Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN
Kanun No. 7143 Kabul Tarihi:
11/5/2018
18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı R.G.
Gümrük
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Tebliğ
7256
sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin
Tebliğ
7326 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük
Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ
7326
sayılı Yapılandırma Kanunu
7440 sayılı Yapılandırma Kanunu
Danıştay Kararları 1
Tasarruflu
Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8
Gümrük
(Yükümlülük Doğma Tarihi) Madde 1/d
Gümrük
Vergi/Cezalarda Uygulama Madde 2/2
Kapsam ve Tanımlar
MADDE 1- (1)
Bu Kanun hükümleri;
a) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;
1) 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere,
beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere
ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları
(31/3/2018 tarihinden sonra ödenmesi gereken gelir vergisi taksitleri ile gelir
veya kurumlar vergisine mahsuben 2018 yılında ödenmesi gereken geçici vergi
hariç),
2) 2018 yılına ilişkin olarak 31/3/2018 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları (2018 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi
ikinci taksiti hariç),
3) 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan
tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,
b) 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539
sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 10/6/1983
tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 13/10/1983 tarihli ve 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahallî İdareler
ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987
tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında
Kanun, mülga 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş
ve Yayınları Hakkında Kanun, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma
Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 25/6/2010
tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun ve 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların
Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para
cezaları,
c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen 28/3/2002
tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme
alacakları dâhil olmak üzere asli ve fer'i amme alacakları (adli ve idari para
cezaları ile mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden
alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı, 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk
Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747
sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1960 tarihli
ve 79 sayılı Millî Korunma Suçlarının Affına, Millî Korunma Teşkilât, Sermaye
ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden
alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli
ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı
ile madencilik fonu, mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik
Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve
26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan
kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları hariç),
ç) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer
almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede
bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı,
d) 31/3/2018
tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü
doğan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183
sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para
cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları,
e) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri
tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım
tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk
ettiği hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar
ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2018
yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve
kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile
bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı
sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası
ve gecikme zammı alacakları,
3) 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan
ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı
üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
4) 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılan
tespitlere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları
ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2018 yılı
Mart ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime
katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,
f) İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında
takip edilen ve vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme
alacakları (idari para cezaları ve 3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel
idare payı hariç),
g) Belediyelerin;
1) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/3/2018
tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu
tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı
vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, 2018 yılına ilişkin olarak
31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi (2018 yılına
ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan
binalara ait çevre temizlik vergisi hariç) ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve
fer'i amme alacakları (idari para cezaları ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı
Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince
belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç),
2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili
gereken ve vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara
bağlı fer'i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu
kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi 31/3/2018 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı
fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve
2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 31/3/2018 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i
(sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
ğ) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve
Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki
büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/3/2018
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara
bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde düzenlenen
her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
h) Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının
(YİKOB) vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan taşınmaz kültür varlıklarının
korunmasına katkı payı ile buna bağlı fer'i alacakları,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Vergi: 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi,
resim ve harçları,
b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın
ithali veya ihracında uygulanan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil
daireleri tarafından takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer vergiler, eş
etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
c) Beyanname: Vergi tarhına esas olan beyanname ve
bildirimleri,
ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik
Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya
fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren
üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden
itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını,
1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay
dâhil),
ifade eder.
(3) Bu Kanun, bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin
hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve yeni hükümler ihdasına
ilişkin hükümleri kapsar.
Kesinleşmiş alacaklar (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e kadar
uzatılmıştır
CK-7)
MADDE 2- (1)
Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından
takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı
gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı
gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun
yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak
kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi
cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50'si ve bu tutara
gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme
zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin ve bu cezalara bağlı
gecikme zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine, bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin
tamamının,
ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli amme
alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz,
cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının
tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının
Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince
ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan
tutarların bu madde kapsamında ödenmesi hâlinde 5736 sayılı Kanun gereğince hesaplanan
binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil
daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla (bu tarih dâhil); (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e kadar uzatılmıştır
CK-7)
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz
geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük
vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları
ve aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere
asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş bulunan ve 4458
sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle
gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile
30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para
cezalarının %50'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla cezaların kalan %50'sinin,
c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş
idari para cezalarının %30'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla cezaların kalan %70'i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(3) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine
tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci ve ikinci
fıkralarının (a) bendi hükmü uygulanır.
(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar
vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla,
bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü
uygulanmaz.
(5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye
yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen
süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında
yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat
yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edilir.
Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.
(6) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili
gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi
31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen
her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi
hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra
hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve
fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
tahsilinden vazgeçilir.
(7) Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı Kanunun 11
inci maddesine göre vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacak
asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin
birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu
belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu
alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(8) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan;
su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar
dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde
ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden
vazgeçilir.
(9) YİKOB'ların, vadesi 31/3/2018 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan
taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ile buna bağlı fer'i
alacakları hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri
çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
(10) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e
kadar uzatılmıştır
CK-7)
MADDE 3- (1)
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava
açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece
yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda;
vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi
ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si, faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük
yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine
intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre
istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna
başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme
yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları
ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak
asıllarının tespitinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun
bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
verilmiş en son kararın;
a) Terkine ilişkin karar olması hâlinde, ilk tarhiyata/tahakkuka
esas alınan vergilerin/gümrük vergilerinin _'si ile bu tutara ilişkin faiz,
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük
vergilerinin kalan %80'inin, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına
bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı
gecikme zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması
hâlinde, tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı, terkin edilen
vergilerin/gümrük vergilerinin _'si ile bu tutarlara ilişkin faiz, gecikme
faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin
kalan %80'i, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak
kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son kararın
bozma kararı olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma
kararı olması hâlinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi, bozulan
kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla sadece vergi
cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava
açılmış olması hâlinde;
a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük
vergilerinin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye
ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının
ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarından/gümrük
yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen safhada olanlarda cezanın %25'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde
belirtilen safhada olanlarda cezanın %10'unun, (b) bendinde belirtilen safhada
bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %50'sinin, terkin edilen cezanın
%10'unun bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların,
c) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi
cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin verilen
en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %25'inin, kısmen onama
kısmen bozma kararı olması hâlinde, onanan kısım için ikinci fıkranın (b) bendindeki
esaslar çerçevesinde, ilgisine göre anılan bentteki oranların yarısının, bozulan
kısım için %25'inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla kalan cezaların,
tahsilinden vazgeçilir.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bendi hükümleri, tarh edilen
vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi
cezaları için de uygulanır.
d) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş
olan idari para cezaları ile ilgili olarak bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen safhada olanlarda cezanın %15'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde
belirtilen safhada olanlarda cezanın %5'inin, (b) bendinde belirtilen safhada
bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %30'unun, terkin edilen cezanın
%5'inin, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %15'inin,
kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya
tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın %30'unun,
terkin edilen cezanın %5'inin, bozulan kısmın %15'inin, bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların tahsilinden
vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, üçüncü fıkra
kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin idari yaptırım kararlarına
karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması hâlinde, bu maddenin
birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %50'si, ikinci
fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın _'si, (b)
bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen cezanın tamamı, terkin
edilen cezanın _'si, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın
%50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik
veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın tamamı,
terkin edilen cezanın _'si, bozulan kısmın %50'si ile bu cezalara uygulanan
fer'i alacaklar yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden
şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler
için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş
olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden
üçüncü fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde yararlanır. Bu takdirde,
vergi cezasına uygulanan gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın da bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şarttır.
(7) Bu maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde
esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve bu Kanunun
yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan
karardır.
(8) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden
yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü
gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava açma süresi geçmemiş alacaklar
da bu madde hükmünden yararlanır.
(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından
takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergileri,
gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel
tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili
verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri çok zor durum
olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla
vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde belirtilen madde
hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme
haklarını kaybederler.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde
kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda
bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen
borçlulardan, ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar başka bir
işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımı tarihinden
önce verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun tasdikine
ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.
İnceleme ve tarhiyat safhasında
bulunan işlemler (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e kadar uzatılmıştır
CK-7)
Danıştay Kararları 1
MADDE 4- (1)
Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden
önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir,
tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin
hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından
sonra tarh edilen vergilerin %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine
belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme
faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25'inin; ihbarnamenin
tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak,
ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin,
vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, vergilere bu Kanunun
yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen ihbarnameler
için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan bentte
belirtilen süre içerisinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise otuz gün
içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların ilk
taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede,
izleyen taksitleri ikişer aylık dönemler halinde 6 eşit taksitte ödemeleri
şartıyla maddeden yararlanılır.
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak
iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların,
cezanın %25'ini birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde
cezanın kalan %75'inin tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip ödeme yönünden
şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler
için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi
cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar ki asla bağlı vergi
cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu
Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine
göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten
sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve
vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır.
Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen
şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, 213 sayılı Kanunun
tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak
uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza
ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü
uygulanır.
(6) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden
yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve
vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma ve 5326 sayılı Kanunun
peşin ödeme indirimi hükümlerinden yararlanamazlar.
(7) Bu madde uygulamasında incelemeye başlama tarihi, 213
sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.
(8) a) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak,
bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan 4458
sayılı Kanun kapsamında yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk işlemlerine
devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tahakkuk eden vergilerin
%50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra
kararın tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar
hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda
cezanın %25'inin, eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarda
cezanın %15'inin ve varsa gümrük vergileri aslının %50'si ile bu tutara gecikme
faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine
belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin
tamamının; kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda
bulunularak, ilk taksitin tebliği izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin,
vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, eşyanın gümrüklenmiş
değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarının %85'inin, gümrük vergilerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen kararlar için bu
maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uygulanır.
b) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da bu tarihten
sonra gümrük idaresine intikal eden müfettiş raporları üzerine gerekli ek
tahakkuk ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tahakkuk üzerine bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen şekilde belirlenen tutarın, aynı bentte belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(9) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için
madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması
şarttır.
(10) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu
Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar
üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık
zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre
kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen
vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi
ve vergi cezalarının tamamının,
b) 31/3/2018 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
verilmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla emlak vergisi
bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk
eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz
kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme
faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme
zammı ve vergi cezalarının tamamının,
c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre
tahakkuku ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan edilmeyen
aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce kendiliğinden bildirilmesi
durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin
ve idari para cezalarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(11) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin, bu Kanunun
yayımı tarihini takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi dairelerine
başvurarak 2018 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve
karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir
vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce mükellefiyet kaydını
yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları
müracaat tarihi esas alınır.
Matrah ve vergi artırımı
MADDE 5- (1)
Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi
matrahlarını artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde,
kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar
vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha
sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş
oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) vergiye esas
alınan matrahlarını, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar,
2013 takvim yılı için %35, 2014 takvim yılı için %30, 2015 takvim yılı için
%25, 2016 takvim yılı için _, 2017 takvim yılı için %15 oranından az olmamak
üzere artırırlar.
b) Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak
istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir vergisi
beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar
nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda
faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde,
vergilendirmeye esas alınacak matrah ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları
matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için 2013
takvim yılı için 12.279 Türk lirasından, 2014 takvim yılı için 12.783 Türk
lirasından, 2015 takvim yılı için 13.558 Türk lirasından, 2016 takvim yılı için
14.424 Türk lirasından, 2017 takvim yılı için 16.350 Türk lirasından; bilanço esasına
göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için 2013 takvim yılı
için 18.095 Türk lirasından, 2014 takvim yılı için 19.155 Türk lirasından, 2015
takvim yılı için 20.344 Türk lirasından, 2016 takvim yılı için 21.636 Türk
lirasından, 2017 takvim yılı için 24.525 Türk lirasından az olamaz. Geliri
sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler için
vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10'undan,
geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için 1/5'inden, geliri
bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı
esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan az olamaz. Bu
bendin uygulanmasında ilgili yıllar itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları
için belirlenen istisna tutarları dikkate alınmaz. Birden fazla gelir unsuru
elde eden mükelleflerce, vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olunmaması için,
bu fıkrada belirtilen ilgili gelir unsuru itibarıyla matrah artırımı yapılması
şarttır.
c) Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak
istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar
beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya
da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç
elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi
dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar
ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahlar, 2013 takvim yılı için
36.190 Türk lirasından, 2014 takvim yılı için 38.323 Türk lirasından, 2015
takvim yılı için 40.701 Türk lirasından, 2016 takvim yılı için 43.260 Türk
lirasından, 2017 takvim yılı için 49.037 Türk lirasından az olamaz.
ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlar, _
oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmaz. Ancak,
gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla
ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden
tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun
2 nci ve 3 üncü madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla bu fıkra
hükmüne göre artırılan matrahları %15 oranında vergilendirilir. İstisna,
indirim ve mahsuplar nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken
verginin bulunmaması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
d) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı
Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan
kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi
incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden
tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen şekilde artırılması şarttır.
e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı
Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve
iratları muhtasar beyanname ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara
ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap
olmamaları için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, bu fıkranın (c) bendinde
belirtilen asgari matrahın %50'sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri
şarttır. Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden %15 oranında vergi
hesaplanır.
f) Bu fıkranın (d) ve (e) bentlerinde yer alan
hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu
yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata
muhatap olmamaları için ilgili yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi
matrahlarını da bu fıkranın (c) bendinde belirtilen tutarlardan az olmamak
üzere (a) bendinde belirtilen şekilde artırmaları şarttır.
g) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu fıkra
hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları artırmaları hâlinde, daha
önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler, artırılan matrahlar üzerinden
hesaplanan vergilerden mahsup edilmez.
ğ) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah
artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50'si, 2018 ve izleyen yıllar
kârlarından mahsup edilmez.
h) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda
matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararları bu
fıkra hükmüne göre artırılan matrahlardan indirilemez.
ı) Matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir
ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin
iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
i) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kıst
dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen
asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak)
dikkate alınarak hesaplanır.
j) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında matrah artırımında
bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden
önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
(2) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar
dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırarak bu maddede
belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu
vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak
artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı
yapmaya mecbur olanlar, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak
verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan
ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 2013
yılı için %6, 2014 yılı için %5, 2015 yılı için %4, 2016 yılı için %3 ve 2017
yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini, bu
Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar artırırlar.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında vergi artırımında
bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak;
1) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en az bir
döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, beyan edilmiş ücret
ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak suretiyle bir yıla iblağ
edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj)
vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen
oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş olması hâlinde, her ay
için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak üzere en az;
(aa) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ilgili yılda
verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı
kadar işçi,
(bb) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş
olması hâlinde, bu Kanunun yayımı tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla
izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet
belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
(cc) Bu Kanunun yayımı tarihine kadar aylık prim ve
hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son
vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak
hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan yararlanılır.
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 13/6/2006 tarihli
ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca
vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi
kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde (ilgili yıl içinde verilen
muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) yer
alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı
üzerinden;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2013 yılı
için %6, 2014 yılı için %5, 2015 yılı için %4, 2016 yılı için %3 ve 2017 yılı
için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler
için ayrı ayrı olmak üzere 2013 ila 2017 yılları için her bir yıl itibarıyla
%1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) ve (13) numaralı
bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda
geçerli olan tevkifat oranının %25'i oranında hesaplanan vergiyi,
bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna
kadar artırırlar.
ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında matrah veya vergi
artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar
beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede
bulunmaması hâlinde;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için
bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş
asgari gelir vergisi matrah tutarının %50'si esas alınarak belirlenen gelir
(stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için
beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi
mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak
belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında
hesaplanan vergiyi,
3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde yer
alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak
belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3,
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde
yer alan ödemeler için %2, (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için de %5
oranında hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden yararlanılır.
d) Bu fıkra uyarınca artırımda bulunulması durumunda
ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartı aranmaz.
e) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi
bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay
kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen
esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
f) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili
dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma esas ücret tutarı
ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan yararlanılarak hesaplanan
gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.
(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar
dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde
ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri
yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi
incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) Katma değer vergisi mükellefleri, her bir
vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi
kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı
üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3, 2015 yılı için %2,5, 2016
yılı için %2 ve 2017 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma
değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü
ayın sonuna kadar beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve
geçici 17 nci maddesine göre tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler
için artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan
vergiden düşülür.
b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma
değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme
dönemleri ile ilgili olarak;
1) Verilmesi gereken katma değer vergisi
beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu
yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer
vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak
üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar
üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme
ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar
vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah
üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu
fıkradan yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit
ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah
artırımında bulunmaları şarttır.
3) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının
istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan
katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki
teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi
matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18
oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan
yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen
durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan
vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer
vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma
değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya
kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra
hükmünden yararlanamaz.
c) Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değer vergisi
mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç beyanname vermemiş olmaları
hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde,
en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları hâlinde ise aynı bendin (1)
numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenir.
ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas
alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda
bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri
yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde, faaliyette bulunulan
vergilendirme dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda
bulunulur.
d) Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl
içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden
önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
e) Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen
dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde
bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden
ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya
iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili
inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer
vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler
için tarhiyat önerilemez.
f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen katma değer vergisi,
gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru
olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmez
veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına
göre;
a) Matrah ve vergi artırımının bu Kanunun yayım
tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bu maddede öngörülen şekilde yapılması,
hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin
veya ilk taksiti bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sürede başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit
taksitte bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin
bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsiline devam olunur, ancak
bu madde hükmünden yararlanılamaz.
b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler,
gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru
olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmaz
ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213
sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış olan
mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilirler.
(6) İdarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya
dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(7) Bu maddeye göre matrah veya vergi artırımında
bulunulması, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri
ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler
hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu maddenin
birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı
kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren iki
ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Bu süre
içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi
uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu
matrah veya vergi farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme raporları ile takdir
komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce
artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, bu
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte
değerlendirilir. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat,
inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına
intikal ettirilmesidir.
(8) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla
mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ve
diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
(9) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki
"defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek
yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin
asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler" veya bu fiiller
nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenler, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya
Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya
iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel
kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından
yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması,
terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması
talep edilenler, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden
yararlanamazlar. Şu kadar ki 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında
yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek
yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya
suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle
yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit
edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere
tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve
vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve
maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden
yararlanırlar.
(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah veya vergi artırımı
yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler
nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin
hükümleri uygulanmaz.
(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya vergi
artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları
nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda
tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.
(12) Birinci fıkranın (ç) bendi kapsamında yapılacak
değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil)
kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.
(13) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra
hükümlerinden yararlananlar hakkında 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi kapsamında
yapılacak incelemeler saklıdır. Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi
artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.
İşletme kayıtlarının düzeltilmesi
MADDE 6- (1)
İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi,
kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde
kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince
veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu
Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi
ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime
dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
b) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu
fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri emtia için
ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık
hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin
tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine,
teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş
amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise
söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak
kaydederler.
c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan edilen; genel
orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden %10 oranı,
indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli
üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır
ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme
süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi,
hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi
genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için
3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.
ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında bildirilen
kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen
değerinden düşük olamaz.
d) Özel tüketim vergisi konusuna giren malları bu fıkranın
(a) bendi kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin,
bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan
özel tüketim vergisini, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen beyanname verme süresi
içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde
bu mallar bakımından 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi
Kanununun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde
beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisi için vergi cezası kesilmez.
e) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak
geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan
mallar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi,
kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde
işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev'iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına
göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her
türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına
intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit
edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği
oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk
taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme
süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte
ödenir.
b) Eczaneler, stoklarında kaydi olarak yer aldığı
hâlde fiilen bulunmayan ilaçları, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü
ayın sonuna kadar maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlemek suretiyle kayıtlarından
çıkarabilirler. Bu suretle kayıtlardan çıkarılan ilaçların maliyet bedeli
üzerinden %4 oranında hesaplanan katma değer vergisi ayrı bir beyanname ile
beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenir. Ödenen bu vergi,
hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez, gelir ve kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.
c) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak
geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(3) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan
kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler
hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi
mükellefleri, 31/12/2017 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında
görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas
faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer
nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile
ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile
bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun yayımı tarihini
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle
kayıtlarını düzeltebilirler.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan edilen
tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde
ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya
kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler,
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra
uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz. Bu fıkra
kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle
2018 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde, düzeltme
işlemleri bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde yapılır ve düzeltme
işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.
(4) Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile
ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde
değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu
getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e
kadar uzatılmıştır
CK-7)
MADDE 7- (1)
2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce
tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden
kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla
ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta
primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları
gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği
tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu
Kanunun yayımı tarihinden önce Kurumca resen tahakkuk ettirilerek işverene
tebliğ edildiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme,
araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme
zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar
geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(3) 31/3/2018 tarihinden önce (bu tarih dâhil) yapılan
tespitlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce kesinleştiği hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının
%50'si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı
tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
idari para cezası asıllarının kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(4) Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının
bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i
alacağın %40'ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan
%60'ının tahsilinden vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile ek 5 ve ek 6 ncı maddeleri
kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını
yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla
prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve
prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre
taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine
getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri
kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(6) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da
gelir testine hiç başvurmayanlardan bu maddenin yayımı tarihinden 30/11/2018
tarihine kadar gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası
primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren
tahakkuk ettirilir.
(7) 2018 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin olup
bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendi kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim
borçlarının 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve
gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu
bulunanlar anılan Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen şartları taşımaları
halinde, bu Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate
alınmaksızın Kanunun yayımı tarihinden itibaren 31/12/2018 tarihine kadar
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının
(g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve
gecikme zammı tutarları iade ve mahsup edilmez.
(8) Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan,
5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve
Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu mülga hükümlerine ve
mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim
borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri
durdurulmuş olanlardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş
olanların kendileri veya hak sahipleri, bu Kanunun yayımı tarihini takip eden
ay başından itibaren iki ay içinde Kuruma müracaat ederek, durdurulan
sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri
durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine
göre hesaplanmasını talep edebilirler. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit
ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık süresi
olarak değerlendirilir. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi
içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında
ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla
faizsiz olarak iade edilir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 9
uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.
Ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında
olan eksik işçilik prim tutarları ile kesinleşmemiş idari para cezaları (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e
kadar uzatılmıştır
CK-7)
MADDE 8- (1)
31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar
ile ihale konusu işlere ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için
bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvurulduğu hâlde
bu sürenin sonuna kadar Kurumca resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ
edilememiş olan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik
işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara
ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden
bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan tutarın
işverene tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna
kadar resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik tutarları
üzerinden hesaplanan sigorta prim tutarları, bu Kanunun 7 nci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde ödenir.
(2) 31/3/2018 tarihinden önce (bu tarih dâhil) yapılan
tespitlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tebliğ edilen ve bu
tarih itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleşmemiş bulunan ve Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının %50'si ile bu
tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen
süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası
asıllarının kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve
gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(3) 31/3/2018 tarihinden önce (bu tarih dâhil)
yapılmış tespitlere ilişkin idari para cezalarından bu Kanunun yayımı
tarihinden sonra tebliğ edilenler için ilgililerce tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak idari para cezasının
%50'sinin, ilk taksiti tebligatı izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla idari para cezasının
kalan %50'sinin tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen cezalar
için bu madde hükmünden yararlanmak isteyenlerin anılan bentte belirtilen süre
içerisinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise otuz gün içinde başvuruda
bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitini 9 uncu
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede, izleyen taksitleri
ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri şartıyla maddeden
yararlanılır.
(4) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendi kapsamındaki alacaklardan bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar
tahakkuk edenler de bu Kanunun 7 nci maddesine göre yapılandırılır.
(5) Bu madde ile 7 nci madde hükümlerinden yararlanmak
isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
(6) Bu madde ile 7 nci madde hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunan borçlular, taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta
primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde
ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde, belirtilen madde hükümlerine göre
yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.
Ortak hükümler
MADDE 9- (1)
Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler
saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) Bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın
sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına,
il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB'lara bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ilk taksitini bu Kanunun yayımı tarihini izleyen dördüncü
aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların
ise ilk taksiti bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,
şarttır.
(2) Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme
süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk
iş günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar
peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.
a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme
süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların (bu Kanunun 4 üncü maddesine
göre fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) %90'ının
tahsilinden vazgeçilir.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında olan ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para
cezalarından %25 indirim yapılır.
3) Yapılandırılan alacağın sadece fer'i alacaktan
ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası
kapsamındaki alacaklar hariç) %50 indirim yapılır.
b) Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki taksit
ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarlar (bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer'i
alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar
ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden %50 indirim yapılır.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında olan ve bu Kanun kapsamında yapılandırılan idari para
cezalarından %12,5 indirim yapılır.
3) Yapılandırılan alacağın sadece fer'i alacaktan
ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası
kapsamındaki alacaklar hariç) %25 indirim yapılır.
c) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi
hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların
başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme
seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden
daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
ç) Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde
ilgili maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için (1,045),
2) Dokuz eşit taksit için (1,083),
3) On iki eşit taksit için (1,105),
4) On sekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit
sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit
tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak,
tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar
ilgili katsayıya göre düzeltilir.
d) Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; il özel
idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel
Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş
olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer
aylık dönemler hâlinde azami otuz altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu
fıkra hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,194),
otuz eşit taksit için (1,238), otuz altı eşit taksit için (1,318) olarak
uygulanır.
e) Bu Kanun kapsamında belediyeler ve bunlara bağlı
kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar,
belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan
paylarından, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve
Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7
nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate alınmaksızın aylık
dönemler halinde azami yüz kırk dört eşit taksitte tahsil edilir. Ancak, bu
kapsamda yapılacak kesinti tutarı her hâl ve takdirde bu idareler adına genel
bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık
tutarının %50'sini aşamaz.
1) Taksitle yapılacak ödemelerde belirlenen tutar;
(aa) Altı eşit taksit için (1,032),
(bb) Dokuz eşit taksit için (1,053),
(cc) On iki eşit taksit için (1,064),
(çç) On sekiz eşit taksit için (1,086),
(dd) Yirmi dört eşit taksit için (1,109),
(ee) Otuz altı eşit taksit için (1,19),
(ff) Kırk sekiz eşit taksit için (1,247),
(gg) Altmış eşit taksit için (1,304),
(ğğ) Yetmiş iki eşit taksit için (1,361),
(hh) Yüz kırk dört eşit taksit için (1,703),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit
sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde tahsil edilecek taksit
tutarı hesaplanır.
2) 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin
Bakanlar Kurulunca durdurulması hâlinde aylık taksitlerin ödeme süreleri
kesinti yapılmayan aylar için de durdurulur ve taksit ödemeleri yönünden bu
Kanun hükümlerine göre ihlal nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit ödeme
süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı
uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil
edilir. Taksit tutarlarının, bu bent kapsamındaki borçluların genel bütçe
paylarından daha yüksek olması hâlinde ise eksik tutarlar borçlularca taksit
ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar geç ödeme zammı uygulanmaksızın
ödenir.
(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı
tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı
Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun
görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına
kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve
taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler
için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve
borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren makbuz verilir. Bu şekilde tahsil
edilen tutarların bankalarca Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına
aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre,
taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin
kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine
ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı
gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin,
bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi
içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak
ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup
talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup
işlemleri yapılır; mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun
yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için
borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde
ödenmesi istenir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği
tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak
geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun
hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk
ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim
yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin
ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna
kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine
göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile
birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki
taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah
ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı
idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve
8 inci maddesinin altıncı fıkrasında, vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların
veya taksit tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar
dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı
fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu Kanunun 3 üncü
maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 8 inci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri
saklı kalmak kaydıyla borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun
hükümlerinden yararlanırlar.
(9) Bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun
yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil
edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit
tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit
tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit
tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece
ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde
ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri
uygulanır.
(10) Bu Kanun hükümleri;
a) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004
tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi
kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu
ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar,
b) 6552 sayılı Kanun, 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017 tarihli ve
7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve
Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerine
göre bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar
ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacaklar,
hakkında uygulanmaz.
(11) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara,
bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımı tarihinden
sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer'i amme alacağı
hesaplanmaz.
(12) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili
olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna
isabet eden teminatlar iade edilir. Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle
tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, Kanun
kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel
teşkil etmez.
(13) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların,
bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen
başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi
hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil
dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili
yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine
gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği
hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu
idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari
mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili
olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ
edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere
vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri,
avukatlık ücreti ve fer'ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi
yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve
avukatlık ücretleri geri alınmaz.
(14) İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kamu
tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu
fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(15) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasının
(a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere, ödeme
yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213
sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile bu Kanun
kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.
(16) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu
Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun
kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında
yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca
ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.
Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu
edilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması
hâlinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa ilişkin olarak hiç karar
verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek
üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu maddeden
yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile verilmiş terkin kararları üzerine
red ve iade edilebilir.
(17) Bakanlar Kurulu, bu Kanunda öngörülen başvuru ve
ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan
vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin
gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki
faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre
mücbir sebep hâli kabul edilenlerin, bu Kanun kapsamında alacakları yapılandırılan
alacaklı idarelere mücbir sebep hâllerinin devam ettiği süre içinde ödemeleri
gereken taksitlerin ödeme süreleri ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine
göre mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı idarelere)
mücbir sebep hâlinin vukuu tarihinden itibaren ödenmesi gereken taksitlerin
ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak
üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
(18) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun
15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilmiş ve devam eden yerlerdeki
vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükellefler ile Sosyal Güvenlik
Kurumunca mücbir sebep hâli nedeniyle belge verme süresi ve prim ödemelerinin
ertelendiği yerlerdeki kayıtlı işveren, sigortalı ve diğer prim ödeme
yükümlülerinin, bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvurmaları, beyan ve
bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri şartıyla Kanun kapsamında ödenmesi
gereken taksitlerden, mücbir sebep hâli süresi içerisinde ödenmesi gereken
taksitleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan başlamak üzere
6 ay içinde ödenir.
(19) Bu maddenin on yedinci fıkrası hükümlerine göre
mücbir sebep nedeniyle ödeme süresi uzatılan taksitler ile on sekizinci fıkra
hükümlerine göre ödeme süresi uzatılan taksitler için altıncı fıkrada yer alan
taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartı aranmaz.
(20) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı veya
Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir. İl özel idareleri, belediyeler ile
YİKOB'lara ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca, diğer kurumlara ait alacaklara ilişkin usul ve
esaslar bu kurumlar tarafından belirlenir.
Diğer hükümler
MADDE 10- (1)
a) 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre yapılandırılan
ve anılan Kanunlar kapsamında ödemeleri devam eden alacaklardan kalan taksitlerin
tamamının, bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının;
1) (a) bendinde belirtilen sürede ödenmesi halinde
kalan taksit toplamı içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %90'ının (kalan
tutarın sadece Yİ-ÜFE tutarından oluşması halinde anılan bendin (3) numaralı
alt bendi kapsamında),
2) (b) bendinde belirtilen sürede ödenmesi halinde kalan
taksit toplamı içinde yer alan Yİ-ÜFE tutarlarının %50'sinin (kalan tutarın
sadece Yİ-ÜFE tutarından oluşması halinde anılan bendin (3) numaralı alt bendi
kapsamında),
tahsilinden vazgeçilir.
Bu takdirde, anılan Kanunlar kapsamında ödenen
taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır ve herhangi bir katsayı
düzeltmesi yapılmaz, ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı tutarlarının
tahsilinden vazgeçilir.
b) 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunların ilgili
hükümlerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla anılan
Kanunlar kapsamında ödemeleri devam eden alacaklardan, 6552 sayılı Kanunun; 73
üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi, 80 inci maddesinin (a) bendi, 81
inci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 60 ıncı maddenin altıncı
fıkrası, 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası, 7020 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası kapsamında bir takvim yılında iki veya
daha az taksiti süresinde ödememe veya eksik ödeme hakkının kullanılması
nedeniyle bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmeyen veya eksik ödenen
taksit tutarlarının, son taksiti izleyen aydan ve ödeme süresi önce gelen taksitten
başlamak üzere ikişer aylık dönemler (taksit ödemeleri aylık olan alacaklarda
her ay) halinde, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı
ile birlikte ödenmesi şartıyla anılan Kanunların hükümlerinden yararlanılır. Bu
hüküm kapsamında ödeme süresi uzatılan taksitlerden birinin ödenmemesi veya
eksik ödenmesi halinde anılan Kanunların hükümlerinden yararlanma hakkı
kaybedilir.
c) 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunların ilgili
hükümlerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla anılan
Kanunlar kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar için söz konusu Kanunlardan
yararlanma şartı olarak getirilen taksit ödeme süresince her bir takvim yılı
itibarıyla cari yılda süresinde ödenmesi öngörülen tutarlara yönelik şartlar,
2018 yılı için bu Kanunun yayımı tarihinden takvim yılı sonuna kadar geçecek
süre için yeniden başlatılır.
(2) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip
edilmekte olan ve vadesi 31/12/2013 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu
hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate
alınmak suretiyle tutarı 100 Türk lirasını aşmayan asli alacakların ve tutarına
bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'i alacakların, aslı ödenmiş fer'i
alacaklardan tutarı 200 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(3) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2013 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan ve 6183
sayılı Kanun kapsamında gümrük idarelerince takibi gereken her bir alacağın;
türü, yükümlülüğü, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 100 Türk
lirasını aşmayan asli alacakların, idari para cezalarında 150 Türk lirasını
aşmayanların ve tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı fer'i alacakların,
aslı ödenmiş fer'i alacaklarda toplamı 200 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden
vazgeçilir.
(4) 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan
işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31/12/2015
veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu hâlde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları
toplamı 100 Türk lirasını aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu
alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'ilerinin ve aslı
ödenmiş olan fer'i alacaklardan tutarı 200 Türk lirasını aşmayanların
tahsilinden vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması
nedeniyle ilgili mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi ödemesi gereken
sigortalıların bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan sosyal
güvenlik destek primi borçları ve bu borca bağlı gecikme cezası, gecikme zammı
gibi fer'i alacaklar terkin edilir.
(6) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı
Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci
ve 28 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 129
uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve
ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu
kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları
ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımı
tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu
borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir. (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e
kadar uzatılmıştır
CK-7)
(7) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya
yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve 506 sayılı Kanunun, 1479 sayılı Kanunun,
17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun,
2926 sayılı Kanunun, 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun
96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklara ilişkin
borç asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu
Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir. (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e
kadar uzatılmıştır
CK-7)
(8) Belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile
sermayesinin %50'sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetlerinde bulunan
taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden
kaynaklanan (kaynak sularının kira bedeli dâhil) ve vadesi 31/3/2018 tarihi
itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan
kullanım bedelleri ve hasılat payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara
ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasının
(ç) bendi hükümlerine göre hesaplanan katsayı ile birlikte tamamen ödenmesi
şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu takdirde mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet
ücreti ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden
yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış davalardan vazgeçilmesi
şarttır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
İçişleri Bakanlığı yetkilidir. (Bildirim/Beyan süresi 27.08.2018'e kadar uzatılmıştır
CK-7)
(9) 31/3/2018 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla
ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan;
18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar
ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara olan aidat,
navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve
borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları asılları
ile 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 26 ncı maddesinin
yirmi üçüncü fıkrası ile 27 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliğine ödenmesi gereken sigorta eksperleri ve sigorta
acenteleri levha aidat borç asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar, kalanı
aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu
alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması
şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve
şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile
bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya
mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dahil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması halinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu takdirde,
borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekalet ücretini ilk taksit tutarı
ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin
oda ve borsalara, oda ve borsaların da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine,
sigorta eksperlerinin ve sigorta acentelerinin Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına isabet eden ve
ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Vergi mükellefiyeti sona erdiği halde oda/borsa kayıtları devam
eden üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihe kadar ödenmeyen
borçları için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi mükellefiyetinin sona erdiği
tarihten sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının asılları ile birlikte fer'i
borçlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(10) 31/3/2018 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla,
ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan;
7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu
hükümlerine göre esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları odalara olan aidat
borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve
federasyonların Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonuna olan katılma
payı, esnaf ve sanatkarların meslek eğitimini geliştirme ve destekleme fonu
borç asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler
hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı
tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.
Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde
kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara
ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat
hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile
icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin odalara, odaların birlik ve
federasyonlara, birlik ve federasyonların da Konfederasyona kısmen veya tamamen
ödemiş olduğu aidat ve katılma payı asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Vergi mükellefiyeti sona erdiği halde oda kayıtları devam eden
üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihe kadar ödenmeyen borçları
için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihten
sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının asılları ile birlikte fer'i borçlarının
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(11) 31/3/2018 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla
ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan;
1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli
Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı
tarihini takip eden ikinci ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen
ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında
ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya
tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine
göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada
belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun
bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar
ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu takdirde, borçluların mahkeme ve icra
masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin odalara, odaların da
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları
Birliğine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına isabet eden ve
ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
(12) Avukatların barolara olan aidat borçları da
onbirinci fıkradaki usul ve esaslar çerçevesinde kıyasen taksitlendirilir.
(13) Yurt dışında bulunan
para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile gelir
veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak
kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar ve tam mükellefiyete tabi gerçek
kişiler ile kurumların yurt dışında elde ettikleri bazı kazançları hakkında
aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul
kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu fıkradaki hükümler
çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kuruma
bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf
edebilirler. (CK 2018/405
ile 6 ay süre uzatımı yapılmıştır) Tasarruflu Yazılar 1
b) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen
varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018
tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu
vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. (CK
2018/405
ile 6 ay süre uzatımı yapılmıştır)
c) (a) bendi kapsamına giren varlıklar, yurt dışında
bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu fıkranın yürürlük
tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018
tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından
düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye'ye
getirilme şartı aranmaksızın bu fıkra hükümlerinden yararlanılır. (CK 2018/405
ile 6 ay süre uzatımı yapılmıştır)
ç) Bu fıkranın yürürlük tarihi itibarıyla kanuni
defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para,
altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu fıkranın
yürürlüğe girmesinden önce Türkiye'ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması
hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu fıkra
hükümlerinden yararlanılır.
d) 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler,
bu fıkra kapsamında Türkiye'ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının
tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı
varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın
tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
e) Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerince sahip
olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para,
altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar,
30/11/2018 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Beyan edilen
sözkonusu varlıklar, 30/11/2018 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde
dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, sözkonusu
varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde
dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Vergi dairelerine beyan edilen
varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi,
31/12/2018 tarihine kadar ödenir. (CK 2018/405
ile 6 ay süre uzatımı yapılmıştır)
f) Bu fıkra kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle
gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez, Türkiye'ye getirilen
veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan
zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim
olarak kabul edilmez.
g) 31/7/2018 tarihine kadar; (a) bendi kapsamında
bildirilerek Türkiye'ye getirilen veya (c) ya da (ç) bentleri kapsamında işleme
tabi tutulan varlıklar ile (e) bendi kapsamında beyan edilerek kanuni
defterlere kaydedilen varlıklara ilişkin olarak, (b) veya (e) bendi uyarınca
vergi tarh edilmez.
ğ) (a) ve (e) bentleri kapsamında bildirilen veya
beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi
tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen veya beyan edilen
tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve (a) bendi uyarınca
bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde
Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak
bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
h) (CK 2018-48
ile süre uzatımı) 1) Tam mükellefiyete tabi gerçek
kişiler ile kurumların;
(aa) Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan
kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,
(bb) Kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan
kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,
(cc) Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri
aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları,
31/10/2018 tarihine kadar elde edilenler de dahil
olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2018
tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar
vergisinden müstesnadır.
2) Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile
kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların tasfiyesinden
doğan kazançları, 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması
kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.
ı) Bakanlar Kurulu, bu fıkrada yer alan süreleri,
bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya; Maliye Bakanlığı, fıkra
kapsamına giren varlıkların Türkiye'ye getirilmesi, bildirim ve beyanı ile
işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim veya beyana esas
değerlerin tespiti, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile
yapılacağı yeri, fıkranın uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Mücbir sebep hâli sonlandırılan bazı yerlerdeki beyan
ve bildirimler
MADDE 11- (1)
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası veya 7020 sayılı
Kanunun 5 inci maddesi kapsamında, mücbir sebep hali sona eren mükelleflerden,
7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen sürede beyanname ve bildirimlerini
vermemiş olan mükelleflerin mücbir sebep ilanı nedeniyle verilmeyen; beyanname
ve bildirimleri 31/8/2018 günü sonuna kadar verilir, geçici vergi
beyannameleri, mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri
verilmez. Tahakkuk eden vergilerin vadesi beyanname ve bildirim verme süresinin
son günü kabul edilir ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere
ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenir. Bu şekilde ödenen
vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaz.
(2) Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk
ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim
yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen
ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı
ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk iki
taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen
diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu takdirde süresinde ödenmeyen
tutarlar, ikinci fıkrada belirtilen vade tarihinden itibaren gecikme zammı ile
birlikte tahsil edilir. Bu madde uyarınca vadesinde ödenmesi öngörülen taksit
tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar
yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükmü ihlal edilmiş sayılmaz.
(3) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on
dokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen
sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr
Kanunlar kapsamında yapılandırılan mükellefler hakkında da bu madde hükümleri
uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar
red ve iade edilmez.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
MADDE 12- 2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin "I-Tapu
işlemleri" başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendinin son
paragrafında yer alan "gayrimenkullerin türleri," ibaresinden sonra gelmek
üzere "yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı," ibaresi
eklenmiştir.
MADDE 13- 1/7/1976
tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan "(2.332)" ibaresi "(4.387)" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14- 4/11/1981
tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 75 inci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan "bir ay" ibaresi "kırk beş gün" şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 15- 2547
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 78- Yükseköğretim kurumlarında hazırlık
dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü
öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi
isteğiyle ilişikleri kesilenler dâhil, terör suçundan hüküm giyenler ile terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı
faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği,
mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler
hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı
kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna
başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen
esaslara göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.
Müracaat süresi içinde askerlik zamanı gelmiş
olanların askerlikleri tecil edilmiş sayılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde
ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu maddede belirtilen
haklardan yararlandırılır.
Bu maddede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı
yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırıp işi veya ikametinin başka bir ilde
bulunduğunu belgeleyenler, üniversiteye giriş yılı itibarıyla geçmek istediği
üniversitenin taban puanını sağlamaları ve ikamet ettikleri ildeki
yükseköğretim kurumlarının senatolarının da uygun görmesi halinde, senatolar
tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikamet ettikleri ildeki
üniversitelerdeki eşdeğer diploma programlarına yatay geçiş yapabilirler.
Bu maddeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda
öğrenci statüsü kazananlar başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Atatürk
Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya
lisans düzeyindeki eşdeğer bölümlere yatay geçiş yapabilirler. Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu
yetkilidir.
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında 33 üncü maddenin
(a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olup statüleri 50
nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş
sayılan ve ek 30 uncu madde uyarınca 33 üncü maddenin (a) fıkrasına göre
yeniden ataması yapılmayanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Başarısızlık ile Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı
kapsamında süresi içinde lisansüstü eğitimlerini tamamlayamama veya terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya
iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaları nedeniyle araştırma görevlisi
kadrosuyla ilişiği kesilenler hariç olmak üzere, Devlet yükseköğretim
kurumlarının öğretim elemanı kadrolarında bulunmayan ancak doktora veya sanatta
yeterlik eğitimini tamamlayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir ay içerisinde,
b) Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında
lisansüstü eğitimine devam eden araştırma görevlilerinin maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde,
kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumuna müracaat
etmeleri hâlinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde
belirtilen genel şartları taşımaları kaydıyla ilgili üniversite tarafından 33
üncü maddenin (a) fıkrası kapsamında yeniden atamaları yapılır. Öğretim Üyesi
Yetiştirme Programı kapsamında eğitimlerini tamamlayan araştırma görevlileri
ihtiyaç halinde başka üniversitelerde de görevlendirilir. Görevlendirmeden
itibaren üç ay içerisinde görevine başlamayanlar müstafi sayılır."
MADDE 16- 3/5/1985
tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 16- Afet risklerine hazırlık kapsamında
ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve
imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar
için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara
31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi
ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt
Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı
sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt
Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının
bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre
belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca
belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç,
ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından
genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe
birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen
gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir.
Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt
bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya,
yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme
süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına
yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta
tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik
ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla
ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari
para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi
almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile
maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet
alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin
belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu
durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması
6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait
taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa
tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin
talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan
satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre
genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli
ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin
beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait
taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri
ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili
belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce
doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda
bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde
bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya
kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen
yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri
uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı
Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde
ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul
tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen
alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları
Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir."
MADDE 17- 29/6/2001
tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve
Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
"EK MADDE 6- İmar planı bulunmayan veya imar planında
tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini en az üç yıldan beri
tarımsal amaçla kullandığı 31/12/2017 tarihinden önce Bakanlıkça tespit edilen
ve başvuru tarihi itibarıyla kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen
kullanıcılardan; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay
içerisinde bu arazileri doğrudan kiralamak için başvuruda bulunanlara,
ecrimisil borçları bulunmaması şartıyla, cari yıl ecrimisil bedelinin yarısı
üzerinden on yıla kadar doğrudan kiralanabilir.
Kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği
tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi uzatılabilir veya bu
araziler sözleşme hükümleri çerçevesinde on yıllık kullanımı müteakip kiracılarına
doğrudan satılabilir. Bu arazilerin satışında 26/4/2012 tarihi itibarıyla
belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan araziler için bu Kanunun 4
üncü maddesinin onikinci fıkrası, bu tarih itibarıyla belediye ve mücavir alan
sınırları dışında yer alan araziler için ise 6292 sayılı Kanunun Hazineye ait
tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
MADDE 18- 29/6/2001
tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci
fıkrasının dördüncü, beşinci ve altıncı cümleleri yürürlükten kaldırılmış,
üçüncü fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya
aşağıdaki bent eklenmiştir.
"f) Hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti:
Binalarda, yapı inşaat alanının, Bakanlıkça Yönetmelik ile belirlenen birim
maliyeti veya birim maliyetleri ile çarpımından elde edilen bedeli,"
"n) Yardımcı kontrol elemanı: Denetçi mimar ve mühendislerin
sevk ve idaresi altında görev yapacak olan mimar ve mühendisler ile Bakanlıkça
sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda mimar ve
mühendisler yerine yapı denetimi faaliyetlerine katılabilen teknik öğretmen,
yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri,"
MADDE 19- 4708
sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasının ikinci
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile
Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen
yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname
ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça
belirlenen haller dışında feshedilemez."
"Bu bedel, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık
maliyetinin %1,5'i kadardır."
MADDE 20- 4708
sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "yapı denetimi
hizmet sözleşmesinin esasları, asgarî hizmet bedelinin belirlenmesi ve" ibaresi
"yapı denetimi hizmet sözleşmesine ve feshine ilişkin esaslar;" şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 21- 4708
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 4- Yapı denetimi hizmet sözleşmesini
imzalayacak kuruluşların Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre
belirlenmesine veya atanmasına başlanacağı tarihten önce imzalanan yapı denetim
hizmet sözleşmeleri geçerli olup, bu işler için sözleşme hükümlerine göre
işlemlere devam edilir."
MADDE 22- 31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81
inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
"k) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç
istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını
doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018
tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl
süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden
Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir
ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır."
MADDE 23- 5510
sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 18- Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat
uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, ödemenin yapılacağı tarihte gelir
ve aylık alma şartıyla, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramında 1.000'er TL
tutarında bayram ikramiyesi ödenir.
Birinci fıkrada belirtilen ödemenin yapılmasında;
a) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından
sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan
sürekli iş göremezlik derecesi oranı,
b) Hak sahiplerinin hisseleri oranı,
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte
kazanma gücünü %50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri
bağlanmış iken ölenlerden, ölümü iş kazası veya meslek hastalığına bağlı
olmayanların hak sahiplerine, sigortalıya gelir bağlanmasına esas olan sürekli
iş göremezlik derecesi üzerinden hak sahiplerinin hisseleri oranı,
ç) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik
sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi
olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal güvenlik sözleşmesine göre
nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan oranı,
esas alınır.
Birden fazla dosyadan gelir ve aylık alanlara en fazla
ödemeye imkân veren bir dosya üzerinden ödeme yapılır.
Bu madde kapsamında yapılan ödemeler evlenme ödeneği
hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında yapılan ödemelerden kesinti
yapılamaz ve bu ödemeler haczedilemez.
Yersiz yapıldığı anlaşılan ödemeler, ilgilinin varsa
almakta olduğu gelir veya aylıklarından %25 oranında kesilmek suretiyle, yoksa
genel hükümlere göre geri alınır.
Bu madde kapsamında yapılacak ödemeleri karşılamak
amacıyla gerekli olan tutar, yazılı talebe istinaden ayrıca fatura aranmaksızın
Hazinece Kuruma ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile
ödeme tarihlerini belirlemeye Kurum yetkilidir."
MADDE 24- 5510
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 76- Köy ve mahalle muhtarları, kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, 31/5/2018
tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin
prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın
sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde,
prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak
karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise
tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum
alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları
1/6/2018 tarihi itibarıyla yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri
tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı,
talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas
kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç
tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri
takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen
borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan
tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz
olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği
tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar
ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 1/1/2012 tarihinden bu
maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar
için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Kurum tarafından belirlenir."
MADDE 25- 19/9/2006
tarihli ve 5543 sayılı İskân Kanununun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 21- (1) Bu Kanuna göre verilen taşınmaz mallar,
temlik tarihinden itibaren borcun tamamı ödenmeden önce hiçbir suretle
satılamaz, bağışlanamaz, rehin edilemez, tapu kütüğüne satış vaadi şerhi
konulamaz ve haczolunamaz. Bu taşınmazların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine
bu yönde belirtme yapılır. Ancak, temlik tarihinden itibaren beşinci yılın
sonunda başlamak üzere, borçlandırma bedelinin tamamını ödeyenlerin tapu
kaydına yapılan belirtme kaldırılır.
(2) Bu Kanuna göre hak sahiplerine verilen taşınmazların
takyit süresi içinde belgelendirilmiş olmak koşuluyla ticari faaliyet dahil
geçim imkanının temini, eğitim, yurt dışına çıkış, askerlik, tutukluluk, afet
ve uzun hastalık gibi geçerli bir özrü olmaksızın kullanılmadığı, bağışlandığı
veya satıldığı tespit olunduğunda, Mahalli İskân Komisyonunca hak sahiplilik
durumu iptal edilir, iskân amaçlarında kullanılmak üzere tapu kaydının iptali
ile Hazine adına tescili mahkemeden istenir."
MADDE 26- 1/12/2011
tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı
Kanununun 29 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "ve (C)", "ve
geçici" ibareleri madde metninden çıkarılmış, aynı fıkrada yer alan
"fıkralarına" ibaresi "fıkrasına" ve aynı fıkranın son cümlesinde yer alan
"(C)" ibaresi "(B)" şeklinde değiştirilmiş, geçici 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasında yer alan "ve (C)" ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkrada
yer alan "fıkralarına" ibaresi "fıkrasına" şeklinde değiştirilmiştir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1)
26/9/2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile
sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm
uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili
kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda ayni ve şahsi haklar ile
temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhe ilişkin muvafakat aranmaksızın
Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilir. Bu taşınmazlarla birlikte daha önce
bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazlar, zilyetleri
veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime
veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro
tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402
sayılı Kadastro Kanununun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak
Belediye adına tescil edilir.
(2) Bu kapsamda bulunan taşınmazların kullanıcılarına
ve/veya muhdesat sahiplerine satış işlemlerinde 19/4/2012 tarihli ve 6292
sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman
Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım
Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi hükümleri hak sahipliğinin
düşürülmesine ilişkin hükümler haricinde kıyasen uygulanır. Satışa konu
edilecek taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenmesinde; varsa üzerindeki muhdesata
bedel belirlenmeksizin 6292 sayılı Kanuna göre daha önce Maliye Bakanlığınca
satılan taşınmazların rayiç bedelleri emsal alınır.
(3) Bu madde kapsamında kalan taşınmazlardan; fiili
kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanlar, Belediyeye
devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle, fiilen
kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu
maliklerine ise, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında
kesinti yapılmak suretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ve/veya
hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilir. Bu alanların
yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun acele kamulaştırmaya ilişkin hükümleri uygulanır. Bu
yerlerden 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre
bir daha kesinti yapılmaz. Uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazine
payına isabet eden tutar kamulaştırma için yapılan masraflar düşüldükten sonra
ilgili Hazine hesaplarına aktarılır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Belediye yetkilidir.
GEÇİCİ
MADDE 2 - (28.12.2018 tarihli, 30639 sayılı R.G. 7159 s.k.ile
eklenmiştir) (1) Bu Kanun
hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde
ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları,
2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar, ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine
kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için bu Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı
fıkrasında belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte, ödemeleri şartıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlandırılır. Ancak bu fıkra kapsamında yapılacak ödemeler
için bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri
hükümleri uygulanmaz.
(2) Bu Kanunun 10 uncu
maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında
2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme
süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.
(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu
fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen
alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan
borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu
borçlular da bu Kanun hükümlerinden
yararlandırılır.
(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu
fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların
ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve
şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde
tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi
cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine
bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine
göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri
süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlar, ihlale
neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde,
ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen
ödemeleri hâlinde 5 inci madde hükümlerinden yararlandırılır. Bu takdirde bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu
yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;
a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile
tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,
b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş
olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;
1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma,
uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,
2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma
işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce
verilmiş kararların infazı,
c) Açılmış davalarla ilgili kanun
yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş
kararların infazı,
ç) Matrah ve/veya vergi artırımı
hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re'sen veya idarece
yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil
işlemleri,
bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece
durur. Bu Kanun hükümlerine uygun ödeme yapılmadığı takdirde duran süreler ve
işlemler, ihlale neden olan taksitin ödeme süresinin son gününü takip eden
günden itibaren devam eder. Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk
eden vergilerin bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; bu fıkrada
belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası
uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilir, davalar sonlandırılır,
mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmez, yargılama giderleri taraflarca talep
edilmez, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara
bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden
vazgeçilir.
(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma
başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden
borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında
yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar,
bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak
üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre
mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre
ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili
mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.
(7) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine
göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri
süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların
tamamının tahsil edilmiş olması hâlinde, bu mükellefler de anılan madde
hükümlerinden yararlanır.
Yürürlük
MADDE 27- (1)
Bu Kanunun;
a) 13 üncü maddesi 1/6/2018 tarihinde,
b) 14 üncü maddesi 6/4/2018 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 18 inci, 19 uncu, 20 nci ve 21 inci maddeleri
1/1/2019 tarihinde,
ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 28- (1)
Bu Kanunun;
a) 26 ncı maddesini Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı,
b) Diğer hükümlerini Bakanlar Kurulu,
yürütür.
11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN
YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN
KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE
SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE
BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR
KARAR (KARAR SAYISI: 7)
Cumhurbaşkanı Kararı; Karar Sayısı: 7
31.07.2018 tarih ve 30495 Mükerrer R.G.
11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanunun 2, 3, 4, 7 ve 8 inci
maddeleri ile 10 uncu maddesinin altı, yedi ve sekizinci fıkralarından
yararlanmak' için öngörülmüş olan başvuru, bildirim ve beyan sürelerinin
27/08/2018 tarihine (bu tarih dâhil) kadar uzatılmasına, aynı Kanunun 9 uncu
maddesinin onyedinci fıkrası gereğince karar verilmiştir,
31 Temmuz 2018
Songül