Sınai Mülkiyet Kanunu
SINAİ MÜLKİYET KANUNU
Kanun No. 6769 Kabul
Tarihi:22/12/2016
10.01.2017 tarih ve 29944 sayılı R.G.
Sınai
Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik
Tasfiye Genel Tebliği (Kaçak Eşya ve Kaçak Eşya
Naklinde Kullanılan Taşıtlara İlişkin İşlemler) Seri
No 1
Genelgeler 1 Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4
Görevli ve yetkili mahkeme Madde 156
İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin
niteliği Madde 159
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak
Kişiler
Amaç ve kapsam
Madde 1- (1)
Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile
geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik,
ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.
(2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent,
faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve
tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai
yaptırımları kapsar.
Tanımlar
Madde 2- (1)
Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Amblem: Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün
adlarının bu Kanun hükümlerine uygun olarak tescil edilmiş olduğunu gösteren ve
Kurum tarafından oluşturulan; tescil edildiği adla birlikte ürün veya ambalajı
üzerinde kullanılan ya da niteliği gereği ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde
kullanılamadığı durumlarda kolayca görülebilecek şekilde hak sahibi
kullanıcılar tarafından uygulanan ve coğrafi işaretler bakımından kullanılması
zorunlu olan işareti,
b) Bitki çeşidi: Bir veya birden fazla genotipin
ortaya çıkardığı bazı özellikleri ile tanımlanan, aynı tür içindeki diğer
genotiplerden en az bir tipik özelliğiyle ayrılan ve değişmeksizin çoğaltılmaya
uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul edilen en küçük taksonomik kısım
içerisinde yer alan bitki grubunu,
c) Biyolojik materyal: Genetik bilgi içeren ve kendi
kendine üreyebilen ya da bir biyolojik sistemde üretilebilen herhangi bir
maddeyi,
ç) Bülten: Yayım ortamının türüne bakılmaksızın bu
Kanunda belirtilen hususların yayımlandığı ilgili yayını,
d) Çalışan: Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir
hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini
işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde
ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini,
e) Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,
f) Kurul: Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi
Başkanlığı bünyesinde yer alan Kurulu,
g) Marka vekili: Marka, tasarım ve coğrafi işaret ile
geleneksel ürün adlarına ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde
temsil eden kişileri,
ğ) Paris Sözleşmesi: 8/8/1975 tarihli ve 7/10464
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus
Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20/3/1883 tarihli Sözleşmeyi
ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından usulüne göre yürürlüğe konulmuş bu Sözleşme
ile ilgili değişiklikleri,
h) Patent vekili: Patent, faydalı model ve tasarım
haklarına ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden
kişileri,
ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti,
tasarımı, patent ve faydalı modeli,
i) Sicil: Sınai mülkiyet hakları ile geleneksel ürün
adlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı kayıt ortamını,
j) Ücret: Bu Kanun kapsamında yer alan hizmetlere
ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından belirlenen
varsa vergi ve harç dâhil ücreti,
ifade eder.
Korumadan yararlanacak kişiler
MADDE 3- (1)
Bu Kanunla sağlanan korumadan;
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri
olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler,
c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya
Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip
kişiler,
ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti
uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin
uyruğundaki kişiler,
yararlanır.
BİRİNCİ KİTAP
Marka
BİRİNCİ KISIM
Marka Hakkı ve Kapsamı
Marka olabilecek işaretler
Madde 4- (1)
Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin
mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine
sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek
şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler,
şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının
biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.
Marka tescilinde mutlak ret nedenleri
Madde 5- (1)
Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan
işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite,
miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer
özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur
olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili
olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka
ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya
belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye
yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren
işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da
başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya
mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren
işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi
kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine
göre reddedilecek işaretler.
ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi
kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler
bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni
verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.
h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli
coğrafi işaret içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve
başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici
nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d)
bentlerine göre reddedilemez.
(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin
başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin
Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez.
Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Marka tescilinde nispi ret nedenleri
MADDE 6- (1)
Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte
başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya
hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte
başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil
karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin
izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt
edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka
sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden
önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret
için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu
reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi
bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka
başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine
reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki
tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle
haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya
ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın
tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun
aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın
önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait
kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir
fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru
reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme
sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan,
ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer
mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı
üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma
süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı
veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka
başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde
markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz
üzerine reddedilir.
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve
istisnaları
Madde 7- (1)
Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka
sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda
belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin,
tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve
tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile
ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir
işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde
olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de
ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar
elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini
zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın
kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret
alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim
edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında
hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında
kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına
ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya
benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı,
yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak
kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde
karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü
kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak
marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka
tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek
fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme,
öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından
önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe
ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde
kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine,
miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş
zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça
ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli
olduğu hâllerde kullanılması.
Markanın başvuru eserlerinde yer alması
MADDE 8- (1)
Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan sözlük,
ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden
jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin
talebine bağlı olarak yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhâl,
basılı eserlerde ise yayımın talebi takip eden ilk baskısında markanın tescilli
olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltir ya da markayı eserden
kaldırır.
Markanın kullanılması
Madde 9- (1)
Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil
edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi
biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın
iptaline karar verilir.
(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra
anlamında markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden
farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya
ambalajlarında kullanılması.
(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da
marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya
ilişkin talepler
Madde 10- (1)
Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar
benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde,
ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden,
markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu
tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilir.
İKİNCİ KISIM
Başvuru ve İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvuru, Rüçhan Hakkı ve İnceleme
Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme
Madde 11- (1)
Marka başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri
içeren başvuru formunu,
b) Marka örneğini,
c) Başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini,
ç) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
d) Başvuru, ortak marka veya garanti markası için
yapılmışsa 32 nci madde kapsamında düzenlenmiş teknik şartnameyi,
e) Rüçhan hakkı talebi varsa rüçhan hakkı talep
ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
f) Marka örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya
harfler kullanılmışsa bunların Latin alfabesindeki karşılığını,
kapsar.
(2) Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep
edilebilir.
(3) Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995
tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan
Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına
İlişkin Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Kurum, başvuruda yer alan mal
veya hizmetlerin ait olduğu sınıflarda ve sınıf numaraları üzerinde gerekli
düzeltmeleri yapabilir.
(4) Mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları
benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına
karine teşkil etmez.
(5) Marka başvurusu, başvuru sahibinin talebi üzerine,
tescil edilene kadar, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından iki ya
da daha fazla başvuruya bölünebilir.
(6) Marka başvurusunda yer alan içerikte, marka
örneğinde veya mal ya da hizmet listesinde değişiklikleri kapsamayan imla
hataları ve açık maddi hatalar başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
(7) Başvuru, sınıflandırma ve bölünmeye ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 12- (1)
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda
olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari
müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu
devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne
uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde,
Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler
için Türkiye'de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre
içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi
için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından rüçhan hakkı belgesi
alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel
kişiler ya da bunların halefleri, Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü
Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan herhangi bir devlette yaptıkları usulüne
uygun marka başvurusuna dayanarak birinci fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanır.
(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya
hizmetleri Türkiye'de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris
Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde
açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde markayla
birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden 3 üncü maddede
belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde
Türkiye'de aynı markanın tescili için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından
yararlanır.
(4) Başvuruda belirtilen markanın kullanılacağı mal
veya hizmetler, sergide görünür şekilde, resmî açılış tarihinden önce markayla
birlikte teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi, malların sergiye konulduğu veya
hizmetin teşhir edildiği tarihten itibaren başlar.
(5) Herhangi bir sergide teşhir edilmiş mal veya
hizmetler bakımından birden çok başvuru yapılmışsa, bu mal veya hizmetleri ilk
teşhir eden kişi, aynı zamanda teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda
bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
(6) Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı
takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından
yapılan ve rüçhan hakkına konu olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek
kadar benzer olan ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan
başvurular reddedilir.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü
MADDE 13- (1)
Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuruyla birlikte talep
ücretini ödeyerek belirtir. Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini başvuru
tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi
yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 12 nci maddede
belirtilen tarihler itibarıyla doğar.
(3) Marka başvurusu için birden fazla rüçhan hakkı
talep edilmesi durumunda rüçhan hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi
itibarıyla başlar.
(4) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka
başvuruları
Madde 14-
(1) 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi
ile İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Kuruma
doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Bu başvuru, uluslararası
başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılır. Aynı tarihli birden
çok uluslararası başvurunun bulunması hâlinde uluslararası tescil numarası
küçük olan başvuru önce yapılmış sayılır.
(2) Uluslararası başvuru, başvuru veya varsa rüçhan
tarihinden sonraki tarihte yapılmış olan ancak kendisinden daha önceki tarihte
Kuruma sunulmuş marka başvurusu veya tescilli marka nedeniyle reddedilemez.
Sonraki tarihli marka başvurusu, önceki tarihli uluslararası marka başvurusu
dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeniden
değerlendirilir.
(3) Madrid Protokolü kapsamında Kurum tarafından
yapılan işlemler için alınan ücretler tebliğle belirlenir.
Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve
başvuru tarihi
MADDE 15- (1)
Kurum, başvurunun 3 üncü ve 11 inci maddelere uygunluğunu şeklî bakımdan
inceler. Şeklî eksiklik bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvuru,
başvurunun alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. Şeklî eksiklik
bulunması hâlinde başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre
verilir.
(2) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c)
ve (ç) bentlerine ilişkin eksiklik bulunması hâlinde başvuru tarihi eksikliğin
giderildiği tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. 11 inci maddenin birinci
fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerine ilişkin eksiklikler başvuru tarihinin
kesinleşmesini etkilemez.
(3) Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru
işlemden kaldırılır. Ancak başvurunun birden fazla sınıfı kapsayan mal veya
hizmetler için yapılmış olması ve sınıflara ilişkin ücret eksikliğinin
süresinde giderilmemesi hâlinde başvuru, ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya
sınıflar açısından incelenir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi
uyarınca rüçhan hakkına ilişkin eksikliklerin giderilmemesi, rüçhan hakkının
kaybı sonucunu doğurur.
(4) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel
kişilerin başvurusu reddedilir.
Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi
ve yayımlanması
MADDE 16-
(1) Kurum, başvurunun şeklî yönden eksikliği bulunmadığına karar verirse 5 inci
madde kapsamında başvuruyu inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru
kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil
edilemeyeceği sonucuna varılırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından
reddedilir.
(2) Başvuru şartları eksiksiz şekilde yerine
getirilmiş ve 15 inci madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre
reddedilmemiş başvuru Bültende yayımlanır.
(3) Başvurunun, 15 inci madde ile bu maddenin birinci
fıkrası hükümlerine göre reddedilmesine yayımdan sonra karar verilmesi hâlinde
bu karar da Bültende ayrıca yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Üçüncü Kişilerin Görüşleri, İtirazlar ve İtirazların
İncelenmesi
Üçüncü kişilerin görüşleri
MADDE 17-
(1) Marka başvurusunun yayımlanmasından sonra herkes, marka başvurusunun 5 inci
maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hariç diğer bentleri kapsamında tescil
edilemeyeceğini belirten yazılı ve gerekçeli görüşlerini markanın tesciline
kadar Kuruma sunabilir. Ancak bu kişiler, Kurum nezdinde işlemlere taraf
olamaz.
(2) Kurum, görüşleri değerlendirir ve görüşlerin
yerinde olduğuna kanaat getirirse marka başvurusunu kısmen veya tamamen
reddeder.
Yayıma itiraz
MADDE 18- (1)
Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı maddelere göre
tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka
başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.
(2) İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır.
İtiraz gerekçelerinin birinci fıkrada belirtilen süre içinde sunulmaması
hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi
içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin
Kuruma sunulması zorunludur.
Yayıma itirazın incelenmesi
MADDE 19- (1)
Kurum, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde
bildirmesini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve
belge sunmalarını isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin
süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler
kapsamında değerlendirilir.
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan
itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya
rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru
sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru
veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını
itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi
biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna
ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların
ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil
kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının
ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler
esas alınarak incelenir.
(3) İnceleme neticesinde markanın, başvuru
kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil
edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler bakımından
reddedilir. Aksi hâlde itirazın reddine karar verilir.
(4) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya
teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır.
(5) Yayıma itiraza ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Karara itiraz
MADDE 20- (1)
Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar,
kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
(2) İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki
ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu
süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi
için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden
sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.
Karara itirazların incelenmesi
Madde 21- (1)
Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
(2) Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini
süresi içinde bildirmelerini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan
ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin
veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve
belgeler kapsamında değerlendirilir.
(3) Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca
verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu
maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.
(4) Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve
değerlendirme sonucunda Kurumun nihai kararını verir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tescil, Koruma Süresi ve Yenileme
Tescil
MADDE 22-
(1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca
incelenmiş, yayımlanmış, hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların
tümü nihai olarak reddedilmiş ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de
dâhil olmak üzere eksik evrakı, süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları
tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
Markanın tescil edilmesine ilişkin ücretin ödenmemesi ve ödendiğine ilişkin
bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi
biri tamamlanmadan tescil edilen marka, tescilli marka olarak kabul edilmez,
başvuru işlemleri tamamlanmayan aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende
yayımlanır. Bu başvuruların tekrar tesciline karar verilirse daha önce ödenen
tescil ücreti tekrar talep edilmez. Ancak tescil tarihinden itibaren iki yıl
geçmiş olması hâlinde, markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan
etkilenmez.
(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin
ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir.
(4) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Koruma süresi ve yenileme
MADDE 23-
(1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu
süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma
süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre
içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir.
Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin
bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona
erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da
yapılabilir. (Yürürlük Maddesinde atıf bulunmaktadır)
(3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin
bir kısmı için de yenilenebilir.
(4) Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil
işletmelerden birinin talebi yeterlidir.
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği
tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve
Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Lisans
Lisans
MADDE 24-
(1) Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı
için lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan
lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans,
inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren markayı
kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir.
İnhisari lisans sözleşmelerinde lisans veren, başkasına lisans veremez ve
hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans
sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans
veremez.
(4) Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek
malın veya sunulacak hizmetlerin kalitesini garanti altına alacak önlemleri
alır. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır.
Aksi takdirde marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana
karşı ileri sürebilir.
BEŞİNCİ KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük ve İptal
Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi
Madde 25- (1)
5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde
mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili
kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde
marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.
Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b),
(c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda
tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt
edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir
kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden
kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde
hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın
kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen
beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli
olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan
hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def'i olarak
ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin
belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru
veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı
ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
İptal hâlleri ve iptal
talebi (Yürürlük
Maddesinde atıf bulunmaktadır)
Madde 26- (1)
Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar
verilir:
a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen
hâllerin mevcut olması.
b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri
almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için
yaygın bir ad hâline gelmesi.
c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin
izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya
hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı
yanıltması.
ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.
(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini
isteyebilir.
(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde
marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri
sürülür.
(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal
talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler
bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a)
bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı
düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay
içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.
(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım
mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi
iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı
verilemez.
(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi
hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.
(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine
tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve
cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi
hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek
bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan
deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir.
Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi
Madde 27- (1)
25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu
karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla
sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar
verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten
itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir
tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili
olacağına karar verilebilir.
(3) Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli
olarak hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı
kalmak üzere, hükümsüzlük ve ikinci fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiş olan
iptal kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz
nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler
uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi
istenebilir.
(5) Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin
kesinleşmiş kararlar, herkese karşı hüküm doğurur.
(6) Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra
mahkeme, bu kararı Kuruma resen gönderir.
(7) Hükümsüzlük veya iptal kararının kesinleşmesinden
sonra marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları
Sona erme ve sonuçları
Madde 28-
(1) Aşağıdaki hâllerde marka hakkı sona erer:
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde
yenilenmemesi.
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.
(2) Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin
gerçekleşmiş olduğu andan itibaren hüküm ifade eder.
(3) Marka sahibi, markanın tescil kapsamındaki mal
veya hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme yazılı
olarak Kuruma bildirilir ve vazgeçme nedeniyle marka hakkının sona erdiği
Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni
olmadıkça marka sahibi marka hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, üçüncü kişi
tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı
sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, markadan doğan haklardan
vazgeçilemez.
(5) Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce,
başvuru sahibi tarafından geri çekilebilir. Marka hakkından vazgeçmeye ilişkin
hükümler marka başvurusunun geri çekilmesi hakkında da uygulanır.
ALTINCI KISIM
Marka Hakkına Tecavüz
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
Madde 29-
(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci
maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt
edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini
kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği
hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak,
başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç
etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için
öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş
hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz
davalarında def'i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş
yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
Marka hakkına tecavüze
ilişkin cezai hükümler
Tasarruflu yazılar 1
Madde 30- (1)
Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal
üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden,
ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya
ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı
üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi
iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya
hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve
kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek
üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin
ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş
mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.
YEDİNCİ KISIM
Garanti Markası ve Ortak Marka
Garanti markası ve ortak marka
MADDE 31- (1)
Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o
işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve
kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir.
(2) Garanti markasının, marka sahibinin veya marka
sahibine iktisaden bağlı olan işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması
yasaktır.
(3) Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet
işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir.
(4) Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya
hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.
Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi
Madde 32- (1)
Garanti markası veya ortak markanın tescili için markanın kullanımına ilişkin
usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması
zorunludur.
(2) Garanti markası teknik şartnamesi; markanın
garanti ettiği mal veya hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanılma
usullerini, markayı kullanım hakkının verilmesinden sonra denetimlerin nasıl ve
hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma hâlinde
uygulanacak müeyyideleri belirler.
(3) Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya
yetkili işletmeler ile bu işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik
şartlarını, markanın kullanım şartları ve varsa müeyyideleri belirler. Ortak
markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçilmesi için gruba dâhil işletmelerin
tümü birlikte hareket eder.
(4) Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil
işletmeler tek başına dava açmaya yetkilidir.
(5) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum
tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz.
(6) Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda
belirtilen şartları içermediği ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı
olduğu takdirde, teknik şartnamede gerekli değişikliklerin yapılması, Kurum
tarafından marka sahibine bildirilir. Marka sahibinin bildirim tarihinden itibaren
altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi
düzeltmemesi hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi
reddedilir.
(7) Marka sahibinin, garanti markası veya ortak
markanın devamlılık arz eder biçimde teknik şartnameye aykırı olarak
kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri almaması sebebiyle ilgili kişilerin,
Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine
tanınan süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi hâlinde, markanın
iptaline karar verilir.
(8) Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
İKİNCİ KİTAP
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
BİRİNCİ KISIM
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı
Koruma kapsamındaki ürünler
MADDE 33-
(1) Doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el
sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun
olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı
korumasından yararlanır.
Menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adı
MADDE 34- (1)
Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından
kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren
işarettir. Coğrafi işaretler, aşağıda belirtilen özelliklerine göre menşe adı
ya da mahreç işareti olarak tescil edilir:
a) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya
istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi
alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer
işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri
tanımlayan adlar menşe adıdır.
b) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya
ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri
bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer
işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan
ürünleri tanımlayan adlar mahreç işaretidir.
(2) Coğrafi bir yer adı içermese dahi birinci fıkrada
yer alan şartları taşıyan bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak
kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da
menşe adı veya mahreç işareti olabilir.
(3) Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen
ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl
süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar, aşağıdaki şartlardan en az birini
sağlaması hâlinde geleneksel ürün adı olarak tanımlanır:
a) Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut
geleneksel bileşimden kaynaklanması.
b) Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş
olması.
Tescil edilmeyecek adlar
MADDE 35- (1)
Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret olarak tescil edilmez:
a) 34 üncü madde kapsamına girmeyen adlar.
b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar.
c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı
yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar.
ç) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler
tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan,
koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.
e) Tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret
ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar.
(2) Aşağıda sayılanlar geleneksel ürün adı olarak
tescil edilmez:
a) 34 üncü maddede yer alan geleneksel ürün adına
ilişkin şartları taşımayan adlar.
b) Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar.
c) Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek
adlar.
ç) Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler
tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan,
koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.
İKİNCİ KISIM
Başvuru ve İtirazlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Başvurusu
Başvuru hakkı
MADDE 36-
(1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil
başvurusunda bulunma hakkına sahiptir:
a) Üretici grupları.
b) Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla
ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları.
c) Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya
üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve
kooperatifler.
ç) Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat
etmesi şartıyla ilgili üretici.
(2) Bu Kitap kapsamında üretici; tarım ürünlerini,
gıda maddelerini, madenleri, el sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya
işleyen yahut tedarik zincirinde yer alarak ürünün tescile konu özelliklerini
etkileyen bir işlem yapan kişiyi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna veya
bileşimine bakılmaksızın aynı ürünün üreticilerinden oluşan birliği ifade eder.
Başvuru şartları
MADDE 37- (1)
Coğrafi işaret başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede
belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin
bilgileri de içeren başvuru formu.
b) Başvuru yapan gerçek veya tüzel kişinin ürünün tek
üreticisi olması hâlinde, bu hususu ispatlayan bilgi ve belgeler.
c) Tescili istenen coğrafi işaretin adı, menşe adı
veya mahreç işaretinden hangisine uygun olduğuna ve ürün grubuna ilişkin bilgi
ile coğrafi işaret tanımına uygunluğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.
ç) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin
fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik
bilgi ve belgeler.
d) Coğrafi alanın sınırlarını açıkça tanımlayan ve
belirleyen bilgi ve belgeler.
e) Üretim metoduna ve varsa söz konusu ürüne
özelliğini veren yerel üretim teknikleri ile usul ve adetlere ilişkin bilgi ve
belgeler.
f) Coğrafi işaret tanımı kapsamında coğrafi işaret
tesciline konu olan ürünün niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin söz
konusu coğrafi alan ile bağlantısını kanıtlayan bilgi ve belgeler.
g) Ürünün söz konusu coğrafi alandaki tarihsel
geçmişine ilişkin bilgi ve belgeler.
ğ) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim
biçimini ayrıntılı olarak açıklayan bilgi ve belgeler.
h) Coğrafi işaretin kullanım biçimi ve varsa
etiketleme ve ambalajlama usullerini açıklayan bilgiler.
ı) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(2) Geleneksel ürün adı başvurusu aşağıda belirtilen
unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede
belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin
bilgileri içeren başvuru formu.
b) Tescili istenen geleneksel ürün adına ve ürün
grubuna ilişkin bilgi ile 34 üncü maddede yer alan tanıma uygun olduğunu
kanıtlayan bilgi ve belgeler.
c) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin
fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik
bilgi ve belgeler.
ç) Ürün içeriğinde yer alan hammadde ve diğer
bileşenlerin özellikleriyle birlikte ürün karakteristiğine işaret eden ürün
hazırlama tekniklerinin de açıklandığı üretim metodu tanımı.
d) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim
biçimini ayrıntılı olarak açıklayan bilgi ve belgeler.
e) Geleneksel ürün adının kullanım biçimini ve varsa
etiketleme ve ambalajlama usullerini açıklayan bilgi ve belgeler.
f) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(3) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı
başvurularına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvurunun incelenmesi ve yayımı
MADDE 38-
(1) Kurum, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularını 33 ila 37 nci
ve 39 uncu maddelere göre inceler.
(2) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin
başvuru formunda bulunmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır. Başvurunun
yapılmamış sayılmasına ilişkin karar Kurumun nihai kararı olup, 40 ıncı madde
kapsamında itiraza konu olamaz.
(3) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç
olmak üzere başvuruda 37 nci maddede yer alan şartların yerine getirilmediğinin
tespit edilmesi hâlinde, Kurum bu eksikliklerin giderilmesini ister. Eksik
bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderilmemesi veya gönderilen bilgi ve
belgelerin şartları karşılamaması hâlinde başvuru reddedilir. Talep edilmesi
hâlinde, eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre
verilir.
(4) Kurum, teknik bilgilerin değerlendirilmesi
amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili
kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret
Kurum tarafından ödenir.
(5) Bu madde kapsamında incelenerek uygun bulunan
başvurular Bültende yayımlanır.
(6) Başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.
Yabancı ülke kaynaklı başvurular
MADDE 39- (1)
Uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke kaynaklı
coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularına bu Kanun hükümlerinin
uygulanması için 37 nci maddede belirtilen şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar
ayrıca aranır:
a) Başvuruya konu coğrafi işaret veya geleneksel ürün
adının kaynak ülke ya da dâhil olduğu uluslararası topluluk tarafından
korunuyor olması.
b) 49 uncu maddede belirtilen denetim şartlarının
kaynak ülkede sağlanmış olması.
c) Kaynak ülkenin, Türkiye'den yapılacak coğrafi
işaret veya geleneksel ürün adı tescil başvurularına eşit koruma sağlaması.
(2) Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adı başvurusu Türkiye'de korunan coğrafi işaret veya geleneksel
ürün adı ile aynı ise inceleme, bölgesel ve geleneksel kullanım ile benzer
adların tüketici tarafından birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak
yapılır. Bu gibi coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımına,
sadece üretildiği kaynak ülkenin açık ve görülebilir şekilde etikette
belirtilmesi hâlinde izin verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İtiraz ve İtirazın İncelenmesi
İtiraz ve itirazın incelenmesi
MADDE 40- (1)
Başvuru yapan, 38 inci madde çerçevesinde reddedilen başvuruyla ilgili olarak
kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak
Kuruma itiraz edebilir.
(2) Tescil talebinin 33 ila 37 nci ve 39 uncu
maddelere uygun olmadığı iddiasıyla üçüncü kişiler veya 48 inci madde
kapsamında önceki tarihli herhangi bir hak sahibi tarafından, başvurunun Bültende
yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itirazda
bulunulabilir. Başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin bilgi verilerek görüşü
istenir.
(3) İtiraza ilişkin ücretin, itiraz süresi içinde
ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması
zorunludur. Aksi takdirde itiraz yapılmamış sayılır. Kamu kurum ve
kuruluşlarınca yapılan itirazlardan ücret alınmaz.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca yapılan
itirazlar yönetmelikle belirlenen esaslar çerçevesinde Kurul tarafından
incelenir. Kurul itirazda ileri sürülen hususların değerlendirilmesi için
ilgili kurum veya kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum
ve kuruluşlar tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret itiraz
eden tarafından ödenir.
(5) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya
teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 6325 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır.
(6) İtirazın incelenmesi sonucunda başvurunun biçim
veya kapsamında değişiklik yapılması hâlinde başvurunun son hâli, değişikliğe
uğrayan kısım ayrıca belirtilmek suretiyle Bültende yayımlanır. Bu yayıma
itiraz edilemez.
(7) İtiraz üzerine başvurunun reddedilmesi hâlinde
karar Bültende yayımlanır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tescil ve Değişiklik Talepleri
Tescil
MADDE 41- (1)
Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde hakkında herhangi bir
itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya itirazların
değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden
itibaren iki ay içinde tescil ücretinin ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin
aynı süre içinde Kuruma sunulması şartıyla tescil edilir, sicile kaydedilir ve
Bültende yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi hâlinde sicil
örneği verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Değişiklik talepleri
MADDE 42- (1)
Tescil edilen coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının tescile konu
özelliklerinde değişiklik olması hâlinde değişiklik talebi, ücretinin ödenmesi
şartıyla menfaati bulunanlar tarafından yapılabilir.
(2) Değişiklik talebi, 38 inci madde kapsamında
incelenir ve uygun bulunan değişiklikler Bültende yayımlanır. Değişikliğe,
yayım tarihinden itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz
edilebilir. Bu itirazlar, 40 ıncı maddeye göre incelenir. İtiraz olmaması veya
inceleme sonucunda itirazın reddedilmesi hâlinde değişiklikler Bültende yayımlanır
ve yayımı tarihi itibarıyla kesinleşir. Değişiklikler, ilgililer tarafından
yayım tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde uygulanır.
(3) Değişiklik taleplerine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Başvuru yapan veya tescil ettirenlerde değişiklik
MADDE 43-
(1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapanların veya tescil
ettirenlerin, 36 ncı ve 49 uncu maddelerde belirtilen şartları sağlamadığına
mahkeme tarafından karar verilmesi veya bu durumun Kurum tarafından resen tespiti
ya da başvuru yapan veya tescil ettiren kişiler tarafından değişiklik beyanının
Kuruma yazılı olarak bildirilmesi hâlinde bu karar, tespit ya da beyan Bültende
yayımlanır. Yayım tarihinden itibaren üç ay içinde 36 ncı maddedeki şartları
taşıyan ilgililer tarafından başvuru veya tescil kayıtlarında değişiklik
talebinde bulunulabilir. Talep olmaması veya yapılan taleplerin uygun
bulunmaması hâlinde coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı hakkı sona erer ve
bu durum Bültende yayımlanır. Birden çok talep olması hâlinde, Kurum,
yönetmelikle belirlenen usule uygun olarak en uygun talebi kabul eder.
(2) Başvuru yapan veya tescil ettiren ile 36 ncı ve 49
uncu maddelerde belirtilen şartları sağlayanın anlaşması hâlinde kayıtlardaki
değişiklik talebi, belgelerin sunulması ve ücretinin ödenmesi şartıyla Kuruma
yapılır. Talebin kabul edilmesi hâlinde değişiklik Bültende yayımlanır.
(3) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu
yapan veya tescil ettiren kişilerin isim, adres, unvan veya nev'inde meydana
gelen değişiklikler sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hakkın Kapsamı, Kullanım ve Denetim
Coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden
doğan hakların kapsamı
MADDE 44-
(1) Bir ürüne ilişkin coğrafi işaret koruması bu Kanun çerçevesinde tescil
yoluyla elde edilir.
(2) Coğrafi işareti tescil ettiren ile tescil edilmiş
coğrafi işaretin kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin;
a) Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini taşımadığı hâlde coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak
şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek
nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca
kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı
kullanımının,
b) Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten
açıklamalar yahut stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada
üretildiği biçimde gibi terimler içerse veya başka bir dile tercüme edilmiş
olsa dahi, tescilli coğrafi işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini
taşımayan ya da çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı
kullanımının veya taklidinin,
c) Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan ürünün iç
veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir
yazılı belgede, ürünün tescil edilmiş doğal veya esas nitelik ve özellikleri
ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya
belirtiye yer verilmesinin,
ç) Tescilli coğrafi işarete ait amblemin tüketiciyi
yanıltıcı biçimde kullanımının,
önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar, üçüncü
kişilere karşı tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade
eder. Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra
gerçekleşen ve coğrafi işaret tescilinin yayımlanmış olması hâlinde
yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya
yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak,
tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.
(4) Tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına
dönüşmüş olduğu kabul edilmez.
(5) Coğrafi işaret korumasına konu adın bir kısmı,
ürünün öz adından oluşsa bile tescil ile sağlanan koruma bu öz adları kapsamaz.
(6) Ürünün öz adı, o ürünün ilk üretildiği veya
pazarlandığı bölge veya yöreyle ilgili olsa bile bir ürünün genel adı hâline
gelmiş adıdır. Bir adın ürünün öz adına dönüşüp dönüşmediğinin tespitinde, söz
konusu ürünün tüketim alanında halkın bu adı kullanımı ve ilgili diğer kanuni
düzenlemeler göz önünde bulundurulur.
(7) Tescil edilen coğrafi işaret tescil ettirene
inhisari hak sağlamaz.
Geleneksel ürün adı korumasının elde edilmesi ve
tescilden doğan hakkın kapsamı
MADDE 45-
(1) Bir ürüne ilişkin geleneksel ürün adı koruması bu Kanun çerçevesinde tescil
yoluyla elde edilir.
(2) Geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil
edilmiş geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler üçüncü kişilerin
aşağıda sayılan fiillerinin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini taşımadığı hâlde tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca
kullanılması öngörülen amblemin, ürünün ününden yarar sağlayacak şekilde
kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak
ticari amaçlı kullanımı.
b) Tescilli ürün adına ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı
şekilde kullanımı.
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması
öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve
reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde
belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya
belirtiye yer verilmesi.
(3) Geleneksel ürün adı tescilinin sağladığı haklar,
üçüncü kişilere karşı tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm
ifade eder. Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra
gerçekleşen ve geleneksel ürün adı tescilinin yayımlanmış olması hâlinde
yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya
yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak
tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.
(4) Tescil edilen geleneksel ürün adı tescil ettirene
inhisari hak sağlamaz.
(5) Bu Kanun kapsamında geleneksel ürün adlarına
sağlanan koruma, başta coğrafi işaretler ve markalar olmak üzere diğer sınai
mülkiyet hakları kapsamında kazanılmış haklara halel getirmez.
Tescilli coğrafi işaretin
ve geleneksel ürün adının kullanımı (Yürürlük Maddesinde
atıf bulunmaktadır)
MADDE 46-
(1) Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen
şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler
tarafından kullanılır. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel
ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair
bildirimde bulunur.
(2) Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel
ürün adının kullanım hakkına sahip olan kişiler, söz konusu coğrafi işaret veya
geleneksel ürün adını, amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde
kullanır. Coğrafi işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunludur.
(3) Ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte
coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının ürünün kendisi veya ambalajı
üzerinde kullanılamadığı durumlarda, amblem ile tescilli işaret veya ad,
kullanım hakkına sahip olanlar tarafından işletmede kolayca görülecek şekilde
bulundurulur.
(4) Geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı bu
Kanun hükümlerine tabi değildir.
(5) Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün
adının kullanımı ile amblem ve amblemin kullanımına ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
İyiniyetli kullanım
MADDE 47- (1)
Gerçek kişi adının veya tüzel kişi unvanının, söz konusu kişiler veya halefleri
tarafından, ticaret sırasında halkı yanıltıcı mahiyette olmayan kullanımları,
44 üncü ve 45 inci maddelerde belirtilen hâllerin ihlali sayılmaz.
Markalarla ilişki
MADDE 48- (1)
Coğrafi işaretin tescilinden sonra 44 üncü maddede belirtilen biçimlerde veya
tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere
yapılan marka başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz
kılınabilir.
(2) Coğrafi işaretle aynı veya benzer bir marka,
coğrafi işaretin korunmasından önce iyiniyetle tescil edilmiş veya bu markanın
kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmışsa, coğrafi işaretin hak sahibine verdiği
yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve iyiniyetli kullanımına zarar vermez.
(3) Tescilli bir markanın sahip olduğu itibar, ün ve
kullanım süresi de göz önünde bulundurularak bu marka ile aynı veya benzer
olması sebebiyle markanın varlığına zarar verici veya gerçek kaynağı konusunda
yanıltıcı olacak nitelikteki adların coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı
olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin itirazı üzerine izin verilmez.
Kullanımın denetimi
MADDE 49- (1)
Coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımının denetimi;
tescilli coğrafi işaretleri ve geleneksel ürün adlarını taşıyan ürünlerin
üretimi, piyasaya arzı veya dağıtımı aşamalarında veya ürün piyasada iken
kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunun denetimine ilişkin
her türlü faaliyeti kapsar.
(2) Denetim, başvuruda belirtilen ve Kurum tarafından
yeterliliği onaylanan denetim mercii tarafından yerine getirilir. Sicilde yer
alan denetim merciinde değişiklik, Kurumun onayı ile yapılabilir.
(3) Denetim raporları, tescilin Bültende yayımlandığı
tarihten itibaren yılda bir Kuruma sunulur. Ancak şikâyet olması hâlinde, Kurum
denetim raporlarının süresinden önce sunulmasını talep edebilir.
(4) Denetim raporlarının incelenmesi sonucunda
eksiklik varsa tescil ettirene bildirilerek altı ay içinde eksikliğin
giderilmesi istenir. Eksikliğin süresi içinde giderilmemesi veya denetim
faaliyetinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinin tespit edilmesi
hâlinde 43 üncü madde hükmü uygulanır.
(5) Tescil ettiren, denetime ilişkin masrafları
denetlenenlerden talep edebilir.
(6) Denetime ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
(7) Bu Kitapta belirtilen denetim, başvuru yapan
tarafından oluşturulan denetim merciinin yaptığı denetimleri kapsamakta olup,
11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve
Yem Kanunu ile diğer kanunlarda yer alan coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün
adlarının denetimine ilişkin hükümler saklıdır.
BEŞİNCİ KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük
Hükümsüzlük talebi ve hükümsüzlük hâlleri
MADDE 50-
(1) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü menfaati olanlar
tarafından mahkemeden istenebilir.
(2) Mahkeme;
a) Tescilin 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 37 nci veya 39
uncu maddelerde belirtilen şartlardan herhangi birine uygun olmaması,
b) Tescilin 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına
sahip olanlar tarafından yapılmamış olması,
c) Denetim işlemlerinin, 49 uncu maddede belirtilen
biçimde yerine getirilmemesi,
hâllerinde tescilli coğrafi işaret veya geleneksel
ürün adının hükümsüz sayılmasına karar verir.
(3) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
hükümsüzlüğüne ilişkin dava, sicilde tescil ettiren olarak kayıtlı kişiye karşı
açılır. Bu davalarda Kurum taraf gösterilmez.
Hükümsüzlüğün etkisi
MADDE 51- (1)
Mahkeme tarafından coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğüne
karar verilmesi hâlinde, tescil edilen coğrafi işarete ve geleneksel ürün adına
bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
kullanım hakkı sahiplerinin kötüniyetli hareket etmesinden zarar görenlerin
tazminat talepleri saklı kalmak üzere, coğrafi işaretin veya geleneksel ürün
adının hükümsüzlüğü kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları
etkilemez:
a) Karardan önce tescilin sağladığı haklara tecavüz
sebebiyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler
uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi
istenebilir.
(4) Kesinleşmiş mahkeme kararı mahkemece resen Kuruma
bildirilir. Hükümsüz kılınan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı, sicilden
terkin edilir ve terkine ilişkin bilgi Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Hak ve Sorumluluktan Vazgeçme
Tescilin sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçme
MADDE 52- (1)
Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını tescil ettiren, tescilin sağladığı
haklarından ve kullanımın denetimiyle ilgili sorumluluklarından vazgeçebilir.
Vazgeçme talebi Bültende yayımlanır.
(2) Bültendeki yayımı takip eden üç aylık süre içinde
36 ncı maddede belirtilen şartları taşıyanlar tarafından tescil ettiren kişiye
ilişkin değişiklik talebinde bulunulması hâlinde, bu talep 43 üncü madde
hükümleri çerçevesinde incelenir.
(3) Üç aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin
değişiklik talebinde bulunulmaması hâlinde, coğrafi işaret veya geleneksel ürün
adı tescili üç aylık sürenin sonunda Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve
terkine ilişkin bilgi Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi
itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Vazgeçmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
düzenlenir.
ALTINCI KISIM
Hakka Tecavüz
Coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 53-
(1) Tescilli coğrafi işaretin aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları coğrafi
işaret hakkına tecavüz sayılır:
a) Coğrafi işaret tesciline konu ürünün özelliklerini
taşımadığı hâlde, coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da
tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki
ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca
kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı
kullanımı.
b) Ürünün gerçek menşeini veya coğrafi işaretin
tercümesini veya stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada
üretildiği biçimde gibi açıklamaları içerse bile coğrafi işaretin kötüye
kullanımı, taklidi veya coğrafi işareti çağrıştıran şekilde kullanımı.
c) Coğrafi işareti taşıyan ürünün iç veya dış
ambalajında, tanıtımında ya da ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede,
ürünün tescil kapsamındaki nitelikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya
yanıltıcı herhangi bir açıklama ya da işarete yer verilmesi.
ç) Coğrafi işarete ilişkin amblemin tüketiciyi
yanıltıcı biçimde kullanımı.
(2) Coğrafi işareti kullanma hakkına sahip olanlar, coğrafi
işaretten doğan haklara tecavüz sayılan fiilleri tescil ettirene noter
vasıtasıyla bildirerek dava açılmasını talep edebilir. Tescil ettirenin talebi
kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde dava açmaması
hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava
açabilir. Açılan dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar
tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip olanlar, süreyle bağlı kalmaksızın
ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire
karar verilmesi durumunda dava açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması
beklenmez.
(3) Coğrafi işaretin tescilli olduğuna ilişkin kaydın
ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan
çıkarmaz. Ancak tescille ilgili kayıt ve işaretler kusurun değerlendirilmesi
sırasında dikkate alınır.
(4) Coğrafi işaret başvurusu yayımlandığı takdirde,
başvuruyu yapan, coğrafi işarete yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden
dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve
kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmamış olmasına bakılmaz.
Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa başvurunun
yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 54- (1)
Tescil edilmiş geleneksel ürün adının aşağıda belirtilen biçimdeki
kullanımları, geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılır:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini taşımadığı hâlde, 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen
amblemin tescilli ürün adı ile birlikte kullanılması suretiyle, ürünün ününden
herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımı veya tescil kapsamındaki
ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına tahsis edilen
amblemin ticari amaçlı kullanımı.
b) Amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün
özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması
öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve
reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde
belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya
belirtiye yer verilmesi.
(2) Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin bu
adı kullanım hakkına sahip olanlarca tespit edilmesi hâlinde, tecavüz bu
kişilerce tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirilerek dava açması talep
edilebilir. Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirimi aldığı
tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması hâlinde, kullanma
hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan
dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında,
kullanma hakkına sahip olanlar, süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar
verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire karar verilmesi
hâlinde, dava açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması beklenmez.
(3) Geleneksel ürün adı başvurusu, yayımlandığı
takdirde, başvuruyu yapan, geleneksel ürün adına yönelik bu maddede sayılan
tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden,
başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayımlanmamış
olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından
hükmolunursa başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ KİTAP
Tasarım
BİRİNCİ KISIM
Tasarım Hakkı ve Kapsamı
Tasarım ve ürün
MADDE 55- (1)
Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi,
şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan
görünümüdür.
(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere,
endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik
bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok
nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik
karakterleri ifade eder.
(3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla
değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.
(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil
edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş
olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.
Yenilik ve ayırt edicilik
MADDE 56- (1)
Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan
haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki
şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün
normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik
ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis
veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade
eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan
tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk
sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o
tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık
gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde
bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan
tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk
sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı
üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici
niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde,
tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi
dikkate alınır.
Kamuya sunma
MADDE 57- (1)
Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif,
yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik
şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
(2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru
tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde
tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından
veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu
kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici
niteliğini etkilemez.
Koruma kapsamı ve koruma dışı hâller
MADDE 58- (1)
Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan
tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir.
(2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde,
tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi
dikkate alınır.
(3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması,
5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan
şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
(4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı
dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm
özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün,
başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli
biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi
kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak
kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal
olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların,
nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.
(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla
farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin
birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını
sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır.
Tasarım hakkının kapsamı ve sınırları
MADDE 59-
(1) Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler,
tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın
uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari
amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya
tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.
(2) Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada
belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya
genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak
alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya
sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından
bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış
olduğu kabul edilmez.
(3) Aşağıda sayılan fiiller tasarım hakkının kapsamı
dışındadır:
a) Özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan
fiiller.
b) Deneme amaçlı fiiller.
c) Ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile
bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye
sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı
çoğaltmalar.
ç) Yabancı ülkede kayıtlı olup geçici olarak Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan deniz veya hava taşıt araçlarındaki
ekipman, bu araçların onarımı için kullanılmak üzere ithal edilen yedek parça
ve aksesuarlar ile bu araçların onarım fiilleri.
(4) Birleşik ürünün görünümüne bağımlı olan
parçaların, birleşik ürüne orijinal görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarım
amacıyla ve bu parçaların kaynağı konusunda yanıltıcı olmamak şartıyla
tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra kullanılması tasarım
hakkının ihlali sayılmaz.
(5) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan
eşdeğer parçaların dördüncü fıkra kapsamında ve tasarımın piyasaya ilk
sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl içinde kullanımı tasarım hakkının ihlali
sayılmaz.
(6) Yayım erteleme talebinde bulunulan tasarımlar
için, tasarımlara ait görsel anlatımların Bültende yayımlanmasına kadar ikinci
fıkra hükümleri uygulanır.
Önceki kullanımdan doğan hak
MADDE 60-
(1) Başvuru tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve
tescilli tasarımdan bağımsız olarak yapılan tasarımı iyiniyetli olarak ticari
amaçla ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek
tedbirler almış kişilere karşı önceki kullanımından dolayı, bu hazırlıklarla sınırlı
olmak üzere işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde tasarımı kullanma
hakkı verilir. Önceki kullanımdan doğan hak, sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.
(2) Önceki kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi
suretiyle genişletilemez ve devredilemez. Bu hakkın devri işletmenin devriyle
mümkündür.
İKİNCİ KISIM
Başvuru, İnceleme ve Tescil
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarım Başvurusu, Rüçhan Hakkı ve İnceleme
Başvuru şartları, sınıflandırma ve çoklu başvuru
MADDE 61-
(1) Tasarım başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri
içeren başvuru formunu,
b) Tasarımın görünümünü yansıtan ve yayım yoluyla
çoğaltılmaya elverişli görsel anlatımını,
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün
adını,
ç) Tasarımcının veya tasarımcı grubundaki
tasarımcıların adlarını,
d) Tescil isteme hakkının tasarımcı veya
tasarımcılardan ne şekilde elde edildiğine ilişkin bilgiyi,
e) Varsa yayım erteleme talebini,
f) Vekil tayin edilmişse vekile ilişkin bilgiyi,
kapsar.
(2) Başvuru konusunun iki boyutlu bir tasarım olması
ve 66 ncı maddeye göre yayım erteleme talebinde bulunulması hâlinde birinci
fıkranın (b) bendinde istenen görsel anlatım yerine tasarımın örneği verilebilir.
(3) Başvuruda ayrıca; tasarımın görsel anlatımını veya
örneğini açıklayan tarifname verilebilir, tasarımın kullanıldığı veya
uygulandığı ürünlerin sınıfı belirtilebilir. Bu madde kapsamında yer alan ürün
adı, sınıfı ve tarifnamede verilen bilgiler koruma kapsamını etkilemez.
(4) Başvuru işlemlerine ilişkin ücretlerin ödenmemesi
ve süresi içinde ödemeye ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru
yapılmamış sayılır.
(5) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin
sınıflandırılmasında, 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile katılmamız kararlaştırılan Endüstriyel Tasarımların Uluslararası
Sınıflandırılmasına İlişkin Locarno Anlaşması hükümleri uygulanır.
(6) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen,
tasarımın görsel anlatımı üzerinde yer alan yazılı ibareler, ifade ettikleri
kavramlar üzerinde inhisari hak sağlamaz.
(7) Birden çok tasarımın tescil talebi, ek başvuru
ücretinin ödenmesi şartıyla çoklu başvuru altında yapılabilir. Çoklu
başvurularda, süslemeler hariç olmak üzere, tasarımın kullanıldığı veya
uygulandığı her bir ürünün, aynı sınıfa dâhil olması gerekir.
(8) Çoklu başvuru veya çoklu tescili oluşturan
tasarımlar bu Kanunun uygulanmasında ayrı ayrı değerlendirilir.
(9) Çoklu başvuruda, yedinci fıkrada belirtilen
şartlara uymayan tasarımlar için tescil talebinde bulunulmuş veya tasarım
sayısı belirlenen sayıyı aşmışsa Kurum bu tasarımlar için bölünmüş başvuru
yapılmasını ister. Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvuru
tarihidir. İlk başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her
başvuruya da tanınır.
(10) Tasarımcı, isminin başvuruda belirtilmemesi
hâlinde, tasarımcı olarak belirtilmesini isteme hakkına sahiptir. Ancak,
tasarımcı isminin gizli tutulmasını da talep edebilir. Başvuru sahibi tasarımcı
değilse veya tasarımcılardan sadece biri veya birkaçıysa, başvuru sahibinin
tasarımcı veya tasarımcılardan tasarım başvurusu yapma hakkını ne şekilde elde
ettiği başvuruda açıklanır.
(11) Tasarım başvurusunda yer alan imla hataları ve
açık maddi hatalar, tasarım örneğini değişikliğe uğratmaması şartıyla başvuru
sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
(12) Çoklu başvuruda yer alabilecek tasarım sayısı ve
başvuruya ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 62- (1)
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda
olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari
müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu
devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere tasarım veya faydalı model
tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı
ay süreyle, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı tasarım için Türkiye'de
başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan
rüçhan hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru
yapılan devletin yetkili makamından rüçhan hakkı belgesi alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel
kişiler ile bunların halefleri, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü
Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan bir devlette usulüne uygun tasarım başvurusu
yapmışsa, birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan hakkından
yararlanır.
(3) Aynı devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru
ile aynı konudaki sonraki bir başvuru; sonraki başvurunun yapıldığı tarihte,
önceki başvurunun kamunun incelemesine açılmadan ve geride herhangi bir hak
bırakmadan geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi ve rüçhan
hakkı talebine temel oluşturmaması şartıyla, rüçhan hakkının belirlenmesinde
ilk başvuru olarak kabul edilir. Önceki başvuru, rüçhan hakkı talebi için
dayanak oluşturmaz.
(4) 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde
belirtilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
(5) Başvurusu yapılan tasarımı veya tasarımın
uygulandığı ürünü Türkiye'de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde
teşhir eden 3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, sergideki
teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye'de başvuru yapma konusunda
rüçhan hakkından yararlanır.
(6) Başvurusu yapılan tasarım veya tasarımın uygulandığı
ürün, sergide görünür şekilde resmî açılış tarihinden önce teşhir edilmişse
rüçhan hakkı süresi ürünün sergiye konulduğu tarihten itibaren başlar.
(7) Bir sergide teşhir edilmiş ürünle aynı veya
benzeri bir ürün hakkında birden fazla tasarım başvurusu yapılması hâlinde, bu
ürünü sergiye ilk koyan kişi, ürünün sergiye aynı zamanda konularak teşhir
edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
(8) Birinci ve beşinci fıkralarda belirtilen süreler
içinde rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının
doğduğu tarihten itibaren üçüncü kişiler tarafından yapılan rüçhan hakkına konu
tasarım başvurusunun kapsamına giren başvurular ile bunlar adına yapılan
tasarım tescilleri hüküm ifade etmez.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü
MADDE 63- (1)
Rüçhan hakkı talebi başvuruyla birlikte yapılır. Bu talebe ilişkin
belgeler, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma sunulur. Aksi
takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 62 nci
maddenin birinci fıkrası uyarınca rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun
tarihi veya 62 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen tarihler
itibarıyla doğar.
(3) Bir tasarım için birden fazla rüçhan hakkı talep
edilmesi durumunda rüçhan hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla
başlar.
(4) Sergilerdeki teşhirden doğan rüçhan hakkı, 62 nci
maddenin birinci fıkrasına göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
İnceleme
MADDE 64-
(1) Kurum, başvurunun 61 ila 63 üncü maddelerde belirtilen şartlara uygunluğunu
inceler. İnceleme sonucunda 61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen şartlar bakımından herhangi bir eksikliğin olmadığına
karar verilmesi hâlinde başvuru tarihi, başvurunun Kurum tarafından alındığı
tarih itibarıyla kesinleşir.
(2) 61 ila 63 üncü maddeler uyarınca yapılan
incelemede tespit edilen eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde
başvuru tarihi, başvurunun ilk yapıldığı tarih olarak kesinleşir. Ancak 61 inci
maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan bilgi ve belgelerle
ilgili eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, bu
eksikliklerin giderildiği tarih olarak kesinleşir.
(3) Tasarım koruması başvuru tarihinin kesinleştiği
tarihten itibaren başlar.
(4) Eksikliklerin süresi içinde giderilmemesi hâlinde
başvuru yapılmamış sayılır.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin eksikliklerin
giderilmemesi sadece rüçhan hakkının kaybına neden olur.
(6) Kurum;
a) Tasarım veya ürün tanımına uygun olmayan,
b) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı,
c) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerce
yapılan,
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi
kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak
kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal
olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların,
nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren,
d) Yeni olmadığı tespit edilen,
tasarım tescil taleplerini reddeder.
(7) Altıncı fıkranın (b) ve (ç) bentleri kapsamında
verilen ret kararının tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin bulunması hâlinde,
sadece o bölümle ilgili kısmi ret kararı verilir. Kısmi ret sonucunda tescilin
devamı için kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini
muhafaza etmesi şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Tescil ve Yayım
Tescil ve yayım
MADDE 65- (1)
Kesinleşen ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş başvuru, tescilli
tasarım olarak sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin
ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Yayımın ertelenmesi
MADDE 66- (1)
Başvuruyla birlikte başvuru sahibi, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden
başlamak üzere otuz ay süreyle yayım erteleme talebinde bulunabilir.
(2) Yayım erteleme talebi bulunan ve 64 üncü madde
hükmüne göre reddedilmemiş başvuru, tescil edilerek sicile kaydedilir. Ancak,
tasarımın görsel anlatımı ve başvuru dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler üçüncü
kişilerin incelemesine kapalı tutulur.
(3) Sicile kaydedilmiş tasarıma ilişkin yayım erteleme
talebi Bültende yayımlanır.
(4) Kurum, yayım erteleme süresinin sona erdiği
tarihte veya hak sahibinin isteği üzerine daha önceki bir tarihte, başvuruyla
ilgili bütün kayıt ve belgeleri üçüncü kişilerin incelemesine açar ve yayımlar.
Ancak, yayımdan önce yayım ücretinin ödenmesi zorunludur. Başvuru sırasında
sadece tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün örneği verilmiş ise
tasarımın yayıma uygun görsel anlatımının da verilmesi gerekir. Bu şartların
süresi içinde yerine getirilmemesi durumunda sicile kaydedilmiş tasarıma
başvuru tarihinden itibaren bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(5) Tecavüz davasının, yayım erteleme süresi içinde
açılabilmesi için sicil kaydında ve başvuru dosyasındaki bilgilerin davalı
tarafa bildirilmiş olması şarttır.
(6) Yayım ertelemesi bulunan tasarımın yayım tarihi,
görsel anlatımlarının yayımlandığı tarihtir.
(7) Bu madde hükümleri, çoklu başvurudaki tasarımların
bir kısmı hakkında da uygulanabilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İtiraz ve İtirazın İncelenmesi
Karara ve tescile itiraz
MADDE 67-
(1) Başvuru sahipleri, 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı, kararın
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz
edebilir.
(2) Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden
itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve
ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci
maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve
64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun
kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği
gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz
edebilir.
(3) İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraza ilişkin
ücretin ödenmemesi veya ödemeye ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma
sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın incelenmesi
MADDE 68- (1)
67 nci maddeye göre yapılacak itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
(2) 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı
yapılan itirazların incelenmesi aşamasında ve gerekli görülen hâllerde başvuru
sahibinin görüşü alınır.
(3) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazlar,
görüşlerini açıklayabilmesi için başvuru sahibine bildirilir. İtiraz
sahibinden, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde sunulmak üzere ek bilgi
ve belge istenebilir. Bu süre içinde istenilen ek bilgi ve belgelerin
sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
(4) İtiraz süresi boyunca veya itirazın incelenmesi
aşamasında 64 üncü madde ve yönetmelik hükümleri kapsamında başvuruda eksiklik
olduğunun tespit edilmesi hâlinde, işlemlere tamamlanmayan aşamadan devam
edilir ve gerekli görülen hâllerde alınan kararlar Bültende yayımlanır.
(5) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan
itirazın kabul edilmesi hâlinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü
maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet hakkının
yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına yapılan itirazın kabul
edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi
hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını
sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. Çoklu bir başvuruya
yapılan itirazın incelenmesi aşamasında, itiraza konu edilmeyen ancak itirazın
eki belgelerden hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılan tasarım tescilleri
üçüncü fıkrada belirtilen usule uygun olarak resen hükümsüz kılınır.
(6) Bu madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar
verilmesi hâlinde, 79 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar.
Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma Süresi ve Yenileme
Tasarımın koruma süresi ve yenileme
MADDE 69-
(1) Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır.
Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş
yıla kadar uzatılabilir.
(2) Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep
edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
(3) Tasarım tescili, tasarım sahibinin talep etmesi ve
yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulması
şartıyla yenilenir.
(4) Yenileme talebinin tasarım sahibi tarafından
koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı
süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması
gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine
ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin
sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi
şartıyla da yapılabilir. (Yürürlük Maddesinde atıf bulunmaktadır)
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği
tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve
Bültende yayımlanır.
(6) Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı,
koruma süresinin bittiği tarihte sona erer.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Hak Sahipliği ve Gasp
Hak sahipliği
MADDE 70- (1)
Tasarım hakkı, tasarımcıya veya onun haleflerine ait olup devri mümkündür.
(2) Tasarım başvurusu veya tasarım birden çok kişiye
aitse hak üzerindeki ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir
anlaşma yoksa 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki paylı
mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak sahibi diğerlerinden
bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta
bulunur.
b) Diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı
kullanabilir.
c) Tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde
tecavüze uğraması hâlinde üçüncü kişilere karşı hukuk davası açabilir. Bu
durumda davaya katılabilmeleri için dava açan tarafından bir ay içinde diğer
hak sahiplerine bildirim yapılır.
(3) Tasarımın kullanılması amacıyla üçüncü kişilere
lisans verilmesi için hak sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme
konusunda oybirliği sağlanamaması hâlinde mahkeme, lisans verme yetkisini
hakkaniyet gereğince hak sahiplerinden birine veya birkaçına verebilir.
(4) Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz
konusu olsa dahi tasarım başvurusu veya tasarımın devri ya da üzerlerinde hak
tesisi için bölünebilmeleri mümkün değildir.
Tasarımın gaspı
MADDE 71-
(1) Tasarım başvurusu gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından yapılmış
veya tasarım bu kişi adına tescil edilmişse veya tescilsiz tasarım gerçek hak
sahibi olmayan bir kişi tarafından kamuya sunulmuşsa, gerçek hak sahibi
olduğunu iddia eden kişi, tasarım hakkından doğan diğer hak ve talepleri saklı
kalmak kaydıyla, tasarım sahipliğinin kendisine devredilmesini veya tasarım
sahibi olarak tanınmayı mahkemeden talep edebilir.
(2) Tasarım üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi
hâlinde, birinci fıkra uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği
tanınması talep edilebilir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen talepler,
tescilli tasarımın yayımlandığı tarihten veya tescilsiz tasarımın kamuya
sunulduğu tarihten itibaren üç yıl içinde ileri sürülmemesi hâlinde düşer.
Ancak gerçek hak sahibi olmayan kişinin kötüniyetli olması hâlinde hak düşürücü
süre uygulanmaz.
(4) Bu madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri
sürülen talepler, dava sonunda verilen kesin hüküm veya davayı herhangi bir
şekilde sona erdiren bütün diğer hâller talep üzerine sicile kaydedilerek
Bültende yayımlanır ve sicile kaydedildiği tarih itibarıyla iyiniyetli üçüncü
kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurur.
(5) Dava devam ederken başvurunun tescil edilmesi
durumunda başvurunun gaspı davası, tasarımın gaspı davasına dönüşür.
Gaspın sona erdirilmesinin sonuçları
MADDE 72-
(1) Tasarım sahipliğinin 71 inci madde hükmüne göre değişmesi halinde, bu
değişikliğin sicile kaydedilmesiyle üçüncü kişilerin o tasarımla ilgili tüm
hakları sona erer.
(2) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi
veya bu kişiyle lisans sözleşmesi yapan kişi, gerçek hak sahibinin sicile
kaydedildiği tarihten önce tasarımı kullanmaya başlamışsa ya da kullanım için ciddi
hazırlıklar yapmışsa, gerçek hak sahibinden inhisari olmayan bir lisans
verilmesini iki ay içinde talep edebilir. Bu süre, gerçek tasarım sahibinin
sicile kaydedildiğinin Kurum tarafından ilgililere bildirildiği tarihten
itibaren başlar.
(3) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi
veya bu kişiden lisans alan, kullanıma başladığı ya da kullanım için ciddi
hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetli ise ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Çalışanların Tasarımları
Hizmet ilişkisi ile diğer iş görme ilişkilerindeki hak
sahipliği
MADDE 73- (1)
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça
çalışanların bir işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya
da büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi
sırasında yaptığı tasarımların hak sahibi, işverenleridir.
(2) Çalışanların bulunduğu işyerindeki genel faaliyet
konusu bilgi ve araçlardan faydalanmak suretiyle birinci fıkra kapsamı dışında
yaptığı tasarımların hak sahibi, talep edilmesi hâlinde işverenleridir.
(3) Çalışanların tasarımlarına ilişkin hükümler
öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören
stajyerlerin tasarımları ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde belirtilen öğretim
elemanlarının bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirdiği
tasarımlar hakkında da uygulanır.
(4) Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme
sözleşmeleri çerçevesinde yapılan tasarımlarda hak sahibi, taraflar arasında
akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Çalışanlar tarafından yapılan tasarımlara ilişkin hak
talebinde bedel
MADDE 74-
(1) Çalışanın, 73 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapmış olduğu
tasarımın önemi dikkate alınarak tespit edilecek bir bedel isteme hakkı vardır.
Taraflar bu bedel konusunda anlaşamadıkları takdirde söz konusu bedel mahkeme
tarafından tespit edilir.
(2) 73 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında öğretim
elemanlarınca gerçekleştirilen tasarımlardan elde edilen gelirin yükseköğretim
kurumu ve tasarımcı arasındaki paylaşımı tasarımcıya gelirin en az yarısı
verilecek şekilde ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim kurulunca belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Lisans
Lisans
MADDE 75-
(1) Tasarım hakkı, lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan
lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans,
inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde, lisans veren
tasarımı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar
verebilir. İnhisari lisans sözleşmelerinde, lisans veren başkasına lisans
veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de tasarımı kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri,
lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans
hakkını alan kişi, lisans süresince tasarımın kullanılmasına ilişkin her türlü
tasarrufta bulunabilir. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara
uymak zorundadır. Aksi takdirde tasarım sahibi, tasarımdan doğan haklarını
lisans alana karşı ileri sürebilir.
Hakkın devrinden veya lisans vermekten doğan
sorumluluk
MADDE 76- (1)
Başvuru veya tescilden doğan tasarım hakkını devreden ya da lisans veren
kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde
söz konusu kişi, bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
(2) Tasarım başvurusunun geri çekilmesi, reddedilmesi,
tasarım tescilinin iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması
hâllerinde tarafların, hakkı devreden veya lisans veren bakımından daha
kapsamlı bir sorumluluğu sözleşmeyle öngörmemiş olmaları hâlinde 79 uncu madde
hükümleri uygulanır. Bu madde hükmünden doğan tazminatı talep etme süresi,
sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.
ALTINCI KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük
Hükümsüzlük hâlleri
MADDE 77-
(1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar
verilir:
a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer
alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları
taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı
fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir
fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse.
b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait
olduğu ispat edilmişse.
c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer
nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru
tarihinden önce ise.
(2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç)
bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle
tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o
kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı
için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza
etmesi şarttır.
Hükümsüzlük talebi
MADDE 78- (1)
Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında menfaati olanlar
tarafından istenebilir.
(2) Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci
fıkrasının (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü
maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri
sürülebilir.
(3) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma
süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava
açılabilir.
(4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım
sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi
olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca bu
kişilere bildirim yapılır.
(5) Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak
sahibi olduğunu iddia eden kişiye karşı açılır.
Hükümsüzlüğün etkisi
MADDE 79-
(1) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu
Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli
hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere,
hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tasarımın
sağladığı haklara tecavüz nedeniyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce yapılmış ve
uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme
uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep
edilebilir.
(4) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar
herkese karşı hüküm doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra
mahkeme bu kararı Kuruma resen gönderir. Hükümsüz kılınan tasarım, Kurum
tarafından sicilden terkin edilir ve Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları
Sona erme ve sonuçları
MADDE 80-
(1) Tasarım hakkı;
a) Koruma süresinin dolması veya tescilin
yenilenmemesi,
b) Hak sahibinin hakkından vazgeçmesi,
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Başvuru veya tescil sahibi, tasarım hakkından
tamamen veya kısmen vazgeçebilir.
(3) Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi
gerekir. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur ve Bültende
yayımlanır.
(4) Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni
olmadıkça, tasarım sahibi bu hakkından vazgeçemez.
(5) Tasarım üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak
sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse,
bu kişinin izni olmadıkça, tasarımdan doğan haklardan vazgeçilemez.
YEDİNCİ KISIM
Tasarım Hakkına Tecavüz
Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller
MADDE 81-
(1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun
hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya
uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek
kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride
bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir
şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş
hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.
(2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek
yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede
sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden,
başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına
bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa
yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna
ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede
sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz.
(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye
göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden
dolayı dava açmaya yetkilidir.
DÖRDÜNCÜ KİTAP
Patent ve Faydalı Model
BİRİNCİ KISIM
Patent Hakkı
BİRİNCİ BÖLÜM
Patentlenebilirlik Şartları
Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin
istisnaları
MADDE 82-
(1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi
ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.
(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz.
Patent başvurusu veya patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle
ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi
patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel
yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara
ilişkin plan, kural ve yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve
sanat eserleri ile bilim eserleri.
d) Bilginin sunumu.
(3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan
buluşlar.
b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu
elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile
bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri
ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemleri.
ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında
insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan
bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının
genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari
amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda
sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri
ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
(4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun
ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu
düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez.
(5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen
mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir
materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan
herhangi bir işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon
gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade
eder.
(6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı
bentte sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde
ve terkipler hakkında uygulanmaz.
Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma
MADDE 83-
(1) Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir.
(2) Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce
dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya
konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan
toplumca erişilebilir her şeyi kapsar.
(3) Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra
yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden önceki tarihli ulusal patent ve faydalı
model başvurularının ilk içerikleri tekniğin bilinen durumu olarak dikkate
alınır. Bu hüküm,
a) 5/1/1996 tarihli ve 96/7772 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca
yapılan uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği Antlaşmasının 22
nci ve 39 uncu maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak
ulusal aşamaya giriş yapan patent ve faydalı model başvurularını,
b) 7/6/2000 tarihli ve 2000/842 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili
Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki
gereklilikleri sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa patent
başvurularını ve Avrupa Patent Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci
fıkrasına göre Türkiye'nin belirlendiği ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği
Avrupa patent başvurularını,
da kapsar.
(4) Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında,
ilgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş
basamağı içerdiği kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu
olarak dikkate alınan başvuruların ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının
değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.
(6) Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında
üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu
kabul edilir.
Buluşa patent veya faydalı model verilmesini
etkilemeyen açıklamalar
MADDE 84- (1)
Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla
birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep
edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan
durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model
verilmesini etkilemez:
a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış
olması.
b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci
tarafından yapılmış olması ve bu merci tarafından açıklanan bilginin;
1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve
söz konusu başvurunun ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde
açıklanması.
2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı
olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi
veya izni olmadan yapılan başvuruda yer alması.
c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak bilgi elde eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.
(2) Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte
patent veya faydalı model isteme hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan
sayılır.
(3) Birinci fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar,
süreyle sınırlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.
(4) Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri
süren taraf, şartların gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini
ispatla yükümlüdür.
İKİNCİ BÖLÜM
Patent Hakkının Kapsamı
Patent hakkının kapsamı ve sınırları
MADDE 85-
(1) Patent sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli
üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın patent hakkından
yararlanır.
(2) Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde
aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması,
kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka
herhangi bir nedenle elde bulundurulması.
b) Patent konusu olan bir usulün kullanılması.
c) Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi
gereken usul patentinin kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi.
ç) Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen
ürünlerin satılması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel
ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.
(3) Aşağıda sayılan fiiller patentin sağladığı hakkın
kapsamı dışındadır:
a) Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel
maksatla sınırlı kalan fiiller.
b) Patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
c) İlaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli
test ve deneyler de dâhil olmak üzere, patent konusu buluşu içeren deneme
amaçlı fiiller.
ç) Sadece bir reçetenin oluşturulması için eczanelerde
yapılan ilaçların seri üretim olmadan hazırlanarak kullanılması ve bu şekilde
hazırlanan ilaçlara ilişkin fiiller.
d) Patent konusu buluşun Paris Sözleşmesine taraf
devletlerin gemi, uzay aracı, uçak veya kara nakil araçlarının yapımında veya
çalıştırılmasında veya bu araçların ihtiyaçlarının karşılanmasında, söz konusu
araçların geçici veya tesadüfi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
bulunması şartıyla kullanılması.
e) 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan
Milletlerarası Sivil Havacılık Anlaşmasının 27 nci maddesinde öngörülen ve bu
madde hükümlerinin uygulandığı bir devletin hava aracı ile ilgili fiiller.
(4) 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki
Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunda tanımlanan küçük
çiftçinin kendi işlediği arazisinde, patent sahibi tarafından ya da onun
izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla sağlanan patentli bir ürün ile
yaptığı üretim sonucunda ortaya çıkan üründen elde edeceği çoğaltım
materyalini, yine kendi işlediği arazisinde yapacağı yeni üretimler için
kullanabilme hakkı vardır. Bu kullanım hakkı, 5042 sayılı Kanun hükümlerine
tabidir.
(5) Çiftçinin, patent sahibi tarafından veya onun
izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla sağlanan patentli damızlık veya
diğer hayvan üreme materyalini, tarım amaçlı kullanma hakkı vardır. Bu hak,
çiftçinin kendi tarım etkinliğini sürdürme amacıyla hayvan ya da diğer hayvan
üreme materyalinin kullanılmasını kapsar. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(6) Patentin konusu kanunlara, genel ahlaka, kamu
düzenine veya genel sağlığa zarar verecek şekilde kullanılamaz. Bu kullanım,
mevcut veya gelecekte kabul edilecek belirli veya belirsiz süreli kanuni
yasaklamalara ve sınırlamalara da bağlıdır.
Buluşun dolaylı kullanımının önlenmesi
MADDE 86-
(1) Patent sahibinin, patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve
buluşun esasını teşkil eden bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların
üçüncü kişiler tarafından, patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan
kişilere verilmesini önleme hakkı vardır. Bu hükmün uygulanabilmesi için söz
konusu üçüncü kişilerin, bu unsurların veya araçların buluşu uygulamaya yeterli
olduğunu bilmeleri ve bu amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu durumun
yeterince açık olması gerekir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen unsurlar veya araçlar
piyasada her zaman bulunabilen ürünlerse üçüncü kişiler söz konusu yetkili
olmayan kişileri belirtilen fiilleri yapmaya teşvik etmediği takdirde birinci
fıkra hükmü uygulanmaz.
(3) 85 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c)
ve (ç) bentlerinde belirtilen fiilleri yapanlar, birinci fıkra hükmüne göre
patenti kullanmaya yetkili olmayan kişilerden sayılmaz.
Önceki kullanımdan doğan hak
MADDE 87- (1)
Başvuru tarihinde veya bu tarihten önce buluşu iyiniyetli olarak ülke içinde
kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişilere
karşı, patent konusu buluşu aynı şekilde kullanmaya devam etmelerini veya
alınmış tedbirlere uygun olarak kullanmaya başlamalarını, patent başvurusu veya
patent sahibinin önleme hakkı yoktur. Ancak söz konusu kişilerin patent konusu
buluşu kullanmaya devam etmeleri veya alınmış tedbirlere uygun kullanımları,
sahip oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir. Önceki
kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve bu hak,
ancak işletme ile birlikte devredilebilir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen kişilerce satışa
sunulmuş olan ürünlerle ilgili fiiller, patentin sağladığı hakkın kapsamı
dışındadır.
Kanuni tekel
MADDE 88- (1)
Sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri,
kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu
hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler konusunda tekel hakkına sahip
olan kamu iktisadi teşebbüslerinin faaliyet alanına giren konularla ilgili bir
buluş için patent verildiğinde, tekel sahibinin buluşu kullanabilmesi patent sahibinin
iznine bağlıdır. Tekel sahibi iştigal ettiği sanayi alanında büyük ölçüde
ekonomik yarar ve önemli bir teknik ilerleme sağlayabilecek buluşları, kullanım
hakkını elde ederek uygulamakla yükümlüdür.
(2) Tekel sahibi patent konusu buluşun kullanımını
elde etmek için, patent sahibinden izin vermesini talep etme hakkına sahiptir.
Tekel sahibi böyle bir talepte bulunduğunda patent sahibi ondan patenti
devralmasını isteyebilir. Patent konusu buluşun kullanılması karşılığında veya
patentin tekel sahibince devralınması hâlinde ödenecek bedel taraflarca
belirlenir. Tarafların anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece
tespit edilir.
(3) İkinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla
tekel, patentin verilmesinden sonra oluşmuşsa patent sahibi tekel sahibinden
buluşun kullanılmakta olduğu işletme veya tesisatı da devralmasını talep etme
hakkına sahiptir. Tarafların anlaşamamaları hâlinde, söz konusu bedel mahkemece
tespit edilir.
(4) Mevcut bir kanuni tekel yüzünden patent konusu
buluş kullanılamıyorsa, söz konusu patent için yıllık ücret ödenmez.
Korumanın kapsamı
MADDE 89-
(1) Patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle
belirlenir. Bununla birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler
kullanılır.
(2) İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla
sınırlı olarak yorumlanamaz. Ancak istemler, koruma kapsamının tespitinde,
buluşu yapan tarafından düşünülen fakat istemlerde talep edilmeyen, buna
karşılık ilgili teknik alanda uzman bir kişi tarafından tarifname ve resimlerin
yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak şekilde genişletilemez.
(3) İstemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan
korumayı sağlayacak ve üçüncü kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir
düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde yorumlanır.
(4) Patent başvurusunun sağladığı korumanın kapsamı,
patentin verilmesine kadar geçen süre için başvurunun yayımlanmış olan
istemleri ile belirlenir. Ancak patentin verildiği hâli veya itiraz veya
hükümsüzlük işlemleri sonucunda değiştirilmiş hâli, koruma alanının
genişletilmemiş olması şartıyla başvurunun sağladığı korumayı geçmişe dönük
olarak belirler.
(5) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma
kapsamının belirlenmesinde, tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte
istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer nitelikte olan unsurlar da dikkate
alınır. Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde talep edilen unsur ile aynı
işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya
çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul
edilir.
(6) İstemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi
ile ilgili işlemler sırasında veya patentin geçerliliği süresince, koruma
kapsamının belirlenmesinde patent başvurusu veya patent sahibinin beyanları
dikkate alınır.
(7) Patent, buluşla ilgili örnekler içeriyorsa
istemler bu örneklerle sınırlı olarak yorumlanamaz. Özellikle ürün veya usulün
sahip olduğu ilave özelliklerin patentte açıklanan örneklerde bulunmaması, bu
örneklerde bulunan özellikleri kapsamaması veya bu örneklerde belirtilen her
amaç veya özelliği gerçekleştirememesi hâllerinde, ürün veya usul istemlerle
sağlanan koruma kapsamının dışında tutulmaz.
İKİNCİ KISIM
Başvuru, Patentin Verilmesi ve İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
Başvuru ve Rüçhan Hakkı
Patent başvurusu için gerekli belgeler ve başvuru
tarihinin kesinleşmesi
MADDE 90-
(1) Patent başvurusu;
a) Başvuru formunu,
b) Buluş konusunu açıklayan tarifnameyi,
c) İstemleri,
ç) Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimleri,
d) Özeti,
e) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
kapsar.
(2) Tarifname, istemler, özet ve varsa resimler başvuru
sırasında Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf
veya karşılıklılık ilkesini uygulayan devletlerin resmî dillerinden birinde
verilebilir.
(3) Aşağıdaki unsurların tamamının Kuruma verildiği
tarih itibarıyla patent başvuru tarihi kesinleşir ve başvuru işleme alınır:
a) Patent verilmesi talebi.
b) Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.
c) Türkçe veya ikinci fıkrada belirtilen yabancı
dillerden biri ile yazılmış tarifname veya önceki bir başvuruya yapılan atıf.
(4) Buluş, genetik kaynağa veya genetik kaynakla
bağlantılı geleneksel bilgiye dayanıyorsa bu kaynağın nereden alındığına
ilişkin açıklamaya, patent başvurusunda yer verilir.
(5) Buluşu yapan, başvuruda belirtilir. Ancak buluşu
yapan, isminin gizli tutulmasını isteyebilir. Başvuru sahibinin buluşu yapan
olmaması veya buluşu yapanlardan sadece biri veya birkaçı olması hâlinde bu
kişiler, patent başvuru hakkını ne şekilde elde ettiklerini başvuruda açıklamak
zorundadır.
(6) Buluşu yapanın başvuru veya patent sahibinden
buluşu yapan olarak tanınmasını ve adının belirtilmesini isteme hakkı vardır.
(7) Başvuruya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
Buluş bütünlüğü ve bölünmüş başvuru
MADDE 91-
(1) Patent veya faydalı model başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel
buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerir. Bu
hükme uygun olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Kurumun bildirimi
üzerine bölünmüş başvurulara ayrılır.
(2) Buluş bütünlüğüne bakılmaksızın başvuru sahibinin
talebi üzerine her başvuru için bölünmüş başvuru yapılabilir.
(3) Bölünmüş başvuru, işlemleri devam eden başvuru ile
ilgili olarak bu başvuru konusunun kapsamını aşmayacak şekilde yapılır.
Bölünmüş başvuruyla birlikte geçmiş yıllara ait yıllık ücretler de ödenir.
(4) Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk
başvurunun tarihidir. İlk başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak
bölünmüş her başvuruya da tanınır.
(5) Bölünmüş başvurulara ilişkin diğer usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
(6) Bu maddeye uygun olarak yapılmayan bölünmüş
başvurular işleme alınmaz.
Buluşun açıklanması, tarifname, istemler ve özet
MADDE 92-
(1) Buluş, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi
tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam
olarak patent başvurusunda, tarifname, istemler ve tarifnamede veya istemlerde
atıf yapılan resimlerle açıklanır.
(2) Buluş, toplum tarafından erişilemeyen ve patent
başvurusunda ilgili teknik alandaki uzman tarafından buluşun uygulanmasına
yeterli olacak şekilde tanımlanamayan bir biyolojik materyalle ilgiliyse veya
bu materyalin kullanımını içeriyorsa bu materyalin tevdi edilmesi hâlinde, buluşun
birinci fıkraya uygun olarak açıklandığı kabul edilir.
(3) İkinci fıkraya göre tevdi edilen biyolojik
materyal, tevdi kuruluşunda erişilebilir olmaktan çıkarsa; bu materyalin
5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan
Patent İşlemleri Amacıyla Mikroorganizmaların Tevdi Edilmesinin Uluslararası Kabulü
Konusunda Budapeşte Anlaşmasına uygun şekilde yeniden tevdi edilmesi ve
materyalin alındığına ilişkin tevdi kuruluşu tarafından verilen belgenin
suretinin tevdi tarihinden itibaren dört ay içinde patent başvurusunun veya
belgesinin numarası belirtilerek Kuruma gönderilmesi hâlinde, bu erişimin
kesintiye uğramadığı kabul edilir.
(4) İstemlerin dayanağı tarifname olup, istemler
korunması talep edilen konuyu tanımlamalı, açık ve öz olmalı ve tarifnamede
tanımlanan buluşun kapsamını aşmamalıdır.
(5) Özet, sadece teknik bilgi verme amacını taşır.
Başka amaçlar için özellikle koruma kapsamının belirlenmesinde veya 83 üncü
maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında kullanılmaz.
(6) Biyolojik materyalin tevdi edilmesine ilişkin
şartlar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisi
MADDE 93-
(1) Türkiye de dâhil olmak üzere Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü
Kuruluş Anlaşmasına taraf herhangi bir devlette patent veya faydalı model için
usulüne uygun bir başvuruda bulunmuş herhangi bir kişi veya halefi, aynı buluş
için Türkiye'de başvuru yapmak amacıyla, ilk başvurunun yapıldığı tarihten
itibaren on iki aylık süre içinde, rüçhan hakkından yararlanır.
(2) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş
Anlaşmasına taraf herhangi bir devletin ulusal mevzuatına göre veya yine bu
devletlerin oluşturduğu ikili veya çok taraflı anlaşmalara ya da bu Kanuna
göre, usulüne uygun yapılmış ulusal başvuruya eşdeğer her başvurunun rüçhan
hakkı doğuracağı kabul edilir.
(3) Usulüne uygun yapılmış ulusal başvuru, başvurunun
yapıldığı tarihi, başvurunun sonucu ne olursa olsun, başvuru tarihi olarak
almaya yeterli bir başvurudur.
(4) Aynı devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile
aynı konudaki sonraki bir başvuru sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki
başvurunun kamunun incelemesine açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan
geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi ve bir rüçhan hakkı
talebine temel oluşturmaması şartıyla rüçhanın belirlenmesinde ilk başvuru
olarak kabul edilir. Bu durumda önceki başvuru rüçhan hakkı talebi için dayanak
oluşturmaz.
(5) İlk başvuru, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret
Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan bir devletin sınai mülkiyet makamına
yapılmışsa bu makamın, Paris Sözleşmesinde belirtilenlerle eşdeğer etkiler ve
şartlar altında, Türkiye'ye yapılan bir ilk başvurunun rüçhan hakkı doğurduğunu
kabul etmesi durumunda, karşılıklılık ilkesi uyarınca bu başvuru hakkında
birinci ila dördüncü fıkra hükümleri uygulanır.
(6) Türkiye'de açılan ulusal veya uluslararası
sergiler ile Paris Sözleşmesine taraf ülkelerde açılan resmî veya resmî olarak
tanınan uluslararası sergilerde, patent veya faydalı model konusunu kapsayan ürününü
teşhir eden gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren on
iki ay içinde Türkiye'de patent veya faydalı model almak için başvuru yapma
konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
(7) Rüçhan tarihi, 83 üncü maddenin ikinci ve üçüncü
fıkraları ile 109 uncu maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında başvuru tarihi
etkisine sahip olur.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü
MADDE 94-
(1) Rüçhan hakkı talebi, ücreti ödenerek başvuruyla birlikte veya başvuru
tarihinden itibaren iki ay içinde yapılır ve bu talebe ilişkin belgeler,
başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma sunulur. Aksi takdirde rüçhan
hakkı talebi yapılmamış sayılır.
(2) Başvuruda, farklı ülkelerden kaynaklanmış olmasına
bakılmaksızın birden çok rüçhan hakkı talep edilebilir. Uygun durumda, her bir
istem için birden çok rüçhan hakkı talep edilebilir. Birden çok rüçhan hakkı
talep edildiği durumda, rüçhan tarihinden itibaren işleyen süreler, rüçhanın en
erken tarihli olanından başlar.
(3) Bir veya birden çok rüçhan hakkı talebinde
bulunulmuşsa rüçhan hakkı sadece rüçhan hakkının doğduğu başvuru veya
başvuruların içerdiği unsurları kapsar.
(4) Rüçhan hakkı talep edilen buluşun belirli
unsurları, rüçhan hakkının doğduğu patent başvurusunun istemlerinde yer almamış
olsa dahi, rüçhan hakkının doğduğu patent başvurusunun bir bütün olarak bu
unsurları açıkça belirtmesi şartıyla rüçhan hakkı bu unsurlar için de kabul
edilir.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Patentin Verilmesi
Başvurunun şeklî şartlara uygunluk açısından
incelenmesi
MADDE 95- (1)
90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan herhangi birinin
eksik olması hâlinde başvuru işleme alınmaz.
(2) İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen unsurlardan en az birinin eksik olması veya 90 ıncı
maddenin ikinci fıkrası gereğince unsurların yabancı dilde verilmesi hâlinde,
bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde
eksiklikler giderilir veya Türkçe çeviriler verilir. Aksi takdirde, başvuru
geri çekilmiş sayılır.
(3) Kurum, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında
belirtilen unsurları tam olan veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları
tamamlanan başvuruyu, 90 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları ile
yönetmelikle belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk bakımından inceler.
(4) Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı
anlaşılırsa, başvuru sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
eksikliği gidermesi istenir. Eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi hâlinde
başvuru reddedilir.
(5) Başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından
eksikliğinin olmadığı anlaşılırsa veya eksiklikler süresi içinde giderilirse 96
ncı madde hükmü uyarınca araştırma raporu düzenlenir.
Araştırma talebi, araştırma raporunun düzenlenmesi ve
yayımlanması
MADDE 96-
(1) Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya bildirime gerek olmaksızın başvuru
tarihinden itibaren on iki ay içinde ücretini ödemek kaydıyla araştırma
talebinde bulunur. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.
(2) Başvuru sahibinin birinci fıkra hükmüne uygun
olarak araştırma talebinde bulunması durumunda, başvurunun şeklî şartlara
uygunluk bakımından eksikliğinin olmadığı anlaşılırsa veya eksiklikler süresi
içinde giderilirse araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve
Bültende yayımlanır. Araştırma raporu, başvurunun 97 nci madde uyarınca yayımlanmış
olması hâlinde ayrı olarak, yayımlanmamış olması hâlinde ise başvuru ile
birlikte Bültende yayımlanır.
(3) Başvuru konusunun 82 nci maddenin ikinci ve üçüncü
fıkraları kapsamına girdiği sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm
istemlerin yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini
engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmez. Başvuru sahibinden bu konudaki
itirazlarını veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim tarihinden itibaren üç
ay içinde sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması veya itirazın
ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru
reddedilir. İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde
araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende
yayımlanır.
(4) Cumhurbaşkanı[1], birinci fıkrada belirtilen on iki aylık araştırma
talebi süresini yarısına kadar indirmeye yetkilidir.
(5) Araştırma talebinin yapılması ve araştırma
raporunun düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvurunun yayımlanması ve etkileri
MADDE 97-
(1) Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin
dolması veya bu süre dolmadan başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine,
patent veya faydalı model başvurusu Bültende yayımlanır.
(2) Patent başvurusunun yayımlandığı tarihten itibaren
üçüncü kişiler, patent başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine
ilişkin görüşlerini sunabilir. Ancak bu kişiler, bu aşamada Kurum nezdindeki
işlemlere taraf olamaz.
(3) Birinci fıkrada belirtilen on sekiz aylık süre
dolmadan önce patent verilmesi kararı verilmişse patent başvurusu ve patent
birlikte yayımlanır.
(4) Bu Kanun hükümlerine göre patente sağlanan koruma,
patent başvurusunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren, başvuru sahibine
geçici olarak tanınır.
(5) Patent başvurusu sahibinin izni olmadan başvuru
konusu buluşu kullanan kişi, patent başvurusu ve kapsamından haberdar edilmişse
dördüncü fıkrada belirtilen koruma, başvurunun yayımlandığı tarihten önce de
söz konusu olur.
(6) Patent başvurusuna konu olan buluş,
mikroorganizmalarla ilgiliyse koruma mikroorganizmanın erişilebilir hâle
gelmesinden itibaren başlar.
(7) Patent başvurusunun geri çekilmesi, geri çekilmiş
sayılması veya reddedilmesi hâlinde yukarıdaki fıkralarda belirtilen sonuçlar
doğmamış sayılır.
(8) Başvurunun yayımlanması ve üçüncü kişi
görüşlerinin sunulmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İnceleme talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi ve
patentin verilmesi
MADDE 98-
(1) Başvuru sahibi, araştırma raporunun bildirim tarihinden itibaren üç ay
içinde ücretini ödeyerek incelemenin yapılmasını talep eder. Aksi takdirde
başvuru geri çekilmiş sayılır.
(2) Kurum, başvuru sahibinin inceleme talebi üzerine
başvurunun ve buna ilişkin buluşun, bu Kanun hükümlerine uygunluğunu inceler.
(3) Başvurunun veya buna ilişkin buluşun bu Kanun
hükümlerine uygun olmadığı tespit edilirse başvuru sahibine, görüşlerini
sunması ve başvurunun kapsamını aşmaması şartıyla değişiklikler yapması
konusunda bildirim yapılır ve gerekli görüldükçe bu tür bildirimler
tekrarlanır. Ancak bu kapsamda yapılacak bildirimlerin sayısı üçten fazla
olamaz.
(4) Başvuru sahibine üçüncü fıkrada belirtilen
bildirimlere görüş sunması veya değişiklik yapabilmesi için bildirim tarihinden
itibaren üç aylık süre tanınır. Bu süre içinde görüş bildirilmediği veya
değişiklik yapılmadığı takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.
(5) Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen inceleme
raporunda başvuru ve buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olduğunun
belirtilmiş olması hâlinde patentin verilmesine karar verilir, başvuru sahibine
bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır.
(6) İnceleme raporuna göre patentin verilebilmesi için
değişiklik yapılmasının gerekli olduğu durumda bildirim tarihinden itibaren iki
ay içinde değişikliklerin yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul
edilmesi hâlinde patentin verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine
bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması
veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru
geri çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende
yayımlanır.
(7) Patentin verilmesine ilişkin yayımdan sonra talep
edilmesi ve belge düzenleme ücretinin ödenmesi hâlinde, düzenlenen belge patent
sahibine verilir.
(8) İnceleme raporunda, başvurunun ve buna ilişkin
buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olmadığı belirtilmişse başvuru Kurum
tarafından reddedilir, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende
yayımlanır.
(9) Patentin verilmiş olması, onun geçerliliği ve
yararlılığı konusunda Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz,
Kurumun sorumluluğunu da doğurmaz.
(10) İnceleme talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi
ve patentin verilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İtiraz ve İtirazın İncelenmesi
İtiraz ve itirazın incelenmesi
MADDE 99-
(1) Üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından
itibaren altı ay içinde ücretini ödeyerek söz konusu patente;
a) Patent konusunun, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre
patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı,
b) Buluşun, 92 nci maddenin birinci ila üçüncü
fıkraları uyarınca yeterince açıklanmadığı,
c) Patent konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını
aştığı veya patentin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya
110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya
dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı,
gerekçelerinden en az birini ileri sürerek itiraz
edebilir.
(2) İtiraza ilişkin ücretin birinci fıkrada belirtilen
süre içinde ödenmemesi veya itirazın yönetmelikle belirlenen şartlara uygun
olarak yapılmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.
(3) İtiraz yapılmaması veya itirazın yapılmamış
sayılması durumunda, patentin verilmesi hakkındaki karar kesinleşir ve nihai
karar Bültende yayımlanır.
(4) Kurum, yapılan itirazı patent sahibine bildirir.
Patent sahibi bu bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde görüşlerini
sunabilir veya patentte değişiklikler yapabilir. İtiraz, patent sahibinin
görüşleri ve patentte değişiklik talepleri de dikkate alınarak, Kurul
tarafından incelenir.
(5) Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu
Kanuna uygun olduğu görüşündeyse patentin ya da varsa değiştirilmiş hâlinin
devamına, uygun olmadığı görüşündeyse patentin hükümsüzlüğüne karar verir ve bu
durumda 139 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı
Bültende yayımlanır.
(6) Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu
Kanuna kısmen uygun olduğu görüşündeyse patentin bu kısım itibarıyla devamına
karar vererek patent sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
gerekli değişiklikleri yapmasını ister. Söz konusu değişikliğin yapılmaması
veya yapılan değişikliğin kabul edilmemesi hâlinde patentin hükümsüzlüğüne
karar verilir ve bu durumda 139 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları
doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.
(7) İtiraz sonucunda verilen nihai karar Bültende
yayımlanır. Beşinci ve altıncı fıkra uyarınca patentin değiştirilmiş hâliyle
devamına karar verilmesi durumunda, patentin değiştirilmiş hâli Bültende
yayımlanır.
(8) İtiraz ve itirazın incelenmesine ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.
Kurum kararlarına itiraz
MADDE 100-
(1) 99 uncu madde hükümleri saklı kalmak üzere, Kurumun almış olduğu kararlara
patent başvurusu sahibi, patent sahibi veya ilgili üçüncü kişiler tarafından
kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir. Bu madde
kapsamında yapılan itirazlar Kurul tarafından incelenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma Süresi ve Yıllık Ücretler
Koruma süresi ve yıllık ücretler
MADDE 101-
(1) Başvuru tarihinden başlamak üzere, patentin koruma süresi yirmi yıl,
faydalı modelin koruma süresi on yıldır. Bu süreler uzatılamaz.
(2) Patent başvurusu veya patentin korunması için
gerekli olan yıllık ücretler, patentin koruma süresi boyunca, başvuru
tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği tarihte ve devam eden her yıl
vadesinde ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür.
(3) Yıllık ücretler, ikinci fıkrada belirtilen vadede
ödenmemesi hâlinde, ek ücretle birlikte vadeyi takip eden altı ay içinde de
ödenebilir.
(4) Yıllık ücretlerin üçüncü fıkrada belirtilen sürede
de ödenmemesi hâlinde, patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona
erer, patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim yapılır ve bu durum
Bültende yayımlanır. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden
itibaren iki ay içinde telafi ücretinin ödenmesi hâlinde patent hakkı, ücretin
ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanır ve Bültende yayımlanır.
Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim en geç patent hakkının sona
erdiği vade tarihinden başlayan bir yıllık sürenin bitimine kadar yapılır.
(5) Patentin yeniden geçerlilik kazanması, patent
hakkının sona ermesi sonucunda hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış
haklarını etkilemez. Üçüncü kişilerin hakları ve bunların kapsamı, mahkeme tarafından
belirlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Patent Sürecine İlişkin İşlemler
Patent başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce
incelenmesi
MADDE 102-
(1) Henüz yayımlanmamış patent başvuruları, başvuru sahibinin yazılı izni
olmadan üçüncü kişiler tarafından incelenemez.
(2) Başvuru sahibinin, başvurunun sağladığı haklarını
kendilerine karşı ileri sürmek istediğini ispat edebilen üçüncü kişiler,
başvuru sahibinin izni olmaksızın, henüz yayımlanmamış patent başvurusunu
inceleyebilir.
(3) 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş başvurunun
veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan yeni patent
başvurusunun yayımlanmış olması hâlinde, önceki patent başvurusu, başvuru
sahibinin izni olmaksızın, başvurunun yayımlanmasından önce üçüncü kişiler
tarafından incelenebilir.
(4) Patent başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce
incelenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunda ve patentte yapılacak
değişiklikler ve düzeltmeler
MADDE 103-
(1) Patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk
hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilir.
(2) Patente itiraz edilmişse Kurum tarafından itiraza
ilişkin nihai karar verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını
aşmamak şartıyla patent, patent sahibi tarafından değiştirilebilir.
(3) Patent başvurusu veya patent dokümanlarında yer
alan imla hataları ve açık maddi hatalar talep üzerine düzeltilir.
(4) Patent başvurusunda ve patentte yapılacak
değişiklikler ve düzeltmelere ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ve
faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesi
MADDE 104-
(1) Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden başvurusunun faydalı model
başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle bir talep yapılması hâlinde
Kurum, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli belgeleri vermesi ve
araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini
başvuru sahibine bildirir. Bu süre içinde gerekli şartların yerine
getirilmemesi hâlinde, dönüştürme talebi yapılmamış sayılır ve başvuru, patent
başvurusu olarak işlem görmeye devam eder. Bu süre içinde gerekli şartların
yerine getirilmesi hâlinde, başvuru hakkında 143 üncü maddenin altıncı ila
onbirinci fıkralarında yer alan hükümler uygulanır.
(2) Faydalı model başvuru sahibi, en geç araştırma
raporunun bildirim tarihini takip eden üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı
model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle
bir talepte bulunulması hâlinde, Kurum, bildirim tarihinden itibaren bir ay
içinde gerekli belgeleri vermesi ve araştırma ücretini de ödeyerek araştırma
talebinde bulunması gerektiğini başvuru sahibine bildirir. Bu süre içinde
gerekli şartların yerine getirilmemesi hâlinde, dönüştürme talebi yapılmamış
sayılır ve başvuru, faydalı model başvurusu olarak işlem görmeye devam eder. Bu
süre içinde gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde, bu Kanunun patent
verilmesi ile ilgili hükümleri uygulanır.
(3) Başvurunun yayımlanmış olması hâlinde, patent
başvurusunun faydalı model başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent
başvurusuna dönüştürülmesinin kabulü konusundaki Kurum kararı Bültende
yayımlanır.
(4) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ya
da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesi hâlinde,
dönüşen başvuru için rüçhan hakkı talep edilmişse aynı rüçhan hakkı dönüşmüş
başvuru için de tanınır.
(5) Patent başvurusundan faydalı model başvurusuna
veya faydalı model başvurusundan patent başvurusuna dönüştürülmüş başvurular
için yapılan yeniden dönüştürme talepleri işleme alınmaz.
(6) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ve
faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesine ilişkin usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunun geri çekilmesi
MADDE 105- (1)
Patent başvurusu, patentin verildiğinin ilan edildiği tarihten önce başvuru
sahibi tarafından her zaman geri çekilebilir. Yayımlanmış bir patent
başvurusunun geri çekildiği Bültende yayımlanır. Başvurunun geri çekildiği
Bültende yayımlandıktan sonra bu talepten vazgeçilemez.
(2) Başvuru, sicilde patent başvurusu üzerinde hak
tesis etmiş üçüncü kişilerin rızası olmaksızın geri çekilemez.
(3) Henüz yayımlanmamış bir patent başvurusu geri çekildiği,
geri çekilmiş sayıldığı veya reddedildiği takdirde aynı buluş konusu için yeni
bir patent başvurusu yapılabilir.
(4) Yayımlanmış başvuru geri çekilirse aynı buluş
konusunda yeniden başvuru yapılamaz.
Sicile kayıt ve hükümleri
Madde 106-
(1) Patent başvuruları ve patent, sicile kaydedilir. Sicil alenidir. Talep
edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla patentin onaylı sureti verilir. Sicile
kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
(2) 111 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı
kalmak üzere, patent başvuruları veya patentlere ilişkin devirler ve lisanslar
ile patent başvurularını ya da patentleri etkileyen iradi veya mecburi
tasarruflar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren
hüküm doğurur.
(3) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı
haklar, usulüne uygun bir şekilde sicile kaydedilmedikçe, iyiniyetli üçüncü
kişilere karşı ileri sürülemez.
(4) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı
hakları ileri süren kişi, patent başvurusu veya patentin numarasını, haklarını
ileri sürdüğü kişilere bildirmek zorundadır.
(5) Bir ürün ile bunun etiketleri ve ambalajları ile
her türlü ilan, reklam veya basılı evrakı üzerinde, patent başvurusu veya
patentin sağladığı korumanın mevcut olduğu izlenimini veren beyanların
bulunması hâlinde, beyanları koyan kişi, patent başvurusu veya patentin
numarasını da belirtmek zorundadır.
İşlemlerin devam ettirilmesi ve hakların yeniden
tesisi
MADDE 107- (1)
Patent başvurusuna ilişkin işlemlere dair sürelere uymaması hâlinde başvuru
sahibi, süreye uyulmamanın sonucunun bildirim tarihinden itibaren iki ay
içinde, ücretini ödeyerek işlemlere devam edilmesini talep edebilir. Aksi
takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış
olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.
(2) Patent başvurusu veya patent sahibi tarafından,
patent başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen
gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent
başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca
patentin hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması
hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir. Bu talep, uyulamamış olan
sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin
ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücreti ödenerek yapılır. Aksi
takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış
olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.
(3) Hakların yeniden tesis edilmesi hâlinde bu durum
Bültende yayımlanır. Hakların kaybından başlamak üzere bu hakların yeniden
tesisine ilişkin kararın yayımına kadar geçen sürede patent konusu buluşu
iyiniyetli olarak Türkiye'de kullanan veya kullanım için ciddi ve gerçek
tedbirler alan kişiler, sahip oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek
ölçüde buluşu ücretsiz olarak kullanmaya devam edebilir.
(4) 101 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen
telafi ücretinin ödenmesi için verilen süre ile 93 üncü maddenin birinci
fıkrasında belirtilen süre ve yönetmelikle belirlenen işlemlere ilişkin süreler
açısından birinci fıkra uyarınca işlemlere devam ettirilmesi talep edilemez.
(5) Bu madde hükümleri, işlemlere devam ettirilmesi
veya hakların yeniden tesisi ile ilgili süreler açısından uygulanmaz.
(6) İşlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden
tesisine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Hatalı işlemler
MADDE 108-
(1) 138 inci ve 144 üncü maddelerde belirtilen hükümsüzlük nedenleri hariç
olmak üzere, patent veya faydalı model başvurusunun ya da belgesinin bu Kanunda
belirtilen şartları karşılamamasına rağmen hatalı olarak başvurunun veya
belgenin işlemlerine devam edilmesi ve bu durumun itiraz üzerine ya da resen
tespit edilmesi hâlinde, hatalı işlem ile devamındaki işlemler iptal edilerek
işlemlere hatanın yapıldığı aşamadan devam edilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hak Sahipliği ve Gasp
Patent isteme hakkı
MADDE 109-
(1) Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hakkın
başkalarına devri mümkündür.
(2) Buluş birden çok kişi tarafından birlikte
gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, taraflar başka türlü
kararlaştırmamışsa bunların tamamına aittir.
(3) Aynı buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok
kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli
başvurunun yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana aittir.
(4) Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat
edilinceye kadar, patent isteme hakkının sahibidir.
Patent başvurularında hak sahipliğine ilişkin işlemler
MADDE 110- (1)
Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Kurum nezdinde iddia
edilemez. Aksi ispat edilene kadar başvuru sahibinin, patent isteme hakkının
sahibi olduğu kabul edilir.
(2) Patentin verilmesi işlemleri sırasında, patent
isteme hakkının gerçek sahibi olduğunu 109 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca
iddia eden kişi, başvuru sahibine karşı dava açabilir ve bu davayı Kuruma
bildirir. Davaya ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar patentin verilmesi
işlemleri mahkeme tarafından durdurulabilir.
(3) Hak sahipliğine ilişkin dava sonucunda verilecek
kararın davacı lehine kesinleşmesi hâlinde, dava açan hak sahibi, geçerliliği
devam eden başvuru için kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde;
a) Patent başvurusunun kendi başvurusu olarak kabul
edilmesini ve yürütülmesini, Kurumdan isteyebilir.
b) Varsa aynı rüçhan hakkından yararlanarak aynı buluş
için yeni bir patent başvurusu yapabilir.
c) Başvurunun reddedilmesini Kurumdan talep edebilir.
(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan
başvuru, ilk başvurunun tarihi itibarıyla işlem görür ve bu durumda ilk başvuru
geçersiz sayılır.
(5) Dava açan hak sahibi, kararın kesinleşme
tarihinden itibaren üç ay içinde herhangi bir talepte bulunmazsa, dava konusu
başvuru geri çekilmiş sayılır.
(6) Buluşu başvuru sahibi ile birlikte
gerçekleştirdiğini öne sürerek kısmi bir hakkı bulunduğunu iddia eden kişi de
ortak hak sahipliği tanınması talebi ile ikinci fıkra hükmüne göre dava
açabilir.
(7) Üçüncü fıkra hükmü, 91 inci maddeye göre yapılan
bölünmüş başvurular hakkında da uygulanır.
(8) İkinci fıkraya göre patent isteme hakkını
belirlemek için açılan dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar
başvuru, davacının rızası olmadan geri çekilemez.
(9) Dava devam ederken başvuruya patent verilirse
başvurunun gaspı davası, patentin gaspı davasına dönüşür.
Patentin gaspı ve gaspın sona erdirilmesinin sonuçları
MADDE 111-
(1) Patent, gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse gerçek hak sahibi
olduğunu 109 uncu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre iddia eden kişi,
patentin sağladığı diğer hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla, patentin
kendisine devredilmesini mahkemeden talep edebilir.
(2) Patent üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi
hâlinde, birinci fıkra uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği
tanınması talep edilebilir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen haklar
patentin verildiğine ilişkin yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde,
kötüniyet hâlinde ise patentin koruma süresinin bitimine kadar kullanılır.
(4) Bu maddeye göre açılan dava ile bu dava sonucunda
verilen ve kesinleşen hüküm sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve sicile
kaydedildiği tarih itibarıyla iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç
doğurur.
(5) Bu maddeye göre patente ilişkin hak sahipliğinin
değişmesi hâlinde, bu değişikliğin sicile kaydedilmesi ile birlikte, üçüncü
kişilerin o patentle ilgili lisans ve tanınan diğer hakları sona erer.
(6) Beşinci fıkraya göre gerçek patent sahibinin
sicile kayıt tarihinden önce; sonradan gerçek patent sahibi olmadığı anlaşılan
kişi veya onunla davadan önce dava konusu patentle ilgili lisans anlaşması
yapan, eğer buluşu kullanmaya başlamışsa veya kullanım için ciddi hazırlıklara
başlamış bulunuyorsa, gerçek patent sahibi veya sahiplerinden inhisari olmayan
bir lisans verilmesini talep edebilir.
(7) Bu talebin yapılması için öngörülen süre, önceden
sicilde patent sahibi olarak görünen kişi için iki ve lisans alan için dört
aydır. Bu süreler gerçek patent sahibinin sicile kaydedildiğinin Kurum
tarafından ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
(8) Altıncı fıkraya göre verilecek lisans, makul süre
ve şartlar ile verilir. Bu süre ve şartların belirlenmesinde, zorunlu lisansın
verilmesine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.
(9) Patent sahibi veya lisans alan patenti kullanıma
başladığı veya kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetliyse
altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
Ortaklık ilişkisi ve patentin bölünmezliği
Madde 112- (1)
Patent başvurusu veya patent birden çok kişiye aitse hak üzerindeki
ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa 4721
sayılı Kanundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak
sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta
bulunur.
b) Diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra
buluşu kullanabilir.
c) Patent başvurusu veya patentin korunması için
gerekli önlemleri alabilir.
ç) Birlikte yapılan patent başvurusu veya alınan
patentin sağladığı hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde
üçüncü kişilere karşı hukuk davası açabilir. Diğer hak sahiplerinin davaya
katılabilmeleri için, durum, davayı açan tarafından davanın açıldığı tarihten
itibaren bir ay içinde kendilerine bildirilir.
(2) Buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere
lisans verilmesi için hak sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme
konusunda oybirliği sağlanamaması hâlinde mahkeme, mevcut şartları göz önünde
tutarak hakkaniyet gereğince bu yetkiyi hak sahiplerinden birine veya birkaçına
verebilir.
(3) Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz
konusu olsa dahi patent başvurusu veya patentin devri ya da üzerlerinde hak
tesisi için bölünebilmeleri mümkün değildir.
BEŞİNCİ KISIM
Çalışanların Buluşları
Hizmet buluşu ve serbest buluş
MADDE 113-
(1) Çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği
gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve
çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş, hizmet buluşudur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen hizmet buluşunun
dışında kalan buluş, serbest buluş olarak kabul edilir.
(3) Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye
bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerler hakkında çalışanlara ilişkin hükümler
uygulanır.
(4) Çalışan buluşu için uygulanan hükümler, diğer
kanuni düzenlemeler ve taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri saklı
kalmak şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların buluşları hakkında
da uygulanır.
(5) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara buluşları
için ödenecek bedel, buluştan elde edilen gelirin üçte birinden az olamaz.
Ancak buluş konusunun kamu kurum veya kuruluşunun kendisi tarafından
kullanılması hâlinde ödenecek bedel, bir defaya mahsus olmak üzere, bedelin
ödendiği ay için çalışana ödenen net ücretin on katından fazla olamaz.
(6) 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma
Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında yeterlik alan araştırma
altyapılarında gerçekleşen buluşlar hakkında 6550 sayılı Kanunda yer alan
hükümler uygulanır. 6550 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde bu Kanunun
121 inci maddesi hükmü kıyasen uygulanır.
Hizmet buluşuna dair bildirim yükümlülüğü
MADDE 114- (1)
Çalışan, bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve
geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden çok çalışan
tarafından gerçekleştirilmişse, bu bildirim birlikte yapılabilir. İşveren,
bildirimin kendisine ulaştığı tarihi, bildirimde bulunan kişi veya kişilere
gecikmeksizin ve yazılı olarak bildirir.
(2) Çalışan, teknik problemi, çözümünü ve hizmet
buluşunu nasıl gerçekleştirmiş olduğunu, bildiriminde açıklamak zorundadır.
Buluşun daha iyi açıklanması bakımından varsa resmini de işverene verir.
(3) Çalışan, yararlanmış olduğu işletme deneyim ve
çalışmalarını, varsa diğer çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini,
yaptığı işle ilgili olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında
kendisinin katkı payını da belirtir.
(4) İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten
itibaren iki ay içinde, bildirimin hangi hususlarda düzeltilmesi gerektiğini
çalışana bildirir. Talepte bulunulmaması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen
bildirim geçerli sayılır.
(5) Çalışanın bu Kanunda öngörülen şekilde bildirimde
bulunabilmesi için, işveren gereken yardımı göstermek zorundadır.
(6) Çalışan, hizmet buluşunu, serbest buluş niteliği
kazanmadığı sürece gizli tutmakla yükümlüdür.
İşverenin buluşa ilişkin hakkı ve hak talebinde bedel
MADDE 115- (1)
İşveren, hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebilir.
İşveren bu talebi, çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren
dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Çalışana böyle bir
bildirimin süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair
bildirim yapılması hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.
(2) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin tam hak
talebinde bulunması hâlinde bununla ilgili bildirimin çalışana ulaşması ile
buluş üzerindeki tüm haklar işverene geçmiş olur.
(3) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep
etmesi hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Ancak bu durumda
işveren, kısmi hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın
buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, buluşa
ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım
hakkından vazgeçilmesini işverenden isteyebilir. İşveren, çalışanın bu isteğine
ilişkin bildirimine tebellüğ tarihinden itibaren iki ay içinde cevap vermezse,
işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer.
(4) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde
bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar,
işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır.
(5) İşveren, tam hak talep etmediği takdirde,
kendisine bildirimi yapılan buluşa ilişkin bilgileri, çalışanın haklı
menfaatlerinin devamı süresince gizli tutmakla yükümlüdür.
(6) İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep
ederse, çalışan makul bir bedelin kendisine ödenmesini işverenden isteyebilir.
İşveren hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu
kullanması hâlinde, çalışanın makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme
hakkı doğar.
(7) Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik
olarak değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin
buluşun gerçekleştirilmesindeki payı da dikkate alınır.
(8) İşveren, hizmet buluşuna ilişkin talepte
bulunduktan sonra, buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin
ödenmesinden kaçınamaz. Ancak buluşun korunabilir olmadığı konusunda açılan
dava sonucunda mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi hâlinde çalışan, bedel
talebinde bulunamaz.
(9) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam
hak talebinde bulunmasını takiben bedel ve ödeme şeklî, işveren ile çalışan
arasında imzalanan sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince
belirlenir.
(10) Hizmet buluşu birden çok çalışan tarafından
gerçekleştirilmişse, bedel ve ödeme şekli her biri için, dokuzuncu fıkraya
uygun olarak ayrı ayrı belirlenir.
(11) Çalışan buluşları ile ilgili bedel tarifesi ve
uyuşmazlık hâlinde izlenecek tahkim usulü yönetmelikle belirlenir.
(12) Çalışan, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet
buluşu konusunda 119 uncu madde hükümlerine tabi olmaksızın dilediği şekilde
tasarrufta bulunabilir.
Hizmet buluşu için patent başvurusu yapılması
MADDE 116-
(1) İşveren, kendisine bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde
bulunmuşsa patent verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Kuruma yapmakla yükümlüdür.
Ancak işveren, işletme menfaatleri gerektiriyorsa, patent başvurusu yapmaktan
kaçınabilir. İkinci fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla, başvuru yapmaktan
kaçınılması durumunda, buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin
hesaplanmasında, patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine muhtemel
ekonomik kayıplar göz önünde tutulur.
(2) İşverenin hizmet buluşu için Kuruma ilk başvuru
yükümlülüğü;
a) Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,
b) Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza
göstermesi,
c) İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı
gerektirmesi,
hâllerinden en az birinin gerçekleşmesiyle ortadan
kalkar.
(3) Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa,
çalışan bizzat başvuru yapma hakkına sahiptir.
(4) İşveren, tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet
buluşu için başvuruda bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de
başvuruyu yapmazsa, buluş serbest buluş niteliği kazanır.
(5) İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde
bulunmuşsa, söz konusu buluşun yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda
bulunabilir.
(6) İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak
istemediği yabancı ülkeler için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde
çalışana patent almak için talepte bulunma imkânını sağlamakla yükümlüdür.
Buluşun serbest bırakılması, rüçhan hakkı süresinin geçirilmemesi açısından,
makul bir süre içinde yapılır.
(7) İşveren, çalışanın yabancı ülkelerde patent
alabilmesi amacıyla buluşu serbest bırakırken, bu ülkelerde uygun bir ücret
karşılığında buluşu kullanabilmek için inhisari olmayan nitelikte bir kullanım
hakkını saklı tutma ve saklı tuttuğu bu hakkından doğan menfaatlerine zarar
verilmemesini talep etme hakkına sahiptir.
Çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerin emredici
niteliği ve hakkaniyete uygunluk şartı
MADDE 117-
(1) İşverenler tarafından, bu Kitabın çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerine
aykırı olacak şekilde çalışanların aleyhine düzenleme ve uygulama yapılamaz.
Tarafların çalışan buluşlarına ilişkin sözleşme yapma serbestliği, hizmet
buluşlarında patent verilmesi için yapılacak başvurudan; serbest buluşlarda ise
çalışanın işverene yapacağı bildirim yükümlülüğünden sonra başlar.
(2) Hizmet buluşları ile serbest buluşlar konusunda
işveren ile çalışan arasında yapılan sözleşmeler, çalışan buluşlarıyla ilgili
emredici hükümlere aykırı olmasa dahi, önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmıyorsa
geçersiz sayılır. Aynı kural belirlenen bedel için de geçerlidir.
(3) Sözleşmenin veya belirlenmiş olan bedelin hakkaniyete
aykırı olduğu hakkındaki itirazlar, iş sözleşmesinin bitiminden itibaren en geç
altı ay içinde yazılı olarak ileri sürülebilir.
Tarafların patent başvurusu ile ilgili hak ve
yükümlülükleri
MADDE 118-
(1) Çalışan, patent alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene vermek ve
gerekli yardımı yapmakla yükümlüdür. İşveren de hizmet buluşuna patent
verilmesi için yaptığı başvuru ve eklerinin suretlerini çalışana vermek ve
çalışanın talebi üzerine başvuru işlemleri sırasındaki gelişmeleri ona
bildirmekle yükümlüdür.
(2) İşveren, çalışanın hizmet buluşu sebebiyle talep
ettiği bedeli ödemeden önce, patent başvurusundan veya patent hakkından
vazgeçmek isterse durumu çalışana bildirmekle yükümlüdür. Çalışanın talebi
üzerine işveren, masrafları çalışana ait olmak üzere patent hakkını veya patent
alınması için gerekli olan belgeleri çalışana devretmek zorundadır. Çalışan, bu
konuda kendisine yapılan bildirime, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde
cevap vermezse, işveren patent başvurusu veya patentin sağladığı haklardan
vazgeçebilir.
(3) İşveren, ikinci fıkrada belirtilen bildirimle
birlikte hizmet buluşundan inhisari olmayan yararlanma hakkını, makul bir bedel
karşılığında saklı tutabilir.
(4) Çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükler, iş
sözleşmesinin sona ermiş olmasından etkilenmez.
Serbest buluş, bildirim yükümlülüğü ve teklifte bulunma
yükümlülüğü
MADDE 119-
(1) Çalışan, iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş yaptığı
takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde,
buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek
suretiyle, buluşun gerçek bir serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda
işverenin bir kanaate varabilmesi sağlanır.
(2) İşveren, buluşun serbest bir buluş olmadığına ilişkin
itirazını, kendisine yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı
bir bildirimle ileri sürebilir.
(3) Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde
değerlendirilebilir olmadığı açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur.
(4) Serbest buluş, işletmenin faaliyet alanına
girmekteyse veya işletme söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette
bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse; çalışan, serbest buluşunu iş
ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde değerlendirmeye başlamadan
önce, tam hak tanımaksızın uygun şartlar altında buluşundan yararlanma imkânı
vermek için işverene teklifte bulunmakla yükümlüdür. İşveren, teklifin
kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki
öncelik hakkını kaybeder. İşveren, kendisine yapılan teklifi kabul eder, ancak
öngörülmüş şartları uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkeme
tarafından tespit edilir.
Çalışanın önalım hakkı
MADDE 120-
(1) İşverenin iflas etmesi ve iflas idaresinin de buluşu işletmeden ayrı olarak
devretmek istemesi hâlinde çalışanın, yapmış olduğu ve işverenin de tam hak
talebinde bulunduğu buluşa ilişkin olarak önalım hakkı vardır.
(2) Çalışan buluşundan doğan bedel alacağı, imtiyazlı
alacaklardandır. İflas idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını,
alacaklılar arasında alacakları oranında dağıtır. Çalışan, bedel alacağı yerine
buluşunun serbest buluşa dönüşmesini talep edebilir.
Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlar
MADDE 121-
(1) 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
tanımlanan yükseköğretim kurumları ile Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri
Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya
araştırmalar sonucunda gerçekleştirilen buluşlar için, özel kanun hükümleri ve
bu madde kapsamındaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, çalışanların
buluşlarına ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel
çalışmalar veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluşu yapan,
buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin yükseköğretim kurumuna bildirmekle
yükümlüdür. Patent başvurusu yapılmışsa yükseköğretim kurumuna başvuru
yapıldığına dair bildirim yapılır.
(3) Yükseköğretim kurumu, buluş üzerinde hak sahipliği
talebinde bulunması durumunda, patent başvurusu yapmakla yükümlüdür. Aksi
takdirde buluş, serbest buluş niteliği kazanır.
(4) Yükseköğretim kurumunun hak sahipliği talebine
karşı buluşu yapan, buluşunun serbest buluş olduğunu ileri sürerek itiraz
edebilir. Yapılan itiraz, yükseköğretim kurumu tarafından yazılı gerekçeler de
belirtilerek karara bağlanır. Aksi takdirde buluş, serbest buluş niteliği
kazanır.
(5) Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen
buluşlar hakkında 115 inci, 116 ncı, 118 inci maddeler ile 119 uncu maddenin
dördüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(6) Yükseköğretim kurumu başvurudan veya patent
hakkından vazgeçmek isterse veya buluş, patent başvurusu yapıldıktan sonra
serbest buluş niteliği kazanırsa, yükseköğretim kurumu öncelikle buluşu yapana
başvuru veya patent hakkını devralmasını teklif eder. Buluşu yapanın teklifi
kabul etmesi durumunda haklar devredilir. Bu durumda yükseköğretim kurumu,
buluşu yapana patent alınması ve korunması için gerekli olan belgeleri verir.
Yükseköğretim kurumu, başvuru veya patent hakkını buluşu yapana devretmesi
durumunda inhisari nitelikte olmayan kullanım hakkını uygun bir bedel
karşılığında saklı tutabilir. Buluşu yapanın teklifi kabul etmemesi durumunda
patent başvurusu veya patent üzerindeki tasarruf yetkisi yükseköğretim kurumuna
ait olur.
(7) Yükseköğretim kurumu, kusuru nedeniyle başvuru
işlemlerinin veya patent hakkının sona ermesine sebep olursa buluşu yapanın
uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
(8) Buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu
ve buluşu yapan arasındaki paylaşımı, buluşu yapana gelirin en az üçte biri
verilecek şekilde belirlenir. Buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu
hissesi ilgili yükseköğretim kurumu bütçesine özgelir olarak kaydedilir ve
başta bilimsel araştırmalar olmak üzere yükseköğretim kurumunun ihtiyaçlarının
karşılanması için kullanılır.
(9) 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (l) bendinde tanımlanan öğretim elemanları ile stajyerlerin ve
öğrencilerin diğer kamu kurumları veya özel kuruluşlarla belirli bir sözleşme
kapsamında yapmış oldukları çalışmalar sonucunda ortaya çıkan buluşlar
üzerindeki hak sahipliğinin belirlenmesinde, diğer kanunlardaki hükümler saklı
kalmak kaydıyla sözleşme hükümleri esas alınır.
(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Kamu destekli projelerde ortaya çıkan buluşlar
MADDE 122- (1)
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde ortaya çıkan
buluşların, destek sağlayan kamu kurumuna yönetmeliğe uygun olarak bildirilmesi
zorunludur. Bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde proje
desteğinden faydalanan kişi, buluş konusu üzerinde hak sahipliği talep edip
etmediği konusundaki tercihini kamu kurumuna yazılı olarak bildirir. Proje
desteğinden faydalanan kişi bu süre içinde hak sahipliği talep etmezse veya hak
sahipliğine ilişkin tercihini yazılı olarak yapmazsa destek sağlayan kamu
kurumu veya kuruluşu buluş için hak sahipliğini alabilir. Proje desteğinden
faydalanan kişi, hak sahipliğine ilişkin süreç tamamlanana kadar, buluşa patent
veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte açıklamalarda bulunamaz.
(2) Proje desteğinden faydalanan kişi, buluşa ilişkin
olarak hak sahipliği talebinde bulunması durumunda, buluş için patent başvurusu
yapmakla yükümlüdür. Başvuruda destek sağlayan kamu kurum veya kuruluşu
belirtilir.
(3) Kamu kurum veya kuruluşunun, proje desteğinden
faydalanan kişiden patent konusu buluşun kullanımına veya kullanım için
giriştiği çabalarına ilişkin düzenli aralıklarla bilgi isteme hakkı vardır.
Kamu kurum veya kuruluşu tarafından istenen ticari ve finansal mahiyetteki bu
bilgiler gizli tutulur. Buluşun kullanımından elde edilen gelirin paylaşımı
sözleşme ile belirlenir.
(4) Proje desteğinden faydalanan kişinin buluş
üzerinde hak sahipliği talep etmesi hâlinde kamu kurum veya kuruluşu, buluşun
kendi ihtiyaçları için kullanımına ilişkin bedelsiz bir lisans hakkına sahip
olur. Bu haktan feragat, sözleşmede belirtilmesi şartıyla mümkündür. Aşağıda
sayılan durumlarda kamu kurum veya kuruluşu, patent konusu buluşu kullanma veya
kullanılması için makul şartlarda üçüncü kişilere lisans verilmesini isteme
hakkına sahip olur:
a) Proje desteğinden faydalanan kişinin 130 uncu madde
hükmüne göre patent konusu buluşu kullanmaması veya kullanım için girişimde
bulunmaması.
b) Proje desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan
tarafından üretilen patent konusu ürünün, kamu sağlığı veya millî güvenlik
nedenleriyle ortaya çıkan ihtiyacı karşılayamaması,
c) Proje desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan
tarafından üretilen patent konusu ürünün, kamu kurum veya kuruluşunun
ihtiyacını karşılayamaması.
(5) Dördüncü fıkra kapsamındaki lisans uygulaması
zorunlu lisansa ilişkin hükümlerin uygulanmasını etkilemez.
(6) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma,
Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında
kurulan Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde veya 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan teknoloji geliştirme
bölgelerinde, kamu kurum ve kuruşları desteğiyle bir sözleşme çerçevesinde
yürütülmeyen çalışmalarda veya proje bazlı olmayan kamu desteklerinde ortaya
çıkan buluşlar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
ALTINCI KISIM
Ek ve Gizli Patent
Ek patent
MADDE 123-
(1) Patent başvurusu sahibi, patent konusu buluşu mükemmelleştiren veya
geliştiren ve 91 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında asıl patentin konusu
ile bütünlük içinde bulunan buluşların korunması için işlemleri devam eden asıl
patent başvurusuna ek patent başvurusunda bulunabilir.
(2) Ek patent başvurusu, asıl patent başvurusuna belge
verilmesi kararının yayımına kadar yapılabilir. Ek patent başvurusunun başvuru
tarihi, 90 ıncı madde uyarınca ek patent başvurusunun Kuruma verildiği
tarihtir.
(3) Ek patent başvurusunun araştırma raporu, asıl
patent başvurusunun araştırma raporu ile birlikte ya da daha sonra düzenlenir.
Ek patent başvurusu için 83 üncü maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen buluş
basamağının değerlendirilmesinde, asıl patent başvurusu tekniğin bilinen durumu
olarak dikkate alınmaz.
(4) Asıl patent başvurusuna patent verilmesi
kararından önce, ek patent başvurusu için patent verilemez.
(5) Ek patentin süresi, ek patentin başvuru tarihinden
itibaren başlar ve asıl patentin süresinin bitimine kadardır.
(6) Ek patent başvuruları ve ek patent için yıllık
ücret ödenmez.
(7) Ek patent başvurusu, başvuru işlemleri sırasında
başvuru sahibinin talebi üzerine her zaman bağımsız bir patent başvurusuna
dönüştürülebilir. Kurum tarafından ek patent başvurusunun asıl patent
başvurusuyla gerekli bağının olmadığının tespit edilmesi durumunda bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde ek patent başvurusu bağımsız patent
başvurusuna dönüştürülür.
(8) Asıl patentin hükümsüz kılınması veya asıl patent
sahibinin patent hakkından vazgeçmesi ya da yıllık ücretinin ödenmemesi
nedeniyle asıl patent hakkının sona ermesi durumunda ek patent, bağımsız
patente dönüştürülür.
(9) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu
olarak ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak 99 uncu madde
uyarınca verilen hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek
patentlerin bağımsız patentlere dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa,
patentin hükümsüzlüğü ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
(10) Asıl patent başvurusunun geri çekilmesi veya geri
çekilmiş sayılması ya da reddedilmesi veya yıllık ücretinin ödenmemesi
nedeniyle geçersiz sayılması durumunda ek patent başvurusu, bağımsız patent
başvurusuna dönüştürülür.
(11) Asıl patent başvurusuna birden fazla ek patent
başvurusu yapılmışsa, ilk yapılan ek patent başvurusu ya da ek patent yedinci,
sekizinci ve dokuzuncu fıkralara göre bağımsız patente ya da bağımsız patent
başvurusuna dönüştürülebilir. Diğer ek patent başvuruları, dönüşen bağımsız
patentin veya başvurunun ekleri sayılır.
(12) Ek patent başvurusu veya ek patent, bağımsız bir
patent başvurusuna veya bağımsız bir patente dönüşmesi hâlinde dönüştürme
tarihinden itibaren yıllık ücret ödemelerine tabi olup, koruma süresi de
beşinci fıkrada belirtilen süredir.
(13) Aksi açıkça öngörülmediği ve ek patentin
niteliğine aykırı düşmediği takdirde, bu Kanunun patente ilişkin hükümleri, ek
patent hakkında da uygulanır.
(14) Faydalı model başvurusu için ek başvuru
yapılamaz.
Gizli patent
MADDE 124- (1)
Kurum, başvuru konusu buluşun millî güvenlik açısından önem taşıdığı kanısına
varırsa başvurunun bir suretini görüş almak üzere Millî Savunma Bakanlığına
iletir ve durumu başvuru sahibine bildirir.
(2) Millî Savunma Bakanlığı, başvuru işlemlerinin
gizli yürütülmesine karar verirse bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde
kararını Kuruma bildirir. Gizlilik kararı verilmemesi veya söz konusu süre
içinde Kuruma bildirimde bulunulmaması hâlinde Kurum, başvuru ile ilgili
işlemleri başlatır.
(3) Patent başvurusunun gizliliğe tabi olması hâlinde
Kurum, durumu başvuru sahibine bildirir ve başvuru ile ilgili başka bir işlem
yapmadan başvuruyu gizli patent başvurusu olarak sicile kaydeder.
(4) Patent başvurusu sahibi, gizli patent başvuru
konusu buluşu, yetkisi olmayan kişilere açıklayamaz.
(5) Patent başvurusu sahibinin talebi üzerine, patent
başvuru konusu buluşun kısmen veya tamamen kullanılmasına, Millî Savunma
Bakanlığınca izin verilebilir.
(6) Patent başvurusu sahibi, patent başvurusunun gizli
tutulduğu süre için, Devletten tazminat isteyebilir. Ödenecek tazminat miktarı
konusunda anlaşma sağlanamazsa tazminat miktarı mahkeme tarafından belirlenir.
Tazminat, buluşun önemi ve patent başvurusu sahibinin onu serbestçe
kullanabilmesi hâlinde elde edeceği muhtemel gelirin miktarı göz önünde
tutularak hesaplanır. Patent başvurusu sahibinin kusuruyla gizli patent başvuru
konusu olan buluş açıklanmışsa tazminat isteme hakkı ortadan kalkar.
(7) Gizli patent başvuruları için gizli kaldığı süre
boyunca, Kuruma yıllık ücret ödenmez.
(8) Kurum, Millî Savunma Bakanlığının talebi üzerine,
patent başvurusu için öngörülmüş gizliliği kaldırabilir. Gizliliği kaldırılmış
bir patent başvurusu, gizliliği kaldırıldığı tarihten itibaren patent başvurusu
olarak işlem görür.
(9) Türkiye'de gerçekleştirilen bir buluş millî
güvenlik açısından önem taşıyorsa söz konusu buluş için başka bir ülkede patent
başvurusunda bulunulamaz. Türkiye'de gerçekleştirilen bir buluş için Kuruma
yapılan bir patent başvurusu birinci ila sekizinci fıkra hükümlerine tabiyse
Millî Savunma Bakanlığının izni olmadan, söz konusu buluş için başka bir ülkede
patent başvurusu yapılamaz.
(10) Buluşu yapanın yerleşim yeri Türkiye'deyse aksi
ispat edilinceye kadar, buluşun Türkiye'de yapılmış olduğu kabul edilir.
YEDİNCİ KISIM
Lisans
BİRİNCİ BÖLÜM
Sözleşmeye Dayalı Lisans
Sözleşmeye dayalı lisans
MADDE 125- (1)
Patent başvurusu veya patent, lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan
lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans,
inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren patent
konusu buluşu kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı buluşa ilişkin
başka lisanslar da verebilir. İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans
veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de
patent konusu buluşu kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans
sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans
veremez.
(4) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye
dayalı olarak lisans alan kişi, patentin koruma süresi boyunca patent konusu
buluşun kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir. Lisans alan,
lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde patent
sahibi, patentten doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.
Bilgi verme yükümlülüğü
MADDE 126- (1)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa patent başvurusunu veya patenti devreden
veya lisansını veren, devralan veya lisans alana patent konusu buluşun normal
bir kullanımı için zorunlu olan teknik bilgileri vermekle yükümlüdür.
(2) Devralan veya lisans alan kişi, kendisine verilen
gizli bilgilerin açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almakla
yükümlüdür.
Hakkın devrinden ve lisans vermeden doğan sorumluluk
MADDE 127- (1)
Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları devreden veya lisans veren
kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa söz konusu
kişi bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
(2) Patent başvurusunun geri alınması veya başvurunun
reddedilmesi ya da patent hakkının hükümsüzlüğüne mahkemece karar verilmiş
olması hâllerinde, tarafların hakkı devreden veya lisans veren bakımından daha
kapsamlı bir sorumluluğu sözleşme ile öngörmemiş olmaları hâlinde, 139 uncu
madde hükümleri uygulanır.
(3) Devreden veya lisans verenin kötüniyetle hareket
etmesi hâlinde bu kişiler, fiillerinden her zaman sorumludur. Devreden veya
lisans veren, üzerinde tasarruf edilen patent başvurusu veya patente konu olan
buluşun, patentle korunabilirliği konusunda Türkçe veya yabancı dildeki rapor
ve kararları veya bu konuda bildiklerini karşı tarafa bildirmemiş ve bunlara
ilişkin beyanları içeren belgelere sözleşmede yer vermemişse kötüniyetin
varlığı kabul edilir.
(4) Bu madde hükümlerinden doğan tazminatı talep
süresi, sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde
başlar.
Lisans verme teklifi
MADDE 128-
(1) Patent başvurusu veya patent sahibi, Kuruma yapacağı yazılı taleple, patent
konusu buluşu kullanmak isteyen herkese lisans vereceğini bildirebilir. Lisans
verme teklifi Bültende yayımlanır.
(2) Sicilde kayıtlı inhisari lisans varsa patent
başvurusu veya patent sahibi başkalarına lisans verme teklifinde bulunamaz.
(3) Patent başvurusu veya patent sahibi, lisans verme
teklifini her zaman geri alabilir. Teklifin geri alınması Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Zorunlu Lisans
Zorunlu lisans
MADDE 129- (1)
Zorunlu lisans, aşağıda belirtilen şartlardan en az birinin bulunması hâlinde
verilebilir:
a) 130 uncu madde hükmüne göre patent konusu buluşun
kullanılmaması.
b) 131 inci maddede belirtilen patent konularının
bağımlılığının söz konusu olması.
c) 132 nci maddede belirtilen kamu yararının söz
konusu olması.
ç) 30/4/2013 tarihli ve 6471 sayılı Kanunla katılmamız
uygun bulunan Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşmasını
Değiştiren Protokolde belirtilen şartların sağlanması hâlinde başka ülkelerdeki
kamu sağlığı sorunları sebebiyle eczacılık ürünlerinin ihracatının söz konusu
olması.
d) Islahçının, önceki bir patente tecavüz etmeden yeni
bir bitki çeşidi geliştirememesi.
e) Patent sahibinin, patent kullanılırken rekabeti
engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı faaliyetlerde bulunması.
(2) Birinci fıkranın (a), (b) ve (ç) bentleri
kapsamında verilecek zorunlu lisans mahkemeden; (e) bendi kapsamında verilecek
zorunlu lisans Rekabet Kurumundan talep edilir. Birinci fıkranın (ç) bendi
uyarınca yapılan zorunlu lisans taleplerinde acil durumlar ve birinci fıkranın
(e) bendi hariç olmak üzere, zorunlu lisans talep edenin, patent sahibinden
makul ticari şartlar altında sözleşmeye dayalı lisans istemesine rağmen makul
bir süre içinde alamadığına dair kanıt talebe eklenir. Mahkeme, zorunlu lisans
talebinin bir sureti ile ekli belgelerin birer suretini patent sahibine
gecikmeksizin gönderir. Patent sahibine, bunlara karşı delilleriyle birlikte
görüşlerini sunması için bildirim tarihinden itibaren bir ay süre verilir.
(3) Mahkeme, varsa patent sahibinin görüşlerini
zorunlu lisans talep edene tebliğ eder ve bir ay içinde talebin reddine veya
zorunlu lisansın verilmesine karar verir. Bu süre uzatılamaz. Patent sahibi,
zorunlu lisans talebine itiraz etmemişse, mahkeme gecikmeksizin zorunlu lisansa
karar verir.
(4) Zorunlu lisansın verildiği kararda; lisansın kapsamı,
bedeli, süresi, lisans alan tarafından gösterilen teminat, kullanıma başlama
zamanı ile patentin ciddi ve etkin kullanımını sağlayan önlemler belirtilir.
(5) Mahkeme kararına karşı kanun yollarına
başvurulduğunda, patent sahibi tarafından zorunlu lisans uygulamasının
durdurulması için sunulan deliller mahkemece yeterli görülürse, buluşun
kullanımı, lisansa ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ertelenir.
(6) Patent sahibinin, önceki bir bitki çeşidine ait
ıslahçı hakkına tecavüz etmeden patent hakkını kullanamaması durumu zorunlu
lisansa konu olabilir. Bu durumda, 5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(7) Birinci fıkranın (d) bendine göre lisans verilmesi
durumunda patent sahibi, korunan bitki çeşidinin kullanımı için kendisine;
altıncı fıkraya göre lisans verilmesi durumunda da yeni bitki çeşidine ait
ıslahçı hakkı sahibi, korunan buluşun kullanımı için kendisine makul şartlarda
karşılıklı lisans verilmesini talep edebilir.
(8) Birinci fıkranın (d) bendi ile altıncı fıkrada
belirtilen lisanslar için talep sahibi;
a) Patent sahibine veya yeni bitki çeşidine ait
ıslahçı hakkı sahibine sözleşmeye dayalı bir lisans elde etmek için
başvurduğunu ancak sonuç alamadığını,
b) Korunan bitki çeşidiyle veya patentle korunan
buluşla kıyaslandığında, sonraki buluşun veya bitki çeşidinin, büyük ölçüde
ekonomik yarar sağlayan önemli bir teknik ilerleme gösterdiğini,
ispat ederek zorunlu lisans verilmesini mahkemeden
talep edebilir.
(9) Birinci fıkranın (ç) bendi hükmü saklı kalmak
kaydıyla zorunlu lisans, esas olarak yurtiçi pazara arz için verilir.
Kullanılmama durumunda zorunlu lisans
MADDE 130-
(1) Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak
zorundadır. Kullanımın değerlendirilmesinde pazar şartları ve patent sahibinin
kontrolü ve iradesi dışındaki şartlar göz önünde tutulur.
(2) Patentin verilmesi kararının Bültende
yayımlanmasından itibaren üç yıllık veya patent başvurusu tarihinden itibaren
dört yıllık sürelerden hangisi daha geç sona eriyorsa, o sürenin bitiminden
itibaren ilgili herkes zorunlu lisans talebinin yapıldığı tarihte, patent
konusu buluşun kullanılmaya başlanmamış olduğu veya kullanım için ciddi ve
gerçek girişimlerde bulunulmadığı ya da kullanımın ulusal pazar ihtiyacını
karşılayacak düzeyde olmadığı gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesini talep
edebilir. Söz konusu durum, haklı bir neden olmaksızın, buluşun kullanımına
aralıksız olarak üç yıldan fazla ara verildiği hâllerde de uygulanır.
Patent konularının bağımlılığı hâlinde zorunlu lisans
MADDE 131-
(1) Patent konusu buluşun, önceki patentin sağladığı haklara tecavüz
edilmeksizin kullanılmasının mümkün olmaması hâlinde, patent konuları arasında
bağımlılık söz konusu olacağından, sonraki tarihli patentin sahibi önceki
tarihli patent konusu buluşu, sahibinin izni olmaksızın kullanamaz.
(2) Patent konuları arasında bağımlılık olması
hâlinde, sonraki tarihli patentin sahibi, patent konusu buluşunu kullanmak
için, buluşunun önceki tarihli patent konusu buluşa göre büyük ölçüde ekonomik
yarar sağlayan önemli bir teknik ilerleme göstermesi şartıyla zorunlu lisans
verilmesini talep edebilir. Sonraki tarihli patentin sahibine zorunlu lisans
verilmişse, önceki tarihli patentin sahibi de sonraki tarihli patent konusu
buluşu kullanmak için kendisine zorunlu lisans verilmesini talep edebilir.
(3) Bağımlılığı olan patentlerden birinin hükümsüzlüğü
veya patent hakkının sona ermesi hâlinde, zorunlu lisans kararı da ortadan
kalkar.
Kamu yararı nedeniyle zorunlu lisans
MADDE 132-
(1) Kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle patent konusu buluşun
kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması, genel olarak
yaygınlaştırılması, yararlı bir kullanım için ıslah edilmesinin büyük önem
taşıması veya patent konusu buluşun kullanılmamasının ya da nitelik veya
nicelik bakımından yetersiz kullanılmasının ülkenin ekonomik veya teknolojik
gelişimi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı hâllerde, Cumhurbaşkanınca[2];
a) Kamu yararı bulunduğu gerekçesiyle zorunlu lisans
verilmesine,
b) Buluşun kamu yararını karşılayacak yeterlikte
kullanımı patent sahibi tarafından gerçekleştirilebilecekse buluşun şartlı
olarak zorunlu lisans konusu yapılmasında kamu yararı bulunduğuna,
karar verilir.
(2) Patent başvurusu veya patent konusu buluşun
kullanımının kamu sağlığı veya millî güvenlik bakımından önemli olması hâlinde,
Millî Savunma Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak ilgili
bakanlık tarafından teklifte bulunulur.
(3) Kamu yararı gerekçesiyle verilen zorunlu lisanslar
inhisari olabilir. Millî güvenlik bakımından önemli olduğu gerekçesi ile
verilen zorunlu lisans kararı, buluşun bir veya birkaç işletme tarafından
kullanılması ile sınırlandırılabilir.
Zorunlu lisansın hukuki niteliği ve güven ilişkisi
MADDE 133-
(1) Zorunlu lisans, inhisari değildir ancak kamu yararı gerekçesiyle verilen
zorunlu lisanslar inhisari olabilir. Zorunlu lisans süre, bedel ve kullanım
alanı göz önüne alınarak belirli şartlar altında verilir. Mahkeme bedeli
belirlerken patentin ekonomik değerini göz önüne alır. 129 uncu maddenin
birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilecek zorunlu lisanslarda bedel
belirlenirken, ticari olmayan ve insani amaçlar göz önüne alınarak bu tür
kullanımın ithalatçı ülke açısından ekonomik değeri dikkate alınır.
(2) Zorunlu lisans verilmesi hâlinde, lisans alanın
alt lisans verme ve patent konusunu ithal etme hakkı yoktur. Ancak kamu yararı
gerekçesiyle verilen zorunlu lisansta lisans alan, kamu yararı gereği açıkça
ithale yetkili kılınmışsa patent konusu ithal edilebilir. Bu ithal izni,
ihtiyaçla sınırlı olarak ve geçici bir süre için verilir.
(3) Zorunlu lisans sebebiyle, patent sahibi ve
lisans alan arasında doğan güven ilişkisi, patent sahibi tarafından ihlal
edilirse lisans alan, ihlalin buluşun değerlendirilmesindeki etkisine göre,
patent sahibinin isteyebileceği lisans bedelinden indirim yapılmasını talep
edebilir.
Ek patentte zorunlu lisans kapsamı
MADDE 134-
(1) Zorunlu lisans, lisansın kabul tarihinde mevcut bulunan patentin eklerini
de kapsar. Zorunlu lisansın verilmesinden sonra yeni ek patentler verilmişse ve
bunlar lisans konusu patentle aynı kullanım amacına hizmet etmekte ise lisans
alan, mahkemeden eklerin de zorunlu lisans kapsamına dâhil edilmesi talebinde
bulunabilir. Taraflar ek patentler nedeniyle genişletilen lisansın bedeli ve
diğer şartları konusunda anlaşamazlarsa bunlar mahkeme tarafından belirlenir.
Zorunlu lisansın devri
MADDE 135-
(1) Zorunlu lisansın devrinin geçerli olabilmesi için işletme ile birlikte veya
işletmenin lisansın değerlendirildiği kısmı ile birlikte devredilmesi gerekir.
Zorunlu lisansın, patent konularının bağımlılığı gerekçesiyle verilmesi
hâlindeyse lisans, bağımlı patentle birlikte devredilir.
Şartlarda değişiklik talebi ve zorunlu lisansın iptali
MADDE 136- (1)
Lisans alan veya patent sahibi, zorunlu lisans verilmesinden sonra, zorunlu lisansa
göre daha uygun şartlarda sözleşmeye dayalı lisans vermiş olması gibi sonradan
ortaya çıkan ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak mahkemeden zorunlu
lisans bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep edebilir.
(2) Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan
yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiği veya sürekli olarak yerine
getirmediği takdirde mahkeme, patent sahibinin talebi üzerine, patent sahibinin
tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla lisansı iptal edebilir.
(3) Zorunlu lisansın verilmesine neden olan şartların
sona ermesi ve tekrarlanma olasılığının ortadan kalkması hâlinde, talep üzerine
mahkeme zorunlu lisansı iptal eder.
Sözleşmeye dayalı lisans hükümlerinin
uygulanabilirliği
MADDE 137-
(1) 129 ila 136 ncı maddelerdeki hükümlere aykırı olmamak üzere, 125 inci ve
126 ncı maddelerde belirtilen sözleşmeye dayalı lisans ile ilgili hükümler
zorunlu lisansa da uygulanır.
SEKİZİNCİ KISIM
Hakkın Sona Ermesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümsüzlük
Hükümsüzlük hâlleri
MADDE 138-
(1) Kurumun nihai kararından sonra;
a) Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre
patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,
b) Buluş, 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkraları uyarınca yeteri kadar açıklanmamışsa,
c) Patent konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını
aşıyorsa veya patentin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya
veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya
dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa,
ç) Patent sahibinin, 109 uncu maddeye göre patent
isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa,
d) Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa,
patentin hükümsüz kılınmasına ilgili mahkeme
tarafından karar verilir.
(2) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci
fıkraları uyarınca yapılan yayımdan önce birinci fıkranın (a), (b) ve (c)
bentleri uyarınca yapılan hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremez.
(3) Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent
isteme hakkına sahip olmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya
halefleri tarafından ileri sürülebilir.
(4) Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne
ilişkinse sadece o bölüm ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi
hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.
Kısmi hükümsüzlük sonucu iptal edilmeyen istem veya istemler, 82 nci ve 83 üncü
madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşıyorsa patent bu
kısım için geçerli kalır. Bağımsız istemin hükümsüz kılınması hâlinde, bağımsız
isteme bağımlı olan her bir bağımlı istem ayrı ayrı 82 nci ve 83 üncü madde
hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa söz konusu
bağımsız isteme bağımlı olan istemler de mahkeme tarafından hükümsüz kılınır.
(5) Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma
süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile patent
sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Patent üzerinde sicilde hak
sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara
tebligat yapılır.
(6) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili
kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Patent sahibinin
109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle patentin
hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından istenebilir.
(7) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu
olarak ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak, hükümsüzlük
kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek patentlerin bağımsız patentlere
dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa, patentin hükümsüzlüğü ek
patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
Patentin hükümsüzlüğünün etkisi
MADDE 139-
(1) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe
dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan
koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Patent sahibinin ağır ihmal veya kötüniyetli
olarak hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak
üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce,
patentin sağladığı haklara tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve
uygulanmış kararlar.
b) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce
yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme
uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep
edilebilir.
(4) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar
herkese karşı hüküm doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra
mahkeme, bu kararı Kuruma resen bildirir. Kesinleşmiş karar ile hükümsüz
kılınan patent, Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve durum Bültende
yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları
Sona erme ve sonuçları
MADDE 140-
(1) Patent hakkı;
a) Koruma süresinin dolması,
b) Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi,
c) Yıllık ücretlerin 101 inci maddede öngörülen
sürelerde ödenmemesi,
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Kurum, patent hakkının sona erdiğini Bültende
yayımlar. Hakkı sona eren patentin konusu, sona erme nedeninin gerçekleşmiş
olduğu andan itibaren kamuya ait olur.
(3) Patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da
birden çok patent isteminden vazgeçebilir. Patentten kısmen vazgeçilirse istem
veya istemlerin ayrı bir patentin konusunu teşkil etmesi ve vazgeçmenin
patentin kapsamının genişletilmesine ilişkin olmaması şartıyla vazgeçilmeyen
istem veya istemler itibarıyla patent geçerli kalır.
(4) Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi
gerekir. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(5) Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni
olmadıkça, patentten vazgeçilemez.
(6) Patent üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak
sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile
kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, patentten vazgeçilemez.
(7) Patent hakkından vazgeçildiği Bültende yayımlanır.
DOKUZUNCU KISIM
Patent Hakkına Tecavüz
Patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan
fiiller
MADDE 141-
(1) Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır:
a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın
buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.
b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana
getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen
buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına
çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak,
uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak
için öneride bulunmak.
c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü
kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi
gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri
satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu
amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak
suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride
bulunmak.
ç) Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.
d) Patent veya faydalı model sahibi tarafından
sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz
genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde
edilmesine ilişkin bir usul olması hâlinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde
etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan
isteyebilir. Patent konusu usulle elde edilen ürün veya maddenin yeni olması
hâlinde, patent sahibinin izni olmadan üretilen aynı her ürün veya maddenin,
patent konusu usulle elde edilmiş olduğu kabul edilir. Aksini iddia eden kişi
bunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu durumda, davalının üretim ve işletme
sırlarının korunmasındaki haklı menfaati göz önünde tutulur.
(3) Patent başvurusunun veya faydalı model
başvurusunun 97 nci maddeye göre yayımlandığı tarihten itibaren, patent
başvurusu veya faydalı model başvurusu sahibi, buluşa vaki tecavüzlerden dolayı
dava açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar
edilmiş ise başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli
olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayımdan önce de tecavüzün varlığı
kabul edilir.
(4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci
fıkrası ile 143 üncü maddenin onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan
yayımdan önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar
veremez.
ONUNCU KISIM
Faydalı Model
Faydalı model ile korunabilir buluşlar ve istisnaları
MADDE 142-
(1) 83 üncü maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeni olan ve 83 üncü maddenin
altıncı fıkrası kapsamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model
verilerek korunur.
(2) Faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde, buluş
konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmaz.
(3) 82 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına ek
olarak;
a) Kimyasal ve biyolojik maddelere veya kimyasal ve
biyolojik usullere ya da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin
buluşlar,
b) Eczacılıkla ilgili maddelere veya eczacılıkla ilgili
usullere ya da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,
c) Biyoteknolojik buluşlar,
ç) Usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere
ilişkin buluşlar,
faydalı model ile korunmaz.
Şeklî inceleme, araştırma talebi, itiraz ve faydalı
modelin verilmesi
MADDE 143- (1)
90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan herhangi birinin
eksik olması hâlinde faydalı model başvurusu işleme alınmaz.
(2) İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen unsurlardan en az birinin eksik olması veya aynı maddenin
ikinci fıkrası gereğince unsurların yabancı dilde verilmesi hâlinde, bildirime
gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde eksiklikler
giderilir veya Türkçe çeviriler verilir. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş
sayılır.
(3) Kurum, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında
belirtilen unsurları tam olan veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları
tamamlanan başvuruyu, 90 ıncı maddenin beşinci fıkrası ile yönetmelikle
belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk bakımından inceler.
(4) Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı
anlaşılırsa başvuru sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde
eksikliği gidermesi istenir. Eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi hâlinde
başvuru reddedilir.
(5) Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya herhangi
bir bildirime gerek olmaksızın başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından
bir eksikliğinin olmadığının veya eksikliklerin süresi içinde giderildiğinin
bildirildiği tarihten itibaren iki ay içinde ücretini ödeyerek ve yönetmelikte
belirtilen şartlara uygun olarak araştırma talebinde bulunur. Aksi takdirde
başvuru geri çekilmiş sayılır.
(6) Başvuru sahibinin, beşinci fıkraya veya 104 üncü
maddenin birinci fıkrasına uygun olarak araştırma talebinde bulunması hâlinde araştırma
raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(7) Başvuru konusunun 142 nci maddenin üçüncü fıkrası
kapsamına girdiği sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin
yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini engelliyorsa
araştırma raporu düzenlenmez ve başvuru sahibinden bu konudaki itirazlarını
veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde
sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması veya itirazın ya da yapılan
değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru reddedilir.
İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde araştırma
raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(8) Araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç
ay içinde ilgili belgeleri de eklemek suretiyle araştırma raporunun içeriğine
başvuru sahibi itiraz edebilir, üçüncü kişiler görüş bildirebilir.
(9) Başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemesi veya
üçüncü kişiler tarafından görüş bildirilmemesi durumunda sadece araştırma
raporu, itiraz edilmesi veya görüş bildirilmesi durumundaysa araştırma raporu
ve itirazlar veya görüşler değerlendirilir.
(10) Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda faydalı
model verilmesine karar verirse bu karar başvuru sahibine bildirilir, karar ve
faydalı model Bültende yayımlanır. Yapılan değerlendirme sonucunda faydalı
modelin verilebilmesi için değişiklik yapılmasının gerekli olduğu durumda
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması istenir.
Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde faydalı model verilmesine karar
verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve faydalı model
Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin
Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu
karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır. Faydalı modelin
verilmesine ilişkin yayımdan sonra talep edilmesi ve belge düzenleme ücretinin
ödenmesi hâlinde, düzenlenen belge faydalı model sahibine verilir.
(11) Faydalı model verilmesinden sonra 99 uncu maddede
belirlenen itiraz usulü işletilemez, sadece mahkemeden hükümsüzlük talep
edilebilir.
(12) Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda başvurunun
ve buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olmadığına karar verirse
başvuru reddedilir, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende
yayımlanır. Bu karara karşı, 100 üncü maddeye göre itiraz edilebilir.
(13) Faydalı modelin verilmiş olması, geçerliliği ve
yararlılığı konusunda Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz,
Kurumun sorumluluğunu da doğurmaz.
(14) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle belirlenir.
Faydalı modelin hükümsüzlüğü
MADDE 144- (1)
Aşağıdaki hâllerde faydalı modelin hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme
tarafından karar verilir:
a) Faydalı model konusu, 142 nci maddede belirtilen
şartları taşımıyorsa.
b) Buluş 92 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca
yeterince açıklanmamışsa.
c) Faydalı model konusu, başvurunun ilk hâlinin
kapsamını aşıyorsa veya faydalı modelin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş
bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan
bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını
aşıyorsa.
ç) Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre
faydalı model isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili
kamu kurum ve kuruluşları faydalı modelin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Faydalı
model sahibinin 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına sahip
olmadığı nedeniyle faydalı modelin hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya
halefleri tarafından istenebilir.
(3) Faydalı modelin hükümsüzlüğü davası, faydalı
modelin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde,
sicile faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Sicilde hak
sahibi olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için bu
kişilere ayrıca tebligat yapılır.
(4) Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre
faydalı model isteme hakkına sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu
yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir. Bu durumda, 110 uncu madde
hükümleri uygulanır.
(5) Hükümsüzlük nedenleri faydalı modelin sadece bir
bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin
iptali suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen
hükümsüzlüğüne karar verilemez.
(6) Kısmi hükümsüzlük sonucu, faydalı modelin iptal
edilmeyen istem veya istemleri 142 nci madde hükümlerine uygun olması hâlinde
faydalı model, bu istem veya istemler için geçerli kalır.
Patentler ile ilgili hükümlerin uygulanabilirliği ve
çifte koruma
MADDE 145-
(1) Faydalı modele ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı modelin
özelliği ile çelişmediği takdirde bu Kanunda patentler için öngörülen hükümler,
faydalı modeller hakkında da uygulanır.
(2) Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda,
aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya
faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmez.
BEŞİNCİ KİTAP
Ortak ve Diğer Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Ortak Hükümler
Süreler ve bildirimler
MADDE 146-
(1) Sınai mülkiyet hakkına ilişkin, itirazlar da dâhil olmak üzere Kurum
nezdinde yapılacak tüm işlemlerde uyulması gereken süre, bu Kanun veya ilgili
yönetmelikte belirlenmemişse bildirim tarihinden itibaren iki aydır. Bu
sürelere uyulmaması hâlinde talep yapılmamış sayılır.
Ortak temsilci
MADDE 147-
(1) Sınai mülkiyet hakkının birden çok kişiye ait olması hâlinde, geri çekme ve
vazgeçme talebi hariç olmak üzere, marka veya patent vekili atanmadığı
durumlarda Kurum nezdindeki tüm işlemler hak sahiplerince ortak temsilci olarak
atanan hak sahibi tarafından yürütülür. Hak sahipleri tarafından ortak temsilci
atanmaması durumunda, başvuru formunda adı geçen ilk hak sahibinin, ortak
temsilci olduğu kabul edilir.
(2) Ortak temsilcinin yerleşim yerinin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içinde olmaması durumunda, işlemler marka veya patent
vekili vasıtasıyla yapılır.
(3) Ortak markalara ilişkin hükümler saklıdır.
Hukuki işlemler
MADDE 148-
(1) Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir,
lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir,
haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve
geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki
işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.
(2) Birinci fıkrada belirtilen hukuki işlemler
işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir.
(3) Sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması
durumunda sahiplerden birinin kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü
kişiye satması hâlinde, diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Yapılan satış,
alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir. Önalım hakkı, satışın
hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın
üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Tarafların anlaşamaması hâlinde, önalım hakkı
alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın
devrine karar verilmeden önce, satış bedelini, mahkeme tarafından belirlenen
süre içinde mahkemenin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür. Cebri
artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
(4) Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin
geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına
bağlıdır.
(5) Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi,
ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi
hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. 115 inci madde hükümleri
saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar
iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
(6) Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü
veya bir kısmı için devredilebilir.
(7) Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da
ortak marka için lisans verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir.
(8) Bu maddede yer alan hükümler, sınai mülkiyet hakkı
başvurularında da uygulanır.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin
ileri sürebileceği talepler
MADDE 149- (1)
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki
taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın
tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler
ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara,
tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek
şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve
makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin
alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre
elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin
değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet
haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması
hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük
gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya
ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin
kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat
miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde,
aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin
kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı,
kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları
bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
Tazminat
MADDE 150- (1)
Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin
zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda,
hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde
kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi
yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet
hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.
(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali
iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış
tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai
mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü
tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep
edebilir.
Yoksun kalınan kazanç
MADDE 151- (1)
Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin
seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile
hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti
olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği
net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir
lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi
gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle
sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet
hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu
gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci
fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin
seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai
mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın
hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.
(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent
sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş
olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine
göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz
hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.
Hakkın tüketilmesi
MADDE 152- (1)
Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile
üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili
fiiller hakkın kapsamı dışında kalır.
(2) Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren
ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari
amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir.
Dava açılamayacak kişiler
MADDE 153- (1)
Sınai mülkiyet hakkı sahibi, hakkına tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri
kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişilere karşı,
bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası açılması için
şikâyette bulunamaz.
(2) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, sebep olduğu zarardan
dolayı kendisine tazminat ödeyen kişi tarafından, sınai mülkiyet hakkı
sahibinin elkoymaması nedeniyle piyasaya sürülmüş ürünleri ticari amaçla
kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza
davası açılması için şikâyette bulunamaz.
Tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartları
MADDE 154- (1)
Menfaati olan herkes, Türkiye'de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai
faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai
mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden
görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay
içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul
edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz
teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış
olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı
tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
(2) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, sicile kayıtlı
tüm hak sahiplerine tebliğ edilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, hükümsüzlük
davasıyla birlikte de açılabilir.
(4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci
fıkrası ile 143 üncü maddenin onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan
yayımdan önce, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak karar
veremez.
Önceki tarihli hakların etkisi
MADDE 155- (1)
Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan
veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında,
sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.
Görevli ve yetkili mahkeme
MADDE 156-
(1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri
ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza
mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü
alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum
görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına
bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu
tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi
kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere,
asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan
yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza
mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza
mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına
bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu
tarafından belirlenir. (28.07.2020 / 31199
sayılı R.G. 7251 s.k. ile değişik)[3]
(2) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün
kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü
kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme,
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü
kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim
yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin
görüldüğü yer mahkemesidir.
(4) Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması
hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin
işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin
bulunduğu yerdeki mahkemedir.
(5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı
sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin
bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet
hak sahibinin Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra
hükmü uygulanır.
Zamanaşımı
MADDE 157- (1)
Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin
taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098
sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
Lisans alanın dava açması ve şartları
MADDE 158- (1)
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü
bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak
sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir.
(2) İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet
hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça
sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak
sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde, lisans
alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin
gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca dava açan lisans
alanın, dava açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir.
(3) Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı
hâlinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar
verilmesini mahkemeden talep edebilir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği
hâllerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkilidir. Bu hâlde
ikinci fıkradaki şartlar yargılama devam ederken tamamlanır.
İhtiyati tedbir talebi ve
ihtiyati tedbirin niteliği
MADDE 159- (1)
Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke
içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde
gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar
yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek
üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
(2) İhtiyati tedbirler özellikle aşağıda belirtilen
tedbirleri kapsamalıdır:
a) Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil
eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen
veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran
kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan
vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini
engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman
veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların
saklanması.
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat
verilmesi.
(3) İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm
bulunmayan hususlarda 12/1/2011 tarihli ve 6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
İşlem yetkisi olan kişiler ve tebligat
MADDE 160- (1)
Gerçek veya tüzel kişiler ile bu kişiler tarafından yetkilendirilmiş sicile
kayıtlı marka veya patent vekilleri Kurum nezdinde işlem yapabilir.
(2) Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin
edilen gerçek kişi veya kişilerce temsil edilir.
(3) Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak
marka veya patent vekilleri tarafından temsil edilir. Vekille temsil
edilmeksizin asil tarafından gerçekleştirilen işlemler, yapılmamış sayılır.
(4) Marka veya patent vekili tayin edilmesi hâlinde,
tüm işlemler vekil tarafından yapılır. Vekile yapılan tebligat asile yapılmış
sayılır.
(5) Kurum gerekli gördüğü hâllerde vekilin yetkisini
gösteren vekaletnamenin aslı ya da onaylı suretinin sunulmasını isteyebilir.
(6) Bu Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak
tebligatlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen elektronik tebligata
ilişkin usullere bağlı olmaksızın, tebligat yapılacak kişinin onayı alınmak
şartıyla ve Kurum tarafından gerçek veya tüzel kişi için tahsis edilen
elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle elektronik ortamda tebliğ edilir.
Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat konusu belgenin posta kutusuna
konulmasını müteakip muhatabın, posta kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her
hâlde belgenin posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda
yapılmış sayılır.
(7) Bu Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak ilanen
tebligatlar, 7201 sayılı Kanunun ilanen tebligatın şekline ilişkin 29 uncu
maddesi hükmüne bağlı kalmaksızın ilgili Bülten üzerinden yapılır. Bu şekilde
yapılan tebligatlar, Bültenin yayımı tarihinden yedi gün sonra yapılmış
sayılır.
(8) Kurum, elektronik ortamda yapılacak başvuru ve
tebligatla ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları
kullanmaya, başvuruların, taleplerin ve tebligatların elektronik ortamda
yapılması zorunluluğu getirmeye, elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar ile
elektronik ortamdaki başvuru ve tebligata ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Ücretler, ödenme süreleri ve sonuçları
MADDE 161- (1)
Sınai mülkiyet hakkının verilmesi veya tescili ile ilgili işlemler için
ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma
sunulmaması hâlinde sınai mülkiyet hakkı başvurusu geri çekilmiş sayılır.
(2) Sicile kayıtlı sınai mülkiyet hakkıyla ilgili
olarak birinci fıkra dışında kalan işlemler için ödenmesi gereken ücretlerin
ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde ilgili
talep yapılmamış sayılır.
(3) 15 inci, 18 inci, 20 nci, 23 üncü ve 69 uncu
maddeler hariç olmak üzere, başvuru veya sınai mülkiyet hakkıyla ilgili
işlemler için ödenmesi gereken ücretin eksik ödenmesi durumunda, söz konusu
eksik ücret miktarı Kurum tarafından talep sahibine bildirilir. Bildirim
tarihinden itibaren bir ay içinde eksik ücretin ödendiğine ilişkin bilginin
Kuruma sunulmaması hâlinde birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
(4) Aksi öngörülmediği sürece, ödenen ücretlerin
iadesi yapılmaz ve ödenmiş olan ücretler Kuruma gelir kaydedilir.
Kararların uygulanması
MADDE 162- (1)
Kurul kararlarının iptali veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararlar
kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu hüküm, ilamın ferileri hakkında da uygulanır.
Hızlı imha prosedürü
Tasfiye Genel Tebliği (Kaçak Eşya ve Kaçak Eşya Naklinde
Kullanılan Taşıtlara İlişkin İşlemler) Seri
No 1
Tasarruflu Yazılar 1 2
MADDE 163-
(1) Bu Kanunda yer alan suçlar sebebiyle elkonulan veya muhafaza altına alınan
suça konu eşyanın sayısı, ebadı veya niteliği gibi nedenlerle emanet bürosunda
muhafaza edilemeyecek olması hâlinde, Cumhuriyet savcısının talimatı
doğrultusunda numune alınması mümkün olan eşyadan yeteri kadar numune
alınmasını müteakip geri kalan suç eşyası mahallin maliye teşkilatına
gönderilir. Numunelerle birlikte elkonulan eşyanın miktarı, cinsi, ebadı gibi
tüm bilgilerini içeren tutanak Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca numune alınmak suretiyle
mahallin maliye teşkilatına teslim edilen suça konu eşyanın, zarara uğraması
veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da
muhafazasının ciddi külfet oluşturması hâlinde bilirkişi incelemesi
yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi
üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imhasına
karar verilir. İmha işlemleri Cumhuriyet savcısının başkanlığında maliye
teşkilatınca oluşturulan üç kişilik komisyon huzurunda yapılır ve buna dair
tutanak tanzim edilir.
Geleneksel ürün adlarına uygulanacak hükümler
MADDE 164-
(1) 146 ncı, 147 nci, 149 uncu, 150 nci, 152 nci, 153 üncü, 154 üncü, 156 ncı,
159 uncu ve 161 inci madde hükümleri geleneksel ürün adları hakkında da
uygulanır.
Yönetmelik
MADDE 165- (1)
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler Kurum tarafından yürürlüğe
konulur.
İKİNCİ KISIM
Diğer Hükümler
MADDE 166 - 184
5000 Sayılı Kanunda yapılan değişiklikler bulunmaktadır.
MADDE 185- 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun 21 inci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan "endüstriyel tasarım" ibaresi "tasarım" şeklinde
değiştirilmiştir.
(10.01.2017 tarih ve 29944 sayılı R.G. 6769 s.k. ile değişik)
MADDE 186- 2/7/1964 tarihli ve 492
sayılı Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin değişiklik ilgili kanuna
işlenmiştir
MADDE 187- 14/7/1965 tarihli ve 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 36, 152 ve Geçici 41.maddesinde değişiklik
ilgili kanuna işlenmiştir
MADDE 188-
a) 6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununda yapılan değişiklikler
b) 10/12/2003
tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununa bağlı (II) sayılı Özel Bütçeli İdareler cetvelinin "B) Özel Bütçeli
Diğer İdareler" bölümünün (25) numaralı alt bendinde yer alan "Türk Patent
Enstitüsü" ibaresi "Türk Patent ve Marka Kurumu" şeklinde değiştirilmiştir.
c) 22/4/2004
tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında
Kanununda değişiklikler.
MADDE 189- 5/12/1951 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun
76 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Atıflar
MADDE 190-
(1) Diğer mevzuatta Türk Patent Enstitüsüne yapılmış olan atıflar, Türk
Patent ve Marka Kurumuna; Marka Uzmanı ve Patent Uzmanı ile Marka Uzman
Yardımcısı ve Patent Uzman Yardımcısına yapılmış olan atıflar, Sınai Mülkiyet
Uzmanı ve Sınai Mülkiyet Uzman Yardımcısına yapılmış sayılır.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 191-
(1) 6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre
Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır.
(3) 24/6/1995 tarihli ve 551
sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 24/6/1995
tarihli ve 554
sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
24/6/1995 tarihli ve 555
sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
24/6/1995 tarihli ve 556
sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 22/9/1995
tarihli ve 566 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında 551 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten
kaldırılmıştır.
551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması
GEÇİCİ MADDE 1-
(1) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve
uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları,
başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
Ancak bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olup yayımlanmamış
coğrafi işaret başvuruları, itiraz süresi bakımından mülga 555 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname hükümleri saklı kalmak şartıyla Bültende yayımlanır.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal
patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte
olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonra yapılan ek patent başvurularının sonuçlandırılmasında, ek patent
başvurusu veya ek patentin bağımsız patent başvurusu ya da patente
dönüştürülmesinde, asıl patent başvurusunun başvuru tarihinde yürürlükte olan
mevzuat hükümleri uygulanır. İncelemesiz verilen patentin incelemeli patent
başvurusuna dönüştürülmesinde, patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ya
da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna değiştirilmesinde, patent ve
faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan
mevzuat hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal
aşamaya giren uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent
başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği
tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
(3) Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki patentler hakkında aynı maddenin
uygulanmasına devam edilir.
(4) Önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve
faydalı modeller için 99 uncu, 138 inci ve 144 üncü maddeler ile 113 üncü
maddenin beşinci fıkrası ve 121 inci maddenin sekizinci fıkrası hariç olmak üzere
bu Kanun hükümleri uygulanır.
Mevcut yönetmeliklerin uygulanması
GEÇİCİ MADDE 2-
(1) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut
yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir.
Suç eşyalarının imhası
GEÇİCİ MADDE 3- (1) 1/1/2009 tarihinden önce işlediği suç nedeniyle mülga 551, 554, 555
veya 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ceza hükümleri uygulanarak
haklarında suça konu eşyanın müsaderesine dair verilen ve kesinleşen kararın
infazı gerçekleşmemiş kişilere; eşyanın adli emanette veya müştekide
bulunmasına ya da 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 132 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince
muhafaza edilmek üzere diğer bir kişiye teslim edilmiş olmasına bakılmaksızın,
kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki Cumhuriyet başsavcılığınca resen,
sonuçları açıklanan usulüne uygun meşruhatlı tebligat çıkarılır. Bu kişilere
bir ay içinde mahkemeye başvurarak eşyanın iadesini talep etme hakları olduğu
bildirilir. Bu süre içinde sahipleri tarafından iade talebinde bulunulmaması
veya iade talebinde bulunulmakla beraber mahkemece verilen iade kararının
tebliğinden itibaren bir ay içinde eşyanın teslim alınmaması hâlinde Cumhuriyet
başsavcılığının istemi üzerine kararı veren mahkeme tarafından eşyanın imhasına
karar verilir. İmha kararı derhâl yerine getirilmek üzere Cumhuriyet
başsavcılığına gönderilir.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga
551, 554, 555 veya 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ceza hükümleri
uygulanarak haklarında eşyanın iadesi yönünde verilen kesinleşmiş karar
bulunduğu hâlde eşyayı teslim almayan kişilere, eşyanın adli emanette veya
müştekide bulunmasına ya da Ceza Muhakemesi Kanununun 132 nci maddesinin
beşinci fıkrası gereğince muhafaza edilmek üzere diğer bir kişiye teslim
edilmiş olmasına bakılmaksızın, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen, sonuçları açıklanan usulüne uygun
meşruhatlı tebligat çıkarılarak iadesine karar verilen eşyayı bir ay içinde
teslim almaları istenir. Bu süre içinde sahipleri tarafından teslim alınmayan
eşya hakkında, Cumhuriyet başsavcılığının istemi üzerine kararı veren mahkeme
tarafından imha kararı verilir. İmha kararı derhâl yerine getirilmek üzere
Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(3) Bu madde gereğince yapılacak imha işlemleri,
Cumhuriyet savcısı başkanlığında, emanet memuru ve iki zabıt kâtibinden oluşan
komisyon tarafından yerine getirilir ve buna ilişkin tutanak tanzim olunur.
Komisyonda hangi zabıt kâtiplerinin yer alacağı adalet komisyonlarınca
belirlenir. İmha edilen eşya için hak sahibine herhangi bir ödeme yapılmaz.
İmha masrafları, eşya sahibinden tahsil edilmek şartıyla yargılama gideri
olarak Hazine tarafından karşılanır.
İptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılması
GEÇİCİ MADDE 4-
(1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki
usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.
(2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından
sonuçlandırılır.
(3) Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu
kararlar kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından Kuruma resen
gönderilir.
Yenileme talepleri
GEÇİCİ MADDE 5-
(1) 23 üncü maddenin ikinci fıkrası ile 69 uncu maddenin dördüncü fıkrası
yürürlüğe girene kadar yenileme talepleri bakımından, mülga 554 ve 556 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamelerin ilgili hükümleri uygulanır.
Görülmekte olan davalar
GEÇİCİ MADDE 6-
(1) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılması öngörülen;
551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 146 ncı,
554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58 inci,
555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu,
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 71 inci,
maddeleri uyarınca kurulmuş ihtisas mahkemeleri, bu
Kanunun 156 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca
kurulan mahkemeler olarak kabul edilir ve bu mahkemelerde derdest olan
davaların görülmesine devam olunur.
Yürürlük
MADDE 192-
(1) Bu Kanunun;
a) 26 ncı maddesi yayımı
tarihinden itibaren yedi yıl sonra,
b) 23 üncü maddesinin ikinci
fıkrası ve 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında
düzenlenen yenileme taleplerinin yapılması gereken süreye ilişkin hükümleri ile
46 ncı maddesinde düzenlenen amblem kullanım
zorunluluğuna ilişkin hükümleri yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,
c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 193-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
09/01/2017
(1) SAYILI LİSTE
KURUMU : TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU
TEŞKİLATI : MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
SERBEST
KADRO
ADEDİ
TOPLAMI
GİH
Türk Patent ve Marka Kurumu
Başkanı
1
1
1
GİH
Türk Patent ve Marka Kurumu
Başkan Yardımcısı
1
2
2
GİH
Yenilik ve Tanıtım Dairesi
Başkanı
1
1
1
GİH
Bilgi İşlem Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Destek Hizmetleri Dairesi
Başkanı
1
1
1
GİH
Tasarımlar Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Coğrafi İşaretler Dairesi
Başkanı
1
1
1
GİH
Avrupa Birliği ve Dış
İlişkiler Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Yeniden İnceleme ve
Değerlendirme Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Strateji Geliştirme Dairesi
Başkanı
1
1
1
GİH
Sınai Mülkiyet Uzmanı
6
160
160
GİH
Sınai Mülkiyet Uzman
Yardımcısı
7
100
100
AH
Avukat
7
10
10
TOPLAM
281
281
(2) SAYILI LİSTE
KURUMU: TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU
TEŞKİLATI: MERKEZ
İPTAL EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
SERBEST
KADRO
ADEDİ
TOPLAMI
GİH
Enstitü Başkanı
1
1
1
GİH
Başkan Yardımcısı
1
2
2
GİH
Enformasyon, Dokümantasyon
ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
İdari ve Mali İşler Dairesi
Başkanı
1
1
1
GİH
Endüstriyel Tasarımlar
Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Uluslararası İlişkiler
Dairesi Başkanı
1
1
1
GİH
Müdür
1
1
1
TOPLAM
8
8
(3) SAYILI LİSTE
KURUMU: TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU
TEŞKİLATI: MERKEZ
İHDAS EDİLEN KADROLARIN
SINIFI
UNVANI
DERECESİ
SERBEST
KADRO
ADEDİ
TOPLAMI
GİH
Müşavir
1
4
4
TOPLAM
4
4
[1] "Bakanlar Kurulu" ifadesi (07.7.2018
tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[2] "ilgili bakanlığın teklifi
üzerine Bakanlar Kurulunca" ifadesi (07.7.2018 tarih ve 30471 2.Mükerrer KHK-700 ile değişik)
[3] MÜLGA:
(1)
Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk
mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye
mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu
mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk
mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve
işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza
mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve
işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.