Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
BAZI
ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN
Kanun No.
7326 Kabul Tarihi: 3/6/2021
09.06.2021 tarihli ve 31506 sayılı R.G.
7440
sayılı Yapılandırma Kanunu
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı)
Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi CK 6831 CK 7918
CK 8515 CK 9078 CK 9500 CK 10070
Uygulama
Tebliğ
Kesinleşmiş
alacaklar (Gümrük) Madde 2/2
Kesinleşmemiş
veya dava safhasında bulunan alacaklar (Gümrük) Madde 3
İnceleme
ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler (Gümrük) Madde
4/8 ila 10-c
Ortak
hükümler Madde 9
Tasarruflu
yazılar 1 2 3 4
Kapsam ve tanımlar
MADDE 1 - (1) Bu Kanun hükümleri;
a) 4/1/1961 tarihli
ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;
1) 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları,
2) 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk
eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları
(2021 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),
3) 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı
olmayan vergi cezaları,
b) 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları (24/4/1930 tarihli ve 1593
sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı
Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre
verilen idari para cezaları ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve
denetleyici kurumlarca verilen idari para cezaları hariç),
c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve
Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli
ve 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil dairesine
takip için intikal etmiş olan asli ve fer'i amme alacakları (adli para cezaları
hariç),
ç) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda
yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia,
makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların
beyanı,
d) 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999
tarihli ve 4458 sayılı
Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve
Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme
faizleri, gecikme zammı alacakları,
e) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun
yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna
kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli
ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki
sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara
ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik
sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası
ve gecikme zammı alacakları,
2) 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara
ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
3) 30/4/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale
konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda
bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
4) 30/4/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca
uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
5) İlgili kanunları gereğince takip edilen
2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi
ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,
f) İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve vadesi 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacakları,
g) Belediyelerin;
1) 213 sayılı
Kanun kapsamına giren ve 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar
verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları, 2021 yılına ilişkin olarak 30/4/2021
tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi (2021 yılına ilişkin
tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara
ait çevre temizlik vergisi hariç) ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan asli ve fer'i amme alacakları,
2) 26/5/1981 tarihli
ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili gereken ve vadesi
30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret ve pay alacakları ile bunlara bağlı
fer'i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli
ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin vadesi 30/4/2021
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile
bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı
Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan
katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen
her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
ğ) 20/11/1981 tarihli
ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık
su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme
zammı gibi fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
alacakları,
h) Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının
(YİKOB) vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer'i amme
alacakları,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Vergi: 213 sayılı Kanun kapsamına giren
vergi, resim ve harçları,
b) Gümrük
vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve
Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip ve tahsil edilen
gümrük vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
c) Beyanname: Vergi tarhına esas olan
beyanname ve bildirimleri,
ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye
İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine
kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005
tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını,
1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık
değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,35 oranını (bu
Kanunun yayımlandığı ay dâhil),
ifade eder.
(3) Bu Kanun, bazı alacakların
yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına
ve yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.
Kesinleşmiş alacaklar
Tasarruflu yazılar 1
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 2 - (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il
özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen
alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş
kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i
amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i
alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme
zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce
ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve
bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı
olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi
cezalarının %50'si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan
%50'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i
alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin tamamının,
ç) Vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin
dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu
alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i
alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli
ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında
Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince
ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan
tutarların bu madde kapsamında ödenmesi hâlinde 5736 sayılı Kanun gereğince
hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Ticaret
Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin
ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece
fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımı tarihinden
önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para
cezalarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da
ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı
Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük
vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun
iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50'sinin, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan
%50'sinin,
c) Eşyanın gümrüklenmiş
değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30'u ve varsa gümrük
vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %70'i ile alacak
asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme
alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(3) İhtirazi kayıtla
verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında birinci ve
ikinci fıkraların (a) bentleri hükümleri uygulanır.
(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan
motorlu taşıtlar vergisi, 13/10/1983 tarihli
ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik idari para
cezası, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı
Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili
gereken geçiş ücreti ve idari para cezası ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile katsayı tutarının en az
%10'unun ödenmiş olması ve bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması
koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası
hükmü uygulanmaz. Bu hüküm her bir taşıt için ayrı ayrı dikkate
alınır.
(5) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin
üreticileri ve ithalatçılarının, 213 sayılı
Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki
kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri
kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve
vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı
listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim
vergisi, vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra gelen katma değer vergisi ve bu
vergilere ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı gecikme
faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamının ödenmesi şarttır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde
mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce
bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu
alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren
alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak
Kanunun yayımı tarihi kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu
Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde
değişiklik yapılmaz.
(7) 2464 sayılı Kanunun 97 nci ve mükerrer 97 nci maddelerine
göre tahsili gereken ücret ve paylar ile su, atık su ve katı atık ücreti
alacaklarından vadesi 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her
türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri
çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(8) Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı
Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her
türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri
çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında
büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli
alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında
birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu
belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu
alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(10) YİKOB'ların,
vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183
sayılı
Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer'i alacakları
hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar
sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde
bu alacaklara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(11) Bu madde hükmünden yararlananlar,
ayrıca 213 sayılı
Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden
yararlanamazlar.
(12) Bu madde hükmünden yararlanmak
isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Kesinleşmemiş
veya dava safhasında bulunan alacaklar
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 3 - (1) Bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da
dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi
tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük
vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si, faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları
ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla gümrük
vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş
veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu
fıkra hükmü uygulanır.
(2) Bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da
istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi
geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece
yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu
maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas
alınır. Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş en son kararın;
a) Terkine ilişkin karar
olması hâlinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas alınan vergilerin/gümrük
vergilerinin %10'u ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %90'ının, faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari
para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin
karar olması hâlinde, tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı,
terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin %10'u ile bu tutarlara ilişkin
faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen
vergilerin/gümrük vergilerinin kalan %90'ı, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu
cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son
kararın bozma kararı olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama kısmen
bozma kararı olması hâlinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi,
bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına
ilişkin dava açılmış olması hâlinde;
a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük
vergilerinin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın
kesilen vergi cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından
bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %25'inin,
ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %10'unun,
(b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının
%50'sinin, terkin edilen cezanın %10'unun bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
c) Asla bağlı olmaksızın
kesilen vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına
ilişkin verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %25'inin,
kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik
veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen
cezanın %50'sinin, terkin edilen cezanın %10'unun, bozulan kısmın %25'inin bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
tahsilinden vazgeçilir.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bendi hükümleri,
tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen
vergi cezaları için de uygulanır.
d) Eşyanın gümrüklenmiş
değerine bağlı olarak kesilmiş olan idari para cezaları ile ilgili olarak bu
maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %15'inin,
ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %5'inin,
(b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının
%30'unun, terkin edilen cezanın %5'inin, verilen en son kararın bozma kararı
olması hâlinde cezanın %15'inin, kısmen onama kısmen bozma kararı olması
hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde
tasdik edilen cezanın %30'unun, terkin edilen cezanın %5'inin, bozulan kısmın
%15'inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla, üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına
ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava
açılmış olması hâlinde, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada
olanlarda cezanın %50'si, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada
olanlarda cezanın %10'u, (b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik
edilen cezanın tamamı, terkin edilen cezanın %10'u, verilen en son kararın
bozma kararı olması hâlinde cezanın %50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı
olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin
karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın tamamı, terkin edilen cezanın %10'u,
bozulan kısmın %50'si ile bu cezalara uygulanan fer'i alacaklar yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezalar ile bu alacağa ilişkin fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan ecrimisillere ilişkin ecrimisil ihbarnamesi
veya ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı dava açma süresi
geçmemiş veya dava açılmış olması hâlinde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla,
bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin %50'si, ikinci
fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin %10'u, (b)
bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin
edilen ecrimisilin %10'u, verilen en son kararın bozma kararı olması
hâlinde ecrimisilin %50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması
hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde
tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin %10'u, bozulan
kısmın %50'si ile bu ecrimisillere uygulanan fer'i
alacaklar yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla kalan ecrimisil ile bu alacağa ilişkin fer'i
alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma
süresi geçmemiş olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(7) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu
madde hükmünden üçüncü fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde
yararlanır. Bu takdirde, vergi cezasına uygulanan gecikme zammı yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın da bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şarttır.
(8) Bu maddeye göre ödenecek alacakların
tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım
kararına/ecrimisile ilişkin ihbarname/düzeltme
ihbarnamesine yönelik verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil)
önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karardır.
(9) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla;
uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü
verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava
açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması
için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için
başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen
borçlulardan, ilk tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin ihbarname/düzeltme ihbarnamesine
göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilir. Şu
kadar ki, bu Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş olan en son yargı
kararının, tarhiyatın/tahakkukun/idari yaptırım kararının/ecrimisile ilişkin
ihbarname/düzeltme ihbarnamesinin tasdikine ilişkin olması hâlinde bu karar
üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.
İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan
işlemler
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 4 - (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde,
tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine
bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla
devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh
edilen vergilerin %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar
ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma
süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi
aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25'inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden
itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit
ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler
hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50'sinin, vergi
aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, vergilere bu Kanunun yayımı
tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen
ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan
bentte belirtilen süre içerisinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise
otuz gün içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların
ilk taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sürede, izleyen taksitleri ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte
ödemeleri şartıyla maddeden yararlanılır.
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında,
cezaya muhatap olanların, cezanın %25'ini birinci fıkrada belirtilen süre ve
şekilde ödemeleri hâlinde cezanın kalan %75'inin tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ
edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar
ki asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden
vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması
veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre
ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da
bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu
kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri
yapılır. Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
belirtilen şekilde belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla,
213 sayılı
Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş,
ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi
ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde
hükmü uygulanır.
(6) Bu Kanunun 3
üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun
uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı
Kanunun uzlaşma,
5326 sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi ile 8/9/1983
tarihli ve 2886 sayılı
Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesindeki indirim hükümlerinden
yararlanamazlar.
(7) Bu madde uygulamasında incelemeye
başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine
göre tayin olunur.
(8) a) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış
olan 4458 sayılı Kanun kapsamında yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk
işlemlerine devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından
sonra tahakkuk eden vergilerin %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine belirlenen
dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin
tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25'inin, eşyanın
gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarda cezanın %15'inin ve varsa
gümrük vergileri aslının %50'si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun
yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine belirlenen
dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin
tamamının; kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı
başvuruda bulunularak, ilk taksitin tebliği izleyen aydan başlamak üzere ikişer
aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının
%50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin, eşyanın
gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarının %85'inin, gümrük
vergilerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve
vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu
kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen süre içinde tebliğ edilen kararlar için bu maddenin birinci
fıkrasının üçüncü cümlesi uygulanır.
b) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da
bu tarihten sonra gümrük idaresine intikal eden müfettiş raporları üzerine
gerekli ek tahakkuk ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tahakkuk üzerine bu
fıkranın (a) bendinde belirtilen şekilde belirlenen tutarın, aynı bentte
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanılır.
(9) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsamında
ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır.
(10) Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre beyan edilen
matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile
hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi
cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin
dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve
tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının,
b) 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu
hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve
tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının
tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu
alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının,
c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku
ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların
gümrük idaresinin tespitinden önce kendiliğinden bildirilmesi durumunda, gümrük
vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari
para cezalarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(11) 31/12/1960 tarihli
ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret
mükelleflerinin, 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vergi dairelerine
başvurarak 2021 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve
karnelerine işletmeleri kaydıyla önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir
vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden daha önce mükellefiyet kaydını
yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları
müracaat tarihi esas alınır.
Matrah ve vergi artırımı
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 5 - (1) Mükellefler,
bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını
artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri
hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi
incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka
bir tarhiyat yapılmaz.
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla
verilenler dâhil) vergiye esas alınan matrahlarını, 31/8/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil), 2016 takvim yılı için %35, 2017 takvim yılı için %30,
2018 takvim yılı için %25, 2019 takvim yılı için _, 2020 takvim yılı için %15
oranından az olmamak üzere artırırlar.
b) Gelir vergisi
mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş
oldukları gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya
indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname
verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da
bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar
dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah ile bu fıkranın (a)
bendine göre artırdıkları matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan
mükellefler için 2016 takvim yılı için 31.900 Türk lirasından, 2017 takvim yılı
için 33.200 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için 35.250 Türk lirasından, 2019
takvim yılı için 37.500 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 42.500 Türk
lirasından; bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek
erbabı için 2016 takvim yılı için 47.000 Türk lirasından, 2017 takvim yılı için
49.800 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için 52.900 Türk lirasından, 2019
takvim yılı için 56.200 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 63.700 Türk
lirasından az olamaz. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan
oluşan mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço
esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar
itibarıyla 1/10'undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar
için 1/5'inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri
için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş
tutardan az olamaz. Bu bendin uygulanmasında ilgili yıllar itibarıyla gayrimenkul
sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları dikkate alınmaz. Birden
fazla gelir unsuru elde eden mükelleflerce, vergi incelemesi ve tarhiyata
muhatap olunmaması için, bu fıkrada belirtilen ilgili gelir unsuru itibarıyla
matrah artırımı yapılması şarttır.
c) Kurumlar vergisi
mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş
oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve
istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili
yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da bu faaliyetlerini
ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması
hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın (a) bendine göre
artırdıkları matrahlar, 2016 takvim yılı için 94.000 Türk lirasından, 2017
takvim yılı için 99.600 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için 105.800 Türk
lirasından, 2019 takvim yılı için 112.400 Türk lirasından, 2020 takvim yılı
için 127.500 Türk lirasından az olamaz.
ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan
matrahlar, _ oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi
alınmaz. Ancak, gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait yıllık beyannamelerini
kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk eden vergilerini
süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2 nci ve 3 üncü madde hükümlerinden
yararlanmamış olmaları şartıyla bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahları %15
oranında vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar nedeniyle
bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde de bu
hüküm uygulanır.
d) Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan
kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi
incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar
üzerinden tevkif edilen vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın
(a) bendinde belirtilen şekilde artırılması şarttır.
e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193
sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar beyanname
ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen
vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlara
ait tevkifat matrahlarını, 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), bu fıkranın
(c) bendinde belirtilen asgari matrahın %50'sinden az olmamak kaydıyla beyan
etmeleri şarttır. Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden %15
oranında vergi hesaplanır.
f) Bu fıkranın (d) ve
(e) bentlerinde yer alan hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda
bulunan mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi
incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için ilgili yıllarda vergiye esas
alınan kurumlar vergisi matrahlarını da bu fıkranın (c) bendinde belirtilen
tutarlardan az olmamak üzere (a) bendinde belirtilen şekilde artırmaları
şarttır.
g) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu fıkra hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları
artırmaları hâlinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler,
artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilmez.
ğ) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin
matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50'si, 2021 ve izleyen
yıllar kârlarından mahsup edilmez.
h) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek
yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl
zararları bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlardan indirilemez.
ı) Matrah artırımında bulunan
mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce ödemiş
oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat
hakkı saklıdır.
i) İşe başlama ve işi bırakma gibi
nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş
mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette
bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
j) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında matrah
artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile
birlikte dikkate alınır.
(2) Mükellefler, bu
fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj)
vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde,
kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait
vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle
gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen
ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur
olanlar, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar
beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık
toplamı üzerinden 2016 yılı için %6, 2017 yılı için %5, 2018 yılı için %4, 2019
yılı için %3 ve 2020 yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir
vergisini, 31/8/2021 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) artırırlar.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında vergi
artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak;
1) Verilmesi gereken
muhtasar beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması
hâlinde, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması
alınmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık
ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden
bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş olması
hâlinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak
üzere en az;
(aa) Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet
belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi,
(bb) İlgili
yılda aylık prim ve hizmet belgelerinin hiç verilmemiş olması hâlinde, bu
Kanunun yayımı tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla izleyen vergilendirme
dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar
işçi,
(cc) Bu Kanunun
yayımı tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması
hâlinde en az iki işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son
vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak
hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan yararlanılır.
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 30 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vergi tevkifatı yapmaya
mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla
verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde (ilgili yıl içinde verilen muhtasar
beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin) yer alan söz
konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden;
1) 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı
Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler
için ayrı ayrı olmak üzere 2016 yılı için %6, 2017 yılı için %5, 2018 yılı
için %4, 2019 yılı için %3 ve 2020 yılı için %2 oranından az olmamak üzere
hesaplanacak vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun
15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2016
ila 2020 yılları için her bir yıl itibarıyla %1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (11) ve (13) numaralı bentlerinde yer alan
ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli
olan tevkifat oranının %25'i oranında hesaplanan vergiyi,
31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) artırırlar.
ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında matrah
veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş
olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün
beyannamede bulunmaması hâlinde;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili
yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için
belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50'si esas alınarak
belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan
vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun
15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle
ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından
oluşan gelir vergisi mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah
tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,
3) 193 sayılı Kanunun 94
üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun
15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için
bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir
vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar
(stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan ödemeler için %2, (13)
numaralı bendinde yer alan ödemeler için de %5 oranında hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden yararlanılır.
d) Bu fıkra uyarınca artırımda bulunulması
durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş
olması şartı aranmaz.
e) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj)
vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi
bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay
kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen
esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
f) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj)
vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen
tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma esas
ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının
tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan
yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim
uygulanmaz.
(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen
şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve
şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul
ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer
vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) Katma değer vergisi mükellefleri, her
bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma
değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2016 yılı için %3, 2017 yılı için %3,
2018 yılı için %2,5, 2019 yılı için %2 ve 2020 yılı için %2 oranından az
olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) beyan
ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)
bendi ve geçici 17 nci maddesine göre
tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma esas tutarın
belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi
olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl
içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;
1) Verilmesi gereken
katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş
olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki
hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek,
artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur
ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım
tutarı hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya
iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir
veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan
matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak
suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların
tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları
şarttır.
3) İlgili takvim yılı
içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden
oluşması, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer
nedenlerle takvim yılının bütün dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi
bulunmaması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah
artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında
katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu
kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı
sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi
çıkan mükellefler ile yıl içinde beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte
beyannamelerinin bazılarında hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan
mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi
tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer
vergisi tutarından aşağı olmamak kaydıyla, hesaplanan katma değer vergisi
bulunan beyannamelerdeki vergiler toplamına bu fıkranın (a) bendinde belirtilen
oranlar uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya
kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra
hükmünden yararlanamaz.
c) Vergilendirme dönemi
üç aylık olan katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım
tutarı, hiç beyanname vermemiş olmaları hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2)
numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için
beyanname vermiş olmaları hâlinde ise aynı bendin (1) numaralı alt bendinde
belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenir.
ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin,
artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için
artırımda bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak
istedikleri yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde,
faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde artırımda bulunulur.
d) Mükelleflerin artırımda bulunmak
istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile
birlikte dikkate alınır.
e) Artırım talebinde
bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin
olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden
katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç
kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade
işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer
vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler
için tarhiyat önerilemez.
f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen katma
değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer
vergilerinden indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkralarına göre;
a) Matrah ve vergi artırımının 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bu maddede
öngörülen şekilde yapılması, hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma
değer vergilerinin, peşin veya ilk taksiti bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede başlamak üzere ikişer aylık dönemler
halinde azami altı eşit taksitte bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi
şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde,
ödenmeyen vergi tutarları ilk taksit ödeme süresinin son günü vade kabul
edilerek 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte
takip ve tahsil edilir, ancak bu madde hükmünden yararlanılamaz.
b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen
vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici
vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında
bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına
ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
d) Matrah veya vergi artırımı sonucunda
tahakkuk eden vergilerin tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin
olarak ödenmesi hâlinde, bu vergilerden %10 indirim yapılır ve katsayı
uygulanmaz.
(5) Daha önce nezdinde vergi incelemesi
yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda
bulunabilirler.
(6) İdarenin, artırımda bulunulmayan
yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(7) Bu maddeye göre matrah veya vergi
artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan
vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda
bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir
işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e)
bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 2/8/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam
edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili
tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir sonucu
tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme
raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir
sonucu bulunan fark, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile
birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından
maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi
kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
(8) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla
mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ve
diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
(9) Matrah ve vergi artırımıyla ilgili
aşağıdaki hükümler de uygulanır:
a) Aşağıda sayılan mükellefler bu maddenin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar:
1) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin
(b) fıkrasında yer alan "defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter
sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak
koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte
olarak düzenleyenler",
2) Terör suçundan hüküm giyenler,
3) Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik
Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen
yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla
irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali
Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve
kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu
veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenler.
b) Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı
Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri
yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya
hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen
sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesi devam
edenlerin bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi
artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin
tamamlanmasına kadar bu artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri
bekletilir. Şu
kadar ki, bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi
artırımında bulunmayanlar madde hükümlerinden faydalandırılmaz.
c) Bu fıkranın (b) bendi
kapsamında artırımda bulunanlar hakkında, artırımda bulundukları dönem ve vergi
türlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce
veya yayımı tarihini izleyen günden itibaren on iki ay içerisinde başlanılan
vergi incelemeleri ((b) bendinde belirtilen inceleme dâhil) ile takdir
işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e)
bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın
başından itibaren on iki ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu
işlemlere devam edilmez. Söz konusu vergi incelemelerinden bu süre içerisinde
sonuçlandırılanlarla ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.
İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme
raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettirilmesidir.
ç) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan
vergi incelemesi kapsamında bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından
itibaren on iki ay içerisinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi
durumunda, bu durumun tespitine ilişkin rapor veya yazı, aynı bentte öngörülen
süre ve şekilde matrah veya vergi artırımında bulunan mükelleflere tebliğ
edilir. Matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen
aydan başlamak üzere matrah ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre
ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla söz
konusu mükellefler bu madde hükümlerinden yararlanırlar.
d) Bu fıkranın (ç) bendi kapsamında
kendisine rapor veya yazı tebliğ edilen mükellefler hakkında düzenlenen;
1) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki
inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce tarhiyata konu matrah
veya vergi farkı tespiti içeren (b) bendi kapsamındaki inceleme raporunun vergi
dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde, matrah veya vergi artırımının
ihlal edilmemesi koşuluyla, (c) bendi kapsamındaki incelemeye veya tarh
işlemlerine devam edilmez.
2) Bu fıkranın (b) bendi
kapsamındaki inceleme raporundan önce (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu
veya takdir komisyonu kararının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi
halinde, bu rapor veya karar, Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından
itibaren on iki ayı aşmamak üzere bu fıkranın (b) bendinde bahsedilen vergi
incelemesi neticesinde düzenlenen raporların vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettiği tarihe kadar bekletilir.
3) Bu fıkranın (b) bendi
kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı
bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte
değerlendirilir, matrah veya vergi artırımına ilişkin taksitlerin tamamen
ödenmesi şartıyla (c) bendi kapsamındaki rapor veya kararlar (vergi ziyaına 213 sayılı
Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi hali hariç) için
tarhiyat yapılmaz ve vergi cezası kesilmez. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki
raporlarda vergi ziyaına 213 sayılı Kanunun 359 uncu
maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verildiğinin tespiti halinde, söz konusu
raporlarda tespit edilen matrah veya vergi farkı ve bu fıkranın (b) bendi
kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı,
bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte
değerlendirilir.
e) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan
vergi incelemesinin tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığının
tespit edilmesi halinde, bu mükellefler tarafından yapılan matrah veya vergi
artırımları dikkate alınmaz. Bu fıkranın (c) bendi
kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararlarının ilgili olduğu
dönemlere ilişkin vergi ve cezalara yönelik zamanaşımı süresi, bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay aşılmamak kaydıyla,
mezkûr rapor veya kararın vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirildiği
tarihten bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki raporların vergi dairesine intikal
ettiği tarihe kadar işlemez.
f) Bu fıkranın (c) bendi
kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce (b) bendi
uyarınca yapılan vergi incelemesinin sonuçlanması ve inceleme sonucunda bahse
konu fıkrada belirtilen fiillerin varlığının tespit edilmesi halinde, bu
fıkranın (c) bendinde belirtilen inceleme ve takdir işlemlerinin tamamlanmasına
ilişkin süreler açısından 213 sayılı Kanunun genel hükümleri uygulanır.
(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah
veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde
vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve
özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya
vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları
nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda
tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.
(12) Birinci fıkranın (ç) bendi kapsamında
yapılacak değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 10
Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.
(13) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkra hükümlerinden yararlananlar hakkında 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi kapsamında yapılacak incelemeler saklıdır.
Ancak, bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi artırımında bulunulan
dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.
İşletme kayıtlarının düzeltilmesi
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı)
MADDE 6 - (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında
aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
(adi, kollektif ve adi komandit şirketler
dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia,
makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek
kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) bir envanter listesi ile vergi
dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil
edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
b) Bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri
emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel
karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması
veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve
vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve
ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı
defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.
c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan
edilen; makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu
oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir
beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde
ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan
katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel
esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065
sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.
ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere
kaydedilen değerinden düşük olamaz.
d) Mükellefler işletmelerinde bulunduğu
halde kayıtlarında yer almayan basılı kitap ve süreli yayınları, kendilerince
veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel üzerinden
%4 oranında katma değer vergisi hesaplamak ve bu fıkranın (a) bendindeki sürede
ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödemek suretiyle
defterlerine kaydedebilirler. Ödenen bu vergi hesaplanan katma değer
vergisinden indirilebilir, ancak iadeye konu edilemez. Bu emtia için 3065
sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz.
e) Özel tüketim vergisi
konusuna giren malları bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan eden ve alış
belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı
ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel tüketim vergisini, bu fıkranın (c)
bendinde belirtilen beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan
ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde bu mallar bakımından 4760 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde beyan edilerek ödenen özel
tüketim vergisi için vergi cezası kesilmez.
f) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin
olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede
bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler
uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
(adi, kollektif ve adi komandit şirketler
dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtia,
makine, teçhizat ve demirbaşlarını, 31/8/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil), emtialar bakımından aynı nev'iden emtialara
ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını, makine,
teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek
kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek
ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve
beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına
göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının
belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi gereken katma değer
vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname
verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eşit taksitte
ödenir.
b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin
olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(3) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede
bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer
işlemler hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan
kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2020 tarihi
itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde
bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki
işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan)
ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu
tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda
yer alan işlemlerini 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vergi
dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan
edilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi
içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler,
gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen
vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu
fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz. Bu
fıkra kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları
nedeniyle 2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde,
düzeltme işlemleri bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde yapılır
ve düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin
uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme
sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde
bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu
alacakları
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 7 - (1) 2021 yılı Nisan ayı ve önceki
aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık
statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi
itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe
bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve
eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin
bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) 30/4/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu
işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tebliğ edildiği hâlde bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile
ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler
sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi
asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin
başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(3) 30/4/2021 tarihinden
önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımı
tarihinden önce kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının %50'si ile bu tutara ödeme
sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre
için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası
asıllarının kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve
gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu madde kapsamına giren alacakların;
asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın %40'ının bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan %60'ının tahsilinden
vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile ek
5 inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde
kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde
altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış
günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını
ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme
yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan
borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından
yararlanmaya başlatılır.
(6) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan
bu maddenin yayımı tarihinden 30/11/2021 tarihine
kadar gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası primleri, gelir
testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk
ettirilir.
(7) 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara
ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının 31/12/2021 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar anılan
Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen
şartları taşımaları halinde, bu Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait
prim borçları dikkate alınmaksızın Kanunun yayımı tarihinden itibaren 31/12/2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden ve
diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmiş olan
5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası primleri ile
gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları iade ve mahsup edilmez.
(8) Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına
ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli
ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kurumu Kanunu mülga hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926
sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa
göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili
kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri,
bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren dört ay içinde
Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim
tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu
maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre hesaplanmasını talep edebilirler.
Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde
durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Hesaplanan
borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi
geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca
prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. Bu fıkra
hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a)
ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.
Ön değerlendirme, araştırma veya tespit
aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları ile kesinleşmemiş idari para
cezaları
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 8 - (1) 30/4/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu
işlere ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvurulduğu
hâlde, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru
süresinin sonuna kadar işverene tebliğ edilmiş olan ön değerlendirme, araştırma
veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta
primi asılları ile bu alacaklara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı
hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen
süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) 30/4/2021 tarihinden
önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup 9 uncu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru tarihine kadar tebliğ edildiği halde
yine bu tarihe kadar ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının %50'si ile bu
tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar
geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para
cezası asıllarının kalan %50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen tarihe kadar başvuruda
bulunmak kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi
kapsamındaki alacaklar ile 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında
belirtilen alacaklardan bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar tahakkuk edenler de
bu Kanunun 7 nci maddesine göre yapılandırılır.
(4) Bu madde ile 7 nci madde hükümlerinden yararlanmak isteyen
borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Ortak hükümler
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı)
Tasarruflu
yazılar 1
MADDE 9 - (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki
başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) 31/8/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Hazine ve
Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere
ve YİKOB'lara bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ilk taksitini 30/9/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ise ilk taksitini 31/10/2021 tarihine kadar (bu tarih
dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler
hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri,
şarttır.
(2) Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin
son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü
mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan
tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.
a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk
taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların (Bu Kanunun 4 üncü
maddesine göre fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil)
%90'ının tahsilinden vazgeçilir.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan ve
bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılır.
3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın
sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar
hariç) %50 indirim yapılır.
b) Hesaplanan tutarların tamamının ilk iki
taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar (Bu Kanunun 4 üncü
maddesine göre fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil)
üzerinden %50 indirim yapılır.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan ve
bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim yapılır.
3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın
sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar
hariç) %25 indirim yapılır.
c) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek
istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla
borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte
ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit
süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
ç) Hesaplanan tutarların taksitle
yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için (1,09),
2) Dokuz eşit taksit için (1,135),
3) On iki eşit taksit için (1,18),
4) On sekiz eşit taksit için (1,27),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit
sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit
tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak,
tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar
ilgili katsayıya göre düzeltilir.
d) Bu Kanun kapsamında
ödenmesi gereken tutarlar; il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol
Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de
sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler
hâlinde azami otuz altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu fıkra hükmüne göre
hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,36), otuz eşit taksit için
(1,45), otuz altı eşit taksit için (1,54) olarak uygulanır.
e) Bu Kanun kapsamında belediyeler ve
bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar
aylık dönemler halinde azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.
1) Taksitle yapılacak ödemelerde
belirlenen tutar;
(aa) Altı eşit
taksit için (1,045),
(bb) Dokuz eşit
taksit için (1,0675),
(cc) On iki eşit
taksit için (1,09),
(çç) On sekiz
eşit taksit için (1,135),
(dd) Yirmi dört
eşit taksit için (1,18),
(ee) Otuz altı
eşit taksit için (1,27),
(ff) Kırk sekiz
eşit taksit için (1,36),
(gg) Altmış eşit
taksit için (1,45),
(ğğ) Yetmiş iki
eşit taksit için (1,54),
(hh) Yüz yirmi
eşit taksit için (1,9),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit
sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde tahsil edilecek taksit
tutarı hesaplanır.
2) 2/7/2008 tarihli
ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi
Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin
ikinci fıkrasında sayılan ve alacakları için kesinti yapılan idarelere,
belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca bu Kanun
kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri
tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate
alınmaksızın aylık dönemler halinde kesinti suretiyle tahsil edilir. Ancak, bu
kapsamda yapılacak kesinti tutarı her hâl ve takdirde bu idareler adına genel
bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı
üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50'sini aşamaz.
5779 sayılı Kanuna göre yapılacak
kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde aylık taksitlerin ödeme
süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulur ve taksit ödemeleri
yönünden bu Kanun hükümlerine göre ihlal nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit
ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı
uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil
edilir. Taksit tutarlarının, bu bent kapsamındaki borçluların genel bütçe
paylarından daha yüksek olması hâlinde ise eksik tutarlar borçlularca taksit
ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar geç ödeme zammı uygulanmaksızın
ödenir.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal
Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan
alacakların 6183 sayılı
Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun
görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına
kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve
taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler
için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve
borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren
makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine veya
Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41
inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen günden
itibaren hesaplanır. Bu fıkra hükmüne göre taksitlerin kredi kartı kullanılmak
suretiyle ödenmesi, katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Hazine ve Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına
uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve
ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi
borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin, bu taleplerinin yerine
getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın
öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri
şarttır. Bu
takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine esas aldığı tarih
itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır; mahsup
talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben
ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak
eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenir. Bu süre içerisinde
eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte
ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
(6) Bu Kanuna göre
ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla,
kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit
tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk
taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak
geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden
yararlanılır. İlk
iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik
ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında
ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı
idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
(7) Bu Kanuna göre ödenecek taksit
tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar
yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların
altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular,
ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun
kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip
işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden
önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam
eder.
(9) Bu Kanun kapsamına giren alacakların,
bu Kanunun yayımı tarihinden önce;
a) 6183 sayılı
Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak
ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri
hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına
uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu
şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen
süre için sadece ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan taksit
tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu
Kanun hükümleri uygulanır.
b) 11/11/2020 tarihli
ve 7256 sayılı
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından,
borçlular talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7256 sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için
yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına
tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için anılan Kanuna göre
tercih edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına
konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili
hükümlerine göre yapılandırılır ve ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı
tutarlarının tahsilinden vazgeçilir.
(10) Bu Kanun hükümleri;
a) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci
maddesi, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı
Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan
alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar,
b) 3/8/2016 tarihli
ve 6736 sayılı
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017 tarihli ve
7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve
Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 11/5/2018
tarihli ve 7143 sayılı
Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre
tahakkuk eden alacaklar,
hakkında uygulanmaz.
(11) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde
ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun
yayımı tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi
fer'i amme alacağı hesaplanmaz.
(12) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla
ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve
buna isabet eden teminatlar iade edilir. Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar
nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183
sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep,
Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine
engel teşkil etmez. Kanunun 2 nci maddesi
kapsamında yapılandırılan borçların, borç durumunu gösterir belgede yer
almaması için bu borçların en az %10'unun ödenmiş olması şarttır.
(13) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların,
bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen
başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi
hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili
tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih,
ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı
merciine gönderilir. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince
tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara
ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin
verileceği idari mercii belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu
ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı
tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak
üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri,
avukatlık ücreti ve fer'ileri talep edilmez
ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş
olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.
d) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunulan borçlara ilişkin dava açılamaz ve hiçbir mercie
başvurulamaz.
(14) Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında
beyan edilen vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi
gereken vergi cezaları için 213 sayılı
Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile bu Kanun
kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.
(15) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara
karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu
Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası
kapsamındaki tecile ilişkin olarak 6183 sayılı
Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine
dayanılarak red ve iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup
dava konusu edilen tarhiyatlar ile ilk derece yargı merciinde dava konusu
edilen idari para cezası ve ecrimisillere karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış
olması hâlinde, ödenen bu tutarlar, ilk derece mahkemesinde esasa ilişkin
olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden
karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu
maddeden yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile verilmiş terkin kararları
üzerine red ve
iade edilebilir.
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı)
(16) Cumhurbaşkanı, bu
Kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, yabancı
ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ticaret Bakanlığı
tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede
faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hâli kabul edilenlerin, bu Kanun
kapsamında alacakları yapılandırılan alacaklı idarelere mücbir sebep hâllerinin
devam ettiği süre içinde ödemeleri gereken taksitlerin ödeme süreleri ile 213
sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerdeki
dairelere (alacaklı idarelere) mücbir sebep hâlinin vukuu tarihinden itibaren
ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim
tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar
uzatmaya yetkilidir.
(17) Onaltıncı fıkra
hükümlerine göre mücbir sebep nedeniyle ödeme süresi uzatılan taksitler için
altıncı fıkrada yer alan, taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartı
aranmaz.
(18) Bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye ilgili idareler yetkilidir. İl özel idareleri,
belediyeler ile YİKOB'lara ait amme
alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına dair usul ve esaslar Hazine ve
Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Diğer hükümler
CK 2021/4420
(Süre Uzatımı) Deprem
nedeniyle sürelerin yeniden belirlenmesi 6831
s.CK
MADDE 10 - (1) İşverenlerin ve üçüncü
şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 17/7/1964 tarihli
ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci
maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 129 uncu maddesi
gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve ölüm halleri
ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere
yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları ile
bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımı
tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu
borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(2) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
fazla veya yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve 506 sayılı Kanunun, 1479
sayılı Kanunun, 17/10/1983 tarihli ve 2925
sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun, 2926 sayılı Kanunun, 5434
sayılı Kanunun mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve
aylıklara ilişkin borç asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin
başlangıcından bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi hâlinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden
vazgeçilir.
(3) 5510 sayılı Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi
kapsamında sigortalı sayılanların prim borçları sebebiyle aynı Kanunun 88 inci
maddesinin onikinci fıkrası uyarınca sattıkları tarımsal ürün
bedellerinden, tarımsal kesinti sorumlularınca kesinti yapıldığı halde Kuruma
ödenmesi gereken prim tutarlarından 2021 yılı Nisan ayı ve önceki dönemlere
ilişkin borçları ile bu borçlara gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanan
sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçilir.
(4) 18/5/2004 tarihli
ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu
hükümlerine göre, 30/4/2021 tarihine kadar ödenmesi gerekmesine rağmen
ödenmemiş olan, üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından
alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları asılları tamamının, birinci
taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden dördüncü ayın sonuna kadar,
kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi
hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i
alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya
tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için
bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır.
Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların
fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme
bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda,
tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve
vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkilidir.
(5) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmemiş olan; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek
mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine
olan birlik payı borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun
yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler
hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak
asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş
olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için
bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır.
Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece
hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu
kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra
masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali
Müşavirler Odaları Birliği yetkilidir.
(6) Bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla (bu tarih dâhil) 2918 sayılı
Kanun uyarınca araç muayenesi yaptırmaları gerektiği hâlde muayenelerini
süresinde yaptırmamış olanların, 31/12/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) araç muayenelerini yaptırmaları ve anılan Kanunun 35
inci maddesi uyarınca muayene süresi geçirilen her ay ve kesri için tahsili
gereken %5 fazla yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları, bu Kanunun yayımlandığı tarihten (yayımlandığı ay dâhil) araç
muayenelerinin yapıldığı tarihe kadar her ay ve kesri için aylık %0,75 oranı
esas alınarak hesaplanacak tutarı ödemeleri şartıyla anılan madde uyarınca
alınması gereken %5 fazlaların tahsilinden vazgeçilir ve yetkili kuruluş
tarafından tahsil edilen bu tutarlar anılan maddede belirtilen süre ve şekilde
Hazine hesaplarına aktarılır. Bu fıkra kapsamına giren alacaklara karşılık bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların bu fıkra
hükümlerine dayanılarak red ve iadesi
yapılmaz. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine
ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. 22/3/2020 ila
3/7/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) geçen süre için 2918 sayılı
Kanunun 35 inci maddesinde yer alan %5 fazlaya ilişkin hüküm ve Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları uygulanmaz, tahsil edilmiş tutarlar red ve
iade edilmez.
(7) 193 sayılı Kanunun
mükerrer 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, indirimin hesaplanacağı
beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir
vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden
yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların, bu Kanunun 3 ve 4
üncü maddelerine göre yapılandırılarak kesinleşmesi ve yapılandırmanın ihlal
edilmemesi şartıyla, ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması
dolayısıyla ödenmeyen vergilerin vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh
edileceği hükmü uygulanmaz. Bu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılarak
kesinleşen tarhiyatlar, yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla 193 sayılı
Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi
kapsamında değerlendirilmez. Şu kadar ki, anılan bent kapsamında, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce söz konusu tarhiyatlar nedeniyle 193 sayılı Kanunun
mükerrer 121 inci maddesi kapsamında yararlanılamayan indirim tutarları için
bir düzeltme yapılamaz.
(8) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan; 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkârların
üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi
oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonuna olan katılma payı, esnaf ve sanatkârların meslek
eğitimini geliştirme ve destekleme fonu borç asıllarının ödenmemiş kısmının
birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın
sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı
birime başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların
fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde,
ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu
fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları
yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu kapsamda tamamı
ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet
ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
üyelerin odalara, odaların birlik ve federasyonlara, birlik ve federasyonların
da Konfederasyona kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat ve katılma payı
asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Vergi mükellefiyeti sona erdiği
halde oda kayıtları devam eden üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği
tarihe kadar ödenmeyen borçları için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi
mükellefiyetinin sona erdiği tarihten sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının
asılları ile birlikte fer'i borçlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonu yetkilidir.
(9) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan; 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu
hükümlerine göre avukatların ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile staj
kredisi borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler
hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak
asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş
olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar baro kesenekleri için ilgili baroya, staj kredisi alacakları için
Türkiye Barolar Birliğine başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi
gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen
ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada
belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde
davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türkiye Barolar Birliği yetkilidir.
(10) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmemiş olan; 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları
odalara olan aidat borçları asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yayımı
tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu
Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde
ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı
birime başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların
fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde,
ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra
hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine
getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve
kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava
konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil
olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya
icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin
yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak
talep edilmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yetkilidir.
(11) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan; 23/1/1953 tarihli ve 6023 sayılı Türk Tabipleri
Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara
olan aidat borçları ile odaların Merkez Konseyine olan birlik payı borçlarının
asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip
eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam
altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra
hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci
ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında
ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya
tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine
göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada
belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde
davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu takdirde, borçluların mahkeme
ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin odalara,
odaların da Merkez Konseyine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına
isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i
alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türk Tabipleri Birliği yetkilidir.
(12) 30/4/2021 tarihi
(bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmemiş olan; 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri
Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara
olan aidat borçları ile odaların Türk Diş Hekimleri Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı
tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen
ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması veya bu fıkrada
belirtilen ödeme zamanında ilk taksitin ödenmesi şarttır. Fıkra kapsamında
ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya
tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine
göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada
belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde
davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu takdirde, borçluların mahkeme
ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte
ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin odalara,
odaların da Türk Diş Hekimleri Birliğine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu
aidat asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türk Diş Hekimleri Birliği yetkilidir.
(13) 29/6/2001 tarihli
ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 25 inci, geçici
26 ncı ve geçici 28 inci maddeleri
kapsamında ertelenen bedeller hariç olmak üzere, ilgili kanunları uyarınca
orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin
tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama
işlemlerinden kaynaklanan ve vadesi 30/4/2021 tarihi itibarıyla geldiği halde
bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve
hasılat/ticari kâr payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme
zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde başvurulması ve
ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i
alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra kapsamında olan ve bu Kanunun
yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış
alacaklar için borçluların bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere bu Kanunda
belirtilen sürede başvurmaları ve Kanunda öngörülen süre ve şekilde alacakların
ödenmesi halinde bunlar için açılan davalar sonlandırılır ve icra takipleri
durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini
ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu fıkrada belirtilen
borçların süresi içerisinde ödenmemesi sebebiyle kesin izin, kesin tahsis,
kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemleri iptal
edilenler tarafından borçlar bu fıkrada belirtilen şekilde ödense dahi, iptal
işlemi ihya edilmez ve geçerliliğini korur. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilidir.
(14) 9/3/1954 tarihli
ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner
Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat
borçları ile odaların Türk Veteriner Hekimleri Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu
Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde
ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili
odaya/birliğe başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde
davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türk Veteriner Hekimleri Birliği yetkilidir.
MADDE 11 - Değişiklik 4/1/1961 tarihli ve
213 sayılı Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci madde
metnine işlenmiştir.
MADDE 12 - 31/5/2006 tarihli
ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 84 - Kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan,
Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, 30/4/2021 tarihi
itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin prim
borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden dördüncü ayın
sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları
hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam
olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların
ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum
alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin
sigortalılıkları 1/5/2021 tarihi itibarıyla
yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak
sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin
tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek
prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir.
Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay
içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi
hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde
kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun
bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet
süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları
durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 1/1/2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar
durdurulan süreler için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre
durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Kurum tarafından belirlenir."
MADDE 13 - 22/1/2009 tarihli
ve 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları
Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna aşağıdaki
geçici madde ilave edilmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 3 - (1) Anapara ve/veya
taksit ödeme tarihi 20/5/2021 tarihinden
önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî
kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan
gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek
kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş
senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin 5411 sayılı Kanunun ek 1
inci maddesi hükmü uyarınca kurulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi
nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının
31/12/2021 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması
halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşlar tarafından dikkate alınmaz.
(2) Kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşların birinci fıkra hükmü uyarınca mevcut kredileri yeniden
yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai
sorumluluk doğurmaz."
MADDE 14 - 8/4/1929 tarihli
ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunun 19 uncu
maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Faiz borcunun hesaplanmasında,
öğrencilerin taahhüdünü ihlal ettiği tarih faiz başlangıç tarihi olarak esas
alınır."
MADDE 15 - 1416 sayılı Kanunun 21 inci
maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Yükseköğretim kurumları adına yurt dışına
gönderilenlerin öğrenimlerini izlemek ve değerlendirmek üzere adına öğrenim
gördükleri yükseköğretim kurumu tarafından danışman atanır. Yükseköğretim
kurumları adına yurt dışına gönderilenlerden doktora öğrenimlerini başarıyla
tamamlayanların, mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere adına öğrenim
gördükleri yükseköğretim kurumunun atama kriterlerini karşılamaları
şartıyla doktor öğretim üyesi kadrolarına, atama kriterlerini sağlamamaları
halinde ise öğretim görevlisi kadrolarına ataması yapılır."
MADDE 16 - 1416 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 4 - Bu Kanunun 19 uncu
maddesinin faiz borcunun hesaplanmasına ilişkin hükmü, halen öğrenimlerine
devam eden öğrenciler hakkında da uygulanır.
Bu Kanunun geçici 1 inci maddesinin
birinci fıkrası kapsamına girmesine rağmen anılan maddede belirtilen sürelerde
borçlarının yeniden hesaplanması için müracaat etmeyenler ile söz konusu madde
yürürlüğe girdiği tarihten bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar geçen süre
içinde anılan maddede belirtilen nedenlerle haklarında borç takibi yapılanlar
veya yapılması gerekenlerin, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü
masrafa ilişkin borç tutarları, bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen üç ay
içerisinde Millî Eğitim Bakanlığına başvurmaları hâlinde, imzaladıkları
yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate
alınmaksızın ve ilgililere önceden ödedikleri faizlerin geri iade yapma sonucu
doğurmaksızın bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki şekilde yeniden
hesaplanır ve başvuru süresi içinde tahsilat işlemi
durdurulur.
5/8/1996 tarihinden sonra yüklenme senedi ile
muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanlar hakkında 657 sayılı Kanunun
ek 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önceki süreler için herhangi bir ferî alacak hesaplanmaz.
Bunların daha önce ödemiş oldukları tutar
ile mecburi hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar,
yukarıdaki şekilde belirlenecek tutardan düşülür. Bu madde uyarınca vazgeçilen
borç tutarına isabet eden vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderleri tahsil
edilmez. Hesaplanan borç tutarı, ilgilinin durumu ve ödenmesi gereken meblağ
dikkate alınarak yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınması
kaydıyla azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Bu fıkra kapsamında
düzenlenen yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi damga
vergisi ve noter harcından müstesnadır.
Ancak terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna
karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesi ile
öğrencilikle veya mecburi hizmetle yükümlü bulundukları süre içerisinde
kadrolarıyla ilişiği kesilenler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz."
Yürürlük
MADDE 17 - (1) Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 18 - (1) Bu Kanun hükümlerini
Cumhurbaşkanı yürütür.