4) 30/6/2016 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan
idari para cezası asıllarının %50'si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği
tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllarının kalan %50'si ile
idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i
alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu madde kapsamına giren alacakların;
asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olmasına rağmen,
fer'ilerinin bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olduğu
durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın %40'ının bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde ödenmesi hâlinde, kalan %60'ının tahsilinden vazgeçilir.
(6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanların, ek
5 ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki
borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış
günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden
fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili
kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini
de yerine getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk
taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya
başlatılır.
(7) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış
olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan bu maddenin yayımını takip eden ay
başından itibaren dört ay içinde gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık
sigortası primleri, gelir testi sonucunun tescil edildiği gelir testi
seviyesinden daha düşük olması şartıyla yapılan gelir testi sonucuna göre
tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilir.
(8) 2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara
ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği hâlde bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan 5510 sayılı Kanunun 60
ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık
statüsünden kaynaklanan prim borcu aslının peşin veya on iki ayda eşit aylık
taksitler hâlinde ödenmesi durumunda son taksit ödeme tarihine kadar sosyal
güvenlik mevzuatına göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil
edilmez. Bu fıkra kapsamında olup bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen
borçluların, bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren beş
ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunmaları, ilk taksiti veya
peşin ödenmesinin istenmesi hâlinde prim borcunun tamamını bu maddenin
yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren altı ay içinde ödemeleri
gerekir.
Ön değerlendirme, araştırma veya tespit
aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları
MADDE 9- (1) 30/6/2016 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için bu Kanunun yayım tarihini izleyen
ikinci ayın sonuna kadar başvurulduğu hâlde bu sürenin sonuna kadar Kurumca
resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan ön değerlendirme,
araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara ilişkin gecikme cezası ve
gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan tutarın işverene
tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik
tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, bu Kanunun 8 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve
şekilde ödenir.
(2) Bu madde ile 8 inci madde
hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen
şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun
yollarına başvurmamaları şarttır.
(3) Bu madde ile 8 inci madde
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlular, taksit ödeme
süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim
yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde,
belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan
taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.
Ortak
hükümler
Süre
uzatımı hakkında 2016/9385
s.BKK Tasarruflu Yazılar 1
Gümrük
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ
MADDE 10- (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme
süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak isteyen borçluların;
a) Bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ilk taksitini bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların
ise ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan başlamak
üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,
şarttır.
(2) Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin
ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre tatili izleyen
ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan
tutarın;
a) İlk taksit ödeme süresi içerisinde
tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara bu Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme
tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.
b) İlk taksit ödeme süresi içerisinde
tamamen ödenmesi hâlinde, fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarı (bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer'i
alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar
ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden ayrıca %50 indirim
yapılır.
c) Taksitle ödenmek istenmesi hâlinde,
ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru
sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden
birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir
sürede ödeme yapılamaz.
ç) Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili
maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için (1,045),
2) Dokuz eşit taksit için (1,083),
3) On iki eşit taksit için (1,105),
4) On sekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar
taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek
taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir.
Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek
tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.
d) Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken
tutarlar; il özel idareleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu
ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda
faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler hâlinde azami otuz
altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu fıkra hükmüne göre hesaplanacak
katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,194), otuz eşit taksit için (1,238), otuz
altı eşit taksit için (1,318) olarak uygulanır.
e) Bu Kanun kapsamında belediyeler ve
bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca
ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat
toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel
İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi
Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate
alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz kırk dört eşit taksitte tahsil
edilir. Şu kadar ki, bu kapsamda yapılacak kesinti tutarı her hâl ve takdirde
bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden
ayrılan payların aylık tutarının %50'sini aşamaz.
1) Taksitle yapılacak ödemelerde
belirlenen tutar;
a) Altı eşit taksit için (1,032),
b) Dokuz eşit taksit için (1,053),
c) On iki eşit taksit için (1,064),
ç) On sekiz eşit taksit için (1,086),
d) Yirmi dört eşit taksit için (1,109),
e) Otuz altı eşit taksit için (1,19),
f) Kırk sekiz eşit taksit için (1,247),
g) Altmış eşit taksit için (1,304),
ğ) Yetmiş iki eşit taksit için (1,361),
h) Yüz kırk dört eşit taksit için (1,703),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar
taksit sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde tahsil edilecek
taksit tutarı hesaplanır.
2) 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak
kesintilerin Cumhurbaşkanınca[1] durdurulması hâlinde aylık taksitlerin
ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulur ve taksit ödemeleri
yönünden bu Kanun hükümlerine göre ihlal nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit
ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı
uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil
edilir. Taksit tutarlarının, bu bent kapsamındaki borçluların genel bütçe
paylarından daha yüksek olması hâlinde ise eksik tutarlar borçlularca taksit
ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar geç ödeme zammı uygulanmaksızın
ödenir.
(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik
Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların
6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle
ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart
kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde
yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla,
bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas
alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösterir makbuz verilir. Bu şekilde
tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine/Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına
aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre,
taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin
kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili
vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen
mükelleflerin, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya
taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve
eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın
mükellefin mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek
tutara mahsup işlemleri yapılır; mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda
mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar
için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde
ödenmesi istenilir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği
tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak
geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun
hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken
taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir
takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti
izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun
51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme
zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk
iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik
ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim
yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde
matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı
idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu
fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, vadesinde ödenmesi öngörülen
alacakların veya taksit tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 5 Türk lirasına (bu
tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal
edilmiş sayılmaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların
altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu Kanunun
3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası
hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun
hükümlerinden yararlanırlar.
(9) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar hariç olmak üzere, bu
Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183
sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun
olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep
etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil
şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli
sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi
arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan
taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
(10) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde
ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun
yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası
gibi fer'i amme alacağı hesaplanmaz.
(11) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla
ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve
buna isabet eden teminatlar iade edilir. Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar
nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183
sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep,
Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine
engel teşkil etmez.
(12) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci
maddesi ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve
6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair
Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan
alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
(13) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan
davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde,
yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun
hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de
ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili
tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih,
ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı
merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili
gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin
ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin
verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu
ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun
yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak
üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri,
avukatlık ücreti ve fer'ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi
yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve
avukatlık ücretleri geri alınmaz.
(14) İl özel idareleri, belediyeler ve
bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar
hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 9 uncu maddesinin
üçüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(15) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan
edilen vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken
vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı
süreleri taksit ödeme süresince işlemez.
(16) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara
karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu
Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası
kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar
uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi
yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup
dava konusu edilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce
ödeme yapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa
ilişkin olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle
yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar
için bu maddeden yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile vergi mahkemesince
verilmiş terkin kararları üzerine red ve iade edilebilir.
(17) Cumhurbaşkanı[2],
bu Kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar,
yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi
Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen
ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213
sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hâli kabul edilenlerin, bu
Kanun kapsamında alacakları yapılandırılan alacaklı idarelere mücbir sebep
hâllerinin devam ettiği süre içinde ödemeleri gereken taksitlerin ödeme
süreleri ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan
edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı idarelere) mücbir sebep hâlinin vukuu
tarihinden itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep
hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı
bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
(18) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilmiş ve
devam eden yerlerdeki vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükellefler
ile Sosyal Güvenlik Kurumunca mücbir sebep hâli nedeniyle belge verme süresi ve
prim ödemelerinin ertelendiği yerlerdeki kayıtlı işveren, sigortalı ve diğer
prim ödeme yükümlülerinin, bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde beyan ve
bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri şartıyla Kanun kapsamında ödenmesi
gereken taksitlerden, mücbir sebep hâli süresi içerisinde ödenmesi gereken
taksitleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere
6 ay içinde ödenir.
(19) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilmiş ve
mücbir sebep süresi iki yılı aşmış yerlerdeki mükelleflerden, bu Kanunun
yayımını izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvuruda bulunanlar açısından mücbir
sebep hâli başvuru süresinin son günü itibarıyla sona erer ve mücbir sebep
ilanı nedeniyle verilmeyen beyanname ve bildirimler aynı süre içerisinde
verilir. Bu Kanunda öngörülen başvuru süresinin son günü bu alacaklar için vade
tarihi kabul edilir. Bunun üzerine tahakkuk eden vergiler bu Kanunda öngörülen
süre ve şekilde 2 nci madde kapsamında yapılandırılarak azami yirmi dört eşit
taksitte ödenir. Bu şekilde ödenen vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı
uygulanmaz. Şu kadar ki, öngörülen sürede ödenmeyen taksitler hakkında bu madde
hükümleri uygulanır.
(20) Bu maddenin on yedinci fıkrası
hükümlerine göre mücbir sebep nedeniyle ödeme süresi uzatılan taksitler ile on
sekizinci fıkra hükümlerine göre ödeme süresi uzatılan taksitler için altıncı
fıkrada yer alan taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartı aranmaz.
(21) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir. İl özel idarelerine ve
belediyelere ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına dair usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca, diğer kurumlara ait alacaklara ilişkin usul ve
esaslar bu kurumlar tarafından belirlenir.
Diğer hükümler
MADDE 11- (1) 6552 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine
göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla anılan Kanun
kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep etmeleri
hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 6552 sayılı Kanun
kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu
şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen
süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı
uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak
kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır.
(2) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2011 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş
olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi,
asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 Türk lirasını aşmayan
asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'i alacakların,
aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 100 Türk lirasını aşmayanların
tahsilinden vazgeçilir.
(3) Gümrük ve
Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi
31/12/2011 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan ve 6183
sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her bir alacağın;
türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 Türk
lirasını aşmayan asli alacakların, idari para cezalarında 80 Türk lirasını
aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer'i alacakların,
aslı ödenmiş fer'i alacaklarda toplamı 100 Türk lirasını aşmayanların
tahsilinden vazgeçilir.
Gümrük
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ
(4)
5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait
borcun tamamının ödeme süresi 31/12/2014 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu
hâlde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek
primi ve idari para cezası asılları toplamı 50 Türk lirasını aşmayan alacaklar
ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
gibi fer'ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer'i alacaklardan tutarı 100 Türk
lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(5) 30/6/2016 tarihi (bu tarih dâhil)
itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan; 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve
borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil
ücreti ile oda ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat
borçları asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler
hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada
öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş
alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile
icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
üyelerin oda ve borsalara, oda ve borsaların da Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına isabet eden ve
ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
(6) 30/6/2016 tarihi (bu tarih dâhil)
itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının
üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan
birlik payı borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı
aylık dönemler hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu
alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların,
alacak asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen
ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak
isteyenlerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ikinci ayın sonuna
kadar alacaklı birime başvurmaları şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir.
(7) 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On
Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile tüzel
kişiliği kaldırılan ve mahalle veya belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı
bulundukları ilçenin belediyesine katılan köyler ve tüzel kişiliği devam eden
orman köyleri ile belde belediyeleri sınırları içinde bulunan su aboneleri
adına büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idareleri tarafından
tahakkuk ettirilen ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu
hâlde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve
atık su bedellerinin tamamının 31/12/2016 tarihine kadar ilgili büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idaresine ödenmesi şartıyla, bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmede düzenlenen her
türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra kapsamında olan borçlular ilgili
su ve kanalizasyon idaresine bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar başvuruda bulunmak suretiyle bu Kanunun 2 nci maddesinin dokuzuncu
fıkrası kapsamında borçlarını yapılandırarak bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde ödeyebilirler.
(8) 30/6/2016 tarihi (bu tarih dâhil)
itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan; 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları
federasyonlara, birlik ve federasyonların Türkiye Esnaf ve Sanatkarları
Konfederasyonuna olan katılma payı borç asıllarının ödenmemiş kısmının birinci
taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna
kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada
öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş
alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile
icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
üyelerin odalara, odaların birlik ve federasyonlara, birlik ve federasyonların
da Konfederasyona kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat ve katılma payı
asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(9) 30/6/2016 tarihi (bu tarih dâhil)
itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
ödenmemiş olan; 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine
göre avukatların ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile staj kredisi
borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde
ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Baro keseneğinin ve staj kredisi
borcunun ödenmemesine bağlı olarak yürütülen levhadan ve sicilden silme
işlemleri ile yasal takip işlemleri bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
aydan itibaren taksitlerin ödeme süresinin sonuna kadar durdurulur.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için
bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı baroya
başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada
öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş
alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile
icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türkiye Barolar Birliği yetkilidir.
(10) Orman köylerinde oturan köylüler ile
bu köylülerce kendi aralarında 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler
Kanununa göre kurulmuş veya durumları bu Kanun hükümlerine intibak ettirilmiş
çok amaçlı tarımsal kalkınma kooperatiflerine Orman Genel Müdürlüğünce
kullandırılan kredilerden ödeme süresi geldiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş olan kredi alacaklarının asıllarının tamamı ile bu
alacaklara ilişkin fer'iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun
yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar orman bölge müdürlüklerine
yazılı başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ve her yıl ilk
taksitin tekabül ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu
alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkra hükümlerine uygun ödeme yapıldığı takdirde Kanunun yayımı tarihinden
sonraki sürelere herhangi bir faiz, zam ve katsayı uygulanmaz.
Bu fıkra uyarınca taksitlendirilen
alacaklara ilişkin olarak açılmış davalar sonlandırılır. Yargılama giderleri
ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Orman Genel Müdürlüğü yetkilidir.
(11) Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığınca, tarımsal amaçlı kooperatiflere veya bu kooperatiflerin
ortaklarına 30/6/2016 tarihinden önce kullandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla muaccel hale gelen krediler ile müteakiben yeniden yapılandırılan
kredi alacaklarının bakiye asılları ile ödenmeyen alacağın vadesinin başlangıç
tarihi itibarıyla bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Bakanlıkça bu Kanunun
yayımlandığı tarihte kredilere uygulanan sözleşme faiz oranı olan yıllık %3
oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen ikinci ayın sonuna kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il
müdürlüklerine başvuruda bulunularak ilk taksit 2016 yılı Kasım ayından
başlamak üzere ve her yıl ilk taksitin tekabül ettiği ayda toplam on[3] eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu
alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkra hükümlerine uygun ödeme yapıldığı takdirde Kanunun yayımı tarihinden
sonraki sürelere herhangi bir faiz, zam ve katsayı uygulanmaz.
Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava
konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu
fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve
icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır.
Bu fıkra kapsamına giren alacakların
tamamının fıkrada öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde alacak ilgili
mevzuatın öngördüğü şekilde hesaplanır ve ödenen tutarlar mahsup edilir.
Bu fıkra kapsamına giren alacaklara
karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenen tutarlar bu fıkra
hükümlerine dayanılarak red ve iade edilmez.
Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilidir.
(12) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
bütçesinden Organize Sanayi Bölgelerine ve Küçük Sanayi Sitesi Yapı
Kooperatiflerine kullandırılan kredilerden, 30/6/2016 tarihinden önce ödeme
süresi geldiği hâlde ödenmeyen kredi borçları ile kanuni takipte olan kredi
borçlarının; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ya da Bakanlığın uygun görmesi hâlinde
kredi ödemelerine aracılık eden bankaya başvuruda bulunulması ve alacak aslı
ile buna bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar yerine
bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanan tutarın, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
üçüncü aydan başlamak üzere bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi
hâlinde bu alacaklara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava
konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun, bu
fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde, davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve
icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır.
Bu fıkra kapsamına giren alacakların
tamamının bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde alacak,
ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde hesaplanır ve ödenen tutarlar mahsup edilir.
Bu fıkra kapsamına giren alacaklara
karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenen tutarlar bu fıkra
hükümlerine dayanılarak red ve iade edilmez.
Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilidir.
(13) 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel
kişiliği kaldırılan belediyelerin kayıtlarında yer aldığı hâlde il özel
idarelerine devredilen özel veya kamu hukukundan kaynaklı alacaklardan aslı ile
bunlar üzerinden hesaplanan fer'ilerin (faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı ve
sözleşmede düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) toplam tutarı 100 Türk
lirasını aşmayanlar ile aslı ödenmiş fer'i alacaklardan 100 Türk lirasını
aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
MADDE 12- 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun
71 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "parti teşkilat
kademelerinin yaptıkları" ibaresinden sonra "hizmet sözleşmeleri de dâhil her
türlü" ibaresi eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 1-(24.11.2016 tarih ve 29898 sayılı R.G. 6761 s.k. ile
eklenmiştir) (1) Kanunun
4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkraları kapsamında olan ve Kanunun
yayımlandığı tarihi takip eden gün ile 31/10/2016 tarihi (bu tarih dâhil)
arasında tebliğ edilen ihbarnamelere konu alacaklar için süresinde başvuruda
bulunamayan mükellefler, anılan fıkralardan yararlanmak üzere bu maddenin
yürürlüğe girdiği ayın sonuna kadar başvuruda bulunabilir ve bu başvurular
üzerine yapılandırılan alacakların ilk taksiti aynı sürede ödenir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen sürede
tebliğ edilen ihbarnameler üzerine Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına
göre süresinde başvuruda bulunduğu halde ödenmesi gereken tutarları süresinde
ödemeyerek yapılandırmayı ihlal edenler, ihlale konu olan tutarları birinci
fıkrada belirtilen sürede ödemeleri koşuluyla, Kanun hükümlerinden
yararlandırılır. Bu fıkra kapsamında yapılacak ödemelere Kanunun 10 uncu
maddesinin altıncı fıkrasında yer alan geç ödeme zammı uygulanmaz. Şu kadar ki,
bu fıkra hükmünden yararlanılması durumunda Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılmaz.
Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği Seri
No 3
---------------------------------------------------
GEÇİCİ MADDE 2- (27.01.2017
tarih ve 29961 sayılı R.G. 6770 s.k.ile eklenmiştir) (1) Bu Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda
bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken
tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden
olan tutarları, ödemeleri gerektiği tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 10 uncu maddesinin
altıncı fıkrasında belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte 2017 yılı Mayıs ayı
sonuna kadar ödemeleri şartıyla Kanun hükümlerinden yararlandırılır.
(2) Kanun kapsamında 2017 yılının Ocak ayından
itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 11 inci maddenin onuncu
ve onbirinci fıkralarına göre ödenecek taksitler hariç olmak üzere, taksit
ödeme sürelerinin bitim tarihinden itibaren dörder ay uzatılmıştır. Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği Seri
No 5
(3) Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası
kapsamında başvuruda bulunarak mücbir sebep hâlini sonlandıran ancak, mücbir
sebep ilanı nedeniyle verilmeyen beyanname ve bildirimleri fıkrada öngörülen
sürede vermeyen mükellefler tarafından söz konusu beyanname ve bildirimlerin
30/4/2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) verilmek ve tahakkuk eden vergilerin
ilk taksiti birinci fıkrada, diğer taksitleri ise ikinci fıkrada belirtilen
süre ve şekilde ödenmek şartıyla anılan fıkra hükümlerinden yararlanılır.
(4) Kanun kapsamında peşin veya taksitli ödeme
seçenekleri tercih edilerek yapılandırılan alacakların tamamının, birinci
fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla Kanunun 10 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirim yapılır ve katsayı uygulanmaz.
(5) Kanun kapsamında peşin ödeme seçeneğini tercih
eden ancak yapılandırılan tutarları süresinde ödemeyerek Kanundan yararlanma
hakkını kaybedenlerce, 30/4/2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye
yazılı olarak başvuruda bulunularak taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi
ve ilgili katsayı uygulanmak suretiyle yapılandırılan tutarın, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmesi gereken taksitlerin birinci fıkrada,
diğer taksitlerin ise ikinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla
Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(6) Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 9
uncu maddesinin üçüncü fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların
anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale
neden olan tutarları, birinci fıkrada belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre
içerisinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları
başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda
olduklarının tespit edilmesi halinde bu borçlular da Kanun hükümlerinden
yararlandırılır.
(7) Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden
olan tutarları bu maddede belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş
taksitleri ise Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde ilgili
mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalan ve para cezalarının
kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve
bunlara ilişkin fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(8) Bu madde hükümlerinden yararlanan borçlulardan, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan
alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre
ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil
edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu
şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken
tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine
göre red ve iade edilir.
(9) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, peşin
ödeme seçeneğini tercih eden ancak yapılandırılan tutarın tamamını Kanunun 10
uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirim
uygulanmaksızın ödeyenler, 31/12/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) yazılı
olarak talep etmeleri durumunda, anılan bent hükmünden yararlanır ve fazla
ödenen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.
Tasarruflu
Yazılar 1 2
----------------------------------------------------------
Yürürlük
MADDE 13- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 14- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
18.08.2016
[1] "Bakanlar Kurulunca" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[2] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[3] "beş" ibaresi
"on" olarak 27.05.2017 tarihli ve 30078 sayılı R.G.
7020 s.k.ile değiştirilmiştir.