Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun
No: 7440
Kabul
Tarihi: 9/3/2023
12.03.2023 tarih ve 32130 sayılı R.G.
Tasarruflu
yazılar 1
Gümrük
Alacaklarinin Yeniden Yapilandirilmasina İlişkin Tebliğ
Başvuru
ve İlk Taksit Ödeme Sürelerinin Uzatılması
Hakkında 7300
sayılı Karar
Kesinleşmiş
alacaklar Madde 2
Kesinleşmemiş
veya dava safhasında bulunan alacaklar Madde 3
İnceleme
ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler Madde 4
Matrah
ve vergi artırımı Madde 5
Ortak
hükümler Madde 9
Kapsam ve tanımlar
MADDE 1- (1) Bu Kanun hükümleri;
a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;
1) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;
(aa) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana
dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin
vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (gelir
veya kurumlar vergisine mahsuben 2022 yılında ödenmesi gereken geçici vergi
hariç),
(bb) 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları,
(cc) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere
ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları,
2) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para
cezaları,
3) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil
dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer'i amme alacakları,
4) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda
yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile
kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı,
b) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü
doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı
Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları,
faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları,
c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu
Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği
hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2022 yılı Aralık
ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum
karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta
primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve
gecikme zammı alacakları,
3) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme,
araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden
hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı
alacakları,
4) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin
olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı
gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2022 yılı Aralık ayı ve
önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı
ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,
ç) İl özel idarelerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve
vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacakları,
d) Belediyelerin;
1) 213 sayılı Kanun kapsamına giren ve 31/12/2022 tarihinden (bu tarih
dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi
gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları, 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme
faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan asli ve fer'i amme alacakları,
2) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 nci
ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili gereken ve vadesi 31/12/2022
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret ve pay alacakları ile bunlara bağlı fer'i
alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki
belediyelerin vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık
ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü
ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872
sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
e) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir
belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan su ve atık su bedeli ile harcamalara katılma payı alacakları ve bu
alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
f) Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) vadesi
31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip
edilen asli ve fer'i amme alacakları,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Vergi: 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,
b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya
ihracında uygulanan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından
takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve
mali yüklerin tümünü,
c) Beyanname: Vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,
ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik Kurumunun her ay
için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE)
aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları
endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi
üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden
itibaren aylık % 0,75 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),
d) Geç ödeme zammı: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken tutarlara, ödemede
gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre
belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak zammını,
ifade eder.
(3) Bu Kanun, bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile
bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ve yeni hükümler ihdasına ilişkin
hükümleri kapsar.
Kesinleşmiş alacaklar
MADDE 2- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel
idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen
alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve
gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı
gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun
yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak
kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile
iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının % 50'si ve bu tutara gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından
ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla cezaların kalan % 50'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2)
numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması
hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin tamamının,
ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş
kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz,
cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının
tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen
alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i
alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük
vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları
ve aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere
asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş
bulunan ve 4458
sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle
gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile
30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para
cezalarının % 50'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla cezaların kalan % 50'sinin,
c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para
cezalarının % 30'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
cezaların kalan % 70'i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(3) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan
vergiler hakkında birinci ve ikinci fıkraların (a) bentleri hükümleri
uygulanır.
(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi,
13/10/1983 tarihli ve 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik idari para cezası, mülga
11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel
Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve
idari para cezası ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ile katsayı tutarının en az % 10'unun ödenmiş
olması ve bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda
belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar
Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu hüküm her
bir taşıt için ayrı ayrı dikkate alınır.
(5) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin
üreticileri ve ithalatçılarının, 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin
birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği
yetki kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretleri
kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında yapılandırılan ve
vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III)
sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan ürünlere ilişkin özel
tüketim vergisi, vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra gelen katma değer vergisi ve
bu vergilere ait beyannameden doğan damga vergisi ile bu vergilere bağlı
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamının ödenmesi
şarttır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik
tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre
ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında
yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat
yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak bu Kanunun yayımı tarihi kabul
edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu Kanunda öngörülen süre ve
şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.
(7) 2464 sayılı Kanunun 97 nci ve mükerrer 97 nci maddelerine göre
tahsili gereken ücret ve paylar ile su, atık su ve katı atık ücreti
alacaklarından vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı
fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci
fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen
tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara
bağlı cezaların ve fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve
zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(8) Büyükşehir belediyelerinin, 2872
sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan
katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar
dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak
hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde
ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
tahsilinden vazgeçilir.
(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve
kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık
su bedeli ile harcamalara katılma payı alacak asıllarının tamamı ile bunlara
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi
hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra
hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her
türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(10) YİKOB'ların, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce
olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile buna bağlı fer'i
alacakları hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak
hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde
ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(11) Bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213
sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 379
uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden yararlanamazlar.
(12) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede
belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri
ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan
alacaklar
MADDE 3- (1) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz
geçmemiş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile
gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin % 50'si
ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
vergilerin/gümrük vergilerinin % 50'si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve
asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara
bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari
itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan
tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya
temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya
da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş
olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük
vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarının
tespitinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu
en son safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş
en son kararın;
a) Terkine ilişkin karar olması hâlinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas
alınan vergilerin/gümrük vergilerinin % 10'u ile bu tutara ilişkin faiz,
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin
kalan % 90'ının, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı
olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde, tasdik
edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı, terkin edilen vergilerin/gümrük
vergilerinin % 10'u ile bu tutarlara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme
zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin kalan % 90'ı,
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi
cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının
tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak, verilen en son kararın bozma kararı
olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama kısmen bozma kararı olması
hâlinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi, bozulan kısım için birinci
fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla sadece vergi cezalarına/gümrük
yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin dava açılmış olması
hâlinde;
a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük vergilerinin bu Kanunun
yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye ilişkin olarak bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının ve bunlara bağlı
gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarından/gümrük
yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen safhada olanlarda cezanın % 25'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde
belirtilen safhada olanlarda cezanın % 10'unun, (b) bendinde belirtilen safhada
bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının % 50'sinin, terkin edilen cezanın % 10'unun
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların,
c) Asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle
ilgili idari para cezalarına ilişkin verilen en son kararın bozma kararı olması
hâlinde cezanın % 25'inin, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde;
onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik
edilen cezanın % 50'sinin, terkin edilen cezanın % 10'unun, bozulan kısmın % 25'inin
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan
cezaların,
tahsilinden vazgeçilir.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c) bendi hükümleri, tarh edilen vergi ile
birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları için
de uygulanır.
d) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş olan idari para
cezaları ile ilgili olarak bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada
olanlarda cezanın % 15'inin, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada
olanlarda cezanın % 5'inin, (b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik
edilen ceza tutarının % 30'unun, terkin edilen cezanın % 5'inin, verilen en son
kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın % 15'inin, kısmen onama kısmen
bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin
karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın % 30'unun, terkin edilen cezanın % 5'inin,
bozulan kısmın % 15'inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, üçüncü fıkra kapsamı dışında
kalan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2)
numaralı alt bendi kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin idari yaptırım
kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması hâlinde,
bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın % 50'si,
ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın % 10'u,
(b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen cezanın tamamı,
terkin edilen cezanın % 10'u, verilen en son kararın bozma kararı olması
hâlinde cezanın % 50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde;
onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik
edilen cezanın tamamı, terkin edilen cezanın % 10'u, bozulan kısmın % 50'si ile
bu cezalara uygulanan fer'i alacaklar yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezalar ile bu
alacağa ilişkin fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3)
numaralı alt bendi kapsamında olan ecrimisillere ilişkin ecrimisil ihbarnamesi
veya ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava
açılmış olması hâlinde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin % 50'si, ikinci fıkrasının;
(a) bendinde belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin % 10'u, (b) bendinde
belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen
ecrimisilin % 10'u, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde
ecrimisilin % 50'si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan
kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen
ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin % 10'u, bozulan kısmın % 50'si
ile bu ecrimisillere uygulanan fer'i alacaklar yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan ecrimisil
ile bu alacağa ilişkin fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı
tarihinden önce pişmanlık talebiyle veya izaha davet kapsamında verilip, ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma
süresi geçmemiş olan vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(7) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle
kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar bu madde hükmünden üçüncü
fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde yararlanır. Bu takdirde,
vergi cezasına uygulanan gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın da bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şarttır.
(8) Bu maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan
en son karar, tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin
ihbarname/düzeltme ihbarnamesine yönelik verilen ve bu Kanunun yayımı
tarihinden (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan
karardır.
(9) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden
yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma
günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava açma süresi geçmemiş
alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren
alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun
yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu
Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan, ilk
tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin
ihbarname/düzeltme ihbarnamesine göre belirlenen alacaklar başka bir işleme
gerek olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımı tarihinden önce
verilmiş olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun/idari yaptırım
kararının/ecrimisile ilişkin ihbarname/düzeltme ihbarnamesinin tasdikine
ilişkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.
İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan
işlemler
MADDE 4- (1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin
olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış
olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun
matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam
edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin % 50'si ile
bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin
tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar
hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda
cezanın % 25'inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde
yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan
başlamak üzere aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla
vergi aslının % 50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın % 75'inin,
vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi
aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun
9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ
edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin
anılan bentte belirtilen süre içinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise
otuz gün içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların
ilk taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sürede, izleyen taksitleri aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte
ödemeleri şartıyla maddeden yararlanılır.
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak iştirak nedeniyle
kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın % 25'ini
birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde cezanın kalan % 75'inin
tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı
tarihinden önce pişmanlık talebiyle veya izaha davet kapsamında verilip, ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen
beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ
edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar
ki asla bağlı vergi cezalarının bu madde kapsamında tahsilinden
vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması
veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı
tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi
dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme
raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyat
üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde
belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat
öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma
günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza
ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de bu madde hükmü
uygulanır.
(6) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile bu madde hükmünden yararlananlar,
ayrıca 213
sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi cezalarında indirim, 4458
sayılı Kanunun uzlaşma, 5326
sayılı Kanunun peşin ödeme indirimi ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet
İhale Kanununun 75 inci maddesindeki indirim hükümlerinden yararlanamazlar.
(7) Bu madde uygulamasında incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun
140 ıncı maddesine göre tayin olunur.
(8) a) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı
tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan 4458 sayılı Kanun
kapsamında yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk işlemlerine devam
edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tahakkuk eden vergilerin % 50'si
ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra
kararın tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar
hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda
cezanın % 25'inin, eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş
cezalarda cezanın % 15'inin ve varsa gümrük vergileri aslının % 50'si ile bu
tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın
tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar
hesaplanacak gecikme faizinin tamamının; kararın tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksitin tebliği izleyen
aydan başlamak üzere aylık dönemler hâlinde on iki eşit taksitte ödenmesi
şartıyla vergi aslının % 50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın
% 75'inin, eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş cezaların % 85'inin,
gümrük vergilerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin
ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki
bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre
içinde tebliğ edilen kararlar için bu maddenin birinci fıkrasının üçüncü
cümlesi uygulanır.
b) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı
tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra gümrük
idaresine intikal eden müfettiş raporları üzerine gerekli ek tahakkuk ve tebliğ
işlemleri yapılır. Yapılan tahakkuk üzerine bu fıkranın (a) bendinde belirtilen
şekilde belirlenen tutarın, aynı bentte belirtilen süre ve şekilde tamamen
ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(9) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsamında
ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır.
(10) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve
tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden veya 370
inci maddesi kapsamında verilen beyannameler (370 inci madde kapsamında bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla otuz günlük beyanname verme süresi geçmemiş
olanlar ile bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen süre içinde yapılan tebligatlar üzerine verilmesi gereken
beyannameler bu süre içinde verilerek bu Kanun hükümlerinden yararlanılabilir.)
üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme
faizi ve zam yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi, zam ve vergi cezalarının
tamamının,
b) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği hâlde
bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya
bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde
bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına
katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının
tamamının,
c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili diğer kanunlara göre tahakkuku ve
tahsili gerektiği hâlde yükümlü tarafından beyan edilmeyen aykırılıkların
gümrük idaresinin tespitinden önce kendiliğinden bildirilmesi durumunda, gümrük
vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari
para cezalarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(11) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 64
üncü maddesinde sayılan diğer ücret gelirleriyle ilgili olarak gelir vergisi
tarh edilmez ve vergi cezası kesilmez, tarh edilmiş ve kesilmiş olanlar terkin
edilir, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez.
Matrah ve vergi artırımı
MADDE 5- (1) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen
şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırarak bu maddede
belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri hakkında artırımda
bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara
ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık
beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) vergiye esas alınan
matrahlarını, bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer
alan sürede, 2018 takvim yılı için % 35, 2019 takvim yılı için % 30, 2020
takvim yılı için % 25, 2021 takvim yılı için % 20 oranından az olmamak üzere
artırırlar.
b) Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile
ilgili olarak vermiş oldukları gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan
edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç
beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş
olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında
bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah ile bu
fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahlar, işletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler için 2018 takvim yılı için 63.800 Türk lirasından,
2019 takvim yılı için 66.400 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 70.500 Türk
lirasından, 2021 takvim yılı için 75.000 Türk lirasından; bilanço esasına göre
defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için 2018 takvim yılı için
94.000 Türk lirasından, 2019 takvim yılı için 99.600 Türk lirasından, 2020
takvim yılı için 105.800 Türk lirasından, 2021 takvim yılı için 112.400 Türk
lirasından az olamaz. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan
oluşan mükellefler için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço
esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar
itibarıyla 1/10'undan, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar
için 2/5'inden, geliri bunlar dışında kalan diğer gelir vergisi mükellefleri
için ise işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş
tutardan az olamaz. Bu bendin uygulanmasında ilgili yıllar itibarıyla
gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları dikkate alınmaz.
c) Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl
ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması
veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname
verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç elde etmiş olup da
bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar
dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu fıkranın
(a) bendine göre artırdıkları matrahlar, 2018 takvim yılı için 200.000 Türk
lirasından, 2019 takvim yılı için 215.000 Türk lirasından, 2020 takvim yılı
için 230.000 Türk lirasından, 2021 takvim yılı için 260.000 Türk lirasından az
olamaz.
ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlar, % 20 oranında
vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmaz. Ancak, gelir ve
kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıla ait
yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden tahakkuk
eden vergiler ile ilgili beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergisini
süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddesi
hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla bu fıkra hükmüne göre artırılan
matrahları % 15 oranında vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar
nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması
hâlinde de bu hüküm uygulanır.
d) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci
maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş olan kazanç ve iratlarının
bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata
muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden tevkif edilen
vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın (a) bendinde belirtilen
şekilde artırılması şarttır.
e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci
maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları muhtasar
beyanname ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara ilişkin olarak bu
fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu
kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede, bu fıkranın (c) bendinde
belirtilen asgari matrahın % 50'sinden az olmamak kaydıyla beyan etmeleri
şarttır. Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar üzerinden % 15 oranında vergi
hesaplanır.
f) Bu fıkranın (d) ve (e) bentlerinde yer alan hükümlerden yararlanarak
artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin, bu yıllara ilişkin olarak bu
fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için ilgili
yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi matrahlarını da bu fıkranın (c)
bendinde belirtilen tutarlardan az olmamak üzere (a) bendinde belirtilen
şekilde artırmaları şarttır.
g) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında
bulundukları yıllara ait zararların % 50'si, 2022 ve izleyen yıllar kârlarından
mahsup edilmez. Matrah artırımından önce 2022 yılı kurumlar vergisi
beyannamesini vermiş ve matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların
tamamını indirim konusu yapmış olanlar, bu beyannamelerini, matrah artırımı
yapılması için öngörülen başvuru süresi içinde düzeltmeleri hâlinde vergi
cezası kesilmez, gecikme faizi hesaplanmaz. Bu şekilde yapılan düzeltmeler
üzerine tahakkuk eden vergiler, beyannamenin verildiği tarihten itibaren bir ay
içinde ödenir. Bu bent kapsamında yıllık kurumlar vergisi ile ilgili yapılan
düzeltme nedeniyle 2022 yılına ilişkin geçici vergi beyannamelerinde düzeltme
yapılmaz.
ğ) İstisna ve indirimler nedeniyle gelecek yıllarda matrahtan indirim
konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl zararları bu fıkra hükmüne göre
artırılan matrahlardan indirilemez.
h) Matrah artırımında bulunan mükelleflerin, yıllık gelir ve kurumlar
vergisine mahsuben daha önce ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili
taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
ı) İşe başlama ve işi bırakma gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette
bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar için belirlenen asgari matrahlar,
faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam ay olarak) dikkate alınarak
hesaplanır.
i) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında matrah artırımında bulunulan
vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce
yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
(2) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir (stopaj)
veya kurumlar (stopaj) vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve
şekilde ödemeleri hâlinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul
ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu
ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve
tarhiyatı yapılmaz.
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı
bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya
mecbur olanlar, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri
(ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret
ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 2018 yılı
için % 6, 2019 yılı için % 5, 2020 yılı için % 4 ve 2021 yılı için % 3
oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini bu Kanunun 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede artırırlar.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında vergi artırımında bulunulan yıl
içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak;
1) Verilmesi gereken muhtasar beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin
beyanname verilmiş olması hâlinde, beyan edilmiş ücret ödemelerine ilişkin
gayrisafi tutar ortalaması alınmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek, artırıma
esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj) vergisi matrahı
bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlarda
gelir vergisi hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş olması hâlinde, her ay için hesaplanacak
asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak üzere en az;
(aa) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ilgili yılda verilmiş olan aylık
prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi,
(bb) İlgili yılda aylık prim ve hizmet belgelerinin hiç verilmemiş
olması hâlinde, bu Kanunun yayımı tarihine kadar verilmiş olmak şartıyla
izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet
belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
(cc) Bu Kanunun yayımı tarihine kadar aylık prim ve hizmet belgesinin
hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde
geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj)
vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlarda gelir
vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan yararlanılır.
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2), (3),
(5), (6), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri ve ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
ve üçüncü fıkrası uyarınca vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, ilgili yıl
içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde
(ilgili yıl içinde verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir
yıla iblağ edilmeksizin) yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi
tutarların yıllık toplamı üzerinden;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2), (5) ve
(6) numaralı bentleri, 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2018 yılı için % 6, 2019 yılı için
% 5, 2020 yılı için % 4 ve 2021 yılı için % 3 oranından az olmamak üzere
hesaplanacak vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı
bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30
uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı
ayrı olmak üzere 2018 ila 2021 yılları için her bir yıl itibarıyla % 1, 193
sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) ve (13) numaralı
bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda
geçerli olan tevkifat oranının % 25'i oranında hesaplanan vergiyi,
bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan
sürede artırırlar.
ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında matrah veya vergi artırımında
bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar
beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün beyannamede
bulunmaması hâlinde;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı
bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre
defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi
matrah tutarının % 50'si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi
matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı
bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için beyana tabi geliri
sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için
belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir
(stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında
hesaplanan vergiyi,
3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı
bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30
uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde yer alan ödemeler nedeniyle
ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için
belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir
(stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 3, 193 sayılı
Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan
ödemeler için % 2, (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için de % 5
oranında hesaplanan vergiyi,
4) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı
bendi, 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 30 uncu
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ödemeler nedeniyle bu maddenin birinci
fıkrası kapsamında ilgili yıllar için artırılan matrahların % 80'inden az olmamak
üzere belirlenen tutarlar üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden yararlanılır.
d) Bu fıkra uyarınca artırımda bulunulması durumunda ayrıca gelir veya
kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartı aranmaz. Şu kadar
ki, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi
ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesinin
üçüncü fıkrası hükmüne istinaden bu fıkra kapsamında matrah artırımında
bulunulması durumunda, kurumlar vergisi yönünden de matrah artırımında
bulunulması şarttır.
e) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak
isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde
faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay kesirleri tam ay olarak
dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda
bulunulur.
f) Gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunulan
yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı
tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile
birlikte dikkate alınır.
g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir
veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınmaz.
ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan yararlanılarak hesaplanan gelir
vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.
(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer
vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri hâlinde,
kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait
vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve
tarhiyatı yapılmaz.
a) Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine
ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler
dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2018 yılı
için % 3, 2019 yılı için % 3, 2020 yılı için % 2,5 ve 2021 yılı için % 2
oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı
olarak bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan
sürede beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci
maddesine göre tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma
esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden
düşülür.
b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi
mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme
dönemleri ile ilgili olarak;
1) Verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamelerinden, en az üç
döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden
verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının
ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan
katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname
verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah
artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında
katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Bu
durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların
tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları
şarttır.
3) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar
kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması, tecil-terkin uygulaması
kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılının bütün
dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması hâlinde, ilgili yıl
için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla
artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında
bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı
içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer
işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükellefler ile
yıl içinde beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte beyannamelerinin
bazılarında hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan mükelleflerin bu fıkra
hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda
belirtildiği şekilde hesaplanacak % 18 oranındaki katma değer vergisi
tutarından aşağı olmamak kaydıyla, hesaplanan katma değer vergisi bulunan
beyannamelerdeki vergiler toplamına bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlar
uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya
kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra
hükmünden yararlanamaz.
c) Vergilendirme dönemi üç aylık olan katma değer vergisi
mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç beyanname vermemiş olmaları
hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar
çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları hâlinde ise aynı
bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenir.
ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin, artırıma esas alınan ilgili
yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları zorunludur.
Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içinde işe
başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde, faaliyette bulunulan vergilendirme
dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
d) Mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki
vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce
yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate
alınır.
e) Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak
vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için,
sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde
bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran
işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile 3065 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki işlemler veya müteselsil sorumluluk
kapsamındaki işlemlerle ilgili inceleme ve/veya tarhiyat hakkı saklıdır.
Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde
artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.
f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen katma değer vergisi, gelir veya kurumlar
vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak nazara
alınmaz, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden indirilmez veya herhangi
bir şekilde iade konusu yapılmaz.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre;
a) Matrah ve vergi artırımının bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede bu maddede öngörülen şekilde yapılması,
hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin
veya ilk taksiti bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sürede başlamak üzere aylık dönemler hâlinde azami on iki eşit
taksitte, matrah ve vergi artırımı dolayısıyla verilen beyannamelere ait damga
vergisinin ise ilk taksit ödeme süresi içinde, bu Kanunda belirtilen şekilde
ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi hâlinde,
ödenmeyen vergi tutarları ilk taksit ödeme süresinin son günü vade kabul
edilerek 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme zammıyla birlikte
takip ve tahsil edilir, ancak bu madde hükmünden yararlanılamaz.
b) Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar
vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul
edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil
olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter
ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel
teşkil etmez.
d) Matrah veya vergi artırımı sonucunda tahakkuk eden vergilerin
tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu
vergilerden (damga vergisi hariç) % 10 indirim yapılır.
(5) Daha önce nezdinde vergi incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi
incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilirler.
(6) İdarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi
incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(7) Bu maddeye göre matrah veya vergi artırımında bulunulması, bu
Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir
işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda bulunan mükellefler hakkında
başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci
fıkrasının (h) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, bu Kanunun yayımını izleyen yedi iş günü içinde sonuçlandırılamaması
hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içinde sonuçlandırılan vergi
incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz.
İnceleme veya takdir sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit
edilmesi hâlinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi
dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce artırımda bulunulmuş olması
şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan fark, bu maddenin birinci, ikinci ve
üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir. İnceleme ve takdir
işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir
komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
(8) Matrah veya vergi artırımı dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık,
muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ve diğer beyannameler için damga
vergisi 1.000 Türk lirası olarak alınır.
(9) Matrah ve vergi artırımıyla ilgili aşağıdaki hükümler de uygulanır:
a) Aşağıda sayılan mükellefler bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkra hükümlerinden yararlanamazlar:
1) 213
sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan "defter, kayıt ve
belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka
yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya
suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler" ile aynı Kanunun
359 uncu maddesinin (ç) fıkrasında yer alan fiilleri işleyenler (Bu alt bent
kapsamındaki fiillerin 2022 yılında veya bu maddenin kapsadığı dönemlerden
herhangi birinde işlendiğinin tespit edilmesi hâlinde bu mükellefler diğer
dönemler için de matrah ve vergi artırım hükümlerinden yararlanamazlar.).
2) Terör suçundan hüküm giyenler.
3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör
örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı
faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği,
mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli
makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı
tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi
yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve
araştırma yapılması talep edilenler.
b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı
Kanunun 359 uncu maddesinin; (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri
yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya
hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen
sahte olarak düzenleme fiillerinden ya da (ç) fıkrasında yer alan fiillerden
hareketle yapılan vergi incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre
ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmaları durumunda, söz
konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına kadar bu maddenin kapsadığı
dönemlerin tamamı için yapılan artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri
bekletilir. Şu kadar ki, bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah
veya vergi artırımında bulunmayanlar madde hükümlerinden faydalandırılmaz.
c) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında artırımda bulunanlar hakkında,
artırımda bulundukları dönem ve vergi türlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce veya yayımı tarihini izleyen günden
itibaren on iki ay içinde başlanılan vergi incelemeleri ((b) bendinde
belirtilen inceleme dâhil) ile takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci
fıkrasının (h) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay
içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Söz konusu
vergi incelemelerinden bu süre içinde sonuçlandırılanlarla ilgili tarhiyat
öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme ve takdir işlemlerinin
sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu
kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
ç) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesi kapsamında bu
Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içinde bu
fiillerin varlığının tespit edilmemesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin
rapor veya yazı, aynı bentte öngörülen süre ve şekilde matrah veya vergi
artırımında bulunan mükelleflere tebliğ edilir. Matrah ve vergi artırımı sonucu
hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah ve vergi
artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemeleri ve maddede öngörülen diğer
şartları yerine getirmeleri koşuluyla söz konusu mükellefler bu madde
hükümlerinden yararlanırlar.
d) Bu fıkranın (ç) bendi kapsamında kendisine rapor veya yazı tebliğ
edilen mükellefler hakkında düzenlenen;
1) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir
komisyonu kararından önce tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespiti içeren
(b) bendi kapsamındaki inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettirilmesi hâlinde, matrah veya vergi artırımının ihlal edilmemesi koşuluyla,
(c) bendi kapsamındaki incelemeye veya tarh işlemlerine devam edilmez.
2) Bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki inceleme raporundan önce (c) bendi
kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu kararının vergi dairesi
kayıtlarına intikal ettirilmesi hâlinde, bu rapor veya karar, Kanunun yayımı
tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ayı aşmamak üzere bu fıkranın
(b) bendinde bahsedilen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporların
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar bekletilir.
3) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda
bulunan matrah veya vergi farkı bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra
hükümleri ile birlikte değerlendirilir, matrah veya vergi artırımına ilişkin
taksitlerin tamamen ödenmesi şartıyla (c) bendi kapsamındaki rapor veya
kararlar (vergi ziyaına 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle
sebebiyet verilmesi hâli hariç) için tarhiyat yapılmaz ve vergi cezası
kesilmez. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki raporlarda vergi ziyaına 213
sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verildiğinin
tespiti hâlinde, söz konusu raporlarda tespit edilen matrah veya vergi farkı ve
bu fıkranın (b) bendi kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan
matrah veya vergi farkı, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri
ile birlikte değerlendirilir.
e) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin
tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığının tespit edilmesi hâlinde,
bu mükellefler tarafından yapılan matrah veya vergi artırımları dikkate
alınmaz. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir
komisyonu kararlarının ilgili olduğu dönemlere ilişkin vergi ve cezalara
yönelik zamanaşımı süresi, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından
itibaren on iki ay aşılmamak kaydıyla, mezkûr rapor veya kararın vergi dairesi
kayıtlarına intikal ettirildiği tarihten bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki
raporların vergi dairesine intikal ettiği tarihe kadar işlemez.
f) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir
komisyonu kararından önce (b) bendi uyarınca yapılan vergi incelemesinin
sonuçlanması ve inceleme sonucunda bahse konu fıkrada belirtilen fiillerin
varlığının tespit edilmesi hâlinde, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen
inceleme ve takdir işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin süreler açısından 213
sayılı Kanunun genel hükümleri uygulanır.
(10) Mükelleflerin bu maddeye göre matrah veya vergi artırımı yaptıkları
dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlaşılan beyannameler
nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin
hükümleri uygulanmaz.
(11) Bu madde hükümlerine göre matrah veya vergi artırımı ile ilgili
olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi hataları nedeniyle eksik tahakkuk
eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiş sayılır ve
ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanuna göre takip edilir. Şu kadar ki, Kanun
hükümlerinin ihlal edilmemiş olması şartıyla mükellefe bildirimde bulunularak
eksik tahakkuk eden tutarın bir ay içinde geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi
istenir, verilen sürede ödeme yapılması hâlinde eksik tahakkuk eden vergiler
açısından Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(12) Birinci fıkranın (ç) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede,
her bir dönem için ayrı ayrı 20 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan
eksik ödemeler dikkate alınmaz.
(13) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki matrah ve
vergi artırımı hükümlerinden yararlanılması, 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi
kapsamında aynı Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarının
işlendiğinin tespitine ve kamu davasının açılmasına engel teşkil etmez. Ancak,
bu incelemeler sonucunda matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve
vergiler için tarhiyat yapılmaz.
İşletme kayıtlarının düzeltilmesi
MADDE 6- (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde
kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında
aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi
komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer
almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı
oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede bir envanter listesi
ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.
Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz.
b) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine
kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak
üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara
dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır
ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve
ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına
satın alınan mal olarak kaydederler.
c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan edilen; makine, teçhizat,
demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas
alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu
sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine,
teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer
vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre
indirilir, ancak iadeye konu edilmez. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar
için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü
uygulanmaz.
ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması
hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.
d) Özel tüketim vergisi konusuna giren malları bu fıkranın (a) bendi
kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu
malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan özel
tüketim vergisini, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen beyanname verme süresi
içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde
bu mallar bakımından 4760 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası
hükmü uygulanmaz.
e) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi
cezası uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine,
teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi
komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut
olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını, bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan sürede, emtialar bakımından aynı
nev'iden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi
kâr oranını, makine, teçhizat ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı
oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak
fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek
suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler. Gayrisafi kâr oranının
cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hâllerde, mükellefin bağlı olduğu
meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre ödenmesi
gereken katma değer vergisi, ilk taksit beyanname verme süresinde, diğerleri
takip eden birinci ve ikinci ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.
b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi
cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(3) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve
ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili diğer işlemler hakkında aşağıdaki
hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri,
31/12/2022 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle
birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet
konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya
çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu
tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda
yer alan işlemlerini bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde yer alan sürede vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını
düzeltebilirler.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden % 3
oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden
mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan
edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanması ile ilgili
olarak yılı içinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik
yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde bulunma zorunluluğu
getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları
MADDE 7- (1) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara
ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve
(c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta
primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal
güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına
göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk
sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip
edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu
Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı
tarihinden önce tebliğ edildiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik
işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara
gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu
Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(3) 31/12/2022 tarihinden önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin
olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının % 50'si ile bu
tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar
geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para
cezası asıllarının kalan % 50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(4) Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımı
tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın % 40'ının
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, kalan % 60'ının
tahsilinden vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar ile ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında
sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde,
yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin
borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları
bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya
yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu
maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel
sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(6) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında genel sağlık sigortası tescili yapılmış olup da gelir testine hiç
başvurmayanlardan bu maddenin yayımı tarihinden 31/7/2023 tarihine kadar gelir
testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası primleri, gelir testi
sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilir.
(7) 2022 yılı Aralık ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı
tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g)
bendi kapsamında tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan prim borçlarının
31/8/2023 tarihine kadar ödenmesi hâlinde gecikme cezası ve gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g)
bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu bulunanlar
anılan Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen şartları taşımaları hâlinde, bu
Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın
Kanunun yayımı tarihinden itibaren 31/8/2023 tarihine kadar sağlık
hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmiş olan 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının
(g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve
gecikme zammı tutarları iade ve mahsup edilmez.
Ön değerlendirme, araştırma veya tespit aşamasında olan eksik işçilik
prim tutarları ile kesinleşmemiş idari para cezaları
MADDE 8- (1) 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih
dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvurulduğu hâlde, 9 uncu
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru süresinin sonuna
kadar işverene tebliğ edilmiş olan ön değerlendirme, araştırma veya tespit
sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi
asılları ile bu alacaklara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan
sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden
vazgeçilir.
(2) 31/12/2022 tarihinden önce (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin
olup 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen başvuru
tarihine kadar tebliğ edildiği hâlde yine bu tarihe kadar ödenmemiş olan idari
para cezası asıllarının % 50'si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği
tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllarının kalan % 50'si ile
idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i
alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen tarihe kadar başvuruda bulunmak kaydıyla bu Kanunun 1 inci
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki alacaklar ile 10 uncu
maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen alacaklardan bu Kanunun
9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ilk taksit ödeme
süresinin sonuna kadar tahakkuk edenler de bu Kanunun 7 nci maddesine göre
yapılandırılır.
(4) Bu madde ile 7 nci madde hükümlerinden yararlanmak isteyen
borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları,
açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Ortak hükümler
MADDE 9- (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki
başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) 31/5/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda
bulunmaları,
b) Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, Sosyal Güvenlik
Kurumuna, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB'lara bağlı tahsil dairelerine
ödenecek tutarların ilk taksitini 30/6/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil),
diğer taksitlerini ise bu tarihi takip eden aylık dönemler hâlinde azami kırk
sekiz eşit taksitte ödemeleri,
şarttır.
(2) Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile
rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler
hâlinde ödenebilir.
a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin
olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarların (bu Kanunun 4 üncü maddesine göre hesaplanan gecikme
faizi dâhil) % 90'ının tahsilinden vazgeçilir.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2)
numaralı alt bendi ile (d) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında olan
idari para cezalarından % 25 indirim yapılır.
3) Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret
olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutardan (bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası
kapsamındaki alacaklar hariç) % 50 indirim yapılır.
b) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili
maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru
sırasında on iki, on sekiz, yirmi dört, otuz altı veya kırk sekiz eşit taksitte
ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit
süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
c) Hesaplanan tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili
maddelere göre belirlenen tutar;
1) On iki eşit taksit için (1,09),
2) On sekiz eşit taksit için (1,135),
3) Yirmi dört eşit taksit için (1,18),
4) Otuz altı eşit taksit için (1,27),
5) Kırk sekiz eşit taksit için (1,36),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek
suretiyle aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri
taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha
kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre
düzeltilir.
ç) Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; Gençlik ve Spor
Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil
edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince
aylık dönemler hâlinde azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.
d) Bu Kanun kapsamında belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar aylık dönemler hâlinde
azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.
1) Bu bent ile (ç) bendi kapsamında taksitle yapılacak ödemelerde ilgili
maddelere göre belirlenen tutar;
(aa) On iki eşit taksit için (1,09),
(bb) On sekiz eşit taksit için (1,135),
(cc) Yirmi dört eşit taksit için (1,18),
(çç) Otuz altı eşit taksit için (1,27),
(dd) Kırk sekiz eşit taksit için (1,36),
(ee) Altmış eşit taksit için (1,45),
(ff) Yetmiş iki eşit taksit için (1,54),
(gg) Yüz yirmi eşit taksit için (1,9),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek
suretiyle aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır.
2) 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere
Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin
ikinci fıkrasında sayılan ve alacakları için kesinti yapılan idareler ile
YİKOB'a, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca
bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi
gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7
nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki % 40 oranı dikkate alınmaksızın aylık
dönemler hâlinde kesinti suretiyle tahsil edilir. Ancak, bu kapsamda yapılacak
kesinti tutarı her hâl ve takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi
gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının % 50'sini
aşamaz.
5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Cumhurbaşkanınca
durdurulması hâlinde aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar
için de durdurulur ve taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümlerine göre ihlal
nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca
bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla
paylardan kesinti suretiyle tahsil edilir. Taksit tutarlarının, bu bent
kapsamındaki borçluların genel bütçe paylarından daha yüksek olması hâlinde ise
eksik tutarlar borçlularca taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar
geç ödeme zammı uygulanmaksızın ödenir.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil
dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun
41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun
görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına
kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve
taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler
için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve
borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren makbuz verilir. Bu şekilde tahsil
edilen tutarların bankalarca Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına
aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre,
taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Bu fıkra
hükmüne göre taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi, katsayı
uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi
gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak
için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade
alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin, bu
taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde
ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz
etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine esas
aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri
yapılır; mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması
hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya
bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içinde ödenmesi istenir.
Bu süre içinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği
tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi
hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken birinci ve ikinci taksitlerin ödeme
sürelerinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında
üç veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde,
ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna
kadar hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanılır. Birinci ve ikinci taksitlerin ödeme sürelerinde tam
ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin
belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında üçten fazla taksitin
süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden
yararlanma hakkı kaybedilir. Şu kadar ki, 5 inci madde kapsamında taksitli
ödeme seçeneği tercih edilmiş olması ve birinciyle ikinci taksitin ödeme
sürelerinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden süresinde ödenmeyen
veya eksik ödenenlerin son taksiti izleyen ayın sonuna kadar hesaplanacak geç
ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
Peşin veya taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi ve ilk taksit ödeme
süresi içinde ödenmesi gereken tutarların ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde, hesaplanan tutarların tamamının ilk taksiti izleyen ayın sonuna kadar
geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla katsayı uygulanmaksızın Kanundan
yararlanılır. İlk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi gereken tutarların
süresinde ödenmesi ve kalan taksitlerin tamamının ilk taksiti izleyen ayın
sonuna kadar ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz. Bu fıkra hükmü her bir madde
ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı
uygulanır.
(7) Bu Kanuna göre ödenecek taksit tutarının % 10'unu aşmamak şartıyla
20 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun
hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen
şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar
bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde
bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi
türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında
yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri
geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.
(9) Bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımı tarihinden
önce;
a) 6183
sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun
olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep
etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil
şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli
sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi
arasında geçen süre için sadece ilgili kanunda öngörülen faiz uygulanır. Kalan
taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar
hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
b) 11/11/2020 tarihli ve 7256
sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun ile 3/6/2021 tarihli ve 7326 sayılı Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanunun 2 nci ve 7 nci maddelerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep
etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7256 ve
7326 sayılı kanunlar kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri
geçerli sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme
tarihi arasında geçen süre için anılan kanunlara göre tercih edilen taksit
süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar
vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre
yapılandırılır ve ödenmemiş taksitlere ilişkin kalan katsayı tutarlarının
tahsilinden vazgeçilir.
(10) Bu Kanun hükümleri;
a) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi, 10/7/2004 tarihli ve 5216
sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında
uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar,
b) 3/8/2016 tarihli ve 6736
sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017
tarihli ve 7020
sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir
Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 11/5/2018
tarihli ve 7143
sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar,
hakkında uygulanmaz.
(11) Bu Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda
yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımı tarihinden sonraki
süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer'i amme alacağı
hesaplanmaz.
(12) Bu Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen
hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar
iade edilir. Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen
hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine
göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, Kanun kapsamında
ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil
etmez. Bu Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılan borçların, borç
durumunu gösterir belgede yer almaması için bu borçların en az % 10'unun
ödenmiş olması şarttır.
(13) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve
ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve
kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde,
yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, bu Kanun
hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de
ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu
dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine
verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Hazine
ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde
tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu
idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari
mercii belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve
açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar
tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen
kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda
verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer'ileri
talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden
önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.
d) Bu Kanuna göre yapılandırılan alacaklardan, 9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra takibi yapılanlar ile ilgili
takipler, bu Kanunda yer alan özel hükümler saklı kalmak şartıyla,
yapılandırılan alacağın tamamının bu Kanun hükümlerine göre ödemesi
tamamlanıncaya kadar durur. Bu alacakların tamamının ödenmesi hâlinde icra
takipleri alacaklı idarelerin başvurusu üzerine sonlandırılır. Bu takiplerden
kaynaklanan avukatlık ücreti, icra takip giderleri ile bu takipler nedeniyle
açılmış davalara ilişkin yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer'ileri
karşılıklı olarak talep edilmez, bu türden alacaklara karşılık yapılmış
tahsilatlar iade edilmez. Bu hüküm kapsamında icra takibinden vazgeçilen
alacaklar için 2/7/1964 tarihli ve 492
sayılı Harçlar Kanununun 23 üncü maddesi uyarınca alınması gereken harç ile
30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası
Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri
Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde düzenlenen harç alınmaz.
e) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara
ilişkin dava açılamaz ve hiçbir mercie başvurulamaz.
(14) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi kapsamında
beyan edilen vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi
gereken vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan
zamanaşımı süreleri ile bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak
mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme
süresince zamanaşımı süreleri işlemez.
(15) Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı
tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun kapsamında tahsil edilen
tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamındaki tecile ilişkin olarak
6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun
hükümlerine dayanılarak iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin
birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlar ile ilk derece
yargı merciinde dava konusu edilen idari para cezası ve ecrimisillere karşılık
bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması hâlinde, ödenen bu
tutarlar, ilk derece mahkemesinde esasa ilişkin olarak hiç karar verilmemiş
veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere
mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu Kanundan yararlanılmak
üzere yapılan başvurular ile verilmiş terkin kararları üzerine iade edilebilir.
(16) Cumhurbaşkanı, bu Kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme
sürelerini bir aya kadar uzatmaya yetkilidir.
(17) 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre Hazine ve Maliye
Bakanlığınca mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı
idarelere) mücbir sebep hâlinin vukuu tarihinden itibaren ödenmesi gereken
taksitler; mücbir sebep hâlinin sona erdiği tarihi takip eden aydan başlamak
üzere aylık dönemler hâlinde ödenir. Bu fıkra hükmü, yabancı ülkelerde de
faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ticaret Bakanlığı tarafından
olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan
ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları Hazine ve Maliye Bakanlığınca,
213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hâli kabul edilenlerin,
bu Kanun kapsamında alacakları yapılandırılan alacaklı idarelere mücbir sebep
hâllerinin devam ettiği süre içinde ödemeleri gereken taksitlere de uygulanır.
(18) Onyedinci fıkra hükümlerine göre mücbir sebep nedeniyle ödeme
süresi uzatılan taksitler için altıncı fıkrada yer alan, taksitlerden ilk
ikisinin süresinde ödenmesi şartı aranmaz.
(19) 213 sayılı Kanunun
15 inci maddesine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hâli ilan
edilen yerlerde bu hâlin, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirlenen başvuru süresince devam etmesi durumunda, bu yerlerdeki dairelere
(alacaklı idarelere) yapılacak başvurunun süresi mücbir sebep hâlinin sona
erdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar (bu tarih dâhil) uzar, bu
takdirde Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların ilk taksiti; başvuru
süresinin sona erdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar (bu tarih dâhil),
diğer taksitler ise bu taksiti takip eden aylık dönemler hâlinde bu Kanun
hükümlerine göre ödenir. Şu kadar ki, bu Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında
ödenmesi gereken tutarlar beyanname verme süresi içinde, taksitle yapılacak
ödemelerde ise ilk taksit beyanname verme süresi içinde, diğer taksitler
izleyen aylarda ödenir.
(20) Bu Kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili
idareler yetkilidir. İl özel idareleri, belediyeler ile YİKOB'lara ait amme
alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına dair usul ve esaslar Hazine ve
Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Diğer hükümler
MADDE 10- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı
tahsil dairelerince 6183
sayılı Kanuna göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve
bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer'i alacakların toplamı tüm
tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden
vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi
kayıtları esas alınır. Bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacaklar ile
ilgili açılmış davalar, alacaklı tahsil dairesinin alacağın terkin edildiğine
ilişkin bildirimi üzerine mahkemesince sonlandırılır, bu davalar ile ilgili
yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer'ileri karşılıklı olarak talep
edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olan tutarlar iade edilmez.
(2) Bu Kanunun 3 üncü ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılarak
kesinleşen tarhiyatlar, yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla 193 sayılı
Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi
kapsamında değerlendirilmez. Şu kadar ki, anılan bent kapsamında, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konusu tarhiyatlar nedeniyle 193 sayılı
Kanunun mükerrer 121 inci maddesi kapsamında yararlanılamayan indirim tutarları
için bir düzeltme yapılamaz.
(3) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21
inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri,
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun mülga 63 üncü maddesi ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 129
uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve
ölüm hâlleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu
kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü
borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun
yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi
hâlinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(4) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından fazla veya yersiz olarak ödendiği
tespit edilen ve 506 sayılı Kanunun, 1479 sayılı Kanunun, 17/10/1983 tarihli ve
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun, 17/10/1983 tarihli ve
2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kanununun, 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri ve 5510 sayılı Kanunun 96 ncı
maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklara ilişkin borç
asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu
Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi hâlinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanların prim borçları
sebebiyle aynı Kanunun 88 inci maddesinin onikinci fıkrası uyarınca sattıkları
tarımsal ürün bedellerinden, tarımsal kesinti sorumlularınca kesinti yapıldığı
hâlde Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken prim tutarlarından 2022 yılı
Aralık ayı ve önceki dönemlere ilişkin borçları ile bu borçlara gecikme cezası
ve gecikme zammı uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımı tarihine
kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu borçlara
uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçilir.
(6) 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan iş yerlerine ilişkin olup iş
yerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31/12/2020 veya önceki bir tarihe
ilişkin olduğu hâlde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal
güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 500 Türk lirasını
aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası
ve gecikme zammı gibi fer'ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer'i alacaklardan
tutarı 10.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.
(7) Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) 2918
sayılı Kanun uyarınca araç muayenesi yaptırmaları gerektiği hâlde muayenelerini
süresinde yaptırmamış olanların, 30/9/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) araç
muayenelerini yaptırmaları ve anılan Kanunun 35 inci maddesi uyarınca muayene
süresi geçirilen her ay ve kesri için tahsili gereken % 5 fazla yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları, bu Kanunun yayımı
tarihinden (yayımlandığı ay dâhil) araç muayenelerinin yapıldığı tarihe kadar
her ay ve kesri için aylık % 0,75 oranı esas alınarak hesaplanacak tutarı
ödemeleri şartıyla anılan madde uyarınca alınması gereken % 5 fazlaların
tahsilinden vazgeçilir ve yetkili kuruluş tarafından tahsil edilen bu tutarlar
anılan maddede belirtilen süre ve şekilde Hazine hesaplarına aktarılır. Bu
fıkra kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce
tahsil edilmiş olan tutarların bu fıkra hükümlerine dayanılarak iadesi
yapılmaz. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine
ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. 22/3/2020 ile 3/7/2020 tarihleri arasında (bu
tarihler dâhil) geçen süre için 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde yer alan
% 5 fazlaya ilişkin hüküm ve Yİ-ÜFE aylık değişim oranları uygulanmaz, tahsil
edilmiş tutarlar iade edilmez.
(8) 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun geçici 25 inci, geçici 26 ncı ve geçici 28 inci maddeleri
kapsamında ertelenen bedeller hariç olmak üzere, ilgili kanunları uyarınca
orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin
tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemlerinden
kaynaklanan ve vadesi 31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat/ticari
kâr payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz
gibi fer'ileri yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve
şekilde başvurulması ve ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme
zammı, faiz gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra kapsamında
olan ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya icra
takibi başlatılmış alacaklar için borçluların bu fıkra hükümlerinden
yararlanmak üzere bu Kanunda belirtilen sürede başvurmaları ve Kanunda öngörülen
süre ve şekilde alacakların ödenmesi hâlinde bunlar için açılan davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve
icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri
şarttır. Bu fıkrada belirtilen borçların süresi içinde ödenmemesi sebebiyle
kesin izin, kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve
kiralama işlemleri iptal edilenler tarafından borçlar bu fıkrada belirtilen
şekilde ödense dahi, iptal işlemi ihya edilmez ve geçerliliğini korur. Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilidir.
(9) İl özel idareleri, YİKOB'lar, belediyeler ve bunların bağlı
kuruluşları ile sermayesinin % 50'sinden fazlası bunlara ait şirketlerin
mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları satış, irtifak hakkı ve
kiralama işlemlerinden kaynaklanan (tasarrufunda bulunan taşınmazların kira ve
irtifak hakkı bedelleri ile kaynak sularının kira bedeli dâhil) ve vadesi
31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat payları asıllarının tamamı ile bu
alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer'ileri yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde başvurulması ve tamamen ödenmesi
şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu takdirde mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet
ücreti ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden
yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış davalardan vazgeçilmesi
şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların Kanunda öngörülen süre
ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları
ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar
ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
yetkilidir.
(10) Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve büyükşehir belediyeleri su
ve kanalizasyon idarelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmekte olan ve
vadesi 31/12/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan ve her bir alacağın türü, dönemi,
asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 250 Türk lirasını aşmayan
asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'i alacakların,
aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 500 Türk lirasını aşmayanların
tahsilinden vazgeçilir.
(11) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre, 31/12/2022 tarihine kadar
ödenmesi gerekmesine rağmen ödenmemiş olan, üyelerin oda ve borsalara olan
aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda
ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları asılları
ile 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 26 ncı maddesinin
yirmiüçüncü fıkrası ile 27 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliğine ödenmesi gereken sigorta eksperleri ve sigorta
acenteleri levha aidat borç asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun
yayımlandığı tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler
hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak
asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş
olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna
kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi
gereken ilk taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da bir takvim yılında birden
fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya süresinde ödenmeyen ya da eksik ödenen
herhangi bir taksitin vade sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak
asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i
alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine
getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve
kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava
konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil
olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya
icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin
yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak
talep edilmez. Vergi mükellefiyeti sona erdiği hâlde oda/borsa kayıtları devam
eden üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihe kadar ödenmeyen
borçları için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi mükellefiyetinin sona erdiği
tarihten sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının asılları ile birlikte fer'i
borçlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkilidir.
(12) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 1/6/1989 tarihli ve 3568
sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat
borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli
Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının
tamamının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın
sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı
tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.
Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve
şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile
bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya
mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu
kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra
masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği yetkilidir.
(13) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 7/6/2005 tarihli ve 5362
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve
sanatkârların üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların birlik
ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik ve federasyonların Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonuna olan katılma payı, esnaf ve sanatkârların meslek
eğitimini geliştirme ve destekleme fonu borç asıllarının ödenmemiş kısmının
birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın
sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna
kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu kapsamda tamamı
ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet
ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
üyelerin odalara, odaların birlik ve federasyonlara, birlik ve federasyonların
da Konfederasyona kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat ve katılma payı
asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Vergi mükellefiyeti sona erdiği
hâlde oda kayıtları devam eden üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği
tarihe kadar ödenmeyen borçları için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi
mükellefiyetinin sona erdiği tarihten sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının
asılları ile birlikte fer'i borçlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonu yetkilidir. 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler
nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesi
kapsamında mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerde; ödenmesi gerektiği hâlde
ödenmemiş olan, 5362 sayılı Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren ve
depremden zarar gören esnaf ve sanatkârların aidat borçları ve gecikme zamları
ile odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birliklerin Türkiye
Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna olan katılma payı ve mesleki eğitim fonu
borçları ve gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçmeye 31/12/2023 tarihine kadar
ilgili yönetim kurulu yetkilidir.
(14) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 19/3/1969 tarihli ve
1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatların ve stajyer
avukatların baro kesenekleri ile staj kredisi borçlarının asıllarının tamamının
birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın
sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı
tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar baro kesenekleri için ilgili baroya,
staj kredisi alacakları için Türkiye Barolar Birliğine başvurulması şarttır. Bu
fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde
kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara
ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat
hükümlerine göre tahsil edilir. Ancak bu fıkradan yararlananlardan aylık
taksitini süresinde ödemeyenler bakımından bir kereye mahsus olmak üzere
ödenmeyen taksitin bir sonraki ay taksiti ile birlikte ödenmesi durumu
saklıdır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde
davalar ve/veya icra takipleri bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarlar
fıkrada öngörülen süre ve şekilde tamamen ödeninceye kadar durdurulur ve
alacağın tamamı ödendiğinde sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin dosyanın kapatılması için gerekli tahsil harcı borçlu
tarafından ödenir, bundan başka yargılama giderleri ile icra masrafları ve
vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Barolar Birliği yetkilidir.
(15) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 27/1/1954 tarihli ve
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine göre
meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları asıllarının
tamamının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın
sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı
tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.
Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve
şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile
bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya
mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu
takdirde, borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk
taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yetkilidir.
(16) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 23/1/1953 tarihli ve
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının
üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Merkez Konseyine olan
birlik payı borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu
Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık
dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu
alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması
şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve
şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile
bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya
mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu
takdirde, borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk
taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla üyelerin odalara, odaların da Merkez Konseyine kısmen veya tamamen
ödemiş olduğu aidat asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türk Tabipleri Birliği
yetkilidir.
(17) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 7/6/1985 tarihli ve 3224
sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının
üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türk Diş Hekimleri
Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının ödenmemiş kısmının birinci
taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı
aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu
alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması
veya bu fıkrada belirtilen ödeme zamanında ilk taksitin ödenmesi şarttır. Bu
fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde
kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara
ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat
hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen
borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava
açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya
mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi
başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere
başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu
takdirde, borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk
taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla üyelerin odalara, odaların da Türk Diş Hekimleri Birliğine kısmen
veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu
fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türk Diş Hekimleri
Birliği yetkilidir.
(18) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 9/3/1954 tarihli ve 6343
sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri
Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat
borçları ile odaların Türk Veteriner Hekimleri Birliğine olan birlik payı
borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve
azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların, alacak asıllarının bu
Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde
ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili
odaya/birliğe başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken
tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu
fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları
yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde
davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Türk Veteriner Hekimleri Birliği yetkilidir.
(19) 31/12/2022 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği
hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan; 15/5/1957 tarihli ve
6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu hükümlerine göre
üyelerin odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Ziraat Odaları
Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti bu
Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık
dönemler hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu
alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakların,
alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen
ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna
kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi
gereken ilk taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da bir takvim yılında birden
fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya süresinde ödenmeyen ya da eksik ödenen
herhangi bir taksitin vade sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak
asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i
alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden
yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine
getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve
kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara
ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı
olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Türkiye Ziraat Odaları Birliği yetkilidir.
(20) 8/3/2011 tarihli ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu hükümleri
kapsamında olan ve vadesi 31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su kullanım hizmet bedellerinin
tamamı ile bu alacaklara ilişkin faiz gibi fer'i alacaklar yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar borçlu
bulunulan birliğe başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, birinci
taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı
aylık dönemler hâlinde ve azami toplam dokuz eşit taksitte ödenmesi hâlinde bu
alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Yapılandırılan tutarın tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde
ödenmesi hâlinde fer'i alacaklar yerine hesaplanan Yİ-ÜFE tutarının % 90'ının
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada
öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş
alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz gibi fer'i alacaklar ilgili mevzuat
hükümlerine göre tahsil edilir. Ancak bu fıkradan yararlananlardan aylık
taksitini süresinde ödemeyenler bakımından bir kereye mahsus olmak üzere
ödenmeyen taksitin bir sonraki ay taksiti ile birlikte ödenmesi durumu
saklıdır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve
kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için,
borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde
davalar ve/veya icra takipleri bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarlar
fıkrada öngörülen süre ve şekilde tamamen ödeninceye kadar durdurulur ve
alacağın tamamı ödendiğinde sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin dosyanın kapatılması için gerekli tahsil harcı borçlu
tarafından ödenir, bundan başka yargılama giderleri ile icra masrafları ve
vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir.
(21) 6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye
Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali
ilan edilen yerlerde;
a) Depremden, kendisi,
eşi, çocuğu veya anne ve babası etkilenen hizmet erbabına, işverenler
tarafından 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mevcut
ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılan ayni yardımlar ile
toplam tutarı 50.000 Türk lirasını geçmeyen nakdi yardımlar 5510 sayılı Kanuna
göre prime esas kazanca dâhil edilmez, bu yardımlar üzerinden 193 sayılı Kanun
uyarınca gelir vergisi ve 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu
uyarınca damga vergisi alınmaz.
b) 6/2/2023 tarihi
itibarıyla yerleşim yeri bulunan gerçek kişilerin, ikamet etmeleri amacıyla
bedelsiz kullanımına bırakılan konutlara ilişkin olarak 2023 yılı gelirlerine
uygulanmak üzere 193 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde belirtilen emsal kira
bedeli esası uygulanmaz.
c) Depremlerde veya bu
depremlerdeki yaralanmalara bağlı olarak daha sonraki tarihlerde vefat
edenlerin mirasçılarına, tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım
sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketleri tarafından ve bireysel emeklilik
sisteminden, 6/2/2023 tarihinden itibaren yapılan ve 193 sayılı Kanunun 75 inci
maddesinin ikinci fıkrasının (15) ve (16) numaralı bentlerinde sayılan menkul
sermaye iradı kapsamındaki ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaz.
ç) Depremlerde veya bu
depremlerdeki yaralanmalara bağlı olarak daha sonraki tarihlerde vefat
edenlerin mirasçılarına veraset yoluyla intikal eden mallar ile vefat eden
hizmet erbabının eş, çocuk, anne ve babasına işverenler tarafından 6/2/2023 ila
31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) yapılan yardımlar veraset ve
intikal vergisinden müstesnadır. Bu intikaller nedeniyle veraset ve intikal
vergisi beyannamesi verilmez, ilişik kesme belgesi aranmaz.
Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(22) 13/1/2011 tarihli
ve 6102
sayılı Türk Ticaret Kanununa ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki
zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri 6/2/2023
tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan
mükellefler, durumu öğrendiği tarihten itibaren 31/7/2023 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) yetkili mahkemeden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkeme bu talebi ivedilikle görüşür ve gerekli gördüğü delillerin toplanmasını
da emredebilir. Ancak bu yerlerde bulunan mükellefin il veya ilçe idare
kurullarından defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin olarak alacağı belge
de yetkili mahkemeden alınmış belge hükmündedir. Böyle bir belge almamış olan
mükellef, defterlerini ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Defter veya
belgelerinin iş yerinde veya 3568 sayılı Kanun uyarınca yetkili meslek
mensubunun faaliyetlerini yürüttüğü yerde zayi olduğunu beyan eden mükellef,
ilgili mahkemeye veya il/ilçe idare kuruluna başvurduğunu gösteren belge ile
yeni defterlerin açılış onayını notere yaptırabilir. Şu kadar ki ilgili mahkeme
veya kurullarca defter ve belgelerin zayi olmadığına karar verilmesi halinde
mükellef, defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Bu fıkra kapsamında
yapılan yeni defterlerin tasdiki işleminden 492 sayılı Kanun hükümlerine göre
noter harcı, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununa göre her ne
adla olursa olsun noterlik ücreti alınmaz. 6102 sayılı Kanun ve 213 sayılı
Kanun kapsamında tutulması ve tasdiki zorunlu olup elektronik ortamda tutulan
defterlerden, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından muhafaza edilen ya da
muhafaza edilmek üzere anılan Bakanlığa elektronik ortamda iletilen defterler
bakımından bu madde hükümleri uygulanmaz. Mükelleflerin talebine istinaden bu
defterlerin teslimine ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığının görüşü
alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(23) 6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye
Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali
ilan edilen yerlerde bulunan ticaret sicili müdürlüklerine kayıtlı ticari
işletme, ticaret şirketleri ve şubelere ilişkin olarak;
a) Adres değişikliği,
aynı il sınırları içindeki ticaret sicili müdürlükleri arasında yapılacak
merkez nakli, tasfiye ve terkin işlemlerinden,
b) Deprem nedeniyle
vefat edenlerin işletmenin sahibi, yönetim organı üyesi veya işletmeyi temsile
yetkili olduğu hallerde, ticaret sicilinde bu kişilere ilişkin yapılacak
değişikliklerden ve vefat eden kişilerin sahibi olduğu payların miras nedeniyle
geçişine ilişkin yapılacak tescil işlemlerinden,
c) (a) ve (b)
bentlerinde sayılan işlemler sonucunda düzenlenecek ticaret sicili kayıtlarına
ilişkin belgelerden,
31/7/2023 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) 492 sayılı Kanuna göre ticaret sicil harçları ile 5174
sayılı Kanunda öngörülen herhangi bir ücret ve gerçekleştirilen tescil,
değişiklik ve terkin işlemlerine ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde
yayımlanacak ilanlardan ilan ücreti alınmaz.
(24) 6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye
Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali
ilan edilen yerlerde 5362 sayılı Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren ve
depremden zarar gören esnaf ve sanatkârlara ilişkin olarak; aynı il sınırları
içindeki tescil, tadil ve terkin işlemleri ile sicil tasdiknamesinden 31/7/2023
tarihine kadar (bu tarih dâhil) anılan Kanunda öngörülen harç, herhangi bir
ücret ve gerçekleştirilen tescil, tadil ve terkin işlemlerine ilişkin Esnaf ve
Sanatkârlar Sicil Gazetesinde yayımlanacak ilanlardan ilan ücreti alınmaz.
(25) 6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye
Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde; gelir ve kurumlar vergisi
yönünden mükellefiyet kaydı bulunan kişilerden veya gelir vergisi mükellefiyeti
bulunmayan ancak yerleşim yeri bu yerlerde olan gerçek kişilerden ya da kuruluş
ve faaliyet yeri bu yerlerde bulunan kurumlar vergisi mükellefiyeti olmayan
teşekküllerden alacağı bulunan mükellefler, açılan tespit davası üzerine
mahkeme tarafından borçlunun mal varlığının en az üçte birini kaybettiğine
yönelik verilmiş bir karar bulunması şartıyla, deprem tarihinden önce doğmuş
olan ve varlığı 213 sayılı Kanunda sayılan belgeler ile tevsik edilen
alacaklarını aynı Kanunun 323 üncü maddesinde yer alan hükümlere göre dava veya
icra safhasında bulunan alacak kabul ederek, bu alacakları için pasifte
karşılık ayırabilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, bu fıkra
kapsamında tespit edilen şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına
kaydederler. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye
Bakanlığınca belirlenir.
(26) 6/2/2023 tarihinde
Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye
Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali
ilan edilen yerlerde, depremlerde yıkılan veya ağır ya da orta hasarlı binalara
ve ağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen taşıtlara ilişkin olup 6/2/2023
tarihinden önce tahakkuk eden ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan emlâk vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı,
çevre temizlik vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi ile bu alacaklara ilişkin
vergi cezası, gecikme faizi, gecikme zammı terkin edilir ve taşıtlar üzerinde
6183 sayılı Kanun hükümlerine göre vergi dairelerince tatbik edilmiş hacizler
kaldırılır. Bu hüküm, fıkra kapsamına giren taşıtlara 6/2/2023 tarihinden önce
2918 sayılı Kanunun 116 ncı maddesine göre verilen trafik idari para cezası ile
6001 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları ve bu
cezanın verilmesine ilişkin geçiş ücreti ile gecikme zammı alacakları için de
uygulanır. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye
Bakanlığınca belirlenir.
(27) Kurumlar vergisi
mükellefleri tarafından, 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde
gösterilmek suretiyle, 5520 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda yer alan
düzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve
indirim tutarları ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar
vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %
10 oranında, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az % 15
oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise % 5
oranında ek vergi hesaplanır ve bu verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin
ödeme süresi içinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenir.
Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde bu vergi, 2023 yılı içinde sona
eren hesap dönemi için verilmesi gereken beyannamelerde gösterilmek suretiyle
uygulanır. Bu vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamaz ve hiçbir vergiden
mahsup edilemez. Şu kadar ki 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının; (d), (i), (j) ve (k) bentleri ile geçici 14 üncü maddesi
kapsamındaki istisnalar, aynı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının;
(b), (c), (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler, 193
sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi kapsamında tevkifata tabi yatırım
indirimi istisnası, ilgili kanunları uyarınca kurum kazancından indirilebilen
bağış ve yardımlar ile 10/7/2018 tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 407 nci maddesi kapsamında tanımlanan
mikro ve küçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-ge ve tasarım
merkezlerinden elde ettikleri istisnaya ve indirime konu kazançları üzerinden
bu vergi hesaplanmaz. 6/2/2023 tarihi itibarıyla, Adana, Adıyaman, Diyarbakır,
Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa
illeri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunanlar ek vergiden muaftır. Tahsil edilen ek vergi, genel bütçe geliri
olarak kaydedilir ve 5779 sayılı Kanun ile diğer kanunlara göre mahalli
idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(28) 8/4/1929 tarihli
ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunun geçici
1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına girenler ile söz konusu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre
içinde anılan maddede belirtilen nedenlerle haklarında borç takibi yapılanlar
veya yapılması gerekenlerin, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü
masrafa ilişkin borç tutarları, (daha önce bu borçları ile ilgili olarak
yapılandırma düzenlemelerinden yararlanmış ve ödemeleri devam edenler dâhil) bu
Kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Millî Eğitim Bakanlığına
başvurmaları hâlinde, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı
müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere önceden
ödedikleri faizleri iade etme sonucu doğurmaksızın bu fıkra hükümlerine göre
yeniden hesaplanır ve başvuru süresi içinde tahsilat işlemi durdurulur.
5/8/1996 tarihinden sonra yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet
senedi alınanlar hakkında 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun ek 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu fıkranın
yürürlüğe girdiği tarihten önceki süreler için herhangi bir fer'i alacak
hesaplanmaz. Bunların daha önce ödemiş oldukları tutar ile mecburi
hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar, anapara borç
tutarından mahsup edilir. Bu fıkra uyarınca vazgeçilen borç tutarına isabet
eden vekâlet ücreti de dâhil yargılama giderleri tahsil edilmez. Hesaplanan borç
tutarı, ilgilinin durumu ve ödenmesi gereken meblağ dikkate alınarak yüklenme
senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınması kaydıyla azami beş
yıla kadar taksitlendirilebilir. Bu fıkra kapsamında düzenlenen yüklenme senedi
ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi damga vergisi ve noter harcından
müstesnadır. Ancak terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı
faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut
bunlarla irtibatı olduğu gerekçesi ile öğrencilikle veya mecburi hizmetle
yükümlü bulundukları süre içerisinde kadrolarıyla ilişiği kesilenler hakkında
bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
MADDE 11- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
"75.000 Türk lirasına" ibaresi "103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci
diliminde yer alan tutara" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 12- 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek
Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, geri
ödemesi başlamış veya takip için vergi dairesine bildirilmiş olan öğrenim ve
katkı kredilerinden vadesi geldiği hâlde ödenmemiş bulunanların asıllarına vade
tarihleri ile 9/11/2022 tarihi (bu tarih dâhil) arasında gecikme zammı, Yİ-ÜFE
tutarı, katsayı tutarı gibi alacaklar hesaplanmaz. Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar iade edilmez. Bu maddenin
uygulamasına dair usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre Gençlik ve Spor
Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir."
MADDE 13- 1/7/1964 tarihli ve 488
sayılı Damga Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 4- Toplu Konut İdaresi
Başkanlığınca; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2023
tarihine kadar (bu tarih dâhil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla
birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dâhil olmak üzere konut ve
konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alınan
ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen
sözleşmeler damga vergisinden müstesnadır."
MADDE 14- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin mülga son fıkrasından önceki fıkrasına
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Şu kadar ki, I/20-a fıkrası kapsamında şüyuun izalesi yoluyla satışa
konu edilen her bir taşınmaza ilişkin devir ve iktisaplarda, bu fıkraya göre
alınması gereken en az maktu harç miktarı, devir ve iktisap sayısı ile
ilişkilendirilmeksizin, devir eden ve devir alanın her birinden bir kez
alınır."
MADDE 15- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 26- Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce bu Kanun kapsamında sürücülere uygulanan trafik idari para
cezalarına istinaden verilen ve aktif durumda olan ceza puanları pasif duruma
getirilerek ceza puanı hesaplamasında dikkate alınmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce 47 nci maddenin üçüncü fıkrası, 51 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 118
inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında geçici olarak geri alınan
ve ilgilisine teslim edilmemiş olan sürücü belgelerinin geçici geri almaları
pasif duruma getirilir ve aynı maddelerde belirtilen süre ve şartlar
aranmaksızın ilgilinin müracaatı üzerine iade edilir ve daha sonraki geri alma
işlemi hesaplamalarında dikkate alınmaz.
Pasif duruma getirilen geçici geri alma
süreleri ve ceza puanları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüm
adli ve idari işler bakımından ilgilisine herhangi bir hak veya istisna
sağlamaz ve uygulanmış olan trafik idari para cezalarını ortadan kaldırmaz."
MADDE 16- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma
Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
"Şu kadar ki, boru hatları veya elektrik telleri
ile taşınan ve sürekli akış hâlinde olan malların ithaline ilişkin olarak
ithalatın yapıldığı vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi
beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar ödenen katma değer vergisi,
ithalatın yapıldığı dönemde indirim konusu yapılabilir."
MADDE 17- 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik
ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 12 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Amatör sporun ve altyapı spor eğitim tesislerinin desteklenmesi
EK MADDE 12- Gençlik ve Spor Bakanlığınca tescil edilmiş olan spor
kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden
tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve
vadesinde ödenen gelir vergisi, ödemeyi takip eden beş iş günü içinde ilgili
vergi dairesi tarafından, ilgili işverence Türkiye'de kurulu bankalarda açılmış
olan özel hesaplara, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre, bu maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç,
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 23 üncü maddesi hükmü uygulanmaksızın iade edilir.
Özel hesaba aktarılan tutarlar aşağıdaki harcamalar dışında
kullanılamaz:
a) Amatör spor faaliyetleri ile altyapı spor eğitim tesislerinde sportif
faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor
elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler (Her bir sporcu,
çalıştırıcı ve diğer spor elemanları için yıllık olarak yapılacak ödeme,
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde
yazılı tarifenin üçüncü gelir diliminde yer alan ve ilgili yılda ücretler için
geçerli olan tutarın üç katını aşamaz.),
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamındaki sporcular, çalıştırıcılar ve diğer
spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat,
sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör ve altyapı faaliyetlerine ilişkin
hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, federasyon vize, lisans,
tescil ve katılım harcamaları,
c) Amatör spor faaliyetlerinin gelişimi ile sporcuların yetiştirilmesi
ve eğitimi için spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından kurulan
veya kurulacak altyapı spor eğitim tesislerinin inşası ile bu tesislerin
işletilmesi ve idamesi için yapılan harcamalar.
Spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerine iade edilerek özel hesaba
alınan ve harcanamayan tutarlardan spor kulübü ve bu spor kulübünün bağlı
ortaklığı veya iştiraki olarak kurulan spor anonim şirketleri, kendi aralarında
aynı amaçla harcanmak üzere aktarım yapabilir. Yukarıda belirtilen harcamalar
kapsamında olmak kaydıyla, spor kulüpleri ile spor anonim şirketlerince iade
alınmadan önce yapılan harcamalar daha sonra özel hesaba aktarılan tutarlardan
karşılanabilir.
Özel hesaba aktarılan tutarlar ile bu tutarlardan yapılan harcamalar,
gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider, indirim veya maliyet
olarak dikkate alınamaz.
Özel hesaptan amaç dışı kullanılan vergi iadeleri, amaç dışı
kullanıldığı vergilendirme dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisi olarak özel
hesap açılan mükellef adına 213 sayılı Kanundaki esaslara göre vergi ziyaı
cezası kesilerek tarh edilir ve gecikme faizi hesaplanır.
Özel hesapta yer alan tutarlar, bu maddenin beşinci fıkrası kapsamındaki
alacaklar hariç, rehnedilemez ve haczedilemez.
Hazine ve Maliye Bakanı, birinci fıkra kapsamında iade edilecek tutarı %
50'sine kadar azaltmaya veya kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.
Özel hesabın oluşturulması, idaresi, bu hesaba aktarılan tutarların
kullanılması ve denetlenmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığınca müştereken
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir."
MADDE 18- 26/6/2001 tarihli ve 4691
sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinin üçüncü
fıkrasında yer alan "bölgesel ve/veya sektörel
alanlarda yüzde yetmiş beşe" ibaresi "bölgesel ve/veya sektörel alanlarda ya da
meslek gruplarına göre yüzde yüze"
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 19- 6/6/2002 tarihli ve 4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ
MADDE 9- 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile olağanüstü
hal ilan edilen illerde faaliyette bulunan ve Tarım ve Orman Bakanlığınca
belirlenen merkezlerdeki tütün üreticilerinin bir araya gelerek kurduğu tütün
kooperatiflerince Türkiye'de üretilen, bu Kanuna ekli (III) sayılı listenin (B)
cetvelinde yer alan 2403.19.10.00.19 ve 2403.19.90.00.19 G.T.İ.P. numaralı
mallardan, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol
Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanuna göre tek başına kıyılıp içilebilme
vasfına sahip bulunan ve Türk Standardları Enstitüsünün TS 13599 Sarmalık
Kıyılmış Tütün Mamulü Standardında yer alan "Tek tütün çeşidinden üretilen
sarmalık kıyılmış tütün mamulü" tanımı ve standardına uygun nitelikteki malların
tesliminde 31/12/2024 tarihine kadar (bu tarih dâhil) özel tüketim vergisi
oranı % 50 indirimli uygulanır.
Birinci fıkrada yer alan tütün mamulünün tek başına kıyılıp
içilebilme vasfına sahip bulunduğunu ve Türk Standardları Enstitüsünün TS 13599
Sarmalık Kıyılmış Tütün Mamulü Standardında yer alan "Tek tütün çeşidinden
üretilen sarmalık kıyılmış tütün mamulü" olduğunu belirlemeye, bu ürünlerin
denetim ve kontrolünü sağlamaya Tarım ve Orman Bakanlığı; bu maddenin
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı
yetkilidir."
MADDE 20- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"(3) Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin
giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının,
istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak
hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi
kapsamında yapılan devir işlemleri sonrasına isabet edenler de dâhil olmak
üzere, kurum kazancından indirilebilir."
MADDE 21- 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı
Sigortacılık Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"(6) Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından usul ve esasları belirlenen
sertifikasyon, takip ve denetim esaslarına uygun şekilde orijinale eşdeğerliği
belgelendirilmiş parçalar ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
tarafından usul ve esasları belirlenen yeniden kullanılabilir parçaların
kullanımına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve
Denetleme Kurumu tarafından belirlenir. Motorlu taşıtlarda garantinin
korunmasına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklıdır."
MADDE 22- 28/2/2008 tarihli ve 5746
sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında
Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bölgesel
ve/veya sektörel alanlarda yüzde yetmiş beşe" ibaresi "bölgesel ve/veya
sektörel alanlarda ya da meslek gruplarına göre yüzde yüze" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 23- 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört
İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci
maddesinin onbeşinci ve yirmidokuzuncu fıkralarında yer alan "31/12/2022"
ibareleri "31/12/2025" şeklinde değiştirilmiştir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümleri
2022 yılı için aşağıdaki şartlarla uygulanır.
a) Mükellefler, Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen şartlar dâhilinde
2022 takvim yılı gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını % 25 oranından az
olmamak üzere artırmaları halinde madde hükmünden yararlanır.
b) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının; (b) ve (c) bentlerinde
belirtilen asgari tutarlar; 2022 yılı için matrah artırımında bulunan gelir
vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutanlar için
105.000 Türk lirasından; bilanço esasına göre defter tutanlar ile serbest
meslek erbabı için 200.000 Türk lirasından, kurumlar vergisi mükellefleri için
500.000 Türk lirasından az olamaz.
c) Bu madde hükmüne göre 2022 takvim yılına yönelik matrah artırımında
bulunulabilmesi için bu yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmiş olması ve bu beyannamelerde beyan edilen vergiye esas matrahların,
2021 takvim yılında beyan edilen matrahın % 122,93 oranında artırılması
suretiyle bulunan tutar ile 2022 takvim yılı üçüncü geçici vergilendirme
döneminde beyan edilen matrahın % 40 oranında artırılması suretiyle bulunan
tutarın yüksek olanından az olmaması şarttır. 2022 takvim yılına yönelik matrah
artırımında bulunmak isteyen mükellefler tarafından 1/1/2023 tarihinden sonra
matrah azaltıcı nitelikte düzeltme beyannamesi verilmesi durumunda, bu bent
hükmüne istinaden yapılacak kıyaslamada düzeltme öncesi beyan edilen matrahlar
esas alınır. 2022 takvim yılına ilişkin olarak; üçüncü geçici vergilendirme
dönemi gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemiş olması halinde;
ikinci geçici vergilendirme dönemi beyannamesinde beyan edilen matrahın % 100
oranında artırılması suretiyle bulunan tutar, sadece birinci geçici
vergilendirme dönemi beyannamesinin verilmiş olması halinde bu beyannamede
beyan edilen matrahın % 300 oranında artırılması suretiyle bulunan tutar bu
bent kapsamında yapılacak kıyaslamada dikkate alınır. Şu kadar ki, 2021 takvim
yılı ve 2022 yılının üçüncü geçici vergilendirme dönemine ilişkin gelir veya
kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve
istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili
yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve
gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması
durumunda, 2022 yılı gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri için bu şart
aranmaz. 2022 yılı gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımına esas tutarların
belirlenmesinde, (b) bendinde belirlenen asgari tutarlardan az olmamak üzere bu
bent hükmüne göre belirlenen tutarların % 25'i dikkate alınır.
ç) Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında
bulundukları 2022 yılına ait zararlarının tamamı 2023 yılından itibaren izleyen
yıl kârlarından mahsup edilmez. 2022 yılına yönelik matrah artırımında bulunan
gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu yıla ilişkin yıllık
beyannamelerinde hesaplanan vergilerinden mahsup edilemeyen geçici vergiler
iade edilmez.
d) Mükellefler, Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen şartlar dâhilinde
2022 yılı gelir ve kurumlar vergisi stopajları için; 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendi uyarınca tevkifata tabi
ödemelerde % 2, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının; (2),
(5) ve (6) numaralı bentleri, 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında
yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere % 2, 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15
inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının
(a) bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere % 1, 193 sayılı
Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) ve (13) numaralı bentlerinde
yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2022 yılında geçerli olan tevkifat
oranının % 25'i oranından az olmamak üzere artırmaları halinde anılan madde
hükümlerinden yararlanır.
e) Mükellefler, Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen şartlar dâhilinde
2022 yılı her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri katma değer
vergisi beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma
değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2022 yılı için % 2 oranından az
olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak
artırmaları halinde anılan madde hükümlerinden yararlanır.
(2) 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulması,
bu Kanunun 10 uncu maddesinin yirmiyedinci fıkrası uyarınca alınacak ek vergi
için bu döneme ilişkin inceleme ve tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmez.
(3) Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde Kanunun 5 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(4) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye
Bakanlığınca belirlenir.
Yürürlük
MADDE 24- (1) Bu Kanunun;
a) 11 inci ve 20 nci maddeleri 1/1/2023 tarihinden itibaren elde edilen
gelir ve kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
b) 17 nci maddesi Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başında,
c) 23 üncü maddesi 1/1/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,
ç) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 25- (1) Bu Kanun
hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.